ÇAM KESEBÖCEGi (THAUMETOPOEA PİTYOCAMPA

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ÇAM KESEBÖCEGi (THAUMETOPOEA PİTYOCAMPA"

Transkript

1 Ox : 411/4 Dem!~:_;:ı.] no.: _7S.L 1... : ~,e.\~:\z., :?...\.O.. : '2._ ÇAM KESEBÖCEGi (THAUMETOPOEA PİTYOCAMPA SCHİFF.) NİN BiYOLOJiSi VE MÜCADELESi LE CONTROLE ET LA BİOLOGİE DE THAUMETOPOEA PİTYOCAMPA SCHİFF. Ormancılık Yazan ömer BESÇELİ Araştırma Enstitüsü Orman Koruma Şubesi Müdürii ORMANCILIK ARAŞTIRMA ENSTİTüSü YAYINLARI Teknik Bülten Serisi No: 35 Güzel İstanbul Matbaası Ankara-1969

2 ÖN SÖZ Ormanlarımız muhtelif zararlı haşerelerin çeşitli sebepler tahtında ta sallutuna maruz kalmakta ve epidemi yaratarak ağaçlarda fizyolojik ve teknik zararlar husule getirmektedir. Bu cümleden olarak kitle çoğalması ile ağaçları ve meşcereleri tamamen çıplak hale getirebilen ve her yıl vaki olan tahribatı ile muhakkak ki tecessümün azalmasına sebep olan önemli haşerelerden biri de Çam keseböceği (Thaumetopoea pityocampa Schiff.) dir. Bu haşere memleketimizde ve bilhassa Akdeniz iklim ınıntakasında yaygın halde bulunması ve her sene zuhur etmesiyle devamlı mücadeleyi ve masrafı zorunlu kılmaktadır. Memleketimiz şartları muvacehesinde ekonomik bir mücadelenin tesbiti makf':adiyle ele aldığımız bu denemenin so nuçlarının tatbikata faydalı olmasını diler, çalışma süresince yardımları geçen Güney Anadolu Ormancılık Araştırma İstasyonu ve Bük Araştırma Ormanı Teknik elemanları ile personeline teşekkürü borç bilirim. ANKARA Kasım 1968 ömer BESÇELİ III

3 İÇİNDJ':KİLER ÖN SÖZ III I. GENEL BÖLÜM 1 1. Çam keseböceği (thaumetopoea pityocampa Schiff.) nin sistematikdeki yeri ve sinonimi 1 2. Tanıtımı 1 3. Yayılış sahası 1 4. Arız olduğu ağaç türleri ve tahribatı 3 5. Biyolojisi 5 6. Parazit ve yırtıcıları Çam keseböceğinin bu güne kadar tabi tutulduğu mücadele usulleri 13 II. ÖZEL BÖLÜM Denemenin gayesi 2. Denemenin yürütüldüğü ormanlar 3. Metod ve materyal a. Mihaniki mücadele b. Kimyevi mücadele c. Biyolojik mücadele d. İntegre mücadele III. SONUÇ IV. SONUÇLARIN MÜNAKAŞASI V. MÜCADELE ZAMANI VI. MÜCADELENİN ORGANİZASYONU ÖZET R:ıl'ıSUME LiTERATÜR V

4 1. GENEL BÖLÜM 1. Çam keseböceği (Thaumetopoea pityocampa Schiff.) nin siskmatikteki yeri ve sinonimi üst takımı Takım Alt takım Familya Tür Sin on imi Lepidopteroides Lepidoptera ( Pulkana tl ar) Macrolepicloptera (Büyük kelebekler) Thamethopoeidae Thaumetopoea pityocampa Schiff. Cnethocampa pityocampa Schiff. 2. Taıutımı : Ergini : Androic (1956) ya göre 13 varyetesi bulunan bu kelebeğin kanatları beyaz kül renkli olup ön kanatları üzerinde enine zikzak çizgiler vardır. Kanat gerginliği 4 cm. kadardır. Erginin vücudu kaba yapılı ve karın nihayeti küttür. Beyaz olan alt kanatların kenarlarında birer gri leke vardır. Dişinin abdarneni nihayetinde yumurta koçanını örtmeye yarayan çok sayıda pullar vardır. Tırtılı : Arduvaz maviden siyaha kadar renkte olup üzerinde bol kıllar vardır. Yan taraftaki kılları gümüş! beyaz, sırtındakiler ise sarı ve kahverengidir. Sırtında karın- halkalarının 1-8 ineisi üzerinde kadifemsi koyu kahverengi, kırmızı sarı çerçevelenmiş ayna lekeleri vardır. Yumurtası : Yumurtalar ibreler üzerine helozonvari diziimiş olup üzerieri pullarla örtülüdür. Dış görünüşü itibariyle mısır koçanını andırır. Bu koçanın uzunluğu Acatay'a göre mm. dir. Krizalit'i : Krizalit kozaları kahverengi siyahımsı olup uzuncadır. Toprak içinde bulunur (Şekil 1-2). 3. Yayıllş sahası Çam keseböceği yayılma sahasının kuzey sınırı, Güney Almanya ve Güney Fransa üzerinden geçmektedir. Genel olarak Güney Avrupa ve keza Anadolu'da yayılmış olan bu kelebek Suriye'de de görülmektedir. Th. pityocctmpa'nın Suriye'deki yayılma sahasının güney sınırı Bodenheimer'e göre Filistin'in kuzey sınırı üstünden geçer. Çam keseböceği Kuzey Afrika'da (bilhassa Cezayir'de) de fazla miktarda tesbit edilmiştir. Çam keseböceğinin şaktıli yayılışı ise iklim bölgelerine göre değişmektedir. Esa-

5 2 Şekil 1. Thaumetopoea pityocampa Schiff. in erl eği M:ale de Thaumetopola pit;yocampa Schiff, Şekil 2. a) Yumurta koçam, b) Tırtıl, c) KrizaJ.it a) Ponte, b) Ohenille c) Chrysalide

6 sen bu böcek sıcak ve mediteran iklim ınıntakalarmda görülür. Yüksekliğin artması ile ısının azalması yüzilnden, böceğin şakuli yayılışı sınırlanır. Bariz olarak da güneye bakan yamaçları tercih eder ve güney mailelerde kuzeye nazaran daha yükseklere çıkmakta ve :nüfus kesafeti buralarda artış göstermektedir. Schimitschek'e göre Karadeniz sahilinde 600 m. ye kadar ancak çıktığı halde Batı Anadolu'da ve mesela Uludağ'da 1100 m. ye ulaşmaktadır. Keza Alaçam'da (Dursunbey) 850, Bilecik havalisinde (Gölpazarı) 900 m. de bulunmaktadır. Buna mukabil yağmurları müsavi tarzda taksim edilmiş bölgelerde dikey yayılışının sınırı ise önemli miktarda aşağıda bulunmaktadır. Bu böceğin Türkiye'de fazla bir şekilde göründüğü mevkiler : Türkiye'nin Avrupa kısmında Büyükdere, Tarabya, Halkalı, Büyükada. Anadolu'da : Beyk oz, üsküdar, Uludağ (1000 m. ye kadar), Geyve'den sahile kadar olan bölge, Göktepe, Balıkesir, Ovacık'dan Dursunbey'e kadar olan saha, Alaçam dağı (850 m. ye kadar), Giresun, Soma, İzmir, İzmir- Karşıyaka, Selçuk'un güneyindeki çamlık, Denizli, Isparta civarında Karaağaç yanındaki Kızıldağ ormanı, Bucak, Bucak'tan Antalya'nın 12 km. kuzeyine kadar olan bölge, Antalya'nın kuzeyindeki Düzlerçamı, Aykırca, Avla'nın güneyinden Finike'ye kadar olan yerler, Kokuteli. Karadeniz bölgesinde : Ayancık, Sinop civarında bulunan Konak ormanı, Trabzon, Karadeniz bölgesi kenar dağlarının İç Anadolu'ya geçiş ınıntakasında tnaltı ile Gökağaç arasında bulunan ve Gök ırınağa bakan sırtlar (Schimitschek, 1953). (Acatay, 1943) e göre bu yerlerden başka ayrıca Çanakkale, Mersin, Silifke ve Bozantı, (Çanakçıoğlu, 1956) ya göre Burs2. -Soğukpınar arasında, Keles kazasının Demirciler ve Yağcılar köyleri arasında, Orhaneli'nin Karıncalı ormanında bulunmaktadır. Bizde, ayrıca Beypazarı tşletınesi Kırka ve Dudaş köyleri civarındaki ormanlar ile Nallıhan Bölgesi Köstebek ormanlarında görmüş bulunuyoruz (Şekil 3). Orman Genel Müdürlüğünün 1963 senesi raporlarına göre hektar sahaya musahat olmuş bulunmaktadır. Çam keseböceği 8-12 derecenin altında gelişememekte oluşu yüzünden bu özelliği yayılış alanını sınırlamaktadır Arız olduğu ağa.ç türleri ve tahribatı Schimitschek Th. pityocampa'yı Türkiye'de Pinu.s brutia, P. nigra, P, silvestris, P. maritima, P. halepensis, P. pinea ve Oedrus libani ' de tesbit edilmiş olduğunu bildirmektedir. Müşahedemize göre nüfus ke- 1) Cedrus libani'dekinin Çam keseböceği olmayıp farklı bulunduğu ve sedir keseböceği olduğunu Prof. Dr. Abdulgafur Acatay son zamanlardaki tetkikine istinaı:ien bize ifade etmi bulunmaktadırlar.

7 4 Şelül 3. Çan>:. J{eseböceği'niıı dünyadaki yayılı:5 sahası :Repartition zeographique de T. pityocampa. saf~ti ii:.brutia)da daha fazla olniaktadır. Her çağ ve yaştaki ağaçlarda bl,ıiu~maktid.ır. Tasaııut az olduğu taktirde her ağaçta 1-2 azami 3-5 kese'.. bfliunmakta ve~faimt fazla tasallutlarda adedi bulmaktadır.,.:..c~iı:~ :keseböceği'iıin tasalhıtu az 'olduğu taktirde yalnız münferit yuvş.iarh}. :yakır.iıti;da. hulunarr. ibreıer. tahribe ugrar ve böceğin etkisi ağacın ıi~yetiumliıi1iyesinde. pek dikkati çekinez. Buna mukabil böceğin kitle tasi:ıhl1tu.haıl:ıide.ağaç;~,çipi~k bir hal alnıasma sebep olur. Bu durum ken di~,wfük~a-ii~rd~ ciaıi~ çok. gösterir. Çunki tırtillar büyümüş ve ohurlaşnii~tırlar. 'İ'asa\lutı::l:ri~ 'iıer yıl arka arkaya vaki olması ağaç için tehlike1i olmaktadır. : Tırtılla~ yuı:nl),rtadan çıktığında evvela yumurta koçanının bulunduğu sürgündeki ibreleri kemirirler. Biyolojisi l;ıahsinde zikredilecek yer ve yuva değiştir~esi yüzünden sonra bir başka sürgüne giderek bu sefer ibreleri daha kuvvetiice keıi:ıirirler. Burayı da terkedip üçüncü bir yere gittiklerinde tırtillar biraz daha büyümüş olmasıyla tahribatı daha kuvvetiice yapar ve bu sefer ibrenin yalnız orta damarı geriye kalacak şekilde yer. (Acatay 1943) a göre dördüncü yuvadan sonra tırtillar ekseriya ibreleri hı._:q.ıamen yiyerek yalnız ibre Imidesini bırakırlar. Son yuvaları ekseriyetle? ~ğş.çl~ı:jn 'tepelerinde bulunduğundan ibreleri yeme tepe sürgünlerine inliis'a,r _eder. ye tepele_r J.Çılır. Burada her yıl_ vaki olan tahribat tepelerin kuruyarak oıhıesiüi dolayısiyle boy tecessüri:ıüne tesir eder. (Şekil 4)'.. :.-.>,'.~rp1iu:(çeri~[~~düi_'lüğünün raporlarinit göre Türkiye ormanlarında Çam keseböceğhiiiı. tahiiba:t sahası yılnia kadf!.r hekt\\:r, Sç-

8 ~ekil 4. Ağacın teı>e s1irgiinünde bi ı - Ç~n1' keseböceği -~u;.-~sı ; -LI ri ı;id d~ T.. pityocan1-po ;;ui fa pousse Yerniinale himitschek 1939 :yıiının Mayıs: başlangıcında Bucak :ve~ S~yd\1:~y civar!n.~ da kitle üremesi ı{eticesi 250 hektardan daha geniı bir çam orrnailıni~ yi~ yerek çıplak h~le getirdigfiıi, bir başka kitl~,, üre~esinin de i938 yılında Isparta ili dahilindeki 'Raraağaç cıvarındaki Kızıldağ ormanında 40,hektarlık bir Sedir meşceresini yiyerek çıplak hale getirdiğini bildirmektedir. Yine Orman Genel Müdü~iüğünün raporlarına istinaden Çam keseböceği 1938 yılında toplu olarak 2:e90 hektar sahaya musahat olmuştur. S 5. Biyolojisi Çam. keseböceği çeşitli iklim bölgelerine sahip olduğumuz memleketimiz dahilinde muhtelif.mıntakalara yayılmış bulunmaktadır. -Bu yüzden bu zararlının yumurta, tırtıl, krizalil ve ergin safhalarına ait zama,n: ba -lmnından olan seyrinin az çol): :değişik olması tabiidir.: Nitekim böyle ol duğu muhtelif yetkiliterce:.yapılaır tesbitlerden: de.. anl~şılr,rtaktadj,:r: Ger~k bu durumu, ge.rek nıuht~!if- mıtı:takalara göre uçnıa zamanlarını.v,e hay'-li

9 6 seyrini belirtmiş olmak için muhtelif yazarlarm tesbitleri aşağıda açıklanmıştır. «Çam keseböceğinin uçma zamanı İstanbul adalarında (Csa ve Cfa iklimleri arasında geçiş iklimi) Temmuz ve Ağustos ayiarına rastlar. Genç tırtılcıklar Eylül ve Ekim aylarında yumurtadan çıkarlar. Yeni yuvarlar Kasım ayının 'sonunda meydana gelir ve bariz olarak görülürler. Kışlamadan sonra Mart sonunda normal büyüklüğünü kazanan tırtillar Mart nihayetinde yahut Nisan başlangıcında krizalitleşmek için toprağa girerler. Ayancık bölgesinde (Cfa iklimi) tırtillar ancak Mayıs başlangıcında yuvarları terkettiler. Toprak içindeki kriazlitleşme Bucak bölgesinde 1939 yılında Nisan bidayetinde başlamış bulunuyordu. Krizalitleşme Kızıldağdaki sedir bölgesinin yüksek mevkilerinde (Isparta İli) Mayısda vaki oldu «(Schimitschek, 1953).» Fakülte bahçesindeki çarnlardan 20 Nisanda alarak laboratuvara getirdiğim keselerdeki tırtillar 28 Nisan ile arasında krizalitleştiler ve arasında kahil oldular. Büyükada'dan laboratuvara getirilen tırtıllar Nisan bidayetinde krizalit, Haziran sonunda kahil haline geçtiler (Acatay, 1943). «Tırtılcıklar Ağustosun son günlerinde ve bilhassa Eylül başlagıcında çıkarlar. Bu tesbit Denizli civarında Çamlık denilen takriben 450 m. rakımlı bir malıaldeki Kızılçam meşceresinde 1946 yılında yapılan müşahedeye de uymaktadır. Keza Dursunbey Orman!şletme binası civarında bulunan bir Karaçam üzerinde :1941 yılında tesadüf etmiş olduğum iki yumurta koçanından tırtılcıklar 1-3 Eylülde çıktılar. Normal büyüklüğüne ulaşan tırtıllar Nisan sonunda veya Mayıs başlarında toprağa girerek bir koza örer ve içerisinde krizalit hale geçerler. Çam keseböceği genel olarak Temmuz sonunda_ergin haline geçer» (Acatay, 1953). «Tlıaumetopoea pityooampa tırhlları Ağustos ortasından Eylül başına kadar yumurtadan çıkar» (Erdem, 1949). «Yurdumuz ormanlarında Temmuz ve Ağustos aylarında :uçar, Ağustos sonu ve Eylül başlangıcında yumurtadan çıkar. Nisan sonunda veya Mayıs başlangıcında olgun hale gelen tırtıllar toprağa girerek bir koza içerisinde krizalit haline geçerler» (Çanakçıoğlu, 1956). -«Yumurtalar şylül ve Teşrinievvelde çatlar. Tırtıllar kışı geçirdikten sonra Mayıs nihayetinde kemale gelerek yuvalarını terk ve toprağa inerler» (Berker, 1936). Bu deneme vesilesiyle Antalya civarında yapmış olduğumuz tesbit ve müşahedeler de şöyledir : Düzlerçamı ormanında 1960 senesi Kasım ayı başında keseler ağaçlarda zor görülecek halde ve ancak 2-3 cm. büyüklüğünde idiler. Bu keseler içindeki tırtınarın vasati boyu 0.5 cm. idi yılının Nisan ayının -16 sında tırtıllar halen keselerde idi. Bu tarihlerde Bük ormanında (630 m.) toplayıp orman içinde üstü telle örtülü toprak üzerine koyduğumuz

10 kafes içine konan tırtıllar 20 Nisan 1961 de toprağa girdiler. 25. Nisan tarihinde tırtıllar 3-4 cm. derinlikte toprakta girdiği yerin civarın~ da bulunuyorlardı. 21. Eylül 1961 de ise bu kafeslerde ilk ergin görüldü ve tarihine kadar kelebekterin çıkması devam etti yılında Bük Araştırma Ormanında toprağa krizalitleşmek üzere girmesinin hitam buluşu 11. Mayıs ve uçma başlangıcı da 17 Temmuz'dur senesinde ise yine Bük Araştırma Ormanında. 30 Ekimde tırtıl yuvacıkları ağaçlarda artık görülebiliyordu. O sene kefeste tırtınarın son toprağa gii- me tarihi Nisanın 24 ünde idi. Bu tarihten bir sene evvel & de Antalya- Alanya arasındaki Fersin ve Pamucak romtakasında ( m.) tırtıllar yumurtadan çıkmıştı senesinde ise Bük Araştırma OrmanıMarif mevkiinde 25 Nisanda tırtıllar keselerde idi. Buna mukabil buradan rakım itibariyle aşağıda bulunan Düzlerçamında 21 Nisanda tırbllar toprağa inmeye başlamıştı de Bük'te daha önce kafes içine alınıpta toprağa girmiş olan tırtınarın çok az bir kısmının krizalitleşmek üzere koza örmeye başladığı görüldü senesi ise şöyle geçti: 16 Nisanda Bük Araştırma Ormanında tırtıllar keselerde idi. 17 Nisanda aşağılarda Düzlerçamında toprağa inmemiş tırtınarda gözüküyordu. 18 Nisanda aynı yerde inmeye devam ettiler. Müşahedelerimize göre yumurta koçanları ekseriyetle ağaçların alt olgun devrelerinde yuvalarının kısım dallarında bulunmaktadır. Tırtilların çoğunlukla ağacın tepesinde bulunması zamanla aşağıdan yukarıya doğru yer değiştirmesinden meydana gelmektedir. Tırtıllar gündüzleri toplu halde ördükleri yuvalar içerisinde bulunurlar. Bu yuvalarda tırtillar büyüdükçe büyümektedir. Her yuvada genellikle bir yumarta koçanından çıkmış tırtıllar bulunmakta ise de bazan yuvaların birleşmesi veya bir yuvanın ayrılması da mümkün olmaktadır. Miktarları da bırakılan bir koçandaki yumurta adedine tabidir. Fakat bu yumurtalardan bir kısmı parazitlendiğinden bunlardan tırtıl çıkmaz. Tırtınarın bir kısmı da hastalanıp ölür. Bu bakımlardan bir kese içerisinde çok farklı miktarlar bulunmaktadır. Muhtelif yerlerde tesadüfi olarak kestiğimiz yuvalardan açıp saydığımız miktarlar şöyledir : Beypazarı İşletmesi Kırka ve Dudaş köyleri civarı ormanlarında tarihinde : 289, 227, 13, 8, 409, 120, 206, 81,475, 164, 28, 259, 142, 216, 177, 61 ve 91 adet. Antalya Bük Araştırma Ormanında tarihinde. : 111, 80, 94, 7 4, 152, 165, 43. Antalya İşletmesi Konyaaltı civarı ormanlarında tarihinde: 52, 66, 112, 268, 196,33, 51,344, 38, 80, 117, 29, 75, 6, 183, 130, 208, 165, 36, 201, 185, 110, 114, 55, 32, 141, 149, 134,

11 8 Antalya - Finike yolu üzerindeki ormanlarda : 147, 73, 91, 70, 5,?3, 28, 40, 20, 30, 12, 44, 39, 40, 28, 64. Antalya Sarısu ormanında : 319, 3S, 88, 40, 35, 52, 94, 150, 83, 73, 40, 65, 3i, 105, 91, 147, 64, 120,67, 62, 72, 105,-47, 25, 46. Antalya İŞletmesi Marif mevkii ormanlarında 20-27/10/966 tarihinde : 93, 134, 174, 30, 127, 82, 208,43, 108, 76, 148, 172, 110, 125, 120, '161, 192, 159, 110, 164, 126, 80, 127, 157, 131, I67, 58, 88, I75, I48 ve 98 adettir. Tırtilların günqüzü yuvada geçirmeleri normal ise de bazı hallerde gençken yer ve yuva değiştirirken bir kısmının ağaç üzerinde dolaştıklarına rastlamış bulunuyoruz. Toprağa girme zamanlarında da gündüzleri ağaç üzerinde ve yerde. dolaştıkları görülmektedir. Kışı yuvada istirahat J:ıalinde geçirmektedirl_er.. Tırtıllar bir kaç defa gömlek değiştirmektedirler. Bu iş yuvada olmakta, bu yüzden derilerine değişürdikl~ri yuvalar irin.de.... rastlamak mümkündür. Bu hale Stad veya Stadium denir. Fran- ' ' ' '.. sa'da Mont- Veı,ıtoux'da yıllarında Donskoff tarafından yapılan tesbitiere göre bu müddetler şöyledir : Kuzey mailede : Yumurta ı. Stad ' '2..» 3.» 4.» 5.» Güney mailede Yumurta 1. Stad 2.» 3.» 4.» 5.» 15 Ağustos 23» 6 Eylül 28» 17 Kasım 15 Mart Temmuz 15 Ağustos 7 Eylül 29» 10 Kasım 1 Mart Yumurtaların çatıarnası rakım ve bakıya göre değiştiği gibi aynı yerde de bu iş bir zaman içine yayılır. Bu yüzde~ bir yerde muhtelif büyüklükte tırtınara rastlanır. Bunun neticesi olarakta aynı mekan içinde tırtınarın krizalitleşmek üzere toprağa inmesi de yine bir süre dahilindedir. Iy.fesela Düzlerçamından toprağa inme 20 gün kadar sürmektedir. (Şekil5).... Topı:ağa inmeyi.müteakıp boşalan keseler dışardan az çok belli olmaktadır. Kese içindeki pislikler. torbanın altına sarkmış ve kese ~ararmaya

12 Şekil 5. a) Toprağa inmelde ohın tır.tıl katan, h) 'J'opral{ yiiziiıı<le ilerle,re"iı tırtı 1 ka tar ı a) Lescheriller en processiorne descendert pour se. chrysalider b) Les cherilles en processionne s'avancert pour se terrer.. yüztutmuş bulunmaktadır. Keseden çıkış ve keseye giriş katar~ari olqugu gibi, krizalitleşmek üzere toprağa indikleri'nde de katarı bozmazlar ve uygun gördükleri yeri yuvaya girer gibi arka arkasına girmektedirler. Aynı anda toprağa giren ve krizalitleşen tırtınarın hepsi aynı zamanda ergin olmazlar. Krizalitİn bir kısmı..toprak içinde yıllayabilmekte, ilk uçuş zamanını atlayarak ertesi sene veya daha sonraki seneler ergin olmaktadır (Besçeli, 1965). Laboratuvara getirilen bir krizalit kokonundan 4 se ne sonra l.:elebek çıkmıştır. Böylece de bir krizalitiıı 4 sene toprakta Iralabildiğini müşahede etıniş bulunuyoruz. Yumurta k oçanının uzunluğu 2-.5 em. arasında değ! l.p ortalama olarak 35 mm. uzunluğunda ve 4-4,5 mm. çapındadir. Umumiyetle uzm1famasına 9 yumurta sırası bulunur. ibre ince ise.bu miktar'); v:eya--8_e-c:1üşer kalın ise 10 a kadar yükselir. Yumurta sayısı kö.çanın : u.z~nluğiiiı;. tabi olarak çok değişir. 1 eni.. ı..ızunluğundaki bii: yiıffiurta- sırasın.da :ıı yumurta bulunup, 9 sırada 108 yumurta mevcuttur._ Ortalama- 35 mm. ": ~

13 10 uzunluğundaki koçanda 380 yumurta bulunur. Koçanın uzunluğuna göre yumurta sayısı arasında değişir. Yumurtalar 4 yan kenarları ile kuvvetli bir şekilde birbirleriyle irtibatlıdır. ibre ile olan irtibatları zayıf olup hafif bir tazyik ile ibreden ayrılırlar. Yumurtalar 0.8 mm. çapında küre şeklinde ve birbirleriyle olan temas noktaları hafifçe basıktır. Yumurta kabuğunun kalınlığı ise 1/12 mm. dir (Calas, 1897), (Biliotti, 1961). Yumurtaların çatlama müddetini gün, Calas (1897) ise müsait şartlarda 20 gün olarak kaydetmektedir. Yumurtaların çatlama nisbeti yüksektir (% 85-88). Yumurta sıralarının gayrı muntazam olduğıl hallerde yumurtaların tamamının çatlamadığı müşahede edilmiştir (Ca las. 1897). Bir yumurta koçanının ikmali 3 ~ 4 saat sürmektedir. Çam tohumlarının kanatlarını andıran pullar çok. ince olup mm uzunluğunda, 1-2 mm. genişliğindedir. En dar kısmı olan bağlanma yerinde ise 0;7 mm. genişliğindedir. Bir yumurta koçanı üzerindeki pul sayısını tayin etmek için yapılan bir araştırmada (Acatay, 1953) bunların 900 kadar olduğu görülmüştür. Pulların narin olmalarına rağmen uzun müddet dayanıklı hassaları vardır. 4 yaşındaki yumurta koçanlarını muhafaza eden pullara tesdüf edilmiştir. Zamanla renkleri değişen pulların, tırtınarın çıkmalarını müteakıp tertipleri bozulduğundan, ısı ve rutubete karşı olan mukavemetleri azalmaktadır (Calas, 1897). Yumurtadan açılan elips şeklindeki bir delikten tırtıl çıkar. Yakından tetkik edildiği zaman gövdesine nisbetle büyük bir başa sahip olan tırtılın 6 sı torasik olmak üzere 16 ayağa sahip olduğu görülür. Tırtıl çıktığı gün çok küçüktür. Uzunluğu 1.5 mm. genişliği ise 1/8 mm. dir. ilk soğuklarda tam büyüklüklerini alan tırtıllar 40 mm. uzunlukta, 4-5 mm. çapındadırlar (Calas, 1897). Yaptığımız ölçmelere göre bizde de son staddaki tırtınarın boyunun mm. arasında olduğunu tesbit etmiş bulunuyoruz. Tırtıllarda iki türlü kıl mevcuttur. Birincisi beyaz olup yan tarafta bulunur. Diğerleri sarı yahut kızıl olup sırt tarafında bulunurlar"3. Staddan itibaren teşekkül eden mikroskopik sarı kıllar her segmanın ortasındaki bir memenin üzerinde ve epiderm altındaki ifrazat keselerine bağ:-ı lıdırlar. Tırtılların kendilerini tehlikede hissettikleri zaman yaptıkları bir takım karın hareketleri neticesi kolayca ayrılahilen bu kıllar en ufak hava ceryanı ile dahi civara yayılabilirler. Buralarda bulunan insanların vücudunda, bilhassa boyun, göğüs ve bilek kısımlarında toplanarak çok şiddetli bir kaşıntı hasıl ederler. Kaşınan kısım hafifçe şişer; kılın battığı kısım oelli olmaz, kaşıntı yavaş yavaş vücutta yayılmaya devam eder; Eğer kaşınırsa ufak kabarcıklar hasıl olur. Bazan ateş yapar, hatta bazan.öa muvakkat körlük tevlit edebilir. Bu kıllar uzun müddet kaşındırıcılık has salarını muhafaza ederler.

14 Yuvalarını yaptıkları ipek iplikleri son derecede ince ve beyaz parlak renktedirler. (Calas, 1897) a göre bu parlaklık üç hafta kadar devam eder. Bilahare matlaşır. İlk soğuklardan itibaren tam büyüklüklerini alan keselerin uzunlukları cm. genişlikleri de cm. arasında deği~ şir (Calas, 1897). Çam keseböcekleri kışı yuvada istirahat halinde geçirirler. Bu kış istirahatı gece ısısı 6 derecenin altına Cl.üştüğü taktirde bahis konusu olur (Acatay, 1953). Çam keseböceği tırtılı (Barbey, 1925) in kaydettiği gibi 3 Stada malik olmayıp 5 Stada maliktir. Yani 4 defa gömlek değiştirirler. Birinci ve İkinci Stadda tırtıllar sık sık yer değiştirirler. İlkbaharda tırtıllar son olarak bir deri değiştirerek beşinci Stada erişirler. Gömlek değiştirıne zamanının iklim ve mevki ile yakın ilgisi olduğundan tırtınarın hangi tarihte hangi stadda olacaklarını kestirrnek güçtür. Tırtıllar gömlek değiştirme esnasında gıdalanmazlar (Grison, 1961). Tırtınarın faaliyetlerini üç grupta toplamak mümkündür. Birinci grup ibeslenmeye çıktığında ikinci grup kesenin dışında olmakta ve keseyi sağlamlaştırmaktadır. üçüncü grup ise kesenin içinde kalarak yuvayı tamirle meşgul olmaktadır. Krizalitleşmek için tırtınarın ağaçtan inmesi sabah saat :30 arasında olur. Donskoff, M. Rapport, (yayınlanmamıştır) raporuna göre toprağa öğleden sonra saat 2-6 sıralarında, güneşlik kısımlarmda sokulurlar. '.Doprağ a sokulma derinliği çok değişik olup taşlık arazide 5 cm. işlenmiş arazide 30 cm. kadar olabilir. Toprağa giren tırtıllar karışık bir vaziyette toplanarak bir kaç saat içerisinde kuru, ince ve kestane renginde bir koza örerler. Kozanın uzunluğu mm. genişliği ise 7-9 mm. arasında değişir. Koza örüldükten 8-10 gün sonra tırtillar kıllı derilerini terkederek büzülürler. Koza sadece koruyucu bir vazife görür ( Calas, 1897). Erkek krizali tl er dişilere nazaran daha ufak olup boylan ortalama 4 ve genişlikleri de mm. kadar daha küçüktür (Acatay, 1953). Donskoff'un tarihli raporunda kaydettiği gibi kozaların topraktaki durumları değişiktir. Taşlık arazide yatay, işlenmiş arazide ise dikey bir vaziyette bulunurlar. Krizalit müddeti (Calas, 1897) a göre 2-3 ay, Huboult'a göre 4 ay devam eder. Bizim tesbitierimize göre de bu ınıntakada krizalit müddeti 2-4 ay sürmektedir. Temmuz ayı ortasından Ağ ustos ayı ı::onuna kadar olan devrede k<jlebekler kozayı delerek akşama doğru topraktan çıkarlar. Dişi erkekten daha iri yapılı olup kozadan abdarneni yumurta dolu olarak çıkar. Erkek döllenmeyi yaptıktan az sonra ölür. ÇiftleŞmeden 24 saat sonra dişi kelebek yumurta koçanını meydana getirir (Joly, 1952). Böylece vazifesini 11

15 12 sona erdiren dişi kelebek kısa bir müddet sonra da ölür (Ekici, 1964). (Şekil 6). E;elebek gece saat 1-3 arasında yumurtlar. Aynı gece yumurtlamayan kelebeklerin yumurta bırakma şansı azalır. Kelebek saatte 12 km. katedebilmektedir. Şekil 6. Thaumetopoea ııityocanıpa Schiff. in dişisi Femelle de T. pityocampa 6. Parazit ve yırtıcıları a. Yumurta parazitleri : (Malazgirt, 1966). Ooenoyrtus (Sohedius) pityooarnpae Mercet Tetrastiohus tibialis Kardj Tetrastiohus vinulae Thoms Trichogramrna sp.» evanesoens W estw» semblidis Aur Anastatus bifasciatus Fonsg Oharitolophus sp. Foerst b. Tırtıl ve krizalit parazitleri (Malazgirt, 1966). Phryx oaudata Rond.» vulgaris Fall. Oompsilura oonoinnata Meig. Oroouta oristata F. Lydella lepida Meig. Trioholyga sorbillan.s Wd.» grandis Zett.

16 13 Pelataohina tibialis Fall. Zenillia sp. Otenophor.ooera pavida Meig. Saroophaga haemorroidali.s Fall. Antrax hottentotu L. Anomalon latro Schr. Iohneumon ooniger Tischb. OonomoT,ium eremita Forst. Psychophagııs ıamnivorus Walk. Dibraohys oav-us Walk. TrychoZyga segregata Rond. (Schimitschek, 1953). c. Hiperparazitler : (Malazgirt, 1966). Dibrachys.cavııs Walk. (= D. bouohanıls Ratz.) Hobrooytus eıwerts Ratz. d. Yırtıcılar : (Malazgirt, 1966). Xanthandr,ns contııs Harr. Oremibogoster scıdellaris Ol. Fwmica mfa L. Kuşlar Ouonlııs (Coucou) Oarous pyrrhooorax Parus (Mesonge) Oalosoma sycophanta Lin. (Schimitschek, 1953).»» var. Sevemm Chaud. Çam keseböceği ile mücadele, arınancıların çok eskiden beri meşgul 7. Çam }{eseböceğiııin bu güne kadar tabi tutulduğu mücadele usulleri olduğu bir husus olmuş ve bu maksat için bir çok usuller kullanılmıştır. Ezcümle : Keselere petrol püskürtmek, yapışkan maddelerle tırtıl yollarını çemberlemek, yuvaları ağaç üzerinde meş'ale ile yakmak, fkrizalitlerini topraktan çıkararak ezmek, keseleri toplayarak yakmak, ağaçlara temas zehirleri püskürtmek, suretiyle yapılmıştır. Son zamanlarda da virus ve basil kullanılmış ve yırtıcılarında'l\ Oalosoma sycophanta ve Formioa rııfa'dan faydalanılmıştır. Bu mücadele usullerinden en fazla revaç buimuş olanı keseleri toplayıp yakmak suretiyle yapılandır. Yuvaların ağaçlardan kesilip toplanması işi daha ziyade tatbikatta tırtınarın krizalitleşmek üzere toprağa inmelerinden önce ilkbaharda yapılmaktadır. Büyük ağaçtakiler uçlarına dal makası bağlanmış sırıklar vasıtasiyle alınmakta ve toplanan bu yuva-

17 14 lar işçiler tarafından çuvallara doldurulup ormanın muayyen yerlerinıc götürülüp yakılmaktadır. Yuvaların petrolleurnesi işi de içieri gazla dolu sırığın ucuna bağlanmış hususi ibriklerle yapılmıştır. Yuvanın içindeki tırtıllar gazla temasa gelip boğulmaktadır. Bu maksat için karbon sülfür dahi kullanılmışsa da kolaylıkla yanabildiğinden tehlikeli olmuştur. Bir başka usul de yuvaları meş'ale ile yakmak olmuştur ki bu usul, yangın tehlikesi doğurduğundan kabili tatbik olmamıştır. Tırtilların krizalitleşmek için toprağa inecekleri devrede ağaç macunu veya yapışkan diğer maddeler kullanmak suretiyle gövde üzerinde yollarını çenberleyip yapışmalarını ve böylece ölmek suretiyle ağaçtan inmemeleri sağlanmak istenmiştir. Zararlılara karşı ilaç kullanmaya başlandığında da ağaçlar üzerine muhtelif ilaçlar püskürterek öldürülmeye çalışılmıştır. Krizalitleri topraktan çıkartıp ezmek de bir mücadele olarak düşünülmüştür. Son zamanlarda da virus, bir bakteri olan Bacillus thuringilensis ile mikrobiyolojik mücadele yapılmıştır. Beriiner tarafından bulunan Bacillı.ıs thuringiensis'i mikrobiyolojik mücadele vasıtası olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bu, bir gruplaştırılmış bakteridir. Bu bakteriye en hassas olan Lepidopter tırtıllarıdır. Sun'i vasatta kültürü yapılmaktadır. Fransa'da ve Almanya'da lahana kelebeğine karşı, Yugoslavya'da beyaz bir kelebeğe karşı, Kaliforniya'da lepiminoz'ların tırtıllarına karşı, Şimali Karolina'da tütün zararlllarına karşı, Sovyet Rusya'da Dendrolimus sibr ius (ibreli ağaçlar üzerinde yaşayan) bir zararlıya karşı kullanılmıştır. ölüm nisbeti her zaman mühim değhldir. Mühim olan populasyon'un düşürülmesidir. Bu bakteri spor yapmaktadır. Başka bir 'buluş da 1940 da U. S. A Popilia japonica üzerinde BaoiJflıJ,s popili bakteri hastalığı bulunmuştur. Larvlar üzerindeki ibu hastalığa Milkydisease denmektedir. Sun'i vasatlarda çoğaltılamıyor. Çoğalma ancak Larvlar üzerinde olmaktadır. Kanada'da spor yapmayan bakteri denenmiştir. Bu bakteriler insanlara ve hayvanıara zararlı olmamaktadır. öldürücü tesiri de anidir. Tatbikten bir kaç saat sonra öldürmektedir. Truoit adını almakta ve ticarete sevkedilmektedir. Yalnız dozaj meselesinde bir çok denemeler yapılmıştır. Tesir derecesini bilmek lazım. Mühim olan da tesir müddeti ne kadardır. Haşerelerde bir mukavemetin meydana gelip gelmediği üzerinde

18 tecrübe yapılmış ve mukavemetin mevzubahis olmadığı görülmüştür. Fakat küçük dozlada başlandığı taktirde bir muafiyet meydana gelmektedir. Bacillus thuringiensis) B. cerus, B. Sotto bakterileri sporhusule ge tirmekte ve bir kristal teşekkül ettirmektedir. Spor, haşereniri hastalığını doğuruyor ve kristal toksini ölümü meydana getiriyor. Bu toksin yemlerle beraber büyük baş hayvanıara verildiğinde parçalanmadan çıkıyor ve bunların üzerinde yaşayan sinek Larvları yaşamıyor ve böylece sonradan da tesiri görülebiliyor. Bu bakterilerin tırtınara karşı öldürücü tesiri olduğu halde parazitlerine karşı zararlı olmamaktadır. 15 Virus hastalıkları : Bu tetkik ve araştırmalar bakteriden de yenidir. Bu da tırtıl ve Larvlara tesir ediyor. Virus'la hastalandırılmış başerelerde ölüm 15 gün ile 1-2 ay içinde olur. Tırtıllar yaprağa ve kabuğa tutunmuş ve kıvrılmış olarak kalır. ölüm geç olduğu için tatbikatta güçlükler doğurmaktadır. Fakat uzun senelik kültürlerde (yonca, orman bitkileri) tatbikinde bir güçlük yoktur. Başlıca karekteristiğin küçük dozlarla epidemileri, enfel\siyonları meydana getirmek mümkündür. Fakat ölüm geç vuku bulmaktadır. Başlıca virus grubu prizma (poliedrik) şeklinde olanlardır. Bu virus kristalleri de birçok kristallerden meydana gelıniştir. Bu poliedrik hastalıklarda muhtelif gruplara bölünebilir. Koloni halinde olan tırtınarda (Lirnantria clispar, Thaıırnetopoea pityocarnpa) virus daha kolay gelişip epidemi yapıyor. Kanada'da 1944 de Neodrifr ia üzerinde denenmiştir. Santimetrede iki milyon virus ihtiva ediyor. Virus süspansiyonu neticesinde ağaçlarda bu zararlı çok zaman gözükmemiştir. Lirnantria dispar'a karşı iyi netice alınmıştır. Fransada 1959 da Çam keseböceğine karşı deneme yapılmıştır. Laboratuvarda evvela iki yüz bin sonra dört yüz bin Larv üzerinde çoğaltılmış ve bir sene içinde tesirini kaybetmemiştir. Toz halde ormana serpilmiş, iki ay beklemiş ve ölüm nisbeti % 95 olduğu tesbit edilmiştir. Bu bölge kontrol altında bulundurularak virusun devamlılığı halen müşahede edilmektedir. Virus hastalıkları da insanlar ve hayvanlar için zararlı değildir. Yalnız canlı haşereler üzerinde elde edilınesi bazı muşküller arzetmektedir. Mesela Çam keseböceği üzerinde elde edilen virus çalışmalarında tırtınarın zehirli kıllarmdan mütevellit körlük tevlit etmektedir. Kanada'da aynı zamanda virus'un yayılması tecrübe edilıniş ve 3 generasyon geçince 1 km. gidebiliyor olduğu görülmüştür. Alçak suhunette yetiştirilmiş tırtınarda enfeksiyonlar daha çabuk vuku bulmaktadır.

19 16 Parazitleri bunda da faaliyetine devam ediyor ve hatta bu virus hastalığını nakledebiliyor. Biyolojik mücadele Kimyevi mücadele sıraslında başerenin yırtıcı ve parazitleri de imha edildiğinden tabii dengenin bozulması ve ilaçlara karşı zamanla zararlı böceklerin muafiyet kazanmaları gibi büyük mahzurlar biyolojik mücadele üzerine eğilmeyi gerektirmiştir. Ayrıca kimyevi mücadelenin büyük masrafları ve bir çok hallerde tekrarlamayı gerektirmesi ve kullanılan ilaçların insan, hayvan hatta bazan da bitkiler için zararlı etkilerinin olması gibi arniller de biyolojik mücadelenin önemini ve lüzumunu bir kat daha artırmıştır. Biyolojik mücadeleyi; parazit, yırtıcı ve patojen arniller le zararlı böcelderin azaltılması veya imha edilmesi tarzında tarif edebiliriz. Bazı zararlı böceklerin erkeklerinin çiftleşmeden önce sterilizesi suretiyle populasyonun azaltılması veya imhası metodları da biyolojik mücadele içerisinde mütalaa edilmektedir. Biyolojik mücadele deyince yalnız hastalanma anlaşılmaz. Çoğaimalarına mani ve ölümlerine tesir etmek için bu sterilizeden başka gıdalanmalarına tesir yolu da vardır. Bilhassa ormanlarda temiz bir işletme gıdalanma vasatını tahdit eder. Biyolojik mücadelede yardımcı olan başerelerden parazitleri şimdiye kadar başka bölgelerden ithal etme yoluna gidilmişsede iyi neticelerine rağmen makbul olmamıştır. Parazit ya üzerinde yaşadığı böcekle beraber getiriliyor veya paraziti ithal ediliyor. Bu taktirde de konukçu değişiyor. ithalde de mühim bir problemle karşılaşılmıştır. ithal edildiği yerde faal olan parazit geldiği yerde aynı faaliyette bulunmamaktadır. Bunun için evvela bir dellerneye tabi tutulur. Netice veren ithal edilir. Ekolojik bakımından muhite adaptasyonu mühimdir. Bazıları kolayca adapte olabiliyor. Bazı halde de yeni yerde kolay olarak çoğalmazlar. Böylece de bir yeni problem çıkıyor. Bu taktirde parazitleri büyük mikyasta çoğaltıp tabiata saçmak gerekiyor. Bu halde zararlıyı çoğaltmak suretiyle onun üzerindeki paraziti çağaltmak zarureti doğuyor. Sun'i vasatlar üzerinde zararlıyı çoğaltıp bunun üzerinde yaşayan paraziti çoğaltınak yoluna gidiliyor. Bu ise bazı kolaylıklar sağlıyorsa da değişik konukçu üzerinde yetiştirilen parazit tabii eskisi kadar faal olamamaktadır. Parazitin yok olması insan eliyle sebebiyet verildiği (içinde yırtıcı veya paraziti bulunan Çam keseböceği kesesinin ve şeker kamışının yapraklarınılı yakıldığı gibi) hallerde de muvazenenin bozulduğu çok misal~ ler vardır. Buna iklim faktörü ve hiper parazitlerde ilave edilir. Bu sebepler altında asıl zararlı fevkalade olarak çoğalıyor.

20 17 tntegre mücadele Kanada'da, Kaliforniya'da kombine bir mücadele şekli kullanılmaktadır. Yalnız biyolojik veya yalnız kimyevi değil ve fakat her ikisi beraberdir. Kullanılan ilaçlar parazitine tesir etmemesi ve parazitlerin muhafazası bakımından mücadele zamanının iyi intihabı gerekir. Kimyevi mücadeleyi tamamen bırakmak bahis mevzuu olamaz. Fakat hem bunu yaparken hemde aynı zamanda faydalı haşereleri düşüneceğiz. Yukarıda anlatılan ve özel bölümde tekrar temas edilecek olan mücadele usullerinden bir kısmının kabilitatbik olmayışı, bir kısmının ekonomik bulunmayışı, bir kısmjnın da insan ve hayvanıara zararlı oluşu yüzünden kesin sonuçlu tatbikat bulamamıştır.

Porsuk. Şube : Gymospermae Sınıf : Coniferae Takım : Taxoideae Familya : Taxaceae Cins : Taxus L. Tür : Taxus baccata L.

Porsuk. Şube : Gymospermae Sınıf : Coniferae Takım : Taxoideae Familya : Taxaceae Cins : Taxus L. Tür : Taxus baccata L. Porsuk Şube : Gymospermae Sınıf : Coniferae Takım : Taxoideae Familya : Taxaceae Cins : Taxus L. Tür : Taxus baccata L. Genel olarak 15-20 m boylanır. 2-2.5 m çap yapabilir. Yenice - Karakaya (Karabük)

Detaylı

zeytinist

zeytinist 1 T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ EDREMİT MESLEK YÜKSEKOKULU Zeytincilik ve Zeytin İşleme Teknolojisi Programı Öğr. Gör. Mücahit KIVRAK 0 505 772 44 46 kivrak@gmail.com www.mucahitkivrak.com.tr 2 3 4 ZEYTİN

Detaylı

5. SINIF SOSYAL BİLGİLER BÖLGEMİZİ TANIYALIM TESTİ. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır.

5. SINIF SOSYAL BİLGİLER BÖLGEMİZİ TANIYALIM TESTİ. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır. PLATO: Çevresine göre yüksekte kalmış, akarsular tarafından derince yarılmış geniş düzlüklerdir. ADA: Dört tarafı karayla

Detaylı

zeytinist

zeytinist 1 T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ EDREMİT MESLEK YÜKSEKOKULU Zeytincilik ve Zeytin İşleme Teknolojisi Programı Öğr. Gör. Mücahit KIVRAK 0 505 772 44 46 kivrak@gmail.com www.mucahitkivrak.com.tr 2 3 4 ZEYTİN

Detaylı

Tohum Bahçeleri. Prof. Dr. Ali Ömer ÜÇLER

Tohum Bahçeleri. Prof. Dr. Ali Ömer ÜÇLER Tohum Bahçeleri Tohum bahçeleri irsel (genetik) bakımdan daha yüksek nitelikli tohum elde etmek üzere, bir anlamda damızlık olarak seçilen üstün ağaçlardan alınan aşı kalemleriyle aşılanan fidanlardan

Detaylı

BİTKİ TANIMA I. Yrd. Doç. Dr. Taki DEMİR

BİTKİ TANIMA I. Yrd. Doç. Dr. Taki DEMİR BİTKİ TANIMA I Yrd. Doç. Dr. Taki DEMİR 1 PEP101_H02 Abies (Göknar); A. pinsapo (İspanyol Göknarı), A. concolor (Gümüşi Göknar, Kolorado Ak Gökn), A. nordmanniana (Doğu Karadeniz-Kafkas Göknarı), A. bornmülleriana

Detaylı

Domates Yaprak Galeri Güvesi Tuta absoluta

Domates Yaprak Galeri Güvesi Tuta absoluta Tuta absoluta Bu nesne Türkiye Tarımsal Öğrenme Nesneleri Deposu kullan-destekle kategorisinden bir öğrenme nesnesidir. Kullan-Destekle nesneleri bilimsel çalışmalarda kaynak gösterilerek kullanmak istisna

Detaylı

KSÜ. Fen ve Mühendislik Dergisi, 7(2)-2004 60 KSU. Journal of Science and Engineering 7(2)-2004

KSÜ. Fen ve Mühendislik Dergisi, 7(2)-2004 60 KSU. Journal of Science and Engineering 7(2)-2004 KSÜ. Fen ve Mühendislik Dergisi, 7(2)-2004 60 KSU. Journal of Science and Engineering 7(2)-2004 Kahramanmaraş Yöresinde Kızılçamlarda (Pinus brutia Ten.) Çam Keseböceği, Thaumetopoea pityocampa (Schiff.)

Detaylı

YAĞIŞ DEĞERLENDİRMESİ

YAĞIŞ DEĞERLENDİRMESİ METEOROLOJİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ARAŞTIRMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI Sayı : 91 Eylül 2013 YAĞIŞ DEĞERLENDİRMESİ 2013 YILI AĞUSTOS AYI YAĞIŞ RAPORU GENEL DURUM : Yağışlar genel olarak normalinden ve geçen yıl Ağustos

Detaylı

Orman Koruma Dersi. ORMAN YANGIN DAVRANIŞI Prof. Dr. Ertuğrul BİLGİLİ Ekim 2014

Orman Koruma Dersi. ORMAN YANGIN DAVRANIŞI Prof. Dr. Ertuğrul BİLGİLİ Ekim 2014 Orman Koruma Dersi ORMAN YANGIN DAVRANIŞI Prof. Dr. Ertuğrul BİLGİLİ Ekim 2014 ORMAN YANGINI DAVRANIŞI? ORMAN YANGINI DAVRANIŞI Yangın davranışını tahmin etmek için aşağıdakilerin bilinmesi ve anlaşılması

Detaylı

ZİRAİ MÜCADELE TEKNİK TALİMATLARI CİLT IV. ALTIN KELEBEK Euproctis chrysorrhoea L (Lepidoptera: Lymantriidae)

ZİRAİ MÜCADELE TEKNİK TALİMATLARI CİLT IV. ALTIN KELEBEK Euproctis chrysorrhoea L (Lepidoptera: Lymantriidae) 1. TANIMI VE YAŞAYIŞI ALTIN KELEBEK Euproctis chrysorrhoea L (Lepidoptera: Lymantriidae) Dişinin abdomeni gayet iri olup, ucundaki sarı renkli kıl demeti nedeniyle, bu zararlıya Altın kelebek ismi verilmiştir

Detaylı

Sedirler (Cedrus) Türkiye de doğal olarak yetişen. Türkiye de egzotik (yaygın ya da parklarda)

Sedirler (Cedrus) Türkiye de doğal olarak yetişen. Türkiye de egzotik (yaygın ya da parklarda) Sedirler (Cedrus) Türkiye de doğal olarak yetişen Toros (Lübnan) Sediri (C. libani) Türkiye de egzotik (yaygın ya da parklarda) Himalaya Sediri Atlas Sediri (C. deodora) (C. atlantica) Dünyada Kuzey Afrika,

Detaylı

Sulama Ot Mücadelesi ve Çapalama Gübreleme ve Toprak Islahı Seyreltme Gölgeleme veya Siperleme Budama Yerinde Kök Kesimi

Sulama Ot Mücadelesi ve Çapalama Gübreleme ve Toprak Islahı Seyreltme Gölgeleme veya Siperleme Budama Yerinde Kök Kesimi FİDAN ÜRETİMİNDE BAKIM ÇALIŞMALARI Sulama Ot Mücadelesi ve Çapalama Gübreleme ve Toprak Islahı Seyreltme Gölgeleme veya Siperleme Budama Yerinde Kök Kesimi SULAMA Sulamada kullanılan suyun miktarı; toprağın

Detaylı

IĞDIR ARALIK RÜZGÂR EROZYONU ÖNLEME PROJESİ İZLEME RAPORU

IĞDIR ARALIK RÜZGÂR EROZYONU ÖNLEME PROJESİ İZLEME RAPORU Rapor No. :1 Tarihi: 04/12/2012 IĞDIR ARALIK RÜZGÂR EROZYONU ÖNLEME PROJESİ İZLEME RAPORU Projenin Adı: Iğdır Aralık Rüzgâr Erozyonu Önleme Projesi Proje Alanının Genel Özellikleri: Iğdır İli Aralık İlçesinde

Detaylı

BİTKİ TANIMA I. P E P 1 0 1 _ H 0 4 C h a m a e c y p a r i s l a w s o n i a n a ( L a v z o n Ya l a n c ı S e r v i s i ) Yrd. Doç. Dr.

BİTKİ TANIMA I. P E P 1 0 1 _ H 0 4 C h a m a e c y p a r i s l a w s o n i a n a ( L a v z o n Ya l a n c ı S e r v i s i ) Yrd. Doç. Dr. 1 BİTKİ TANIMA I Yrd. Doç. Dr. Taki DEMİR P E P 1 0 1 _ H 0 4 C h a m a e c y p a r i s l a w s o n i a n a ( L a v z o n Ya l a n c ı S e r v i s i ) C r y p t o m e r i a j a p o n i c a ( K a d i f

Detaylı

Simental sığır ırkının anavatanı İsviçre dir. Simental hem süt ve hemde etçi olmalarından dolayı kombine bir sığır ırkıdır. Dünyada bir çok ülkede

Simental sığır ırkının anavatanı İsviçre dir. Simental hem süt ve hemde etçi olmalarından dolayı kombine bir sığır ırkıdır. Dünyada bir çok ülkede BESİLİK BÜYÜKBAŞ SIMMENTAL (SİMENTAL) Simental sığır ırkının anavatanı İsviçre dir. Simental hem süt ve hemde etçi olmalarından dolayı kombine bir sığır ırkıdır. Dünyada bir çok ülkede yetiştirilmektedir.

Detaylı

Iğdır Aralık Rüzgâr Erozyonu Önleme Projesi

Iğdır Aralık Rüzgâr Erozyonu Önleme Projesi Iğdır Aralık Rüzgâr Erozyonu Önleme Projesi Proje Alanının Genel Özellikleri: Iğdır ili Türkiye nin en kurak ili olup yıllık yağış miktarı 250 mm civarındadır (Meteoroloji kayıtları). Yağan yağış ya da

Detaylı

zeytinist

zeytinist 1 T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ EDREMİT MESLEK YÜKSEKOKULU Zeytincilik ve Zeytin İşleme Teknolojisi Programı Öğr. Gör. Mücahit KIVRAK 0 505 772 44 46 kivrak@gmail.com www.mucahitkivrak.com.tr 2 3 4 ZEYTİNLERDE

Detaylı

ZEHİRSİZ DOĞA MANTARLARI. Yrd.Doç.Dr. Halil DEMİR

ZEHİRSİZ DOĞA MANTARLARI. Yrd.Doç.Dr. Halil DEMİR ZEHİRSİZ DOĞA MANTARLARI Yrd.Doç.Dr. Halil DEMİR TÜRKİYE NİN YENEN MANTARLARI Ülkemiz sahip olduğu flora ve iklim koşulları nedeniyle değişik ortamlarda yetişen doğa mantarları yönünden oldukça zengindir.

Detaylı

Çayın Bitkisel Özellikleri

Çayın Bitkisel Özellikleri Çayın Bitkisel Özellikleri Bir asırlık bir ömre sahip bulunan çay bitkisi doğada büyümeye bırakıldığında zaman bir ağaç görünümünü alır. Görünüş itibarı ile dağınık bir görünüm arz eden bitki yapısı tek

Detaylı

BADEM YETİŞTİRİCİLİĞİ

BADEM YETİŞTİRİCİLİĞİ BADEM YETİŞTİRİCİLİĞİ Badem Anadolu nun en eski meyve türlerinden birisidir. Ancak ülkemizde bademe gerekli önem verilmemekte, genellikle tarla kenarlarında sınır ağacı olarak yetiştirilmektedir. Ülkemizde

Detaylı

Serin ve nemli bölgelerde elmanın en tahripkar hastalıklarından biri, belki de birincisi karalekedir.

Serin ve nemli bölgelerde elmanın en tahripkar hastalıklarından biri, belki de birincisi karalekedir. Karaleke (Venturia İnaegualis (Cke) Wint ): Serin ve nemli bölgelerde elmanın en tahripkar hastalıklarından biri, belki de birincisi karalekedir. Karaleke hastalığının emareleri bütün elma üreticileri

Detaylı

SİLVİKÜLTÜREL PLANLAMA-7. Prof. Dr. Ali Ömer ÜÇLER

SİLVİKÜLTÜREL PLANLAMA-7. Prof. Dr. Ali Ömer ÜÇLER SİLVİKÜLTÜREL PLANLAMA-7 Prof. Dr. Ali Ömer ÜÇLER SILVIKÜLTÜRÜN AMACı: Koru ormanı İşletmelerinin Silvikültürel Planlaması Tıraşlama İşletmesi: Bir alan üzerinde yaşlı ağaçların aynı zamanda kesilmesi

Detaylı

Ö:1/5000 25/02/2015. Küçüksu Mah.Tekçam Cad.Söğütlü İş Mrk.No:4/7 ALTINOLUK TEL:0 533 641 14 59 MAİL:altinoluk_planlama@hotmail.

Ö:1/5000 25/02/2015. Küçüksu Mah.Tekçam Cad.Söğütlü İş Mrk.No:4/7 ALTINOLUK TEL:0 533 641 14 59 MAİL:altinoluk_planlama@hotmail. ÇANAKKALE İli, AYVACIK İLÇESİ, KÜÇÜKKUYU BELDESİ,TEPE MAHALLESİ MEVKİİ I17-D-23-A PAFTA, 210 ADA-16 PARSELE AİT REVİZYON+İLAVE NAZIM İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ AÇIKLAMA RAPORU Ö:1/5000 25/02/2015 Küçüksu Mah.Tekçam

Detaylı

ÖNEMLİ ZARARLILARI. Spodoptera spp. (Yaprak kurtları) yumurta

ÖNEMLİ ZARARLILARI. Spodoptera spp. (Yaprak kurtları) yumurta ÖNEMLİ ZARARLILARI Spodoptera spp. (Yaprak kurtları) Ergin 20 mm yumurta Larva 35-40 mm ÖNEMLİ ZARARLILARI ÇİÇEK TRİPSİ (Frankliniella tritici) Küçük sigara şeklinde 1,3 mm uzunluğunda, genelde sarı renkli

Detaylı

12. ÜNİTE IŞIK KONULAR 1. IŞIK VE IŞIK KAYNAKLARI 7. IŞIK ŞİDDETİ, TAYİNİ VE AYDINLATMA BİRİMLERİ 9. ÖZET 10. DEĞERLENDİRME SORULARI

12. ÜNİTE IŞIK KONULAR 1. IŞIK VE IŞIK KAYNAKLARI 7. IŞIK ŞİDDETİ, TAYİNİ VE AYDINLATMA BİRİMLERİ 9. ÖZET 10. DEĞERLENDİRME SORULARI 12. ÜNİTE IŞIK KONULAR 1. IŞIK VE IŞIK KAYNAKLARI 2. Işık 3. Işık Nasıl Yayılır? 4. Tam Gölge ve Yarı Gölge 5. Güneş Tutulması 6. Ay Tutulması 7. IŞIK ŞİDDETİ, TAYİNİ VE AYDINLATMA BİRİMLERİ 8. Işık Şiddeti

Detaylı

Türkiye Balıkları ve Temel Morfolojisi

Türkiye Balıkları ve Temel Morfolojisi Türkiye Balıkları ve Temel Morfolojisi Balıkların Sistematiği Regnum Animalia (Hayvanlar alemi) Subregnum Metazoa (Çok hücreliler alt alemi) Filum Subfilum Chordata (Omurgalılar şubesi) Vertebrata (Gelişmiş

Detaylı

KARASİNEKLER SUNUM: İLKER KIRHAN ZİRAAT MÜHENDİSİ/ZOOTEKNİST

KARASİNEKLER SUNUM: İLKER KIRHAN ZİRAAT MÜHENDİSİ/ZOOTEKNİST KARASİNEKLER SUNUM: İLKER KIRHAN ZİRAAT MÜHENDİSİ/ZOOTEKNİST 0533 6508818 KARASİNEKLER Familia : Diptera 0.5 1 Cm boyunda Siyah Gri renktedirler. Ortalama ömürleri 3 4 haftadır. KARASİNEKLER Ağız tipi

Detaylı

HARİTA OKUMA BİLGİSİ

HARİTA OKUMA BİLGİSİ HARİTA OKUMA BİLGİSİ 1. Harita üzerinde gösterilen işaretlerden hangisi uluslararası yol numarasıdır? a) O-3 b) E-80 c) D100 d) K2 2. Yeryüzünün tamamının veya bir parçasının kuşbakışı görünümünün matematiksel

Detaylı

GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları

GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları GİRİŞ Sulamanın amacı kültür bitkilerinin ihtiyacı olan suyun, normal yağışlarla karşılanmadığı hallerde insan eliyle toprağa verilmesidir. Tarımsal

Detaylı

BİNA BİLGİSİ 2 ÇEVRE TANIMI - İKLİM 26 ŞUBAT 2014

BİNA BİLGİSİ 2 ÇEVRE TANIMI - İKLİM 26 ŞUBAT 2014 BİNA BİLGİSİ 2 ÇEVRE TANIMI - İKLİM DOÇ. DR. YASEMEN SAY ÖZER 26 ŞUBAT 2014 1 19.02.2014 TANIŞMA, DERSLE İLGİLİ GENEL BİLGİLER, DERSTEN BEKLENTİLER 2 26.02.2014 ÇEVRE TANIMI - İKLİM 3 05.03.2014 DOĞAL

Detaylı

P E P 1 0 1 _ H 0 5 C

P E P 1 0 1 _ H 0 5 C Yrd. Doç. Dr. Taki DEMİR BİTKİ TANIMA I P E P 1 0 1 _ H 0 5 C u p r e s s u s s e m p e r v i r e n s ( A d i s e r v i - A k d e n i z s e r v i s i ) C u p r e s s u s a r i z o n i c a ( A r i z o n

Detaylı

AYLARA GÖRE BAKIM İŞLEMLERİ. 4.1. Ocak-Şubat Aylarında Bakım İşlemleri

AYLARA GÖRE BAKIM İŞLEMLERİ. 4.1. Ocak-Şubat Aylarında Bakım İşlemleri ZEYTİNDE BAKIM İŞLEMLERİ 37 AYLARA GÖRE BAKIM İŞLEMLERİ 4.1. Ocak-Şubat Aylarında Bakım İşlemleri 4 Bu aylarda hava ve toprak sıcaklığının uygun olduğu günlerde toprağın derince sürülmesi yararlıdır. Böylece

Detaylı

ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK

ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK ÜNİTENİN KONULARI Toprağın Oluşumu Fiziksel Parçalanma Kimyasal Ayrışma Biyolojik Ayrışma Toprağın Doğal Yapısı Katı Kısım Sıvı Kısım ve Gaz Kısım Toprağın Katmanları

Detaylı

İKLİM TİPLERİ. Yıllık ortalama sıcaklık 25 C dolayındadır. Yıllık ve günlük sıcaklık farkı 2-3 C yi geçmez. Yıllık yağış miktarı 2000 mm den

İKLİM TİPLERİ. Yıllık ortalama sıcaklık 25 C dolayındadır. Yıllık ve günlük sıcaklık farkı 2-3 C yi geçmez. Yıllık yağış miktarı 2000 mm den İKLİM TİPLERİ Dünya'nın hemen her bölgesinin kendine özgü bir iklimi bulunmaktadır. Ancak, benzer iklim kuşaklarına sahip alanlar büyük iklim kuşakları oluştururlar. Yüzlerce km 2 lik sahaları etkileyen

Detaylı

BAĞ MİLDİYÖSÜ Plasmopara viticola

BAĞ MİLDİYÖSÜ Plasmopara viticola BAĞ MİLDİYÖSÜ İbrahim DEMRAN Köksal AKSU Didem SAYMAN MANİSA TARIM İL MÜDÜRLÜĞÜ BİTKİ KORUMA ŞB. MD. Manisa ilinde 1980 yılından buyana uygulanan Bağ Tahmin ve Erken Uyarı Projesi kapsamındadır. Salgınlar

Detaylı

KAHRAMANMARAŞ SEMPOZYUMU 1247

KAHRAMANMARAŞ SEMPOZYUMU 1247 KAHRAMANMARAŞ SEMPOZYUMU 1247 KAHRAMANMARAŞ İLİNİN GENEL MEYVECİLİK DURUMU Mehmet SÜTYEMEZ*- M. Ali GÜNDEŞLİ" Meyvecilik kültürü oldukça eski tarihlere uzanan Anadolu'muz birçok meyve türünün anavatanı

Detaylı

EKOLOJİ EKOLOJİK BİRİMLER

EKOLOJİ EKOLOJİK BİRİMLER EKOLOJİ EKOLOJİK BİRİMLER EKOLOJİK BİRİMLER *Ekoloji: Canlıların birbirleriyle ve yaşadıkları ortamla olan ilişkisini inceleyen bilim dalıdır. Ekolojik birimlerin küçükten büyüye doğru sıralaması: Ekoloji

Detaylı

-~-- -_ ~... MA Z 1. Dr. Mahir EKiCi Orman Yüksek Mühendisi ORMANCILIK ARAŞTIRMA. ENSTİTÜSÜ YA YINLARI Muhtelif Yayınlar Serisi No : 35

-~-- -_ ~... MA Z 1. Dr. Mahir EKiCi Orman Yüksek Mühendisi ORMANCILIK ARAŞTIRMA. ENSTİTÜSÜ YA YINLARI Muhtelif Yayınlar Serisi No : 35 -~-- -_ ~... MA Z 1 Dr. Mahir EKiCi Orman Yüksek Mühendisi ORMANCILIK ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ YA YINLARI Muhtelif Yayınlar Serisi No : 35 Yayın Kurulu Başkan Or. Yük. Müh. Sıtkı UGURLU Üye Üye : Or. Yük. Müh.

Detaylı

YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI COĞRAFYA

YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI COĞRAFYA YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI COĞRAFYA CEVAP 1: (TOPLAM 10 PUAN) 1.1: 165 150 = 15 meridyen fark vardır. (1 puan) 15 x 4 = 60 dakika = 1 saat fark vardır. (1 puan) 12 + 1 = 13 saat 13:00 olur. (1 puan) 1.2:

Detaylı

Aksi durumda yabacı bir bölgeden getirilen ırk/ırklar o yöreye uyum sağlamış yerel ırklarla polen alışverişine giriştiklerinde genetik tabanda

Aksi durumda yabacı bir bölgeden getirilen ırk/ırklar o yöreye uyum sağlamış yerel ırklarla polen alışverişine giriştiklerinde genetik tabanda Ağaçlandırma çalışmalarına temel oluşturacak tohum sağlanmasını emniyetli hale getirebilmek için yerel ırklardan elde edilen tohum kullanılması doğru bir yaklaşımdır. Aynı türde de olsa orijin denemeleri

Detaylı

HAMAMBÖCEKLERİ ve MÜCADELE YÖNTEMLERİ

HAMAMBÖCEKLERİ ve MÜCADELE YÖNTEMLERİ HAMAMBÖCEKLERİ ve MÜCADELE YÖNTEMLERİ HAMAMBÖCEKLERİ ve MÜCADELE YÖNTEMLERİ HAMAMBÖCEKLERİ Ordo (Takım): Blattoptera (Hamam böcekleri) Vücutları kahverengi tonlarında, yassı ve ovaldir. Antenler çoğunlukla

Detaylı

GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİNDE OKALİPTÜSLERİN YETİŞTİRİLMESİ OLANAKLARI ÜZERİNE YAPILAN ARAŞTIRMA ÇALIŞMALARI. A. GANİ GÜLBABA Orman Yüksek Mühendisi

GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİNDE OKALİPTÜSLERİN YETİŞTİRİLMESİ OLANAKLARI ÜZERİNE YAPILAN ARAŞTIRMA ÇALIŞMALARI. A. GANİ GÜLBABA Orman Yüksek Mühendisi GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİNDE OKALİPTÜSLERİN YETİŞTİRİLMESİ OLANAKLARI ÜZERİNE YAPILAN ARAŞTIRMA ÇALIŞMALARI A. GANİ GÜLBABA Orman Yüksek Mühendisi Doğu Akdeniz Ormancılık Araştırma Enstitüsü PK. 18 33401

Detaylı

Patates te Çözümlerimiz

Patates te Çözümlerimiz Patates te Çözümlerimiz Sürdürülebilir Tarım, yeterli ve kaliteli miktarlarda gıda maddesinin uygun maliyetlerde üretimini, dünya tarımının ekonomik canlılığını, çevrenin ve doğal tarım kaynaklarının

Detaylı

CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI

CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI Dünyamızda o kadar çok canlı türü var ki bu canlıları tek tek incelemek olanaksızdır. Bu yüzden bilim insanları canlıları benzerlik ve farklılıklarına göre sınıflandırmışlardır.

Detaylı

Gemlik Zeytini. Gemlik

Gemlik Zeytini. Gemlik Gemlik Meyve ve çekirdekleri orta irilikte olup % 29.9 oranında yağ içerir. Siyah sofralık olarak değerlendirilir. Meyveleri yağ bakımından zengin olduğundan sofralık kalite dışındaki taneler yağlık kolarak

Detaylı

ANKARA KEÇİSİ. Yayılma Alanı : Ankara ili başta olmak üzere, İç Anadolu bölgesi ile Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgesinin bazı illeri

ANKARA KEÇİSİ. Yayılma Alanı : Ankara ili başta olmak üzere, İç Anadolu bölgesi ile Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgesinin bazı illeri ANKARA KEÇİSİ Yayılma Alanı : Ankara ili başta olmak üzere, İç Anadolu bölgesi ile Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgesinin bazı illeri Verim Yönü : Tiftik ve et Genel Tanımı : Vücut küçük yapılı, ince ve

Detaylı

BİYOMLAR KARASAL BİYOMLAR SELİN HOCA

BİYOMLAR KARASAL BİYOMLAR SELİN HOCA BİYOMLAR KARASAL BİYOMLAR SELİN HOCA EKOSİSTEM İLE BİYOM ARASINDA İLİŞKİ Canlıların yeryüzünde dağılışını etkileyen abiyotik ve biyotik faktörlere bağlı olarak bitki ve hayvan topluluklarını barındıran

Detaylı

ORMAN ve SU İŞLERİ BAKANLIĞI BURSA ORMAN BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ

ORMAN ve SU İŞLERİ BAKANLIĞI BURSA ORMAN BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ ORMAN ve SU İŞLERİ BAKANLIĞI BURSA ORMAN BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ EĞİMLİ ARAZİLERDE TERASLAMA TEKNİĞİ BUROR HENDEKLİ TERAS BUROR ÇUKURLU SEKİ TERAS (BUROR : Bursa Orman Terası) 2009 Arazi Yetenek Sınıfları ve Bu

Detaylı

ZİRAİ MÜCADELE TEKNİK TALİMATLARI CİLT IV. BAĞ MİLDİYÖSÜ Plasmopara viticola (Berk. Et Curt) Berl et de Toni

ZİRAİ MÜCADELE TEKNİK TALİMATLARI CİLT IV. BAĞ MİLDİYÖSÜ Plasmopara viticola (Berk. Et Curt) Berl et de Toni ZİRAİ MÜCADELE TEKNİK TALİMATLARI CİLT IV BAĞ MİLDİYÖSÜ Plasmopara viticola (Berk. Et Curt) Berl et de Toni 1. TANIMI VE YAŞAYIŞI Hastalığa neden olan etmen obligat bir parazittir. Hücrelerarası gelişir,

Detaylı

C e d r u s ( S e d i r ) C e d r u s a t l a n t i c a C e d r u s b r e v i f o l i a C e d r u s d e o d o r a C e d r u s l i b a n i

C e d r u s ( S e d i r ) C e d r u s a t l a n t i c a C e d r u s b r e v i f o l i a C e d r u s d e o d o r a C e d r u s l i b a n i 1 BİTKİ TANIMA I PEP101_H03 C e d r u s ( S e d i r ) C e d r u s a t l a n t i c a C e d r u s b r e v i f o l i a C e d r u s d e o d o r a C e d r u s l i b a n i Sakarya Üniversitesi İbreliler 2 C

Detaylı

İncelenen özelliklere ait varyans ve regresyon analiz sonuçları aşağıda verilmiştir.

İncelenen özelliklere ait varyans ve regresyon analiz sonuçları aşağıda verilmiştir. 1-MISIR ISLAH ARAŞTIRMALARI 1.1.Diyarbakır Koşullarında Farklı Ekim Zamanının Şeker Mısırı (Zea mays sacchararata Sturt.) Çeşitlerinde Taze Koçan ve Tane Verimi ile Bazı Tarımsal Özelliklere Etkisi Proje

Detaylı

NOHUT HASTALIKLARI VE ZARARLILARI

NOHUT HASTALIKLARI VE ZARARLILARI NOHUT HASTALIKLARI VE ZARARLILARI Antraknoz, nohut sineği ve yeşil kurt hakkında bilgiler verilecektir. Nohut antraknozu, Ascochyta rabiei adlı mantar tarafından meydana getirilen, Dr. Metin BABAOĞLU Ziraat

Detaylı

ÖLÜKOL HASTALIĞI Phomopsis viticola. MANĠSA TARIM ĠL MÜDÜRLÜĞÜ BĠTKĠ KORUMA ġb. MD.

ÖLÜKOL HASTALIĞI Phomopsis viticola. MANĠSA TARIM ĠL MÜDÜRLÜĞÜ BĠTKĠ KORUMA ġb. MD. MANĠSA TARIM ĠL MÜDÜRLÜĞÜ BĠTKĠ KORUMA ġb. MD. Üreticiler tarafından Çelikmarazı Kömür gibi isimler verilen Ölükol Hastalığı Ege Bölgesi bağ alanlarında yoğun olarak görülmekte ve zarar yapmaktadır. Hastalık

Detaylı

mümkün olduğu takdirde hasta fidecikleri yakmak gerekir. Ayrıca sık ekimlerden kaçınmalı, tohum gerektiğinden daha fazla derine ekilmemeli, aşırı

mümkün olduğu takdirde hasta fidecikleri yakmak gerekir. Ayrıca sık ekimlerden kaçınmalı, tohum gerektiğinden daha fazla derine ekilmemeli, aşırı mümkün olduğu takdirde hasta fidecikleri yakmak gerekir. Ayrıca sık ekimlerden kaçınmalı, tohum gerektiğinden daha fazla derine ekilmemeli, aşırı gübre kullanılmamalı, kirli su ile sulama yapılmamalıdır.

Detaylı

MODEL SORU - 1 DEKİ SORULARIN ÇÖZÜMLERİ

MODEL SORU - 1 DEKİ SORULARIN ÇÖZÜMLERİ 5 BÖÜ RENER 1 2 ODE SORU - 1 DEİ SORUARIN ÇÖÜERİ T aralığı yalnız, T aralığı ise yalnız kaynaktan ışık alabilir aralığı her iki kaynaktan ışık alabileceğinden, + ( + yeşil) = renkte görünür I II O IV III

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Çizelgelerin ele alınışı. Uygulamalı Örnekler. Birim metre dikiş başına standart-elektrod miktarının hesabı için çizelgeler

İÇİNDEKİLER. Çizelgelerin ele alınışı. Uygulamalı Örnekler. Birim metre dikiş başına standart-elektrod miktarının hesabı için çizelgeler ELEKTROD SARFİYAT ÇİZELGELERİ İÇİNDEKİLER Kısım A Genel bilgiler Kısım B Çizelgelerin ele alınışı Kısım C Uygulamalı Örnekler Kısım D Birim metre dikiş başına standart-elektrod miktarının hesabı için çizelgeler

Detaylı

-İÇİNDEKİLER- 1.1.ANTALYA... 2. Tarihi... 2. Nüfus... 3 4.PLANLAMA ALAN TANIMI... 6 5.PLAN KARARLARI... 7

-İÇİNDEKİLER- 1.1.ANTALYA... 2. Tarihi... 2. Nüfus... 3 4.PLANLAMA ALAN TANIMI... 6 5.PLAN KARARLARI... 7 -İÇİNDEKİLER- 1.KENTİN GENEL TANIMI... 2 1.1.ANTALYA... 2 Tarihi... 2 Coğrafi Yapı... 2 İklim ve Bitki Örtüsü... 3 Nüfus... 3 Ulaşım... 3 2.JEOLOJİK-JEOTEKNİK ETÜT RAPORU... 4 3.ÇED BELGESİ... 5 4.PLANLAMA

Detaylı

V Ön Söz Birinci fasıl: İşletme İktisadının Esasları 3 A. İşletme ve işletme iktisadının mahiyeti 3 I. İşletmenin mâna ve tarifi 3 II. İşletme iktisadı ilminin mahiyeti 8 III. İşletme iktisadı ilminin

Detaylı

En ideali ağaçların tamamının tohum tuttuğu dönemdir.

En ideali ağaçların tamamının tohum tuttuğu dönemdir. Ormancılıkta yaygın olarak kullanılan kabule göre, tohum verimi itibariyle beş durum söz konusudur. Bunlar; 1- zengin, 2- iyi, 3- orta, 4- zayıf (serpili tohum yılı) ve 5- tohumsuz yıl olmak üzere adlandırılır.

Detaylı

AYI (Ursus arctos) SAYIMI

AYI (Ursus arctos) SAYIMI AYI (Ursus arctos) SAYIMI Artvin, Şavşat, Meydancık 22-24 Mayıs 2013 T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü 12. Bölge Müdürlüğü, Artvin Şube Müdürlüğü Telefon :

Detaylı

Dünyada 3,2 milyon tona, ülkemizde ise 40 bin tona ulaşan pestisit tüketimi bunun en önemli göstergesidir. Pestisit kullanılmaksızın üretim yapılması

Dünyada 3,2 milyon tona, ülkemizde ise 40 bin tona ulaşan pestisit tüketimi bunun en önemli göstergesidir. Pestisit kullanılmaksızın üretim yapılması Pestisit; herhangi bir istenmeyen canlının (zararlı organizma), yayılmasını engelleyen, uzaklaştıran ya da ondan koruyan her türlü bileşik ya da bileşikler karışımıdır. Tarımda pestisitler, zararlı organizmaları

Detaylı

DOĞU KARADENĠZ BÖLGESĠNDE HEYELAN

DOĞU KARADENĠZ BÖLGESĠNDE HEYELAN DOĞU KARADENĠZ BÖLGESĠNDE HEYELAN Heyelan ya da toprak kayması, zemini kaya veya yapay dolgu malzemesinden oluşan bir yamacın yerçekimi, eğim, su ve benzeri diğer kuvvetlerin etkisiyle aşağı ve dışa doğru

Detaylı

Önceden Tahmin ve Erken Uyarı

Önceden Tahmin ve Erken Uyarı Önceden Tahmin ve Erken Uyarı Hava sıcaklığı Nem Rüzgar hızı ve yönü Güneş şiddeti Yağmur miktarı Toprak nemi sıcaklığı Yaprak ıslaklığı Zamanında doğru ilaçlama Ürün ve çevrenin korunması Gereksiz ilaçlamalar

Detaylı

zeytinist

zeytinist 1 T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ EDREMİT MESLEK YÜKSEKOKULU Zeytincilik ve Zeytin İşleme Teknolojisi Programı Öğr. Gör. Mücahit KIVRAK 0 505 772 44 46 kivrak@gmail.com www.mucahitkivrak.com.tr 2 3 4 ZEYTİN

Detaylı

Dünya nüfusunun hızla artması sonucu ortaya çıkan dünyanın artan besin ihtiyacını karşılamak ve birim alandan daha fazla ürün almak amacı ile

Dünya nüfusunun hızla artması sonucu ortaya çıkan dünyanın artan besin ihtiyacını karşılamak ve birim alandan daha fazla ürün almak amacı ile Dünya nüfusunun hızla artması sonucu ortaya çıkan dünyanın artan besin ihtiyacını karşılamak ve birim alandan daha fazla ürün almak amacı ile uygulanan kültürel önlemlerden biri de tarım ilacı uygulamalarıdır.

Detaylı

Derleyip Hazırlayan: Yrd. Doç. Dr. Aysel ULUS

Derleyip Hazırlayan: Yrd. Doç. Dr. Aysel ULUS Derleyip Hazırlayan: Yrd. Doç. Dr. Aysel ULUS PEYZAJ EKOLOJİSİNDE TEMEL PRENSİPLER Peyzaj ekolojisinde 7 önemli ana prensipten söz edilebilir. Bunlardan ilk ikisi peyzajın strüktürüne odaklanmaktadır.

Detaylı

Ekoloji, ekosistemler ile Türkiye deki bitki örtüsü bölgeleri (fitocoğrafik bölgeler)

Ekoloji, ekosistemler ile Türkiye deki bitki örtüsü bölgeleri (fitocoğrafik bölgeler) Ekoloji, ekosistemler ile Türkiye deki bitki örtüsü bölgeleri (fitocoğrafik bölgeler) Başak Avcıoğlu Çokçalışkan Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği Biraz ekolojik bilgi Tanımlar İlişkiler

Detaylı

KAYNAĞIN UYGULAMA TEKNİK VE METOTLARI

KAYNAĞIN UYGULAMA TEKNİK VE METOTLARI KAYNAĞIN UYGULAMA TEKNİK VE METOTLARI Bu bahse geçmeden önce, buraya kadar gördüklerimizin ışığı altında bir kaynağın tarifini yeni baştan ele alalım: bir kaynak, birleşmenin unsurları arasında malzemenin

Detaylı

Çelikle Çay Üretimi. Ayhan Haznedar -Ziraat Mühendisi

Çelikle Çay Üretimi. Ayhan Haznedar -Ziraat Mühendisi Çelikle Çay Üretimi Ayhan Haznedar -Ziraat Mühendisi Nitelikleri, kalitesi ve diğer özellikleri belirlenen çay klonlarının hızlı, yoğun ve ucuz bir şekilde üretilmesi için en uygun yöntemdir. Çelik alınacak

Detaylı

SERA TASARIMI ve İKLİMLENDİRME. Cengiz TÜRKAY Ziraat Yüksek Mühendisi. Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Erdemli-Mersin 12 Ekim 2012

SERA TASARIMI ve İKLİMLENDİRME. Cengiz TÜRKAY Ziraat Yüksek Mühendisi. Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Erdemli-Mersin 12 Ekim 2012 SERA TASARIMI ve İKLİMLENDİRME Cengiz TÜRKAY Ziraat Yüksek Mühendisi Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Erdemli-Mersin 12 Ekim 2012 Sera nedir? Bitki büyüme ve gelişmesi için gerekli iklim etmenlerinin

Detaylı

LAND DEGRADATİON. Hanifi AVCI AGM Genel Müdür Yardımcısı

LAND DEGRADATİON. Hanifi AVCI AGM Genel Müdür Yardımcısı ARAZİ BOZULUMU LAND DEGRADATİON Hanifi AVCI AGM Genel Müdür Yardımcısı LAND DEGRADATİON ( ARAZİ BOZULUMU) SOİL DEGRADATİON (TOPRAK BOZULUMU) DESERTİFİCATİON (ÇÖLLEŞME) Arazi Bozulumu Nedir - Su ve rüzgar

Detaylı

ZİRAİ MÜCADELE İŞLERİNİ ÜCRET KARŞILIĞINDA YAPMAK İSTEYENLER HAKKINDA YÖNETMELİK

ZİRAİ MÜCADELE İŞLERİNİ ÜCRET KARŞILIĞINDA YAPMAK İSTEYENLER HAKKINDA YÖNETMELİK ZİRAİ MÜCADELE İŞLERİNİ ÜCRET KARŞILIĞINDA YAPMAK İSTEYENLER HAKKINDA YÖNETMELİK Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Resmi Gazete Tarihi: 19/03/1993 Resmi Gazete Sayısı: 21529 BİRİNCİ KISIM : Amaç, Kapsam, Dayanak

Detaylı

Karıncalar. Karıncaların vücutları diğer böceklerde olduğu gibi üç kısımdan oluşur: 1. baş 2. göğüs 3. karın (kuyruk kısmı) baş (Kopf)

Karıncalar. Karıncaların vücutları diğer böceklerde olduğu gibi üç kısımdan oluşur: 1. baş 2. göğüs 3. karın (kuyruk kısmı) baş (Kopf) Karıncalar Karıncalar, böcekler familyasına aittirler. Dünyada on binin üzerinde karınca türü vardır. Avusturya da ise yüz karınca türüne rastlanır. Organize koloniler (gruplar) halinde, toprağın altında

Detaylı

ORMAN YANGIN DAVRANIŞINA GİRİŞ

ORMAN YANGIN DAVRANIŞINA GİRİŞ Orman Koruma Dersi ORMAN YANGIN DAVRANIŞINA GİRİŞ Prof. Dr. Ertuğrul BİLGİLİ Ekim 2014 1.2. Orman Yangını Tanımı Orman yangını, çevresi açık olması nedeniyle serbest yayılma eğiliminde olan ve ormandaki

Detaylı

Yönler ve Yön Bulma. Yönler ikiye ayrılır.

Yönler ve Yön Bulma. Yönler ikiye ayrılır. Yönler ve Yön Bulma Nerede olduğumuzu anlatmak, bir yeri bulmak veya bulunduğu yeri tarif edebilmek için yönleri kullanırız. Yön, belli bir noktaya göre, bir yerin bulunduğu taraftır. Evimizin, okulumuzun,

Detaylı

YGS Yönetimine Ormancılık Perspektifinden Bakmak. (Ormancılıkta Yaban Hayatına Yer Vermek) I. Bölüm

YGS Yönetimine Ormancılık Perspektifinden Bakmak. (Ormancılıkta Yaban Hayatına Yer Vermek) I. Bölüm YGS Yönetimine Ormancılık Perspektifinden Bakmak (Ormancılıkta Yaban Hayatına Yer Vermek) I. Bölüm YGS yönetimi; Hedef, prensipler,araçlar,gerekli şartlar ve detaylar Hedef: EtkinYGS yönetimi Prensip:

Detaylı

SERT ÇAMLARDAN TÜRKİYE DE DOĞAL OLARAK YETİŞENLER

SERT ÇAMLARDAN TÜRKİYE DE DOĞAL OLARAK YETİŞENLER SERT ÇAMLARDAN TÜRKİYE DE DOĞAL OLARAK YETİŞENLER Pinus sylvestris: Sarıçam Pinus nigra: Karaçam Pinus brutia:kızılçam Pinus halepensis: Halep çamı Pinus pinea: Fıstık çamı Pinus sylvestris: Sarıçam Kuzey

Detaylı

KUTUPLARDAKİ OZON İNCELMESİ

KUTUPLARDAKİ OZON İNCELMESİ KUTUPLARDAKİ OZON İNCELMESİ Bilim adamlarınca, geçtiğimiz yıllarda insan faaliyetlerindeki artışa paralel olarak, küresel ölçekte çevre değişiminde ve problemlerde artış olduğu ifade edilmiştir. En belirgin

Detaylı

İşletmesinde Toz Problemi TKİ. OAL. TKİ Maden Müh.

İşletmesinde Toz Problemi TKİ. OAL. TKİ Maden Müh. TKİ. OAL. İşletmesinde Toz Problemi TKİ Maden Müh. 1) Giriş Henüz, Türkiye'de kömür ve metal ocaklarında teneffüs edilebilir toz kontrolü yapılmamaktadır. Bu alandaki çalışmaların önemi gün geçtikçe daha

Detaylı

ÇAMLIDERE (ANKARA) NEOJEN SİLİSLEŞMİŞ AĞAÇLARI PALEOEKOLOJİ-PALEOKLİMATOLOJİ

ÇAMLIDERE (ANKARA) NEOJEN SİLİSLEŞMİŞ AĞAÇLARI PALEOEKOLOJİ-PALEOKLİMATOLOJİ ÇAMLIDERE (ANKARA) NEOJEN SİLİSLEŞMİŞ AĞAÇLARI PALEOEKOLOJİ-PALEOKLİMATOLOJİ Mehmet Sakınç*, Aliye Aras**, Cenk Yaltırak*** *İTÜ, Avrasya Yerbilimleri Enstitüsü, Maslak/İstanbul **İ.Ü. Fen Fakültesi, Biyoloji

Detaylı

Dünya üzerindeki herhangi bir yerde Güneş in tam tepe noktasında olduğu an saat 12.00 kabul edilir. Buna göre ayarlanan saate yerel saat denir.

Dünya üzerindeki herhangi bir yerde Güneş in tam tepe noktasında olduğu an saat 12.00 kabul edilir. Buna göre ayarlanan saate yerel saat denir. Mart 30, 2013 Yerel Saat Dünya üzerindeki herhangi bir yerde Güneş in tam tepe noktasında olduğu an saat 12.00 kabul edilir. Buna göre ayarlanan saate yerel saat denir. Yerel saat doğuda ileri, badda geridir.

Detaylı

Stres Koşulları ve Bitkilerin Tepkisi

Stres Koşulları ve Bitkilerin Tepkisi Stres Koşulları ve Bitkilerin Tepkisi Stres nedir? Olumsuz koşullara karşı canlıların vermiş oldukları tepkiye stres denir. Olumsuz çevre koşulları bitkilerde strese neden olur. «Biyolojik Stres»: Yetişme

Detaylı

Tarımsal Meteoroloji. Prof. Dr. F. Kemal SÖNMEZ 23 EKİM 2013

Tarımsal Meteoroloji. Prof. Dr. F. Kemal SÖNMEZ 23 EKİM 2013 Tarımsal Meteoroloji Prof. Dr. F. Kemal SÖNMEZ 2 EKİM 201 Prof. Dr. Mustafa Özgürel ve Öğr. Gör. Gülay Pamuk Mengü tarafından yazılan Tarımsal Meteoroloji kitabından faydalanılmıştır. Hava ve İklim ile

Detaylı

BUĞDAY PİYASALARI ve TMO

BUĞDAY PİYASALARI ve TMO BUĞDAY PİYASALARI ve TMO 01.04.2016 1 DÜNYA BUĞDAY DENGE TABLOSU Dünya buğday üretimi üç yıl üst üste rekor seviyelerde gerçekleşti, stoklar yükseliyor (Milyon Ton) 800 700 600 500 400 300 200 100 0 699

Detaylı

CUPRESSUS L. Serviler

CUPRESSUS L. Serviler CUPRESSUS L. Serviler Bu cinsin Kuzey Amerika, Oregon, Meksika, Akdeniz den Himalaya ve Çin e kadar yaklaşık 20 türü var. Herdem Yeşil ağaç ve çalılar. Sürgünler dört köşeli, yahut yuvarlakça. Yapraklar

Detaylı

KAHRAMANMMARAŞ ANDIRIN KIZILÇAM ORMANLARINDA AKDENİZ ÇAM KABUK BÖCEĞİ (Orthotomicus erosus WOLL) NE KARŞI FEROMON DENEMESİ

KAHRAMANMMARAŞ ANDIRIN KIZILÇAM ORMANLARINDA AKDENİZ ÇAM KABUK BÖCEĞİ (Orthotomicus erosus WOLL) NE KARŞI FEROMON DENEMESİ Fen ve Mühendislik Dergisi 2001, Cilt 4, Sayı 1 86 KAHRAMANMMARAŞ ANDIRIN KIZILÇAM ORMANLARINDA AKDENİZ ÇAM KABUK BÖCEĞİ (Orthotomicus erosus WOLL) NE KARŞI FEROMON DENEMESİ Selçuk İNAÇ KSÜ, Orman Fakültesi,

Detaylı

KAVAK VE HIZLI GELİŞEN TÜRLER

KAVAK VE HIZLI GELİŞEN TÜRLER KAVAK VE HIZLI GELİŞEN TÜRLER Populus nigra Dr. Süleyman GÜLCÜ - 2008 1 Fidanlık Bakımları Yabancı ot mücadelesi Sulama Gübreleme Tekleme Budama Dr. Süleyman GÜLCÜ - 2008 2 Yabancı ot mücadelesi(mekanik

Detaylı

BETULACEAE. Alnus cinsleri vardır.

BETULACEAE. Alnus cinsleri vardır. BETULACEAE Jeolojik devirlerde daha fazla sayıda cins ve türlere sahip olan bu familyanın, bugün 6 cins ve bu cinslerin kışın yaprağını döken 100 kadar türü, Kuzey Yarımkürenin ılıman ve serin bölgelerinde

Detaylı

GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ KONUMU, SINIRLARI VE KOMŞULARI:

GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ KONUMU, SINIRLARI VE KOMŞULARI: GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ KONUMU, SINIRLARI VE KOMŞULARI: Ülkemizin güney doğusunda yer alan bölge nüfus ve yüzölçümü en küçük bölgemizdir. Akdeniz, Doğu Anadolu Bölgeleriyle, Suriye ve Irak Devletleriyle

Detaylı

Türkiye'de Tarım. İnsanların toprağı işleyerek ekme ve dikme yoluyla ondan ürün elde etmesi faaliyetine tarım denir.

Türkiye'de Tarım. İnsanların toprağı işleyerek ekme ve dikme yoluyla ondan ürün elde etmesi faaliyetine tarım denir. Türkiye de Tarım Türkiye'de Tarım İnsanların toprağı işleyerek ekme ve dikme yoluyla ondan ürün elde etmesi faaliyetine tarım denir. Türkiye Topraklarından Yaralanma Oranları Topraklarımızdan faydalanma

Detaylı

Ekosistem Ekolojisi Yapısı

Ekosistem Ekolojisi Yapısı Ekosistem Ekolojisi, Ekosistemin Yapısı Ekosistem Ekolojisi Yapısı A. Ekoloji Bilimi ve Önemi Ekoloji canlıların birbirleriyle ve çevreleriyle olan etkileşimlerini inceleyen bilim dalıdır. Günümüzde teknolojinin

Detaylı

Fezalar Eğitim Kurumları MSO 2013. Matematik ve Fen Bilgisi Olimpiyatı 6. SINIF AÇIKLAMALAR. Bu soru kitapçığında, çoktan seçmeli 40 soru vardır.

Fezalar Eğitim Kurumları MSO 2013. Matematik ve Fen Bilgisi Olimpiyatı 6. SINIF AÇIKLAMALAR. Bu soru kitapçığında, çoktan seçmeli 40 soru vardır. GROUP A M S O Fezalar Eğitim Kurumları Matematik ve Fen Bilgisi Olimpiyatı (23 ŞUBAT 2013, CUMARTESİ) 2 0 1 3 6. SINIF AÇIKLAMALAR Bu soru kitapçığında, çoktan seçmeli 40 soru vardır. Matematik bölümünün

Detaylı

BUDAMA. Prof. Dr. İbrahim TURNA. KTÜ Orman Fakültesi Silvikültür Anabilim Dalı, Trabzon

BUDAMA. Prof. Dr. İbrahim TURNA. KTÜ Orman Fakültesi Silvikültür Anabilim Dalı, Trabzon BUDAMA Prof. Dr. İbrahim TURNA KTÜ Orman Fakültesi Silvikültür Anabilim Dalı, Trabzon BUDAMA 1. Ağaç gövdeleri üzerindeki kuru, kısmen de yaşayan (yeşil) alt dalların belli esaslara uyularak kesilip uzaklaştırılmasına

Detaylı

Kimyasal savaş nedir?

Kimyasal savaş nedir? KİMYASAL SAVAŞ Kimyasal savaş nedir? Tarımsal savaş; zararlı popülasyonlarını ekonomik zarar eşiği altında tutmak amacıyla kimyasal bileşiklerin kullanıldığı tarımsal savaş yönetimidir. Tarihçesi M.Ö 12.

Detaylı

Fotovoltaik Teknoloji

Fotovoltaik Teknoloji Fotovoltaik Teknoloji Bölüm 3: Güneş Enerjisi Güneşin Yapısı Güneş Işınımı Güneş Spektrumu Toplam Güneş Işınımı Güneş Işınımının Ölçülmesi Dr. Osman Turan Makine ve İmalat Mühendisliği Bilecik Şeyh Edebali

Detaylı

Makroskobik Özellikleri Şapka

Makroskobik Özellikleri Şapka Mycena rosea Sınıf Takım Familya : Basidiomycetes : Agaricales : Tricholomataceae Makroskobik Özellikleri Şapka 2-5 cm çapında, genç evrede konik iken, sonradan yaygınlaşır ve umbosu kalır. Şapka donuk,

Detaylı

İKLİM ELEMANLARI SICAKLIK

İKLİM ELEMANLARI SICAKLIK İKLİM ELEMANLARI Bir yerin iklimini oluşturan sıcaklık, basınç, rüzgâr, nem ve yağış gibi olayların tümüne iklim elemanları denir. Bu elemanların yeryüzüne dağılışını etkileyen enlem, yer şekilleri, yükselti,

Detaylı

128 ADA 27 VE 32 PARSEL NUMARALI TAŞINMAZLARA YÖNELİK 1/5000 ÖLÇEKLİ AÇIKLAMA RAPORU

128 ADA 27 VE 32 PARSEL NUMARALI TAŞINMAZLARA YÖNELİK 1/5000 ÖLÇEKLİ AÇIKLAMA RAPORU AKÇAKALE KÖYÜ (MERKEZ/GÜMÜŞHANE) 128 ADA 27 VE 32 PARSEL NUMARALI TAŞINMAZLARA YÖNELİK 1/5000 ÖLÇEKLİ NAZIM İMAR PLANI AÇIKLAMA RAPORU 2016 AKÇAKALE KÖYÜ-MERKEZ/GÜMÜŞHANE 128 ADA 27 VE 32 NUMARALI PARSELLERE

Detaylı

SEZONU ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI REKOLTESİ TAHMİN RAPORU

SEZONU ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI REKOLTESİ TAHMİN RAPORU 2008-2009 SEZONU ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI REKOLTESİ TAHMİN RAPORU 2008 2009 Türkiye zeytin ve zeytinyağı rekoltesi tespit çalışmaları İzmir Ticaret Borsası koordinatörlüğünde İzmir Ticaret Odası, Ege İhracatçı

Detaylı