yakaladılar. Başındaki yazmanın Dalı var çiçeği yok Sanma ki ben geçerim Senden geçeceğim yok.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "yakaladılar. Başındaki yazmanın Dalı var çiçeği yok Sanma ki ben geçerim Senden geçeceğim yok."

Transkript

1 SİS YOLCULUĞU 12 eylül 2003 de Gezici Eylül Projesini gerçekleştirmek üzere ODTÜ den yola çıkan Mavi Otobüse avucumda yağmur damlaları, gözlerim boş, içimde nereye estireceği belirsiz suskun bir rüzgarla binmiştim. Erzurum a 80 km uzaklıkta Erzurum- Muş yolu üstünde, çıplak dağlarla çevrili 60 haneli bir köye, Gölçayır köyüne girdik ilk. Çorak, suyu, kanalizasyonu olmayan, elektriği ikide bir kesilen bir köydü burası yılında kurulmuş. Okuma-yazma oranı çok düşük olan köyde bugüne kadar ancak iki kişi yüksek öğrenim görmüş. Kış hazırlıkları nerdeyse bitmiş. Köy sarıya kesmiş. Ekinler sarı, toprak sarı, dağlar sapsarı. Tezekler yığılmış, buğdaylar biçilmiş, hamurlar kesilmiş, kurutulmuş gıdalar torbalanmış. Köy okulunun arkasından ekibimizi süzen ay yüzlü mavi gözlü kadınla, iğne oyalı kara yemenisini boynundan başına çekerken karşılaştı gözlerim. Kadın kadınayız. Şu anda yetişkin erkek yok köyde. Köyün erkekleri baharda geçici işçi olarak inşaatlarda çalışmaya gitmiş. Tarlalar kadına, çocuğa kalmış. Su yok tarlada. Buğday arpadan başka ne ekilir ki? İşte bir de inek, koyun, manda var. Çocuklar erkenden malları yaydı, okuldalar şimdi. Kadın tedirgindi, emanet duruyordu yerinde. Sıkıntım var. Bebeğim ateş olmuş yanıyor... Doğdu doğalı hastalık bırakmadı yakasını. İlçeye sağlık ocağına götürek de nasıl... ne araba var, ne kimse... Kadın ne bebeğin yıkanan giysilerini bezlerini gece dışarıda bırakmış, yıldızlara göstermiş, ne de beşiğini boş sallamış. Nazardan korunsun diye beşiğinin başına sarımsak asmış, yine de bahtını açamamış. Bir bebek çığlığı toz etmişti kadını. Göğe gri bulutlar yığılıyordu. Sarı tepeler gölgelenmişti. Gölçayır ilköğretim okulunun mavisi tutmamış dersliklerinde, çatlak kara tahtasında, rengi kaçmış duvar panolarında, kırık camında sarı köyün sarı defteri yazılmış. Süt sağan eller kalem tutmuş, toprak kokan parmaklar hesap cetvelinin tozlu boncuklarını saymış. Okulun 69 öğrencisinin 32 si kız, 37 si erkek. 3 derslik okulda 3 vekil öğretmen 5. sınıfa kadar eğitim veriyordu. Çivit mavisi bir derslikte toplaştık. 6. sınıf öğrencisi Kamile nin karşılaşma konuşması yurttaşlık bilgisi ydi bize. Geçen yıl ben de bu okulda okudum. Bu yıl eğitimime Köprüköy YİBO da devam edeceğim. Eminim ki çoğu kız arkadaşım bu dediğime inanmadı. Neden mi? Çünkü yaşadığımız bölgede kız çocuklarını okutmak adet değildir. Bir zamanlar kız çocukları ya hiç okutulmazdı, ya da 3. sınıfa kadar okutulurdu. Şimdi ilköğretim 8 yıl. Okulumuz 5. sınıfa kadar eğitim veriyor, Evleri toprak damlı, uydu antenli; bulutlardan başka dostu geride kalan 3 yıl Köprüköy de olmayan susuz, ağaçsız, sapsarı bir köy: Gölçayır köyü. okumamız gerekiyor. Ailelerimiz bizi yabancı yerlere göndermek istemiyorlar. Oysaki biz okumak istiyoruz. Büyüklerimiz gibi cahil olmak istemiyoruz. Bizim erkek çocuklardan farkımız ne?

2 Öğretmenler moralsiz. Köyde 30 yaşın üstündeki nüfusun % 90 ı okumamış. Anne- babaların çocuklarının eğitimine ilgisizliği, okulla iletişimlerinin zayıflığı bu okulun da temel sorunlarından biri. 6. sınıftan itibaren yatılı ilköğretim bölge okuluna kaydolan çocukların çoğu kış boyunca okula gitmiyor, mayıs ayında birkaç hafta okula devam edip karne alıyorlarmış. Lise ise Kaf Dağının ardıymış. Bu yıl liseye sadece 2 öğrenci kaydolmuş, 10 köy okulu mezununun ancak 1 i YİBO ya gidiyormuş. Ayşe, Elif, Fatma kınalı parmaklarıyla sağlık ocağı binasını gösterdiler, Bina var ama içi boş... dediler. Elif le Fatma hemşire olup sağlık ocağını gece-gündüz açık tutacaklarmış. Ayşe nin düşü ise Bursa ya göçmek, orada hemşire olmak. Yakınlarımız Bursa da. Babam da yazları çalışmaya oraya gidiyor. Biz burada yalnız kalıyoruz. Ayşe yaz günlerinde koyunlarla düşüp kalkmış. Elimi tuttu, dedesinden duyduğu bir koyun masalını anlatmaya başladı: Sürüden ayrılan gebe bir koyun yolunu kaybetmiş. Bir kulübeye sığınmış, yavrulamış. Her gün çayıra gidip memelerini sütle doldurur, kulübeye dönermiş, yavruları korkmasın diye içeri girecekken bir tekerleme söylermiş. Bir gün anne yerine sinsi bir kurt aynı tekerlemeyi söylemiş, kulübeye girmiş, yavruları yemiş. Acılı anne kadıya gitmiş, kurdu şikayet etmiş. Kadı anneyi haklı bulmuş. Kurdu çağırmış, karnını kesmiş, yavruları çıkarmış. Yavrular sevinçle annelerine koşacağı yerde, surat asmışlar, oyunumuzu bozdun diye bağırmışlar. Masaldan sonra Ayşe, Elif, Fatma dilleri köküne kadar dışarıda, parmaklar kulaklarda salkım saçak Veeevvv... diye gülüştüler ve cüz oyunu için birer köşe tuttular. Gözleri gönüllülerin yaratıcı drama için halka yaptığı arkadaşlarına takıldı birden. Koştular, açıktaki elleri Gölçayır Đ.Ö.O unun çivit mavisi dersliğinde... yakaladılar. Başındaki yazmanın Dalı var çiçeği yok Sanma ki ben geçerim Senden geçeceğim yok. Derslikler köylüler, öğretmenler, öğrencilerle doldu. Havada dönen topaçlara, parmak ucunda çakan ışıklara, bahçede uçan frizbilere haset gözlerle bakakaldılar. 32 kişilik ekibimiz köy programına Öğretmen Mehmet in evindeki nefis öğle yemeğiyle noktayı koyarken köylüler ve çocuklar ağaçsız, yemişsiz köylerine geri döndüler. Çocuklar sabırsız, kendilerine hediye TÜBİTAK kitaplarıyla oturdular ekin demetlerine, taşlara, malların başına. Buğdayın, tarlalara dadanan karganın, çıplak dağların bilgisine Kaşifler in, Bilgisayar ın, Genler in... ezberini karıştırdılar. Ayran çorbasının rehavetiyle Aras nehri boyunca nasıl gittik, sarp, bozkır dağları nasıl aştık bilinmez, gözümüzü açtığımızda Sarıkamış taydık. Gri bulutlar yağmuru toplamış, dökülmek son damlaya kalmıştı. İki yıl önce ziyaret ettiğimiz Taner Baran PİO da cumartesi olduğu için öğrenci yoktu ama geldiğimizi duyan yöneticiler beş-on dakika geçmeden okula varmışlardı. Yepyeni korkuluklu ranzalı temiz yatakhaneleri, derslikleri, güncel kitaplar eklenen kütüphaneyi, yeni boyanan koridorları

3 gezdik. Kız öğrenci sayısındaki artışla her yıl duvarları yıkılıp genişletilen kızlar yatakhanesinin umut öyküsünü dinledik. 2 yıl önce 15 olan kız öğrenci sayısı geçen yıl 76 ya ulaşmış, bu yıl da 100 ü aşması bekleniyormuş. Yeniden mavi otobüse doluşuldu. Bu kez rotamız Kars- Arpaçay ı gösteriyordu. Yine bitmez tükenmez dağlar, dağları bölen sissi örtüler, bozkırdı manzaramız. Arpaçay YİBO 1976 da 320 öğrenci kapasiteli olarak kurulmuş. Şimdi 566 öğrencisi, 19 öğretmeni, 4 ana blokta 13 dersliği, 1 kütüphanesi, 2 teknik-iş atölyesi, ÇAS, voleybol, basketbol ve futbol sahası var. Bu okulda ilk elini tuttuğum kızın gözlerine baktım hemen, yeşil, duru bir göl saklıydı gözlerinde. Tombul yanaklı, yaşıtlarından iri görünümlü, dümdüz saçlı bir kızdı Elif. 5. sınıfı okul birincisi olarak bitirmiş. Babası çiftçi. Bir ağabeyi okumuş, öğretmen olmuş, kısa süre öğretmenlik yapmış, sonra askere gitmiş. Ablası 6 yıldır üniversite sınavlarına giriyormuş. Ağabeyim öğrenciler beni dinlemiyor, diyor. Askerden sonra öğretmenlik yapmayacakmış. Ablam da kafayı avukatlığa takmış. Bu yıl sosyal bilgiler öğretmenliğini kazandı, yine duydum, gitmeyecekmiş. Herkes okul kazanmayı beceremez. Bizimkiler bulmuş bunuyor. Bizim ailede bir sakatlık mı var? Bunlar beni çok üzüyor. Elif in gözlerinin damlası denizmiş meğer. Ailesini anımsarken, sevdiğini söylerken, babası kaza geçirmiş komşu kızına sarılırken, ertesi günkü ayrılığımızı düşünürken denizler boğuyordu bizi. Benim bir ineğim var. Adı Bozkır. O da benim gibi duygusal...yavrusu sıcak bir günde ansızın ayakta öldü. Ayakta öylece kaldı zavallı... Bozkır günlerce ağladı. Komşumuzun danasını aldık, yanına koyduk. Hiç yanaşmadı. Ölen dananın postunu ötekinin üstüne geçirip yavaş yavaş yakınlaştırdık. İtekledi, kokladı, tepeledi önce. Şimdi ona da alıştı. Emel, Elif in sınıf arkadaşı. Onlar 4 kardeş. Emel, Alişan, Ebru Gündeş hayranı. Tatilde sabahtan akşama TV seyrettim. Türkan Şoray lı Hülya Koçyiğitli eski Türk filmlerine bayılıyorum, abla. Yaz tatili bittiği yatılı okula geldiği için sevinçli. Yatakhane eğlenceleri için evden ayrılığa dayanılır. Benim sesim de güzel ama bizim okulun en iyi sesli kızı Havva. Her akşam konser var yatakhanede. Eda nın bu okulda ilk günü. 6. Sınıfa köy okulundan iki kız arkadaşıyla gelmiş. Babam otuz yaşlarında öldü. Ateşli hastalıktan... doktora götüremedik. Abim lise ikide yatılı okuldan kaçtı. Öğretmeni kalbini kırmış. Şimdi askerde. Annem tarlada çalışıyor, hayvanlara bakıyor. Ben okula geldim şimdi, işi arttı. Yemeği yapardım, malları yayardım, süt sağardım. Annem param yeterse çoban tutacağım, dedi. Tutar mı, bilmem...tutamazsa... iş çok ağır...hastalanır garip annem. Belki de ölür ben gitmeden. Beli çok ağrıyordu bıraktığımda. Ağrısı öyle çokmuş ki, gözünden yaş geliyordu. Annesi söz vermiş Eda ya... meslek sahibi olana kadar okutacakmış kızını. Eda kimbilir dercesine avuçlarını ters çevirmiş nemli gözleriyle gülümsemeye çalışıyordu. Öznur 4 kardeşin küçüğü. Tarihi çok seviyormuş. Ben sevmeyeyim de kim sevsin. Tarih kitabı gibi bir dedem var. Savaşları, Atatürk ü defalarca ondan dinledim. Yaşı yüzden fazla. Üç eşi var. 2 ninem, dedemle birlikteler şimdi. Üçüncüsü dedeme kızdı, oğlunun yanına döndü geçen yıl. Bir amcam var, biliyor musunuz? Onu hiç görmedim. Okumamış, İzmit e gitmiş küçük yaşta. Sonra da ailesiyle Arpaçay da bir ders arası. Öznur, Aslı, Elif...yanımda.

4 görüşmemiş. Ara sıra haber gelir, lafı geçer. Merak ederim amcam nasıl biri? Amcamın adı geçmesin, hemen üçüncü sınıfa kadar okumuştu diye başlarlar söze. Başka özelliği yokmuş gibi hep aynı şeyi söylerler. Esrarengiz bir film seyretmeyeyim şıp diye amcam gelir aklıma. Ben de gitsem bir gün büyük şehre, diye düşünürüm, bunalınca. Annem amcanın kanı mı var kız sende, der. Dilimde gitmek var da, bakma, gidemem, annemi de alırım gidersem. Öznur un aklı hala yayla günlerinde.yaylada elektrik yokmuş. Tepeliğe çıkar, öteki kızlarla yıldızlara ve uzaktaki Ermenistan ışıklarına bakarlarmış. En çok o evlerde neler yaşandığını hayal ederim. Yaylada en zevkli şey yıldızların altında saklambaç oynamak. Yaylada hava kararmasın, dayım sazını kapar, sırayla türkü okuruz. Uykusu gelen yıldızların altında horlamaya başlar. Peynir, kaymak yapmayı öğrendim bu yaz. Sınırdaki mayın tarlasına girdi ineğimiz. Mayın patladı, parçalandı. Necla da okula köy okulundan yeni gelenlerden. 6. sınıf öğrencisi. Anne babasının tek kızı. Dede, nine ve halalarıyla bir evde yaşıyorlar. Okulda ilk gününü ve gecesini geçirmiş henüz İlk gün göz yaşlarım sicimdi. Gece oldu, yattık, düşümde annemi gördüm. Hemen koşup anne, diye bağırdım, sarıldım. Annem ellerimi tuttu, dayan kızım, alışırsın, dedi. Bu sabah daha iyiyim, dünkü gibi ağlamadım. Necla yatılı okula alışabilirse liseyi de okuyacak, üniversiteyi de. Alışır mıyım abla? Edebiyat etkinliğimiz Marc Chagall ın köy yaşamını simgeleyen kuşlu, inekli, eşekli, çiçekli masalsı resimlerinden kendi öykülerimize uzanan sihirli bir yolculuktu. Ay, kuş, çiçek figürlü resim dimdik saçlı bir çocuğa kendi ay korkusunu anımsatmıştı. Dolunaydan korkarım ben. Dışarı çıkamam. O zaman Aydan Korkan Çocuk Öyküsünü düşünelim mi? Başlar sıraya konuldu, herkes düşünceye yattı... İlk kalkan parmak dik saçlının: Dolunaylı bir geceymiş. Babası çocuğa ayı seyredelim, demiş. Çocukta ay korkusu varmış. Ay üstüne düşecek, yakacak sanıyormuş. Babası onu elinden tutmuş, masal anlata anlata ayın altında dolaştırmış. Çocuk masala kendini kaptırmış, bir saat ayın altında gezinmiş. Kötü bir şey olmadığını görmüş, rahatlamış, babasının dizinde uyuyakalmış. Chagall hiç düşünmüşmüdür, aydan korkan bir köy çocuğunun Mavi Peysaj adlı resmine bakıp öykü yazabileceğini... Doğukan 6. sınıf öğrencisi. Geçen yıl sınıf birincisi olmuş. Gözlüklü. Okumayı 5 yaşında halasından öğrenmiş. Babası okumaya meraklıymış, birkaç yıl önce açık öğrenimi kazanmış ama devam etmemiş. Doğukan kitap okumayı çok seviyor, eline ne geçerse okuyormuş. Kara kuvvetlerine girmek en büyük düşüm. Gece eğlencesinde herkes dans eder, oynarken Doğukan put gibi duruyordu.. Dansa çağıran ellerin ısrarı salondan geri adımlarla kaçırttı onu. Dışarıda üşüdü, salona geri döndü, Bilim Çocuk Dergisini açtı önüne. Gürültülü müziğe bana mısın demeden her satırı yudum yudum içerken, kapadı çıkmaz sokağını gelene geçene. Dünya yıkılsa umrunda değil Doğukan ın. O Bilim Çocuk un büyülü dünyasında bir yolculuğa çıkmış...

5 Sabaha Arpaçay dan Ardahan a düşmüştü yolumuz. Kıvrıla kıvrıla akan ırmak, ırmak boyunda kaz sürüleri, bozkırlardan yeşilin tonlarına değişen başı dumanlı sıra dağlar... Ardahan YİBO nun eski binası kavak ağaçlarının arasına kurulmuş. Dört katlı yeni bina ise eskinin yanına inşa edilmiş. Okulda ilk günler öğrencinin henüz 100 ü gelmiş okula. Aileler yaylalardan inmedikleri için iş gücünden yararlandıkları çocukları henüz okula göndermemişler. Okulun hazırlıkları da tamamlanmamış zaten. Duvar boyaları yenilenmemiş, sıralar toz içinde, sınıf kitaplıklarının camları, kilitleri kırılmış, haritaların tahtaları kopmuş. Okul kütüphanesindeki kitapların çoğu baskısı. MEB in baskısı kitapları, ansiklopediler ve milli eğitim mevzuatları doldurmuş tozlu rafları. Atletizmde başarılı öğrenciler çıkmış bu okuldan. Meryem ve Zeynep ikizler gibi. Koşmada okul birincilikleri almışlar ama babaları izin vermediği için okul dışı yarışmalara katılamamışlar. Göle YİBO dan çıkan dünya 6. sı atletin başarısı kızların hayallerine düşmüş. Babam karışmasa biz de onun gibi, Süreyya Ayhan gibi olurduk... Ezik bir gülümseyiş takılmıştı dudaklarının kıyısına. İkizlerin kısacık yaşamlarına sığan acıları olduğunu öğrendim sonra. Üç ağabeyi derede yüzmek isterlerken boğulmuşlar. Biri yazda, ikisi ilkyazda. Yaşamlarının baharında... Meryem ağabeylerinin hüznünü yaşarken şişman bir kız, 5 kardeşim öldü benim, diyerek sokuldu aramıza. 8 kardeşlermiş. 3 ağabeyi sarılık olmuş. Ablaları ateşlerde yanmış, titreten soğuklarda donmuş, bir sabah kaskatı kesilivermiş. Meryem in sözlerini beynime işlemeye çalışırken bu kez kara, dalgalı saçlı, kıvrık kara kirpikli bir kız Benim de kardeşim kuyuya düştü, boğuldu. Kuyunun bütün suyunu yutmuş, demez mi? Nasıl kopmuş, nasıl uzaklaşmıştım bilmiyorum, kazları Ardahan da Meryem ve arkadaşı hemen okuyacağız, dedikleri kitaplarıyla... konuşan cıvıltılı seslerin arasında bulmuştum birden kendimi. Bizim kaz yavrularına uçmayı öğretirken ben de kollarımı açtım, yanlarından koştum. Benim kazımın adı Alev di... Dedemin köyüne on günlüğüne gitmiştim, döndüğümde kazımı kesmişlerdi. Benim bir kazım var. Adı Uykucu. Gagasını boynuna saplar uyur hep. Şimdi de uyuyordur. Kazlar yavrularıyla gezer. Dokunursan seni parçalar, abla... Bizim kaz hep çeşme başında dolanır. Bizim çeşme uğurlu çeşme. Yağmur yağmadığı zaman burada toplanır, yağmur duası eder babalarımız... Ardahan YİBO yöneticilerinin yeteri kadar yatılı çocuğu okula getiremeyişleri nedeniyle akşamüstü ve gece etkinliklerimizi yapmamızı engellemiş, geceyi program dışı bir kararla Şavşat ta geçirmeye karar vermiştik.

6 Yeniden doluştuk otobüsümüze. Ardahan- Şavşat yolunda ilerlerken önce 2650 metre yükseldik. Sedir ve ladin ormanları arasındaki hiç çivi kullanılmadan yapıldığı söylenen yayla evlerini, şırıl şırıl akan suları, dağlarında tülsü buğuların dans ettiği derin vadileri, yağmurun çamsı kokusuyla doldurduk belleğimize. Samanyoluna uzanan bir keçi yokuşuydu okulun yolu. Şavşat YİBO yeşilin türküsünü dilinden düşürmeyen yüksek mi yüksek dağların eteklerinde 2000 yılında kurulmuş. 190 ı kız, 110 u erkek 300 öğrencili bir okul. Öğretmenlerin hepsi erkekmiş. Fen laboratuarı, çok amaçlı salonu, bilgisayar laboratuarı varmış. Şavşat Ahmet Fevzi PİO nun öğrencileriyle, ilçenin en büyük ilköğretim okulu Atatürk İÖO nun başarılı öğrencileri de sabahtan minibüsle Köprüyaka ya etkinliklere katılmak için geldiler. Sabah okul bahçesinde çember çeviren kızlara karışamayan Kübra ya takıldı ilk gözüm. Çilli, duru beyaz yüzlü, siyah saçlı, lacivert gözlü bir kızdı. Elleri yumuşacık, teni ipeksiydi.fiyonklu tokaları, dantel yakası ve tertemiz mavi yeni formasıyla, kolu, eteği sökük, toza bulanmış formalı, dağınık saçlı çocukların içinde bir süs biblosuydu. Annesi kuran kursu öğretmeni, babası imammış. Babası Kübra için Ankara dan kitap getirtirmiş. Ressam Hasan ı yeni okudum. 3. sınıf öğrencisi Kübra nın tam 69 kitabı varmış. Duaların çoğunu öğrenmiş. Kapıdan sağ ayağıyla ve duayla çıkarmış. Hiç gülmüyor, soru sormuyordu. Bu yaşta bilmediği yok tavrı oturmuştu yüzüne. Güneş dağın ardından gri bulutları aralamış, yeni uyanıyordu. Kübra nın gözlerine soktu ilk ışıklarını. Kızın gözleri yandı, yandı... duramadı karşısında, kaçtı, Chagall resimlerinden kaptıkları çağrışımları hayal dünyalarına kayboldu. taşıyan çocuklar yazıyor... Lacivert bir su damlası kaldı yerinde. Gülşen 7. sınıf öğrencisiymiş. Bu okulda yeni. Geçen yıl Şavşat ta ilköğretimi okurken imamhatip lisesinde okuyan ablasıyla aynı evde kalıyormuş. Eve kira vermiyorduk. Öğretmenler imam-hatipli yedi kız için tutmuştu. Babam eve erkek öğrencilerin de geldiğini duymuş, bir gün eve baskın yaptı, bizi alıp çıkardı. Şimdi ablam meslek lisesine gidecek. Ben de buraya geldim. Pınar dolgun yanaklı, pembe tenli, kısa perçemli bir kız. 3. sınıf öğrencisi. Babasının iki eşi varmış. Baba ilk eşiyle evliymiş, ondan 6 çocuğu varmış. Pınar ikinci eştenmiş. Aynı evde oturuyorlarmış. Pınar ilk eşe hala diyormuş. Bu yaşıma geldim, babamın bir iş tuttuğunu görmedim. Dedemin evinde oturuyoruz da kira ödemiyoruz. Annemin babasından emekli maaşı var. Onunla geçiniyoruz. Pınar ın sözü hapşırıklarla kesildi. Anan andı daa... Pınar elini yaladı, kaşlarına sürdü, çocuklar gülüştüler: Gel, kaş git kaş Anan ise düş kaş

7 İsimliğinde Çilek yazan kız ilgimi çekmişti. Babaannem koymuş adımı. Doğduğumda yüzüm çok kırmızıymış. Kızlardan birinin dedesi körmüş. Dedem kör ama bir sürü kitap yazdı. Gözleri olmayanın, kulağı, beyni büyürmüş, abla. Benim dedem kimsenin bilmediğini bilir... hepimizden hızlı düşünür. Yağmur gelmeden ıslaklığını duyar... göçmen kuşlar gelmeden kanat seslerini. Yerin bilmem kaç metre altından akan suyun şırıltısını bilir. Başak Ahmet Fevzi P.İ.O dan gelmiş. Geçen yıl masal anlatma yarışmasında birinci olmuş. Hayal gücü çok gelişmiş, derste gösterdiğim Chagall ın köy yaşamıyla ilgili resimlerinden kısa sürede bir çok öykü yaratmıştı. Kuş adam ve kemancı köy köy dolaşarak tiyatro oyunları oynadılar. Kuş, sokak kemancısının kemanına kondu. Şakımaya başlayınca kemancı şarkısını bozdu.dinleyenler onu alkışlamadı. Kemancı bir ormana çekildi. Kuş yine onu rahat bırakmadı. Sonunda kemancı kuşunu baskın sesine kemanının sesini uydurdu, yeni müzikler yaptı. Bundan sonra şarkılarını birlikte söylediler. Kemancı köy köy dolaşıp kendi şarkılarını çalar. Bir köyde Chagall ın Hokkabaz ı, bizim çocukların Kuş adamı... şarkılarının büyüsüne kapılıp dans eden kıza yakınlık duyar. Kızı yanında götürecek parası yoktur. Başka köye gitmek için ayrılırken kadının elini tutar, tekrar geleceğim, der. Gece eğlencesinde sahneye davul zurna ekibi çıkmıştı. Erkekler bir köşede deli horon çekerken, kızlar el ele tutuşmuş cilveloy oynuyorlardı. Zurnacının önünde durmuş, tüm ciddiyetini takınmış halde kağıt tutan çocuk ayakta durmayı sevdiği için orada değilmiş meğer. Zurnacı konservatuar mezunuymuş, notasız çalamıyormuş. Konservatuar diplomalı Zurnacı! Çam ağaçlarıyla örtülü, tepelerindeki sis bulutlarında hayal kahramanların dans ettiği dağ silsileleri arasından akan yeşilimsi Barta suyunu izlemeye başladı mavi otobüs. Yol ilerledikçe dağlar arasındaki taşlık alanlar, suyun yatağındaki taşlar irileşti, dingin akan yumuşak su, çağladı, taştı. Sisli örtüler dağların yamaçlarını yaladı. Gürcülerin çoğunlukta olduğu denizden 125 m yüksekteki Borçka ya kadardı yolumuz. Büyük bölümünü Karçal dağlarının kapladığı ilçede mısır, fındık, çay, domates, sebze ve meyve tarımı yapılır, inek, koyun beslenirmiş. En çok Bursa ve İstanbul a göç vermiş. 470 öğrencili,13 derslik ve 23 öğretmenli bir okuldu Borçka YİBO. Okula 3 yıl önce gelen bir beden eğitimi öğretmeni çocuklara masa tenisi öğretmiş, okul masa tenisinde önemli başarılar almış.

8 Okul müdür muavininin kızı Özge masa tenisinde Türkiye 9. su olmuş. Okulun girişindeki Gururumuz çerçevelerine matematik, resim yarışmalarında dereceler alan çocukların resimleri asılmış te Kültür Bakanlığının açtığı resim yarışmasında derece alan Emine nin anne ve babası ayrılmış. Anne kızını başlık parası için erkenden evlendirmiş, geleceğin ressamı yirmisine ulaşmadan çoluk-çocuk sahibi olmuş. Sevim laz şivesiyle konuşan, pembe yanaklı, kısa sarı saçlı, boncuk gözlü bir kız. Yazın yaylaya çıkmış. Yayla da koyun güdüp mısır toplamış. Yaylada iş sonunda eğlenceler düzenlenirmiş. Türküler söylenir, sazlar çalınır, davul zurna eşliğinde halay çekilirmiş. Sevim için gülmek, oynamakmış yaşamın anlamı. Temmuz sonunda Pancarcı şenliği yapılır... Asıl oraya gel abla... Ne güzel kurtlarımızı dökeriz... Puçuka, kete, kuymak ne bilir misiniz? Tombilis oynarız arkadaşlarla. Taşları üst üste dizeriz. Topu atıp hepsini deviren Tombilis der... Gülten 6. sınıf öğrencisi. Babası iş kazasında ölmüş. Gülten o günlerde 6 aylıkmış. Annesi ve 4 kardeşiyle amcalarının evine sığınmışlar. Evin tüm işlerini annesi yaparmış. Geliri yok, çocuklarına bakılıyor, diye annemi çalıştırıp duruyorlar. Amcamın da üç çocuğu ve karısı var. Kimse iş yapmaz. Hep annem çalışır. Gece eğlencesinde halay çeken Gülten birden guruptan ayrıldı, sandalyeye çöküp ağlamaya başladı. Yanına gittim. Annem, dedi. Ben oynuyor, gülüyorum. Annem bu saatte hala çalışıyordur. Yengem tığ işliyordur, bir kova su kaldırmıyordur. Mesut edebiyat etkinliğinde yerinde duramıyordu. Chagall resimlerinin gerçeküstü yanını alaya almış, Aaa! Horozun kafası benimkinden büyük... Aaa! Kadına bak, uçuyor... Saate bakın, ne biçim...yamyassı... diye takılıp duruyordu. Çocuklar öyküler düşünüyor, o bir türlü resimlere yanaşamıyordu. Sonunda onun alaycı sözlerinden bir ikisini çok önemli bulmuş havasında çekip aldım, o sırada oluşturmaya çalıştığımız öyküye yerleştirdim. Ne olmuşsa, birden öykünün içine girivermişti Mesut. Ataklığını öyküye küçük ayrıntılar katmada kullandı sonra. Dersten sonra peşimi bırakmadı. 6 kardeşlermiş. 4 kardeşi bu okuldaymış. Küçük kız kardeşi okula bu yıl başlamış. Mesut ders aralarında kızı buluyor, elinden tutup bahçede gezdiriyordu. Kuzu gibi sakinleşiyordu kız kardeşinin elini tutarken. Mesut un dalgasını geçtiği Gaga... Bir ders arasında yemekhanenin dışına çıkmış, iri damlalarla yağan yağmuru seyrediyordum. Mesut kardeşiyle bitti yanımda. Yaylada yağmuru görmelisiniz... Ot, çam, hayvan kokar yayla... Herkes kaçar, ben yağmurun altında iki kolumu açar döner dururum. Yağmur durur, ben de dururum. Kollarımı uzattım, kardeşiyle ikisini kucakladım. Üçümüz de sözleşmiş gibi derin nefeslerle çektik yağmurun yonca kokusunu...

9 Mesut bir süre sonra kollarımın arasından sıyrılıp kaçmıştı. Kardeşi yağmura doğru çekti beni. Tepemize düşen iri damlalara şaşkınlıkla bakarken güneş çıkıverdi birden. Havaya asılı damlaları hüüp diye yuttu. Biz bu hale gülüşürken Mesut belirdi yanımızda. Elime bir kağıt tutuşturdu. Sonra evinize yazacağım, şimdilik bunu alın, dedi ve toz oldu. Kağıdı açtım: Zizi çok seviyorum. Zizin de beni sevdiğinizi biliyorum, yazmıştı. Gözlerim yemekhane kalabalığını içti. Sırra kadem basmıştı. Mesut un kardeşiyle yağmur sonrasında sınıf öğrencisi Cevahir in heyecanı yüreğine sığmıyordu. Düşlerine dokunabileceğini hissettiği gündü bugün. Bilgisayarlar yıldızlar kadar uzak bize, derdim. Elini ayağını titreten ekibimizde bir Bilgisayar Bölümü öğrencisi ve bir öğretim üyesinin bulunduğunu öğrenmesiydi. Sertaç la Müslüm le konuştu, okula hediye ettiğimiz bilgisayarın başında uzun uzun oturdu. Bilgisayar bölümünde okumaya karar verdi. Bugün onun için çok özel bir gündü. Kağıda kaleme sarıldı, duygularını yazdığı mektubu sessizce elime verdi. Borçka da kütüphaneye hediye ettiğimiz kitaplarla çocuklar yakından ilgilendiler. Marc Chagall ın dere kıyısında oturan anne çocuk resmi çocukları köy yaşantılarına geri döndürmüştü. Çocuklar kendi öykülerini anlatmak için birbirlerinin önüne geçmeye çalışıyordu. Her öyküyü alkışlıyorduk. Ölüm-kalım adını verdikleri öykü en çok alkışlananıydı. Anne oğlunu alır, dere kenarına çamaşır yıkamaya gider. Oğlan yanına oltasını da alır. Keçileri de peşlerine takılır. Çocuk dereden bir balık tutar, çırpınan balığı çıkarmak isterken ayağı kayar suya düşer. Çocuk yüzme bilmez, çırpınır. Keçi çocuğun pantolonundan tutar, anne de kolunu çeker, kurtarırlar. Çocuk o sırada oltanın ucunda çırpınan balığı görür, onu suya atar, özgürlüğüne kavuşur. Edebiyat etkinliğinde öykü düşünen çocuklar...

10 Hopa-Arhavi-Fındıklı-Ardeşen- Rize Trabzon sahil yolundan yağmurun karıştırdığı boz bulanık ettiği denizin peşi sıra yeşil tepelerdeki meyve bahçelerini, teras şeklinde ekilmiş çay bahçelerini seyrede ede Maçka ya ulaştık. Maçka Esiroğlu YİBO yemyeşil dağlar arasındaki bir vadide kurulmuş. Dağların tepeleri sise boğuk. 350 si yatılı 410 öğrencisi, üç rehber öğretmeni varmış. Okulu İMKB yapmış. İnşaat denetimsizliğini yağmurlar başladığında kesintisiz akan çatı çakarmış ortaya. Lavaboları, tuvaletleri kirli, öğrencileri toplama bir okul Maçka YİBO. Öğretmenler, okulun yetiştirme yurdu gibi kullanıldığından yakınıyorlardı. Öğrenciler Trabzon un parçalanmış ailelerinin, yoksul ailelerinin çocuklarıymış. Aileler ekonomik koşullar ya da ayrılıklar yüzünden çocukları hafta sonları okuldan almak istemiyorlarmış. Başarı oranı düşük, davranış bozuklukları, aşırı eğilimleri olan çocuklar varmış. Babanın biri geçtiğimiz yıl söz geçiremediği oğlunu asmak istemiş, köylüler güçlükle kurtarmış. 5. sınıf öğrencisi bir kızın babası trafik kazasında ölmüş. Annesi ve 5 kardeşi köydeymişler. Aileye Trabzon da oturan amca bakacakmış. Hemşire olsam, iğne yapmayı öğrensem yeter. Anneme, kardeşlerime bakarım. Zeynep saçları kahve, gözlerinde kahve ışık kümesi gizli bir kız. Anne babası o beş yaşındayken ayrılmış. 1.5 yaşındaki kardeşine o yaşta annelik etmiş. 6 çocuğa baba bakmış. Anne İstanbul da oturuyormuş, başka çocukları da olmuş. Ayrılıktan 7 yıl sonra ilk kez şu günlerde Trabzon a gelmiş, çocuklarını görmek istemiş. Zeynep, Ölürüm, de görmem, diyordu. En zor yaşlarımda babam baktı bizi. Şimdi ayaklarımızın Zeynep... üstünde duruyoruz. Bizi kendi çıkarı için görmek istiyor. Bir de onu dinlesen...bakalım ne diyecek? Çok iyi biliyorum... Bir köşede omuzlarını büzüp oturacak, için için ağlayacak. Film Gibi programını izlemedin mi, abla? Hepsi böyle bu kadınların? Annenle şimdi görüşmezsen bu konu ömür boyu kapanmaz... Konuşun, görüşün, birbirinizi arayın... Bak, o zaman kemikleşmiş duygular nasıl da yumuşayacak? Zeynep birkaç dakika kendi içine kapandı, sonra kahverengi sürmeli gözlerini çevirdi yüzüme... Bir bakacağım, abla... ya şimdi o beni istemezse... Zeynep ya Fen Lisesine gidecek, ya da Kuran kursunu bitirecekmiş. Sınavı kazanamazsam kısa yoldan hayata atılırım. Mevlit okumayı, hatim indirmeyi öğrendim mi sırtım arkaya gelmez... Hocalar ev eve dolaşıp dua okuyor, aylığını iki milyara getiriyor... her evden bir dolu hediye de götürüyorlar. Ailesinin tüm kadınları belli bir yaştan sonra baştan ayağa kapanmışlar. Benim yaşım küçük. Birkaç yıl sonra ben de kapanacağım. Başka çare yok. Sülalede bir başı açık yok. Karadeniz burası... Okul duvarlarındaki özlü sözler bile Karadeniz kültüründen gelen tahta evleri yıkıp kentleri betona dönüştüren müteahhit kafasının eseri...

11 Zeynep in elinde bir cep telefonu vardı. Sorar bakışlarımı çabucak gördü: Ben hafta sonları kütüphanelere, çarşılara giderim, gezerim. Dini kitaplara bakarım. Haccı, peygamberlerin, evliyaların hayatlarını anlatan CD lerden alırım, izlerim. Yerim yurdum belli olmaz. Zeynep 7. sınıf öğrencileri arasında düzenlenen matematik sınavına da girmişti. Sınavım çok iyi geçti... Kazanırsan Yaz Okuluna geleceksin... Nereye? Ankara ya ve İstanbul a... İstanbul a geldiğinde görüşürüz... Kazansam ama gelemesem ne olur? Neden? Kardeşimi bırakamam.. Ben onun annesi gibiyim. Bensiz durmaz. Onu da almazlar mı? Sanmam. Kahve gözlerindeki ışık kümesi buğulanmıştı. Çalan zile koşarken arkasından bakakaldım: Bir mayıs böceğiydi o... Topraktan bir anlığına başını çıkarmış, içimi karmakarışık edip gitmişti. Chagall resimleri bu kez çocukların yakın oldukları hayvanları getirmişti dersliğimize. Deniz ördeklerini, bıldırcınlarını anımsamıştı. İki ördeği yavruyken aldık. 2 yıl baktık. Ben okuldayken Ata Park a verecekmiş babam. Süs ördeği olacak. Adlarını ben koymuştum. Biri Karpuz, öteki Kavun! Samet avcıların vurduğu, çalılıklar arasında bulduğu yaralı kuşunu özlemle andı: Amcamla baktık, yaralarına ilaç sürdük, iyileştirdik. Uçup gitmedi. Çalılardan bir yuva yaptı, iki yumurtası var. Önümüzdeki hafta sonu köye gideceğim Belki sürpriz olur, yavruları görürüm. Beyaz bir güvercin, kanadı kırık... Bahçede buldum... babam kafes yaptı... kanadını sardık. Bir gün baktım, kafes açık...uçup gitmiş. 23 Nisan da törene gitmiştik. Beyaz güvercinler saldılar havaya. Biri hep başımın üstünde döndü durdu. Baktım o. Beyaz. Adını Beyaz koymuştum. Ders arasında bahçede ilginç bir görüntü gözümü aldı. Okula malzeme getiren iri yarı, posbıyıklı minibüs şoförü, çocuklara fizik deneyleri yapan Hüseyin in Sihir gibi deneyler ama sihir, değil... deyişine kulak kabartmış, arabadan apar toplar atlamıştı. Bir sopaya geçirilmiş, karşı yüklerinden ötürü birbirini iten, üst üste binmeyen mıknatıslı halkaları birbirine yapıştırmayı ve Aferin almayı aklına koymuştu. Halkaları bastırırken pazıları kabarmış, yüzü kıpkırmızı olmuş, kıvırcık saçları Hayati! tere bulanmıştı. Çok kuvvetli olmak gerekir, di mi abi? Benimki bile yetmiyor. Güç deneyi değil mi bu? Levitron, hidrofor deneylerini yutkunarak izlerken altta kalmak istemiyor, Bizim köyde de vardır eskiden kalma böyle sihirler, abi... demeden edemiyordu. Birkaç deney daha izledikten sonra pes etmiş, 50 öğretmen yerine senin gibi bir tane olsun yeter, Bunlar pazarda satılıyor mu? Ben de alayım, kahvede yaparım, demeye başlamıştı. Beş-on dakika sonra da ilk denemelerini önünde toplaşan çocuklara yapmıştı.

12 Ben ders zilinin çağrısına uymuş okula girerken arkama baktım, o malzemeleri arabasına yüklemiş, Hüseyin le beraber köy kahvesine gitmeye hazırlanıyordu. Adı Hayati ydi. Yolumuz denizden karaya dönmüştü artık. Ertesi sabah taşsı dağları ve kimi yerde yeşillenen vadileri döne döne kesen yolları izleyerek Torul a vardık. Torul YİBO da okulun ilk haftasında sadece 25 öğrenci geldiğinden etkinliklerimizi800 öğrencili Namık Kemal İlköğretim okulunda yaptık. Okula girişte çevre binalardakiler ve çocuklar bizi tiyatro geldi, tiyatrooo... bağrışlarıyla karşıladılar. Okula yılda bir iki kere tiyatro gurupları gelir, gösterilerini sergilermiş. 5. sınıf öğrencisi Selim dersime ağzında kocaman bir çikletle girmişti. Civa gibi bir an bile yerinde duramıyordu. Her sözüme karşılık vermek için tetikte bekliyor, cümlemi bitirir bitirmez parmağı havada zıplıyordu. Chagall ın kuş adam ve kemancısını görür görmez bir tiyatro gurubunun öyküsünü kurdu. Tiyatro Gurubu bir köye gelir, insanları eğlendirir. İşleri bitince başka yerlerde eğlenmek için bekleyenleri sevindirmeye giderler: Eliyle beni gösterdi sonra. Sizler gibi... Selimlerin 3 köyü varmış. Biri dedesinin, biri babaannesinin, öteki de kendi köyü.yaz tatilinde şişme botuyla her üç köyün deresinde dolanmış. Oltasının ucuna geçirdiği pazar filesiyle kocaman alabalıklar avlamış. En iyi balık dedemin köyünde. Selim in babası kamyon şoförü. Babası kamyonun her parçasını söker, bozar, tamir edermiş. Selim in makine parçalarının büyülü sesini duyanlardan. Parçaları birleştirip alet yapmayı zevk edinmiş. Bir alet kutusu yapmış kendine, içinde yok yokmuş. Her boydan tornavida, çekiç, vida, kablo telleri, yapıştırıcılar... Pervane, lamba, uçan kanatlar yaptım. Bisikletime motor taktım, pedalsız gidiyorum... Selim in aklı fikri hiç bilinmeyen bir şeyleri keşfetmekte. Gece düşümde gördüğüm bir aleti ertesi gün yapmasam ölürüm. Düşleri, düşüncesi buluşlarla tıklım tıkış... Selim son buluşunu anlatıyor... Cebinden, okul çantasından ilk el atışta bir pikap motoru, saat dişlisi, pervane çıkıvermişti. Okusam makine mühendisi olurum da kamyoncu olursam kızmayın. Eliyle para işareti yapıyordu. Torul YİBO da kalmayı planlamışken program değişikliği gece vakti Şiran a götürmüştü bizi. Gümüşhane Şiran PİO sayısız sivri tepeli sıra dağlara bakan Dünya Bankası desteğiyle kurulmuş bir yıllık bir okul. Okulun iki binasından birinde yemekhane ve yatakhane, yüz metre ötedeki diğerinde derslikler var. Bilgisayar laboratuarı yok, CAS u var.okul resim öğretmeni olan sayılı YİBO lardan. Resim öğretmeni resme yetenekli çocukların GSL lerine yönlendirilememesinden şikayetçi. Sanat eğitimi boş eğitimdir, para kazandırmaz eğilimi varmış ailelerde. Kahvaltı kuyruğunda İlkay la tanıştım. İlkay 6. sınıf öğrencisi. Kumral saçlarını geriye doğru taramış, narin yapılı bir kız. 7 kardeşlermiş.

13 Şimdi 5 e düştük. İki kardeşim hastalandı, öldü. Neden, bilmiyoruz. Ateşlendiler, karınları ağrıdı, başlarını kaldıramadılar. Doktora yetiştiremedik. Tarlaları, babasının marangoz atölyesi varmış. Tatilimde atölyeye gittim. Temizlik yaptım, tahtaları taşıdım, talaşları torbalara doldurdum. Talaşları torba torba satar babam. İlkay tahtayı çok severmiş. Kokusuna, pürüzlerini okşamaya bayılırmış. Atölyenin arkasında kendim için tahta parçaları biriktiririm. Babam çalışırken ben de arkada minik yataklar, sehpalar, dolaplar yaparım. İlkay, ya avukat olacakmış, ya da öğretmen... Kadından marangoz olmuyor, di mi? Olsa isterim... Her yaz kuran kursuna gidiyormuş. Ev bağlama duasını biliyor musunuz? Eve dirlik, düzen gelsin diye okunur... Ben bilirim... Gelmeden evimizi okudum, üfledim. Ben yokken bir şey olmasın. İlkay yedi yaşındayken babasının dükkanı yanmış. Küçüktüm, dua bilmiyordum. Bilseydim dükkanı da okurdum.yatmadan önce, sınavdan önce, yemekten önce... mutlaka dua okurum. Geçen yıl çok çalıştığım halde matematik sınavım iyi geçmemişti. Sonra düşündüm, dua etmeyi unutmuşum. İlkay ların tarlasına bu yaz taneleri ceviz büyüklüğünde şiddetli bir dolu yağmış. Mısırlar kırılmış, fasulyeler zarar görmüş, arıların bir kısmı kaçmış, hatta ölmüş. Domuzla ayı çok buralarda. Tarlamıza girdiler. 40 mısırı yediler. Yemeklerimizi aldık, masaya oturduk. Uzun sarı saçları arkada örülü, iri gözlü, sevimli yüzlü bir kız da oturdu yanımıza. Đlkay, Gamze ve arkadaşları kütüphanelerine getirdiğimiz kitaplarla haşır neşirken... Karşıdaki çerçeve bir anı kütüphanesi çerçevesi. Kütüphane Özlem Demirel Cook ve Dr. Laverne C. Cook adına kuruldu İlkay, Bu kardeşim Neşe, dedi. Neşe gözleri tabağının içinde utangaçça gülümsedi. Bir gözü donuk. Birkaç yıl önce pancar sapı çarpmış gözüne. Doktora götürememişler. Katarakt gelişmiş. İyi okuyamıyormuş. Sınıfta dinledikleriyle öğreniyormuş. Başarısız bir öğrenci değil, dedi İlkay. Ama çok utangaç. Hep kaçıyor.

14 Neşe kıpkırmızı olmuştu. Sarıldım, yaz tatili sordum, anlattıkça yakınlaştı, başı omzuma düştü sonra. Gamze iri mavi gözlü, berrak yüzlü, sarı saçları omuzlarına dökülen çok güzel bir kız.ağabeyi Ahmet 7. sınıf öğrencisi. Babaları Torul da işçi olarak çalışırken işini kaybetmiş. Gamze parasız yatılı sınavını kazanamazsam okuyamam, demişti. Bir yıl kuran kursuna giderim. Küçük çocuklara kuran öğretmenliği yaparım. Bu berrak bakışlı, zeki kızın iki yıl içinde yaşamın rotasını çizeceğini düşünmek, önündeki sis bulutlarını dağıtamayacak kadar güçsüz olmak başımı döndürüyordu. Ağabeyi Ahmet sarıldı belime. Onun düşü marangoz olmakmış. El becerileri çok gelişmiş. Resme yetenekliymiş. Alet-edevat çantasını eksik etmezmiş yanından. Kıl testeresinden, çivi, vida, zımparaya... kadar ne ararsan varmış. Oyuncak otomobil, masa, sandalye, beşik, bebek arabası yaparım. Kartondan kocaman bir yelkenli yaptım. Suya soktu bizim akıllılar. Su da yelkenleri eridi. Korsan gemisi gibiydi. Evlerinin duvarlarını Ahmet in resimleri süslüyormuş. Büyüyeyim, eşyalarını kendim yaptığım bir evim olsun isterim. Duvarlarını da elimle yaptığım süslerle süsleyeceğim. Gümüşhane de elmanın kabuğunu hiç koparmadan soymak beceri işiymiş. Belki de bu çocuklar elmayı en iyi soyanlar... Kara bir tül gibi dalgalanan karga sürülerine takıldı gözüm. Okulun uzağındaki mısır tarlalarına doğru yumuşacık iniyorlardı. Kargalara bakarken yalnız değilmişim meğer. Cismunur da varmış. Karga haber getirir. İyi haber mi? Omuzlarını büzdü. İyi haber ise bırak da git, kara haber ise al da git, diye bağıralım daa... Cisminur kaşlarını çatmış, asker duruşuyla söylemişti. Kadife etek-yelek vardı üstünde. Sizin için giyindim...yeni dikti teyzem... Kardeşi vardı yanında. Yerlere kadar uzun, gri çubuklu elbiseli, başı pembe çiçekli yemenili küçük bir kız... Serpil. Birinci sınıfa yeni başlamış. Garip görüntüsüne karşın hiç sinik değil, hatta alabildiğine atak. Neden saçı örtülü kardeşinin... Annem saçını kötü kesmiş. Utanıyor... Bit mi? Evet anlamında başını salladı. Kızın başından örtüyü yavaşça çıkardım. Kısacık kesilmiş saçların arasında dalga dalga açıklıklar görünüyordu. Aaa! Kötü değilmiş. Başörtün daha acayip duruyor... Bir hafta içinde bu kellikler kapanır. Başörtüyü elbisesinin yakasından içeri soktum. Hemen kabullendi. Burnunu havaya dikti, açık saçıyla ortalıkta gezinmeye başladı. Zil sesine sınıflara koştu çocuklar. O da koştu. Birkaç dakika sonra nefes nefese geldi yanıma. Yakasından yemeniyi çekiyordu. Tak bunu. Sınıfa girdim. Çocuklar Aaaa! Saça bak! diye bağırdı... Kızmıştım. Başörtüyü yakadan içeri soktum yine, kızın elini tuttum, sınıfa doğru koşmaya başladık. Şiran ın atak kızı Serpil

15 Sınıfta sıradan sıraya atlayan çocuklar beni görünce sus pus olup yerlerine oturdular. Çocuklar arkadaşının saçı ne güzel, değil mi? İstanbul da bu saçlar moda. Eveeet! diye bağrıştı sınıf. Kız elimi bıraktı, en ön sıraya oturdu. Ellerini kenetledi, burnunu havaya dikti. Çocukların saçları kemikleşmiş, keçe gibi...evlerine üç haftada bir gidebiliyorlarmış. Okulda sıcak su haftada bir gün, o da hafta sonu akıyormuş. Okul binalarının birinden ötekine giden tozlu yolda çocuklara karıştım. Birdenbire nasıl olduysa, aramıza inekler girdi. Uzun boylu esmer bir kız Alaca, diye bağırdı. İnek başını ilk kez dünyaya bakar gibi kaldırdı, kıza doğru umutla, sevinçle karışık birkaç adım attı, başını indirdi. Kız inik başı okşadı, okşadı... İçimde kıpırdananları gördü, Benim ineğimdi, dedi. Satmıştık. İneği bıraktı. İnek yeri eşeledi, kısacık adımlarıyla sürünün ardına takıldı. Kızın gözlerinden incecik yaşlar aktı, o da ters yönde yürüdü. Şimdi toprak yolda ineğin eşelediği çukurlar ve kızın çilekli tokası kalmıştı... Serkan saçları sıfır numara kesilmiş, büyük gözlü, kocaman gülüşlü bir çocuk. Anne ve babası ayrı. Köyde anne ve dedesiyle kalıyormuş. Baba İstanbul da evlenmiş. Saçını dedesinin tıraş makinesiyle halası kesmiş. Halam herkesin saçını keser. Evdekilerin, komşuların...halamın kızı kesilen saçları toplar. Örgü yapar, saçına takar. Halam İstanbul a gidecek. Bir berber dükkanı açacak. Babası lokantada çalışıyormuş. Mahkeme çocukları babasına vermiş. Yatılı okuldan eve hiç gitmiyorlarmış. Annesi arada hafta sonları gelip çocuklarını görüyormuş. Hapishanelerdeki görüş günleri gibi. Liseye İstanbul da gidecekmiş. Bir kardeşi doğmuş İstanbul da. Üvey anne ve yeni kardeş şimdiden düşündürtüyormuş onu. Ne yapayım, geçinmek zorundayım, diyordu sevimli sevimli Ağız dolusu gülüşüyle Serkan... gülerek. Doktor olmak istiyorum. Kardeşi saçkıran olmuş. O da sessizce sokulmuş, bizi dinliyor, konuşmuyordu. Geleceğimi göremiyorum ben, dedi sonunda. Güvenecek dalım yok! Serpil gün boyunca ön saflara çıkmak için çabaladı. Hüseyin in sunumunda, Kızlar erkekler kadar okusalardı Cumhuriyetimiz daha ilerde olurdu, neden? sorusuna tüm okul suskun kalırken bir o parmak kaldırmış, Kadınlar daha çok çalışır. Benim annem de çok çalışır, demişti. Saçlarının hali etkinliklerimizi izlemeye gelen kaymakamın dikkatini çekmiş, Bu saçı kim kesti, diye sormuştu. Serpil soruyu duymazlıktan gelmiş, ustalıkla konuyu değiştirmişti. Ben seni tanıyorum. Bizim köye gelmiştin. Siyah araban vardı.

16 Sempatik tavırları gece eğlencesini protokolde, kaymakamın yanında izlemesini sağlamıştı. Başarılı öğrencilerin bir çanta dolusu ödülle ödüllendirildiği törenden sonra kaymakam aracılığıyla bir çanta da ona verilmişti. Ödülünü sırtına takan Serpil, sahneye fırlamış ve başarılı öğrencilere sorulan ne olmak istiyorsun sorusuna kendi kendine yanıt vermişti: Öğretmen olacağım! Gecenin şarkı yarışmasında da sahnenin bir köşesinde yine bu küçük kız vardı. Hiç duraksamadan söylediği şarkılarla yarışmanın birincisi, hiç şüphesiz oydu. Ertesi sabah Şebinkarahisar Avutmuş PİO ya uzandı yolumuz te kurulmuş okulun da eski ve yeni olmak üzere iki binası vardı. PİO nun müdürü bir kadın, Muazzez hanım. Okulun girişinde esprili bir yemek listesi çarptı gözümüze. Yemeğin Adı; İnsanlık. Okulun temizliğinde kadın özeni dikkat çekiyordu, tuvaletler, lavabolar pırıl pırıldı. Okulun birkaç yıl önceki beden eğitimi öğretmeni çocukları güreş yarışmalarına hazırlamış. Türkiye 2. ve 3. lükleri almışlar. Sinem yazar olduğumu öğrenmiş, peşimden hiç ayrılmıyordu. Kuşlar Kralı Nikola kitabımın arkasındaki fotoğrafa takılmıştı. Ben de size fotoğrafımı vereyim. Öykülerimi yollarım. Kitabımı bastırıp gönderemez misiniz? Olmaz. O kadar kolay olmaz... Öğretmenine okut, çocuk dergilerine gönder. Bekleyemem... Ne olur... Sinem saçlarını kollarıma sürtüyor, çocuksu cilvelerle yalvarıyordu. Ahmet ise çocuk değildi sanki. Yüzü hiç gülmüyor, sevindiği gözlerindeki küçük pırıltılardan hissediliyordu ancak. 6. sınıf öğrencisiymiş. 10 kardeşler. Adlarını düşünerek söyleyebiliyordu. Hiç görmediği, tanımadığı bir ağabeyi bile varmış. Ağabey o doğmadan İstanbul a gitmiş. O en küçükleri. Koyu gri telaları büzüş büzüş bir takım elbise ve bej buruşuk bir gömlek vardı üstünde. Kravatı da koyu füme, yıpranmış. Elleri simsiyah sert, parmakları nasırlı...tarladan yeni gelmiş. Ahmet matematiği çok seviyormuş. Problem çözmeye, bir de oyuncak yapmayı severim. Tahta ya da ağaç parçalarını toplar, keser, araba yaparım. Tekerlerini eski ayakkabıların lastik altlarından keserim. Ahmet her yaz kuran kursuna gidiyormuş. Köylerinde imam yokmuş. Çiftçi babası imamın yerine bakıyormuş. Babasının işi çıkınca ezanı Ahmet okurmuş. Ahmet yazı çobanlık yaparak geçirmiş. Çok sevdiği bir ineği varmış. Ahmet

17 O çok iyi bir anne. 3 yavrusu var. Sütünü yalnızca onlara verir. Sağarız, sütünü salıp bırakmaz bize. Yavrularına saklar. Ahmet in en yakın arkadaşı Osman. Kütüphaneleri gezmeyi çok severlermiş..aldıkları kitabı okur, birbirlerine anlatırlarmış. Ne olmak isterdiniz? sorumun yanıtı suskun ve bilge gülüşleriydi. Esra iri, tombul yanaklı, koyu lacivert gözlü bir kız. Sarı saçlarını arkada toplamış. Günün heyecanını çocuksu sevinçlerle yaşayanlardan. Esra kendine güzel diyenlerden sıkılmış. Keşke çirkin olsaydım...güzellik başa bela... Herkes yanaklarımı sıkıyor, canım yanıyor. Abdullah 7. sınıf öğrencisi. Okul birincisi.yazları çobanlık yapıyormuş. Okulda onun kadar iyi matematiği olan kimse yokmuş. İlkokula 5 yaşında başlamış. Köy okuluna misafir olarak gitmiş. Okuma yazma öğrenmeden önce sayıları öğrenmiş. Sayılara kendimi kaptırmıştım. Toplayayım, çıkarayım, başka bir şey düşünmezdim. Osman, En zor problemleri bile çabucak çözer. demişti. O çözemezse kimse çözemez demektir. Öğretmen bile. Zeynep iri gözlü, gözlüklü, saçları bir kız. Saçlarını ortadan ikiye ayırmış. Sınıf birincisi. Müzik en büyük tutkusu. Gece eğlencesinde söylediği Kınalı Kar sonraki gün bile kulaklarımızdan silinmemişti. Amasya Taşova ya bağlı Şahinler köyü 2003 Eylül Projesinin son durağıydı. Tütün, tahıl, haşhaş ekimi yapılan 250 haneli bir köydü burası. Tütüne getirilen kota üretimi azaltınca göç sorunları yaşanmaya başlamış. Göçenler genelde İstanbul un Bağcılar ına yerleşmişler. Köyün ilk okulu 1993 te 300 öğrenciyle eğitime başlamış. Şimdi 3 köyün taşımalı öğrencisini aldığı halde toplam öğrenci sayısı 180 miş. 7. sınıfların başarılı öğrencisi Arzu da İstanbul a göçmüş bir ailenin kızı. Baba genç yaşta kanserden ölünce köylerine geri dönmüşler. Küçük kardeşi 1.sınıfta. Ablası Taşova YİBO daymış. Annelerinin çocuklarını okutmaktan başka derdi yokmuş. Okul kitaplarını, dergileri ilk alan veli olarak tanınırmış. Tütün yetiştirerek ve kocasının İstanbul daki yakınlarının desteğiyle geçimini sağlarmış. Çocuklar vali, avukat, polis en çok da öğretmen olmak istiyorlar... Öğretmenlerin yaptığı bir ankette öğrencilerden biri ne olmak istiyorsunuz sorusuna şehit diye yanıt vermiş. Araştırmışlar, o hafta çocuğun köyünden şehit cenazesi kalkmış. Yapılan devlet töreninden, kalabalıktan, cenaze Şebinkarahisar dan ayrılık anı...

18 başında yapılan duygulu konuşmalardan etkilenmiş meğerse. Okulun kütüphanesinde gazetelerin verdiği ansiklopedi ve çocuk kitapları vardı. Getirdiğimiz kitaplar çölde su idi onlar için. Sevinçlerini anlatmakta zorlandılar. Öğretmenlerin kendi elleriyle hazırladığı böreklerle donanmış yemek masası günün sürprizi oldu. Ayrılırken öğrenciler okulun önünde sıraya dizildiler. Sizi seviyoruz diye bağırıp izci alkışıyla alkışladılar ekibimizi. Amasya da Yeşilırmak kıyısında tarihi Amasya evlerine karşı yediğimiz baklava 11 günlük yolculuğun damaklarımızda kalacak son tadıydı. İstanbul gecenin ünde yıldızlarla karşılamıştı beni. Sis dağılmış, hava ısınmıştı. Beni ilk gören sevdiklerim önce Aaa! dediler, sonra acıyan bakışlarla yüzüme değdiler. Yüzümde rasgele sürünmüş bir leke, sivilce ya da yorgunluk sarılığı vardı belli ki... Koşar adım aynaya gittim. Baştan ayağa sisti ayna. Yüzüme dokundum, kaşlarımı, gözlerimi aradım. Bendim sis. Hiç... Sevim Ak Eylül 2003 Bir Eylül projesi daha bitti 11 gün, okul, ve ardında binlerce yüreğe yayılan sevgi bırakarak

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir.

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. Örnek: Mustafa okula erkenden geldi. ( Kurallı cümle ) --KURALSIZ (DEVRİK) CÜMLE: Eylemi cümle sonunda yer almayan

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Tatilde neler yaptık? *Hava nedir? Hangi duyu organımızla hissederiz? *Tatildeyken hava nasıl değişimler oldu? *Müzik dendiğinde

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir?

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? 3 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile ve aileyi

Detaylı

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir?

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? 1. SINIF OKULA YARDIMCI VE SINAVLARA HAZIRLIK A TEMASI: OKUL HEYECANIM TEST-1 1. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? A) Okula gitmemiz

Detaylı

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Hafta Sonu Ev Çalışması YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Zaman adlı ölümsüz bir dev vardı. Bir gün Zaman, Yıl Dede'yi dört kızıyla birlikte yeryüzüne indirdi. Kızlar, yeryüzünü çok sevdiler. Hepsi bir yana dağılıp

Detaylı

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Sohbetler *Kendimi tanıyorum (İlgi ve yeteneklerim, hoşlandıklarım, hoşlanmadıklarım) *Arkadaşlarımı tanıyorum *Okulumu tanıyorum

Detaylı

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Bu ayki yaşayan değerimiz Sevgi.

Detaylı

3 YAŞ EKİM AYI TEMASI

3 YAŞ EKİM AYI TEMASI 3 YAŞ EKİM AYI TEMASI Mevsimlerden sonbaharı öğreniyoruz. Çiftlikte yaşayan hayvanları öğreniyoruz. Sebze ve meyvelerin bize faydalarını öğreniyoruz. Cumhuriyet nedir? Öğreniyoruz. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Aşağıdaki şiiri okuyunuz. Soruları cevaplayınız. OKULUMUZ Her yerden daha güzel, Bizim için burası. Okul, sevgili okul, Neşe, bilgi yuvası. Güzel kitaplar burda, Birçok arkadaş burda, İnsan nasıl sevinmez,

Detaylı

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Bu ayki yaşayan değerimiz Sevgi.

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ 5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ HAZIRLIK SINIFI EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMA BAŞLADIM BİR DÜNYA BIRAKIN SONBAHARIN SESLERİ SEVİMLİDİR HAYVANLAR HOŞ GELİŞLER OLA Her gün erken kalkarım Önce yüzümü

Detaylı

HİKÂYELERİMİZ FEN VE MATEMATİK ETKİNLİĞİ

HİKÂYELERİMİZ FEN VE MATEMATİK ETKİNLİĞİ HİKÂYELERİMİZ Annecim Anneler günü Paf ile Puf Tasarruflu olmalıyız İlk hediyem Dinozorun Evi İki inatçı keçi Karne heyecanı Geri dönüşüm Uzun zürafa Becerikli karınca Rapunzel Kırmızı başlıklı kız Hansel

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

ÖZEL EFDAL ANAOKULU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ DENIZYILDIZI GRUBU KASIM AYI BÜLTENİ

ÖZEL EFDAL ANAOKULU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ DENIZYILDIZI GRUBU KASIM AYI BÜLTENİ ÖZEL EFDAL ANAOKULU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ DENIZYILDIZI GRUBU KASIM AYI BÜLTENİ BU AY ÖĞRENDİKLERİMİZ ATATÜRK Atatürk kim olduğunu hatırladık Atatürk ün hayatını inceledik. Atatürk ün kişisel

Detaylı

HAZİRAN 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ. Haziran 2015 Bülten

HAZİRAN 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ. Haziran 2015 Bülten HAZİRAN 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ * YAZ MEVSİMİ Yaz mevsimi aylarını öğrenme. Yaz mevsimi panosu hazırlama. Yaz mevsiminde meydana gelen değişiklikleri söyleme. Yaz mevsiminin meyve ve sebzelerini tanıma.

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

3 YAŞ BİRİMİ EKİM BÜLTENİ

3 YAŞ BİRİMİ EKİM BÜLTENİ 3 YAŞ BİRİMİ EKİM BÜLTENİ 3 YAŞ BİRİMİ EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMU SEVERİM Biz anasınıfı çocuklarıyız, Hem çalışırız,hem oynarız. Çok severiz biz okulu, Yaşasın yaşasın anaokulu. BAY MİKROP Bay mikrop

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI ARALIK AYI BÜLTENİ

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI ARALIK AYI BÜLTENİ ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI ARALIK AYI BÜLTENİ BELİRLİ GÜNLER VE HAFTALAR İnsan Hakları ve Demokrasi Haftası Yerli Malı Haftası Yeni yıl (31 Aralık-1 Ocak) GÜNE BAŞLAMA ETKİNLİKLERİ Oyun

Detaylı

ORTA HAZIRLIK TÜRKÇE ORTAK SINAVI-1 2015-2016. Açıklamalar GRADE. (20 Aralık 2015, Pazar)

ORTA HAZIRLIK TÜRKÇE ORTAK SINAVI-1 2015-2016. Açıklamalar GRADE. (20 Aralık 2015, Pazar) (20 Aralık 2015, Pazar) GRADE ORTA HAZIRLIK 2015-2016 ORTAK SINAVI-1 Açıklamalar 1. Bu sınav 50 adet çoktan seçmeli sorudan oluşmaktadır. 2. Üç yanlış cevap bir doğru cevabı götürür. 3. Sınavın Süresi

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR ANNEM ANNEM Annem annem canım annem, Gönlüm senle kalbim senle Canım annem gülüm annem Dünyam sensin benim bir tanem.. Biliyorum elbet bir gün gelecek Bir başka bebekte bana annem diyecek Bende hep iyi

Detaylı

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU PAPATYALAR SINIFI ARALIK AYI BÜLTENİ

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU PAPATYALAR SINIFI ARALIK AYI BÜLTENİ ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU PAPATYALAR SINIFI ARALIK AYI BÜLTENİ BELİRLİ GÜNLER VE HAFTALAR İnsan Hakları ve Demokrasi Haftası(10 Aralık) Yeni Yıl (31 Aralık-1 Ocak) Yerli malı Haftası SERBEST ZAMAN ETKİNLİKLERİ

Detaylı

Mutfak Etkinliği. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Şarkı. Büskivili pasta yapıyoruz.

Mutfak Etkinliği. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Şarkı. Büskivili pasta yapıyoruz. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Şarkı Mutfak Etkinliği Sohbetler Yaşayan değerlerimizden Doğruluk ile ilgili sohbet ediyorum. Sağlığımızı korumak için neler yapmalıyız konulu sohbet

Detaylı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı AÇIKLAMALAR 1. Soruların cevaplarını kitapçıkla birlikte verilecek optik forma işaretleyiniz. 2. Cevaplarınızı koyu siyah ve yumuşak bir kurşun kalemle

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MART AYI 3. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MART AYI 3. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MART AYI 3. HAFTASINDA NELER YAPTIK? SERBEST ZAMAN Çocuklara sporun önemi anlattık ve her sabah spor yaptık. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmenenimizin rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU. NİSAN AYI 1. ve 2. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU. NİSAN AYI 1. ve 2. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU NİSAN AYI 1. ve 2. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest

Detaylı

TEST. 7. Dişer ne zaman fırçalanmalıdır? A. Yemeklerden sonra B. Okuldan gelince C. Evden çıkmadan önce

TEST. 7. Dişer ne zaman fırçalanmalıdır? A. Yemeklerden sonra B. Okuldan gelince C. Evden çıkmadan önce ÖDEV- 3 ADI SOYADI:.. HAYAT BİLGİSİ Tırnaklar, el ve ayak parmaklarının ucunda bulunur. Tırnaklar sürekli uzar. Uzayan tırnakların arasına kir ve mikroplar girer. Bu yüzden belli aralıklarla tırnaklar

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

5 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar?

5 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? 5 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile nedir? Aileyi oluşturan bireylerin

Detaylı

CÜMLE BİLGİSİ. ( Cümle değildir. Anlamı yok)

CÜMLE BİLGİSİ. ( Cümle değildir. Anlamı yok) CÜMLE BİLGİSİ Bir duyguyu, düşünceyi, isteği veya haberi anlatan sözcük yada sözcük grubuna cümle denir. Bir söz gurubunun cümle olabilmesi için anlamlı olabilmesi gerekir. Haberi tam olarak anlatamayan

Detaylı

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ:

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: Μάθημα: Σοσρκικά Δπίπεδο: Ε2 Γιάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία: Τπογραφή Καθηγητή:

Detaylı

EYLÜL 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ. Eylül 2014 Bülten

EYLÜL 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ. Eylül 2014 Bülten EYLÜL 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ AYIN TEMASI: OKULUM BEN KİMİM? *Kendi isimlerimizi söyleyerek, arkadaşlarımızla tanışma. *Sınıfımızı ve öğretmenimizi öğrenme. *Arkadaşlarımızın isimlerini öğrenme. *Okula

Detaylı

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ 2011-2012 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: 1 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

AYLIK BÜLTEN NİSAN 2012 OKUL ÖNCESİ EĞİTİM SINIFI

AYLIK BÜLTEN NİSAN 2012 OKUL ÖNCESİ EĞİTİM SINIFI AYLIK BÜLTEN NİSAN 2012 OKUL ÖNCESİ EĞİTİM SINIFI OKUL KURUCUMUZ : ASİYE ÖZTÜRK OKUL MÜDÜRÜMÜZ : F.BİLGE ÖZALP ANAOKULU BİRİMİ HAZIRLIK SINIFI ÖĞRETMENİ : TÜLAY DÖNMEZ 5 YAŞ SINIFI ÖĞRETMENİ : GÜLAY ÇELİKOK

Detaylı

YAPACAĞIMIZ SANAT ETKİNLİKLERİ

YAPACAĞIMIZ SANAT ETKİNLİKLERİ KONULAR VE FAALİYETLER ATATÜRK VE ATATÜRKÇÜLÜK Bu ünitede ulu önder Mustafa Kemal Atatürk ün hangi şehirde doğduğunu, evini, annesinin ve babasının adlarını, soyadının neden olmadığını, ilk adının Mustafa

Detaylı

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN 2011 PAZARTESĐ SAAT- 07:42 Sahne - 1 OTOBÜS DURAĞI Otobüs durağında bekleyen birkaç kişi ve elinde defter, kitap olan genç bir üniversite öğrencisi göze çarpar. Otobüs gelir

Detaylı

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Aşağıda verilen isimleri örnekteki gibi tamamlayınız. Örnek: Ayakkabı--------uç : Ayakkabının ucu İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Kalem sap Çanta renk Araba boya Masa kenar Deniz mavi Rüzgar şiddet

Detaylı

ÖZEL EFDAL ANAOKULU KELEBEK VE YILDIZ GRUPLARI MAYIS AYI BÜLTENİ

ÖZEL EFDAL ANAOKULU KELEBEK VE YILDIZ GRUPLARI MAYIS AYI BÜLTENİ ÖZEL EFDAL ANAOKULU KELEBEK VE YILDIZ GRUPLARI MAYIS AYI BÜLTENİ MAYIS AYINDA NELER ÖĞRENDİK? * Anneler Günü Hediyelerimizi ailelerimize sunduk. Annelerimizin bizim için neler yaptığını tartıştık. Annemize

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ ΔΠΣΑ (7) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ ΔΠΣΑ (7) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: B ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden.

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden. BEYAZIN PEŞİNDEKİ TATİL Geçen yıllarda Hopa da görev yapan bir arkadaşım Adana ya ziyaretime gelmişti. Arkadaşım Güney in doğal güzelliğine bayılıyorum deyince çok şaşırmıştım. Sevgili okuyucularım şaşırmamak

Detaylı

Bu kitabın sahibi:...

Bu kitabın sahibi:... Bu kitabın sahibi:... Dinle bir tanem, şimdi sana, bir çocuğun öyküsünü anlatmak istiyorum... Uzun çoooooooook uzun adı olan bir çocuğun öyküsü bu! Aslında her şey onun dünyaya gelmesiyle başladı. Kucakladılar

Detaylı

yemyeşil bir parkın içinden geçerek siteye giriyorsunuz. Yolunuzun üstünde mutlaka birkaç sincaba rastlıyorsunuz. Ağaçlara tırmanan, dallardan

yemyeşil bir parkın içinden geçerek siteye giriyorsunuz. Yolunuzun üstünde mutlaka birkaç sincaba rastlıyorsunuz. Ağaçlara tırmanan, dallardan Karganın Rengi Siyah! Siyah mı? Evet Emre, siyah. Kara değil mi? Ha kara, ha siyah Cenk, bence kara ile siyah arasında fark var. Arkadaşım Cenk le hâlâ aynı şeyi, kargaların rengini tartışıyoruz. Galiba

Detaylı

ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUEN GRUBU EKİM AYI BÜLTENİ

ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUEN GRUBU EKİM AYI BÜLTENİ ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUEN GRUBU EKİM AYI BÜLTENİ 1 SONBAHAR VE YAPRAKLAR Sonbahar Mevsimin de gözlemlediğimiz hava olaylarını isimlendirdik. Sonbahar mevsimine ait giysileri ayırt ettik. Rüzgâr

Detaylı

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin kökünden kahverengi, pırıl pırıl bir şerit uzanıyordu.

Detaylı

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU UĞUR BÖCEKLERİ SINIFI KASIM AYI BÜLTENİ

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU UĞUR BÖCEKLERİ SINIFI KASIM AYI BÜLTENİ ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU UĞUR BÖCEKLERİ SINIFI KASIM AYI BÜLTENİ BELİRLİ GÜNLER VE HAFTALAR Kızılay Haftası (29 Ekim 4 Kasım) Atatürk Haftası (10-16 Kasım) Öğretmenler Günü (24 Kasım) SERBEST ZAMAN

Detaylı

ANNELER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN. SİZLERİ ÇOK SEVİYORUZ. DENİZYILDIZI GRUBU MAYIS AYI BÜLTENİ MAYIS AYINDA NELER ÖĞRENDİK? Taşıtların özelliklerini, benzerlik ve farklılıklarını inceledik. Taşıtlar konusunda

Detaylı

Ö. Ç. BİLFEN ANAOKULU 6 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI

Ö. Ç. BİLFEN ANAOKULU 6 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI 03.11.2014 PAZARTESİ Ö. Ç. BİLFEN ANAOKULU 6 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI SERBEST ZAMAN ETKİNLİĞİ: Çocuklarla selamlaşıldı. Müzik eşliğinde öğretmenin yönergelerine uygun ısınma hareketleri yapıldı.

Detaylı

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa

Detaylı

ÖZEL EFDAL ANAOKULU KELEBEK VE YILDIZ GRUPLARI HAZİRAN AYI BÜLTENİ HAZİRAN AYINDA NELER ÖĞRENDİK? * Babalar günü hediyelerimizi ailelerimize sunduk. Babalarımızın bizim için neler yaptığını tartıştık.

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *İşbirliği yapmayı *Arkadaşlarımla işbirliği yapıyorum. *Çevremle iş birliği yapıyorum. *Yardımlaşmayı * Sınıfımdaki arkadaşlarımla

Detaylı

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ 6 (ΕΞΙ) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ 6 (ΕΞΙ) ΣΕΛΙΔΕΣ ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΜΑΘΗΜΑ: ΤΟΥΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ:

Detaylı

Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI 15 ARALIK -19 ARALIK 2014

Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI 15 ARALIK -19 ARALIK 2014 15 ARALIK PAZARTESİ Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI 15 ARALIK -19 ARALIK 2014 SERBEST ZAMAN ETKİNLİĞİ: Çocuklarla selamlaşıldı. İstedikleri ilgi köşelerinde(evcilik, kitap, puzzle,

Detaylı

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým. Kaybolan Çocuk Çocuklar için öyküler yazmak istiyordum. Yazmayý çok çok sevdiðim için sevinçle oturdum masanýn baþýna. Yazdým, yazdým... Sonra da okudum yazdýklarýmý. Bana göre güzel öykülerdi doðrusu.

Detaylı

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΠΤΑ (7) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΠΤΑ (7) ΣΕΛΙΔΕΣ ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΜΑΘΗΜΑ: ΤΟΥΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: B ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ:

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

PENGUEN GRUBU MART AYI BÜLTENİ SİNCAPLAR TEMASI DÜNYA SU GÜNÜ ORMAN HAFTASI YAŞLILAR HAFTASI DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜ

PENGUEN GRUBU MART AYI BÜLTENİ SİNCAPLAR TEMASI DÜNYA SU GÜNÜ ORMAN HAFTASI YAŞLILAR HAFTASI DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜ PENGUEN GRUBU MART AYI BÜLTENİ SİNCAPLAR TEMASI DÜNYA SU GÜNÜ ORMAN HAFTASI YAŞLILAR HAFTASI DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜ Sincapları tanıdık. Sincapları gözlemledik. Hayvan türlerini isimlendirdik. Hayvanların

Detaylı

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır?

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır? 5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) Öğle üstü bir cip gelip obanın çadırları önünde durdu. Çocuklar hemen çevresinde toplaştılar. Cipten önce veteriner, sonrada kaymakam indi. Obanın yaşlıları hemen

Detaylı

timasokul.com / bilgi@timasokul.com

timasokul.com / bilgi@timasokul.com OKUMAYI SEViYORUM DiZiSi zç Yayın Yönetmeni Savaş Özdemir Hazırlayan Reşhat Yıldız Kapak Tasarım M. Aslıhan Özçelik Grafik Tasarım M. Aslıhan Özçelik Esra Bayar Resimler shutterstock.com Sevengül Sönmez

Detaylı

05/09/2015 ÖZEL ASÇAY ANAOKULU 3 YAŞ GRUBU HAFTALIK BÜLTEN

05/09/2015 ÖZEL ASÇAY ANAOKULU 3 YAŞ GRUBU HAFTALIK BÜLTEN 05/09/2015 ÖZEL ASÇAY ANAOKULU 3 YAŞ GRUBU HAFTALIK BÜLTEN BU HAFTA NELER ÖĞRENDİK *Dünya Çocuk Gününü kutladık,dünyamızda bizden başka çocuklarda olduğu ve bütün çocukların birbirinden farklı ve özel

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *İşbirliği yapmayı öğreniyorum. *Arkadaşlarımla işbirliği yapıyorum. *Çevremle iş birliği yapıyorum. *Yardımlaşmayı öğreniyorum.

Detaylı

* Balede, ayak parmakları ucunda dans etmek. [Ç.N.] ** Balede, ayaklarını birbirine vurarak zıplamak; antrşa şeklinde okunur. [Ç.N.

* Balede, ayak parmakları ucunda dans etmek. [Ç.N.] ** Balede, ayaklarını birbirine vurarak zıplamak; antrşa şeklinde okunur. [Ç.N. New York ta bugün kar yağıyor. 59. Cadde deki evimin penceresinden, yönetmekte olduğum dans okuluna bakıyorum. Bale kıyafetlerinin içindeki öğrenciler, camlı kapının ardında, puante * ve entrechats **

Detaylı

Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI

Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI 01-05 HAZİRAN 2015 01 HAZİRAN PAZARTESİ SERBEST ZAMAN ETKİNLİĞİ: Çocuklarla selamlaşıldı ve istedikleri ilgi köşelerinde evden getirdikleri oyuncaklarla

Detaylı

DENİZYILDIZI GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ 2015

DENİZYILDIZI GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ 2015 DENİZYILDIZI GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ 2015 NİSAN AYINDA NELER ÖĞRENDİK? Çiçekleri tanıdık. Çiçekleri gözlemledik. Çiçek türlerini isimlendirdik. Çiçeklerin birer canlı olduğunu öğrendik. Farklı çiçeklerin

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR RENKLER Ben bir küçük ressamım Pembe sarı boyarım Yeşil yeşil ormanlar Mavi mavi denizler Turuncudur portakal Gökte sarı güneş var Fırça kalem ve kağıt Olmazsa resim olmaz Reklerle oynamaktan Hiç bir çocuk

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU BULUTLAR SINIFI EYLÜL AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU BULUTLAR SINIFI EYLÜL AYI KAVRAM VE ŞARKILAR YAŞASIN OKULUMUZ Daha dün annemizin kollarında yaşarken Çiçekli bahçemizin yollarında koşarken Şimdi okullu olduk Sınıfları doldurduk Sevinçliyiz hepimiz yaşasın okulumuz. ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer,

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, DEŞŞET ORMANI, YARATIKKÖY Anneciğim ve Babacığım, Mektubunuzda sevgili bebeğinizin nasıl olduğunu sormuşsunuz, hımm? Ben gayet iyiyim, sormadığınız için

Detaylı

2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ EYLÜL AYI HAZIRLIK-ARI GRUBU BÜLTENİ

2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ EYLÜL AYI HAZIRLIK-ARI GRUBU BÜLTENİ 2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ EYLÜL AYI HAZIRLIK-ARI GRUBU BÜLTENİ OKULA UYUM OKULUM, BEN VE ARKADAŞLARIM Okulunu tanıma Okulunun ismini söyleme Öğretmen ve arkadaşlarını tanıma Okulda çalışanları gözlemleme

Detaylı

Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI

Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU 23 MART PAZARTESİ GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI 23-27 MART 2015 SERBEST ZAMAN ETKİNLİĞİ: Çocuklarla selamlaşıldı ve istedikleri ilgi köşelerinde evden getirdikleri oyuncaklarla

Detaylı

2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ ÇİÇEK GRUBU EYLÜL AYI BÜLTENİ

2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ ÇİÇEK GRUBU EYLÜL AYI BÜLTENİ 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ ÇİÇEK GRUBU EYLÜL AYI BÜLTENİ OKULUM VE ARKADAŞLARIM BEN KİMİM? Okulunu tanıma Okulunun ismini söyleme Öğretmen ve arkadaşlarını tanıma Okulda çalışanları gözlemleme Sınıfını

Detaylı

Ф MUTFAK ETKİNLİKLERİ Ф ÖZEL KUTLAMALARIMIZ Ф SOSYAL SORUMLULUK ÇALIŞMALARIMIZ

Ф MUTFAK ETKİNLİKLERİ Ф ÖZEL KUTLAMALARIMIZ Ф SOSYAL SORUMLULUK ÇALIŞMALARIMIZ Ф KAVRAMLARIMIZ Ф ETKİNLİK ÖRNEKLERİMİZ Ф PROJEMİZ Ф MUTFAK ETKİNLİKLERİ Ф AYIN PARTİSİ Ф GEZİ GÖZLEMLER Ф ÖZEL KUTLAMALARIMIZ Ф SOSYAL SORUMLULUK ÇALIŞMALARIMIZ Ф SEVGİ MENÜSÜ Ф KİTAP ÖNERİLERİ Ф ANNE-BABA

Detaylı

Defne Öztürk: Atatürk ün herkes mutlu ve özgür olsun diye hediye ettiği bayramdır.

Defne Öztürk: Atatürk ün herkes mutlu ve özgür olsun diye hediye ettiği bayramdır. 30.10.2015 DENİZATI ndan Herkese Merhaba! Haftanın ilk günü sohbet saatimizde herkes hafta sonu neler yaptığını anlattı. Duvarda asılı olan Atatürk resimlerine dikkat çeken öğretmenimiz onu neden asmış

Detaylı

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 2 YAŞ MİNİK ARILAR SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 2 YAŞ MİNİK ARILAR SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 2 YAŞ MİNİK ARILAR SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI DİL BECERİLERİM VE BEN Hikâye / Öykü / Masal: Paylaşalım bunları adlı hikâyemizi biz hazırladık. Tekerlemeler:

Detaylı

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ.

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. Sorular her ay panolara asılacak ve hafta sonuna kadar panolarda kalacak. Öğrenciler çizgisiz A5 kâğıdına önce

Detaylı

Söyleyiniz. 1- Çağdaş caddeye neden koştu? 2- Kazadan sonra Çağdaş a kim yardım etti? Sözcük Sayısı : 56

Söyleyiniz. 1- Çağdaş caddeye neden koştu? 2- Kazadan sonra Çağdaş a kim yardım etti? Sözcük Sayısı : 56 SAAT TUTARAK METİN OKUMA-1 KAZA Çağdaş ile Cevat cadde kenarında top oynuyordu. Top caddeye kaçtı. Çağdaş topun arkasından koştu. O sırada caddeden geçen minibüs Çağdaş a çarptı. Çağdaş yere düştü. Cevat

Detaylı

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA 1. HAFTA TARİH : 01 MART 2016 04 MART 2016 KONU : YEŞİLAY 1- Yeşilay nedir? Ne işe yara? Faaliyetleri nelerdir? Nefes akciğer yapalım. Vücudumuzu 2- Sigara ve alkolün zararlarını hep birlikte öğrenelim

Detaylı

Atabek Koleji Anaokulu Eylül - Ekim Ayı Aylık Takvimi

Atabek Koleji Anaokulu Eylül - Ekim Ayı Aylık Takvimi Eylül - EYLÜL 5.Hafta EKİM 1.HAFTA GEL BİZE KATIL BİZE OYUN, SANAT OKUL RESMİ ALAN GEZİSİ, SANAT SABUN DENEYİ SANAT,OYUN,FEN SEBZELER KONUŞUYOR DRAMA, OYUN OKULVAKTİ TÜRKÇE, MÜZİK,OKUMA-YAZMA BAY MİKROP

Detaylı

MEVSİM İLKBAHAR SAĞLIKLI YAŞAM. İlkbahar mevsiminin özelliklerini öğreniyoruz.

MEVSİM İLKBAHAR SAĞLIKLI YAŞAM. İlkbahar mevsiminin özelliklerini öğreniyoruz. MEVSİM İLKBAHAR İlkbahar mevsiminin özelliklerini öğreniyoruz. İlkbahar mevsiminde meydana gelen değişiklikleri öğreniyoruz. İlkbahar mevsiminde hayvanların yaşayışlarında meydana gelen değişiklikleri

Detaylı

YARATICI OKUMA DOSYASI. En sevdiğiniz tatil kitabını anlatan bir resim çiziniz.

YARATICI OKUMA DOSYASI. En sevdiğiniz tatil kitabını anlatan bir resim çiziniz. YARATICI OKUMA DOSYASI En sevdiğiniz tatil kitabını anlatan bir resim çiziniz. MAVİŞ Mavişe göre Dünya nın ¾ nün suyla kaplı olmasının nedeni nedir?...... Maviş in gözünün maviden başka renk görmemesinin

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

1. SINIF TÜRKÇE. Copyright 2015. YAZAR Ahmet KÜÇÜKAYDIN Hacer KÜÇÜKAYDIN. KAPAK TASARIMI Resul KÖSE. DİZGİ - SAYFA TASARIMI Resul KÖSE

1. SINIF TÜRKÇE. Copyright 2015. YAZAR Ahmet KÜÇÜKAYDIN Hacer KÜÇÜKAYDIN. KAPAK TASARIMI Resul KÖSE. DİZGİ - SAYFA TASARIMI Resul KÖSE 1. SINIF TÜRKÇE Bu kitabın bütün hakları Hacer KÜÇÜKAYDIN a aittir. Yazarın yazılı izni olmaksızın kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz ve çoğaltılamaz. Copyright 2015 YAZAR Ahmet KÜÇÜKAYDIN Hacer KÜÇÜKAYDIN

Detaylı

UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK

UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK Betül Tarıman UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK YARATICI OKUMA DİZİSİ Şiir Resimleyen: Yasemin Ezberci Yaratıcı Okuma Dosyası: Nilser Utku 2 BASIM Betül Tarıman UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK Resimleyen: Yasemin Ezberci

Detaylı

Minti Monti. Tilki Tilki Baksana. Bana bak! Hayır, bana bak! Yavru Tilki Neyin Peşindesin? Okula Hazırlık İçin 5 Öneri TİLKİ OKULU

Minti Monti. Tilki Tilki Baksana. Bana bak! Hayır, bana bak! Yavru Tilki Neyin Peşindesin? Okula Hazırlık İçin 5 Öneri TİLKİ OKULU Minti Monti Çocuklar için eğlenceli poster dergi Ücretsizdir Sonbahar 2012 Sayı:7 ISNN: 2146-281X Tilki Tilki Baksana Bana bak! Hayır, bana bak! Yavru Tilki Neyin Peşindesin? Okula Hazırlık İçin 5 Öneri

Detaylı

ÖZEL EFDAL ANAOKULU YILDIZ GRUBU MART AYI BÜLTENİ

ÖZEL EFDAL ANAOKULU YILDIZ GRUBU MART AYI BÜLTENİ ÖZEL EFDAL ANAOKULU YILDIZ GRUBU MART AYI BÜLTENİ BU AY ÖĞRENDİKLERİMİZ SU- BİTKİLER Su ile ilgili bildiklerimiz kavram haritası oluşturduk. Su çeşitlerini listeledik. Suyu kullandığımız yerlere göre grupladık.

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Aile nedir? *Ailemizi tanıyalım. *Ailemizdeki büyüklerin isimlerini öğrenelim. *Akraba ne demek öğrenelim. *Arkadaşlık nedir?

Detaylı

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 3 YAŞ DENİZYILDIZLARI SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 3 YAŞ DENİZYILDIZLARI SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 3 YAŞ DENİZYILDIZLARI SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI DİL BECERİLERİM VE BEN Hikâye / Öykü / Masal: Yardımlaşalım adlı hikayemizi biz hazırladık. Tekerlemeler:

Detaylı