ÖZET GÖSTERGEBĐLĐMSEL AÇIDAN REKLAM DĐLĐNĐN TÜKETĐM TOPLUMUNA ETKĐLERĐ Ebru ÖZCAN Süleyman Demirel Üniversitesi, Grafik Bölümü,Yüksek Lisans Tezi,

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ÖZET GÖSTERGEBĐLĐMSEL AÇIDAN REKLAM DĐLĐNĐN TÜKETĐM TOPLUMUNA ETKĐLERĐ Ebru ÖZCAN Süleyman Demirel Üniversitesi, Grafik Bölümü,Yüksek Lisans Tezi,"

Transkript

1 i ÖZET GÖSTERGEBĐLĐMSEL AÇIDAN REKLAM DĐLĐNĐN TÜKETĐM TOPLUMUNA ETKĐLERĐ Ebru ÖZCAN Süleyman Demirel Üniversitesi, Grafik Bölümü,Yüksek Lisans Tezi, 157sayfa, Şubat 2007 Danışman : Yrd.Doç.Dr.Esma SÜLDÜR ZEREN Günlük yaşamın dinamiği içerisinde bireylerin çok fazla dikkat etmediği, ya da yaygın ve yanlış olan inanışla fark etmediğini ve görmediğini düşündüğü bir takım oluşumlar mevcuttur. Kabaca tanımıyla, kendisi dışında bir şeye işaret eden bu oluşumlara gösterge demekteyiz. Göstergeler modern insanın yaşamını beklide kendi eliyle ürettiklerinin giderek çoğalmasıyla- geçmişe oranla daha fazla istila etmiş durumdadırlar. Tüketimin özellikle teşvik edildiği günümüz toplumlarında reklamlardaki göstergeler ayrıca önem kazanmıştır. Çünkü rekabetin neredeyse bir diğerine yaşam hakkı tanımadığı yüzyılımızda şirket ve markalar kendi ürünlerini diğerlerinden bir adım öne çıkarmak, akılda kalıcılıklarını artırmak ve satın alma isteğini sürekliliğe dönüştürmek için göstergelerin gücünden yararlanmaktadırlar. Göstergeler ; kullanmasını bilenlerin ellerlinde oldukça yetenekli birer araca dönüşmektedir. Öyle ki, artık göstergeler görevini eksiksiz ve programlandığı şekilde, üstelik de herhangi bir dirençle karşılaşmadan yerine getiren araçlardır. Tüm bunların ışığında bilgi ve iletişim çağı olduğu su götürmez bir gerçek olan çağımızda göstergelerin derin ve yüzey anlamlarını çözebilmenin anlamı açıktır. Bu amaçla araştırma içerisinde göstergenin tanımından başlanarak gösterge türleri, göstergebilimin kullanım alanları, tarihsel süreci, reklam dünyasındaki yeri konularına yer verilmiştir. Konunun daha iyi anlaşılmasını sağlamak ve göstergenin kodlandığı andan itibaren insan davranışları üzerindeki etkilerini anlamak için mesajı fark etme, algılama, çağrışım yoluyla sınıflandırma, yorumlama ve tepki oluşturma sürecinin incelenmesi ayrıca aktarılmaya çalışılmıştır. Araştırmanın amacı, özellikle reklam dünyasında bireylerin tüketim alışkanlıklarına yön veren, tutum ve davranışlarını etkileyen reklam dilinin daha iyi anlaşılmasını sağlamaya yardımcı olmaktır. Bu nedenle gösterge ve göstergebilim gibi oldukça geniş dolayısıyla da bir çok bilim dalını yakından ilgilendiren bir konuda iletişim, dilbilim, sosyoloji gibi alanların kaynaklarından da yararlanılmıştır. Böylece konunun toplumsal ve yaşamsal boyutu da göz önüne serilmeye çalışılmıştır. ANAHTAR KELĐMELER : Gösterge, göstergebilim, reklam, görsel iletişim, kitle iletişimi, tüketici, imge.

2 ii ABSTRACT ADVERTĐSEMENT OF LANGUAGE EFFECTS CONSUMPTION SOCIETY TAKING PART IN SEMIOTIC Ebru ÖZCAN Süleyman Demirel University, Department of Grafik,157 pages,february 2007 Supervising Professor : Asst.Prof.Dr.Esma SÜLDÜR ZEREN There are some types of formation present in daily life dynamics which individuals do not pay that much attention or, as a common and false belief, think that they do not notice or consider. As a broad description, we call these formations which point out something except themselves as sign. The signs have invaded to the modern life of the human at a higher rate than the past, possibly due to the progressive rise of self-hand procures. The signs in publicity has apartly gained a huge importantance in today s communities in which consumption is encouraged. Because, in our century where competency almost disclaims right of living to the other, the companies and trademarks are making use of the power of signs in order to bring up their productions one step forward than the others, to boost their preoccupyingness, and to turn will of purchasing into permanency. Signs turn into very talented tools at the hands of those who know to use them. Such that, the signs are now tools accomplising their missions as preprogrammed and fulfilly, plus facing any resistance. Under the light of all of these, the importance of being able to decode the deep and superficial meanings of the signs is frank in our century which indisputably is knowledge and communication century. On tihs purpose, taking the start from the definition of the signs; the types of the signs, the usage areas of the semiotics the historical process attitutude in world of publicity were given place among their subjects in the research. To provide a better understanding of the subject and to figure out the impacts of signs, from the moment they were coded, on human behaviours; analyses of realising the message, perceiving, classification through association of ideas (connotation), commenting and setting a reaction processes are apartly worked upon to be adapted. The aim of this research is to be helpful in providing a better understanding of advertising language in world of advertising, which gives direction to the consumptional habits of individuals and effects their attitude and behaviours. On this reason; sources of fields such as communication, philology, and sociology have been used in-to service where, a subject like signs and semiotic is so huge and therefor closly concerns many other science fields. Thus, the communal and vital dimensions of the subject are worked upon to be to-eye exhibited. KEY WORDS : Sign, Semiotic, Advertisement, Visual communication, mass communication, consumer, image.

3 iii ÖNSÖZ Bilinen tüm inanışlara paralel olarak insanın çok yönlü bir kültür varlığı olduğu gerçektir. Uygarlık tarihini yazıya daha doğrusu ilk resimlere ki ( daha sonraları mısırda hiyeroglif adı verilen gelişmiş örneklerinin görüleceği) resimyazılara dayanıyorsa ; insanın uygarlık seviyesini okur-yazarlık gösterir demek çok da yanlış olmayacaktır. Đnsan bir kültür varlığı olarak üzerinde yaşadığı dünyada diğer canlıların aksine öğrenmeye olan doğal eğilimi, yeniliklere olan merakı ve çevresine uyum sağlama yolundaki anlamlandırma ve şekillendirmeleriyle aktif bir rol üstlenmiştir. Đlk insandan bu yana süregelen ve gelişmenin vazgeçilmez şartlarından olan bu eğilim, günümüzde kendini farklı anlamda bir okur yazarlığa bırakmıştır. Kavram okur-yazarlığı zaman zaman paranoid çıkarsamalara yol açsa da, hiper gerçekliklerin, yapay zekaların, sanal oluşumların gittikçe daha fazla telaffuz edildiği dünyamızda görünenin aldatıcı olabileceği akıldan çıkarılmaması gereken bir gerçektir. Bu sebeple görünenin ardındakini görebilmek, alt mesajları okuyabilmek ve yüzeyle birlikte derindeki anlamları ayırt edip çözebilmek günümüz insanının yaşamında yadsınamaz bir öenme sahip olmuştur. Kavramların sınırları arasındaki ayrımın bulanıklaştığı günümüzde çokanlamlılığı çözebilmek ve onu gerektiği gibi kullanabilmek yetisi uygar insan için bariz bir öenem sahiptir. Çünkü onları gerektiği gibi okuyup,kullanabilmek, işi bilenlerin elinde yetenekli bir araca dönüşebilen göstergelerle belli bir gücü elinde bulundurmak anlamına da gelmektedir ve çağımız toplumlarında gerek içte gerekse dış ilişkilerde iletişimin dolayısıyla kendini ifade edip doğru tanıtabilmenin önemi açıktır. Bu araştırma göstergelerin reklam dünyasındaki yerlerine bir nebze olsun ışık tutabilmek amacıyla hazırlandı. Đlgilenen herkese faydalı olabilmesi umuduyla bu çalışmamada baştan sona kadar yardım ve katkılarını esirgemeyen danışmanım Esma SÜLDÜR ZEREN e, araştırma süresince gösterdikleri sabır, ilgi ve destekleri için tüm aileme teşekkürler

4 iv ÖZET ABSTRACT ÖNSÖZ ĐÇĐNDEKĐLER ŞEKĐLLER DĐZĐNĐ ĐÇĐNDEKĐLER i ii iii iv xi BÖLÜM I GÖSTERGEBĐLĐM GĐRĐŞ 1 A) Gösterge Nedir? 3 B) Gösterge Türleri 9 1) Doğal Göstergeler 13 2) Yapay Göstergeler 15 C) Göstergebilim ve Đnceleme Alanları 24 D) Göstergebilimin Tarihçesi 40 BÖLÜM II GÖSTERGELER VE ANLAMLANDIRMA A) Düzanlam ve Yananlam 54 B) Mit, Simge, Söylen, Şifre, Eğretileme ve Düzdeğişmece 57 C) Görsel Algılama ve Anlamlandırma 70 BÖLÜM III. GÖRSEL ĐLETĐŞĐM VE REKLAMLAR A) Görsel Đletişim 85 B) Kod, Kanal, Verici, Alıcı, Bildiri, Bağlam, ve Algılama 88 C) Göstergebilim ve Reklamlar 100 BÖLÜM IV TOPLUMSAL VE GÖSTERGEBĐLĐMSEL AÇIDAN REKLAMLAR A) Reklamlarda Toplumsal Sınıf, Cinsiyet ve Kültür Etkisi 105

5 v B) Reklamlarda Egonun Kışkırtılması ve Satın Alma Đsteği 122 C) Reklamların Göstergebilimsel Açıdan Çözümlenmesi 129 D) Bir Örnek : Toplumsal Bir Meta Olarak Otomobiller 144 SONUÇ 155 KAYNAKÇA 157 ÖZGEÇMĐŞ 158

6 vi ŞEKĐLLER DĐZĐNĐ Şekil 1: Julia Roberts in Yüzü 10 Şekil 2: Roland Barthes in Đki Anlamlandırma Düzeyi 58 Şekil 3: Đletişimin Süreci 70 Şekil 4: Mc Qual in Đletişim Süreci Aşamalarını Gösteren Piramidi 71 Şekil 5: Reklam Đletişiminde Görsel Đletinin Algılanma Oranı 76 Şekil 6: Đnsan Öğrendiklerinin %83 ünü Çevresini Gözlemleyerek Öğrenir 80 Şekil 7: Aynı Nesnenin Görselleştirme Biçimi Değiştirilerek Farklı Anlamlar Đfade Etmesi Sağlanabilir 83 Şekil 8: Hedef Kitlenin Toplumsal Yaşam Biçimleri 110 Şekil 9: Abraham Maslow un Gereksinimler Piramidi 113 Şekil 10: Nicole Everaest Desmedt in Reklam Görüntüsü Çözümlemesi 138

7 1 GĐRĐŞ Ortalama hayat süren bir insanın günlük yaşamında hergün binlerce ileti yer almaktadır. Günümüz insanı sabah gözlerini açtığı andan itibaren televizyon ekranıyla, gazetelerle, arabasının radyosuyla, hergün işe gittiği yolu çepeçevre saran tabelalarla, iş yerindeki bilgisayarıyla adeta bir mesaj bombardımanına tutulmaktadır. Đletişimin bu kadar yoğun yaşandığı günlük hayatta normal bir insanın elbetteki hepsine dikkat etmesi, algılayıp değerlendirmesi söz konusu olmayacaktır. Ancak işte tam bu noktada bu mesajların kaynakları yani gönderici, verici konumundaki tarafın, kendi hatırlanabilirliğini, akılda kalıcılığını ve yaptırım gücünü artırmak için adeta gizli bir dilmişçesine kullandığı göstergelerin önemi ortaya çıkmaktadır. Modern insanın tüm hayatı gösterge ağlarıyla kuşatılmıştır. Yani kendisi dışında bir şeye işaret eden, o şeyin yerine geçen her türlü nesne, işaret, resim, biçim ya da yazılarla.. klasik bir söylemle iletişim ve bilgi çağı olduğu söylenen çağımızda kaliteli bilgi, kaliteli iletişim prensibini benimsemek doğal olarak yaşam kalitesini yükseltmek anlamına gelmektedir. Çünkü etrafımızdaki hemen her şey görmesini, okumasını ve anlamlandırmasını bilen bireyler için adeta otomatik birer verici gibi kesintisiz bir şekilde mesaj üreten ve gönderen nesneler durumuna dönüşmüştür. Amaç bir yönden gizli ancak bir yönden de gözden kaçırılacak derecede açık bu mesajları doğru okuyup yorumlayabilmek ve insanlar arası hatta toplumlar arası karmaşa ve anlaşmazlıklara neden olabilen bu mesajlara olması gereken yerde olması gereken, doğru tepkileri vererek çağdaş insan olmanın gereklerini yerine getirebilmektir. Anacak bu araştırmanın içeriği günümüz insanının etrafındaki yüzlerce göstergenin yalnızca reklam ve tüketim içerikli olanlarına yakından bakmayı amaçlamaktadır. Zira gösterge ve göstergebilim oldukça geniş açılımlara sahip ve bu konuda pek çok çağdaş düşünürün farklı çalışmalarına rağmen henüz tam anlamıyla net ve kesin çizgiler çizen bir bilim değildir. Çünkü pek çok bilim dalını kapsamakta ya da pek çok bilim dalının araştırma alanının içerisine girmektedir. Durum böyleyken grafik sanatının en çok kullanım alanı bulduğu reklamcılık sanatının öznel ve değişken yorumları da bu özelliklere eklenince, keskin sınırları olan bir araştırma sonucu ortaya çıkarmak çok da mümkün olmamaktadır. Araştırma

8 2 konusunun sınırları konusunda ısrarlı olmak gelişmeye ve araştırmaya bu kadar açık, hem de bütün hayatımızı çepeçevre saran göstergebilimi oldukça sert bir şekilde kısıtlamak, adeta budamak olacaktır. Buna meydan vermemek için araştırmaya konu olan reklam göstergelerinin ve anlamlandırılmalarının aktarılmasında iletişim, görsel iletişim, dilbilim, sosyoloji gibi bilim dallarını da ilgilendiren açıklama ve tanımlamalara yer verilmiştir. Araştırmanın ilk bölümü konunun daha iyi anlaşılabilmesi ve kavram kargaşasını gidermek amacıyla gösterge ve göstergebilim tanımlanmasına yarılmıştır. Yine bu bölümde göstergebilimin tarihsel süreci, diğer bölümlerle olan ilgisi ve göstergebilim alanında çalışmalar yapmış ünlü düşünürlere yer verilmiştir. Tüm bunların aktarılmasında özellikle Türkçe de bu alanda söz sahibi olan öğretim üyesi ve yazarların kitapları kaynak olarak kullanılmıştır. Đkinci bölümde göstergeleri yorumlama ve anlamlandırma sürecine girilmiş, anlamlandırma sürecinde biraz daha derin ve teknik ayrıntılara girilerek algılama ve yorumlama sürecinin işleyişi aktarılmıştır. Bu bölüm içerisinde özellikle görsel algılama ve anlamlandırma düzleminde göstergeler anlatılmaya çalışılmıştır. Üçüncü bölümde göstergebilim reklamlarla olan bağlantısına değinilmiş ve bir reklam iletisinin algılanmasındaki teknik bilgilere yer verilmiştir. Yine aynı bölümde reklam dilinin oluşum ve kullanımı konusundaki açıklamalar ülkemizden ve dünyadan örneklerle anlatılmıştır. Dördüncü bölümde reklam göstergelerinin toplumsal ve sosyolojik boyutları belirli parametreler açısından incelenmiş ve bu faktörlerin tüketici davranışlarına olan etkilerine değinilmiştir. Satın alma isteğinin oluşumu yine bu bölümde incelenerek reklam çözümlemeleri anlatılmış ve toplumsal bir meta olarak otomobil örneğine yer verilmiştir.

9 3 BÖLÜM I GÖSTERGEBĐLĐM A) Gösterge Nedir? Türkçe de özellikle dilbilim (Fransızca linguistique) sözcüğü örnek alınarak üretilmiş olan göstergebilim (Fransızca semiologie) terimi ilk bakışta göstergeleri inceleyen bilim dalı ya da göstergelerin bilimsel incelemelesi olarak tanımlanır. Ancak göstergebilimin günümüzdeki etkinlik alanı, kendisini oluşturan gösterge ve bilim sözcüklerinin anlamsal toplamından fazla ve değişik bir boyut kazanmıştır. 1 Göstergebilimin göstergeleri inceleyen bilim dalı olmasının yanında ne anlama geldiğini anlayabilmek için öncelikle gösterge kavramını tanımak gerekmektedir. Gösterge, genel olarak, kendi dışında bir şeyi temsil eden ve dolayısıyla bu temsil ettiği şeyin yerini alabilecek nitelikte olan her çeşit biçim, nesne, olgu, vb. olarak tanımlanır. Bu açıdan, sözcükler, simgeler, işaretler, vb. gösterge olarak kabul edilir. Sözgelimi, toplumsal bir dizge (simge) olan ve temelde insanlar arasında bildirişimi sağlayan doğal diller, gösterge diye adlandırılan birimlerin (örneğin sözcüklerin) kendi aralarında kurdukları ilişkilerden oluşur. Dilsel göstergelerin temel özelliğiyse, birbirinden ayrılamayan iki düzlem içermeleridir: Bir yanda ses ya da sesler bütünü vardır, bir yanda da kavram. Dilbilimciler sesi ya da sesler bütününü gösteren, kavramı da gösterilen diye adlandırırlar. Bu tanımdan kalkarak gösterge kavramının anlamını genişletilip şöyle denilebilir: Đnsanların bir topluluk yaşamı içinde birbirleriyle anlaşmak amacıyla yarattıkları ve kullandıkları doğal diller (sözgelimi Türkçe, Fransızca, Đngilizce, Çince vb.), çeşitli jestler (el-kol-baş hareketleri), sağır-dilsiz alfabesi, trafik işaretleri, bazı meslek gruplarında kullanılan flamalar (sözgelimi denizcilerin flamaları), reklam afişleri, moda, mimarlık düzenlemeleri, yazın, resim, müzik, vb. çeşitli birimlerden oluşan birer dizgedir. Değişik gereçlerin kullanılmasıyla (ses, yazı, görüntü, hareket vb.) gerçekleşme aşamasına gelen bu dizgeler belli kurallarla işleyen birer anlamlı bütündür. Bu anlamlı bütünlerin birimleri de genelde gösterge 1 RIFAT, Mehmet, Göstergebilimcinin Kitabı, Düzlem Yayınları, Đstanbul, 1996, s.9

10 4 diye adlandırılır. Sözgelimi bir tablodaki bir renk öğesi ya da bir figür bir gösterge olarak değerlendirilebileceği gibi, bir yazınsal yapıtta bir kahramanın amacı ya da davranışı, veya moda dergisinde gördüğümüz bir bluz, bir etek, bir kazak, vb. çevresindeki öbür birimlerle bağlantısı olan bir gösterge olarak değerlendirilebilir. 2 Ünlü iletişim bilimci John Fiske ye göre ise bir gösterge, kendisinden başka bir şeye gönderme yapan, duyularımızla kavrayabileceğimiz fiziksel bir şeydir ve varlığı, kullanıcıların onu bir gösterge olarak kabul etmelerine bağlıdır. Sık kullandığı bir örneği vererek, açık artırmayı yöneten müzayedeciye bir gösterge olarak kulak mememi çekmemi ele alalım. Gösterge burada, fiyatı artırdığıma gönderme yapar ve hem benim tarafımdan hem de müzayedeci tarafından bu anlamda kabul edilir. Anlam benim tarafımdan müzayedeciye aktarılır: artık iletişim gerçekleşmiştir demektedir. 3 Peirce (ile Ogden ve Richards) göstergeyi, göstergenin gönderme yaptığı şeyi ve göstergenin kullanıcılarını bir üçgenin üç köşesi olarak görür. Her köşe diğer ikisiyle yakından ilişkilidir ve ancak diğerleriyle ilişkileri açısından anlaşılabilir. Saussure biraz daha farklı bir yaklaşımı benimser. Saussure göstergenin, kendi fiziksel biçiminden ve çağrıştırdığı zihinsel bir kavramdan oluştuğunu ve bu kavramın, dış dünyanın bir kavranışı olduğunu söyler. Gösterge gerçeklikle yalnızca onu kullanan insanların kavramları aracılığıyla ilişkilenir. 4 Fransız yazar ve edebiyat eleştirmeni Roland Barthes göstergeye biraz daha geniş ve farklı bir yaklaşım sergilemektedir. Saussure ün terimleri arasında gösterilen ve gösteren göstergenin oluşturucularıdır. Oysa tanrıbilimden hekimliğe kadar çok değişik sözcük dağarcıklarında kullanılan ve Đncil den sibernetiğe kadar tarihi çok zengin olan bu gösterge terimi, bu yüzden anlamı belirsiz bir terimdir. Onun için, Saussure ün verdiği anlama gelmeden önce, bu terimin oynak bir yer tuttuğu kavram alanına kısaca değinmek gerekir. Dilbilimde, gösterge kavramı komşu terimler arasında bir çekişmeye yol açmaz. Anlam aktarıcı bağlantıyı belirtmek için Saussure, bir nedenlilik düşüncesi 2 RIFAT, Mehmet, a.g.e, s FĐSKE, John, Đletişim Çalışmalarına Giriş, Çev. ĐRVAN, Süleyman, Bilim ve Sanat Yayınları, Ankara; 2003, s.63 4 FĐSKE, John, a.g.e, s.63

11 5 içerdiğinden simgeyi hemen bir yana itip bir gösteren ile bir gösterilerin (bir kağıdın ön yüzüyle arka yüzü gibi) ya da bir işitim imgesiyle bir kavramın birleşimi olarak tanımladığı göstergeyi benimsemiştir. Saussure ün gösteren ve gösterilen sözcüklerini bulmasına kadar, gösterge yine de anlamı belirsiz bir terim olarak kaldı, çünkü, gösteren ile karışma eğilimindeydi. Saussure ise, bundan kesinlikle kaçınmak istiyordu. Kabuk ve öz, biçim ve düşünce, imge ve kavram arasında duraksadıktan sonra, birleşimleri göstergeyi oluşturan gösteren ve gösterilende karar kaldı. Bu çok önemli ve hiç unutulmaması gereken bir öneridir, çünkü göstergeyi gösteren olarak yorumlama eğilimi yaygındır; oysa, iki yönlü bir gerçek söz konusudur. Bunun önemli bir sonucu vardır: Hiç değilse, Saussure, Hjelmslev ve Frei ye göre, gösterilenler, göstergelerin parçası olduğundan, anlambilimin yapısal dilbilim içinde yer alması gerekir; oysa, Amerikalı mekanikçilere göre, gösterilenler dilbilimden atılıp ruhbilime gönderilmesi gereken tözlerdir. Saussure den bu yana, dilsel gösterge kuramı, çift eklemlilik ilkesiyle zenginleşmiştir. Martinet çift eklemliliğin önemini göstermiş, hatta bunu insan dilinin tanımlanmasında ölçüt durumuna getirmiştir. Gerçekten de, dil göstergeleri düzleminde, her biri bir anlamla yüklü olan ve birinci eklemliliği oluşturan anlamlı birimler ( sözcükler, ya da daha doğru bir terimle anlambirimler ) ile biçimi oluşturan, ama doğrudan doğruya bir anlam taşımayan ve ikinci eklemlilik düzeyini kuran ayırıcı birimleri ( sesler ya da daha doğrusu sesbirimler ) birbirinden ayırmak gerekir. Đnsan dilinin tutumluluğunu çift eklemlilik ortaya koyar. Gerçekten de, güçlü bir indirgeyerek yoğunlaştırma ilkesidir bu. Sözgelimi Amerika Đspanyolcası yalnızca 21 ayırıcı birimle anlamlı birim oluşturabilir. Demek ki, gösterge bir gösterge ile bir gösterilenden kuruludur. Gösterenler düzlemi anlatım düzlemini, gösterilenler düzlemiyse içerik düzlemini oluşturur. Bu iki düzlemin her birine, Hjelmslev, yalnızca dilbilimsel değil, göstergebilimsel gösterge incelemesi için de önemli olabilecek bir ayrım getirmiştir; gerçekten de Hjelmslev e göre, her düzlem iki katman içerir: Biçim ve töz. Bu terimlerin yeni tanımı üstünde durmak gerekir, çünkü her biri sözcüksel açıdan uzunca bir geçmişin ağırlığını taşır. Biçim, dilbilim dışı hiçbir öncüle başvurmadan dilbilimin tümü kapsayıcı, yalın ve tutarlı bir biçimde (bilimkuramsal ölçütler) betimleyebileceği olgulardır. Söz ise, dilbilim dışı öncüllere başvurmadan betimlenemeyecek dilsel olguların çeşitli özelliklerinin tümüdür. Bu iki katmanla hem anlatım düzleminde,

12 6 hem de içerik düzleminde karşılaşıldığından, ortaya şöyle bir düzen çıkar: 1) Anlatımın tözü: Sözgelimi, işlevsel olmayan ses tözü, seslerin çıkarılmasına ilişkin töz; bununla sesbilim değil de sesbilgisi uğraşır; 2) Anlatımın biçimi: Dizisel ve sözdizimsel kurallardan oluşur ; 3) Đçeriğin tözü: Sözgelimi, gösterilenin coşkusal, düşünyapısal ya da yalnızca kavramsal özellikleri, gösterilenin artılı ( pozitif ) anlamı; 4) Đçeriğin biçimi: Anlamsal bir belirtinin yokluğu varlığıyla, gösterilenlerin kendi aralarında kurdukları biçimsel düzen. Đnsan dili karşısında, gösterilenleri gösterenlerden ayırmak olanaksız olduğu için bu son kavramı anlamakta güçlük çekeriz. Ama bundan ötürü de, biçim/töz alt ayrımı göstergebilimde şu gibi durumlarda yarar sağlayabilir ve kolaylıkla da kullanılabilir: 1) Kendilerine özgü dizgenin içerdiği töz dışında bir töze bürünmüş gösterilenlerden oluşan bir dizge karşısında bulunduğumuzda ; 2) Bir nesneler dizgesi dolaysız ve işlevsel bir biçimde anlamlayıcı olmayıp, belli bir düzeyde yalnızca yararcı nitelik taşıyabilen bir töz içerdiğinde: Belli bir yemek belli bir durumu belirtmeye yaradığı gibi beslenmeyi de sağlar. Böylece dilsel göstergeye oranla göstergebilimsel göstergenin öz niteliğini öngörme olanağı doğabilir. Örnekçesi gibi, göstergebilimsel göstergenin kendisi de, bir gösteren ile bir gösterilenden oluşur (sözgelimi, trafik kurallarında, bir ışığın

13 7 oluşturuluvermiş, varolan bir genel örneğe hiçbir bakımdan benzemeyen bir araç tasarlamak gerekir: Bu hiçbir toplumda gerçekleşmesine hemen hemen olanak bulunmayan bir varsıyımdır. Kullanımların bu evrensel anlamlaşma süreci çok önemlidir: Ancak zekayla kavranabilen olgunun gerçek olabileceğini dile getirir ve sonuç olarak toplumbilim ile toplum-mantık düzlemini birbiriyle kaynaştırması beklenir. Ama gösterge bir kez oluştuktan sonra, toplum bunu yeniden işlevselleştirebilir, bundan bir kullanım nesnesi olarak söz edebilir: Bir kürk manto, sanki yalnız soğuktan korumaya yarıyormuş gibi işlem görür. Varolabilmek için ikinci bir dil gerektiren bu yinelenen işlevselleşme, birinci işlevselleşmeyle hiç de aynı değildir; kaldı ki birinci işlevselleşme yalnız ve yalnız ideal niteliklidir. Yeniden sunulan işlev, yananlam düzlemine bağlanan biçim değiştirmiş bir ikinci anlamsal kuruluştan kaynaklanır. Demek ki büyük bir olasılıkla- gösterge-işlevin insanbilimsel bir değeri vardır, çünkü doğrudan doğruya teknik olan ile gösteren arasındaki bağıntıların kurulduğu birimdir. Dilbilimde, gösterilenin öz niteliği, özellikle gerçeklik derecesine ilişkin tartışmalara yol açmıştır. Ne var ki, bütün bu tartışmalarda, gösterilenin bir nesne değil de, nesne nin zihinsel bir tasarımı olduğu vurgulanmıştır. Saussure de, gösterilenin zihinsel özniteliğini, kavram terimini kullanarak belirtmiştir: Öküz sözcüğünün gösterileni, hayvanın kendisi değil, onun zihinsel imgesidir. Gösterilen, göstergeyi kullananın bundan anladığı "şey"dir. Böylece salt işlevsel olan bir tanıma ulaşılmış olur: Gösterilen, göstergenin iki bağlantısal ögesinden biridir. Onu gösterenin karşıtı yapan tek ayrım, gösterenin bir aracı niteliği taşımasıdır. Durumun, özü bakımından, göstergebilimde de başka türlü olmasına olanak yoktur; bu alanda nesneler, görüntüler, el-kol-baş hareketleri, vb. anlam aktardıkları ölçüde ancak kendileri aracılığıyla söylenebilir bir şeye iletirler. Aradaki tek ayrım, göstergebilimsel gösterilenin dilsel göstergelerce anlatılabilir olmasıdır. Sözgelimi, şöyle denilebilir: Süveter, ağaçlıklar arasında yapılan uzun sonbahar gezintilerini belirtir. Bu durumda, gösterilene yalnız giysi göstereni (süveter) değil, aynı zamanda bir söz parçası da aracılık eder. Dilin, gösterenleri ile gösterilenlerini ayırt edilemez ve ayrılamaz bir biçimde birleştirmesi olayına eşleme adı verilebilir. Böylece,

14 8 gösterilenin gösterenine yalnızca bitiştirildiği eşlemesiz dizgelerin (bunlar ister istemez karmaşıktır) sunduğu durum da ayrılmış olur. 5 Profesör Doktor Berke Vardar ise göstergeyi ; Sözcüğün en geniş anlamıyla, bir başka şeyin yerini alabilmesini sağlayan özellikler taşıdığından kendi dışında bir nesne, olgu, varlık belirtebilen öğedir. Algılanabilir nitelik taşıyan bu öğe bir tür uyarandır: Anlıktaki imgesi bir başka uyaranın imgesine bağlı olduğundan onu çağrıştırabilen bir uyaran. Bu anlamda, örneğin duman, ateşin; çatık kaşlar, kızgınlığın; köpek sözcüğü, bir hayvanın göstergesi sayılır. Görüldüğü gibi, çok değişik alanları, hem dilsel, hem de dil dışı düzlemleri ilgilendiren bir kavram söz konusu. Çağlar boyunca tartışılmış, birbiriyle örtüşmeyen pek çok görüşün ortaya atılmasına neden olmuştur bu kavram. Gerçekten de, gösterge sorunsalının kökenleri çok eskilere, Đlk Çağa, örneğin Stoacılara değin gerilere uzanır. XX. yüzyıl başlarında F. de Saussure dilbilim kuramını oluştururken bu kavramı yeniden ele alarak incelemiş, ona çağcıl dilbilimdeki önemli yerini verirken genel bir gösterge bilimi de tasarlamıştır. Saussure'ün kimi izleyicileri (örneğin L. Hjelmslev) daha ayrıntılı bir kavramlaştırma çabasına girişerek Cenevre'li bilginin görüşlerini geliştirmişlerdir. Ancak tartışmalar sona ermemiştir. Değişik yorumlara bugün de rastlanmaktadır. 6 şeklinde tanımlamaktadır. Đnsan denen varlık çevresiyle birlikte vardır ve yaşar. Çevresiyle etkileşimi sürdüğü oranda toplumsal bir varlıktır. Yani insanın toplumsal olması birlikte yaşamaktan ve paylaşmaktan geçer. Toplumsal olmanın ilk koşulu budur. Đnsan yaşamı önceden öğrenilen kavramları ve deneyimleri doğru yerde kullanma ve yeni bir durumu öğrenilen bilgilerden yararlanarak çözme üzerine kurulmuştur. Kişi öğrendiği nesnelerle bir şey yapmaya çalışır ya da üyesi olduğu toplum için bir davranışta bulunur. Đçinde bulunduğumuz zamanın yüz yıl öncesinde yaşamış birisi acaba bugün bizim yaptığımız davranışların ne kadarında başarılı olabilirdi? Örneğin bizim için çok basit olan televizyon açma aracının üzerindeki düğmeleri ne oranda doğru kullanabilirdi? Bu sorulara olumlu yanıt vermek hemen hemen olanaksız görünmektedir. Bir başka yaklaşım: Video aracı ile televizyon açılabilir mi? Bu sorunun cevabı olumsuzdur. Çünkü söz konusu aletin (bir başkasına benzemesine karşın) tek bir işlevi var. O halde günlük yaşamda kullanılan her nesne her yerde (rastgele) kullanılamaz. Her nesnenin kendi kullanım yerleri vardır ve her nesnenin kendi 5 BARTHES, Roland, Göstergebilimsel Serüven, Çev. RIFAT, Mehmet, RIFAT, Sema, Yapı Kredi Yayınları, Đstanbul, 2005, s.44 6 VARDAR, Berke, Dilbilimin Temel Kavram ve Đlkeleri, Multilingual, Đstanbul, 2001, s.72-73

15 9 kullanım yerinde bir anlamı vardır. Türkçedeki Taş yerinde ağırdır atasözünde belirtilen durum gibi. Bu durumda iletişim ve anlaşma, önceden öğrenilen nesneleri ya da davranışları doğru zamanda ve doğru yerde kullanmakla olacaktır. günlük iletişimde kullanılan, kültür ya da kültürün bir parçası olarak nitelenen her şey, gösterge diye adlandırılabilecek uzlaşımsal değerleri toplumun benimsediği biçimde kullanılmayı gerektirir. Her türlü kültür olgusu anlamlı bir yapıdır ve bir toplum için çok şeyi belirtebilir. Ancak her türlü göstergeyi kullanmak için kendi kullanım yerlerini bilmek gerekir. Bu da toplumsal yaşamla ilintili bir durumdur. Sonuç olarak günlük yaşamdaki iletişim, toplumsal olarak yaşamanın gereği, dilsel ve dil dışı göstergeleri bir arada kullanmakla olabilir. 7 B) Gösterge Türleri Amerikalı felsefeci Charles Sanders Peirce'ün göstergebilime yaptığı en önemli katkı, göstergeleri sınıflaması olmuştur. Bu sınıflandırma, daha sonra çok yaygınlaşmış ve göstergebilimin dilbilimin etkisinden kurtulmasına, dil dışındaki başka bir çok alana uyarlanabilmesine olanak sağlamıştır. Peirce göstergeleri, önce kendi oluş biçimleriyle (representamen), nesnelerle (gönderge) ve yorumlayıcılarla (interpretant) kurdukları ilişkiler açısından üç temel öbeğe ayırır, daha sonra bunları yeniden üçe ayırır, daha sonra bu kalemleri birbirine çatarak 66, hatta 3 10 türe ulaşır. 8 Birinci Öbek, yani göstergenin nasıl olduğuyla ilgili öbek, nitel, tikel ve kavramsal (kural) gösterge türlerini kapsar. En önemli olan ya da araştırmacılar tarafından en çok başvurulan öbek ise, gösterge ile nesne (gönderge) arasındaki ilişkiyi öne çıkaran ikinci öbektir. Burada, görüntüsel göstergeyi, belirtiyi ve simgeyi görürüz. Üçüncü öbek, ilk gösterge ile yorumlayıcı gösterge arasında kurulan ilişkiye değgindir, terim, önerme ve sav türlerini içerir. Şimdi bu türlerin ne anlama geldiklerini teker teker incelenecek olursa : Birinci Öbek: Nitel gösterge (qualisign): Duyumladığımız bir niteliktir. Örneğin bir resimdeki kırmızı leke. Ancak, bu kırmızı algısını yorumladığımız anda, nitel 7 GÜNAY, Doğan, Dil ve Đletişim, Multilingual, Đstanbul, 2004, s ERKMAN, Fatma, Göstergebilime Giriş, Multilingual, Đstanbul, 2005, s.112

16 10 gösterge, tikel bir göstergeye dönüşür. Başka bir deyişle, tüm göstergeler, aslında, yorumlanana kadar, yalnızca bir niteliğin yansımasından ibarettir. Bu onların varoluş biçimidir. Şekil 1 : Julia Roberts in Yüzü Tikel gösterge (sinsign): Bu, tek ve belirtili bir varlık ya da duruma gönderme yapan bir göstergedir. Örneğin Julia Roberts in yukardaki fotoğrafı, tikel bir varlığa, Julia Roberts e gönderme yapmaktadır. Ama Roland Barthes'ın ileri sürdüğü gibi, eğer Julia Roberts in yüzü, zamanla, belli bir dönemin güzel kadın anlayışının simgesine dönüşür, genelleşir ve belli bir güzellik anlayışını dayatırsa, o zaman bu fotoğraf, kavramsal olan, kural koyan bir göstergeye dönüşür. Kavramsal / kural gösterge (legisign): Kavramsal gösterge, bir genellemedir: Julia Roberts ın yüzü bir güzellik ölçütüne dönüşürse, genelleme olur. Sözlükteki tüm sözcükler, tek başlarına ele alındıklarında, tüm kümeye gönderme yaptıklarından, genelleme sayılırlar. Ancak, bireysel bir söylemin içine girip de, belirtili bir gönderme yaptıklarında, tikelleşirler. Birisinin o

17 11 sözcüğü söylemesi ile kulağımıza çarpan ses zinciri ise, niteldir. Bulut sözcüğü, duyulduğunda, niteldir. Sözlükteki tüm bulutları kapsayan, küme adı olan bulut sözcüğü kavramsaldır, genellemedir. Günlerden sonra kocaman, yağmur yüklü, gri bir bulut gökyüzünde belirdi söyleminde ise, belirtili ve tek bir buluttan söz edildiği için, ağaç tikeldir. Julia Roberts örneğine dönülürse, fotoğrafı oluşturan ton farkları, lekeler nitel göstergeyi, bu fotoğrafı Julia Roberts olarak yorumlamamız tikel göstergeyi, Julia Roberts ı güzellik ölçütü olarak değerlendirmemiz ise kavramsal göstergeyi oluşturur. Đkinci öbek: Görüntüsel gösterge (icon): Çoğunlukla görsel alanda kullanılan görüntüsel göstergenin özelliği, temsil ettiği şeye benzemesidir. Yine Julia Roberts ın fotoğrafına bakılacak olursa, bu fotoğraf Julia Roberts ı çağrıştırdığı, ona benzediği için görüntüseldir. Bu benzeme ilkesi edebiyata da yakıştırılır. Bir anlatıda, eğer olayların anlatılış sırası, gerçekleşme sırasına uyuyorsa, burada temsil edenle (metin) temsil edilen (olayların gerçek sırası) birbirine benziyor demektir. Belirti (index): Belirti türü gösterge, bir neden-sonuç ilkesine dayanır. Eğer bir yerde gökkuşağı varsa, bir süre önce yağmur yağmış demektir. Gökkuşağının yağmurun yağması ve güneş açması sonucu olduğunu bildiğimiz için, yağmur yağdığını görmesek de, varolduğunu düşünürüz. Buradaki önemli nokta, gökkuşağının, bizim orada yağmur yağdığını anlamamız için kasıtlı olarak çıkmadığını bilmektir. Yağmur-gökkuşağı ilişkisi doğal bir ilişkidir, gösterge olsun diye ortaya çıkmamıştır. Ama biz deneylerimiz sonucunda bu bağlantıyı kurmayı öğrenmişizdir, gökkuşağını yağmurun hemen ardından ortaya çıkan bir gösterge olarak yorumlarız. Bu bakış açısını fotoğraflara da uygulamak mümkündür. Julia Roberts in yüzü öyle olduğu için, fotoğraf tekniğinin de bazı özellikleri olduğu için, Julia Roberts in fotoğrafı, Julia Roberts a benzeyecektir. Yani, fotoğrafla gerçek kişi arasındaki benzerlik, bir neden-sonuç ilişkisidir. Simge (symbol): Simge, temsil ettiği şeyle olan ilişkisini bir uzlaşım sonucunda kurar. Peirce'ün simge anlayışı, Saussure' ün gösterge anlayışı ile

18 12 örtüşür. Sözlükteki her sözcük, bir uzlaşıma dayanır, dolayısıyla simgedir. O dili konuşanlar, bu sözcüğün ne anlama geleceği konusunda uzlaşmışlardır. Đşte simge bu özelliği ile aynı zamanda kavramsal, yani kural oluşturan bir göstergedir de. Üçüncü öbek: Terim (rheme): Üçüncü öbeğin gösterge ile yorumlayıcı arasındaki ilişkiye dayanır. Terim, yorumlayıcı açısından açık uçlu bir göstergedir. Tek başına doğru ya da yanlış olamaz. Bu açıdan bakıldığında, her sözcük bir terimdir. Tek başına ele alındığında bulut sözcüğü bir terimdir ve genellemedir, ama bulut sözcüğü tek başına doğru ya da yanlış olamaz. Önerme (dicisign): Önerme bilgilendirici bir göstergedir. Terimlerin bir araya gelmesiyle kurulur. Önerme birden fazla terimle oluşturulur, bir dizimdir. Bize bir şey hakkında bir şey söyler. Ancak, önermenin de doğru olma kanıtı kendi içinde değildir. Doğru ya da yanlış olabilir. Ama doğru mu yanlış mı olduğu kendi içinde kanıtlanmaz. Bazı tümceler önermedir. Sav (argument): Önerme bir konu hakkında bilgi verir, ancak bilginin doğruluğunu ya da yanlışlığını kanıtlamaz. Sav ise karmaşık bir göstergeler bütünüdür. Önermenin kanıtını getirir, neden-sonuç ilişkisi kurar. Önerme, yalnızca bir nesnenin varlığını dile getirir, sav ise bunun doğru olup olmadığını kanıtlar. yağmurluğumu yanıma alıyorum tümcesi bir önermedir, bu tümcenin içindeki her sözcük birer terimdir. Ama eğer tümceyi uzatarak yağmurluğumu yanıma alıyorum, çünkü havada kara bulutlar var, yağmur yağacak, ıslanmak istemiyorum, dersek, bir sav kurmuş oluruz: Yağmur yağacak, çünkü havada kara bulutlar var, yağmur yağarsa ıslanırım, ıslanmak istemiyorum, bu yüzden şemsiyemi yanıma alıyorum, tümcesi, neden-sonuç ilişkileri kuran, akıl yürütmeye dayalı bir savdır. Bu açıklamalardan ortaya şu çıkar: Göstergeler çok çeşitli olabildikleri gibi her gösterge birkaç türe birden girebilir. Julia Roberts ın fotoğrafı, nitel, tikel ve kavramsal olabilir. Ancak kavramsal, hatta tikel olması için, daha önce başka göstergeler aracılığıyla Julia Roberts ı tanımış olmamız gerekir. Kavramsallaşması

19 13 tümüyle kültürel bir olgudur. Gene aynı fotoğraf, görüntüsel gösterge (J.Roberts a benziyor) ya da belirti (J.Roberts öyle göründüğü için fotoğraf da böyle) olabilir. 9 1) Doğal Göstergeler Dil dışı göstergeler (göstergebilimsel gösterge) olarak, doğal göstergeler, belirtiler, görüntüsel göstergeler, belirtkeler ve semptomlar sayılabilir. Dil dışı göstergeler, tüm gösterge türleri gibi iletişim sağlama aracı olarak kullanılan ve doğal diller dışında kalan her türlü göstergelerdir. Bu tür göstergelerde kullanılan dizge ile gösterge: gösterilen-gösteren arasındaki ilişki farklılık gösterebilir. Doğal göstergeler ya da belirtiler anlam sağlayan gösterge türleridir. Belirti kavramını Sebeok şöyle tanımlar: Yorumu yapılmadığı takdirde kesinlikle anlamı olmayan bir gösterge türüdür. Belirti doğadaki nesnelerin tümünden etkilenir, dolayısıyla nesnelerde pek çok ortak yöne sahiptir ve nesneye yöneliktir. Belirti olarak kullanılan göstergede iletişim kurma niyeti yoktur. Tek taraflı bir bilgi edinme süreci söz konusudur. Bu göstergelere anlam yükleyen insanlardır. Đnsanın anlamlandırma edimi olmadığı sürece belirtilerin bir gösterge işlevi olmayacaktır. Belirti, bir başka olgu ya da durum hakkında bize bir şey gösteren, açıklayan ve doğrudan algılanabilen bir gösterge türüdür. Belirtilerde gösteren ve gösterilen arasındaki ilişki diğer gösterge türlerinden farklıdır: Bir belirtide [gösteren ile gösterilen] arasındaki ilişki gelişigüzeldir: Ateş dumanın nedeni olduğu sürece, duman ateş demektir. Yani duman gösterileni ile ateş göstereni arasında bir bağıntı yoktur. Ancak neden-sonuç ilişkisi olabilir. 10 Aslında şimdilik anlam yüklemediğimiz bir yığın doğal gösterge ya da belirti, iletişime katılmadan varlığını sürdürmektedir. Ne zaman insan onu bir anlamlandırma sürecine alırsa, bu gösterge bir belirti durumuna dönüşecektir. Sıradan bir durum da bir bağlam içinde belirti olabilir. Her türlü doğal göstergelerde, olaylar arasında neden-sonuç bağlantısı kurulabilir. Bir doğal olayla bağıntı kurup anlığımızda birbiriyle birleştiği ölçüde gösterge değeri olacaktır. Doğal göstergeler, insanların uzun deneyimleri sonucu elde ettiği bilgi birikimiyle yakından ilgilidir. Belirti ile bir doğal olaydan yalın bir sonuç çıkarmak söz konusudur. Bu tür göstergeler bir anlam aktarma işlevi görmez. Çünkü insanlar 9 ERKMAN, Fatma, Göstergebilime Giriş, Multilingual, Đstanbul, 2005, s GÜNAY, Doğan, a.g.e. s. 59

20 14 arası iletişimde kullanılmaz. Sadece insan ile doğa arasında kurulan tek yönlü bir iletişim vardır. Doğal bir olayı anlamlandırabilmek, oluşturulmuş iki durum arasında neden-sonuç ilişkisinin ortaya konulmasıyla olacaktır. gökyüzündeki bulut (neden), gelecek olan bir yağmurun (sonuç) habercisidir. Bu durumda bulut yağmurun belirtisidir. Bu tür bir neden-sonuç ilişkisi doğal olaylarda yapılabildiği oranda ilişkiler arasında bir anlamlandırma edimi olabilecektir. Aslında bir belirtinin (neden) bir sonucu doğal olarak vardır. Đnsanlar bu ilişkiyi kurup, bir alıcı olarak tepki gösterdiği oranda bu neden (belirti) anlamlıdır. Belirtide, gerçek dünyadaki göndergesi ile bir neden-sonuç ilişkisi kurulabilir. Bu ilişkiler de insan yaşamındaki sayısız yinelemelerle belirlenebilecektir. Yani buluttan sonra yağmurun gelmesi sayısız yineleme ile edinilebilecek bir bilgidir. Gökteki fırtınanın meteoroloji uzmanı ile hiçbir iletişimi yoktur. 40 derecelik bir ateş, doktoru bilgilendirmek için bir bildiri üretmez. Bulut ya da 40 derecelik ateş, kendisi olmadığı halde başka bir konuda bilgi veren dolaysız biçimde algılanabilen olaylardır. Đnsan deneyiminin sonucu bu nedensonuç bağıntısını, bitişikliğini belirler. Bu tür neden-sonuç ilişkili anlama ve anlamlandırma insanın kendi iletişim dizgesi olarak geliştirdiği, sağır-dilsiz alfabesinden, trafik işaretlerinden ya da dilsel göstergelerden farklıdır. Yapay olarak oluşturulmuş göstergelerde çok belirgin bir neden-sonuç ilişkisi bulunmayabilir. Yine hiç mors alfabesi bilmeyen bir kişi aynı durumu sayısız kez yinelese bile bu anlamlandırmayı yapamayacaktır. Sürekli yineleyerek de bu göstergelerin göndergelerini bulamayacaktır. Halbuki doğal göstergelerde art arda gelme alıcı için çok önemlidir. Hiç kimseye sormadan bir neden-sonuç ilişkisi ortaya koyabilir, bir nedenden belirgin ve tutarlı bir sonuç çıkarabilir. Belirtiler de bir nedenin varlığı, göstergenin nesnesinin varlığına bağlı olmasına karşın, insanın bu neden-sonuç ilişkisini bilip bilmemesine bağlı değildir. Yani insanın bu ilişkiyi bilmediği durumlarda da o göstergenin bir anlım vardır, bir neden-sonuç ilişkisi vardır ve bu anlamı asla kaybetmez. Ancak insan bu göstergeden ve sonucundan haberdar değildir. Burada zamansal olarak art arda gelen iki şeyin birbirini çağrıştırması söz konusudur. Đki olayın sürekli art arda gelmesiyle nedensonuç arasında bir bitişiklik bağıntısı kurulur. Diğer taraftan doğal göstergelerdeki neden-sonuç arasındaki ilişkide benzerlik yoktur. Yani ateşli bir hastanın vücudunda ateş yanmıyordur, ya da siyah bulutların belirmesinde yeryüzüne siyah bir nesne düşecek diye bir benzerlik öğesi yoktur. Đnsanın olayların ardışıklığı sonucunda

ÖZET GÖSTERGEBĐLĐMSEL AÇIDAN REKLAM DĐLĐNĐN TÜKETĐM TOPLUMUNA ETKĐLERĐ Ebru ÖZCAN Süleyman Demirel Üniversitesi, Grafik Bölümü,Yüksek Lisans Tezi,

ÖZET GÖSTERGEBĐLĐMSEL AÇIDAN REKLAM DĐLĐNĐN TÜKETĐM TOPLUMUNA ETKĐLERĐ Ebru ÖZCAN Süleyman Demirel Üniversitesi, Grafik Bölümü,Yüksek Lisans Tezi, i ÖZET GÖSTERGEBĐLĐMSEL AÇIDAN REKLAM DĐLĐNĐN TÜKETĐM TOPLUMUNA ETKĐLERĐ Ebru ÖZCAN Süleyman Demirel Üniversitesi, Grafik Bölümü,Yüksek Lisans Tezi, 157sayfa, Şubat 2007 Danışman : Yrd.Doç.Dr.Esma SÜLDÜR

Detaylı

İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi

İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi İLETİŞİMLETİŞİİŞİM İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi amaçlarla iletişim kurmaya devam

Detaylı

İletişimin Sınıflandırılması

İletişimin Sınıflandırılması İletişimin Sınıflandırılması Toplumsal ilişkiler sistemi olarak Kişiler arası Grup i Örgüt i Toplumsal Grup ilişkilerinin yapısına göre Biçimsel olmayan (informel) / yatay Biçimsel / Formel) /dikey Kullanılan

Detaylı

Yahut İLETİŞİMİN TEMEL ELEMENTLERİ

Yahut İLETİŞİMİN TEMEL ELEMENTLERİ BİLDİRİŞİM Yahut İLETİŞİMİN TEMEL ELEMENTLERİ 1 Hazırlayan: Rıza FİLİZOK Dil, bir bildirişim (COMMUNIQUER) aracıdır, düşüncemizin içeriğini karşımızdakine iletir. Bildirişim, araçsız gerçekleşmez. (Sezgilerimiz

Detaylı

İletişim kavramı ve tanımı

İletişim kavramı ve tanımı İletişim kavramı ve tanımı Fransızca dan communication (haberleşme) İletişim haberleşmeyi de içeren daha geniş kapsamlı ileti alışverişi, toplumsal nitelikli bir etkileşim, paylaşım.. İletişim kavramının

Detaylı

İletişim ve İletişim Sürecinde Halkla İlişkiler. Kişilerarası İletişim. Kişisel İlişkiler ve Davranış Geliştirme Süreci

İletişim ve İletişim Sürecinde Halkla İlişkiler. Kişilerarası İletişim. Kişisel İlişkiler ve Davranış Geliştirme Süreci ÜNİTE:1 İletişim ve İletişim Sürecinde Halkla İlişkiler ÜNİTE:2 Kişilerarası İletişim ÜNİTE:3 Kişisel İlişkiler ve Davranış Geliştirme Süreci ÜNİTE:4 İletişim Sürecinde Anlaşım ve Uzlaşma ÜNİTE:5 İletişim

Detaylı

Tasarım ve İletişim (MMR 512) Ders Detayları

Tasarım ve İletişim (MMR 512) Ders Detayları Tasarım ve İletişim (MMR 512) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Tasarım ve İletişim MMR 512 Her İkisi 3 0 0 3 5 Ön Koşul Ders(ler)i Dersin Dili

Detaylı

İletişim Kuramı. Umut Al BBY 166, 28 Şubat 2014

İletişim Kuramı. Umut Al BBY 166, 28 Şubat 2014 İletişim Kuramı Umut Al umutal@hacettepe.edu.tr - 1 İletişim kavramı İletişim tarihi İletişim modelleri İletişimin ögeleri Plan - 2 İletişim - 3 İletişim: Etimolojik Yaklaşım Fransızca ve İngilizce da

Detaylı

Wertheimer, Köhler ve Kofka tarafından geliştirilmiş bir yaklaşımdır. Gestalt psikolojisi, bilişsel süreçler içerisinde özellikle "algı" ve "algısal

Wertheimer, Köhler ve Kofka tarafından geliştirilmiş bir yaklaşımdır. Gestalt psikolojisi, bilişsel süreçler içerisinde özellikle algı ve algısal Gestalt Psikoloji Wertheimer, Köhler ve Kofka tarafından geliştirilmiş bir yaklaşımdır. Gestalt psikolojisi, bilişsel süreçler içerisinde özellikle "algı" ve "algısal örgütlenme" konularında yoğunlaşmış

Detaylı

ÜNİTE:1. Dil Nedir? ÜNİTE:2. Dil Kültür İlişkisi ÜNİTE:3. Türk Dilinin Gelişimi ve Tarihsel Dönemleri ÜNİTE:4. Ses Bilgisi ÜNİTE:5

ÜNİTE:1. Dil Nedir? ÜNİTE:2. Dil Kültür İlişkisi ÜNİTE:3. Türk Dilinin Gelişimi ve Tarihsel Dönemleri ÜNİTE:4. Ses Bilgisi ÜNİTE:5 ÜNİTE:1 Dil Nedir? ÜNİTE:2 Dil Kültür İlişkisi ÜNİTE:3 Türk Dilinin Gelişimi ve Tarihsel Dönemleri ÜNİTE:4 Ses Bilgisi ÜNİTE:5 1 Yapı Bilgisi: Biçim Bilgisi ve Söz Dizimi ÜNİTE:6 Türkçenin Söz Varlığı

Detaylı

SANATSAL DÜZENLEME ÖĞE VE İLKELERİ

SANATSAL DÜZENLEME ÖĞE VE İLKELERİ SANATSAL DÜZENLEME ÖĞE VE İLKELERİ 1.Sanatsal düzenleme öğeleri Çizgi: Çizgi, noktaların aynı veya değişik yönlerde sınırlı veya sınırsız olarak ardı arda dizilmesinden elde edilen şekildir. Kalemimizle

Detaylı

Matematik Ve Felsefe

Matematik Ve Felsefe Matematik Ve Felsefe Felsefe ile matematik arasında, sorunların çözümüne dayanan, bir bağlantının bulunduğu görüşü Anadolu- Yunan filozoflarının öne sürdükleri bir konudur. Matematik Felsefesi ; **En genel

Detaylı

DİL VE İLETİŞİM. Prof. Dr. V. Doğan GÜNAY

DİL VE İLETİŞİM. Prof. Dr. V. Doğan GÜNAY DİL VE İLETİŞİM Prof. Dr. V. Doğan GÜNAY DİL VE İLETİŞİM Prof. Dr. V. Doğan GÜNAY PAPATYA YAYINCILIK EĞİTİM Bilgisayar Sis. San. ve Tic. A.Ş. Ankara Caddesi, Prof. Fahreddin Kerim Gökay Vakfı İşhanı Girişi,

Detaylı

Anlambilim ve Edimbilim. Giriş Konuları

Anlambilim ve Edimbilim. Giriş Konuları Anlambilim ve Edimbilim Giriş Konuları İletişim Anlamın en «anlamlı» olduğu yer iletişim Basit bir iletişim modeli kanal (mesaj) gönderen kodlama gönderilen sinyal gürültü artıklık alınan sinyal kod açma

Detaylı

Gerçekçi (Realistic) görseller, üzerinde durulan gerçek nesneyi gösterir. Örneğin bir arabanın resmi gerçekçi bir görsel öğe olarak kullanılabilir.

Gerçekçi (Realistic) görseller, üzerinde durulan gerçek nesneyi gösterir. Örneğin bir arabanın resmi gerçekçi bir görsel öğe olarak kullanılabilir. GÖRSEL TASARIM UNSURLARI Görsel Unsurlar Sözel Unsurlar Çekicilik Katan Unsurlar Gerçekçi Yazı Tipi Dikkat Çekici Şematik Stil Sayısı Dokunulabilir Benzeşik Büyük Harf Etkileşimli Dr. Sakıp KAHRAMAN Bayburt

Detaylı

225 ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ. Yrd. Doç. Dr. Dilek Sarıtaş-Atalar

225 ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ. Yrd. Doç. Dr. Dilek Sarıtaş-Atalar 225 ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ Yrd. Doç. Dr. Dilek Sarıtaş-Atalar Bilgi Nedir? Bilme edimi, bilinen şey, bilme edimi sonunda ulaşılan şey (Akarsu, 1988). Yeterince doğrulanmış olgusal bir önermenin dile getirdiği

Detaylı

3. SINIFLAR BU AY NELER ÖĞRENECEĞİZ? OCAK

3. SINIFLAR BU AY NELER ÖĞRENECEĞİZ? OCAK 3. SINIFLAR BU AY NELER ÖĞRENECEĞİZ? 04 22 OCAK TÜRKÇE ÖĞRENME ALANI: DİNLEME 1. Dinleme Kurallarını Uygulama 1. Dinlemeye hazırlık yapar. 2. Dinleme amacını belirler. 3. Dinleme amacına uygun yöntem belirler.

Detaylı

-DERS PLANI- Görsel Sanatlar Dersi. 2 Ders Saati (40+40dk)

-DERS PLANI- Görsel Sanatlar Dersi. 2 Ders Saati (40+40dk) DERS SINIF KONU SÜRE AMAÇLAR HEDEF VE DAVRANIŞLAR DERS İÇERİĞİ VE SÜREÇ Görsel Sanatlar Dersi 9. Sınıf Doku 2 Ders Saati (40+40dk) -DERS PLANI- 1. Işığın etkisiyle objelerin dokusal özelliklerini tanır.

Detaylı

Ek 1. Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Programı (CEFR) ve Europass Dil Pasaportu:

Ek 1. Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Programı (CEFR) ve Europass Dil Pasaportu: Ek 1. Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Programı (CEFR) ve Europass Dil Pasaportu: Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Programı (CEFR) dil öğrencilerinin bilgi beceri ve yeterlilik düzeylerinin belirlenmesinde standart

Detaylı

YÖNETİM Sistem Yaklaşımı

YÖNETİM Sistem Yaklaşımı YÖNETİM Sistem Yaklaşımı Prof.Dr.A.Barış BARAZ 1 Modern Yönetim Yaklaşımı Yönetim biliminin geçirdiği aşamalar: v İlk dönem (bilimsel yönetim öncesi dönem). v Klasik Yönetim dönemi (bilimsel yönetim, yönetim

Detaylı

1.Bireyden Kitleye. 2.Habere İlk Adım: Gazete. 3.Her Yerdeki Ses: Radyo. 4.Düş mü, Gerçek mi?: Sinema. 5.Evdeki Dünya Televizyon

1.Bireyden Kitleye. 2.Habere İlk Adım: Gazete. 3.Her Yerdeki Ses: Radyo. 4.Düş mü, Gerçek mi?: Sinema. 5.Evdeki Dünya Televizyon 1.Bireyden Kitleye 2.Habere İlk Adım: Gazete 3.Her Yerdeki Ses: Radyo 4.Düş mü, Gerçek mi?: Sinema 5.Evdeki Dünya Televizyon 1 6.Becerikli F@reyle Uzaklara: İnternet 7.Markalar ve İmajlar: Reklam ve Halkla

Detaylı

Ekolojik Tasarımlar ve Sanat

Ekolojik Tasarımlar ve Sanat Ekolojik Tasarımlar ve Sanat Çevre, çok geniş kapsama sahip olan bir kavram olduğu için, tek bir tanım yerine bu konuda yapılmış araştırmalarda kullanılan çeşitli tanımları bulunmaktadır. Çevre: İnsanın

Detaylı

Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı

Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı Russell ın dil felsefesi Frege nin anlam kuramına eleştirileri ile başlamaktadır. Frege nin kuramında bilindiği üzere adların hem göndergelerinden hem de duyumlarından

Detaylı

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri Dil Gelişimi Yaş gruplarına göre g temel dil gelişimi imi bilgileri Çocuklarda Dil ve İletişim im Doğumdan umdan itibaren çocukların çevresiyle iletişim im kurma çabaları hem sözel s hem de sözel olmayan

Detaylı

ÖZEL EGEBERK ANAOKULU Sorgulama Programı. Kendimizi ifade etme yollarımız

ÖZEL EGEBERK ANAOKULU Sorgulama Programı. Kendimizi ifade etme yollarımız Disiplinlerüstü Temalar Kim Olduğumuz Bulunduğumuz mekan ve zaman Kendimizi ifade etme Kendimizi Gezegeni paylaşmak Bireyin kendi doğasını sorgulaması, inançlar ve değerler, kişisel, fiziksel, zihinsel,

Detaylı

İÇİNDEKİLER 1: DİL VE DÜŞÜNCE ARASINDAKİ İLİŞKİ...

İÇİNDEKİLER 1: DİL VE DÜŞÜNCE ARASINDAKİ İLİŞKİ... İÇİNDEKİLER Bölüm 1: DİL VE DÜŞÜNCE ARASINDAKİ İLİŞKİ... 1 1.1. Bir İleti Kodu Olarak Dil... 1 1.1.1. Dilin Bireysel ve Toplumsal Yönü / Uzlaşımsal Niteliği... 4 1.1.2. Dilin Yapısal Yönü / Dizge Olma

Detaylı

Halkla ilişkiler olgusunun temelinde iletişim vardır. Etkili bir halkla ilişkiler politikasının uygulanması büyük ölçüde ikili yönlü işleyen açık

Halkla ilişkiler olgusunun temelinde iletişim vardır. Etkili bir halkla ilişkiler politikasının uygulanması büyük ölçüde ikili yönlü işleyen açık Halkla ilişkiler olgusunun temelinde iletişim vardır. Etkili bir halkla ilişkiler politikasının uygulanması büyük ölçüde ikili yönlü işleyen açık iletişim kanallarının varlığına bağlıdır. Halkla ilişkilerde

Detaylı

Sayı Kavramı ve Sayma

Sayı Kavramı ve Sayma Sayı Kavramı ve Sayma Örnek Olay Üzerinde 20 adet kare şeklinde halı resimleri olan bir tahta hazırladık. Henüz 25 aylık olan Spencer Mavi! diye bağırdı. Tahtanın yanına gidip her defasında mavi diyerek

Detaylı

GRT 283 KİTLE İLETİŞİM KURAMLARI. Ha$a 1

GRT 283 KİTLE İLETİŞİM KURAMLARI. Ha$a 1 GRT 283 KİTLE İLETİŞİM KURAMLARI Ha$a 1 Duygu Beykal İz dbeykal@hotmail.com İLETİŞİM NEDİR? Bir başkasıyla konuşma Duymak Dokunmak Televizyon Gazete Bir eleşbri yazısı İnternet Mağara duvarındaki

Detaylı

NOKTA VE ÇİZGİNİN RESİMSEL ANLATIMDA KULLANIMI Semih KAPLAN SANATTA YETERLİK TEZİ Resim Ana Sanat Dalı Danışman: Doç. Leyla VARLIK ŞENTÜRK Eylül 2009

NOKTA VE ÇİZGİNİN RESİMSEL ANLATIMDA KULLANIMI Semih KAPLAN SANATTA YETERLİK TEZİ Resim Ana Sanat Dalı Danışman: Doç. Leyla VARLIK ŞENTÜRK Eylül 2009 NOKTA VE ÇİZGİNİN RESİMSEL ANLATIMDA KULLANIMI SANATTA YETERLİK TEZİ Resim Ana Sanat Dalı Danışman: Doç. Leyla VARLIK ŞENTÜRK Eylül 2009 Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Eskişehir RESİMSEL

Detaylı

2. REGRESYON ANALİZİNİN TEMEL KAVRAMLARI Tanım

2. REGRESYON ANALİZİNİN TEMEL KAVRAMLARI Tanım 2. REGRESYON ANALİZİNİN TEMEL KAVRAMLARI 2.1. Tanım Regresyon analizi, bir değişkenin başka bir veya daha fazla değişkene olan bağımlılığını inceler. Amaç, bağımlı değişkenin kitle ortalamasını, açıklayıcı

Detaylı

Eğitim Durumlarının Düzenlenmesi

Eğitim Durumlarının Düzenlenmesi Eğitim Durumlarının Düzenlenmesi Program geliştirme sürecinin üçüncü öğesi öğrenme öğretme süreci dir. Eğitim durumları olarak da bilinen bu öğe nasıl? sorusuna yanıt arar. Eğitim durumları, öğrencilere

Detaylı

DAVRANIŞ BİLİMLERİNE GİRİŞ

DAVRANIŞ BİLİMLERİNE GİRİŞ DAVRANIŞ BİLİMLERİNE GİRİŞ DAVRANIŞIN TANIMI Davranış Kavramı, öncelikle insan veya hayvanın tek tek veya toplu olarak gösterdiği faaliyetler olarak tanımlanabilir. En genel anlamda davranış, insanların

Detaylı

ÖZEL VEGA OKULLARI DÜNYANIN HAREKETLERİ SORGULAMA PROGRAMI BÜLTENİ Öğretim Yılı 1. SINIF

ÖZEL VEGA OKULLARI DÜNYANIN HAREKETLERİ SORGULAMA PROGRAMI BÜLTENİ Öğretim Yılı 1. SINIF ÖZEL VEGA OKULLARI DÜNYANIN HAREKETLERİ SORGULAMA PROGRAMI BÜLTENİ 2015-2016 Öğretim Yılı 1. SINIF BİLGİ TEMASI DÜNYA NIN İŞLEYİŞİ: Yer ve zaman hakkında sorgulama; kişisel tarihimiz, evler ve seyahatler,

Detaylı

ALGI VE ALGISAL ÖRGÜTLEME YASALARI

ALGI VE ALGISAL ÖRGÜTLEME YASALARI ALGI VE ALGISAL ÖRGÜTLEME YASALARI Çevredeki nesneleri ve olayları, tanıma, kavrama ve anlama, etiketleme ve tepki vermeye hazırlanma gibi işlemlerdir. ALGI Duyu organlarıyla gelen bilginin anlamlandırılmasıdır.

Detaylı

ÇALIŞMALARIMIZ. Saygılarımla Sebahattin Dilaver Ankara /2013

ÇALIŞMALARIMIZ. Saygılarımla Sebahattin Dilaver Ankara /2013 ÇALIŞMALARIMIZ Öğrenme ve Düşünme Becerilerini Geliştirme Projesi tamamlandı. Görsel algıyı mükemmelleştiren, kendi kendine öğrenmeyi, doğru akıl yürütmeyi, üretken ve yaratıcı düşünmeyi gerçekleştiren

Detaylı

Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme İLETİŞİM

Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme İLETİŞİM Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme İLETİŞİM Yrd.Doç.Dr. Gülçin Tan Şişman Eğitim Programları ve Öğretim İletişim "Ne kadar çok bilirsen bil, söylediklerin karsındakinin anlayacagı kadardır."

Detaylı

KAVRAMLARIN ANLAMINI KARŞITLARI BELİRLER

KAVRAMLARIN ANLAMINI KARŞITLARI BELİRLER KAVRAMLARIN ANLAMINI KARŞITLARI BELİRLER Rıza FİLİZOK Kastım odur şehre varam Feryad ü figan koparam Yunus Emre Büyük dilbilimci Saussure ün dilin bir sistem olduğunu ve anlamın karşıtlıklardan (mukabil/opposition)

Detaylı

ÜNİTE:1. Sosyal Psikoloji Nedir? ÜNİTE:2. Sosyal Algı: İzlenim Oluşturma ÜNİTE:3. Sosyal Biliş ÜNİTE:4. Sosyal Etki ve Sosyal Güç ÜNİTE:5

ÜNİTE:1. Sosyal Psikoloji Nedir? ÜNİTE:2. Sosyal Algı: İzlenim Oluşturma ÜNİTE:3. Sosyal Biliş ÜNİTE:4. Sosyal Etki ve Sosyal Güç ÜNİTE:5 ÜNİTE:1 Sosyal Psikoloji Nedir? ÜNİTE:2 Sosyal Algı: İzlenim Oluşturma ÜNİTE:3 Sosyal Biliş ÜNİTE:4 Sosyal Etki ve Sosyal Güç ÜNİTE:5 1 Tutum ve Tutum Değişimi ÜNİTE:6 Kişilerarası Çekicilik ve Yakın İlişkiler

Detaylı

Öğretim Materyallerinin Eğitimdeki Yeri ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ VE MATERYAL TASARIMI. Dr. Ümmühan Avcı Yücel Esin Ergün

Öğretim Materyallerinin Eğitimdeki Yeri ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ VE MATERYAL TASARIMI. Dr. Ümmühan Avcı Yücel Esin Ergün ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ VE MATERYAL TASARIMI Dr. Ümmühan Avcı Yücel Esin Ergün Bu bölümü tamamladıktan sonra; Bu bölümü tamamladıktan sonra; Bir öğretim materyali seçerken hangi unsurlara dikkat edilmesi

Detaylı

KAMU DİPLOMASİSİNDE KİTLE İLETİŞİM ARAÇLARININ VE MEDYANIN ROLÜ

KAMU DİPLOMASİSİNDE KİTLE İLETİŞİM ARAÇLARININ VE MEDYANIN ROLÜ KAMU DİPLOMASİSİNDE KİTLE İLETİŞİM ARAÇLARININ VE MEDYANIN ROLÜ Doç. Dr. O. Can ÜNVER 15 Nisan 2017 BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ KAMU DİPLOMASİSİ SERTİFİKA PROGRAMI İletişim Nedir? İletişim, bireyler, insan grupları,

Detaylı

Öğretim Materyali Tasarımı

Öğretim Materyali Tasarımı Öğretim Materyali Tasarımı Öğrenci gereksinimlerini tam olarak karşılayacak hazır materyallerin seçilmesi ve kullanılması gerekir. Bu sağlanamıyorsa, var olan materyalin uygun hale getirilmesi gerekir.

Detaylı

3. Yazma Becerileri Sempozyumu

3. Yazma Becerileri Sempozyumu Prof. Dr. Nurçay Türkoğlu Çukurova Üniversitesi İletişim Fakültesi MEDYA OKURYAZARLIĞINI EĞİTİMDE UYGULAMAK Terakki Vakfı Okulları 19.12.2015 MEDYALANMIŞ DÜNYA MEDYA ÇALIŞANLARI YURTTAŞ: kişi/ meslek/

Detaylı

SiSTEM ANALiZi ve TASARIMI

SiSTEM ANALiZi ve TASARIMI SiSTEM ANALiZi ve TASARIMI BIL3403 Öğ. Gör. ASLI BiROL abirol@kavram.edu.tr 01.10.2012 Dersin Amacı Bu ders ile öğrenci; edindiği mesleki bilgi birikimini kullanarak sektörde uygulanabilir bir projeyi

Detaylı

TEMEL GRAFİK TASARIM AÇIK-KOYU, IŞIK-GÖLGE

TEMEL GRAFİK TASARIM AÇIK-KOYU, IŞIK-GÖLGE TEMEL GRAFİK TASARIM AÇIK-KOYU, IŞIK-GÖLGE Öğr. Gör. Ruhsar KAVASOĞLU 23.10.2014 1 Işık-Gölge Işığın nesneler, objeler ve cisimler üzerinde yayılırken oluşturduğu açık orta-koyu ton (degrade) değerlerine

Detaylı

Bitkisel Tasarım Đlkeleri -2

Bitkisel Tasarım Đlkeleri -2 Bitkisel Tasarım Đlkeleri -2 Zıtlık Uygunluğun tersidir. Objeler arasında herhangi bir açıdan ortak yada yakın etkinliklerin olmamasına zıtlık denir. Yön, ölçü, biçim, renk, aralık ve doku açısından zıtlık

Detaylı

ETKILI BIR FEN ÖĞRETMENI

ETKILI BIR FEN ÖĞRETMENI FEN BİLİMLERİ ÖĞRETMENLERİNİN YETİŞTİRİLMESİNDE DEĞİŞİM VE GEREKÇELER Öğrencinin performansını yükseltmek istiyorsanız kaliteli öğretmen yetiştirmek zorundasınız Alan bilgisi Genel eğitim ve kültür dersleri

Detaylı

Nitel Araştırmada Geçerlik ve Güvenirlik

Nitel Araştırmada Geçerlik ve Güvenirlik Nitel Araştırmada Geçerlik ve Bilimsel araştırmanın en önemli ölçütlerinden biri olarak kabul edilen geçerlik ve güvenirlik araştırmalarda en yaygın olarak kullanılan iki en önemli ölçüttür. Araştırmalarda

Detaylı

Prof. Şazi SİREL 13.12.2005 2 / 6

Prof. Şazi SİREL 13.12.2005 2 / 6 AYDINLATMA Aydınlatma konularında bir yazı dizisine başlarken, önce, bu sözcükten ve aydınlatma tekniği kavramından, bu gün ve en azından altmış yıldır, ne anlaşıldığını ve ne anlaşılması gerektiğini açıklığa

Detaylı

ÖZEL BİLGE OKULLARI 3. SINIFLAR ŞUBAT AYI BÜLTENİ

ÖZEL BİLGE OKULLARI 3. SINIFLAR ŞUBAT AYI BÜLTENİ ÖZEL BİLGE OKULLARI 3. SINIFLAR ŞUBAT AYI BÜLTENİ Şubat Ayı Kazanımlarımız Türkçe, Matematik Fen Bilimleri ve Hayat Bilgisi Dersi Konularımız 3. SINIFLAR ŞUBAT AYI BULTENI BÜLTENİMİZDE NELER VAR? Şubat

Detaylı

İÇİNDEKİLER BÖLÜM - I

İÇİNDEKİLER BÖLÜM - I İÇİNDEKİLER BÖLÜM - I Eleştirel Düşünme Nedir?... 1 Bazı Eleştirel Düşünme Tanımları... 1 Eleştirel Düşünmenin Bazı Göze Çarpan Özellikleri... 3 Eleştirel Düşünme Yansıtıcıdır... 3 Eleştirel Düşünme Standartları

Detaylı

TÜRK DİLİ 1. Ayşe Serpil BAYTAŞ

TÜRK DİLİ 1. Ayşe Serpil BAYTAŞ TÜRK DİLİ 1 Ayşe Serpil BAYTAŞ Kelime anlamı olarak dil, İnsanların, düşüncelerini ve duygularını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma dır (TDK 1998 I:586). Dil, duygu ve düşüncelerimizi

Detaylı

AKTIF (ETKİN) ÖĞRENME

AKTIF (ETKİN) ÖĞRENME AKTIF (ETKİN) ÖĞRENME 2 AKTIF (ETKİN) ÖĞRENME Aktif öğrenme, bireyin öğrenme sürecine aktif olarak katılımını sağlama yaklaşımıdır. Bu yöntemle öğrenciler pasif alıcı konumundan çıkıp yaparak yaşayarak

Detaylı

TEKNOLOJI VE TASARıM DERSI

TEKNOLOJI VE TASARıM DERSI TEKNOLOJI VE TASARıM DERSI Temel Tasarım Etkinliği Gurup çalışması Yrd.Doç.Dr. Doğan Arslan Bu çalışmada Tasarım eleman ve ilkelerin neler olduğu açıklanacak. Her bir eleman ve ilkelere endüstriyel ürünler

Detaylı

ANA DİL Mİ, ANA DİLİ Mİ? IS IT PARENT LANGUAGE OR OR MOTHER TONGUE?

ANA DİL Mİ, ANA DİLİ Mİ? IS IT PARENT LANGUAGE OR OR MOTHER TONGUE? ANA DİL Mİ, ANA DİLİ Mİ? Prof. Dr. Mukim SAĞIR ÖZET Bu makalede ana dil ve ana dili terimlerinin kullanımları üzerinde durulacaktır. Aralarında nüans olan bu iki terimin Türkçe ve Türk Dili öğretiminde

Detaylı

CUMHURİYET ORTAOKULU 7. SINIF GÖRSEL SANATLAR GÜNLÜK DERS PLANI

CUMHURİYET ORTAOKULU 7. SINIF GÖRSEL SANATLAR GÜNLÜK DERS PLANI CUMHURİYET ORTAOKULU 7. SINIF GÜNLÜK PLANI Süre 40 dakika Görsel Sanatlarda Biçimlendirme (G.S.B.) ALT LERİ KONU: Ders Araç Gereçlerinin Tanıtımı Görsel sanatlar kavramı, bazen bir amaca yönelik olarak

Detaylı

MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK

MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK Matematik,adını duymamış olsalar bile, herkesin yaşamlarına sızmıştır. Yaşamın herhangi bir kesitini alın, matematiğe mutlaka rastlarsınız.ben matematikten

Detaylı

Tüketici Satın Alma Davranışı Tüketici Davranışı Modeli

Tüketici Satın Alma Davranışı Tüketici Davranışı Modeli Bölüm 6 Pazarları ve Satın alma Davranışı Bölüm Amaçları davranış modelinin unsurlarını öğrenmek davranışını etkileyen başlıca özellikleri belirtmek Alıcı karar sürecini açıklamak Satın Alma Davranışı

Detaylı

Uzaktangörü (Remote Viewing) Basitleştirilmiş Çizim Taslağı Düzenleme V01.01 2010/02/28

Uzaktangörü (Remote Viewing) Basitleştirilmiş Çizim Taslağı Düzenleme V01.01 2010/02/28 Uzaktangörü (Remote Viewing) Basitleştirilmiş Çizim Taslağı Düzenleme V01.01 2010/02/28 Beş önemli kritik nokta 1. Bir kez, hedef çizim NUMARASINI yazdığınızda, hemen ardından, AŞAMA 1 deki, sağ üst köşedeki

Detaylı

Neden Daha Fazla Satın Alalım?

Neden Daha Fazla Satın Alalım? Neden Daha Fazla Satın Alalım? Ana Tema Önerilen Süre Kazanımlar Öğrenciye Kazandırılacak Beceriler Yöntem ve Teknikler Araç ve Gereçler Giderek artan bilinçsiz tüketim ve üretim çevreyi olumsuz etkiliyor.

Detaylı

Kavram ortak özelliklere sahip birbirine benzeyen nesneleri ya da olayları bir araya getirerek bir ad altına toplamaktır.kavram;

Kavram ortak özelliklere sahip birbirine benzeyen nesneleri ya da olayları bir araya getirerek bir ad altına toplamaktır.kavram; KAVRAM OLUŞTURMA: Kavram ortak özelliklere sahip birbirine benzeyen nesneleri ya da olayları bir araya getirerek bir ad altına toplamaktır.kavram; ağaç,kedi,güzellik,gibi bir nesne ya da bir sembol olabilir.

Detaylı

NESNEYE YÖNELİK TASARIM SÜRECİ

NESNEYE YÖNELİK TASARIM SÜRECİ NESNEYE YÖNELİK TASARIM SÜRECİ GİRİŞ Nasıl? sorusuna yanıt aranır. Nesne modeli: Analizden tasarıma. Doğrudan problem alanı ile ilgili nesnelerden oluşan model, yardımcı nesnelerle zenginleştirilir. Ana

Detaylı

Öğrenme nedir? Büyüme ve yaşa atfedilmeyecek yaşantılar sonucunda davranış ve tutumlarda meydana gelen nispeten kalıcı etkisi uzun süre

Öğrenme nedir? Büyüme ve yaşa atfedilmeyecek yaşantılar sonucunda davranış ve tutumlarda meydana gelen nispeten kalıcı etkisi uzun süre Öğrenme nedir? Büyüme ve yaşa atfedilmeyecek yaşantılar sonucunda davranış ve tutumlarda meydana gelen nispeten kalıcı etkisi uzun süre değişimlerdir. Öğrenmede değişen ne???? İnsan ve hayvan arasında

Detaylı

Algılama ve Nedensellik Yükleme

Algılama ve Nedensellik Yükleme Algılama ve Nedensellik Yükleme 1 Davranışları yönlendiren gerçeğin algılanışıdır!!! Algılama:Dünyadaki nesnelerin, kavramların, olguların gerçeğinden oldukça farklı ve benzersiz bir resim sunan karmaşık

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER HALKLA İLİŞKİLERDE İMAJ VE SOSYAL SORUMLULUK. Yrd.Doç.Dr. Özgür GÜLDÜ

HALKLA İLİŞKİLER HALKLA İLİŞKİLERDE İMAJ VE SOSYAL SORUMLULUK. Yrd.Doç.Dr. Özgür GÜLDÜ HALKLA İLİŞKİLER HALKLA İLİŞKİLERDE İMAJ VE SOSYAL SORUMLULUK Genel anlamda imaj, kişilerin bir başka kişi, obje ve kurumlar hakkında düşünceleridir. Kişi ve kuruluşlar ile ilgili görüşler ve düşüncelerin

Detaylı

ZEKA ATÖLYESİ AKIL OYUNLAR

ZEKA ATÖLYESİ AKIL OYUNLAR ZEKA ATÖLYESİ AKIL OYUNLAR Akıl Oyunları çocukların ve yetişkinlerin strateji geliştirme, planlama, mantık yürütmemantıksal bütünleme, görsel-uzamsal düşünme, yaratıcılık, dikkat - konsantrasyon, hafıza

Detaylı

Öğrenmeye Bilişsel Yaklaşım

Öğrenmeye Bilişsel Yaklaşım Öğrenmeye Bilişsel Yaklaşım Öğrenmeye Bilişsel Yaklaşımlar Bireyin algılama, hatırlama ve düşünme gibi bilişsel süreçlerine ağırlık veren bir bakış açısı. Bilişsel öğrenme: Doğrudan gözlenemeyen zihinsel

Detaylı

YAZILI SINAV SORU ÖRNEKLERİ FELSEFE

YAZILI SINAV SORU ÖRNEKLERİ FELSEFE YAZILI SINAV SORU ÖRNEKLERİ FELSEFE SORU 1: Tüm uzmanların aynı görüşte olmaları hepsinin birden yanılmaları anlamına da gelebilir. Bu görüşe bilim tarihinden bir örnek veriniz ve bilgi kuramı açısından

Detaylı

İletişim, insan yaşamının tüm etkinlikleri ile ilgilidir, bu nedenle her zaman her yerde vardır. Toplumsaldır ve anlamların paylaşımıdır; temel amacı

İletişim, insan yaşamının tüm etkinlikleri ile ilgilidir, bu nedenle her zaman her yerde vardır. Toplumsaldır ve anlamların paylaşımıdır; temel amacı İLETİŞİM İLETİŞİM TANIMI Sözcük olarak dilimizdeki kullanımı yeni, kavram olarak eski olan "iletişim" değişik etkileşimleri, anlamları karşılamak için kullanılır. İleti alışverişi anlamında iletişim tüm

Detaylı

1.Tarih Felsefesi Nedir? 2.Antikçağ Yunan Dünyasında Tarih Anlayışı. 3.Tarih Felsefesinin Ortaçağdaki Kökenleri-I: Hıristiyan Ortaçağı ve Augustinus

1.Tarih Felsefesi Nedir? 2.Antikçağ Yunan Dünyasında Tarih Anlayışı. 3.Tarih Felsefesinin Ortaçağdaki Kökenleri-I: Hıristiyan Ortaçağı ve Augustinus 1.Tarih Felsefesi Nedir? 2.Antikçağ Yunan Dünyasında Tarih Anlayışı 3.Tarih Felsefesinin Ortaçağdaki Kökenleri-I: Hıristiyan Ortaçağı ve Augustinus 4.Tarih Felsefesinin Ortaçağdaki Kökenleri-2: İslâm Ortaçağı

Detaylı

Bilim ve Bilimsel Araştırma

Bilim ve Bilimsel Araştırma Bilim ve Bilimsel Araştırma Bilim nedir? Scire / Scientia Olaylar ve nesneleri kavramak, tanımak ve sınıflandırmak üzere çözümleyen, olgular arasındaki nesnellik ilişkilerini kuran, bu ilişkileri deney

Detaylı

KOD 45 GELİŞİM MR (61-72 AY) xxxxxxx. "Çocuğun gelişimini takip edin."

KOD 45 GELİŞİM MR (61-72 AY) xxxxxxx. Çocuğun gelişimini takip edin. KOD 45 GELİŞİM MR (61-72 AY) xxxxxxx "Çocuğun gelişimini takip edin." KİŞİSEL BİLGİLER xxxxxxx Doğum Tarihi 30.4.2009 Cinsiyet Kız Okul xxxxxxx Sınıf xxxxxxx İl İstanbul İlçe Kadıköy I. Uygulama Tarihi

Detaylı

Venn Diyagramları Kategorik önermelerle ilgili işlemlerde kümeler arası ilişkileri göz önüne almak bu konuda bize yardımcı olur. Bir kategorik önerme, kesişen iki daire ile temsil edilir ve buradaki daireler

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Gökçe BECİT İŞÇİTÜRK. Gökçe BECİT İŞÇİTÜRK 1

Yrd. Doç. Dr. Gökçe BECİT İŞÇİTÜRK. Gökçe BECİT İŞÇİTÜRK 1 Yrd. Doç. Dr. Gökçe BECİT İŞÇİTÜRK Gökçe BECİT İŞÇİTÜRK 1 Gökçe BECİT İŞÇİTÜRK 2 Kullanıcıların site içeriğini belirlemede rol oynadığı, Dinamik, Teknik bilgi gerektirmeyen, Çok yönlü etkileşim sağlayan,

Detaylı

2.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ

2.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ 2.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ Sayın Velimiz, 22 Ekim 2012-14 Aralık 2012 tarihleri arasındaki ikinci temamıza ait bilgiler bu bültende yer almaktadır. Böylece temalara bağlı düzenlediğimiz MEB kazanımlarına

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (19 Ekim - 04 Aralık 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ VE OKUL YÖNETİMİ. Nihan Demirkasımoğlu

TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ VE OKUL YÖNETİMİ. Nihan Demirkasımoğlu TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ VE OKUL YÖNETİMİ Nihan Demirkasımoğlu 1 İçerik Sistem Kuramları Eğitime Sistem Yaklaşımı Eğitim sisteminin Alt Sistemleri Bu konu, Başaran ve Çınkır ın (2012) Türk Eğitim Sistemi ve

Detaylı

HESAP. (kesiklik var; süreklilik örnekleniyor) Hesap sürecinin zaman ekseninde geçtiği durumlar

HESAP. (kesiklik var; süreklilik örnekleniyor) Hesap sürecinin zaman ekseninde geçtiği durumlar HESAP Hesap soyut bir süreçtir. Bu çarpıcı ifade üzerine bazıları, hesaplayıcı dediğimiz somut makinelerde cereyan eden somut süreçlerin nasıl olup da hesap sayılmayacağını sorgulayabilirler. Bunun basit

Detaylı

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem.

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. Onkoloji Okulu İstanbul /2014 SAĞLIK NEDİR? Sağlık insan vücudunda; Fiziksel, Ruhsal, Sosyal

Detaylı

SEMBOLİK MANTIK MNT102U

SEMBOLİK MANTIK MNT102U DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. SEMBOLİK MANTIK MNT102U KISA ÖZET KOLAY

Detaylı

YAPIM KUŞAĞI ETKİNLİK FORMLARI

YAPIM KUŞAĞI ETKİNLİK FORMLARI YAPIM KUŞAĞI ETKİNLİK FORMLARI Öğrencilere Yapım kuşağında yer alan bireysel etkinlere geçmeden önce takip edecekleri tasarım süreci açıklanır. Tasarım sürecinde yer alan ifadeler ideal bir süreci öngörmektedir.

Detaylı

İÇİNDEKİLER I. DÖNEM. 3. Telaffuz (Söyleyiş)... 49 1. Türkçenin Özellikleri... 50 DERS KİTABI ETKİNLİK ÇÖZÜMLERİ... 63

İÇİNDEKİLER I. DÖNEM. 3. Telaffuz (Söyleyiş)... 49 1. Türkçenin Özellikleri... 50 DERS KİTABI ETKİNLİK ÇÖZÜMLERİ... 63 VI İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER I. DÖNEM 1. ÜNİTE (İLETİŞİM, DİL VE KÜLTÜR) 1. İletişim... 5 2. İnsan, İletişim ve Dil... 7 3. Dil - Kültür İlişkisi... 13 DERS KİTABI ETKİNLİK ÇÖZÜMLERİ... 15 2. ÜNİTE (DİLLERİN

Detaylı

Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi. Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş

Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi. Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş Canlılar hayatta kalmak için güdülenmişlerdir İnsan hayatta kalabilmek

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Gelişim Kuramları 22 Eylem Kuramı ve Toplumsal Yapılandırmacılık 28

İÇİNDEKİLER. Gelişim Kuramları 22 Eylem Kuramı ve Toplumsal Yapılandırmacılık 28 İÇİNDEKİLER Önsöz/ Ahmet Yıldız 5 Giriş 11 Psikoloji kökenli modeller 15 Davranışçılık 15 Bilişselcilik 17 Bilişsel Yapılandırmacılık 20 Gelişim Kuramları 22 Eylem Kuramı ve Toplumsal Yapılandırmacılık

Detaylı

12. SINIF MANTIK DERSİ SÖKE ANADOLU LİSESİ 1. ORTAK SINAVI KAZANIM TABLOSU (Sınav Tarihi: 4 Nisan 2017)

12. SINIF MANTIK DERSİ SÖKE ANADOLU LİSESİ 1. ORTAK SINAVI KAZANIM TABLOSU (Sınav Tarihi: 4 Nisan 2017) 12. SINIF MANTIK DERSİ SÖKE ANADOLU LİSESİ 1. ORTAK SINAVI KAZANIM TABLOSU (Sınav Tarihi: 4 Nisan 2017) ÜNİTE: 2-KLASİK MANTIK Kıyas Çeşitleri ÜNİTE:3-MANTIK VE DİL A.MANTIK VE DİL Dilin Farklı Görevleri

Detaylı

xxxxx GELİŞİM MR (60-72 AY) "Çocuğun gelişimini takip edin."

xxxxx GELİŞİM MR (60-72 AY) Çocuğun gelişimini takip edin. GELİŞİM MR (60-72 AY) Hareket Gelişimi Sosyal-Duygusal Gelişim Dil Gelişimi Bilişsel Gelişim Özbakım Becerileri Gelişimi KOD xxxxx xxxxx "Çocuğun gelişimini takip edin." KİŞİSEL BİLGİLER xxxxx Doğum Tarihi

Detaylı

KURUMSAL REKLAMIN ANLATTIKLARI. Prof. Dr. Müge ELDEN Araş. Gör. Sinem YEYGEL

KURUMSAL REKLAMIN ANLATTIKLARI. Prof. Dr. Müge ELDEN Araş. Gör. Sinem YEYGEL I KURUMSAL REKLAMIN ANLATTIKLARI Prof. Dr. Müge ELDEN Araş. Gör. Sinem YEYGEL II Yay n No : 1668 flletme Ekonomi : 186 1. Bask - A ustos 2006 - STANBUL ISBN 975-295 - 561-4 Copyright Bu kitab n bu bas

Detaylı

Daha iyi, daha sorunsuz, daha kolay, daha cazip, daha ekonomik olana ulaşabilmek içinse;

Daha iyi, daha sorunsuz, daha kolay, daha cazip, daha ekonomik olana ulaşabilmek içinse; Soruna yol açan temel nedenleri belirlemek için bir yöntem: Hata Ağacı Sorun hayatta olmanın, sorunu çözmeye çalışmak daha iyiye ulaşma çabalarının göstergesi. Sorunu sıkıntı veren, olumsuz olay ya da

Detaylı

SOMUT VE SOYUT NEDİR?

SOMUT VE SOYUT NEDİR? SOMUT VE SOYUT NEDİR? Prof. DR. Rıza FİLİZOK Okul kitaplarımızda isim olan kelimelerin somut ve soyut diye ikiye ayrıldığı bilgisi verilir ve şöyle tanımlanır: Somut : Beş duyu ile kavranan varlıkları

Detaylı

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci; Image not found http://bologna.konya.edu.tr/panel/images/pdflogo.png Ders Adı : Perspektif Ders No : 069017006 Teorik : 2 Pratik : 1 Kredi : 2.5 ECTS : Ders Bilgileri Ders Türü Öğretim Dili Öğretim Tipi

Detaylı

O Oyunların vazgeçilmez öğeleri olan oyuncaklar çocuğun bilişsel, bedensel ve psikososyal gelişimlerini destekleyen, hayal gücünü ve yaratıcılığını

O Oyunların vazgeçilmez öğeleri olan oyuncaklar çocuğun bilişsel, bedensel ve psikososyal gelişimlerini destekleyen, hayal gücünü ve yaratıcılığını EĞİTİCİ OYUNCAKLAR O Oyunların vazgeçilmez öğeleri olan oyuncaklar çocuğun bilişsel, bedensel ve psikososyal gelişimlerini destekleyen, hayal gücünü ve yaratıcılığını geliştiren en değerli araçlardır.

Detaylı

İLETİŞİM VE İLETİŞİM SÜRECİ PSİKOLOG PSİKOTERAPİST AİLE DANIŞMANI SİBEL CESUR AKYUNAK

İLETİŞİM VE İLETİŞİM SÜRECİ PSİKOLOG PSİKOTERAPİST AİLE DANIŞMANI SİBEL CESUR AKYUNAK İLETİŞİM VE İLETİŞİM SÜRECİ PSİKOLOG PSİKOTERAPİST AİLE DANIŞMANI SİBEL CESUR AKYUNAK Ne şekilde iletişim kurarız? Genel olarak ne tür iletişimlerden söz edilebilir? İLETİŞİM Sözlü Sözsüz Sözlü iletişimde

Detaylı

Ankara Üniversitesi Geliştirme Vakfı Özel İlkokulu/Ortaokulu AİLE İÇİ İLETİŞİM

Ankara Üniversitesi Geliştirme Vakfı Özel İlkokulu/Ortaokulu AİLE İÇİ İLETİŞİM PDR BÜLTENİ Bülten Tarihi: Aralık 2016 Ankara Üniversitesi Geliştirme Vakfı Özel İlkokulu/Ortaokulu AİLE İÇİ İLETİŞİM Ankara Üniversitesi Geliştirme Vakfı Özel İlkokulu/Ortaokulu Psikolojik Danışma ve

Detaylı

Hedef Davranışlar. Eğitim Programının birinci boyutudur. Öğrencilere kazandırılması planlanan niteliklerdir (davranışlar).

Hedef Davranışlar. Eğitim Programının birinci boyutudur. Öğrencilere kazandırılması planlanan niteliklerdir (davranışlar). Hedef Davranışlar Eğitim Programının birinci boyutudur. Öğrencilere kazandırılması planlanan niteliklerdir (davranışlar). Bu nitelikler bilişsel, duyuşsal ve psikomotordur. 2 aşamada ele alınmaktadır.

Detaylı

4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (10 Eylül-19 Ekim 2012)

4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (10 Eylül-19 Ekim 2012) 4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (10 Eylül-19 Ekim 2012) Sayın Velimiz, Sizlerle daha önce paylaştığımız gibi okulumuzda PYP çalışmaları yürütülmektedir. Bu kapsamda 6 PYP disiplinler üstü teması ile ilgili

Detaylı

4. SINIF FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ II. DÖNEM GEZEGENİMİZ DÜNYA ÜNİTESİ SORU CEVAP ÇALIŞMASI

4. SINIF FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ II. DÖNEM GEZEGENİMİZ DÜNYA ÜNİTESİ SORU CEVAP ÇALIŞMASI 4. SINIF FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ II. DÖNEM GEZEGENİMİZ DÜNYA ÜNİTESİ SORU CEVAP ÇALIŞMASI 1. Dünya mızın şekli neye benzer? Dünyamızın şekli küreye benzer. 2. Dünya mızın şekli ile ilgili örnekler veriniz.

Detaylı

T I M U R K A R A Ç AY - H AY D A R E Ş C A L C U L U S S E Ç K I N YAY I N C I L I K A N K A R A

T I M U R K A R A Ç AY - H AY D A R E Ş C A L C U L U S S E Ç K I N YAY I N C I L I K A N K A R A T I M U R K A R A Ç AY - H AY D A R E Ş C A L C U L U S S E Ç K I N YAY I N C I L I K A N K A R A Contents Bibliography 11 CONTENTS 5 0.1 Kartezyen Çarpım 0.2 Sıralı İkililer Şimdiye kadar sıra ya da

Detaylı

IV.Ünite: SEMBOLİK MANTIK: D - Çok Değerli Mantık Özet

IV.Ünite: SEMBOLİK MANTIK: D - Çok Değerli Mantık Özet ÇOK DEĞERLİ MANTIK Klasik mantık sistemleri, sadece belirli koşullarda oluşan, kesin doğruluk değerleri doğru ya da yanlış olan önermelerle ilgilenirler. Belirsizlikle ilgilenmezler. İki değerlikli bu

Detaylı

KİŞİLER ARASI İLİŞKİLER ve İLETİŞİM. Feriha GÜNAY Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen

KİŞİLER ARASI İLİŞKİLER ve İLETİŞİM. Feriha GÜNAY Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen KİŞİLER ARASI İLİŞKİLER ve İLETİŞİM Feriha GÜNAY Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen İki öğenin birbiri ile kurduğu bağlantıya veya etkileşime ilişki denir. Eğer bu tek taraflı ise ilgi olarak tanımlanır.

Detaylı

MEDYA EKONOMİSİ VE İŞLETMECİLİĞİ

MEDYA EKONOMİSİ VE İŞLETMECİLİĞİ Medya Ekonomisi Kavram ve Gelişimi Ünite 1 Medya ve İletişim Önlisans Programı MEDYA EKONOMİSİ VE İŞLETMECİLİĞİ Yrd. Doç. Dr. Nurhayat YOLOĞLU 1 Ünite 1 MEDYA EKONOMİSİ KAVRAM VE GELİŞİMİ Yrd. Doç. Dr.

Detaylı