Türk Kolası nın Düşündürdükleri:

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Türk Kolası nın Düşündürdükleri:"

Transkript

1 Bilgi (7) 2003/2 : 1-19 Türk Kolası nın Düşündürdükleri: Bir Muhayyile mi, Süreklilik mi? Cola Turka ve Milli İktisat Fırat Mollaer Özet: Bu çalışma, Cola Turca ya yönelik olarak yükselen yerlici toplumsal talepleri, milli iktisadın tarihselliğini düşünerek tartışmayı denemektedir. Çalışmanın temel varsayımı, bir fenomen olarak Cola Turca nın milli iktisadın bazı varsayımlarını sürdürüyor olmasına rağmen, milli iktisadın bir ideolojik program içinde, siyasal seçkinler tarafından, çoğulcu olmayan bir siyasal-toplumsal ortamda belirlendiği dönem ile Cola Turca nın toplumda yerlici bir simge olarak belirdiği dönem arasında bazı farklılıkların olduğudur. Dolayısıyla, milli iktisadın figürlerini çağrıştıracak bir söylemin bulunmasına karşın, farklı bir toplumsal-siyasal yapı içinde, kolektif bir tepkinin sonucu ve yerlici bir simge olarak beliren Cola Turca ile tarihin arenasına geç katılmış bir devletin bu sahnede yer alabilmek ve kalkınma problemini ivedilikle çözebilmek istemi sonucunda milliyetçi bir uygulama olarak ortaya çıkmış milli iktisat arasında bazı farklar bulunması gerekir. Esas ayrım, milliyetçilik-sert ideoloji-siyasal iktidarkatı bir şekilde şekillenmişlik ile yerlicilik-(yumuşak ideoloji ya da) toplumsal zihniyet(veya vaziyet alış)-sivil inisiyatif-az şekillenmişlik arasındadır. Anahtar Kelime ve Kavramlar: Milli İktisat, Toplumsal Dayanışmacılık (solidarizm), Milliyetçilik, Yerlicilik, Yerli Burjuvazi Üretme. 1. Giriş Piyasaya yeni çıkan Cola Turka nın televizyonda gösterilen reklamından ve toplumda uyandırdığı etkilerden yola çıkılarak, Türkiye de etkili olmuş bir iktisadi düşünceyi esas alan çözümleme denemesine girişilebilir. Bu izah denemesinin sonucunda, Cola Turca ve etkileri, sözü edilen iktisadi düşüncenin ve toplumsal zihniyetin analiz edilmesiyle belli bir sınıflandırma düzleminde ele alınabilir. II. Meşrutiyet sonrası döneme ve Cumhuriyet in yaklaşık altmış yılına damgasını vuran iktisadi zihniyet, Milli İktisat düşüncesidir (Toprak, 1997; Parla, 1999; Çavdar, F. Mollaer, Kocaeli Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü nde Araştırma Görevlis idir.

2 2 Fırat Mollaer 1998). Milli iktisat yaklaşımının izleri, Ziya Gökalp in iktisadi ve toplumsal düşüncelerinden (Parla, 1999; Öğün, 1992) İttihat ve Terakki nin ekonomi politikalarına; İzmir İktisat Kongresi ni açılış konuşmasından devletçi ekonomik politikalara ve 60 sonrası ithal ikameci döneme değin (Gürsel, Kuyaş, Toprak, 1999) izlenebilir. Cola Turka nın reklamının ve toplumdaki etkilerinin çözümlenmesinden çıkarılabilecek ilk izlenim, milli iktisadın temel varsayımlarının sürdürülmesidir. Reklamda gözlenebilenlerden biri, rakip markaya karşı izlenen rekabet politikasının yerli değerlere gönderme yapan Amerikan karşıtı bir tutumla birlikte yer almasıdır. Vurgu yapılan temalardan diğeri, yerli olmayan büyük bir markaya (Coca Cola ya da Pepsi) karşı yerli bir markanın da var olabileceğidir. Burada, uluslararası pazarlarda rekabete girişebilecek bir milli burjuvazi ve onun yerli niteliği ön plana çıkarılmakta ve örtük olarak - yerli malı yurdun malı herkes onu kullanmalı biçiminde özetlenebilecek- milli iktisadın deyimleşmiş bir figürü kullanılmaktadır. Örtük olarak varolan bir husus da, yerliciliğin kolektif tepkisi 1 aracılığıyla toplumsal dayanışmacı felsefenin birlikte düşünülmesidir. Atıf yapılan kitlenin tepkisellikten kaynaklandığı düşünülen kollektivitesi ile toplumsal dayanışmacılık felsefesi birlikte düşünülmektedir. Daha doğrusu, rakip firmaya karşı piyasada verilecek rekabet, alaturka değerlere ilişkin göndermelerle ve Amerikan karşıtı tutumla birlikte verilerek, bir çeşit iktisadi vatan cephesi düşünülmekte ve bu cephenin çıkarlarının farklılaşmamış, ortak çıkarlar olduğu mesajı gönderilmektedir. Daha açık bir deyişle, Cola Turka nın milli iktisat düşüncesi bağlamında düşünülebilmesinin en önemli nedeni, ilk bakışta, her ikisinde de, (ilkinde) yerlicilik/milliyetçilik (ikincisinde), yerli burjuvazi üretme ve toplumsal dayanışma düşüncelerinin ortak payda olarak bulunabilmesidir. Burada asıl önemli olan, milli iktisat düşüncesinde bir üçleme şeklinde bulunan terkibin nasıl sağlanabildiğidir. Yerli burjuvaziyi destekleme düşüncesi ile toplumsal dayanışmacı düşüncenin bir araya gelebilmesi, aslında, teorik açıdan başarılı bir sentezden ziyade eklektizm olarak düşünülmelidir. 2 Zira, ulusal girişimci üretme 1 2 S. S. Öğün den ödünç aldım. Batılı olmayan ülkelerde batıya karşı biçimlenen (yerlici/milliyetçi, popülist, yasal popülist ) tepkileri anlatıyor (Öğün, 1992). Milli iktisada ve devletçiliğe getirilen eleştirilerin bir bölümü de bu başarısız sentez denemesinin toplumsal alanda ürettiği olumsuz etkilerden kaynaklanmaktadır (Yetkin, 1983: ; Küçük, 1985: ; Karpat, 1996: 89-91; Çavdar, 1998: ). Çavdar ın eserinde dayanışmacılık ile yerli burjuvazi terkibinin tehlikelerine dikkat çeken Tekin Alp in devletin sınıflara kaptırılması na dair çekinceleri dikkatle okunmalıdır. Bu eleştiriler şu cümlede özetlenebilir: Bu memlekette herkes aynı fedakarlığı yaparsa kalkınma olabilir. Fakat bir taraftan halktan fedakarlık istenirken diğer taraftan her gün beş on milyonerin doğuşu halka ızdırap vermektedir (Aslandaş ve Bıçakçı, 1995: 104). Ayrıca, bu eleştiri, İş Bankası ve Afferizm ile birlikte ele alınmaktadır (Afferizm üzerine özet bir bilgi için bkz. Aslandaş ve Bıçakçı, 1995).

3 Türk Kolası nın Düşündürdükleri: Bir Muhayyile mi, Süreklilik mi 3 düşüncesi, toplumsal dayanışmacı felsefenin -Marxizm le son tahlilde uzlaştığı düşünülebilecek- sınıfsız toplum iddiasıyla uyumlu bir birliktelik arz etmemektedir. Ancak, bu uyumlu olmama hali, merkez-çevre ilişkileri (Arı, 2002: ) dahilinde bir çeşit uyuma dönüşebilmektedir. Şöyle ki, dünya sistemi düşünüldüğünde çevrede yer alan bir ülkenin merkeze karşı geliştirdiği bir savunma refleksi ya da çevrenin kolektif tepkisi olarak beliren yerlicilik/milliyetçilik, yerli burjuvazi üretme düşüncesi ve toplumsal dayanışmacı felsefenin arasına eklemlenerek başlangıçtaki teorik uyumsuzluğun üzerini örtmektedir. Başka bir deyişle, yerlicilik/milliyetçilik, bu iki düşüncenin arasında bir çimento işlevi görerek milli iktisadın (ve Cola Turca gibi simgelerin) ortaya çıkmasında önemli bir katkıda bulunmaktadır. O halde, yerlicilik ve milliyetçilik, ayrıştırılması gereken iki kavram haline gelmektedir. Yerlicilik, sert bir ideoloji olarak sınıflandırılabilecek olan milliyetçilikten farklı bir yerde durmaktadır. 3 Yerlicilik, sert ideolojinin sıkı belirlenmişliğinden ve siyasal niteliklerinden farklı olarak daha gevşek bağlarla örgülenmiştir ve daha ziyade toplumsal nitelikler arz eder. Zira, milliyetçilik, siyasal seçkinler tarafından belirlenmiş bir ideoloji olarak düşünülürse; yerlicilik, tepede belirlenmiş milliyetçilikle eklemlenebilmesine karşın daha ziyade siyasal olarak şekillenmemiş bir toplumsal zihniyete karşılık gelir (Alkan, 1999). Her ikisinin ortak özelliği, biçimlenmelerinde, çevrenin merkeze karşı kolektif tepkisinin etkili olmasıdır. Ancak, milliyetçilik, siyasal seçkinlerin elinde şekillenme gibi bir ayrımla çevrenin seçkinlerine özgü ideolojik olarak şekillenmiş tepkiyi anlatırken; yerlicilik, çevrenin toplum kesimindeki daha az şekillenmiş bir öğeyi ifade ettiğinden, çevre ülkesinin toplum katındaki bir tepkiyi anlatmaktadır. Kimi zaman birbiri ile bütünleşebilen unsurlar olarak yerlicilik ve milliyetçilik arasında toplum halinde yaşamaya ilişkin olma-tarihte belli bir aşamaya tekabül etme(tarihsellik), sivil eksende (kendiliğinden) belirlenme-devlet tarafından bir ideolojik program etrafında biçimlenme, sivil inisiyatif-seçkinler gibi farklar bulu- 3 Sert-yumuşak ideoloji sınıflandırmasının yanında şu da gözden geçirilebilir: İdeoloji kavramının başlıca iki açılımı olduğu söylenebilir. Bunlardan ilki, sosyal bir kapsam taşır ve günlük hayat içinde tutum alma lar biçiminde ortaya çıkar. Bu anlamda ideoloji doktriner bir tutarlılık ve kararlılık göstermez. Yapısı itibarıyla son derece gevşektir. Bilişsel (cognitive) düzeyi sınırlıdır. ( ) İdeolojinin ikinci anlamı karşımıza ideolog düzeyinde çıkar. Burada entelektüel bir işlenme söz konusudur. İdeologlar marifetiyle işlenen ideoloji, sert bir yapılaşma sürecine girer. Kendisinden günlük tutum almaların ötesinde bir kararlılık beklenir. Sert ideolojilerin bilişsel düzeyi yüksektir (Öğün, 1997: 12). İdeoloji ve sınıflandırılmaları hakkında daha fazla bilgi için bkz. Mardin, 1990a; Mardin, 1990b; Demir ve Acar, 1997; Blackvell, 1994; Baykan, Bu çalışmada, yerlicilik (ile Cola Turca) Öğün ün ve Ma r- din in değindiği yumuşak ideoloji, milliyetçilik (ile milli iktisat) ise sert ideoloji bağlamında ele alınıp işlenmeye çalışılacaktır.

4 4 Fırat Mollaer nabilir. İbn Haldun un asabiyet teorisini anlatırken vurguladığı toplumsal dayanışmanın(asabiyet duygusu) değerlere ilişkin yönüne dikkat çeken yerlicilik, ulusal devlet üretme çabaları içinde keşfedilmiş olan milliyetçilikten bazı noktalarda farklıdır. Başka bir deyişle, yerlicilik, kendiliğinden bir karaktere sahip olmakla, keşfedilmemiş, hayal edilmemiş ve icat edilmemiştir. Görüldüğü gibi, yerlicilik ve milliyetçilik iki farklı kavrama tekabül etmektedir: Bütün milli devletler, tabi olarak milliyetçi siyasetler geliştirirler; böyle ülkelerde milliyetçilik sivil alana terkedilmiş bir öğe olmaktan çok, devletin siyasi rüknünü teşkil eder. (...) Bütün milliyetçilikler kaçınılmaz şekilde devletçidir. Biz duygusunun tabi hali ile milliyetçilik arasında önemli bir fark vardır. Milliyetçilik fikriyatı siyasi veçhesi ile Batı Avrupa da görünmeden önce de elbette tabii mensubiyet duygusu vardı ve hep varolacaktır. Milliyetçilik esas olarak tabii mensubiyet duygusu temeli üzerinde yerleşerek, onun üstüne daha geniş kapsamlı ve siyasi dinamiklerle donatılmış bir yapı kurar. (...) Milliyetçilik devletin gerekliliği ile devletçilik arasındaki nüansları örtmek noktasında ferde değil, daha ziyade devlete manevra sahası veren bir düşünce tarzıdır. (...)Yerlilik, elbette istikrarlı bir siyasi çatı olarak devlet olmadan tasavvuru mümkün olmayan bir duruş yeri, ama devletçi değil. Sivil inisiyatifi ön plana alan, demokrat, örgüt hiyerarşisine karşı soğuk bir yaklaşımı ifade ediyor (Alkan, 1999). Ancak, yerlicilik ile milliyetçiliğin ayrımını yapmak sorunu tamamen çözmemektedir. Zira, II. Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemi milli iktisat anlayışının yerlicilik ve milliyetçilikten hangisinin bağlamında değerlendirileceği sorusu ortada durmaktadır. Bu gerçekten kolay bir sınıflandırma değildir. Çünkü, yerlicilikle milliyetçiliğin birbirlerine ayrıştırılması güç olarak eklemlendiği yerler az değildir. Fakat açık olan şudur ki; II. Meşrutiyet ve Cumhuriyet te milli iktisat, bir (sert) ideolojik çerçeve dahilinde düşünülmüştür. Milli iktisadın, ilkinde Türkçülük le, diğerinde de bir ulus-devlet kurmanın ideolojik manivelası olan 6 Ok un ilkelerinden devletçilikle birlikte düşünülmesi, milli iktisadın bir ideolojik çerçeve içinde ortaya konduğunu açıklayabilir. Sonuç olarak, milli iktisat, ortaya çıktığı dönem itibarıyla, ideolojik bir nitelik arz ettiğinden, -yerlici unsurların etkisini de dışlamamak kaydıyla- yerlicilikten ziyade milliyetçilikle birlikte düşünülmelidir. Örneğin, II. Meşrutiyet teki (büyük olasılıkla İttihat Terakki nin görüşleri doğrultusunda yayın yapan) bir gazetenin sayfalarında yer alan neskafe sütü içmek vatan hainliğidir (Gürsel, Kuyaş, Toprak, 1999: 180) şeklindeki yazılar veya Cumhuriyet döneminde tüm ülkede (devlet tarafından) teşvik edilen yerli malı (...) anlayışı, yerliciliğin siyasal iktidardan çok toplum tarafından belirlenmiş ve daha az şekillen-

5 Türk Kolası nın Düşündürdükleri: Bir Muhayyile mi, Süreklilik mi 5 miş olan özelliklerinden ziyade milliyetçiliğin siyasal iktidar tarafından, bir program dahilinde, sıkı bir biçimde belirlenmiş ve şekillenmiş özellikleriyle birlikte düşünüldüğünde açıklanabilir. Bu çalışma, Cola Turca ya yönelik olarak yükselen (yerlici) toplumsal talepleri, milli iktisadın tarihselliğini (de) düşünerek tartışmayı denemektedir. Bunun için, milli iktisadın özellikleri ve tarihsel gelişimi üzerinde durulacak ve daha sonra da bir fenomen olarak alınan Cola Turka üzerinde bir sınıflandırma denemesi yapılmaya çalışılacaktır. Çalışmanın temel varsayımı, bir fenomen olarak Cola Turca nın, milli iktisadın bazı varsayımlarını sürdürüyor olmasına rağmen, milli iktisadın bir ideolojik çerçeve içinde ve daha ziyade siyasal seçkinler tarafından, çoğulcu olmayan bir siyasal-toplumsal ortamda belirlendiği dönem ile Cola Turca nın toplumda yerlici bir simge olarak belirdiği dönem arasında bazı farklılıkların olduğudur. Dolayısıyla, milli iktisadın figürlerini çağrıştıracak bir söylemin bulunmasına karşın, farklı toplumsal-siyasal yapı içinde, kolektif bir tepkinin sonucu ve yerlici bir simge olarak beliren Cola Turca ile bu devlet nasıl kurtulabilir ve daha sonra da bir ulus devlet nasıl kurulabilir sorularına cevap ararken tarihin arenasına geç katılmış bir devletin bu sahnede yer alabilmenin ve kalkınma hamlesi yapabilmenin ivedilik isteyen çözümü sonucunda milliyetçi bir uygulama olarak ortaya çıkmış milli iktisat arasında bazı farklar bulunması gerekir. Esas ayrım, milliyetçilik-sert ideoloji-siyasal iktidar-katı bir şekilde şekillenmişlik ile yerlicilik- (yumuşak ideoloji ya da) toplumsal zihniyet(veya vaziyet alış)-toplum-az şekillenmişlik arasındadır. Cola Turca ile milli iktisat arasındaki ilişki, belki de, böyle daha iyi anlaşılabilir ve bir muhayyile mi yoksa süreklilik mi olduğu kavranabilir. 2. Milli İktisat: Yerli Burjuvazi Üretme, Toplumsal Dayanışmacılık, Milliyetçilik Milli iktisat düşüncesinin üzerine kurulduğu üçleme, yukarıda anılan, milliyetçilik, yerli burjuvazi üretme ve toplumsal dayanışmacılık düşünceleridir. Bu üçleme, Ziya Gökalp in sosyolojik sentez denemesi ile karşılaştırıldığında mahiyeti daha iyi anlaşılabilir: Gökalp in Türk Milletindenim, İslam Ümmetindenim, Garp Medeniyetindenim (1992) biçimindeki bilinen formülasyonu, milli iktisadın dayandığı üçlemenin parametrelerine uygun düşmektedir. Şöyle ki, milliyetçilik-türk Milletindenim, toplumsal dayanışma felsefesi-islam Ümmetindenim 4, yerli burjuvazi 4 Türkiye de solidarist düşüncenin etkili temsilcilerinden biri olan Gökalp in düşünce sisteminde toplumsal dayanışma düşüncesinin bir kaynağı, İslamiyet in sosyal adalete ilişkin hükümleri iken diğer bir kaynağı da Durkheim ın toplumsal gerçeklik düşüncesi ve organik dayanışmaya dayanan toplum modelidir. Başka bir deyişle, Gökalp in liberal kapitalizmin toplumsal dayanışmayı parçaladığını düşündüğü niteliklerine karşı bulduğu panzehirin bir bölümü, Durkheim sosyolojisidir. Bu aynı zamanda, Gökalp in

6 6 Fırat Mollaer üretme-garp Medeniyetindenim şeklinde eşleştirmek suretiyle birbirine karşılık olarak düşünülebilir. Buradan çıkarılabilecek sonuç: (i) Türk milletinden olan, (ii) uluslararası pazarlarda batının gelişmiş burjuva sınıfıyla yarışabilecek ve toplumsal kalkınma problemini batıda olduğu gibi yükümlenebilecek kadar garp medeniyetinden olan bir milli burjuvazi üretilmesi düşüncesi ile (iii) farklılaşmamış, türdeş bir toplumun 5 yaşatılabilmesi için İslam ın toplumsal dayanışmaya yönelik ilkelerinden ve Durkheim ın organik toplum modelinden mülhem bir şekilde değerlendirilen toplumsal dayanışmacı felsefenin sentezi olmaktadır. Dayanışmacılık, en yalın ifadeyle, Marksist toplum kuramının zıddı bir varsayıma dayanır. Bilindiği gibi, Marksizm, toplumu çatışan ve gitgide kutuplaşan bir mücadele ortamı olarak ele alır. Sınıf çatışması varsayımının sonucu ise, organik bütünlüğü olmayan birbirine karşıt unsurlardan oluşmuş, çatışan bir toplum tasavvurudur. Böyle bir toplumda, devlet de çatışan sınıflardan üstün olanının yanındadır. Yani devlet, egemen sınıfların baskı aracıdır (Moore, 1999; Thompson, 1997; Sabine, 1997; Sarıca, 1996; Göze, 1997). Dolayısıyla, devlet eliyle gerçekleştirilecek her reform, baskın olan sınıfın çıkarlarının idame ettirilmesinden ibarettir. Dayanışmacılık düşüncesinin çıktığı yönde ise, toplum çatışan sınıflardan değil, birbirinin lazımı ve gereklisi olan gruplardan oluşmaktadır ve toplumdaki gruplar arasında bir mücadele değil dayanışma söz konusudur. Yani toplum, sınıf çatışmalarının bulunmadığı kaynaşmış bir kitle olarak görülmektedir. 6 Toplumsal dayanışmacılık felsefesi, sınıf farkları bulunmayan bir kitleye işaret ederken, bazen, İslam toplumunun (cemaat) dayanışması veya Durkheım ın organik toplum modelinden hareket etmekte; bazen de Cumhuriyet döneminin sekülerleşmiş ortamının da etkisiyle İslami referansları kullanmamaktadır. Ancak her ikisinde de ortak noktalar bulunmaktadır: Marksizmin sınıf çatışmalarına dayanan toplum modelinin karşıtının kabul edilmesine ek olarak liberal kapitalizmin toplumsal uyumu ve dengeyi parçalayan bireyci niteliklerine karşı dayanışmacı (solibatıdan iktibas edilebileceğini düşündüğü medeniyet dairesi içinde yer almaktadır. Dolayısıyla, Gökalp in batıyı değerlendirmesi, liberal kapitalizm değil organik ve dayanışmacı toplum modelinin kurgulandığı solidarist kapitalizm dahilindedir. O halde, Gökalp solidarizmi, İslam Ümmetindenim parametresinde değerlendirilebileceği gibi Batı Medeniyetindenim parametresinde de bulunabilir (daha fazla bilgi için bkz. Parla, 1999). Bu eserde, solidarist düşüncenin manifestolarından biri olan Durkheim in Toplumsal İşbölümü adlı eserinin yeterli bir özeti de bulunabilir. 5 Türdeş bir toplum tasavvurunda, Tönnies in cemaat-cemiyet tasnifi düşünülecek olursa, cemaate ilişkin bir ülküleştirme yapılmaktadır. Bu sınıflandırmaya uygun bir biçimde organik-konvansiyonel toplum, asabiyet-haderiyet vb.kavramların tartışıldığı bir çalışma olarak (Öğün, 1992) zikredilebilir. 6 Solidarizmin ana damarlarından birini anlatan bu söylemin resmi solidarizm de yani Cumhuriyet kadrolarının söylev ve demeçlerinde takip edilmesi mümkündür.

7 Türk Kolası nın Düşündürdükleri: Bir Muhayyile mi, Süreklilik mi 7 darist, tesanütçü) kapitalist yöntemin benimsenmesi. Dolayısıyla, toplumsal dayanışmacılık düşüncesinden çıkarılacak sonuç, bir yandan Marksizmin toplum modelinin kategorik reddi olurken diğer yandan liberal kapitalizmin yerine solidarist kapitalizmin ikame edilmesidir (Parla, 1999). Ancak, milli iktisat düşüncesinin üzerine kurulduğu temelin (teorik olarak) dayanıksız yapısı da bu noktada ortaya çıkmaktadır: Marksizmin sınıflı toplum modeli kategorik olarak reddedilmesine ve toplumsal dayanışmacı felsefe ile, toplum, sınıf farkları bulunmayan (veya en azından sınıf çatışmaları yaşamayan) türdeş (farklılaşmamış) bir kitle olarak tanımlanmasına karşın milli burjuvazi üretme düşüncesi terk edilmemektedir. Aslında, üretilecek yerli burjuvazinin, kazanacağı milli vasıflarla toplumsal dayanışmayı zedelemeyeceği bir ön kabul (a priori) olarak bulundurulmaktadır. 7 Bununla beraber, milli burjuvazi üretme ve ona toplumsal kalkınmayı -batıdaki gibi- gerçekleştirme gibi önemli sorumluluklar yüklemek ile toplumu sınıf farkları bulunmayan bir kitle olarak muhafaza edebilmek bir hayli zor görünmektedir. Daha doğrusu, bu iki düşünce, burjuvazi üretme ve toplumsal dayanışma felsefesi, bir toplum modeli kurmak yönünde ele alındığında kendi içinde çelişiktir. Zira, her ikisi de birbirinden beslenemeyen iki düşünceye işaret eder. Yerli burjuvazi üretme düşüncesinde potansiyel (gizil) olarak bulunan toplumsal sınıflardan birine çeşitli şekillerde ayrıcalık verilmesi ile toplumun sınıfsız olarak tanımlanmasına dayanan toplumsal dayanışma felsefesinin tutarlı bir biçimde uzlaşabilmesi-etki edecek diğer koşullardan bağımsız bir şekilde düşünüldüğünde- kolay görünmemektedir. 8 Bu güçlüğün çözülmesinin gerektiği noktada ise devreye milliyetçilik girmektedir. Milliyetçiliğin milli iktisat düşüncesindeki milli katkısını yapacak derecedeki önemi burada başlamaktadır. Bu bağlamda, Türkiye nin iktisadi portresinin belirlenmesinde azımsanmayacak payı bulunan milli iktisat düşüncesinin biçimlenmesinde bu denli önemli ağırlığı olan ve o toplumda yaşayanlara toplumsal dayanışma felsefesinin etkisizleşmesini unutturacak kadar yanlış bilinç 9 getiren milliyetçilik 7 Ona göre (Gökalp e göre), bütün sınıflar, toplumsal organizmanın, uyum içinde bir arada yaşayabilecek eşdeğerde organlarıydı. Gökalp inki, (...) uyumlu bir toplumsal gelişme, bir milli birlik ve dayanışma temennisi idi (Parla, 1999: 206). Desteklenecek burjuvazinin sosyal dayanışmaya zarar vermeyeceğine yönelik iyimserlik, burjuvazinin idealize edilen milli (ve üretken) vasıflarından kaynaklandığı gibi, onun içinde düşünülen İslami kaynaklı sosyal adaletçi özelliklerinden de desteklenmektedir. 8 Bu teorik uzlaşmazlığın, pratikte, devletin sınıflar üstü olma iddiasını bir retorik olarak bıraktığına dair (Karpat, 1996: 89-91; Yetkin, 1983: ). 9 Yanlış bilinç, Marx ın ideolojiye verdiği anlamlardan biridir. En kısa anlatımıyla, evrendeki olayların belirleniminde, genel anlamda maddi belirleyicilerin ve daha özel bir anlamda da, toplumsal olayların belirlenmesinde iktisadi belirleyicilerin gözden kaçırılması veya bilincinde olunmamasını ifade eder.

8 8 Fırat Mollaer düşüncesinin çözümlenmesi gerekmektedir. Milliyetçiliğin yukarıda anılan iki düşüncenin uyumsuzluğunu görece uyuma dönüştüren etkisinin çözümlenmesi için çözüm yollarından biri, merkez-çevre asimetrikliğine çevrenin kollektif tepkisi bağlamında anlaşılmasıdır. Çevrenin kollektif tepkisi ise hem milliyetçiliğin hem de yerliciliğin ortak bir özelliğidir. 3. Çevrenin Kolektif Tepkisi Olarak Yerlicilik ve Milliyetçilik Yerlici düşüncenin ve bir ideoloji olarak milliyetçiliğin çözümlenmesinde, dünya sistemi ve merkez-çevre ilişkilerinin hatırlanması faydalı olabilir. Zira, bu kavramları sosyal bilimler literatüründe özellikle uluslararası ilişkiler alanında kullananlardan Wallerstein ın analizleri, bunların Osmanlı nın dağılma dönemine uygulanabileceğinin ve daha da ötesinde Türkiye nin iktisadi düşünce portresinin belirlenmesinde etkili bir dönem olan II. Meşrutiyet i ve bu dönemde ortaya çıkan milli iktisat düşüncesini, merkez-çevre ilişkilerine tepki olarak ortaya çıktığının ipuçlarını vermektedir. Başka bir anlatımla, milli iktisat düşüncesinin ortaya çıkması, dağılma dönemindeki Osmanlı nın ekonomik portresine (Mardin, 1999a ve 1999b) bir tepkiyi içerir. Bu portenin belirmesinde etkili olduğu düşünülen -dış- faktörlerde merkez-çevre modeline uygun bir biçimde betimlenebilir. O halde, dağılma dönemi Osmanlı ekonomisinin çevre konumunu oluşturan unsurlar, milli iktisadın kökenleri olarak ele alınmalıdır. Osmanlı ekonomisinin çevresel konumuna karşı ilk tepki, Yeni Osmanlıların ekonomik düşünceleri içinde bulunabilir. Yeni Osmanlıların milli iktisat düşüncesinin tohumlarını taşıdığını düşündürtecek fikirleri, Tanzimat dönemine yönelttikleri genel eleştirilerinin içinde değerlendirilmelidir. Dolayısıyla, milli iktisat düşüncesinin kökenleri, merkez-çevre asimetrikliğinin de eleştirisini kapsayacak bir biçimde ele alınmalıdır ve Tanzimat eleştirilerinden ayrı düşünülemez. Bu durumda, milli iktisada ilişkin bir çözümlemenin kökleri, düşüncelerinin önemli bölümünü Tanzimat eleştirisi üzerine kurmuş olan Yeni Osmanlılara dek götürülmelidir. Yeni Osmanlılar, imparatorluğun ekonomik bakımdan yabancılar tarafından sömürülmesini eleştirmekte ve Türk imalathanelerinin mahvoluşunu 1839 dan sonra yürürlüğe konan ticaret politikalarına yüklemekteydiler (Mardin, 1996: 186). Gerçekten, 1838 yılında İngiltere ile imzalanan Balta Limanı Ticaret Antlaşması nın Osmanlı nın bir çevre ülkesi haline gelmesinde etkili olduğuna dair önemli Başka deyişle, insanın bilincini belirleyen (maddi) varlığıdır biçimindeki düşüncenin tersine çevrilmesi, diyalektiğin (Marx ın Hegel de edildiğini düşündüğü gibi) tepetaklak edilmesi. Her halükarda, ideoloji, yani, yanlış bilinç, Marks a göre, ya bilinçsizlik ya da bilinç kay bıdır (daha fazla bilgi için bkz. Mardin, 1990a).

9 Türk Kolası nın Düşündürdükleri: Bir Muhayyile mi, Süreklilik mi 9 bir literatür mevcuttur. Namık Kemal in eleştirileri, ilk olarak, Osmanlı ekonomisinin genel durumuna yönelmektedir: Biz ne zaman ibret-bin olmaya başlayacağız? Halkımızın göze görünecek bir eseri-şinasi merhumun saye-i delaletinde-gazetelerin edebiyyatça hasıl edebildiği cüz i bir tahavvülden ibaret kalıyor. Bir fabrikamız yok. Mülkümüzde san at ne ile ileri gider? Bir şirket te sisine muvaffak olamadık. Ticaret böyle mi terakki bulur? Bir Müslüman Bankası var mı? Beynimizde servet nasıl vücuda gelir? (aktaran Mardin, 1996: 452). Ekonomik durumun tespitinden sonradır ki, Namık Kemal, bu durumun nedenlerini çözümlemeye girişir: Biz vaktiyle, ziraatte olduğu gibi, sanayide de kendi yağımızla kavrulurduk. Hemen her ihtiyacımızı karşılayacak tezgahlarımız vardı yılda onların hemen cümlesi mahvoldu. Bunun sebebi de hiç şüphe yok ki, mahut antlaşmalarla Avrupalılara verilen ticaret serbestliğidir. Fenni servet (iktisat) yazarlarının hepsi, ticaret ve sanayide mutlak serbestlik anlamına gelen bırak yapsın, bırak geçsin şiarını benimsediler (aktaran Avcıoğlu, 1979: ). Görüldüğü gibi, Namık Kemal, adeta, milli iktisat düşüncesinin tohumlarını atmaktadır. Daha açık bir deyişle, 1838 Ticaret Antlaşması nın serbest ticaret anlayışını eleştiren, ticaret ve sanayiin bu yüzden gerilediğini anlatan ve istikrazların çıkmaz yol olduğunu ileri süren Yeni Osmanlılar, daha sonra milli iktisat diye güç kazanacak olan milli kapitalizm görüşünün de öncülüğünü yapmışlardır. Namık Kemal, Müslüman şirketi, Müslüman bankası, Müslüman fabrikası ve Müslüman tüccarı sloganını ortaya atmıştır (Avcıoğlu, 1979: ). Yeni Osmanlıların öncülerinden bir diğeri olan Ziya Paşa nın da Osmanlı nın ekonomik durumu ve bunun nedenleri olan iktisadi zihniyete yönelik eleştirileri bulunmaktadır. Nitekim, Ziya Paşa, makalelerinde, Avrupalı tüccarlara bahşedilen ayrıcalıklar yüzünden Türk tüccar sınıfının harap oluşunu; Avrupalı Büyük Güçler in ve ayrıcalıklı statülerinden azami ölçüde faydalanan yabancıların küstahlığını (...) borçlanmak zorunda kalan hükümetin beceriksizliğini; Türk tüccarların, ticaretin dışına itildiklerini görüp, hükümet hizmetine yönelmeleri yüzünden devletin omuzlarına ilave bir yük yüklendiği gerçeğini (...) uzun uzadıya tasvir eder; bütün bunlar, onun Osmanlı İmparatorluğu nun çöküşü hakkında sıraladığı gelişmeleri ağırlaştıran faktörler olarak ele alınır (Mardin, 1996: ). Ziya Paşa nın iktisadi eleştirileri içinde yerli orta sınıfın ve yerli sanayiin çökmesi önemli bir yer tutmaktadır. Yüzyılın başlarında ekonomik hayatta bulunan

10 10 Fırat Mollaer Hayriye Tüccarları ortadan kalkmaya yüz tutmuştur: Ziya Paşa nın işaret ettiği gibi, yüzyılın başlangıcından beri, Avrupa tüccarı olarak bilinen yabancı tüccarlara verilenlere benzer bazı ticari imtiyazlar elde etmek için sabırsızlıkla uğraşan, bir süredir onlarla rekabet etmeye çalışan ve Hayriye Tüccarları olarak adlandırılan bir Türk-Osmanlı tüccarlar sınıfı vardı larla birlikte bu Hayriye Tüccarı tamamen ortadan kaybolmuştu (Mardin, 1996: 189). Yeni Osmanlıların ve genel olarak dağılma dönemi Osmanlı aydınlarının birçoğunda, Osmanlı ekonomisinin düzeltilmesi için sıralanan tedbirlerin arasında, yerli orta sınıf üretilmesi fikri önemli bir yer tutar. Bir bakıma, Ziya Paşa nın Hayriyye Tüccarları nın hayıflandığı durumu, sadece Osmanlı nın değil Cumhuriyet in de temel sorunlarından biri olacak ve II. Meşrutiyet in büyük bölümü ile Cumhuriyet döneminin hemen hemen tamamı çağdaş Hayriyye Tüccarları nın (ve sanayicilerinin) bulunması için uğraş ve ayrıcalık verilerek geçilecektir. Milli iktisat uygulaması da bu uğraşın önemli duraklarından birini teşkil edecektir. Yerli sanayi kurma, yerli orta sınıf üretme gibi temaların Yeni Osmanlılardan Tunuslu Hayrettin Paşa ya son dönem Osmanlı aydınlarından bir bölümünün düşüncelerinde görülebilmesi mümkündür. Buna karşılık, milli iktisat düşüncesinin olgunlaşması için II. Meşrutiyet in son yıllarını beklemek gerekecektir. Bundan başka, Yeni Osmanlıların iktisadi düşünceleri, daha önce sözü edilen, yerlicilik/milliyetçilik bağlamında düşünüldüğünde, sert bir ideoloji ve sistematik bir biçimde şekillenmiş olan milliyetçilikten çok yerlicilik yönünde değerlendirilebilir. Sonuç olarak, Yeni Osmanlıların, (sert) ideolojik belirlenim taşıyan ve milliyetçilikle birlikte daha rahat düşünülebilen milli iktisadın kökenleri sayılabilecek görüşler beyan etmelerine karşılık, yerlici bağlamda ele alınması daha yerinde olacaktır. II. Meşrutiyet te belirginleşen milli iktisat düşüncesi, Tanzimat ekonomisinin milli olmayan yapısına karşı yapılan eleştirilerde hem ideolojik bir aşamaya hem de Osmanlı ekonomisine bir çözüm bulma arayışlarında bir son aşamaya tekabül eder. Son dönem Osmanlı aydınlarının ve özellikle Yeni Osmanlıların yerli orta sınıf, yerli sanayi, yerli banka gibi kelimelerle özetlenebilecek olan ekonomik düşünceleri, bu dönemin düşüncelerinde mündemiçtir. Ayrıca bu aşamada, milli iktisat, bir (sert) ideolojik içeriğe de sahip olacak ve Türkçülük ün iktisadi boyutu bağlamında siyasal seçkinler tarafından belirlenerek İttihat Terakki tarafından bir ekonomi politika hüviyetini haiz olacaktır. Milli iktisat yaklaşımının ortaya çıktığı toplumsal ve siyasal ortam, Osmanlı nın son dönemindeki siyasal akımlardan Osmanlıcılık ve İslamcılık ın gözden düşmeye ve Türkçülük ün de yükselmeye başladığı bir döneme işaret eder. Milli iktisat

11 Türk Kolası nın Düşündürdükleri: Bir Muhayyile mi, Süreklilik mi 11 düşüncesinin dönemin yükselen siyasal akımı olan Türkçülük ile bütünleşmesi, aslında temel özellikleri hakkında bir fikir verebilir. Bunlardan en önemlilerinin arasında, ekonomik bağımsızlık, kendine yeterlilik (otarşi), himayecilik, ekonomi ile siyaseti birlikte değerlendiren bir yaklaşımın ağırlık kazanması sayılabilir. Bir başka deyişle, milli iktisat olarak tarif edilen iktisadi zihniyetin temel vurgusu, ekonomi ile siyasetin birlikte değerlendirildiği politik iktisat yaklaşımı, ekonomik kendine yeterlilik ve bağımsızlıktır ki, bütün bunlar, milli iktisat ile Türkçülük arasındaki bütünleşmeyi daha net bir biçimde gösterebilir. Milli iktisat, Tanzimat döneminin açık pazarının serbest ticaret yaklaşımına bir eleştiri ve çökerttiği yerli sanayii, serbest ticarete alternatif bir iktisadi zihniyet ve farklı yöntemlerle yeniden tesis etme çabasıdır. Bununla birlikte, milli iktisat, II. Meşrutiyet in ilk yıllarında siyasi liberalizme koşut olduğu düşüncesiyle benimsenen iktisadi liberalizme tepkidir. Daha başka bir deyişle, geniş anlamda, Osmanlı nın dağılma dönemi ekonomisinin belirleyicisi olduğu düşünülen Tanzimat ın iktisadi zihniyeti, dar anlamda da II. Meşrutiyet in iktisadi liberalizmine tepkidir. II. Meşrutiyet in ilk yıllarında benimsenen iktisadi liberalizm, Tanzimat tan bu yana olumsuz bir gidişata sahip olan Osmanlı ekonomisini daha da ağırlaştırmıştı. Ekonominin liberalleşmesi, Osmanlı ticaretini ellerinde tutan gayrı müslimlerin ve yabancıların etkinliğini daha da arttırdı. Müslüman zanaatkar serbest rekabet koşulları altında yoksullaşarak sanatından oldu. Nitekim II.Meşrutiyet le birlikte loncaların kaldırılışı serbest ticarete ve girişim özgürlüğüne ortam hazırlarken, ancak örgütsel dayanışmayla varlığını sürdürebilen küçük üretici müslüman esnafa büyük darbe indirdi. Türk ulusçuluğu, böyle bir ortamda yeşerdi. Kısmen, 1908 devriminin liberal fikir ortamından kaynaklanan Türk ulusçuluğu, diğer bir yönüyle, liberalizme, özellikle iktisadi liberalizme bir tepkinin sonucu olarak ortaya çıktı (Toprak, 1997: 4). Milli iktisat düşüncesinin Cumhuriyet in İktisat Kongresi nde de sürdürülecek olan en belirgin anlatımını Ziya Gökalp in ekonomik düşüncelerinde görmek mümkündür. Ziya Gökalp in diğer düşüncelerinin yanı sıra milli iktisat düşüncesi ile de Cumhuriyet e ideolojik kaynak sağladığı söylenebilir. Ziya Gökalp, İktisadi Vatanperverlik adlı makalesinde, milli iktisat düşüncesinin ortaya çıkmasından önce yaygın bir biçimde benimsenen iktisadi liberalizm fikrini Mançester iktisadiyatı olarak tanımlayıp kozmopolitlik iddiasını İngiltere nin milli iktisadiyatından ibaret olduğu gerekçesiyle eleştirirken, Frederik List ve John Rae nin iktisadi liberalizmin (Mançester iktisadiyatı) İngiltere nin milli iktisadı olduğunu anlayıp milli iktisat felsefesini vücuda getirdiklerini söylemektedir. Osmanlı aydınları ise bunu an-

12 12 Fırat Mollaer lamakta gecikmişlerdir. Ancak buna rağmen, son zamanlarda milli istihlak cemiyetleri, milli istihsal şirketleri teşekkül etmeye başlamıştır. En önemlisi de kapitülasyonların lağvı, bu amaç için önemli bir adım sağlamıştır. Bundan sonra, İtibar-ı Milli Bankası nın teşkili, devletin bizzat Ankara şömendöferine teşebbüs eylemesi devletin milli iktisadiyata doğru gittiğini anlatmakta ve son olarak da başlayan milli istikraz teşebbüsü devletin artık kat iyyen milli iktisadiyatı esas ittihaz ettiğine kat i bir delidir (Mardin, 1999: ). Ziya Gökalp in düşüncelerinde milli iktisadın üzerine kurulduğu temel düşüncelerin izlenmesi mümkündür. Yerli burjuvazi üretme düşüncesi ile toplumsal dayanışmacılık felsefesi, yerlicilik düşüncesi ile eklemlenmiş bir biçimde Gökalp in düşünsel sistemi içinde bulunmaktadır. Cumhuriyet in de Gökalp in, çoğu düşüncesini olduğu gibi, milli iktisada yönelik çözümlemelerini sürdürdüğü görülmektedir. Son dönem Osmanlı aydınlarının birçoğu için olduğu gibi, Mustafa Kemal e göre de yerli bir orta sınıf üretilmesi, elzemdir. Toplumsal kalkınmanın gerçekleştirilebilmesi için batıda olduğu gibi, kalkınmayı gerçekleştirebilecek bir burjuva sınıfı gereklidir. Başka bir deyişle, Türkiye nin milyonerlere ihtiyacı vardır. 10 Bunun yanında, toplum, sınıflardan müteşekkil bir kitle değildir. İzmir İktisat Kongresi nde dayanışmacı düşüncenin sürdürülmesi, Kongre nin açılış konuşmasında Mustafa Kemal in söylediklerinden takip edilebilir: Bu dakikada sâmilerim çiftçilerdir, san'atkârlardır, tüccarlardır. Ve ameledir. Bunların hangisi yekdiğerinin muarızı olabilir? Çiftçinin san'atkâra, san'atkârın çiftçiye, çiftçinin tüccara ve bunların hepsine, yekdiğerine ve ameleye muhtaç olduğunu kim inkar edebilir? (...) vahdet ve tesanüdün birbirine müzahir olmasıyla muvaffak olacağı hakkındaki kanaa'tim kavidir ve tamdır (aktaran Kaplan, 1981). İzmir İktisat Kongresi, yerli burjuvazi üretme düşüncesi 11 ile, Cumhuriyet döneminin ekonomik programını teşkil etmesinin yanında Türkiye nin kamu felsefesinin temelini oluşturan dayanışmacı düşünce yi (Parla, 1999) olgunlaştırması ile 10 Her mahalleye bir milyoner, DP nin, özel teşebbüsü güçlendirerek bir kalkınma ve refah sağlamak biçiminde özetlenebilecek iktisat politikasının bir özetiydi. Aslında bu, CHP nin yaklaşımından çok farklı değildi. Nitekim Her mahalleye bir milyoner Mustafa Kemal in 1923 yılında söylediği Memleketimizde birçok milyonerin, hatta milyarderin yetişmesine çalışacağız sözünün bir devamı gib idir (Aslandaş ve Bıçakçı, 1995: 104). 11 Devlet tarafından yaratılan burjuvazi mitosu, İttihatçılar ın olduğu kadar K emalistler in de rehber ideolojisiydi. (...) Ancak böylesi bir burjuvazinin devlet denetimine olduğu kadar, kamu yararı ve toplumsal dayanışmaya da riayet edeceği şeklindeki beklentinin ne denli yanlış olduğu sık sık ortaya ç ı- kacak ve Türkiye de bürokratik küçük burjuvazinin kronik doyumsuzluğuna neden olacaktır (Parla, 1999: 198).

13 Türk Kolası nın Düşündürdükleri: Bir Muhayyile mi, Süreklilik mi 13 de Türkiye de önemli bir düşüncenin yapıtaşlarından birini oluşturur. Bundan başka, Türkiye Cumhuriyeti nde kendisinden sonra da önemli bir yer tutacak olan toplumsal dönüşümü geliştirilecek bir yerli orta sınıfla gerçekleştirme düşüncesinin de miladını teşkil eder. Toplumsal dayanışmacı düşüncenin bizdeki kaynaklarından biri 12 olan, Osmanlı dan cumhuriyete batılı manada bir orta sınıfın bulunmadığı 13 veya zayıflığı savının da, milli iktisadın bir iktisadi zihniyet olarak ortaya çıkışının ve kaynaklarının çözümlenmesinde önemi vardır. Bu önemin şöyle bir anlatımı olabilir: Birincisi, orta sınıfın gelişmediği düşüncesinin bir düşünce ötesi, sınıfların bulunmadığı ve batılı ya da marksist anlamda sınıf mücadelelerinin değil sosyal ahengin mevcudiyeti düşüncesi olacaktır. Başka bir ifade ile, toplumsal dayanışmacı düşünceye geçmek pek de zor olmayacaktır. İkincisi, orta sınıfın gelişmediği savından toplumsal ve ekonomik kalkınmada -batıdaki gibi- öncü olacağı düşünülen yerli bir orta sınıf üretme fikrine geçmek pek zor olmayacaktır. Bundan başka, toplumun sınıfsız kabul edilmesi ile devletin bir sınıfın egemenliği altında bulunmadığı düşüncesi pekişecek ve devlet sınıflar üstü olduğuna ilişkin bir söylemle tanımlanacaktır. Bunun bir adım sonrası da sınıfların gelişmediği bir toplumda devletin sınıflar üstü niteliğiyle ekonomik-toplumsal kalkınma yönünde girişimlerde bulunacağıdır. Ancak burada dahi yerli burjuvazi üretme düşüncesinden taviz verilmemektedir. Zira, bu, ferdi teşebbüsü güçlendirme gayesini elden bırakmayan devletçilik düşüncesidir. Gerçekten, durum tarih açısından da böyle işlemiştir. Şöyle ki, II. Meşrutiyet in milli iktisat politikası ile yerli burjuvazi üretme düşüncesi beraber gitmiştir. Bunun ardından, İzmir İktisat Kongresi nin temel sonucu, milli burjuvazinin üretilmesi ve teşviki olmuş ve buna müteakip olarak Sanayi-i Teşvik gibi bir dizi kanun çıkarılmıştır. Ancak, 1929 Ekonomik Buhranı nın da etkisiyle, ekonomik (ve toplumsal) kalkınmanın yerli orta sınıfa bırakılması düşüncesi önemli ölçüde aşınmıştır. Bundan sonra, yerli burjuvazi üretme amacından taviz vermeden, devlet eliyle sanayileşme düşüncesi hakim olmuştur. 12 Dayanışmacı düşüncenin kökenlerini araştırırken ilk uğranılacak duraklardan biri, Ahmet Cevdet Paşa nın batı ve Osmanlı arasındaki farkları vurgularken Osmanlı da sınıfların ve kutuplaşmanın bulunmadığı yolundaki iddiası olabilir: (Bir İslam devleti olan Osmanlı da) Hristiyan devletlerinde olduğu gibi fıkarayı zenginden tefrik eden hadbir gune, şiddet-ü katiyeti mutazammın olmadığından iki sınıf ahali arasında ayrılık ve düşmanlık eseri görülmez (Cevdet Paşa,Tezakir, Cilt IV, s.219 dan aktaran: Çavdar, 1998: 32-33). 13 Batılı anlamda bir orta sınıfın Osmanlı da gelişmediği tezi genel bir kabul görmekle birlikte, beylik olduğuna yönelik görüşler de bulunmaktadır (Mardin, 2000; Ayrıca Tanör,Türkiye de Yerel Kongre İktidarları ile Kurtuluş-Kuruluş adlı eserlerinde Milli Mücadele nin sosyal tabanını incelerken yerel orta sınıfların önemine dikkat çeker.

14 14 Fırat Mollaer 4. Sonuç: Bir Muhayyile mi 14, Süreklilik mi? Görüldüğü gibi, II. Meşrutiyet ve Cumhuriyet döneminde, milli iktisadın Yeni Osmanlılarda bulunan görece iktisadi liberal yönü, yerini himayecilik ve devletçilik yaklaşımına bırakmaktadır. Bundan başka, Yeni Osmanlılarda yerlicilik olarak beliren ve siyasal seçkinler tarafından belirlenme ve sıkı bir biçimde şekillenme gibi özellikleri barındırmayan anlatım, İttihat Terakki ve Cumhuriyet döneminde ideolojik bir bağlamda değerlendirilmektedir. Ancak, her ikisinde de merkez karşı çevrenin geliştirdiği yerlici/milliyetçi çözümler, bir kolektif tepki olarak yer almaktadır. Bunun açık ifadesi, Balta Limanı Ticaret Antlaşması na karşı geliştirilen tepkide yerini bulur. 15 Çevrenin merkezle arasındaki açığı kapamak için belirlediği çözümler, merkeze karşı toplumda varolan kolektif tepkiye rağmen batıdan iktibas edilmiştir: Son dönem Osmanlı aydınlarının, Yeni Osmanlılardan (Berkes,(?); Ülken, 1966) Jön Türkler e ve İttihat Terakki ye kadar savundukları bir dizi düşüncenin odak noktasında, üretilecek bir yerli burjuvazinin önderliğinde kalkınma fikri bulunmaktadır. Gerçekten, Tunuslu Hayrettin Paşa dan (Kuran, 1997; Meriç, 1998) Namık Kemal e ve Ziya Gökalp e kadar istikrarlı bir biçimde sürdürülen temel ekonomik ve toplumsal düşüncelerden biri, milli burjuvazinin önemi fikridir. Yeni Osmanlıların Tanzimat eleştirileri içinde yer alan ve yabancıların Osmanlı ekonomisindeki ege- 14 Geçmiş yaşantılara özgü öğelerle şimdiki yaşantı arasında bağ kurma gücü, imgelem (TDK Sözlüğü, 1994). 15 Bu bağlamda, yerlici Namık Kemal ile milliyetçi Mustafa Kemal (Atatürk) aynı düşüncededir: Tanz i- mat ın açtığı serbest ticaret devri, Avrupa rekabetine karşı kendisini müdafaa edemeyen iktisadım ı- zı, bir de iktisadi kapitülasyon zincirine bağladı. Teşkilat ve ferdi kıymet nokta-i nazarından, iktisat sahasında bizden çok kuvvetli olanlar, memleketimizde bir de fazla olarak, imtiyazlı mevkide bulunuyorlardı. Temettü vergisi vermiyorlardı. Gümrüklerimizi ellerinde tutuyorlardı. İstedikleri zaman, istedikleri eşyayı, istedikleri şerait tahtında memleketimize sokuyorlardı. Bütün şuebat-ı iktisadiyemize, bu sayede hakim-i mutlak olmuşlardı. Efendiler! Bize karşı yapılan rekabet, hakikaten çok gayrı meşru, hakikaten çok kahredici idi. Rakiplerimiz, bu suretle inkişafa müsait sanayimizi de mahvettiler. Ziraatimizi de rahnedar ettiler. İktisadi ve mali inkişaf ve tekamülümüzün önüne geçtiler. Mu s- tafa Kemal in 1 Mart 1922 TBMM konuşması ndan aktaran: Avcıoğlu, 1979: 116). Bu bağlamda, Enver Şapolyo nun Atatürk ün bir demeci olarak zikrettiği duygularımın babası Namık Kemal, fikirlerimin babası Ziya Gökalp tir cümlesi, yerlicilik/milliyetçilik ayrımında açıklayıcı olabilir. Buna göre, Namık Kemal in daha az şekillenmiş ve sıkı belirlenmiş olmaktan uzak, duygusal bir tutum veya vaziyet alışı ifade eden görüşleri, yerlicilik; Ziya Gökalp in bir düşünce sistemi içinde (Gökalp, İttihat Terakki nin Genel Sekreterliği ni yapmış ve politikalarını belirlemiş biri olarak düşünüldüğünde) siyasal seçkinlerce sıkı bir biçimde sert ideoloji olarak belirlenmiş düşünceleri milliyetçilik olarak sınıflandırılabilir. Bu bakımdan, S. S. Öğün ün ideolojinin sosyal arka planı nın bulunmadığı bir düzlemde açıklayıcı olarak gördüğü kültüralist (1997: 11-36) kavramsallaştırması da Namık Kemal e daha uygun düşmektedir. O halde, Ziya Gökalp ise, kelimenin teknik anlamıyla ideologtur.

15 Türk Kolası nın Düşündürdükleri: Bir Muhayyile mi, Süreklilik mi 15 menliğine karşı bir panzehir ve kalkınma yöntemi olarak ileri sürülen yerli burjuvazi üretme fikri, Balkan Savaşları ve Dünya Savaşı sırasında yükselen bir akım olan Türkçülükle birleşerek -onun ekonomik programı olarak- Ziya Gökalp gibi düşünürler tarafından olgunlaştırılmış ve İttihat Terakki nin politikası haline gelmiştir. Bundan sonra da Cumhuriyet tarafından devralınan bu düşünce, adeta milli bir hedef niteliği taşımıştır. Bu milli hedef, resmi düzlemde (milliyetçilik) olmasa bile sivil inisiyatif düzleminde (yerlicilik biçiminde) sürdürülmektedir. Cola Turka nın reklamında yer alan Amerikan karşıtı tutum, Marksist kavramlarla düşünüldüğünde, yerli ve uluslararası burjuvazinin rekabeti bağlamında değerlendirilebilir. Bu da bir açıklama ve çözümleme denemesidir. Ancak, yerlici tepkileri açıklayan merkez-çevre asimetrikliği de önemli bir izah denemesi sunmaktadır. Toplumsal tepkilerden önemli bir bölümünü yansıtan Türkiye nin sonunda kola yapmayı da başardığı veya merkeze karşı kolektif tepkinin ürünü olarak çevrede vatan cephesinin kurulmasını da andırır bir biçimde, yeşil sermaye olması fark etmez; önemli olan Türk olması biçimindeki tutumlar, bilinç sapması olarak değil de yerliciliğin merkez-çevre bağlamında oluşan kolektif tepkisel yönüyle daha iyi açıklanabilecektir. Başka deyişle, Cola Turka nın üreticileri ile sınıfsal anlamda farkları bulunan kitlelerin dahi yukarıda anılan tutumları alabilmelerinin çözümleme denemesine yanlış bilinçten ziyade dünya sistemi ve yerlicilik gibi kavramlar aracılığıyla başlanabilir. Cola Turca nın toplumda oluşturduğu yerli malı yurdun malı herkes onu kullanmalı biçimindeki milli iktisat uygulamasındaki figürleri hatırlatan portre, her ne kadar, hala çevrede yer aldığını düşünen ve/veya merkeze karşı olan kızgınlığını yerlici bir boyutta gösteren bir toplumun kolektif tepkisi olarak, daha doğrusu, sosyal psikolojik unsurlarla açıklanabilirse de Cola Turca örneğinde milli iktisat uygulamalarından farklı bir yön de bulunmaktadır. Hem II. Meşrutiyet sonrası Ziya Gökalp in düşünce sisteminde billurlaşan ve İttihat Terakki nin Türkçü dönemindeki yönelimleriyle bütünleşerek bir iktisat politikası haline gelen devlet iktisadiyatı yaklaşımında hem de İzmir İktisat Kongresi ndeki fikirlerin bir sonucu olarak belirlenen ve devletçi dönemde de devam ettirilen milli iktisat uygulamasında toplumsal ve siyasal bakımdan Cola Turca nın tüketimine dair olan toplumsal taleplerden farklılıklar vardır. Her iki dönem de çoğulcu bir toplumsal-siyasal yapının aşındığı dönemlerdir. II. Meşrutiyet te belirginleşen milli iktisat yaklaşımını, Osmanlı daki azınlıkların bağımsızlıklarını kazanıp ayrıldıkları ve Osmanlı nın hakim unsuru olarak Türklerin kaldığı bir dönemde görece olarak çoğulculuğu azalan bir toplumsal yapı ve otoriterlik düzeyi artan bir siyasal yapı bağlamında düşünmek gerekir. Cumhuriyet döneminin milli iktisat yaklaşımı da yeni bağımsızlığını ka-

16 16 Fırat Mollaer zanmış bir devletin ulus-devlet anlayışını yerleştirmek için uyguladığı radikal kimlik politikalarıyla ve toplumsal çoğulculuğun olduğu gibi siyasal çoğulculuğun da sınırlandırıldığı bir siyasal yönelimle birlikte düşünülmelidir. Daha açık bir deyişle, ilkinde bu ülke nasıl kurtulabilir, diğerinde de ulus-devlet nasıl inşa edilebilir gibi ivedilikle çözüm isteyen sorulara bir cevap olarak geliştirilen milli iktisat yaklaşımı, yerlicilik bağlamında toplumda uyandırdığı yankılar bulunsa da, daha ziyade, bir ideoloji olarak milliyetçilikle eklemlenmiştir. Sonuç olarak, siyasal seçkinlerin toplumsal kalkınmayı gerçekleştirme çabaları içinde ve toplumsal-siyasal açıdan çoğulcu olmayan bir yapı dahilinde bir devlet politikası haline getirilmiştir. Dolayısıyla, her iki dönemin milli iktisat yaklaşımını, yerlici toplumsal taleplerle kimi noktalarda uyum gösterebilse de, yerliciliğin değil, bir ideoloji olarak milliyetçiliğin içinde değerlendirmek gerekir. Vurgulamak gerekirse, yerliciliğin milliyetçilikle eklemlenebilen yönleri bulunsa da ayrı bir bağlamda değerlendirilmesi gerekir. Burada kullanabileceğimiz bir materyal, Mardin in sert ideoloji-yumuşak ideoloji sınıflandırması olabilir. Buna göre, sert ideoloji denildiğinde, seçkinlerin kültürüyle sınırlandırılmış, sistematik bir şekilde işlenmiş, temel teorik eserlere dayanan, muhtevası kuvvetli bir yapı anlaşılması gerekir. Yumuşak ideoloji ile de, kitlelerin çok daha şekilsiz inanç ve bilgisel (cognitive) sistemleri kastedilir (Mardin, 1990: 13). Bu sınıflandırmadan hareket edilirse, milliyetçilik, sert ideoloji; yerlicilik ise yumuşak ideoloji bağlamında değerlendirilebilir. Gerçekten, yerlicilik, daha önce de ifade edildiği gibi, sert bir ideoloji olarak milliyetçilikten farklı bir yerde durmaktadır. Yerlicilik, sert ideolojinin sıkı belirlenmişliğinden ve siyasal niteliklerinden farklı olarak daha gevşek bağlarla örgülenmiştir ve daha ziyade toplumsal nitelikler arz eder. Zira, milliyetçilik, siyasal seçkinler tarafından üst kimlik olarak belirlenmiş bir ideolojidir. Yerlicilik ise, tepede belirlenmiş milliyetçilikle eklemlenebilmesine karşın daha ziyade siyasal olarak şekillenmemiş bir toplumsal zihniyete karşılık gelir. Cola Turca nın milli iktisat uygulamalarından ayrılan bir yönü de tam bu noktada belirtilebilir. Cola Turca nın bir yerli malı olarak toplumda gördüğü talep, çoğulcu bir toplumsal ve siyasal ortamda arzetmektedir. Daha da ötesinde, bu bir toplumsal taleptir ve sivil bir inisiyatif olması itibarıyla, siyasal seçkinlerin inisiyatiflerinden daha uzak bir yerde durmaktadır. Daha açık bir deyişle, daha önceki uygulamalarda (milli iktisat) görülen, siyasal seçkinler tarafından işlenmiş ve sıkı bir biçimde belirlenmiş olma ve siyasal-toplumsal çoğulculuğun sınırlı olduğu bir dönemde otoriter uygulamalarla hayata geçme gibi özellikleri taşımamaktadır. Bundan başka, toplum arasında ve daha gevşek bağlarla örgülenme, çevrenin kolektif tepkisini daha dolaysız ve ideolojik olarak daha az şekillenmiş yansıtma bakımın-

17 Türk Kolası nın Düşündürdükleri: Bir Muhayyile mi, Süreklilik mi 17 dan yerlicilik bağlamında ele alınmalıdır. Cola Turca ile Milli İktisat ın süreklilik ve değişimlerinin yan ısıra, bu tablodan çıkarılabilecek ortak bir sonuç olsa gerektir. Türkiye de iktisadi düşünüşün sathi bir okunuşu dahi, homo economicus un aldığı darbeleri gösterebilecektir. Ahmet Mithat Efendi den (Yeşilyurt, 2003; Özel, 1993: ) Mustafa Kemal e ve Cola Turca fenomenine takip edilen çizgide, davranışlarını mutlak olarak piyasanın belirlediği birey (ve burjuva) tipi eleştirilmektedir. Bu eleştiri, Cumhuriyet öncesi dönemde İslami cemaat idealinden kaynağını alan homo İslamicus referanslarına sahipken Kemalizmin sekülarizasyonu ile birlikte İslami referanslar zayıflamış ve müslüman tacir ideal tipi geçerliliğini kaybetmişti. Buna karşın, yeni tacir de homo economicus un aşırı bireyciliğinden uzaktı. Yerli-müslüman burjuva, milli burjuvaya evrilmişti. Dayanışmacı düşünce geçerliliğini koruyordu ve bu kez yeni ulus devlet inşa etmenin pratiğine uygun düşüyordu. Yerli burjuvazi üretme sürecinin hedefi olan yeni tacir de, ulus devletin kapitalizme toplumsal ahengi yitirmeden geçme ve batı uygarlığının kazanımlarına ulaşma kavramlarının öznesiydi ve dayanışmacılık, artık, islami cemaatin gerekleri için değil de ulus devletin gerekleri için düşünülüyordu. Dolayısıyla, bazı noktalarda bir muhayyile olarak okunabilecek Cola Turca ve Milli İktisat, Türkiye nin iktisadi-siyasal kültürünün mirasını paylaşmak anlamında bir süreklilik biçimini de alabilmektedir. Zira, milli iktisattaki ulusal sorumluluğunun bilincinde olmakla homo economicus tan uzaklaşan burjuvazi yaklaşımı, Cola Turca da da toplumun değerlerini ve kolektif tepkisini paylaşan bir duyarlı burjuvazi tipolojisi ile sürdürülmektedir. Abstract: This study aims at discussing the popularity of a new locally manufactured soft drink, Cola Turca within the historical context of the national economy. We argue that although Cola Turca s popularity can be seen as a nationalistpopulist reaction to globalization, it can not be considered part of a national economy approach. Key Words: National Economy, Nationalism, Localism, Social Solidarity, Local Bourgeoisie Kaynakça Alkan, A. Turan (1999). Fikir Konformizmine Veda: Yerliyim Yerlisin, Yerli. Cogito (21). Arı, Tayyar (2002). Uluslararası İlişkiler Teorileri. Bursa: Alfa. Aslandaş A. ve S. Bıçakçı (1995). Popüler Siyasi Deyimler Sözlüğü. İstanbul: İletişim.

18 18 Fırat Mollaer Avcıoğlu, Doğan (1979). Türkiye nin Düzeni. İstanbul: Tekin. Baykan, Fehmi (1997). Fikir Hürriyetinin Sınırlandırılması Üzerine. Doğu Batı (1). Berkes, Niyazi (?). Batıcılık, Ulusçuluk ve Toplumsal Devrimler. İstanbul: Cumhuriyet Kitapları. Blackvell (1994). Siyasi Düşünce Ansiklopedisi. Ankara: Ümit Yayıncılık. Cevdet Paşa. Tezakir (Cilt IV). Çavdar, Tevfik (1998). Türkiye de Liberalizm. Ankara: İmge. Demir, Ömer ve Mustafa Acar (1997). Sosyal Bilimler Sözlüğü. Ankara: Vadi. Gökalp, Ziya (1992). Eserlerinden Seçmeler. İstanbul: Morpa Kültür Yayınları. Göze, Ayferi (1996). Siyasal Düşünceler ve Yönetimler. İstanbul: Beta. Gürsel, Seyfettin, Ahmet Kuyaş ve Zafer Toprak (1999). Yerli Malı Yurdun Malı; Her Türk Bunu Kullanmalı. Cogito (21). Kaplan, Mehmet, İnci Enginün, Zeynep Kerman, Necat Birinci, Abdullah Uçman (1981). Atatürk Devri Fikir Hayatı. Ankara: Kültür Bakanlığı Yayınları. Karpat, Kemal (1996). Türk Demokrasi Tarihi. İstanbul: Afa. Kuran, Ercüment (1997). Batılılaşma ve Milli Meseleler. Ankara: Diyanet Vakfı Yayınları. Küçük, Yalçın (1985). Planlama Kalkınma ve Türkiye. İstanbul: Tekin. Mardin, Şerif (1990a). İdeoloji. İstanbul: İletişim Yayınları. Mardin, Şerif (1990b). Din ve İdeoloji. İstanbul: İletişim Yayınları. Mardin, Şerif (1996). Yeni Osmanlı Düşüncesinin Oluşumu. İstanbul: İletişim Yayınları. Mardin, Şerif (1999). Siyasal ve Sosyal Bilimler. İstanbul: İletişim Yayınları. Mardin, Şerif (2000). Türkiye de Orta Sınıfların Üç Devri. (Türk Modernleşmesi. İstanbul: İletişim) içinde. Mardin, Şerif (1999a). Türkiye de İktisadi Düşüncenin Gelişmesi: (Siyasal ve Sosyal Bilimler. İstanbul: İletişim) içinde. Mardin, Şerif (1999b), Türkiye: Bir Ekonomik Kodun Dönüşümü. (Türk Modernleşmesi. İstanbul: İletişim) içinde. Meriç, Cemil (1998). Umrandan Uygarlığa. İstanbul: İletişim. Moore, Stanley (1998). Marx, Engels ve Lenin de Devlet Kuramı. İstanbul: Simge. Öğün, Süleyman Seyfi (1992). Türkiye de Cemaatçi Milliyetçilik ve Nurettin Topçu. İstanbul: Dergah. Öğün, Süleyman Seyfi (1997). Politik Kültür Yazıları. Bursa: Asa. Özel, Mustafa (1993). Piyasa Düşmanı Kapitalizm. İstanbul: İz Yayıncılık ( Ahmet Mithat Efendi İle Batı Medeniyeti ve Teşebbüs-i Şahsi Üzerine adlı bölüm.) Parla, Taha (1999). Ziya Gökalp Kemalizm ve Türkiye de Korporatizm, İstanbul: İletişim. Sabine, George (1997). Yakınçağ Siyasal Düşünceler Tarihi. İstanbul. Cem. Ülken, Hilmi Ziya (1966). Türkiye de Çağdaş Düşünce Tarihi. İstanbul: Ülken Yayınları. Sarıca, Murat (1997). 100 Soruda Siyasi Düşünce Tarihi. İstanbul: Gerçek Yayınevi.

19 Türk Kolası nın Düşündürdükleri: Bir Muhayyile mi, Süreklilik mi 19 TDK Sözlüğü (1994). Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları. Thompson, David (1997), Siyasi Düşünce Tarihi, İstanbul. Şule Yayıncılık. Toprak, Zafer (1997). Milli Burjuva Milli İktisat. İstanbul: Tarih Vakfı Yayınları. Yeşilyurt, Türkan (Eylül 2003). Müşahedat ı Homo İslamicus ve Homo Economicus Bağlamında Yeniden Okuma Denemesi. Varlık. Yetkin, Çetin (1983). Türkiye de Tek Parti Yönetimi. İstanbul Altın Kitaplar.

Giriş. evre, çalkantılı bir dönem, ağır bir kriz dönemidir. Gerçekten de siyasal düşünceler tarihine

Giriş. evre, çalkantılı bir dönem, ağır bir kriz dönemidir. Gerçekten de siyasal düşünceler tarihine Giriş Cumhuriyete Devreden Düşünce Mirası: Tanzimat ve Meşrutiyet in Birikimi başlıklı bu çalışma, Cumhuriyet Türkiyesi nde siyasal düşünce hayatına etki eden düşünce akımlarını inceleyen kapsamlı bir

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS TÜRKİYE EKONOMİSİ TÜK449 7 3+0 3 4

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS TÜRKİYE EKONOMİSİ TÜK449 7 3+0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS TÜRKİYE EKONOMİSİ TÜK449 7 3+0 3 4 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II Dersin Adı Dersin Kodu 1200.9202 Dersin Türü Dersin Seviyesi Dersin AKTS Kredisi Haftalık Ders Saati (Kuramsal) 2 Haftalık Uygulama Saati 0 Haftalık Laboratuar Saati

Detaylı

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Adı Soyadı (Unvanı) Doktora: E-posta: (kurum/özel) Web sayfası Santral No: Dahili No: 3512 Fax: Cep Telefonu: İş Adresi: Yazışma Adresi: Bölümü/Anabilim Dalı: İdari Görevi: Fırat MOLLAER Mimar Sinan Güzel

Detaylı

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Devrimci Marksizm Yayın Kurulu Uzun vadede bu felâket konusunda suçun nasýl daðýtýlacaðý çok þeyi belirleyecektir. Ýþte bu, önemli bir entelektüel

Detaylı

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ATATÜRK Ü ETKİLEYEN OLAYLAR VE FİKİRLER

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ATATÜRK Ü ETKİLEYEN OLAYLAR VE FİKİRLER 1 1789 da gerçekleşen Fransız İhtilali ile hürriyet, eşitlik, adalet, milliyetçilik gibi akımlar yayılmış ve tüm dünyayı etkilemiştir. İmparatorluklar yıkılmış, meşruti yönetimler kurulmaya başlamıştır.

Detaylı

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI YENİLEŞME DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI TANZİMAT DÖNEMİ EDEBİYATININ OLUŞUMU KAZANIMLAR.Osmanlı Devleti ni güçlü kılan sosyal, siyasi düzenin bozulma nedenlerini.batı düşüncesine,

Detaylı

YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH BÖLÜMÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI

YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH BÖLÜMÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH BÖLÜMÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS Tezli yüksek lisans programında eğitim dili Türkçedir. Programın öngörülen süresi 4

Detaylı

ACR Group. NEDEN? neden?

ACR Group. NEDEN? neden? ACR Group NEDEN? neden? CİNSİYET YÜZDE % Kadın Erkek 46,8 53,2 YAŞ - - - - - - 18-25 26-35 20,1 27,6 36-45 46-60 29,4 15,2 60+ 7,7 I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz,

Detaylı

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI II. Mahmut ve Tanzimat dönemlerinde devlet yöneticileri, parçalanmayı önlemek için ortak haklara sahip Osmanlı toplumu oluşturmak için Osmanlıcılık fikrini

Detaylı

Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli

Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli www.ekrempakdemirli.com 21.05.2014 1923 sonlarında Cumhuriyet Kurulduğunda Savaşlardan yorgun Eğitim-öğrenim seviyesi oldukça düşük bir toplum Savaşlar sonrası ülke harap ve

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

HOCAİLYAS ORTAOKULU. ÜNİTE 1: Bir Kahraman Doğuyor T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK-8

HOCAİLYAS ORTAOKULU. ÜNİTE 1: Bir Kahraman Doğuyor T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK-8 1/11 ÜNİTE 1: Bir Kahraman Doğuyor 1. Batıya Erken Açılan Kent Selanik 1.Atatürk ün çocukluk dönemini ve bu dönemde içinde bulunduğu toplumun sosyal ve kültürel yapısını analiz eder. 2. Mustafa Kemal Okulda

Detaylı

SEÇMELİ DERSLER (Öğrenci aşağıda belirtilen en az 2 (iki) dersten başarılı olmalıdır.)

SEÇMELİ DERSLER (Öğrenci aşağıda belirtilen en az 2 (iki) dersten başarılı olmalıdır.) PSİKOLOJİ BÖLÜMÜ YAN DAL DERSLERİ DERSLER DERSİN KODU DERSİN ADI KREDİ PSİ 101 Psikolojiye Giriş I PSİ 10 Araştırma Teknikleri I PSİ 10 Psikoloji için İstatistik I PSİ 01 Sosyal Psikoloji I PSİ 0 Gelişim

Detaylı

Elveda Rumeli Merhaba Rumeli. İsmail Arslan, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2013, 134 Sayfa.

Elveda Rumeli Merhaba Rumeli. İsmail Arslan, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2013, 134 Sayfa. Elveda Rumeli Merhaba Rumeli İsmail Arslan, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2013, 134 Sayfa. Hamdi Fırat BÜYÜK* Balkan Savaşları nın 100. yılı anısına Kitap Yayınevi tarafından yayınlanan Elveda Rumeli Merhaba

Detaylı

DERS BĠLGĠLERĠ. Dersin Adı Kodu Yıl Yarıyıl T+U+L Saati Kredi AKTS. Türk Siyasal Hayatı ------------ 3 Güz 3+0+3 3 4

DERS BĠLGĠLERĠ. Dersin Adı Kodu Yıl Yarıyıl T+U+L Saati Kredi AKTS. Türk Siyasal Hayatı ------------ 3 Güz 3+0+3 3 4 DERS BĠLGĠLERĠ Haftalık Dersin Adı Kodu Yıl Yarıyıl T+U+L Saati Kredi AKTS Türk Siyasal Hayatı ------------ 3 Güz 3+0+3 3 4 Bölümü : Uluslararası İlişkiler Dersin Seviyesi : Lisans Ders Dili : Türkçe Ders

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri İLTB 601 İletişim Çalışmalarında Anahtar Kavramlar Derste iletişim çalışmalarına

Detaylı

DERS PROFİLİ. POLS 346 Bahar 6 3+0+0 3 6

DERS PROFİLİ. POLS 346 Bahar 6 3+0+0 3 6 DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Uluslararası Siyasette Orta Doğu POLS 346 Bahar 6 3+0+0 3 6 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı

Detaylı

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir 30 Haziran 2014 ÇALIŞMANIN AMACI Kutuplaşma konusu Türkiye de çok az çalışılmış olmakla birlikte, birçok Avrupa ülkesine

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi I. Laboratuar (saat/hafta) Uygulama (saat/hafta) Teori (saat/hafta) AKTS. 1.YIL/ 1.yarıyıl Güz

Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi I. Laboratuar (saat/hafta) Uygulama (saat/hafta) Teori (saat/hafta) AKTS. 1.YIL/ 1.yarıyıl Güz Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi I Dersin Adı Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi I Önkoşullar Dersin dili Dersin Türü Dersin öğrenme ve öğretme teknikleri Dersin sorumlusu(ları) Dersin amacı Dersin öğrenme

Detaylı

TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK

TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK TOPLUMSAL TABAKALAŞMA Ü s t S ı n ı f Orta Sınıf Alt Sınıf TOPLUMSAL TABAKALAŞMA Toplumsal tabakalaşma dünya yüzeyindeki jeolojik katmanlara benzetilebilir. Toplumların,

Detaylı

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...v GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm Antik Demokrasi I. ANTİK DEMOKRASİNİN

Detaylı

1. ÜNİTE: HAKLARIMI ÖĞRENİYORUM

1. ÜNİTE: HAKLARIMI ÖĞRENİYORUM SOSYAL BİLGİLER PROGRAMI 5. SINIF 1. ÜNİTE: HAKLARIMI ÖĞRENİYORUM Bu ünitede öğrencilerimiz içinde bulunduğu çeşitli grup ve kurumlarla ilişkisini anlamaya çalışır. Katıldığı gruplarda aldığı roller ile

Detaylı

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük KABOTAJ BAYRAMI, MUSTAFA KEMAL E SUİKAST GİRİŞİMİ, BİR DEVRİN ANALİZİ: NUTUK

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük KABOTAJ BAYRAMI, MUSTAFA KEMAL E SUİKAST GİRİŞİMİ, BİR DEVRİN ANALİZİ: NUTUK 1 Kabotaj Hakkı Nedir? Kabotaj, bir devletin kendi limanlarına deniz ticareti konusunda tanıdığı ayrıcalıktır. Bu ayrıcalıktan yalnızca yurttaşlarının yararlanması, millî ekonomiye önemli bir katkı sağlayacağından,

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ ADAY ÖĞRENCİLER TANITIM KATALOĞU

İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ ADAY ÖĞRENCİLER TANITIM KATALOĞU İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ ADAY ÖĞRENCİLER TANITIM KATALOĞU Sevgili Öğrenciler Prof. Dr. İbrahim Attila ACAR İzmir Katip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ilk öğrencilerine

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Tarih Öğretmenliği Gazi Üniversitesi KEF 1999 Y. Lisans Türkiye Cumhuriyeti Tarihi

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Tarih Öğretmenliği Gazi Üniversitesi KEF 1999 Y. Lisans Türkiye Cumhuriyeti Tarihi ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Mustafa MÜJDECİ 2. Doğum Tarihi-Yeri: 30.07.1978 - Yerköy 3. Unvanı: Yrd.Doç.Dr. (Çankırı Karatekin Üniversitesi İİBF Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) 4. Medeni Durumu: Evli

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı Mikroekonomik Analiz I IKT751 1 3 + 0 8 Piyasa, Bütçe, Tercihler, Fayda, Tercih,

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U)

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) KISA ÖZET

Detaylı

YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI

YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI 2010 Eğitim Öğretim Yılı Bahar Dönemi Zorunlu Dersler Uluslararası İlişkilerde Araştırma

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 1995-2008 2008-2014 Profesör Tarih/Yakınçağ Celal Bayar Üniversitesi Fen Edebiyat Fak. 2014

ÖZGEÇMİŞ. 1995-2008 2008-2014 Profesör Tarih/Yakınçağ Celal Bayar Üniversitesi Fen Edebiyat Fak. 2014 ÖZGEÇMİŞ 1.Adı Soyadı : MUZAFFER TEPEKAYA 2.Doğum Tarihi : 20.10.1962 3.Unvanı : Prof. Dr. / Tarih Bölümü 4. e-mail : muzaffer.tepekaya@cbu.edu.tr Öğrenim Hayatı: Derece Alan Üniversite Lisans Tarih Selçuk

Detaylı

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük MİLLİ EKONOMİ VE BAŞKENT ANKARA

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük MİLLİ EKONOMİ VE BAŞKENT ANKARA 1 Bir ülkede üretim, dağıtım, tüketim etkinliklerinin bütününe ekonomi denmektedir. Bir ülkenin kendi kendine yetebilmesi, ekonomik olarak bağımsız olması çok önemlidir. 2 Osmanlı Devleti 1911 yılından

Detaylı

Sosyal bilgiler öğretmeninin verdiği bu bilgiye dayanarak Mustafa Kemal Paşa ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Sosyal bilgiler öğretmeninin verdiği bu bilgiye dayanarak Mustafa Kemal Paşa ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir? S-1 Sosyal bilgiler öğretmeni: (ikinci Meşrutiyet in ilanının ardından (Meşrutiyet karşıtı gruplar tarafından çıkarılan 31 Mart Ayaklanması, kurmay başkanlığını Mustafa Kemal in yaptığı Hareket Ordusu

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

10.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

10.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI KAZANIMLAR TEST NO TEST ADI 1 EDEBİYAT TARİHİ / TÜRK EDEBİYATININ DÖNEMLERE AYRILMASINDAKİ ÖLÇÜTLER 1.Edebiyat tarihinin uygarlık tarihi içindeki yerini.edebiyat tarihinin

Detaylı

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü, 24 Kasım 2011 Perşembe günü Üniversitemiz Merkez Kampüsü Hünkar Salonu nda, hem Üniversitemizin

Detaylı

Kilis 7 Aralık Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 2015/1 CİLT: 2 SAYI: 2 s. 215-219

Kilis 7 Aralık Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 2015/1 CİLT: 2 SAYI: 2 s. 215-219 Kilis 7 Aralık Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 2015/1 CİLT: 2 SAYI: 2 s. 215-219 KİTAP DEĞERLENDİRMESİ:TÜKETİM TOPLUMU VE DİN Kitap Değerlendirmesi: Tüketim Toplumu ve Din İsmail Demirezen, Ensar

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

Kurumlar, Kurullar. Haldun DARICI *

Kurumlar, Kurullar. Haldun DARICI * Kurumlar, Kurullar Haldun DARICI * Geçtiğimiz yılı önemli bir ekonomik kriz içerisinde geçiren ülkemizde, kriz ortamından çıkmak amacıyla çeşitli yapısal tedbirler alınmış, bu çerçevede çıkarılan kanunlarla

Detaylı

1 SOSYOLOJİNİN DÜNYADA VE TÜRKİYE DE GELİŞİMİ

1 SOSYOLOJİNİN DÜNYADA VE TÜRKİYE DE GELİŞİMİ ÖNSÖZ İÇİNDEKİLER III Bölüm 1 SOSYOLOJİNİN DÜNYADA VE TÜRKİYE DE GELİŞİMİ 15 1.1. Sosyolojinin Tanımı 16 1.2. Sosyolojinin Alanı, Konusu, Amacı ve Sınırları 17 1.3. Sosyolojinin Alt Disiplinleri 18 1.4.

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Lisans Programı

Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Lisans Programı Yeni Nesil Devlet Üniversitesi SİYASAL BİLGİLER FAKÜLTESİ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Lisans Programı 2015-2016 Tanıtım Broşürü Bölüm Hakkında Genel Bilgiler Kamu Yönetimi, işlevsel anlamda kamu politikaları

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS EKONOMİYE GİRİŞ I ECON 111 1 3 + 0 3 7. Yrd. Doç. Dr. Alper ALTINANAHTAR

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS EKONOMİYE GİRİŞ I ECON 111 1 3 + 0 3 7. Yrd. Doç. Dr. Alper ALTINANAHTAR DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS EKONOMİYE GİRİŞ I ECON 111 1 3 + 0 3 7 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili İngilizce Dersin Seviyesi Lisans Dersin Türü Dersin Koordinatörü Dersi Verenler

Detaylı

2. Iletisim Adresi : Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü,

2. Iletisim Adresi : Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü, 1. Kisisel Bilgiler (Ad,Soyad) : H. Tülin Öngen (Hoşgör) Doğum yeri ve tarihi: Ankara, 1949 Mezun olduğu okullar: İzmir Kız Lisesi (İzmir, 1964-1967) W. Groves High School (Birmingham, Michigan, A.B.D.

Detaylı

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan

Detaylı

2000 li Yıllar / 6 Türkiye de Dış Politika İbrahim KALIN Arter Reklam 978-605-5952-27-3 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011

2000 li Yıllar / 6 Türkiye de Dış Politika İbrahim KALIN Arter Reklam 978-605-5952-27-3 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011 Seri/Sıra No 2000 li Yıllar / 6 Kitabın Adı Türkiye de Dış Politika Editör İbrahim KALIN Yayın Hazırlık Arter Reklam ISBN 978-605-5952-27-3 BBaskı Tarihi Ağustos-2011 Ofset Baskı ve Mücellit Ömür Matbaacılık

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Türkiye de Bilim ve Teknoloji Politikası Tasarımı için Araştırma İhtiyacı

Türkiye de Bilim ve Teknoloji Politikası Tasarımı için Araştırma İhtiyacı Türkiye de Bilim ve Teknoloji Politikası Tasarımı için Araştırma İhtiyacı TÜBİTAK-BTP Mayıs 1999 Sunuş Ulusal bilim ve teknoloji (B&T) politikası tasarımcılarının ana hareket noktalarından birini, ülkenin

Detaylı

T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI I. YARIYIL II. YARIYIL Adı Adı TAR 501 Eski Anadolu Kültür 3 0 3 TAR 502 Eskiçağda Türkler 3 0 3 TAR 503 Eskiçağ Kavimlerinde

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Birinci Bölüm ANAYASA KAVRAMI

İÇİNDEKİLER. Birinci Bölüm ANAYASA KAVRAMI İÇİNDEKİLER Birinci Bölüm ANAYASA KAVRAMI Soru 1 : "Anayasa" deyince ne anlaşılır, ne anlamak gerekir? 7 Soru 2 : Türk tarihindeki anayasa hareketlerinin başlıca aşamaları ve özellikleri nelerdir? 15 İkinci

Detaylı

ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ REKLAM TASARIMI VE İLETİŞİMİ BÖLÜMÜ

ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ REKLAM TASARIMI VE İLETİŞİMİ BÖLÜMÜ ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ REKLAM TASARIMI VE İLETİŞİMİ BÖLÜMÜ DERS İÇERİKLERİ İLET101 İletişime Giriş İletişim bilimlerinin gelişimi, iletişimin temel kavramları, insan ve toplum yaşamında

Detaylı

Eğitim Tarihi. Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi

Eğitim Tarihi. Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Eğitim Tarihi Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Türk ve Batı Eğitiminin Tarihi Temelleri a-antik Doğu Medeniyetlerinde Eğitim (Mısır, Çin, Hint) b-antik Batıda Eğitim (Yunan, Roma)

Detaylı

İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ

İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ KISA ÖZET

Detaylı

YÖNETİM BİLİMİ TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

YÖNETİM BİLİMİ TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI YÖNEİM BİLİMİ EZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI Günümüzde evrensel yönetim yönetişim esaslarının ihtiyaç duyduğu bilgi, beceri ve değerleri benimsemiş, kendi alanında ülkenin çağdaş uygarlık düzeyine çıkmasına

Detaylı

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ I.SINIF I.YARIYIL FL 101 FELSEFEYE GİRİŞ I Etik, varlık, insan, sanat, bilgi ve değer gibi felsefenin başlıca alanlarının incelenmesi

Detaylı

T.C. DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ SİMAV MESLEK YÜKSEKOKULU YEREL YÖNETİMLER PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ

T.C. DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ SİMAV MESLEK YÜKSEKOKULU YEREL YÖNETİMLER PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ T.C. DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ SİMAV MESLEK YÜKSEKOKULU YEREL YÖNETİMLER PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ 1.YARIYIL Atatürk İlkeleri Ve İnkılâp Tarihi I Bu derste kavramlar ve Osmanlı yenileşmesi, Avrupa daki gelişmeler,

Detaylı

HASAN KALYONCU ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ SINIF ÖĞRETMENLİĞİ ANABİLİM DALI DERSİN TANIMI VE UYGULAMASI

HASAN KALYONCU ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ SINIF ÖĞRETMENLİĞİ ANABİLİM DALI DERSİN TANIMI VE UYGULAMASI HASAN KALYONCU ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ SINIF ÖĞRETMENLİĞİ ANABİLİM DALI DERSİN TANIMI VE UYGULAMASI Ders ismi Ders kodu Dönem Teori+Pratik Kredi AKTS EĞİTİM FELSEFESİ SNF114 1 2+0 2 3 Ön Şartlı Ders(ler)

Detaylı

Derece Alan Üniversite Yıl

Derece Alan Üniversite Yıl ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Çetin DOĞAN 2. Doğum Tarihi : 28.01.1964 3. Unvanı : Profesör 4. Öğrenim Durumu : Doktora Derece Alan Üniversite Yıl Doktora İktisat Bölümü Bradford Üniversitesi, 1993 İngiltere

Detaylı

Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI

Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI KONU ÖZETİ Bu başlık altında, ünitenin en can alıcı bilgileri, kazanım sırasına göre en alt başlıklara ayrılarak hap bilgi niteliğinde konu özeti olarak

Detaylı

LİSANS PROGRAMI İŞLETME

LİSANS PROGRAMI İŞLETME İŞLETME 1 MATEMATİK I 2 İKTİSADA GİRİŞ I 3 GENEL MUHASEBE I 4 HUKUKUN TEMEL KAVRAMLARI 5 İŞLETME İLKELERİ 6 DAVRANIŞ BİLİMLERİ I 1 MATEMATİK II 2 İKTİSADA GİRİŞ II 3 GENEL MUHASEBE II 4 BORÇLAR HUKUKU

Detaylı

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir.

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir. İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim ŞAHİN nin Entegre Sınır Yönetimi Eylem Planı Aşama 1 Eşleştirme projesi kapanış konuşması: Değerli Meslektaşım Sayın Macaristan İçişleri Bakanı, Sayın Büyükelçiler, Macaristan

Detaylı

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013).

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013). Takdim Biliyor musunuz? Bir televizyon haberine göre Türkiye de 2014 yerel seçimlerinde muhtar adaylarıyla birlikte 830 bin kişinin aday olması bekleniyordu. Bu, Türkiye de yaklaşık her 90 kişiden birinin

Detaylı

İSTANBUL MEDENİYET ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ENSTİTÜ YÖNETİM KURULU TOPLANTI TUTANAĞI

İSTANBUL MEDENİYET ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ENSTİTÜ YÖNETİM KURULU TOPLANTI TUTANAĞI İSTANBUL MEDENİYET ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ENSTİTÜ YÖNETİM KURULU TOPLANTI TUTANAĞI TOPLANTI TARİHİ: 26.08.2014 TOPLANTI NO: 29 KARAR:29-01: Gündem ve gelen evrak konusu görüşüldü. Toplantı

Detaylı

1: EKONOMİ HAKKINDA GENEL BİLGİLER...

1: EKONOMİ HAKKINDA GENEL BİLGİLER... İÇİNDEKİLER Bölüm 1: EKONOMİ HAKKINDA GENEL BİLGİLER... 1 1.1. Ekonomi, İhtiyaç, Kıtlık ve Tercih... 1 1.2. Mal, Hizmet ve Fayda... 3 1.3. Üretim Faktörleri... 3 1.3.1. Emek... 4 1.3.2. Doğa... 4 1.3.3.

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI Sayın Katılımcılar, değerli basın mensupları Avrupa Konseyi

Detaylı

Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı

Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı Russell ın dil felsefesi Frege nin anlam kuramına eleştirileri ile başlamaktadır. Frege nin kuramında bilindiği üzere adların hem göndergelerinden hem de duyumlarından

Detaylı

DERS PROFİLİ. POLS 338 Bahar 6 3+0+0 3 6

DERS PROFİLİ. POLS 338 Bahar 6 3+0+0 3 6 DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Amerikan Dış Politikası POLS 338 Bahar 6 3+0+0 3 6 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı Dersin

Detaylı

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER Fowler ın kuramını oluşturma sürecinde, 300 kişinin yaşam hikayelerini dinlerken iki şey dikkatini çekmiştir: 1. İlk çocukluğun gücü. 2. İman ile kişisel

Detaylı

T.C KİLİS 7 ARALIK ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS DERS İÇERİKLERİ I. DÖNEM

T.C KİLİS 7 ARALIK ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS DERS İÇERİKLERİ I. DÖNEM T.C KİLİS 7 ARALIK ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS DERS İÇERİKLERİ I. DÖNEM TAR513 Klasik Dönem Osmanlı Taşra Teşkilatı Klasik dönem Osmanlı taşra teşkilatı; Osmanlı

Detaylı

ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ KAZANÇLARININ VERİLENDİRİLMESİ

ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ KAZANÇLARININ VERİLENDİRİLMESİ ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ KAZANÇLARININ VERİLENDİRİLMESİ OSB KAZANÇLARININ VERGİLENDİRİLMESİNDE TEMEL YAKLAŞIM ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİNİN KAZANÇLARI VE BU KAZANÇLARIN VERGİLENDİRİLMESİ KONUSUNDA KAPSAMLI

Detaylı

KURUMSAL REKLAMIN ANLATTIKLARI. Prof. Dr. Müge ELDEN Araş. Gör. Sinem YEYGEL

KURUMSAL REKLAMIN ANLATTIKLARI. Prof. Dr. Müge ELDEN Araş. Gör. Sinem YEYGEL I KURUMSAL REKLAMIN ANLATTIKLARI Prof. Dr. Müge ELDEN Araş. Gör. Sinem YEYGEL II Yay n No : 1668 flletme Ekonomi : 186 1. Bask - A ustos 2006 - STANBUL ISBN 975-295 - 561-4 Copyright Bu kitab n bu bas

Detaylı

EUROBAROMETRE 71 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU

EUROBAROMETRE 71 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU Standard Eurobarometer European Commission EUROBAROMETRE 71 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU BAHAR 2009 ULUSAL RAPOR ÖZET TÜRKİYE Standatd Eurobarometre 71 / Bahar 2009 TNS Görüş ve Sosyal Bu araştırma Avrupa

Detaylı

AR&GE BÜLTEN. Ülkemizde Vergi Gelirleri ve Yeni Uygulamalar

AR&GE BÜLTEN. Ülkemizde Vergi Gelirleri ve Yeni Uygulamalar Ülkemizde Vergi Gelirleri ve Yeni Uygulamalar Hande UZUNOĞLU Vergi, yüzyıllar boyunca devletlerin en önemli ve sağlam gelir kaynakları olmuştur. Geçmiş zamanda kimi hükümdarlıklarda halkın üzerine koyduğu

Detaylı

İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2

İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2 İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2 PLANLAMAYI GEREKTİREN UNSURLAR Sosyalist model-kurumsal tercihler Piyasa başarısızlığı Gelişmekte olan ülkelerin kalkınma sorunları 2

Detaylı

YÖNETİM BİLİMİ TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

YÖNETİM BİLİMİ TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI YÖNEİM BİLİMİ EZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI Günümüzde evrensel yönetim yönetişim esaslarının ihtiyaç duyduğu bilgi, beceri ve değerleri benimsemiş, kendi alanında ülkenin çağdaş uygarlık düzeyine çıkmasına

Detaylı

Kapitalizm. Norman Barry

Kapitalizm. Norman Barry Kapitalizm Norman Barry Kapitalizm, üretim araçlarına bireylerin sahip olduğu ve şahısların işgüçlerini gayri şahsi piyasa tarafından belirlenen bir fiyattan satmakta serbest olduğu ekonomik organizasyon

Detaylı

TÜRK BİLİMLERI VE ÇAĞDAŞ ASYA BİLİMLERİ BÖLÜMÜ. ID Başlık ECTS

TÜRK BİLİMLERI VE ÇAĞDAŞ ASYA BİLİMLERİ BÖLÜMÜ. ID Başlık ECTS TÜRK BİLİMLERI VE ÇAĞDAŞ ASYA BİLİMLERİ BÖLÜMÜ ID Başlık ECTS 1 Yarıyıl 70001 Α Türk Dili I Biçimbilim ve Sözdizimi 70001 Β Türk Dili I Okuma - Anlama ve Yazılı Anlatım Becerileri 70001 C Türk Dili I-

Detaylı

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ Yazar : Erdem Denk Yayınevi : Siyasal Kitabevi Baskı : 1. Baskı Kategori : Uluslararası İlişkiler Kapak Tasarımı : Gamze Uçak Kapak

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Yerel Yönetimler YYÖ322 6 3+0 3 4

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Yerel Yönetimler YYÖ322 6 3+0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS Yerel Yönetimler YYÖ322 6 3+0 3 4 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ

GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ Kasım, 2006 GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ Ne ekersen onu biçersin sözü; Türk toplumunun sosyal yaşantısında yerleşik bir hüviyet kazanan tümce biçiminde tezahür etmiştir.

Detaylı

AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ

AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ 1. Osmanlı İmparatorluğu nun Gerileme Devrindeki olaylar ve bu olayların sonuçları göz önüne alındığında, aşağıdaki ilişkilerden hangisi bu devir için geçerli

Detaylı

erdaynur@gmail.comaynur.erdogan@gmail.com Dersin içeriği:

erdaynur@gmail.comaynur.erdogan@gmail.com Dersin içeriği: Dersin adı / kodu: TÜRK SOSYOLOJĠ TARĠHĠ I (PARALEL) / SOSY3101 Dersi veren öğretim üyesi: Yrd. Doç. Dr. Aynur ERDOĞAN E-mail adresi erdaynur@gmail.comaynur.erdogan@gmail.com Dersin içeriği: Sosyolojinin

Detaylı

ADRES: Akdeniz Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Kamu Yönetimi Bölümü, Kampüs/Antalya

ADRES: Akdeniz Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Kamu Yönetimi Bölümü, Kampüs/Antalya Doç. Dr. Faruk Ataay, siyaset bilimci, yazar. Ataay 1971 de Karabük te doğdu. İzmir Fen Lisesi ve Ankara Üniversitesi (AÜ), Siyasal Bilgiler Fakültesi (SBF), Kamu Yönetimi Bölümü nü bitirdikten sonra bir

Detaylı

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma İÇİNDEKİLER Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma 1. FELSEFE NEDİR?... 2 a. Felsefeyi Tanımlamanın Zorluğu... 3 i. Farklı Çağ ve Kültürlerde Felsefe... 3 ii. Farklı Filozofların Farklı Felsefe Tanımları... 5 b.

Detaylı

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 T.C. BAŞBAKANLIK AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ Siyasi İşler Başkanlığı 20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 - Reform İzleme Grubu nun (RİG) 20. Toplantısı, Devlet Bakanı ve Başmüzakerecimiz

Detaylı

TEOG Tutarlılık. T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük

TEOG Tutarlılık. T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük 2015-2016 8. Sınıf TEOG Tutarlılık T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Sorularımızın TEOG sorularıyla benzeşmesi, bizler için olduḡu kadar, bu kaynaklardan beslenen yüz binlerce öḡrenci ve yüzlerce kurum

Detaylı

Uluslararası Ekonomi Politik (IR502) Ders Detayları

Uluslararası Ekonomi Politik (IR502) Ders Detayları Uluslararası Ekonomi Politik (IR502) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Uygulama Laboratuar Kredi AKTS Saati Saati Saati Uluslararası Ekonomi Politik IR502 Seçmeli 3 0 0 3 7.5 Ön Koşul Ders(ler)i

Detaylı

KURAM VE ARAŞTIRMA. NEUMAN (2000), CHP-3 Theory and Research

KURAM VE ARAŞTIRMA. NEUMAN (2000), CHP-3 Theory and Research KURAM VE ARAŞTIRMA NEUMAN (2000), CHP-3 Theory and Research NEDEN? KURAM (TEORİ) NASIL? Hemen her araştırma bir kuram ile ilişkilidir. Kuramı nasıl kullanmalı? SOSYAL KURAM İDEOLOJİ İKİSİ DE olguları açıklar;

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı.

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO535 Eğitimde Araştırma Yöntemleri

Detaylı

DERS PROFİLİ. Amerikan Siyaseti POLS 233 Güz 3 3+0+0 3 6. Yrd. Doç. Dr. Ödül Celep

DERS PROFİLİ. Amerikan Siyaseti POLS 233 Güz 3 3+0+0 3 6. Yrd. Doç. Dr. Ödül Celep DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Amerikan Siyaseti POLS 233 Güz 3 3+0+0 3 6 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı Dersin Amaçları

Detaylı

İstanbul Ticaret Üniversitesi ile Kadın ve Demokrasi Derneği ve Marmara Belediyeler Birliği Yerel Yönetimler Sertifika Programı

İstanbul Ticaret Üniversitesi ile Kadın ve Demokrasi Derneği ve Marmara Belediyeler Birliği Yerel Yönetimler Sertifika Programı İstanbul Ticaret Üniversitesi ile Kadın ve Demokrasi Derneği ve Marmara Belediyeler Birliği Yerel Yönetimler Sertifika Programı Amaç Yerel Yönetimler sertifika programının düzenleniş amacı yaklaşan 2014

Detaylı

İŞLETME POLİTİKASI (Stratejik Yönetim Süreci)

İŞLETME POLİTİKASI (Stratejik Yönetim Süreci) İŞLETME POLİTİKASI (Stratejik Yönetim Süreci) İşletmenin uzun dönemde yaşamını devam ettirmesine ve sürdürülebilir rekabet üstünlüğü sağlamasına yönelik bilgi toplama, analiz, seçim, karar ve uygulama

Detaylı

NİĞDE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ DERS ÖNERİ FORMU *

NİĞDE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ DERS ÖNERİ FORMU * NİĞDE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ DERS ÖNERİ FORMU * Anabilim Dalı KAMU YÖNETİMİ Bilim Dalı Programı Tezli Yüksek Lisans X Tezsiz Yüksek Lisans Doktora İLK KEZ AÇILACAK DERSİN ÖĞRETİM ÜYESİNİN

Detaylı

İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi

İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Yalova Üniversitesi, 22.05.2008 Tarih ve 5765 sayılı kanunla eğitim ve öğretimine başlamıştır. Çağdaş bilgi ve becerilerle donatılmış; sosyal ve analitik çözümler üretebilen, ürettiği bilgiyi toplumla

Detaylı