Sosyal entegrasyon. Fırsat eşitliğini desteklemek nasıl yapılır?

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Sosyal entegrasyon. Fırsat eşitliğini desteklemek nasıl yapılır?"

Transkript

1 Yüzmilyonlarca yoksul ve bir avuç milyarder Yüz milyonlarca insanın açlık sınırı altında yaşadığı Afrika kıtasında milyarlarca dolarlık servetleri ile listelere giren işadamları dikkat çekiyor. Ventures dergisinin yayınladığı yeni zenginler klasmanına göre, açlıkla boğuşulan bir çok ülkede milyarder işadamları bulunuyor. >> 30 TSK askerlik süresini açıkladı TSK dan yapılan açıklamada, Askerliğin 12 aya düşürülmesi uygun görülmüştür denildi. Buna göre; askerlik hizmetinde uzun dönem 12 ay, kısa dönem de 6 ay olacak. Yedek subaylık süresi ise 12 ay olarak devam edecek. >> 38 Duyuru adlı haber sitemize, karanlıkta kalmış, gerici ve insanlıktan nasibini almamış mahlukların saldırısına ugradığı için, kısa bir süreliğine girilememektedir. Ancak bilinmelidir ki, Merhaba Gazetesi ve haber sitesi, tüm aşağılık karanlık kafaların saldırılarına rağmen, demokrasi, insan hak ve özgürlükleri, barış ve özgürlük için doğru habercilik yapmaya devam edecektir. Halkımızın, okurlarımızın ve duyarlı insanların desteğiyle hep var olacaktır. Hallo Schweiz Merhaba/ çalışanları adına, Genel Yayın Yönetmeni Sosyal entegrasyon Fırsat eşitliğini desteklemek nasıl yapılır? Herkesin eşit fırsatlara sahip olduğu bir toplumun vizyonunu gerçekleştirmek büyük bir görevdir. Ancak uygulamada baz alınabilecek çeşitli önlemler, çözümler ve çözüm yaklaşımları mevcuttur. Tüm halk kesimleri ve çeşitli toplumsal alanlar için fırsat eşitliğini sağlamak için tpolumun tüm seviyedeki tüm kesimlerine görev düşüyor. >> 20 Dünyada 30 milyon, Türkiye de 110 bin köle var Yapılan bir araştırma, dünyada yaklaşık 30 milyon insanın köle olarak yaşadığını ortaya koydu. Araştırmada insanların zorbalık ve baskı altında sömürüldükleri, tacize maruz kaldıkları ve kötüye kullanıldıkları belirtiliyor. >> 32 Mevsimsel grip aşısı yapabilirsiniz Mevsİmsel grip aşısını yapmak isteyen, şimdi bunu yapabilir. Halk Sağlığı Federal Dairesi (BAG ) mevsimsel aşıyı özellikle risk altındaki bireylerin yapmasını öneriyor. Bu yaklaşık 65 yaş arası kişiler ve hamile kadınlar. >> 6 Auswanderung aus der Schweiz so hoch wie seit 20 Jahren nicht mehr Aus der Schweiz sind 2012 so viele Menschen ausgewandert wie seit 20 Jahren nicht mehr. Sie bleibt aber als Einwanderungsland attraktiv. Ende Jahr lebten gut Personen im Land, oder 1,1 Prozent mehr als >> 10 KATİL KORUNDU, ARKADAŞLARI SALDIRDI Ethem Sarısülük ün katili polis Ahmet Şahbaz davanın ikinci duruşmasına gelmedi. Ethem in avukatları mahkemenin katilin kaçmasına seyirci kaldığını söyledi. >> 32 Ekranlardan uzak bir yaşam alanına ihtiyaçları var! çocukların ekran tabanlı medyaları ile artan temasları, ebveynler için daha duyarlı bir yaklaşım gerektirmektedir. >> 24 İsviçre de yeni bir ekonomik güçbirliği İsvİçre de yaşayan orta ve büyük ölçekli firma sahipleri ekonomik güçbirliği hedefiyle, İsviçre Yatırımcılar ve İşverenler Birliği- İYİ BİRLİK adı altında bir araya geldiler. Yaklaşık 6 aydır kuruluş çalışmalarını sürdüren İYİ BİRLİK, Zürich Kloten da bulunan Hilton Oteli nde düzenlenen bir toplantı ile kuruluşunu duyurdu ve çalışmalarına başlama kararı aldı. Toplantı, şu ana kadar yürütülen çalışmalar, hedefler ve ekonomik güç birliği yaratmanın gerekliliği gibi konuları içeren bir sunumla başladı. >> 15 Kiraların düşürülmesi için başvuruda bulunun >> 4 Impfung gegen saisonale Grippe ab sofort möglich AZB 4057 BASEL >> 6

2 BAŞYAZI 3 12 yıldır, hiçbir karşılık beklemeden, yaklaşık 60 bin okura ulaşan Hallo Schweiz Merhaba Gazetesi olarak, bu yazıyı bir zorunluluktan, halkımıza ve haklıya olan güvenimizden dolayı yazıyoruz. Bu 12 yılda defalarca şunu belirtik: Merhaba Gazetesi ni ne bir holding, ne bir cemaat, ne bir parti, ne de bir devlet finanse ediyor. Gazetemiz/ gazeteniz, siz okurların desteği, ilanlar ve halkımız yararına yaptığımız projelerden gelen gelirlerle yayın hayatını sürdürüyor. Bu temelde çıkan belki de dünyadaki ender gazetelerden biri. Yandaş olmadığımız için, yalakçı ve yalancı habercilik yapmadığımız için, sayılı kurum ve kuruluşlar bize ilan vermeyerek, yok olmamızı arzuladılar. Ona rağmen yaşadık ve yaşamaya devam edeceğiz. Gelgelelim, tüm bu abluka ve yok etme çabalarına kimi kendini bilmez, kimin hizmetinde olduğu belli olmayan kuklaların saldırıları da eklendi. Bazen sessizleşti ama fırsat buldukça saldırı dozlarını, bazı bahanelerle şiddetlendirdiler. Alevilerle, Kürt katliamlarıyla ilgili haber yaptık diye, cemaatler ve cihatçılar hakkında haber yaptık diye, hatta Sivan Perwer in konser haberini yaptık diye, Yimpaş ın Luzerne de yaptığı kongre haberini ve mağdurların haberini yaptık diye çok sayıda tehdit telefonları, mektupları ve leri aldık. Son birkaç aydır, Mısır, Suriye ve Taksim Direnişi yle ilgili yaptığımız haberlerden dolayı, saldırının şiddeti daha da artarak had safhaya cıktı. Bize saldıranlar gerçekten de çok cahiller. Çünkü düşünmeden saldırıyorlar. Halbuki birazcık düşünebilseler, neye, niye saldırdıklarını görecekler. Kimin ellerinde zavallı oyuncaklar olduklarını görecekler. Yani olaylara onları kullananların değil de, kendi beyinleri ile yaklaşsalar daha doğru hareket edecekler. Bakınız bu tiplere göre bizim suçumuz neymiş: Sözde biz taraflı haber yapıyormuşuz. Tarafa bakın, dünyada bir yılda kullanılan gazı Türkiye kendi halkına karşı kulanmış, biz bunu haber yaptığımız için tarafız. Türkiye nin besleyip, eğitip, silahlandırıp Suriye ye gönderdiği sözde kurtarıcı cihatçılar, sokak ortasında kadın, çocuk, yaşlı demeden insanları kesiyor, camileri bombalıyor, küçük kız çocuklarının ırzına geçiyor, sokak ortasında insanların eşine, kızına, bacısına el koyup hayvanlığını tatmin için götürüyor ve biz bunları haber yapıyormuşuz. İslam aleminde herkes birbirini kırıyor ve tüm dünya seyrediyor. Bazıları bu gerçeği görmese de maalesef gerçek gün gibi ortada. Biz haber yapsak da yapmasak da gerçek orta yerde duruyor. Yimpaş, Deniz Feneri, Kombassan vb. gibi soygun şebekeleri hakkında haber yaptığımız için, Suriye deki, Mısır daki, Tunus taki katliamlarla ilgili haber yaptığımız için, taraflı davranıyormuşuz. Halbuki aklı başında her kesi ilgilendiren haberler bunlar ve tüm dünya bunları konuşuyor. Tüm insanlık bu vb. haberleri okurken, TV lerde dinlerken, partilerde dinlerken, biz acaba hangi haberi verelim? Bizden istenen tek bir şey var, yalan haber, ona buna yalakçılık ve yavşaklık. Halbuki piyasa bunlardan geçilmiyor. Piyasada bolca ahlaksızca yalan yanlış haber yapanlarla bizi karıştırmaları zorumuza gidiyor. 12 yıldır, İsviçre de göçmenleri ilgilendiren her konuda haber ve dosyalar yayınladık. Göçmenleri yakında ilgilendiren yasalar, iş ve eğitim, emeklilik ve haklar, kadınların sorunları hakkında, gençliğin iş, meslek ve eğitimiyle ilgili haberler yaptık. Her sayısı göçmenleri aydınlatan, eğiten ve yol gösteren haber ve dosyalarla dolu. 12 yıldır bunları da mı göremiyorsunuz? Aslında siz istiyorsunuz ki, Merhaba İsviçre de insanları hiçbir konuda aydınlatmasın, bilgilendirmesin ve yol göstermesin. Öyle olunca yalan dolanla insanları kandırmak daha kolay oluyor. Bu cahillerin tüm dertleri budur. Ama siz o derdinizle gideceksiniz, Merhaba bildiği yolda, halka doğru ve gerçek haberi vermeye davam edecektir. Şimdi vicdanı olan herkese sormak istiyoruz, dünyanın konuştuğu, İsviçre nin konuştuğu ve esas gündemi olan konular hakkında haber yapmak neden birilerini rahatsız ediyor. 12 yıldır bu gazete insanlara posta ile gidiyor ve insanlar direkt evlerinde Merhaba yı eline alıyor, okuyor. Bu saldırıları yapan bazı kendini bilmezler diyor ki, Merhaba sırtımızdan rant elde ediyor. Merhaba çalışanları her sayı için posta parası ödüyor ve o gazete okura gidiyor. Çoğu okur okuduğu gazetenin parasını da ödemiyor. Sormak lazım, nasıl oluyor da Merhaba o parasını ödemeyen okur sayesinde rant elde ediyor? Aklı başında olan birileri bu iddiada bulunabilir mi? Tabii ki hayır. İşte buna el vicdan denir. Açıkça ilan ediyoruz, gelip evlerimizin önünde pusu da kursanız, saldırılarınızın dozunu artırsanız da biz halka gerçekleri anlatmaya devam edeceğiz. Bir laf vardır, İt ürür kervan yürür. Bunları da sizin insanlığınıza havale ediyoruz. Sevgi, sağlık ve esenlikle kalın. Wir laden Menschen mit Gewissen ein, nicht Geld zu spenden, sondern auf ihr Gewissen zu hören! Seit 12 Jahren erreicht die Zeitschrift Hallo Schweiz Merhaba ca Leser, ohne eine Gegenleistung zu erwarten, diesen Artikel schreiben wir aus Notwendigkeit, aus unserem Vertrauen in das Volk und in das Recht. In den vergangenen 12 Jahren haben wir Folgendes mehrfach unterstrichen: Die Zeitung Merhaba wird weder von einer Firmengruppe, noch von einer Glaubensgemeinschaft, noch von einer Partei oder einem Staat finanziert. Unsere/Ihre Zeitschrift kann nur durch die Unterstützung unserer lieben Leser, durch Anzeigen und durch Einkünfte aus unseren Projekte für das Wohl des Volkes herausgegeben werden. In diesem Sinne ist sie wohl eine der wenigen Zeitschriften der Welt, die sich auf diese Weise über dem Wasser hält. Da wir keine Partei ergreifen, keine Schleimer sind und keine unwahren Nachrichten verbreiten, werden uns von vielen Anstalten und Organisationen keine Anzeigen zugespielt, sie würden es lieber sehen, wenn es uns nicht mehr gäbe. Trotzdem konnten wir weiter existieren und werden auch weiterhin unsere Zeitschrift herausgeben. Jedoch haben sich zu diesen ganzen Blockaden und Intrigen auch einige Angriffe von Marionetten gesellt, deren Ursprung schleierhaft ist und von denen man nicht weiß, in wessen Dienst sie stehen. Es gab zwar manchmal auch Pausen, aber wenn sich die Möglichkeit bot, wurde die Stärke dieser Angriffe höher und wurde mit so manchen Ausreden verschärft. Nur weil wir Reporte über die Aleviten, über die Kurdenmassaker herausgegeben haben, weil wir über die Glaubensgemeinschaften die Cihadisten geschrieben haben, sogar weil wir eine Meldung über das Konzert von Sivan Perwer herausgegeben haben, Nachrichten über den Kongress von Yimpaş in Luzern und über Betroffene herausbrachten, bekamen wir zahlreiche Drohanrufe, Drohbriefe und s. In den letzten Monaten hat sich die Gewalt dieser Angriffe wegen unseren Berichten über Ägypten, Syrien und die Taksim Proteste noch verstärkt und ihren Höhepunkt erreicht. Diejenigen, die uns angreifen, sind wirklich sehr armselig und ungebildet. Sie griffen an, ohne nachzudenken. Wenn sie ein wenig nachdenken würden, könnten sie verstehen, was sie weshalb angreifen. Sie würden merken, in wessen Händen sie zu armseligen Spielzeugen geworden sind. Wenn sie sich den Ereignissen mit ihren eigenen Gehirnen annähern würden, würden sie sich korrekter verhalten haben. Schauen Sie sich mal an, was nach diesen Spatzenhirnen unsere Schuld sein soll: Wir sollen angeblich parteiisch berichten. Und schauen Sie sich die Partei an, die Türkei benutzt soviel Pfeffergas, wie es die ganze Welt in einem Jahr verbraucht, gegen ihr eigenes Volk, und wir werden zur Partei, weil wir darüber berichten. Die Militanten der El-Nusra, die von der Türkei ernährt, ausgebildet und bewaffnet und nach Syrien gesendet wurden, ermorden mitten auf der Straße Menschen, Frauen, Kinder und alte Leute eingeschlossen, sie bomben Moscheen und vergewaltigen kleine Mädchen, sie sehen es mitten auf der Strasse auf die Frauen und Töchter anderer Menschen ab, verschleppen sie, um ihre schweinischen Gelüste zu befriedigen, und wir werden beschuldigt, weil wir darüber berichten. In der islamischen Welt zerstört jeder jeden und die ganze Welt schaut zu. Wenn auch einige diese Tatsache nicht wahrnehmen, die Wahrheit ist leider allzu gut ersichtlich. Ob wir darüber berichten oder nicht, ändert nichts an den Tatsachen. Weil wir über Diebesnetze wie Yimpaş, Deniz Feneri, Kombassan berichtet haben, über die Massaker in Syrien, Ägypten, Tunesien berichtet haben, werden wir beschuldigt, Partei zu ergreifen. Dabei sind dies Themen, die jeden etwas angehen und die ganze Welt spricht darüber. Während die gesamte Menschheit Berichte wie diese liest, im Fernsehen sieht oder bei Parties erfährt, über was sollen wir dann bitteschön berichten? Was man von uns erwartet, ist, dass wir nur erlogene Berichte veröffentlichen, dass wir bei den nötigen Stellen schleimen und uns anbiedern. Von denen, die das tun, gibt es allerdings leider schon zu viele auf dem Markt. Es tut uns weh, mit denen verwechselt zu werden, die unmoralische, falsche und erschleimte Berichterstattung treiben. Wir veröffentlichen seit 12 Jahren in der Schweiz Berichte und Akten, die für die MigrantInnen wichtig sind. Wir haben über Gesetze, die mit Migration zu tun haben, über Arbeit und Bildung, Rente und Rechte, Frauenprobleme, Arbeits-, Berufsausbildungs- und Ausbildungsmöglichkeiten für Jugendliche berichtet. Jede Ausgabe unserer Zeitschrift ist voll von Nachrichten und Akten, die für MigrantInnen wegweisend, bildend und erleuchtend sind. Ihr Ignoranten! Seht Ihr das etwa auch nicht, seit 12 Jahren? Was Ihr eigentlich wollt, ist, dass Merhaba die Menschen in der Schweiz nicht informiert, bildet und sie auch nicht beratet. Somit wäre es dann leichter, die Menschen zu belügen und zu betrügen. Das ist es, was diese Unwissenden Menschen wollen. Aber da sind Sie an den Falschen geraten, Merhaba wird ihren Prinzipien getreu weiter herausgegeben werden und dem Volk weiterhin wahre und echte Nachrichten vermitteln. Wir möchten alle gewissenhaften Menschen fragen: Warum stört es manche Menschen, dass über Themen berichtet wird, über welche die ganze Welt spricht, über die in der Schweiz diskutiert wird und die die Tagesordnung darstellen? Seit 12 Jahren wird diese Zeitschrift per Post an die Haushalten verschickt und die Menschen können Merhaba direkt in ihrem Haus in die Hand nehmen und lesen. Manche Ignoranten, die diese Angriffe gestartet haben, behaupten, dass Merhaba durch sie Gewinn erzielen würde. Das Merhaba Personal bezahlt für jede Ausgabe das Porto und die Zeitschrift wird direkt an den Leser gesendet. Viele Leser bezahlen noch nicht einmal für die Zeitung, die sie lesen. Jetzt muss man sich fragen, wie kann es sein, dass Merhaba durch diese Leser, die noch nicht einmal für die Zeitschrift bezahlen, Gewinn erzielen kann? Kann jemand mit ein bisschen Logik überhaupt solche Behauptungen aufstellen? Natürlich nicht. Hier spricht man von Gewissen. Wir möchten hier klarstellen, dass wir weiterhin dem Volk die Wahrheit übermitteln werden, da können Sie gerne kommen und vor unseren Häusern lauern, Sie können die Stärke Ihrer Angriffe erhöhen, das wird nichts ändern. Es gibt ein (türkisches) Sprichwort, das man sinngemäss etwas wie folgt übersetzen kann: Der Hunde bellt, die Karawane läuft weiter.. Wir überlassen sie hiermit ihrem eigenen Gewissen. Bleiben Sie glücklich und gesund.

3 4 İŞÇİ VE SENDİKA HABERLERİ İSVİÇRE 5 KISA KISA... KISA KISA... KISA KISA... Migros çalışanları için gün ışığı Konut referans faizleri düşüyor, kiranızın buna göre uyarlanmasını talep edin. Zürich idare mahkemesi 10 ekim tarihinde yaptığı açıklamada, Migros-Zürich garında, Rail-City yer altı şubesinde çalışanlara hem sabah hemde öğleden sonra olmak üzere yirmişer dakika ödemeli iş- molası yapma hakkının olduğunu belirtti. Gün ışığı görmeyen, yer altında çalışan işçilerin, gün ışığı alabilmeleri için ödemeli iş-molası yapma hakkı var. İş veren bu uygulamanın kendilerine ek maaliyetleri beraberinde getireceğini, kararı kabul etmediklerini ve alınan karara itiraz ettiklerini söyledi. Taşımacılık sektöründe çalışma koşulları Unia ve Syndicom sendikasından bir delegasyon, İsviçre de bulunan AB- Büyükelçisi Richard Jones ın yanına giderek taşımacılık sektöründeki kötü iş koşullarını protesto ettiler. Unia eş başkanı Renzo Ambrosetti, yaptığı açıklamada Avrupa daki kötü çalışma koşullarına dikkat çekti. Büyükelçiden, ücret dumpingine ve posta kutusu şirketlerine karşı mücadele etmesini talep etti. Avrupa ülkelerinden gelen şöförler, genelikle geldikleri ülkelerde geçerli olan düşük maaş karşılığı işe alınıyorlar. Oysaki bu firmalar aldıkları işleri yüksek ücret karşılığı yerine getiriyorlar. Büyükelçi Jones yapılan konuşmayı dikkatle dinledikten sonra, başka bir görüşmede çözüm üzerine konuşmayı önerdi. Katar da dünya kupası: FIFA ya kırmızı kart Katarda 2022 yılında yapılacak olan Dünya Kupası şampiyonası karşılaşmaları için yapılan stadyumda çalışan işçilerin çalışma koşulları felaket düzeyinde: İnşaat işçilerine köle mumelesi yapılıyor ve işçi hakları sürekli ihlal ediliyor. The Guardian gazetesinin yaptığı araştırmaya göre, 44 işçi, haziran ve austos ayı sürecinde yaşamını yitirdi. Unia sendikası ve Uluslararası İnşaat ve Ağaç İşçileri Sendikası 3 ekim günü Zürich de FIFA önünde yaptığı eylemle FIFA-Yönetim Kuruluna sosyal sorumluluklarını hatırlatarak, buna uygun olarak hareket etmelerini talep ettiler. Bu eylem tüm dünya basınında da yer aldı. Emine Sarıaslan Ev kiranızı düşürmek için... İpotekler sürekli olarak düşüyor. Buna bağlı olarak, ev sahibinden kiranızı düşürmesini talep ettiğiniz an kiranızda, düşer. Kiracılar derneği sık sık kiranızın düşürülmesini talep edin! çağrısı yapıyor. Nedeni: Konut referans faizinin değişmesi durumunda ev kiralarınında değişmesi. Birçok ev sahibi ve ev bürosu, konut referans faizi artınca, ev kiralarını hemen artırarak kiracıların kendilerine başvuru yapmasını beklemiyorlar. Fakat, konut referans faizleri düşünce kiraları hemen düşürmüyorlar, kiracıların, kiralarının düşürülmesini yazılı olarak talep etmesini bekliyor. Fakat çok az sayıda kiracı yazılı başvuruda bulunyor. Kiracılar Derneği nin açıklamasına göre, kiracıların sadece %20 si hakları olan kiranın konut referans faizine göre uyarlanması için başvuruda bulunuyor. Çıkış verilir korkusu Birçok kiracı, kirasını düşürme hakkı olduğunu, bunun için yazılı başvuruda bulunması gerektiğini bilmiyor. Bazı kiracılar ise, ben ev kiramın düşmesini talep edersem beni evden çıkartırlar diye korkuyor. Kiracılar Derneği müdürü Peter Macher, böyle bir talepten dolayı kiracıya çıkış verilemeyeceğini söylüyor. Ev sahipleri böyle bir durumda verilecek çıkışın, yasalar nezdinde haksız bir çıkış olduğunu biliyor. Bahane Kiracılar Derneği ev sahiplerinin kiraların düşmemesi için sürekli olarak bir bahane bulduğunu söylüyor. Macher, ev sahiplerinin ve ev bürolarının açıklamalarını kiracıları caydırma taktiği olarak değerlendiriyor. Ev sahipleri ve ev bürolarının bahanelerinden bir örnek: Ev kiraları zaten ucuz, bölgedeki, mahalledeki ortalamanın altında. Macher: Bu açıklamayı yapan ev sahipleri ve ev büroları, aynı mahalledeki benzer üç evin daha pahalı olduğunu ispatlamak zorundalar dedi. Benzer evleri birbiriyle karşılaştırmak çok kolay değil, evin inşaat standardı, bulunduğu yer (Güneş, ğürültü, trafik durumu), inşa edilme yılı, stili ve evin bulunduğu kat aynı olmak zorunda. Macher, Ayrıca birbiriyle karşılaştırılan üç evin aynı ev sahibine ait olmaması gerekir diye vurguladı. Macher kiracılara öneride bulundu: Ev kiranızın düşmesini talep ediniz ve hakkınızı elde edene kadar ısrarcı olunuz. Kiranızı düşürmek için Kiranızı düşürmek için yapmanız gereken üç işlem: * Ev kiranızı düşürme hakkınızın olup olmadığını belirlemek için hesabınızı yapınız. Bu işlem için gerekli olan bilgileri ev sözleşmenizde bulabilirsiniz: goo.gl/cajhig * Mektup örneğini internet sayfasından indirerek, doldurunuz ve imzalayınız: * Mektubu ev sahibine veya ev bürosuna iadeli taaütlü postalayınız. Ev kirası başvurudan bir kaç ay sonra düşürülür. Bü süre ev sözleşmenize göre üç ile altı ay arası olabilir. Ev sahibi ve ev bürosu, başvurunuza en geç bir ay içinde cevap vermek zorunda. Ev kiranızı düşürme talebinin tamamen veya kısmen reddedildiği durumlarda Kiracılar Derneği ne başvurarak bilgi alabilirsiniz. Cevap elinize geçtikten sonraki 30 gün içersisinde, gerekli işlemleri başlatmış olmanız gerekir. Çevrenizdekilere anlatın Komşularınızı bu konuda bilgilendirerek, birlikte kiranınızın Konut referans faizine göre uyarlanmasını talep edebilirsiniz. Böylece, yalnız başına kalmayacaksınız. Kiracılar Derneğinden ücretsiz olan bilgilendirme broşürünü isteyebilirsiniz. Bu konu kakkında bilgiyi internet adresinden elde edebilirsiniz. Her kantonda bulunan Kiracılar Derneği, hukuk danışmanlık bölümü, sizlere yardımcı olur. Üyelik aidatı, yıllık, aile başına veya toplu oturulan konut için 70 ve 100 Frank arası. ; asloca.ch/. Sina Bühler, Work gazetesinden alındı, 15/2013

4 6 İSVİÇRE İSVİÇRE 7 Impfung gegen saisonale Grippe ab sofort möglich Wer sich gegen die saisonale Grippe impfen lassen will, kann dies ab sofort tun. Das Bundesamt für Gesundheit (BAG) empfiehlt die Impfung insbesondere Risikopersonen. Dazu gehören etwa Personen ab 65 Jahren und Schwangere. Das BAG empfiehlt die Impfung ausserdem chronisch kranken Personen sowie jenen Menschen, die in regelmässigem Kontakt mit Personen aus der Risikogruppe stehen. Auf der Internetseite finden Interessierte Angaben dazu, ob eine Grippe-Impfung für sie sinnvoll ist. Das BAG versucht seit Jahren, die Bevölkerung für die Impfung gegen die Influenza zu sensibilisieren. Der Bund argumentiert dabei unter anderem mit den Kosten, welche die jährlich bis Arztkonsultationen wegen der saisonalen Grippe verursachen. Die letzte Grippesaison war eine der schwersten der letzten 10 Jahre. Rund Personen oder 3 Prozent der Bevölkerung suchten zwischen Anfang Oktober 2012 und Anfang Mai 2013 wegen einer grippeähnlichen Erkrankung einen Arzt auf. Gemäss Angaben der Grippeimpfstoff-Hersteller sind für diese Wintersaison wie bereits im letzten Jahr rund 1,1 Mio. Impfdosen für die Schweiz vorgesehen. Am 8. November führen die Hausärztinnen und Hausärzte einen nationalen Impftag durch, wie das BAG am Montag mitteilte. Dabei wird der Impfstoff ohne Anmeldung und für den empfohlenen Pauschalpreis von 30 Franken verabreicht. Mevsimsel grip aşısı yapabilirsiniz BAG (Sağlık Bakanlığı) risk grupları için grip aşısı önermektedir. 8 Kasım 2013 ulusal aşı günü. Mevsimsel grip aşısını yapmak isteyen, şimdi bunu yapabilir. Halk Sağlığı Federal Dairesi ( BAG ) mevsimsel aşıyı özellikle risk altındaki bireylerin yapmasını öneriyor. Bu yaklaşık 65 yaş arası kişiler ve hamile kadınlar. BAG mevsimsel aşıyı da kronik hasta insanlar ve risk grubundan insanlarla sürekli temas halinde olan insanlara öneriyor.. BAG grip aşısı için nüfus duyarlı kılmaya çalışıyor. Federal hükümet, diğerlerinin yanı sıra,bu yıl mevsimsel grip nedeniyle 100, ,000 tıbbi danışma neden olan maliyeti savundu. Son gecen grip sezonu son 10 yılın en kötü sezonlarında biriydi. Yaklaşık kişi veya 3 Prosentı 2012 Ekim ayı başlarında ve 2013 Mayıs başlarında grip benzeri hastalık doktora gitmiş bulunuyor. Grip aşı üreticileri geçen yıl olduğu gibi bu kış sezonu için İsviçre için yaklaşık 1,1 milyon doz aşı verilmektedir. BAG ın yaptığı acıklamaya göre, 8 Kasım tarihinde itibaren, aşılar tüm Aile Hekimlerinde vurulmaya ve ulusal aşı gün boyunca pratisyen hekim vardır. Aşı için kayıt olmadan yapılan aşılar için frank 30 frank ödeme yapmak zorundalarç Bu nedenle Ulusal aşı günü 8 Kasımda başlayacağı için mevsimsel aşı yapmak istezen her kez kendi ev Doktoruna başvuruda bulunup, aşısını yapabılır. İsviçre Konfederasyon Başkanı Ueli Maurer, İsviçre nin başkenti Bern de resmi ziyarette bulunan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu nu kabul etti. İsviçre Federal Sarayı ndaki görüşme, görüntü alınmasının ardından basına kapalı gerçekleşti. Bakan Davutoğlu görüşme öncesinde de Türkiye nin Bern Büyükelçiliği rezidansında İsviçre de yaşayan Türk vatandaşlarla bir araya gelerek sohbet etti. Davutoğlu, temaslarının ardından Bern şehir merkezinde kısa bir gezinti yaptı. İsviçre Dışişleri Bakanı Didier Burkhalter, Suriyeli sığınmacılara kapılarını açan Türkiye nin takdiri hak ettiğini söyledi. İsviçre Dışişleri Bakanı Didier Burkhalter, Suriyeli sığınmacılara kapılarını açan Türkiye nin takdiri hak ettiğini söyledi. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile başkent Bern deki Landgut Lohn Köşkü nde yapacağı görüşme öncesinde Türk basın mensupları ile kısa süreli sohbet eden Burkhalter, Türkiye nin Suriyeli Burkhalter will Zusammenarbeit mit der Türkei verstärken Die Schweiz und die Türkei wollen künftig innerhalb gemeinsamer Interessen noch stärker zusammenarbeiten. Insbesondere wollen die beiden Länder den UNO-Humangipfel 2016 in Istanbul zusammen vorbereiten. Die Schweiz will die bereits intensiven Beziehungen zur Türkei noch verstärken, um zu einer strategischen Partnerschaft zu kommen, wie das Eidg. Departement für auswärtige Angelegenheiten (EDA) am Donnerstag mitteilte. Aussenminister Didier Burkhalter empfing seinen türkischen Amtskollegen Ahmet Davutoglu auf dem Landsitz Lohn in Kehrsatz. Bern und Ankara wollen besonders im Rahmen ihres jeweiligen Vorsitzes bei der Organisation für Sicherheit und Zusammenarbeit in Europa (OSZE) und der DAVUTOĞLU İSVİÇRE DE mülteciler konusunda aldığı inisiyatifin önemine değindi. Türkiye nin sınır komşuları açısında çok sorunlu bir bölgede bulunduğuna dikkati çeken Burkhalter, özellikle Suriyeli mülteciler için hazırlanan kampların takdir edilmesi gerektiğini kaydetti. Burkhalter, Suriyeli sığınmacılara kapılarını açan Türkiye takdiri hak ediyor diye konuştu. İkili ilişkiler açısından Türkiye nin çok stratejik bir ülke olduğunu da belirten Burkhalter, Türkiye nin Avrupa ve Asya arasında bir köprü görevi gördüğünü vurguladı. Kendilerinin diplomatik açıdan güncel planlar yerine uzun vadeli planlamalara yoğunlaştığını ifade eden Burkhalter, Türkiye ile yaptıkları görüşmelerin de bu mantık çerçevesinde yürütüldüğünü kaydetti. G20 zusammenarbeiten. Die Schweiz übernimmt die OSZE-Präsidentschaft 2014, die Türkei steht den G20-Ländern im Jahr 2015 vor. Als OSZE-Mitglied teilt die Türkei wesentliche Ziele, die sich die Schweiz für ihre Präsidentschaft vorgenommen hat, etwa die Terrorismusbekämpfung, schreibt das EDA. Zu den weiteren gemeinsamen Interessen zählen die Abschaffung der Todesstrafe, die Arbeit im UNO- Menschenrechtsrat, der Schutz von Kulturgütern sowie die wirtschaftlichen Beziehungen. Die Minister sprachen bei ihrem Treffen auch über den Atomstreit mit dem Iran und den Bürgerkrieg in Syrien. Die Türkei hat bereits über Flüchtlinge aus dem Nachbarland aufgenommen. Aile içinde şiddet uygulayan iki kişi tutuklandı Zwei Festnahmen nach häuslicher Gewalt Die Aargauer Kantonspolizei ist am Samstag in sieben Fällen häuslicher Gewalt ausgerückt. Dabei nahm sie zwei Männer fest. Der eine, ein 23-jähriger Türke, hatte seine Frau mit einem Messer bedroht und verletzt. Der andere, ein 25-jähriger Kosovare, schlug seine Frau und bedrohte sie mit dem Tod. Kanton Aargau Polisi 12ç Ekım 2013 günü 7 Aile içi şiddet olayının gerçekleştiğini acıkladı. Aile içi şiddet uygulayan iki Erkeğin tutuklandığını acıkladı. Bunlarda birinin 23 yaşında bir Türk olduğunu ve eşini Bıcakla tehdit ettiğini ve yaraladığını belirti. Diğer Aile içi şiddeti uygulayan Erkeğinde Kosovalı olduğunu ve eşini dövdüğü ve ölümle tehdit ettiğini acıkladı. Kanton Aargau da ceyran eden bu vakalar hakkında soruşturmanın devam ettığı ve eşine şiddet uygulayan iki yabancınında tutuklandığı belirtiliyor. In zwei weiteren Fällen liess es die Polizei bei einer Befragung und bei einer Schlichtung bewenden. Gegen 9 Uhr früh verwüstete eine 21-jährige Schweizerin in Kirchleerau die Wohnung ihrer Freundes und schlug diesen auch. Sie wurde polizeilich befragt. In Wettingen rief ein Mann die Polizei, weil seine Frau ihn schlug. Hier beruhigte die Polizei die Lage zwischen dem italienischen Ehepaar.

5 8 İSVİÇRE İSVİÇRE 9 Nationalrat befürwortet knapp Registrierung aller Schusswaffen Alle Gewehre und Pistolen in der Schweiz sollen künftig in einem Register erfasst sein. Der Nationalrat hiess am Montag mit hauchdünner Mehrheit von 87 zu 86 Stimmen bei acht Enthaltungen eine Motion mit dieser Forderung gut. Die Umsetzung läuft bereits. Heute sind in der Schweiz nur Waffen in den kantonalen Waffenregistern eingetragen, die nach dem 12. Dezember 2008 gekauft wurden. Wie viele ältere Waffen es gibt, ist unbekannt. Schätzungen deuten auf eine Zahl in Millionenhöhe hin. Sie sollen nun alle erfasst werden. Diese Forderung hiess der Nationalrat bei der Beratung von vier Motionen gut, die den Schutz vor Waffengewalt verbessern sollen. Vorgesehen ist ein besserer Informationsaustausch zwischen Behörden der Kantone und des Bundes sowie der Armee ermöglichen, indem die Register vernetzt werden. Ursprünglich stammen diese Forderungen aus dem Nationalrat. Auf Wunsch der kantonalen Justiz- und Polizeidirektoren sowie der Polizeikommandanten fügte der Ständerat im Juni die Nachregistrierungspflicht hin. Dem stimmte nun auch der Nationalrat zu - gegen den Willen der SVP sowie Teilen von FDP und CVP. Verbesserung der Sicherheit Der bessere Informationsaustausch werde nur mit der Nachregistrierung seine volle Wirkung erzielen, sagte Chantal Galladé (SP/ZH) im Namen der vorberatenden Sicherheitskommission. Auch Justizministerin Simonetta Sommaruga warb für die Nachregistrierung. Angesichts der jüngsten Diskussionen um die Sicherheit - nach der Tötung der Genfer Sozialtherapeutin - sei dies eine Gelegenheit, etwas zu tun, sagte sie. Ohne den Entscheid aus dem Nationalrat abzuwarten, hatte der Bundesrat bereits Ende Juni eine Vorlage in die Vernehmlassung geschickt, die die Nachregistrierung umsetzen soll. Die Waffenbesitzer hätten demnach ein Jahr Zeit, um ihre Waffen zu deklarieren. Unter anderem bei den Schützenverbänden regte sich vehementer Widerstand. Die Gegner monierten, es werde ein immenser Aufwand nötig sein. Es gehe um geschätzte drei bis fünf Millionen Feuerwaffen, sagte Jakob Büchler (CVP/SG) im Rat. Ausserdem würden dereinst sämtliche Waffen sowieso registriert, da dies nach dem Waffengesetz beim Erbgang notwendig sei. Ein Register suggeriere zudem eine falsche Sicherheit, da ja auch illegale Waffen im Umlauf seien. Der verbesserte Informationsfluss soll es beispielsweise der Polizei vor einem Einsatz ermöglichen, zu erfahren, ob eine Person eine Waffe besitzt. Die Waffendaten sollen der Polizei auch bei Ermittlungen helfen. Zwar rechnen die Kantone mit einem grossen Aufwand für die Erfassung, wollen diesen aber in Kauf nehmen, um mehr Sicherheit zu gewährleisten. Die für 2015 geplante Verbindung der kantonalen Waffenregister geht auf die Abstimmung um die Waffenschutz-Initiative zurück. Vor der Abstimmung im Jahr 2011, die ein zentrales Waffenregister forderte, versprachen die Kantone, ihre Register untereinander zu vernetzen. Die Initiative wurde mit 56 Prozent der Stimmen abgelehnt. Die gesetzlichen Grundlagen für die Vernetzung soll der Bundesrat nun mit der Umsetzung der Motionen schaffen. Diese verlangen auch zusätzliche Meldepflichten der Staatsanwaltschaften an die Armee. Bundesrätin Sommaruga kündigte an, dass der Bundesrat bis Ende Jahr eine Vorlage an das Parlament verabschieden werde. Den Gesetzesänderungen muss das Parlament danach nochmals zustimmen, bevor es zur Nachregistrierung kommt. Angesichts des knappen Ausgangs sind zu dieser Frage heftige Debatten absehbar. 842 milyon kişi açlıkla boğuşuyor Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü nün (FAO) hazırladığı rapora göre, dünyada açlıkla mücadele eden kişi sayısı 1 milyara yaklaştı.birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından her yıl düzenlenen Dünya Gıda Günü nde açlık ve yetersiz beslenme sorunları masaya yatırıldı. Gıda Güvencesi ve Beslenme için Sürdürülebilir Gıda Sistemleri temasıyla gerçekleştirilen toplantıda yıllara göre açlık sınırı, israf ve kaynakların sürdürülebilir olmasına dikkat çekildi. 16 Ekim dünya gıda günüydü. Kaydedilen gelişmelere rağmen, şu anda 842 milyon kişi ihtiyacını karşılayacak kadar belenebiliyor. Birleşmiş Milletler in Tarım ve Gıda Örgütü (FAO) yetkilileri, bu yıl sağlıklı gıda ve kalıcı üretim üzerinde duruyor. FAO, Yaşanabilecek modeller dünyanın ekosistemini ve bio çeşitliliğini tehdit ediyor. Biz geleceğin gıdalarını tüketiyoruz açıklamasında bulundu. Şu anda dünya genelinde kötü beslenen ve açlık sınırınının altında yaşayan kesim oranında bir düşüş olsa bile, insanların temel olarak tüketmesi gereken vitamin vb. ye ulaşımı hala sınırlı. Veriler, kötü beslenenlerin yüzde 26 sının çocuk olduğuna dikkat çekiyor. Söz konusu çocukların gelişimi de tabii ki sorunlu oluyor. Ancak dünya genelinde 1.4 milyar kişi de yanlış beslenmeden dolayı kiloyu ya da obez. Şu anda yaklaşık 80 ülkeye gıda yardımında bulunan Dünya Sağlık Örgütü (PAM) ise, özellikle doğum sonrasında anne ve çocuğun temel ihtiyaçlarının karşılanmasının önemine dikkat çekti. PAM açıklamasında Uluslararası örgüt, 5 yıl boyunca, yılda 1.2 milyar dolar yatırımda bulunursa, kötü beslenmenin önüne geçilebileceğini, çocuk ölümlerinin azaltılabileceğini belirtti. Öte yandan gün vesilesiyle heba edilen gıdalara da dikkat çekiliyor. PAM, yıllık gıda üretiminin üçte birinin, 1.3 milyar ton ya da 750 milyar doların her yıl çöpe atıldığına dikkat çekiliyor. Bu gıdaların dörte biri ile, açlıkla boğuşan 842 milyon kişi beslenebilir tespiti de yapılıyor. Yetkililer, heba edilen gıdaların yarısı ve şu andaki üretimin yüzde 32 lik bir artışı ile 2050 yılında 9 milyara ulaşması beklenen dünya nüfusunun rahatlıkla beslenebileceğini de vurguluyor. Ancak, şu andaki tüketimden yola çıkarsak yüzde 60 lık bir artış ile gelecekteki nüfus artışının ihtiyacının karşılanabileceği de belirtiliyor. Gıdanın en çok heba edildiği ülkelerin başında ise, Çin, ABD geliyor. FAO nun 2012 yılı raporuna göre, 1996 yılında açlıkla mücadele eden 840 milyon kişi sayısı 2 kat artarak 1 milyara ulaşmış. Geçen yıllarda yaşanan kuraklığın ve kaynak israfının açlığa zemin hazırladığına vurgu yapan Türkiye Gıda İşverenleri Sendikası (TÜGİS) Başkanı Necdet Buzbaş, dünya genelinde tüketim ürünlerine yönelik talebin sürdürülemez boyutlara ulaştığını söyledi. Son elli yılda 7 kat büyüyen dünya ekonomisinin doğal kaynakları bozduğunu belirten Buzbaş, çevre kirliliği ve doğal dengede insan faaliyetlerine bağlı olarak meydana gelen bozulmaların, dünya ekosistemiyle uzlaştırılmazsa sürdürülebilir yaşamın zor olduğunu ifade etti. Kaynak israfının sebep olduğu sağlık sorunlarına değinen TÜGİS Başkanı Buzbaş, üretkenliğin azalmasının doğrudan bu sorunları da beraberinde getirdiğini ifade etti. Yetersiz beslenme kaynaklı malnütrisyon hastalığının küresel ekonomiye maliyetinin 3,5 trilyon dolar olduğunu belirten Necdet Buzbaş, kaynakları sürdürülebilir bir biçimde kullanmanın çocuk ölümünü azaltacağını ve gelecekte sağlıklı bireylerin yetişeceğini söyledi. Doğal kaynakların etkin bir şekilde kullanılmaması durumunda küresel sağlık sorunlarının bitmeyeceğini belirten Buzbaş, tüketimin adil bir şekilde yapılmadığını ve çözümün ancak uluslararası dayanışmayla gerçekleşeceğini vurguladı. 7 milyar nüfuslu dünyada kaynakların israf edildiğini söyleyen Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Kutbettin Arzu ise yaklaşık 1,5 milyar kişinin de obez olduğunu kaydetti. Tüm dünyada toplam 870 milyon kişinin açlık sınırında yaşadığını ve her yıl 10 milyon insanın açlıktan hayatını kaybettiğini ifade eden Arzu, Dünyadaki açlık ve obezite sorunlarının aşılabilesi için kaynakların israf edilmemesi adil ve dengeli tüketimin teşvik edilmesi gerekmektedir. dedi. 30 Verfahren gegen mutmassliche NS-Verbrecher auf den Weg gebracht Fast 70 Jahre nach dem Ende des Zweiten Weltkriegs müssen in Deutschland weitere mutmassliche NS-Verbrecher mit Anklagen vor Gericht rechnen. Den Beschuldigten wird Beihilfe zum Mord im Konzentrationslager Auschwitz vorgeworfen. Die NS-Fahndungsstelle in Ludwigsburg wolle nach ihren Vorermittlungen 30 Verfahren an Staatsanwaltschaften in ganz Deutschland abgeben, erklärte der Leiter der NS-Fahndungsstelle, Kurt Schrimm. Die Untersuchungen waren nach dem Urteil gegen den KZ-Aufseher John Demjanjuk in Gang gekommen. Neben den 30 Beschuldigten, die in Deutschland wohnen, haben die Ermittler sieben weitere mutmassliche NS-Verbrecher identifiziert, die im Ausland leben, darunter einer in Israel. Der Aufenthalt von zwei weiteren Beschuldigten konnte noch nicht genauer ermittelt werden. Ob es zur Anklage komme, hänge von der Einschätzung der Staatsanwaltschaften, der Beweislage und dem Gesundheitszustand der Beschuldigten ab, erläuterte Schrimm. Der älteste Beschuldigte wurde im Jahr 1916 geboren, der jüngste im Jahr Schrimm warnte vor überzogenen Erwartungen. Es kann sein, dass einige Wenige übrigbleiben, sagte er. Er sprach angesichts des Alters der Beschuldigten von einem Wettlauf gegen die Zeit. Bisher blieben viele mutmassliche Täter straffrei, weil der Bundesgerichtshof 1969 im Fall Auschwitz festgelegt hatte, dass für eine Verurteilung der Wächter wegen Beihilfe zum Mord die individuelle Schuld nachgewiesen werden muss. Dies war vielfach nicht möglich. In den Vorermittlungen für den Prozess gegen den Aufseher im Vernichtungslager Sobibor, Demjanjuk, hat aber die NS-Fahndungsstelle die Beihilfe zum Mord im KZ neu definiert. Dem widersprach das Landgericht München nicht. Nach Auffassung der Zentralstelle ist somit jeder belangbar, der in einem KZ dazu beigetragen hat, dass die Tötungsmaschinerie funktionierte - egal ob direkt als Aufseher bei den Gaskammern oder indirekt etwa als Koch hatte das Landgericht München Demjanjuk wegen Beihilfe zum Mord an mehr als Menschen schuldig gesprochen. Von Niedersachsen bis Argentinien Wie Schrimm ausführte, werden nun sechs Fälle an die Staatsanwaltschaften im Bundesland Baden- Württemberg übergeben. Weitere sieben Fälle werden dann in Bayern anhängig sein. Auf Sachsen-Anhalt entfallen zwei Fälle, auf Nordrhein-Westfalen und Niedersachsen jeweils vier Fälle, auf Hessen zwei Fälle. In Rheinland-Pfalz, Schleswig-Holstein, Hamburg, Sachsen und Mecklenburg-Vorpommern gibt es jeweils einen Fall. Bei den Beschuldigten, die im Ausland leben, sollen die Verfahren dem deutschen Bundesgerichtshof vorgelegt werden, der den Gerichtsstand bestimmen soll. Neben Israel sind Kroatien, Österreich, Brasilien, die USA, Polen und Argentinien betroffen.

6 10 İSVİÇRE AVRUPA 11 Dış göçte 20 yılın rekoru 2012 yılında 20 yıldır olmadığı kadar insan İsviçre den dışgöç yaptı. Ancak İsviçre, iltica edilen ülke olarak cazibesini koruyor. Yılın sonunda ülkede yaklaşık kişi yaşıyordu, 2011 yılına nazaran kişi veya % 1,1 fazla. Auswanderung aus der Schweiz so hoch wie seit 20 Jahren nicht mehr Aus der Schweiz sind 2012 so viele Menschen ausgewandert wie seit 20 Jahren nicht mehr. Sie bleibt aber als Einwanderungsland attraktiv. Ende Jahr lebten gut Personen im Land, oder 1,1 Prozent mehr als Im vergangenen Sommer knackte die Einwohnerzahl der Schweiz die 8-Millionen-Marke. Bis Ende Jahr kamen nochmals Personen hinzu, wie aus den definitiven Bevölkerungsdaten des Bundesamtes für Statistik (BFS) für 2012 hervorgeht. Die Zunahme hielt sich 2012 im Rahmen der drei Vorjahre hatte die ständige Wohnbevölkerung noch um 1,4 Prozent zugelegt. Laut dem BFS ist die Einwanderung aus dem Ausland nach wie vor die wichtigste Komponente der Bevölkerungswachstums. Mit insgesamt Personen stieg diese aber nur leicht (0,2%). Die Auswanderungen hingegen nahm 2012 um 7,7 Prozent auf Personen zu. Das ist ist der höchste Wert seit den frühen 90er-Jahren, als im Zuge der Wirtschaftskrise bis zu Personen pro Jahr das Land verliessen. Der Wanderungssaldo verringerte sich in der Folge um 14 Prozent auf Personen. Der Geburtenüberschuss ging um 3,9 Prozent auf zurück. Mehr Südeuropäer, weniger Deutsche Bei den Einwanderungen entfielen gemäss der Statistik der Bevölkerung und Haushalte (STAT- POP) auf schweizerische und auf ausländische Staatsangehörige. Vier Fünftel der Ausländer kamen aus Europa, mehrheitlich aus Deutschland, Portugal, Italien, Frankreich und Spanien. Der stärkste Anstieg der Einwanderungen wurde 2012 bei Personen aus Südeuropa verzeichnet, das heisst bei griechischen (+44,8%), spanischen (+36,2%) und italienischen (+28,1%) Staatsangehörigen. Hingegen übersiedelten weniger Personen aus Deutschland (-12,1%), aus der Türkei (-11,1%) und aus Kroatien (-8,2%) in die Schweiz. Umgekehrt verliessen vor allem polnische (+42%), montenegrinische (+35%), portugiesische (+9,1%), deutsche (+8,8%) und französische Staatsangehörigen (+6,4%) in grösserer Zahl die Schweiz. Schweizerinnen und Schweizer wanderten 2012 wie schon in den Vorjahren mit Vorliebe nach Frankreich, Deutschland und die USA aus. Geçen yaz İsviçre nin nüfusu 8 Milyon sınırını geçti. Federal İstatistik Kurumundan (BFS) 2012 yılı için alınan bilgilere göre yıl sonuna kadar kişi daha eklendi yılının nüfus artışı önceki üç yılın çerçevesi içerisinde kaldı yılında sürekli ikamet eden nüfus %1,4 oranında artmıştı. BFS ye göre nüfus artışının en önemli kriteri halen yurt dışından gelen göçlerdir. Ancak toplam kişi ile bu sayı sadece hafifçe arttı (%0,2). Dışgöçler ise 2012 yılında %7,7 oranında kişiye çıktı. Bu, 1990 lı yılların başından beri en yüksek değerdir, o dönemde ekonomik krizden dolayı yılda kişi ülkeyi terk etmişti. Göç rakamları bunun sonrasında %14 oranında kişiye gerilemişti. Doğum artışı ise %3,9 oranında a geriledi. Daha çok Güney-Avrupalı, daha az Alman Göçlerde Nüfus ve Hane istatistiğine göre (STATPOP) kişi İsviçre, kişi ise yabancı vatandaştı. Yabancıların beşte dördü Avrupa dan geliyor, çoğunlukla Almanya, Portekiz, İtalya, Fransa ve İspanya dan. Göçlerde en fazla artış 2012 yılında Güney Avrupa dan gelen kişilerde gözetlenmiştir, yani Yunan (+%44,8), İspanya (+%36,2) ve İtalya (+%28,1) vatandaşları. Buna karşın Almanya dan (-%12,1), Türkiye den (-%11,1) ve Hırvatistan dan (-%8,2) daha az kişi İsviçre ye göç etmiştir. Diğer taraftan özellikle Polonya (+%42), Karadağ (+%35), Portekiz (+%9,1), Almanya (+%8,8) ve Fransa (+%6,4) vatandaşları İsviçre yi büyük sayıda terk etmiştir. İsviçre vatandaşları daha önceki senelerde olduğu gibi 2012 yılında da özellikle Fransa, Almanya ve ABD ye göç ettiler. Neue Schülerproteste gegen Abschiebung in Frankreich In Frankreich haben erneut tausende Gymnasiasten gegen die umstrittene Abschiebung einer 15-Jährigen Schülerin in das Kosovo protestiert. Sie forderten Innenminister Manuel Valls zum Rücktritt auf. Allein an einer Demonstration in Paris nahmen am Freitag laut der Polizei 4000 Menschen teil, Schülervertreter sprachen von Teilnehmern. Landesweit wurden ihren Angaben zufolge mindestens 170 Schulen blockiert oder zur Schliessung gezwungen. In der französischen Hauptstadt und deren Umgebung wurden nach Polizeiangaben 45 Schulen bestreikt. Einige der Demonstranten seien durch aggressives Verhalten aufgefallen, es habe vier Festnahmen gegeben. Schülervertretungen sprachen von weiteren Demonstranten in anderen Städten wie Marseille, Grenoble und La Rochelle. Den Protesten in Paris schloss sich auch der frühere Präsidentschaftskandidat und Vorsitzende der Linkspartei, Jean-Luc Mélenchon, an. Der Fall Leonardas ebenso wie die Abschiebung eines 19-jährigen Schülers mit armenischen Wurzeln sorgen in Frankreich seit Tagen für Empörung: Die seit mehreren Jahren in Ostfrankreich lebende 15-Jährige Leonarda war auf einem Schulausflug von Polizisten aus dem Bus geholt und mitsamt ihrer Familie abgeschoben worden, nachdem ihr Asylantrag abgelehnt worden war. Der Vorfall ereignete sich schon am 9. Oktober, wurde aber erst diese Woche von einer Nichtregierungsorganisation publik gemacht. Valls bricht Besuch in der Karibik ab Innenminister Valls verkürzte am Freitag einen Besuch in den französischen Antillen, um am Samstag die Ergebnisse einer behördlichen Untersuchung über die Umstände der Abschiebung Leonardas entgegenzunehmen. Laut Regierungskreisen soll es im Laufe des Wochenendes eine offizielle Reaktion geben. Sozialistische Spitzenpolitiker kritisierten das Vorgehen gegen das Mädchen scharf, die Linkspartei forderte den Rücktritt von Valls. Der sozialistische Innenminister hatte bereits vor einigen Wochen für Empörung gesorgt, als er den Integrationswillen der meisten in Frankreich lebenden Roma öffentlich anzweifelte. Mehrere Sozialisten fordern nun eine Rückkehr Leonardas nach Frankreich. Anne Hidalgo, die im kommenden Jahr ihren Parteifreund Bertrand Delanoë im Pariser Rathaus beerben will, forderte am Freitag, dass von der Abschiebung bedrohte ausländische Familien mit einem eingeschulten Kind geschützt werden sollten. Der Elysée-Palast hatte in dieser Frage am Donnerstagabend Entgegenkommen signalisiert. Polizei holte Mädchen während Schulausflug ab Eine neue Wendung bekam der Fall Leonarda, als deren Vater einräumte, die französischen Behörden bezüglich der Herkunft seiner Familie belogen zu haben. Demnach wurde nur er im Kosovo geboren. Noch als Kind sei er nach Italien gezogen, wo er seine Frau kennenlernte und wo auch fünf seiner sechs Kinder geboren wurden, unter ihnen Leonarda. Indem er in Frankreich angab, seine gesamte Familie stamme aus dem Kosovo, wollte er nach eigenen Angaben die Chancen auf Asyl verbessern. In Frankreich war dem Familienvater auch Gewalt gegen zwei seiner Töchter vorgeworfen worden, es kam aber nie zu einem Prozess. Leonarda, die kein Albanisch spricht, hat gegenüber französischen Medien wiederholt ihren Willen geäussert, nach Frankreich zurückzukehren. Ihr Vater sagte der Nachrichtenagentur AFP, notfalls auch illegal durch die Wälder mit seiner Familie nach Frankreich zurückkehren zu wollen. Fransız öğrenciler arkadaşları için sokakta Fransa da lise öğrencileri Kosovalı ve Ermenistanlı iki öğrencinin sınır dışı edilmesini protesto ediyor. Fransa genelinde 50 lisede öğrenciler protesto eylemleri yaptı. Protestoların en güçlü olduğu merkez ise başkent Paris ti. 23 lisede öğrenciler okula gitmeyerek, okullara girişi engelleyerek ve öğleden sonra da dev bir mitingle okul arkadaşlarının sınırdışı edilmesini protesto etti. Bastille den Nation a düzenlenen yürüyüş sonunda Fransız polisi öğrencilerin kendilerine sataştığı gerekçesiyle gaz bombası ile saldırdı. Saldırıda 4 kişi gözaltına alındı. Fransa genelinde 50 liseden öğrenciler eylemdeydi. Eylemlerin en büyüğü öğleden sonra Paris te gerçekleşti. Organizatörlerin 12 bin, polisin ise 4 bin dediği yürüyüş ile sınır dışı edilen iki öğrencinin geri dönmesi için imkanların yaratılması talep edildi. Herkese oturum istiyoruz sloganı ile yapılan yürüyüşe, Öğrenci Federasyonu, Genel İş Sendikası nın öğrenci kolu, Sınır Tanımayan Öğrenciler ve veliler katıldı. Yürüyüş saat 13:00 da Bastille Meydanı nda başladı. Nation Meydanı na kısa sürede ulaşan yürüyüşçülere polis, kişilik bir grubun kendilerine sataştığını öne sürerek, öğrencilere gaz bombası attı. Dört kişinin gözaltına alındığı da öğrenildi. Yürüyüşçüleri Sol Parti Eşbaşkanı Jean- Luc Mélenchon ve eski sözcüsü Clemantine Autain karşıladı. Bu arada Antiller e bir ziyarette bulunan Fransa İçişleri Bakanı Manuel Valls, ziyaretini erken keserek Fransa ya döneceğini ve iki öğrenciden Leonarda Dibrani nin sınır dışı edilmesi ile ilgili dosyayı inceleyeceği bildirildi. Fransa da Roman asıllı 15 yaşındaki Leonarda Dibrani Kosova ya, 19 yaşındaki Ermeni kökenli Khatchik Kaçatryan ise Ermenistan a geri gönderildi. Paris polisi, Kaçatryan ın bir marketten hırsızlık yaparken yakalandığını, karakolda da göçmenlik belgelerinin eksik olduğunun anlaşıldığını iddia ederken, Dibrani nin sınırdışı edilme nedeni de belge eksikliği diye açıklamıştı.

7 12 İSVİÇRE YORUM 13 UĞUR DÜNDAR KONFERANS İÇİN ZÜRİCH TEYDİ Türkiye nereye gidiyor Son zamanlarda Türkiye de gelişen toplumsal hareketlilik neticesinde ortaya konan halk ve gençlik hareketiyle başlayan bir direniş fırtınası ülkenin hertarafını sardı. Ülkede iktidara ters düşen gazeteci, televizyoncu, dizi oyuncuları, ve birçok meslek dalındakiler şu an işiz kaldılar. Ülkede adeta bir diktatorya estiren bu iktidar son cıkardıkları Demokrasi paketiyle de bir çok değişikliğe el attılar ve yavaş yavaş siyasi islamlaşma yolunda adım adım ilerleken, şeriatcı çizgiyi de her kademeye ve makamlara yerleştirip ülkeyi ele geçirmeye başladılar. İşte bu duruma tepki gösteren Yurtseverler ve Kemalistler, Avrupa da bir çok yerlerde konferans ve paneller düzenliyerek tepkilerini kamuoyuna duyurmaya başladılar. Zürich Winterthur da, ADD Zürıch, Radyo Munot, Türkiye özlemi, Schaffausen Türk Kültür Derneği, İsviçre Türk Kadınlar Derneği, Wädenswil Türk Birliği ve TGB İsviçre dernekleri öncülüğünde Türkiye nereye gidiyor toplantısı yapıldı. Ugur Dündar Ayakta Alkışlandı Ünlü gazeteci ve Televizyoncu Ugur Dündar, eğitimci Orhan Suat, ve Bilgi Menekşe nin katılımıyla gerçekleşen toplantıyı, ADD Zürich başkanı Hasan Kemahlı nın açılış konuşmasıyla başladı. Daha sonra söz alan Eğitimci Orhan Suat, Doksan yıldır süren Eğitim sisteminin son on yılını AKP iktidarı sistemiyle değiştirerek şeriatcı bir sisteme dönüştürdüler. Bu sisitemde yetişen gençler bilgi donanımından yoksun ve geleceğe hazırlıksız bir toplum yetiştirerek, eğitimi karanlığa sürüklediler. Bugünün Türkiye sinde ara elemana ihtiyaç varken hala Üniversitelerin açılması ve buradan çıkan mezunların başarısız olaması bu sıstemde bır anlamsızlığı ortaya koymaktadır dedi. Orhan Suat dan sonra söyleşiye Ünlü gazeteci ve Televiyoncu Ugur Dündar katılımcıların ayakta alkışlarıyla sahneye davet edildi. Sade ve akıcı bir dille konuşmasına başlayan Ugur Dündar, Yaklasık 50 yıldır bu meslekte hiçbir patron veya meslek dışı güçlerden emir ve talimat almadım ve almayacağım. Evrensel meslek ilkelerim dışında kimseye eğilip bükülmedim. Onun için bu iktidar zamanında işsiz kaldım. Ama kimseye yağ çekmedim. Ben halkımın gazetecisiyim ve öyle olmaya devam edeceğim dedi. Gezi Parkı eylemi son derece Barışcıl ve son derece Demokratik bir harekettir İktidar tarafından bu eylem Terör elemanlarına yüklediler. Halbuki bu eylem yılların tepkisıydi. Aynı tarihlarde Berezilya da bundan daha çok milyonlar eylem yaptı ve devlet başkanı bu olaya; Devletimizin demokrasiye geldği çok güzel bir yer ve bu bir sınavdır dedi. Başbakan tencere tava çalan insanlarımızı birbirine düşman ederek şikayette bulunmalarını istedi. Yargı ve Savcıları kendi istedikleri şekilde örgütleyip, adaletten yoksun ve kimsenin hesap soramadığı bir adalet sistemiye ülkeyi karanlığa sürüklediler. Zülmün devam ettiği hiç bir devlet yoktur. Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner derler bu iktidar bunların hesabını verecekler ve insanlarımız bunların mezarlarına tükürecekler. Bizim gibi yürekli gazetecileri hep susturmaya çalışıp halkı gerçeklerden yoksun bırakmak istediler. Susurluk kazası olmasaydı bügün aranızda olmadım. Türkiye de faili meçul cinayetler hala gün yüzüne çıkarılmadı. Susurluk davası sanıklarından Ayhan Çarkın a öldürülmek üzere benim ismimi de vermişler, bu kaza olmasaydı bende o çete tarafından öldürülecektim. Şimdiki durum bunlardan daha vahim!!!!! Adaletin yürümediği bir ortamdayız. Aziz Babuçu AKP İstanbul İl Başkanı; Biz geride kalan on yılı Liberallerle paylaştık, gelecek on yılı da ihya ve ifşa yılımızı yaşayacağız. Yani bunlar Osmalı Devletine geri dönecekler, ama gezi parkı eylemleri bunlara dur dedi ve müsade etmedi. Suriye politikasiyla ülkemizi bir mezhep kavgası içine çekmek istiyorlar. Müslüman kardeşlerle birikte bir yere varmak istediler ama Batı dünyası bunun cok çabuk farkına vardı ve AKP den desteğini çekti. Laik ve Demokratik bir devlet sistemi bütün dünya için bir örnek olacağını görmeye başladılar. Konuşmasının bu kısmında Halk TV de yaptığı programdan bahseden Dündar, şimdiye kadar halkım bana hep sahip çıktı, bende bundan sonra Halk TV de hiç bir ğcret almadan program yapıp halıkıma hizmet vermeye devam edeceğim diyerek sözlerini Buraya bu tatil gününü ayırıp gelen halkımıza teşekürler ediyorum tamamladı. Program sonunda emeği geçenlere plaketler sunuldu. Metin Agbuga/Zürich 24 Kasım da Kanton Bern de en önemli ve göçmenleri yakından ilgilendirmesi gereken konu, kuşkusuz Junge-SVP nin sertleştirmek istediği vatandaşlığa geçme yasası ile ilgili halk oylamasıdır. Bu amacı için adı geçen parti, gerekli imzayı toplayıp bu inisiyatifin halk oylamasına getirilmesini başarabilmiştir. Suçlulara ve sosyal yardım alanlara vatandaşlık yok = Keine Einbürgerung von Verbrechern und Sozialhilfeempfängern başlıklı bu inisiyatif, toplumdaki sosyal barışı bozmaya ve yabancı düşmanlığını körüklemeye yöneliktir sağcı politikanın bir parçasıdır. Bu inisiyatif iki yıl ceza alan, sosyal yardım alıpta geri ödememiş, C oturumlu olmayan, yeterince almanca ve İsviçre örf ve adetlerini bilmeyen birisine İsviçre vatandaşlığının ve-rilmemesini içermekte. Bu kıstaslar gerek kanton yasalarına, gerekse İsviçre anayasasına aykırılık teşkil etmekte. Şu andaki uygulamalarda, iki yıldan daha az ceza alanlar dahi vatandaşlığa alınmamakta. Ancak uzun bir süre sonra sicildeki ceza silindikten sonra, daha önceki cezalar göz önünde tutulmuyor. Bir kişiyi, örneğin gençlik dönemindeki bir suçundan dolayı topluma ait olma umudundan mah-rum kılmak, demokratik bir anlayış olamaz ve bu anlayış yasalara da aykırıdır. Ayrıca İnisiyatifin başlığı, sanki suçlular (hemde ağır suçlular kastedilmekte) vatandaşlığa alınıyormuş imajını verdiği için, içeriği açısından yanlış ve tehlikeli bir boyut oluşturuyor. Bu nedenle, yeterli bilgi sahibi olmayan bazı insanlar inisiyatife sempati duyabilir. Bundan dolayı ciddiye alınması gereken bir oylamadır. Kanton Parlamentosu nda bazı aklı başında SVP liler tartışmalar sırasında ya dışarı çıkıp oylamadan kaçınmışlar, yada karşı oy kullanmışlardır. Çünkü inisiyatif sınır aşmıştır. İnisiyatifteki sosyal yardım konusuda şaşırtıcı ve kabul edilmez içeriklidir. Alınan sosyal yardımı geri ödemenin şartları, her kes için aynı şekilde yasalarla düzenlenmiş bulunmakta. Ancak kişinin gelir düzeyinde ve ekonomik durumunda belirgin bir olumlu gelişim olduğu zaman, geri ödeme bir zorunluluk oluyor, ve doğrusu da budur. Engellilerin hiç çalışamayacaklarını gözönünde tutarsak, bu yasa önerisinin aynı zamanda ayırımcık yaptığınıda daha bariz bir şekilde görmüş oluyoruz. Aslında inisiyatif iki değişik yasayı (ceza ve sosyal) bir kefeye koymasından, anayasaya aykırı ve ayırımcılık yapmasından dolayı, halk oylamasına götürülmemesi gereken bir yasa önerisidir. Ancak Kanton Hükümeti nin istemi ile gerçekleştirilen bilirkişi raporu, yukarıda değindiğim konuların yanında, diğer bir çok eleştiriye karşın, inisiyatifin karşılaşılabilecek tüm zorluklara karşın kısmi de olsa, uygulanılabilecek bir yasa önerisi olduğu sonucuna varmıştır. Bu tür du-rumlarda, hukukçular mümkün oldukça inisiyatiflerin iptal edilmesi önerisinden kaçınırlar ve böylesi inisiyatiflerın daha çok halk oylamalarında rededilmesini umutlarlar. Yeterli almanca nın bilinmesi şimdide istenmekte ve Bern Kanton Parlamentosu nda kısa bir süre önce, sözlü ifadede B1 (yazılıda A2) derecesinde almancanın istenmesinin karara bağlanmasından dolayı, pek önem taşımamakta. Ama C oturumunun istenmesi, ki bu istem ulusal Parlamento da da, yapılacak değişliklerin temek konuları arasında tartışılmakta ve çok önem teşkil etmekte. Ulusal veya kantonal yasalarda, hangisinde olursa olsun, bu kıstasın yasaya alınması durumunda, bir çok kişinin, bu engelden dolayı mağdur duruma düşeceğini şimdiden görmek için kehanet sahibi olmamak gerekmekte. Bu nedenlerden dolayı yukarıda adı geçen yasa önerisinin (Inisiativ) ciddiye alınması ve kesin-likle rededilmesi gerekiyor. Bu nedenle oyların kullanılması ve oyu olan çevrelerin oylarını kullanılmarında teşvik edilmeleri gerekiyor. Alman Yeşiller yeni yönetimini kerhen seçti Almanya federal seçimlerinden başbakan Angela Merkel in zaferle çıkması ardından kaybeden siyasi partilerdeki çalkantılar bitmiyor. Seçimin kaybedenlerinden Yeşiller Partisi (Die Grünen) de hafta sonu kongresi ile yeni yönetimini seçerken, önümüzdeki döneme ilişkin politikaları tartıştı. Yeşiller in başkent Berlin de iki günden bu yana süren kongresinde seçim yenilgisinin hesabı verildi yılından bu yana partinin eşbaşkanlığını yapan Claudia Roth görevinden ayrılırken, yerine Saarland eyaletinin eski Çevre Bakanı Simone Peter getirildi. Roth un yeni Federal Meclis te başkan yardımcısı olması planlanıyor. Türkiye kökenli eşbaşkan Cem Özdemir ise yoğun eleştirilere rağmen görevinde kalma yönünde karar aldı. Özdemir in kongredeki konuşmasında özeleştiri verirken, tekrar görevinde kalmak istemesi ise delegeler tarafından verilen oylama ile cezalandırıldı. Özdemir, delegelerin sadece yüzde 71 inin oyunu alırken, bu son 20 yılda parti eşbaşkanları tarafından alınan en düşük ikinci sonuç oldu. Özdemir, geçen yılki kongrede yüzde 83 delege desteğine sahipti. Yeni Eşbaşkan Simone Peter ise delegelerin sadece yüzde 76 sından destek bulabildi. Partinin önde gelen isimlerinden ve eski Federal Çevre Bakanı Jürgen Trittin ile Renate Künast seçim yenilgisinin hesabını veren diğer politikacılar oldu. Trittin, daha önce duyurduğu karar gereği meclis grubu başkanlığına tekrar aday olmamıştı. Partinin yeni meclis grup başkanlığını daha önce alınan karar gereği Katrin Göring-Eckart ve Anton Hofreiter yapacak. Yeşiller, 22 Eylül de yapılan genel seçimlerde yüzde 8,4 oy alarak, 2009 yılındaki yüzde 10,7 oy oranının altında kalmışlardı. Son iki yıldaki anketlerde oy oranı yüzde 20 lere kadar çıkan Yeşiller, 2011 yılındaki Baden- Württemberg seçimlerinde yüzde 24 oy alarak Sosyal Demokrat Parti yi (SPD) geride bırakmışlar ve sağın kalelerinden olan eyaletteki koalisyon hükümetinin büyük ortağı olmuşlardı. Yeşiller in seçim yenilgisi ardından partinin bundan sonra izlemesi gereken politikaların da tümüyle gözden geçirilmesi gerekecek. Partinin yeni Meclis Grup Başkanı Anton Hofreiter, sadece SPD ile koalisyona dayalı siyasetin çözüm getirmediğini söylemişti. Hofreiter bu sözleriyle iktidardaki muhafazakar Hristiyan demokratlar (CDU-CSU) ile ya da SPD ve Sol Parti den (Die Linke) oluşacak koalisyon formüllerini kastetmişti.

8 14 AVRUPA İSVİÇRE 15 Berlusconi ye kötü haber İSVİÇRE DE YENİ BİR EKONOMİK İtalya Cumhuriyet Senatosu Komisyonu, hakkında mahkumiyet kararı bulunan eski Başbakan Berlusconi nin senatörlükten azledilmesini kararlaştırdı; son kararı Senato Genel Kurulu verecek. İtalya Cumhuriyet Senatosu Komisyonu Başkanı Senatör Dario Stefano, yaklaşık 6 saat süren toplantının ardından eski Başbakan Silvio Berlusconi hakkındaki kararı açıkladı. Stefano, komisyonun Berlusconi nin senatörlükten azledilmesi yönünde oy çokluğuyla karar verdiğini belirterek, gerekçeli kararın 20 gün içinde açıklanacağını aktardı. Komisyonun kararı, Senato Genel Kurulu nda da oylanacak. Ülkede geçen Şubat ayında yapılan seçimlerde merkez solun parlamentodaki çoğunluğu kazanması dolayısıyla, son dakikada bir değişiklik olmaması durumunda Berlusconi nin senatörlüğünün düşmesi yönünde kararın Senato Genel Kurulu nda da onaylanması bekleniyor. Karara ilk tepki Berlusconi nin partisi Özgürlükçü Halk Partisi nin (PDL) Senato Grup Başkanvekili Renato Schiffani den geldi. Beklenenden daha kötü diyen Schiffani, Berlusconi hakkındaki siyasi senaryonun çoktan yazılmış olduğunu öne sürdü. Komisyonun kararında PDL ile koalisyon ortağı olan Başbakan Enrico Letta nın Demokrat Parti si (DP) ile merkez parti Sivil Seçim in senatörlerinin de Evet oyu kullanması etkili oldu. İki parti daha önce Evet oyu vereceğini açıkladığı için Berlusconi, zaman zaman senatörlüğün düşürülmesi yönünde karar çıkabileceği olasılığı yüzünden geniş tabanlı koalisyon hükümetini bozmakla tehdit ediyordu. Silvio Berlusconi, geçen hafta hükümetin KDV yi artırma kararı ve Letta ile yaşadıkları gerilim nedeniyle PDL li bakanları istifaya davet etmiş, bu durum ülkede siyasi krize neden olmuştu. Söz konusu kriz, hükümetin parlamentodan güven oyu almasıyla aşılmıştı. İtalyan kamuoyunda Mediaset davası olarak bilinen süreçte, Amerikan yapımı filmlerin alım satımında vergi kaçırdığı iddiasıyla yargılanan Berlusconi, geçen yıl Ekim ayında 4 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Kararı temyize götüren 77 yaşındaki politikacı için Yargıtay, geçen Ağustos ayının başında mahkumiyet kararını onamıştı. Berlusconi ärgert sich über drohenden Ausschluss aus Senat Der Rauswurf von Italiens Ex-Ministerpräsident Silvio Berlusconi aus dem Parlament rückt näher. Der Immunitätsausschuss des Senats empfahl am Freitag den Ausschluss des 77-Jährigen aus der Kammer nach dessen rechtskräftiger Verurteilung wegen eines Steuerdelikts. Weil das Gremium mehrheitlich von linksgerichteten Senatoren besetzt ist, war mit dem Ergebnis gerechnet worden. Die Vertrauensleute Berlusconis reagierten empört. Das Urteil war schon längst beschlossen worden, sagte der Fraktionschef der Berlusconi- Partei PdL im Senat, Renato Schifani. Auch Berlusconi war empört. Dieser unwürdige Beschluss ist nicht das Ergebnis einer korrekten Anwendung eines Gesetzes, sondern des Willens, mit juristischen Wegen einen politischen Gegner zu eliminieren, den man nicht bei Wahlen mit den Mitteln der Demokratie beseitigen konnte, teilte er am Freitagabend mit. Das Plenum des Senats muss den Entscheid des Ausschusses noch bestätigen. Eine Abstimmung wird innerhalb von drei Wochen erwartet. Zweite Niederlage in einer Woche Es ist der zweite schwere Rückschlag für Berlusconi binnen weniger Tage. Erst am Mittwoch verlor er eine Machtprobe mit dem sozialdemokratischen Ministerpräsidenten Enrico Letta, als dieser eine Vertrauensabstimmung im Parlament gewann. Berlusconi hatte die Regierungskrise ausgelöst, indem er die Minister seiner an der Regierung beteiligten Partei PdL zum Rückzug aus dem Kabinett Lettas bewegte. Anschliessend brachen jedoch mehrere Politiker aus dem Mitte-Rechts-Lager mit dem Medienmogul, der daraufhin kurz vor dem Votum über die Zukunft der Regierung Letta eine Kehrtwende vollzog und doch noch seine Unterstützung zusagte. Immunität würde aufgehoben Sollte Berlusconi tatsächlich aus dem Senat ausgeschlossen werden, steht nicht nur seine politische Zukunft auf dem Spiel. Er würde auch seine Immunität als Parlamentarier verlieren, die ihn vor Festnahme schützt. Dies könnte in weiteren Rechtsstreitigkeiten von Bedeutung sein, mit denen sich Berlusconi konfrontiert sieht. Wegen des Steuervergehens wurde eine vierjährige Haftstrafe in einen einjährigen Hausarrest oder gemeinnützige Arbeit abgewandelt. Seine Gegner werfen ihm vor, die Regierungskrise nur deshalb provoziert zu haben, um sich vor juristischen Konsequenzen zu schützen. Berlusconi selbst sieht dagegen den Versuch, ihn aus dem Senat zu werfen, als politisches Manöver seiner Gegner, ihn loszuwerden. İtalya da binlerce kişi sokaklara döküldü İtalya nın başkenti Roma da 70 bine yakın kişi sokaklara dökülerek, ekonomik krize karşı hükümetin ve Avrupa Birliği nin benimsediği politikalar ile Torino-Lyon arasında yapılmakta olan TAV adlı yüksek hızlı tren projesini protesto etti. İtalya ve Portekiz de onbinler, hükümetlerin kemer sıkma politikalarına karşı sokaktaydı. İtalya nın başkenti Roma da ve Portekiz in başkenti Lizbon ile Porto da onbinler, hükümetlerin kemer sıkma potikalarına karşı sesini yükseltti. İtalya da 18 Ekim de başlayan grev ardından 19 ekim de de bir yürüyüş düzenlendi. Yürüyüşe 70 bin kişi katıldı. İtalya hükümeti, işsizlik, bütçe kısıntısı ile Lyon-Turin yüksek hız yapan trenler gibi hükümet projelerine karşı sokaktaydı. Protestocular, hükümetin böylesi pahalı projelere yatırım yaparak, halka geri dönmesi gereken vergilerin heba edildiğini belirtiyor. Yüzü maskeli bir grup yürüyüşçü, Maliye Bakanlığı önündeki çöp konteynırlarını ateşe vermesi ile birlikte başlayan polis saldırısında önce 14 kişi gözaltına alındı. Ardından da gözaltı sayısı arttı. GÜÇBİRLİĞİ: İYİ BİRLİK İsviçre`de yaşayan orta ve büyük ölçekli firma sahipleri ekonomik güçbirliği hedefiyle, İsviçre Yatırımcılar ve İşverenler Birliği-İYİ BİRLİK adı altında bir araya geldiler. Yaklaşık 6 aydır kuruluş çalışmalarını sürdüren İYİ BİRLİK, Zürich Kloten da bulunan Hilton Oteli nde düzenlenen bir toplantı ile kuruluşunu duyurdu ve çalışmalarına başlama kararı aldı. Toplantı, şu ana kadar yürütülen çalışmalar, hedefler ve ekonomik güç birliği yaratmanın gerekliliği gibi konuları içeren bir sunumla başladı. Toplantıya çeşitli sektörlerden işveren ve temsilciler katılırken, katılımcılar kimi zaman soruları ile kimi zamanda sundukları perspektiflerle oluşumun daha da güçlenmesi gerektiğinin altını çizdiler İsviçre de yoğun bir ekonomik gücün var olduğunu belirten katılıcılar, bununla birlikte bir dağınıklığı olduğunu, bu dağınıklığın giderilmesi adına bu tür kurumlaşmaların önemli olduğunu belirttiler. İYİ BİRLİK in çalışmalarında hedef; İsviçre de bulunan Alevi ve demoktat işverenler için daha güçlü bir lobi faaliyeti yaratmak ve bu firmaların ekonomik alanda birbirlerini desteklemeleri için güçlü bir örgütlenme modeli ortaya koymak. İsviçre`de ekonomik alanda ilk kez böylesi bir girişimin olduğunu belirten İYİ BİRLİK yetkilileri, firmalar ve işverenler arasında sağlanacak olan güç birliğinin ve dayanışmanın tüm sektörlere fayda sunacağını kaydediyorlar. Toplantıda Mozaik GmbH nın sahibi Mahmut Sayılır, İYİ BİRLİK in ileride hayata geçirebileceği bir projenin tanıtımını yaptı. Alternatif enerjinin üretimi ve kullanınımına dair bir sunum gerçekleştiren Sayılır, günümüzde alternatif enerjinin önem kazandığını söylerken, bu tür projelerin güç birliğiyle kolayca gerçekleşebileceğini dile getirdi. Toplantı sonunda çalışmalarda görev almak üzere 30 kişilik geçici bir Yönetim Kurulu oluşturuldu. Isviçre nin farklı bölgelerinden gelenlerden oluşan Yönetim Kurulu, İsviçre nin her bölgesinde bir komisyon kurup, İYİ BİRLİK çalışmalarını tanıtacak ve daha geniş kesimlere ulaşmaya, oluşuma dahil etmeye çalışacak. 3 ay sonra tekrar bir araya gelecek olan İYİ BİRLİK üyeleri asıl Yönetim Kurulu nu belirleyecek ve resmi olarak çalışmalarına başlayacaklar. Kemal Sönmez katılımcılara işveren örgütlenmesinin gerekliligi ve birligi hakkında bilgiler veriyor Katılan işverenlerden bir grup CH yatırımcı işverenler birliği geçici başkanı Zeynel Demir Baskan calışmalar hakkında işverenlere bilgi veriyor İşverenler Apero da sohbete devam ediyorlar tanıtım kataloğundan Neden İYİ BİRLİK? İYİ BİRLİK - İsviçre fikrinin ortaya çıkmasının altında yatan temel düşünce; farklı iş kollarında faaliyet gösteren, sanayici ve işadamlarını, serbest meslek sahiplerini, girişimci ve yöneticileri tek çatı altında toplayarak birlikteliği sağlamak; bu şekilde bu kesimlerin kendi aralarında iş yapmalarını desteklemektir. İYİ BİRLİK; İsviçre de yasayan Alevi ve Demokrat, esnaf, işadamları tarafından sizlerle birlikte, bugün İsviçre de yaşayan Alevi ve Demokrat iş dünyasını temsil etmek amacıyla kurulan gönüllü sivil toplum kuruluşudur. Atiyab ın çağrisi ile Mayis 2013 de bir araya gelen İYİ BİRLİK hazırlık komitesi bağımsız bir sivil toplum kuruluşu olarak çalışmalarını başlatmıştır. Avrupa Alevi federasyonu Avrupa da aynı zamanda Atiyab adı ile işverenlere dönük calışmalarını sürdürmektedir. Atiyab ın Uluslararası düzeyde konfederasyonlaşma calışmalarına İYİ BİRLİK olarak da katkı sunacağız. Amaçlarımız: Ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda ortak projeler üretmek. Üye potansyeli ile İsviçre`de, ekonomik yenilikler yaratmak ve bu yenilikleri geliştirmek. İşletmelerin ekonomik potansiyellerini etkili bir şekilde arttırmalarını sağlamak. GENEL: Alevi Örgütlenmesinin Güncel Durumu; Türkiye deki Alevi örgütlenmesi şimdiye dek sayısı 20 milyonu aşan Alevi toplumunu temsil edecek, yaptırım gücü yüksek, bağımsız bir toplumsal örgütlenme hareketine dönüşememiştir. AB ye üyelik sürecinde devletin Alevilere tanıması gereken demokratik ve kültürel haklar, Alevi Çalıştayı adı altında gündeme getirilmiştir. Ancak bu çalıştay katılımcı listesinden de anlaşılacağı üzere sorunu çözmeye yönelik olmaktan çok göstermeliktir. Bu çalışmanın sinsi hedefi Alevileri nasıl asimile eder ve kendimize benzetiriz? olmuştur. Tarihinin, en çağdaş, vasıflı ve aktif avrupa Alevi örgütüne ciddi görevler düşüyor. TEK ÇÖZÜM: Bağımsız, siyasi ve ekonomik yaptırım gücü yüksek dinamik bir Alevi örgütlenmesi. BU AMAÇLA: İsviçre de Bağımsız, Siyasi ve Ekonomik yaptırım gücü yüksek, Alevi ve Sol eksenli bir işveren yatırımcı örgütlülüğü oluşturmak tarihsel bir görev aynı zamanda zorunluluktur! ÇÖZÜM: Somut hedeflerin ısığında (kısa,orta ve uzun vadeli) projeler geliştirmek ve uygulamak. Örgütlülüğü yaşamın tüm alanlarına yaymak, birey olarak bu örgütlülüğü yaşamak ve yaşatmak. Yerel örgütlerde güçlenip genel siyasi ve ekonomik güce yaptırım uygulatmak, GÜÇ OLMAK

9 16 Neo-nazi partisi lideri tutuklandı Yunanİstan da neo-nazi partisi Altın Şafak (Hrisi Avgi) lideri Nikos Michaloliakos, Atina da çıkarıldığı mahkemede, kriminal bir örgüt yöneticiliği suçlaması ile tutuklandı. Yunan medyasına göre Atina da hakim karşısına çıkan ve uzun bir savunma yapan Nikos Michaloliakos un tutuklandığını duyurdu. 56 yaşındaki milletvekili Michaloliakos, 1960 lı yıllardaki Yunan diktatörlerin bir hayranı olarak öne çıkıyor den beri de partisinin başında yer alıyor. Çarşamba günü aşırı sağcı partinin dört milletvekili hakkında kriminal bir örgüte üyelik suçlaması yapılmıştı. Bunlardan üçü şartlı serbestlikten yararlanırken, Yanis Lagos isimli dördüncüsü de Michaloliakos gibi tutuklandı. Lagos, 18 Eylül günü Atina yakınındaki bir banliyöde Altın Şafak partisinin bir üyesi tarafından anti faşist müzisyen Pavlos Fyssas ın öldürülmesi olayına karışmakla suçlanıyor. Bu olay Yunanistan da büyük tepkilere yol açarak, ilk kez hükümeti Altın Şafak partisine karşı harekete geçmeye zorladı. Neo-nazi parti son yıllarda neredeyse tam bir cezasızlık içerisinde göçmenlere ve solculara yönelik şiddet eylemlerini arttırdı. Üç vekilin şartlı serbestlikten yararlanması da gözlemcileri şaşırttı. En azından mahkemeleri başlayana kadar bu milletvekillerinin tümünün tutuklu kalması bekleniyordu. Haklarında suç isnat edilmesine rağmen nihai bir mahkumiyet olmadan milletvekilliği görevlerini sürdürmeye devam edecek olan neo-nazi parti vekilleri, şartlı serbestlikten sonra suçlamaları reddederek, partilerine karşı siyasi bir komplo yapıldığını savundu. Geçtiğimiz hafta sonu düzenlenen geniş bir polisiye operasyonda aralarında Nikos Michaloliakos ve yardımcısı Christos Pappas ın da bulunduğu Altın Şafak partisinin 18 vekilinden 6 sı gözaltına alınmıştı. Pappas ın da bugün mahkemeye çıkarılması bekleniyor. İngiltere yi ayağa kaldıran olay İngİltere de bazı din adamlarının reşit olmayan kızları imam nikahıyla evlendirmeyi kabul etmesi kameraya kaydedilince gündeme damgasını vurdu. Kızların erken yaşlarda zorla evlendirilmesine dikkat çeken bir kampanya dahilinde gizli kamerayla ülkedeki 56 camiyi gezen muhabirler, reşit olmayan yaştaki kızları evlendirmeyi kabul eden imamları tek tek kameraya kaydetti. Bir imamın, zorla evlendirileceği söylenen genç kızın imam nikahını da kıyabileceğini söylemesi ise tepki çekti. Daily Mail in haberinde İngiltere de imam nikahının yasalarca tanınmadığı hatırlatılırken, resmi nikahların sadece 16 yaşından büyük bireyler arasında gerçekleşebileceğine dikkat çek Yayınlanan bir görüntüde, Birmingham daki bir imamın zorla evlendirileceği bildirilen bir kız için, Eğer 14 yaşındaysa şeriata göre evliliğe uygundur. İslam buna karşı değildir. İslam a uygun olduğu için bunu yapmamızın bir sakıncası yok. İngiltere de 2 kez bile evlenemezsin ama biz 4 kez evlenebiliyoruz ifadeleri yer alıyor. Kampanya sürecinde ortaya görüntüler, İngiltere de skandal olarak anıldı. Reşit olmayan yaştaki kızları evlendirmeyi kabul eden 4 imam gözaltına alındı. AVRUPA AVRUPA 17 BM İklim Değişikliği Paneli ne protesto İsveç in başkenti Stockholm Birleşmiş Milletler Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli nin (IPCC) toplanması dolayısıyla başta Greenpeace olmak üzere çevreci örgütlerin düzenledikleri protesto gösterilerine sahne oldu. IPCC nin son yayımladığı raporun iklim değişikliklerinin asıl sorumlusunun insanlar olduğunu ortaya koyduğunu belirten çevre örgütleri önlem almada isteksiz davranmakla suçladıkları politikacıları protesto etmek amacıyla değişik eylem biçimlerine başvurdular. IPCC nin çalışmalarını sürdürdüğü binanın önünde kırmızı tulumlar giyen bir grup Greenpeace üyesi buzulların hızla eridiğini hatırlatmak için bir düzenek kurdu. Bir rafineri maketi ile dev buz kalıplarının oluşturduğu düzenek gaz ve ateşlerin buzulları nasıl erittiğini göstermeyi amaçladı. Aynı anda bir başka grup da sermeyanin doğayı hiçe sayan kar hırsını sembolize etmek amacıyla bir tahtarevalli kurdu. Tahtarevallinin yüksek kısmında kostümlü ve james bond çantalı, her tarafından dolar fışkıran bir burjuva maketi bulunurken diğer diğer ucunda dengeyi sağlama uğraşı veren beyaz önlüklü onlarca çevreci yer aldı. Tartışma bitti. Şimdi harekete geçme zamanı yazılı dovizler taşıyan göstericiler, küresel ısınmanın durdurulması için politikacılara acilen radikal kararlar alma çağrısında bulundular. Raporun açıklandığı dakikalarda da binanın önünde toplanan yüzlerce genç iklimdeki değişimlere dikkat çekmek ve politikacıları önlem almaya zorlamak amacıyla bir gösteri gerçekleştirdi. Çevreci gençlik örgütü Push tarafından düzenlenen, Greenpeace ve Arazi Biyologları nın destek verdiği gösteride yüzlerce genç hep birlikte dakikalarca çığlık attı. Avrupa da sünnet yasağı gir gide yayılıyor Cumartesi 28. Eylül) günü de Stockholm de Atıkları yarıya indir parolası ile bir miting ve yürüyüş düzenlendi. Push ve Arazi Biyologları tarafından düzenlenen gösteriye katılan yüzlerce kişi Artk harekete geçme zamanı, Denizler taşıyor, Sabrımız kalmadı, Kuzey Buz Denizi nin yağmalanmasına hayır, Doğayı kurtar gibi sloganlar attı. DÜNYA İÇİN TEHLİKE ÇANLARI Gösteride konuşma yapan Push Başkanı Olivia Linander IPCC nin dün açıkladığı raporun dünya için tehlike çanlarının çaldığını gösterdiğini, iklim değişikliğinden kuşkusu olanların uyanmaları ve tartışmanın zamanının geçtiğini anlamaları gerektigini vurguladıktan sonra Artan iklim değişikliklerini engellemek için harekete geçmeken başka bir alternatifimiz yok. İklim değişiklikleri doğa ve ona bağlı olarak yaşayan biz insanlar için gerçek bir tehdit oluşturuyor şeklinde konuştu. Arazi Biyologları adlı çevre örgütünün Başkanı Salamon Abresparr, raporun iklim ısınmasının ilk kez bu kadar açık bir biçimde insanlardan kaynakladığını gösterdiğini belirttikten sonra, İsveç Çevre bakanı Lena ek in iklim değişikliğini engellemek için kullanılmadığı zaman bilgisayar ve televizyon gibi elektronik aletlerin fişlerinin çekilmesini önermesini bir skandal olarak niteledi. Ve politikacılardan fiş çekmeyi önerme değil, tekellerin doğayı tahribine karşı önlemler alınmasını beklediklerini söyledi. BİR süre önce bir Alman mahkemesinin, Sünnet yaralamadır şeklinde verdiği kararın ardından, sünnetle ilgili yasak istekleri tüm Avrupa yı sardı. Almanya sorunu bir şekilde aşarken, yasak talepleri dalga dalga büyüyor. İsveç, Norveç, Danimarka, Hollanda, İzlanda gibi ülkelerdeki bir çok kuruluş bir araya geldi ve sünnetin yasaklanması için ortak bir deklarasyon imzaladı. Norveç in başkenti Oslo da yapılan toplantıya katılan, yarı kamu kuruluşları, kamu kuruluşları ve özel kuruluşların aralarında bulunduğu bir çok kurumun vardığı ortak kararda, Çocuk, ergenlik çağına geldikten sonra kendi kararını verebilir. Tıbbı bir müdahale gerekiyorsa da o zaman sünnet olma kararını kendisi vermelidir. Her erkek çocuk, ergenlik çağına gelmeden isteği dışında sünnet edilmemelidir denildi. Ülke hükümetleri ise bu konuda henüz yasal bir adım atmış değil. Yani bir çok ülkede henüz sünnet yasalarla sınırlanmadı ya da yasaklanmadı. Ancak bu tartışmalar bir süre sonra, bu tarz yasal önlemlerin gelebileceğinin bir işareti olarak algılanıyor. Nitekim, Oslo da Danimarka hükümeti adına bulunan temsilci Per Larsen, bu protokolü imzaladı ve başbakan yardımcısı olduğu ülkede partisinin sünnete karşı olduğunu açıkladı. Avrupa da yoksulluk tehlikesi arttı Avrupa çapında yapılan bir araştırmaya göre, kıtada yaşayan 120 milyon kişi yoksulluk tehlikesiyle karşı karşıya. Araştırmada ortaya çıkan bir diğer çarpıcı veri ise açlık ile alakalı; 43 milyon Avrupalı aş evlerinde beslenerek ve ya bağışlarla yemek ihtiyacını karşılamak zorunda ve kıta son 60 yılın en kötü dönemini yaşıyor. Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu (IFRC) tarafından hazırlanan rapor Avrupa kıtasındaki yoksulluk ve açlık sorununun oldukça yüksek bir düzeye geldiğini gösteriyor. Rapora göre, Avrupa son 60 yılın en ağır insani kriziyle karşı karşıya. Ekonomik gelişmişlik düzeyi daha gerilerde olan Doğu ve Güney Avrupa nın 22 ülkesinde yardım kuruluşlarından gıda yardımı alan insanların oranı yılları arasında yüzde 75 oranında arttı. Avrupa İstatistik Kurumu (Eurostat) verilerinden derlenen IHCR raporunda kıta genelinde 120 milyon kişinin yoksulluk ile karşı karşıya. 43 milyon Avrupalı ise açlık sorunu ile yaşıyor. Rapora göre, Fransa da devletten sosyal yardım alan insanların dörtte üçü aş evleri ve ya diğer gıda yardımları olmasa ev kirasını ödeyemeyecek durumda. Yoksulluk sorununun İtalya da daha net bir şekilde görüldüğü belirtilen raporda, son üç yılda 150 bin kadar küçük mağaza ve firma kapanmak zorunda kaldı. Öte yandan, İtalyan Kızılhaç Başkanı Francesco Rocca, yardım kuruluşları ekonomik kriz nedeniyle yoksullar için bağış toplamakta zorlanıyor yılında başlayan ekonomik krizin etkileri halen bir çok Avrupa ülkesinde net olarak görülüyor. Sadece Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler baz alındığında dahi bu sorunlar daha bariz bir şekilde hissediliyor. AB genelinde arasında yüzde 2-3 civarında olan ekonomik büyüme oranı 2012 de eksi yüzde 0,4 oldu yılında yüzde 7 civarında olan işsizlik oranı ise yüzde 11 e ulaştı. 17 üyeli Euro Bölgesi nde ise bu oran yüzde 12 yi geçmiş durumda. Almanya dan 200 genç Rojava ve Suriye ye gitti! Alman istihbaratının gizli bir raporuna göre şimdiye kadar 200 civarında genç El Kaide saflarında savaşmak için Rojava ve Suriye ye gitti. Yarısı Alman vatandaşı olan gençler için Suriye nin kuzeyinde Almanca bir kampın kurulduğunu yazan rapor bunlardan en az 8 kişinin çatışmalarda öldüğünü bildirdi. Almanya nın önde gelen haftalık haber dergilerinden Der Spiegel iç istihbarat kurumu Anayasa Koruma Örgütü nün hazırladığı gizli bir raporu yayınladı. Rapor, Suriye ve Batı Kürdistan da çatışmaların şiddetlendiği geçtiğimiz haftalardan itibaren Almanya dan bölgedeki savaşa giden gençlerin sayısında artış olduğuna dikkat çekti. Suriye nin bu aralar radikal İslamcı gruplar için vazgeçilmez bir mekana dönüştüğü belirtilerek, Almanya dan şimdiye kadar 200 gencin Rojava ve Suriye ye gittiği bilgisine yer verildi. Alman istihbaratının rapora göre en fazla gidişler ise Kuzey Ren Westfalya (NRW) Eyaleti nden. NRW yi Hessen, Berlin, Bayern ve Hamburg un takip ettiği ifade edilen rapora göre bu gençlerin yarısı Alman vatandaşı. GİDENLER İÇİN ALMAN KAMPI KURULDU Başta El Kaide ve El Nusra olmak üzere Batı Kürdistan ve Suriye de savaşan radikal dini grupların cephesinde yer alan Almanya kökenli gençler için bir de kamp kurulmuş. Suriye nin kuzeyinde kurulan bu kampta Almanca konuşulduğu ve kandırılan gençlerin eğitimden geçirildiğini duyuran rapor Almanya dan giden gençler özellikle internet üzerinden propaganda çalışmalarını yürütüyor. Bu grupların propagandası Almanya da yaşayan diğer cihatçıları da etkileyebilir uyarısını yaptı. Şimdiye kadar Avrupa dan bine yakın radikal İslamcı Suriye ve Batı Kürdistan da savaşmak için gönüllü olarak gittiği tahmin ediliyor. Bu rakam 2012 yılının sonunda 250 olarak açıklanmıştı. Bazı ülkelerden giden gençlerin sayısı ise şöyle: İngiltere 90, Belçika 120 ve Danimarka 50, Kosovalı 150. Alman makamlarının istatistiklerine göre şimdiye kadar Almanya dan giden 8 cihatçı Suriye deki savaşta öldü.

10 18 DÜNYA DÜNYA 19 Fransa da aşırı sağa karşı sol partiler yalnız Fransa bu haftaya aşırı sağcı Ulusal Cephe (FN) nin aldığı küçük ama korkutan bir yerel seçim zaferiyle girdi. FN lideri Marine Le Pen in toplumsal sorunları manipüle ederek anketlerdeki oylarını da arttırırken, sol partiler aşırı sağa karşı mücadelede merkez sağın kendilerini yalnız bırakmasından şikayetçi. Fransa da aşırı sağdan çifte zafer Fransa nın 2002 cumhurbaşkanlığı seçimlerinden bu yana korkulu rüyası olan aşırı sağcı Ulusal Cephe (FN) Partisi, hafta sonu Brignoles kantonunda düzenlenen kısmi yerel seçimlerde büyük zafer elde ederek ülkenin birinci partisi oldu. FN nin adayı Laurent Lopez, yüzde 54 oranında oy alarak ipi göğüslerken çifte galibiyete imza attı. Brignoles kantonunda geçen hafta yapılan ilk tur seçimlerde büyük hezimete uğrayan iktidardaki Sosyalist Parti, ikinci tura kalamayınca cumhuriyet paktı ilan ederek, seçmenlerine merkez sağdaki UMP nin adayı Catherine Delzers i desteklemeleri çağrısında bulundu. Lopez oyların yüzde 54 ünü, Delzers Önümüzdeki Mart ayında yapılacak belediye seçimleri için de, merkez sağ siyasetçilerin iktidardaki Sosyalist Parti (PS) ye karşı şimdiden FN ile anlaşma yoluna gidecekleri ve bir çok yerde oy pay edecekleri ve birbirlerine karşı aday çıkarmayacakları iddialar arasında. Fransa nın güneyindeki Var départmanına (il) bağlı Brignoles kantonunda Pazar günü yapılan ikinci tur seçimlerde FN adayının kazanması aşırı sağ tehlikesini yine ülke gündemine oturttu. Seçimlere katılımın yüzde 45 ler civarında olmasına ve FN nin tepki oylarıyla kazanmasına rağmen genel bir endişe hakim. Zira, geçtiğimiz günlerde yayınlanan bir seçim anketine göre, FN önümüzdeki yıl yapılacak Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinde yüzde 24 ile ülke genelinde birinci parti olacak. Brignoles kanton seçimi sonrasında özellikle sol partilerden tepkiler yükselmeye devam ediyor ve anamuhalafet Halk Hareketi Birliği (UMP-merkez sağ) li politikacıların FN ile olan dirsek temasını sert bir dille eleştiriyorlar. AP seçimleri dışında tüm seçimlerin iki turlu yapıldığı Fransa da, eski cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy nin partisi UMP, bir çok yerde FN seçmeninin desteğini alarak seçimleri kazanabiliyor. Bu örtülü ittifak nedeniyle UMP li bazı politikacıların FN adayları ile seçim bölgelerini pay etme çabasında oldukları da iddia ediliyor. Bu politikanın önümüzdeki Mart ayında yapılacak belediye seçimlerinde de kendini göstermesi bekleniyor ve bu yolla iktidardaki PS ye darbe vurulması planlanıyor. Sol siyasetçilerin sık sık dile getirdiği iddiaya göre, UMP nin şimdiden bir çok şehirde FN ile seçimlerin ikinci turu için anlaşma yolları arıyor. Konu ile ilgili dün bir açıklama yapan Sosyalist Parti (PS) nin Var departmanı yöneticileri Elsa Di Méo ve Cedric Omet, ırkçı lider Marine Le Pen i ve FN i coşturan seçim sonuçlarının sonuçlarından UMP yi sorumlu tuttular. Sol partilerin aşırı sağa karşı mücadelede yalnız bırakıldıklarının altını çizen Di Méo ve Omet, UMP milletvekili Josette Pons un eşcinsel evlilik yasası yüzünden bir çok göçmenin Fransa ya geleceğine ilişkin söylemlerini hatırlattılar. PS yöneticileri, merkez sağın benzeri popülist söylemlerle FN ye kredi kazandırdığının altını çizerken, medyanın da bunu destekler nitelikte yayınlar yaptığına dikkat çektiler. FN nin yükselmesine karşı toplumsal tepki oluşturulmasını isteyen Yeni Antikapitalist Parti (NPA) nın eski genel sekreteri Olivier Besancenot, aşırı sağa yönelik yapılan analizleri eleştirdi. Europe 1 radyosuna konuşan Besancenot, medyada iddia edildiğinin aksine FN nin yükselişinin toplumsal bir başkaldırının ve isyanın sonucu olmadığını söyledi. Besancenot, toplumda gelişecek bir isyanın genelleşmesinin bilinenin aksine FN nin önüne set çekeceği görüşünde. Aşırı sağın toplumun temel sorunları ile alakalı eylemlerde yer almadığını hatırlatan Besancenot, Büyük çaplı işten çıkarmalara karşı yapılan bir tek eylemde bile FN yi göremedik dedi. İktidardaki Sosyalist Parti yi de eleştiren Olivier Besancenot, hükümetin sorunlarla ilgili analizler yapmadan önce kendi kapısının önüne bakmasını isteyerek, ekonomi ve istihdam politikalarına göndermede bulundu. Fransa da aşırı sağ parti FN bir çok Avrupa ülkesindeki kardeş partilerinin de yaptığı gibi iktidardaki merkez sağ ve sol partilerin politikaları, göçmenler ve kriminal suçlar gibi temalar üzerinden oy toplamaya çalışıyor. Katılımın düşük olduğu belediye, bölge konseyleri, il genel meclisleri ve AP seçimlerinde dönem dönem aldığı oylarla sansasyonel çıkışlar yapan FN nin liderliğini kurulduğu 1972 yılından 2011 başlarına kadar Jean-Marie Le Pen yapıyordu. Le Pen, sağ ve sol merkez partiler PS ve UMP li politikacıların dönem dönem karıştığı rüşvet, vergi kaçırma gibi skandallar ile kötü ekonomi politikalarını oya devşirmeyi başaran bir politikacıydı. Ülkede giderek artan göçmen nüfusu, kriminal suçları ve sözde İslam tehlikesini de seçim propagandalarında kullanan Le Pen, bir çok yerel seçimde kısmi başarılar elde etmeyi başarmıştı. Le Pen ve partisi FN, iki turlu seçim sisteminden dolayı yerel ve genel seçimlerde düşük temsil elde etseler de, oy oranlarını yüksek tutarak, varlıklarını gösterdiler. Le Pen in Fransa tarihindeki en başarılı seçimi ise, 2002 yılında sağcı Jacques Chirac a karşı ikinci tura kaldığı cumhurbaşkanlığı seçimleri olmuştu. Bu seçimde üçüncü olan dönemin PS adayı ve başbakan Lionel Jospin siyaset hayatına bir daha dönmemek üzere istifa etmişti. Ancak, 2004 yılından itibaren UMP li Nicolas Sarkozy nin siyaset sahnesine çıkması ve Le Pen in aşırı sağ jargonuna yakın söylemler kullanması FN nin ulusal seçimlerde kısmen gerilemesine yol açtı. FN lideri, 2007 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yüzde 10 ise yüzde 46 sını aldı. FN, seçim ittifakını hezimete uğratırken lideri Marine Le Pen, Artık bir kitle partisiyiz dedi. Fransa İçişleri Bakanı Manuel Valls, kısa bir süre yaptığı açıklamada önce aşırı sağa olan halk desteğinin hızla arttığını ve bu yükselişin kendisini ürküttüğünü söylemişti. Valls, Ulusal Cephe, (Mayıs 2014 te yapılacak) Avrupa Parlamentosu seçimlerinden birinci parti çıkabilir. Bu yalnızca Fransa ya yönelik bir tehdit değil. Aşırı sağ ve popülistlerin Avrupa Parlamentosu içindeki ağırlıklarını artırma riskleri beni ürkütüyor demiş ve 2017 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde FN nin ikinci tura kalabileceği uyarısı yapmıştı. oy oranına gerileyerek seçmeninin önemli bir kısmını Sarkozy e kaptırmıştı. Jean-Marie Le Pen in ilerleyen yaşı nedeniyle parti liderliğini bıraktığı kızı Marine Le Pen ise, babasının popülist söylemlerini hem biraz daha incelterek ve Fransız halkını ürkütmeden, hem de medyayı daha iyi kullanarak sürdürdü yılı başında partinin başına geçen Marine Le Pen, Nicolas Sarkozy nin gözden düşmesi, ekonomik durgunluk, işsizlik ve politikacılar arasındaki rüşvet skandallarını babasından daha ustaca bir biçimde değerlendirdi. Tabii, tıpkı babası gibi Hepsi aynı, hepsi çürümüş sloganı ile merkez partileri hedefine oturtarak oy toplama yönteminden vazgeçmeden. Marine Le Pen, 2012 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aldığı yüzde 17,9 oy ile üçüncü olmayı başarırken, milletvekilliği seçimlerinde ise Henin-Beaumont seçim bölgesinde ise sadece 100 oy farkıyla PS adayına yenilmişti. Le Pen in partisi FN nin önümüzdeki yerel seçimlerde büyük şehirlerde kazanmasa dahi, nüfusu 10 binin üzerindeki 40 civarındaki kentin belediyesini alabileceği de Fransız medyasında sıkça dillendiriliyor. Parti, şu anda sadece nüfusu 10 bini geçen iki kentte belediye başkanlığını elinde bulunduruyor. Ancak, göstere göstere gelen bir gerçeklik var ki, o da Marine Le Pen in partisinin artık Fransa da daha sistemli bir biçimde yerleşmeye başladığı. Artık, merkez partilerden yeni bir Sarkozy çıkıp, popülist politikalar ile FN yi geriletmeyi denese de faydası olmayabilir. Sarkozy ile aynı yolda giden ve iç güvenlikteki katı politikaları ile öne çıkan sosyalist İçişleri Bakanı Manuel Valls da çare olamayabilir. Zira, Fransızlar artık gerçeği varken sahtesine pek rağbet etmeyecekler gibi görünüyor. Muhalifler alevi sivilleri katletti İnsan Hakları İzleme Örgütü nün (HRW) bugün yayınlanan raporuna göre muhalifler Suriye nin Lazkiye şehrinde 190 sivili öldürdü. Öldürülenlerden 67 si infaz edildi. 4 Ağustos taki katliam Alevilere yönelik planlı bir saldırıydı. HRW ya konuşan çok sayıda kaynak muhaliflerin Suriye ye Türkiye üzerinden giriş yaptığını öne sürdü. İnsan Hakları İzleme Örgütü ne göre, El Kaide bağlantılı grupların da aralarında bulunduğu muhalif güçler Alevi köylerinde katliam yaptı. Kadın ve çocukların çoğunlukta olduğu 190 sivil öldürüldü. İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) bugün yayınladığı raporunda Suriye nin Lazkiye vilayeti kırsalında 4 Ağustos 2013 tarihinde başlayan askeri saldırılarda silahlı muhalif grupların en az 190 sivili öldürdüğünü, 200 kişiyi de rehin aldığını belirtti. Hükümet yanlısı Alevi köylerine yapılan operasyonda kurbanların en az 67 si infaz edildi veya kanunsuz biçimde öldürüldü. HRW ya konuşan çok sayıda kaynağın ifadelerine göre, muhalif gruplarda yer alan yabancı savaşçıların çoğu Suriye ye Türkiye üzerinden giriyor. Silahlarını da Türkiye üzerinden kaçıran savaşçılar, para ve diğer ihtiyaçlarını da yine Türkiye den karşılıyor ve tıbbi tedaviye gereksinim duyduklarında da yine Türkiye ye çekiliyorlar. HRW nun tavsiyeleri arasında en önemlileri Türkiye ye yönelik olanlar. Örgüt Türkiye ye, sınır devriyelerinin arttırılmasını ve Suriye de sistematik insan hakları ihlallerine karıştığına dair güvenilir bilginin var olduğu gruplara mensup savaşçıların ve bu savaşçılara ulaştırılan silahların ülkeye giriş ve hareketlerinin kısıtlanmasını tavsiye ediyor. Ayrıca, evrensel yargı yetkisi ilkesi ve ulusal yasaları uyarınca Türkiye nin, Suriye de savaş suçu ve insanlığa karşı suç işlediğinden, bu suçların işlenmesine iştirak ettiğinden şüphelenilen veya komuta sorumluluğuna sahip kişileri soruşturma ve kovuşturma sorumluluğu da bulunuyor. KANLARINI HALA GÖREBİLİRSİN 105 sayfalık Kanlarını hala görebilirsin : Muhalif Güçlerin Lazkiye Kırsalında Gerçekleştirdiği İnfazlar, Rastgele Ateş Açmalar ve Rehin Almalar başlıklı raporda operasyonun ilk günü olan 4 Ağustos ta sivillerin öldürüldüğüne dair kanıtlar sunuluyor. Saldırıda rol alan Irak ve Şam İslam Devleti ile Muhacir ve Ensar Ordusu adlı iki muhalif grup büyük çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan rehineleri hâlâ elinde tutuyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü, el edilen bulgulara göre öldürmeler, rehin almalar ve diğer ihlallerin, savaş suçu ve insanlığa karşı işlenen suç oluşturacak nitelikler taşıdığını kaydetti. HRW Ortadoğu Direktör Vekili Joe Stork, Bu ihlaller bir takım kendini bilmez savaşçıların yaptığı münferit vakalar değildi diyerek, bu operasyonun Alevi köylerinde yaşayan sivil halka yönelik koordineli ve planlı bir saldırı olduğuna dikkat çekti. HRW, kurbanlara biraz olsun adalet sağlanması için BM Güvenlik Konseyi nin Suriye yi derhal Uluslararası Ceza Mahkemesi ne (UCM) sevk etmesi gerektiğini söyledi. Örgüt, Suriye hükümet güçlerinin işlediği savaş suçları ve insanlığa karşı işlenmiş suçları da belgeleyerek kamuoyuna duyurmuştu. 18 AĞUSTOS A KADAR HRW bu raporu hazırlarken bir saha araştırması yürüttü ve aralarında saldırılardan kurtulan köy sakinleri, acil müdahale ekibi ve hem hükümet hem muhalefetten savaşçı ve aktivistlerin bulunduğu otuz beşi aşkın kişiyle görüşmeler yaptı. HRW, muhalif grupların 18 Ağustos a kadar sürdürdükleri ve Müminlerin annesi Ayşe nin soyundan gelenlerin savaşı Baruda saldırısı veya sahili özgürleştirme operasyonu olarak adlandırdıkları operasyona en az 20 farklı silahlı muhalif grubun katıldığını ortaya çıkardı. Bu grupların tamamının veya çoğunun ihlallerin büyük çoğunluğunun gerçekleştirildiği anlaşılan 4 Ağustos günü köylerde bulunup bulunmadığı ise henüz bilinmiyor. Ancak operasyon için kaynak yaratan, örgütleyen ve operasyonun icracısı olan esas beş grubun, başlangıç tarihi olan 4 Ağustos tan itibaren saldırılarda hazır bulunduğu açıklıkla biliniyor. Bu gruplar Ahrar El Şam, Irak ve Şam İslam Devleti, El Nusra Cephesi, Muhacir ve Ensar Ordusu ve Sukur El İz. HRW yaptığı çok sayıda görüşmeye ve saha araştırmasına, ayrıca muhaliflerin açıklamalarının ve ilgili videoların incelenmesine dayanarak, bu beş grubun savaş suçu niteliği taşıyabilecek kimi olaylardan sorumlu olduğu sonucuna vardı. 67 KİŞİ HUKUKA AYKIRI ŞEKİLDE ÖLDÜRÜLDÜ Alan araştırması, tanık ifadeleri, video ve fotoğraflar ile hastane kayıtlarının incelenmesi sonucunda, HRW, teşhis edilen 190 sivil ölüden en az 67 sinin muhalif güçlerce hukuka aykırı olarak öldürüldüğünü tespit etti. Geriye kalan 123 sivilin tam olarak hangi koşullarda öldürüldüğünü ve hukuk dışı öldürme kurbanı olup olmadıklarını değerlendirebilmek için daha fazla araştırma yapılması gerekiyor. Çok sayıda sivilin öldürülmesi, kayıt altına alınan yaraların nitelikleri çoklu kurşun yarası ve delici alet yarası gibi ve ölenlerin 43 ünün kadın, çocuk ve yaşlı olması, muhalif güçlerin kurbanların çoğunu ya kasıtlı olarak ya da hedef gözetmeksizin açılan ateş sonucu öldürdüğüne işaret ediyor. Muhalif grupların operasyon sırasında gerçekleştirdiği ihlallerin kapsam ve şekli, bunların sistematik ve sivil halka yönelik planlı bir saldırının parçası olduğunu düşündürüyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü kanıtların, muhalif güçlerin 4 Ağustos günü ve sonrası gerçekleştirdiği öldürmeler, rehin almalar ve diğer ihlallerin insanlığa karşı işlenen suç kapsamına girdiğine dair kuvvetli işaretler olduğunu bildirdi. Ahrar El Şam, Irak ve Şam İslam Devleti, El Nusra Cephesi, Muhacir ve Ensar Ordusu ile Sukur el İz in operasyona liderlik eden yerel ve üst düzey komutanları, Lazkiye de vuku bulan öldürmeler, rehin almalar ve diğer ihlallerin cezaisorumluluğunu taşıyabilir. Gerek savaş suçları gerek insanlığa karşı işlenen suçlarda komuta sorumluluğu ilkesi, askeri komutanlar ve fiilen komutaları ve kontrolleri altındaki kuvvetlerce işlenen suçlardan cezai olarak sorumlu tutulabilecek diğer yetki sahipleri için geçerlidir. Bu ilke, komutanların astlarınca işlenen suçları bildiği veya bilmesi gerektiği, ama suçların işlenmesini önlemediği veya sorumluları yargılanmaları için teslim etmediği durumlarda da geçerlidir. Doğrudan ihlalleri gerçekleştiren veya emreden bu grupların yanı sıra ve diğer grupların savaşçıları da yaptıklarından cezai anlamda sorumlu tutulmalıdır. İnsan Hakları İzleme Örgütü, ilk kez giriş yaptıkları Suriye de yaşananlara ilişkin bir rapor yayınladı. 105 sayfalık rapor, Kanlarını hâlâ görebilirsin: Muhalif güçlerin Lazkiye kırsalında gerçekleştirdiği infazlar, rastgele ateş açmalar ve rehin almalar başlığı ile yayınlandı. HRW olay yerinde 35 kişinin tanıklığına başvurdu. Bunlar arasında 4 Ağustos günü Lazkiye bölgesindeki 10 köye yönelik silahlı grupların saldırılarında hayatta kalanların tanıklıkları da yer alıyor. HRW ye göre 4 Ağustos ta 57 si kadın ve 18 si çocuk olmak üzere en az 190 sivil silahlı gruplar tarafından öldürüldü. HRW bunlardan 20 sinin ismine de yer verdi. HRW, öldürülenlerin en az 67 sinin silahsız oldukları halde ya da kaçmaya çalışırken, infaz edildiğini belirtti. Raporda, öldürülenlerin savaşçı değil, sivil olduğunu gösteren belgelerin elde edildiği kaydedildi.

11 20 Basel-Landschaft Basel-Landschaft 21 Sosyal entegrasyon (Fırsat eşitliğini desteklemek nasıl yapılır?) Herkesin eşit fırsatlara sahip olduğu bir toplumun vizyonunu gerçekleştirmek büyük bir görevdir. Ancak uygulamada baz alınabilecek çeşitli önlemler, çözümler ve çözüm yaklaşımları mevcuttur. Tüm halk kesimleri ve çeşitli toplumsal alanlar için fırsat eşitliğini sağlamak için tpolumun tüm seviyedeki tüm kesimlerine görev düşüyor. ERKEN ÇOCUKLUK ÇAĞINDAN İTİBAREN DESTEK ÖNLEMLERİ Sosyal açıdan mahrum insanların güçlendirilmesi ve eğitilmesi için zaten çeşitli kamusal ve özel destek imkanları mevcuttur. Son yıllarda destek çalışmalarının erken çocukluktan itibaren başlatılması gerektiği ve yaş ilerledikçe de önem kazandığı anlayışı hakim. HEKS-projelerinde de sosyal açıdan mağdur insanlar kendi kaynaklarının ve kabiliyetlerinin geliştirilmesi konusunda destekleniyorlar. Adım adım projesinde örneğin ebeveynler çocuklarına ilk yaşam yıllarında iyi bir gelişim ve böylece okula iyi bir başlangıç sağlamaları konusunda destek görüyorlar. HEKS-Vizite programlarında uzun süreli işsizlere özel uyarlanmış çalışma planları ile günlerini yapılandırma imkanı sağlanıyor. HEKS AltuM projesinde yaşlı göçmenlere, yaşlılıkla ilgili konularda bilgilerini pekiştirme ve hakları olan sosyal yardımları talep etme imkanı veriliyor. Kişisel yetkinliklerinin güçlendirilmesi, perpektiflerinin gösterilmesi ve uygun eğitim ve iş yerlerinin iletilmesi proje katılımcılarının bağımsızlıklarını ve iyi hissetmelerini kalıcı olarak arttırabilir. Toplamda HEKS in tecrübeleri, mağdurların kendilerinin gösterdiği isteklilikle kötü bir okul başarısına, diplomaların noksanlığına, sosyal yardım muhtaçlığına veya işsizliğe karşı bir adım atılabileceğini göstermektedir. Ancak aynı zamanda şunu gözlemliyoruz: Bunlar tek başına yeterli değildir. Toplum sosyal açıdan mağdur insanlara fırsatlar yaratmazsa, onların kişisel kaynaklarının ve yeterliliklerinin güçlendirilmesi de ancak bir yere kadar başarı sağlayabilir. Hem kamusal makamlar ve kuruluşlar hem de özel sektör bu yüzden, yapısal bariyerleri kaldırmak ve fırsat eşitliğine giden yolu düzleştirmek için paylarına düşeni yapmalılar. TOPLUMSAL YAPILAR: ÇEŞİTLİLİK İÇİN HAZIR MI? Eşitsiz davranışlar tüm yaşam alanlarında meydana gelir: makamlara erişim konusunda, okulda, iş veya ev ararken, özel hayatta. Dorudan veya dolaylı olarak yapılan bir ayrımcılığın arkasında çoğunlukla kötü bir niyet olmayabilir, bilgisizlik, kötü uyarlanmış yapılandırma veya önyargılar da olabilir. Yaşlı insanlar yalnız ve hastadır, Gençler şiddete meyillidir, İşsizler tembeldir veya Yabancılar eğitimsizdir gibi genelleştirilmiş söylemler kişileri ve grupları tarafsız bir şekilde tarif etmeyip onları peşinen olumsuz olarak değerlendiriyorlar. Toplumsal tartışmalar ve medya çoğunlukla bu görüşleri ve tutumları daha da güçlerndiriyorlar. Ayrımcılık halkın büyük bir kısmı tarafından paylaşılıyorsa, kamusal personelin davranışlarını etkileyip bu şekilde yapısal ve kurumsal bir şekil alabilir. Özellikle eğitim ve iş alanlarında yapısal ayrımcılıklar sorun teşkil ediyor. PISA araştırmaları örneğin benzer başarılarda sosyo-ekonomik açıdan mağdur ailelerden gelen öğrencilerin iyi bir liseye gitme oranlarının daha düşük olduğunu göstermiştir. Ve İsviçre de yapılan iki yeni kapsamlı araştırmanın ve 2012 yılında yayınlanan AKEP Türkiye den gelen aileler için okul, entegrasyon ve ebeveyn eğitme programı AKEP in merkezinde entegrasyonlu dil ve kültür eğitimi yer alıyor. Çocuklar ve gençlerin ana dili olan Türkçe geliştiriliyor. Düzenli aralıklarla düzenlenen ebeveyn eğitim etkinliklerinde anne ve babalar çocuklarının eğitimi konusunda destek görüyorlar. Özellikle yaşları küçük olan çocuklarını da (beş yaşına kadar) gelişimlerinde bilinçli bir şekilde desteklemek konusunda teşvik ediliyorlar. AKEP öğretmenleri derste Sağlıklı yemek ve Bedensel faaliyet ve oyun konularını işliyorlar ve bu konularda bir aile günü etkinliği de düzenliyorlar bu etkinlikte ebeveynler için bir bilgilendirme faaliyeti (Edith De Battista), çocuklar için çalıştaylar ve her iki konuda da öğrenciler için sunumlarla. Bern Eyalet Kantonundan gelen 5. sınıf öğrencileri ve ebeveynler günü için AKEP proje fonlarından destek alıyor. OECD-araştırmasının sonuçları da, iş piyasısının da ayrımcılık konusunda bir odak noktası olduğunu teyit ediyor. Kamusal ve özel kuruluşlar bu yüzden hizmetlerini ve sunduklarını, toplumumuzun çeşitliliği için uygun olacak ve gitgide heterojen olan halkın çeşitli veya ilave ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde uyarlamalı. Fırsat eşitliğini sağlayabilmek için okullarda ve iş piyasasında zaten birçok önlem alınıyor. Ancak çeştili alanlarda yine de harekete geçilmesi gerekiyor: Örneğin idareleri, işverenleri ve kuruluşları, ayrıca ayrımcılık mağdurlarını desteklemek amacıyla fırsat eşitliği ve ayrımcılığı önlemek konusunda daha fazla düşük eşikli bilgi kaynaklarına profesyonel danışmanlığa ihtiyaç var. Ayrıca hem kamusal hem özel sektörde çeşitliliği kabul ettirme çalışmalarının güçlendirilmesi tavsiye ediliyor. AYRIMCILIĞA KARŞI HUKUKİ ÖNLEMLER Ayrımcılık sorununun daha net görülebilmesi için yapılan hassaslaştırma çalışmalarının yanısıra ayrımcılığa karşı hukuki önlemlerin de iyileştirilmesi gerekir. Ayrımcılık mağduru insanlar bu duruma karşı kanuni yola başvurabilmeliler. Burada acilen harekete geçilmesi gerekir. Eşit muamele ve ayrımcılığa karşı önlem alma fikri hukuki temel düşünce olarak Federal Anayasada mevcut ve İsviçre ayrımcılığa karşı mücadelede çeşitli uluslararası anlaşma imzalamıştır. Ancak İsviçre hukuk düzeninde ayrımcılık konusunda birçok açıklık mevcut ve tesir gücü çok fazla değil. Bu yüzden mağdurlar - neredeyse tüm diğer Avrupa ülkelerinin, ABD ve Kanada nın aksine - geçerli yasalara ve onların uygulanmalarına güvenemiyorlar. Sosyal açıdan mağdur insanların ayrımcılığa korumasız olarak maruz kalmamaları için hukuka daha iyi erişim ve geçerli hukukun daha iyi uygulanmasına ihtiyaç var. Kadınlar ve engelliler özel yasalarla geniş kapsamlı olarak korunurken, bu güvenlik başka gruplar için mevcut değildir. Bu yüzden, ayrımcılık karakteristikleri konusunda mevcut hiyerarşiyi yıkmak için uzun vadede kapsamlı bir anti ayrımcılık yasasının çıkarılması gerekir. Basel Merkez ve Basel Eyalet Kantonları Başarılı bir entegrasyon ve fırsat eşitliği için okuldaki başarı merkezi bir rol oynar. Yabancı kökenli çocukların, ana yurtlarının dilini ve kültürünü geliştirip güçlendirdikleri zaman ikinci dil olarak Almanca öğrenmeleri ve genel olarak okul konusunda daha başarılı oldukları kanıtlanmıştır. Bu bilgilerin ışığında, HEKS nin Anadili ve Kültür-Eğitim Programı, kısacası AKEP, okul, entegrasyon ve ebeveyn eğitim programı Basel civarında Türkiye den gelen ailelere desteğini sunuyor. Odakta bütünleyici dil ve kiltür eğitimi var. Çocuklar ve gençler ana dilleri olan Türkçe konusunda destek görüyorlar. Ana dilleri ve kültürleri ile bilinçli bir yüzleşme çocukların ve gençlerin kişisel gelişimini ve kişiliklerini destekler ve böylece entegrasyonlarına yardımcı olur. Ebeveynler de bu programa aktif olarak dahil ediliyorlar, zira okuldaki başarı için çocukların ilgili ve bilgili ebeveynler tarafından desteklenmeleri önemli bir unsurdur. FIRSAT EŞİTLİĞİ KARLI BİR İŞ İş piyasasında fırsat eşitliği demek, insanın sosyal kökeni, cinsiyeti, uyruğ ve yaşının bir iş bulma ve mesleki gelişim ve yükseliş konularını etkilememesi demektir, aksine değerlendirilmesi gereken sadece insanın kabiliyetleri, bilgileri veya yetenekleri olmalı. HEKS şuna inanıyor: İş piyasasında mevcut fırsat eşitsizliği dengelenip tüm insanların potansiyelleri kullanılıp desteklenirse, karlı bir yatırım yapılmış olur - sadece mağdur insanlar için değil, bu insanlara fırsat açan şirketler için de. Tüm insanlar hayatlarını kendi sorumlulukları dahilinde şekillendirmek için aynı fırsatlara sahip olmalı. Kimse cinsiyetinden, uyruğundan, yaşından veya sosyal ve kültürel kökeninden veya dininden dolayı iş ve ev piyasasında veya resmi makamlarla iletişimde mağdur olmamalı. KİMLER MAĞDUR? İnsanın kendi sorumluluğunda onurlu bir yaşam sürmek için iş sahibi olmak temel bir koşuldur. İsviçre diğer Avrupa ülkelerine kıyasla iyi bir pozisyona sahip: Ekonomi büyüyor ve işsizlik sayıları çok düşük bir seviyede. Ancak İsviçre iş piyasasında belirli gruplara mensup kişiler dezavantajlı durumdalar. Örneğin HEKS proje çalışmalarında göçmenlik kökeni olan gençlerin İsviçre li gençlere nazaran meselk eğitim yeri bulmakta daha çok zorlandıklarını, yaşlı insanların iş hayatına tekrar girişlerinin çok zor olduğunu ve göçmenlik kökenli kalifiye insanların yurt dışında aldıkları diplomaları burada kabul ettirmekte zorlandıklarını gözetlenmiştir. SOSYAL AÇIDAN MAĞDUR GENÇLER Topluma başarılı bir entegrasyonun yön gösterici faktörleri mesleki eğitim ve çalışma hayatına giriş yapmaktır. Ancak eğitim noksanlığı veya sosyal zorlukları olan gençler için iş hayatına giriş yapmak oldukça zor görünüyor. SOSYAL AÇIDAN MAĞDUR GENÇLER Adina Buzdic İSMİNDE (-IC) OLAN BİRİ DE İYİ ÇALIŞABİLİR Adina Buzdic 18 yaşında, uyanık ve sempatik bir genç kız. Adina nın anne ve babası Bosna yı savaştan dolayı terk etmişlerdi. Adina Almanya da doğup İsviçre de büyüdü. Okul hayatının sonuna doğru perakende mağazalarında iş aramaya başladı - başarılı olamadı. 10. sınıftan sonra hala bir meslek eğitim yeri bulamayıp birçok cesaret kırıcı ret cevabından sonra çok moralsiz olduğunda «KICK»-motivasyon sömestresine katılmaya karar verdi. Adina, meslek eğitim yeri arayışın hakkında bize daha fazla detay verebilirmisin? Çeşitli yerleri denedim, önce kuaför olmak istemiştim, ama sonra perakende satışta karar kıldım. Sadece ret cevapları gelince başka meslek gruplarına da başvura göndermeye başladım. Herhalde 60 tan fazla başvuru gönderdim, ama bir türlü başarılı olamadım. 10. sınıfın sonunda gücüm tamamen tükenmişti. Çok stresli bir yıl olmuştu ve ben hala meslek eğitim yeri bulamamıştım. Bu kadar ret cevabını nasıl açıklıyorsun? Ben de bunun cevabını bilmiyprum. Karnelerim iyidi, ben de çekingen biri değilim. Sanırım insanlar beni yazılı başvurum üzerinden yanlış değerlendirdiler. Belki de soyadım buna sebep oldu. Çoğu başvuru yorumsuz iade ediliyor. Çok moral bozucuydu. Ondan sonra HEKS KICK e kayıt oldun. Orada öğrendiğin en önemli şey neydi? «KICK» te insan kendisini çok iyi tanımayı öğreniyor. Hayatında ilk defa kendine yoğun bir şekilde odaklaşıyorsun, geleceğe hazırlanıyorsun. Kendim hakkında o kadar çok şey öğrendim ki, inanamazsınız. «KICK» bana sonra Lyssach taki IKEA da 3 aylık bir staj ayarladı. Bu fikir benim aklıma gelmezdi, ben ayakkabı veya elbise satmak istiyordum. Fakat staj sırasında fark ettim ki: Hey, bu tam da istediğim şey. Bir butikte durmak herhalde zaten ban göre olmazdı. Stajdan sonra IKEA da çok nadir olan meslek eğitim yerlerinden biri verildi. Evet, normal başvuru sürecinden geçtim ben de. Zordu, ama ben iyi hazırlanmıştım. Perakende satış uzmanı olarak üç yıllık meslek eğitim imkanı verildi ve ben çok mutlu oldum. Bu işi sevdin yani? Ben bu işi artık dünyada hiçbirşeye değişmem. Burada insanı takdir ediyorlar, sorumluluk veriyorlar. Başka işletmelerde perakende stajı yapmıştım, orada resmen temizlikçe muamelesi görüyorsun. Burada ilk günden itibaren diğerlerinin de yaptıklarını yapmama izin verildi: Müşterilerle ilgileniyorum, siparişler alıyorum, kısa bir süre sonra kasada da çalışmama izin verilecek. Ve bana, uzun zamandır benim gibi birini aradıklarını söylediler. Sana zamanında başvurularına ret cevabı gönderen işverenlere söyleyebileceğin bir şey olsa, ne söylemek isterdin? Bu kadar yüzeysel olmayın demek isterdim. Önyargılı olmayın. İnsanlara, kendilerini tanıtma fırsatını verin. Bir isim bir anlam teşkil etmiyor. İsminde «-ic» olan biri de iyi çalışabilir, aynen Berger veya Müller isminide birinin kötü bir çalışan olabileceği gibi.

12 22 Basel-Landschaft Basel-Landschaft yaşından büyük olup işsiz olanların iş piyasasında işler zor. Yaşlı insanlar gençlerden daha sık işsiz kalmasalar bile, ancak bir kere işsiz kaldılar mı tekrar iş bulmaları çok daha zor. Zamanı geçmiş diplomalar, sağlık sorunları, ve de hak ettikleri daha yüksek maaşlar, daha uzun tatiller ve olası daha uzun hastalık sürelerinden dolayı daha yüksek maliyetlere sebep olacakları korkusu iş piyasasına tekrar giriş yapmalarını zorlaştırıyor. Yüksek kalifiye göçmenler İsviçre de iş ararken özel sorunlarla boğuşuyorlar. Üniversiteyi İsviçre de bitirmiş olsalar bile. YAŞLI İŞSİZLER KENDİNİ KENARA ATILMIŞ GİBİ HİSSEDİYORSUN Hans Gurtner boyacı olarak meslek eğitimi aldıktan sonra Amriswil ve çevresinde çalışıyordu. Daha sonra iş değiştirip 18 yıl Coop Amriswil de depo yöneticisi olarak çalıştı. Ancak Coop eleman azalttığında o zaman 55 yaşındaki Gurtner işsiz kaldı. Üç buçuk yıldan beri Gurtner tekrar iş bulabilemk için elinden gelen herşeyi yapıyor, ancak nafile. Bay Gurtner, eleman azaltıldığında neden işine son verilenlerin arasında olduğunuzu düşünüyorsunuz? Coop te personel maliyetini azaltma çalışmaları başlamıştı, depo çalışanlarından biri gitmek zorundaydı. Bende de 50 yaşından sonra sağlık sorunları başlamıştı: Önce dizimden ameliyat oldum ve daha sonra da kalçamdan. Artık %100 çalışamıyordum, yani eskisi gibi verimli olamıyordum. İşinize son verildikten sonra tekrar iş bulmaya çalıştınız. Evet, her yerde iş aradım, hem depocu olarak, hem de boyacı olarak. O zamandan beri 400 ü aşkın iş başvurusu gönderdim. Ret cevaplarında hangi gerekçeler var? Tabii ki kimse Siz çok yaşlısınız diye yazmaz. Genelde başvurumun çok nitelikli olduğunu, ancak maalesef beni son elemede değerlendiremeyecekleri yazıyor. Çoğu başvuru zaten yorumsuz olarak dönüyor, bazılarını hiç iade etmiyorlar. Motivasyonu yüksek tutmak zor olmalı Evet, bir süre sonra moral bozucu olmaya başlıyor. kendini bir kenara atılmış gibi hissediyorsun. Bazen kötü günlerim oluyor. Artık üçbuçuk yıldır böyle. Fakat önemli olan insanın KALİFİYE GÖÇMENLER BİR İsviçre vatandaşı ile evlendiğinde Léa Ferreira Grandchamp İsviçre ye geldi. Kendi vatanında bir ilkokulda pedagojik koordinatör olarak çalışan ve üniversitede didaktik dersleri vermiş olan brezilyalı kadın, kariyerini burada devam ettirmeyi düşünüyordu. Ancak kısa zamanda pedagoji diplomasının, kültürlerarası eğitim masterinin ve meslek tecrübesinin İsviçre de pek sayılmadığını öğrenmekl zorunda kaldı. Bayan Ferreira, İsviçre deki ilk zamanınızda neler yaşadınız? Ben buraya geldim ve burada kariyerimi ilerletebileceğimi düşünüyordum. Ancak bunun çok zor olacağı ortaya çıktı. Altı ay sonra burada Brezilya dakine eşdeğer bir işte çalışamayacağımı kabul etmek zorunda kaldım. Bir anlamda otuz yaşında meslek hayatıma yeniden başlamak zorunda kaldım. Herşeyimi kaybettim hissine kapıldım. Diplomalarınızı onaylattırabildiniz mi? Onayı almak için çeşitli sınavlardan geçmem gerekiyordu. Avrupa Birliğine üye olmayan devletlerin vatandaşları için bu süreç bir yıldan fazla sürüyor. Ayrıca Brezilya dan gerekli belgeleri almak zor olduğundan da bu iş daha da uzadı. İsviçre ye geldikten sonra ne olarak çalıştınız? Ev ödevlerine destek personeli olarak çalıştım. Sonra bir entegrasyon sınıfında geçici birkaç ders verebildim. Bunun bana yararı, İsviçre okul sistemini daha yakından tanıma fırsatı oldu. kendisini bırakmaması, kendisini meşgul tutup insanların arasına karışmasıdır. Bunun için «TG job» çok iyi bir fırsat: burada senin görevlerin oluyor, takdir onay görüyorsun ve bir sorunun olduğunda insanlardan yardım alabiliyorsun. Siz artık birbuçuk yıldır «TG job» tasınız. Tam olarak ne olarak çalışıyorsunuz burada? Aslında her işi yapıyorum, atölyede çalışıyorum, bisiklet tamiri yapıyorum, nerede yardım gerekiyorsa oraya koşuyorum. Bazen bana verilen ufak tefek boya işlerini de yapabiliyorum. Hala en sevdiği iş o zaten. Siz artık epey bir süreden sosyal yardımla geçiniyorsunuz. Nasıl idare ediyorsunuz? Bütçemi ayarlamak zorundayım. Artık sadece haftada bir iki defa dışarıda birşeyler içmeye çıkıyorum, hafta sonları çoğunlukla evde kalıyorum. İndirimleri takip edip ucuzluk olduğunda biraz fazla alıp buzlukta donduruyorum...insan gerektiğinde yaratıcı olabiliyor. Size zamanında başvurularınıza ret cevabı gönderen işverenlere söyleyebileceğiniz bir şey olsa, ne söylemek isterdiniz? Yaşlılara da fırsat verin. Gençlere nazaran bizim iş tecrübemiz çok daha fazla. Ve ben örneğin ancak 65 yaşında emekli olacağım - o zamana kadar tam altı yıl daha çalışabilirim. Gençler çoğunlukla çok fazla taşınıp yer değiştiriyorlar. Ama tabii ki biz yaşlılar ve sosyal desteklerimiz pahalı oluyor, ve sonunda maalesef kararı etkileyen de genelde para oluyor. HER ŞEYİMİ KAYBETTİM HİSSİNE KAPILMIŞTIM Sonra da MEM sayesinde şu anda çalıştığım tam gün işine bulabildim. MEM den nasıl haberiniz oldu? Bir otobüste ilanlarını gördüm, ilanda bu projeden bahsediliyordu ve ben de hemen kayıt oldum. Sonra şansım yaver gitti ve çok duyarlı bir danışmana denk geldim, kendisi de tecrübeli bir öğretmen. Danışmanınız size ne şekilde yardımcı olabildi? Beraber özgeçmişim üzerinde çalıştık ve burada geçerli olan terimler seçtik. Bu iş burada Brezilya dakinden çok farklıymış. Orada başvuru yazısı o kadar önemli değil, başvuranları şahsen görmek istiyorlar. Danışmanım bana ayrıca öğretmenler için iş ilanlarını nerede bulabileceğimi gösterdi. Sonra iş görüşmesine davet edildiğimde benimle bu görüşme için çalıştı ve bni hazırladı. Bu şekilde bir entegrasyon sınıfında öğretmen olarak çalıştığım şimdiki işimi bulabildim. Beşinci ila dokuzuncu sınıflara giden yabancı uyruklu çocuklara Fransızca dersi veriyorum. Yeni işinizden memnun musunuz? Evet, bu iş hayatımı değiştirdi. Daha önce İsviçre yi sevmemiştim. İnsanların bu içe kapanıklıklarını anlamıyordum. Bu işte çalıştığımdan beri daha iyi anlamaya başladım. Ben de nihayet bir topluluğun bir üyesi oldum. Çalıştığım kurumda 150 den fazla öğretmen var. Orada çok iyi kabul edildim. Düşük eğitim doğrudan iş piyasasındaki iş bulma olasılığını etkiliyor: Düşük eğitimliler - yaş, cinsiyet ve kökenden bağımsız olarak - mesleki veya akademik bir diplomaya sahip olanlara nazaran işsiz kalmak konusunda çok daha büyük bir risk taşıyorlar. Basit iş yerleri ararken bile şekilsel kalifikasyonları daha yüksek olan kişilere yenik düşüyorlar. Bassirahmad Rezahi 27 yaşında ve beş yıl önce ailesi ile birlikte İran dan İsviçre ye kaçmıştı. Hiç bir zaman iyi bir okul eğitimi alma imkanı olmadı. Yine de ailesi için burada bir gelecek yaratmayı istiyor. İlk bir adım ise Amriswil deki Copro Comestible Produktions AG şirketinde başladığı sürekli iş onun için. DÜŞÜK EĞİTİMLİ YETİŞKİNLER Bassirahmad Rezahi eşi Fereschte (27) ve kızları Neda (7 yaşında) ve Negar (3 yaşında) Thurgau Kantonunda yaşıyor. Kendisi Afganistan da doğdu. Yedi yaşındayken anne babası kendisi ve kız kardeşi ile savaştan dolayı İran a kaçmıştı. Orada hayat çok zordu, çünkü Afganların İran da hiçbir hakları bulunmuyor. Bassirahmad Rezahi İran da kaçak olarak büyümüş ve ancak üç yıl okula gidebilmiş, çünkü Afgan çocuklarına orada iyi bir okul eğitimi verilmiyor. Bu arada babasından dededen beri aile mesleği olan terziliği öğrenmiş. Bassirahmad Rezahi evlenip ilk kızı doğduğunda iş bulamadı. Arada bir günlük yardımcı işçi olarak iş bulduğunda ise çoğu zaman işverenin talebi üzerine arama yapan polisten saklanmak zorunda kaldı. «Akşam canlı olarak eve dönebileceğimden emin olamıyordum.» diyor. Ama işi olmadan da ailesini geçindiremiyordu. Bu yüzden ülkeyi terk etmeye karar verdi. Beş yıl önce kendisi ve ailesi dört aylık bir seyahat serüveninden sonra İsviçre ye giriş yaptılar ve tamamen bitik bir durumda iltica talebinde bulundular. İran dan Türkiye üzerinden geçen seyahatları boyunca aile diğer mültecilerle birlikte uzun mesafeleri yürüyerek kat etmişler. BANA BİR FIRSAT VERİLDİ İsviçre de şu anda geçici olarak kabul edilmiş ilticacılar olarak yaşıyorlar. Aile başlangıçta bir iltica merkezinde yaşıyordu, o arada Bassirahmad Rezahi çoğu zaman ormanda gönüllü olarak çalışıyordu. Sonra Amriswil de HEKS TG Job un çalışma entegrasyon programına kaydolup terzi atölyesinde bazı işleri üstlenebildi. HEKS TG Job ona Amriswil de Copro Comestible Produktions AG şirketindeki ilk işini bulmasında da yardımcı oldu. Şirket taze, donmuş ve füme balık işleme, ambalajı ve nakliyesi konusunda uzmanlaşmış. Bassirahmad Rezahi hırslıdır. Alfabemizi bilmemesine ve Almanca konuşmamasına rağmen kısa zaman içerisinde okuma yazmayı öğrenip yazılı ehliyet sınavını geçti ve pratik imtihandan da geçti. Bu yüzden artık Copro şirketinde sadece üretimde değil, şoför olarak da çalışıyor ve müşterilere teslimat yapıyor. Yüzde yüz çalışıyor ve akşamları ayrıca daha iyi Almanca öğrenmek için kursa gidiyor. Copro deki işi Bassirahmad Rezahi için önemli bir adım teşkil ediyor: «Bana kendime ve aileme bakmak için bir fırsat verildi.» Ayrıca şimdiden kendisine yeni bir hedef edinmiş: Otobüs şoförü olmak için sınava girip gelecekte otobüs şoförü olarak çalışmak istiyor. MEL Ebeveyn çalışmalarında ve yetişkin eğitiminde göçmenler İnsanlar dil ve kültür bariyerleri olmadan anlaşmak istiyorlarsa kültürlerarası çevirmenlik ve aracılık hizmetleri gerekiyor. Çünkü göçmenler ve uzmanlar arasında kolayca yanlış anlaşılmalar meydana gelebiliyor. Örneğin bir doktor hastasını tercümanların desteği sayesinde daha iyi anlayabiliyor ve bu şekilde güvenilir tanılar koyabiliyor. Kültürlerarası aracılar kültür çemberlerindeki ebeveynler için güncel toplumsal sorunlar konusunda çalıştaylar organize edip belirli göçmen gruplarına ulaşmak isteyen uzmanlık kurumları ile birlikte çalışıyorlar. HEKS-Projesi «MEL» İsviçre INTERPRET dayanışma grubu tarafından onaylanmış, kültürlerarası çevirmenlik eğitimi sunuyor, ayrıca İsviçre Meslek eğitimi birliği SVEB tarafından onaylanmış kültürlerarası danışmanlık eğitimi. İletişim: HEKS Her iki Basel için yerel merkez MEL Sylvia Gobeli Pfeffingerstr. 41, Postfach 4002 Basel Tel.: E-Posta: Websitesi:

13 24 Basel-Landschaft Basel-Landschaft 25 Küçük çocuklar için ekran tabanlı medyalar gerekli mi? Çocuklar gelişimleri için duygusal güvenliğe, sıcak ilgiye ve güvendikleri bir kişiyle diyaloğa ihtiyaç duyarlar. Bebek ve küçük çocukların ekran tabanlı medyaları ile artan temasları, ebeveynler için büyük bir zorluk teşkil etmekte ve daha duyarlı bir yaklaşım gerektirmektedir. Bebekler ve küçük çocuklar ekran tabanlı medyalara tepki verir Bu arada küçük çocuklar ailenin medya kullanımından çok şey öğrenmektedir, çünkü ekran tabanlı medyalar ailenin günlük yaşantısının bir parçasıdır. Minikler çoğu zamanlarda bu cihazlara kendilerinden daha fazla ilgi gösterildiğini görmektedir. Bu nedenle medyaların sorumlu bir şekilde kullanılmasına dikkat edin: Sürekli cep telefonunuzla meşgul olmayın. Çocuğunuz yanınızdayken internette gezinmeyin. Çocuğunuzla birlikte dışarı çıktığınızda medya kullanımına ara verin. Çocuklarınızı ekran tabanlı medyalar ile meşgul etmeyin, onları bunlarla sakinleştirmeyin. Çocukların ihtiyacı olanlar Bölünmemiş dikkat ve göz teması. Güvenilir ilişkiler. Huzur ve dinlenme. Kendi duyusal deneyimleri. Tam hareket özgürlüğü ve temiz hava. Oyun oynamak, tüm duyularla öğrenmektir ve genel gelişimi teşvik eder Evde oyun oynamak için uygun çok sayıda heyecan verici şeyler vardır. Örneğin küçük çocuk: Bir plastik şişeyi mandallarla doldurabilir. Eski bir tava ve kaşıklarla oynayabilir. Eski bir giysinin cırt bandı ile meşgul olabilir. Farklı büyüklüklerdeki kartonları üst üste veya iç içe istifleyebilir veya doldurup boşaltabilir. vb. Dışarıda da tüm duyulara (işitme, görme, koku, tat ve dokunma) hitap eden ve onları güçlendiren ilgi çekici şeyler vardır, örneğin: Farklı büyüklükteki taşları üst üste istiflemeye çalışmak. Eski ağaç ve kabuk parçalarını ve kuru yaprakları koklamak. Ağacından yeni düşmüş kestanenin pürüzsüz yüzeyini hissetmek. Kum (veya kil) kazmak. Bir toprak solucanını izlemek ve ona dokunmak. vb. OKUMA ÖNERİSİ jugendundmedien.ch dijital medyanın fırsatları ve riskleri hakkındaki bilgileri toplamıştır. Ebeveynler, öğretim ve bakım personelleri Ulusal Gençlik ve Medya Programı internet platformunda yakınlarındaki danışma olanakları hakkında bilgi alabilirler. Bu bilgiler Zürih Belediyesi Bağımlılık Önleme Birimi, bünyesinde çeşitli meslek uzmanları barındıran Zürih Bebek Konuları Ofisi işbirliği ve İsviçre Anne Danışmanları Derneği çalışmaları ile birlikte hazırlanmıştır. ANAOKULUNDAN ÖNCEKİ SENE ALMANCA ÖĞRENİMİ Anne babalar icin zorunluluga dair bilgi Sevgili veliler, Dort yaşındaki bir çocuk anaokuluna (Kindergarten) başladığında, Almanca iletişim kurabiliecek seviyede olmalıdır. Eğer çocuk evde Almanca öğrenme imkanına sahip değilse, haftada iki öğleden sonra bir yuva (Tagesheim) veya günlük bakıcı aileyi (Tagesfamilie) ziyaret etmeleri mecburidir. Bunlara ek olarak yetişkinlere yonelik olmakla beraber, cocuklarında bakım eşliğinde, Almanca öğrenebileceği dil ve entegrasyon kursları mevcuttur. Bir cocugun yeterince Almanca konusup konusamadıgı nasıl anlasılır? Anne babalar kendileri Almanca bilmiyor olsalar bile, cocuklarınının Almanca seviyesini bir anket aracılığı ile anaokulu başlamdan 18 ay oncesinden tam olarak olçebilirler. Anket on ayrı dilde mevcuttur ve butun anne babalara 2013 şubat ayında posta yoluyla gonderilecektir. Anketin doldurulup geri gonderilmesi zorunludur mart ayında, cocukları 16 Haziran 2009 ile 30. Haziran 2010 arası doğmuş olan bütün anne babalar icin bilgilendirme amaclı organizasyonlar düzenlenecektir. Burada anne babalar tercümanlar ve universiteden gelecek olan uzman kişiler aracılığı ile bu anketleri doldurabilirler. Bütün anne babalar 2013 Nisan ayında sonuclar ve surecin devamı hakkında yazılı olarak bilgilendirileceklerdir. Anne babalar ne kadar odemek zorundalar? Anaokulundan once Almanca oğrenmekle zorunlu tutulan cocukların, haft ada iki yarım günlük oyun grubu ziyaretleri ücretsizdir. Yuva, bakıcı aile veya dil- ve entegrasyon kurslarının masrafl arı hakkında biligilere aracılık yapan kurumlardan Von Gemeinde zu Gemeinde Deutsch in Spielgruppen Spielgruppen werden in nahezu allen Gemeinden des Kantons angeboten. Sie bieten Kleinkindern im Vorschulalter die Möglichkeit, persönliche Netzwerke zu bilden, sich die Einschulung zu erleichtern und Eltern die Möglichkeit sich zu entlasten. Diese Spielgruppen sind meist multikulturell und vielsprachig zusammengesetzt. Dies stellt die jeweiligen Spielgruppenleiterinnen vor grosse Herausforderungen. Aus diesem Grund bietet der Ausländerdienst Baselland die Möglichkeit an, ausgebildete Sprachpädagoginnen in regelmässigen Abständen in die Spielgruppen vor Ort zu schicken, um Kinder mit Sprachproblemen und Migrationshintergrund kompetent und für die Spielgruppenleiterinnen entlastend sprachlich zu fördern. Einbezogen werden jeweils Spielgruppen mit einem Anteil an Migrationskindern von min. 40%. Die Förderung selbst findet getrennt von der Spielgruppe statt, entweder in einem eigenen Raum oder an einem ruhigen Ort, so dass sich die Sprachpädagogin in Kleingruppen intensiv mit den Kindern beschäftigen kann, während die restliche Gruppe ungestört bleibt. Diese Sitzungen finden in der Regel einmal pro Woche statt und erstrecken sich jeweils über die Hälfte der Dauer der Spielgruppenveranstaltungen. So können Kinder mit Migrationshintergrund, die in der Kleingruppe sprachlich gefördert werden, ihre neu erlernten sprachlichen Fähigkeiten im Anschluss in der Grossgruppe im Miteinander mit anderen Kindern umsetzen und festigen. Ziel dieser Sitzungen ist es, den Kindern auf mehreren Ebenen sprachliche Kompetenzen zu vermitteln. So sollen nicht nur grammatikalische Fähigkeiten und der Umfang des Wortschatzes erweitert werden, sondern auch das Interesse an Sprache, Lauten und non-verbalen Ausdrucksformen gefördert werden. Zusätzlich zu der Arbeit mit den Kindern selbst bilden die Zusammenarbeit mit den Spielgruppenleiterinnen sowie die Elternarbeit Teil des Projektes. Die Zusammenarbeit mit den Spielgruppenleiterinnen findet in Form eines regelmässigen Austauschs statt. Die Spielgruppenleiterinnen werden einerseits für Anforderungen und Bedeutung der Sprachförderung sensibilisiert und geeignete methodische Hilfsmittel werden vermittelt. Zudem sprechen sich Spielgruppenleiterin und Sprachpädagogin gemeinsam über ihre Unterrichtsplanung ab. Darüber hinaus stehen den Spielgruppenleiterinnen Weiterbildungsmöglichkeiten im Bereich der Sprachförderung zur Verfügung. Die Eltern der Kinder werden ebenfalls aktiv mit einbezogen. Ihnen steht die Möglichkeit offen, sich aktiv an einzelnen Lerneinheiten zu beteiligen. Ausserdem werden sie regelmässig schriftlich in Form von Elternbriefen über Themen der Sprachförderung informiert und erhalten ebenfalls zweimal jährlich die Möglichkeit eines Elterngesprächs mit der jeweiligen Sprachpädagogin. ulaşabilirsiniz. Oyun gruplarını, yuvaları, bakıcı aileler veya dil ve entegrasyon kurslarını anne babalar, kendileri secerler. Arzu etmeleri halinde anne babalar bu surecte aracı kurumlardan yardım alabilirler.

14 26 Basel-Landschaft EDEBİYAT 27 İsviçre de evlenmek ve evlilik Nazım Hikmet in bilinmeyen YASAL DURUM Evlilik ancak 18 yasından itibaren mümkündür: Taraflar ancak 18 yasını bitirdikten sonra evlenebilirler. Her kadın ve erkek esini kendi seçer, kimse evlilige zorlanamaz: Evlilik her iki tarafın özgür iradesine dayanır. Taraflardan birinin evliligi reddetme olanagı olmadıgı zaman, zoraki evlilıkten söz edilir. Her alanda kadın ve erkege esit haklar: Kadın her konuda, aynı erkek gibi esit söz hakkına sahiptir, kadının fikirleri erkegin fikirleri ile aynı agırlıktadır. Her kadın ve erkek bosanma hakkına sahiptir: Evlilik bosanma ile sonlandırılabilir. Eger taraflar karsılıklı olarak bosanmak isterlerse, birlikte mahkemeye basvurabilirler. Fakat taraflardan sadece biri bosanmak isterse, kendisi de mahkemeye bosanma basvurusunda bulunabilir. Diger kültürlerde kısmen baska haklar ve evlenme ve evlilik konusunda farklı uygulamalar vardır. Bunlara ragmen Isviçre de yukarıda bahsedilen kurallar geçerlidir. Bu nedenle ebeveynler çocukları için sadece en iyi olanı isteseler de, evlilik ve gelecekteki evlilige karar verme konularındaki farklı kültürel yaklasımlar karsı karsıya gelmektedirler. Zor bir durum içinde bulunmakta olup, çocugunuzun gelecegi konusunda kaygılanmakta mısınız? İsviçre deki evlenme ve evlilik konularına iliskin bilgiler ve önemli iletisim adreslerine göz atın: Her iki kültürüde tanıyan danısma yerleri: ilk basvuru ile yapılır Baselland Yabancı Hizmetleri (Ausländerdienst Baselland ald) Tel: GGG Yabancı Danısmanlıgı (GGG Ausländerberatung Basel- Stadt) Tel: Iki Uluslu Çiftler ve Aileler için Danısma Yeri (Beratungsstelle für binationale Paare und Familien), Tel: Aile danısma yeri: Kanton Basel-Stadt: Aile, Çift ve Egitim Danısmanlıgı (Familien-, Paar- und Erziehungsberatung), Tel: Kanton Basel-Land: ilgili adresleri web sitesinde bulabilirsiniz, veya Ausländerdienst Baselland ald ye basvurabilirsiniz Acil durumlarda: Polis acil, Tel: 117 BS ve BL Magduriyet Yardım Yeri (Opferhilfe beider Basel), Tel: Heirat und Ehe in der Schweiz vermittelndes Gespräch wenden Sie sich Die Rechtslage in der Schweiz Die Heirat ist erst ab 18 Jahren möglich: Erst, wenn beide Partner das achtzehnte Lebensjahr zurückgelegt haben, können sie die Ehe schliessen. Jede und jeder kann seinen Partner/seine Partnerin frei wählen, niemand kann zur Ehe gezwungen werden: Die Ehe beruht auf dem freien Willen beider Partner. Man spricht von Zwangsheirat, sobald einer der beiden Ehepartner keine Möglichkeit sieht, die Ehe abzulehnen. Gleiche Rechte für Frau und Mann in allen Bereichen: Die Frau hat in allen Angelegenheiten das gleiche Mitspracherecht wie der Mann, ihre Meinung hat das gleiche Gewicht wie diejenige des Mannes. Jede Frau und jeder Mann hat das Recht, sich scheiden zu lassen: Die Ehe kann durch Scheidung aufgelöst werden. Wollen sich beide Ehegatten scheiden lassen, können sie die Scheidung gemeinsam beim Gericht verlangen. Will sich nur eine der beiden Personen scheiden lassen, kann sie beim Gericht auf Scheidung klagen. In anderen Kulturen gelten zum Teil andere Rechte und es wird anders mit dem Thema Heirat und Ehe umgegangen, trotzdem herrschen in der Schweiz die oben genannten Regeln. Daher stossen oftmals unterschiedliche kulturelle Vorstellungen im Hinblick auf die Ehe und die bevorstehende Eheschliessung aufeinander, auch wenn die Eltern immer nur das Beste für ihre Kinder wollen. İstemedigin halde evlendirilmekten korkuyor musun? Zoraki evlilik nedir? Gelin veya damadın evlilige itiraz etme sansı olmadıgı durumlarda zoraki evlilikten sözedilir. Bu durumda belirleyici olankisinin kendi hisleridir. Zoraki evlilik insan haklarına aykırıdır! Evlilik sadece çiftlerin istegi ve özgür iradesi ile mümkündür. (1948 Insan Hakları Kanunu Genel Bildirgesi nin 16.maddesi 2. fıkrası) Zoraki evlilik kanunen yasaktır! İsviçre de herkes esini seçme hakkına sahiptir. Insanları evlilige zorlamak insan hakları kanununa aykırıdır ve ceza hukuku çerçevesinde cezai islem uygulanabilir! ÇIKIS YOLLARI VAR! Içinde bulundugun durumu tanıyan, senin nedenlerini anlayan ve sana yardım edebilecek insanlar hep vardır! Çesitli danısma kuruluslarının bu gibi zor durumlara iliskin tecrübeleri vardır. Bu kuruluslar, sana hayatını nasıl kendi eline alabilecegin ve kendi iradenle gelecegine dair atacagın ilk adımların neler olabilecegi konusunda yardımcı olabilirler. Kisisel kararlarını kendin verme hakkına sahipsin. Dileklerini gerçeklestirebilmek için yardım al. Danısmanlık hizmetleri Befinden Sie sich in einer schwierigen Situation und machen sich Gedanken über die Zukunft Ihres Kindes? Auf den folgenden Seiten finden Sie Informationen zum Thema Heirat und Ehe in der Schweiz sowie wichtige Kontaktadressen: Beratungsstellen, die mit beiden Kulturen vertraut sind: - erste Kontaktaufnahme per Ausländerdienst Baselland ald, Tel : GGG Ausländerberatung (Basel Stadt), Tel: Beratungsstelle für binationale Paare und Familien, Tel: Familienberatungsstellen: Kanton Basel-Stadt: Familien- Paar- und Erziehungsberatung, Tel: Kanton Basel-Land: Sie finden die zuständigen Adressen auf der Website oder wenden Sie sich an den Ausländerdienst Baselland ald In Notfällen: Polizeinotruf, Tel: 117 Opferhilfe beider Basel, Tel: Telefon veya mail ile basvurulabilir. «zwangsheirat.ch» nın kültürlerarası danısmanlık ekibi sır saklama yükümlülügü tasır. Danısmanlık ücretsiz olup hafta sonu ve büro saatleri dısında da ulasılabilinir. Basel Bölgesi Magduriyet Yardımı Danısma Bürosu (Opferhilfe beider Basel), Tel Bayanlar için limit Baylar için männer plus 18 yasına kadar bay ve bayanlar için triangel Basel Bölgesi Magduriyet Yardımı Danısma Bürosu tarafından verilen danısma hizmeti ücretsiz olup ve arzu edilirse gizli tutulur. Tecrübeli çalısanları sır saklamakla da yükümlüdürler. Danısmanlık hizmetleri 18 yas altı bay ve bayanlar için acil durumlarda bilgi, danısmanlık ve yardım Basel-Land Bölgesi Çocuk ve Gençlik Koruma Bölümü, (Fachstelle Kindes- und Jugendschutz Basel-Landschaft), Tel Basel-Stadt Çocuk ve Gençlik Koruma Bölümü, (Abteilung Kindes- und Jugendschutz Basel-Stadt), Tel Baselland Yabancı Hizmetleri ald (Ausländerdienst Baselland ald), Tel Ön bilgi almak için gizlilik çerçevesinde danısmanlık hizmetine basvurabilirsiniz. GGG Yabancılar Danısmanlıgı (GGG Ausländerberatung) Tel Her iki kültürüde tanıyan yetkin danısmanlarla görüsebilirsiniz. iki şiiri yayınlandı Nazım İSTANBUL- Hakan Aksay ın T24 sitesi için kaleme aldığı yazısında Nazım Hikmet in biri unutulmuş biri de Fransız komünist Henri Martin için yazılmış ve bilinmeyen iki şiirine yer verdi. Unutulmuş şiirin öyküsü Hakan Aksay ın yazısında yer alan bilgilere göre, Melih Güneş, Nâzım Hikmet in yılları arasını kapsayan şiirlerinden seçerek oluşturduğu, 1961 yılında Rusça yayımlanmış kitabını incelerken Türkçe son baskılarda göremediği Bir Cezaevinde, Tecritteki Adamın Mektupları bölümündeki bir şiirinin, Ekber Babayev in hazırladığı Sofya baskılarında olduğunu fark ediyor. Şairin kendi seçtiği şiirlerinden oluşan Rusça kitapta, Senin Adını Kol Saatımın Kayışına Tırnağımla Kazıdım ile Bugün Pazar şiirlerinin arasında yer verdiği 1938 tarihli şiir, Aydın Aydemir in yazdığı 1970 yılında basılan Nâzım kitabında da bulunuyor. Şiir Nâzım Hikmet in sağlığında basılan, iki ciltlik İtalyanca çevirilerin Poesie cildinde ve SSCB de Rusça basılan Şiirler ve Uzun Şiirler kitabında da yer alıyor. Türkiye de önce 1946 yılında, Orhan Burian ın Kurtuluştan Sonrakiler adlı kitabında ve kitabın yeni baskısında da görülüyor. Daha sonra şairin toplu eserlerinde kendine yer bulamayan bu şiir, uzun yıllar sonra şimdi hayat buluyor: Sana fevkalâde mühim bir fikir söyliyeyim: Yerine göre değişiyor insanın huyu. Ben burada dehşetli seviyorum Kapımın sürgüsünü açıp duvarlarımı yıkan uykuyu. Sanki bir dost elinin itişiyle -hani o beylik benzetişiylegirer gibi rahat ılık bir suya bırakıyorum kendimi uykuya. Rüyalarım mükemmel: Hep dışardayım. Kâinat güneşli, kâinat güzel. Rüyalarımda daha bir kerre bile hapis olmadım, bir kerre bile dağdan? yuvarlanmadım uçuruma. Uyanışların korkunç oluyor ama diyeceksin. Hayır, karıcığım, rüyanın payını rüyaya verecek kadar cesaretim var. KAYIP ŞİİRİ Aksay kayıp şiiri ise şöyle aktarıyor: Gelelim Henri Martin in Sesi ne. Şiir kayıp. Yani Türkçesi yok. Lev Oşanin in çevirisiyle Rusçası 21 Ağustos 1951 yılında bir Sovyet gazetesinde (Literaturnaya Gazeta, yani Edebiyat Gazetesi) yayımlanmış. Melih, Vera Tulyakova Hikmet Arşivi ndeki 60 yıllık gazete küpürleri arasında rastlamış şiire. Nâzım ın Dünya Gençler ve Öğrenciler Festivali ne katılmak üzere Berlin e yaptığı ziyarette, Fransa ve destekçilerinin, Vietnam ve destekçilerine karşı savaş açtığı Birinci Hindiçini Savaşı kahramanlarından, o yıllarda tutuklu bulunan ve Picasso, Sartre gibi isimlerin de destek verdiği Henri Martin için yazdığı bir şiir bu. Melih Güneş in anlamsal çevirisi ile sunuyoruz: HENRİ MARTİN İN SESİ Sen buradasın Henri Martin Türkülerle ve bayraklarla karşıladık seni Arkamızda bütün Berlin Türkülerimiz gençliğin türküsüydü yaşamın türküsü barışın türküsü alnına çizgi, saçına ak düşmemişlerin türküsü. Güvercinler havalandı bayraklarımızın gösterdiği yoldan gökyüzüne. Sen önümüzdeydin, yakışıklı ve yürekli, Deniz gibiydin, deniz misali güneşin ışıltısında Bizse kıyıydık, dağlardık, fırtınalı ve güçlü bir rüzgâr gibi haykıran sesinle gürleyen bir ormandık. Konuştun bizimle. Biliriz sesini biz senin. Yüzünü bildiğimiz gibi en yakın dostumuzun, biliriz sesini Henri Martin. Sesin dedi ki bize: Fırsat vermeyin kardeşlerimizi öldürmelerine, Çekip çıkarın onları hapisane duvarlarından Biliriz sesini biz senin kardeşim, O ses... O ses öyle bir şeydi ki... ölüm hakimlerinin yüzüne inen bir tokat gibiydi. Ve hükümden sonra sevdalın senin bir tüy gibi narin, Hikmet in biri unutulmuş biri de Fransız komünist Henri Martin için yazılmış ve bilinmeyen iki şiiri ilk kez yayınlandı. başladı ağlamaya. Senin erkekçe sesin okşadı onu şefkatli bir sitemle süngülerin arasından, demirden çember örmüş olan süngülerin... Dedi ki sesin senin: Tut gözyaşlarını asker karısı gösterme düşmana Biliriz sesini biz senin Henri Martin. Biz ki doğruya kulak verenlerdeniz biz ki hakkımız var sevdalanmaya, çocuklar doğurmaya, yaşlanmaya, huzurlu bir ihtiyarlığa, yanıbaşımızda oynayan torunlarla... Biz ki, ne öldürmek ne öldürülmek isteriz Biliriz sesini biz senin Henri Martin, avcumuzun içi gibi. Sen buradaydın Henri Martin, burada, Berlin de, herkesin gözü önünde. Ağustos un beşinde bu bin dokuz yüz elli bir yılının. Biz siyahı, sarısı, beyazı, yüz dört ülkeden delikanlı ve kız, dinmeyen alkışlarla karşıladık seni türküler ve yükselen bayraklarla, sana çiçekler sunduk. Ve iki kat daha fazla sevdik biz Fransa yı anaların nice bahadırlar doğurduğu senin gibi...

15 28 DÜNYA DÜNYA 29 İran Meclisi, dünyayı ayağa kaldıracak o yasayı onayladı İran Meclisi nde kabul edilen yasa tasarısı ile artık erkekler, evlat edindikleri kız çocuklarıyla 13 yaşında bile evlenebilecekler. Çocuk haklarını korumak için hazırlanan yasada, erkeğin, evlat edindiği kız çocuğuyla evlenmesinin önü açılıyor. Tasarı, yargıcın, çocuğun yararına olacağını kabul etmesi durumunda erkeğin, evlat edindiği kız çocuğuyla evlenmesinin önünü açıyor. Tasarının yasalaşması için Muhafızlar Konseyi nin onayından geçmesi gerekiyor. İran da kız çocukları 13 yaşında evlendirilebiliyor. Cumhuriyet te yer alan habere göre, erkek çocuklar için evlilik yaşı da yaşları arasında değişen 42 bin çocuk evlendirildi. Tahran da 10 yaşın altında evlendirilen çocuk sayısı en az 75. İran İçin Adalet grubundan insan hakları avukatı Şadi Sadr, Guardian a yaptığı açıklamada, ılımlı Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani New York ta basını etkilerken Muhafızlar Konseyi nin tasarıyı kabul etmesinden endişe duyduğunu söyledi. Sadr, Tasarının pedofiliyi meşrulaştırdığını vurguladı. Bunların haline bakın! Dünya ne işle uğraşıyor, islam ülkeleri ne işle uğraşıyor. Bunlar daha uşkur derdinde. 8 yaşında ki Bebeklerle kalabileçek kadar sadisleşmiş kafalar herhalde başka ne düşünebilir ki. Yemen in güneyinde bulunan Hardth şehrinde sekiz yaşında bir kız çocuğu 40 yaşından daha büyük bir adamla evlendirildiği gece vajinasındaki ve iç organlarındaki yaralanmalar nedeniyle hayatını kaybetti. Siye başka bir örnekö ilahiyatcı bilim adami Çünkü kadının bedeni bir süstür. Dolayısıyla değerlidir ve korunması gerekir dedi. Suriyeyi kurtarmaya gönderenlerin kurtarıcı ordusunda incilere bakın; Selefi şeyh Nasır el Ömer, Şia karşıtı yayınlar yapan Visal kanalında yaptığı açıklamada şunları söyledi: Silahlı mücahitler, namahrem mücahit (!) kadınlar bulamıyorlarsa, o zaman kendi mahremleri (anneleri, kız kardeşleri, kızları, teyzeleri, halaları ) ile evlilik akdi kıysınlar... Tekfirci Selefi Şeyh Nasır el Ömer, konuşmasını şöyle sürdürdü: Yorgunluk bilmeyen mücahitlerin küfür karşıtı ve Suriye - İran zulüm rejimlerine karşı savaştıkları için kendilerine teşekkür ediyorum. Selefi Şeyhi Nasır el Ömer daha önce de yayınladığı fetvasında Şia ve Alevi kızlarının esir alınarak cihatçı gruplar arasında adil bir şekilde paylaşılması fetvasını vermişti. Rojava dan kaçarak Türkiye ye gelen Suriyelilerin bir kısmı Bağcılar da adeta yaşam savaşı veriyor. Savaştan kaçanların tanıklıkları kan donduracak cinsten; Muhalifler geliyor, elini karının başına koyup 3 defa Allahu Ekber dedikten sonra, Senin karın artık benimdir diyor; bir saat sonra da gelip, Tamam yine senindir deyip karını veriyorlar. Hatta bazen hiç geri getirmedikleri de oluyor. El Kaide mensupları Til Ebyad da saatlik nikah kıyıyorlar. Bir kadını alıp götürmüşler. Sabaha kadar 8 kişi o kadınla ilişkiye girmiş. Her saat nikah kıyıyorlar. bbcturkce den Rengin Arslan ın röportajı Rejimin tasviyesi ile birlikte her şey gerçekten mübah oldu. El Kaide mensupları Til Ebyad da saatlik nikah kıyıyorlar. Bir kadını alıp götürmüşler. Sabaha kadar 8 kişi o kadınla ilişkiye girmiş. Her saat nikah kıyıyorlar. Bunu da İslam adı altında yapıyorlar. Bu saatlik nikahlarda da birbirlerini tebrik ediyorlar. Hocalar da fetva veriyor. Savaşta bunlar helaldir diye. Bu kadın bu olaydan sonra intihar etti. Tunus İçişleri Bakanı Lütfü bin Ceddo, Tunuslu genç kızların 20, 30 veya 100 cihatçı militan arasında seks cihadı için takas edildiğini ve çoğunlukla ülkelerine hamile olarak geri döndüklerini söyledi. Ceddo, bu konu hakkında sessiz kaldıkları için de kendilerini suçladı. Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) verilerine göre 2011 ila 2020 yılları arasında dünya çapında 140 milyondan fazla kız çocuğu 18 yaşından önce evlendirilecek. Bu rakamın 50 milyonu ise 15 yaşından önce evlendirilerek çocuk gelin olacak. Yemen de ise kız çocuklarının üçte biri 15 yaşına gelmeden evlendiriliyor. Bu Felsefe ve yaşam bicimini benimseyenlerin Kadıne ve özgülünde Annelerine, kız Çocuklarına ve bacılarına verdikleri değeri gösteriyor. Onlara göre Kadın sadece ergeğin duygularını tatmin eden bir aractır. Yaşıda fark etmez. İnsanlık henüz günümüz dünyasında bu mahluklarla birlikte yaşadığı için utanıyor. Kızına veya kız kardeşine bunları layık görenlere ve bunlara ve bu inanca saygı duyanlara lanet olsun demekten başka yapılacak bir şey yok. Dünya bu pisliği temizleyemeden, kadınında erkekle aynı eşit haklara sahip olduğunu kabul etmeden, bu cehalet belasının tehlıkesini hep ensesinde hissedecektir. Büğün tüm dünyada Milyonlarca bebek imam nikahi ile bir işkence cekiyor. Her yıl da binlercesi iç kanama ve benzeri nedenlerle ölüyor. Ama sorun değil kücük kız Çocularının ölmesi birileri mutlu oluyorya!!!. Ve bu vahşetı onaylayanalar ve yaşayanlara da lanet olsun. İnsanlık neden bu insanlık dışı ayıba dur diyemiyor acaba...???? Suriyede her gün yüzlerce kadın ve kücük kız Çocukalarının ırzına geçenleri kim desteklıyor sizce..? Cevabı beli değil mi? Onlar nasıl Suriyeye gönderildi, kim Silah verdi kim Para verdi acaba? Bunların kurtaracağı Suriye nasıl bir Suriye olacak acaba? Sorularının cevabı acık değil mi? Vay insanlık vay, ne hallerdesin, insanlık onur ve haysiyetini ne kadar ayaklar altına aldın... Bu insalıktan nasibini almamışları destekleyenlerde nasıl bir insanlık ve vicdan var acaba? Besleyebileceğin kadar Mal felsefesinin sonu budur. Ne kadar paran varsa o kadar kadın, diyen mantıkta başkada Bir şey beklenmez. Bu sapıklığın sonucudurki bebek yaşında kız Çocuklarıyla evlilikler meşru görülebiliniyor. Her yıl tam 175 bin kişi kanserden ölüyor Sağlık Bakanlığı, Türkiye de kanser hastalığına ağlı ölüm vakalarının 10 yılda yaklaşık yüzde 80 oranında arttığını açıkladı. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu nun soru önergesini yanıtlayan Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, TÜİK verilerine göre; 2002 yılında kansere bağlı ölüm %12 iken, bu oran 2012 yılında %21 e ulaşmıştır dedi. Dünya Sağlık Örgütü tahminlerine göre 2015 yılından itibaren dünya genelinde en önemli ve birinci sırada ölüm sebebi kanser olacağını da hatırlatan Bakan Müezzinoğlu, Ülkemizde de, kanser sıklığı ve kansere bağlı ölümler dünyadaki artışa paralel ve benzer oranlarda artış göstermektedir. Dünya Sağlık Örgütü ne göre kanserde görülen bu artışın üç temel sebebi yaşlı nüfusta meydana gelen artış, tütün kullanımı ve obezite salgınıdır. Ülkemizde; bunların yanı sıra, kanser kayıtçılığında yapılan iyileştirmelerle daha önce bilinmeyen vakaların kayda alınması da kanser istatistiklerindeki artışın bir diğer sebebidir ifadesini kullandı. Türkiye nin 2011 yılında Dünya Sağlık Örgütü ne (DSÖ) bağlı Uluslararası Kanser Ajansı na üye olarak, gelecekte dünya ülkelerinin ekonomileri üzerinde önemli bir yük olacak kanser hastalığına karşı önlem almak gerektiğinin farkına varan 22 ülke arasına katıldığını da vurgalayan Sağlık Bakanı, kanserlerle mücadele çerçevesinde veri toplama çalışmalarını ise şöyle anlattı: Ülkemizde kanser kayıtçılığı çalışmaları 1983 yılında pasif sistemle (Hekimlerin bildirildiği vakalardan ibaret) başlamıştır. Ancak takip eden yıllar içerisinde Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından, aktif sistemle, seçilmiş bölgelerden kanser kayıtlarının tutulması önerilmiştir. Aktif kanser kayıtçılığı ile daha kaliteli, doğru ve özellikli veriler toplanmaktadır. Ülkemizde açılmış olan 15 aktif kanser kayıt merkezimizle birlikte nüfusumuzun %50 den fazlasını kayıt altına almış durumdayız. Tüm dünyada aktif kanser kayıtçılığı yapılan nüfus oranının %8 olduğu düşünülürse; ülkemiz %50 gibi bir oranla bu konuda dünya lideri olmaya aday bir ülkedir. Aktif kanser kayıt çalışmalarımız Kanser Kayıt ve İnsidans Projesi kapsamında 1992 yılında İzmir ilinde başlatılmıştır. İzmir 2012 yılında kanser kayıtçılığında 20. yılını kutlayan, bilgi birikimi bakımından uluslararası alanda sayılı merkezlerden bir tanesidir. Bu sebeple de Dünya Sağlık Örgütü ne (DSÖ) bağlı Uluslararası Kanser Ajansı tarafından bilgi ve deneyim paylaşımının sağlanması için eğitim merkezi olarak belirlenmiştir. Bakan Müezzinoğlu, Türkiye de her yıl yaklaşık olarak 175 bin kişiye kanser teşhisi konulduğunu da bildirdi. Türkiye nin kanser haritasının sürekli güncellendiğini de vurgulayan Müezzinoğlu, Bölgeler arasında kanser sıklığı açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark söz konusu değildir dedi. Türkiye deki ruhsatlı kanser ilaçlarının çoğunluğunun Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından geri ödeme kapsamına alındığını belirten Sağlık Bakanı, geri ödeme kapsamında olmayan bir kısmı ise hâlen ilgili komisyonlar (Ödeme Komisyonu ve Tıbbi Ekonomik Değerlendirme Komisyonu) tarafından değerlendirilmektedir. Bu ilaçlardan, ülkemizde henüz ruhsat almamış olanlar ile ülkemizde ruhsatlı olup, çeşitli sebeplerle piyasada bulunamayan veya geri ödeme listesine alınmamış olan ilaçlar ise Türk Eczacılar Birliği aracılığıyla hasta bazlı olarak yurtdışından temin edilmektedir. Bu şekilde temin edilen ilaçlar da geri ödeme kapsamına alınmakta ve hasta mağduriyeti önlenerek hastaların ilaca erişimi sağlanmaktadır dedi. Müezzinoğlu, kanser iacı kullanımına ilişkin verileri de şu ifadelerle açıkladı; 2012 yılında eczane satışlarına göre kanser tedavisinde kullanılan ilaçların kutu bazında tüketimi adet, tutar olarak ise ,TL dir yılında eczane satışlarına göre kanser tedavisinde kullanılan ilaçların kutu bazında %77,62 si ithal, %22,38 i yerli; tutar olarak ise %93,99 u ithal, %6,01 i yerlidir. Kızını canlı canlı yaktı! Kan donduran olay Yemen de gerçekleşti. Yemen de 15 yaşındaki bir kız nişanlısıyla evlenmeden önce görüştüğü için canlı canlı yakıldı. İşin belki de en acı tarafı ise baş zanlının genç kızın babası olması. Şaba köyünde gerçekleşen kan donduran olay hakkında polis soruşturma başlattı ve 35 yaşındaki babayı gözaltına aldı. Birleşmiş Milletler in baskılarına rağmen Yemen de, eşlerin, kızların ve kız kardeşlerin namus sebebiyle öldürülmeleri sıkça görülebilen bir olay. Kan parasıyla kurtuldu Suudi Arabistan da bir vaiz kızına tecavüz etti, öldürdü ve kan parasıyla kurtuldu. Suudi Arabistan da Fayhan al Ghamdi isimli vaiz beş yaşındaki kızına tecavüz ettiği ardından da işkenceyle öldürdüğü için sekiz yıl hapis ve 800 kırbaç cezasına çarptırıldı. Anca Ghamdi kan parası olarak dolar ödeyerek bu cezalardan kurtuldu. Ghamdi nin eski eşi kan parası olarak 2.7 milyon dolar istiyordu. Ghamdi nin ikinci eşi ise suça ortak olduğu gerekçesiyle 10 ay hapis ve 150 kırbaç cezasına mahkum oldu. Talihsiz kız 2011 yılında çatlamış bir kafatası, kolları ve kaburgalarında kırıklar ile vücudunda yanıklarla hastaneye kaldırılmış bundan bir kaç ay sonra da hayatını kaybetmişti. Vaiz kızını kablo ve çomaklarla dövdüğünü itiraf etmişti. Aynı zamanda televizyon programlarının müdavimlerinden olan Ghamdi nin kızına tecavüz etme sebebi ise gerçekten çok ilginç: Bekâretinden şüphe etmesi

16 30 AVRUPA AVRUPA 31 Yüzmilyonlarca yoksul ve bir avuç milyarder Yüz milyonlarca insanın açlık sınırı altında yaşadığı Afrika kıtasında milyarlarca dolarlık servetleri ile listelere giren işadamları dikkat çekiyor. Ventures dergisinin yayınladığı yeni zenginler klasmanına göre, açlıkla boğuşulan bir çok ülkede milyarder işadamları bulunuyor. Ventures tarafından yayınlanan 2012 verilerine göre en az 500 milyon kişinin açlık sınırında ve ya altında yaşadığı Afrika da 55 milyarder işadamı var. Bu işadamlarının önemli bir kısmı petrol kaynakları ile bilinen Nijerya ile halen beyazların ekonomik hakimiyetinin sürdüğü Güney Afrika Cumhuriyeti vatandaşları. Nijeryalı 20 işadamının serveti milyar doları aşarken, Güney Afrika da 9, Mısır da 8, Angola, Cezayir, Swaziland, Tanzanya ve Zimbabwe de birer milyarder bulunuyor. Ventures dergisi, daha Forbes tarafından açıklanan ve Afrika da 40 milyarder işadamı olduğu tezinin yanlış olduğu ve bir çok işadamının devletler ve iktidarlarla olan çıkar çelişkilerinden dolayı servetlerini gizli tuttuğu görüşünde. Genel olarak Afrika kıtasındaki milyarder işadamlarının sayısı gelişmiş herhangi bir ülkedekinden az olsa da, bir çok ülkenin genel ekonomik durumu göz önüne alındığında dikkat çekici bir hal alıyor. Sadece Sahara Altı ülkelerinde geliri 1,5 doların altında olan 400 milyonu aşkın kişinin yaşadığı tahmin ediliyor. Ventures e göre 20 işadamının dolar milyarderi olduğu Nijerya da satın alma gücü baz alındığında kişi başına milli gelir yıllık 2,500 dolar civarında. 170 milyonluk nüfusunun üçte ikisine yakınının günlük 1 doların altında gelir grubuna girdiği Nijerya önemli petrol yatakları ile biliniyor. Ancak, ülkenin en zenginlerinin hem gıda hem de petrol sanayisinde olduğu ve petrol kaynaklarında yaşanan kaçak miktarının yıllık 10 milyar doları bulduğu göz önüne alınırsa, Nijerya nın zenginlerinin nasıl milyarder olduğu da anlaşılıyor. Kıtanın diğer ülkelerine oranla güçlü bir ekonomiye sahip olan Güney Afrika da ise beyazların ekonomik alandaki hakimiyeti zenginler arasında da kendini gösteriyor. Ventures in Güney Afrika da sıraladığı ilk 5 milyarder de beyaz işadamlarından oluşuyor. Ülkede zenginlerin sayısı arttıkça da yoksulluk da artıyor. Ventures, bu işadamlarından Nicky Oppenheimer in 6,5 milyar dolarlık servetini daha önceleri işlettiği elmas madenlerine borçlu olduğu bilgisini veriyor. Elmas madenleri halen Afrika daki milyonlarca insanın kölelik dönemleri şartlarında çalıştırıldığı alanlar olarak da biliniyor. Vietnam efsanevi komutanını yitirdi Vietnam ordusunun efsanevi komutanı General Võ Nguyên Giáp dün başkent Hanoi de hayata gözlerini yumdu. General Giáp, Vietnam ın Fransız sömürgeciliğinden ve Amerikan işgalinden kurtarılması esnasında ordunun komutanlığını yapmış ve ulusal kahraman olarak anılıyordu. 102 yaşında hayata gözlerini yuman ve Vietnam özgürlük savaşlarının önemli figürlerinden olan ancak hiç bir askeri okula gitmeyen Võ Nguyên Giáp ı yıllarca savaştığı Fransız ve Amerikan generalleri dahi askeri bir deha olarak adlandıracaklardı. Vietnam ın ulusal kahramanlarından Giap, 1954 yılında askeri dehasını kullanarak Dien Bien Phu kuşatması ile Fransa nın Çin Hindi ndeki sömürgeciliğine son veren darbeyi vurmuştu de Quang Binh bölgesinde dünyaya gelen Giáp, 14 yaşından itibaren Vietnam daki Fransız sömürgeciliğine karşı mücadeleye başlar da Fransız sömürge yönetimi tarafından hapse konulan Giáp, daha sonraları tarih ve Fransızca öğretmenliği yapar da Çin Hindi Komünist Partisi (ÇHKP) ye üye olan Giáp, 1940 da Çin e geçerek, Vietnam devriminin lideri Ho Chi Minh e katıldı de Ho Chi Minh ile birlikte Vietnam Kurtuluş Ligi (Viet Minh) in kurulmasına öncülük etti. İkinci Dünya Savaşı sırasında Japon işgaline karşı direnişle kendini gösteren Giáp, Ho Chi Minh tarafından Japonlara karşı verilecek gerilla savaşını yönetmekle görevlendirildi da sonraları Kuzey Vietnam olarak anılacak Vietnam Demokratik Cumhuriyeti nin savunma bakanı oldu. Savaşın ardından Çin Hindi nde tekrar güç toplamaya başlayan Fransa ya karşı arasında verilen mücadelenin önde gelen komutanlarından olan General Giáp, zaferi getiren son muharebeyi bizzat yönetti. Diğer komutanların Ocak 1954 de planladığı nihai saldırıyı son anda erteleyen ve geri çekilme emrini veren Giap, bu kararı için hayatımın en zor kararıydı diyecekti. General Võ Nguyên Giáp, Fransa ya son darbeyi ise Diên Biên Phu platosunda vurdu. 13 Mart 1954 de Fransa ordusuna bağlı 10 binden fazla askeri buradaki platoda kuşatmaya almayı başaran Giáp, Fransa nın Çin Hindi nden çekilmesini öngören Cenevre Anlaşması nın da yolunu açmış oldu. Komutan, Vietnam askerlerini büyük oranda Diên Biên Phu ya yığarak, Fransızları baskı altına almayı ve teslim olmaya zorlamayı başarmıştı. Sosyalist Vietnam ın Amerika Birleşik Devletleri ve desteklediği Güney Vietnam a karşı savaşı sırasında da Viet Minh in başında olan General Giáp, yılları arasında Doğu Avrupa da kaldı yılında tekrar Viet Minh in askeri kolunun başına getirilen efsanevi komutan, 1975 yılında Güney Vietnam ın başkenti Saygon un düşürülmesini sağlayan saldırının komutasında idi. General Giáp, Vietnam mücadelesinin lideri Ho Chi Minh e yakınlığı ile biliniyordu ve onun 1969 da ölmesi ardından parti içindeki siyasi çekişmelerden nasibini almaya başlamıştı da Kuzey ve Güney Vietnam ın resmen birleşmesine kadar orduya komutanlık eden Giáp, 1980 yılına kadar da savunma bakanı olarak görev yaptı yılına kadar ekonomiden sorumlu başbakan yardımcılığı görevi ve Komünist Partisi Merkez Komitesi üyeliğinden ayrılmak zorunda kaldı. Vietnam halkının onyıllar süren özgürlük savaşında önemli rol oynayan Võ Nguyên Giáp, Fransızlar, Japonlar ve nihayetinde Amerikalılara karşı yapılan tüm savaşlarda yer aldı. General Giap, hem Fransız hem de Amerikan ordularına karşı savaş kazanan tek komutan olarak tarihe geçmişti. Yıllarca savaştığı Fransa nın kendi kamuoyu tarafından da saygı değer bir rol biçilen Giap, Vietnam gerillasının karakterini atılgan, hızlı ve keskin olarak niteliyordu. YILIN GİRİŞİMCİSİ BENTOUR SWISS BENTOUR SWISS finalde Kadir ve Deniz Uğur la zafere ulaşarak E&Y nin (önceki Ernst&Young) 2013 Yılı Girişimcisi ünvanını kazandı 25 Ekim 2013 Cuma günü Örlikon Stage 1`de ekonomi, siyaset ve kültür dünyasınin önemli 350 isminin davetli oldugu ödül töreni merasimi gerçekleştirildi. Büyüme ve yenilikcilik, bilhassa sahipleri tarafından bizzat yönetilen şirketlerde müteşebbisin şahsıyla yakından ilgilidir. Şirket sahibinin girişimcilik vizyonu şirketin gelişiminde ciddi biçimde pay sahibidir. Böylesi angajmanlara hakettikleri değeri vermek ve kamu adına takdir etmek amacıyla E&Y <<Yılın Girişimcisi>> yarışmasını hayata geçirmiştir. Bugün itibariyle bu ödül başarılı girişimcilere verilen en önemli ve saygın ödül konumundadır. Ve bu sadece İsviçre`de değil, bilakis tüm dünya da böyledir. Şu an itibariyle bu global ağa 50`nin üzerinde ülke dahildir. Ve her sene yenileri buna eklenmektedir. Türkiye seyahatlerinin uzmanı BENTOUR SWISS, E&Y`nin Hizmet Sektöründeki 2013 Yılı Girişimcisi ödülü için yarıştığı finalde diğer tüm adayları gerisinde bırakarak başarılı girişimcilere verilen en önemli ve saygın ödülü kazanmıştır. BENTOUR firmasının bilhassa son on yılda göstermiş olduğu öncü karaktere sahip başarıları, jürinin bu kararda belirleyici husus olmuştur. Türkiye seyahatlari uzmanı firma, İsviçre`nin Türkiye seyahatlari pazarında 10 yil içerisinde sıfırdan pazarın lideri konumuna ulaşmış ve bu arada Almanya, Avusturya ve Fransa pazarında da saygın yerini almıştır. BENTOUR SWISS (pazar genişletilmesi nedeniyle 1 Kasım`dan itibaren yeni adı BENTOUR REISEN) yöneticileri ve yaratıcıları olan Deniz Uğur ve Kadir Uğur bu onur verici <<Yılın Girişimcisi>> ödülünü yoğun duygular içerisinde aldılar: Kadir Uğur duygularını şöyle dile getiriyordu: <<Türkiye seyahatleri uzmanı olarak hedefimiz ana prensibimize uygun olarak <<öz ve kaliteli>> devamliligi olan Türkiye turizmi yapmaktır. Otel ve uçuş partnerlerimizi itinalı seçmenin yanı sıra uzun yılların tecrübesine sahip, sizinle 24 saat şahsen ilgilenen BENTOUR tur operatörlüğünün titiz çalışmaları, bu başarıya her sene yeniden muaffak olmamızı sağlayan ana unsurlardan bazıları. Başarımızın temel direklerinden birisi de, birlikte çalıştığımız seyahat acentaları, otel ve ucak partnerlerimizle olan dürüst ve dostane ilişkimizdir. Onlara ve de bu başarıda katkısı olan herkese buradan teşekkür etmek istiyorum. Divan Otel e dev ödül GEZİ Parkı eylemleri sırasında gösteticilere kapılarını açan Divan Otel e uluslararası ödül geldi. Ödülün gerekçesinde Divan ın Gezi Parkı protestolarında sivil dayanışma ve cesaretin önemli bir örneğini ve misafirperverliğin kriz anlarında da ne kadar gerekli olduğunu gösterdiği vurgulandı. Dünya otelcilik sektöründe en prestijli ödüllerden sayılan Hospitality Innovation Award a bu yıl Divan Otelleri nin sahipleri Ali Koç ile Semahat Arsel layık görüldü. Merkezi Münih te bulunan PKF hotelexperts isimli kuruluş tarafından verilen ödülün çarşamba akşamı Münih te yapılacak bir törenle sahiplerine takdim edileceği duyuruldu. Ödülün gerekçesini açıklayan PKF Genel Başkanı Michael Widman, Koç Grubu nun son 100 yılda Türkiye nin en büyük şirketlerini kurduğuna dikkat çekerek, Divan Otelleri küçük fakat imajı büyük 11 otel ve 1447 yataktan oluşuyor. Bunun yanı sıra Divan Oteli ve Koç Ailesi son Gezi Parkı protestolarında sivil dayanışma ve cesaretin önemli bir örneğini göstermiş, misafirperverliğin kriz anlarında da ne kadar gerekli olduğunu kanıtlamıştır dedi yılından beri verilen Hospitality Innovation Award, uluslararası otelcilik alanında gösterilen başarı ve sosyal angajmanlar baz alınarak veriliyor. Ödüle son üç yılda Motel One oteller zinciri, SOS Kinderdorf ve Studiosus layık görülmüştü.

17 32 TÜRKİYE türkiye 33 Türkiye de 100 bin köle var Merkezi Avustralya da bulunan Walk Free Foundation ın (Özgür Yürü Vakfı) 162 ülkeyi ele alan endeksine göre dünyada toplam 30 milyona yakın kişi kölelik koşullarında yaşıyor Küresel Kölelik Endeksi 162 ülkeyi modern köleliğin nüfus içindeki oranına göre sıralıyor. Araştırmacılar modern kölelik kapsamına insan kaçakçılığı, zorunlu işçilik ve çocuk sömürüsü gibi suçları dahil etmiş. Endekse göre modern köleliğin en sık rastlandığı 10 ülkenin yarısı Afrika ülkeleri ve birinci sırada Moritanya geliyor. Raporda Moritanya nüfusunun yüzde 4 ünün köle olduğu söyleniyor, ancak bir rapora göre bu oranın yüzde 20 kadar yüksek olabileceği de belirtiliyor. Köleliğin babadan oğula, etnik aidiyete bağlı olarak devam ettiği ülkede koşullar, bu özellikleriyle 400 yıl önce Kuzey Amerika ya getirilen Afrikalılar ı anımsatıyor. Amerika nın Sesi ne konuşan vakfın araştırmacılarından Kevin Bales, raporun amacının insanlarda konuyla ilgili bilinç yaratmak olduğunu söyledi. Bales, suçluların kendileri ve aileleri için daha iyi şartlar isteyen ve bu yönde umut taşıyan insanları tuzağa düşürerek köleliğe sürüklediğini belirtti. Modern köleliğin yaşandığı birçok ülkede kadın ve Gaza para dayanmıyor Sayıştay, Emniyet i denetleyemedi, kurum bütçesini bitirip ek bütçe kullandı. Sayıştay, gerekli bilgi ve belgeler gönderilmediği için Emniyet Genel Müdürlüğü nün hesaplarını denetleyemedi. Emniyet in geçen yılki bütçesinin tamamını harcayarak 1 milyar liralık yedek ödenek kullandığı anlaşıldı. Sayıştay ın Emniyet Genel Müdürlüğü ne ilişkin denetim raporunda, Denetim görüşü oluşturabilmek için gerekli mali rapor ve tablolar ile ilgili bilgi ve belgeler kamu idaresi yönetimi tarafından sağlanamadığı için Emniyet Genel Müdürlüğü 2012 yılına ilişkin mali rapor ve tabloları hakkında görüş bildirilememektedir denildi. Cumhuriyet ten Alican Uludağ ın haberine göre; Raporda sadece Emniyet e ilişkin bazı sayısal bilgiler yer aldı. Polis teşkilatının, 255 bin 239 personeli ile hizmet verdiği belirtilen raporda, 2011 yılında bir polis memuru ortalama 297 vatandaşa hizmet verirken, 2012 yılı itibarıyla bu sayı 291 e düşmüştür ifadesi kullanıldı. Emniyet in bütçesini aşarak yedek ödenek kullandığı saptaması yapılan rapora göre, Emniyet Genel Müdürlüğü ne 2012 yılında 12 milyar 119 milyon 314 bin TL ödenek tahsis edildi. Ancak mali yıl içerisinde birimlerin artan ihtiyaçları doğrultusunda yedek ödenek alındı ve geçen yıl toplam 13 milyar 125 milyon 872 bin 117 TL harcama gerçekleştirildi. Bu harcamanın 1 milyar 360 milyon 40 bin 398 TL sini mal ve hizmet giderleri oluşturdu. Silah, biber gazı, araç ve diğer gereçler bu giderlerin içinde yer aldı. Bu rakam çok sayıda bakanlığın bütçesini geride bıraktı. çocukların cinsel istismarı da en önemli sorunlardan biri. Fildişi Kıyısı ndan kadın ve çocukların zorla çalıştırılması ve cinsel sömürüleri önemli bir sorun. Raporda toplam rakam olarak ele alındığında, ilk 10 ülke arasına Çin ve Rusya gibi önemli dünya güçlerinin girmesi de dikkat çekici. Hindistan ise listenin başında. Rapora göre ülkede 14 milyon kişi kölelik koşullarında yaşıyor. Modern köleliği kişilerin şiddet, şiddet kullanma tehdidi ve aldatma yoluyla, bireysel özgürlüklerinden mahrum bırakılarak kar amacıyla sömürülmesi olarak tanımlayan raporda Türkiye, çeşitli nedenlerle bölgesinde kölelik riskinin en yüksek olduğu ülke. Vakıf kölelik riski endeksine, bir ülkede köleliğe karşı devlet siyaseti, ülke vatandaşlarının insan hakları, ülkedeki insani ve ekonomik gelişmişlik düzeyi, istikrar, yolsuzluk ve son olarak da kadınlara karşı ayrımcılık etmenlerini ekleyerek raporda ülkeleri sıralandırıyor. Bu sıralamaya göre Türkiye özellikle genel insan hakları notunun düşüklüğü nedeniyle Avrupa nın kölelik açısından en riskli ülkesi durumunda. Ancak kölelik rakamlarına bakıldığında Türkiye, Arnavutluk, Çek Cumhuriyeti, Macaristan ve eski Yugoslavya cumhuriyetlerinin gerisinde. Türkiye de 110 ile 130 bin arasında kişinin yaşamlarını modern köle olarak geçirdiği tahmin ediliyor. Ortadoğu da ise kölelik riski Avrupa ya göre çok daha yüksek. Bölgede küçük kız çocuklarının zorla evlendirilmesi ve genel olarak kadınlara karşı olan tutum bölgeyi riskli duruma sokuyor. Ayrıca birçok ülkede yüksek sayıda göçmen işçi bulunması da bu riski artıran bir unsur. Kurum bu insan hakları ihlalini engelleme konusunda asıl sorumluluğun hükümetlere düştüğünü, ancak devletlerin köleliğe karşı gerekli kanunları çıkarma ve uygulama yetkisi olduğunu belirtiyor. Kimse Tayyip i dinlemiyor! Başbakan ın yıllardır yaptığı 3 çocuk dayatmasına Türk halkı uymadı. TÜİK verilerine göre Türkiye de doğurganlık ivme kaybediyor. Başbakan Erdoğan ın iktidarının tüm dönemlerinde sürekli tekrarladığı, dayatmaya varan sözlerinden biri 3 çocuk oldu. Yıllar boyunca 3 çocuk tavsiye sini tekrarlayan Erdoğan yakın zamanda bunu 4 çocuk olarak güncelledi, 3 çocuk yapmanın yerinde saymak olacağını söyledi. Zenginle fakir arasındaki uçurumun en yüksek seviyesine geldiği, insanların gittikçe yoksullaştığı AKP döneminde yaptıkları 1 çocuğa bile nasıl bakacağını düşünen ailelerin Erdoğan ın bu tavsiyesine uymadığı TÜİK tarafından da tescillendi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) projeksiyonlarına göre, Türkiye de geçen yıl, nüfusun kendini yenileme sınırını olan 2,1 in altında kalarak 2,08 seviyesinde gerçekleşen toplam doğurganlık hızı 2019 da 2,02 ye düşecek. TÜİK ten derlenen bilgilere göre, toplam doğurganlık hızı, bir kadının doğurgan olduğu dönem boyunca doğurabileceği ortalama çocuk sayısını ifade ediyor. Toplam doğurganlık hızının 2,1 in altına düşmesi, nüfusun kendini yenileyememesi anlamına geliyor. Türkiye de kadın istihdamı ve doğum paketi tartışmaları sürerken, TÜİK istatistikleri önümüzdeki yıllarda genç nüfusun azalacağını öngörüyor. Katil korundu, katilin arkadaşları saldırdı Ethem Sarısülük ün katili polis Ahmet Şahbaz davanın ikinci duruşmasına gelmedi. Ethem in avukatları mahkemenin katilin kaçmasına seyirci kaldığını söyledi. Mahkemenin tutuklama talebini reddetmesine tepki gösteren kitlenin C kapısına yürümesi üzerine polis saldırıya geçti. Saldırı hastaneye kadar uzandı. 18 kişi gözaltına alındı, biri ağır onlarca kişi yaralandı Ethem Sarısülük Davası nın 23 Eylül de gerçekleştirilemeyen ilk duruşması bugün görüldü. Duruşma öncesi bomba ihbarı gerekçe gösterilerek salona köpek sokularak arama yapıldı. Arama sırasında katil polis Ahmet Şahbaz ın avukatları içeri alınırken, Sarısülük ailesi ve avukatları bekletildi. Arama işlemlerinin ardından salona girişler başladı. Duruşma açık olarak yapıldığı için salon büyük oranda dolarken, çok sayıda jandarma ve polis olması da dikkat çekti. Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından görevden alınmanın aksine Urfa ya tayin edilen Ahmet Şahbaz duruşmaya getirilmedi. Şahbaz ın avukatları polisin ifadesinin Urfa da alınmasını istedi. Ethem in avukatları ise mahkemenin yakalama kararı çıkartmasını istedi. Mahkeme heyeti sanığın yakalanması talebini savcıya yöneltince uyuklayan savcı yerinden doğruldu ve İddianame mi okunacak diye sordu. Salonda gülüşmeler olurken, Günaydın sesleri de geldi. Konuyu anlayan savcı, tutuklamanın reddini, Urfa da dinlemenin ise kabulünü istedi. Mahkeme heyeti de kaçma şüphesi yok diyerek tutuklama istemini reddetti. Bunun üzerine Ethem in avukatı Kazım Bayraktar Katil geçen celse kimliğini gizlemişti. Şimdi ise tamamen kaçıyor. İktidar, polis, yargı birlikte çalışıyor diye seslendi. Dava 2 Aralık a ertelendi Adliye önü forum alanına dönüştü: Katili nereye kaçırırsanız kaçırın, iki elimiz yakanızda! Ethem Sarısülük Davası na demokratik kitle örgütlerinin, siyasi partilerin, sendikaların, meslek odalarının ve mahalle forumlarının haftalardır yaptığı çağrılar sonucunda 1500 e yakın kişi Ankara Adliyesi önünde buluştu. Adliyenin C kapısı önünde kürsü ses aracı ile kürsü kurulmak istendi, fakat ses aracının yola çıkarıldığı noktada polis aracın adliyeye gidişini engellemeye çalıştı. Bunun üzerine davanın katılımcıları kol kola girerek aracın önünde zincir oluşturdu ve aracın adliyeye gelmesini sağladı. Ankara Emniyeti nin adalet isteyenlere yönelik baskıcı ortamı adliye önünde de yaşandı. Adliyenin ön ve yan kapılarına TOMA lar, akrepler ve çevik kuvvet birlikleri yerleştirildi. Ethem in davasına sahip çıkmaya gelenler arasında Ankara muhalefeti bileşenlerinin yanı sıra İstanbul dan gelen Taksim Dayanışması temsilcileri, Halkevleri Genel Başkanı Oya Ersoy, HDP Eş Başkanı Sebahat Tuncel, CHP milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, Veli Ağbaba, Aylin Nazlıaka, İlhan Cihaner ve Hüseyin Aygün, Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık ve çok sayıda kurum temsilcisi de var. Ankara Forumları, İstanbul Forumlar Koordinasyonu temsilcileri, Eskişehir direniş forumları da Adliye önünde. Direnişçiler ise adliye önünü forum alanına çevirdi. Hepimiz Ethem iz, öldürmekle bitmeyiz sloganları atan direnişçiler adına konuşmalar da yapıldı. Ankara Dayanışması adına Ankara Tabip Odası Genel Sekreteri Selçuk Atalay konuşurken, davaya destek olmak üzere gelen Taksim Dayanışması temsilcileri adına da Osman Öztürk söz aldı. KESK Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü İbrahim Kara da öfkeli bir konuşma gerçekleştirdi. Kara Katil ve haydutları kaçıramazsınız. Ahmet Şahbaz denen katili nereye kaçırırsanız kaçırın iki elimiz yakanızda dedi. ODTÜ de bir direnişçinin ateşe atıldığını hatırlatan Kara, polis şiddetine tepki gösterdi. ODTÜ öğrencisi Çağdaş Ersoy da, polisin düzenlediği bir fezlekede Ethem Sarısülük ün kendisi dahil bazı direnişçilerden şikayetçi olduğu yalanının uydurulduğunu hatırlatarak polislere Katil, alçak, namertsiniz. Siz yakmayı, öldürmeyi iyi bilirsiniz diye seslendi. Direnişte yaşamını yitirenlerden Mehmet Ayvalıtaş ın ağabeyi kürsüden yaptığı konuşmada, Karşımızda tam önümüzde Ethem i öldüren, binleri yaralayan polisler duruyor, bize bakıyorlar ama bir tanesi bile onurlu duramıyor dedi. Bunun üzerine Adliye önünde Polis simit sat, onurlu yaşa sloganları yükseldi. Kürsüde çoğu gençlik örgütlerinden olmak üzere kurum temsilcileri sırayla konuşmalar gerçekleştirdi. Katil polis Ahmet Şahbaz ın tutuklanma isteminin reddedilmesi üzerine adliye önünde bekleyenlerin bir kısmı adliyenin C kapısına yöneldi ve flama sopalarıyla kapıya vurarak kararı protesto etti. Direnişçiler, kürsüden yapılan ailenin ve avukatların dışarıya çıkmasının beklenmesi çağrısı üzerine kapının önünden ayrıldı. Polis ise gerginlik sonlandıktan bir süre sonra Adliye kapısına zarar veren ve yasadışı eylem yapan diye seslendiği grubun dağılmasını yönünde uyarılar yapmaya başladı. Polis saldırısı sırasında çok sayıda kişi yaralandı. Bir kadın genital bölgesinden yaralandı ve kanlar içerisinde hastaneye kaldırıldı. Adliye bahçesinde tekerlekli sandalyesi ile adalet isteyen bir kadın da, kaçamadığı görülmesine karşın gaz bombalarının arasında kaldı. Tekerlekli sandalyeli kadın baygınlık geçirerek hastaneye kaldırıldı. İlk saldırı sırasında 10 a yakın kişi ambulans ve araçlarla hastanelere götürüldü. Polisin saldırısı sadece adliye ve çevresinde olmadı. Numune Hastanesi nin önünde polis direnişçilere bir kez daha saldırdı. Saldırı sırasında acil girişine kadar gaz bombası atıldı. Hastaneye getirilen yaralılar ile diğer hastaların yakınları da gazdan etkilendi. Polis saldırıları sonucunda 18 direnişçi gözaltına alındı. Gözaltına alınanların adları şöyle: Alisa Candan Karsu, Arda Şahin, Arifcan Şener, Birsen Dönmez, Deniz Altaylı, Derya Dönmez, Göksel Ilgın, Kardelen Yavuz, Kenan Köklüağaç, Merve Ergün, Özge Aydın, Semih Turhan, Serhat Engin Köser, Süleyman Boyraz, Yaprak Yılmaz, Yiğithan Kavukçu ile 18 yaşından küçük A.K. ve F.A. Başına gaz bombası isabet eden direnişçinin durumunun iyi olduğu öğrenilirken, genital bölgesinde kanama meydana gelen kadın ise Başkent Hastanesi nde ameliyata alındı. Duruşmanın sonlanmasının ardından Sarısülük ailesi ve avukatları gaz bulutunun içinde adliyeden çıktı. Bu esnada Ethem Sarısülük ün annesi Sayfı Sarısülük, ayağının önüne düşen bir gaz bombasından etkilenerek hastaneye kaldırıldı. Adliyenin ön kapısında kısa bir konuşma yapan Sarısülük ailesi, basın açıklaması yapmak üzere Güvenpark a doğru harekete geçti. Sıhhiye-Kızılay arasında pek çok noktada polislerin konuşlandırıldığı görüldü.

18 34 TÜRKİYE - DÜNYA türkiye 35 Gül e New York ta pinokyo lu protesto Bİrleşmİş Milletler 68. Genel Kurul çalışmaları için New York ta bulunan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Pinokyo kılıklı bir grup tarafından protesto edildi. Birleşmiş Milletler 68. Genel Kurul çalışmaları için New York ta bulunan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Pinokyo kılıklı bir grup tarafından protesto edildi. Yüzlerine Pinokyo maskesi takan New York Taksim Dayanışması Grubu, röportaj vermek için The New York Times gazetesine giden Abdullah Gül ü, gazete önünde protesto etti. Amerikalı ve Türk koruma görevliler, ellerinde, Kendi halkına, Birleşmiş Milletlere, Dünyaya yalan söylüyorlar, Unutmayacağız, affetmeyeceğiz, Yalancı yazılı dövizler taşıyan protestocuları, Gül ün giriş çıkış yapacağı kapıya denk getirmemek için çaba harcadı. Gül ün gazeteye girişini kaçıran protestocular, Abdullah Gül ün çıkışında Bu daha başlangıç, mücadeleye devam, Her yer Taksim her yer direniş sloganları attılar. Eğer bu Müslümanlıksa, ben Müslüman değilim Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç havalimanına 19 kilometre uzaklıktaki Güzeltepe köyündeki Alparsan Üniversitesine gitti. Üniversitenin adademik yılı açılışına katılan Başkan Kılıç, Prof. Dr. Sebahattin Zaim Konferans salonunda, İnsan Onuru ve Anayasa konulu konferans verdi. Konferansında özellikle müslüman ülkelerde yapılan vahşete değinen Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, şöyle konuştu: Pakistan dan tutun, Afganistan, Hindistan gibi özellikle İslam ülkelerini şöyle bir analiz edecek olursak Irak, İran, Suriye, Mısır, Fas, Tunus ve Cezayir tam bir yangın yeri. Buradaki insan onurundan bahsetmeye mecalimiz yok. Her gün televizyonlarda görüyoruz. Bir gün birisi canlı bomba oluyor bir tarafta patlamalar yaşanıyor. Bu nasıl bir kültürdür, bu nasıl bir inançtır? Bir insanı öldüren bütün insanlığı öldürmüş gibidir. Bir insanı kurtarmış bütün bir insanlığı kurtarmış gibidir diyen bir öğretinin, bir inancın sahibi olan bu ülkelerde bu vahşeti ne diye izah edeceğiz? Eğer bu Müslümanlıksa ben Müslüman değilim. Böyle bir şey olamaz. Bir kilisenin içine girip orayı patlatıp, insanın ölümüne sebep olmak dinin neresinde buna izin var. Kafası kesilen, koparılan, iç organları ellerinde gezdirilen böyle bir vahşeti, böyle bir insanlık dışı hareketi İslamla, Müslümanlıkla nasıl izah edebilirsiniz? Burada bir yanlışlık var. Herkesi bu yanlışlığa biraz eğilmeleri için dikkatini çekiyorum. Bu inancın insanlarının böyle bir şeyi yapmasına asla ihtimal vermiyorum, olamaz böyle bir şey ve bu hak ihlallerine baktınız zaman İslam coğrafyasında görüyorsunuz. Küresel iklim raporu dünyanın alarm verdiğini ortaya koydu. Isınmanın insan kaynaklı olduğunun altı çizilen raporda, ülkelerin vakit geçirmeden harekete geçmesi istendi Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) tarafından hazırlanan küresel iklim raporu, dünyanın alarm verdiğini ortaya koydu. Küresel ısınmanın insan kaynaklı olduğunun altı çizilen raporda, sıcaklığın 100 yıllık süreçte 0.89 derece arttığı ve bu yüzyılın sonuna kadar sıcaklık artışının 1.5 dereceye çıkacağı belirtildi. Raporu değerlendiren uzmanlar, Hem gezegenimiz hem de bizler büyük risk altındayız. Harekete geçmemiz gerekiyor dedi. Sabah ın haberine göre; Birleşmiş Milletler e bağlı Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli nin (IPCC) 5. Değerlendirme Raporu, dün İsveç in başkenti Stockholm de düzenlenen Küresel İklim Değişikliği Konferansı nda açıklandı. Küresel iklim değişikliğinin bilimsel temellerinin ve iklim değişikliğine neden olan etkenlerin değerlendirildiği 2 bin sayfalık raporun yayınlanan ilk bölümünde çarpıcı veriler yer alıyor. Bölüm raporunda dünya liderlerine yol göstermesi için 20 sayfalık özeti niteliğinde. Raporda, 1950 den bu yana yapılan araştırmalara göre, dünyada ısı artışının birinci nedeninin insan kaynaklı olduğu belirtildi. Isının dünya genelinde yılları arasında 0.89 derece arttığına işaret edilen rapora göre, sıcaklık artışı bu yüzyılın sonuna kadar 1.5 dereceye kadar çıkacak. İklim değişikliğine neden olan karbondioksit salınımına devam edilmesi halinde ise sıcaklık artışının 4 ile 5.4 derece daha yüksek olacağı kaydedildi. Raporda, ısınma oranındaki artışın 2 dereceyi geçmemesi gerektiği görüşünün Gezi de öldürülen gençlerin davaları AİHM de AİHM e yapılan başvuruya katledilen her 3 gencin aileleri, avukatları, İnsan Hakları Derneği temsilcileri, Taksim Dayanışması ve Çağdaş Hukukçular Birliği temsilcileri katıldı. Türk hükümeti aleyhinde davacı olan ailelere Strasburg ve çevresinde yaşayan demokratik kitle örgütleri, dernek ve üyeleri de destek verdi. Taksim Dayanışması ndan Mücella Yapıcı başvuru öncesi AİHM binası önünde yaptığı açıklamada, bu sürece nasıl gelindiğini özetledi. Gezi direnişinde 7 insanın yaşamını yitirdiğini, 14 ünün ise gözünü kaybettiğini, 8000 den fazla kişinin yaralandığını, 4 binden fazla kişinin gözaltına alındığını hatırlattı. Mağdurların avukatları adına yapılan açıklamada ise AİHM e neden gelindiği konusunda, genel olarak Türkiye de hızla artış gösteren insan hakları ihlallerine Dünya can çekişiyor! bütün dünyada kabul edildiğine dikkat çekildi. Sanayi devriminin başladığı 1750 yılından bu yana atmosferdeki karbondioksit oranının yüzde 40 oranında arttığı belirtilen raporda, denizlerdeki su seviyesi yükselmesinin bu yüzyılın sonuna kadar yarım metreyi geçeceği kaydedildi. BUZULLARIN YÜZDE 85 İ Rapora göre dünyada ısınma ile birlikte buzullardaki erime de hızla artacak. Grönland daki buzların erimesi son 20 yıl içinde çok hızlı bir şekilde görüldü ve bütün kutuplardaki buzlar 1900 lü yıllardan sonra 7 kat daha hızlı şekilde eridi ve kütleleri küçüldü. Isınmanın bu şekilde devam etmesi halinde 2100 yılına kadar kutuplardaki buzullar yüzde 15 ile 85 oranında erimiş olacak. Kuzey kutbundaki buzulların kütlesi her yıl yüzde 3.5 ile 4.1 oranından eriyerek küçülüyor. Kuzey yarım kürede kar yağış oranlarının azalmasından dolayı, kar örtüsünün küçüldüğünü, 2100 e kadar bu azalmanın yüzde 25 e kadar ulaşacağı belirtildi. İklim değişikliğine en büyük neden olarak insanlar gösterilirken, petrol, gaz ve fosil yakıtlarının kullanılması da ilk sıralarda yer aldı. Raporda, hızlanan iklim değişikliği nedeniyle, bunun önüne geçmek için hızlı bir şekilde değişikliğe ve kısıtlamalara ihtiyaç duyulduğu bildirildi. Dünya için alarm zilinin çaldığı bildirilen raporda, sera gazı etkisi ve ormanların yok edilmesi ile iklim değişikliğinin hızlandırıldığı bildirilirken, dünyada ısı artışının en fazla iki derece ile sınırlandırılması için çalışmalara başlanması gerektiği yönünde çağrı yapıldı. karşın, iç hukukta sonuç olma seviyesi yok denecek derecede düşmüştür. Polisin ve diğer güvenlik güçlerinin uyguladığı şiddet, işkence uygulamalarına karşı etkili soruşturmalar çok yetersizdir. Özel olarak Ethem Sarısülük, Ali İsmail Korkmaz ve Abdullah Cömert in öldürülmeleri ile ilgili soruşturma ve dava süreçlerinde, iç hukukun işlevsiz hale geldiği kesin bir biçimde açığa çıkmıştır denildi. Tüm bu nedenlerden dolayı Türkiye de iç hukuk yolları tükenmeden davanın AİHM e taşındığına dikkat çekilerek, Yargılamadaki ihmal ve hatalar serisinin ardından artık bu davalarla ilgili adil bir yargılama beklenilmediği için AIHS Sözleşmesi nin 2, 3, 6, 10 ve 11 inci maddelerinin ihlal edildiği gerekçesiyle AİHM e başvuruyoruz denildi. Türkiye şansını kaçırdı Independent gazetesinin köşe yazarlarından Patrick Cockburn, Türkiye nin çalkantılı bölgeye liderlik yapma şansını kaçırdığını öne sürerken Türkiye, nüfuzunu önemli ölçüde artırıp birçok kişinin canını kurtarabilirdi. Ama tam tersini yaptı savını dile getirdi. Türkiye nin Suriye politikası Batı da tartışılmaya devam ediyor. İngiliz Independent gazetesinin köşe yazarlarından Patrick Cockburn, Türkiye nin, çalkantılı bölgeye liderlik yapma şansını kaçırdığını öne sürdüğü yorumunda Türk hükümetinin bölge politikasına ağır eleştiriler yöneltti. Patrick Cockburn, 2011 yılında Türkiye nin Arap devletlerine model olması fikri varken iki yıl sonra Ortadoğu da çok az dostu kaldığını belirterek Türkiye nin eş zamanlı olarak bölgesindeki dört Şii gücü İran, Irak, Suriye ve Lübnan daki Hizbullah ı düşman a dönüştürdüğünü, Mısır ın yeni rejimini öfkelendirdiğini iddia etti. Daha ciddi olanı ise, Türkiye nin Suriye deki iç savaşta kaybedebilecek tarafı destekleyenler arasında yer almasının, felaketten başka bir şey getirmemesidir gibi ağır bir eleştiride de bulunan Cockburn, şöyle devam etti: Böyle olmayabilirdi. Başlangıçta Ankara, Suriye isyanının başlanğıcında ılımlaştırıcı bir rol oynamak için iyi bir konumda idi çünkü Cumhurbaşkanı Beşar Esad ile iyi ilişkileri vardı ancak aynı zamanda Türk-Suriye sınırın açık tutulmasının kendileri için hayati önemi taşıyan isyancılar üzerinde baskı yapabilecek durumda idi. - Cockburn, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve partisinin Türkiye içerisinde gösterdikleri kabiliyet ve sabrın Suriye ve Irak politikalarının hamlığına tezat oluşturduğunu savunduğu makalesinde Türkiye sınırlarının ötesinde Erdoğan ın sağlam siyasi dürtülerinin yok olduğunu, yanlış hesap yapmada usta haline geldiğini iddia ettikten sonra şu değerlendirmeyi de yaptı: Türkiye, kendisine farklı taraflar arasında Nuray Gedik: Lütfen polis çekilsin, ne olur! Fatİh Sultan Mehmet Mahallesi girişinde ateş yakıp slogan atan gruptakiler, zaman zaman da halay çekerek bekleyişlerini sürdürüyor. Çevrede güvenlik önlemi alan polis de Karanfilköy Köprüsü ile Balat yönünden mahalleye çıkan yolları trafiğe kapattı. Araçların mahalleye girişi kontrollü gerçekleştiriliyor. Polis, Hasan Ferit Gedik in cenazesini Maltepe ye götürmek isteyen Halk Cephesi üyelerinin mahalleden çıkmasına izin vermiyor. Gedik in cenazesi, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Boğaziçi Cemevi nde bekletiliyor. Gülsuyu Mahallesi nde uyuşturucu çetelerine karşı düzenlenen yürüyüşte silahla vurularak öldürülen Hasan Ferit Gedik in cenazesinin Gülsuyu na götürülmesine izin vermeyen polise seslenen acılı anne Nuray Gedik Oğlumu katledildiği yere götürerek oradaki arkadaşlarından da helallik almak istiyoruz. Anma töreninden sonra oğlumu toprağa vereceğiz, lütfen polis çekilsin, ne olur! dedi. Polis ekiplerinin çevrede yoğun güvenlik önlemi devam ederken, cenazeyi Gülsuyu Mahallesi ne götürmek isteyen gruplar da kurdukları barikatların arkasında beklemeye devam ediyor. Hasan Ferit Gedik in ailesi ve yakınları Armutlu diye bilinen Fatih Sultan Mehmet Mahallesi nde kurdukları barikatlar önünde düzenledikleri basın açıklamasında Hasan Ferit Gedik in cenazesinin Gülsuyu Mahallesi ne götürülmesi için polisin izin vermesini istedi. İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ya seslenen acılı aile polis barikatının kaldırılmasını talep etti. Hasan Ferit Gedik in arkadaşlarının kurduğu barikatlar önünde konuşan ve ayakta durmakta zorlandığı görülen anne Nuray Gedik Oğlumu bir an önce toprağa vermek istiyoruz. Katledildiği yerde de anma töreni düzenleyeceğiz. Lütfen yolları açın bize izin verin dedi. BU BİZİM İNANCIMIZIN GEREĞİ Zaman zaman Gülsuyu bekle Hasan Ferit Gedik geliyor sloganları atıldı. Hasan Ferit Gedik in dedesi Mustafa Meray da torununun dini inaçları gereğinin yerine getirilmesini istedi. Torununun bir güneş olduğunu söyleyen Mustafa Meray Hasan ın dedesi olarak, bir halk bir alevi olarak bizim örf ve adetlerimizin yerine getirilmesini talep ediyoruz. Biz anma törenini mutlaka orada yapmalıyız. Bu bizim dini inancımızın gereğidir. Onu ben büyüttüm, hiçbir kötülüğünü görmedim. Onu saygıyla anacağım. Tüm insanlarımızın ona sahip çıkmasını onun bir güneş olduğunu bilmesini istiyorum dedi. Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Genel Başkanı Ali Kenanoğlu da Hasan Ferit Gedik in mücadelesi önünde saygıyla eğildiğini söyledi. Hasan Ferit Gedik in şehit edildiğini söyleyen Ali Kenanoğlu, Onun mücadelesi, bu ülkenin aydınlık yüzlerini karartmak isteyenlere karşı yapılan mücadeledir dedi. İnançları gereği yakınlarını defnederken kendi örf ve adetlerinin geçerli olduğunu söyleyen Ali Kenanoğlu sözlerine şöyle devam etti: Herkes bize kendisini bir alevi olarak tanıtıp dört dörtlük olduğunu söylüyor. Herkes bize de Alevilerin nasıl yaşaması gerektiğini söylüyor. Yol yöntem çiziyorlar. Burada şuna şahit oluyoruz ki cenazelerimizi, canlarımızı nasıl hakka uğurlayacağımıza da Ak Parti İktidarı karar veriyor. Biz bu dayatmayı ve zorlamayı kabul etmiyoruz. Hasan Ferit canımız inancımız gereğince de 7 kapı ötedeki komşusundan helallik almak zorundadır. Yolumuzun gereği de budur. O nedenle canımızın Gülsuyu na götürülerek oradaki canlardan helallik almak gibi inançsal bir durumu da söz konusudur. Bu nedenle devlet baskıcı tavrından, canlarımızı nasıl yolcu edeceğimizi söyleminden dayatmasından ve diretmesinden vazgeçmesini istiyoruz. Hiçbir güvenlik ve kargaşa sıkıntısı yoktur. Bu arzunun yerine getirilmesi gerekiyor. arabuluculuk yapmaya imkan veren daha nötr bir tutum alsa nüfuzunu büyük ölçüde artırıp birçok insanın hayatını kurtarabilirdi. Ama bunun yerine, tam tersini yaptı. İndependent yazarı Türkiye, Mısır daki Müslüman Kardeşlere verdiği destek nedeniyle kendi Sünni koalisyonu içerisinde yalnız ve büyük bir ekonomik bedeli ödüyor savını öne sürüp işlerin daha kötüye de gidebileceğini yazdığı yorumunda Erdoğan ın hatalarının, İngiltere nin eski Başbakanı Tony Blair in Ortadoğu daki başarısızlıklarını anımsattığını belirtti. Cockburn Blair için şöyle dedi: Türk Başbakanı gibi üç seçim ardarda kazandı. ABD ve AB liderleri ile uğraşmaya alışıktı. Ancak Irak ve Lübnan a gelince sağduyusu yok oldu ve kibri kendisini yanlış yola soktu iddiasında da bulundu. Gökçek i 30 çevik kuvvet polisi korudu Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek i CNN Türk te çevik kuvvet eşliğinde girdi. Twitter da birbirlerini sık sık eleştiren ve bu atışmalarla sosyal medyada sürekli konuşulan Hürriyet Gazetesi yazarı Ahmet Hakan ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, CNN Türk te Mesut Yar ın sunduğu Burada Laf Çok programında dün gece bir araya geldi. İkilinin program sırasında birbirleriyle atışması devam etti. Melih Gökçek Twitter da yazdıkları ve iddialarıyla sosyal medyadan sürekli tepkiler alan bir isim. Twitter kullanıcıları tarafında sürekli ti ye alınan Gökçek in, yazdıklarıyla adeta dalga geçiliyor. Tüm gözler TV deki Ahmet Hakan ve Melih Gökçek in üzerindeyken CNN Türk binasının dışında bambaşka bir durum yaşanıyordu. CNN Türk ün önünde yaşanan durumu Hürriyet gazetesi yazarı Yalçın Bayer Twitter dan attığı tweetle duyurdu. Bayer, Mesut Yar ın programın sürdüğü saatlerde Melih Gökçek in korumak için 30 çevik kuvvet polisinin 4 saat hazır beklediğini yazdı.

19 36 Gezi direnişçileri isimleriyle Çankaya da yaşatılıyor Gezİ Parkı eylemleri sırasında demokratik haklarını kullanırken gördükleri polis şiddeti nedeniyle yaşamlarını kaybedenler, isimleriyle Çankaya da yaşatılıyor. Çankaya Belediyesi nin, Gezi Parkı eylemlerinde demokrasi adına verdikleri mücadeleyle halka mal olmuş direnişçiler Ethem Sarısülük, Abdullah Cömert, Ali İsmail Korkmaz, Ahmet Atakan, Mehmet Ayvalıtaş ve komiser Mustafa Sarı adına düzenlediği yeni parklar 27 Eylül Cuma günü açıldı. Parklar, Çankaya Belediye Meclisi nin aldığı karar doğrultusunda düzenlendi. Yapılan çalışmayla ilgili düşüncelerini belirten Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık; Gezi Parkı eylemlerini Türkiye tarihine geçecek ve hafızalardan silinmeyecek olaylar olduğunu belirterek, Yaşananları Çankaya da da unutturmamak adına almış olduğumuz bu karar, toplumsal olayların ne denli izler bıraktığını gösteriyor. Barış, kardeşlik, güven ve hoşgörünün hakim olduğu günler geçirmeyi umut ediyorum. Sonsuzluğa uğurladığımız bu kardeşlerimiz, hafızalarda olduğu kadar parklarımızla da yaşayacaklar şeklinde konuştu. Taksim Gezi Parkı direnişçilerinin isimlerini Mustafa Kemal, Kırkkonaklar, Dikmen-Cevizlidere, Öveçler ve Birlik semtlerinde yaşatmaya devam edecek olan parklar, taşıdıkları anlamın yanı sıra çim alanları, çocuk oyun alanları, yürüyüş yolları ve spor alanları ile de bulundukları bölgede yaşayan vatandaşlara önemli bir dinlenme ve eğlenme imkanı sunacak. TÜRKİYE TÜRKİYE 37 İnsan Hakları Savunucusu Doktorlar örgütünden çok sert Gezi raporu ABD nin önde gelen sivil toplum kuruluşlarından, dünyada sağlık alanında yaşanan insan hakkı ihlallerini araştıran İnsan Hakları Savunucusu Doktorlar (PHR) örgütü, Türkiye deki Gezi Parkı protestoları sırasında polisin olaylara müdahale şeklini eleştiren sert bir rapor yayınladı. Raporda, polisin orantısız şiddet uyguladığı, biber gazını halka karşı silah olarak kullandığı ve kasti olarak da sağlık kuruluşlarını, personelini hedef aldığını belirtildi. DeDe Dunevant, Eliza Young, Michele Heisler, Vincent Iacopino dan oluşan dört kişilik bir doktor heyetinin haziran sonunda Türkiye de yaptığı bir haftalık incelemelerden sonra hazırlanan ve dün yayınlanan 32 sayfalık raporda, PHR, İstanbul daki Gezi Parkı nın yıkımını protesto için başlayan barışçıl gösterilerin uluslararası hukuka aykırı şekilde bastırıldığını ifade ediyor. Polisin biber gazı, plastik mermi, tazyikli su, darp ve silah kullanarak uyguladığı şiddetin de, 8000 den fazla kişinin yaralanmasıyla sonuçlandığını belirtiyor. Mağdur ve görgü tanıklarıyla yapılan görüşmeler sonucu yazılan raporda, Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve İnsan Hakları Derneği (İHD) gibi sivil toplum kuruluşlarının olaylarla ilgili açıkladığı verilerden de Gezi de öldürülenler Barselona sokaklarında Gezi eylemlerine ilk günden beri aktif destek veren Barselona, bu sefer bir sokak sergisi ile Gezi eylemlerinde yaşamını kaybedenleri andı ve Gezi tutukluları için bir mektup kampanyası başlattı. yararlanılıyor. Buna göre gösterilerin başlangıcından itibaren güvenlik güçlerinin resmi verilere göre 130 bin kapsül biber gazı kullanarak ülkenin yıllık biber gazı rezervini 20 günde bitirdiği hatırlatılıyor. PHR ın incelediği 169 mağdurun fiziksel ve psikolojik verilerine göre bu mağdurların tümünün biber gazına maruz kaldığı ve çeşitli hastalık belirtileri gösterdikleri ifade ediliyor. Bu belirtiler arasında da solunum problemleri, alerji ve deri kaşıntıları, işitme kaybı, yüksek tansiyon yer alıyor. Raporda, protestolara katılan sağlık görevlilerine ve göstericilerin bakımını üstlenen sağlık kuruluşlarına yapılan müdahaleler de detaylı olarak inceleniyor. Ve yaralanan göstericilere müdahale eden sağlık personelinin gözaltına alınması, revirlere yapılan saldırılar sıralanıyor. Ayrıca sağlık bakanlığı tarafından Temmuz ayında parlamentoya sunulan, acil sağlık hizmetlerinin bazı gereklerini suç kapsamına alan yasa taslağının mevcut yasama yılında kabul edilme ihtimali olduğu hatırlatılıyor. Raporu hazırlayanlardan Dr. Iacopino, çalışmayla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: Gezi Parkı gösterileri sırasında Türkiyeli yetkililer tarafından hem Barselona da Gezi Parkı eylemleri sırasında oluşturulan Ceviz Ağacı inisiyatifi, 26 Ekim Cumartesi günü Barselona Modern Sanatlar Müzesi nin bahçesinde bir etkinlik gerçekleştirdi. Sol gazetesinin haberine göre, uluslararası Inside Out projesinin desteklediği etkinlikte, Barselona daki Gezi eylemleri boyunca Güray Özen tarafından portreleri çekilen 50 kişinin dev fotoğrafları ile eylemler sırasında yaşamını yitiren 6 gencin resimleri ile birlikte Barselona Modern Sanatlar Müzesi nin bahçesine asıldı. Performans boyunca açılan masada ziyaretçilere Gezi de hayatını kaybedenlerin ve tutuklananların öyküleri bulunan zarflar dağıtıldı. göstericilere hem de göstericileri tedavi eden sağlık personeline karşı kullanılan gücün biçimi ve şiddeti orantısızdır ve kabul edilemez. Türkiye de biber gazının her türlü kullanımı yasaklanmalı ve hükümet yetkilileri bu tarz istismarların önlenmesinin garantisini vermelidir. PHR ın yönetim kurulu üyesi Dr. Heisler ise raporla ilgili şöyle konuştu: Türkiyeli yetkililer yaralıları tedavi eden doktorları ve revirleri kasıtlı olarak hedef almakla kalmayıp şimdi de bu sağlık hizmetlerini suç unsuruna dönüştürmek için çaba sarf ediyorlar. Sağlık Bakanlığı nın Türk Ceza Kanunu nu ihlal edecek bu yasa tasarısı sağlık çalışanlarının yaralılara korkusuzca ve tarafsızca sağlık hizmeti sağlayabilmeleri adına reddedilmelidir da kurulan PHR, Şili deki Pinochet diktatörlüğünün sağlık görevlilerine uyguladığı baskıları araştırmış, ardından 1988 de Irak ta Saddam rejiminin kimyasal silah kullanımını belgelemişti. Örgüt, Bahreyn de doktorlara yapılan sistematik saldırılar, İran daki doktor tutuklamaları, Suriye ve eski Yugoslavya daki sağlık kuruluşlarının hedef gösterilmesi gibi konuları da araştırdı. Duman konserinde Gezi protestosu! Duman, 4 yıl aradan sonra yeni albüm lansman konseri için Harbiye Açıkhava Sahnesi nde hayranlarının karşısına çıktı.büyük ilgi gören konser, sık sık Her yer Taksim her yer direniş sloganlarıyla kesildi. Duman grubu sahnede Eyvallah şarkısını söylemeye başlayınca hayranları Bu daha başlangıç mücadeleye devam, Her yer Taksim her yer direniş sesleriyle ortalığı inletti. Başbakan Erdoğan yine çok kızacak Uluslararası Af Örgütü, Gezi Parkı eylemleriyle ilgili bir rapor yayımladı. Yaklaşık üç ay süren sokak eylemleri döneminde yaşanan hukuksuzluklara ve hak ihlallerine değinen rapor, yetkililere çeşitli tavsiyelerde bulundu. Örgüt, hükümetin 10. yılında temel insan haklarına hâlâ saygı göstermediğini söyledi. Polisin şiddetini orantısız ve gereksiz olarak niteleyen Af Örgütü, sokaktaki insanların barışçıl gösteri yaptığını belirterek bir tehdit oluşturmadıklarını savundu. Türkiye de toplanma özgürlüğü hakkı şiddet kullanılarak engelleniyor alt başlığıyla yayımlanan raporda, Gezi eylemleri sırasında yaralanan, gözaltına alınan ve polis şiddetine maruz kalanların tanıklıkları da yer alıyor. Raporda, yetkililerin genellikle, göstericilerin işlediği iddia edilen şiddet içeren fiillere dikkat çektiği ve önceden bildirimde bulunulmamasını eylemlerin dağıtılmasına bir neden olarak gösterdiği söyleniyor. Ancak ileri sürülen gerekçelerin uluslararası insan hakları hukuku uyarınca toplanma hakkının engellenmesi için yeterli olmadığı belirtiliyor. Polis şiddeti cezasız Ağustos ayı sonu itibariyla raporda belgelenen polis ihmalleri vakalarında mağdur olan ve şikayette bulunan kişilerden yalnızca birinin savcılık tarafından ifade vermeye çağrıldığı vurgulanıyor. İstanbul da, 11 Haziran da polis şiddetine yönelik resmi bir soruşturma başlatıldığı açıklamasına rağmen soruşturmanın ilerlediğine dair herhangi bir işaret ya da polislerin ifade vermek üzere çağrıldıklarına dair bir bilgi bulunmadığı belirtiliyor. Bunun yanında sivil polislerin yanı sıra, sivillerin de göstericilere yönelik şiddete katıldıkları, bunu yaparken polis tarafından engellenmedikleri ve bazen de polis memurlarıyla birlikte hareket ettikleri görülmüştür deniliyor. Bununla birlikte şiddete başvurdukları kanıtlanmayan eylemcilere yönelik açılan davaların varlığına işaret eden raporda, örnek olarak eylemler sırasında ölen Ethem Sarısülük ün cenazesine katıldıkları için 73 kişi hakkında dava açıldığı belirtiliyor. Uluslararası Af Örgütü, 13 Eylül de yaptığı Türkiye ye biber gazı satmayın çağrısını bu raporunda da yineliyor ve toplumsal olaylara müdahale teçhizatı sağlayan ülkelerden satışları durdurmasını talep ediyor. Af Örgütü, bu yasağın Türkiye yetkilileri polisin hak ihlallerine yol açan ya da keyfi güç kullanımına yönelik derhal, bağımsız ve tarafsız soruşturma başlatıncaya ve toplumsal olaylara müdahale araçlarının uluslararası standartlara uygun bir şekilde kullanılmasını sağlayıncaya kadar devam etmesi gerektiğini belirtiyor. Yetkililere çağrılar Gezi Parkı eylemlerine hükümetin aşırı tepkisinin şaşkınlık yarattığını ve sorumluluk sahibi ve insan haklarına saygılı bir hükümet olma iddialarını zayıflattığını söyleyen örgüt, bir dizi çağrıda bulunuyor. Bunların bir kısmı şöyle: Terörle mücadele yasaları da dahil diğer yasaların barışçıl gösteri düzenleme ya da barışçıl gösterilere katılım haklarını kullanan kişilere karşı kullanılmaması sağlanmalı. Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu nda, ihtar üzerine dağılmamak gibi (32. Madde) barışçıl bir gösteriye katılımı suç sayan maddeler kaldırılmalı. Polis, güç kullanmadan önce çatışmayı önlemek için arabuluculuk ve müzakere yollarını kullanmalı. Bir gösterinin dağıtılması amacıyla kullanılan araçlar dikkatli bir şekilde seçilmeli ve sadece gerekli, orantılı ve hesap verilebilir bir şekilde kullanılmalı. Tüm gözaltı merkezlerine düzenli, önceden planlanmayan ve habersiz ziyaretler gerçekleştiren bağımsız bir izleme mekanizması oluşturularak İşkenceye Karşı Ek İhtiyari Protokol uygulanmalı. Gezi eylemleri bilançosu 24 Haziran itibariyle Türkiye genelinde Gezi Parkı eylemlerinde yaklaşık 4 bin 900 kişi gözaltına alındı. Bu gözaltıların 3 bin 400 ü 31 Mayıs ve 2 Haziran arasında gerçekleşti. Ankara da baro eylemler sırasında gözaltına alınan 950 kişiye adli yardımda bulundu. Bu kişilerin 585 i sadece 2 Haziran günü yapılan gözaltılardan oluşuyor. İstanbul Barosu 1200 kişiye adli yardımda bulundu. 10 Temmuz itibariyle eylemlerde 8 binden fazla kişi yaralandı. 11 kişi gözünü kaybederken, 104 kişi ağır kafa travması yaşadı. İçişleri Bakanlığı da eylemler boyunca 600 den fazla polisin yaralandığını belirtti. Polisin ihlallerine karşı cezasızlık raporun öne çıkan başlıklarından biri. Af Örgütü, her ne kadar ihlaller belgelenmiş olsa da sorumlu kişilerin adalet önüne çıkarılmasının düşük bir ihtimal olduğunu söylüyor. AB den çok sert ODTÜ çıkışı AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Jean Maurice Ripert, ODTÜ de yol yapımı için gece yarısı başlatılan operasyona sert tepki gösterdi. Ripert özetle şu mesajları verdi: AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Jean Maurice Ripert, ODTÜ de yol yapımı için gece yarısı başlatılan operasyona sert tepki gösterdi. Ripert özetle şu mesajları verdi: (ODTÜ de yaşananlar) Nihai kararı beklemeden bunu yapmaları talihsiz bir durum. Görüşmeler sürüyordu. Bu bazılarının işini yapmadığının da göstergesi. Vali mi, belediye başkanı mı şuan da tam hatırlamıyorum ama birisi bu kararı aldı. Birileri olaylardan ders almamış. Sürpriz olduysa da en azından durdurabilirdi. Bizim AB içerisinde insan hakları, demokrasi, hukukun üstünlüğü kurallarımız vardır. AB de insanların bu hakları için savaşması sorgulanmaz, inkar edilmez. (Gezi eylemleri) Gösteriler iki şeyi gösterdi. Bir bu ülkedeki reformlar hayata geçirilmiş. İki sivil toplum dinlenmek ve saygı duyulmak istiyor. AB nin gezi raporu AB müzakere sürecinde Gezi parkı olayları ve Rumların gündeme getirdiği Maraş önerisi nedeniyle sıkıntı yaşandığı bildiriliyor. ABHaber e göre, AB üyesi bazı ülkelerin Gezi protestocularına yönelik güvenlik güçlerinin müdahalesi ile ilgili kapsamlı ve tarafsız bir inceleme yapılmadan yeni bir başlık açılmasına karşı çıktığı belirtilirken bu ülkelerin başını ise Hollanda nın çektiği ifade ediliyor. Bazı AB üyesi ülkelerin Türkiye den protestoculara yönelik polis şiddeti konusunda bağımsız ve tarafsız soruşturma talebinde bulunduklarına dikkat çekilen haberde Almanya, Hollanda ve Avusturya gibi ülkeler, Gezi protestoları ile başlayan süreçte Türkiye de düşünce ve basın özgürlüğüne yönelik baskıların kaygı verici boyutlara ulaştığının altını çiziyor denildi. Bazı AB ülkelerinin Türk güvenlik güçlerinin protestoculara yönelik orantısız güç kullanımının soruşturulması konusunda Türk hükümetinin herhangi bir adım atmadığı eleştirisinde bulunduğu belirtildikten sonra şöyle devam edildi: Birçok AB başkentine göre düşünce ve basın özgürlüğü dahil Türkiye deki insan hakları konusundaki gelişmeler kaygı verici boyutta. Oysa son gelişmelere bakıldığında ifade ve basın özgürlüğünün çok daha oturmuş olması gerekirdi görüşü hâkim. Bazı AB ülkeleri, Avrupa Parlamentosu, Avrupa Komisyonu ile birlikte AB Dış Politika Sorumlusu Catherine Ashton ve Genişlemeden Sorumlu Üye Stefan Füle nin polisin göstericilere yönelik aşırı güç kullanımına ilişkin ayrıntılı bir araştırmada ısrar ettiği de kaydediliyor. Bu çerçevede bir soruşturma konusunda herhangi bir gelişme, ilerleme yok. Türk Ombudsmanı da dâhil olmak üzere bu tür çalışma konusunda net bir resim yok görüşünün dile getirildiği aktarılıyor. Öte yandan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi nin Maraş önerileri konusunda Ankara nın adım atmasını istediği de bildirilirdi.

20 38 TÜRKİYE Askerlik artık 12 ay Türkiye ye vize şoku TSK, Genelkurmay bünyesinde yapılan çalışamalarda normal askerliğin 12 ay olması uygun görülmüştür. denildi. Buna göre; askerlik hizmetinde uzun dönem 12 ay, kısa dönem de 6 ay olacak. Yedek subaylık süresi ise 12 ay olarak devam edecek. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ın, 15 ay olan uzun dönem askerliğin 12 aya indirileceğini açıklaması, kışlalarda heyecan yarattı. Vatani görevini yapmakta olan yüz binlerce er, üç ay erken terhis hesaplarına başladı. Gözler hükümete odaklandı. Askere gidecekler de, düzenleme yasalaşırsa, Şafak 365 diyecek. KISA DÖNEMDE DEĞİŞİKLİK YOK Askerlik süresinin kısaltılmasına ilişkin çalışmayı Milli Savunma Bakanlığı ile Genelkurmay Başkanlığı yaptı. Taslağa göre, 15 ay olan uzun dönem askerlik 12 aya indirilecek. 6 ay olan kısa dönem askerlik süresinde ise bir değişiklik öngörülmüyor. Düzenlemenin, ilk Bakanlar Kurulu toplantısında ele alınması planlanıyor. Hükümet, yasa tasarısı haline getirilecek düzenlemeyi hızla Meclise gönderecek. Meclis takvimine göre, önce Milli Savunma Komisyonu nda ele alınması planlanan düzenleme, kabulü halinde Genel Kurul a gelecek. Genel Kurulun da onayı halinde çıkarılan yasa, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ün onayına sunulacak. Bu nedenle sürecin, ekim ayı sonuna kadar tamamlanma ihtimali bulunuyor. Ancak, tasarı üzerinde yeni değişiklikler tartışılırsa, sürecin kasım ayına da kalabileceği kaydediliyor. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ da, Sırbistan dan işareti verdi. Bozdağ, Askerlik süresine ilişkin düzenleme, detayları yasa ile belli olacak, yasa da en kısa sürede Meclis gündemine getirilecek dedi. 12 aylık dönemi tamamlayanlar, lehte uygulama dan dolayı 15 aylık süreyi beklemeden terhis edilecekler. Askerliğe yeni başlayacak olanlar da 12 ay esasına göre vatani görevlerini yapacak. Kısa dönem askerlerin durumunda şimdilik bir değişiklik öngörülmüyor. Ancak taslak üzerinde değişiklik ihtimali bulunuyor. TEK TİP ASKERLİK RAFTA Genelkurmay ın öncelikli tercihi, sürenin 12 aya indirilmesi ve kısa dönem askerliğin de kaldırılarak tek tip askerlik yapılmasıydı. Ancak, kısa dönem askerliğin süresinin uzatılmasına Başbakan Erdoğan ve hükümet karşı çıktı. Dört yıllık üniversite mezunlarının yararlanabildiği kısa dönem askerliğe ilişkin farklı öneriler ise kabul görmedi. Öte yandan uzun dönem askerliğin 9 ay, kısa dönem askerliğin 4 aya indirilmesi beklentileri de, kadro sıkıntısı yaşanabileceği gerekçesiyle şimdilik uygun bulunmadı. Ancak yetkililer, Türk Silahlı Kuvvetleri ndeki profesyonelleşme çalışmaları, çözüm sürecinin neticeye ulaşılarak terör sorununun çözümü dahil olmak üzere yaşanacak gelişmelere bağlı olarak ilerleyen aşamalarda bu adımların da gündeme gelebileceğini belirtiyor. AB Adalet Divanı (ABAD), Türk vatandaşlarının AB ülkelerine vizesiz seyahat edebilmesine yönelik vize muafiyeti konusunda olumsuz karar verdi. AB nin Türkiye için vize kararı açıklandı. Avrupa Birliği nin mevzuatlarını denetleyen AB Adalet Divanı (ABAD), Türk vatandaşlarına yönelik vize muafiyeti konusunda hayati öneme sahip olan Demirkan davası ile ilgili kararını verdi. Lüksemburg daki mahkeme, Leyla Ecem Demirkan ı iddiasında haksız buldu. Yani Türk vatandaşlarının AB ülkelerine 3 aya kadar vize almadan turistik amaçlı seyahat hakkı olmadığına karar verdi. Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD), Türkiye vatandaşlarının AB ülkelerine 3 aya kadar vizesiz seyahat hakkı elde edebileceği Demirkan davasını karara bağladı de, 17 yaşındayken, Almanya da yaşayan ailesini ziyaret etmek için vize talebinde bulunan fakat talebi reddedilen Leyla Ecem Demirkan ın bu ülke aleyhine açtığı davayı karara bağlayan Lüksemburg merkezli AB mahkemesi, hizmet sunan Türk vatandaşlarına tanınan vize muafiyetinin turistler ve tedavi olmak isteyen hastalar gibi hizmet almak isteyenleri kapsamadığını kararlaştırdı. Avrupa Adalet Divanı, daha önce verdiği Türk vatandaşlarına vize muafiyetini ilgilendiren bir başka kararda, Türk vatandaşlarına hizmet sunumu için AB üyesi ülkelere girişlerinde vize şartı getirilemeyeceğine hükmetmişti. Tır şoförleri Mehmet Soysal ve İbrahim Savatlı nın yine Almanya aleyhine açtığı sözkonusu davanın 9 Şubat 2009 tarihli kararında, Türkiye ve Avrupa Ekonomik Topluluğu arasında imzalanan 23 Kasım 1970 tarihli Katma Protokol ün 41 inci maddesinin, yürürlüğe girdiği tarihte vize yükümlülüğü bulunmaması nedeniyle, Türkiye de kurulu şirketlerde çalışan Türk vatandaşlarına, hizmet sunumu için AB üyesi ülkelere girişlerinde vize şartı getirilemeyeceği şeklinde yorumlanması gerektiğini kararlaştırmıştı. AB müktesebatında, turistler, tedavi olmak isteyen hastalar ve akraba ziyaretleri gibi potansiyel ya da fiili hizmet alımını ilgilendiren gruplar ve faaliyetler, hizmet sunumu özgürlüğü kapsamına giriyor. Avrupa Adalet Divanı nın Demirkan davasında verdiği karar bu anlamda bir geriye dönüşü simgeliyor. Askerlik hizmetinde uzun dönem 12 ay, kısa dönem de 6 ay olacak. Yedek subaylık süresi ise 12 ay olarak devam edecek Merhaba Impressum: Herausgeber: Verein Hallo Schweiz Geschäftsleiter-Verantwortlicher Koordinator: Mazlum KILINÇ ** Chefredaktor/Yazıişleri Md.: Gökhan Pahlı Redaktion: Metin Ağbuga, Jürg Meyer, M.Kılınç, Gökhan Pahlı (Yazıların içeriğinden yazarları sorumludur.) BÖLGE TEMSİLCİLERİ: Basel Baselland : Gülşen Kılınç ( ), Zürih ve Çevresi: Metin Ağbuga ( ) Schafhausen-Winterthur: İmam Bozacı ( ) Solothurn ve Çevresi: Engin Vurucu ( ) Bern ve Çevresi: Veysel Geçgel ( ), La Chaux de- Fonds ve Çevresi: Hasan Vurucu ( ) Erscheinungsweise: 11 x Jährläch Geht an alle Verein Schweiz Merhaba Mitglieder Hompage: Adil Bülbül Inseraten / Reklam (Türkçe): Merhaba Reklam Ajansı Baskı/Druck: AZ PRINT Mittelland Zeitungsdruck AG Layout/Grafik: Gökhan Pahlı Übersetzung/Çeviriler: Anja Neptun Dağıtım: Post - Preis: Fr. 3.- Abo-Preis: Fr (Jährlich) İletişim Adresi: Hallo Schweiz-Merhaba Postfach 597, CH-4005 Basel Postkonto:: Hompage: e-posta:

Der kleine Hase möchte lesen lernen

Der kleine Hase möchte lesen lernen Der kleine Hase möchte lesen lernen Der kleine Hase kann nicht lesen. Er will es aber lernen. Doch wie lernt man lesen? Er geht zum dicken Bären, der in einem Baum lebt. Der kleine Hase fragt den dicken

Detaylı

Bu dersimizde Bayan Graf bir eğitim kursuna gitmek istiyor. Bu konuyu bir arkadaşıyla görüşüyor.

Bu dersimizde Bayan Graf bir eğitim kursuna gitmek istiyor. Bu konuyu bir arkadaşıyla görüşüyor. Der Computer-Kurs Bu dersimizde Bayan Graf bir eğitim kursuna gitmek istiyor. Bu konuyu bir arkadaşıyla görüşüyor. 2/5 Frau Graf: Ist das Ihre Zeitung? Könnte ich die kurz haben? Herr Müller: Ja, gern.

Detaylı

İçindekiler. Çözüm Anahtarı... 102 Sözcük Listesi... 103. Copyright 2002 Max Hueber Verlag. ISBN 3 19 007470 4, 1. Auflage 1.

İçindekiler. Çözüm Anahtarı... 102 Sözcük Listesi... 103. Copyright 2002 Max Hueber Verlag. ISBN 3 19 007470 4, 1. Auflage 1. 1 Guten Tag oder Hallo!... 6 Merhaba! 2 Wer ist der Herr da rechts?... 10 Sağdaki bey kim? 3 Kennen Sie unsere Familie?... 14 Ailemizi tanıyor musunuz? 4 Haben Sie kein Auto?... 21 Arabanız yok mu? 5 Wie

Detaylı

COMPUTER: Mission Berlin. 9 Kasım, sabah saat 11.05. Görevini tamamlamak için 65 dakikan var.

COMPUTER: Mission Berlin. 9 Kasım, sabah saat 11.05. Görevini tamamlamak için 65 dakikan var. Bölüm 14 Gelecek Đçin Geçmişe Anna zaman makinesini bulur ve teröristlerin tarihi bir olayı silmek istediklerini öğrenir. Ama hangi olayı? Oyuncu onu 1961 yılına gönderir. Sadece 60 dakikası vardı. Rahibe

Detaylı

Tavsiyeniz için 60, EUR ya varan primler. Arkadaşınıza tavsiye edin ve primlerden faydalanın

Tavsiyeniz için 60, EUR ya varan primler. Arkadaşınıza tavsiye edin ve primlerden faydalanın Tavsiyeniz için 60, ya varan primler Arkadaşınıza tavsiye edin ve primlerden faydalanın 2 3 Dost tavsiyesi Dosta tavsiye size prim Size tavsiyemiz: Bizi tavsiye edin. Eş, dost, akraba, arkadaş ve iş arkadaşlarınıza

Detaylı

AÖĞRENCİLERİN DİKKATİNE!

AÖĞRENCİLERİN DİKKATİNE! A KİTAPÇIK TÜRÜ T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 8. SINIF ALMANCA 2015 8. SINIF 2. DÖNEM ALMANCA DERSİ MERKEZİ ORTAK SINAVI 30 NİSAN 2015 Saat: 11.20

Detaylı

HSK Unterricht in Heimatlicher Sprache und Kultur Ana dili ve Kültür Dersleri

HSK Unterricht in Heimatlicher Sprache und Kultur Ana dili ve Kültür Dersleri Amt für Volksschule HSK Unterricht in Heimatlicher Sprache und Kultur Ana dili ve Kültür Dersleri Informationsflyer mit Anmeldeformular Deutsch Türkisch Başvuru Formları ile Birlikte Bilgi broşürü Almanca

Detaylı

3. Neujahrsball der Deutsch-Türkischen Wirtschaft. Alman- Türk Ekonomisinin 3. Yeni Yıl Balosu

3. Neujahrsball der Deutsch-Türkischen Wirtschaft. Alman- Türk Ekonomisinin 3. Yeni Yıl Balosu 3. Neujahrsball der Deutsch-Türkischen Wirtschaft Alman- Türk Ekonomisinin 3. Yeni Yıl Balosu 14.01.2012 3. Neujahrsball der Deutsch-Türksichen Wirtschaft am 14.01.2012 / Türk-Alman Ekonomisi nin 3. Yeni

Detaylı

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 19 Sahtekarlık ortaya çıkar

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 19 Sahtekarlık ortaya çıkar Ders 19 Sahtekarlık ortaya çıkar Tarladakı esrarengiz şekilleri çiftçiler yapmış olsalar da, UFOların varlığına inanır. ve köylülerle konuşmak için köy birahanesine giderler. ve buğday tarlalarındaki şekillerle

Detaylı

Almanca aile birleşimi sınavı dört bölümdür: 1-Dinleme, 2-Okuma, 3-Yazma, 4-Konuşma

Almanca aile birleşimi sınavı dört bölümdür: 1-Dinleme, 2-Okuma, 3-Yazma, 4-Konuşma Almanca aile birleşimi sınavı dört bölümdür: 1-Dinleme, 2-Okuma, 3-Yazma, 4-Konuşma ALMANYA VİZESİ İÇİN GEREKLİ, AİLE BİRLEŞİMİ YAPACAKLARIN ALMANCA SINAVI SORU ÖRNEKLERİ KONUŞMA BÖLÜMÜ (SPRECHEN): Almanca

Detaylı

COMPUTER: Mission Berlin. 9 Kasım, sabah saat 10 u 10 geçiyor. Almanya yı kurtarmak için 120 dakikan ve üç canın var. Komisere güvenebilir misin?

COMPUTER: Mission Berlin. 9 Kasım, sabah saat 10 u 10 geçiyor. Almanya yı kurtarmak için 120 dakikan ve üç canın var. Komisere güvenebilir misin? Bölum 03 Kant Sokağı na giderken Anna Kant Sokağı na doğru yola çıkar, ancak yolu bilmediği için adresi sormak zorunda kalır. Siyah kasklı motosikletliler yeniden ortaya çıktığında ve ona ateş ettiklerinde

Detaylı

Almanca yapısal kalıp kavram sözlüğü Deutsches Konjunktionen Wörterbuch [Mevlüt Baki Tapan]

Almanca yapısal kalıp kavram sözlüğü Deutsches Konjunktionen Wörterbuch [Mevlüt Baki Tapan] 0 2015 Mevlüt Baki Tapan. Tüm hakları saklıdır. Bu ekitap, Mevlüt Baki Tapan (yazar) tarafından publitory.com da yaratılmış ve yazarın kendisi tarafından Creative Commons Attribution- NonCommercial-NoDerivs

Detaylı

Antrag auf Erteilung/Verlängerung einer/eines İlk izin / Uzatma başvurusu

Antrag auf Erteilung/Verlängerung einer/eines İlk izin / Uzatma başvurusu Der Antrag ist auf Deutsch und leserlich auszufüllen: Başvuru Almanca ve okunaklı olarak doldurulmalıdır: Antrag auf Erteilung/Verlängerung einer/eines İlk izin / Uzatma başvurusu Aufenthaltserlaubnis

Detaylı

telc Türkisch-Zertifikate: Für alle, die mehr können www.telc.net

telc Türkisch-Zertifikate: Für alle, die mehr können www.telc.net telc Türkisch-Zertifikate: Für alle, die mehr können www.telc.net B1 Okul sınavı hiç de zor değildi. Yakında B2 Okul sınavına da girmek istiyorum. Alina Çelebcigil, hat mit Erfolg die Prüfung telc Türkçe

Detaylı

Übersetzung in die türkische Sprache

Übersetzung in die türkische Sprache Übersetzung in die türkische Sprache Wer macht was? Kim ne yapıyor? ı Ihre Seniorenarbeit informiert und berät Sie zu seniorenspezifischen Angeboten und Veranstaltungen innerhalb und außerhalb von Seniorenfreizeitstätten.

Detaylı

------------ Islam (isteğe bagli) Sezer (esinizin soy adi) 01.01.1983 (doğum tarihi) Deutsch (milliyeti)

------------ Islam (isteğe bagli) Sezer (esinizin soy adi) 01.01.1983 (doğum tarihi) Deutsch (milliyeti) Antrag auf Erteilung einer Aufenthalterlaubnis İKAMET MÜSAADESİ İÇİN DİLEKÇE Deutsch Türkisch Almanca - Türkçe 1. Familienname Soyadı 2. 3. 4. 5. bei Frauen: Geburtsname Kadınlarda: Kızlık soyadı Vornamen

Detaylı

Schuljahr. Herkunftssprache Türkisch

Schuljahr. Herkunftssprache Türkisch / Schule / Name Schuljahr Allgemeine Arbeitshinweise Trage bitte auf diesem Blatt und auf deinen Arbeitspapieren deine Schule und deinen Namen ein. Kennzeichne bitte deine Entwurfsblätter (Kladde) und

Detaylı

Die alttürkische Xuanzang-Biographie V

Die alttürkische Xuanzang-Biographie V VERÖFFENTLICHUNGEN DER SOCIETAS URALO-ALTAICA Herausgegeben von Cornelius Hasselblatt und Klaus Röhrborn Band 34 Xuanzangs Leben und Werk Herausgegeben von Alexander Leonhard Mayer und Klaus Röhrborn Teil

Detaylı

AÖĞRENCİLERİN DİKKATİNE!

AÖĞRENCİLERİN DİKKATİNE! A KİTAPÇIK TÜRÜ T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 8. SINIF ALMANCA 2015 8. SINIF 1. DÖNEM ALMANCA DERSİ MERKEZİ ORTAK SINAVI 26 KASIM 2015 Saat: 11.20

Detaylı

Antrag auf Erteilung einer Aufenthalterlaubnis İKAMET MÜSAADESİ İÇİN DİLEKÇE

Antrag auf Erteilung einer Aufenthalterlaubnis İKAMET MÜSAADESİ İÇİN DİLEKÇE Antrag auf Erteilung einer Aufenthalterlaubnis İKAMET MÜSAADESİ İÇİN DİLEKÇE Deutsch Türkisch Almanca - Türkçe 1. Familienname Soyadı bei Frauen: Geburtsname Kadınlarda: Kızlık soyadı 2. Vornamen Adı 3.

Detaylı

Yurt dışı eki tarihli Alman çocuk parası başvurusu için Anlage Ausland zum Antrag auf deutsches Kindergeld vom

Yurt dışı eki tarihli Alman çocuk parası başvurusu için Anlage Ausland zum Antrag auf deutsches Kindergeld vom Başvuran kişinin soyadı ve adı Name und Vorname der antragstellenden Person Çocuk parası No. F K Kindergeld-Nr. Yurt dışı eki tarihli Alman çocuk parası başvurusu için Anlage Ausland zum Antrag auf deutsches

Detaylı

Almanyalý Türklerin bankasýna hoþgeldiniz. HypoVereinsbank ve YapýKredi iþbirliðinin tüm avantajlarý hizmetinizde.

Almanyalý Türklerin bankasýna hoþgeldiniz. HypoVereinsbank ve YapýKredi iþbirliðinin tüm avantajlarý hizmetinizde. HERZLICH WILLKOMMEN HOÞGELDÝNÝZ Almanyalý Türklerin bankasýna hoþgeldiniz. HypoVereinsbank ve YapýKredi iþbirliðinin tüm avantajlarý hizmetinizde. Die Bank für Deutschtürken. Nutzen Sie die Vorteile der

Detaylı

Runder Tisch deutscher und türkischer Redakteure in Rhein-Main

Runder Tisch deutscher und türkischer Redakteure in Rhein-Main Runder Tisch deutscher und türkischer Redakteure in Rhein-Main Nicht übereinander reden, sondern miteinander arbeiten Projektkoordinator: Erhard Brunn Lessingstr. 7 60323 Frankfurt Tel: 069-26 49 67 12

Detaylı

Junis putzt zweimal am Tag seine Zähne. Aber warum?, fragt er seine Mutter. Mama erklärt ihm: Alle Menschen müssen Zähne putzen, ansonsten werden die Zähne krank. Sie können kleine Löcher kriegen und das

Detaylı

Wir verstehen uns gut Spielerisch Deutsch lernen

Wir verstehen uns gut Spielerisch Deutsch lernen Elke Schlösser Wir verstehen uns gut Spielerisch Deutsch lernen Methoden und Bausteine zur Sprachförderung für deutsche und zugewanderte Kinder als Kindergarten und Grundschule Ökotopia Verlag, Münster,

Detaylı

Vergleich der Schülerantworten zwischen den Partnerregionen

Vergleich der Schülerantworten zwischen den Partnerregionen Vergleich der Schülerantworten zwischen den Partnerregionen OKUMA MOTİVASYONU VE ALIŞKANLIĞI ANKETİ ÖNTEST SONUÇLARI Önbildiri: Karsilastirma sadece iki bölgede ayni sekilde sorulan sorulari icermekdedir.

Detaylı

Forum Demenz / Alzheimer Wie gehe ich damit um? Sylvia Kern, Geschäftsführerin 1

Forum Demenz / Alzheimer Wie gehe ich damit um? Sylvia Kern, Geschäftsführerin 1 Forum Demenz / Alzheimer Wie gehe ich damit um? Sylvia Kern, Geschäftsführerin 1 Sylvia Kern, Geschäftsführerin 2 Bakım uygun olmalı herkes için Kültüre uygun yaşlılar bakımı ile ilgili bilgilendirme günü

Detaylı

Bald komm ich in die Schule. Yakında Okula Başlıyorum

Bald komm ich in die Schule. Yakında Okula Başlıyorum Bald komm ich in die Schule ist der Text: Yakında Okula Başlıyorum ald komme ich in die Schule ϝ ΧΩ ϑϭ γ Ύ Α ϳέ ϗ Δ γέω ϣ ϟ ϝ ΧΩ Δ γέω ϣ ϟ ϑϭ γ Ύ Α ϳέ ϗ nregungenanregungen zur Vorbereitung auf die Schule

Detaylı

Derdini söylemeyen derman bulamaz.

Derdini söylemeyen derman bulamaz. Derdini söylemeyen derman bulamaz. Uyuşturucu sorunu ile karşılaşan veliler için bilgilendirme broşürü Eine Drogeninformationsbroschüre für Eltern Es ist schwer, jemandem zu helfen, der nicht sagt, was

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Mission Berlin. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Bölüm 22 Harekete Geç

Mission Berlin. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Bölüm 22 Harekete Geç Bölüm 22 Harekete Geç Anna 1989 yılınin Berlin ine gönderilir. Orada duvar yıkıldığı için büyük sevinç yaşanıyordur. Anna insan kalabalıklarının arasından geçerek kutuyu almak zorundadır. Bunu başarabilecek

Detaylı

Marie hat Heimweh. Sevgi evini özler

Marie hat Heimweh. Sevgi evini özler Marie und Charly Da kommt ein anderer kleiner Marienkäfer vorbei. Er hat auch einen Malkasten und einen Pinsel und trägt eine viel zu große Mütze. Er sagt zu Marie: Hallo Marie. Ich bin Charly und ein

Detaylı

TITA AN. Mediadaten & Anzeigenpreise Yayın Bilgileri & İlan Fiyatları. NetMedia GmbH

TITA AN. Mediadaten & Anzeigenpreise Yayın Bilgileri & İlan Fiyatları. NetMedia GmbH Mediadaten & Anzeigenpreise Yayın Bilgileri & İlan Fiyatları Jetzt auch in Deutschland Şimdi Almanya da Die Titaan NetMedia GmbH: Ihr Fachverlag für Periodika des deutsch-türkischen Wirtschaftslebens Titaan

Detaylı

Aufklärung Nr. 11: Influenza Türkisch / Türkçe

Aufklärung Nr. 11: Influenza Türkisch / Türkçe İnfluenza (grip) aşısı hakkında Solunum yollarının aniden başlayıp şiddetli belirtiler gösteren hastalıkları insanlarda en sıklıkla görülen hastalıklardır. Bu hastalıklar çok sayıda farklı nedenden, özellikle

Detaylı

Toplum ve işhayatında avantajlar - İlk dilini iyi bilen başka dilleri öğrenmek için iyi bir temel atmiş olur (almanca ve yabancı dil).

Toplum ve işhayatında avantajlar - İlk dilini iyi bilen başka dilleri öğrenmek için iyi bir temel atmiş olur (almanca ve yabancı dil). Türkce / Türkisch Anadillerde ders (Heimatliche Sprache und Kultur HSK) Velâyet sahibleri ve veliler icin bilgiler Almanca diline destek, çok dilliliğin ve kültürlerarası yetkinin geliştirilmesi devlet

Detaylı

Öğrenci Kitabı BEN DE BAŞARIRIM! telc TÜRKÇE B1 OKUL. www.telc.net

Öğrenci Kitabı BEN DE BAŞARIRIM! telc TÜRKÇE B1 OKUL. www.telc.net Öğrenci Kitabı BEN DE BAŞARIRIM! telc TÜRKÇE B1 OKUL B1 www.telc.net İÇİNDEKİLER 1. Ünite Gelecekten Beklentilerimiz 1 Hayal ve Hedefler... Gençlerin Düşleri...5 Değişik Meslek Türleri...6 İş ve Kariyer...6

Detaylı

Voraussichtlicher Bruttoarbeitslohn (einschließlich Sachbezüge, Gratifikationen, Tantiemen usw.) im Inland im Wohnsitzstaat in (Drittstaat)

Voraussichtlicher Bruttoarbeitslohn (einschließlich Sachbezüge, Gratifikationen, Tantiemen usw.) im Inland im Wohnsitzstaat in (Drittstaat) Antrag auf Behandlung als unbeschränkt einkommensteuerpflichtiger Arbeitnehmer nach 1 Abs. 3 EStG für 201_ (Anlage Grenzpendler außerhalb EU/EWR zum Antrag auf Lohnsteuer-Ermäßigung) Zur Beachtung: Für

Detaylı

Mission Berlin. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Bölüm 02 Firarda

Mission Berlin. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Bölüm 02 Firarda Bölüm 02 Firarda Anna komiserin sorularını yanıtlar, ama sorgulama motosiklet gürültüsü ve silah sesleriyle bölünür. Anna kaçar ve müzik kutusunun üzerinde bir adres keşfeder. Bu ipucu ona yardımcı olacak

Detaylı

Okul öncesi Almanca dil gelişimi

Okul öncesi Almanca dil gelişimi TÜRKÇE TÜRKISCH Okul öncesi Almanca dil gelişimi Deutschkenntnisse von Vorschulkindern Veliler için anket (soru) formu Elternfragebogen Wünschen Sie den Fragebogen in einer anderen Sprache, können Sie

Detaylı

Mission Berlin. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Bölüm 21 Yeni Bir Plan

Mission Berlin. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Bölüm 21 Yeni Bir Plan Bölüm 21 Yeni Bir Plan Anna 2006 yılına geri döner. Rahip Kavalier kırmızılı kadın tarafından kaçırılır. Anna, rahibin nerede olduğunu ortaya çıkaramadığı için 9 Kasım 1989 a, Berlin duvarının yıkıldığı

Detaylı

HERE COMES THE SUN. 6. September bis 31. Oktober 2010 Uferhallen, Berlin-Wedding

HERE COMES THE SUN. 6. September bis 31. Oktober 2010 Uferhallen, Berlin-Wedding HERE COMES THE SUN Eine Ausstellung für Energieforscher, Sonnenanbeter und Lichtscheue ab 7 Jahren, Familien und Schulklassen im Wissenschaftsjahr 2010 Die Zukunft der Energie 6. September bis 31. Oktober

Detaylı

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 16 Đkarus

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 16 Đkarus Ders 16 Đkarus Đki gazeteci Yunan mitlojisinin trajik kahramanı Đkarus un hikayesinden çok etkilenir. Ama dinleyiciler Đkarus un kim olduğunu biliyorlar mı? Muhabirler dinleyicileri aydınlatmak için Đkarus

Detaylı

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 08 Meçhul adamın kimliği

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 08 Meçhul adamın kimliği Ders 08 Meçhul adamın kimliği ve sarayda Kral Ludwig olduğunu iddia eden adamla konuşurlar. Ama ardından ilginç bir şey tespit eder. Esrarengiz yabancının gerçekte kim olduğunu bulur. Đki muhabir, yeniden

Detaylı

Aşağı Saksonya Eyaleti Başbakanı Stephan Weil Başkanlığındaki Türkiye Ekonomi Heyeti (Ankara, Konya, Istanbul) 4. 9. Mayıs 2014 Kayıt Formu

Aşağı Saksonya Eyaleti Başbakanı Stephan Weil Başkanlığındaki Türkiye Ekonomi Heyeti (Ankara, Konya, Istanbul) 4. 9. Mayıs 2014 Kayıt Formu Anmeldung zur Teilnahme an der Wirtschaftsdelegationsreise unter Leitung von Ministerpräsident Stephan Weil in die Türkei (Ankara, Konya, Istanbul), 4. 9. Mai 2014 Aşağı Saksonya Eyaleti Başbakanı Stephan

Detaylı

Aufklärung Nr. 10: Hepatitis B Türkisch / Türkçe

Aufklärung Nr. 10: Hepatitis B Türkisch / Türkçe Hepatit B'ye karşı koruyucu aşı Hepatit B, Hepatit B virüsünün (HBV) enfeksiyon sonucunda yol açtığı akut bir karaciğer iltihabıdır. Bu virüs enfeksiyona yakalanmış bir insanın kanı veya vücut sıvıları

Detaylı

Aufklärung Nr. 27: Pneumokokken (Konjugat) Türkisch / Türkçe

Aufklärung Nr. 27: Pneumokokken (Konjugat) Türkisch / Türkçe Süt emen bebekler/küçük çocuklardaki pnömokok hastalıklarına karşı koruyucu aşı - Konjuge aşı maddesine sahip Pnömokok enfeksiyonlarına Streptococcus pneumoniae bakterileri neden olmaktadır. 90'dan fazla

Detaylı

www.mainz.de/frauenbuero Kadına Karşı Şiddette İlk Yardım

www.mainz.de/frauenbuero Kadına Karşı Şiddette İlk Yardım www.mainz.de/frauenbuero Kadına Karşı Şiddette İlk Yardım Kadına Karşı Şiddette İlk Yardım Kadına karşı şiddetin bir çok yüzü vardır: taciz, hakaret, aşağılama, yıldırma, dayak, tecavüz. Bunlar, bir çok

Detaylı

Avrupa daki Medya ve Gazetesi nin Başarı Öyküsü

Avrupa daki Medya ve Gazetesi nin Başarı Öyküsü Avrupa daki Medya ve Gazetesi nin Başarı Öyküsü Avrupa daki Türk Nüfusu Federal Almanya daki ve Avrupa daki Türk Göçmenler ALMANYA Veriler T.C. vatandaşlarının toplam sayısı 1.760.000 Alman vatandaşlığını

Detaylı

COMPUTER: Mission Berlin, 9 Kasım, sabah saat 10. Berlin e hoşgeldin. Kahramanın kim olsun? Berlin e hoşgeldin. Kahramanın kim olsun?

COMPUTER: Mission Berlin, 9 Kasım, sabah saat 10. Berlin e hoşgeldin. Kahramanın kim olsun? Berlin e hoşgeldin. Kahramanın kim olsun? Bölüm 01 Kötü Uyanış Anna nın görevi Almanya yı bir felaketten korumak. Bilmeceyi çözmek ve kim olduğu bilinmeyen motosikletli adamlara dikkat etmek zorunda. 130 dakika zamanı var. Ama ilk ipucu nerede?

Detaylı

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 21 Hamburg da köpekbalığı

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 21 Hamburg da köpekbalığı Ders 21 Hamburg da köpekbalığı Dayanılmaz sıcaklıktaki havada, deniz kenarında bir görev Radio D çalısanlarının işine gelir. ve Hamburg a giderler. Hamburg limanında bir köpek balığı gözlenmiştir., ve

Detaylı

COMPUTER: Mission Berlin. 9 Kasım, sabah saat 10 u 20 geçiyor. iki canın ve 95 dakikan var. Mesaj ne anlama geliyor?

COMPUTER: Mission Berlin. 9 Kasım, sabah saat 10 u 20 geçiyor. iki canın ve 95 dakikan var. Mesaj ne anlama geliyor? Bölüm 05 Tanışıyor muyuz? Anna müzik kutusunu tamir etmesi için saatçiye götürür. Ama bu Paul Winkler için işin ötesinde bir anlam taşıyordur. Anna yi eskiden tanıdığını iddia eder. Ama nasıl olur? Anna

Detaylı

Hueber. Hörkurs Deutsch für Anfänger. Deutsch als Fremdsprache. Yeni Başlayanlara Dinleyerek Öğrenilen Almanca Kursu.

Hueber. Hörkurs Deutsch für Anfänger. Deutsch als Fremdsprache. Yeni Başlayanlara Dinleyerek Öğrenilen Almanca Kursu. 127481.qxd:127481 12.01.2009 14:54 Uhr Seite 1 Hueber Deutsch als Fremdsprache Hörkurs Deutsch für Anfänger Yeni Başlayanlara Dinleyerek Öğrenilen Almanca Kursu 12.7481 Deutsch Türkisch Begleitheft İçindekiler

Detaylı

Zukunft durch Ausbildung

Zukunft durch Ausbildung Zukunft durch Ausbildung Aktionsplan der Arbeitsminister der Republik Türkei und des Landes Nordrhein-Westfalen Gelecek için Meslek Eğitimi T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ve Kuzey Ren Vestfalya

Detaylı

Sonderwerbeformen Gültig ab Januar 2011

Sonderwerbeformen Gültig ab Januar 2011 Sonderwerbeformen Gültig ab Januar 2011 Titelseite unten rechts 1. Sayfa sağ alt köşe 1 x 50, 2 x 50, 3 x 50, 4 x 50, 5 x 50 10,- 3 x 50 1x50 3x55 Titelkopf-Anzeige 1. Sayfa sağ üst köşe 3 x 55 12,- TV-Seiten

Detaylı

6 EKİM 1964 MANYAS DEPREMİ ESNASİNDA ZEMİNDE MEYDANA GELEN TANSİYON ÇATLAKLARI ERDBEBENSPALTEN IM DER GEGEND VON MANIAS IN NORDWEST-ANATOLIEN

6 EKİM 1964 MANYAS DEPREMİ ESNASİNDA ZEMİNDE MEYDANA GELEN TANSİYON ÇATLAKLARI ERDBEBENSPALTEN IM DER GEGEND VON MANIAS IN NORDWEST-ANATOLIEN 6 EKİM 1964 MANYAS DEPREMİ ESNASİNDA ZEMİNDE MEYDANA GELEN TANSİYON ÇATLAKLARI ERDBEBENSPALTEN IM DER GEGEND VON MANIAS IN NORDWEST-ANATOLIEN İhsan KETÎN Istanbul Teknik Üniversitesi, Maden Fakültesi 6

Detaylı

Smartphone-Funktionen

Smartphone-Funktionen Smartphone-Funktionen 1 2 3 4 15 1 1 14 13 12 5 8 9 10 11 22 21 20 18 19 1. Ohrhörer 2. Kopfhöreranschluss 3. Display 12. Senden/Antworten 13. Menü/Linksauswahl 14. USB-Anschluss 4. Messaging/Menü Bildlauf

Detaylı

Prof. Dr. M. Emin Arat Rektör

Prof. Dr. M. Emin Arat Rektör Türkiye Cumhuriyeti nin en büyük projelerinden biri olan Avrupa Birliği ne katılım süreci yarım yüzyılı aşmış ve bugün gelinen noktada taraflar arasında üyelik müzakereleri devam etmektedir. Avrupa Birliği,

Detaylı

ALMAN-TÜRK-1. Burada yaşadıklarım. Was ich hier erlebt habe. Projektzeitung der deutsch-türkischen Jugendbegegnung

ALMAN-TÜRK-1. Burada yaşadıklarım. Was ich hier erlebt habe. Projektzeitung der deutsch-türkischen Jugendbegegnung ALMAN-TÜRK-1 Projektzeitung der deutsch-türkischen Jugendbegegnung Alman-Türk gençlik buluşmasının proje gazetesi Burada yaşadıklarım Ahmet (2. v. rechts) spielt mit seinen neuen Freunden. / Ahmet (Sağdan

Detaylı

1. Temel hak ve özgürlükler anayasada düzenlenir ve böylece güvence altına alınır.

1. Temel hak ve özgürlükler anayasada düzenlenir ve böylece güvence altına alınır. Genel Olarak Dünyada Hukuk Sistemleri İkiye Ayrılır: 1) Kıta Avrupası Hukuk Sistemi: Roma Hukukunun esas alındığı ve Avrupa'nın genelinde hakim olan hukuk sistemidir. Almanya ve Türkiye, bu sistem içinde

Detaylı

Offenbarung in Christentum und Islam

Offenbarung in Christentum und Islam Interkulturelle und interreligiöse Symposien der Eugen-Biser-Stiftung 5 Offenbarung in Christentum und Islam Bearbeitet von Prof. Dr. Richard Heinzmann, Prof. Dr. Mualla Selçuk 1. Auflage 2011. Taschenbuch.

Detaylı

Aufklärung Nr. 7: MMR / KKK Türkisch / Türkçe

Aufklärung Nr. 7: MMR / KKK Türkisch / Türkçe Aydınlatıcı bilgi Kızamık, Kabakulak ve Kızamıkçığa karşı koruyucu aşı Kızamık, kabakulak ve kızamıkçık, virüs enfeksiyonlarının (Kızamık virüsü, kabakulak virüsü, kızamıkçık virüsü) neden olduğu ve özellikle

Detaylı

DÖĞRENCİLERİN DİKKATİNE!

DÖĞRENCİLERİN DİKKATİNE! D KİTAPÇIK TÜRÜ T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 8. SINIF ALMANCA 2015 8. SINIF 1. DÖNEM ALMANCA DERSİ MERKEZİ ORTAK SINAVI 26 KASIM 2015 Saat: 11.20

Detaylı

Regulation of biographical transitions in second generation immigrants in Germany and Israel. - Fragebögen deutsch-türkisch -

Regulation of biographical transitions in second generation immigrants in Germany and Israel. - Fragebögen deutsch-türkisch - ZA5083 Regulation of biographical transitions in second generation immigrants in Germany and Israel [Regulation biographischer Übergänge bei Migranten der zweiten Generation in Deutschland und Israel]

Detaylı

Offener Brief von Kadir Ugur, CEO BENTOUR REISEN, an den türkischen Minister für Kultur und Tourismus Mahir Ünal

Offener Brief von Kadir Ugur, CEO BENTOUR REISEN, an den türkischen Minister für Kultur und Tourismus Mahir Ünal Offener Brief von Kadir Ugur, CEO BENTOUR REISEN, an den türkischen Minister für Kultur und Tourismus Mahir Ünal Zürich 07.03.2016 Sehr geehrter Herr Kultur und Tourismus Minister Mahir Ünal, vor ca. 4

Detaylı

TED KDZ EREĞLİ KOLEJİ VAKFI ÖZEL ORTAOKULU 5.SINIFLAR ALMANCA ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI

TED KDZ EREĞLİ KOLEJİ VAKFI ÖZEL ORTAOKULU 5.SINIFLAR ALMANCA ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI EYLÜL V.HAFTA EYLÜL IV. HAFTA TED KDZ EREĞLİ KOLEJİ VAKFI ÖZEL ORTAOKULU 5.SINIFLAR ALMANCA ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI Araç -Guten Tag! Situationsangemessene Sich Begrüßen Situationsangemessene,

Detaylı

Webseiten-Bericht für kredikartihesapsorgulama.com

Webseiten-Bericht für kredikartihesapsorgulama.com Webseiten-Bericht für kredikartihesapsorgulama.com Generiert am 09 Oktober 2015 18:53 PM Der Wert ist 76/100 SEO Inhalte Seitentitel Kredi Kartı Borç Sorgulama Ve Öğrenme Länge : 37 Perfekt, denn Ihr Seitentitel

Detaylı

Aufklärung Nr. 23: 6-fach Türkisch/Türkçe. Tetanos, difteri, hib hastalığı, çocuk felci ve hepatit B aşısı hakkında

Aufklärung Nr. 23: 6-fach Türkisch/Türkçe. Tetanos, difteri, hib hastalığı, çocuk felci ve hepatit B aşısı hakkında Tetanos, difteri, hib hastalığı, çocuk felci ve hepatit B aşısı hakkında Genelde, süt çocuğu ve küçük çocuk dönemlerinde tetanos, difteri, boğmaca, hib hastalıkları (menenjit), çocuk felci ve hepatit B

Detaylı

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 22 Kayıp sörfçü

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 22 Kayıp sörfçü Ders 22 Kayıp sörfçü ve köpek balığının izini ararken tuhaf birşey bulurlar: Limanda üzerinde sörfçü olmayan bir sörf tahtası ve kafaları karıştıran bir gazete haberi dikkatlerini çeker. Đki muhabir kalabalıktan

Detaylı

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 13 Rosenmontag

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 13 Rosenmontag Ders 13 Rosenmontag Radio D bürosunda karnaval coşkusunu herkes aynı ölçüde paylaşmaz. Compu nun verdiği araştırma görevi muhabirleri karnavalın coşkuyla kutlandığı Karaormanlar a götürür. buna sevinmez.

Detaylı

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 17 Tarladaki şekiller

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 17 Tarladaki şekiller Ders 17 Tarladaki şekiller ve Philipp buğday tarlalarında ortaya çıkan esrarengiz şekilleri araştırır. Bu şekiller bir UFO nun tarlaya inmesi sonucunda mı oluşmuştur, yoksa birileri bu şekilleri görmeye

Detaylı

Aydınlatıcı bilgi Kızamık, Kabakulak ve Kızamıkçığa karşı koruyucu aşı

Aydınlatıcı bilgi Kızamık, Kabakulak ve Kızamıkçığa karşı koruyucu aşı Aydınlatıcı bilgi Kızamık, Kabakulak ve Kızamıkçığa karşı koruyucu aşı Kızamık, kabakulak ve kızamıkçık, virüs enfeksiyonlarının (Kızamık virüsü, kabakulak virüsü, OKkızamıkçık virüsü) neden olduğu ve

Detaylı

Arbeiten Ausbildung Fort-/Weiterbildung Studium. Çalışmak Meslek Eğitimi Mesleği İlerletme/Geliştirme Eğitimi Yüksek Öğrenim

Arbeiten Ausbildung Fort-/Weiterbildung Studium. Çalışmak Meslek Eğitimi Mesleği İlerletme/Geliştirme Eğitimi Yüksek Öğrenim Perspektiven in der Altenhilfe Yaşlı Yardımında Perspektifler Arbeiten Ausbildung Fort-/Weiterbildung Studium Çalışmak Meslek Eğitimi Mesleği İlerletme/Geliştirme Eğitimi Yüksek Öğrenim Warum in der Pflege

Detaylı

Ünite 1: Wie heißt du? Wo wohnst du? Woher...? Pekiştirme, kendini ve başkalarını tanıtma 3.

Ünite 1: Wie heißt du? Wo wohnst du? Woher...? Pekiştirme, kendini ve başkalarını tanıtma 3. YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ İN İN KODU: HAFTALIK SAATİ: AKADEMİK DÖNEM: KİTABI: ALMANCA 1 AFGE101/AFG(A-C) 101 AFGE 4 Saat/AFG(A-C) 3 Saat BAHAR 2013 Studio d A1 okuma ve yazma becerilerinin geliştirilmesini

Detaylı

Kontakt / Temas. Interkulturelles Netzwerk für Krebstherapie: - Türkisch / Deutsch Kültürler arası kanser tedavi ağı. - Türkçe / Almanca -

Kontakt / Temas. Interkulturelles Netzwerk für Krebstherapie: - Türkisch / Deutsch Kültürler arası kanser tedavi ağı. - Türkçe / Almanca - Parkplätze im Parkhaus O10 vorhanden. Sie erreichen uns mit den Buslinien 281, 20, 25 und 5 (Verbindung zu den Bahnhöfen Dammtor und Hauptbahnhof). Park yerleri park binası O10 da mevcuttur. 281, 20, 25

Detaylı

Muhabirler getürkt kelimesinin anlamını araştırırlar. Bunun için her geminin özel bir şekilde selamlandığı sıradışı bir limana giderler.

Muhabirler getürkt kelimesinin anlamını araştırırlar. Bunun için her geminin özel bir şekilde selamlandığı sıradışı bir limana giderler. Ders 25 Gemilerin selamlanması Muhabirler getürkt kelimesinin anlamını araştırırlar. Bunun için her geminin özel bir şekilde selamlandığı sıradışı bir limana giderler. Willkomm-Höft limanında tüm gemiler

Detaylı

Dinleyiniz Hören&Sie

Dinleyiniz Hören&Sie Dinleyiniz Hören&Sie Datum&/&Tarih Freitag&/&Cuma)25.05.2012 Samstag&/&Cumartesi)26.05.2012 09:30&8&18:00 Ort&/&Yer Müzik Terapi Türkiye de iki farkl Müzik Terapi yöntemi bir arada yürütülmektedir. Birincisi

Detaylı

bab.la Cümle Kalıpları: Kişisel Dilekler Almanca-Türkçe

bab.la Cümle Kalıpları: Kişisel Dilekler Almanca-Türkçe Dilekler : Evlilik Herzlichen Glückwunsch! Für Euren gemeinsamen Lebensweg wünschen wir Euch alle Liebe und alles Glück dieser Welt. Tebrikler. Dünyadaki tüm mutluluklar üzerinizde olsun. Yeni evli bir

Detaylı

Aufklärung Nr. 11b: Influenza (nasal) Türkisch / Türkçe. Çocukların ve gençlerin canlı aşı maddesiyle influenzaya karşı aşı olması için (burun spreyi)

Aufklärung Nr. 11b: Influenza (nasal) Türkisch / Türkçe. Çocukların ve gençlerin canlı aşı maddesiyle influenzaya karşı aşı olması için (burun spreyi) Çocukların ve gençlerin canlı aşı maddesiyle influenzaya karşı aşı olması için (burun spreyi) Nefes yollarındaki akut hastalıklar insanlarda en sık görülen hastalıklar arasındadır. Çok sayıda farklı mikrop,

Detaylı

Dreifaches Nein bei den eidgenössischen Abstimmungen

Dreifaches Nein bei den eidgenössischen Abstimmungen Kadın sendikacılar kesin ücret eşitiliği önlemleri talebinde bulundular İsvİçre Sendikalar Birliği (SGB) Kadınlar Kongresi artık ücret eşitliğinin sağlanması için devlet kontrolleri ve yaptırımlar talep

Detaylı

COMPUTER: Mission Berlin. 9 Kasım, sabah saat 11 e çeyrek var. 65 dakikan ve bir canın kaldı.

COMPUTER: Mission Berlin. 9 Kasım, sabah saat 11 e çeyrek var. 65 dakikan ve bir canın kaldı. Bölüm 10 Çıkmaz Sokakta Oyuncu 13 Ağustos 1961 in Berlin Duvarı nın inşaat tarihi olduğunu, 9 Kasım 1989 un da duvarın yıkıldığı gün olduğunu ortaya çıkarır. Özel görev bu iki tarihle yakından alakalıdır.

Detaylı

Kapitel. Das ist kein Geldautomat. Bu bir bankamatik değildir.

Kapitel. Das ist kein Geldautomat. Bu bir bankamatik değildir. Das ist kein Geldautomat. Bu bir bankamatik değildir. Kapitel 7 Bu bölümde öğrenecekleriniz: Bankamatik kullanımında sorun yaşadığınızda nasıl yardım istenir? Bir yanlış anlaşılma nasıl açıklığa kavuşturulur?

Detaylı

Eğitim ve İştirak Paketi. Nordrhein-Westfalen Eyaleti. Çalışma, Uyum ve Sosyal İşler Bakanlığı nın bir bilgilendirmesidir.

Eğitim ve İştirak Paketi. Nordrhein-Westfalen Eyaleti. Çalışma, Uyum ve Sosyal İşler Bakanlığı nın bir bilgilendirmesidir. Nordrhein-Westfalen Eyaleti Çalışma, Entegrasyon ve Sosyal İşler Bakanlığı Eğitim ve İştirak Paketi. Nordrhein-Westfalen Eyaleti Çalışma, Uyum ve Sosyal İşler Bakanlığı nın bir bilgilendirmesidir. www.mais.nrw.de

Detaylı

IM DIENST FÜR DIE MENSCHEN!

IM DIENST FÜR DIE MENSCHEN! Ihre Polizei IM DIENST FÜR DIE MENSCHEN! Polizei und Muslime Ihre Polizei Im Dienst für die 02 Inhalt I h r e P o l i z e i IM DIENST FÜR DIE MENSCHEN! Seite 04 Seite 06 Seite 08 Seite 10 Seite 12 Seite

Detaylı

Emekli Hocamız Prof. Dr. Melikşah YILDIRIM a Armağanımızdır.

Emekli Hocamız Prof. Dr. Melikşah YILDIRIM a Armağanımızdır. Emekli Hocamız Prof. Dr. Melikşah YILDIRIM a Armağanımızdır. ' Prof. Dr. Melikşah YILDIRIM (1949 - ) / SERİ CİLT SAYI SERIES a VOLÜME *q NUMBER ^ -jq q q SERIE M BAND HEFT 1, y y y SERIE TOME FASCICULE

Detaylı

COMPUTER: Mission Berlin. 9 Kasım, sabah saat 11 e 10 var. 60 dakikan ve bir canın kaldı.

COMPUTER: Mission Berlin. 9 Kasım, sabah saat 11 e 10 var. 60 dakikan ve bir canın kaldı. Bölüm 11 Fast Food Anna Paul e yemek sırasında esrarengiz Çözüm bölünmede, müziği takip et! mesajından söz ettiğinde, Paul tehlikeyi sezer ve Anna yı Rahip Kavalier e gönderir. Ama bu iz doğru mudur? Paul

Detaylı

Aşağı Saksonya Eyaleti Başbakanı Stephan Weil Başkanlığındaki Türkiye Ekonomi Heyeti (Ankara, Konya, Istanbul) 4. 9. Mayıs 2014 Kayıt Formu

Aşağı Saksonya Eyaleti Başbakanı Stephan Weil Başkanlığındaki Türkiye Ekonomi Heyeti (Ankara, Konya, Istanbul) 4. 9. Mayıs 2014 Kayıt Formu Anmeldung zur Teilnahme an der Wirtschaftsdelegationsreise unter Leitung von Ministerpräsident Stephan Weil in die Türkei (Ankara, Konya, Istanbul), 4. 9. Mai 2014 Aşağı Saksonya Eyaleti Başbakanı Stephan

Detaylı

Türkei-Woche an der FH Kiel. Workshops 18.11.2014, 12.30-14.00 Uhr. (1) Psychosoziale Gesundheit und Migration

Türkei-Woche an der FH Kiel. Workshops 18.11.2014, 12.30-14.00 Uhr. (1) Psychosoziale Gesundheit und Migration Türkei-Woche an der FH Kiel Workshops 18.11.2014, 12.30-14.00 Uhr (1) Psychosoziale Gesundheit und Migration Workshop: Gülay Yilmaz, Diplomsozialarbeiterin (FH) Moderation: Prof. Dr. Jeannette Bischkopf

Detaylı

ALMAN-TÜRK-2 ANKARA -2009. Projektzeitung der deutsch-türkischen Jugendbegegnung Türk- Alman gençlik buluşmasının proje gazetesi

ALMAN-TÜRK-2 ANKARA -2009. Projektzeitung der deutsch-türkischen Jugendbegegnung Türk- Alman gençlik buluşmasının proje gazetesi ANKARA -2009 ALMAN-TÜRK-2 Projektzeitung der deutsch-türkischen Jugendbegegnung Türk- Alman gençlik buluşmasının proje gazetesi Proje Ortakları Ein Projekt von Katholisches Jugendhaus BERLİN (Ludwig Wolker

Detaylı

bab.la Cümle Kalıpları: Kişisel Dilekler Türkçe-Almanca

bab.la Cümle Kalıpları: Kişisel Dilekler Türkçe-Almanca Dilekler : Evlilik Tebrikler. Dünyadaki tüm mutluluklar üzerinizde olsun. Herzlichen Glückwunsch! Für Euren gemeinsamen Lebensweg wünschen wir Euch alle Liebe und alles Glück dieser Welt. Yeni evli bir

Detaylı

Mide/Bağırsak yolu (gastrointestinal) Sık sık mide yanması yaşıyor musunuz? Mideniz bulanıyor mu? Kustunuz mu? Kusmuğunuz ne renkti?

Mide/Bağırsak yolu (gastrointestinal) Sık sık mide yanması yaşıyor musunuz? Mideniz bulanıyor mu? Kustunuz mu? Kusmuğunuz ne renkti? 1/5 Sie sind im Krankenhaus. Bitte melden Sie sich sofort, wenn sich Ihr Zustand verschlechtert. Bitte drücken Sie hierzu auf diese Klingel! Gibt es Medikamente, die Sie auf keinen Fall erhalten dürfen?

Detaylı

Aufklärung Nr. 9: Hepatitis A Türkisch / Türkçe

Aufklärung Nr. 9: Hepatitis A Türkisch / Türkçe Hepatit A'ya karşı koruyucu aşı Hepatit A, Hepatit A virüsünün (HAV) enfeksiyon sonucunda yol açtığı akut bir karaciğer iltihabıdır. Bu mikrop hastalıklı birinin dışkısıyla açığa çıkar ve hem sürünme sonucunda

Detaylı

VOLLMACHT Vekalet. erteile hiermit Vollmacht an İşbu yazıyla aşağıdaki şahsa vekalet veriyorum. Ich, Ben Name, Vorname Soyadı, Adı

VOLLMACHT Vekalet. erteile hiermit Vollmacht an İşbu yazıyla aşağıdaki şahsa vekalet veriyorum. Ich, Ben Name, Vorname Soyadı, Adı Vollmacht Seite 1 VOLLMACHT Vekalet Ich, Ben Name, Vorname Soyadı, Adı (Vollmachtgeberin) (Vekaleti veren) Geburtsdatum Doğum tarihi Geburtsort Doğum yeri Adresse Adresi Telefon, Telefax Telefon, Telefaks

Detaylı

MIT DEN AUGEN DER KINDER ÇOCUK GÖZÜ İLE

MIT DEN AUGEN DER KINDER ÇOCUK GÖZÜ İLE Elternbroschüre Anne-Babalar için broşür MIT DEN AUGEN DER KINDER ÇOCUK GÖZÜ İLE Ergebnisse einer Kinderbefragung in Migrantenfamilien Göçmen ailelerinin çocukları arasinda yapılan bir anketin sonuçları

Detaylı

PROGİS SOFTWARE GMBH. İletişim & Adresler

PROGİS SOFTWARE GMBH. İletişim & Adresler PROGİS SOFTWARE GMBH İletişim & Adresler Postgasse 6, 9500 Villach, Avusturya Firma Tanımı PROGIS Software Ltd. Şti. GIS yazılım teknolojileri geliştirme ve kırsal alan üzerinde uygulama konularında uzmanlaşmıştır.

Detaylı

Sevgili Türk ve Alman-Türk Okuyucular, Liebe türkische und deutsch-türkische Leserinnen und Leser, Bu broºür, vatandaºl a geçmek ve çifte vatandaºl k konusunda sorunlarla karº laºabilecek herkese yöneliktir

Detaylı

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 23 Yüzgeçli bir dalgıç

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 23 Yüzgeçli bir dalgıç Ders 23 Yüzgeçli bir dalgıç ve limandaki sözde köpek balığı bilmecesini çözer ve bir sahtekarlığı daha ortaya çıkarırlar. Baykuş dan ise beklemedikleri bir yardım alırlar. ve kaybolan sörfçüyü ararken

Detaylı

ALMANYA BASIN DEĞERLENDİRMESİ TS-BER/2014/10

ALMANYA BASIN DEĞERLENDİRMESİ TS-BER/2014/10 ALMANYA BASIN DEĞERLENDİRMESİ TS-BER/2014/10 Flüchtlinge aus Syrien: Angespannte Solidarität von Jürgen Gottschlich Die Tageszeitung, 23.04.2014 Die Türkei wird mit den Flüchtlingen aus Syrien alleingelassen.

Detaylı

12. Sommerfest der Deutschen Wirtschaft Alman Ekonomisinin 12. Yaz Partisi

12. Sommerfest der Deutschen Wirtschaft Alman Ekonomisinin 12. Yaz Partisi 12. Sommerfest der Deutschen Wirtschaft Alman Ekonomisinin 12. Yaz Partisi LAGEPLAN / ALAN KROKİSİ AUTOSHOW SPONSORENTISCH / SPONSOR MASASI STAND BANNER / ROLL-UP SONSTIGE / DİĞER *TERAS LOUNGE / TERASSENLOUNGE

Detaylı