Çocuk Göğüs Hastalıkları Terimleri

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Çocuk Göğüs Hastalıkları Terimleri"

Transkript

1 Çocuk Göğüs Hastalıkları Terimleri SUNUŞ Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı nın ülkemizde temelinin atılması 1970 li yıllarda olmasına karşın; resmi olarak kabulü nispeten daha geç olmuştur. Çok geniş bir çalışma alanına sahiptir. Doğumsal ve genetik solunum yolu hastalıkları; alerji ve bağışıklık sistemi bozuklukları sonucu gelişen solunum yolu hastalıkları; enfeksiyonlar; girişimsel yöntemlerin de içinde olduğu geniş bir tanı ve tedavi yöntemi ile birçok tanımlamayı ve terimi bünyesinde bulundurmaktadır. Bu sözcüklerin bir kısmı dilimize diğer dillerden geçmiştir, bir kısmının ise Türkçe karşılıkları dilimize yerleşmiştir. Bu çalışmayı yaparken Çocuk Göğüs Hastalıkları alanında kullanılan sözcüklere olabildiğince geniş bir yaklaşım ile ulaşılmaya çalışıldı. Aynı durumu anlatan değişik ifadelere yer verildi. Sözcüklerin eğer dilimizde yerleşmiş bir karşılığı varsa Türkçe sözcüklerin kullanılmasına özen gösterildi. Sözlük yazım grubu ülkemizde Çocuk Göğüs Hastalıkları alanında çalışan ve çalışmaya katılmayı gönüllü olarak kabul eden değerli bilim insanlarından oluşmuştur. Çocuk Göğüs Hastalıkları terimleri sözlüğünün hazırlanmasında Tıp Terimleri Sözlüğü nde daha önce yayınlanmış olan Göğüs Hastalıkları ve Çocuk Alerji Terimleri sözlüklerinden de yararlanılmıştır. Bu sözlüğün hazırlanmasında öncülük eden, yol gösteren ve emeklerini esirgemeyen Sayın Prof. Dr. Cengiz Yakıncı ya teşekkür ederiz. Çocuk Solunum Yolu Hastalıkları ve Kistik Fibrozis Derneği olarak Çocuk Göğüs Hastalıkları alanındaki bu ilk sözlüğün Çocuk Göğüs Hastalıkları alanında çalışanlara yararlı olmasına dileriz. Prof. Dr. Uğur Özçelik Çocuk Solunum Yolu Hastalıkları ve Kistik Fibrozis Derneği Başkan Yardımcısı Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı Çocuk Solunum Yolu Hastalıkları ve Kistik Fibrozis Derneği Yönetim Kurulu Prof. Dr. Ayhan Göçmen Prof. Dr. Uğur Özçelik Prof. Dr. Deniz Doğru Ersöz Kimyager Nermin Gürcan Emine Yarpuzlu 1

2

3 Çocuk Göğüs Hastalıkları Terimleri A ABPA ABPA Alerjik bronkopulmoner aspergilloz in İngilizce kısaltması. Abrams Ballestero iğnesi Abrams Ballestero needle Perkütan plevra biyopsisi yapmak için kullanılan özel bir iğne. Acapella Acapella Solunum yolu sekresyonlarının temizlenmesi ve ventilasyonun artırılması amacıyla kullanılan, vibrasyonlu pozitif ekspiratuar basınç (PEP ) terapisi cihazı. adenovirüs pnömonisi adenovirus pneumonia Adenovirüsün neden olduğu pnömoni. adenozin deaminaz adenosine deaminase Tüberküloz plörezide plevral sıvıdaki düzeyi artan, birincil işlevi memelilerde bağışıklık sisteminin oluşturulması ve devamı olan bir enzim. adrenalin adrenaline Anafilaksi gibi akut ciddi alerjik olayların tedavisinde hayat kurtarıcı etkisi olan, böbrek üstü bezinin medüller kısmında üretilen ve damarları büzücü etkisi olan hormon. aeroalerjen aeroallergen Vücuda solunum yoluyla giren alerjen. aerosol aerosol Havada asılı durumda bulunan çok küçük tanecikler. aerosol tedavisi aerosol therapy Aerosol şeklindeki ilaçların inhalasyonu ile yapılan tedavi. ailevi disotonomi familial dysautonomy Riley-Day sendromu akar mite Akarina takımına mensup şeffaf veya yarı şeffaf vücuda sahip, insanlarda ve evcil hayvanlarda paraziter özellik gösteren, deride iritasyona ve alerjik bulgulara neden olan çok küçük bir artropot. akarisit acaricide Ev içi ortamda akarlardan korunma amacıyla kullanılan ve akarların ölmesini sağlayan kimyasal madde. akciğer lung Göğüs boşluğunda biri sağda diğeri solda yerleşmiş olan ve birbirlerinden kalp ve mediyastinal yapılarla ayrılan, solunumla görevli iki adet yaşamsal organdan her biri. akciğer agenezisi pulmonary agenesis Akciğerin ve ona ait bronşun embriyo döneminde oluşmamasına bağlı yokluğu. akciğer aplazisi pulmonary aplasia Akciğerin embriyo döneminde oluşmamasına bağlı olarak karina ve olmayan akciğerin olduğu tarafta güdük bir bronşun mevcut olduğu durum. akciğer apsesi lung abscess Lokalize püy birikimi, enflamasyon ve doku yıkımıyla belirgin, akut veya kronik akciğer enfeksiyonu. akciğer embolisi pulmonary embolism Herhangi bir vendeki trombüsten kopan parçanın kan akımıyla sürüklenmesi sonucu pulmoner arter veya dallarından birinin tıkanması. akciğer fonksiyon testi lung function test solunum fonksiyon testi akciğer hava keseciği alveolus alveol akciğer hipoplazisi pulmonary hypoplasia Bir bronşun mevcut olmasına rağmen doğuştan akciğer dokusunun yetersiz olması. akciğer ödemi pulmonary edema Kapilerlerde hidrostatik güçlerde değişiklik olmasına veya kapiler geçirgenliğinde artışa bağlı olarak akciğer dokularında ve alveollerde anormal, yaygın, ekstravasküler sıvı birikimi. akrosiyanoz acrocyanosis Eller, ayaklar, kulaklar ve burun ucu gibi vücudun çıkıntılı bölgelerinin morarması. aktiviteyle uyarılan astım activity-induced asthma Fiziksel aktiviteyle uyarılan astım. egzersiz ile uyarılan astım akut astım atağı acute asthma attack Astımlı bir hastada nefes darlığı, öksürük, hırıltılı solunum, göğüste tıkanıklık hissi gibi belirtilerin ortaya çıkmasıyla birlikte solunum işlevinin bozulmasının da ortaya çıktığı klinik tablo. akut bronşit acute bronchitis Kısa sürede ortaya çıkan, ateş yüksekliği ve balgamlı öksürük ile seyreden bir veya birden fazla bronşun şiddetli enflamasyonu. akut bronşiyolit acute bronchiolitis İki yaşından küçük çocuklarda viral ajanların, sıklıkla RSV nin neden olduğu, hızlı solunum, göğüste çekilmeler ve vizing ile seyreden bronşiyollerin enflamasyonu. akut göğüs sendromu acute chest syndrome Orak 3

4 Sözlük Dergisi hücreli anemisi olan hastalarda bakteriyel enfeksiyona veya akciğer dokusunda infarktüs oluşumuna bağlı şiddetli göğüs ağrısı, dispne, takipne, ateş, pulmoner ödem, göğüs veya konjunktivada peteşilerle belirgin klinik tablo. akut laringotrakeobronşit acute laryngotracheobronchitis krup akut solunum sıkıntısı sendromu acute respiratory distress syndrome Bir travma veya sistemik bir patolojiyi takiben ortaya çıkan, alveol hasarına ve artmış kapiler geçirgenliğe bağlı olduğu düşünülen, akciğer interstisyumu ve alveollerinde ödemle belirgin klinik tablo. Kısaltması: ARDS albuterol albuterol salbutamol alerjen allergen Alerji oluşturabilen antijenik özellikte bir madde. alerji allergy İmmün sistemin alerjik maddelere karşı geliştirdiği reaksiyon. alerjik bronkopulmoner aspergilloz allergic bronchopulmonary aspergillosis Astımlı ve kistik fibrozisli hastalarda bronşiyal mukozada kolonize olan Aspergillus fumigatus antijenlerine karşı alerjik yanıt sonucu gelişen akciğer hastalığı. Kısaltması: ABPA alerjik konjonktivit allergic conjunctivitis Konjonktivanın alerjenlerle ortaya çıkan enflamatuar hastalığı. alerjik rinit allergic rhinitis Alerjenler ile tetiklenen burun tıkanıklığı, hapşırık, burun akıntısı, burun kaşıntısı, damakta kaşıntı gibi bulgularla belirgin üst solunum yollarının kronik enflamatuvar hastalığı. alerjik rinokonjonktivit allergic rhinoconjunctivitis Alerjenlerle tetiklenen burun ve göz bulgularının birlikte bulunduğu alerjik rinit türü. alerjik selam allergic salute Alerjik rinitli çocuklarda burun kaşıntısı nedeniyle avuç içi ile yapılan burun kaşıma hareketi. alerjik yürüyüş allergic march Atopik dermatit ile başlayıp alerjik rinit ve astıma ilerleme süreci. atopik yürüyüş alfa-1 antitripsin alpha-1 antitrypsin Başlıca karaciğerde üretilen, elastaz, katepsin G, tripsin ve diğer proteolitik enzimlerin aktivitelerini inhibe eden, eksikliğinde amfizem gelişimiyle ilişkili, akut faz reaktanı olan bir plazma proteini. alfa-1 proteinaz inhibitörü alpha-1 proteinase inhibitor Normal vericilerin plazmalarından elde edilen ve alfa-1 antitripsin eksikliğinin tedavisinde kullanılan preparat. alveol alveolus Akciğerde bronşiyollerin son uçlarının genişlemesinden oluşan küçük boşluklardan her biri. akciğer hava keseciği alveol ventilasyonu alveolar ventilation Havanın alveollere ulaşarak kan ile gaz değişimini sağlaması. alveoler makrofaj alveolar macrophage Akciğer alveolleri içinde bulunan ve nefesle alınan parçacıkları fagosite eden, yuvarlak, granüler tipte bir makrofaj. alveoler ölü boşluk alveolar dead space Alveollerde gaz değişimine katılmayan hava. alveolit alveolitis Alveol iltihabı. alveolokapiller zar alveolocapillary membrane Akciğer alveolleri ile komşu kapilerler arasında bulunan ve alveoler hava ile kapiler kan arasında gaz değişiminin gerçekleştiği ince doku tabakası. amfizem emphysema Dokularda patolojik olarak hava birikmesi veya kalması durumu. amfizem bülü emphysematous bullae Amfizemli akciğerlerde görülen ve büyüklüğü bir santimetreden bir hemitoraksın büyük kısmını tutacak hacme kadar değişen havalı boşluk. amforik solunum sesi amphoric breath sound Akciğer oskültasyonu sırasında duyulan, içi boş bir şişe veya benzeri bir kovuğun ağzı üzerine üflendiğinde duyulan sese benzer, yankılanan özellikte solunum sesi. aminofilin aminophylline Astım, kronik bronşit veya amfizemle birlikte olan bronkospazmın önlenmesinde ve tedavisinde, bronkodilatör olarak oral, rektal veya intravenöz yoldan uygulanan teofilin türevi bir madde. ampiyem empyema Plevra yaprakları arasında püy toplanması. piyotoraks anafilaksi anaphylaxis Çeşitli uyaranlara karşı ani olarak gelişen, mast hücrelerinden ve diğer enflamatuvar hücrelerden biyolojik olarak aktif ve güçlü mediatörlerin 4

5 Çocuk Göğüs Hastalıkları Terimleri salınımına neden olan, birden çok sistemi etkileyen, ağır seyirli, aşırı duyarlılık reaksiyonu. anatomik ölü boşluk anatomic dead space Hava yolunun, burun ve ağızdan terminal bronşiyollere kadar uzanan ve gaz değişiminin gerçekleşmediği kısmı. anımsatma etkisi booster phenomenon Önce negatif bulunan tüberkülin deri testinin, 1 hafta ile 1 yıl içinde (sıklıkla 1-3 hafta içinde) ikinci bir testte bağışıklık sisteminin bir hatırlama reaksiyonuna bağlı olarak değerinde artış olması. ani bebek ölümü sendromu sudden infant death syndrome Görünürde sağlıklı olan bir bebeğin genellikle uyku sırasında nedeni açıklanamayan ani ölümü. ankiste plörezi encysted pleurisy Plevral efüzyonun, yapışık plevra yaprakları ile sınırlandığı plörezi. anoksemi anoxemia Arteriyel kanda oksijen yokluğu. anoksi anoxia Organ veya doku hücrelerinin normal fonksiyonlarını gerçekleştirecek oksijenden mahrum kalması hali. antiastmatik antiasthmatic Astımı önleyen veya belirtilerini tedavi eden (ilaç). antimikobakteriyel antimycobacterial Mikobakterilere karşı etkili (ilaç). antitusif antitussive Öksürüğü baskılayıcı ilaçlar. antitüberkülotik antituberculotic Tüberküloza karşı etkili (ilaç). antrakozis anthracosis Antrasit kömür tozunun akciğerlerde toplanması sonucu oluşan ve genellikle belirti oluşturmayan pnömokonyoz. apeks apex Koni şeklindeki herhangi bir organ veya oluşumun tepe kısmı. uç apikal apical Apeksle ilgili veya apekste bulunan. apne apnea Solunum durması. apnöstik merkez apneustic center Beyin sapında bulunan ve solunumu kontrol eden nöronlar. ARDS ARDS Akut solunum sıkıntısı sendromu teriminin İngilizce kısaltması. asbestoz asbestosis Asbest tozlarının devamlı solunması sonucu, akciğerlerde değişen derecelerde interstisyel fibroz oluşumuyla belirgin pnömokonyoz şekli. asfiksi asphyxia Solunan havada oksijen eksikliğine bağlı olarak ortaya çıkan, hipoksi ve hiperkapniyle sonuçlanan patolojik değişiklikler. aside dirençli acid resistance Boyanmasını takiben asitlerle muamele sonrası rengini kaybetmeyen bakteri niteliği. asidorezistan asidorezistan acid-fast aside dirençli asinüs acinus Bir terminal bronşiyolün distalinde bulunan ve solunumsal bronşiyolleri, alveoler kanalları ve alveoler keseleri içeren bölüm. respiratuar ünite asiyanotik acyanotic Siyanoz olmamasıyla belirgin. Askin tümörü Askin s tumor Genellikle ergen çocuklarda görülen göğüs duvarının küçük, yuvarlak hücreli tümörü. asperjilom aspergilloma Aspergillus cinsi mantarların bir bronş veya akciğer kavitesinde kolonizasyonu sonucu oluşan mantar topu. asperjiloz aspergillosis Aspergillus cinsi mantarların dokularda yerleşerek meydana getirdiği hastalık. aspirasyon aspiration 1. Mide içeriği gibi yabancı bir maddenin solunum yollarına inhalasyon yolu ile çekilmesi. 2. Bir vücut boşluğundan sıvının, gazın veya biyopsi örneğinin emme yoluyla uzaklaştırılması. aspirasyon pnömonisi aspiration pneumonia Yiyecek parçaları, kusma içeriği veya ağız içi sekresyonları gibi yabancı maddelerin solunum yollarına girmesi sonucu gelişen pnömoni. aspiratör aspirator Bir vücut boşluğunda toplanmış olan sıvıyı çekerek boşaltmada kullanılan alet. astbest cisimciği asbest body ferrüginöz cisimcik astım asthma Alerji, egzersiz, irritan parçacıklar, stres gibi faktörlerin etkisiyle hava yolunda mast hücreleri, eozinofiller ve T hücreleri başta olmak üzere pek çok hücrenin rol oynadığı kronik yangı ve bronş düz kaslarında kasılmaya bağlı olarak ortaya çıkan, hışıltılı solunum ve tekrarlayan dispne ataklarıyla belirgin hastalık. bronşiyal astım Astım İçin Küresel Girişim The Global Initiative for Asthma Astım prevalansı, morbidite ve mortalitenin azaltılması için dünya çapında sağlık uzmanları ve halk sağlığı yetkilileriyle çalışan kuruluş. Kısaltması: GINA 5

6 Sözlük Dergisi atelektazi atelectasis Akciğerin tamamının veya bir kısmının sönmesi durumu. atipik mikobakteri atypical mycobacteria tüberküloz- dışı mikobakteri atomizer atomizer Bir sıvıyı çok küçük parçacıklara ayırarak aerosol haline getiren cihaz. nebülizatör atopi atopy Yaygın çevresel alerjenlere karşı tip I aşırı duyarlılık reaksiyonu oluşturmaya yönelik genetik yatkınlık. atopik yürüyüş allergic march alerjik yürüyüş azigoz lop fissürü azygos lobe fissure İntrauterin dönemde azigoz venin akciğerin önüne geçmesi ve sağ üst lop apikal veya posterior segmentinin bu venin arkasında kalması sonucu oluşan % 0,2-1,2 sıklıkta görülen doğuştan bir anomali. B bakteriyel krup bacterial croup Epiglotun bazen ölümle sonuçlanabilen bakteriyel enfeksiyonu. bakteriyel pnömoni bacterial pneumonia Akciğer parankimine inhalasyon, aspirasyon veya hematojen yollarla ulaşmış patojen mikroorganizmaların yol açtığı akut enfeksiyon. bakteriyel trakeit bacterial tracheitis Epiglotu tutmayan, ancak günümüzde akut epiglotite göre daha sık olarak havayolu obstrüksiyonuna neden olan bir enfeksiyon. bal peteği akciğer honeycomb lung Akciğer grafisinde çok sayıda küçük radyolusen gölgelerle belirgin durum. balgam sputum Akciğerler, bronşlar ve trakeadan gelen salgı maddesi. basınç destekli ventilasyon pressure support ventilation Kişinin kendi soluduğu ve solunumun önceden belirlenmiş bir miktar basınçla desteklendiği pozitif basınçlı ventilasyon. basınç kontrollü ventilasyon pressure controlled ventilation Solukların sabit hızda ve belli bir miktar basınçla desteklendiği ventilasyon tipi. Basil Calmette-Guerin Bacille Camette-Guerin Virulansı azaltılmış Mycobacterium bovis suşu. BCG Bacille Camette-Guerin, BCG Basil Calmette- Guerin teriminin İngilizce kısaltması. BCG aşısı BCG vaccine Sığır safrasıyla zenginleştirilmiş besiyerinde, kültürden kültüre aktarılarak avirulan hale getirilen Mycobacterium bovis (BCG) suşundan yapılan aşı. beta adrenerjik agonist beta adrenergic agonist Beta reseptörleri uyararak bronş duvarı düz kaslarında gevşeme ve bunun sonucunda bronkodilatasyon ortaya çıkaran ilaç. Biot solunumu Biot respiration Merkezi sinir sistemi hastalıklarında (ensefalit ve bulber poliyomiyelitte) görülen, hiperpne ve apne periyotlarıyla belirgin solunum şekli. BİPAP BIPAP İki seviyeli pozitif hava yolu basınç aleti. biyopsi biopsy Tanı amacıyla mikroskobik muayene için dokudan küçük bir parça alma. bleb bleb Visseral plevranın elastik tabakaları arasında bulunan 1-2 santim boyutlarında hava boşluğu. Bochdalek fıtığı Bochdalek hernia Diyaframın arka dış kısmında görülen doğuştan kapanma defekti. Bochdalek hernisi Bochdalek hernisi Bochdalek hernia Bochdalek fıtığı boğmaca whooping cough Bordetella pertusis in etkeni olduğu, üst üste gelen inatçı ve spazmotik öksürük nöbetleriyle belirgin bir akut solunum yolu enfeksiyonu. boğulma suffocation Herhangi bir nedenle soluk alamama sonucu nefessiz kalma. BOOP bronchiolitis obliterans with organizing pneumonia, BOOP bronşiyolit obliterans organize pnömoni teriminin İngilizce kısaltması. Bornholm hastalığı Bornholm disease B tipi Coxsackie virüslerinin sebep olduğu yüksek ateş, baş, göğüs ve kaslarda ağrı ile belirgin akut bulaşıcı hastalık. epidemik plörodini, epidemik miyalji bradikardi bradycardia Nabız hızının yaşa göre verilen hızların alt sınırlarından daha düşük bulunması. bradipne bradypnea Dakikadaki solunum sayısının ileri derecede azalması. 6

7 Çocuk Göğüs Hastalıkları Terimleri bronkoalveolar lavaj bronchoalveolar lavage Tanı ve tedavi amacıyla; bronkoskopun lavaj yapılacak bronşun ağzına yerleştirildikten sonra bronkoskop kanalından steril serum fizyolojik verilip ardından sıvının aspire edilmesiyle bronşiyoller ve akciğer alveollerinden sıvı ve hücre alınmasını sağlayan işlem. bronkodilatasyon bronchodilatation Bronşun genişlediği durum. bronkodilatör bronchodilator Hava yollarını genişletici ilaç. bronkografi bronchography Bronşlara radyoopak madde verildikten sonra bronş sisteminin radyolojik olarak görüntülenmesi. bronkojenik karsinom bronchogenic carcinoma Bronş ağacı epitelinden gelişen karsinom. bronkojenik kist bronchogenic cyst Trakeobronşiyal ağacın anormal şekilde tomurcuklanması sonucu oluşan yuvarlak doğuştan kist. bronkokonstriksiyon bronchoconstriction Bronş düz kasında kasılma sonucunda bronş lümeninde daralma. bronkokonstriktör bronchoconstrictor Bronş ve bronşiyolleri daraltan ilaç. bronkolitiyaz broncholithiasis Hava yollarında lümende taş bulunması. bronkomalazi bronchomalacia Bronş kıkırdağının doğuştan veya edinsel yetersizliği. bronkoplevral fistül bronchopleural fistula Bronşla plevral boşluk arasındaki fistül. bronkopnömoni bronchopnemonia Akciğer parankiminin bronşiyolleri de içine alan iltihabı. bronkopulmoner displazi bronchopulmonary dysplasia Oksijen ihtiyacının son âdet tarihine göre 36. haftadan sonra devam ettiği, yenidoğanın kronik akciğer hastalığı. bronkoskop bronchoscope Hava yollarının direkt gözlenmesine, tanı ve tedaviye yönelik girişimlerin yapılmasını olanak sağlayan, fleksibl ve rijit olmak üzere iki tipi olan alet. bronkoskopi bronchoscopy Bronkoskop aracılığıyla trakea ve bronşların iç yüzlerini görerek muayene etme. bronkospazm bronchospasm Bronşların bronş düz kaslarında kasılma sonucu daralması. bronkoveziküler solunum sesleri bronchovesicular breath sounds Akciğerin apikal bölgeleri ve önde ilk iki interkostal aralıkta, arkada skapulalar arasında duyulan, veziküler ve trakeal sesin karışımı olan akciğer sesi. bronş bronchus Trakea bifürkasyosunda sağ ve sol akciğere gitmek üzere ayrılan, akciğerlerin içinde de lop ve daha sonra segmentlere ve daha alt birimlere gitmek üzere dallanan, yapısında hiyalin kıkırdak, düz kaslar içeren ve siliyalı kolumnar epitelle döşeli çeşitli boy ve genişlikteki hava yolları. bronş aşırı duyarlılığı bronchial hyperreactivity bronşiyal hiperaktivite bronş provokasyon testi bronchial provocation test Hava yolu hiperreaktivitesinin varlığını göstermek için yapılan test. bronşektazi bronchiectasis Temelinde yer alan değişik hastalıklar nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlara ve enflamasyona bağlı olarak bronşların duvar yapılarının bozularak genişlemesi ve duvarlarının kalınlaşmasıyla belirgin hastalık. bronşit bronchitis Bronşların iltihabı. bronşiyal astım bronchial asthma astım bronşiyal hiperaktivite bronchial hyperreactivity Hava yollarının özgül ve özgül olmayan çeşitli uyaranlara karşı, normalden daha hızlı ve daha aşırı bir daralma yanıtı (bronkokonstriksiyon) vermesi. bronş aşırı duyarlılığı bronşiyal karsinoid tümör bronchial carcinoid tumor Bronşların glandüler epitelinden ya da yüzey epitelinden köken alan, nöroendokrin tümör grubunda düşük dereceli karsinom. bronşiyal solunum sesleri bronchial breath sounds Bir borunun içine üflerken çıkan sese benzeyen, akciğerde konsolidasyon veya atelektazi varlığının belirtisi olan, ekspirasyon kısmı daha uzun ve yüksek frekanslı solunum sesleri. bronşiyal tümör bronchial tumor En sık bronşiyal adenom, ikinci sıklıkta ise bronkojenik karsinomun neden olduğu, üçte ikisi malign yapıda nadir görülen tümör. 7

8 Sözlük Dergisi bronşiyol bronchiole Duvarında kıkırdak bulunmayan küçük hava yolları. bronşiyolit bronchiolitis akut bronşiyolit bronşiyolit obliteranslı organize pnömoni bronchiolitis obliterans with organizing pneumonia Bronşiyolitis obliteransın histolojik özelliklerine ek olarak enflamasyonun distal alveolar duktuslardan alveollere yayıldığı fibrozisle belirgin bir durum. Kısaltması: BOOP bronşiyolitis obliterans bronchiolitis obliterans Akut alt solunum yolu epitelindeki hasarı takiben, distal hava yollarının obstrüksiyonu ve yoğun enflamatuvar reaksiyonuyla belirgin olan kronik obstrüktif akciğer hastalığı. C C1 esteraz inhibitör eksikliği C1 esterase inhibitor deficiency Eksikliği sonucunda tekrarlayan anjiyoödem ataklarıyla seyreden, kalıtımsal bir hastalık olan herediter anjiyoödemin oluştuğu, serpin ailesinden bir serin proteaz inhibitörü. CCR5 antagonistleri CCR5 antagonists HIV ile enfekte olmuş kişilerin tedavisinde kullanılan Enfuvirtide, Maraviroc gibi antiretroviral ajanlar. CH50 testi CH50 assay Klasik kompleman yolağının tümüyle sağlam olduğunu anlamak için toplam kompleman aktivitesini ölçen bir test. Charcot-Leyden kristalleri Charcot-Leyden crystals Astımlı hastaların balgamının mikroskopta incelenmesi sonucu görülebilen, eozinofillerin parçalandıklarının göstergesi olan, lizofosfolipazdan köken alan uzun, kristal şeklinde yapılar. Chédiak-Higashi sendromu Chédiak-Higashi syndrome Parsiyel okulokutanöz, albinizm, immün yetmezlik, tekrarlayan bakteriyel enfeksiyonlar, nörolojik bozukluklar ve hafif kanama eğilimiyle belirgin, otozomal çekinik geçiş gösteren, birçok sistemi etkileyen nadir görülen bir hastalık. Cheyne-Stokes solunumu Cheyne-Stokes respiration Solunum hızı ve derinliğinin giderek artması ve sonra yavaşça azaldıktan sonra apne ile kesilmesiyle belirgin siklik amplitüd değişmeleri gösteren solunum tipi. Chlamydia pneumoniae pnömonisi Chlamydia pneumoniae pneumonia Chlamydia pneumoniae nın etken olduğu atipik pnömoninin bir tipi. Chlamydia trachomatis pnömonisi Chlamydia trachomatis pneumonia Yenidoğan döneminde enfekte annenin doğum kanalından bulaşan Chlamydia trachomatis in etken olduğu atipik pnömoninin bir şekli. Churg-Strauss sendromu Churg-Strauss syndrome Astım, periferik kanda eozinofili, eozinofilik doku infiltrasyonu ve ekstravasküler granülomların olduğu birçok organı tutan nekrotizan bir vaskülit. ciddi akut solunumsal sendrom severe acute respiratory syndrome Virüslerin neden olduğu ani başlangıçlı ateş, kuru öksürük ve solunum güçlüğü ile seyreden bir solunum yolları hastalığı. cilt altı amfizemi subcutaneous emphysema Genellikle intratorasik hasara bağlı olup pnömotoraks veya pnömomediyastinumla ilişkili cilt altında hava toplanması. cilt delme testi skin prick test Alerjik rinit, astım, atopik dermatit, besin ve ilaç alerjilerinin tanısında kullanılan solunum yolları, besin alerjenleriyle, lateksle ya da (daha ender olarak) ilaçlarla uygulanan ve sonrasında hasta yanıtının değerlendirildiği test. prick testi Clara hücresi Clara cell Solunumsal ve terminal bronşiyollerin epitelyumunda bulunan, siliyalı olmayan, salgı yapan hücreler. CMV cytomegalovirus sitomegalovirüs teriminin İngilizce kısaltması. Coccidioides pnömonisi Coccidioides pneumonia Coccidioides türü patojenlerin neden olduğu pnömoni şekli. CO-oksimetre CO-oxymeter Kanda oksihemoglobin, karboksihemoglobin, methemoglobin ve indirgenmiş hemoglobinin görece konsantrasyonlarını spektrofotometriyle ölçmeye yarayan alet. Cope iğnesi Cope needle Plevra, perikat, periton ve sinovyadan biyopsi almada kullanılan künt uçlu, kanca şeklinde biyopsi iğnesi. Coxsachie virüs Coxsachie virus Enterovirüs cinsinden, herpangina, el-ayak ağız hastalığı ve konjoktivite neden olan, A ve B olmak üzere iki tip olan virüs. 8

9 Çocuk Göğüs Hastalıkları Terimleri CPAP continuous positive airway pressure, CPAP Kendi solunumu olan hastalarda ekspirasyon sonunda alveollerin açık tutulması ve böylece oksijenasyonun artırılıp solunum iş yükünün azaltılması amacıyla yapılan, hava yolu basıncının atmosfer basıncının üzerinde tutulduğu pozitif basınçlı ventilasyon yöntemi. CPAP tedavisi treatment of CPAP CPAP cihazları ile yapılan invaziv olmayan mekanik ventilasyon şekli. Cryptococcus pnömonisi Cryptococcus pneumonia Cryptococcus neoformans türü mantarların sebep olduğu akciğer enfeksiyonu. cuirass ventilatör cuirass ventilator Gövdeyi tamamen sararak veya göğsün ya da karnın önüne uygulanarak, göğsü ekspansiyona zorlayacak şekilde havayı boşaltıp aralıklı negatif basınç oluşturan göğüs zırhına benzer negatif basınçlı bir ventilatör tipi. Curschmann spiralleri Curschmann s spirals Bronşiyal astımda, bazen balgamda bulunan kıvrılmış müsinöz fibriller. Ç çiftçi akciğeri farmer s lung Çiftçilerde görülen samanda yer alan termofilik bakterilere (Saccharopolyspora rectivirgula, Micropolyspora faeni, Thermoactinomyces) karşı gelişen ekstrensek alerjik alveolit. çölyak hastalığı celiac disease Genetik olarak duyarlı kişilerde başlıca buğdaydaki gluten ve arpa, çavdar, yulaf gibi tahıllardaki gluten benzeri diğer tahıl proteinlerine karşı kalıcı intolerans olarak gelişen proksimal ince bağırsak hastalığı. D DAD diffuse alveolar damage difüz alveolar hasar teriminin İngilizce kısaltması. dağ hastalığı mountain sickness Yüksek irtifada düşük atmosfer basıncı nedeniyle arteriyel oksijen miktarının azalmasına bağlı gelişen yorgunluk, baş dönmesi, nefes darlığı, bulantı, kusma ile belirgin hastalık. yüksek irtifa hastalığı. dakika hacmi minute volume Soluk hacmiyle solunum hızının çarpımına eşit olan akciğerlerden bir dakikada atılan gaz miktarı. dakika ventilasyonu minute ventilation Bir dakikada akciğerlerden atılan gazın litre olarak total hacmi. damlacık droplet Öksürme, aksırma veya konuşma sırasında ağızdan yayılan ve hava yoluyla enfeksiyonu diğer bireylere taşıyabilen çok küçük damla. damlacık enfeksiyonu droplet infection Damlacıkların buharlaşması ve havada uzun süre asılı kalması ile ortaya çıkan küçük ve kuru partiküllerin inhalasyonla gelişen enfeksiyon. D-dimer D-dimer İki fibrin monomeri arasında bir çapraz bağ içeren fibrin yıkım ürünü. D-dimer testi D-dimer test Derin ven trombozu, pulmoner embolizm ve disemine intravasküler koagülasyonda artış gösteren fibrin yıkım ürünü (D-dimer) için yapılan test. Dectin-1 Dectin-1 Antifungal immünite yanı sıra, bakteri, virüs ve nematod enfeksiyonlarına karşı gelişen immünite de rol oynayan bir tip-2 transmembran proteini. değirmenci akciğeri miller s lung Buğday biti Sitophilus granarius ile bulaşan, un veya tahılla uğraşan kişilerde görülen bir tür aşırı duyarlılık pnömonisi. değişken variable Aynı kalmayan, sabit kalmayan. dekompansasyon decompensation Bir organın çalışmasındaki eksikliğin herhangi bir şekilde karşılanamaması. demir akciğer iron lung Hastanın yalnız başı dışarıda kalacak şekilde tüm vücudunu metal bir tankın sardığı, negatif basınçlı ventilatör tipi olan drinker respiratörün popüler ismi. dendritik hücreler dendritic cells Deri, solunum yolları ve gastrointestinal sistemde bulunan ve antijenik materyali işlemden geçirerek diğer immün hücrelere tanıtan, antijen sunma kapasitesine sahip hücreler. deoksihemoglobin deoxyhemoglobin Oksihemoglobinden oksijenin ayrılması sonucu oluşan redükte hemoglobin. deri delme testi skin prick test cilt testi, deri testi, prick testi deri testi skin prick test cilt testi, deri delme testi, 9

10 Sözlük Dergisi prick testi derin inspirasyon deep inspiration Yardımcı solunum kaslarını da kullanarak yapılan inspirasyon. derin ven trombozu deep venous thrombosis Pulmoner embolizmin habercisi olarak kabul edilen alt ekstremitenin derin venlerinde görülen şişlik, eritem ve ısı artışı ile belirgin tromboz. dermatomiyozit dermatomiyositis Akciğerde aspirasyon pnömonisi, solunum kaslarında zayıflık, idyopatik pulmoner fibrozis gibi patolojilere yol açabilen polimiyozit grubundan kaslar ve deride enflamasyon ile seyreden bir bağ dokusu hastalığı. Dermatophagoides Dermatophagoides akarlar Dermatophagoides farinae Dermatophagoides farinae Kuzey Amerika da sık rastlanan antijen olarak davrandığı için alerjik astıma neden olabilen ev tozu akarı. Dermatophagoides pteronyssinus Dermatophagoides pteronyssinus Avrupa da sık rastlanan, antijen olarak davrandığı için alerjik astıma neden olan ev tozu akarı. desatürasyon desaturation Doymuş bileşiğin doymamış bileşik haline dönüşmesi. deskuamatif intersitisyel pnömoni desquamative interstitial pneumonia Tipik olarak sigara içenlerde görülen dispne, kuru öksürük ve intraalveoler makrofajlarda artış ile belirgin kronik pnömoni. dev hücreli pnömoni giant cell pneumonia Çocuklarda ve immün yetmezliği olanlarda görülen kızamığa bağlı nadir, ancak sıklıkla ölümcül olan interstisyel pnömoni türü. Hecht pnömonisi devamlı pozitif hava yolu basıncı continuous positive airway pressure CPAP difüz diffuse Yaygın, sınırlı olmayan, geniş yer kaplayan. difüz alveolar hasar diffuse alveolar damage Genellikle immün yetmezliği baskılanmış kişilerde viral ve fırsatçı enfeksiyonlar, ARDS ya da oksijen toksisitesi sonucu ortaya çıkan akut akciğer hasarının bir komponenti. Kısaltması: DAD difüz alveolar hemoraji diffuse alveolar hemorrhage İmmün ya da non-immün nedenlerle pulmoner dolaşımdaki küçük damar ve kapillerlerden kaynaklanan kanama difüz interstisyel akciğer hastalığı diffuse interstitial lung disease Akciğeri difüz olarak etkileyen, akciğer parankiminde değişik derecelerde enflamasyon, fibrozis ve yapısal bozulmaya neden olan, akut veya kronik seyirli bir grup hastalık. difüzyon diffusion Yayılma, geçme, moleküllerin yarı geçirgen bir zar aracılığı ile bir ortamdan diğer bir ortama geçmesi. difüzyon kapasitesi diffusion capacity Alveolokapiler zarın gazları geçirme yeteneği. DiGeorge sekansı DiGeorge sequences Başlıca prezantasyonu timik hipoplazi ya da aplazi ile belirgin DiGeorge sendromu olan 22q11.2 delesyon sendromu. dinamik kompliyans dynamic compliance Akciğerden içeriye veya dışarıya hava akımı olduğu sırada, basınç değişikliğine karşılık oluşan hacim değişikliği. Dinein kolu Dynein arm Siliyanın ultrastrüktürel yapısında yer alan iç ve dış olmak üzere her bir siliyada dokuzar çift bulunan, tübülileri birbirine bağlayan oluşum. Dinein kolu kusuru Dynein arm defect Primer siliyer diskinezi hastalığına en sık neden olan, dinein kollarının tam veya kısmi yokluğu veya kısalığı. dirençli astım refractory asthma Yüksek doz inhaler kortikosteroid ile birlikte uzun etkili β2 agonist veya başka bir kontrol edici ilaç kullanımına rağmen astımın kontrol altına alınamaması. refrakter astım disemine tüberküloz disseminated tuberculosis Tüberküloz basillerinin birincil enfeksiyon odağından hematojen veya lenfohematojen yolla yayılması. miliyer tüberküloz dispanser dispensary Ülkemizde tüberkülozlu hastaların yararlandığı ayaktan hasta bakılan ve fakirlere ücretsiz ilaç dağıtılan sağlık kurumu. dispne dyspnea Nefes almada güçlük çekme. nefes darlığı dispne indeksi dyspnea index Zirve egzersiz ventilasyonunun maksimum istemli ventilasyona oranı. 10

11 Çocuk Göğüs Hastalıkları Terimleri diyafram diaphragm Göğüs ile karın arasında, kas liflerinden zengin kalın zar. diyafram evantrasyonu diaphragmatic eventration Diyafram kubbesinin göğüs boşluğuna doğru yükselmesi. diyafram fıtığı diaphragmatic hernia Diyaframdaki zayıf alan nedeniyle karın organlarından (mide, safra kesesi, bağırsak vs.) herhangi birine ait bir bölümün göğüs boşluğuna fıtık şeklinde girmesi. diyafram pili diaphragm pacing Hipoventilasyon sendromunda diyaframın düzenli olarak kasılarak solunumu devam ettirmesini sağlayan pil. diyafram plevrası diaphragmatic pleura Paryetal plevranın diyafram üst yüzünü örten bölümü. diyafram solunumu diaphragmatic respiration Esas olarak diyafram hareketleri ile sürdürülen solunum DLCO DLCO Akciğerlerin karbon monoksit difüzyon kapasitesi doğal bağışıklık innate immunity Patojenlere özgül olmadan organizmayı koruyan, edinilmiş bağışıklığın aksine aşılar veya geçirilen enfeksiyonlarla koruyuculuğu değişmeyen doğuştan bağışıklık. doğuştan diyafram fıtığı congenital diaphragm hernia Diyaframda doğuştan defekt sonucunda karın içi organların göğüs içine herniye olması. doğuştan lobar amfizem congenital lobar emphysema konjenital lobar amfizem doğuştan pulmoner hava yolu malformasyonu congenital pulmonary airway malformation konjenital kistik adenomatoid malformasyon dorman dormant Hareketsiz; uyuyan; inaktif. dornaz alfa dornase alfa DNA hidrolizasyonu yaparak mukolitik etki gösteren ajan Duchenne musküler distrofisi Duchenne muscular dystrophy Kalıtsal geçişli bir kas hastalığı. duplikasyon kisti duplication cysts Gastrointestinal sistem boyunca yer alabilen, toraks boşluğunda olduğunda kistin içinde yer alan epiteli yapısına göre bronkojenik kist, enterik kist ve nöroenterik kist adını alan, embriyolojik yaşamın başlangıcında vakuollerin tam olmayan birleşmeleri sonucunda meydana gelen doğuştan anomali. duyarsızlaştırma desensitization Tolerans geliştirmek amacıyla IgE aracılı immün yanıta neden olan alerjenin artan dozlarda kontrollü olarak verilerek IgG yanıtının indüklenmesi. düzenleyici T hücre regulatory T cell İmmün sisteminin düzenlenmesinde rol alan T hücre alt grubu. E ECMO extracorporal membrane oxygenation ekstrakorporal membrane oksijenizasyonu teriminin İngilizce kısaltması. ECP eosinophil cationic protein eozinofil katyonik protein teriminin İngilizce kısaltması. edinilmiş immün yetmezlik sendromu acquired immune deficiency syndrome HIV virüsü nedeniyle insanlarda bağışıklık sisteminin çökmesine neden olan bulaşıcı hastalık. Kısaltması: AIDS efedrin ephedrine Çeşitli efedra türlerinden elde edilen sempatomimetik etkiye sahip bir bileşik. efüzyon effusion Vücutta bir boşluk veya aralık içine sıvı (kan, lenf, püy, vs.) akması veya sızması. egofoni egophony Özellikle plevral efüzyona bağlı olarak baskı altında kalan veya konsolidasyona uğrayan akciğer bölgesinde duyulan, konuşma seslerinin artmış rezonansla ve yüksek frekanslı olarak, melemeye benzer nitelikte duyulması. egzama eczema Deride kızarıklık, kaşıntı, sulanma, soyulma, papüller ve derinin kalınlaşıp sertleşmesiyle belirgin akut veya kronik yangısal deri hastalığı. dermatit egzersiz exercise 1. Vücut kaslarını kuvvetlendirme amacıyla germe ve gevşetme şeklinde yapılan sistemik hareketler; vücut hareketleri 2. Hareket yeteneği azalan veya kaybolan bir organa (kol, bacak, el vs.) eski hareketini kazandırmak amacıyla yaptırılan belirli hareketler. alıştırma egzersiz anafilaksisi exercise-induced anaphylaxis Egzersizin yol açtığı immünolojik olmayan mekanizmalarla ortaya çıkan bir anafilaksi türü. egzersiz astımı exercise-induced asthma Sıklıkla çocuklar ve genç erişkin astımlı hastalarda egzersiz ile astım belirtilerinin ortaya çıkması, egzersizin tetiklediği astım. 11

12 Sözlük Dergisi egzersiz dispnesi exertional dyspnea Harekete veya egzersize bağlı olarak gelişen nefes darlığı. Eisenmenger sendromu Eisenmenger s syndrome Soldan sağa şantlı kalp hastalıklarında gelişen pulmoner hipertansiyon nedeniyle şantın sağdan sola dönmesi. ek sesler adventitious sounds Ral, ronküs gibi akciğer oskültasyonunda duyulan normal dışı sesler. ekshale hava exhaled breath Soluk havası. ekshale nitrik oksit exhaled nitric oxide Nefes havasındaki nitrik oksit. ekspansiyon expansion Hacimce büyüme; genişleme; açılma. ekspektoran expectorant Solunum yollarında toplanmış mukusu yumuşatarak dışarı attıran, balgam söktürücü. ekspektorasyon expectoration Solunum yollarında toplanan mukusun öksürükle dışarı atılması; balgam çıkarma. ekspirasyon expiration, exhalation Akciğerlerdeki havanın ağız veya burun yoluyla dışarı verilmesi; soluk verme. ekspiratuvar expiratory 1. Soluk verme ile ilgili. 2. Soluk vermeye aracılık eden; soluk vermeye yarayan. ekspiratuvar değişim oranı expiratory exchange rate Solunumsal değişim oranı ekspiratuvar dispne expiratory dyspnea Akciğerlerden havanın ekspire edilmesinde güçlük yaşanması. ekspiratuvar yedek hacim expiratory reserve volume Normal bir ekspirasyon sonrası bulunulan istirahat düzeyinden itibaren nefesle atılabilen maksimum gaz miktarı. ekstrabronşiyal extrabronchial Bronşiyal tüplerin dışında, onlardan bağımsız. ekstrakorporal membrane oksijenizasyonu extracorporal membrane oxygenation Akut, geri dönüşümlü kardiyopulmoner yetersizlik durumunda ve ileri geleneksel tedavi yöntemlerine rağmen yüksek mortalite ihtimalinin olduğu hastalarda, kalp ve akciğer fonksiyonları düzelene kadar, belirli bir süre mekanik dolaşım ve solunum desteği sağlayan tedavi yöntemi. Kısaltması: ECMO ekstraplevral extrapleural Plevral boşluğun dışında ekstrapulmoner extrapulmonary Akciğerler dışında ekstratorasik extrathoracic Toraks dışında. ekstratrakel extratracheal Trakea dışında. ekstrensek extrinsic Dış kaynaklı; vücudun veya organın kendi yapısı dışından gelen; dışardan doğan; dışardan kaynaklanan. ekstrensek alerjik alveolit extrinsic allergic alveolitis Antijenik organik bileşiklere ya da düşük molekül ağırlıklı kimyasallara maruz kalma sonucu akciğerlerin intrestisiyum, alveol ve terminal bronşiyollerini etkileyen enflamatuvar reaksiyon varlığı. hipersensitivite pnömonisi ekstrensek astım extrinsic asthma Genellikle çocuklarda görülen, çevresel bir faktöre bağlı olarak oluşan astım; atopik astım. ekstübasyon extubation Herhangi bir vücut boşluğu veya kanala yerleştirilen tüpün çıkarılması. eksüda exudate Genellikle bir yangı sonucu damarlardan sızan ve dokularda veya doku yüzeylerinde toplanan sıvı. eksüdasyon exudation Damar duvarlarından veya herhangi bir yüzeyden, doku içinde veya boşlukta toplanmak üzere dışarıya sıvı sızması. eksüdatif exudative 1. Eksüdasyonla ilgili. 2. Eksüdasyon gösteren. 3. Eksüda niteliğinde. eksüdatif plörezi exudative pleurisy Plevral efüzyonla birlikte olan plörezi. ektazi ectasis Genişleme; kanal veya tüp şeklindeki bir oluşumda lümenin genişlemesi. ektazik ectatic Genişleme gösteren, ektazi gösteren. ektopik kontakt dermatit ectopic contact dermatitis Alerjenlerin, sıklıkla kişisel hijyenik veya kozmetik ürünlerin deri ile temas ettiği yer dışında farklı bir yerde gelişen kronik enflamatuvar kaşıntılı deri hastalığı. elastans elastance Hacim değişikliğinin ünitesi başına basınç değişikliğinin ünitesi şeklinde ölçülen; akciğer veya mesane gibi hava veya sıvı dolu bir organda, basınç ortadan kalktığında bozulma olmaksızın geri çekilme yeteneğinin göstergesi; kompliyansın karşıtı. 12

13 Çocuk Göğüs Hastalıkları Terimleri elastik geri çekilme elastic recoil Akciğer veya mesane gibi esnek bir organın, gerilme sonrasında istirahat durumuna dönebilme yeteneği. ELISA enzyme-linked immunosorbent assay enzim bağlantılı immün test teriminin İngilizce kısaltması. embolektomi embolectomy Damara kesi yapılarak pıhtının çıkarılması; embolinin cerrahi olarak çıkarılması. emboli embolus Damar lümenini tıkayarak dolaşıma engel olan kan pıhtısı veya aynı olaya neden olan diğer bir yabancı madde (hava, yağ, bakteri kümesi vs.). embolizasyon embolization Damarda tedavi amaçlı tıkanıklık oluşturmak üzere damar içine bir maddenin verilmesi. embolizm embolism Dolaşımla sürüklenen pıhtı parçası veya diğer bir yabancı madde (hava kabarcığı, yağ damlası, bakteri kümesi vs.) ile bir arterin aniden tıkanması. empyema necessitatis empyema necessitatis Püyün kendiliğinden göğüs duvarına doğru sızdığı torasik ampiyem. endobronşit endobronchitis Bronşların epitel tabakasının yangısı. endoskopik biyopsi endoscopic biopsy Endoskop kullanılarak gerekli aletlerin yardımı ile organ duvarından doku parçası alınması. endotelin 1 endothelin 1 Endotelden salgılanan, damar düz kasları üzerinde şiddetli kasılma, hücre artışı ve büyümesi gibi işlevleri olan bir peptit. endotrakeal endotracheal 1. Trakea içinde. 2. Trakea aracılığıyla yapılan; trakeadan geçirilen. endotrakeal tüp endotracheal tube Anestezi uygulanması, hava yolu açıklığının sağlanması, sekresyonların aspirasyonu, akciğerlerin ventilasyonu veya trakeobronşiyal ağaca yabancı madde girişinin önlenmesi amacıyla ağız, burun veya trakeostomi yoluyla trakeaya yerleştirilen tüp. end-tidal karbondioksit end-tidal carbondioxide Ekshalasyon sonunda ölçülen karbondioksit miktarı. endürasyon induration Organ veya dokunun herhangi bir nedenle (iltihap, yapısal dejenerasyon, tümöral gelişim vs.) normal kıvamını kaybederek sertleşmesi. sertleşme enfeksiyon infection Hastalığa neden olan organizmaların konakta yayılması, çoğalması ve bu yayılmaya konağın yanıtı. enfeksiyöz hastalık infectious disease bulaşıcı hastalık enfektif silikoz infective silicosis silikotüberküloz enflamasyon enflammation Patojenler, hasarlı hücreler ve iritanlar gibi zararlı uyaranlara damarsal dokuların biyolojik yanıtını kaldırmaya ve iyileşmeyi başlatmaya yönelik koruyucu girişimden oluşan bir doğal bağışıklık mekanizması. enflamasyon inflammation yangı enflamatuvar inflammatory yangılı enflamatuvar hastalık enflammatory disease Anormal enflamasyon sonucu gelişen bağışıklık ve bağışıklık dışı hastalıklar. eno exhaled nitric oxide ekshale nitrik oksit teriminin İngilizce kısaltması. Enterobacter pnömonisi Enterobacter pneumonia Enterobacter türüyle ve en sık olarak da E. aerogenes ve E. cloacae ile oluşan enfeksiyona bağlı olarak ortaya çıkan nadir bir tür bakteriyel pnömoni. enzim bağlantılı immün test enzyme-linked immunosorbent assay Bir antijeni (alerjen veya virüs) saptamak için antikorlar ve takiben renk değişimini kullanan bir test yöntemi. eotaksin eotaxin Eozinofiller üzerinde bulunan bir kemokin reseptörü. C kemokin reseptörü eozinofil eosinophil Alerjik hastalıklar ve parazitlere karşı enflamatuvar yanıtta rol oynayan lökosit. eozinofil katyonik protein eosinophil cationic protein Eozinofillerin granüllerinde bulunan bakteri öldürücü ve helmint türü parazitlere karşı toksik etkileri olan bir protein. eozinofil kaynaklı nörotoksin eosinophil-derived neurotoxin Eozinofillerin granüllerinde bulunan eozinofil katyonik proteinlere göre 100 kat fazla bakteri öldürücü etkisi olan bir protein. eozinofil peroksidaz eosinophil peroxidase Bakteri 13

14 Sözlük Dergisi öldürücü özelliği olan, eozinofillerin granüllerinde sentez edilen ve depo edilebilen tek protein. eozinofili sendromlu nonalerjik rinit nonallergic rhinitis with eosinophilia syndrome Total IgE de yükselme olmadan burun sürüntüsünde eozinofili ve özgül IgE yüksekliği, genizde kaşıntı, sulu burun akıntısı, hapşırıkla belirgin durum. eozinofilik eosinophilic 1. Eozinle kolayca boyanan; eozini kolayca alan. 2. Eozinofillerle ilgili. 3. Eozinofili gösteren. eozinofilik akciğer hastalığı eozinophilic lung diseases Farklı nedenlerle gelişen, akciğer dokusunda ve periferde eozinofilinin bulunduğu bir grup akciğer hastalığı eozinofilik granülom eosinophilic granuloma Langerhans hücreli histiyositoz epidemik miyalji epidemic myalgia Bornholm hastalığı epidemik plörodini epidemic pleurodynia Bornholm hastalığı epidermoit epidermoid Epidermise benzeyen. epidermoit karsinom epidermoid carcinoma yassı hücreli karsinom. epigenetik epigenetics DNA dizinini değiştirmeksizin gen aktivitesini düzenleyen biyolojik olaylar. epiglotit epiglottitis epiglotun yangısal hastalığı. EpiPen EpiPen Sistemik alerjik reaksiyon sırasında hasta tarafından kullanılan adrenalin oto enjektörü. epitop epitope Bağışıklık sistemi tarafından tanımlanan bir antijenin etkin olan parçası. epitüberküloz epituberculosis Hilus lenf bezlerinden akciğer içine doğru uzanan bir tüberküloz odağını çevreleyen kollateral hiperemi ve enflamasyondan oluşan, hafif semptomlarla karakterize birincil tüberküloz şekli. epizodik viral hışıltı episodic viral wheeze Yalnızca viral enfeksiyonlar sırasında gelişen hışıltı atakları. EPO eosinophil peroxidase eozinofil peroksidaz teriminin İngilizce kısaltması. erişkin solunum sıkıntısı sendromu adult respiratory distress syndrome akut solunum sıkıntısı sendromu erişkin tüberkülozu adult tuberculosis ikincil tüberküloz eritem erythema Damar dolgunluğu nedeniyle deride oluşan kırmızı renk değişikliği, eritema nodozum erytema nodosum Primer tüberkülozun seyri esnasında görülebilen, ancak tüberküloz için özgül olmayan; bir hipersensitivite bulgusu olan; genellikle tibia nın önünde görülen deri altına yerleşmiş kırmızı ağrılı, 5-20 mm çapında sert nodüller. eriyonit erionite Emici ve süzücü bir madde olarak kullanılan, tozunun inhalasyonu pulmoner fibroz, silikatoz ve habis mezotelyomaya neden olan zeolitin yaygın bir şekli. zeolit erken faz alerjik yanıt early-phase allergic response Alerjenin hedef organa ulaşmasıyla gerçekleşen mast hücre granüllerinin boşalmasının başlattığı, on dakika içinde başlayıp 1-3 saat içinde ortadan kaybolan olaylar dizisi. erken faz astmatik yanıt early-phase-asthmatic response Alerjenle karşılaşıldıktan 3-5 dakika sonra eozinofiller, mast hücreleri ve bazofillerin aracılık ettiği yangısal cevapla histamin ve sisteinil lökotrienlerin salınmasıyla bronkospazm, damarlarda genişleme, geçirgenlik artışı ve mukus sekresyonu artışıyla sonuçlanan, 2-3 saatte kendiliğinden veya tedaviyle düzelen klinik reaksiyon. erken geçici hışıltı early transient wheeze Yaşamın ilk 3 yılında olan ve devam etmeyen hışıltı. Escherichia coli pnömonisi Escherichia coli pneumonia Genellikle bronşları ve alt lopları tutan, sıklıkla düşkün hastalarda veya bebeklerde görülen, Escherichia coli enfeksiyonu sonucu oluşan, nadir bir tür bakteriyel pnömoni. E-selektin E-selectin Yangıda nötrofiller ve bazı T lenfositlerin yapışmasına aracılık eden endoteliyal hücrelerin yüzeyinde bulunan bir molekül. esnek geri çekilme elastic recoil elastik geri çekilme eş hacimli basınç-akım eğrisi isovolume pressureflow curve Belli bir akciğer hacminde, hava akımlarına karşılık gelen çeşitli basınç değerlerinin işaretlenmesiyle oluşturulan eğri. eş zamanlı aralıklı zorunlu ventilasyon synchronized intermittent mandatory ventilation Hastanın spontan solunumunu sürdürdüğü ancak destek olarak 14

15 Çocuk Göğüs Hastalıkları Terimleri ventilatörün pozitif basınçlı nefesi, önceden ayarlanmış aralıklarda fakat hastanın spontane solunumuyla eş zamanlı olarak verdiği pozitif basınçlı ventilasyon. ET-1 endothelin-1 endotelin 1 teriminin kısaltması. etambutol hidroklorür ethambutol hydrochloride Özellikle mikobakterilere (M. tuberculosis dahil) karşı etkin, oral olarak kullanılan bir antibakteriyel. etiyonamit ethionamide Mycobacterium tuberculosis e karşı etkin, daha çok dirençli tüberküloz tedavisinde kullanılan bir antibakteriyel. ev dışı alerjen outdoor allergen Ev dışı küfler, polenler gibi ev dışındaki ortamda karşılaşılan alerjenler. ev içi alerjen indoor allergen Başta küf mantarı, ev tozu akarı, hayvan epitelleri ve hamam böceği olmak üzere ev ortamında bulunan ve sık karşılaşılan alerjenler. ev içi hava kirliliği indoor air pollution Isınma veya pişirme için borusuz ocak veya sobada katı yakıt kullanımı sonucu oluşan küçük partiküller ve CO 2 içeren dumanın neden olduğu hava kirliliği. ev tozu house dust İnsan hayvan tüyü, derisi, akar, bakteri, küf, tekstil parçacıkları, kum gibi çeşitli maddeler içeren evlerde bulunan toz. ev tozu akarı house dust mite Ev tozları arasında bulunan, insan deri döküntüsü ve nemle yaşamını sürdüren, vücut yapıları ve dışkıları alerjik özellik gösteren küçük böcekler. evcil hayvan alerjeni pet allergen Evde beslenen hayvanların deri döküntüleri, salya veya idrarlarında bulunan alerjik reaksiyonları tetikleyen maddeler. evreleme staging Kötü huylu tümörleri tedaviye yön verme amacıyla yayılma derecelerine göre devrelere ayırma. F fagosit işlev bozuklukları phagocytic dysfunction disorders Vücut içerisindenki yabancı maddeleri ve mikroorganizmaları sindirip yok eden akyuvarların görevini yapamaması. fakültatif anaerop facultative anaerobe Mikroorganizmaların hem oksijenli hem oksijensiz ortamda yaşayabilen türü. ferrüginöz cisimcik ferruginous body Akciğerlerde merkezindeki yabancı maddenin etrafında kalsiyum demir ve protein depolanması sonucu oluşan, küçük mineral madde kitleleri. asbest cisimciği. FEV forced expiratory volum zorlu ekspiratuvar volüm teriminin İngilizce kısaltması. fıçı göğüs barrel chest Özellikle amfizemde görülen göğüs ön-arka çapının ileri derecede artışı ile belirgin göğüs şekli. fırça biyopsisi brush biopsy Küçük fırçalar aracılığıyla şüpheli lezyon veya dokudan hücreler ya da doku alınması. fiberoptik fiberoptic Görüntünün bükülgen, paralel cam veya plastik lif demetleri boyunca iletilmesinin sağlanması. fibrinolitik tedavi fibrinolytic therapy Damar içi trombüsü parçalamak üzere fibrinolitik ajanların kullanımı. fibroblast fibroblast Bağ dokusu ana hücresi. fibroblast büyüme faktör fibroblast growth factor Endotel hücrelerinden salınan damarlanmayı ve yara iyileşmesini sağlayan büyüme faktörü. fibronektin fibronectin opsonik alfa-2 glikoprotein floroskop fluoroscope İç organ ve oluşumlara ait gölgelerin X-ışınları aracılığıyla ekran üzerinde görülmesini sağlayan alet. floroskopi fluoroscopy İç organ ve oluşumların floroskop aracılığıyla incelenmesi. flutikazon propiyonat fluticasone propionate İnhalasyon yoluyla kullanılan bir sentetik kortikosteroid. flutter valvi flutter valve Bronşiyal drenaj sağlayan bir cihaz. fonksiyonel rezidüeal kapasite unctional residual capacity Rezidüel volüm (RV) ve ekspiratuar rezerv volümün (ERV) toplamını gösteren, sakin solunum sırasında ekspiryum sonunda akciğerlerde kalan gaz hacmi. formoterol formoterol Bronş dilatasyonu için kullanılan uzun etkili sempatomimetik β-reseptör agonisti. forseps forceps Tutma, sıkma veya çekme amacıyla kullanılan herhangi bir cerrahi alet. kıskaç, pens Fowler metodu Fowler s metod gaz arındırma yön- 15

16 Sözlük Dergisi temi fremitus fremitus Akciğer muayenesinde palpasyonda alınan titreşim. frenik phrenic Diyafram ile ilgili frenik sinir phrenic nerve Diyaframı inerve eden sinir. frotman friction rub sürtünme sesi fungal pnömoni fungal pneumonia Mantarlara bağlı olarak gelişen pnömoni. G galaktomannan galaktomannan Mantarın hücre duvarı yapısında bulunan, serum ve diğer vücut sıvılarında saptanması erken tanıda ve tedavi izleminde önemli olan eksoantijen. GALT gastrointestinal-associated lymphoid tissue Sindirim sistemi ilişkili lenfoid doku teriminin İngilizce kısaltması. galyum-67 gallium-67 SPECT çalışmasında sarkoidozisde lenfadenopatinin ve alveolitin aktivitesinin ve ekstratorasik yayılımının değerlendirilmesinde, tedaviye cevabın izlenmesinde kullanılan, siklotronda üretilen yarı ömrü 78 saat olan üç farklı gama enerjisi bulunan bir radyonüklit. ganglionöroblastom ganglioneuroblastoma Mediastende gelişen, çocuklarda malignite olasılığı daha yüksek olan, tanı anında genellikle belirtisi olmayan nörojenik tümör. ganglionörom ganglioneuroma Sıklıkla posterior mediasten ve retroperitonda sempatik sinir sistemi hücrelerinden gelişen iyi diferansiye bir tümör. gansiklovir ganciclovir İn vitro ve in vivo ortamlarda sitomegalovirüsün çoğalmasını önleyen 2-deoksiguanozin in sentetik bir analoğu. gastroenterik kist gastroenteric cyst Gastrointestinal sistemin anormal kanalizasyonu sonucu oluşan, solunumla ilgili semptomlara neden olabilen, enterik kaynaklı nadir doğuştan forgut duplikasyon kisti anomalisi. gastroözofageal reflü gastroesophageal reflux Bir kısım mide içeriğinin veya midedeki asit sıvının yemek borusuna geçişi. gastroözofageal reflü hastalığı gastroesophageal reflux disease Bir kısım mide içeriğinin veya midedeki asit sıvının yemek borusuna geçişi sonucu sindirim sistemi ve solunum sistemine ait bulguların ortaya çıkması. Gaucher hastalığı Gaucher disease Glikoserebrosidaz eksikliği nedeniyle parçalanmamış glikolipit substratlarının (özellikle de glikoserebrosidaz) lizozomal makrofajlarda birikmesiyle akciğer de dahil birçok organı tutan, sistemik depo hastalığı. Gaucher hücresi Gaucher cell Glukoserebrozid birikimi olan hücreler. Gaw airway conductance hava yolu iletkenliği teriminin İngilizce kısaltması. gaz arındırma yöntemi gas washout technique Akciğer hacminin, saf oksijen solumadan önce ve sonra ekspire edilen nitrojen konsantrasyonuna dayanarak hesaplanması yöntemi. gaz değişimi gas exchange Farklı gazların solunum yüzeyinden karşıt yönlerde transfer edildiği bir biyolojik süreç. G-CSF granulocyte colony-stimulating factor granülosit-koloni stimülan faktör teriminin İngilizce kısaltması. gecikmiş tipte aşırı duyarlılık delayed-type hypersensitivity T hücresi aracılığı ile gelişen aşırı duyarlılık reaksiyonu. tip-iv hipersensitivite geç faz astmatik yanıt late-phase asthmatic response Akciğerlerin herhangi bir alerjene maruz kalmasından 4-8 saat sonra ortaya çıkan, esas olarak eozinofiller, bazofiller ve daha az oranda nötrofillerin ve bunların salgıladığı IL-6, IL-8, IL-1 ve GM-CSF gibi sitokinlerin akciğer mukozasına göçüne bağlı olarak mukozal kalınlaşma, hava akımına artmış direnç ve hava yollarında tıkanmayla belirgin klinik tablo. gen tedavisi gene therapy Hastalığa yol açan eksik veya kusurlu genlerin yerine, sağlıklı kopyalarının hücreye yerleştirilmesi. gen-çevre etkileşimi gene-environment interactions Genetik faktörlerin çevresel faktörlerle etkileşimi. genetik danışma genetic counseling Kalıtsal bir hastalık taşıyan veya taşıma riski bulunan kişilere ve bu 16

17 Çocuk Göğüs Hastalıkları Terimleri kişilerin akrabalarına hastalığın seyri ve tedavi yöntemleri, tekrarlama riskleri ve çözüm yolları ile ilgili bilgi verilmesi. genetik geçiş genetic transmission Bazı genetik hastalıkların veya durumların, aile içinde bir nesilden diğerine nasıl geçtiklerinin bilinmesi veya soy ağacı incelenerek belirlenmesi. genetik test genetic testing Belirli bir gen veya kromozomda meydana gelen değişimin tanımlanması için kullanılan test. geniş hacimli jet nebülizer large volume jet nebulizer Laringotrakeobronşit, subglottik ödem gibi üst hava yollarındaki ödemi azaltmak için, sıvı bazlı ilaç formülasyonlarından aerosol partikülleri oluşturmada kullanılan cihaz. genom genome Bir organizmanın kalıtım materyalinde bulunan genetik şifrelerin tamamı. genotip genotype 1. Kişiye kalıtımla aktarılan ama fiziksel olarak gözlenmesi şart olmayan özellikler. 2. Organizmanın tüm genetik özelliklerinin toplamı. 3. Organizmanın genetik yapısı. germ hücreli tümör germ cell tumor Germ (eşey) hücrelerinin göğüs kafesi, karın ya da beyin gibi vücudun diğer yerlerine göç etmesi sonucu oluşan kanser türü. GINA The Global Initiative for Asthma astım için küresel girişim teriminin İngilizce kısaltması. gibozite gibbosity Tüberküloza bağlı omurga hastalıklarında görülen, omurga kemiğinin dar açılı arkaya doğru bükülmesi ve çıkıntı göstermesi. kamburluk, kifoz, Pott hörgücü Gibson-Cooke ter testi Gibson-Cooke sweat test Kistik fibrozisin tanısında kullanılan, iyontoforezle toplanan terde klorun analizi esasına dayanan test. Giemsa boyaması Giemsa stain İnce yaymada eritrositlerin içindeki parazitleri, kalın damla preparatlarda da parçalanan eritrositlerden dışarı çıkan parazitleri göstermek için kullanılan bir boya. girişimsel olmayan pozitif basınçlı ventilasyon noninvasive mechanic ventilation Akciğerlere endotrakeal entübasyon veya trakeostomi gibi girişimsel bir işlem olmadan alveoler ventilasyonun arttırılmasına yönelik mekanik ventilasyon uygulanması. girişimsel pozitif basınçlı ventilasyon invasive mechanic ventilation Endotrakeal tüp veya trakeostomi uygulanarak yapılan mekanik ventilasyon uygulaması. Gitelman sendromu Gitelman syndrome Otozomal resesif geçişli, hipokalemik metabolik alkaloz ile karakterize, bu özelliği ile kistik fibrozisle karışan bir renal tubuler hastalık. globus histerikus globus hystericus Üzüntü, keder, matem gibi birçok psişik durumda oluşabilen boğazdaki sıkışma hissi. glukokortikoit tedavisi glucocorticoid therapy Steroit hormon olan glukokortikoitlerin tedavi amaçlı kullanılması. glukokortikoit yanıt elementi glucocorticoid response element Glukokortikoitlerin aktif hale getirdiği glukortikoit reseptörlerin, transaktivasyon etki mekanizmasıyla sitoplazmadan nükleusa geçerek bazı genlerin ekspresyonunu arttırmak veya azaltmak için DNA ya bağlandığı bölüm. glutatyon glutation Karaciğerde, glutamik asit, sistein ve glisinden meydana gelen, dokularda yaygın olarak dağılmış olan, indirgenmiş (GSH) ve oksitlenmiş (GSSG) şeklinde bulunan, epoksit, peroksit ve diğer serbest radikallerin yıkımlanması ve zararlı bileşiklerin detoksifikasyonunda görev alan antioksidan etkili bir tripeptit. glutatyon S-transferaz glutathione S-transferase Hücre içinde sitoplazma ve endoplazmik retikulumda yerleşik olan ve vücudun hemen hemen tüm dokularında bulunan, elektrofilik gruplar içeren bileşiklerle glutatyonun nükleofilik grupları arasında gerçekleşen ve sonuçta glutatyon-tiyolat iyonu tepkimesi sonucu tiyoeter bağının şekillendiği kimyasal tepkimeye aracılık eden, biyotransformasyonda görevli temel enzimlerden biri. glutatyon S-transferaz genleri glutathione S-transferase genes Glutatyon ile ksenobiyotiklerin reaksiyonlarını katalizleyen glutatyon-s-transferaz enzimlerini kodlayan genler. gluten enteropatisi gluten-sensitive enteropathy çölyak hastalığı goblet hücre goblet cell Bazı organlarda epitel hüc- 17

18 Sözlük Dergisi releri arasında yer alan, biçiminden dolayı kadeh hücresi olarak da adlandırılan, bir glikoprotein olan musini salgılayan hücreler. Goodpasture sendromu Goodpasture s syndrome Hızlı ilerleyen glomerulonefrit, anti glomeruler bazal membran antikorlarının varlığı (hedef antijenler tip IV kollajenin alfa 3 zinciridir) ve pulmoner hemorajiye yol açan durum. göğüs breast, chest 1. Göğüs kafesinin ön yüzü. 2. Göğüs ön duvarında bulunan iki kabarık oluşumdan her biri. meme 3. Vücudun boyunla diyafram arasında kalan bölümü. toraks göğüs boşluğu thoracic cavity Vücut boşluğunun boyun ve diyafram arasında kalan göğüs duvarlarıyla çevrili kısmı. göğüs duvarı chest wall Göğsü çevreleyen ve solunumla hareket eden kemik ve kas yapıları. göğüs kafesi thoracic cage Göğüs boşluğunu çevreleyen kemiklerin oluşturduğu iskelet kısmı. göğüs tüpü chest tube Toraks boşluğuna hava, sıvı veya her ikisini boşaltmak amacıyla yerleştirilen, alveoler ve plevral boşlukta normal basınçların sağlanabilmesi için genellikle kapalı bir drenaj sistemine bağlanan tüp. GÖR gastroesophageal reflux gastroözofageal reflü teriminin kısaltması. GÖRH gastroesophageal reflux disease gastroözofageal reflü hastalığı teriminin kısaltması. görsel analog skala visual analog scale Hastaya, en düşükten en yüksek yoğunluğa kadar değişen bir aralığı temsil eden bir çizgi üzerinde bulunduğu noktayı işaretleyerek, sahip olduğu bir semptomu hangi yoğunlukta algıladığını gösterme olanağı sunan bir skala. graft versus host hastalığı graft versus host disease Kemik iliği nakli alıcılarında sıklıkla deri, karaciğer ve bağırsakların etkilenmesiyle belirgin, ilik graftlarında olgun T hücrelerinin konak hücreleri üzerindeki aloantijenlere karşı reaksiyonu sonucunda gelişen bir hastalık. Graham yasası Graham s law of diffusion Bir gazın sıvı içinde yayılma hızı, erime katsayısı ile doğru orantılı, gazın gram molekül ağırlığının karekökü ile ters orantılı olduğunu belirten yasa. Gram boyası Gram s stain Gram-pozitif bakterilerin mor, Gram-negatif bakterilerin pembe renge boyanmasına neden olan, bakterileri boyamada kullanılan bir boya. granülamatöz polianjitis granulamatous polyangitis Wegener granülomu granülom granuloma Enfeksiyonların veya enfeksiyon dışı etkenlerin başlattığı kronik yangı cevabını temsil eden, mononükleer yangı hücrelerinin bir araya toplandığı sınırlanmış, küçük nodüler yapıyı veya benzer şekilde epitelyal hücrelere benzeyen makrofajların (epiteloid hücrelerin) toplandığı ve genellikle ince bir lenfosit tabakası ve çok nükleuslu dev hücrelerle çevrildiği yapı. granülomatöz granulomatosis 1. Çok sayıda granülom oluşması ile giden durum. 2. Granülomlar içeren. granülosit-koloni stimülan faktör granulocyte colony-stimulating factor Kemik iliğinde nötrofillerin oluşumu, gelişimi ve periferik kana salınımından sorumlu; aynı zamanda, olgun nötrofillerde kemotaktik reseptörlerin salınımını artırarak kemotaksisi, enfeksiyon bölgesinde fagositoz ve antimikrobiyal aktiviteyi artıran hematopoetik bir büyüme faktörü. gravimetrik aeroalerjen örnekleyicisi gravimetric aeroallergen sampler Solunum yoluyla vücuda giren alerjenlerin toplanması için kullanılan çekim kuvveti esasına dayanan yöntem. gri hepatizasyon gray hepatization Zatürrede etkilenen akciğer dokusunun gri görünüm aldığı, geç hepatizasyon devresi. Guillain-Barré sendromu Guillain-Barré syndrome Solunum yetmezliğine de yol açabilen, periferik sinir sisteminin akut otoimmün hastalığı. güvercin besleyici akciğeri pigeon breeder s lung Kuşlarla yakın temas sırasında, kuş dışkısı, tüyü vs. de bulunan antijenlere aşırı duyarlılık gelişimi ile belirgin bir çeşit aşırı duyarlılık pnömonisi. güvercin göğsü pigeon breast Doğuştan göğüs kafesinin öne doğru şekil bozukluğu. pektus karinatum 18

19 Çocuk Göğüs Hastalıkları Terimleri H H1N1 enfeksiyonu H1N1 virus infection İnfluenza A virüsü alt tiplerinden H1N1 e bağlı gelişen ani başlangıçlı yüksek ateş, miyalji, öksürük, boğaz ağrısıyla belirgin, bazen alt solunum yolu enfeksiyonuna da yol açan enfeksiyon. Haemophilus influenzae pnömonisi Haemophilus influenzae pneumonia Haemophilus influenzae ya bağlı gelişen bakteriyel pnömoni. Haldane etkisi Haldane effect Yüksek konsantrasyondaki oksijenin hemoglobinden karbondioksit ve hidrojen iyonlarının ayrılmasını kolaylaştırması ve oksijen ayrılma eğrisinin sola kayması. halolite halolite 1. Adaptif aerosol dağıtım sistemi. 2. Elektronik bir cihaz olan, jet nebulizatörlerin solunum evrelerine uyumlu (nebülizatörün ağızlığındaki akıma duyarlı bir çevirici, hasta inspiryum yaptığında bunu algılayarak nebülizasyonu başlatmakta ve inspiryum bittiğinde işlemi durdurmaktadır) gelişmiş tipi. hamartom hamartoma Dokudaki kusurlu gelişime bağlı olarak meydana gelen tümöre benzer oluşum. Hamburger fenomeni Hamburger shift, chloride shift Eritrosit membranında HCO 3 - iyonlarının plazmaya doğru, Cl iyonlarının eritrosit içine doğru karşılıklı yer değiştirmesi. Hamman bulgusu Hamman sign Mediastinit, pnömomediastinum ve pnömotoraks gibi durumlarda oskültasyonda her kalp atımı ile eş zamanlı olarak duyulan prekordiyal çıtırtı sesi. Hamman-Rich sendromu Hamman-Rich syndrome Akut interstisiyel pnömoni Hanta virüsü pulmoner sendrom Hantavirus pulmonary syndrome Değişken solunumsal semptomları takiben akut solunum sıkıntısı ve bazen solunum yetersizliği ile belirgin, Hantavirüsünün neden olduğu, bazen ölümcül olabilen ateşli hastalık. hava açlığı air hunger Hastanın soluk alıp vermede ileri derecede güçlük çekişi; ağır kan kaybı veya şok durumlarında vücutta oksijen tükendiği zaman görülen, havayı derin ve kuvvetli solumayla belirgin durum. hava bronkogramı air bronchogram Konsolide veya alveolerin söndüğü akciğer parankimi içinde hava ile dolu bronşun verdiği radyolojik görünüm. hava embolizmi air embolism Travma, cerrahi işlemler veya ciddi dekompresyon hastalığına bağlı olarak venlere hava kabarcıklarının girmesiyle oluşan embolizm. hava yolu airway Solunum sisteminin akciğere hava girişini ve çıkışını sağlayan kısımları. hava yolu aşırı cevaplılığı airway hyperresponsiveness Astımda ve bazen kronik obstrüktif akciğer hastalığında görülebilen, çeşitli fiziksel ve kimyasal uyaranlardan herhangi birine karşı abartılı bronkokonstriktör cevabın oluştuğu hava yolu anormalliği. hava yolu direnci airway resistance Ağız-alveol basınç farkının hava akımına bölünmesiyle elde edilen, trakeobronşiyal ağacın hava akımına karşı koymasını gösteren değer. hava yolu iletkenliği airway conductance Hava yollarındaki her bir ünite basınç düşmesine karşılık oluşan akım. Kısaltması: Gaw hava yolunun yeniden yapılanması airway remodeling Genellikle iyi kontrol edilmeyen astımlı hastalarda gelişen, hava yollarında meydana gelen bazal zar kalınlaşması, goblet hücre hiperplazisi, bronş düz kasında kitlesel artış ve damarlanmada artış gibi değişikliklerle belirgin, kronik ve geri dönüşümsüz yapısal değişiklikler. remodelling Heerfordt sendromu Heerfordt syndrome Parotis ve lakrimal bezlerde büyüme, anterior üveit, Bell felci ve ateşten oluşan, sarkoidozun neden olduğu nadir bir klinik tablo. Heiner sendromu Heiner syndrome Çocuklarda inek sütü alerjisinin solunum sistemini, akciğerleri etkilemesine bağlı gelişen, sıklıkla pulmoner kanamayla belirgin klinik tablo. helioks heliox Akut astım ataklarında hava yolu direncini azaltarak etkili olan, helyum (%80) ve oksijen (%20) karışımından oluşan gaz karışımı. hemidiyafram hemidiaphragm Diyaframın yarı parçası. hemitoraks hemithorax Göğsün sağ veya sol yarısı. hemomediyasten hemomediastinum Kanama 19

20 Sözlük Dergisi nedeniyle mediyastende kan toplanması, mediyasten içine kanama. hemopnömotoraks hemopneumothorax Plevra boşluğunda kan ve hava toplanması. hemoptizi hemoptysis Akciğerler veya solunum yollarından ağız yoluyla kan veya kanla karışık balgam gelmesi. kanlı balgam hemorajik efüzyon hemorrhagic effusion Kanlı sıvıdan oluşan efüzyon. hemorajik plörezi hemorrhagic pleurisy Plevra boşluğunda kanlı sıvı bulunan plörezi. hemosiderin yüklü makrofaj hemosiderin-laden macrophage Pulmoner hemosideroziste açlık mide suyu ve/veya bronkoalveolar lavajda görülen, hemoglobinin parçalanması sonucu açığa çıkan hemosiderin pigmentini fagosite eden makrofajlar. hemosiderozis hemosiderosis Dokularda yerel veya genel olarak hemosiderin pigmentinin birikimi. hemotoraks hemothorax Plevra boşluğunda kan toplanması. Henderson-Hasselbalch denklemi Henderson- Hasselbalch equation Bir tampon sisteminin ph sını veren denklem. ph= pka +log [A-] [HA] Denklemde, [HA] serbest asit konsantrasyonu, [A-] iyonize formların konsantrasyonu ve pka asit ayrılma sabitinin (Ka) negatif algoritması. hepatizasyon hepatization Özellikle, akciğerde pnömokoksik pnömoni sırasında görülen, dokunun konsolidasyon sonucu karaciğer yapısını andırır görünüm alması. hepatopulmoner sendrom hepatopulmonary syndrome Sıklıkla son dönem kronik karaciğer hastalığında ayrıca postoperatif dönemde uzamış mekanik ventilasyona bağlı da gelişebilen, akciğer kapillerlerinde dilatasyona bağlı gelişen hipoksemi ile belirgin klinik tablo. Hering-Breuer refleksi Hering-Breuer reflex Normal solunum sırasında, akciğerlerde ve muhtemelen diğer organlarda bulunan duyusal uçlardan kalkan uyarımların vagusa ulaşması ve hem inspirasyonu hem de ekspirasyonun sınırlanmasını sağlayan sinirsel mekanizma. Herpes simpleks virüs pnömonisi Herpes simplex virus pneumonia Yenidoğanda ve immün yetersizlikli hastalarda daha sık görülen, herpes simpleks virüs a bağlı gelişen viral pnömoni. heterojen heterogeneous Birbirinden farklı unsurlardan oluşan, yapı bakımından tümüyle aynı olmayan. heterotaksi heterotaxia Organların farklı yerleşimi anlamına gelen, embriyo gelişiminde normal sağ-sol asimetrisini gerçekleştirmediğinde ortaya çıkan, doğuştan kalp hastalıkları, situs inversus, polispleni ve aspleni ile ilişkili, situs ambigous (heterotaksi sendromları) durumu. HFO high frequency oscillatory ventilation Mekanik ventilasyon uygulamasında düşük basınç, çok yüksek solunum hızı uygulaması. HFV high frequency ventilation Yüksek franslı ventilasyon hışıltılı solunum wheezing Özellikle ekspirasyonda solunum sesinin, hastanın yakınında stetoskopsuz olarak ıslık sesi niteliğinde duyulması. hidatik kist hydatid cyst Echinococcus granulosus veya Echinococcus multilocularis larvasının oluşturduğu kist. hidatik rezonans hydatid resonance Bir hidatik kistin oskültasyonu ve perküsyonu sırasında duyulan özel bir ses. hidrojen peroksit hydrogen peroxide Parçalanışı ile su ve oksijene ayrılan bileşik. oksijenli su hidrokarbon aspirasyonu hydrocarbon aspiration Solunum yollarında ve akciğer parenkiminde hasara neden olan, benzin, boya çıkarıcı, leke çıkarıcı ajanlar gibi hidrokarbon içeren sıvıların aspirasyonu. hidropnömotoraks hydropneumothorax Plevra boşluğunda sıvı ve hava toplanması. hidrotoraks hydrothorax Plevra boşluğunda seröz sıvı toplanması. hilal belirtisi air-crescent sign, cresent sign 1. Aspergillus pnömonisinde santral homojen nodülü saran kavitasyon nedeniyle görülen tipik görünümü. 2. Hidatik kist hastalığında kist ile peribronşiyal ağaç arasında bağlantı olduğunda, perikist ve ekzokist arasına hava girip kist etrafında ince halka şeklinde görüntü oluşturması. hiler hilar Hilus ile ilgili; hilusa ait. 20

Solunum Sistemi Fizyolojisi

Solunum Sistemi Fizyolojisi Solunum Sistemi Fizyolojisi 1 2 3 4 5 6 7 Solunum Sistemini Oluşturan Yapılar Solunum sistemi burun, agız, farinks (yutak), larinks (gırtlak), trakea (soluk borusu), bronslar, bronsioller, ve alveollerden

Detaylı

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Nonkardiyojenik Akciğer Ödemi Şok Akciğeri Travmatik Yaş Akciğer Beyaz Akciğer Sendromu

Detaylı

SOLUNUM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ 19/11/2015 SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI

SOLUNUM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ 19/11/2015 SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI VE FİZYOLOJİSİ FİZYOLOJİSİ Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire Canlılığın sürdürülebilmesi için vücuda oksijen alınması gerekir. Solunumla alınan oksijen, kullanılarak metabolizma sonucunda karbondioksit açığa

Detaylı

Astım hastalığı, kronik yani süreklilik gösteren ve ataklar halinde seyir gösteren bir hava yolu

Astım hastalığı, kronik yani süreklilik gösteren ve ataklar halinde seyir gösteren bir hava yolu Bölüm 21 Astımla Karışan Hastalıklar Dr. Alpaslan TANOĞLU ve Dr. Mustafa DİNÇ Astım hastalığı, kronik yani süreklilik gösteren ve ataklar halinde seyir gösteren bir hava yolu hastalığıdır. Hastalığın en

Detaylı

Solunum Fizyolojisi ve PAP Uygulaması. Dr. Ahmet U. Demir

Solunum Fizyolojisi ve PAP Uygulaması. Dr. Ahmet U. Demir Solunum Fizyolojisi ve PAP Uygulaması Dr. Ahmet U. Demir Solunum fizyolojisi Bronş Ağacı Bronş sistemi İleti havayolları: trakea (1) bronşlar (2-7) non respiratuar bronşioller (8-19) Gaz değişimi: respiratuar

Detaylı

Çocuklarda Akut Solunum Sıkıntısı Sendromu (ARDS) ve Tedavisi. Tolga F. Köroğlu Dokuz Eylül Üniversitesi

Çocuklarda Akut Solunum Sıkıntısı Sendromu (ARDS) ve Tedavisi. Tolga F. Köroğlu Dokuz Eylül Üniversitesi Çocuklarda Akut Solunum Sıkıntısı Sendromu (ARDS) ve Tedavisi Tolga F. Köroğlu Dokuz Eylül Üniversitesi 1967: 18.07.2013 2 Tarihçe 1967 Acute Respiratory Distress in Adults 1971 Adult Respiratory Distress

Detaylı

DOLAŞIM SİSTEMİ TERİMLERİ. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire

DOLAŞIM SİSTEMİ TERİMLERİ. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire DOLAŞIM SİSTEMİ TERİMLERİ Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire Dokuların oksijen ve besin ihtiyacını karşılayan, kanın vücutta dolaşmasını temin eden, kalp ve kan damarlarının meydana getirdiği sisteme dolaşım

Detaylı

İnterstisyel hastalıklar. klarında klinik değerlendirme. erlendirme

İnterstisyel hastalıklar. klarında klinik değerlendirme. erlendirme İnterstisyel akciğer hastalıklar klarında klinik değerlendirme erlendirme Doç.Dr.Dr.Benan.Benan MüsellimM Solunumsal semptomlar Dispne Öksürük Balgam Göğüs s ağrısıa Hemoptizi Alveoler hemoraji sendromları

Detaylı

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI Yardım edin sinüslerim beni öldürüyor! Bunu daha önce hiç söylediniz mi?. Eğer cevabınız hayır ise siz çok şanslısınız demektir. Çünkü her yıl milyonlarca lira sinüs problemleri

Detaylı

SOLUNUM SİSTEMİ VE EGZERSİZ

SOLUNUM SİSTEMİ VE EGZERSİZ SOLUNUM SİSTEMİ VE EGZERSİZ Egzersiz sırasında çalışan kaslar, ihtiyaç duydukları enerji için oksijen (O 2 ) kullanır ve karbondioksit (CO 2 ) üretir. Akciğerler, hava ile kanın karşılaştığı ı organlardır.

Detaylı

Astım. Özellikle son yıllarda sıklıkla duyduğumuz. Modern Yaşamın Gizli Tehdidi. En Yaygın Tipi Alerjik Astım

Astım. Özellikle son yıllarda sıklıkla duyduğumuz. Modern Yaşamın Gizli Tehdidi. En Yaygın Tipi Alerjik Astım Özlem İkinci Modern Yaşamın Gizli Tehdidi Astım Sanayileşme ve egzoz gazları dış ortam havasını kirletirken, ev içinde kullanılan parfüm, sprey, deterjan, boya gibi malzemeler de iç ortam havasının kirlenmesine

Detaylı

ARI ZEHİRİ BİLEŞİMİ, ÖZELLİKLERİ, ETKİ MEKANİZMASI. Dr. Bioch.Cristina Mateescu APİTERAPİ KOMİSYONU

ARI ZEHİRİ BİLEŞİMİ, ÖZELLİKLERİ, ETKİ MEKANİZMASI. Dr. Bioch.Cristina Mateescu APİTERAPİ KOMİSYONU ARI ZEHİRİ BİLEŞİMİ, ÖZELLİKLERİ, ETKİ MEKANİZMASI Dr. Bioch.Cristina Mateescu APİTERAPİ KOMİSYONU Arı Zehiri - Tanım Arı zehiri, bal arıları tarafından öncelikle memelilere ve diğer iri omurgalılara karşı

Detaylı

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI VEREM (TÜBERKÜLOZ) NEDİR? Verem hastalığı; verem mikrobunun solunum yolu ile alınmasıyla oluşan bulaşıcı bir

Detaylı

TORAKS RADYOLOJİSİ. Prof Dr Nurhayat YILDIRIM

TORAKS RADYOLOJİSİ. Prof Dr Nurhayat YILDIRIM TORAKS RADYOLOJİSİ Prof Dr Nurhayat YILDIRIM PA AKCİĞER GRAFİSİNDE TEKNİK ÖZELLİKLER Film ayakta çekilmelidir. Göğüs ön duvarı film kasetine değmelidir. Işık kaynağı kişinin arkasında olmalıdır. Işık kaynağı

Detaylı

ASTIM EPİDEMİYOLOJİ PATOFİZYOLOJİ 31.01.2012 HAVA YOLU OBSTRUKSİYONUN FİZYOLOJİK SONUÇLARI HAVA YOLU OBSTRUKSİYONUN FİZYOLOJİK SONUÇLARI

ASTIM EPİDEMİYOLOJİ PATOFİZYOLOJİ 31.01.2012 HAVA YOLU OBSTRUKSİYONUN FİZYOLOJİK SONUÇLARI HAVA YOLU OBSTRUKSİYONUN FİZYOLOJİK SONUÇLARI ASTIM Dr. Bengü MUTLU Bir çok uyarıya karşı artan havayolu cevabı ile karakterize kronik inflamatuar bir hastalıktır İnflamatuar süreçte mast hücreleri, eozinofiller, T lenfositler, makrofajlar, nötrofiller,

Detaylı

Çocuklarda solunum sisteminin muayenesi. Prof. Dr. Haluk Çokuğraş

Çocuklarda solunum sisteminin muayenesi. Prof. Dr. Haluk Çokuğraş Çocuklarda solunum sisteminin muayenesi Prof. Dr. Haluk Çokuğraş Solunum sistemi ÜST SOLUNUM YOLLARI: Ağız içi, boğaz, tonsiller, kulaklar, paranazal sinüsler ve larinks. ALT SOLUNUM YOLLARI: Trakea, bronşlar,

Detaylı

Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur.

Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur. TYBD SEPSİS ÇALIŞMASI ENFEKSİYON TANIMLARI Derin Cerrahi Alan Enfeksiyonu(DCAE) Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur. 1.Cerrahi girişimden sonraki

Detaylı

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri...

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser Nedir? Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından birisi. Sık görülmesi ve öldürücülüğünün yüksek olması nedeniyle de bir halk

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı Göğüs Cerrahisi Akciğer Kanserinde Anamnez ve Fizik Muayene Bulguları Giriş Akciğer kanseri ülkemizde 11.5/100.000 görülme sıklığına

Detaylı

TİP I HİPERSENSİTİVİTE REAKSİYONU. Prof. Dr. Bilun Gemicioğlu

TİP I HİPERSENSİTİVİTE REAKSİYONU. Prof. Dr. Bilun Gemicioğlu TİP I HİPERSENSİTİVİTE REAKSİYONU Prof. Dr. Bilun Gemicioğlu HİPERSENSİTİVİTE REAKSİYONLARI TİP I TİP II TİPII TİPIII TİPIV TİPIV TİPIV İmmün yanıt IgE IgG IgG IgG Th1 Th2 CTL Antijen Solübl antijen Hücre/

Detaylı

YENİDOĞANDA MEKANİK VENTİLASYON KURSU OLGU SUNUMU-1

YENİDOĞANDA MEKANİK VENTİLASYON KURSU OLGU SUNUMU-1 YENİDOĞANDA MEKANİK VENTİLASYON KURSU OLGU SUNUMU-1 BAŞVURU ÖZELLİKLERİ 28 yaşındaki gebe suyunun gelmesi nedeniyle acil servise başvurdu. İlk gebelik, gebelik takipleri yok Gebelik yaşı 39 hafta Amniyon

Detaylı

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler EGZERSİZ VE KAN Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler Akciğerden dokulara O2 taşınımı, Dokudan akciğere CO2 taşınımı, Sindirim organlarından hücrelere besin maddeleri taşınımı, Hücreden atık maddelerin

Detaylı

Birinci Basamakta Hasta Çocuğa Yaklaşım

Birinci Basamakta Hasta Çocuğa Yaklaşım Birinci Basamakta Hasta Çocuğa Yaklaşım 1 Çocuk Sağlığında Eşitsizlikler (DSÖ verileri 1999) Yılda 10 milyon çocuk 5. yaşlarını kutlayamadan ölmektedir 2020 e kadar aynı Geri kalmış-gelişmekte olan ülkelerde

Detaylı

Alevlenmelerin en yaygın nedeni, trakeobronşiyal enfeksiyonlar ve hava kirliliğidir. Şiddetli alevlenmelerin üçte birinde neden saptanamamaktadır

Alevlenmelerin en yaygın nedeni, trakeobronşiyal enfeksiyonlar ve hava kirliliğidir. Şiddetli alevlenmelerin üçte birinde neden saptanamamaktadır Toraks Derneği, Göğüs Hastalıkları Uzmanları ve solunum hastalıkları alanında çalışan diğer uzmanlık dallarındaki hekimler tarafından 1992 de kurulan bir ulusal uzmanlık derneğidir. Toraks Derneği nin

Detaylı

SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİ. Doç Dr Tunçalp Demir

SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİ. Doç Dr Tunçalp Demir SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİ Doç Dr Tunçalp Demir SFT-SINIFLANDIRMA A-)Spirometrik inceleme 1. Basit spirometri 2. Akım-volüm halkası a)maksimal volenter ventilasyon (MVV) b)reversibilite c)bronş provokasyonu

Detaylı

Beyin Tümörü Sinir sisteminin (Beyin, omurilik ve sinirlerin) tümörleri, sinir dokusunda bulunan çeşitli hücrelerden kaynaklanabilir ya da vücudun başka bir yerindeki habis tümörün genellikle kan yolu

Detaylı

AKCİĞER HACİM VE KAPASİTELERİ. Prof. Dr. H. Oktay SEYMEN 2006

AKCİĞER HACİM VE KAPASİTELERİ. Prof. Dr. H. Oktay SEYMEN 2006 AKCİĞER HACİM VE KAPASİTELERİ Prof. Dr. H. Oktay SEYMEN 2006 Genel çerçeve Ölü boşluk tayinleri a)anatomik b) Fizyolojik ölü boşluk Akciğer hacim ve kapasiteleri Fonksiyonel rezidüel kapasite tayini a)açık

Detaylı

SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİNDE TEMEL KAVRAMLAR

SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİNDE TEMEL KAVRAMLAR SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİNDE TEMEL KAVRAMLAR ÖĞRENİM HEDEFLERİ SFT parametrelerini tanımlayabilmeli, SFT ölçümünün doğru yapılıp yapılmadığını açıklayabilmeli, SFT sonuçlarını yorumlayarak olası tanıyı

Detaylı

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar? BÖBREK HASTALIKLARI Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Böbrekler ne işe yarar? Böbreğin en önemli işlevi kanı süzmek, idrar oluşturmak ve vücudun çöplerini (artık ürünleri) temizlemektir. Böbrekte oluşan idrar, idrar

Detaylı

Normal Mikrop Florası. Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu

Normal Mikrop Florası. Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu Normal Mikrop Florası Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu Vücudun Normal Florası İnsan vücudunun çeşitli bölgelerinde bulunan, insana zarar vermeksizin hatta bazı yararlar sağlayan mikroorganizma topluluklarına vücudun

Detaylı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı 1 Ameliyat Yapılmadan İlgilendiği Konular: Sıvı ve Elektrolit tedavisi Şok Yanık tedavisi 2 Travma Hastaları Kesici karın travmaları: Karın bölgesini içine alan kurşunlanma,

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

HODGKIN DIŞI LENFOMA

HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA NEDİR? Hodgkin dışı lenfoma (HDL) veya Non-Hodgkin lenfoma (NHL), vücudun savunma sistemini sağlayan lenf bezlerinden kaynaklanan kötü huylu bir hastalıktır. Lenf

Detaylı

Sunum planı. Epidemiyoloji Tanım Sınıflama Değerlendirme Tedavi Özet

Sunum planı. Epidemiyoloji Tanım Sınıflama Değerlendirme Tedavi Özet Sunum planı Epidemiyoloji Tanım Sınıflama Değerlendirme Tedavi Özet En sık hekime başvuru nedeni Okul çağındaki çocuklarda %35-40 viral enfeksiyonlar sonrası 10 gün %10 çocukta 25 günü geçer. Neye öksürük

Detaylı

13.15-14.00 Yenidoğanda respiratuvar distres R. ÖRS 14.15-15.00 Yenidoğan muayenesi R. ÖRS 15.15-16.00 Yenidoğan muayenesi R. ÖRS

13.15-14.00 Yenidoğanda respiratuvar distres R. ÖRS 14.15-15.00 Yenidoğan muayenesi R. ÖRS 15.15-16.00 Yenidoğan muayenesi R. ÖRS ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI 1. GÜN 08.15-09.00 Pediatri stajı hakkında bilgilendirme R. ÖRS 09.15-10.00 Hasta dosyası hazırlama H.YAVUZ 10.15-11.00 Hikaye alma H.YAVUZ 11.15-12.00 Fizik muayene H.TOKGÖZ

Detaylı

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL

Detaylı

KRONİK OBSTRÜKTİF AKCİĞER HASTALIĞI (KOAH) TANIMI SINIFLAMASI RİSK FAKTÖRLERİ PATOFİZYOLOJİSİ EPİDEMİYOLOJİSİ

KRONİK OBSTRÜKTİF AKCİĞER HASTALIĞI (KOAH) TANIMI SINIFLAMASI RİSK FAKTÖRLERİ PATOFİZYOLOJİSİ EPİDEMİYOLOJİSİ KRONİK OBSTRÜKTİF AKCİĞER HASTALIĞI (KOAH) TANIMI SINIFLAMASI RİSK FAKTÖRLERİ PATOFİZYOLOJİSİ EPİDEMİYOLOJİSİ ÖĞRENİM HEDEFLERİ KOAH tanımını söyleyebilmeli, KOAH risk faktörlerini sayabilmeli, KOAH patofizyolojisinin

Detaylı

CPAP ve BİPAP modları, cihaz özellikleri ve ekipmanları. Doç.Dr.Sedat Öktem Medipol Üniversite'si Tıp Fak. Çocuk Göğüs Hast. BD

CPAP ve BİPAP modları, cihaz özellikleri ve ekipmanları. Doç.Dr.Sedat Öktem Medipol Üniversite'si Tıp Fak. Çocuk Göğüs Hast. BD CPAP ve BİPAP modları, cihaz özellikleri ve ekipmanları Doç.Dr.Sedat Öktem Medipol Üniversite'si Tıp Fak. Çocuk Göğüs Hast. BD Ventilasyonun değisik modları Basıncın verilme yolu İnvaziv Noninvaziv Pozitif

Detaylı

İnvazif Fungal İnfeksiyonlarda Tanı Klinik-Radyolojik Yaklaşım. Dr.Özlem Özdemir Kumbasar

İnvazif Fungal İnfeksiyonlarda Tanı Klinik-Radyolojik Yaklaşım. Dr.Özlem Özdemir Kumbasar İnvazif Fungal İnfeksiyonlarda Tanı Klinik-Radyolojik Yaklaşım Dr.Özlem Özdemir Kumbasar Bağışıklığı baskılanmış hastaların akciğer komplikasyonları sık görülen ve ciddi sonuçlara yol açan önemli sorunlardır.

Detaylı

Türkiye'de Yıllara Göre Yeni Verem Hasta Sayıları. 1965 1970 1975 1980 1985 1990 1995 2000 2005 2007 Yıllar

Türkiye'de Yıllara Göre Yeni Verem Hasta Sayıları. 1965 1970 1975 1980 1985 1990 1995 2000 2005 2007 Yıllar Verem Haftası etkinlikleri çerçevesinde Akkuş İlçe Sağlık Grup Başkanımız Dr. Mustafa AKDOĞAN 18/01/2010 tarihinde ilçemizde çalışan din adamları ve halka yönelik verem hastalığı ile ilgili çeşitli bilgiler

Detaylı

Referans: e-tus İpucu Serisi K.Stajlar Ders Notları Sayfa:353

Referans: e-tus İpucu Serisi K.Stajlar Ders Notları Sayfa:353 23. Aşağıdakilerden hangisi akne patogenezinde rol oynayan faktörlerden biri değildir? A) İnflamasyon B) Foliküler hiperproliferasyon C) Bakteriyal proliferasyon D) Aşırı sebum üretimi E) Retinoik asit

Detaylı

FLEKSİBL FİBEROPTİK BRONKOSKOPİ

FLEKSİBL FİBEROPTİK BRONKOSKOPİ FLEKSİBL FİBEROPTİK BRONKOSKOPİ DOÇ. DR. ARİF DURAN ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ACİL TIP ANABİLİM DALI Bronkoskopi nedir? Solunum yollarının endoskopik olarak incelenmesi Bronkoskop çeşitleri

Detaylı

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA Çevresel Sinir Sistemi (ÇSS), Merkezi Sinir Sistemine (MSS) bilgi ileten ve bilgi alan sinir sistemi bölümüdür. Merkezi Sinir Sistemi nden çıkarak tüm vücuda dağılan sinirleri

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. İlyas Yolbaş Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD

Yrd. Doç. Dr. İlyas Yolbaş Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD Yrd. Doç. Dr. İlyas Yolbaş Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD KOMPLEMAN SİSTEMİ Kompleman sistem, (Compleman system) veya tamamlayıcı sistem, bir canlıdan patojenlerin temizlenmesine yardım eden biyokimyasal

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK 1 İmmün sistemin gelişimini, fonksiyonlarını veya her ikisini de etkileyen 130 farklı bozukluğu tanımlamaktadır. o Notarangelo L et al, J Allergy Clin Immunol 2010 Primer immün yetmezlik sıklığı o Genel

Detaylı

Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların

Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların Bölüm 25 Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların Yan Etkileri Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların Yan Etkileri Dr. Fevzi DEMİREL Nefesle Alınan Kortizonlu İlaçların Yan Etkileri Astım tedavisinde kullanılan

Detaylı

Prof. Dr. Demir Budak Dekan. Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Asiye Nurten 2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 2

Prof. Dr. Demir Budak Dekan. Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Asiye Nurten 2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 2 Yeni Yüzyıl Üniversitesi TIP FAKÜLTESİ Prof. Dr. Demir Budak Dekan Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Asiye Nurten 215 216 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 2 DERS KURULU YÜRÜTME KURULU DÖNEM III KOORDİNATÖRÜ:

Detaylı

Kronik Öksürük. Dr. Kürşat Uzun N.E. Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları AD ve Yoğun Bakım Bilim Dalı

Kronik Öksürük. Dr. Kürşat Uzun N.E. Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları AD ve Yoğun Bakım Bilim Dalı Kronik Öksürük Dr. Kürşat Uzun N.E. Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları AD ve Yoğun Bakım Bilim Dalı Epidemiyoloji Polikliniklerde en sık 5. şikayet %88-100 neden saptanıyor Spesifik tedavi

Detaylı

SOLUNUM SİSTEMİNDE HİKAYE

SOLUNUM SİSTEMİNDE HİKAYE SOLUNUM SİSTEMİNDE HİKAYE Int. Dr. Gamze Ünlüer Nisan 2014 Tıbbın her dalında olduğu gibi göğüs hastalıklarında da klinik değerlendirmenin doğru yapılabilmesi için şu üç koşulun bir arada bulunması gerekir;

Detaylı

Hışıltılı çocuğa yaklaşım. Doç Dr Zeynep Tamay İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Allerji ve Göğüs Hastalıkları Bilimdalı

Hışıltılı çocuğa yaklaşım. Doç Dr Zeynep Tamay İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Allerji ve Göğüs Hastalıkları Bilimdalı Hışıltılı çocuğa yaklaşım Doç Dr Zeynep Tamay İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Allerji ve Göğüs Hastalıkları Bilimdalı Hışıltı Tanımlama Fizyopatoloji Etyoloji Hışıltı-bronşiolit Hışıltılı çocuk Tipik-atipik

Detaylı

Fungal Etkenler. Toplantı sunumları Dr.AyşeKalkancı. Santral Sinir Sistemi Enfeksiyonlarında Tanı. Ege Mikrobiyoloji Günleri-3

Fungal Etkenler. Toplantı sunumları Dr.AyşeKalkancı. Santral Sinir Sistemi Enfeksiyonlarında Tanı. Ege Mikrobiyoloji Günleri-3 Toplantı sunumları Dr.AyşeKalkancı Santral Sinir Sistemi Enfeksiyonlarında Tanı Fungal Etkenler Dr. Ayşe Kalkancı Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı SSS enfeksiyonları Mortalite

Detaylı

ALLERJİK RİNİT ve EŞLİK EDEN HASTALIKLAR

ALLERJİK RİNİT ve EŞLİK EDEN HASTALIKLAR ALLERJİK RİNİT ve EŞLİK EDEN HASTALIKLAR Dr. İpek Türktaş Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Ankara Çocuklarda: %8.6-15.4 Erişkinde: %20 AKINTI KAŞINTI Allerjik Selam Allerjik Rinit Bulguları AKSIRMA ATAKLARI

Detaylı

İNVAZİV PULMONER ASPERJİLLOZ Dr. Münire Gökırmak. Süleyman Demirel Üniversitesi Göğüs Hastalıkları A.D.

İNVAZİV PULMONER ASPERJİLLOZ Dr. Münire Gökırmak. Süleyman Demirel Üniversitesi Göğüs Hastalıkları A.D. İNVAZİV PULMONER ASPERJİLLOZ Dr. Münire Gökırmak Süleyman Demirel Üniversitesi Göğüs Hastalıkları A.D. OLGU 1 23 yaşında kadın hasta Ateş, yorgunluk ve anemi Lökosit: 6.800/mm3, %8 nötrofil, %26 blast,

Detaylı

Erken Evre Akciğer Kanserinde

Erken Evre Akciğer Kanserinde Erken Evre Akciğer Kanserinde Görüntüleme Dr. Figen Başaran aran Demirkazık Hacettepe Universitesi Radyoloji Anabilim Dalı Kasım 2005 Mayıs 2006 Müsinöz ve nonmüsinöz tipte bronkioloalveoler komponenti

Detaylı

Hipotermi Suda boğulma Anaflaksi

Hipotermi Suda boğulma Anaflaksi Hipotermi Suda boğulma Anaflaksi Doç. Dr. Lale YÜCEYAR Hipotermi Tanım: Kor sıcaklığı < 35 C (düşük okuyabilir termometre) (Özofageal, rektal,timpanik) Hafif 32-35 C Orta 30-32 C Ağır < 30 C Hipotermi

Detaylı

ALLERJİ AŞILARI. Prof. Dr. Ömer KALAYCI Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Allerji ve astım Ünitesi

ALLERJİ AŞILARI. Prof. Dr. Ömer KALAYCI Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Allerji ve astım Ünitesi ALLERJİ AŞILARI Prof. Dr. Ömer KALAYCI Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Allerji ve astım Ünitesi Allerji aşıları Allerjen immunoterapi Allerjik bir hastaya giderek artan miktarlarda allerjen

Detaylı

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi 1 İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi 2015-2016 Eğitim Öğretim Yılı Dönem IV GÖĞÜS HASTALIKLARI STAJI Stajyer Öğrenci Karnesi Hazırlayan Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı 2 GÖĞÜS HASTALIKLARI

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Beraktant Yardımcı maddeler: Sodyum klorür, alkol (etanol), sodyum hidroksit, hidroklorik asit, distile su, azot.

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Beraktant Yardımcı maddeler: Sodyum klorür, alkol (etanol), sodyum hidroksit, hidroklorik asit, distile su, azot. KULLANMA TALİMATI SURVANTA İntratrakeal Süspansiyon, 8 ml İntratrakeal (nefes borusu yolu ile) olarak uygulanır. Etkin madde: Beraktant Yardımcı maddeler: Sodyum klorür, alkol (etanol), sodyum hidroksit,

Detaylı

TORAKS DEĞERLENDİRME KABUL ŞEKLİ 2 (Bildiri ID: 64)/OLGU BİLDİRİSİ: MEME KANSERİ İÇİN RADYOTERAPİ ALMIŞ OLGUDA RADYASYON PNÖMONİSİ

TORAKS DEĞERLENDİRME KABUL ŞEKLİ 2 (Bildiri ID: 64)/OLGU BİLDİRİSİ: MEME KANSERİ İÇİN RADYOTERAPİ ALMIŞ OLGUDA RADYASYON PNÖMONİSİ TORAKS DEĞERLENDİRME ŞEKLİ 2 ( ID: 64)/OLGU Sİ: MEME KANSERİ İÇİN RADYOTERAPİ ALMIŞ OLGUDA RADYASYON PNÖMONİSİ SONRASINDA GELİŞEN ORGANİZE PNÖMONİ (OP/ BOOP) Poster 3 ( ID: 66)/Akut Pulmoner Emboli: Spiral

Detaylı

ELEKTRONİK NÜSHA. BASILMIŞ HALİ KONTROLSUZ KOPYADIR.

ELEKTRONİK NÜSHA. BASILMIŞ HALİ KONTROLSUZ KOPYADIR. SAYFA NO 1/4 GİRİŞİMSEL RADYOLOJİK TETKİKLER İÇİN HASTA BİLGİLENDİRME VE RIZA FORMU Ünitenin Adı : Hastanın Adı ve Soyadı : Protokol No : Girişimsel radyolojideki işlemler; görüntüleme kılavuzluğunda cerrahiye

Detaylı

HEMODİYALİZDE SIK KARŞILAŞILAN KOMPLİKASYONLAR ve YÖNETİMİ. Dr. Lale Sever

HEMODİYALİZDE SIK KARŞILAŞILAN KOMPLİKASYONLAR ve YÖNETİMİ. Dr. Lale Sever HEMODİYALİZDE SIK KARŞILAŞILAN KOMPLİKASYONLAR ve YÖNETİMİ Dr. Lale Sever Intradiyalitik Komplikasyonlar Sık Kalıcı morbidite Mortalite Hemodiyaliz Komplike bir işlem! Venöz basınç monitörü Hava detektörü

Detaylı

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM 9.11.2015 ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM Konular Doğum öncesi gelişim aşamaları Zigot Doğum öncesi çevresel etkiler Teratojenler Doğum Öncesi G elişim Anneyle ilgili diğer faktörler Öğr. Gör. C an ÜNVERDİ Zigot

Detaylı

ÇEKİRDEK EĞİTİM PROGRAMI

ÇEKİRDEK EĞİTİM PROGRAMI ÇEKİRDEK EĞİTİM PROGRAMI Tıp Fakülteleri Mezuniyet Öncesi İmmünoloji Eğitim Programı Önerisi in hücre ve dokuları ilgi hücrelerini isim ve işlevleri ile bilir. Kemik iliği, lenf nodu, ve dalağın anatomisi,

Detaylı

KOAH Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?

KOAH Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir? KOAH NE DEMEKTİR? KOAH Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir? Hastalar için özet bilgiler KOAH nedir? KOAH, hastalığın belli başlı özelliklerinin tanımını içinde barındıran Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı teriminin

Detaylı

HASTALIKLAR BİLGİSİ. SOLUNUM SİSTEMİ HASTALIKLARI (Akciğer Hastalıkları) SOLUNUM SİSTEMİ HASTALIKLARI (Akciğer Hastalıkları)

HASTALIKLAR BİLGİSİ. SOLUNUM SİSTEMİ HASTALIKLARI (Akciğer Hastalıkları) SOLUNUM SİSTEMİ HASTALIKLARI (Akciğer Hastalıkları) HASTALIKLAR BİLGİSİ DERS NOTLARI eminkaya.net Akciğerler plevral zarlarla kaplı büyük süngerimsi organlardır. Göğüs boşluğunda bulunur. Solunum organı olan akciğerlerin inspirasyon (nefes alma) ve ekspirasyon

Detaylı

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ İdrar oluşturmak... Üriner sistemin ana görevi vücutta oluşan metabolik artıkları idrar yoluyla vücuttan uzaklaştırmak ve sıvı elektrolit dengesini korumaktır. Üriner

Detaylı

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. Multipl Myeloma Nedir? Vücuda bakteri veya virusler girdiğinde bazı B-lenfositler plazma hücrelerine

Detaylı

KLİNİK İNCİLER (ÜST SOLUNUM YOLU ACİLLERİ VE ALT SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI)

KLİNİK İNCİLER (ÜST SOLUNUM YOLU ACİLLERİ VE ALT SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI) KLİNİK İNCİLER (ÜST SOLUNUM YOLU ACİLLERİ VE ALT SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI) Dr.Gülbin Bingöl Karakoç Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi K.İnci 1: Bebek K, 2 günlük kız hasta Meme emememe, morarma yakınması

Detaylı

Tüberkülozda Yeni Tanı Metodları (Quantiferon)

Tüberkülozda Yeni Tanı Metodları (Quantiferon) Tüberkülozda Yeni Tanı Metodları (Quantiferon) Tüberküloz bütün yaş gruplarında görülen ve tüm sistemleri tutabilen bir hastalıktır. Tüberküloz prevalansının yüksek olduğu toplumlarda genellikle çocuk

Detaylı

LÖKOSİTOZLU ÇOCUĞA YAKLAŞIM. Doç.Dr.Alphan Küpesiz Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hematoloji Onkoloji BD Antalya

LÖKOSİTOZLU ÇOCUĞA YAKLAŞIM. Doç.Dr.Alphan Küpesiz Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hematoloji Onkoloji BD Antalya LÖKOSİTOZLU ÇOCUĞA YAKLAŞIM Doç.Dr.Alphan Küpesiz Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hematoloji Onkoloji BD Antalya Lökositoz gerçek mi? Trombosit kümeleri Çekirdekli eritrositler (normoblast) Eritrositlerin

Detaylı

MESLEK ESASLARI VE TEKNİĞİ KONU : OKSİJEN TEDAVİSİ

MESLEK ESASLARI VE TEKNİĞİ KONU : OKSİJEN TEDAVİSİ DERS : MESLEK ESASLARI VE TEKNİĞİ KONU : OKSİJEN TEDAVİSİ 1.) Aşağıdaki cümlelerin başında boş bırakılan parantezlere, cümlelerde verilen bilgiler ) Oksijenin kimyasal simgesi O2 dir. ) Oksijen, canlıların

Detaylı

Pankreas Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

Pankreas Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Tarih :././20 Hastanın adı ve soyadı: Protokol numarası: Pankreas Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Bana yapılan muayene ve tetkikler sonucunda doktorlarım tarafından, pankreasımda tümör olduğu

Detaylı

Nasus: burun Rhin: burun Dorsum nasi: burun sırtı Apex nasi: burun ucu Cavitas nasi: burun boşluğu Nares: burun deliği Radix nasi: burun kökü Ala

Nasus: burun Rhin: burun Dorsum nasi: burun sırtı Apex nasi: burun ucu Cavitas nasi: burun boşluğu Nares: burun deliği Radix nasi: burun kökü Ala SOLUNUM SİTEMİ Nasus: burun Rhin: burun Dorsum nasi: burun sırtı Apex nasi: burun ucu Cavitas nasi: burun boşluğu Nares: burun deliği Radix nasi: burun kökü Ala nasi: burun kanadı radix nasi dorsum nasi

Detaylı

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR?

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR? KEMOTERAPİ NEDİR? Kanser hücrelerini tahrip eden kanser ilaçları kullanılarak yapılan tedaviye kemoterapi denir. Bu tedavilerde kullanılan ilaçlara antikanser ilaçlar da denir. Kanserin türüne göre kemoterapinin

Detaylı

Solunum Sisteminde Ventilasyon, Difüzyon ve Perfüzyon

Solunum Sisteminde Ventilasyon, Difüzyon ve Perfüzyon Solunum Sisteminde Ventilasyon, Difüzyon ve Perfüzyon Prof Dr.Fadıl ÖZYENER Fizyoloji AD Tartışma konuları: Akciğer hacim ve kapasiteleri Solunum zarı ve özellikleri Pulmoner basınç ve dolaşım Pulmoner

Detaylı

7 Solunum Sistemi Fizyolojisi

7 Solunum Sistemi Fizyolojisi ÜNİTE 7 Solunum Sistemi Fizyolojisi Bu üniteyi çalıştıktan sonra, Amaçlar Solunum sisteminin temel fonksiyonlarını, Solunum sisteminin fizyolojik anatomisini, Kanda oksijen ve karbondioksit taşınmasını,

Detaylı

* Madde bilgisi elektromanyetik sinyaller aracılığı ile hücre çekirdeğindeki DNA sarmalına taşınır ve hafızalanır.

* Madde bilgisi elektromanyetik sinyaller aracılığı ile hücre çekirdeğindeki DNA sarmalına taşınır ve hafızalanır. Sayın meslektaşlarım, Kişisel çalışmalarım sonucu elde ettiğim bazı bilgileri, yararlı olacağını düşünerek sizlerle paylaşmak istiyorum. Çalışmalarımı iki ana başlık halinde sunacağım. MADDE BAĞIMLILIĞI

Detaylı

TEMEL TIBBİ CİHAZ KILAVUZU VENTİLATÖR

TEMEL TIBBİ CİHAZ KILAVUZU VENTİLATÖR MALİ HİZMETLER KURUM BAŞKAN YARDIMCILIĞI STOK TAKİP VE ANALİZ DAİRE BAŞKANLIĞI TEMEL TIBBİ CİHAZ KILAVUZU VENTİLATÖR BMM. Zehra YAMAN Ağustos 2015 Ventilatöre Genel Bakış Yetki Grubu : Solunum Sistemleri

Detaylı

Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır.

Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır. Bölüm 9 Astım ve Gebelik Astım ve Gebelik Dr. Metin KEREN ve Dr. Ferda Öner ERKEKOL Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır. Erişkinlerde astım görülme

Detaylı

Kalp Kapak Hastalıkları

Kalp Kapak Hastalıkları BR.HLİ.085 içerisinde kanın bulunduğu dört odacık vardır. Bunlardan ikisi sağ, ikisi ise sol kalp yarımında bulunur. Kalbe gelen kan önce sağ atriuma gelir ve kalbin sağ kulakcığı ve sağ karıncığı arasında

Detaylı

WAO/EAACI Allerji Tanımlamaları

WAO/EAACI Allerji Tanımlamaları WAO/EAACI Allerji Tanımlamaları Allerji ile ilgili kavramların isimlendirilmesi çeşitlilik göstermektedir. Bu önemli konuya açıklık getirmek ve sağlıkla ilgilenenler arasında en iyi iletişimi sağlamak

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir kapsül, 180 mg kırmızı üzüm yaprağı kuru ekstresi (4-6:1) içerir.

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir kapsül, 180 mg kırmızı üzüm yaprağı kuru ekstresi (4-6:1) içerir. KULLANMA TALİMATI ANTISTAX 180 mg Sert Jelatin Kapsül Ağız yoluyla alınır. Etkin madde: Her bir kapsül, 180 mg kırmızı üzüm yaprağı kuru ekstresi (4-6:1) içerir. Yardımcı maddeler: Susuz kolloidal silisyum

Detaylı

LÖKOSİTLER,ÖZELLİKLERİ. ve İNFLAMASYON. 2009-2010 Dr.Naciye İşbil Büyükcoşkun

LÖKOSİTLER,ÖZELLİKLERİ. ve İNFLAMASYON. 2009-2010 Dr.Naciye İşbil Büyükcoşkun LÖKOSİTLER,ÖZELLİKLERİ ve İNFLAMASYON 2009-2010 Dr.Naciye İşbil Büyükcoşkun Dersin Amacı: * Yabancı maddeye karşı savunma? * Lökosit çeşitleri ve miktarları * Lökopoez * Fonksiyonel özellikleri * Monosit-

Detaylı

Türkiye de çocukların %18 inde görülen astım, tedavi edilmediğinde ölüme neden olabiliyor

Türkiye de çocukların %18 inde görülen astım, tedavi edilmediğinde ölüme neden olabiliyor Astım Tehlikesi Türkiye de çocukların %18 inde görülen astım, tedavi edilmediğinde ölüme neden olabiliyor Astım, en sık görülen kronik hastalıklardan biridir. Özellikle son yıllarda çocuklarda oldukça

Detaylı

SOLUNUM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ DOÇ.DR.MİTAT KOZ

SOLUNUM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ DOÇ.DR.MİTAT KOZ SOLUNUM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ DOÇ.DR.MİTAT KOZ Solunum Solunum kelimesi iki anlamda kullanılır. Hücresel düzeyde ve Organizma düzeyinde. Hücresel düzeyde hücresel oksidatif metabolizma anlamında kullanılmaktadır.

Detaylı

Pnömotoraks Tanım Akciğerler ile göğüs duvarı arasındaki plevral boşlukta hava birikmesine pnömotoraks denilmektedir.

Pnömotoraks Tanım Akciğerler ile göğüs duvarı arasındaki plevral boşlukta hava birikmesine pnömotoraks denilmektedir. Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Pnömotoraks Tanım Akciğerler ile göğüs duvarı arasındaki plevral boşlukta hava birikmesine pnömotoraks denilmektedir. Primer spontan pnömotoraks

Detaylı

ALT SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI. Prof. Dr. Abdullah Sayıner

ALT SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI. Prof. Dr. Abdullah Sayıner ALT SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI Prof. Dr. Abdullah Sayıner Akut bronşit Beş günden daha uzun süren öksürük (+/- balgam) Etkenlerin tamama yakını viruslar Çok küçük bir bölümünden Mycoplasma, Chlamydia,

Detaylı

İşyerlerinde çalışanlarımızın sağlığını olumsuz yönde tehdit eden, üretimi etkileyen ve İşletmeye zarar veren toz, gaz, duman, buhar, sis, gürültü,

İşyerlerinde çalışanlarımızın sağlığını olumsuz yönde tehdit eden, üretimi etkileyen ve İşletmeye zarar veren toz, gaz, duman, buhar, sis, gürültü, TOZ İşyerlerinde çalışanlarımızın sağlığını olumsuz yönde tehdit eden, üretimi etkileyen ve İşletmeye zarar veren toz, gaz, duman, buhar, sis, gürültü, Termal Konfor gibi unsurlardan biriside Tozdur. Organik

Detaylı

Çocuk Cerrahisi ve Çocuk Ürolojisi

Çocuk Cerrahisi ve Çocuk Ürolojisi Çocuk Cerrahisi ve Çocuk Ürolojisi BR.HLİ.019 Yeni doğan döneminden erişkinliğe kadar olan çocukluk çağına ait (0 17 yaş), doğumsal ve daha sonra oluşan solunum, sindirim ve boşaltım sistemlerini ilgilendiren

Detaylı

1.2)) İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ

1.2)) İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği 9.Hafta ( 10-14 / 11 / 2014 ) 1.)İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ 2.) İLAÇLARIN VERİLİŞ YOLLARI VE ETKİSİNİ DEĞİŞTİREN FAKTÖRLER Slayt No : 13 1.2)) İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ

Detaylı

Pulmoner Tromboembolizm. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Ana Bilim Dalı, Ankara

Pulmoner Tromboembolizm. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Ana Bilim Dalı, Ankara Pulmoner Tromboembolizm Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Ana Bilim Dalı, Ankara Pulmoner Tromboembolizm Venöz Tromboembolizm = DVT + PTE Derin Ven Trombozu (genellikle

Detaylı

Lafora hastalığı, Unverricht Lundborg hastalığı, Nöronal Seroid Lipofuksinoz ve Sialidozlar en sık izlenen PME'lerdir. Progresif miyoklonik

Lafora hastalığı, Unverricht Lundborg hastalığı, Nöronal Seroid Lipofuksinoz ve Sialidozlar en sık izlenen PME'lerdir. Progresif miyoklonik LAFORA HASTALIĞI Progressif Myoklonik Epilepsiler (PME) nadir olarak görülen, sıklıkla otozomal resessif olarak geçiş gösteren heterojen bir hastalık grubudur. Klinik olarak değişik tipte nöbetler ve progressif

Detaylı

ATS 16-20 mayıs 2015-Denver. Dr. Zühal Karakurt

ATS 16-20 mayıs 2015-Denver. Dr. Zühal Karakurt ATS 16-20 mayıs 2015-Denver Dr. Zühal Karakurt 1 17 mayıs 2015-Denver Oturum: Pulmonary critical care and sleep medicine: finding value in medicine in the era of modern medicine Bu oturumda hasta bakımı,

Detaylı

VENA CAVA SUPERİOR SENDROMU. Dr.Serdar Onat

VENA CAVA SUPERİOR SENDROMU. Dr.Serdar Onat VENA CAVA SUPERİOR SENDROMU Dr.Serdar Onat VENA CAVA SUPERİOR SENDROMU Vena Cava Superiorda kan akımının tıkanıklığa uğraması sonucu gelişen klinik tablodur. Acil olarak tanısal değerlendirme ve tedaviyi

Detaylı

Radyasyona Bağlı Hücre Zedelenmesi. Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015

Radyasyona Bağlı Hücre Zedelenmesi. Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015 Radyasyona Bağlı Hücre Zedelenmesi Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015 Radyasyon nedir? «Yüksek hızlı partiküller ya da dalgalar şeklinde yayılan enerji» Radyasyon kaynakları 1- Doğal kaynaklar 2- Yapay kaynaklar

Detaylı

KANSER TANIMA VE KORUNMA

KANSER TANIMA VE KORUNMA KANSER TANIMA VE KORUNMA Uzm. Dr Dilek Leyla MAMÇU Sunum İçeriği Genel Bilgiler Dünyada ve Ülkemizdeki son durum Kanser nasıl oluşuyor Risk faktörleri neler Tedavi seçenekleri Önleme mümkün mü Sorular/

Detaylı

Ödem, hiperemi, konjesyon. Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015

Ödem, hiperemi, konjesyon. Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015 Ödem, hiperemi, konjesyon Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015 1 Hemodinamik bozukluklar Ödem Hiperemi / konjesyon Kanama (hemoraji) Trombüs / emboli İnfarktüs Şok 2 Hemodinamik bozukluklar Ödem 3 Ödem Tanım: İnterstisyel

Detaylı

Temelde akılda tutulması gereken nöbetlerin iki çeşit olduğudur parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler jeneralize (beyinde

Temelde akılda tutulması gereken nöbetlerin iki çeşit olduğudur parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler jeneralize (beyinde EPİLEPSİ Basitleştirilmiş şekliyle epilepsi nöbeti kısa süreli beyin fonksiyon bozukluğuna bağlıdır, ve beyin hücrelerinde geçici anormal deşarjlar sonucu ortaya çıkar. Epilepsi nöbetlerinin çok değişik

Detaylı

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur.

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur. Dr.Armağan HAZAR ZATÜRRE (PNÖMONİ) Zatürre yada tıbbi tanımla pnömoni nedir? Halk arasında zatürre olarak bilinmekte olan hastalık akciğer dokusunun iltihaplanmasıdır. Tedavi edilmediği takdirde ölümcül

Detaylı

07.11.2014. Hastalıkların Oluşmasında Rol Oynayan Faktörler. 10.Sınıf Enfeksiyondan Korunma. Hastalıkların Oluşmasında Rol Oynayan Faktörler

07.11.2014. Hastalıkların Oluşmasında Rol Oynayan Faktörler. 10.Sınıf Enfeksiyondan Korunma. Hastalıkların Oluşmasında Rol Oynayan Faktörler 10.Sınıf Enfeksiyondan Korunma 4.Hafta ( 08 10 / 10 / 2014 ) 1.) HASTALIKLARIN OLUŞMASINDA ROL OYNAYAN FAKTÖRLER 2.) ENFEKSİYON HASTALIKLARININ GENEL BELİRTİLERİ 3.) ENFEKSİYON HASTALIKLARINDA GÖRÜLEN

Detaylı