Bölüm Hedefi. Bu bölümde aģağıdaki konuları inceleyeceğiz ;

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Bölüm Hedefi. Bu bölümde aģağıdaki konuları inceleyeceğiz ;"

Transkript

1

2

3 Bölüm Hedefi Bu bölümde aģağıdaki konuları inceleyeceğiz ; Temel Kavramlar Sorun ve Sorun Bilinci Sorunların Sınıflandırılması Bilim Dalları ve AraĢtırma AraĢtırma Ġlkeleri Objektiflik Doğruluk ve Tekrarlanabilirlik Basitlik ve Açıklık

4

5 Bilim Bilim, düzenli ve sistematik bilgidir.(öznel tanım) Gerçek ve yansız sözcüklerden oluģan, geçerliliği kabul edilmiģ, sistematik bir yapıttır (Nesnel tanım). VaroluĢundan beri insanoğlu evreni anlamak ve doğayı kontrol altında tutmak istemiģ, bu nedenle de sistemli bilgi üretme çabası içinde olmuģtur. Bilim kiģisel görüģ ve beğenilerden bağımsızdır. Yani olgusaldır. Sistematiktir. Nesne ve olayları belli bir bütünlük içinde açıklamaya çalıģır. Akla ve mantığa uygundur. Bu nedenle mantıksaldır. Bir tek nesne veya olayı değil bütünü kavrar Bu nedenle genelleyicidir Bilim Adamı UğraĢ alanına giren konuları anlama ve üzerinde düģünsel iģlemler yapma, bunların nedenlerini bulma yeteneğine sahip olan kiģidir. Varlıklar ve olaylar arasındaki iliģkileri bilen, uğraģ alanında bilgi sahibi olmakla kalmayıp bu alanı sistematik olarak incelemiģ kiģi olarak tanımlanmaktadır. Sorunları çözmek için düģünsel ve deneysel yoldan gösterilen her türlü çabaya araģtırma denmektedir Bilimsel AraĢtırma Sorun bilinci oluģan konularda planlı ve sistemli bilgi toplanması, bu bilgilerin değerlendirilmesi ve açıklanması ile sorunlara güvenilir çözümler bulunmasıdır.

6 Bilimin amacı, bilinenleri hızla ve olabildiğince geniģletmektir. Bu amaçla gösterilen çabaya bilimsel uğraģ, izlenen yola bilimsel yöntem ve bu yoldan sağlanan bilgiye bilimsel bilgi veya kısaca bilim adı verilir Bilimsel AraĢtırmanın Amacı Gerçek varlıklar üzerindeki gözlem sonuçlarını birleģtirerek genelleme yapmak, aralarındaki iliģki ve oranları keģfetmek, yasa ve kuramlar halinde belirtmektir. BaĢka bir ifadeyle bilimsel araģtırmanın amacı, özdeģ ya da türdeģ varlıkları birer istatistik toplum olarak kabul etmek, bu toplumları tanımlamak ve iliģkileri saptamaktır. Bu nedenle rasgele bir birimi konu alarak incelemek, yeterli sayılamaz. Toplumdan çok sayıda birimi örnekleme konusu yapmak gerekir. Bilinçli örneklemede ise bir tek birim (örneğin bir işletme) araģtırma konusu yapılabilir.bilimsel araģtırma özel bir öğretim ve eğitim konusudur.ancak unutmamak gerekir ki: AraĢtırmacı, ancak bir usta yanında ve gözetiminde (danışmanlığında) uygulamalar yaparak (tez hazırlayarak) yetiģir.

7 Sadece bilimsel yayınları, bilim ve araģtırma ile ilgili yayınları okumakla araģtırmacı olunamaz. Bu bilgiler sindirilerek alınması ve uygulamaya konulması ölçüsünde yarar sağlar.

8

9 Bazen bunların tümü yerine getirilse bile soruna çözüm bulunamamaktadır. Bu durumda; Sorunun, verilerin ve varsayımların tekrar gözden geçirilmesi, Kuramsal veya teknik yönden değişikliğe gidilmesi, Yeni ve daha etkili araç ve yöntemler geliştirilmesi denenebilir, Bilim alanlarında henüz çözülemeyen pek çok sorunun bulunduğu da unutulmamalıdır. Ġnsanın bilmek istediği varlıkların bulunduğu evreni; çok engebeli ve uçsuz bucaksız, yer yer ormanlık ya da kayalık, aģağısı deniz, yukarıdaki dağları sisli bir araziye benzetebiliriz.

10 Ġnsan bu arazinin ancak alçak yerlerinde ve az eğimli yamaçlarında dolaģabilmekte ve yakın çevresini gözleyebilmektedir(günlük yaģam bilgisi) Oysa merakını gidermek ve güvencini arttırmak, soyunu sürdürebilmek için araziyi derinliğine ve geniģliğine tanımak ihtiyacındadır. Bilim bu ihtiyacı olduğunca kısa sürede ve tam olarak karģılamakla görevlidir. Görevini de nirengi ağı kurarak, iģaret taģları dikmek ve yersel ölçmeler yaparak arazinin bir haritasını çıkarmak suretiyle baģarmak yoluna gider. KuĢkusuz bu harita arazinin kendi değil, bir modeli olacaktır. Fakat yine de her harita gibi araziyi tanıtacak ve üzerinde iģlemler yapılabilecektir. Sorunlar; bilim ağının doldurulabilecek ara boģlukları ve geniģleyebileceği çevredeki dıģ boģluklardır. Diğer bir ifadeyle bilim dağı haritasının orta yerinde ve dıģında bulunan sorun bilinci alanlarıdır. Bilim binasının bodrumunda, çözüm bekleyen sorunlar yatmaktadır. Bu sorunlar bilim adamları için tükenmez bir konu kaynağı oluģturmaktadır. Bir bilim kurumunun araģtırma düzeyi, bu mahzenden seçerek ele aldığı ve çözebildiği sorunların niteliği ve niceliği ile ölçülebilir. Her araģtırmanın sonunda bu mahzene yeni sorunlar indirilir. AraĢtırıcılar sürekli olarak bu sorun yığınını elden geçirirler. Bir kısmı ilginç bulunmadığı ya da çözülür görünmediği için terk edilir veya yenilenir. Güncel ve ilginç olanlar seçilir.

11

12 1.4. Bilim Dalları ve AraĢtırma Bilim,düzenli ve dizgeli bilgilerden oluģmaktadır.ancak yine de bir kiģinin tümünü öğrenmesi ve üzerinde çalıģması olanaksız boyuttadır. Bu nedenle bazı ana ve yan dallara ayrılmaktadır. Deneysel (Faktual) bilim alanlarındaki araģtırmalar, genel olarak doğal (Fizik,Kimya,Biyoloji,Jeoloji,Psikoloji) ve sosyal( Sosyoloji,Ekonomi, Hukuk, Tarih) bilim konularında,biçimsel (Formal) bilim alanlarındaki araģtırmalar ise Mantık, Felsefe ve Matematik konularında yapılmaktadır Temel AraĢtırmalar Her bilim dalı içinde, temel bilim yasalarını kullanarak var olan temel bilgiye yenilerini katmayı amaçlayan bilimsel yasalara ve kuramlara ulaģmak, bilim sistemini tamamlamak amacı ile yapılan çalıģmalardır. Temel araģtırmalarla değiģik düzeylerde bilgi üretilebilmektedir. Bunlar anlama, betimleme ve kuram geliģtirme düzeyleridir. Bu düzeyler arasında hiyerarģik bir sıralama vardır. Ancak her zaman bu sıralamanın izlendiğini söylemek de zordur. Anlama, bilgi üretimindeki ilk aģamadır. Bir problemin gerçekte ne olduğu ve hangi değiģkenlerin etkisiyle oluģtuğunun açıklığa kavuģturulması için en uygun yaklaģımların neler olabileceğinin ana çizgileriyle belirlenmeye çalıģılmasıdır. Problemin nasıl ve hangi ayrıntılarda ele alınması gerektiğine iliģkin önemli kararların alınmasına ıģık tutabilmelidir. Ayrıntının saptanması aģamasında değiģkenler olabildiğince geçerli ve güvenli bir biçimde sayısallaģtırılmaya çalıģılır. Nedensel iliģki betimlemelerinde de değiģkenler aynen iliģkisel betimlemelerde olduğu gibi betimlenmeye çalıģılır. Ancak burada araģtırma, kontrollü koģullar altında ve çoğu zaman deneyle veya model kurularak yapılır. Bu tür betimlemede neden sorusuna yanıt aranır. Kuram geliģtirme, bilimsel araģtırma ile üretilen bilgilerin ileri ölçüde kavramsal bir bütünlük kazandığı düzeydir.

13 Uygulamalı AraĢtırmalar Uygulamalı bilim alanlarında sürdürülen pratik bir amaca dönük araģtırmalar GeliĢtirme AraĢtırmaları Temel ve uygulamalı araģtırma ve sonuçlarının yeni bir materyal araç yapımı-üretim-sistem veya iģlem geliģtirmek üzere uygulamaya konulması veya eldekilerin iyileģtirilmesi için kullanılması olarak tanımlanmaktadır. Temel AraĢtırmalar, Bilmek için bilmek merak ve isteğinden doğmaktadır. Uygulamalı ve GeliĢtirme AraĢtırmaları ise YaĢamak için bilmek ihtiyacından ileri gelmektedir. Bu anlayıģa göre üniversitelerin daha çok temel araģtırmalara, bunlar dıģındaki araģtırma kurumlarının da uygulamalı ve geliģtirme araģtırmalarına yönelmeleri gerekmektedir. Pratik amaçlar için yapılan envanter (sayım), survey (arazide ölçüm ve tespitler), anket, istatistik gibi her çeģit bilgi toplama çalıģmaları bilimsel araģtırma sayılmamaktadır. Fakat çoğu kez bilimsel araģtırmalara kaynak oluģturacak bu çalıģmalarında araģtırıcı niteliğine sahip kiģilerce ve bilimsel yöntemlerle yürütülmesi gerekmektedir. AraĢtırmaları, sorunun niteliğine ve uygulanacak çözüm tekniğine göre de; ÖN ARAġTIRMA: Araştırmanın planlanması amacı ile sorunun-değişkenlerin-varsayımın ve uygulanacak tekniğin belirlenmesi için yapılan yayın taraması, soruşturma,inceleme ve ön denemeler. BETĠMLEYĠCĠ ARAġTIRMA: Varlığı tanımlamaya ve sınıflamaya yönelik araştırmalar. AÇIKLAYICI ARAġTIRMA: Varlığın başka varlıklarla ilişkisini, neden ve niçin olduğunu açıklayan, bilimsel yasa ve kuram koymayı amaçlayan araştırmalar. ÖNGÖRÜ ARAġTIRMASI: Varlığın geleceğinin tahminine yönelik araştırmalar 1.5. AraĢtırma Ġlkeleri Bilimsel araģtırma uzmanlık isteyen güç bir iģtir. AraĢtırmacının araģtırma görevini yerine getirebilmesi için araģtırma konusu ile ilgili olarak; Güncel(çağdaĢ) bilgiye, güçlü bir görüģ ve sezgiye, bilme ve öğrenme merakına sahip olması, çok dikkatli ve sabırlı olması gerekir. Bir bilimsel araģtırmanın doğru, güvenilir, geçerli bilgilere ulaģması için bazı temel özelliklere sahip olması gerekir. Bu özellikler; Objektiflik (nesnellik), doğruluk ve tekrarlanabilirlik ile basitlik ve açıklık ile sınırlılık olarak sıralanmaktadır Objektiflik (Nesnellik) Objektiflik insanın kiģisel inançları, çıkarları, alıģkanlık ve beklentilerinin katkısı olmaksızın gerçeklerin algılanması olayıdır. Bir araģtırmada araģtırmacının kiģisel inançları, çıkarları, alıģkanlık ve beklentileri yer almamalıdır. AraĢtırmada araģtırmacı Bulgular bölümüne kadar olan kısımlarda kendi düģünce ve yorumlarını iģe karıģtırmamalıdır.

14 Ġnsanlar çoğu kez olayları olması gerektiği gibi görmek ve yorumlamak eğilimindedir. Her insanın zihninde Ģekillenen iyi-kötü, doğru-yanlıģ vb. gibi sezgisel kavramlar gerçeklerin ortaya konulmasında engelleyici rol oynayabilirler. Bu nedenle araģtırmacı günlük yaģamında benimsediği ve kullandığı bu gibi kavramların etkisinde kalmayıp gerçekleri olduğu gibi göstermeye çalıģmalıdır. Tarafsız bir bakıģ açısı geliģtirerek olması gerekeni değil olanı yani doğruyu göstermeye çalıģmalıdır. Kısacası objektif olmalıdır. AraĢtırmacı bilgilerini unutmuģ kabul ederek araģtırmaya baģlamalıdır. Bulguların yorumlanmasında araģtırmacı kendi amaçlarını, inançlarını olduğu gibi açıkladıktan sonra yorum yapmalı, değerlendirmelerini aktarmalıdır. Kısacası araģtırma sonuçları herkes tarafından araģtırmacının amaçları ve bakıģ açısı bilinerek değerlendirmelidir Doğruluk ve Tekrarlanabilirlik AraĢtırmada amaç doğruyu bulmaktır. Bilimde doğruluk, bilim adamının mutlak doğruyu göstermesi değil, ona olabildiğince yaklaģması, söylediklerini en anlaģılır ve en doğru Ģekilde söylemeye çalıģmasıdır. Her somut olgunun kendine özgü ayrıntıları vardır. Örneğin sosyal bilimlerde aile kavramı değiģkendir. Gerek mekan gerekse zaman boyutunda değiģken olan bir kavramdır.bu nedenle araģtırma konusu olan her nesne veya olayı kendi koģulları içinde gözlemlemek, incelemek gerekir. Bu nedenle olay, yer ve zaman doğru bir biçimde ve somut bir Ģekilde tanımlanmalı, gerektiğinde diğer araģtırmacılar tarafından aynı veriler ve yöntem kullanılarak benzeri bulgulara ulaģılabilmelidir Basitlik ve Açıklık Bilimsel bir araģtırma diğer araģtırmalardaki bulguların kontrol edilmesi, genellemelerin kabul veya reddedilmesine dayanır ve bunlardan büyük ölçüde yararlanılır. AraĢtırmada kullanılan temel kavram ve kurallar açık ve net bir biçimde açıklanmalı ve kullanılmalıdır. AraĢtırmacı daha kolay, daha kısa ve açık yolu seçerek daha çok yarar sağlayabilir. Kavramların, kuramların basitlik ve açıklık temelinde açıklanmıģ olması, diğer kavram ve kuramlardan farklı yanlarının ortaya konulması gerekir. Özellikle sosyal bilimlerde yeni kavram geliģtirme eğiliminden kaynaklanan, kavram karıģıklığının konu içeriğine yansımaması ve yanlıģ anlamaların önlenmesi bakımından araģtırmada basitlik ve açıklık esas olmalıdır Sınırlılık AraĢtırmada kavramların basit ve açık bir biçimde tanımlanması yanında incelenen konunun sınırlarının da çizilmesi gerekir. ġüphesiz her konunun çeģitli yönleri vardır. Bir konuyu bir tek araģtırma ile tümüyle açıklamak çoğu zaman olanaksızdır. AraĢtırmacı, incelediği konuyu benzerlerinden ayıran özellikleri belirterek araģtırmanın sınırlarını çizmelidir. AraĢtırmacı belli bir ilgi odağı üzerinde yoğunlaģarak araģtırmasını sürdürür. Gereksiz konular hem araģtırma sürecinin uzamasına hem de ilgi odağının dağılmasına neden olur. Bu nedenle her araģtırma sınırlı alanda yapılmalıdır. AraĢtırmanın sınırları iģin baģında açıkça belirtilmelidir. BÖLÜM 1 Bölüm Özeti Bu bölümde aģağıdaki konuları öğrendik; Temel Kavramlar Sorun ve Sorun Bilinci Sorunların Sınıflandırılması Bilim Dalları ve AraĢtırma AraĢtırma Ġlkeleri Objektiflik Doğruluk ve Tekrarlanabilirlik Basitlik ve Açıklık

15 BÖLÜM 2 ARAġTIRMA SÜRECĠ Bu bölümde araģtırma konusunun saptanması ve varsayımların kurularak değiģkenlerin seçimi ile yöntemin kararlaģtırılması ve verilerin toplanması üzerinde durulacaktır. Böylece, araģtırma sürecine iliģkin iģlemler gerek aģamaları gerekse içerikleri ile toplu olarak incelenmiģ olacaktır. Bölüm Hedefi Bu bölümde aģağıdaki konuları inceleyeceğiz ; AraĢtırma konusunun seçimi Varsayım kurma DeğiĢkenlerin seçimi Yöntemin kararlaģtırılması Veri toplama Model kurma Varsayım denetimi aģamalarını ve bu aģamalara iliģkin kurallar GiriĢ- AraĢtırma Süreci Bir sorun çözümü olan araģtırma eylemi bir dizi iģlemi gerektirir. Öncelikle; varlık ya da olay ile bilgi arasındaki tutarsızlık ya da bilgi eksikliğinin ortaya konması yani sorunun belirlenmesi araģtırma konusunun saptanması gerekir. AraĢtırma konusunun saptanmasından sonra varsayımlar kurularak sorunun çözümü için öngörüde bulunulur. Daha sonra veri toplama ve analiz aģamasına geçilir. Bu aģamada kararlaģtırılan yönteme göre yeni bilgiler elde etmek için gözlem-ölçüm-deney yapılır. Varsayımın doğrulanması için uygulanacak ve izlenecek yol belirlenir. UlaĢılan yeni bilgiler karģısında varsayım denetlenerek kabul veya reddedilir.varsayım denetimi ile ulaģılan sonucun yorumu yapılır. Böylece bilime katkıda bulunulduğu gibi araģtırmanın ortaya koyduğu yeni sorunların belirlenmesi aģamaları, belirli bir süreç sonunda tamamlanmıģ olur. Varlık ya da olay ile bilgi arasındaki tutarsızlık ve bilgi eksikliğinin ortaya konması yani sorunun belirlenmesi, Varsayımlar kurularak sorunun çözümü için öngörüde bulunulması, Veri toplama ve analiz (bu aşamada kararlaştırılan yönteme göre yeni bilgiler elde etmek için gözlem, ölçüm, deney yapılır.) Varsayımın doğrulanması için uygulanacak ve izlenecek yolun belirlenmesi, Ulaşılan yeni bilgiler karşısında varsayım denetlenerek kabul veya reddedilmesi, Varsayım denetimi ile ulaşılan sonucun yorumu yapılması AraĢtırma Konusunun Seçimi (Sorunun Belirlenmesi) AraĢtırmada en güç ve aynı zamanda ilk adım konu seçimidir. Lisans düzeyinde tez hazırlayan ve sınırlı zamana sahip olan öğrenciler için liste yöntemi, zamandan tasarruf sağladığı için sıkça baģvurulan bir yöntemdir. Burada öğrenci kendisine teklif edilen konulardan birini seçerek tezini danıģman öğretim üyesinin yönlendirmesiyle tamamlar. Lisansüstü tez çalıģmalarında ise tez konusunun seçimi, hem araģtırma sırasında baģvurulacak kaynakların bulunması hem de araģtırmanın kapsamının belirlenmesi ve araģtırmacının konunun altından kalkıp kalkamayacağı hususunda daha baģlangıçta bir fikre sahip olabilmesi yönünden önem taģır.

16 AraĢtırmacı öncelikle daha önce yapılmıģ benzer çalıģmaları incelemek suretiyle, nasıl bir çalıģma yapması gerektiği konusunda bir fikre sahip olarak iģe baģlamalıdır. Tez özetlerini incelemek, hem daha önce yapılmıģ bir çalıģmanın benzerinin aynı baģlık altında yapılmasını önleyecektir. Hem de araģtırmacının ufkunu geniģletecektir.

17 Varsayım Mantıklı Olmalıdır Kurulan varsayımın akla ve mantığa uygun olması gerekir. Örneğin doğa olaylarıyla insan davranıģları arasındaki iliģkilerin araģtırılması sırasında yağmurlu hava intihar olaylarını arttırır Ģeklinde kurulan bir varsayım akla ve mantığa uygun değildir. Ayrıca böyle bir bağlantının kurulması halinde bile gerek yağmurun gerekse intihar olaylarının basit birer olay olmadığı, çok karmaģık olaylar sonucu gerçekleģtiği gerçeğinden hareket edildiğinde böyle bir varsayımın araģtırmacıyı sonuca götüremeyeceği açıktır Varsayım Açık ve Net Olmalıdır Varsayımla hangi soruya yanıt arandığı açıkça anlaģılmalıdır. Varsayım yoruma açık olmamalıdır. Toplumsal sorunlar sigara tüketimini arttırır Ģeklindeki bir varsayım gerek kullanılan kavramlar gerekse kurulan iliģki nedeniyle soruna tartıģmasız yanıt verebilecek netlikte değildir. Sonunda kabul veya red edileceği açık-seçik belli olan bir varsayımın kurulmasının da pratik bir yararı yoktur Varsayım Gözlemlenebilir Olmalıdır Varsayımın araģtırma teknikleri ile ölçülebilir olması Ģarttır. Değer yargılarına dayalı varsayımların gözlemlenebilirlik özelliği yoktur. Kötü eğitim gençlerde uyumsuzluk yaratır varsayımını gözlemlemek olası değildir. Kötü eğitim ve uyumsuzluk kavramları göreceli kavramlardır. KiĢilerin değer yargılarına göre farklı Ģekillerde tanımlanabilir. Bu nedenle de bu kavramlara nesnel ölçüler getirilmediği sürece bilimsel anlamda gözlemlenebilme özelliği yoktur Varsayım Denetlenebilir Olmalıdır Bilimsel yöntemlerle denetlenmesi mümkün olmayan varsayımlar bilimin sınırını zorlarlar. Bu durum hiç Ģüphesiz bilimin geliģmesine katkı sağlayacaktır. Ancak yeni bir denetim yöntemi geliģtirilemediği sürece de araģtırmanın sonuçlanmasını olumsuz etkileyebilecektir. Örnek -1-Suya batırılan bir çubuğun kırılmıģ görülmesi olayını gözlemlemek, olayı tanımak yeterli değildir. AraĢtırmacı olayın nedenini açıklamak durumundadır. Bunun için mantık bakımından tutarlı, eski bilgilerine dayalı ve denetim sonunda doğrulayabileceği uygun bir veya birkaç varsayım kurmalıdır. Bu varsayımlar ; H1 : KırılmıĢ çubuk görüntüsü bir hayaldir H2 : Çubuk gerçekten bükülmüģtür. H3 : Görüntü, ıģığın su yüzeyinde kırılmasında ileri gelmektedir. Ģeklinde kurulmuģ olabilir. Bu varsayımların üçü de önermedir. Dolayısıyla mantık bakımından tutarlıdır.

18 Ayrıca Gözlemcinin ya da çubuğun değiģtirilmesi ile olayın gerçekleģip- gerçekleģmediği (hayal olup olmadığı) Çubuğun gerçekten bükülüp-bükülmediği IĢığın su yüzeyinde kırılıp kırılmadığı deneysel yoldan denetlenebilir niteliktedir. Ġlk iki varsayım kolayca denetlenebilir ve deney sonucu reddedilir. Üçüncü varsayımın denetlenmesi için bir ıģık kaynağından değiģik açılarla suya giren ıģığın durumunu gözlemlemek üzere bir deney düzeni kurulmalıdır. Deney sonucunda ıģığın 900 dıģındaki herhangi bir açı ile suya girmesi durumunda kırıldığı görülür. Böylece H3 Varsayımı doğrulanmıģ olur.daha ayrıntılı varsayımlar ve denemelerle sudan çıkan bir ıģığın kırılmadığı, kırılmada ıģık renginin de etkili olduğu ve bir kırılma endeksinin bulunduğu gibi sonuçlar elde edilir. Örnek -2- AĢırı Alkollü Araç Kullanmanın Trafik Kazalarına Etkisi araģtırılmak istendiğinde örneğin; H1 : "AĢırı alkollü araç kullanma, trafik kazası oranını arttırır Ģeklinde bir varsayım kurmak mümkündür. Kurulan bu varsayım, konu ile ilgili her türlü istatistik ve gözlemler kullanılarak, trafik kazası oranı bağlı değiģken, alkol düzeyi bağımsız değiģken alınarak regresyon analizi tekniği ile denetlenebilir. Seçilen denklemlerin istatistikleri hesaplanarak (korelasyon katsayısı, denklemin uygunluğu, katsayıların sıfır olma olasılığı vb gibi) araģtırma ile ulaģılan sonuçlar yorumlanır DeğiĢkenlerin Seçimi AraĢtırma konusu nesne ve olaylar sonsuz sayıda ve değiģken madde-iliģki ve etkileģimlerin bir bütünü olarak, değiģken özellikler gösterirler. AraĢtırmada genellikle bu değiģken özelliklerin varlığı, niteliği ve niceliği, etkileģimleri bilinmek ve ölçülmek istenir. Bu nedenle araģtırma konusu tanımlanırken bilinen ya da varsayılan tüm değiģkenler de (özellik, ilişki ve etkileşimleri) belirlenmeli ve gözden geçirilmelidir. Sorunun çözümü için bu değiģkenler yardımı ile adımlar atılacaktır. AraĢtırma değiģkenlerden; *Araştırma amacına göre bireyi ve çevre etkileşimlerini en çarpıcı biçimde ortaya koyabilecek, *Model kurmaya yararlı olabilecek, *Varsayımların kanıtlanmasında kullanılabilecek, *Denetim altında tutularak, deney amacı ile ayarlanabilecek, *Üzerinde gözlem-ölçüm-sayım ve deney işlemleri yapılabilecek olanlar alınır. -Çok sayıda değiģken araģtırmayı güçleģtirir, hatta çıkmaza sokar. Bu nedenle değiģken sayısı gereksiz yere artırılmamalıdır AraĢtırma DeğiĢkenlerinin KararlaĢtırılması Araştırmanın ana amacı olarak hangi özellikler, ilkeler ve etkileşimler (değişkenler) ele alınacaktır? Araştırma tekniğine bağlı olarak herhangi bir ek değişkene gerek varımıdır? soruları sorulmalıdır. Asal değişkenlerin karşılıklı ilişkilerini açıklamak üzere, hangi ek değişkenler (ikincil) söz konusu olabilecektir? Örnek: Bir Ağaçta Boy GeliĢmesini Etkileyen Çevre KoĢulları isimli araģtırmada, ağacın boy geliģmesinin; *Ağacın türü,/ *YetiĢme biçimi,/ *Sağlık durumu,/ *YaĢı, / *KomĢuluk iliģkileri, / *Çevre koģulları, değiģkenlerine bağlı olduğu güncel bilgi birikiminden bilinmektedir.

19 AraĢtırmada konu olarak çevre koģullarının etkisi ele alınmıģtır. Bu durumda ağacın boy geliģmesi değiģkeni ile çevre koģulları değiģkeni arasındaki bağıntı araģtırılacaktır. Boy geliģimini çevre koģulları dıģındaki etkenlerden arındırmak için, araģtırma toplumu: doğal olarak yetiģmiģ, sağlıklı, aynı yaģta, komģularına göre galip, belli bir türdeki ağaçlar olarak sınırlandırılabilir. Ağacın boy geliģimi: yıllık-periyodik ve genel boy artımları ölçülerek, belirlenebilmektedir. Bu nedenle uygun bir değiģkendir. Doğal çevre, çok sayıdaki karmaģık değiģkenlerden oluģmakta ve ölçülememektedir. Bu durumda, örneğin iklim bölgesi yıllık ya da yeģerim dönemindeki yağıģ ve sıcaklık değerleri, denizden yükseklik, eğim, bakı v.b gibi ikincil değiģkenler ile belirlenebilir Yöntemin KararlaĢtırılması AraĢtırmacı problemini çözmek için izleyeceği yolu yani yöntemi ve kullanacağı teknikleri ayrıntılarıyla planlamak zorundadır. Bu plan çok açık ve anlaģılır olmalıdır. Öyle ki bir baģka araģtırmacı aynı planı uyguladığında aynı iģlemi yapabilsin. Bu nedenle araģtırma konusu belirlendikten hemen sonra araģtırmacının soruna çözüm araması ve araģtırmada kullanacağı yöntem ve teknikleri belirlemesi gerekir. AraĢtırmada bir sonuca ulaģabilmek için kurulan varsayımın doğru ya da yanlıģ olduğunun gösterilmesi ve bunun kanıtlanması gerekir. Doğaya bir soru olarak yöneltilen varsayımın doğruluğunun kanıtlanabilmesi için, yine doğadaki nesne ve olaylardan yararlanılmalıdır. Ancak doğada bu nesne ve olaylar, sonsuz sayıda, çok karmaģık bir durumda bulunduğundan, bunları varsayımı denemeye uygun hale getirmek zorunludur. Aksi halde araģtırma süresi çok uzayacak ya da araģtırma hiç sonuçlanamayacaktır. AraĢtırma eylemi çeģitli yollarla bilginin (veri) toplanması ve bu bilginin değerlendirilmesi iģlemlerinden oluģur. Bu iģlemlerin ortak amacı soruna çözüm aramaktır. Arama iģleminin akla uygun olması ve baģarıyla sonuçlandırılabilmesi için düzenli bir biçimde yapılması, tesadüflere bırakılmaması gerekir. Aranan Ģey üzerinde mümkün olduğu kadar geniģ bilgi toplanmalıdır. Duyarlılığı bozucu yan etkiler denetlenmeli ve önlenmelidir. Çok boyutlu sorunların çözümünde öncelikle sorunların tek boyutlu olarak incelenmesi, olayların en basit hallerinin gözlemlenmesi bakımından uygun olur. BaĢlıca arama teknikleri olarak; Soru ağacı yöntemi, iterasyon ve örnekleme yöntemleri sayılmaktadır.

20 Ġterasyon Yöntemi Ġterasyon yönteminde, yaklaģık uygun bir çözüm bulununcaya kadar çözümleme sürdürülmektedir. Bu yöntemin kullanılabilmesi için araģtırmacı bir ön bilgiye sahip olmalıdır. Örneğin optimal çözümün bulunmasında kullanılan en hızlı düģüģ algoritması belirli doğrultularda sürekli türev alarak çözüme ulaģmayı sağlayan bir iterasyon tekniğidir Örnekleme Yöntemi Örnekleme yönteminde ise çok sayıda nesne ve olaydan oluģan toplum kendisini temsil yeteneğine sahip bireyleri aracılıyla incelenmektedir. Toplumun tamamı inceleme konusu olmadığı için örneklemede daima bir örnekleme hatası söz konusudur.araģtırmada uygulanacak yöntemin amaca uygunluğu çok önemlidir. AraĢtırma tekniklerinin bilinmesi bu uyumu kolaylaģtırır. AraĢtırma içinde yöntem bölümünün diğer bölümlere göre çok daha fazla yer kapladığı görülür. Çoğu zaman da bu bölüm normal bölüm uzunluğunu aģar. Nedeni ise okuyucunun konuya bu anlayıģ ile bakmasının sağlanmak istenmesidir Veri Toplama Veri; çeģitli kaynaklardan sağlanan, üzerinde iģlem yapılabilen her türlü bilgi olarak tanımlanmaktadır. Daha önce yapılmıģ olan araģtırmaların incelenmesi ile araģtırmacı amacını belirleyerek ulaģmak istediği sonuca uygun varsayımlar kurmak ve bunları denetlemek ister. AraĢtırma modeli çerçevesinde varsayımlarını denetlemek için değiģkenleri belirleyip veri toplar. Veri toplamada kullanılan teknikler daha sonraki bölümlerde ayrıntılı olarak incelenecektir. Ancak verilerin araģtırma amacına dönük, araģtırma toplumunu tanımlamaya ve onun değiģmez ölçülerini (parametre) belirlemeye uygun nitelikte olması gerekir. Verilerin yeter sayıda nesne ve olaya iliģkin olması da Ģarttır Model Kurma Evrendeki olay ve nesneler ve aralarındaki iliģkiler belirli ve değiģmez (statik) değil, tersine her an değiģen (dinamik) ve bu nedenle belirsiz bir görünümdedir. Bilim, evrendeki bütün olay ve nesneleri tanımayı baģaramadığı için, evreni soyutlamak ve basitleģtirmek, model haline getirmek yoluna gidilmektedir. Bir varlık, ancak önemli ölçüde soyutlanarak algılanabilmektedir. KavramlaĢtırma da soyutlama yoluyla gerçekleģtirilebilmektedir. Model, aralarındaki sistematik bağlantı nedeniyle bütünlük oluģturan, çevreden soyutlanmıģ ilke ve kurallar bütünü olarak tanımlanabilir. Model oluģturmaya, fiziksel benzerlikten yararlanmak ya da bir kuramı zihinde tasarlayabilmek için baģvurulmaktadır. Bir köprü ve bir bina maketi yapmak, fiziksel bir olayı matematik yoldan göstermek ya da bir ormanı bilgisayar ortamında tasarlamak yöntemleri birer model oluģturma örnekleridir. Böylece gerçek olay veya varlığın soyut bir modeli kurulmuģ olmaktadır. Kuramlar için oluģturulan modeller anlam bakımından gerçek varlığa uymasa da, üzerinde iģlem yapmaya elveriģli bulunmaktadır. Model kurma, anologi (benzetme) yoluyla yapılan bir çıkarımdır Fiziksel Modeller Fiziksel modeller, varlığın bir benzeri olarak hazırlanır ve araģtırma bu model üzerinde sürdürülür. Kuramsal model, kuramdan esinlenerek ve gerçek varlığa benzetilerek oluģturulur. Kuramın matematik terimleri ile belirtilmesine de matematik model adı verilmektedir. Model değiģkenlerinin istatistik değerlerle tanımlanması halinde ise istatistik model den söz edilmektedir.deneysel araģtırmalarda istatistik modeller çokça kullanılmaktadır.

21 Ġstatistik Modeller Ġstatistik modeller, toplumda farklılaģmaya yol açan etmelerin sabit ya da rastlantı değiģkeni oluģlarına göre üçe ayrılmaktadır. Bunlar; Sabit Modeller: Modele giren etmenler sabit olup, gerektiğinde kontrollü olarak ve belirli ölçüler halinde değiştirilebilen modellerdir. Örneğin; özel ve belirli işlemler, yöntemler, ilaçlar, gübreler, bitki ve hayvan türleri, makine çeşitleri vb gibi. Bu modelde varsayım; çeşitli etmenler ve farklı dozların toplum birimleri üzerinde önemli bir etki yapıp yapmadığı ve bu etkinin ortalama değerinin ne olduğu yolundadır. Raslantı Modelleri: Modele giren etmenlerin araştırmacı tarafından kontrol altında tutulamadığı, bu etmenlerin ölçülerinin birer raslantı değişkeni olduğu modellerdir. Bir kömür madeninin hemogenliği denetlemek istendiğinde, yüklü vagonlardan alınacak örneklerin karşılaştırılmasında vagonların etkisi sabit kalacaktır. Fakat örneğin kül analizleri sırasında laborantların kişisel davranışları sabit tutulamayacak ve farklılaşmanın bir kısmı bu nedenle olacaktır. KarıĢık Modeller: Modele giren etmenlerin bazılarının sabit bazılarının rastlantı değişkeni olması halidir. Toplumun ve kurulan varsayımın durumuna göre değiģik istatistik modeller oluģturulmaktadır. Örneğin Bir ağaçta boy geliģmesini etkileyen çevre koģulları sorunu; biçiminde bir istatistik model olarak kurulabilir. Burada Y: peryodik boy artımı ortalaması,x1:ağaç yaģı, x2,x3...önemli çevre ve toprak faktörleridir. : boy artımı aritmetik Ġstatistik Modellerin Çözümü Ġstatistik modellerin çözümünde iki önemli kabulden yararlanılır. Bu kabuller; 1) ÇeĢitli etmenlerin yol açtığı farklılaģma miktarlarının toplanabilir oluģudur. Bu kabul ancak, örnekteki birim sayısının yeter büyüklükte olması koģulunda ve yaklaģık olarak geçerlidir. 2) Birimlerin hata miktarlarının, aritmetik ortalaması (0) sıfır ve varyansı 2 olan normal dağılım göstereceğidir. Bu kabul de ancak, örneklerin yeter büyüklükte ve rasgele alınması koģulunda, yaklaģık olarak doğrudur Mantıksal Kanıtlama (Varsayım Denetimi)

22

23 2.Bölüm Özeti Bu bölümde aģağıdaki konularını öğrendik; AraĢtırma konusunun seçimi Varsayım kurma DeğiĢkenlerin seçimi Yöntemin kararlaģtırılması Veri toplama Model kurma Varsayım denetimi aģamalarını ve bu aģamalara iliģkin kurallar

24 BÖLÜM 3 ÖRNEKLEME YÖNTEMLERĠ AraĢtırma konusu toplumun tüm özelliklerini yansıtacak yeterli bir kısmının seçilmesi yöntemleri 'Örnekleme Yöntemleri' baģlıklı bu bölüm içinde iģlenecektir. Bölüm içinde çeģitli bilinçli ve rastgele örnekleme teknikleri ile örnek büyüklüğünün hesabına iliģkin formüller örneklerle iģlenecektir. BÖLÜM 3 Bölüm Hedefi Bu bölümde aģağıdaki konuları inceleyeceğiz ; Bilinçli örnekleme Bilinçli örnekleme Kota Yoğunluk Güdümlü Rastgele örnekleme Basit rastgele Dizgeli Katmanlı Küme ArdıĢık örnekleme yöntemleri Örnek büyüklüğünün hesabına iliģkin çeģitli formüller GiriĢ- Örnekleme Yöntemleri AraĢtırma konusu daima sonsuz sayıda birimden oluģan ya da sonsuz kez yinelenen iliģkiyi gösteren bir toplumdur. AraĢtırma konusu toplumun tüm birimlerinin gözlenmesi ölçülmesi söz konusu olduğunda gerek zaman gerek maliyet gerekse teknik açıdan bunun çoğu zaman mümkün olmadığı görülür. Tam sayım (ölçme) yerine, araģtırma konusu toplumun tüm özelliklerini yansıtan yeterli bir parçanın seçilmesi yoluna gidilir. Buna örnekleme denir. Ağaçlarla ilgili bir araģtırmada kullanılmak üzere seçilen, araģtırma konusu toplumun tüm özelliklerini yansıtan küçük bir örneklem Örnekleme ÇeĢitleri Örnekleme rasgele ve bilinçli (rasgele olmayan) örnekleme olmak üzere iki grupta toplanır. AraĢtırmada örnekleme Ģekillerinden hangisinin kullanılacağı, veri kaynağının (toplum) durumuna ve olanaklara göre belirlenir. Örnekleme rasgele olduğunda olasılık kuralları ve dağılımları uygulanabilmekte, örneğin toplumu temsil edip etmediği denetlenebilmekte ve sonuçlar toplum için genelleģtirilebilmektedir. Bilinçli örneklemede ise sonuçların toplum için genelleģtirilmesi söz konusu olmamaktadır Bilinçli Örnekleme Bilinçli örnekleme, örneğin belirli bir önyargıya dayanarak seçilmesi halidir. BaĢlıca bilinçli örnekleme yöntemleri; 1. MONOGRAFĠK 2. KOTA 3. YOĞUNLUK 4. GÜDÜMLÜ ÖRNEKLEME

25 Monografik Örnekleme Eldeki bilgilere dayanarak toplum içinden bazı tipik birimlerin seçilmesi, gözlem ve ölçümlerin bu birimler üzerinden yürütülmesi iģlemidir. Bu yöntemde toplumun ortalama ve uçta bulunan birimlerinin seçilmesi öğütlenmektedir. Bu yöntem, bir birimi inceleme süresinin uzun ve masraflı olduğu durumlarda uygulanır. Homojen toplum ya da toplum niteliğindeki birleģik birimlerin (işletme, kurum, köy, belirli bir iş kolu gibi) incelenmesinde kullanılır. AraĢtırma amacına göre; kiģi, hane vb. birimlere tam sayım (ölçüm) ile ulaģılabileceği gibi bu aģamada basit rasgele örneklemeden de yararlanılabilir Kota Örneklemesi Toplumun, farklılaģmada etkin görülen özelliklere göre bilinçli olarak gruplandırılması (yaş, cinsiyet, eğitim durumu, hastalık, sakatlık, vb. gibi ) ve her gruptan büyüklüğü oranında birim alınarak örnek oluģturulması halidir. Böylece, araģtırma konusu toplum, homojen alt gruplara ayrılmıģ olmaktadır Yoğunluk Yöntemi Örneklerin, çok sayıda birimin bir arada bulunduğu gruplardan alınması halidir. Toplumdaki payı önemsiz olan küçük gruplar, örnek içinde temsil edilemeyecektir. YetiĢkinlerde kalp hastalığı sıklığının saptanmasında sadece yaģ arası erkeklerin alınması gibi Güdümlü Örnekleme Toplum, birbirine benzer alt gruplara ayrılır. AraĢtırma konusunu oluģturan tipik alt grup belirlenir. Örnekleme bu alt grup içinde yapılır. Meslek hastalıklarıyla ilgili bir araģtırmada, örneklemenin sadece o meslekte belli süre çalıģmıģ iģçiler arasından yapılması iģlemi, güdümlü örneklemeye bir örnek olarak verilebilir Rasgele Örnekleme Rasgele örneklemede ise, toplumun tüm birimlerine örneğe katılma Ģansının tanınması söz konusudur. Ancak bu durum uygulamada her zaman tam anlamıyla gerçekleģtirilememektedir. Zira, kavranamayacak kadar büyük ve dağınık bireyli toplumlarda, her bireye eģit seçilme Ģansının tanınması olanaksızdır. Heterojen bir toplumda, heterojenliğe yol açan önemli nedenlerin etkisi ile, bireyler arasında büyük farklar gözlenmektedir. Bu tür toplumlarda örnekte hesaplanan standart sapma miktarı büyük bulunmaktadır. Toplum aritmetik ortalamasının dar bir aralıkta kestirilebilmesi için, örnekleme hatasının küçük olması gerekmektedir. Bunun için örnekteki birim sayısının (n) büyük alınması zorunludur. BaĢlıca rasgele örnekleme yöntemleri olarak; 1. BASİT RASGELE 2. DİZGELİ ( SİSTEMATİK) 3. KATMANLI 4. KÜME ( KADEMELİ) 5. ARDIŞIK ÖRNEKLEME Basit Rasgele Örnekleme

26 Toplumdaki her birimin örneğe girme Ģansının eģit olduğu örneklemedir. Bunun için toplumdaki tüm birimlere bir numara verilir. Örneğe girecek birimler, basit kura usulü veya kura tabloları yardımıyla belirlenir. Örnekleme sırasında toplumun değiģmemesi esastır. Bu nedenle örnek birimlerin seçimi iadeli olarak yapılmalıdır. Ancak doğal ve sosyal olaylarda bu koģullar genellikle tam olarak sağlanamamaktadır. Uygulamada bu koģulların kabaca yerine getirilmiģ olması ile yetinilmektedir. Örneğin; 100 kiģilik bir sınıfta, öğrencilerin boy istatistiklerinin, bu sınıftan rasgele seçilecek 10 öğrenci üzerinde yapılacak ölçme ile tayin edilmesi kararlaģtırılmıģ olsun.bunun için öncelikle öğrencilere 1`den 100`e kadar numara verilmelidir. Öğrencilere verilecek bu numaralar kesinlikle incelenen bu özelliğe koģut olmamalıdır. Yani numaralar en uzun boyludan en kısa boyluya doğru (ya da tersi) sıralanmıģ olmamalıdır. Aksi halde örneklemedeki rasgelelik ilkesine aykırı davranılmıģ olur. Daha sonra bu numaralar bir torbaya konularak 10 öğrencinin numarası kura usulü torbadan çekilerek belirlenir. Kurada çıkan her numara torbaya iade edilerek yeni numara çekilir. Bu çekim sırasında tekrar çıkan numaralar olursa bu numaralar torbaya iade edilerek çekime devam edilir. Seçimi bu tür iģler için düzenlenmiģ rasgele sayılar tablosunu kullanmak ya da bilgisayar ortamında türetilecek rasgele sayıları kullanarak yapmak da mümkündür Dizgeli (sistematik) Örnekleme Bireyleri sıralı durumda olan heterojen bir toplumda, rasgele bir birimden baģlayarak ardarda her k ıncı bireyin örneğe dahil edilmesi Ģeklinde yürütülür. Arazide kare Ģebekesi kurarak, kesiģme noktalarından örnek almak suretiyle uygulanır. Bu örneklemenin rasgele örnekleme sayılabilmesi için sıralamanın rasgele yapılması ve ilk birimin rasgele seçilmesi Ģarttır. Heterojen bir toplumda dizgeli örnekleme ile toplumun tamamı kavranmıģ, tamamı temsil edilmiģ olacağı için, gerçeğe daha yakın bir değer elde edilebilmektedir Katmanlı Örnekleme Heterojen bir toplumda toplumu oluģturan bireyler her zaman raslantı sonucu dağılmıģ olamazlar. Toplum katmanlar halinde, homojen alt toplumlardan oluģmuģ olabilir. Örnek birimleri, genellikle iģlemleri kolaylaģtırmak için bu katmanların büyüklükleri ile orantılı olarak alınır. Bir toprak profilinin horizonları, ya da engebeli bir arazideki sırt, üst yamaç, alt yamaç, düzlük bölgeleri birer katman olarak alınabilir. Aynı Ģekilde bir Pazar araģtırmasında aileler, düģük-orta ve yüksek gelir grupları Ģeklinde katmanlara ayrılabilir Küme Örneklemesi ( Kademeli Örnekleme ) Çok büyük toplumların kavranması ve katmanlara ayrılmasında çoğu zaman güçlüklerle karģılaģılır. Bu gibi durumlarda toplumun yapısını bozmadan küçültüp analizini kolaylaģtırmak amacıyla uygulanan bir örnekleme Ģeklidir. Bu nedenle katmanlı örneklemede, katmanların homojen olması istenirken küme örneklemesinde kümelerin farklı özelliklerde yani heterojen olması amaçlanır. Küme Örneklemesi ( Kademeli Örnekleme ): Çok büyük toplumlarda, toplumun yapısını bozmadan küçültüp analizini kolaylaģtırmak amacıyla uygulanan bir örnekleme Ģeklidir. Örneğin fıstıkçamı tohumları ile ilgili bir araģtırmada önce örnek ağaçların ayrılması daha sonraki aģamada ise kozalakların, ayrılan bu ağaçlardan alınması rasgele yapılır.

27 AĢamaların ikiden çok olması durumunda örnekleme çok kademeli örnekleme adını alır. Bir ilde hane halkı ile ilgili bir araģtırmada önce köyler, köyler içinde sokaklar, her sokakta belli evler seçilerek bu evlerdeki hane halkı hakkında bilgi toplanması çok kademeli örneklemeye örnek olarak verilebilir. Burada; köy-sokak-hane seçimleri tamamen rasgele yapılmalıdır ArdıĢık Örnekleme Toplumun durağan olmaması, zaman boyutu içinde değiģmesi durumunda özellikle bu değiģimin incelenmesi amacı ile uygulanır. Belirli ya da rasgele aralıklarla örnekleme yapılır. Nüfus sayımı, fabrikalarda üretim hatlarındaki örneklemeler buna örnek olarak verilebilir. Örnek Bir bölgedeki hane halkının ekonomik durumu ile ilgili bir araģtırmada, araģtırmanın bölgedeki 972 köy içinden rasgele seçilecek 113 köyden toplanacak veri ile yapılması kararlaģtırılmıģtır. Basit rasgele örnekleme, Katmanlı örnekleme, Basit rasgele örnekleme yönteminde; Köylere 1`den başlayarak 972`ye kadar birer numara verilir.daha sonra bu numaralar küçük kağıtlar üzerine yazılarak bir torbaya konur ve torbadan rasgele numaralar çekilir. Çekilen her numara belirlenerek torbaya iade edilir. Örneklemeye bu şekilde devam edilerek veri toplanacak 113 köy numaralarıyla belirlenir. Çekilen her numaranın torbaya iade edilmesi, her köye, veri toplanacak 113 köy arasına girme şansının, her çekimde eşit olarak verilmesini sağlayacaktır. Yani her yeni numara çekiminde tüm köyler örneğe girme bakımından eşit şansa sahip olacaktır. Burada örneğe girecek köylerin numaralarının belirlenmesinde rasgele sayılar tablolarında da yararlanılabilir.rasgele sayıların türetilmesinde bilgisayar proğramlarından da faydalanılabilir.

28

29 3.2. Örnek Büyüklüğü AraĢtırmanın planlanması aģamasında, alınacak örnekteki birim sayısının da kararlaģtırılması gerekir. Örnekteki birim sayısının gereğinden çok olması halinde, zaman ve olanaklar savrulmuģ olacaktır. Gereğinden az olması halinde ise toplum parametreleri ancak çok geniģ bir aralık içinde tahmin edilebilecektir. Bu ise tutarlı ve yarayıģlı olmayacaktır. Örneğin bir üniversitedeki öğrenci boylarının aritmetik ortalamasının %95 olasılıkla µ=165 ± 30 cm. gibi geniģ bir aralık içinde herhangi bir değer olacağını söylemek bir anlam ifade etmez. Oysa %95 olasılıkla µ=165 ± 3 cm. gibi daha dar bir aralık içinde bulunabileceği kestirilebilirse böyle bir tahmin tutarlı ve yarayıģlı olur ve diğer toplumlarla karģılaģtırmada kullanılabilir. Normal dağılımlı bir toplumun aritmetik ortalamasının (µ) bulunabileceği aralık; olarak hesaplanabilir. Buradan toplum aritmetik ortalaması (µ) ile örnek aritmetik ortalaması ( ) arasındaki fark ( ) olarak yazılabilir. Burada n örnek büyüklüğü; Ģeklinde bulunur. (1) Yukarıda da açıklandığı gibi formülde n örnek büyüklüğü, s örneğe ait standart sapmadır. t belirli bir güven düzeyi için hesaplanan kritik değerdir. Bu değer, v = n - 1 serbestlik derecesi için, bu amaç için düzenlenmiģ t tablolarından da alınabilir Örnek Büyüklüğü Hesabına ĠliĢkin Örnekler BÖLÜM 4 VERĠ TOPLAMA ÇeĢitli kaynaklardan sağlanan ve üzerinde iģlem yapılabilen her türlü bilginin yani verilerin toplanması teknikleri bu bölüm içinde iģlenecektir. Yazılı kaynaklar, gözlem, ölçü ve sayım teknikleri ile deney ve saha araģtırmalarında verilerin toplanması konuları örneklerle açıklanacaktır. Ayrıca, ölçek türleri ile ilgili bilgi de bu bölüm içinde verilecektir. Bölüm Hedefi Bu bölümde aģağıdaki konuları inceleyeceğiz ; Yazılı kaynaklar Gözlem Ölçü ve sayım Deney Saha araģtırması (Surveys) GiriĢ- Veri Toplama

30 Veri; çeģitli kaynaklardan sağlanan, üzerinde iģlem yapılabilen her türlü bilgi olarak tanımlanmaktadır. Veri henüz iģlenmemiģ kanıtlar olarak da tanımlanabilir. Bir nesnenin rengi, Ģekli, ağırlığı, yaģı, boyutları, bireyin belli bir konudaki görüģleri, tutum ve davranıģları birer veri olabilir. Veri, araģtırma amacını gerçekleģtirmek için toplanan ve üzerinde iģlem yapılabilen her türlü kanıttır. Verilerin türü ve toplanmasında kullanılacak teknik, araģtırmanın amacına uygun olarak seçilir. BaĢlıca veri toplama teknikleri; 1. YAZILI KAYNAKLAR 2. GÖZLEM 3. ÖLÇÜ VE SAYIM 4. DENEY 5. SAHA ARAġTIRMASI ( SURVEY) 4.1. Yazılı Kaynaklar Daha önce yapılmıģ olan konuyla ilgili çalıģmaların kayıtları, kitap, dergi, çeģitli istatistik kaynaklar, rapor ve yazıģmalar, kurum kayıtları, vak a çalıģmalarına iliģkin kayıtlar, kiģisel belgeler ya da elektronik ortamdan sağlanan her türlü bilgi bu türden kaynaklardır. Belirli mesleklerde gerçekleģtirilen kayıt tutma sisteminde, genellikle gizli olan, vak`a kayıtlarından ilgili kurumlardan izin alınarak yararlanılabilir. Bilim ve siyaset adamı, gazeteci, yazar gibi toplumda isim yapmıģ kiģilerin özel arģivlerinde bulunan kiģisel belgeleri de izin almak suretiyle veri kaynağı olarak kullanılabilir. Hemen her türden araģtırma bu çeģit kaynakları veri kaynağı olarak kullanır. Örneğin her hangi bir yere ait meteoroloji kayıtları, hastane kayıtları, iģ yeri kayıtları vb. gibi Gözlem Daha çok doğa bilimleri alanında kullanılan, sistematik bilgi toplama tekniğidir. Bu tekniğin en önemli özelliği, gözlenen nesne veya olayların daha çok kendi doğal ortamları içinde bulunuģudur. Gözlem anlamsız bir bakıģ değil, tersine gözlemcinin bilgi bağlarını (algı-anlama-düşünme-açıklama yoluyla) kurabilmek üzere dikkat harcaması, yani düģünsel bir uğraģıda bulunmasıdır. Gözlemci o ana kadar edindiği bilgiden ve bu bilgilerin verdiği sezgiden yararlanmalıdır. Bilimsel bir gözlem için duyu organları her zaman yeterli olmaz. Yerine göre çeģitli araçlardan yararlanılır. Keza Ģekil-kroki ve matematik yollara baģvurarak, teyp, video, bilgisayar kullanarak, olay ve nesnelerin bir bütün olarak kavranması kolaylaģtırılır. Sosyal bilimlerde ise önemli olan gözlem, katılımcı gözlemdir. Yani gözlemci gözlemlediği olaya doğrudan katılarak gözlemde bulunur. AraĢtırmacı kendisi gözleyebildiği gibi kendini gözlemlediği grubun bir üyesi olarak da kabul ettirebilir. AraĢtırmacı gözlemlediği olayları baģkalarına da göstermekten kaçınmamalıdır. Tersine bu suretle bulgularının denetim ve tekrar edilmesiyle, güvenilirliği artacaktır. Ülkemizde uzun yıllardır kullanılan köy envanterleri ve hane halkı anketleri bu grup içinde sayılabilecek

31 veri toplama araçlarıdır. AraĢtırmacıların ayrıntıları unutmaması için bir gözlem rehberi hazırlamaları da önerilmektedir. Gözlemde görmek için bakmak yeterli değildir. Görülecek Ģeyi görmeye hazırlanmıģ olmak da gerekir. Ġyi hazırlanmamıģ bir gözlemci, değersiz ve kapsamsız gözlemler toplayarak bilim alanına çöpleri yığmıģ olacaktır. Onun yoluna sapan araģtırmacılar ise, uğraģlarının büyük bir bölümünü, bahtsız öncünün yol üzerine yığdığı çöpleri temizlemeye harcayacaklardır. Belirli bir olay ve ya nesne gözlemlenebileceği gibi düģünsel bir kavramın, bir formülün ya da kuramın incelenmesi de gözlem sayılmaktadır Ölçü ve Sayım Gözlenen durum ve iliģkilerin sayısal ya da ölçüler olarak belirtilmesi halinde, daha doğru ve geçerli bilgi elde edilmiģ olacaktır. Sayısal tanımlamada; sınıf-sıra-aralık-oran ölçeklerinden uygun görülen biri kullanılır. Gözlem ve ölçümü basitleģtirmek üzere, gözlem sonuçlarını belirli bir limit değere göre olumlu ya da olumsuz biçiminde yargılamak yoluna da gidilebilir Ölçek Türleri AraĢtırma konusu olan nesne ve olaylar çoğu kez arı bir nesne veya basit bir olay değildir. Genellikle çok karmaģık bir yapıya sahiptir. Bu yapı sonsuz sayıdaki ve çeģitteki etkilerin bir sonucu, bir bileģkesi olarak ortaya çıkar. Özellik ve etkiler zaman-mekan boyutu içinde sürekli bir değiģim gösterdikleri için nesne ve olayın yapısı da değiģir. AraĢtırma konusuna iliģkin model kurulup değiģkenler belirlendikten sonra ölçme iģlemine geçilir. Ölçme iģlemi, herhangi bir Ģeyin belirli, değiģmez ve genel bir ölçekle kıyaslanması demektir. Ölçme çoğu kez önemli bir sorun oluģturabilmektedir. Örneğin öğrencilerin sağlık durumu, görünümü, yeteneği gibi gerçekte çok karmaģık olan özellikler, doğrudan ve çok duyarlı olarak ölçülemezler. Ancak dolaylı olarak kıyaslama yapılabilir. Oysa boy ve ağırlık gibi özellikleri ya da en son bitirdikleri okul, kütüphaneden ödünç aldıkları kitap sayısı özellikleri istenen duyarlıkta ölçülebilir. Uygulamada kullanılan, veri toplamada dört temel ölçek türü vardır. 1. SINIFLAMA ( NOMĠNAL ) ÖLÇEĞĠ 2. SIRALAMA ( ORJĠNAL ) ÖLÇEĞĠ 3. ARALIK ( ĠNTERVAL ) ÖLÇEĞĠ 4. ORAN ( RATĠO ) ÖLÇEĞĠ Nitel özelliklerde sınıflama ve sıralama ölçeklerinden, nicel özelliklerde ise aralık ve oran ölçeklerinden yararlanılmaktadır.

32 Aralık Ölçeği (Interval) Bir değiģkenin aldığı değerler, nomimal yada ordinal değiģkenlerde olduğu gibi kodlar Ģeklinde değil de gerçek rakam veya sayılar ise değiģkenin sayısal ölçümü söz konusudur.

33 Aralık ölçeği sınıflandırma ve sıralama ölçeklerinin aksine sayısal olarak ifade edilebilen, üzerinde toplama ve çıkarma gibi matematik iģlemler yapılabilen ve farkların önemli olduğu bilgiler için kullanılan ölçeklerdir. Ancak gerçek bir baģlangıç noktası (sıfır) yoktur. Ölçüm farkları ve düzenlerinin önem kazandığı ölçeklerdir. Termometrede Celcius öiçeğinde iģaretleme suyun kaynama noktası 100, donma noktası 0 olarak belirlendikten sonra, içinde cıva bulunan tüp 100 eģit parçaya bölünerek yapılmıģtır.. Bölünmede her birime 1 santigrad derece denmiģtir. Oysa Fahrenheiit`a göre düzenleme, kaynama noktası 212, donma noktası 32 alınarak yapılmıģtır. Yani suyun kaynama ve donma noktaları arasındaki bu aralık bu defa 180 eģit parçaya bölünmüģtür. Her birime 1 Fahrenheiit denmiģtir. Dolayısıyla ölçekler eģit aralıklı değildir. Bu nedenle bu ölçeklerde çarpma, bölme gibi iģlemler yapılması durumunda sonucun yorumlanması anlamsız olacaktır. Aralık ölçeklerinin oranları bir anlam ifade etmez. 40 F, 20 F'ın iki katı sıcaklık anlamına gelmez. Aralık ölçeğinin en yaygın olarak kullanıldığı yerler; termometre, takvim, baģarı notu ölçekleri gibi ölçeklerdir. Benzer Ģekilde Miladi takvimde baģlangıç yılı 0, Hicri takvimde ise 622'dir. Miladi takvimi (M) hicri takvime (H) çevirmek istediğimizde (M-622) dönüģümü kullanılır Oran Ölçeği Aralık ölçeğinin özelliklerini taģıdığı gibi belirli bir baģlangıç (sıfır) değerine sahip olan ölçeklerdir. Ölçümler arasındaki düzen ve uzaklık önemli olduğu gibi oran da önemlidir. 30 cm'lik bir uzunluk 10 cm'lik bir uzunluğun üç katı olduğu gibi 5 cm'lik bir uzunluğun da altı katıdır. Oran kelimesi bu anlamda kullanılmaktadır. YaĢ, uzaklık, ağırlık, çap, boy, alan, hacım, üretim, satıģ vb. gibi birçok değiģken oran ölçeği ile değerlendirilmektedir. Ölçü birimleri aralığı sonsuz küçük olabilen, en küçük farkların bile sürekli ve birimle belirtilebildiği ölçüm yöntemidir. Toplama, çıkarma yapılabilir. Örneğin ağaçların çapı, boyu, ağırlığı vb. gibi değiģkenler oran ölçeği ile değerlendirilir. Bu ölçek yöntemi diğer ölçeklerin özelliklerini de içerir. Tüm parametrik tekniklerin uygulanabildiği ölçek oran ölçeğidir. Bu nedenle istatistikçiler oran ölçeğini aralık ölçeğine, aralık ölçeğini sıralama ölçeğine, sıralama ölçeğini ise sınıflama ölçeğine tercih ederler.

34 Sayısal değerler kesinlikle hemen gözlem sonunda ve orijinal ölçüler olarak kaydedilmelidir. Kayıtlar, planlama aģamasında hazırlanmıģ olan kayıt karnesine yapılmalıdır. Sayıları bellekte tutmak ya da bir müsvette kağıdına yazmak çok sakıncalıdır. Aktarma sırasında kaçınılamayacak hata ve yanlıģlıklara düģülebilir Deney Deney tekniği kullanılan bilim alanlarında deney sonucu elde edilen veriler bu türden verilerdir. Örneğin bir kimyasal tepkime olayının sonuçlarına ait veriler ya da tarımda gübreleme denemesinde elde edilen veriler bu türdendir. AraĢtırmanın baģlangıcında planlama aģamasında, deneme düzeni ve izlenecek yöntemler ile deney tekrar sayısı kararlaģtırılmalıdır. Deney sonucu bulguların doğru ve yansız olabilmesi için araģtırmacının kullanacağı aygıt, araç-gereç ve ölçü aletlerinin denetlemesi, deney materyali ve denemenin sırasının rasgele seçilmesi gerekir. Araçla yapılan deneylerde zamanla aletin aģınması ve eskimesi, aynı Ģekilde deney materyalinin eskimesi ve bozulması, gözlemcinin yorulması gibi nedenlerle bulgular yanlı ve hatalı olabilmektedir. bu haller izlenmeli ve önlenmelidir. Çok sayıda iģlemlerin ard arda yineleneceği bir dizi denemede, yapılacak iģleri ve sırasını gösteren bir kontrol listesinin önceden hazırlanması yararlı olacaktır. Deney, varsayımla ilgili olayı bağlı bulunduğu koģullarla birlikte, diğer bütün olaylardan ayırmak, diğer bir deyiģle dıģ etkenlere kapalı bir sistem oluģturmak suretiyle yapılır. Doğa bilimlerinde bu yolu uygulamak çoğunlukla gerçekleģtirilebildiği halde biyolojide, ekonomik ve sosyal araģtırmalarda önemli güçlükler ve engellerle karģılaģılabilmektedir. Bu halde de dıģ çevreyi değiģtirmek ve ölçmek, analiz ve kıyas yoluyla dolaylı bir deney uygulamak yöntemlerine baģvurulabilmektedir. Olayların birbiri üzerindeki etkilerini araģtırırken, bazı değiģkenleri korurken bazılarının yerine veya yanına yeni değiģkenler eklenebilmektedir. Sosyal araģtırmalarda klasik deney yönteminde birbiriyle benzer özellikler gösteren iki grup seçilerek bu grupların karģılaģtırılması yapılmaktadır. Bu iki gruptan biri deney grubu diğeri ise kontrol grubudur. Ancak deney yöntemi sosyal ve ekonomik olayların araģtırılmasında çok yaygın olarak kullanılan bir yöntem değildir. Deney konusu nesne ve olaylar genellikle büyüklükleri, Ģiddetleri ve süreleri bakımından ölçü ve tartı araçları ile ölçülmekte, matematik veya istatistik formüllerle gösterilmektedir. Deney yöntemi kullanılan bütün pozitif bilimler, deney sonuçlarını ve doğa yasalarını matematik formüllerle belirtmeye ve mümkünse açıklamaya çalıģırlar. Deney yöntemi; bir olaya ait bütün koģulları çeģitli biçimlerde ve değiģik bileģimlerde, deneysel bir denetim altında incelemektir. Burada her olayın bir nedeninin bulunduğu ve benzer (özdeģ) koģullar altında daima benzer (özdeģ) olayların gözlenebileceği varsayılmaktadır. Bir olayı oluģturan koģullar ve birleģimleri sonsuz sayıda olabilir. AraĢtırmacı, gözlem ve önceki bilgilerine dayanarak kurduğu varsayımda, koģulları soyutlamıģ ve en etkin gördüğü koģul ve birleģimleri tasarlamıģtır. Yapacağı deneyler ile, bu öngörünün doğru olup olmadığını sınayacaktır. Deneyde beceri; koģulların bileģimlerini uygun bir biçimde seçmek, deney düzenini dıģ çevreden soyutlamak ve gerekli denetimi yapabilmektir. Örneğin bitkilerin boy geliģmesi üzerinde gübrelemenin etkisini deney yöntemi ile göstermek için yan yana iki parselden birini kontrol parseli olarak ayırmak, diğerine ilkinden farklı olarak sadece gübre vermek gerekir. Ancak hangi parselin kontrol parseli, hangi parselin deney parseli olacağı kura ile rasgelelik ilkesi ile belirlenmelidir. Her iki parselin tüm koģullar bakımından eģit olması, çok dikkatli bir Ģekilde sağlanmalı, denemede özdeģliği bozacak hiçbir etkene yer verilmemelidir. Örneğin parsellerden birinin su kaynağına daha yakın olması deneme sonuçlarını güvensiz kılacaktır. Sonuçların doğrulanabilmesi için de denemenin benzer koģullarda bir çok kez yinelenmesi gereklidir.

35 Deney tekniği kullanılan bilim alanlarında deney sonucu elde edilen veriler bu türden verilerdir. Örneğin bir kimyasal tepkime olayının sonuçlarına ait veriler ya da gübreleme denemesinde elde edilen veriler bu türdendir. Deneyin güvenli bir sonuç verebilmesi için; Deneysel hatayı dengeleyebilmek amacıyla deney birkaç kez tekrarlanmalıdır. Deneye ilişkin örneklerin seçimi rasgele yapılmalıdır. Deneysel hatanın sonuç üzerindeki etkisini azaltmak, sonuçların duyarlılığını arttırabilmek için örnekler homojen bir toplumdan alınmalıdır Deney - Örnek Örneğin, gübrenin bitkilerin geliģmeleri üzerindeki etkisinin ölçülmeye çalıģıldığı bir araģtırmada; Parsellerden birine gübre vermek, diğerine vermemek (kontrol parseli) Denemeyi araştırma alanı içinde birkaç yerde birden yapmak (tekrar) Deneme parsellerini tüm koşullar bakımından birbirinin aynı (toprak özellikleri, arazi meyili, suya yakınlık vb. gibi) homojen olacak şekilde kurmak gerekmektedir. Farklılık sadece birine gübre verilmesi diğerine verilmemesi olmalıdır. Bu iki parselden hangisinde gübre kullanılacağı hangisinin kontrol parseli olarak bırakılacağı rasgelelik ilkesine göre kura ile yapılmalıdır. Bu iki deneme parseli gübre verilmesi-verilmemesi dıģında tüm koģullar bakımından birbirinin aynı olmalı, her ikisinde de aynı iģlemler (toprak iģleme, çapalama vb. gibi) aynı zamanda ve aynı yoğunlukta yapılmalıdır. Aynı araç gereç kullanılmalı, belirli ve önemli neden olarak sadece gübreleme etkeni kalmalıdır. Bu durumda sonuçlar çok daha güvenilir olacaktır Saha AraĢtırması (surveys) Daha çok sosyal bilim dallarında kullanılan bir veri toplama yöntemidir. Saha araģtırması görüģme ve anket tekniğiyle ya da bu iki teknik birlikte kullanılarak yapılır. Bu tekniklerle insanların bir konu hakkında ne düģündüğü, nasıl hareket edecekleri saptanmaya çalıģılır. GörüĢme (mülakat) tekniği, karģılıklı iliģkiler yoluyla sözlü olarak yüz yüze bilgi edinmedir. Bu amaçla hazırlanan görüģme cetveli ya da formlarından yararlanılır. GörüĢme yolu ile bilgi alınan kiģi hakkında; deneyimleri, tutum ve davranışları, niyetleri, yorumları, zihinsel algı ve tepkileri gibi gözlem yoluyla elde edilemeyecek ayrıntılı bilgilere ulaģılabilecektir. GörüĢmecinin iyi bir dinleyici olması, gerektiği yerde müdahale etmesi, soruların açık ve net olması gibi etmenler oldukça önem taģır. Anket (soru kağıdı) tekniği bilgi verecek olanların doğrudan okuyup cevaplandıracakları bir soru cetveli hazırlanması yoluyla bilgi toplanmasıdır. Bu teknik sorularla sınırlı bilgiler sağlar. Alınan cevapların yorumlanması zordur. Ancak maliyeti yüksek olmayan, objektif bir tekniktir. Soruların hazırlanması ciddi bir çalıģma gerektirir. Soruların konu ile ilgili, amaca dönük olması gerekir. Anketin küçük bir grupla bir ön sınamadan geçirilmesi Ģarttır. AnlaĢılamayan sorular saptanır. Gerekli düzeltmeler yapılır. GörüĢme ve anket tekniğinin uygulanması sonrasında, alınan cevaplar değerlendirilerek bir sonuca varılacaktır. Dolayısıyla sorulan soruların; niteliği,

36 soruluş biçimi ve düzeni araģtırma sonucunun güvenirliliği ve geçerliliği açısından büyük önem taģımaktadır. Sorular araģtırmacının kullanabileceği geçerli verilerin toplanabilmesini sağlamalıdır. Sorulacak sorularla ilgili iki temel ilke söz konusudur. Sorular; ARAġTIRMANIN VARSAYIMLARIYLA DOĞRUDAN ĠLGĠLĠ OLMALI MANTIKSAL BĠR DÜZEN ĠÇĠNDE BÜTÜNLÜK OLUġTURMALIDIR. Her iki yöntemde de bilgi toplamak amacı ile sorulan soruların, soruluģ tarzı ve beklenen cevapların niteliklerinin farklı olmasına karģın, temelde sorulacak soruların içerik ve amaçları aynıdır Soruların Nitelikleri Bir soru dizininde yer alacak sorular; İçerikleri Amaçları Biçimsel özellikleri bakımından farklı nitelikler taģıyabilmektedir. Bu soru gruplarının, soru düzeni içersindeki yerleri de soru dizininin iģlevselliği açısından önem taģımaktadır. Bir soru dizininde farklı içerikteki sorular; 1. OLGUSAL SORULAR 2. DAVRANIġ SORULARI 3. TUTUM VE GÖRÜġ SORULARI 4. BĠLGĠ SORULARI 5. ÖZEL AMAÇLI SORULAR Olgusal Sorular Doğum yeri, yaģ, cinsiyet, medeni hal, öğrenim durumu, iģ ve konut durumu gibi, gözlenebilen ve kolayca sınanabilecek kiģisel karakteristikleri belirleyen sorulardır. Cevaplandırılması ve sınıflandırılması en kolay sorulardır DavranıĢ Soruları KiĢilerin davranıģları, her türlü kiģisel ve toplumsal iliģkileriyle ilgili sorulardır. Okuma, eğlence ve tüketim gibi bireysel alıģkanlıklarla, aile ve çevre ile iliģkileri belirleyen bilgilere davranıģ soruları aracılığıyla ulaģılır. DavranıĢ sorularının içeriği de somut olaylara yöneldiğinden olgusal sorular gibi gözlenme ve sınanma Ģansına sahiptirler. Bu soru türü, araģtırmanın doğrudan amacıyla ve bireyin öznel durumuyla ilgili olduğundan, sorunun kiģiyi ürkütmemesi için özenle hazırlanması gerekir. Örneğin; Öğrenciliğinizde hiç kopya çektiniz mi? sorusunun yerine Öğrencilerin kopya çekmelerinin sizce haklı nedenleri olabilir mi? sorusu kiģinin soruya daha objektif yaklaģmasına yardımcı olacaktır. Yanıtlayıcıların sakınacakları ya da kaçınacakları bu gibi duyarlı konularda izlenmesi gereken yol, konunun doğrudan yanıtlayıcıyı hedef alacak Ģekilde değil, dolaylı yollardan dile getirilmesidir Tutum ve GörüĢ Soruları

37 KiĢinin duygu, düģünce, kendi dünyasına ait özelliklerini ve beklentilerini yansıtan sorulardır. Bu soruları hazırlamak, cevap almak, geçerli olup olmadıklarını sınamak oldukça zordur. Verilen yanıtların doğruluğu, kiģiye farklı sorular yöneltilerek sınanabilir. Köyden kente göç konusundaki bir araģtırmada, kente göç eden ve köyünü hiç aramadığı yanıtını veren kiģinin köyden kente göçün yasaklanması fikrini benimsemesi çeliģkilidir. ÇeliĢkinin nedeni yeni sorularla ortaya konup kiģinin neden böyle düģündüğü ve çeliģkinin gerçek nedeni açıklanabilir Bilgi Soruları KiĢilerin neyi ne ölçüde bildiğini sınayan sorulardır. Bu sorular bilginin nereden ve ne zaman edinildiği konularına da açıklık getirir. Bilgi soruları, belli bir konuda belli düzeyde bilgiye sahip olan kiģiler üzerinde uygulanması gereken araģtırmalarda, bu niteliklere sahip olmayan yanıtlayıcıları saptayarak, bunların yanıtlarının değerlendirme dıģı bırakılmasında, birer eleme sorusu olarak da kullanılabilirler. Alkollü içkiler konusunda yapılan bir araģtırmada, bu konuda uzman olduğunu söyleyen kiģinin konuyu ne ölçüde bildiği örneğin; çeģitli içkilerin alkol derecelerini sormak ya da rakının hammaddesi ve üretim prosesine iliģkin sorular yöneltmek, alınacak yanıtın doğru ya da yanlıģ oluģuna göre kiģinin bu konudaki bilgisi ölçülerek diğer sorulara verdiği yanıtları dikkate almak ya da almamak yoluna gidilebilir. Böyle bir durumda bu soru veya sorular aynı zamanda eleme sorusu olarak da kullanılmıģ olacaktır Eleme Soruları AraĢtırma konusuyla ilgisi olmayanların, ya da bu konuda yeterli bilgiye sahip olmayanların elenerek, araģtırmacının yönelmek istediği hedef kitlenin saptanması ya da soru dizisindeki belli sorulara verilmiģ olan yanıtların, değerlendirmeye alınıp alınmayacağı konusunda sınanmasıdır. Örneğin, Serbest meslek sahiplerinin sosyo-ekonomik sorunları üzerine yapılan bir araģtırmada, çocuğunu yurt dıģında okutma, özel araba ve yazlık konut sahipliliği gibi sorulara olumlu yanıt veren bir grubun, soru dizininde yer alan gelir düzeyi ile ilgili sorulara tezat yanıtlar vermeleri durumunda verdikleri

38 yanıtla ilgili Ģüpheli bir durumun ortaya çıkması doğaldır. ĠĢte, ilgili gurubun bu sorulara iliģkin yanıtlarının değerlendirmeye alınmamasında kullanılan bu tip sorular eleme sorusu iģlevini görmektedir Sondajlama Soruları Sondajlama soruları, genellikle cevaplayıcıların belli bir soruya verdikleri yanıtın gerekçelerine ulaģmak için ya da verilen gerekçeleri daha da derinleģtirmek için sorulmaktadır. Bu tür sorular verilen yanıtların arkasında yatan itici gücü, ya da motifleri saptamaya yaramaktadır. Yeni otomobilinize karar vermeden önce baģka otomobil modelleri düģündünüz mü? sorusuna evet yanıtı alınmıģ ise; Bu alternatif otomobil veya otomobiller ile ilgili olarak aģağıdaki davranıģlardan hangilerini yaptınız? 1. Otomobili inceledim 2. Fiyatını öğrendim 3. Deneme sürüşü yaptım sorusuna verilecek yanıtlardan sonra; Alternatif otomobili almaktan neden vazgeçtiniz? sorusu yöneltilerek kiģinin neden bu modeli seçtiği, seçiminin gerçek nedenleri ortaya çıkarılmaya çalıģılabilir Denetim Soruları Yanıtlayıcıların belli bir konuda verdikleri yanıtların doğruluğunu ve geçerliliğini denetlemek için sorulan özel amaçlı sorulardır. Genellikle olgusal sorular ve davranıģ soruları, denetim yoluyla bir geçerlilik sınamasından geçirilmektedir. Örneğin; Televizyonda en çok açık oturum ve haber programlarını izlediğini söyleyen yanıtlayıcıya, en son izlediği açık oturumun yöneticisi sorularak yanıtının denetlenmesi sağlanabilir Ortam Hazırlayıcı Sorular Bu tür sorular, yanıtlayıcıların bir sorudan diğerine kolayca geçmelerine yardımcı olmak amacıyla sorulan sorulardır Genel GörüĢ Soruları Soru dizininin en sonunda bir ya da iki soruyla, cevaplayıcıların araģtırma konusu hakkındaki genel görüģ ve değerlendirilmelerinin ya da kendi bakıģ açılarından çözüm önerilerinin alınması amaçlanır. Bu sorular genellikle serbest yanıtlı(açık uçlu) sorulardır. Alkollü araç kullanmanın önlenmesi için sizce neler yapılmalıdır? sorusu buna bir örnek olarak verilebilir Varsayan Sorular Bu tür sorular, daha çok kliģe ya da basmakalıp yanıtları önlemek için sorulur. AraĢtırmacının olayları bildiği izlenimi verilerek, en aykırı yanıt seçeneklerini sunan bir varsayımdan yola çıkarak, gerçek yanıtlara ulaģmaya çalıģılır. Toplumda kadın gerçeğini araģtıran bir araģtırmacı, Karınızı dövmeye ne zaman son verdiniz? Ģeklinde bir varsayımsal soruyu sorarak toplumda olup bitenleri bildiği mesajı verebilir. Böylece en aykırı yanıtların bile kendisini ĢaĢırtmayacak, beklenen bir olgu olduğu izlenimini vererek, yanıtlayıcının samimi ve doğru yanıtlar vermesini sağlayabilir Geriye Götüren Sorular Bu sorularla cevaplayıcının uzak bir olayı hatırlayabilmesi için tali sorularla hatırlatmalar yapılarak geçmiģteki olaylar hakkında doğru yanıtlar vermesi sağlanabilir.

39 Bilindiği gibi Türkiye`de çok partili hayata geçiģ için 1924 ve 1930 yıllarında denemeler yapılmıģ fakat baģarılı olunamamıģtır. Çok partili hayata ancak 1946 yılında geçilebilmiģtir. Sizce Türkiye çok partili hayata erken mi geçmiģtir? sorusunda cevaplayıcıların geçmiģteki olayları hatırlamaları sağlanarak verecekleri yanıtın daha sağlıklı olması amaçlanmıģtır. SistemleĢtirilmiĢ sorular kesin ve somut yanıtlara yönelik olarak kapalı ve açık uçlu olmak üzere iki biçimde formüle edilir. Her ikisinde de önemli olan nokta, soruların önceden hazırlanmıģ olmasıdır Açık Uçlu Sorular Bu tip sorular önceden yanıtı kestirilemeyecek sorularda, çok değiģik yanıtlar alma olasılığının yüksek olduğu durumlarda ya da kiģinin yönlendirilmemesi yani cevabın özgürce oluģturulması istenen durumlarda kullanılır.

40 4. Bölüm Özeti Bu bölümde; Yazılı kaynaklar Gözlem Ölçü ve sayım Deney Saha araģtırması (Surveys) konuları ve sınıflama, sıralama, aralık ve oran ölçeklerinde toplanmıģ veriler ile bunlar üzerinde yapılabilecek iģlemleri öğrendik BÖLÜM -5 ANKET YÖNTEMĠ Özellikle sosyal bilim dalları içinde veri toplama tekniği olarak çokça kullanılan anket yöntemi bu bölüm içinde ayrıntılı olarak iģlenecektir. Anket içeriğinin belirlenmesi, soruların düzenlenmesi, anketin uygulanması, verilerin iģlenmesi ve analizi konuları örneklerle açıklanacaktır. Bölüm içinde ayrıca anket yönetimine iliģkin çeģitli desenler tanıtılacaktır. Bölüm Hedefi Bu bölümde aģağıdaki konuları inceleyeceğiz ; AraĢtırma toplumunun sınırlandırılması Anket içeriğinin belirlenmesi Anketin tasarımı Soruların düzenlenmesi Soru tipleri Soruların içerikleri Soruların sıralanması Anketin yönetimi Ön deneme Anketin uygulanması Verilerin iģlenmesi ve analizi GĠRĠġ- ANKET YÖNTEMĠ Yaklaşımlar, inanışlar, davranışlar, özellikler ve mevcut durum ile ilgili veri toplama yöntemi olarak genellikle anket yöntemi kullanılmaktadır. Burada araştırmacı cevaplayıcılarla karşılıklı konuşmak yerine, soru cetveline (Anket Formu-Bilgi Toplama Formu) başvurarak bilgi sağlama yoluna gitmektedir. Yani araştırmacı ile cevaplayıcı arasında yazışma yoluyla kurulan dolaylı ve biçimsel bir ilişki söz konusudur.

41 Anketler kişilere uygulanabildiği gibi kurumlara da uygulanabilmektedir. İşletmelere, kurumlara, kurum adına bilgi veren kişilere uygulanan anketlerde, gerek kavram gerekse koşullar ve ankete bakış açısı çok farklıdır. Bu bölüm kurumlardan çok kişiler ağırlıklı olarak ele alınmıştır. Bütün anketler sorulardan ve yönergelerden oluşur. Yönerge, anket soruları dışında bir açıklama hazırlanarak, anketin uygulanacağı kişilere böyle bir çalışmaya neden gerek duyulduğu konusunda bilgi veren, kısa bir açıklamalıdır. Anket tasarımında ve uygulanmasında baģlıca aģamalar Ģu Ģekilde sıralanabilir. Araştırma toplumunun sınırlandırılması Anket içeriğinin belirlenmesi Tasarım ve soruların düzenlenmesi Anketin yönetim dizaynının planlanması Ön deneme Uygulanması Verilerin işlenmesi ve analizi Sonuç raporunun hazırlanması 5.1. ARAġTIRMA TOPLUMUNUN SINIRLANDIRILMASI VE ÖRNEKLEME Anket yöntemi ile veri toplanmasında en önemli adımlardan biri, neyin inceleneceği, kiminle konuşulacağı ya da neyin gözlemleceğinin kararlaştırılmasıdır. Bu kararlar örnekleme olarak adlandırılan ve ilgili toplumu temsil yeteneğine sahip birimlerin toplum içinden seçilmesi iģleminin belirlenmesini sağlar.toplumun tamamının kavranması çoğu zaman mümkün olmaz. Ayrıca örnekleme, araģtırma maliyetinin düģürülmesi, veri toplama iģleminin hızının arttırılması, veri toplama sırasındaki hataların azaltılması gibi avantajlar da sağlar. Ġyi bir örnek oluģturulabilmek için, toplanacak verilerin niteliklerinin belirlenmesi, değiģkenlerin ve özelliklerinin tanımlanması, kimin veya neyin toplum olarak kabul edileceğinin tespiti, dolayısıyla toplumun sınırlandırılması ve birimin tanımlanması gerekir. Örneğin, yaģ grubu gençlerin belli bir konudaki görüģleri, duygu ve düģünceleri anket yoluyla öğrenilmek istendiğinde, araģtırma toplumu bu yaģ grubu ile sınırlandırılmıģ demektir.örnekler bu yaģ grubu içinden rasgele seçilecektir. Seçilen örneğin temsil yeteneği taģıması, alındığı toplumun özelliklerini yanlılığa yol açmadan, tam olarak yansıtabilmesi yani rasgelelik ilkelerine uygun olarak seçilmesi gerekir. Bu nedenle örneklemeye konu olan toplumun birimleri birbirinden bağımsız olmalıdır. Ayrıca örnekteki birim sayısı yeterli büyüklükte olmalıdır. Bir örneğin temsil yeteneğine sahip olması, iyi bir örnekleme için gerekli ama tek baģına yeterli olmayan bir koģuldur Anket Ġçeriğinin Belirlenmesi Veri toplamak için bir anket çalıģması yapılmasına karar verildikten sonra bu anketin içeriğinin veya baģlıklarının gözden geçirilmesine geçilir. Anketin içeriğine karar verilmesi anketin sınırlarının belirlenmesi anlamına gelir. Anketin içeriğini oluģturmak için, ölçülecek olan tutum, inanç, veya fikrin iyi bir tanımlaması yapılmalıdır. Hangi bilgilere ihtiyaç olduğu, ihtiyaç duyulan bütün verileri elde edebilmek için hangi bilgilerin istendiği ve bunların toplandığından emin olunup olunmadığı sorgulanmalıdır.. Bunların hangilerinin kiģilere sorularak elde edilebileceği netleģtirilmelidir Bu sırada kiģilerin duyarlılıkları, bazı bilgilerin hatırlatılmasının gerekebileceği gibi hususlar gözden kaçırılmamalıdır. Soruların, seçilen araģtırma alanını kapsadığından emin olunmalıdır.

42 Elde edilen bilgi ne kadar özgün ve davranıģ soruları ağırlıklı olursa o kadar yararlı olacaktır. Örneğin; özel olarak nelerden memnun olunmadığını bilmek gereklidir. Ancak bunların bilinmesi halinde neler yapılabileceği belirlenebilir. Örneğin bir iģyerinde çalıģanların memnuniyetinde ve memnuniyetsizliğinde önemli olan davranıģlar veya koģulların neler olduğunun bilinmesi her zaman büyük önem taģır. Böylece neden veya nedenlere göre iģyerinde bir takım önlemler almak mümkün olabilir Anketin Tasarımı ve Soruların Düzenlenmesi Ankette ilk sayfaya araģtırmanın konusu, adı ve yapıldığı tarih yazılmalı, araģtırmanın nereye bağlı olarak yürütüldüğü belirtilmelidir. Ayrıca özel bilgilerin yanıtlayıcının izni olmadan kullanılmayacağı güvencesi verilmelidir. Sorular kağıtların tek yüzüne yazılmalı ve yapraklar numaralanmalıdır. Olanaklar elveriyorsa anket formu soru kitapçığı olarak hazırlanmalıdır. Soru kağıdı ve görüģme çizelgelerinin doldurulduğu tarih ile görüģmecinin ad ve soyadını yazmak üzere yer bırakılmalıdır. Anketteki sorular küçük harfle, diğer tüm yönlendirici tümceler büyük harfle yazılır. Eğer anketin uygulamasında anketör kullanılıyorsa büyük harfle yazılan yönlendirici tümceler anketör içindir, cevaplayıcıya iletilmez. Anket düzeni içersinde soruların eksiksiz olarak yanıtlanabilmesi için yeterli boģluğun bulunması gereklidir.yüz yüze uygulanmayan anketlerde anketin baģlangıcında, cevaplayıcıları bilgilendirmek amacı ile anketin nasıl doldurulması gerektiğini açıklayan bir yönerge bulunmalıdır. Anket formatı anketin amacı ve soru cinsi dikkate alınarak kararlaģtırılmalıdır.anket formatı tüm anket boyunca tutarlı olmalıdır Soruların Düzenlenmesi Anket sorularının düzenlenip kaleme alınması, anket sürecinin en önemli aģamalarından biridir. Sorular anketin yapı taģlarıdır. Soruların istenilen bilgiyi elde etmedeki gücü sonuçlara, diğer bütün aģamalarından daha fazla etki eder. Bu nedenle anket sorularının düzenlenmesinde büyük özen gösterilmelidir. Anketin bizzat cevaplayıcı veya anket uygulayıcısı tarafından doldurulması söz konusu olabileceği gibi posta ile, telefonla ya da Ġnternet üzerinden uygulanması da söz konusu olabilir. Soruların hazırlanması sırasında bu hususun da göz önünde bulundurulması gerekir Soru Tipleri Ankette hangi soru tipinin kullanılacağı, yapılacak anketle ulaģılmak istenen bilgi türüne bağlıdır. Veri toplamada anket yöntemi, daha çok geniģ araģtırma evrenlerinde, yüzeysel bilgilerin, ekonomik ve hızlı bir Ģekilde toplanması gerektiği durumlarda tercih edildiğinden, anket formlarında ağırlıklı olarak kapalı uçlu sorular kullanılır. Ancak, bazı durumlarda, araģtırmada ayrıntılı bilgi alınması gerekebilir. Böyle durumlarda bir çözüm olarak, kapalı uçlu sorular yanında anketin sonuna bir veya daha fazla sayıda açık uçlu soru eklemek veya açık kiģinin genel yorumunu soran bir soru eklemek gerekebilir. Örneğin, Bu ankette geçen konularla ilgili olarak belirtmek ya da eklemek istediğiniz herhangi bir husus var mı? Yanıtınız evet ise bunları aģağıdaki boģluğa yazınız gibi Soruların Ġçerikleri Anket soruları, tiplerine göre gruplara ayrılabildikleri gibi, içeriklerine göre de gruplandırılabilir. Daha önce de incelediğimiz gibi, anket soruları içeriklerine göre beģ gruba ayrılırlar. Bunlar olgusal sorular, davranıģ soruları, tutum ve görüģ soruları, bilgi soruları ve özel amaçlı sorulardır. Bu grupların her biri hem açık uçlu sorularda hem de kapalı uçlu sorularda görülebilir.

43 Soruların düzenlenmesinde dikkat edilmesi gereken baģlıca noktalar Ģu Ģekilde sıralanabilir. -Sorular cevaplayıcının rahatça anlayabileceği Ģekilde ifade edilmelidir: Örneğin; Dostlarınızla sık sık bir araya gelir misiniz? ya da Hangi sıklıkta tatil yaparsınız? sorularında, sıklık ifadesi kiģiye göre değiģen göreceli bir kavramdır. Bu sorudan sağlıklı yanıtlar almak mümkün değildir. Sorulardaki yetersizliğin giderilmesi için, soruların kesin ölçülere olanak verebilecek Ģekilde ifade edilmeleri gerekmektedir. Bu sorunun; Son bir ay içinde dostlarınızla kaç kez bir araya geldiniz? ya da Son bir yıl içinde kaç kez tatil yaptınız? Ģeklinde düzenlenmesi daha doğru olacaktır. -Sorularda kullanılan, kavram ve sözcüklerin sınırı ve içerikleri belirgin olmalıdır: Örneğin, Sizce yerel yönetimlerde en iyi temsil nasıl sağlanabilir? sorusunda, kullanılan yerel yönetim sözcüğünün, belediyeleri mi, il özel idarelerini mi, yoksa köy meclislerini mi ifade ettiği belirsizdir. Ayrıca temsil kavramının içeriğinin çok geniģ olduğu dikkate alındığında temsil sözcüğünün tam olarak neyi ifade ettiği de açık değildir. -Sorular günlük konuģma dilinde, bilinen sözcüklerle ifade edilmelidir.özel anlam ve terimlerin kullanılmasından kaçınılmalıdır. Bir soru kapsamında bir kaç konu hakkında görüģ istenmemelidir: Örneğin, Türkiye`de gecekondu sorununun çözümü için bir imar affı çıkarılması yeterli midir? Yoksa kırsal alanda yapılacak düzenlemelere mi ihtiyaç vardır? sorusu, araģtırmanın uygulanacağı kitlenin eğitsel ve kültürel düzeyi göz önünde tutulduğunda, yanıtlayıcının soruyu anlayıp yanıtlayabilmesi için, uygun değildir. Hedef kitlenin bilgi ve deneyim alanı dıģında kalabilecek kavram ve sözcüklerden kaçınılarak, sade, basit ve doğal bir dil kullanılmalıdır. Sorular kısa ve anlaģılır cümlelerle dile getirilmelidir. -Ankette yer alan sorular, cevaplayıcının cevabını her hangi bir Ģekilde etkiliyecek özellikte olmamalıdır. Sorular değer yüklü, yönlendirici, rahatsız edici ya da cevaplayıcı üzerinde prestij üstünlüğü yaratacak içerikte olmamalıdır: Örneğin, Sizce toprak ağalarının ırgatları sömürülerini engellemek için, toprak reformu gerekli midir? sorusu yerine, Sizce büyük toprak sahiplerinin, tarım iģçileri üzerinde ekonomik ve sosyal baskılarının giderilmesinde, toprak reformu gerekli midir? sorusu amaca daha uygun olacaktır. Burada toprak ağası, ırgat, sömürü gibi ideolojik ve duygu yüklü kavramların kullanılması yerine, kimi yansız kavramların kullanılması, soruya verilecek yanıtların daha objektif olmasını sağlayacaktır. -Sorular cevaplayıcıyı yönlendirici nitelikte olmamalıdır: Örneğin; gecekondu bölgesinde, kırsal kökenli yeni kentlilerin temizlik anlayıģlarını öğrenmeye yönelen bir araģtırmada: Haftada en az iki kez banyo yapıyor musunuz? sorusu, açıkça yönlendirici bir sorudur. Soru, kiģinin haftada en az iki kez banyo yapması gerektiği mesajını vermektedir. KiĢi böyle bir soru karģısında, mahcup olmamak için yanıtı saptırabilecektir.. Bunun yerine sorunun Haftada en az kaç kez banyo yapabiliyorsunuz? Ģeklinde sorulması daha doğru olacaktır.' -Sorular cevaplayıcıyı rahatsız edici olmamalıdır: Doğrudan sorulması halinde yanıtlayıcıyı ürkütecek, genellikle toplumsal değer yargılarına uygun düģmeyen, tutum ve davranıģlar hakkında bilgi almaya yönelen sorular, dikkatli düzenlenmelidir. Amaca uygun bilgilerin sağlanabilmesi için, yanıt seçenekleri arasında aģırı tutum ve davranıģlara da yer vererek, cevaplayıcılarda, bu tutum ve davranıģların bile araģtırmacı yönünden beklenebilir olduğu izleniminin verilmesi, daha doğru yanıtlar alınmasını sağlayacaktır. Örneğin; Velisi olduğum öğrencinin; a) UyuĢturucu kullandığı görülmemiģtir

44 b) Arada sırada kullandığı görülmüģtür c) Sık sık kullandığı görülmüģtür d) UyuĢturucu bağımlısı olduğu görülmüģtür Ģeklinde düzenlenmiģ bir soru, aģırı davranıģları da içerdiği için yanıtlayıcıya, her türlü sonucun beklenebildiği izlenimini verecektir. Prestij üstünlüğü yaratacak sorularda yanıt seçenekleri arasına en düģük prestijli davranıģı da koyarak, kiģiye kendinden alt seviyede kiģiler de olduğunun anımsatılması kiģinin daha doğru yanıtlar vermesini sağlayacaktır Soruların Sıralanması Bir ankette soruların sırası anketten güvenilir bulgular elde edilmesini sağlaması açısından önemlidir. Anket formunda soruların sıralaması yapılırken Ģunlara dikkat edilmesi uygun olacaktır. Soruların araştırmanın amacını ortaya koyacak biçimde, genelden başlayarak özele doğru düzenlenmelidir. Soruların sıralanmasında önce yanıtlanması kolay, genel olgusal sorulardan başlanmalı (Yaş, isim, akrabalık ilişkileri vb gibi), giderek yargısal sorulara geçilmelidir. Cevaplayıcının özel yaşamı ile ilgili sorulara, kişiyi ürkütmemek amacı ile, mümkün olduğunca anketin sonunda yer verilmelidir. Cevaplayacak kişilere göre önemli olan sorular öne alınabilmelidir. Anket soruları mantıksal bir düzen içinde sıralanmalıdır. Ankette aynı içeriğe ait sorular gruplandırılmalıdır. Az karşı çıkılacak, herkesin kolayca yanıtlamak isteyeceği sorular öne alınmalıdır. Anketin güvenirliğini ve geçerliliğini arttıracak sorular cevaplayıcıların ankete kolayca katılımını sağlayacaktır.bu gerçek her zaman gözetilmelidir Yanıtlar Uygulanacak anketin kalitesi sorular yanında, yanıt seçeneklerinin nasıl sunulduğu, soruların sırası, ve anketin uzunluğu gibi etkenlere de bağlıdır. Daha önce de belirtildiği gibi ankette, kullanım amacına uygun olarak çoğunlukla kapalı uçlu soruların kullanılması söz konusudur. Kapalı uçlu soruların yanıtlarının düzenlenmesinde kullanılan iki ayrı sınıflama sistemi söz konusudur. Bunlar; Sınıflayıcı sistemleştirme Ölçeklendirici sistemleştirmedir Sınıflayıcı SistemleĢtirme Sınıflayıcı soruların temel özelliği, eģdeğer seçeneklerinin bulunması ve bu yolla belli bir özelliğin (tutum, davranış, eğilim, görüş vb) varlığının ya da yokluğunu belirlenmesi ile yetinilmesidir. Örnek: Çocuğunuzun büyüyünce ne olmasını istersiniz? ( ) Çiftçi ( ) Öğretmen ( ) Tüccar, esnaf ( ) Avukat, doktor ( ) Mühendis ( ) Kendisine bırakırım ( ) Devler memuru ( ) Ne olabilirse ( ) Diğer Görüldüğü gibi cevaplayıcı, verilen yanıt seçeneklerinden birini seçmek durumundadır. Cevaplar arasında herhangi bir sıralama yapması söz konusu değildir.yanıt formatlarında görülen diğer bir Ģekil ise sınıflayıcı sistemleģtirmeye dahil soruların, yanıt Ģıklarının özelliklerine göre gruplara ayrılmasıdır. Bu gruplar;

45 Karar bildiren sorular Cevabı belirlenmiş sorular Çok seçenekli sorular Ģeklinde sıralanabilir Karar Bildiren Sorular Genellikle iki farklı sonucu olan,olumlu ya da olumsuz cevaplandırılabilecek, iki seçenekli, kesin karara yönelik sorulardır. Örnek: Herhangi bir yerden burs alıyor musunuz? ( )Evet ( ) Hayır Cumhuriyet 29 Ekim1923 yılında ilan edilmiģtir. ( ) Evet ( ) Hayır Yanıtı BelirlenmiĢ Sorular Yanıtlayıcıya yöneltilen soru ile, olası yanıtların karşıt iki seçenek olarak verildiği sorulardır.cevaplayıcı bu iki seçenekten birini seçmek durumundadır. Örnek: Babanızın aile bireylerine davranışını nasıl değerlendirirsiniz? ( ) Demokrat ( ) Otoriter Çok Seçenekli Sorular Genellikle bu tür sorularda seçenek sayısı ikiden fazladır. Soruya verilebilecek tüm yanıtlar seçeneklerde sıralanır. Örnek: Öğrenim durumunuz nedir? ( ) Okuryazar değil ( ) Okuryazar ( ) İlkokul ( ) Ortaokul ( ) Lise ( ) Ön Lisans ( ) Lisans ( ) Yüksek Lisans ( ) Doktora Ölçekleyici SistemleĢtirme Bu soru tiplerinde, cevaplayıcıdan birden çok seçeneği iģaretlemesi istenebilir. Ya da yanıt seçenekleri arasında önem sırasına göre 1, 2, 3. Ģeklinde bir sıralama yapması da istenebilir. Tutum ve davranıģsorularında ölçekleyici sistemleģtirme ile eğilimlerin daha hassas ve güvenilir bir Ģekilde ortaya konması mümkündür. Ölçekleyici bir sistemleģtirme yapılabilmesinin en önemli koģulu, sorunun dile

46 getirdiği olgunun (Tutum ve davranıģ) sıklık, derinlik ve yoğunluk yönünden derecelendirilebilmesidir.. Bu soruların seçeneklerinde üç, dört veya beģ dereceli veağırlıklandırılmıģ ölçekler kullanılır. Yanıtlar olumludan olumsuza doğru sıralanır.

47 Likert Ölçeği Toplum biliminde derecelendirme sistemlerinden en çok kullanılan ölçek Likert ölçeğidir. Bu sistemde ölçekleme sistemi basitleģtirilmiģ, böylece tutum ve davranıģların daha hasas ve güvenilir bir biçimde ölçülmesine olanak sağlanmıģtır. Likert ölçeğinde, her seçenek sürekli bir değiģken olarak ele alınmakta ve bunların derinlik ve yoğunluklarıyla ilgili değerlendirmelere, yanıtlayıcıların hangi ölçüde katıldıklarını ölçek üzerinde iģaretlemeleri istenmektedir. Amirlerin çalıģanların düģüncelerine baģ vurma sıklığı; 5.4. Anketin Yönetim Tasarımı ve Planlanması Anketin yönetim deseni, anketin uygulandığı ortamın nasıl kontrol edileceği veya düzenleneceğini belirtir. Kontrol gücü arttıkça sonuçlar daha güvenilir olur. Anket uygulayıcılarının anketin uygulanıģı sırasında kontrol edebilecekleri değiģkenleri Ģu Ģekildedir; Zaman, Sıklık ve Ankete katılacak kiģi sayısı.. Burada esas konu, anketin ne zaman, hangi sıklıkla ve hangi gruplara (grupların nasıl seçildiğinden veya büyüklüklerinden bağımsız olarak) uygulanacağıdır. Anket yönetim deseninin kararlaģtırılmasında söz konusu olabilecek desen türleri; Kesitsel desen Boylamsal desen Trend deseni Kohort (Grup) deseni Panel deseni KarĢılaĢtırmalı grup deseni Yarı deneysel desen Gerçek deneysel dizayn olarak sıralanabilir. -Kesitsel Desen: Belli bir gruba veya kuruma iliģkin olarak belli bir dönemde, belli verilerin toplanmasını içerir. Örneğin, seçimden bir ay önce seçmenlerin görüģlerini veya çeģitli eğitim programlarına iliģkin tercihleri araģtırmak

48 bu dizayn türüne örnek olarak verilebilir. Kesitsel dizayn durumu mevcut haliyle belirlediği için bu duruma iliģkin yapılabilecek Ģeylerin planlanmasına olanak sağlar. -Boylamsal Desen: Verilerin belli bir gruptan belli bir zaman dilimi boyunca toplanmasıdır. Özellikle dinamik yapıdaki toplumlarda belli bir zaman dilimi içindeki değiģimleri tespit etmek için uygulanır. Bir üretim sisteminde kalitenin kontrol altında tutulması amacıyla üretim boyunca bilgi toplanması buna örnek olarak verilebilir. -Trend Deseni: Belli bir grubun belli bir zaman boyunca izlenmesini ifade eder. 2000, 2001 ve 2002 yılı son sınıf öğrencilerine aynı anketin uygulanması gibi. Ġlk yıldaki son sınıf öğrencileriyle sonraki yıllardaki son sınıf öğrencileri hiç Ģüphesiz farklı olacaktır.bu durumda her yıl yapılan uygulamadaki örnekleme, farklı son sınıf öğrencilerini kapsayacaktır. -Kohort (Grup) Deseni: Belli bir gruba, belli bir zaman boyunca anket uygulanması halidir. Grup içindeki kiģiler değiģebilir. Örneğin, 2000 yılı son sınıf öğrencilerinden seçilen bir gruba anketin uygulanması, 2001 ve 2002 yılında, 2000 yılı son sınıf öğrencilerinden seçilen baģka bir gruba aynı anketin uygulanması gibi. Bu durumda 2000 yılı son sınıf öğrencilerinin görüģleri araģtırılıyor olacaktır. -Panel Deseni: Aynı örnek grubundan belli bir zaman boyunca veri toplanması olayıdır yılı son sınıf öğrencilerinden 100 kiģilik bir örnek alıp aynı 100 kiģiye 2001 ve 2002 yılında da aynı anketin uygulanması gibi. -KarĢılaĢtırmalı Grup Deseni: Gruplar arasındaki farkları belirlemek için uygulanır. Katılımcılar iki veya daha çok gruba ayrılırlar. Klasik karģılaģtırmalı grup deseni bir deney grubu ile bir diğer grubu (kontrol) karģılaģtırmaktır. Deney grubuna o grubun görüģlerine etkide bulunacağı düģünülen bir sunum yapılır. Diğer gruba ise etkisi olmayan bir sunum yapılır. Daha sonra iki grup belli görüģler açısından karģılaģtırılır. KarĢılaĢtırmalı grup deseni yarı deneysel ve gerçek deneysel desen olarak ikiye ayrılabilir. Yarı Deneysel Desen KiĢilerin gruplara ayrılmasının bilinçli bir Ģekilde yapılması halidir. Gruplara ayırım o andaki uygunluğa göre, örneğin kiģilerin deney ortamına geliģ sıralarına göre yapılır. Gerçek Deneysel Desen Buna rasgeleleģtirilmiģ kontrollü desen de denmektedir. KiĢiler gruplardan herhangi birine rasgele dağıtılırlar.(basit rasgele) Burada gruplar rasgelelik ilkesine uygun Ģekilde oluģturulduğu için sonuçlar istatistik açıdan daha güvenilirdir. Bazen boylamsal desen ile karģılaģtırmalı grup deseni birleģtirilebilir.eğer karģılaģtırmalı grup desenine katılan çeģitli grupların her biri belli bir zaman sürecinde tekrar tekrar ankete tabi tutulurlarsa, ortaya çıkan desen hem boylamsal hem de karģılaģtırmalı grup deseni olur. Yarı deneysel karģılaģtırmalı grup ve boylamsal desende, uyguluğuna göre alınmıģ kiģilerden oluģan gruplar, belli aralıklarla ankete tabi tutulurlar. Belli özelliklere sahip kiģiler bir grupta daha fazla sayıda olabilir. Gerçek deneysel karģılaģtırmalı grup ve boylamsal desende, rasgele seçilmiģ kiģilerden oluģan gruplar, belli aralıklarla ankete tabi tutulurlar. Bu son derece güvenilir bir desendir. KiĢiler gruplara rasgele dağıtıldıkları için kiģilerin gruplara katılma olasılıkları eģit olacaktır.

49 5.5. Ön Ġnceleme ve Ön Deneme Bir soru dizinine son biçimini vererek uygulanabilir hale getirilebilmesi için, iki önemli sorunun aģılması gerekir. Bunlardan biri literatürün yetersiz olduğu konularda araģtırmacının sorularını nasıl hazırlayacağı, diğeri ise soruların kaynağı ne olursa olsun, soru dizininin en son Ģeklinde yer alacak soruların nasıl seçileceğidir. Ön bilgilerin yetersiz olduğu durumlarda ön inceleme, soru dizinine son Ģeklini vermek için de bir ön deneme gerekli olmaktadır. - Ön Ġnceleme: AraĢtırmacının ön bilgilerinin yetersiz olduğu durumlarda, bu yetersizliği gidermek için uygulanan bir iģlemdir. AraĢtırmacının varsayımlarını oluģturduktan sonra, soru dizini hazırlaması sürecinde, elindeki bilgiler konunun çerçevesini çizmede yetersiz kalabilir. Böyle bir durumda araģtırmacı bir on araģtırma iģlemine baģvurmalıdır. Bunun için araģtırmacının bir görüģme klavuzu hazırlaması ve bunu yoğun görüģmelerle, araģtırma alanında uygulaması gerekir. Elde edilecek bu bilgilerin dikkatlice analiz edilmesiyle; AraĢtırmacı, yanlıģ ve gereksiz varsayımlar kurmaktan kurtulacak, AraĢtırma konusunun önemli unsurlarını belirleyecek. Anket uygulayacağı kiģilerle ilgili kararsızlığını giderecek, AraĢtırma konusunun kapsamını, yeni konularla ilgili ipuçlarını, yanıtlayıcılarda tedirginlik ve ilgi yaratan hususları, kullanılan kavram ve sözcüklerin nasıl algılandığını, benzer gibi görünen sorulara verilen farklı yanıtları belirleme olanağını bulacak,. ÇalıĢma ön(plot) deneme tekniğini kullanmaya hazır hale gelecektir. -Ön Deneme: AraĢtırmacı hazırladığı anketi, alan uygulamasına geçmeden önce bir sınama iģlemine tabi tutmak zorundadır. AraĢtırmanın provası niteliğinde olan bu sınama iģlemine "ön deneme" denilmektedir. Ön deneme iģlemi, soru dizinine kesin Ģeklini vermeden önce, onun eksik ve zayıf kalan yanlarını saptayarak, iģlerliğini ve uygulanabilirliğini denetleme iģlemidir. Ön deneme iģlemi ile, biçimlendirilme ve ifade ediģ yönünden iyi düzenlenmemiģ sorular, " bilmiyorum", "yanıtsız", ya da "baģka" gibi seçeneklere verilen yanıt yığılmalarının olduğu sorular ve yanlılık yaratan veya yönlendirici sorularla,tek tip yanıtlara yığılmaların olduğu istenmeyen soruları saptamak ve yeniden düzenlemek olanağı sağlanmaktadır. Ön deneme ile bu tür soruların yeniden düzenlenmesi yanında örneğin soru dizinine yeni bir soru daha eklemenin, araģtırma konusunda birçok gerçegi aydınlatabileceği görülebilmektedir. Ön deneme iģlemi soru dizininin güvenirlik ve geçerliliğini sınama olanağını da sağlamaktadır. Böylece iyi düzenlenmemiģ veya iģlevsiz soruların ayıklanması ve iyileģtirilmesi mümkün olur. Ön deneme iģlemiy ile ayrıca, soru dizininin araģtırma içeriğine uygunluğunu ve yanıtlayıcıların niteliği ile ne ölçüde bağdaģtığını da saptamak mümkün olur. Böylece araģtırmaya katılmaktan kesinlikle kaçınan ya da yanıtlamaktan vazgeçen kiģilerin sayısı ve nitelikleri, örnekleme düzeninin kestirilemeyen sonuçları öğrenilmiģ olur. Görüldüğü gibi, alana gidilerek ve sayıları yüzlerle belki de binlerle ifade edilen geniģ bir yanıtlayıcı kitlesi üzerinde uygulanacak olan ana araģtırmaya baģlamadan önce, yapılacak bir ön deneme ile sağlanacak bilgiler, araģtırma projesine ayrılan para, zaman ve emeğinin boģa harcanmasını önleyecektir.

50 5.6. Anketin Uygulanması Anketin uygulanmasında kullanılacak teknikler, araģtırmanın konusuna, anketin biçimine, araģtırmacının olanaklarına ve örneklemenin türüne bağlı olarak değiģebilir. Anketin bizzat cevaplayıcı veya anket uygulayıcısı tarafından doldurulması söz konusu olabileceği gibi posta ile, telefonla ya da Ġnternet üzerinden uygulanması da mümkündür Verilerin ĠĢlenmesi ve Analizi Anketler uygulanıp tamamlandıktan sonra verilerin değerlendirilmesi aģamasına geçilir.bu aģamada sırası ile verilerin incelenmesi ve hataların giderilmesi, ölçüm düzeylerinin belirlenmesi, analiz yöntemlerinin incelenip uygun analiz yönteminin kararlaģtırılması iģlemleri yürütülür Verilerin Ġncelenmesi ve Hataların Giderilmesi Verilerin analizine geçmeden önce verilerin incelenmesi ve temizlenmesi gerekmektedir. Veri girişinde yapılmış olabilecek hataları tespit etmenin en pratik yolu her bir soru için frekans tablosu düzenlemektır. Böylece soruların yanıt seçenekleri, verilen yanıtların oranı ile birlikte görülecek ve yanıt seçenekleri arasında bulunmayan ancak hatalı olarak giriş yapılmış olan seçenekler belirlenebilecek ve hatalar düzeltilebilecektir. Frekanslar kontrol edilirken her sorudaki dağılımını da incelemek yararlı olacaktır. Frekans dağılımı normal dağılımdan aşırı sapma gösteren sorular belirlenmelidir. Uygulanacak birçok analiz yöntemi örneklerin normal dağılımiı olmasını analizin ön şartı olarak kabul eder. Bir çözüme kavuşturulması gereken diğer bir sorun da eksik verilerdir. Genel olarak önerilebilecek bir yöntem, eksik verilerin yerine ortalama değerlerin konulmasıdır. Bir anket uygulaması sonucunda toplanan veriler değişik ölçek türlerindedir. Farklı ölçek türleri farklı analiz yöntemlerini gerektirdiği için verilerin ölçek türlerinin doğru olarak belirlenmesi cok önemlidir. Anket verilerinin analizinde kullanılan yöntemleri dört ana baģlık altında toplayabiliriz: Bunlar; -Betimleyici istatistikler -Değişimler -Bağımsızlık denetimi ve karşılaştırmalar -Değişkenler arası ilişkilerdir. Bu yöntemler istatistik değerlendirmeler olarak ayrı bir bölüm içinde incelenecektir. BÖLÜM-5 /Bölüm Özeti Bu bölümde aģağıdaki konuları inceleyeceğiz ; AraĢtırma toplumunun sınırlandırılması

51 Anket içeriğinin belirlenmesi Anketin tasarımı Soruların düzenlenmesi Soru tipleri Soruların içerikleri Soruların sıralanması Anketin yönetimi Ön deneme Anketin uygulanması Verilerin iģlenmesi ve analizi konularını öğrendik. BÖLÜM 6 ĠNTERNET VE ĠNTERNETTE BĠLGĠYE ULAġMA Günümüzde internet ve internetten bilgiye ulaşmanın önemi dikkate alınarak internetin sağladığı hizmetler olan bilgiye erişim, arama motorları ve elektronik posta iletisi bu bölümde işlenecektir. Bölüm içinde www, gopher, ftp ve telnet protokolleri ile kütüphane ve kaynaklara ulaşma işlemleri örneklerle açıklanacaktır. Bölüm Hedefi Bu bölümde aģağıdaki konuları inceleyeceğiz ; Bilgiye eriģim Gopher Telnet protokoller Kütüphane ve kaynaklara ulaģım www ftp Arama motorları Elektronik posta iletisi 6.1. Bilgiye EriĢim (Netnews) Ġnternetteki bilgi kaynakları www (Web), Gopher, ftp ve telnet gibi değiģik türdeki protokollerden ya da sitelerden oluģur. Bu protokol ve sitelerle ilgili kısa bilgiler vermek yararlı olacaktır www (Web) İnternete bağlı ağ sayısı her an hızla artarken bilgi kaynağına erişimde de sürekli gelişmeler olmaktadır. Bilgi kaynağına erişimde günümüzde yaygın olarak kullanılan internet protokolleri www (World Wide Web) ve URL (Uniform Resource Locators) ile arama motorları (Search Engines) olarak sayılabilir. www, internete bağlı herhangi bir yerden yazı,resim,ses,film gibi farklı nitelikteki bilgi ve her türlü veriye hızla ulaşmayı sağlayan, günümüzde en yaygın olarak kullanılan internet protokolüdür. Burada bilgiler http (Hypertext Transfer Protocol) adı verilen bir sistem aracılığı ile transfer edilmektedir. İnternet kaynaklarından yararlanabilmek için Web e nasıl girildiği ve kaynakların nasıl tarandığı konusunda da bazı temel bilgilere ihtiyaç vardır: I- www sisteminin sağladığı en önemli avantaj bir Web hypertextindeki her hangi bir belgeden, bir diğer Web hypertextine geçiş yapabilmesidir. Geçiş, internet ortamında bulunan bir veri ya da bilgiyi simgeleyen farklı renkteki anahtar sözcükler işaretlenerek (tıklanarak) yapılır. II- Bir Web sitesinin açılışında karşımıza ilk olarak gelen ekrana ana sayfa (home page) denir. Ana sayfa, ilgili sitede bulunan bilgilerin bir anlamda indeks i olarak kabul edilebilir. Ana sayfaya konulan bağlantılarla

52 (hypertext links) bu sayfadan bir çok sayfaya ulaşmak mümkündür. Buradan da geri (back) ve ileri (forward) işaretlerinin tıklanması ile yeniden bir önceki veya sonraki sayfaya geçiş yapılabilir. Örneğin, İstanbul Üniversitesi web ana sayfasında dil seçimi (Türkçe-İngilizce) yapıldıktan sonra indeks sayfasına geçilmektedir. Bu sayfada çeşitli birimlere erişim sağlayan terimler yer alır. (Yönetim, Fakülteler, Kütüphane vb. gibi) Fakülteler terimi işaretlenerek tıklandığında İstanbul Üniversitesi Fakültelerine geçiş olanağı sağlanmış olur. Seçilen fakülte tıklanarak da istenen fakültenin dosyalarına erişilmiş olunur. İçinde bilgi kaynaklarının bulunduğu dosya sayısının milyarlara ulaştığı internet ortamında; çeşitli bilgilere ait adreslerin, belirli bir standarda göre düzenlenmesi zorunluluğu ortaya çıkmıştır. Bu zorunluluk nedeniyle, internet adreslerinde standartlaşma sağlamak amacıyla tek tip kaynak belirleyici olarak tanımlanan URL protokollerinden yararlanılmaya başlanmıştır. URL araştırmacıların bir kaynağı nereden bulabileceklerini ve söz konusu kaynağa nasıl ulaşabileceklerini gösteren yer açıklamalı adres tir. Bu adresleme sistemi tüm dünya ülkelerinde standart biçimde uygulanmaktadır. İlgili web sitesini belirleyebilmek ve bu sitedeki dosyalara ulaşabilmek için bu adresin bilgisayara doğru olarak girilmesi şarttır. URL adresleri; alan (domain) ve alt alanlardan (subdomaine) oluşur. Adresteki kısımları birbirinden ayırmak için ise, iki nokta üst üste (:), nokta (.) ve slaş ( /) gibi işaretler kullanılır Web Sayfasında Yeralan Kısaltmalar Bir web sayfasında ya da adresinde en sonda yer alan ek, bu bilgisayarın hangi ülkede bulunduğunu gösterir. Örneğin: tr-türkiye, fr-fransa, uk-ġngiltere`yi ifade eder. Bu ekten önce yer alan kısaltmalar ise; edu education Eğitim kuruluģlarını, gov governement Kamu kuruluģlarını, com commercial Ticari kuruluģları, org organisation Her türlü organizasyonları, mil military Askeri kuruluģları, int international Uluslararası kuruluģları, gen general KiĢisel kullanıcılar ile diğer kurum ve kuruluģları adresini örnek olarak ele alırsak, burada // iģaretlerinden önceki kısım protokolün adı, // iģaretlerinden / iģaretine kadar olan kısım ise bilginin bulunduğu bilgisayarın adresidir. Bu örnekte bilgisayarın, Türkiye`de (tr) faaliyet gösteren Ġstanbul Üniversitesi kütüphanesine bağlantı kurduğu anlaģılmaktadır. / iģaretinden sonra gelen kısım ise ulaģılmak istenen belgenin bulunduğu alanın adıdır. Bu alan, e- dergi adını taģırken, htm ise web sayfasının ekrandaki görüntü biçimini belirleyen bir kodlama sistemidir GOPHER Gopher, çok geniģ kapsamlı bilgilere menüler yardımıyla kolayca ulaģılmasını sağlayan bir sistemdir. Bu çeģit bir menü yapısı dizin-alt dizin iliģkisine benzer. Ana menüdeki her bir madde seçildiğinde onun altında baģka menüler olabilir. Bu Ģekilde istenilen bilgiye ulaģılır. Gopher da inceleyeceğimiz konu baģlıklarını Ģu Ģekilde sıralayabiliriz: -Gopher ile hangi tür bilgilere ulaģılır? Gopher menüleri yardımıyla, FTP merkezlerindeki programlar, ses, resim dosyaları, metin (text) vb gibi pek çok bilgiye eriģilebilir. Gopher menüsündeki maddeler, bir merkezdeki kullanıcıların isim/adres

53 bilgilerini sorgulayan bir sistem bile olabilir (phone book). Gopher ayni zamanda diğer internet servislerine (ftp, telnet, wais, www, finger, archie) 'gateway' lik te yapabilir. -Bir merkezin gopher adresine nasil ulaģılır? Dünyadaki hemen hemen tüm gopher servisleri birbirleri ile link (bağlantı) sistemi ile birbirine bağlıdır. En yakın Gopher servisi yoluyla gerekli menüleri takip ederek pek çok yere ulaģmak olasıdır. Gopher servisleri coğrafi olarak dizinler içinde tutulurlar (Avrupa, Amerika, Afrika vb gibi). Buradan, ülkeler, Ģehirler, üniversiteler bazında tarama alanını daraltmak mümkündür. Minnesota, Netlink gopherları kayıtlı tüm gopher sunucularının dökümünü tutmaktadır. Bilkent Gopher'ında bunların ikizi (mirror) vardır. Gopher listesini dosya olarak alabilir üzerinde tarama yapabiliriz. Normal olarak gopher`ın çalışabilmesi için.kurum veya gopher.dep.kurum adreslerinin olması gerekir. Örneğin gopher.berkeley.edu, gopher.cs.berkeley.edu adresleri gibi. Web için ise `gopher'ı www ile değiģtirerek uygulamak gerekir. -Gopher bookmark nedir? Gopher ile sıkça eriģtiğimiz bazı bilgilere tek seferde ulaģmak için oraya ait gopher adresi ile birlikte tüm alt dizin bilgilerini kaydetmemiz gerekir. Buna olanak tanıyan seçeneklere 'bookmark' (yer imi) adi verilir. Hemen hemen tüm Gopher programları 'bookmark' tanımlamasına izin verirler. Bu Ģekilde ana menüden (top level directory) çok altlardaki bir dosyaya vb kolayca eriģilebilmektedir. -Gopher üzerinden Anonymous FTP nasıl yapılır? Bunun için, ya Gopher menüsünde ilgili FTP merkezine ait ilgili link seçilerek FTP yapılır ya da uygun bir menüden "FTP yapmak istediğimizi" belirtiriz. Unix gopher'da f tuşuna bastığınızda gopher üzerinden kullanıcının vereceği bir adrese ftp yapılır ve sonuçlar gopher menüleri olarak karģımıza gelir. -Gopher üzerinden tarama nasıl yapılır? Verilen anahtar sözcük (ler) üzerinden Gopher ile tarama yapabiliriz. Bu tarama sistemlerinden biri VERONICA (Very Easy Rodent-Oriented Net-wide Index to Computerized Archives) dır. Veronica, Gopher menuerindeki baģlıkların bir arada bulunduğu bir indeksleme sistemine benzer. BaĢlıklardaki sözcükler "anahtar sözcük" olarak kabul edilir. Veronica ile tarama yaptıktan sonra, verdiğimiz anahtar sözcüğün veya sözcüklerden oluģan bir gopher menü yapısı karģımıza çıkar. Yani bulunan her Ģey bir menü yapısı içinde bize sunulmaktadır. Örneğin, FORTRAN ile ilgili bir tarama yapmak istediğimizde yapmamız gereken, bu sözcüğü anahtar sözcük (keyword) olarak vermektir. Veronica servisi,internet üzerinde kayıtlı yüzlerce gopher servislerine ait menüleri tarayarak sonuca ulaģır. Jughead (Jonzy's Universal Gopher Hierarchy Excavation And Display) servisi de Gopher üzerinden kullanılabilecek tarama yöntemidir ve kullanma biçimine göre farklılık gösterir. Tarama sonucu benzer Ģekilde gopher menüleri olarak karģımıza çıkar. -Tarama Servisleri Nasıl Kullanılır? Veronica ve Jughead kullanmak için ayrı bir program yoktur. Veronica için Gopher programlarından Veronica menüsü seçilerek bu servise ulaģılır. Kullanıcıya en yakın Gopher servisinden Veronica'ya bir link varsa kullanıcı bu link i kullanır. Dünya üzerinde 10 civarında Veronica server (sunucu) vardır. Kullanıcı, Bilkent ve ODTÜ Gopherların da veronica linkleri bulabilir. Kullanıcının, gelen menüden tarama yapacağı bir Veronica servisini seçip sadece "anahtar sozcukleri" girmesi gerekir. Jughead ile tarama yapmak için de Gopher menüsünden ilgili seçenek seçilmelidir. Örnek olarak, gopher.bilkent.edu.tr 'de ana menüden "Search Over Gopher Space" seçilip yukarıdaki tarama mekanizmaları kullanılabilir. -"Subject Trees" Nedir? Gopher menülerinde görülen "Subjest Trees" seçenekleri, Gopher sistemi ile eriģilebilen bilgileri konularına göre gruplayıp her bir grubu oluģturan yerlere linkler koyarak oluģturulmaktadır. Böylece, Matematik,

54 Biyoloji, Ekonomi vb Ģeklindeki konulardan (Subject) oluģan bir menü sistemi ortaya çıkmaktadır. DeğiĢik merkezlerde değiģik "Subject Trees" olabilir. Genellikle, gopher servislerinde "tanınmıģ Subject Trees"lere linkler bulunur Ftp: Dosya Transfer Protokolleri Bir internet sitesinin içinde, genel kullanıma açık çok sayıda yazılım kitaplığı ve dosya arģivi vardır. Ftp, internetteki bu genel kullanıma açık dosyalardan yararlanmayı, gerektiğinde kopyalamayı ve dosya göndermeyi sağlar ve günümüzde özellikle büyük dosyaların transferinde sıkça kullanılan bir protokoldür. Burada aktarılan dosya, aktarıldığı bilgisayarın belleğinde doğrudan bir dosyaya yerleģtirilerek orada saklanabilmektedir. Ftp`lerde genellikle ücretsiz olarak ulaģılabilen değiģik türden dosya ve programlar bulunabilir. Bunlar; yazılı metinler, grafikler, sesli yapıtlar ve bilgisayar programlarından oluģabilmektedir. Ftp ile eriģilen dosyaların bulunmasında yardımcı olmak üzere geliģtirilmiģ Archie isimli bir program mevcut olup özellikle dosya adının bilinip adresinin bilinmediği durumlarda kullanılır. Archie programına eriģilebilecek bazı adresleri Ģu Ģekilde sıralayabiliriz; gopher://gopher.bilkent.edu.tr/11/gateways Archies olarak sayılabilir. Ülkemizdeki Ftp kaynaklarına ise; gopher:// gopher.metu.edu.tr:70/11/turkftp adresinden ulaģmak mümkündür. Ülkemizde yer alan bazı yararlı ftp arģivleri ise Ģunlardır: ftp://ftp.bilkent.edu.tr (Bilkent Üniversitesi ftp arşivi) ftp://ftp.metu.edu.tr (ODTÜ ftp arşivi) ftp://ftp.ege.edu.tr (Ege Üniversitesi ftp arşivi) ftp://ftp.boun.edu.tr (Boğaziçi Üniversitesi ftp arşivi) Telnet: Uzaktaki Bilgisayarlara EriĢim Protokolleri Ġnternet üzerinden bir bilgisayara uzaktan bağlanmaya ( remote log-in) telnet yapmak veya kısaca telnet adı verilmektedir. Günümüzde özellikle bazı kütüphaneler, kullanıcılara kolaylık sağlamak amacıyla, kendi bilgisayarlarını genel kullanıma yani telnet`e açmaktadırlar. Aslında bir kiģinin kendi bilgisayarından uzaktaki bir bilgisayarı kullanabilmesi için bu bilgisayarın kullanıcı kimliği (User ID) ve Ģifresine (password) sahip olması gerekir. Daha önceden de belirtildiği gibi Internet ortamında kullanılmakta olan HTTP, FTP veya Telnet protokolleri esas olarak bir kullanıcının bir bilgisayar vasıtasıyla uzakta bulunan bir baģka bilgisayara bağlanmasını, protokollerin elverdiği ve bağlanılan bilgisayarın müsaade ettiği ölçüde kaynaklardan yararlanmasını sağlar. Telnet in farklılığını ortaya koymak, Neden Telnet? sorusuna da cevap oluģturacaktır. Bilgisayar teknolojisi ve Internet ortamında bu ölçüde bir ilerlemenin söz konusu olmadığı dönemde bilgisayarlar karakter tabanlı çalıģmaktaydılar. Fakat zamanla karakter tabanlı ve soğuk ekranlar yerlerini grafiğe dayalı, görselliği ön plana çıkaran ekranlara bırakmıģlardır. Web tabanlı uygulamalar Internet ortamının neredeyse tamamına yayılmıģ olup, sadece karakter tabanlı olarak hizmet veren sunucular çok azalmıģtır. Buna karģın hala sadece Telnet kullanılarak, karakter tabanlı hizmetin alınabildiği sunucular mevcuttur. Fakat, Telnet in kullanılmasının esas nedeni, sayısı iyice azalmıģ bir grup sunucuya bağlanabilmek değildir. Elbette bu iģ için de kullanılmaktadır. Ancak onu diğer protokollerden ayıran ve kullanılır kılan neden, Terminal Emülasyonu (öykünme) yapabilen bir protokol olmasıdır. Olayı daha iyi açıklayabilmek için, protokollerin çalıģma Ģekillerini kısaca bir birleriyle karģılaģtırmak idoğru olacaktır. Bunun için de Telnet ile http yi karģılaģtırmak yeterli olacaktır. Ftp ve diğer protokoller için de temel yaklaģım, http ile aynıdır.

55 Web ortamında http protokolü kullanılarak bilgisayarlar arasında dolaģılabilir. Bir sunucudan istekte bulunulacağında, Web sayfasında ilgili bağlantı tıklanır ve sunucu da buna iliģkin iģlemleri yerine getirip sonuçlarını istemciye yönlendirir. Bunu alan istemci browser ı (göz atıcı-tarayıcı) da, sonuçları ekrana getirip kullanıcıya sunar. Yani her defasında istemci olan kullanıcı, kendi ortamından istekleri sunucuya gönderir, sunucu da gerekli sonuçları istemciye gönderir. Ftp protokolü için de durum ayni olup, bir kullanıcı, bulunduğu bilgisayar baģında bir dosyaya iliģkin istekte bulunur, sunucu da gerekli dosyayı istemciye gönderir. Bu iģlemlerin ikisinde de uzaktaki bilgisayara girme (login) gerçekleģmez. Sadece belli isteklerde bulunulur, sunucu da bu isteklere yanıt verir. Oysa Telnet kullanıldığında, uzaktaki bilgisayara login olunur, Terminal Emülasyonu sayesinde, sanki o bilgisayarın baģında çalıģılıyormuģ gibi iģlemler yapılabilir. Buna Remote Login denir. Önemli bir baģka nokta olarak, http veya ftp ile bir baģka bilgisayara bağlanıldığında, istekte bulunulan bilgisayarın hangi ortamda çalıģtığı, iģletim sisteminin ne olduğu gibi bilgiler ile ilgilenilmez. Bunlar istemci tarafına yansımaz. Oysa Telnet ile bağlanıldığında, sunucunun sahip olduğu ortamın bir kopyası kullanıcıya sunulur. Dolayısıyla hangi iģletim sisteminin kullanıldığı, istekler sonucunda nasıl bir ekranın oluģturulduğu aynen kullanıcı ekranına yansır. Terminal Emülasyonu iģlemi, aslında terminal olmayan bir bilgisayarı terminal gibi gösterme iģlemidir Özetle Telnet Telnet bir protokoldür. Protokol, kurallar kümesidir. Dolayısıyla Telnet de tanımlanmış olan kurallar kümesidir. Bu komut kümesinin sağladığı, bir kullanıcının uzaktaki bir bilgisayara login (oturum açmak) olmasıdır. Bu protokolün yapmış olduğu Terminal Emülasyonu dur. Telnet bir bilgisayarı uzaktaki bir başka bilgisayara bağlar. Telnet işleminin, istemci tarafı ve sunucu tarafı olmak üzere iki ayrı tarafı vardır. Bağlantı için işlemleri başlatan ve istekte bulunan tarafa istemci taraf denir ve burada Telnet İstemci Yazılımı çalışır. Bağlantı isteğini alan, gerekli işlemleri yapıp servis veren kısım ise sunucu kısımdır. Burada da Telnet Sunucu Yazılımı çalışır. Dolayısıyla Telnet, istemci/sunucu mantığında çalışır. Sunucunun bulunacağı yer konusunda sınırlama yoktur. Internet üzerinden veya başka bir şekilde ulaşılabilen her hangi bir yerde olabilir. Oturum başladıktan sonra, kullanılan bilgisayar doğrudan uzaktaki bilgisayara bağlı bir terminal gibi çalışır. Verilen komutlar uzaktaki bilgisayar üzerinde çalışır, üretilen sonuçlar, yine uzaktaki bilgisayar formatında ekrana getirilir. Kısaca, uzaktaki bilgisayarın başında çalışılıyormuş izlenimi doğar. Çoğu zaman bağlanılan bilgisayar bir kullanıcı adi ve şifresi ister. Geçerli bir kullanıcı tanımlanarak işlemlere başlanır. Uzaktaki bilgisayar üzerinde yer alan bilgilere ve kaynaklara ulaşmak mümkün olur. Ulaşılabilecek kaynaklara örnek olarak şunları verebiliriz; 1- KÜTÜPHANE KATALOGLARI 2- RESMĠ VERĠ TABANLARI 3- TĠCARĠ KURULUġLARA AĠT VERĠ TABANLARI 4- BAZI BAġKA ĠNTERNET SERVĠSLERĠ Kullanıcılar, anonim olarak hizmet veren kütüphanelerin bilgisayarlarına konuk olarak Gopher, anonymous ya da new sözcüklerini Ģifre olarak girip katalog araģtırması yapabilmektedirler. Telnet yardımıyla çeģitli istatistikler, yasa maddeleri vb. gibi değiģik konularda oluģturulan bilgi havuzu veya veritabanları üzerinden istenen bilgiye ulaģma olanağı da vardır. Telnet tabanlı servislerin adreslerine aģağıdaki adresten kolayca ulaģmak mümkündür. bytelnet/sġtes2/html 6.2. Arama Motorları:

56 Ġnternet ortamında her türden bilgi ve belge bulunmaktadır. Bu bilgi ve belgelere ulaģmak her zaman kolay olmaz. Protokolleri kullanarak ulaģılan web ana sayfasından, bilginin, hangi sayfada olduğunun aranması Ġnternet üzerinde dolaģmayı gerektirir. Bu dolaģımı ortadan kaldırmak, bilgiye doğrudan ulaģabilmek için günümüzde pek çok Ġnternet servisi hizmet vermektedir. Arama motorlarının ana amacı, belli bir konudaki belgeleri, kullanıcının belirlediği anahtar sözcük veya sözcüklere göre bulmaktır. Önemli bir diğer nokta ise bulunan belgelerin mümkün olduğu kadar en aza indirgenmesidir. Ġnternette ortak konu baģlıklarının olmayıģı, internete katkı yapan herkesin bilgileri dilediği Ģekilde düzenlemesi, aranan bilgiye eriģimi güçleģtirmektedir. Arama motorları, konu ile ilgili olarak verilen anahtar sözcükleri kullanarak ilgili web sayfalarını liste halinde vermektedir. Bu listedeki kaynaklardan istenenlere, iģaretlemek suretiyle (tıklanarak) girilebilmektedir. Arama motorlarının bazıları; Altavista, Goto, NBCI, Opentext, Webcrawler, Infoseek, Excite, Hotbot, Dejanews, Google, Lycos, Turkvista olarak sıralanabilir. Konuyu bir örnekle açıklamak gerekirse; yukarıda ismi belirtilen arama motorlarından Google da arama yapmak için, web sayfasının adres kısmına Google ın tam adresi yazılır ve Google da ara düğmesine veya enter tuģuna basılır. Google arama motoru sayfası, kullanıcıya çeģitli seçenekler sunmaktadır. Kullanıcı, arama yapacağı anahtar sözcük ve sözcükleri, Google ın arama çerçevesine yazarak araģtırmasına baģlayabilir. Burada dikkat edilmesi gereken konu arama yapılacak olan anahtar sözcük bir kelimeden oluģuyorsa bu sözcüğü doğrudan çerçeveye yazarak enter tuģuna veya Google da ara düğmesine basar ve aramayı baģlatır. Eğer arama yapacağı konu iki veya daha fazla kelimeden oluģuyorsa bu anahtar sözcüklerin çift tırnak içinde yazılması gerekir. Böylece arama yapılacak olan konu veya konu baģlıkları bir bütün olarak ele alınır ve o konu veya konu baģlıklarına göre arama yapılarak ilgili web sitelerine ulaģılır. Google ın bir diğer özelliği kullanıcıya arama yapacağı konu ile ilgili anahtar sözcük veya sözcükleri; Tüm web, Türkçe sayfalar ve Türkiye den sayfalarda aratmasıdır. Kullanıcı arama yapacağı anahtar sözcüğü Türk web sitelerinde arayacaksa, Google ilgili seçeneğini iģaretler. Eğer aranan anahtar sözcük ingilizce ise kullanıcı, aramayı gerek tüm web sitelerinden gerekse Türk web sitelerinden de yaptırabilir. Google arama motoru ana sayfasında belirtmemiz gereken bir diğer özellik ise kullanıcı arama yaptığı anahtar sözcük veya sözcüklerle ilgili grafik ve tablolara Google ın grafikler kısmını seçmek suretiyle ulaģabilir. Örneğimizde, Google ın ana sayfasında istatistikle ilgili olarak örnekleme teknikleri konusunu araģtırmak isteyelim. AraĢtırma yapmak istediğimiz anahtar sözcükler iki kelimeden oluģtuğu ve bir bütün arz ettiği için anahtar sözcükler çift tırnak içinde yazılır ve arama iģlemi tüm web sitelerinde yapılacaksa Tüm web seçeneği iģaretlenir ve Google da ara düğmesine veya enter tuģuna basılır. Google da aranan anahtar sözcüklere ait arama sonuçları listelenmektedir. Google da yaptığı arama sonucunda örnekleme teknikleri ile ilgili 121 web sitesine ulaģmıģılır. Bundan sonraki iģlem, kullanıcının araģtırması ile ilgili web sitelerine girerek gerekli bilgi ve belgelere ulaģmasıdır. Kullanıcı tarafından seçilen örnekleme teknikleri ile ilgili web sitelerinden birine ait ekran çıktısı görüntülenmektedir Kütüphaneler ve Kaynaklara UlaĢım Kullanıcılar, internet aracılığı ile dünyadaki birçok kütüphaneyi tarayarak araģtırması ile ilgili kaynaklara ulaģabileceği gibi bu kaynakların özet veya tam metinlerine de ulaģma olanağını elde ederler. Ayrıntılı kaynak taramayla araģtırma konusuyla ilgili olarak temel kavramlara, bilgilere ve daha önce yapılmıģ araģtırmalara ulaģılmaya çalıģılır. Kitap, makale, tez, rapor, çeģitli istatistikler ve belgelere kütüphanelerde yapılacak taramalarla ulaģmak mümkündür. Bu konuda Milli Kütüphane, Üniversite, Fakülte kütüphaneleri yanında özellikle TÜBĠTAK ın ULAKBĠM web sayfası aracılığı ile aracılığı ile ilgili sitenin arama düğmesini basılarak kaynak taraması yapmak ve ilgili kaynaklara ulaģmak mümkündür.

57 Özellikle yüksek lisans ve doktora tezlerine ulaģmada ise YÖK Dokümantasyon Merkezinden yararlanılabilir. S 101&OPER=EKLE Bir kütüphanenin ana sayfasına girebilmek için bu kütüphanenin web adresinin kullanıcı tarafından bilinmesi gerekir. Bu adresleri elde etmenin çeģitli yolları vardır. Bazen kullanıcının bağlantı kurduğu kütüphane web sayfasında diğer kütüphanelere bağlantılar olabilir. Bunlara tıklama yapmak suretiyle ilgili kütüphane veya kütüphanelere eriģim sağlanabilir. Bazen de bir arama motoru kullanılarak dünyadaki kütüphaneleri listeleyip, listeden istenen kütüphanenin sitesine girilebilir. Örneğin; Ayrıca, Milli kütüphanenin web sitesinde kütüphaneler ve bilgi merkezleri alt menüsüne; adresinden girilerek de Türkiye ve dünyadaki kütüphanelere ulaģmak mümkündür. Benzer Ģekilde örneğin, Ġstanbul Üniversitesi ya da bir çok üniversitenin kütüphane menülerinde kitap ve sürekli yayınları ya da tezleri listelemek, bunların kısa özetlerine veya tam metnine ulaģmak mümkündür. Bunlarda arama, genellikle yazar adı, eser adı veya konu yazılarak yapılmaktadır. Kütüphane taraması yapan bazı web siteleri; olarak sayılabilir. Ayrıca arama servislerini tarayan yazılımlar da vardır. Bunlardan bazıları: Fusion.html olarak verilebilir Elektronik Posta Ġletimi ( ) Ġnternetin en çok kullanılan servisi olan elektronik posta hizmeti ( ), kullanıcılarına, dünyanın neresinde olursa olsun, kısa bir süre içinde birbirlerine bilgi, belge ve dosya göndermelerini sağlamaktadır. Belirli bir konuda çalıģan insanlar bu sayede haberleģebilmekte, bilgi alıģ veriģinde bulunabilmekte ve tartıģabilmektedirler. Üreticiler ürünlerini pazarlayabilmekte sipariģ alıp talepleri karģılayabilmektedir. Tüm adreslerinde; KiĢi bilgisayar adresi Ģeklinde bir format kullanılmaktadır. Bilgisayar adresi içinde öncelikle servis sağlayan kuruluģun adı yer almaktadır. Örneğin; adresinde servis sağlayıcı Ġstanbul Üniversitesidir. Ayrıca bazı adresleri, uluslararası alanda hizmet veren servis sağlayıcılara ait oldukları için ülke kodunu içermezler. Ancak ana format korunmuģtur. Örneğin; adresinde ise ülke belirtilmemiģtir.

58 BÖLÜM 6 / Bölüm Özeti Bu bölümde; Bilgiye eriģim Gopher Telnet protokoller Kütüphane ve kaynaklara ulaģım www ftp Arama motorları Elektronik posta iletisi konularını öğrendik BÖLÜM 7 BULGULARIN ĠġLENMESĠ VE DEĞERLENDĠRĠLMESĠ Bir araģtırmada varsayım kurma, varsayımı denetleme ya da bilinen kuramları destekleme aģamalarında belge olarak yararlanılacak yeni bilgilerin sınıflandırılması, analizi, tablo ve Ģekillerin düzenlemesi bu bölüm içinde örneklerle iģlenecektir. AraĢtırma amacına ve verilerin özelliklerine göre kullanılacak betimleyici istatistikler ile varsayım denetiminde kullanılacak uygun istatistik yöntemin seçimi amacıyla oluģturulan tablolar da bu bölüm içinde verilecektir. Bölüm Hedefi Bu bölümde aģağıdaki konuları inceleyeceğiz ; Bulguların sınıflandırılması Ġstatistik analizler Örnek istatistikleri Toplum parametreleri Varsayım denetimi ve sonuç çıkarma Sonuç çıkarma Tablo ve Ģekil düzenleme ilkeleri Bulguların denetimi Hataların giderilmesi GiriĢ-Bulguların ĠĢlenmesi ve Değerlendirilmesi Bir araģtırmada varsayım kurma, varsayımı doğrulama ya da bilinen kuramları destekleme aģamalarında belge olarak yararlanılan yeni bilgiler (bulgular) söz konusudur.bulguların iģlenmesi ve değerlendirilmesi; BULGULARIN SINIFLANDIRILMASI ĠSTATĠSTĠK ANALĠZLER ÖRNEK ĠSTATĠSTĠĠKLERĠNĠN HESAPLANMASI TOPLUM PARAMETRELERĠNĠN KESTĠRĠLMESĠ TABLO VE ġekġl DÜZENLEME aģamaları halinde gerçekleģtirilmektedir. Bulguların sayısal olarak iģlenmesi ve değerlendirilmesi, özel ve ayrıntılı bir bilgiye sahip olmayı gerektirmekte ve istatistik biliminin temelini oluģturmaktadır. Her araģtırmacı, yeterli ölçüde, istatistik yöntemleri bilmek ve kullanmak zorundadır Bulguların Sınıflandırılması Elde edilen bulgular çok sayıda ve dağınıktır. Bunların anlaģılır hale getirilmesi için tanımlanması, sınıflandırılması gerekir.

59

60 7.2. Ġstatistik Analizler Değişkenlere ilişkin verilerin hangi ölçekler kullanılarak toplandığı, verilerin değerlendirilmesi ve yorumlanmasında kullanılacak istatistik testleri de belirlemektedir. Diğer bir ifade ile bir değişkenin aldığı değerler verilirken, örneğin ortalama ve standart sapma mı yoksa frekans dağılımı, ortanca (medyan) veya tepe değeri (mod) mi kullanılması gerektiği,o değişken için hangi ölçek türü ile veri toplandığına bağlıdır. Ya da iki veya daha fazla toplum arasında ilişki olup olmadığı araştırılırken kullanılacak testin türü (örneğin: t testi, z testi, khi-kare testi) yine değişkenler için hangi ölçekle veri toplandığına bağlıdır. Toplum parametrelerinin örnek yardımıyla tahmininde sınıflama ölçeği ile elde edilen veriler için; sınıf listesi, oran ve yüzde değerler ile tepe değeri (mod), sıralama ölçekli veriler için; sıralı liste, ortanca (medyan), kartiller, aralık ölçeği ile elde edilen veriler için; frekans tablosu, aritmetik ortalama, standart sapma, basıklık ölçüsü, oran ölçeği ile elde edilen veriler için ise; ortalamalar, standart sapma, varyasyon katsayısı vb istatistikler hesaplanabilir. Örnek ölçülerine ve istatistiklerine dayanarak hesaplanan test istatistiği ile, belirli güven düzeyi için hesaplanan kritik değer karşılaştırılmaktadır.çeşitli test dağılımlarına ait kritik değerler tablolaştırılmıştır. Örneğe ait test istatistiğinin kritik değerden daha küçük olması halinde, sıfır varsayım kabul edilmektedir. Bu durumda farklılığın rasgele nedenlerin etkisiyle oluşabileceği ve signifikant (anlamlı) olmadığı yargısına varılmaktadır. Örneğe ait test istatistiğinin kritik değerden büyük olması halinde ise sıfır varsayım reddedilmekte ve karşıt varsayım kendiliğinden kabul edilmektedir. Bu durumda gözlenen farklılıkların signifikant (anlamlı) olduğu, farklılığın belirli ve önemli nedenlerin etkisiyle oluştuğu yargısına varılmaktadır. Her iki halde de yani esas varsayımın kabulü ya da reddi halinde daima bir hata da söz konusudur Örnek Ġstatistiklerinin Hesaplanması

61 7.3. Varsayım Denetimi ve Sonuç Çıkarma Araştırma sırasında sayım veya ölçüm yapılıyorsa, elde edilen sayısal değerlerin birleştirilerek özetlenmesi ve örneğe ait istatistiklerin (ortalama ve değişiminin) hesaplanması gerekmektedir. Keza örnek istatistikleri toplum için genelleştirilmeli, toplum parametreleri kestirilmelidir. Son olarak da bir veya birkaç topluma ait parametreler yardımıyla araştırma varsayımının doğruluğu denetlenmelidir. Örnek istatistiklerinin hesabı, toplum parametrelerinin tahmini ve araştırma varsayımını denetimi için, duruma göre kullanılabilecek çok sayıda yol ve yöntem geliştirilmiştir. Araştırmanın planlanması aşamasında eğer sayım ya da söz konusu ise; izlenecek istatistik yol ve yöntemlerin de karalaştırılması gerekir. İstatistik yol ve yöntemler; Araştırma değişkenlerinin özelliklerine ve kullanılan ölçeğe Araştırmanın amacına ve varsayımın niteliğine bağlı olarak ayrıcalık göstermektedir. Araştırmacı uygulayacağı yöntemi kararlaştırırken, bu ilkelere uymak zorundadır. Araştırma değişkenleri nitel ya da nicel olabilmektedir. Bu özelliğe göre, sınıflama-sıralama-aralık-oran ölçeklerinden uygun olanı ile ölçülebilmektedir. Değişkenin alabileceği ölçü değerlerinin olasılık dağılımına göre değişik istatistik yöntemleri uygulamak gerekmektedir. İstatistik Yöntemler, araştırmanın amacına göre de başlıca; tahmin ve varsayım denetimi olarak ikiye ayrılmaktadır.

62 Tablo -1/2-

63 Tablo-1. ARAġTIRMA AMACINA VE VERĠLERĠN ÖZELLĠKLERĠNE GÖRE BETĠMLEYĠCĠ ĠSTATĠSTĠKLER VE DEĞĠġĠMLER

64 7.4.Tablo ve ġekiller Tablo ve şekillerin kullanılmadığı bir bilim dalı yok gibidir. Sayısal veriler genellikle karmaşık bir yapı sergilerler. Bunların düzenli bir şekle konulmaları, kolay kavranmalarını sağladığı gibi gösterdikleri ilişkilerin algılanmalarını da kolaylaştırır. İnsan gözünün şekilleri algılama yeteneğinin kelime ve rakamları algılama yeteneğinden çok daha yüksek olduğu da kanıtlanmış bir gerçektir Tabloların Düzenlenmesi Tablolar, sayısal bilgilerin sistemli ve sıralı olarak düzenlenmiģ Ģeklidir Sayısal bilgilerin olduğunca kolay, güvenli ve çabuk anlaģılabilir biçimde sunulması için bu bilgiler tablo halinde gösterilir. Tablo Ģeklindeki düzenlemeler, değiģkenleri yanyana dizerek aralarındaki benzerlik ve farkları kolayca göstermek gibi bir üstünlüğe sahiptirler. Tabloda verilerle ilgili ifadelerin sütun ve satırların baģlarına yazılması ile verilere ait açıklayıcı bilgi verilmiģ olmaktadır. Daha sonraki sayfalarda çoğu zaman bu ifadelerin tekrar yazılmasına gerek kalmadan numaralanarak pratik bir akıģ da sağlanmıģ olur Tablo Düzenleme Ġlkeleri Ġyi bir tablo düzeni için aģağıdaki ilkelere uyulması öğütlenmektedir. Tablo, metin okunmaksızın da anlaşılabilecek ve gerekli bilgileri verebilecek kadar ayrıntılı olmalıdır. Mantıklı bir birlik oluşturmalı, sadece birbiri ile ilişkili ve anlamlı bilgi içermelidir. Her tabloya bir sıra numarası ve bir başlık verilmelidir. Başlık kısa ve özlü bir biçimde, içeriği hemen belirtebilecek ayrıntıda olmalıdır. Tablo başlıkları tablonun üzerine yazılmalıdır. Tablo gösterilmek istenen ilişkiyi ilk bakışta ortaya, koyabilecek biçimde sütun ve satırlara ayrılmış olmalıdır. Satır ve sütun düzeni mantıklı bir sıralama halinde olmalıdır. Başlıklar kısa ve açık olmalı, tek başına da bir anlam taşıyabilmelidir. Ölçü birimleri yazılmalıdır. Çok büyük sayılar yuvarlanmalı ve kısaltılmalıdır. Yabancı dil özet verilecekse tablo başlığı, bu dilde de yazılmalıdır. Tabloda verilen bilgiler özgün değilse kaynak gösterilmelidir. Uygun punto kullanılmalıdır. Metin içinde tabloya atıf yapılması, tabloyu açıklayıcı bilgi verilmesi okuyucunun konu ile bütünleģmesini, konuyu daha iyi kavramasını sağlayacaktır. Tablo metin okunmaksızın da anlaģılabilecek ve gerekli bilgileri verebilecek kadar iyi düzenlenmelidir. Ancak metin de tabloya bağlı kalmaksızın bir bütünlüğe sahip olmalı, tablo metin'in akıcılığını bozmadan sadece metnin kolayca anlaģılmasını sağlayacak ustalıkla metnin uygun bir yerine yerleģtirilmelidir. Yarım sayfadan uzun tablolar ayrı bir sayfa olarak düzenlenmelidir.

65 ġekiller Bir araģtırmada tablo dıģındaki tüm çizim veya resimler, Ģekiller baģlığı altında toplanabilir. Grafikler, haritalar, diyağramlar, planlar, fotoğraflar vb. bu gruba girerler. ġekiller içinde en yaygın olanı grafiklerdir. Elde edilen sayısal bulgular, incelemeyi kolaylaģtırmak ve aralarındaki iliģkiyi görmek ya da göstermek için grafik olarak çizilmektedir. ġekillerle ilgili kurallar, büyük ölçüde tablolarla benzerlik göstermektedir. Tablolarda olduğu gibi her Ģeklin bir numarası ve bir açıklaması olacaktır. Ancak bu numara ve açıklama tablolardan farklı olarak Ģeklin altına sola bitiģik veya ortalanarak yazılır ġekil Çizim Ġlkeleri Grafik çiziminde temel ilkeler aşağıdaki şekilde sıralanabilmektedir. Grafik üzerindeki sayı ve yazılar soldan sağa doğru okunabilmelidir. *Yüzey ve hacım biçimindeki grafikler genellikle göz aldatabileceğinden sayısal değerleri de yazılmalıdır. *Koordinat sisteminde, ordinat ekseninin sıfır çizgisi kesinlikle işaretlenmeli ve eksende kesinti yapılmamalıdır. Apsis eksenin baş kısmında kesinti yapılabilir, fakat yine de sıfır noktası işaretlenmeli ve kesinti yeri özel bir işaretle belirtilmelidir. *Apsis ve ordinat eksenleri normalden kalın olarak çizilmeli ve iki eksen yaklaşık aynı boyda olmalıdır. *Ara koordinat çizgileri, çizimin görünümünü bozmayacak biçimde, çok seyrek ve ince olarak gösterilmelidir. *Yatay eksen soldan sağa ve düşey eksen (ordinat ekseni) aşağıdan yukarı büyüyecek ve okunacak biçimde düzenlenmelidir.

66 *Eksenler, ölçeklerine göre eşit aralıklarla bölünmeli ve değerleri sayısal olarak gösterilmelidir. *Grafik üzerinde, sayısal değerlerin, istatistiklerin ve regresyon denkleminin de verilmesi yararlı bulunmaktadır. *Bir grafik üzerinde birden fazla eğri ya da diyagram çizilmiş ise, bunlar değişik nokta-çizgi-tarama veya boyama yolu ile kesinkes ayırt edilmelidir. *Şekil ve grafiklere sıra numarası verilmeli, kısa ve anlamlı bir alt yazı ille ne olduğu açıklanmalıdır. *Grafik üzerinde, kolayca anlaşılmasını sağlayacak ölçüde bilgi verilmeli, birimler bildirilmeli ve özel işaretler tanıtılmalıdır. Geçmiş yıllarda grafikler çini mürekkebi ile aydınger üzerine elle çizilirdi. Günümüzde gelişen bilgisayar teknolojisi yukarıda sıralanan ilkeleri büyük çoğunlukla, doğrudan karşılamaktadır. Dışarıdan yapılacak olumlu müdahalelerle daha da güzel ve işlevsel grafikler elde etmek mümkün olmaktadır. Eğer bir araştırmada grafik, fotoğraf, harita vb. gibi çok sayıda şekil varsa bu durumda her gruba kendi grup adı ile numara verilebilir. Örneğin; Resim-1, Harita-5 gibi Tablo ve şekil numaraları kendi grupları içinde sıralanabilecekleri gibi bölim ile ilişkilendirilerek de (Şekil , Tablo-3.5. gibi) numaralanabilir. Özellikle çok sayıda tablo ve şekil içeren çalışmaların baş kısmında tablo ve şekil listesi verilebilir Grafik Örnekleri ÖRNEK 1

67 ÖRNEK 2 ÖRNEK 3-

68 ÖRNEK Bulguların Denetimi ve Hataların Giderilmesi Bilimsel araģtırma ciddi ve iddialı bir uğraģtır. AraĢtırmacı, bilinmeyenler ülkesini keģfe çıkan bir dağcı gibidir. Çevresi karanlık ve gördükleri hayaldir. Bastığı yer batak, tutunduğu dal kurumuģ olabilir. Bu nedenle çok dikkatli, kuģkulu ve tedbirli olmak zorundadır. AraĢtırmanın her aģamasında kararlarını ve bulgularını sürekli denetlemek, hatalarını görmek ve düzeltmek ihtiyacındadır. Bulgular asla tam gerçek değil, ancak gerçek değerin bir tahmini, beklenen değeridir. Bu tahminin tutarlı olması ve gerçeğe yaklaģması için; Olabildiğince çok sayıda koşulu dikkate almak ve denetim altında tutmak, Denetim altına alınamayan koşulların yol açtığı hatanın en aza indirilmesi, hata aritmetik ortalamasının sıfır olması ve standart sapmasının ölçülebilmesi için; a) Deneme materyalini tekdüze almak, b) Rasgele ve yeter sayıda tekrarlamak, c) Ayrılışların ölçülebilmesi için değişkenlerin sıfır hallerini de deneye katmak (deney materyali) Örnek büyüklüğü veya yineleme sayısını, kabul edilebilir bir hata yüzdesini aşmayacak biçimde önceden hesaplamak, Örnekleme yöntemi, deneme düzeni ve soru yöneltme tekniğini en uygun biçimde kararlaştırmak ve özenle uygulamak, Ölçek ve istatistik analiz yöntemini tutarlı olarak seçmek, Gözlem, deney, soru yöneltme, ölçüm, kayıt ve hesap işlemlerini hata ve yanılgıya düşmemek için çok dikkatli ve özenle yapmak, İstatistik varsayımlarda I. ve II tip hata risklerini en olumlu ve tutarlı biçimde kararlaştırmak. koģulları olabildiğince yerine getirilmelidir. Bu sayede, bulgular gerçek değerlerine yaklaģtırılmıģ ve göze alınan hata miktarı da kestirilmiģ olacaktır.

69 Bilimsel ÇalıĢmada Hata AraĢtırma amacını gerçekleģtirebilmek için; *Güncel bilginin sağlanması, * Araştırma konusunun kararlaştırılması, * Sorunun belirlenmesi, * Varsayımların kurulması, *Araştırma yöntem ve tekniğinin kararlaştırılması, * Araştırmanın uygulanması. aģamalarında açıklanan ilkelere uyulması gerekecektir. Bu ilke ve esaslara aykırı yollardan derlenen bilgiler, amacı gerçekleģtiremeyecek, bu nedenle de hatalı ve yetersiz sayılacaktır. AraĢtırmacı, araģtırmanın her aģamasında bilgisini tazelemek ve sabırla uzun boylu düģünmek zorundadır.araģtırmacı gerek bu konudaki titizliği gerekse sıralanan ilke ve esaslara uyması durumunda araģtırmasını olası hatalardan arındırmıģ olacaktır Hata ÇeĢitleri AraĢtırmacının yukarıda sıralanan ilke ve esaslara uygun davranması halinda dahi bazı hatalar kaçınılmazdır. Bunlar; bilinçsiz olarak yapılan yanlıģlar,sistematik hatalar ve rasgele nedenlerden kaynaklanan hatalar olarak sıralanabilir. YanlıĢlar : Tanımlama, niteleme, sınıflama, sayıları okuma, yazma, simgeleri kullanma eylemlerinde bilinçsiz olarak yapılan hatalardır. Sistematik Hatalar : Belli bir ölçü aracının, yöntemin, istatistik modelin veya kuramın hatalı oluģu nedeniyle her gözlem veya ölçüde aynı oranda ve yönde yapılan hatalar. Raslantı Hatası : Sonsuz küçük ve sonsuz sayıdaki etkenler yüzünden, ölçüler arasında oluģan rasgele ayrılmalardır. Raslantı hatası, sonsuz sayıdaki ölçüm sonucu ( ) yönde meydana gelen hatalar birbirini gidereceği için, ortalaması sıfır olan ve belirli bir standart sapma gösteren normal olasılık dağılımı oluģtururlar. Bu dağılıma normal hata yasası adı verilmekte ve standart sapma ile ölçülmektedir Denetim Yöntemi Bulguların denetimi; a) Bilgi toplama sırasında söz konusu olabilecek hata kaynaklarını bilmek ve önlemek, b) Bulguları gözden geçirerek hataları aramak ve gidermek, c) Bulguların kuramsal ilkelere ve güncel bilgilere uygunluğunu denetlemek suretiyle yürütülür.araģtırma sonuçlarının güvenilirliği, bu sonuçların dayandığı bilgi ve verilerden daha yüksek olamaz.bu nedenle araģtırmadan elde edilen bilgiler ve sayısal değerler yeter güvenilirlikte görülmüyorsa bu verilerden sonuç çıkarmak üzere karmaģık ve yüksek dereceden analiz yöntemlerinin kullanılması doğru değildir. Ġstatistik ölçülerde standart sapma (s) ve örnekleme hatası (Sx) daima bildirilmelidir. Bu değerlerin bilinçli örneklemede bile verilmesi yararlı bulunmaktadır. Keza bulgularda sistematik bir hatadan kuģku duyuluyorsa bu da belirtilmelidir. Bulguların ancak örneklemenin yapıldığı toplum için geçerli olduğu ve sadece bu toplum için genelleģtirilebileceği unutulmamalıdır. Ekstrapolasyon yoluyla yapılacak genellemeler ve öngörüler daima kuģku ile karģılanmalıdır.

70 BÖLÜM - 7 Bölüm Özeti Bu bölümde; Bulguların sınıflandırılması Ġstatistik analizler Örnek istatistikleri Toplum parametreleri Varsayım denetimi ve sonuç çıkarma Sonuç çıkarma Tablo ve Ģekil düzenleme ilkeleri Bulguların denetimi Hataların giderilmesi konularını öğrendik. BÖLÜM 8 BĠLĠMSEL ARAġTIRMALARDA ĠSTATĠSTĠK Bu bölüm içinde, bir bilimsel araģtırmanın en önemli aģamalarından birini oluģturan bulgulardan sonuç çıkarma aģamasında kullanılan istatistikler, betimleyici istatistikler ve yorumlayıcı istatistikler olarak iki temel gruba ayrılarak iģlenecektir. Merkezi eğilim ölçüleri, değiģimler çeģitli örneklerle açıklanacak, varsayım denetiminde kullanılabilecek testler ayırıcı özellikleri esas alınarak tanıtılacaktır. Bölüm Hedefi Bu bölümde aģağıdaki konuları inceleyeceğiz ; Betimleyici istatistikler Merkezi eğilim ölçüleri DeğiĢimler Varsayım denetimi için kullanılan testler Parametrik testler (t, Anova vb.) Nonparametrik testler (Khi-kare, Friedman, Kruskal Wallis vb.) Ġleri analiz teknikleri GiriĢ- Bilimsel AraĢtırmalarda Ġstatistik Bir bilimsel araştırmada verilerin toplanarak değerlendirilmesi ve elde edilen bulgulardan sonuç çıkarılmasında kullanılan istatistikler iki temel gruba ayrılabilir. Bunlar; *Betimleyici istatistikler *Yorumlayıcı istatistiklerdir Betimleyici Ġstatistikler Betimleyici istatistikler verileri tanımlamak ve özetlemek amacıyla elde edilen ve özellikle yorumlayıcı istatistikler için temel oluşturan istatistiklerdir. Betimleyici istatistikler içinde en yaygın olarak kullanılan ölçüler; merkezi eğilim ölçüleri ve değişkenliğin ölçümüdür. Örnek istatistikleri elde edildikten sonra bunlar toplum parametrelerinin kestirilmesinde ve dolayısıyla sonuçların araştırma toplumu için genelleştirilmesinde kullanılır. Ayrıca bu değerleri kullanarak toplumları karşılaştırmak da mümkün olur.

71 Merkezi Eğilim Ölçüleri Merkezi eğilim ölçüleri içinde en çok kullanılanları; ortalama, ortanca (medyan) ve tepe değeri (mod) dir. Bu değerler dağılımı temsil eden değerlerdir. Frekanslar ve bunların bağıl ve birikimli değerleri veri toplamada kullanılan ölçek türleri ile iliģkili anlamlı değerler olarak hesaplanabilir.örneğin sınıflama ölçeğinde elde edilmiģ verilerde, değiģkenler arasında bir sıralama olmadığı için hesaplanacak ortanca (medyan) değeri anlamlı olmayacaktır. Ya da birikimli değerlerin yorumlanmasında çok daha dikkatli olmak gerekecektir DeğiĢimler Örnek öğrencinin boģ zamanlarını nasıl değerlendirdikleri sorusuna verdikleri yanıtlar ; frekanslar, yüzde değerler ve birikimli yüzde değerler olarak aģağıda tablo olarak verilmiģtir. Tablodaki bu değerler histogramlar ve daire dilim grafiği olarak da düzenlenmiģtir.tablonun ve grafiklerin incelenmesinden öğrencilerin %23.3 ünün kitap okuyarak,%16.2 sinin sinema ve tiyatroya giderek, %8.0 inin satrançmasa tenisi oynayarak, %47.6 sının TV seyrederek boģ zamanlarını değerlendirdikleri anlaģılmaktadır. Tepe değeri (mod) frekansı en çok olan seçenek,%47.6 ile TV seyretmektir. BOġ ZAMANLARI DEĞERLENDĠRME Frekans Yüzde (%) Birikimli Yüzde (%) Kitap Okumak Sinema ve Tiyatroya Gitmek Satranç - M.Tenisi Oynamak TV Seyretmek Diğer TOPLAM

72 Bu değiģimleri histogramlar ve çeģitli grafik çizim teknikleri ile görsel zenginlik sağlayacak Ģekilde sunmak, sonuçların kavranmasını kolaylaģtıracaktır.

73 DeğiĢimler Örnek-2- Sınıflama ölçeğinde elde edilmiģ verilere iliģkin aģağıdaki örnekte ise frekans tablosu üzerinden tepe değerine ek olarak ortanca (medyan) değerini de kestirmek mümkündür. BELEDĠYE BAġKANLIĞI SEÇĠMĠNDE A ĠSĠMLĠ ADAYI Frekans Yüzde (%) Birikimli Yüzde (%) Çok Destekliyorum Destekliyorum Desteklemiyorum Hiç Desteklemiyorum Fikrim Yok TOPLAM

74 DeğiĢimler Örnek-3- Fakültedeki öğrenciler arasından rasgele seçilen 25 kiģilik bir grubun boyları cm olarak aģağıda verilmiģtir Oran ölçeğindeki bu verilere iliģkin hesaplanan çeģitli betimsel istatistikler aģağıda verilmiģtir. n 25 Aritmetik Ortalama ( ) 173,2 Ortalamanın Standart Hatası (sx) 1,27 Medyan (C) 174,0 Mod (D) 175,0 Standart Sapma (s) 6,39 Varyans (s2 ) 40,77 Çarpıklık Katsayısı (sk ) Basıklık Kaysayısı( ) Varyasyon GeniĢliği (R) 29,0 Bu değerlere bakarak bu örneği tanımlamamız, bu örneğin alındığı toplumun parametrelerini kestirmemiz mümkündür. Aynı Ģekilde bu örneği baģka örneklerle karģılaģtırmamız da söz konusu olabilir. Oran ölçeğindeki bu veriler üzerinde yukarıda da görüldüğü gibi her türlü istatistik hesaplanabilmekte,veriler görsel olarak da sunulabilmektedir. 3 cm geniģliğinde basamaklar oluģturduğumuzda BASAMAKLAR B.O FREKANS BĠRĠKĠMLĠ FREKANS Ģeklinde bir frekans tablosu elde edebiliriz. Tablodaki değerler yardımıyla frekans poligonu ve birikimli frekans poligonlarını da elde etmemiz olasıdır.

75 8.2. VARSAYIM DENETĠMĠ ĠÇĠN KULLANILAN TESTLER AraĢtırmanın baģlangıcında kurulan varsayımların denetiminde birim ölçülerinin bağımsızlığına, dağılımının öngörülen kuramsal bir dağılıma uygunluğuna ya da örneklerin alındığı kabül edilen toplum sayısına göre farklı testler kullanılmaktadır. 7. Bölüm içinde bir fikir vermek amacıyla genel özellikleri dikkate alınarak tablolaģtırılan bu testlerin bazı özellikleri ana hatlarıyla aģağıda verilmeye çalıģılmıģtır. Bu testlerin dıģında özellikle bir çok nonparametrik testin mevcut olduğu, araģtırmacının problemin türüne, eldeki verilerin özelliklerine göre bu yöntemleri de kullanabileceği unutulmamalıdır. -Khi-kare Bağımsızlık Testleri: x ve y değiģkenlerinin alt sınıfları arasında bir bağımlılık olup olmadığını denetlemek amacıyla yararlanılan bağımsızlık testlerinde r satır ve c sütunlu, Kontenjans Tablosu adı verilen bir çapraz tablo

76 düzenlenmektedir. Daha sonra değiģkenlerin alt gruplarına iliģkin gözlemlerin, bu tablo düzenine göre hesaplanan kuramsal (beklenen, teorik) frekanslar ile olan benzerliği ölçülmektedir. Denetim,tablo gözlerindeki kuramsal frekansların büyüklüğü dikkate alınarak Pearson, Yates ya da Fisher testlerinden biri esas alınarak yapılır. Gözlerdeki frekansların fij 5 olması gerekir. Bu nedenle çok küçük örneklerle çalıģmamak veya değiģkenlerin özelliklerini çok Ģıklı ele almamak gerekebilir. Gözlem değerleri ile bu değerlere ait beklenen değerler arasındaki farkın belli bir sınır değerinden küçük olup olmadığı araģtırılır. -Khi-Kare Uygunluk Testi: Uygunluk testi, frekans tablosu biçiminde düzenlenmiģ verilerde, örneğin dağılımının, belirli bir kuramsal olasılık dağılımına uygunluğunu denetleyen bir yöntemdir. Parametrik yöntemlerin çoğu, toplumun dağılımı hakkında belirli varsayımlardan hareket eder. Parametrik yöntemleri kullanabilmek için toplumun dağılımına iliģkin gerçekleģmesi gereken bazı ön koģullar söz konusudur. Örneğin, varyans analizi tekniği normal veya yaklaģık normal dağılımlı toplumlarda uygulanabilen bir tekniktir. Toplumun dağılımı öngörülen dağılıma uygun değilse bu tekniğin kullanılması söz konusu olamaz. Bu nedenle parametrik tekniklerin kullanılıp kullanılamayacağına karar verebilmek için öncelikle dağılımın öngörülen kuramsal dağılıma uygunluğunun kararlaģtırılması gerekir. Khi-kare uygunluk testi bundan dolayı çokça kullanılan bir tekniktir. -Mc Nemar Testi: DeğiĢmelerdeki anlamlılığı ölçmeye yarayan Mc Nemar testi, özellikle her bireyin kendisinin kontrolü anlamında kullanıldığı, önce ve sonra ki durumu karģılaģtıran bir testtir. Burada verilerin sınıflama ve sıralama ölçeğinde elde edilmiģ olması yeterlidir. Herhangi bir olay veya uygulamanın kiģiler üzerindeki etkisini test etmede kullanılır. Bir örnek üzerinde belirli bir faktörün etkisinin bir zaman aralığı ile ya da değiģik koģullarda iki kez denenmesi halinde bir eģ yapma düzeni söz konusudur. Faktörün etkisi olumlu ve olumsuz ya da pozitif ve negatif olarak nitelendirildiği takdirde, değiģik zaman veya koģuldaki iki gözlem arasında anlamalı bir fark olup olmadığı Mc Nemar testi ile denetlenmektedir. -Cochran Q Testi: Bağımlı iki örneğin karģılaģtırılmasında kullanılan Mc Nemar testinin k sayıdaki örnek için geniģletilmiģ Ģeklidir. Eğer veriler sınıflama ölçeğinde ise ve karģıt iki gruba ayrılabilecek sıralayıcı bilgiler (geçti-kaldı, evet-hayır vb.gibi) taģıyorsa bu test uygundur. Çok sayıda kiģinin değiģik ortamlarda aynı soruya verdikleri iki Ģıklı yanıtlar, öğrencilerin girdikleri sınavda aldıkları geçti-kaldı sonucu, seçimlerden önce, kampanya sırasında, seçimden hemen sonra ve seçimden örneğin 100 gün sonra çok sayıda kiģinin tercihleri alınarak Cochran testi uygulanabilir. Burada esas varsayım, belli bir yanıt frekansının her değiģkende aynı olacağı, değiģmeyeceği Ģeklindedir. -ĠĢaret Testi (Sign): Bu test, özellikle sayısal ölçümlerin yapılamadığı durumlarda kullanılr. Deney sonucu elde edilen verilerin eģlendirilmesiyle bulunan farkların alacağı iģarete göre bağımlı iki örneğin denetiminde kullanılan bir testtir.bu testte aynı örnekler üzerinde iki farklı koģulda gözlem ya da ölçme yapıldığından gruplar bağımlı

77 olmaktadır. Bu testin parametrik testlerden karģılığı eģlendirilmiģ t testi dir. EĢler ; yaģ, cinsiyet, zeka düzeyi vb. gibi çeģitli gruplardan alınmıģ olabilir. t testinin uygulandığı yerlerde de kullanılabilen bir testtir. Teste ĠĢaret testi denenmesinin nedeni, ölçmenin nicel değerlere dayanmaması, değerlendirmede + ve iģaretlerinin kullanılmasıdır. Bu testte esas varsayım, farkların medyanının sıfır olduğu Ģeklinde kurulur. -Diziler Testi (Runs): Diziler (Runs) testi, bir örnekteki bireylerin inceleme sırasına göre rasgele bir yapıda olup olmadığının denetiminde kullanılan bir testtir. Dizi (runs), gözlemlerin alınıģ sırasıdır. Örneğin; bir giģe önünde bekleyenlerin cinsiyetlerine göre bir gruplaģma gösterip göstermedikleri, sınavda sınav kağıdını teslim etme sırasının baģarı ile iliģkisi vb gibi. Burada iki farklı durum söz konusudur ve bu durumların sıralanıģı önemlidir. -Moses Testi: Sosyal bilimlerdeki araģtırmalarda bazı farklı koģul veya tekniklerin değiģik gruplarda birbirine zıt etkiler yapması beklenir. Örneğin, ekonomik koģulların aģırı derecede bozulmasının, kadın ve erkekler, değiģik meslek grupları, zenginler ve yoksullar vb üzerinde birbirine zıt etkiler yapması beklenir. Bir gerilim filminin asabi tipleri saldırganlık veya durgunluk gibi farklı tepkilere yönlendirebileceği varsayılır. Moses aģırı tepkiler testi, deney koģullarının bazı kiģileri bir yönde, diğerlerini aksi yönde etkilemesinin beklendiği durumlarda kullanılmakta ve veriler en azından sıralayıcı bir ölçekle elde edilmelidir. Herhangi bir durumda bir grubun yüksek, diğer grubun düģük puan alacağı beklentisi olma durumlarında da Moses testi kullanılabilir. Böyle durumda Moses testi, medyan veya ortalamayı değerlendiren testlerden daha üstün olabilir. Verilerin dengelenmesi için bazen aģırı uçtaki değerler elenebilir. Moses testinde esas varsayım. deney ve kontrol gruplarının aynı toplumdan geldiği Ģeklinde kurulmaktadır. -Mann Whitney U Testi: Wilcoxon ve Mann-Whitney tarafından önerilen bu test, dağılımı bilinmeyen bağımsız iki toplumun karģılaģtırılmasında kullanılmaktadır. U testi, parametrik testlerden t testine yakın bir etkenlik göstermektedir. Asimptotik etkenliği %95 olarak verilmektedir. Burada iki bağımsız örneğin aynı ana toplumdan alındığı, medyan ve dağılımlarının özdeģ olduğu yönündeki esas varsayım denetlenmektedir. Bu testin uygulanabilmesi için değiģkenlerin en azından sıralama ölçeğinde ölçülmüģ olması gerekir. U testi, özellikle iki iģlemli raslantı parselleri ve raslantı bloklarında uygulanmaktadır. -Medyan Testi: Dağılımı bilinmeyen iki toplumun ortanca değerlerinin özdeģliğini sınamak amacıyla kullanılır. Esas varsayım, iki bağımsız örneğin ortancalarının (medyan) eģit olduğu Ģeklindedir. Toplumlardan alınan n1 ve n2 birimlik örnekler birleģtirilerek, ortak bir medyan değeri saptanır. Bu ortak medyana göre her iki grubun puanlarının altta ve üstte olmalarına göre dört gözlü bir tablo hazırlanır. Gruplar medyanı aynı olan toplumlardan gelmiģ ise, ortak medyanın altında ve üstünde kalan puanların birbirine eģit olması gerekir. -GeniĢletilmiĢ Medyan Testi: Ġki toplumun karģılaģtırılmasında kullanılan medyan testine benzerdir. Veriler en azından sıralama ölçeğinde olmalıdır. Bu testin uygulanmasında k sayıdaki örneğe ait birim ölçüleri birleģtirilerek ortak bir medyan değeri saptanır. Sonra her örnekteki birimler, medyandan küçük ve büyük olarak ikiye ayrılır. Bu suretle, 2*k bölümlü bir sınıflama tablosu elde edilir. Bu tablo x2 testi ile denetlenir.

78 -Wilcoxon Testi: ĠĢaret testi; eģler arasındaki farkı göstermekte fakat büyüklüğünü göstermemektedir.yani bir puanlık fark ile 50 puanlık fark arasında ayrım yapılamamaktadır. Wilcoxon testi, sadece farkı değil farkın büyüklüğünü de dikkate aldığı için, iģaret testinden daha güçlü sayılmaktadır. Wilcoxon testi, davranıģ bilimleriyle uğraģanlar için en uygun testlerden biridir. Hesaplamada; eģler arasındaki farklar negatif veya pozitif olduğuna bakılmaksızın sıralanır. EĢit olanlar çıkartılır. Negatif ve pozitif farklar hesaplanır. Esas varsayım bu iki sayının eģit olduğu yani fark olmadığı Ģeklinde kurulmaktadır. -Friedman Testi: Birbiri ile ilgili, bağımlı iki veya daha çok örneği karģılaģtırmak için kullanılır.verileri sıralayıcı bir ölçekle elde edilmiģ k sayıda örneğin, aynı toplumdan alınıp alınmadıkları test edilmektedir. Toplam n sayıda birey, r farklı blok ve k sayıdaki iģleme göre r * k bölümlü tablo düzenlenerek, sıra numaralarına göre satır ve sütun yönleri için ayrı ayrı x2 denetimi yapılmaktadır. Dağılımı bilinmeyen toplumların karģılaģtırılmasında kullanılan ve sıra istatistiklerinin iki yönlü varyans analizi anlamında olan bir yöntemdir. -t - testi: Ġki alt toplum (grup) arasında karģılaģtırma yapmaya izin veren bir testtir. Verilerin aralık veya oran ölçeğinde ve ana toplumun normal dağılımlı olması Ģarttır. Ġki grubun eģvaryanslı olması veya olmaması durumuna göre farklı t değerleri hesaplanmaktadır. Varyansların eģitliği halinde iki gruba ait varyans birleģtirilmektedir. Bu test yöntemi grup ortalamaları için uygulanabildiği gibi gruplar arası oranların karģılaģtırılmasında da kullanılabilir. Burada esas varsayım, farklı olduğu sanılan iki toplumdan alınan çok sayıdaki örneklerin aritmetik ortalaması arasındaki farkların rasgele nedenlerden ileri geldiği Ģeklinde kurulur. -Kruskal Wallis Testi: Ġki toplumun karģılaģtırılmasında uygulanan U testinin genelleģtirilmiģ Ģeklidir. Olasılık dağılımı bilinmeyen ikiden çok sayıdaki örneğin aynı toplumdan alınmıģ ve aritmetik ortalamalarının eģit olduğu yolundaki esas varsayımın denetiminde uygulanmaktadır. Bu yöntemin etkenliği varyans analizine yakındır.testin uygulanabilmesi için bir gruplandırma değiģkeni ve grupları değerlendirme değiģkeni olması gerekir. Değerlendirme verileri en azından aralık ölçeğinde olmalıdır. Önce tüm gruplardaki veriler küçükten büyüğe doğru sıralanır ve sıra numaraları verilir. EĢit değerlere, aldıkları mertebelerin ortalaması verilir. Daha sonra her gruptaki sıra numaralarının toplamları alınır. Parametrik testlerden basit varyans analizinin parametrik olmayan testlerdeki karģılığı Kruskal-Wallis varyans analizidir -Varyans Analizi (ANOVA): Normal dağılımlı bir ana toplumun belirli nedenlere göre alt toplumlara (gruplara) ayrılması halinde, bu alt toplumların aritmetik ortalamalarının anlamlı bir fark gösterip göstermediğini denetlemede kullanılır. Bu yöntemin uygulanabilmesi için ana toplumun normal dağılımlı olması yanında alt toplumların (grupların) eģ varyanslı olması da gerekmektedir. Burada araģtırma konusu nedenin (iģlemin) ana toplum birimleri üzerinde gerçekten etkili olması halinde, oluģan her alt toplumun ana topluma oranla daha homojen olacağı düģünülmektedir. Varyans analizi aralık ve oran ölçeğindeki verilere uygulanan bir varsayım denetim yöntemi olup, esas varsayım bu alt toplumların (grup) ortalamaları arasında anlamlı bir fark olmadığı Ģeklinde kurulur. Denetim sonucu alt toplumlar arasında farklı olanlar varsa bunlar çeģitli yöntemlerle saptanır. Ana toplum

79 birimlerini etkileyen birden çok etken söz konusu ise birimler bu etkenlerin belirli düzeyleri için çok yönlü olarak sınıflandırılır. Bu durumda varyans analizi, çok yönlü veya çoğul varyans analizi adını alır. -EĢleĢtirilmiĢ t- testi: Farklı olduğu sanılan iki toplumdan rasgele ve birbirinden bağımsız olarak alınan eģit büyüklükteki iki örneğin birimleri özdeģ olarak ikiģer ikiģer eģleģtirilir ya da bir toplumdan rasgele alınan örneğin her birimine art arda iki ayrı iģlem uygulanır. Böylece elde edilen eģ ölçüler arasındaki farkların anlamlı olup olmadığı denetlenir. Aynı ürün için iki reklam filminin aynı kiģilerce nasıl algılandığı ya da hangisinin daha çok beğenildiği bu test yöntemi kararlaģtırılır. Burada esas varsayım farkların aritmetik ortalamasının sıfır olduğu Ģeklinde kurulmaktadır. Bu testin uygulanabilmesi için iki toplumun da normal dağılımlı ve eģvaryanslı olmaları gerekir. -DeğiĢkenler Arası ĠliĢki (Korelasyon Analizi): DeğiĢkenler arasında bir neden-sonuç iliģkisinin bulunduğu akıl yürütme yoluyla kabul edilmiģ ise, bu iliģkinin önemi, yönü ve biçimi regresyon analizi ile saptanmaktadır. DeğiĢkenler arasında bir iliģkinin bulunduğunun kuģkulu olması halinde, regresyon analizinden önce, bir iliģkinin varlığı denetlenmelidir. Bir birime ait iki ya da daha çok sayıdaki özelliklerin (değiģkenlerin) arasında istatistik bağıntı olupolmadığının denetlenmesi amacı ile, korelasyon analizi yapılmaktadır. Korelasyon analizi ile ancak doğrusal bir iliģkinin varlığı saptanabilir. Eğrisel ve daire biçimindeki iliģkiler için bu yöntem kullanılamaz. Normal dağılım gösteren ve sürekli sayılar ile belirtilen değiģkenler arasındaki doğrusal iliģki,: korelasyon katsayısı, belirlilik katsayısı ve belirsizlik katsayısı istatistikleri ile ölçülmektedir. Bağımsız değiģken sayısının bir veya daha çok oluģuna göre: basit korelasyon, çoğul korelasyon ve kısmi korelasyon çeģitleri bulunmaktadır. Dağılım biçimi gözetmeyen ve az sayıdaki bilgi ile de iģlem yapabilen bazı pratik yöntemler de geliģtirilmiģtir. Bunlar; Spearman ın sıralama korelasyonu, koordinat bölümleri korelasyonu, Yule iliģki katsayısı ve kontenjans katsayısı olarak sayılabilir. -Kovaryans Analizi: Varyans büyük olduğu takdirde, toplum parametrelerinin tahmin aralığı geniģ bulunmakta ve toplumlar arasındaki gerçek farklar örtülmektedir. Keza değiģkenler arasındaki regresyon iliģkisi de ortaya çıkarılamamaktadır. Kovaryans analizi ile varyansı oluģturan sonsuz sayıdaki nedenlerden belirli veya birkaçının etkileri saptanarak değiģken değerleri üzerinde bir düzeltme yapılmaktadır. Böylece varyans küçültülerek toplum parametreleri daha yüksek bir güven düzeyinde tahmin edilebilmektedir. Bu iģlem, varyans ve regresyon analizlerinin bir karıģımı olarak da tanımlanabilir. Kovaryans analizinde; bağımlı değiģken bağımsız değiģkenlere göre düzeltildikten sonra, varyans analizi yapılmaktadır. Kovaryans analizi, verilerin yorumlanmasına yardımcı olmak, genel tüm kovaryansı öğelerine ayırmak, araģtırmanın duyarlılığını yükseltmek, belirli nedenlerin bağlı değiģken üzerindeki etkilerini ortaya çıkarmak üzere, ortalama değerleri düzeltmek ve eksik kalmıģ ölçü değerlerini tahmin etmek amaçlarıyla kullanılmaktadır.

80 Faktör Analizi Faktör analizi, değiģkenler arasındaki iliģkilere dayanarak, verilerin daha anlamlı ve özet bir biçimde sunulmasını sağlayan, çok değiģkenli bir istatistik analiz tekniğidir. Bir olayı (objeyi) belirleyen çok sayıda değiģken (X1, X2, X3,...Xn) den FAKTÖR olarak isimlendirilen yeni bir dizi değiģkeni (F1, F2,...Fm) türetebilen matematiksel teknikler dizisidir. DeğiĢkenleri temsil eden eksenlere değiģken vektörü denmektedir. Objeyi tanımlayan çok sayıdaki değiģken vektörleri, çok boyutlu uzayda bir vektör uzayı oluģtururlar. Faktör analizi ile vektör uzayı içinde, çok sayıdaki vektörlerin sahip oldukları varyasyonu açıklamak için gerekli en az sayıdaki bağımsız eksenler (Faktör vektörleri ) belirlenmektedir. Gözle görünmeyen ve ölçülemeyen her bir faktör vektörüne BOYUT adı verilmektedir. Faktör analizi ile çok sayıdaki değiģken arasındaki korelasyon (iliģki) en iyi Ģekilde yeniden ortaya konabilmekte, gözlenebilen ve ölçülebilen çok sayıdaki özelliğe temel teģkil eden gerçek nedenler yani gözlenemeyen ve ölçülemeyen gizli boyutları ortaya çıkarılabilmektedir. Faktör analizi varsayımın kontrolü amacından çok yeni bir varsayım kurma ve geliģtirme amacına hizmet etmektedir Diskriminant (Ayırma) Analizi Çok sayıda birey, çok sayıdaki özelliklerine göre, bu özelliklerinin oluģturduğu çok boyutlu uzayda, birer nokta olarak temsil edilirler. Burada değiģken sayısı kadar boyut söz konusudur. Çok sayıdaki bireyden bazıları birbirlerine benzer özelliklere sahip olabilmektedir.bu bireyler birbirlerine benzeyen özelliklerinden dolayı bir gruplaģma veya birbirlerine benzemeyen özelliklerinden dolayı uzaklaģma gösterirler. Sonuç olarak bu bireylerde yine bir gruplaģma söz konusudur. Çok boyutlu uzayda gruplaģma gösteren bireyler topluluklarının birbirlerinden ayırt edilip edilemeyeceği, kaç tane grup ayırt edileceği, her grupta hangi bireylerin bulunacağı ve gruplara ayırmada etkili olan özelliklerin neler olacağı gibi sorular diskriminant (ayırma) analizi ile yanıtlanmaktadır.

81 Cluster (Kümeleme) Analizi BÖLÜM 8 Bölüm Özeti - Bu bölümde; Betimleyici istatistikler Merkezi eğilim ölçüleri DeğiĢimler Varsayım denetimi için kullanılan testler Parametrik testler (t, Anova vb.) Nonparametrik testler (Khi-kare, Friedman, Kruskal Wallis vb.) Ġleri analiz teknikleri konularını öğrendik. BÖLÜM 9 YAZIM VE YAYIN TEKNĠĞĠ Bu bölüm içinde bilimsel yayınların sahip olması gereken temel özellikler ile bilimsel yayın türleri, bir bilimsel yayının ana bölümleri, bilimsel yayının aģamaları, aktarmalar, kaynak gösterme, kaynakça konuları örneklerle iģlenecektir. Çevrimiçi ve çevrimdıģı kaynakların kaynak listesinde gösterimindeki kurallar örneklerle açıklanacaktır. Bölüm Hedefi - Bu bölümde; Bilimsel yayın ilkeleri Bilimsel yayın türleri Ana bölümleri Bilimsel yayın aģamaları Anlatım biçimi Aktarmalar

82 Kaynak gösterme konuları anlatılacaktır. Elektronik ortamdan sağlanan bilgilere iliģkin kaynak gösterim kurallarını da bu bölüm sonunda öğrenmiģ olacaksınız. GĠRĠġ- YAZIM VE YAYIN TEKNĠĞĠ Bir araştırmanın amacına ulaşabilmesi için yayınlanması, yayın yoluyla tartışılması, eleştirilmesi ve öğretim kitaplarında yer alması gerekir. Araştırmanın yazımı ve yayını araştırmacı tarafından gerçekleştirilir. Araştırmanın yayını, bu yolla tartışılıp eleştirilmesi ve öğretilmesi de yine araştırmacılara ve bilim adamlarına düşen bir görevdir BĠLĠMSEL YAYINLAR Bilimsel yayınlar; şiir, roman, hikaye, vb. yazım biçimlerinden ve kişisel görüş açıklamalarından önemli ayrıcalıklar göstermektedir. Bilimsel bir yayının nesnel- yöntemli- denetlenebilir-eksiksiz ve açık olması beklenir. -NESNELLĠK (OBJEKTĠFLĠK Bilimin bir tanımı da gerçek ve yansız sözcüklerden oluģan bir yapıt olarak verilmektedir. Bu tanıma uygun olarak, bilimsel yayınların doğru-nesnel ve yansız bilgileri içermesi doğaldır. Dayanaksız, güvensiz bilgilere, kiģisel görüģlere, önyargıya ve tahminlere kesinlikle yer verilmemelidir. Yazar yansız kalmaya çaba göstermeli, yargı ve yorumlarında sadece veri- belge- kaynak ve bulgulara dayanmalıdır. KuĢkusuz yazarın önceden belirlenmiģ bir varsayımı olacağı için, tam olarak yansız kalması beklenemez. Bilimsel bir yayında sadece doğruluğu denetlenmiģ veya denetlenebilir bilgilere yer verilmelidir. Örneğin; Ünlü bir bilim adamının görüģü bir komisyonun kararı, çoğunluğun onayladığı bir inanç, bilimsel yoldan kanıtlanamadığı sürece bir veri olarak değerlendirilemez. Bilimsel yayınlarda nesnel, yansız ve abartmasız bir dil kullanılmalıdır. Bulgular belirli ve uygun yöntemlerle elde edilmiģ ve yorumlamalar bilimsel düģünme yöntemlerine göre çıkarılmıģ olmalıdır. Hatalar olduğunca önlenmiģ ve giderilmiģ bulunmalıdır. Böylece her bilimsel yayında ancak birleģtirilmiģ ve sınıflandırılmıģ, yöntemleģtirilmiģ, kesin ve belirli olarak tanımlanmıģ, birbirine uygun ve çeliģkisiz, bilimsel yoldan açıklanmıģ bilimsel bilgilerkullanılmıģ olmalıdır. -DENETLENEBĠLĠRLĠK Bilimsel yayınlarda kullanılan materyal ve uygulanan yöntem, yararlanılan kaynaklar, kullanılan denetim ve değerlendirme yöntemleri açıkça belirtilmelidir. Ancak bu sayede yayının üçüncü kiģiler tarafından denetlenmesi ve değerlendirmesi yapılabilecek, inanırlığı artacak ve genel bir kabul görebilecektir. -EKSĠKSĠZLĠK Bilimsel bir yayında verilen bilgiler tam ve gerçekçi olmalı, biçimsel bakımdan da eksiksiz ve düzenli bulunmalıdır. Bölümlere ayırma ölçülü ve sistemli olmalıdır. Okuyucu bu yayında aradığını bulmalıdır. Fakat gereksiz bilgi ve açıklamalara yer verilmemelidir. Okuyucu ne bir eksik ne bir fazla konu cümle ve hatta sözcük bulunduğundan yakınmamalıdır. KuĢkusuz okuyucuların bilgi düzeyi değiģiktir. Yazar yöneldiği okuyucu kitlesinin bilgi düzeyini gözönünde bulundurarak, kendince ortalama ve eksiksizlik ile yetinmek durumundadır. -AÇIKLIK Bilimsel yayın, ilgili bilim dalı uzmanlarının kolayca izleyebileceği ve anlayabileceği biçimde düzenlenmelidir. Mantıklı ve düzenli bir anlatım biçimi izlenmeli, az bilinen terim, sözcük ve simgeler açıklanmalıdır. KarmaĢık ve uzun cümleler kurulmamalıdır. Bir bilimsel yayının uzmanlarca da güç anlaģılması, çoğu kez konunun çeliģkili oluģundan değil, yazarının yeteneksizliğinden ileri gelmektedir. Ancak burada okuyucunun yetersizliği ve dikkatsizliği de söz konusu olabilir. Bilimsel yayın asla çekici ve sürükleyici bir roman değildir. Okuyucunun da anlamak için belirli bir çaba göstermesi gerekir.

83 9.2. BĠLĠMSEL YAYIN TÜRLERĠ Bilimsel yayınlar amacına ve içeriğine göre değiģik biçim ve değiģiklikte düzenlenmektedir. -AraĢtırma Yazıları Sonuçlanan bir araģtırmaya dayanarak ve bulguları tanıtmak amacıyla hazırlanır. Önemine, amacına ve olanaklarına göre kitap, makale ya da bildiri olarak hazırlanır. AraĢtırmayı içeren bir kitap genel olarak; Kısa özet ( abstrak) Önsöz Giriş Literatür Özeti Materyal ve Metot Bulgular Tartışma Sonuç ve Öneriler Özet ( Türkçe ve Yabancı dilde ) Kaynak listesi Ekler ( Varsa ) ana bölümlerine ayrılır. Makale olarak hazırlanması halinde önsöze gerek görülmez ve araģtırma sayfayı aģmayacak biçimde özetlenir. -TartıĢma Yazıları Giriş Konunun Tanıtımı Karşıt Belge ve Deliller Tartışma Sonuç - bölümleri halinde ele alınarak iģlenir. -Açıklayıcı Yazılar Bir araģtırma sonucunun bir görüģ veya önermenin desteklenmesi amacı ile hazırlanan bir öğrenci tezi, rapor veya makaledir. Burada da konu; Giriş Konunun Tanıtımı Belge ve Deliller Değerlendirme Sonuç bölümleri halinde ele alınarak iģlenir ANA BÖLÜMLER Bölümler şu şekilde sıralanabilir. -Kısa Özet Kısa özet, araģtırmanın küçültülmüģ bir biçimi olarak kabul edilir. Kısa özet makalenin ana bölümleri olan GiriĢ, Materyal ve Yöntem, Bulgular, TartıĢma, Sonuç ve Öneriler'in kısa bir özeti niteliğinde olmalıdır. Ġyi hazırlanmıģ bir kısa özet, okuyucunun araģtırmanın ilgi alanıyla iliģkisini saptamasına ve tamamını okumaya ihtiyaç duyup duymayacağına karar vermesine yardımcı olmalıdır. Kısa özet'in çoğu veya tamamı, yapılmıģ çalıģmaya ait olduğu için geçmiģ zaman kipi kullanılmalıdır.

84 -Önsöz Yazar ile okuyucu arasında bir iliģki kurmak amacı ile kaleme alınır. Yazarın kiģisel görüģlerini açıklama olanağı bulduğu yerdir. Önsözde yazar konuyu seçimindeki kiģisel düģüncelerini, amaçlarını açıkça belirtir. AraĢtırmanın gerçekleģtirilmesi aģamasındaki güçlükleri, gördüğü yardımları açıklar. Yardım gördüğü kiģi ve kuruluģlara teģekkür eder. Önsöz'ün altına adı ve soyadını, çalıģmayı kaleme aldığı yer ve tarihi ay ve yıl olarak gösterilir. -GiriĢ GiriĢ bölümünün amacı, okuyucunun konu ile ilgili daha önce yapılmıģ yayınlara bakmaya ihtiyaç duymadan yapılan çalıģmanın sonuçlarını anlayıp değerlendirmesine imkan verecek yeterli ölçüde temel bilgileri sağlamasıdır. GiriĢ bölümü genellikle geniģ zaman kipinde yazılmalıdır. GiriĢte araģtırmanın amacının kısa ve açık olarak belirtilmesi gerekir. Problemin açık olarak ortaya konması, okuyucunun çözüme ilgi duymasını sağlar. Konunun neden seçildiği önemi vurgulanarak açıklanmalı, yapılan çalıģmalar ve kullanılan yöntem kısa açık ve net bir Ģekilde belirtilmelidir. Problemin niteliği ve kapsamı açık bir şekilde sunulmalı Okuyucuyu yönlendirmek için ilgili yayınlar değerlendirilmeli Araştırma materyali ve yöntem belirtilmeli Araştıranın ana bulgularını içermeli Bulgular ile ulaşılan ana sonuçlar ortaya konmalıdır. -Literatür Özeti Konu ile doğrudan veya dolaylı ilgili olan, daha önce yapılmış çalışmalar, araştırmacının sağlıklı bir durum değerlendirmesi yapmasını ve sorunu netleştirmesini sağlayacaktır. İlgili literatürün belirlenmesinde gerek veri toplamaya gerekse değerlendirmeye ilişkin yöntemler öncelikli olarak taranmalıdır. Literatür problemin çözümüne açık ve net bir şekilde katkıda bulunmalıdır. Literatür, yapılmış araştırmalara ait raporlar,ders kitapları, her türlü dergi ve makaleler olabileceği gibi araştırma konusuns göre CD-ROM, film, slayt vb. belgeler de olabilir. -Materyal ve Yöntem Girişte belirtilen materyal ve yöntem bu bölümde bütün ayrıntıları ile verilmelidir. Bu bölümün çoğunlukla geçmiş zaman kipinde yazılması uygun olur. Bölümde materyal ve yöntem ayrıntılarıyla aktarılmalıdır. Deney ya da model tasarımı tekrarlanabilmesini mümkün kılacak şekilde verilmelidir. Okuyucu aynı materyal ve yöntemi kullanarak aynı sonuçlara ulaşabileceğine inanmalıdır. Özellikle çalışmanın değerlendirmesini yapanların bu bölümü dikkatlice inceleyeceklerini unutmamamız gerekir. Materyal kısmında araştırma materyali tüm teknik özellikleri ile verilmelidir. Araştırmada kullanılan ticari isimlerden uzak durmak gerekir. Genel isimleri ya da söz konusu ise kimyasal isimleri verilmelidir. Materyal, özellikleri ile örneğin yaş, cinsiyet, tür vb gibi karakteristikleri ile tanımlanmalıdır. Araştırmada kullanılan yöntem veya yöntemler belli bir akış içinde açıklanmalıdır. Bu yöntemler araştırmacının kendi geliştirdiği yöntemlerde olabilir. Böyle bir durumda kullanılan yöntemlerin tüm detayları ile verilmesi, bilimsel açıdan tartışılması, diğer yöntemlere göre üstünlük ve farklılıkları başkaları tarafından da tartışılmasına izin verecek genişlikte ve ayrıntıda sunulmalıdır. Materyal ve Yöntem bölümü çok sayıda alt bölümü içerecek bölümdür. Ancak alt bölümlerin sonuç bölümünde kullanılacak alt bölümlere eşdeğer olması, sonuçların açıklanmasını kolaylaştıracaktır.araştırmanın hangi koşullar altında yapıldığı açık olarak belirtilmeli, varsayım denetiminde kullanılan istatistik test ve yöntemler detaylı olarak aktarılmalıdır. -Bulgular

85 Bu bölüm makalenin en can alıcı bölümüdür. Bu bölümde materyal ve metot bölümündeki ayrıntıları tekrarlamadan deney ve modellerin genel tanımları verilmeli, bulgular tablo ve şekillerle anlamlı bir tarzda ilişkilendirilerek sunulmalıdır. Bulgular geçmiş zaman kipinde yazılır. Sonuçlar süslemesiz açık ve net olmalıdır. Bilime katkıda bulunulan yeni bilgiler bu bölüm içinde yer almaktadır. Tablo ve şekillere atıf yapılırken sadece tablo veya şekle işaret etmek yada buradaki bilgileri metinde aynen tekrar sunmak yerine onların çarpıcı yanlarına dikkat çekmek daha doğru olacaktır. -TartıĢma Tartışma yazımı en zor olan bölümdür. Birçok araştırma verilerin çok ilginç ve geçerli, yöntemin doğru seçilmiş olmasına karşın hatalı ya da eksik tartışma nedeniyle amacına ulaşamamıştır.tartışma bölümünde bulgular bölümünde ulaşılan ilkeler, genellemeler ve ilişkiler bulgular bölümü tekrarlanmadan sunulmalıdır. Ulaşılan bulguların daha önce yapılmış benzeri çalışmalarla uyuşan ya da çelişen yanları gösterilmeli, istisnalar ve ilişki kurulamayan hususlar açıkça ifade edilmelidir. Çalışmanın teorik yanları yanında olası pratik yanları da tartışılmalı, ulaşılan sonuçlarla ilgili açık, net mesajlar verilmelidir BĠLĠMSEL YAYININ AġAMALARI VE Ġġ PROGRAMLARI Bilimsel bir konunun yazımı, genel olarak ve sırası ile aşağıdaki aşamalar şeklinde yürütülür; Ön Aşama: Konunun seçimi ve sınırlandırılması amaç-varsayım ve yöntemin belirlenmesi, geçici literatür listesi, dizpozisyon ve çalışma planının hazırlanması, Materyalin Toplanması ve Düzenlenmesi: Yayınların incelenmesi,araştırmanın yürütülmesi, ölçüm ve kayıtların yapılması, değerlendirme ve istatistik analizler,materyalin sınıflandırılm Sonuçların yazılı hale getirilmesi: Literatür ve bulguların değerlendirilmesi ve araştırma yönteminin tanıtımı, bulguların gösterilmesi ve literatür belgesi ile karşılaştırılması, genel sonuçların elde edilmesi. Yazının Kaleme Alınması: Önsöz ve giriş bölümlerinin yazılması, yazılı metindeki fazlalıkların çıkarılması, eksikliklerin tamamlanması ve düzeltilmesi, içindekiler-tablo ve şekil kısaltma ve literatür listelerinin düzenlenmesi, tablo ve şekillerin hazırlanması, bölümlere kesinlik kazandırılması, Biçim Yönünden Denetleyerek Temize Çekilmesi: Bölümlemenin gözden geçirilmesi, yazı içeriği, sayısal değerler, kısaltmalar, dipnotlar, cümle kuruluşları, sözcük ve terimlerin, şekil ve tablo numaralarının denetlenmesi ve düzenlenmesi ANLATIM BĠÇĠMĠ Bilimsel bir yazının niteliklerinden birisi de açık ve sade, anlaģılır bir dil ile yazılmıģ olmasıdır. Bunun için yazılan müsvette, anlatım yönünden birçok kez denetlenmelidir. Denetim, yüksek sesle okuma, ya da baģkasına okutmak suretiyle tekrarlanabilir. Bu amaçla kaleme almaya baģlamadan önce anlatımı beğenilen bir kitap veya makale seçerek, buradan birkaç paragraf dikkatli ve yüksek sesle okunması da önerilmektedir. -Ġyi Anlatım Kuralları Ġyi bir anlatım için aģağıdaki öğütler verilmektedir. Önce düşün, sonra yaz Yazacağını önce yüksek sesle söyle! Düşünceni açık ve basit olarak açıkla! Sade, basit ve yeteri kadar yay! Önemsiz ve gereksiz şeyleri yazma! Çok kullanılmış sözleri-bilgileri-şekil ve resimleri alma! Yabancı ve az bilinen sözcükleri çok kullanma ve açıkla!

86 Yabancı ölçülere metrik sisteme dönüştür! Başka yerden alınan bilgi ve belgeler için kaynak göster! Cümleleri, ilk okuyuşta anlaşılmayacak kadar uzun ve karmaşık yazma! Uluslar arası ve bilinen simgeleri, yerleşmiş terimleri kullan! Başlıkları, sekil ve tablo açıklamaları kısa ve özlü fakat anlaşılır olsun! Ben-biz-yapıldı gibi deyimlerden kaçının. Takdim edilen yazar değil, bilgidir. Zorunlu halde yazara göre deyimi kullanabilir. Keza- maalesef-sevindirici-elbette-kuşkusuz-bilindiği gibi biçimindeki yanlı ve pek çok-eksiksiz-aslaçok yüksek gibi abartıcı sözcüklere yer verme! Sadece nesnel bilgileri ve sayısal değerleri kullan! -Dil Etkinliği Bir bilimsel yazı ne kadar kolay okunabilirse o kadar etkin bir üslup ve dil ile yazılmıģ sayılır. Bir yazının okunabilirliğini etkileyen temel etmenler,; üslup ve dil yanında konunun ilgi çekici olması ve bunun uygun bilimsel yöntemlerle incelenmiģ olmasıdır. Yazımda kısa cümleler kullanmak fikirlerin daha kolay ve açık biçimde anlatılmasını sağlar. Ayrıca kısa cümleler dil bilgisi hatalarını azaltacağı gibi okuyucunun cümlenin baģı ile sonu arasında bağlantı kurulmasını da kolaylaģtırır. Cümlenin özne, yüklem ve fiil gibi temel elemanlarının anlaģılması kolaylaģır. Kısa cümleler okuyucunun dikkatini dağıtmaz ve okuyucunun ilgisinin sürekliliğini sağlar. Hiç Ģüphesiz konu gereği anlatılmak istenen Ģeyi bazen doğru kurulmuģ bileģik cümlelerle anlatmak gerekebilir. Cümle ister kısa isterse uzun olsun baģka bir anlama gelmemeli, kolayca anlaģılabilir olmalıdır. Cümle içinde kelimeler doğru kullanılmıģ olmalı, konuya özel bilimsel terimler ve kavramlar kullanılabilmelidir. Unutmamak gerekir ki bir araģtırmanın bilimselliği, o bilim alanı içindeki kavram ve terimlerin, yerinde ve doğru kullanılmıģ olması ile yakından iliģkilidir. Cümleler, düģünce birliği gözetilerek paragraflar halinde birleģtirilir. Bir paragrafın kaç cümleden oluģacağı konusunda kesin bir Ģey söylemek mümkün değildir. Burada tek ölçü paragrafın, açıklanan fikrin tam olarak algılanmasını sağlayacak uzunlukta olmasıdır. Bilimsel anlatımda genellikle tekil Ģahıs ekleri özellikle de birinci tekil Ģahıs ekleri kullanılmaz. Edilgen ifadelere baģvurmak ya da çoğul ifadeler kullanmak da gerekebilir. Zaman kipi olarak ise geniģ zaman, geçmiģ zaman ya da Ģimdiki zaman kiplerini kullanmak yoluna gidilir AKTARMALAR Bilimsel bir yazının dayanaklarından biri de başka yayınlardan yapılan aktarmalar ve bu yolla sağlanan alıntılardır. Aktarma; olduğu gibi (doğrudan), çevirerek (tercüme) ya da özetleyerek (dolaylı ) şekillerde yapılabilir. Doğrudan Aktarma Belirli bir paragrafın, bir önermenin yada bir tablo veya şeklin aynen alınmasıdır. Doğrudan aktarma,genellikle yasa ve yönetmelik maddeleri, formüller ve korunması gerekli özgün görüşler için uygulanır. Doğrudan aktarıma, yazının bütünlüğünü ve anlatım akışını bozacağından, ancak zorunlu hallerde uygulanabilir. Çevirerek Aktarma Anlam ve dilbilgisi bakımından kuşkuya yer vermeyecek bir tercüme yapılabilmelidir. Ayrıca çeviri sahibi de bildirilmelidir. Dolaylı Aktarma Anlamını değiştirmeksizin, yazarın kendi anlatım biçimi ile aktarmasıdır. Bu halde yazar daha bağımsız olmakta ve yazının bütünlüğü de bozulmamaktadır. Yazar kaynağı tam olarak anladığına güvenmeli ve çok dikkatli olmalıdır. Burada düşülecek bir hata bağışlanamayacak niteliktedir. Dolaylı aktarma özetleme suretiyle de yapılabilmektedir. Bir yazarın aktarma oranı asla % 10 u geçmemelidir. Keza yazar aktardığı bilgiyi benimsemiş sayılacağından sıkı bir denetimden geçirmek ve doğacak sorumluluğu üstlenmek durumundadır KAYNAK GÖSTERME Yazar, aktardığı bilgilerden sorumludur. Ancak okuyucu da yazara körü körüne inanmak zorunda değildir. Bu bilgileri denetlemek ya da daha ayrıntılı öğrenmek ihtiyacında olabilir. Keza; bilim etiği ve yasa gereği,

87 aktarma halinde kaynağın bildirilmesi zorunlu bulunmaktadır. Kaynak bildirmeden aktarma yapılması, çalıntı (intihal) sayılmaktadır. Metin içerisinde, alıntının yapıldığı yerde kaynakta bildirilmelidir. Bu bildirim; alıntının yapıldığı cümle veya Uluslararası Türkçe Anlamı V Bkz.: Bakınız Cf. KarĢ. KarĢılaĢtırınız Vs. k.g. KarĢı görüģ Ibid a.e. Aynı eser/yer Ob.cit a.g.e Adı geçen eser paragrafın baģında-sonunda ya da ortasında yapılabilir. Keza, bir alt bölümün veya paragrafın yazılmasında yararlanılan kaynaklar da baģta veya sonda bildirilmelidir. Örnek: BUNGE 1967, s.307; COHEN-NAGEL 1978, s Özellikle alıntı yapılan tablo ve Ģekiller ile sayısal değerler de, kesinlikle belirtilmelidir. Bildirim, metin içerisinde-tablo baģlığında ve Ģekil alt yazısında; Yazarın veya yazarların soyadı, kaynağın yayın yılı ve alıntının ya da yararlanmanın yapıldığı sayfayı belirtmek,bu bilgileri aynı sayfanın veya tablonun altında dip not olarak vermek sureti ile gerçekleģtirilir Kısaltmalar Dip not verilmesi halinde, birkaç kez gösterilen bir kaynağın birincisinde; yazarın adı ve soyadı, yayın adı, son baskı sayısı, yayın yeri, yayın evi, yayın tarihi ve alıntının sayfa numarası bildirilmelidir. Daha sonraki yinelemelerde sadece yazarın soyadı ve adının baģ harfi ile eserin yayın yılı bildirilmekle yetinilir. Bu halde ayrıca ayrıntılı bilgi için ilk bildirime yollama yapmak üzere aģağıdaki kısaltmalar kullanılmaktadır. Yazımda ve basımda dip notun gösterilmesi sorun yaratmakta ve birinci bildirimi bulmakta güçlük çekilmektedir. Bu nedenle, genellikle alıntının veya yararlanmanın yapıldığı yerde, parantez içerisinde kaynağa da iģaret edilmesi yoluna gidilmektedir. Bu halde, yazının sonuna da alfabetik olarak ayrıntılı bilgi için yayın listesi eklenmektedir.

88 Loc.cit a.y. Yazara ait son zikredilen yer Supra bkz.: yuk. Eserin kendi içinde yukarıya atıf Ġnfra bkz.: aģ. Eserin kendi içinde aģağıya atıf Passim b.a. Eserin bütününe atıf w.place y.y. Basım yeri yok w.date t.y. Basım tarihi yok Et.al. v.d. Çok yazarlı eserlerde ilk yazardan sonrakiler p./pp. s. Sayfa/sayfalar Ed.by Ed. veya Haz. Editör/yayına hazırlayan Trans.by Çev. Çevirmen 9.8. KAYNAKÇA Yazının sonuna eklenen yayın listesine; kaynakça, yararlanılan kaynaklar, yararlanılan eserler, literatür ya da bibliyografya adları verilmektedir. Bilimsel yazılarda, bu listede sadece metinde, alıntı yapılan yayın ve belgelere yer verilmektedir. Öğretim amacı ile yazılan bir kitapta ise,metinde geçmeyen fakat okuyucuya yararlı olabileceği düģünülen seçme yayınlar da listeye eklenebilmektedir. Kaynakça, yazar soyadlarının alfabetik sırasına göre düzenlenmektedir. Öğretim amacıyla yazılan kitaplarda bölümlere göre ya da kitaplar-makaleler-belgeler olarak bir ayırım daha yapılabilmektedir. Aynı yazarın birden çok yayınının olması halinde bunlar, tarih sırasına göre dizilmektedir. Yazarı aynı yıla ait birden çok yayınının olması durumunda ise yayın yılından sonra a, b,c,.. harfleri yazılmaktadır. Böylece metinde atıf (yollama) yapılan bir yayın hakkında, bu listeden ayrıntılı bilgi alınabilmektedir. Zira bu listede yer alan yayınların; *Yazar(lar) ın soyad(ları) ve adının ilk harf(ler)i, *Yayın tarihi (yıl olarak) *Yayının ayrıntılı olarak baģlığı (adı) *Kitaplar için; baskı sayısı, yayınlayan kuruluģ ya da yayın evi-basım evi, yayın yeri, sayfa adedi. Örnek: KARASAR N.,2002: Bilimsel AraĢtırma Yönteni. 11. Baskı, Nobel Yayın, 292s. -Makaleler için; dergi adı, cildi ve sayısı ile yayının bulunduğu sayfalar ayrıntılı biçimde bildirilmelidir. Örnek: AKPINAR H.,200: Veri Tabanlarında Bilgi KeĢfi ve Veri Madenciliği. Ġ.Ü. ĠĢletme Fakültesi Dergisi, C.29, Sayı 1, s Yabancı dilden çevrilen yayınlarda, parantez içerisinde (Çeviren: ) biçiminde çevirici de tanıtılmalıdır. Yazar sayısının birden çok olması halinde yayındaki sıraya göre hepsi bildirilmelidir. KiĢiler kitabın düzenleyicisi iseler parantez içerisinde (editör) olarak yazılmalıdırlar. Böyle bir kitaptaki bir bölüm; yazar adı ve bölüm baģlığı ile tanımlanmalıdır. Daha sonra da kitabın editörleri ve kitabın adı yer almalıdır. Yazar veya editör adı bilinmeyen yayınlarda yazar yerine (Anonim) sözcüğü kullanılmalıdır. Burada verilen yayın tanıtma ilkelerinde bazı sıra değiģiklikleri ve kısalmalar yapılabilmektedir. Elektronik kaynakların yazım kuralları ise henüz tam olarak oluģmamıģtır. Bu nedenle burada kabul görmekte olan kurallar aktarılmaya çalıģılacaktır. Elektronik kaynaklar genel olarak çevrimdıģı ve çevrimiçi (online) kaynaklar Ģeklinde iki grupta toplanmaktadır. Bu grupları ve gruplar içindeki kaynakları kısaca aģağıdaki Ģekilde verebiliriz ÇevrimdıĢı Kaynaklar CD-ROM lar Disketler Teyp ünitesi, kaset ve kartuģlar Optik diskler Video kasetleri

89 Televizyon filmleri Bilimsel çalıģmalarda CD-ROM dıģındaki diğer çevrimdıģı kaynaklardan, eriģilebilirlik özellikleri düģük olduğu için, daha az yararlanılır Çevrimiçi (online) Kaynaklar Bilgisayar ağlarıyla ulaģılabilen kaynaklardır. Bunları değiģik Ģekillerde sınıflamak mümkündür. Dağıtım biçimine göre www (World Wide Web) belgeleri gopher belgeleri ftp (File Transfer Protokol) belgeleri telnet (Özel iletiģim protokolü) belgeleri e-posta belgeleri Yayın türüne göre Monografiler (Bir kez yayınlanan-seri yayınlanmayan) Seri yayınlar (E-dergiler, E-yıllıklar, E-raporlar, E-istatistikler) Veri tabanları e-posta (elektronik posta) haberleşmeleri Görsel-işitsel malzemeler Bilgisayar programları Referans eserler Protokoller, eriģim ve dağıtımı gerçekleģtiren yazılım programlarıdır.en sık kullanılanları; www, gopher,ftp, telnet, dır Elektronik Kaynakların Gösterimi Elektronik kaynaklar internet ortamından her an uzaklaģtırılabileceğinden veya değiģtirilebileceğinden, araģtırmacının öncelikle aynen alıntı, yeniden ifadelendirme veya özet olarak yararlandığı bölümlerin birer örneğini (çıktı) alması gerekir. Baskı konusunda güçlükle karģılaģılması durumunda bu sayfaların disket, CD Rewriter (CD-R), kartuģ, optik disk veya CD-ROM a kopyalanarak yedeklenmesi uygun olur. Elektronik kaynakların yayın listesinde; Yazar(lar) ın soyad(lar)ı ve adının ilk harf(ler)i, Yayının açık olarak başlığı (adı), İletim aracı-belge şekli (Çevrimdışı-Çevrimiçi), Erişim adresi, Erişim tarihi (gün,ay,yıl), ISBN ve ISSN no su (Varsa) biçiminde bildirilmesi gerekir. ÇevrimdıĢı kaynaklarda eriģim tarihini bildirme zorunluluğu yoktur. ÇevrimdıĢı kaynaklarda iletim aracı köģeli parantez içinde örneğin; [CD-ROM], [Disk], [Manyetik teyp], [Video filmi] Ģeklinde gösterilmelidir. Çevrimiçi kaynaklarda iletim aracının gösterilmesi için kullanılan sözcükler belgenin niteliğine göre yapılır. Burada iki farklı yol söz konusudur. Ġlki sadece [Çevrimiçi] yazmaktır. Bu durumda belgenin türü belli olmaz. Ġkincisinde ise iletim aracının [çevrimiçi-kiģisel ağ kümesi] [çevrimiçi-kuramsal ağ kümesi] [çevrimiçi-e-posta] [çevrimiçi-veritabanı] [çevrimiçi-e-dergi] [çevrimiçi-e-gazete] gibi açık olarak gösterilmesi söz konusu olur.

90 EriĢim adresinde, çevrimiçi servis, adres satırındaki Ģekliyle ve < > parantezler içine alınarak yazılır. Örneğin; < ca/iso/ tc 46 sc9/ standart/690-zex htm# s.3.2 > < ftp://ftp.isi.edu//in-notes/rfc Txt > < gopher ://info.lib.uh.edu: 70/00/articles/e-journals/uhlibrary/pacsreview/v5 n3/pricewil.5n3 > < > gibi. EriĢim tarihi köģeli parantez içine alınarak en sonda verilir. EriĢim tarihinden sonra varsa uluslararası standart kitap numarası (ISBN) ve uluslararası standart seri numarası (ISSN) numaralarının verilmesi uygun olur. ISSN numaraları her zaman iki grup halinde ve 9 karakter olarak yapılır. ISSN gibi Basılı nüshanın aynı olan elektronik kaynakların gösteriminde; Brian D.A., (2002). Meaning of Role Senders [Elektronik sürümü]. American Psychologist 48, Sadece elektronik olarak yayınlanan makalelerin gösterilmesinde ise Brian D.A., (2002 Mart): Meaning of Role Senders. Amerikan Psychologist [Çevrimiçi]< > [15 Nisan 2002] Ģeklinde bir yol izlenir. Belgenin yayın tarihi belli değilse copyright tarihi yayın tarihi olarak belirlenir ÇevrimdıĢı Örnekler Örnekler; CD-ROM lar Yazar- (Tarih). CD nin ismi. Sağlayıcısının ismi.. Yayın Yeri: Yayınlayan Kurum, Versiyon numarası, baskı numarası. Örnek: Hawking S.W., (2001 June): A Brief history of time: an interactive adventure. Crunch Media. İstanbul: Macromedia Versiyon 95b. Disket, Kaset ve Diskler Yazar (Tarih). Çalışmanın başlığı/müziklerde albümün başlığı. ileti aracı-disket, compact disk, kaset, teyp bandı. Notlar. Örnek: Alper S., (2002 Eyl 03): Gün Doğarken Compact Disk. Örnek: Alper E., (2002 Eyl 03). Kalite Yönetim Sistemi Prosedür Dosyaları Disket. H.Şencan ın özel arşivi Televizyon Programları Şirketin ismi. (yıl). Programın İsmi. Kanalın İsmi. Programın yayınlandığı gün, ay, yıl ve saat. Örnek: Sorumlu Medya AŞ (2002): Sabah Çiçekleri. Kanal ABC ABC2. 26 Mys 2002, Çevrimiçi -www Sayfaları

91 Kitabın tamamının gösterilmesi; Yazar (yayın tarihi). Kitabın ismi [çevrimiçi kitap]. Kitabı Yayınlayan Kurum < URL adresi > [eriģim tarihi]. Örnek: J, S., (2001 March 05): ewettthe Country of the Pointed First [çevrimiçi kitap].bartleby.com.< > [15 Eyl 2002]. Kitaba ait bir bölümün referans olarak gösterilmesi; Yazar (yayın tarihi). Kitabın ismi. Bölümün ismi [çevrimiçi kitap]. Kitabı Yayınlayan Kurum < URL adresi > [eriģim tarihi]. Örnek: Jewett S., (2001 March 05): The Country of theppointed first. Trial of Rule[çevrimiçi kitap].bartleby.com.< Eyl 2002]. -Gopher Siteleri Gopher sunucuna eriģmek standart URL adreslerinde olduğu gibidir. Komut sistemini içeren Gopher uygulamalarında alt menülere geçiģ yolları birbirinden dikey çizgilerle ayrılarak gösterilir. Yazar (tarih). BaĢlık. Süreli Yayın Ġsmi [çevrimiçi-gopher]. < URL adresi veya eriģim yolları > [eriģim tarihi]. Örnek: Quittner J., (2001 March 05): Welcome to our Businessworld. Newday [çevrimiçi- GOPHER].< University of lowa bout Business Selected Papers nevday >(25 ġbt 2003]. Marsh, R.,(2001 March 05): Who is who? (çevrimiçi]. <gopher://gopher.micro.umn.edu/> [25 ġbt 2003]. -Ftp Siteleri Ftp sitelerinin çoğu anonimdir. Bu nedenle dosya alınan sunucunun adı bilinmeyebilir. Ġnternet ortamında çok sayıda anonim ftp siteleri bulunmaktadır. Bu sitelerde yazarın kimliği belirtilmemiģse e-posta bilgilerinden yararlanılır. Temel gösterim biçimi aģağıdaki gibidir. Yazar (tarih). Belgenin baģlığı [çevrimiçi]. < URL adresi > [eriģim tarihi]. Örnek: Çevik C.,( 2001 Mrt 05): Star office [çevrimiçi]. ftp://ftp.istanbul.edu.tr/pub/office/staroffice/benioku/benioku.doc[12ock 2002]. -Telnet Sayfaları Dünyada 1000 den fazla kütüphane telnet aracılığıyla kullanıcılarına ücretsiz uzaktan eriģim imkanı sağlamaktadır. Yazar (tarih). BaĢlık. Periyodiğin ismi [çevrimiçi belgenin türü].< URL adresi > [eriģim tarihi]. Örnek: Romar L., (2001 March 05): On-Line neighbourhood. News [çevrimiçi Telnet].< telnet://lamba.parc.com go # > [02 Ock 2002]. Romar, L. (2001 March 05): On-Line neighbourhood. News [çevrimiçi].< telnet://slv.vic.gov.au/ > [02 Ock 2002]. -E-Posta E-posta iletisi, kısa bir mesaj olabileceği gibi iletiye eklenmiģ uzun bir MS Word dosyası da olabilir. Kaynakçada mesajın niteliğine ait bilginin net olarak anlaģılması gerekir. Mesajı gönderen yazarın adı. < göndericinin e-posta adresi> (gönderilme tarihi). Mesajın konusu. ĠliĢik olarak gönderilen dosyadaki yazının baģlığı [çevrimiçi-e-posta]. < mesajın geldiği kiģinin e-posta adresi> [eriģim tarihi]. Örnek: Hauben, M., < usa.com> [2002 March 02]. The untold history of the ARPANET [çevrimiçi e-posta]. < Nsn 2002]. Örnek: Sarı, S., < [03 ġbt.2001]. ISO. Ek: 9001:2000 Standartları.[çevrimiçi e-posta].< [15 Hzr 2002] Veri Tabanlarından Bağımsız Makaleler Bu makaleler kiģisel ağ kümelerinde veya Kurumsal Ağ kümelerinde yer almıģ olabilir. Makaleler daha önce bir dergide yayınlanmıģ olacağı gibi ilk kez Ağ ortamında yayınlanıyor da olabilir. Seri yayın niteliğinde olmayan bağımsız makalelerin referans gösterilmesinde aģağıdaki sıraya uyulur. Yazar (Tarih). Yazının BaĢlığı. Derginin Adı [çevrimiçi]. < URL adresi > [eriģim tarihi].

92 Mevcut olmayan bölümler için bir Ģey yazılmaz, bir sonraki bölümle devam edilir. Yazar tanımlama kısıtlamasına gitmeden mümkün olduğunca bilgileri tam ve ayrıntılı olarak vermelidir Tüm Bir Sitenin Referans Olarak Gösterilmesi Ġnternet ortamında tezlerin tamamını PDF dosyası olarak, sadece tez özetlerini veya tezlerin bir bölümünü yayınlayan üniversiteler, özel ticari kuruluģlar ve resmi kuruluģlar bulunmaktadır. Tezlerin referans gösterilmesinde bu kuruluģların isimlerinin ve belge eriģim numaralarının mutlaka gösterilmesi gerekir. Ayrıca araģtırmacı bu sitelere özel Ģifrelerle ulaģmıģsa bunu notlar bölümünde belirtmelidir. Yazar (Tarih). Tezin baģlığı. Master tezi-doktora tezi, Üniversitesi [çevrimiçi tez]. Tez numarası-. Tezi elektronik ortamda yayınlayan kurum. Notlar < URL adresi > [eriģim tarihi].

Bilim ve Bilimsel Araştırma

Bilim ve Bilimsel Araştırma Bilim ve Bilimsel Araştırma Bilim nedir? Scire / Scientia Olaylar ve nesneleri kavramak, tanımak ve sınıflandırmak üzere çözümleyen, olgular arasındaki nesnellik ilişkilerini kuran, bu ilişkileri deney

Detaylı

Laboratuvara Giriş. Adnan Menderes Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü TBT 109 Muavviz Ayvaz (Yrd. Doç. Dr.) 3. Hafta (03.10.

Laboratuvara Giriş. Adnan Menderes Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü TBT 109 Muavviz Ayvaz (Yrd. Doç. Dr.) 3. Hafta (03.10. ADÜ Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü Laboratuvara Giriş Adnan Menderes Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü TBT 109 Muavviz Ayvaz (Yrd. Doç. Dr.) 3. Hafta (03.10.2013) Derslik B301 1 BİLGİ EDİNME İHTİYACI:

Detaylı

SINIF ÖĞRETMENLĠĞĠ SOSYAL BĠLGĠLER ÖĞRETĠM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN

SINIF ÖĞRETMENLĠĞĠ SOSYAL BĠLGĠLER ÖĞRETĠM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN SINIF ÖĞRETMENLĠĞĠ SOSYAL BĠLGĠLER ÖĞRETĠM PROGRAMI 1 BECERĠLER 2 Beceri Nedir? ġimdiye kadar bilgi edinme, yaģam ve okulun temel amacı olarak görülmüģtür. Günümüzde ise bilgiye bakıģ değiģmiģtir. Bilgi;

Detaylı

NİCEL VE NİTEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ

NİCEL VE NİTEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ NİCEL VE NİTEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ TC AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ ÇAY MESLEK YÜKSEKOKULU İŞLETME YÖNETİMİ PROGRAMI YÖNETİM VE ORGANİZASYON BÖLÜMÜ BİLİMSEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ DERSİ NİCEL VE NİTEL ARAŞTIRMA

Detaylı

ĐSTATĐSTĐK. Okan ERYĐĞĐT

ĐSTATĐSTĐK. Okan ERYĐĞĐT ĐSTATĐSTĐK Okan ERYĐĞĐT Araştırmacı, istatistik yöntemlere daha işin başında başvurmalıdır, sonunda değil..! A. Bradford Hill, 1930 ĐSTATĐSTĐĞĐN AMAÇLARI Bilimsel araştırmalarda, araştırmacıya kullanılabilir

Detaylı

BİYOİSTATİSTİK Örnekleme ve Örnekleme Yöntemleri Yrd. Doç. Dr. Aslı SUNER KARAKÜLAH

BİYOİSTATİSTİK Örnekleme ve Örnekleme Yöntemleri Yrd. Doç. Dr. Aslı SUNER KARAKÜLAH BİYOİSTATİSTİK Örnekleme ve Örnekleme Yöntemleri Yrd. Doç. Dr. Aslı SUNER KARAKÜLAH Ege Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Biyoistatistik ve Tıbbi Bilişim AD. Web: www.biyoistatistik.med.ege.edu.tr 1 Araştırmalarda

Detaylı

GİRİŞ. Bilimsel Araştırma: Bilimsel bilgi elde etme süreci olarak tanımlanabilir.

GİRİŞ. Bilimsel Araştırma: Bilimsel bilgi elde etme süreci olarak tanımlanabilir. VERİ ANALİZİ GİRİŞ Bilimsel Araştırma: Bilimsel bilgi elde etme süreci olarak tanımlanabilir. Bilimsel Bilgi: Kaynağı ve elde edilme süreçleri belli olan bilgidir. Sosyal İlişkiler Görgül Bulgular İşlevsel

Detaylı

Su Ürünlerinde Temel İstatistik. Ders 2: Tanımlar

Su Ürünlerinde Temel İstatistik. Ders 2: Tanımlar Su Ürünlerinde Temel İstatistik Ders 2: Tanımlar Karakter Araştırma yada istatistiksel analizde ele alınan ünitenin yapısal (morfolojik, fizyolojik, psikolojik, estetik, vb.) özellikleridir. Tüm karakterler

Detaylı

LOJİSTİK REGRESYON ANALİZİ

LOJİSTİK REGRESYON ANALİZİ LOJİSTİK REGRESYON ANALİZİ Lojistik Regresyon Analizini daha kolay izleyebilmek için bazı terimleri tanımlayalım: 1. Değişken (incelenen özellik): Bireyden bireye farklı değerler alabilen özellik, fenomen

Detaylı

Evren (Popülasyon) Araştırma kapsamına giren tüm elemanların oluşturduğu grup. Araştırma sonuçlarının genelleneceği grup

Evren (Popülasyon) Araştırma kapsamına giren tüm elemanların oluşturduğu grup. Araştırma sonuçlarının genelleneceği grup Evren (Popülasyon) Araştırma kapsamına giren tüm elemanların oluşturduğu grup Araştırma sonuçlarının genelleneceği grup Evrendeğer (Parametre): Değişkenlerin evrendeki değerleri µ : Evren Ortalaması σ

Detaylı

Bilimsel Araştırma Yöntemleri. Doç. Dr. Recep Kara

Bilimsel Araştırma Yöntemleri. Doç. Dr. Recep Kara Bilimsel Araştırma Yöntemleri Doç. Dr. Recep Kara YÖNTEM BÖLÜMÜ 4. Ders Araştırmanın Modeli Evren ve Örneklem Verilerin Toplanması Verilerin Analiz Edilmesi bölümlerinden oluşur. 1. Araştırmanın Modeli

Detaylı

EVREN, ÖRNEK, TEMSİLİYET. Prof. Mustafa Necmi İlhan

EVREN, ÖRNEK, TEMSİLİYET. Prof. Mustafa Necmi İlhan EVREN, ÖRNEK, TEMSİLİYET Prof. Mustafa Necmi İlhan MD, PhD, PhD, MBA Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı AbD mnilhan@gazi.edu.tr 1 Neden Araştırma Yaparız? Bilimsel gerçeğe ulaşmak Bilinenlerin

Detaylı

MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TEZ ÖNERİSİ HAZIRLAMA KILAVUZU

MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TEZ ÖNERİSİ HAZIRLAMA KILAVUZU MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TEZ ÖNERİSİ HAZIRLAMA KILAVUZU 2014 ÖNSÖZ Eğitim Bilimleri Enstitüsü 13/11/2010 tarih ve 27758 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 2010/1053 Sayılı

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikolojik Danışma ve Rehberlik RPD 201 Not V Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Bireyi Tanıma ve Tanıma Teknikleri *Kendilerine özgü birer varlık olan bireyler, gerek doğuştan

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ LİSANS PROGRAMI

KAMU YÖNETİMİ LİSANS PROGRAMI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ LİSANS PROGRAMI BİLİMSEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ PROF. DR. EMRAH CENGİZ Bilim Tanımı, Nitelikleri ve Temel Kavramlar Bilim Tanımı Bilimsel

Detaylı

SUNUŞ. Sabri ÇAKIROĞLU Ġç Denetim Birimi BaĢkanı

SUNUŞ. Sabri ÇAKIROĞLU Ġç Denetim Birimi BaĢkanı SUNUŞ Denetim, kurumsal iģ ve iģlemlerin öngörülen amaçlar doğrultusunda benimsenen ilke ve kurallara uygunluğunun belirlenmesidir. ĠĢlem ve hata tespit odaklı denetim/teftiģ uygulamaları zamanla süreç

Detaylı

FIRAT ÜNİVERSİTESİ DENEYSEL ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KURULUŞ VE İŞLEYİŞ YÖNERGESİ

FIRAT ÜNİVERSİTESİ DENEYSEL ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KURULUŞ VE İŞLEYİŞ YÖNERGESİ FIRAT ÜNİVERSİTESİ DENEYSEL ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KURULUŞ VE İŞLEYİŞ YÖNERGESİ 1. BÖLÜM: Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar AMAÇ Madde 1. Bu Yönergenin amacı, Tarım ve KöyiĢleri Bakanlığının 16 Mayıs 2004

Detaylı

TANIMLAYICI İSTATİSTİKLER

TANIMLAYICI İSTATİSTİKLER TANIMLAYICI İSTATİSTİKLER Tanımlayıcı İstatistikler ve Grafikle Gösterim Grafik ve bir ölçüde tablolar değişkenlerin görsel bir özetini verirler. İdeal olarak burada değişkenlerin merkezi (ortalama) değerlerinin

Detaylı

26.12.2013. Farklı iki ilaç(a,b) kullanan iki grupta kan pıhtılaşma zamanları farklı mıdır?

26.12.2013. Farklı iki ilaç(a,b) kullanan iki grupta kan pıhtılaşma zamanları farklı mıdır? 26.2.23 Gözlem ya da deneme sonucu elde edilmiş sonuçların, raslantıya bağlı olup olmadığının incelenmesinde kullanılan istatistiksel yöntemlere HĐPOTEZ TESTLERĐ denir. Sonuçların raslantıya bağlı olup

Detaylı

**MAN 502T ĠĢletme Yönetimi için AraĢtırma Yöntemleri**

**MAN 502T ĠĢletme Yönetimi için AraĢtırma Yöntemleri** **MAN 502T ĠĢletme Yönetimi için AraĢtırma Yöntemleri** **** ARAġTIRMA YÖNTEMLERĠNE GĠRĠġ ** 1. Yarıyıl** **Hafta 6** Hazırlayan: **Dr. Özlem Ġnanç, IĢık Üniversitesi-Ġstanbul** GiriĢ Bu haftaki dersimizde

Detaylı

Program AkıĢ Kontrol Yapıları

Program AkıĢ Kontrol Yapıları C PROGRAMLAMA Program AkıĢ Kontrol Yapıları Normal Ģartlarda C dilinde bir programın çalıģması, komutların yukarıdan aģağıya doğru ve sırasıyla iģletilmesiyle gerçekleģtirilir. Ancak bazen problemin çözümü,

Detaylı

ÖLÇME BİLGİSİ. PDF created with FinePrint pdffactory trial version http://www.fineprint.com. Tanım

ÖLÇME BİLGİSİ. PDF created with FinePrint pdffactory trial version http://www.fineprint.com. Tanım ÖLÇME BİLGİSİ Dersin Amacı Öğretim Üyeleri Ders Programı Sınav Sistemi Ders Devam YRD. DOÇ. DR. HAKAN BÜYÜKCANGAZ ÖĞR.GÖR.DR. ERKAN YASLIOĞLU Ders Programı 1. Ölçme Bilgisi tanım, kapsamı, tarihçesi. 2.

Detaylı

OKULÖNCESĠNDE TEMATĠK YAKLAġIM ve ETKĠN ÖĞRENME. Prof. Dr. Nilüfer DARICA Hasan Kalyoncu Üniversitesi

OKULÖNCESĠNDE TEMATĠK YAKLAġIM ve ETKĠN ÖĞRENME. Prof. Dr. Nilüfer DARICA Hasan Kalyoncu Üniversitesi OKULÖNCESĠNDE TEMATĠK YAKLAġIM ve ETKĠN ÖĞRENME Prof. Dr. Nilüfer DARICA Hasan Kalyoncu Üniversitesi Uzun yıllar öğretimde en kabul edilir görüģ, bilginin hiç bozulmadan öğretenin zihninden öğrenenin zihnine

Detaylı

Örnekleme Süreci ve Örnekleme Yöntemleri

Örnekleme Süreci ve Örnekleme Yöntemleri Örnekleme Süreci ve Örnekleme Yöntemleri Prof. Dr. Cemal YÜKSELEN Ġstanbul Arel Üniversitesi 4. Pazarlama AraĢtırmaları Eğitim Semineri 26-29 Ekim 2010 Örnekleme Süreci Anakütleyi Tanımlamak Örnek Çerçevesini

Detaylı

1. ÖRNEKLEME VE ARAŞTIRMA PROBLEMİNE UYGUN ÖRNEKLEME YAPMA

1. ÖRNEKLEME VE ARAŞTIRMA PROBLEMİNE UYGUN ÖRNEKLEME YAPMA 1. ÖRNEKLEME VE ARAŞTIRMA PROBLEMİNE UYGUN ÖRNEKLEME YAPMA Araştırmacı kişi ya da kurumlar birinci el veri elde etye yönelik araştırma yapmaya karar verdiklerinde çoğu zaman araştırma yapacağı grubun tüm

Detaylı

0502309-0506309 ÖLÇME YÖNTEMLERİ. Ders Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Hüsamettin BULUT Yrd. Doç. Dr. M. Azmi AKTACĠR

0502309-0506309 ÖLÇME YÖNTEMLERİ. Ders Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Hüsamettin BULUT Yrd. Doç. Dr. M. Azmi AKTACĠR 0502309-0506309 ÖLÇME YÖNTEMLERİ Ders Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Hüsamettin BULUT Yrd. Doç. Dr. M. Azmi AKTACĠR Kaynak Ders Kitabı: ÖLÇME TEKNĠĞĠ (Boyut, Basınç, AkıĢ ve Sıcaklık Ölçmeleri), Prof. Dr. Osman

Detaylı

ARAŞTIRMA KONULARINI BELİRLEME TEKNİKLERİ

ARAŞTIRMA KONULARINI BELİRLEME TEKNİKLERİ ARAŞTIRMA KONULARINI BELİRLEME TEKNİKLERİ Yrd. Doç. Dr. Satı BOZKURT Ege Üniversitesi HemĢirelik Fakültesi Hemşirelikte Araştırma HemĢireler var olan doğruları gerçekleģtirmek, Alanlarına yeni bilgiler

Detaylı

BĠR DEVLET HASTANESĠNDE ÇALIġANLARIN HASTA VE ÇALIġAN GÜVENLĠĞĠ ALGILARININ ĠNCELENMESĠ. Dilek OLUT

BĠR DEVLET HASTANESĠNDE ÇALIġANLARIN HASTA VE ÇALIġAN GÜVENLĠĞĠ ALGILARININ ĠNCELENMESĠ. Dilek OLUT BĠR DEVLET HASTANESĠNDE ÇALIġANLARIN HASTA VE ÇALIġAN GÜVENLĠĞĠ ALGILARININ ĠNCELENMESĠ Dilek OLUT Tıp biliminin ilk ve temel prensiplerinden biri Önce Zarar Verme ilkesidir. Bu doğrultuda kurgulanan sağlık

Detaylı

FSML / 2009 10 I.Dönem s.gky

FSML / 2009 10 I.Dönem s.gky FSML / 2009 10 I.Dönem s.gky Bir amaca ulaşmak için izlenen düzenli yola yöntem denir. Bilim olaylar ve olgular ile ilgili genel geçerliliği olan nesnel bilgiler elde etmek ister. Bilimin ortaya koyduğu

Detaylı

KARŞILAŞTIRMA İSTATİSTİĞİ, ANALİTİK YÖNTEMLERİN KARŞILAŞTIRILMASI, BİYOLOJİK DEĞİŞKENLİK. Doç.Dr. Mustafa ALTINIŞIK ADÜTF Biyokimya AD 2005

KARŞILAŞTIRMA İSTATİSTİĞİ, ANALİTİK YÖNTEMLERİN KARŞILAŞTIRILMASI, BİYOLOJİK DEĞİŞKENLİK. Doç.Dr. Mustafa ALTINIŞIK ADÜTF Biyokimya AD 2005 KARŞILAŞTIRMA İSTATİSTİĞİ, ANALİTİK YÖNTEMLERİN KARŞILAŞTIRILMASI, BİYOLOJİK DEĞİŞKENLİK Doç.Dr. Mustafa ALTINIŞIK ADÜTF Biyokimya AD 2005 1 Karşılaştırma istatistiği Temel kavramlar: Örneklem ve evren:

Detaylı

SÜREKLİ RASSAL DEĞİŞKENLER

SÜREKLİ RASSAL DEĞİŞKENLER SÜREKLİ RASSAL DEĞİŞKENLER Sürekli Rassal Değişkenler Sürekli Rassal Değişken: Değerleriölçümyadatartımla elde edilen, bir başka anlatımla sayımla elde edilemeyen, değişkene sürekli rassal değişken denir.

Detaylı

Örgütler bu karmaģada artık daha esnek bir hiyerarģiye sahiptir.

Örgütler bu karmaģada artık daha esnek bir hiyerarģiye sahiptir. Durumsallık YaklaĢımı (KoĢulbağımlılık Kuramı) Durumsallık (KoĢulbağımlılık) Kuramının DoğuĢu KoĢul bağımlılık bir Ģeyin diğerine bağımlı olmasıdır. Eğer örgütün etkili olması isteniyorsa, örgütün yapısı

Detaylı

Tez ve Eser Projesi Hazırlama Esaslarında kullanılan kısaltmalar aşağıdaki anlamları ifade eder:

Tez ve Eser Projesi Hazırlama Esaslarında kullanılan kısaltmalar aşağıdaki anlamları ifade eder: 1. AMAÇ VE KAPSAM T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TEZ VE ESER PROJESİ HAZIRLAMA ESASLARI Bu Tez ve Eser Projesi Hazırlama Esasları nın amacı, Gazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü

Detaylı

Hipotez belirleme kuramsal olarak Galileo tarafından ortaya atılan ve daha sonra da bilim felsefecileri ve bilim insanları tarafından desteklenip

Hipotez belirleme kuramsal olarak Galileo tarafından ortaya atılan ve daha sonra da bilim felsefecileri ve bilim insanları tarafından desteklenip 2.HAFTA Hipotez belirleme kuramsal olarak Galileo tarafından ortaya atılan ve daha sonra da bilim felsefecileri ve bilim insanları tarafından desteklenip özümsenen Bilimsel Yöntem yaklaşımını temel almaktadır.

Detaylı

SPSS E GİRİŞ SPSS TE TEMEL İŞLEMLER. Abdullah Can

SPSS E GİRİŞ SPSS TE TEMEL İŞLEMLER. Abdullah Can SPSS E GİRİŞ SPSS TE TEMEL İŞLEMLER SPSS in üzerinde işlem yapılabilecek iki ana ekran görünümü vardır. DATA VIEW (VERİ görünümü) VARIABLE VIEW (DEĞİŞKEN görünümü) 1 DATA VIEW (VERİ görünümü) İstatistiksel

Detaylı

Merkezi Eğilim ve Dağılım Ölçüleri

Merkezi Eğilim ve Dağılım Ölçüleri Merkezi Eğilim ve Dağılım Ölçüleri Soru Öğrencilerin derse katılım düzeylerini ölçmek amacıyla geliştirilen 16 soruluk bir test için öğrencilerin ilk 8 ve son 8 soruluk yarılardan aldıkları puanlar arasındaki

Detaylı

İstatistiksel Kalite Kontrol BBY 374 TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ 18 NİSAN 2014

İstatistiksel Kalite Kontrol BBY 374 TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ 18 NİSAN 2014 İstatistiksel Kalite Kontrol BBY 374 TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ 18 NİSAN 2014 İstatistiksel kalite kontrol o Üretim ve hizmet süreçlerinin ölçülebilir veriler yardımıyla istatistiksel yöntemler kullanılarak

Detaylı

DENEY 0. Bölüm 1 - Ölçme ve Hata Hesabı

DENEY 0. Bölüm 1 - Ölçme ve Hata Hesabı DENEY 0 Bölüm 1 - Ölçme ve Hata Hesabı Amaç: Ölçüm metodu ve cihazına bağlı hata ve belirsizlikleri anlamak, fiziksel bir niceliği ölçüp hata ve belirsizlikleri tespit etmek, nedenlerini açıklamak. Genel

Detaylı

TEMAKTĠK YAKLAġIMDA FĠZĠKSEL ÇEVRE. Yrd. Doç. Dr. ġermin METĠN Hasan Kalyoncu Üniversitesi

TEMAKTĠK YAKLAġIMDA FĠZĠKSEL ÇEVRE. Yrd. Doç. Dr. ġermin METĠN Hasan Kalyoncu Üniversitesi TEMAKTĠK YAKLAġIMDA FĠZĠKSEL ÇEVRE Yrd. Doç. Dr. ġermin METĠN Hasan Kalyoncu Üniversitesi ÇOCUK ÇEVRE ĠLIġKISI Ġnsanı saran her Ģey olarak tanımlanan çevre insanı etkilerken, insanda çevreyi etkilemektedir.

Detaylı

RASSAL DEĞİŞKENLER VE OLASILIK DAĞILIMLARI. Yrd. Doç. Dr. Emre ATILGAN

RASSAL DEĞİŞKENLER VE OLASILIK DAĞILIMLARI. Yrd. Doç. Dr. Emre ATILGAN RASSAL DEĞİŞKENLER VE OLASILIK DAĞILIMLARI Yrd. Doç. Dr. Emre ATILGAN 1 RASSAL DEĞİŞKENLER VE OLASILIK DAĞILIMLARI Olasılığa ilişkin olayların çoğunluğunda, deneme sonuçlarının bir veya birkaç yönden incelenmesi

Detaylı

Veri Toplama Teknikleri

Veri Toplama Teknikleri A. Gözlem Yoluyla Veri Toplama Teknikleri B. Soruşturma Yoluyla Nicel Veri Toplama Teknikleri Yazılı Soruşturma Tekniği Anket, Başarı Testi Yapılandırılmış Gözlem Önceden hazırlanmış göstergeler ve semboller

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders Kodları AKTS

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders Kodları AKTS Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO501 Eğitimde Program Geliştirme 3 0 3 8

Detaylı

NİTEL ANALİZLER (İÇERİK VE BETİMSEL ANALİZ)

NİTEL ANALİZLER (İÇERİK VE BETİMSEL ANALİZ) NİTEL ANALİZLER (İÇERİK VE BETİMSEL ANALİZ) Nitel analizler sosyal olaylar ve olguların nasıl ve ne şekilde gerçekleştiğini anlamamızı sağlayan tekniklerdir. Nitel araştırmalarda amaç ölçmekten çok, değişkenlerin

Detaylı

T.C. BĠNGÖL ÜNĠVERSĠTESĠ REKTÖRLÜĞÜ Strateji GeliĢtirme Dairesi BaĢkanlığı. ÇALIġANLARIN MEMNUNĠYETĠNĠ ÖLÇÜM ANKET FORMU (KAPSAM ĠÇĠ ÇALIġANLAR ĠÇĠN)

T.C. BĠNGÖL ÜNĠVERSĠTESĠ REKTÖRLÜĞÜ Strateji GeliĢtirme Dairesi BaĢkanlığı. ÇALIġANLARIN MEMNUNĠYETĠNĠ ÖLÇÜM ANKET FORMU (KAPSAM ĠÇĠ ÇALIġANLAR ĠÇĠN) ÇALIġANLARIN MEMNUNĠYETĠNĠ ÖLÇÜM ANKET FORMU (KAPSAM ĠÇĠ ÇALIġANLAR ĠÇĠN) Düzenleme Tarihi: Bingöl Üniversitesi(BÜ) Ġç Kontrol Sistemi Kurulması çalıģmaları kapsamında, Ġç Kontrol Sistemi Proje Ekibimiz

Detaylı

araştırma alanı Öğrenme Bellek Algı Heyecanlar PSİKOLOJİNİN ALANLARI Doç.Dr. Halil EKŞİ

araştırma alanı Öğrenme Bellek Algı Heyecanlar PSİKOLOJİNİN ALANLARI Doç.Dr. Halil EKŞİ PSİKOLOJİNİN ALANLARI Doç.Dr. Halil EKŞİ GELİŞİM PSİKOLOJİSİ Yaşa bağlı organizmadaki değişimleri inceler Çocuk psikolojisi Ergen Psikolojisi Yetişkin Psikolojisi Deneysel Psikoloji Temel psikolojik süreçler

Detaylı

TÜRKİYE DAĞCILIK FEDERASYONU KURULLARININ GÖREVLERİNE İLİŞKİN TALİMAT. BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

TÜRKİYE DAĞCILIK FEDERASYONU KURULLARININ GÖREVLERİNE İLİŞKİN TALİMAT. BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar YÖNETĠM KURULU: DAĞCILIK FEDERASYONU KARAR TARĠHĠ : 21.01.2007 KARAR NO : 02 TÜRKİYE DAĞCILIK FEDERASYONU KURULLARININ GÖREVLERİNE İLİŞKİN TALİMAT BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde

Detaylı

ÇED ve Planlama Genel Müdürlüğü Veri Tabanı (ÇED Veri Tabanı)

ÇED ve Planlama Genel Müdürlüğü Veri Tabanı (ÇED Veri Tabanı) ÇED ve Planlama Genel Müdürlüğü Veri Tabanı (ÇED Veri Tabanı) 1 GÜNDEM 1. Amacı 2. Veri Tabanı Kapsamı 3. Özellikleri 4. Uygulama 2 1-Amacı Mekansal (haritalanabilir) Bilgilerin Yönetimi Sağlamak (CBS)

Detaylı

KARAYOLU TASARIMI RAPORU. Ek 1. Kavşak Tipi Seçimi ile ilgili olarak Önerilen Esaslar

KARAYOLU TASARIMI RAPORU. Ek 1. Kavşak Tipi Seçimi ile ilgili olarak Önerilen Esaslar KARAYOLU TASARIMI RAPORU Kavşak Tipi Seçimi ile ilgili olarak Önerilen Esaslar Haziran 2000 İçindekiler Sayfa 1 Giriş 2 1.1 Amaç 2 1.2 Hemzemin kavģakların sınıflandırılması 2 1.3 Ġçerik 2 2 Önerilen seçim

Detaylı

Projenin Adı: İstatistik yardımıyla YGS ye hazırlık için soru çözme planlaması

Projenin Adı: İstatistik yardımıyla YGS ye hazırlık için soru çözme planlaması Projenin Adı: İstatistik yardımıyla YGS ye hazırlık için soru çözme planlaması Projenin Amacı : YGS de başarılı olmak isteyen bir öğrencinin, istatistiksel yöntemler çerçevesinde, sınavda çıkan soru sayısını,

Detaylı

BÖLÜM 1 ÖLÇME VE DEĞERLENDİRMEDE TEMEL KAVRAMLAR

BÖLÜM 1 ÖLÇME VE DEĞERLENDİRMEDE TEMEL KAVRAMLAR İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 ÖLÇME VE DEĞERLENDİRMEDE TEMEL KAVRAMLAR I. Öğretimde Ölçme ve Değerlendirmenin Gerekliliği... 2 II. Ölçme Kavramı... 3 1. Tanımı ve Unsurları... 3 2. Aşamaları... 3 2.1. Ölçülecek

Detaylı

Ders 1 Minitab da Grafiksel Analiz-I

Ders 1 Minitab da Grafiksel Analiz-I ENM 5210 İSTATİSTİK VE YAZILIMLA UYGULAMALARI Ders 1 Minitab da Grafiksel Analiz-I İstatistik Nedir? İstatistik kelimesi ilk olarak Almanyada devlet anlamına gelen status kelimesine dayanılarak kullanılmaya

Detaylı

NEVġEHĠR ÜNĠVERSĠTESĠ BOLOGNA SÜRECĠ

NEVġEHĠR ÜNĠVERSĠTESĠ BOLOGNA SÜRECĠ NEVġEHĠR ÜNĠVERSĠTESĠ BOLOGNA SÜRECĠ ÖĞRENME ÇIKTILARI HAZIRLAMA VE ÖĞRENCĠ Ġġ YÜKÜ HESABI FUNDA NALBANTOĞLU YILMAZ Eğitim Öğretim Planlamacısı Ekim, 2011 GĠRĠġ Bologna Süreci kapsamında, yükseköğretim

Detaylı

PERDELĠ BETONARME YAPILAR ĠÇĠN DOĞRUSAL OLMAYAN ANALĠZ METOTLARI

PERDELĠ BETONARME YAPILAR ĠÇĠN DOĞRUSAL OLMAYAN ANALĠZ METOTLARI PERDELĠ BETONARME YAPILAR ĠÇĠN DOĞRUSAL OLMAYAN ANALĠZ METOTLARI Nonlinear Analysis Methods For Reinforced Concrete Buildings With Shearwalls Yasin M. FAHJAN, KürĢat BAġAK Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü,

Detaylı

ÇOK DEĞĐŞKENLĐ ĐSTATĐSTĐKLERĐN ARAŞTIRMALARDA KULLANIMI

ÇOK DEĞĐŞKENLĐ ĐSTATĐSTĐKLERĐN ARAŞTIRMALARDA KULLANIMI ÇOK DEĞĐŞKENLĐ ĐSTATĐSTĐKLERĐN ARAŞTIRMALARDA KULLANIMI Araştırmalarda incelenen olaylar göstermektedir ki tek değişkenli istatistiklerin kullanılması problemi açıklamakta yetersiz ve eksik kalmaktadır.

Detaylı

doğrudur? Veya test, sağlıklı dediği zaman hangi olasılıkla doğrudur? Bu soruların yanıtları

doğrudur? Veya test, sağlıklı dediği zaman hangi olasılıkla doğrudur? Bu soruların yanıtları DÖNEM III HALK SAĞLIĞI-ADLİ TIP-BİYOİSTATİSTİK-TIP TARİHİ VE ETİK Ders Kurulu Başkanı : Prof. Dr. Günay SAKA TANI TESTLERİ (30.04.2014 Çrş. Y. ÇELİK) Duyarlılık (Sensitivity) ve Belirleyicilik (Specificity)

Detaylı

Deneye Gelmeden Önce;

Deneye Gelmeden Önce; Deneye Gelmeden Önce; Deney sonrası deney raporu yerine yapılacak kısa sınav için deney föyüne çalışılacak, Deney sırasında ve sınavda kullanılmak üzere hesap makinesi ve deney föyü getirilecek. Reynolds

Detaylı

Kalite Geliştirmede İstatistiksel Yöntemler ve Six Sigma

Kalite Geliştirmede İstatistiksel Yöntemler ve Six Sigma Kalite Geliştirmede İstatistiksel Yöntemler ve Six Sigma - 1 Ödevler 5 er kişilik 7 grup Hayali bir şirket kurulacak Bu şirketin kalite kontrol süreçleri raporlanacak Kalite sistem dokümantasyonu oluşturulacak

Detaylı

MAK 210 SAYISAL ANALİZ

MAK 210 SAYISAL ANALİZ MAK 210 SAYISAL ANALİZ BÖLÜM 6- İSTATİSTİK VE REGRESYON ANALİZİ Doç. Dr. Ali Rıza YILDIZ 1 İSTATİSTİK VE REGRESYON ANALİZİ Bütün noktalardan geçen bir denklem bulmak yerine noktaları temsil eden, yani

Detaylı

Veri Toplama Yöntemleri

Veri Toplama Yöntemleri Veri Toplama Yöntemleri Genel olarak veri, bir sonuca varabilmek için gerekli olan ilk bilgi, dayanak bilgi yada belge yada ipuçları olarak tanımlanmaktadır. Araştırma surecinde veri niteliğindeki bilgi

Detaylı

0.04.03 Standart Hata İstatistikte hesaplanan her istatistik değerin mutlaka hatası da hesaplanmalıdır. Çünkü hesaplanan istatistikler, tahmini bir değer olduğu için mutlaka hataları da vardır. Standart

Detaylı

TIMSS Tanıtım Sunusu

TIMSS Tanıtım Sunusu TIMSS Tanıtım Sunusu Ġçerik TIMSS Nedir? TIMSS in Amacı TIMSS i Yürüten KuruluĢlar TIMSS in GeçmiĢi TIMSS in Değerlendirme Çerçevesi TIMSS Döngüsünün Temel AĢamaları TIMSS in Kazanımları Sorular ve Öneriler

Detaylı

PROBLEM BELİRLEME ve LİTERATÜR (ALANYAZIN) TARAMA

PROBLEM BELİRLEME ve LİTERATÜR (ALANYAZIN) TARAMA PROBLEM BELİRLEME ve LİTERATÜR (ALANYAZIN) TARAMA Araştırma Problemi Araştırma problem çözmeye yönelik bir süreçtir. Bu kapsamda Araştırmaya başlamak için ortaya bir problem konulması gerekir. Öncelikle,

Detaylı

Faktöriyel: 1'den n'ye kadar olan tüm pozitif tamsayıların çarpımına, biçiminde gösterilir. Aynca; 0! = 1 ve 1!=1 1 dir. [Bunlar kabul değildir,

Faktöriyel: 1'den n'ye kadar olan tüm pozitif tamsayıların çarpımına, biçiminde gösterilir. Aynca; 0! = 1 ve 1!=1 1 dir. [Bunlar kabul değildir, 14. Binom ve Poisson olasılık dağılımları Faktöriyeller ve kombinasyonlar Faktöriyel: 1'den n'ye kadar olan tüm pozitif tamsayıların çarpımına, n! denir ve n! = 1.2.3...(n-2).(n-l).n biçiminde gösterilir.

Detaylı

ÖLÇME VE DEĞERLENDĠRME (3)

ÖLÇME VE DEĞERLENDĠRME (3) ÖLÇME VE DEĞERLENDĠRME (3) ÖLÇME SONUÇLARI ÜZERĠNDE ĠSTATĠSTĠKSEL ĠġLEMLER VERĠLERĠN DÜZENLENMESĠ -Herhangi bir test uygulamasından önce verilerin düzenlenmesi için önce bütün puanların büyüklüklerine

Detaylı

2 Hata Hesabı. Hata Nedir? Mutlak Hata. Bağıl Hata

2 Hata Hesabı. Hata Nedir? Mutlak Hata. Bağıl Hata Hata Hesabı Hata Nedir? Herhangi bir fiziksel büyüklüğün ölçülen değeri ile gerçek değeri arasındaki farka hata denir. Ölçülen bir fiziksel büyüklüğün sayısal değeri, yapılan deneysel hatalardan dolayı

Detaylı

Nicel / Nitel Verilerde Konum ve Değişim Ölçüleri. BBY606 Araştırma Yöntemleri 2013-2014 Bahar Dönemi 13 Mart 2014

Nicel / Nitel Verilerde Konum ve Değişim Ölçüleri. BBY606 Araştırma Yöntemleri 2013-2014 Bahar Dönemi 13 Mart 2014 Nicel / Nitel Verilerde Konum ve Değişim Ölçüleri BBY606 Araştırma Yöntemleri 2013-2014 Bahar Dönemi 13 Mart 2014 1 Konum ölçüleri Merkezi eğilim ölçüleri Verilerin ortalamaya göre olan gruplanması nasıl?

Detaylı

Pazarlama araştırması

Pazarlama araştırması Pazarlama araştırması Etkin bir pazarlama kararı alabilmek için gerekli olan enformasyonun ve bilginin toplanması ve kullanılmasıdır. Bu sayede, pazarla ilgili risk ve belirsizlik azalacak ve başarı artacaktır.

Detaylı

Bilimsel Araştırma Yöntemleri I

Bilimsel Araştırma Yöntemleri I İnsan Kaynakları Yönetimi Bilim Dalı Tezli Yüksek Lisans Programları Bilimsel Araştırma Yöntemleri I Dr. M. Volkan TÜRKER 7 Bilimsel Araştırma Süreci* 1. Gözlem Araştırma alanının belirlenmesi 2. Ön Bilgi

Detaylı

ÖZEL EGE İLKÖĞRETİM OKULU

ÖZEL EGE İLKÖĞRETİM OKULU ÖZEL EGE İLKÖĞRETİM OKULU 4.SINIF MATEMATİK DERSİ PROJESİ PROJE KONUSU : GRAFİKLER, KULLANIM ALANLARI VE GRAFİK UYGULAMALARI HAZIRLAYANLAR : Egem ERASLAN F.Sarper TEK Göktürk ERBAYSAL Mert KAHVECİ ÖNSÖZ

Detaylı

MEÜ. SAĞLIK BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ DERS TANIMI FORMU

MEÜ. SAĞLIK BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ DERS TANIMI FORMU MEÜ. SAĞLIK BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ DERS TANIMI FORMU Dersin Adı-Kodu: BİS 601 Örnek Genişliği ve Güç Programın Adı: Biyoistatistik Dersin düzeyi Doktora Ders saatleri ve Teori Uyg. Lab. Proje/Alan Çalışması

Detaylı

Programın Denenmesi. Hazırlanan program taslağının denenmesi uygulama sürecinde programda gerekli düzeltmelerin yapılmasına olanak sağlamalıdır.

Programın Denenmesi. Hazırlanan program taslağının denenmesi uygulama sürecinde programda gerekli düzeltmelerin yapılmasına olanak sağlamalıdır. Programın Denenmesi Hazırlanan program taslağının denenmesi uygulama sürecinde programda gerekli düzeltmelerin yapılmasına olanak sağlamalıdır. Deneme sonuçlarından yararlı bilgiler edinilmesi için program

Detaylı

SPSS İLE VERİ ANALİZİ

SPSS İLE VERİ ANALİZİ SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EKONOMETRİ SEMİNERİ 2014 SPSS İLE VERİ ANALİZİ YRD. DOÇ. DR. SEMA ULUTÜRK AKMAN ARAŞ. GÖR. HAKAN BEKTAŞ İstatistik kelimesi günlük yaşamda sıkça kullandığımız ortalama gelir, suç oranı,

Detaylı

PROJE HAZIRLAMA Proje;

PROJE HAZIRLAMA Proje; PROJE HAZIRLAMA PROJE HAZIRLAMA Proje; önceden belirlenmiş bir süre içerisinde değişim yaratmayı hedefleyen, birbiriyle ilişkili amaç ve hedefleri olan, uygulanması sonucunda çeşitli ürünlerin elde edildiği

Detaylı

TC İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ PSİKOLOJİ BÖLÜMÜ ÖĞRENCİ STAJ RAPORU/DEFTERİ HAZIRLAMA İLKELERİ

TC İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ PSİKOLOJİ BÖLÜMÜ ÖĞRENCİ STAJ RAPORU/DEFTERİ HAZIRLAMA İLKELERİ TC İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ PSİKOLOJİ BÖLÜMÜ ÖĞRENCİ STAJ RAPORU/DEFTERİ HAZIRLAMA İLKELERİ Eylül, 2011 İÇİNDEKİLER GĠRĠġ... 3 A. Öğrenci Staj Raporu/Defterinin Başlıca Bölümleri...

Detaylı

BİYOİSTATİSTİK Uygulama 2 Yrd. Doç. Dr. Aslı SUNER KARAKÜLAH

BİYOİSTATİSTİK Uygulama 2 Yrd. Doç. Dr. Aslı SUNER KARAKÜLAH BİYOİSTATİSTİK Uygulama 2 Yrd. Doç. Dr. Aslı SUNER KARAKÜLAH Ege Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Biyoistatistik ve Tıbbi Bilişim AD. Web: www.biyoistatistik.med.ege.edu.tr 1 ÖRNEK SENARYO 15 yıllık hizmet

Detaylı

SAĞLIK ETKİ DEĞERLENDİRMESİ

SAĞLIK ETKİ DEĞERLENDİRMESİ SAĞLIK ETKİ DEĞERLENDİRMESİ SAĞLIK ETKİSİ Bir politikanın, bir stratejinin programın veya projenin nüfusun ve nüfus gruplarının sağlığı üzerinde dolaylı yada dolaysız etkileridir. SAĞLIK ETKİ DEĞERLENDİRMESİNİN

Detaylı

İSTATİSTİK II (İST202U)

İSTATİSTİK II (İST202U) İSTATİSTİK II (İST202U) KISA ÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ.

Detaylı

T.C. KARTAL BELEDİYE BAŞKANLIĞI İSTANBUL

T.C. KARTAL BELEDİYE BAŞKANLIĞI İSTANBUL KARARIN ÖZÜ : Sivil Savunma Uzmanlığı nın Görev ve ÇalıĢma Yönetmeliği. TEKLİF : Sivil Savunma Uzmanlığı nın 31.03.2010 tarih, 2010/1043 sayılı teklifi. BAġKANLIK MAKAMI NA; Ġlgi: 18.03.2010 tarih ve 129

Detaylı

MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; çalıģanlara verilecek iģ sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin usul ve esaslarını düzenlemektir.

MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; çalıģanlara verilecek iģ sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin usul ve esaslarını düzenlemektir. ÇALIġANLARIN Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ EĞĠTĠMLERĠNĠN USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELĠK BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; çalıģanlara verilecek iģ

Detaylı

GÖRÜŞME GÖRÜŞME GÖRÜŞME. Sanat vs Bilim? Görüşme Yapma Becerileri. Hangi Amaçlar için Kullanılır? (mülakat-interview)

GÖRÜŞME GÖRÜŞME GÖRÜŞME. Sanat vs Bilim? Görüşme Yapma Becerileri. Hangi Amaçlar için Kullanılır? (mülakat-interview) Görüşme Görüşme Türleri Görüşme Süreci (mülakat-interview) Nitel araştırmada en sık kullanılan veri veri toplama aracıdır. Amacı, bir bireyin iç dünyasına girmek ve onun bakış açısını anlamaktır. Odak

Detaylı

Ekonometrinin Konusu ve Yöntembilimi. Ekonometri Nedir? Ekonometrinin Konusu ve Yöntembilimi. Ekonometri 1 Konu 4 Sürüm 2,0 (Ekim 2011)

Ekonometrinin Konusu ve Yöntembilimi. Ekonometri Nedir? Ekonometrinin Konusu ve Yöntembilimi. Ekonometri 1 Konu 4 Sürüm 2,0 (Ekim 2011) Ekonometri Nedir? ve Yöntembilimi Ekonometri 1 Konu 4 Sürüm 2,0 (Ekim 2011) Ders Planı ve Yöntembilimi 1 ve Yöntembilimi Sözcük Anlamı ile Ekonometri Ekonometri Sözcük anlamı ile ekonometri, ekonomik ölçüm

Detaylı

İSTATİSTİK ÖRNEK SORULARI

İSTATİSTİK ÖRNEK SORULARI 1. Aşağıda gruplandırılmış seri verilmiştir. (n) 0-10 den az 5 10-20 den az 6 20-30 den az 9 30-40 den az 11 40-50 den az 4 50-60 den az 3 TOPLAM 38 İSTATİSTİK ÖRNEK SORULARI a) Mod değerini bulunuz? (15

Detaylı

ORMAN YOL AĞI VE TRANSPORT İLİŞKİLERİ Amaç Bu çalışmanın amacı; harita üzerinde bir ormanlık alanın orman yol ağı planlamasının yapılmasıdır.

ORMAN YOL AĞI VE TRANSPORT İLİŞKİLERİ Amaç Bu çalışmanın amacı; harita üzerinde bir ormanlık alanın orman yol ağı planlamasının yapılmasıdır. ORMAN YOL AĞI VE TRANSPORT İLİŞKİLERİ Amaç Bu çalışmanın amacı; harita üzerinde bir ormanlık alanın orman yol ağı planlamasının yapılmasıdır. Bu çalışmada kullanılacak haritalar, 1/25 000 ölçekli, eş yükselti

Detaylı

SİSTEM ANALİZİ ve TASARIMI. ÖN İNCELEME ve FİZİBİLİTE

SİSTEM ANALİZİ ve TASARIMI. ÖN İNCELEME ve FİZİBİLİTE SİSTEM ANALİZİ ve TASARIMI ÖN İNCELEME ve FİZİBİLİTE Sistem Tasarım ve Analiz Aşamaları Ön İnceleme Fizibilite Sistem Analizi Sistem Tasarımı Sistem Gerçekleştirme Sistem Operasyon ve Destek ÖN İNCELEME

Detaylı

OLASILIK ve İSTATİSTİK Hipotez Testleri

OLASILIK ve İSTATİSTİK Hipotez Testleri OLASILIK ve İSTATİSTİK Hipotez Testleri Yrd.Doç.Dr. Pınar YILDIRIM Okan Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Hipotezler ve Testler Hipotez, kitleye(yığına) ait

Detaylı

10. Bir ana kütle oranının tahmininde α = 0,05 ise kullanılan Z değeri nedir? A) 1,64 B) 1,84 C) 1,96 D) 2,28 E) 3,08

10. Bir ana kütle oranının tahmininde α = 0,05 ise kullanılan Z değeri nedir? A) 1,64 B) 1,84 C) 1,96 D) 2,28 E) 3,08 1. Tanımlanan ana kütleden rassal seçilen örneklemlerden hesaplanan istatistikler yardımı ile ilgili ana kütle parametrelerinin değerini araştırma sürecine ne ad verilir? A) İstatistiksel hata B) İstatistiksel

Detaylı

PROJE NEDİR NASIL HAZIRLANIR Proje çalışması merak ve gözlemle başlar. Çevrede yaşananları merak etmek ve bunun doğrultusunda merak edilen konulara ilişkin gözlem yapmak proje hazırlamada ilk adımı oluşturur.

Detaylı

KADASTRO HARİTALARININ SAYISALLAŞTIRILMASINDA KALİTE KONTROL ANALİZİ

KADASTRO HARİTALARININ SAYISALLAŞTIRILMASINDA KALİTE KONTROL ANALİZİ KADASTRO HARİTALARININ SAYISALLAŞTIRILMASINDA KALİTE KONTROL ANALİZİ Yasemin ŞİŞMAN, Ülkü KIRICI Sunum Akış Şeması 1. GİRİŞ 2. MATERYAL VE METHOD 3. AFİN KOORDİNAT DÖNÜŞÜMÜ 4. KALİTE KONTROL 5. İRDELEME

Detaylı

TÜRKÇE DERSĠ NASIL ÇALIġILIR?

TÜRKÇE DERSĠ NASIL ÇALIġILIR? TÜRKÇE DERSĠ NASIL ÇALIġILIR? Türkçe dersi, dil ve anlam bilgisi olmak üzere iki temel konudan oluģur. Öğrencinin dinleme, okuma ve yazma faaliyetleriyle Türk dilinin bütün özelliklerini öğrenme, kullanma

Detaylı

T.C. SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI ORDU İL ÖZEL İDARESİ 2012 YILI DENETİM RAPORU

T.C. SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI ORDU İL ÖZEL İDARESİ 2012 YILI DENETİM RAPORU T.C. SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI ORDU İL ÖZEL İDARESİ 2012 YILI DENETİM RAPORU ARALIK 2013 T.C. SAYIġTAY BAġKANLIĞI 06100 Balgat / ANKARA Tel: 0 312 295 30 00; Faks: 0 312 295 40 94 e-posta: sayistay@sayistay.gov.tr

Detaylı

T.C. FIRAT ÜNĠVERSĠTESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ENSTĠTÜSÜ EĞĠTĠM PROGRAMLARI VE ÖĞRETĠM ANABĠLĠM DALI YÜKSEK LİSANS TEZ ÖNERİSİ

T.C. FIRAT ÜNĠVERSĠTESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ENSTĠTÜSÜ EĞĠTĠM PROGRAMLARI VE ÖĞRETĠM ANABĠLĠM DALI YÜKSEK LİSANS TEZ ÖNERİSİ T.C. FIRAT ÜNĠVERSĠTESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ENSTĠTÜSÜ EĞĠTĠM PROGRAMLARI VE ÖĞRETĠM ANABĠLĠM DALI YÜKSEK LİSANS TEZ ÖNERİSİ ÖĞRENCĠNĠN ADI SOYADI: Seda AKTI DANIġMAN ADI SOYADI: Yrd. Doç. Dr. Aysun GÜROL GENEL

Detaylı

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ Ders Tanıtım Formu Dersin Adı Öğretim Dili ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ-II Türkçe Dersin Verildiği Düzey Ön Lisans () Lisans (X) Yüksek Lisans() Doktora ( ) Eğitim Öğretim Sistemi Örgün Öğretim (X) Uzaktan Öğretim(

Detaylı

YAPAY SİNİR AĞI İLE HAVA SICAKLIĞI TAHMİNİ APPROXIMATION AIR TEMPERATURE WITH ARTIFICIAL NEURAL NETWORK

YAPAY SİNİR AĞI İLE HAVA SICAKLIĞI TAHMİNİ APPROXIMATION AIR TEMPERATURE WITH ARTIFICIAL NEURAL NETWORK YAPAY SİNİR AĞI İLE HAVA SICAKLIĞI TAHMİNİ Hande ERKAYMAZ, Ömer YAŞAR Karabük Üniversitesi / TÜRKĠYE herkaymaz@karabuk.edu.tr ÖZET : Bu çalıģmada Yapay Sinir Ağları (YSA) ile hava sıcaklığının tahmini

Detaylı

ULUSAL İSTİHDAM STRATEJİSİ EYLEM PLANI (2012-2014) İSTİHDAM-SOSYAL KORUMA İLİŞKİSİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ

ULUSAL İSTİHDAM STRATEJİSİ EYLEM PLANI (2012-2014) İSTİHDAM-SOSYAL KORUMA İLİŞKİSİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ 1. Sosyal yardımlar hak temelli ve önceden belirlenen objektif kriterlere dayalı olarak sunulacaktır. 1.1 Sosyal Yardımların hak temelli yapılmasına yönelik, Avrupa Birliği ve geliģmiģ OECD ülkelerindeki

Detaylı

ZAMAN SERİLERİNDE AYRIŞTIRMA YÖNTEMLERİ

ZAMAN SERİLERİNDE AYRIŞTIRMA YÖNTEMLERİ ZAMAN SERİLERİNDE AYRIŞTIRMA YÖNTEMLERİ 1 A. GİRİŞ Gözlemlerin belirli bir dönem için gün, hafta, ay, üç ay, altı ay, yıl gibi birbirini izleyen eşit aralıklarla yapılması ile elde edilen seriler zaman

Detaylı

TAġINMAZLARIN ARSA VASFINI KAZANMASI

TAġINMAZLARIN ARSA VASFINI KAZANMASI TAġINMAZLARIN ARSA VASFINI KAZANMASI Nevzat Ġhsan SARI / Tapu ve Kadastro MüfettiĢi TaĢınmazların arsa vasfını kazanması ancak imar planlarının uygulanmasıyla mümkündür. Ülkemizde imar planlarının uygulanması

Detaylı