Cumhuriyet AÇI MÜMTAZ SOYSAL. Vapursuz Bayramlar

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Cumhuriyet 21.09.2009 AÇI MÜMTAZ SOYSAL. Vapursuz Bayramlar"

Transkript

1 Bu bir Eşrefpaşalı derleme denemesidir. Sayı: 8, 21 Eylül 2009 Cumhuriyet AÇI YAHUT bayramsız vapurlar. MÜMTAZ SOYSAL Vapursuz Bayramlar Daha öncesi ve sonrası da var ama, zihinlerde kalan ve ilginç olanı son dünya harbi boyunca süren dönemdir. O yılların Karadeniz inde Türk gemileri için gece seyri yasaktı. Gündüz için bile baştaki demir loçasının biraz gerisine ve ortalarda da kaptan köşkünün alt hizasına kırmızı beyaz ayyıldızlı bir bayrak boyanır, geceleri iskele açıklarında demirli yatarken lambayla aydınlatılırdı. Türk olduğu belli olsun, Alman ya da Sovyet denizaltıları batırmasın diye. Gündüz seyrinde de baş üstünde bir tayfa serseri mayın gözetlerdi. O günlerde, Karadeniz e çıkacak yolcu vapurları Galata rıhtımından akşamüstü kalkıp Büyükdere önünde sabahı beklerdi. Öbür limanlarda da öyle. Dolayısıyla, büyük kentlere uğrayarak Hopa ya kadar giden vapurlarla yolculuk biraz daha uzun geçerdi. Uzun yolculuk demek, ana iskelelerde inecek bütün kıyı halkının birkaç gün hep birlikte olması demekti. Birinci ve ikinci mevkidekiler için birlikte yemek, salonda sohbet edip iskambil oynamak; güverte sınıfı denen gladora yolcuları için ambar üstünde kemençe çalıp el ele horon tepmek... Kısacası, öyle yolculukların Kafkaslar dan inip sıradağlar boyunca kıyılara ayrı ayrı yerleşmiş olanları birbiriyle tanıştıran, kaynaştıran, ulus olmuş insanları birbirine kenetlendiren bir yanı olmuştur. Yabancı çıkar sahipleriyle yerli işbirlikçilerin Türkiye yi kayıtsız şartsız teslim aldıkları otomotiv saltanatı gelmeden önce. Şimdi artık, sahil yolundan tıklım tıklım dolu otobüslerle ve gözde arabalarla Samsun a kadar sahil yolundan gelerek Anadolu içlerine ve İstanbul a kadar uzanan insanların birbirinden kopuk bencilce yolculuklarına sıra gelmiştir. Oysa deniz, kara insanlarının zihinlerine yerleştirilmiş önyargının aksine, dünyanın her yerinde olduğu gibi kuzey Anadolu da da geçim için iş arayanları ve kazanç için ticaret peşinde bata çıka koşanları doğudan batıya ve batıdan doğuya denizden taşıyarak birbirine yaklaştırmıştır. Ege deki çatışmaya bakmayın siz. Orası, ne yazık ki Batı çıkarcılığının peşine takılan karşıdaki komşu hırsı yüzünden bir aptallık çukuru oldu aramızda. 1

2 Bizim açımızdan o denizdeki kendi yanımızın akılcı bir zenginlik kıyısı olabilmesi, ticaret denizciliğimizi geliştirmekle başarılabilecek bir iş... Daha doğrusu, içe ve dışa mal gönderenlerimizin kamyonlar kadar gemileri de kullanmalarına, donatanlarımızın denizlerde yük hamallığından biraz uzaklaşıp yolcu ve turizm denizciğine kafa yormalarına, gemi yapım mühendislerimizin de yabancılara ucuz şilep ve pahalı yat yetiştirmekle yetinmeyip hiç değilse kıyılarımıza uygun taşıt ve yolcu feribotu ya da Akdeniz turizmine elverişli kruvaziyer gemisi tasarlamalarına bağlı. Yoksa, elin Yunanına imrenmekle geçer ömrümüz. ERDAL ATABEK Bayramda Barışmak... Bayramda dargınlar barışır. Kırgınların gönlü alınır. Bayram günleri barışın, kardeşliğin, geçmişi unutmanın günleridir. Bu sözler içtenlikle mi söylenir yoksa âdet olduğu için mi söylenir? Daha geçen hafta 12 Eylül dönemi yeniden dile getirildi. 12 Eylül ün lideri Kenan Evren bir sözünden pişman olmuş. Öyle okuduk. Asmayalım da besleyelim mi? deyişinden üzüntü duymuş. Dikkat edilsin. Öyle düşündüğünden değil, öyle söylediğinden. Düşüncesinin değiştiğine ilişkin bir söylemini duymadık. Şimdi, kiminle nasıl barışacağız? Mustafa Balbay arkadaşımız bu bayramı hapishanede geçiriyor. O, bir gazeteci. Haberci. Yorumcu. Yazar. O, bir Atatürk Cumhuriyetçisi. Neyle suçlandığını bile bilmeden yatıyor. Bu bayramı hapishanede geçirenler. Kiminle nasıl barışacaklar? Önümüzde Cumhuriyet Bayramı var. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Türkiye Cumhuriyeti nin kurulduğu tarih yılında Cumhuriyetin çok düşmanı vardı. Bugün de Cumhuriyetin düşmanları var. Onlarla barışabilir miyiz? Elbette hayır. Elbette barışamayız. Türkiye Cumhuriyeti bizim temel varlığımızdır. Temel varlığımızın düşmanları ile elbette barışamayız. Yaşam boyunca barışmayla ilgili ilkem şu olmuştur: Bana yapılan yanlışları bağışlayabilirim. Ama ülkeme ve ilkeme yapılan yanlışları bağışlayamam. Bu ilkemin doğru olduğunu bilirim ve uygularım. Bana bir yanlış yapılabilir. Ben de yanlışlar yapabilirim. 2 Cumhuriyet

3 Görüşülür, aydınlanır, yanlışlar kabul edilir, bağışlanır. Ama ülkeme ve ilkeme yapılan yanlışlar bağışlanamaz. Çünkü, bu bağışlamadan ülkem zarar görür, ilkem de zedelenir. Ülkem, Türkiye Cumhuriyeti dir. Atatürk ün çizdiği aklın, bilimin, uygarlığın yoludur. İlkem de doğruluktur, dürüstlüktür, kararlılıktır, cesarettir. Bunlar bizim varlığımızdır. Var oluşumuzun anlamıdır. *** Bizler barış için büyük sıkıntılar çekmiş kişileriz. O zaman mahkeme karşısında söylediğim gibi: En büyük barışçı, Mustafa Kemal Atatürk tür. Ülkesinin hakkını büyük bir yetkinlik ve cesaretle aldığı için. Yendiği düşmanlarına bile saygı gösterecek cesarete sahip olduğu için. Nerede durması gerektiğini çok iyi bildiği için. Günümüzün ötesine de geçen yol göstericiliği için. Savaşı değil, barışı hedef gösterdiği için. Bayramlar elbette barış günleridir. Doğru olanlarla barış günleridir. Adil olanlarla barış günleridir. İnsanın dostlarıyla barış günleridir. Geleceğin dostlarıyla barış günleridir. Bu bayram günlerinde bilinciniz keskin olsun... YILMAZ ŞİPAL Cumhuriyet Uygarlık Özürlü Bir Dünya Uygarlık özürlü bir dünyada yaşamak, insanın aklını başından alır, duygularıyla yoğurur ve ortaya bir şiir çıkarır. Orhan Veli (Kanık) bunu, Karmakarışık ta ne güzel de dile getirmiştir. Bir okla yaralı kalbim, Boyacının sandığında Güvercinim kâğıt helvasında; Sevgilim kayığın burnunda; Yarısı balık, Yarısı insan; İn miyim? Cin miyim? Ben neyim? Orhan Veli nin aklını, uygarlık özürlü dünyanın güzellikleri iyiden iyiye karıştırmış olmalı ki, Deli Eder İnsanı Bu Dünya diye seslenir bu kez: 3

4 Deli eder insanı bu dünya; Bu gece, bu yıldızlar, bu koku, Bu tepeden tırnağa çiçek açmış ağaç İnsan, günün birinde gökyüzüne bakarken yıldızlarla göz göze gelirse bilin ki, feleğini şaşıracaktır, ve kendi kendine: Ben kimim, neyin nesiyim, bu dünyada ne işim var? diye sormaya başlayacaktır. İşte o zaman, onun yardımına koşacak, yine onun gibi yıldızlarla göz göze gelmiş, Descartes adındaki, bir insanoğlu insan dır. Descartes, yıldızlarla göz göze gelebilen her insana, üç sihirli sözcüğünü öğretir. Düşüyorum öyleyse varım. Bunu duyan insan da kim olduğunu, bu uygarlık özürlü dünyada ne işi olduğunu öğrenmeye başlar. Bu üç sihirli sözcük, insanı, düşünen insan yapar. Toplumları uygarlığa da ancak düşünen insanlar ulaştırır. Descartes e göre, mekanik, insanlara yardım edecek makineleri yapma sanatı; tıp, vücudu ve ruhu tedavi etme sanatı; ahlak, mutlu yaşama sanatıdır. Bu sanatlar düşünen insanların ürünüdür ve toplumlara uygarlığın kapılarını açan anahtarlar dır. Uygar toplumların düşünen, duyan ve seven insanlardan oluşması da yeterli değildir. Uygar dünya Dalgacı Mahmut suz da olmaz ki. Orhan Veli, kavanoz dipli dünyanın uygar olması için gökyüzünü Dalgacı Mahmut a boyatmış, yırtılmış denizlerini de Dalgacı Mahmut a diktirmiştir. DALGACI MAHMUT İşim gücüm budur benim, Gökyüzünü boyarım her sabah, Hepiniz uykudayken. Uyanır bakarsınız ki mavi. Deniz yırtılır kimi zaman, Bilmezsiniz kim diker, Ben dikerim. Dalga geçerim kimi zaman da O da benim vazifem; Bir baş düşünürüm başımda, Bir mide düşünürüm midemde, Bir ayak düşünürüm ayağımda, Ne halt edeceğimi bilemem. Uygarlık, gökyüzünü maviye boyayan ve yırtılan denizleri diken Dalgacı Mahmut ların yaşadığı toplumlarda bulunur. Sanatın içine tükürenlerin yaşadığı toplumlarda değil. 4

5 Ruhi Su yu Anarken... 5 Cumhuriyet Bu ne kindir Tanrım! Ölümünden sonra Zincirlikuyu Mezarlığı ndaki anıtmezarı bile kinden kendine düşen payı almakta gecikmedi. Sürekli kurşunlanan mezarı bir utanç anıtı olarak orada duruyor. Doğaldır ki ona sağlığında ve ölümünde bu uygulamayı yapanlarda utanmanın bir zerresi kaldıysa... Sönmez TARGAN Bundan 24 yıl önce bugün (20 Eylül 1985) Türk halk müziğinin usta yorumcusu Ruhi Su yaşama veda etmişti. Ezgilerimize, türkülerimize kendine özgü yorumuyla çağcıl ve devrimci bir içerik kazandıran Ruhi Su, biz 68 kuşağının da müzik alanında vazgeçilmez sanatçısıydı. Alanlarda, salonlarda onun sesiyle coşar, hep bir ağızdan türkülerine eşlik ederdik. Daha lise yıllarında onunla ilgili yaşadığım bir anı bugün bile tazeliğini korumaktadır. Ruhi Su uzun yıllar yasaklı bir sanatçı olarak yaşadığı için bizim lise öğrenci kuşağı onu pek tanımazdı. O yıllarda Tarsus tan Adana ya okumaya giden öğrenciler gibi ben de okumaya her gün Tarsus tan Adana ya gider gelirdim. Bir gün Adana da oturan sınıf arkadaşlarımdan Resul Boroğlu, Bugün Tarsus a dönme, akşam bir konsere gideceğiz dedi. Dinleti, Adana Şehir Tiyatrosu salonunda yapıldı. Loş bir salonda, sahne ışıklarının içinde siyah giysiler içinde elinde sazıyla yontu gibi bir insan belirdi. Sahnenin ortasına geldi. Hafifçe eğilerek dinleyicileri selamladı. Sahnede bulunan tek tabureye oturarak ve sazının tellerine vurarak gür bir sesle Atına binmiş de elinde dizgin dizeleriyle başlayan Nâzım Hikmet in Kurtuluş Savaşı Destanı ndan alınmış bestesini seslendirmeye başladı. Salonda çıt çıkmıyor, herkes büyük bir dikkatle, coşkun akan bir dere gibi çağlayan bu sesin seline kendini kaptırmış adeta yürekleri hopluyordu. Nasıl hoplamasın, ses kadar sözün içeriği de dinleyiciler için büyük bir anlam taşıyordu. Çünkü at Adana, hatta bir bütün olarak Çukurova kültür ve geleneğinde önemli bir yer tutmaktaydı. Çukurova nın varsıl ailelerinin önemli bir bölümü çiftliklerinde at beslerlerdi. At Çukurovalı için yiğitliğin, yürekliliğin, büyüklüğün simgesiydi. Yine Çukurova halkı için at bir geçim aracıydı. İnşaatlarda kullanılmak için Seyhan nehrinden, Berdan çayından çıkartılan çakıl ve kum gereçleri iki tekerlekli at arabalarıyla çekilirdi. Belediyelerin çöp arabalarını, esnafın erzakını, kiracıların ev gereçlerini otomobil tekerleklerinden yapılmış arabalarda atlar çekerdi. Dinleti bittiğinde beni buraya getiren arkadaşım kulağıma eğilerek Nasıl beğendin mi diye sordu. Çukurova folklorunda böylesi bir sesi ilk kez duyuyordum. O yıllarda bizler Kaplan Tarsuslu, İzzet Tarsuslu, Şadan Adanalı, İsmail Polat, Fahri Işık, Mürvet Kekilli gibi yerel sanatçıların gazel, maya, ağıt ve bozlak türünden şarkı ve ezgilerini dinlerdik. Böylesi bir ses, böylesi bir yorumla ilk kez karşılaşıyordum. Arkadaşımın sorusuna; Nasıl beğenmem, adeta çarpıldım dedim. Arkadaşım bu kez kulağıma eğilerek daha kısık bir sesle; Ama biliyor musun bu adam komünistmiş dedi. Sağ kültür ortamında yetişmiş biri olarak bu açıklama bana daha da şaşırtıcı geldi. Belki de solu ilk öğrenme isteğim bu dinletiyle başlamıştı. Gerçekten Ruhi Su bir sanatçı olmanın çok ötesinde gerçek bir sosyalistti. Bu uğurda işkenceler görmüş, hapisler yatmış, acılar çekmiş bir insandı. Sanat yaşamının ayrılmaz bir parçası durumuna gelen sazını da sözünü de hep bu yolda kullanırdı. Kâh sel olup taştı halkına kavuştu, kâh Alevi nefesi olup Anadolu toprağına karıştı. Ne yaptıysa halkı ve ülkesi

6 için yaptı. Acılar çekti ama yerinmedi; koştu ama yorulmadı. Hasta yatağında ölümle pençeleşirken bile yasaklarla savaştı. Tedavi olmak için yurtdışına gitmesine bile izin verilmedi. Bu ne kindir Tanrım! Ölümünden sonra Zincirlikuyu Mezarlığı ndaki anıtmezarı bile kinden kendine düşen payı almakta gecikmedi. Sürekli kurşunlanan mezarı bir utanç anıtı olarak orada duruyor. Doğaldır ki ona sağlığında ve ölümünde bu uygulamayı yapanlarda utanmanın bir zerresi kaldıysa... Cumhuriyet Avukatlar gazetemiz Ankara Temsilcisi ve yazarımız Balbay ın tahliye talebinin reddine itiraz etti Tutukluluğu u yasaya aykırı Balbay ın adının dahi geçmediği telefon görüşme kayıtlarına iddianamede delil olarak yer verildiğinin altı çizilen dilekçede, Kanuna aykırı deliller doğrultusunda iddia makamı tarafından yöneltilen soyut ve aleyhe yorumlar içeren suçlamalar nedeniyle müvekkilimiz yedi aydır tutukludur denildi. Dilekçede kanuna aykırı olarak elde edilen bulguların delil olarak gösterilemeyeceği belirtilerek Balbay ın tahliyesi talep edildi. İstanbul Haber Servisi - İkinci Ergenekon davasında yargılanan gazetemiz Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay ın avukatları Aydın Metin ve Mehmet İpek, davaya bakan 13. Ağır Ceza Mahkemesi nin tahliye talebinin reddine ilişkin kararı üzerine İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi ne itiraz dilekçesi sundu. Balbay ın kanuna aykırı delillerle 7 aydır tutuklu bulunduğuna dikkat çeken avukatlar, anayasanın 38. maddesinin Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak değerlendirilemez hükmünü anımsatarak Balbay ın tahliyesini talep ettiler. Avukatların tahliye talebinin reddine ilişkin itiraz dilekçesinde, Balbay ın bilgisi dışında çekilmiş görüntü ve gizli kayıtların dökümüne dair kanuna aykırı oluşturulmuş metinlere, Balbay tarafından silindiği ve teknolojik imkânlarla geri getirildiği iddia edilen içerikleri ve el koyma şekli hukuken tartışmalı ham notlara yer verildiğine dikkat çekildi. İddianamede Dijital İncelemeler başlıklı bölümde Casper marka dizüstü bilgisayarın hard diski üzerinde yapılan inceleme sonucu ortaya konulan delilin 1 No.lu Delil olarak adlandırıldığı anlatılan itiraz dilekçesinde Müvekkilimizin işyerinde Casper markalı bir dizüstü bilgisayar yoktur. Olmayan bir eşyaya da el konulması mümkün değildir ifadeleri yer aldı. Dilekçede, Balbay ın işyeri olan gazetemizin Ankara Bürosu nda el konulan Casper marka bilgisayar kasasının içerisindeki hard diskin belirleyici özelliklerinin arama tutanağına yazılmadığı vurgulandı. CMK nin ilgili hükümlerinin gereğinin aksine Balbay a ait bilgisayarların arama mahallinde imajının (kopyasının) çıkartılmadığının anlatıldığı dilekçede Savcılık soruşturma sırasında şüpheliler arasında nedeni bilinmez birtakım ayrımlar ve farklı uygulamalarda bulunarak kanunu ihlal etmiştir denildi. Dilekçede, inceleme raporunda Balbay a ait olduğu ileri sürülen notların MAC işletim sisteminde oluşturulmuş olduğunun kaydedildiği oysa bilgisayarın Windows işletim sistemi ile çalıştığı, böyle bir durumun olanaksız olduğu için Bu notlar orijinal değildir, kopyadır saptamasında bulunuldu. Bilgisi dışında kayıt İnceleme raporunda belgelerin oluşturulma tarihi belirtilmiş olmasına karşın bu belgelerin değiştirilme tarihi ve son erişim tarihlerine yer verilmediğine dikkat çekilen dilekçede şöyle devam edildi. 1 No.lu delil olarak adlandırılan ve müvekkilimizin tutuklanmasında kuvvetli suç şüphesinin varlığına olgu olarak gösterilen delil açıkça aykırıdır ve CMK nin 206/2-a maddesi uyarınca reddolunmalıdır. Dilekçede iddianamede sanıklar emekli tuğgeneral Levent Ersöz ve emekli albay Atilla Uğur un Balbay ile yaptıkları görüşmeye ilişkin gizli kamera kayıtlarına dayanarak Balbay ın bu sanıklarla örgütsel ilişki içerisinde bulunduğunun ileri sürüldüğü anımsatıldı. Dilekçede Ersöz ve Uğur un hâkim huzurundaki ifadelerinde kayıtların Balbay ın bilgisi dışında gerçekleştirildiğini anlattıklarının altı çizildi. Anayasanın 38. maddesinin Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak 6

7 değerlendirilemez hükmünün altının çizildiği dilekçede, İddianamede bu görüşmenin gizlice kayda alındığı açıkça ifade edildiği halde savcılık makamı soruşturmada kanuna aykırı yollarla elde edildiği açık olan bu delile dahi dayanmak suretiyle müvekkilimizi suçlamak konusundaki taraflı iradesini ortaya koymaktadır denildi. Gazetecilik başarısı Cumhuriyet gazetesinde 23 Mayıs 2003 tarihinde yayımlanan Genç Subaylar Tedirgin başlıklı haberi nedeniyle Balbay ın darbe planlarına yönelik kaos ortamı için psikolojik harekât planını başlatmakla suçlandığının anlatıldığı dilekçede şu konulara şöyle açıklık getirildi: Müvekkilimiz söz konusu haberi o dönemin siyasi gelişmeleri içerisinde asker-hükümet arasındaki görüş ayrılıklarına dayanak yapmıştır ve haber doğrudur. Yazının doğruluğu dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök tarafından da teyit edilmiştir. Başbakan ve Genelkurmay Başkanı arasındaki bir görüşmenin detaylarını öğrenebilmeyi ve haber yapmayı müvekkilimizin başarısı olarak görmek gerekirken varlığı iddia edilen Ergenekon terör örgütünün faaliyeti olarak gösterilmesi hakkaniyetle bağdaşmamıştır. Cumhuriyet ÇİZMEDEN YUKARI MUSA KART AB nin son raporunda Türk yargı sisteminin işleyişine yönelik sert eleştiriler var. 7

8 Cumhuriyet BIÇAK SIRTI EROL MANİSALI Bölge Üzerindeki Politikalar ve Türkiye - Ortadoğu, daha yıl petrol ve doğalgazın odak noktası olacak. Rezervler ve geçiş yolları ABD, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa, Almanya ve Japonya nın hem stratejik çıkarları hem de küresel rolleri bakımından çok önemli. Türkiye, Balkanlar, Kafkasya, Körfez ve Doğu Akdeniz dörtgeninin tam ortasındaki en önemli ülke. Bu önem yalnızca ölçeği ve iç ekonomik potansiyelinden kaynaklanmıyor. Ülkenin iç dinamiklerindeki örtüşme ve çatışmaların getirdiği olanaklar var. Küresel güçler için İran, Mısır ve S. Arabistan dan çok farklı bir Türkiye söz konusu. Kurtuluş Savaşı nı (ve Cumhuriyeti) Batı ya rağmen elde etmesine karşın en Batılı bölge ülkesi konumunda. - İktisadi olarak AB, ABD ve Japonya gibi ekonomilerin ve onların şirketlerinin en yoğun faaliyet gösterdiği bir pazar. - AB üzerinden, Batı ya en bağlı (ve bağımlı) iktisadi kurumsal ilişkileri kurmuş ve çok özel anlaşmalar yapmış. - İç piyasasını Batı şirketlerine en uygun koşullarla açmış. - Ordusunu, ABD nin kontrolündeki NATO ile işbirliğine hemen hemen tamamen sunmuş, NATO nun yeni misyonunda Lübnan dan Afganistan a bölgede Batı ile birlikte çalışmaya başlamış. Kısacası bölgede Batı nın iktisadi, siyasi ve askeri uzantısı konumuna gelmiş bir Türkiye bugün yalnız ABD ve AB büyükleri açısından değil Asya nın diğer büyük devletleri için de önemlidir. Çünkü küresel dengeleri, edilgen bile olsa, etkileyecek bir durumda bulunuyor. Bu pencereden baktığımız zaman Türkiye olağanüstü stratejik öneme sahip bir ülke oluyor. Elinde, kullanabileceği büyük olanakların bulunduğu bir ülke görüntüsü sergiliyor. Ancak bu potansiyel olanakların ülkenin iktisadi ve siyasi çıkarları için kullanılabilmesinin iç koşulları yetersiz kalıyor. Gereksiz iç sürtüşmeler ve çatışmalar bu yetersizliği doğuruyor. Bölgenin siyasi haritası Küresel güçlerin bölge hesapları ile Türkiye içindeki sürtüşme ve örtüşmeler iç içe geçmiş durumdalar. Bu iç içe geçmişlik, Türkiye nin elindeki potansiyel olanakların toplumun refahı ve demokratik gelişmelerin sağlanması için kullanılmasını büyük ölçüde sınırlıyor. Şunu kabul etmek gerekir ki Ortadoğu nun siyasi ve iktisadi haritası önümüzdeki on yıllarda önemli değişikliklere uğrayacaktır. Küresel ve bölgesel hesaplaşmalar bu süreci yığımlı bir biçimde belirli noktalara doğru sürüklemektedir. Küresel dinamikler ile bölgesel (ve yerel) dinamiklerin bu oranda örtüştürüldüğü bir dönem daha önce yaşanmamıştı. Bu tespit, tamamen nesnel bir fotoğrafı içeriyor. - ABD nin 1990 sonrası Ortadoğu politikaları ve uygulamaları değerlendirildiğinde; - AB büyüklerinin bölge politikalarını ne yönde değiştirdikleri göz önüne alındığında; - Çin, Rusya ve İran ın 1990 sonrasında yeni Ortadoğu yaklaşımları ele alındığında; kimilerince karşı çıkılsa bile, bölgenin yeniden yapılandırılmasının nasıl kaçınılmaz bir sonuç olduğu ortaya çıkar. 8

9 Bu sonuçların Türkiye üzerindeki etkileri içerde çok farklı değerlendiriliyor. İç sürtüşmeler üzerine oturtulmuş beklentilerden sıyrılabildiğimiz ölçüde zararlar azaltılabilir. Aksi halde bu sonuçların kazançları, en azından içerde, pek görülemeyecektir. Türkiye nin iç dengelerinde, ortak zemin oluşturamamanın sorunlarını yaşıyoruz. Bu iç çelişkileri ve sürtüşmeleri azaltabildiğimiz oranda ayakta kalma ve gelişme olanağımız vardır. 9 Cumhuriyet Protokollerin Savunulacak Bir Yönü Yok!.. Tarih Komisyonu nun görevinin 1915 olaylarına ilişkin gerçeklerin ortaya çıkarılması olduğu belirtilmiyor. Ayrıca, Ermenistan Bağımsızlık Bildirgesi soykırımın dünyaya tanıtılmasının ulusal hedef olduğunu vurguluyor. Bu durumda, Türkiye ye sınırı açtıracak olan Erivan, hem soykırım kampanyasını sürdürecek, hem de komisyonu çalıştırmayacak. Şükrü M. ELEKDAĞ CHP İstanbul Milletvekili Bundan önceki yazımızda ( ), Türkiye ile Ermenistan tarafından parafe edilmiş bulunan iki protokolden Diplomatik İlişkilerin Kurulmasını Öngören Protokol de 13 Ekim 1921 tarihli Kars Antlaşması nın geçerliliğinin kayıt altına alınmamış olmasının, mevcut sınırları tartışmaya açık bir hale getirme sakıncasını taşımasının yanında, antlaşmanın Nahcivan üzerinde Türkiye ye garantörlük hakkı veren hükmünden de feragat edildiği sonucunu doğuracağını belirtmiş ve bu durumun ulusal çıkarlarımız açısından ciddi sakıncalar yarattığını vurgulamıştık. Bu yazımızda İlişkilerin Geliştirilmesine Dair Protokol ile kurulması öngörülen tarih alt komisyonun kendinden beklenen görevi yapıp yapamayacağını inceleyeceğiz. Hemen belirtelim ki, işlerliği olan bir tarih komisyonunun kurulması Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleştirilmesinde merkezi bir rol oynayacaktır. Bunun sebebi, Türk ve Ermeni ulusları arasındaki ilişkileri 94 yıldır zehirleyen olgunun Ermeni tarafının soykırım saplantısı olmasıdır. Bu nedenle, tarafların 1915 olaylarına ortak bir tarih perspektifinden bakmaları sağlanamadığı sürece, aralarındaki kan davasının sürüp gideceği açıktır. Bu durum da, iki ulusun yaşadıkları beşeri faciaya ilişkin gerçeklerin bilimsel araştırma yoluyla gün ışığına çıkarılmasını zorunlu kılıyor. Belirttiğimiz bu hususlar, tarih komisyonun işlevini yerine getirmesinin, taraflar arasında iyi ve sağlıklı ilişkiler kurulmasında kilit bir rol oynayacağını ortaya koyuyor. Bu görüşledir ki, TBMM, 13 Nisan 2005 tarihinde oybirliğiyle aldığı kararla Ermenistan a dostluk elini uzatmış ve şu önerilerde bulunmuştu: (1) Türkiye ile Ermenistan 1915 olaylarına ilişkin gerçeklerin bilimsel araştırmayla gün ışığına çıkarılması için kendi tarihçilerinden oluşacak bir Ortak Tarih Komisyonu (OTK) kursunlar. (2) Ulusal arşivlerini kısıtlamaya tabi tutmadan araştırmaya açsınlar. (3) OTK, 1915 olaylarına ilişkin araştırmasını hem iki tarafın ulusal arşivlerinde hem de diğer ilgili ülkeler arşivlerinde yapsın ve bunların sonuçlarını dünya kamuoyuna açıklasın. O dönemde Erivan bu girişime olumlu bakmamıştı. Görev talimatı yetersiz Türkiye ile Ermenistan arasında 31 Ağustos ta parafe edilen protokollerle hedeflenen uzlaşı, barış ve işbirliği sürecinde mesafe alınması da, her şeyden önce, kurulması öngörülen tarih komisyonunun görevini yapmasına bağlıdır. İlişkilerin Geliştirilmesine İlişkin Protokol ile

10 kurulması öngörülen tarihsel boyuta ilişkin alt komisyonun (TBAK) görev talimatı şöyledir: Tarihsel boyuta ilişkin alt komisyon, iki halk arasında karşılıklı güven tesis edilmesi amacıyla, mevcut sorunların tanımlanmasına ve tavsiyelerde bulunulmasına yönelik olarak tarihsel kaynak ve arşivlerin tarafsız bilimsel incelenmesini de içerecek şekilde bir diyaloğun uygulanmaya konulmasını hedeflemektedir. Bu diyalogda Türk, Ermeni ve İsviçre temsilcileri ile diğer uluslararası uzmanlar yer alacaklardır. İçerdiği muğlaklık nedeniyle, ilk bakışta dahi, bu görev talimatıyla TBAK nin kendinden beklenen görevi yerine getirebilmesinin şu nedenlerle mümkün olmayacağı anlaşılıyor: 1) TBAK nin yapacağı gö-revin 1915 olaylarına ilişkin gerçeklerin ortaya çıkarılması olduğu görev talimatında belirtilmemesi fahiş bir hatadır. Yaratılan bu boşluk, Erivan a komisyon çalışmasını baltalamak imkânını verecektir. Ayrıca, Bağımsızlık Bildirgesi nde ve bu Bildirge ye atıfta bulunan Ermenistan Anayasası nda, soykırımın dünyaya tanıtılmasının ulusal bir hedef olduğunun vurgulanması, Ermenistan ın Türkiye aleyhindeki soykırım kampanyasını eskisi gibi yürüteceğini gösteriyor. (2) Cumhurbaşkanı Sarkisyan ve Dışişleri Bakanı Andoniyan verdikleri demeçlerde, soykırımın tarihi ve kanıtlanmış bir olgu olduğunu, bu nedenle tartışılmasının kesinlikle söz konusu olmadığını ve Türkiye aleyhine soykırım kampanyasını eskisi gibi sürdüreceklerini belirtiyorlar. Bu şartlarda komisyonun verimli bir çalışma yapamayacağı açıktır. (3) TBAK nin yapısına, çalışma kurallarına ve oluşumuna dair hususların, diplomatik ilişki kurulması ve sınırların açılmasından sonraki bir tarihte müzakere edilecek olması hatalı olmuştur. Bu durum, Türkiye nin müzakerelerde elini zayıflatacaktır. Tarih komisyonunun işleyişini güvence altına alacak tüm hususların protokollerin müzakeresi aşamasında ele alınarak kesinleştirilmesi gerekirdi. Türkiye elindeki kozu heba etmiş Erivan ın Türkiye ile uzlaşma aramasının temel nedeni sınırı açtırmaktır. Çünkü Ermenistan ağır ekonomik sıkıntı ve yoğun işsizlik nedeniyle sürekli göç veriyor, tükeniyor ve yoksulluk çemberini kıramıyor. Denize çıkışı olmayan, Türk ve Azeri ablukası altında bunalan ve savaş dolayısıyla ithalat ve ihracatının yüzde 80 ini yaptığı Gürcistan kapısını da büyük ölçüde kaybeden Ermenistan, soluk alamıyor. Bu bakımdan, Erivan Türkiye yi, bir nefes borusu, denizlere ve Batı ile entegrasyona açılan bir kapı olarak görüyor. Bu durumda, sınır kozu, ülkemizin elinde olağanüstü güçlü bir siyasi kaldıraca dönüşüyor. Bu imkâna sahip olan Türkiye, Ermenistan la çıkarlarını koruyan bir mutabakat sağlamalıydı. Oysa, bunun tam tersi olmuş ortaya ülkemiz açısından ciddi sakıncalar yaratan bir mutabakat çıkmıştır. Bu sakıncaların başında, bölgede istikrarın sağlanması açısından yaşamsal bir işlevi olduğu kanıtlanmış olan Kars Antlaşması nın, Türkiye ye Nahcivan üzerinde garantörlük hakkı veren ve statükoyu koruyucu niteliği olan hükümlerinden feragat edilmesi geliyor. AKP hükümetinin, Türkiye nin ulusal çıkarlarına ağır zarar veren böylesine bir taviz vermesini akıl ve izanla bağdaştırmak mümkün değildir. İkinci olarak, hükümetin elindeki etkin kozu, doğru dürüst işleyecek bir ortak tarih komisyonu kurdurmak için kullanması gerekirdi. Ama, bu da becerilememiştir. Kurulacak tarih 10

11 boyutlu alt komisyon un görev talimatında, komisyonun görevinin 1915 olaylarına ilişkin gerçeklerin ortaya çıkarılması olduğunun belirtilmemiş olması affedilmez bir hatadır. Zira bu şekilde, Erivan a, komisyonun esas görevini engelleme imkânı verilmiştir. Esasen, Ermenistan Bağımsızlık Bildirgesi ndeki açıklamaları, Erivan ın Türkiye aleyhindeki soykırım kampanyasını eskisi gibi sürdüreceğini ortaya koyuyor. Sonuçta, Türkiye nin elindeki etkin koz hiçbir karşılık alınmadan heba edilirken ülkenin ulusal çıkarlarına da ağır zarar verilmiştir. Bu durumda şu soruya yanıt aranması zorunlu oluyor: Sorumlular, bu işi kendi inisiyatifleriyle yapacak kadar basiretsiz ve hain olabilirler mi? Bunun yanıtını, ABD Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi ne bağlı Avrupa Alt Komitesi nin 14 Temmuz tarihli zabıtlarında buluyoruz. O gün Alt Komite de konuşan Atlantik Konseyi yetkilisi David Phillips şu ifadede bulunmuştur: İsviçre de İsviçre arabuluculuğunda Türkiye ile Ermenistan arasında yürütülen müzakereler, gerçekte ABD nin denetiminde ve katkısıyla yapılmıştır. Peki bu gafletin ve ağır vebalin hesabı nasıl verilecek? Hiç kuşkunuz olmasın, demokrasi perdesi altında faziletsizliği ve yalancılığı şiar edinenler, herhalde böyle bir durumu da Türk halkına başarı diye yutturabileceklerine inanıyorlardır... OTOBÜSTEKİLER KEMAL URGENÇ Cumhuriyet wsid=260357&categoryid=4&wid=108 Necati Doğru Tevfik Çavdar ın 100 yıla tanıklığı! ı! Ruhumuza gıda olacak, ezberimize uyacak kitaplar yazmıyor, bilgimizi sarsacak, ezberimizi bozacak kitaplar üretiyor. Okumayı deneyin. Göreceksiniz. Düşünceniz ateşlenecek. Onun yazdıklarını okurken kendinizi 100 yıl önce yaşanmış bir olayı bugüne bağlarken 11

12 bulacak ve 1908 devriminin ateşli günlerinde Darülfünun(üniversite) öğrencilerinin, İngiliz Büyükelçisi nin arabasının atlarını sökerek ve o atların yerine geçip elçinin arabasını bizzat çekerek içine battıkları yüz kızartıcı hayranlığın bugün hangi üst kademelerde yeniden tekrarlandığını düşünmeye başlayacaksınız. Ve her gün onlarca yüz kızartıcı örnek görecek; değişim-gelişim-ilerleme- medeniyetlere köprü olma dedikleri bu mu diye feryat edeceksiniz. Tevfik Çavdar ı tanımadım. Yolumuz hiç kesişmedi. Onun ne zaman yeni bir kitabını okusam; iyi yetişmiş, en seçme, en efendi, en kültürlü beşon insandan biri olduğu duygusuna kapılırım. Öyle bilgiçlik taslamadan, kelimeleri atıp tutmadan okurunu eski ile yeni arasında yapıcı sentezlere götürebilen çok az yazar var. Rahat ve akıcı uslübunun altında bilinçli bir eğiticilik görevi üstelenerek hepimize aydınlar halka karşı sorumlu olmadır gerçeğini hatırlatıyor. Tevfik Çavdar; Türkiye nin 100 Yılına Romanın Tanıklığı adlı yeni bir kitap yazdı. Aslında iktisatçı, planlamacı ve Türkiye nin yakın tarihi üzerine çalışan birisi olmasına rağmen yeni kitabında sağcı-solcu- ortacı-doğucu-batıcı- tam bağımsız milliyetçi- dış dinamikçi mütarekeci tüm roman yazarlarının eserlerine sinen toplusal gerçekçiliğin peşine düşüyor. 100 yıldır halk nasıl yaşadı. Halkı yönetenler ne üretti. Aydınlar ne rol oynadı. Sermaye kime yaslandı. Emekçiler niçin ezildi. Türkiye ne kadar gelişti. Türk insanı nasıl değişti. Türkiye sağı ne yaptı. Solun ütopyası neydi. Resmi tarih ne dedi. Romanlar neyi yazdı. Tevfik Çavdar, Türkiye nin son 100 yılına bir tarih araştırmacısı titizliğiyle eğilen roman yazarlarının eserlerini bu yeni kitabında ana eksen yaparak, gerçeği arıyor. Önemli bir kitap. Türkiye nin son 100 yılı ve Cumhuriyet in 80 yılına şu günlerde dış gözlükle bakılarak, bir takım havada genellemelere gidiliyor. Özellikle şu hükme varılıyor: Ermeniler kesildi, Rumlar korkutulup kaçırıldı, Yahudiler varlık vergisi ile sindirildi. Kürtler asimile edildi. Oysa Tevfik Çavdar ın son kitabında filitre ettiği roman yazarlarının anlattığı gerçeklerden öğreniyoruz ki, tarihin üstü susmalar, yasaklamalar, kısıtlamalar şalıyla örtüldü. Bu örtü kaldırıldığında; sindirmenin, kesmenin, korkutmanın etnik ayrımla değil büyük ölçüde sermaye-emek çatışmasıyla ilgili olduğunu görüyorsunuz. Esaslı bir kitap! Ezberleri sarsıyor. Anlaşılır dille yazılmış. 12

13 Cumhuriyet Havza modeliyle bölgeler arası gelir transferi siyasi iktidarın inisiyatifine bırakılmış olacak Tarım planında AKP cinliği ZMO Genel Başkanı Günaydın, Tarım Havzaları Destek Modeli ni, Türkiye nin geneli için uygun olan destekleme sisteminin yerine böyle bir şeyi oluşturmak, bölgeler arası gelir transferini yönetmek demek. Bu da iktidarın elinde güçlü bir silaha dönüşebilir sözleriyle eleştirdi. ALİ ÖZTÜRK ANKARA - Türkiye tarımının en önemli sorunlarından birisi olan üretimin planlanamamasını çözeceği iddiasıyla Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı tarafından ortaya atılan Tarım Havzaları Destek Modeli (THDM) tartışmaları beraberinde getirdi. Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Genel Başkanı Gökhan Günaydın, uygulamayı hedefi yanlış, aracı eksik bir planlama çabası olarak tanımladı. Günaydın, modeli, Türkiye nin geneli için uygun olan destekleme sisteminin yerine böyle bir şeyi oluşturmak, bölgeler arası gelir transferini yönetmek demek. Bu da siyasi iktidarın elinde güçlü bir silaha dönüşebilir sözleriyle eleştirdi. Sihirli değnek değil Hükümetin, geçen ay açıkladığı model, Türkiye yi 30 tarım havzasına (iklim, toprak, topografya ve bitki istekleri verilerine göre) bölüyor ve bu havzalarda çeşitli ürünler destekleme kapsamına alınıyor. Destek kapsamı ve miktarının da havzalara göre değişeceği belirtiliyor. Sistemin yararları arasında, Planlı bir tarımsal üretim, verim artışı ve ürün açığının kapatılması ya da azaltılacağı iddiaları yer alıyor. Ancak, gerek beklenen sonuçların ortaya çıkabilmesi için yapılması zorunlu olan diğer çalışmalardan bahsedilmemesi, gerekse iyi yönetilmemesi durumunda doğurabileceği yanlış sonuçlar açısından modele ihtiyatla yaklaşmak gerektiği belirtiliyor. Günaydın, çekincelerini şöyle dile getirdi: 13 milyon tonluk üretimine rağmen şekerpancarının, 100 bin tonluk üretimine rağmen tütünün destekleme kapsamı dışında bırakılması; piyasalaştırma ve yabancılaştırmayı hızlandıracak. Türkiye nin 2 milyon tonun üzerindeki ihtiyacına karşın 40 bin tonluk üretim sınırını aşamayan soya ürünü, yeni destek modeli kapsamına alındı diye üretim patlaması yaşanacağını öne sürülüyor. Türkiye, soya üretimi için uygun ekolojik ve toprak özelliklerine sahip olmasına rağmen, iç ve dış fırsat maliyetleri soya üretimini giderek daha aşağı düzeylere itiyor. Özetle, dünyanın en pahalı mazot ve gübresi ile üretim yapmak zorunda kalan üreticinin, bu durumun yarattığı rekabet eksikliği temelinde, ithal soya maliyetleri ile yarışamadığı ortam değişmedikçe, yeni modelin bir sihirli değnek olamayacağı bilinmelidir. İktidarın silahı olabilir Havzalardaki destekleme modellerinin gelir transferi açısından büyük bir farklılaşma yaratacağını ifade eden Günaydın, Türkiye nin geneli için uygun olan destekleme sisteminin yerine böyle bir şeyi oluşturmanın bölgeler arası gelir transferini yönetmek anlamına geldiğini belirtti. Günaydın konuşmasını şöyle sürdürdü: Bu da siyasi iktidarın elinde güçlü bir silaha dönüşebilir. Farklı havzalarda bulunan iki komşu ilçenin, desteklenecek ürün ve uygulanacak destekleme miktarları açısından farklı pozisyonlarda olabilir. Bu durum modeli siyaseten hem güçleştirecek hem de siyasal kaygılarla uygulamanın yanlış yönlendirilebilme olasılığını arttıracak. 13

14 Cumhuriyet BASK: Sağlıkta katkı payının daha da artırılması kabül edilemez İşçi ve emekli çok zorlanır BASK Genel Başkanı Resul Akay, hekim ve diş hekimi muayeneleri için ödenen katkı payını arttıran hükümetin, dar ve sabit gelirlileri diri diri mezara gömmeyi göze aldığını söyledi. Ekonomi Servisi - BASK Genel Başkanı Resul Akay, 18 Eylül de yayımlanan kararla hekim ve diş hekimi muayenelerinde ödenen katkı paylarının arttırılmasını eleştirdi. Akay, Memura, emekliye, dul ve yetime 2010 için yüzde lik artış öngören Hükümetin, akaryakıt ve elektriğe yaptığı zamlar yetmezmiş gibi, hekim ve diş hekimi muayeneleri için ödenen katkı payını arttırmasını anlamak mümkün değil. Bu uygulamayla hükümetin ekonomik ve sağlık politikaları iflas etmiştir dedi. Danıştay kararı hileyle kaldırıldı Sağlık ocakları ve devlet hastanelerinde 2, eğitim ve araştırma hastanelerinde 4, üniversite hastanelerinde 6, özel sağlık kuruluşlarında 10 TL katkı payı alınmasına dair Sosyal Güvenlik Kurumu nun (SGK) Sağlık Uygulama Tebliği nin Danıştay tarafından yürütmesinin durdurulduğunu hatırlatan Akay, 3.5 ayda Maliye Bakanlığı ve SGK, Danıştay kararını hile yoluyla ortadan kaldırdı. Üstelik, yargıya gidenlere de bir daha yargıya giderseniz bu oranları arttırırım mesajı verilircesine katkı payları daha da arttırıldı dedi. PARA-META-PARA Cumhuriyet MUSTAFA SÖNMEZ TÜİK, Milli Gelirin Bölgesel Dağılımını Neden Açıklamıyor? 14 ve 16 Eylül tarihlerinde bu köşede TÜİK in 2 yıldır Gelire göre GSYH yi, 2001 den bu yana da milli gelirin illere, bölgelere göre dağılımını açıklamadığını ve bunun derinleşen gelir dağılımını toplumdan saklamaya hizmet ettiğini belirtmiştim. CHP Uşak Milletvekili Osman Coşkunoğlu, Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz a, 17 Eylül de, yanıtlaması talebiyle şu soru önergesini iletti: 2006 yılına kadar her yıl TÜİK tarafından açıklanan Gelire göre GSMH 2007 ve 2008 yılları için neden açıklanmamıştır? Bu verileri açıklar mısınız? Bakalım Bakan Yılmaz ne yanıt verecek... *** Gelelim 2001 den bu yana yapılmayan, ya da yapılıyorsa da kamuoyuna açıklanmayan milli gelirin illere ve bölgelere göre dağılımı meselesine... Türkiye de bölgesel eşitsizliğin önemli tarihi, sosyal ve ekonomik nedenleri var. Gelişmenin nimetlerinden yeterince yararlanamamak başta Doğu ve Güneydoğu Anadolu illeri için söz konusu olmakla birlikte, Doğu Karadeniz, İç Anadolu nun bazı alt bölgeleri, hatta Batı Anadolu nun ve Akdeniz in denize kıyısı olmayan illeri için de söz konusudur. Eşitsizliği ölçmeye yarayan milli gelirin bölgesel dağılımıyla ilgili en son veriler 2001 yılına aittir yılından sonra ise hiçbir tatmin edici açıklamaya gerek duymadan, TÜİK, milli gelirin illere ve bölgelere dağılımıyla ilgili bilgi üretmeme yoluna gitmiştir. Dolayısıyla 2001 sonrası dönemde milli gelirin bölgelere dağılımı, bölgesel eşitsizliğin güncel boyutları tamamen sisler altındadır. 14

15 Türkiye nin küresel ekonomiye daha çok açıldığı, planlamadan uzaklaşıp piyasa dalgalanmalarına açık hale geldiği 1980 lerden 2000 lere bölgesel eşitsizliğin, güçlü bölgeler lehine, azgelişmiş bölgeler aleyhine değiştiği biliniyor. Kaynak: TÜİK Türkiye nin en gelişmiş bölgesi Marmara, her geçen yıl bölüşümü kendi lehine çevirmektedir den 2001 e Marmara Bölgesi nin Türkiye milli gelirindeki payı yüzde 35 ten yüzde 38 e çıkarken Doğu ve G.Doğu nun payının düştüğü görülmektedir. Yüzde 5 olarak kayıtlara geçen Güneydoğu milli gelirinin yüzde 1.5 unun tek başına Gaziantep e ait olduğu, bu ilin dışarıda tutulması halinde Güneydoğu nun payının yüzde 3.5, Doğu Anadolu ile birlikte yüzde 6.5 ta kaldığı görülmektedir. Nüfusun yüzde sının yaşadığı Doğu ve Güneydoğu nun bölgenin milli gelirdeki payının yüzde 6 larda seyretmesi eşitsizliğin ileri boyutlara ulaştığını göstermektedir. Doğu ve Güneydoğu nun 21 ilinin Türkiye milli geliri içindeki payı 1965 te Türkiye toplamında yüzde 10.5 a yakın iken bu pay 10 yıl sonra önce 9.5 a düşmüş, 1987 de yüzde 7.7 ye gerilemiş, 2001 de de yüzde 7.2 olarak saptanmıştır. Milli gelirin bölgesel dağılımı ile ilgili veri üretiminin 2001 den itibaren durdurulmuş olması, sonraki yıllarda bölgesel eşitsizliği ölçmenin imkânlarını da daraltmıştır. Oysa, bu tarihten sonra da bölgesel uçurumun devam ettiğini biliyoruz. Nereden biliyoruz? Mesela yatırımların illere göre dağılımından. *** Hazine Müsteşarlığı nca verilen yatırım teşviklerinden yaptığımız hesaplamaya göre, döneminin teşvikli yatırımlarının yüzde 39 unu Marmara Bölgesi tek başına alırken İç Anadolu Bölgesi nin yüzde 14, Ege Bölgesi nin de yüzde 12 pay aldığı görülmüştür. Buna karşılık aynı dönemde, nüfusun yüzde 16 sının yaşadığı Doğu ve Güneydoğu nun aldığı toplam pay yüzde 9 da kalmıştır. Ancak, bu toplamda da tipik bir Güneydoğu ili olmayan ve hesaplamalarda bölge ortalamasını yükselterek, analizleri etkisizleştiren G.Antep, tek başına yüzde 4.5 pay almaktadır. Dolayısıyla, G.Antep in payı ayrı tutulduğunda, 21 ili kapsayan Doğu ve G.Doğu nun, yatırımların ancak yüzde 4.4 ünü alabildiği görülmüştür. 21 ilin yatırımları, tek başına Bursa nın yatırımlarını ancak bulmaktadır. Başka bir çarpıklık da şudur: Teşvik politikalarında kalkınmada öncelikli il tespiti, sosyoekonomik gelişmişlik sıralamaları, hâlâ 2001 verileriyle yapılmaktadır! Sanki, 8 yılda hiçbir şey değişmemiş gibi... Ne ilkellik!.. Bu gerçekliği saklayanları teşhir etmeyi, çarpıklığı kürsüden dile getirmeyi şimdiye kadar TBMM de DTP lilerin öncelikle üstlenmesi beklenirdi. Ama onların daha önemli işleri var anlaşılan!.. 15

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Leyla Tavflano lu Çok sıklıkla Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan a gittiğim için olsa gerek beni bu oturuma konuşmacı koydular. Oraların koşullarını

Detaylı

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü, 24 Kasım 2011 Perşembe günü Üniversitemiz Merkez Kampüsü Hünkar Salonu nda, hem Üniversitemizin

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi CHP ile, üniversitelerde okuyan gençlerin temsilcileri bir araya geldi, 15 sorun belirledi ve bu sorunların nasıl çözüleceği konusunda görüş birliğine vardı. Tarih : 04.12.2014

Detaylı

Meclis'te sık sık. Babası yoksa

Meclis'te sık sık. Babası yoksa 4 NİSAN 2013 www.reisgida.com.tr Babası yoksa CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan a yönelik sözleri TBMM Genel Kurulu'nda gerginliğe neden oldu. Genç, eleştirileriyle

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

2 Ekim 2013, Rönesans Otel

2 Ekim 2013, Rönesans Otel 1 MÜSİAD Brüksel Temsilciliği Açı çılışı ışı 2 Ekim 2013, Rönesans Otel T.C. AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış,.... T. C. ve Belçika Krallığının Saygıdeğer Temsilcileri, 1 2 STK ların Çok Kıymetli

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74 i Bu sayıda; Ağustos Ayı Dış Ticaret Verileri, 2013 2. Çeyrek dış borç verileri değerlendirilmiştir. i 1 İhracatta Olağanüstü Yavaşlama

Detaylı

GÜMÜŞHANE TİCARET VE SANAYİ ODASI

GÜMÜŞHANE TİCARET VE SANAYİ ODASI (2015) GÜMÜŞHANE TİCARET VE SANAYİ ODASI İRAN ANLAŞMASININ TÜRKİYE ÜZERİNE POTANSİYEL ETKİLERİ İRAN ANLAŞMASININ TÜRKİYE ÜZERİNE POTANSİYEL ETKİLERİ İran ın nükleer programı üzerine dünya güçleri diye

Detaylı

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir.

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Sayın Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu TUSAF yönetimi başta olmak üzere, kongremizin

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU 23 Ekim Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU Almanya sanayi üretimi endeksi beklenenin altında kaldı Almanya da bugün açıklanan PMI İmalat Sanayi Endeksi, küresel ekonomik daralmanın ülke ekonomisine

Detaylı

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir.

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir. İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim ŞAHİN nin Entegre Sınır Yönetimi Eylem Planı Aşama 1 Eşleştirme projesi kapanış konuşması: Değerli Meslektaşım Sayın Macaristan İçişleri Bakanı, Sayın Büyükelçiler, Macaristan

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :5. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :İnternet Sitesi SON DAKİKA GAZETESİ Sayfası :İnternet Sitesi Karabağlar Belediyesi Farkındalık Yaratacak

Detaylı

Ortadoğu'da su ve petrol (*) İki stratejik ürünün birbiriyle ilişkisi... Dursun YILDIZ. İnş Müh Su Politikaları Uzmanı

Ortadoğu'da su ve petrol (*) İki stratejik ürünün birbiriyle ilişkisi... Dursun YILDIZ. İnş Müh Su Politikaları Uzmanı İki stratejik ürünün birbiriyle ilişkisi... Ortadoğu'da su ve petrol (*) Dursun YILDIZ İnş Müh Su Politikaları Uzmanı Petrol zengini Ortadoğu'nun su gereksinmesini gidermek amacıyla üretilen projelerden

Detaylı

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması 4 Kasım 2015 Not: bu dosyada iletilen veriler görselleştirilirken slide da belirtilen logo, örneklem bilgisi (n=) ve Ipsos

Detaylı

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ Cumhuriyet Halk Partisi 25.Dönem Kahramanmaraş Milletvekili Adayı Efsane Başkan Kamil Dalkara memleketi Pazarcık ta Gövde gösteri yaptı. CHP Kahramanmaraş Milletvekili

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 70

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 70 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 70 Bu sayıda; -Temmuz ayı dış ticaret verileri -Ağustos ayı dış ticaret ve enflasyon verileri değerlendirilmiştir. Yıllık Dış Ticaret Açığı

Detaylı

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ INSTITUTE FOR STRATEGIC STUDIES S A E STRATEJİK ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ KASIM, 2003 11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ 11 EYLÜL SALDIRISI SONUÇ DEĞERLENDİRMESİ FİZİKİ SONUÇ % 100 YIKIM

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TürkİYE KADIN DERNEKLERİ FEDERASYONU Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu 1976 Yılında kurulmuş ülke genelinde 50.500 üyesi

Detaylı

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları 2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları Virpi Einola-Pekkinen 11.1.2011 1 Strateji Nedir? bir kağıt bir belge bir çalışma planı bir yol bir süreç bir ortak yorumlama ufku? 2 Stratejik Düşünme Nedir?

Detaylı

5. A. TELEFON DİNLEMELERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER

5. A. TELEFON DİNLEMELERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER 5. A. TELEFON DİNLEMELERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER İddianame içeriğinde müvekkilimize isnat edilen suçlara ilişkin olarak toplam 10 adet telefon görüşmesi yer almaktadır. Bu telefon görüşmelerinin; 2

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI Sürdürülebilirlik vizyonumuz 150 yıllık bir süreçte inşa ettiğimiz rakipsiz deneyim ve bilgi birikimimizi; ekonomiye, çevreye, topluma katkı sağlamak üzere kullanmak, paydaşlarımız

Detaylı

06 Temmuz 10 Temmuz 2015

06 Temmuz 10 Temmuz 2015 Önümüzdeki Hafta Neleri Takip Edeceğiz? Pazartesi; 09:00 Almanya Fabrika Siparişleri 11:30 Euro Bölgesi - Perakende PMI Endeksi, Sentix Yatırımcı Güven Endeksi 16:45 ABD Hizmet PMI Endeksi 17:00 ABD ISM

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI KEMAL KILIÇDAROĞLU NUN KONUK KONUŞMACI OLDUĞU TOPLANTI YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI 1 ARALIK 2014 İZMİR Cumhuriyet Halk Partisi nin çok değerli Genel Başkanı ve çalışma arkadaşları,

Detaylı

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Hollanda ya ihracat yapan 361 firma bulunmaktadır. 30.06.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı

Detaylı

3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI

3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI Yrd. Doç. Dr. Turgay CİN* 3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI Ortodoks Hıristiyanlık hukukunda vakıf var mı, yok mu, bir sorgulayın. Birinci sorum bu Hıristiyan

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

İKİNCİ YIL ÜÇÜNCÜ YIL

İKİNCİ YIL ÜÇÜNCÜ YIL ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ BÖLÜMÜ LİSANS DERS PROGRAMI (II.Öğretim) 101 İktisada Giriş I 2 0 2 4 102 İktisada Giriş II 2 0 2 4 103 Genel Muhasebe I 2 0 2 4 104 Genel Muhasebe II 2 0 2 4 105

Detaylı

Olmazsa Olmaz Sosyal Güvenlik

Olmazsa Olmaz Sosyal Güvenlik Olmazsa Olmaz Sosyal Güvenlik SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: -TEMEL PARAMETRELERE BAKTIĞIMIZ ZAMAN SOSYAL GÜVENLİK TÜRKİYE AÇISINDAN RİSK OLMAKTAN ÇIKTI -EMEKLİLERİMİZİN YÜZLERİNİN GÜLMESİ

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 22.10.2014 Ekrem DEMİRTAŞ İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı IŞİD TERÖRÜ 2014 yılında; Batı dünyası krizle boğuşurken Kuzey ve Güney den de sıcak çatışma haberleri

Detaylı

Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923)

Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) Lozan Antlaşması, Türk Kurtuluş Savaşı nı sona erdiren antlaşmadır. Bu antlaşma ile Misak-ı Milli büyük ölçüde gerçekleşmiştir. Şekil 1. Kasım 1922 de Lozan Konferansı

Detaylı

İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor

İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor İstanbul görkemli maketi ve inşaat firmalarıyla MIPIM Fuarı nda İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor "Nasıl ki Nuri Bilge, Cannes film festivalinin

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 24.06.2015

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 24.06.2015 İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 24.06.2015 Ekrem DEMİRTAŞ İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı 2001 yılında Üniversitemizin ilk açılışında bizimle birlikteydi 10 yıl boyunca İzmir Ekonomi

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI Sayın Katılımcılar, değerli basın mensupları Avrupa Konseyi

Detaylı

Ayşegül DEDE / Etüd Araştırma Servisi / Uzman 2009 YILI TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ GENEL DEĞERLENDİRME

Ayşegül DEDE / Etüd Araştırma Servisi / Uzman 2009 YILI TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ GENEL DEĞERLENDİRME Ayşegül DEDE / Etüd Araştırma Servisi / Uzman 2009 YILI TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ GENEL DEĞERLENDİRME 2009 yılı, Türkiye-AB ilişkileri için son derece önemli bir dönüm noktasıdır. 2008 yılı AB açısından verimli

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Bilişim denince Beşiktaş GÜNLÜK INTERNET GAZETENİZ... KENT

Beşiktaş Gazetesi. Bilişim denince Beşiktaş GÜNLÜK INTERNET GAZETENİZ... KENT Bilişim denince Beşiktaş BEŞİKTAŞ Belediyesi Avrasya bölgesi'nin en büyük bilişim fuarına katılıyor. Beşiktaş Belediyesi, bilişim alanında kullandığı son teknolojileri ve yenilikleri, 29 Kasım 2 Aralık

Detaylı

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - Arjantin İlişkileri: Fırsatlar ve Riskler ( 2014 Buenos Aires - İstanbul ) Türkiye; 75 milyonluk

Detaylı

Türkiye Cezasızlık Araştırması. Mart 2015

Türkiye Cezasızlık Araştırması. Mart 2015 Türkiye Cezasızlık Araştırması Mart 2015 İçerik Araştırma Planı Amaç Yöntem Görüşmecilerin Dağılımı Araştırma Sonuçları Basın ve ifade özgürlüğünü koruyan yasalar Türkiye medyasında sansür / oto-sansür

Detaylı

TÜRKİYE DE FİKRİ MÜLKİYET HAKLARININ KORUNMASI : ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLARA ETKİLER RAPORU

TÜRKİYE DE FİKRİ MÜLKİYET HAKLARININ KORUNMASI : ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLARA ETKİLER RAPORU TÜRKİYE DE FİKRİ MÜLKİYET HAKLARININ KORUNMASI : ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLARA ETKİLER RAPORU Güldem Berkman YASED Fikri Ve Sınai Mülkiyet Hakları Çalışma Grubu Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi YATIRIMLARIN

Detaylı

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan

Detaylı

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Medya ve İletişim Merkezi İstanbul Enstitüsü İstanbul Enstitüsü

Detaylı

TOPLUMSAL RAPORLAR YATIRIM TEŞVİKLERİ VE İSTİHDAM - 2010 (05.12.2010) Yatırımlar büyürken istihdam küçülüyor

TOPLUMSAL RAPORLAR YATIRIM TEŞVİKLERİ VE İSTİHDAM - 2010 (05.12.2010) Yatırımlar büyürken istihdam küçülüyor TOPLUMSAL RAPORLAR 15 YATIRIM TEŞVİKLERİ VE İSTİHDAM - 2010 (05.12.2010) Yatırımlar büyürken istihdam küçülüyor 10 yıllık dönemler itibariyle teşvik sisteminin istihdama etkisi Yıllık Yıllık Yıllık Yıl

Detaylı

Bu yıl 2.si düzenlenen Euromoney Türkiye Finans ve Yatırım Forumu nda Akbank adına sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum.

Bu yıl 2.si düzenlenen Euromoney Türkiye Finans ve Yatırım Forumu nda Akbank adına sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Sayın Bakan, Değerli Konuklar, Bu yıl 2.si düzenlenen Euromoney Türkiye Finans ve Yatırım Forumu nda Akbank adına sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Forumun Türkiye hakkındaki genel

Detaylı

Dünya ekonomisinde kartlar yeniden karılıyor!

Dünya ekonomisinde kartlar yeniden karılıyor! Dünya ekonomisinde kartlar yeniden karılıyor! Çin ABD savaşı kızışıyor. AB ile TTIP görüşmelerini sürdüren ABD`nin, TPP`yi olumlu sonuçlandırarak, Çin`in bölgede artan etkinliğini dengelemek açısından

Detaylı

LOJİSTİK SEKTÖRÜ BÜYÜME ORANLARI

LOJİSTİK SEKTÖRÜ BÜYÜME ORANLARI RAPOR: TÜRKİYE NİN LOJİSTİK GÖRÜNÜMÜ Giriş: Malumları olduğu üzere, bir ülkenin kalkınması için üretimin olması ve bu üretimin hedefe ulaşması bir zorunluluktur. Lojistik, ilk olarak coğrafyanın bir ürünüdür,

Detaylı

''Yanlış anlaşılıyorum''

''Yanlış anlaşılıyorum'' ''Yanlış anlaşılıyorum'' Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, BDP li milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması için fezleke hazırlanmasıyla ilgili soruya ''Benim sözlerimden farklı anlam çıkarılıyor.

Detaylı

MECLİS TOPLANTISI. Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı

MECLİS TOPLANTISI. Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı MECLİS TOPLANTISI Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı 23 Aralık 2013 DÜNYA EKONOMİSİNDE 2013 ÜN EN LERİ 1. FED Başkanı Bernanke nin piyasaları dalgalandıran açıklamaları 2. Gelişmekte olan ülke risklerinin

Detaylı

CEZAYİR ÜLKE RAPORU 11.11.2015

CEZAYİR ÜLKE RAPORU 11.11.2015 CEZAYİR ÜLKE RAPORU 11.11.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Cezayir e ihracat yapan 234 firma bulunmaktadır. 30.06.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı

Detaylı

Araştırma Notu 12/124

Araştırma Notu 12/124 Araştırma Notu 12/124 05.01.2012 YENİLENEBİLİR ENERJİ HABERLERİNDE REGÜLASYON ve FİNANSMAN ÖNE ÇIKIYOR Barış Gençer Baykan Yönetici Özeti Yenilenebilir enerjiler, gerek fosil yakıtların tükeneceği öngörüsü

Detaylı

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB Danýþma Kurulu 38. Dönem 2. Toplantýsý 16 Nisan 2005'te Ankara'da TMMOB çalýþmalarý üzerine bilgilendirme ve TMMOB çalýþmalarýnýn deðerlendirilmesi gündemi

Detaylı

A N A L İ Z. 7 Haziran dan 1 Kasım a Seçim Beyannameleri: Metin Analizi. Furkan BEŞEL

A N A L İ Z. 7 Haziran dan 1 Kasım a Seçim Beyannameleri: Metin Analizi. Furkan BEŞEL A N A L İ Z 7 Haziran dan 1 Kasım a Seçim Beyannameleri: Metin Analizi Furkan BEŞEL Ekim 2015 7 HAZİRAN DAN 1 KASIM A 7 Haziran 2015 te yapılan 25. Dönem milletvekili genel seçiminde 53.741.838 kayıtlı

Detaylı

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI Türkiye nin gündemine damgasına vuran önemli toplumsal ve politik konularının tartışıldığı İstanbul

Detaylı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ Furkan Güldemir, Okan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Tarihsel Süreç Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20 Düğünlerde Takılan Sahte Paralar Yüksek eğitimini tamamlamış, babası ticaretle uğraşan, annesi ise bir bankada görevli bulunan bir ailenin tek kızıydı. Okul arkadaşı ile evlenmeye karar vermişlerdi. Damat

Detaylı

ARAŞTIRMA GRUBU. Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011

ARAŞTIRMA GRUBU. Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011 ARAŞTIRMA GRUBU Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011 Bu rapor Mayıs-2011 araştırmasının II. kısmıdır. Araştırmanın bu kısmında;

Detaylı

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular hazır olun düşüyoruz diyor. Düşüyoruz ama ben dâhil

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015 R A P O R 1 Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL Mayıs 2015 Sunuş 4.264 kişi ile yüz yüze görüşme şeklinde yapılan anket bulgularına dayanan bu rapor, Mart- Nisan 2015 tarihinde Sakarya ilinin

Detaylı

Lojistik. Lojistik Sektörü

Lojistik. Lojistik Sektörü Lojistik Sektörü Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Kasım 014 1 Ulaştırma ve depolama faaliyetlerinin entegre lojistik hizmeti olarak organize edilmesi ihtiyacı, imalat sanayi

Detaylı

DAX Haftalık Temel/Teknik Görünüm

DAX Haftalık Temel/Teknik Görünüm 15 Aralık 2014 DAX Haftalık Temel/Teknik Görünüm OPEC in piyasaların yön bulmasındaki etkisi hala sürüyor. Geçtiğimiz hafta OPEC ABD de arzın artması ve küresel tüketim beklentilerin azalmasını beklediklerini

Detaylı

"Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde"

Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde "Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde" 16 Ağustos 2014 Haber Linki: http://www.egemetropolgazetesi.com/haber/kentsel-donusumun-anahtari-kooperatiflerde-17554.html S.S. Batı Anadolu Konut Yapı Kooperatifleri

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

Türkiye Üretici Fiyatlarıyla 7. Büyük Tarım Ülkesi

Türkiye Üretici Fiyatlarıyla 7. Büyük Tarım Ülkesi Türkiye Üretici Fiyatlarıyla 7. Büyük Tarım Ülkesi Genel ekonomide üst sıralarda yer alan Çin, 2009'da, dünya tarımsal hasılasında liderliğini sürdürdü ve dünya tarımsal hasılanın yüzde 23,4'ünü tek başına

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece SİLİVRİ 2014 DÜNYA VE AVRUPA KENTİ Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte rekabetçi bir sanayi ekonomisi haline gelmiştir. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin

Detaylı

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr YENİ ANAYASA DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİMİZ (TCBMM Başkanlığı na iletilmek üzere hazırlanmıştır) 31.12.2011 İletişim: I. Anafartalar Mah. Vakıf İş Hanı Kat:3 No:

Detaylı

8. Türkiye Avrupa'nın en önemli ülkesi

8. Türkiye Avrupa'nın en önemli ülkesi 8. Türkiye Avrupa'nın en önemli ülkesi 1 8. Türkiye Avrupa'nın en önemli ülkesi Kamuoyuna Galatasaray'la yaptığı ortaklıkla gelen American Finans kuruluşu AIG'nin Türkiye Genel Müdürü Paolo Zapparoli,

Detaylı

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi 21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi Doğu Akdeniz de Son Gelişmeler ve Kıbrıs, İKÇÜ de Ele Alındı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çelebi Avrupa Birliği Merkezi nin

Detaylı

ÇAĞDAŞ EĞİTİM KOOPERATİFİ ÖZEL 3 MART İLKÖĞRETİM OKULU

ÇAĞDAŞ EĞİTİM KOOPERATİFİ ÖZEL 3 MART İLKÖĞRETİM OKULU ÇAĞDAŞ EĞİTİM KOOPERATİFİ ÖZEL 3 MART İLKÖĞRETİM OKULU Uyguladığı kooperatif modeli ile eğitimde ülkemizde tek ve örnek bir kurum olan Çağdaş Eğitim Kooperatifi, kurulduğu tarihten bu yana hep eğitimin

Detaylı

BAKA BULUŞMALARI -I-

BAKA BULUŞMALARI -I- BAKA BULUŞMALARI -I- Onur Konuğu Isparta Belediye Başkanı Y. Mimar Yusuf Ziya GÜNAYDIN Tarih 01 Ekim 2010 Cuma Saat 10:00 Katılımcılar Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri ve Uzmanları Batı Akdeniz

Detaylı

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı, Türkiye nin İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı nın Geliştirilmesi Projesi nin Açılış Toplantısında Ulrika Richardson-Golinski a.i. Tarafından Yapılan Açılış Konuşması 3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği

Detaylı

Türkiye-Kosova Serbest Ticaret Anlaşması IV. Tur Müzakereleri. Caner ERDEM AB Uzman Yardımcısı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü

Türkiye-Kosova Serbest Ticaret Anlaşması IV. Tur Müzakereleri. Caner ERDEM AB Uzman Yardımcısı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Türkiye-Kosova Serbest Ticaret Anlaşması IV. Tur Müzakereleri Caner ERDEM AB Uzman Yardımcısı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Eylül 2013 Sunum Planı STA ların Yasal Çerçevesi Türkiye nin

Detaylı

özlü bir medya kazası işledi. Yıldırı m

özlü bir medya kazası işledi. Yıldırı m - Bakan Yıldırım dan yıldırım gibi özlü sözler - Manisa 4. Asliye Ceza dan insan hakları ve Anayasa dersi - Telefon Ablukası ile Gazze Ablukası arasındaki on benzerlik RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar

Detaylı

YEŞİL KART: TÜRKİYE NİN EN MALİYETLİ SOSYAL POLİTİKASININ GÜÇLÜ ve ZAYIF YANLARI. Yönetici Özeti

YEŞİL KART: TÜRKİYE NİN EN MALİYETLİ SOSYAL POLİTİKASININ GÜÇLÜ ve ZAYIF YANLARI. Yönetici Özeti Araştırma Notu 09/39 24.06.2009 YEŞİL KART: TÜRKİYE NİN EN MALİYETLİ SOSYAL POLİTİKASININ GÜÇLÜ ve ZAYIF YANLARI Seyfettin Gürsel, Burak Darbaz, Ulaş Karakoç Yönetici Özeti Yeşil Kart uygulaması, herhangi

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 29.07.2015

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 29.07.2015 İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 29.07.2015 Ekrem DEMİRTAŞ İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Acımasız savaşın kanı ülkemize de sıçradı Şanlıurfa nın Suruç kentinde gerçekleştirilen bombalı

Detaylı

Araştırmanın Künyesi;

Araştırmanın Künyesi; Araştırmanın Künyesi; Araştırma; 05 06 Nisan 2008 günleri Türkiye nin 7 coğrafi bölgesinde, 26 il ve 68 ilçede bunlara bağlı 81 mahalle ve köyde, 18 yaş ve üstü seçmen nüfusunu temsil eden 724 ü kadın

Detaylı

Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Kapsamına Giren Kurum ve Kuruluşların Girdikleri Hizmet Kollarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmelik

Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Kapsamına Giren Kurum ve Kuruluşların Girdikleri Hizmet Kollarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmelik 4688 SAYILI KAMU GÖREVLİLERİ SENDİKALARI KANUNU KAPSAMINA GİREN KURUM VE KURULUŞLARIN GİRDİKLERİ HİZMET KOLLARININ BELİRLENMESİNE İLİŞKİN YÖNETMELİK Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Kapsamına Giren

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER

AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER Özgül ÜNLÜ HBÖ- HAREKETE GEÇME ZAMANI BU KONU NİÇİN ÇOK ACİLDİR? Bilgi tabanlı toplumlar ve ekonomiler bireylerin hızla yeni beceriler edinmelerini

Detaylı

KENTLI, YOĞUN, HIZLA YAŞLANAN BIR NÜFUS

KENTLI, YOĞUN, HIZLA YAŞLANAN BIR NÜFUS YEREL-BÖLGESEL POLITIKALARIN PLANLANMASINDA SÖZ HAKKIMIZ KANAL İSTANBUL PROJESI KENTLI, YOĞUN, HIZLA YAŞLANAN BIR NÜFUS Türkiye nüfusunun yaklaşık beşte biri, yani 14 milyon 160 bin 467 kişi, İstanbul

Detaylı

ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030

ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030 VİZYON BELGESİ(TASLAK) ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030 (03-05 Aralık 2015, İstanbul) BÖLÜM 1 Nükleer Güç Programı (NGP) Geliştirilmesinde Önemli Ulusal Politika Adımları Temel

Detaylı

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin (kısa adı ile SAM-DER in) davetlisi olarak 2010 yılında kurulduğu dönemde Sam-der e geldim ve büyük

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

T.C. ANAYASA MAHKEMESİ

T.C. ANAYASA MAHKEMESİ T.C. ANAYASA MAHKEMESİ BİREYSEL BAŞVURU FORMU Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 59. maddesine göre hazırlanmıştır. 1 BİREYSEL BAŞVURU FORMU I- KİŞİSEL BİLGİLER A- GERÇEK KİŞİLER İÇİN BAŞVURUCUNUN 1- T.C. KİMLİK

Detaylı

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU 09 Ekim Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU Draghi büyümenin süreceğini belirtti Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Mario Draghi, "Euro Bölgesi'nde 2 yıl önce başlayan konjonktürel toparlanma bu

Detaylı

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) 6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU İslam Ülkelerinde Çok Boyutlu Güvenlik İnşası ( 06-08 Mart 2015, Serena Hotel - İslamabad ) Güvenlik kavramı durağan değildir.

Detaylı

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ DEĞERLENDİRMEK ÜZERE DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI KONUŞMA METNİ

Detaylı

Piyasalardaki Dalgalanma Otomotiv Sektörüne Nasıl Yansıyor?

Piyasalardaki Dalgalanma Otomotiv Sektörüne Nasıl Yansıyor? Piyasalardaki Dalgalanma Otomotiv Sektörüne Nasıl Yansıyor? Pınar ELMAS Otomotiv sektörü, ekonomide yarattığı katma değer, istihdama olan katkısı ve ilişkide bulunduğu diğer sektörlerdeki teknolojik gelişmenin

Detaylı

2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması

2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması Sosyal Araştırmalar Enstitüsü için gerçekleştirilmiştir. 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması 8 Haziran 2015 2015 Ipsos. Tüm Hakları Saklıdır. Bu dosya içeriği, Ipsos'un izni olmaksızın medya da

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim AKP

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim AKP 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim AKP VERİ ARAŞTIRMA A.Ş. Bu çalışma, Radikal Gazetesinin isteği üzerine seçim istatistiklerinden yararlanılarak VERİ ARAŞTIRMA A.Ş. tarafından RADİKAL Gazetesi

Detaylı

Türkiye nin geleceğini 25 milyonluk kitle belirleyecek

Türkiye nin geleceğini 25 milyonluk kitle belirleyecek Tarih: 19.01.2013 Sayı: 2014/01 İSMMMO dan Türkiye nin Yaratıcı Geleceği / Y Kuşağı Raporu Türkiye nin geleceğini 25 milyonluk kitle belirleyecek İSMMMO nun Türkiye nin Yaratıcı Geleceği / Y Kuşağı adlı

Detaylı

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:5

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:5 EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:5 Bu sayıda; Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından yayımlanan Dünya Ekonomik Görünümü Raporu tahminleri değerlendirilmiştir. i Küresel

Detaylı