ÖTENAZİ. Av. Merve GÜRKAN & Av. Kerim Ulaş ŞENDUR I.GİRİŞ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ÖTENAZİ. Av. Merve GÜRKAN & Av. Kerim Ulaş ŞENDUR I.GİRİŞ"

Transkript

1 ÖTENAZİ Av. Merve GÜRKAN & Av. Kerim Ulaş ŞENDUR I.GİRİŞ Ötenazi kavramı sosyal bir kavram olup tıp dünyasında yerini almıģ bulunmaktadır. ĠĢgal ettiği yer tıp dünyasında olsa da bu mesele doktorları olduğu kadar, hukukçuları, felsefecileri, din alanında birçok bilim adamını meģgul etmekte ve dikkati üzerine çekmektedir. Ötenazi hakkında hazırlamıģ olduğumuz bu çalıģmamızda ötenazinin tanımı, çeģitleri, tarihsel geliģimi, yasal düzenlemelerdeki yeri, dini ve tıbbi etik boyutu gibi konulara değinmemizin yanı sıra bir takım soruların yanıtını da aradık: Acaba bir kimse kendi hayatı üzerinde istediği gibi tasarrufta bulunamaz mı? Yani istediği zaman kendini öldürmek suretiyle hayatına son verebileceği gibi, icabında bir baģkasının kendisini öldürmesine de rıza ve muvafakat gösterebilir mi? Ve böyle bir rıza, kanun nazarında muteber midir? Veya bir Ģahıs, tıbben Ģifa bulamayacağı kesin olarak tespit edilen bir hastalığa müptela olan bir kimseyi, çektiği ıstıraptan bir an önce kurtarmak amacıyla öldürebilir mi? Acaba ötenaziyi kanun meģru saymalı mı? Yoksa kanunlar onu hala alelade bir adam öldürme suçu gibi mi cezalandırmalı? Ġnsani hislerle ölümü çabuklaģtırmak suç sayılacak mıdır? Doktorlar ölmek isteyen hastasının arzusuna uymalı mıdır? Hekimin ümitsiz hastalara karģı olan görevinin sınırları ve niteliği nelerdir? Elbette ki kiģinin kendi akıbetini kendisinin belirlemesi hakkı vardır. Bu hak karģısında yaģam sürdürücü araçların kullanılması hastanın bu hakkının bertaraf edilmesini haklı kılar mı? Bu sorular günümüzde batı hukukunda egemen hukuk ilkelerine ve etik ilkelere göre çözülmeye çalıģılmaktadır. Nuhkuyusu Cad. 151/3 Üsküdar İSTANBUL E-posta:

2 II.ÖTENAZİNİN TANIMI Ġlk defa Bacon tarafından kullanılan ötenazi kavramı Grekçe eutanasia kökünden gelmektedir. Eu iyi, güzel, thanatosis da ölüm anlamındadır. Kısaca ötenazi; ıstırapsız tabi ölüm, iyi ölüm, tatlı ve acısız ölüm, kolay rahat ölüm gibi kelime karģılıklarını ifade etmektedir. Ötenaziyi; tıbbi yöntemlerle hafifletilemeyen bedensel veya ruhsal, sürekli ve dayanılmaz acıların iģkencesi altında bulunan ve hastalığının iyileģtirilmesini bugünkü tıbbın gerçekleģtiremediği hastaların ıstıraplarına, onların göreceli olarak kolay, ağrısız ve acısız bir biçimde öldürülmesi ile son vermek Ģeklinde ifade etmek mümkündür 1. Doktrinde bunun dıģında daha baģka tanımlar da yapılmıģtır 2. Tıbbi tanımla ötenazi; tıbbın ulaģmıģ olduğu geliģmiģlik düzeyine bağlı olarak iyileģtiremediği, aynı zamanda nitelikli bir yaģam da sağlayamadığı hastaların istemleri durumunda yaģamlarının sona ermesine olanak sağlanmasıdır. Hukuki tanımla ötenazi ise; iyileģemez bir hastalığa yakalanmıģ bir hastanın iradesi dikkate alınarak hayatına son verilmesidir. III.ÖTENAZİNİN TARİHÇESİ Ötenazi kavramını 18.yy da ilk defa ortaya koyan Bacon a göre, doktorun vazifesi ıstırapları azaltmak ve hastayı sıhhate kavuģturmaktır. Istırapları azaltmak yalnız tedavi edip iyileģtirmekle değil bazı hallerde ona rahat ve kolay bir ölüm sağlamak suretiyle de gerçekleģtirilebilir. Ġntiharın meģrutiyetinin tartıģıldığı ilk dönemin Eski Çağ olduğu bildirilir. Antik Yunan da, köle ve askerlerin intiharı dıģında intihar, hukuk tarafından ceza gerektiren bir suç olarak tanımlanmamıģtır. Özellikle asillerin yaģlı ve hasta bir beden içerisinde görünmenin alçaltıcı bir durum olduğu düģüncesi, ötenazinin uygulanmasında en önemli etken olmuģtur. Atina da hekimler ölmek isteyenler için baldıran zehrini bulmuģlardır. Ölmek için senatoya bir neden göstermek ve izin belgesi almak yeterli olmuģtur. Yasal olmasına rağmen, bazı dini nedenlerle intihara hoģ bakılmamıģ ve intiharla ölen kiģilerin cesetlerine iliģkin farklı uygulamalar yapılmıģtır 3. 1 Köksal BAYRAKTAR, Hekimin Tedavi Nedeniyle Cezai Sorumluluğu, İstanbul, 1972, s Larousse: Can çekişmenin yahut da akıbeti meşum bir hastalığın vereceği ıstırapların azaltılıp kısaltmak için başvurulan çare ; Jerzy Piechowicz: Logik anlamda; talep ile öldürmenin bir şekli (Sevim TUNÇ, Ötenazi, Ankara Barosu Dergisi, Sayı 2, 1955, s. 700.) Ötenazi huzur, rahat ve kolaylık içerisinde ölüm demektir. (Baha ARIKAN, Ötenazi, Ankara Barosu Dergisi, Sayı 2, 1954, s. 120.) 3 Gürkan SERT, Uluslararası Bildirgeler ve Tıp Etiği Açısından Hasta Hakları, İstanbul, 2004, s. 243.

3 Babil ve Asurlularda öleceği ve iyileģemeyeceği kesin olan hastaya hekimin müdahalesi yasaklanmıģtır. Mezopotamya da tedavisi mümkün olmayan hastaların Gany nehrine atılıp boğulduğu bilinmektedir. Roma da; Romülüs zamanında hilkat garibesi çocukların kendi haline terk edilerek öldürülmesinin kabul edildiği bilinmektedir. Ayrıca ölmek isteyenlerin yakın komģulardan beģinin fikri alındığı görülmektedir 4. Hipokrat yemininde yer alan ötenazi yasağı nedeniyle eski çağda ötenazi uygulanmadığını ileri süren fikirler vardır. Oysa Antik Çağ da hastaların yaģamlarını sona erdirmelerine izin verilmekteydi. Bazen aktif ötenaziye dahi müsaade edilmekteydi. IV.ÖTENAZİ ÇEŞİTLERİ Ötenazinin çeģitli bakımlardan farklı sınıflandırmaları yapılmaktadır. Bu çerçevede ötenazinin çeģitlerini Ģu Ģekilde irdelemek yerinde olacaktır: 1.Dar Anlamda- Geniş Anlamda- En Geniş Anlamda Ötenazi Dar anlamda ötenazi, ölümün eģiğine gelmiģ, kurtuluģ ümidi kalmamıģ hastaların, kendi talepleri üzerine, acılarının dindirilmesi amacıyla hayatlarına son verilmesidir 5. Bu tür ötenaziye kurtarıcı ölüm 6 de denilmektedir. GeniĢ anlamda ötenazi ise; kurtuluģu imkânsız ve Ģifasız bir hastalığa yakalanan hastaya ıstırabını dindirmek amacıyla ölüme yol açacak bir biçimde icrai bir hareketle yapılan yardımdır. Ötenazinin bu iki Ģekli arasındaki zamana iliģkin temel bir fark vardır. Dar anlamda ötenazide Ģifasız ve kurtulması imkânsız bir hastalığa tutulan kiģinin ölümün eģiğinde, ölmek üzere olduğu kabul edilirken, geniģ anlamda ötenazide ölüm hemen gerçekleģebileceği gibi haftalarca veya yıllarca sonra da meydana gelebilir 7. En geniģ anlamda ötenazi kavramı ise yaģanmaya değer olmadığı kabul edilen hayatların sona erdirilmesini temsil etmektedir. Bu tür ötenaziye örnek olarak tedavisi imkânsız akıl hastalığına yakalanan 4 Sevim TUNÇ, Ötenazi, Ankara Barosu Dergisi, Sayı 2, 1955, s Şahin AKINCI, İrade Muhtariyeti İlkesi ve Şahsiyet Hakları Açısından Ötenazi, Açlık Grevi ve Ölüm Orucu, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Sayı 1-2, 1998, Prof. Dr. Süleyman Arslan a Armağan, s TUNÇ, s Mehmet Emin ARTUK ve A. Caner YENİDÜNYA, Ötenazi, Prof. Dr. Turhan Tufan Yüce ye Armağan, İzmir, 2001, s

4 Ģahıslar ve bitkisel hayata girenler gösterilebilir. Ötenazinin bu türü genellikle ırkçı düģüncelere dayanmaktadır. 2.Aktif- Pasif- Dolaylı Ötenazi Ölümü meydana getiren tıbbi yöntemlerin doğrudan doğruya kullanılması aktif ötenazi yi, hareketsiz kalarak ölüm sonucunun meydana getirilmesi pasif ötenazi yi oluģturmaktadır. Hastanın bedenine öldürücü dozda maddenin verilmesiyle hastanın ölümüne neden olan ötenazi uygulaması aktif ötenazidir. Hastanın tedavisinin kesilmesi ya da yaģam desteğinin çekilmesi sonucu yaģamının sona erdirilmesi ise pasif ötenazidir 8. Burada söz konusu müdahale yapılmaz ise hastanın hayatını kaybedeceği bilinmesine rağmen gerekli müdahale yapılmamakta, hasta adeta ölüme terk edilmektedir. Pasif ötenazi kiģinin kendi akıbetini kendisinin belirleyebilmesi hakkı ile meģrulaģtırılmaya çalıģılmaktadır. Hastanın, kararını verirken kimsenin etkisi altında bulunmadığı takdirde, isteğine uyulması gerektiği öne sürülmektedir 9. Aktif ve pasif ötenazi arasındaki en belirgin fark pasif ötenazide hekimin hastanın ölümüne neden olabilecek bir davranıģta bulunmamasıdır. Aktif ötenazide ise hasta hekimin aktif eylemi sonucu ölür. Örneğin; kanser hastasına hekim ölümcül bir enjeksiyon yaparsa bu enjeksiyonun yaratacağı reaksiyonlar sonucu hastanın ölmesi aktif ötenazi oluģturur. Buna karģılık aynı hastanın tedavisinin kesilmesi sonucu ölümün gerçekleģmesi pasif ötenaziyi oluģturur. Ayrıca pasif ötenazi doğal bir ölüm yolu olarak kabul edilirken, aktif ötenazi intiharla yakın iliģkilendirilmektedir. Ötenazinin bizzat hekim tarafından değil de hekim yardımıyla gerçekleģtirildiği durumlarda hekim yardımlı intihar ortaya çıkmaktadır. Aktif ötenazide ölümü gerçekleģtiren hareket baģtan sona hekim tarafından gerçekleģtirilirken hekim yardımlı intiharda ise hekim son hareketin hasta tarafından yapılmasını sağlayacak önlemleri almaktadır. Hekim bu durumda, hastaya yaģamını nasıl sonlandıracağı konusunda yardım ederek, bu konuda nihai adımı hastanın atmasını sağlamaktadır. Örneğin; hekimin hastanın avucuna kendisini öldürecek dozda ilacı koyması gibi. Belirtelim ki, hekim söz konusu yardımı sağlarken kiģinin yaģamının sonlanmasını amaçlamalıdır 10. Pasif ötenazi yaģamı uzatan yapay desteklerin kesilmesi ya da verilmemesi olmakla birlikte, hastaların temel haklar bakımdan yoksun kalması anlamına gelmemektedir. Tedaviyi ve yapay destekleri reddeden hastaların son ana kadar insanca ve onuruna uygun olarak bakılma hakları bulunmaktadır. Bunlar; 8 Gültezer HATIRNAZ, Özel Hastanelerin Hukuki Sorumluluğu ve Hasta Hakları, Ankara, 2007, s Sulhi DÖNMEZER, Kişilere ve Mala Karşı Cürümler, 15. Bası, İstanbul, 1998, s Hamide TACİR, Hastanın Kendi Geleceğini Belirleme Hakkı, İstanbul, 2010, s. 244.

5 hastanın rahatını sağlayacak bakımlardır. Örneğin; ağrısının kesilmesi, yatağının temiz tutulması, beden gizliliğine saygı gösterilmesi, su içemeyecek durumdaysa ağzının ıslatılması, beslenebilecek durumdaysa kaģıkla beslenmesi, nefes almasının kolaylaģtırılması gibi 11. Bazı düģünürlere göre; ahlak açısından tartıģılması gereken ötenazinin nasıl uygulandığı değil neden uygulandığıdır. Bu düģünceye göre, hekimin aktif ya da pasif ötenazi uygulaması arasında herhangi bir fark yoktur. Burada hekimin pasif ötenazi uygulamasında hiçbir eylemde bulunmadığı kabul edilmemektedir. Hekim hiçbir Ģey yapmamakla hastanın ölümüne neden olmaktadır. BaĢka bir deyiģle hastayı ölüme bırakmak, onu öldürmek kararı almakla aynı ahlaki değeri taģır 12. KiĢinin acılarının dindirilmesi eyleminin, o amaca yönelik olmasa bile yaģamı kısaltma riski içermesine rağmen yapılmasına dolaylı ötenazi denir. Dolaylı ötenazide niyet ile ortaya çıkan sonuç arasında doğrudan bir bağlantı yoktur. Hekimin amacı hastanın ağrı ve acılarını dindirmektir. Bunun gereğini yapması sonucu ortaya çıkan ölüm hekimin amacı değildir 13. Örneğin; yüksek dozda verilecek morfinin solunum depresyonu sonucu ölüme neden olacağının bilinmesine karģın, kanser olgularında hastanın acılarının dindirmek amacı ile de olsa hastaya giderek daha yüksek dozda morfin vermek gibi İstemli- İstemsiz Ötenazi Ġstemli ötenazi; hastanın ötenazi talebinin kendisi tarafından açıkça dile getirilebilmesi halinde ortaya çıkmaktadır. Burada hastanın iradesinin bu yönde olduğuna dair bir Ģüphe yoktur 15. Ġstemli ötenazinin gerçekleģebilmesi için hastanın ayırt etme gücüne sahip olması, kararını serbestçe ve hiçbir baskı altında kalmadan verebilmesi, iradesinin hata, hile tehdit ile sakatlanmamıģ olması, bilgilendirilmiģ rızasının alınmıģ olması gerekmektedir. Doktorlar bilinci açık hasta tarafından yapılan ötenazi taleplerinde kendilerini bilinci kapalı hastalara oranla vicdani bakımdan daha rahat hissetmektedirler. Ġstemsiz ötenazi ise; hastanın bu konudaki iradesinin, hasta tarafından dile getirilemediği, hastanın bilincinin kapandığı koma veya bitkisel yaģam gibi durumlarda uygulanacak olan ötenazi türüdür. Genellikle tam felçli veya ağır özürlü bebekler gibi karar veremeyecek durumda olanlara uygulanabildiği gibi, bireye sorulmadan veya mümkün olduğu kadar yaģamak istediği bilinmesine rağmen çok acı çekmesi veya klinik olarak iletiģim kurulmaması nedeniyle bireyin kendi düģünceleri dikkate alınmadan onun iyiliği için ötenazi 11 TACİR, s SERT, s TACİR, s SERT, s TACİR, s. 246.

6 uygulaması düģüncesidir. Bu son örneğin etik boyutu olamayacağı ileri sürülerek tartıģma dıģında bırakılmaktadır 16. Hastanın iradesinin ötenazi uygulamasının karģısında olmasına rağmen veya iradesinin hiç sorulmadığı durumlarda gerçekleģtirilen öldürme de istemsiz ötenazi olarak anılsa da bu ötenazi değil cinayet olarak kabul edilmelidir Kazai- Medikal Ötenazi Ötenazi uygulamasının bir mahkeme kararını gerektirdiği durumlarda kazai ötenazi den sadece hekim kararıyla ötenazinin gerçekleģtirilmesinin mümkün olduğu uygulamalarda ise medikal ötenazi den söz edilebilir 18. V.ÖTENAZİNİN KOŞULLARI Doktrinde ötenazinin koģulları farklı Ģekillerde sınıflandırılmıģtır. Ancak temel olarak bu Ģartlar birbirine zıtlık oluģturmamaktadır. Genel hatlarıyla ötenazinin koģullarını Ģu Ģekilde sıralayabiliriz: Ötenaziden bahsedebilmek için öncelikle bir hastanın bulunması gerekir. Burada hastalık kavramı geniģ anlamda yorumlanmalıdır. Yani hastalığın türü önem arz etmemektedir, hastalık ibaresi her türlü hastalığı içine alır 19. Hastalığın tedavi edilemez olması gerekir. Hastalık ıstırap verici düzeyde olmalıdır. Ölüm kasıtlı olarak meydana getirilmeli, kaza eseri olmamalıdır. Öldürme fiili üçüncü bir Ģahıs tarafından gerçekleģtirilmelidir 20. Ötenazi denilince anlaģılan, öldürme fiilinin doktor tarafından yapılmasıdır. Zaten ötenazinin kanunlaģtırılması için yapılan tekliflerde daima doktorlar mevzu bahis edilmektedir. Zira bir hastanın Ģifasız kurtuluģu imkânsız bir hastalığa sahip olduğunun, ölümünün yakın veya uzak olduğunun tespitini yapacak olan Ģüphesiz ki doktorlardır. Öldürme fiili hastanın menfaatinin bunu gerektirdiği düģüncesine dayanmalıdır. Örneğin; hastanın çektiği acı ve ağrıların neden olduğu ıstıraptan bir an önce kurtulması gibi. 16 SERT, s Sibel İNCEOĞLU, Ölme Hakkı, İstanbul, 1999, s ARTUK ve YENİDÜNYA, s AKINCI, s. 739; ARTUK ve YENİDÜNYA, s AKINCI, s. 739.

7 Ötenazi hareketinin acısız bir Ģekilde gerçekleģtirilmesi gerekir. Talep edilen ölüm, hasta için o an çektiği acı ve ağrıdan daha ağır olmamalıdır. Ötenazi uygulaması henüz fetüs aģamasında gündeme gelmemelidir. Bu ayrım yapılmadığı takdirde ötenazi ve kürtajı birbirinden ayırmak mümkün olmayacaktır 21. Her Ģeye rağmen yaģamak isteyen hastaya ötenazi uygulanmamalıdır. En ağır hastaların dahi yaģama arzularına hürmet edilmelidir 22. VI.ÖTENAZİ İLE İLGİLİ GÖRÜŞLER Ötenazinin cezalandırılmasının caiz olup olmadığı hususunda muhtelif ve yanlı olmak üzere çeģitli görüģler ileri sürülmüģtür. Birinci görüģe göre; merhamet hissinin sevkiyle veya rıza ile adam öldürenlere ceza verilmemelidir. Bu fikre taraftar olanlar genel olarak Ģu 5 sebebe dayanmaktadırlar: Merhamet Hissi: ĠyileĢmesinin tıbben mümkün olmadığı kesin bir surette tespit edilen bir hastalığa yakalanan kimsenin çekmekte olduğu acı ve ıstırapları gören bir Ģahıs, merhamet hissiyle onu ıstıraplarından bir an önce kurtarmak için öldürmekle, insani ve ahlaki bir görev yapmıģ olur. Ağır ve son derece ıstırap verici bir hastalığa yakalanan bir kimsenin çektiği ıstıraba tahammül edememesi üzerine, ıstıraptan bir an önce kurtulmasını temin amacıyla, onu öldürmek, bir merhamet ve Ģefkat meselesidir. Bu, aynı zamanda bir insani vazifedir. Bu Ģekilde bir öldürme fiilini gerçekleģtiren kimse tehlikeli suçlu olarak nitelendirilemez. Bu nedenle bu kimseler cezalandırılmamalıdır. Muhalif görüģler, bunun tatbikatta suiistimallere yol açabileceğini ileri sürseler de bu fikri savunanlar, bu hususta konulacak kanunlarla sınırların çizilebileceğini ve tatbik Ģekillerinin belirli kayıt ve Ģartlara bağlanabileceğini belirtmektedirler 23. İçtimai Mülahazalar: Bu sebep uyarınca; delilerin öldürülmesi suretiyle dejenere nesil yetiģmesine mani olunacak ve bu suretle neslin bünyesinin sağlamlığı temin edilecek ve ayrıca delileri tedavi için yapılacak masraflar da daha faydalı diğer sosyal hizmet ve ihtiyaçlara sarf edilebilecektir. Nietzsche bir eserinde; Hasta, cemiyet için bir parazittir. Muayyen bir durumdan sonra daha uzun yaģaması münasip değildir. YaĢama zevki kaybolduktan sonra, boģu boģuna ömür sürmek, doktorların ve pratik müdahalelerin esiri olmak manasızdır. O halde, yaģama hakkını cemiyetin tahkir nazarları önünden 21 TACİR, s ARTUK ve YENİDÜNYA, s M. Muhtar ÇAĞLAYAN, Ötanezi ve intahar, Adalet Dergisi, Sayı 1, 1966, s. 15.

8 çekmelidir demektedir. Adolf Hitler de; YaĢaması faydasız ve bozuk bünyeli insan, cemiyetten atılmalıdır demiģ ve Nietzsche nin bu fikrini adeta onaylamıģtır. Muhalif görüģler, bu sebebe karģılık olarak; bir insanın hayatının hiçbir Ģeyle ölçülemeyecek derecede büyük bir kıymet taģıdığını, bir kimse deli dahi olsa onun hayatının kendisi için büyük bir anlam ve kıymetinin bulunduğunu ileri sürmektedirler 24. Manevi Unsur: Ötenazi yanlısı olanlar, hekimin ötenaziden sorumlu olmayacağını manevi unsur yönünden de savunmuģlardır. Buna göre, adam öldürme suçlarında kast, öldürerek zarar verme Ģeklinde anlaģılmaktadır. Ötenazide zarar verme kastı değil, hastanın acılarına son verme kastı bulunduğuna göre, ortada adam öldürme suçu bulunmamaktadır 25. Bu gibi hallerde fiile değil, faile ve onun kasıt ve niyetine bakmak gerekir. Ġtalyan Bacon, Ġtalyan cezacılardan Enrico Ferri, Alman Hukukçulardan Jost ve Binding ile pek çok Fransız Hukukçusu bu sebebe dayanmaktadırlar 26. Hasta Yönünden: Bu sebebe göre; biçimsiz, beyinsiz, gerçek bir hayvan, basit bir bitkisel hayatı olan, hiçbir içgüdüsel bir tepkisi olmayan, ölüme kadar kaderi sadece uyumak, yemek yemek, içmek ve çürümek olan kimselerin yaģamasının bir anlamı yoktur. YaĢama imkânı kalmayan bir hastayı bir süre daha yaģatarak ona acı vermenin de tıpla bağdaģır bir yanı yoktur. Bu gibi hallerde rahat bir ölüm sağlamak daha insani bir davranıģ olacaktır. Artık bu anda hekimin, hastasını tedavi etme görevi sona ermiģtir. Ve hekimin, hastayı iyileģtirecek yeni bir buluģu beklemesi mantığa aykırı bir davranıģ olacaktır 27. Tıbbi Gerekçeler: Bu sebebe dayanan ötenazi taraftarları, hastanın tutulduğu hastalığın, tıbben tedavisinin mümkün olmadığı kesin surette tespit edilmiģse, artık bu hastanın öleceği muhakkaktır; o halde, onu, çekmekte olduğu ıstıraplardan bir an önce kurtarmak için öldürmek caizdir demektedirler. Muhalifler ise bir hastalığın tedavisinin mümkün olmadığının kesin surette belirlenemeyeceğini, bir hekimin her zaman yanılma payının olduğunu ve ayrıca tıp dünyasında her geçen gün yaģanan geliģmelerle tedavisi imkânsız olarak görünen birçok hastalığın tedavisinin bulunduğunu ileri sürerek, bu sebebe dayananları eleģtirmektedirler 28. Ġkinci görüģe göre; ötenazi caiz olmamalıdır ve bunun kasten adam öldürme suçundan bir farkı da yoktur. Ġnsan hayatı kiģinin yaģı, sağlık durumu ne olursa olsun, değer bakımından birbirine eģittir. Hekim her durumda ve bütün vasıtalarıyla hastayı kurtarmak ve onun hayatını uzatmak zorundadır. Konuyu yine 24 ÇAĞLAYAN, s BAYRAKTAR, s ÇAĞLAYAN, s BAYRAKTAR, s ÇAĞLAYAN, s. 16.

9 insanın değeri açısından inceleyen birtakım düģünürlere göre; insanlığın geliģimi insanların öldürülmesi ile değil, tedavi edilmesi, tıbbi bakım görmeleri ile gerçekleģtirilebilir. Ötenazi, tıbbın geliģmesi karģısında da eleģtirilmiģtir. Tıbbın sürekli geliģmesi karģısında, bir hastalığın tedavisinin imkânsız olduğunun, mutlak olarak kabul edilmesine imkân yoktur. Ayrıca tıbbın özelliği dolayısıyla, teģhis ve tedavinin kesinlikle doğru olduğunu savunmaya imkân yoktur. Hekimin yanlıģlık yapma ihtimali daima mevcuttur. Tedavisi o an için mümkün olmayan hastaların ortadan kaldırılması ile aynı zamanda tıbbi araģtırmalar ve tıbbi geliģim büyük ölçüde engellenmiģ olacaktır. Ötenazi hastanın iradesi yönünden de değerlendirilmiģtir. Kendisinin öldürülmesine razı olan kimsenin akli melekelerinin bozulmuģ olması ve bu itibarla muteber bir rızaya ehil olmaması muhtemeldir. Hekimin ıstıraplı bir yaģayıģa son verme saikinin de Ceza Hukuku yönünden önemi bulunmamaktadır. Çünkü saik kanunda belirtilmedikçe Ceza Hukukunda önem taģımamakta ve gerçekleģen suça etkisi olmamaktadır 29. Ötenaziye karģıt olan bir diğer fikre göre de böyle bir yetkinin hekime tanınması birçok suiistimallere yol açabilecektir. Sözgelimi, bu gibi fiillerin sınırı ne olacaktır? Yayılma nasıl önlenecektir? Ötenazi, pekala ölmek üzere olan bir kimsenin öldürülmesinden sakatların, tedavi edilemeyenlerin de öldürülmesine kadar geniģleyebilecektir 30. Yine dini gerekçelerle de ötenazinin reddedildiği görülmektedir. Buna göre; hayatı insana Allah vermiģtir, bu nedenle almak da Allah a aittir. Bu itibarla, bir insan kendi hayatı üzerinde istediği gibi tasarrufta bulunamaz. Ġnsan hayatı ölçülemeyecek derecede büyük bir kıymet ifade eder. Bir insanı velev ki ölüm döģeğinde bulunsun, velev ki kendi emriyle olsun öldürmek, bir cinayettir 31. Ötenaziyi benimseyen ve benimsemeyen görüģlerin yanı sıra üçüncü bir görüģ daha belirmiģtir. Bu görüģe göre; ötenazi, kasten adam öldürme suçuna nispetle daha hafif bir ceza ile karģılanan ayrı ve bağımsız bir suç teģkil etmelidir. Faildeki ıstıraplara son verme saiki, acıma duygusu ve mağdurun (hastanın) içinde bulunduğu durum itibariyle faili etkileyiģi, bu görüģün dayanaklarını meydana getirmektedir 32. Bu görüģ uyarınca; ötenaziyi gerçekleģtirenler tehlikeli suçlu olarak nitelendirilemez. Bu kimseler hastayı ıstıraptan bir an önce kurtarmak gibi insani hislerle ve ona iyilik yapmak için suç iģlemiģlerdir. Fakat bu suç faillerinin tamamen de cezasız bırakılmaları doğru değildir. Bu itibarla bu fikri savunanlara göre yapılacak iģ, bunların 29 BAYRAKTAR, s DÖNMEZER, s ÇAĞLAYAN, s. 8; BAYRAKTAR, s BAYRAKTAR, s. 157.

10 adam öldürme suçunun cezası ile değil de, daha hafif bir ceza ile cezalandırılmalarını mümkün kılmak için, kanunlara bu hususta ayrı ve müstakil bir ceza hükmü koymaktır 33. ÇeĢitli ülkelerin kanunlarında bu son görüģün kabul edildiği görülmektedir. Örneğin; Danimarka, Almanya, Ġtalya, Avusturya, Finlandiya, Yunanistan, Ġzlanda, Norveç, Polonya gibi 34. Türk Hukukundaki duruma gelecek olursak, Türk Hukukunda ötenazi ile ilgili özel bir hüküm bulunmamaktadır. Kanundaki boģluk dolayısıyla doktrinde genellikle ötenazi kasten öldürme suçu olarak kabul edilmektedir. Dönmezer- Erman, Erem ve Özek bu görüģü benimsemektedirler. Bu görüģe göre, ceza sorumluluğu yönünden saik, belirli istisnalar dıģında, dikkate alınmadığından, ötenazi halinde, failin kasten öldürmeye iliģkin maddelere göre cezalandırılması gerekir. Ayrıca Ģartları gerçekleģtiği takdirde, taammüden dolayı suçun cezası artırılabileceği gibi, failin ve mağdurun özel durumları dolayısıyla takdiri hafifletici sebeplere dayanarak suçun cezası indirilebilir 35. Bayraktar a göre de ötenazi hukuka uygun bir fiil değildir. Her ne kadar bu fiilde hastanın rızası ile ölüm meydana getirilmekte ise de hakkın icrası bulunmamaktadır. Tedavi amacının dıģına çıkılarak hakkın icrasının ve hukuka uygunluğunun sınırlarının dıģında hareket edilmektedir. Ayrıca ötenazi tıbbın amacına da aykırı düģmektedir 36. Belgesay ise, ötenazide intihara ikna ve yardım suçunun gerçekleģtiğini ileri sürmektedir. Yazara göre hastayı rızası ile öldürenler nihayet onun intiharına yardım etmiģ olduklarından bu suçu iģlemektedirler 37. VII.ÖTENAZİNİN HUKUKİ DÜZENLEMESİ 1.Türk Hukukundaki Düzenlemeler Anayasa nın 12. maddesi herkesin kiģiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğunu belirtmektedir. Buna göre yaģama hakkı da bu kapsama girmektedir. YaĢamın dokunulmazlığını ifade eden bu anlayıģa göre devletin görevi, yaģamı her durumda korumaktır. Nitekim bu durum Anayasa nın yaģama, maddi ve manevi varlığını geliģtirme ve koruma hakkını güvence altına alan maddesinde vücut bütünlülüğünün dokunulmaz olduğunun vurgulanmasıyla pekiģtirilmiģtir. (m. 33 ÇAĞLAYAN, s DÖNMEZER, s DÖNMEZER, s BAYRAKTAR, s BAYRAKTAR, s. 158.

11 17) Ancak yaģama hakkı ve vücut bütünlüğünün dokunulabilir olduğu bir takım istisnalar da mevcuttur. Buna göre vücut bütünlüğünün dokunulmazlığı, tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dıģında mutlaktır. YaĢama hakkının dokunulmazlığı ise Anayasanın aynı maddesinin son fıkrasında sayılan, meşru müdafaa hali, tutuklunun kaçmasının engellenmesi, yetkili merciin verdiği emrin uygulanması sırasında silah kullanılmasına kanunun cevaz verdiği durumlar ile sınırlıdır. O halde yaģamın dokunulmazlığı mutlak bir dokunulmazlık değildir 38. Türk Ceza Kanunu nda ötenaziye iliģkin ayrı bir hüküm yer almamaktadır. Ötenazi ile ilgili durumlar genel hükümler çerçevesinde açıklığa kavuģturulmaya çalıģılmıģ, bu hususta farklı görüģler ortaya çıkmıģtır. Kasten adam öldürme ve kasten öldürmenin ihmali davranıģla iģlenmesini suç olarak düzenleyen TCK nın bu maddelerine göre aktif ve pasif ötenazi yani hekimin kasten veya ihmali davranıģla hastanın yaģamını sonlandırması eylemi suç oluģturmaktadır. Diğer yandan intihara kalkıģma, hukukumuzda suç olarak yer almamakla birlikte, baģkasını intihara azmettiren, teģvik eden, baģkasının intihar kararını kuvvetlendiren ya da baģkasının intiharına herhangi bir Ģekilde yardım eden kiģi cezalandırılmaktadır 39. Bu bağlamda, hekim yardımlı intiharın da hukuka uygun olmayacağını söylemek mümkündür 40. Doktrinde pasif ötenazinin hastanın onayı ile hastanın lehine yapıldığı durumlarda cezadan indirim sebebi olarak kabulü savunulmaktadır. Genel olarak ceza hukukçuları ötenazinin suç olduğunu kabul etmekle beraber cezasının kasten öldürmeyle bir tutulmaması gerektiğini savunurlar. Gerekçe olarak mağdurun rızasının yanı sıra fiili iģleyen kiģinin insani hislerle hareket ettiğini gösterirler. Fakat böyle bir yetkinin hekime tanınmasının kötüye kullanmalara yol açabileceği ve hastanın iyileģme ihtimalinin az da olsa mevcut olabileceği gerekçesiyle fiilin cezasız kalmaması gerektiğini savunurlar. Bu nedenle ötenazi de hakimin takdir yetkisini geniģleterek ya da ayrı bir suç olarak daha az ceza ile düzenlenmesi gerektiğini ileri sürerler 41. Türk Hukukunda bu tür eylemlerin ayrı suç sayılması eğilimi hazırlanan tasarılarla sergilenmekle birlikte; 5237 sayılı TCK da böyle bir düzenleme yapılmamıģtır. Örneğin; TCK 1989 Ön Tasarısında; ĠyileĢmesi kabil olmayan ve ileri derecede ıstırap verici bir hastalığa tutulmuģ bulunan bir kimsenin Ģuuruna ve hareketlerinin serbestliğine tam olarak sahip iken yaptığı ısrarlı talepleri üzerine ve sadece hastanın ıstıraplarına son vermek maksadıyla öldürme fiilini iģlediği sabit olan kimseye bir yıldan üç yıla 38 TACİR, s Türk Ceza Kanunu m BAYRAKTAR, s. 158; TACİR, s HATIRNAZ, s. 93.

12 kadar hapis cezası verilir. hükmü öngörülmüģ ve aynı hüküm TCK 1997 Ön Tasarısında da acıyı dindirme saiki baģlığı altında tekrarlanmıģtır 42. Sağlık Bakanlığı nca yayınlanan Hasta Hakları Yönetmeliği nde ötenazi açıkça yasaklanmıģ 43 ve tıbbi gereklerden bahisle veya her ne suretle olursa olsun, yaģama hakkından vazgeçilemeyeceği, kendisinin veya bir baģkasının talebi olsa dahi, kimsenin yaģamına son verilemeyeceği belirtilmiģtir. Bu yönetmelikte karar verme yeteneği bulunan ergin bir hastanın bilinci açık ise ölümcül hasta olsun olmasın, tedaviyi reddetme hakkı bulunduğu belirtilmektedir. Buna göre, hastanın ölümü geciktirecek veya engelleyebilecek bir tedaviyi reddetmesi mümkündür. Ancak, yönetmeliğe göre tedavi baģlamıģsa, yaģamı veya yaģamsal önemi olan organlardan birini tehdit eden acil bir durum varsa, rızanın geri alınması mümkün değildir. Tıbbi Deontoloji Nizamnamesinin ikinci maddesi hekimin baģta gelen vazifesinin insan sağlığına, hayatına ve Ģahsiyetine ihtimam ve hürmet göstermek olduğunu öngördükten sonra, m. 13/3 te hekimin teģhis, tedavi veya korumak gayesi olmaksızın, hastanın arzusuna uyarak bedeni mukavemetini azaltacak herhangi bir Ģey yapamayacağını belirterek bu Ģekilde ötenazinin her türlüsü yasaklanmıģtır 44. Türk Hukukunda ötenaziyle ilgili hususlara iliģkin açıklamamızı bitirmeden önce Yargıtay Ceza Genel Kurulu nun 2005 yılında vermiģ olduğu bir karara değinmek faydalı olacaktır. Mevzu bahis karara konu olan olay; kan kardeģ olmak amacıyla sanık, mağdurun isteği üzerine bıçakla kan çıkacak Ģekilde bileğine çizik atmak isterken aldığı alkolün de etkisiyle biraz derinden keserek yaralanmasına sebep olmasıdır. Ceza Genel Kurulu kararını açıklarken Ģöyle demiģtir: Öğretide çoğunlukla mağdurun rızası takibi şikâyete bağlı müessir fiil eylemlerinde geçerli kabul edildiği halde, re'sen kovuşturulan müessir fiil eylemlerinde geçerli kabul edilmemektedir. Bu suçta mağdurun rızasını kabul etmek bizi sonuçta ötenaziyi kabul etmeye kadar götürebilecektir ki Türk Hukukunda, ötenazi kasten adam öldürme şeklinde cezalandırılmaktadır 45. Bu karardan da açıkça anlaģılacağı üzere, ötenazinin yasal boyutta kendine yer bulamamasına karģılık, genel uygulamalarla istikrarlı bir Ģekilde yasak olduğu vurgulanmaktadır. 2.Mukayeseli Hukuktaki Düzenlemeler Ötenazi dünyanın pek çok ülkesinde yasak olmakla birlikte, özellikle aktif ötenazi uygulamasına izin verilmemektedir. Halen Hollanda ve yakın tarihlerde Belçika ve Avusturya müstesna, aktif ötenazi ciddi bir suç olarak kabul edilmektedir. 42 Fatma Nur CENTEL, Hamide ZAFER ve Özlem ÇAKMUT, Türk Ceza Hukukuna Giriş, İstanbul, 2010, s Hasta Hakları Yönetmeliği m Hatice SARITAŞ, Hasta Hakları Açısından Hekimin Sorumluluğu, Ankara, 2006, s. 86; ARTUK ve YENİDÜNYA, s. 313; SERT, s Yargıtay C.G.K , E. 2004/9-213, K. 2005/3, Kazancı İçtihat Arama Programı,

13 Hollanda aktif ötenazinin yasal olarak kabul edildiği ilk ülkedir. Bu ülke kanunlarına göre, koģulları oluģtuğunda hastanın yaģamının sonlandırılmasını talep etmesi mümkündür. Belçika da da 2002 yılında kabul edilen bir kanunla ötenazi uygulamasının önü açılmıģtır. Hollanda uygulamasına benzer bir biçimde tanımlanan ötenazi, hastanın isteği üzerine yaģamına son verilmesi olarak tanımlanmıģ ancak bu uygulamaların gerçekleģmesi, Hollanda uygulamasından farklı olarak hastanın iyileģemez bir hastalığa yakalanması gereği ile sınırlandırılmıģtır. Ġsviçre kanunlarında ötenazi düzenlenmiģ değildir. Ancak Ġsviçre de, hastanın yaģamını sonlandırmasına yardım eden kiģilere karģı bir yaptırım uygulanmamaktadır. 60 yıldır sürdüğü belirtilen bu uygulamanın, Ġsviçre ceza kanunlarında intihara yardım konusunun düzenlenmiģ olmasından kaynaklandığı belirtilmektedir 46. Ġsviçre uygulamasında hastanın ölümüne yardım edilmesi hekimle sınırlı tutulmamıģtır. Yani, hekimden baģka bir kiģi de ölümcül hastalığa ve katlanılmaz sıkıntılara sahip bir hastanın ölümüne yardım edebilmektedir. Uygulamada ise hastanın ölümünü gerçekleģtiren dozu ayarlayacak bir hekimin genellikle bulunduğu; ama bu dozun içmek üzere hastaya hekim olmayan bir kiģi tarafından verildiği belirtilmektedir 47. Amerika BirleĢik Devletleri nde genel olarak ötenazi yasaklanmıģtır. Aktif ötenazi tüm eyalet ceza kanunları açısından cinayet olarak kabul edilmektedir. Pasif ötenazi ise, Amerikan Yüksek Mahkemeleri nin kararları ile uygulanmaya baģlanmıģ ve Federal Yüksek Mahkeme nin kararları ile Anayasaya ve hukuka uygunluğu doğrulanmıģtır. Oregon Eyaleti ise hekim yardımlı intiharı kanunlarında düzenleyen ilk ve tek Amerikan eyaletidir. Bu konu, Onurlu Ölüm Kanunu çerçevesinde düzenlenmiģ ve 1997 de yürürlüğe girmiģtir Uruguay ve 1935 Kolombiya ceza kanunlarına göre, acıma saikiyle adam öldürülmesinde mahkemenin ceza vermeme yetkisi vardır 48. Tüm bunlarla birlikte; 1983 Venedik Bildirgesinde ölümcül hastalığı olan hastanın yaģamının son döneminde kendisinin, ya da hastanın bilinci kapalı ise yakınının talebi ile tedavisinin kesilebileceği düzenlenmiģtir Madrid Bildirgesinde ötenazi uygulaması tıp etiğine uygun görülmemiģtir 49. Dünya Tabipler Birliği ise 2-6 Ekim 2002 tarihleri arasından Washington da yapılan konferansta ötenazinin her türlüsüne karģı olduğunu açıklamıģtır TACİR, s TACİR, s. 254, Derek Humphry, The Good Euthanasia Guide 2004, Oregon: norris Lane Press, s. 8 naklen. 48 CENTEL, ZAFER ve ÇAKMUT, s HATIRNAZ, s SARITAŞ, s. 87.

14 VIII.ÖZEL HUKUK BAĞLAMINDA ÖTENAZİDE RIZA KAVRAMI Ötenazinin özel hukuk açısından önem arz eden en önemli yönü ötenaziye rıza gösteren hastanın bu rızasının geçerliliği konusudur. Zira ötenazi ile bir kimsenin ölüp ölmeyeceğini, ölümüne yardım edilip edilmeyeceğini kiģi kendi özgür iradesiyle belirleyeceği bir husustur. Bu konuda ne psikolojik ne de hukuki bir Ģahıs bir kimsenin hayatının kıymetsiz olduğuna karar verme hakkına sahip değildir. Üçüncü bir Ģahıs ötenazi teklifinde dahi bulunmamıģ olmalıdır. MK. m. 24 e göre; hukuka uygunluk sebeplerinden biri olmaksızın Ģahsiyet hakları ihlal edilmiģse davranıģ hukuka aykırıdır. M. 24/2 de sayılan hukuka uygunluk sebeplerinden bir tanesi Ģahsiyet hakkı ihlal edilenin rızasıdır. Hükme göre kiģi, ihlale rıza göstermiģse davranıģ hukuka uygundur ve haksız fiil teģkil etmez. MK. m. 24/2 de rıza bir hukuka uygunluk sebebi olarak kabul edilmekle birlikte, her rızanın davranıģı hukuka uygun hale getirmeye elveriģli olup olmadığının tartıģılması gerekmektedir. ElveriĢli olduğunu kabul edersek, ötenazi konusunda gösterilen rızanın da hekimin davranıģını hukuka uygun hale getireceğini kabul etmek gerekecektir ki bunu kabul etmek de her zaman mümkün değildir. Çünkü rızanın hukuka uygunluk sebebi olabilmesi için bazı Ģartların gerçekleģmesi gerekir. Bu Ģartlar: Hastanın temyiz kudretinin bulunması, Ġrade sakatlığının bulunmaması ve vazgeçmenin hukuka ya da ahlaka aykırı olmaması, Rızanın aydınlatılmıģ ve bilinçli olması Ģeklinde, sıralanabilir. Aydınlatmanın hastanın rızasının alınmasından önce yapılması gerekir. Hastaya etraflıca düģünme ve gerekirse yakınları ile görüģme fırsatı bırakılmalıdır. Bu Ģartlar çerçevesinde tıbbi müdahaleye, özellikle de kendisinin öldürülmesine rıza gösteren hasta, kendi geleceğini tayin etme hakkını kullanmaktadır. Tüm bu Ģartlar gerçekleģmiģ olsa dahi, rızanın bilinçli bir rıza olduğunu söylemek oldukça güçtür. Zira acılar içinde kıvranan bir kimsenin, yeterince aydınlatılsa bile bilincinin yerinde olması ya da aklıselim bir biçimde düģünmesi pek mümkün değildir. Kendisini bu konuda yönlendirenler olmasa bile, çekmekte olduğu acılar onun iradesine etki eder ve sağlıklı karar vermesine engel olur. Bu nedenle böyle bir rızanın geçerliliğinden her zaman Ģüphe etmek gerekir.

15 Hayat üzerindeki hak, hak sahibinin üzerinde tasarruf etme imkânına sahip olmadığı Ģahsiyet haklarındandır. Zira bir kimsenin en önemli Ģahsi varlığı onun hayatıdır. Bu nedenle kiģi öldürülmesine razı olamayacağı gibi üçüncü kiģilerin de onun hayatını sona erdirme konusunda herhangi bir hakkı mevcut değildir. Ġster çekilen acılara son vermek isterse organ nakillerinde olduğu gibi bir baģka hayatı kurtarmak amacıyla yapılmıģ olsun, hayatı sona erdirmeye yönelik sözleģmeler MK. m. 23 e aykırıdır ve geçerli değildir 51. Ötenaziye gösterilen rızanın geçerliliği konusunda Dönmezer farklı görüģ bildirmektedir. Dönmezer e göre; öncelikle otonomi (muhtariyet) ilkesinin ele alınması gerekir. Otonomi; kiģinin, ilke olarak kendi değer ve önceliklerine göre bedenine veya sağlığına yapılacak müdahaleleri belirleme hakkına sahip olması demektir. KiĢinin bu konuda kendi vicdan ve dinine uygun olarak yaptığı seçimlere diğerlerinin müdahale edememesi bu ilkenin karģılığını oluģturur. Böyle olunca insan kendi akıbetine kendi belirleme hakkına sahiptir. O halde tıbbi müdahalenin ön koģulu hastanın bilinçli rızasıdır. Hasta yaģamını sürdürücü tedaviyi, araçlara sokulmasını reddetmek hakkına sahiptir. KiĢi haysiyetini koruyarak ölebilir; hekim de hastanın bu kararına hürmet etmekle yükümlüdür 52. IX.ÖTENAZİNİN YAŞAMA HAKKI VE ONURU İLE ÖLME HAKKI KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMESİ Özel Hukuk kiģilik haklarından saydığı yaģama hakkını mutlak, kiģiye bağlı, vazgeçilmez bir hak olarak kabul eder. Bu nedenle yaģama hakkı baģkalarının tecavüzlerine karģı korunmakla kalmamıģ kiģinin kendi fiillerine karģı da korunmuģtur. KiĢi yaģamı üzerindeki hakkını baģkasına devredemez, bu hakkından vazgeçemez. KiĢinin kendi yaģamına iliģkin baģkalarına vereceği yetki ise geçersizdir 53. Ölüm hakkı denildiğinde yaģama hakkının karģısında yer alan ve insanların istedikleri gibi ölmelerine veya istedikleri zaman ölmelerine imkân veren bir hak ve özgürlük akla gelir. YaĢama bir haksa, dileyen kiģi, ölümü seçebilmeli ve bu seçiminde özgür bırakılmalıdır. Ancak ötenazi bu nitelikte değildir. Ötenazi uygulaması sonucunda ölüm gerçekleģmektedir; yoksa ölüm bir hak olduğu için değil. Gerçekten de ötenazinin kabul edildiği ülkelerin hiçbirinde anayasal düzenlemelerde ölüm kiģilere sübjektif bir hak olarak tanınmamıģ, bu düzenlemelerde ötenazi uygulaması sadece suç olmaktan çıkarılmıģtır. Buna göre hastanın ölmek istemesi, insani düģüncelerle yola çıkılarak hastanın menfaatinin bunun gerektirdiği inancına dayandığından, bunu gerçekleģtiren hekim cezai ve hukuki sorumluktan kurtulmaktadır. Bu kapsamda 51 AKINCI, s DÖNMEZER, s SERT, s. 257.

16 ötenazi, ölüm hakkının bir uzantısı değil, hastanın kendi geleceğini belirleme hakkının bir sonucu olarak değerlendirilebilir 54. Lizbon Hasta Hakları Bildirgesinde yer alan haklardan biri de onurlu ölüm hakkıdır. Hekimin yükümlülükleri içerisinde hastanın acı ve ıstırabını dindirecek ya da azaltacak tedbirler almak sayılabilmektedir. Tıp biliminde hala tedavisi bulunmamıģ, ıstırap veren hastalıklar mevcuttur. Bu durumlarda hastanın hastalığının iyileģmesi için bir Ģey yapılamıyorsa, ölümüne kadar acıları azaltılarak, kaliteli bir yaģam sürmesi sağlanmalıdır. Aynı zamanda ölümüne kadar geçen süre içerisinde insan onur ve saygınlığından bir Ģey yitirmemelidir 55. Hastanın ölümcül durumda ve dayanılmaz acılar içinde olması halinde ötenazinin uygulanmasının hastanın onuruyla ölme hakkının kapsamına girip girmeyeceği tartıģmalıdır 56. Ġnsanlara yaģamlarının son döneminde insan onuruna yakıģır bir yaklaģım içinde olmanın reddedilebilecek bir yanı yoktur. Onuru ile ölme kavramı çerçevesinde ele alınabilecek konular; hastalara yaģamlarının son dönemlerinde insan onuruna uygun imkânlar sağlamak, insan onuruna uygun koģullarda hizmet sunmak ve insan olarak sahip olduğu tüm haklardan yararlanabilmesini sağlamaktır. Bu içerikle hastaya onurlu bir ölüm sunmak amaçlanmaktadır 57. X.DİNLER AÇISINDAN ÖTENAZİ Ölüm dinlerin ilgilendiği en önemli konulardan birisidir. Bütün dinler ölüm ve ölmek istemeye çeģitli anlamlar ve açıklamalar getirmiģtir. Yine bütün dinler ölümü insan tecrübesi içinde bir yere oturtmayı denemektedir. Tanrı yasakladığı için, hemen hemen bütün dinler hastalık veya sakatlık nedeniyle hassas olan kiģilerin özel bakım ve korumaya gereksinimleri olduğunu ve münasip, adil bir ölümün ötenaziden daha iyi olduğunu vurgular. Ġslam Hukukuna göre hayat bir mevhibeyi hüdadır. Hayatı veren Allah olduğu gibi alacak olan da yine O dur. Hiçbir kimsenin, ne suret ve ne sebeple olursa olsun Allah vergisi olan hayat üzerinde tasarruf hakkı mevcut değildir. Ġntihar edenin vaziyeti de Ģahsın arzusuna binaen öldüren kimse de olduğu gibidir. Ġntihar eden kimse hayatta ceza görmüyor olsa bile, ahrette bunun hesabını tıpkı bir katil gibi verecektir. Allah; hayatın sahibi, insan ise onun halifesidir. Ġnsan iradesiyle bazı kararlar verebilir ve bunları uygulayabilir fakat Allah ın kurduğu hayata tecavüz edemez. Katil, hayata tecavüzdür, insan kendi hayatına son verse de bu böyledir. Ġnsan ölümle pençeleģirken bile Ģükretmeli ve Allah tan Ģifa dilemelidir. Ötenazi, 54 TACİR, s SARITAŞ, s HATIRNAZ, s SERT, s

17 Ġslam dinine kesinlikle aykırıdır. Ġnsan ne zaman öleceğine karar veremez, bu karar yaratıcıya aittir 58. Ayrıca Ġslamiyet inancına göre Ģifası bulunmayan hastalık yoktur 59. Hıristiyanlık bakımından, Tanrı doğadaki her Ģeyin sahibi ve belirleyicisidir. Tanrı insana hayat verir ve yine o hayatı ancak kendisi alabilir. Ġnsan kendi yaģamına son veremeyeceği gibi baģkasının da hayatına son veremez. Ġnsan kendi bedeninde tahribat yapamaz. Hıristiyanlık inancına göre hayatta acılarda vardır. Ġnsan acı çekerek Hz. Ġsa gibi Tanrı ya yaklaģabilir. Geleneksel Hristiyanlık inancı her türlü ötenaziyi günah saymaktadır. Fakat Katolik kilisesinin son değerlendirmeleri pasif ötenazinin günah olmadığı yolundadır 60. Musevilik de diğer tek Tanrılı dinler gibi, ötenaziyi cinayet olarak görür ve reddeder. Tek Tanrılı dinlerin aksine, doğu dinlerinden ġintoizm, Budizm ümitsiz hastalık durumunda istemli ötenaziye izin verir. Çin de Konfüçyüs ahlakı da aynı Ģeyi savunur 61. XII.SONUÇ VE DEĞERLENDİRME Tarihten günümüze kadar insanlık hastalık ve onun ıstıraplarının pençesinden kurtulamamıģ ve bu acılardan kurtulabileceğinden ümidi kalmayınca çareyi kendisinin öldürülmesinde bulmuģtur. Fakat gerek Ġslamiyet gerekse Hristiyanlık kuvvetini muhafaza ettikleri dönemlerde ne intihara ne de ötenaziye müsaade etmemiģlerdir. Ġslam kaidesine göre hayatı Allah verir ve yine ancak O alır. Istıraba tahammül edilmesinin mükâfatının öbür dünyada olduğunu müjdeleyen Ġsa da; Ne mutlu yaslı olanlara çünkü onlar teselli edileceklerdir 62. demiģtir. Kanaatimizce ötenazinin yasal düzenlemeler içinde yer alarak uygulamasının önünün açılması birçok sakıncayı beraberinde getirecektir. ġöyle ki: Ötenazi uygulaması için verilen rızanın geçerliliği, kanunda ne kadar etraflıca düzenlenecek olursa olsun, Ģüphelerden arındırılamayacaktır. ĠyileĢmesi kabil olmayan ve dayanılmaz acılar içinde kıvranan kimsenin Ģuuruna ve hareketlerinin serbestliğine tam olarak sahip olması mümkün değilken bu halde verilen rızaya nasıl itibar edilecektir? Sorun bununla da bitmemektedir. Örneğin; ehil olmayan ile küçüklerin durumu açısından rıza nasıl değerlendirilecektir? Ehil olmayan hasta bakımından rızanın hukuken ehliyetsiz hasta adına hukuken yetkili kılınmıģ kiģiden alınmasını kabul edecek olursak; hasta ehliyetsiz hale düģmeden 58 ARIKAN, s Hazreti Peygamberin; Her hastalığın devası vardır. ve Hiçbir hastalık yoktur ki Allah devasını halk etmiş bulunmasın. hadisleri de bu düşünceyi destekler niteliktedir. ARIKAN, s ARIKAN, s SERT, s TUNÇ, s. 705.

18 bu hususta bir vekil tayin etmiģ olsa dahi, böylece yetkili kılınan kiģinin hangi husus ve standartlara göre karar vereceği de bir meseledir. Genel olarak, hasta yerine karar verecek kiģinin hasta ehliyetli olsa idi ne suretle karar verecek olduğunu ve objektif olarak, ehliyetsizin iyiliğinin neyi gerektirdiğini belirlemesi ve buna göre karar vermesi mümkün görünmemektedir. Küçükler bakımından ise durum daha vahim bir boyut kazanacaktır. Kararın ana baba tarafından verileceği kabul edilmesi hiçbir hukuk sistemi vicdanının kabul edebileceği bir çözüm yolu değildir. Bir diğer husus ise hastalığın Ģifasının bulunmadığının kesin olarak nasıl tespit edileceğidir. Bugün artık tıbbi araģtırmanın geldiği boyut ve teknoloji göz önüne alındığında Ģifa bulunmaz denilen bir hastalığın çok kısa bir müddet sonra Ģifasının bulunduğu sıkça rastlanılan durumlardan olmuģtur. Tıp ilmindeki baģ döndürücü geliģmeler de ümitsiz gibi görülen hastaların yakın bir gelecekte kolayca tedavi edilebileceğinin sinyallerini vermektedir. ġu halde hastayı yaģatmak ve tedavi etmeye çalıģmak yerine daha kolay bir yol olan öldürme yolunu seçmek, değerler hiyerarģisi açısından doğru olmadığı gibi, böyle bir tercihi haklı gösterecek kesin bir delil de mevcut değildir. Ne kadar çileli olursa olsun her hayatın yaģanmaya değer bir yönü vardır. Ötenazi eğer iyileģtirilmesi mümkün olmayan bir hastayı ıstıraplarından kurtarma amacı taģıyorsa bu muamele genellikle değerler hiyerarģisine aykırı olarak kabul edilmektedir. Çünkü hayat en yüce değerdir ve bu değer her Ģeyin üzerindedir. Ötenazinin bu türüne izin verildiğinde en yüksek değer olan hayat ıstırap çekmeme uğruna feda edilmiģ olacaktır. Ötenazi niteliği gereği kötüye kullanma olasılığı yüksek ve çok hassas bir konudur. Kaldı ki, ötenazinin yaygın bir biçimde yasallaģması durumunda, halkın tıp mesleğine olan güveni sarsılacaktır. Halkın nazarında tıp insan hayatı için mücadele veren kutsal bir meslektir. Ötenazi uygulamasının yasallaģması sonucunda tıp mesleğine halkın güvenini zedelenecek, doktorların hastalık iyileģtirici, hastanın konforunu sağlayıcı ve onu koruyucu sıfatları halk nazarında sallantıya girecektir. Ötenaziyi özel olarak düzenleyecek kanunun tüm bu ihtimalleri ve her somut olaydaki özellikleri içerecek Ģekilde hazırlanması mümkün olmayacağından bu halde hakime takdir yetkisi verilmesi gündeme gelecektir. Ancak bu halde de birbirinden farklı uygulamalar meydana gelecek ve bu durum hukuki güvenliği sarsacak boyutlara dahi ulaģabilecektir. Dikkat edilmelidir ki incelenen konuda doğru yolu bulmak için etikten hukuka doğru olan yol takip edilmelidir.

19 KAYNAKÇA AKINCI, ġahin Ġrade Muhtariyeti Ġlkesi ve ġahsiyet Hakları Açısından Ötenazi, Açlık Grevi ve Ölüm Orucu, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Sayı 1-2, 1998, Prof. Dr. Süleyman Arslan a Armağan ARIKAN, Baha Ötenazi, Ankara Barosu Dergisi, Sayı 2, ARTUK, Mehmet Emin ve YENĠDÜNYA, A. Caner Ötenazi, Prof. Dr. Turhan Tufan Yüce ye Armağan, Ġzmir, BAYRAKTAR, Köksal Hekimin Tedavi nedeniyle cezai sorumluluğu, Ġstanbul, CENTEL, Fatma Nur, ZAFER, Hamide ve ÇAKMUT, Özlem Türk Ceza Hukukuna Giriş, Ġstanbul, ÇAĞLAYAN, M. Muhtar Ötanezi ve Ġntihar, Adalet Dergisi, Sayı 1, 1966, s DÖNMEZER, Sulhi Kişilere ve Mala Karşı Cürümler, 15. Bası, Ġstanbul, HATIRNAZ, Gültezer Özel Hastanelerin Hukuki Sorumluluğu ve Hasta Hakları, Ankara, ĠNCEOĞLU, Sibel Ölme Hakkı, Ġstanbul, SARITAġ, Hatice Hasta Hakları Açısından Hekimin Sorumluluğu, Ankara, SERT, Gürkan Uluslararası Bildirgeler ve Tıp Etiği Açısından Hasta Hakları, Ġstanbul, TACĠR, Hamide Hastanın Kendi Geleceğini Belirleme Hakkı, Ġstanbul, TUNÇ, Sevim Ötenazi, Ankara Barosu Dergisi, Sayı 2, 1955, s Kazancı Ġçtihat Arama Motoru

3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet

3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet 3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet Fikret İlkiz Anayasaya göre; herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde

Detaylı

[Dünya Tabipler Birliği nin Eylül 1995, Bali, Endonezya da yapılan toplantısında kabul edilmiştir.]

[Dünya Tabipler Birliği nin Eylül 1995, Bali, Endonezya da yapılan toplantısında kabul edilmiştir.] [Dünya Tabipler Birliği nin Eylül 1995, Bali, Endonezya da yapılan toplantısında kabul edilmiştir.] Giriş Hekimler, hastaları ve geniş toplum kesimleri arasındaki ilişkilerde son yıllarda önemli değişikler

Detaylı

Dünya Hekimler Birliği, Hasta Hakları Bildirgesi 1

Dünya Hekimler Birliği, Hasta Hakları Bildirgesi 1 Dünya Hekimler Birliği, Hasta Hakları Bildirgesi 1 34. Dünya Hekimler Toplantısı nda kabul edilmiş (Lizbon, Portekiz, Eylül/Ekim 1981), 47. Dünya Hekimler Birliği Kurultayı nda değişikliğe uğramış (Bali,

Detaylı

AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR. BaĢvuru no.29628/09 Hikmet KÖSEOĞLU/TÜRKİYE

AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR. BaĢvuru no.29628/09 Hikmet KÖSEOĞLU/TÜRKİYE AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR BaĢvuru no.29628/09 Hikmet KÖSEOĞLU/TÜRKİYE Başkan, Nebojša Vučinić, Yargıçlar, Paul Lemmens, Egidijus Kūris, ve Bölüm Yazı

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Meral EKİCİ ŞAHİN Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi. Ceza Hukukunda Rıza

Yrd. Doç. Dr. Meral EKİCİ ŞAHİN Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi. Ceza Hukukunda Rıza Yrd. Doç. Dr. Meral EKİCİ ŞAHİN Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Ceza Hukukunda Rıza İÇİNDEKİLER SUNUŞ...VII TEŞEKKÜR... IX İÇİNDEKİLER... XI KISALTMALAR...XXIII GİRİŞ...1 Birinci Bölüm

Detaylı

Bilgilendirilmiş Onam Alımı ve Hukuki Anlamı

Bilgilendirilmiş Onam Alımı ve Hukuki Anlamı Bilgilendirilmiş Onam Alımı ve Hukuki Anlamı Dr. Osman Celbiş Adli Tıp Profesörü, İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Şekil Değiştiren Hekimlik Sanatı İnsanlık tarihi ile başlayan süreç içerisinde belli kurallar

Detaylı

HASTANIN KENDİ GELECEĞİNİ BELİRLEME HAKKI

HASTANIN KENDİ GELECEĞİNİ BELİRLEME HAKKI Yard. Doç. Dr. Hamide TACİR Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi HASTANIN KENDİ GELECEĞİNİ BELİRLEME HAKKI İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... vii İÇİNDEKİLER...xi GİRİŞ...1 Birinci Bölüm HASTANIN KENDİ

Detaylı

İŞ KAZALARINDA DOĞAN HUKUKİ VE CEZAİ SORUMLULUKLAR

İŞ KAZALARINDA DOĞAN HUKUKİ VE CEZAİ SORUMLULUKLAR İŞ KAZALARINDA DOĞAN HUKUKİ VE CEZAİ SORUMLULUKLAR 1 İŞ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ KURALLARINA UYMAYAN İŞVERENLERİN KARŞILAŞABİLECEKLERİ YAPTIRIMLAR A- İŞ KAZASI MEYDANA GELMEDEN: (İş güvenliği kurallarını

Detaylı

ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDĠLEBĠLĠRLĠK HAKKINDA KARAR. BaĢvuru n o 46766/13 Yılser GÜNGÖR ve diğerleri / Türkiye

ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDĠLEBĠLĠRLĠK HAKKINDA KARAR. BaĢvuru n o 46766/13 Yılser GÜNGÖR ve diğerleri / Türkiye ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDĠLEBĠLĠRLĠK HAKKINDA KARAR BaĢvuru n o 46766/13 Yılser GÜNGÖR ve diğerleri / Türkiye T.C. Adalet Bakanlığı, 2013. Bu gayri resmi çeviri, Adalet Bakanlığı, Uluslararası Hukuk ve DıĢ

Detaylı

HAFTA 2. SAĞLIK MEVZUATI VE HEMġĠRELĠK. SAĞLIK MEVZUATINA GĠRĠġ

HAFTA 2. SAĞLIK MEVZUATI VE HEMġĠRELĠK. SAĞLIK MEVZUATINA GĠRĠġ SAĞLIK MEVZUATINA GĠRĠġ HEDEFLER Bu üniteyi çalıģtıktan sonra; Sağlık hukukuna iliģkin Anayasal bilgileri edinecek, SAĞLIK MEVZUATI VE HEMġĠRELĠK Sağlık hukukuna iliģkin yasal mevzuatı öğrenmiģ olacaksınız.

Detaylı

ANAYASAMIZI HAZIRLIYORUZ - 2-

ANAYASAMIZI HAZIRLIYORUZ - 2- ANAYASAMIZI HAZIRLIYORUZ - 2- Değerlendirme Raporu Birey Hak ve Özgürlükleri (I) Yaşam hakkı Kişi dokunulmazlığı Özel yaşamın gizliliği www.tkmm.net 1 2 1. YAŞAM HAKKI Yaşam Hakkı kutsal mı? Toplumun/devletin

Detaylı

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI Amaç ve kapsam MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı; kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadî, ticarî ve malî sektörlerde üretim, tüketim ve hizmet

Detaylı

YENİ TIBBİ YÖNTEMLERİN HUKUKA UYGUNLUĞU

YENİ TIBBİ YÖNTEMLERİN HUKUKA UYGUNLUĞU Dr. MEHMET EMİN ÖZGÜL Pamukkale Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Hukuk Bilimleri Anabilim Dalı Öğretim Elemanı YENİ TIBBİ YÖNTEMLERİN HUKUKA UYGUNLUĞU

Detaylı

GERÇEK OLMAYAN VEKÂLETSİZ İŞ GÖRME VE MENFAAT DEVRİ YAPTIRIMI

GERÇEK OLMAYAN VEKÂLETSİZ İŞ GÖRME VE MENFAAT DEVRİ YAPTIRIMI Yrd. Doç. Dr. ECE BAŞ SÜZEL İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi GERÇEK OLMAYAN VEKÂLETSİZ İŞ GÖRME VE MENFAAT DEVRİ YAPTIRIMI İÇİNDEKİLER SUNUŞ...VII ÖNSÖZ... IX İÇİNDEKİLER...XIII KISALTMA CETVELİ...

Detaylı

Salih AKYÜZ Hasta ve Çalışan Hakları ve Güvenliği Derneği Başkanı

Salih AKYÜZ Hasta ve Çalışan Hakları ve Güvenliği Derneği Başkanı Salih AKYÜZ Hasta ve Çalışan Hakları ve Güvenliği Derneği Başkanı Hak Kavramı Herhangi bir varlığın, kanuni veya ahlaki gerekçelerle, sahip olması veya yapabilmesi olağan şeyler.. Hak Kavramı Kazanımlara

Detaylı

Kök Hücre Çalýþmalarý ve Hukuki Boyutu

Kök Hücre Çalýþmalarý ve Hukuki Boyutu Kök Hücre Çalýþmalarý ve Hukuki Boyutu KÖK HÜCRE ÇALIÞžMALARI VE HUKUKÝ BOYUTU Hakan Hakeri ÖZET Kök hücre çalä±åÿmalarä± tä±p alanä±nda yeni uygulamalardan biri olarak görülmektedir. Her ne kadar bu çalä±åÿmalar

Detaylı

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır Doç. Dr. Tuğrul KATOĞLU* * Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Ceza

Detaylı

HASTA HAKLARI VE SORUMLULUKLARI. Bir Sağlık Kuruluşuna, Sağlık Hizmeti Almak İçin Başvurduğunuzda;

HASTA HAKLARI VE SORUMLULUKLARI. Bir Sağlık Kuruluşuna, Sağlık Hizmeti Almak İçin Başvurduğunuzda; HASTA HAKLARI VE SORUMLULUKLARI Bir Sağlık Kuruluşuna, Sağlık Hizmeti Almak İçin Başvurduğunuzda; HAKLARINIZ İnsan, sadece insan olmasından dolayı doğuştan bazı hakları kazanarak dünyaya adımını atmaktadır.

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI GENEL OLARAK Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 148. maddesinde yapılan değişiklik ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu açılmıştır. 23 Eylül 2012

Detaylı

ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDĠLEBĠLĠRLĠK HAKKINDAKARAR

ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDĠLEBĠLĠRLĠK HAKKINDAKARAR ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDĠLEBĠLĠRLĠK HAKKINDAKARAR Emre EKĠCĠ / TÜRKĠYE DAVASI (Başvuru no.696/10) T.C. Adalet Bakanlığı, 2013. Bu gayri resmi çeviri, Adalet Bakanlığı, Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler

Detaylı

Kabul Tarihi : 22.6.2004

Kabul Tarihi : 22.6.2004 RESMİ GAZETEDE 26.06.2004 TARİH VE 25504 SAYI İLE YAYIMLANARAK YÜRÜRLÜĞE GİRMİŞTİR. BAZI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN Kanun 5194 No. Kabul Tarihi : 22.6.2004 MADDE 1.

Detaylı

OBJEKTİF TARİHİ YORUM METODU İLE OBJEKTİF ZAMANA UYGUN YORUM METODU ARASINDAKİ İLİŞKİ

OBJEKTİF TARİHİ YORUM METODU İLE OBJEKTİF ZAMANA UYGUN YORUM METODU ARASINDAKİ İLİŞKİ OBJEKTİF TARİHİ YORUM METODU İLE OBJEKTİF ZAMANA UYGUN YORUM METODU ARASINDAKİ İLİŞKİ YORUM KAVRAMI Betül CANBOLAT Kanun hükmü, yasama organının tercih ettiği çözümün yazılı olarak ifade edilmesidir. Kullanılan

Detaylı

Doğal Gaz Piyasasında Yapılacak Denetimler ile Ön Araştırma ve Soruşturmalarda Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik

Doğal Gaz Piyasasında Yapılacak Denetimler ile Ön Araştırma ve Soruşturmalarda Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik Doğal Gaz Piyasasında Yapılacak Denetimler ile Ön Araştırma ve Soruşturmalarda Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1 Bu

Detaylı

3. SUÇ POLİTİKASININ TEMEL İLKELERİ I. HUKUK DEVLETİ İLKESİ II. KUSUR İLKESİ III. HÜMANİZM İLKESİ

3. SUÇ POLİTİKASININ TEMEL İLKELERİ I. HUKUK DEVLETİ İLKESİ II. KUSUR İLKESİ III. HÜMANİZM İLKESİ CEZA HUKUKU GENEL HÜKÜMLER DERS PLANI BİRİNCİ BÖLÜM GİRİŞ, GENEL BİLGİLER, HUKUK DEVLETİ VE CEZA HUKUKU 1. CEZA HUKUKU KAVRAMI VE GÖREVİ I. CEZA HUKUKUNUN ANLAMI VE TANIMI II. MADDİ CEZA HUKUKU VE YAKIN

Detaylı

Beraat Eden Sanıklar Müdafiinin Vek âlet Ücreti

Beraat Eden Sanıklar Müdafiinin Vek âlet Ücreti Beraat Eden Sanıklar Müdafiinin Vek âlet Ücreti Av. Coşkun ÖZBUDAK* * Ankara Barosu. 1. Giriş Bilindiği gibi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT), beraat eden sanık yararına vekâlet ücretine hükmedilmesi

Detaylı

DOÇ.DR. FULYA İLÇİN GÖNENÇ

DOÇ.DR. FULYA İLÇİN GÖNENÇ DOÇ.DR. FULYA İLÇİN GÖNENÇ MEDİPOL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ figonenc@medipol.edu.tr Sağlık mevzuatı ve tıp/sağlık hukuku GENEL BİLGİ - Kanun -Kanun hükmünde kararname (KHK) - Tüzük -Yönetmelik -Yönerge

Detaylı

ÖTANAZİ VE YAŞAM HAKKI

ÖTANAZİ VE YAŞAM HAKKI Arzu BESİRİ hakemli makaleler ÖTANAZİ VE YAŞAM HAKKI Arzu BESİRİ GİRİŞ Yaşamak, özgürlük ve kişi güvenliği herkesin hakkıdır. İHEB m. 3 İnsanın temel haklarından biri olan yaşama hakkı diğer hakların vücut

Detaylı

Hekim, Tıp Fakültesinden mezun olarak, diploma sahibi olan kişidir.

Hekim, Tıp Fakültesinden mezun olarak, diploma sahibi olan kişidir. UZMANLIK ÖĞRENCİLERİNİN TIBBİ MÜDAHALE YETKİSİ ve HUKUKİ SORUMLULUKLARI Uz.Dr. Ziya T. GÜNEŞ-Sağlık Hukuku Yüksek Lisans Programı Tıbbi Müdahale; Meslek icrasına yetkili bir sağlık personeli tarafından,

Detaylı

ETİK VAKA TARTIŞMALARI. Öğr. Gör. Dr. Aslıhan AKPINAR HÜTF Tıp Tarihi ve Etik AD

ETİK VAKA TARTIŞMALARI. Öğr. Gör. Dr. Aslıhan AKPINAR HÜTF Tıp Tarihi ve Etik AD ETİK VAKA TARTIŞMALARI Öğr. Gör. Dr. Aslıhan AKPINAR HÜTF Tıp Tarihi ve Etik AD İstanbul da yaşayan AA rahatsızlığı sebebiyle tedavi görmeye başladı. Hastayı muayene eden doktor tahlil ve film sonuçlarına

Detaylı

SOSYAL HAYATI DÜZENLEYEN KURALLAR. Objektif Ahlak Kuralları. Günah Sevap

SOSYAL HAYATI DÜZENLEYEN KURALLAR. Objektif Ahlak Kuralları. Günah Sevap k ı l ş a d Vatan p a t i K Butik acı H r e p l A GENEL KÜLTÜR SOSYAL HAYATI DÜZENLEYEN KURALLAR GENEL HUKUK BİLGİSİ Hukuk Ahlak Din Görgü Subjektif Ahlak Objektif Ahlak Dünyevi Kurallar Uhrevi Kurallar

Detaylı

(28/01/ 2003 tarihli ve 25007 sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır.) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan :

(28/01/ 2003 tarihli ve 25007 sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır.) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan : (28/01/ 2003 tarihli ve 25007 sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır.) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan : Elektrik Piyasasında Yapılacak Denetimler ile Ön Araştırma ve Soruşturmalarda Takip Edilecek

Detaylı

Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Kanun No. 5194 Kabul Tarihi : 22.6.2004

Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Kanun No. 5194 Kabul Tarihi : 22.6.2004 Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Kanun No. 5194 Kabul Tarihi : 22.6.2004 MADDE 1. 24.6.1995 tarihli ve 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde

Detaylı

Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi

Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi Mehmet SAYDAM Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlisi Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... v İÇİNDEKİLER... vii

Detaylı

T.C. SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü GENELGE NO: 2007/02....VALİLİĞİNE (Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü)

T.C. SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü GENELGE NO: 2007/02....VALİLİĞİNE (Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü) IV- KREDİ KARTI ÜYELİK ÜCRETİ İLE İLGİLİ GENELGELER 1. GENELGE NO: 2007/02 Tüketicinin ve Rekabetin Korunması lüğü GENELGE NO: 2007/02...VALİLİĞİNE Tüketiciler tarafından Bakanlığımıza ve Tüketici Sorunları

Detaylı

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİDİR. DURUŞMA TALEPLİDİR. ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA DAVACI VEKİLİ DAVALILAR : Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı : Oğuzlar Mah. Barış Manço Cad. Av. Özdemir Özok

Detaylı

T.C. ĠSTANBUL KÜLTÜR ÜNĠVERSĠTESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ENSTĠTÜSÜ CEZA HUKUKU AÇISINDAN TIBBĠ MÜDAHALEDE MAĞDURUN RIZASI YÜKSEKLĠSANS TEZĠ

T.C. ĠSTANBUL KÜLTÜR ÜNĠVERSĠTESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ENSTĠTÜSÜ CEZA HUKUKU AÇISINDAN TIBBĠ MÜDAHALEDE MAĞDURUN RIZASI YÜKSEKLĠSANS TEZĠ T.C. ĠSTANBUL KÜLTÜR ÜNĠVERSĠTESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ENSTĠTÜSÜ CEZA HUKUKU AÇISINDAN TIBBĠ MÜDAHALEDE MAĞDURUN RIZASI YÜKSEKLĠSANS TEZĠ Ceren YILDIZ 0910032002 Anabilim Dalı: HUKUK Programı: KAMU HUKUKU Tez

Detaylı

Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 9/12/2004 Sayı :25665

Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 9/12/2004 Sayı :25665 AĠLE HEKĠMLĠĞĠ KANUNU(1) Kanun Numarası : 5258 Kabul Tarihi : 24/11/2004 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 9/12/2004 Sayı :25665 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 44 Sayfa: Amaç ve kapsam Madde 1-

Detaylı

başkasına zarar vermeme suç olgusu hırsızlık

başkasına zarar vermeme suç olgusu hırsızlık Her ne şart altında olunursa olunsun, Tabiî Hukuk tan gelen başkasına zarar vermeme kuralının toplum tarafından özümsenmemiş oluşu suç olgusunu ortaya çıkarmaktadır. Bir suç olgusu olarak ele alınan hırsızlık,

Detaylı

Karşılıksız Çek Suçu Yeni Çek Kanunu nda Ceza Sorumluluğu

Karşılıksız Çek Suçu Yeni Çek Kanunu nda Ceza Sorumluluğu Karşılıksız Çek Suçu Yeni Çek Kanunu nda Ceza Sorumluluğu Prof. Dr. Ersan Şen KARŞILIKSIZ ÇEK SUÇU YENİ ÇEK KANUNU NDA CEZA SORUMLULUĞU Ceza Hukukunun Fonksiyonu Yeni Suç Tipleri Ceza Sorumluluğu Bankaların

Detaylı

: Av.Tezcan ÇAKIR Meşrutiyet Cd. N:3/15 - ANKARA

: Av.Tezcan ÇAKIR Meşrutiyet Cd. N:3/15 - ANKARA Esas No : 1995/1983 Karar No: 1997/519 Temyiz İsteminde Bulunan :. : Türk Dişhekimleri Birliği : Av.Tezcan ÇAKIR Meşrutiyet Cd. N:3/15 - ANKARA İstemin Özeti : Dişhekimi olan davacıya, Türk Dişhekimleri

Detaylı

30.10.2014 5510 SAYILI KANUN

30.10.2014 5510 SAYILI KANUN 5510 SAYILI KANUN İş Kazası : İş kazası, aşağıdaki durumlardan birinde meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedence veya ruhsal olarak özre uğratan olaydır. 1 Sigortalının işyerinde bulunduğu

Detaylı

Sayı: 27/2013 İYİ İDARE YASASI. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:

Sayı: 27/2013 İYİ İDARE YASASI. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 11 Kasım 2013 tarihli Onbirinci Birleşiminde Oybirliğiyle kabul olunan İyi İdare Yasası Anayasanın 94 üncü maddesinin (1) inci fıkrası gereğince Kuzey

Detaylı

Tıp Etiği Açısından Yaşamın Sonuna İlişkin Kararlar

Tıp Etiği Açısından Yaşamın Sonuna İlişkin Kararlar Tıp Etiği Açısından Yaşamın Sonuna İlişkin Kararlar Öğr. Gör. Dr. Aslıhan AKPINAR Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Tarihi ve Etik Anabilim Dalı Hacettepe Biyoetik Merkezi Genel anlamda tıbbın yapması

Detaylı

Sözkonusu Maddede; yurtdışındaki kıymetlerin beyanına imkan sağlanmış, yurtiçindeki varlıklarla ilgili bir düzenlemeye yer verilmemiştir.

Sözkonusu Maddede; yurtdışındaki kıymetlerin beyanına imkan sağlanmış, yurtiçindeki varlıklarla ilgili bir düzenlemeye yer verilmemiştir. SĠRKÜLER SAYI : 2013 / 38 İstanbul, 29.05.2013 KONU : Yurtdışındaki bazı varlıklarla ve yurtdışında elde edilen bazı kazançlarla ilgili vergi avantajları sağlayan Kanun yayımlandı 29 Mayıs 2013 tarihli

Detaylı

FETHİYE. Tübakkom 10. Dönem Sözcüsü. Hatay Barosu.

FETHİYE. Tübakkom 10. Dönem Sözcüsü. Hatay Barosu. AVUKAT HATİCE CAN Av.haticecan@hotmail.com Atatürk cad. 18/1 Antakya 0.326.2157903-2134391 AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA FETHİYE DOSYA NO : 2011/ 28 KATILAN : B. S. KATILMA İSTEYEN Türkiye Barolar

Detaylı

içinde işletmenin tasfiyesi halinde de bu hükmün uygulanacağı ifade edilmektedir.

içinde işletmenin tasfiyesi halinde de bu hükmün uygulanacağı ifade edilmektedir. SERMAYEYE EKLENEN K.V.K. NUN 5/1-e MADDESİNDE SAYILI KIYMETLERİN SATIŞINDAN ELDE EDİLEN İSTİSNA KAZANÇLARIN İŞLETMENİN 5 YIL İÇİNDE TASFİYESİ KARŞISINDA VERGİSEL DURUM 1. KONU Bilindiği üzere 5520 sayılı

Detaylı

denetim mali müşavirlik hizmetleri

denetim mali müşavirlik hizmetleri SİRKÜLER 25.11.2013 Sayı: 2013/020 Konu: 90 SAYILI K.H.K. NİN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASI NEDENİYLE ŞİRKETLERİN ORTAKLARINA, ÇALIŞANLARINA, İŞTİRAKLERİNE VE DİĞER TÜZEL VE GERÇEK KİŞİLERE FAİZ KARŞILIĞI VERDİKLERİ

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43

İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43 T.C YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2014/1967 Karar No. 2014/1792 Tarihi: 10.02.2014 İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43 TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ YETKİ TESPİTİNE İTİRAZ İŞYERİNE YENİ ALINAN İŞÇİLERİN

Detaylı

I. Genel Bilgiler Ülkeler arasındaki hayat standartlarının farklılığı, bazı ülkelerde yaşanan ekonomik sorunlar, uygulanan baskıcı rejimler, yaşanan

I. Genel Bilgiler Ülkeler arasındaki hayat standartlarının farklılığı, bazı ülkelerde yaşanan ekonomik sorunlar, uygulanan baskıcı rejimler, yaşanan I. Genel Bilgiler Ülkeler arasındaki hayat standartlarının farklılığı, bazı ülkelerde yaşanan ekonomik sorunlar, uygulanan baskıcı rejimler, yaşanan iç savaşlar, coğrafi olumsuzluklar dolayısıyla insanlar,

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İKİNCİ DAİRE KARARI Esas No 2013/149. Karar No 2013/1034

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İKİNCİ DAİRE KARARI Esas No 2013/149. Karar No 2013/1034 Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu İkinci Dairesi aşağıda isimleri yazılı üyelerin katılımı ile tarihinde toplandı....eski Hâkimi hâlen emekli... (... ) ile... Hâkimi... (...) hakkında, Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

Danıştayın yürütmesini durduğu konular: 1. Mesai dışı çalışma,

Danıştayın yürütmesini durduğu konular: 1. Mesai dışı çalışma, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik Hakkında Danıştay 11.Daire nin Esas No 2013/1812 Sayılı Kararı ve Yürütmeyi Durdurma Kararına

Detaylı

IV.ULUSLARARASI POLİMERİK KOMPOZİTLER SEMPOZYUMU SERGİ VE PROJE PAZARI SONUÇ BİLDİRGESİ 7-9 MAYIS 2015

IV.ULUSLARARASI POLİMERİK KOMPOZİTLER SEMPOZYUMU SERGİ VE PROJE PAZARI SONUÇ BİLDİRGESİ 7-9 MAYIS 2015 IV.ULUSLARARASI POLİMERİK KOMPOZİTLER SEMPOZYUMU SERGİ VE PROJE PAZARI SONUÇ BİLDİRGESİ 7-9 MAYIS 2015 TMMOB Kimya Mühendisleri Odası Ege Bölge ġubesi Koordinatörlüğünde IV. Uluslararası PolimerikKompozitler

Detaylı

Yard. Doç. Dr. SEMİN TÖNER ŞEN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi ULUSLARARASI HUKUKTA SOYKIRIM, ETNİK TEMİZLİK VE SALDIRI

Yard. Doç. Dr. SEMİN TÖNER ŞEN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi ULUSLARARASI HUKUKTA SOYKIRIM, ETNİK TEMİZLİK VE SALDIRI Yard. Doç. Dr. SEMİN TÖNER ŞEN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi ULUSLARARASI HUKUKTA SOYKIRIM, ETNİK TEMİZLİK VE SALDIRI İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... vii İÇİNDEKİLER...ix KISALTMALAR...xv GİRİŞ...1 Birinci

Detaylı

GENEL SAĞLIK-İŞ GENEL MERKEZİ

GENEL SAĞLIK-İŞ GENEL MERKEZİ Sayı: 2015-93 Tarih: 30/01/2015 Konu:Fiili hizmet süresi zammı kanun teklifi hk. Sayın: Nurettin DEMİR CHP İzmir Milletvekili Sağlık hizmeti sunumunda görev alan sağlık çalışanları 5510 Sayılı Kanun da

Detaylı

TEMEL YASALAR /DÜZENLEMELER

TEMEL YASALAR /DÜZENLEMELER GİRİŞ Gelişen bilişim teknolojilerinin bütün kamu kurumlarında kullanılması hukuk alanında bir kısım etkiler meydana getirmistir. Kamu tüzel kişileri tarafından bilgisayar teknolojileri kullanılarak yerine

Detaylı

Bu rakamlar göstermektedir ki sağlık sektörüne hukukçu desteği ŞARTTIR!

Bu rakamlar göstermektedir ki sağlık sektörüne hukukçu desteği ŞARTTIR! SAĞLIK HUKUKU GENEL OLARAK: Sağlık hukuku; tıbbın uygulanmasından kaynaklanan sağlık personelinin hak ve yükümlülükleri, yasal sorumluluğu, hasta hakları, ilaç hukuku medikal hukuk gibi konuları ele alan

Detaylı

Yasal Çerçeve (Bilgi Edinme Kanunu ve Diğer Gelişmeler) KAY 465 Ders 1(2) 22 Haziran 2007

Yasal Çerçeve (Bilgi Edinme Kanunu ve Diğer Gelişmeler) KAY 465 Ders 1(2) 22 Haziran 2007 Yasal Çerçeve (Bilgi Edinme Kanunu ve Diğer Gelişmeler) KAY 465 Ders 1(2) 22 Haziran 2007 Ders Planı Ders İçeriği: Yasal Çerçeve Bilgi Edinme Kanunu Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu Çalışma Usul ve Esasları

Detaylı

TÜRK YARGI KARARLARINDA MOBBİNG (Ankara 7. İdare Mahkemesi)

TÜRK YARGI KARARLARINDA MOBBİNG (Ankara 7. İdare Mahkemesi) TÜRK YARGI KARARLARINDA MOBBİNG (Ankara 7. İdare Mahkemesi) İşyerinde uygulanan psikolojik moral manevi taciz olarak tanımlanmakta, işyerinde yıldırma sonucu yaratan her türlü uygulama mobbing olarak değerlendirilmektedir.

Detaylı

YENİ METİN Yönetim Kurulu Madde 8:

YENİ METİN Yönetim Kurulu Madde 8: ESKİ METİN Yönetim Kurulu Madde 8: Şirketin işleri ve idaresi Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca Genel Kurul tarafından Hissedarlar arasından seçilecek 7 üyeden oluşan bir Yönetim Kurulu tarafından

Detaylı

Sigorta Sektörü Açısından Kişisel Sağlık Verilerinin Korunması Dr. Halit Başkaya

Sigorta Sektörü Açısından Kişisel Sağlık Verilerinin Korunması Dr. Halit Başkaya Sigorta Sektörü Açısından Kişisel Sağlık Verilerinin Korunması Dr. Halit Başkaya TANIM Kişisel Veri (*): Belirli veya kimliği belirlenebilir gerçek ve tüzel kişilere ilişkin bütün bilgiler Ad, soyad Doğum

Detaylı

E T İ K HASTA HAKLARI

E T İ K HASTA HAKLARI E T İ K ve HASTA HAKLARI ETİK NEDİR? KURAMSAL AHLAK NEDİR? Etik değerler evrenseldir ve her ülkede geçerliliği olan kurallardır. T I P E T İ Ğ İ ( DEONTOLOJİ ) Deonto : Görev, Yükümlülük Logia : Bilgi

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNA GÖRE İŞVEREN VEKİLİ KİMDİR? İŞVEREN VEKİLİNİN SORUMLULUKLARI NELERDİR?

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNA GÖRE İŞVEREN VEKİLİ KİMDİR? İŞVEREN VEKİLİNİN SORUMLULUKLARI NELERDİR? İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNA GÖRE İŞVEREN VEKİLİ KİMDİR? İŞVEREN VEKİLİNİN SORUMLULUKLARI NELERDİR? Recep GÜNER 50 * ÖZ 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu nda yer alan yükümlülüklerin sorumlusu

Detaylı

Ali Kemal Yıldız Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi alikemal.yildiz@bahcesehir.edu.tr

Ali Kemal Yıldız Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi alikemal.yildiz@bahcesehir.edu.tr Ali Kemal Yıldız Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi alikemal.yildiz@bahcesehir.edu.tr ANAYASAL KURALLAR Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir (Ay. m. 56/1). Çevreyi geliştirmek,

Detaylı

GEREKLİ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ÖNLEMİ ALINMAYAN İŞYERLERİNDE ÇALIŞAN İŞÇİLERİN HAKLARI NELERDİR?

GEREKLİ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ÖNLEMİ ALINMAYAN İŞYERLERİNDE ÇALIŞAN İŞÇİLERİN HAKLARI NELERDİR? GEREKLİ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ÖNLEMİ ALINMAYAN İŞYERLERİNDE ÇALIŞAN İŞÇİLERİN HAKLARI NELERDİR? Erol GÜNER * I. GİRİŞ: İşverenin işçiyi koruma, özellikle iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili önlemleri

Detaylı

BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ Güneş GÜRSELER * Hiçbir planlama yapılmadan birbiri ardına açılan hukuk fakültelerinin yılda ortalama

Detaylı

PAZARLAMACILIK SÖZLEŞMELERİ

PAZARLAMACILIK SÖZLEŞMELERİ PAZARLAMACILIK SÖZLEŞMELERİ A) 6098 sayılı Yeni Türk Borçlar Kanun unda yer alan düzenleme metni: Pazarlamacılık Sözleşmesi A. Tanımı ve kurulması I. Tanımı MADDE 448- Pazarlamacılık sözleşmesi, pazarlamacının

Detaylı

1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır.

1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır. Esas Sayısı : 2015/109 Karar Sayısı : 2016/28 1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır. Anayasa nın 2. maddesinde

Detaylı

5411 SAYILI BANKACILIK KANUNU AÇISINDAN SIRLARIN SAKLANMASI SIRLARIN AÇIKLANMASI 1

5411 SAYILI BANKACILIK KANUNU AÇISINDAN SIRLARIN SAKLANMASI SIRLARIN AÇIKLANMASI 1 5411 SAYILI BANKACILIK KANUNU AÇISINDAN SIRLARIN SAKLANMASI VE SIRLARIN AÇIKLANMASI 1 Av.M. Sezgin TANRIKULU A- Genel Olarak Sır kavramı genel anlamda; sahibinin açıklanmamasında yarar gördüğü ve baģkaları

Detaylı

KURUM TABİPLERİ VE İŞYERİ HEKİMLERİNİN YETKİLENDİRİLMİŞ AİLE HEKİMİ OLMASI ZORUNLU D E Ğ İ L D İ R.

KURUM TABİPLERİ VE İŞYERİ HEKİMLERİNİN YETKİLENDİRİLMİŞ AİLE HEKİMİ OLMASI ZORUNLU D E Ğ İ L D İ R. KURUM TABİPLERİ VE İŞYERİ HEKİMLERİNİN YETKİLENDİRİLMİŞ AİLE HEKİMİ OLMASI ZORUNLU D E Ğ İ L D İ R. I- AİLE HEKİMLİĞİ MEVZUATI: HUKUKİ DÜZENLEMELER 1-5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu nun Tanımlar başlıklı

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU MÜRACAAT SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR:

ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU MÜRACAAT SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR: ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru 1982 Anayasası nın 148. ve 149. Maddeleri ile geçici 18. maddesi hükümleri ve ayrıca 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu

Detaylı

T.C. KARTAL BELEDİYE BAŞKANLIĞI İSTANBUL

T.C. KARTAL BELEDİYE BAŞKANLIĞI İSTANBUL KARARIN ÖZÜ : Sivil Savunma Uzmanlığı nın Görev ve ÇalıĢma Yönetmeliği. TEKLİF : Sivil Savunma Uzmanlığı nın 31.03.2010 tarih, 2010/1043 sayılı teklifi. BAġKANLIK MAKAMI NA; Ġlgi: 18.03.2010 tarih ve 129

Detaylı

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Prof. Dr. Köse: Organ Bağışının Dinen Sakıncası Yoktur İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, İzmir İl Müftülüğü ve İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi

Detaylı

TAġINMAZLARIN ARSA VASFINI KAZANMASI

TAġINMAZLARIN ARSA VASFINI KAZANMASI TAġINMAZLARIN ARSA VASFINI KAZANMASI Nevzat Ġhsan SARI / Tapu ve Kadastro MüfettiĢi TaĢınmazların arsa vasfını kazanması ancak imar planlarının uygulanmasıyla mümkündür. Ülkemizde imar planlarının uygulanması

Detaylı

Tüm yönleriyle MALPRAKTİS

Tüm yönleriyle MALPRAKTİS Malpraktis ve Sağlık Hukuku Tüm yönleriyle MALPRAKTİS (Tıbbi Standartlar, Kalite Standartları, Hasta Hekim İlişkisi, Sözleşmesel Sorumluluk, Kusur Tespiti), Malpraktis ve Sigorta (Zorunlu Mesleki Sigorta

Detaylı

Madde 8- Herkes, özel ve aile yaşamına, konutuna, ve haberleşmesine saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.

Madde 8- Herkes, özel ve aile yaşamına, konutuna, ve haberleşmesine saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. Özel hayatın ve buna bağlı olarak kişinin kendisine ait sağlık verilerinin korunması ulusal ve uluslar arası mevzuatta açık ve ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerin tamamında hastaya ait kişisel

Detaylı

KAPSAM YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK LTD. ŞTİ.

KAPSAM YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK LTD. ŞTİ. Sirküler No : 2013-68 Sirküler Tarihi :12.12.2013 Konu : Defter Tasdikleri ve Sicil Tasdiknamesi 1. Vergi Usul Kanunu Uyarınca 2014 Yılında Kullanılacak Defterlerin Tasdiki Vergi Usul Kanunu nun Tasdike

Detaylı

T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire

T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire Esas No : 2012/4237 Karar No : 2012/7610 Anahtar Kelimeler: Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesi, Yatırım Teşvik Belgesi, Muafiyet Özeti: Yatırım teşvik mevzuatı koşullarına

Detaylı

Serbest Bölgelere Yönelik Gümrük MüĢavirliği Hizmetlerinin Katma Değer Vergisi Açısından Durumu

Serbest Bölgelere Yönelik Gümrük MüĢavirliği Hizmetlerinin Katma Değer Vergisi Açısından Durumu Serbest Bölgelere Yönelik Gümrük MüĢavirliği Hizmetlerinin Katma Değer Vergisi Açısından Durumu SERBEST BÖLGELERE YÖNELİK GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİ HİZMETLERİNİN KATMA DEĞER VERGİSİ AÇISINDAN DURUMU Yazar:AyĢeYĠĞĠTġAKAR*

Detaylı

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapıda: Hazır mıyız? 19. 02. 2016

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapıda: Hazır mıyız? 19. 02. 2016 Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapıda: Hazır mıyız? 19. 02. 2016 Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapıda: Hazır mıyız? Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Tasarısı ( Tasarı ), bir kez daha Türkiye

Detaylı

Cinsel haklar / üreme hakları insan haklarıdır.

Cinsel haklar / üreme hakları insan haklarıdır. halk için Cinsel haklar / üreme hakları insan haklarıdır. Bu haklar varolusumuzdan, ileri gelir. Tüm cinsel haklar / üreme hakları yasalarla koruma altına alınmıstır., Hazırlayan : Eylem Karakaya. Illüstrasyonlar

Detaylı

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU : M.D

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU : M.D T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU ŞİKAYET NO : 01.2013/676 KARAR TARİHİ :28/02/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ ŞİKAYET EDİLEN İDARE : M.D : Sağlık Bakanlığı ANKARA ŞİKAYETİN KONUSU BAŞVURU TARİHİ : 11.10.2013 : Kronik

Detaylı

16.03.2015 Sayı: 2015-6

16.03.2015 Sayı: 2015-6 Yönetim Kurulu Başkan Dr.Bülent Alıcı Başkan Yardımcısı Dr.Serdar Tekgül BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE 16.03.2015 Sayı: 2015-6 Genel Sekreter Dr. Cem Akbal Sayman Dr. Adil Esen TALEPÇİ Başkanlığı

Detaylı

KOVUŞTURMA ve SONRASI Tanık, polise veya savcıya ifade vermek zorunda mıdır?

KOVUŞTURMA ve SONRASI Tanık, polise veya savcıya ifade vermek zorunda mıdır? KOVUŞTURMA ve SONRASI Tanık, polise veya savcıya ifade vermek zorunda mıdır? Bir suçun tanığı olmuş kişi, polise bilgi ve ifade vermek zorunda değildir. Ancak, ifadesine gerek duyulan kişilerin, polis

Detaylı

TÜRK CEZA KANUNUNDA ÇOCUĞUN CİNSEL İSTİSMARI

TÜRK CEZA KANUNUNDA ÇOCUĞUN CİNSEL İSTİSMARI TÜRK CEZA KANUNUNDA ÇOCUĞUN CİNSEL İSTİSMARI Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar Çocukların Cinsel İstismarı Madde 103 (1) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası

Detaylı

www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Pratik - 1 2-10

www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Pratik - 1 2-10 www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Konu sayfa Pratik - 1 2-10 1 www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk

Detaylı

SESSİZ KALMA SURETİYLE HAKKIN KAYBI İLKESİ & MARKANIN TANINMIŞLIK DÜZEYİNİN TESPİTİ & MARKAYI KULLANMA ZORUNLULUĞU

SESSİZ KALMA SURETİYLE HAKKIN KAYBI İLKESİ & MARKANIN TANINMIŞLIK DÜZEYİNİN TESPİTİ & MARKAYI KULLANMA ZORUNLULUĞU SESSİZ KALMA SURETİYLE HAKKIN KAYBI İLKESİ & MARKANIN TANINMIŞLIK DÜZEYİNİN TESPİTİ & MARKAYI KULLANMA ZORUNLULUĞU Av. Merve GÜRKAN **KARAR İNCELEMESİ I. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İstanbul 1. Fikri ve

Detaylı

PATOLOJİ LABORATUARI ÇALIŞANLARININ YASAL SORUMLULUKLARI

PATOLOJİ LABORATUARI ÇALIŞANLARININ YASAL SORUMLULUKLARI 25. Ulusal Patoloji Kongresi 6. Sitopatoloji Kongresi 14-17 Ekim 2015 Bursa PATOLOJİ LABORATUARI ÇALIŞANLARININ YASAL SORUMLULUKLARI Av. Abdullah HIZAL Patoloji Dernekleri Federasyonu Hukuk Müşaviri Sağlık

Detaylı

MEDENÎ USÛL HUKUKUNDA BELGELERİN İBRAZI MECBURİYETİ

MEDENÎ USÛL HUKUKUNDA BELGELERİN İBRAZI MECBURİYETİ Yrd. Doç. Dr. Güray ERDÖNMEZ Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi MEDENÎ USÛL HUKUKUNDA BELGELERİN İBRAZI MECBURİYETİ İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER... vii KISALTMALAR CETVELİ...xix GİRİŞ...1

Detaylı

Resmî Gazete YÖNETMELİK

Resmî Gazete YÖNETMELİK 30 Ocak 2015 CUMA Resmî Gazete Sayı : 29252 YÖNETMELİK Sağlık Bakanlığından: AYAKTA TEġHĠS VE TEDAVĠ YAPILAN ÖZEL SAĞLIK KURULUġLARI HAKKINDA YÖNETMELĠKTE DEĞĠġĠKLĠK YAPILMASINA DAĠR YÖNETMELĠK MADDE 1

Detaylı

TERMİNASYONLA İLGİLİ GERİ ÇEKİLEN YASA TASLAĞI ve DEĞERLENDİRİLMESİ

TERMİNASYONLA İLGİLİ GERİ ÇEKİLEN YASA TASLAĞI ve DEĞERLENDİRİLMESİ TERMİNASYONLA İLGİLİ GERİ ÇEKİLEN YASA TASLAĞI ve DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Mehmet Tayyar Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum A.D. Nüfus planlaması hakkında kanun (K.Nu.2827,

Detaylı

TSK DAN AYIRMA DİSİPLİN CEZASI VERİLMESİ GEREKEN DİSİPLİNSİZLİKLER (İDARİ İŞLEMİN SEBEP UNSURU) 1. Genel Olarak TSK dan Ayırma Disiplin Cezası

TSK DAN AYIRMA DİSİPLİN CEZASI VERİLMESİ GEREKEN DİSİPLİNSİZLİKLER (İDARİ İŞLEMİN SEBEP UNSURU) 1. Genel Olarak TSK dan Ayırma Disiplin Cezası TSK DAN AYIRMA DİSİPLİN CEZASI VERİLMESİ GEREKEN DİSİPLİNSİZLİKLER (İDARİ İŞLEMİN SEBEP UNSURU) 1. Genel Olarak TSK dan Ayırma Disiplin Cezası TSK dan ayırma disiplin cezası gerektiren disiplinsizlikler

Detaylı

ELEKTRONİK TİCARET KANUNU KAPSAMINDA HİZMET SAĞLAYICILARIN BİLGİ VERME YÜKÜMLÜLÜĞÜ

ELEKTRONİK TİCARET KANUNU KAPSAMINDA HİZMET SAĞLAYICILARIN BİLGİ VERME YÜKÜMLÜLÜĞÜ ELEKTRONİK TİCARET KANUNU KAPSAMINDA HİZMET SAĞLAYICILARIN BİLGİ VERME YÜKÜMLÜLÜĞÜ Ufuk ÜNLÜ 25 ÖZ İnternet kullanıcı sayısının gün geçtikçe artması, ticari ilişkilerin de bu ortama kaymasına neden olmuştur.

Detaylı

4857 SAYILI İŞ KANUNU'NA GÖRE UYGULANACAK PARA CEZALARI

4857 SAYILI İŞ KANUNU'NA GÖRE UYGULANACAK PARA CEZALARI 4857 SAYILI İŞ KANUNU'NA GÖRE UYGULANACAK PARA CEZALARI 4857 SAYILI İŞ KANUNU'NA GÖRE UYGULANACAK PARA CEZALAR (01.01.2012 tarihinden itibaren) Kanun Mad. Ceza Mad. Cezayı Gerektiren Fiil 1 OCAK-25 OCAK

Detaylı

İŞ YASASINA GÖRE İŞ SÖZLEŞMESİ YAPMA ZORUNLULUĞU VAR MI?

İŞ YASASINA GÖRE İŞ SÖZLEŞMESİ YAPMA ZORUNLULUĞU VAR MI? İŞ YASASINA GÖRE İŞ SÖZLEŞMESİ YAPMA ZORUNLULUĞU VAR MI? Erol GÜNER * I. GİRİŞ; 4857 sayılı İş Yasasının 2. Maddesine göre, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir. İş ilişkisinin

Detaylı

Prof.Dr. Hamide Zafer Yayın Listesi. Kitaplar

Prof.Dr. Hamide Zafer Yayın Listesi. Kitaplar Prof.Dr. Hamide Zafer Yayın Listesi Kitaplar Zafer, H., Basın Özgürlüğü ve Basılmış Eserlerin Toplatılması, Dağıtımının Engellenmesi ve Basın Kurumunun Kapatılması, MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul

Detaylı

ORGAN NAKLİNDE ETİK HAYDARPAŞA NUMUNE E.A.HASTANESİ ORGAN NAKLİ KOORDİNATÖRÜ NİLGÜN DAŞKIN

ORGAN NAKLİNDE ETİK HAYDARPAŞA NUMUNE E.A.HASTANESİ ORGAN NAKLİ KOORDİNATÖRÜ NİLGÜN DAŞKIN ORGAN NAKLİNDE ETİK HAYDARPAŞA NUMUNE E.A.HASTANESİ ORGAN NAKLİ KOORDİNATÖRÜ NİLGÜN DAŞKIN ETİK İnsanların kurduğu bireysel ve toplumsal ilişkilerin temelini oluşturan değerleri, normları, kuralları doğru-yanlış

Detaylı

TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN

TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN 6405 TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN Kanun Numarası : 3002 Kabul Tarihi : 8/5/1984

Detaylı

Hasta ve Hasta Yakını Yönetimi: Şiddet ve Şikayetten Korunma

Hasta ve Hasta Yakını Yönetimi: Şiddet ve Şikayetten Korunma Hasta ve Hasta Yakını Yönetimi: Şiddet ve Şikayetten Korunma Yrd. Doç. Dr. Nezih VAROL Halk Sağlığı ve Adli Tıp Uzmanı SAHUMER Sağlık Hukuku Merkezi- Genel Müdür Pediatri de HASTA...? HASTA YAKINI...?

Detaylı

DENİZ VE BASIN İŞ KANUNUNDA FAZLA ÇALIŞMA

DENİZ VE BASIN İŞ KANUNUNDA FAZLA ÇALIŞMA DENİZ VE BASIN İŞ KANUNUNDA FAZLA ÇALIŞMA Ali Kemal TERZİ 65 * Mustafa GÜNÖZ 66 ** I-GİRİŞ Fazla çalışma kavramı, özellikle İş Kanununda tüm tarafların üzerinde durduğu ve uygulamada en çok tartışılan

Detaylı