TAKDİM KADIN VE ŞERİAT: HAKİKATİ KURGUDAN AYIRMAK

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "TAKDİM KADIN VE ŞERİAT: HAKİKATİ KURGUDAN AYIRMAK"

Transkript

1

2 TAKDİM KADIN VE ŞERİAT: HAKİKATİ KURGUDAN AYIRMAK KöklüDeğişim suskunluğun kırılma noktası Köklü Değişim Dergisi Kadın ve Şeriat; Hakikati Kurgudan Ayırmak başlıklı Nisan sayısıyla okuyucularıyla buluşuyor. Bu ayki dergimizde 28 Mart tarihinde beş ülkeden canlı olarak yapılan ve kapağımıza adını veren uluslararası Kadın ve Şeriat konferansının konuşmacılarından Selda KARADEMİR Gerçek Siyasi Değişim Oluşturmada Kadının Rolü başlıklı konuşmasıyla yer aldı. Yine aynı konferansın İ ngiltere konuşmasını yapan Dr. Nazreen Nawaz Kadın ve Şeriata Karşı Medya Efsanelerini Yok Edelim başlıklı konuşmasında sömürgeci Batı nın Müslüman kadını kendi pisliğine çekme yöntemlerini irdeledi. Yazarımız Hüsna ESRA mart ayının gündem konularından biri olan kadınlar günü münasebetiyle İslâm da Kadın ve Ailenin Önemi başlıklı makalesini kaleme aldı. Geçtiğimiz günlerde Diyarbakır da gerçekleştirilen Kürt meselesi çalıştayını Kürt Meselesine İslâmî Çözüm Arayışı başlıklı makalesiyle Aydın USALP gündeme taşıdı. Yazarımız Nihad KURTARAN yöneticilerin sıklıkla ifade etmeye başladıkları parantez kapatma ifadelerine Yüz Yıllık Parantez Başkanlıkla Değil, Râşidî Hilâfetle Kapatılmalı başlıklı yazısıyla karşılık verdi. Köklü Değişim bu ay da birbirinden ilgi çekici konularıyla sizlerle buluşuyor Köklüdeğişim Suskunluğun Kırılma Noktası YIL 1

3 fikir fikir gündem gündem Allah ın Emirlerini Ciddiye Almak Abdullah İMAMOĞLU Nedir Bu Radikal Örgüt Merakınız Emrah AKAY Yüz Yıllık Parantez Başkanlıkla Değil, Râşidî Hilâfetle Kapatılmalı Nihat KURTARAN Gerçek Siyasi Değişim Oluşturmada Kadının Rolü Selda KARADEMİR İslâm Şeriatının Gölgesinde Kadınların Hayatına Bir Bakış! Iffah Ainur ROCHMAH Kadın ve Şeriata Karşı Medya Efsanelerini Yok Edelim Nazreen NAWAZ Aydın USALP Kürt Meselesine İslâmî Çözüm Arayışı Kuruluş: 2004 İslâmî Fikirlere Dayalı Aylık Siyâsî Dergi Cemaziyelahir 1436 Nisan 2015 Sayı 127 Yerel-Süreli ISSN Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Süleyman UĞURLU Yönetim Merkezi Mithatpaşa Caddesi 47/B Kızılay-ANKARA İletişim&Abonelik Tel: (+90) Faks: (+90) Kapak&Grafik Tasarım: KöklüDeğişim İrtibat Büroları İstanbul (Avrupa Yakası): Mahmut KAR Kirmasti Mah. Kıztaşı Cad. 43/5 Fatih/İstanbul Tel: İstanbul (Anadolu Yakası): Genç Değişim Kitabevi Mehmet Akif Ersoy Mah. Fatih Bul. 145/10 Sultanbeyli/İstanbul Tel: Diyarbakır: Ümmet Kitabevi Şeyh Şamil Mh. Cengizler Caddesi 555. Sk. 28/A Bağlar / Diyarbakır Tel: Van: Erkam Kitabevi Ordu Cad. Ulu Cami Karşısı Medine Pasajı P-37 Zemin Kat Merkez / VAN

4 fikir fikir gündem gündem Râşidî Hilâfet Dışında Bir Sistem İstemek Cesaret İster Mehmet ÇETİNBUDAK İslâm da Kadın ve Ailenin Önemi Hüsna ESRA Mustafa KÜÇÜK Bekir KURTULUŞ Ümmetin İran la İmtihanı Dümene Geçmek Devlet İslâm ı Değil, İslâm Devleti! Murat SAVAŞ Aman, Gençler Bu Fikirlere Dikkat Edin! Hakan BOLAT Tel: Bursa: Tayfun Üstünkaya Kemalpaşa Mh. Atatürk Blv. Kaptan İşhanı Kat:4 No: 58 İnegöl / BURSA Tel: Konya: Murat Savaş Alaaddin Caddesi Şeyh Ziya Sokak No: Merkez / KONYA Adana: Özler Caddesi No:6 Veli Gözcan İşhanı Kat:3 Kuruköprü Seyhan - Adana Tel Ankara / Çubuk: Murat Altın Yavuz Selim Mahallesi Hükümet Caddesi 55/C Abonelik ve Hesap Numaları Yurtiçi: 6 Aylık: 30 Yıllık (12 Ay): 60 Yurtdışı 6 Aylık: 30 Yıllık: 60 Sesli Dergi / Online Okuma: 50 (Süleyman Uğurlu Adına) * PTT Posta Çeki Hesabı: * Ziraat Bankası TL Hesabı: TR * Ziraat Bankası Euro Hesabı: TR * Ziraat Bankası Dolar Hesabı: TR Baskı: Önka Ofset Matbaacılık Büyük Sanayi 1. Cadde Keskinler İşhanı No: 80/32-33 İskitler / Ankara Tel: Fax:

5 fikir ALLAH IN EMİRLERİNİ CİDDİYE ALMAK Abdullah İMAMOĞLU Kur an ayetleri incelendiğinde felaha ermenin iki esas üzerine temellendiğini görürüz. Bunlardan birisi iman diğeri ise salih ameldir. Kur an bu iki esası yerine getiren kimseye Cennet i vaat eder. Buradan hareketle bir kimse Cennet ehlinden olmak istiyorsa iman ve salih amel de geçerli not almak durumundadır. Bu demek oluyor ki Cennet in anahtarı iman ve salih ameldir. Ben naçizane toplumumuzun mevcut problemlerinin temelini bilgisizliğin oluşturduğuna inanmıyorum. Tam aksine var olan bilgiyle amel etme problemi olduğuna inanıyorum. Bu sıradan bilgiyle amel ilişkisini kapsadığı gibi şer î hükümlerle amel ilişkisini de kapsayıcıdır. Şu örnekte olduğu gibi; Herkes emniyet kemeri takmanın zorunluluğunu ve en ince ayrıntısına kadar faydalarını bilir. Ö yle ki Türkiye de sürücüler üzerinde yapılan bir araştırmaya göre her iki sürücüden birisi emni- 4 yet kemeri takmamaktadır. Takmamalarının nedenini bilgisizliğe mal etmek ise insaflı bir yaklaşım değildir. Takmamalarının temel nedeni tamamen ihmalkârlıktır. Daha da ötesi ciddiye almamaktır. Hâlbuki her birimiz biliriz ki emniyet kemeri kazaların daha da feci sonuçlanmasını önleyen önemli bir tedbirdir. Amiyane tabirle hayat kurtarır. Herkesin bu gerçeğin farkında olmasına rağmen yapmıyor olmaları ancak tembellikle ve ciddiye almamakla izah edilebilir. Her Rasul ve Nebî gönderildiği topluma can suyu olmak için Allah Azze ve Celle tarafından gönderilmiştir. Son Rasul Hz. Muhammed SallAllahu Aleyhi ve Sellem de diğer peygamberlerden farklı değildir. O nun da gönderiliş gayesi gönderildiği topluma can suyu olmaktır. Kur anî bir ifadeyle rahmet olmaktır. Bu gayeyi Allah Azze ve Celle Enbiya suresi 107. ayette şöyle buyuruyor: و م ا أ ر س ل ن اك إ ل ر ح م ة ل ل ع ال م ين Biz seni âlemler için yalnızca bir rahmet olarak gönderdik. Allah Azze ve Celle, Rasul SallAllahu Aleyhi ve Sellem vasıtasıyla insan fıtratına muvafakat sağlayan, aklı ikna edip kalbe mutmain veren yegâne din olan İ slâm ı göndermiştir. Göndermiştir ki bu din insanın kendisiyle, Rabbisiyle ve diğer insanlarla olan ilişkisini düzenlesin. Göndermiştir ki, insandan sadır olacak bütün problemlere hem dünya hem de ukba saadetini temin edecek çözümler getirsin. Nitekim öyle de olmadı mı? Rasulullah ın nübüvvet ile görevlendirildiği dönemde toplumun adı; cahiliye namı diğer ise vahşetti. Hayat olmayan topluma hayat getirdi Hz. Muhammed SallAllahu Aleyhi ve Sellem İ slâm ın canından can vermek için تسلم اسلم İslâm ı tercih et, kurtul mücadelesini ortaya koyuyor, daha yaşarken ölmüş bedenlere can olmaya çalışıyordu. Rasulullah gönderilmeden önce Mekke toplumunun vahşette zirveye

6 fikir oynadığını hepinizce malum bir örnekle serdetmek istiyorum. Bu örneği seçmemdeki maksat yeni bir öğreti değil, sadece vahşetin ne denli olduğunu resmetmektir. Bir gün bir Sahabe, Hz. Muhammed SallAllahu Aleyhi ve Sellem in huzuruna gelerek cahiliye devrine ait bir vahşiliği şöyle dile getirir: Ya Rasulullah! Biz cahiliye devrinde kız çocuklarımızı diri diri toprağa gömerdik. Benim de bir kız çocuğum vardı. Annesine, Bunu giydir, dayısına götüreceğim, dedim. Kadın bunun ne demek olduğunu iyi bilirdi. Ciğerparesi, biricik evladı biraz sonra bir kuyuya atılacak ve orada çırpına çırpına can verecekti. Ne var ki, kadının böyle bir canavarlığın önüne geçme imkânı yoktu. Yapabileceği tek şey, için için ağlayıp kanlı gözyaşı dökmekti. Hanımım dediğimi yaptı. Çocuk gerçekten dayısına gideceğini zannediyor ve cıvıl cıvıl koşuşuyordu. Çocuğun elinden tutup daha önce kazdığım bir kuyunun yanına getirdim. Ona kuyuya bakmasını söyledim. O tam kuyuya bakayım derken, sırtına bir tekme vurdum ve onu kuyuya yuvarladım. Fakat her nasılsa, eliyle kuyunun ağzına tutundu. Bir taraftan çırpınıyor, diğer taraftan da; Babacığım üzerin toz oldu, deyip elbisemi silmeye çalışıyordu. Buna rağmen bir tekme daha vurdum ve onu diri diri toprağa gömdüm. Adam bunu anlatırken Rasulullah ve yanındakiler hıçkıra hıçkıra ağlıyorlardı. Orada oturanlardan birisi; Be adam, Kur an ayetleri incelendiğinde felaha ermenin iki esas üzerine temellendiğini görürüz. Bunlardan birisi iman diğeri ise salih ameldir. Kur an bu iki esası yerine getiren kimseye Cennet i vaat eder. Buradan hareketle bir kimse Cennet ehlinden olmak istiyorsa iman ve salih amel de geçerli not almak durumundadır. Bu demek oluyor ki Cennet in anahtarı iman ve salih ameldir Rasulullah ı, çok üzdün! deyince, Efendimiz, Sahabeye; Bir daha anlat, dedi. Adam olayı bir kere daha anlattı Rasulullah ın gözlerinden süzülen yaşlar mübarek sakalından aşağıya damla damla akıyordu. Tablo ortada Sanki Rasulullah bir daha anlat demekle şunu haykırıyordu; ben size hayat getiresiye kadar işte böyle bir cehalet içerisindeydiniz. Ben geldim rahmet oldum sizlere Gerçekten de öyle olmuştu. -Kızlarını gözlerini kırpmadan toprağa gömen vahşi toplum, Rasulullah ın öğretisiyle yanlarından geçen cenazeye saygı gösterecek kadar merhametli olmuştu. -Köşeyi dönünce bir Evsli çıksa da boynunu vursam diyecek kadar husumet/düşmanlık besleyen bir Hazreçli, Müslüman Müslümanın kardeşidir ona zulmetmez, onu düşmana teslim etmez öğretisiyle kardeşinin önünde göğsünü siper eder olmuştu. -Çocukların Kaçın kaçın, faiz yiyen Habîb geliyor. Ayağından kalkan toz bizi de kirletmesin! diyerek köşe bucak kaçtıkları Habib, Rasulullah ın Allah alışverişi helal, faizi haram kıldı öğretisinin ardından, kaçın, kaçın! Tövbekâr Habîb geliyor. Günah tozumuz üzerine bulaşmasın dedirtecek kadar muttaki olmuştu. Peki, ben de soruyorum öyleyse, ne oldu da bu toplum 5

7 fikir üzerinden bin beş yüz sene geçmiş olmasına rağmen adları halen anılan insanlar oldular? Bu değişimi nasıl gerçekleştirdiler? Çok basit Allah Azze ve Celle nin kendileri için seçtiği ve razı olduğu dinin emirlerine icabet ettiler. Allah ın emir ve yasaklarını ciddiye aldılar ve ötelemediler. Çünkü icabette hayat var. İ cabette can var, rahmet var, şifa var Allah Azze ve Celle bunu şöyle beyan ediyor: ي ا أ ي ه ا ال ذ ين آم ن وا اس ت ج يب وا ل و ل لر س ول إ ذ ا د ع اك م ل م ا ي ح ي يك م Ey Müminler, Allah ve Rasulü sizi hayat bağışlayacak ilkelere çağırdıkları zaman bu çağrıya icabet edin. (Enfal, 24) Allah ve Rasulü nün getirdiklerini ciddiye almak ve icabet etmek, bu ayetin en güçlü öğretisi ve azığı olmalıdır. Daha net bir ifadeyle bizim kurtarıcımız olan, bize hayat bahşeden Allah ın emirlerini ve nehiylerini ciddiye alacağız. Alacağız ki hayatımız kurtulsun. Hangi hayat dersiniz. Bittabi dünya ve ukba hayatı Belki şu ana kadar ifade ettiklerimi özetleyecek bir atasözünün hikâyesini aktarmak istiyorum. Ama anlatacağım hikâyeyi hayat veren şeyi ciddiye almak lazım konsepti çerçevesinde değerlendirmenizi istiyorum. Allah ve Rasulü nün getirdiklerini ciddiye almak ve icabet etmek, bu ayetin en güçlü öğretisi ve azığı olmalıdır. Daha net bir ifadeyle bizim kurtarıcımız olan, bize hayat bahşeden Allah ın emirlerini ve nehiylerini ciddiye alacağız. Alacağız ki hayatımız kurtulsun. Hangi hayat dersiniz? Bittabi dünya ve ukba hayatı Hazami adından bir kadın varmış. Bu kadının en bariz özelliği herkesten daha uzak mesafeleri kolaylıkla görebiliyor olmasıymış. Hazami yer yer dağın tepesine çıkar uzak- 6 lardan gelen düşman saldırısı olup olmadığını gözetlermiş. Defalarca da köyünü düşman istilasından kurtarmış. O gün bugündür Hazami söz söyleyecek olsa herkes itibar edermiş. Çünkü Hazami ye icabet hayat kurtarıyormuş. Bir gün Hazami uzaktan ağaçların yürüyerek köyle doğru geldiğini haber vermiş. Tabii bu sefer köylüler Hazami ye inanmak istememişler. Bila istisna hepsi e be Hazami hiç olacak iş mi bu? Ağaçların yürüdüğü nerede görülmüş? demişler. Demişler demeye ama daha akşam olmadan köy düşman istilasına uğramış. Meğer düşman ağaç yapraklarının ardına kamufle olarak gelmişler köyle... Meğer Hazami yine doru söylemiş. Bunun üzerine köylü اذا söylemiş: şu meşhur sözü قالت حذام فصدقوها ان القول ما قالت za- Hazami söylediği حذام man icabet ediniz/tastik ediniz, çünkü söz (hayat veren) Hazami nin sözüdür. (bkz. Arap Dilinde Deyimler ve Atasözleri) Biz Allah ın ve Rasulü nün emirlerini ve nehiylerini ciddiye alacağız. Bakınız şu örnek belki de örneklik açısından zirve bir örnek. Ama icabet etmedeki hassasiyeti anlatan bir örnek. Emir buyuranı ciddiye almakla alakalı bir hadis: أخي يشتكي بطنه فقال: اسقه عسال. ثم أتاه الثانية فقال: اسقه عسال. ثم أتاه الثالثة فقال: اسقه عسال. ثم أتاه فقال: قد فعلت. فقال: صدق هللا وكذب بطن أخيك اسقه عسال فسقاه فبرأ Bir kişi Rasulullah a gelerek Ey Allah ın Rasulü!

8 fikir Kardeşim ishal olmuştur, dedi. Hz. Peygamber; Ona bal içir! buyurdu. O da giderek kardeşine bal içirdi ve tekrar Rasulullah a gelerek Ey Allah ın Rasulü! Ona bal içirdim, daha da fazlalaştı, dedi. Hz. Peygamber; Git, ona bal içir! dedi. O gitti, tekrar bal içirdi ve sonra yine Hz. Peygamber e gelerek; Ya Rasulullah, daha fazla oldu, dedi. Hz. Peygamber; Allah doğru söyledi! Senin kardeşinin karnı yalan söylüyor. Git, ona bal içir! dedi. Adam gitti, ona bal içirdi, o da şifaya kavuştu. (Buhari, Tıb, C.12. H. no:7) Bizler de Allah ve Rasulü nün bizlere taktir buyurdukları emir ve yasaklarına icabet edeceğiz. Daha da ötesi ciddiye alacağız. Kurtuluşumuzun icabet edeceğimiz emir ve yasaklarda olduğunu hatırdan hiç çıkarmayacağız. Hayat veren şeyi ciddiye alacağız. Lakin her ne kadar arzulanan bu olsa da pratikte bu meyanda çok zafiyetlerimizin olduğu da inkâr edilmez bir gerçektir. Bugün Allah ın emir ve yasaklarının hayatımızda yer almadığına üzülerek de olsa şahit oluyoruz. Ö rneğin namaz Namazın Allah ın bizlerden yerine getirmemizi istediği farzlardan bir farz olduğunu bilmeyen yoktur sanırım. Lakin Türkiye de günde beş vakit namaz müdavimi oranı %50 bile değildir. İ lginç olanı ise, kılmayan herkesin namazın farziyetini biliyor olmasıdır. Bu sadece tasavvuru basit olsun diye paylaştığım bir misaldi Buradan şu sonuç çıkmaktadır. Ben farz olduğunu biliyorum ama ciddiye almıyorum, gün gelecek ben de elbet namaz kılacağım. Hayatım böyle sürüp gidecek değil elbet. Uzunca kurduğum cümlenin iki kelimeye karşılığı öteleyici zihniyet. Bu başlı başına bir zihniyettir. Bunun adı da öteleyici zihnyettir. Hâlbuki yukarda bize hayat veren şeylere nasıl ve hangi hassasiyetle sarılmamız gerektiğini anlatmaya çalıştım. Ö teleyici zihniyetin tedavisi ise şudur, âkibet Bizler de Allah ve Rasulü nün bizlere taktir buyurdukları emir ve yasaklarına icabet edeceğiz. Daha da ötesi ciddiye alacağız. Kurtuluşumuzun icabet edeceğimiz emir ve yasaklarda olduğunu hatırdan hiç çıkarmayacağız. Hayat veren şeyi ciddiye alacağız bilinci ameli koordine eder. Yani akıbet merkezli hareket etmek ameli düzenler. Â kibet bilincinden kasıt ise, ölümden sonra dünya hayatında yaptıklarımızdan hesaba çekilecek olmanın idrakinde ve bilincinde olmaktır. Bu bilinç ve idrak kişinin dünya hayatında atacağı adımın bilinçli atılmasını sağlar. Şöyle ki, bir kimse namazı ya da farzlardan herhangi bir farzı ihmal etmesi, ötelemesi halinde Allah Azze ve Celle nin kendisini o terk ettiği, ihmal ettiği fiilden hesaba çekeceği düşüncesini zihninde canlı tutması amelini düzenleyecektir. Ö lümden sonra hesaba çekilecek olması gerçeği ameli koordine eder. Ö yleyse şu kanıya varmak mümkün. Bir kimse eğer ki Allah ın emirlerinden herhangi bir emrini ciddiye almamak gibi, ihmal etmek, ötelemek gibi bir zafiyet içerisine düşecek olursa, hemen ölümü öteleyip öteleyemediğine baksın. Buna kadir olup olmadığını düşünsün. Çünkü bugün yapmakla mükellef olduğu bir farzı yarına öteleyen, ötelemeyi düşünen bir kişi bir saat sonrasına hatta verdiği nefesi geri alabilmesine garantisi yoktur. Din gününde hesaba çekileceğimizi bile bile Allah ın emirlerinde öteleyici olmak tek kelimeyle cüretkârlıktır. Ö lüm seni mutlaka bulacak ve dünya hayatında yaptıklarından tek tek hesaba çekileceksin. En önemlisi sen buna iman ediyorsun. Ö yle bir günün gelip çatacağına adın gibi eminsin. Kur an ın tabiriyle öz çocuğu- 7

9 fikir nu tanıdığın gibi (Bakara 143) tanıyorsun. Ama gel gör ki böyle bir gün gelmeyecekmişçesine, hiç ölmeyecekmişçesine Allah ın emirlerini ciddiye almıyor ve öteliyorsun. Buna cüretkârlık denir. Onun için ben diyorum ki, ölümü öteleyebiliyorsan Allah ın emirlerini de ötele Yarına garantin varsa tabii Ö lümü öteleyememekle alakalı güzel bir fıkra. Zamanın behrinde bir imam varmış. İ mamın ise diğer imamlardan farklı bir meziyeti varmış. Dolaysıyla herkes tarafından da bilinirmiş. İ mamın farklılığı ölüm yatağında yatan hastalara ölümün ne kadar yakın ya da uzak olduğunu tahmin etmesiymiş. Bu tahminini de ölüm meleği Azrail in hastanın ayak ya da başucunda olmasına göre yaparmış. Eğer Azrail hastanın ayakucunda görülürse bu ölüme daha vakit var demekken, başucunda görülürse bu ölümün çok yakın olduğu anlamına gelirmiş. Gel zaman git zaman hocanın namı duyuldukça duyulmuş. Ee ömür bu, bu sefer hasta yatağında yatan bizim imamın kendisiymiş. Tabii merak etmiş acaba ölüm kendisine ne kadar yakın ya da uzak. Hafif doğrulmuş ayakucuna bakmış acaba Azrail i görebilir miyim diye. Ama nafile. Bu sefer başına doğru bakmış yine bir şeyler göremeyince oğluna seslenmiş, oğlum bak bakıyım ölüm bana ne kadar uzak ne kadar yakın. Sanırım ben hastalığımdan dolayı göremedim demiş. 8 Öyleyse şu kanıya varmak mümkün. Bir kimse eğer ki Allah ın emirlerinden herhangi bir emrini ciddiye almamak gibi, ihmal etmek, ötelemek gibi bir zafiyet içerisine düşecek olursa, hemen ölümü öteleyip öteleyemediğine baksın. Buna kadir olup olmadığını düşünsün. Çünkü bugün yapmakla mükellef olduğu bir farzı yarına öteleyen, ötelemeyi düşünen bir kişi bir saat sonrasına hatta verdiği nefesi geri alabilmesine garantisi yoktur Oğlu bakmış Azrail ayakucunda değil. Bir de başucuna baktıysa Azrail başucunda Baba Azrail senin başucunda Allahu âlem ölüm sana çok yakın demiş. Tabii bizim imamı almış bir ölüm korkusu, hafifçe kulağına fısıldamış oğlunun; evlat çaktırmadan yatağın ucundan tut ve çevir demiş. Ama her ne kadar ölümü ötelemeye çalıştıysa da bizim imam oracıkta ruhunu teslim etmiş. En nihayetinde fıkradır. Ama bize verdiği birçok öğretisi vardır. Nedir o; ölümü öteleyemiyoruz. Ö lümü ötelemek ne mümkün. Bakınız Allah Azze ve Celle nasıl buyuruyor: و ل ك ل أ م ة أ ج ل ف إ ذ ا ج اء أ ج ل ه م ل ي س ت أ خ ر ون س اع ة و ل ي س ت ق د م ون Her ümmetin bir eceli vardır. O ecel geldiğinde, ne bir ân erteleyebilirler, ne de öne alabilirler. (Araf 34) Ö teleyemiyorsak Allah ın emirlerini de ötelemeyeceğiz. Ciddiye alacağız. Belki bu ömrümde yapacağım son amelim olacaktır bilinciyle amel edeceğiz. Ö telemekle ilgili mazereti ne kadar makul bir mazeret olsa da tembellik göstermeyeceğiz. Abdullah ibn Revaha hakkında Rasulullah ın söylediği şu etkileyici söze bakar mısınız? Rasulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem, Abdullah b. Revaha yı bir fırkanın başında cihada gönderdi. O gün cuma idi. Abdullah arkadaşlarına Siz gidin, ben cumayı kıldıktan sonra size yetişirim dedi. Namazı kıldıktan sonra Rasulul-

10 fikir lah SallAllahu Aleyhi ve Sellem Neden arkadaşlarınla beraber çıkmadın diye sordu. O da cumayı seninle beraber kılmak istedim diye cevap verdi. Buna mukabil Rasulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem Yeryüzündeki bütün servetleri Allah yolunda harcasan, (geç hareket ettiğinden dolayı) yine de onların sabahleyin yola çıkışlarının faziletini elde edemezsin dedi. (İ mam Ahmed) Allah ın emirlerinin hacmi bir lokma da olsa bunda Allah ın rızasını aramak lazım. Ufacık bir lokma da olsa Allah ın emri olması hasebiyle ciddiye almak lazım. Ö lüm de olsa ucunda rıza-i ilahiye talip olmak lazım. Ö telemeden ve ciddiyetle... İ şte bu söylediklerimi en iyi anlatan bir örnek. Amelde Allah ın emrine kulak vermek, ciddiye almak ve ötelememek. Allah ın emirlerinin hacmi bir lokma da olsa bunda Allah ın rızasını aramak lazım. Ufacık bir lokma da olsa Allah ın emri olması hasebiyle ciddiye almak lazım. Ölüm de olsa ucunda rıza-i ilahiye talip olmak lazım. Ötelemeden ve ciddiyetle... İşte bu söylediklerimi en iyi anlatan bir örnek. Amelde Allah ın emrine kulak vermek, ciddiye almak ve ötelememek Bir akşam kölesi ona bir yemek getirdi. Hz. Ebu Bekir de ondan bir lokma aldı. Köle ona; Bugün sana ne oldu? Her zaman bir şey getirdiğimde nereden aldığımı sorardın; bugünse sormadın, dedi. Bunun üzerine Hz. Ebu Bekir: Çok acıktığımdan olmalı! Sahi sen bu yemeği nereden getirdin? diye sordu. Köle Cahiliye döneminde bir kavme muska yapıp hastalarına okumuştum. Onlar da bana bir şeyler vereceklerine dair söz vermişlerdi. İşte bugün onların yanına uğradım. Bir düğün yapıyorlardı; bana da bu yemeği verdiler, dedi. Bunları işiten Hz. Ebu Bekir kölesine kızarak; Sen beni helak mi etmek istiyorsun? dedi ve sonra da parmağını sokarak istifra etmek istediyse de hiçbir şey çıkaramadı. Kendisine; Ancak su ile çıkarabilirsin! dediler. Bunun üzerine Hz. Ebu Bekir su getirilmesini emretti. Böylece bir yandan su içiyor, bir yandan da kusmaya çalışıyordu. Kusuncaya kadar da bu şekilde devam etti. Orada bulunanlar; Allah sana merhamet etsin. Bütün bunları bir lokma yemek için mi yapıyorsun? dediler. Ebu Bekir de cevap olarak şunları söyledi; Canımın çıkacağını bilsem yine de o lokmayı çıkarırdım. Çünkü ben Hz. Peygamber in; Haramdan oluşup gelişen vücutlar için en layık şey ateştir. buyurduğunu işitmiştim. İşte bunun için de vücudumun bu bir lokmadan yararlanmasından korktum. Allah ın emirlerine olan hassasiyetimiz işte tam da anlatılan gibi olmalı. Allah ın emirlerinde ciddiyetsizlik, tembellik ve öteleyicilik kulluğu yer bitirir. Allah ın emirlerini ötelemeden ve azami ciddiyetle yerine getiren bahtiyar kullardan olabilmemiz duasıyla 9

11 gündem NEDİR BU RADİKAL ÖRGÜT MERAKINIZ Emrah AKAY Başlıkta geçen cümleyi ilk olarak Zaman Gazetesi genel yayın yönetmeni Ekrem Dumanlı nın makalesinde okudum. AKP hükümetinin radikal örgütlere sempati duyduğunu ama bir o kadar da ılımlı gruplara karşı gösterdiği mesafeli duruşu anlatmaya çalıştığı bir makale idi. Ekrem Dumanlı nın ilginç yaklaşımı şu cümleyle ayyuka çıkıyordu: İktidar cephesinin el-kaide, el-nusra, Hizbullah, IŞİD gibi örgütlere karşı ılımlı; hatta tarafgir yaklaşımları kimi zaman gizlenemez hale geliyor. İslâm coğrafyasını kana bulayan ve kanlı elleriyle bir İslâm imajı oluşturanlara karşı dimdik durulabilseydi insanların kafası bu kadar karışmazdı. Ö zellikle de bu söylem radikal örgüt meselesinin daha net ve anlaşılır hale gelmesini gerekli kılmaktadır. Zira asıl kafaları karıştıran şey maalesef ki paralel devlet suçlamasıyla tutuklanan bir yazardan bunları okumak. Evet hükümetin söylemleri itibariyle ismi geçen radikal ya- 10 pılara karşı bir nefret taşıdığı sonucu çıkmayabilir. Ama Amerikan öncülüğündeki koalisyon güçleriyle Suriye deki el-nusra ve IŞİ D gruplarına nasıl bombalar yağdırdığını, Pakistan ve Afganistan da NATO gücü olarak el-kaide ve Taliban a ölüm saçtığını hatırladığımızda söylemlerin ne kadar da gerçekten uzak olduğunu daha net görebilmekteyiz. Yine aynı şekilde İ srail için yaptığı söylemleri düşündüğümüzde her ne kadar sert ve mesafeli duruyormuş görünse de İ srail ile yaptığı anlaşmaların ve görüşmelerin neticesinde söylemlerin ne kadar değişime ve dönüşüme maruz kaldığını anlayabiliriz. Zaten siyaseti takip eden bir kimsenin yöneticileri yaptıklarından ve yapmayı düşündüklerinden hareketle incelemesi gerektiğini anlamış olması gerekmektedir. Günümüz siyasetçilerinin yaptıkları tek şey dostlar alışverişte görsün siyasetidir ki buna birçokları konjonktürel olmak diyerek kılıf giydirir. Peki Ekrem Dumanlı nın aynı makalede geçen şu sözüne ne dersiniz? Sanki kendilerini tasvir ediyorcasına şu itiraflarda bulundu: Madalyonun bir de başka yüzü var; onlarca sene içinde yüzlerce kere test edildiği halde silahlı mücadeleye zerre kadar taviz vermemiş cemaatlere karşı takınılan iftiracı tavır, ürkütücü bir seyir takip ediyor. Emirleri altına alamadıkları cemaatlere karşı yürütülen karalama kampanyaları insanî ve İslâmî hiçbir değerle izah edilemez. Sabıkalı bazı radikal gruplara karşı iktidar cephesinden empati ve sempati ile yaklaşılırken, silahlı mücadeleye ve illegal faaliyete zerre kadar yüz vermemiş ve barışçı söylemi asla terk etmemiş cemaatlere (özellikle de Fethullah Gülen Hocaefendi ye ve sevenlerine) terör örgütü muamelesi yapmak, büyük bir zulüm değil de nedir? Evet gerçekten de madalyonun bu yüzü oldukça önemli. Parantez içerisinde belirttiği Fethullah Gülen Hocaefendi ye ve sevenlerine kısmı belli dönemlerde

12 gündem işlenen faili meçhuller ile gündeme gelmesinden sonra bir kez daha düşünülmelidir. Aynı taife tarafından hiçbir şekliyle silaha başvurmayan ve terör eylemi gerçekleştirmeyen birçok Müslüman hapse atılıp, haksız muamelelere maruz bırakılmadı mı? Gücü eline geçirenin muhalefet tanımadığı, rakip kabul etmediği ve herkesi anlamsızca radikal kabul ettiği böylesi bir dönemde kimin hangi safta hangi mücadeleyi verdiği tartışılır doğrusu. Dolayısıyla böylesi bir tartışmada Ekrem Dumanlı nın Nedir bu radikal örgüt merakınız sorusunun yanı sıra Nedir bu Müslümanlara taktığımız Radikal yaftası diye sorması da gerekmez mi? Böylesi bir öz eleştirinin tam zamanı değil mi? Samimiyet bir insanın kişisel özelliği olmaktan çıkınca o kişiye kendini bilmezlik hastalığı isabet eder. Bu hastalık ilerlediğinde ona yalancılık, hilekârlık, yalakalık hatta yardakçılık gibi kişisel özellikler kazandırır ki, artık o kişinin sözüne itibar edilmez, kendisine güvenilmez ve liderliğine sabredilmez. Zira o kimse ile ilgili Rasul Aleyhi s Selam şöyle söylemektedir: Şunu iyi dinleyip kulak verin: Benden sonra başkanlar gelecektir. Kim onların yanlarına girip de, yalanlarını doğrulayıp, zulümlerine yardımcı olursa o benden değildir, ben de ondan değilim. Kim de onların yanlarına girip zulümlerine yardımcı olmaz, yalanlarını da doğrulamazsa o bendendir, bende ondanım. (Tirmizi) Kurumsal bir güç olarak Türkiye de yıllarca tarafgir bir cemaat olarak güçleri zayıflatılıp zulme uğradıklarını düşündüklerinde bile aynı yaklaşımlarını sürdürmekte ısrar eden böylesi grupların Müslümanların toparlanarak yeniden bir güç olmaları önünde nasıl birer engel teşkil ettiklerini açıkça görmekteyiz. Bu minvalde radikal örgütlere duydukları nefreti de alenen dillendirmekten ve bu konuda İ slâmî gruplara da haksızlık etmekten vazgeçmiyorlar. Ü m- metin içerisine ılımlı yumuşak ve tavizkar bir İ slâmî zihniyeti enjekte eden kimselerin Müslümanların hayrını düşündüklerini söylemekten vazgeçmeleri gerekiyor. Biz kelimenin tam manasıyla radikal örgüt tanımlamasının gereğini düşünerek meseleyi netleştirmek istiyoruz. Radikalizm veya köktencilik; köktenci yöntemlerle değerler sistemi ve devrimsel yollar çerçevesinde toplumsal değişim ve toplumsal yapılara odaklanan siyasi ilkeleri savunur. Yani uluslararası tanımıyla Radikal örgütler; taşıdıkları fikirlerin ilk haliyle yeniden gündeme gelmesini savunurlar. Avrupa ve Amerika nezdinde günümüz itibariyle 166 tane radikal terör örgütü vardır. Bu örgütlerin yaklaşık 16 tanesi Komünist, Leninist hareketler olmak üzere yaklaşık 140 tanesi de İ slâmcı denilen örgütlerdir. İ slâmcı olarak adlandırılan örgütlerin yüze yakını cihâdî örgütler olmak üzere kırktan fazlası ise silaha meyletmeyen gruplardır. Ne ilginçtir ki, Almanya da Neonaziler, Amerika da Kızılderili düşmanları ve Afrika daki vahşi Hristiyan gruplar bu terör örgütleri listesinde yoklar. Yine ne yazıktır ki, kendisi ile hiçbir ilgisi bulunmamasına, haklarında açık malumata sahip olmamalarına rağmen ABD nin terör listesine aldığı birçok grup da Türkiye Cumhuriyeti tarafından terör listesine alınmış ve bu şekilde muamele edilmiştir. Hazır terör ve radikal terör örgütü demişken, mesela terör devleti olan İ srail e karşı T.C. hükümetlerinden hangisi dik durabilmiştir? Hepsi de tıpkı sizlerin de dik duramayıp eğildiği gibi çaresizce eğilmişlerdir. Ya da sizinle birlikte her bir hükümetin de bel bağladığı Amerika Birleşik Devletleri yaptıkları itibariyle terörist değil midir? Ya da ideolojik olması vasfıyla radikal özelliği taşımaz mı? Ya Fransızlar Peygamber Aleyhi s Selam a hakarette radikal bir şekilde hareket etmiyorlar mı? Almanlar sahip çıktıkları ırkçı faşistlerle birlikte radikal olarak vasıflandırılamaz mı? Yunanlılar, Ermeniler ve diğer gayri İ slâmî zümreler İ slâm düşmanlığında oldukça radikal olmalarına rağmen neden sizler ve eleştirdikleriniz tarafından dik duruş gösterilmesi gereken gruplar olmadı, olamadı. Sizin nazarınızda dik 11

13 gündem duruş sadece Müslümanlara karşı mı gösterilmelidir? Yoksa sizler kendinizi Müslümanlar olarak vasıflandırmaktan imtina mı ediyorsunuz? Sadece Türkiye için değil bir bütün olarak dünya üzerindeki devletlerin tamamı kendi bölgelerindeki kitlesel hareketlerin, örgütsel yapıların kontrolünü ellerinde bulundurmak için istihbaratlarını sürekli olarak kullanırlar. Kendi bekaları için tehdit oluşturacak herhangi bir zümreye asla tahammül edemezler. Bilakis gerekirse toplum içinde örgütlenmiş yakın gördükleri gruplardan bu konuda destek ve yardım talep ederler. Ö yle ki halkların duygularını, heyecanlarını ve sinirlerini bu tip ılımlı ve muhafazakâr grupların desteğiyle yatıştırır ve olağan sürece sokarlar. Sonra hükümetler başarıya ulaştıkları bu gruplara ödül mahiyetinde devletin belli kurumlarında memuriyete atayarak görev verirler. Yetmezse ellerindeki bu fırsatı kaçırmamak için daha fazla tavizler vermeyi göze alırlar. Toplum mühendislerini bu gruplara sempati duyması ve kucaklaması için çalışmaya sevk eder ve yeni algı oyunları icat ederler. Böylece hükümetler kendilerini ayakta tutan ve diğer tehdit unsuru kitlelere karşı paratoner görevi gören ılımlı ve muhafazakâr kitlelere bilgi akışı sağlar, kime nasıl yaklaşacağını beyan eder ve tavırlarını istediği kalıba sokar. Sonunda böylesi ihanet çeteleri sistemin birer parçası haline 12 Hazır terör ve radikal terör örgütü demişken, mesela terör devleti olan İsrail e karşı T.C. hükümetlerinden hangisi dik durabilmiştir? Hepsi de tıpkı sizlerin de dik duramayıp eğildiği gibi çaresizce eğilmişlerdir. Ya da sizinle birlikte her bir hükümetin de bel bağladığı Amerika Birleşik Devletleri yaptıkları itibariyle terörist değil midir? gelir ve o sistem ile nemalanarak kalkınır. Maksat hasıl olduktan sonra da sistemin sahipleri tarafından değiştirilmek üzere çöpe atılır. Bir başka zaviyeden bakıldığında artık İ slâm ümmeti kalemşor denilen Batılı patronlarına yaranmak için kalemlerini hunharca kullanan bir takım yazarların, çizerlerin samimiyetten uzak yazıları, toplumsal sorunlara ürettikleri demokratik çözüm önerileri ve hangi hükümet gelirse gelsin onların menfaatlerine çanak tuttuğu gerçeğiyle karşı karşıya kalmıştır. T.C. Cumhurbaşkanı Erdoğan ın Suudi Arabistan a umre diyerek gittiği ve bütün kurmaylarını da yanında götürdüğü toplantıda Mısır diktatörü Sisi ile samimi görüşmesi dikkatlerden kaçmamıştı. Rabia işareti ile Mısır da İ hvanı destekleyen ve Sisi için oldukça eleştirel açıklamalar yapan bir liderin hiçbir şey değişmemesine rağmen taraf değiştirmesi aynı kalemşorların dikkatini çekmemişti. Onlarca yıl terör örgütü olarak kabul edilen, liderine bebek katili denilen bir örgüt şu sıralar el üstünde tutulabiliyor, müzakereler yapılıyor ve isteklerine cevap verilebiliyor. Tüm bunlar örgütsel hareketlerin hedeflerine ne kadar yaklaştıklarıyla ilgilidir. Bir başka örgüt İ slâmî Hilâfet Devleti ni kurma hedefiyle yola çıktığında iktidarların saldırılarına uğrayabilir, hatta şiddetli fikrî ve siyasi çatışma-

14 gündem lar söz konusu olabilir. Ama böylesi bir örgüt hedefine yaklaştığı ölçüde iktidar tarafından kabul edilebilir bir ölçüye gelir, istek ve taleplerini daha ılımlı bir ortamda dillendirebilir. Tüm bunlar için günümüz entelektüelleri akılcı ve pozitif bir yaklaşımla çözüm süreci yakıştırmasını yaparlar. Zira oyunun her iki tarafındaki oyuncular Batı nın kendilerine verdiği rolleri oynarlar ve zamanı geldiğinde Batı nın uygun gördüğü algısal kimliklere bürünürler. Bu süreçte kimin katil, kimin mazlum olduğunun çok da önemi yoktur. Medya patronları, kapitalist sermayedarlar ve onlara memurluk yapan kanaat önderleri toplumun neyi, nasıl bilmesi gerektiğine karar verir ve kimlikler hiç yaşanmamış gibi kitleler tarafından kabul gören bir hal alır. Ama oyunculardan biri Batılı kâfirlerin ekmeğine yağ sürmediğinde ya da kendi hedeflerini kendileri belirlediğinde hatta hedefleri bu algı yöneticilerini rahatsız ettiğinde var güçleriyle bu oyunculardan birini diskalifiye etmeye çalışırlar. Bu mücadelelerini ise asla usulüne göre yapmazlar. Onların fitne, fesat ve hileli yollarla mücadele etmekten başka yolları yoktur. Tıpkı Resul Aleyhi s Selam a müşriklerin yafta vurma yarışına girdikleri gibi günümüz Ebu Cehilleri de muhlis Müslümanlar için yaftalar bulup, etiket gibi yapıştırırlar. Bu kimi zaman radikal örgüt kimi zaman da terör örgütü olabilir. sak bir kez daha sormak istiyorum; Sizin bu radikal örgüt merakınız nedir? Neden Müslümanların yaptıkları hayırlı amelleri takdirle karşılamıyorsunuz? Neden başınıza türlü musibetler gelmiş olmasına rağmen Rabbinizden bir nusret talebiyle yola koyulup da O nun rızasını kazanmak için çalışmıyorsunuz? Bâtıla karşı Hakk ın tarafını tutmak varken Müslümanlara ve İ slâm a karşı zalimden yana tavır takınıyorsunuz. Nedir bu ılımlı, demokrat, liberal, laik, özgür, radikal, aşırı, terör ve benzeri sıfatlara olan merakınız? Neden gerçek İ slâmî değerlere Sizin bu radikal örgüt merakınız nedir? Neden Müslümanların yaptıkları hayırlı amelleri takdirle karşılamıyorsunuz? Neden başınıza türlü musibetler gelmiş olmasına rağmen Rabbinizden bir nusret talebiyle yola koyulup da O nun rızasını kazanmak için çalışmıyorsunuz? Başlığa geri dönecek olurbu kadar uzaksınız? Neden her şeyde olduğu gibi böyle bir konuda dahi Batı nın tahakkümünden kurtulmaya çalışmıyorsunuz? Yoksa Allah ın hayatı ve ölümü yaratan yegâne güç olduğundan habersiz misiniz? Mesela kefen ile yola çıkmayı, toprağa girmek mi zannediyorsunuz? Ahirette size hesap soracak olanları muhalif partilerin yöneticileri gibi mi görüyorsunuz? Akidenizden bu kadar koparak, dünyevileşme meylinizin size şamar olarak geri döneceğini hiç tahmin etmiyor musunuz? Sözümüzü tabii ki sadece bir zümreye yönlendirmiyoruz. Bu anlayışla hareket eden devlet adamlarına, iktidar sahiplerine ve gücü yettiği halde mazlumları çaresiz bırakan, zalime çanak tutanlara da yöneltiyoruz. Umulur ki güç olarak gördükleri ucuz metaların tasallutundan kurtularak gerçek kurtuluşa doğru yönelirler. و إ ذ أ خ ذ ال م يث اق ال ذ ين أ وت وا ال ك ت اب ل ت ب ي ن ن ه ل لن اس و ل ت ك ت م ون ه ف ن ب ذ وه و ر اء ظ ه ور ه م و اش ت ر و ا ب ه ث م نا ق ل يال ف ب ئ س م ا ي ش ت ر ون Hani Allah, kendilerine kitap verilenlerden Bu kitabı insanlara mutlaka açıklayacaksınız, onu asla saklamayacaksınız. diye söz almıştı. Fakat onlar bu kitabı az bir pahaya satarak sırt çevirdiler. Yaptıkları bu alışveriş ne kötüdür. 1 1 Âli İmran

15 gündem YÜZ YILLIK PARANTEZ BAŞKANLIKLA DEĞİL, RÂŞİDÎ HİLÂFETLE KAPATILMALI Nihat KURTARAN Birinci Dünya Savaşı ndan sonra Osmanlı Devletini parçalayıp, sınırları kendi menfaatlerine olacak şekilde biçimlendiren Avrupa devletleri, özellikle de o dönemin güçlü ülkeleri İ ngiltere ve Fransa, Osmanlı toprakları üzerinde 50 ye yakın devletçik oluşmasına zemin hazırlamış ve edindikleri yerli işbirlikçilerle parçaladıkları devletlerde yeni krallıklar, diktatörlükler ve ulus devletler ile anayasa ve yasaları yürürlüğe koymuşlardır. Türkiye de de Batılı kültür, fikir ve hadaratın etkisinde kalarak, Batılı yönetici ve müsteşriklerle beraber hareket eden Batı aşığı bir güruh, Osmanlı bakiyesi Türkiye nin Batılılaşma serüvenini başlatmış, nihayetinde İ slâm ın hayattan kaldırılması ve Laik bir Cumhuriyetin oluşturulmasıyla birlikte tüm hayat işlerini İ slâm dışı zihniyet çerçevesinde şekillendirmişlerdir. Bundan sonra İ slâmî hüküm ve yasalar kaldırılmış, İ slâm gerilemenin nedeni sayılarak, 14 İ slâm ı çağrıştıran her ne varsa savaş açılmış, İ slâm ı andıran her sembole gericilik damgası vurulmuştur. Ü zerinden 91 yıl geçmesine rağmen, Tek adam (M.Kemal dönemi) ve İ kinci adam (İ smet İ nönü dönemi) ile tek partili diktatörlük yönetimlerinden sonra, 1950 lerde demokrasi söylemleriyle çok partili parlamenter sisteme geçen Türkiye, bundan sonra yıllarında ABD ve İ ngiliz nüfuz çatışması sonucu ortaya çıkan ordu darbeleriyle karşılaşsa da, T.C.nin Laik yapısı her gün biraz daha muhkemleştirilmiş, şu an yönetimde muhafazakâr ve İ slâmî söylemleri ön planda tutarak halktan oy alan AKP dönemlerinde de, ülkenin Laik ve Demokrat yapısı daha da pekiştirilmiş olup, Batılılaşma serüveninden de vazgeçmiş değildir. Yönetim açısından hiçbir zaman, hiçbir dönemde aradığı istikrarı ve huzuru bulamamış, her dönemde sosyal, siyasi ve ekonomik bunalım ve krizlerle boğuşan Türkiye, hemen hemen her yöneticinin ağzında pelesenk olan Şu an hassas bir dönemden geçiyoruz cümlesini tekrar edegelmiş, kurulduğu günden beri bitmeyen sistem tartışmaları, son dönemde güçlü bir şekilde ortaya çıkmıştır. 12 yıldır İ ktidarda bulunan AKP Hükümeti döneminde başkanlık sistemi Haziran 2015 seçimleri öncesi yüksek sesle yeniden tartışılmaya başlandı. AKP nin hukukçu kadroları, milletvekilleri, AKP ye yakın STK ve basın-yayın organları bu işin öncülüğünü yaparak, kamuoyunda mevcut sistemin işlerliğini kaybettiğini ve yeni bir sisteme geçilmesi gerektiğini, yeni sistemin de başkanlık sistemi olması gerektiğini her ortamda konuşuyor ve tartıştırıyorlar. Kamuoyunda oluşturulan bu algı ile 2015 genel seçimlerinin, başkanlık sistemi ve yeni anayasa tartışmaları ekseninde geçeceği görülüyor li yıllarda da Ö zal ın gündeme taşıdığı başkanlık

16 gündem sistemi, son 12 yıl boyunca gündemden hiç düşmeyen yeni anayasa tartışmaları, yarı başkanlık ya da başkanlık sistemi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ın 29 Ocak 2015 te TRT Haber canlı yayınında başkanlık sistemi geldiği taktirde Türkiye nin ileri demokrasiye geçebileceğini söylemesi, sistem değişikliği tartışmaları, yarı başkanlıktan ziyade, başkanlık sistemi üzerinde hız kazanmıştır. Daha önce yaptığı açıklamalarda ise Erdoğan şöyle demişti; Başkanlık sisteminin sağlayacağı en büyük avantaj, çok başlılığı ortadan kaldırması olacaktır. Şimdi burada bazı şeyler tartışılıyor; Amerikan sistemi mi, Fransa daki gibi yarı başkanlık sistemi mi, yoksa diğer ülkelerin başkanlık sistemleri mi? Şunu çok açık net ortaya koymak lazım; gelişmiş ülkelere bakalım, acaba bu gelişmiş ülkelerin ne kadarında başkanlık sistemi var, ne kadarında yok? Görüyoruz ki tamamına yakınında başkanlık sistemi var. Bu neyi gösteriyor? Demek ki buradan netice alınıyor. Buradan netice alındığına göre, biz niye hâlâ ayaklarımıza prangaları bağlayalım, gitmemek, koşmamak için buna devam edelim. Başkanlık sisteminde karar kılan Erdoğan ve AKP için neden başkanlık sistemi önemli? Gerçekten de durum Erdoğan ın dediği gibi midir? Başkanlık sisteminin uygulandığı ülkeler gelişmiş ülkeler midir? Bu ülkelerde, çok başlılığı ortadan kaldıran, yürütme, yargı ve yasamada hızlı kararlar verilip, doğru neticeler mi alınıyor? Bugün dünyada hepsi birbirinden farklı, kendi tarihi, sosyolojik ve siyasi şartlarının ürünü olan yaklaşık 42 devlet başkanlık sistemiyle yönetilmektedir. Bunların içinde sık sık darbelerle anılan Güney Amerika devletleri, Rusya ve ABD işgali sonrası istikrarsızlaştırılan Afganistan, yine 2011 de ikiye parçalanan Sudan, iç karışıklığın ve savaşın hiç bitmediği Nijerya, uyuşturucu merkezi haline gelmiş ve emperyal başkanlık modeli ile anılan Meksika, Zambiya, Uganda, Uruguay, Filipinler, Kenya, Fildişi Sahili, Kazakistan, Liberya, Tanzanya gibi ülkeler yer almaktadır. Bu ülkelere bakıldığında insani gelişmişlik sıralamalarında birçoğu kötü durumda, birçoğunda hukuksuz yargılama, işkence gibi uygulamalar söz konusudur. Ekonomik açıdan da bir kaçı hariç kötü durumdadırlar. Başkanlık sistemini savunanlar özellikle, yürütme yasama ve yargının birbirinden net çizgilerle ayrıldığı iddiasıyla ABD başkanlık sistemini örnek gösterirler. Hâlbuki başkanlık sisteminin en iyi örnek olarak gösterildiği ABD de yargı, güçlüleri koruyan mantıkla hareket eder. Beyazların, siyahi vatandaşlardan daha fazla hak sahibi olduğu yargı uygulamalarında ortaya çıkmaktadır. Yürütme ve yasamada ise en son örnek olarak, ABD de bütçe görüşmelerinde kongreden onay çıkmayınca Obama yönetimi yüzlerce kamu çalışanını izne ayırmak zorunda kalmış ve hükümet kapatılmıştır. ABD de başkan bir partiden, yasama çoğunluğu muhalefet partilerinden olursa kilitlenme olabilir. Hükümetin yönetim siyaseti için yeni kanunlar çıkarmak ve bütçeye ihtiyacı var. Ancak meclis buna karşı çıkarsa Obama yönetiminde olduğu gibi sistem kilitleniyor. ABD de başkan sadece muhalefetin zayıf olduğu durumlarda güçlüdür. Birçok siyaset bilimci tarafından da başkanlık sistemi eleştirilmektedir ki, bunlardan birisi de Maurice Duverger dir. Fransız Anayasa hukuku uzmanı, siyasetçi ve siyaset bilimcidir. ABD başkanlık sistemini eleştirirken Seçilmiş kralın geniş yetkileri vardır. der. Hükümet toplantılarında son ve kesin söz başkana aittir. Bu konuda verilen en güzel örnek Lincoln nün bir sözüdür: Yedi hayır, bir evet, evetler kazandı. Görüldüğü gibi başkanlık sistemi aslında tek adam veya seçilmiş kralın ağzından çıkan sözlerin kanunlaştırılıp uygulanmasından başka bir şey değildir. Tabii ki muhalefetin sandalye sayısı az olup kanunları ve bütçeyi onayladığı sürece. Obama, çoğunlukta olup bütçeyi onaylamayan muhalefet için şöyle demiştir; Devle- 15

17 gündem tin tek bir organındaki, Kongre nin tek bir kanadındaki tek bir partinin içindeki bir kesim, sırf bir seçimin sonuçlarının intikamını almak için hükümeti kapatamaz. Yine şu anki parlamenter sistemin değişmesini isteyen Erdoğan ve AKP, parlamenter sistemin darbelere açık olması, hükümetteki partinin alacağı kararların diğer kurumlar tarafından engellenip sistemin tıkanmasını, yürütme ve yargının birbirine müdahalesi ve sık sık koalisyon hükümetleriyle meydana gelen istikrarsızlık gibi daha birçok hususta eleştirilerini dile getiriyor ve bunları sistem değişikliğinin yapılması için vakıada gerçekleşen olumsuzluklar olarak sıralıyorlar. Hâlbuki AKP 2012 yılından bu yana anayasa ve kanunlarda birçok değişikler gerçekleştirmiş ve yargıdan yerel yönetimlere, siyasi partilerin kapatılmasını önleyecek düzenlemelere, atamalardaki değişikliklerden, ihale kanunlarının düzenlenmesine, ordunun siyasete müdahale etmesini önlemeye ilişkin değişikliklerden cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesine kadar birçok hususu meclisten geçirip kanunlaştırmıştır. Yine şu anki parlamenter sistemin değişmesini isteyen Erdoğan ve AKP, parlamenter sistemin darbelere açık olması, hükümetteki partinin alacağı kararların diğer kurumlar tarafından engellenip sistemin tıkanmasını, yürütme ve yargının birbirine müdahalesi ve sık sık koalisyon hükümetleriyle meydana gelen istikrarsızlık gibi daha birçok hususta eleştirilerini dile getiriyor ve bunları sistem değişikliğinin yapılması için vakıada gerçekleşen olumsuzluklar olarak sıralıyorlar Aralık hükümeti düşürmeye yönelik süreç gibi, her an bir darbe ihtimalinin söz konusu olabileceği, yargıda artık her gün yapılan atamalar, emniyette yer değiştirmeler, yönetiminin her an kesintiye uğrayabileceğini düşü- 16 nen AKP, anayasa ve kanunlarda yaptığı değişiklikleri yeterli bulmuyor ve temel problemin anayasada yapısal bir değişikliğe gidilerek kangren olmuş konuların başkanlık sistemiyle çözüleceğini iddia etmektedir. AKP yi başkanlık sisteminden yana tavır almaya iten en önemli husus kuşkusuz, statükodan yana olup Eski Türkiye yi kaybetmek istemeyenlerle ileri demokrasi ile belirtilen Yeni Türkiye söylemlerini savunan zihniyet arasındaki mücadeledir. Türkiye, Birinci Dünya Savaşı ndan sonra o günün hâkim devleti İ ngiltere nin nüfuz alanına geçmiş, ordudan siyasete tüm kurumlar İ ngiliz siyasetinin istismar edebileceği şekilde düzenlenmiştir. İ kinci Dünya Savaşı ndan sonra ABD nin dünya siyasetinde aktif olarak yer almaya başlamasıyla birlikte Avrupa devletlerinin nüfuzunda bulunan devletçikler içinde nüfuz çatışması başlamış, Türkiye de de İ ngilizlerin siyasetinin hâkim olduğu parti ve kurumlar ile ABD siyasetini izleyenler arasında mücadele başlamıştır. Başbakan Davutoğlu nun Yüz yıllık parantezi kapatacağız. sözünü bu manada okumak gerekir. Davutoğlu nun çıkışı, Osmanlıyı parçalayan ve sınırları çizen, ülkelerde anayasa ve kanunlar dizayn ettiren İ ngilizlere karşı bir duruştur. İ ngilizlerin kurmuş olduğu yapıların değişmesine yönelik bir meydan okumadır.

18 gündem Zira Türkiye, kurulduğundan bugüne İ ngilizler için vazgeçemeyeceği önemli bir nüfuz alanı olmuştur. TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Burhan Kuzu da, muhalefetin başkanlık sistemini bilmediğini, parlamenter sistem için de Miadını doldurmuş, kokuşmuş bir İ ngiliz sistemidir. ifadelerini kullanarak bu meydan okumayı açıkça dillendirmiştir. İ şte son aylarda ivme kazanan sistem tartışmalarının ana eksenini bu konu oluşturmaktadır. Bu yüzden laik Kemalist ulusalcı muhalefetin başkanlık sistemine karşı mücadelesi varlık yokluk mücadelesidir ve her zeminde başkanlık sistemine karşı çıkmaktadırlar. Zira başkanlık sistemiyle artık İ ngilizlerin nüfuzu altında siyaset yapan partiler bir daha iktidara gelemeyecektir. Geçmişte perde arkasında süren bu mücadele şimdilerde açıktan devam etmektedir. Artık İ ngiliz siyasetinin şekillendirdiği parlamenter sistem açıktan eleştirilmekte ve işe yaramaz, sorunların kaynağı, kokuşmuş bir yapı olarak nitelendirilmektedir. Muhalefet ise iktidarı ABD siyasetinin yörüngesinde olmakla eleştirmektedir. İşte son aylarda ivme kazanan sistem tartışmalarının ana eksenini bu konu oluşturmaktadır. Bu yüzden laik Kemalist ulusalcı muhalefetin başkanlık sistemine karşı mücadelesi varlık yokluk mücadelesidir ve her zeminde başkanlık sistemine karşı çıkmaktadırlar. Zira başkanlık sistemiyle artık İngilizlerin nüfuzu altında siyaset yapan partiler bir daha iktidara gelemeyecektir. Geçmişte perde arkasında süren bu mücadele şimdilerde açıktan devam etmektedir Yani kavga, dünyaya siyasetleriyle yön veren, ideoloji sahibi, kaynakları kontrol ederek ekonomileri yönlendiren ABD ile Birinci Dünya Savaşı nın başat devleti sömürgeci İ ngilizler arasındaki kavgadır. Kavgaya tutuşturulanlar ise ne yazık ki; Batının bizim için öngördüğü fikirlerle siyaset eden liderler ve partilerdir. Geçmişte dünyaya İ slâmî sistemle liderlik etmiş olan Müslüman Türkiye halkı da bu kavgada, hem dünya hem de ahiretlerini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya bırakılmaktadır. Şu açık bir gerçektir ki, her dönemde dünyada güçlü olan devletler, kendi nüfuz alanlarını korumak ve genişletmek, yer altı ve yer üstü kaynaklarını kontrol altına almak ve menfaatlerini gerçekleştirmek için diğer devlet ve toplumlara fikir ve sistemlerini empoze etmek yoluyla yaymışlardır. Bu kaçınılmaz bir vakıadır. Dünya arzındaki mücadele böyledir. O yüzden dünyaya yön vermek isteyen, fikir ve siyaset üreten bu ideolojik devletler birbirleriyle kıyasıya mücadele ederler. Bu bazen savaşlarla olduğu gibi, günümüzde ise farklı argümanlar (ekonomik, siyasi, askerî, diplomasi) ile gerçekleşmektedir. Bir ideoloji sahibi olmayan, yeni fikirler üretemeyen, dünya için kendine has bir bakışı olmayan devletler ise ideoloji sahibi devletlerin, fikir ve siyasetlerinin gölgesi altında kendilerini idame ettirmeye çalışırlar. Güçlü devletlerin paylaştığı alanlarda, onların ya mandası ya da uydusu olurlar. Osmanlının son dönemlerine kadar Müslümanlar, hiçbir zaman İ slâm ın yönetim sisteminden başka bir yöne- 17

19 gündem tim arayışına girmemişlerdir. Hele hele can düşmanları olan, İ slâm a ve Müslümanlara karşı Haçlı Savaşları nı başlatan, yeni yüzüyle post modern haçlı koalisyonu oluşturan Batılılardan hiç bir zaman hayata dair ne bir fikir ne de sistem almışlardır. Zira Hz. Peygamber in Medine de kurduğu İ slâm Devleti, dört Râşid Halife döneminde genişleyerek yayılmış, insanlara hayrı ve kurtuluşu, topluma da huzuru getirmiştir. Zira İ slâm akidesinden çıkarılan şer î hükümler, Müslümanların fert, toplum ve devletle ilgili tüm sınırlarını belirlemiş, insanın yaradılışına uygun istikrarlı bir sistem ile kalkınmada toplumu zirveye ulaştırmış, onları dünyaya yön veren seçkin bir ümmet kılmıştır. Şüphesiz toplumları kalkınmışlık seviyesine götüren söz konusu toplumun hayatla ilgili fikirleridir. Sahip olduğu fikirler o toplumu çöküşe de götürebilir, sahih bir kalkınmaya da. Toplum taşıdığı fikrin ulviliği ve tutarlılığı ile yücelir. Fikrinin düşüklüğü ve tutarsızlığı ile de inişe geçer ve seviyesiz ve bedbaht bir hayat sürer. Bugün dünyadaki toplumları boyunduruğu altında bulunduran Kapitalist demokratik sistem, insanlığa huzur ve refah getirmemiş, aksine korku, endişe, kan ve gözyaşı getirmiştir. Osmanlı Hilâfeti yıkıldıktan sonra dünya kargaşa ve kaostan kurtulamamıştır. Türkiye de de Batıdan alınan 18 Şüphesiz toplumları kalkınmışlık seviyesine götüren söz konusu toplumun hayatla ilgili fikirleridir. Sahip olduğu fikirler o toplumu çöküşe de götürebilir, sahih bir kalkınmaya da. Toplum taşıdığı fikrin ulviliği ve tutarlılığı ile yücelir. Fikrinin düşüklüğü ve tutarsızlığı ile de inişe geçer ve seviyesiz ve bedbaht bir hayat sürer fikir ve mefhumlarla yürürlüğe giren laik sistem, 91 yıldır Müslümanlara dayatılmaktadır, İ slâm la taban tabana zıt laik demokratik sistem bırakın sorunları çözmeyi kat be kat artırarak, toplumu girdabın içine çekmiş ve çöküntüye sürüklemiş, kapitalist sömürgeci devletlerin ağına düşürmüştür. İ slâm hayattan (toplum ve devlet ile ilgili düzenlemelerden) kaldırıldıktan sonra giderek şiddetlenen ve içinden çıkılamaz hale gelen sosyal buhranlar, siyasal ve ekonomik sorunlar ortaya çıkmış, giderek artan uyuşturucu kullanımı, kadın cinayetleri, boşanma oranlarının artması vb. hususlar artık önlenemez hale gelmiştir. Sorunların çözümünü beşer ürünü sistemlerde aramak telafi edilemeyecek sorunların oluşmasına davetiye çıkarmaktır. Kaldı ki ne parlamenter ne başkanlık ne de insan aklından çıkan herhangi bir sistem insanların sorunlarını, insan fıtratını mutmain edecek şekilde çözmemiş ve çözemeyecektir. Aksine insanları birbirine düşman eden, birleştirici değil ayrıştırıcı olan, ülkeleri parçalayan, fitne ve fesadın kaynağı, beşer ürünü kapitalist sistemin kendisidir. Çünkü bu sistem insanın insana tahakkümünü öngören menfaatçi yapılar üzerine bina edilmişlerdir. Servetlerin dağıtımda fakiri ve düşkünü değil, bilakis zengin şirket ve bireyleri gözeten bir sistemdir. Kadınları reklam ve şehvet aracı olarak gören, toplumda ahlaki

20 gündem unsurları ortadan kaldıran bir sistemdir. Batının, insanlara dayattığı İ slâm dışı fikir ve yönetim şekillerini toplumlar ve halklar üzerine uygulayan şüphesiz ki yöneticilerdir ki; Kur ân ı Kerim ve sahih hadis-i şerifler, yönetim ve yöneticilerle ilgili kesin ve değişmez, değiştirilemez hükümler ortaya koyarak bu konuda Allah ın indirdikleri ile hükümet edilmesini ve onunla hükmolunmasını hem yönetenlere hem de yönetilenlere emretmiştir. Allahu Teâlâ Kur ân ı Kerim in Nisa Suresi 59. ayeti kerimesinde şöyle buyurmaktadır; ي ا أ ي ه ا ال ذ ين آم ن وا أ ط يع وا ال و أ ط يع وا الر س ول و أ و ل ي األ م ر م نك م ف إ ن ت ن از ع ت م ف ي ش ي ء ف ر د وه إ ل ى ال و الر س ول إ ن ك نت م ت ؤ م ن ون ب ال و ال ي و م اآلخ ر ذ ل ك خ ي ر و أ ح س ن ت أ و يال Ey iman edenler! Allah a itaat edin, Rasûl e ve sizden olan (Allah a ve Resûlü ne itaat eden) emir sahiplerine de itaat edin. Eğer herhangi bir konuda anlaşmazlığa düşerseniz, Allah a ve Ahiret Günü ne gerçekten iman ediyorsanız onu Allah a ve Rasûl e döndürün. Bu sizin için daha hayırlı ve sonuç bakımından da daha güzeldir. Allah a ve O nun Rasûlü ne itaat ancak, emirlerine boyun eğmek fert, toplum ve devlet hayatında hükümlerini gerçekleştirmekle mümkün olur. İ slâm, Müslümanlar için yönetim konusunda insanın Rabbi ile bağını sağlam temellere oturtup, Allah ı razı edecek bir sistem öngörür, yaratıcısı ile bağını kesen beşeri sistemleri değil. Yine İ slâm şer î bir hüküm olarak Hilâfet i emretmiştir ki; böylece yöneten de yönetilen de yaratıcıdan gelen, hükümlerle hükmolunacak, bugün olduğu gibi her gün değişen yasa ve kanunlarla toplum kargaşaya ve istikrarsızlığa sürüklenmeyecektir. Beşer kaynaklı, parlamenter sistem, yarı başkanlık ya da başkanlık; yönetilenler için perişanlık, yönetenler için hem dünyada hem de ahirette PİŞMAN- LIKTIR. Sırtımızda sömürgeci devletlerin küfesini taşıdığımız sürece Batılı fikir ve kültürden ve onun toplumda meydana getirdiği dejenerasyondan kurtulmamız mümkün değildir. İ nsanların umudunu çalan, zamanını, enerjisini, gençliğini boşa harcayan tüm beşeri sistemler artık tarihin çöplüğüne atılmalı ve sömürgeci kâfir devletlerin kirli planları açığa çıkarılmalıdır. Kaldı ki yüz yıllık baskıya rağmen Müslümanlar kapitalist demokratik sistemi benimsememiştir. Artık denenmiş ve dünyaya bir hayır getirmeyen sistemleri yeniden tecrübe etmemize gerek yoktur. Müslümanlar aslına dönmek zorundadır, zira izzetin ve şerefin kaynağı İ slâm dadır ve İ slâmî yönetimdedir. Şer î hükme uygun İ slâmî bir yönetim olmadan ne topluma ne de dünyaya adalet gelmeyecektir. Bu yüzden yüz yıllık parantez başkanlıkla değil, Râşidî Hilâfet ile kapatılmalıdır. Müslümanların akidesinden kaynaklanan,13 asır onunla dünyaya liderlik ettikleri Rasûlullah ın müjdelediği Râşidî Hilâfet tekrar yeryüzüne dönecektir. O zaman Müslümanlar devletleriyle cisimleşecek, Allah Azze ve Celle nin dinini yeryüzüne hâkim kılmak için tek vücud olarak hareket edeceklerdir. Allah ın vaadi tek gerçektir. Allah u Teâlâ Nur Suresi 55. ayet- kerimede şöyle buyurmaktadır; و ع د ال ال ذ ين آم ن وا م نك م و ع م ل وا الص ال ح ات ل ي س ت خ ل ف ن ه م ف ي األ ر ض ك م ا اس ت خ ل ف ال ذ ين م ن ق ب ل ه م و ل ي م ك ن ن ل ه م د ين ه م ال ذ ي ار ت ض ى ل ه م و ل ي ب د ل ن ه م م ن ب ع د خ و ف ه م أ م ن ا ي ع ب د ون ن ي ل ي ش ر ك ون ب ي ش ي ئ ا و م ن ك ف ر ب ع د ذ ل ك ف أ و ل ئ ك ه م ال ف اس ق ون Allah sizden iman edip salih ameller işleyenlere, kendilerinden öncekileri yeryüzüne hükümran kıldığı gibi onları da hükümran kılacağını vaat etti. Kendileri için seçip beğendiği dinlerini onlar için güçlendirip yerleştirecek ve korkularından sonra onları güvene kavuşturacaktır. Onlar bana itaat ederler, hiçbir şeyi bana ortak koşmazlar. Bundan sonra kim inkâr ederse işte onlar yoldan çıkmış olanlardır. 19

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti Mektub-u Attar Muhammed İlyas Kadiri Razavi tarafından tüm İslami Erkek Kardeşlerine ve İslami Kız Kardeşlerine, Medaris El Medine ve Camiat El Medine nin erkek öğretmenler, erkek öğrenciler, kadın öğretmenler

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 SÖZCÜ / AKP de bir kişi konuşur, diğerleri asker gibi bekler! Tarih : 06.01.2012 CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu hem AKP deki tek adamlığı hem de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ın üslubunu ve liderliğini

Detaylı

TAKVA AYI RAMAZAN TAKVA AYI RAMAZAN. Rahman ve Rahim Allah ın Adıyla

TAKVA AYI RAMAZAN TAKVA AYI RAMAZAN. Rahman ve Rahim Allah ın Adıyla TAKVA AYI RAMAZAN TAKVA AYI RAMAZAN Rahman ve Rahim Allah ın Adıyla (Farz kılınan oruç) sayılı günlerdir. Sizden kim, (o günlerde) hasta veya seferde ise o, (tutamadığı) günler sayısınca başka günlerde

Detaylı

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

İslam Dünyasından Darbe Girişimine Tepkiler

İslam Dünyasından Darbe Girişimine Tepkiler İslam Dünyasından Darbe Girişimine Tepkiler Dünya üzerindeki birçok İslami kurum, kuruluş ve şahsiyetler Türkiye'de yaşanan darbe girişimi hakkında mesajlar yayımladı. 16.07.2016 / 22:09 15 Temmuz gecesi

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir.

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir. Hastalık ve Yolculukta: Eğer bir insan hasta ise ve yolcu ise onun için oruç tutmak Kur an-ı Kerim de yasaktır. Bazı insanlar ben hastayım ama oruç tutabilirim diyor veya yolcuyum ama tutabilirim diyor.

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

Biz yeni anayasa diyoruz

Biz yeni anayasa diyoruz Biz yeni anayasa diyoruz Ocak 05, 2015-9:32:00 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şentop, "Biz 'anayasa değişikliği' demiyoruz, 'yeni anayasa' diyoruz. Türkiye'nin anayasayla ilgili sorunu ancak

Detaylı

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE NİN DEMOKRATİKLEŞME SINAVINI DERİNLEMESİNE TARTIŞTI!

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE NİN DEMOKRATİKLEŞME SINAVINI DERİNLEMESİNE TARTIŞTI! İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE NİN DEMOKRATİKLEŞME SINAVINI DERİNLEMESİNE TARTIŞTI! Türkiye nin önemli toplumsal ve politik konularının tartışıldığı İstanbul Aydın Üniversitesi

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

MISIR IN SİYASAL HARİTASI

MISIR IN SİYASAL HARİTASI MISIR IN SİYASAL HARİTASI GÖKHAN BOZBAŞ Kırklareli Üniversitesi Afrika Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi MISIR IN SİYASAL HARİTASI HAZIRLAYAN GÖKHAN BOZBAŞ Kapak Fotoğrafı http://www.cbsnews.com/

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ -6-

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ -6- TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ -6- EKİM 2012 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya açık olduğunu gösteren Onur Sözleşmesini

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

Baki olan Rabbimiz ve davamızdır

Baki olan Rabbimiz ve davamızdır Baki olan Rabbimiz ve davamızdır Eylül 26, 2014-2:33:00 Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Yine böyle bir şölenle inşallah, bir gün biz de Sayın Cumhurbaşkanımızın bana tevdi ettiği bu görevi bir başka kardeşimize

Detaylı

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016 EN GÜZEL İSİMLER O NUNDUR Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah tır. Güzel isimler O nundur.

Detaylı

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir?

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir? Besmele Kitapcığı Besmelenin Anlamı Besmele, bütün varlıkların hal diliyle ve iradeli varlık olan insanın lisanıyla ve haliyle meşru olan her işine Allah ın ismiyle başlamasıdır. En önemli dua ve zikirlerdendir.

Detaylı

Başbakan Yıldırım, Mersin Şehir Hastanesi Açılış Töreni nde konuştu

Başbakan Yıldırım, Mersin Şehir Hastanesi Açılış Töreni nde konuştu Başbakan Yıldırım, Mersin Şehir Hastanesi Açılış Töreni nde konuştu Şubat 03, 2017-5:56:00 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Binali Yıldırım, Mersin Şehir Hastanesi'nin ve yapımı tamamlanan

Detaylı

Vatandaşlar koalisyonun kurulmamasından MHP yi sorumlu tutuyor. Marpoll Kamuoyu Araştırma Şirketi, Ağustos ayı gündem araştırma sonuçlarını açıkladı.

Vatandaşlar koalisyonun kurulmamasından MHP yi sorumlu tutuyor. Marpoll Kamuoyu Araştırma Şirketi, Ağustos ayı gündem araştırma sonuçlarını açıkladı. K.MARAŞ'TA SON ANKET Anket Sonuçları MHP yi İşaret Etti Vatandaşlar koalisyonun kurulmamasından MHP yi sorumlu tutuyor. Marpoll Kamuoyu Araştırma Şirketi, Ağustos ayı gündem araştırma sonuçlarını açıkladı.

Detaylı

TİN SURESİ. Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ. 3 Bu güvenli belde şahittir;

TİN SURESİ. Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ. 3 Bu güvenli belde şahittir; Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla 3 Bu güvenli belde şahittir; 1 4 1 İNCİR AĞACI ve zeytin (diyarı) şahittir! 4 Doğrusu Biz insanı en güzel kıvamda yaratmış, 2 İncir ile Hz Nuh un tufan bölgesi olan

Detaylı

ACR Group. NEDEN? neden?

ACR Group. NEDEN? neden? ACR Group NEDEN? neden? CİNSİYET YÜZDE % Kadın Erkek 46,8 53,2 YAŞ - - - - - - 18-25 26-35 20,1 27,6 36-45 46-60 29,4 15,2 60+ 7,7 I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz,

Detaylı

1 Ahlâk nedir? Ahlâk; insanın ruhuna ve kişiliğine yerleşen alışkanlıklardır. İki kısma ayrılır:

1 Ahlâk nedir? Ahlâk; insanın ruhuna ve kişiliğine yerleşen alışkanlıklardır. İki kısma ayrılır: 1 Ahlâk nedir? Ahlâk; insanın ruhuna ve kişiliğine yerleşen alışkanlıklardır. İki kısma ayrılır: 1. Güzel ahlâk 2. Kötü ahlâk 2 Güzel ahlâk neye denir? Allah ın ve Resulü nün emir ve tavsiye ettiği, diğer

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

YENİ AKİT GAZETESİ İNTERNET SAYFASINDAKİ 16 03 2015 TARİHLİ HABERE İLİŞKİN YORUMUM AŞAĞIDADIR. Erdoğan: Bedeli suç işleyen ödesin

YENİ AKİT GAZETESİ İNTERNET SAYFASINDAKİ 16 03 2015 TARİHLİ HABERE İLİŞKİN YORUMUM AŞAĞIDADIR. Erdoğan: Bedeli suç işleyen ödesin YENİ AKİT GAZETESİ İNTERNET SAYFASINDAKİ 16 03 2015 TARİHLİ HABERE İLİŞKİN YORUMUM AŞAĞIDADIR Erdoğan: Bedeli suç işleyen ödesin Erdoğan, Balıkesir Ekonomi Ödülleri Töreni nde konuştu: Ben diyorum ki,

Detaylı

RIZIK VE ZENGİNLİK DUASI (ESMAÜL HÜSNA ŞİFRELERİ-2)

RIZIK VE ZENGİNLİK DUASI (ESMAÜL HÜSNA ŞİFRELERİ-2) RIZIK VE ZENGİNLİK DUASI (ESMAÜL HÜSNA ŞİFRELERİ-2) Manevi ve maddi rızkın artması, lütuf ve ikramlara mazhar olmak için elimizdeki imkanlara göre en güzel bir şekilde çalışmalı ve en güzel bir şekilde

Detaylı

DOMUZ ETİNİN HARAM KILINMASININ HİKMETİ

DOMUZ ETİNİN HARAM KILINMASININ HİKMETİ DOMUZ ETİNİN HARAM KILINMASININ HİKMETİ حكمة ريم م ا ير ] تر [ Türkçe Turkish Muhammed Salih el-muneccid Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ümmü Nebil 2009-1430 1 حكمة ريم م ا ير» باللغة ال ية «مد صالح

Detaylı

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? EVLENİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Peygamber (sav) Efendimiz den Abdullah ibn-i Ömer RA ın bir hadisini bu münasebetle hatırlayalım, duymuşsunuzdur: (Lâ tenkihun-nisâe

Detaylı

iki sayfa bakayım neler var diye. Üstelik pembe kapaklı olanıydı. Basından izlemiştim, pembe kapaklı bayanlar için, gri kapaklı olan erkekler içindi.

iki sayfa bakayım neler var diye. Üstelik pembe kapaklı olanıydı. Basından izlemiştim, pembe kapaklı bayanlar için, gri kapaklı olan erkekler içindi. Malum ülkemiz son dönemde Globalleşen dünya ile birlikte oldukça sıkıntılı. Halk olarak bizlerde de pek çok sıkıntılar var. Ekonomik sıkıntılar, siyasi sıkıntılar, sabotaj planları, suikast planları. Darbe

Detaylı

SİYASET ÜSTÜ DÜŞÜNMEK Pazar, 30 Kasım :00

SİYASET ÜSTÜ DÜŞÜNMEK Pazar, 30 Kasım :00 Türkiye de siyaset yalnızca oy kaygısı ile yapılıyor Siyasete popülizm hakimdir. Bunun adı ucuz politika dır ve toplumun geleceğine maliyet yüklemektedir. Siyaset Demokrasilerde yapılır. Totaliter rejimler

Detaylı

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış; Yemek Temel, Almanya'dan gelen arkadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: - Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et! der. Dursun: - Baa da aynısından... Ama üstüne etme!.. Ölçüm Bir asker herkesin

Detaylı

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ Prof.Dr.Coşkun Can Aktan Demokrasi konusunda hep Batı demokrasilerini örnek gösterir ve bu ülkelerde demokrasinin gerçekten işler olduğundan sözederiz.

Detaylı

Burada öteki AKP yöneticelirenden değil, bizlerden söz ediyorum.

Burada öteki AKP yöneticelirenden değil, bizlerden söz ediyorum. Engin Erkiner: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ın (RTE) zeki ve kurnaz bir insan olduğuna kuşku yok. Ne ki, zeka ve kurnazlık sağlam bilgi temelinde anlam kazanır. Doğru dürüst bilgi birikiminiz yoksa, zeka

Detaylı

EHL-İ SÜNNET'İN ÜSTÜNLÜĞÜ.

EHL-İ SÜNNET'İN ÜSTÜNLÜĞÜ. EHL-İ SÜNNET'İN ÜSTÜNLÜĞÜ www.almuwahhid.com 1 Müellif: Şeyhu'l-İslam İbni Teymiyye (661/728) Eser: Mecmua el-feteva, cilt 4 بسم هللا الرحمن الرحيم Selefin, kendilerinden sonra gelenlerden daha alim, daha

Detaylı

TÜRKİYE TİPİ BAŞLANLIK SİSTEMİ MODEL ÖNERİSİ. 1. Başkanlık Sistemi Tartışmasının Temel Gerekçeleri

TÜRKİYE TİPİ BAŞLANLIK SİSTEMİ MODEL ÖNERİSİ. 1. Başkanlık Sistemi Tartışmasının Temel Gerekçeleri TÜRKİYE TİPİ BAŞLANLIK SİSTEMİ MODEL ÖNERİSİ Mehmet Uçum 1. Başkanlık Sistemi Tartışmasının Temel Gerekçeleri a. Tartışmanın Arka Planı Ülkemizde, hükümet biçimi olarak başkanlık sistemi tartışması yeni

Detaylı

Acaba İslam dini Kadın ın sünnet olması doğrultusunda bir destur vermiş midir?

Acaba İslam dini Kadın ın sünnet olması doğrultusunda bir destur vermiş midir? Acaba İslam dini Kadın ın sünnet olması doğrultusunda bir destur vermiş midir? Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla Acaba İslam dini Kadın ın sünnet olması doğrultusunda bir destur vermiş midir? Kısacası

Detaylı

Orucun hükmü ve hikmeti nedir? ما حكم الصيام وحكمته. Abdurrahman b. Nâsır es-sa'dî

Orucun hükmü ve hikmeti nedir? ما حكم الصيام وحكمته. Abdurrahman b. Nâsır es-sa'dî Orucun hükmü ve hikmeti nedir? ما حكم الصيام وحكمته ] تر [ Türkçe Turkish Abdurrahman b. Nâsır es-sa'dî Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza Şahin 2010-1431 1 ما حكم الصيام وحكمته» باللغة ال ية «عبد

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

İSLÂM DA CEZA SİSTEMİ HATA İLE ÖLDÜRME

İSLÂM DA CEZA SİSTEMİ HATA İLE ÖLDÜRME 190 HATA İLE ÖLDÜRME Hata ile öldürme iki kısma ayrılır: 1- Öldürülen kimsenin isabet alması istenmemesine rağmen ona isabet etmesi ve onu öldürmesidir. Bir ava atış yapılırken bir insana isabet etmesi

Detaylı

CİHADA DENKTİR Evet, içinde savaş olmayan bir cihad var ki hac ve umredir Küçüğün, büyüğün, zayıfın, kadının cihadı hac ve umredir.

CİHADA DENKTİR Evet, içinde savaş olmayan bir cihad var ki hac ve umredir Küçüğün, büyüğün, zayıfın, kadının cihadı hac ve umredir. UMRE DİNİ SUNUM UMRENİN FAZİLETİ CİHADA DENKTİR Hz. Aişe (r.a) Efendimiz e (s.a.v) sorar: Ey Allah ın Resulü, kadınlara da cihad var mıdır? Efendimiz (s.a.v): Evet, içinde savaş olmayan bir cihad var ki

Detaylı

1. İnanç, 2. İbadet, 3. Ahlak, 4. Kıssalar

1. İnanç, 2. İbadet, 3. Ahlak, 4. Kıssalar 1. İnanç, 2. İbadet, 3. Ahlak, 4. Kıssalar İÇİNDEKİLER KUR AN NEDİR? KUR AN-IN AMACI? İNANÇ NEDİR İBADET NEDİR AHLAK NEDİR KISSALAR AYETLER KUR AN NEDİR? Kur an-ı Hakîm, alemlerin Rabbi olan Allah ın kelamıdır.

Detaylı

SAYILI ADIMLARLA ELDE EDİLEN MİLYONLARCA SEVAPLAR

SAYILI ADIMLARLA ELDE EDİLEN MİLYONLARCA SEVAPLAR Bu broşürün dağıtımı, tercümesi veya basımına katkıda bulunun. Zirâ iyiliğin yapılmasına vesile olan, o iyiliği yapan kimse gibi ecir alır. SAYILI ADIMLARLA ELDE EDİLEN MİLYONLARCA SEVAPLAR ملايني احلسنات

Detaylı

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR Marpoll Kamuoyu Araştırma Şirketi, kamuoyunu yani halkın kanaatlerini karar alıcıların ve uygulayıcıların meşruiyetini sürdüren önemli bir faktör olarak görmektedir.

Detaylı

MARUF VAKFI İSLAM EKONOMİSİ ENSTİTÜSÜ AÇILDI

MARUF VAKFI İSLAM EKONOMİSİ ENSTİTÜSÜ AÇILDI MARUF VAKFI İSLAM EKONOMİSİ ENSTİTÜSÜ AÇILDI Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Maruf Vakfı Genel Merkezinin Açılışına Katıldı. Maruf Vakfı Genel Merkez açılışı, Vakfımızın Zeytinburnu ndaki merkezinde

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

AİLEYE MUTLULUK YAKIŞIR! HAYAT SEVİNCE VE SEVİLİNCE GÜZEL

AİLEYE MUTLULUK YAKIŞIR! HAYAT SEVİNCE VE SEVİLİNCE GÜZEL AİLEYE MUTLULUK YAKIŞIR! HAYAT SEVİNCE VE SEVİLİNCE GÜZEL Ey İnsanlık! Sizi bir tek canlı varlıktan yaratan, ondan da eşini var eden ve her ikisinden de bir çok erkek ve kadın üreten Rabbınıza karşı sorumluluğunuzun

Detaylı

Okul Çağı Çocuğunda Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor? Pazartesi, 02 Eylül 2013 06:14

Okul Çağı Çocuğunda Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor? Pazartesi, 02 Eylül 2013 06:14 Hiçbir ihtiyacı olmadığı halde sürekli arkadaşlarının kalem ve silgilerini çalan çocukla yaptığım görüşmede, çocuğun anlattıkları hem çok ilginç hem de Kleptomani Hastalığına çok iyi bir örnektir. Çocuk

Detaylı

CHP Yalıkavak Temsilciliğinin düzenlediği Kahvaltıda Birlik ve Beraberlik Mesajı

CHP Yalıkavak Temsilciliğinin düzenlediği Kahvaltıda Birlik ve Beraberlik Mesajı CHP Yalıkavak Temsilciliğinin düzenlediği Kahvaltıda Birlik ve Beraberlik Mesajı Cumhuriyet Halk Partisi Bodrum İlçe Örgütü Yalıkavak Mahalle Temsilciliği tarafından geniş katılımlı birlik ve dayanışma

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi 21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi Doğu Akdeniz de Son Gelişmeler ve Kıbrıs, İKÇÜ de Ele Alındı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çelebi Avrupa Birliği Merkezi nin

Detaylı

"medya benim ayağımın altına muz kabuğunu biraz zor koyar" vari açıklamalarda bulunuyordu ki Olanlar oldu

medya benim ayağımın altına muz kabuğunu biraz zor koyar vari açıklamalarda bulunuyordu ki Olanlar oldu - Aman ormancı, yaman ormancı Bıraktın bizde derin bir acı - Dua ile bisiklet gider mi?... - Özbek Paşa'dan AKP falı... Ve - Bush'tan "beni kimse sevmiyor" sendromu RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te 9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

NAMAZ. 2 Namaz kimlere farzdır? Ergenlik çağına gelmiş, akıllı ve Müslüman olan herkese farzdır.

NAMAZ. 2 Namaz kimlere farzdır? Ergenlik çağına gelmiş, akıllı ve Müslüman olan herkese farzdır. NAMAZ 1 Namazın önemi ve faydaları nelerdir? 1. İslam ın şartlarından biridir. 2. Kulu, Allah a yaklaştırır. 3. Cemaatle kılınması, birlik ve beraberliği pekiştirir. 4. Sorumluluk bilincini geliştirir.

Detaylı

Kültürümüzden Dua Örnekleri. Güzel İş ve Davranış: Salih Amel. İbadetler Davranışlarımızı Güzelleştirir. Rabbena Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 URL:

Kültürümüzden Dua Örnekleri. Güzel İş ve Davranış: Salih Amel. İbadetler Davranışlarımızı Güzelleştirir. Rabbena Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 URL: Hazırlayan: Mehmet Fatih Bütün URL: Kültürümüzden Dua Örnekleri Güzel İş ve Davranış: Salih Amel İbadetler Davranışlarımızı Güzelleştirir Rabbena Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 Kültürümüzde birçok dua örneği

Detaylı

Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA...

Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA... Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA... http://www.dw.de/müslüman-kadın-futbolcular-berlinde-buluş... GÜNDEM / ALMANYA ALMANYA Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu 'Discover Football'

Detaylı

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını denetleyen en yüksek organ ise devlettir. Hukuk alanında birlik

Detaylı

Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı'na Kürtler Katıldı mı? Atatürk şehitlere ihanet etmiş! DTP'li Muş milletvekili Sırrı Sakık Çanakkale Şehitlikleri'ni gezmiş ve şu açıklamalarda bulunmus: "Bu ülkede burada

Detaylı

MİLLİ İTTİFAK BASIN'LA BİR ARAYA GELDİ

MİLLİ İTTİFAK BASIN'LA BİR ARAYA GELDİ MİLLİ İTTİFAK BASIN'LA BİR ARAYA GELDİ Milli İttifak milletvekili adayları basınla bir araya geldi. 7 haziran 2015 yılında yapılacak olan 25. Dönem Milletvekilliği seçimlerine ortak giren Saadet Partisi

Detaylı

Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. Doğu ERGİL Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Cengiz YILMAZ Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN NİSAN

Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. Doğu ERGİL Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Cengiz YILMAZ Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN NİSAN Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. Doğu ERGİL Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Cengiz YILMAZ Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN NİSAN - 2012 MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi

Detaylı

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23)

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23) Dedikodu (Gıybet) Gıybet Dedikodu (gıybet), birisinin yüzüne söylenmesinden hoşlanmadığı şeyleri arkasından söylemektir. O kimse söylenen şeyi gerçekten yapmış ise bu gıybet, yapmamış ise iftira olur (Hadis,

Detaylı

لا حرج من قضاء رمضان ا صف ا اk من شعبان

لا حرج من قضاء رمضان ا صف ا اk من شعبان Ramazan ayından kalan kaza orucunu, Şaban ayının ikinci yarısında tutmakta bir sakınca yoktur لا حرج من قضاء رمضان ا صف ا اk من شعبان ] تر [ Türkçe Turkish Muhammed Salih el-muneccid Terceme : Muhammed

Detaylı

İhvanı Müslimin'in kısa tarihi

İhvanı Müslimin'in kısa tarihi On5yirmi5.com İhvanı Müslimin'in kısa tarihi Askeri darbeyle devrilen Muhammed Mursi'nin bir yıl önceki seçim zaferi, hareketin doğduğu ve onlarca yıl boyunca yasaklı kaldığı Mısır'da Müslüman Kardeşler

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

Halk Erdoğan'a Ey Tayyip, ananı da al ve git demiştir. Uğur Mumcu yine haklı çıkmıştır.

Halk Erdoğan'a Ey Tayyip, ananı da al ve git demiştir. Uğur Mumcu yine haklı çıkmıştır. Halk Erdoğan'a Ey Tayyip, ananı da al ve git demiştir. Uğur Mumcu yine haklı çıkmıştır. 7 Haziran 2015 Genel seçimleri saat 22:30 itibarı ile yaklaşık olarak %99,9 oranında tamamlandı. 2011 deki genel

Detaylı

Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla HİCRİ-2 YAHUDİLERLE İLİŞKİLER KAYNUKAOĞULLARININ MEDİNEDEN ÇIKARTILMASI

Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla HİCRİ-2 YAHUDİLERLE İLİŞKİLER KAYNUKAOĞULLARININ MEDİNEDEN ÇIKARTILMASI 15.03.2010 Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla HİCRİ-2 YAHUDİLERLE İLİŞKİLER KAYNUKAOĞULLARININ MEDİNEDEN ÇIKARTILMASI Müslümanlarla yaptıkları antlaşmaya ilk ihanet eden Yahudi kabilesi Kaynukâ'oğullarıdır.

Detaylı

LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI)

LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI) Livata Haddi 71 LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI) Livatanın cezası zina cezasından farklıdır. Her ikisinin vakıası birbirinden ayrıdır, birbirinden daha farklı durumları vardır. Livata,

Detaylı

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Hz. Ali (kv) bildiriyor: Resulullah (sav) bir gün beni huzuruna çağırdı: "Ya Ali! Senin bana yakınlığın, Harun Peygamberin Musa Aleyhisselama olan yakınlığı gibidir.

Detaylı

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler 3. ÜNİTE: EN GÜZEL ÖRNEK HZ. MUHAMMED İN İBADETLERİ 3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler KAZANIMLARIMIZ O Bu ünitenin sonunda öğrenciler Hz. Muhammed'in: O 1. Öncelikle bir kul olarak davrandığını kavrar.

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUHARREM YILMAZ IN DEMOKRASİNİN KURUMSALLAŞMASI VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUHARREM YILMAZ IN DEMOKRASİNİN KURUMSALLAŞMASI VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUHARREM YILMAZ IN DEMOKRASİNİN KURUMSALLAŞMASI VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI 27 Kasım 2013 The Marmara Taksim Oteli, İstanbul Sayın Konuklar, Değerli

Detaylı

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 HAZİRAN 2012 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya açık olduğunu gösteren Onur

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): - Yavrum ne oldu, niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Çocuk da: - Efendim, namaza gidiyorum.

Detaylı

Batıda yayılan milliyetçilik akımı bizde olduğu gibi İslâm dünyasını da etkisi altına almıştır.

Batıda yayılan milliyetçilik akımı bizde olduğu gibi İslâm dünyasını da etkisi altına almıştır. ASRIN ÜÇ HASTALIĞI *1789 Fransız ihtilali kebiri batıdaki Katolikliğin katılığını kırmak ve özgürlüklere kapı açarak dünyayı değiştirmekle beraber,geriye ırkçılık gibi eskilerin seretan dediği bir kanser

Detaylı

Betül Erdoğan.

Betül Erdoğan. Betül Erdoğan www.gencgelisim.com Anne babaların en çok istedikleri, çocuklarını mutlu ve başarılı bireyler olarak yetiştirmektir. Bu hedef noktasında sosyal faaliyetler, kurslar, kitaplar gibi birtakım

Detaylı

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ ADALET ve CESARET ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 24 3 Sertifika no: 14452 Uğurböceği

Detaylı

KONU : 5816 No lu Atatürk ü Koruma Kanuna Muhalefet. ŞİKAYET EDİLEN (SANIK) : KÜRDİSTAN SPOR KULÜBÜ adlı FACEBOOK HESAP sahibi

KONU : 5816 No lu Atatürk ü Koruma Kanuna Muhalefet. ŞİKAYET EDİLEN (SANIK) : KÜRDİSTAN SPOR KULÜBÜ adlı FACEBOOK HESAP sahibi 23.TEMMUZ.2014 DÜZCE CUMHURİYET BAŞ SAVCILIĞI NA DÜZCE KONU : 5816 No lu Atatürk ü Koruma Kanuna Muhalefet BAŞVURU SAHİBİ (Mağdur) : ERKUT ERSOY KALICI KONUTLAR 11.BÖLGE 119 ADA FI-2 D : 14 DÜZCE (Ev :

Detaylı

KUR'ANDAN DUALAR. "Ey Rabbimiz, Bize dünyada bir iyilik, ahrette bir iyilik ver. Bizi ateş azabından koru." ( Bakara- 201 )

KUR'ANDAN DUALAR. Ey Rabbimiz, Bize dünyada bir iyilik, ahrette bir iyilik ver. Bizi ateş azabından koru. ( Bakara- 201 ) KUR'ANDAN DUALAR "Ey Rabbimiz Bizi sana teslim olanlardan kıl, neslimizden de sana teslim olan bir ümmet çıkar, bize ibadet yerlerimizi göster, tövbemizi kabul et zira tövbeleri kabul eden, çok merhametli

Detaylı

Taliban Sözcüsü: Her ülke ile meşru yoldan diplomasi geliştiriyoruz

Taliban Sözcüsü: Her ülke ile meşru yoldan diplomasi geliştiriyoruz Taliban Sözcüsü: Her ülke ile meşru yoldan diplomasi geliştiriyoruz Gerçekleştirilen röportajda, Taliban'ın diplomasi anlayışına, ülkede artan askeri hareketliliğe ve barış görüşmeleriyle ilgili iddialara

Detaylı

Muhammed Salih el-muneccid

Muhammed Salih el-muneccid KABİRDEKİ HAYATIN TABİATI NASILDIR? [ Türkçe ] طبيعة الحياة في القبر [باللغة التركية [ Muhammed Salih el-muneccid محمد بن صالح المنجد Terceme eden : Muhammed Şahin ترجمة: محمد بن مسلم شاهين Tetkik eden

Detaylı

Uluslararası Üniversiteler Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Darbeci Kurşununa Hedef Oldu

Uluslararası Üniversiteler Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Darbeci Kurşununa Hedef Oldu GÜNÜN MANŞETLERİ 23 Temmuz 2016 Cumartesi 11:52 Uluslararası Üniversiteler Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Darbeci Kurşununa Hedef Oldu FETÖ darbe girişimi olaylarında darbecilerin hedefinde UIC Yönetim

Detaylı

Başbakan Yıldırım, Otonomi Açılış Töreni nde konuştu

Başbakan Yıldırım, Otonomi Açılış Töreni nde konuştu Başbakan Yıldırım, Otonomi Açılış Töreni nde konuştu Aralık 02, 2016-2:37:00 Başbakan Binali Yıldırım, Avrupa'nın en büyük otomotiv ticaret merkezi Otonomi'nin açılışında yaptığı konuşmada, başkentin gelişimine,

Detaylı

19 EYLÜL MÜHENDİS, MİMAR, ŞEHİR PLANCILAR DAYANIŞMA GÜNÜ

19 EYLÜL MÜHENDİS, MİMAR, ŞEHİR PLANCILAR DAYANIŞMA GÜNÜ 19 EYLÜL MÜHENDİS, MİMAR, ŞEHİR PLANCILAR DAYANIŞMA GÜNÜ BASIN AÇIKLAMASI 19.09.2014 Bugün 19 Eylül. Bugün bu ülkenin mühendis, mimar ve şehir plancılarının örgütü TMMOB nin mücadele dolu tarihi açısından

Detaylı

2000 li Yıllar / 8 Türkiye de Eğitim Bekir S. GÜR Arter Reklam 978-605-5952-25-9 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011

2000 li Yıllar / 8 Türkiye de Eğitim Bekir S. GÜR Arter Reklam 978-605-5952-25-9 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011 Seri/Sıra No 2000 li Yıllar / 8 Kitabın Adı Türkiye de Eğitim Editör Bekir S. GÜR Yayın Hazırlık Arter Reklam ISBN 978-605-5952-25-9 Baskı Tarihi Ağustos-2011 Ofset Baskı ve Mücellit Ömür Matbaacılık Ömür

Detaylı

DEMOKRASİ, LİBERALİZM VE SINIRLI DEVLET 1

DEMOKRASİ, LİBERALİZM VE SINIRLI DEVLET 1 DEMOKRASİ, LİBERALİZM VE SINIRLI DEVLET 1 Prof.Dr.Coşkun Can Aktan Liberalizm ve demokrasi birbirleriyle uyuşabilmelerine rağmen aynı şey değildirler. Liberalizm devlet gücünün kapsamı, demokrasi ise bu

Detaylı

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DEKİ İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ VE STK LARIN DURUMUNU TARTIŞTI!

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DEKİ İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ VE STK LARIN DURUMUNU TARTIŞTI! İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DEKİ İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ VE STK LARIN DURUMUNU TARTIŞTI! Türkiye nin gündemine damgasına vuran önemli toplumsal ve politik konularının tartışıldığı

Detaylı

Question. Masumların (Allah ın selamı üzerlerine olsun) velayet hakkına sahip olduklarının delili Nedir?

Question. Masumların (Allah ın selamı üzerlerine olsun) velayet hakkına sahip olduklarının delili Nedir? Question Masumların (Allah ın selamı üzerlerine olsun) velayet hakkına sahip olduklarının delili Nedir? Answer: Dört ana kaynağa yani Kur an a, sünnete, akıla ve icmaya dayanarak Masumların velayet hakkına

Detaylı

Sadîk-i Ahmak yani ahmak dost şiddetli düşmandan,din düşmanından daha fazla verir.

Sadîk-i Ahmak yani ahmak dost şiddetli düşmandan,din düşmanından daha fazla verir. AHMAK DOST Sadîk-i Ahmak yani ahmak dost şiddetli düşmandan,din düşmanından daha fazla verir. İyilik zannıyla topluma,tüm değerlere,insanlığa karşı kötülük işlemektedir. İbrahim Peygamberden yana olduğunu

Detaylı

Yahudiliğin peygamberi Hz. Musa dır. Bu nedenle Yahudiliğe Musevilik de denir. Yahudi ismi, Yakup un on iki oğlundan biri olan Yuda veya Yahuda ya

Yahudiliğin peygamberi Hz. Musa dır. Bu nedenle Yahudiliğe Musevilik de denir. Yahudi ismi, Yakup un on iki oğlundan biri olan Yuda veya Yahuda ya VAHYE DAYALI DİNLER YAHUDİLİK Yahudiliğin peygamberi Hz. Musa dır. Bu nedenle Yahudiliğe Musevilik de denir. Yahudi ismi, Yakup un on iki oğlundan biri olan Yuda veya Yahuda ya nispetle verilmiştir. Yahudiler

Detaylı

Annesi kâfir olan biri

Annesi kâfir olan biri Annesi kâfir olan biri أمه كفرة وت ره ليته ونقاب زوجته وتر د مطلق لرصف بابنه! ] ريك - Turkish [ Türkçe - şeyh Muhammed Salih el-muneccid الشيخ مد صالح املنجد Terceme: IslamQa koordinasyon: Sitesi Islamhouse

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim Türkiye de 2007 genel milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirme yaparken seçim sistemine değinmeden bir çözümleme yapmak pek olanaklı değil. Türkiye nin

Detaylı

dinkulturuahlakbilgisi.com KURBAN İBADETİ Memduh ÇELMELİ dinkulturuahlakbilgisi.com

dinkulturuahlakbilgisi.com KURBAN İBADETİ Memduh ÇELMELİ dinkulturuahlakbilgisi.com KURBAN İBADETİ Memduh ÇELMELİ KURBAN: AYET ve HADİSLER Biz, her ümmet için Allah ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanların üzerlerine onun adını anarak kurban kesmeyi meşru kıldık. İlahınız,

Detaylı