23 Nisan Çocuk Bayramı Yurt Çocukları İçin Korunmalı Dünya Çocuklarına Kazandırılmalıdır İFFET ASLAN

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "23 Nisan Çocuk Bayramı Yurt Çocukları İçin Korunmalı Dünya Çocuklarına Kazandırılmalıdır İFFET ASLAN"

Transkript

1

2 23 Nisan Çocuk Bayramı Yurt Çocukları İçin Korunmalı Dünya Çocuklarına Kazandırılmalıdır İFFET ASLAN

3 ISBN Sorumlu Düzeltmen Nazım MUTLU KeyOfset Tel:(0.312) Baskı Temmuz 2006 (1000) Adet Basılmıştır

4 ÖNSÖZ 23 Nisan Çocuk Bayramı, Cumhuriyet Türkiye sini kuranlarca, devleti yönetenlerin öngördükleri çocuk politikası konusunda, kamuoyunu bilgilendirip halkın desteğini sağlamak amacı ile, geliştirilmiş bir eylemdir. Türk töresine göre çocuklarımız, halkın gözünde öteden beri en kıymetli varlığımız, yarınlarımız olmuştur. Bunun ayırdın da olan Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucuları, devlet - millet işbirliği ile çocuk esenliğine hizmeti öngören yöntemler geliştirmiş ve bunların yürürlüğe konması için ülke koşullarının gerektirdiği doğrultuda kurumlar oluşturmuş ve elde-ki imkânlarının elverdiği ölçüde yaygınlık kazanması için önlemler almıştır. Çocuklara yarınlarımız olarak bakılmasını sağlayan bu tutumun sonucu olarak her geçen yıl çocuk esenliğinde küçümsenemeyecek iyileşmeler meydana geldiği görülmüştür. Bu gelişme, yaklaşık 2. Dünya Savaşı sona erinceye kadar sürmüştür 2. Dünya Savaşı'nın insanlık tarihinde, neredeyse doğada yağmur sularının ayrıştığı sırt gibi bir değişim sırtı oluşturduğu artık görülebilmektedir Günümüz dünyasının, bu savaştan zafer ile çıkan Batı ülkelerinde silahlar susturulduktan hemen sonra baş gösteren değişim rüzgârlarının öngördüğü ve 'Yeni Dünya Düzeni' adı verilen bir düzenin egemenliğine kaymakta olduğu izlenmektedir. Bu rüzgârların bir sonucu olarak, artık uluslararası ortamda da çocuğa bakış açısı, çocukların yarınlarımız oldukları anlayışını içermektedir. Çocuk sorunları ile ilgili uluslararası kuruluş UNICEF, bu anlayışın 'Yeni Dünya Düzeni' bağlamında yaygınlaştırılması ile görevlendirilmiştir. Tüm gelişmekte olan ülkelerin hükümetleri ile yaptığı anlaşmalara dayanarak, buralarda çocuk esenliğine hizmet alanında çalışmalarda bulunmak hakkına sahip olan UNlCEF'in, Türkiye'de de bir şubesi vardır. Değişim rüzgârları, bunun yanı sıra, 'devlet' kurumunun küçültülmesini, yani etkisizleşmesini; buna karşın bireyin güçlendirilmesini, yani yüceltilmesini gündeme getirmiştir. Bu gelişmenin demokrasi düzenini yaygınlaştırıp kökleştireceği ileri sürülmektedir. Bu görüşün Türkiye'de kabul görmesinin sonucu olarak daha önce devletten beklenen hizmetlerin hemen hepsi, artık bireylerin girişimine bağlı hale gelmiştir. Öngörülen doğrultuda başarı sağlanmasının ise, girişimi destekleyen bireylerin oluşturacakları sivil toplum örgütlerinin niteliğinin belirleyici olması doğal kabul edilmektedir. Dolayısı ile, örneğin parasal olanakları geniş olan sivil toplum örgütlerinin amaçlarını gerçekleştirmeleri, sınırlı olanlara kıyasla çok daha yüksek olması da doğaldır. Türkiye'de, UNICEF tarafından destekleneler dışında, çocuk esenliğine hizmet ile ilgili ne kamu kurumu ne de sivil toplum örgütü olmadığı, konu ile ilgili herkesçe bilinmektedir.

5 Ayrıca, birey olarak bütün insanlar eşittir ama, hem bireylerin kişilikleri açısından hem de değişik toplumların bireyleri arasında eşitlik olmadığı hemen görülebilmektedir. Gelişmiş Batı ülkeleri, yüzyıllardan beri öncelikle birey çıkarlarının gözetildiği ülkelerdir. Bu ülkelerde geçmişleri yüzyılı aşkın sivil toplum örgütleri vardır. Halk bunların oluşturulma yolları konusunda da, bunlardan yararlanma konusunda da deneyimlidir. Türkiye ise, öteden beri öncelikle toplum yararının gözetildiği bir ülkedir: Dayanışma geleneği çok köklüdür; ama yeni dünya düzeninin gerektirdiği türden sivil toplum örgütleri oluşturup yararlanma deneyimine sahip değildir. Bu yüzden, örneğin devletin küçültülmesine bağlı olarak son verilmesi söz konusu olan çocuk esenliğinin arttırılmasına yönelik geleneksel hizmetleri devralacak sivil toplum örgütleri hemen oluşturulamadığı halde, geleneksel kurumlar gözden çıkarıldığı için, sorumlu oldukları hizmetlerin yozlaşmaktan korunamadığı görülmektedir. Bu belirtiler, sadece birey haklarının genişletilmesi ile ülkenin demokrasi düzeninin güçlendirilemeyeceği gibi, çocuk esenliğine hizmetin de arttırılamayacağını göstermektedir. Bunların 'Yeni Dünya Düzeni' koşulları içinde gerçekleşebilmesi için, bireylerin önce değişim rüzgârlarının kendilerine ne gibi haklar sağladığını öğrenmeleri, sonra da bunları kullanma yeteneğini kazanmaları gerekir. Günümüzde, her iki amacı gerçekleştirmenin başka yolu olmadığı ortadadır. Kanımca, 'Çocuklarımız, En Kıymetli Varlığımız, Yarınlarımız' ile ilgili davaya sahip çıkan bireyleri bekleyen mücadeleye hazırlanmanın en kestirme yolu, bu deneyimin bir öncüsü olarak verilen mücadele hakkında bilgi edinip ders almak üzere 1977'de başlayan girişimin yaklaşık otuz yılı kapsayan öyküsünü inceleyip olumlu ve olumsuz yanlarını saptamak olanağını bulmalarıdır. Bu yapıt, bu düşüncelerle oluşturulmuştur. iffet Aslan

6 İÇİNDEKİLER 1. KİTAP HAKKINDA NİSAN ÇOCUK BAYRAMI DÜNYANIN İLK VE RESMEN KUTLANAN TEK ÇOCUK BAYRAMI VE 1979 ULUSLARARASI ÇOCUK YILI TÜRK VE BATI ÜLKELERİNİN BAKIŞ AÇISI İLE ÇOCUK * BATI'DA ÇOCUKLUĞUN KEŞFİ * TÜRK TÖRESİNE GÖRE EN KIYMETLİ VARLIĞIMIZ, YARINLARIMIZ, ÇOCUKLARIMIZ * ÇOCUK ESİRGEME KURUMU İLE BAŞLAYAN CUMHURİYET DÖNEMİ ÇOCUK ESENLİĞİNE HİZMET GİRİŞİMLERİ 4. ÇOCUK HAKLARININ TARİHÇESİ * ADI "CENEVRE BEYANNAMESİ" OLAN 1924 TARİHLİ İLK ÇOCUK HAKLARI BİLDİRİSİ * 1948 BİRLEŞMİŞ MİLLETLER İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRİSİNİN 25. VE 26. MADDELERİ * 1948 TARİHLİ 7 MADDELİ ÇOCUK BEYANNAMESİNİN METNİ * 20 KASIM 1959'DA KABUL EDİLEN ÇOCUK HAKLARI BİLDİRİSİNİN METNİ * 1919 WASHİNGTON İŞ KONFERANSINDA ALINAN ÇOCUK İLE İLGİLİ KARARLARIN METNİ 5. BİRLEŞMİŞ MİLLETLER KURUMU VE ÇOCUK İLE İLGİLİ YAN KURULUŞU : UNICEF * ÇOCUK HAKLARINA DAİR SÖZLEŞME İLE BAĞLAYICILIK KAZANAN İLKELER * ÜÇÜNCÜ BİN YILIN KALKINMA HEDEFLERİ * ÇOCUKLARA EVET DEYİN ÇAĞRISI VE ÇOCUKLARA UYGUN BİR DÜNYA YARATILMASI KAMPANYASI TÜRKİYE- UNICEF İLİŞKİLERİ * DÜŞ KIRIKLIĞI İLE SONUÇLANAN GİRİŞİMLER * TÜRKİYE- UNICEF İŞBİRLİĞİ * 1993 VE 1996 TARİHLÎ TC. HÜKÜMETİ ÇOCUĞA YÖNELİK ULUSAL EYLEM PROGRAMLARI 1 * DÖNEMİ ÇOCUĞA YÖNELİK ULUSAL EYLEM PLANI HAZIRLANMASI ÇALIŞMALARI * TÜRKİYE UNICEF İŞBİRLİĞİ ANLAŞMALARI * UNICEF 1 İN GÖREVLERİ 6. ÇOCUK ESENLİĞİNE HİZMET İLE İLGİLİ SORUNLAR * DIŞİŞLERİ BAKANLIĞINDAN VE BASIN YAYIN KURULUŞLARINDAN BEKLENENLER * UNICEF 1 İN GÖZETMEKLE GÖREVLİ OLDUĞU ÇIKARLAR VE TÜRKİYE'NİN ÇÖZÜMLEMESİ GEREKEN SORUNLAR * UNICEF TÜRKİYE TEMSİLCİLİĞİNİN YAYINLARI * NÜFUS ARTIŞININ DÜŞÜRÜLMESİ SORUNU * AİLE KURUMUNA YAKLAŞIM * ÇOCUK ESİRGEME KURUMU: ÇOCUK ESENLİĞİNE HİZMETE ADANMIŞ ÖZGÜN TÜRK KURULUŞU * EĞİTİM HİZMETLERİNİN BİR SÜREDEN BERİ ARTTIĞINI GÖRMEK ÇOK SEVİNDİRİCİ; AMA ÇOĞUNUN ARDINDA KİMİN OLDUĞU NİYE KAMUYA DUYURULMUYOR? *TÜRKİYE-UNICEF İŞBİRLİĞİNİN PARASAL ALT YAPISI * "ÇOCUKLARIN KATILIMI" İLKESİNİN AMACI NİSAN ÇOCUK BAYRAMI'NIN YURT ÇOCUKLARI İÇİN KORUNMASI ÇABASI * 1979 ULUSLARARASI ÇOCUK YILI NEDENİYLE CANLANDIRILAN GELENEKSEL KUTLAMALAR VE YENİ BAŞLATILAN ETKİNLİKLER * DÜNYANIN İLK ULUSAL VE ULUSLARARASI ÇOCUK PARLAMENTOLARI

7 * TRT 1 NİN DÜZENLEDİĞİ" ULUSLARARASI ÇOCUK ŞENLİĞİ" * ULUSLARARASI ÇOCUK ŞENLİĞİNE KATILIMIN YILLARA GÖRE DAĞILIMI * GERÇEKLEŞTİRİLEMEYEN PROJE: ÇOCUK ESENLİĞİNE HİZMET VAKFI * "23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMINA ÇAĞRI" KİTAPÇIĞI * ÇOCUK ESİRGEME KURUMUNU KALKINDIRMA PROJESİ NİSAN ÇOCUK BAYRAMININ DÜNYA ÇOCUKLARINA KAZANDIRILMASI ÇABASI * 23 NİSAN IN 'DÜNYA ÇOCUK GÜNÜ 1 KABUL EDJLMESİ ÖNERİSİ * 23 NİSAN'IN 'DÜNYA ÇOCUK GÜNÜ 1 KABUL EDİLMESİ İÇİN 2. GİRİŞİM * BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GENEL SEKRETERİ KOFİ ANNAN'IN 23 NİSAN 2003 ÇOCUK BAYRAMI'NI KUTLAYAN MEKTUBU * 23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMININ DÜNYA ÇOCUKLARINA KAZANDIRILMASI İÇİN 3. GİRİŞİM * ÇOCUK HAKLARI BİLDİRGESİNE "DÜNYA ÇOCUKLARI ARASINDA SEVGİ BAĞLARI, BARIŞ AĞLARI OLUŞMASINA ÇALIŞILMALIDIR" İLKESİNİN EKLENMESİ ÖNERİSİ 9. BİRLEŞMİŞ MÎLLETLER GENEL KURULU SALONUNDA DÜNYA ÇOCUK GÜNÜ KUTLAMALARI * VVORLD CHILDREN'S DAY FOUNDATION'NIN KURULUŞU * VVORLD CHILDREN'S DAY FOUNDATION'NIN SONU * ARTAN ULUSLARARASI ANLAŞMALAR VE DIŞİŞLERİ BAKANLIĞININ ARTAN YÜKÜ * BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GENEL KURULU SALONUNDA DÜNYA ÇOCUK GÜNÜ KUTLAMALARINI CANLANDIRMA ÇABASI *ABD'DE YAŞAYAN BAZI TÜRKLERİN ÇOCUK BAYRAMIMIZI DÜNYA ÇOCUKLARINA KAZANDIRMA UĞRAŞLARI * ÇOCUK HAKLARI AÇISINDAN YENİ DÜNYA DÜZENİ 10. TÜRKİYE'NİN ÖNCELİKLİ ÇOCUK SORUNLARI * TÜRK HALKININ ÇOCUĞA HİZMET BAĞLAMINDAKİ BAŞLICA BEKLENTİSİ: EĞİTİM * GELENEKSEL EĞİTİM KURULUŞLARI VE GÜNCEL EĞİTİM SORUNLARI * ÇOCUK SORUNLARININ ÇÖZÜMÜNDE SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNDEN BEKLENENLER * SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNİN SAHİP ÇIKABİLECEĞİ UZUN ERİMLİ AMAÇLAR * HALK DESTEĞİ İLE OKULAÇIĞININ KAPATILMASI KAMPANYASI * OKUL KORULARI OLUŞTURULMASI KAMPANYASI * OKULLARIMIZDA VERİLEN EĞİTİMİN EN ZAYIF HALKASI TÜRKÇE DERSİ: OYSA DİLİMİZ KİMLİĞİMİZDİR * ÇOCUK HAKLARI BİLDİRGESİNE 'DÜNYA ÇOCUKLARI ARASINDA SEVGİ BAĞLARI BARIŞ AĞLARI ÖRÜLMESİNE ÇALIŞILMALIDIR 1 İLKESİNİN EKLENMESİ ÖNERİSİ NİSAN 2006 ÇOCUK BAYRAMI KUTLAMALARINDAN ALINACAK DERSLER * 23 NİŞAN ÇOCUK BAYRAMI 2006 KUTLAMALARI VESİLESİYLE DÜZENLENEN "ÖĞRENCİ MECLİSİ" ETKİNLİĞİ BİRİLERİNİN ZAFERİ OLABİLİR Mİ? * LAİKLİK SORUNUNUN TARTIŞILMASI ÖNERİSİNİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ NİSAN BAYRAMI İLE İLGİLİ DAVANIN SÜRDÜRÜLMESİ ÇAĞRISI NİSAN BAYRAMI İLE İLGİLİ FOTOĞRAFLAR VE BELGELER

8 KİTAP HAKKINDA Ben ilk kuşak Cumhuriyet çocuklarındanım. Çocuk bayramlarının coşkusunu yaşayarak büyüdüm. Bugüne değin bu geleneğimizin ne tadını unuttum, ne de üzerimdeki etkisini. Ama yetişkinlik yıllarımda, özellikle 1950'den sonra, çocuk bayramlarımızın giderek sönükleştiğinin ayırdına vardığımı pek söyleyemem. Bu durumum, Birleşmiş Milletler kararı ile '1979 Uluslararası Çocuk Yılı' kabul edilip bütün ülkelerde olduğu gibi bizde de öngörülen çalışmaları yürütmek üzere '1979 Uluslararası Çocuk Yılı Türkiye Milli Komitesi' oluşturulup ben de burada görevlendirilinceye kadar sürdü. Bu görev, çocukluğumdan beri yaşadığım; ama ne tarihçesini ne de değerini bildiğim 23 Nisan Çocuk Bayramımızı adeta keşfetmeme yol açtı. Beni bu göreve atayarak bu olanağı sağlayan, şimdilerde olduğu gibi o sırada da Türkiye UNICEF yerel bürosu başkanı olan Sayın Dr. İhsan Doğramacı 'ya olan teşekkür duygularım, ömrümün sonuna kadar devam edecek. Bu görevim, 1979 Uluslararası Çocuk Yılı hazırlıklarının başladığı 1977'de bir gün, Sayın Dr. İhsan Doğramacı'nın beni bulup 'Tam sana göre bir iş. Gel, bildiğin gibi yönet' diyerek, oluşturduğu '1979 Uluslararası Çocuk Yılı Türkiye Milli Komitesi' yönetim kadrosuna beni ataması ile başladı. Bu komitelerin gelişmiş ülkeler temsilcileri, 1978'in ilk günlerinden 1979'un sonuna kadar, üç ayda bir, UNlCEF' in bir temsilcisinin başkanlığında Cenevre'de toplanarak görev yaptı. Bu çalışmalara katılanlardan, önce uluslararası çocuk yılının amaçlarının, sonra da bu amaçların gerçekleşmesi için gerekli uygulamaların saptanmasının beklendiği söylendi.giderek bu görev, uygulamaların bütün ülkelerde eş zamanlı ilerlemesinin sağlaması için değişik ülkelerdeki girişimlerin gözden geçirilip değerlendirilmesine dönüştü. Gelişmekte olan ülkelerde kurulan komitelerin temsilcilerinin ise, aynı içerikte çalışmalar yapmak üzere New York ' ta, UNICEF merkezinde toplandıkları açıklandı. Cenevre toplantılarının ilkinde, bütün ülkelerin temsilcilerinden "Uluslararası çocuk yılının amacı ne olmalıdır?" ve "Bu amaç nasıl gerçekleştirilebilir?" sorularını cevaplandırmaları istendi. Türkiye temsilcisi olarak, 23 Nisan Çocuk Bayramı anılarımdan esinlenerek verdiğim cevapların gördüğü olağanüstü ilgi üzerine, yurda döndüğümde, yaptığım araştırmalar sonunda bu geleneğimizin tarihçesi ortaya çıktı.bu çalışmanın sonucu olarak, 23 Nisan Çocuk Bayramının, dünyanın ilk ve hâlâ resmen kutlanan tek çocuk bayramı olduğu anlaşıldı. Bunun, çocuk sorunlarına çözüm getirilmesini öngören bir uluslararası çalışma sırasında saptanmış olması, çocuk esenliğine eylemli olarak hizmet bilincinin dünyada ilk kez Türkiye'de sergilendiğinin görülmesi sonucunu verdi. Bunun üzerine, 1920'lerin 1

9 başında çocuklara bayram olarak adanmış bulunan 23 Nisan gününün, benzeri eylemlerin ilkleri gibi evrenselleşmesi için, 23 Nisan'ın, 'Dünya Çocuk Günü' kabul edilmesi önerisinde bulunmamız gündeme geldi. Tüm ülkelerin dikkatinin, çocuk sorunlarının çözümlenmesi gereğine çekilmesi, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kararı ile 1979'un Uluslararası Çocuk Yılı ilan edilmesi gibi bir eylem düzenlenecek kadar önemli ise, bu amacın gerçekleşmesine katkıda bulunma niteliklerine sahip olduğu tarihi ile sergilenmiş olan, ayrıca çocuk esenliğine hizmete adanmış dünyanın ilk ve bugüne değin resmen kutlanan tek ulusal eylem olan 23 Nisan Çocuk bayramının tarihi, 'Dünya Çocuk Günü kabul edilerek evrenselleşmesi hakkıydı. Ama UNICEF bu önerimize karşı çıktığı için, bu girişimimizden bugüne değin istenilen sonuç alınamamıştır. Türkiye'de 1920'lerin başından beri aralıksız kutlanan 23 Nisan Çocuk Bayramı çoktan halka mal edilmiş olmakla birlikte gerek Türk kamuoyunun gerek çocuk sorunlarıyla ilgili ülke çevrelerinin, İkinci Dünya Savaşı sonrasında uluslararası alanda çocuğa bakış konusu ile ilgili gelişmeler bağlamında, bu cumhuriyet dönemi mirasımızın değeri hakkında yeterli bilgiye sahip olmamalarının, bu başarısızlıkta büyük payı olduğu kuşkusuzdur. Ama artık, Çocuk Bayramımızın, cumhuriyet Türkiye'sinde geliştirilmiş olan özgün etkinliklere, her yıl hiç eksiksiz yer verilerek kutlanmasının, hem yurt çocuklarının esenliğinin giderek artması hem de içerdiği hizmetlerin zaman içinde tüm dünya çocuklarına kazandırabilmesi bakımından çok önemli olduğu ortaya çıkmıştır. Bu, bir avuç bilinçli Atatürk mirasçısının desteği ile nerede ise otuz yılı bulacak bir çabanın sonucudur. Bu arada, cumhuriyet dönemi kültürel miraslarımızın en önemlilerinden biri olan bu geleneğimizin yurt içinde yozlaşmadan yaşayabilmesinin de, korunması için önlem alınmasına bağlı olduğu, evrenselleşmesi için ise, çocuk esenliğine hizmet ettiği artık uluslararası çevrelerce de teslim edildiği halde, üstesinden gelinmesi gereken engeller olduğu da ortaya çıkmıştır. Elinizdeki iki başlıklı yapıt, bu gibi olumsuzlukların aşılmasına yardımcı olabilmek için hazırlanmıştır. '23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMINA ÇAĞRI' kitapçığında, çocuk ağzından bayramın tarihçesi ile geleneksel kutlama etkinlikleri ve 1979 Uluslararası Çocuk Yılı vesilesi ile başlatılan etkinlikler anlatılmaktadır. Bu etkinliklerin her biri, çocukların yarınlara daha iyi hazırlanabilmeleri için gerçekleştirilen veya öngörülen bir uygulamayı simgelemektedir. Tüm etkinliklerin her yıl eksiksiz uygulanmasına dikkat edilmesi ile hem geleneğin yozlaşmasının önleneceği, hem de bu bayramın Dünya Çocuk Günü adı ile dünya çocuklarına eninde sonunda kazandırılacağına inanıyorum. 23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMI: YURT ÇOCUKLARI İÇİN KORUNMALI DÜNYA ÇOCUKLARINA KAZANDIRILMALIDIR' kitapçığında ise, Çocuk Bayramının yurt içinde unutturulmaktan ya da yozlaştırılmaktan sürgit korunması için yapılan girişimlerin ve 23 Nisan'ın 'Dünya Çocuk Günü' ilan edilmesi önerisi ile ilgili çalışmaların, otuz yılı bulmakta olan öyküsü, okurlara adım adım aktarılmaya çalışılarak özetlenmiş ve bu arada gelişmelerin çağrıştırdığı altyapılara dikkat çekilmiştir. Bu tutumun amacı, her okura, irdelenen 2

10 konu hakkında yazarın vardığı kanıdan bağımsız kanı oluşturabilme fırsatını vermek olmuştur. Ayrıca, ileriye dönük beklentilerin altyapısını oluşturan 'Çocuk Hakları Bildirisi'nin tarihçesi ve çocuk ile ilgili uluslararası kuruluş UNlCEF'in çalışmaları hakkında kapsamlı bilgi verilmiştir. Yanı sıra da, bu kuruluşun baştan itibaren Türkiye ile ilişkisi özetlenerek, kamunun dikkati, ülkenin 'Çocuk Haklarına Dair Sözleşmeyi imzalayarak üstlendiği yükümlülüklere ve sahip olduğu haklara ve bunların bugüne kadar nasıl değerlendirildiğine çekilmeye çalışılmıştır. Özellikle umut edilen ise, sunulan kitabın, bugüne değin ilk kuşak Cumhuriyet çocuklarının desteği ile bir avuç kimse tarafından savunulan davaya, çocuk esenliğine hizmet ile ilgili kurum, kuruluş ve kimselerden bazılarının olsun sahip çıkarak çalışmaları sürdürme kararı almalarına yaratmasıdır. Çünkü, bu gerçekleşmediği takdirde, 23 Nisan'ın 'Dünya Çocuk Günü' kabul edilmesi şöyle dursun, en önemli Cumhuriyet dönemi miraslarımızdan biri olan bu özgün geleneğimiz, 'Çocuk Bayramımız', korkarım ne yozlaşmaktan nede unutulmaktan korunabilecektir Böylesi bir endişe ile hazırlanan "23 Nisan Çocuk Bayramı: Yurt Çocukları İçin Korunmalı - Dünya Çocuklarına Kazandırılmalıdır" adındaki kitapta anlatılan her şeyin mümkün olduğunca belgelerle desteklenmesine önem verilmiştir. '23 Nisan Çocuk Bayramı' nı kutlama etkinliklerinin korunması ve eylemin dünya çocuklarına kazandırılması mücadelesi, çeşitli, fakat birbiri ile ilişkili yönleri olan katmerli bir konu olduğu için,her önemli yönü ayrı bir bölüm olarak ele alınmış ve her bölüm, bütünlüğü korunarak anlatılmaya çalışılmıştır. Bu da bazı gelişmelerin, bir çok bölümde tekrar edilmesini kaçınılmaz kılmıştır. Ayrıca, kitapta büyük ölçüde kişisel bir savaşımın öyküsü yer aldığı için, çoğu zaman gelişmelerin ve dayandıkları görüşlerin ilk ağızdan anlatılmasından başka çare bulunamamıştır. Bu da yapıtı, bir rapor niteliğine dönüştürmüştür. Gerçekten de yapıt, 1998'den beri her yıl 'İlgililere Açık Mektup; Kamuya Rapor' adı ile hazırladığım yayınların birleştirilmesi ile oluşturulmuş bir denemeler derlemesidir. Çocuk sorunlarıyla, hem ulusal açıdan hem de uluslararası ilişkiler bağlamında ilgilenenlerin aradıklarını bulacakları umudu ile saygılarımı sunarım. İffet Aslan 3

11 23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMI DÜNYANIN İLK VE RESMEN KUTLANAN TEK ÇOCUK BAYRAMI VE 1979 ULUSLARARASI ÇOCUK YILI Uzun zamandan beri, sık sık, 23 Nisan Çocuk Bayramımız ile niçin bu kadar ilgilendiğimi, neye dayanarak 23 Nisan'ın' Dünya Çocuk Günü' kabul edilmesini önerdiğimi, bunun neden gerçekleşemediğini sorgulamak isteyenlerle karşılaşıyorum. Açıklamaya çalışayım. Ben, ilk kuşak Cumhuriyet çocuklarındanım. Çocuk Bayramlarını yaşayarak büyüdüm. Katıldığım Çocuk Bayramı etkinliklerinin izleri hâlâ en sıcak çocukluk anılarım arasındadır. O dönemde ilkokullar, bayrama hazırlık olarak yalnız sınıfları ve okul binalarını, çiçeklerle ve öğrencilerin elişi, resim dersi ürünleri ile süslemekle yetinmez, öğrencileri bulundukları yerlerin yakınlarındaki tarihi değeri olan yapıtların çevresine veya yörenin meydanlarına, parklarına götürerek, oralarında bayraklarla çiçeklerle süslenmesine katılarak bayrama hazırlanmalarına yardımcı olurlardı. Bu uğraş, öğrencilere, bütün bu kamu varlıklarının sahibi oldukları duygusunu kazandırırdı. Halk bu çabaya büyük ilgi gösterirdi. Nitekim daha sonra, değişik gruplar birbirlerine, etraftaki bu etkinliği seyreden esnafın, kendilerine şekerlemeler, lokum, çeşitli şerbetler yada boza gibi ikramlarda bulunduğunu anlatırdı. 23 Nisan günü ise caddeler, bir kız, bir erkek, birinin boynunda rozet dolu bir sepet, ötekinin omzunda kocaman bir kumbara, gelen geçene Çocuk Esirgeme Kurumu rozeti takan çocuklarla dolardı. Bu göreve çıktığımızda gelen geçeni durdurmak zorunda pek kalmazdık; çünkü çoğu zaman bizi gören halk, sanki yakalarına bir rozet iliştirmeden uzaklaşmamamız için etrafımızı sarar, kimileri de kumbaraya uzanan ellerini sonra başımızı ya da yanağımızı okşamak için bizlere doğrulturdu. Biz, bu ilgiyi doğal kabul ederdik. Ama daha sonra, bu ilginin, bizim kuşağın büyüdüğü yıllarda çocukların yalnız ana babalarının, yalnız öğretmenlerinin değil, halkın tümünün umut kaynağı, gurur kaynağı olmalarının dışa vuruşu olduğunu anladım. Halk, çocuk bayramlarında ortaya dökülen çocukları, hiç değilse gözleri ile okşayarak görüntülerinin her yıl biraz daha iyileştiğine tanık olmanın kendilerini ne kadar mutlu ettiğini gösteriyordu. Ben, Cumhuriyet çocuklarının, sade, şaşaadan uzak, fakat bu sıcak anılara yol açan çocuk bayramları yaşamış olmasının ne kadar olağanüstü olduğunu ancak çok sonraları, 1979 Uluslararası Çocuk Yılı çalışmalarım vesilesi ile değerlendirebildim. Şöyle: 4

12 2. Dünya Savaşı'nın yetim bıraktığı Avrupalı çocuklar ile ilgilenilmesi için, 1946'da Birleşmiş Milletler tarafından kurulan UNICEF bu görevi başarı ile tamamladıktan sonra dağıtılmamış, 3. Dünya ülkeleri çocuk sorunlarının çözümlenmesi ile sorumlu, kalıcı bir Birleşmiş Milletler yan kuruluşu haline dönüştürülmüştür. Bu, şu gelişmeler sonucu gerçekleşmiştir. Önce, 1948'de kabul edilen Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirisine çocuk hakları ile ilgili 2 madde konmuş, (25. ve 26. maddeler) daha sonra da Milletlerarası Çocuk Esirgeme Kurumu, bu maddeler ışığında, Cenevre Beyannamesi adını taşıyan 1924 tarihli ilk Çocuk Hakları Beyannamesi'ni 7 maddelik hale getirmiştir. Bu metin üzerinde, UNICEF Genel Merkezinde yapılan çalışmalar sonunda ise, 20 Kasım 1959'da Birleşmiş Milletler Genel Kurulunca kabul edilen 10 maddelik Çocuk Hakları Bildirisi oluşmuş ve UNICEF, bunun dünya çapında uygulanması ile görevlendirilmiştir. UNlCEF'in bu yeni kimliği ile dünyaya tanıtılması ve çalışmalarına başlaması için de1979,uluslar arası Çocuk Yılı ilan edilmiştir. 1977'de başlayan hazırlık çalışmaları sırasında bu Çocuk Hakları Bildirisinin tüm ülkelerce benimsenmesi öngörülmüş ve dünyanın her tarafında mümkün olduğunca eşit düzeyde uygulanması için her ülkede UNICEF ile işbirliği yapmak üzere birer 'Uluslararası Çocuk Yılı Milli Komisyonu' kurulması öngörülmüştür. Bu milli komisyonların temsilcilerinin, belirli aralarla iki merkezde (gelişmiş ülkeler temsilcileri Cenevre'de, gelişmekte olan ülkeler temsilcileri ise New York'ta UNICEF genel merkezinde) toplanarak gelişmelerin tüm dünyada eşzamanlı ilerlemesine çalışılması kararlaştırılmıştır. 1978başmdan1979 sonuna kadar Türkiye adına Sema Kut ile birlikte katıldığım bu toplantıların ilkinde, ülke temsilcilerinden, "Uluslararası Çocuk Yılı'nın amacı ne olmalıdır?" sorusunu cevaplandırmaları istendi. Sıra bize geldiğinde ben, "Yetişkinlerin dikkatini çocuğun önemine çekmek ve çocukların ilerideki sorumluluklarına mümkün olduğunca iyi hazırlanmaları için gerekli önlemlerin alınmasına yardımcı olmak" yanıtını verdim. Öteki delegasyonlar da benzer görüşler ileri sürünce, bu tanımlama genel kabul gördü. Bunun üzerine, yanıtlanması istenen 2. soru, "Bunun için ne yapılmalıdır?" oldu. Sıra bana gelince, bizde yukarıda belirttiğim amaçla 1921' de kurulmuş olan Çocuk Esirgeme Kurumu'nun öncülüğünde ve giderek Milli Eğitim Bakanlığı'nın daha etkin katılı-mı ile her yıl kutlanan '23 Nisan Çocuk Bayramımızı anlattım. Sözlerimi bitirdiğimde onlarca dakika süren soru yağmuruna tutuldum. Hiç beklemediğim bir şey ile karşılaşmıştım. Anlaşılıyordu ki, gelişmiş ülkelerin hiçbirinde bir çocuk bayramı yoktu: Ne var ki, bizim delegasyonumuzda da bu geleneğimiz ile ilgili ayrıntılı bilgi yoktu. Bunun üzerine yurda döner dönmez Türkiye Büyük Millet Meclisi kitaplığına gidip 1920'lerin gazetelerini 5

13 çıkarttım ve eski Türk yazısını okuyabilen bir uzmanın yardımı ile ilgili haber ve makaleleri taramayı, sonra da bunlarda adı geçen ve o tarihte hâlâ sağ olan kimseleri bulup görüşmeyi görev bildim.23 Nisan Çocuk Bayramımızın tarihçesi böyle ortaya çıktı. (Bu çalışmanın belgeleri Tarih Kurumuna teslim edilmiştir.) Bu çalışmalar gösteriyordu ki, Çocuk Bayramımız, kökleri Cumhuriyetin kuruluşundan öncelere uzanan özgün bir eylemimizdir. Tohumlarını şu üç öğe oluşturmaktadır: 1-Avrupa ülkeleri ve Rusya'nın yayılma hırsı ile kanca attıkları Osmanlı İmparatorluğu'nun parçalanmasını sağlayarak pay kapmak hesaplarını gerçekleştirmek için kışkırttıkları Trablus garp Savaşı ile Balkan Savaşları ve hemen ardından gelen 2. Dün-ya Savaşı yenilgileri sırasında, sonrada zafer ile sonuçlanan Kurtuluş Savaşı'nda yetim kalan çocuklara karşı Atatürk'ün beslediği derin şefkat; 2- Vatanı emperyalistlerin istilasından korumak için Çanakkale komutanı olarak yönettiği savaşta, kimi çocukların şehit düşen babalarına "Size taarruzu değil; ölmeyi emrediyorum" diyebildiği için duyduğu sorumluluk; 3- Bu duygular ile baktığı çocukların iyi yetişip sonradan 'en büyük eserim' dediği 'Cumhuriyeti' emanet edeceği gençlikle ilgili umutlarını gerçekleştirebilmeleri için, çocuğa yatırım yapılmasına verdiği önem. 30 Nisan 1921'de, Cumhuriyetin ilan edilişinden 30 ay önce kurulan Himaye-i Etfal, bugünkü adı ile Çocuk Esirgeme Kurumu, bu tohumlardan üreyen filizdir Uluslararası Çocuk Yılı, Türkiye'de şu gerçeklerin görülmesine vesile olmuştur: 1921'de kurulan Çocuk Esirgeme Kurumu, 19-46'da, 2. Dünya Savaşı sonrasında, aynı umur ile kurulan UNICEF'in ilk örneğidir (prototipidir). 1920'lerin başından beri Çocuk Esirgeme Kurumunun öncülüğünde ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın giderek daha büyük katılımı ile kutlanan 23 Nisan Çocuk Bayramı ise, yetişkinlerin dikkatinin her yıl yeniden çocukların önemine çekilmesi işlevi açısından, Birleşmiş Milletler Kararı ile 1979'un Uluslararası Çocuk Yılı ilan edilmesi ile öngörülen temel amacın öncüsüdür. Bu durum ortaya çıkınca, hem dünyanın ilk ve hâlâ resmen kutlanan tek Çocuk Bayramının hakkının teslim edilmesi, hem de yol açtığı hizmetlerin dünya çocuklarına kazandırılması için, 1979 Uluslararası Çocuk Yılı, Türkiye Milli Komisyonunca 17 Nisan 1978 günü, Sayın Emel Korutürk'ün onursal başkanlığında düzenlenen ilk ulusal etkinlik olan toplantıda, kürsüden, Çocuk Bayramımızın tarihçesini anlattıktan sonra 23 Nisan'ın 'Dünya Çocuk Günü' kabul edilmesi önerisinde bulundum. 6

14 Alkıştan salonda sanki yer yerinden oynadı. Bu arada, TRT'nin Çocuk Yayınları bölümünün o sıradaki yöneticileri olan Tekin Özerdem ve Canan Arısoy yanıma gelerek bu öneriyi benimsediklerini, gerçekleşmesi için bundan böyle TRT'nin Çocuk Bayramına her yıl bir 'Uluslararası Çocuk Şenliği' düzenleyerek katılmasını sağlayacaklarını bildirdiler. TRT bu sözünü tuttu. Karşılaştığı çeşitli zorlukların üstesinden gelmeyi başararak bu yapıtın yayınlandığı tarihe kadar hiç ara verilmeden gerçekleştirilmiş olan 'Uluslararası Çocuk Şenliği,' Çocuk Bayramlarına yeni bir boyut da kazandırdı; dünya çocukları arasında 'sevgi bağları, barış ağları' örülmesini sağladı.ayrıca, Milli Eğitim Bakanlığı da, 1979 Uluslararası Çocuk Yılı vesilesi ile Ankara'da, dünyanın ilk 'Çocuk Parlamentosu'nun gerçekleştirilmesini sağlayarak, geleneksel kutlama etkinliklerimizin zenginleştirilmesine katkıda bulundu. Bu etkinlikten esinlenen TRT'de, hemen ardından gerçekleştirdiği ilk 'Uluslararası Çocuk Parlamentosu'nu, 10 yılda bir, Ankara'da yenilemeyi programına aldı. Bu arada, Sosyal Hizmetler Genel Müdürlüğü de, 1979 Uluslararası Çocuk Yılı çalışmalarına Türkiye'nin çocuk sorunlarını her açıdan irdeleyen ve hizmet eksikliklerini sergileyen bir Çocuk Sorunları Sempozyumu düzenleyerek katıldı. Bu sempozyuma sunulan bildiriler, ne yazık ki yayımlanamadı. Ama, bu etkinliği sürdürmeyi benimseyen UNlCEF'in, o günden beri Türkiye'deki ilgili kurumlarca; fakat kendi adına yayımlanmasını sağladığı çalışmalar sayesinde Türkiye'nin, UNlCEF'in bakış açısı ile önem sırasına göre çözüm bekleyen çocuk sorunu herhalde kalmamıştır. Çözüm hizmetlerine gelince, UNICEF yayınlarından, kimi kamu kurumlarının ve sivil toplum örgütlerinin yeni UNICEF tarafından saptanan öncelik sıralamasına göre ve yine UNICEF tarafından öngörülen yöntemlerle başarılı çalışmalar yaptıkları anlaşılmaktadır. Bütün bunlar gösteriyor ki, Türkiye 1979 Uluslararası Çocuk Yılını değerlendirmekte olduğu gibi, bu uluslararası eylemin amaçlarının gerçekleştirilmesi açısından da günümüze değin önde gelen ülkelerden biridir; hatta belki de başı çeken ülkedir. Bunda hiç kuşkusuz, çocuğa öteden beri önem verdiğimizi, çocuklara yönelik hizmetlerin iyileşmesi için toplumu elinden geleni yapmaya l920'lerin başlarından beri özendirmeye çalıştığımız gösteren Çocuk Bayramı gibi özgün bir eyleme ve geleneğine sahip oluşumuzun büyük payı vardır. UNICEF, öngördüğü amaçlar için bu geleneğimizden yararlanmasını bilmiştir. Ama ne yazık ki, çocuk bayramı eyleminin amaçlarından ne yurt çocukları artık gereği gibi yararlanabilmektedir, ne de dünya çocuklarının yararlanması henüz gerçekleştirilebilmiştir. Benim görüşüme göre, buna, kısmen bizim bazı kusurlarımız, kısmen de günümüzde dünya kamuoyuna hakim çevrelerin bir önemli özelliği sebep ol-maktadır. Şöyle ki: Türk çocuklarının yararlandığı Çocuk Bayramı nimetlerini dünya çocuklarına kazandırmak üzere, 1978'de, 23 Nisan'ın 'Dünya Çocuk Günü' kabul edilmesi için girişimde bulunmamızı önerdiğimde, UNlCEF'in o tarihte Türkiye'deki sürekli temsilcisi DonaldW. Shields buna karşı çıktı. Bu tutumunu belirttiği günden başlayarak 1979'un sonuna kadar,ileri sürdüğü gerekçelerin 7

15 geçersiz olduğu, kendisine anlatılmaya çalışılmış olmakla beraber, bu UNICEF görevlisini ikna etmek mümkün olmadı. Oysa, gelişmekte olan ülkelerin hiçbirinde de, bir çocuk bayramı geleneği olmadığı bilgisini bize kendisi vermişti. (Bu girişimin ayrıntıları,'23 Nisan Çocuk Bayramı'nın, Dünya Çocuklarına Kazandırma Çabası' bölümünde anlatılmıştır.) Direnişine sebep, hiç kuşkusuz, temsil ettiği önemli uluslararası kuruluş UNICEF de, 2. Dünya Savaşı sonrasında oluşturulan bütün uluslararası kuruluşlar gibi, Başülkelerinin ürünü olduğuna göre, konuları ne olursa olsun, Batı ülkelerinin öncülüğü, Batının üstünlüğü temeli üzerine kurulmuş olduğundan, buna gölge düşürebilecek bir eylemin uluslar arası kamuoyunca ilgi görmesini önlemek istemesidir. Bizim kamu yaşantımıza hakim çevreler ise, Atatürk'ten sonra, özellikle de çok partili düzene geçildikten sonra, giderek Batı ülkelerinin isteklerine karşı çıkmamak, direndiği her konuda isteklerine uymak şeklinde özetlenebilecek, kökü Tanzimat devrine dayanan davranış, yeniden hakim ilke haline gelmiş bulunduğundan, Atatürk ilkelerine bağlı birçok vatandaşımızın gayretlerine rağmen, önerinin UNICEF merkezine resmen yapılması, 1979 Uluslar arası Çocuk Yılı eylemi son bulana kadar gerçekleştirilemedi. Dahası, kısa bir süre sonra Silahlı Kuvvetlerin 12 Eylül 1980 müdahalesi ile Meclis kapandı.ama TRT, düzenlediği Uluslararası Çocuk Şenliği'ne bu dönem boyunca da hiç ara vermemeyi başardı. Ancak, 23 Nisan Çocuk Bayramımız bu dönemde büyük bir tehlike atlattı. Türkiye'de resmi tatil günlerinin pek çok olduğu gerekçesi ile azaltılmasını öngören önemler alınırken, dünyanın ilk çocuk bayramı, aynı zamanda bugüne değin resmen kutlanan tek çocuk bayramı olma niteliğini az daha kaybedecekti. 23 Nisan resmi tatil olmaktan çıkarılmıştı. Buna çocuk bayramının değerinin bilinmemesinin mi yol açtığı, yoksa Türkiye'nin böylesi ileri görüşlü bir Cumhuriyet dönemi mirasından yoksun bırakılmasını isteyen olası bir çevrenin el çabukluğu ile sağladıkları bir değişiklik mi olduğu, bugüne değin ortaya çıkmış değildir. Bu durumun düzeltilmesini öngören çabalar sonucu, 20 Nisan 1983 tarihli,18024 sayılı yasa ile 23 Nisan'ın, 'Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı' olduğunun tescil edilmesi ile çocuk bayramı, ilk kez yasal desteğe kavuştu. Fakat, bu yasanın çıkarılmasına, resmi tatil günlerinin azaltılması gibi bir girişimin, nerede ise 'dünyanın ilk çocuk bayramının' aynı zamanda 'resmen kutlanan tek çocuk bayramı' olma özelliğini kaybetmesine yol açmış olması, çocuk bayramının ilerleyen yıllarda, türlü sebepler ile yine yıpratılmak, sulandırılmak, hatta kaldırılmak istenebileceği endişesine de yol açmış bulunuyordu. Bu endişenin etkisi ile, 1983 seçimleri sonucu, yeniden açılan Büyük Millet Meclisi'nin, 1985'te kuruluşunun 65. yıldönümünün özel bir programla kutlanması gündeme gelince, bu özgün geleneğimizin nitelikleri bir yapıtta derlenecek olursa, unutulmaktan ya da yozlaşmaktan kurtarılabileceği düşüncesi ile, bu programın bir parçası olarak yayınlanmak üzere, "23 Nisan Çocuk Bayramına Çağrı" adını verdiğim kitabı hazırlayarak, bu Cumhuriyet dönemi mirasımızı değerlendirme fırsatını aradım ve buldum. Bu kitapta, Çocuk Bayramımızın zamanla yozlaşmasının veya sulandırılmasının bir ölçüde dizginlenmesine yarayacağı umudu ile, bu geleneğimizin başlangıcından 1979 Uluslararası Çocuk Yılı'na kadar olan tarihçesi ve gerek geleneksel gerek bu uluslararası olaya özgün katkımız olarak 8

16 geliştirip uyguladığımız kutlama etkinliklerimiz çocuk ağzından, fakat 'kızım sana söylüyorum gelinim sen anla' özdeyimi uyunca ayrıntılı olarak anlatılmaktadır. 1985'te, Türkçesi'nin yanı sıra İngilizce, Fransızca ve Almanca yayımlanan bu kitapçığın yurt bağlamında amacı, çocuklarımızın kendilerine armağan edilen ve dünyanın hiçbir yerinde benzeri bulunmayan bu bayram hakkında gerektiği gibi bilgi sahibi olmaları ve gelen yıllarda çocuk bayramı kutlamalarını düzenlemekle görevli olacak yetişkinlerin elinde rehber olarak kullanabilecekleri bir yapıt olmasıdır. Çevirilerinin amacı ise, 23 Nisan ın 'Dünya Çocuk Günü' kabul edilmesi önerisinin dayandığı gerekçelerin anlatılması ve tüm dünya çocuklarının böyle bir bayramdan yararlanabileceğinin çocuk esenliği ile ilgili yabancılarca da görülebilmesine yardımcı olmaktır. Kitapçığın ilk baskısı, bir kamu görevlisinin yetkisini beklenmedik bir şekilde kötüye kullanması sonucu, 1985'te Türkçe, İngilizce, Fransızca ve Almanca olarak, fakat resimsiz çıkabilmiş, ama 1986 bayramına, Türkçe ve İngilizce baskıları Mürşide İçmeli tarafından resimlendirilmiş olarak yetiştirilmiştir. Kitapçığın bugüne değin, aralarında UNICEF, Dışişleri Mensupları Derneği,TRT adına Koç firması ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın da bulunduğu çeşitli çevrelerce yenilenen Türkçe ve İngilizce baskıları yediyi bulmuştur. Fransızca ve Almanca nüshalarının resimlendirilmesi ise, ancak 2005'te gerçekleştirilebilmiştir. Fransızca ve Almanca çevirileri henüz kitaplaşmış değildir. Fakat iletişim ağındaki yayınının da Türkçe ve İngilizce nüshaları gibi Fransızca ve Almanca nüshaları da bulunmakta ve istendiğinde indirilip basılabilmektedir. Bu kitapçığın en büyük hizmeti, 1986 kutlamaları için hazırlanan baskısı New York'a ulaştığında, oradaki Atatürk İlkokulunun girişimi ve günün UNICEF başkanı, Türk dostu James Grant'ın desteği ile, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu salonunda Çocuk Bayramı kutlanmasını sağlamış olmasıdır. (Bu girişimin ayrıntıları, 'Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Salonunda Çocuk Bayramı Kutlamaları' bölümünde anlatılmıştır.) 1986' da New York'taki yabancı ülke temsilciliklerinin çocuklarını kapsayan bu etkinlik öylesine başarılı olmuştur ki, izleyen 7 yıl boyunca tekrarlandıktan sonra hem de bu kez uluslararası boyutta başarı doruklarına doğru yol alırken, kurumlaşması ile ilgili yanlışların üstesinden gelinemeyeceği vaktinde görülüp önlem alınmadığından, 1994'te kutlanamayarak bıçakla kesilir gibi son bulmuştur. Şimdi elimizde sadece, bu eylemin ilkinin bir CD'si var. O da olmasa, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu salonunda 7 yıl boyunca nisan ayının son pazar günleri, tıpkı Türkiye'de olduğu gibi, ama Türkiye'den ve de nisan ayının son pazar gününün 23 Nisan ile ilişkisinden hiç söz edilmeden, 'Dünya Çocuk Günü' adı ile çocuk bayramlarının kutlandığı, nerede ise inanılır gibi olmayacak. Kanımca sebep, yine bizim kamu yaşantımıza,hâlâ "uluslararası sorunlar Batılıların istediği yöntemlerle çözümlenir, başka seçeneklerin ne kabul edilme olasılığı vardır, ne de bunların peşine düşmek çıkarlarımız acısından doğrudur" yolundaki 9

17 Tanzimat kökenli zihniyetin hakim olması; dünya kamuoyuna hakim çevrelerde ise Batının öncülüğü, Batının üstünlüğü önyargısı kıskançlıkla korunduğundan, bunu sarsabilecek bir hak arama mücadelesini, söz konusu 'hak' genel kabul görmüş çocuk haklarından, uygulamada dünya çocuklarının daha fazla yararlanmasına katkıda bulunmak olsa bile, göze alamamış olmamızdır. Ancak, her şeye rağmen 1920'lerden başlayarak, çocuklarımızın esenliği için bizim de özgün girişimlerde bulunduğumuz ve hâlâ bulunmakta olduğumuz yadsınamaz Uluslararası Çocuk Yılı vesilesi ile 23 Nisan Çocuk Bayramımızın çocuk esenliğine hizmet dağarcığını zenginleştiren katkılarımız, bu yeteneğimizin ve çabamızın kanıtıdır. Hâlâ çok önemli çocuk sorunlarımız var ama, çoktan gelenekselleşmiş bulunan çocuk bayramı uygulaması ile halkı çocuk esenliğine hizmet etmeye özendirmemizin yararlı sonuçlar verdiği de ortadadır. Türk toplumunun 1920'den önceki görüntüsü ile bugünkü görüntüsünü kıyaslamak, bunun görülmesine yeter. Ayrıca, 1979 Uluslararası Çocuk Yılı vesilesi ile, o sırada görev başında bulunan kuşaklar ile birlikte çocuk bayramımıza yeni boyutlar kazandıran etkinlikler ürettik. Dünya çocukları arası 'sevgi bağları, barış ağları' kurulmasına yardımcı olacağına inandığımız bir 'Uluslararası Çocuk Şenliği' düzenlemeye başladık. Aynı tarihte, Ankara'da ilki gerçekleştirilen 'Çocuk Parlamentosu' ile de, hem çocuklara demokrasinin temel yöntemlerini okullarda uygulayarak öğrenmeleri, hem de her yıl kendi parlamentolarının kürsüsünden seslerini kamuya duyurma fırsatını sağladık. Ayrıca ilk uluslararası çocuk parlamentosunu da gerçekleştirmekten geri kalmadılar. Bu etkinlikler Çocuk Hakları Bildirgesi'nin, "Çocuklara kulak verin" ilkesi doğrultusunda bir gelişmedir Bunları, hem çocuk bayramı geleneğimizi zenginleştiren, hem de Uluslararası Çocuk Yılı'nın amaçlarının gerçekleşmesine katkıda bulunacağı inancı ile gerçekleştirdik.o sıralarda hâlâ görev başında olan ilk kuşak Cumhuriyet çocukları olarak, Birleşmiş Milletlerin korumasındaki çocuk haklarının uygulanmasına böylesi katkılarda bulunabilmekten gurur duyduk. Bunların, geleneksel kutlama etkinliklerimiz ile birlikte çocuk esenliğinin dünyanın her ülkesinde artmasına yarayacak eylemler olduğuna inanıyoruz. 23 Nisan'ın, 'Dünya Çocuk Günü' kabul edilerek dünya çocuklarına kazandırılmasını bunun için istiyoruz yılları boyunca Birleşmiş Milletler Genel Kurul Salonu'nda 'Dünya Çocuk Günü' adı ile kutlanan, çocuk bayramları başarı doruğuna doğru yol alırken uygulamaya son verilmiş olmasına rağmen istiyoruz. (Bu uygulamanın ayrıntıları, 'BM Genel Kurul Salonu'nda Dünya Çocuk Günü Kutlamaları' bölümünde anlatılmıştır) Çünkü, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda Dünya Çocuk Günü kutlamasına son verilmiş olmasının UNICEF açısından da kazanç değil, kayıp olduğu kanısındayız. Böyle düşündüğümüz için, 23 Nisan'ın, 'Dünya Çocuk Günü' kabul edilmesi, savaşımızı ara vermeden sürdürdük. En sonunda, 2-8 Mayıs 2002 tarihli Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun Çocuk Özel Oturumunda Türkiye'yi temsil eden Sosyal Hizmetlerden Sorumlu Devlet Bakanı Hasan Gemici, kürsüden yaptığı konuşmada, "Türk çocukları, çocuk bayramının dünya çocuklarına kazandırılmasını istiyor." şeklinde özetlenebilecek sözlerle, bu isteğimizi tutanaklara geçirdi. 10

18 Bu, ebetteki 23 Nisan'ın 'Dünya Çocuk Günü' kabul edilmesi kararı, artık çantada keklik anlamına gelmiyor. Ama, bir kez daha bunun yolu açılmıştır. Aynı zamanda, başarıya ulaşılması için verilmesi gereken savaşımın kolay olmayacağı da görülmüştür. UNICEF, 23 Nisan Çocuk Bayramı'na soğuk bakmaktadır; ama hiç kuşkusuz ilk kez 1979'da bizim düzenlemeye başladığımız ulusal ve uluslararası çocuk parlamentolarından esinlenerek, bir süreden beri, ulusal ve uluslararası 'çocuk forumları' düzenlemeye başlamıştır. 2002'de yer alan 'Çocuk Özel Oturumu' vesilesi ile Birleşmiş Milletler binasında gerçekleştirilen ilk 'Uluslararası Çocuk Forumu' ile bunların eriştiği düzey sergilenerek bu çalışmanın devamı için Genel Kurul desteği sağlanmıştır. Ancak, Çocuk Forumu çalışmalarının, 23 Nisan Çocuk Bayramı kaynaklı, 'Dünya Çocuk Günü' kutlamalarının estirdiği havayı estiremediği, Türkiye'de her iki eyleme tanık olanların gözünden kaçmamıştır. Bu, Birleşmiş Milletler binasında hâlâ 'Dünya Çocuk Günü' kutlamalarına ihtiyaç ve yer olduğunu göstermektedir. Bizim, 'Çocuk Hakları Günü'nün, 'Çocuk Forumu' etkinlikleri ile kutlanmasına karşı çıkmamız söz konusu değildir. Çocuk Hakları ilkelerini, UNlCEF'in bunların bayraktarlığı ile görevlendirildiği tarihten çok daha öncelerden beri, 1928'de Atatürk tarafından imzalanan 'Cenevre Beyannamesi'nden beri benimsemiş bulunuyoruz. UNlCEF'in, bu hakların dünyanın her tarafında tanınması ve uygulama olanağı bulması ile görevlendirildiğinden beri, en samimi destekleyicisi olduk. Öngördüğü uygulamaların çoğunu da, çocuk esenliğine hizmet edeceği inancı ile benimsemiş bulunuyoruz. 'Çocuk Özel Oturumu'nun sonuçlarının derlendiği 'Çocuklara Uygun Bir Dünya' kitapçığında, bizim, çocuk esenliğine hizmet için oluşturduğumuz kimi başka etkinliklerin izlerini görmek de bizi memnun eder. 'Çocuk Hakları Bildirgesi'nin, Birleşmiş Milletlerce kabul edildiği tarihin anısına, 20 Kasım günleri toplanması kökleşmiş bulunan Çocuk Forumlarını da, bizce sakıncalı olan yanlarından arındırılması gereğine dikkat çekmeleriyle birlikte benimsemekten geri kalmamız söz konusu değildir. Bütün bunların karşılığında istediklerimiz ise, şunlardan ibaret: 'Çocuk Forumları'ndan çok değişik işlevlere sahip olan ve çocuk esenliğine hizmet ettiği kanıtlanmış bulunan, dünyanın ilk ve bugüne değin resmen kutlanan tek çocuk bayramı, '23 Nisan Çocuk Bayramı'nın dünya çocuklarına kazandırılması için gösterdiğimiz çabanın desteklenmesini, bir de 'Çocuk Haklarına Dair Sözleşme' ile ilgili çalışmalarımız sırasında saptadığımız, 'Çocuk Hakları Bildirgesi'nde-ki bir boşluğun doldurulması için bu metne, 'Dünya Çocukları Arası Sevgi Bağları, Barış Ağları Kurulmasına Çalışılmalıdır' ilkesinin eklenmesi önerisinde bulunmak ve bu girişimlerimizin sonuna kadar ardında kalma hakkımızın tanınmasını istiyoruz. Bu hakkımız göz ardı edilerek, bizim 1920'lerin başından beri kutladığımız ve 1979'dan beri, 23 Nisan'ın 'Dünya Çocuk Günü' kabul edilmesi ile dünya çocuklarına kazandırmaya çalıştığımız 'Çocuk Bayramı'nın yok sayılıp, yerinin çocuk forumları ile doldurulmasına razı olamayız. Çünkü bu bir hakkın yenmesinin yanı sıra, çocuk esenliğine hizmeti zenginleştiren 11

19 değil, baltalayan bir girişim olur. Zira, "Çocuk Hakları Günü" ile "Dünya Çocuk Günü" adı ile Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Salonu'nda ilki ile birlikte 5 yıl boyunca kutlanmış bulunan çocuk bayramı gününün işlevleri çok ayrıdır ve kamuoyunun dikkatinin her ikisine çekilmesi,çocuk esenliğinin yararınadır Bu inançların ürünü olan elinizdeki yapıtta, kamuoyunun dikkati 23 Nisan Çocuk Bayramımızın Cumhuriyet dönemi kültürel miraslarımızın en önemlilerinden biri olduğuna çekilmeye çalışılmış ve 1979 Uluslararası Çocuk Yılı hazırlık çalışmaları sırasında başlayıp bugüne değin süren 23 Nisan'ın 'Dünya Çocuk Günü' kabul edilerek içerdiği hizmetlerin dünya çocuklarına kazandırılması önerimizin öyküsü derlenmiştir. Ayrıca da, gerek bu sonucun alınabilmesi gerek bu eylemin yurt içinde yozlaşmaktan korunabilmesi için üstesinden gelinmesi gerektiğine inandığımız kimi sorunlara değinilmiştir. Bu arada da, Çocuk Hakları Bildirgesi'ne eklenmesini önerdiğimiz, 'Dünya çocukları arası sevgi bağları, barış ağları kurulmasına çalışılmalıdır' ilkesine yer verilmesine ilişkin gerekçeler açıklanmıştır. Bütün bunların gerçekleşmesi ise kamuoyunun bu olaya sahip çıkmasına, bunun da gerekli çabaları üstlenecek kamu kuruluş ve sivil toplum örgütlerinin bulunmasına bağlıdır. Bu yapıtta derlenen bilgilerin bunun gerçekleşmesine yol açması umut edilmektedir. TÜRK VE BATI ÜLKELERİNİN BAKIŞ AÇISI İLE ÇOCUK "Çocuk Hakları" Batı kökenli bir kavramdır, ama Batı ülkelerinde 'çocukluk' hali bile, 'modern' adı ile anılan çağın keşfi olduğu anlaşılmaktadır. Şöyle ki: Batı ülkelerinin ürettüketsel (ekonomik) tarihi ile ilgili kaynaklara göre, bu ülkelerde çocuk sorunları, ancak çocuk sefaleti ve çocuk kırımı, refah sınıflarının rahatını kaçırır duruma geldikten sonra söz konusu olmaya başlamıştır. Bu gelişmelerin gündeme getirdiği sorunların uzun süre güncel ihtiyaçlar doğrultusunda; ama adeta el yordamı ile çözümlenmeye çalışıldığı görülmüştür. BATI'DA ÇOCUKLUĞUN KEŞFİ Batı uygarlığında çocukluğun keşfi ile son bulan aşamaların tarihçesi şöyle özetlenmektedir: 12

20 1. Eski çağlarda Avrupa ülkelerinde, örneğin İsparta'da, çocukluk yaklaşık 7 yaşlarına kadar sürüyor, sonra küçük, çoğu kez ıstıraplı bir törenle, iş gücü olarak büyükler arasına katılıyordu yüzyıla kadar Avrupa'da doğan çocukların % 75'i beş yaşından önce ölüyor, fakat bu durum kimseyi tedirgin etmiyor, doğal kabul ediliyordu. Yetişkinlerin büyük çoğunluğu ise, ister lord, ister serf olsunlar, okuma yazmadan yoksundu Kilisenin gözünde bütün insanlar doğuştan günahkârdı,pisti. Zira günah ürünüydüler.bu görüş, Batı ülkelerinde yüzyıllar boyu sefaletin olağan kabul edilmesine yardım etmiştir. Refah, çok sonraları gerçekleştirilen reformasyon ile, kişinin doğuştan günahının affedilmesi için gösterdiği çabanın ödülü olarak açıklanmıştır. 4. Batı ülkelerinde insanlar, 17. yüzyıla kadar genellikle tek göz odalarda yaşıyor; küçükler, iş gücü olarak büyükler arasına katıldıktan sonra onlar gibi giyinip onlarla birlikte çalışıyordu. Öyle ki, bu tarihe kadar Batı toplumlarını oluşturan 'günahkâr kalabalıklar, büyük bir keşmekeş içinde yatıp kalkıyor, yiyip içiyor,ömür tüketiyordu' şeklinde özetlenebilir. 5.Bu süre ç,ancak 17.yüzyıldan sonra deniz aşırı ticaretin gelişmesi sonucu, ülkeler arası alış verişin hızla artmaya başlaması ile değişmeye yüz tutmuştur. Çünkü ülkelerarası alışveriş, haberleşmeyi gerektiriyordu. Hesap tutulmasını gerektiriyordu. Bu durum, eğitimin din adamlarının tekelinden çıkması-nı zorunlu kılmıştır. 6. Bu zorunluluk karşısında, din adamları yetiştiren okulların dışında da okullar açılmaya başlamıştır. Çocukları, çocukluklarını yaşamadan günah kârlar kalabalığına katılıp ömür tüketmeye mahkum olmaktan kurtaran,bu okullar olmuştur. 7. Zamanla, bu okullarda çocuklar için büyüklerden ayrı bir dünya kurulmaya başlamış; bu dünya içinde çocuklar,yaş grupları olarak da birbirlerinden ayrı yaşamak durumunda kalmıştır. Üst tabaka çocukları ise, aileleri içinde dahi ayrı bir konuma itilmiştir. 'Çocukluk' kavramı önce bu çocuklar ile ve üst tabaka çocukları ile ilgili olarak keşfedilmiştir.artık, bu çocukların ayrı giysileri, ayrı odaları, kendilerine özgü oyun yerleri, oyuncakları vardır. Giderek bu olanaklar yaygınlaşmış, mütevazı sınıfların çocukları da giderek bunlardan yararlanır olmuştur. Fakat çocuklar kazandıkları bu ayrıcalıklar karşılığında bir bedel ödemek zorunda kalmıştır. Çünkü, üst sınıf Batılı ailelerin görüşüne göre, "Çocuklar görülmeli fakat duyulmamalıydı. Çocukluklarını bilmeliydiler." Yani tüm haklar yine büyüklere aitti. Çocukların ise, refahları artmış, ama yaşam koşulları artık bilinçli olarak saptandığından, ilke olarak zaten yok olan hakları, uygulamada daha da kısılmıştır. 13

21 8. Derken Batı uygarlığının başını çeken ülkelerde baş gösteren iki gelişme giderek bütün yaşamı etkisi altına almağa başlamıştır. Bunların birincisi yapımcılık (sanayi) devrimi, ikincisi sömürgecilik, emperyalizmdir. Yani, yapım biliminde (teknolojide) yer alan büyük gelişmeler sonucu, yapımcılık (sanayi) devrimi adı verilen ürettüketsel (ekonomik) düzenin değişimi ile birlikte, Batı ülkelerinde sömürgecilik giderek alevlenmiş ve dünyayı sarmıştır Bu gelişmeler okulları da etkilemiştir. Yapım bilimin (teknolojinin) gelişmesi, yapımcılıkta çalışanların sayısının artmasını ve okul bilgileri ile daha iyi donatılmalarını gerektirmiştir. Sömürgeciliğin gelişmesi ise, boyunduruk altına alınan ülkeleri yönetecek insanlara ihtiyaç göstermiştir. Dolayısı ile, bir yandan okullar yaygınlaşmaya başlamış, öte yandan da, okullarda çocuklara özellikle kazandırılmak istenen nitelik, "disiplin" olarak belirginleşmiştir. Ama, yine de okula gidebilen çocuklar küçük bir azınlık olarak kalmış, ötekiler, öteden beri olduğu gibi ve giderek daha da küçük yaşlarda iş gücü ordularına katılmaya devam etmiştir. Çünkü yapım bilim (teknoloji) devrimi, üretimde iş çeşitlemesine olanak sağlamıştır. Öyle ki, birçok alanda işçiden beklenen, belirli bir hareketin gün boyu tekrarlanması halini almıştır. Dönemin yaşam koşulları ile ilgili metinlerden şu bilgiler edinilebilmektedir: Herhangi bir zanaatı başaramayacak kadar küçüklerden de pekâlâ yararlanabildiği görülmüştür. Örneğin, dokuma atölyelerinde, fıçılar içine alınan kumaşları ayakları ile çiğneyerek yıkayabiliyordu küçükler. Ya da, maden ocaklarında, yukarıya kömür taşıyan çekçeklerin yolu üzerinde bulunan kapakları açıp kapayarak onlara iniş ve çıkış yolu verebiliyorlardı. Bu amaçla 5-6 yaşlarında çocuklar bile çalıştırılıyordu. Çünkü çocuk işçiler ucuzdu; çocuk yevmiyeleri düşüktü. Bu çocuklar, günün 10-12, hatta bazen, 18 saatini, bellerine kadar su içinde ya da maden ocaklarının karanlıklarında geçiriyorlardı. Bu uygulamalar sonucu, yapımcılık devriminin (sanayi devriminin) gelişip olgunlaşma süreci boyunca, İngiltere'de insan ömrü ortalaması 20 yıldır. 9. Yapımcılık (sanayi) devrimi ve sömürgeciliğin çok geçmeden birbirlerini ateşleyen iki sonucu olmuştur. Bir yandan silah yapımcılığı olağanüstü bir hızla gelişmiş, öte yandan Batıda başı çeken ülkelerin aralarında süren sömürgecilik yarışı giderek kızışmış ve en sonunda kendi topraklarını da ateş altına sürükleyen büyük bir savaşa yol açmıştır Bu gelişmeler, bir yandan daha ileri düzeyde eğitilmiş işgücüne olan gereksinmeyi artırırken, öte yandan bu ülkelerde büyük servetlerin yanı sıra, büyük sefaletlerin oluşmasına yol açtığı görülmüştür. Zorunlu eğitim uygulamalarının yanı sıra çocuk haklarından söz edilmesi işte bu sıralarda gündeme gelmiştir. 14

22 10. Batı uygarlığının başını çeken ülkelerde, alt sınıfların evlatları, ancak Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra, yani savaş kazanmak için onlara muhtaç olunduğu anlaşıldıktan sonra, "çocuk" olma hakkını, bir "çocukluk" yaşama hakkını kazanmıştır. Çocukluğa özgü haklar, bu gelişme sonunda Birleşmiş Milletler örgütlerince kabul edilip bildirilerle dünya ülkelerine duyurulmaya başlamıştır. Yürürlükteki "Çocuk Hakları Bildirgesi"nin özü, 1. Dünya Savaşı'ndan sonra Batı ülkeleri ortamında çocuğa bakış açısından yer alan değişimin sonucudur. Bu gelişmenin bir sonucu da, ticaret çevrelerinin etkisi ile kilisenin çocuğa özel bir açıdan bakmaya başlamasıdır: Örneğin, Noel yortularında, İsa'nın doğduğu kabul edilen günün yıldönümlerinde, evlerde çam ağaçlarının süslenmesi ve çocuklara 'Noel Baba nın gece gelip başta kendileri için olmak üzere, dibine, Noel günü açılmak üzere armağan paketleri koyduğunun anlatılması geleneği, bu sıralarda başlamıştır. Bu geleneğin doğup yaygınlaşmasını, pazaryerlerini, alışveriş merkezlerini etkisi altına almaya başlayan kâr sağlamak amaçlı güdümlü ticaret çevrelerinin körüklemiş olduğu kuşkusuzdur. Batı ülkelerinde çocuk esenliğini doğrudan etkileyen bu iki gelişmeden başka olgu yoktur.bunlardan da,ancak kendi ülkelerindeki bazı çocuklar yararlanabilmiştir. Çünkü, aynı süreç içinde bütün öteki ülkeler, sömürgeciliğin soygunculuğu ile giderek fakirleşmekteydi. Bu yüzden, dünyanın büyük kısmı uzun süre, gerçekte 2. Dünya Savaşı sonuna kadar, çocuk hakları tartışmasının dışında kaldığı gibi çocuk esenliğini arttırıcı uygulamaların da dışında kalmıştır. TÜRK TÖRESİNE GÖRE EN KIYMETLİ VARLIĞIMIZ, YARINLARIMIZ, ÇOCUKLARIMIZ Batı ülkeleri dışındaki bölgelerde, çocukların geleneksel durumuna ilişkin ayrıntılı bilgi veren kaynak ise pek yoktur. Ama şunlar bilinmektedir: Türkler arasında, çocuğa en erken beş-altı yaşını doldurduktan sonra, bazen de çok daha sonra kalıcı ad verme geleneği yaygındır. Bu, hem bizde bebekler arasıda ölüm oranının yüksek olduğunu, hem de çocuğa sergilediği niteliklere göre ad verildiğini göstermektedir. Bu gelenek, aynı zamanda çocukların serpilme süreci içinde ailelerinden yakın ilgi gördüklerinin göstergesidir; ama geleneğin ayrıntılı olarak ortaya çıkarılıp değerlendirilmesi, henüz yapılacak araştırmaları beklemektedir. Şimdiki halde, elde belge niteliğinde bulgular olmamakla beraber, incelenip yorumlanmaya hazır çocuk ile ilgili birçok özgün efsane vardır. Bu boşluğa rağmen, şu kadarını şimdiden söylemek mümkündür: Türk toplumlarında çocuklara, öteden beri en kıymetli varlığımız, yarınlarımız gözü ile bakılmıştır. Batı ülkeleri için bunu söylemek mümkün olmadığı gibi, Batı dışındaki her toplum için de doğru olmadığı görülmektedir. Örneğin,Arap çocuklarının durumu ile ilgili en yaygın bilgi, ailelerin yararsız çocuk büyütmek külfetinden kurtulmak için, istemedikleri kız bebeklerini doğar doğmaz çöl kumlarına gömme geleneğinin, bunu yasaklayan İslam'dan sonra bile kimi ailelerce uzun süre uygulandığıdır. 15

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI VELİ BİLGİLENDİRME MEKTUBU NİSAN 2015

23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI VELİ BİLGİLENDİRME MEKTUBU NİSAN 2015 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI VELİ BİLGİLENDİRME MEKTUBU NİSAN 2015 ÇOCUKLAR GELECEĞİMİZİN GÜVENCESİ YAŞAMA SEVİNCİMİZDİR, BUGÜNÜN ÇOCUĞUNU YARININ BÜYÜĞÜ OLARAK YETİŞTİRMEK HEPİMİZİN İNSANLIK

Detaylı

KAMU MALİ YÖNETİMİNDE SAYDAMLIK VE HESAP VEREBİLİRLİĞİN SAĞLANMASINDAKİ GÜÇLÜKLER VE SAYIŞTAYLARIN ROLÜ: EUROSAI-ASOSAI BİRİNCİ ORTAK KONFERANSI

KAMU MALİ YÖNETİMİNDE SAYDAMLIK VE HESAP VEREBİLİRLİĞİN SAĞLANMASINDAKİ GÜÇLÜKLER VE SAYIŞTAYLARIN ROLÜ: EUROSAI-ASOSAI BİRİNCİ ORTAK KONFERANSI KAMU MALİ YÖNETİMİNDE SAYDAMLIK VE HESAP VEREBİLİRLİĞİN SAĞLANMASINDAKİ GÜÇLÜKLER VE SAYIŞTAYLARIN ROLÜ: EUROSAI-ASOSAI BİRİNCİ ORTAK KONFERANSI Berna ERKAN Sunuş ASOSAI (Asya Sayıştayları Birliği) ve

Detaylı

MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler. Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği Resmi Gazete Yayım Tarih ve Sayısı : 05.02.

MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler. Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği Resmi Gazete Yayım Tarih ve Sayısı : 05.02. MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler İçindekiler Birinci Bölüm - Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Madde 1 Amaç ve kapsam Madde 2 Dayanak Madde 3 Tanımlar İkinci Bölüm - Konseyin Kuruluş Amacı, Oluşumu ve

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

187 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİ GELİŞTİRME ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ, 2006

187 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİ GELİŞTİRME ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ, 2006 187 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİ GELİŞTİRME ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ, 2006 ILO Kabul Tarihi: 15 Haziran 2006 Yürürlüğe Giriş Tarihi: 20 Şubat 2009 Uluslararası Çalışma Örgütü Genel Konferansı, Uluslararası

Detaylı

CHP CUMHURİYET HALK PARTİSİ PARTİ İÇİ EĞİTİM YÖNETMELİĞİ

CHP CUMHURİYET HALK PARTİSİ PARTİ İÇİ EĞİTİM YÖNETMELİĞİ CHP CUMHURİYET HALK PARTİSİ PARTİ İÇİ EĞİTİM YÖNETMELİĞİ 2012 1 PARTİ İÇİ EĞİTİM YÖNETMELİĞİ KAPSAM MADDE 1- Parti içi eğitim çalışmaları, Parti Tüzük ve Programında belirtilen amaç ve hedeflerini, partinin

Detaylı

Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği. www.irisakademi.com

Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği. www.irisakademi.com Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği www.irisakademi.com Resmi Gazete Tarihi:05.02.2013 Resmi Gazete Sayısı:28550 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1)

Detaylı

TÜZÜK VE YÖNETMELİKLER BASIN YAYIN KOMİSYONLARI YÖNETMELİĞİ

TÜZÜK VE YÖNETMELİKLER BASIN YAYIN KOMİSYONLARI YÖNETMELİĞİ TÜZÜK VE YÖNETMELİKLER A.6.2 BASIN YAYIN KOMİSYONLARI YÖNETMELİĞİ 2 BASIN YAYIN KOMİSYONLARI YÖNETMELİĞİ Madde 1. Amaç: Bu yönetmelik, Birleşik Metal İşçileri Sendikası nın merkez ve şubelerinde faaliyet

Detaylı

http://www.haber18.com

http://www.haber18.com http://www.haber18.com Haberin Ayrıntıları: 5 Haziran Dünya Çevre Günü Karatekin Parkı nda Çankırı Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen programla kutlandı. Programa Valimiz Vahdettin

Detaylı

Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları,

Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları, Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları, Bugün, ulusal savunmamızın güvencesi ve bölge barışı için en önemli denge ve istikrâr unsuru olan Türk Silahlı Kuvvetleri nin etkinliğini ve

Detaylı

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer)

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer) 25 Kamu Hizmetinde Örgütlenme Hakkının Korunmasına ve İstihdam Koşullarının Belirlenmesi Yöntemlerine İlişkin 151 Sayılı Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun (Resmî Gazete ile yayımı:

Detaylı

TÜRKSOY ÜYESİ ÜLKELER UNESCO MİLLÎ KOMİSYONLARI İKİNCİ TOPLANTISI ÇALIŞMA RAPORU

TÜRKSOY ÜYESİ ÜLKELER UNESCO MİLLÎ KOMİSYONLARI İKİNCİ TOPLANTISI ÇALIŞMA RAPORU TÜRKSOY ÜYESİ ÜLKELER UNESCO MİLLÎ KOMİSYONLARI İKİNCİ TOPLANTISI ÇALIŞMA RAPORU (16 17 Eylül 2011, Kazan, Tataristan Cumhuriyeti, Rusya Federasyonu) Tataristan Cumhuriyeti (RF) Kültür Bakanlığı ve Uluslararası

Detaylı

KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ

KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ 4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 16 Aralık 2013-24 Ocak 2014 tarihleri arasında

Detaylı

T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TÜRK HALKBİLİMİ ANABİLİM DALI

T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TÜRK HALKBİLİMİ ANABİLİM DALI T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TÜRK HALKBİLİMİ ANABİLİM DALI UNESCO YAŞAYAN İNSAN HAZİNELERİ ULUSAL SİSTEMLERİ NİN, SOMUT OLMAYAN KÜLTÜREL MİRASIN YAŞATILMASINA VE GELECEK KUŞAKLARA AKTARILMASINA

Detaylı

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ I.SINIF I.YARIYIL FL 101 FELSEFEYE GİRİŞ I Etik, varlık, insan, sanat, bilgi ve değer gibi felsefenin başlıca alanlarının incelenmesi

Detaylı

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ÇERÇEVE SUNU Gülçiçek ÖZKORKMAZ Başkanlık Baş Danışmanı Mukim Özel Temsilciler Direktörü ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI ve TÜRKİYE ÜZERİNE

Detaylı

MAVİ BAYRAK ARAŞTIRMA SONUÇLARI

MAVİ BAYRAK ARAŞTIRMA SONUÇLARI MAVİ BAYRAK ARAŞTIRMA SONUÇLARI FEE nin 2011 yılında Mavi Bayraklı plaj ve marina yöneticilerine yönelik olarak düzenlenen anket sonuçları açıklandı. Toplamda 33 ülkeden 1151 plaj ve marina yöneticisinin

Detaylı

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti SPoD un ve Uzman Psikiyatrist Dr. Seven Kaptan ın gönüllü işbirliğiyle düzenlenen Trans Terapi Toplantısı nın yedincisi 4 Eylül Çarşamba

Detaylı

2013/2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI.. ORTAOKULU 7.SINIFLAR YIL SONU ŞUBE ÖĞRETMENLER KURULU TOPLANTI TUTANAĞI

2013/2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI.. ORTAOKULU 7.SINIFLAR YIL SONU ŞUBE ÖĞRETMENLER KURULU TOPLANTI TUTANAĞI 2013/2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI.. ORTAOKULU 7.SINIFLAR YIL SONU ŞUBE ÖĞRETMENLER KURULU TOPLANTI TUTANAĞI TOPLANTI TARİHİ : TOPLANTI YERİ : Öğretmenler Odası TOPLANTI SAATİ : 10:30 GÜNDEM : 1-Açılış ve yoklama

Detaylı

KAMU İÇ KONTROL STANDARTLARI UYUM EYLEM PLANI REHBERİ. Ramazan ŞENER Mali Hizmetler Uzmanı. 1.Giriş

KAMU İÇ KONTROL STANDARTLARI UYUM EYLEM PLANI REHBERİ. Ramazan ŞENER Mali Hizmetler Uzmanı. 1.Giriş KAMU İÇ KONTROL STANDARTLARI UYUM EYLEM PLANI REHBERİ 1.Giriş Ramazan ŞENER Mali Hizmetler Uzmanı Kamu idarelerinin mali yönetimini düzenleyen 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu 10.12.2003

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Amaç MADDE 1 KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun

Detaylı

KÜLTÜR VE SOSYAL İŞLER MÜDÜRLÜĞÜ

KÜLTÜR VE SOSYAL İŞLER MÜDÜRLÜĞÜ KÜLTÜR VE SOSYAL İŞLER MÜDÜRLÜĞÜ Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü, 5216 ve 5393 sayılı Belediye yasasının 48. maddesine dayanılarak Tuşba Belediye Meclisinin 07.05.2014 tarih ve 10 sayılı kararıyla kurulmuş

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ 1 Değerli Velimiz, Geçtiğimiz hafta sonunda 2-6.sınıflardaki öğrencilerimizin

Detaylı

İÇİNDEKİLER KAVRAMLAR BİR GÜNÜMÜZ. ROLLERİMİZ ve SORUMLULUKLARIMIZ HAKLARIMIZ OKULUMUZ AİLEMİZ SORUMSUZLUK ÇOCUK HAKLARI ÇOCUK HAKLARI BİLDİRGESİ

İÇİNDEKİLER KAVRAMLAR BİR GÜNÜMÜZ. ROLLERİMİZ ve SORUMLULUKLARIMIZ HAKLARIMIZ OKULUMUZ AİLEMİZ SORUMSUZLUK ÇOCUK HAKLARI ÇOCUK HAKLARI BİLDİRGESİ İÇİNDEKİLER KAVRAMLAR BİR GÜNÜMÜZ ROLLERİMİZ ve SORUMLULUKLARIMIZ HAKLARIMIZ OKULUMUZ AİLEMİZ SORUMSUZLUK ÇOCUK HAKLARI ÇOCUK HAKLARI BİLDİRGESİ KAVRAMLAR Birey: Toplumun bir parçası olan ve kendine özgü

Detaylı

14.30-16.00: II. OTURUM GÖÇ KONULARINDA KAMU GÜVENİ İNŞA EDİLMESİ OTURUMU GENEL KONUŞMA NOTU

14.30-16.00: II. OTURUM GÖÇ KONULARINDA KAMU GÜVENİ İNŞA EDİLMESİ OTURUMU GENEL KONUŞMA NOTU 14.30-16.00: II. OTURUM GÖÇ KONULARINDA KAMU GÜVENİ İNŞA EDİLMESİ OTURUMU GENEL KONUŞMA NOTU 1 SAYIN BAKANLAR, KIYMETLİ TEMSİLCİLER; ÖNCELİKLE BURADA BULUNMAKTAN DUYDUĞUM MEMNUNİYETİ İFADE ETMEK İSTİYORUM.

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI Sayın Katılımcılar, değerli basın mensupları Avrupa Konseyi

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

MMKD Stratejik İletişim Planı Araştırma Sonuçları

MMKD Stratejik İletişim Planı Araştırma Sonuçları MMKD Stratejik İletişim Planı Araştırma Sonuçları 29 Mayıs 2013 tarihinde MMKD Stratejik İletişim Planı nı oluşturmak amacıyla bir toplantı yapıldı. Toplantının ardından, dernek amaç ve faaliyetlerinin

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIGI NA

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIGI NA TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIGI NA 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun ek 7 nci maddesinin birinci fıkrasının değiştirilmesi hakkındaki kanun teklifim ve gerekçesi ilişikte sunulmuştur. Gereğini

Detaylı

www.transferfiyatlamasi.com 10 Soruda Transfer Fiyatlandırması Belgelendirme Yükümlülükleri

www.transferfiyatlamasi.com 10 Soruda Transfer Fiyatlandırması Belgelendirme Yükümlülükleri www.transferfiyatlamasi.com 10 Soruda Transfer Fiyatlandırması Belgelendirme Yükümlülükleri 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu nun 13. maddesinde düzenlenen ve 01.01.2007 tarihinden itibaren yürürlükte

Detaylı

-412- (Resmi Gazete ile yayımı: 5.8.1999 Sayı: 23777)

-412- (Resmi Gazete ile yayımı: 5.8.1999 Sayı: 23777) -412- TURKIYE CUMHURİYETİ İLE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ ARASINDAKİ SOSYAL GÜVENLİK ANLAŞMASI İLE İLGİLİ EK ANLAŞMANIN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN (Resmi Gazete ile yayımı: 5.8.1999

Detaylı

KADIN DOSTU KENTLER - 2

KADIN DOSTU KENTLER - 2 KADIN DOSTU KENTLER - 2 KADIN DOSTU KENT NEDİR? KADINLARIN Sağlık, eğitim ve sosyal hizmetlere İstihdam olanaklarına Kaliteli, kapsamlı kentsel hizmetlere (ulaşım, konut vb) Şiddete maruz kaldıkları takdirde

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 5393 Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur. Gereğini arz ederiz Umut Oran İstanbul Milletvekili (2)

Detaylı

NOSAB İLKÖĞRETİM OKULU. 24 Mayıs 2011 KALDER PAYLAŞIM TOPLANTISI

NOSAB İLKÖĞRETİM OKULU. 24 Mayıs 2011 KALDER PAYLAŞIM TOPLANTISI NOSAB İLKÖĞRETİM OKULU 24 Mayıs 20 KALDER PAYLAŞIM TOPLANTISI Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir. Heraklitos Okulumuz; Esentepe Mahallesinde 4500m2 arsa üzerine zemin+2 kat olarak inşa edilerek 4

Detaylı

SPONSORLUK DOSYASI 14 Ocak 2015 / Sabancı Center

SPONSORLUK DOSYASI 14 Ocak 2015 / Sabancı Center SPONSORLUK DOSYASI 14 Ocak 2015 / Sabancı Center Kurumsal yönetime inancınızı paylaşmak, sürdürülebilir kalkınma hedefiyle ilerlemek için VIII. Uluslararası Kurumsal Yönetim Zirvesi nde yerinizi alın!

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ÇOCUK HAKLARI

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ÇOCUK HAKLARI rt O ku ao l ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ÇOCUK HAKLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - ARALIK 2015 ÇOCUK HAKLARI 10 Aralık 1948 de İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi nin kabulüyle birlikte 10

Detaylı

13 Mart 2009 Cuma, 12:20 GÜNCEL. A.A Nursel Gürdilek. İşitme engelli çocuklar için Türk-İsrail işbirliği

13 Mart 2009 Cuma, 12:20 GÜNCEL. A.A Nursel Gürdilek. İşitme engelli çocuklar için Türk-İsrail işbirliği 13 Mart 2009 Cuma, 12:20 GÜNCEL A.A Nursel Gürdilek İşitme engelli çocuklar için Türk-İsrail işbirliği Türkiye ile İsrail arasında bir yılı aşkın süredir devam eden "işitme engelli çocuklara daha iyi bir

Detaylı

ÖZEL ANAKENT İLKOKULU. 2013-2014 EĞİTİM ve ÖĞRETİM DÖNEMİ DEĞERLER EĞİTİMİ PROJESİ MART NİSAN FEDAKARLIK FEDAKARLIK BİLİNCİ

ÖZEL ANAKENT İLKOKULU. 2013-2014 EĞİTİM ve ÖĞRETİM DÖNEMİ DEĞERLER EĞİTİMİ PROJESİ MART NİSAN FEDAKARLIK FEDAKARLIK BİLİNCİ ÖZEL ANAKENT İLKOKULU 2013-2014 EĞİTİM ve ÖĞRETİM DÖNEMİ DEĞERLER EĞİTİMİ PROJESİ MART NİSAN FEDAKARLIK FEDAKARLIK BİLİNCİ FEDAKARLIK & YARDIMSEVERLİK 02.05.2014 3K Yardım Kampanyamızla Kardeş Okulumuza

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ FİKRİ VE SINAİ MÜLKİYET HAKLARI PAYLAŞIM YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ FİKRİ VE SINAİ MÜLKİYET HAKLARI PAYLAŞIM YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ FİKRİ VE SINAİ MÜLKİYET HAKLARI PAYLAŞIM YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönergenin amacı, Düzce Üniversitesi çalışanlarının yaptığı

Detaylı

3. SINIF II. SORGULAMA ÜNİTESİ BÜLTENİ

3. SINIF II. SORGULAMA ÜNİTESİ BÜLTENİ 3. SINIF II. SORGULAMA ÜNİTESİ BÜLTENİ TEMA Kim Olduğumuz ÜNİTE ADI Bütünün Parçasıyım TARİH 28 Ekim 6 Aralık 2013 SORGULAMA HATLARI Ait Olduğumuz Gruplar İnanç ve Değerler İnanç ve Değerlerin Davranış

Detaylı

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI Sayın Âli Meclis Başkanı, Sayın Bakan, Sayın Oda Başkanları, Değerli İş Adamları,

Detaylı

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015 TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015 ENDÜSTRİYEL YAPININ YENİLİKÇİ VE BİLGİ ODAKLI DÖNÜŞÜMÜNÜN BURSA ÖRNEĞİNDE İNCELENMESİ PROJE RAPORU İÇİNDEKİLER

Detaylı

BİRLİKTE YAŞAMA(KASIM-ARALIK)

BİRLİKTE YAŞAMA(KASIM-ARALIK) BİRLİKTE YAŞAMA(KASIM-ARALIK) Özel Ata Anadolu Lisesi Müdürü Bahriye Aksoy un başkanlığında Sosyal ve Fransızca Bölüm öğretmenleri Değerler Eğitimi nde yapacakları görevleri ve kendilerine yardımcı olacak

Detaylı

Liselilerden Eğitim Sistemine Sert Eleştiri

Liselilerden Eğitim Sistemine Sert Eleştiri On5yirmi5.com Liselilerden Eğitim Sistemine Sert Eleştiri "Türkiye'deki Sosyo-Kültürel Değişmeler Hakkında Liseli Gençlik Ne Düşünüyor" araştırmasından çarpıcı sonuçlar elde edildi. İşte o araştırma...

Detaylı

UNESCO MİLLÎ KOMİSYONLAR TÜZÜĞÜ

UNESCO MİLLÎ KOMİSYONLAR TÜZÜĞÜ UNESCO MİLLÎ KOMİSYONLAR TÜZÜĞÜ Genel Konferansın 20. Oturumunda benimsenmiştir. (*) Giriş Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu nun amacının UNESCO Kuruluş Sözleşmesi tarafından belirlendiği

Detaylı

YÖNETMELİK. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumundan:

YÖNETMELİK. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumundan: YÖNETMELİK Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumundan: ATATÜRK KÜLTÜR, DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU BİLİM KURULU ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Detaylı

SPONSORLUK DOSYASI 14 Ocak 2016 / Sabancı Center

SPONSORLUK DOSYASI 14 Ocak 2016 / Sabancı Center SPONSORLUK DOSYASI 14 Ocak 2016 / Sabancı Center Kurumsal yönetime inancınızı paylaşmak, sürdürülebilir kalkınma hedefiyle ilerlemek için IX. Uluslararası Kurumsal Yönetim Zirvesi nde yerinizi alın! Uluslararası

Detaylı

4+4+4 YAVRULARIMIZIN ÖZGÜVENSİZ, BAŞARISIZ VE MUTSUZ OLMASINI İSTER MİYİZ? Zeynep okula başlıyor. Canımdan çok sevdiğim kızım.

4+4+4 YAVRULARIMIZIN ÖZGÜVENSİZ, BAŞARISIZ VE MUTSUZ OLMASINI İSTER MİYİZ? Zeynep okula başlıyor. Canımdan çok sevdiğim kızım. 4+4+4 YAVRULARIMIZIN ÖZGÜVENSİZ, BAŞARISIZ VE MUTSUZ OLMASINI İSTER MİYİZ? Zeynep okula başlıyor. Canımdan çok sevdiğim kızım. Heyecanımız dorukta! Çanta, önlük, ders malzemeleri, kışlık giysiler, ayakkabı.

Detaylı

İNSANLIĞIN SAVAŞI YENDİĞİ YER; ÇANAKKALE SAVAŞ ALANLARI PROJESİ (TR-12-539-2007-R5)

İNSANLIĞIN SAVAŞI YENDİĞİ YER; ÇANAKKALE SAVAŞ ALANLARI PROJESİ (TR-12-539-2007-R5) Eylem 1.2 Gençlik Girişimleri Projesi İNSANLIĞIN SAVAŞI YENDİĞİ YER; ÇANAKKALE SAVAŞ ALANLARI PROJESİ (TR-12-539-2007-R5) DALGALAN SEN DE ŞAFAKLAR GİBİ EY ŞANLI HİLÂL OLSUN ARTIK DÖKÜLEN KANLARIMIN HEPSİ

Detaylı

KURUMSAL YÖNETİM KOMİTESİ GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI

KURUMSAL YÖNETİM KOMİTESİ GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI KURUMSAL YÖNETİM KOMİTESİ GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI 1. AMAÇ Petkim Petrokimya Holding A.Ş. Yönetim Kurulu bünyesinde 22/01/2010 tarih ve 56-121 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile kurulan Kurumsal Yönetim

Detaylı

tepav Ocak2013 N201307 TÜRKİYE DE YOLSUZLUK ALGISI ÜZERİNE NOTLAR DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav Ocak2013 N201307 TÜRKİYE DE YOLSUZLUK ALGISI ÜZERİNE NOTLAR DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı DEĞERLENDİRMENOTU Ocak01 N0 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Evren AYDOĞAN 1 Araştırmacı, Yönetişim Çalışmaları Uluslararası Şeffaflık Örgütü nün- Transparency International (TI), Yolsuzluk

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetlerinin Amacı Nedir?

Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetlerinin Amacı Nedir? Rehberlik Nedir? Psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri; bireyin kendini tanıması, anlaması, sahip olduğu gizil güçleri keşfetmesi, geliştirmesi ve bulunduğu topluma aktif uyum sağlayarak kendini gerçekleştirmesi

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ

TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ GAZİ ERÇEL BAŞKAN TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI 6. Uluslararası Finans ve Ekonomi Forumu VİYANA, 9 KASIM 2000 Euro ile ilgili görüşlerimi sizlerle paylaşmak üzere, bu

Detaylı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ Furkan Güldemir, Okan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Tarihsel Süreç Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık

Detaylı

Zürih Kantonunda İlköğretim Okulu

Zürih Kantonunda İlköğretim Okulu Türkisch Zürih Kantonunda İlköğretim Okulu Veliler için Bilgiler Januar 2008 / Türkisch 2 / 6 Zürih Kantonu İlköğretim Okulu Hedefler ve Hedefe Yönelik Görüşler Zürih kantonunda devlet ilköğretim okulu

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

8 MARTDÜNYAKADiNLARGÜNÜi

8 MARTDÜNYAKADiNLARGÜNÜi ~ 7 MART1997 CUMA 8 MARTDÜNYAKADiNLARGÜNÜi Tekbir gün kadinlarianlamak, dinlemekve paylasmakiçin yeterliolmasada hatirlanmak, aniimakve konularinüzerinde durmakiçin hiç düsünülmemls olmasindankuskusuzdqha

Detaylı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı 6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) ve Uluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatı(ISSA) işbirliği ile Stratejik İnsan Kaynakları Politikaları ve İyi Yönetişim

Detaylı

UNESCO TARAFINDAN İLAN EDİLEN GÜNLER

UNESCO TARAFINDAN İLAN EDİLEN GÜNLER UNESCO TARAFINDAN İLAN EDİLEN GÜNLER 27 Ocak - Uluslararası Soykırım Kurbanlarını Anma Günü 21 Kasım 2005 tarihinde gerçekleşen Birleşmiş Milletlerin 60. Genel Kurulunun 7. maddesi ve 16 Ekim 02 Kasım

Detaylı

SPoD İnsan Hakları Örgütlerinin Kasım Ayı Buluşmasına Katıldı. SPoD Nefret Suçları Yasa Kampanyası Platformu nun Basın Açıklamasındaydı

SPoD İnsan Hakları Örgütlerinin Kasım Ayı Buluşmasına Katıldı. SPoD Nefret Suçları Yasa Kampanyası Platformu nun Basın Açıklamasındaydı SPoD İnsan Hakları Örgütlerinin Kasım Ayı Buluşmasına Katıldı İnsan Hakları Derneği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Helsinki Yurttaşlar Derneği, Af Örgütü ve Hakikat Adalet Hafıza Derneği'nin her ay düzenledikleri

Detaylı

Sözlükler ilişki kelimesini öncelikli olarak iki insan arasındaki bağlantı olarak tanımlamaktadır.

Sözlükler ilişki kelimesini öncelikli olarak iki insan arasındaki bağlantı olarak tanımlamaktadır. İİş Hayattıında İİlliişkii ve İİlliişkii Yönettiimiiniin Arrttan Önemii ZZeyynnep TTuur ra vve Mehhmet t SSoyyer r Sözlükler ilişki kelimesini öncelikli olarak iki insan arasındaki bağlantı olarak tanımlamaktadır.

Detaylı

HOCAİLYAS ORTAOKULU. ÜNİTE 1: Bir Kahraman Doğuyor T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK-8

HOCAİLYAS ORTAOKULU. ÜNİTE 1: Bir Kahraman Doğuyor T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK-8 1/11 ÜNİTE 1: Bir Kahraman Doğuyor 1. Batıya Erken Açılan Kent Selanik 1.Atatürk ün çocukluk dönemini ve bu dönemde içinde bulunduğu toplumun sosyal ve kültürel yapısını analiz eder. 2. Mustafa Kemal Okulda

Detaylı

Türkiye ve Avrupa Birliği

Türkiye ve Avrupa Birliği Türkiye ve Avrupa Birliği Türkiye ve Avrupa Birliği İlişkisi Avrupa Birliği 25 Mart 1957 tarihinde imzalanan Roma Antlaşması'yla Avrupa Ekonomik Topluluğu adı altında doğdu. Türkiye 1959 yılında bu topluluğun

Detaylı

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir.

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir. Randstad Group İlkesi Başlık Business Principles (Randstad iş ilkeleri) Yürürlük Tarihi 27-11 -2009 Birim Grup Hukuk Belge No BP_version1_27112009 Randstad, çalışma dünyasını şekillendirmek isteyen bir

Detaylı

KOMİTELER VE ÇALIŞMA ESASLARI

KOMİTELER VE ÇALIŞMA ESASLARI KOMİTELER VE ÇALIŞMA ESASLARI KURUMSAL YÖNETİM KOMİTESİ ÜYELER VE ÇALIŞMA ESASLARI 1- AMAÇ Bu düzenlemenin amacı Lokman Hekim Engürüsağ Sağlık, Turizm, Eğitim Hizmetleri ve İnşaat A.Ş. Yönetim Kurulu tarafından

Detaylı

MALKARA BELEDİYE BAŞKANLIĞI BASIN YAYIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV, YETKİ, SORUMLULUK ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK

MALKARA BELEDİYE BAŞKANLIĞI BASIN YAYIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV, YETKİ, SORUMLULUK ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK MALKARA BELEDİYE BAŞKANLIĞI BASIN YAYIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV, YETKİ, SORUMLULUK ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç ve kapsam MADDE 1-

Detaylı

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Bu bildiri UNESCO Genel Konferansı nın 35. oturumunda onaylanmıştır. IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Çok Kültürlü Kütüphane Hizmetleri: Kültürler Arasında İletişime Açılan Kapı İçinde yaşadığımız

Detaylı

Emekliler Gelecek Stratejileri Konferansı

Emekliler Gelecek Stratejileri Konferansı Emekliler Gelecek Stratejileri Konferansı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: -EMEKLİLERİMİZİN, EMEKLİLİK HAKLARINI EN İYİ ŞEKİLDE KULLANABİLMELERİ DEVLETİN ÖNDE GELEN GÖREVLERİ ARASINDADIR -EMEKLİLERİMİZ

Detaylı

EZİNE ÇOK PROGRAMLI LİSESİ HAYDİ! HALİL İBRAHİM SOFRASINA

EZİNE ÇOK PROGRAMLI LİSESİ HAYDİ! HALİL İBRAHİM SOFRASINA EZİNE ÇOK PROGRAMLI LİSESİ HAYDİ! HALİL İBRAHİM SOFRASINA 1-PROJENİN ADI: HAYDİ HALİL İBRAHİM SOFRASINA EZİNE ÇOK PROGRAMLI LİSESİ 2-PROJENİN ÖZETİ: 2013-2014 eğitim- öğretim yılında okulumuz da gerçekleştireceğimiz

Detaylı

KÖY VE ŞEHİR YERLEŞİM YERLERİNDEKİ AİLELERİN MATEMATİK ÖĞRETİMİNE KATILIMI

KÖY VE ŞEHİR YERLEŞİM YERLERİNDEKİ AİLELERİN MATEMATİK ÖĞRETİMİNE KATILIMI KÖY VE ŞEHİR YERLEŞİM YERLERİNDEKİ AİLELERİN MATEMATİK ÖĞRETİMİNE KATILIMI Denizhan KARACA, Hülya GÜR Balıkesir Üniversitesi, Necatibey Eğitim Fakültesi OFMAE Bölümü, BALIKESİR ÖZET: Okulda verilen eğitim

Detaylı

ÇANAKKALE BELEDİYESİ ÖZEL KALEM MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM

ÇANAKKALE BELEDİYESİ ÖZEL KALEM MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM 1 ÇANAKKALE BELEDİYESİ ÖZEL KALEM MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM Amaç ve Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1- (1)Bu Yönergenin amacı; Çanakkale Belediyesi Özel Kalem

Detaylı

ULUSLARARASI SAĞLIK KURULUŞLARI

ULUSLARARASI SAĞLIK KURULUŞLARI ULUSLARARASI SAĞLIK KURULUŞLARI Hanife TİRYAKİ ŞEN İstanbul Sağlık Müdürlüğü İnsan Kaynakları Şube Müdürlüğü Personel Eğitim Birimi 19/11/2012 Aday Memur Eğitimleri-2012 1 ULUSLARARASI SAĞLIK KURULUŞLARI

Detaylı

ULUSLARARASI SAĞLIK KURULUŞLARI. Yasemin DİNÇ Fatih Bölgesi Kamu Hastaneleri Birliği Tıbbi Hizmetler Başkanlığı

ULUSLARARASI SAĞLIK KURULUŞLARI. Yasemin DİNÇ Fatih Bölgesi Kamu Hastaneleri Birliği Tıbbi Hizmetler Başkanlığı ULUSLARARASI SAĞLIK KURULUŞLARI Yasemin DİNÇ Fatih Bölgesi Kamu Hastaneleri Birliği Tıbbi Hizmetler Başkanlığı ULUSLARARASI SAĞLIK KURULUŞLARI 1948 yılında yayımlanan İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi,

Detaylı

http://www.fisek.org ÇOCUK HAKLARI VE YOKSULLUK Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Merkezi Vakfı Faks. 0312.395 22 71

http://www.fisek.org ÇOCUK HAKLARI VE YOKSULLUK Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Merkezi Vakfı Faks. 0312.395 22 71 ÇOCUK HAKLARI VE YOKSULLUK Prof. Dr. A. Gürhan Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Merkezi Vakfı http://www.fisek.org Faks. 0312.395 22 71 İnsana verilen değerin bileşik göstergesi Güvence Sağlık Hak arama

Detaylı

Ezbersiz Eğitim Doğrulama (akreditasyon) Sistemi- DoSis

Ezbersiz Eğitim Doğrulama (akreditasyon) Sistemi- DoSis Ezbersiz Eğitim Doğrulama (akreditasyon) Sistemi- DoSis Birçok özel okulumuz, uyguladıkları eğitim sistemlerinin üstünlüğünü kanıtlayabilmek için dış kaynaklı akreditasyon doğrulama sistemlerine (ECIS,

Detaylı

2010 2012 ETKİNLİK RAPORU. 29.1.2010 tarihli olağan Genel Kurulda bizlere bu derneği adımıza yaraşır bir biçimde yönetmek üzere görevlendirdiniz.

2010 2012 ETKİNLİK RAPORU. 29.1.2010 tarihli olağan Genel Kurulda bizlere bu derneği adımıza yaraşır bir biçimde yönetmek üzere görevlendirdiniz. ÇOCUK İSTİSMARINI VE İHMALİNİ ÖNLEME DERNEĞİ 2010 2012 ETKİNLİK RAPORU 29.1.2010 tarihli olağan Genel Kurulda bizlere bu derneği adımıza yaraşır bir biçimde yönetmek üzere görevlendirdiniz. Bu nedenle

Detaylı

MALİ MEVZUAT SİRKÜLERİ

MALİ MEVZUAT SİRKÜLERİ Büyükdere Cd. Nevtron İşhanı No:119 K /6 Gayrettepe-İST TEL: 0212/ 211 99 01-02-04 FAX: 0212/ 211 99 52 MALİ MEVZUAT SİRKÜLERİ SİRKÜLER NO : 2005/37 İstanbul,28 Mart 2005 KONU : Özel Maliyet Bedelleri

Detaylı

BİLECİK ŞEYH EDEBALİ ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN ÖĞRETİM UYGULAMA ESASLARI YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar

BİLECİK ŞEYH EDEBALİ ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN ÖĞRETİM UYGULAMA ESASLARI YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar BİLECİK ŞEYH EDEBALİ ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN ÖĞRETİM UYGULAMA ESASLARI YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar Amaç Madde 1 (1) Bu yönergenin amacı, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi'nde birinci

Detaylı

YÜKSEK ÇEVRE KURULU VE MAHALLİ ÇEVRE KURULLARININ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK

YÜKSEK ÇEVRE KURULU VE MAHALLİ ÇEVRE KURULLARININ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK Çevre ve Şehircilik Bakanlığından: YÜKSEK ÇEVRE KURULU VE MAHALLİ ÇEVRE KURULLARININ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1

Detaylı

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar MADDE 1- (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Uludağ Üniversitesi Kadın Araştırmaları

Detaylı

Ders seçimi; öğrencilerin ilgi, yetenek ve yaşamdan beklentilerinin değerlendirilmesini gerektiren zor bir süreçtir.

Ders seçimi; öğrencilerin ilgi, yetenek ve yaşamdan beklentilerinin değerlendirilmesini gerektiren zor bir süreçtir. Değerli Anne ve Babalar, Anne-baba olarak ders seçimi aşamasında etkimiz ne kadar olmalı?, Çocuğumun ilgi ve yeteneklerini nasıl belirlerim?, Çocuğuma uygun meslek grupları nelerdir?, ve Ders seçimi sürecinde

Detaylı

Nasıl Bir Deniz Feneriyiz?

Nasıl Bir Deniz Feneriyiz? Nasıl Bir Deniz Feneriyiz? Üniversitelerin, kültürel sermaye sinin en başında kuşkusuz bilimsel araştırmalar ve bilimsel yayınlar gelir. Kültürel sermaye ne denli yoğunlaşmış ve ne denli geniş bir alana

Detaylı

Elveda Rumeli Merhaba Rumeli. İsmail Arslan, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2013, 134 Sayfa.

Elveda Rumeli Merhaba Rumeli. İsmail Arslan, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2013, 134 Sayfa. Elveda Rumeli Merhaba Rumeli İsmail Arslan, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2013, 134 Sayfa. Hamdi Fırat BÜYÜK* Balkan Savaşları nın 100. yılı anısına Kitap Yayınevi tarafından yayınlanan Elveda Rumeli Merhaba

Detaylı

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları,

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Ankara Forumunun beşinci toplantısını yaptığımız için çok mutluyum. Toplantıya ev sahipliği

Detaylı

ULAŞTIRMA HİZMETLERİ TEHLİKELİ VE ÇOK TEHLİKELİ İŞLERDE ELLE TAŞIMA MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

ULAŞTIRMA HİZMETLERİ TEHLİKELİ VE ÇOK TEHLİKELİ İŞLERDE ELLE TAŞIMA MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ULAŞTIRMA HİZMETLERİ TEHLİKELİ VE ÇOK TEHLİKELİ İŞLERDE ELLE TAŞIMA MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2013 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin

Detaylı

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ. (11 Mayıs -19 Haziran 2015 )

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ. (11 Mayıs -19 Haziran 2015 ) 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (11 Mayıs -19 Haziran 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

Mustafa Kemal ATATÜRK

Mustafa Kemal ATATÜRK Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ışığısınız. Ülkemizi aydınlığa sizler kavuşturacaksınız. Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunu düşünerek ona göre çalışınız.

Detaylı

KURULUŞ: Madde 2. Ankara Barosu Avukat Hakları Merkezi, Ankara Barosu Yönetim Kurulu kararı ile kurulur ve üyeleri atama yolu ile belirlenir.

KURULUŞ: Madde 2. Ankara Barosu Avukat Hakları Merkezi, Ankara Barosu Yönetim Kurulu kararı ile kurulur ve üyeleri atama yolu ile belirlenir. ANKARA BAROSU AVUKAT HAKLARI MERKEZİ YÖNERGESİ (2012) AMAÇ Madde 1. Bu Yönergenin amacı Avukat Hakları Merkezi'nin kuruluş, görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esaslarını belirlemektir.

Detaylı

UNESCO Türkiye Millî Komisyonu. Basın Duyurusu. UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Büyük Buluşması

UNESCO Türkiye Millî Komisyonu. Basın Duyurusu. UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Büyük Buluşması UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Basın Duyurusu UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Büyük Buluşması 16-17 Kasım 2012 Concorde De Luxe Resort Hotel Antalya UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Büyük Buluşması, Genel

Detaylı

INTOSAI KAPASİTE GELİŞTİRME KOMİTESİNİN FAALİYETLERİ

INTOSAI KAPASİTE GELİŞTİRME KOMİTESİNİN FAALİYETLERİ YÜKSEK DENETİM DÜNYASINDAN HABERLER INTOSAI Kapasite Geliştirme Komitesinin Faaliyetleri Uluslararası Kara Para Aklama ile Mücadele Sempozyumu INTOSAI KAPASİTE GELİŞTİRME KOMİTESİNİN FAALİYETLERİ Kapasite

Detaylı

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere Vakıf denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin

Detaylı

BÖLÜM 3 Dinleme Anlama Becerisi

BÖLÜM 3 Dinleme Anlama Becerisi ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ, ΓΙΑ ΒΙΟΤ ΜΑΘΗΗ ΚΑΙ ΘΡΗΚΔΤΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΟ ΠΙΣΟΠΟΙΗΣΙΚΟ ΓΛΩΟΜΑΘΔΙΑ Eğitim, Yaşamboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1&B2 Avrupa Konseyi nin Ortak Avrupa Çerçevesi

Detaylı

AİLE VE TÜKETİCİ BİLİMLERİ İLK YARDIM MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

AİLE VE TÜKETİCİ BİLİMLERİ İLK YARDIM MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü AİLE VE TÜKETİCİ BİLİMLERİ İLK YARDIM MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2010 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim ile karşı

Detaylı