OCAK-SUBAT 2010 SAYI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "OCAK-SUBAT 2010 SAYI 2010-01"

Transkript

1 OCAK-SUBAT 2010 SAYI

2 İÇİNDEKİLER mülkiye den... 3 yeni bir sayıyla merhaba,... 3 genel kurul çağrısı... 5 Mülkiyeliler Birliği Dergisi dijital ortamda... 6 Cemal Süreya anma ve şiir ödülleri etkinliği... 7 ekmek barış özgürlük için demokrasi ve haklar mitingi ekmek ve özgürlük için yaşasın dayanışma Mülkiyeliler Birliği Türk Halk Müziği Korosu güvencesizliğin gölgesinde işçi hareketleri ve tekel direnişi Ayhan Açıkalın anıldı zorunlu hayat belgesel gösterimi mart dünya kadınlar gününün 100.yılı sergilerden görüntüler Mülkiye Araştırma Merkezi (MAR) Mülkiye İstihdam Yönlendirme Merkezi (MİM) açıldı Mülkiye Araştırma Merkezi Mülkiye İstihdam Yönlendirme Merkezi kokteyl verdi şubelerimizden üyelerimizden imf üzerine söyleşi ölülerimiz bir tutar bizi sevgili kardeşim Hırant konuk yazarlar Kızılay da bir hayalet dolaşıyor! kentlerin tarihi Pesinus hatırlatma defteri ocak 1969 commerin arabası yakıldı Hrant Dink Lenin Uğur Mumcu Muammer Aksoy Abdi İpekçi Dostoyevski Brecht Albert Camus...89 anlaşmalı kurumlar listesi...90 E-Bülten Mülkiyeliler Birliğinin Yayın Organıdır. Mehmet Özer tarafından hazırlanmaktır.

3 mülkiye den YENİ BİR SAYIYLA MERHABA, 2010 Yılının ilk sayısıyla yeniden karşınızdayız. Aralık 2009 sayımızı, 150. Yıl Kutlamaları nın finali olan 4 Aralık törenleri ve Balo dan hemen sonra ve içinde bulunduğumuz o coşkuyla çıkarmıştık Yılımızda, birçok arkadaşımızın emeği ile hazırlanan ve yalnızca Ankara da değil, şubelerimizin olduğu birçok ilde yıl boyu gerçekleştirilen birçok etkinlik oldu. Bizler de elimizden geldiğince bunları sizlerle paylaşmaya çalıştık. Aralık sayımızdan bu yana Genel Merkezimiz ve Şubelerimizde gerçekleşen etkinliklere ilişkin bilgileri de bu sayımızın sayfalarında ve yine kendi bölüm başlıkları altında bulacaksınız. Birliğimizde; 10 Şubat ta "Güvencesizliğin Gölgesinde İşçi Hareketleri Ve Tekel Direnişi" konulu bir panel, 12 Şubat ta Ayhan Açıkalın Anma Toplantısı, Şubat ta izleyicilerin bir dönemin trajedisiyle yüzleşmelerini ve boşaltılan köylerin ve zorla göçün yürek burkan öyküsüne tanıklık etmelerini sağlayan Zorunlu Hayat belgesel film gösterimleri ve 17 Mart ta Mülkiye Araştırma Merkezi (MAR) ve Mülkiyeliler Birliği İstihdam Yönlendirme Merkezi (Mim) Açılış Kokteyli gerçekleştirildi. Okulumuzda ise 9 Ocak ta Cemal Süreya Anma Toplantısı, 10 Mart ta ise Mülkiye Kamu Çalışma Topluluğu nun düzenlerdiği Kadın ve Sanat paneli gerçekleştirildi. Bu etkinlikler dışında Tekel işçileriyle dayanışma ziyareti ve mitingi, Danışma Kurulu Toplantısı ile ilgili bilgiler Mülkiye den bölümünde yer alıyor. Bilindiği üzere Genel Kurul dönemine girdik ve bu nedenle de tüm şubelerimiz genel kurullarını tamamladılar. Şube genel kurullarımızla ilgili bilgiler Şubelerden bölümünde yer alıyor. Üyelerden, Konuk Yazarlar, Kentler Tarihi ve Hatırlatma Defteri mizi her zaman olduğu gibi bu sayımızda da kendi yerlerinde bulacaksınız. Üyelerimize sosyal yaşamlarında katkı sağlanması amacıyla Mülkiyeliler Birliği üyelerine indirim olanağı sağlayan ve sürekli listeye yenileri eklenen anlaşmalı kurumların güncel bir listesini de yine Bültenimizde bulacaksınız. İsteyen üyelerimiz internet sayfalarımızdan da (http://www.mulkiye.org.tr) bu kurumların güncellenen bilgilerine ulaşabilirler. Arkadaşlarımıza, internet sayfalarımızı daha fazla kullanmalarını öneriyoruz. GENEL KURUL Mülkiyeliler Birliği Genel Merkezimiz Genel Kurulu, tarihinde saat 10:00 da Konur Sokaktaki Birlik Merkezi mizde, bu toplantıda çoğunluk sağlanamazsa çoğunluk aranmaksızın Pazar Günü saat 09:30 da Fakültemiz Aziz Köklü Salonunda yapılacaktır. Bizler de seçime girecek tüm arkadaşlarımıza başarılar diliyoruz. Dileğimiz Mülkiye değerlerini koruyup geliştirilecek, laik, çağdaş, uygar, aklın ve bilimin öncülüğünde, kamu yararını esas alan, tek sesliliği, kendisi gibi düşünmeyenleri ötekileştirmeyi ve dışlamayı reddeden, emekten, demokrasiden, toplumsal barış ve kardeşlikten yana her türlü görüşü bir arada barındıracak, demokratik hukuk devleti ve eşitlikçi toplum idealleri doğrultusunda çalışmalarını en iyi şekilde yürütmeye gönüllü bir ekibin yönetime gelmesidir. MÜLKİYELİLER BİRLİĞİ SOSYAL TESİSLERİ YENİDEN YAPILANDIRMA PROJESİ Mülkiyeliler Birliği binalarının da içinde yer aldığı Konur Sokak ve Yüksel Caddesi nin oluşturduğu T aksı, Ankara da demokratik tepkilerin dışa vurulduğu, taleplerin dile getirildiği, insanların toplumsallaştığı önemli alanlardan birisidir. Mülkiyeliler Birliği de bu yapının önemli bir bileşeni ve tamamlayıcısıdır. Mülkiyeliler Birliği olarak, bugüne kadar kendi olanaklarımız ölçüsünde bulunduğumuz sokağa, kentin merkezine ve Başkente, demokrasi güçlerinin yararına olacak şekilde müdahalede bulunduk ve bundan sonra da bulunmaya devam etme kararlılığındayız. MÜLKİYE SİTESİ PROJESİ nin ana amacı da, bir YENİDEN YAPILANMA PROJESİ ile zaman içerisinde neredeyse yalnızca bir lokanta işletmesine dönüşmüş, artık ihtiyaçlarımızı karşılamaktan uzak ve ömrünü tamamlamış binalarımızı, Mülkiyeliler, SBF Öğrencileri ve Ankaralılar açısından yeniden bir sosyal kültürel üretim merkezi haline getirmektir. İçerisinde konferans salonu, tiyatro ve sergi salonu, kütüphane, okuma salonu, mülkiye müzesi, toplantı salonları ve idari büroları olan Mülkiye Sitesi Projesi, kent merkezinin bozulan dokusunu tamire yönelik de önemli bir çabadır. Mülkiye Sitesi Projesi, bulunduğu bölgenin yapısını bozmayacak ve bahçeyi tahrip etmeyecek şekilde 3

4 tasarlanmıştır. Proje ile bahçe, teraslar ve açık alanlar büyütülecek, mevcut durumda her iki binanın neredeyse tamamı işletmeye açık rant tesisi olduğu halde, yeni yapılacak ana binanın 4 katı tiyatro salonu, sergi salonu, konferans salonu, kütüphane, okuma salonu, mülkiye müzesi, toplantı odaları ve yönetim birimleri olarak, kısacası Mülkiyelilerin sosyal, kültürel ve sanatsal ihtiyaçlarını karşılamak üzere ayrılacaktır. Mülkiyeliler Birliği, kuruluş yıllarında farklı binalarda kiracı olarak oturmuş, 1964 ve 1968 yıllarında ise halen kullanılmakta olan, önceden yapılmış ve ev olarak kullanılan bu binaları satın almıştır. Fakat bugüne kadar kendisinin yaptığı, dolayısıyla kendi kimliğini, anlayışını, rengini kattığı bir binası olmamıştır. Bugün, bugüne kadar hemen her yönetimin ele aldığı, tartıştığı ya da düşünü kurduğu, çaba harcadığı bu projenin yaşama geçmesi için önümüzde bir fırsatımız vardır ve bu projenin iptali, Mülkiye Topluluğu na bir 30 yıl daha kaybettirecektir. Tüm arkadaşlarımızı, ne yapılmaya çalışıldığını doğru anlamaya ve Mülkiyelilerin gelişimine, geleneğini geleceğe taşımasına ve kendi kimliğimizi yansıtabileceğiz doğru tasarlanmış bir binanın ortaya çıkmasına katkıda bulunmaya çağırıyoruz. Önemli olan Mülkiye Topluluğunun yararına olacağına inandığımız bu projenin hem Mülkiyeliler hem de kentte yaşayanların önemli ölçüde mutabakatı ile hayata geçirilmesidir. Sorun ortak, dert ortaksa, çaba, emek ve çözüm de ortak olmalıdır. TEKEL İŞÇİLERİNİN MÜCADELESİ 12 Eylül den beri yürütülen ve emek düşmanlığı üzerine kurulu neo-liberal politikalar, milyonlarca emekçiyi, işçiyi işsizliğe, yoksulluğa, açlığa ve geleceksizliğe sürüklerken, ülkede emek mücadelesi de cılız da olsa yeniden kendini göstermeye başladı. Bizleri de sevindiren ve geniş bir kesimden destek alan bu örneklerden birisini Tekel İşçilerinin yürüttüğü mücadele oluşturdu. 2 yıl önce Tekel'in sigara bölümünün satışı sırasında Ankara'da Özelleştirme İdaresi önünde birkaç saatlik eylem organize eden sendika, işçileri tekrar evlerine göndermişti. Sendika yönetimi bu süreçte de, bir günlük protestonun ardından Tekel işçilerinin evlerine döneceklerini düşünmüş, Tekel işçilerinin hemen her bölgeden Ankara'ya gelişinin, böyle uzun soluklu bir direnişe dönüşeceğinin hesabını yapamamıştı. Oysa işçilerin kararlılığı ve kendi aralarındaki dayanışma ile hem emek cephesinden hem de bölge halkından gelen yoğun bir destek ile AKP önünde başlayan ve Abdi İpekçi parkındaki müdahaleyle devam eden süreç, sendika yönetimi öngörülerini aşarak, Türk-İş in bulunduğu sokağa çadırların kurulmasıyla 78 gün devam etti. Danıştay'ın yürütmeyi durdurma kararıyla mücadele sürecinin önünün yeniden açılmasına rağmen, Sendikalar ertesi gün, 2 Mart ta apar topar çadırları söküp işçileri evlerine göndererek 78 günlük direnişi bitirdi. Üzücü olan durum ise, işçilerin bir kısmına ve destekçilere rağmen yine işçilerin ve sendikacıların bu çadırları kendilerinin sökmesiydi. Elbette burada ülkedeki örgütsüzlüğü, genel anlamda dayanışma eksikliğini, problem doğrudan kendi cebine dokunmadan harekete geç(e)mez hale getirilmiş toplum kesimlerini, direnişteki perspektif ve örgütlenme eksikliğini, bu sürece gerçekte bu kadar hazır olmayan işçilerdeki yorgunluğu ve bezginliği de hesaba katmak gerekiyor.tekel işçilerinin direnişi kendi gücünün de ötesinde, iktidarın emek düşmanı politikalarına karşı bir potansiyel de taşımaya başlamıştı. Bu nedenle bu durumun bir örnek yaratma ihtimali, hem iktidar cephesi açısından hem de sendika yönetimleri için çeşitli sıkıntılar doğurabilirdi. Bunun da önüne elbirliği ile geçmek gerekiyordu. Gazetelerde yazdığına göre Tekelin İstanbul Unkapanı ve Cevizli deki çok değerli arsa ve binaları, Maliye Bakanlığı eliyle bazı gruplara üniversite yapmak üzere bedelsiz hibe (peşkeş değil) ediliyormuş. Fakat galiba henüz ortada böyle üniversiteler de yokmuş; sonra kurulacaklarmış. Başbakan, Tekel işçilerine verecekleri 3 5 kuruş için Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yedirmem. Milletim bu kasayı bize emanet etti. demişti. Demek ki, bu arsa ve binalar ile daha önceden sadece yıllık karlarının bile altında ve o da banka kredileri ile verilen fabrikalar, tüy kıl sorunları içerisine girmiyor. 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ Yürüyoruz yürüyoruz, günün aydınlığında Donuk fabrika bacalarına, yoksul mutfaklara Çarpıyor sesimiz ve birden parlayan Bir ışık gibi ulaşıyor insanlara. Ekmek ve gül! Ekmek ve gül! 100. yılında, tüm kadın okurlarımızın ve Mülkiye Topluluğu nun Dünya Emekçi Kadınlar Günü nü, kadınların yaşadığı cinsel, ulusal, sınıfsal tüm baskılardan kurtulduğu, eşit ve özgür bir dünya özlemimizle kutluyoruz Yeni bir sayıda buluşmak dileğiyle A.Raif FALCIOĞLU 4

5 GENEL KURUL ÇAĞRISI DEĞERLİ ÜYELER Mülkiyeliler Birliği Genel Merkezi Genel Kurulu nun aşağıdaki gündemle, tarihinde saat da Konur Sokak No:1 adresinde toplanmasına, bu toplantıda çoğunluk sağlanamazsa ikinci toplantının çoğunluk aranmaksızın tarihinde saat da Siyasal Bilgiler Fakültesi Aziz Köklü Salonunda aynı gündemle yapılmasına karar verilmiştir. 1- Açılış 2- İstiklal Marşı ve Saygı Duruşu 3- Başkanlık Divanı nın seçilmesi 4- Yönetim Kurulu Başkanı nın açılış konuşması 5- Konukların konuşmaları MÜLKİYELİLER BİRLİĞİ YÖNETİM KURULU 6- Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu, Bilanço ve Gelir Tablosu, Denetleme Kurulu Raporlarının okunması ve görüşülmesi 7- Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu, Bilanço ve Gelir Tablosunun onaylanması ve Yönetim Kurulu nun aklanması 8- Denetleme Kurulu Raporunun onaylanması ve Denetleme Kurulunun aklanması 9- Yönetim Kurulu, Denetim Kurulu, Onur Kurulu, Danışma Kurulu ve Mülkiyeliler Birliği Vakfı Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu na aday olacakların tanıtılması ve konuşmaları 10- Oylamanın başlatılması dönemi bütçesinin görüşülmesi 12- Bütçenin kabulü 13- Yönetim Kurulu tarafından önerilen tüzük değişikliklerinin görüşülmesi ve oylanması 14- Mülkiyeliler Birliği Vakfı Mülkiye Sitesi Merkez Bina Projesi hakkında bilgi sunulması 15- Dilek ve Temenniler 16- Kapanış 5

6 MÜLKİYELİLER BİRLİĞİ DERGİSİ MÜLKİYE DERGİ DİJİTAL ORTAMA AKTARILDI 45 yıldır yayınlanan ve ülkemizin saygın dergileri arasında yer alan MÜLKİYE DERGİSİ daha kolay ulaşılabilir hale getirildi. Toplam sayfa yoğun ve titiz bir çalışmayla tek tek taranarak onarıldı ve tıpkı basım haline getirilerek dijital ortama aktarıldı. Çok yakında tüm topluluğumuz ve akademisyenler şu ana kadar yayınlanan 265 sayıya internet sayfalarımızdan ulaşabilecekler. Ayrıca; Mülkiyelilerin tarihsel belleğinin önemli bir bileşeni ve bilgi birikimi olan MÜLKİYE DERGİSİ ni kendi arşivinde bulundurmak isteyen okuyucularımız 265 sayının tamamını DVD olarak da edinebileceklerdir. 6

7 CEMAL SÜREYA ANMA VE ŞİİR ÖDÜLLERİ ETKİNLİĞİ Cemal Süreya Anma ve Şiir Ödülleri etkinliği 9 OCAK 2010 A.Ü. SBF Aziz Köklü Salonu Saat da yapıldı. Etkinliğe Prof. Dr. Celal Göle (Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı), Ahmet Saraçoğlu (Cemal Süreya Kültür ve Sanat Derneği Başkanı), Mehmet Özer (Mülkiyeliler Birliği Üyesi, Şair), Mustafa Şerif Onaran (Şair ve Yazar), Muzaffer İlhan Erdost ( Şair, Yazar ve Yayımcı) Vecihi Timuroğlu, Şair, Yazar ve Araştırmacı, Ertan Mısırlı (Şair), Muzaffer Özdemir (Bağlama Virtiözü) ve Cemal Süreya dostları, hayranları katıldı. Sayın Dekanım, Sevgili Hocalarım Şair, Araştırmacı, Yazar, müzisyen dostlarım Fakültemin Değerli Emekçileri Sevgili Mülkiyeliler Sizleri Mülkiyeliler Birliği Adına sevgiyle selamlarım Mülkiyeli Bir şairin, Cemal Süreya nın anma gününde katkılarınızla bizleri onurlandırdınız. Teşekkür ederim. Ceyhun Atuf Kansu Cemal Süreya için, Soylu duyarlılığın şairi ydi der. Sabit Kemal Bayıldıran ise Elma yiyişi bile günah. Dar gelirli, bol giderli. Develeri dört hörgüçlü. Acayip bir devlet memuru. Her şeyi, tersinden de olsa doğru okur. Edebiyatın romantiği. Devletin masasına gizlice şiir sokar, ama yakalanmaz. Vakit var daha dedi, vakti yetmedi. Kefeninin cebinde şiir vardı diyor Cemal Süreya için. Cemal Süreya tutkunun şairi, sıradan insanların büyük şirini yazdı. Metin Altıok Misilleme şiirinde anlattı Cemal Süreya nın dünyamızda doldurduğu yerini; Sen ki şiirin kilit diliydin İmgeyle gerçek arasında Gidip gelen pericik Sen Cemal Süreya Benzersiz ve depreşik Bir misillemeydin dünyaya. Cemal Süreya nın şiirinin gücünü yine metin Altıok Cemal Süreya nın şiirinde neler var şirinin son iki dizesinde özetler ve derki: Süreya nın şiirinde bir saydam yürek var; İçinde göçmen kuşlar uçuşan. Sizlerinde bildiği gibi, Cemal Süreya ikinci yeni şairlerindendir. ikinci yeni akımının içinde Cemal Süreya şiiri özgün, özgür ve anlamlıdır. Cemal Süreya nın hiçbir imgesi, sözcüğü, tümcesi rastlantı değildir. Uyarına da gelmiş değildir. Hayat ve hayal bilgisi dersinin pekiyili öğrencisi olmasının sonucudur. Alevdir çünkü benim şiirim Hayatın alev halidir Çiçek tozudur Kırılmış dalın türküsüdür Nasıl şık şık berber makası Odur Hayatımıza dipnotlar yazan şairdir. Cins şairim ben! Çıkar giderim, Nişancı bir şairim Gözünden haklarım imgeyi 7

8 Bir düşbazdı Cemal Süreya. Cemal Süreya nın düşü yalnızlığı bir sevince dönüştürmek, acıları Munzur suyuyla yıkayıp çocukluğunu geri çağırmaktı. Ateşle, ölümle ikna edilmek istenen düşleri basılan bir halkın çocuğu Cemal Süreya. Başaramadı. Her defasında dönüp baktığında arkasına acı suların kendine doğru koştuğunu gördü. Aşk acısını ancak başka bir aşkla dindirebilirdi. Daha büyük yalnızlıklara sürgün etti kendisini. Her şehir, başka bir şehre yolculuk olduğu için güzeldi. Ama gittiği her şehir yalnızlığın başkentiydi. Uçurum yalnızlığından kurtulamadı. Bu da doğaldı itiraz edenler çoğunlukla yalnız değil midirler? Cemal Süreya Şiir bir başkaldırma sanatıdır diye özetlemiştir poetikasını. Mizancı Murat tan günümüze Mülkiyelilerin oluşturduğu itiraz dilinin en özgün örneğidir Cemal Süreya nın oluşturduğu şiir dili. Kendinden yola çıkarak bizlerin de düşlerini ve itirazlarını anlatan bir dil oluşturmuştur. Şairin hayatı şiirine dahilse ki dahidir. Cemal Süreya bizim aşkımıza dahildir. Cemal Süre ya sadece bize ait değildir, bütün aşkbazların şairidir. Soluğunda serin dağ rüzgarları, kayalarda ağlayan sular, uğultu ormanlar, kekik kokusundan mayaladığı şiiri, Ülkü Tamerin deyimiyle Okyanusta Fırat ın Salı dır. Fırat okyanusa, okyanus dalgaları sahillere taşır Cemal Süreya yı. Rivayet odur ki her dağın denizlere ulaşan bir yolu, her denizin dağ doruklarına çıkan bir yer altı nehri varmış. İlk büyük yolculuğun derin izlerini Cemal Süreya nın tüm yaşamında ve şiirlerinde görmek mümkündür. Şöyle anlatır; Ben bir yük vagonunda açtım gözlerimi. Bizi bir kamyona doldurdular. Tüfekli iki erin nezaretinde. Sonra iki erle yük vagonuna doldurdular. Günlerce yolculuktan sonra bir köye attılar. Tarih öncesi köpekler havlıyordu. Aklımdan hiç çıkmaz o yolculuk, o havlamalar, polisler. Duyarlığım biraz da o çocukluk izlenimleriyle besleniyor belki. Annem sürgünde öldü, babam sürgünde öldü. Anadolu nun yüzüdür Cemal in aylasında keder vardır, uzaklık vardır, yol vardır, yar vardır, uçurum vardır. Ayın kan ağladığı, güneşin linç edildiği bu yüzden dağların insanlara benzediği bir uzak memlekettir Dersim. Dilini orada kaybetti. Bir kör kuyuda. Bir dağ geçidinde. İçine göllenen sularda. Bunu asla unutmayacaktır. Enver Gökçe nin dizeleriyle söylersek : artık / haram bana/ bu / yollar/ bu ağaçlar / bu taşlar / Dağ bana / hastir çeker / kurt bana / hastir çeker / kuş bana / lan kardaş bu nasıl yara / kanar her yerim / en derinden / ölürüm kedereimden / sövülmnüşüm / dövülmüşüm / k ovulmuş/ ve kırık / kolum / kanadım / çekip giderim / bir meri keklik gibi. Gurbetçidir. Kendi Dizeleriyle, gurbet garba düşmektir. Cemal Süreye Kalbinin batısına düşmüştür. Şarktan başka her yer sürgündür. Şark çok uzak bir ülkedir artık. Çok uzak. Yine de sevmekten asla vazgeçmez; Ne demiş uçurumda açan çiçek Yurdumsun ey uçurum Der. Çünkü her yüz bir memlekettir. Çünkü Cemal Süreya aylasıdır memleketin. Umulmadık bir gün olabilir bugün Kan var bütün kelimelerin altında Günümüz gerçeği ile şöyle söyleyebiliriz, Uzat elini kalbimin doğusuna Umulmadık bir gün olsun Biz Munzur diyelim. Cemal in yaralarından çiçekler dökülsün. son söz Nasıl olsa yine döneriz bir gün Döneriz bu yollardan geri Senin bir elinde mendil Öbüründe kuş sesleri Sesimizi yıkayalım kelimeleri yıkayalım Sürgün, göç, acı, yalnızlık, ölüm sözcüklerini yıkayalım Ağzımızda kardeş bir dünyanın ferah şiirleri Cemal Süreya bağışla bizi. Çiçeklensin elimiz, yüzümüz. Sevgiyle, Özlemle. Mehmet ÖZER *Birliğimiz üyesi Şair-Fotoğrafçı Mehmet Özer in etkinlikte yaptığı konuşma metnidir. 8

9 Zaman mı? Değil zaman Akan zaman değil mesafelerdir Güneşin çekici yukarda Suyun bıçağı aşağıda Krom alçakgönüllü, bakır utangaç Ağaç: bir damla iki kıvılcım arasında Rüzgâr bilmiyor nerden eseceğini Sınırlar kesik, Yerleşme yerlerinde balkıma Biz kırıldık daha da kırılırız Ama katil de bilmiyor öldürdüğünü Hırsız da bilmiyor çaldığını Biz yeni bir hayatın acemileriyiz Bütün bildiklerimiz yeniden biçimleniyor Şiirimiz, aşkımız yeniden, Son kötü günleri yaşıyoruz belki İlk güzel günleri de yaşarız belki Kekre bir şey var bu havada Geçmişle gelecek arasında Acıyla sevinç arasında Öfkeyle bağış arasında Biz kırıldık daha da kırılırız Doğudan batıya bütün dünyada Ama kardeşin kardeşe vurduğu hançer İki ciğer arasında bağlantı kurar Büyür, bir gün, zenginleşir orada Çünkü Ali yi dirilten iksir de saklı Hasan a sunulmuş ağuda, Granitin de olur bir okyanus diriliği, Nehirler daha uysal akar, Bir çiçek nasıl açıyorsa kendiliğinden Bir kuş nasıl uçuyorsa Öyle sever, çalışır insan, Kıraçlar çarptıkça dağlara Gül göçürür şafağından Doğanın altın şafağından İnsanın altın şafağından Tarihin altın şafağından Bir kırıldık daha da kırılırız Kimse dokunamaz bizim suçsuzluğumuza. 9

10 EKMEK BARIŞ ÖZGÜRLÜK İÇİN DEMOKRASİ VE HAKLAR MİTİNGİ Birliğimiz 17 Ocak 2010 tarihinde Tekel işçilerinin düzenlediği Ekmek, Barış, Özgürlük için Demokrasi ve Haklar Mitingi ne Mülkiyeliler Birliği pankartıyla katılan Birlik yöneticisi ve üyelerimiz Tekel işçilerinin başlatığı ve sürdürdüğü özelleştirme karşıtı mücadelesine destek verdi 10

11 EKMEK VE ÖZGÜRLÜK İÇİN YAŞASIN DAYANIŞMA DAYANIŞMA SÜRÜYOR Cumartesi günü Mülkiyeliler Birliği tekel işçilerinin direnişinin 26. gününde işçilere Türk-İş in önünde çorba ikram etti. Ziyarete yönetim kurulu üyeleri, Birlik üyeleri ve SBF-DER li Mülkiyeliler katıldı. Tekel işçilerini ziyaret eden Mülkiyeliler Birliği, işçilerin ekmek, özgürlük ve adalet için sürdürdükleri direnişe desteklerinin sürdüğünü bildirdiler. Mülkiyeliler Birliği Genel Başkanı Ali Çolak işçilere hitaben bir konuşma yaptı. Barış, demokrasi, İnsan hakları, kamu yararının önceliği ve emeğin en yüce değer olduğu bilinciyle yetiştirilen Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunlarının örgütü Mülkiyeliler Birliği adına hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Tekel işçilerinin Ankara ya gelmeleriyle başlayan eylemler dizisi Türkiye nin toplumsal mücadele tarihinde bir dönüm noktasıdır. Bu eylemler birçok ezberi bozmuştur. Başta özelleştirmelere direnmeyen bürokratik sendikal örgütlerin ezberini, olay yoksa reyting olmaz diyen medyanın ezberini bozmuştur. Tekel işçilerinin eylemleri hak verilmez mücadele ile alınır sözünün somutlaşmasıdır. Gerçek bir demokrasinin ekonomik demokrasi olmadan mümkün olmayacağının bilincindeyiz. Böyle bir siyasal, toplumsal düzenin ancak demokrasi ve emek güçlerinin ortak, kararlı mücadelesiyle kurulabileceğine inanıyoruz. Tekel işçileri burada olduğu sürece biz de burada olacağız. Sizinle dayanışma içerisinde olacağız. Mülkiyeliler Birliği adına bunun sözünü veriyorum. Dayanışmanın vicdanları rahatlatma değil, birarada olma, birlikte olma, birbirine dayanarak mücadele etmek olduğunu bize yeniden hatırlatan tekel işçilerine örgütüm adına hepinize şükranlarımı, sevgi ve saygılarımı sunuyorum. dedi. 11

12 12

13 13

14 Birliğimiz tekel işçilerine verdiği sözünü tuttu ve tekel direnişinin her aşamasında tekel işçilerinin yanında oldu 14

15 MÜLKİYELİLER BİRLİĞİ TÜRK HALK MÜZİĞİ KOROSU... Mülkiyeliler Birliği Türk Halk Müziği korosu yeni bir repertuvarla çalışmalarını sürdürüyor. Birlik binamızın gazete okuma salonunda, lokalinde aralıksız çalışan koro yıl sonu konserine hazırlanıyor. 15

16

17 Güvencesizliğin Gölgesinde İşçi Hareketleri ve Tekel Direnişi Fabrika tipi üretim modelinden üretim zincirlerinin parçalanmasıyla atölye tipi küçük üretim modeline geçilmiştir. Bunun sonucunda evde çalışma, part-time çalışma gibi güvencesiz, atipik çalışma biçimleri ortaya çıkmıştır. Devlet önce üretim sonra da hizmetler alanından çekilmiştir. Kamu hizmetleri, eğitim, sağlık, sigorta gibi hizmetler piyasada alınıp satılan mal haline getirilmiştir. Kamu işletmeleri hızlı bir şekilde elden çıkartılmış, özelleştirilmiştir. O dönemde pek çok aydın, bilim adamı özelleştirmenin bir kaynak ve sermaye transferi olduğunu anlatmaya çalışmıştır ancak neoliberal hegemonya bunun anlatılmasına pek de izin vermemiştir. Tekel özelleştirmesi, hepinizin bildiği ve yaşadığı, bunun bu yapılan işlemin özelleştirme işleminin kamunun kaynağının özel şahıslara aktarılması olduğunu tartışmaya yer bırakmayacak biçimde ortaya koymuştur. Ali Çolak. İyi akşamlar. Mülkiyeliler Birliği tarafından düzenlenen Güvencesizliğin Gölgesinde İşçi Hareketleri ve Tekel Direnişi paneline hepiniz hoş geldiniz. Mülkiyeliler Birliği adına 58 gündür direnen Tekel işçilerini saygıyla selamlıyorum. Konuklarımıza söz vermeden önce birkaç cümle söylemek istiyorum. -Kapitalizm her şeyden önce kriz üreten bir sistemdir. Kapitalizmin tarihi bir okumayla krizler tarihidir. Kapitalizm aynı zamanda çözüm üretme kapasitesi de yüksek bir sistemdir. Kapitalizmin en önemli ve bildik krizlerinden biri de 1974 Petrol Bunalımı dır. Bu krize çözüm başlangıçta Thatcherizm, Reaganizm olarak adlandırılan, daha sonra da küreselleşme ya da neoliberalizm olarak tanımlanan model olmuştur. Bu modelin ayırt edici özelliklerini sıralamak gerekirse temel özelliklerinden bir tanesi finans olmak üzere mal ve hizmetlerin sınırsız dolaşımı olmuştur. Bu finans piyasalarıyla üretimin kopmasına yol açan bir modeldir. Bir günde finans piyasasında dolaşan para miktarı bir yılda üretilen ürün miktarına eşittir. Neoliberal modelin gereği olarak güvencesizleştirmenin ve özelleştirmenin yaşandığı süreç sendikalar ne yazık ki iyi bir sınav vermemiştir. Sendikalarda oluşan bürokratik yapılar özelleştirme karşıtı mücadeleyi yerel ölçekte, yerel ölçekte yaşayacak şekilde örgütleyememiş, yerel ölçekte örgütleyebilmiş ve bu mücadeleyi yalnızca hukuk zemininde yürütülecek bir mücadele alanına sıkıştırmıştır. Özelleştirmenin ve güvencesizleştirmenin yarattığı mağduriyetin bu ölçekte tartışılması anlamında Tekel direnişi bir ilk olmuştur. Başlangıçta görmezden gelmeye çalışan medya da bu kararlı mücadeleyi görmek zorunda kalmış ve ilk kez bu ölçüde objektif anlatılması Tekel direnişine olan kamuoyu desteğini de artırmıştır. Toplumsal mücadele ve eylemliliklere siyasal iktidarların bakışı bugüne kadar hep aynı olmuştur. Özal ile başlayan yöntemlerden biri hak arama eylemlerini yürütenleri diğer toplumsal kesimlerle karşı karşıya getirme çabasıdır. Çok iyi hatırlarsınız bir dönem çöpçülerin grevi söz konusuydu. Çöpçülerde doktor maaşlarını kıyaslayarak bunları karşı karşıya getirmek, işçi ile memuru kıyaslamak bunlar tipik yöntemler olmuştur. Yetim hakkı yedirmem, devletin kasasını soydurmam söylemleri de bu karşı karşıya getirme ve kışkırtma çabalarından biridir. AKP iktidarının da yürüttüğü bir diğer yöntem ise eylemleri bölme çabasıdır. Hak arayan eczacıları bölebilmek için çok sayıda eczanenin bireysel sözleşmeleri imzaladığı söylentisi yayılmıştır bir dönem, hatırlarsınız, çok kısa bir dönem önce yaşandı bu da. Bugün de pek çok Tekel işçisinin 4/c sözleşmelerini imzaladığı 17

18 haberlerini yaymaya çalışmaktadırlar. Buralarda başarılı olamayınca bu eylemleri önce ideolojik eylemler olarak nitelendirilmiş, bu da yetmemiş, çok tehlikeli bir yola gidilmiş, büyük bir toplumsal kışkırtmayı yöneltmeye çalışmaktan bu eylemlere çekinilmemiş. Şeytan girdi, PKK karıştı deme hadsizliğini, densizliğini de göstermiştir hükümet. Bu hükümetin aczini ortaya koyan bir girişim olarak tutmamıştır. Tekel eylemleri sınıf mücadelesi açısından bir dönüm noktasıdır. Pek çok özelliği ile ve çok öğretici derslerle doludur. Hepimiz açısından öğretici derslerle doludur. Demokrasi havarisi kesilen, Avrupa Birliği reformlarını yaptığını iddia eden, derin devlete karşı mücadele ettiğini söyleyen iktidarın antidemokratik tutumunu deşifre etmesi en önemli özelliğidir kanımca. Bize öğrettiklerine gelince dayanışmanın vicdan rahatlatma değil, bir arada olma, birlikte olma, birlikte mücadele etme olduğunu hepimize yeniden hatırlatmıştır Tekel direnişi. Ekonomik demokrasiyi, toplumsal adaleti hedeflemeyen bir demokrasi mücadelesinin ne denli içi boş bir söylemden ibaret kaldığını ve hak temelli yürütülen toplumsal mücadelenin bunun temel dinamiği olduğunu ortaya koyması açısından da çok önemli bir katkıda bulunmuştur Tekel direnişi. Ben böyle özetleyerek, böyle toparlayarak konuşmaya başladım. Zaten arkadaşlarım son derece yetkin bu konuda. Onlar çok daha ayrıntılı şeyler söyleyecektir. Ben izninizle sözü size mi vereyim öncelikle hocam. Peki, Cemal Doğru arkadaşımıza veriyorum, Tek Gıda İş sendikası Diyarbakır il temsilcisi. Buyurun. Cemal Doğru- Ben de başta başkanlarımı, hocalarımı ve bütün arkadaşları saygıyla selamlıyorum. Bizim yola çıkışımız aslında bugünden değil. Hocam özelleştirme sürecini detaylı olarak anlattı. Bizim mücadelemiz de yaklaşık 12 yıldır bir şekilde sürmektedir. Ama bu mücadelenin çok çeşitli dönemlerde, çok farklı dönemlerde, çok farklı kulvarlarda yürüdüğünü de burada söyleyebilirim. Yine sendikalarımızın bu süreci çok iyi yürüttüğüne ve çok iyi mücadele içerisine girdiklerini de söylemek tabi ki mümkün değildir. Her ne zaman ki birimizin canı yandıysa o zaman eyvah demesini bildik. Birçok kurum ilk yılında veya birkaç ay içerisinde satıldı, peşkeş çekildi ama buna rağmen hiçbir direnç gösterilmedi. Hatta hatta çok önemli bir kurumumuz ki kendileri ciddi anlamda bir mücadele içerisine girselerdi ben inanıyorum ki o kurumu asla özelleştiremezlerdi ve yaptıkları eylemlerde şu sözü kendilerine o süreçte kendilerine esas almışlardı her şeyi satabilirsiniz ama filan kurumu asla demişlerdi. Ama hükümet ne yaptı. Mevcut, o dönemki iktidar ne yaptı. İlk önce onları sattı. Ve hiçbir dirençle karşılaşmadan sattı. Bizler kendimizi övme anlamında söylemiyorum, asla. Ama Tekel in özelleştirilmesi süreci gerçekten Türkiye deki özelleştirmeler içerisinde en uzun süreye yayılan özelleştirmelerden bir tanesi oldu. Yaklaşık 12 yıldır biz bu süreci bir şekilde götürmeye çalıştık. İhaleler iptal ettirildi. Mahkemeler kapılarından döndüler ama buna rağmen uluslar arası sermayenin, uluslar arası sigara tekellerinin ve Türkiye deki işbirlikçilerinin önlerine koydukları bir hedef vardı. Biz bu Tekeli satacağız. O süreçte Anap, Mhp, Dsp döneminde çıkartılan tütün yasasıyla beraber bu süreç başlatıldı ve geldiğimiz noktada bir son bizim açımızdan bir son noktadır diye biliyoruz artık. 18 Tabi başlangıç çok da kolay olmadı. Alkollü içkilerin satışına hepiniz bir şekilde kani oldunuz, basında yer alan biçimiyle ve birçok konferansta, birçok panelde konuşulduğu biçimiyle alkollü içkilerin 17 tane fabrikası hem de modernize edilen fabrikalar, 17 tane fabrika 292 milyon dolara sattılar. Ve bunu alan firmalar o fabrikaların yenileme çalışmalarını üstlenen firmalardı. 17 tane fabrikayı alan o günkü şartlarda Türkiye nin işte kendilerince en saygın firmaları bir buçuk yıl içerisinde 910 milyon dolara Amerikan Pacific gruba sattılar ve o alan firma bütün bu fabrikalardan sadece 4 tanesini bırakıp hepsini kapattı. Bir örneği de yaşadığım ilde Diyarbakır da. Tamamen modernize edilen bütün parçaları elden geçirilen binası elden geçirilen fabrikaya kilit vurup bütün arkadaşlarımızı kapı önüne

19 koydular. O süreçte yine personel açısından çok önemli gelişmeler yaşandı. Önceleri mağdur edilmeme adına ordaki büyük çalışmaların büyük bir bölümünü sigara fabrikalarına ve yaprak tütünlere dağıtmak durumunda kaldılar. Yine bir direnç vardı. Çalışanlar açısından bir direnç vardı ve bünyesinde bulunduğumuz Tek Gıda İş in bu konudaki bir kararlılığı yeterli olmasa bile bir kararlılığı vardı. Bu arkadaşlarımız sigara fabrikalarına dağıtıldıktan sonra hani o fabrikalar çalışacaktı ya özelleştirildikten sonra da devam edecekti, belli bir miktarda da işçi arkadaşlarımız o fabrikalarda bırakıldılar. Ama çok kısa bir sürede oranın kapısına kilit vurulunca o arkadaşlarımız artık bırakın 4/c yi tamamen işsiz kalmakla karşı karşıya kaldılar. Ve o süreçte yine sendikanın bir çabasıyla bir şekilde diretmesiyle geliştirdiği ikili ilişkilerle bu insanların mağdur olmaması yönünde 4/c ye gönderilmesi belki Türkiye de bir ilk gerçekleşiyordu. Özel sektörden işsiz kalanların ilk defa 4/c de yerleştirilmesi konusunda bir mutabakata varılmıştı. Bu insanlar tabi sigara fabrikalarına gittikten sonra orda da bu sancıların devam ettiğini hep biliyorduk. Bu eylemlilik süreçlerinde Malatya, Bitlis ve Adana sigara fabrikaları özellikle çok büyük bir direnç gösterdiler. Malatya sigara fabrikasında 27 gün, Adana sigara fabrikasında 60 günü aşkın bir süre, Bitlis sigara fabrikamızda yine 60 günü aşkın bir sürede insanlar işyerlerini terk etmedi. O fabrikalara kendilerini kitlediler, gece gündüz evlerine gitmediler. Ve o fabrikaların satışları o süreçte durduruldu. Hani sayın başbakan hep diyor ya ben iki yıl önce aslında ben bunlarla anlaşmıştım diyor. Değerli arkadaşlar o süre iki yıl değil dört yıl önceydi. Ve sürede sadece bu fabrikaların kapatılma meselesi konuşulmuştu sayın başbakanla. Bu insanların mağdur edilmemesi, bu fabrikaların açık bırakılması yönünde kendileriyle görüşmeler yapılmış ve bu konuda kendileri de doğan tepkiye karşılık bakanlarına emirler, talimatlar vermişti ve o fabrikaların kapatılmasını o süreçte engelleyebilmiştik. Ama uluslar arası sigara tekelleri hiç durur mu Türkiye gibi bir pazarı hiç kaybetmek ister mi. Orta doğuya açılan bir kapıyı hiç eline geçirmeden durabilir mi. Hiç mümkün değildi. Ve büyük dayatmalar sonucunda en son biliyorsunuz 1 milyar 700 milyon dolara bütün sigara fabrikaları özelleştirildi. Şimdi değerli arkadaşlar bu özelleştirmeler sadece çalışanlar açısından değerlendirmemek gerekir. Esas büyük acıyı bu fabrikalar sayesinde, bu işletmeler sayesinde geçimlerini sağlayan ekici boyutuyla ele almamız çok daha doğru olacaktır diye düşünüyorum. Çünkü cumhuriyetin kuruluş felsefesiyle birebir örtüşen o kamu kurumlarının yoksul bölgelerde ve istihdama yönelik olarak yapılandırılması o süreçlerin aslında yoksullara bir nebze de olsa nasıl önem verildiğini açık olarak ortaya çıkarmaktadır. Çünkü özellikle doğu-güney doğuda ve Türkiye nin büyük bir bölümünde, iç Anadolu da hangi ile ilçeye gitsen bir jandarma karakolu varsa bir de Tekel birimi vardır. Her yerde ama. İstisnasız bütün ilçelerde, bütün illerde mutlaka bir Tekel birimi vardı. Ve insanlar orda çalışmak durumundaydı ve kendi geçimlerini ordan sağlamakla karşı karşıyaydılar. Şimdi geldiğimiz noktada özelleştirmenin ilk ayağında büyük acıyı çeken ekiciler oldu. Türkiye de yaklaşık aile tütünden koparıldı. Sadece bölgemizde aile tütünden koparıldı. Ve köylerinden göç ettirilmek zorunda bırakıldılar. Doğu güneydoğudaki, özellikle de güneydoğudaki köy boşaltmalarının bir sebebi orada yaşanan kirli savaş ise de bir diğer ayağının da tütün olduğunu unutmamak gerekir. Çünkü o insanlar yıkılan, yakılan köylerin dışında kalan insanlarımız orayı kendi geçimlerini tütünden doğru idame ettiklerini fark edip, daha doğru bunun dışında orda geçimini sağlayabilmenin imkânları ortadan kaldığından köylerini terk etmek durumunda kaldılar. Ve hepsi şehirlerin varoşlarına girdi. Diyarbakır da bugün işsizlik ve yoksulluk oranı resmi rakamlarda % lerde seyrediyorsa bunun bir sebebinin de tütün olduğunu görmek gerekir. Çünkü köylerini terk eden her aile şehre girdi, şehrin varoşlarına girdi ve işsizlerin sayısı her gün büyüdü o kentte. Sokak çocuklarının sayısında her gün artışlar oldu, ordaki kapkaç, ordaki hırsızlık, ordaki balici ve diğer faktörler bir bir ortaya çıkmaya başladı. Bir sebebi kirli savaş, bir diğer sebep 19

20 tütün. Çünkü tütünün ekildiği arazilerde başka bir ürünü yetiştirme şansı yok. Hiç birinin şansı yok. Çünkü tamamen küçük parçalı ve kıraç arazilerde yetişen bir ürün. Ve 14 ay boyunca, sene 12 aydır, 14 ay boyunca yediden yetmişe herkesin uğraş verdiği bir ürün tütün. Bütün aile o tütüne uğraş verir. Ve 14 ayın sonunda da ürününü götürüp Tekel e teslim edip karşılığını bir nebze de olsa alırlardı. Ve bütün bunlar bitti. Ve son geldiğimiz nokta bu. Diyarbakır da bir fabrika açılmıştı ki orta doğuda benzeri yoktu. Türkiye de, Balkanlarda yoktu. Japonya, Brezilya, Amerika ve bir iki ülkede daha vardı. Onun dışında bu fabrikanın bir örneği daha yoktu. Ve açılış süreci de çok eskiye dayanmıyor. 97 de işte bu gördüğünüz arkadaşların tümü orda işe başladı. 97 ve 98 de işe başlayan arkadaşlarımız o fabrika sayesinde bin tane genç insanımız, çoğu da Endüstri Meslek Lisesi mezunu ve yüksek okul mezunu, orda işe başlatıldı. Ve sadece 12 yıllık bir süreçte bu fabrika kapatıldı ve şu anda kilit vuruldu o fabrikaya. Bütün mücadelelere rağmen biz bunu açık tutamadık. Çünkü tütün olmazsa o fabrikanın çalışmayacağını çok iyi biliyorduk. Bu 12 yıllık süreçte defalarca ekiciler, muhtarlar, bu işle ilgili bütün katmanları bir şekilde Ankara ya taşımaya çalıştık. İlgili siyasiler nezdinde girişimlerde bulunduk ama uluslar arası sigara tekelleri bir defa kararlarını vermişlerdi. Bu Türkiye deki bütün hükümetlerin gücünü aşar durumdaydı ve o pazarı ellerinden kaybetmeyi de asla düşünmüyorlardı. Bütün ekiciler gittikten sonra değerli arkadaşlar sıra çalışanlarımıza gelmişti. Bu çalışanların başka kurumlara aktarılması yönünde çok uzun süredir bir uğraş içindeyiz. Mevcut siyasi iktidar doğrudur geçmiş seçimde belki de bu Tekelcilerin %60 ından oylarını aldı. Ama inanın hep yalanlarla aldılar. Hep namus, şeref sözleri vererek aldılar. İşte bu insanlar yarın işsiz kalacaklarını görüyorlardı. Ve her gelen siyasetçi onları bir şekilde ikna etme yolunu bir şekilde kandırma yolunu seçtiler. Ve bunu da bir nebze de olsa başardılar. Ve geldiğimiz noktada o namus, şeref sözü veren hiçbir milletvekilinin şu anda telefonlara bile çıkmadıklarını çok iyi görüyoruz ve biliyoruz. 15 Aralıkta, 14 Aralık ta bir karar alındı. Ankara ya yürüyüş kararı. Sendikamızın aldığı karar doğrultusunda sadece Ankara ya gidiş biletlerinin kesileceğini ve dönüşünün ne zaman olduğunu da kesinlikle bilinmediğini herkesin buna hazırlıklı olması gerektiği yönünde bütün teşkilata talimatlar verildi. Ve ayın 15 inde Ankara daydık. Değerli arkadaşlar yürüyüşümüz başladı ama bu kadar uzun süreceğini, bu kadar yükümüzün artabileceğini, Türkiye nin ezilenlerine, Türkiye nin yoksullarına, işsizlerine, çalışanlarına bu kadar büyük bir umut olabileceğimizi asla beynimizden, kafamızda geçirmemiştik. Ama geldiğimiz noktada baktık ki çok onurlu bir yürüyüş ve direniş başlatmışız. Kamuoyu vicdanında %100 haklılığımızı ispat etmemiş olsa idik bu kış koşullarında bu kadar zor şartlarda Ankara nın merkezinde bu işi götürebileceğimizi de götüremeyeceğimizi de çok iyi biliyoruz. Ama kamuoyu vicdanı o kadar bizden yana çarptı ki bu işin geri dönüşünün olamayacağını bizler de artık fark etmeye başladık. Tek bir adım bile geri atma geri adım atma şansımızın olmadığını çok iyi öğrendik, biliyoruz. Tek bir hata bile işleme şansımızın olmadığını görmeye başladık. İnanın ilk günkü gibi diriyiz, dirençliyiz, en azından beyinen kendimizi öyle hissediyoruz. Belki hastalandık, belki birçoğumuz yani gerçekten bir yoksulluk yaşanmaya başlandı doğru. Ama beyinen o kadar kendimizi o kadar adapte etmişiz ki kendimizi bu işe hiç kimsenin aklından kazanmama gibi bir şey geçmiyor. Hiç kimsenin aklından ben yarın artık evime döneyim gibi bir fikir aklından geçmiyor. Ben bu işi kazanacağım diye inancın her gün yükseldiğini, daha da güçlendiğini hep birlikte görüyoruz ve yaşıyoruz. Bütün dostlarımız artık bizleri çok yakından tanıdılar. Çünkü gerçekten Ankara daki aydınlarımız, yazarlarımız, çizerlerimiz, sendikalarımız, sivil toplum örgütlerimiz her gün bizlerledirler. Gençlerimiz, öğrencilerimiz, siyasi partilerimiz o kadar bizlere yakın duruyorlar ki biz kendimizi unutmuş olduk artık, unutur olduk. Biz bu insanların beslediği umudu nasıl boşa çıkarmayacağız, nasıl başaracağız diye biraz da dizlerimizi dövmeye başladık. Geceleri sabaha kadar o varillerin etrafında insanların nasıl dimdik durduğunu hep birlikte yaşıyoruz. Oradaki kitlenin Türkiye nin dört bir yanından geldiğini içinde Lazı, Çerkezi, Kürdü, Türkü, Arabı, Sünnisi, Alevisi, milliyetçisi, komünisti her türden insanın olduğu bir ortamda yaşıyoruz. Ve 58 gündür orda hiçbir problem yaşamadık. Bu bize öyle bir umut besletti ki gelecekte Türkiye nin mozaiğinin ancak bu şekilde olması gerektiğini hep beraber yaşamaya başladık, görmeye başladık. Trabzonlu kardeşimizle karşı karşıya bizim çadırımız. O benim halayımı o kadar iyi bir öğrendi ki Şamami parçasını o kadar iyi söylüyor ki artık. Ben de onun horonunu öyle bir güzel oynuyorum ki ve onun konuşmasıyla onun konuşmasına o kadar eşlik ediyorum ki yani o güzellikleri yaşamak, görmek belki de birçok insana nasip olmamıştır. Ben 50 yaşına geldim. 30 yıldır, 32 yıldır ben çalışıyorum. Ben bu kadar güzel bir anı bu çalışma yaşamımda hiç görmedim, hiç yaşamadım. Çünkü burada o kadar dostluklar edindik ki, o kadar güzellikleri bir arada yaşadık ki paylaşımı artık ağzımızdaki lokmayı bir simit geldiğinde dört parçaya beş parçaya bölüyoruz arkadaşlarımıza dağıtıyoruz. 20

21 Bunu birlikte yaşamaya başladık. Bazen üstümüze çay dökülüyor, bazen üstümüze, bazen sobaya yapışıyoruz ama inanın hiç kimse artık kendi halinden şikâyetçi değil. Ve evimiz olmaya başladı orası. Bazılarına gidin, birkaç gün dinlenin öyle gelin diyoruz. Yok, diyor ben halimden çok memnunum diyor. Ben 58 gündür gitmedim. Benim de çocuklarım var. Valla herkes kendi çocuğunun yanına gitmek ister. Benim ilkokul üçe giden çocuğum vardır. Ne tatilini gördüm, tatile girişini gördüm. Ne okula başlayışını gördüm. Sadece bir telefonda nasıl oğlum okul iyi mi, iyi baba diyor ve öyle gidiyor. Birçok kişi, birçok bayan arkadaşı var ki sekiz aylık çocuğunu, altı aylık çocuğunu evde bırakıp gelmiş. Öyle direniyoruz. Çünkü kendi çocuğunun geleceği için direniyor. Türkiye emek hareketi böyle bir fırsatı teperse Türkiye nin aydınları, Türkiye nin demokratları, Türkiye nin sosyalistleri eğer böyle bir fırsatı teperse ben inanıyorum Türkiye de sendikalar diye bir şey kalmayacak. Zaten onun çalışmaları yapılıyor. Zaten taşeronlaşma özelleştirme son süreçte işte hizmet alımlarıyla zaten sendikalar çok ciddi bir sıkıntı yaşıyor. Hele hele işte iki milyon kişiyle ifade edilen bir sendikal ortamda altı tane konfederasyonun Türkiye de cirit atması yani bu zaten akıl karı değil. Sekiz yüz bin kişi ile sözleşme yaptığın bir ortamda altı tane konfederasyonun olması zaten akıl karı değil. Zaten bunların mutlak bir şekilde toparlanması bir araya gelmesi gerekir. Emek hareketinin bunu çok iyi gördüğüne de ben inanıyorum. Mesela bireysel hırslar sadece kendi geleceklerini düşünme arzusu ve mantığı bizi birçok şeyden alıkoyuyor. Ama ben inanıyorum ki bu hareket bu direniş bu direnç hepimize çok şey öğretti. Çünkü o Sakarya Caddesi artık sadece bir cadde değil. O Sakarya Caddesi artık bir okul, bir akademi. Ben öyle inanıyorum ki birçok üniversitede ders olarak okutulabilecek bir yaşam tarzı gelişiyor orda. Belki tezlerin konusu olur, belki filimleri yapılır, belki romanı yazılır bilemem. Ama Türkiye emek hareketi bence bir şeyi çok iyi kavradı. Ben kendime çeki düzen vermek zorundayım mantığını artık herkes taşımaya başladı. Hepimiz açısından bu geçerlidir. Bütün konfederasyonlarımız işçi memur, bütün işsizlerimiz, bütün aydınlarımız açısından çok ciddi anlamda düşünülmesi gereken bir manzara oluştu diye ben düşünüyorum. Ve biz bunu zaferle taçlandırırsak işte o zaman Türkiye deki emek hareketinin Türkiye deki ezilenlerin mücadelesinin taçlandırıldığını hep birlikte yaşayacağız. Ben şimdilik sadece bunlarla yetineyim. Çok uzun konuştum. Özür diliyorum sizlerden hocalarımdan. Biz bu işi başaracağız değerli dostlar. Sağ olun. Var olun. (alkışlar ) Ali Çolak. Ben hemen ikinci sırada sözü Mehmet Beşeli hocama bırakıyorum. Birleşik Metal İş Sendikası genel sekreter yardımcısı. Buyurun. Konuşmama başlamadan önce, direnişçi Tekel işçilerinin mücadelesini selamlıyorum. Tekel işçilerinin mücadelesine pek çok anlam yüklenmeye çalışıldı. Mücadelenin içinde bulunduğumuz aşamasını doğru kavramak ve bundan sonraki sürece ilişkin doğru tespitler yapabilmek açısından direnişin kendine ait anlamını, bu yükleme yapılan anlamlardan ayırmak gerekiyor. Bu nedenle sorulması gereken ama çok fazla sorulmayan basit sorularla direnişin anlamına ulaşmaya çalışalım. Tekel direnişi hükümet karşıtı bir direniş midir? Tekel işçileri hükümetin tüm politikalarına karşıt bir siyasal duruş içinde değillerdir ve olmaları da beklenemez. Kendi yapmış oldukları açıklamalardan öğrenmekteyiz ki büyük çoğunluğu itibariyle AKP ye oy vermişlerdir. Tekel direnişi hükümetin tüm politikalarına karşı değilse, örneğin özelleştirme politikalarına karşı bir direniş midir? Hayır. Çünkü tekel işçileri ne önceki siyasal iktidarlar zamanında ne de AKP dönemindeki özelleştirme uygulamalarına karşı olduklarını gösteren bir etkinlik içinde olmamışlardır. Üstelik Tekel in özelleştirilmesine bile eylemli bir karşı duruş içinde olmamışlardır. Tekel işçileri, özelleştirmeye karşı değiller ise, özelleştirme sonucu işyerlerinin kapanmasına karşı mı direnmektedirler? Hayır, çünkü tekel işçileri özelleştirme nedeniyle kapanan diğer işyerlerine yönelik hiçbir eylemli karşı duruş, dayanışma sergilememişlerdir. Tekel işçileri, kendi işyerlerinin kapatılmasına karşı mı hükümete muhaliftirler? Hayır. Çünkü (yaprak tütün) tütün sarma işyerlerinin kapatılma kararı çok önce alınmış, tekel işçileri kimi işyerlerinde işgal ve benzeri eylemler gerçekleştirmişler ancak sonunda kapatma kararına karşı duramamışlardır. Hükümetin tüm politikalarına karşı olmayan, özelleştirme politikalarına karşı çıkmayan, işyeri kapanmalarına karşı olmayan ve kendi işyerlerinin kapanmasını da engelleyemeyen Tekel işçileri hükümetin hangi kararına karşıdırlar? Yaprak tütün işletmelerinde çalışan işçiler, işyerlerinin kapatılması sonucunda kendilerine önerilen Devlet Memurları Kanununun 4-C maddesinde çalışma kararına muhalefet etmektedirler. Bu statüde çalıştıklarında, var olan iktisadi ve sosyal koşullarında kayıplar yaşadıkları için bu karara karşıdırlar. 21

22 Bu kayıplar öncelikle ücret ve sosyal haklarla ilgili kayıplardır. Buna ek olarak, devlet memuru statüsüne geçecekleri için devlet memurlarında olmayan ve işçilerde olan yasal haklardan yoksun kalacaklardır. Bunların başında kıdem tazminatı hakkı gelmektedir. Ayrıca, belirli süre ile sözleşme yapılacağı için, hem gelir ve çalışma süreklilikleri hem de sosyal güvenceleri ciddi biçimde değişecektir. İşçilerin gelir ve çalışma sürekliliklerindeki değişim, çoğu kimse tarafından iş güvencesi nin ortadan kalkması olarak yorumlanmaktadır. Bu yorum daha önce iş güvencesi olduğuna inanmaktan kaynaklanmaktadır. Bizzat Tekel işçilerinin kendileri, kapitalizmde iş güvencesi olmadığının ve olmayacağının açık kanıtıdırlar. Sonuç olarak, tekel işçilerinin direnişi hükümetle çalışma ve yaşam koşullarının pazarlık edilmesi için ortaya çıkmış bir direniştir. Bu direniş bu açıdan bir toplu sözleşme direnişi, sendikal bir direniştir. (bu kelimenin yasal anlamıyla değil, gerçek anlamıyla bir toplu iş sözleşmesi mücadelesidir) Mücadelenin şiddet dozunun yüksekliği -gerek devletin saldırganlığı, gerekse özü itibariyle bir şiddet eylemi olan açlık grevi ve ölüm orucu temaları- toplumsal ilgiyi ve desteği uyandırmakta gecikmemiştir. (Şiddet sarsıcıdır!, bilinçleri sarsar. Ama o kadar!) Maruz kaldıkları şiddet ve kendi uyguladıkları şiddet nedeniyle işçiler her zaman rastlanmadık bir biçimde genel bir kamuoyu desteğini alabilmişlerdir. (Devrimci örgütlerin açlık grevi ve ölüm orucu eylemlerine verilen desteğin sınırlılığı hatta devrimcilere uygulanan şiddeti meşru gören büyük bir kitle desteği ile karşılaştırıldığında bu önemlidir.) İşten atılmış olmaları, siyasal amaçlarının olmaması (!), ekmek mücadelesi verdiklerini söylemeleri ve bedel ödemeyi göze alma konusunda göstermiş oldukları cesaret bu ilgi ve desteğin ana nedenleridir. Hükümeti zorlayacak bir güçten de yoksun olmaları nedeniyle (işyerleri kapanmıştır) böyle bir strateji geliştirmemiş olsalar sadece müzakereler yoluyla sonuç alabilmeleri mümkün değildi. Tekel direnişinin stratejisi özet olarak budur: Tamamen kesimsel sorunlarını genelleştirebilmenin yolu, mümkün olduğunca büyük bir kitle desteği alarak muhatabının yani hükümetin üzerinde bir baskı oluşturmaktan geçmektedir. Bu desteğin alınabilmesi için ise haklılığın tekrarlanması yetmemekte, bu hakkı elde etmek için bedel ödemeyi ölmeyi göze aldığını herkese göstermek gerekmektedir. Kapitalist egemenlik altında hak arayışında olan her bir işçi bedel ödeyerek, bedel ödemeyi göze alarak bu egemenliğin sınırlarına vurabilir. Bedel ödemenin boyutları ile verilen mücadelenin niteliği arasında bir ilişki kurulamaz. Daha çok kan dökülen mücadeleler siyasal, diğerleri sendikal gibi ayrımlar yapılamaz. İşçi hareketi tarihinde çok sıradan normal taleplerin kanla boğulduğu bilinmektedir. Kazanılmış haklar/kazanılan haklar gerilimi Direnişin hedeflerinin gerçekleştirilebilir olup olmadığı konusu da üzerinde durmayı hakediyor. Hemen belirtelim ki, bir toplu iş sözleşmesi mücadelesinin tüm talepleri gerçekleştirilebilir taleplerdir. Dolayısıyla tekel işçilerinin talepleri de gerçekleştirilebilir taleplerdir. Bu taleplerin ne kadarının ve hangi oranlarda gerçekleştiği ayrı tartışma konusudur. Öncelikle tekel işçileri, var olan haklarıyla ve esas olarak işçi statüsünde çalışmaya devam etmek istemektedirler. Bunu biraz daha genel terimlerle ifade edecek olursak, tekel işçilerinin istediği iş tir. Bu sadece işçilerin talebi değildir, aynı zamanda hükümet de bu talebi bu biçimiyle okumaktadır. Hükümet, daha eylemler başlamadan ve sadece tekel işçileri için değil tüm özelleştirilen kuruluşlarda çalışan işçiler için bu talebe 4-C ile yanıt vermiştir tarihli bir kararname ile yürürlüğe konulan esaslar bu durumu açıklıkla ifade etmektedir: Özelleştirme Uygulamaları Sonucunda İşsiz Kalan ve Bilahare İşsiz Kalacak Olan işçilerin Diğer Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Geçici Personel Statüsünde İstihdam Edilmelerine İlişkin Esaslar. Sorun her iki taraf açısından da iş sorunudur. Hükümet, özelleştirme nedeniyle işsiz kalanları ve 22

23 kalacakları diğer kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam ederek çalışanların iş talebine kendi meşrebince yanıt üretmiş durumdadır. Bu tek taraflı yanıt bugüne kadar binlerce çalışan tarafından boynu bükük bir şekilde kabul edilmiştir. Tekel işçilerinin direnişi ilk adımda bu tek taraflılık durumunu ortadan kaldırmış ve sözleşmenin karşı tarafının da olduğunu açıklıkla ortaya koymuştur. Hükümetin teklifi işçilerin direnişi ile reddedilmiştir. İşçilerin direnişi, tek taraflı sözleşmeyi ortadan kaldırmış, bir masa nın kurulmasına neden olmuştur. İkinci adımda, hükümete geri adım attırılmış ve sözleşmenin esasları değiştirilmiştir. Bu değişikliklerden söz etmekte fayda var: 1) Sözleşmenin süresi 10 aydan 11 aya çıkarılmıştır. 2) Ücretlere esas gösterge rakamlarında artışlar sağlanmış, dolayısıyla ücret zammı getirilmiştir. 3) Çalışma koşullarında, geçici personelin çalışma saat ve sürelerinin devlet memurları için tespit edilenlerle aynı olması düzenlenmiş ancak verilen görevi çalışma saatlerine bağlı kalmaksızın sonuçlandırmak zorunda olduğu ve bu durumda fazla ödeme yapılmayacağı hükmü kaldırılmıştır. 4) Daha önce olmayan 12 ay fiili çalışma karşılığı 1 maaş iş sonu tazminatı getirilmiş bu tazminatın emekli olanlara, ölenlere ve kendi isteği ile ayrılanlara verileceği belirtilmiştir. 5) Her çalışılan ay için 1 gün olan ücretli izin süresi 2 güne çıkarılmış ve bunun toplu olarak kullanılabilmesi düzenlenmiştir. 6) Eski halinde her 4 ay için iki günü geçmeyen ücretli hastalık izni yerine yılda 30 günü geçmemek üzere ücretli hastalık izni verilmiştir. 7) Görev yeri tanımı genişletilmiştir. Bütün bu düzenleme, sadece tekel işçilerini değil toplam işçiyi kapsamaktadır. Tekel işçilerinin direnişi, sadece hükümete geri adım attırmakla kalmamış, 4-C kapsamındakilerin çalışma koşulları ve ücretlerinin iyileştirilmesine neden olmuştur. Bu teklif, tekel işçileri tarafından kabul edilmemiştir. Tekel işçileri şiddetin dozunu arttırma kararı almışlar ve süresiz açlık grevine başlamışlardır. Aynı şekilde hükümet, teklifinin kabul edilmesi için bir aylık bir süre vermiş, süre bitiminde işçilere saldıracağını deklare etmiştir. Direnişin hedeflerinin gerçekleştirilebilirliği konusuna yeniden dönecek olursak, iş talebi üzerinde süren mücadele ilk adımda işin koşullarının görece iyileştirilmesiyle sonuçlanmıştır. Ancak bu iyileştirme, geçmiş koşullardan halen çok uzaktır. Tekel direnişinin özü itibariyle bir toplu iş sözleşmesi mücadelesi olduğu gerçeği dikkate alındığında muhatabın ilk tavrı kararlılık gösterisidir. Karşıtına mücadele etmekle bir şey kazanamayacağı düşündürtmeyi amaçlar. Karşı taraf, kararlılık dozunu artırdığında, muhatap bir adım geri çekilir ve bu sefer mücadele edenlerin birliğini bozacağını düşündüğü bir teklif sunar. Sadece teklif sunmakla kalmaz, teklifin kabul edilmesi için uyguladığı yöntemleri çeşitlendirir ve iğrençleştirir. Çevreyi rahatsız etmekle suçlamak, kaçak elektrik kullanımından zabıt tutmak, dayanışma için gönderilenleri tutanak altına almak, Ankara dışındaki ailelere belediyeler yoluyla baskı yapmak, cumhurbaşkanına açıklama yaptırmak, kafa bulandırmak, banka hesaplarını açıklamak, gün gün sözleşme imzalayanların sayılarını duyurmak vs. vs. Bugün bu aşamayı yaşıyoruz. Bu aşama Şubat ayı sonuna kadar devam edecek gibi görünüyor. Bundan sonraki aşama bu aşamadaki gelişmelerin her iki tarafça da değerlendirilmesiyle çizilecek yeni yol üzerinde şekillenecek. İşçilerin kararlığı sürer ve çözülmeler olmaz ise iki yol söz konusu olacak. Ya şiddetli bir saldırı yoluyla direnenler ezilmeye çalışılacak ya da yeni bir teklifle masaya çağrılacaklar. Teklifin içeriği bu aşamada 23

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012 15 Mart 2012 Perşembe günü işlerinden atılan Asilçelik işçileri Bursa nın Orhangazi ilçesi cumhuriyet meydanında basın açıklamasıyla İşimizi İstiyoruz talebini dile getirdikleri ve işlerine geri dönene

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 5 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Nasıl bir İstanbul? Belediyesi, Cumhuriyetimizin 100. yıl dönümünde nasıl bir İstanbul düşlüyorsunuz? Peki; düşlerinizin gerçekleşmesini

Detaylı

MAYIS 2010 YAŞASIN 1 MAYIS ALANLARDAYIZ!

MAYIS 2010 YAŞASIN 1 MAYIS ALANLARDAYIZ! MAYIS 2010 YAŞASIN 1 MAYIS ALANLARDAYIZ! İşçilerin birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs; tüm yurtta olduğu gibi İstanbul da da coşkuyla kutlandı.1978 1 Mayıs ın ardından ilk kez izin verilen

Detaylı

MART 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

MART 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili MART 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. CHP Mersin Büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarının

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin CHP İl Kongresine katılarak bir konuşma

Detaylı

MECLİS KARAR ÖZET TUTANAĞI Ü Y E L E R T.C. KARAPINAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI KARAR TARİHİ : 09/05/2014 KARAR NUMARASI : 13

MECLİS KARAR ÖZET TUTANAĞI Ü Y E L E R T.C. KARAPINAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI KARAR TARİHİ : 09/05/2014 KARAR NUMARASI : 13 KARAR NUMARASI : 13 AYDOĞDU, Belediye Meclisi 5393 Sayılı Belediye Kanunun 20. maddesi uyarınca 2014 yılı Mayıs ayı toplantısı için Belediye Hizmet binası, Başkanlık odasında toplandı. Toplantı başında

Detaylı

7. dönem çalışma raporu TMOOB KOCAELİ İKK ÇALIŞMALARI. EMO Kocaeli Şubesi 146

7. dönem çalışma raporu TMOOB KOCAELİ İKK ÇALIŞMALARI. EMO Kocaeli Şubesi 146 TMOOB KOCAELİ İKK ÇALIŞMALARI EMO Kocaeli Şubesi 146 İKK Sekreterliği Makina Mühendisleri Odası tarafından yürütülmektedir. Şubemiz, üniversite, resmi kurum, sendika, oda ve derneklerle sürdürülebilir

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

MEMUR-SEN KONFEDERASYONU SAĞLIK-SEN AKDENİZ GAZETESİ

MEMUR-SEN KONFEDERASYONU SAĞLIK-SEN AKDENİZ GAZETESİ SAYI : KONU : Gazete İlanı../.. 2014 AKDENİZ GAZETESİ Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikamızın () Osmaniye şubesi 3 Olağan Şube Genel Kurul Toplantısı çoğunluk sağlandığı takdirde 28/09/2014tarihinde

Detaylı

BİRLEŞİK METAL İŞ SENDİKASI GENEL BAŞKANI ADNAN SERDAROĞLU NUN 2011 MESS GREVLERİ İLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI

BİRLEŞİK METAL İŞ SENDİKASI GENEL BAŞKANI ADNAN SERDAROĞLU NUN 2011 MESS GREVLERİ İLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI BİRLEŞİK METAL İŞ SENDİKASI GENEL BAŞKANI ADNAN SERDAROĞLU NUN 2011 MESS GREVLERİ İLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI 16 ŞUBAT 2011 CVK OTEL- İSTANBUL Tarihi günler yaşıyoruz. 10 Şubat-15 Şubat tarihleri arasında

Detaylı

T.C. SAMSUN VALİLİĞİ İl Millî Eğitim Müdürlüğü 2013 2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ

T.C. SAMSUN VALİLİĞİ İl Millî Eğitim Müdürlüğü 2013 2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ T.C. SAMSUN VALİLİĞİ İl Millî Eğitim Müdürlüğü 2013 2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ SAMSUN 2013 ÖNSÖZ 2013 2014 Eğitim - Öğretim yılına sizlerle başlamanın heyecanı ve mutluluğu içindeyim. Tüm

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :11. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :8. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :1-10. Syf Sayfası :1-10. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Selvitopu

Detaylı

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB 2010-2012 ISBN 978-605-01-0372-4 Baskı Mattek Basın Yayın Tanıtım Tic. San. Ltd. Şti Adakale Sokak 32/27 Kızılay/ANKARA Tel: (312)

Detaylı

Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda.

Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda. TÜRKÇE 12-13: OKUMA - ANLAMA - YAZMA OKUMA - ANLAMA 1: Rezervasyon Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda. Duşlu olması şart. Otel görevlisi: Tek kişilik odamız kalmadı

Detaylı

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günü parlatan gözler. Havayı yumuşatan nefes. Yüzlere gülücük dağıtan dudaklar. Konuşmadan anlatan kaşlar. Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günaydın...

Detaylı

2011 GENEL KURULU DİVAN TUTANAĞI

2011 GENEL KURULU DİVAN TUTANAĞI 2011 GENEL KURULU DİVAN TUTANAĞI Mühendislik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (MÜDEK) 2011 yılı Genel Kurul Toplantısı, 12 Mart 2011 tarihinde gerekli olan çoğunluk sağlanamadığından,

Detaylı

İktidarıyla, muhalefetiyle bütün Belediye Meclis Üyesi arkadaşlarımın da aynı bilinçle görev yaptığına inanıyorum.

İktidarıyla, muhalefetiyle bütün Belediye Meclis Üyesi arkadaşlarımın da aynı bilinçle görev yaptığına inanıyorum. Belediye Meclisimizin Değerli Üyeleri Bandırmalıların güveni ve desteği ile göreve gelen bu yüce meclis, halkımıza ve bu güzel kente hizmet yolunda bir yılı geride bıraktı. Geçen bir yıllık sürede, kentimizin

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler...

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler... 3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler... Seçime Doğru Giderken Kamuoyu: 3 Kasım 2002 seçimlerine bir haftadan az süre kalmışken, seçimin sonucu açısından bir çok spekülasyon bulunmaktadır.

Detaylı

10.12.2014 Çarşamba İzmir Basın Gündemi

10.12.2014 Çarşamba İzmir Basın Gündemi 10.12.2014 Çarşamba İzmir Basın Gündemi Katip Çelebi'nin Rektörü Prof. Galip Akhan İzmir'in en genç devlet üniversitesi Katip Çelebi Üniversitesi'nde rektörlük seçimi sonuçlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip

Detaylı

2012 2013 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ

2012 2013 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ T.C. SAMSUN VALİLİĞİ İl Millî Eğitim Müdürlüğü 2012 2013 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ SAMSUN Ö N S Ö Z 2012 2013 eğitim öğretim yılına sizlerle başlamanın heyecanı ve mutluluğu içindeyim. Tüm eğitim

Detaylı

Saðlýk çalýþanlarý GöREV'de

Saðlýk çalýþanlarý GöREV'de Saðlýk çalýþanlarý GöREV'de Onaylayan Administrator Wednesday, 20 April 2011 Orijinali için týklayýn Saðlýk emekçilerinin 2 gün süren grevleri baþladý. Ülke genelindeki hastanelerin nereyse tamamýnda hastanede

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

SUNUŞ. Birleşik Metal İşçileri Sendikası Genel Yönetim Kurulu

SUNUŞ. Birleşik Metal İşçileri Sendikası Genel Yönetim Kurulu SUNUŞ İşyeri sendika temsilcileri, işyerinde çalışan işçilerin mevzuattan, toplu iş sözleşmelerinden doğan her türlü hak ve çıkarlarını korumakla görevli olan, sendikasının örgütlenmesi ve güçlenmesi için

Detaylı

Beyaz Nokta Gelişim Vakfı Mütevelli Heyet Genel Kurul Toplantısı

Beyaz Nokta Gelişim Vakfı Mütevelli Heyet Genel Kurul Toplantısı Beyaz Nokta Gelişim Vakfı Mütevelli Heyet Genel Kurul Toplantısı Beyaz Nokta Gelişim Vakfı 14. Mütevelli Heyet Genel Kurul Toplantısı yapıldı. Vakfın 2007 yılı faaliyetlerine ilişkin, 23/04/2007 tarihinde

Detaylı

EKİM 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

EKİM 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili EKİM 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Aydıncık İlçesi nde meydana gelen dolu yağışı

Detaylı

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU CHP BODRUM İLÇE BAŞKANLIĞINA YENİLİKÇİ VE BAŞARI ODAKLI BİR SİYASET İÇİN ADAY OLDUĞUNU AÇIKLADI Emre Köroğlu 29 Kasım 2015 Pazar günü yapılacak

Detaylı

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ Cumhuriyet Halk Partisi 25.Dönem Kahramanmaraş Milletvekili Adayı Efsane Başkan Kamil Dalkara memleketi Pazarcık ta Gövde gösteri yaptı. CHP Kahramanmaraş Milletvekili

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

EMEK ARAŞTIRMA RAPORU-2

EMEK ARAŞTIRMA RAPORU-2 EMEK ARAŞTIRMA RAPORU-2 KAMU İSTİHDAM RAPORU (Aralık, 2015) Ø KAMU SEKTÖRÜNDE İSTİHDAM EDİLEN İŞÇİ SAYISI YÜZDE 3,4! GERİLEDİ. KADROLU İŞÇİ SAYISI İSE YÜZDE 4,6 DÜŞTÜ! Ø BELEDİYELERDE KADROLU İŞÇİ SAYISI

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

Günlük Ulusal Gazete. yapılar da elbette bu işi bitirmemek için kendilerince bir şey yapacaklardır'' diye konuştu.

Günlük Ulusal Gazete. yapılar da elbette bu işi bitirmemek için kendilerince bir şey yapacaklardır'' diye konuştu. 2-3 MART 2013 www.reisgida.com.tr Hedefimiz terör... BAŞBAKAN Yardımcısı Bekir Bozdağ, ''Çözüm sürecinin hedefi, terörü sona erdirmek, mili birlik ve beraberliği kuvvetlendirmek, gündemimizden terör belasını

Detaylı

E-BÜLTEN. twiitter.com/edremitticaret

E-BÜLTEN. twiitter.com/edremitticaret ETO YENİ BAŞKANI COŞKUN SALON U, İDA EĞİTİM YARDIMLAŞMA DERNEĞİ VE AKBANK A.Ş. EDREMİT ŞUBE MÜDÜRÜ TEBRİK ZİYARETİNDE BULUNDULAR. İda Eğitim Yardımlaşma Ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı;Zehra

Detaylı

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB Danýþma Kurulu 38. Dönem 2. Toplantýsý 16 Nisan 2005'te Ankara'da TMMOB çalýþmalarý üzerine bilgilendirme ve TMMOB çalýþmalarýnýn deðerlendirilmesi gündemi

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

MESLEK VE UZMANLIK ALANLARIMIZLA İLGİLİ ULUSAL ÖLÇEKLİ KONGRE, KURULTAY, SEMPOZYUM VE ÇALIŞTAYLAR

MESLEK VE UZMANLIK ALANLARIMIZLA İLGİLİ ULUSAL ÖLÇEKLİ KONGRE, KURULTAY, SEMPOZYUM VE ÇALIŞTAYLAR MESLEK VE UZMANLIK ALANLARIMIZLA İLGİLİ ULUSAL ÖLÇEKLİ KONGRE, KURULTAY, SEMPOZYUM VE ÇALIŞTAYLAR 19 20 TMMOB Makina Mühendisleri Odası, her çalışma döneminde olduğu gibi bu dönemde de örgütsel birikimiyle,

Detaylı

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) TUTANAK

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) TUTANAK T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) ESAS N0:2009/191 03.08.2012 TUTANAK 27.07.2012 tarihli oturumda saat 19.27 sıralarında Mahkeme Başkanı tarafından duruşmanın

Detaylı

EĞİTİM SAATİ PROGRAMINA KONUK OLDUK

EĞİTİM SAATİ PROGRAMINA KONUK OLDUK EĞİTİM SAATİ KONUK OLDUK PROGRAMINA 13.11.2015 s aat:20.00 İle 21.30 arasında ulusal kanallarımızdan biri olan tv 1 de,kayseri İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Bahamettin KARAKÖSE nin hazırlayıp sunduğu

Detaylı

13 Mart 2009 Cuma, 12:20 GÜNCEL. A.A Nursel Gürdilek. İşitme engelli çocuklar için Türk-İsrail işbirliği

13 Mart 2009 Cuma, 12:20 GÜNCEL. A.A Nursel Gürdilek. İşitme engelli çocuklar için Türk-İsrail işbirliği 13 Mart 2009 Cuma, 12:20 GÜNCEL A.A Nursel Gürdilek İşitme engelli çocuklar için Türk-İsrail işbirliği Türkiye ile İsrail arasında bir yılı aşkın süredir devam eden "işitme engelli çocuklara daha iyi bir

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

Assan Alüminyum, Türkiye deki İşçi Hakları Endişeleri ile ilgili Şikayetler Hakkında PAYDAŞ DEĞERLENDİRMESİ

Assan Alüminyum, Türkiye deki İşçi Hakları Endişeleri ile ilgili Şikayetler Hakkında PAYDAŞ DEĞERLENDİRMESİ Assan Alüminyum, Türkiye deki İşçi Hakları Endişeleri ile ilgili Şikayetler Hakkında PAYDAŞ DEĞERLENDİRMESİ 22 Temmuz Uyum Danışmanlığı / Ombudsmanlığı Uluslararası Finans Kurumu / Çok Taraflı Yatırım

Detaylı

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında 23 Nisan 2014 Çarşamba 17:23 Devremülk Turizm inden Sağlık Turizm ine, madencilik ve mermerden gayrimenkule kadar farklı alanlarda faaliyet gösteren

Detaylı

TÜRKİYE ENERJİ, SU VE GAZ İŞÇİLERİ SENDİKASI

TÜRKİYE ENERJİ, SU VE GAZ İŞÇİLERİ SENDİKASI TÜRKİYE ENERJİ, SU VE GAZ İŞÇİLERİ SENDİKASI TES-İŞ ten 6. okul: Kayseri Veteriner Fakültesi Genel Başkan Kumlu nun acı günü Seydişehir ETİ Alüminyum a Danıştay dan iptal TES-İŞ ten 6 ncı okul: Kayseri

Detaylı

ŞUBAT 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

ŞUBAT 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili ŞUBAT 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili 1 CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Mezitli CHP İlçe Örgütü ve Belediye Başkan

Detaylı

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum.

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum. Page 1 of 6 Edirne Valisi Sayın Dursun Ali Şahin, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Recep Zıpkınkurt, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası nın değerli üyeleri ve temsilcileri, Bilgi birikimi ve üslubunu,

Detaylı

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti SPoD un ve Uzman Psikiyatrist Dr. Seven Kaptan ın gönüllü işbirliğiyle düzenlenen Trans Terapi Toplantısı nın yedincisi 4 Eylül Çarşamba

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

Başbakan Yıldırım Kütahya Tavşanlı da halka hitap etti

Başbakan Yıldırım Kütahya Tavşanlı da halka hitap etti Başbakan Yıldırım Kütahya Tavşanlı da halka hitap etti Haziran 15, 2016-1:10:00 Başbakan Binali Yıldırım, "14 yılı beraber geçirdik ama bu 14 yılı boşuna geçirmedik. 14 yıl boyunca birçok sorunun üstesinden

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :1-7. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :4. Syf Sayfası :6. Syf Son Dakika KARABAĞLAR BELEDİYE BAŞKANI MUHİTTİN SELVİTOPU: Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu, belediye tarafından

Detaylı

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği YÖNERGESİ

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği YÖNERGESİ AKADEMİ BİRLİĞİ YÖNERGESİ Birinci Bölüm Genel Hükümler Amaç Madde 1 tarafından yürürlüğe konan bu yönergenin amacı, Akademi Birliği nin amacını, görev, yetki ve çalışma alanlarını düzenlemektir. Tanımlar

Detaylı

SPoD İnsan Hakları Örgütlerinin Kasım Ayı Buluşmasına Katıldı. SPoD Nefret Suçları Yasa Kampanyası Platformu nun Basın Açıklamasındaydı

SPoD İnsan Hakları Örgütlerinin Kasım Ayı Buluşmasına Katıldı. SPoD Nefret Suçları Yasa Kampanyası Platformu nun Basın Açıklamasındaydı SPoD İnsan Hakları Örgütlerinin Kasım Ayı Buluşmasına Katıldı İnsan Hakları Derneği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Helsinki Yurttaşlar Derneği, Af Örgütü ve Hakikat Adalet Hafıza Derneği'nin her ay düzenledikleri

Detaylı

Türkiye-Almanya Sosyal Güvenlik Sözleşmesi nin 50 nci Yılı Konferansı Ankara da Düzenlendi

Türkiye-Almanya Sosyal Güvenlik Sözleşmesi nin 50 nci Yılı Konferansı Ankara da Düzenlendi Türkiye-Almanya Sosyal Güvenlik Sözleşmesi nin 50 nci Yılı Konferansı Ankara da Düzenlendi Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK), Ankara Üniversitesi ve Ziraat Bankası işbirliği ile Türkiye-Almanya Sosyal Güvenlik

Detaylı

Yaşama Hakkı Nerede?

Yaşama Hakkı Nerede? Sayı:3 Ocak 2009 Yaşama Hakkı Nerede? T K TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ TIP ÖĞRENCİLERİ KOLU FAKÜLTE DOKU muza Sahip Çıkalım Erdem Erkoyun Akdeniz TÖK görevlendirildiği; hiçbir tanımı olmayan konumu

Detaylı

Kahraman Kit ve Akıllı Can. Technical Assistance for Promoting Registered Employment. Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi

Kahraman Kit ve Akıllı Can. Technical Assistance for Promoting Registered Employment. Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Technical Assistance for Promoting Registered Employment Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir. This project

Detaylı

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi 21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi Doğu Akdeniz de Son Gelişmeler ve Kıbrıs, İKÇÜ de Ele Alındı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çelebi Avrupa Birliği Merkezi nin

Detaylı

İKV DTSO BİLGİLENDİRME TOPLANTISI İKV Başkanı Ömer Cihad Vardan Açış Konuşması Diyarbakır, 26.05.2014

İKV DTSO BİLGİLENDİRME TOPLANTISI İKV Başkanı Ömer Cihad Vardan Açış Konuşması Diyarbakır, 26.05.2014 İKV DTSO BİLGİLENDİRME TOPLANTISI İKV Başkanı Ömer Cihad Vardan Açış Konuşması Diyarbakır, 26.05.2014 Sayın Valim, Sayın Belediye Eş Başkanları, Sayın Başkanlar, Saygıdeğer Protokol, Değerli Davetliler

Detaylı

BASIN YAYIN BİRLİĞİ OCAK-ŞUBAT 2015 ETKİNLİK BÜLTENİ

BASIN YAYIN BİRLİĞİ OCAK-ŞUBAT 2015 ETKİNLİK BÜLTENİ BASIN YAYIN BİRLİĞİ OCAK-ŞUBAT 2015 ETKİNLİK BÜLTENİ 1. 2014 Türkiye Kitap Pazarı İstatistikleri Açıklandı. Kültür ve Turizm Bakanlığı ISBN Ajansı, Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü ve Yayımcı Meslek

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

5 Dk. Ülke Ile Ilgili Giriş Konuşması. Değerli katılımcılar hepinizi ülkem adına saygıyla selamlıyorum,

5 Dk. Ülke Ile Ilgili Giriş Konuşması. Değerli katılımcılar hepinizi ülkem adına saygıyla selamlıyorum, 5 Dk. Ülke Ile Ilgili Giriş Konuşması Değerli katılımcılar hepinizi ülkem adına saygıyla selamlıyorum, Beşinci yılını dolduran Suriye Krizi, küresel bir meseledir doğudan batıya; güneyden kuzeye hepimizi

Detaylı

Bu çalışmada yer alan bilgiler, özelleştirme uygulamaları l nedeniyle işsiz i kalan ve Devlet Personel Başkanlığınca kamu kurum ve kuruluşlarına

Bu çalışmada yer alan bilgiler, özelleştirme uygulamaları l nedeniyle işsiz i kalan ve Devlet Personel Başkanlığınca kamu kurum ve kuruluşlarına Bu çalışmanın ş tüm yasal hakları Devlet Personel Başkanlığına aittir. Yayımlanması izne bağlıdır. Bu çalışmada yer alan bilgiler, özelleştirme uygulamaları l nedeniyle işsiz i kalan ve Devlet Personel

Detaylı

GENEL KURUL DİVAN TUTANAĞI

GENEL KURUL DİVAN TUTANAĞI GENEL KURUL DİVAN TUTANAĞI MÜDEK Mühendislik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği nin 2010 yılı Genel Kurul Toplantısı, 20 Mart 2010 Cumartesi günü 14:00 de ARI Teknokent, ARI 2 Binası,

Detaylı

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 37. Dönem Çalışma Raporu. BASIN ÇALIġMALARI

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 37. Dönem Çalışma Raporu. BASIN ÇALIġMALARI BASIN ÇALIġMALARI BASIN AÇIKLAMALARIMIZ 5 Mayıs 2010 Özelleştirme Karşıtı Platform İstanbul Bileşenleri nin Taksim BEDAŞ önünde gerçekleştiği basın açıklaması yoğun bir katılımla yapıldı. Şubemiz üye ve

Detaylı

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili Eylül 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Yenişehir İlçesi CHP Belediye Başkanı aday

Detaylı

2016-20. ORMAN ve SU İŞLERİ BAKANLIĞI 3. DÖNEM TOPLU SÖZLEŞME KAZANIMLARIMIZ GÜVENİNİZİ GÜCE, ALIN TERİNİZİ KAZANIMA DÖNÜŞTÜREN SENDİKA

2016-20. ORMAN ve SU İŞLERİ BAKANLIĞI 3. DÖNEM TOPLU SÖZLEŞME KAZANIMLARIMIZ GÜVENİNİZİ GÜCE, ALIN TERİNİZİ KAZANIMA DÖNÜŞTÜREN SENDİKA 17 2016-20 ORMAN ve SU İŞLERİ BAKANLIĞI 3. DÖNEM TOPLU SÖZLEŞME KAZANIMLARIMIZ GÜVENİNİZİ GÜCE, ALIN TERİNİZİ KAZANIMA DÖNÜŞTÜREN SENDİKA Günay KAYA MEMUR-SEN Genel Başkan Yardımcısı TOÇ BİR-SEN Genel

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası :1-16. Syf Yayın Tarihi :06.12.2013 Sayfası :10.Syf Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası :7. Syf Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası :1-11. Syf Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası

Detaylı

AKRAN DOSTU OKUL MODELİ PROJESİ

AKRAN DOSTU OKUL MODELİ PROJESİ AKRAN DOSTU OKUL MODELİ PROJESİ 2013-2014 Eğitim-Öğretim Yılı Bu proje; okul yönetimi, öğretmenler, öğrenciler, veliler ve okul personelini kapsayan geniş katılımlı bir çalışmayı amaçlar. Bu proje; tüm

Detaylı

Belediyenin gelirleri

Belediyenin gelirleri Belediyenin gelirleri a) Kanunlarla gösterilen belediye vergi, resim, harç ve katılma payları. b) Genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan pay. c) Genel ve özel bütçeli idarelerden yapılacak ödemeler. d)

Detaylı

OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ.

OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ. OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ. Osmaniye de yaşayan Kahramanmaraş lılar tarafından kurulan Osmaniye Kahramanmaraşlılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği nin

Detaylı

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi: www.sanliurfa.com

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi: www.sanliurfa.com Günlük Haber Bülteni 13.03.2015 İNTERNET HABERLERİ İnternet Haber Sitesi: www.sanliurfa.com Tarih:12.03.2015 İNTERNET HABERLERİ İnternet Haber Sitesi: www.sabah.com.tr Tarih:12.03.2015 İNTERNET HABERLERİ

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden.

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden. BEYAZIN PEŞİNDEKİ TATİL Geçen yıllarda Hopa da görev yapan bir arkadaşım Adana ya ziyaretime gelmişti. Arkadaşım Güney in doğal güzelliğine bayılıyorum deyince çok şaşırmıştım. Sevgili okuyucularım şaşırmamak

Detaylı

SGK 4. Olağan Genel Kurulu ÇSG Bakanı Süleyman Soylu nun Başkanlığında Gerçekleştirildi

SGK 4. Olağan Genel Kurulu ÇSG Bakanı Süleyman Soylu nun Başkanlığında Gerçekleştirildi SGK 4. Olağan Genel Kurulu ÇSG Bakanı Süleyman Soylu nun Başkanlığında Gerçekleştirildi Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) 4. Olağan Genel Kurulu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı(ÇSGB) Süleyman Soylu nun ev

Detaylı

Sayı. OR-AN Rotary Kulübü. Eylül. Kuruluş : 7 Ekim 1997. John Kenny UR Başkanı. Hasan Akduman Dönem Guvernörü 2009-2010. Zeynep Gökalp Dönem Başkanı

Sayı. OR-AN Rotary Kulübü. Eylül. Kuruluş : 7 Ekim 1997. John Kenny UR Başkanı. Hasan Akduman Dönem Guvernörü 2009-2010. Zeynep Gökalp Dönem Başkanı Sevgili Dostlarım, Dönemimizin 2 ayını geride bıraktık. Yaz aylarının güzel günlerini tatil ile değerlendiren dostlarımız artık Ankara ya döndüler. Çocukların okulları başladı. Sevgili Çocuklarımıza yeni

Detaylı

İş Yeri Hakları Politikası

İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası Çalışanlarımızla olan ilişkilerimize değer veririz. İşimizin başarısı, küresel işletmemizdeki her bir çalışana bağlıdır. İş yerinde insan haklarının

Detaylı

20 MAYIS 2013 Yönetim Kurulumuzca, 20 Mayıs 2013 Pazartesi gününden itibaren eczanelerimizin kapanış saati saat 19.00 olarak belirlenmiştir.

20 MAYIS 2013 Yönetim Kurulumuzca, 20 Mayıs 2013 Pazartesi gününden itibaren eczanelerimizin kapanış saati saat 19.00 olarak belirlenmiştir. 1 MAYIS 2013 Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü nde Adana Eczacı Odası olarak meslektaşlarımızla birlikte 1 Mayıs ta alanlarda buluştuk, Uğur Mumcu Meydanı nda yapılan yürüyüşe katıldık. 9

Detaylı

HAZİRAN 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

HAZİRAN 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili HAZİRAN 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Mezitli CHP İlçe Danışma Kurulu Toplantısına

Detaylı

OSNABRÜCK KARDEŞ KENT ELÇİMİZ VE ÇANAKKALE BELEDİYESİ KÜLTÜR SANAT BİRİMİ TEMSİLCİMİZ RESMİ TOPLANTIMIZDA KONUĞUMUZ OLDU

OSNABRÜCK KARDEŞ KENT ELÇİMİZ VE ÇANAKKALE BELEDİYESİ KÜLTÜR SANAT BİRİMİ TEMSİLCİMİZ RESMİ TOPLANTIMIZDA KONUĞUMUZ OLDU OSNABRÜCK KARDEŞ KENT ELÇİMİZ VE ÇANAKKALE BELEDİYESİ KÜLTÜR SANAT BİRİMİ TEMSİLCİMİZ RESMİ TOPLANTIMIZDA KONUĞUMUZ OLDU Osnabrückte bulunan Rotary Kulüplerimiz ile iletişimimizi güçlendirme programı hazırlayan

Detaylı

EMO-GENÇ ÇALIŞMALARI

EMO-GENÇ ÇALIŞMALARI EMO-GENÇ ÇALIŞMALARI 123 11 Nisan 2008 - Yıldız Teknik Üniversitesi Tiyatro Kulübü nün Kızılötesi Aydınlık isimli oyununa gidildi. 12 Nisan 2008-15 EMO-Genç üyesinin katılımıyla AutoCad semineri gerçekleştirildi.

Detaylı

Mahmut ÇELİKCAN Fatma EVCİMİK Sayim FERSAK Meclis Başkanı Meclis Katibi Meclis Katibi Belediye Başkanı

Mahmut ÇELİKCAN Fatma EVCİMİK Sayim FERSAK Meclis Başkanı Meclis Katibi Meclis Katibi Belediye Başkanı TOPLANTI TARİHİ : 01.10.2014 TOPLANTI GÜN VE SAAT :ÇARŞAMBA 17.00'de KATILANLAR : 38 KATILMAYANLAR : - MAZERETLİ : - Belediye Meclisinin 01 EKİM ÇARŞAMBA günü saat 17.00 de olağan olarak yapılan toplantısında

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Günlük web Gazetesi 03.11.2012. Salkım Söğüt Saç

Beşiktaş Gazetesi. Günlük web Gazetesi 03.11.2012. Salkım Söğüt Saç Beşiktaş Gazetesi Günlük web Gazetesi 03.11.2012 Salkım Söğüt Saç Beşiktaş Belediyesi'nde belgesel film gösterimleri tüm hızıyla devam ediyor. Levent Kültür Merkezi'nde sinema gösterimleri için de Salkım

Detaylı

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa

Detaylı

istekli olanlara öncelik verilerek okul müdürünün teklifi ve milli eğitim müdürünün onayı

istekli olanlara öncelik verilerek okul müdürünün teklifi ve milli eğitim müdürünün onayı NÖBET YÖNERGESİ İÇİN TALEPLERİMİZ Belleticiler, okulda görevli öğretmenlerden, yeterli sayıda öğretmen olmaması halinde aynı yerleşim yerindeki diğer eğitim kurumlarında görevli öğretmenler arasından istekli

Detaylı

Türkçe. Cümlede Anlam 19.02.2015. Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler

Türkçe. Cümlede Anlam 19.02.2015. Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler 16-20 MART 3. HAFTA Cümledeki sözcük sayısı, anlatmak istediğimiz duygu ya da düşünceye göre değişir. Cümledeki sözcük sayısı arttıkça, anlatılmak istenen daha

Detaylı

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015 R A P O R 1 Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL Mayıs 2015 Sunuş 4.264 kişi ile yüz yüze görüşme şeklinde yapılan anket bulgularına dayanan bu rapor, Mart- Nisan 2015 tarihinde Sakarya ilinin

Detaylı

CÜMLE BİLGİSİ. ( Cümle değildir. Anlamı yok)

CÜMLE BİLGİSİ. ( Cümle değildir. Anlamı yok) CÜMLE BİLGİSİ Bir duyguyu, düşünceyi, isteği veya haberi anlatan sözcük yada sözcük grubuna cümle denir. Bir söz gurubunun cümle olabilmesi için anlamlı olabilmesi gerekir. Haberi tam olarak anlatamayan

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

JCI BURSA e-bülten Mart-Haziran 2015

JCI BURSA e-bülten Mart-Haziran 2015 6 Mart 2015 Resmi Kurum Ziyaretleri 6 Mart 2015 günü, JCI olarak, JCI Türkiye Başkanımız Ahmet Erhan Tanyeri ile birlikte Vali Vekili Sn. Vedat Müftüoğlu nu ve Büyükşehir Belediye Başkan vekili Sn. Atilla

Detaylı

İsviçre Türk Kadınları Yardımlașma ve Dayanıșma Derneği Türkischer Frauenhilfsverein Schweiz. 27. Genel Kurul Toplantısı 24 Mart 2013

İsviçre Türk Kadınları Yardımlașma ve Dayanıșma Derneği Türkischer Frauenhilfsverein Schweiz. 27. Genel Kurul Toplantısı 24 Mart 2013 Gündem: Açılış Misafirlerin tanıtılması Divan heyetinin seçilmesi Gündemin onaylanması Saygı duruşu Faaliyet ve muhasebe raporlarının okunması Denetim kurulu raporunun okunması Raporlar hakkında görüşler

Detaylı

PTT BİRİKTİRME VE YARDIM SANDIĞININ 2014 YILI OLAĞAN MALİ GENEL KURUL TOPLANTISI ANTALYA DA 23/24 NİSAN 2015 TARİHLERİNDE YAPILMIŞTIR.

PTT BİRİKTİRME VE YARDIM SANDIĞININ 2014 YILI OLAĞAN MALİ GENEL KURUL TOPLANTISI ANTALYA DA 23/24 NİSAN 2015 TARİHLERİNDE YAPILMIŞTIR. PTT BİRİKTİRME VE YARDIM SANDIĞININ 2014 YILI OLAĞAN MALİ GENEL KURUL TOPLANTISI ANTALYA DA 23/24 NİSAN 2015 TARİHLERİNDE YAPILMIŞTIR. Açılış konuşması Sandık Müdür Vekili Günay ASLAN tarafından yapılan

Detaylı

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti:

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti: Türk Ocakları Genel Merkezi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Efendi BARUTCU, Türk Ocakları nın 100 üncü kuruluş yıldönümü kutlamaları çerçevesinde, Sönmeyen Ocak Türk Ocakları ve Türkiye nin Geleceği konulu

Detaylı

Sevgili dostlar. 53 yıldan sonra avukatlığı bırakmak zorunda kaldım. Sizlere son bir anımı sunuyorum. Sevgiler, saygılar.

Sevgili dostlar. 53 yıldan sonra avukatlığı bırakmak zorunda kaldım. Sizlere son bir anımı sunuyorum. Sevgiler, saygılar. MESLEĞE VEDA From: Güney Dinç Sent: Wednesday, April 16, 2014 1:56 PM To: Subject: [ÇEHAV] Mesleğe Veda Sevgili dostlar. 53 yıldan sonra avukatlığı bırakmak zorunda kaldım. Sizlere son bir anımı sunuyorum.

Detaylı

Bodrumlu seçmenden yoğun katılım

Bodrumlu seçmenden yoğun katılım Bodrumlu seçmenden yoğun katılım Kocadon ve CHP ye Demir, CHP ye katılan vatandaşlara rozet taktı CHP li Başkan Kocadon: Barışa en yakın parti CHP dir CHP li Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, CHP

Detaylı

Bayramın ikinci günü olan 26 Ekim Cuma günü, TAYAD lı Aileler bayramlaşmak için kahvaltıda bir araya geldiler.

Bayramın ikinci günü olan 26 Ekim Cuma günü, TAYAD lı Aileler bayramlaşmak için kahvaltıda bir araya geldiler. İSTANBUL TAYAD lı Aileler Bayram Kahvaltısında Bir Araya Geldiler Bayramın ikinci günü olan 26 Ekim Cuma günü, TAYAD lı Aileler bayramlaşmak için kahvaltıda bir araya geldiler. Kahvaltıdan önce yapılan

Detaylı

IUA. Ortak yönetim kültürünü paylaşan ülkelerdeki devlet taşra temsilcileri arasında bilgi birikimi ve. Uluslararası. İdareciler Birliği IUA

IUA. Ortak yönetim kültürünü paylaşan ülkelerdeki devlet taşra temsilcileri arasında bilgi birikimi ve. Uluslararası. İdareciler Birliği IUA Uluslararası IUA İdareciler Birliği Ortak yönetim kültürünü paylaşan ülkelerdeki devlet taşra temsilcileri arasında bilgi birikimi ve tecrübe paylaşımına zemin hazırlamak amacıyla 21-23 Kasım 2012 tarihlerinde

Detaylı