GENİŞ GRUP KİMLİĞİ VE BARIŞ SAĞLAMA ÜZERİNE BAZI DÜŞÜNCELER. Vamık VOLKAN

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "GENİŞ GRUP KİMLİĞİ VE BARIŞ SAĞLAMA ÜZERİNE BAZI DÜŞÜNCELER. Vamık VOLKAN"

Transkript

1 GENİŞ GRUP KİMLİĞİ VE BARIŞ SAĞLAMA ÜZERİNE BAZI DÜŞÜNCELER Vamık VOLKAN

2 .

3 Geniş Grup Kimliği ve Barış Sağlama Üzerine Bazı Düşünceler* Vamık VOLKAN, DLFAPA, FACPsa Prof. Dr., Virginia Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesi, Amerikan Psikiyatri Cemiyeti Üyesi, Amerikan Psikanaliz Cemiyeti Üyesi. Özet: Türkiye de başlıca iki geniş grup kimliği krizi mevcuttur. İlk kimlik meselesi son birkaç onyıldır modern Türkiye nin kurucusu Kemal Atatürk ve takipçilerinin algıladığı ve geliştirdiği Türklük kavramını değiştirmeye yeltenen ve içine dini unsurlar sokmaya zorlayan bir düşünceye karşılık gelmektedir. İkinci geniş grup kimliği meselesi ise etnik olandır ten beri PKK nın terörist eylemleri ve karşılığında Türk hükümetinin askeri operasyonları ile on binlerce Türk vatandaşı, Türkler ve Kürtler, hayatını kaybetmektedir. Şu an Türkiye de birçoğu barışçıl vatandaşlar olan milyonlarca Kürt, hayatlarının her günü etnik kimliklerinin farkındalığını yaşamaktadırlar. Etnik Türkler ise tekrarlayan trajik olaylar nedeniyle ve ülkede Kürt sorunu olarak bilinen etnik meseleye her gün maruz kaldıklarından, etnik kimliklerinin farkındalığını her gün yaşamaktadır. Ben bu makalede Türkiye deki geniş kimlik meselelerine odaklanmayacağım. Bunun yerine geniş grup kimliği psikolojisini, onun paylaşılan narsisizmini, yarattığı psikolojik sınır ı, öteki ile ilişkili ağır travmalara etkisini, ulusal ve uluslararası meselelerdeki rolünü ve karşıt grupların barış içinde yaşamasına engel teşkil etmesini ele alacağım. Bu ele alışın Türk sorunlarıyla baş etmede işe yarar olacağını umuyorum. Geniş grup kimliğini, çoğunluğu birbirini hiç görmeyecek ve hiç tanımayacak olsa bile geniş grup kimliğinin aynılık hissini paylaşan onbinlerce ya da milyonlarca insan için kullanıyorum. Bir geniş grup kimliği; ortak başlangıç mitleri ve gerçeklerinin, tarihi devamlılıkların, coğrafik gerçeklerin ve paylaşılan diğer dille ilişkili, toplumsal, dini, kültürel ve politik faktörlerin sonucu olarak oluşur. Günlük yaşantıda bizler, ortak yönümüzü belirtmek için biz Bedeviyiz, biz Litvanyalı Yahudileriz, biz Kürtüz, biz Slavız, biz Sünni Müslümanlarız, biz Taliban Kardeşleriz, biz Komünistiz gibi kimlikleri kullanarak sözler sarf ediyoruz. Yine de bu özetteki * Çeviren: Dr. Bilge Bilgin, Arş. Gör. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı 21. Yüzyılda Sosyal Bilimler Sayı: 2 / Aralık-Ocak-Şubat

4 Vamık VOLKAN basit geniş grup kimliği tanımı, konunun politik, ekonomik, yasal ve askeri girişimleri geliştirmek üzerindeki gücünü ve bu girişimler karşı anlamsız dirençler oluşturmakta etkisini anlatmak için yeterli değildir. Anahtar Kelimeler: Geniş grup kimliği belirleyicileri, yalancıtür kavramı, yas tutamama, kuşaktan kuşağa aktarım, depolama, seçilmiş zafer, seçilmiş travma, haklılık ideolojisi, zaman çökmesi, Ağaç Modeli. Abstract: There are two major large-group identity crises in Turkey. The first identity issue refers to the attempts during the last few decades to change symbols of Turkishness as they had been perceived and evolved by the founder of modern Turkey Kemal Atatürk and his followers and to force religious amplifiers into it. The second large-group identity problem is an ethnic one. Tens of thousands of Turkish citizens, Turks and Kurds, have died following the terrorist actions of the Kurdistan Workers Party (Partiya Karkerên Kurdistan or PKK) since 1984 and the Turkish governments military response to it. Now millions of Kurds in Turkey, many of them peaceful citizens, have no choice but be aware of their ethnic identity as Kurds every day of their lives. Ethnic Turks, too, due to repeated tragic events, are also exposed daily to what has become known as the Kurdish question in the country and therefore are also aware of ethnic issues on a daily basis. In this paper I do not focus on Turkish large-group identity issues. Instead, I examine the psychology of large-group identity, its absorbing shared narcissism, its creating a psychological border, its relationship to massive traumas at the hand of the other, its role in national or international affairs, and its raising substantial barriers to peaceful co-existence between opposing groups. I hope that such an examination may be useful for those dealing with the Turkish problems. I use the term large group to refer to tens of thousands or millions of people, most of whom will never know or see each other, and who share a feeling of sameness, a large-group identity. A large-group identity is the end-result of myths and realities of common beginnings, historical continuities, geographical realities, and other shared linguistic, societal, religious, cultural and political factors. In our daily lives we articulate such identities in terms of commonality such as we are Bedouins; we are Lithuanian Jews, we are Kurdish; we are Slav; we are Sunni Muslims; we are Taliban brothers; we are communist. Yet, a simple definition of this abstract concept is not sufficient to explain the power it has to influence political, economic, legal, and military initiatives and to induce seemingly irrational resistances to change such initiatives. Key Words: large-group markers, pseudo species, inability to mourn, transgenerational transmission, depositing, chosen glory, chosen trauma, entitlement ideoplogy, time collapse. 10 Sayı: 2 /Aralık-Ocak-Şubat Yüzyılda Sosyal Bilimler

5 Geniş Grup Kimliği ve Barış Sağlama Üzerine Bazı Düşünceler Filistinlilerin Taşları: Geniş grup kimliğinin keşfi 1932 yılında Kıbrıs ta doğduğumda bu Akdeniz adası İngiliz Kolonisiydi. Onlu yaşlarımdan önce ailem başkent Lefkoşa da Türkler ve Rumların yaşadığı bölgelerin tam bitiştiği yerde yaşardı. Evimizin yanında Rum bir aile oturuyordu. Benden biraz küçük bir kız çocukları vardı. Evlerimizin bahçesi çamurdan yapılmış briketlerle ayrılıyordu. Büyüyüp boyum uzadıkça onu yan bahçeden görebiliyordum. İlk defa nerede tanıştığımızı hatırlamıyorum; fakat evlerimizin önünde karşılaşırdık. Caddedeki arabaları ve bisikletleri işaret ederek Türkçelerini ona söylerdim. O da bana Yunancalarını söylerdi. Kısa bir süre sonra ergenliğe ulaştığımızda Kıbrıs taki Türk ve Yunan geniş grubu arasında yapılacak evlilikleri ensest gibi şiddetle yasaklayan kültürel kalıplar gibi nedenlerle bizim buluşmamız sona erdi. Çocukluğumda bunu fark etmemiştim; ancak somut şekilde geniş grup kimliğinin insanları nasıl ayırdığını tecrübe etmiştim. Çocukluk yıllarımda beni geniş grup kimliğinin insanlar ve toplumlar üzerindeki etkisine maruz bırakan başka olaylar da vardı. Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumların her ikisi de, benim çocuk aklımın tam olarak anlayamayacağı, adanın sınırları dışından gelen tehlikeye engel olma konusuyla takıntılı bir şekilde uğraşıyorlardı. Nazilerin 1941 yılında bir başka Akdeniz adası olan Girit adasına hava istilasından sonra, bir sonraki saldırı hedefi Kıbrıs tan başkası değildi. Bahçemize sığınaklar kazdık, bazı durumlarda orada kalabilmek için. Bazen yağmurlu gecelerde, gecenin ortasında siren sesleriyle uyandırılırdık. Yiyecek sınırlıydı, bayat ve lezzetsiz ekmekleri yemeye zorlanırdık, bize gaz maskesi takmayı öğretmişlerdi. Sokaklarda yürüyen başları sarıklı, uzun sakallı Hintli askerleri dikkatimi çekerdi. Okulun bahçesinde diğer çocuklarla oynarken bir İtalyan savaş uçağının vuruşuna tanık oldum. Denilebilirdi ki çocukluğum Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Runların İngiliz hâkimiyeti altında Alman ve İtalyanların dış düşman olduğu bir ortamda geçti. Nazi Almanlarının Yahudileri öldürdüğünü duydum; ancak hiçbir Yahudiyle karşılaşmamıştım. Özetle, onlu yaşlarımdan önce bazıları çok korkunç olan olaylara maruz kaldım ve bunlar yukarıda bahsettiğim geniş grup kimliğiyle ilişkiliydi. Eminim çocukluğumda yaşadıklarım, bir psikanalist olarak 35 yıldır dünyadaki öteki lerin neden olduğu travmatik olaylarla ilişkili, barış içinde yaşamak üzere gayri resmi toplantılarda düşman grupları bir araya getirdiğim projeleri gerçekleştirmemde önemli rol oynamıştır te Amerikan Psikiyatri Derneği nin sponsorluğunda yapılan, itibarlı İsrailli, Filistinli ve Mısırlı kişileri bir araya getiren interdisipliner Amerikan takımının başkanı oldum. O sene İsviçre de toplandığımızda, geniş grup kimliğinin uluslararası ilişkilerdeki merkezi rolünü tamamen 1 Volkan, Vamık (1988), The Need to Have Enemies and Allies: From Clinical Practice to International Relationships. Northvale, NJ: Jason Aronson; Volkan, Vamık (1997), Volkan, V. D Bloodlines: From Ethnic Pride to Ethnic Terrorism. New York: Farrar, Straus and Giroux; Volkan, Vamık (2004), Volkan, V. D Blind Trust: Large Groups and Their Leaders in Times of Crises and Terror. Charlottesville, VA: Pitchstone Publishing; Volkan, Vamık (2006a), Volkan, V. D. 2006a. Killing in the Name of Identity: A Study of Bloody Conflicts. Charlottesville, VA: Pitchstone Publishing. 21. Yüzyılda Sosyal Bilimler Sayı: 2 / Aralık-Ocak-Şubat

6 Vamık VOLKAN anladım. Bu toplantının ilk gününde, küçük bir grupta sağ tarafında Gazze den gelen Filistinli bir psikiyatristin oturduğu, iyi tanınan emekli bir asker olan General Shlomo Gazit in solunda oturuyordum. Bir anda Filistinli psikiyatrist Gazze Şeridi için ilk kez görevlendirilen İsrailli generale dönüp şöyle dedi: Siz, Araplarla ilişkilerde adil olan Gazze den sorumlu ilk ve son İsrailli generalsiniz. Ben İsrail ablukası altında yaşamayı bir parça bile sevmiyorum. Bir insan olarak, size saygı duyuyorum. Sizin görev süreniz dolduktan sonra yeni İsrailli komutanlardan hiç biri bize sizin davrandığınız gibi adil davranmadı. Filistinli konuştukça duygulandı. Sağ elini pantolonun cebine soktu. Ben kumaşın altından parmağının telaşlı hareketini görebiliyordum. O anda ben şiddetle Gazze ablukasının başındaki ilk komutan olan İsrailli generalin yanında oturmanın Filistinli de, biz psikanalistlerin kastrasyon kaygısı olarak nitelendirdiğimiz şeyi tetiklediğini ve kastre olmadığından emin olmak için cinsel organına dokunduğunu düşündüm. Ancak; Filistinli doktor neredeyse bağırıyordu ve şu sözleri sarfetti: Ben buna sahip olduğum sürece, siz benim Filistinli kimliğimi benden alamayacaksınız. O anda bahsettiği şeyin pantolonunun cebindeki bir şey olduğu belliydi; ancak benim bu nesnenin ne olduğu hakkında bir fikrim yoktu. Daha sonra tüm hikâyeyi öğrendim: Bahsettiği şey üzerinde Filistin bayrağı renklerinin boyalı olduğu bir küçük taş parçasıymış. Filistinli psikiyatrist bunu bana hiç direk olarak göstermediği halde, bana onu tarif etti ve Gazze deki birçok Filistinli nin böyle bir taşa sahip olduğunu söyledi. Onun için çok anlam taşıyordu ve onun güvenliğini hissettiriyordu. Bu taşı yanında tutmak ona diğer Filistinlilerle bir olduğu hissini somut olarak hissettiriyordu. Politik kargaşa ve paylaşılan aşağılanma sırasında, bu küçük boyalı taşlar Filistinlilerin sembolik olarak etnik kimliklerinin dışlaştırılan özelliklerini depolayan bir paylaşılmış rezervuar halini almıştı. Bu rezervuarlarla İsrailliler görmeden güvenli ve gizli şekilde etnik kimlik hislerini saklayabilmişler. Benim geniş grup kimliği olgusunu psikolojik açıdan incelememi ve bunun nasıl geniş gruplar arasında temel bir unsur olduğu konusuna dikkatimi yönlendiren olay bu Filistinli psikiyatrist ile emekli İsrailli general arasındaki bu etkileşim oldu. Savaşlar, savaş benzeri durumlar, terör, diplomatik çabalar, paylaşılan yas, ve paylaşılan kayıplar ve kazançlar hep geniş grup kimliği adı altında ortaya çıkar. Bu psikolojik köken; politik, ekonomik, yasal, tarihi ve etik gerçek dünya sorunlarının arkasına saklanmaya çalışsa da geçerlidir. Birey Kimliği Sigmund Freud ve ilk psikanalistler kimlik kavramına nadiren değinmişlerdir. Psikanalitik kimlik kavramını geliştiren esas olarak Erik Erikson olmuştur. Birey üzerinden kimlik kavramını bir kişideki kalıcı aynılık... [ve] bir kişinin diğerleri ile ilişkideki paylaşımındaki devamlılık olarak tarif etmiştir. 2 Günlük yaşantıda, 2 Freud, Sigmund (1921), Group psychology and the analysis of the ego. Standard Edition, 18: London: Hogarth Press, s Sayı: 2 /Aralık-Ocak-Şubat Yüzyılda Sosyal Bilimler

7 Geniş Grup Kimliği ve Barış Sağlama Üzerine Bazı Düşünceler yetişkinler sosyal ya da profesyonel statüyle ilişkili olarak kimliklerinin çok sayıda tavır ve davranışını gösterirler; bir kişi aynı anda anne, baba, doktor, marangoz ya da sportif ya da yaratıcı aktivitelerden hoşlanan biri gibi davranabilir. Bu taraflar kabaca Erikson un tanımına uymaktadır; ancak bir kişinin sürdürülen aynılığının içsel duyusunu tam olarak yansıtmamaktadır. Bir kişinin sosyal ya da kariyer kimliği tehdit altındaysa, kişi kaygıya kapılabilir ya da kapılmayabilir. Bazı durumlarda bu kaygı şiddetli olabilir; ama öte yandan örneğin meslek ya da bir spor kulübü üyeliğini değiştirmeye benzemeksizin ciddi psikolojik problemlere neden olabilir. Diğer taraftan, aniden kontrolünü yitirip gerçeği değerlendirmesi bozulan bir yetişkini ele alalım. Böyle bir kişinin özgün kişiliği parçalara bölünür ve kişi dehşete kapılıp bir yıldızın patlayıp milyonlarca parçaya bölünmesi gibi bir his deneyimleyebilir. 3 Bu kişinin deneyimi kişinin kaybetmekten korktuğu çekirdek kimliğini tarif etmeye yardımcı olur ve onu diğer hafif sosyal ya da profesyonel kimliklerden ayırır. Kişi kendini koruyamadığında ve kendi çekirdek kimliğini kaybettiğini gördüğü zamanlarda bu psikolojik ölüm gibi bir his yaratır. Erikson un kimlik hakkında kişideki içsel kalıcı aynılık derken çekirdek kimlikten söz ettiğine inanıyorum. Son birkaç on yıldır yeni doğanın bilimsel gözlemleri, çocuk-anne/bakımveren ilişkilerinin çocuğun zihnindeki rolünü açıklamıştır 4 ve bize yeni doğan beyninin birkaç onyıl önce düşündüğümüzden çok daha aktif olduğunu göstermiştir. Robert Emde 5 yeni doğan zihninin evrimi üzerine yaptığı araştırmada biz-lik ve grupilişkili davranış için var olan bir potansiyel olduğunu öne sürmektedir. Paul Bloom 6 bizim erken çocukluktan itibaren neden ve neyi sevdiğimizi ve nasıl kendi cinsimize meyilli olduğumuzu ifade etmiştir. Daha 3 aylık bir bebeğin kendi ırkından birinin yüzünü daha çekici bulduğunu ve küçük çocukların kendi grubundan yetişkin insanlarla aynı renkte ve stilde giyinmeye çalıştığını hatırlatmıştır. Ancak bir yeni doğanın çevresi ebeveynleri, kardeşleri, akrabaları, ve diğer bakım verenlerden oluştuğundan biz-lik kapsamı geniş grup kimliğinin çok belirgin bir boyutunu içermemektedir. Bir yenidoğan ve çok küçük bir çocuk, Erik Erikson un 7 tabiriyle kabile kültürüne bağlanana, milliyetçilik, etnik, dini ya da politik bir ideolojiye ilişkilenene kadar bir genellemeci dir, bunun ardından öznel olarak bir geniş gruba aidiyet deneyimi oluşur. 3 Glass, J. (1989). Private Terror/Public Life: Psychosis and Politics of Community. Ithaca, NY: Cornell University Press; Volkan, Vamık (1995) Volkan, V. D The Infantile Psychotic Self: Understanding and Treating Schizophrenics and Other Difficult Patients. Northvale, NJ: Jason Aronson. 4 Fonagy, P (2001) Attachment Theory and Psychoanalysis. New York: Other Press; Fonagy, P. and Target, M. (1997) Attachment and reflective functions: Their role in self-organization. Developmental Psychopathology, 9: ; Lehtonen, J. (2003) The dream between neuroscience and psychoanalysis: Has feeding an infant impact on brain function and the capacity to create dream images in infants? Psychoanalysis in Europe, 57: Emde, Robert. (1991). Positive emotions for psychoanalytic theory: Suprises from infancy research and new directions. Journal of the American Psychoanalytic Association (Supplement), 39: Bloom, Paul. (2010). How Pleasure Works: The New Science of Why We Like What We Like. New York: W. W. Norton 7 Erikson, Erik. (1966). Ontogeny of ritualization. In Psychoanalysis: A General Psychology, eds. R. M. Lowenstein, L. M. Newman, M. Schur, and A. J. Solnit, pp New York: International Universities Press. 21. Yüzyılda Sosyal Bilimler Sayı: 2 / Aralık-Ocak-Şubat

8 Vamık VOLKAN Genellemeci olmaktan geniş grup kimliği geliştirmeye Yeni doğanın üstesinden gelmesi gereken birçok işten birisi de kendisini psikolojik olarak bakım verenden ayırması ve diğerleriyle arasındaki farkı duyumsamasıdır. Diğer bir görevi ise kendisini memnun eden annesi (ya da bakım vereni) ile kendisine engel olan annesinin aynı kişi olduğunu ve takiben sevilen ve geri çevrilen bebeğin de tek bir kişi olduğunu fark etmektir. Yeni doğan karşıtlıkları onarmayı başarmalı ve kendisini diğerlerinden ayırma kabiliyetini geliştirmelidir. 8 Yeni doğanların bilimsel incelemelerinin öncülerinden biri olan Daniel Stern 9, bize yeni doğanların günde dört ila altı kez beslendiğini hatırlatmaktadır. Her beslenme deneyimi farklı derecelerde mutluluk yaratır. Çocuk büyüdükçe, bir anlamda, bu değişik deneyimler iyi ve kötü olarak kategorize edilir. Sevmek ve engellemek, aynı zamanda sevilmek ve engellenmek de bu deneyimlerle bağlantılı görünen kişilerle ilişkilendirilir ve birleştirme fonksiyonu etkin bir şekilde tamamlanana kadar bu kişileri de benzer şekilde ayırır. Çocuğun birleştirmiş olduğu ve aynı zamanda ayrıştırmış olduğu, öznel olarak duyumsadığı kendiliği, çocuğun kişisel kimliğidir. Eğer çocuk, biyolojik ya da çevresel etmenler nedeniyle birleştirme işini tam olarak başaramamış ve kendisini psikolojik olarak diğerlerinden ayıramamışsa, bireyin kimliği, yetişkinlikte, ayrılmış hatta parçalı ve stabil olmayan şekilde kalır. Daha önce 10 geliştirdiğim bir teoriye göre, çocuklar büyürken, özellikle de en yoğun şekilde kendi parçalanmış (hala entegre edemediği) yanlarını bir araya getirdikdikleri sırada, benim sabit ve kalıcı dışsallaştırmaları için paylaşılan rezervuarlar olarak adlandırdığım çevrelerindeki hedefler yetişkinler tarafından çocuklara sağlanır. Bu hedefler yetişkinler tarafından desteklenen ve korunan çoğunlukla da cansız nesnelerden oluşmaktadır. Bu kalıcı ve sabit dışsallaştırmalar çocuğa geri dönmez ve çocuktaki biz-lik ve aynı zamanda diğerleri kavramını somut olarak başlatırlar. Bu işlem daha sonra büyüyen çocuğun klan, etniklik, milliyet ve diğer geniş grup etiketleri gibi kavramların daha sofistike bir biçimde anlaşılmasıyla birleşir. Benim teorimin uygulamasını örneklemek için, Kıbrıs ı düşünelim. Kanlı olayların arkasından 1974 te iki ayrı politik oluşum haline gelen, bu süreye kadar yüzyıllarca Türklerin ve Rumların yan yana yaşadığı bir yerdi Kıbrıs. Rum çiftçiler çoğunlukla domuz yetiştirirlerdi. Türk çocuklar da Rum çocuklar gibi çiftlik hayvanlarına meraklıdır ve bir Türk çocuğun gidip bir domuz yavrusuna dokunup sevmek istediğini hayal edin. Türk çocuğun annesi ya da etrafındaki önemli bir 8 Kernberg, Otto. (1976). Object Relations Theory and Clinical Psychoanalysis. New York: Jason Aronson.; Volkan, Vamık. (1976). Primitive Internalized Object Relations: A Clinical Study of Schizophrenic, Borderline and Narcissistic Patients. New York: International Universities Press. 9 Stern, Daniel. (1985). The Interpersonal World of the Infant: A View from Psychoanalysis and Developmental Psychology. New York: Basic Books. 10 Volkan, (1988). A.g.e. 14 Sayı: 2 /Aralık-Ocak-Şubat Yüzyılda Sosyal Bilimler

9 Geniş Grup Kimliği ve Barış Sağlama Üzerine Bazı Düşünceler kişi çocuğun domuz yavrusuyla oynamasına şiddetle karşı çıkar; çünkü Müslüman Türkler için domuz kirli dir. Böylelikle Türk çocuk için domuz sadece Rumlara ait bir şey gibi ve Türkler in geniş grubuna ait değil şeklinde algılanır. Bundan sonra Türk çocuk kalıcı şekilde dışlayacağı ya da entegre edemediği kötü kendilik ve nesne imajları için bir rezervuar bulmuş olur. Müslüman Türkler domuz eti yemediğinden, somut olarak domuz imajının içine atılan, dışlanan şeyler tekrar içe alınmaz. Çocuk, entegre edemediği kötü kendilik ve nesne imajları için uygun bir rezervuar bulduğunda, çocuğun zihninde diğer kavramının öncüleri deneysel düzeyde yerleşir. Türk çocuk bu noktada, Rum olmanın ne demek olduğunu tam olarak anlayamaz. Sofistike düşünceler, algılar ve duygular, ve diğer iyle ilgili tarihi imajlar bireyin nesne ilişkileri gerilimine bağlı duygudan kurtulmasına yardımcı olan ilk düşman sembolü, o farkında olmadan zamanla evrimleşir. Kıbrıs taki neredeyse tüm Türk çocuklar aynı hedefi kullandığında gerçek dünya problemleri karmaşıklaştığında, hepsi aynı öteki öncüsünü paylaşarak onu düşman haline getirecektir. Birleştirilmemiş iyi kendilik ve diğer imajlar da çocuk büyüdükçe, uygun kalıcı dışlama rezervuarları bulacaktır ve biz-lik kavramını temsil edecek ve onun geniş grubu için önemli kültürel değerler haline gelecektir. Finli çocuklar iyi rezervuarı için Fin hamamını kullanırlar. Finli çocuklar büyüdüklerinde, Finli olmakla ilişkili sofistike düşünce ve duygular geliştirebilirler. Daha genel bir şekilde, dil, müzikler, yemekler, danslar, dini semboller ya da spesifik coğrafik yerler gibi belli kültürel değerler, kalıcı iyi dışlaması için uygun hedefler haline gelir. Belli tarihi olaylar da uygun dışlama rezervuarına katılarak geniş grubun yatırımını artırabilir. İskoçya da, on üçüncü yüzyıldan beri geleneksel İskoç kıyafeti giyiliyordu; ancak on sekizinci yüzyıldan sonra ekose İskoç eteği bir iyi rezervuar haline gelmiştir. İngiltere 1746 da Bonnie Prens Charles ı Culloden Savaşı nda yenilgiye uğrattığında, İngilizler İskoç eteği giymeyi kanun ile yasaklamışlardır. Otuz altı yıl sonra bu yasak yürürlükten kaldırılmış ve İskoç eteği İskoçlar ın askeri kıyafeti haline gelmiştir. IV. George, 1882 de İskoçya ya resmi ziyaretinde, güçlü İngiltere sembolüne karşı İskoç biz-liği ni kıymetlendirmek için İskoç eteğine yatırımı güçlendirmiştir. Hatta birçok İskoç ailesinin kişisel giysilerinde kullandığı kendi ekose tasarımı bile vardır. İskoç eteğinin giyilmesini engelleme çabaları başarısız olmuştur ve bu giysi halen İskoçluğu simgelemeye yarayan bir etnik rezervuar olmaya devam etmektedir. Bir başka psikanalitik kavram ise çocuklarda geniş grup kimliğinin oluşumunda rolü iyi bilinen özdeşim kavramıdır. Çocuklar gerçeklere, fantezilere, dileklerine ya da korkutucu görünümlerine göre çevrelerindeki önemli kişiler ve onların psikolojik fonksiyonları ile özdeşim kurarlar. Bu kişiler annelik, babalık, kardeşlik ve yol göstericilik fonksiyonlarıyla, sorunları ele alışlarındaki psikolojik yönlerle, inanç sistemleriyle, kültürel değerlere yapılan yatırımla, geniş grup ritüelleriyle içe 21. Yüzyılda Sosyal Bilimler Sayı: 2 / Aralık-Ocak-Şubat

10 Vamık VOLKAN alınırlar ve çocuğun küçük ve geniş gruplar ile uyumlu ya da bazen de uyumsuz şekilde ilişki kurmasında iç dünyalarını genişletmek için kullanılırlar. Özdeşim kurma ve kimlik ilişkili kavramlardır; ancak bunlar birbirleri arasında değişebilen olgular değildir. Erik Erikson un 11 dediği gibi kimlik ancak özdeşim kurma işlemi tamamlandıktan sonra başlar. Bir çocuk genellemeci olmayı bırakıp, kabileye kabul edilmeye, milliyetçilik, dini ya da politik ideolojiye bağlandığında bir geniş gruba bağlı olduğu deneyimini öznel olarak hisseder. Bir çocuk Katolik bir ailede büyürken, farkında olmaksızın genellemeci olmayı bırakıp bir Katolik olur. Eğer Katolik mezhebini içselleştirerek büyüyen çocuk bir Katolik rahip tarafından taciz edilirse, dini geniş grup kimliği büyük olasılıkla entegre edilmeyecektir. Kim olduğumuzu oluşturmak, biyolojik ve genetik potansiyelimizin yanı sıra, çocukluk deneyimlerimizdeki kalıcı dışlaştırmalarımıza, önemli diğer kişilerle ve onların fonksiyonlarıyla özdeşim kurmamıza, kişisel ve geniş grup kimliklerimizi geliştirme kabiliyetimize bağlıdır. Çevrede var olan koşullar, çocukların ne tipte bir geniş gruba ait olmaya uğraştıklarını belirler. Örneğin, Hindistan ın Haydarabad şehrinde doğan bir çocuk, oradaki yetişkinler kendilerini Müslüman ya da Hindu gruplarına dâhil olarak tanımladıklarından, geniş grup kimliğini dini/kültürel konularla ilişkili geliştirir. 12 Kıbrıslı Türk- Kıbrıslı Rum çatışması sırasında Kıbrıs ta doğan bir çocuk geniş grup kimliğini etnik/milliyetçi duygularla tanımlarlar. Bunun nedeni o zaman o bölgede önemli olan şeyin, Rum Ortodoks Hıristiyan ya da Sünni Müslüman olmaktan ziyade Rum ya da Türk olmak olmasıdır. Etnisiteye karşı dini, milliyetçiliğe karşı ırkçı, ya da bir ideolojiye karşı diğer bir ideolojiye yapılan yatırım meselelerini anlamak; birey kimliğinin geniş grup kimliğiyle ilişkilendirildiği psikodinamik süreçleri ve geniş grupların etkileşimlerinde bunu nasıl kullandıklarını anlamak kadar önemli değildir. Bazı çocukların farklı iki etnik ya da dini gruba ait olan ebeveynleri vardır. Eğer bu iki geniş grubun uluslararası bir çatışması varsa, o zaman bu gençlerin, hatta yetişkinliklerinde bile ciddi psikolojik problemleri olabilir. Örneğin ben Sovyetler Birliği nin yıkılışından sonra Gürcistan Cumhuriyeti nde çalıştığım sırada Gürcüler ve Kuzey Osetyalılar arasındaki savaşların karışık soydan gelenlerde ne kadar kafa karışıklığı ve psikolojik rahatsızlığa neden olduğunu fark ettim. Aynısı Transilvanya da Romanyalı ve Macar evliliklerinden doğan çocuklarda da bu iki grup arasında düşmanlık ortaya çıktığı zamanlar için geçerlidir. Geniş grubun kabilesi, milliyeti, etnik, dini ve diğer unsurları ve geniş grubun düşman ve müttefikleri ile ilgili fikirler çocukluktan başlar. Bu aynı zamanda bir politik ideolojik grup üyesi için de geçerlidir. Bu kişinin de çocukluğunda ebeveynleri ya da çocukluğunda etrafındaki insanlar da aynı ideolojiye inananlardır ve büyürken bu ideolojinin spesifik sembol, inanç ve geniş grupla ilişkili tarihi ha- 11 Erikson, Erik. (1956). The problem of ego identity. Journal of the American Psychoanalytic Association, 4: Kakar, S. (1996). The Colors of Violence: Cultural Identities, Religion, and Conflict. Chicago: University of Chicago Press. 16 Sayı: 2 /Aralık-Ocak-Şubat Yüzyılda Sosyal Bilimler

11 Geniş Grup Kimliği ve Barış Sağlama Üzerine Bazı Düşünceler tıraları özümserler. Bir yetişkin olarak bir politik ideolojiye bağlanmakta başka psikolojik motivasyonlar da vardır. Ergenlik çağında kişinin kendi içinde bir psikobiyolojik gözden geçirme olur. Gençler çocukluklarındaki önemli diğerlerinin imajlarına yaptıkları yatırımını kaybederler, bu özdeşimleri modifiye edip bazen güçlendirir bazen ise hiçe sayarlar. Ayrıca bazen akranlarıyla ya da sınırlı çevreden uzaklaşarak yaşadıkları deneyimlerden edindikleri, yeni özdeşimler eklerler. 13 Bu içsel aktivitelerde gençlerin kalıcı içsel aynılık duyusu gözden geçirilir. Sağlam bir kimliğin oluşması bu dönemde geniş grup kimliğiyle beraber tamamlanır 14 ve çocukların geniş gruba ait olma duygusu onları diğer geniş grup kimliklerinden farklılaştırmış olur. Ergenlik döneminden sonra, geniş gruba ait olma, tüm yaşam boyunca devam eder. Sadece nadiren bazı uzun süren zorlayıcı tarihi olaylar bir grup bireyin yeni bir geniş grup kimliği edinmesine neden olabilir. Örneğin, belli bir grup güneyli Slav yüzyıllarca süren Osmanlı İmparatorluğu yönetimindeyken Bosnalı Müslüman haline gelmiştir. Bazen bir kişi özellikle gönüllü ya da zorunlu göçlerden sonra ya da ideolojik ve politik olarak muhalif olduğundan kendisine sunulan gruba ait olmayı ret ederek ve diğer bir gruba olan aidiyetini gizleyebilir. Ancak, kendi gözlemime göre, bir kişi ergenlik çağından sonra narsistik yatırım yaptığı esas geniş grup kimliğini değiştiremez, onu sadece saklayabilir. Yalancı Türler ve Geniş Grup Kimliği Adına Öldürmek Kasım 2006 da Kuzey Afrika daki Cape Town Üniversitesi nde Başpsikopos Desmond Tutu nun 75inci doğum günü kutlama ve 10. Yıllık Hakikat ve Barış Komisyonu nun toplantısında açılış konuşmasını yapmak üzere onurlandırıldım. Bu toplantının ardından zamanımın bir kısmını vahşi hayvan ve kuşların korunduğu bir bölge olan Kruger Park ta geçirdim. Orayı ziyaret eden insanların vahşi hayvanlardan korunmak için etrafı kapalı yerlerde kaldıklarını gördüm. Bir gün de bir rehber ve diğer turistlerle beraber dört saatlik bir safari turuyla hayvanları doğal ortamında gözlemlemek fırsatı buldum. Bize eğer şanslıysak hayvanların alışılmadık aktivitelerine tanık olabileceğimiz söylendi. Şanslı olduğumuz birkaç durum oldu. Ben hayvan davranışları konusunda uzman değilim; ancak onları izlerken aklıma gelen şeyleri burada paylaşacağım. Gezi sırasında filler tarafından sahnelenen bir tür ödipal hikaye ye tanık oldum. Biz etrafta dolaşırken havada tuhaf bir koku oluştu. Rehber bize kokunun cinsel olarak uyarılmış genç bir erkek filden geldiğini söyledi, bu testosteronun kokusuymuş. Bu heyecanlı fil, yanında iki tane dişi ve iki tane de yavru fil olan, kendisinden yaşlı fili gördü. Genç erkek fil, bu aile toplantısının içine öfkeyle daldı ve dişi fillerin yavrularını alıp yavaşça uzaklaşmasına neden oldu. İki erkek fil, genç ve yaşlı olan, birbirlerine vurmaya başladılar. Biz bir süre onları şaşkınlıkla 13 Blos, Peter. (1979). The Adolescent Passage: Developmental Issues, New York, International Universities Press. 14 Bkz:Volkan, (1988). A.g.e. 21. Yüzyılda Sosyal Bilimler Sayı: 2 / Aralık-Ocak-Şubat

12 Vamık VOLKAN izledik; ancak bu fantastik savaşın sonunu göremeden oradan ayrıldık. Kruger Park ta şaşırtıcı başka manzaralara da şahit olduk. Kendilerini korkutan bir gök gürültüsünün ardından gergedanların bir araya gelip bir göletin etrafında adeta dans edişi, biz-lik kavramının somut bir örneği gibiydi. Bir de yavruları birkaç gün önce öldürülmüş bir dişi aslanı başka bir dişi aslanın yavrularına şefkat gösterirken gözlemledik. Ayrıca bir ağacın altında ahşaptan bir haç gördük, orada daha önce bir safari rehberi tuvalet ihtiyacı için durup cipten inmiş ve bir aslan tarafından yenmiş. Gün sonunda, onca ilginç manzara ve olaya şahit olduktan sonra kapalı ve güvenli bir yerde otururken, o gün Kruger Park ta hayvanların ne yaptığı konusundaki gözlemlerimi listelemeye karar verdim. Bunlar yiyecek arama, bir yere sahip olma, cinsel istek, üreme, yavrularını koruma, sevdiğini kaybetme, grup kurma, aynı gruptan erkeklerin birbiriyle rekabet etmeleri, agresyon ve itaat sergileme, korku yaşama, türe özgü savunma, kaçma ya da savaşıp diğer ini öldürme ve bireysel ve grup olarak hayatta kalmak için uğraşmaydı. Bana aynı türe ait olup kavga eden o iki filin birbirlerini öldürmeyeceği söylendi. Kruger Park taki vahşi hayvan dünyasında genelde öldürülenler öldürenden farklı bir türden; tıpkı cipinden tuvalet ihtiyacı için inen talihsiz rehber ya da grup halinde gezen çok sayıda antilop gibi. İnsanların ise geniş grup kimliği adı altında tereddüt etmeden kendi türüne ait bazen binlerce hatta milyonlarca insanı nasıl öldürdüğünün nedenleri araştırılmalıdır. O gece Erik Erikson un insan türünün kendi arasındaki farklılıklarına karşılık olarak adlandırdığı yalancıtür kavramını anımsadım. Erikson 15 İnsan sanki zamanın başından beri doğaüstü bir nedenle ayrı türler olarak ayrılmış kabile, klan, sınıf gibi çeşitli yalancı türler halinde evrimleşir (her ne şekilde bir evrimleşme ve hangi duruma adaptasyon için ise) demiştir. Erikson ilkel insanın, çıplaklığına katlanamayıp bunun için bir korunma yolu aradığını ve diğer hayvanların zırhlarından faydalanarak, onların derilerini, kürklerini, pençelerini giymeye başladıkları kuramını öne sürmüştür. Bu dış kıyafete göre her bir klan, kabile ya da grup paylaşılan kimlik duygusunu ve aynı zamanda bunun yalnızca bir insan kimliği barındırdığı inancını geliştirmiştir. Erikson un bu düşüncesini temel alarak, ben de büyük insan gruplarının ancak farklı türlere ait olduklarını hissederlerse birbirlerini öldürebileceklerini düşündüm. Biz Erikson un bu varsayımına spekülatif olmakla beraber insanoğlunun evrimleşme sürecinde neler olduğuna dair başka bir düşünce daha ekleyebiliriz. Yüzyıllardan beri komşu kabileler doğal sınırlarından ötürü sadece birbirleriyle etkileşime geçmişlerdir. Komşu gruplar hayatlarını devam ettirebilmek için toprak, yiyecek, cinsel ihtiyaç ve fiziksel mallar için birbirleriyle yarışmak zorunda kalmışlardır. Sonuçta, bu primitif yarış daha çok psikolojik anlam içermeye başlar. Fiziksel esaslar, gerçek ihtiyaç statülerini korumanın yanı sıra; prestij, onur, güç, 15 Erikson, Erik. (1966), Ontogeny of ritualization. In Psychoanalysis: A General Psychology, eds. R. M. Lowenstein, L. M. Newman, M. Schur, and A. J. Solnit, pp New York: International Universities Press, p Sayı: 2 /Aralık-Ocak-Şubat Yüzyılda Sosyal Bilimler

13 Geniş Grup Kimliği ve Barış Sağlama Üzerine Bazı Düşünceler imrenme, öç, coşku, aşağılama, itaat ve kayıp gibi zihinsel anlamlar kazanmıştır. Ayrıca bunlar yaşam işaretleri olmaktan geniş grup sembolleri, gelenekleri, dinleri ya da tarihi anılar ı gibi bir geniş grubun özsaygısını, narsisizmini ve kimliğini içeren tarihsel anılar olmaya doğru evirilmiştir. Erikson un varsayımları geçmişten kalan doküman ve dil aracılığıyla diğer ine yapılan göndermelerle desteklenmektedir. Eski Çinliler, kendilerini insan ve öteki leri kuei ya da avlanan ruhlar olarak görmüşlerdir. Apaçi Kızılderilileri, kendilerini indeh, yani insan, ve ötekileri indiah, düşman 16 olarak farz etmişlerdir. Brezilya yağmur ormanlarından Mundurucular, bazı belli komşuları hariç dünyayı Mundurucu olanlar, yani insanlar ve Mundurucu olmayanlar, pariwatlar (düşmanlar) olarak ikiye ayırmışlardır. Bir antropolog olan Howard Stein 17 bu kalıbın bütün kültürlere genelleştirilemeyeceğini, ancak uç noktada insan olmayanlara yönelik duygularda, onların algılanma şeklinde ve onlara karşı eylemlerde evrensel bir eğilim gösterdiğini söyler. Yazılı tarihine ulaşabildiğimiz dönemlerde, Erikson un yalancı türlerini ve bir grubun diğerlerini daha az insan olarak gördüğünü görebiliyoruz. Orta Çağda, Hıristiyan Avrupalıların Yahudilere, Amerika Birleşik Devletleri nde beyaz Amerikalıların Afrikalı Amerikalılara muameleleri, Nazilerin davranışları, daha da yakın tarihten eski Yugoslavya, Rwanda ve sayısız birçok yerdeki olaylar, geniş grupların birbirlerini gayri insanileştirme örnekleridir. Çadır Metaforu Tarihi, sosyolojik, antropolojik, ve filozofik literatürlerde; kabileleri, etnik, ulusal veya politik geniş grupları tarif eden birçok fenomen bulunabilir. Sıklıkla geniş grup başlığı o disiplinin çalıştığı varlık ve amaca göre değişir. Binler hatta milyonlarca bireyin paylaştığı kimlik belirleyicileri; tarihsel akış, devrimler, ekonomik durumlar, göçler, yaptıkları işler, liderlerin kişilik özellikleri ve başka sebeplerle değişebilir. Örneğin, 1923 de kurulan Türkiye Cumhuriyeti nde modern Türkiye nin batılılaşma ve modernizasyonunda fes uzun süre sembol olmaktan çıkmıştır. Ancak günümüzde Türkiye de dini semboller milli olanları gölgede bırakmaya başlamıştır. Ben bir psikanalist olarak bizlerin yüzeysel geniş grup kimliği tanımlarıyla uğraşmak yerine geniş grupların içinde ve diğer gruplarla olan ilişkilerinde gerçekleşen psikodinamik süreçlerle daha derinlemesine ilgilenmemiz gerektiğini düşünüyorum. Grup liderini temsil eden bahar direğinin etrafında sıralanmış insanları seyrettiğimi hayal ederek, geniş grupların klasik Freudyen kuramını 18 (1921) düşünmeye 16 Boyer, L.B. (1986). One man s need to have enemies: A psychoanalytic perspective. Journal of Psychoanalytic Anthropology, 9: Stein, Howard (1990), The international and group milieu of ethnicity: identifying generic group dynamic issues. Canadian Review of Studies in Nationalism, 17: , s Freud, (1921), a.g.e.s.18: Yüzyılda Sosyal Bilimler Sayı: 2 / Aralık-Ocak-Şubat

14 Vamık VOLKAN başladım. 19 Gruptaki kişiler direk/lider etrafında tıpkı dans edercesine birbirleri ile özdeşim kurarak liderlerini idealize edip desteklerler. Direğin üstüne gerilmiş çadır bezinin on binlerce hatta milyonlarca insanı topladığını ve sanki dev bir çadır oluşturduklarını hayal ederek bu metaforu genişlettim. Bu metaforda özellikle de başka bir çadırdaki insanlarla yaşanan bir zıtlaşma olduğunda, insanlar hala lideri desteklerler; ancak bunun altında yatan esas amaç çadırı gergin, sağlam, korunaklı halde tutabilmektir. Bu çadırın kumaş görünümü geniş grubun kimliğinin ve sınırlarının simgesidir. Ben böylesi grupların kendilerine giderek narsistik bir yatırım yaptıklarını, liderin etrafında toplanmanın bu yatırıma hizmet ettiğini düşünüyorum. Metaforik dev çadır altında yaşayan insanlar, kendi kişisel giysilerinde ait oldukları sosyal ya da politik alt grupların sembollerinin yanı sıra bazı durumlarda altında yaşadıkları çadır kumaşının motiflerinden de ikinci bir giysi olarak yararlanırlar. Barış dönemlerinde insanlar dikkatlerini ailelerine, komşularına, okullarına, kişisel sportif, sosyal kulüp ve faaliyetlerine, facebook sayfalarına yönlendirirler. Ancak bu geniş grup, öteki leri olarak nitelendirilen bir başka grup tarafından aşağılanır ve tehdit edilirse, saldırıya uğrayan topluluk dikkatlerini rutin uğraşlarından çekip, çadırlarını onarmaya, korumaya, onun devamını sağlamaya yönelik ciddi bir uğraş vermeye odaklanır. Geniş grup kimliği altında aşağılayan, inciten ve öldüren saldırganlar da kendi çadır metaforlarında yaşayıp, o simgesel motifleri giyerler. İki taraftan da küçük muhalif gruplar, bu iki düşman grubun ilişkisinde etkisiz kalır. Bu on binlerce, milyonlarca aynı metaforik çadırı paylaşan insanı, nefes alıp verdiğini fark etmeyen kişilere benzetebiliriz. Bu kişiler ancak sigara dumanıyla kaplanmış bir odaya girdiklerinde ya da zatürree olduklarında aldıkları her nefesi fark etmeye başlarlar. Benzer şekilde, geniş grup ancak bir stres altındayken ve geniş grup kimlikleri zedelenmeye, diğer grup kendi geniş grup kimliği altında onları öldürmeye başladığında, tehdit altındaki grup, hızlıca kendi geniş grup kimliklerini diğer lerininkinden, düşman gruptan, ayırıp biz-lik lerini fark ederler. Bu müzakere masalarındaki kişiler için de sokaktaki sıradan insan için de geçerlidir. Geniş grup psikolojisi, kendi haklılığı içinde narsisizme yatırım yapma, çadırlarını koruma ve devamını sağlama ihtiyacını paylaşır. Binlerce ya da milyonlarca kişi, farkında olarak ya da olmayarak, kendilerine bu görevi atfederek etnik, dini, ideolojik ve uluslararası ilişkilere karşılık verirler. Eğer bir yabancı geniş grup eğer kendi geniş gruplarına ait kişileri küçük düşürecek, aşağılayacak ya da zedeleyecek bir davranışı geniş grup kimliği adı altında yapacak olurlarsa, -örneğin bir ülkenin kuzeyinde yaşayanlara yapılacak olursa bu davranışlar- o ülkenin güneyinde yaşayan aynı geniş grup kimliğine sahip kişiler de aynı acıyı hissederler. El-Kaide Bkz:Volkan, (2004). A.g.e., Volkan, (2006a). a.g.e.. 20 Sayı: 2 /Aralık-Ocak-Şubat Yüzyılda Sosyal Bilimler

15 Geniş Grup Kimliği ve Barış Sağlama Üzerine Bazı Düşünceler Eylül 2001 de New York ve Washington a saldırı düzenlediğinde, Louisiana veya California da yaşayan Amerikalılar da kendilerine saldırılmış gibi hissettiler. Geniş grup kimliği, insanları nerede yaşarlarsa yaşasınlar, metaforik devasa çadır altında duygusal olarak birleştirir. Bir yerdeki geniş grup üyelerine öteki tarafından yapılan saldırı, bölgesel kalmaz. Psikolojik Sınır Yukarıda ifade ettiğim aynı duyarlılıkları paylaşan binlerce ya da milyonlarca insanın altında yaşadığı metaforik çadır; geniş grubun kimliği ve sınırlarını temsil eder. Bu sınır biz ve onlar arasında bir geniş grubun dışlamak ve diğerleri şeklinde yansıtmak için uğraştığı şeyler için bir psikolojik sınırdır. Globalleşen şimdiki dünyada bile 20 farklı geniş gruptan insanlar karışık topluluklar halinde yaşamlarını sürdürmekteyken çoğunlukla binler ya da milyonlarca ötekiler halen karşı taraftır ve bir tür fiziksel sınır ile ayrılırlar. Bir ülkenin yasal sınırları, kabile ya da klanları ayıran doğal coğrafik ya da büyük grubu kuşatan düşmanın zorla yarattığı sınırlar olabilir bunlar. Komşular arasında çatışma olmadığı zamanlar fiziki sınırların pek anlamı kalmamaktadır; ancak çatışma varlığında bu fiziki sınırlar psikolojik olarak geniş grupların kimliklerini ayırmada önemli anlam taşır. Burada, iki karşıt geniş grup arasındaki fiziki sınırın, nasıl psikolojik bir sınır haline de geldiği hakkındaki gözlemlerimi dile getireceğim. İsrail ve Ürdün arasındaki gerginliğin çok yükseldiği 1986 yılında İsrail in davetlisi olarak, iki ülkeyi ayıran, Ürdün Nehri nin üzerindeki Allenby köprüsünü ziyaret ettim. Gördüm ki köprü üstünde iki ülkenin sınırını ifade eden beyaz bir çizgi çizilmişti. Bu gözlemimde 16 kamyonun sınırdan geçişine tanık oldum. Araçlar adeta fabrikada parçaların takılması unutulmuş gibi duruyordu. Araçların sökülebilir tüm parçaları çıkarıldı, her yeri açıldı, tüm bölmeler kaçak bir malzeme saklanamayacak şekilde arandı. Ürdün tarafından gelen araçları aramak İsrailli görevlilerin epey uzun zamanlarını alıyordu. Bu sınırda mücevher dükkanını andıran bir odada Arap kadınların altın yüzük veya bilezikleri iyice incelenip onlar hakkında not alınıyor ve böylece bu hanımların İsrail den ayrılmadan önce Arap akrabalarına bir şey bırakmamış olduklarından emin olunmaya çalışılıyordu. Burada ana fikir, bu kadınların Arap akrabalarına bıraktıkları altınlarla İsrailli Arapların, İsrailli Yahudilere karşı tehlikeli olabilecek şeyler almalarına engel olmaktı. Başka bir önlem ise, İsraillilerin rutin olarak sınıra paralel yolu süpürmeleriydi; böylelikle ayak izlerinden karşıya geçmeye çalışanlar yakalanabilecekti. Ayrıca sınırın en modern elektronik izleme aletleriyle doldurulduğunu da söylemek gerekir. Bir İsrailli memur, belki de şaka olarak, İsrailli güçlerin bu izleme aletleriyle önemli bir Ürdünlü kişiyi banyoda ya da bir kadınla kaçamak sırasında bile izleyebileceğini 20 Çevik, Abdülkadir. (2003). Globalization and identity. In Violence or Dialogue: Psychoanalytic Insights to Terror and Terrorism, eds. S. Varvin and V. D. Volkan, pp London: International Psychoanalysis Library. 21. Yüzyılda Sosyal Bilimler Sayı: 2 / Aralık-Ocak-Şubat

16 Vamık VOLKAN söylemişti. Bu ekstra önlemlerin mazeretleri olsa da, Allenby Köprüsü ndeki fiziksel sınır psikolojik sınırla bütünleşmiş ve iki ülke arasındaki psikolojik boşluğu sembolize eden ritullere neden olmustu. İki geniş grup arasındaki çatışmada kaygı ve regresyon gerileme- her iki tarafça da paylaşılıyorsa fiziksel sınır karşıt kimlikleri korumaya yetmez, bu fiziki sınır herhangi bir şekilde bir kimliğin diğerine geçişini/temasını engellemek için psikolojik sınıra dönüşmek zorundadır. Büyük grup kimliği belirleyicileri Her geniş grubun metaforik çadırlarının farklı rengarenk dizaynda kumaşları olduğunu gözlemleyebiliyoruz. Bu sadece o çadır altındaki binler ya da milyonlara ait ve onlar için anlamlıdır. Ben bunlara geniş grup kimliği belirleyicileri diyorum. Bunlar somut ve soyut çok farklı şeyler olabilir; diller, bayraklar, müzikler, yemekler, Finliler için Fin hamamı, İskoçyalılar için İskoç etekleri geniş grup kimliği belirleyicileridir. Bu kolay görülebilir ve algılanabilir tipik kimlik belirleyicilerinin yanı sıra üç tane daha farklı tipte geniş grup çadırı dizaynı ele alalım: Birincisi, diğer grup tarafından üretilir. Yan yana iki geniş grup çadırı hayal edin. Birinci çadırdaki bireyler ikinci çadırın üstüne çamur atarlar- bu onların ve diğerlerinin kötü imajlarını dışsallaştırma ve istemedikleri düşünce, duygu, tutum ve beklentilerini yansıtmalarıdır. Bu eylem geniş grup kimliğinin kendisine yapılır, çadıra karşı yapılır ve eylemin içindeki bireylere yapılması gerekmez. Maurice Apprey 21 beyaz Amerikalı geniş grubun Afrikalı Amerikalı geniş grubu algılamalarının, Afrikalı Amerikalı geniş grup kimliği deneyimlerine nasıl asimile olduğunu - mesela, siyahilerin birbirlerine karşı işledikleri suçların nasıl zihinsel olarak beyaz-siyahi etkileşimlerinin temsili olduğunu çalışmıştır. İkincisi, Kemal Atatürk, Vladimir Lenin, Mahatma Gandi, Mao Zedong gibi karizmatik liderlerin yarattığı geniş grup kimlikleri vardır. Bu gibi liderler yüz binlerce milyonlarca insanı yeni bir politik ortaklıkta bir araya getirmişlerdir. 22 Bazen bu liderler bir adım daha ileri giderler ve kendi iç dünyalarının ihtiyaçlarına göre takipçilerinin dış dünyalarını ve geniş grup kimlikleri hakkındaki öznel duygularını da yeniden şekillendirebilirler. 21 Apprey, Maurice. (1993). The African-American experience: Forced immigration and transgenerational trauma. Mind and Human Interaction, 4:70-75; AppreY, Maurice. (1998). Reinventing the self in the face of received transgenerational hatred in the African American community. Mind and Human Interaction, 9: Weber, Max. (1923). Wirtschaft und Geselschaft (Economy and Society). 2 vols. Tübingen, Germany: J. C. B. Mohr.; Abse, D. W. and R. B. Ulmann. (1977). Charismatic political leadership and collective regression. In Psychopathology and Political Leadership, ed. R. S. Robons, pp New Orleans: Tulane University Press; Zaleznick, A. (1984). Charismatic and consensus leaders: A psychological comparison. In The Irrational Executive, ed. M. R. F. Kets de Vries, pp New York: International Universities Press; Volkan, Vamık ve Itzkowitz, Norman. (2011). Atatürk/Anatürk: Yaşamı, İç Dünyası, Yeni Türk Kimliğinin Yaratılışı ve Bugünkü Türkiye deki Kimlik Sorunları. İstanbul: Alfa. 22 Sayı: 2 /Aralık-Ocak-Şubat Yüzyılda Sosyal Bilimler

17 Geniş Grup Kimliği ve Barış Sağlama Üzerine Bazı Düşünceler Üçüncüsü, mitolojik veya yaşanmış kahramanlıklar gibi tarihsel olaylar ve bunlara eşlik eden kahramanları ifade eder. Bu tarihi olaylar gurur verici ve travmatize edici olarak ayrılabilir. Çok zaman aralarındaki farkı görmek zor olur. Örneğin, inanılmaz travmatik olmasına rağmen Sovyetlerin Büyük Kahramanlık Savaşı, Sovyet halkı için kahramanlık ve azim nedeniyle gurur vericidir. Geniş grubun kimlik belirleyicileri burada paylaşılan narsisizme yatırımdır ve genelde üstün olarak kabul edilir ve gurur kaynağıdır. Eğer bunlar tarihi zedelenmelerle ilgili ise öteki nin zedelenmelerinden daha büyüktür. İlk kez 1991 de seçilmiş zafer ve seçilmiş travma kavramlarını tanımladım. Bunlar geniş grupların üçüncü tip çadır bezi tasarımlarını temsil ediyor. Seçilmiş zaferler geçmiş olayların ve kahramanların paylaşılmış gurur ve mutluluğunun zihinsel temsilidir. Bu anlamda cephelerde kazanılmış zaferler, politik ve dini başarılar genellikle seçilmiş zafer olarak karşımıza çıkar. Örneğin, geniş gruplar bağımsızlık günlerini kutlarlar. Bazı seçilmiş zaferler ve bunlarla ilişkili kahraman kişiler de çoğunlukla zaman içinde aşırı mitolojik hale gelir. Seçilmiş zaferler öğretmen/ebeveyn-çocuk ilişkileri ile ya da ritüalistik törenlerle kuşaktan kuşağa aktarılır. Bu geniş grubun çocuklarını birbirine ve geniş gruba bağlamada, çocukların bu zaferlerle ilişkilenerek kendilerine saygılarının artmasında etkilidir. Ebeveynlerin ya da diğer önemli yetişkinlerin neden bu aktarımı yaptıklarını anlamak hiç de zor değildir; yaparlar çünkü bu mutluluk verici bir aktivitedir. Zor durumlarda liderler desteği artırabilmek için seçilmiş zafer ve ilişkili kahramanları yeniden canlandırmaya çalışırlar. I. Körfez savaşı esnasında Saddam Hüseyin, aslında bir Arap olmayıp Kürt olan Selahattin Eyyubi nin başarılarına göndermeler yapmıştır. Geniş grubun facia olarak nitelenebilecek kayıp, aşağılanma, düşman elinde çekilen eziyet benzeri tarihi olaylar da seçilmiş travma belirteçlerindendir. Seçilmiş zaferler kendine güveni artırmakla beraber, seçilmiş travmalarda olduğu gibi gelecek kuşakların yüklenmesi gereken bir psikolojik görev vermez. Aşağıda seçilmiş travmaların neden seçilmiş zaferlere göre geniş grup kimliğinde daha karmaşık ve güçlü belirleyiciler olduğuna değineceğim. Seçilmiş Travmaların Evrimi Geniş grupların ağır travmaları çok çeşitli tipte olabilir. Bazıları depremler, büyük yangınlar, volkanik patlamalar, fırtınalar gibi doğal nedenlerle olur. Bazı toplumsal travmalar ise 1986 da atmosfere tonlarca radyoaktif madde salınmasına neden olan Çernobil kazası gibi insan eliyle olan yıkımlar olabilir. Bazen büyük grubun çoğunluğu için paylaşılmış aktarım figürü olarak rol oynayan birisi öldürüldüğünde veya beklenmeden öldüğünde, bu travmatik toplumsal olayları pro- 21. Yüzyılda Sosyal Bilimler Sayı: 2 / Aralık-Ocak-Şubat

18 Vamık VOLKAN voke edebilir- Amerika Birleşik Devletlerinde John F. Kennedy nin 23 ve Martin Luther King in İsrail de Yitzhak Rabin in 24, İsveç te Devlet Başkanı Olof Palme in, Gürcistan Comhuriyeti nde Ulusal Demokratik Parti lideri Giorgi Chanturia nin, Lübnan da eski Devlet Başkanı Rafik Hariri in katlima uğramalarından ya da Amerikan astronotlarının, özellikle de 1986 da uzay mekiğinin patlamasının ardından öğretmen Christa McAuliffe in ölümünden sonra 25 olduğu gibi. Diğer ağır travmalar, düşman grubun etnik, ulusal, dini ve politik ideolojilerindeki çatışmalara bağlı kasti yapılmış eylemleridir. Bu tip facialar, bir ulus sınırları içindeki ötekilerin bir grubu kronik kötü davranış veya boyunduruğu altında tutmasından, terörist saldırılar, savaşlar ve hatta soykırımlara kadar, ve travmatize grubun güçlü düşmanıyla umutsuzca aktif kavgasından, tamamıyla pasif ve çaresiz duruma düşürülene kadar bir çeşitlilik içinde olabilir. Doğa, öfkesini gösterdiğinde ve insanlar bundan zarar gördüğünde, etkilenenler bu olayı kader ya da Tanrı nın isteği olarak yorumlamaya eğilimlidir. 26 İnsan eliyle oluşan kazalardan sonra ise, kurtulanlar dikkatsizliklerinden dolayı küçük bir grup ya da hükümeti sorumlu tutarlar. Bir geniş grubun lideri aynı gruptan bir kişi tarafından öldürülürse öfke bu kişiye, eğer varsa onun politik grubuna yönelir. Ancak eğer travma baskı, zulüm, savaş ya da diğer etnik, milliyetçi, dini ve politik çatışmalar nedeniyle olursa, özellikle de kurban edilen pasif ve çaresiz kalmışsa, öfkenin yönlendirildiği; kasten acı çektirip, aşağılamış olduğuna inanılan; açık bir düşman geniş grup vardır. Burada failler başka bir geniş grup içinde olduklarından öldüren ve zarar verenler bunu geniş grup kimliği adı altında yapmış olurlar. Yalnızca bu tip travmalar seçilmiş travmalar olarak gelişebilir. Bir geniş grup, diğer bir grup tarafından zarar görmeyi, kurban edilmeyi buna bağlı olarak özsaygısını yitirmeyi seçmez ; ancak geçmişte yaşanan travmayı psikolojik hale getirip yaşatmayı ve metaforik çadırına temel tasarım olarak iliştirmeyi seçer. Ötekilerin yaşattığı ağır travmanın ardından, geniş grubun üyeleri aşağıdaki psikolojik olguları zararsız hale getirmek gibi zor işlerle karşılaşırlar; 1) insanlık dışı bir muameleye maruz kalma ve kurban edilmişlik hissi 2) çaresizlik nedeniyle açık ve gizli aşağılanmanın neden olduğu acı 3) eziyet çekenler için bir şey yapamamış ve kurtulmuş olmanın verdiği suçluluk hissi 23 Wofenstein, M. and Kliman, G. (1965). Children and the Death of a President: Multi-disciplinary Studies. Garden City, NY: Doubleday. 24 Erlich, H.S. (1998). Adolescents reactions to Rabin s assassination: A case of patricide? In Adolescent Psychiatry: Developmental and Clinical Studies, ed. A. Esman, pp London: The Analytic Press.; Raviv, A., A. Sadeh, A. Raviv, O. Silberstein, and O. Diver. (2000). Young Israelis reactions to national trauma: The Rabin assassination and terror attacks. Political Psychology, 21: Volkan, Vamık. (1997). Bloodlines: From Ethnic Pride to Ethnic Terrorism. New York: Farrar, Straus and Giroux. 26 Lifton, R. and E. Olson (1976). The human meaning of total disaster: The Buffalo Creek experience. Psychiatry, 39: Sayı: 2 /Aralık-Ocak-Şubat Yüzyılda Sosyal Bilimler

19 Geniş Grup Kimliği ve Barış Sağlama Üzerine Bazı Düşünceler 4) aşağılanmayla karşılaşmadan haklı olmanın zorluğu 5) dışlama/yansıtmada artış ve buna bağlı olarak kötü önyargılarda aşırılık 6) büyük grup kimliğindeki narsistik yatırımın artması 7) Kurban edene karşı kıskançlık ve savunmacı özdeşim kurma 8) zorluk ya da çoğunlukla yetersizlik nedeniyle kayba karşı yas tutamama Eğer bu psikolojik paylaşım deneyimleri devam eder ve geniş grup bunları çözmek için uygun yollar bulamazsa bir sonraki paylaşılacak deneyim ise: 9) travmanın etkilerinin psikolojik görev olarak kuşaktan kuşağa aktarımı Aynı anda faillerin utanç ve suçluluk hissi(gizli de olabilir) de gelecek nesillere aktarılabilir. Ortaklaşa kuşaktan kuşağa aktarım seçilmiş travmayı yerleştirir. Yas Tutamama ve Kuşaktan Kuşağa Aktarım Öncelikle kuşaktan kuşağa aktarımın bir yetişkinle gelişen çocuk arasında nasıl oluştuğunu kısaca anlatacağım ve ardından ortak kuşaklar arası aktarımın nasıl yer aldığını anlatacağım. Çocuğun psişik sınırları ile annenin ve diğer bakım verenlerin arasında bir akış vardır ve çocuk -anne/bakım veren arasındaki yaşantılar, çocuğun gelişen zihninde genellikle inkübator görevi görürler. Büyüme-başlatıcı elemanların yanı sıra, üst nesilden bakım veren kişi, çocuğa arzu edilmeyen psikolojik elemanlar da aktarabilir. Kuşaktan kuşağa olumsuz aktarımın en iyi bilinen örnekleri Anna Freud ve Dorothy Burlingham ın Nazi saldırıları sırasında Londra daki gözlemine dayanır. Freud ve Burlingham 27, üç yaşın altındaki çocukların bombalamalardan anneleri korkmadığı sürece endişeli hale geçmediklerini gözlemlemişlerdir. Yukarıda belirtilen akış diğerleri nedeniyle gelişen ağır travmalar sırasında ve sonrasındaki gibi bazı belli regresyon koşulları altında yetişkinlerde de olabilir. Kuşaklar arası aktarımın birçok formu vardır. Kaygı, depresyon, coşku, endişe ve fanteziler yanı sıra, yetişkinler çeşitli psikolojik görevleri de çocuğa devreder. Bir yetişkin zedelenmiş kendilik imajını da travmatik olayın içerdiği diğerlerinin imajı üzerinden içerisine depolayabilir- hatta bazen failin imajının bile- ve bu aktarılan imajlarla travmanın acısını azaltmak ya da orijinal travmanın sonuçlarını kontrol edebilmek için çocuğa psikolojik ödevler vermiş olur. Depolama çocuktaki kimlik özdeşimi ile yakın ilişkilidir; ancak bazı yönlerden de kimlik özdeşiminden belirgin şekilde farklıdır. Kimlik özdeşiminde çocuk, yetişkinin imajlarını almak ve asimile etmekte, bu kişinin ego ve süper ego fonksiyonlarını edinmekte öncül rol oynar. Depolamada ise, yetişkin kendi spesifik imajlarını çocuğun gelişen ken- 27 Freud, A. and D. Burlingham. (1942). War and Children. New York: International Universities Press. 21. Yüzyılda Sosyal Bilimler Sayı: 2 / Aralık-Ocak-Şubat

20 Vamık VOLKAN dilik temsiline yerleştirmekte daha aktif rol oynar. Başka bir deyişle, yetişkin kişi çocuğu belli kendilik ve diğer imajları için kalıcı bir rezervuar olarak (çoğunlukla farkında olmaksızın) kullanır. Yetişkinde bu zihinsel imajları oluşturan deneyimler, çocuk için erişilebilir değildir, henüz sadece zihinsel imajlar çocuğun içine itilir, tecrübeye dayanan bir yapıda değildir. Bir kişiye ait hatıralar, diğer bir kişiye geçirilemez; ancak bir yetişkin travmatize kendiliğini ve diğer imajlarını çocuğun içine içsel imajlar şeklinde kendilik temsili ve görev devri olarak depo edilebilir. 28 Judith Kestenberg in 29 terimi olan kuşaklar arası aktarım ın, depo edilen travmatize imajlara karşılık geldiğine inanıyorum. Bu bireysel psikolojide yansıtmalı özdeşim olarak iyi bilinen olguyla ilişkilidir. 30 Depolama olgusunu aydınlatmak için iyi bilinen bir fenomen olan ikame çocuk tan bahsetmek istiyorum 31 : Bir çocuk ölür, kısa bir sure sonra anne tekrar gebe kalır ve ikinci çocuk yaşar. Anne ölen çocuğunun imajını-ölen çocuğuyla olan duygusal ilişkisi de dâhil- ikinci çocuğun gelişen kimliği içine depolar. İkinci çocuğun artık bu depo edilmiş kimliği içinde taşıma görevi vardır. Çocuğun bu göreve ilişkin çeşitli tepkileri olabilir: Çocuk kendisine depo edilenleri başarıyla özümseyip ikame çocuk olmaya uyum sağlayabilir. Alternatif olarak, çocuk çiftkimlik geliştirerek, klinisyenlerin borderline kişilik organizasyonu olarak nitelendirdiği durumu yaşayabilir. Ya da, ikinci çocuk, ölmüş kardeşinin ülküleştirilmiş imajına ulaşmaya kendi içinde mahkûm olup, bu ülküleştirilmiş imajı canlandırmak için yaşamında önemli şeyler yapmaya takıntılı bir şekilde güdülenir. Benzer şekilde, ani şekilde travmatize olan yetişkinler de travmatize kendilik imajlarını çocuklarının gelişmekte olan kimliklerinde depolayabilirler. Soykırımdan kurtulmuş, duruma iyi bir şekilde uyum sağlamış görünen, normal davranan bir kişi, bu travmaya bağlı travmatize kendilik imajlarını çocuklarının gelişen kendiliklerine depolar ve çocuklarına bu imajlarla baş etmelerine yönelik görevler verirler. Bu anlamda, mağdur edilmiş önceki kuşaktan olan kişiyi yükünden kurtarıp, soykırımın dehşetine yönelik tepki verenler artık çocukları olmuştur. İkame çocuklarla birlikte, bu çocuklar ebeveynlerinin zedelenmiş kendilik imajlarının taşıyıcıları olmaları durumuna her biri farklı tepki verirler; çünkü her çocuğun bireysel psikolojik yapısı depo edilen imajdan bağımsızdır. Geniş grup psikolojisinde depolama, binler ya da milyonların paylaştığı, çocukluktan başlayarak ve psikolojik DNA haline gelen ait olma duygusunu yara- 28 Volkan, V. D. (2006b). What some monuments tell us about mourning and forgiveness. In Taking Wrongs Seriously: Apologies and Reconciliation, eds. E. Barkan and A. Karn, pp Stanford, CA: Stanford University. 29 Kestenberg, Judith. (1982). A psychological assessment based on analysis of a survivor s child. In Generations of the Holocaust, eds. M. S. Bergman and M. E. Jucovy, pp New York: Columbia University Press. 30 Klein, Melanie. (1946). Notes on some schizoid mechanisms. In Development of Psychoanalysis, ed. J. Riviere, pp London: Hogarth Press. 31 Poznanski, E. O. (1972). The replacement child : A saga of unresolved parental grief. Behavioral Pediatrics, 81: ; Cain, A. C. and R. C. Cain. (1964). On replacing a child. Journal of the American Academy of Child Psychiatry, 3: ; Volkan, V. D. and G. Ast Siblings in the Unconscious and Psychopathology. Madison, CT: International Universities Press. 26 Sayı: 2 /Aralık-Ocak-Şubat Yüzyılda Sosyal Bilimler

GEBELİĞİN PSİKO-SOSYAL VE KÜLTÜREL BOYUTU

GEBELİĞİN PSİKO-SOSYAL VE KÜLTÜREL BOYUTU GEBELİĞİN PSİKO-SOSYAL VE KÜLTÜREL BOYUTU A R A Ş. G Ö R. Z E Y N E P K I R I K K A L E L İ Gebelik dönemi fizyolojik olduğu kadar kalıcı psikolojik değişikliklere de neden olmaktadır. Anne karnında gelişen

Detaylı

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 Psikoanalitik Halkbilimi Kuram ve Yöntemleri DR. SÜHEYLA SARITAŞ 2 KONULAR Psikoanalitik Halkbilimi Kuram ve Yöntemleri Kurucuları ve Okullar ( W. Wundt Okulu,

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU Yaş Dönem Özellikleri BÜYÜME VE GELİŞME Gelişme kavramı düzenli, sürekli ve uyumlu bir ilerlemeyi dile

Detaylı

Suriyeli Mülteci Çocuklar ile Dışavurumcu Sanat

Suriyeli Mülteci Çocuklar ile Dışavurumcu Sanat Suriyeli Mülteci Çocuklar ile Dışavurumcu Sanat Ezgi İçöz, MA 24 Haziran 14 Salı Tammam Azam Inside Outside Project: Gazeteci ve fotoğrafçılar ile çalışmak Motivasyon farklılıkları ve etik Çalışma süresi

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ A u ok na lu ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - MART 2014 ANAOKULLARI BÜLTENİ ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ Okul öncesi dönem, gelişimin hızlı olması ve

Detaylı

OKUL ÖNCESİNDE OYUN VE HAREKET ETKİNLİĞİ

OKUL ÖNCESİNDE OYUN VE HAREKET ETKİNLİĞİ OKUL ÖNCESİNDE OYUN VE HAREKET ETKİNLİĞİ Oyun bir çocuğun en önemli işidir. Çocuklar oyun ortamında kendilerini serbestçe ifade edip, yaşantılarını yansıtırlar ve dış dünyaya farketmeden hazırlık yaparlar.

Detaylı

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem.

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. Onkoloji Okulu İstanbul /2014 SAĞLIK NEDİR? Sağlık insan vücudunda; Fiziksel, Ruhsal, Sosyal

Detaylı

ÖRGÜT SAĞLIĞI OKULDA SAĞLIK, İKLİM VE. Sağlıklı örgüt için gerekenler: Yrd. Doç. Dr. Çetin Erdoğan. Örgüt Sağlığı. Örgüt Sağlığı.

ÖRGÜT SAĞLIĞI OKULDA SAĞLIK, İKLİM VE. Sağlıklı örgüt için gerekenler: Yrd. Doç. Dr. Çetin Erdoğan. Örgüt Sağlığı. Örgüt Sağlığı. ÖRGÜT SAĞLIĞI OKULDA SAĞLIK, İKLİM VE KÜLTÜR Yrd. Doç. Dr. Çetin Erdoğan Örgütün amaçlarına uygun olarak görevlerini yerine getirebilmesi, yaşamını sürdürmesi, karşılaştığı sorunları çözmesi ve gelişimini

Detaylı

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ. PSİ154-PSİ162 Psikolojiye Giriş II

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ. PSİ154-PSİ162 Psikolojiye Giriş II PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ Psikolojik bozukluklar nasıl iyileştirilir? Tedavi için uygun kişi kimdir? En mantıklı tedavi yaklaşımı hangisidir? Bir terapi biçimi diğerlerinden daha iyi midir? Herhangi

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Liderlikte Güncel Eğilimler. Konuşan Değil, Dinleyen Lider. Şeffaf Dünyada Otantik Lider. Bahçevan İlkesi. Anlam Duygusu Veren Liderlik

Liderlikte Güncel Eğilimler. Konuşan Değil, Dinleyen Lider. Şeffaf Dünyada Otantik Lider. Bahçevan İlkesi. Anlam Duygusu Veren Liderlik Video Başlığı Açıklamalar Süresi Yetkinlikler Liderlikte Güncel Eğilimler Konuşan Değil, Dinleyen Lider Son on yıl içinde liderlik ve yöneticilik konusunda dört önemli değişiklik oldu. Bu videoda liderlik

Detaylı

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni. Çocuk ve Cinsellik

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni. Çocuk ve Cinsellik Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni Çocuk ve Cinsellik Cinsel kimlik kişinin ait olduğu cinsi bilme hissidir. Cinsel kimlik gelişimi, doğumla başlayan ve yetişkinliğe kadar devam eden

Detaylı

Müze eğitiminin amaçları nelerdir?

Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Sergilenen nesnelerle insanlar arasında köprü kurarak nesnelerin onların yaşantıları ile bütünleşmesini sağlamak; Nesnelerin maddi ve ideal değerleri ile algılanması

Detaylı

MERAKLI KİTAPLAR Kavramlar

MERAKLI KİTAPLAR Kavramlar MERAKLI KİTAPLAR Kavramlar Bu kitabın sahibi:... Tüm zamanların insanları, bütün dünyada, her zaman içinde yaşadıkları ve barındıkları bir yaşam alanına, bir eve ihtiyaç duymuşlardır. Öncelikle, mimari,

Detaylı

Evlat Edinilen Çocuğa Multidisipliner Yaklaşım: Vaka Örnekleri Üzerinden Evlat Edinme. Psikolog Reyhan Bahçivan-Saydam

Evlat Edinilen Çocuğa Multidisipliner Yaklaşım: Vaka Örnekleri Üzerinden Evlat Edinme. Psikolog Reyhan Bahçivan-Saydam Evlat Edinilen Çocuğa Multidisipliner Yaklaşım: Vaka Örnekleri Üzerinden Evlat Edinme Psikolog Reyhan Bahçivan-Saydam Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu na göre 2008 yılı sonu itibariyle evlatt edindirilen

Detaylı

Deneyimsel Oyun Terapisi Đle Çocuklara Ulaşma

Deneyimsel Oyun Terapisi Đle Çocuklara Ulaşma Deneyimsel Oyun Terapisi Đle Çocuklara Ulaşma Oyun yoluyla çocuklarla çalışmayı isteyen profesyonellere özel bir atölye çalışması I. Düzey: 20 21 Ekim II. Düzey: 22 23 Ekim Deneyimsel Oyun Terapisi (Experiential

Detaylı

Stressiz Yaşam Mümkün mü?

Stressiz Yaşam Mümkün mü? On5yirmi5.com Stressiz Yaşam Mümkün mü? Stres günümüzün en önemli sorunlarından biri. Peki stressiz bir yaşam mümkün mü? Psikolog Nilüfer Şişman, bu sorunun cevabını veriyor Yayın Tarihi : 15 Ocak 2010

Detaylı

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER Fowler ın kuramını oluşturma sürecinde, 300 kişinin yaşam hikayelerini dinlerken iki şey dikkatini çekmiştir: 1. İlk çocukluğun gücü. 2. İman ile kişisel

Detaylı

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 )

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler

Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler Çocuk ve ergenin kötüye kullanımını üç ana başlıkta ele

Detaylı

SINAV KAYGISI KİTAPÇIĞI

SINAV KAYGISI KİTAPÇIĞI SINAV KAYGISI KİTAPÇIĞI HAZIRLAYAN MUHAMMED PAMUK DİĞER DÖKÜMANLARIMIZI REHBERLİK İÇİN YAPILMIŞ YAZILIMLARIMIZI GÖRMEK İÇİN FACEBOOK GRUBUMUZA BEKLERİZ. LİNK: https://www.facebook.com/groups/teknorehbe

Detaylı

Yaşam Boyu Sosyalleşme

Yaşam Boyu Sosyalleşme Yaşam Boyu Sosyalleşme Lütfi Sunar Sosyolojiye Giriş / 5. Ders Kültür, Toplum ve Çocuk Sosyalleşmesi Sosyalleşme Nedir? Çocuklar başkalarıyla temasla giderek kendilerinin farkına varırlar ve insanlar hakkında

Detaylı

İş Yeri Hakları Politikası

İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası Çalışanlarımızla olan ilişkilerimize değer veririz. İşimizin başarısı, küresel işletmemizdeki her bir çalışana bağlıdır. İş yerinde insan haklarının

Detaylı

Zorbalık Türleri Nelerdir?

Zorbalık Türleri Nelerdir? Zorbalık Türleri Nelerdir? Fiziksel İlişkisel Sözel Siber Siber Zorbalık elektronik iletişim araçları yoluyla tehdit etmek ve kötü sözler içeren mesajlar göndermek internet ortamında dedikodu yapmak ya

Detaylı

KASIM AYI 4 YAŞ GRUBU AYLIK BÜLTENİ

KASIM AYI 4 YAŞ GRUBU AYLIK BÜLTENİ KASIM AYI 4 YAŞ GRUBU AYLIK BÜLTENİ 10 KASIM ATATÜRK Ü ANMA ŞİİRLER 10 Kasım geldi işte Üzgünüz biz milletçe Atatürk! ü anarız O bizim kalbimizde 10 Kasım geldi işte Koşarız Anıtkabir e Atatürk ü anarız

Detaylı

İÇİNDEKİLER. GİRİŞ GELİŞİM PSİKOLOJİSİNE DAİR Prof. Dr. İrfan ERDOĞAN. I. Gelişim Psikolojisine Kuramsal Bakış...1

İÇİNDEKİLER. GİRİŞ GELİŞİM PSİKOLOJİSİNE DAİR Prof. Dr. İrfan ERDOĞAN. I. Gelişim Psikolojisine Kuramsal Bakış...1 İÇİNDEKİLER GİRİŞ GELİŞİM PSİKOLOJİSİNE DAİR Prof. Dr. İrfan ERDOĞAN I. Gelişim Psikolojisine Kuramsal Bakış...1 BÖLÜM 1 GELİŞİM PSİKOLOJİSİNDE KURAMLAR VE ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ Çare SERTELİN MERCAN I.

Detaylı

E T Ö. Essen Travma Ölçeği. Kod/Ad-Soyad: Yaş: Tarih:

E T Ö. Essen Travma Ölçeği. Kod/Ad-Soyad: Yaş: Tarih: Essener Trauma - Inventar Tagay S., Erim Y., Çeçim İM., Senf W. Rheinische Kliniken Essen, Universität Duisburg Essen 2004 E T Ö Essen Travma Ölçeği Kod/Ad-Soyad: Yaş: Tarih: 1 ETÖ Açıklama: Bazen insan

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

küçük şeyler Eylül 2007

küçük şeyler Eylül 2007 KÜÇÜK ŞEYLER AKADEMİSİ; ÜSTÜN DÖKMEN YAŞAM BOYU GELİŞİM VE EĞİTİM AKADEMİSİNİN BİR MARKASIDIR. www.ustundanismanlik.com.tr www.küçükşeyler.com.tr www.kucukseyler.k12.com.tr ANKARA: Binsesin Sitesi 107.

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Zeynep Çatay Çalışkan 2. Doğum Tarihi: 18 Şubat 1975 3. Unvanı: Yardımcı Doçent 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Psikoloji Boğaziçi Üniversitesi 1996 Y. Lisans

Detaylı

MİLLETLERARASI İLİŞKİLER VE GÜVENLİK AÇISINDAN MEDENİYET SÖYLEMİNİN PSİKOLOJİK ANALİZİ

MİLLETLERARASI İLİŞKİLER VE GÜVENLİK AÇISINDAN MEDENİYET SÖYLEMİNİN PSİKOLOJİK ANALİZİ MİLLETLERARASI İLİŞKİLER VE GÜVENLİK AÇISINDAN MEDENİYET SÖYLEMİNİN PSİKOLOJİK ANALİZİ Prof. Dr. Abdülkadir ÇEVİK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı 1 Medeniyet veya uygarlık, bir

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikoloji RPD 101 Not III Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Kişilik Gelişimi Kişilik Nedir? *Kişilik, bireyin iç ve dış çevresiyle kurduğu, diğer bireylerden ayırt edici,

Detaylı

SINAV KAYGISI. Sınav Kaygısının Belirtileri Nelerdir? * Fiziksel Belirtiler

SINAV KAYGISI. Sınav Kaygısının Belirtileri Nelerdir? * Fiziksel Belirtiler SINAV KAYGISI Kaygı, stresli bir durum karşısında hepimizin yaşadığı uyarılmışlık halidir. Ancak kaygının belli bir miktarda yaşanmasının olumlu işlevleri de vardır. Bir miktar kaygı günlük hayatta bizi

Detaylı

"Gerçek tasarımcı elinde firca ile doğar" iç mimar Anna Malyakina'yı tam anlamıyla tanımlayan bir ifade. Anna çizim yapmaya konuşmayı öğrenmeden

Gerçek tasarımcı elinde firca ile doğar iç mimar Anna Malyakina'yı tam anlamıyla tanımlayan bir ifade. Anna çizim yapmaya konuşmayı öğrenmeden O O LY F RT L Kİ Ş E İS PO "Gerçek tasarımcı elinde firca ile doğar" iç mimar Anna Malyakina'yı tam anlamıyla tanımlayan bir ifade. Anna çizim yapmaya konuşmayı öğrenmeden başlamıştır. Çocukluk döneminde,

Detaylı

OYUN VE ÇOCUK. -Çocuğun iç dünyasını anlayabilmek. -Çocuğun olayları anlamasına yardım etmek. -Çocuğa olaylarla baş etme becerileri kazandırmak

OYUN VE ÇOCUK. -Çocuğun iç dünyasını anlayabilmek. -Çocuğun olayları anlamasına yardım etmek. -Çocuğa olaylarla baş etme becerileri kazandırmak OYUN VE ÇOCUK Oyun oynamak çocukluk çağına özgü psikolojik, fizyolojik ve sosyal içerikli bir olgudur. Oyun hem zihinsel gelişimin aynası olan hem sosyal becerilerin öğrenildiği hem de duygusal boşalımın

Detaylı

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER A) BİYOLOJİK ETMENLER KALITIM İÇ SALGI BEZLERİ B) ÇEVRE A) BİYOLOJİK ETMENLER 1. KALITIM Anne ve babadan genler yoluyla bebeğe geçen özelliklerdir.

Detaylı

ULUSLARARASI TRAVMA ÇALIŞMALARI PROGRAMI - İSTANBUL - NEW YORK İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ

ULUSLARARASI TRAVMA ÇALIŞMALARI PROGRAMI - İSTANBUL - NEW YORK İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ BİRİNCİ AY EĞİTİMLERİ ULUSLARARASI TRAVMA ÇALIŞMALARI PROGRAMI - İSTANBUL - NEW YORK İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ Düzey Tarih Gün Zaman Seminerin Konusu Eğitimciler 25/10/13 26/10/13 27/12/13 Cuma 18:00-20:00

Detaylı

Doç. Dr. Fatih Öncü. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Doç. Dr. Fatih Öncü. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Doç. Dr. Fatih Öncü Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikolojik taciz Bedensel Ruhsal Bedensel ve ruhsal Çalışma hayatında mobbing veya psikolojik

Detaylı

İş Yerinde Ruh Sağlığı

İş Yerinde Ruh Sağlığı İş Yerinde Ruh Sağlığı Yeni bir Yaklaşım Freud a göre, bir insan sevebiliyor ve çalışabiliyorsa ruh sağlığı yerindedir. Dünya Sağlık Örgütü nün tanımına göre de ruh sağlığı, yalnızca ruhsal bir rahatsızlık

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

K İ Ş İ L İ K. Kişilik kavramı Kişilik kuramları Kişiliğin ölçülmesi. Doç.Dr. Hacer HARLAK - PSİ154 - PSİ162

K İ Ş İ L İ K. Kişilik kavramı Kişilik kuramları Kişiliğin ölçülmesi. Doç.Dr. Hacer HARLAK - PSİ154 - PSİ162 K İ Ş İ L İ K Kişilik kavramı Kişilik kuramları Kişiliğin ölçülmesi KİŞİLİK Personality Persona=maske Bireyin özel ve ayırıcı yanlarını içerir. Özel en sık ve en tipik Ayırdedici bireyi diğerlerinden ayırır.

Detaylı

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 )

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

Doç.Dr. Hacer HARLAK - Psikolojiye Giriş I

Doç.Dr. Hacer HARLAK - Psikolojiye Giriş I Doç.Dr. Hacer HARLAK - Psikolojiye Bağlanma bebekle annesi veya bakımveren arasında varolan ve yaşam boyu da varolacak olan bağdır. Yaşamın ilk altı ayında oluşur. Harry Harlow bebek maymunları doğumdan

Detaylı

2011 2012 Eğitim Öğretim Yılı Ders Programı

2011 2012 Eğitim Öğretim Yılı Ders Programı 2011 2012 Eğitim Öğretim Yılı Ders Programı Dersin Adı: Türkçe Dil Bilgisi Yaş Grubu: 1-3 yaş Ögretmen: İmge Şahin Email: sahin_imge@hotmail.com Değerli Veliler, Bu yıl okul öncesi (1-3 yaş) sınıfını beraber

Detaylı

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005 Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005 Travma Nedir? Günlük rutin işleyişi bozan, Aniden beklenmedik bir şekilde gelişen, Dehşet, kaygı ve panik yaratan, Kişinin anlamlandırma

Detaylı

AİLE ve EVLİLİK EĞİTİM PROGRAMI PROJE DOSYASI

AİLE ve EVLİLİK EĞİTİM PROGRAMI PROJE DOSYASI AİLE ve EVLİLİK EĞİTİM PROGRAMI PROJE DOSYASI Hayat Boyu Aile Danışma Merkezi; Toplumun çekirdeği olan ailenin doğru temeller üzerine inşası konusunda danışmanlık hizmeti vermek, ailenin önemiyle ilgili

Detaylı

Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological Study of Religion, London and Toronto: Associated University Press, 1989.

Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological Study of Religion, London and Toronto: Associated University Press, 1989. Ç. Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi, Cilt 2, Sayı 2, Temmuz-Aralık 2002 KİTAP TANITIMI Yrd. Doç. Dr. Hasan KAYIKLIK Çukurova Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological

Detaylı

Derece Alan Üniversite Yıl. BA Psychology Hacettepe 1999

Derece Alan Üniversite Yıl. BA Psychology Hacettepe 1999 Resume 1. Name, Last Name: Ferzan Curun 2. Date of Birth: 11.04.1975 3. Position Title: :Assistant Professor 4. Education Info: :PhD. Derece Alan Üniversite Yıl BA Psychology Hacettepe 1999 Yüksek Lisans

Detaylı

TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK

TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK TOPLUMSAL TABAKALAŞMA Ü s t S ı n ı f Orta Sınıf Alt Sınıf TOPLUMSAL TABAKALAŞMA Toplumsal tabakalaşma dünya yüzeyindeki jeolojik katmanlara benzetilebilir. Toplumların,

Detaylı

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzman Dr. M. Yelda TAN

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzman Dr. M. Yelda TAN DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzman Dr. M. Yelda TAN DEHB başlıca 3 alanda bozulmayı içerir: 1) Dikkat eksikliği 2) Hiperaktivite 3) Dürtüsellik Dikkat eksikliği

Detaylı

ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLARI ANLAMAK

ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLARI ANLAMAK ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLARI ANLAMAK Yrd.Doç.Dr. Faruk Levent Marmara Üniversitesi 19 Şubat 2016 3.Marmara Pediatri Kongresi Hilton Kozyatağı, İstanbul ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUK ve ÜSTÜN YETENEKLİLİK KAVRAMI

Detaylı

Hayatı ve Çalışmaları

Hayatı ve Çalışmaları Hayatı ve Çalışmaları Hayatı Albert Einstein, 14 Mart 1879 da, Almanya nın Ulm şehrinde dünyaya geldi. Babası Hermann Einstein bir mühendis ve satıcıydı. Annesi Pauline Einstein müziğe oldukça ilgiliydi.

Detaylı

Ruhsal Travma Değerlendirme Formu. APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır

Ruhsal Travma Değerlendirme Formu. APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır Ruhsal Travma Değerlendirme Formu APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır A. SOSYODEMOGRAFİK BİLGİLER 1. Adı Soyadı:... 2. Protokol No:... 3. Başvuru Tarihi:...

Detaylı

1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ

1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ İÇİNDEKİLER 1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ ÇOCUK PSİKOLOJİSİNDE GELİŞİM MODELLERİ... 3 ÖĞRENME TEORİSİ MODELİ... 4 BİLİŞSEL GELİŞİM MODELİ... 5 İNSAN GELİŞİMİNİ VE PSİKOLOJİSİNİ AÇIKLAYAN TEMEL KURAMLAR...

Detaylı

ÖFKE KONTROLÜ. Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi

ÖFKE KONTROLÜ. Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi ÖFKE KONTROLÜ Aşağıdaki kendini değerlendirme soruları bilimsel bir araç olarak tasarlanmış değildir. Amaç; çeşitli durumlardaki davranışlarınıza

Detaylı

ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU. Temel Yakınmalar. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi

ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU. Temel Yakınmalar. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU Çocuğun Adı- Soyadı: Cinsiyeti: TC Kimlik No: Görüşmecinin Adı- Soyadı:

Detaylı

DEĞĠġMEYEN DAVRANIġLAR

DEĞĠġMEYEN DAVRANIġLAR DEĞĠġMEYEN DAVRANIġLAR Emre Konuk Davranış Bilimleri Enstitüsü 3/13/2009 1 TEMEL KORKULAR VE İHTİYAÇLAR Hepimizde ortak olduğunu düşündüğümüz temel korkuları ve ihtiyaçları kullanarak, ilişkilerimizi organize

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Yardımcı Doçentlik Tarihi: 1999 Doçentlik Tarihi: 2012

ÖZGEÇMİŞ. Yardımcı Doçentlik Tarihi: 1999 Doçentlik Tarihi: 2012 ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Arzu Araz 2. Doğum Tarihi: 17/ 04/ 1967 3. Ünvanı: Doç. Dr. 4. Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Psikoloji Ege Üniversitesi 1988 Y. Lisans Sosyal Psikoloji

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi

Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi Çocukları çocuk bakım evi yolunda olan ebeveynlere Århus Kommune Børn og Unge Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi Tyrkisk, Türkçe 2-3 yaşındaki çocuk hakkında durum ve gelişim görüşmesi Çocuk bakım

Detaylı

Açıklama 2011-2012. Araştırmacı:----- Danışman:------ Konuşmacı: ------

Açıklama 2011-2012. Araştırmacı:----- Danışman:------ Konuşmacı: ------ Açıklama 2011-2012 Araştırmacı:----- Danışman:------ Konuşmacı: ------ Asistan Hekim Kılavuzu Dr. İshak Sayğılı Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbın diğer alanları ile

Detaylı

AİLELERİN İNTERNET ALGILARI VE EĞİLİMLERİ ARAŞTIRMASI. www.dataprofil.com.tr

AİLELERİN İNTERNET ALGILARI VE EĞİLİMLERİ ARAŞTIRMASI. www.dataprofil.com.tr AİLELERİN İNTERNET ALGILARI VE EĞİLİMLERİ ARAŞTIRMASI ARAŞTIRMANIN ÖRNEKLEMİ 6-17 yaş arası İnternet kullanan çocuğu olan 10.992 ebeveyn, 12-17 yaş arası İnternet kullanan 2.816 çocuk İNTERNETE BAĞLANILAN

Detaylı

TANI, TEDAVİ VE ARAŞTIRMA AÇISINDAN CİNSEL BOZUKLUKLAR VE DSM 5. Prof. Dr. Cem İncesu Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı

TANI, TEDAVİ VE ARAŞTIRMA AÇISINDAN CİNSEL BOZUKLUKLAR VE DSM 5. Prof. Dr. Cem İncesu Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı TANI, TEDAVİ VE ARAŞTIRMA AÇISINDAN CİNSEL BOZUKLUKLAR VE DSM 5 Prof. Dr. Cem İncesu Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Açıklama (2011-2013) Danışman: Pfizer Konuşmacı: Pfizer

Detaylı

Değerli Çekmeköy Anadolu İmam Hatip Lisesi Öğrencileri

Değerli Çekmeköy Anadolu İmam Hatip Lisesi Öğrencileri Tarihi boyunca bağımsızlığını koruyabilmiş ve Afrika Kıtası'nın Avrupa devletlerince sömürge yapılamamış tek ülkesi olan Etiyopya (Habeşistan) dünya tarihinin en eski medeniyetlerinden biri olarak biliniyor.

Detaylı

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ INSTITUTE FOR STRATEGIC STUDIES S A E STRATEJİK ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ KASIM, 2003 11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ 11 EYLÜL SALDIRISI SONUÇ DEĞERLENDİRMESİ FİZİKİ SONUÇ % 100 YIKIM

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ REHBERLİK POSTASI 4

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ REHBERLİK POSTASI 4 ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ REHBERLİK POSTASI 4 22 Mart 2013 Sayın Velimiz, Dördüncü rehberlik postamızda sizlerle, Davranış ve Değerler Eğitimi Programı kapsamında

Detaylı

Tez adı: Babalar... Tez Danışmanı:(HACER NERMİN ÇELEN)

Tez adı: Babalar... Tez Danışmanı:(HACER NERMİN ÇELEN) GÜLÇİN KARADENİZ ÖĞRETİM GÖREVLİSİ E-Posta Adresi Telefon (İş) : 2166261050-2244 Faks : 2166281113 Adres : : gulcinkaradeniz@maltepe.edu.tr Maltepe Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü

Detaylı

Nedenselliğin Doğası. Yaşar Tonta. H.Ü. Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü tonta@hacettepe.edu.tr http://yunus.hacettepe.edu.tr/~tonta/tonta.

Nedenselliğin Doğası. Yaşar Tonta. H.Ü. Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü tonta@hacettepe.edu.tr http://yunus.hacettepe.edu.tr/~tonta/tonta. Nedenselliğin Doğası Yaşar Tonta H.Ü. Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü tonta@hacettepe.edu.tr http://yunus.hacettepe.edu.tr/~tonta/tonta.html Not Bu slaytlarda yer alan bilgiler BBY 207 Sosyal Bilimlerde

Detaylı

Yukarıdaki soru, bu yazının meselesini tüm boyutlarıyla içermese de konuyla ilgili karşılaştığım soruların özünü teşkil etmektedir.

Yukarıdaki soru, bu yazının meselesini tüm boyutlarıyla içermese de konuyla ilgili karşılaştığım soruların özünü teşkil etmektedir. Evlilik öncesi cinsel ilişki, bir mesele olarak, pek çok insan açısından spesifik bir önem taşımamaktadır. Ancak, konuyla ilgili bana gelen sorular, psikolojik danışma seanslarında karşılaştığım hikâyeler,

Detaylı

Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi

Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi Çocukları okul yolunda olan ebeveynlere Århus Kommune Børn og Unge Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi Tyrkisk, Türkçe 5-6 yaşındaki çocuk hakkında durum ve gelişim görüşmesi Okula doğru giden yolda

Detaylı

PSK 529 KİŞİLERARASI NÖROBİYOLOJİ

PSK 529 KİŞİLERARASI NÖROBİYOLOJİ PSK 529 KİŞİLERARASI NÖROBİYOLOJİ BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİ BÖLÜMÜ PSK 529 KİŞİLERARASI NÖROBİYOLOJİ DERS PROGRAMI VE BEKLENTİLER PROF. DR. NESRİN HİSLİ ŞAHİN PSK 529 KİŞİLERARASI NÖROBİYOLOJİ PROF.

Detaylı

Dünyanın İşleyişi. Ana Fikir. Oyun aracılığıyla duygu ve düşüncelerimizi ifade eder, yeni anlayışlar ediniriz.

Dünyanın İşleyişi. Ana Fikir. Oyun aracılığıyla duygu ve düşüncelerimizi ifade eder, yeni anlayışlar ediniriz. fırsatlara erişmek, barış ve Aile ilişkileri kimliğimizin oluşmasına katkıda bulunur. Binaların içindeki ve çevresindeki alanlar ve tesisler, insanlarin bu binaları nasıl kullanacağını belirler. Oyun aracılığıyla

Detaylı

AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI (AÇEV)

AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI (AÇEV) AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI (AÇEV) Eylül, 2009 Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Kongresi, Ankara Uzm. Seda YILMAZ İNAL AÇEV Ankara Temsilcisi Ailenin Önemi Anne-babalar, ilk eğiticiler olarak çocukların

Detaylı

EFT ile POZİTİF HAYAT EĞİTİMİ EFT NEDİR?

EFT ile POZİTİF HAYAT EĞİTİMİ EFT NEDİR? SELDA TÜRKMEN le EFT ile POZİTİF HAYAT EĞİTİMİ EFT NEDİR? EFT, orijinal İngilizce isminin baş harflerinin kısaltmasıdır; "Emotional Freedom Techniques". İnsanda huzursuzluk yaratan bütün kötü duygulardan

Detaylı

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ DÜNYANIN İŞLEYİŞİ. (10 Şubat - 21 Mart 2014)

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ DÜNYANIN İŞLEYİŞİ. (10 Şubat - 21 Mart 2014) 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ DÜNYANIN İŞLEYİŞİ (10 Şubat - 21 Mart 2014) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 10 Şubat - 21 Mart 2014 tarihleri arasında işlediğimiz dördüncü temamıza

Detaylı

Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - srail örne inde

Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - srail örne inde Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - Dr. Gil Yaron Dostumun dostu, benim en iyi dostumdur - veya İsrail gözüyle Türkiye AB Geçenlerde Tel Aviv kentinin en merkezi yeri olan Rabin Meydanı

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS KÜLTÜRLERARASI YÖNETİM MAN 338 6 3 + 5 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS KÜLTÜRLERARASI YÖNETİM MAN 338 6 3 + 5 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS KÜLTÜRLERARASI YÖNETİM MAN 338 6 3 + 5 3 5 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Almanca Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi

Detaylı

İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi

İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi İLETİŞİMLETİŞİİŞİM İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi amaçlarla iletişim kurmaya devam

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ. Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu

DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ. Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu DAVRANIŞ (Behavior): Organizmanın doğrudan veya dolaylı olarak gözlenebilen tüm etkinlikleridir. Duygular, tutumlar, zihinsel süreçler

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Türkiye- Amerika İlişkileri SPRI 401 1 3 + 0 3 4

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Türkiye- Amerika İlişkileri SPRI 401 1 3 + 0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Türkiye- Amerika İlişkileri SPRI 401 1 3 + 0 3 4 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Fransızca Lisans Seçmeli Dersin Koordinatörü

Detaylı

KUZEY KIBRISTA İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ MEVZUATI

KUZEY KIBRISTA İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ MEVZUATI «Öngörülen birleşik Kıbrısta işyerinde işçi sağlığı ve güvenliği» 18 Eylül 2015, MERİT Hotel Lefkoşa Halil Erdim Maden Mühendisi TAŞOVA koordinatörü Kuzey Kıbrıs ta İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası 1 Mart

Detaylı

OKULA BAŞLARKEN OKULA BAŞLAMA SÜRECİ

OKULA BAŞLARKEN OKULA BAŞLAMA SÜRECİ OKULA BAŞLARKEN Okul, aileden sonra çocuğun içinde bulunduğu ilk temel sosyalleşme kurumudur. Okul dönemi, çocuk için ailesinden ilk ayrılış dönemidir; çünkü çocuk, okula başladığında evden farklı bir

Detaylı

YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ

YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ DOÇ.DR. ZEHRA ALTINAY SINIF YONETIMI Bu derste, Sınıf ortamı ve grup etkileşimi Grup türleri Grup ve lider Liderlik türleri Grup içi etkileşimin hedefleri

Detaylı

DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE

DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE Tiedot turkiksi DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE Çocukların oturup konsantre olmakta ve dürtülerini kontrol etmekte zorlanmaları normaldir. Ancak DEHB li (Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu)

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Siyaset Bilimine Giriş PSIR 101 3 3 + 0 3 5. Temel siyasal deyimleri ayırt eder 1,2,3 A,C

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Siyaset Bilimine Giriş PSIR 101 3 3 + 0 3 5. Temel siyasal deyimleri ayırt eder 1,2,3 A,C DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Siyaset Bilimine Giriş PSIR 101 3 3 + 0 3 5 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

Evde çalışırken yararlanabileceği bir yazı tahtası çok işe yarayabilir. Bu tahta, hem yapıcı bir oyuncak

Evde çalışırken yararlanabileceği bir yazı tahtası çok işe yarayabilir. Bu tahta, hem yapıcı bir oyuncak Evde çalışırken yararlanabileceği bir yazı tahtası çok işe yarayabilir. Bu tahta, hem yapıcı bir oyuncak (örneğin öğretmencilik oyununda) hem de kalem tutma ve yazı yazma becerisinin gelişimine katkıda

Detaylı

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Bu bildiri UNESCO Genel Konferansı nın 35. oturumunda onaylanmıştır. IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Çok Kültürlü Kütüphane Hizmetleri: Kültürler Arasında İletişime Açılan Kapı İçinde yaşadığımız

Detaylı

Aile Avukatlığı ve Aile Rehberliği

Aile Avukatlığı ve Aile Rehberliği Aile Avukatlığı ve Aile Rehberliği Çocuk istismarı fiziksel ya da psikolojik olarak bir çocuğa bir yetişkin tarafından kötü davranılmasıdır. Ayrıca çocuklara kötü muamele, çocuk istismarı ve ihmali ile

Detaylı

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi 21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi Doğu Akdeniz de Son Gelişmeler ve Kıbrıs, İKÇÜ de Ele Alındı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çelebi Avrupa Birliği Merkezi nin

Detaylı

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin (kısa adı ile SAM-DER in) davetlisi olarak 2010 yılında kurulduğu dönemde Sam-der e geldim ve büyük

Detaylı

28.02.2011 1. Çocuk Hakları Kongresi, 25-27 Şubat 2011, Istanbul

28.02.2011 1. Çocuk Hakları Kongresi, 25-27 Şubat 2011, Istanbul Okulöncesi Eğitimde Fırsat Eşitliği Uzm. Dilek EROL SAHĐLLĐOĞLU MEB Öğretmenim Anaokulu Müdür Yardımcısı 1 Sunu Planı Okulöncesi Eğitimin Tanımı Okulöncesi Eğitimin Önemi Eğitim Hakkı Sayılarla Okulöncesi

Detaylı

Medyada Riskler. Öğr. Gör. Dr. Deniz Sezgin Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi dsezgin@media.ankara.edu.tr

Medyada Riskler. Öğr. Gör. Dr. Deniz Sezgin Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi dsezgin@media.ankara.edu.tr Medyada Riskler Öğr. Gör. Dr. Deniz Sezgin Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi dsezgin@media.ankara.edu.tr Plan Tarihsel arka plan: Çocukların medya kullanımı Günümüzde medya ve çocuk Medyada çocukları

Detaylı

Havacılıkta Ġnsan Faktörleri. Uçak Müh.Tevfik Uyar, MBA

Havacılıkta Ġnsan Faktörleri. Uçak Müh.Tevfik Uyar, MBA Havacılıkta Ġnsan Faktörleri Uçak Müh.Tevfik Uyar, MBA BÖLÜM 1 Biyolojik Varlık Olarak İnsan Birinci Bölüm: Fiziksel Faktörler ve Algı Geçen Hafta GEÇEN HAFTA İnsan, Fiziksel Faktörler ve İnsan Performansı

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi 2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI

Detaylı