TİCARETİ. ÇUŞ 'LARlN SERBEST(LEŞEN) * Araş. Gör. İktjsat Bölümü, Gazi Üniversitesi. Sibel ÇAŞKURLU* 1. Serbest Ticaret Kavramı

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "TİCARETİ. ÇUŞ 'LARlN SERBEST(LEŞEN) * Araş. Gör. İktjsat Bölümü, Gazi Üniversitesi. Sibel ÇAŞKURLU* 1. Serbest Ticaret Kavramı"

Transkript

1 ÇUŞ 'LARlN SERBEST(LEŞEN) TİCARETİ Sibel ÇAŞKURLU* In this paper the role of transnational corporations in international trade is argued in respect of the concept ''free trade" and the effects on developing countries. An answer is tried to be given to the question whether liberalisation of international trade is sufficient for international markets to opera te in free trade conditions. 1. Serbest Ticaret Kavramı Mikro iktisat kitaplarında, serbest piyasa ekonomisinin dört özelliği olduğu anlatılır: Serbest rekabet piyasasında, alıcı ve satıcılar tek başlarına piyasa fıyatını etkileyemeyecek kadar çok sayıda olmalan ve piyasa fıyatını veri almaları, bu piyasada oluşan veri fiyatta, alıcı ve satıcıların piyasaya giriş ve çıkışlannın serbest olması, ticarete konu olan mallar ve hizmetler arasında ürün farklılaştırmasının olmaması ve piyasada bilgi akışının tam ve mükemmel olması. Tam rekabet piyasasında, bu özellikler sayesinde piyasa fiyatı, piyasayı her zaman dengede tutan bir "görünmez el" işlevi görür. Bu koşullar altında serbest dış ticarete katılan her ülke, maliyet üstünlüğüne göre uzmanlaşarak, dış ticaretten kazançlı çıkabilir. Açıktır ki, serbest dış ticaret kuramının altında, serbest rekabet piyasasının işleyişine duyulan güven yatmaktadır. Heckscher - Ohlin - Samuelson (HOS) modelinde (Brohman, 1996;36), dünya çapında üretim teknolojilerine herkesin ulaşabileceği varsayılır. Öyle ki, karşılaştırmalı üstünlükler sadece farklı faktör (L, K, toprak) donanımlanndan kaynaklanır. Toprağı ve emeği bol Güney ülkeleri, toprak ve emek yoğun mallarda uzmantaşmalı ve bunları ihraç etmeli, sermaye yoğun mallar üretimini de GÜ'lere bırakmalıdırlar. HOS modeli uyarınca, uzmaniaşma ve ticaret, hem GÜ'lerin hem de GOÜ'lerin üre- * Araş. Gör. İktjsat Bölümü, Gazi Üniversitesi

2 SIBEL ÇAŞKURLU tim ve tüketim düzeylerini arttıracak, herkes dış ticaretten kazançlı çıkacaktır. Modele göre, dış ticaret geliştikçe, daha açık deyişle, Güney ülkeleri emek yoğun ve GÜ'ler sermaye yoğun ürünlerde uzmanlaştıkça, her iki tarafta da görece bol olan faktörün bolluğu ve görece kıt olan faktörün kıtlığı azalacak, sonuçta faktör fiyatları eşitlenecektir. iddia odur ki, böylelikle Güney, dünya piyasalanna yaptığı ilksel mallar ihracatıyla daha yüksek büyüme oranları ve daha yüksek ücret düzeyleri elde eder. Bir noktadan sonra da, bu ülkeler, faktör donanımlarındaki değişmeler sonucu, yarı sanayi mallannda karşılaştırmalı üstünlük kazanmaya başlarlar ve giderek daha sofistike ürünler üretimine kayabilirler. 2. Ticaretten Kazançlar Serbest ticarete katılarak, karşılaştırmalı üstünlüğüne göre dış ticaret kazançlarını arttırmak isteyen bir ülkenin, üretim yapısını değiştirerek uluslararası ticaret olanaklanndaki değişmelere yanıt verebilmesi gerekir. Ancak, bu olanaklardan yararlanılması için de, ekonominin esnek bir yapısının olması gerekmektedir (Griffin,1989;68). Üretim faktörleri bir sektörden diğerine kolaylıkla ve düşük maliyetle geçemiyorlarsa ve faktör fiyatları, arz-talep koşullarına esnek bir şekilde uyum gösteremiyorlarsa serbest dış ticaretten beklenen yararlar sağlanamaz. Açıktır ki, GOÜ ekonomileri böyle esnek bir yapı sergileyememektedirler. Bu ülkelerin çoğunda kaynaklar belli bir endüstriye kilitlenmiş olup, bir diğer endüstriye hızlı ve maliyetsiz şekilde aktanlmaları mümkün olmamaktadır. Sermaye birikim oranının ciddi şekilde düşük olduğu Güney ülkelerinde, üretimin kompozisyonunu değiştirmek büyük yatırımlar yapılmasını gerektirmektedir. Büyümenin düşük olduğu dönemlerde, dış ticarette daha fazla kazanç sağlamaya yönelik yapısal uyurnun sağlanması, hem sektörler arasında kaynakların hareketli olmasını, hem de faktör fiyatlannın esnek olmasını gerektirir. Örneğin, üretim faktörlerinin hareketsiz ve reel faktör fiyatlarının yapışkan olduğu ilksel mal üreten bir ülkede, ticaret hadleri ihraç edilen ilksel mal aleyhine gerilediğinde, bu malı üreten endüstri daha az karlı hale gelmekte ve bu endüstride kullanılan üretim faktörlerinin marjinal getirileri düşmektedir. Böylelikle, bu endüstrinin üretiminde, bu faktörlere karşı talep düşer ve eğer fiyatları aşağı doğru esnek değil ise, en az karlı işletmeler endüstriyi terk etmek zorunda kalır. Hasılanın kompozisyonu değişmezken, hasıla ve gelir düzeyinde düşüşler olduğu görülür. Üretimdeki düşüş ve işsizlikteki artış, dış ticaretten kazançları büyük ölçüde ortadan kaldırab ilir. Hatta ülkenin net bir reel gelir kaybı yaşaması da mümkün olabilir.

3 EKONOMIK YAKLAŞlM 1 89 Oysa, hasılanın kompozisyonunu değiştirerek dış ticaretten sağlanabilecek kazançları artırmaya yönelik bir yapısal değişim, büyümenin yüksek olduğu dönemlerde çok daha sorunsuz bir şekilde atlatılabilir. Büyüme dönemlerinde, yapılan yeni yatırımlar ve emek gücüne yeni katılımlar kolaylıkla yeni alanlara yönlendirilebileceğinden, ekonomiye büyük ülçüde esneklik kazandırırlar. Tek başına emek ve sermaye stoğunun büyüklüğü, ekonomiye böyle bir esneklik sağlamakta yetersiz kalacaktır. Bu nedenle, uluslararası ticaretten umulan kazançların sağlanabilmesi, ekonominin büyüme ve yatırım oranlarına bağlı olmaktadır Borç Krizi'nin ardından, "serbest piyasa ekonomisi" bir akım olarak güçlenmiş, IMF ve Dünya Bankası tarafından savunulmuştur. Bu kurumlar için, GOÜ'lerin başarı ölçütü artık GSMH'nin artış hızı değil, düzenli borç ödeyebilmeleri olmuştur. Bu durum, GOÜ'lerin, X/GSMH oranı olarak ölçülen dışa açıklık derecelerini arttırmalan yolunda bir baskı faktörü yaratmıştır (Kazgan, 1985; 86). Ne var ki, küresel ekonomik durgunluk ve gerileme dönemlerinde, piyasanın büyük bölümünü elinde tutan Kuzey'in İthalatçı ülkelerinde hem büyüme yavaşladığından hem de korumacı önlemler arttırıldığından, dışa açık büyürnek isteyen GOÜ'lerin ihracatlarını arttırmaları zorlaşmaktadır. İlginç bir şekilde, 1980'lerden itibaren GOÜ'lerin dışa açılmalan ve GÜ'lerin yeni korumacılık akımlan birlikte güçlenınişlerdir (Kazgan, 1985; 122). Ayrıca, dış ticaret, her ülkenin kendi iç yapısına bağlı olarak, gelir dağılımı üzerinde de ciddi etkiler doğuracaktır. Genellikle, ihracatın, üretimde bol olan faktörü kullandığı varsayıldığında, emek zengin GOÜlerde, ihracat artışı ile birlikte,. ücretin payının milli gelir içinde yükselmesi ve daha adil gelir dağılımı sağlanması beklenir. Ancak, GOÜ'lerin hepsi, emek yoğun mal ihracatçısı değildir. Özellikle Latin Amerika ve Afrika'da pek çok ülke, toprak yoğun ya da doğal kaynak yoğun ürünler ihraç eder. Eğer bu ülkelerde, toprağın mülkiyeti belli bir kesimin elinde toplanmış ise, toprak yoğun malın ihracatının artması, toprak randarını arttırarak, gelir dağılımı adaletsizliğini daha da arttırabilir. Benzer şekilde, eğer madencilik sektörü ÇUŞ'ların kontrolü altındaysa, artan maden ihracatı sonucu buradan sağlanacak rantlar, ÇUŞ'lann kan olarak dışanya çıkacaktır (Griffın,1989;74). 3. Uluslararası Ticarette ÇUŞ'Iarın Rolü 3.1. Uluslararası İlksel Mal Piyasaları Uluslararası ilksel mal piyasalarında, satıcılar genellikle Güney ülkeleri, alıcılar ise Kuzey ülkeleridir. Kuzey, teknoloji üreten taraf olarak teknolojiyi ilksel malları tasarruf edici yönde ve hatta bu tür malları tamamen ikame edici yönde geliştire-

4 90 1 SIBEL ÇAŞKURLU bilmektedir. Şöyle ki, bir ilksel malın herhangi bir nedenle fiyatı arttığında, bu durum söz konusu ilksel malı daha tasarruflu kullanmayı sağlayacak tekniklerin ya da onun bir ikamesinin geliştirilmesine yönelik araştırmaları tetiklemektedir. Bir ilksel malın sentetik ikamesi bir kez geliştirilip, bu sentetiğin piyasası bir kez oluştuktan sonra, artık söz konusu ilksel malın fiyatı düşse bile talep kolay kolay bu ilksel maldan yana dönmemektedir ( Singer ve Ansari, 1989; 78). Örneğin, sentetik kumaş, sentetik kauçuk ve sentetik deri gibi petro -kimya kollarında ileri teknoloji kullanılır ve ölçek ekonomilerinden yararlanılır. Bu mallar büyük ölçüde sermaye yoğundur ve bu alanda üretim yapmak büyük çaplı finansal yatırım gerektirir. Daha da önemlisi, bu malların üretimi, ciddi uluslararası çıkariara konu olmuş ve bu malların piyasalarına girişlere karşı ciddi finansal engeller konulmuştur(singer ve Ansari,1989; 78). Singer-Ansari bu şekilde üretilen sentetiklerin, fakir ülkelerin en geri kalmış sektöründe üretilen doğal ilksel mallar karşısında şu avantajiara sahip olacağını vurgular ( Singer ve Ansari, 1989; 79): - İlksel ürünler standardize olamazken, sentetik ürünler standarttır. - Sentetik ürünlerin üretiminde, isteğe göre kalite değişikliğine gidilebilir. - Sentetik ürünler, genellikle ilksellerden daha dayanıklıdır. - İlksel mallar çeşitli ülkelerde çok sayıda küçük birimde üretilirken, sentetikler, bir kaç tane büyük çaplı, yüksek teknolojili sanayi yatırımında üretilir ve bu nedenle, gerektiğinde sentetik üreticileri, küçük ölçekli çok sayıda ilksel mal üreticisinin tersine, kolaylıkla birlikte hareket edebilirler. Açıktır ki, Kuzey'in ilksel mallar ticaretinde çokuluslu şirketlerin büyük ağırlığı vardır. Örneğin, dünya tahıl (cereal) ihracatını beş şirket kontrol etmektedir (Cargill, Continental, Andre', Dreyfuss ve Bunge- Bom) (Morrisset, 1998; 51 9). Bu ÇUŞ'lann çoğu da, dikey entegrasyona gitmişlerdir. Bir örnek verecek olursak, dünyanın en önde gelen tahıl ticareti şirketlerinden Cargill'in dünyanın bir çok yerinde plantasyonları, depoları ve nakliye araçları vardır. Ayrıca, ÇUŞ'lar yaptıkları reklam kampanyalan ile Kuzey'in talebini yönlendirebilme gücüne de sahiptirler. İlksel mal piyasalarında ÇUŞ'lar, farklı ülkelerde çeşitli ilksel mallar üzerinde farklı derecelerde kontrol gücüne sahiptirler (Maizels, 1976; 47). Özellikle, mineral ve metaller (demir 7 mangan, bakır ve nikel) ile bazı tropik ürünlerin (özellikle muz) ticaretinde kontrol güçleri daha fazladır. Yine, bazı gıda malları ve tarımsal hammaddelerde de ağırlıkları vardır. Maizels, ÇUŞ'ların bu kontrolü şu şekillerde sağladıklarını belirtmektedir: - ÇUŞlar, GOÜlerde bazı şirketler ya da şubelerin mülkiyetlerinin çoğuuluğunu veya tamamını alarak, bunların üretimleri üzerinde etkin kontrol sağlarlar. Bu şir-

5 EKONOMIK YAKLAŞlM 1 91 ketlerin iç fiyatlan üzerinden hasılanın büyük bölümünü, GÜ'deki ana şirkete naklederler. Örneğin, GÜ'lere ait çelik şirketleri, GOÜ'lerin demir madenierinin mülkiyetini alarak, GOÜ'lerin toplam demir ihracatının l/3'ünü kontrol edebilmektedirler. - Alıcı olarak ÇUŞ'lar ve satıcı olarak küçük, çok sayıda GOÜ üreticileri arasında, uzun dönemli kontradar yapılır. Çoğu kez, muz sektöründe olduğu gibi ÇUŞ'lann oligopolistik bir konumlan vardır ve böylece ÇUŞ'lar, yapılan kontratta fiyat düzeyinin serbest rekabetçi piyasa fiyat düzeyinin çok altında belirlenınesini sağlayabilirler. - GOÜlerce üretilen bazı ilksel malların piyasalarında, ÇUŞlann alıcı olarak monopsoncu gücü olabilir. Kolonicilik döneminde, devletler tarafından ÇUŞ'lara tekel gücü sağlanması ve günümüzde de ÇUŞ'lann ülke içindeki pazarlama ağını ya da çok gerekli bir işleme aşamasını kontrol etmeleri bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Kısacası, Güney'in organize olmaktan çok uzak, küçük ölçekli, ilkel teknolojili ve yaşamlarını sürdürebilmek için ürettikleri ilksel malın o yılki ihracat gelirine muhtaç olan üreticilerinin karşısında, Kuzey'in yıllık ciroları Güney'in ilksel mallar ihracatçısı ülkelerinin toplam GSMH'larını aşan ÇUŞ'lannın olması, ilksel mal piyasalarının temel karakteristiğidir. Bu anlamda, kuşkusuz, serbest ticaret ve serbest piyasalar gerçekte, örneğin, Afrika'lı kakao üreticilerinin karşısındaki bir avuç, Kuzey'e ait ÇUŞ'tan başka bir şey değildir (Coote, 1992; 105). Belirtmek gerekir ki, ilksel mal fiyatlan uluslararası piyasalarda 1970'lerden beri bir düşme trendi yaşamaktayken, aynı dönemde, sanayileşmiş ülkelerde ilksel mallar için tüketici fiyatlan artmaktadır. Örneğin, kahvenin dünya piyasasında fiyatı %18 düşmüşken, ABD'li tüketiciler için %240 artmıştır (Morrisset, 1998; 503). Bu durum, tüm ilksel mallar ve tüm sanayileşmiş ülkeler için geçerlidir. Morriset'in çalışması, altı ilksel malı konu alır. Bu mallar et, ham petrol, kahve, pirinç, şeker ve buğdaydır. Hepsinde işleme çok azdır ve böylelikle egzojen faktörler dışarıda bırakılmıştır. Hepsi çeşitli türden ürünlerdir. Bunlardan 5 tanesi hem GÜ hem de GOÜ'lerde ütetilmektedir. Sadece kahve tropik bir üründür. Aralarındaki tek miner.; al de petroldür. Çalışmada, bu mallar bağlamında dünya toptan fiyatları ile yerli toptan fıyatlar arasındaki ve yerli toptan fiyatlar ile yerli tüketici fıyatları arasındaki spredlerin (spread) neden arttığını incelemektedir. Endeks değerler kullanılmış ve 1990 baz yıl olarak alınmıştır döneminde, dünya ve yerli tüketici fıyatları arasındaki spredlerin, tüm sanayileşmiş ülkelerde ve ilksel mallarda artmakta olduğu görülmektedir. Öyle ki,

6 92 1 SIBEL ÇAŞKURLU sanayileşmiş ülkelerde spredlerin artması, ilgili dönemde % arasında değişmektedir. İlginç bir şekilde, her malın spredindeki değişmeler, bütün sanayileşmiş ülkelerde, birlikte hareket etmektedir. Daha açık deyişle, her ilksel mal için, üretici ve tüketicil erin karşı karşıya olduklan fiyatlar arasındaki farklar tek tek ülkelerde değil, tüm Kuzey piyasalannda birden değişmektedir. Morisset çalışmasında, bu durumun nedenini; sanayileşmiş ülkelerdeki ticaret kısıtlamalanna, Kuzey piyasalannda pazarlama maliyetlerinin satış fiyatlarına yansıtılmasına ya da üretim, toptancılık, işleme ve perakendecilik aktiviteleri arasında verimlilik kazançlan, bakımından farklar bulunmasına dayandırmaya yönelik açıklamalan yetersiz saymaktadır ve ÇUŞ'lann, ilksel mal piyasalarını etkileme güçleri üzerinde durmaktadır. Daha önce de değinildiği gibi, ÇUŞ'ların alıcı ve satıcılar arasında stratejik bir konumları vardır. Çoğu ilksel mal piyasasında talebi birkaç tane ÇUŞ oluşturmaktadır. Örneğin, söz konusu çalışmada incelenen altı ilksel malın toplam uluslararası ticaretinin yaklaşık % 70'i, altı veya daha az sayıda ÇUŞ'un kontrolü altındadır. Ayrıca, ÇUŞ'lar dikey entegrasyona giderek hem toptan, hem de perakende fiyatlan etkileyebilmektedirler (kendi plantasyonları, depolama ve nakliye olanaklan vb. vardır) Uluslararası Mamul Mallar Piyasaları GÜ'lerin ÇUŞ'lannın başka ülkelerde kurdukları şubelerinin üretimi olarak tanımlanabilecek olan üretimin uluslararasılaşması trendi, 1960'lardan ' itibaren giderek hızlanmış ve 1970'lerin ilk yarısında artık, dünya ticareti ülkeler arasında olmaktan çok, giderek artan oranda ÇUŞ'lann şubeleri arasında gerçekleşen "firma içi ticaret" niteliği kazanmıştır. Örnek olarak, ABD'nin 1970 yılında ihracatının %50'si, 1974 yılında ithalatının %46'sı firma içi ticaret niteliği taşır hale gelmiştir (Berksoy, 1982; ). Bilişim hizmetlerinde, taşıma ve iletişimde yaşanan önemli teknolojik yenilikler sayesinde, "ürün ve süreçler, faktör içeriklerine göre parçalara ayrılmış ve herbir parça adeta tek başına bir ürün veya süreçmiş gibi, farklı üretim birimlerinde gerçekleştirilebilecek (Berksoy, 1982; 148)" şekilde bölünebilir olmuştur. i.: Clairmonte - Cavanagh, ÇUŞ'ların rollerinde zaman içinde dört kayma olduğunu belirtmektedir (Clairmonte ve Cavanagh, 1984; 46): - ÇUŞ'lar, çeşitli sektörlerde ulusal ve uluslararası düzeyde oligopoller oluşturma; konglomeratlaşma eğilimindedirler. Konglomeratlar, çok ürünlü pazarlama ağları (multi- commodity) ve çapraz sübvansiyonlada (cross- subsidization) rakiplerini piyasadan silerek, hakimiyet kurmaktadırlar ve fiyat oluşumu üstündeki kon-

7 EKONOMIK YAKLAŞlM 1 93 trollerini arttırmaktadırlar. [Çapraz sübvansiyon, bir üründen sağlanan kar ile diğer bir ürünün fiyatının, uzun dönem toplam maliyet düzeyinin altına çekilmesi şekilde sübvanse edilmesidir. Böylelikle düşük fiyatlama yoluyla rakipler elenip, pazar payı arttırılabilir. (Clairmonte ve Cavanagh, 1984; 79)]. - ÇUŞ'lar, GOÜ'lerdeki maden ve plantasyonlar üzerindeki mülkiyetlerinden vazgeçmiş, fakat buna karşılık, daha karlı alanlar olan işleme, pazarlama, dağıtım ve hizmetler üzerindeki kontrollerini arttırmışlardır. Böylelikle, ÇUŞ'lar çıktı üzerindeki kontrollerini azaltmış gibi gözükseler de, gerçekte ÇUŞ'lar pek çok yeni teknik [örneğin, plantasyon tarımında, kontratlı yetiştirme (contract - growing) gibi yöntemler...],geliştirerek bu kontrollerini sürdürmektedirler. Aynca, ÇUŞ'lar global finansman ve pazarlamayı, hatta bazen yurtiçi pazarlamayı kontrol altında tutarak, hammadde arzını ve fiyatlandırmasını belirleme güçlerini ellerinde tutmuşlardır. - ÇUŞ yatırımlarını çekebitmek için, GOÜ'lerin birbirleriyle rekabet etmeye başlamaları, hem bu ülkelerdeki işgücü maliyetini ucuzlatmış, hem de "grev olursa yatırımını alır, başka ülkeye gider" kaygısıyla emek hareketini bastırmıştır. - Finansın uluslararasılaşması ile birlikte, çokuluslu bankalar (ÇUB) giderek güçlenmiştir 'de ÇUB'lann toplam varlıkları, dünya GSYİH'sının yarısından fazladır. Bu rakam, en büyük 200 sanayi şirketinin toplam satışlarının iki katından da fazladır(clairmonte ve Cavanagh, 1984; 51). Büyük Japon ve Amerikan bankaları, en büyük 100 sanayi şirketinin toplam varlıklannın 2/5'ini kontrol etmektedir. Tek başına 24 Japon bankası Y.ı'ünden fazlasını yürütmektedir. Japonya, bu finansal gücün yardımıyla, dev tüccarlar olan Sogo Shosha'larının dünya piyasalarını fethetmesini sağlamıştır. Sogo Shosha'lar, Cargill ve Continental gibi dev tüccarlar olup, ilksel mal ve imalat ticaretini kurumsal olarak birleştirmişlerdir. Bunlar sanayi, finans ve hizmetler sektörlerinde çok çeşitli işlemler yapmaktadırlar ve hem kendi aralarında hem de MITI (Japon Sanayi ve Ticaret Bakanlığı) ile, küresel piyasa paylarını arttırmak için işbirliği içindedirler(clairmonte ve Cavanagh, 1984; 64). ÇUB'lar, ÇUŞ'lar, mega- çok ürünlü ticaret şirketleri ve bunların arkasındaki Kuzey devletleri arasında çok sıkı ilişkiler kurulmuştur. ÇUB'lar ve arkalarındaki devletler, büyük ve güçlü ÇUŞ'lan dünya piyasalannda para politikaları, çeşitli sübvansiyonlar vb. yollarla desteklemektedirler. Güney'in sınai ürün ihracatının hızlanması, üretimin uluslararasılaşmasıyla aynı döneme denk gelmektedir. Bu nedenle, Güney ülkelerinin sınai ürün ihracatlarının artmasının, kendi faktör donanımlarındaki değişmelerden çok sermayenin ve üretimin uluslararasılaşması sürecinden kaynaklandığı söylenebilir (Berksoy, 1982;

8 94 1 SIBEL ÇAŞKURLU ı47). Sınai ÇUŞ'ıann ticaret şubeleri, küresel ihracatın daha 1980'de %79.8'ini elinde tutmaktaydı (Clairmonte ve Cavanagh, ı984; 63). GOÜ'ler, dünya imalat ihracatı içindeki paylarını fazlasıyla arttırmış görünmekle beraber, gerçekte dünya imalat ihracatı mülkiyet ve pazarlama kanalları yoluyla ÇUŞ'lar tarafından kontrol edilmektedir. GOÜlerin imalat hasılaları, büyük ölçüde ÇUŞ'ların şubelerine ve yerli şirketlerle kurdukları ortaklıklara (joint ventures) bağlıdır. Üstelik, ticaretlerinin büyük bölümü de, çok ürünlü tüccarlar veya Japon'ların tarafından pazarlanmaktadır. Sogo Shosha'lan Üretimin uluslararasıtaşması ile, yoğun AR-GE, sermaye ve nitelik gerektiren üretim aşamaları GÜ'lerde kalmış, niteliksiz emek yoğun aşamalar, işgücü maliyetlerinin düşük olduğu GOÜ'lere kaydırılmıştır. Ancak, teknolojideki yeni gelişmelere göre, gerektiğinde ÇUŞ'ların GOÜ'lerde kurdukları fabrikalarını geri de çağırabilecekleri unutulmamalıdır. Teknolojik gelişme, bazen ucuz emek avantajını tamamen ortadan kaldırabilmektedir. Ciainnonte ve Cavanagh, bu duruma şöyle bir örnek vermektedir: Bir robot bir kaynakçının 9 dakikada yaptığı işi 50 kat daha hızlı bir şekilde, ı ı saniyede yapabilir. Böyle bir durumda, makineler çok pahalı bile olsalar, geleneksel olarak emek yoğun kabul edilen sanayi kollarında bile, emeğin yerine kolaylıkla tercih edilebilirler (Clairmonte ve Cavanagh, 1984; 65). ÇUŞ'lar, GOÜ'lerin sınai mallarının ihracatında yalnızca bu ürünlerin üretimi yoluyla değil, pazarlama kanallarını ellerinde tutmak yoluyla da söz sahibi olabilmektedirler (Berksoy, 1982; 193). Mamul mallar, çoğunlukla farklılaştırılmış mallardır. Bu tür mallara yönelik tüketici tercihleri hızla değişebilmekte ve tercih Ierin değişmesinde üreticiler reklam, promosyon, satış sonrası hizmetler, ambalaj, model, marka vb araçlarla son derece etkili olabilmektedir. Pazarlama aşaması, bu konuda bilgi, beceri ve tecrübe gerektirmektedir. Ayrıca, bu aşamada ölçek ekonomileri söz konusudur. "Uzmanlaşmış, büyük ölçekli birimler pazarlamada hem işlevsel olarak, hem de maliyetler açısından üstünlüğe sahiptir." (Berksoy, 1982; 194). Pazarlama aşamasında üstlenilmesi gereken bu yüksek maliyetler, üretim maliyetinin düşüklüğünden kaynaklanan düşük fiyat avantajını ortadan kaldırabilirler. ÇUŞ'lar, kurdukları dev pazarlama ağlarıyla hem bilgi ve deneyimlerinin hem de dünya piyasalarındaki hakim konumlarının yardımıyla, pazarlama ve piyasalara giriş açısından önemli ölçüde üstünlük sağlarlar. Bu nedenle GOÜ'ler, mamul malların üretiminde olmasa bile, pazarlama aşamasında ÇUŞ'lardan yardım almak zorunda kalınaktadırlar.

9 EKONOMIK YAKLAŞlM ÇUŞ'ların Uluslararası TicaretteSınır Tanımaz Gücü Konglomerasyon, dünya çapında yaygınlaşarak, ÇUŞ'lann çok ciddi boyutlara varan ekonomik gücünün kaynağı olmuştur. Çeşitli piyasalardaki dalgalanmalar karşısında, birkaç oligopolü idare eden konglomeratlar, çapraz sübvansiyonlar aracılığıyla, karlı alanlardan sağladıkları kazançları ile, geçici olarak sorun yaşayan işlerindeki kayıplarını sübvanse edebilmektedirler. Konglomerasyon, herbiri kendi uzmanlaştığı farklı konuda çalışmaya devam eden bazı dev ÇUŞ'ların birlikte hareket etmeleri demektir ve konglomeratların ilksel mallar, imalat ve hizmetler sektörlerinin üçünü birden idare edebilmeleri sonucunu doğurmuştur (Clairmonte ve Cavanagh, 1984; 61). Belirtmek gerekir ki, ÇUŞ'lann satışlarının 113 gibi önemli bir bölümü ihracat yoluyla yapılmaktadır. Örneğin, Amerikan firmalannın içinde en önde gelen 1 O ihracatçı firma, askeri teçhizat ve otomobil ihracatına yüksek düzeyde bağımlıdır (Clairmonte ve Cavanagh, 1984; 64). Dünya ticaretinde özellikle ABD ve İngiltere kökenli ÇUŞ'lann yoğunlaşması göze çarpmaktadır. ÇUŞ'larca oluşturulan ihracat kartelleri, devletlerce de sübvansiyonlar, vergi kolaylıkları, anti-monopol kanunlarından tanınan muafiyetler vb. aracılığı ile desteklenmektedirler. Dünya piyasalarında bir durgunluk başgösterdiğinde ve rekabet kızıştığında, her devlet en büyük ÇUŞ'larını, pazar paylarını korumaları ve arttırmaları için desteklemektedir (Clairmonte ve Cavanagh, 1984; 73). Bu amaçla devletler kartelleri desteklemek, girdi fiyatlarını sübvanse etmek, araştırma bağışları vermek, kamu kontratları yapmak vb. yöntemlere başvurmaktadırlar. Clairmonte ve Cavanagh, 1980'de devletin ABD'de ihracatın %18'ini, İngiltere'de %35'ini, Fransa'da %34'ünü ve Japonya'da %39'unu sübvanse ettiğinin, dahası bu ihracat sübvansiyonlanndan ÇUŞ'ların içindeki en büyük ihracatçıların yararlandığının altını çizmektedir. ABD'de 1980'de Eximbank kredilerinin 2/3'ünün, sadece 7 dev ÇUŞ'a (Boing, General Electric, Westinghouse, Mc Donnel Douglas, Lockhead, Western Electronic ve Combustion Engineering) verilmesi bu duruma örnek gösterilmiştir (Clairmonte ve Cavanagh, 1984; 73). Açıktır ki, devletler ile ÇUŞ'lar ve ÇUB'lar arasında sıkdlişkiler,, vardır ve başı sıkışan ÇUŞ'lara bu yolla garantili krediler verilmesi sağ 1 anır. Güncel bir örnek olarak yakın zamanda bir uzlaşmaya varan AB ve ABD arasındaki "muz savaşları" verilebilir (Dünya Gazetesi, 13 Nisan,l6 Nisan ve 3 Temmuz 2001) yılında AB, Karayipli muz üreticilerini korumaya yönelik bir yasa çıkararak, Latin Amerika muzuna verilen kotaları sınırlandırmıştır. Bu durum, Latin Amerka muzlan ihraç eden ABD ÇUŞ'u Chiquita'nın, AB pazarındaki payının

10 96 1 SIBEL ÇAŞKURLU 1993'te %40 iken %20'ye düşmesine yol açmıştır.chiquita yılda 525 milyon$ zarar ederek iflasın eşiğine gelmiştir. Buna karşın, Karayipli muz üreticileri ile çalışan iriandalı muz şirketi Fyffe gibi Avrupalı şirketler AB pazarında paylarını büyük ölçüde arttırmışlardır. ABD bu olayı kendisine karşı ayrımcılık yapıldığı iddiasıyla Dünya Ticaret örgütüne taşımış, ve bu kururnca haklı bulunması üzerine, AB'nden ithal ettiği çanta, keten, pil, banyo ürünleri, cüzdan, çikolata gibi lüks tüketim mal Iarına %100'e varan tarifeler uygulamaya başlamıştır. 7 yıl süren muz savaşları, Nisan ayında AB'nin Karayİp muzunun kotalarını azaltarak, Latin Amerika muzunun kotalarını arttırma kararını açıklamasıyla sona ermiştir. Söz konusu kotaların ı yılı pazar payiarına göre lisanslanacak olması, bu kez de bir diğer ABD'li ÇUŞ olan Dole'ün, Chiquita'nın kayınidığı yönündeki itirazlarına neden olmuştur. AB'nin kararını, ucuz Latin Am_erika muzu ile rekabet edememekten korkan Afrikalı ve Karayipli üreticiler endişeyle karşılamışlardır. AB pazarı, dünya muz ticaretinin %37'lik kısmını oluşturmaktadır ve Karayipli üreticilerin varlıklarını sürdürmeleri AB'ne ihracat yapabilmelerine bağlıdır. Açıktır ki, muz savaşlarında taraflar AB'li ve ABD'li ÇUŞ'lardır. Onlar adına savaşanlar da AB ve ABD hükümetleri olmuştur. Dünya Ticaret Örgütü, bu iki taraf arasında ticaretin aynıncı olup olmaması üzerine kararlar vermiştir. Sonunda da hükümetler uzlaşarak, ÇUŞ'lannın çıkarlarını korumuşlardır. Ancak gerçekte, muz ticaretinde bir taraf daha vardır: o da, sessizce durup bu kavganın nasıl sonuçlandığını izleyen Latin Amerikalı, Afrikalı ve Karayipli yüzlerce küçük muz üreticisidir. 5. GOÜ Ekonomileri Üzerindeki Etkiler 5.1. Gelir Dağılımı ÇUŞ'lar, girdikleri GOÜ ekonomilerinde, büyüme ve gelir dağılımı üzerinde olumsuz etkilere yolaçmaları nedeniyle e)eştirilmektedirler. Bu konuda, Bomshier yapmış olduğu analizde, yüksek ÇUŞ nüfuzunun (penetration) GOÜ'lerin ekonomik büyümeleri üzerinde olumsuz etkisi olduğu, buna karşın zengin ülkelerde, bu yönde anlamlı bir ilişki olmadığı sonucuna varmıştır (Bomschier, ı 984; 32). Ayrıca, ı 960'lı yıllarda, ÇUŞ'ların en çok yöneldikleri GOÜ'lerin gelir dağılımı daha adaletsiz olanlar olduğu görülmüştür (Bomschier, 1984; 35). Bomshier, ÇUŞ'ların girdikleri ülkelerde bir takım baskın politik-ekonomik güç grupları ile ilişkilerinin olduğunu belirtmektedir. ÇUŞ'ların önemli miktarda yatırım yapmalarıyla hem bu gruplar yaratılmış hem de destektenmiş olmaktadır. Böylece ÇUŞ'lar, girdikleri GOÜ'lerin gelir dağılımı üzerinde etkili olabilmektedir (Bomschier, ı 984; 38). ÇUŞ'ların içinde oldukları söz konusu güç grupları, gelirin yeniden dağıtırnma karşı

11 EKONOMIK YAKLAŞlM 1 97 oldukları gibi, gelir dağılımı adaletsizliklerini destekleme eğiliminde oldukları için, ÇUŞ'ların girişleri, uzun dönemde kitlenin kalkınmaya yönelik ihtiyaçları ile çelişecektir. Bomshier şu sonuca varmıştır: "Efektif kitle talebi, dengeli ve sürekli ekonomik büyümenin önkoşuludur. Bu da ancak, fazlanın bir bölümünün, ekonominin normal işleyişi ile ellerinden alınmış olanlara, yeniden dağıtılmasıyla sağlanabilir. GOÜ'lerde, böyle bir yeniden dağıtım yapılamadığı için, ve dünya düzeyinde de, bağımsız yeniden dağıtırncı ajanlar bulunmadığından, dünya toplumunun tehdit altında olduğu söylenebilir." (Bomschier, 1984; 43). Benzer şekilde, Kobrin, ÇUŞ'lann, GOÜ'lerin GÜ'lere bağımlı hale gelmelerinde rol oynadıklarını düşünmektedir. ÇUŞ'lar, ürünlerine pazar yaratmak ve pazarı genişletmek amacıyla üstün pazarlama tekniklerine başvurmaktadırlar. Bu yolla, ÇUŞ'lann GÜ'lerdeki orta ve yüksek gelir gruplannın tüketim kalıplarını GOÜ'lere transfer ettikleri düşünülmektedir. GOÜ'lerde böyle bir tüketim kalıbını benimseyebilecek kitle, genellikle küçük bir azınlıktan ibarettir. Ancak, GOÜ'lerde, gelirin bu şekilde yoğunlaşması, GÜ'lerin tüketim malianna piyasa sağlamak açısından gerekli görülmektedir (Kobrin, 1984; 196). Ne var ki, GÜ'lerdeki zevk ve tercihierin GOÜ'lere transferi, beraberinde sermaye birikimi ve teknik süreçler olmaksızın gerçekleştiğinden, ekonomik bağımlılığa yol açabilmektedir. Kobrin, ÇUŞ'lann GÜ'lerin tüketim kalıplarının yayılmasında üstlendikleri rol nedeniyle, GOÜ'lerin bağımlılığını arttıran bir mekanizma gibi çalıştığını söylemektedir. GÜ'lerde, emek kıt ve tüketiciletin gelirleri görece yüksek olduğundan, bu ülkeler kökenli ÇUŞ'lann tasarladıkları ürünler de, yüksek gelirli tüketiciletin zevklerine hitap eden ve emek tasarruf eden süreçlerle üretilen ürünler olmak durumundadır. Dolayısıyla, ÇUŞ'lann, bu yöndeki yatırımlarını yaparken, daha adaletsiz gelir dağılımı olan GOÜ'leri tercih edecekleri ve bu ülkelerdeki görece yüksek gelirli tüketici tabakasını hedef seçecekleri söylenebilir. Bu tür ürünlerin, GOÜ'lerde ÇUŞ yatınmlanyla üretilmeleri, GOÜ'lerin faktör donanımlanyla bağdaşmayan üretim süreçleri gerektirebilir. Eğer görece sermaye yoğun üretim süreçleri ithal edilirse, teknolojik bağımlılık kaçınılmaz olur. Böylece, GOÜ'lerde yüksek gelir tüketim mallarına olan talep varoldukça ve arttıkça, GOÜ'ler, GÜ'lere teknolojik olarak daha bağımlı hale gelecektir. Belirtmek gerekir ki, Bomshier çalışmasında, ev sahibi ülkede, teknolojik bağımlılık yaratan ÇUŞ yatınmlannın, ekonomik büyüme üzerinde de negatif uzun dönemli etkileri olduğunun altını çizmektedir (Bornschier, 1984; 31). GOÜ'lerin sanayileşmesi, yabancı yatırımcının yüksek gelir tüketim malianna ne kadar çok dayanıyorsa, piyasadaki herhangi bir gerilemenin büyüme, yatırım ve

12 98 1 SIBEL ÇAŞKURLU istihdam üzerindeki olumsuz etkileri o denli şiddetli olacaktır. Bu nedenle, ÇUŞ yatırımianna ev sahipliği yapan ülkede, bu ürünlere olan yüksek gelirli tabakanın talebinin destekleneceği ve gelirin yeniden dağıtırnma yönelik politikalardan kaçınılacağı düşünülebilir (Kobrin, 1984; 204). Kobrin'e göre, "eğer uluslararası ekonomik sistemin, endojen sanayileşmeye ciddi sınırlamalar getirdiği düşünülecek olursa, adaletsiz gelir dağılımının, bağımlılığın bir fonksiyonu olduğu düşünülebilir." (Kobrin, 1984; 204).Belirtmek gerekir ki, bağımlılık derece derecedir ve "bilinçli bir sömürü politikası gerektirmez, yapısal da olabilir."(kobri,n, 1984; 201) Teknoloji Transferi Güney'in Teknoloji Transferi Sorunu Ulaştırma ve iletişim maliyetlerindeki düşüş ve bu ürünlerin değere göre ağırlık oranlannın (weight to value) düşük olması, daha basit olan kimi süreçlerin GOÜ'lerce yapılmasını daha ekonomik kılmaktadır. Ancak, sınai kalkınma; sadece sınai mallar üretimi olmayıp, teknolojik derinleşmenin de yakalanabilmesi demektir. Derinleşme (Lall, 1998; 351), sanayi içinde ürün ve süreçlerin upgrade edilmesi, daha karmaşık yeni ürünlere yönelinmesi, yerli içeriğin arttırılması, daha karmaşık teknolojilerin adaptasyonu, geliştirilmesi, tasarım ve yenilik üretilmesi süreçlerini kapsamaktadır. Lall, derinleşmenin sınai kalkınma içinde mutlaka erişiiecek bir aşama olmadığının altını çizmektedir. Doğu Asya ülkelerinden, örneğin Singapur, ciddi bir derinleşme gerçekleştirebilmiştir. Hızla düşük teknolojili ürünlerden, petrokimya ve üretici elektroniklerine vb. kaymıştır. Teknolojisini basit montaj düzeyinden, yüksek bir nihai imalat ve tasanın düzeyine çıkarmıştır. yatırımlara yönelttiği Ancak Singapur, bu süreci seçici doğrudan yabancı yatırımlar yoluyla ÇUŞ'ların denetiminde gerçekleştirmiştir ve Doğu Asya ülkeleri içinde, ihracat yapısı en çok yüksek teknolojiye dayanan ülke olmasına karşın, Singapur için AR-GE ve yenilik kaynakları ülke dışında kalmıştır. Buna karşın, G.Kore ve Tayvan'da, derinleşmeyi yerli fırmalar gerçekleştirmiş, doğrudan yabancı yatırımlar kısıtlanarak, ÇUŞ'ların katkısı sınırlı tutulmuştur. Bu ülkeler, AR-GE ve teknik niteliklerini geliştirerek, teknolojik derinleşmeyi en fazla sağlayanlar olmuşlardır (Lall, 1 998; 13). ÇUŞ'lar fıyat rekabetine değil, ürün rekabetine dayanan ve reklam vb. yollarla farklılaştırılan ürünlerin üretimlerini GOÜ'lere kaydırmalda birlikte, AR-GE'yi merkezileştirme eğilimindedirler ve böylelikle, ürün geliştirme olanaklarını ellerinde tutarak GOÜ'ye karşı üstünlüklerini korumuş olurlar (Kobrin, 1 984; 202).

13 EKONOMIK YAKLAŞlM 1 99 Yeni üretim teknolojileri ve pazarlama teknikleri, Kuzey ülkelerinin, daha önce çevre ülkelerde kurdukları bazı sanayileri geri çağırmalanna olanak verebilmektedir. Tekstil ve dokuma sektörlerinde olduğu gibi, emek ikame edici mikroelektronik teknolojiler vb. Güney'in düşük ücrete dayalı karşılaştırmalı üstünlüklerini eritmektedir. Teknolojik derinleşme bu açıdan büyük önem taşımaktadır. Derinleşmeyi gerçekleştirebilen GOÜ'ler, yüksek teknolojili sofistike ürünlere kaymışlar ve artık kendi ÇUŞ'lan Kuzey'in ÇUŞ'lanyla rekabet eder hale gelmiştir. Buna karşın, GOÜ'lerin çoğunun hala ilksel mallardan emek yoğun sanayi sektörlerine bile kayamamış olması da bir gerçektir. Teknolojiyi kendileri üretemeyen ülkelerin karşısında teknolojinin transferi sorunu vardır. Teknoloji, fiziki bir mal gibi mükemmel bir şekilde transfer edilememektedir. Alıcımn da, ithal edilen teknolojiyi etkin kullanabilmesi için bazı özelliklere, örneğin, yeni niteliklere, teknik ve organizasyonel bilgiye sahip olması gerekmektedir (Lall, 1998; 350). GOÜ'ler, genellikle teknolojik bilgiyi "paket" halinde almayı tercih ederler. Ne var ki, teknoloji, paket halinde transfer edildiğinde, "yaparak öğrenme" olanağı kalmamaktadır. Bu durum, alıcı firmamn ve ülkenin, teknik bilgisizliğinin sürüp gitmesine de yol açacaktır (Erkök, 1978; lll). Belirtmek gerekir ki, yabancı firma "gücünü patent haklarının, lisans anlaşmalarının, tekelci firma oluşunun ötesinde, sahip olduğu teknik bilgiden alır. Azgelişmiş ülkedeki bir girişimciyi, teknoloji transfer etme yoluna iten de teknik bilgi eksikliğidir." (Erkök, 1978; lll) Doğrudan Yabancı Yatırımlar Yoluyla Teknoloji Transferi ÇUŞ'lara sıkça getirilen bir eleştiri de, ev sahibi GOÜ'nün ihtiyaçtarım ve kalkınma hedeflerini gözardı ettikleri yönündedir. Ancak, GOÜ'lerde çoğunlukla LT (low technology) sanayiler bulunur. Bu sanayilerde, kimi yerli teçhizat ve girdilerin kullanılması elverişli olabilmektedir. Ancak, HT (high tech) sanayilerde, gerekli standartlan sağlayanlar dışındakiler kullanılamazlar. Tüm bu sayılan koşullar, bir GOÜ'ye giriş yapan ÇUŞ'un, nasıl bir teknoloji kullanacağını da belirleyecektir. Bu problemler karşısında ÇUŞ'un, genellikle standart bir teknoloji getirip, kendini yerel koşullardan soyutlaması olasıdır. Bu durum, ÇUŞ'ların "yerel ihtiyaçlara önem vermiyor" diye eleştirilmelerine yol açan başlıca etkendir. GOÜ'lerde çoğunlukla iyi araştırma kurumları ve araştırmacılar, gelişmiş bir yerli serınaye mallan sanayii, yeterli enerji üretimi, nitelikli emek vb. faktörler eksiktir. Kısacası, Güney'in kendine özgü koşulları vardır. Bu nedenle, ithal edilen modern makinelere hızlannın yavaştatılması vb. gibi her türlü uyumlandırma

14 100 1 SIBEL ÇAŞKURLU yapılır. elektriğin Manila'da metal mühendisliğinde kullanılan mekanize teçhizatın, bu ülkede sık sık kesilmesi nedeniyle, yan manuel hale getirilmesi bu duruma bir örnektir (Watanabe, 1984; 181 ). Ancak, Watanabe'ye göre, eğer ÇUŞ'lar girdikleri ülkede yeterince büyük ölçekte çalışma olanağı bulurlarsa, söz konusu yetersizlikleri aşmaya yönelik daha yapıcı çözümler de üreteceklerdir. Örneğin, kullanılacak teçhizatı ithal edebilirler, hammadde ve aramallarının kalitesini arttırmaya ve işçileri eğitmeye çabalayabilirler, kendi jeneratörlerini kurabilirler vb. (Watanabe, 1984; 181). ÇUŞ'ların girdikleri ülkelerde istihdam yaratma etkisi de önemlidir (Watanabe, 1984; 182). ÇUŞ'ların fabrikalarında yaratılan istihdam, "doğrudan etki" olarak adlandırılmaktadır. <:)öz konusu ürünün emek yoğunluğu, ürünün mevcut piyasasının büyüklüğü ve bu piyasanın ihracat yoluyla genişletilme olasılığı, doğrudan etki üzerinde önemli olmaktadır. ÇUŞ'un girdiği ülkede yaratması beklenen dolaylı etkiler ise ikiye ayrılır: birincil dolaylı etkiler, hemen fabrika dışında istihdam yaratırlarken, ikincil do lay lı etkiler, birincil etkilerden kaynaklanırlar. Eğer ithal materyalin işlenmesi ya da ithal tüketim malları montaj ı gibi bir yatırım söz konusu ise birincil do lay lı etkiler son derece sınırlı olabilir. Ancak, eğer çok sayıda insan ihracata yönelik işleme ve üretimde çalışıyorsa, yerli sanayilere yönelik ciddi bir efektif talep yaratabilirler. Watanabe, G. Kore'de otomobil vb. yerli dayanıklı tüketim malları sanayinin gelişmesini bu duruma örnek göstermektedir. Öte yandan, ticaret şirketleri (trading companies), küçük ofislerinde yarattıkları sınırlı sayıda istihdamın yanısıra, dokuma, oyuncak vb. emek yoğun ürünler için fason imalat (subcontracting) yaptıklarından, ciddi do lay h etkiler yaratırlar. Üretim ölçeği, üretimin iç piyasaya mı, ihracata mı yönelik olarak yapıldığı ve yerli girdilerin varlığı, birincil dolaylı etkilerin büyüklüğü üzerinde etkili olabilir. Belirtmek gerekir ki, birincil do lay h etkiler her zaman pozitif olmaz. Örneğin, plastik ayakkabı üretimine yönelik bir ÇUŞ yatırımı, sadece deri ayakkabı değil, geri bağlantılada ilgili hayvancılık vb. çeşitli diğer sektörlere de zarar verebilir (Watanabe, 1984; 185). Hatta ÇUŞ, mevcut bir firmayı alarak giriş yapıyorsa, çalışanları işten de çıkarabilir. ve böylelikle doğrudan istihdam etkisi negatif olur. Watanabe, GOÜ'nin, ÇUŞ girişlerini dikkatle izlemesi, doğrudan ve dolaylı istihdam etkilerini dikkate alması gerektiğini vurgulamaktadır. Ürün seçimi ve hedef piyasanın belirlenmesi, bu açıdan önem taşır. Bu nedenle, "ÇUŞ'lann hangi endüstrilere ve hangi hedef piyasaya girebileceklerine izin verecek olan sorumlu. hükümetin, hem iç piyasada, hem de uluslararası piyasalarda tahmin edilen talep yapısı,tşığında, sanayisinin gelecek 5-1 O - 20 yıl sonrasına ilişkin açık bir görüşü olmalıdır." (Watanabe, 1984; 189).

15 EKONOMIK YAKLAŞlM Teknoloji Transferine Uluslararası Düzeyde Getirilen Kurallar Dünya ticaretinin kurallarını koyan GATT hareketi çerçevesinde, fikri ve sınai mülkiyet hakları, TRIP S anlaşmasıyla kapsama alınmıştır. Daha açık deyişle, TRIPS anlaşması, teknoloji transferini çeşitli kurallara bağlamaktadır. Bu anlaşmanın konusunu patentler, telif hakları, ticari markalar, coğrafi işaretler, sınai tasarımlar, bitki yetiştiricilerinin hakları vb. oluşturmaktadır. Fikri ve sınai mülkiyet haklan (FSMH) konusu, başta ABD olmak üzere GÜ'lerin istekleri doğrultusunda GATT kapsamına alınmış ve bu süreçte, GOÜ'lerin yoğun itiniziarı olmuştur. GÜ'ler yüksek teknolojiyi ve teknolojik bilgiye dayalı sanayilerde rekabet gücünü ellerinde tutmaktadırlar ve GOÜ'lerin, özellikle de Doğu Asya'nın yeni sanayileşen ülkelerinin, sınai ürünler ticaretine ve hatta kimi yüksek teknolojili malların görece basit parçalannın ticaretine yönelmiş olmaları, GÜ'leri, kendilerini bu ülkelerin olası rekabetlerinden korumak için önlemler almaya itmiştir. Anlaşma'nın GOÜ'lere yönelik doğrudan yabancı yatırımları ve GOÜ'lerin AR GE çalışmalarını arttıracağı söylenmektedir. Ancak, GOÜ'lerin bilimsel ve teknolojik kapasiteleri son derece sınırlıdır ve bu yönde yapabildikleri harcama miktan çok küçüktür. Bugüne kadar GOÜ'ler teknolojiyi genellikle taklit yoluyla transfer edebilmişlerdir. TRIPS'in bu transfer kanalını ciddi şekilde tıkarnası beklenmektedir. Daha önce ters mühendislik yoluyla üretilen malların ithal edilmek zorunda kalınması, patentlenmiş malların daha yüksek fiyatlardan satılması ve yabancı şirketlere yapılan royalty ödemelerinin artması nedeniyle GOÜ'lerin ödemeler dengelerinin olumsuz etkileneceği düşünülmektedir (Ongun, 1996; 72). Ayrıca, TRIPS anlaşmasının etkilerinin GOÜ'lerin tarım kesimlerinde de yoğun şekilde hissedilmesi beklenmektedir. Bundan böyle, bioteknolojik yenilikler ve yüksek verimli, hastalığa dayanıklı tohumlar, ÇUŞ'larca patentleneceğinden, örneğin küçük çiftçiler ellerindeki tohumlan ertesi sene tekrar kullanamayacak ve her yıl yeniden tohum almak zorunda kalabileceklerdir(ongun, 1996; 73). 6.Sonuç 1947 yılında başlayan GATT süreci, birbiri ardına yapılan çetin çoktaraflı müzakereler yoluyla, kotaların kaldırılmasını ve tarifelerin kademeli olarak indirilmesini sağlayarak, uluslararası ticareti serbestleştirmeye yönelik olarak işlemektedir. Uruguay Raund sonunda Dünya Ticaret Örgütü olarak kurumsallaşan bu süreç, "en çok kaynlan ülke" ve "ulusal muamele" ilkeleri çereçevesinde dünya ticaretinin bağlı olacağı kuralları koymaktadır. GATT kapsamında yer alan Tekstil ve Hazır Giyim, Tarım ve TRİPS anlaşmaları GOÜ'ler üzerinde yaratabilecekleri olumsuz

16 1021 SIBEL ÇAŞKURLU etkileri nedeniyle çeşitli yönlerden t'leştirilınektedirler. Öte yandan, İMF ve Dünya Bankası'nın GOÜ'lere yönelik koşullan ve tavsiyeleri de, bu ülkelerin serbest piyasa ekonomisi ve serbest ticaretten kazançlı çıkacaklan varsayımı tarafından şekillenmektedir. Ne var ki, Kuzey ülkelerinin ve özellikle de bu ülkeler kökenli ÇUŞ'lann dünya ticaretindeki ağırlıklan ve güçleri, daha baştan Güney ülkeleri karşısında eşitsiz bir konum yaratmaktadır. Kuzey'in ve ÇUŞ'lannın dünya pazarlanndaki hakim konumları, bir yandan Güney ülkelerinin çok sayıda küçük üreticisinin oligopsonistik bir uluslararsı piyasaya arz yapmalarına neden olmakta, bir yandan da Güney ülkelerine yönelen doğrudan yabancı yatırımlar yoluyla ev sahibi ülkelerin gelir dağılımını, istihdamını, sanayileşmesini vb. yönlendirebilmektedir. Bu durum karşısında, dünya ticaretinin kotaların kaldırılması, tarifelerlu indirilmesi, aynıncı uygulamalann kaldırılması yoluyla serbestleşmesinin, mikro iktisat teorisindeki "serbest rekabet piyasası" ve uluslararası iktisat teorisindeki "serbest dış ticaret" kavramiarına yaklaşınayı sağlayacağını beklemek aşırı iyimserlik olacaktır. Tersine, bu süreç sonunda ÇUŞ'ların ve arkalarındaki Kuzey ülkelerinin çok sayıda, geri teknolojili, küçük Güney üreticisi karşısında güç ve etkinliklerini arttırmaları beklenen bir sonuç olmalıdır. Uluslararası piyasaların oligopolistik/oligopsonistik işleyişinin, ticaret akımlarını serbestleştirecek ve Kuzey ülkelerinin birbirlerinin oligopolcü/oligopsoncu firmalarına ayrımcılık yapmamalarını sağlayacak şekilde düzenlenmesi, "serbest ticaret" olmasa gerektir. References Berksoy, T. (1982), Azgelişmiş Ülkelerde İhracata Yönelik Sanayileşme. Belge Yayınları:l4, İstanbul. Bomschier, V. (1984), "Multinational Corporations, Economic Policy and National Development In The World System", Multinational Corporations and Third World Development, P. K. Ghosh (ed.), Greenwood Press, London. Brohman, J.(1996), Popular Development, Blackwell Publishers, Oxford. Clairmonte, F. F. ve J.H. Cavanagh. (1984), "Transnational Corporations and Global Markets: Changing Power Relations", Multinational Cmporations and Third World Development, P. K. Ghosh (ed.), Greenwood Press, London. Coote, B. (1992),The Trade Trap,Oxfam Publications, Oxford. Dünya Gazetesi.13 Nisan, 16 Nisan ve 3 Temmuz Erkök, Ş. (1978), Teknoloji Seçimi ve İstihdam Sorunları, A.İ.T.İ. Akademisi Yayın No: 118, Kalite Matbaası, Ankara.

17 EKONOMI~ YAKLAŞlM 1103 Griffin, K.( 1989), Alternative Strategies For Econmic Development, St. Martin's ~ress, New York. Kazgan, G. (1985), Ekonomide Dışa Açık Büyüme, Altın Kitaplar Yayınevi, İstanbul. Kobrin, S. J. (1984), "Multinational Corporations, Sociocultural Dependence and Industrialization: Need Satisfaction Or Want Creation?", Multi- National Corporations and Third World Development, P. K. Ghosh (ed), Greenwood Press, London. Lall, S. (1998), "The East Asian Miracle: Does The Bell Toll For Industrial Strategy?", Export-Led Jtersus Balanced Growth In The 1190's. New World Order Series Vol.l3, H.Singer, N.Hatti ve R.Tandon (eds.), B.R. Publishing Cooperation, Delhi. Lall, S. (1998), Technology and Trade By Devetoping Countries: Recent Trend and Implications For Turkey, METU International Conference On Economics, Ankara, tebliğ olarak sunulmuştur. Maizels, A. (1976), " A New International Strategy For Primary Commodities", A World Divided, G. K. Helleiner (ed.), Cambridge University Press, Cambridge. Morrisset, J. ( 1998), "Unfair Trade? The Ineresing Gap Between World And Domestic Prices In Commodity Markets During The Past 25 Years", World Bank Economic Review, Vol.12, No: 3. Ongun, T. (1996), "Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Haklan (TRIPS) Anlaşması ve Gelişmekte Olan Ülkeler", Ekonomik Yaklaşım. Cilt:7, Sayı: 22. Singer, Hans ve J. A. Ansari. ( 1 989), Rich And Poor Countries, Unwin Hyman Publ., London. Watanabe, S. (1984); "Multinational Enterprises, Employment and Technology Adaptations", Multinational Corporations and Third World Development, P. K. Ghosh (ed.), Greenwood Press, London.

11.10.2015. Faktör Donatımı Teorisi (Heckscher Ohlin) Karşılaştırmalı Üstünlüklere Eleştiri. Heckscher Ohlin Modelinden Çıkartılan Teoremler

11.10.2015. Faktör Donatımı Teorisi (Heckscher Ohlin) Karşılaştırmalı Üstünlüklere Eleştiri. Heckscher Ohlin Modelinden Çıkartılan Teoremler Faktör Donatımı Teorisi (Heckscher hlin) Karşılaştırmalı Üstünlüklere Eleştiri Karşılaştırmalı üstünlükler teorisi uluslararası emek verimliliğindeki farklılıkların nedeni üzerinde durmamaktadır. Bu açığı

Detaylı

Yeni Dış Ticaret Teorileri

Yeni Dış Ticaret Teorileri Yeni Dış Ticaret Teorileri Dr.Dilek Seymen Dr. Dilek Seymen Nitelikli İşgücü Teorisi (Skilled Labor-Keesing&Kenen) Sanayi ülkeleri arasındaki ticaretin büyük bir bölümü nitelikli işgücü farklılıkları ile

Detaylı

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Hollanda ya ihracat yapan 361 firma bulunmaktadır. 30.06.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı

Detaylı

İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2

İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2 İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2 PLANLAMAYI GEREKTİREN UNSURLAR Sosyalist model-kurumsal tercihler Piyasa başarısızlığı Gelişmekte olan ülkelerin kalkınma sorunları 2

Detaylı

DIŞ TİCARETTE KÜRESEL EĞİLİMLER VE TÜRKİYE EKONOMİSİ

DIŞ TİCARETTE KÜRESEL EĞİLİMLER VE TÜRKİYE EKONOMİSİ DIŞ TİCARETTE KÜRESEL EĞİLİMLER VE TÜRKİYE EKONOMİSİ (Taslak Rapor Özeti) Faruk Aydın Hülya Saygılı Mesut Saygılı Gökhan Yılmaz Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Araştırma ve Para Politikası Genel Müdürlüğü

Detaylı

İçindekiler kısa tablosu

İçindekiler kısa tablosu İçindekiler kısa tablosu Önsöz x Rehberli Tur xii Kutulanmış Malzeme xiv Yazarlar Hakkında xx BİRİNCİ KISIM Giriş 1 İktisat ve ekonomi 2 2 Ekonomik analiz araçları 22 3 Arz, talep ve piyasa 42 İKİNCİ KISIM

Detaylı

A İKTİSAT KPSS-AB-PS / 2008 5. Mikroiktisadi analizde, esas olarak reel ücretlerin dikkate alınmasının en önemli nedeni aşağıdakilerden

A İKTİSAT KPSS-AB-PS / 2008 5. Mikroiktisadi analizde, esas olarak reel ücretlerin dikkate alınmasının en önemli nedeni aşağıdakilerden 1. Her arz kendi talebini yaratır. şeklindeki Say Yasasını aşağıdaki iktisatçılardan hangisi kabul etmiştir? A İKTİSAT 5. Mikroiktisadi analizde, esas olarak reel ücretlerin dikkate alınmasının en önemli

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

Adı Soyadı: No: 05.04.2010 Saat: 08:30

Adı Soyadı: No: 05.04.2010 Saat: 08:30 Adı Soyadı: No: 05.04.2010 Saat: 08:30 ID: Z Mikro 2 Ara 2010 Çoktan Seçmeli Sorular Cümleyi en iyi biçimde tamamlayan veya sorunun yanıtı olan seçeneği yanıt anahtarına işaretleyiniz. 1. Çapraz satış

Detaylı

Mikroiktisat Final Sorularý

Mikroiktisat Final Sorularý Mikroiktisat Final Sorularý MERSĐN ÜNĐVERSĐTESĐ ĐKTĐSADĐ VE ĐDARĐ BĐLĐMLER FAKÜLTESĐ MALĐYE VE ĐŞLETME BÖLÜMLERĐ MĐKROĐKTĐSAT FĐNAL SINAVI 10.01.2011 Saat: 13:00 Çoktan Seçmeli Sorular: Sorunun Yanıtı

Detaylı

ĐSTĐHDAM AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Şükrü Kızılot Gazi Üniversitesi Arş.Gör.Özgür Şahan Gazi Üniversitesi

ĐSTĐHDAM AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Şükrü Kızılot Gazi Üniversitesi Arş.Gör.Özgür Şahan Gazi Üniversitesi 1 ĐSTĐHDAM AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Şükrü Kızılot Gazi Üniversitesi Arş.Gör.Özgür Şahan Gazi Üniversitesi 1- Genel Olarak Bir ekonominin başarı ölçütlerinden birisi de istihdam yaratma kapasitesidir.

Detaylı

Lojistik. Lojistik Sektörü

Lojistik. Lojistik Sektörü Lojistik Sektörü Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Kasım 014 1 Ulaştırma ve depolama faaliyetlerinin entegre lojistik hizmeti olarak organize edilmesi ihtiyacı, imalat sanayi

Detaylı

Banka Kredileri ve Büyüme İlişkisi

Banka Kredileri ve Büyüme İlişkisi Banka Kredileri ve Büyüme İlişkisi Cahit YILMAZ Kültür Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İstanbul c.yilmaz@iku.edu.tr Key words:kredi,büyüme. Özet Banka kredileri ile ekonomik büyüme arasında

Detaylı

YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ

YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ 2014 OCAK SEKTÖREL YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ Nurel KILIÇ Yurtdışı müteahhitlik hizmetleri sektörü, ekonomiye döviz girdisi, yurt dışında istihdam imkanları, teknoloji transferi ve lojistikten ihracata

Detaylı

TÜRKİYE NİN DIŞ TİCARET YAPISI. Doç. Dr. İsmet GÖÇER Aydın İktisat Fakültesi Ekonometri Bölümü

TÜRKİYE NİN DIŞ TİCARET YAPISI. Doç. Dr. İsmet GÖÇER Aydın İktisat Fakültesi Ekonometri Bölümü TÜRKİYE NİN DIŞ TİCARET YAPISI Doç. Dr. İsmet GÖÇER Aydın İktisat Fakültesi Ekonometri Bölümü 1 Ülkeler Niçin Dış Ticaret Yapar? Dış Ticaret Politikası Ödemeler Bilançosunun, cari işlemler hesabında ihracat

Detaylı

Türkiye Ekonomisinde Dönüşüm

Türkiye Ekonomisinde Dönüşüm T.C. KALKINMA BAKANLIĞI Türkiye Ekonomisinde Dönüşüm Erhan USTA Müsteşar Yardımcısı 29 Şubat 2012 3. İzmir Ulusal Ekonomi Kongresi 1970 li Yıllar : Dünya 1971 yılında Bretton Woods sisteminin çöküşü Gelişmekte

Detaylı

DOĞRUDAN YABANCI YATIRIM

DOĞRUDAN YABANCI YATIRIM Invest in DOĞRUDAN YABANCI YATIRIM Türkiye de Doğrudan Yabancı Yatırımın Gelişimi Makroekonomik anlamda küresel ekonomiye uyumu sağlayan yapısal reformlar, bir yandan Türkiye yi doğrudan yabancı yatırım

Detaylı

T.C. Ekonomi Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü Ankara 08.01.2013

T.C. Ekonomi Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü Ankara 08.01.2013 T.C. Ekonomi Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü Ankara 08.01.2013 Konu : 390319000000 GTİP no lu GPPS ve HIPS ithalatına % 3 oranında gümrük vergisi uygulanmasının kaldırılma talebi Sayın Bakanlığınızın,

Detaylı

Makro İktisat II Örnek Sorular. 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120

Makro İktisat II Örnek Sorular. 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120 Makro İktisat II Örnek Sorular 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120 Tüketim harcamaları = 85 İhracat = 6 İthalat = 4 Hükümet harcamaları = 14 Dolaylı vergiler = 12

Detaylı

TARSUS TİCARET BORSASI

TARSUS TİCARET BORSASI TARSUS TİCARET BORSASI Ülkemizde yetiştirilen tarımsal ürünlerden, tarımsal üretimin bir kısmı doğrudan tüketilirken, bir kısmı sanayide hammadde olarak işlenerek değişik gıdalara dönüştürülmektedir. Tarımsal

Detaylı

Dış Ticaret Politikası-Giriş Dr. Dilek Seymen Dr. Aslı Seda Bilman

Dış Ticaret Politikası-Giriş Dr. Dilek Seymen Dr. Aslı Seda Bilman Dış Ticaret Politikası-Giriş Dr. Dilek Seymen Dr. Aslı Seda Bilman 2 Đçerik 1.Dış Ticaret Politikası-Giriş: Tanım, Genel Ekonomi Politikası içindeki Yeri, Teori-Politika Farkı, Devlet Müdahalesinin Gerekliliği;

Detaylı

DAĞITIM KAVRAMLARI ve STRATEJİLERİ

DAĞITIM KAVRAMLARI ve STRATEJİLERİ DAĞITIM KAVRAMLARI ve STRATEJİLERİ Dağıtım Kanalı: Fikir, ürün ve hizmetler gibi, değeri olan şeylerin üretim noktalarından kullanım noktalarına kadar götürülmesiyle uğraşan, birbiriyle bağımlı bir dizi

Detaylı

İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS

İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ 1. YIL GÜZ DÖNEMİ İleri Makroiktisat I IKT801 1 3 + 0 6 Makro iktisadın mikro temelleri, emek, mal ve sermaye piyasaları, modern AS-AD eğrileri. İleri

Detaylı

Türkiye de Yabancı Bankalar *

Türkiye de Yabancı Bankalar * Bankacılar Dergisi, Sayı 52, 2005 Türkiye de Yabancı Bankalar * I. Giriş: Uluslararası bankacılık faaliyetleri, geçen yüzyılın ikinci yarısından itibaren uluslararası ticaret akımlarının ve doğrudan yabancı

Detaylı

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ 2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ TEPAV EPRI Dış Politika Etütleri AB Çalışma Grubu 9 Kasım 2005 Ankara Zeynep Songülen

Detaylı

Tekstil-Hazır Giyim Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Kasım 2014

Tekstil-Hazır Giyim Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Kasım 2014 Tekstil-Hazır Giyim Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Kasım 2014 Sektöre Bakış Tekstil ve hazır giyim sektörleri, GSYH içinde sırasıyla %4 ve %3 paya sahiptir. Her iki sektör

Detaylı

TEKSTİL VE HAZIR GİYİM ÜRÜNLERİ İTHALATINA UYGULANAN KORUNMA ÖNLEMLERİ 2 YILLIK DEĞERLENDİRME

TEKSTİL VE HAZIR GİYİM ÜRÜNLERİ İTHALATINA UYGULANAN KORUNMA ÖNLEMLERİ 2 YILLIK DEĞERLENDİRME TEKSTİL VE HAZIR GİYİM ÜRÜNLERİ İTHALATINA UYGULANAN KORUNMA ÖNLEMLERİ 2 YILLIK DEĞERLENDİRME TÜRKİYE GİYİM SANAYİCİLERİ DERNEĞİ 211 yılı Temmuz ayında yürürlüğe konulan kumaş ve hazır giyim ürünlerine

Detaylı

Chapter 9. Ticaret Politikasının Araçları (devam. 2. Kısım) Slides prepared by Thomas Bishop

Chapter 9. Ticaret Politikasının Araçları (devam. 2. Kısım) Slides prepared by Thomas Bishop Chapter 9 Ticaret Politikasının Araçları (devam. 2. Kısım) Slides prepared by Thomas Bishop Copyright 2009 Pearson Addison-Wesley. All rights reserved. İhracat Teşviki (İmport Subsidy) İhracat teşvikleri

Detaylı

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu)

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu) ZİRAAT BANKASI 2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI (40 Test Sorusu) 1 ) Aşağıdakilerden hangisi bir kredi derecelendirme kuruluşudur? A ) FED B ) IMF C ) World Bank D ) Moody's E ) Bank

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM: KALKINMA VE AZGELİŞMİŞLİK...

BİRİNCİ BÖLÜM: KALKINMA VE AZGELİŞMİŞLİK... İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM: KALKINMA VE AZGELİŞMİŞLİK... 1 Kalkınma Ekonomisine Olan Güncel İlgi... 1 Kalkınma Kavramı ve Terminolojisi... 1 Büyüme ve Kalkınma... 1 Kalkınma Terminolojisi... 2 Dünyada Gelir

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Contents I. KISIM İŞLETMECİLİK İLE İLGİLİ TEMEL BİLGİLER

İÇİNDEKİLER. Contents I. KISIM İŞLETMECİLİK İLE İLGİLİ TEMEL BİLGİLER İÇİNDEKİLER Contents I. KISIM İŞLETMECİLİK İLE İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1.Bölüm: TEMEL İŞLETMECİLİK KAVRAM VE TANIMLARI... 2 Giriş... 3 1.1. Temel Kavramlar ve Tanımlar... 3 1.2. İnsan İhtiyaçları... 8 1.3.

Detaylı

gerçekleşen harcamanın mal ve hizmet çıktısına eşit olmasının gerekmemesidir

gerçekleşen harcamanın mal ve hizmet çıktısına eşit olmasının gerekmemesidir BÖLÜM 5 Açık Ekonomi Açık Ekonomi Önceki bölümlerde kapalı ekonomi varsayımı yaptık Bu varsayımı terk ediyoruz çünkü ekonomilerin çoğu dışa açıktır. Kapalı ve açık ekonomiler arasındaki fark açık ekonomide

Detaylı

Ayakkabı Sektör Profili

Ayakkabı Sektör Profili Ayakkabı Sektör Profili Elif UĞUR Ayakkabı, çok eski çağlarda insanların zorlu coğrafya ve iklim koşullarında ayaklarını muhafaza etmek ve zarar görmelerini engellemek amacıyla kullanılırken günümüzde

Detaylı

ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLAR DEĞERLENDİRME RAPORU

ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLAR DEĞERLENDİRME RAPORU ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLAR DEĞERLENDİRME RAPORU Ağustos 2010 TÜRKİYE YE ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIM GİRİŞLERİ 2010 YILI İLK YARISINDA 3,2 MİLYAR DOLAR OLDU 2010 yılının ilk yarısında, Türkiye ye

Detaylı

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR FDI doğrudan yabancı yatırım, bir ülke borsasında işlem gören şirketlerin hisselerinin bir diğer ülke veya ülkelerin kuruluşları tarafından satın alınmasını ifade eden portföy yatırımları dışında kalan

Detaylı

KÜRESELLEŞME Hafta 1 Öğr. Gör. Şükrü KAYA Elektronik ve Haberleşme Mühendisi

KÜRESELLEŞME Hafta 1 Öğr. Gör. Şükrü KAYA Elektronik ve Haberleşme Mühendisi KÜRESELLEŞME Hafta 1 Öğr. Gör. Şükrü KAYA Elektronik ve Haberleşme Mühendisi Kendi içine dönük, karşılıklı ticarete ve yatırıma konan engellerle birbirinden izole edilmiş; mesafe, zaman ve dil engellerinin

Detaylı

SIRBİSTAN ÜLKE RAPORU 05.03.2015

SIRBİSTAN ÜLKE RAPORU 05.03.2015 SIRBİSTAN ÜLKE RAPORU 05.03.2015 SIRBİSTAN ÜLKE RAPORU 05.03.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Sırbistan a ihracat yapan 210 firma bulunmaktadır. 31.12.2014

Detaylı

Klasik ve Neo-klasik Dış Ticaret Teorileri

Klasik ve Neo-klasik Dış Ticaret Teorileri Klasik ve Neo-klasik Dış Ticaret Teorileri Dr.Dilek Seymen Uluslararası İktisat HECKSCHER-OHLIN TEOREMİ Klasikler ülkeler arasındaki dış ticaretin nedenini ülkeler arasındaki üretim maliyetlerinin farklılığına

Detaylı

İşletmelerin Büyüme Şekilleri

İşletmelerin Büyüme Şekilleri Yrd.Doç.Dr. Gaye Açıkdilli Yrd.Doç.Dr. Erdem Kırkbeşoğlu İŞLETMELERİN BÜYÜMESİ İşletmelerin Büyüme Nedenleri Optimum büyüklüğe ulaşma Piyasalarda etkinliği arttırarak kar elde etme olanaklarını arttırma

Detaylı

Dünya ekonomisinde kartlar yeniden karılıyor!

Dünya ekonomisinde kartlar yeniden karılıyor! Dünya ekonomisinde kartlar yeniden karılıyor! Çin ABD savaşı kızışıyor. AB ile TTIP görüşmelerini sürdüren ABD`nin, TPP`yi olumlu sonuçlandırarak, Çin`in bölgede artan etkinliğini dengelemek açısından

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi 2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi Kıvanç

Detaylı

2.BÖLÜM ÇOKTAN SEÇMELİ

2.BÖLÜM ÇOKTAN SEÇMELİ CEVAP ANAHTARI 1.BÖLÜM ÇOKTAN SEÇMELİ 1.(e) 2.(d) 3.(a) 4.(c) 5.(e) 6.(d) 7.(e) 8.(d) 9.(b) 10.(e) 11.(a) 12.(b) 13.(a) 14.(c) 15.(c) 16.(e) 17.(e) 18.(b) 19.(d) 20.(a) 1.BÖLÜM BOŞLUK DOLDURMA 1. gereksinme

Detaylı

ALMANYA KUZEY REN VESTFALYA BÖLGE RAPORU

ALMANYA KUZEY REN VESTFALYA BÖLGE RAPORU İZMİR TİCARET ODASI ALMANYA KUZEY REN VESTFALYA BÖLGE RAPORU Gürhan DEMİREL Dış Ekonomik İlişkiler Müdürlüğü Uzman Yardımcısı Kasım 2008 Kuzey Ren Vestfalya (Nord Rhein Westfalen) Almanya nın kuzey batısında,

Detaylı

KOBĐ lerin Türkiye Ekonomisindeki Yeri

KOBĐ lerin Türkiye Ekonomisindeki Yeri KOBĐ LERDE ĐŞ PLANI HAIRLANMASI ve KOBĐ DESTEK KREDĐLERĐ 30 Nisan Đktisadi ve Đdari Bilimler Fakültesi Bankacılık ve Finans Bölüm Başkanı Okan Universitesi KOBĐ LER NEDEN ÖNEMLĐDĐR? KOBĐ lerin ekonomiye

Detaylı

MAKROEKONOMİK TAHMİN ÇALIŞMA SONUÇLARI

MAKROEKONOMİK TAHMİN ÇALIŞMA SONUÇLARI KKTC DEVLET PLANLAMA ÖRGÜTÜ MAKROEKONOMİK TAHMİN ÇALIŞMA SONUÇLARI 25.0 150 22.5 135 20.0 120 17.5 105 15.0 90 12.5 75 10.0 60 7.5 45 5.0 30 2.5 15 0.0 0 1 3 5 7 9 11 1 3 5 7 9 11 1 3 5 7 9 11 1 3 5 7

Detaylı

YENİ HÜKÜMET PROGRAMI EKONOMİ VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ İÇİN DEĞERLENDİRME EKONOMİ VE STRATEJİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİ 30 KASIM 2015

YENİ HÜKÜMET PROGRAMI EKONOMİ VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ İÇİN DEĞERLENDİRME EKONOMİ VE STRATEJİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİ 30 KASIM 2015 YENİ HÜKÜMET PROGRAMI EKONOMİ VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ İÇİN DEĞERLENDİRME EKONOMİ VE STRATEJİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİ 30 KASIM 2015 HÜKÜMETİN YAPISI VE BAKANLIKLAR EKONOMİ YÖNETİMİ; REFORMLAR İLE HIZLI EKONOMİK

Detaylı

TÜRKİYE DE İNŞAAT SEKTÖRÜ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

TÜRKİYE DE İNŞAAT SEKTÖRÜ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME TÜRKİYE DE İNŞAAT SEKTÖRÜ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş. EKONOMİK VE SOSYAL ARAŞTIRMALAR MÜDÜRLÜĞÜ Ağustos 2008 ANKARA TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş. TÜRKİYE DE İNŞAAT SEKTÖRÜ ÜZERİNE

Detaylı

TÜRKİYE SINAİ KALKINMA BANKASI A.Ş. TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş.

TÜRKİYE SINAİ KALKINMA BANKASI A.Ş. TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş. TÜRKİYE SINAİ KALKINMA BANKASI A.Ş. TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş. TÜRK EXİMBANK (TÜRKİYE İHRACAT KREDİ BANKASI A.Ş.) DÜNYA BANKASI AVRUPA YATIRIM BANKASI İSLAM KALKINMA BANKASI Ortaklık Yapısı İlk özel

Detaylı

BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM

BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM Prof. Dr. Yusuf ALPER 1. GENEL OLARAK İSTİHDAM Ekonomik faaliyetin toplumsal açıdan en önemli ve anlamlı sonuçlarından birini, yarattığı istihdam kapasitesi oluşturur.

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

DÜNYA ÜRETİM RAPORU, 2014 YILI 1. ÇEYREK

DÜNYA ÜRETİM RAPORU, 2014 YILI 1. ÇEYREK 11/7/2014 DÜNYA ÜRETİM RAPORU, 2014 YILI 1. ÇEYREK (Çeviren:Şeyda YILDIZ, Aybüke Tuğçe KARABÖRK) MAKİNE ŞUBESİ Kaynak: Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı (UNIDO) www.unido.org DÜNYA ÜRETİMİ 2014

Detaylı

İKT 207: Mikro iktisat. Faktör Piyasaları

İKT 207: Mikro iktisat. Faktör Piyasaları İKT 207: Mikro iktisat Faktör Piyasaları Tartışılacak Konular Tam Rekabetçi Faktör Piyasaları Tam Rekabetçi Faktör Piyasalarında Denge Monopson Gücünün Olduğu Faktör Piyasaları Monopol Gücünün Olduğu Faktör

Detaylı

GİRİŞİMCİLİKTE FİNANSMAN (Bütçe - Anapara - Kredi) FINANCING IN ENTREPRENEURSHIP (Budget - Capital - Credit)

GİRİŞİMCİLİKTE FİNANSMAN (Bütçe - Anapara - Kredi) FINANCING IN ENTREPRENEURSHIP (Budget - Capital - Credit) GİRİŞİMCİLİKTE FİNANSMAN (Bütçe - Anapara - Kredi) FINANCING IN ENTREPRENEURSHIP (Budget - Capital - Credit) GİRİŞİMCİLİKTE FİNANSMAN Girişimcinin finansman ihtiyacı: Finansman ihtiyacının karşılanmasında

Detaylı

GÜNEY KORE EKONOMİK GÖSTERGELER VE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER

GÜNEY KORE EKONOMİK GÖSTERGELER VE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER GÜNEY KORE EKONOMİK GÖSTERGELER VE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER EKONOMİ VE STRATEJİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİ, MART 2014 1. GÜNEY KORE VE TÜRKİYE TEMEL GÖSTERGELER Güney Kore 1970 li yıllarda temelini attığı ihracata

Detaylı

TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ NE ÜYELİK SÜRECİNDE SAĞLIKTA İNOVASYON

TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ NE ÜYELİK SÜRECİNDE SAĞLIKTA İNOVASYON TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ NE ÜYELİK SÜRECİNDE SAĞLIKTA İNOVASYON Z. Güldem Ökem, PhD Research Fellow Centre for European Policy Studies (guldem.okem@ceps.eu) 23 Şubat 2011, Ankara Türkiye nin Avrupa Birliği

Detaylı

ÇOK TARAFLI İLİŞKİLER VE AVRUPA BİRLİĞİ NİN GELECEĞİ KONFERANSI. Ümit Özlale

ÇOK TARAFLI İLİŞKİLER VE AVRUPA BİRLİĞİ NİN GELECEĞİ KONFERANSI. Ümit Özlale tepav Economic Research Policy Foundation of Turkey ÇOK TARAFLI İLİŞKİLER VE AVRUPA BİRLİĞİ NİN GELECEĞİ KONFERANSI Ümit Özlale 29 April 2011 2 Sunum Planı 1. Bölüm: İhracat performansımız Pazar genişlemesi

Detaylı

PAZARLAMA DAĞITIM KANALI

PAZARLAMA DAĞITIM KANALI PAZARLAMA DAĞITIM KANALI Yrd. Doç. Dr. Hasan ALKAN Dağıtım kavramı üretilen mal ve hizmetler genellikle üretildikleri yerde zamanda uygun fiyatta ve yeterli miktarda talep edilmemektedir. Mal ve hizmetlerin

Detaylı

Cam Sektörü 2013 Yılı Değerlendirmesi

Cam Sektörü 2013 Yılı Değerlendirmesi Cam Sektörü 2013 Yılı Değerlendirmesi Temmuz 2014 1 Milyar $ I. Cam Sektörü Hakkında 80 yıllık bir geçmişe sahip olan Türk Cam Sanayii, bugün camın ana gruplarını oluşturan düzcam (işlenmiş camlar dahil),

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU SPK 7. ARAMA KONFERANSI NDA YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 ARALIK

Detaylı

ULUSLARARASI İKTİSAT Yrd.Doç.Dr.Dilek Seymen DEÜ.İİBF İktisat Bölümü

ULUSLARARASI İKTİSAT Yrd.Doç.Dr.Dilek Seymen DEÜ.İİBF İktisat Bölümü ULUSLARARASI İKTİSAT Yrd.Doç.Dr.Dilek Seymen DEÜ.İİBF İktisat Bölümü Dilek Seymen Giriş ve Temel Kavramlar Ülkeler niçin ticaret yaparlar? İktisadın alt bölümleri ve bunlar arasında dış ticaretin yeri

Detaylı

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA Problem 1 (KMS-2001) Kısa dönem toplam arz eğrisinin pozitif eğimli olmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Detaylı

Sunu planı. Sunu Planı. Slayt No 3-6 Tekstil ve Hazır Giyim Sektörlerinin Brüt Katma Değeri. 7-8 Sektörlerin Büyüme Eğilimleri

Sunu planı. Sunu Planı. Slayt No 3-6 Tekstil ve Hazır Giyim Sektörlerinin Brüt Katma Değeri. 7-8 Sektörlerin Büyüme Eğilimleri YÖNETİCİ ÖZETİ Sunu planı Sunu Planı Slayt No 3-6 Tekstil ve Hazır Giyim Sektörlerinin Brüt Katma Değeri 7-8 Sektörlerin Büyüme Eğilimleri 9-11 Tekstil ve Hazır Giyim İstihdamı 12 İşyeri Sayısı 13 Sektörün

Detaylı

Gazi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü. ENM 307 Mühendislik Ekonomisi. Ders Sorumlusu: Prof. Dr. Zülal GÜNGÖR

Gazi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü. ENM 307 Mühendislik Ekonomisi. Ders Sorumlusu: Prof. Dr. Zülal GÜNGÖR Gazi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü ENM 307 Mühendislik Ekonomisi Ders Sorumlusu: Prof. Dr. Zülal GÜNGÖR Oda No:850 Telefon: 231 74 00/2850 E-mail: zulal@mmf.gazi.edu.tr Gazi Üniversitesi Endüstri

Detaylı

Cari açığın bazı özellikleri ve politika önerileri. Seyfettin Gürsel

Cari açığın bazı özellikleri ve politika önerileri. Seyfettin Gürsel Bilgi Notu 8/2 23.7.28 Cari açığın bazı özellikleri ve politika önerileri Seyfettin Gürsel Bu bilgi notunda büyümekte olan cari açığın (22-27) yatırım mallarının finansmanı, enerji fiyatları, reel kur

Detaylı

OKULUMUZ ALANLARI. - Teknik Lise ve Endüstri Meslek Lisesi Programlarına kayıtlı öğrencilerimiz,

OKULUMUZ ALANLARI. - Teknik Lise ve Endüstri Meslek Lisesi Programlarına kayıtlı öğrencilerimiz, OKULUMUZ ALANLARI 2013-2014 eğitim öğretim yılında açılması sebebiyle okulumuzda, sadece 9. sınıf öğrencileri bulunmakta olup, bu yıl için meslek alanlarında eğitim öğretim yapılamamaktadır. 2014-2015

Detaylı

BULGARİSTAN ÜLKE RAPORU 05.02.2015

BULGARİSTAN ÜLKE RAPORU 05.02.2015 BULGARİSTAN ÜLKE RAPORU 05.02.2015 BULGARİSTAN ÜLKE RAPORU 05.02.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Bulgaristan a ihracat yapan 585 firma bulunmaktadır. 31.12.2013

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

GİRİŞİMCİNİN GÜNDEMİ

GİRİŞİMCİNİN GÜNDEMİ GİRİŞİMCİNİN GÜNDEMİ Girişimcinin Gündemi GİRİŞİMCİLER VE KOBİ LER AÇISINDAN MARKA VE ÖNEMİ Günal ÖNCE Günümüzde markalara, Amerikan Pazarlama Birliği nin tanımladığının yanı sıra sadece sahip oldukları

Detaylı

EKONOMİ BAKANLIĞI GİRDİ TEDARİK STRATEJİSİ 2013-2015

EKONOMİ BAKANLIĞI GİRDİ TEDARİK STRATEJİSİ 2013-2015 EKONOMİ BAKANLIĞI GİRDİ TEDARİK STRATEJİSİ 2013-2015 GİTES NİÇİN GEREKLİ? Sorunlar; Emtia fiyatlarındaki dalgalanmalar ve artışlar, Dünya girdi kaynaklarının geleceğine yönelik belirsizlikler, Girdi tedarik

Detaylı

TÜRKİYE DE FİKRİ MÜLKİYET HAKLARININ KORUNMASI : ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLARA ETKİLER RAPORU

TÜRKİYE DE FİKRİ MÜLKİYET HAKLARININ KORUNMASI : ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLARA ETKİLER RAPORU TÜRKİYE DE FİKRİ MÜLKİYET HAKLARININ KORUNMASI : ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLARA ETKİLER RAPORU Güldem Berkman YASED Fikri Ve Sınai Mülkiyet Hakları Çalışma Grubu Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi YATIRIMLARIN

Detaylı

Amerikalı İş Ortakları ile Büyüme Fırsatı

Amerikalı İş Ortakları ile Büyüme Fırsatı Amerikalı İş Ortakları ile Büyüme Fırsatı Michael Lally, Ticaret Müsteşarı Berrin Ertürk, Ticaret Ataşe Yardımcısı Nisan 2014 U.S. Commercial Service Ankara, Turkey Amerikan Ticaret Müsteşarlığı Misyonu

Detaylı

DERS BİLGİLERİ ULUSLARARASI İKTİSAT TPB 215 3 2+ 0 2 4

DERS BİLGİLERİ ULUSLARARASI İKTİSAT TPB 215 3 2+ 0 2 4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI İKTİSAT TPB 215 3 2+ 0 2 4 Dersin Dili Türkçe Dersin Seviyesi Önlisans Dersin Türü Zorunlu Dersin Koordinatörü Öğretim Görevlisi Serkan

Detaylı

DÜZENLEME VE ANTİ-TRÖST YASASI 2

DÜZENLEME VE ANTİ-TRÖST YASASI 2 DÜZENLEME VE ANTİ-TRÖST YASASI 2. PİYASAYA MÜDAHALE 2.. ARTIKLAR VE BÖLÜŞÜMÜ 2 2. DÜZENLEMENİN EKONOMİK KURAMI 3 2.. DENGE 3 3. DÜZENLEME VE DOĞAL TEKELLER 4 3.. KARTELLERİN DÜZENLENMESİ 7 4. ANTİ-TRÖST

Detaylı

CAM SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

CAM SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi CAM SANAYİİ Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi TÜRKİYE'DE ÜRETİM Cam sanayii, inşaat, otomotiv, meşrubat, gıda, beyaz eşya, mobilya,

Detaylı

GÜNEY DOĞU ASYA. TEKSTİL ve HAZIR GİYİM TİCARETİ VE ÜRETİM TRENDİ ENDONEZYA

GÜNEY DOĞU ASYA. TEKSTİL ve HAZIR GİYİM TİCARETİ VE ÜRETİM TRENDİ ENDONEZYA GÜNEY DOĞU ASYA TEKSTİL ve HAZIR GİYİM TİCARETİ VE ÜRETİM TRENDİ Bu yazıda başlıca Güney Doğu Asya ülkelerinin Tekstil ve Hazır giyim sektörlerinin dünyada ve Türkiye deki durumuna ve bu ülkelerin dış

Detaylı

Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği

Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği Doç.Dr.Tufan BAL 4.Bölüm Tarım Politikası Not: Bu sunuların hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.İ.Hakkı İnan ın Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği Kitabından faydalanılmıştır.

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ OTOMOTİV SEKTÖRÜ

AVRUPA BİRLİĞİ OTOMOTİV SEKTÖRÜ İZMİR TİCARET ODASI AVRUPA BİRLİĞİ OTOMOTİV SEKTÖRÜ Dilara SÜLÜN DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ AB MASASI ŞEFİ (TD) Mayıs 2006 AB OTOMOTİV SEKTÖRÜ AB, dünya otomotiv pazarının %35'ine sahiptir. Otomobil

Detaylı

MAKROEKONOMİK ANALİZİN ALTYAPISI: TEMEL MAKROEKONOMİK İLİŞKİLER

MAKROEKONOMİK ANALİZİN ALTYAPISI: TEMEL MAKROEKONOMİK İLİŞKİLER MAKROEKONOMİK ANALİZİN ALTYAPISI: TEMEL MAKROEKONOMİK İLİŞKİLER Bu ünite tamamlandığında; o Ekonomik karar birimlerini ve faaliyetlerini ortaya koyabileceğiz o Ekonomik faaliyetlerin bileşenlerini sıralayabileceğiz

Detaylı

tepav Kasım2012 N201275 DEĞERLENDİRMENOTU TÜRKİYE NİN İHRACAT YAPISINDAKİ GELİŞMELER Firma Dinamiklerindeki Değişim

tepav Kasım2012 N201275 DEĞERLENDİRMENOTU TÜRKİYE NİN İHRACAT YAPISINDAKİ GELİŞMELER Firma Dinamiklerindeki Değişim DEĞERLENDİRMENOTU Kasım212 N21275 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı İdil Bilgiç Alpaslan 1 Araştırmacı, Ekonomi Etütleri TÜRKİYE NİN İHRACAT YAPISINDAKİ GELİŞMELER Türkiye ekonomisi büyürken,

Detaylı

EKONOMİ DEKİ SON GELİŞMELER Y M M O D A S I P R O F. D R. M U S T A F A A. A Y S A N

EKONOMİ DEKİ SON GELİŞMELER Y M M O D A S I P R O F. D R. M U S T A F A A. A Y S A N 1 EKONOMİ DEKİ SON GELİŞMELER 1 3 M A R T 2 0 1 4, P E R Ş E M B E Y M M O D A S I P R O F. D R. M U S T A F A A. A Y S A N 1948 DEKİ EKONOMİK DURUM 2 TABLO I Ülke ABD Doları Danimarka 689 Fransa 482 İtalya

Detaylı

GAMBİYA ÜLKE RAPORU. Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu Afrika Koordinatörlüğü http://www.tuskon.org africa@tuskon.

GAMBİYA ÜLKE RAPORU. Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu Afrika Koordinatörlüğü http://www.tuskon.org africa@tuskon. GAMBİYA ÜLKE RAPORU 1. Nüfus: 1.797.860 (Dünyada 149.) 2. Nüfus artış oranı: % 2,4 (Dünyada 32.) 3. Yaş yapısı: 0-14yaş: % 40 15 64 yaş: % 57 65 yaş ve üstü: % 3 4. Şehirleşme: % 58 5. En büyük şehir:

Detaylı

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2015-16. 3 Mart 2015. Toplantı Tarihi: 24 Şubat 2015

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2015-16. 3 Mart 2015. Toplantı Tarihi: 24 Şubat 2015 Sayı: 2015-16 BASIN DUYURUSU 3 Mart 2015 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 24 Şubat 2015 Enflasyon Gelişmeleri 1. Ocak ayında tüketici fiyatları yüzde 1,10 oranında artmış ve yıllık

Detaylı

Dünya Ekonomisinde Tarımın Rolü

Dünya Ekonomisinde Tarımın Rolü Kaynak: Kalkınma Ekonomisi, Feride Doğaner Gönel, Efil Yayınevi, Ekim 2010. Ulusal sınırlarla kısıtlanmış olan toprak faktörü piyasası tekelci piyasa özellikleri gösterir, yani serbest rekabetçi piyasa

Detaylı

Hakan ATEŞ DenizBank Finansal Hizmetler Grubu Başkanı

Hakan ATEŞ DenizBank Finansal Hizmetler Grubu Başkanı Orta Gelir Tuzağı ve Bankacılık Sektörünün Bunu Aşmadaki Rolü Hakan ATEŞ DenizBank Finansal Hizmetler Grubu Başkanı Türkiye 1980 lerden beri orta gelir grubunda yer alıyor... Kişi Başına Milli Gelir Türkiye

Detaylı

TÜRKĐYE DE DÖKÜM SEKTÖRÜ 23.02.2007

TÜRKĐYE DE DÖKÜM SEKTÖRÜ 23.02.2007 TÜRKĐYE DE DÖKÜM SEKTÖRÜ 1 23.02.2007 Demir ve Çelik Döküm Sanayi sektörü; endüksiyon, ark veya kupol ocaklarında, çeşitli pik demiri, çelik hurdaları ve ferro alaşımların ergitilerek, kalıplama tesislerinde

Detaylı

CARİ AÇIK NEREYE KADAR?

CARİ AÇIK NEREYE KADAR? CARİ AÇIK NEREYE KADAR? Prof. Dr. Doğan CANSIZLAR ANKARA - 14 Aralık 2011 1 Türkiye Ekonomisindeki Bazı Eşitlikler -Ekonomik Büyüme = Artan Dış Açık -Artan Dış Açık = Artan Dış Borçlanma -Artan Dış Borçlanma

Detaylı

Bölüm 1 Firma, Finans Yöneticisi, Finansal Piyasalar ve Kurumlar

Bölüm 1 Firma, Finans Yöneticisi, Finansal Piyasalar ve Kurumlar Bölüm 1 Firma, Finans Yöneticisi, Finansal Piyasalar ve Kurumlar Yatırım (Sermaye Bütçelemesi) ve Finanslama Kararları Şirket Nedir? Finansal Yönetici Kimdir? Şirketin Amaçları Finansal piyasalar ve kurumların

Detaylı

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu DÜNYA EKONOMİSİ Teknoloji, nüfus ve fikir hareketlerini içeren itici güce birinci derecede itici güç denir. Global işbirliği ağıgünümüzde küreselleşmişyeni ekonomik yapının belirleyicisidir. ASEAN ekonomik

Detaylı

CARİ AÇIK Hacı Dede Hakan KARAGÖZ

CARİ AÇIK Hacı Dede Hakan KARAGÖZ Cari açık, ülkenin elde ettiği döviz gelirlerinin, döviz giderlerinden düşük olmasıdır. Cari açık, yurtdışı borçlanarak veya önceden kalan rezervlerin kullanılması ile finanse edilir. Sermaye hesabı, açığı

Detaylı

RUANDA ÜLKE RAPORU 15.10.2015

RUANDA ÜLKE RAPORU 15.10.2015 RUANDA ÜLKE RAPORU 15.10.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Ruanda ya ihracat yapan 1 firma bulunmaktadır. (AHENK KOZMETİK İÇ VE DIŞ TİC. A.Ş) 30.06.2015 tarihi

Detaylı

Tablo 1. Seçilen Ülkeler için Yıllar İtibariyle Hizmetler Sektörü İthalat ve İhracatı (cari fiyatlarla Toplam Hizmetler, cari döviz kuru milyon $)

Tablo 1. Seçilen Ülkeler için Yıllar İtibariyle Hizmetler Sektörü İthalat ve İhracatı (cari fiyatlarla Toplam Hizmetler, cari döviz kuru milyon $) 4.2. HİZMETLER 1. Hizmetler sektörünün ekonomideki ağırlığı bir refah kriteri olarak değerlendirilmektedir (1). (2) tarafından bildirildiği üzere, sanayileşmeyle birlikte, ulaştırma hizmetleri ve belirli

Detaylı

oluşmaktadır. Sınavda hesap makinesi kullanabilirsiniz. Sınavda kitap ve notlarınız

oluşmaktadır. Sınavda hesap makinesi kullanabilirsiniz. Sınavda kitap ve notlarınız 1 AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ ULUSLARARASI İKTİSAT TEORİSİ FİNAL SINAVI 6 Ocak 2004 Öğr. Gör. Dr. Bahattin Büyükşahin Öğrencinin Adı Soyadı: Öğrencinin No su: Sınav üç bölümden

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 01 Aralık 2014, Sayı: 48. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 01 Aralık 2014, Sayı: 48. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 48 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ercan Ergüzel Ezgi Gülbaş Ali Can Duran 1 DenizBank

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. Gelir Amaçlı Esnek Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2008-31.12.2008 dönemine ilişkin

Detaylı

Çalışma alanları. 19 kasım 2012

Çalışma alanları. 19 kasım 2012 Çalışma alanları 19 kasım 2012 Çalışma alanları Hizmet alanları Sanayi alanları Tarım tarımsal üretim tarım+ticaret kenti Sanayi imalat sanayi atölyeden hafif sanayi fabrikaya ağır sanayi seri üretim (fordizm)

Detaylı

ULUSLARARASI PAZARLAMADA DAĞITIM VE LOJİSTİK

ULUSLARARASI PAZARLAMADA DAĞITIM VE LOJİSTİK ULUSLARARASI PAZARLAMADA DAĞITIM VE LOJİSTİK Uluslararası Pazarlamada dağıtım alt karması birbiriyle ilişkili iki kısımda ele alınır 1- Dağıtım kanalları seçimi 2- Fiziksel dağıtım (lojistik) ULUSLARARASI

Detaylı

RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015

RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015 RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015 RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Rusya Federasyonu na ihracat yapan 623 firma

Detaylı