TÜRKÇE KURAN-I KERİM VE TEFSİRİ MUHAMMED ESED

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "TÜRKÇE KURAN-I KERİM VE TEFSİRİ MUHAMMED ESED"

Transkript

1 TÜRKÇE KURAN-I KERİM VE TEFSİRİ MUHAMMED ESED 42 - Sura Bu surenin başı ve sonu, ilahî vahiy realitesini ve bütün peygamberlerin her dönemde tek ve aynı temel -yani, Allah'ın varlığı ve birliği hakikatini- ve aynı etik prensipleri tebliğ ettikleri gerçeğini vurgulamaktadır. Her iki bölümde de, tek Allah'a inanan bütün müminlerin, tarihsel kökenleri ne olursa olsun kendilerini "bir tek toplum" telakki etmeleri gerektiği emredilmektedir. (Bkz. ayet 13 ve ilgili not 14 ile ayet 15.) Bu nedenle Allah'ın "zâtı" hakkındaki bütün spekülasyonlar, "Rableri nazarında geçersiz ve boş"tur (ayet 16), çünkü "Hiçbir şey O'na benzemez" (ayet 11) ve bundan dolayı, O'nu hiçbir şeyle tanımlayamayız. Allah tanımlanamaz ve tam olarak kavranamaz olduğundan, Allah'ın bütün varlıklar dünyasını kapsayan ve insanın bu dünyada yapıp-ettiklerinin ürününü öteki dünyada toplamasını sağlayan bir sebeb-sonuç kanunu koymuş olması dışındaki ef alini tam olarak kavramak insan için mümkün değildir. Bu sureye adını veren anahtar kelime, gerçek müminler topluluğunu tavsif eden temel sosyal prensiplerden birini ortaya koyan 38. ayetindeki şûrâ beynehum ("aralarında danışma") ifadesinden alınmıştır. 1. Hâ-Mîm. 2. Ayn-Sîn-Kâf. (1) 1 - Bkz. Ek II. 3. KUDRET ve hikmet Sahibi olan Allah, [ey Muhammed,] sana ve senden öncekilere [hakikati] şöyle vahyetti: (2) 2 - Yani, Kur'an'ın tebliğ ettiği temel hakikatler -bir kısmı ileride özetlenecektir- daha önceki peygamberlere vahyedilenler ile aynıdır. 4. Göklerde ve yerde olan her şey O'nundur; O, yücedir, uludur. 5. En üstteki gökler [O'nun korkusundan] neredeyse parçalanır; melekler Rablerinin sonsuz ihtişamını hamd ile yüceltir ve yeryüzündekiler (3) için bağışlanma dilerler. Şüphesiz Allah, çok bağışlayıcıdır, rahmet kaynağıdır. 3 - Yani, (her zaman bilinçli, akıl sahibi bir varlığa işaret eden men ilgi zamirinin gösterdiği gibi) bütün insanlık. Buradan çıkarılan anlam şudur: bütün insanlar -ister inansın, ister inanmasınlar- hata yapmaya ve günah işlemeye yatkın olduklarından, Allah, "işledikleri zulümlere rağmen insanlara karşı hep bağışlayıcıdır" (13:6). Ayrıca 10:11'in ilk cümlesi ve ilgili dipnot ALLAH'TAN başkasını koruyucu edinenlere gelince; Allah onları görüp gözetlemektedir ve sen onların yaptıklarından sorumlu değilsin. 7. [Sana sadece Bizim mesajımız emanet edilmiştir:] işte Biz sana Arap dilinde (4) bir hitabe gönderdik ki, bütün kentlerin atasını ve çevresinde oturanları (5) uyarabilesin; yani, [varlığı] her türlü şüphenin üstünde olan Toplanma Günü'ne karşı [onları] uyarasın: [O Gün] bazısı cennete girecek, bazısı da yakıcı ateşe. 4 - Karş. 14:4 -"Biz her elçiyi, mutlaka kendi halkının diliyle [vahyedilmiş bir mesajla] gönderdik." Bkz. ayrıca 13:37'nin ilk cümlesiyle ilgili not Yani, bütün insanlığı (Taberî, Beğavî, Râzî). Mekke'nin "kentlerin atası" olarak adlandırılması konusunda bkz. 6:92'deki benzer ifade ile ilgili not 75.

2 8. Eğer Allah dileseydi onları tek bir ümmet yapardı: (6) bununla birlikte O, [kavuşturulmayı] dileyeni rahmetine kavuşturur; (7) halbuki [Hesap Günü] zalimler ne kendilerini koruyacak bir kimse, ne de bir yardımcı bulamayacaklardır. 6 - Zımnen, "ama dilememiştir": bkz. 5:48'in ikinci paragrafı ve ilgili notlar ve 16:93, not 116 ve 10:19, not Yahut: "dilediğini rahmetine kabul eder" -tıpkı çok sık tekrarlanan Allâhu yehdî men yeşâu ve yudillu men yeşâu ifadesindeki çifte anlam gibi: ki bu ifade hem "Allah dilediğini doğru yola ulaştırır ve dilediğini şaşırtır", hem de "Allah dileyeni doğru yola ulaştırır, dileyeni şaşırtır" şeklinde çevrilebilir. Bkz. özellikle, 14:4'ün ikinci bölümü ile ilgili 4. notta aktarılan Zemahşerî'nin titiz yorumu. 9. Yoksa onlar, Allah'tan başka koruyucular edi[nebileceklerini mi sa]nıyorlar? Hayır, yalnız Allah'tır [bütün varlıkların] koruyucusu; çünkü yalnız O'dur ölüye can veren ve yalnız O'dur her şeye kâdir olan. 10. ÖYLEYSE [ey müminler biliniz ki,] ayrılığa düştüğünüz her konuda hüküm Allah'a aittir. (8) [De ki:] "İşte Allah! Benim Rabbim budur: O'na dayanıp güvendim ve her zaman O'na yönelirim!" 8 - Bu ayet yukarıdaki 8. ayetin ilk cümlesiyle bağlantılı olup itikad ve dinî hukuk meseleleri ile ilgilidir (Beğavî, Zemahşerî). Yukarıdaki ayet, İslam hukukunun bazı büyük temsilcilerinin -İbni Hazm da onlar arasında bulunmaktadır- nass'ın yani, Kur'an'ın sözlerinin zâhirinin ve Hz. Peygamber'in açık emirlerinin formüle etmediği dinî hukuk ilkelerini "tesis etme"nin bir aracı olarak kıyâs'ın kullanılmasına karşı çıkarken dayandıkları bir ayettir. Râzî'nin işaret ettiği gibi, "ayrılığa düştüğünüz her konuda hüküm Allah'a aittir" ifadesinin anlamı budur. (Bkz. bu bağlamda 5:101, not 120, ayrıca State and Government adlı kitabımdaki "İslam Hukuku'nun Alanı" bölümü, s ) 11. [O'dur] gökleri ve yeri yoktan var eden. O, nasıl ki hayvanlar arasında eşler [bulunmasını] irade etmişse size de kendi cinsinizden (9) eşler vermiştir ve sizi böylece çoğaltıp durmaktadır: [ama] hiçbir şey O'na benzemez ve yalnız O'dur, her şeyi işiten, her şeyi gören. (10) 9 - Bkz. 16:72, not İlahî irade eseri olan cinsiyete ve tabiattaki canlıların -insan ve hayvanların- tümünde aşikar olan çokluk ve iki kutupluluğa işaret eden önceki ifadenin amacı, Allah'ın birliğine ve mutlak eşsizliğine ilişkin yukarıdaki ifadeyi vurgulamaktır. "Hiçbir şey O'na benzemez" ifadesi, O'nun mevcut olan veya olabilecek her şeyden yahut insanların düşünebileceği, hayal edebileceği veya tanımlayabileceği şeylerden köklü bir "farklılık" -yalnız sıfatlardaki farklılık değil- taşıdığına işaret eder (bkz. 6:100, not 88); ve "hiçbir şey O'na denk tutulamaz" (112:4) olduğundan O'nun başka her şeyden "nasıl" bir "farklılık" gösterdiği bile, beşerî düşünce kategorilerini aşan bir konudur. 12. Göklerin ve yerin anahtarları O'nundur; O, dilediğine bol rızık verir, dilediğine az: çünkü O her şeyi bilendir. (11) 11 - Yani O, insanların yalnız neye "layık olduğu"nu değil, aynı zamanda kendi yaratılış planı içinde neyin tabiat/öz olarak -her zaman açıkça görülemese de- iyi ve gerekli olduğunu da bilir. Ayrıca var olan her şey yalnız O'na aittir ve insanın durumu, genelde "mülk" olarak bilinen şey üzerinde "intifa hakkı sahibi" olmaktan öteye geçmez. 13. O, itikadî konularda, (12) Nûh'a emrettiğini -ve sana [ey Muhammed,] vahiy aracılığıyla öğrettiğimizi (13) ve aynı zamanda İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya emrettiğimizi- sizin için uygun gördü: [sahih] itikada sağlam bir şekilde sarılın ve o konuda bütünlüğünüzü bozmayın. (14) Onları çağırdığın bu [itikad bütünlüğü] başka varlıkları veya güçleri Allah'a ortak koşanlara ağır gelse [bile], Allah dileyen herkesi Kendine çeker ve O'na yönelenleri doğru yola ulaştırır Bkz. 2:256, not 249'un ilk paragrafı. Ayetin siyâk ve sibâkının gösterdiği gibi dîn terimi, bu bağlamda, ardarda gelen her sistemde farklı mahiyetler kazanan dinî kanunları da kapsayan (karş. 5:48, not 66) en geniş anlamıyla "din"i (religion) göstermez. Burada, daha çok, dinin (religion) yalnızca etik ve ruhî boyutunu, yani en genel anlamda "imanı/itikad"ı gösterir. Bu ayetle, surenin başında dile getirilmiş olan temaya, yani bütün vahiylerin gerisindeki manevî ve ahlakî prensiplerin değişmez aynılığı temasına yeniden dönülmektedir Lafzen, "sana vahyettiğimizi". Bu, Peygamber Muhammed (s)'in ancak vahiy aracılığıyla "Allah'ın Nûh'a emrettiği" şeyi öğrenebildiğine işaret eder Karş. 3:19 -"Allah katında tek [hak] din, [insanın] O'na teslimiyetidir" ve 3:85 -"kim Allah'a teslimiyetten başka bir din ararsa bu hiçbir zaman kabul edilmeyecektir". Allah'ın bütün elçileri tarafından ortaya konulan bu prensip ile bir paralellik, 21:92 ve 23:52'deki kesin ifadede de görülebilir: "[Siz ey inananlar,] gerçek şu ki, bu sizin ümmetiniz tek bir ümmettir: çünkü hepinizin Rabbi Benim." Büyük müfessirlerin çoğu (mesela Zemahşerî, Râzî, İbni Kesîr), bunu, Zemahşerî'nin bu ayet ile ilgili yorumunda ifade edildiği gibi, "farklı toplumların [zaman içinde değişen] şartlarıyla uyumlu olarak ( alâ hasebi ahvâlihâ) getirilen [özel] durum ve uygulamalar" ile ilgili bütün farklılıklara rağmen Tek Allah inancına dayanan bütün dinlerin evrensel bütünlüğüne açık bir atıf

3 olarak görmüşlerdir. 14. [Geçmiş vahiylerin mensuplarına gelince,] onlar [hakikati] tanıyıp öğrendikten sonra, aralarındaki kıskançlık ve çekişmelerden dolayı bütünlükten uzaklaştılar; (15) ve Rabbinden [O'nun koyduğu] belli bir vadeye kadar [bütün hükümleri iptal eden] bir hüküm gelmemiş olsaydı, onlar arasında [baştan] her şey karara bağlanmış olurdu. (16) İşte bakın, öncekilerden ilahî kelâmı devralanlar (17) [şimdi] onun öğretileri hakkında (18) şüpheye varan büyük bir tereddüt içindeler Lafzen, "kendilerine bilgi gelinceye kadar bütünlüklerini bozmadılar" -yani, Allah'ın bir olduğu ve peygamberlerin tümünün öğretilerinin temelde aynı olduğu bilgisi. Karş 2:213 ve özellikle, "sizin ümmetiniz bir tek ümmetir" ifadesinden hemen sonra gelen 23:53 (bkz. ayrıca ilgili not 30) Bu pasajın bir açıklaması için bkz. 10:19, not Lafzen, "onlardan sonra ilahî kelâma/kitâba varis olanlar": Kitâb-ı Mukaddes'e ve onun daha sonraki izleyicilerine açık bir atıf Lafzen, "onun hakkında" -yani sözkonusu metnin gerçekten Allah tarafından vahyedilmiş olup olmadığı ve "ilahî vahiy" kavramında bir doğruluk payı bulunup bulunmadığı konusundaki şüphe. 15. İşte bunun için (19) sen [bütün insanlığa] çağrıda bulun ve [Allah tarafından] emrolunduğun gibi dosdoğru ol; onların heva ve heveslerine uyma ve de ki: "Ben, Allah'ın bütün vahyettiklerine inanırım: sizin değişik görüşleriniz arasında (20) adaleti gözetmekle emrolundum. Allah benim de, sizin de Rabbinizdir. Bizim yaptıklarımızın hesabı bize çıkacaktır, sizin yaptıklarınız da size. Bizimle sizin aranızda bir çekişme olmamalı: Allah hepimizi bir araya toplayacaktır; çünkü varış O'nadır." 19 - Yani, insanların tek Allah'a inançlarının orijinal bütünlüğünün parçalanması sebebiyle Lafzen, "sizin aranızda," -yani, "başkalarına daha hoşgörülü olmaya sizi teşvik için": bütün vahyedilmiş dinlerin çeşitli ekol ve mezhepleri arasındaki karşılıklı anlayışın önünde duran keskinliğe/katılığa bir îma. 16. O'nu(n çağrısını) kabul ettikten sonra Allah hakkında (21) [hâlâ] tartışanlara gelince: onların bütün itirazları Rableri katında geçersizdir, boştur. [O'nun] gazabı üzerlerine çökecektir; ve onları şiddetli bir azap beklemektedir: 21 - Yani, tamamen insan aklının kavrayış sınırlarını aşan Allah'ın sıfatları ve varlığının "mahiyeti" hakkında. 17. çünkü indirdiği vahiy ile hakikati ortaya koyan ve [böylece insana, doğru ile eğriyi tartacağı] bir terazi veren O'dur. (22) Senin bütün bildiğin ise, Son Saat'in yakın olduğudur Yukarıdaki parantez içi açıklama, bu ayetin temelindeki düşüncenin açıkça ifade edildiği 57:25'e dayanmaktadır. Bunun anlamı şudur: Allah insana birbirini izleyen vahiyler yoluyla doğru ile yanlış arasında ayırım yapmasını sağlayan bir ölçü verdiği için O'nun varlığı ve nihaî yargılaması ile ilgili itirazda bulunmak saçmalık ve haddini bilmezliktir: bu ayetin ikinci bölümündeki ve bundan sonra gelen ayetteki Son Saat'e ve dolayısıyla Hesap Günü'ne yapılan atfın sebebi budur. 18. O (Kıyamet Saati)ne inanmayanlar, [alay edercesine] onun çabucak gelmesini isterler, (23) halbuki imana ermiş olanlar ondan korkarlar ve onun gerçek olduğunu bilirler. Gerçek şu ki, Son Saat'i tartışanlar, tam bir sapıklık içindeler! 23 - Bu, yalnızca Muhammed (s)'in düşmanlarının, o'nun Allah'ın elçisi olmasının bir kanıtı olarak "azabı çabucak getirmesi" şeklindeki alaycı taleplerine (Kur'an'da defalarca bahsedilen) bir atıf değil, aynı zamanda hiçbir kanıtları olmaksızın, yeniden dirilme ve hesap fikrini kesinlikle reddeden her dönemdeki inançsızlara dolaylı bir îmadır. 19. ALLAH kullarına çok lütufkardır: dilediğine rızık verir, çünkü yalnız O güçlüdür, yücedir! 20. Kim öteki dünyada kazanç elde etmeyi isterse onun kazancında bir artış sağlarız: bu dünyada bir kazanç isteyene ise ondan bir şeyler ver[ebil]iriz fakat böyle biri, öteki dünya[nın nimetlerin]den hiçbir pay alamayacaktır. (24) 24 - Yani, dürüst ve erdemlice yaşayan ve davranışlarını manevî hedeflere yöneltenler öteki dünyada ümit ettiklerinden daha fazlasını göreceklerine emin oldukları halde, özellikle dünyevî ödüllerin peşinde koşanlar hedeflerinin yalnızca bir kısmını gerçekleştirebilirler, öteki dünyada dürüst ve erdemlileri bekleyen "nimetlerden bir pay" alacaklarını ümit etmeleri için de hiçbir sebep yoktur. 21. Yoksa onlar, [bu dünyadan başka bir şeyi önemsemeyenler,] Allah'ın asla izin vermediği şeyleri kendileri için (hukukî ve) ahlakî bir yükümlülük haline sokan (25) sözde uluhiyet ortağı güçlere mi inanırlar? (26) Nihaî hüküm ile ilgili [Allah'ın] bir kararı (27) bulunmasaydı, onlar arasında her şey [bu dünyada] hükme bağlanmış olurdu: (28) ama zalimleri [öteki dünyada] acı bir azap

4 beklemektedir Yani onları, adeta manevî bir coşku ile kendilerini kaybederek Allah'ın tasvip etmediği -tamamen materyalist hedeflerin ardında koşmak ve bütün manevî ve ahlakî değerleri görmezden gelmek gibi şeylere- sarılmaya zorlayan. Din'in bu bağlamda taşıdığı "ahlakî yükümlülük" anlamı konusunda bkz 109:6, not Lafzen, "yoksa onlar [Allah'ın] ortaklarına mı sahipler" -yani "onlar, servet, güç, şans' vb. gibi arızî olguların kendileri üzerinde ilahî bazı etkilere sahip olduklarını mı zannederler?" Sonuçta böyle "güçler"e inanmanın insanın yalnızca dünyevî hedefler peşinde koşmasının temelinde yatan olgu olduğu anlatılmaktadır. (Şürekâ' teriminin -lafzen, [Allah'ın] "ortakları" veya "eşler"i- yukarıdaki açıklayıcı çevirisi için bkz. 6:22, not 15.) 27 - Lafzen, "karar verme sözü", yani O'nun nihaî yargılamasının/hükmünün Mahşer Günü'ne erteleneceği sözü (bkz. bir sonraki not) Yani, Allah, öteki dünyayı özlemle bekleyenler ile dünyevî başarıdan başka bir şeyi önemsemeyenler arasında, birincilere sınırsız bir mutluluk bahşetmek, ötekileri ise sıkıntıya uğratmak suretiyle, bu dünyada kesin bir ayrım yapmış olacaktı: Ama insanın hayatı ancak öteki dünyada gerçekten ikmal edilmiş olacağından Allah, bu ayrımı o zamana kadar ertelemeyi dilemiştir. 22. Zalimlerin [öteki dünyada] kazandıkları şey[i düşünmek]ten korktuklarını göreceksin: zaten korktukları başlarına mutlaka gelecektir. İmana erip doğru ve yararlı işler yapanları ise [cennetin] çiçek dolu bahçelerinde [bulacaksın]; onlar Rablerinin katında diledikleri her şeye sahip olacaklardır: [ve] bu, büyük bir lütuftur, ki 23. Allah onu iman edip doğru ve yararlı işler yapan kullarına bir müjde olarak vermektedir. De ki, [ey Muhammed]: "Bu [mesaj] karşılığında sizden yol arkadaşlarınızı sevmenizden (29) başka bir şey beklemiyorum". Kim güzel bir iş yap[ma erdemine ulaşır]sa ona daha büyük güzellikler bağışlarız: ve gerçek şu ki Allah, çok bağışlayıcıdır, şükrün karşılığını verendir Lafzen, "yakın olanları (kurbâ) sevmekten". Bazı müfessirler bunu "bana yakın olanlar," yani Muhammed (s)'in akrabaları şeklinde anlarlar; oysa böyle "kişisel" bir talebin, "sizden hiçbir şey istemiyorum" şeklindeki önceki beyan ile çeliştiği açıktır; ayrıca, kurbâ terimi ile ilgili olarak hiçbir mülkiyet zamirinin bilerek kullanılmaması bunun herhangi bir kişisel ilişki ile sınırlı olmadığını, tersine bütün insanlık için geçerli olan ortak bir ilişkiye işaret ettiğini göstermektedir: yani, kardeşlik/dostluk ilişkisine -bir başkasının maddî ve manevî iyiliğini düşünmeyi öngören temel ahlakî varsayıma işaret eden bir ilişki. 24. YOKSA onlar, "[Muhammed] kendi yalanlarını Allah'a isnad etmektedir" mi diyorlar? Eğer Allah dileseydi, senin kalbini [ebediyyen] mühürlerdi: nitekim Allah bâtılı silip süpürür ve hakkı sözleriyle ortaya koyar. (30) Gerçek şu ki O, [insanların] kalplerinde olanı tümüyle bilir; 30 - Bkz. 10:82, not ve O'dur kullarının tevbelerini kabul eden, kötülükleri bağışlayan ve yaptığınız her şeyi bilen, 26. inanıp doğru ve yararlı işler yapanların dileklerini kabul eden; ve [O'dur öteki dünyada] lütfuyla onlara [hak ettiklerinden] fazlasını verecek olan. Hakikati inkar edenleri [yalnızca] çetin bir azap beklemektedir. 27. Eğer Allah [bu dünyada] kullarına bol rızık vermiş olsaydı, yeryüzünde küstahça davranırlardı: (31) halbuki O, [rahmetini] gereği kadar dilediğince ihsan etmektedir: çünkü O, kullarının [ihtiyaçlarından] tamamiyle haberdardır ve onları görmektedir Bu pasaj, önceki ayette geçen, "Allah iman edip doğru ve yararlı işler yapanların dileklerini kabul eder" ifadesi ile bağlantılı olup onu açıklayıcı niteliktedir. Bu ifade, ilk bakışta, birçok zalimin mutlu ve müreffeh olduğu, buna karşılık birçok iyi insanın da yoksulluk ve sıkıntı içinde kıvrandığı gerçeğine ters gibi görünmektedir. Ancak yukardaki ayet, bu itiraza cevap verirken, insanın yaratılış gereği "daima daha fazlasını istediği"ne (bkz. 102:1), bunun da onu "ne zaman kendisini yeterli görse çabucak azdırdığı"na (bkz. 96:6) işaret eder. Kur'an, bu eğilimi dengelemek için Allah'ın iyilere -ve aynı zamanda, kötülük yapanlara- vereceği "karşılığın", mutlaka, her şeye rağmen insan varlığının ilk ve kısa bir safhasını oluşturan bu dünyada değil, ancak öteki dünyada tam olarak ortaya çıkacağını tekrar tekrar vurgulamaktadır. 28. O, [insanlar] bütün ümitlerini yitirdikten sonra yağmuru indiren ve [bu suretle] rahmetini sergileyendir: (32) çünkü [insanların] koruyucusu yalnız O'dur, hamd O'na mahsustur Hayat kaynağı yağmur sembolüne yapılan bu atıf, daha önce geçen "O, [rahmetini] gereği kadar dilediğince ihsan etmektedir" ifadesi ile bağlantılıdır ve bir sonraki ayette geçen, bütün varlıklar âleminin Allah'ın varlığının, etkinliğinin ve aynı zamanda hayatın öteki dünyadaki devamlılığının görünen bir "işaret"i veya "tecelli"si olduğu ifadesine bir giriş mahiyetindedir. 29. Gökleri ve yeri ve bunların içinde (33) üretip çoğalttığı bütün canlı varlıkları yaratması, O'nun işaretlerindendir: [bunları

5 yaratan] Allah, dilediği zaman onları [kendi katında] toplama gücüne de sahiptir Lafzen, "ikisi üzerinde". "Gökler ve yer" ifadesi, Kur'an'da, her zaman evrenin bütünlüğünü göstermektedir. 30. [Hesap Günü] başınıza gelecek her felaket kendi ellerinizle yapıp-ettiklerinizin bir ürünü olacaktır; (34) bununla beraber Allah çok bağışlayıcıdır; 34 - Çok sık tekrarlanan bu ifade, insanın bu dünyada yaptıklarını ve bilinçli tavırlarını anlatan Kur'ânî bir mecaz olup, bu eylem ve tavırların kişinin ruhî karakterinin bir "ürünü" olduğu ve bu sebeple öteki dünyadaki hayatın niteliği üzerinde tartışılmaz bir etki yaptığı gerçeğini ortaya koymaktadır. Bu ikinci hayat yeryüzündeki hayatın organik bir devamı olduğundan, insanın daha sonraki manevî gelişme ve olgunlaşması, yahut tersine, bunalımı ve sıkıntısı -sembolik olarak Allah'ın "mükafat"ı ve "azab"ı, yahut "cennet" ve "cehennem" olarak tanımlanmıştır- kişinin daha önceden "kazandığı"na bağlıdır ve onun bir sonucudur. 31. ve siz O'nu yeryüzünde bertaraf edemezsiniz, [öteki dünyada da] sizi Allah(ın cezasın)dan koruyacak ve size yardım edecek kimse bulamazsınız. 32. Denizler üzerinde, dağlar[ın salınıp durması] gibi akıp giden gemiler de O'nun işaretlerindendir: (35) 35 - Ayetin siyâk ve sibâkından anlaşılacağı gibi âyet terimi (lafzen, "işaret" yahut "[ilahî] mesaj") bu örnekte "kıssa"/"temsîl" anlamında kullanılmıştır. (Bkz. sonraki not.) 33. dilerse rüzgarı dindirir, o zaman denizin üstünde hareketsiz kalıverirler; bunda, şüphesiz, sıkıntılara göğüs geren ve [Allah'a] gönülden şükreden herkes için mesajlar vardır; 34. ya da yapıp-ettiklerinden dolayı (36) onları yok eder: [her şeye rağmen] Allah çok bağışlayıcıdır Yani, işledikleri kötülükler yüzünden. Yukarıdaki pasajın öteki dünyadaki üç muhtemel seçeneğe temsîlî bir atıf olduğuna inanıyorum: ruhsal gelişme ve mutluluk (deniz üzerinde serbestçe gezen gemiler), ruhsal donuklaşma/durgunluk (deniz yüzünde hareketsiz duran gemiler ile sembolize edilmekte); manevî çöküş ve azap ise (yok olma/yok etme kavramında özetlenmektedir). Bu üç seçeneğin ikincisi 7:46'da ve devamında dile getirilen ve buna ait 37. notta açıklanan ârâf'ta ( ale'l-a râf) olanların durumuna işaret etmektedir. 35. Ve bilsinler ki, mesajlarımızı sorgulayanlar (37) için kurtuluş yoktur Yucâdilûn'un bu şekildeki çevirisi için bkz. 40:35, not [UNUTMAYIN Kİ,] size ne verildiyse bu dünya hayatından [geçici] bir zevk almanız içindir. Allah katında olan ise daha iyi ve daha kalıcıdır. [Bu ödül,] iman eden ve Rablerine güvenenler [içindir]; 37. bağışlanmaz günahlardan ve hayasızlıktan kaçınanlar ve öfke bastığında da kolayca affedenler [için]; 38. Rablerinin [çağrısına] karşılık verenler ve namazlarında dikkatli ve devamlı olanlar [için]; ve [bütün ortak meselelerini] aralarında danışma ile karara bağlayanlar [için]; (38) ve kendilerine rızık olarak verdiğimizden başkalarına harcayanlar (39) [için]; 38 - Gerçek müminlerin bu özel vasıfları -ki Hz. Peygamber'in arkadaşları tarafından o kadar önemsenmiştir ki, bu sureyi daima "şûrâ" anahtar kelimesi ile anmışlardır- ikili bir anlama sahiptir: birinci olarak, Kur'an'ın bütün izleyicilerine bir tek topluluk (ümmet) içinde bir araya gelmelerini hatırlatmakta; ikinci olarak da, toplumu ilgilendiren bütün işlerini aralarında danışma ile yürütmeleri gerektiği prensibini koymaktadır. (Bu prensibin politik sonuçları için bkz. State and Government, s. 44 vd.) 39 - Bkz. 2:3, not 4. Toplumsal bütünlük ve danışma/katılım çağrısının hemen ardından gelmesi sebebiyle "başkaları için harcama" burada genel bir sosyal adalet yüklemi taşımaktadır. 39. ve bir zorbalık ile karşılaştıkları zaman kendilerini savunanlar [için]. 40. Ama [unutma ki,] kötülüğü cezalandırma [teşebbüsü] de, bizâtihî bir kötülük olabilir; (40) o halde, kim [düşmanını] affeder ve barış yaparsa mükafatı Allah katındadır, çünkü O, zalimleri sevmez. (41) 40 - Lafzen, "onun gibi bir kötülüktür" [veya "olabilir"]. Başka bir deyimle zorbalığa (ki önceki ayetin son cümlesindeki bağy isminin karşılığıdır) karşı yürütülen başarılı mücadele, bazan, önceki zalimlere karşı benzer bir zorbalığa dönüşebilir. Bu nedenle, klasik müfessirlerin çoğu (Beğavî, Zemahşerî, Râzî, Beydâvî gibi) kişinin kendisini zorbalığa ve baskıya karşı savunurken "saldırganlık

6 yapma"sının (i tidâ') kesinlikle yasak olduğunu vurgulamışlardır. (Karş 2:190 ve devamında, "size karşı savaş açanlar"la mücadele etmeyi konu alan pasaj.) 41 - Yani, bu bağlamda, kendilerine daha önce baskı yapmış olanlara karşı yersiz intikam eylemlerine kendilerini kaptıranları. 41. Zulme uğradıklarında kendilerini savunanlara gelince; onlara hiçbir suç isnad edilemez: 42. ancak [başka] insanları baskı altına alan ve yeryüzünde gaddarca davranarak her türlü haksızlığı yapanlar suç işlemişlerdir: onları şiddetli bir azap beklemektedir. 43. Ama bilin ki, kim sıkıntıya göğüs gerer ve affederse işte bu, gönülden istenen bir şeydir. (42) 42 - Karş. 41:34-35 ve 13:22'ye ait not İŞTE [böyle:] Allah kimi saptırırsa (43) artık onun hiçbir koruyucusu olmaz; böylece sen bu zalimlerin (44) [Kıyamet Günü kendilerini bekleyen] azabı görür görmez, "[Eyvah!] Bunun dönüşü yok mu?" (45) diye feryad ettiklerini görecek [ve duyacak]sın Bkz. 14:4'e ait not Bu, "[başka] insanları baskı altına alan ve yeryüzünde gaddarca davranarak her türlü haksızlığı yapanlar"a (ayet 42) bir atıf olduğu halde terim, her türlü bilinçli zalime uygulanabilen genel bir anlama sahiptir Yani, yeryüzünde bir "ikinci şans": karş. 6: Ehl terimi, öncelikle bir şehrin, ülkenin veya ailenin "mensuplar"ını ve aynı zamanda bir ırkın, dinin veya mesleğin "üyeler"ini gösterir. Daha geniş ideolojik anlamıyla bu terim, belli ortak karakteristiklere sahip olan insanlar, mesela ehlu'l- ilm ("ilim adamları", yani bilginler); yahut tek ve aynı inancı veya öğretiyi izleyenler, mesela ehlu'l-kitâb ("[eski] vahiylerin mensupları/izleyicileri"), ehlu'l-kur'ân ("Kur'an'ın izleyicileri") vb. için uygulanabilir. Yukarıdaki pasaj, 44. notta işaret edildiği gibi öncelikle -özellikle olmasa bile- 42. ayette zikredilen zorbalara ve zalimlere işaret ettiğinden, ehluhum terimi, açıkçası, "onların mensupları/izleyicileri" anlamını taşır. Böylece, yukarıdaki cümle, her türlü zulmün ve özellikle başkalarına baskı uygulamanın kaçınılmaz sonucu olarak, onu yapanları ve/veya onların ardından gidenleri manevî olarak yaraladığını ve sonuçta onların kendi kendilerini yok etmelerine yol açtığını anlatır. 45. Ve sen onları, zavallı şekilde boyunlarını bükerek [çevrelerine] göz ucuyla bakarken o [akibet]e atladıklarını göreceksin; o zaman iman edenler, "[Bu] Kıyamet Günü hüsrana uğrayanlar, kendilerini ve arkalarından gidenleri mahvedenlerdir!" (46) diyecekler. Gerçek şu ki zalimler, ebedî azaba mahkum olacaklar, 46. ve Allah'a karşı kendilerine yardım edecek bir koruyucu bulamayacaklar: çünkü Allah'ın saptırdığı için [kurtuluş] yolu yoktur. 47. [O halde, ey insanlar,] Allah'ın buyruğu ile (47) geri dönüşün imkansız olduğu Gün gelmeden önce Rabbiniz[in daveti]ne uyun: [çünkü] o Gün ne sığınacağınız bir yer bulabilirsiniz, ne de [yaptığınız hataları] inkar edebilirsiniz Lafzen, "Allah'tan". 48. AMA onlar, [ey Peygamber, senden] yüz çevirip uzaklaşırlarsa [bil ki] Biz seni onların bekçisi olarak göndermedik: sana düşen, yalnız [emanet edilen] mesajı iletmektir. Ve bakın, [Bizim mesajlarımıza yüz çevirmek, insan tabiatının zayıflığı ve kaypaklığından kaynaklanır; (48) böylece,] Biz insana rahmetimizi tattırdığımız zaman onunla övünç duyar, (49) ama kendi eliyle yaptıklarının sonucu olarak başına bir bela gelirse, o zaman, şükürden ne kadar uzak olduğunu gösterir. (50) 48 - Bu parantez içi açıklama -ki, metnin daha doğru şekilde anlaşılması için zorunludur- Râzî'nin bu pasajın önceki ile bağlantısı konusundaki ikna edici açıklamasına dayanmaktadır. İnsan, kural olarak, maddî servet ve rahatlık içinde kendini kaybetmekte ve bu başarısını "mutluluk" ile özdeşleştirmektedir: bu nedenle manevî amaçları ve değerleri küçümsemekte, özellikle bireysel/bencilce çıkarlarının ardından koşmayı bırakıp -kendisi için hâlâ farazî olan- öteki dünya hayatına yönelmeye çağrıldığında bu tavrı göstermektedir Yani, Allah ona belli maddî kazançlar bağışladığında insan bu "başarı" ile övünür ve onu bilhassa kendi yeteneklerine ve zekasına bağlar (karş. 41:50'nin ilk cümlesi) Yani, geçmişteki mutluluğunu şükranla anmak yerine Allah'ın varlığını sorgulamaya çalışır ve Allah gerçekten var olsaydı bu kadar çok şanssızlığın ve mutsuzluğun yeryüzüne hakim olmasına "izin vermezdi" iddiasında bulunur: bu yanıltıcı/saptırıcı bir itirazdır, çünkü öteki dünya realitesini dikkate almamakta ve Allah kavramına sadece beşerî düşünceler ve beklentiler açısından yaklaşmaktadır.

7 49. Göklerin ve yerin hakimiyeti yalnız Allah'a aittir. O, dilediğini yaratır: dilediğine kız çocukları bağışlar, dilediğine erkek; 50. yahut [dilediğine] hem erkek hem kız (çocuklar) verir ve dilediğini de kısır yapar: çünkü O, her şeyi bilendir, sınırsız güç Sahibidir. (51) 51 - Bu pasajın amacı, insanın başına gelen her şeyin, derinliğine ve hikmetine tam vakıf olunamayan ilahî iradenin bir sonucu olduğu gerçeğini vurgulamaktır: ayetin sibâkında insan hayatının bu genel ve sürekli fenomeni -doğacak çocuğun erkek veya kız olacağının ve sağlıklı doğup doğmayacağının bilinememesi- çerçevesinde bu gerçek anlatılmaktadır; diğer taraftan, Allah'ın dünyevî mutluluk ve mutsuzluk ihsan etmesi, insanın kendi "görev ve sorumluluğu" terimleriyle tanımlanıp ölçülemez. 51. Allah, insanla, ancak apansız gelen bir ilham (52) aracılığıyla yahut bir perde arkasından [seslenerek,] yahut [vahyedilmesini] dilediği şeyi kendi izniyle vahyeden (53) bir elçi göndermek suretiyle konuşur: O, şüphesiz yücedir, hikmet Sahibidir Bu karşılık, apansızlık ve iç aydınlanma kavramlarını birleştiren vahy teriminin öncelikli anlamıdır (Râğıb): Kur'ânî kullanımda, bu terim, genellikle -her zaman olmasa bile- Allah'tan gelen "vahiy" ile eş anlamlı kullanılmıştır. Yukarıdaki pasaj, Hz. Peygamber'e emanet edilen ilahî mesajdan bahseden 48. ayetin ilk paragrafı ile bağlantılıdır Karş 53: İşte sana da (54) [ey Muhammed,] kendi buyruğumuz altında hayat veren bir mesaj (55) vahyettik. [Bu mesaj sana gelmeden önce,] sen vahiy nedir, iman [nedir] bilmezdin: (56) ama [şimdi] bu [mesajı] bir ışık yaptık ki onunla kullarımızdan dilediğimizi doğru yola ulaştıralım: şüphesiz sen de [insanları onunla] doğru yola ulaştıracaksın, 54 - Yani, önceki ayette zikredilen her üç yoldan da 55 - Rûh terimi (lafzen, "can" veya "ruh") Kur'an'da çoğu zaman "ilahî ilham" anlamında (bkz. sure 16, not 2) kullanılmıştır. Bu bağlamda Muhammed (s)'e indirilen ilahî ilhamın yani, Kur'an'ın ihtiva ettiklerini gösterir (Taberî, Zemahşerî, Râzî, İbni Kesîr), ki bu da insanı daha yoğun bir manevî hayata yöneltmeyi amaçlar. Çeviriyi yukarıdaki şekilde yapmamın sebebi budur Yani, "iman" kavramının insanın Allah'a tam teslimiyeti (islâm) anlamına geldiğini. 53. göklerde ve yerdeki her şeyin maliki olan Allah'a götüren yola. Gerçek şu ki, her şeyin başı ve sonu Allah'tadır. (57) 57 - Lafzen, "Bütün şeyler/olgular (umûr) yönlerini Allah'a döndürürler"; yani her şey asıl kaynağı olan Allah'a geri döner ve girdiği yolda O'nun iradesine tâbi olarak yürür (Beydâvî).

KUR'ANDAN DUALAR. "Ey Rabbimiz, Bize dünyada bir iyilik, ahrette bir iyilik ver. Bizi ateş azabından koru." ( Bakara- 201 )

KUR'ANDAN DUALAR. Ey Rabbimiz, Bize dünyada bir iyilik, ahrette bir iyilik ver. Bizi ateş azabından koru. ( Bakara- 201 ) KUR'ANDAN DUALAR "Ey Rabbimiz Bizi sana teslim olanlardan kıl, neslimizden de sana teslim olan bir ümmet çıkar, bize ibadet yerlerimizi göster, tövbemizi kabul et zira tövbeleri kabul eden, çok merhametli

Detaylı

İnsanı Diğer Canlılardan Ayıran Özellikler

İnsanı Diğer Canlılardan Ayıran Özellikler İnsanı Diğer Canlılardan Ayıran Özellikler Hani, Rabbin meleklere, Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım demişti. Onlar, Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamd

Detaylı

TİN SURESİ. Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ. 3 Bu güvenli belde şahittir;

TİN SURESİ. Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ. 3 Bu güvenli belde şahittir; Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla 3 Bu güvenli belde şahittir; 1 4 1 İNCİR AĞACI ve zeytin (diyarı) şahittir! 4 Doğrusu Biz insanı en güzel kıvamda yaratmış, 2 İncir ile Hz Nuh un tufan bölgesi olan

Detaylı

Dua ve Sûre Kitapçığı

Dua ve Sûre Kitapçığı Dua ve Sûre Kitapçığı Hazırlayan: Melike MÜFTÜOĞLU instagram.com/oyunveetlinliklerledinogretimi SÜBHANEKE DUASI Allah ım! Sen eksik sıfatlardan pak ve uzaksın. Seni daima böyle tenzih eder ve överim. Senin

Detaylı

TAKVA AYI RAMAZAN TAKVA AYI RAMAZAN. Rahman ve Rahim Allah ın Adıyla

TAKVA AYI RAMAZAN TAKVA AYI RAMAZAN. Rahman ve Rahim Allah ın Adıyla TAKVA AYI RAMAZAN TAKVA AYI RAMAZAN Rahman ve Rahim Allah ın Adıyla (Farz kılınan oruç) sayılı günlerdir. Sizden kim, (o günlerde) hasta veya seferde ise o, (tutamadığı) günler sayısınca başka günlerde

Detaylı

Islam & Camii Diyanet İşleri Türk İslam Birliği

Islam & Camii Diyanet İşleri Türk İslam Birliği & Camii Diyanet İşleri Türk İslam Birliği Mülheim an der Ruhr Fatih Camii Islam kelimesi üc manaya gelir 1. Yüce Allahın emirlerine itaat edip, yasaklarından kacınmak. 2. Bütün insanlarla diğer canlılar

Detaylı

KURAN YOLU- DERS 3. (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti)

KURAN YOLU- DERS 3. (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti) KURAN YOLU- DERS 3 (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti) DERSTE GEÇEN KAVRAMLAR 1) Mübin : Açık ve Açıklayan. Kur an ın sıfatlarındandır. Kur an sadece

Detaylı

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

Dua Dua, insan ile Allah arasında iletişim kurma yollarından biridir. İnsan, dua ederken Allah ın kendisini işittiğinin bilincindedir. İnsan dua ile dileklerini aracısız olarak Allah a iletmekte ondan

Detaylı

Kur an-ı Kerim i Diğer Kutsal Kitaplardan Ayıran Başlıca Özellikleri

Kur an-ı Kerim i Diğer Kutsal Kitaplardan Ayıran Başlıca Özellikleri Kur an-ı Kerim i Diğer Kutsal Kitaplardan Ayıran Başlıca Özellikleri 1 ) İlahi kitapların sonuncusudur. 2 ) Allah tarafından koruma altına alınan değişikliğe uğramayan tek ilahi kitaptır. 3 ) Diğer ilahi

Detaylı

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma KURAN'I KERİM TÜRKÇE MEALİ (DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI) 50-KAF SURESİ Mekke'de inmiştir. 45 (kırkbeş) âyettir. "Kaf" harfi ile başladığı için bu adı almıştır. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla. 1.

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

Gizlemek. أ Helak etmek, yok etmek أ. Affetmek. Açıklamak. ا ر اد Sahip olmak, malik olmak. Đstemek,irade etmek. Seçme Metnler 25

Gizlemek. أ Helak etmek, yok etmek أ. Affetmek. Açıklamak. ا ر اد Sahip olmak, malik olmak. Đstemek,irade etmek. Seçme Metnler 25 136. Ey iman edenler, Allah'a, elçisine, elçisine indirdiği kitaba ve bundan önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve ahiret gününü inkar ederse, uzak bir sapıklıkla

Detaylı

O, hiçbir sözü kendi arzularına göre söylememektedir. Aksine onun bütün dedikleri Allah ın vahyine dayanmaktadır.

O, hiçbir sözü kendi arzularına göre söylememektedir. Aksine onun bütün dedikleri Allah ın vahyine dayanmaktadır. İslam çok yüce bir dindir. Onun yüceliği ve büyüklüğü Kur an-ı Kerim in tam ve mükemmel talimatları ile Hazret-i Resûlüllah (S.A.V.) in bu talimatları kendi yaşamında bizzat uygulamasından kaynaklanmaktadır.

Detaylı

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır. İslam a göre kadınlar erkeklerden daha değersiz kabul edilmez. Kadınlar ve erkekler benzer haklara sahiptirler ve doğrusu bazı hususlarda kadınlar, erkeklerin sahip olmadığı bazı belirli ayrıcalıklara

Detaylı

DOMUZ ETİNİN HARAM KILINMASININ HİKMETİ

DOMUZ ETİNİN HARAM KILINMASININ HİKMETİ DOMUZ ETİNİN HARAM KILINMASININ HİKMETİ حكمة ريم م ا ير ] تر [ Türkçe Turkish Muhammed Salih el-muneccid Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ümmü Nebil 2009-1430 1 حكمة ريم م ا ير» باللغة ال ية «مد صالح

Detaylı

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016 EN GÜZEL İSİMLER O NUNDUR Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah tır. Güzel isimler O nundur.

Detaylı

Muhammed Salih el-muneccid

Muhammed Salih el-muneccid KABİRDEKİ HAYATIN TABİATI NASILDIR? [ Türkçe ] طبيعة الحياة في القبر [باللغة التركية [ Muhammed Salih el-muneccid محمد بن صالح المنجد Terceme eden : Muhammed Şahin ترجمة: محمد بن مسلم شاهين Tetkik eden

Detaylı

Yine onlar, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler; ahiret gününe de kesin olarak inanırlar. Bakara suresi, 4. ayet.

Yine onlar, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler; ahiret gününe de kesin olarak inanırlar. Bakara suresi, 4. ayet. BULUŞ YOLUYLA ÖĞRENME ETKİNLİK Ders: DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ Sınıf: 9.Sınıf Ünite: İslam da İman Esasları Konu: Kitaplara İman Etkinliğin adı: İlahi Mesaj Süre: 40 dak + 40 dak Yine onlar, sana indirilene

Detaylı

1. İnanç, 2. İbadet, 3. Ahlak, 4. Kıssalar

1. İnanç, 2. İbadet, 3. Ahlak, 4. Kıssalar 1. İnanç, 2. İbadet, 3. Ahlak, 4. Kıssalar İÇİNDEKİLER KUR AN NEDİR? KUR AN-IN AMACI? İNANÇ NEDİR İBADET NEDİR AHLAK NEDİR KISSALAR AYETLER KUR AN NEDİR? Kur an-ı Hakîm, alemlerin Rabbi olan Allah ın kelamıdır.

Detaylı

Sadîk-i Ahmak yani ahmak dost şiddetli düşmandan,din düşmanından daha fazla verir.

Sadîk-i Ahmak yani ahmak dost şiddetli düşmandan,din düşmanından daha fazla verir. AHMAK DOST Sadîk-i Ahmak yani ahmak dost şiddetli düşmandan,din düşmanından daha fazla verir. İyilik zannıyla topluma,tüm değerlere,insanlığa karşı kötülük işlemektedir. İbrahim Peygamberden yana olduğunu

Detaylı

Cennâtin tecriy min tahtihe-l-enhâr

Cennâtin tecriy min tahtihe-l-enhâr Bu yazı www.multimediaquran.com sitesinin sahibi hacı Mehmet Bahattin Geçkil tarafından hazırlanmıstır. 11-15-2015. Herhangi bir medyada yayınlanması halinde yukarıdaki bilginin referans olarak verilmesi

Detaylı

ALLAH TEÂLÂ'NIN ARŞA İSTİVÂ ETMESİ

ALLAH TEÂLÂ'NIN ARŞA İSTİVÂ ETMESİ ALLAH TEÂLÂ'NIN ARŞA İSTİVÂ ETMESİ استواء االله عرشه ] تر [ Türkçe Turkish Abdurrahman el-berrâk Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza Şahin 00-43 استواء االله عرشه» باللغة ال ية «عبد الر ن ال اك

Detaylı

AİLEYE MUTLULUK YAKIŞIR! HAYAT SEVİNCE VE SEVİLİNCE GÜZEL

AİLEYE MUTLULUK YAKIŞIR! HAYAT SEVİNCE VE SEVİLİNCE GÜZEL AİLEYE MUTLULUK YAKIŞIR! HAYAT SEVİNCE VE SEVİLİNCE GÜZEL Ey İnsanlık! Sizi bir tek canlı varlıktan yaratan, ondan da eşini var eden ve her ikisinden de bir çok erkek ve kadın üreten Rabbınıza karşı sorumluluğunuzun

Detaylı

AİLE KURMAK &AİLE OLMAK

AİLE KURMAK &AİLE OLMAK AİLE KURMAK &AİLE OLMAK Dr. Fatma BAYRAKTAR KARAHAN Uzman-Ankara Aile Nedir? Aile kelimesinin kökü, ğavl dir. Bu kelime, ağır bir sorumluluk altına girmek demektir. Bu kökten gelen aile ise, birini çekince

Detaylı

Hz.Resulüllah (SAV) den Dualar

Hz.Resulüllah (SAV) den Dualar Hz.Resulüllah (SAV) den Dualar Camiye Girerken Allah ın adıyla, Allah ın Resulüne salat ve selam olsun. Allah ım, hatalarımı bağışla ve bana rahmet kapılarını aç. Camiden Çıkarken Allah ın adıyla, Allah

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

URL: Hazırlayan: Mehmet Fatih Bütün. Dua. Dua İbadetin Özüdür. Niçin ve Nasıl Dua Edilir? Kur'an'dan ve Hz. Peygamber'den Dua Örnekleri BÖLÜM: 2

URL: Hazırlayan: Mehmet Fatih Bütün. Dua. Dua İbadetin Özüdür. Niçin ve Nasıl Dua Edilir? Kur'an'dan ve Hz. Peygamber'den Dua Örnekleri BÖLÜM: 2 Hazırlayan: Mehmet Fatih Bütün URL: Dua Dua İbadetin Özüdür Niçin ve Nasıl Dua Edilir? Kur'an'dan ve Hz. Peygamber'den Dua Örnekleri BÖLÜM: 2 Dua Arapça kökenli bir kelime olup «istemek, davet etmek» demektir.

Detaylı

EHL-İ SÜNNET'İN ÜSTÜNLÜĞÜ.

EHL-İ SÜNNET'İN ÜSTÜNLÜĞÜ. EHL-İ SÜNNET'İN ÜSTÜNLÜĞÜ www.almuwahhid.com 1 Müellif: Şeyhu'l-İslam İbni Teymiyye (661/728) Eser: Mecmua el-feteva, cilt 4 بسم هللا الرحمن الرحيم Selefin, kendilerinden sonra gelenlerden daha alim, daha

Detaylı

NİÇİN EVLENMEDEN ÖNCE İNSANIN KENDİNİ TANIMASI ÇOK ÖNEMLİDİR? YA DA KENDİNİ TANIMAK NEDİR?

NİÇİN EVLENMEDEN ÖNCE İNSANIN KENDİNİ TANIMASI ÇOK ÖNEMLİDİR? YA DA KENDİNİ TANIMAK NEDİR? Asiye Türkan NİÇİN EVLENMEDEN ÖNCE İNSANIN KENDİNİ TANIMASI ÇOK ÖNEMLİDİR? YA DA KENDİNİ TANIMAK NEDİR? İNSAN NEDEN EVLENİR? İlim ilim bilmektir İlim kendin bilmektir Sen kendini bilmezsen Bu nice okumaktır.

Detaylı

TEMİZLİK HAZIRLAYAN. Abdullah Cahit ÇULHA

TEMİZLİK HAZIRLAYAN. Abdullah Cahit ÇULHA TEMİZLİK HAZIRLAYAN Abdullah Cahit ÇULHA TEMİZLİK MADDİ TEMİZLİK MANEVİ TEMİZLİK İslam dini, hem maddî, hem de manevî temizliğe büyük bir önem vermiştir. Bu iki kısım temizlik arasında büyük bir ilgi vardır.

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

İslam hukukuna giriş (İLH1008)

İslam hukukuna giriş (İLH1008) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. İslam hukukuna giriş (İLH1008) KISA

Detaylı

Hamd ve Şükür. Einfache Übersetzung Hamd = tanriya övgü sunma, tanriya övgü olsun Şükür = tanriya övgü Övgü = Lob Övmek = loben, preisen

Hamd ve Şükür. Einfache Übersetzung Hamd = tanriya övgü sunma, tanriya övgü olsun Şükür = tanriya övgü Övgü = Lob Övmek = loben, preisen Hamd ve Şükür Einfache Übersetzung Hamd = tanriya övgü sunma, tanriya övgü olsun Şükür = tanriya övgü Övgü = Lob Övmek = loben, preisen İçindekiler Hamd ve şükür genel anlamında Hamd Fatiha suresinin ilk

Detaylı

Yahudiliğin peygamberi Hz. Musa dır. Bu nedenle Yahudiliğe Musevilik de denir. Yahudi ismi, Yakup un on iki oğlundan biri olan Yuda veya Yahuda ya

Yahudiliğin peygamberi Hz. Musa dır. Bu nedenle Yahudiliğe Musevilik de denir. Yahudi ismi, Yakup un on iki oğlundan biri olan Yuda veya Yahuda ya VAHYE DAYALI DİNLER YAHUDİLİK Yahudiliğin peygamberi Hz. Musa dır. Bu nedenle Yahudiliğe Musevilik de denir. Yahudi ismi, Yakup un on iki oğlundan biri olan Yuda veya Yahuda ya nispetle verilmiştir. Yahudiler

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

6. SINIF DERS: DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ ÜNİTE:1 KONU: DEĞERLENDİRME SORU VE CEVAPLARI

6. SINIF DERS: DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ ÜNİTE:1 KONU: DEĞERLENDİRME SORU VE CEVAPLARI 1- Soru: Allah ın insanlar arasından seçip vahiy indirdiği kişiye ne ad verilir? Cevap: Peygamber/Resul/Nebi denir. 2- Soru: Kuran da peygamber hangi kelimelerle ifade edilmektedir? Cevap: Resul ve nebi

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (10) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

Ali imran 139. Gevşemeyin, hüzünlenmeyin! Eğer (gerçekten) iman etmiş kimseler iseniz, üstün olan sizlersiniz.

Ali imran 139. Gevşemeyin, hüzünlenmeyin! Eğer (gerçekten) iman etmiş kimseler iseniz, üstün olan sizlersiniz. Ali imran 139. Gevşemeyin, hüzünlenmeyin! Eğer (gerçekten) iman etmiş kimseler iseniz, üstün olan sizlersiniz. 122.EY İSRAİLOĞULLARI! Size lütfettiğim o nimetleri hatırlayın (bir zamanlar) sizin diğer

Detaylı

ARAF SURESİ İniş Sırası: 39 Mushaf Sırası: 7 Mekki Sure 206 Ayettir. Rahmân ve Rahîm Allah ın adıyla

ARAF SURESİ İniş Sırası: 39 Mushaf Sırası: 7 Mekki Sure 206 Ayettir. Rahmân ve Rahîm Allah ın adıyla ARAF SURESİ İniş Sırası: 39 Mushaf Sırası: 7 Mekki Sure 206 Ayettir 187.SANA kıyamet saatini soruyorlar; Gelip çatması ne zamandır? diye. De ki: Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu vaktinde oluşturacak

Detaylı

TEOG 2. MERKEZİ ORTAK SINAVLAR DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ DERSİ BENZER SORULARI

TEOG 2. MERKEZİ ORTAK SINAVLAR DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ DERSİ BENZER SORULARI TEOG SINAV SORUSU-1 1. Bir genç, ihtiyar bir kimseye yaşı sebebiyle ikramda bulunursa Allah yaşlılığında ona ikram edecek kimseleri mutlaka takdir eder. Bu hadiste verilen mesaj aşağıdaki ayetlerin hangisinde

Detaylı

Gerçek şudur ki bu konu doğru dürüst anlaşılmamıştır; hakkında hiç derin derin düşünülmemiştir. Ali-İmran suresinde Allah (c.c.) şöyle buyurur; [3]

Gerçek şudur ki bu konu doğru dürüst anlaşılmamıştır; hakkında hiç derin derin düşünülmemiştir. Ali-İmran suresinde Allah (c.c.) şöyle buyurur; [3] Şimdi de hızlıca Müteşabihat hakkında bir iki şey söylemek istiyorum. Deniliyor ki Kur ân da hem Muhkemat hem Müteşabihatlar vardır. Bu durumda Kur ân a nasıl güvenebiliriz? Gerçek şudur ki bu konu doğru

Detaylı

ZAFER TALHA ÇİMEN 8/E - 1453

ZAFER TALHA ÇİMEN 8/E - 1453 ÖZEL EGE LİSESİ (ORTAOKULU) DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ KAZA VE KADER (Allah, herkesin ne yapacağını bilip yazdığına göre, insanların hayır işlemesinin bir anlamı var mı? İslam da İnsanın İradeli Fiilleri

Detaylı

1- Aşağıdakilerden hangisi suhuf gönderilen peygamberlerden biri değildir?

1- Aşağıdakilerden hangisi suhuf gönderilen peygamberlerden biri değildir? DİN KÜLTÜRÜ 6. SINIF 1. ÜNİTE TEST 1 1- Aşağıdakilerden hangisi suhuf gönderilen peygamberlerden biri a)hz. İbrahim b)hz. Yunus c)hz. Şit d)hz. Adem 2- Varlıklar hakkında düşünerek Allah ın varlığına ve

Detaylı

ALLAH TEÂLÂ'YA ÎMÂN. Muhammed Şahin. ] تر [ Türkçe Turkish. Tetkik : Ümmü Nebil

ALLAH TEÂLÂ'YA ÎMÂN. Muhammed Şahin. ] تر [ Türkçe Turkish. Tetkik : Ümmü Nebil ALLAH TEÂLÂ'YA ÎMÂN الا يمان باالله تعا ] تر [ Türkçe Turkish Muhammed Şahin Tetkik : Ümmü Nebil 2009-1430 1 الا يمان باالله تعا» باللغة ال ية «بن مسلم شاه مد مراجعة: أم نبيل 2009-1430 2 Allah Teâlâ'ya

Detaylı

Kurban Nedir Ve Niçin Kesilir?

Kurban Nedir Ve Niçin Kesilir? Kurban sözlükte yaklaşmak, yakınlaşmak gibi anlamlara gelmektedir. Kurban, Allah a yaklaşmak ve onun hoşnutluğunu kazanmak amacıyla belirli bir zamanda uygun nitelikteki bir hayvanı kesmektir. Kesilen

Detaylı

Küçüklerin Büyük Soruları-2

Küçüklerin Büyük Soruları-2 Küçüklerin Büyük Soruları-2 Yayın no: 184 CENNET NASIL BİR YER? Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen/kapak: Zafer Yayınları Isbn: 978 605 5523 11 4 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın

Detaylı

KRAL JAMES İNCİLİ 1611 APOCRYPHA DUA AZARYA & üç Yahudi şarkı. Azarya ve şarkının üç Yahudi duası

KRAL JAMES İNCİLİ 1611 APOCRYPHA DUA AZARYA & üç Yahudi şarkı. Azarya ve şarkının üç Yahudi duası www.scriptural-truth.com KRAL JAMES İNCİLİ 1611 APOCRYPHA DUA AZARYA & üç Yahudi şarkı Azarya ve şarkının üç Yahudi duası Azarya dua {1:1} ve yangının ortasında yürüdüler öven Tanrı ve Tanrı nimet. {1:2}

Detaylı

IMAN. Kalp ile tasdik, dil ile ikrar, rükûnleriyle amel etmektir.

IMAN. Kalp ile tasdik, dil ile ikrar, rükûnleriyle amel etmektir. IMAN Kalp ile tasdik, dil ile ikrar, rükûnleriyle amel etmektir. ICERIK Iman nedir? Imanin esaslari? Kimler iman eder? Islam ile Iman Iman ve Salih amel Imanin sonuclari Iman etmeyenlerin sonuclari Firavun

Detaylı

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır.

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Kur'an-ı Kerimde bir kimseye hayat vermenin adeta bütün insanlara hayat verme gibi

Detaylı

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir.

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir. Hiçbir müzisyen, bülbülün ötüşünden daha güzel bir şarkı söyleyemez. Bütün bu güzel şeyleri Allah yapar ve yaratır. Allah ın güzel isimlerinden biri de HAMÎD dir. HAMÎD, övülmeye, hamd edilmeye, şükür

Detaylı

Sınıf. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 1. TEOG DENEME SINAVI. 8. Sınıf TEOG. Sınavına. Bizim İçin Hepiniz Özelsiniz...

Sınıf. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 1. TEOG DENEME SINAVI. 8. Sınıf TEOG. Sınavına. Bizim İçin Hepiniz Özelsiniz... ORTAOKUL 8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 1. TEOG DENEME SINAVI ORTAOKUL 8. Sınıf TEOG Sınavına H A ZI R LI K Bizim İçin Hepiniz Özelsiniz... R Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi I. TEOG Deneme Sınavı 8.

Detaylı

Wessalatu wesselamu ala Rasuluna Muhammedin we ala alihi we sahbihi ecmain. Allahumme Rabbena ya Rabbena takabbel minna inneke entessemiul alim.

Wessalatu wesselamu ala Rasuluna Muhammedin we ala alihi we sahbihi ecmain. Allahumme Rabbena ya Rabbena takabbel minna inneke entessemiul alim. DUA Eudhu Billahi Minessaytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdulillahi Rabil-alemin Wessalatu wesselamu ala Rasuluna Muhammedin we ala alihi we sahbihi ecmain. Allahumme Rabbena ya Rabbena takabbel

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

Muhammed Aleyhisselam ın Dilinden Dualar

Muhammed Aleyhisselam ın Dilinden Dualar Muhammed Aleyhisselam ın Dilinden Dualar yusufisik1@hotmail.de K ur ân-ı Kerim deki dua ayetleri gibi Peygamberimizin duaları da Arapça aslından okunursa daha iyidir. Ancak, tercümeleri de dua olarak okunabilir.

Detaylı

Düzelti Ömer ÇETİNKAYA 1. Baskı, Haziran Baskı:... Ofset Tel: Y0003- ISBN: Diyanet İşleri Başkanlığı

Düzelti Ömer ÇETİNKAYA 1. Baskı, Haziran Baskı:... Ofset Tel: Y0003- ISBN: Diyanet İşleri Başkanlığı 1 Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları / Broşür No: Kırk Ayette Kur an Hazırlayan: Prof. Dr. Bünyamin ERUL Tasarım www.sfn.com.tr 0312 472 37 73-73 Din İşleri Yüksek Kurulu nun 31.03.2010 tarih ve 35 sayılı

Detaylı

İNSANIN YARATILIŞ'TAKİ DURUMU

İNSANIN YARATILIŞ'TAKİ DURUMU 25 Ders 3 İnsan Bir gün ağaçtan küçük bir çocuk oyan, ünlü bir ağaç oymacısı hakkında ünlü bir öykü vardır. Çok güzel olmuştu ve adam onun adını Pinokyo koydu. Eserinden büyük gurur duyuyordu ama oyma

Detaylı

HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!!

HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!! HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!! Antakya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkan Yardımcısı Remzi Güzel,Yaptığı Yazılı Açıklamada: ''Milli Dayanışma ve Birlik Ruhu Hatay da Bitmez.''Dedi.

Detaylı

Kur an Kerim ayetlerinde ve masumlardan nakledilen hadislerde arş ve kürsî kavramlarıyla çok

Kur an Kerim ayetlerinde ve masumlardan nakledilen hadislerde arş ve kürsî kavramlarıyla çok Question Kur an Kerim ayetlerinde ve masumlardan nakledilen hadislerde arş ve kürsî kavramlarıyla çok kez karşılaşmaktayız, bu iki kavramdan maksat nedir? Answer: Kuran müfessirleri ayet ve rivayetlere

Detaylı

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan

Detaylı

Ramazan ve Bayram Ramazan Ramazan Allah a yakınlaşmak için yegane bir zaman. Allah dünyada kendisi ve insanlar arasına perdeler koymuş. Bu perdeleri açmak ve aşmak, Allah a yakınlaşmak, onu hissetmek için

Detaylı

ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 06 07 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ AY EKİM KASIM HAFTA ARALIK DERS KONU ADI SAATİ Allah Her Şeyi Bir Ölçüye Göre Yaratmıştır Kader ve Evrendeki Yasalar İnsan İradesi ve Kader

Detaylı

Din Ve Ahlak Hakkında Neler Biliyoruz?

Din Ve Ahlak Hakkında Neler Biliyoruz? İlköğretim DKAB Dersi 4. Sınıf 1. Ünite Sunusu Din Ve Ahlak Hakkında Neler Biliyoruz? Anlatım Yoluyla Ders Veren: Ömer AKKAŞ Amasya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dkab Alanı Pedagojik Formasyon Öğrencisi

Detaylı

İslâm Dininde Orman ve Suyun Önemi

İslâm Dininde Orman ve Suyun Önemi İslâm Dininde Orman ve Suyun Önemi Prof. Dr. Mehmet Emin AY Bursa İl Müftüsü 6 Şubat 2014 Perşembe İslam Dini nin Temel kaynakları olan Kur an-ı Kerim de ve Peygamberimizin Hadislerinde, Orman kavramıyla

Detaylı

HADDİNİ BİLMEMEK YA DA İSTİDRAC

HADDİNİ BİLMEMEK YA DA İSTİDRAC Niyeti temiz olan ve haddini bilen bir Müslüman, başarıya, nîmete karşı şükrünü edâ edemez ise, Allah (CC) o kişiyi bir mahrûmiyete, bir sıkıntıya mâruz bırakır. Meselâ, dikkat ediniz, bir başarıya imzâ

Detaylı

KUR AN DA AKIL ve BİLGİ

KUR AN DA AKIL ve BİLGİ KUR AN DA AKIL ve BİLGİ Memduh ÇELMELİ Aklın Dinî Sorumluluktaki Yeri ve Önemi Akıl, doğru ile yanlışı ayırt edebilme kabiliyetidir. Aynı zamanda her türlü sorumluluğun da ön şartıdır. Aklın özgürce işlevini

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

HZ. PEYGAMBER (S.A.V) İN HOŞGÖRÜSÜ VE AFFEDİCİLİĞİ

HZ. PEYGAMBER (S.A.V) İN HOŞGÖRÜSÜ VE AFFEDİCİLİĞİ ب س م الله الر ح من الر ح يم الل ه ل نت ل ه م و ل و ك نت ف ظ ا غ ل يظ ال ق ل ب ف ب م ا ر ح م ة م ن لا نف ض وا م ن ح و ل ك İmran, 159) (Al-i HZ. PEYGAMBER (S.A.V) İN HOŞGÖRÜSÜ VE AFFEDİCİLİĞİ Muhterem Müslümanlar!

Detaylı

AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE

AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE Aile, tek başına olmaktan kurtulup, can yoldaşına kavuşmaktır Aynı çatı altında yalnızlık ve yabancılık değil! Ve O, iki eşi, erkeği ve kadını yarattı. (Necm, 53/45) Kadınlar,

Detaylı

Question. Masumların (Allah ın selamı üzerlerine olsun) velayet hakkına sahip olduklarının delili Nedir?

Question. Masumların (Allah ın selamı üzerlerine olsun) velayet hakkına sahip olduklarının delili Nedir? Question Masumların (Allah ın selamı üzerlerine olsun) velayet hakkına sahip olduklarının delili Nedir? Answer: Dört ana kaynağa yani Kur an a, sünnete, akıla ve icmaya dayanarak Masumların velayet hakkına

Detaylı

Mirza Tahir Ahmed Hazretleri Cuma Hutbesinde, duanın aşağıdaki bahsedilen durumda şartsız olarak kabul edileceğini söyledi;

Mirza Tahir Ahmed Hazretleri Cuma Hutbesinde, duanın aşağıdaki bahsedilen durumda şartsız olarak kabul edileceğini söyledi; Mirza Tahir Ahmed Hazretleri Cuma Hutbesinde, duanın aşağıdaki bahsedilen durumda şartsız olarak kabul edileceğini söyledi; 1) Güçlük içinde ve çok zor durumda olan insanın, 2) Savaş altındaki insanın

Detaylı

5. Peygamberimizin Medine'ye hicret ettikten sonra yaptırdığı caminin adı nedir? 1. Aşağıdakilerden hangisi dinin faydalarından biri değildir?

5. Peygamberimizin Medine'ye hicret ettikten sonra yaptırdığı caminin adı nedir? 1. Aşağıdakilerden hangisi dinin faydalarından biri değildir? Din Kültürü. Aşağıdakilerden hangisi dinin faydalarından biri değildir? Düşünmeyi öğretir Hayata anlam katar Sabretmeyi öğretir Herkesten yardım istemeyi öğretir Özgür olmayı öğretir. Peygamberimizin Medine'ye

Detaylı

EK: Mucize Avcısı nı yayına hazırlarken, çok

EK: Mucize Avcısı nı yayına hazırlarken, çok EK: Mucize Avcısı nı yayına hazırlarken, çok uzun yıllar önce yazdığım bir yazıyı hatırladım. Onaltı yaşında, lisede iken yazdığım bir yazıyı. Cesaret edip, bir gazetenin araştırma merkezine göndermiştim.

Detaylı

ARALIK 2013 SAYI 2 12/17/2013 1

ARALIK 2013 SAYI 2 12/17/2013 1 ARALIK 2013 SAYI 2 12/17/2013 1 12/17/2013 2 12/17/2013 3 KISA KISALAR 12/17/2013 4 12/17/2013 5 İLİM VE MEVLANA Bizzat kendisi büyük bir alim olan Mevlana ilmin değerine inanır. Ona göre ilim ; Hz. Süleyman'ın

Detaylı

DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ

DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖLÇME, DEĞERNDİRME VE SINAV HİZMETRİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 2016-2017 SINIF DEĞERNDİRME SINAVI - 1 2016-2017 SINIF DEĞERNDİRME SINAVI - 1 DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ Adı ve Soyadı

Detaylı

Hz. Peygamber'in ilk muhatapları olan Mekkelilerle mücadelesini anlatan Kur'ân'da tam

Hz. Peygamber'in ilk muhatapları olan Mekkelilerle mücadelesini anlatan Kur'ân'da tam 2. Ders İLK MUHATAPLAR NEDEN KUR'ÂN'A İMAN ETMEDİLER? Sahâbe demek ne demektir? 1. Beşeriyetlerin İzharı 2. Zaafiyetlerin Islahı 3. Kabiliyetlerin İnşası 4. Mesuliyetlerin İdraki 5. Rehberiyetlerin İhyası

Detaylı

...Bir kitap,bir mesaj!

...Bir kitap,bir mesaj! ...Bir kitap,bir mesaj! Bu dünyada ne yapıyorum sorusuna yanıt veren bir kitap Tüm soru ve şüphelerınize yanıt verebilecek bir kitap. Bu kitap sizin doğal olarak Tanrı dan ayrı olduğunuzu anlatacak, ancak

Detaylı

Hatta Kant'ın felsefesinin ismine "asif philosopy/mış gibi felsefe" deniyor. Genel ahlak kuralları yok ancak onlar var"mış gibi" hareket edeceksin.

Hatta Kant'ın felsefesinin ismine asif philosopy/mış gibi felsefe deniyor. Genel ahlak kuralları yok ancak onlar varmış gibi hareket edeceksin. Diğer yazımızda belirttiğimiz gibi İmmaunel Kant ahlak delili ile Allah'a ulaşmak değil bilakis O'ndan uzaklaşmak istiyor. Ne yazık ki birçok felsefeci ve hatta ilahiyatçı Allah'ın varlığının delilleri

Detaylı

8. S. I. ÜNİTE TEST (40 SORU):

8. S. I. ÜNİTE TEST (40 SORU): 8. S. I. ÜNİTE TEST (40 SORU): 1. Aşağıdakilerden hangisi yanlış bir tevekkül anlayışıdır? a) İhtiyaçlarımızı karşılamak için çalışmak ve Allah tan başarı dilemek b) Çiftçinin tarlaya tohumu atması ve

Detaylı

25/12/2014 Bilgilendirme: Nur 24/35 Allah, semaların/boyutların ve arzın nuru/ışığı/enerjisidir. Onun nurunun misali, içinde çerağ bulunan bir kandile benzemesidir. Kandil, bir sırça içerisindedir. Sırça,

Detaylı

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- nurdan mı yaratılmıştır? İlmî Araştırmalar ve Fetvâ Dâimî Komitesi

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- nurdan mı yaratılmıştır? İlmî Araştırmalar ve Fetvâ Dâimî Komitesi Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- nurdan mı yaratılmıştır? ] تريك Turkish [ Türkçe İlmî Araştırmalar ve Fetvâ Dâimî Komitesi Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza Şahin 20-432 هل خلق جگيب صىل

Detaylı

GENEL YAYIN YÖNETMENÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ TALÝP ARSLAN

GENEL YAYIN YÖNETMENÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ TALÝP ARSLAN 1 ÝMTÝYAZ SAHÝBÝ MUSTAFA KOÇ GENEL YAYIN YÖNETMENÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ TALÝP ARSLAN BASKI YERÝ ÇAÐLAYAN A.Þ. TS EN ISO 9001:2008 SER NO: 300-01 SARNIÇ YOLU ÜZERÝ NO:7 GAZÝEMÝR / ÝZMÝR TEL: 0

Detaylı

+ Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.(4.

+ Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.(4. KUR AN VE HADİSLERE GÖRE BÜYÜK GÜNAHLAR Yüce Rabbimiz Kur an-ı Kerimde şöyle buyuruyor: + Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Tövbe ve Af Dileme-4

Tövbe ve Af Dileme-4 Tövbe ve Af Dileme-4 Kutsalsın, Kutsalsın, Kutsalsın ey güçlü Rab Tanrı; Yer ve gök Sana verilen hamtlarla doludur. Rabbin adına gelen ve tekrar gelecek olana en yücelerde hamtlar olsun. Baba ya, Oğul

Detaylı

YAZILIYA HAZIRLIK SINAVI TÜRKÇE 5. SINIF

YAZILIYA HAZIRLIK SINAVI TÜRKÇE 5. SINIF TÜRKÇE 5. SINIF 1 Metinde verilen ipuçlarından hareketle, karşılaştığı yeni kelimelerin anlamlarını tahmin eder. 2 Metnin giriş, gelişme ve sonuç bölümleri hakkında tahminlerde bulunur. 3 Okuduklarındaki

Detaylı

Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla HİCRİ 1.NCİ YILDA İNEN SURELER

Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla HİCRİ 1.NCİ YILDA İNEN SURELER 15.03.2010 Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla HİCRİ 1.NCİ YILDA İNEN SURELER Bu Yılda İnen Sureler; Muhammed Suresi Tegabün Suresi Bakara Suresi Muhammed Suresi; (Ey Muhacir ve Ensar) Ey İman edenler.

Detaylı

Hindistan ın Pencap bölgesinde bulunan Kadiyan adlı yerden şöyle bir ses yükseldi:

Hindistan ın Pencap bölgesinde bulunan Kadiyan adlı yerden şöyle bir ses yükseldi: Hindistan ın Pencap bölgesinde bulunan Kadiyan adlı yerden şöyle bir ses yükseldi: Canım elinde bulunan Yüce Rabbimin (cc) adıyla yemin ederim ki, Hz. Resulüllah ın (sav) haber verdiği Mesih-i Mev ud benim.

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS KURÂN A ÇAĞDAŞ YAKLAŞIMLAR ILH333 5 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Seçmeli

Detaylı

Hafta Konu Ön Hazırlık Öğretme Metodu

Hafta Konu Ön Hazırlık Öğretme Metodu Image not found http://bologna.konya.edu.tr/panel/images/pdflogo.png Ders Adı : TEFSİR II Ders No : 0070040090 Teorik : 4 Pratik : 0 Kredi : 4 ECTS : 4 Ders Bilgileri Ders Türü Öğretim Dili Öğretim Tipi

Detaylı

Fırka-i Naciyye. Burak tarafından yazıldı. Çarşamba, 09 Eylül 2009 22:27

Fırka-i Naciyye. Burak tarafından yazıldı. Çarşamba, 09 Eylül 2009 22:27 İslâmî akideyi en net ve sağlam şekliyle kabul eden topluluk. Bu deyim iki kelimeden meydana gelmiş bir isim tamlamasıdır. Terkibin birinci ismi olan fırka kelimesi için bk. "Fırak-ı Dalle". Naciye kelimesi

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ

İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ KISA ÖZET

Detaylı

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen Muâz b. Cebel'in Hz. Peygamber in (s.a.v.) sorduğu

Detaylı

Kültürümüzden Dua Örnekleri. Güzel İş ve Davranış: Salih Amel. İbadetler Davranışlarımızı Güzelleştirir. Rabbena Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 URL:

Kültürümüzden Dua Örnekleri. Güzel İş ve Davranış: Salih Amel. İbadetler Davranışlarımızı Güzelleştirir. Rabbena Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 URL: Hazırlayan: Mehmet Fatih Bütün URL: Kültürümüzden Dua Örnekleri Güzel İş ve Davranış: Salih Amel İbadetler Davranışlarımızı Güzelleştirir Rabbena Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 Kültürümüzde birçok dua örneği

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (9) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme Bürosu

Detaylı

Eşhedü en lâ iâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve rasûlüh.

Eşhedü en lâ iâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve rasûlüh. Âmentü billahi ve melâiketihi ve kütübihî ve rusülihî ve'l yevmi'l-âhıri ve bi'l-kaderi hayrihî ve şerrihi mine'llâhi teâlâ ve'l-ba'sü ba'de'l mevti hakk Eşhedü en lâ iâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden

Detaylı

OKUNMAMIŞ ÜÇ MESAJINIZ VAR

OKUNMAMIŞ ÜÇ MESAJINIZ VAR RABBİMİZDEN ÇAĞRI Ey iman edenler! (Peygamber,) sizi hayat verecek şeylere çağırdığı zaman, Allah a ve Resûlü ne uyun. Bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer (sözünüzle niyetinizin aynı olup olmadığını

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS FIKIH I İLH

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS FIKIH I İLH DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS FIKIH I İLH 307 5 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı