ŞAM'DAN YÜKSELEN KARDEŞLİK ÇAĞRISI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ŞAM'DAN YÜKSELEN KARDEŞLİK ÇAĞRISI"

Transkript

1 1 ŞAM'DAN YÜKSELEN KARDEŞLİK ÇAĞRISI Yrd. Dr. Veysel KASAR Harran Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi Özet Hutbe-i Şamiye, Said Nursi tarafından, İslam kardeşliği şuurunun parçalandığı, Osmanlı coğrafyası ve Müslüman ülkelerin tek tek sömürgeci devletlerin eline geçtiği bir dönemde verilmiştir. O na göre İslam kardeşliği küreleri birbirine bağlayacak bir kuvvete sahiptir. Kardeşliğin sebepleri olan iman ve İslam, Kâbe gibi hürmete değer unsurlardır. İslam kardeşliğini zedeleyen sebepler ise, çakıl taşları gibi kıymetsiz şeylerdir. İşte Said Nursi bu eserinde, ümmeti, sömürgecilere karşı birlik halinde tutacak, maddi-manevi haklarını korumaya muktedir kılacak, gerçekliğini tam olarak fark edip hissetmedikleri hususları anlatıyor; Mü minleri, tekrar, Kur an esasları çerçevesinde kardeş olmaya davet ediyor. Giriş Hutbe-i Şâmiye, Bediüzzaman ın, Doğu Anadolu'daki aşiretlere meşrutiyeti anlattığı gezisinden sonraki döneme rastlar. Şam hutbesinin önemi, verildiği dönemle yakından ilgilidir. 1911'lerde İslam dünyası nasıl bir durumdadır? Bu hutbenin önemi biraz da dönemle ilgilidir. Bilindiği gibi Osmanlı çokuluslu bir devletti. Yönetime hâkim olan İslami duyarlılık, üç kıtada farklı ırk ve renkteki insanları asırlarca huzur ve barış içinde tutmayı başarmıştı. Bu huzur ve sükûnet 1789'deki Fransız ihtilalinden itibaren sarsılmaya başladı. Avrupa da Fransız ihtilalinin yaktığı isyan ateşi, bütün dünyada etkisini gösterdi. "Fransız ihtilali ile birlikte Milliyetçilik akımları çok uluslu devletler için yıkım oldu. 1878'de İngilizler Kıbrıs ı; 'de Fransızlar Tunus'u, İngilizler de Mısır'ı işgal ettiler ile 1905 tarihleri arasında Girit ile Yunanistan Osmanlı'dan koparıldı. Öte yandan 1908'de Bosna Hersek Avusturya yönetimine geçirildi ve 1912'lerde İtalya, Trablusgarb'a gözünü koydu. Osmanlı askerleri bu bölgelerde pek varlık gösteremeyince, savunmayı yerli halka bıraktı.

2 2 Karadağ ın Osmanlı Devleti ne saldırması üzerine Balkan Savaşı başladı. (18 Ekim 1912). Osmanlı ordusunda ise İttihatçı ve Halaskâr adı verilen siyasî bölünmeler ve ikilikler vardı. Yunanlılar, Selanik e girerek işgal ettiler. Arnavutluk da bağımsızlığını ilan etti (1912). Hutbe'nin Genel Çerçevesi Görülen o ki, Hutbe-i Şamiye, kurulduğu günden beri İslamın ve Müslümanların hamisi olan Osmanlı'nın kurtlar sofrasına düştüğü bir zamanda verilmiştir. Ancak, buradaki mesajlar siyasi değil, dînîdir. Çünkü din, insanları birleştiren en önemli unsurdur. Bediüzzaman bu hutbede İslâm dünyasının içinde bulunduğu parçalanmışlık ve dağılma sürecini bir tür hastalık olarak ele alıyor. Avrupalılar, "terakkide istikbale uçarken, Müslümanların orta çağ şartlarında kalmasını altı hastalıkla açıklıyor: 1-"Ye'sin, ümitsizlin içimizde hayat bulup dirilmesi." 2- Sıdkın toplumun siyasi hayatında ölmesi. 3-Adavete muhabbet duymak. 4-"Ehl-i imanı birbirine bağlayan nurani rabıtaları bilmemek" 5-"Çeşit çeşit, bulaşıcı hastalıklar gibi intişar eden istibdat." 6-Himmeti şahsi menfaatine hasretmek. Said Nursi, Şam hutbesinde, bu hastalıklara, "Kur'an eczanesinden" ilaçlar sunmuştur. Biz bunlardan, "kardeşliğe dikkat çekmek istiyoruz verilen, bu hutbe, müellifin kendi ifadesi ile, Zamanı geçmiş eski bir hutbe değil, belki İslam cemaatine hakikatli ve taze bir ders-i içtimaidir düşüncesi ile, 1951 de güncellendi. Düşmanlık Müslümanlara ve insanlık âlemine yıkım getirmiştir. Bedîüzzaman ın bu hayatî konuyla ilgili tespitlerine girmeden İslâm da kardeşlik kavramının gelişim süreci ve kurum olarak teşekkülüne bakmak gerekir. İslâm'da Kardeşlik İslâmda kardeşlik, nesep ya da kan kardeşliği olarak da ifade edilir. Gerçek kardeşlik ise, din, inanç ve ideal kardeşliğidir. Kan bağı, kişileri birbirine yaklaştıran bir vakıa olmakla birlikte, inancın yerini alamaz. İslam'ın gözünde kan bağını öne çıkarıp idealize etme ve bunun için yaşayıp vuruşma bir Cahiliyye hamiyeti olarak

3 3 görülmüştür. İslâm, gerçek ve ebedi kardeşlik olan 'İman kardeşliği'ni yüceltmiştir. Çünkü iman ebedi ve gerçek hayatın sebebi olduğundan ölmez bir kardeşliktir. 1 Kur an da çoğunlukla din kardeşliğine vurgu yapılmakla birlikte, Kan bağı ile oluşan kardeşlik haklarına riayet etmenin de Allah ın emri olduğu bildirilmiştir. Hz. Muhammed in (a.s.m) hem amcası, hem de sütkardeşi olan Hz. Hamza bu fıtrî yakınlığın verdiği gayretle, İslâmiyeti seçmiştir. Bilindiği gibi, Hz. Hamza bir av dönüşü Ebu Cehil in Peygamberimize kötü söz söylemesine kızdı; gidip müşriklerin arasında oturan Ebu Cehil in başını yaraladı. Sonra da yeğeni Muhammedin (a.s.m) dinine girdiğini ilan etti. Hz. Hamza nın bu tercihinde hakikat aşkı kadar, nesebi yakınlığın da rolü olmuştur. Gerçek kardeşlik ise, din kardeşliğidir. Tarih, kan bağını idealize eden toplumların daha çok ilkel toplumlar, bedeviler ve yüce bir ideale ulaşamamış kabileler olduğunu gösterir. İslam'ın gözünde kan bağını öne çıkarıp idealize etme ve bunun için yaşayıp, vuruşma bir Cahiliyye hamiyeti olarak görülmüştür. Buna karşılık İslâm, gerçek ve ebedi kardeşlik olan 'İman kardeşliği'ni yüceltmiştir. 2 ي ا أ ي ه ا الن اس ات ق وا ر ب ك م ال ذ ي خ ل ق ك م م ن ن ف س و اح د ة و خ ل ق م ن ه ا ز و ج ه ا و ب ث م ن ه م ا ر ج اال ك ث يرا و ن س اء و ات ق و ا للا ال ذ ي ت س اءل ون ب ه و األ ر ح ام إ ن للا ك ان ع ل ي ك م ر ق يبا "Ey insanlar! Sizi bir tek kişiden yaratan ve ondan da eşini yaratıp o ikisinden birçok erkekler ve kadınlar türeten Rabbinize karşı gelmekten sakının." "Adını anıp Kendisini vesile ederek birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah a saygısızlık etmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakınınız. Allah sizin üzerinizde tam bir gözeticidir." (Nisa, 4/1) Bu âyet, özelde akraba haklarından, genelde de insan haklarından söz eder. Ayetin, ey insanlar hitabı ile başlaması evrensel bir gerçeğin altını çizmektedir: Bütün insanlar tek bir kökene dayanır. Aynı anne babanın çocukları olduğu için akrabadırlar. Bu âyet, ırk, dil, bölge ayırımı gözetmeden bütün insanlığa hitap eden İslâm'ın evrensel; toplayıcı, birleştirici ezelî bir prensibidir. Ayette geçen, "rahim" kadının döl yatağı anlamınadır. Ayni rahimden dünyaya gelen insanlara mecazi olarak, birbirinin yakını/akrabası anlamında, "rahim sahipleri" denmiştir. Bu ayette erhâm hakkına ri'âyet edilmesi, kadınlara karşı şefkatle davranılması, aile hukukunun gözetilip aralarında rahim bağı bulunan insanların, 1 M. Asım Köksal, İslam Tarihi, Köksal yayıncılık, 2/78-29; Ali Ünal, Sosyal Bilimler Ansiklopedisi, Kardeşlik, md. www. darulukitap.com. 2 M. Asım Köksal, İslam Tarihi, Köksal yayıncılık, 2/78-29; Ali Ünal, Sosyal Bilimler Ansiklopedisi, Kardeşlik, md. www. darulukitap.com.

4 4 birbirlerine karşı sevgi ve şefkatle hareket etmeleri, akraba ile ilgiyi kesmemeleri emredilmektedir. 3 Muhacir ve Ensar Arası Kardeşlik Zirvesi İslâm kardeşliği kişilerin birbirinde gördükleri fazilet ve ahlaki özellikler dikkate alınarak kurulan bir yakınlık ilişkisidir. Kur an bunu, kalplerin birbirine ülfet duyması / ısınması olarak ifade edilmiştir. Bu ülfet Allah'ın bir lûtfudur. Bu lûtuf İslamiyetin geldiği dönem dikkate alınınca daha iyi anlaşılır. Cahiliye toplumu değişik sebeplerle düşman kamplara bölünmüştü. Kötü ahlaklar toplumu kemirmekte idi. Bunun tipik örneği, Evs ve Hazreç kabileleri arasında yaklaşık 120 yıldır sürüp giden kan davalarıdır. Bu iki kabilenin her ikisi de Kahtanoğulları isimli bir kabileye mensup idiler. Yemen'den gelip Medine'ye yerleşmişlerdi. Buradaki Yahudilerle de yıllarca barış içinde yaşadılar. Aralarında idareye hâkim olma rekabetiyle kan davaları baş gösterdi. Evs'e karşı Kureyş'in desteğini sağlamak için Mekke'ye giden bir grup Hazrecli'den birisi, Mekke'de Hz. Peygamberle karşılaştı. Hz. Peygamber'e iman ederek müslüman oldu. Bu değişimle iki kardeş kabile kan davalarına son verdikleri gibi Akabe biatlarına da temsilciler göndermek suretiyle Hz. Peygambere destekçi oldular. Evs ve Hazreçliler daha sonra kendi şehirlerine hicret ettiği takdirde Resulullah'ı ve Mekkeli müslümanları, kendi canlarını, korudukları gibi koruyacaklarına yemin ettiler. 4 Bu bir inkılâptı. Böyle bir dönüşüm sadece Allah'ın bir ihsanı idi. و أ ل ف ب ي ن ق ل وب ه م ل و أ نف ق ت م ا ف ي األ ر ض ج م يعا م ا أ ل ف ت ب ي ن ق ل وب ه م و ل ك ن للا أ ل ف ب ي ن ه م إ ن ه ع ز يز ح ك ي م "Onların kalplerini birleştiren Allah'tır. Eğer yeryüzünde olanların hepsini (infak olarak) verseydin yine de onların kalplerinin arasını birleştiremezdin. Fakat Allah Teâlâ onların kalplerini birleştirdi." (Enfal, 8/63) Sadece Müslümanlar değil, tüm insanlık, şu ilahi mesaja muhtaçtır. Dinin birinci hedefi kalplerin birleşmesi ise, ikincisi de, inanan insanların yaptıkları ortak ibadet ve uygulamalar ile insanlar arasındaki uçurumları kaldırıp, insanları birbirine kardeş haline getirmektir. Hamdi Yazır bu ayetin yorumunda, "Allah'ın eli cemaatle birliktedir" deyişini hatırlatır. 5 İslam tarihinde ayni Allah'a inanıp, Onun emirleri etrafında gerçekleşen kardeşliğin eşsiz örneği hicrette yaşanmıştır. 3 Süleyman Ateş, Kardeşlik md. Kur an Ansiklopedisi, Kuba Yayınları: 11/ Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Dili, Eser Neşrt. İstanbul, tsz. 4/2427; Ahmet Önkal, Şamil İslam Ansiklopedisi, Evs, md.; Suat Yıldırım, Kur'an-i Kerim Meali, İstanbul, 1998, Al-i İmran, 3/103 5 Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Dili, Eser Neşriyat. İstanbul, 2/1153

5 5 Maddi varlıklarını bırakıp Mekke den Medine ye hicret eden Müslümanlar, Allah ın emri için gösterdikleri bu fedakârlıkları sebebi ile Medine deki mü minler tarafından sevgi ile karşılandı. Ne var ki, Ensar ile Ayni ortamları paylaşan Muhacirler, Medineli müslümanların sürekli yardımları ile yaşamaktan sıkılıyordu. Çünkü Muhacirler arasında Mekke de iken zengin olanlar da vardı. Bu problemi çözmek için Hz. Peygamber Ensar ile Muhacirler arasında kardeşlik kurmaya karar verdi. 45 Muhacir Enes b. Malik in evinde Ensar la bir araya getirildi. Efendimiz, Ey Ensar, bu Muhacirler sizin kardeşlerinizdir dedi. Ensar dan her biri, Muhacir bir kardeşini evine götürmüş mallarının yarısını onlara vermişti. İmanın getirdiği kardeşlikle oluşan bu sıcak atmosferin dünya tarihinde bir benzerini göstermek mümkün değildi. Öyle ki Ensar dan birden fazla hanımı olan sahabiler, nikâhları altındaki eşlerinden birini bırakıp Muhacir kardeşine vermeyi bile teklif etmişlerdi. Sa d bin Ebi Rabî muhacir kardeşi Abdurrahman b. Avf a malının yarısını verdikten sonra, Bak kardeşim. Benim iki eşim var. Birisini boşayayım, onunla sen evlen demişti. Abdurrahman bu teklifi nazik bir teşekkürle reddetti. Onların bu tavırları Kur an da و ي ؤ ث ر ون ع ل ى أ نف س ه م و ل و ك ان ب ه م خ ص اص ة و م ن ي وق ش ح ن ف س ه ف أ و ل ئ ك ه م ال م ف ل ح و ن Kendileri zaruret içinde bulunsalar bile onları (hicret edenleri) kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir. Ayeti ile övülmüştür. İslamın kuruluş devrindeki bu samimi ilişki, öz kardeşlikten daha ileriydi. Hatta Ensar dan birisi ölürse, öz kardeşi yerine onun malına Muhacirlerden olan kardeşi varis oluyordu. إ ن ال ذذذ ين م م ن ذذوا و ه ذذاج ر وا و ج اه ذذد وا ب ذذأ م و ال ه م و أ ن ف س ذذه م ف ذذي س ذذب يه للا و ال ذذذ ين م و و ا و ن ص ذذر وا (Enfal, 8/72) أ ول ئ ذذك ب ع ه ذذه م أ و ل ي ذذا ء ب ع ذذض "İman edip Allah yolunda hicret edenler, mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda cihad edenlerle onları barındıran ve onlara yardım eden Ensar var ya, işte bunlar birbirlerinin velileridir."(malda da birbirlerinin vârisidirler). Bu durum Bedir savaşına kadar sürdü.. 6 Bediüzzaman ve Kardeşlik 1-Kardeşliğin mayası: İslâmiyet 6 Mevlana Şibli (trc. Ömer Rıza Doğrul) Asr-ı Saadet, İstanbul, Eser nşrt. 1977, 1/207

6 6 Said Nursi, Şam'da verdiği hutbede Ey bu Cami-i Emevi deki kardeşlerim gibi, âlem-i İslamin cami-i kebirinde olan kardeşlerim! hitabını kullanır. Bu ifadeler topyekun İslam dünyasının problemlerini kuşatan bir mütefekkirin haykırışlarıdır. O bu hitablarda, mütefekkir, münevver, akıl sahiplerini sık sık ibret almaya çağırır. Kur an şakirdlerinin iman hakikatları dairesine girerken bürhana tabi olduğunu söyler. Sair dinler gibi, ruhbanları taklit için bürhanı terk etmediklerine dikkat çeker. (s.26) Bürhan, doğrulunda şüphe bulunmayan akli delil ve kesin bilgi demektir. (Kelâm elkitabı, s ) Bu kelime, İslâm bilgi teorisinde anahtar terimlerdendir. O kullandığı kesin deliller (bürhanlar) ile İslamiyetin tekrar, istikbalin kıtalarında hakiki ve manevi hâkim olacağını ve beşeri, dünyevi ve uhrevi saadete sevk edeceğini ispat eder. Kur an ın, peygamberlerin mu cizeleri ile Müslümanları, mu cizelerin taklitlerini yapmaya çalışmak suretiyle dünyevi terakkinin de en uç noktalarına sevk ettiğini anlatır. Ona göre, İslam, bütün kemalâtın üstadı, milyonlarca insanı tek bir nefis haline getiren, hiçbir şeyin kıramayacağı bir kuvvettir. (s. 31) İşte bu kuvvetli bağ mü minleri kardeşler haline getirir. Bediüzzaman ın tespitlerine göre, İslamiyet, insana yüksek maksatlar verir. Baskıları parça parça eder. Yüce duyguları heyecana getirir. Gıpta, kıskançlık, haset rekabet gibi duyguları terbiye eder ve Müslümanlara terakki etmeleri için şer i hürriyeti kazandırır. (s. 32) İslam kardeşliğinin önündeki engellerden birisi yeistir. Ye is umumun menfaati için çalışmayı terk ettirip himmetleri şahsi menfaatlere münhasır kılar. (s. 39) Bu ise İslâm kardeşliğine açılan menfezi tıkamak demektir. Yeis moralleri çökertmiş (manevi kuvveti kırmış) ecnebiler, az kuvvetle milyonlarca Müslümanı esir etmiştir. Milletlerin kanseri sayılan yeis, lakaytlık, tembellik gibi hastalıkları beslemiştir. Nemelazım, herkes benim gibi berbattır demek suretiyle imanın azim ve gayretini terk ile din hizmetini de boş bıraktırmıştır. Bediüzzaman, bizi öldüren bu katilden intikamı, la taknetû kılıcı ile almalıyız der Oysa, Ma lâ yüdraku kulluhu, lâ yütraku küllluh ve Ene inda zanni abdi bî gerçeğine terstir. İslam kardeşliği ona göre, sıdk/doğruluk temeli üzerine kurulabilir. Çünkü doğruluk, sosyal hayatın ukde-i hayatiyesidir. Riyakârlık, fiili bir yalancılık, dalkavukluk ve tasannu alçakça bir yalancılık, nifak ve münafıklık ise muzır bir yalancılıktır. Yalancılık ise Allah ın kudretine iftira etmektir. (s. 41) Yalancılardan, kardeş olmaz. O bu konuda sahabileri örnek gösterir.

7 7 Sahabiler arasında, yalan ile sıdk arasındaki mesafe iman ile küfür arası kadar uzaktır. Çağımızda ise, bu iki meta ayni dükkânda satılabiliyor. Sahabiler, esfel-i safiline sürüklenen Müseylime-i Kezzaba benzemek yerine, alay-ı illiyyine yücelen Hz. Muhammed in ahlakını benimsemiştir. (s. 43) Ona göre Müslümanlar bu vaziyetten ders çıkarmalıdır. Burada zaman ve şartlara göre, İslam kardeşliği ve Müslümanların maslahatı için, önemli bir ölçü getirmiştir: Her söylediğin doğru olmalı. Fakat her doğruyu söylemek doğru değil. Bazen zarar verse, sükût etmek. Yoksa hiç yalana cevaz yok. Her söylediğin hak olmalı. Fakat her hakkı söylemeye senin hakkın yok. Çünki halis olmazsa su-i tesir eder; hak haksızlıkta sarf olur. (s. 45) 2- Mü mini Sevmenin Sebepleri Bediüzzaman İslam kardeşliğinin ikinci temeli olarak sevgiyi hatırlatır. O, sosyal hayattaki tecrübe ve araştırmalarından çıkardığı en mühim neticeyi şu cümleler ile ifade etmiştir: "Muhabbete lâyık şey muhabbettir; ve husumete lâyık sıfat, husumettir." Müslümanların sosyal hayatı sevgiye bağlıdır. Bu sebeple sevgi sıfatı, kendisi sevilmeye lâyıktır. Düşmanlık ise, insanlar arası ilişkiyi kesip attığı, insanı mutsuz ettiği için düşmanlığa lâyıktır. Dünya savaşları sevgisizliğin, düşmanlığın insanlık için yıkıcı sonuçlarını göstermiştir. Müellif bu gerçekten hareketle tecavüz etmeyen düşmanlara karşı lüzumsuz yere adavete kapılmamak gerektiğini ifade eder: "Düşmanlarımızın seyyiatı, tecavüz olmamak şartıyla, adavetinizi celb etmesin. Cehennem ve azab-ı İlahi kâfidir onlara." 7 Said Nursi'ye göre, iman, İslâmiyet ve cinsiyet insanlar arasında sevgi sebebi olup, yerine göre "kuvvetli birer zincir ve manevi kale" gibidirler. 8 Said Nursi, iman kardeşliğinin önemini şu cümlelerle anlatmaktadır: " Sen âdi, küçük taşları Kâbe den daha ehemmiyetli ve Cebel-i Uhud'dan daha büyük desen, çirkin bir akılsızlık edersin. Aynen öyle de, Kâbe hürmetinde olan iman ve Cebel-i Uhud azametinde olan İslâmiyet gibi çok evsâf-ı İslâmiye muhabbeti ve ittifakı istediği halde, mü'mine karşı adâvete sebebiyet veren ve âdi taşlar hükmünde olan bazı kusurâtı iman ve 7 Said Nursi, Hutbe-i Şamiye, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 2000, s.45 8 Said Nursi, Hutbe-i Şamiye, Yeni Asya Nşrt., İstanbul, 2000, s.46

8 8 İslâmiyete tercih etmek, o derece insafsızlık ve akılsızlık ve pek büyük bir zulüm olduğunu, aklın varsa anlarsın." 9 Ona göre iman, Kâbe gibi hürmete lâyıktır. Namaz, oruç, iffet ve namus gibi her bir İslami özellik Uhud dağı kadar büyük gerçeklerdir. İslama ve Müslümanlara karşı çok farklı fitnelerin toplumu istila ettiği bir zamanda, mü'minlerin çakıl taşları kadar ehemmiyeti olmayan sebeplerle birbirine düşmanlık yapması büyük bir gaflettir. Müellifin, tevhid - birlik ve sevgi ilişkisi üzerine verdiği örnek ibretlidir: "Sen bir adamla beraber bir taburda bulunmakla, o adama karşı dostâne bir rabıta anlarsın; ve bir kumandanın emri altında beraber bulunduğunuzdan, arkadaşâne bir alâka telâkki edersin. Ve bir memlekette beraber bulunmakla, uhuvvetkârâne bir münasebet hissedersin." Hiç kimse, askerlik, öğrencilik, hemşehrilik, aşiret ilişkisi ve vatandaşlık bağını inkâr edemez. Bu sosyal bağlar ile insanlar, hayale gelmedik işler yaparlar. Aşk ilişkisi yüzünden ölen, öldüren, intihar eden onlarca genç vardır. Hakikatte bu bağların birçokları, gelip geçici, hatta yalan, hileli, istismara dayalı ve zararlı da olabilir. Ama insan inanmaya görsün! Çünkü insan ruhunda inanma ihtiyacı vardır. İslam kardeşliğine inanılır ve tesis edilirse bu iksirin sonucu -Allah ın izni ile- mutlaka görülecektir. 3-Algı Yanılması ve Kardeşlik Said Nursi, "Hiçbir günahkâr başkasının günahını taşımaz." (Fatır, 18) ayetinden hareketle kardeşlikle ilgili psikolojik bir tahlile yer verir. Bu tahlil, düşmanlık sebebi olan fenalıklar ve sıfatların masum ve suçsuz insanlara da teşmil edilme hatasını önlemeye yöneliktir. Çünkü, birtakım kötüler yüzünden, kimi yerde bir aile, bir aşiret, bir bölge insanı, hatta bir etnik ırkın tamamı, "genelleme" ile suçlu ve zalim ilan edilebilmektedir. Üstteki ayetten aldığı ilhamla müellif, "Düşmanlığın sebebi olan fenalık ve şerler, toprak gibi kesiftir; başkasına aksetmez, bulaşmaz. Ancak, başkası kötü adama bakıp şer işlese başka mesele" der. Suçun şahsiliği prensibinin çoğu zaman ihmal edildiğini söyler. Bu husus kötülük ve şerlerde özellikle dikkate alınmalı ki, adaletten kayılmasın. Ancak iyilikte ve güzel sıfatlarda durum böyle değildir. "Dostun dostu dosttur; bir göz hatırı için çok gözler sevilir" deyişinde ifade edildiği gibi. İman en önemli ülfet ve kardeşlik sebebidir. İman bizatihi güzeldir ve kemaldir. Güzellik ve kemal ise kendiliğinden sevgiye lâyıktırlar. Kötü sıfatlar yerine güzel özellikler dikkate alınırsa, kardeşlik engelleri ortadan kaldırılır. Hz. Peygamber bir hadiste buna işaretle şöyle buyurur: "Mü'min ülfet eden (dostluk kuran ve iyi geçinen) ve kendisi ile ülfet edilendir. Ülfet etmeyen ve kendisi ile ülfet edilmeyen kimsede hayır yoktur. İnsanların en hayırlısı insanlara yararlı olanıdır." 10 9 Said Nursi, Mektubat,. s. 254

9 9 İnsanlar birbirine nasıl ülfet eder, dost haline gelirler? Bu sorunun cevabı Hz. Peygamberin (a.s.m) ahlakında gizlidir. Hz. Ali (k.s) onun yüce ahlâkını şöyle anlatır: "Hz. Peygamber güler yüzlü, güzel huylu, nazik kalpli idi. Hiçbir vakit sert ve kaba değildi. Onun ağzından hiçbir müstehcen kelime çıkmazdı. Başkalarının hareket tarzını tenkit veya takbih etmezdi. Sevmediği bir hareket veya durum karşısında birşey söylemez; ona göz yummakla iktifa ederdi. Böyle birisi, kendi hareket tarzının tasvibini isteyecek olursa, Rasûlullah onu, kınamadan, kalbini kırmadan vaz geçirir, yahut susarak muhatabına memnun olmadığını hissettirirdi. Resul-i Ekrem (a.s.m) İslam kardeşliğini tesis etmede, kendi zatı hesabına şunlardan sakınmaya özellikle itina gösterirdi: 1. İnsanlarla Münakaşa ve mücâdele etmekten, 2. İnsanlara lüzumundan fazla söz söylemekten, 3. Kendisini alâkadar etmeyen işlerle meşgul olmaktan, Başkaları hesabına da üç şeyden uzak dururdu: 1. Kimseyi tenkid etmezdi. 2. Kimseye hakarette bulunmazdı. 3. Başkalarının sırlarına muttali olmak istemezdi. 11 Böyle bir ahlâk sahibine, ülfet edilmez, dost olunmaz mı? Şam hutbesine birer çekirdek halinde serpiştirilen kardeşlik ilkeleri, Bediüzzaman'ın Mektubat'ında ayrıntılı olarak ele alınmıştır.. Bu risalede İslâm kardeşliğini engelleyen faktörler ve bunlara karşı alınması gereken tedbirler, ferdi, sosyal, psikolojik ve sosyolojik boyutları ile tahlil edilmiştir. 3-Mü'min Hürmete Lâyıktır Bediüzzaman, mü'mine düşman olmanın hakikat ve hikmet açısından zulüm olduğunu ifade etmiştir. Mü'min, hürmete lâyıktır. Mü'mine düşmanlık sebebi teşkil eden huylar ve günahlar, sağlam bir gemiyi istilâ eden câniler gibidir. Bir gemide dokuz masum bir cani olsa o gemi hiçbir adalet prensibi ile batırılamaz. Hatta bir masum, dokuz cani olsa, gemi yine batırılamaz... Bir günah yüzünden yirmi masum 10 Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 400.

10 11 sıfatı olan mü'mine düşman olmak da böyledir. Nursi, bu örnekleme ile günah ve hataları sebebi ile mü'mine düşman olmanın, onunla ilişkiyi kesmenin, bir cani yüzünden kocaman bir gemiyi batırmak gibi, dehşetli bir zülum olduğunu söylemektedir. O, bu türden bir cahillik ve şuursuzluğu, insan ruhuna arız olan marazi bir durum olarak görür. Bu illeti söküp atacak tedbirleri ise şöyle sıralamıştır: "Adâvet ve muhabbet, nur ve zulmet gibi zıttırlar. İkisi, mânâ-yı hakikîsinde olarak beraber cem olamazlar. (toplanamaz) Eğer muhabbet, kendi esbabının rüçhaniyetine (üstünlüğüne) göre bir kalbde hakikî bulunsa, o vakit adâvet mecazî olur, acımak suretine inkılâp eder. Evet, mü'min, kardeşini sever ve sevmeli. Fakat fenalığı için yalnız acır. Tahakkümle değil, belki lûtufla ıslahına çalışır. Onun için, nass-ı hadisle, "Üç günden fazla mü'min mü'mine küsüp kat-ı mükâleme etmeyecek." Eğer esbab-ı adâvet galebe çalıp, adâvet, hakikatiyle bir kalbde bulunsa, o vakit muhabbet mecazî olur, tasannu ve temellük suretine girer." İnançta birlik, kalpleri birleştirir. Kalp ve yüreklerin birleşmesi ise toplumları bir araya getirir. Müslümanlar olarak birlik bağlarının tam şuurunda olmadığımız gibi; bir ve beraber olma nimetinin de kıymetini hakkı ile takdir ettiğimiz söylenemez. İnsanların sosyolojik olarak uyguladıkları birlik unsurlarına göre, İslami rabıtalar sıradan değil, kutsal değerler ile örülüdür. İslâm Kardeşliğinin Psikolojik Engelleri Kardeşlik sıhhatli bir bünyenin işidir. Toplumun bünyesi bazı hastalıkların üremesine uygun bir ortam haline gelmişse bunların teşhis ve tedavisi gerekir. Bediüzzaman bu illetlerden bir kısmını şöyle tespit etmiştir: 1-İnhisarcılık İslam toplumu karmaşık bir yapıdadır. Ülke ve bölgelere göre farklı tarzda hizmetlere ihtiyacın olduğu, sosyolojik bir gerçektir. Vakıa, müslümanlar farklı meslek ve meşrepler halinde hizmet etmektedir. Her grup kendini, İslam toplumunun bir hizmetini görmekle vazifeli saymalı. Başkasına da bu gözle bakmalıdır. İslam toplumu içindeki farklı cemaat ve gruplar, bir ülkedeki ordunun kara, deniz ve hava kuvvetleri gibidir. Herkesin güzel yaptığı bir işi, mesleği, tarzı ve metodu vardır. Bir ülkenin ordusunda karacılara olduğu gibi, havacılara da, denizcilere de ihtiyaç vardır. Bu kuvvetler neticede ülkeye değişik cephelerden gelen saldırılara göre teçhiz edilmişlerdir. İslam cemiyetindeki meslek ve meşrepler de böyle kabul edilebilir. Said Nursi ye göre, meslek ve meşrep sahipleri hizmet esnasında, Mesleğim haktır ya da daha güzeldir diyebilir. Yalnız hak benim mesleğimdir diyemez. Çünkü, bu cümlede inhisarcılık vardır; böyle diyen kendi dışındakileri batıl ilân etmektedir. İnhisarcılık ise İslâm kardeşliğini zedeler. 2-Damara Dokundurmak

11 11 İnsanın vazifesi hakkı ve doğruyu söylemektir. Ancak her doğruyu söylemek, herkesin hakkı değildir. Sözü söyleyen, söylenilen ortam ve kişi, sözün nasıl bir etkide bulunacağına tesir eden faktörlerdir. Çünkü niyeti halis olmayan bir adama söylenen bir söz, kişi üzerinde tam tersi istikamette bir etki bırakabilir. Bu tür yanlışlıklar, İslam kardeşliğini etkisiz hale getirmektedir. 3-Adavet Duygusu Fıtratta düşmanlık duygusu vardır. İnsan, düşmanlık hissini kendine en fazla zarar veren nefs-i emmaraye ve şeytana çevirmeli. Bir müslümana düşman olmak yerine, zındıklara ve İslâma zararlı akımlara düşmanlık etmeli; onlara karşı mücadele azmini bilemelidir. Müslümanlar çevresinde birbirine geçmiş fasit daireler gibi çok sayıda kötülük varken sırf nefsin hatırına, mü min ikardeşine düşmanlık göstermek, büyük bir yanlışlık ve gaflettir. Sevgi hissi sevilmeye lâyık olduğu gibi, adavet duygusu da düşmanlığa lâyıktır. İnsan beşeri zaaf olarak mü mine düşman olmuşsa, bu yanlışı düzeltmenin de usulü olmalıdır. Şu ifadeler nefsin bu türden hilesine karşı oldukça hakimane bir çözüm getirmektedir. Eğer hasmını mağlûp etmek istersen, fenalığına karşı iyilikle mukabele et. Çünkü, eğer fenalıkla mukabele edersen, husumet tezayüd eder. Zâhiren mağlûp bile olsa, kalben kin bağlar, adâveti idame eder. Eğer iyilikle mukabele etsen, nedâmet eder, sana dost olur. 12 Mü minin şe ni (ondan beklenen iş) kerim olmaktır. İhsan ve ikram, düşmanı bile insana musahhar eder. Kaldı ki, mü min, iyilik edilmeye lâyık bir kişidir. Said Nursi, Uhuvvet risalesinde, halk arasında yaşanan psikolojik bir durumu hatırlatır: Fena bir adama iyisin iyisin desen iyileşmesi; kötüsün kötüsün desen kötüleşmesi çok vuku bulur. Gerçekten cemiyette, bu deyişleri tasdik eden çok hadiseler cereyan etmektedir. Kötü sıfatlarla anılan insanların, "zaten insanlar beni böyle biliyor" diyerek günaha ve kötülüklere daha bir cesaretle yöneldiklerina şahit olunur. "İyilikleri" ile anılan kişilerin de kendi kusurlarını bertaraf etmek için ciddi gayret içine girdikleri çok görülmüştür. 4-Kıskançlık Kıskançlık duygusunun ilerlemiş boyutu olan haset, kardeşliği zedeleyen önemli bir hastalık ve psikolojik bir haldir. Bu duygu hem yıkıcı hem yapıcı bir şekilde tecelli edebilir. Kıskançlığı iyi yönde kullanmak mümkündür. Eşini kıskanan birinin, sevgi ve ilgisini eşine yoğunlaştırması gibi. Toplumda kıskançlık, ekseriyetle olumsuz kullanımı ile dikkat çekmektedir. Mal, karşılıklı sevgi, itibar, nüfuz gibi maddi manevi özelliklerin kıskanılması, sıkça görülür. Kıskançlık sebebi olan şeyler 12 Mektubat, 22. Mkt. (Uhuvvet Risalesi, 4. Vecih)

12 12 meşru dairede ise bunlar, haset yerine, imrendirici bir sebep olarak kabul edilebilirler. 13 Said Nursi, kardeşliği zehirleyen bir unsur olarak kıskançlığın dünyevi ve uhrevi işler olmak üzere iki şekilde görüldüğünü söyler. Dünyevi kıskançlık tam bir gaflet eseridir. Uhrevi özellikleri kıskanmak ise, Kadere ve Allah'ın takdirine karşı itirazı içeren; insanı inanç bakımından tehlikeye sürükleyen ciddi bir hatadır. Kıskanç kişi, kardeşine gelen nimetten mahzun, musibetten mesrur olur. Şu hal, âdetâ ilahi rahmete küsmek ve itiraz etmektir. Bu durumdaki bir insan, şu ikaza kulak vermelidir: "Kaderi tenkit eden başını örse vurur kırar; rahmete itiraz eden rahmetten mahrum kalır." 14 Hasetin yıkıcı olanı şeytani bir duygudur. Hz. Peygamber, şeytanın telkin ve etkisine karşı ümmetini uyarmış, "Şeytan insanın damarında dolaşan kan gibidir," 15 buyurmuştur. Her kötü ahlâk gibi, haset de önce sahibine zarar verir. Haset etmekte, hazır bir ceza vardır. Kıskanç kişi kendisi psikolojik bir sıkıntı içindedir. Haset edilenin bundan, çoğu kez haberi olmaz. 16 Bediüzzaman kıskançlığın, manevi hizmetleri engelleyen ciddi bir tehlike olduğuna şu ifadelerle dikkat çeker: "Kardeşlerim, enâniyetin işimizde en tehlikeli ciheti kıskançlıktır. Eğer sırf lillâh için olmazsa, kıskançlık müdahale eder, bozar. Nasıl ki bir insanın bir eli bir elini kıskanmaz ve gözü kulağına haset etmez ve kalbi aklına rekabet etmez. Öyle de, bu heyetimizin şahs-ı mânevîsinde, herbiriniz bir duygu, bir âzâ hükmündesiniz. Birbirinize karşı rekabet değil, bilâkis birbirinizin meziyetiyle iftihar etmek, mütelezziz olmak bir vazife-i vicdaniyenizdir." 17 Bu tespit Hz. Peygamberin (a.s.m) şu hadisine dayanmaktadır: "Birbirlerini sevmede, merhamet etmede ve ilişkilerini geliştirmede mü minlerin durumu tek bir bünyenin (azaları) gibidir." 18 Şimdi Cennetlik bir adam gelecek! Hz. Peygamberin etrafında oluşan nurani halkadaki insanlar birbirine karşı, kin, haset, husumet gibi duygulardan tamamen uzak bir duruma gelmişti. İmanın getirdiği bu hasletler sayesinde de cennetle müjdelendiler. İbn Kesir'in, Ahmed İbn Hanbel den naklettiği bir hadise göre, Hz. Peygamber şöyle der: Şimdi size cennet ehlinden bir adam çıkıp gelecektir. 13 Nevzat Tarhan, Duyguların Dili, 4.Baskı, Timaş y. İstanbul, 2008, s Said Nursi, Mektubat, 22.Mkt. 4. Vecih. Buhari ve Tecrid-i Sarih, trc. Kamil Miras, Diyanet İşleri Başkanlığı y.ankara,1974, II/330 (Hn: Said Nursi, Lem'alar, 28. Lm. (Tenbih,) Nesil Dağıtım y. Külliyat-I/ Said Nursi, Mektubat, 29. Mktb. 5. Desise-i Şeytaniye, s Müslim, Sahih, Hn

13 13 Ensâr dan, abdestini almış birisi geldi. Ertesi gün Rasûlullah (s.a.v) yine aynı şeyi söyledi. Bu durum üç kere tekrarladı. Rasûlullah (s.a.) oradan kalkınca, Efendimizin medhettiği bu kişinin nasıl bir insan olduğunu merak eden Amr İbn As'ın oğlu Abdullah, bu adamı izlemek istedi. Ona gitti, babası ile tartıştığını ve eğer izin verirse, babasından uzaklaşıp, onun yanında kalmak istediğini söyledi. Dedi ki: "Ben, babamla tartıştım ve onun yanına girmemek üzere üç kerre yemîn ettim." O, peki, dedi. Abdullah o adamla beraber üç gece kaldı. Fakat, gece ibadete kalktığını görmedi; uyanınca Allah'ı tesbih etti. Sabah namazına kadar tesbihi tekrarladı. Abdullah der ki: Ondan hayırdan başka bir şey söylediğini duymadım. Üç gece geçince ben onun amelini küçümsemeye başladım. Dedim ki: Ey Allah'ın kulu, benimle babam arasında ne bir kırgınlık, ne de düşmanlık oldu. Ancak Rasûlullah (s.a.)'in senin için üç kez şöyle dediğini işittim: "Şimdi size cennet ehlinden bir adam çıkıp gelecektir." Bu sözden sonra üç kez sen çıkıp geldin. Ben, senin yanına gelip ne gibi amel yaptığını öğrenmek ve ona göre davranmak istedim. Senin pek fazla amel yapmadığını gördüm. Rasûlullah (s.a.)'in senin hakkında söylediği sözü doğrulayacak nelerin var? O, gördüğün gibi hiç bir şey yok dedi. Ben söylemesi için ısrarlı olunca, "Ancak kalbimde hiç bir müslümana karşı hîle bulunmaz. Allah'ın bir kuluna verdiği hayırdan dolayı hiç bir kulu kıskanmam" dedi. Abdullah ona şöyle der: "İşte seni bu mertebeye ulaştıran odur. Buna herkes güç yetiremez." 5-Değerlendirmede Adaletsizlik Kardeşlik ilişkisini kıran bir husus insan hatalarını konuşurken yapılan ölçüsüz değerlendirme yanlışıdır. Bazı insanlar kendi günah ve hatalarına gösterdiği "hoşgörüyü", mü'min kardeşine göstermez. Mü'min kardeşindeki bir günaha ya da ondan "gelen bir kötülüğe" karşı, kılı kırk yararcasına hassas davranır. Burası, "şeytan üçgeni" gibi bir kavşaktır. Trafik işareti, Kur'an ve hadisin kriterleri olmalıdır. Aksi halde, "hak ve adalet" terazisinin kayması muhtemeldir. Kötülük, hata ve günahların mü'minlerin arasındaki kardeşlik ilişkisini zedelememesi için Said Nursi'nin hatırlattığı formül şudur: "...Mü'min kardeşinden sana gelen bir fenalığı bütün bütün ona verip onu mahkûm edemezsin. Çünkü, evvelâ kaderin onda bir hissesi var. Onu çıkarıp, o kader ve kazâ hissesine karşı rıza ile mukabele etmek gerektir. "Saniyen, nefis ve şeytanın hissesini de ayırıp, o adama adâvet değil, belki (o adam) nefsine mağlûp olduğundan, acımak ve nedamet edeceğini beklemek (gerekir.)

14 14 "Salisen, sen kendi nefsinde görmediğin veya görmek istemediğin kusurunu gör, bir hisse de ona ver. "Sonra bâki kalan küçük bir hisseye karşı, en selâmetli ve en çabuk hasmını mağlûp edecek af ve safh ile ve ulüvvücenaplıkla mukabele etsen, zulümden ve zarardan kurtulursun." 19 Mü'minler birbiri hakkında Cenab-ı Hakkın Ahirette yapacağını vaad buyurduğu "değerlendirmeyi" örnek almalılar. Allah (c.c) kulları hakkında, hasenatın seyyiata galibiyetine göre hüküm verecektir. Biz insanlar ise, kimi zaman bir seyyieyi, gözümüz önüne getirmek suretiyle, kişinin bütün hasenatını örteriz. Şu vaziyet, bir anlamda kişinin lehine olan delilleri karartmaktır. Bu ise zulümdür. 6-Câhilâne Tarafgirlik İslâm kardeşliği önündeki psikolojik ve sosyolojik bariyerlerden birisi de tarafgirliktir. İnsanın cüz'i iradesine bağlı olmayan ırk; bulunduğu ortamın etkisi ile benimsenen mezhep; yaşanan bölge/şehir, insanın çevresindeki aile fertleri ve eğitim gibi faktörlerin etkisi altında benimsenmiş siyasi partiler, tarafgirlik denen psikososyal gerçeği meydana getiriyor. Taraftarlığın, sosyal statü, arkadaş ilişkisi, mizaçkarakter gibi, kişilik özelliklerine kadar uzanan yansımaları olabilir. Esasen, tarafgirlik, insan fıtratındaki mensub olma ve aidiyet duygusuna paralel şekilde oluşan bir sonuçtur ve fıtri bir ihtiyaçtır. Her duygu gibi bu duygu da sağlam kriterlere göre şekillenmezse ifrat ve tefrite sapabilir. Said Nursi, tarafgirliğin, inat, haset, kin, husumet, mü'minler arasında ayrılık ve parçalanmaya yol açan türlerini, "çirkin, merdut (kovulmuş, lanetlenmiş) muzır, zulüm ve sosyal hayata zehir" olarak görmüştür. 20 Said Nursi'nin "garazkârâne" taraftarlıkla ilgili verdiği bir örnek tüyler ürperticidir: "Bir zaman bu garazkârâne tarafgirlik neticesi olarak gördüm ki, mütedeyyin bir ehl-i ilim fikr-i siyasisine muhalif bir âlim-i salihi, (salih bir alimi) tekfir (küfre nispet edercesine) derecesinde tezyif etti. Ve kendi fikrinde olan bir münafığı, hürmetkârâne medhetti. İşte siyasetin bu fena neticesinden ürktüm. "Eûzü billahi mine'ş-şeytani ve's-siyaseti" dedim. O zamandan beri hayat-ı siyasiyeden çekildim." 21 Müslümanların hayrına, birlik ve beraberliğine; Kur'an ve sahih sünnet ile çizilmiş, İslâmın muhkem esaslarına taraf olmak, mü'minden beklenen bir farizadır. Dinin harim-i ismetine yönelik tevâcüzler karşısında tarafsız olmak, bertaraf olmaktır. Bu noktada bütün mü minler birbirine destek olmalıdırlar. 19 Said Nursi, Mektubat, 22. Mkt. S Said Nursi, Mektubat, Yeni Asya Neşrt. Germany, 1994, s Said Nursi, Mektubat, 22. Mktb.3. Vecih, s. 258

15 15 İhtilaflı mevzularda, şahsi, içtihadi, belirli bir zaman ve kişilerle kayıtlı hususlardaki taraftarlıklar ise, İslami kriterler içinde ele alınmalıdır. Bediüzzaman ın yaptığı açıklamalara göre bu konulardaki taraftarlığın ölçüsü, itidalden ayrılmamak, diğer insanları rencide edecek tartışmalardan uzak durmaktır. Üstte zikrettiğimiz Hz. Peygamber (a.s.m)'ın tavrı bu hususla ilgilidir. Mü'min orta yol insanıdır. Hikmetli hareket eder. Allah Halim'dir; hilmi sever. Rahimdir; merhamet ve şefkatle hareket etmek Allah'ın ahlâkıdır. Ölçüsüz taraftarlık, düşmanlığı doğurur. "İslami hassasiyete" sahip olan bir kişinin, günahkâr bir adama öfke duyması gibi. "Dinde hassas, muhakeme-i akliyyede noksan" bu tür kişilerdeki adavet, dini bir kisveye de bürününce, tehlikeli bir hâl almaktadır. Bediüzzaman'a göre Hak namına olan tarafgirlik haklılara; nefis hesabına olan tarafgirlik ise haksızlara sığınaktır. Garazkârâne tarafgirlik eden bir adama şeytan gibi biri gelip; fikrine yardım etse, ona rahmet okur. Eğer mukabil tarafa melek gibi (iyi ahlaklı) biri gelse, ona -hâşâ- lânet okur. Üstad Bediüzzaman, Müslümanlar arasındaki ihtilafları, "kalb-i İslâmı ağlatacak müthiş bir sosyal hastalık" olarak niteler. Dine hizmet edenlerin, en azından, bedevi aşiretler arasında geçerli bir kaide olan, "harice karşı birlik olma prensibine" uymalarını ister. Çünkü, mü minlere hücum etmek üzere sipere girmiş, belki de iç içe geçmiş yüz daire var. Müslümanların bunca düşmana karşı tesanüdle el ele verip müdafaa vaziyeti alması dini bir vazifedir. Aksi halde, garaz ve düşmanlıkla kendi kardeşleri ile mücadele etmek, kale ve şehir kapılarını düşmana açıp hücumunu kolaylaştırmak gibi bir ihanettir. Mü minlerin en büyük silahı, İslâm kardeşliğidir. Bu kaleyi küçük sebeplerle sahipsiz bırakmak, kapılarını açmak, ehl-i vicdanı ağlatan bir haldir. İslamın yüce menfaatlerine tamamen ters bir vaziyettir. İslam dünyasındaki siyasi olaylar şu gerçeği gözlere göstermekte ve basiret ehline bin kere ispat ekmektedir: Hz. Peygamber ahir zamanda gelecek müthiş şahıslar olan Deccal ve Süfyan ın tuzaklarına karşı ümmeti uyarmıştır. Peygamberimiz bu hadislerde, Süfyan ve Deccal ın insanların hırs ve ayrılıklarından faydalanarak, az bir kuvvetle çok büyük tahribatları gerçekleştireceğini ifade eder. Şu durumda, mü minler arasındaki ayrılıkları tahrik etmek, fitneyi körüklemek, Deccal ve Süfyanın hilesine mağlup düşmek anlamına gelmez mi? Hani, mü min, mü mine karşı merhametliydi. Onun hataları için üzülür. tahakkümle, tahrikle, tahkirle değil; merhamet ve şefkatle onun tamir ve ıslahına çalışırdı? Maverdi nin, mü minin mü mine bakışını anlatan, Ve aynu r-rıza an külli aybin keliletün / ve lakinne ayne s-suhti tübdi l mesâviya

16 16 (Rıza gözü, ayıplara karşı kördür. Kem göz ise kusurları araştırır,) tespiti yoksa tersine mi dönmüştür? "Ey ehl-i iman! Zillet içinde esaret altına girmemek isterseniz, aklınızı başınıza alınız. İhtilâfınızdan istifade eden zalimlere karşı "innema'lmü'minuna ihvatün" kale-i kudsiyesi içine giriniz, tahassun ediniz. Yoksa, ne hayatınızı muhafaza ve ne de hukukunuzu müdafaa edebilirsiniz. 22 Sonuç Üstad Bediüzzaman ın uhuvvetle ilgili ortaya koyduğu prensiplerin ruhu Medine de Hz. Peygamber tarafından tesis edilen kardeşlik akdidir. Medine kardeşlik atmosferi Kur an ın getirdiği bu sıcak ilişkinin eşsiz bir örneğidir. Söz konusu canlılık İslâm alimlerinin oluşturduğu cemaatlerde de asırlarca devam etmiştir. Hasbîlik ve Allah rızasını elde etme düşüncesi, bu kitleleri biraraya getiren çok önemli bir unsurdur. Günümüzde İslâma hizmet gayesi ile kardeşlik / uhuvvet etrafında toplananlar da, Medine deki atmosferin birer yansıması olan duygular ile hareket etmelidirler. İşte Bediüzzaman çeşitli açılardan inkıraza uğrayan müslümanları, bu ilkeleri yaşamaya çağırmıştır. O, bu kıymetli hazinenin üstündeki tozları temizlemiş; mü minleri, kıymeti, her türlü takdirin üstünde olan Kur an kardeşliğine davet etmiştir. 22 Said Nursi, Mektubat, 22. Mktb.

HZ. PEYGAMBER (S.A.V) İN HOŞGÖRÜSÜ VE AFFEDİCİLİĞİ

HZ. PEYGAMBER (S.A.V) İN HOŞGÖRÜSÜ VE AFFEDİCİLİĞİ ب س م الله الر ح من الر ح يم الل ه ل نت ل ه م و ل و ك نت ف ظ ا غ ل يظ ال ق ل ب ف ب م ا ر ح م ة م ن لا نف ض وا م ن ح و ل ك İmran, 159) (Al-i HZ. PEYGAMBER (S.A.V) İN HOŞGÖRÜSÜ VE AFFEDİCİLİĞİ Muhterem Müslümanlar!

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

AİLE KURMAK &AİLE OLMAK

AİLE KURMAK &AİLE OLMAK AİLE KURMAK &AİLE OLMAK Dr. Fatma BAYRAKTAR KARAHAN Uzman-Ankara Aile Nedir? Aile kelimesinin kökü, ğavl dir. Bu kelime, ağır bir sorumluluk altına girmek demektir. Bu kökten gelen aile ise, birini çekince

Detaylı

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016 EN GÜZEL İSİMLER O NUNDUR Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah tır. Güzel isimler O nundur.

Detaylı

TAKVA AYI RAMAZAN TAKVA AYI RAMAZAN. Rahman ve Rahim Allah ın Adıyla

TAKVA AYI RAMAZAN TAKVA AYI RAMAZAN. Rahman ve Rahim Allah ın Adıyla TAKVA AYI RAMAZAN TAKVA AYI RAMAZAN Rahman ve Rahim Allah ın Adıyla (Farz kılınan oruç) sayılı günlerdir. Sizden kim, (o günlerde) hasta veya seferde ise o, (tutamadığı) günler sayısınca başka günlerde

Detaylı

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23)

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23) Dedikodu (Gıybet) Gıybet Dedikodu (gıybet), birisinin yüzüne söylenmesinden hoşlanmadığı şeyleri arkasından söylemektir. O kimse söylenen şeyi gerçekten yapmış ise bu gıybet, yapmamış ise iftira olur (Hadis,

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

Hz Âmine, kocası Abdullah ın kabrini ziyaret etmiş, Hz Peygamber de Neccaroğulları ndan.

Hz Âmine, kocası Abdullah ın kabrini ziyaret etmiş, Hz Peygamber de Neccaroğulları ndan. Sevgili Peygamberimiz 20 Nisan 571 Pazartesi günü Mekke de doğdu Babası Abdullah, annesi Âmine, dedesi Abdülmuttalip, büyük babası Vehb, babaannesi Fatıma, anneannesi ise Berre dir. Doğduktan sonra 4 yaşına

Detaylı

1. İnanç, 2. İbadet, 3. Ahlak, 4. Kıssalar

1. İnanç, 2. İbadet, 3. Ahlak, 4. Kıssalar 1. İnanç, 2. İbadet, 3. Ahlak, 4. Kıssalar İÇİNDEKİLER KUR AN NEDİR? KUR AN-IN AMACI? İNANÇ NEDİR İBADET NEDİR AHLAK NEDİR KISSALAR AYETLER KUR AN NEDİR? Kur an-ı Hakîm, alemlerin Rabbi olan Allah ın kelamıdır.

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Sadîk-i Ahmak yani ahmak dost şiddetli düşmandan,din düşmanından daha fazla verir.

Sadîk-i Ahmak yani ahmak dost şiddetli düşmandan,din düşmanından daha fazla verir. AHMAK DOST Sadîk-i Ahmak yani ahmak dost şiddetli düşmandan,din düşmanından daha fazla verir. İyilik zannıyla topluma,tüm değerlere,insanlığa karşı kötülük işlemektedir. İbrahim Peygamberden yana olduğunu

Detaylı

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

Asr-ı Saadette İçtihat

Asr-ı Saadette İçtihat Mehmedkirkinci.com Asr-ı Saadette İçtihat Sual: Hazret-i Peygamber zamanında içtihat yapılmış mıdır? Her güzel şey, her hayır Nebi ler eliyle meydana geldiği gibi, küllî bir hayır olan içtihadı da ilk

Detaylı

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma KURAN'I KERİM TÜRKÇE MEALİ (DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI) 50-KAF SURESİ Mekke'de inmiştir. 45 (kırkbeş) âyettir. "Kaf" harfi ile başladığı için bu adı almıştır. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla. 1.

Detaylı

1 Ahlâk nedir? Ahlâk; insanın ruhuna ve kişiliğine yerleşen alışkanlıklardır. İki kısma ayrılır:

1 Ahlâk nedir? Ahlâk; insanın ruhuna ve kişiliğine yerleşen alışkanlıklardır. İki kısma ayrılır: 1 Ahlâk nedir? Ahlâk; insanın ruhuna ve kişiliğine yerleşen alışkanlıklardır. İki kısma ayrılır: 1. Güzel ahlâk 2. Kötü ahlâk 2 Güzel ahlâk neye denir? Allah ın ve Resulü nün emir ve tavsiye ettiği, diğer

Detaylı

Batıda yayılan milliyetçilik akımı bizde olduğu gibi İslâm dünyasını da etkisi altına almıştır.

Batıda yayılan milliyetçilik akımı bizde olduğu gibi İslâm dünyasını da etkisi altına almıştır. ASRIN ÜÇ HASTALIĞI *1789 Fransız ihtilali kebiri batıdaki Katolikliğin katılığını kırmak ve özgürlüklere kapı açarak dünyayı değiştirmekle beraber,geriye ırkçılık gibi eskilerin seretan dediği bir kanser

Detaylı

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI 5.10.2015 Pazartesi 06.10 2015 Salı Y.ÇİFTÇİ S.AL Y.ÇİFTÇİ 7.10.2015 Çarşamba Y.ÇİFTÇİ 15:00 8.10.2015 Perşembe S.AL S.AL 9.10.2015 Cuma E.ÜZÜM S.AL Y.ÇİFTÇİ 15:00 E.ÜZÜM (Siyer ) Mirac ve Hediyesi Namaz

Detaylı

KUR'ANDAN DUALAR. "Ey Rabbimiz, Bize dünyada bir iyilik, ahrette bir iyilik ver. Bizi ateş azabından koru." ( Bakara- 201 )

KUR'ANDAN DUALAR. Ey Rabbimiz, Bize dünyada bir iyilik, ahrette bir iyilik ver. Bizi ateş azabından koru. ( Bakara- 201 ) KUR'ANDAN DUALAR "Ey Rabbimiz Bizi sana teslim olanlardan kıl, neslimizden de sana teslim olan bir ümmet çıkar, bize ibadet yerlerimizi göster, tövbemizi kabul et zira tövbeleri kabul eden, çok merhametli

Detaylı

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I Ş U B A T 25.02.203 / 0.03.203 8.02.203 / 22.02.203 Tel : 0 26 39 59 38 Faks : 0 26 334 96 96 http://pamem.meb.k2.tr ÖĞRETİM YILI : 202 / 203 İN ADI : DİN KÜLTÜRÜ VE MESLEK AHLAKI ÖĞRETMENLERİ : YAVUZ

Detaylı

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? EVLENİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Peygamber (sav) Efendimiz den Abdullah ibn-i Ömer RA ın bir hadisini bu münasebetle hatırlayalım, duymuşsunuzdur: (Lâ tenkihun-nisâe

Detaylı

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır. İslam a göre kadınlar erkeklerden daha değersiz kabul edilmez. Kadınlar ve erkekler benzer haklara sahiptirler ve doğrusu bazı hususlarda kadınlar, erkeklerin sahip olmadığı bazı belirli ayrıcalıklara

Detaylı

NİLÜFER İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2012 YILI RAMAZAN AYI ÖZEL VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

NİLÜFER İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2012 YILI RAMAZAN AYI ÖZEL VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI 24.07.2012 23.07.2012 TESİ 22.07.2012 21.07.2012 RTESİ 20.07.2012 19.07.2012 RAMAZAN TARİH GÜN VAKİT VAİZİN ADI VE SOYADI VA ZIN KONUSU NİLÜFER İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2012 YILI RAMAZAN AYI ÖZEL VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

Detaylı

Kültürümüzden Dua Örnekleri. Güzel İş ve Davranış: Salih Amel. İbadetler Davranışlarımızı Güzelleştirir. Rabbena Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 URL:

Kültürümüzden Dua Örnekleri. Güzel İş ve Davranış: Salih Amel. İbadetler Davranışlarımızı Güzelleştirir. Rabbena Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 URL: Hazırlayan: Mehmet Fatih Bütün URL: Kültürümüzden Dua Örnekleri Güzel İş ve Davranış: Salih Amel İbadetler Davranışlarımızı Güzelleştirir Rabbena Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 Kültürümüzde birçok dua örneği

Detaylı

O, hiçbir sözü kendi arzularına göre söylememektedir. Aksine onun bütün dedikleri Allah ın vahyine dayanmaktadır.

O, hiçbir sözü kendi arzularına göre söylememektedir. Aksine onun bütün dedikleri Allah ın vahyine dayanmaktadır. İslam çok yüce bir dindir. Onun yüceliği ve büyüklüğü Kur an-ı Kerim in tam ve mükemmel talimatları ile Hazret-i Resûlüllah (S.A.V.) in bu talimatları kendi yaşamında bizzat uygulamasından kaynaklanmaktadır.

Detaylı

EHL-İ SÜNNET'İN ÜSTÜNLÜĞÜ.

EHL-İ SÜNNET'İN ÜSTÜNLÜĞÜ. EHL-İ SÜNNET'İN ÜSTÜNLÜĞÜ www.almuwahhid.com 1 Müellif: Şeyhu'l-İslam İbni Teymiyye (661/728) Eser: Mecmua el-feteva, cilt 4 بسم هللا الرحمن الرحيم Selefin, kendilerinden sonra gelenlerden daha alim, daha

Detaylı

KASTAMONU LÂHİKASI NDA SOSYOLOJİK ARKA PLAN

KASTAMONU LÂHİKASI NDA SOSYOLOJİK ARKA PLAN Serdar BİLGİN KASTAMONU LÂHİKASI NDA SOSYOLOJİK ARKA PLAN Anahtar Kelimeler: heyet-i içtimaiye, hayat-i içtimaiye, şahs-ı manevi, iştirâk-i amâli uhrevî, ekser-ahkâm 1-BİREY NEDİR? Birey, sınırlı bir bedende

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

HER YIL KIRK HADİS 1-12. SINIFLAR

HER YIL KIRK HADİS 1-12. SINIFLAR 4O HADIS HER YIL 1-12. SINIFLAR ASFA EĞİTİM KURUMLARI 2015-2016 4 4O HADIS ASFA EĞİTİM KURUMLARI Yayın No : Yayın Yılı : 2015 ISBN : 978-000-00000-00 HER SINIFTA --- --- --- --- --- --- --- --- --- ---

Detaylı

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır.

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Kur'an-ı Kerimde bir kimseye hayat vermenin adeta bütün insanlara hayat verme gibi

Detaylı

8. KÂFİRÛN SÛRESİ ÖĞRENELİM

8. KÂFİRÛN SÛRESİ ÖĞRENELİM SÛRELERİMİZİ tefekkürle ÖĞRENİYORUZ 8. KÂFİRÛN SÛRESİ ا ل ا ع ب د ما ت ع ب دو ن 1 ق ل ي ا ا ي ها ال كا ف رو ن و ا ل ا ن ا ع ا ب د 3 و ا ل ا نت م ع ا ب دو ن ما ا ع ب د 2 5 و ا ل ا نت م ع ا ب دو ن ما ا ع

Detaylı

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI Sıra No ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI VAAZ EDENİN VAAZIN ADI SOYADI ÜNVANI YERİ TARİHİ GÜNÜ VAKTİ KONUSU Dr. İbrahim ÖZLER İlçe Müftüsü

Detaylı

BYK & ŞYK DERSLERİ. Yaptıklarına karşılık olmak üzere kendilerine nice sevindirici ve göz aydınlatıcı nimetler saklandığını hiç kimse bilemez.

BYK & ŞYK DERSLERİ. Yaptıklarına karşılık olmak üzere kendilerine nice sevindirici ve göz aydınlatıcı nimetler saklandığını hiç kimse bilemez. Ders : 8 Konu : SALiH AMEL Amel kelimesi, sevap veya günahla karşılık bulan her türlü iş, çalışma ve fiil demektir. Kur ân-ı Kerim ve hadisi Şeriflerde daha çok emir, yasak ve tavsiyeler anlamında olup,

Detaylı

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler 3. ÜNİTE: EN GÜZEL ÖRNEK HZ. MUHAMMED İN İBADETLERİ 3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler KAZANIMLARIMIZ O Bu ünitenin sonunda öğrenciler Hz. Muhammed'in: O 1. Öncelikle bir kul olarak davrandığını kavrar.

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

Size iki şey bırakıyorum; onlara sımsıkı sarılırsanız kurtuluşa erersiniz: Biri Allah ın kitabı Kur an, diğeri de Ehl-i beytimdir.

Size iki şey bırakıyorum; onlara sımsıkı sarılırsanız kurtuluşa erersiniz: Biri Allah ın kitabı Kur an, diğeri de Ehl-i beytimdir. Peygamber Efendimiz buyurmuş ki: Size iki şey bırakıyorum; onlara sımsıkı sarılırsanız kurtuluşa erersiniz: Biri Allah ın kitabı Kur an, diğeri de Ehl-i beytimdir. Hz. Hüseyin: da aile halkından 19 kişi

Detaylı

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Hz. Ali (kv) bildiriyor: Resulullah (sav) bir gün beni huzuruna çağırdı: "Ya Ali! Senin bana yakınlığın, Harun Peygamberin Musa Aleyhisselama olan yakınlığı gibidir.

Detaylı

Ramazan ve Bayram Ramazan Ramazan Allah a yakınlaşmak için yegane bir zaman. Allah dünyada kendisi ve insanlar arasına perdeler koymuş. Bu perdeleri açmak ve aşmak, Allah a yakınlaşmak, onu hissetmek için

Detaylı

M VE NAZARDAN KORUNMA VE KURTULMA YOLLARI. lar aha beteri. dir veya 7 2. Y. 4. a bakarak " " dersek h 6. olarak sadaka verme.

M VE NAZARDAN KORUNMA VE KURTULMA YOLLARI. lar aha beteri. dir veya 7 2. Y. 4. a bakarak   dersek h 6. olarak sadaka verme. M VE NAZARDAN KORUNMA VE KURTULMA YOLLARI lar aha beteri dir... 1. -3-5 veya 7 2. Y 3. : me sem. 1 (B bir olmaz) 4. a bakarak " " 5. sek, dersek h 6. olarak sadaka verme. 2 3 k, iyilik yapmak, anaya -

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI 01.01.2014 Çarşamba 10:30 Bornova Debre Camii Fatma Özmen ERGEN Ölüm ve Ömür Muhasebesi 01.01.2014

Detaylı

Hazret-i Muhammed (S.A.V.) altı yaşındayken annesi vefat etti. Dedesi Abdül Muttalib çocuğu himayesine aldı, fakat iki sene sonra o, da öldü.

Hazret-i Muhammed (S.A.V.) altı yaşındayken annesi vefat etti. Dedesi Abdül Muttalib çocuğu himayesine aldı, fakat iki sene sonra o, da öldü. Hazret-i Muhammed (S.A.V.) M.570 senesinde Arabistan ın Mekke şehrinde doğdu. Dedesi Abdül Muttalib ona Muhammed ismini verdi. Hazret-i Muhammed (S.A.V.) öksüz olarak dünyaya geldi. Babası Abdullah, doğumundan

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir.

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir. Hastalık ve Yolculukta: Eğer bir insan hasta ise ve yolcu ise onun için oruç tutmak Kur an-ı Kerim de yasaktır. Bazı insanlar ben hastayım ama oruç tutabilirim diyor veya yolcuyum ama tutabilirim diyor.

Detaylı

AİLEYE MUTLULUK YAKIŞIR! HAYAT SEVİNCE VE SEVİLİNCE GÜZEL

AİLEYE MUTLULUK YAKIŞIR! HAYAT SEVİNCE VE SEVİLİNCE GÜZEL AİLEYE MUTLULUK YAKIŞIR! HAYAT SEVİNCE VE SEVİLİNCE GÜZEL Ey İnsanlık! Sizi bir tek canlı varlıktan yaratan, ondan da eşini var eden ve her ikisinden de bir çok erkek ve kadın üreten Rabbınıza karşı sorumluluğunuzun

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (9) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme Bürosu

Detaylı

YASIYOR. MUYUZ. SASIYOR.. MUYUZ? Bismillahirrahmanirrahim MUHİDDİN YENİGÜN. (e-posta: muhiddin@yenigun.name.tr) yayınevi sertifika no: 14452

YASIYOR. MUYUZ. SASIYOR.. MUYUZ? Bismillahirrahmanirrahim MUHİDDİN YENİGÜN. (e-posta: muhiddin@yenigun.name.tr) yayınevi sertifika no: 14452 YASIYOR. MUYUZ yayınevi sertifika no: 14452 Yayın no: 11 YAŞIYOR MUYUZ ŞAŞIYOR MUYUZ? Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İSBN: 978 975 261 200 6 1. Baskı: Eylül,

Detaylı

Risale-i Nuru Samsat-ta Lise öğrencisi iken Teyzem oğlu vasıtasıyla tanıdım.

Risale-i Nuru Samsat-ta Lise öğrencisi iken Teyzem oğlu vasıtasıyla tanıdım. ABUZER KARA 1.Kendinizi tanıtırımsınız. Ben Abuzer Kara 1961 Samsat doğumluyum.ilk ve orta öğrenimimi Samsat ta bitirdim.19 82 yılında evlendim.1983-1984 Yılları arasında askerlik görevimi ifa ettim.1987

Detaylı

MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAİZİN

MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAİZİN VAİZİN TARİHİ VAKTİ ADI VE SOYADI UNVANI İLÇESİ YERİ KONUSU İbrahim KADIOĞLU İl Müftü Yard. Akdeniz Ulu Camii 17 Haziran 2015 Çarşamba 18 Haziran 2015 Perşembe 19 Haziran 2015 Cuma Yunus GÜRER İl Vaizi

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE SADAKA-I FITR İbni Abbas (r.a) şöyle buyurmuştur:

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE SADAKA-I FITR İbni Abbas (r.a) şöyle buyurmuştur: ATEŞTEN KORUNMANIN YOLU: SADAKA Arınmak için, malını (sırf Allah rızası için) veren en takvâlı (Allah ın emirlerine en uygun yaşayan) kimse ise, o (ateşin azabı)ndan uzaklaştırılacaktır. Leyl/17-18 Sevdiğiniz

Detaylı

Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla HİCRİ-2 YAHUDİLERLE İLİŞKİLER KAYNUKAOĞULLARININ MEDİNEDEN ÇIKARTILMASI

Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla HİCRİ-2 YAHUDİLERLE İLİŞKİLER KAYNUKAOĞULLARININ MEDİNEDEN ÇIKARTILMASI 15.03.2010 Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla HİCRİ-2 YAHUDİLERLE İLİŞKİLER KAYNUKAOĞULLARININ MEDİNEDEN ÇIKARTILMASI Müslümanlarla yaptıkları antlaşmaya ilk ihanet eden Yahudi kabilesi Kaynukâ'oğullarıdır.

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm:

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm: Hatim-i Esam hazretleri, hocası Şakik-i Belhi hazretlerinin yanında 33 sene kalır, ilim tahsil eder. Hocası, bu zaman içinde ne öğrendiğini sorduğu zaman, sekiz şey öğrendiğini söyler ve bunları hocasına

Detaylı

Dua Dua, insan ile Allah arasında iletişim kurma yollarından biridir. İnsan, dua ederken Allah ın kendisini işittiğinin bilincindedir. İnsan dua ile dileklerini aracısız olarak Allah a iletmekte ondan

Detaylı

dinkulturuahlakbilgisi.com

dinkulturuahlakbilgisi.com dinkulturuahlakbilgisi.com 1-Ülkemizde Kızılay, Sosyal hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu, Aşevleri -gibi kurumların varlığı aşağıdakilerden hangisine önem verildiğini göstermektedir? A- Milli eğitime

Detaylı

5. Peygamberimizin Medine'ye hicret ettikten sonra yaptırdığı caminin adı nedir? 1. Aşağıdakilerden hangisi dinin faydalarından biri değildir?

5. Peygamberimizin Medine'ye hicret ettikten sonra yaptırdığı caminin adı nedir? 1. Aşağıdakilerden hangisi dinin faydalarından biri değildir? Din Kültürü. Aşağıdakilerden hangisi dinin faydalarından biri değildir? Düşünmeyi öğretir Hayata anlam katar Sabretmeyi öğretir Herkesten yardım istemeyi öğretir Özgür olmayı öğretir. Peygamberimizin Medine'ye

Detaylı

Islam & Camii Diyanet İşleri Türk İslam Birliği

Islam & Camii Diyanet İşleri Türk İslam Birliği & Camii Diyanet İşleri Türk İslam Birliği Mülheim an der Ruhr Fatih Camii Islam kelimesi üc manaya gelir 1. Yüce Allahın emirlerine itaat edip, yasaklarından kacınmak. 2. Bütün insanlarla diğer canlılar

Detaylı

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci; Image not found http://bologna.konya.edu.tr/panel/images/pdflogo.png Ders Adı : KELAM TARİHİ Ders No : 0070040093 Teorik : 3 Pratik : 0 Kredi : 3 ECTS : 3 Ders Bilgileri Ders Türü Öğretim Dili Öğretim

Detaylı

Orucun hükmü ve hikmeti nedir? ما حكم الصيام وحكمته. Abdurrahman b. Nâsır es-sa'dî

Orucun hükmü ve hikmeti nedir? ما حكم الصيام وحكمته. Abdurrahman b. Nâsır es-sa'dî Orucun hükmü ve hikmeti nedir? ما حكم الصيام وحكمته ] تر [ Türkçe Turkish Abdurrahman b. Nâsır es-sa'dî Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza Şahin 2010-1431 1 ما حكم الصيام وحكمته» باللغة ال ية «عبد

Detaylı

SAYILI ADIMLARLA ELDE EDİLEN MİLYONLARCA SEVAPLAR

SAYILI ADIMLARLA ELDE EDİLEN MİLYONLARCA SEVAPLAR Bu broşürün dağıtımı, tercümesi veya basımına katkıda bulunun. Zirâ iyiliğin yapılmasına vesile olan, o iyiliği yapan kimse gibi ecir alır. SAYILI ADIMLARLA ELDE EDİLEN MİLYONLARCA SEVAPLAR ملايني احلسنات

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN KUR AN KARANLIKLARDAN AYIDINLIĞA ÇIKARIR Peygamber de (şikayetle): Ya Rabbi! Benim kavmim bu Kur an ı (okumayı ve hükümlerine uymayı bırakıp hatta menedip onu) terkettiler. dedi. (Furkân /30) Elif, Lâm,

Detaylı

GÜNAH ve İSTİĞFAR. Israr etmek kişiyi nasıl etkiler

GÜNAH ve İSTİĞFAR. Israr etmek kişiyi nasıl etkiler GÜNAH ve İSTİĞFAR Israr etmek kişiyi nasıl etkiler Peygamber (s.a.v) Efendimizin şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: Hiçbir küçük günah yoktur ki, ısrarla işlenilmeye devam edildiği halde büyümesin. Ve

Detaylı

Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla HİCRİ-4 YAHUDİLERLE İLİŞKİLER NADİROĞULLARININ MEDİNEDEN ÇIKARTILMASI

Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla HİCRİ-4 YAHUDİLERLE İLİŞKİLER NADİROĞULLARININ MEDİNEDEN ÇIKARTILMASI 15.03.2010 Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla HİCRİ-4 YAHUDİLERLE İLİŞKİLER NADİROĞULLARININ MEDİNEDEN ÇIKARTILMASI Uhud savaşından dört ay sonra meydana gelen Bi r-i Maûne fâciası ndan sağ kurtulan

Detaylı

EY İMAN EDENLER! Allah ın emrine uygun yaşayın

EY İMAN EDENLER! Allah ın emrine uygun yaşayın EY İMAN EDENLER! Allah ın emrine uygun yaşayın Ey iman edenler! Allah'ın emrine uygun yaşayın, O'na (yakın olmaya) vesile/imkan arayın. O'nun yolunda (malınızla, canınızla) cihad edin ki kurtuluşa eresiniz.

Detaylı

TİN SURESİ. Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ. 3 Bu güvenli belde şahittir;

TİN SURESİ. Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ. 3 Bu güvenli belde şahittir; Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla 3 Bu güvenli belde şahittir; 1 4 1 İNCİR AĞACI ve zeytin (diyarı) şahittir! 4 Doğrusu Biz insanı en güzel kıvamda yaratmış, 2 İncir ile Hz Nuh un tufan bölgesi olan

Detaylı

İnsanı Diğer Canlılardan Ayıran Özellikler

İnsanı Diğer Canlılardan Ayıran Özellikler İnsanı Diğer Canlılardan Ayıran Özellikler Hani, Rabbin meleklere, Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım demişti. Onlar, Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamd

Detaylı

7. KEVSER SÛRESİ ÖĞRENELİM

7. KEVSER SÛRESİ ÖĞRENELİM SÛRELERİMİZİ tefekkürle ÖĞRENİYORUZ 7. KEVSER SÛRESİ ف ص ل ل ر ب ك و ح 1 اك ال ك وث ر ا ن ا ا ع ط ين 2 ان ر ا ن شا نئ ك ه و ا 3 ال ب ر ت ÖĞRENELİM ANLAMI Rahmân ve Rahîm olan Allah ın adıyla. 1. (Resulüm!)

Detaylı

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te 9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır

Detaylı

İSLÂM DA CEZA SİSTEMİ HATA İLE ÖLDÜRME

İSLÂM DA CEZA SİSTEMİ HATA İLE ÖLDÜRME 190 HATA İLE ÖLDÜRME Hata ile öldürme iki kısma ayrılır: 1- Öldürülen kimsenin isabet alması istenmemesine rağmen ona isabet etmesi ve onu öldürmesidir. Bir ava atış yapılırken bir insana isabet etmesi

Detaylı

DOMUZ ETİNİN HARAM KILINMASININ HİKMETİ

DOMUZ ETİNİN HARAM KILINMASININ HİKMETİ DOMUZ ETİNİN HARAM KILINMASININ HİKMETİ حكمة ريم م ا ير ] تر [ Türkçe Turkish Muhammed Salih el-muneccid Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ümmü Nebil 2009-1430 1 حكمة ريم م ا ير» باللغة ال ية «مد صالح

Detaylı

AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE

AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE Aile, tek başına olmaktan kurtulup, can yoldaşına kavuşmaktır Aynı çatı altında yalnızlık ve yabancılık değil! Ve O, iki eşi, erkeği ve kadını yarattı. (Necm, 53/45) Kadınlar,

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS KURÂN A ÇAĞDAŞ YAKLAŞIMLAR ILH333 5 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Seçmeli

Detaylı

Kur an-ı Kerim i Diğer Kutsal Kitaplardan Ayıran Başlıca Özellikleri

Kur an-ı Kerim i Diğer Kutsal Kitaplardan Ayıran Başlıca Özellikleri Kur an-ı Kerim i Diğer Kutsal Kitaplardan Ayıran Başlıca Özellikleri 1 ) İlahi kitapların sonuncusudur. 2 ) Allah tarafından koruma altına alınan değişikliğe uğramayan tek ilahi kitaptır. 3 ) Diğer ilahi

Detaylı

CİHADA DENKTİR Evet, içinde savaş olmayan bir cihad var ki hac ve umredir Küçüğün, büyüğün, zayıfın, kadının cihadı hac ve umredir.

CİHADA DENKTİR Evet, içinde savaş olmayan bir cihad var ki hac ve umredir Küçüğün, büyüğün, zayıfın, kadının cihadı hac ve umredir. UMRE DİNİ SUNUM UMRENİN FAZİLETİ CİHADA DENKTİR Hz. Aişe (r.a) Efendimiz e (s.a.v) sorar: Ey Allah ın Resulü, kadınlara da cihad var mıdır? Efendimiz (s.a.v): Evet, içinde savaş olmayan bir cihad var ki

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): - Yavrum ne oldu, niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Çocuk da: - Efendim, namaza gidiyorum.

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

Üç kişi vardır ki, Allah kıyamet gününde onlarla ne konuşur, ne onlara nazar eder, ne de onları günahlarından arındırır, onlara elim bir azap vardır:

Üç kişi vardır ki, Allah kıyamet gününde onlarla ne konuşur, ne onlara nazar eder, ne de onları günahlarından arındırır, onlara elim bir azap vardır: Hayatımız başlangıçtan ölüm anına kadar seyr halindedir. Ayet-i kerimeler ve hadis-i şerifler seyir halindeki arabamıza yön veren işaret levhaları gibidir. Bazı işaretleri algılama, refleks haline dönüşmüşken

Detaylı

Ezan Vakti/Kuran-ı Kerim Pro [Faydalı Android Uygulamalar]

Ezan Vakti/Kuran-ı Kerim Pro [Faydalı Android Uygulamalar] Ezan Vakti/Kuran-ı Kerim Pro [Faydalı Android Uygulamalar] Ezan Vakti uygulaması sadece bir ezan vakti icin yola baş koymuş zamanla gelişerek farkli ozelliklere sahip olmuş çok faydalı ve önemli bir

Detaylı

5 Peygamberimiz in en çok bilinen dört ismi hangileridir? Muhammed, Mustafa, Mahmud, Ahmed.

5 Peygamberimiz in en çok bilinen dört ismi hangileridir? Muhammed, Mustafa, Mahmud, Ahmed. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Siyer-i Nebi ne demektir? Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) doğumundan ölümüne kadar geçen hayatı içindeki yaşayışı, ahlâkı, âdet ve davranışlarını inceleyen ilimdir.

Detaylı

ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI

ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI AY S.N ADI VE SOYADI ÜNVANI VAAZ YAPACAĞI YER TARİHİ GÜNÜ VAKTİ Ana Konu Alt Konu Vaaz Konusu 1 H.Basri DÜZDAŞ Müezzin-Kayyım

Detaylı

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti Mektub-u Attar Muhammed İlyas Kadiri Razavi tarafından tüm İslami Erkek Kardeşlerine ve İslami Kız Kardeşlerine, Medaris El Medine ve Camiat El Medine nin erkek öğretmenler, erkek öğrenciler, kadın öğretmenler

Detaylı

Hulle'nin dayanağı âyet ve hadistir.

Hulle'nin dayanağı âyet ve hadistir. Bir İslâm hukuku terimi olarak; üç talakla boşanmış olan bir kadının, eski kocasına yeniden dönebilmesi için, üçüncü bir erkekle usûlüne göre evlenip, ölüm veya boşanma ile bu ikinci evliliğin sona ermesi

Detaylı

TEPEBAŞI İLÇESİ 2016 YILI RAZAMAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI

TEPEBAŞI İLÇESİ 2016 YILI RAZAMAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI S.NO TEPEBAŞI İLÇESİ 2016 YILI RAZAMAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAAZ EDENİN VAAZIN TARİH ADI SOYADI UNVANI YERİ VAKTİ KONUSU Tepebaşı Camii 1 05.06.2016 29 Şaban Nalbant Camii Rahman Camii Ramazan'a

Detaylı

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu Question Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu belirtir misiniz? Kur an ın lafızdan soyut olduğu bir merhale var mıdır? Answer: Her şeyin lâfzî

Detaylı

Risale-i Nurun kerametini gördüm.inayet altında olduğumuzu anladım.

Risale-i Nurun kerametini gördüm.inayet altında olduğumuzu anladım. MEHMET GÜNEŞ Risale-i Nurun kerametini gördüm.inayet altında olduğumuzu anladım. *Kendinizi tanıtır mısınız? 1956 doğumlu,kuyulu köyündenim. Kur an Kurslarına giderek Kur an-ı öğrendim.çok şükür daha sonra

Detaylı

Muhammed Aleyhisselam ın Dilinden Dualar

Muhammed Aleyhisselam ın Dilinden Dualar Muhammed Aleyhisselam ın Dilinden Dualar yusufisik1@hotmail.de K ur ân-ı Kerim deki dua ayetleri gibi Peygamberimizin duaları da Arapça aslından okunursa daha iyidir. Ancak, tercümeleri de dua olarak okunabilir.

Detaylı

Samimiyet ve Sıdk İlişkisi

Samimiyet ve Sıdk İlişkisi Samimiyet ve Sıdk İlişkisi Prof. Dr. Ali ERBAŞ DİB Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü İslamiyetin esası, sıdktır. İmanın hâssası sıdktır. Bütün kemâlata îsal edici sıdktır. Ahlak-ı âliye nin hayatı sıdktır.

Detaylı

Wessalatu wesselamu ala Rasuluna Muhammedin we ala alihi we sahbihi ecmain. Allahumme Rabbena ya Rabbena takabbel minna inneke entessemiul alim.

Wessalatu wesselamu ala Rasuluna Muhammedin we ala alihi we sahbihi ecmain. Allahumme Rabbena ya Rabbena takabbel minna inneke entessemiul alim. DUA Eudhu Billahi Minessaytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdulillahi Rabil-alemin Wessalatu wesselamu ala Rasuluna Muhammedin we ala alihi we sahbihi ecmain. Allahumme Rabbena ya Rabbena takabbel

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

Kur an ın Bazı Hikmetleri

Kur an ın Bazı Hikmetleri Kur an ın Bazı Hikmetleri Allah Teala kıble hususunda derin tartışmalara giren insanların görüşünü: İyilik, yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz değildir. ayetiyle reddetmiştir. Ki onların bir kısmı,

Detaylı

LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI)

LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI) Livata Haddi 71 LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI) Livatanın cezası zina cezasından farklıdır. Her ikisinin vakıası birbirinden ayrıdır, birbirinden daha farklı durumları vardır. Livata,

Detaylı

İnfak, malın Allah rızası için Allah yolunda harcanması, ehemmiyet ve zaruret derecesine göre Müslümanların ihtiyaçlarının karşılanmasıdır.

İnfak, malın Allah rızası için Allah yolunda harcanması, ehemmiyet ve zaruret derecesine göre Müslümanların ihtiyaçlarının karşılanmasıdır. Ders : 132 Konu : Toplumsal İhtiyaç Açısından İnfak ل ن ت ن ال وا ال ب ر ح ت ى ت ن ف ق وا م م ا ت ح ب ون و م ا ت ن ف ق وا م ن ش ي ء ف إ ن للا ب ه ع ل يم Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

MANİSA'DAN KUDÜS İZLENİMLERİ

MANİSA'DAN KUDÜS İZLENİMLERİ MANİSA'DAN KUDÜS İZLENİMLERİ İlahiyat Fakültesi, Manisa İl Müftülüğü ve İlim Yayma Cemiyeti Manisa Şubesi işbirliği ile düzenlenen; Manisa Valisi Erdoğan Bektaş, Rektörümüz Prof. Dr. A. Kemal Çelebi, Rektör

Detaylı

Tahta kılıcın sırrı. İSLÂM TARİHİNDE CEMEL VE SIFFÎN savaşlarına yol açmış hadisatın

Tahta kılıcın sırrı. İSLÂM TARİHİNDE CEMEL VE SIFFÎN savaşlarına yol açmış hadisatın Tahta kılıcın sırrı İSLÂM TARİHİNDE CEMEL VE SIFFÎN savaşlarına yol açmış hadisatın seyri içinde ortaya çıkan iki ayrı gruptan, bu meselelerle bir şekilde ilgili her mü min az-çok haberdardır. Adalet-i

Detaylı

dinkulturuahlakbilgisi.com Memduh ÇELMELİ dinkulturuahlakbilgisi.com

dinkulturuahlakbilgisi.com Memduh ÇELMELİ dinkulturuahlakbilgisi.com Memduh ÇELMELİ ZEKAT SADAKA: AYET-İ KERİMELER «Namazı kılın, zekâtı verin, önceden kendiniz için yaptığınız her iyiliği Allah katında bulacaksınız. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızı görür.» (Bakara,

Detaylı

Hz.Resulüllah (SAV) den Dualar

Hz.Resulüllah (SAV) den Dualar Hz.Resulüllah (SAV) den Dualar Camiye Girerken Allah ın adıyla, Allah ın Resulüne salat ve selam olsun. Allah ım, hatalarımı bağışla ve bana rahmet kapılarını aç. Camiden Çıkarken Allah ın adıyla, Allah

Detaylı

MKÜ de İftar Coşkusu. Akademik ve İdari Personel İçin Düzenlenen İft ara Büyük Kat ılım Oldu

MKÜ de İftar Coşkusu. Akademik ve İdari Personel İçin Düzenlenen İft ara Büyük Kat ılım Oldu MKÜ de İftar Coşkusu Akademik ve İdari Personel İçin Düzenlenen İft ara Büyük Kat ılım Oldu Antakya Ottoman Otel havuzbaşında bir araya gelen Üniversite personeli muhteşem manzara eşliğinde iftar coşkusu

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (10) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme

Detaylı