Eskişehir İli Beylikova İlçe Merkezinde 20 Yaş ve Üzeri Kadınlar Arasında Üriner İnkontinans, İlişkili Faktörler ve Depresyon

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Eskişehir İli Beylikova İlçe Merkezinde 20 Yaş ve Üzeri Kadınlar Arasında Üriner İnkontinans, İlişkili Faktörler ve Depresyon"

Transkript

1 Araştırma / Research Article TAF Prev Med Bull 2013:12(3): Eskişehir İli Beylikova İlçe Merkezinde 20 Yaş ve Üzeri Kadınlar Arasında Üriner İnkontinans, İlişkili Faktörler ve Depresyon [Urinary Incontinence, Related Factors and Depression among 20 Aged and Over Women in Beylikova District Centre in Eskişehir] ÖZET AMAÇ: Kadınlarda Üriner İnkontinans (Üİ) sıklığının saptanması ve Üİ ile depresyon arasındaki ilişkinin değerlendirilmesidir. YÖNTEM: Çalışma, 05 Temmuz - 25 Ağustos 2011 tarihleri arasında Beylikova ilçe merkezinde yaşayan 20 yaş ve üzeri kadınlar üzerinde gerçekleştirilen kesitsel tipte bir araştırmadır. Çalışma grubunu 500 kadın oluşturdu. Çalışmanın amacına uygun olarak hazırlanan soru formu, haneler tek tek dolaşılarak, yüz yüze görüşme yöntemi ile dolduruldu. Üİ varlığı, tipi ve şiddeti Uluslararası Kontinans Topluluğu nun önerdiği ölçütlere göre değerlendirildi. Depresyon değerlendirilmesi için Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ) kullanıldı. İstatistiksel analizler için ki-kare testi ve logistic regresyon analizi kullanıldı. İstatistiksel anlamlılık için p<0.05 kabul edildi. BULGULAR: Kadınların yaşları arasında değişmekte olup, yaş ortalaması 46,97±15,65 yıl idi. Üİ sıklığı %41,4 (n=207) olarak bulundu. Üİ olgularının %35,7 si stres inkontinans, %15,5 i urge inkontinans, %48,8 i ise mikst tipte idi. Olguların 95 i (%45,9) hafif şiddette, 60 ı (%29,0) orta şiddette, 52 si (%25,1) ise ağır şiddettedir. Bu çalışmada Üİ, okuma yazma bilmeyenlerde (OR: 6,617), sigara içmeyenlerde (OR: 1,868), obez olanlarda (OR: 2,777), hekim tanılı herhangi bir kronik hastalığı olanlarda (OR: 4,711), çocukluğunda enürezis nokturna öyküsü olanlarda (OR: 2,600), doğum yapmış olan kadınlardan iri bebek öyküsü olanlar arasında (OR: 1,947) ve menopozda olanlarda (OR: 2,497) önemli bir risk faktörü olarak bulundu. Çalışmamızda depresyon sıklığı %25,4 (n=127) olarak saptandı. Üİ olanlarda, stres tip Üİ olanlarda ve ağır şiddette Üİ olan kadınlarda depresyon sıklığının daha yüksek olduğu bulunmuştur (her biri için; p<0.05). SONUÇ: Bu çalışmada Üİ nin kadınlar arasında önemli bir sağlık sorunu olduğu, Üİ olan kadınlarda depresyon sıklığının yüksek olduğu saptanmıştır. SUMMARY AIM: To determination of prevalence of Urinary incontinence (UI), and to evaluation of relationship between UI and depression in women. METHOD: This study is a cross-sectional type research, was realized between 05 July 2011 to 25 August 2011, among 20 and over aged women that living in Beylikova district centre. The study group was occurred 500 women. The presence of UI, its type and severity were evaluated according to criteria recommended by the International Continence Society. For the purpose of the questionnaire form prepared by the study, households were visited one by one, filled with face to face method. Beck Depression Inventory (BDI) was used for evaluation of depression. Chi-square test and Logistic Regression Analyses were used in statistical analyses. For statistical significance, p<0.05 were approved. RESULTS: The ages of women were between 20 to 81 years, and average age was 46.97±15.65 years. Prevalence of UI was found 41.4% (n=207). Of the UI cases were 35.7% stress incontinence, 15.5% urge incontinence, 48.8% mixed type. Of the cases were 95 (45.9%) low severity, 60 (29.0%) middle severity, 52 (25.1%) high severity. In this study, UI was an important risk factor in illiterates (OR: 6.617), no smoking (OR: 1.868), obes (OR: 2.777), persons with anyone chronicle disease that diagnosed by doctor (OR: 4.711), enuresis nocturna hystory in childhood age (OR: 2.600), large baby history in women who had given birth (OR: 1.947), and menopause (OR: 2.497). Prevalence of depression was found 25.4% (n=127). Prevalence of depression was higher found in the women with UI, stress type UI, and high severity UI (for each one; p<0.05). CONCLUSION: In this study, it was determinate that UI an important health problem in the women, and depression prevalence was higher in the women with UI. Alaettin Ünsal 1 Mustafa Tözün 2 Didem Arslantaş 3 1 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı 2 Tepebaşı Sağlık Grup Başkanlığı-ESKİŞEHİR 3 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Anahtar Kelimeler: Kadın, Üriner İnkontinans, Depresyon Key Words: Women, Urinary Incontinence, Depression Sorumlu yazar/ Corresponding author: Mustafa Tözün Tepebaşı Sağlık Grup Başkanlığı-ESKİŞEHİR Gönderme Tarihi/Date of Submission: , Kabul Tarihi/Date of Acceptance: DOI: /pmb GİRİŞ Uluslararası Kontinans Topluluğu üriner inkontinanı (Üİ); "sosyal veya hijyenik bir problem olan ve objektif olarak gösterilebilen istem dışı idrar kaçırma durumu" olarak tanımlamaktadır (1,2). Kadınlarda Üİ ile ilişkili faktörler arasında ileri yaş, kronik kabızlık, obezite, kronik obstrüktif akciğer 231

2 hastalığı, diabetes mellitus, serebrovasküler hastalık, gebelik ve doğum sayısının çok olması, pelvik organ prolapsusu, geçirilmiş jinekolojik-obstetrik cerrahi operasyonlar, sezeryan ve düşük sayısının çok olması, dismenore, servisit-vaginit, iri bebek öyküsü ve genetik yatkınlık sayılmaktadır (3-6). Sayılan bu faktörlerin hepsi pelvik tabanın müsküler ve fasyal yapılarında değişikliği ile pelvik destek defektlerine ve pelvik taban disfonksiyonuna neden olarak Üİ için zemin hazırlarlar (7). Çeşitli ülkelerde yapılan çalışmalarda kadınlarda Üİ görülme sıklığının %9,4 ila %54,8 arasında değiştiği rapor edilmiştir (8-11). Kadınların çoğunun Üİ sorununu, mahremiyet duyguları, söylemekten utanmaları ve doğumun ya da ilerleyen yaşın normal bir sonucu olarak görüp tedavi için başvurmamaları gibi nedenlerle Türkiye de gerçek Üİ sıklığının saptanması güç olmakla birlikte, yapılan bazı çalışmalarda kadınlarda Üİ sıklığının %16,4 ila %49,5 arasında değiştiği rapor edilmektedir (12-14). Üİ, kadınların yaşamını her alanda olumsuz etkileyerek yaşam kalitesini olumsuz yönde etkiler (13,15,16). Üİ si olanlar üriner fonksiyonlarını kontrol edemedikleri için bu durumun dışarıdan fark edilebileceğini düşünerek kendilerini kusurlu ve eksik olarak görürler, çekicilik ve cinsel gücün yitirildiğini düşünürler. Bir yandan koku, temizlik, cilt irritasyonu gibi sorunlar yaşayan kadınlar, diğer yandan da utanma, vücut imajında bozulma, anksiyete, depresyon, sosyal izolasyon gibi farklı emosyonel bozukluklar yaşarlar ki bunlardan en önemlisi depresyondur (17-19). Depresyon derin üzüntü veya keder, uykusuzluk, iştahsızlık, hayattan zevk alamama, ümitsizlik, sinirlilik, kendini beğenmeme ve intihar eğilimi gibi ruhsal durumda bir bozukluk olarak tanımlanır (20). Üİ ile depresyon arasında nedensel bir ilişki olduğu kanıtlanamamasına rağmen, Üİ ile depresyon arasında pozitif bir ilişki olduğunu bildiren yayınlar vardır (21,22,23). Bu çalışma, Eskişehir ili Beylikova ilçe merkezinde ikamet etmekte olan 20 yaş ve üzeri kadınlarda Üİ sıklığının saptanması, Üİ ile ilişkili olduğu düşünülen bazı faktörlerin incelenmesi ve Üİ ile depresyon arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amacı ile yapılmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM Bu çalışma, 05 Temmuz - 25 Ağustos 2011 tarihleri arasında Beylikova ilçe merkezinde yaşayan 20 yaş ve üzeri kadınlar üzerinde gerçekleştiren kesitsel tipte bir araştırmadır. Beylikova ilçesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Eğitim ve Araştırma Bölgesinde olup, Eskişehir ilinin doğusunda ve il merkezine uzaklığı 76 km dir. İlçede halkın başlıca geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Beylikova Aile Sağlığı Merkezinin 2010 yılı verilerine göre ilçe merkezinin nüfusu olup, bunun i (%50,3) kadın, u (%49,7) ise erkektir. Beylikova ilçe merkezinde yaşayan 20 yaş ve üzeri 913 (toplam kadın nüfusunun %56,4 ü) kadın bulunmaktadır. Çalışmanın amacına ve literatüre (4,5,9,13,19,23, 24,25) uygun olarak hazırlanan soru formu, iki kısımdan oluşmaktadır. Formun birinci kısmında kadınların bazı sosyodemografik, tıbbi ve obstetrik özellikleri ile ilgili bilgiler (yaş, medeni durum, öğrenim durumu, çalışma durumu, aile gelir durumu, aile tipi, sosyal güvence durumu, sigara içme durumu, alkol tüketimi, diüretik ilaç kullanımı, kronik hastalık öyküsü (hipertansiyon, diabetes mellitus, kronik obstetrik akciğer hastalığı, serebrovasküler olay), kronik kabızlık, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu, çocuklukta nokturnal enürezis öyküsü, doğum sayısı, son doğum şekli, iri bebek öyküsü, menopoz durumu) yer almaktadır. Formun ikinci kısmı Üİ varlığı, tipi ve şiddeti ile ilgili soruları içermektedir. Bu çalışmada ilçe merkezindeki hanelere tek tek ulaşılarak, evde bulunan ve çalışmayı kabul eden toplam 500 kadın (hedef popülâsyonun %54,8 i) çalışma grubunu oluşturdu. Kadınların bilgilendirilmiş sözlü onamları alındıktan sonra önceden hazırlanan soru formu, yüz yüze görüşme yöntemiyle araştırmacılar tarafından dolduruldu. Her bir görüşme yaklaşık olarak dakika sürdü. Çalışma süresince tarım işçiliği nedeniyle evde bulunamayan (n=385), çalışmaya katılmayı kabul etmeyen (n=20) ve sorulara cevap veremeyecek düzeyde bilişsel bozukluğu olan (n=8) toplam 413 (hedef popülâsyonun %45,2 si) kadın çalışma kapsamına alınmadı. Bu çalışma Helsinki İlkeler Deklerasyonuna uygun olarak, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesinin protokolü gereği eğitim-araştırma bölgesi içerisinde gerçekleştirilmiştir. Etik kurul onayı alınmamıştır. Çalışma grubunu oluşturan kadınlar arasında son 4 hafta içerisinde her türlü idrar kaçırma yakınması olanlar Üİ var kabul edildi. Egzersiz, öksürük, ağır kaldırma ya da fiziksel aktivite sırasında idrar kaçırma şikâyeti olanlar stress üriner inkontinans (SÜİ), herhangi bir uyarı olmadan ve birden bire sıkışma hissiyle idrar kaçırma şikâyeti olanlar urge üriner inkontinans (UÜİ) ve her iki tip idrar kaçırma 232

3 şikâyeti olanlar mikst üriner inkontinans (MÜİ) var olarak değerlendirildi (9). Üİ şiddetinin değerlendirilmesinde ise idrar kaçırma olay sayısı dikkate alınmıştır. İdrar kaçırma şikâyeti haftada birkaç kez ise hafif, günde 1-2 kez ise orta, günde üç ve daha fazla sayıda ise şiddetli olarak tanımlanmıştır (1). Çalışmamızda depresyon değerlendirmesi için Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ) kullanıldı. Bu ölçek Beck tarafından 1961 de geliştirilmiştir (26). Hisli (27) tarafından Türk kültür ve normlarına uygun şekilde modifiye edilmiştir. Ölçek, dörtlü likert tipi 21 soru içermektedir. Her soruya verilen cevap 0 ila 3 puan arasında değerlendirilmiştir. Böylece en düşük 0, en yüksek 63 puan alınabilen bu ölçekten 17 ve üzeri puan alanlar depresyon şüphesi var olarak kabul edilmiştir. BDÖ uygulama ve değerlendirme biçimine uygun olarak kadınlardan her soru için son iki hafta boyunca kendilerine uygun olan seçeneği işaretlemeleri istendi. Bu çalışmada gelir getirici herhangi bir işte aktif olarak çalışan kadınlar çalışıyor olarak kabul edildi. Aile gelir durumu kadınların kendi algılarına göre iyi, orta, kötü olarak değerlendirildi. Düzenli olarak günde en az 1 adet sigara içenler sigara içiyor (28), haftada en az 30 gr etil alkol tüketenler ise alkol tüketicisi olarak tanımlandı (29). Önceden hekim tarafından tanı konulmuş herhangi bir kronik hastalık (diabetes mellitus, hipertansiyon, serebrovasküler olay, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu v.b gibi) öyküsü olanlar kronik hastalığı var kabul edildi. Çalışmamızda ıkınma, sert dışkı, dışkılamada geçen sürenin uzun olması, tam boşalamama, dışkılama için zorlanma ve bu şikâyetlerin 3 aydan uzun sürmesi kronik kabızlık var olarak kabul edildi (30). Son 1 yıl içerisinde 3 ve daha fazla sayıda semptomatik ataklarla seyreden hekim tanılı üriner sistem enfeksiyonları olanlar tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu var kabul edildi (31). Doğum sırasında epizyotomi, vakum veya forceps kullanılması müdahaleli doğum olarak değerlendirildi. Herhangi bir doğumunda 4000 gr ve üzeri bebek doğuranlar iri bebek öyküsü var kabul edildi (32). Son 1 yıl içinde spontan olarak adet kanaması duran kadınlar menopozda olarak kabul edildi (33). Soru fomları doldurulduktan sonra kadınların boyları mezura, vücut ağırlıkları ise banyo tipi baskül ile ölçüldü. Vücut kitle indeksi 30 kg/m 2 ve üzerinde olanlar obez olarak değerlendirildi (34). Elde edilen veriler, bilgisayar ortamında SPSS (versiyon 15.0) İstatistik Paket Programında değerlendirildi. İstatistiksel analizler için ki-kare testi ve logistic regresyon analizi (Backward: Wald) kullanıldı. Lojistik modele bivaryet analizlerde anlamlı bulunan değişkenler (yaş grubu, öğrenim düzeyi, sigara içme durumu, obezite, hekim tanılı herhangi bir kronik hastalık varlığı, sık tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu öyküsü, kronik kabızlık varlığı, histerektomi öyküsü, çocuklukta enürezis nokturna öyküsü, diüretik ilaç kullanma durumu, doğum sayısı, iri bebek öyküsü, menopoz durumu ve depresyon şüphesi varlığı) alındı. Hosmer Lemeshov testi ile uyum iyiliği (goodness of fit) en yüksek olan adıma ait lojistik model sonuçları kabul edildi. İstatistiksel anlamlılık için p<0.05 düzeyi kabul edildi. BULGULAR Çalışma grubundakilerin yaşları 20 ila 81 arasında değişmekte olup, yaş ortalaması 46,97±15,65 yıl idi. Kadınların 116 sı (%23,2) yaş grubunda idi. Öğrenim düzeyi ilkokul-ortaokul olanlar 336 (%67,2), evli olanlar 389 (%77,8) kişiydi. Kadınlardan 37 si (%7,4) gelir getirici herhangi bir işte çalıştığını bildirdi. Aile gelir durumu orta olanların sayısı 378 (%75,6), sosyal güvencesi olmayanların sayısı 71 (%14,2) idi. Çalışmamızda sigara içme sıklığı %20,4 (n=102), alkol tüketim sıklığı ise %0,8 (n=4) olarak saptandı. Alkol kullananların hiçbirinde Üİ saptanmadı. Obezite saptanan kadın sayısı 135 (%27,0) idi. Bu çalışmada Üİ sıklığı %41,4 (n=207) bulundu. Çalışma grubunda Üİ olan ve olmayan kadınların bazı sosyodemografik özelliklere göre dağılımı Tablo 1 de verilmiştir. Çalışma grubunda hekim tanılı herhangi bir kronik hastalık öyküsü olan 154 (%30,8), tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu öyküsü olan 123 (%24,6), kronik kabızlık öyküsü olan 160 (%32,0), histerektomi öyküsü olan 40 (%8,0) kadın vardı. Çocukluğunda nokturnal enürezis öyküsü olan kadın sayısı 96 (%19,2) idi. Kadınların 85 i (%17,0) herhangi bir nedenle diüretik ilaç kullandığını ifade etti. Kadınların 186 sı (%37,2) 1-2 doğum yapmıştı. Doğum yapan kadınlardan 110 unda (%24,3) iri bebek öyküsü vardı. Menopozda olduğunu bildiren kadın sayısı 250 (%50,0) idi. Çalışma grubunda Üİ olan ve olmayan kadınların bazı tıbbi ve obstetrik özelliklere göre dağılımı Tablo 2 de verilmiştir. 233

4 Bu çalışmada Üİ sıklığı %41,4 (n=207) olarak saptanmış olup, bunların 74 ü (%35,7) SÜİ, 32 si (%15,5) UÜİ, 101 i (%48,8) ise MÜİ idi. Üİ olgularının 95 i (%45,9) hafif şiddette, 60 ı (%29,0) orta şiddette, 52 si (%25,1) ise ağır şiddettedir. Çalışmamızda kadınlar arasında depresyon sıklığı %25,4 (n=127) olarak saptandı. Üİ olanlarda, stres tip Üİ olanlarda ve ağır şiddette Üİ olan kadınlarda depresyon sıklığının daha yüksek olduğu bulunmuştur (her biri için; p<0.05). Çalışma grubunda depresyon saptanan ve saptanamayanların Üİ varlığı, tipi ve şiddetine göre dağılımı Tablo 3 te verilmiştir. Lojistik model sonuçlarına göre Üİ; okuma yazma bilmeyenlerde (OR: 6,617), sigara içmeyenlerde (OR: 1,868), obez olanlarda (OR: 2,777), hekim tanılı herhangi bir kronik hastalığı olanlarda (OR: 4,711), çocukluğunda enürezis nokturna öyküsü olanlarda (OR: 2,600), doğum yapmış olan kadınlardan iri bebek öyküsü olanlar arasında (OR: 1,947) ve menopozda olanlarda (OR: 2,497) önemli bir risk faktörü olarak bulundu (her biri için p<0.05). Üİ ile ilişkili olduğu saptanan değişkenlerle oluşturulan logistic regresyon analizi sonuçları Tablo 4 de verilmiştir. Tablo 1. Çalışma grubunda Üriner İnkontinans olan ve olmayan kadınların bazı özellikleri Bazı özellikler Yaş grubu Yok n (%)* Üriner İnkontinans Var n (%)* Toplam n (%)** (93,4) 5 (6,6) 76 (15,2) (76,3) 23 (23,7) 97 (19,4) (66,4) 39 (33,6) 116 (23,2) ve üzeri 38 (37,3) 64 (62,7) 102 (20,4) 60 ve üzeri 33 (30,3) 76 (69,7) 109 (21,8) Öğrenim düzeyi Okuryazar/okuryazar değil 22 (27,5) 58 (72,5) 80 (16,0) İlkokul-ortaokul 194 (57,7) 142 (42,3) 336 (67,2) Lise ve üzeri 77 (91,7) 7 (8,3) 84 (16,8) Medeni durumu Evli 230 (59,1) 159 (40,9) 389 (77,8) Bekar-dul 63 (56,8) 48 (43,2) 111 (22,2) Çalışma durumu Çalışmıyor 272 (58,7) 191 (41,3) 463 (92,6) Çalışıyor 21 (56,8) 16 (43,2) 37 (7,4) Aile gelir durumu Kötü 27 (49,1) 28 (50,9) 55 (11,0) Orta 224 (59,3) 154 (40,7) 378 (75,6) İyi 42 (62,7) 25 (37,3) 67 (13,4) Sosyal güvence durumu Yok 44 (62,0) 27 (38,0) 71 (14,2) Var 249 (58,0) 180 (42,0) 429 (85,8) Sigara İçmiyor 215 (54,0) 183 (46,0) 398 (79,6) İçiyor 78 (76,5) 24 (23,5) 102 (20,4) Obezite Yok 251 (68,8) 114 (31,2) 365 (73,0) Var 42 (31,1) 93 (68,9) 135 (27,0) Toplam 293 (58,6) 207 (41,4) 500 (100,0) *Satır toplamına göre, **Sütun toplamına göre yüzde alınmıştır. İstatistiksel analiz X 2 ; p ; ; ; ; ; ; ; ;

5 Tablo 2. Çalışma grubunda Üriner İnkontinans olan ve olmayan kadınların bazı tıbbi ve obstetrik özellikleri Üriner İnkontinans Bazı tıbbi ve obstetrik özellikler Yok Var Toplam n (%)* n (%)* n (%)** Hekim tanılı kronik hastalık Yok 135 (67,7) 19 (12,3) 154 (30,8) Var 158 (45,7) 188 (54,3) 346 (69,2) Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu Yok 238 (63,1) 139 (36,9) 377 (75,4) Var 55 (44,7) 68 (55,3) 123 (24,6) Kronik kabızlık Yok 225 (66,2) 115 (33,8) 340 (68,0) Var 68 (42,5) 92 (57,5) 160 (32,0) Histerektomi Yok 276 (60,0) 184 (40,0) 460 (92,0) Var 17 (42,5) 23 (57,5) 40 (8,0) Çocukluğunda enürezis nokturna öyküsü Yok 253 (62,6) 151 (37, (80,8) Var 40 (41,7) 56 (58,3) 96 (19,2) Diüretik ilaç kullanımı Yok 266 (64,1) 149 (35,9) 415 (83,0) Var 27 (31,8) 58 (68,2) 85 (17,0) Doğum sayısı 0 46 (95,8) 2 (4,2) 48 (9,6) (74,7) 47 (25,3) 186 (37,2) (45,7) 100 (54,3) 184 (36,8) 5 ve üzeri 24 (29,3) 58 (70,7) 82 (16,4) İri bebek öyküsü a Yok 199 (58,2) 143 (41,8) 342 (75,7) Var 48 (43,6) 62 (56,4) 110 (24,3) Menopoz Yok 199 (79,6) 51 (20,4) 250 (50,0) Var 94 (37,6) 156 (62,4) 250 (50,0) Toplam 293 (58,6) 207 (41,4) 500 (100,0) *Satır toplamına göre, **Sütun toplamına göre yüzde alınmıştır. a :İri bebek öyküsü, doğum yapan 452 kadın üzerinden değerlendirilmiştir. İstatistiksel analiz X 2 ; p 77,478; 0,000 12,963; 0,000 25,140; 0,000 4,645; 0,031 14,034; 0,000 30,399; 0,000 89,174; 0,000 7,110; 0,008 90,889; 0,000 Tablo 3. Çalışma grubunda depresyon şüphesi saptanan ve saptanamayanların Üriner İnkontinans varlığı, tipi ve şiddetine göre dağılımı Depresyon Şüphesi Üriner İnkontinans varlığı, tipi ve şiddeti Yok Var Toplam n (%)* n (%)* n (%)** Üİ Yok 238 (81,2) 55 (18,8) 293 (58,6) Var 135 (65,2) 72 (34,8) 207 (41,4) Toplam 373 (74,6) 127 (25,4) 500 (100,0) Üİ tipi Stres 56 (75,7) 18 (24,3) 74 (35,7) Urge 17 (53,1) 15 (46,9) 32 (15,5) Miks 62 (61,4) 39 (38,6) 101 (48,8) Üİ şiddeti Hafif 65 (68,4) 30 (31,6) 95 (45,9) Orta 45 (75,0) 15 (25,0) 60 (29,0) Ağır 25 (48,1) 27 (51,9) 52 (25,1) Toplam 135 (65,2) 72 (34,8) 207 (100,0) İstatistiksel analiz X 2 ; p 16,411; 0,000 6,284; 0,043 9,696; 0,

6 Tablo 4. Üriner İnkontinans için Anlamlı Bulunan Bağımsız Değişkenlerle Oluşturulan Lojistik Regresyon Analizi (Son Adım) Değişkenler ß SH a p OO b %95 GA c Sabit 4,039 0, Öğrenim Düzeyi (referans: lise ve üzeri) İlkokul ve ortaokul 0,840 0, ,316 0,875-6,129 Okur-yazar değil 1,890 0, ,617 2,168-20,198 Sigara (referans: evet) Hayır 0,625 0, ,868 1,007-3,462 Obezite (referans: hayır) Evet 1,021 0, ,777 1,684-4,577 Hekim tanılı herhangi bir kronik hastalık varlığı (referans: hayır) Evet 1,550 0, ,711 2,590-8,568 Çocukluğunda noktürnal enüresiz öyküsü (referans: hayır) Evet 0,956 0, ,600 1,412-4,789 İri bebek öyküsü (referans: hayır) Evet 0,666 0, ,947 1,107-3,424 Menopoz durumu (referans: hayır) Evet 0,915 0, ,497 1,498-4,163 SH a : Standard hata, OO b : Odd s oranı,ga c : Güven Aralığı TARTIŞMA Çalışmamızda Üİ sıklığı %41,4 olarak saptanmıştır. Türkiye de ve diğer ülkelerde yapılan çeşitli çalışmalarda kadınlar arasında Üİ sıklığının %9,4 ila %67,6 arasında olduğu bildirilmiştir (8,10,11,12,13, 14,16,24). ÜI sıklığı ile ilgili olarak bildirilen farklı sonuçlar, Üİ tanımındaki farklılıklar, tarama yöntemlerindeki değişiklikler ve çalışma gruplarının farklı özelliklerde olması ile açıklanabilir. Bizim sonucumuz yüksek bir sıklığı bildirmekle beraber literatürle uyumlu kabul edilebilir. Yaşlanma ile beraber mesane kapasitesi, boşaltımı erteleme yeteneği, maksimum üretral kapanma basıncı ve fonksiyonel üretra uzunluğu azalmakta iken, inhibe edilemeyen mesane kontraksiyonlarında artma görülür. Yaş ilerledikçe gelişen bu olayların Üİ sıklığını da arttırdığı bildirilmektedir (1,35). Bizim çalışmamızda da kadınların yaşları ilerledikçe Üİ sıklığının arttığı saptanmıştır (p<0.05). Ancak lojistik modelde yaş, Üİ için önemli bir risk faktörü olarak bulunmamıştır (p>0.05). Bazı çalışmalarda da benzer sonuç rapor edilmiştir (5,6,19,24,36). Öğrenim düzeyi yüksek olan kadınların diğer sağlık sorunlarında olduğu gibi Üİ varlığında da erken teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinden faydalanma ile ilgili olarak daha bilinçli ve hızlı hareket etmeleri beklenen bir durumdur. Çalışma grubunda okuma yazma bilmeyenler Üİ için Üİ ın önemli bir risk faktörü olduğu bulundu (OR:6,62), (p<0.05). Yapılan bazı çalışmalarda da düşük öğrenim düzeyinde Üİ sıklığının yüksek olduğu bildirilmektedir (19,37,38). Tozun ve arkadaşlarının (14) yaptıkları bir çalışmada ise kadınların öğrenim düzeyi ile Üİ sıklığı arasında bir ilişki bulunamadığı rapor edilmiştir. Evlilik değişkeni, yaş ve obstetrik-jinekolojik öykü gibi değişkenlerden etkilenebilecek, Üİ üzerine karıştırıcı bir faktör olabilecek bir değişken olarak düşünülmelidir. Bu çalışmada evli olanlar ile olmayanlar arasında Üİ sıklığı açısından bir fark 236

7 bulunamadı (p>0.05). Oysaki Hsiesh ve arkadaşları (39) yaptıkları bir çalışmada evlilikle Üİ sıklığının arttığını rapor etmişlerdir. Sosyoekonomik düzeyin dolaylı göstergeleri arasında çalışma durumu, aile gelir durumu ve sağlık güvencesi sayılabilir. Sosyoekonomik düzeyi iyi olanların hastalıklar hakkında bilgi sahibi olmaları, onlardan korunmaları, erken teşhis, tedavi ve rahabilitasyon için önemli bir unsurdur. Bu nedenle sosyoekonomik durumu kötü olanlar arasında Üİ sıklığının daha yüksek olması beklenebilir (40,41,42). Oysa bizim çalışmamızda Üİ sıklığı ile kadınların çalışma durumu, aile gelir durumu ve sosyal güvence durumu arasında bir fark bulunamamıştır (her biri için; p>0.05). Yapılan çeşitli çalışmalarda da sosyoekonomik durum ile Üİ sıklığı arasında bir ilişki bulunamadığı rapor edilmiştir (13,38,43). Sigara içenlerde gelişen sert ve sık öksürük nedeniyle pelvik taban kaslarında harabiyet ve karın içi basıncında artma görülür. Bunların yanında sigaranın içindeki bazı kimyasalların antiöstrojenik etkisi ve kollagen sentezinin bozulması sonucu Üİ gelişmesi kolaylaşmaktadır (44). Hannestad ve arkadaşları (45) yoğun bir şekilde sigara içmenin Üİ gelişmesinde etkili olduğunu rapor etmişlerdir. Buna karşılık bazı çalışmalarda sigara içme ile Üİ sıklığı arasında bir ilişki bulunamadığı bildirilmiştir (24,39,46). Bunun nedeni bu çalışmalarda sigara içme ile ilgili süre ve doz cevap ilişkilerinin değerlendirilmemiş olması olabilir. Bu çalışmada sigara içenler arasında Üİ sıklığının, sigara içmeyenlere göre anlamlı bir şekilde daha düşük olduğu bulundu (p<0.05). Lojistik model de sigaranın Üİ için önemli bir risk faktörü olduğunu göstermiştir (OR:1,868), (p<0.05). Obezite sonucu gelişebilen kronik karın içi basıncı yüksekliğinin obez kadınlar arasında idrar kaçırma için önemli bir risk olduğu ileri sürülmüştür. Karın içi basıncının artması pelvik kaslarda ve sinirlerde gerilme, esneme ve zayıflamaya yol açarak Üİ gelişme olasılığını arttırmaktadır (47). Bizim çalışmamızda obezitenin Üİ için önemli bir risk faktörü olduğu saptanmıştır (p<0.05). Ayrıca lojistik model sonuçlarına göre obezitenin Üİ için önemli bir risk faktörü olduğu bulunmuştur (OR:2,777), (p<0.05). Çeşitli çalışmalarda da benzer sonuç bildirilmiştir (3,24,36,39). Sürekli olarak ilaç kullanmayı gerektiren bazı kronik hastalıklarda Üİ sıklığının artması beklenen bir durumdur. Hipertansiyon tedavisinde kullanılan alfa blokör ve diüretik gibi ilaçların üriner semptomlara neden olduğu (48), kronik obstrüktif akciğer hastalığı olanlarda öksürme ile artan karın içi basıncından dolayı sıklıkla SÜİ gelişebildiği (49) ve diabetes mellitusun neden olduğu mikrovasküler komplikasyonlardan mikroalbuminüri ve periferal nöropatik ağrı ile Üİ arasında önemli derecede ilişkili olduğu (50) örnek olarak verilebilir. Çalışmamızda herhangi bir kronik hastalık varlığının Üİ için önemli risk faktörlerinden biri olduğu saptanmıştır (p<0.05). Bununla birlikte lojisitik model sonuçlarına göre kronik hastalık varlığı Üİ için önemli bir risk faktörüdür (OR: 4,711), (p<0.05). Yapılan çeşitli çalışmalarda da bazı kronik hastalıkların (Diabetes Mellitus, Hipertansiyon, Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı, v.b.) Üİ için önemli risk faktörleri arasında olduğu rapor edilmektedir (3,4,13,14,36,39,41). İdrar yolu enfeksiyonu, Üİ ye neden olabilen veya Üİ oluşumunu kolaylaştıran geri dönüşümlü bir durumdur. İdrar yolu enfeksiyonları, istemsiz detrusor kas kontraksiyonlarının stimülasyonuna yol açtığından Üİ için bir risk faktörüdür (49). Çalışma grubunda sık tekrarlayan İdrar Yolu Enfeksiyonu öyküsü olanlarda Üİ sıklığının anlamlı bir şekilde daha yüksek olduğu bulunmuştur (p<0.05). Yapılan bazı çalışmalarda da Üİ ile idrar yolu enfeksiyonları arasında benzer ilişki bulunduğu rapor edilmektedir (4,14,51). Kronik kabızlık sürekli zorlanmaya bağlı olarak pelvik taban bağ dokusunda hasar ve ligamentlerin gevşemesine yol açarak pelvik taban kaslarının zayıflamasına ve karın içi basıncında artmaya neden olur. Kabızlık ile Üİ arasındaki ilişki artmış karın içi basınç ile açıklanabilir (55,56). Çalışmamızda kronik kabızlık şikâyeti olan kadınlarda Üİ sıklığının daha yüksek olduğu saptanmıştır (p<0.05). Yapılan bazı çalışmalarda da kabızlığın Üİ için risk faktörlerinden biri olduğu rapor edilmektedir (4,36,54). Histerektomi, bazı jinekolojik hastalıkların tedavisi için etkili bir prosedür olmasına rağmen, üriner fonksiyon değişikliklerinin gelişmesi ile özellikle de Üİ ile ilişkilidir (55). Histerektomi sırasında uterus ve serviksten mesanenin ayrılması işleminde yapılan künt diseksiyon, detrüssör innervasyona ve kardinal ligamanların da ayrılması ile pelvik pleksusun ana dallarına zarar verebilir (56). Sonuçta üretra ile yakın ilişkisi olan yapılarda fonksiyon değişiklikleri görülür (57). Ancak mesane duyarlılığında önemli bir artış olması, histerektominin daha ziyade UÜİ semptomlarının gelişmesi ile ilişkili olabileceğini düşündürmektedir. Çalışmamızda Üİ sıklığı, histerektomi öyküsü olan kadınlarda olmayanlara göre daha yüksek bulunmuştur (p<0.05). Yapılan çeşitli çalışmalarda da histerektomi operasyonu öyküsü olan kadınlarda Üİ sıklığının daha yüksek bulunduğu rapor edilmiştir (58,59). Bazı çalışmalarda 237

8 ise Üİ ile histerektomi arasında bir ilişki bulunamadığı bildirilmiştir (60,61). Çocukluğunda enürezis öyküsü olan erişkinlerde Üİ riskinin yüksek olması beklenen bir durumdur (14,62). Çalışmamızda Üİ sıklığı çocukluğunda enüresiz öyküsü olan kadınlarda daha yüksek bulunmuştur (p<0.05). Bununla birlikte enüresiz öyküsü lojistik modelde Üİ için önemli bir risk faktörü olarak bulunmuştur (OR: 2,600), (p<0.05). Siracusano ve arkadaşları (63) benzer sonuç bildirmektedirler. Furosemid, hidroklorotiyazid gibi diüretik ilaçlar mesaneden yüksek dozda idrar çıkışına neden olurken zayıflamış bir kas fizyolojisi sonucu Üİ yi provoke ederler (64,65). Çalışmamızda herhangi bir nedenle diüretik ilaç kullanan kadınlar arasında Üİ sıklığının daha yüksek olduğu bulundu (p<0.05). Benzer sonuç bildiren araştırmalar da vardır (66,67). Çok doğum yapan kadınlarda pelvik taban kaslarının zayıflaması sonucu Üİ gelişmesinin daha kolay olacağı beklenir. Yapılan çeşitli çalışmalarda kadınlarda doğum sayısının çok olmasının Üİ için önemli risk faktörlerinden biri olduğu bildirilmektedir (12,36,54). Bizim çalışmamızda kadınlar arasında doğum sayısı arttıkça Üİ sıklığının da arttığı saptanmıştır (p<0.05). Bazı çalışmalarda da benzer sonuç rapor edilmektedir (5,6,39). İri bebek öyküsü olan kadınlarda pelvik sinirlerin hasar görmesi ve pelvik taban kaslarının zayıflaması nedeniyle Üİ gelişme olasılığı daha yüksektir (68). Bizim çalışmamızda iri bebek öyküsünün Üİ için önemli bir risk faktörü olduğu saptandı (OR: 1,947; p=0.021). Bazı çalışmalarda da iri bebek öyküsünün Üİ için önemli bir risk faktörü olduğu bildirilmiştir (5,69). Oysa, Connolly ve arkadaşları (70) yaptıkları bir çalışmada bebek doğum ağırlığı ile Üİ arasında bir ilişki bulunamadığını rapor etmişlerdir. Kadınlarda pelvis tabanı pubokoksigeus kasında, mesane üçgeninde, distal ve proksimal üretranın skuamöz epitelinde östrojen reseptörleri çok yoğundur. Menopoz sonrası dolaşımdaki östrojenin azalması, yaşlanma ile beraber alt idrar yolunda meydana gelen fizyolojik değişiklikler ve östrojen reseptörlerinin eksikliği Üİ sıklığının artması ile ilişkilidir (71). Çalışmamızda menopozda olmanın Üİ için önemli bir risk faktörü olduğu saptanmıştır (OR: 2,497; p<0.001). Yapılan bazı çalışmalarda da benzer sonuç rapor edilmiştir (7,10,54,72). Menopoz ile Üİ sıklığı arasında bir ilişki bulunamadığını bildiren çalışmalar da vardır (37,38,60). Menopoz ile Üİ arasında ilişki bulunamayan çalışmalarda menopoza girme yaşı, menopozlu geçen yıl sayısı gibi faktörler etkili olmuş olabilir. Üİ nin sıkıntı, kendine saygıda azalma, günlük yaşam aktivitelerinde sınırlama, sosyal izolasyon, emosyonel ve psikolojik iyilik halini bozarak yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilediği bilinmektedir (16,73). Zorn ve arkadaşları (74) Üİ ile depresyon arasındaki ilişkinin 2 yolla açıklanabileceğini bildirmektedirler. Birincisi Üİ nin semptomları ve fonksiyonel bozukluğu depresyona yol açabilir. İkincisi depresyon ve değişmiş nörotransmitter fonksiyon mesanenin karmaşık regülasyonunu etkileyerek, detrüssör kasılmaların inhibisyonuna ve UÜİ ye yol açar. Çalışma grubunda Üİ olanlarda depresyon sıklığı, Üİ olmayanlara göre anlamlı bir şekilde daha yüksektir (p<0.05). Yapılan bazı çalışmalarda da Üİ olan kadınlarda depresyon sıklığının yüksek bulunduğu bildirilmektedir (19,23,25,75). Çalışmamızda SÜİ si olanlarda depresyon sıklığının UÜİ ve MÜİ si olanlardan anlamlı bir şekilde daha düşük olduğu bulundu (p<0.05). Benzer sonuç bildiren çalışmalar da vardır (19,73,76). Ağır derecede Üİ si olanlar arasında depresyon sıklığının, hafif ve orta derecede Üİ si olanlara göre daha yüksek olduğu saptandı (p<0.05). Yapılan bazı çalışmalarda da benzer sonuç rapor edilmiştir (19,73). SINIRLILIKLAR Bu çalışmanın kesitsel tipte bir araştırma olması, tek bir bölgede ve sadece kadınlar üzerinde yapılması sınrlılıklar arasında sayılabilir. Bu çalışmada hedef popülâsyonun %54,8 ine ulaşılabilmiştir. Bunun nedeni çalışma süresinin yaz mevsimine rastlaması ve kadınların önemli bir çoğunluğunun tarım işçisi olarak evlerinde bulunamamalarıdır. Hedef popülâsyonun %80 inden azına ulaşılabilmesi sonuçlarımızı etkilemiş olabilir. Üİ varlığı ve tiplerinin sınıflandırılması için ürodinamik çalışmalar, klinik muayene ve diğer testlerin kullanılamaması, Üİ nin sadece anket ile değerlendirilmesi başka bir sınırlılıktır. Üİ şiddetinin değerlendirilmesinde idrar sızıntı miktarı ve sıklığının bir arada kullanıldığı şiddet indeksinin yerine bu çalışmada sızıntı miktarının dikkate alınmaması bir diğer sınırlılıktır. SONUÇ VE ÖNERİLER Üİ, çalışmanın yapıldığı sahada kadınlar arasında yaygın bir sorundur. Çalışmada okuma yazma bilmemek, obezite, herhangi bir kronik hastalık varlığı, çocukluğunda enürezis nokturna öyküsü, iri bebek öyküsü ve menopozun Üİ için risk faktörleri 238

9 arasında olduğu saptanmıştır. Üİ si olanlarda ve şiddetli olgularda depresyon sıklığı daha yüksektir. Beylikova da 20 yaş ve üzeri kadınlara yönelik olarak Üİ hakkında farkındalık yaratmak için sağlık eğitimleri yapılması ve depresyon şüphesi saptananların erken teşhis ve tedavileri açısından psikiyatri uzmanlarına yönlendirilmesi yararlı olacaktır. Üİ ile depresyon arasındaki nedenselliğin ortaya konması için ileri araştırmalara ihtiyaç vardır. KAYNAKLAR 1. Abrams P, Cardozo L, Fall M, Griffiths D, Rosier P, Ulmsten U, et al. The standardization of terminology in lower urinary tract function: report from the standardization sub-committee of the International Continence Society. Urology. 2003; 61 (1): Bo K, Taiseth T, Holme I. Single blind, randomised controlled trial of pelvic floor exercises, electrical stimulation, vaginal cones, and no treatment in management of genuine stress incontinence in women. BMJ. 1999; 318: Thom DH, Brown JS, Schembri M, Ragins AI, Subak LL, Van Den Eeden SK. Incidence of and risk factors for change in urinary incontinence status in a prospective cohort of middle-aged and older women: the reproductive risk of incontinence study in Kaiser. J Urol. 2010; 184 (4): Wu XH, Liu XX, Xie KH, Wang RM, Wu YX, Liu YG. Prevalence and related factors of urinary incontinence among Hebei women of China. Gynecol Obstet Invest. 2011; 71 (4): Oliveira E, Zuliani LM, Ishicava J, Silva SV, Albuquerque SS, de Souza AM, Barbosa CP. Evaluation of factors related to the occurrence of female urinary incontinence. Rev Assoc Med Bras. 2010; 56 (6): Stothers L, Friedman B. Risk factors for the development of stress urinary incontinence in women. Curr Urol Rep. 2011; 12 (5): Menezes M, Pereira M. Hextall A. Predictors of female urinary incontinence at midlife and beyond. Maturitas. 2010; 65 (2): Zhu L, Li L, Lang J, Xu T, Wong F. Epidemiology of mixed urinary incontinence in China. Int J Gynaecol Obstet. 2010; 109 (1): Hannestad YS, Rortveit G, Sandvik H, Hunskaar S. A community-based epidemiological survey of female urinary incontinence: the Norwegian EPINCONT study. Epidemiology of Incontinence in the County of Nord-Trøndelag. J Clin Epidemiol. 2000; 53 (11): Danforth KN, Townsend MK, Lifford K, Curhan GC, Resnick NM, Grodstein F. Risk factors for urinary incontinence among middle-aged women. Am J Obstet Gynecol. 2006; 194 (2): Yip SK, Chung TK. Treatment-seeking behaviour in Hong Kong Chinese women with urinary symptoms. Int Urogynecol J Pelvic Floor Dysfunct. 2003; 14 (1): Filiz TM, Uludag C, Cinar N, Gorpelioglu S, Topsever P. Risk factors for urinary incontinence in Turkish women. A cross-sectional study. Saudi Med J. 2006; 27 (11): Kocak I, Okyay P, Dundar M, Erol H, Beser E. Female urinary incontinence in the west of Turkey: prevalence, risk factors and impact on quality of life. Eur Urol. 2005; 48 (4): Tozun M, Ayrancı U, Unsal A. Prevelance of urinary incontinenceamong women and its impact on quality of life in a semirural area of western Turkey. Gynecol Obstet Invest. 2009; 67 (4): El-Azab AS, Mohamed EM, Sabra HI. The prevalence and risk factors of urinary incontinence its influence on the quality of life among Egyptian women. Neurourol Urodyn. 2007; 26 (6): Coyne KS, Zhou Z, Thompson C, Versi E. The impact on health-related quality of life of stress, urge, and mixed urinary incontinence. BJU Int. 2003; 92 (7): Grimby A, Milsom I, Molander U, Wiklind I, Ekelund P. The influence of urinary incontinence on the quality of life of elderly women. Age Ageing. 1993; 22 (2): Dugan E, Cohen SJ, Bland DR, Preisser JS, Davis CC, Suggs PK, et al. The association of depressive symptoms and urinary incontinence among older adults. J Am Geriatr Soc. 2000; 48 (4): Melville JL, Delaney K, Newton K, Katon W. Incontinence severity and major depression in incontinent women. Obstet Gynecol. 2005; 106 (3): American Psychiatric Association. Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders (DSM-IV- TR). Washington, DC, APA, Nygaard I, Turvey C, Burns TL, Crischilles E, Wallace R. Urinary incontinence and depression in middle-aged United States women. Obstet Gynecol 2003; 101 (1): Perry S, McGrother CW, Turner K; Leicestershire MRC Incontinence Study Group. An investigation of the relationship between anxiety and depression and urge incontinence in women: 239

10 development of a psychological model. Br J Health Psychol. 2006; 11 (Pt 3): Goldacre MJ, Abisqold JD, Yeates DG, Voss S, Seaqroatt V. Self-harm and depression in women with urinary incontinence: a record-linkage study. BJU Int. 2007; 99 (3): Günes G, Günes A, Pehlivan E. Malatya Yeşilyurt sağlık ocağı bölgesindeki erişkin kadınlarda üriner inkontinans ve etkili faktörler. Turgut Özal Tıp Merkezi Dergisi. 2000; 7 (1): van der Vaart CH, Roovers JP, de Leeuw JR, Heintz AP. Association between urogenital symptoms and depression in community-dwelling women aged 20 to 70 years. Urology. 2007; 69 (4): Beck AT, Ward CH, Mendelson M, Mock J, Erbaugh J. An inventory for measuring depression. Arch Gen Psychiatry. 1961; 4: Hisli N. A study of the validity of the Beck Depression Inventory. Turkish J Psychol. 1998; 6: WHO guidelines for controlling and monitoring the tobacco epidemic. Geneva, Switzerland: World Health Organization, 1998; p National Institute on Alcohol Abuse and Alcolism. Helping patients who drink too much. A Clinician s Guide. NIH publication NO: 05_3769, National Institute of Health, American College of Gastroenterology Chronic Constipation Task Force. An evidence-based approach to the management of chronic constipation in North America. Am J Gastroenterol. 2005; 100 Suppl 1: O Reilly M. Recurrent urinary tract infection. [Stanton SL, Dwyer PL, Editors, Urinary Tract Infection in the Female, Martin Dunitz], London, 2000; Kaba G, Tekirdağ Aİ, Gül A, Aslan H, Şahin S, Polat İ. İri Bebek Doğuran Annelerde Postpartum Glukoz İntoleransı. Perinatoloji Dergisi. 1996; 4 (4): World Health Organization Report of a WHO Scientific Group. Research on the Meopause in the 1990s. WHO Technical report series, No Geneva: World Health Organization, Unsal A, Ayranci U, Tozun M. Batı Türkiye nin kırsal bir kasabasında kadınlar arasında depresyon sıklığı ve sosyodemografik özelliklerle ilişkisi. Anatolian Journal of Psychiatry. 2008; 9: Hunskaar S, Arnold EP, Burgio K, Diokno AC, Herzog AR, Mallet VT. Epidemiology and natural history of urinary incontinence (UI). In Abrams P, Khoury S, Wein A eds. Incontinence. 1 st International Consultation on Incontinence. Plymouth: Health Publication Ltd. 1999; Yu PL, Shi J, Liu XR, Xia CW, Liu DF, Wu ZL, et al. Study on the prevalence of urinary incontinence and its related factors among elderly in rural areas, Jixian county, Tianjin. Zhonqhua Liu Xing BinqXue Za Zhi. 2009; 30 (8): Ozerdogan N, Kizilkaya Beji N, Yalçin O. Urinary incontinence: its prevalence, risk factors and effects on the quality of life of women living in a region of Turkey. Gynecol Obstet Invest. 2004; 58 (3): Oh SJ, Hong SK, Son H, Paick JS, Ku JH, Quality of life and disease severity in Korean women with stres urinary incontinence. Urology. 2005; 66 (1): Hsiesh CH, Lee MS, Lee MC, Kuo TC, Hsu CS, Chanq ST. Risk factors for urinary incontinence in Taiwanese women aged years. Taiwan J Obstet Gynecol. 2008; 47 (2): Kubik K, Blackwell L, Heit M. Does socioeconomic status explain racial differences in urinary incontinence knowledge? Am J Obstet Gynecol. 2004; 191 (1): Burti JS, Santos AM, Pereira RM, Zambon JP, Marques AP. Prevalence and clinical characteristics of urinary incontinence in elderly individuals of a low income. Arch Gerontol Geriatr May; [Epub ahead of print]. 42. Muscatello DJ, Rissel C, Szonyi G. Urinary symptoms and incontinence in an urban community: prevalence and associated factors in older men and women. Intern Med J. 2001; 31 (3): Van Oyen H, Van Oyen P. Urinary incontinence in Belgium; prevalence, correlates and psychosocial consequences. Acta Clin Belg, 2002; 57 (4): Bump RC, McClish DK. Cigarette smoking and urinary incontinence in women. Am J Obstet Gynecol. 1992; 167 (5): Hannestad YS, Rortveit G, Daltveit AK, Hunskaar S. A community-based epidemiological survey of female urinary incontinence: the Norwegian EPINCONT study. Epidemiology of Incontinence in the County of Nord-Trøndelag. J Clin Epidemiol 2000; 53 (11):

11 46. Burgio KL, Matthews KA, Engel BT. Prevalence, incidence and correlates of urinary incontinence in healthy, middle-aged women. J Urol. 1991; 146 (5): Noblett KL, Jensen JK, Ostergard DR. The relationship of body mass index to intra-abdominal pressure as measured by multichannel cystometry. Int Urogynecol J Pelvic Floor Dysfunct. 1997; 8: Ekundayo OJ, Markland A, Lefante C, Sui X, Goode PS, Alman RM, et al. Association of diuretic use an overactive bladder syndrome in older adults: a propensity score analysis. Arch Gerontol Geriatr. 2009; 49 (1): Maggi S, Minicuci N, Langlois J, Pavan M, Enzi G, Crepaldi G. Prevalence rate of urinary incontinence in community-dwelling elderly individuals: the Veneto study. Journal Gerontological A Biological Science Medicine Science. 2001; 56 (1): Brown JS, Vittinghoff E, Lin F, Nyberg LM, Kusek JW, Kanaya AM. Prevalence and risk factors for urinary incontinence in women with type 2 diabetes and impaired fasting glucose: findings from the National Health and Nutrition Examination Survey (NHANES) Diabetes Care. 2006; 29 (6): Parazzini F, Chiaffarino F, Lavezzari M, Giambanco V, VIVA Study Group. Risk factors for stress, urge or mixed urinary incontinence in Italy. BJOG. 2003; 110 (10): Schorsch I, Solijanik I, Stanislaus P, Bauer R, Mayer M, Hocaoglu Y, et al. Causes and diagnosisof female urinary incontinence. MMW Fortschr Med. 2007; 149 (38): van Gerwen M, Schellevis F, Lagro-Janssen T. Comorbidities associated with urinary incontinence: A case-control study from the Second Dutch National Survey of General Practice. J Am Board Fam Med. 2007; 20: Zhu L, Lang J, Wang H, Han S, Huang J. The prevalence of and potential risk factors for female urinary incontinence in Beijing, China. Menopause. 2008; 15 (3): Brown JS, Sawaya G, Thom DH, Grady D. Hysterectomy and urinary incontinence: a systemic review. Lancet. 2000;356: Smith PH, Ballantyne B. The neuroanatomical basis of denervation of the urinary bladder following major pelvic surgery. Br J Surg. 1968; 55: Prior A, Stanley K, Smith ARB, Read NW. Effects of hysterectomy on anorectal and urethrovesical physiology. Gut. 1991; 32: van der Vaart CH, van der Bom JG, de Leeuw JR, Roovers JP, Heintz AP. The contribution of hysterectomy to the occurrence of urge and stress urinary incontinence symptoms. BJOG. 2002; 109 (2): Krogh RA, Neumann GA, Lauszus FF, Guttorm E, Rasmussen KL. Hysterectomy is associated with stress incontinence in women who previously had a transcervical endometrial resection. Gynecol Obstet Invest. 2007; 63 (3): Hsiesh CH, Chen HY, Hsu CS, Chanq ST, Kuo TC, Chianq CD. Risk factors for urinary frequency in Taiwanese women aged years. Taiwan J Obstet Gynecol. 2006; 45 (4): Virtanen H, Mäkinen J, Tenho T, Kiilholma P, Pitkänen Y, Hirvonen T. Effects of abdominal hysterectomy on urinary and sexual symptoms. Br J Urol. 1993; 72 (6): Kuh D, Cardoza L, Hardy R. Urinary incontinence in middle aged women: childhood enuresis and other lifetime risk factors in a British prospective cohort. J Epidemiol Community Health. 1999; 53 (8): Siracusano S, Pregazzi R, d Aloia G, Sartore A, Di Benedetto P, Pecorari V, et al. Prevalence of urinary incontinence in young and middleaged women in an Italian urban area. Eur J Obstet Gynecol Reprod Biol 2003; 107: Jelovsek FR: Drugs that cause urinary incontinence. nurine07.htm (Erişim tarihi: ). 65. Al-Hayek S, Abrams P: Women s lower urinary tract function and dysfunction: definitions and epidemiology. Minerva Ginecol 2004; 56: Ruby CM, Hanlon JT, Boudreau RM, Newman AB, Simonsick EM, Shorr RI, et al. The effect of medication use on urinary incontinence in community-dwelling elderly women. J Am Geriatr Soc. 2010; 58 (9): Shakhatreh FM. Epidemiology of urinary incontinence in Jordanian women. Saudi Med J. 2005; 26: Allen RE, Hosker GL, Smith AR, Warrell DW. Pelvic floor damage and childbirth: a neurophysiological study. Br J Obstet Gynaecol. 1990; 97 (9): ). 69. Højberg KE, Salvig JD, Winsløw NA, Lose G, Secher NJ. Urinary incontinence: prevalence and risk factors at 16 weeks of gestation. Br J Obstet Gynecol. 1999; 106 (8):

12 70. Connolly TJ, Litman HJ, Tennstedt SL, Link CL, McKinlay JB. The effect of mode of delivery, parity, and birth weight on risk of urinary incontinence. Int Urogynecol J Pelvic Floor Dysfunct. 2007; 18 (9): Blakeman PJ, Hilton P, Bulmer JN. Mapping estrogen and progesterone receptors throughout the female lower urinary tract. Neurourol Urodyn. 1996; 15: Oskay UY, Beji NK, Yalçin O. A study on urogenital complaints of postmenpausal women aged 50 and over. Acta Obstet Gynecol Scand. 2005; 84 (1): Knorst MR, Resende TL, Goldim JR. Clinical profile, quality of life and depressive symptoms of women with urinary incontinence attending a university hospital. 2011; 15 (2): Zorn BH, Montgomery H, Pieper K, Gray M, Steers WD. Urinary incontinence and depression. J Urol. 1999; 162: Felde G, Bjelland I, Hunskaar S. Anxiety and depression associated with incontinence in middle-aged women: a large Norwegian crosssectional study. Int Urogynecol J Nov. [Epub ahead of print]. DOI /s Vigod SN, Stewart DE. Major depression in female urinary incontinence. Psychosomatics. 2006; 47 (2):

Üriner İnkontinans. Konuyu Değerlendirdik Konuyu Değerlendirdik Konuyu Değerlendirdik Konuyu

Üriner İnkontinans. Konuyu Değerlendirdik Konuyu Değerlendirdik Konuyu Değerlendirdik Konuyu Konuyu Değerlendirdik Konuyu Değerlendirdik Konuyu Değerlendirdik Konuyu Üriner İnkontinans Dile Getirilmeyen... Sorgulanması Gereken Bir Problem......Üriner İnkontinans Aşırı Aktif Mesane ve Üriner İnkontinans

Detaylı

İnfertilite ile depresyon ve anksiyete ilişkisi

İnfertilite ile depresyon ve anksiyete ilişkisi İnfertilite ile depresyon ve anksiyete ilişkisi Y R D. D O Ç. D R. M İ N E İ S L İ M Y E TA Ş K I N B A L I K E S İ R Ü N İ V E R S İ T E S I TIP FA K Ü LT E S İ K A D I N H A S TA L I K L A R I V E D

Detaylı

TİP 2 DİYABETLİ BİREYLERDE UYKU KALİTESİ, GÜNDÜZ UYKULULUK HALİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER

TİP 2 DİYABETLİ BİREYLERDE UYKU KALİTESİ, GÜNDÜZ UYKULULUK HALİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER TİP 2 DİYABETLİ BİREYLERDE UYKU KALİTESİ, GÜNDÜZ UYKULULUK HALİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER Doç.Dr. Belgüzar Kara*, Özge KILIÇ** *GATA Hemşirelik Yüksekokulu, **GATA Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları

Detaylı

Menopoz Dönemindeki Kadınlarda Üriner İnkontinans Prevalansı ve Risk Faktörleri

Menopoz Dönemindeki Kadınlarda Üriner İnkontinans Prevalansı ve Risk Faktörleri Menopoz Dönemindeki Kadınlarda Üriner İnkontinans Prevalansı ve Risk Faktörleri Şenol Şentürk *, Mustafa Kara ** Özet Gereç ve yöntem: Çalışma Ağustos 2008-Kasım 2008 arasında polikliniğe başvuran 216

Detaylı

ÖZET Amaç: Yöntem: Bulgular: Sonuçlar: Anahtar Kelimeler: ABSTRACT Rational Drug Usage Behavior of University Students Objective: Method: Results:

ÖZET Amaç: Yöntem: Bulgular: Sonuçlar: Anahtar Kelimeler: ABSTRACT Rational Drug Usage Behavior of University Students Objective: Method: Results: ÖZET Amaç: Bu araştırma, üniversite öğrencilerinin akılcı ilaç kullanma davranışlarını belirlemek amacı ile yapılmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı-kesitsel türde planlanan araştırmanın evrenini;; bir kız ve

Detaylı

İdrar Kaçırma Epidemiyolojisi & Risk Faktörleri

İdrar Kaçırma Epidemiyolojisi & Risk Faktörleri İdrar Kaçırma Epidemiyolojisi & Risk Faktörleri Dr. Turgay Akgül SB Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2. Üroloji Kliniği 18 Nisan 2009-Ankara İdrar Kaçırma İdrarın herhangi bir şekilde istemsiz olarak

Detaylı

ESKİŞEHİR ALPU İLÇESİ 18 YAŞ ÜSTÜ KADINLARDA ÜRİNER İNKONTİNANS, RİSK FAKTÖRLERİ VE YAŞAM KALİTESİNE ETKİSİ: BİR TOPLUM TABANLI ÇALIŞMA

ESKİŞEHİR ALPU İLÇESİ 18 YAŞ ÜSTÜ KADINLARDA ÜRİNER İNKONTİNANS, RİSK FAKTÖRLERİ VE YAŞAM KALİTESİNE ETKİSİ: BİR TOPLUM TABANLI ÇALIŞMA ESKİŞEHİR ALPU İLÇESİ 18 YAŞ ÜSTÜ KADINLARDA ÜRİNER İNKONTİNANS, RİSK FAKTÖRLERİ VE YAŞAM KALİTESİNE ETKİSİ: BİR TOPLUM TABANLI ÇALIŞMA Doç. Dr. Burhanettin I ıklı, 1 Doç. Dr. Aydın Yenilmez, 2 Prof. Dr.

Detaylı

İDRAR KAÇIRMA Dr. Bülent Çetinel. idrar kaçırma(üriner inkontinans) idrar tutamama hali

İDRAR KAÇIRMA Dr. Bülent Çetinel. idrar kaçırma(üriner inkontinans) idrar tutamama hali İDRAR KAÇIRMA Dr. Bülent Çetinel idrar kaçırma(üriner inkontinans) idrar tutamama hali Görülme Sıklığı kadında % 4.5-53 erkekde %1.6-24 Üroloji ve Jinekoloji Polikliniklerine İdrar Kaçırma Yakınması Dışında

Detaylı

DİSFONKSİYONEL İŞEME (İŞEME FONKSİYON BOZUKLUĞU) NEDİR?

DİSFONKSİYONEL İŞEME (İŞEME FONKSİYON BOZUKLUĞU) NEDİR? DİSFONKSİYONEL İŞEME (İŞEME FONKSİYON BOZUKLUĞU) NEDİR? Tuvalet eğitimi döneminde, nörolojik olarak normal bazı çocuklarda yanlış edinilmiş işeme alışkanlıkları neticesinde ortaya çıkan işeme fazındaki

Detaylı

35 yaş üzeri kadınlarda üriner inkontinans sıklığı ve etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi

35 yaş üzeri kadınlarda üriner inkontinans sıklığı ve etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi Araştırmalar / Researches 35 yaş üzeri kadınlarda üriner inkontinans sıklığı ve etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi Güzin Zeren Öztürk 1, Dilek Toprak 2, Esengül Basa 3 ÖZET: 35 yaş üzeri kadınlarda

Detaylı

Stres Tipte İdrar Kaçırmada Medikal Tedavi

Stres Tipte İdrar Kaçırmada Medikal Tedavi Stres Tipte İdrar Kaçırmada Medikal Tedavi Dr. Tufan Tarcan Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Başlarken..! STİK en sık görülen İK tipi! Idrar kaçıran kadınların %80 inde (karışık

Detaylı

SALTurk Çalışması. Türk Toplumunda Tuz Tüketimi ve Kan Basıncı Çalışması. 22 Mayıs 2008 - Antalya

SALTurk Çalışması. Türk Toplumunda Tuz Tüketimi ve Kan Basıncı Çalışması. 22 Mayıs 2008 - Antalya SALTurk Çalışması Türk Toplumunda Tuz Tüketimi ve Kan Basıncı Çalışması 22 Mayıs 2008 - Antalya Amaç Türkiye de günlük tuz alımını saptamak Sodyum alımı ve hipertansiyon ilişkisini araştırmak Kabul ve

Detaylı

SEZARYEN VE İDRAR İNKONTİNANSI Sezaryen Morbiditeyi Azaltır

SEZARYEN VE İDRAR İNKONTİNANSI Sezaryen Morbiditeyi Azaltır SEZARYEN VE İDRAR İNKONTİNANSI Sezaryen Morbiditeyi Azaltır Prof. Dr. Erdal MALATYALIOĞLU OMÜ Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum AD Samsun 23-25 Nisan 2015 istanbul PELVİK TABAN YARALANMASI Pelvik

Detaylı

ACOG Diyor ki! HER GEBE TAKİP SÜRECİNDE EN AZ BİR KEZ PERİNATAL DEPRESYON AÇISINDAN TARANMALIDIR. Özeti Yapan: Dr. Semir Köse

ACOG Diyor ki! HER GEBE TAKİP SÜRECİNDE EN AZ BİR KEZ PERİNATAL DEPRESYON AÇISINDAN TARANMALIDIR. Özeti Yapan: Dr. Semir Köse ACOG Diyor ki! HER GEBE TAKİP SÜRECİNDE EN AZ BİR KEZ PERİNATAL DEPRESYON AÇISINDAN TARANMALIDIR. Özeti Yapan: Dr. Semir Köse Perinatal Depresyon gebelik süresince veya gebeliği takip eden ilk 12 ay boyunca

Detaylı

BİR SAĞLIK OCAĞI BÖLGESİNDE BEBEKLERİN UYKU POZİSYONLARI VE ETKİLEYEN FAKTÖRLER*

BİR SAĞLIK OCAĞI BÖLGESİNDE BEBEKLERİN UYKU POZİSYONLARI VE ETKİLEYEN FAKTÖRLER* BİR SAĞLIK OCAĞI BÖLGESİNDE BEBEKLERİN UYKU POZİSYONLARI VE ETKİLEYEN FAKTÖRLER* Emine BARAN 1, M. Esin OCAKTAN 2, Sabahattin KOCADAĞ 1, Ayşe YILDIZ 3, Recep AKDUR 4 1 Araş. Gör. Dr. Ankara Üniversitesi

Detaylı

SAKRAL NÖROMODÜLASYON

SAKRAL NÖROMODÜLASYON SAKRAL NÖROMODÜLASYON Dr. Ali Ergen Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Refrakter Aşırı Aktif Mesane Alternatif tedavilerin uygun zamanda kullanılması için RAAM nin daha spesifik

Detaylı

Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD.

Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD. Obezitede Anksiyete Bozuklukları ve Depresyon Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD. Açıklama 2008 2010 Araştırmacı: Sanofi Danışman: Teva, BMS Konuşmacı: Lundbeck Obezite giderek artan bir toplum sağlığı

Detaylı

Aşırı Aktif Mesane Tanısı Almış Kadınlarda Mesane Günlüklerinin İncelenmesi

Aşırı Aktif Mesane Tanısı Almış Kadınlarda Mesane Günlüklerinin İncelenmesi ARAŞTIRMA/ORIGINAL ARTICLE Aşırı Aktif Mesane Tanısı Almış Kadınlarda Mesane Günlüklerinin İncelenmesi Ayşe Çankaya(*), Ümran Yeşiltepe Oskay(**) Gülhane Tıp Derg 2014;56: 169-173 Gülhane Askeri Tıp Akademisi

Detaylı

Pelvik Organ Prolapsusu/Üriner İnkontinans İle İlişkili Şikayetlerin Kadınların Cinsel Fonksiyonuna Etkisi

Pelvik Organ Prolapsusu/Üriner İnkontinans İle İlişkili Şikayetlerin Kadınların Cinsel Fonksiyonuna Etkisi ZKTB KLiNiK ARAŞTIRMA Pelvik Organ Prolapsusu/Üriner İnkontinans İle İlişkili Şikayetlerin Kadınların Cinsel Fonksiyonuna Etkisi Doç. Dr. Nurdan DEMİRCİ 1, Uzm. Hemş. Hacer ATAMAN 2, Öğr. Gör. Yılda Arzu

Detaylı

Kadın İdrar İnkontinansı. Dr. M.NURİ BODAKÇİ

Kadın İdrar İnkontinansı. Dr. M.NURİ BODAKÇİ Kadın İdrar İnkontinansı Dr. M.NURİ BODAKÇİ Genel populasyonun çoğunda özellikle kadınlarda ve yaşlılarda mesane disfonksiyonu vardır. ICS üriner inkontinansı; objektif olarak gösterilebilen ve sosyal

Detaylı

KULLANILAN MADDE TÜRÜNE GÖRE BAĞIMLILIK PROFİLİ DEĞİŞİKLİK GÖSTERİYOR MU? Kültegin Ögel, Figen Karadağ, Cüneyt Evren, Defne Tamar Gürol

KULLANILAN MADDE TÜRÜNE GÖRE BAĞIMLILIK PROFİLİ DEĞİŞİKLİK GÖSTERİYOR MU? Kültegin Ögel, Figen Karadağ, Cüneyt Evren, Defne Tamar Gürol KULLANILAN MADDE TÜRÜNE GÖRE BAĞIMLILIK PROFİLİ DEĞİŞİKLİK GÖSTERİYOR MU? Kültegin Ögel, Figen Karadağ, Cüneyt Evren, Defne Tamar Gürol 1 Acibadem University Medical Faculty 2 Maltepe University Medical

Detaylı

Mental sağlığın korunmasında etkili faktörler. Prof. Dr. Zeynep Oşar Siva İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi

Mental sağlığın korunmasında etkili faktörler. Prof. Dr. Zeynep Oşar Siva İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Mental sağlığın korunmasında etkili faktörler Prof. Dr. Zeynep Oşar Siva İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Diyabetlilerin önemli bir kısmında bulunan psikolojik bozukluklar çoğu zaman gözardı edilmekte ve

Detaylı

15 YAŞ ÜZERİ KADINLARDA ANKSİYETE SIKLIĞI VE GELİŞİMİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

15 YAŞ ÜZERİ KADINLARDA ANKSİYETE SIKLIĞI VE GELİŞİMİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER 2005; Cilt: 2 Sayı: 2 Sayfa: 92-97 15 YAŞ ÜZERİ KADINLARDA ANKSİYETE SIKLIĞI VE GELİŞİMİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER I.Irem BUDAKOGLU*, Işıl MARAL*, Behçet COŞAR**, Aydan BİRİ***, M.Ali BUMİN* * Gazi Universitesi,

Detaylı

Hemşirelerin Hasta Hakları Konusunda Bilgi Düzeylerinin Değerlendirilmesi

Hemşirelerin Hasta Hakları Konusunda Bilgi Düzeylerinin Değerlendirilmesi Sağlık Akademisyenleri Dergisi 2014; 1(2):141-145 ISSN: 2148-7472 ARAŞTIRMA / RESEARCH ARTICLE Hemşirelerin Hasta Hakları Konusunda Bilgi Düzeylerinin Değerlendirilmesi Assessıng Nurses Level of Knowledge

Detaylı

KADINLARDA İDRAR KAÇIRMA NEDİR VE NASIL TEDAVİ EDİLİR? İdrar kaçırma nedir- nasıl tanımlanır? Bu bir hastalık mıdır?

KADINLARDA İDRAR KAÇIRMA NEDİR VE NASIL TEDAVİ EDİLİR? İdrar kaçırma nedir- nasıl tanımlanır? Bu bir hastalık mıdır? KADINLARDA İDRAR KAÇIRMA NEDİR VE NASIL TEDAVİ EDİLİR? İdrar kaçırma nedir- nasıl tanımlanır? Bu bir hastalık mıdır? İdrar kaçırma her türlü istem dışı idrarın tutulamaması yani kaçırma halidir. Bu durum,

Detaylı

BİR ÜNİVERSİTE HASTANESİ NDE YAPTIRILAN DOĞUMLARIN İNCELENMESİ

BİR ÜNİVERSİTE HASTANESİ NDE YAPTIRILAN DOĞUMLARIN İNCELENMESİ TAF Preventive Medicine Bulletin, 2006: 5 (6) ARAŞTIRMA RESEARCH ARTICLE BİR ÜNİVERSİTE HASTANESİ NDE YAPTIRILAN DOĞUMLARIN İNCELENMESİ Atilla Senih MAYDA*, Türker ACEHAN**, Suat ALTIN**, Mehmet ARICAN**,

Detaylı

Dünyanın En Önemli Sağlık Sorunu: Kronik Hastalıklar. Dr. H. Erdal Akalın, FACP, FIDSA, FEFIM (h)

Dünyanın En Önemli Sağlık Sorunu: Kronik Hastalıklar. Dr. H. Erdal Akalın, FACP, FIDSA, FEFIM (h) Dünyanın En Önemli Sağlık Sorunu: Kronik Hastalıklar Dr. H. Erdal Akalın, FACP, FIDSA, FEFIM (h) Sağlık Sisteminde Karışıklığa Yol Açabilecek Gelişmeler Bekleniyor Sağlık harcamalarında kısıtlama (dünya

Detaylı

Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği En İyi Genç Araştırıcı Ödülü-2011

Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği En İyi Genç Araştırıcı Ödülü-2011 Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği En İyi Genç Araştırıcı Ödülü-2011 Dr. Serhat IŞIK 13.10.2011 TİROİD PARATİROİD TİROİD PARATİROİD TİROİD PARATİROİD TİROİD PARATİROİD TİROİD PARATİROİD TİROİD

Detaylı

KANSER HASTALARINDA ANKSİYETE VE DEPRESYON BELİRTİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ UZMANLIK TEZİ. Dr. Levent ŞAHİN

KANSER HASTALARINDA ANKSİYETE VE DEPRESYON BELİRTİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ UZMANLIK TEZİ. Dr. Levent ŞAHİN T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ AİLE HEKİMLİĞİ KLİNİĞİ KANSER HASTALARINDA ANKSİYETE VE DEPRESYON BELİRTİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ UZMANLIK TEZİ

Detaylı

Manisa'da tütün kullanımı, meslek ve seçili hastalıklara göre mesane kanseri riski

Manisa'da tütün kullanımı, meslek ve seçili hastalıklara göre mesane kanseri riski Manisa'da tütün kullanımı, meslek ve seçili hastalıklara göre mesane kanseri riski Koray Ömer Erdurak 1, Pınar Erbay Dündar 2, Beyhan Cengiz Özyurt 2, Eva Negri 3, Carlo La Vecchia 3, Ziya Tay 1 1 Manisa

Detaylı

Kalyoncu A., Pektaş Ö., Mırsal H., Yılmaz S., Serez M., Beyazyürek M.

Kalyoncu A., Pektaş Ö., Mırsal H., Yılmaz S., Serez M., Beyazyürek M. DEPRESYON-ANKSİYETE BOZUKLUKLARI İLE ALKOL BAĞIMLILIĞI ARASINDAKİ İLİŞKİNİN ARAŞTIRILMASI Kalyoncu A., Pektaş Ö., Mırsal H., Yılmaz S., Serez M., Beyazyürek M. ÖZET Alkol bağımlılığı ve diğer psikiyatrik

Detaylı

(İnt. Dr. Doğukan Danışman)

(İnt. Dr. Doğukan Danışman) (İnt. Dr. Doğukan Danışman) *Amaç: Sigara ve pankreas kanseri arasında doz-yanıt ilişkisini değerlendirmek ve geçici değişkenlerin etkilerini incelemektir. *Yöntem: * 6507 pankreas olgusu ve 12 890 kontrol

Detaylı

ÜRODĠNAMĠK DEĞERLENDĠRME

ÜRODĠNAMĠK DEĞERLENDĠRME ÜRODĠNAMĠK DEĞERLENDĠRME Prof. Dr. Niyazi Aşkar EÜTF Kadın Hast. ve Doğum Anabilim Dalı Ürodinamik inceleme Amaç: Alt üriner sistem dolum ve boşaltım fonksiyon bozukluklarını saptamaktır Ürodinamik tetkiklerin

Detaylı

MENOPOZ. Menopoz nedir?

MENOPOZ. Menopoz nedir? MENOPOZ Hayatınızı kabusa çeviren, unutkanlık, uykusuzluk, depresyon, sinirlilik, halsizlik şikayetlerinin en büyük sebeplerinden biri menopozdur. İleri dönemde idrar kaçırma, kemik erimesi, hipertansiyona

Detaylı

İnönü Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Halk Sağlığı Anabilim Dalı, Malatya, Turkey

İnönü Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Halk Sağlığı Anabilim Dalı, Malatya, Turkey between the Ages of 20-50 Living in Central Malatya [Malatya İl Merkezinde Yaşayan 20-50 Yaş Arasındaki Kadınların ] Filiz Çiledağ Özdemir 1, Erkan Pehlivan 2 1 İnönü Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Fizik

Detaylı

Dirençli Aşırı Aktif Mesane

Dirençli Aşırı Aktif Mesane Dirençli Aşırı Aktif Mesane Nöromodülasyon Dr. Şahin KABAY Dumlupınar Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji A.D. Perkutanöz Posterior Tibial Sinir Sitümülasyonu- PTNS (Urgent PC) Sacral Nöromodülasyon (S3)-

Detaylı

YASLANMA ve YASAM KALİTESİ

YASLANMA ve YASAM KALİTESİ YASLANMA ve YASAM KALİTESİ Tufan Çankaya İzmir, 2003 Giriş: Doğal süreç; Doğum, büyüme-gelişme, üreme, ölüm Ölüm, yaşamın hangi döneminde meydana geliyor? Genç ölüm - Geç ölüm Dünya topluluklarına bakıldığında:

Detaylı

ÇALIŞMAYAN KADINLARIN SAĞLIKLI YAŞAM BİÇİMİ DAVRANIŞLARI, SOSYAL GÖRÜNÜŞ KAYGISI VE FİZİKSEL AKTİVİTEYE KATILIMLARINI ENGELLEYEN FAKTÖRLER Zekai

ÇALIŞMAYAN KADINLARIN SAĞLIKLI YAŞAM BİÇİMİ DAVRANIŞLARI, SOSYAL GÖRÜNÜŞ KAYGISI VE FİZİKSEL AKTİVİTEYE KATILIMLARINI ENGELLEYEN FAKTÖRLER Zekai ÇALIŞMAYAN KADINLARIN SAĞLIKLI YAŞAM BİÇİMİ DAVRANIŞLARI, SOSYAL GÖRÜNÜŞ KAYGISI VE FİZİKSEL AKTİVİTEYE KATILIMLARINI ENGELLEYEN FAKTÖRLER Zekai PEHLİVAN*; Elif Nilay ADA*;Gizem ÖZTAŞ* *Mersin Üniversitesi

Detaylı

Sivas İl Merkezindeki Kadınlarda Postnatal Depresyon Prevalansı Ve Risk Faktörleri

Sivas İl Merkezindeki Kadınlarda Postnatal Depresyon Prevalansı Ve Risk Faktörleri Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Sivas İl Merkezindeki Kadınlarda Postnatal Depresyon Prevalansı Ve Risk Faktörleri Prevalence of Postnatal Depression and Risk Factors in Women in Sivas City Naim

Detaylı

Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri. Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadele Projesi

Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri. Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadele Projesi Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri 1 Öğrenim Hedefleri Toplumsal cinsiyet ayrımcılığının, yaşam dönemlerine göre kadın sağlığına olan etkilerini açıklar, Toplumsal cinsiyet ayrımcılığı ile kadına

Detaylı

T A D. İzmir de yarı kentsel bir bölgede 45-59 yaş kadınlarda yaşam kalitesinin değerlendirilmesi ARAŞTIRMA

T A D. İzmir de yarı kentsel bir bölgede 45-59 yaş kadınlarda yaşam kalitesinin değerlendirilmesi ARAŞTIRMA Tıp Araştırları Dergisi: 2012: 10 (3): 88-93 88 T A D ARAŞTIRMA İzmir de yarı kentsel bir bölgede 45-59 yaş kadınlarda yaşam kalitesinin değerlendirilmesi Pınar Aydın 1, Türkan Günay 2, Hakan Baydur 2,

Detaylı

Pelvik Taban Fonksiyon Bozuklukları ve Yaşam Kalitesi*

Pelvik Taban Fonksiyon Bozuklukları ve Yaşam Kalitesi* İ.Ü.F.N. Hem. Derg (2012) Cilt 20 - Sayı 1: 69-79 ISSN 1304-4869 Derleme Yazısı Pelvik Taban Fonksiyon Bozuklukları ve Yaşam Kalitesi* The Pelvic Floor Function Disorders and Quality of Life Dilek BİLGİÇ

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAKTA DİYABETİK AYAK İNFEKSİYONLARI EPİDEMİYOLOJİSİ VE ÖNEMİ. Doç. Dr. Serap Çifçili Marmara Üniversitesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı

BİRİNCİ BASAMAKTA DİYABETİK AYAK İNFEKSİYONLARI EPİDEMİYOLOJİSİ VE ÖNEMİ. Doç. Dr. Serap Çifçili Marmara Üniversitesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı BİRİNCİ BASAMAKTA DİYABETİK AYAK İNFEKSİYONLARI EPİDEMİYOLOJİSİ VE ÖNEMİ Doç. Dr. Serap Çifçili Marmara Üniversitesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı BİRİNCİ BASAMAKTA GÜNCEL DURUM > 6330 Aile Sağlığı Merkezi

Detaylı

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı, Ankara

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı, Ankara 2005; Cilt: 2 Sayı: 5 Sayfa: 37-42 GEBELİK, DOĞUM VE PELVİK TABAN BOZUKLUKLARI M. Coşkun SALMAN, Özgür ÖZYÜNCÜ, Tekin DURUKAN Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim

Detaylı

AĞRIİLE HUZUR EVİ OLUR MU? DR. FİLİZ ŞÜKRÜ DURUSOY

AĞRIİLE HUZUR EVİ OLUR MU? DR. FİLİZ ŞÜKRÜ DURUSOY AĞRIİLE HUZUR EVİ OLUR MU? DR. FİLİZ ŞÜKRÜ DURUSOY GİRİŞ Yaşlılık Dünya Sağlık Örgütü tarafından 65 yaş ve üzeri dönem olarak tanımlamakta; Fiziksel görünüm, güç ve rol kaybı yaşanılan, yaşlılık dönemindeyeti

Detaylı

GECE YATAK ISLATMA-GÜNDÜZ ISLATMA GECE YATAK ISLATMA

GECE YATAK ISLATMA-GÜNDÜZ ISLATMA GECE YATAK ISLATMA GECE YATAK ISLATMA-GÜNDÜZ ISLATMA GECE YATAK ISLATMA Gece yatak ıslatma sorunu insanlık tarihinde kayıtları bulunan en eski sağlık problemlerinden biridir. 5 yaşına gelmiş bir çocukta yatak ıslatma normal

Detaylı

Türkiye Diyabet Prevalans Çalışmaları: TURDEP-I ve TURDEP-II

Türkiye Diyabet Prevalans Çalışmaları: TURDEP-I ve TURDEP-II 47. ULUSAL DİYABET KONGRESİ 11-15 Mayıs 211, Rixos Sungate Hotel, Antalya Türkiye Diyabet Prevalans Çalışmaları: TURDEP-I ve TURDEP-II Prof. Dr. İlhan SATMAN ve TURDEP-II Çalışma Grubu İstanbul Üniversitesi

Detaylı

TAF Preventive Medicine Bulletin, 2008: 7(3)

TAF Preventive Medicine Bulletin, 2008: 7(3) Araştırma/Research Article TAF Prev Med Bull 2008; 7(3):23-236 Lisansüstü Eğitime Devam Eden Evli Kadınların Üreme Sağlığı Sorunları ve Etkileyen Faktörler [Reproductive Health Problems of Married Women

Detaylı

Obezite Nedir? Harun AKTAŞ - Trabzon

Obezite Nedir? Harun AKTAŞ - Trabzon Obezite Nedir? Obezite günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin en önemli sağlık sorunları arasında yer almaktadır. Obezite genel olarak bedenin yağ kütlesinin yağsız kütleye oranının aşırı artması

Detaylı

Suç işlemiş bipolar bozukluklu olgularda klinik ve suç özellikleri: BRSHH den bir örnek. Dr. Tuba Hale CAMCIOĞLU

Suç işlemiş bipolar bozukluklu olgularda klinik ve suç özellikleri: BRSHH den bir örnek. Dr. Tuba Hale CAMCIOĞLU Suç işlemiş bipolar bozukluklu olgularda klinik ve suç özellikleri: BRSHH den bir örnek Dr. Tuba Hale CAMCIOĞLU Kurum ve kuruluşla ilişki bildirimi Bulunmamaktadır. Şiddet ve Suç Saldırganlık Şiddet Bireyin

Detaylı

Özel Bir Hastanede Diyabet Polikliniğine Başvuran Hastalarda İnsülin Direncini Etkileyen Faktörlerin Araştırılması

Özel Bir Hastanede Diyabet Polikliniğine Başvuran Hastalarda İnsülin Direncini Etkileyen Faktörlerin Araştırılması Özel Bir Hastanede Diyabet Polikliniğine Başvuran Hastalarda İnsülin Direncini Etkileyen Faktörlerin Araştırılması 20 24 Mayıs 2009 tarihleri arasında Antalya da düzenlenen 45. Ulusal Diyabet Kongresinde

Detaylı

Aşırı doğurganlığın anne ve çocuk sağlığına etkileri İstenmeyen gebelikler ve isteyerek düşükler

Aşırı doğurganlığın anne ve çocuk sağlığına etkileri İstenmeyen gebelikler ve isteyerek düşükler Aşırı doğurganlığın anne ve çocuk sağlığına etkileri İstenmeyen gebelikler ve isteyerek düşükler Doç. Dr. Günay SAKA DÜTF HSAD 10.05.2010 1 Amaç : Tıp Fakültesi Dönem III öğrencileri, aşırı doğurganlık,

Detaylı

Birinci Trimester Gebelerde Depresyon ve Anksiyete Bozukluðu

Birinci Trimester Gebelerde Depresyon ve Anksiyete Bozukluðu ARAÞTIRMA Birinci Trimester Gebelerde Depresyon ve Anksiyete Bozukluðu Depression and Anxiety Among First Trimester Pregnancies Pýnar Yücel 1, Yasemin Çayýr 2, Mehmet Yücel 3 1 Uz.Dr., Siyavuþpaþa Aile

Detaylı

Obsesif KompulsifBozukluk Hastalığının Yetişkin Ayrılma Anksiyetesiile Olan İlişkisi

Obsesif KompulsifBozukluk Hastalığının Yetişkin Ayrılma Anksiyetesiile Olan İlişkisi Obsesif KompulsifBozukluk Hastalığının Yetişkin Ayrılma Anksiyetesiile Olan İlişkisi Dr. SiğnemÖZTEKİN, Psikolog Duygu KUZU, Dr. Güneş CAN, Prof. Dr. AyşenESEN DANACI Giriş: Ayrılma anksiyetesi bozukluğu,

Detaylı

Obesity and Stress Urinary Incontinence in Women

Obesity and Stress Urinary Incontinence in Women Ankara Med J, 2015, 15(4):226-230 DOI: 10.17098/amj.47057 Obezite ve Kadınlarda Stres Üriner İnkontinans Obesity and Stress Urinary Incontinence in Women Yiğit Akın 1, Hakan Gülmez 2, Adil Emrah Sonbahar

Detaylı

Üriner inkontinanslı hastaların hastalığıyla başa çıkma yollarının incelenmesi

Üriner inkontinanslı hastaların hastalığıyla başa çıkma yollarının incelenmesi Cilt:6 Sayı:1 Yıl:2009 Üriner inkontinanslı hastaların hastalığıyla başa çıkma yollarının incelenmesi Gül Ertem* Özet Araştırma evrenini; Kasım 2006-Şubat 2007 tarihleri arasında kadın doğum servisi, kadın

Detaylı

DİABETLİ HASTALARDA CİNSEL SAĞLIK

DİABETLİ HASTALARDA CİNSEL SAĞLIK DİABETLİ HASTALARDA CİNSEL SAĞLIK Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Kliniği OP. DR. ÜNSAL ÖZKUVANCI Genel bilgiler Şeker hastalığı bir çok organı etkilediği gibi cinsel fonksiyonları da olumsuz

Detaylı

MALATYA İL MERKEZİNDEKİ 35 YAŞ VE ÜZERİ KADINLARDA MENOPOZ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLERİN BELİRLENMESİ

MALATYA İL MERKEZİNDEKİ 35 YAŞ VE ÜZERİ KADINLARDA MENOPOZ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLERİN BELİRLENMESİ ISSN:1306-3111 e-journal of New World Sciences Academy 2009, Volume: 4, Number: 3, Article Number: 1B0008 MEDICAL SCIENCES Received: November 2008 Accepted: June 2009 Series : 1B ISSN : 1308-7312 2009

Detaylı

Üriner inkontinans tedavisinde davranýþsal tedavi yöntemleri

Üriner inkontinans tedavisinde davranýþsal tedavi yöntemleri DERLEME 35 Üriner inkontinans tedavisinde davranýþsal tedavi yöntemleri Nurdan Demirci, Fatma Coþar Marmara Üniversitesi Saðlýk Bilimleri Fakültesi Hemþirelik Bölümü Doðum ve Kadýn Hastalýklarý Hemþireliði

Detaylı

Türkiye nin Tansiyonunu Ölçüyoruz

Türkiye nin Tansiyonunu Ölçüyoruz T.C. Sağlık Bakanlığının Onayı ve Desteği ile Türkiye nin Tansiyonunu Ölçüyoruz İstatistik Analiz Raporu (İstanbul) Eylül 2010 Omega Araştırma tarafından hazırlanmıştır. İÇİNDEKİLER Türkiye nin Tansiyonunu

Detaylı

15 49 Yaş Grubu Kadınlarda Sağlığı Geliştirme Davranışları ve Etkileyen Faktörler

15 49 Yaş Grubu Kadınlarda Sağlığı Geliştirme Davranışları ve Etkileyen Faktörler Araştırma/Research Article TAF Prev Med Bull 2009; 8(5):421-426 15 49 Yaş Grubu Kadınlarda Sağlığı Geliştirme Davranışları ve Etkileyen Faktörler [The Healthy Lifestyle Behaviors of 15 49 Age Group Women

Detaylı

OBEZİTE Doç. Dr. Erdal Vardar 46. UPK

OBEZİTE Doç. Dr. Erdal Vardar 46. UPK YAŞAM KALİTESİ VE OBEZİTE Doç. Dr. Erdal Vardar 46. UPK Sağlıkla ilgili yaşam kalitesi Kişinin kendi sağlığını değerlendirmesi için geliştirilmiş bir ölçme metodudur. Sağlıkla ilgili yaşam kalitesi ölçümü

Detaylı

Olgu-kontrol araştırmalarının analizi ve değerlendirilmesi. Raika Durusoy

Olgu-kontrol araştırmalarının analizi ve değerlendirilmesi. Raika Durusoy Olgu-kontrol araştırmalarının analizi ve değerlendirilmesi Raika Durusoy 1 Olgu-kontrol araştırmaları Belli bir hastalığı olan ( olgu ) ve olmayan ( kontrol ) bireyler belirlenir Her iki grubun bir etkene

Detaylı

DENİZLİ İLİ ÇALIŞAN NÜFUSUN İÇME SUYU TERCİHLERİ VE ETKİLEYEN FAKTÖRLER. PAÜ Tıp Fak. Halk Sağlığı A.D Araş. Gör. Dr. Ayşen Til

DENİZLİ İLİ ÇALIŞAN NÜFUSUN İÇME SUYU TERCİHLERİ VE ETKİLEYEN FAKTÖRLER. PAÜ Tıp Fak. Halk Sağlığı A.D Araş. Gör. Dr. Ayşen Til DENİZLİ İLİ ÇALIŞAN NÜFUSUN İÇME SUYU TERCİHLERİ VE ETKİLEYEN FAKTÖRLER PAÜ Tıp Fak. Halk Sağlığı A.D Araş. Gör. Dr. Ayşen Til Su; GİRİŞ ekosisteminin sağlıklı işlemesi, insanların sağlığı ve yaşamının

Detaylı

HEMODĠYALĠZ HASTALARININ UMUTSUZLUK DÜZEYLERĠ

HEMODĠYALĠZ HASTALARININ UMUTSUZLUK DÜZEYLERĠ HEMODĠYALĠZ HASTALARININ UMUTSUZLUK DÜZEYLERĠ *Derya BaĢaran ** Özlem ġahin Altun *Diaverum Özel Merzifon Diyaliz Merkezi **Atatürk Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Psikiyatri HemĢireliği AD GİRİŞ

Detaylı

Üroloji Polikliniğinde King Sağlık Anketi Uygulaması

Üroloji Polikliniğinde King Sağlık Anketi Uygulaması ARAŞTIRMA / RESEARCH REPORT İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi 2011;18(2):96-105. Üroloji Polikliniğinde King Sağlık Anketi Uygulaması Cevdet Serkan Gökkaya*, Hüseyin Cihan Demirel*, Binhan Kağan

Detaylı

Pelvik Taban Onarımında Profilaktik Antiinkontinans Cerrahisi Gerekli mi? Hangi Olgulara? Nasıl? Dr. Yusuf Üstün

Pelvik Taban Onarımında Profilaktik Antiinkontinans Cerrahisi Gerekli mi? Hangi Olgulara? Nasıl? Dr. Yusuf Üstün Pelvik Taban Onarımında Profilaktik Antiinkontinans Cerrahisi Gerekli mi? Hangi Olgulara? Nasıl? Dr. Yusuf Üstün Özellikle 5.ve 6. dekatta POP cerrahisi Sonrası % 11-22 SUI oç POP & UI Birliktelik gösterebilir

Detaylı

Bülent ÇETİNEL İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı, İSTANBUL

Bülent ÇETİNEL İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı, İSTANBUL DERLEME/Review: KADIN ÜROLOJİSİ/Female Urology İDRAR KAÇIRMA(ÜRİNER İNKONTİNANS): TANIMLAMA, SINIFLANDIRMA, DEĞERLENDİRME VE TİPLERİ URINARY INCONTINENCE: DEFINITION, CLASSIFICATION, EVALUATION AND TYPES

Detaylı

18 Y A Ş Ü S T Ü B İ R E Y

18 Y A Ş Ü S T Ü B İ R E Y Avanos ve Gülşehir İlçelerinde Görülen Kronik Hastalıkların Prevalans, İnsidans ve Risk Faktörlerinin Değerlendirildiği İzlem Çalışması 18 Y A Ş Ü S T Ü B İ R E Y V E R İ T O P L A M A F O R M U Hane ve

Detaylı

AÜTF İBN-İ SİNA HASTANESİ GÖĞÜS HASTALIKLARI POLİKLİNİĞİNE BAŞVURAN HASTALARIN DEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ VE HASTALIKLARININ SİGARAYLA OLAN İLİŞKİSİ

AÜTF İBN-İ SİNA HASTANESİ GÖĞÜS HASTALIKLARI POLİKLİNİĞİNE BAŞVURAN HASTALARIN DEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ VE HASTALIKLARININ SİGARAYLA OLAN İLİŞKİSİ AÜTF İBN-İ SİNA HASTANESİ GÖĞÜS HASTALIKLARI POLİKLİNİĞİNE BAŞVURAN HASTALARIN DEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ VE HASTALIKLARININ SİGARAYLA OLAN İLİŞKİSİ BARAN E 1, KOCADAĞ S 1, AKDUR R 1, DEMİR N 2, NUMANOĞLU

Detaylı

Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım. Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi

Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım. Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi okült (gizli, saklı, bilinmeyen, anlaşılmaz) okült + kanser primeri bilinmeyen

Detaylı

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri...

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser Nedir? Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından birisi. Sık görülmesi ve öldürücülüğünün yüksek olması nedeniyle de bir halk

Detaylı

Şişmanlık (obezite); sağlığı bozacak düzeyde vücutta yağ miktarının artmasıdır.

Şişmanlık (obezite); sağlığı bozacak düzeyde vücutta yağ miktarının artmasıdır. ŞİŞMANLIK (OBEZİTE) Şişmanlık (obezite); sağlığı bozacak düzeyde vücutta yağ miktarının artmasıdır. Yağ dokusunun oranı; Yetişkin erkeklerde % 12 15, Yetişkin kadınlarda %20 27 arasındadır. Bu oranların

Detaylı

PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ*

PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ* İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri 25 TÜRKİYE DE SIK KARŞILAŞILAN PSİKİYATRİK HASTALIKLAR Sempozyum Dizisi No:62 Mart 2008 S:25-30 PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ*

Detaylı

Hepatit Hastalığı Gebelikten Etkilenir mi?

Hepatit Hastalığı Gebelikten Etkilenir mi? GEBELİKTE HEPATİT Gebelik ve hepatit Gebelik ve hepatit iki ayrı durumu anlatır. Birincisi gebelik sırasında ortaya çıkan akut hepatit tablosu, ikincisi ise kronik hepatit hastasının gebe kalmasıdır. Her

Detaylı

POSTPARTUM B R YILLIK DÖNEMDE ÜR NER NKONT NANS SORUNU YAfiAYAN KADINLARDA YAfiAM KAL TES *

POSTPARTUM B R YILLIK DÖNEMDE ÜR NER NKONT NANS SORUNU YAfiAYAN KADINLARDA YAfiAM KAL TES * Zihinsel Engelli Çocu a Sahip Olan Annelerin Çocuklar n Kiflisel Hijyeni Hakk nda Bilgi Ve Uygulamalar n Saptanmas POSTPARTUM B R YILLIK DÖNEMDE ÜR NER NKONT NANS SORUNU YAfiAYAN KADINLARDA YAfiAM KAL

Detaylı

Açıklama 2008 2009. Araştırmacı: YOK. Danışman: YOK. Konuşmacı: YOK

Açıklama 2008 2009. Araştırmacı: YOK. Danışman: YOK. Konuşmacı: YOK Açıklama 2008 2009 Araştırmacı: YOK Danışman: YOK Konuşmacı: YOK SİLAHLI ÇATIŞMA İLE İLİŞKİLİ TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞUNDA DİĞER BİYOLOJİK TEDAVİ SEÇENEKLERİ Dr. Cemil ÇELİK Sunumun hedefleri Silahlı

Detaylı

İleri Anne Yaşı ve Gebelik Komplikasyonları İlişkisinin Araştırılması

İleri Anne Yaşı ve Gebelik Komplikasyonları İlişkisinin Araştırılması İleri Anne Yaşı ve Gebelik Komplikasyonları İlişkisinin Araştırılması Itır Aktürk, Sena Bahadıroğlu, S. Gayenur Büyükberber, Sümeyye Gürbüz Danışman: Prof. Dr. Filiz F. (Bilgin) Yanık ÖZET Bu çalışmada

Detaylı

Kayseri Ýlinde 30 ve Üzeri Yaþ Grubunda Hipertansiyon Prevalansý ve Etkileyen Faktörler

Kayseri Ýlinde 30 ve Üzeri Yaþ Grubunda Hipertansiyon Prevalansý ve Etkileyen Faktörler ARAÞTIRMALAR (Research Reports) Kayseri Ýlinde 30 ve Üzeri Yaþ Grubunda Hipertansiyon Prevalansý ve Etkileyen Faktörler Prevalence and Factors Affecting of Hypertension in Adults Aged 30 Years and Over

Detaylı

MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065

MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065 MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065 TÜRKİYE SAĞLIKLI BESLENME VE HAREKETLİ HAYAT PROGRAMI (2014 2017) TÜRKİYE SAĞLIKLI BESLENME VE HAREKETLİ

Detaylı

Prof. Dr. Ramazan Sarı Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji Bilim Dalı

Prof. Dr. Ramazan Sarı Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji Bilim Dalı DM TEDAVİSİNDE KOMPLİKASYONLAR DM TEDAVİSİ VE KARDİYOVASKÜLER HASTALIKLAR Prof. Dr. Ramazan Sarı Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji Bilim Dalı Slide 1 Sunum planı DM ve kardiyovasküler hastalık-riskleri

Detaylı

Gebelikte diyabet taraması. Prof. Dr. Yalçın Kimya

Gebelikte diyabet taraması. Prof. Dr. Yalçın Kimya Gebelikte diyabet taraması Prof. Dr. Yalçın Kimya Gestasyonel diyabet İlk defa gebelik sırasında saptanan diyabet Diagnosis and classification of diabetes mellitus. Diabetes Care 2010;33(Suppl 1):S62 9.

Detaylı

DSM V madde kullanım bozuklukları için neler getiriyor? Prof. Dr. Yıldız Akvardar

DSM V madde kullanım bozuklukları için neler getiriyor? Prof. Dr. Yıldız Akvardar DSM V madde kullanım bozuklukları için neler getiriyor? Prof. Dr. Yıldız Akvardar Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD 7 Ekim 2010 MADDE KULLANIM BOZUKLUKLARI DSM IV Madde bağımlılığı Madde

Detaylı

Melek ŞAHİNOĞLU, Ümmühan AKTÜRK, Lezan KESKİN. SUNAN: Melek ŞAHİNOĞLU. Malatya Devlet Hastanesi Uzman Diyabet Eğitim Hemşiresi

Melek ŞAHİNOĞLU, Ümmühan AKTÜRK, Lezan KESKİN. SUNAN: Melek ŞAHİNOĞLU. Malatya Devlet Hastanesi Uzman Diyabet Eğitim Hemşiresi DİYABET HASTALARININ HASTALIK ALGI DÜZEYLERİNİN BELİRLENMESİ Melek ŞAHİNOĞLU, Ümmühan AKTÜRK, Lezan KESKİN SUNAN: Melek ŞAHİNOĞLU Malatya Devlet Hastanesi Uzman Diyabet Eğitim Hemşiresi Amaç: TURDEP-2

Detaylı

KADIN ÜROLOJİSİ/Female Urology

KADIN ÜROLOJİSİ/Female Urology KADIN ÜROLOJİSİ/Female Urology STRES İNKONTİNANS CERRAHİ YAKLAŞIMLARDAN VAJİNAL DUVAR ASKI, TANSİYONSUZ VAGİNAL TAPE VE BURCH KOLPOSÜSPANSİYON YÖNTEMİNİN KLİNİK BAŞARI VE ÜRODİNAMİK BULGULAR AÇISINDAN

Detaylı

Ölçüm Aletleri Çalışması ş Sonuçları. Hastalıkları Derneği

Ölçüm Aletleri Çalışması ş Sonuçları. Hastalıkları Derneği Türkiye 2012 Ev Kan Basıncı Ölçüm Aletleri Çalışması ş Sonuçları Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği 25 Nisan 2013-Antalya Çalışmalar PATENT HINT SALTURK PATENT 2 SALTURK 2 Amaç (Patent 2)

Detaylı

Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır.

Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır. Bölüm 9 Astım ve Gebelik Astım ve Gebelik Dr. Metin KEREN ve Dr. Ferda Öner ERKEKOL Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır. Erişkinlerde astım görülme

Detaylı

Şanlıurfa il merkezinde Suriyeli mülteci kadınların üreme ve ruh sağlığı ihtiyaçları; Suriyeli mültecilerin sağlığını geliştirme modeli

Şanlıurfa il merkezinde Suriyeli mülteci kadınların üreme ve ruh sağlığı ihtiyaçları; Suriyeli mültecilerin sağlığını geliştirme modeli Şanlıurfa il merkezinde Suriyeli mülteci kadınların üreme ve ruh sağlığı ihtiyaçları; Suriyeli mültecilerin sağlığını geliştirme modeli Prof.Dr. Zeynep ŞİMŞEK Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı

Detaylı

İSTANBUL VE ANKARA'DAKİ BİR GRUP ASKER ARASINDA SİGARA İÇME SIKLIĞI VE BUNU ETKİLEYEN FAKTÖRLER

İSTANBUL VE ANKARA'DAKİ BİR GRUP ASKER ARASINDA SİGARA İÇME SIKLIĞI VE BUNU ETKİLEYEN FAKTÖRLER İSTANBUL VE ANKARA'DAKİ BİR GRUP ASKER ARASINDA SİGARA İÇME SIKLIĞI VE BUNU ETKİLEYEN FAKTÖRLER Dr. Bilal BAKIR (*), Dr. Mahir GÜLEÇ (*), Dr. Nazmi TÜMERDEM (*), Dr. Mustafa ÖZER (**), Dr. Selim KILIÇ

Detaylı

POLİKİSTİK OVER SENDROMU VE GENİTAL KANSER İLİŞKİSİ

POLİKİSTİK OVER SENDROMU VE GENİTAL KANSER İLİŞKİSİ POLİKİSTİK OVER SENDROMU VE GENİTAL KANSER İLİŞKİSİ Prof. Dr. Fırat ORTAÇ Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum AD. Jinekolojik Onkoloji Departmanı Polikistik Over Sendromu(PKOS)

Detaylı

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065 Gençlerde Bel Ağrısına Dikkat! Bel ağrısı tüm dünyada oldukça yaygın bir problem olup zaman içinde daha sık görülmektedir. Erişkin toplumun en az %10'unda çeşitli nedenlerle gelişen kronik bel ağrıları

Detaylı

KESİTSEL ARAŞTIRMALAR

KESİTSEL ARAŞTIRMALAR KESİTSEL RŞTIRMLR KESİTSEL RŞTIRMLR PREVLNS RŞTIRMSI DURUM SPTM RŞTIRMSI ROSSSETIONL STUDY ROSSSETIONL SURVEY PREVLNE STUDY BSELINE SURVEY 1 2 Kesitsel çalışmalar, belirli bir populasyonda, belirli bir

Detaylı

Kadın İşeme Bozuklukları ve Prolaps Tedavisinde Östrojen in Yeri

Kadın İşeme Bozuklukları ve Prolaps Tedavisinde Östrojen in Yeri DOI:10.4274/kiud.02 Kadın İşeme Bozuklukları ve Prolaps Tedavisinde Östrojen in Yeri Murat Akand, Mustafa Kucur Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi, Üroloji Anabilim Dalı, Konya, Türkiye Giriş Alt üriner

Detaylı

The Study of Relationship Between the Variables Influencing The Success of the Students of Music Educational Department

The Study of Relationship Between the Variables Influencing The Success of the Students of Music Educational Department 71 Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, Yıl 9, Sayı 17, Haziran 2009, 71-76 Müzik Eğitimi Anabilim Dalı Öğrencilerinin Başarılarına Etki Eden Değişkenler Arasındaki İlişkinin İncelenmesi

Detaylı

EGZERSiziN DEPRESYON TEDAVisiNDEKi YERi VE ETKiLERi

EGZERSiziN DEPRESYON TEDAVisiNDEKi YERi VE ETKiLERi Spor Bilimleri Dergisi Hacettepe 1. ofsport Sciences 2004, 15 (1),49-64 Dave/li Derleme EGZERSiziN DEPRESYON TEDAVisiNDEKi YERi VE ETKiLERi Ziya KORUÇ, Perlearı BAYAR Hacettepe Üniversitesi Spor Bilimleri

Detaylı

OBEZİTE VE DEPRESYON. Prof. Dr. Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD.

OBEZİTE VE DEPRESYON. Prof. Dr. Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD. OBEZİTE VE DEPRESYON Prof. Dr. Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD. Obezite nedir? Obezite BKİ>30 kg/m² Çoğul etyolojili Kronik Tekrarlayıcı Yaşam kalitesini bozan Çeşitli

Detaylı

Huzurevinde yaşayan yaşlı bireylerin yaşam ARAŞTIRMA kalitesi ve depresyon (Research düzeyleri Report) ve etkileyen faktörler

Huzurevinde yaşayan yaşlı bireylerin yaşam ARAŞTIRMA kalitesi ve depresyon (Research düzeyleri Report) ve etkileyen faktörler Huzurevinde yaşayan yaşlı bireylerin yaşam ARAŞTIRMA kalitesi ve depresyon (Research düzeyleri Report) ve etkileyen faktörler HUZUREVİNDE YAŞAYAN YAŞLI BİREYLERİN YAŞAM KALİTESİ VE DEPRESYON DÜZEYLERİ

Detaylı

Yoğun Bakım Ünitesinde Gelişen Kandida Enfeksiyonları ve Mortaliteyi Etkileyen Risk Faktörleri

Yoğun Bakım Ünitesinde Gelişen Kandida Enfeksiyonları ve Mortaliteyi Etkileyen Risk Faktörleri Yoğun Bakım Ünitesinde Gelişen Kandida Enfeksiyonları ve Mortaliteyi Etkileyen Risk Faktörleri Emel AZAK, Esra Ulukaya, Ayşe WILLKE Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik

Detaylı

Çocuk Ýstismarýna Birimler Arasý Yaklaþým: Bir Olgu Sunumu

Çocuk Ýstismarýna Birimler Arasý Yaklaþým: Bir Olgu Sunumu OLGU SUNUMU Çocuk Ýstismarýna Birimler Arasý Yaklaþým: Bir Olgu Sunumu Multidisciplinary Approach to Child Abuse: A Case Report Muhammed Ayaz 1, Ayþe Burcu Ayaz 1 1 Uz.Dr., Sakarya Üniversitesi Týp Fakültesi

Detaylı