Kapsamlı Doğal Afet Risk Yönetimi Kursu KURS BİTİRME PROJESİ 22 EKİM 2 ARALIK Hazırlayan Ali Tolga ÖZDEN

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Kapsamlı Doğal Afet Risk Yönetimi Kursu KURS BİTİRME PROJESİ 22 EKİM 2 ARALIK 2007. Hazırlayan Ali Tolga ÖZDEN"

Transkript

1 Kapsamlı Doğal Afet Risk Yönetimi Kursu KURS BİTİRME PROJESİ 22 EKİM 2 ARALIK 2007 Hazırlayan Ali Tolga ÖZDEN ODTÜ Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü Ankara

2 İÇİNDEKİLER 1. GİRİŞ GENEL BİLGİLER (17) AĞUSTOS 1999 DEPREMİ ve ETKİLERİ ULUSAL AFET YÖNETİM SİSTEMİ ULUSAL AFET YÖNETİM SİSTEMİNİN GÜÇLÜ ve ZAYIF OLDUĞU TARAFLAR SONUÇ ve ÖNERİLER...10 YARALANILAN KAYNAKLAR...12 EKLER: EK EK EK EK EK

3 1. GİRİŞ Bu çalışma 22 Ekim 2 Aralık (2007) tarihlerinde düzenlenen Kapsamlı Doğal Afet Risk Yönetimi Eğitim Programı çerçevesinde hazırlanmıştır. Çalışma, eğitim programı sonucunda hazırlanan Kurs Bitirme Projesi dir. Projenin amacı, kurs süresince edinilen bilgilerin Türkiye özelinde değerlendirilmesidir. Bu amaçla çalışmada, Türkiye de yürürlükte olan mevcut afet yönetim sisteminin eleştirel bir bakış açısı ile değerlendirilmesi hedeflenmiştir. Değerlendirme, Türkiye de 1999 yılında meydana gelen Kocaeli Depremi ve bu depremin etkileri bağlamında ele alınmıştır. 2. GENEL BİLGİLER Türkiye, Kuzey yarımkürede, Avrupa ve Asya kıtalarının kesişme noktasında bulunan bir ülkedir. Türkiye'nin toprakları Kuzey paralelleri ve Doğu meridyenleri arasında yer alır. Ülke topraklarının büyük bir bölümü Anadolu yarımadasında, kalanı ise Balkan Yarımadası'nın uzantısı olan Trakya'da bulunur (http://tr.wikipedia.org, 2007). Yüzölçümü km² ( km² Asya'da, km² Avrupa'da) dir (www.tusp.saglik.gov.tr). Türkiye'nin üç tarafının denizlerle çevrili olması, dağların konumu ve yeryüzü şekillerinin çeşitlilik göstermesi, farklı özellikte iklim tiplerinin doğmasına yol açmıştır. Kıyı bölgelerinde denizlerin etkisiyle daha ılıman iklim özellikleri görülür. Kuzey Anadolu Dağları ile Toros Sıradağları, deniz etkilerinin iç kesimlere girmesini engeller. Bu yüzden iç kesimlerde karasal iklim özellikleri görülür (http://tr.wikipedia.org, 2007). Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2000 yılı nüfus sayım sonuçları Türkiye nüfusunun 67 milyon 804 bin kişi ( milyon erkek, milyon kadın) olduğunu göstermektedir (bakınız; EK-1). Türkiye nin yılları arasında ki demografik gelişimi nüfusun hızla arttığını ve aynı zamanda kentsel nüfus ile kırsal nüfus arasındaki dengeninde kırsal nüfus aleyhine değiştiğini ortaya koymaktadır (EK-1) yılı nüfus tahmini ise 72 milyon 974 bin dir (TÜİK, 2007) yılı için yapılan nüfus projeksiyonu ise nüfusun 96 milyonun üzerinde olacağını öngörmektedir (bakınız; EK-2). Türkiye de 2006 yılı itibari ile kişi başına düşen Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH) 7.890, 261 YTL (5.477 $) dır (TÜİK, 2007). TÜİK verileri Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) değerlerini ise 7.897, 638 YTL (5.482 $) olarak göstermektedir (TÜİK, 2007). Türkiye nüfusunun önemli bir kesimi tarım sektöründe faaliyet göstermekte iken (istihdam edilmektedir) (%48,4) hizmet sektörleri de ciddi bir istihdam oranı göstermektedir (% 33,5) (bakınız; EK-3). Ancak tarım sektöründe ki istihdam oranlarında görülen düşüş ve buna karşın hizmet sektörlerinde ki istihdam artışı ülkenin ekonomik profili ile ilgili önemli bir gösterge olarak ele alınabilir. Bu sektörlere göre sanayi sektörünün (%13,3) daha düşük oranda olması da başka önemli bir göstergedir. Ülkenin genç ve büyük nüfus yapısı, pek çok doğal güzelliği olan farklı coğrafi özellikleri ve dinamik ekonomik kalkınma çabaları ile küreselleşen dünyada yerini almaya çalışması gelişmekte olan ülkeler sınıfında gösterilen Türkiye için önemli avantajlar getirdiği gibi bir takım önemli dezavantajlarda getirmektedir. Gerek toplumun sosyo-ekonomik yapısı gerekse de fiziksel (inşa edilmiş) çevrenin kırılgan (etkilenebilir) ve zayıf yapısı ülkede meydana gelen pek çok doğal olayın afete 1 dönüşmesine neden olmaktadır. Binlerce yıllık tarihine bakıldığında ülkemiz jeolojik özellikleri, topoğrafik yapısı ve iklim özellikleri nedeniyle 1 Afet; insanlar için fiziksel, ekonomik ve sosyal kayıplar doğuran, normal yaşamı ve insan faaliyetlerini durdurarak veya kesintiye uğratarak toplulukları etkileyen topluluğun kendi imkan ve kaynaklarını kullanarak üstesinden gelemeyeceği doğal, teknolojik veya insan kökenli olaylar olarak tanımlanmaktadır (Özmen, 2007). Afet, risk sürecinin bir özelliğidir. Tehlikeler, hasar görebilirlik, yetersiz kapasite veya riskin muhtemel olumsuz sonuçlarını azaltacak yetersiz önlemlerin birleşmesinden meydana gelir (Genel Terimler, Kurs Kaynakları, 2007). 3

4 doğal afetleri 2 sıkça yaşamış ve bunlardan en çok etkilenmiş ülkelerden birisidir (Özmen, 2007; Selçuk, 2000). Doğal afetler, tekrar eden bir biçimde çok sayıda ölümlere yol açtıkları, nüfusun önemli bir bölümünü etkiledikleri (Mechler, 2007) ve özellikle bir takım gelişmekte olan ülkelerde çarpık kentleşme, kontrolsüz nüfus yoğunlaşması ve denetimsiz yapılaşmanın ciddi etkileriyle de (Selçuk, 2000) önemli sosyal, ekonomik ve uzun vadeli kalkınma kayıplarına yol açtıkları için önemli bir sorun oluşturmaktadır. Gelişmekte olan bir ülke olan Türkiye de bu kayıplardan çok fazlaca etkinmektedir. Bu konudaki istatistikler incelendiğinde, doğal afetlerin her yıl gayri safi milli hasılanın % 1 i oranında doğrudan ekonomik kayba yol açtığı görülmektedir. Ancak doğrudan ekonomik kayıpların yanında pazar kaybı, üretim kaybı, işsizlik gibi dolaylı ekonomik kayıplar da göz önünde bulundurulduğunda toplam kaybın gayri safi milli hasılanın % 1 inden daha büyük olduğu tahmin edilmektedir. (Özmen, 2007) Ülkemizin en çok maruz kaldığı afetler depremler, seller, heyelanlar, yer altı su hareketleri, fırtınalar, kuraklık, çığ ve kaya düşmeleri olarak sayılabilir (Özmen 2007; Yazıcı, 2007). Uluslararası alanda afet bilgileri konusunda önemli bir kaynak olan Emergency Disasters Data Base (Em-dat) tarafından hazırlanan Türkiye nin Doğal Afet Profili Özet Tablosu ülkenin karşılaştığı afetleri ve ortaya çıkan zararı göstermektedir (Em-dat, 2006) (bakınız EK-4) yılında yayınlanan Habitat II raporuna göre (National Report and Plan of Action, Turkey, June 1996) ülkede meydana gelen doğal afetler neticesinde son 70 yılda yıkılan (veya ağır hasarlı) yapı sayısı olarak belirtilmektedir. Bu rapora göre hasarın %66 sı depremlerden kaynaklanırken, seller %15 oranında ve heyelanlar %10 oranında hasara neden olmuştur. Özmen ise 2003 yılında yayınladığı tabloda bu hasarların daha da arttığını göstermiştir (Özmen, 2007) (bakınız EK-5). Ülkemiz, dünyanın en önemli deprem kuşaklarından biri olan Alp Himalaya deprem kuşağı üzerinde bulunmaktadır. Tarihin en eski çağlarından günümüze kadar ülkemizde pek çok büyük depremin meydana geldiği ve bu depremler nedeniyle de ülkemiz üzerinde yaşayan uygarlık izlerinin yok olduğu bilinen bir olgudur (Şengezer, Kansu, 2001). Son 60 yıl ile ilgili tarihi veriler göstermiştir ki Türkiye de afetlerin yol açtığı bütün yapısal hasarın üçte ikisi depremler nedeniyle olmuştur (Yazıcı, 2007). Ülkemizde ortalama 1.1 yılda bir yıkıcı deprem (Selçuk, 2000) ve ortalama olarak 5 yılda bir de IX ve X şiddetinde büyük depremler meydana gelmektedir (Şengezer, Kansu, 2001). Mevcut deprem bölgeleri haritasına göre, ülkemiz topraklarının %96 sı değişik oranlarda riske sahip deprem bölgeleri içinde bulunmaktadır ve nüfusun %98 i bu deprem bölgelerinde yaşamaktadır (Yazıcı, 2007). Kısaca Türkiye yüksek deprem tehlikesi 3, ülkede bulunan yapılar ve bu yapılar içerisinde yaşayanlar da yüksek deprem riski altındadır (Pampal, 2006). 2 Doğal afetler; genellikle risk altındaki bir toplumu etkileyen olağanüstü bir doğal olayın sonucu ve/veya jeofizik nedenlerin tetiklediği ve maruz kalan toplumun kendisiyle başa çıkma imkanını aşan ve dış yardıma gerek duyacağı şekilde etkileyen olağanüstü bir olay şeklinde nitelendirilir (Mechler, 2007). Korumasız toplulukları ve coğrafi bölgeleri etkileyen, önemli hasarlara, aksamalara ve olası kayıplara sebep olan, zarar gören toplumun normal işleyişini olanaksız kılan anormal ve seyrek gerçekleşen bir tehlikenin meydana gelmesi doğal afet olarak nitelenebilir. Ekonomik açıdan bir afet insani, fiziki ve mali sermaye olarak kayıpların bir çeşit birleşimi ve reel ekonomide gelir ve yatırım, tüketim, üretim ve istihdam gibi ekonomik etkinliklerde bir azalma demektir (Genel Terimler, Kurs Kaynakları, 2007). 3 Tehlike; insan toplulukları için olumsuz etkiler doğurması mümkün olan doğal, teknolojik ve insan kökenli olayların tümü tehlike olarak tanımlanabilir. Diğer bir deyişle tehlike doğal, teknolojik veya insan kökenli olan ve fiziksel, ekonomik, sosyal kayıplara yol açabilecek tüm olayları ifade eder (Özmen, 2007). Tehlikeler gelecekteki tehditleri gösteren gizli koşullar içerebilir ve tehlikelerin farklı kökenleri olabilir: doğal (jeolojik, hidrometeorolojik ve biyolojik) ve/veya insan sürecinin neden olduğu (çevresel bozunum ve teknolojik tehlikeler). Tehlikeler kökenine ve etkilerine göre tek, sıralı (ardışık) veya birleşik olabilir. Her tehlike yeri, şiddeti, sıklığı ve olasılığı ile nitelendirilir (Genel Terimler, Kurs Kaynakları, 2007). 4

5 3. (17) AĞUSTOS 1999 DEPREMİ ve ETKİLERİ Türkiye nin en aktif fay hatlarından belkide en önemlisi olan ve tarih boyunca büyük ve yıkıcı depremler üreten Kuzey Anadolu Fayı (KAF) 17 Ağustos 1999 tarihinde Kocaeli ili merkez üssü olan 7,4 büyüklüğünde bir deprem meydana getirmiştir. Ekonomik ve sosyal boyutları büyük yıkıma, can kaybına ve mali kayıplara sebep olmuş bu afeti kimi otoriteler asrın felaketi olarak tanımlamışlardır (Yazıcı, 2007). Bu depremden çok kısa bir süre sonra (12 Kasım 1999) aynı fay hattı üzerinde merkez üssü Bolu-Düzce olan ve büyüklüğü 7.2 olan ikinci bir deprem meydana gelmiştir. Her iki depremin ortaya çıkardığı yıkımın tablosu şu şekilde özetlenebilir; vatandaşımız hayatını kaybetmiş, vatandaşımız yaralanmış, konut, işyeri yıkılmış veya ağır hasar almıştır konut, işyeri orta derecede, konut, işyeri ise hafif derecede hasar görmüştür. Yalnızca yapılarda meydana gelen hasarın yol açtığı ekonomik kaybın 57.2 trilyon TL olduğu belirlenmiştir. Kocaeli depreminin ilk tahminlere göre finansal kaybı toplam hasar olarak 10 milyar USD (ABD Doları-$) olduğu düşünülmektedir (Selçuk, 2000). Türkiye ekonomisinin %35 i, sanayisinin %45,2 si, ticaretinin %34,6 sı depremden etkilenmiştir. Bunun yanı sıra sigorta sektörünün kaybı yaklaşık olarak 2 katrilyon TL olarak hesaplanmaktadır. Toplam nüfusun %23 ünün yaşadığı, Türkiye Gayri Safi Milli Hasılasının depremden etkilenen 7 ilde (Kocaeli, İstanbul, Adapazarı, Bursa, Bolu, Düzce, Yalova) %35 ini oluşturan Doğu Marmara da meydana gelen şiddetli deprem, yaygın bir alana dağınıklığı ve çok sayıda yerleşim ve sanayi birimlerine vermiş olduğu hasarlarla Türkiye deki tüm sistemlerin böyle bir afete hangi boyutta hazırlıklı olduğunu veya olmadığını ortaya koymuştur (Selçuk, 2000). Depremin kısa ve uzun dönem makroekonomik etkilerinin ilk formel analizi Selçuk ve Yeldan (1999) tarafından yapılmıştır (Güvel, 2001). Buna göre Türkiye Ekonomisi nin Ağustos 1999 Depremi sonrası uzun dönem dengesine dönüş patikasını analiz etmek amacıyla, bir ekonomik modelleme yöntemi kullanılarak yapılan simülasyon sonuçlarında, herhangi bir politika uygulanmadığı durumda toplam çıktı (GSYH) düzeyinin %1.3, toplam tüketim harcamalarının %1.4 ve toplam yatırım harcamalarının da %0.8 azalacağı öngörülmüştür. Dış açık ise %4.4 artacak ve bu özel sektör dış borçlanması (ÖSDB) ile finanse edilecektir. Buna bağlı olarak ÖSDB de %3.3 artacaktır (Güvel, 2001). Kocaeli depreminin yukarıda bahsedilen fiziksel ve ekonomik kayıpları hem ülke insanı üzerinde hem de ülke ekonomisi üzerinde derin izler bırakmış ve bu olumsuz etkiler halen daha sürmektedir. Depremin birde sosyal ve psikolojik etkileri bulunmaktadır. Bu etkilerde orta ve uzun vadede kendisini daha çok hissetirmekte ve sonuçları depremden yıllar sonra daha net olarak görülmeye başlanmaktadır. Öncelikle toplumda oluşan güvensizlik hissi, depremi yaşayanlarda görülen afet sonrası strese bağlık travmatik bozukluklar, özellikle kadınlarda ve çocuklarda gözlemlenen psikolojik rahatsızlıklar aslında depremin fiziksel ve ekonomik hasarları kadar önemlidir. Çünkü bu etkiler yavaş yavaş ve gizlice oluşmakta, ortaya çıkışlarıda aniden olmamaktadır. Bu nedenle etkileri, boyutları ve sonuçlarıda önceden tahmin edilememektedir Kocaeli Depremi tüm bu olumsuzluklar yanında önemli de bir fırsat penceresi açmıştır. Yaşanan ağır bedele karşın, bu depremle elde edilen deneyimler ülkenin afet ve deprem algısını yeniden sorgulamasına, tüm kurum ve kuruluşları ile afet yönetim sisteminin masaya yatırmasına, eksikliklerini tespit etmesine sebep olmuştur. Böylece afet tehdidi ve bu tehdidin yaratabileceği tüm riskleri 4 analiz etme, sentezleme ve risk azaltımı 4 Risk; doğal veya insan kaynaklı tehlikeler ve afete maruz şartlar arasındaki etkileşimden kaynaklanan zararlı sonuçların veya beklenen kayıpların (ölümler, yaralanmalar, kesintiye uğramış geçim, ekonomik faaliyet veya hasar görmüş çevre) olasılığı. Klasik tarife göre Risk = Tehlike x Hasargörebilirlik olarak belirtilir (Genel Terimler, Kurs Kaynakları, 2007). Risk sözcüğü; gelecekteki belirli bir zaman içerisinde, belirli bir tehlikenin, 5

6 için gereken stratejileri oluşturma ve uygulama yolunu açacak önemli gelişmeler olmuştur. Ancak yapılan çalışmaların sürdürülebilirliği son derece önemlidir. Bu nedenle de ulusal afet yönetim sistemimizin daha etkin ve sürekli olabilmesi için neler yapılması gerektiği bugünde tartışılmaya devam edilen bir konudur. 4. ULUSAL AFET YÖNETİM SİSTEMİ Ulusal Afet Yönetim Sistemimizin işleyişinde ve kurgusunda görülen güçlü ve zayıf yönleri ele almak ve buna gerek ulusal ölçekteki gerekse de uluslararası ölçekteki yaklaşımlar ışığında eleştirel bir bakış ile öneri getirmek bu çalışmanın hedefidir. Öncelikle bu konuda bir fikir geliştirmeden önce bu bölümde Ulusal Afet Yönetim Sistemimizin yapısını ve işleyişini ele almak doğru olacaktır. Bu anlamda, afet yönetimi kavramını açıklamak gerekmektedir. Polat Gülkan a (2007) göre afet yönetimi; Afetlerin önlenmesi ve zararlarının azaltılması amacıyla bir afet olayının, zarar azaltma, önceden hazırlık, müdahale ve iyileştirme safhalarında yapılması gereken çalışmaların planlanması, yönlendirilmesi, koordine edilmesi, desteklenmesi ve uygulanabilmesi için toplumun tüm kurum ve kuruluşlarıyla, kaynaklarının bu ortak hedefler doğrultusunda yönetilmesini gerektiren çok geniş bir kavramdır. Oktay Ergünay (2007) ise afet yönetimini çağdaş araştırma-geliştirme, mühendislik, planlama ve yönetim teknolojilerini kullanarak, doğal, teknolojik veya insan kökenli olaylardan, insan topluluklarının fiziksel, sosyal, ekonomik ve psikolojik kayıplara uğramaması veya olası kayıpların en düşük düzeyde tutulmasını sağlayan ve kendine özgü kural ve yöntemleri olan, çok yönlü, çok aktörlü, çok disiplinli ve dinamik bir yönetim şekli olarak tanımlamaktadır. Sözlük anlamı ise kısaca bütün düzeylerde bir afetin çeşitli evreleriyle ilgili politika, idari kararlar ve çalışmalara ait faaliyetlerin tamamı olarak yer almaktadır. Bülent Özmen (2007) afet yönetiminin yukarıda bahsedilen faaliyetler bütününü aşağıdaki safhaların birbirini takip ettiği ve sürekliliği olan bütünleşik bir yönetim olarak tanımlamaktadır. Buna göre afet yönetimi; 1. Zarar azaltma, 2. Önceden hazırlık, 3. Kurtarma ve ilk yardım, 4. İyileştirme, 5. Yeniden inşa safhalarının bütünü olarak tanımlanmaktadır. Ulusal Afet Yönetim Sistemimiz de bu çerçevede şekillenmiş ve faaliyetlerini sürdürüren bir kurguya sahiptir. Afet yönetim sisteminde görev alan en temel kurumlar Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Afet İşleri Genel Müdürlüğü, Başbakanlık Türkiye Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğü, İçişleri Bakanlığı Sivil Savunma Genel Müdürlüğü ve Kızılay Genel Müdürlüğü olarak belirtilebilir (Özmen, 2007). Polat Gülkan (2007) ülkemizde afet konusundaki teşkilatlanmayı merkezi ve taşra teşkilatları olmak üzere temelde ikiye ayırmıştır. Buna göre Merkezi Teşkilat, Afetler Merkez Koordinasyon Kurulu-Türkiye Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğü 5 -Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi 6 olarak üç temel ayağı olan bir teşkilattır. bu tehlikeye maruz olan değerler veya tehlike altındaki unsurlara bunların zarar veya hasar görebilirliklerine bağlı olarak, verebileceği zararları ifade eder (Özmen, 2007). 5 Bakanlar Kurulu nun tarih ve 583 sayılı kararı ve yeniden düzenlenen tarih ve 600 sayılı kararı ile teşkil edilen bir başkanlıktır (Gülkan, 2007). Görevleri ülke güvenliğini etkileyecek ölçekteki deprem, heyelan, kaya düşmesi, yangın, kaza, meteorolojik afet, nükleer ve kimyasal madde kazaları ve göç hareketleri ile ilgili acil durum yönetiminin ülke düzeyinde etkin bir şekilde gerçekleştirilmesi için gerekli önlemleri almak ve acil durum yönetimi gerektiren olayların oluşumundan önce alınacak önlemler, olay sırasında 6

7 Afetler Merkez Koordinasyon Kurulu adı altında örgütlenen ve Bayındırlık ve İskan Bakanlığı nca hazırlanan 88/12777 sayılı Yönetmelikle bir afetin il sınırlarını ve imkanlarını aşması halinde merkezde kurulması ön görülen yapılanma bir afet yönetim merkezidir. Genel hayatı geniş ölçüde etkileyen afetlerde Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Müsteşarının başkanlığında Milli Savunma Dışişleri İçişleri Maliye ve Gümrük Milli Eğitim Gençlik ve Spor Sağlık Ulaştırma Tarım Orman Çalışma ve Sosyal Güvenlik Sanayi ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarının müsteşarları ile Türkiye Kızılay Derneği Genel Başkanı veya Genel Müdüründen teşkil edilen Afetler Merkez Koordinasyon Kurulu kurulur. Genelkurmay Başkanlığı nın sorumlulukları ile ilgili konularda Genelkurmay Başkanlığı temsilcisi de katılır (Gülkan, 2007). Bu noktada ilgi çekici tespit ise yukarıda bahsedilen ve merkezi teşkilatın üç temel ayağını oluşturan yapılanmaların görev-yetki ve sorumlulukları birbirinin hemen hemen aynısı olduğudur (Gülkan, 2007). EK-6 da Murat Balamir (2007) bu yapılanmanın şemasını göstermiş ve bu modelde yetki ve sorumlulukların merkezde toplanmış olduğunu, yönetim ağacının dış çevrelerine gittikçe bu yetki ve sorumlulukların hızla azaldığını işaret etmiştir. Balamir e göre bir afet durumunun ilan edilmesi ile, tüm yetki ve kaynakların merkezi yönetim kumandasında toplanması ve belediyelerin tüm yetkilerinin ellerinden alındığı Türkiye de, mevcut afet yönetimi yapısı bu modelin çok iyi bir örneğidir. Taşra Teşkilatının yapılanmasında ise Bayındırlık ve İskan Bakanlığı (Afet İşleri Genel Müdürlüğü) ise 7269 sayılı Kanun gereği olarak 88/12777 sayılı Yönetmelikle, afet yönetimi ve afete müdahale için il ve ilçelerde Acil Yardım Taşra Teşkilatına bağlı Afet Acil Yardım Hizmet Gruplarını kurmuştur (Gülkan, 2007). Buna göre illerde İl Acil Yardım Teşkilatı Valinin veya görevlendireceği Vali Yardımcısı başkanlığında ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının katılımı ile oluşur. İlçelerde ise İlçe Acil Yardım Teşkilatı kaymakamların başkanlığında ilgili kurum ve kuruluşlardan oluşur. Her iki Bakanlığın ayrı Tüzük ve Yönetmeliklerle teşkil ettiği bu servis ve ekiplerin kurtarma ve ilk yardım faaliyetlerinde istenilen randımanı verememesi üzerine, İçişleri Bakanlığı 97/13 No lu Genelge ile servis ve ekipler arasında koordineyi sağlayacak üçüncü bir teşkilatlanmaya gitmiştir. İl ve ilçelerde Acil Yardım ve Kurtarma Ekiplerini kurmuştur. Bütün bu teşkillerin il/ilçede yönetilmesi ve kullanılma sorumluluğu ise mevcut mevzuat ve genelgelere göre il/ilçe mülki amirlerine verilmiştir. yapılacak arama, kurtarma ve yardım faaliyetleri ve olay sırasında gerçekleştirilecek iyileştirme çalışmalarını yürüten kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlamaktır. 6 Başbakanlık tarafından hazırlanan 96/8716 sayılı Yönetmelikle bir kriz halinde (afetler dahil) merkezde teşkili ön görülen yönetim merkezidir tarih BKYM-6 sayılı yazı ile Türkiye Acil Durum Yönetim Genel Müdürlüğü ne bağlı bir birim haline getirilmiştir. 7

8 Ulusal Afet Yönetim sisteminin ortaya koyduğu en belirgin özelliği merkeziyetçi yapısıdır. Buna göre tamamen kamu kurum ve kuruluşlarından oluşan sistem, en tepeden aşağı doğru inen yönetim yapısına sahiptir. Buna göre üste çıktıkça yetki ve sorumluluk artarken, aşağıya, mahalli ölçeğe indikçe bu sorumluluk azalmaktadır. Sivil Toplumun ve Sivil Toplum Kuruluşlarının, Özel Sektörün bu yapılanma içerisinde görev tanımı belirsizdir. Dolayısıyla sivil toplum katılımından bahsetmek mümkün görünmemektedir. Bu yapısı ile sistem klasik merkeziyetçi afet yönetim sistemi olarak adlandırılabilir. Balamir e göre (2007), afet yönetiminin bir başka organizasyonel boyutu, yönetimlerin genel davranış biçimleri ve afet olayına ilgilerinin yoğunlaşması ile bağıntılıdır. Bu ya re-active -olay sonrasında çözüm arayışı- ya da pro-active -olay meydana gelmeden önlem almaşeklindedir. Önceden önlem alma davranışının egemen olması için, yerel yönetimlerin rolü kaçınılmazdır. Zararların azaltılması 7 çabaları, ancak yerel tehlike koşullarının belirlenmesi ve uygun önlemlerin alınması halinde etkili olabilir. Bunun için sorumluluk ve yetkiler yerel yönetimler ve toplumlara ait olmalıdır. Diğer bir deyişle, her yönetim düzeyi için re-active ve pro-active davranışlarının farklı öncelikleri vardır. Türkiye de ki sistem gerek kurgusundan kaynaklanan yaklaşımlar, gerekse de yaşanan deneyimler ışığında re-active olarak tanımlanabilir. Dolayısıyla olay meydana geldikten sonra müdahale etmek, yara sarmak ve iyileştirme faaliyetleri ile yeniden yapım faaliyetleri olarak tanımlanan afet yönetim safhaları uygulanmaktadır. Genellikle ülkemizde ki sistem sorumluluklar açısından merkezi olarak kabul edilir ve bunun en temel özelliği yönetim düzeyleri arasındaki karşılıklı ilişki empoze edici/ emredici olarak tanımlanır. Türkiye de merkezi idarenin görevleri empoze edici olup; alt seviyelerdeki yönetimden görüş veya bilgi alınması gerekli görülmemektedir (Balamir, 2007). Bunun sonucu olarak da daha öncede bahsedildiği üzere sivil toplumun ve özel sektörün bu yapılanma içerisinde yer alması mümkün görünmemektedir. Ancak 1999 Kocaeli Depremi sonrasında yaşanan süreçde ulusal afet yönetim sistemi tartışmaya açılmıştır. Özellikle iki önemli gelişme ve/veya konu bu tartışmanın ortaya çıkmasında etken olmuştur. Birincisi, 1999 depremlerinin ülke üzerinde bıraktığı derin izler, ağır hasar ve yıkıntıların altından çıkan mevcut sistemin eksikleri ve açıkları bu tartışma için önemli bir fırsat doğurmuştur. İkincisi ise, uluslararası alanda afet yönetimine bakış açılarında meydana gelen önemli değişimler ve klasik merkeziyetçi afet yönetim modeli yerine Afet Risk Yönetiminin 8 hakim görüş olarak benimsenmesi çabalarıdır. Bu fırsatın nasıl değerlendirildiği ise bir başka tartışma konusu olabilir. Bu noktaya kadar, çalışmanın ana hedefi olan mevcut ulusal afet yönetim sisteminin yapısı özetle aktarılmaya çalışılmıştır. Sonraki bölümlerde ise bu sistemin güçlü ve zayıf noktaları aktarılmaya ve iyileştirme için öneri oluşturulmaya çalışılacaktır. 7 Zarar azaltma; Doğal afetlerin, çevresel tahribatın ve teknolojik afetlerin olumsuz etkilerini sınırlamak için alınan yapısal ve yapısal olmayan önlemler (Sözlük, Kurs Kaynakları, 2007). 8 Afet risk yönetimi; Doğal afetlerin ve bunlarla ilgili çevresel ve teknolojik afetlerin etkilerini azaltmak üzere idari kararların, kuruluşun, politikayı yönetmek için işletme becerileri ve yeteneklerinin, stratejilerin ve baş etme kapasitelerin sistematik yönetimi. Bu, afetlerin olumsuz etkilerinden sakınmak (önleme) veya bu etkileri sınırlamak (zarar azaltma ve hazırlık) dahil yapısal ve yapısal olmayan her türlü faaliyetlerden oluşur (Sözlük, Kurs Kaynakları, 2007). 8

9 5. Ulusal Afet Yönetim Sisteminin Güçlü ve Zayıf Olduğu Taraflar Gerek yaşanan deneyimler gerekse de gelişen teknoloji ve haberleşme sistemleri afet yönetiminde en önemli eksiğin koordinasyon olduğunu ortaya koymuştur. Oktay Ergünay a (2007) göre ülkemizde ki mevcut afet yönetim sisteminin en önemli eksikliklerinin başında merkezi sistemde yaşanan koordinasyon eksikliğidir. Buna göre merkezi düzeyde, etkin bir işbirliği ve koordinasyonun sağlanabilmesi, herşeyden önce, mevcut çok başlılık ve karmaşanın ortadan kaldırılmasıyla mümkündür. Gerek merkezi ve gerekse yerel düzeyde etkin bir işbirliği ve koordinasyon sağlamanın en akılcı yolu, zarar azaltma ve müdahalenin planlanması aşamasında başlar. Ergünay a göre unutulmaması gereken, afet yönetiminin her aşamasında kurumsal veya bireysel başarının olamayacağı gerçeğidir. Sistem bütünüyle etkin ve verimli olamadığı taktirde, başarılı bir faaliyet söz konusu olamayacaktır. Polat Gülkan da (2007) bu konuda aşağıda ki tespitlerde bulunmaktadır; Yaşanan son deneyimler, özellikle afete müdahale aşamasının, çok kritik olan ilk günlerinde, gerek merkezi ve gerekse il düzeyindeki organlar arasında zamanında, hızlı ve etkili olarak işleyen bir işbirliği ve koordinasyonun kurulamadığını göstermektedir. İl düzeyinde sık değişen kamu görevlileri, ne ilin mevcut afet planını ve nede il de mevcut olan yerel kapasiteyi bilmedikleri, ortak bir problem olarak, her afet olayından sonra, gündeme gelmektedir. Bu durum, bir çok il de, afet müdahale planlarının kullanılamamasına, neden olmaktadır. İllerde plan hazırlamaktan sorumlu olan il yöneticileri, aşırı iş yükü ve bilgisizlik nedenleriyle planlamaya yeterince önem vermemekte ve genellikle planlar, merkezi yönetimin talebi olursa, 3-4 yılda bir güncelleştirilebilmektedir. Planlama süreci ise tamamen yanlış algılanmakta ve planlar bir yasak savma mantığı ile hazırlanmaktadır. Hazırlanan müdahale planları ise, eylem (uygulama) planı niteliğinde olmayıp, yalnızca görev, yetki ve sorumlulukları gösteren genel çerçeve planlar şeklinde yapılmaktadır. (Gülkan, 2007) Türkiye de ki sistem yukarıdan aşağı doğru karar verme süreçleri olan merkezi bir sistemi oluşturmaktadır. Daha öncede belirtildiği üzere bu sistemede en yetkili ve karar alıcı kısım en tepede olup, aşağıya indikçe yetki ve karar alma paylaşımı azalmaktadır. Dolayısıyla yerele doğru inildikçe afet yönetim sistemine katılım ya çok küçük ölçekde ya da hiç olamamaktadır. Bu nedenle özellikle sivil toplum, karar alma ve yönetime doğrudan katılım açılarından mevcut sistemde genelde dışlanmaktadır. Bu konuda mevcut sistemin önemli eksikliklerinden birisini oluşturmaktadır. Bu konuda Murat Balamir (2007) yukarıdan aşağı doğru olan karar alma ve yönetim sürecinin ciddi zayıflıkları olduğunu vurgulamış ve şu tespitlerde bulunmuştur; Bu organizasyon biçimi; önceliklerin ve teşviklerin yerel toplumlar ve bireylerin oluşturduğu grupların, ya da sivil toplum kuruluşlarının (STK) görüşleri ile belirlendiği aşağıdan yukarıya ilkesine dayalı diğer organizasyon biçimlerinden farklıdır. Bu son biçimin daha uygun bir yöntem olduğu, son zamanlarda yaygın olarak kabul edilmekte ve daha sık ifade edilmektedir. Aşağıdan yukarıya stratejisinin, zararların azaltılması ve afete hazırlıklı olma konularında daha etkin sonuçlar sağladığı görülmektedir. İlişkileri yapılandırmanın bu ikinci şeklinde, yerel yönetimlerin rolü daha büyük bir önem taşımaktadır (Balamir, 2007). Mevcut sistemin önemli bir zayıf noktası da şimdiye kadar gelen süreçde gelenekselleşen yönetim anlayışı daha çok afet sonrası müdahale ve iyileştirme çabaları üzerine olup (proactive), risk azaltımı ve hazırlık aşamalarının (re-active) afet yönetiminin çerçevesi içerisinde ele alınmayışıdır. Bu nedenle ağırlıklı olarak devlet tarafından yara sarma yaklaşımı daha çok kullanılmış, hem afet öncesi hemde afet sonrası çalışmaların bütüncül yaklaşımlar olduğu genellikle göz ardı edilmiştir. Polat Gülkan a (2007) göre afetlerde önemli olan, halkın bir an önce normal yaşama dönmesini sağlayıcı önlemleri almak iken, halkın uzun süre her ihtiyacının devlet tarafından karşılanması doğru bir politika değildir. Bunun sonucunda da yaşanan deneyimler göstermiştir ki bireylerin ve toplumun bilgilendirilmesi-bilinçlendirilmesi 9

10 konuları yeterince ele alınmamış, toplumun kaderci bir anlayışı sürdürmesi engellenememiştir. Afet yönetimi yaklaşımında devlet tek ve en yetkili kurum olurken, toplum tarafından da Devlet Baba yaklaşımı ile herşeyin devletten beklenmesi bir kültür olmuştur. Dolayısıyla risk paylaşımı yeterince yerine getirilememiştir. Kaldı ki afete müdahale ve iyileştirme süreçleri her ne kadar afet sonrası çalışmalar olarak görülse de bu aşamalarda etkili müdahale sağlanabilmesi ve başarılı olunabilmesi için afet önceside bir takım hazırlıklar tamamlanmalıdır. Bu açıdan ülkemizdeki mevcut sistemde göze çarpan eksikliklerden biriside özellikle yerel yönetimler ve iller bazında bu hazırlık süreçlerinin yeterince tamamlanamamasıdır. Bu duruma en son örnek olacak afet ise 2003 yılında Bingöl de yaşanan deprem sonrası yapılan tespitlerde gözlemlenebilir. Polat Gülkan a (2007) göre afette zamanında, hızlı ve etkili müdahale etmenin ön şartı olan, uygulanabilir afet müdahale planlarının hazırlanması, eğitimi, denenmesi konusunda illerimiz maalesef, bundan yıl öncesine oranla, hemen hiç yol kat edememişlerdir. Birkaç ilin dışında, Bingöl de dahil olmak üzere hiçbir ilimizde yeterli acil yardım malzemeleri stokları yoktur ve afet öncesinde hazırlık çalışmaları ciddiye alınmamaktadır. Mevcut sistemin güçlü ve avantaj sağlayacak yanları da kuşkusuz vardır. Öncelikle, mevcut sistem sahip olduğu bilgi ve deneyim ile, elindeki örgütsel kurgu ve kanunlar ile ciddi anlamda bir potansiyele sahiptir. Polat Gülkan ın (2007) belirttiği gibi Türkiye de, bütün eksikliklerine rağmen, afet yönetim sisteminin, zarar azaltma, hazırlıklı olma, olaylara müdahale ve daimi iskan aşamaları ile ilgili olarak hem yerel ve hem de merkezi düzeyde yapılması gereken faaliyetleri düzenleyen, bir çok yasa, tüzük, yönetmelik, standart v.b. gibi yasal araçlar mevcuttur. Bu araçların tümü, ülkenin afet yönetim sisteminin yasal temelini teşkil eder. Ancak çok dağınık olan bu yasal temelin, modern afet yönetim sistemlerinin çağdaş gelişimleri de dikkate alarak yeniden düzenlenmesi ve çeşitli sebeplerle hem merkezi ve hem de yerel düzeyde etkin olarak uygulanamadığı herkesçe kabul edilen sistemin, geliştirilmesine ihtiyaç vardır. Özellikle 1999 Kocaeli ve Düzce depremlerinden sonra pek çok alanda ve özellikle yönetimsel ve yasal alanlarda ciddi katkı sağlayacak girişimler başlatılmıştır. TAY-Türkiye Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğü nün kuruluşu, DASK- Doğal Afet Sigortaları Kanunu ve Yapı Denetim Kanunu bu girişimler arasında ilk akla gelenlerdir. Kısaca belirtmek gerekirse, mevcut sistemin elindeki potansiyel ciddi kazanımlar ve deneyimler ışığında, uluslararası bilgi birikimininde desteği ile geliştirilebilecek ve etkin hale getirilebilecek önemli bir potansiyele sahiptir. Önemli olan bu potansiyelin iyi kullanılması ve bunu sağlayacak siyasi otoritenin kararlılığıdır. 6. SONUÇ ve ÖNERİLER Çalışmanın son bölümü olan bu kısımda yukarıdaki bölümlerde aktarılmaya çalışılan bilgi ve görüşler ışığında Afet Yönetim Sistemimizin iyileştirilmesi için neler yapılabileceği tartışılmaya çalışılmıştır. Mevcut Afet Yönetim Sistemi için ortaya konulan problem alanlarını beş ana başlık altında toplamak mümkün olabilir. Buna göre; 1- Koordinasyonel-Yönetimsel eksikliklerden kaynaklanan problemler, 2- Hukuki-Kanuni eksikliklerden kaynaklanan problemler, 3- Uygulama-Sürdürülebilirlik konularında karşılaşılan problemler, 4- Finansal kaynak yaratma ile ilgili problemler, 5- Eğitim alanındaki eksiklikler nedeniyle karşılaşılan problemler, olarak belirtebileceğimiz temel problem alanları için geliştirilecek iyileştirme plan ve stratejileri önemli görünmektedir. 10

11 1. Koordinasyonel-Yönetimsel eksikliklerden kaynaklanan problemler Daha öncede belirtildiği üzere, özellikle geleneksel merkezi yönetim sisteminin zaafları ve eksikleri olan koordinasyon bozukluğu önemli bir problem oluşturmaktadır. Bu anlamda yukarıdan aşağı inen yönetim modeli yerine aşağıdan yukarı doğru çıkan yönetim modeli daha etkin kılınmalıdır. Bununla birlikte ideal olanın her iki yaklaşımıda dengeli ve beraber yürütebilmek olduğuda söylenebilir. Afet yönetimini gerek ulusal gerekse de uluslararası ihtiyaçlar, gelişmeler ve yaklaşımlar çerçevesinde Afet Risk Azaltımı Startejisi odaklı hale getirmek yönetimsel anlamda da önemli avantajlar sağlayacaktır. Afet yönetimini tek elde birleştirme çabaları olumlu görünmekte ve koordinasyon-yönetim kargaşasına çözüm getirebilir görünmektedir. Yetişmiş ve yetişmekte olan personeli de bu görüşler çerçevesinde eğitmek önemli olacaktır. Bu şekilde afet risk yönetiminde sürdürülebilirlik sağlanacaktır. 2. Hukuki-Kanuni eksikliklerden kaynaklanan problemler Özellikle kısaca Afet Kanunu olarak biline 7269 numaralı kanunun yenilenmesi veya günceli yakalamış, etkin bir yeni kanun olarak yeniden düzenlenmesi gerekmektedir. Ayrıca Sigorta ve Yapı Denetim Kanunları nın da daha verimli ve etkili kullanılabilmesi için gereken önlemler alınmalıdır. Bu konularda 1999 depremleri sonrası süreçde önemli adımlar atılmış, kanun ve yönetmeliklerdeki eksiklikler ortaya konulmuştur. Bu anlamda belkide atılacak ilk adım Yapı Denetim Kanunun eksikliklerini gidererek 19 pilot il uygulaması yerine 81 ilde de uygulanmasına geçilmelidir. Sigortacılığın daha aktif olarak sivil toplumda kullanımını teşvik edici yaklaşımlar geliştirilmelidir. Gerek Merkezi düzeyde gerekse de yerel düzeyde karar alma süreçlerine hem sivil toplumun hem de özel sektörün katılımı sağlanmalıdır. Bu amaçla gerek sivil toplum kuruluşlarına gerekse de özel sektöre risk azaltımı konularında ihtiyaç duyulduğu yöneticiler tarafından yeterince kavranmalıdır. Yetki paylaşımı hukuki ve kanuni alanlardaki problemlerin de çözümünde önemli rol oynayabilecektir. Ayrıca afet yönetim sistemi içerisinde rol alan tüm aktörlere yönelik mevcut kanun ve yönetmeliklerde risk azaltımı konularınada yer verilmelidir. Özellikle meslek odalarının bu çalışmalara doğrudan katılımı sağlanmalıdır. Ayrıca en üst ölçek olan ülke kalkınma planları yukarıda sayılan hedefler doğrultusunda, afet yönetimini içine alacak şekilde hazırlanmalıdır. 3. Uygulama-Sürdürülebilirlik konularında karşılaşılan problemler Özellikle hukuki süreçler ve kanun-yönetmelik uygulamalarının etkin olması, denetlenmesi ve ödüllendirme-cezalandırma araçlarının kullanımı risk azaltımı için önemli olacaktır. Kimi zaman ortaya çıkan durumlar ve edinilen tecrübeler ışığında her zaman kanun ve yönetmeliklerin olmasının çözüm olmadığı görülmüştür. Bunları uygulama araç ve yöntemleride en az kanunların kendileri kadar önem taşımaktadır. Ayrıca mevcut kanunyönetmeliklerin uygulaması takip edilerek, bu sistemin güncellenmeside sağlanmış olacaktır. Mevcut yapıda ortaya çıkan eksiklikler uygulamada daha iyi anlaşılacağı için, uygulama süreçleri güncelin yakalanması, bilgi ve teknolojinin takip edilmesi ve buna göre eksikliklerin giderilmesine olanak sağlayacaktır. Bu da gerek kanun ve yönetmeliklerin gerekse de bunların etkin bir şekilde uygulanmasının sürdürülebilirliğini sağlamış olacaktır. Genel anlamda sürdürülebilirlik kavramının bir alt bileşimi olan afet risk azaltımı yaklaşımı kendi içşinde de sürdürülebilir olmalıdır. 4. Finansal kaynak yaratma ile ilgili problemler Gerek risk azaltımı için starteji ve proje üretmede gerekse de bu çalışmnaların uygulanmasını sağlamada ciddi finansal gereksinimler duyulmaktadır. Toplumların afetlere dirençli hale getirilmesi için yapılacak çalışmalarda ihtiyaç duyulan kaynakların oluşturulması hem merkezi hemde yerel yönetimlerin çaba ve işbirliği ile olabilecektir. Özellikle kaynak yaratmada sadece ulusal değil uluslararası alanlarda da kaynak arayışı ve temini için 11

12 çalışmalar yapılmalı, stratejiler geliştirilmeli, merkezi ve yerel yönetimler tarafından teşvikler yapılmalıdır. Tüm bu stratejiler geliştirilirken şu konu dikkate alınmalıdır; her ne kadar afet öncesi çalışmalar toplum tarafından gereksiz harcamalar listesine konulsa da, afet olduktan sonra ihtiyaç duyulan finansal kaynakların yanında daha küçük bir tutar olduğu bilinmelidir. 5. Eğitim alanındaki eksiklikler nedeniyle karşılaşılan problemler Eğitim faaliyetleri afet risk yönetiminin ayrılmaz bir parçasıdır. Ancak afet eğitimi sağlamak ve bilinç oluşturmak sadece resmi (formal) eğitimin sorumluluğu değil aynı zamanda sivil toplumun ve gayri-resmi (informal) eğitim sistemininde önemli bir sorumluluğudur. Dolayısıyla eğitim alanında atılacak adımlar ve iyileştirmeler bir yandan resmi eğitimi güçlendirme (okulların, eğitim kurumlarının, eğitim müfredatının, altyapının iyileştirilmesi, yenilenmesi ve afet yönetiminin bu sistem içine entegrasyonu) yolu ile olurken, buna pararlel şekilde gayri-resmi eğitim (bireyden aileye, mahalleden ilçeye kadar farklı kategorilerde yerel eğitim, STKlar, özel sektörün) sistemininde güçlendirilmesi ve afet bilincinin kazandırılması gerekmektedir. Bilinçli olma ve bilgili olma süreçlerinin insan hayatında belli bir zaman dilimine ait eğitimle olmadığını, aksine hayat boyu eğitim stratejileri ile bunun daha etkin ve gerekli olduğu bilinmeli, eğitim stratejileri buna göre hazırlanmalıdır. Eğitimin ve bilinçlenmenin tüm araçları (görsel, yazınsal, işitsel) bu doğrultuda yapılandırılmalı, eğitimin sürdürülebilirliği sağlanmalıdır. Sonuç olarak, yukarıda belli bir takım başlıklar altında sınıflandırılmaya çalışılan problem alanları ve çözümler daha da geliştirilebilir ve başka alt başlıklara bölünebilir. Bu noktada afet yönetimi sisteminin döngüsel bir sistem olduğu, her zaman iki afet arasında yaşadığımız bilinci ile hareket edilmesi gerektiği unutulmamalıdır. Bu noktada son olarak belirtilmesi gereken, afet risk azaltımı yaklaşımının sürdürülebilir bir yaklaşım olduğu ve sürekli kendisini yenileyen, geliştiren bir yapısı olduğudur. Yararlanılan Kaynaklar: Balamir, M., 2007, Türkiye de Yerel Yönetim ve Risk Yönetimi, Kapsamlı Doğal Afet Risk Yönetimi Programı, Dünya Bankası Uzaktan Öğrenim Enstitüsü Ergünay, O., 2007, Afet Yönetiminde İşbirliği ve Koordinasyonun Önemi, Kapsamlı Doğal Afet Risk Yönetimi Programı, Dünya Bankası Uzaktan Öğrenim Enstitüsü Genel Terimler, 2007, Kurs Kaynakları, Kapsamlı Doğal Afet Risk Yönetimi Programı, Dünya Bankası Uzaktan Öğrenim Enstitüsü Gülkan, P., 2007, Türkiye de Afet Mevzuatı ve Örgütlenme, Kapsamlı Doğal Afet Risk Yönetimi Programı, Dünya Bankası Uzaktan Öğrenim Enstitüsü Gülkan, P., 2007, Mevcut Duruma Genel Bakış, Kapsamlı Doğal Afet Risk Yönetimi Programı, Dünya Bankası Uzaktan Öğrenim Enstitüsü Gülkan, P., 2007, Afet Yönetimi Açısından Olay İncelemesi: 1 Mayıs Bingöl Depremi, Kapsamlı Doğal Afet Risk Yönetimi Programı, Dünya Bankası Uzaktan Öğrenim Enstitüsü Güvel, E. A., 2001, Doğal Afetlerin Politik Ekonomisi-Doğal Riskler ve Afet Planlaması, İMKB Yayını, İstanbul 12

13 HABITAT II, 1996, National Report and Plan of Action, June, Turkey Mechler, R., 2007, Doğal Afetlerin Neden ve Sonuçlarına Bakış, Kapsamlı Doğal Afet Risk Yönetimi Programı, Dünya Bankası Uzaktan Öğrenim Enstitüsü Özmen, B., 2007, Afet İşleri ve Afet İşleri Genel Müdürlüğü, Kapsamlı Doğal Afet Risk Yönetimi Programı, Dünya Bankası Uzaktan Öğrenim Enstitüsü Özmen, B., 2007, Afetin Etkileri, Safhaları, Tehlike ve Risk Kavramları, Kapsamlı Doğal Afet Risk Yönetimi Programı, Dünya Bankası Uzaktan Öğrenim Enstitüsü Pampal, S., 2006, Türkiye de Yaşanan Son Depremlerin Gösterdikleri ve Ankara da Deprem Tehlikesi, Bülten, No: 42, TMMOB Mimarlar Odası Yayını, Ankara Selçuk, A. S., 2000, Türkiye nin Doğal Afet Sigortası Modeli İçin Fizibilite Çalışması Raporu, ODTÜ Afet Yönetimi Uygulama ve Araştırma Merkezi, Ankara Şengezer, B., Hatice, Kansu, 2001, Kapsamlı Afet Yönetimi,Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Yayını, İstanbul Sözlük, 2007, Kurs Kaynakları, Kapsamlı Doğal Afet Risk Yönetimi Programı, Dünya Bankası Uzaktan Öğrenim Enstitüsü Yazıcı, S., 2007, Türkiye: Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) ve Zorunlu Deprem Sigortası, Kapsamlı Doğal Afet Risk Yönetimi Programı, Dünya Bankası Uzaktan Öğrenim Enstitüsü Web kaynakları: Türkiye İstatistik Kurumu, 2007 EM-DAT, 2006, Emergency Disasters Data Base, 13

14 Not: Yıl ortası nüfus projeksiyonları Demografik Göstergeler, Demographic Indicators, Toplam doğurganlık hızı (kadın başına) Total fertility rate (per woman) 1,97 1,92 1,88 1,84 1,81 1,79 Katkılı yenilenme hızı (kadın başına) Gross reproduction rate (per woman) 0,96 0,94 0,92 0,90 0,88 0,87 Net yenileme hızı (kadın başına) Net reproduction rate (per woman) 0,94 0,92 0,90 0,89 0,87 0,86 Çocuk doğurmada ortalama yaş Mean age of childbearing 26,6 26,5 26,4 26,4 26,4 26,4 Kaba doğum hızı - Crude birth rate ( ) 14,7 13,8 12,9 12,3 11,8 11,4 Doğumlar - Births ('000) Doğuşta beklenen yaşam süresi (yıl) Expectation of life at birth (year) Toplam - Total 74,4 75,5 76,2 76,4 76,6 77,3 Erkek - Males 71,8 72,8 73,3 73,5 73,7 74,3 Kadın - Females 77,1 78,4 79,2 79,5 79,7 80,4 Kaba ölüm hızı - Crude death rate ( ) 7,3 7,7 8,3 9,3 10,3 11,0 Ölümler - Deaths ('000) Bebek ölüm hızı - Infant mortality rate ( ) Toplam - Total 12,2 9,7 8,2 7,8 7,3 6,5 Erkek - Males 14,0 11,1 9,3 8,8 8,2 7,3 Kadın - Females 10,4 8,2 7,1 6,7 6,4 5,7 Nüfus artış hızı - Population increase rate ( ) 7,4 6,1 4,6 3,0 1,5 0,3 Yıl ortası nüfus - Mid-year population ('000) EK-2: Türkiye nin Nüfus Projeksiyonları Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu, 2007, 14

15 Ekonomik faaliyete göre istihdam edilen nüfus Employed population by economic activity Sayım yılı Census year Toplam- Total Toplam istihdam Total employed Tarım Agriculture Sayı Number % , , , ,4 Sanayi Industry Sayı Number % İnşaat Construction Sayı Number % , , , , , , , ,6 Hizmet Services Sayı Number % , , ,9 İyi tanımlanmamış faaliyetler Activities not adequately defined Sayı Number % , , , , ,1 Erkek- Male , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,2 Kadın- Female , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,1 EK-3: Türkiye de istihdam oranlarının dağılımı ( yılları) Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu, TÜİK, 2007, 15

16 Summarized Table of Natural Disasters in Turkey from 1903 to 2006 # of Events Killed Injured Homeless Affected Total Affected Damage US$ (000's) Earthquake 71 88,538 92,866 1,160,880 5,620,850 6,874,596 16,096,600 avg per event 1,247 1,308 16,350 79,167 96, ,713 Epidemic , ,847 0 avg per event ,606 25,606 0 Extreme Temperature ,000 8,000 0 avg per event ,333 1,333 0 Flood 32 1, ,000 1,586,520 1,685,731 2,193,500 avg per event ,094 49,579 52,679 68,547 Slides ,905 2,298 0 avg per event Wild Fires avg per event Wind Storm ,500 13,639 2,200 avg per event ,500 1, EK-4 Kaynak: EM-DAT (Emergency Disasters Data Base, 2006) 16

17 Tablo: Yıkılan konut sayılarına göre doğal afetler (Özmen, 2003) Doğal Afet Türü Yıkılan Konut Sayısı Yüzde (%) Deprem 495, Heyelan 63, Sel 61,000 9 Kayadüşmesi 26,500 4 Çığ 5,154 1 TOPLAM 650, EK-5 Kaynak: Bülent Özmen, Kapsamlı Doğal Afet Risk Yönetimi Eğitim Programı, Kurs Modülü, Okuma Parçası,

18 AFET POLİTİKALARI İLE İLGİLİ KURUMLAR Savunma Bakanlığı Merkez Milli Güvenlik Konseyi (Geçici) Kriz Yönetim Merkezi Devlet Planlama Başbakanlık Devlet İstatistik Enstitüsü Türkiye Atom Enerjisi Komisyonu Türkiye Acil Yönetim Gn. Md. lüğü Proje Uygulama Birimi Ulusal Deprem Konseyi Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Afet Merkezi Koordinasyon Komitesi İçişleri Bakanlığı Sivil Savunma Gn. Md. lüğü Afet İşleri Gn. Md. lüğü Teknik Araştırma ve Uygulama Gn. Md. lüğü Yerel İdareler Gn. Md. lüğü İller Bankası YEREL İDARELER Belediyeler 11 Bölgesel Acil Yönetim Merkezi Valilikler Kızılay Derneği Koyu çevrelenmiş kutular afet sonrası sorumluluklara ilişkin kurumlardır. Gölgelendirilmiş (gri) kutular afet sonrası eylemler için geçici kurumlardır. Normal yazılar 1999 depreminden sonra oluşturulan kurum ve ilişkilerdir. Altı çizili italik puntolar zararların azaltılması ile ilgili gönüllü kuruluşlardır. Yazarın NOTU: Ulusal Deprem Konseyi 2007 yılında hükümetin aldığı bir kararla lağv edilmiştir. EK-6: Türkiye de Afet Yönetimi ve afet politikaları ile ilgili kurumlar Kaynak: Murat Balamir, 2007, Türkiye de YEREL YÖNETİM ve RİSK YÖNETİMİ, Kurs Modülleri, 4. Modül, Okuma Parçası. 18

3. Türkiye Deprem Mühendisliği ve Sismoloji Konferansı 14-16 Ekim 2015 DEÜ İZMİR

3. Türkiye Deprem Mühendisliği ve Sismoloji Konferansı 14-16 Ekim 2015 DEÜ İZMİR DOĞAL AFET RİSK YÖNETİMİ Çağdaş KOÇKAN 1 İnşaat Mühendisi, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü, Ankara AFAD. Email: cagdas.kockan@afad.gov.tr ÖZET: Türkiye nin başlıca maruz kaldığı doğal afetler depremler,

Detaylı

Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm

Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm Oğuz Gündoğdu ACİL DURUMLAR PANELİ KalDer Bursa Şubesi Çevre ve İş Güvenliği Kalite Uzmanlık Grubu 27 Mayıs 2015 Ülkemizde çağdaş anlamda Afet Yönetimi

Detaylı

Afet Yönetimi ve. Sel Risk Değerlendirmesi

Afet Yönetimi ve. Sel Risk Değerlendirmesi Afet Yönetimi ve Sel Risk Değerlendirmesi KAPSAM - Afetlerin Genel Durumu - Kriz Yönetiminden Risk Yönetimine Geçiş - Risk Kavramı ve Risk Değerlendirmesi Risk Nedir? Nasıl Belirlenir? Nasıl Yönetilir?

Detaylı

Doğal Afetler ve Kent Planlama

Doğal Afetler ve Kent Planlama Doğal Afetler ve Kent Planlama Yer Bilimleri ilişkisi TMMOB Şehir Plancıları Odası GİRİŞ Tsunami Türkiye tektonik oluşumu, jeolojik yapısı, topografyası, meteorolojik özellikleri nedeniyle afet tehlike

Detaylı

5902 SAYILI YASA, AFAD ve AFET RİSKLERİNİ AZALTMA ULUSAL PLATFORMU

5902 SAYILI YASA, AFAD ve AFET RİSKLERİNİ AZALTMA ULUSAL PLATFORMU 5902 SAYILI YASA, AFAD ve AFET RİSKLERİNİ AZALTMA ULUSAL PLATFORMU ÖMER MURAT YAVAŞ GRUP BAġKANI PLANLAMA VE ZARAR AZALTMA DAĠRESĠ BAġKANLIĞI RĠSK BELĠRLEME VE STRATEJĠ GRUP BAġKANLIĞI YERİNDEN YÖNETİM

Detaylı

1 Şubat 2015 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 29254

1 Şubat 2015 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 29254 1 Şubat 2015 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 29254 BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİ VE İL ÖZEL İDARELERİ TARAFINDAN AFET VE ACİL DURUMLAR İLE SİVİL SAVUNMAYA İLİŞKİN YATIRIMLARA AYRILAN BÜTÇEDEN YAPILACAK HARCAMALARA

Detaylı

TÜRKİYE DE TAŞKIN GERÇEĞİ VE METEOROLOJİK ERKEN UYARI SİSTEMLERİ

TÜRKİYE DE TAŞKIN GERÇEĞİ VE METEOROLOJİK ERKEN UYARI SİSTEMLERİ TÜRKİYE DE TAŞKIN GERÇEĞİ VE METEOROLOJİK ERKEN UYARI SİSTEMLERİ YALÇIN ÜN Meteoroloji Mühendisi Meteoroloji Genel Müdürlüğü Araştırma Dairesi Başkanlığı Çevre Şube Müdür V. Nisan 2013 - İstanbul SUNUM

Detaylı

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı, Türkiye nin İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı nın Geliştirilmesi Projesi nin Açılış Toplantısında Ulrika Richardson-Golinski a.i. Tarafından Yapılan Açılış Konuşması 3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği

Detaylı

ULUSAL HAVZA YÖNETİM STRATEJİSİ

ULUSAL HAVZA YÖNETİM STRATEJİSİ ULUSAL HAVZA YÖNETİM STRATEJİSİ Bayram HOPUR Entegre Projeler Uygulama Şube Müdürü Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü www.cem.gov.tr 3. Ulusal Taşkın Sempozyumu- 29.04.2013 İstanbul ULUSAL

Detaylı

AR&GE BÜLTEN 2010 ġubat SEKTÖREL DEPREM GERÇEĞĠ

AR&GE BÜLTEN 2010 ġubat SEKTÖREL DEPREM GERÇEĞĠ DEPREM GERÇEĞĠ Övgü PINAR Nurel KILIÇ Dünyada ve ülkemizde sık sık meydana gelen deprem, heyelan, çığ, sel baskını vb. olaylar sonucunda can ve mal kaybında büyük artışlar gözlenmekte olup ülkemizde son

Detaylı

ŞUBE MÜDÜRLÜKLERİ GÖREV TANIMLARI

ŞUBE MÜDÜRLÜKLERİ GÖREV TANIMLARI ŞUBE MÜDÜRLÜKLERİ GÖREV TANIMLARI Valilik Makamının 04/11/2015 tarih ve 1260 Sayılı Olur ları kapsamında şube müdürlüklerinin görev tanımları yeniden düzenlenmiştir. Buna göre; I- PLANLAMA VE ZARAR AZALTMA

Detaylı

AFET VE ACİL MÜDAHALE BİLGİ SİSTEMİ. Yard. Doç. Dr. Mehmet Fatih DÖKER

AFET VE ACİL MÜDAHALE BİLGİ SİSTEMİ. Yard. Doç. Dr. Mehmet Fatih DÖKER AFET VE ACİL MÜDAHALE BİLGİ SİSTEMİ Yard. Doç. Dr. Mehmet Fatih DÖKER AFET NEDİR? Afet en genel anlamda, doğal ve insan kaynaklı nedenlerle meydana gelerek insan yaşantısını olumsuz etkileyen, sosyal,

Detaylı

ANNE VE ÇOCUK SAĞLIĞININ ÖNEMİ. Sağlık; bireyin beden, ruh ve sosyal açıdan tam bir iyilik durumunda olmasıdır.

ANNE VE ÇOCUK SAĞLIĞININ ÖNEMİ. Sağlık; bireyin beden, ruh ve sosyal açıdan tam bir iyilik durumunda olmasıdır. ANNE VE ÇOCUK SAĞLIĞININ ÖNEMİ Sağlık; bireyin beden, ruh ve sosyal açıdan tam bir iyilik durumunda olmasıdır. Anne-çocuk sağlığı hizmetlerinin amacı; özelde anne ve çocukların, genelde ise toplumun sağlıklı

Detaylı

Resmî Gazete Sayı : 29361

Resmî Gazete Sayı : 29361 20 Mayıs 2015 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 29361 TEBLİĞ Orman ve Su İşleri Bakanlığından: HAVZA YÖNETİM HEYETLERİNİN TEŞEKKÜLÜ, GÖREVLERİ, ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA TEBLİĞ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam,

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

Yerel Yönetimler İçin Sera Gazı Salım Envanteri (Karbon Ayak İzi) nin Önemi

Yerel Yönetimler İçin Sera Gazı Salım Envanteri (Karbon Ayak İzi) nin Önemi Yerel Yönetimler İçin Sera Gazı Salım Envanteri (Karbon Ayak İzi) nin Önemi Prof. Dr. Cengiz Türe Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Danışma Kurulu Üyesi ve Anadolu Üniversitesi Ekoloji Anabilim Dalı Başkanı

Detaylı

On Adımda Okul Afet ve Acil Durum. Yönetimi Planı. Hazırlama Kılavuzu

On Adımda Okul Afet ve Acil Durum. Yönetimi Planı. Hazırlama Kılavuzu On Adımda Okul Afet ve Acil Durum Yönetimi Planı Hazırlama Kılavuzu AFETE HAZIR OKUL Bu kitap, Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından Afete Hazır Türkiye - Afete Hazır Okul Bilinçlendirme

Detaylı

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015 TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015 ENDÜSTRİYEL YAPININ YENİLİKÇİ VE BİLGİ ODAKLI DÖNÜŞÜMÜNÜN BURSA ÖRNEĞİNDE İNCELENMESİ PROJE RAPORU İÇİNDEKİLER

Detaylı

İklim Değişikliği ve Hava Yönetimi Koordinasyon Kurulu Çalışma Grupları

İklim Değişikliği ve Hava Yönetimi Koordinasyon Kurulu Çalışma Grupları İklim Değişikliği ve Hava Yönetimi Koordinasyon Kurulu Çalışma Grupları İklim Değişikliği ve Hava Yönetimi Koordinasyon Kurulu altında oluşturulan Çalışma Grupları şunlardır: 1. Sera Gazı Emisyon Azaltımı

Detaylı

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar:

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar: Kadın Dostu Kentler Projesi İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün ulusal ortağı ve temel paydaşı olduğu Kadın Dostu Kentler Projesi, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu-UNFPA ve Birleşmiş Milletler

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

Afet Sonrası İyileştirme Planı

Afet Sonrası İyileştirme Planı Afet Sonrası İyileştirme Planı 13 Ocak 2015 Türkiye'nin Afet Risk Yönetimi 17. Yuvarlak Masa Toplantısı ODTÜ hasan.coban@kalkinma.gov.tr 1 2 Rapor Edilen Afetlerin Sayısı Dünyada 1900-2011 yılları arasında

Detaylı

Türkiye de Stratejik Çevresel Değerlendirme: İhtiyaçlar, Zorluklar ve Fırsatlar

Türkiye de Stratejik Çevresel Değerlendirme: İhtiyaçlar, Zorluklar ve Fırsatlar Technical Assistance for Implementation of the By-Law on Strategic Environmental Assessment EuropeAid/133447/D/SER/TR Stratejik Çevresel Değerlendirme Yönetmeliği'nin Uygulanması Teknik Yardım Projesi

Detaylı

Afet Risk Yönetimi. Risk Azaltma ve Yerel Yönetimler

Afet Risk Yönetimi. Risk Azaltma ve Yerel Yönetimler Afet Risk Yönetimi Risk Azaltma ve Yerel Yönetimler Afet Risk Yönetimi Risk Azaltma ve Yerel Yönetimler Derleyenler Nihal Ekin-Erkan Ayşe Güner Katalin Demeter Marmara Üniversitesi Kent Sorunları ve Yerel

Detaylı

Program Koordinatörü Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı

Program Koordinatörü Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Onuncu Kalkınma Planı (2014-2018) KAMU ALIMLARI YOLUYLA TEKNOLOJİ GELİŞTİRME VE YERLİ ÜRETİM PROGRAMI EYLEM PLANI Program Koordinatörü Bilim, Sanayi ve Teknoloji KASIM 2014 KAMU ALIMLARI YOLUYLA TEKNOLOJİ

Detaylı

2013/101 (Y) BTYK nın 25. Toplantısı. Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin İzlenmesi [2013/101] KARAR

2013/101 (Y) BTYK nın 25. Toplantısı. Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin İzlenmesi [2013/101] KARAR 2013/101 (Y) Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin İzlenmesi [2013/101] BTYK nın 2009/102 no.lu kararı kapsamında hazırlanan ve 25. toplantısında onaylanan Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin koordinasyonunun

Detaylı

KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ (KRY) EĞİTİMİ KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ: KAVRAMSAL VE TEORİK ÇERÇEVE

KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ (KRY) EĞİTİMİ KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ: KAVRAMSAL VE TEORİK ÇERÇEVE KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ (KRY) EĞİTİMİ KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ: KAVRAMSAL VE TEORİK ÇERÇEVE SUNUM PLANI 1. RİSK VE RİSK YÖNETİMİ: TANIMLAR 2. KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ 3. KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ DÖNÜŞÜM SÜRECİ

Detaylı

AFET YÖNETĠMĠNDE ÖĞRETMENLERĠN KONUMU (Geçmiş Afetlerden Çıkarılan Dersler)

AFET YÖNETĠMĠNDE ÖĞRETMENLERĠN KONUMU (Geçmiş Afetlerden Çıkarılan Dersler) MEB-JICA OKUL TABANLI AFET EĞĠTĠMĠ PROJESĠ FORMATÖR ÖĞRETMEN EĞĠTĠM PROGRAMI AFET YÖNETĠMĠNDE ÖĞRETMENLERĠN KONUMU (Geçmiş Afetlerden Çıkarılan Dersler) Gülgün Tezgider ACĠL DESTEK VAKFI Eylül 2011 Sunum

Detaylı

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Araştırma, Planlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Araştırma, Planlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı Sayı : B.100.APK.000000/ASOD - 1355 21 Mart 2005 Konu: Afetlerde Sağlık Hizmetleri Birimi.VALİLİĞİ (İl Sağlık Müdürlüğü) GENELGE 2005/48 Yurdumuzda ve yurtdışında başta deprem olmak üzere olası afetlerde

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİNE UYUM DANIŞMA VE YÖNLENDİRME KURULU 2015 YILI 1. TOPLANTISI 11 MART 2015

AVRUPA BİRLİĞİNE UYUM DANIŞMA VE YÖNLENDİRME KURULU 2015 YILI 1. TOPLANTISI 11 MART 2015 AVRUPA BİRLİĞİNE UYUM DANIŞMA VE YÖNLENDİRME KURULU 2015 YILI 1. TOPLANTISI 11 MART 2015 ANA EYLEM 2: YENİLİK ve İYİ UYGULAMALARIN DEĞİŞİMİ İÇİN İŞBİRLİĞİ Yenilik ve İyi Uygulamaların Değişimi için İşbirliği;

Detaylı

Havza Rehabilitasyon Projeleri Planlaması, Uygulaması ve Çıkarımlar. Halil AGAH Kırsal Kalkınma Uzmanı Şanlıurfa, 2013

Havza Rehabilitasyon Projeleri Planlaması, Uygulaması ve Çıkarımlar. Halil AGAH Kırsal Kalkınma Uzmanı Şanlıurfa, 2013 Havza Rehabilitasyon Projeleri Planlaması, Uygulaması ve Çıkarımlar Halil AGAH Kırsal Kalkınma Uzmanı Şanlıurfa, 2013 Havza Rehabilitasyonu Planlaması İÇERİK Tanımlar (Havza, Yönetim ve Rehabilitasyon)

Detaylı

Dağlık alanda yaşayan insanlar ve yaşadıkları çevreler için birlikte çalışmak

Dağlık alanda yaşayan insanlar ve yaşadıkları çevreler için birlikte çalışmak Dağlık alanda yaşayan insanlar ve yaşadıkları çevreler için birlikte çalışmak BİZ KİMİZ? Dağ Ortaklığı bir Birleşmiş Milletler gönüllü ittifakı olup, üyelerini ortak hedef doğrultusunda bir araya getirir.

Detaylı

AFET YÖNETİM SİSTEMLERİ

AFET YÖNETİM SİSTEMLERİ AFET YÖNETİM SİSTEMLERİ AFET YÖNETİM SİSTEMLERİ Ülkelerin Kriz Yönetim Sistemleri -Amerika Birleşik Devletleri, -Kanada, -Japonya, -Fransa, -İsrail, -İngiltere Birleşik Krallığı, -Rusya Federasyonu, -Almanya,

Detaylı

KADIKÖY BELEDİYESİ KENTSEL ARAMA KURTARMA TAKIMI YILLIK FAALİYET RAPORU

KADIKÖY BELEDİYESİ KENTSEL ARAMA KURTARMA TAKIMI YILLIK FAALİYET RAPORU KADIKÖY BELEDİYESİ KENTSEL ARAMA KURTARMA TAKIMI YILLIK FAALİYET RAPORU 2011 1. GİRİŞ Kadıköy Belediyesi Kentsel Arama Kurtarma Takımı ( BAK-Kadıköy ) 2005 yılında tamamı belediye çalışanlarından olan

Detaylı

TÜRKİYE DE İLKYARDIMIN SAĞLIK VE AFET ORGANİZASYONUNA ENTEGRASYONU. Dr. Yavuz Üçkuyu Konya İl Ambulans Servisi

TÜRKİYE DE İLKYARDIMIN SAĞLIK VE AFET ORGANİZASYONUNA ENTEGRASYONU. Dr. Yavuz Üçkuyu Konya İl Ambulans Servisi TÜRKİYE DE İLKYARDIMIN SAĞLIK VE AFET ORGANİZASYONUNA ENTEGRASYONU Dr. Yavuz Üçkuyu Konya İl Ambulans Servisi AFET (Olağan Dışı Durum) l Toplumun tamamı veya belli kesimleri için fiziksel, ekonomik ve

Detaylı

KADIN DOSTU KENTLER - 2

KADIN DOSTU KENTLER - 2 KADIN DOSTU KENTLER - 2 KADIN DOSTU KENT NEDİR? KADINLARIN Sağlık, eğitim ve sosyal hizmetlere İstihdam olanaklarına Kaliteli, kapsamlı kentsel hizmetlere (ulaşım, konut vb) Şiddete maruz kaldıkları takdirde

Detaylı

Acil Durum ve Afet Yönetiminde İlk Yardımın Önemine İlişkin Küresel Yaklaşım

Acil Durum ve Afet Yönetiminde İlk Yardımın Önemine İlişkin Küresel Yaklaşım Acil Durum ve Afet Yönetiminde İlk Yardımın Önemine İlişkin Küresel Yaklaşım www.kizilay.org.tr www.ilkyardim.org.tr AFETİN TANIMI İnsanlar için fiziksel, ekonomik, sosyal ve çevresel kayıplar doğuran,

Detaylı

İL AFET VE ACİL DURUM MÜDÜRLÜKLERİNİN AFET, ACİL DURUM VE SİVİL SAVUNMAYA İLİŞKİN YATIRIMLARININ DESTEKLENMESİNE DAİR USUL VE ESASLAR

İL AFET VE ACİL DURUM MÜDÜRLÜKLERİNİN AFET, ACİL DURUM VE SİVİL SAVUNMAYA İLİŞKİN YATIRIMLARININ DESTEKLENMESİNE DAİR USUL VE ESASLAR İL AFET VE ACİL DURUM MÜDÜRLÜKLERİNİN AFET, ACİL DURUM VE SİVİL SAVUNMAYA İLİŞKİN YATIRIMLARININ DESTEKLENMESİNE DAİR USUL VE ESASLAR BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç Madde 1- (1) İl Afet ve Acil Durum

Detaylı

Acil Durum Yönetim Sistemi ICS 785 - NFPA 1600

Acil Durum Yönetim Sistemi ICS 785 - NFPA 1600 Acil Durum Yönetim Sistemi ICS 785 - NFPA 1600 Başlarken Acil Durum Yönetim Sistemi Kendilerini acil durumlarda da çalışmaya hedeflemiş organizasyon ve kurumların komuta, kontrol ve koordinasyonunu sağlama

Detaylı

ONDOKUZMAYIS İLÇESİ NDE (SAMSUN) AFETE YÖNELİK CBS ÇALIŞMALARI

ONDOKUZMAYIS İLÇESİ NDE (SAMSUN) AFETE YÖNELİK CBS ÇALIŞMALARI TÜRKİYE 17. ESRI KULLANICILARI TOPLANTISI ONDOKUZMAYIS İLÇESİ NDE (SAMSUN) AFETE YÖNELİK CBS ÇALIŞMALARI Kıvanç ÇALIŞKAN Harita Mühendisi 25 Mayıs 2012 - ANKARA SUNUM İÇERİĞİ GİRİŞ AMAÇ VE KAPSAM MATERYAL,

Detaylı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı 6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) ve Uluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatı(ISSA) işbirliği ile Stratejik İnsan Kaynakları Politikaları ve İyi Yönetişim

Detaylı

Yrd.Doç.dr. Orhan CERİT

Yrd.Doç.dr. Orhan CERİT Yrd.Doç.dr. Orhan CERİT JEOLOJİK OLAYLAR SONUCU OLUŞAN DOĞAL AFETLER DEPREMLER VOLKANLAR HEYELANLAR (KÜTLE HAREKETLERĠ) METEOROLOJİK OLAYLAR SONUCU OLUŞAN DOĞAL AFETLER SEL BASKINLARI KASIRGA VE TAYFUNLAR

Detaylı

Küresel Çevre Yönetimi için Ulusal Kapasite Öz Değerlendirme Analizi

Küresel Çevre Yönetimi için Ulusal Kapasite Öz Değerlendirme Analizi Küresel Çevre Yönetimi için Ulusal Kapasite Öz Değerlendirme Analizi REPUBLIC OF SLOVENIJA MINISTRSTRY OF ENVIRONMENT AND SPATIAL PLANNING Milena Marega Bölgesel Çevre Merkezi, Slovenya Ülke Ofisi Sunum

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

Türkiye de Kırsal Kalkınma Politikaları ve Geleceği

Türkiye de Kırsal Kalkınma Politikaları ve Geleceği 2023 Vizyonu Çerçevesinde Türkiye Tarım Politikalarının Geleceği Çalıştayı Türkiye de Kırsal Kalkınma Politikaları ve Geleceği Dr. Yurdakul SAÇLI Kalkınma Bakanlığı İktisadi Sektörler ve Koordinasyon Genel

Detaylı

BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI TEKNİK ARAŞTIRMA VE UYGULAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ. Sevilay ARMAĞAN Mimar. Şb. Md. Tel:0312 4102355 KAPSAM

BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI TEKNİK ARAŞTIRMA VE UYGULAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ. Sevilay ARMAĞAN Mimar. Şb. Md. Tel:0312 4102355 KAPSAM BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI TEKNİK ARAŞTIRMA VE UYGULAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ MİMARLAR ODASI İZMİR ŞUBESİ PLANLAMA VE YAPILAŞMAYA İLİŞKİN MEVZUAT VE UYGULAMA Sevilay ARMAĞAN Mimar Şb. Md. Tel:0312 4102355

Detaylı

İL SAĞLIK MÜDÜRLÜKLERİ İL YATIRIM PLANLAMA REHBERİ

İL SAĞLIK MÜDÜRLÜKLERİ İL YATIRIM PLANLAMA REHBERİ İL SAĞLIK MÜDÜRLÜKLERİ İL YATIRIM PLANLAMA REHBERİ Bu rehberin amacı, yatırım planlamaları yapılırken uyulması gereken genel ilkeleri, nesnel ve ölçülebilir standartları, hesaplama yöntemlerini, bunlara

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

AFET Yönetiminde İleri Teknoloji Kullanımı GÜZ ÇALIŞTAYI. 12-13 Kasım 2013, ANKARA, TÜRKİYE PANEL-1 11:30-13:00

AFET Yönetiminde İleri Teknoloji Kullanımı GÜZ ÇALIŞTAYI. 12-13 Kasım 2013, ANKARA, TÜRKİYE PANEL-1 11:30-13:00 AFET Yönetiminde İleri Teknoloji Kullanımı GÜZ ÇALIŞTAYI 12-13 Kasım 2013, ANKARA, TÜRKİYE PANEL-1 11:30-13:00 AFET Yönetiminde İleri Teknoloji Kullanımı PANEL BAŞKANI Doç. Dr. Dilek Funda KURTULUŞ --->

Detaylı

BÜNYESİNDE YÜRÜTÜLEN ÇALIŞMALAR

BÜNYESİNDE YÜRÜTÜLEN ÇALIŞMALAR COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMLERİ TAKIMI & UZAKTAN ALGILAMA TAKIMI BÜNYESİNDE YÜRÜTÜLEN ÇALIŞMALAR Coğrafi Bilgi Sistemi Altyapısı Kurulumu Fizibilite Etüdü Hizmet Alımı Kapsamındaki Kurumsal Toplantılar Başbakanlık

Detaylı

Çocuğa Yönelik Şiddetin Önlenmesi Teknik Destek Projesi

Çocuğa Yönelik Şiddetin Önlenmesi Teknik Destek Projesi Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir. Çocuğa Yönelik Şiddetin Önlenmesi Teknik Destek Projesi EĞİTİM ORTAMLARINDA ŞİDDETİN ÖNLENMESİ AMACINA YÖNELİK BAKANLIKLAR

Detaylı

AFET YÖNETİMİ VE ACİL YARDIM PLANLARI. Necmettin ŞAHİN Yük. Şehir Plancısı nsahin@izmir.gov.tr

AFET YÖNETİMİ VE ACİL YARDIM PLANLARI. Necmettin ŞAHİN Yük. Şehir Plancısı nsahin@izmir.gov.tr 131 AFET YÖNETİMİ VE ACİL YARDIM PLANLARI Necmettin ŞAHİN Yük. Şehir Plancısı nsahin@izmir.gov.tr GİRİŞ Afetler, nerede, ne zaman, hangi büyüklükte, nasıl ve ne türde meydana geleceği baştan bilinemeyen

Detaylı

TEMİZ ENERJİ GÜNLERİ. Binalarda Enerji Verimliliği

TEMİZ ENERJİ GÜNLERİ. Binalarda Enerji Verimliliği TEMİZ ENERJİ GÜNLERİ Binalarda Enerji Verimliliği Ebru ACUNER İstanbul Teknik Üniversitesi, Enerji Enstitüsü İTÜ Elektrik Mühendisliği Kulübü, SDKM, 07 Mart 2013 BİNALARDA ENERJİ VERİMLİLİĞİ NEDEN?? Ülkemizde;

Detaylı

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ Hazırlayan: Fethi SAYGIN Mart 2014 Kaynak :DESTATIS (Alman İstatistik Enstitüsü) GENEL DEĞERLENDİRME Ekonomi piyasalarındaki durgunluk ve sorunlara rağmen,

Detaylı

Hem OHSAS 18001 yönetim sisteminde hem de iş güvenliği mevzuatlarında Acil durum hazırlığı ve bu durumda yapılması gerekenler tanımlanmıştır.

Hem OHSAS 18001 yönetim sisteminde hem de iş güvenliği mevzuatlarında Acil durum hazırlığı ve bu durumda yapılması gerekenler tanımlanmıştır. ACİL DURUM Afet olarak değerlendirilen olaylar ve dikkatsizlik, tedbirsizlik, ihmal, kasıt ve çeşitli amaçlarla meydana getirilen olayların tümünün yol açtığı hallerdir. Hem OHSAS 18001 yönetim sisteminde

Detaylı

Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığığ Ülke ve Kamu Kurumları Düzeyinde Strateji Yönetimi Anıl YILMAZ Stratejik t Planlama l Dairesi i Bşk. ODTÜVT Yönetim ve Mühendislik Günleri 2 Mart 2008 Gündem Ülkesel

Detaylı

TOBB - EKONOMİ ve TEKNOLOJİ ÜNİVERSİTESİ BİL 588 - YAZILIM MÜHENDİSLİĞİNDE İLERİ KONULAR FİNAL SINAVI 1 Nisan 2013

TOBB - EKONOMİ ve TEKNOLOJİ ÜNİVERSİTESİ BİL 588 - YAZILIM MÜHENDİSLİĞİNDE İLERİ KONULAR FİNAL SINAVI 1 Nisan 2013 Soru 1 2 3 4 5 6 7 8 Toplam Puan 20 10 15 15 10 10 10 10 100 Aldığınız (+) Kaybettiğiniz (-) SORULAR 1) [20 Puan] Durum: Son yıllarda teknik imkânlar gelişmiş, e-devlet uygulamalarının somut faydaları

Detaylı

Faaliyetin Adı. Görev Yöneticisi. Faaliyet Türü. Tarih Yer Şehir Açıklama Ortaklar Hedef Katılanlar

Faaliyetin Adı. Görev Yöneticisi. Faaliyet Türü. Tarih Yer Şehir Açıklama Ortaklar Hedef Katılanlar Faaliyetin Adı Görev Yöneticisi Faaliyet Türü Tarih Yer Şehir Açıklama Ortaklar Hedef Katılanlar Türkiye için Yargı Reformu Türkiye Yönetimler Arası Mali Tasarım Kamu Harcama Yönetimi Maria Gonzalez De

Detaylı

KAMU İDARELERİNDE KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ. Burhanetin AKTAŞ Müsteşar Yardımcısı

KAMU İDARELERİNDE KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ. Burhanetin AKTAŞ Müsteşar Yardımcısı KAMU İDARELERİNDE KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ Burhanetin AKTAŞ Müsteşar Yardımcısı 1 Sunum Planı I. Kamu İdarelerinde Risk Yönetimi II. Uluslararası Tecrübeler İngiltere ABD III. Hazine Müsteşarlığı Deneyimi

Detaylı

İSG PLANLAMA RİSK DEĞERLENDİRME PROSEDÜRÜ

İSG PLANLAMA RİSK DEĞERLENDİRME PROSEDÜRÜ SAYFA NO 1/6 1. AMAÇ KAPSAM: Hastanede yeni bir bölüm açarken veya devam eden bölümlerin tehlikelerinin belirlenmesi, risklerin değerlendirilmesi, İSG programlarının oluşturulması ve gerekli kontrol ölçümlerinin

Detaylı

BELEDİYELERCE BİLGİ SAĞLANACAK İDEP EYLEMLERİ

BELEDİYELERCE BİLGİ SAĞLANACAK İDEP EYLEMLERİ Arazi Kullanımı ve Ormancılık 3. ORMAN, MERA, TARIM VE YERLEŞİM GİBİ ARAZİ KULLANIMLARI VE DEĞİŞİMLERİNİN İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİ OLUMSUZ YÖNDE ETKİLEMESİNİ SINIRLANDIRMAK 5. 2012 yılında yerleşim alanlarında

Detaylı

ALAN ARAŞTIRMASI II. Oda Raporu

ALAN ARAŞTIRMASI II. Oda Raporu tmmob makina mühendisleri odası TMMOB SANAYİ KONGRESİ 2009 11 12 ARALIK 2009 / ANKARA ALAN ARAŞTIRMASI II Türkiye de Kalkınma ve İstihdam Odaklı Sanayileşme İçin Planlama Önerileri Oda Raporu Hazırlayanlar

Detaylı

KAMU BORÇ İDARESİNDE OPERASYONEL RİSK VE İŞ SÜREKLİLİĞİ YÖNETİMİ

KAMU BORÇ İDARESİNDE OPERASYONEL RİSK VE İŞ SÜREKLİLİĞİ YÖNETİMİ KAMU BORÇ İDARESİNDE OPERASYONEL RİSK VE İŞ SÜREKLİLİĞİ YÖNETİMİ Dr. Emre BALIBEK Genel Müdür Yardımcısı Hazine Müsteşarlığı Kamu Finansmanı Genel Müdürlüğü E-posta: emre.balibek@hazine.gov.tr İÇERİK Hazinede

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

İL AFET VE ACİL DURUM YÖNETİM SİSTEMİ

İL AFET VE ACİL DURUM YÖNETİM SİSTEMİ İL AFET VE ACİL DURUM YÖNETİM SİSTEMİ Türkiye Büyük Millet Meclisinde 29.05.2009 tarihinde kabul edilen ve 17.06.2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5902 sayılı Afet ve Acil Durum

Detaylı

Türkiye Programından Kilit Sonuçlar

Türkiye Programından Kilit Sonuçlar Türkiye Programından Kilit Sonuçlar Devam Etmekte Olan Türkiye Programından Kilit Sonuçlar Özel Sektör Rekabetçiliğinin Arttırılmasına Katkı Özel ve finansal sektör, işgücü piyasası ve işgücü becerileri

Detaylı

Avrupa Birliği Taşkın Direktifi ve Ülkemizde Taşkın Direktifi Hususunda Yapılan Çalışmalar

Avrupa Birliği Taşkın Direktifi ve Ülkemizde Taşkın Direktifi Hususunda Yapılan Çalışmalar ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI Su Yönetimi Genel Müdürlüğü Taşkın ve Kuraklık Yönetim Planlaması Dairesi Başkanlığı Avrupa Birliği Taşkın Direktifi ve Ülkemizde Taşkın Direktifi Hususunda Yapılan Çalışmalar

Detaylı

1. Gün: Finlandiya Hükümetinin Strateji Araçları

1. Gün: Finlandiya Hükümetinin Strateji Araçları 1. Gün: Finlandiya Hükümetinin Strateji Araçları Virpi Einola-Pekkinen 10.1.2011 1 Finlandiya Hükümetinin Yapısı Finlandiya da 12 Bakanlık vardır. Her Bakanlık kendi yetkisi çerçevesinde yönetim kapsamına

Detaylı

Yeşilırmak Havzası Taşkın Yönetim Planının Hazırlanması Projesi

Yeşilırmak Havzası Taşkın Yönetim Planının Hazırlanması Projesi T. C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI Su Yönetimi Genel Müdürlüğü Yeşilırmak Havzası Taşkın Yönetim Planının Hazırlanması Projesi Taşkın ve Kuraklık Yönetimi Daire Başkanlığı 03 Aralık 2013 / Afyonkarahisar

Detaylı

NAZİLLİ DEVLET HASTANESİ RİSK ANALİZİ PROSEDÜRÜ

NAZİLLİ DEVLET HASTANESİ RİSK ANALİZİ PROSEDÜRÜ Sayfa 1 / 6 1. AMAÇ 2. KAPSAM Nazilli Devlet Hastanesinde bölüm bazında risk değerlendirmeleri yaparak çalışanların çalıştıkları alanlardan kaynaklı risklerini belirlemek ve gerekli önlemlerin alınmasını

Detaylı

KAMU ALIMLARI YOLUYLA TEKNOLOJİ GELİŞTİRME VE YERLİ ÜRETİM PROGRAMI EYLEM PLANI

KAMU ALIMLARI YOLUYLA TEKNOLOJİ GELİŞTİRME VE YERLİ ÜRETİM PROGRAMI EYLEM PLANI KAMU ALIMLARI YOLUYLA TEKNOLOJİ GELİŞTİRME VE YERLİ ÜRETİM PROGRAMI EYLEM PLANI 1. Programın Amacı ve Kapsamı 2013 yılı itibarıyla yaklaşık 105 milyar TL ile GSYH nin yaklaşık yüzde 7 si olarak gerçekleşen

Detaylı

HAVZA SEÇİMİ YÖNTEM VE KRİTERLERİ

HAVZA SEÇİMİ YÖNTEM VE KRİTERLERİ Orman ve Su İşleri Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü HAVZA SEÇİMİ YÖNTEM VE KRİTERLERİ Toprak Muhafaza ve Havza Islahı Dairesi Başkanı Havza? Hidrolojik olarak; Bir akarsu tarafından parçalanan, kendine

Detaylı

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Daha kapsayıcı bir toplum için sözlerini eyleme dökerek çalışan iş dünyası ve hükümetler AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Avrupa da önümüzdeki

Detaylı

SEFERBERLİK VE SAVAŞ HALİNDE UYGULANACAK İNSAN GÜCÜ PLANLAMASI ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK

SEFERBERLİK VE SAVAŞ HALİNDE UYGULANACAK İNSAN GÜCÜ PLANLAMASI ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK SEFERBERLİK VE SAVAŞ HALİNDE UYGULANACAK İNSAN GÜCÜ PLANLAMASI ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK 29/07/2008 tarih ve 26951 sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar

Detaylı

Risk Değerlendirmesi ve Yönetimi

Risk Değerlendirmesi ve Yönetimi Risk Değerlendirmesi ve Yönetimi 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu İşveren, iş sağlığı ve güvenliği yönünden risk değerlendirmesi yapmak veya yaptırmakla yükümlüdür. 6331 sayılı İş Sağlığı ve

Detaylı

Eylül 2013 B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ

Eylül 2013 B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ KIBRIS RUM KESİMİ ÜLKE RAPORU Eylül 2013 B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ I.GENEL BİLGİLER Resmi Adı : Kıbrıs Cumhuriyeti Yönetim Şekli : Cumhuriyet Coğrafi Konumu : Akdeniz deki beş büyük adadan

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ AFET KOORDİNASYON MERKEZİ (AFKOM) ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDAKİ YÖNETMELİK

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ AFET KOORDİNASYON MERKEZİ (AFKOM) ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDAKİ YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Sorumluluklar ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu yönetmeliğin amacı; Antalya Valiliği İl Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi ne bağlı olarak görev yapacak olan Antalya

Detaylı

Afetlerde Gönüllü Katılım ve Mahalle Afet Gönüllüleri

Afetlerde Gönüllü Katılım ve Mahalle Afet Gönüllüleri Afetlerde Gönüllü Katılım ve Mahalle Afet Gönüllüleri Bahri SOYYİĞİT Kocaeli Mahalle Afet Gönüllüleri Dernek Başkanı Nisan 2014 İçerik Gönüllü katılım Yerel gönüllü yapılanmalar Mahalle Afet Gönüllüleri

Detaylı

KEŞAN AVRUPA BİRLİĞİ VE PROJE ARAŞTIRMA GELİŞTİRME UYGULAMA MERKEZİ (KAPUM) KURULUŞ GEREKÇESİ

KEŞAN AVRUPA BİRLİĞİ VE PROJE ARAŞTIRMA GELİŞTİRME UYGULAMA MERKEZİ (KAPUM) KURULUŞ GEREKÇESİ KEŞAN AVRUPA BİRLİĞİ VE PROJE ARAŞTIRMA GELİŞTİRME UYGULAMA MERKEZİ (KAPUM) KURULUŞ GEREKÇESİ İlgi: a. 5449 Sayılı Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve görevleri hakkında kanun, b. 17 Aralık

Detaylı

BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI DEPREM ŞÛRASI SONUÇ BİLDİRGESİ. 1 Ekim 2004

BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI DEPREM ŞÛRASI SONUÇ BİLDİRGESİ. 1 Ekim 2004 BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI DEPREM ŞÛRASI SONUÇ BİLDİRGESİ 1 Ekim 2004 Doğal afetlerin ve özellikle depremlerin tehdidi altında olan ülkemizde, şehirleşme ve yapılaşma süreçleri için güvenirlilik unsuru

Detaylı

ELER Programı İle Dinamik Çalışan Web Tabanlı Afet Koordinasyon Sistemi

ELER Programı İle Dinamik Çalışan Web Tabanlı Afet Koordinasyon Sistemi ELER Programı İle Dinamik Çalışan Web Tabanlı Afet Koordinasyon Sistemi Bu doküman, İstanbul Kalkınma Ajansı nın desteklediği Afetlere Hazırlık Mali Destek Programı kapsamında hazırlanmıştır. Projenin

Detaylı

Berlin Katılım gelişmesinin durumu ve perspektifler

Berlin Katılım gelişmesinin durumu ve perspektifler Berlin Katılım gelişmesinin durumu ve perspektifler Hella Dunger-Löper Staatssekretärin für Bauen und Wohnen 1 Katılım (Latince: Katılım). Genel olarak: Katılım, vatandaşların ortak (siyasi) sorunların

Detaylı

ŞİRKETLERDE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNE YAPILAN YATIRIMLARIN GERİ DÖNÜŞÜ

ŞİRKETLERDE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNE YAPILAN YATIRIMLARIN GERİ DÖNÜŞÜ ŞİRKETLERDE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNE YAPILAN YATIRIMLARIN GERİ DÖNÜŞÜ A. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNDE HEDEF 1. İş sağlığı ve güvenliği (İSG) programlarının amacı, çalışanların maddi ve manevi yararı için

Detaylı

GÜNEY EGE BÖLGE PLANI 2010-2013

GÜNEY EGE BÖLGE PLANI 2010-2013 GÜNEY EGE BÖLGE PLANI 2010-2013 SUNUM AKIŞI Bölge Planı Hazırlık Süreci Paydaş Analizi Atölye Çalışmalarının Gerçekleştirilmesi Mevcut Durum Analizi Yerleşim Yapısı ve Yerleşmeler Arası İlişki Analizi

Detaylı

6.14 KAMU KULLANIMLARI

6.14 KAMU KULLANIMLARI 6.14 KAMU KULLANIMLARI 6.14 KAMU KULLANIMLARI VE ALT YAPI 329 6.14 KAMU KULLANIMLARI VE ALTYAPI Plan alanındaki kentsel sistemin gelişimi ve işlevini yerine getirmesi kamusal hizmetlerin ve özellikle su

Detaylı

TÜSİAD Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Çalışma Grubu Sunumu

TÜSİAD Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Çalışma Grubu Sunumu TÜSİAD Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Çalışma Grubu Sunumu Ekonomi Koordinasyon Kurulu Toplantısı, İstanbul 12 Eylül 2008 Çalışma Grubu Amacı Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele M Çalışma Grubu nun amacı; Türkiye

Detaylı

7.ÇP Sosyo-ekonomik ve Beşeri Bilimler(SSH) Araştırmaları

7.ÇP Sosyo-ekonomik ve Beşeri Bilimler(SSH) Araştırmaları 7.ÇP Sosyo-ekonomik ve Beşeri Bilimler(SSH) Araştırmaları Seda GÖKSU AB Çerçeve Programları Ulusal Koordinasyon Ofisi Sunum Planı 7.ÇP SSH Araştırma Alanı 7.ÇP SSH alanı projelerine nasıl ortak olabilirim?

Detaylı

Çözüm Kentsel Dönüşümdedir ve Zaman Kentsel Dönüşüm Zamanıdır

Çözüm Kentsel Dönüşümdedir ve Zaman Kentsel Dönüşüm Zamanıdır Çözüm Kentsel Dönüşümdedir ve Zaman Kentsel Dönüşüm Zamanıdır Kentsel dönüşüm sadece binaları yıkıp yeni binalar yapmak değildir. Erdoğan BAYRAKTAR Çevre ve Şehircilik Bakanı Dünya nüfusu sürekli bir artış

Detaylı

BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI!

BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI! BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI! Birleşmiş Milletler Genel Kurulu; kooperatiflerin sosyo-ekonomik kalkınmaya, özellikle yoksulluğun azaltılmasına, istihdam yaratılmasına ve sosyal bütünleşmeye olan

Detaylı

İKLİM DOSTU ŞİRKET MÜMKÜN MÜ?

İKLİM DOSTU ŞİRKET MÜMKÜN MÜ? İKLİM DOSTU ŞİRKET MÜMKÜN MÜ? Gülçin Özsoy REC Türkiye Proje Uzmanı İklim Platformu Program Yöneticisi 22 Mart 2012, İzmir REC Türkiye REC Kuruluş Sözleşmesi Ekim 2002 de imzalandı; Ocak 2004 te yürürlüğe

Detaylı

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir.

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir. İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim ŞAHİN nin Entegre Sınır Yönetimi Eylem Planı Aşama 1 Eşleştirme projesi kapanış konuşması: Değerli Meslektaşım Sayın Macaristan İçişleri Bakanı, Sayın Büyükelçiler, Macaristan

Detaylı

MTA Genel Müdürlüğü Tarafından Yürütülen TUCBS ve INSPIRE Standartları Çalışmaları

MTA Genel Müdürlüğü Tarafından Yürütülen TUCBS ve INSPIRE Standartları Çalışmaları 18 19 Kasım 2015, ATO Congresium, Ankara MTA Genel Müdürlüğü Tarafından Yürütülen TUCBS ve INSPIRE Standartları Çalışmaları Dr. Engin Öncü SÜMER, Dr. Erol TİMUR, Yıldız NURLU, Pemra KUMTEPE ve Dr. Türkan

Detaylı

www.ankaraisguvenligi.com

www.ankaraisguvenligi.com İş sağlığı ve güvenliği temel prensiplerini ve güvenlik kültürünün önemini kavramak. Güvenlik kültürünün işletmeye faydalarını öğrenmek, Güvenlik kültürünün oluşturulmasını ve sürdürülmesi sağlamak. ILO

Detaylı

Antalya da AB İşlerinin Yönetilmesine Yönelik Kapasitelere İlişkin Eğitim İhtiyaç Analizi

Antalya da AB İşlerinin Yönetilmesine Yönelik Kapasitelere İlişkin Eğitim İhtiyaç Analizi Antalya da AB İşlerinin Yönetilmesine Yönelik Kapasitelere İlişkin Eğitim İhtiyaç Analizi 1 Giriş Bu özet raporda, Avrupa Birliği Bakanlığı tarafından Antalya Valiliği ile birlikte Mart-Nisan-Mayıs 213

Detaylı

Birleşmiş Milletler Asya ve Pasifik Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (UNESCAP)

Birleşmiş Milletler Asya ve Pasifik Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (UNESCAP) Birleşmiş Milletler Asya ve Pasifik Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (UNESCAP) Kurtuluş Aykan* Küresel mali krizin ortaya çıkardığı en önemli gerçek, ekonomik sorunların bundan böyle artık tek tek ülkelerin

Detaylı

DOĞAL AFET RİSK YÖNETİMİ

DOĞAL AFET RİSK YÖNETİMİ DOĞAL AFET RİSK YÖNETİMİ Çağdaş KOÇKAN Ankara İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü, cagdas.kockan@afad.gov.tr ÖZET Bu çalışma 11 Ekim 2010 27 Mayıs 2011 tarihleri arasında ODTÜ Sürekli Eğitim Merkezi ve Afet

Detaylı

YERELYÖNETİM TARKANOKTAY

YERELYÖNETİM TARKANOKTAY YERELYÖNETİM REFORMUSONRASINDA İLÖZELİDARELERİ Dünyadayaşananküreseleşme,sanayitoplumundanbilgitoplumuna geçiş,şehirleşmeninartışı,ekonomikvesosyaldeğişimleryönetim paradigmalarınıveyapılarınıdaetkilemektedir.çevrefaktörlerinde

Detaylı

FAYLARDA YIRTILMA MODELİ - DEPREM DAVRANIŞI MARMARA DENİZİ NDEKİ DEPREM TEHLİKESİNE ve RİSKİNE FARKLI BİR YAKLAŞIM

FAYLARDA YIRTILMA MODELİ - DEPREM DAVRANIŞI MARMARA DENİZİ NDEKİ DEPREM TEHLİKESİNE ve RİSKİNE FARKLI BİR YAKLAŞIM FAYLARDA YIRTILMA MODELİ - DEPREM DAVRANIŞI MARMARA DENİZİ NDEKİ DEPREM TEHLİKESİNE ve RİSKİNE FARKLI BİR YAKLAŞIM Ramazan DEMİRTAŞ Afet İşleri Genel Müdürlüğü Deprem Araştırma Dairesi, Aktif Tektonik

Detaylı

DERS BİLGİ FORMU İnsan Sağlığı ve İş Güvenliği Tüm Alanlar Tüm Dallar

DERS BİLGİ FORMU İnsan Sağlığı ve İş Güvenliği Tüm Alanlar Tüm Dallar Dersin Adı Alan Meslek / Dal Dersin Okutulacağı Sınıf / Dönem Süre Dersin Amacı Dersin Tanımı DERS BİLGİ FORMU İnsan Sağlığı ve İş Güvenliği Tüm Alanlar Tüm Dallar 32 Ders Saati Bu ders ile öğrenciye;

Detaylı