Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download ""

Transkript

1 Troçkizm Dosyasý - 4 Troçki ve Troçkizm sorunu gündeme geldiðinde, bu akýmýn karþýsýnda yer alanlar bakýmýndan sürekli devrim konusu kadar, hatta belki ondan fazla akla gelen konulardan biri de Troçki nin tasfiyecilik karþýsýndaki tutumudur. AYLIK KOMÜNÝST GAZETE FÝYATI: 1 TL (KDV DAHÝL) SAYI: 26 HAZÝRAN devamý s Madem Yaþam Hakký Tartýþýlacak Ýþsizlerin Haklarýndan Baþlayalým HERKESE ÝÞ! Ýþler Nüfusa Pay Edilsin Roboski'nin katili Erdoðan suçlarýný örtbas edip gündemi saptýrmak için yaþamsever kesildi: Gerekirse bakýlamayan tüm çocuklara devlet bakar. Madem yaþam hakký bu kadar kýymetli iþe iþsizler ordusundan baþlamak daha uygun olurdu. Zira iþsiz bir þekilde onurlu bir yaþam sürmek mümkün deðil. Yaþam hakký için önce iþ hakký olmalý herkesin. AKP nin Artan Saldýrganlýðý BDP li vekiller hakkýnda peþpeþe çýkarýlan fezlekeler, Erdoðan ýn açýkça BDP li kalleþlerden söz etmesi, Roboski katliamý hakkýnda Tazminatsa tazminat. Verdik iþte daha ne uzatýyorsunuz! þeklinde konuþmalarý ve gündeme getirdiði kürtaj yasaðý hamlesi son bir aylýk zaman diliminde AKP nin artan saldýrganýlýðýnýn göstergeleri. Ýþsizin Yaþam Hakký Üstelik herkesin bir iþinin olmasýný saðlamak, tüm Türkiye'yi tecavüzlerin kol gezdiði çocuk esirgeme yurtlarýla doldurmaktan daha kolay. Yeni iþ alaný yaratmaya gerek yok. Varolan iþleri çalýþma yaþýndaki nüfusa pay etmek yeterli iþlerin pay edilmesi sadece iþsizliði kurutmaz ayný zamanda çalýþma saatlerini de düþürür. Emekçilerin Birleþik Mücadelesi Üç çocuk diye yýrtýnýrken Roboski'de 34 Kürt gencinin canýný bir emirle alan AKP iþsiz çalýþma hakkýný önemsemez. Patronlarýn kar hakkýný korumak için iþsizin en yaþamsal hakkýný umursamaz. Herkese iþ hakkýný bu yüzden sadece emekçilerin birleþik mücadelesi gerçek kýlabilir. Kitle Örgütleri 1 Mayýs'ta Alanlardaydý HDK 1. Genel Kurulu Halklarýn Demokratik Kongresi (HDK) 1. Genel Kurulu Mayýs ta Ankara da toplandý. Ýki gün süren ve katýlýmýn yüksek olduðu Genel Kurul tartýþmalarýnda 7 aydýr sürdürülen toplam faaliyetler deðerlendirildi. Toplantýlarda HDK nin bu süreci birçok eksikliklere ve sorunlara raðmen güçlenerek çýktýðý vurgulandý. HDK nin 8 Mart, Newroz ve 1 Mayýs tan da güçlenerek çýktýðý dile getirilen Genel Kurul da; önümüzdeki yerel ve genel seçimlerle Cumhurbaþkanlýðý seçimlerine HDK nin parti olarak girmesi gerektiði vurgulandý. Oysa ilk kongrede böyle bir parti hedefinin olmadýðý, meselenin bir kongre hareketi yaratmak olduðu söylenmekteydi. s.10 2 Metal Ýþçisi Diþ Gösterdi, Ýþveren Geri Adým Attý Basma Sanayii Ýþçileri Direniþte 7 7 Deri Ýþçileri Derneði olarak Özgür Yaþam Derneði nin yanýnda Karanlýk Atölyelerden Aliaða'da Termik Santrale Karþý Miting Ýbrahim Kaypakkaya Ýzmir de Anýldý Diyarbakýr zindanlarýnda aylarca aðýr iþkenceye boyun eðmeyerek ser verip sýr vermeyen Türkiye devrimci hareketinin dosta ve düþmana nasýl bir devrimci irade ve tutum göstermesi gerektiðini göstererek; tüm devrimci hareketlerin büyük bir saygýyla kendilerine örnek aldýklarý Ýbrahim Kaypakkaya, katlediliþinin 39 yýlýnda Ýzmir de anýldý. s.12 Beyazýt'ta 18 Mayýs Anmasý 12 Esenyurt'ta Ýbrahim Kaypakkaya Anmasý Aydýnlýk Alanlara Çýkýyoruz pankartýmýzý açtýk. Herkesin moralinin oldukça yüksek 5 12 Gülsuyu'nda Mayýs'ýn Kýzýl Gülleri Anmasý olduðu Mayýs ý deri iþçilerinin de moralini yükseltti. Anadoluda Yaþam Kooperatifi olarak 1 Mayýs'a giderken faaliyet yürüttüðümüz mahallede bir yürüyüþ organize ettik. 'Yýkýmlara, zamlara, iþ cinayetlerine, yozlaþmaya karþý 1 Mayýs ta alanlara' þiarlý pankartýn arkasýnda yürüdük. Mayýsta Yaþam Kooperatifi varoþlarda yürüttüðü eðitim faaliyetiyle, iþçi ve emekçileri örgütlü kýlan bir kooperatif. Ýçinde çalýþma yürüttüðümüz Mayýsta Yaþam, 1 Mayýs'ta, talepleriyle alanlarda yerini aldý. Özgür Yaþam Derneði, 'Ezilenler için Eðitim, Eðitim için Dayanýþma' pankartýyla Ýzmir 1 Mayýsý'na katýldý. 1 Mayýs'ta Patronlara, Katillere, Tecavüzcülere, Tacizcilere ve Onlarý Koruyanlara Karþý Örgütlen Birleþ Mücadele Et! þiarýný haykýrdý. 10 THY Ýþçisi Yalnýz Deðildir! AKP hükümetinin apar topar meclisten geçirmeye çalýþtýðý havacýlýk alanýndaki grev yasaðý tasarýsýna yanýt olarak 29 Mayýs ta Hava-Ýþ sendikasý tarafýndan gerçekleþtirilen ve 200 e yakýn uçuþun iptal olmasana neden olan son derece etkili grevin ardýndan THY yönetiminin 305 çalýþaný iþten ildi. s.13 9 Ýzmir'de Kamu Emekçilerinden Güçlü Grev Eðitim ve Sýnav Sistemine Karþý Miting 10 Haziran da, Kadýköy de, DÖB, LÖB, Dev-Lis, Mayýsta Yaþam Kooperatifi, Ýlerici Liseliler, Liseli Kývýlcým, Liseliler Meydana Ýnsiyatifi nin örgütleyicisi olduðu bir miting gerçekleþti. 10 Haziran Pazar günü kitle örgütleri ve gençlik örgütlerinin düzenlediði eleme sýnavý karþýtý miting Deðil Nitelikli Parasýz Bilimsel Anadilde eðitim þiarý ile gerçekleþti. 400 ü aþkýn kiþinin katýldýðý mitingde DÖB, LÖB, Dev-Lis, Mayýsta yaþam Kooperatifi, Ýlerici Liseliler, Liseli Kývýlcým, Liseliler Meydana Ýnsiyatifi örgütleyicisi olarak, LAF, LDG, DÖG/Liseli dünyasý, DGH, DLB katýlýmcý olarak yer aldýlar. s.13 'Açýklayýn: Roboskî'de 'Vur' Emrini Kim Verdi?' 2 Gerileyen AKP nin Karþýsýna CHP Deðil Emekçiler Çýkmalý Mayýs ý bir karnaval gibi geldi geçti. Yüzlerce sendika, örgüt ve parti bir renk ve pankart cümbüþü içinde katýldý 1 Mayýs a. Ýstanbul dan Ýzmir e, Bursa dan Lüleburgaz a,1 Mayýslara katýlan tüm kesimler alanda kendi varlýklarýný göstermek için azami gayreti gösterdiler.türkiye tarihinin belki de en renkli ve çeþitli 1 Mayýslarý yaþandý. s Anadoluda Yaþam'dan Haberler 10 Gülsuyu-Gülensu'da Halk Toplantýsý

2 Sayfa 2 KOMÜNÝST KöZ HAZÝRAN 2012 Beyazýt'ta 18 Mayýs anmasý Ýstanbul Üniversitesi nde 18 Mayýs ta düþen devrimciler için 18 Mayýs günü Yeni Demokrat Gençlik ve Demokratik Yurtsever Gençlik in düzenlediði bir anma yapýldý. Edebiyat Fakültesi önünde toplanan öðrenciler Ýbrahim Kaypakkaya, Haki Karer ve Dörtler in resimlerinin olduðu Þehîden Þoreþê Namirin - Devrim Þehitleri Ölümsüzdür yazýlý pankart açarak Beyazýt Merkez Fakültesi ne doðru yürüyüþe geçtiler. Yürüyüþ sýrasýnda anýlan devrimcilerin resimlerinin olduðu dövizler taþýnýrken, ayný zamanda sýk sýk sloganlar atýldý. Yürüyüþ sýrasýnda Önderimiz Ýbrahim / Ýbrahim Kaypakkaya, Ýbrahim den Dörtler e sürüyor, sürecek kavga, Dörtler yaþýyor, kavga sürüyor, Katil devlet hesap verecek, Þehîd namirin, Yaþasýn halklarýn kardeþliði, Bijî biratiya gelan sloganlarý atýlýrken, yürüyüþ sýrasýnda Ýbrahim Kaypakkaya, Haki Karer ve Dörtler in isimleri tek tek söylenerek Yaþýyor diye haykýrýldý. Alana alkýþ ve zýlgýtlarla gelindi. Newroz gözaltýlarý Ýstanbul Üniversitesi'nde protesto edildi Newroz sonrasý Ýstanbul un farklý ilçelerinde eþ zamanlý yapýlan baskýnlarda aralarýnda Ýstanbul Üniversitesi öðrencilerinin bulunduðu 18 kiþinin gözaltýna alýnmasý protesto edildi. 11 Nisan da Eðitim-Sen üyesi akademisyenlerin de katýlýmýyla Ýstanbul Üniversitesi'nde bir protesto eylemi gerçekleþti. Fakülte içerisinden Beyazýt Ana Kapý ya doðru yürünürken 'Düþünceye kelepçe vurulamaz / Baskýlar bizi yýldýramaz - Ýstanbul Üniversitesi Öðrencileri' pankartý açýldý, ana kapýda bir basýn açýklamasý gerçekleþti. Basýn açýklamasýnda son dönemde yapýlan operasyonlarýn dikkat çekici olduðu belirtilerek þunlar söylendi: Yapýlan operasyonlar AKP Hükümeti'nin kendisi dýþýnda kalan tüm muhalif kesimleri sindirme ve baský altýna alma politikasýndaki ýsrarýný göstermektedir. Gözaltýna alýnan arkadaþlarýmýzdan saatlerdir haber alamadýk. Yüzlerce aydýný, gazeteciyi, avukatý, öðrenciyi, sendikacýyý hedef alan bu politika, Türkiye yi bir kapalý cezaevine dönüþtürmüþtür. 8 Mart, Newroz, 1 Mayýs öncesi yapýlan operasyonlarýn siyasi ortamý terörize etmek istenildiði belirtirken, hukuksuzca yargýlamalardan bahsedildi. Basýn açýklamasý Her milletten Türkiye gençliði, akademisyenler, aydýnlar olarak ilan ediyoruz ki biz düþüncelerimizle, taleplerimizle var olacaðýz ve bugünden sonra da barýþ isteðimizi, demokrasi talebimizi, insanca bir yaþam istediðimizi daha güçlü haykýracaðýz. sözleriyle sona erdi. Ýstanbul Üniversitesi nden Komünistler Formasyon hakkýma dokunma YÖK ün aldýðý kararla pedagojik formasyon programlarýnýn kaldýrýlmasý üzerine baþka üniversitelerden katýlýmlarla beraber, Fen-Edebiyat Fakültesi öðrencileri aðýrlýklý olmak üzere Ýstanbul Üniversitesi öðrencileri vize haftasýna denk düþen 26 Nisan Perþembe günü da 200 ü aþkýn bir kitleyle Hergele Meydaný nda eylem yaptý. Öðrenciler, 'Formasyon hakkýma dokunma' pankartý açtý, diðer öðrencilere de çaðrý yaparak atleplerini yansýtan çeþitli dövizlerle fakülteden dýþarý çýkýp, trafiði yola kapatarak Laleli den Beyazýt Meydanýna yürüdüler. Daha sonra Beyazýt Ana Kapý da basýn açýklamasý gerçekleþtirildi. Yürüyüþ esnasýnda 'Formasyon hakkýma dokunma', 'Formasyon hakkýmýz engellenemez', 'Direne direne kazanacaðýz', 'Formasyon hakkýmýz, söke söke alýrýz', 'YÖK, MEB þaþýrma, sabrýmýzý taþýrma', 'YÖK süz üniversite istiyoruz', 'Ömer Dinçer istifa' gibi sloganlar atýldý. Basýn açýklanmasýnda kimselere sorulmadan, kapalý kapýlar ardýnda yangýndan mal kaçýrýrcasýna çýkan karar eleþtirilirken, basýnýn bu kararý görmezden gelmesi 'boyalý basýn bunu yazýn' sloganlarýyla eleþtirildi. YÖK ve MEB in öðretmenlerin yalnýzca eðitim fakültelerinin yetiþtireceðini söylediðini belirtilirken, yetkililerin 'Fen-edebiyat fakülteleri çok kalabalýk' dediðini de aktararak, 'Her ile üniversite açan, her üniversitede fen-edebiyat fakültelerini kuran biz öðrenciler miyiz, siz misiniz? Her dakika böbürlenerek anlattýðýnýz her ile üniversite açýlmasýný, þimdi neden sorun olarak önümüze koyuyorsunuz?' diye soruldu. Üniversite öðrencilerinin Eðitim Fakültelilerle karþý getirilmeye çalýþtýrýldýðýný, bu sorunun yarýn Eðitim Fakültelerini de vurulabileceðini kaydedilerek öðretmen olma hakkýný beraber savunmaya davet edildi. Öðrenci temsilciliklerinin sessizliði eleþtirilirken, mücadelenin devam edileceði vurgulanarak basýn açýklamasýnýn sonlandýrýldý. Daha sonra önerimizle oturma eylemine geçtik ve çeþitli sloganlarla eylem sonlandýrýldý. Hayatlarýnda ilk kez bir eyleme katýlan bazý öðrencilerin slogan atýþý, pankart tutuþu, yürüyüþ hýzý, heyecaný ve amatörlüðü göze çarparken ÝÜ de yapýlan kadro eylemliliklerinden çok kitle eylemi havasýný yakalandý. 1 Mayýs çalýþmalarý sebebiyle üniversite öðrencilerinin demokratik-akademik haklarý için çalýþmalarýný yürüten kurumlar ise eyleme katýlýmý ya yoktur ya da 1-2 kiþiyle sýnýrlýydý. Baþka fakültede okumaktan kaynaklý olarak çeþitli nedenlerden ötürü Fen Edebiyat Fakültesi öðrencileriyle bað kurmayý baþaramadýk. Bizler eylemi organize edenlerden olmasak da, kendiliðinden ayaða kalkan kitlelerin yürüyüþünü yönlendirme, oturma eylemi gibi küçük þeylerle de olsa müdahale edebilme tecrübesini elde etmiþ olduk. 3 Mayýs günü de Edebiyat Fakültesi den Ýstanbul Milli Eðitim Müdürlüðü ne yürünüldü ve orada da basýn açýklamasý ve oturma eylemi gerçekleþtirildi. Bir saat süren oturma eyleminin ardýndan fakülteye sloganlar eþliðinde geri dönüldü ve eylem sonlandýrýldý. Ýstanbul Üniversitesi nden Komünistler Metal iþçisi diþ gösterdi iþveren geri adým attý "Merhaba! Ben Ýzmir de yüzlerce iþçiyi istihdam eden metal iþkolundaki bir fabrikada çalýþýyorum. Çalýþtýðým fabrika üç vardiya üzerinden montaj ve seri imalat yapan bir iþletme. Burada çalýþanlarýn tümü Türk-Ýþ in iþkolumuzdaki sendikasýna örgütlü durumda. Milyonlarca iþçinin býrakalým sendikayý, sigortasý dahi olmadan çalýþtýðý bu koþullarda bizim sendikalý olmamýzýn önemli bir güvence olmasý gerekirken çalýþma koþullarýmýz günden güne kötüleþiyor. Çünkü mensubu olduðumuz sendika iþverenle iþbirliði içerisinde ve yaþadýðýmýz sýkýntý ve hak gasplarýna karþý tümüyle kayýtsýz kalýyor. Sendika temsilcileri ise iþçilerin haberi olmadan sendikanýn ve iþverenin atadýðý kimseler. Son dönemde ücretlerimiz ödenmesi gereken zamanda ödenmemeye baþladý. Maaþlar zamanýnda yatýrýlmadýðý gibi tam olarak da yatýrýlmýyor. Son maaþ döneminde maaþýmýzýn yalnýzca üçte birini aldýk. Bu durum zaten borç içinde yüzen ve düþük ücretlere çalýþan iþçilerde huzursuzluk yarattý. Üretim sürüyor olmasýna raðmen maaþlarýn yatmamasý ciddi bir güvensizlik oluþturdu. Ýþveren ve sendikanýn verdiði taahhütlere raðmen maaþlarýn yatmamasý ise bunlara duyulan güvenin tümüyle kaybolmasýna neden oldu. Ýþçilerin sendika merkezine ilettikleri þikayetler üzerine sendikanýn Ýzmir Þubesi geçtiðimiz hafta saat 17:30 07:30 saatleri arasýnda bir eylem gerçekleþtirdi. Çalýþma saatleri dýþýnda gerçekleþen bu eylem aslýnda fabrika bahçesinde bir oturma eyleminden ibaretti. Söz konusu saatte çalýþmayan vardiyalarýn katýldýðý, çalýþan vardiyadaki iþçilerin ise iþine devam ettiði eylem gece boyunca sürdü. Vardiyasýný tamamlayan iþçiler kendi istirahat saatlerinden fedakârlýk ederek bütün gece fabrika bahçesini terk etmediler. Sabah olduðunda sendika þube baþkaný eylemin sona erdiðini ve herkesin iþinin baþýna döneceðini açýkladý. Eylemin bir sonuç alýnmadan bitirilmesi bu eylemin sendikaya karþý iþçilerde oluþacak öfkeyi sönümlendirmek için yapýldýðý izlemini uyandýrdý. Ýþçiler eylemin ardýndan kendi aralarýnda 'sendikayý kurtardýk' diye söyleniyorlardý. Bununla birlikte eylemin þöyle bir etkisi de oldu. Fabrikada çalýþan müdürler ertesi gün vardiya çýkýþýnda iþçilerle karþýlaþmamak için otoparklardaki araçlarýný býrakarak taksilerle fabrikadan ayrýldýlar. Ýþveren de iþçilerin karþýsýna çýkarak bu ayýn sonunda maaþlarýn tamamýnýn ödeneceðine dair söz verdi. Ýþçiler kendi aralarýnda oylama yaparak teklifi kabul ettiler ve daðýldýlar. Bu geliþmelerin ardýndan iþverenin verdiði sözü tutmamasý üzerine ay Basýn açýklamasý Türkçe ve Kürtçe okundu. Basýn açýklamasýnda 18 Mayýs ýn Haki Karer, Ferhat Kuntay, Necmi Öner, Mahmut Zengin, Eþref Anýk ve Ýbrahim Kaypakkaya nýn ölüm yýldönümü olduðu hatýrlatýlarak, devrimcilerin zülme karþý direniþi, boyun eðmeme gibi özelliklerinden bahsedildi. Kaypakkaya nýn Kemalizmle hesaplaþtýðý, uluslarýn kendi kaderini tayin hakkýný savunduðu kaydedildi. Kaypakkaya anmasý düzenleyenlere verilen cezalar kýnandý. Basýn açýklamasýný okuyan kiþi sözlerini Ýbrahim Kaypakkaya yý savunmak onurdur. Ýbrahim Kaypakkaya nýn kiþiliðini, Haki Karer in simge duruþuyla birleþtirip Dörtler in direniþ ateþini yakacak ve haykýracaðýz diyerek sonlandýrdý. Bu yýl Demokratik Güç Birliði Platformu olarak 1 Mayýs çalýþmalarýmýza 1 ay önceden baþladýk. Haftada yerine göre 2 kez toplantýlar yaptýk. Bununla birlikte, Devrimci Güç Birliði Platformu bileþenlerinden Eðitim-Sen yönetimi Platform bileþenlerinden BDP nin varlýðýndan rahatsýzlýk duyduðunu açýklayarak platformdan çekildi ve platform toplantýlarýný kendi lokallerinde yapmamýza da izin vermedi son verildi. Biz de bu nedenle Eðitim Sen de yapmakta olduðumuz toplantýlarý evlere taþýdýk. Eðitim Sen ayný zamanda 1 Mayýs a Antalya da katýlacaklarýný bildirmiþti. Biz de platformun bu bileþeninden umudumuzu kestik ve yolumuza onsuz devam etmeye karar verdik. Çevre ilçelerin kitle örgütleriyle toplantýlar düzenleyerek olabildiðince güçlü bir katýlým saðlamak için elimizden geleni yaptýk. Bu arada Elmalý, Demre ve Kumluca daki Eðitim-Sen þubeleri ve temsilcileriyle görüþerek 1 Mayýs'a Finike de katýlma konusunda onlarýn desteklerini saðladýk. Bunun üzerine Finike Eðitim-Sen þube yönetimi bizden bir toplantý talep etti. Yapýlan toplantýda bir takým öneriler getirerek BDP nin ayrýlmasý halinde 1 Mayýs a Finike de katýlabileceklerini belirttiler. Bu yaklaþýma platformumuzun her türlü öneriye açýk olmakla birlikte, asla dayatmalara açýk olmadýðýný ve olmayacaðýný belirterek yanýt verdik. BDP nin platform bileþeni olduðunu vurgulayarak bir bileþenin ayrýlmasýný istemenin Sonradan öðrendiðimize göre, yýllar sonra Ýstanbul Üniversitesi de ilk kez yapýlan anmaya katýlým kýsýtlýydý. Anmaya KöZ ün arkasýnda duran komünistler dýþýnda Ekim Gençliði ve Kaldýraç da destek verdi. Devrimciler Ölür, Devrimler Sürer Bolþevizm Kazanacak Ýstanbul Üniversitesi nden Komünistler Finike de 1 Mayýs kimsenin haddi olamayacaðýný bildirdik. Bu konudaki netliðimizi ortaya koyduk. Sonuçta ise Eðitim-Sen, üyelerinin tabandan gelen baskýsý üzerine platforma geri dönmese de Finike de alana çýkma kararý aldý. 1 Mayýs 1 Mayýs sabahý toplanma yerimiz olan Orman Ýþletmesi'nin önüne geldiðimizde ortalýk sivil ve resmi polis kaynýyordu. Davul-zurna eþliðinde halaylar çekerek, marþlar söyleyerek bir saat orada toplanmayý bekledik. Toplanma tamamlanýnca yürüyüþ kortejimizi oluþturarak yürüyüþe geçtik. 'Yaþasýn 1 Mayýs, Alanlardayýz», 'Kurtuluþ Yok Tek Baþýna ya Hep Beraber ya Hiçbirimiz', 'Yaþasýn sýnýf dayanýþmasý', 'Su haktýr satýlamaz', 'Ýþ ekmek özgürlük', 'HESlere hayýr' ve bunlara benzer pankart ve sloganlarla yürüyüþ kortejimiz çok coþkuluydu. 1 Mayýs alanýna vardýðýmýzda 1 Mayýs metni okundu. Þiirler, marþlar ve halaylarla alanýmýzda gelenek haline getirerek bu yýl beþincisini düzenlediðimiz bir 1 Mayýsý da coþkuyla kutladýk. Dostlukla... sonunda iþçiler sendikadan baðýmsýz olarak mesai saatleri içerisinde küçük gruplar halinde iþ býraktýlar. Bunun üzerine sendika iþçileri yemekhanede toplamak zorunda kaldý. 400 civarýnda iþçinin bulunduðu toplantýda sendika baþkaný iþçilere iþlerine sahip çýkmalarý ve iþ býrakmamalarý yönünde telkinde bulundu. Sendika yöneticisi ücretlerin ödenmemesi üzerinden 21 gün geçtiði ve isteyenlerin haklarýný alýp çýkabileceðini bile söyledi. Ýþçiler bunu kabul etmeyerek, sendika ister destek versin ister vermesin iþ býrakma eylemini maaþlar ödeninceye kadar sürdüreceklerini söylediler. Tepki gösteren kimi iþçiler söz alarak sendika yöneticilerini iþçinin gücünü bölmekle suçladýlar. Söz alan bir kaynakçý gerekirse fabrikanýn kapýlarýný kaynaklarým ve fabrikanýn dýþýna bir ürün bile çýkmasýna müsaade etmem diyerek rest çekti. Ýþçilerin konuþmalarý üzerine yine oylama yapýldý ve oybirliði ile eylemin devamýna karar verildi. Yaklaþýk kýrk beþ dakika sonra müdürle görüþmeye giden sendika yöneticileri Yaþasýn Sýnýf Dayanýþmasý Yaþasýn Ýþçi Sýnýfýnýn Özgürlük Mücadelesi Finike Pazarcý Esnafý Derneði'nden Komünistler döndüler ve maaþlarýn bu akþam yatacaðýný açýkladýlar. Gerçekten de akþam saatlerinde maaþlarýmýzýn yatmayan kýsýmlarýnýn da yattýðýný gördük. Tüm bu süreç çok örgütlü ve bilinçli olmasalar da iþçilerin kararlý bir þekilde bir arada durduðu zaman haklarýnýn gaspedilmesini engelleyebildiðini gösterdi. Yaþanýlanlar, iþçilerin özgüven kazanmasýna, birliðin önemini kavramasýna ve sendika bürokrasisinin iþlevini görmesine vesile oldu. Gerek iþverene gerekse sendika bürokrasisine karþý nasýl tavýr takýnmamýz gerektiði konusunda öðretici oldu. Ýþçilerin haklarýný koruyabilmeleri ve ilerletebilmeleri için birlik içinde iþverenlere karþý mücadele etmeleri, sendikalarý iþçilerin örgütü haline getirebilmek için ise sendika bürokratlarýna karþý mücadele vermeleri gerekiyor. Ýzmir den Metal Ýþçisi Bir KöZ Okuru

3 Sayfa 3 Haziran Mayýs Ýzmir'de on binleri buluþturdu Ýzmir de 1 Mayýs a Ýþ Cinayetlerinin ve Uludere Katliamý'nýn Hesabýný Sormak için Varoþlarda Birleþ Alanlarda Devleþ pankartýyla katýldýk Ýzmir de 1 Mayýs geçtiðimiz senenin katýlýmýný aþarak elli bini aþkýn emekçiyi buluþturdu. Ýstanbul'da 1 Mayýs Ýstanbul da 1 Mayýs 4 sendika konfederasyonu tarafýndan örgütlendi. Taksim Meydaný ndaki miting için üç ayrý güzergâhta, dört yürüyüþ kolu oluþtu. Þiþli, Tarlabaþý ve Gümüþsuyu kollarýndan yüründü. Türk-Ýþ, Hak-Ýþ, Kamu-Sen ve Memur-Sen gibi konfederasyonlar ise bu yýl 1 Mayýs'ý Ankara da bakanlarla kutladý lar. Ýstanbul'daki mitingin Þiþli güzergâhýnda DÝSK ve Sendikal Güç Birliði'nin baþta yer aldýðý iki yürüyüþ kolu vardý. Þiþli kolundan DÝSK, Sendikal Güç Birliði Platformu, Oyuncular Sendikasý, direniþteki Hey Tekstil iþçileri, Ruhi Su Dostlar Korosu, Beþiktaþ, Galatasaray ve Fenerbahçe nin taraftar gruplarý, Halk Cephesi, Kaldýraç, Partizan, Mücadele Birliði, BDSP, DHF, Mücadele Birliði Platformu, ESP, SDP, Ýþçi Mücadele Derneði ve Devrimci Hareket, KöZ, yaklaþýk olarak 10 kitle örgütünün ortak 1 Mayýs pankartý açtýðý Kent Hareketleri yürüdü. Sabah erken saatlerde yürüyüþ kolunda buluþuldu. Halaylar çekildi. Sloganlar atýldý. Þiþli kolunda yürüyüþün erken baþlamasý gerekiyordu. Ancak yürüyüþüne gibi baþlandý. Saat gibi ise alana girilmeye baþlandý. KöZ ün arkasýnda duran komünistler olarak 1 Mayýs'ta biz de alanda yerimizi aldýk. Sabah da Þiþli kolunda toplandýk. Mitingde 1 Mayýs öncesi Sivas davasýnýn düþmesini ve Uludere de yapýlan katliamýný gündem ettik; iþ cinayetleri, kýdem tazminatý hakkýnýn gaspýna dur demenin yolunun, katliamlarýn hesabýný sormanýn emekçilerin birleþik ve kitlesel mücadelesinden geçtiðini ifade ettik. Mitinge Dersim de CHP, Uludere de AKP Katliamlarýn Hesabýný Emekçiler Soracak pankartýyla katýldýk. Ayrýca Yaþasýn Komünistlerin Birliði pankartýný taþýdýk. Alanda Yaþasýn Komünistlerin Birliði, Devrim Ýçin Devrimci Parti, Parti Ýçin Komünistlerin Birliði, Bolþevizm Kazanacak, Varoþlarda Birleþ Alanlarda Devleþ, Marks, Engels, Lenin Yolumuz Proleter Devrim, Tam Ücretli 6 Saatlik Ýþ Günü 4 Vardiya, AKP ye Karþý Örgütlen Birleþ Mücadele Et, Özgürlük Savaþan Ýþçilerle Gelecek, Newroz un Ateþi AKP yi Yakacak, Newroz dan 1 Mayýs'a Emekçiler Alanda, Roboski yi Unutma Unutturma, Sivas ý Unutma Unutturma, Ne AKP Ne CHP Kurtuluþ Birleþik Mücadelede, Yaþasýn 1 Mayýs Býji Yek Gulan, Kurtuluþ Yok Tek Baþýna, Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz sloganlarýný attýk. Sloganlarýmýzý atarken ajitasyon konuþmalarý yaptýk. Ajitaston konuþmalarýnda þunlarý vurguladýk: "1 Mayýs'ta emekçiler, dünyanýn her yerinde ve yüzyýlý aþkýn bir süredir, haklarý ve özgürlükleri için birleþerek meydanlara çýkýyor. 1 Mayýs ta milyonlarca emekçi, yýðýnlarla doldurduklarý alanlarda yalnýz olmadýklarýný, birleþebildiklerini, birleþtiklerinde ne kadar güçlü olabildiklerini görüyor. "Newroz da yakýlan ateþ 1 Mayýs a taþýndýðý gün Uludere nin, Sivas ýn hesabýný sormak; iþçi cinayetlerini tutuklamalarý ve hak gasplarýný durdurmak mümkün olacaktýr. Newroz da yakýlan ateþin 1 Mayýs a taþýmanýn biricik yolu bu eylemlerin emekçilerin-ezilenlerin örgütlü birliðinin gerçekleþtirilmesinden geçtiðini bildiðimiz için 1 Mayýs a geldik. Nasýl ki Newroz larýn emekçilerin en geniþ kesimlerini örgütlemesi hayal deðil ise; 1 Mayýs için asýl sahiplerinin inisiyatifi eline almasý da hayalcilik deðildir. Katliamlara, saldýrýlara, cinayetlere son verecek tek yol buradan geçmektedir. Kortejimizin bulunduðu yürüyüþ kolunda ve miting alanýnda Ýþ Cinayetlerine, Hak Gasplarýna, Katliamlara Karþý 1 Mayýs Birlik Mücadele ve Dayanýþma Günü Olsun baþlýklý özel sayýmýzdan on bin adet daðýttýk. Ýçinde çalýþma yürüttüðümüz Mayýsta Yaþam Kooperatifi ise Kent Hareketleri ile birlikte 1 Mayýs'a ortak pankart ile yürüdü. Mahalle Dernekleri, Arkeologlar Derneði, Mayýsta Yaþam Kooperatifi, Anadoluda Yaþam Kooperatifi, Ýmece Toplumun Þehircilik Hareketi, Ekoloji Kolektifi, Göçmen Dayanýþma Aðý, Güvencesizler Hareketi, Sosyal Haklar Derneði, Gökkuþaðý Hareketi, Ýnþaat Ýþçileri Derneði, Atýk Kaðýt Ýþçileri'nden (Fazla Mesai Dergisi) oluþan Kent Hareketleri korteji "Haklarýmýz Ýçin 1 Mayýs'ta Buluþtuk pankartý ile yürüdü. Miting programý Mitingin programý Aslý Öngören ve Levent Üzümcü'nün sunumuyla baþladý. Mitingde Mustafa Alabora, Rutkay Aziz þiirler okurken kürsüden 'Faþizme karþý omuz omuza' sloganý atýldý. DÝSK Genel Sekreteri Adnan Serdaroðlu, DÝSK Genel Baþkaný Erol Ekici, KESK Genel Baþkaný Lami Özgen, TMMOB Genel Baþkaný Mehmet Soðancý ve TTB Merkez Konseyi Baþkaný Eriþ Bilaloðlu, Tez-Koop-Ýþ Ýstanbul 5 No'lu Þube Baþkaný Rabia Özkaraca Över kürsüden 1 Mayýs'ý Kürtçe ve Türkçe selamladýlar. Kürsüden ayrýca direniþçi iþçiler kürsüden konuþma yaptý. Çapa taþeron iþçileri, Maltepe Belediyesi direniþçileri, Samsun Devlet Hastanesi direniþçileri, Hey Tekstil direniþçileri, Toros Elektrik direniþçileri ve Kampana direniþçileri kürsüden konuþma yaptýlar. Miting, Koma Asmin, Grup Yorum ve Kardeþ Türküler'in sahne almasýyla sona erdi. Newroz dan 1 Mayýs'a Emekçiler Alanda Ýstanbul dan Komünistler Ýzmir de 1 Mayýs ý Bölme Giriþimi Suya Düþtü AKP nin TÜRK-ÝÞ, HAK-ÝÞ, Kamu-Sen ve Memur- Sen eliyle 1 Mayýs ý bölme planýný hayata geçirmek istediði kentlerden biri olan Ýzmir de Türk-Ýþ, Kamu-Sen ve Birleþik Kamu-Ýþ ayrý bir 1 Mayýs kutlamak üzere Bornova Meydaný için baþvuru yapmýþ fakat Türk-Ýþ e baðlý sendika þubelerinin güçlü itirazlarý bu planý bozmuþtu. Türk-Ýþ þubelerinin Gündoðdu daki mitingte yer alacaklarýný duyurmasý Taksim den kaçan Türk-Ýþ Genel Sekreteri Mustafa Kumlu nun Ýzmir deki mitingten de çark etmesini saðlamýþtý. Gündoðdu ya Yoðun Katýlým KESK, DÝSK, TTB, TMMOB ve Türk-Ýþ in örgütleyicisi olduðu Gündoðdu Meydaný nda gerçekleþen 1 Mayýs mitingi, öðlen saatlerinden miting sonuna kadar alanýn tekrar tekrar dolup boþaldýðý bir kitlesellikle gerçekleþti. Alana, Alsancak, Konak ve Basmane den hareket eden üç koldan giriþ yapýldý. Yoðun katýlým arama noktalarýnda yýðýlmaya sebep olurken kortejlerin alana giriþleri sarktý. Özellikle Konak kolunun sonundaki kortejlerin alana giriþi saat 15:00 i buldu. Her ne kadar bu 1 Mayýs da asýl sahipleri tarafýndan örgütlenmese de ve kürsü mitingin tertipleyicisi sendika bürokrasisinin vesayetinden muaf olmasa da bir takým ilerlemeler kat edildiði de muhakkaktý. Saygý duruþunun ardýndan Enternasyonal in çalýnmasý, 'Devrim Þehitleri Ölümsüzdür' sloganýnýn atýlmasý, yine kürsüden Kürtçe selamlama gerçekleþtirilmesi ve akabinde 'Biji Yek Gulan!' sloganý atýlmasý gibi uzun yýllar 1 Mayýs kürsülerinde rastlanýlmayan bir dizi olumlu geliþme yaþandý. Tertip komitesi adýna ortak açýklamayý Billur Tuz Direniþi nden bir kadýn iþçisinin okumasý da bir diðer olumluluktu. Politik Ýçeriði Zayýf 1 Mayýs Ýzmir deki 1 Mayýs ta gözle görülür kalabalýklaþma ve coþku öne çýkarken, alana giriþ yapan kortejlerde de çeþitlilik söz konusu idi. Taraftar gruplarýndan bisikletlilere, sanatçý topluluklarýndan ekolojistlere, feministlerden öðrenci örgütlenmelerine pek çok farklý kesim 1 Mayýs ta yer aldý. Her ne kadar erken gelip erkenden gitmeyi tercih etseler de þoven grup ve düzen partileri de alana girdi. Taksim i adres gösterdiði için Ýzmir deki mitingde yer almayan politik örgütlenmeler olduðu gibi Ýzmir deki mitinge bölgesel katýlým saðlayan örgütlenmeler de mevcuttu. DÝSK e baðlý Genel- Ýþ ve Birleþik Metal ciddi bir kitleyle alana girerken, Türk-Ýþ e baðlý bazý sendikalarýn oluþturduðu Sendikal Güçbirliði Platformu da güçlü bir katýlým saðladý. Sendikal Güçbirliði bünyesindeki sendikalarýn 'Ayýramazsýnýz Yaþasýn Ýþçilerin Birliði!' pankartý açmasý son geliþmeler ýþýðýnda ayrý bir anlam taþýmaktaydý. Katýlýmdaki yoðunluk ve çeþitliliðe raðmen alana belirgin politik talepler hâkim deðildi. Farklý kesimlerden toplumsal muhalefet gruplarý kendi özgün talepleri ile alanda yer alýrken, tüm bu farklý talepler ayný doðrultuyu iþaret eden ortak bir zeminde buluþmaktan uzaktý. Politik örgütlenmeler ise güncel siyasete müdahale hedefi güden vurgulardan ziyade kendi politik ya da örgütsel kimliklerini ön plana çýkartan yahut genel geçer söylemleri tekrarlayan bir tarz benimsemiþti. Kýdem tazminatýna yönelik saldýrý, iþ cinayetleri, Kürt halkýna yönelik saldýrýlar pek çok kortejde az ya da çok iþlenmekle birlikte ortak bir mücadele hattýný yansýtmýyordu. KESK lilerin taþýdýðý KESK li Tutsaklar Serbest Býrakýlsýn! Roboski Katliamý nýn Hesabý Sorulsun! Pozantý Tecavüz Vahþetinin Hesabý Sorulsun! pankartý ise bu açýdan istisnalardandý. Kortejlerin politik vurgularýndaki eksiklik aðýrlýklý olarak görsellikle telafi edilmeye çalýþýlmýþtý. Devasa pankart ve flamalar, alanda yapýlan balonlu gösteriler, saldýrýlara karþý ortak bir savunma hattýný örmek için ne yapýlmasý gereðini iþaret etmekten çok, 1 Mayýs alanýnda kendini daha görünür kýlma çabasýna uygundu. Neticede katýlýmýn kayda deðer biçimde artmasýna ve yoðun bir coþkunun kortejlere ve alana hâkim olmasýna raðmen Mayýsý Ýzmir de, sýnýfa ve Kürt halkýna yönelik topyekûn saldýrýlarý püskürtmek üzere ortak bir savunma hattýnýn gerekliliðini iþaret etmenin bir fýrsatý olmaktan çok, kortejlerdeki görselliðin öne çýktýðý, politik içeriði zayýf, pek çok burjuva yayýn organýnýn da aðýz birliði etmiþçesine vurguladýðý üzere 'renkli bir þölen' havasýnda geçti. Alanda Ýki 'Yaþasýn Komünistlerin Birliði!' Pankartý Ýzmir deki 1 Mayýs ta alanýn en hazýrlýklý ve kalabalýk kortejlerinden biri TKP korteji idi. TKP nin taþýdýðý pankartlardan birinde Yaþasýn Komünistlerin Birliði! þiarýnýn bulunmasý ise dikkat çekiciydi. Farklý yerellerde de açýldýðýný öðrendiðimiz bu pankart þüphesiz TKP nin komünistlerin birliðinin gerekliliðine dair bir vurgu yapma ihtiyacý hissetmesinden ileri gelmiyordu. Hali hazýrda kendisini komünistlerin parti birliði olarak deðerlendiren TKP nin bu pankart arkasýnda 'eski TKP lileri' yürütmesi, TKP nin adý üzerinden yaþanan çekiþmelere dair nispet yapýlmasýndan öte bir anlam taþýmýyordu. TKP nin adý üzerinden tutuþulan kavganýn üstünü örttüðü, oportünist akýmlarýn ýsrarla görmezden geldiði Mustafa Suphilerin TKP sinin Komünist Enternasyonal onaylý 1920 Programý nýn iþaret ettiði hedefleri dile getirmek ise KöZ ün arkasýnda duran komünistlere düþtü. Komünistlerin birliðini savunanlar yýllardýr yaptýklarý gibi bu sene de pankartlarýna 'Yaþasýn Komünistlerin Birliði!' þiarýný taþýdýlar. Ekim Devrimi gibi bir proleter devrimi gerçekleþtirmek için Bolþeviklerinki gibi bir komünist partiye, bunun için ise tasfiyeciliðe ve oportünizme karþý mücadeleyi ödev edinen komünistlerin birliðine ihtiyaç olduðunu bu 1 Mayýs ta da dile getirdik. Bolþevizm Kazanacak! Ýzmir'den Komünistler

4 Sayfa 4 Haziran 2012 Lüleburgaz da Sosyal þoven 1 Mayýs ve ilkler Lüleburgaz da Mayýs ý için Hükümet Konaðý'nýn önünde saat 10'da toplanýlarak kortej oluþturulmaya baþlandý. Biz de Anadoluda Yaþam Kooperatifi'nin irtibat bürosunun aktivistleri ve ortaklarýndan oluþan 12 kiþi ile kortejdeki yerimizi aldýk. Alandaki baþlýca kortejler Kristal-iþ, Tes-iþ, Deri-iþ, Tüm Bel-Sen, Teksif gibi sendika kortejleriydi. Onlarýn arkasýndan demokratik kitle örgütleri, Tüm-Köy-Sen ve onun hemen arkasýnda da Anadoluda Yaþam Kooperatifi Ýrtibat Bürosu, Eðitim-Ýþ, Yeni Kuþak Köy Enstitüleri Derneði ve TMMOB yer aldý. Kitle örgütlerinin ardýndan ise ÖDP, EMEP, HDK, EDP, 'Trakya Partizan' ve CHP sýralanýyordu. Diðer bileþenler kendi kortejleriyle veya sendikalar içinde yürümeyi tercih ettiklerinden HDK korteji BDPlilerden ibaret kaldý. 'Varoþlarda Birleþ Alanlarda Devleþ', 'Çalýþana Öðrenim Hakký Öðrenciye Ýþ', 'Kurtuluþ Yok Tek Baþýna ya Hep Beraber ya Hiçbirimiz', 'Ne AKP Ne CHP, Çözüm Birleþik mücadelede' sloganlarýný atarak yaklaþýk 400 metre uzaklýktaki 1 Mayýs alanýna doðru Ýstanbul Caddesi, Ýstasyon Caddesi ve Fatih Caddesi güzergahý üzerinden yürüdük. Alan girdiðimizde alanda toplam kiþi civarýnda insanýn toplanmýþ olduðunu gördük. Daha sonra 1 Mayýs þehitlerinin anýsýna 1 dakikalýk saygý duruþu baþlamýþ ancak ses düzeninin yetersizliði nedeniyle biz anonsu duymamýþtýk. Sonradan öðrendik ki bizim gibi bizim gibi pek çok insan da anonsu duymamýþtý. Özellikle de o sýrada halaya durmuþ olan HDK kortejini oluþturan BDP kitlesi de bunlarýn arasýndaydý ve anma sýrasýnda halay çekmeye devam etmekteydiler. Bunun üzerine alanda yuh sesleri, 'PKK dýþarý' gibi sloganlar yükselmeye baþladý. Bu kargaþayý duyunca aramýzdan birkaç arkadaþ olarak olayýn meydana geldiði noktaya doðru ilerledik. Olay mahalline geldiðimizde Tes-Ýþ ve Kristal-Ýþ in bazý üyelerinin ellerindeki plastik pankart sopalarýný, pet þiþe ve çakmaklarýný fýrlatmak suretiyle BDP li emekçilere saldýrdýklarýný ve emekçiler arasýnda bir arbede yaþandýðýný gördük. Tes-Ýþ ve Kristal-Ýþ'in gerici þoven eðilimli bazý üyeleriyle BDP li emekçiler kavga ediyordu. Bunun üzerine kiþilik bir sivil polis topluluðu BDP li yöneticilerin yanýna gelerek, 'alanda istenmiyorsunuz, alaný terk edin' dayatmasýnda bulundu. O sýrada oraya gelmiþ bulunan bizleri ve BDP lileri provoke etmeye çalýþtýlar. Biz de BDP yöneticisi arkadaþlarla irtibata geçip 'Kürdistan faþizme mezar olacak', 'Yaþasýn devrimci dayanýþma' sloganlarýný birlikte yükselterek müdahalede bulunduk. Bunun üzerine yanýmýza gelen baþka devrimciler, özellikle 'Trakya Partizan' grubundan arkadaþlar, bizimle birlikte olumlu bir tutum aldý ve dayanýþma gösterdi. BDP lilere 'sakýn alaný terk etmeyin' þeklinde destek ve uyarýlarda bulundular. Bununla birlikte asýl büyük kortejleri olan EMEP ve ÖDP gibi gruplar, belki de Ankara da 1 Mayýs Ankara da, Mayýs ý iki ayrý mitinge sahne oldu. Hak-iþ ve Memur Sen, 1Mayýs ý Tandoðan Meydaný'nda gerçekleþtirdikleri mitingle kutlarken; DÝSK, KESK, TMMOB ve TTB nin örgütleyicisi olduðu 1Mayýs mitingi birçok kitle örgütü ve siyasetin katýlýmý ile Sýhhiye Meydaný'nda kutlandý. Biz KöZ ün arkasýnda duran komünistler olarak Sýhhiye Meydaný'ndaki mitingde, Umut Kültür Derneði kortejinin arkasýnda yerimizi aldýk. Sýhhiye Meydaný'nda yapýlacak miting öncesi da tren garý önünde toplanýlýp en önde sendikalar, arkasýndan siyasetler ve Bursa da 1 Mayýs sendikalarla aralarýný bozmamak için, olayý görmezden gelmeyi tercih ettiler. Bu hengame ve itiþ kakýþ içinde bir tek Eðitim-Sen kendi kortejini BDP ile Kristal-Ýþ korteji arasýna getirerek taciz ve saldýrýlarý engellemeye katkýda bulundu. Bölgedeki devrimciler bu tutumda gerek Eðitim- Sen içinde gerekse de ÖDP içinde Kürt sorununda yýllardýr izlediði tutumla içinde öne çýkan ve kendi partisini de eleþtirebilen Cahit Hoca nýn belirleyici rolü olduðu konusunda tereddüt etmezler. Zaten pek çok yerde Eðitim Sen in üye sayýsý azalýrken bölgede üye sayýsýndaki yükseliþin ardýnda da ayný etkeni görmek zor deðildir. Bu ortamda Kýrklareli BDP il baþkaný yapýlan bu gerici ve þoven saldýrýya karþý tepkisini ifade etmek üzere kürsüye yöneldi. Ama kürsüde yer alan sendika yöneticileri tarafýndan kürsüye çýkýp söz almasý engellendi. Kürsüde etkili olan sol siyasetlerin bu noktada da bir destek vermemesi dikkat çekici idi. Bu geliþmelerin ardýndan miting alelacele yapýlan bir anonsla çok erkenden bitirildi. Mitingin daðýlmasýnýn ardýndan, Kýrklareli nden gelen BDP li emekçileri uðurlamak ve onlarý yalnýz býrakmamak amacý ve ödeviyle onlarla birlikte arabalarýna binecekleri yere kadar yürüdük. Bu arada Tes-Ýþ ve Kristal_iþ üyesi bir grup þoven ve sosyal þoven iþçi bizi takip ederek, taciz etmeye devam etti. Bunun üzerine çevik kuvvet bu sýnýf bilinci almamýþ bu grup ile bizim ve BDP lilerin arasýna girerek o grubu uzaklaþtýrdý. Bu müdahalenin ardýndan, BDP kitlesini salimen yolculadýktan sonra, bu olaylý 1 Mayýs'ý deðerlendirmek üzere, 8 Nisan 2012 de açýlýþýný yaptýðýmýz kurumumuzun lokaline geldik. Yerel haber siteleri ise olayý aþaðý yukarý aþaðýdaki örnekteki gibi aktardý: Ancak 1 Mayýs Ýþçi Bayramý kutlamalarýna katýlan ellerinde BDP bayraklarý bulunan yaklaþýk 60 kiþilik grup, anonsa raðmen halay çekmeyi sürdürünce gerginlik kaçýnýlmaz oldu. Gerginliðin hat safhaya çýktýðý programda 60 kiþilik grubun üzerine yürüyen diðer gruplarý emniyet güçleri engelledi. Olayýn sakinleþmesi üzerine BDP li grup, programýn sonuna kadar konuþmalarý dinleyerek, programýn bitmesinin ardýndan da sessiz þekilde Kongre Meydaný'ndan ayrýldý. Evrensel Gazetesi ise Lüleburgaz 1 Mayýsý'ný aktarýrken bu geliþmeleri Aytekin Bulut imzasýyla þöyle verdi: BDP, Lüleburgaz daki 1 Mayýs kutlamalarýna, kendi pankartý ve kendi bayraklarýyla ilk kez katýldý... Alana gelindiðinde, kürsüden, 1 Mayýs þehitleri anýsýna saygý duruþu anonsu yapýldý. Ses düzeni çok zayýf olduðundan, halay çeken BDP li gençler, yapýlan anonsu geç fark ettiler. Bu durumu istismar eden birkaç kiþi, BDP li gençlere partiler olacak þekilde kortejler oluþturuldu. Buradan sloganlar eþliðinde Sýhhiye Meydaný'na kadar yüründü. Yürüyüþe DÝSK, KESK, TMMOB, TTB, PSAKD, DHF, Partizan, BDSP, Halkevleri, TKP, ÖDP ve HDK nýn aralarýnda bulunduðu bir çok kurum katýldý. BDP, ESP, EMEP, SDP ve Sosyalist Parti nin aralarýnda bulunduðu birçok siyaset HDK pankartý arkasýnda kendi pankartlarý ile yerlerini aldýlar. Yürüyüþ sýrasýnda hemen hemen tüm siyasetlerin kortejlerinin yakýn zamanda gerçekleþen önceki 1Mayýslara oranla daha kalabalýk olmasý dikkat çekiciydi. Bu sayede Hak-Ýþ ve Memur Sen in 1 Mayýsý bölen tavýrlarýna karþýn mitinge katýlým geçen yýllarý aratmayan, hatta geçen yýllarýn da üstüne çýkan bir sayýya ulaþtý. Halkevleri ve TKP Sýhhiye Meydaný'ndaki 1 Mayýs a en kalabalýk katýlan siyasetler oldular. Biz de Umut Kültür Derneði korteji arkasýnda yürüyüþ boyunca 'Nereden geliyoruz, varoþlardan / Ne istiyoruz, özgürlük / Vermeyecekler, alacaðýz / Özgürlük savaþan iþçilerle gelecek' ve 'Komünist bir dünya kuracaðýz' sloganlarýný sýklýkla attýk. Yürüyüþ sonunda tüm kurumlarýn Sýhhiye Meydan'ýna ulaþmasýyla miting programý saygý duruþu ile baþladý. Saygý duruþunun ardýndan Halkevleri üyeleri alana giriþte isimlerinin okunmadýðý gerekçesi ile kürsüyü iþgal ettiler ve kürsüden bir süre inmediler. Halkevleri üyelerinin kürsüyü boþaltmalarýnýn ardýndan tertip komitesini oluþturan kurumlarýn konuþmalarý ile devam eden miting Grup Kibele konseri ile son buldu. Ankara dan Komünistler Bursa da bu yýl KESK, TMMOB, devrimci kurumlar ve demokratik kitle örgütlerinin organize ettiði 1 Mayýs mitingi dýþýnda, AKP güdümlü Türk-Ýþ ayrý miting düzenledi. KESK e baðlý sendikalar, Dev-Saðlýk-Ýþ, meslek odalarý, dernekler, çeþitli siyasal partiler ve HDK bileþenlerinin yer aldýðý miting ise kitlesel ve coþkulu geçti. Bursa da Kent Meydaný nda gerçekleþtirilen 1 Mayýs kutlamalarýna 10 bine yakýn iþçi ve emekçi katýldý. Kitle saat 13:00 dan itibaren stadyum önünde toplanmaya baþladý. Saat 14:30 baþlayan yürüyüþte en önde sendikalar, arkasýndan diðer parti ve dernekler ve siyasetler kortejlerini oluþturarak yürüyüþe geçtiler. Biz de 'Yaþasýn 1 Mayýs, Biji Yek Gulan!' KöZ imzalý pankartýmýzla ve bayraklarýmýzla yürüyüþ kolundaki yerimizi aldýk. Yürüyüþ boyunca Kurtuluþ Yok Tek Baþýna ya Hep Beraber ya Hiçbirimiz, Bolþevizm Kazanacak, Komünist bir Dünya Kuracaðýz, Özgürlük Savaþan Ýþçilerle Gelecek", Yaþasýn 1 Mayýs, Biji Yek Gulan, Marks Engels Lenin, Yolumuz Proleter Devrim sloganlarýný sýklýkla haykýrdýk. Bursa'dan Komünistler laf attý, yuhaladý. Bu durum, alanda kýsa bir dalgalanmaya yol açtý. Ancak kürsünün, tertip komitesindeki görevlilerin ve Eðitim-Sen üyelerinin yerinde müdahalesi ile ortalýk yatýþtý. Alandaki kitlenin büyük çoðunluðu bu kýþkýrtmaya prim vermedi. Doðrusu alanýmýzdaki bu 1 Mayýs hem BDP nin ilk kez katýldýðý 1 Mayýs tý hem de bizim yeni açtýðýmýz kurumumuzla alanda ilk 1 Mayýs ýmýz oldu. Bu vesileyle büyük bir emekçi havzasý olan bölgemizde ayný zamanda yoðun bir þoven etkinin bulunduðunu bir kez de 1 Mayýs alanýnda görmüþ olduk. Sendika bürokrasisiyle içli dýþlý kimi solcularýn da sosyal þovenizmden sýyrýlamamýþ olduðunu da görmüþ olduk. Buna karþýlýk þovenizme ve sosyal þovenizme karþý mücadelede yalnýz olmadýðýmýzý da fark ettik. Her halükarda Anadolu da Yaþam Kooperatifi'nin irtibat bürosunun burada açýlmasýna ön ayak olmakla isabetli bir adým atmýþ olduðumuzu bir kez daha idrak ettik. Her þey bir yana, bu ilk 1 Mayýs bize içinde çalýþacaðýmýz kurumda sadece tüketim dayanýþmasýyla sýnýrlý bir çalýþma yapmakla yetinemeyeceðimizi gösterdi. Bu dayanýþmayý örgütleyebilmek için bile önce emekçileri bölen ve birbirlerine düþüren þovenizmin zehrine karþý, ayný zamanda da bu zehrin etkisini arttýran sosyal þovenizme karþý mücadele ödevinin önümüzde olduðunu somut olarak gördük. Bu ilk deneyimimizde doðru yerde ve doðru bir tutum almýþ olmak da bu ödevi yerine getirme doðrultusunda özgüvenimizi ve cesaretimizi pekiþtirdi. Bu deneyim ayný zamanda bu ödevi omuzlamak üzere yalnýz olmadýðýmýzý görmemize de vesile oldu. Bu nedenle AKP ve CHP gericiliðine karþý emekçilerin ve ezilenlerin birleþik kitlesel mücadelesini alanýmýzda örme ödevi önümüzde duruyor. Bu ödevi birlikte omuzlamak üzere çaðrý yönelteceðimiz ve çaðrýlarýna kulak vereceðimiz muhataplarýmýz da belli. Yaþasýn 1 Mayýs / Biji Yek Gulan Yaþasýn Devrimci Dayanýþma Kahrolsun Þovenizm ve Sosyal Þovenizm Lüleburgaz'dan Bir Grup Komünist Mudanya da 1 Mayýs Kendi yerelliðimizde geleneksel hale gelen 1 Mayýs kutlamalarýnýn bu sene dördüncüsünü gerçekleþtirdik. 1 Mayýs öncesi yapýlan toplantýlarda HDK 1 Mayýs afiþinin yapýlmasý ve HDK pankartýnýn arkasýnda isteyen bileþenlerin kendi pankartýný açabileceði konuþuldu. Daha önceden olduðu gibi bu sene de DÝSK in bazý yerellere katýlmama, Ýstanbul a katýlma tavrý nedeniyle Birleþik-Metal Ýþ sendikasýnýn katýlmadýðý 1 Mayýs eylemi bu sene daha bir coþkuluydu. Saat de Mütareke Meydaný nda toplanarak Ýskele Meydaný na kadar yürüdük. Toplanma yerinde halaylar çekildi, marþlar çalýndý. Daha sonra yürüyüþe geçildi. Eyleme yaklaþýk 300 kiþi katýldý. Yaþasýn 1 Mayýs, Ýþte 1 Mayýs Alanlardayýz, Kurtuluþ Yok Tek Baþýna ya Hep Beraber ya Hiçbirimiz", "Gün Gelecek Devran Dönecek / AKP Halka Hesap Verecek sloganlarý sýklýkla atýldý. Biz de eyleme Kurtuluþ Yok Tek Baþýna Ya Hep Beraber Ya Hiç Birimiz pankartý arkasýnda Deniz Kültür ve Sanat Evi olarak katýldýk. Alanda devrim þehitleri ve Taksim'de ölenler için yapýlan saygý duruþundan sonra Eðitim-Sen temsilcisinin yaptýðý konuþmadan sonra Bursa da yapýlacak 1 Mayýs kutlamasýna katýlmak için ayarlanan ortak araçlar ile Bursa ya hareket ettik. Mudanya daki 1 Mayýs a Eðitim-Sen, Deniz Kültür Sanat Evi, Halk Meclisi, Tüm Üretici Köylü Sendikasý, DÝSK, Tüm Emekliler Sendikasý, ÖDP, CHP ve Anadolu Alevi Kültür Derneði katýldý. Kurtuluþ Yok Tek Baþýna Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz Mudanya dan Komünistler

5 Haziran 2012 Sayfa 5 Deri iþçilerinin gözünden Ýzmir 1 Mayýs ý Ýzmir de son yýllarýn en kitlesel ve en coþkulu 1 Mayýs'ý 2012 de gerçekleþti. KESK, DÝSK, TMMOB, TTB ve Türk-Ýþ in örgütleyicisi olduðu 1 Mayýs mitingi Gündoðdu Meydaný ný dolduran yaklaþýk 60 bin emekçinin talepleri ile yankýlandý. HDK 5 bini BDP olmak üzere 7 bin kiþiyle bizim bulunduðumuz bölgenin tam aksi yönden gelen koldan alana yürüdü. Üç koldan alan giren kortejler, bizim de bulunduðumuz Cumhuriyet Meydaný giriþinde bir sýkýþýklýk yaþadý. TKP nin yaptýðý ve 1500 kiþinin katýldýðý ayrý eylem nedeniyle, Konak ve Basmane yönünden gelen kortejlerin alana giriþinde yýðýlmalar oldu. Bu nedenle giriþte uzun bekleme ve sýkýntýlar yaþandý. Bu gecikme nedeniyle biz de buluþtuðumuz KöZ korteji ve ortak yürüdüðümüz diðer kortejler de 1 Mayýs programýnýn baþlangýcýna yetiþememiþ olduk. Alana girmeden önce her kortejin pankartlarýndaki sloganlarýnýn da kürsüden okunduðu bir hoþ geldiniz merasimi oldu. Bunun ardýndan, arama noktasýný geçtikten sonra, yolun her iki tarafýnda kitlelerin oluþturduðu bir koridordan geçerek sevgi gösterisi ve coþkulu alkýþlarla karþýlandýk. Gündoðdu Meydaný na vardýðýmýzda programýn neresinde olduðumuzu ve kimlerin konuþma yaptýðýný daha sonradan öðrendik. Görüþtüðümüz baþka kortejlerdeki kimselerden Gündoðdu Meydaný na önceden giren Türk-Ýþ e baðlý birçok sendikanýn mitingi erkenden terk ettiðini öðrendik. Ýzmir Büyükþehir Belediye Baþkaný Aziz Kocaoðlu nun yaný sýra CHP milletvekilleri ve diðer belediye baþkanlarýnýn da alanda hatta kürsüde olduðu söylendi. Kürsüden birkaç sendikacýnýn konuþmalarýný dinledikten sonra, Grup Yel Deðirmeni nin sahne almasýyla halaylar eþliðinde miting sona erdi. Biz Deri Tekstil ve Kundura Ýþçileri Derneði olarak, önceki yýllarda olduðu gibi bu yýlda diðer kardeþ kurumlarla birlikte Basmane Kapýlar da bulunan Dericiler Kahvesi nin önünde toplandýk. Özgür Yaþam Derneði nin yanýnda Deri Tekstil ve Kundura Ýþçileri Derneði imzalý Karanlýk Atölyelerden Aydýnlýk Alanlara Çýkýyoruz pankartýmýzý açtýk. Ýþte 1 Mayýs alanlardayýz sloganlarý eþliðinde diðer hazýrladýðýmýz sloganlarýmýzý birlikte attýk. Karanlýk atölyelerde, saðlýksýz, güvencesiz ve sigortasýz çalýþma koþullarýný bizlere dayatan düzene karþý, 6 aydýr direnen emekçi kardeþlerimizle dayanýþmamýzý Savranoðlu iþçisi yalnýz deðildir, Tuzla da Kampana iþçisi yalnýz deðildir, Billur Tuz iþçisi yalnýz deðildir, Adana da mücadele eden Kundura iþçisi yalnýz deðildir sloganlarýyla dile getirdik. Deri iþçileri diyor ki: Ýþ ekmek yoksa, barýþ da yok sloganý ile direniþte bulunan sýnýf kardeþlerimizi selamladýk. Ayrýca Özgür Yaþam Eðitim ve Dayanýþma Derneði ile Deri, Tekstil ve Kundura Ýþçileri Derneði kadýn komisyonlarýnýn hazýrlamýþ olduðu ortak bildiriyi bir kadýn deri iþçisi arkadaþýmýz sloganlar eþliðinde okudu. Bu süreç boyunca ayný alanda toplanýp, kortejlerini oluþturmaya çalýþan, DÝSK e baðlý 13 Mayýs Pazar günü Esenyurt Deri Kundura ve Tekstil Ýþçileri Derneði'nde hem 1 Mayýs deðerlendirmesi hem de derneðin avukatýnýn iþçilerin özlük haklarý ile ilgili iþçileri bilgilendirme toplantýsý yapmasý için 20 iþçi bir araya geldik. Dernek avukatýnýn önemli bir iþi çýktýðý için bir arkadaþ avukatýn iþçilerin özlük hakký için vereceði, eðitime dair bir takým ön bilgileri toplantýya katýlanlarla paylaþtý ve bu konuyla ilgili bir süre konuþmalar yapýldý. Ardýndan 1 Mayýs deðerlendirilmesine geçildi. Bir arkadaþ 1 Mayýs'la ilgili yaptýðý konuþmada önce 1 Mayýs'ýn nasýl ortaya çýktýðýný anlattý. Ýþçi sýnýfýnýn uzun çalýþma saatlerine karþý aðýr bedeller çeþitli sendikalarýn üyeleri de bizi ilgiyle dinlemiþ oldu. Deri iþçilerinin yoðun olarak çalýþtýðý bölgeden 1 Mayýs alanýna doðru yürürken ve daha sonra da alanda þu sloganlarý yeri geldikçe dile getirdik: Yaþasýn 1 Mayýs, Biji Yek Gulan, Ýþte 1 Mayýs, Alanlardayýz, Köle deðil iþçiyiz, birleþince güçlüyüz, Kahrolsun ücretli kölelik düzeni», Ayaklar baþ oldu, baþýnýza dert oldu, Ýþçi üretir patron yürütür, 1 Mayýs kýzýldýr kýzýl kalacak, Herkese sendika sigorta hakký / Tek bir iþ yeri sendikasýz, tek bir iþçi sigortasýz kalmayacak, Sendika sigorta hakkýmýz engellenemez, Ýþ cinayetlerinin hesabýný soracaðýz, Yaþasýn sýnýf dayanýþmasý Uludere nin hesabýný soracaðýz, Uludere yi unutma unutturma, Jin jiyan, azadi, Eþitlik kardeþlik Kürt ulusuna özgürlük Kadýn cinayetlerinin hesabýný soracaðýz, Kadýn cinayetlerine karþý örgütlen birleþ mücadele et, Yaþasýn kadýn dayanýþmasý, Eþit iþe eþit ücret Katil devlet hesap verecek, Varoþlarda birleþ alanlarda devleþ, Özgürlük savaþan iþçilerle gelecek. 1 Mayýs günü bile çalýþan deri iþçileri, iþ hanlarýnýn pencerelerinden bizleri ilgiyle izlediler. Yaklaþýk 45 kiþiye ulaþan derneðimizin korteji ile birlikte yürüdüðümüz kardeþ kurumlarýn kortejleriyle 110 kiþilik bir kortejle yürüyüþe geçtik. Yürüyüþ sýrasýnda megafonlarla ajitasyon konuþmalarý ve sloganlar attýk. Beklediðimiz anlarda ise Enternasyonal marþýný söyledik. Toplanma yerine gelemeyen birçok arkadaþýmýz alana gelerek kortejimize katýldýlar. Yaklaþýk 120 civarýnda bir sayýya ulaþan kortejimiz, geçen yýla nazaran iyi bir geliþme olarak deðerlendirildi. Benzer artýþ miting alanýna da yansýmýþtý den beri yapýlan en kitlesel 1 Mayýs mitingi olduðunu söyleyen deðiþik çevrelerden arkadaþlarýmýz da oldu. Herkesin Esenyurt Deri Ýþçileri Derneði nde 1 Mayýs deðerlendirmesi sonucu bu hakký kazandýðýný, son yýllarda Ýstanbul'da Taksim'in 1 Mayýs kutlamalarýna açýlmasý için bir takým mücadelelerin verildiðini; bu yýl Türk-Ýþ ve ve kimi sendikalarýn kimi bahanelerle Taksim 1 Mayýsý'ný örgütlemekten kaçtýklarýný; Taksim'i örgütleyenlerin ise sendikal bürokrasiye hizmet ettiðini belirtti. Ayrýca, alana giden iþçilerin çok azýný sendikalarýn taþýdýðýný, çok büyük bir kitlenin örgütsüz olarak alana gittiklerini söyledi. Daha sonra derneðin UYEK (Umut Yeþerendedir Emek Kolektifi) grubunun içerisinde yürüdüðünü belirtip 'Asýl önemli olanýn bize 2 Mayýs'ta neyin kaldýðýdýr' dedi. Banka çalýþaný bir iþçi ise kendisinin sendikalý bir iþçi olduðunu ama moralinin oldukça yüksek olduðu Mayýs ý deri iþçilerinin de moralini yükseltti. 1 Mayýs a Nasýl Hazýrlandýk? Yaklaþan 1 Mayýs öncesi derneðimizin yürütmesi (yönetim kurulu) ve üyeleri ile 1 Mayýs gündemli bir toplantý yaptýk. Bu toplantýda her yýl olduðu gibi, bu yýlda geleneksel hale gelen toplanma yeri ve yürüyüþ güzergahýmýz deðiþmeyeceði için, daha çok iþçilerin katýlýmýný artýrmaya dönük planlamalar yaptýk. Derneðimizin üyesi olan veya olmayan arkadaþlarý arayarak, 1 Mayýs a davet ettik. Toplantýda iþçi sýnýfýna dönük genel saldýrýlarýn yaný sýra, özelde derneðimizin baðlý olduðu sektördeki yaþanan somut sorunlarý da kapsayan 1 Mayýs a davet baþlýklý kýsa bir bildirinin yanýsýra afiþ ve dövizler yapmaya karar verdik. 1 Mayýs toplantýsýna katýlan arkadaþlarla bildiri taslaðýný birlikte hazýrlayarak 400 adet çoðaltýp, bir kýsmýný Ayakkabýcýlar Sitesi ve çok az bir kýsmýný da tekstilcilere vererek tamamýný kullandýk. Çýkardýðýmýz afiþten 15 ozalit olmak üzere 65 adet çoðaltarak hem Basmane bölgesinde hem de Ayakkabýcýlar Sitesi nde kullandýk. Ayakkabýcýlar Sitesi ndeki arkadaþlarýmýzýn çalýþtýklarý iþ hanlarýnda ve çeþitli atölyelerde 1 Mayýs a çaðrý bildirilerimizi daðýtarak sohbetler ettik. Hazýrladýðýmýz slogan listesindeki seçtiðimiz sloganlardan 12 adet döviz yaptýk. Kimi deri iþçisi arkadaþlarýmýz ise kendi sloganýný kendi üreterek, dövizini kendisi yazdý. Özellikle 1 Mayýs sabahý bir arkadaþýmýzýn atölyesinde kalabalýk bir deri iþçisi grubuyla kendi dövizlerimizi kendimiz hazýrlama faaliyeti hem çok eðlenceli oldu, hem de 1 Mayýs heyecanýmýzý ikiye katladý. Kurtuluþ Yok Tek Baþýna ya Hep Beraber ya Hiçbirimiz! Ýzmir den Deri, Tekstil ve Kundura Ýþçileri sendikanýn bir iþlevi olmadýðýný; iþçiler için asýl önemli olanýn bir bilenin aðzýna bakmak deðil kendisinin hakkýný arayacaðý denetleyeceði örgütlenmesini yaratmak olduðunu ifade etti. Bizden de bir yoldaþ konuþarak 1 Mayýs hakkýnda þunlarý ifade etti: "Bu topraklarda belli talepler ve þiarlar etrafýnda hareket etmenin zemini olduðu halde bu baþarýlamýyor. Halbuki Türk-Ýþ ve kimi sendikalarýnda alandan kaçtýðý bir durumda iþ cinayetleri, güvencesiz çalýþma, KCK tutuklamalarý, Uludere katliamý ve ve Sivas katliamýna zaman aþýmýna karþý birlikte hareket edilerek 1 Mayýs'ýn örgütlenmesinin sorumluluðu sendikalara býrakýlmayýp belli ortak talepler doðrultusunda alana damga vurulabilirdi. Ama bu olmadý Taksim 1 Mayýs'ý Küba'dan sonra en kalabalýk kitlenin toplandýðý bir 1 Mayýs olarak gösteriliyor ama bu 1 Mayýs festival havasýnda geçen ve tüm burjuva medyanýn da övgü ile bahsettiði bir 1 Gülsuyu nda 1 Mayýs a hazýrlýk Gülsuyu nda içinde çalýþtýðýmýz kitle örgütünün de yer alacaðý 1 Mayýs pikniði hazýrlýðýný; ortak dayanýþma çalýþmalarý yaptýðýmýz kurumlarla beraber yapma kararýný aldýðýmýz 1 Mayýs yürüyüþüne çaðrýyý; ve 1 Mayýs hazýrlýklarýný ayný zaman diliminde gerçekleþtirdik. 1 Mayýs a dönük 200 kadar afiþ, 6 adet bez pankart, 40 adet iç mekan afiþi yaptýk. Mahallemizdeki yürüyüþ çaðrýsý diðer kurumlarýn yoðunluðundan ötürü tam anlamýyla ortaklaþmasa da önümüzdeki süreç için anlamlý ve olumlu bir adým atýldý. Gülsuyu-Gülensu da Fatma Haným'a kadar yapýlan yürüyüþ, mahallede faaliyet yapan üç kurum tarafýndan gerçekleþtirildi. Yaklaþýk 100 kiþinin katýldýðý eylemde mahallenin güncel sorunu olan kentsel dönüþüme karþý pankartlar ve sloganlarla yüründü. Barýnma Hakkýmýz Engellenemez, Kentsel, Rantsal Dönüþüme Son sloganlarý öne çýkmakla beraber, mahalle halkýnýn da alkýþlarýyla Fatma Haným'da bekleyen araçlarýmýzla Taksim deki miting alanýna yola çýktýk. 1 Mayýs sabahý mahallede araçlarýyla kitlelerini toparlamak için bekleyen sol siyasi çevrelerin yürüyüþ kararýnýn alýnmasýna, yürüyüþe katýlmayarak gösterdiði samimiyetsiz tutum, mahalledeki rekabetçi ve kýsmi çýkarlara endeksli bakýþ açýsýný göstermekteydi. Yýkýmlara ve emekçi mahallerindeki sorunlarý emekçi halkýn en geniþ kesimlerince verilecek ortak mücadelede ve dayanýþma saðlanacaðýnýn bilincinde olanlar en önce ortak kararlarýn arkasýnda birliktelik bilincini yayacak biçimde duramadýkça kitlelere yapýlan eylem çaðrýlarý boþ laflar olmaktan öteye geçemeyecektir. Komünistler olarak Bolþevizmin izinde yapacaklarýný söyleyip söylediklerinin arkasýnda duran anlayýþ ve tutumuzda ýsrar edeceðiz. Bunun bilinciyle tüm siyasal çevreleri söylediklerinin ve yaptýklarýnýn sorumluluðunu almalarý hususunda ýsrar edeceðiz. Kurtuluþ Yok Tek Baþýna ya Hep Beraber ya Hiçbirimiz! Varoþlarda Birleþ Alanlarda Birleþ Gülsuyu ndan Komünistler Okmeydaný nda 1 Mayýs 1 Mayýs için bu yýl da Okmeydaný nda afiþ ve pankartlarla hazýrlýk yaptýk. 'Yaþasýn 1 Mayýs / Bijî Yêk Gûlan' yazýlý afiþleri mahalledeki birçok noktaya yaptýk. Afiþlerin yaný sýra yine ayný baþlýklý pankartlarý da mahallenin belli baþlý noktalarýna astýk. 1 Mayýs günü açýk olduðunu tespit ettiðimiz konfeksiyon atölyelerine gidip buradaki iþçileri alanlara çaðýran birer konuþma gerçekleþtirdik. Konuþma öncesinde iþverenle görüþüp bir çaðrý yapacaðýmýzý ve sonrasýnda þalterleri indirip bugün çalýþýlmayacaðýný duyurmasýný istedik. Ýþçilere yaptýðýmýz çaðrýda bugünün iþçilerin emekçilerin birlik mücadele dayanýþma günü olduðunu, bugün olmalarý gereken yerlerin atölyeler deðil, kendi taleplerini haykýracaklarý meydanlar olduðunu; yapmalarý gerekenin iþsizliðe, zamlara iþ cinayetlerine ve güvencesizliðe karþý seslerini yükseltmek için alanlara gitmek olduðunu vurgulayýp onlarý birlikte 1 Mayýs'a gitmeye davet ettik. Bunun üzerine iþveren þalteri indirip çalýþma olmayacaðýný duyurdu. Kapanan atölyelerden bizimle birlikte gelenlerle mahallede yürümek ve böylece alana gitmek için ayrýldýk. Anadoluda Yaþam Kooperatifi'nin mahallede yapmýþ olduðu 1 Mayýs yürüyüþüne katýlarak buradan alana doðru hareket ettik. Ýstanbul'dan Komünistler Mayýs oldu. Bu arada mütevazi de olsa bu 1 Mayýs'ta olumlu geliþmeler oldu. Mayýsta Yaþam Eðitim Kooperatifi ve Anadoluda Yaþam Tüketim Kooperatifi, çeþitli alanlarda çalýþmalar yürüten kitle örgütlerine 1 Mayýs'ta birlikte yürüme çaðrýsý yaptýlar. Bu çaðrý derneðe ve UYEK bileþenlerine de yapýldý ama bir ortaklýk saðlanamadý. Fakat kimi kitle örgütleri 1 Mayýs'ta birlikte yürüdüler: Mahalle Dernekleri, Arkeologlar Derneði, Mayýsta Yaþam Kooperatifi, Anadoluda Yaþam Kooperatifi, Ýmece Toplumun Þehircilik Hareketi, Ekoloji Kolektifi, Göçmen Dayanýþma Aðý, Güvencesizler Hareketi, Sosyal Haklar Derneði, Ýnþaat Ýþçileri Derneði, Atýk Kaðýt Ýþçileri (Fazla Mesai Dergisi). Bu çalýþmayý dahada güçlendirmek gerekir." Toplantý birkaç arkadaþýn yaptýðý konuþmalarla sona erdi. Esenyurt'tan Komünistler

6 Sayfa 6 Haziran 2012 Sayfa Esenyurt tan komünistlerin 1 Mayýs hazýrlýðý 7 Komünistler Ýzmir 1 Mayýs ýna 1 Mayýs Pikniðine Hazýrlýk netleþtirelim diye düþündük. iliþkilerle bu yýl 1 Mayýs'a nasýl bir siyasi iklimle girdiðimizi, bu baðlamda devrim nasýl hazýrlandý? ve demokrasi güçlerinin 1 Mayýs'ta üzerlerine nasýl bir görev düþtüðünü konuþtuk. Esenyurt'tan komünistler olarak Mayýsta Yaþam ve Anadoluda Yaþam Kooperatifi'nin 1 Mayýs pikniðini desteklemek ve bu pikniðe katýlmak için; içerisinde çalýþma yürüttüðümüz Deri Kundura Tekstil Ýþçileri Derneði'ni bu pikniðe katmak adýna bir takým çalýþmalar yürüttük. Bu dernekteki arkadaþlarý pikniðe davet ederken bu pikniði düzenleyan kurumlarla derneðin 1 Mayýs'ta birlikte yürüme durumu da olabileceðini, bu açýdan da bu pikniðe katýlmak gerektiðini anlattýk. Sonuçta dernekteki arkadaþlar kendilerinin de o gün 1 Mayýs'la ilgili baþka bir çalýþmalarý olduðu için kalabalýk bir katýlým gösteremeyeceklerini ancak temsili olarak iki kiþinin katýlacaðýný ve bilet desteðinde bulunabileceklerini ifade ettiler. Diðer yandan etrafýmýzdaki insanlarý pikniðe katmak ve pikniðin örgütlenmesi için birkaç defa bir araya gelerek toplantýlar yaptý. Asýl olarak da insanlarý bu pikniðe çaðýrýrken pikniðin önemini anlattýk. Pikniðe katýlan arkadaþlarýn büyük çoðunluðu bekar olduðu için pikniðe gelecek olanlarýn tüm ihtiyaçlarýný birkaç arkadaþ önceden üstlenerek hazýrladý. Bir araç tutarak 13 kiþiyle pikniðe katýldýðýmýzda ortak sofra kurarak tüm masraflarýmýzý pay ettik. Pikniðe götürdüðümüz insanlara KöZ'ün özel sayýsýný ve yeni sayýsýný verdik. Dernek adýna gelen bir arkadaþ da serbest kürsü bölümünde derneði ve faaliyetlerini tanýtan bir konuþma gerçekleþtirdi. Dernekte 1 Mayýs'a Hazýrlýk Çeþitli alanlarda faaliyet yürüten 20'nin üzerinde kitle örgütü Þubat tarihlerinde Okmeydaný'nda 10. Kitle Örgütü Koordinasyonu buluþmasýný gerçekleþtirmiþti. Dolayýsýyla 1 Mayýs'ta baþta bu Koordinasyon toplantýsýnda yer alan kurumlar olmak üzere kitle örgütlerinin kendi talepleriyle bir arada alanlara çýkmalarý oldukça anlamlý ve önemliydi. Mayýsta Yaþam ve Anadoluda Yaþam Kooperatifi de bunu kendisine görev bilerek bir takým kitle örgütlerine çaðrýda bulunurken baþka bir siyasetin de içerisinde çalýþma yürüttüðü ve Esenyurt' tan komünistler olarak bizim de üyesi olduðumuz Deri Kundura ve Tekstil Ýþçileri Derneði'ne de çaðrýda bulundular Dernek, bu çaðrýya ilgisiz kalmadý. Hatta Mayýsta Yaþam ve Anadoluda Yaþam'ýn düzenlediði 1 Mayýs pikniðine bu derneði temsilen iki arkadaþ da katýldý. Fakat Deri Kundura ve Tekstil Ýþçileri Derneði'nin nerede, kimlerle nasýl yürüyeceði 1 Mayýs'a üç beþ gün kalana kadar netleþmediði için üyesi olduðumuz dernek 1 Mayýs'a nasýl katýlacaðýný henüz netleþtirmemiþ olsa bile biz Esenyurt'tan komünistler olarak katýlýmýmýzý Gülsuyu nda Newroz Gülsuyu-Gülensu mahallelerinde çalýþma yürüten komünistler olarak Kazlýçeþme de yapýlacak Newroz mitingine katýlmak için çalýþma yürüttük. Bu arada çalýþma yürüttüðümüz mahallede yapýlacak ortak Newroz etkinliðine dönük BDP li arkadaþlardan gelen haber üzerine çok geç haberdar olmamýza karþýn eyleme katýlacaðýmýzý ve örgütleyicisi olarak diðer çevrelerle birlikte sorumluluðunu alabileceðimizi de bildirdik. Olaðan Newroz mitingine izin verilmemesine raðmen ulaþmaya çalýþtýðýmýz Kazlýçeþme ye varamadan iki taraftan gelen gazlý saldýrýnýn etkisiyle ayrýlmak zorunda kaldýðýmýz Topkapý sonrasýnda belirlediðimiz ikinci toplanma yeri olan Okmeydaný'nda gerçekleþen DHF, Halkevleri, Partizan ve SODAP ile gerçekleþen ortak Newroz yürüyüþü ve etkinliklerine katýldýk. Biz henüz Okmeydaný ndayken Gülsuyu nda Newroz a dönük devlet saldýrýsýný protesto eden yürüyüþ haberi geldi; elbette katýlamadýk ama akabinde gerçekleþen ortak Newroz etkinliðine katýldýk. BDP, EMEP, ESP, Partizan ve Sosyalist Parti nin katýldýðý eyleme birkaç gün öncesinde az sayýda kiþiyle tek baþlarýna Newroz kutlayan Halk Cepheliler de gelmiþti ama kýsa süre izleyip ayrýldýlar. Ortak sloganlarla Newroz saldýrýsý da protesto edilirken yitirilen Hacý Zengin eylem içinde adýna yakýþýr biçimde anýlmaya çalýþýldý. Mahallelilerin de nispeten ilgi 'Bu derneðin kitle örgütleriyle birlikte yürüme durumu var. Yürürse çok iyi olur, yürümese de sonuçta biz bu derneðin üyeleriyiz, dernek nerede yürürse biz de birlikte yürürüz.' diyerek 1 Mayýs'a katmak istediðimiz insanlarý derneðin pankartýnýn altýna çaðýrdýk ve bu yönde bir çalýþma yürüttük. Ayrýca dört kiþi olarak KöZ'ün 200 tane 1 Mayýs afiþini, 1 Mayýs'a iki hafta kala bulunduðumuz alanýn muhtelif yerlerine yapýþtýrdýk. Dernekte, 1 Mayýs günü iþçilere daðýtmak üzere Enternasyonal ve 1 Mayýs marþlarýnýn yazýlý olduðu 50 adet kaðýt hazýrladýk. Ayrýca, 17 tane döviz de hazýrladýk. Dövizlerde þunlar yazýlýydý: "Yaþasýn 1 Mayýs / Biji Yek Gulan Taþeronlaþtýrmaya, Güvencesiz Çalýþmaya, Ýþ Cinayetlerine Hayýr! Herkese Sigorta Sendika Hakký Çapa Direniþini Selamlýyoruz 6 Saatlik Ýþ Günü Dört Vardiya Tam Ücret Kurtuluþ Yok Tek Baþýna ya Hep Beraber ya Hiçbirimiz Varoþlarda Birleþ Alanlarda Devleþ Uludere'de Katledenler Esenyurt'ta Ýþçileri Yakanlardýr Kürtlere Ne Kadar Bomba Elektriðe Doðalgaza Suya O Kadar Zam Kürtlerin Esareti Ýþçilerin Esaretidir Kürtlere Özgürlük Ortadoðu'ya Barýþ Yaþasýn Sýnýf Dayanýþmasý Kahrolsun Ücretli Kölelik Düzeni" Alanda kortejde okumak için bir ajitasyon metni hazýrladýk bir taraftan da yoldaþlarla ve harekete geçirmek istediðimiz 1 Mayýs Günü Esenyurt'tan dernekle toplam 50 kiþi 1 Mayýs'a gittik. Bu 50 kiþiden 13 kiþi bizim çalýþmamýz sonucu 1 Mayýs'a katýldý. 1 Mayýs'a giderken önceden hazýrladýðýmýz marþlarý arkadaþlara daðýttýk ve hep birlikte bu marþlarý söyledik. Dernek 'Sigorta 8 Saat Ýþ Günü Ýnsanca Çalýþma Koþullarý' pankartýnýn arkasýnda Umut Yeþerende Emek Kollektifi (UYEK) içerisinde yürüdü. Derneðe baþka alanlardan da gelenler olduðu için sayýmýz 70'i buldu. Dolmabahçe'den yürüyen kortejimizde bizim hazýrladýðýmýz dövizlerin yanýsýra UYEK yazýlý flamalar, kýzýl bayraklar taþýndý. Yürüyüþ boyunca yapmayý planladýðýmýz ajitasyon konuþmasýný ise megafon sorunu yüzünden gerçekleþtiremedik. atýlan sloganlar ise þunlardý: "Yaþasýn 1 Mayýs / Biji Yek Gulan Susma Haykýr Taþerona Baþkaldýr Taþeronlaþmaya, Güvencesiz Çallýþmaya, Ýþ Cinayetlerine Hayýr / Herkese Ýþ Sigorta Sendika Hakký Çapa Ýþçisi Yalnýz Deðildir Gün Gelecek Devran Dönecek, AKP Halka Hesap Verecek Katil ABD Ýþbirlikçi AKP Yaþasýn Ýþçilerin Birliði, Halklarýn Kardeþliði" Esenyurt'tan Komünistler Esenyurt ta ev sohbeti 1 Mayýs hazýrlýk çalýþmalarýmýz içerisinde 1 Mayýs konulu ev sohbetleri düzenlemek de vardý. Bu amaçla düzenlediðimiz ev sohbetlerinden birisinde Mayýs ýna hangi atmosferde girildiðini, bu atmosfere ve siyasi tabloya bakarak devrim ve demokrasi güçlerinin üzerine düþen sorumluluklarýn neler olduðunu konuþtuk. Ezilenlere ve emekçilere yönelik olan saldýrýlar karþýsýnda ortak bir savunma hattýnýn örülmesi, savunma hattýnýn odaðýnda BDP nin olmasý ve bu topraklardaki devrimden ve demokrasiden yana olan tüm güçleri kapsamasý gerektiði üzerinde duruldu. Bu 1 Mayýs ýnda iþçi sýnýfýnýn mücadelesine ivme katabilecek bir 1 Mayýs olabilmesi için, bu güçlerin ortak bir þekilde 1 Mayýs a müdahale ederek sendika bürokratlarýna teslim edilmemesi gerektiðine vurgu yapýldý. Böylesi bir olanaðýn olmasýna raðmen bu savunmayý örecek olan güçlerin bu yönde adýmlar atmamalarý geçtiðimiz yýllarda olduðu gibi bu 1 Mayýs ýn da AKP Hükümeti ni ve devleti rahatsýz etmeyen, ayrýca DÝSK eliyle de CHP ye hizmet eden bir 1 Mayýs olacaðý söylendi. KöZ ün bulunduðu her platformda ve katýldýðý her toplantýda savunma hattýný örebilecek olan bu güçlere bu yönde önerilerde bulunmasý ve bunun sorumluluðunun hep birlikte alýnmasý yönünde ýsrarlý davranmasýnýn nedenlerinin bunlar olduðu vurgulandý. Sorular ve fikirlerin ardýndan sohbet sonlandýrýldý. Esenyurt tan Komünistler gösterdiði Newroz etkinliði bir siyasi çevrenin yüzlerini kapatarak temsili milis yürüyüþ yapmasý eyleme katýlanlarýn büyük ölçüde ayrýlmasýna sebep olurken kalanlarýn da eyleme ilgisi azaldý. Burada propagandasý yapýlan örgütün legal mi illegal mi olduðuna bakmak bize düþmez ama eylemi yapanlarýn ortak eylemi zayýflatmadan da bunu yapabilecekleri açýktý. Ki asýl propaganda yapýlmasý gereken, yapýlan ortak çalýþma ve devlet tarafýndan engellenmek istenen Newroz olmalýydý. Sol, siyasi çevrelerin ayýrt etmesi gereken ortak iþleri öne çýkararak iþçi sýnýfýnýn ve emekçi haklarýn dayanýþma ve birliðini saðlamaya yaramayan, dahasý bunu baltalayan çabalar beyhude olacaktýr. Kýsmi ve dar çýkarlara dayanan mücadelelerin kazanýmlarý da bir o kadar dar olacak ve kalýcýlýðý olmayacaktýr. Gülsuyu ndan Komünistler KöZ ün arkasýnda duran komünistler içinde çalýþtýklarý kurumlardaki faaliyet ve etkinliklere omuz vererek 1 Mayýs a hazýrlandýlar. Nisan ayý baþýnda Özgür Yaþam Eðitim ve Dayanýþma Derneði ve Deri Tekstil Kundura Ýþçileri Derneði nin birlikte düzenlediði, deri-tekstil-kundura iþçileri arasýnda meslek hastalýklarý üzerine yapýlan çalýþmaya iliþkin bir belgeselin gösteriminin yapýldýðý etkinlik 1 Mayýs çaðrýsý ile sona erdi. Geleneksel olarak her sene 1 Mayýs öncesinde gerçekleþtirilen dayanýþma pikniði ise kayda deðer bir katýlýmla gerçekleþti. Piknikte yapýlan söyleþide KöZ adýna söz alan bir yoldaþ 'Roboski Katliamý ndan, iþçi cinayetlerine, KCK operasyonlarýndan kýdem tazminatýnýn gaspýna kadar tüm saldýrýlarý püskürtmek ve hesap sormak için mahallelerde, atölyelerde birleþip, alanlarda devleþmemiz gerektiði' vurgusu yaparak, 1 Mayýs çaðrýsýnda bulundu. 1 Mayýs arifesinde 'Yaþasýn Komünistlerin Birliði!' þiarlý 1 Mayýs afiþlerini faaliyet gösterdiðimiz alanlarda tükettik. Yine 1 Mayýs tan önceki hafta sonu gazetemizin daðýtýmýný çalýþtýðýmýz emekçi semtinde gerçekleþtirerek 1 Mayýs a katýlým çaðrýsýnda bulunduk. Bunun dýþýnda faaliyetlerine katýldýðýmýz sýnýf dayanýþma kurumlarýnýn taleplerini yansýtan ozalitler Kapýlar, Iþýkkent ve Limontepe de kullanýldý. 1 Mayýs Günü KöZ ün arkasýnda duran komünistler 1 Mayýs ta saat 10:30 da Basmane- Kapýlar mevkiinde buluþarak pankartlarýný açtýlar. 1 Mayýs ýn ücretli tatil günü olmamasý Kapýlar havzasýnda güvencesiz-kayýtdýþý çalýþan deri konfeksiyon iþçilerinin hayatlarýný deðiþtirmemiþti. Bu yüzden 1 Mayýs a gelemeyen iþçilere 1 Mayýs ý götürmek için Kapýlar da toplanan sýnýf dayanýþma kurumlarý ile birlikte hareket ettik. Dericiler Kýraathanesi önünde buluþan kurumlar atölyelere çaðrý için kýsa bir yürüyüþ gerçekleþtirdiler. Deri Tekstil Kundura Ýþçileri adýna ajitasyon konuþmalarý yapýlýrken sýklýkla 'Deri Ýþçisi Köle Deðildir!', 'Parçabaþý Çalýþmaya Son!', 'Köle Deðil Ýþçiyiz, Birleþince Güçlüyüz!', 'Herkese Sendika Sigorta Hakký!', 'Kahrolsun Ücretli Kölelik Düzeni!' sloganlarý atýldý. Dericiler Kýraathanesi önünde kurumlar adýna ortak bir açýklamanýn okunmasýnýn ardýndan DÝSK Genel Ýþ korteji arkasýndan yürüyüþe geçildi. Deri Tekstil Kundura Ýþçileri Derneði nin 'Karanlýk Atölyelerden Aydýnlýk Alanlara!', Özgür Yaþam Eðitim ve Dayanýþma Derneði nin 'Ezilenler Ýçin Eðitim / Eðitim Ýçin Dayanýþma!' pankartý açtýklarý yürüyüþte, KöZ ün arkasýnda duran komünistlerin ise 'Uludere Katliamý ve Ýþ Cinayetlerinin Hesabýný Sormak Ýçin Varoþlarda Birleþ Alanlarda Devleþ / Yaþasýn Komünistlerin Birliði!' pankartý ile yürüdüler. Komünistler yürüyüþ sýrasýnda 'Ne AKP, Ne CHP, Kurtuluþ Birlikte Mücadelede', 'Kürtlere Özgürlük Kurdara Azadi!', 'Saldýrýlara Karþý Örgütlen, Birleþ, Mücadele Et!', 'Vekiller Onurdur, Onuruna Sahip Çýk!', 'Ýçeride Dýþarýda Hücreleri Parçala!', 'Zindanlar Yýkýlsýn Tutsaklara Özgürlük!', 'Bolþevizm Kazanacak!', 'Özgürlük Savaþan Ýþçilerle Gelecek!', 'Komünist Bir Dünya Kuracaðýz!' sloganlarýný attýlar. Basmane Fuar Kapýsý önüne gelindiðinde Halklarýn Demokratik Kongresi bileþenlerinin oluþturduðu kolun arkasýna geçilerek yürüyüþe devam edildi. Bu kolda BDP, ESP, EMEP, SDP, Sosyalist Yeniden Kuruluþ Bileþeni SP, SGPH, TÖP bulunmaktaydý. Bu kolun sonunda, TSÝP üyelerinin önünde yürüyüþe devam ettik. Alana giriþ yapmak isteyen kortejlerin yoðunluðu alana giriþte sarkmalarýn yaþanmasýna neden oldu. Bu durum yürüyüþ esnasýnda sýklýkla uzun bekleyiþlere sebep oldu. Bu bekleyiþler esnasýnda kurumlarýn kortejinde halay çekildi. Tekrar yürüyüþe geçilmeden önce ise Enternasyonal okundu. Alana giriþte göze çarpan ilk þey bu sene katýlýmýn önemli oranda artmasýydý. Ancak katýlýmdaki bu artýþ politik örgütlenmelerin kortejlerinde ayný oranda bir kalabalýklaþmasýndan ziyade bireysel olarak katýlýmlarýn çokluðundan kaynaklanmaktaydý. Ýzmir deki 1 Mayýslar da alýþýlagelen daðýnýklýk bu sene de geçerliydi. Her ne kadar bu sene kürsüdeki program geçtiðimiz senelere oranla daha anlamlý bir içeriðe kavuþturulmuþ olsa da alana girenleri uzun süre alanda tutmayý baþaramadý. Yoðun bir sirkülâsyonun yaþandýðý alanýn birkaç kez dolup boþaldýðýný söylenebilir. Komünistler pankartlarýný programýn sonuna kadar açýk tuttular ve gazetemizin 'Ýþ Cinayetlerine, Hak Gasplarýna, Katliamlara Karþý; 1 Mayýs Birlik Mücadele Günü Olsun!' baþlýklý özel sayýsýndan binlercesini alanda daðýttýlar. Miting sonunda toplanýlan bir cafede kýsa bir deðerlendirme de gerçekleþtirdik. Pek çoðu ilk kez 1 Mayýs a katýlan kiþilerin yaný sýra, uzun yýllardýr sýnýf dayanýþma kurumlarýnda çalýþan pek çok arkadaþ da bu seneki 1 Mayýs ýn coþkulu ve kitlesel geçtiði, kurumlarýn kortejlerinin ise geçtiðimiz seneye oranla çok daha hazýrlýklý ve coþkulu bir katýlým sergilediði yönünde tespitlerde bulundular. Varoþlarda Birleþ Alanlarda Devleþ! Ýzmir den Komünistler

7 Haziran 2012 Sayfa 7 Basma Sanayii iþçileri direniþte Ýzmir in en eski sanayi kuruluþlarýndan olan Ýzmir Pamuk ve Basma Sanayii Fabrikasý, binlerce çalýþanýný 2000li yýllarýn baþýnda peyderpey iþten çýkardýktan sonra sadece basma bölümünü açýk tutarak bir süre daha üretimini sürdürmüþtü yýlýna gelindiðinde ise, basma bölümünü de kapatmaya karar veren iþveren, çalýþmaya devam eden 350 iþçiye kýdem tazminatlarýný ödemek yerine, her iþçiye alacaklarý karþýlýðýnda senet vermeyi teklif etmiþti. Bu teklifi kabul eden 300 iþçi, hak ettikleri kýdem haklarýnýn %60'ýný ancak karþýlayan senetleri kabul etmekle kazanýlmýþ haklarýnýn önemli bir kýsmýný iþverene býrakmaya razý olmuþlardý. Bu pazarlýðý reddeden 50 iþçi ise, baðlý olduklarý Teksif Sendikasý aracýlýðýyla iþ mahkemesine baþvurmuþlardý. Ancak, sendika ve sendikanýn avukatý, iþçilerin haklarýný savunmak yerine, iþverenin önerisini diðer arkadaþlarý gibi kabul etmeleri yönünde telkinlerde bulunmuþtu. Bunu da kabul etmeyen Basma Sanayii iþçileri 7 yýldýr mahkemeler karþýsýnda kendi baþlarýna haklarýný arayarak bu günlere kadar gelmiþlerdi. Bu durum karþýsýnda, Ýzmir deki Ýþçi Haklarý Derneði, Basma Sanayi iþçilerinin haklý mücadelesinin yanýnda yer aldý. Zaman zaman ayný iþverenin baþka þehirlerdeki baþka iþyerleri önünde teþhir eylemleri yaparak, bu sorunu Ýzmir deki çeþitli siyasal platformlarýn, direniþte bulunan diðer iþçilerin ve kimi emek örgütlerinin gündemine taþýyarak Basma Sanayi iþçileriyle dayanýþmasýný gösterdi. Ama hala bu soruna bir çözüm bulunmuþ deðil. Nihayet yaklaþýk son 8 aydýr birçok basýn açýklamasý ve yürüyüþ düzenleyerek mücadelelerini kararlýlýkla sürdürmekte olan Ýzmir Basma Sanayi iþçileri, geçtiðimiz 5 Mayýs ta da iþverenin Buca daki çiftliðinin önünde bir direniþ çadýrý kurdular. Bu eyleme HDK Emek Komisyonu, Deri-iþ, Tek Gýda-Ýþ ve Tümtis sendikalarý da destek verdiler. Biz de hem Deri Tekstil ve Kundura Ýþçileri Derneði vasýtasýyla, hem de HDK Emek Komisyonu üzerinden bu eyleme destek verdik. Direniþin beþinci gününde de, derneðimizin 9 üyesi ile birlikte, direniþteki arkadaþlara bir destek ziyaretinde bulunmaya karar verdik. Direniþ çadýrýnda nöbet tutan iþçi arkadaþlarla yaptýðýmýz sohbette, genel örgütlenme sorunlarýnýn yanýsýra, iþçiler arasýnda karþýlýklý güven iliþkisinin zayýflýðý hakkýnda konuþtuk. Ortak sorunlarýmýzýn nasýl çözülmesi gerektiði üzerine çeþitli görüþ ve öneriler üzerine de konuþuldu. Direniþteki arkadaþlar iþçilerin kendi yasal ve hukuksal haklarýnýn bilincinde olmadýðýný ve sendikalarýn bu konuda iþçileri eðitmediðini dile getirdiler. Aslýnda bizim kazanýlmýþ haklarýmýzý 7 yýldýr alamamamýzýn esas nedeni, iþçi arkadaþlarýmýzýn kendi yasal ve hukuksal haklarýmýzýn neler olduðunu bilemediðimiz içindir dediler. Haksýzlýða uðradýðýmýzda hukuksal mücadeleye nereden baþlayacaðýz? Birlik ve beraberliðimizi nasýl koruyacaðýz? Sorunlarýmýz karþýsýnda bize sahip çýkacaðýna inandýðýmýz sendika böyle yaparsa diðer iþçi arkadaþlarýmýzdan ne bekleyebiliriz? diye sitem ettiler. Ýki saate yakýn süren sohbetimizin ardýndan en yakýn zamanda kendilerini tekrar topluca ziyaret edeceðimizi söyleyerek ayrýldýk. Biz Deri, Tekstil ve Kundura Ýþçileri Derneði olarak direniþlerini sürdüren baþka sýnýf kardeþlerimizin yanýnda olduðumuz gibi, Basma Sanayi iþçilerinin direniþlerinin yanýnda olmayý da sürdüreceðiz. Bugün parça parça süren sýnýf mücadelesinin bir gün harlayarak büyüyeceði inancýyla, sýnýf dayanýþmasýný sýklaþtýrmaya devam edeceðiz. Ýþçilerin Birliði Sermayeyi Yenecek! Kurtuluþ Yok Tek Baþýna ya Hep Beraber ya Hiçbirimiz! Ýzmir den Deri Tekstil ve Kundura Ýþçileri Ýzmirliler termik santral istemiyor Aliaða da yapýlmak istenen termik santrale karþý, '1 Milyon Ýzmirli Termik Santral Ýstemiyor' imza kampanyasýný örgütleyen inisiyatif tarafýndan 6 Mayýs Pazar günü bir miting düzenlendi. Mitinge, Greenpeace baþta olmak üzere birçok çevreci örgütün yaný sýra, çeþitli siyasi partiler ve siyasi çevreler de destek verdi. Foça ve Aliaðalý balýkçýlar da, tekneleri ile denizden eylemi desteklediler. Halklarýn Demokratik Kongresi (HDK) Ýzmir il meclisinin de destek verdiði mitinge yaklaþýk 5 bin kiþi katýldý. Ýzmir den trenle Aliaða Ýstasyonu'na gelerek buluþan tüm siyasi çevreler, burada bir yürüyüþ korteji oluþturarak Cumhuriyet Meydaný na doðru yürüyüþe geçti. 6 Mayýs gününün Deniz Gezmiþ, Yusuf Aslan ve Hüseyin Ýnan ýn idam ediliþlerinin 40 ncý yýl dönümü olmasý nedeniyle birçok siyasi kurumun kortejlerinde onlarýn posterleri taþýndý, yürüyüþ güzergahý boyunca 'idamlarýn hesabýný soracaðýz' sloganlarý atýldý. Termik santrale karþý çeþitli pankart ve dövizlere eþlik eden sloganlarla Aliaða Çarþýsý'ný turlayan kortej, halkýn yoðun alkýþlarýyla selamlanarak karþýlandý. '1 Milyon Ýzmirli Termik Santrale Karþý' inisiyatifinin dönem sözcüsü Cemal Topçu, termik santralde kullanýlan kömürün en kirletici ve çevreye en çok zarar veren yakýt olduðunu dile getirerek konuþmasýný þöyle sürdürdü: Termik santralin kurulmasý halinde Ýzmir yaþamýn ve saðlýðýn kenti deðil, kanserin, ölümün kenti olacaktýr. Topraðýn, suyun havanýn ve denizimizin geri dönülmez bir þekilde kirlenmesine dur demeliyiz." Ýzmir in yenilenebilir enerji bakýmýndan þanslý bir kent olduðunu vurgulayan Topçu, 'termik santral yapýmýna izin vermeyeceðiz' diyerek konuþmasýný bitirdi. Ayný zamanda Ege Belediyeler Birliði baþkaný olan Dikili Belediye Baþkaný Osman Özgüven ise 22 yýl önce yine Aliaða da kurulmak istenen termik santrale karþý mücadele vermiþtik. Þimdi de yine kaldýðýmýz yerden devam ediyoruz. 22 yýl önce termik santrali durduran bu halkýn gücü idi; þimdi de bu halk burada dedi. CHP li belediye baþkaný Osman Özgüven konuþmasýný þöyle sürdürdü: Birçok belediye baþkaný ve meclis üyeleri bizimle hareket ediyorlar. Ancak bazý belediye baþkanlarý istihdam yaratacak diye termik santralin yapýlmasýna destek oluyorlar; ölü insanlara iþ bulunmaz. Ýzmir Büyükþehir eski Belediye Baþkaný Yüksel Çakmur ise konuþmasýnda "Termik santral ruhsatýný veren belediye baþkanlarý hangi cihanda olursa olsunlar, karanlýk bir dünyada yaþarlar. Onurlu ve solcuyum diyen belediyeler bu ruhsatý veremezler verilen ruhsatý yýrtar atarlar" dedi. Ayrýca, "Ben Dikili ye, Aliaða ya, Bergama ya, Karþýyaka ya Ýzmir e kanseri getiren iþletmelere ruhsat veren belediye baþkanlarýyla ayný partinin üyesi olabilirim ama yürek çizgisinde, bilinç çizgisinde beraber deðiliz." diye vurguladý. Emek Demokrasi ve Özgürlük Bloku Milletvekili Levent Tüzel ise konuþmasýna "Bundan 40 yýl önce NATO ve ABD ye karþý baðýmsýzlýk için mücadele veren gençleri sevgi ve saygýlarýmla selamlýyorum" diye baþladý. "Bugün AKP; idamlara parmak kaldýran o dönemin baþbakaný Demirel in devamýdýr" dedi. Ýzmir in ve Aliaða nýn termik santrallere ihtiyacýnýn olmadýðýný, bu ihtiyacýn kapitalistlerin kar ihtiyacý olduðunu söyledi. Termik santral ruhsatýný veren CHP'li belediye baþkanýný da eleþtiren Tüzel, 'Belediye baþkaný Aliaða halkýna kulak versin' dedi. Çeþitli müzik guruplarýnýn þarký ve türküleriyle coþan kitle, tiyatro gruplarýnýn gündemle ilgili gösterilerini izledi. Miting bir festival veya þenlik havasýna dönüþerek son buldu. Kurtuluþ Yok Tek Baþýna ya Hep Beraber ya Hiçbirimiz! Ýzmir den Deri Tekstil ve Kundura Ýþçileri Sayfa 7 Anadoluda Yaþam da dayanýþma büyüyor Anadoluda Yaþam da dayanýþma faaliyeti büyüyerek devam ediyor. Geçtiðimiz aylarda Lüleburgaz da bir temsilci açtýk; genel kurulumuzu gerçekleþtirdik ve 1 Mayýs a katýldýk. Lüleburgaz da Ýrtibat Bürosu Açýlýþý Anadoluda Yaþam Tüketim Kooperatifi'nin Lüleburgaz Ýrtibat Bürosu'nun açýlýþý, Yýlmaz Mahallesi, Eski Kýrklareli Caddesi'nde 8 Nisan Pazar günü bir etkinlikle gerçekleþti. Etkinliðe Lüleburgaz'da bulunan kurum temsilcileri (Trakya Partizan, ÖDP ve BDP), kooperatifin Merkez Yönetim Kurulu'ndan iki üye ve kooperatif ortaklarý, aktivistleri katýldý. Etkinlikte Lüleburgaz'da tüketim kooperatifinin muhataplarýnýn dýþarýdan gelen göçmen Kürt iþçileri, Romenler, yan sanayi ve atölyelerde çalýþan iþçiler, tarým üreticileri olduðu ifade edildi. Ucuz tüketim ve dayanýþmayý bu kesimler arasýnda örmenin kooperatifin amaçlarý içerisende olduðu söylendi. Temel gýda üreticileri ile tüketiciler arasýnda oluþacak aracýsýz iliþki tüketimin örgütlendirilmesi bakýmýndan önemi vurgulandý. Tarým üreticilerinin yoðun olmasýnýn ayný zamanda kooperatifin merkezi ve diðer irtibat bürosu faaliyetlerinin de önünü açabileceði, üreticinin ürettikleri ürünleri aracýsýz kooperatif ortaklarýna uluþtýrmada bu dönemde etkin rol üstleneceði belirtildi. Açýlýþta bulunan kurumlar da birer konuþma ile yardým ve dayanýþma yönünde konuþmalar yaptýlar. Etkinlik, ilk etapta üreticilerle bir toplantý ve piknik yapma; kooperatif faaliyetini sürdüme yönünde konuþmalarla sona erdi. Genel Kurul Anadoluda Yaþam Kooperatifi'nin genel kurulu, 15 Nisan 2012 Pazar günü Okmeydaný nda gerçekleþti. Bu sene yapýlan genel kurul, diðer yýllardan farklý olarak ayrý bir anlam taþýyordu. Her yýl sadece resmi iþlemler gereði yapýlan kurul bu yýl Gülsuyu, Ümraniye ve Lüleburgaz dan ortaklarýn katýlýmýyla gerçekleþti. Þubeler arasýndaki irtibatýn nasýl saðlanacaðý ve gelecek dönem içerisinde önümüze koyabileceðimiz hedefleri tartýþtýðýmýz toplantýda Lüleburgaz daki þubenin açýlmasý ile Trakya bölgesindeki birçok üretici ile temasa geçme olasýlýðýmýzýn doðduðunu, bunu önümüzdeki dönemde nasýl deðerlendireceðimizi konuþtuk. Kooperatifin amacýný gerçekleþtirebilmesinin ortak sayýsýnýn artmasý ile mümkün olacaðýný, ortak sayýsýnýn arttýrýlmasý için neler yapýlabileceðimize dönük düþüncelerimizi ifade ettik. 1 Mayýs Hazýrlýklarý Son zamanlarda sýklýkla haberlere konu olan iþçi ölümlerini ve yýkýmlarý, yozlaþmayý, zamlarý gündem ettiðimiz iki ayrý 1 Mayýs afiþi hazýrladýk. Birinci afiþ iþçi ölümleri haberleri ve bu mesele üzerine iktidarýn tavrýný anlatan bir içeriðe sahipti. Ýkincisi ise yýkýmlara, yozlaþmaya, zamlara karþý emekçileri 1 Mayýs a davet eden bir afiþti. Hazýrladýðýmýz bu afiþleri mahallenin önemli geçiþ yerlerine yapýþtýrdýk. Yapmýþ olduðumuz afiþlerin yanýnda ayrýca 'Yýkýmlara, zamlara, iþ cinayetlerine, yozlaþmaya karþý 1 Mayýs ta alanlara' þiarlý pankartlar hazýrlayýp mahallenin farklý bölgelerine astýk. 1 Mayýs öncesi yapýlan hazýrlýk pikniðine ve 1 Mayýs'a davet etmek için tanýdýðýmýz aileleri ziyaret ettik. Görüþtüðümüz insanlarla 1 Mayýs'ýn öneminden ve 1 Mayýs'a neden katýlmak gerektiði ile ilgili sohbetler gerçekleþtirdik. 1 Mayýs çalýþmasýnýn bir parçasý olarak yýllardýr geleneksel bir hale dönüþen 1 Mayýs öncesi dayanýþma pikniðini bu sene Mayýsta Yaþam Kooperatifi ile birlikte örgütledik. Piknik, 29 Nisan tarihinde Devrimci 78 liler Federasyonu'ndan ve Esenyurt Deri Ýþçileri Derneði'nden arkadaþlarýn katýlýmýyla Kemerburgaz'da gerçekleþti. Kurum tanýtýmlarýnýn, Grup Mayýs ve Anadoluda Yaþam gitar öðrencilerinin müzik dinletisinin, oyunlarýn, halaylarýn gerçekleþtiði piknikte Anadoluda Yaþam Kooperatifi ve Mayýsta Yaþam Kooperatifi birer kurum sohbeti organize etti. Anadoluda Yaþam'ýn yaptýðý sohbette Lüleburgaz dan arkadaþlarýn yapmýþ olduðu aktarýmlar da yer aldý. Bunun yanýnda söz alan arkadaþlar kooperatifin yapmýþ olduklarý ve hedefledikleri adýmlarla ilgili konuþmalar yaptýlar. Yoðun katýlýmlý ve verimli geçen sohbet 1 Mayýs'a çaðrý yapýlarak sona erdi. 1 Mayýs Günü 1 Mayýs'a giderken faaliyet yürüttüðümüz mahallede bir yürüyüþ organize ettik. 'Yýkýmlara, zamlara, iþ cinayetlerine, yozlaþmaya karþý 1 Mayýs ta alanlara' þiarlý pankartýn arkasýnda 'Kurtuluþ yok tek baþýna ya hep beraber ya hiçbirimiz', 'Yaþasýn 1 Mayýs / Bijî Yek Gûlan', 'Varoþlarda birleþ alanlarda devleþ', 'Yaþasýn sýnýf dayanýþmasý' sloganlarýyla ana cadde üzerinde yürüyerek Anadolu kahvesinde yürüyüþümüzü sonlandýrdýk. Burada bekleyen ESP li ve DHF li arkadaþlar alkýþlarla bizi karþýladý. Burada ayarladýðýmýz araçla alana doðru hareket ettik. 1 Mayýs için 10. Kitle Örgütleri Koordinasyonu sürecinde tanýþtýðýmýz ve iletiþimimizi sürdürdüðümüz, farklý derneklerin, giriþimlerin, mahallelerde kentsel dönüþüm ve yýkýmlarla ilgili faaliyet yürüten kurumlarýn oluþturduðu Kent Hareketleri ve Esenyurt Deri Ýþçileri Derneði'ne Mayýsta Yaþam Kooperatifi ile birlikte 1 Mayýs ta kitle örgütlerinin birlikte koordineli bir þekilde yürümesi için çaðrý yaptýk. Bunun sonucunda Kent Hareketleri, Mayýsta Yaþam Kooperatifi, Anadoluda Yaþam Kooperatifi ve Güvencesizler Hareketi'nin katýlýmýyla en önde ortak pankart arkasýnda kurumlar kendi taleplerini öne çýkardýklarý pankartlarýyla yürüdüler. Yürüyüþte zaman zaman ortak sloganlar da atýldý. Önümüzdeki dönemlerde de bu ve benzeri birlikteliklerin sürdürülmesi ve geliþtirilmesi için bu kurumlarla iliþkilerimizi sürdüreceðiz. Anadoluda Yaþam Kooperatifi'nden Komünistler

8 Sayfa 8 Haziran 2012 Kitle örgütlerinden coþkulu ve kitlesel 1 Mayýs pikniði Mayýsta Yaþam ve Anadoluda Yaþam Kooperatifi nin düzenlediði bu seneki 1 Mayýs öncesi piknik, 1 Mayýs tan iki gün önce Kemerburgaz da gerçekleþti. Piknik, içinde çalýþtýðýmýz kitle örgütlerinin yeni ortaklarýný ve iliþkilerini taþýyabildiðimiz coþkulu ve kitlesel bir piknik oldu. Pikniðe yaklaþýk 380 kiþi katýldý. Piknikte Mayýsta Yaþam ve Anadoluda Yaþam ýn ortaklarýnýn yaný sýra Esenyurt Deri, Tekstil ve Kundura Ýþçileri Derneði nden, Anadoluda Yaþam Lüleburgaz temsilciliðinden, Devrimci 78 liler Federasyonu ndan katýlanlar oldu. Piknik, her zaman olduðu gibi, kurumlarýn sabah 10:00 da piknik alanýna gelerek hazýrlýklarýný yapmasý ve sahneyi kurmasýyla baþladý. Kahvaltýdan sonra davul zurna ile halaylar çekildi; Grup Mayýs kýsa bir dinleti verdi. Müzik dinletisinden sonra ise kurumlar konuþmalarýnda faaliyetlerini aktardýlar ve 1 Mayýs a neden katýlmak gerektiðini anlattýlar. Bu kýsým da KöZ de bir konuþma yaptý. Mayýsta Yaþam Kooperatifi, eðitim sistemindeki deðiþikliklere, e karþý alanlarda olmamýz gerektiðini ifade ederken; Anadoluda Yaþam, yaþanan hak gasplarýna karþý dayanýþmayý büyütmek gerektiðini ifade etti. Ayrýca, bu kurumlardan çeþitli öðrenciler ve ortaklar, söz alarak kendi deneyimlerini aktardýlar; okullarda, iþyerlerinde yaþadýklarý sorunlarý ifade ettiler. Bu kurumlarýn yaný sýra Devrimci 78 liler Federasyonu ve Deri, Tekstil ve Kundura Ýþçileri Derneði de söz alarak siyasal süreci deðerlendirdiler ve 1 Mayýs a niye katýlmak gerektiðini anlattýlar. Deri, Tekstil ve Kundura Ýþçileri Derneði, pikniðe katýlmaktan memnun olduklarýný söylerken, dernekte yürüttükleri faaliyetlerini de aktardýlar. KöZ adýna yapýlan konuþmada ise son siyasal geliþmeler deðerlendirildi; yaþanan hak gasplarý, iþçi ölümlerine ve baskýlara karþý, Roboski Katliam ýn hesabýnýn sorulmasý için Newrozlarýn 1 Mayýs a taþýnmasý gerektiði ifade edildi. Alanda ayrýca, KöZ ün yeni sayýsýnýn ve özel sayýsýnýn yaygýn bir daðýtýmý yapýldý. Kurum konuþmalarýndan sonra halaylarýn çekildiði, ip atlama vb. oyunlarýnýn oynandýðý bir ara daha gerçekleþti. Bu esnada öðle yemeði hazýrlýklarý yapýldý. Öðle yemeðinden sonra ise pikniði örgütleyen kurumlar, Mayýsta Yaþam ve Anadoluda Yaþam, 1 Mayýs a hangi gündemlerle ve sloganlarla katýlacaklarýnrý belirlemek için ayrý gruplar oluþturdular; sloganlarýn provasýný yaptýlar. Kurum söyleþilerinden sonra ise Grup Mayýs, yaklaþýk 45 dakikalýk bir müzik dinletisi verdi. Müzik dinletisi sýrasýnda Mayýsta Yaþam 1 Mayýs Mahallesi þubesindeki saðlýk çalýþmasýna katýlan kadýnlar, hazýrladýklarý 1 Mayýs pankartýný Saðlýkta dönüþüm istemiyoruz sloganlarýyla ve izleyenlerin coþkulu alkýþlarýyla sahneye taþýdýlar. Dinletiden sonra, kurumlar davul zurna eþliðinde eþyalarýný toplayarak ve alaný temizleyerek piknik alanýndan 18:30 civarýnda ayrýldý. Bu seneki 1 Mayýs öncesi piknik, yürütülen kitle çalýþmasýndaki ivmelenmenin etkisinin görülebildiði bir piknik oldu. Önceki 1 Mayýs pikniklerde katýlým çoðu zaman civarýnda gerçekleþirken; kitle örgütlerinin yeni ortaklarýnýn ve iliþkilerinin katýlýmýyla bu seneki 1 Mayýs pikniðinde, bu sayý yaklaþýk ikiye katlanmýþ oldu. Büyüyen dayanýþma faaliyetinin etkisi, iki gün sonraki 1 Mayýs mitingine de taþýnacaktý. KöZ ün arkasýnda duran komünistler olarak, eðitim, saðlýk vb. alanlarýndaki gasplara; emekçilere yönelik yeni saldýrýlara karþý içinde çalýþtýðýmýz kurumlardaki dayanýþmayý büyütmeye önümüzdeki süreçte de devam edeceðiz. Kurtuluþ Yok Tek Baþýna Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz Ýstanbul dan Komünistler Mayýsta Yaþam, eðitim hakký için 1 Mayýs'ta alanlardaydý Mayýsta Yaþam varoþlarda yürüttüðü eðitim faaliyetiyle, iþçi ve emekçileri örgütlü kýlan bir kooperatif. Ýçinde çalýþma yürüttüðümüz Mayýsta Yaþam, 1 Mayýs'ta, talepleriyle alanlarda yerini aldý. Mayýsta Yaþam, bu sene 4+4+4'ü ana gündemine alarak 1 Mayýs'a katýldý. Kooperatif, '4+4+4'e Hayýr Üniversitelerde Okumak En Çok Emekçilerin Hakký' yazýlý ana pankart arkasýnda yürüdü. Kooperatifin 1 Mayýs Mahallesi þubesi 'YGS'de Sýfýr Net, Fabrikada Asgari Ücret, Meslek Liselerine Biçilen Kader Mücadelemizle Deðiþecek' yazýlý pankartla; Yenibosna þubesi 'Anadilde Eðitim, Öðrenciye Ýþ Çalýþana Öðrenim Hakký' yazýlý pankartla; Tuzla þubesi 'Tersanelerde Ölmeye, Özgür Yaþam Derneði, 'Ezilenler için Eðitim, Eðitim için Dayanýþma' pankartýyla Ýzmir 1 Mayýsý'na katýldý. Özgür Yaþam Derneði ayný zamanda, Kadýn Komisyonu nun çalýþmasýný 1 Mayýs'ta Patronlara, Katillere, Tecavüzcülere, Tacizcilere ve Onlarý Koruyanlara Karþý Örgütlen Birleþ Mücadele Et! þiarý ile taþýdý yýlýnda kooperatif olarak kurulan Özgür Yaþam, 2012 yýlýnda dernekleþmiþti. Bu 1 Mayýs, Özgür Yaþam'ýn faaliyetinin taþýndýðý onuncu 1 Mayýs'ý oldu. 1 Mayýs'a Nasýl Hazýrlandýk 1 Mayýs tan önce gerçekleþtirilen 1 Mayýs pikniðinde Gümrük þubesinde Fabrikalarda Sömürülmeye, Sýnavlarda Elenmeye Son' yazýlý pankartla; Sultanbeyli þubesi ise 'Barýnma Hakkýmýz Ýçin 1 Mayýs'ta Alanlara' yazýlý pankartla yürüdüler. Ayný zamanda, Mayýsta Yaþam'ýn 1 Mayýs Mahallesi þubesinde saðlýk faaliyetine katýlan kadýnlar, 1 Mayýs pikniðinde elleriyle diktikleri 'Saðlýkta Dönüþüme Hayýr Herkes Ýçin Nitelikli Saðlýk Hizmeti' pankartýyla katýldýlar. Öðrencilerin, ailelerin ve hocalarýn buluþtuðu kortejde hep birlikte talepler dillendirildi. Mayýsta Yaþam Kooperatifi pankartý arkasýnda yaklaþýk 100 kiþi 1 Mayýs'a katýldý. 1 Mayýs alanýna kadar attýðýmýz sloganlar da þunlar oldu: Özgür Yaþam Derneði, Ýzmir 1 Mayýs ýnda gerçekleþtirilen Kadýn Komisyonu çalýþmalarý ve Limontepe þubesinde gerçekleþtirilen eðitim dayanýþmasý faaliyetine katýlan dostlarýmýz ve öðrencilerimizi bir araya getirdik. Hem piknikte yapýlan sohbetlerde hem de Özgür Yaþam yürütme toplantýlarýnda yapýlan tartýþmalar sonucunda 1 Mayýs ta e karþý mücadele çaðrýsý ve kadýnlar için eþitlik ve özgürlük þiarý öne çýkartýlmaya karar verildi. Kadýn Komisyonu'nun yaptýðý özel hazýrlýk ile 1 Mayýs günü için dövizler hazýrlandý. Ayrýca Özgür Yaþam ve Kadýn Komisyonu ortak bir bildiri hazýrladý ve bu bildiri 1 Mayýs tan önce ve eylem alanýnda daðýtýldý. 'Birinci dört bitti, üniversite hakký gitti / Ýkinci dört bitti, staj sömürüsü geldi / Üçüncü dört bitti, staj sömürüsü geldi / Dördüncü dört bitti, iþsizlik geldi. Sizinle iþimiz bitmedi! Hesap günü gelecek.' 'Meslek liselerini þiþirenler iþsizliði büyütenler' / 'Roboski de bombacý Erzurum da taklacý', 'Varoþlardan geldik, 1 Mayýs ta birleþtik''emekçiler için eðitim, eðitim için dayanýþma' / 'Öðrenciye iþ, çalýþana öðrenim hakký''yaþasýn sýnýf dayanýþmasý' / 'Kurtuluþ yok tek baþýna, ya hep beraber ya hiçbirimiz''ygs-lys duvarýný yýkacaðýz' / 'Eleme sýnavlarý kaldýrýlsýn' / 'Sýnavlarda elenmek istemiyoruz' 'Sýnavsýz eðitim, sýnýfsýz toplum' / 'Paralý parasýz burjuva eðitime hayýr''yaþasýn 1 Mayýs, Biji Yek Gulan' 'Tam ücretli, 6 saatlik iþ günü 4 vardiya' / 'Sendika sigorta altý saat iþ günü'. Mayýsta Yaþam Kooperatifi bu sene 1 Mayýs'ta kitle örgütleriyle birlikte, ortak bir pankart arkasýnda yürümeyi hedefledi. 1 Mayýs öncesi çalýþmalarýný da bu yönde gerçekleþtirdi. Öncelikle Kitle Örgütleri Koordinasyonu aracýlýðýyla irtibat saðladýðý kurumlara bu teklifi götürdü ve ortak bir pankart arkasýnda birlikte yürümek için çaðrý yaptý. Çaðrýya Anadoluda Yaþam Kooperatifi ve 78'liler Derneði cevap verdi. Daha sonra, Kent Hareketleri'ne ve Güvencesizler Platformu'na ayný çaðrý 3 kurum olarak yapýldý. Mayýsta Yaþam Kooperatifi, Mahalle Dernekleri, Arkeologlar Derneði, Anadoluda Yaþam Kooperatifi, Ýmece Toplumun Þehircilik Hareketi, Ekoloji Kolektifi, Göçmen Dayanýþma Aðý, Güvencesizler Bildiride Özgür Yaþam ýn dayanýþma faaliyeti aktarýlýrken e karþý dayanýþmayý örmenin önemi vurgulandý. Kadýn Komisyonu nun bildirisinde de komisyonun faaliyetleri aktarýlýrken; ayný zamanda kadýnlarýn özgürlüðü için örgütlenmek gerektiði vurgulandý. Özgür Yaþam, 1 Mayýs ta coþkulu ve dinamik bir kortejle '4+4+4 e Karþý Sorumluluk Al; Eðitim Dayanýþmasýnýn Bir Parçasý Ol' ve 'Kadýnlar Özgürleþmeden Ýnsanlýk Özgürleþemez' diye haykýrdý ve Basmane Deri Ýþçileri Havzasý nda buluþarak Cumhuriyet Meydaný na, oradan da Gündoðdu Meydaný'na sloganlarla, marþlarla yürüdü. Ýzmir den Komünistler Hareketi, Sosyal Haklar Derneði, Gökkuþaðý Hareketi, Ýnþaat Ýþçileri Derneði, Atýk Kaðýt Ýþçileri'nden (Fazla Mesai Dergisi) oluþan Kent Hareketleri korteji ile beraber yürüdü. 1 Mayýs öncesinde yapýlan toplantýlarda ortak bir pankart ve ortak sloganlar belirlendi. En önde 'Haklarýmýz Ýçin 1 Mayýs'ta Buluþtuk' yazýlý ortak pankartýmýz taþýndý, arkasýnda da kitle örgütleri kendi pankartlarýný açarak kortejde yerlerini aldý. Yürüyüþ boyunca ortak sloganlar atýldý ve irtibat halinde olundu. Kentsel dönüþümü gündemine alan Kent Hareketleri'nin kortejinde, yýkýmla mücadele eden mahalle dernekleri yer aldý. GÜLDAM, Fener-Balat, Tozkoparan gibi mahalle dernekleri yer aldý. 'Barýnma hakkýmýz söke söke alýrýz', 'Kurtuluþ yok tek baþýna ya hep beraber ya hiçbirimiz', 'Afet yasasý tayyip'in ayýbý' sloganlarý ortak atýldý. Bu sene Kitle Örgütleri Koordinasyonu'ndan güç alarak, 1 Mayýs'ta ortak pankart arkasýnda yürüyen kitle örgütleri dayanýþmayý örmede bir adým daha atmýþ oldu. Yaþasýn 1 Mayýs / Biji Yek Gulan! Mayýsta Yaþam Kooperatifi'nden Komünistler

9 Haziran 2012 Sayfa 9 1 Mayýs Mahallesi nde Kitle örgütlerinin 1 Mayýs hazýrlýðý 1 Mayýs Mahallesi'nde, 1 Mayýs hazýrlýðýna yaklaþýk 1 ay önceden baþladýk. Çalýþma yürüttüðümüz alandaki tüm kitle çalýþmalarýný kendi talepleri doðrultusunda 1 Mayýs a taþýmayý hedefledik. Bu çalýþmalardan biri henüz bu yýl baþlatmýþ olduðumuz bir çalýþma olan ve 1 Mayýs mahallesindeki kadýnlarla yürüttüðümüz saðlýk çalýþmasýydý. Diðer çalýþma da bu alanda yaklaþýk 13 yýldýr yürüttüðümüz ve 7 yýldýr da kendi talepleriyle 1 Mayýslara taþýdýðýmýz Mayýsta Yaþam Kooperatifi'ndeki eðitim çalýþmasýydý. 1 Mayýs öncesinde ev ziyaretleri, toplantýlar, söyleþiler, 1 Mayýs sloganlarýnýn, dövizlerinin birlikte belirlenmesi ve hazýrlanmasý gibi çalýþmalarla yüzü geçkin emekçiyle buluþtuk. Eðitim kooperatifi ve saðlýk çalýþmalarýnýn örgütlülüðün 1 Mayýs a taþýnmasýný, 1 Mayýs vesilesiyle politikleþmesi ve güçlenmesini saðladýk. 1 Mayýs alanýný deðil 2 Mayýs'ý hedefleyen bir çalýþma yürüttük. Kooperatifte 1 Mayýs Çalýþmasý 1 Mayýs, Mayýsta Yaþam Kooperatifi nde Nisan ayýnýn baþýnda tüm ortaklarýn katýlýmýna açýk olarak gerçekleþen kooperatif meclisinde gündem oldu. Bu toplantýda Mayýsta Yaþam ýn 1 Mayýs ta hangi sorunlarý ve talepleri gündem edeceði belirlendi. Toplantýda 1 Mayýs öncesinde gündemde olan deðiþikliði tartýþýldý ve kooperatifin ana þiarýnýn bu konuda olmasýna karar verildi. Her ne kadar bu konu imam hatip liseleri eksenli tartýþýlsa ve bu bakýmdan eleþtirilse de ün esas olarak emekçilerin meslek liselerine mahkum eden ve öðrenim hakkýndan daha erken mahrum edilmesine sebep olan bir saldýrý olduðu konuþuldu. Talep olarak üniversitede okumanýn en çok emekçilerin, meslek liselerinin hakký olduðu belirlendi. Bu ana þiar dýþýnda þubelerin taþýyacaðý pankart ve dövizlerin içeriðinin þubelerde belirlenmesine karar verildi. 1 Mayýs ta kooperatifin amacýnýn kendi örgütlü duruþunu 1 Mayýs a yansýtmak olduðu vurgulandý. Belirlenen bu yaklaþýmý hayata geçirebilmek için Mayýsta Yaþam 1 Mayýs Mahallesi þubesinin ortaklarý olan komünistler olarak kooperatifte bir 1 Mayýs duvarý oluþturmayý ve her ortaðýn alanda ifade etmek istediði talepleri, þiarlarý bu duvara yazmasýný önerdik. Bunun yaný sýra kooperatif ortaklarýna neden 1 Mayýs a katýldýðýmýzý, ile ilgili görüþlerimizi aktarmak, þube pankartýný belirlemek için bir etkinlik önerdik. 1 Mayýs Etkinliði, Elbirliði ile Taleplerin Belirlenmesi ve Dövizlerin Hazýrlanmasý 21 Nisan da gerçekleþen etkinliðe 25 kooperatif ortaðý katýldý. Bu etkinlikte ve saðlýkta dönüþümle ilgili iki konuþma yapýldý. Saðlýkta dönüþüme iliþkin sunumu 1 Mayýs Mahallesi þubesinde saðlýk eðitimi yapan kooperatif ortaklarýndan biri gerçekleþtirdi. Yaklaþýk 3 aydýr þube ortaklarýnýn bir kýsmýnýn tansiyon, kan þekeri ve meme kanseri gibi konularda saðlýk seminerleri gerçekleþtirdiði Dilenenler deðil, direnenler kazanacak Hükümet ile kamu emekçileri arasýnda süren toplu görüþmelerde hükümetin lük bir zam oraný önermesi üzerine KESK in ön ayak olduðu, MHP nin dümen suyundaki Kamu-Sen in katýldýðý ve bir sendikadan çok AKP nin kamu emekçileri alanýndaki sivil toplum örgütü ve insan kaynaklarý bürosu gibi çalýþan Memur-Sen e baðlý kimi sendikalarýn dahi kayýtsýz kalamadýðý 23 Mayýs grevi Ýzmir de kendisini yoðun biçimde hissettirdi. 23 Mayýs Çarþamba günü KESK e baðlý sendikalar ve greve destek olan diðer sendika, oda, politik örgütlenmeler Basmane de buluþarak kortej oluþturdular. Sabah saatlerinden itibaren onlarca okul, devlet dairesi, hastane, vergi dairesi ve belediyelerde hizmet üretmeyerek buluþan on bine yakýn emekçi görkemli ve coþkulu bir yürüyüþ kolu oluþturdu. Basmane Meydaný'ndan baþlayan aktarýldý. Eðitimde le gerçekleþtirilmek istenen dönüþümüm bir benzerinin saðlýk alanýnda büyük oranda tamamlandýðý, bu dönüþümün emekçiler açýsýndan sonuçlarýnýn neler olduðu bir video sunumuyla birlikte anlatýldý. Ýkinci konuþma ise hakkýnda oldu. Öncelikle deðiþikliðinin içinde neler olduðuna deðinildi. Meslek liselerinin yaygýnlaþmasý ve teþvik edilmesi için yapýlan uygulamalar anlatýldý le yapýlacak olan esas deðiþikliðin iþçi ve emekçilerin çocuklarýnýn meslek liselerine yönlendirilerek iþçi olarak yetiþtirilmesi; böylece emekçilerin üniversite sýnavýna gelmeden ara kademelerde elenmeleri olduðu vurgulandý. Bu konuþmalarýn ardýndan etkinlikte bulunan herkes 1 Mayýs için döviz önerileri kaðýtlara yazdý. Bu öneriler arasýnda saðlýkta dönüþüm ve dýþýnda meslek liselerinde, okullardaki birçok soruna dair sloganlar da yer aldý. Bu sloganlar oluþturduðumuz 1 Mayýs panosuna asýldý. 23 Nisan da kooperatif ortaklarý 1 Mayýs dövizlerini hazýrlamak üzere kooperatifte buluþtu. 1 Mayýs duvarýna asýlan talepler, konular sloganlaþtýrýlarak dövizlere yazýldý. Dövizlerin belirlenmesi ve hazýrlanmasýna on beþ kiþi katýldý. 1 Mayýs ýn Coþkusu Önce Pikniðe Yansýdý 29 Nisan da Kemerburgaz da gerçekleþen pikniðin hazýrlýðý için kooperatif ortaklarýna, onlarýn yakýnlarýna, kooperatif çalýþmalarýna geçmiþte katýlmýþ kiþilere ulaþmayý planladýk. Þube yürütme toplantýsýnda öðrencilerden oluþan bir grubun eski, yeni öðrencilere ulaþmasýný; hocalarýn öðrencilerin ailelerini ziyaret ederek pikniðe davet etmesini planlandýk. Böylece piknik öncesinde birçok ev ziyareti yaptýk, bu sohbetlerde piknik daveti çoðu zaman kooperatif çalýþmalarýyla ve 1 Mayýs la ilgili sohbetlerinin arka planýnda kaldý. Saðlýk seminerleri yapan kooperatif ortaklarý da seminere katýlan kadýnlarýn evlerine ziyaretler gerçekleþtirdi. 1 Mayýs öncesi piknik için yapýlan bu ziyaretler kooperatifi tanýtmamýza, kooperatif ortaklarýný 1 Mayýs a davet etmemize ve onlarý daha yakýndan tanýmamýza vesile oldu. Piknik öncesinde kooperatifte buluþarak elbirliðiyle yemekler hazýrladýk. Bu çalýþmalar sonucunda pikniðe 1 Mayýs Mahallesi nden 80 kiþi katýldýk. Piknik alaný kooperatif için 1 Mayýs alaný gibi oldu. Kooperatifte hazýrlanan dövizleri piknik alanýna taþýyýp standýmýza astýk. Böylece kooperatifin diðer þubelerinde hazýrlanan dövizleri de önceden görmek mümkün oldu. Hatta Sultanbeyli þubesi pikniðe pankartýný da taþýmýþtý. Piknikte oluþan kürsüde kooperatif ortaklarý söz almak için iþ bölümü yaptýlar. Meslek liseli öðrencilerin aðýrlýkta olduðu 1 Mayýs Mahallesi þubesinden bir meslek lisesi öðrencisi ve mezunu meslek liselerinin sorunlarýyla ilgili söz aldý. Konuþmalarýnda staj adý altýndaki sömürüden, meslek dersleri dýþýnda üniversiteye hazýrlýk Kadýnlar saðlýk hakký için alandaydý Ýçinde çalýþma yürüttüðümüz kooperatifte yaklaþýk üç aydýr kadýnlarla birlikte saðlýk seminerleri düzenliyoruz. Seminerler kapsamýnda bugüne kadar Hhpertansiyon, diyabet hastalýðý ve meme kanseri konularýnda sunumlar yaptýk; tansiyon ve açlýk kan þekeri - tokluk kan þekeri taramalarý yaptýk. Seminerlere ve yaptýðýmýz taramalara yaklaþýk kadýn katýldý. Seminerlerde konularý daha çok katýlanlarýn ihtiyaçlarý ve talepleri doðrultusunda belirledik. Bundan sonraki seminerler için ilk yardým ve yüksek kolesterol hastalýðý - kolesterol ölçümü konularýnda talepler oldu, bu doðrultuda plan yapacaðýz. 1 Mayýs'ýn yaklaþmasýyla yürüttüðümüz bu çalýþmayý 1 Mayýs alanýna yansýtmayý, seminerlere kattýðýmýz kesimleri kendi talepleri ile 1 Mayýs'a katmayý hedefledik. Bu nedenle bu çalýþmayý yürüttüðümüz kadýnlarýn gündemine saðlýkta dönüþüm yasasý ile birlikte gelen ve gelecek olan deðiþiklikleri anlatarak soktuk. Ev ziyaretleri yaparak bu yasanýn saðlýk hizmetlerinden emekçilerin faydalanmasýnýn önüne geçtiðini, saðlýk hakkýnýn gasp edildiðini, saðlýk hizmetlerinin her aþamasýnýn paralý hale getirildiðini anlattýk. Bu nedenle saðlýk hakký talebimizle 1 Mayýs'a gitme çaðrýsý yaptýk. Kooperatifte düzenlenen 1 Mayýs etkinliðine kadýnlarý da davet ettik. Etkinlikte kurumda yürütülen eðitim ve saðlýk çalýþmalarýnýn neden 1 Mayýs'a yansýtýlmasý gerektiði üzerine ayrý ayrý sunumlar yapýldý. Saðlýk çalýþmasýnýn sunumunda saðlýðýn paralý hale getirilmesi, yani 18 yaþýný dolduran herkesin sigorta primi yatýrma zorunluluðu; aile hekimliði ile koruyucu saðlýk hizmetinin yok edilerek aile hekimlerinin para getiren özel muayenehane þeklinde çalýþmasý; hastanelerin iþletmelere dönüþtürülmesi konularý gündem edildi. Bu konular üzerinden saðlýk hakkýmýza sahip çýkmak için 1 Mayýs'a katýlmanýn önemi vurgulandý. Saðlýk sunumu konuþmalarýndan hareketle pankartýmýzý Saðlýkta Dönüþüme Hayýr / Herkese Nitelikli Saðlýk Hizmeti olarak belirledik. Pankart hazýrlýðýný ise 1 Mayýs pikniðinde renkli bezlere dikerek hep birlikte yapmaya karar verdik. Piknik çalýþmasý kapsamýnda 12 aileye ev ziyaretine gittik. Evlerinde ziyaret ettiðimiz kadýnlara hem piknik ve 1 Mayýs çaðrýsý yaptýk, hem de 1 Mayýs'ta taþýyacaðýmýz pankartý piknikte hazýrlayacaðýmýzýn duyurunu yaptýk. Pikniðe 7 kadýn geldi. Piknik programýnýn serbest saatinde, öncesinde kararlaþtýrdýðýmýz gibi, kadýnlarla beraber önceden harfler halinde kestiðimiz renkli bezleri pankart bezi üzerine dikerek pankartý hazýrladýk. Pankart hazýr hale geldiðinde piknik programý baþlamýþtý. Hep birlikte pankartýmýzý sahne önüne pankartýmýza yazdýðýmýz Saðlýkta Dönüþüme Hayýr sloganýný atarak taþýdýk ve sahneye astýk. yürüyüþ Çankaya da eylemi izleyen insanlarýn geniþ desteðini aldý. Alkýþlayan, sloganlara katýlanlar olduðu gibi, Mimar Kemalettin Caddesi civarýndaki kimi tekstil atölyelerinde çalýþan iþçiler yürüyüþ kolunun üzerine pencerelerden konfeti attýlar. KESK Þubeler Platformu'nun pankartý ardýndan yürüyen Eðitim-Sen yürüyüþün en kalabalýk kortejini oluþturuyordu. Öðretmenlerin kendilerinin hazýrladýðý her halinden belli olan 'Dilenenler Deðil, Direnenler Kazanacak!' pankartý hem eylemin özeti gibiydi, hem de izleyenlerin en fazla ilgisini çeken pankart oldu. Yine Eðitim- Sen korteji içerisinde iþ býrakýlan bir ilköðretim okulundan toplu olarak eyleme katýlan öðrenciler ve velileri de korteji canlandýran bir baþka unsurdu. Tüm Bel-Sen 2 No lu þubenin kendini aðýrlýklý o l a r a k hissettirdiði Tüm Bel-Sen korteji önceki eylemlere oranla daha kalabalýk ve coþkulu bir katýlým saðlarken, BES ve SES kortejleri Eðitim-Sen dýþýndaki kitlesel kortejlerdi. KESK in ardýndan DÝSK, TMMOB, HDK ve flamalarý ile eyleme katýlan pek çok akým yürüdü. Yürüyüþ kolunun en arkasýnda ise ayrý bir ses aracý ile Kamu-Sen ve Birleþik Kamu Ýþ yürüdü. Ýzmir Büyükþehir Belediyesi önünde oluþturulan platformun önünde toplanmak isteyen binlerce kiþinin alana girmesi zaman aldý. Kamu-Sen ve Birleþik Kamu Ýþ ise bu kürsüyü deðil Eski Sümerbank önünde kurduklarý kürsüyü kullanarak kendilerini KESK kitlesinden ayýrmaya gayret ettiler. Alanda KESK Þubeler Platformu adýna hazýrlanan basýn metni okundu ve müzik gruplarý sahne aldý. için gerekli diðer dersleri öðrenemediklerinden bahsettiler. Düz lisede okuyan bir kooperatif ortaðý ise üniversite sýnavý öncesi eðitimdeki eþitsizliklere deðinerek kolejlerle ayný sýnava girmelerinin sorunlarýna deðindi. Kooperatif ortaklarý piknik alanýnda kooperatifin sloganlarýný atarak 1 Mayýs provasý yaptý. Oyunlar, bol sohbet ve yemek dýþýnda piknik gerçek anlamda 1 Mayýs pikniði havasýna büründü. 1 Mayýs Alaný: YGS de Sýfýr Net / Fabrikada Asgari Ücret; Meslek Lisesine Biçilen Bu Kader Mücadelemizle Deðiþecek 1 Mayýs tan bir gün önce kooperatif ortaklarýyla kooperatifte buluþtuk. Telefon ve ziyaretlerle toplanma ve araç kalkýþ saatini tekrar duyurduk. Kooperatifte bir iþ bölümü yaptýk. Bir kýsmýmýz dövizlerin çýtalarýný çaktýk, 1 Mayýs alanýna götüreceðimiz malzemeleri hazýrladýk. Bir kýsmýmýz sandviç hazýrladýk. Bir kýsmýmýz ise kooperatif bildirilerini daðýtmak ve 1 Mayýs masraflarýmýza katký saðlamasý için hazýrladýðýmýz kartlarý satmak için sokaklara çýktýk. Kooperatif ortaklarýnýn katýlýmýnýn saðlandýðý tüm bu çalýþmalarýnýn sonucunda 1 Mayýs Mahallesi nden 1 Mayýs a gitmek için sabah kýrk beþ kiþi kooperatifte buluþtuk. YGS de Sýfýr Net / Fabrikada Asgari Ücret; Meslek Lisesine Biçilen Bu Kader Mücadelemizle Deðiþecek yazýlý þube pankartýný ve Saðlýkta Dönüþüme Hayýr / Herkes için Nitelikli Saðlýk Hizmeti pankartýný taþýyarak alandaki yerimizi aldýk. Bu pankartlar arkasýnda meslek lisesi, düz lise öðrencileri ve ailelerinin, üniversite öðrencilerinin, öðrenim hakký çoktan ellerinden alýnmýþ iþçilerin öðrenim hakký ve sýnýf dayanýþmasý temelinde buluþmasýný saðlamýþ olduk. Aramýzda olmayan kooperatif ortaklarý da vardý, kendileri alanda olmasa da piknikte ve 1 Mayýs öncesinde yaptýðýmýz çalýþmalardaki emeklerinin sonucu alandaydý. Þiþli kolundaki uzun bekleme süresinde ve yürüyüþte ve saðlýkta dönüþümle ilgili taleplerimizi haykýrdýk. Bulunduðumuz yürüyüþ kolunda le ilgili herhangi bir pankartýn olmamasý sözümüzü daha anlamlý kýldý. Kýsa sürede de olsa kooperatifin anlamýna ve adýna yaraþýr bir 1 Mayýs çalýþmasý yapmýþ ve sonuçlarýný 1 Mayýs alanýna yansýtmýþ olduk. Bu çalýþmalarý sürdürmek ve güçlendirmek için ise gelecek 1 Mayýs larý beklemeyip yola devam edeceðiz. 1 Mayýs Mahallesi nden Komünistler Piknikte söyleþi kýsmýnda söz alarak 1 Mayýs Mahallesi nde yürüttüðümüz saðlýk çalýþmasýný anlattýk ve 1 Mayýs alanýna saðlýkta dönüþüm yasasýna karþý 'Saðlýkta Dönüþüme Hayýr / Herkese Nitelikli Saðlýk Hizmeti pankartýyla katýlacaðýmýzý duyurduk. 1 Mayýs sabahý ise kooperatifte toplandýk ve araçlarýmýza binerek erkenden kitle örgütleriyle birlikte yürüyeceðimiz Þiþli kolunda yerimizi aldýk. Mayýsta Yaþam 1 Mayýs Mahallesi Þubesi pankartý arkasýnda pankartýmýzý açtýk. Saðlýk pankartý arkasýnda 10 kiþi Saðlýkta Dönüþüm Ýstemiyoruz þiarý ile yürüdü. Birlikte yürüdüðümüz diðer kitle örgütlerinin taleplerinde de ortaklaþtýk. 1 Mayýs Mahallesi'nden Komünistler Gerçekleþtirilen bu grev, enflasyon oranýnýn altýnda komik bir zam önerilmesinin ötesinde süreci hakem heyetine havale ederek kamu emekçilerinin grev hakkýný kullanmasýnýn önüne geçmeye çalýþan AKP ye sokakta bir cevap verilmesi anlamýyla önemliydi. Kürt illerinden Türkiye deki metropollere kamu emekçilerinin greve yüksek katýlým saðladýðý gerçeðini ana akým burjuva medya dahi gizleyemedi. Ancak bu grev bu tür savunma eylemlerinin saldýrýlarý püskürtmedeki rolünün kýsýtlýlýðýný da yine gözler önüne serdi. KESK in baþýný çektiði bu grev hükümetin zam konusunda teklifini ciddi bir þekilde deðiþtirmesinden çok, Memur-Sen in oynadýðý lanetli rolün farklý kesimlerce farkedilmesi açýsýndan bir bilinç yarattý ve KESK in kendisini örgütlemesi açýsýndan belli bir etki yarattý. Özgürlük Savaþan Ýþçilerle Gelecek! Ýzmir den Komünistler

10 Sayfa 10 Haziran 2012 Halklarýn Demokratik Kongresi 1. Genel Kurulu gerçekleþti Halklarýn Demokratik Kongresi (HDK) 1. Genel Kurulu Mayýs ta Ankara da toplandý. Ýki gün süren ve katýlýmýn yüksek olduðu Genel Kurul tartýþmalarýnda 7 aydýr sürdürülen toplam faaliyetler deðerlendirildi. Toplantýlarda HDK nin bu süreci birçok eksikliklere ve sorunlara raðmen güçlenerek çýktýðý vurgulandý. HDK nin 8 Mart, Newroz ve 1 Mayýs tan da güçlenerek çýktýðý dile getirilen Genel Kurul da; önümüzdeki yerel ve genel seçimlerle Cumhurbaþkanlýðý seçimlerine HDK nin parti olarak girmesi gerektiði vurgulandý. Oysa ilk kongrede böyle bir parti hedefinin olmadýðý, meselenin bir kongre hareketi yaratmak olduðu söylenmekteydi. Bu nedenle bu kongrede kurulacak partinin HDK nin üzerinde olmayacaðýnýn altý çizildi. HDK nin kurulacak partinin ve tüm bileþenlerin üzerinde bir Kongre hareketi olarak varlýðýný sürdüreceði ifade edildi. Hiçbir bileþenin bir diðeri üzerinde herhangi bir hiyerarþik imtiyaza sahip olmadýðýnýn vurgulandýðý konuþmalarda, bileþenlerin kendi tüzel kiþiliklerini koruyarak siyasal faaliyetlerini de sürdüreceði ifade edildi. Parti kurulmasý konusu Genel Kurul da delegeler arasýnda bir tartýþma konusu yapýlmadan önceden Merkez Yürütme Kurulu (MYK) tarafýndan mý alýndý orasý anlaþýlmadý. Fakat bu karar, kimi delegeler tarafýndan erken bulundu. Kimi delegeler de hemen parti kurulmasýný savundu. Bu konunun yaný sýra, Genel Kurul 1. gün konuþmalarý daha çok, AKP nin Kürdistan da sürdürdüðü askeri operasyonlarýn yaný sýra, emekçilere dönük ekonomik, sosyal ve kültürel saldýrýlar çerçevesinde idi. Bu çerçevede AKP nin barýþ müzakerelerine hemen baþlamasý gerektiði vurgulandý. Kürtlerin demokratik haklarýnýn tanýnmasý ve savaþýn durdurulmasý istendi. Yeni yapýlacak anayasada Kürtlerin ulusal demokratik temel haklarýnýn güvence altýna alýnmasý, demokratik özerklik, anadilde eðitim, resmi yazýþmalarda Kürtçenin kullanýlmasý, seçim kanunu ve seçim barajý, özel yetkili mahkemelerin kaldýrýlmasý, terörle mücadele yasasýnýn kaldýrýlmasýnýn yaný sýra bir talepler zinciri sýralandý. BDP nin anayasa komisyonunda yer aldýðýnýn da hatýrlatýldýðý konuþmalarda; AKP nin bizim taleplerimizi göz ardý ederek kendi bildiði gibi bir anayasa yapacaðý kanýsýndayýz denildi. AKP nin 12 Eylül faþist karanlýk dönemini aratmayan saldýrý ve uygulamalarýna karþý, mücadelenin güçlenerek büyütülmesi gerektiði üzerinde de duruldu. AKP nin gerçek yüzünün teþhir edilmesi ve HDK nin bir çekim merkezi olmasý gerektiði vurgulandý. Kimi konuþmacýlar Uludere Katliamý nda AKP nin sýkýþtýðýný ve bu katliamýn hesabýný vermekten kaçýndýðýný da dile getirdi. Son zamanlarda giderek artan baþta kadýn cinayetleri ve iþ cinayetleri olmak üzere, iþçi sýnýfýna sönük ekonomik, sosyal saldýrýlar; demokrasi ve özgürlük alanlarýndaki faþizan uygulamalar; kentsel dönüþüm adý altýnda yýkým saldýrýlarý; HES saldýrýlarý vb. tüm saldýrýlardan AKP nin sorumlu tutulmasý gerektiði vurgulandý. Halkýn yüz binlerle oyu ile seçilmiþ milletvekillerin birer rehine olarak tutulduðunu söyleyen konuþmacýlar, AKP nin darbe koþullarýný aratmadýðý söylendi. KCK adý altýnda BDP ye yönelik saldýrýlarýn hýz kesemediðini belirten konuþmacýlar, 8 bine yakýn, içlerinde seçilmiþ belediye baþkanlarý, meclis üyelerinin bulunduðu binlerce BDP üyesinin ve çalýþanýn cezaevlerinde tutulduðu hatýrlattý. Kýbrýs tan genel kurula davetli Kýbrýs sol partilerden bir konuþmacý ise Biz Türkiye nin Kýbrýs ý iþgal etmesinden önce özgürdük, þimdi özgür deðiliz! Çünkü özgürlüðümüz elimizden alýndý diye belirtti. Yaþanan savaþta ölen bir asker yakýný ise Kendi cenazelerimizi özgürce kendi bildiðimiz gibi gömemedik. MHP bunu istismar ediyor, HDK ölen askerlerin aileleri ile iliþki kurmalýdýr dedi. Kongrede baþta Ýbrahim Kaypakkaya olmak üzere; tüm Mayýs Þehitleri de anýldý. TKP (SÝP) eski Genel Baþkaný Aydemir Güler ise; Kürtlerin demokratik haklarýnýn ve mücadelelerinin yanýnda olduklarýný ve HDK Genel Kurulu nu izlemeye geldiklerini söyledi. Daha sonra, AKP nin efendilerinin emriyle Suriye üzerinde baskýlarý artýrarak ve tehditler savurarak Halk toplantýsý rekabete kurban gitti Gülsuyu-Gülensu mahalleleri geçmiþte devrimcilerin etkisi ve bu mahallelerde yaþayan emekçilerin dayanýþmasý ile kurulmuþ; Gülsuyu mahallesinin büyümesinin etkisiyle iki ayrý mahalleye dönüþmüþ ortak geçmiþin izini taþýyan yaþam alanlarý yenilgisinin acýsýný en çok yaþayan ve bedelini içinden çýkardýðý devrimciemekçilerden kopuk, en azýndan yeni kuþak anlamýnda o dönemin deneyimlerinden yoksun olmakla ödeyen mahallede geçen yýllar bireyleþme, yalnýzlaþma, ortak sorunlara ilgisizliklerin artmasýný beraberinde getirmiþ. Mahalle emekçilerinin altýndan kalkamadýðý sorunlarýn çözümüne yardýmcý olmasý gereken siyasi çevrelerin birbirleriyle girdikleri rekabet ve kendilerinin reklamýný öne alan siyaset anlayýþý ise bu durumun aþýlamamasýnda etken ve güven sorunlarýnýn daha da büyümesine ise vesile olmuþ. Gülsuyu Mahallesi'nde elbette devrimci refleksler ve sol unsurlar tüm saldýrýlara karþýn var olmasýna raðmen birliktelik ve dayanýþmayý saðlamaktan henüz uzaklar. Yýllarýn yarattýðý güvensizlikler bir anda aþýlamayacaðý gibi yýllarýn siyasi hareketleri de olumsuz reflekslerden bir anda kurtulamadýðýndan birbirlerine karþý rekabetçi; kitlelere karþý ültimatomcu, kitlelerin adýna karar verip emekçileri nesne yerine koyan tutumlar da devam ediyor. Birkaç siyaset veya kurum dýþýnda herkes birliktelikten yana ama kendi örgüt ve kurumlarýnýn reklamýný yapma kaygýsý ortak iþ yapma ve gerçekleþen pratik tutumu genelleþtirerek emekçi halka mal etme tutumunun önüne geçiyor. Bu sebeple birliktelik görüntüsü yerine; ortak çabalar bile kýsmi çýkarlara feda edilerek ayrýlýk ve aykýrýlýk görüntüsü tercih ediliyor. Bu tutumun ayýrdýna varan, bu tutumu gözleyebilen mahalleli 'bu solculardan iþ çýkmaz' kanaatinin doðru olduðuna inanýyor. Oysa yaþamýný içinde çalýþma yürüttüðü emekçilerin dayanýþmasý ve birlikteliðine adadýklarýný söyleyenlerin inandýklarý davaya sadakatinin ve verdikleri emeðe saygýlarýnýn ölçüsü her daim buna uygun bir pratik tutumu gerektirir. Gülsuyu-Gülensu mahallesinde HDK bileþenleri mahalle meclislerinin oluþturulmasý ve HDK nin tanýtýmý amaçla bir halk toplantýsý düzenledi. Ýçinde çalýþma yürüttüðümüz kitle örgütü adýna çalýþmalarý yürütülen ön toplantýlar esnasýnda EMEP ten arkadaþlar SGSS ye dönük bir konuþmacý getireceklerini belirtirken ESP den arkadaþlar da bu tutuma tepki gösterirken kendilerinin de TMY ye dönük kampanyalarýnýn olduðunu belirttiler. Yapýlan çaðrý ve toplantý propagandalarý da doðal olarak bizlerin mahalle sorunlarý ve mahalle meclislerini öne çýkardýðýmýz; kimi arkadaþlarýn SGSS yi kimilerinin ise TMY yi öne çýkardýðý çalýþmalar oldu. Toplantý hazýrlýklarý esnasýnda süregelen ikircimli tutum sonrasýna da yansýdý elbette. Halk toplantýsýna umulan ilgi olmadýðý gibi belli siyasi çevrelerin kitle iliþkileri dýþýnda gelen az sayýda kiþi de toplantýnýn seyrini görünce umduðunu bulamadý; yýkým vb. yakýcý sorunlarýna cevap yerine kürsüde iki ayrý konunun ayný toplantýda panelini gerçekleþtirirken arada HDK'den ziyade laf arasýnda kendi siyasi tanýtýmýný yapan panelistler söz konusuydu. Bu tutumu yanlýþ bulduðumuzu yüzlerine karþý belirttiðimizde kendi bildiklerini okuyan arkadaþlar kendileri için TMY kampanyasýnýn önemini tekrarlayarak yapýlan iþten çýkarttýklarý dersi özetlemiþ oldular. Bizlere de ne yapmayacaðýmýz konusunda; hangi siyasi anlayýþlardan kopmakla ne kadar doðru bir tutum aldýðýmýzý bir kere daha kanýtladýlar. Ýþçi sýnýfýnýn yerel, ulusal veya kýsmi çýkarlarýný bütünün önüne çýkaran anlayýþlardan kurtulmasý yönünde mücadeleleri devam ettirebildiðimiz ölçüde emekçi semtleri yeniden dayanýþma ve mücadele alanlarýna dönüþecek. Gülsuyu ndan Komünistler bölgede güç gösterisi yaparak, kendi varlýðýný korumaya çalýþtýðý þeklinde konuþmalar da gerçekleþti. Ýkinci günde ise daha çok tüm yerellerde HDK çalýþmalarýný yürüten bölgeler, iller ve ilçelerin çeþitli komisyonlarý ve delegelerin kendi faaliyetlerinin yaný sýra olumlu-olumsuz deneyimlerini aktardýlar. Biz Deri Tekstil ve Kundura iþçileri olarak bulunduðumuz bölgede yürüttüðümüz faaliyetlerimizi, deneyimlerimizi, genel ve somut sorunlarýmýz ile taleplerimizi HDK nin ilk kuruluþ kongresinde dile getirme fýrsatý bulamamýþtýk. Delege arkadaþýmýz Afrika kökenli olmasý neden ile etnik kökeni itibari ile ilgi görmüþtü. Arkadaþýmýz sorunlarýmýzý ve taleplerimizi söz konusu toplantýda milletvekillerine þifahen aktarmýþ idi. Son Genel Kurul toplantýsýnýn ikinci gününde biz de kurum adýna söz alarak kendi sorunlarýmýzý aktarma fýrsatý bulduk. Geçen sayýda KöZ de yayýnlandýðý gibi, sektörümüzdeki aðýr çalýþma koþullarý, parça baþý esnek üretim, sigortasýz ve güvencesiz kötü çalýþma koþullarý, iþçi saðlýðý ve iþ güvenliði, iþsizlik, kadýn iþçilere dönük baský þiddet ve taciz, cinsiyet ayrýmcýlýðý, düþük ücretler 28 Aralýk 2011 tarihinde Roboski Uludere de 34 Kürt köylüsünün F-16 lardan atýlan bombalarla katledilmesinin üzerinden 150 gün geçmesine raðmen vur emrinin kimin tarafýndan verildiðinin dahi açýklanamamasý Halklarýn Demokratik Kongresi tarafýndan 26 Mayýs Cumartesi günü gerçekleþtirilen bir yürüyüþ ve açýklama ile Ýzmir'de protesto edildi. Konak YKM önünden baþlayan yürüyüþte insan zinciri oluþturularak tek sýra halinde yüründü. Yürüyüþ boyunca 'Katil Devlet Hesap Verecek', 'Roboski nin Hesabý Sorulacak' sloganlarý atýldý. Konak Eski Sümerbank önünde gerçekleþtirilen ve ücretlerin zamanýnda ödenmemesi çerçevesinde onlarca sorunlarýmýzý çok kýsa bir sürede de olsa, kürsüden aktarma fýrsatý bulduk. Özellikle Kürdistan dan savaþ ve ekonomik nedenlerle çalýþmak için gelen tarým iþçilerinin yaþadýðý aðýr þartlar, iþ koþullarý, iþ kazalarý, sosyal yaþam koþullarý ve bu iþçi kardeþlerimizin de sorunlarýnýn HDK nin sahip çýkarak milletvekillerinin mecliste gündeme getirmesini talep ettik. Böylece çözüm yönünde mücadele edilmesi gerektiðini söyledik. Bu konuþma üzerine bazý vekiller delege arkadaþýmýzý yanlarýna çaðýrarak Aktardýðýnýz sorunlar ve bu mücadele deneyimleri bizim açýmýzdan çok önemli, biz bu sorunlarý gündeme getiriyoruz ve getirmeye devam edeceðiz dediler. Sizlerle baðlantý ve irtibatýmýzý koparmayalým diye de eklediler. Ve anayasa tartýþmalarý için bu taleplerimizi formüle etmemizi istediler. Ýkinci günün sonunda daha çok tüzük maddelerinin deðiþikliði hakkýnda konuþmalar ve tartýþmalar yaþandý. Tüzük deðiþiklikleri kabul edilerek, HDK 1. Genel Kurul toplantýsý sona erdi. Ýzmir den Deri Tekstil ve Kundura Ýþçileri Roboskî'de 'Vur' emrini kim verdi? açýklamada 'Açýklayýn: Roboskî de vur emrini kim verdi?' sorusu sorularak, þunlar vurgulandý: "Geçen her gün AKP Hükümeti nin sorumluluðunu arttýrýyor. Türkiye halklarý, Roboskî katliamýnýn faili meçhuller arasýna kaydedilmesine izin vermeyecek! Ýsimlerini henüz bilmesek de, bizler vur emrini verenleri ve bunu gerçekleþtirenleri unutmayacaðýz, onlarý her fýrsatta lanetleyeceðiz. Bu iþin peþini býrakmayacaðýz." Ordu Polis Tekeller Ýþte Katiller Ýzmir den Komünistler

11 Haziran 2012 Sayfa 11 Söz ve Eylem ile komünistlerin birliði üzerine söyleþi Söz ve Eylem ile komünistlerin birliði üzerine söyleþi Pusulasýný Þaþýrmayan Komünistler olarak, Nisan ayýnda Söz ve Eylem dergisi ile KöZ ü buluþturan bir söyleþi düzenledik. Söyleþiye komünistlerin birliðini hedefleyen pek çok kesim olmasýna raðmen komünistlerin birliðinin hangi amaç ve ilkeler üzerinden þekilleneceðine dair bir kafa karýþýklýðýnýn olduðunu belirterek baþladýk. Etkinlikteki konuþmamýzda ise partileþme stratejimizi, komünistlerin hangi amaç ve ilkelerde buluþmasý gerektiðini anlattýk. Nisan ayý içerisinde Söz ve Eylem dergisi ile KöZ'ün katýldýðý bir söyleþi düzenledik. Etkinlik devrim ve sosyalizm mücadelesinde þehit düþenler için yapýlan bir dakikalýk saygý duruþuyla baþladý. Açýlýþ konuþmasýnda bugün komünistlerin birliðini hedefleyen pek çok kesim olmasýna raðmen bu birliðin hangi amaç ve ilkeler üzerinden þekilleneceðine dair bir kafa karýþýklýðýnýn olduðu; bu söyleþinin de komünistlerin birliði ihtiyacýný daha da görünür kýlmasý gerektiði ve komünistlerin birliðini saðlamaya hizmet etmesi gerektiði vurgulandý. Birinci Tur Konuþmalar Ýlk sözü alan, Söz ve Eylem dergisinden bir arkadaþ þunlarý söyledi: "Dünyamýz bugün yeni bir krizin eþiðindedir. Güç dengeleri deðiþmiþtir. Henüz genelleþmemiþ olsa da dünyamýz bir halk savaþýnýn eþiðindedir. Yönetenler artýk eskisi gibi yönetemiyor, yönetilenler eskisi gibi yönetilmek istemiyor. Bunalým ve devrim üst üste binmiþ durumda. Ýþçi sýnýfýnýn bugüne kadar üzerinde olan atalet kýrýlmaya baþlamýþtýr. Türkiye'ye geldiðimizde 12 Eylül'den bu yana süren bir iç savaþ vardýr ve bölgede emperyalist bir müdahaleyle Türkiye kendini yeniden yapýlandýrmaktadýr. Ýþçi sýnýfý henüz bir güç olamamýþ olsa da üzerinde büyük bir baský vardýr. 1900'lerin baþýnda da iþçi hareketi devrime hazýrlýksýz yakalanmýþtý. Bugün de öyledir. Ýþçi sýnýfý her yenilgiden ideolojik bir üstünlükle çýkmýþtýr. Oysa Sovyetlerin daðýlmasýyla ideolojik olarak da bir yenilgi yaþamýþtýr. Bize Marksizmin yenilgisinden bahsediyorlar. Ben buna inanmýyorum ama Marksist hareketin ciddi bir kriz yaþadýðýna inanýyorum. Dikkat ederseniz Marksizm kavramlarý yerine burjuva kavramlarla tartýþmaya baþladýk. Bu çözülmediði sürece Komünistlerin Birliði konusunda bir adým dahi atamayacaðýmýzý düþünüyorum. Marksizme bulaþmýþ bu ayrýk otlarý temizlenmeden yeni bir ideolojik hat oluþturamayýz. Hiçbir ideolojik birlik kendi baþýna bir anlam ifade etmez. Ancak siyasal ve örgütsel tarza büründüðü ölçüde anlamlýdýr. Geçmiþteki bütün silahlarýmýzýn neredeyse hepsi eleþtiri konusu haline getirildi. Lenin'in örgütlenme tarzý en fazla karþý çýkýlan ve eleþtirilen konulardan birisi. Devrimci bir parti teorisi oluþturmadan komünistlerin birliði konusunda adým atýlacaðýný düþünmüyorum. Siyasal birlik ise; sürekli olarak kendini yenilemekle oluþur. Hep ilkeler üzerinden birlikten söz ederiz. Bunun yeterli olduðunu düþünmüyorum. Ýlkeler gerekli ve zorunludur ama yeterli deðildir. Ýlkeler sizin siyasetinizle bir içerik kazanýr. Ýlkeler bir plana ve programa dönüþmüyorsa o program karþýnýza bir plan olarak çýkmýyorsa, ilkeler üzerinden varýlan bir birlik doðru bir hatta yürüyemez. Bugüne kadar iki tür birlik süreci yaþandý. Birincisi biliyorsunuz, TBKP'nin, TÝP'in, TSÝP'in bir araya gelmesiyle ÖDP'nin birleþmesiydi. Bunlar ciddi deneyimlerdir. Ayný zamanda bunlar güçsüzlük temelinde yapýlan birliklerdir. Buralarda da ilkelerde anlaþýlmýþtý oysa. Esas olanýn ilkeler olmakla beraber o ilkelere can verecek bir pratik programýn ortaya konmasý gerekiyor. Biz 70'lerde sahip olduðumuz inanca, özveriye bugün sahip deðiliz. O dönemde olduðu gibi bugün kitlelerle iç içe yaþamýyoruz. Bize bazý alanlar verilmiþ, oralarda yaþayýp gidiyoruz. O yüzden teorik programdan çok pratik programýn önümüze konmasý gerekiyor. Yüzyýlýn baþýnda da ayný sorun vardý komünistlerin karþýsýnda. Komünistlerin birliðinin bir plana baðlanmasý gerektiðini düþünüyorum." KöZ adýna konuþmacý ise þunlarý söyledi: "Komünistlerin birliði sorunu ve yükselen toplumsal hareketlerin ne anlama geldiði üzerinde duruldu. Bu konularda bazý þeyler söyleyeceðim. Ýlk olarak genel bir birlik anlayýþýný bir kenara koymak gerekir. Öteden beri 'bütün ülkellerin iþçileri birleþn'n diye baþlarýz söze ve bunun olmamasýndan þikayet edilir. Ýlk kez Manifesto'da dile getirilen bu sözler oldukça hazin ve de trajiktir. Dolayýsýyla bir dilek olarak bütün ülkelerin iþçilerinin birleþmesi ve kapitalizme karþý harekete geçmesi oldum olasý söylenir durur ama bunun nasýl olacaðýna sýra geldiðinde iþçi sýnýfýnýn sosyolojik yapýsý, burjuva toplumun niteliði gibi nesnel olgulardan söz edilir. Asýl sorun bu nesnel temellere raðmen bunun olmamasýdýr. Kaldý ki iþçilerin zaman zaman bazý somut talepleri için bir araya geldikleri örgütlenmeler yarattýklarý da bir vakýadýr. Sorun bu deðildir. Sorun iþçileri burjuvazinin karþýsýna bir sýnýf olarak ve sýnýf mücadelesi için bir araya getirmektir..ýþçiler hiçbir zaman hiçbir yerde kendiliklerinden böyle bir birliðe kavuþmamýþlardýr, kavuþamayacaklardýr. Bunun için ayrý bir müdahaleye gerek vardýr ve ve çoktan beridir böyle bir ihtiyaç yakýcýlýðýný korumaktadýr. Bu itibarla genel olarak ne iþçilerin birliðinden ne de soyut bir birilk arzusundan bahsetmek yerine bu somut birlik ihtiyacýný tarif etmek gerekir. Bugün iþçilerin bir sýnýf olarak burjuvazinin karþýsýna bir kuvvet olarak dikilmesi için lazým olan olmazsa olmaz koþulun gerçekleþmesi lazýmdýr..bunu biz 'komünistlerin birliði' olarak tarif ediyoruz. Ýþçilerin birliðinden önce iþçileri birleþtirmesi gereken bir kuvvet haline gelmesi gereken siyasal bir kuvvet için bir önkoþul olan komünistlerin birliðinden bahsediyoruz. Yani komünistlerin birleþmesi derken bir araya gelip birlikte iþ yapmasýndan bahsetmiyoruz. Çok net ve somut bir hedef için komünistlerin birliði fikrinin altýný çizmek gerekiyor. Öncü kuvvetin yaratýlmasýný hedefleyen, amaç ve ilkelerde olduðu kadar örgütsel sorunlarýn kavranýþýnda ve önceliklerin sýralanmasýnda anlaþmýþ komünistlerin birleþmesinden bahsediyoruz. Böyle olunca kendisine komünist diyen herkes bunun içine girmez. Hatta sadece ayný referanslara, ayný amaç ve ilkelere sahip komünistlerin bir araya gelmesi de bunu ifade etmez. Bugünün en acil sorununu ortak ifade eden ve bu sorunu çözmek için anlaþmýþ olan komünistlerin birliði bugünün öncelikli ve acil sorunudur. Bununla birlikte bunlarý sýraladýðýmýz zaman ayný amaç ve ilkelere sahip komünistlerin birliði ile Komünist Enternasyonal hakkýnda deðiþik deðerlendirmeler yapanlar var. Biz birlik çerçevesinin ideolojik sýnýrýný buralardan çiziyoruz. Bundan daha geniþ bir birlik anlayýþýný ben bilmiyorum. Farklý yerlerden farklý zamanlarda, farklý tempolarda gelen komünistlerin bir takým görüþ ayrýlýklarý olmasý elzemdir. Bu çerçevenin çizilmesi bunun için önemlidir. Diyoruz ki tartýþmalarýmýzý bu referanslar üzerinden yapalým. Ýþçilerin birliðinden önce komünistlerin birliðini saðlamak gerektiði konusunda bir fikir birliðine ihtiyaç vardýr. Yani ayný amaç ve ilkelere inanan, ayný referanslara sahip komünistler birleþmesini kastediyoruz - iþçi sýnýfýnýn kendi kendine bir araya gelmesini deðil. Yani, bu Leninizm'i kabul etme iddiasýnýn somutlanmasýdýr. Bunu kabul eden komünistlerle kendimizi sýnýrlarýz. Bu birliðin çerçevesini ve muhataplarýný tarif ve tasvir etmek önemlidir ve kendi baþýna ayýredici bir unsurdur. Bahis konusu olan somut olarak bir parti inþasý olduðu zaman bunu söylemek yetmez. Bunun yolunu da göstermek gerekir ve biz burada örgütlerarasý bir birlikten bahsetmiyoruz. Pazarlýk ve müzakerelerden birlik çýkmaz. Birlik projesinin muhatabý olacak örgütlü komünistlerin parti için bir araya gelerek anlaþmalar yaparak, tartýþmalar ve müzakereler yapmasý deðil mesele. Seçilmiþ delegelerin oluþturacaðý kuruluþ kongresinde saðlanmasý gereken bir birliktir, bu. Sonuç olarak bizim için birlik, parti kuruluþ kongresidir. Örgütlü komünistler taviz vermeden kongre kapýsýna kadar örgütlülüklerini daðtmamakla yükümlüdürler. Bunun dýþýnda kalan her þey teferruattýr. Önemlidir ama esasa dair deðildir.bunlar bir partinin siyasi faailiyeti ile çözülebilecek konulardýr. Komünistlerin birliðini hedefleyenler açýsýndan stratejik sorun kendisini iþçi sýnýfý yerine koyup siyaset yapmak deðildir. Komünistlerin birliðini saðlayacak kongreyi toplamaktýr. Partinin kuruluþ kongresi tesis edilene kadar temel kýlavuz budur. Bizi bu hedefe yaklaþtýracak bütün taktikler doðrudur. Aksi taktirde dünyada meydana gelen olaylar teferruat kabul edilmelidir. O nedenle KöZ'ün arkasýnda duran komünistlerin sunduðu birlik projesi diðer bütün birlik anlayýþlarýndan farklýdýr." Ýkinci Tur Konuþmalar KöZ'ün ardýndan Söz ve Eylem dergisinden baþka bir arkadaþ söz aldý: "1900'ler devrim yüzyýlýydý. Umut yüzyýlýydý. 1980'ler umutsuzluk yüzyýlý, devrimci iddialarýný yitirme yüzyýlý. Siyasi gericilik dönemlerinde devrimciliðin hiçbir getirisinin olamamasýna raðmen insanlar Marksist oluyorlar. Sýnýfýmýz periþan. Burjuvaziyse muazzam bir kriz içinde. Böyle bir durumda dünya devrimini zafere ulaþtýracak, sýnýfýn bütün öfkesini bir yerde toplayacak devrimci bir özneye ihtiyaç var. Komünistlerin birliði açýsýndan sýnýfýn devrimci partisini yaratma noktasýnda artýlarýmýz ve eksilerimiz var. Artýlarýmýz var bir parti ihtiyacýný iliklerine kadar hissetmiþ kadrolar var. Nasyonalizme, liberalizme savrulmamýþ devrimci kopuþu saðlamýþ kadrolar var. Komünistlerin birliði saðlandýðýnda akýn edecek çok insan var. Bu Türkiye kamuoyunda çok sýcak bakýlan bir geliþme. Eksiklerimize gelince devrimci kadrolarýn sayýsý sýnýrlý ve parçalý. Birleþik katkýyla oluþmuþ devrimci programdan ve planadan yoksunuz. Sýnýf yataðýndan kopukluk önemli bir sorun. Daðýnýklýk kaynak israfýna yol açýyor. 'Bir küçük burjuvanýn devrimci olmasýný engelleyen bin bir tane neden olduðu gibi bir proleterin devrimci olmasýný kolaylaþtýran bin bir tane neden vardýr' diyor Althusser. Sýnýf yatatðýndan 80'lerde koptuk. Þu andaki kadrolar genelikle küçük burjuva kökenli. Ancak komünist iliþkiler aðý içinde bu kadrolar kendini yenileyebilir. Lenin diyor ki 'anlaþabilmemiz için önce farkjlýlýklarý ortaya koyabilmeliyiz.' Farklýlýklarýmýz ve ortak noktalar nelerdir?" Yine Söz ve Eylem dergisinden baþka bir arkadaþ ise þunlarý söyledi: "Aslýnda birlik diye tarif edilen zayýflarýn birliði olmuþtur bugüne kadar. 80'lerde ve sonrasýnda yenilginin asýl nedeni iktidarsýzlýktý. Ekim Devrimi'nin sonuçlarýyla birlikte Sovyetlerin de yýkýlmasý ciddi bir inançsýzlýðý da beraberinde getirdi. Biz kadrolar sosyalizme inanýyorduk; olabileceðine inanmýyorduk. Bu dönüþümü kadrolarda yaratamadýðýmýz sürece ülkemizde ya da dünyada yaratacaðýmýz birlik tarifine yapacaklarý katkýnýn sýnýrlý olacaðýný düþünüyorum. Türkiye sol hareketindeki kadrolar kendi inanç sistematiðini geliþtiremedi. Devrimci öz diye tarif ettiðimiz devrimci inanç ve örgütlenmeyi kendi kadrolarýnda geliþtiremeyince 'kendi zayýflýðýmýzý baþkalarýyla birleþerek güç haline gelebiliriz' diye düþünmeye baþladýk. Birlik liberaller içinde geliþmeye baþladý. Bunlarý bir araya getiren sosyalizmden kopuþtu. Önümüze pratik bir süreç koymalýyýz.toplumsal bað dediðimiz þey de budur.parti dediðimiz þey bizi sýnýfla buluþturabilmelidir." KöZ adýna konuþan arkadaþ ise ikinci konuþmasýnda þunlarý ifade etti: "Sýnýf yataðýndan akmaktan çok bahsedildi. 'Birleþebilmek için farklýlýklarýn ortaya konmasý gerekir' dendi. 'Devrimci parti için devrimci bir plan gerekir' dendi. Biz de böyle bir plan öneriyoruz zaten. Komünistlerin Birliði Platformu tam da bunun için kurulmuþtur. Kenan Evren'in karýþtýr barýþtýrýndan doðdu liberalizm. Biz hiçbir grubu, çevreyi daðýtmýyoruz. Mustafa Suphi TKP'sinin kongresinde de gruplar vardý. Bunlar bir kongrede bir araya gelmediler mi? Herkes kendi grubunu birarada tutmalýdýr ki bizi bir arada tutacak bir pratiðe muhtaç olalým. Ona can havliyle sarýlalým. 'Bir merkez komitesi kurmadan, bir parti teþkilatý kurmadan RSDÝP'in ikinci kongresini örgütleyeceðiz, yukardan aþaðý parti teþkilatýný yeniden kuracaðýz' dediler. Bizim esin kaynaðýmýz budur. Peki bu örneði bugüne nasýl getirebiliriz? Birlikte çalýþmaya alýþmýþ, birbirine güvenen örgütleri daðýtmayýn ama bu örgütler ayný amaç ve ilkelerde anlaþýyorsa; önceliklerini birlikte saptamýþlarsa ademi merkeziyetçi bir tarzda ortak bir tutkalla birarada yürümesini saðlayýn. Yýllar süren ademi merkeziyetçi bir faaliyetin sonucunda yerel örgütlerin ayný siyasal yayýn organý, ayný kimlikle Rus sosyal demokratlarý olarak yürüttükleri faaalyetin sonucunda bu kongre toplanmýþtýr ve o kongrede ilk kez demokratik merkeziyetçi bir parti ortaya konmuþtur. Iskra'nýn hedefi d kongreyi örgütlemekti. O kongreden ne çýkacaðý ise delegelerin bileceði iþ. Sýnýf yataðýndan çok bahsedildi. TKP kurulduðunda sýnýf profili neydi? 70'lerde neydi? Þimdi ne? Kapitalizm ihtiyacýna göre bir araya getiriyor iþçi sýnýfýný. 20 sene önce Fransa'da Paris'in göbeðinde bir fabrikada 30 bin iþçi çalýþýyordu. Þimdi onlar daðýtýlmýþ küçük küçük iþletmelere. Eski adetlerle onlara ulaþamazsýnýz. 'Tunus'ta emekçiler ayaklandý Bin Ali'yi devirdi' diye yazanlar Ýstanbul'da Newroz'da bir araya gelen, çatýþan kitleye Kürt diyor. Onu Kürt hareketi diye tanýmlayarak dýþlýyor. Siyasal iktidarý hedeflememiz için partiyi kurmamýz gereikiyor. Bizim bütün taktiklerimiz stratejiye tabidir. Biz bir greve dahi komünistlerin birliðini geliþtirebilmek için gireriz. Bütün taktiklerimiz, planlarýmýz buna göredir." Söz ve Eylem dergisi adýna konuþan arkadaþýn ikinci konuþmasý ise þöyle oldu: "Þimdiye kadar pek çok giriþim oldu. Ne yapýlmamasý gerektiðini açýða çýkarýrsak daha iyi olur diye düþünüyorum. TKP ve Komintern'den bahsedildi. Biz bugün somut bir birlikten söz etmeliyiz. Proletarya diktatörlüðünden ne anlýyoruz mesela. Enternasyonal bizim için sadece örgütlenme modeli deðil, düþünce biçimidir de ayný zamanda. Gruplar üzerinden birlik anlayýþlarý olumsuzlukla sonuçlandý. Kongrede birleþmekten bahsedildi. O kongrede bizi biraraya getirecek olan nedir? Iskra bir plandýr, örgüttür, bir ideolojik hattýr. Bizim plandan anladýðýmýz budur. Ýlkeler üzerinden birlik soyuttur. Somut bir plan ortaya koymamýz gerekir. Ýdeolojisiyle, daðýtým aðýyla Iskra'dan bir ayaklanma organý yaratmýþtýr Lenin. Bizim iki tane sorunumuz var. Sosyalistlere iþçi sýnýfýnýn güven sorunu ve sýnýfla buluþma sorunu. Bugün sýnýfý örgütlemek için baþka araçlara ihtiyacýmýz var. Sosyalistler bir araya gelmiþ, Güvencesizler Hareketi'ni oluþturmuþ. Ýçinde bir tane bile güvencesiz yok. Bize bir eylem planý lazým bize. Burada anlaþamazsak bir adým atamayýz." Söz alan bir arkadaþýmýz ise þunlarý ifade etti: "Kuruçeþme toplantýlarýnda örgütsel yapýlarý sulandýrarak birlik yapanlar liberal bir zemine kaydý. Bizim bulunduðumuz gelenek geçmiþte örgütlü yapýlarý sulandýrmadan bir birlik saðladý. Ancak bu da tutmadý. 'Partimiz' tasfiyeci bir yola girince biz de yollarýmýzý ayýrdýk. Komünist Enternasyonal'in ilk 4 kongresi konusunda, yani amaç ve ilkeler konusunda eksiklerimiz vardý. Ortaklaþma saðlayamamýþtýk. O çok eleþtirdiðimiz TDKP'nin baþýna gelenlerin bizim baþýmýza da geleceðini göremedik. TDKP'den ayrýlanlar küçük de olsa örgütlerini korumak yerine TDKP'yi tekrar diriltmeye giriþtiler. Sonuçta onlarýn önemli bir bölümü düzene karýþtý. Komünistlerin Birliði Platformýu ise bize çok önemli bir perspektif sunuyor. Komünistler nerede birleþecek, hangi yolda hangi amaç ve ilkelerin arkasýnda duracak? Biz ne yaparsak yapalým Komünistlerin Birliði için yapmýyorsak eksik yaparýz. Stratejimiz Komünistlerin Birliði'ni hedeflemiyorsa eksik kalýr. Sadece bizde deðil, tüm dünyadaki komünistlerde iktidar ruhu yok oldu. Bu zaten 5. kongrede baþlýyordu. Tasfiyeciliðin birinci ayaðý neydi? Kadrolardaki iktidar ruhunu yok etmekti. Bizde de öyle olmadý mý? Bütün tasfiyeciler önce kendi kadrolarýndaki iktidar perspektifini yok ettiler. Ýþte Komünistlerin Birliði Platformu reformcu, hatta tasfiyeci bir yola girse biz neyle hesap sorarýz? Arkasýnda durduðumuz referanslarla hesap sorarýz. Biz geçmiþte þimdi arkadaþlarýn dediði gibi 'proletarya diktatörlüðünü savunanlarý komünist görürürüza' dedik. Ama sonuç ortada. Þunu çok net söyleyebilirim ki Komünistlerin Birliði Platformu olmasaydý biz de belki diðer arkadaþlar gibi baþka yerlere savrulabilirdik. O yüzden de bu topraklarda en net olan birlik projesini ortaya koyan bu platformdur. Ancak birbirimizi tanýmanýn yolu da birlikte ortak faaliyet örgütlemekten geçer. Son olarak önümüzde 1 Mayýs var. Yan yana yürüyerek 'Yaþasýn Komünistlerin Birliði' sloganýný birlikte haykýralým diyorum." Ortak iþ yapma çaðrýsýyla, olumlu bir havada biten etkinliðe yaklaþýk 60 kiþi katýldý. Etkinlik, 3 saat sürdü. Devrim için Devrimci Parti, Parti için Komünistlerin Birliði! Pusulasýný Þaþýrmayan Komünistler

12 Sayfa 12 Haziran 2012 Mayýs ýn kýzýl gülleri öldükleriyle kalmadý, kalmayacak 30 Mayýs akþamý, Mayýs ayýnda yitirdiðimiz devrimcileri anmak ve onlarýn pratiðini öðrenebilmek adýna bir etkinlik gerçekleþtirdik. Saygý duruþuyla baþladýðýmýz söyleþi, hazýrladýðýmýz sunum yazýsýnýn okunmasýyla devam etti. Sunum yazýsýnda kýsaca þunlar ifade edildi: "Burjuvazinin onlarla kavgasý, insanlýðýn geleceðini temsil etmelerinden ve bunun toplum tarafýndan deðer görmesindendir. Burjuvazi geleceksiz olduðu için geleceði güvenceleyen Mayýs'ýn Kýzýl Gülleri'ne amansýz bir savaþ ilan etti. Çünkü bu gelecek; kendi sömürü düzeninin, tarihin çöp tenekesine atýlmasý üzerine inþa edilecekti. Mayýs'ýn Kýzýl Gülleri iþte bu geleceði temsil ettikleri için katledildiler. 6 Mayýs'ta Hüseyin, Yusuf, Deniz idam edildiler. 18 Mayýs'ta Ýbrahim Kaypakkaya Diyarbakýr zýndanlarýnda iþkenceyle katledildi. 31 Mayýs'ta Sinan Cemgil, Kadir Manga ve Alpaslan Özüdoðan Nurhak'ta katledildiler. Ve 1 Mayýs þehitleri... Parsons, Fisher, Spies... Haymarket Anýtý'nda kazýnmýþ þu sözler bugün içinde geçerliliðini korumaktadýr: 'Sessizliðimizin, bugün boðduðunuz seslerden daha güçlü olacaðý bir zaman gelecek.' Sesten yalýtýlmýþ beyaz bir hücreye konulan RAF gerillasý Ulrike Meinhof öldürülmeden hemen önce cellatlarýn yüzüne çarpan þu sözleri söylemiþti: 'Çok güvenli görünüyorsunuz! Fakat sanmayýn ki bu böylece devam edecek. Öfke ve nefret büyük geminizin makine dairesinde terden geberenlerle birleþecek. Biliyorum; Ýspanyol, Türk, Kürt, Yunan, Arap, Ýtalyan göçmenler ve Avrupanýn tüm ezilenleri... Ve tüm kadýnlar, ezildiðinin, aþaðýlandýðýnýn, sömürüldüðünün farkýnda olan tüm kadýnlar beni neden öldürmek istediðinizi anlayacaklar... Asla beni delirtemeyeceksiniz! Beni saðlam öldüreceksiniz. Mükemmel bir ruh ve mükemmel bir beyinle. Böylece herkes katillerin devleti ve hükümeti olduðunuzu anlayacak! Herkes sosyal demokrasinin neye benzediðini anlayacak!' Elbette RAF ve onun gibi örgütler proleter devrimci örgütler deðildi. Ancak unutmamak gerekir ki; o günden beri kýrýlamayan oportünizmin kýsýr döngüsünü kýrmak için de þüphesiz onlarýnki gibi cüretkar bir baþkaldýrýya ihtiyaç var. O baþkaldýrýnýn bugün pasifist eylemlere karýþan, sözüm ona takipçileri tarafýndan deðil; bu cesareti ve direngenliði devralarak yeni bir Komünist Enternasyonal'i mayalayacak proleter devrimciler tarafýndan sürdürüleceðinden kuþku duyulmamalý. Devrim için düþenler Kavgamýzda yaþýyor Diyarbakýr zindanlarýnda aylarca aðýr iþkenceye boyun eðmeyerek ser verip sýr vermeyen Türkiye devrimci hareketinin dosta ve düþmana nasýl bir devrimci irade ve tutum göstermesi gerektiðini göstererek; tüm devrimci hareketlerin büyük bir saygýyla kendilerine örnek aldýklarý Ýbrahim Kaypakkaya, katlediliþinin 39 yýlýnda Ýzmir de anýldý. Partizan, Alýnteri, Kaldýraç, MBP, HDK, EÖC, BDP, KöZ ve birçok siyasi kurumun da bayrak ve flamalarýyla katýldýðý anma yürüyüþü; Basmane Fuar Kapýsý önünden yaklaþýk 300 kiþilik bir kitle ile Konak Meydan'ýna doðru yürüyüþ ile baþladý. Yürüyüþ boyunca 'Ýbrahim Kaypakkaya ölümsüzdür, 'Katil devlet hesap verecek, 'Mayýs þehitleri ölümsüzdür, Kahrolsun MÝT, CIA, Kontrgerilla, 'Ýþte polis iþte katiller, Katliamlarýn hesabýný soracaðýz, Bedel ödedik bedel ödeteceðiz sloganlarý atýldý. Mayýs ayýnda düþen tüm devrimcilerin tek tek isimleri okunarak 'yaþýyor' sloganlarý atýldý. Konak Meydaný'nda yine sloganlarla birlikte Ýbrahim Kaypakkaya nýn devrime olan inancý ve bu inancýn Kaypakkaya özelinde yaratmýþ olduðu devrimci kiþiliðinden bahsedildi. Okunan basýn açýklamasýnda; Katlediliþinin üzerinden 39 yýl 71 devrimci kopuþunun önderlerinden Ýbrahim Kaypakkaya, katlediliþinin 39. yýlýnda, 18 Mayýs'ta, 19:00'da Esenyurt Depo Duraðý'nda Partizan tarafýndan anýldý. Partizan'ýn Mayýs Ayý Þehitleri Ölümsüzdür, Ýbrahim Kaypakkaya yý Unutmadýk, Unutturmayacaðýz" pankartýný açtýðý anmaya Çaðrý da "Komünist Önder Ýbrahim Kaypakkaya Ölümsüzdür" pankartý ile katýldý. KöZ'ün flamalarýyla katýlarak destek verdiði anmada 80'e yakýn kiþi vardý. Yürüyüþ boyunca kitle "Önderimiz Mayýs ayýnda yitirdiðimiz ve çoðunlukla da unutulan bir devrimci de Leyla Qasým'dýr. Uçak kaçýrma eyleminden önce 4 yoldaþýyla birlikte yakalandý. 13 Mayýs tarihinde idam edildiðinde Kürdistan'da idam edilen ilk kadýn devrimci olarak tarihe geçti. Yargýlama sýrasýnda 'Beni öldürün fakat þu gerçeði de bilin ki benim öldürülmemle birlikte binlerce Kürt uyanacak. Ben Kürdistan'ýn özgürlüðü yolunda canýmý feda ettiðimden dolayý sevinç ve gurur duymaktayým' demiþti. Leyla Qasým'ýn idam ediliþinin üzerinden onca yýl geçmesine raðmen bugün Kürdistan hala baðýmsýz deðil, Kürt halký özgür deðil. 18 Mayýs 1982'de Kuzey Kürdistan'da Diyarbakýr Cezaevi'nde kimliksizleþtirme, teslim alma uygulamalarýna karþý bedenlerini ateþe vererek özgür Kürdistan ateþini harlandýran Eþref Anyýk, Necmi Öner, Mahmut Zengin, Ferhat Kurtay ve 18 Mayýs 1978'de katledilen Karadeniz'in yiðit evladý Haki Karer; Kürdistan devriminin yolunun Kürt özgürlük mücadelesinden geçtiðini görmüþtü. Haki Karer'lerin Mazlum Doðan'larýn baþlattýðý hareketin örgütsel sürekliliði sürse de ayný siyasi hattýn devam ettiðini söyleyemeyiz. Unuttuðumuz ve yine Mayýs ayýnda yitirdiðimiz bir devrimci de Ýbrahim Öztaþ'týr. Öztaþ, Cihan Alptekin ve Ömer Ayna ile birlikte dönme damgasýný vuran THKO'nun kurucularýndandýr. 21 Mayýs gecesi Ýzmir'de kaldýðý ev polis tarafýndan basýldý. 4 polisin yaralandýðý çatýþmada Ýbrahim Öztaþ aðýr yaralý olarak ele geçirilerek katledildi. Ýbrahim Öztaþ da bugün unuttuðumuz sayýsýz sýra neferlerinden biri olarak kararlýlýðý, cesareti, mütevaziliði ve direniþ geleneðiyle bizlere yol göstermeye devam ediyor. Devrim ve devrimcilik dendiðinde sembolleþen bu isimlerin her biri kavganýn kýzýl gülleridir. Bizler biliyoruz ki, onlar ne hukuk kurbaný gençlerdi ne de bir avuç maceracý gençlerdi. Genç yaþta katledilmiþ olmalarýndan dolayý genç olarak anýlsalar da bu topraklarýn büyükleri, kökleri oldular. 71 devrimci çýkýþýný ve cüretini gerçekleþtirerek günümüze uzanan devrimci mirasýnýn mayasý yaptýlar. Onlar THKO'nun, TKP-ML'nin, THKP'nin temel kadrolarýný oluþturdular. Onlar; parlamentarist, pasifist, legalist, reformist geleneklerden koparak 71 kopuþunu gerçekleþtiren kadrolardýr. Bugün onlarýn adlarý NATO protestolarýnda liberallerle, AKP'nin 12 ylül 'yargýlamalarýnda' faþistlerle yan yana getiriliyorsa Esenyurt ta Kaypakkaya anmasý Ýbrahim / Ýbrahim Kaypakkaya", "Ýbo Haydar Zülfikar / Namludadýr Ýktidar, "Ýbrahim Kaypakkaya Ölümsüzdür," "Devrim Ýçin Düþenler Kavgamýzda Yaþýyor", "Katil Devlet Hesap Verecek" sloganlarýný haykýrarak, yol boyunca ajitasyon konuþmalarýyla Mayýs ayýnýn önemini dile getirdi. Ajitasyon konuþmalarýnda; Haki Karer in ve Amed zindanlarýnda zulme karþý bedenlerini ateþe veren Dörtler in 18 Mayýs ta kavga bayraðýný ardýllarýna devrederek ölümsüzler kervanýna katýldýklarý ifade edildi. Türk devletinin iþçi ve emekçilere her gün daha fazla açlýk ve yoksulluk dayattýðýnýn dile getirildiði konuþmalarda, egemenlerin Kaypakkaya adýný telaffuz eden, Kaypakkaya sloganý atan devrimcilere, aydýn ve sanatçýlara yönelik cezalarýna dikkat çekildi. Oldukça coþkulu geçen eylem, dört yol aðzýnda Haki Karer, Dörtler ve Ýbrahim Kaypakkaya þahsýnda tüm devrim ve komünizm þehitleri için saygý duruþu ile devam etti. Burada Partizan adýna yapýlan basýn açýklamasýnda Türk devletinin, Türk- Kürt uluslarýndan ve çeþitli milliyetlerden oportünistlerle, tasfiyecilerle, liberallerle ve burjuvaziyle kavgamýz tüm hýzýyla sürecek demektir. Ýbrahim Kaypakkaya yý ise çaðdaþlarýndan ayýran en önemli ve keskin çizginin Kemalizm ve Kürt ulusal sorunu konusundaki çýkýþý ve 1920'lerden 70'lere kadarki sol geleneðe yönelttiði eleþtirilerdi. O dönem Kürtlerin bir ulus olduðu gerçeði dahi genel kabul görmezken uluslarýn kendi kaderini tayin ve ayrý devlet kurma hakkýný yüksek sesle dile getiren Ýbrahim Kaypakkaya ve baþýndaki örgütüydü. Ýbrahim Kaypakkaya devrimci örgütün gerekliliðinden, kurulacak partinin mutlaka komünist ismini almasý gerekliliðinden bahsederken, Kaypakkaya nýn yaptýðý þu örgüt tanýmý çevre tarafýndan bugün ne kadar dile getiriliyor: 'Bu örgüt birinci olarak mesleði devrimci eylem olan kimselerden kurulmalýdýr. Üyeler arasýndaki bu ortak özellik iþçilerle aydýnlar arasýndaki ve çeþitli meslek gruplarý arasýndaki her türlü kesin farký siler. Ýkinci olarak bu örgüt bütün þartlarda ve bütün dönemlerde mücadeleyi sürdürebilecek saðlam bir yapýya sahip olmalýdýr. Ancak böyle bir örgüt, bütün ülke çapýnda siyasi gerçekleri açýklayacak geniþ, dengeli ve sürekli bir siyasal ajitasyon yürütebilir. Saðlam bir devrimci hareket ancak böyle bir örgütün varlýðýyla mümkündür. Çünkü ancak böyle bir örgüt mücadelenin çeþitli ve hýzla deðiþen þartlarýna uyabilir, devrimin geldiðini önceden görememe tehlikesini en aza indirmiþ olabilir ve örgütsüz yýðýnlara kumanda edebilir.' Ancak Ýbrahim Kaypakkaya bir yandan Paris Komünü tipinde, Sovyet tipi gibi bir devletten bahsederken bir yandan da kýzýl siyasi iktidarlar kurmaktan bahsediyordu. Bu çeliþkili eklektik görüþlerine raðmen Kaypakkaya'nýn 71 devrimci kopuþunu gerçekleþtirenlerin içinde komünizme en yakýn çizgiyi temsil ettiði açýktýr. Bu topraklarda 71 devrimci çýkýþýný aþtýðýný iddia eden bazý devrimci çevreler ise lafta ilerleseler de onlarýn temsil ettiði pratik politik devrimci deðerlerin yanýna bile yaklaþamýyorlar. Oysa 71 kopuþu 27 Mayýs darbesine karþý da temel bir mevzidir. Sonuç olarak 71 kopuþunu gerçekleþtirenlerin temsil ettiði geçmesine raðmen bugün de Ýbrahim Kaypakaya, hakim sýnýflar tarafýndan tehlike olarak görülmeye devam ediyor. Onun temel tezleri ve ortaya koymuþ olduðu devrimci pratik, devlet için halen rahatsýz ediciliðini koruyor denildi. Devlet, Kaypakaya nýn, isminden ve türkülerinden bile hala korkuyor. Bu nedenle Ýbrahim Kaypakkaka yý andýklarý sloganlarla sahiplendikleri için devrimcilere, Partizan, DHF üye ve taraftarlarýna yýllara varan hapis cezalarý veriliyor. Kaypakkaya nýn afiþini asan genç devrimcilere, 'suç ve suçluyu övme' adý altýnda davalar açýlýyor. Türkülerinde Kaypakkaya adý geçtiði için sanatçýlar hapis cezalarýyla tehdit ediliyor' diye belirtti. Daha sonra þunlar ifade edildi: "T.C. devleti Türk-Kürt uluslarýndan ve çeþitli milliyetlerden halkýmýza; ilericilere, yurtseverlere, devrimci ve komünist önderlere yönelik katliamcý geçmiþini gizleme çabasý içindedir. Bu nedenle Ýbrahim Kaypakaya da dahil, olmak üzere devrimci ve komünist önderleri anmayý ve sahiplenmeyi 'suç ve suçluyu övme' olarak tanýmlayýp saldýrganlaþýyor. Devletin Kaypakkaya þahsýnda somutlanan devrimci ve komünist önderleri anma ve sahiplenmeyi 'bir suç' olarak gösterme saldýrýsý boþa çýkarýlacaktýr. Kýzýldere de katlediliþlerinin 40. yýlýnda Mahir Çayan la birlikte katledilen Onlarý; idam edilerek katlediliþlerinin 40. yýlýnda Denizleri; katlediliþlerinin 39. yýlýnda Ýbrahim Kaypakkaya yý; Dörtleri, Haki Karer ve Hasan Ocak ý anýyoruz. Onlarý anmanýn, onlarýn mücadele ruhlarýný kuþanmak olduðunu halkýmýza yurtsever ve devrimcilere, komünist önderlere yönelik katliamcý geçmiþini gizlemeye çalýþtýðý; bu yüzden onlarý anmanýn suç olarak gösterilmeye çalýþýldýðý ifade edildi. Kaypakkaya yý savunmanýn meþru ve onurlu bir tutum olduðu, onun düþüncelerinin egemenleri korkutmayý sürdüreceðinin altý çizildi. Anmada Çaðrý'nýn ve KöZ'ün mesajlarý da okundu. KöZ'ün mesajýnda þöyle denilmekteydi: "Oportünizme, revizyonizme ve reformizme karþý 71 devrimci kopuþunun önderlerinden Ýbrahim Kaypakkaya'yý devrim ve komünizm mücadelemizde yaþatmaya devam devrimci örgütsel sürekliliðin üretilerek devam ettirilememesi, ideolojik temelde eksiklik ve zaaflarla hesaplaþýlamamasý komünist bir önderlik boþluðunu iþaret etmektedir. Bu iradeyi gösterecek komünist bir önderliðin yaratýlmasýnda bu topraklarýn komünistleri birinci derecede sorumludur. Komünistler kendilerini 71 devrimci çýkýþýyla özdeþ görmeseler bile bu geleneðin öneminin bilincindedirler. Onlarýn eksikliði bizim eksikliðimiz, ortaya koyduklarý devrimci cüretleri ise onurumuzdur. Onlarýn deðerlerini özümseyerek eksikliklerini bilince çýkararak devrimci bir temelde aþmak zorunlu bir görevdir. Geleneðine doðru bir temelde yaklaþamayanlar geleceði de saðlam bir temelde kuramazlar. Geleneðe baðlý kalmak adýna geçmiþe tarikat türü bir baðlýlýk da, yenilik adýna geçmiþ devrimci hareketin olumlu yanlarýný inkar etmek de komünist birtutum olamaz. Bunun içinde burjuvaziyle kavgamýz sadece Mayýs'ýn kkzýl Gülleri üzerine deðildir. Kavgamýz gelecek üzerine, insanlýðýn sýnýfsýz, sýnýrsýz, sömürüsüz bir dünya özlemi üzerinedir. 71 devrimci kuþaðýnýn devrimci önderleri Bolþevik komünist bir partinin kurulmasý mücadelesinde ve komünizm kavgasýnda sonsuza dek yaþatýlacaklardýr. Devrim için Devrimci Parti Parti için Komünistlerin Birliði!" Sunumun ardýndan söz alan arkadaþlarýn yaptýklarý katkýdan sonra 15 kiþiyle baþlayan etkinlik; sonradan gelenlerle 24 kiþi ile kapandý. Etkinlik, yaklaþýk 1,5 saat sürdü. Pusulasýný Þaþýrmayan Komünistler bilerek anýyoruz. Onlarý anmanýn iþçi ve emekçilere yönelik emek düþmaný politikalara onlarýn militan ruhuyla karþý çýkmak anlamýna geldiðini bilerek anýyoruz. Onlarý anmanýn, Kürt halkýna yönelik imha, inkar ve katliamcý politikalara karþý mücadele etmek olduðunu bilerek anýyoruz. Ýbrahim Kaypakkaya yý anmak ve sahiplenmek onurdur. Devrimci ve komünist önderleri anmak ve sahiplenmek bir suç deðildir. Yaþasýn Devrimci Dayanýþma!" Basýn metninin okunmasýndan sonra Ýbrahim Kaypakkaya nýn devrimci mücadelesini ve devrimci iradesini sembolize eden bir tiyatro gösterisiyle eylem sona erdi. Ýzmir den Komünistler edeceðiz. Ýbrahim'i, Deniz'i, Mahir'i anmak oportünizme, revizyonizme ve reformizme karþý mücadele etmek demektir. Onlarý anmak devrim ve komünizm mücadelesini harlamaktýr. And olsun ki onlarýn mücadelesini devrim ve komünizmle taçlandýrýp komünist dünyayý kuracaðýz. And olsun ki Mayýs'ýn Kýzýl Gülleri öldükleriyle kalmayacak. Devrimci irade teslim alýnamaz! Devrimciler ölür devrimler sürer! Yaþasýn devrimci dayanýþma!" Mayýs'ýn Kýzýl Gülleri Öldükleriyle Kalmayacak Esenyurt'tan Komünistler

13 Haziran 2012 Sayfa 13 Eðitim ve sýnav sistemine karþý miting 6 yýldan beri her yýl düzenlenen eleme sýnavý karþýtý miting, bu sene 10 Haziran Pazar günü, Kadýköy'de gerçekleþti. Kitle örgütleri ve gençlik örgütlerinin düzenlediði miting, '4+4+4 Deðil Nitelikli Parasýz Bilimsel Anadilde Eðitim' þiarý ile gerçekleþti. 400 ü aþkýn kiþinin katýldýðý mitingde DÖB, LÖB, Dev-Lis, Mayýsta Yaþam Kooperatifi, Ýlerici Liseliler, Liseli Kývýlcým, Liseliler Meydana Ýnsiyatifi örgütleyici olarak; LAF, LDG, DÖG/Liseli Dünyasý, DGH, DLB katýlýmcý olarak yer aldýlar. Ýçinde çalýþma yürüttüðümüz Mayýsta Yaþam Kooperatifi mitinge, 1 Mayýs'ta da katýldýðý pankartla, '4+4+4 e Hayýr / Üniversitede Okumak En Çok Emekçilerin Hakký yazýlý pankartla katýldý. Mitinge kooperatifte aile, öðrenci ve hocalarla birlikte 60 kiþi katýldý. Mayýsta Yaþam ortaklarý yürüyüþ boyunca 4+4+4'e iliþkin, sýnavýn elemeci yönünü vurgulayan dövizleri taþýdý. Yürüyüþ boyunca ajitasyon konuþmalarý yapýldý. Ayný zamanda yürüyüþ ve miting sýrasýnda sýk sýk 'Emekçiler Ýçin Eðitim / Eðitim Ýçin Dayanýþma', 'Öðrenciye Ýþ Çalýþana Öðrenim Hakký', 'Yaþasýn Sýnýf Dayanýþmasý', 'Paralý Parasýz Burjuva Eðitime Hayýr', 'Kolejlere Deðil Emekçi Liselere Yüksek Katsayý', 'Cinsel Ulusal Sýnýfsal Sömürüye Son', 'Sýnavlarda Elenmek Ýstemiyoruz!' sloganlarý atýldý. Miting, basýn açýklamasýyla, tiyatro gösterimi ve müzik dinletisiyle son buldu. Mayýsta Yaþam'dan Komünistler Emekçi mahallelerine saldýrýlara birlikte dur diyelim Kentsel dönüþüm adý altýndaki yýkým saldýrýsý baþta olmak üzere mahallerdeki emekçilere yönelik saldýrýlar durmuyor. Devletin emekçilere dönük saldýrýlarý hýz kesmiyor. Öte yandan emekçi mahallerde devrimcilerin etkisinin de azalmasý sayesinde her türlü musibet buralara yöneliyor. Bireyleþme ve yalnýzlaþmayla birbirlerinin çocuklarýna dahi sahip çýkamayacak hale gelen emekçilerin çocuklarýna uyuþturucu satýlýyor. Esnafýn dükkanlarý soyuluyor, iþsizlerin de çoðaldýðý mahallelerde bunlar yetmezmiþ gibi evlere hýrsýzlar giriyor. Düzen, emekçileri bir yandan sözüm ona meþru yöntemlerle yoksullaþtýrýrken düzenden umudu kesmiþ asalaklýða razý olan bir kesim ise uyuþturucu, hýrsýzlýk çetelerinin hizmetine girerek emekçi mahallelerde yozlaþma ve yoksullaþtýrmaya kan taþýyor. Tüm bunlar doðrudan veya dolaylý olarak düzen güçleri tarafýndan desteklenirken bu pisliklerin toplumdan dýþlanmasýný engellemeyenler bilerek bilmeyerek düzen güçlerinin emekçileri bezdiren politikalarýna destek oluyorlar. Birbirinin yanlýþlarýna göz yumarak topluma ve çevreye karþý iþlediði kabahatlerde milliyet, memleket, hemþehrilik ve siyasi vb. gerekçelerle destek sunanlar çetelere ve çeteciliðe deðil düzenin ayrýþtýrýcý, bozucu tüm politikalarýna bir þekilde destek olmuþ oluyor. Gülsuyu nda en son birileri mahallenin tanýnan bir esnafýna ve oðluna dönük saldýrý düzenledi. Kendileri de esnaf görünümünde olan bu grup BDP nin kendileri ile ilgisi olmadýðýný belirtmesine karþýn BDP li olarak anýlýrken daha önce de silah ve býçaklý saldýrýlarla adýný duyurmuþ. Saldýrýya uðrayan esnaftan BDP nin müdahalesiyle özür dileyen kiþiler, üç gün geçmeden baþka birilerini býçaklayýp adlarýný andýrmaya devam ediyor. Bir yandan yýkým saldýrýlarý öte yandan soygunlar derken þiddet olaylarýnýn da artmasý üzerine Gülsuyu- Gülensu mahallelerinde faaliyet gösteren birkaç kurum bir araya gelerek bu sorunlarý çözme yönünde önce kendi aralarýnda, 1 Mayýs tan sonra yöre dernekleri de dahil olmak üzere mahallelerdeki tüm kurum ve kanaat önderleriyle bir araya gelerek sorunlarý nihai olarak çözme kararý aldýlar. Komünistler olarak ortak sorunlarýn birlikte en geniþ yýðýn örgütlenmelerini yaratarak çözüleceði bilinci ile bu çalýþmalarda sorumluluk aldýk. En kýsa zamanda bu kurum temsilcilerinin de içinde yer alacaðý geniþ bir halk toplantýsý yapacaðýz. Kurtuluþ Yok Tek Baþýna Ya Hep Beraber ya Hiçbirimiz Gülsuyu ndan Komünistler THY iþçisi yalnýz deðildir AKP hükümetinin apar topar meclisten geçirmeye çalýþtýðý havacýlýk alanýndaki grev yasaðý tasarýsýna yanýt olarak 29 Mayýs ta Hava-Ýþ sendikasý tarafýndan gerçekleþtirilen ve 200 e yakýn uçuþun iptal olmasana neden olan son derece etkili grevin ardýndan THY yönetiminin 305 çalýþaný iþten çýkarmasý Ýzmir de protesto edildi. Ýzmir KESK Þubeler Platformu tarafýndan düzenlenen yürüyüþ Cumhuriyet Meydaný ndan baþladý. Bu noktadan THY nin Gümrük teki Ýzmir temsilciði önüne yüründü. 200 kiþinin katýldýðý yürüyüþte KESK e baðlý sendikalarýn mensuplarýnýn katýlýmý düþükken, sol-sosyalist politik örgütlenmelerin üye ve taraftarlarý kayda deðer bir katýlým sergilemiþti. Yürüyüþ sýrasýnda 'Emekçiler Yüklenin, AKP Türbülansa!', 'Havada Grev / AKP de Kaos!', 'THY Ýþçisi Yalnýz Deðildir!', 'Ýþten Atýlanlar Geri Alýnsýn!', 'Grev Haktýr Engellenemez / Yasaklanamaz!', 'Hak Verilmez Alýnýr Zafer Sokakta Kazanýlýr!', 'Zafer Direnen Emekçinin Olacak!', 'Faþizme Karþý Omuz Omuza!', 'Baskýlar Bizi Yýldýramaz!', 'Yaþasýn Sýnýf Dayanýþmasý!' sloganlarý atýldý. THY Ýzmir Temsilciði önüne gelindiðinde ofislerinin penceresinden büroda çalýþan THY emekçilerinin eyleme alkýþlarla destek verdiði görüldü. Yolun trafiðe kapatýldýðý açýklamayý KESK Ýzmir Þubeler Platformu Dönem Sözcüsü Ramis Saðlam yaptý. Açýklamada þu görüþlere yer verildi: "Bugün 12 Eylül darbecilerini yargýlama iddiasýnda olanlarýn, 12 Eylül darbesi ürünü yasalarý kullanarak grev yasaklarýna havacýlýk hizmetlerini de ilave etmek istemesi, darbeci zihniyetin iktidar partisi tarafýndan sürdürüldüðünü göstermektedir. AKP hükümeti hemen her alanda kendisini gösteren yasakçý ve baskýcý anlayýþýndan vazgeçmeli, gerek kamu emekçilerinin gerekse iþçi sýnýfýnýn en temel haklarýna yönelik saldýrý ve giriþimlerine derhal son vermelidir." Ramis Saðlam ýn ardýndan söz alan Hava-Ýþ üyesi Hasan Coþkun baþkanlarýn Atilla Ayçin in arkasýnda olduklarýný ve THY emekçileri ile dayanýþmanýn büyümesinin gerekliliðinden bahsederek, eyleme katýlanlara teþekkür etti. Köle Deðil Ýþçiyiz, Birleþince Güçlüyüz! Ýzmir den Komünistler 'Karanlýk Atölyelerde Çýplak Ayaklý Bir Aydýnlýk' 'Bir kundura iþçisinin bir tinerciden farký yok diyebiliriz.' Ömer, kundura iþçisi (Çýplak Ayaklý Aydýnlýk Belgeseli'nden) 7 Nisan Cumartesi günü, Özgür Yaþam Derneði ve Deri Kundura Tekstil Ýþçileri Derneði; Ahmet Piriþtina Kent Arþivi ve müzesinde meslek hastalýklarý ile ilgili bir etkinlik gerçekleþtirdi. Etkinlik, her iki derneðin üyelerinin yapým, yönetim ve oyunculuk süreçlerinde yer aldýðý 'Muþta' filminin gösterimi ile baþladý. Yeniden kazanmak için yeniden yenilmeyi göze alarak yeniden denemek Coþkulu BDP konseri BDP Esenyurt Ýlçe Örgütü, Kom Müzik ve MKM'nin 1 Haziran tarihinde Hakan Þükür stadýnda gerçekleþtirdikleri konsere katýldýk. Konsere en az beþ bin kiþi katýldý. Baþta Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit, Uludere Katliamý ve KCK adý altýndaki saldýrýlarýn dile getirildiði ve protesto edildiði konser alanýnda 'Soykýrým Operasyonlarýna Ýnat Rengimizle Dilimizle Deðerlerimizle Buradayýz' pankartý ile Öcalan'ýn tecridini protesto eden pankartlar asýlmýþtý. Konsere, BDP Ýstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel in yaný sýra, ünlü Kürt araþtýrmacý Faik Bulut ve tanýnmýþ birçok Kürt sanatçý, yazar, gazeteci; HDK temsilcileri, STK'þaron ve siyasi parti temsilcileri ve kalabalýk bir halk kitlesi katýldý. Konser BDP Esenyurt ilçe baþkaný Kudret Gülün ün konuþmasýyla baþladý. Gülün Kürtçe olarak yaptýðý kýsa konuþmada, Esenyurt ta partisine yönelik baskýlara dikkat çekerek, Bizim yöneticilerimize ve üyelerimize her fýrsatta saldýrýyorlar. Yýllardýr ayný yöntemleri deniyorlar ama iþe yaramýyor. Bizleri tutuklayarak partimizi iþlevsiz býrakacaklarýný sananlar bir kez daha yanýldýlar. Bakýn iþte bunun ispatý ortada. Bu halk kýrk yýldýr bunca baský, katliam ve tutuklamalara raðmen partisine ve deðerlerine sahip çýkmýþtýr. Bizim bu gün bu etkinliði bile yapamayacaðýmýzý sanýyorlardý. Ama gördüðünüz gibi halkýmýz her koþulda partisine sahip çýkýyor. Yeter ki elinizi partimizin üzerinden çekin" diye belirtti. Daha sonra BDP Ýstanbul Ýl Eþbaþkaný Asiye Kolçak söz aldý ve gündeme iliþkin açýklamalarda bulundu: Baþbakan daha Roboski nin hesabýný vermeden, þimdi de 'kürtaj' konusunda yaptýðý açýklamalarla kadýnlarýmýza adeta hakaret eden bir üslupla fetva vermeye çalýþýyor. gerektiðine iþaret eden film adýný Deri Tekstil Kundura Ýþçileri Derneði nin iþçi bülteni Muþta dan alýyor. Filmin ardýndan, Ege Üniversitesi Halk Saðlýðý Anabilim Dalý Öðretim Üyesi Doç. Dr. Meral Türk ün Deri Tekstil Kundura Ýþçileri Derneði nde yürüttüðü meslek hastalýklarý çalýþmasý sürecini ve iþçilerin çalýþma koþullarýný ele alan 'Çýplak Ayaklý Aydýnlýk' isimli belgesel gösterildi. Özgür Yaþam Derneði üyelerinin gerçekleþtirdiði belgesel, 10 yaþýndan itibaren Kundura Ýþçileri Sitesi nde çalýþan iþçilerin çalýþma koþullarýný gözler önüne serdi. Film ve belgesel gösteriminin ardýndan iþçiler ve katýlýmcýlar çalýþma Türkiye halklarý baþlarýndaki bu beladan kurtulmak için her zamankinden daha fazla çalýþmak zorunda. Yakýnda Ýstanbul Silivri de yeni KCK duruþmasý olacak, 2 Temmuz da hepinizi oraya bekliyoruz. Silivri de AKP iktidarýný protesto edelim". Kolçak ýn konuþmasýnýn ardýndan alkýþlar ve zýlgýtlar eþliðinde sahneye çýkan BDP Ýstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel konuþmasýna bu etkinliði organize eden MKM ve BDP'ye teþekür ederek ve kitleyi selamlayarak baþladý. Tuncel þunlarý belirtti: "Elini halkýmýzýn yakasýndan çek sayýn baþbakan, elini kadýnlarýmýzýn üzerinden çek sayýn baþbakan. Seni anlýyorum, sinirlerin bozulmuþ, bize kalleþ diyorsun. Kalleþleri bütün dünya Uludere de gördü. Artýk kandýracaðýn bir tek Kürt kalmadý. Yolun sonuna geldin sayýn Baþbakan, seni de diðerleri gibi tarihin çöplüðüne gömeceðiz. Sen daha Roboski nin hesabýný vermeden kürtaja el atýyorsun. Senin derdini çok iyi anlýyoruz. Bu halký öldürmekle bitiremediðin için çýldýrýyorsun deðil mi? Sayýn Baþbakan sizi burada uyarýyoruz: Roboski deki çocuklarýn kanlarý ellerinde dururken Amed e gelmeni istemiyoruz. Çünkü söyleyecek hiçbir þeyin kalmadý. Þimdi kandýrmak için hangi yalaný söyleyeceksin? Ne diyor baþbakan; Ben Mardin i, Diyarbakýr ý istiyorum... Peki sayýn baþbakan biz de önümüzdeki yerel seçimlerde Esenyurt u istiyoruz. Býrak Diyarbakýr ý bu yaptýklarýndan sonra sen Kürdistan da bir kasabanýn bile belediye baþkanlýðýný zor alýrsýn." Sebahat Tuncel de 2 Temmuz'da Silivri'de yapýlacak KCK duruþmasýna dikkat çekerken ayný zamanda o gün gerçekleþrilen Sivas Katliamý'na da deðinerek þunlarý söyledi: "Biz 2 Temmuz günü hem Silivri'de olacaðýz hem de Sivas Katliamý'nýný lanetlemek için o günü anacaðýz. Sivas'ta devlet insanlarý Alevi olduklarý için katletti. Uludere'de ise Kürtleri dili ve kimliði yüzünden koþullarýný anlattýlar ve meslek hastalýklarý hakkýnda sorular sordular. Doç. Dr. Meral Türk iþçilerin sorularýna yanýt verdi; çalýþma koþullarýnýn deðiþtirilmesi, meslek hastalýklarýnýn tespit edilmesi ve engellenmesi için yapýlabilecekler üzerine görüþlerini ifade etti. KöZ ün arkasýnda duran komünistler 2.5 ay süren eðitim çalýþmasýnda ve etkinliðin örgütlenme sürecinde sorumluluk aldýlar. Etkinlikle beraber; meslek hastalýklarýnýn tespiti ve sonraki süreçte bu hastalýklara neden olan sorunlarýn çözümü açýsýndan önemli bir adým teþkil eden, eðitim ve araþtýrma sürecinin sonuçlarýný geleceðe taþýyacak bir plan hazýrlýðýna baþlandý. Ýzmir den Komünistler katletti. Kürtler, Aleviler, sosyalistler olarak bu katliamlarýn hesabýný hep birlikte soracaðýz." MKM ve Kom Müzik'in ünlü sanatçýlarý ve gruplarýndan Agirê Jîyan, Ozan Comert, Mýhemedê Serhedê, Zelal Gökçe, Mervan Tan ve tanýnmýþ birçok sanatçýnýn katýldýðý konser, 19:00'da baþladý ve 23:30'a kadar sürdü. Konserde hem devletin ve AKP'nin saldýrýlarýna karþý önemli mesajlar verildi hem de konsere katýlanlar Kürtçe- Türkçe türkülerle marþlar ve sloganlarla coþkularýný, öfkelerini ortaya koydular. Demokrasi Ýçin Kürtlere Özgürlük Kürtlere Özgürlük Ortadoðu'ya Barýþ Esenyurt'tan Komünistler

14 Haziran 2012 Sayfa Haziran eylemleri Reformistlerin denetimi dýþýnda ama devrimcilerin aktif katýlýmýyla olmuþtur 15 ve 16 Haziran 1970'te iþçilerin Ýstanbul ve Ýzmit'te patlak veren ve birçok baþka sanayi merkezine de sýçrama eðilimi gösteren isyanýna 150 bin iþçi katýldý. Bu, o zamanki toplam sanayi iþçilerinin yüzde beþi, sendikalý iþçi sayýsýnýn yaklaþýk yüzde onuna eþitti. Bugünün rakamlarýna tercüme edildiðinde, Haziran eylemi çapýnda bir eylemin, Ýstanbul Ýzmit arasýnda yaklaþýk bir milyon iþçiyi kapsamasý gerekir. Demek ki, 1976, 1977 ve Mayýs'larýndaki barýþçýl gösteriler bir yana, bugüne kadar bu çapta bir iþçi eylemi bir daha yaþanmamýþtýr Bahar eylemleri, nicelik olarak 1970'teki düzeyi yakalamýþ olsa bile, esas olarak üst üste düþen toplu sözleþmelerden ivme alan bu eylemler, nitelik olarak Haziran'ýn düzeyine ulaþamamaktadýr. Bu kitlesel iþçi eylemleri görünüþte, 11 Haziran'da meclisten geçen bir yasa taslaðý ile iliþkiliydi. Bu yasa tasarýsý "sendika enflasyonunu önlemek" demagojisiyle iþçi sýnýfýnýn bu örgütlenme giriþimlerine doðrudan bir saldýrý anlamýna gelmekteydi. Yasa deðiþikliðinin belirgin ilk sonucu, DÝSK'e baðlý sendikalar baþta olmak üzere, Türk- Ýþ dýþýndaki sendikalarýn silinmesi olacaktý. Bu deðiþikliðe iktidardakiler muhalefettekiler elbirliði ederek bütün burjuva partileri destek verdi. Ýþçi hareketini düzene baðlamakla görevli Türk-Ýþ'in meclisteki milletvekilleri (Seyfi Demirsoy ve Abdullah Baþtürk) de bu taslaðýn yazýcýlýðýný üstlendiler. Yasa deðiþikliðinin mecliste onaylanmasýndan dört gün sonra, Ýzmit ve Ýstanbul'daki büyük iþyerlerinin iþçileri sokaða dökülerek itirazlarýný dile getirdiler. «Anayasaya aykýrý kanun çýkaranlar iþçi düþmanýdýrlar» «Anayasa ve sendika özgürlüðünü alanlara derslerini vereceðiz» «Kanunlar meclisten alýnýncaya kadar direneceðiz» diyorlardý. Sermaye saldýrýsýnýn hedef tahtasýndaki DÝSK'in yöneticileri elbette, yasa tasarýsýna karþý bir tutum geliþtirmenin hazýrlýðý içindeydiler. Ama 15 Haziran günü apansýz patlak veren eylem gibi bir eylemi tasarlamadýklarý açýktý. Nitekim ilk saatlerden itibaren DÝSK yöneticileri eylemlerin durdurulmasý yönünde çaðrýlar yapmaya baþladýlar. Onlarýn bu gayretleri sokaða dökülen iþçileri durdurmaya yetmediði gibi, ertesi gün artarak ve bu kez Türk- Ýþ'e baðlý ve sendikasýz iþçileri de peþinden sürükleyerek eylemin geliþmesine engel olamadýlar. Ýlk günkü eylemler Ýstanbul ve Ýzmit'teki belli baþlý sanayi iþletmelerinden ellisini, ikinci gün ise yaklaþýk yüz tanesini ve baþka irili ufaklý iþyerlerini sokaða döktü; iþsizler, gençler ve kent yoksullarý da onlarýn peþinden eyleme katýldý. Tüm polis güçleri, askeri birlikler harekete geçti; Ýstanbul'un iki yakasýný birbirine baðlayan köprüler açýldý, karayollarý ulaþýma kapandý. Kimi iþyerleri, devlet daireleri öfkeli yýðýnlarýn saldýrýsýna uðradý. Üç iþçi, bir polis, bir de esnaf öldü. 16 Haziran akþamý, kýsa bir süre dýþýnda tüm 12 Mart dönemi boyunca kalkmayacak olan sýkýyönetim ilan edildi. Her ne kadar, Haziran eylemleri bir yasa deðiþikliðine tepki olarak geliþmiþse de, bundan daha derin bir anlam taþýmaktadýr. Herþeyden önemlisi bu eylemler, Türkiye iþçi sýnýfý hareketinin evriminin belirli bir döneminin tipik özelliklerini yansýtmaktadýr. Bu dönem iþçi hareketinin sendikal bürokrasinin denetimini yer yer kýrdýðý, ondan baðýmsýz deneyimlerin hayat bulduðu ve bürokrasinin kendi içinde ilk çatlaklarýn baþgösterdiði dönem oldu Haziran bu dönemin doruk noktasýydý; ama iþçi hareketi bu doruktan ileriye sýçrayamadý Haziran eylemleri iþçi hareketinin evriminde bir dönemin doruk noktasý ve dönemeci olduðu gibi, devrimci hareketin evriminde de önemli bir dönüm noktasýna karþýlýk düþer. Bu eylem genellikle kendiliðinden bir eylem olarak anýlýr. Oysa bu kendilerini iþçi sýnýfýnýn önderleri olarak gören TÝP ve DÝSK'in bakýþ açýsýdýr. Doðrudur Haziran eylemleri TÝP ve DÝSK'in inisiyatifi dýþýnda hatta onlara raðmen geliþmiþ muazzam bir iþçi eylemini ifade etmektedir. Ama bu, iþçilerin birden bire ve kendiliklerinden sokaða döküldükleri anlamýna gelmez. Aksine bu düþünce, aslýnda iþçi sýnýfýnýn hareket tarzý hakkýnda yanýlsama yayan ve böylelikle iþçi sýnýfý içinde çalýþan devrimcileri donanýmsýz býrakan bir demagojidir. Zira Haziran eylemlerinin arkasýnda TÝP'in ve DÝSK yönetiminin dýþýnda kalan esas itibariyle Dev- Genç çatýsý altýnda toplanmýþ devrimciler vardýr. Sonradan yaratýlan demagojilerin aksine Dev-Genç içindeki devrimciler öðrenci sorunlarýna kilitlenmiþ ve iþçi sýnýfýna önem vermeyen unsurlar deðildi. Aksine 60'lý yýllarýn iþçi hareketleri ile birlikte, Dev-Genç içinde saf tutacak olan devrimciler de dikkatlerini buralara çevirmiþlerdi Haziran patlak verdiðinde Ýzmit'te deðilse bile, Ýstanbul'un iki yakasýnda da fabrikalarla canlý bir güven iliþkisi içinde bulunan, iþçi birlikleri kuran veya bu tür örgütlerde ve sendikalarda çalýþan devrimciler vardý. Eylemlerin patlak vermesi deðilse bile, koordinasyonu ve yaygýnlaþmasý, bu devrimcilerle ve Dev-Gençle baðlantýlý iþçilerin belirleyici etkisi sayesinde oldu. Devrimciler Haziran'dan Yanlýþ Ders Çýkartýyor Ne var ki bu eylem Dev-Genç saflarýndaki devrimcilerin kentlerdeki proleter devrim yolundaki son etkinliði oldu. Devrimcilerin geliþiminde Haziran'ýn etkisi onlarýn bu eylemlerdeki etkisinin aksine olumsuz yönde oldu. Bu eylemlere bilfiil katýlan yahut katýlmayanlarýn büyük bir kýsmý Haziran'dan çýkarýlmasý gerekenin tam aksi sonuçlar çýkardýlar. Adeta halk savaþý stratejisinin "düzenin þehirlerde güçlü olduðu, emperyalizmin yumuþak karnýnýn kýrlarda olduðu" doðrultusundaki temel kalkýþ noktasýnýn bir kanýtý gibi görüldü bu eylemlerin akýbeti. THKO, THKP/C ve TKP/ML'nin þekillenmesinde bu çýkarsamanýn baþlý baþýna bir rolü vardýr; özellikle Ýbrahim Kaypakkaya bu sonuçlarý kaðýda da dökmüþtür. Buna karþýlýk Dev- Gençliler arasýndan Dr. Hikmet Kývýlcýmlý taraftarlarý, Mihri Belli taraftarlarý ile sonradan TKP'ye yönelecek olan bir kesim de çýkmýþtýr. Hatta 12 Mart sonrasý TKP'nin güçlü bir biçimde ön alýp DÝSK içerisinde adeta bir tekel durumuna gelmesinde TKP yönetiminin belirlediði yöneliþ kadar, bu etkeni de görmek gerekir. Popülizm Eleþtirisinin Demagoji Tuzaðý Bununla birlikte, reformist demagoglar "goþizm", "küçük burjuva solculuðu" vb. kavramlar etrafýnda yaratýlan efsanelerle devrimcilerin iþçi sýnýfýna önem vermediðini, kendilerinden baþka "iþçi sýnýfý sosyalisti" olmadýðýný yaymýþlardýr; hala bu efsane hüküm sürmektedir. Öte yandan gerilla stratejilerini benimseyenler de iþçi sýnýfýnýn bir devrime önderlik edecek güçte olmadýðýný vb. yayarak tersinden ayný efsanelere güç katmýþtýrlar. Bu tablonun sonucu 70'li yýllar boyunca iþçi hareketinin baþta TKP olmak üzere reformistlerin sultasý altýna girmesi olmuþtur. 80 sonrasýnda da benzer bir efsane üretimi sürmüþtür. Bu kez güya devrimci akýmlarýn iþçi sýnýfý ile ilgilenmediði, daha çok gecekondu semtlerinde popülist çalýþmalara ve anti-faþist mücadeleye önem verdiði demagojisi yayýlmýþtýr. Tuhaf olan 70'li yýllar boyunca iþçi sýnýfýna ulaþmak, sendika bürokratlarý vasýtasýyla TKP'nin oluþturduðu barikatý yarmak için nice çabalar göstermiþ olanlarýn büyük kýsmý da 80 sonrasýnda bu demagojileri destekler bir tutum almýþ yahut suskun kalarak, veyahut popülizm eleþtirisi üzerine kurulu tezlerine destek saðlamak üzere ayný demagojiye kan vermiþlerdir. 70'li yýllar Haziran eylemlerinin prestiji ile sendikal mücadelede ciddi bir atýlým yapan DÝSK'in iþçi hareketini yeniden düzen sýnýrlarý içine çekerek baþýný baðladýðý, iþçi hareketinin baþarýlarýný ekonomik mücadeleyle sýnýrladýðý, siyasal ufkunu ise burjuvazinin karanlýk dünyasýndaki "ak günlere" hapsettiði bir dönem oldu. Bu dönemin bedeli 12 Eylül'le birlikte ödendi. Ýþçi hareketi, uzun yýllarýn ve zorlu mücadelelerin sonunda elde ettiði ekonomik sendikal mevzilerden geri atýldý. Nihayet buna benzer bir tablo 1995 Gazi ayaklanmasý ile birlikte yeniden belirmiþtir. Týpký Hazirandaki gibi bu hareketin dýþýnda kalan reformistler, hareketin iþçi sýnýfý dýþýnda geliþen bir hareket olduðunu savunurken, bilfiil eylemlerin içinde rol alan devrimciler de suda sudan habersiz balýk gibi «iþçi sýnýfýnýn eylemlere duyarsýz kalmasýndan» yakýnmýþlardýr. Halbuki 1980 öncesinden baþlayýp (MESS grevleri, Tariþ, Antbirlik vb. yenilgileri) kesintisiz biçimde süren kapitalist saldýrýlar iþçi hareketinin sendikasýzlaþtýrýlmasý ve hem ücretler düzeyinin hem de sosyal haklarýn büyük ölçüde budanmasýyla sonuçlanmýþtýr. Üstelik, bunun yalnýzca iþçi sýnýfýnýn eskiden sendikalý olan kesimlerinin sendikasýzlaþtýrýlmasý anlamýnda ele alýnmamasý gerekir. Daha önemlisi, 80'li yýllarda, dünyadaki geliþmelere de paralel bir biçimde büyüyen küçük ve orta büyüklükteki iþyerlerinin, geçici iþçiliðin, taþeronlaþmanýn vb. etkisiyle ve savaþýn katkýsýyla da büyüyen iþçi kitlesi tamamen klasik sendikalarýn menzili dýþýnda þekillenmiþtir. Ýþçi sýnýfýnýn örgütsüz ve daðýnýk bir biçimde büyümesi ve yaný baþýnda daha büyük bir hýzla büyüyen iþsizler ordusunun varlýðý hem ücretlerin hem sosyal güvencelerin muazzam ölçüde düþmesine yol açmýþtýr. Bu ayný zamanda toplam sermayenin ücretlere ayrýlan kýsmýnýn büyük ölçüde azaltýlmasý, sömürü oranýnýn hýzla yükselmesi anlamýna gelmektedir. Sömürünün artmasý iþçi hareketinin bölünmesi doðrultusunda kapitalistlere muazzam bir manevra imkaný sunmaktadýr; iþçi sýnýfýnýn ayrýcalýklý bir bölümü bu sömürünün kýrýntýlarýyla beslenen sendika bürokrasisi vasýtasýyla burjuvaziye ve onun düzenine baðlanmaktadýr. Bu süreç ayný zamanda hem sendikalarýn denetimi dýþýnda hem de yoðun bir baský ve sömürü altýnda çalýþan muazzam bir iþçi kitlesinin birikmesine yol açmýþtýr. Bunun sermaye için tatlý karlar ifade etmekten öte anlamlarý da vardýr. Her þeyden önce bu iþçi kitlesi hemen hemen tümüyle düzen kurumlarýnýn dýþýnda onlarýn denetiminden uzaktýr. Daðýnýk ve örgütsüz olduðunda sermaye için kolay lokma olan bu kesim eylem halinde birleþtiðinde bir korkulu rüya haline gelmektedir. Adeta Komünist Enternasyonal 2. Dünya Kongresi manifestosunun tasvir ettiði tablo çizilmektedir: "Parlamentarizm ve sendikalizm döneminde kitle olarak görülen unsurlar bugün iþçi aristokrasisine dönüþmüþtür. Bugüne kadar siyasal hayatýn dýþýnda yaþamýþ olan milyonlar ve on milyonlar þimdi devrimci bir kitle haline gelmektedir." Yaþadýðýmýz topraklarda da bu tablonun çizildiðinin ilk iþaretleri 1995 Gazi ayaklanmasýnda görüldü Mayýslarýna açýkça damga vuran, Mayýs'larýnda kaçýrýlan bir fýrsat olarak kendini gösteren bu dinamik 1999 dönemecinden itibaren artýk kendini göstermemektedir Mayýsýnda açýkça "öteki" tarafýn öne çýktýðý görülmüþtür. Besbelli ki, bu kitlenin kendiliðinden geliþmesine bel baðlamak en büyük hata olacaktýr. Her ne kadar iþçi sýnýfýnýn bu en devrimci kesimleri beklenmedik bir sürat ve güçle meydana çýksalar da ayný hýzla geri çekilme eðilimindedirler. Varoþlarda biriken dinamikler bir bakýma, 60-70'li yýllardaki sendikasýz örgütsüz iþçi kitlesine benzemektedir Haziran'a hayat veren iþçi kitlesi de mevcut sendikalarýn sýnýrlarýna sýðmayan, mevcut yasalarýn çerçevesi ötesinde sömürülen bir kitleydi. Bu kitle ile sendikalý KÝT iþçilerinin ayrýcalýklarý arasýndaki iliþki, bugün iþçi sýnýfýnýn büyük fabrikalardaki ve sendikalý kesimiyle varoþlardaki yýðýnlar arasýndaki iliþkiye benzetilebilir. Ama önemli bir fark vardýr: Geçmiþte DÝSK'e hayat veren iþçi kesimi de Haziran'ýn öznesi olan kesim de sonuçta belli baþlý büyük fabrikalarda toplanmýþtý. Bu kesimin kendiliðinden hareket etme ve örgütlenme kapasitesi bu gün varoþlardaki iþçi kesiminin durumuyla benzeþtirilemez. Bu sonuncu kesimler çok daha hýrçýn ve etkili bir mücadele potansiyelini ifade etseler bile, planlý ve sistematik bir çalýþmanýn sonucunda yaratýlacak bir örgütlenme olmazsa, komünistlerin bilinçli müdahalesi olmazsa tam tersine en geri noktalara geri çekilme eðilimindedir. Gazi Ayaklanmasý'nda olduðu kadar, G.Antep/Ünaldý örneðinde de bir proleter dinamiðin ipucu olarak görünen kesimler hala komünistlerin baþlýca hedef kitlesi durumundadýr. Buna karþýlýk, geleneksel sendikal örgütlerin ayný kesimleri kendi baþlarýna örgütleyip denetim altýna almalarýnýn mümkün olmadýðý görülmüþtür. Ne var ki, geçen yýl bu olgunun bir yönü görülmüþtü; bu yýl ikinci yüzü. Bu kesimler arasýnda örgütlü olan yahut olmayan devrimci akýmlar bilerek bilmeyerek iþçi sýnýfýnýn devrimci kesimleriyle sendika bürokrasisi arasýnda bir köprü rolü oynamaktadýr. Bu kesimlerin sendika bürokrasisinin denetiminden veya onun üzerinden düzen sýnýrlarýndan çýkarýlmasý ancak komünistlerin planlý müdahalesiyle olacaktýr. Gelecek, Haziran eylemlerinin ardýnda olduklarý gibi 1972 çýkýþýyla solun geleneksel kabuðunu kýranlarýn devrimci mirasýyla Haziran'ý aþma iddiasýný proleter devrimin zaferine kadar taþýyan komünistlerin olacaktýr.

15 Haziran 2012 Sayfa 15 Troçki nin tasfiyecilik karþýsýndaki tutumu hakkýndaki yanýlsamalar Troçki ve Troçkizm sorunu gündeme geldiðinde, bu akýmýn karþýsýnda yer alanlar bakýmýndan sürekli devrim konusu kadar, hatta belki ondan fazla akla gelen konulardan biri de Troçki nin tasfiyecilik karþýsýndaki tutumudur. Zira her þeyden önce Troçki, Lenin tarafýndan en sert eleþtirilere Aðustos Bloku döneminde likidatörler karþýsýndaki tutumu nedeniyle muhatap olmuþtur. Ama daha önemlisi ve sýklýkla üzerinden atlanan bir baþka husus ise, Troçki nin, sadece bu evrede deðil, siyasi hayatýnýn büyük bölümü boyunca tasfiyeci bir çizgi izlemiþ olmasýdýr. Troçkist tasfiyecilik konusu, bilhassa Türkiye solunun literatüründe özel bir önem ve anlam kazanmýþtýr demek yanlýþ olmaz. Troçki ile tasfiyeciliði buluþturup özdeþleþtiren Troçkist tasfiyecilik kavramý, Türk solunu oluþturan akýmlarýn belleðinde ve onlara baðlý militanlarýn zihninde, baþka yerlerde olduðundan fazla bir yer iþgal eder. Ama bu yaygýn kullanýma inat, bu kavramý bir tekerleme gibi tekrarlayanlarýn çoðu, ne troçkizm hakkýnda ne de Troçki nin tasfiyeci tutumlarý konusunda fazla bir þey öðrenmiþ olmazlar. Aksine bu etiketi taþýmayan ve üzerine alýnmayanlar, tasfiyecilik sapmasýný Troçki ye ve Troçkistlere havale etmek suretiyle, sýk sýk kendi tutumlarýnýn ve attýklarý adýmlarýn ayný yönde olduðunu göremezler. Bu bakýmdan hem Troçkizm in, hem de tasfiyeciliðin kavranmasýna engel olan bu bilgisizliðin muhtelif yönleri üzerinde durmakta yarar var. Troçki ve Troçkistler Örgütlenmeye Karþý mýdýr? Pek çoklarý Troçkist tasfiyeciliðin mutlak bir örgütsüzlük ve örgütlenmeye karþý biteviye direnmek anlamýna geldiðini sanýr. Örgüt vurgusu yapmak suretiyle kendilerinin bu hastalýða karþý þerbetli olacaklarý yanýlsamasýna kapýlýrlar. Troçkistlerin tasfiyeci niteliðini göstermek için onlarý bir türlü örgütlenememekle suçlama tutumu da oldukça yaygýndýr; halbuki bu doðru deðildir. Dünyanýn pek çok köklü örgütünün yerinde yeller estiði günümüzde, birçok ülkede pek çok troçkist örgüt, varolan akýmlar içinde en eskiye dayanan örgütler olarak varlýklarýný sürdürmektedir. Sadece bu olgu bile, bu konudaki yaygýn inanýþýn aksine delalet etmektedir. Öte yandan yaþadýðýmýz topraklarda en köklü örgütlerin birçoðu sorun yaþayýp daralýrken ve hatta kimileri ortadan kalkmýþken, yakýn tarihte peydah olan irili ufaklý pek çok Troçkist çevre de bu saptamayý pekiþtiren bir olgudur. Birçok somut örnek; Troçki nin ve Troçkistlerin örgütlenmeye karþý bir tutum ve düþünceyi taþýmadýklarýný göstermektedir. Troçki nin kendisi, hayatýnýn büyük bir bölümünde devrimci bir örgüt dýþýnda kalarak siyaset yapmýþ olsa da, ne onun ne de genel olarak troçkistlerin, örgütsüzlükten yana olduklarý ve örgütlenmeye mutlak bir direnme gösterdikleri doðru deðildir. Bu iddia temelsizdir. Troçki nin ve troçkistlerin örgütsel sorunlar karþýsýnda teori alanýnda ilgisiz olduklarý da doðru deðildir. Aksine Troçki de, Rosa Luxembourg gibi, örgütsel sorunlarla en fazla ilgilenen ve bu konuda pek çok yazý yazanlardan biridir. Onlarý Lenin den ve Bolþeviklerden asýl ayýrt eden genel olarak örgütsel sorunlar hakkýnda görüþleri olup olmamasý deðildir. Asýl fark bu sorunlarý hangi ölçü ve bakýþ açýsýyla ele aldýklarý ve bilhassa örgütsel sorunlara somut bir örgütün somut bir örgütsel sorununa çözüm aramak üzere yaklaþýp yaklaþmadýklarý noktasýndadýr. Sorun Bolþevik-Leninist bir örgütün yaratýlýp yaþatýlmasý noktasýndadýr; genel olarak örgütlenmeye karþý olup olmama noktasýnda deðil. Troçki nin acemisi olduðu ve Troçkistlerin bir türlü üstlenemedikleri ödevlerin baþýnda da bu gelmektedir. Örgütsel sorunlara yaklaþým konusu bu somutluðu ile alýndýðýnda, Troçki nin ve Troçkist hareketin asýl mahiyeti ve zaafý daha belirgin hale gelir. Nitekim RSDÝP in Ýkinci Kongresi nin son bölümünden itibaren kendini gösteren bu zaaf, Troçki ye hayatýnýn sona kadar eþlik etmiþtir. Troçkistler de oldum olasý ve hala bu zaafýn etkisi altýndadýr. Troçki ile Lenin Arasýndaki Temel Ayrým Nerededir? Troçki nin ve onu takip eden Troçkistlerin tasfiyecilik ve oportünizmle iliþkisinin anahtarý buradadýr. Troçki yi Bolþeviklerden ayýran baþlýca yanýlgýsý da tastamam bu noktada bulunur. RSDÝP in Ýkinci Kongresi nde Troçki ile Lenin in yollarýnýn ayrýlmasýna neden olan baþlýca konu, Lenin in parti anlayýþý üzerindeki ayrýlýklarýdýr. Troçki, onlarýn oportünist karakterini kabul etmekle birlikte, Menþeviklerle Bolþeviklerin ayrý düþmesine karþý çýkmakla ve iki akýmýn ayný parti çatýsý altýnda kalmasýný savunmakla, yolunu Lenin den ve Bolþeviklerden ayýrmýþtýr. Troçki nin Savunduðu, Ýkinci Enternasyonal in Parti Modelidir Troçki nin o dönemeçte savunduðu parti kavrayýþý, iþçi sýnýfýnýn baðrýndaki farklý akým ve eðilimleri bir arada içinde barýndýran bir partiyi ifade eder. Bugün pek çok Troçkist örgütün hala böyle bir parti arayýþý içinde türlü birlik projelerinin baþýnda yahut kuyruðunda olmasý þaþýrtýcý deðildir; bu sürükleniþ içinde Troçkistlerin tek baþlarýna olmadýklarý da ibretle izlenecek bir durumdur. Bu da pek orijinal bir tutum deðildir. Zira o zaman hakim olan ve hala hüküm sürdüðü anlaþýlan Ýkinci Enternasyonal in parti modeli böyle idi ve bu modeli benimseyip savunan bir tek Troçki deðildi. Örneðin Rosa Luxembourg ve onun gibi pek çok baþka devrimci de içinde farklý eðilimleri barýndýran bir tek iþçi partisi olmasý gerektiðini düþünüyorlardý. Onlara göre oportünizmin kesin olarak alt edilmesi, ancak sýnýf mücadelesinin yükseldiði bir iklimde olabilirdi. O aþamaya kadar, oportünizmle mücadele, parti içinde sürdürülecek bir ideolojik/politik mücadele kertesinde kalmalýydý. Bir bakýma oportünizmi iþçi hareketine sýzmýþ burjuva siyaseti olarak deðil, bir yanýlgý olarak görüyorlardý; bu nedenle oportünizme karþý mücadele de bir tür ikna sorunu olarak algýlanmaktaydý. Böyle düþünenler halen az deðildir. Kuþkusuz, sýnýf mücadelesinin geliþimi içinde oportünist saflardan sýyrýlýp devrimci bir çizgiye gelenler hiçbir zaman eksik olmamýþtýr. Ama bu olgu oportünizme karþý mücadeleyi bir ikna sorununa indirgemeyi ve oportünizmin hakkýndan gelmek için sýnýf mücadelesinin nesnel dinamiklerine bel baðlamayý gerektirmez. Zira sýnýf mücadelesi nice doruklara çýkmýþ olduðu halde, oportünizmin hala dünya çapýnda kol gezmekte olduðu da apaçýktýr. Troçki, Viþinski iddianamesine karþý yazdýðý kýsa otobiyografisinde Menþeviklere karþý mücadele baðlamýndaki hatalý tutumunu idrak ettiðine þu sözlerle deðinmiþti: "...Bu dönemde ( ) Lenin'le benim aramdaki en önemli farklýlýk, benim Menþeviklerle birleþmek suretiyle bunlarýn büyük kýsmýnýn devrim yoluna çekilebileceðini ümit etmemden ileri geliyordu. Bu yakýcý sorunda Lenin tamamen haklýydý... Bu sözlerin peþinden de, ayný yerde 1 Kasým 1917'de partinin Petrograd komitesindeki bir konuþmasýna gönderme yaparak ayrým noktasý hakkýndaki ayný tespiti Lenin in sözleriyle tekrarlamaktadýr: Troçki, çoktandýr (Menþeviklerle Bolþevikler arasýnda -çn.) bir birliðin imkansýz olduðunu fark etmiþtir. Troçki'nin bunu kavramasýndan itibaren ondan iyi Bolþevik yoktur. Kritik ayrým noktasý gerçekten buradaydý. Üstelik bu ayrým sadece Lenin ve Bolþevizm ile Troçki arasýnda deðildir. Genel olarak merkezcilik (ya da ortacýlýk / orta yolculuk denilen) oportünizm türüyle Leninizm arasýndaki temel ayrým da buradadýr. Ne var ki bu farklýlýðýn, Troçki nin ve Troçkistlerin iddia ettiði gibi 1917 Temmuzu nda bir kerede ve ebediyen ortadan kalktýðý, Troçkist efsanelerin anlattýklarýna raðmen, doðru deðildir. Ayrýca bu yanýlgýnýn sadece Troçkistlere mahsus olduðu da hiç mi hiç doðru deðildir. Troçki Eski Tutum ve Görüþlerinden Büsbütün Kopmuþ Deðildir Bilindiði gibi Troçki, RSDÝP Ýkinci Kongresi nde bir tüzük maddesi yüzünden! Menþeviklerle köprülerin atýlmasýna tahammül edememiþ ve Lenin in karþýsýna geçmiþti. Sonra bu güya bir tüzük maddesi hakkýndaki ayrýlýðýn yaklaþan 1905 Devrimi ne iliþkin bir stratejik ayrýma tekabül ettiði ortaya çýktýðý zaman dahi, Troçki kendi perspektifinin her iki taraftan da farklý ve daha isabetli olduðunu söylemeye devam etti ve bunu hayatý boyunca deðiþik vesilelerle tekrar etti. Oysa Lenin Menþeviklerle Bolþevikler arasýnda bir tüzük maddesi hakkýndaymýþ gibi görünen tartýþmanýn kaçýnýlmaz olarak devrimin niteliði ve devrimin izlemesi gereken yol hakkýnda da bir ayrýlýða tekabül etmek zorunda olduðuna açýk seçik iþaret etmiþti. Tüzük hakkýndaki ayrýlýðýn tali deðil esaslý bir ayrým olduðunu ve baþka politik sorunlar karþýsýnda da kendini göstereceðini altýný çize çize izah etmiþti. Buna karþýlýk, Troçkistler baþka merkezci akýmlar gibi, hala örgüt sorununu adeta teknik bir sorun gibi algýlayýp, program meselesini öne çýkarmayý sürdürmektedir. Programýn sanki renksiz ve nötr bir araçmýþ gibi algýlanan örgütün niteliðini belirlediðini vurgulamaya devam etmektedir. Oysa örgütün niteliðinin eyleminin muhtevasý tarafýndan belirlendiðini unutmayan Bolþeviklerin Ekim Devrimi ne ve hatta sonrasýna kadar Plehanov un programýndan baþka programlarý olmadýðýný (her ne kadar Lenin, Nisan Konferansýnda bu programýn deðiþtirilmesini önermiþ olsa da) gözden kaçýrmaktadýrlar. Keza devrimci partilerin programýndan kopya edilmiþ programlara sahip nice partinin dosdoðru oportünizme yöneldiðini de hatýrlamak adetten deðildir. Lenin in de hatýrlattýðý teori gridir, hayat aðacý yeþil vecizesini hatýrlarsak, canlý olan, deðiþen ve deðiþtiren militanlardan oluþan partidir; parti dýþýnda program, teori kadar gri kalmaya mahkum olur. Doðrusu Troçki nin kendini hem Menþeviklerden, hem Bolþeviklerden ayýran bir perspektifi olduðunu iddia ettiði durumda, aynýlar ayný yerde, gayrýlar ayrý yerde diyerek, iki akýmdan ayrý bir parti kurmaya yönelmesi beklenirdi. Böyle yapmýþ olsaydý, kendi iddialarýna uygun, tutarlý bir tutum almýþ olurdu. Ama Troçki üç farklý yol olduðuna iþaret etmekle birlikte, Menþeviklerle Bolþeviklerin 1905 teki kritik evre dahil her aþamada bir araya gelmesini savunmuþtur; kendisinin de bu birliðin parçasý olmaya hazýr olduðunu sýk sýk belirtmiþtir. Böyle bir birliðe engel olarak gördüðü Lenin in karþýsýnda ve dolayýsýyla oportünizmin yanýnda yer almaya devam etmiþtir. Oysa Rus sosyal demokrasisinin kurucusu olduðu kadar, merkezci oportünizmin de en önemli figürlerinden biri olarak tarihe geçen Plehanov dahi, RSDÝP Ýkinci Kongresi nden Ekim Devrimi ne kadar her kritik aþamada, Bolþevik tutumu destekleyen, hatta bilhassa likidatörlerle mücadele aþamasýnda inkar edilemez katkýlar da sunan bir tutumu korumuþtur. Buna karþýlýk Troçki, akýl hocalarýndan sayýlmasý gereken Parvus un bile gözlerini açmasýna vesile olan 1905 deneyiminin derslerine raðmen, özellikle Aðustos Bloku sürecinde bir kez daha ayný tutumu göstermiþ, legalist tasfiyecilerden kopmamayý aksine onlarla birlik olmayý vazedenlerin baþýnda gelmiþti. Kendisi de hizipler üstünde ve bu hizipleri birbirine yapýþtýracak odaðý temsil etme iddiasýndaydý. Bu evrede Troçki nin Bolþevikler arasýnda da görece etkili olan bu tutumu, en þiddetli polemiklere neden olmuþtu. Troçki en çok o zaman likidatörlere karþý olma kisvesi altýnda likidatörlere hizmet ettiði ve likidatörlerin kendilerinden daha tehlikeli bir likidatör olduðu için sert eleþtirilere muhatap olmuþtu. Nitekim Troçkist tasfiyecilik etiketi esasen bu dönemden itibaren üzerine yapýþacaktý. Troçki nin Merkezci Tutumu Zimmerwald Sürecinde Kendini Tekrar Gösterdi Bu etiket ondan sonra üzerinden düþmedi. Birinci emperyalist paylaþým savaþýný takiben, Zimmerwald sürecinde Troçki nin bu tutumu bir kez daha kendini gösterecekti. Bu aþamada Troçki bu kez Kautsky ci merkezcilerle birlik savunusunu üstlenerek Bolþeviklerin karþýsýnda yer alacaktý. Oysa ihanet eden Ýkinci Enternasyonal in karþýsýna yeni bir Enternasyonal ile çýkýlmasýný tartýþmak üzere, Zimmerwald Konferansý nýn örgütlenmesinde Troçki nin payý büyüktü; nihai bildiri taslaðýný kaleme alan da o oldu. Troçki nihayet sosyal þovenizm olarak kendini gösteren oportünistlerden kopmak gerektiðini kavramýþ görünüyordu. Ama onu Bolþeviklerden ayýrdeden temel yanýlgýsý burada da yönelimini belirleyecekti. O vakit, Kautsky de, sembolü olarak anýldýðý SPD yi savaþ karþýsýndaki ihanetçi tutumu nedeniyle Bernstein gibi baþka sembolik figürlerle birlikte terk edecekti. Yeni bir partiyi, USPD yi kurmuþlardý ve Rosa Luxembourg ile kimi yoldaþlarý da ancak o zaman, nihayet SPD yi terk etmeye razý olup bu partiye katýlmýþlardý. Bu koþullarda Troçki ve onun gibi düþünenler, Kautsky baþta olmak üzere, sol görünümlü oportünistleri terk etme konusunda tereddütlü bir tutum içindeydi. Rosa Luxembourg ve sonradan onun gibi doðru yolu bulan yahut bulamayan pek çoklarý da o dönemde Troçki ninkine benzer bir merkezci tutumla maluldüler. Bu itibarla da o zaman merkez diye de anýlan ve merkezcilik terimine vesile olan Kautsky oportünizmiyle devrimci tutum arasýndaki ayrým çizgilerini bulanýklaþtýrmaya hizmet eden bir tutumu temsil ettiler. Bolþevikler ise, Lenin in tereddüt edenlere yardým etmek için bile tereddüt edenlerden ayrý durmak gerekir öðüdünü tutmaktaydý. Zimmerwald da hakim olan çizgi Bolþeviklerinki gibi kararlý ve sonuna kadar devrimci ve enternasyonalist bir tutumu reddetmekteydi; savaþ zamanýnda daha da elzem hale gelen komünist bir enternasyonalin kurulmasýný kösteklemekteydi. Bu durumda Kautsky ve benzerlerinden kopmamakta direnmek de ayný deðirmene su taþýmak anlamýna geliyordu. Bu tutum sonuçta tasfiyeciliðe varan bir uzlaþmacý oportünist tutum anlamýna gelmektedir. Zimmerwald Konferansý nda çoðunluk bu tutumu benimsedi, onu izleyen Kienthal Konferansý da bunu tasdik etti. Bu þartlarda Komünist Enternasyonal i kurmak için gerekli hamleyi yapmanýn önemli bir koþulu da bu süreci terk etmekti. Troçki ve benzerlerinin tereddütlü merkezci tutumunun Bolþevikler arasýnda da yanký bulmasý nedeniyle, Lenin Nisan Konferansý nda ýsrarla üzerinde durduðu halde, bu adýmýn atýlmasýný saðlayamayacaktý. Troçki de, Rosa Luxembourg gibi, örgütsel sorunlarla en fazla ilgilenen ve bu konuda pek çok yazý yazanlardan biridir.

16 Sayfa 16 Haziran 2012 Bu dönemeçte Bolþevik Parti konferansýnýn Troçki ve benzerleri gibi her þeye raðmen Stockholm Konferansý na katýlmaya karar vermesi; Komünist Enternasyonal in kuruluþunu geciktireceði gibi, ileride partinin adým adým merkezci oportünist bir çizgiye oturmasýný kolaylaþtýran etkenlerden biri olacaktýr. Bilhassa Troçkizme karþý mücadele görüntüsü altýnda Troçki ninkine benzer bir tasfiyeciliðin partiye ve Komünist Enternasyonal e egemen oluþunun fark edilmesini önleyen önemli bir etken olacaktýr. yazýlarýndan birinde yaptýðý taným yerindedir: baþka yerlerde hiç de troçkizm etiketi taþýmadýklarý halde ve Leninizme baðlýlýk iddialarý etmelerine raðmen, bu yolu izlemeye devam edenlerin ne kadar kalabalýk olduðunu görmek zor deðildir. Ayrý durmaya devam ederek birlikte vurabilmek üzere her türlü esnekliðe hazýr olma tutumunu bir türlü kavrayýp kuþanamayanlar, baþka akýmlarla birlikte mücadele etme konusunda daima özürlü olmaya mahkum olur. En geniþ eylem birliðini saðlama uðruna programatik hedeflerini esnetip, siyasi uzlaþmalar peþinde koþanlar bu hastalýktan kurtulamaz. Troçkist etiketi taþýyan yahut taþýmayan muhtelifmerkezci akýmlarýn sýk sýk bu tutumlardan kah birine kah diðerine savrulduklarýný görmek zor deðildir. Bu orta yolcu oportünizm o zamandan itibaren merkezcilik olarak adlandýrýlmýþtýr. Troçki ve takipçileri bu merkezci oportünizmden ne o zaman ne sonradan kopabilmiþ deðildirler. Bu çizgiyi hala takip etmekte olanlar ise onlardan ibaret deðildir. Hala zaman zaman muhtelif ( kardeþ ) örgüt ve partileri bir araya getiren, ortak bildiriler ve kimi ortak kampanyalara dair açýklamalarla sona eren uluslararasý toplantýlarý düzenli olarak sürdüren akýmlar vardýr. Bu toplantýlarýn Zimmerwald, Kienthal veya Stockholm konferanslarýndan yegane farký bileþenlerinin taþýdýklarý etiketlerden ibaret gibidir. Bu tür toplantýlarý düzenli olarak sürdürmeyi enternasyonalist görevlerin yerine getirilmesi olarak görmek ise esas olarak Zimmerwald sürecine damga vuran tereddütlü merkezci çizgiyi, yani ayný zamanda Troçki ve Luxembourg un çizgisini takip etmektir. Doðrusu bu eðilim Komünist Enternasyonal in Birinci Kongresin de de (bilhassa Alman delegeleri tarafýndan) kendini göstermiþ ve bu kongrenin bir kuruluþ kongresi, deðil bir çaðrý konferansý olarak kalmasý önerisiyle ifade bulmuþtu. O zaman bu kongrenin Komünist Enternasyonal in kurulduðunun ilan edilmesiyle sonuçlanmasýný saðlayan Leninist tutumu temsil eden bir akým çoktan beri eksiktir. O nedenle Troçkist etiketini taþýyan veya taþýmýyan türlü merkezci akýmlar, enternasyonalist ve Leninist olma iddiasýyla kol gezmeye devam etmektedirler. Troçkist Tasfiyecilik Troçki ye ve Troçkistlere Mahsus Deðil Bu nedenle Troçki ve benzerlerinin çizgisinin özünün kavranmasý, ayný zamanda kendilerini ýsrarla Troçkizm den ayýrt etmeye çalýþan ve Troçkistlerden çok daha kalabalýk olan baþka merkezci tutumlarýn kavranmasý için de önemlidir. Troçki nin merkezci oportünizminin neye benzediðini anlamak için Zinoviev'in Zimmervald sürecinde Lenin le ortaklaþa kaleme aldýðý ve Akýntýya Karþý baþlýðýyla derlenen polemik "Troçki'nin yazýlarýndan anlaþýlan o ki, siyasi çýkarlarý, kendi siyaseti sosyal þovenlerden ve oportünistlerden tamamen kopmaktan kaçýnma yönündedir. Bu bakýmdan savaþýn derslerinden hiçbir þey öðrenmemiþtir. Troçki hala Troçki'dir. Nasýl ki eskiden likidatörlerle birliði savunuyorduysa, bugün de sosyal þovenlerle birliði savunuyor. Ama biz ayrýlmayý (ayrý örgütlenmeyi -çn.) ilkesel olarak kabul ediyoruz diye itiraz ediyor Troçkistler (bkz. Tutumlarýmýz, Nashe Slovo). Biz sadece ayrýlmanýn yerinde olup olmadýðýný, amaca uygun olup olmadýðýný sorun ediyoruz. Sosyal þovenlerden kopmak ancak bu çözüm izlenen amaca uygun olduðunda yerinde bir tutum olur --- Ýþte etkileyici makalelerde bize sunulan müthiþ hakikat bu... Savaþ içinde bir yýl geçti; bütün eðilimler derinlemesine ifade buldu. Artýk zahmet edip de bize Rusya'da sosyal þovenlerle ve onlarýn savunucularýyla birliði korumanýn amaçlara uygun olup olmadýðýný söylemeyecek misiniz? Bu basit ve açýk soruya Nashe Slovo'nun ikirciksiz bir yanýt vermesini boþuna beklersiniz. Birçok dolambaçlý yolu dolaþtýktan sonra Troçki'nin vereceði cevap da bininci defa þu gerçeði doðrulamaktan öte gitmeyecektir: Troçkizm Birlik Komitesi ne (Menþevik partisine) ve sosyal þovenlere týpký, Troçki'nin savaþtan önce likidatörlere baðlý olduðu gibi baðlýdýr. Troçki bizimle sadece örgütsel sorunlarda ayrý olduðunu söylemekten hoþlanýr. Bu hiç de doðru deðil. Parti yapýsýnýn biçim ve ayrýntýlarýný tartýþmýyoruz. Devrimci sosyalizm için bugün örgütsel sorunlar yok; bir örgütsel sorun var. Bu, partinin varlýðý sorunudur; sosyal demokrat bayraða alçakça ihanet edip, sosyalizmi sosyal þovenizm þerefsizliðine düþürenlerden partiyi ayýrma sorunudur. Burada, yani sosyal demokrasinin oportünizme karþý tutumunda -ki bu Ýkinci Enternasyonal'in çöküþünün nedenidir- sorunun bam teli bulunmaktadýr." (Zinoviev, Rus Sosyal Demokrasisi ve Sosyal Þovenizm, Akýntýya Karþý Derlemesi içinde, Maspero-EDÝ yay., c.1, s. 246, 247, 248) Troçkizm in Aynasýnda Merkezciliðin Ortak Özellikleri Komünist Enternasyonal in kuruluþ ve ilk örgütlenme aþamasýný ifade eden ilk iki kongresine sosyal demokrasi ve oportünizmin türlü örnekleriyle komünistlerin ayrým çizgilerinin altýnýn çizilmesi ve ayrý bir duruþun vurgulanmasý damga vurur. Üçüncü ve dördüncü kongrelerde ise, sosyal demokrat ve sosyal þoven olanlar dahil, diðer akýmlarla eylemlerde yan yana gelmek üzere giriþimleri ifade eden taktiklerin vurgulanmasý öne çýkar. Bolþeviklerin ayrý dur birlikte vur þiarýnýn açýklanýp genelleþtirilmesi bu süreçte önem kazanýr. Orta yolcular ve saðlý sollu oportünistler tarafýndan bu tutum ekseri göz ardý edilmektedir. Bu tutum, oportünizmle uzlaþmadan, düþmana karþý en geniþ cepheyle savaþma becerisini edinmeyi ve kendi çizgisinden ve örgütlenme ilkelerinden emin olmayý gerektirir. Leninist bir önderliðin yaratýlmasý için anahtar sorunlardan biri de budur. Bunun için her temel konuda ve güncel geliþmeler karþýsýnda diðer akýmlarla ayrým çizgilerini belirgin bir biçimde çekmek ve daima belirgin tutmaya özen göstermek þarttýr. Ama bu þart bir eylem birliði koþulu deðildir. Bu þart, esas olarak eylem birliðinin baþlýca güvencelerinden biri olan devrimci partinin örgütlenme kriterleri bakýmýndan önemlidir; o örgüte baðlanacak militanlar bakýmýndan ve örgütün Leninist niteliðini korumak için gerekli ve anlamlýdýr. Buna karþýlýk, reformist yahut oportünizme karþýlýk düþen baþka sýfatlarla anýlan örgütlerle eylem birliði yapmak için bu koþulu aramak, doktrinerlik denilen sol oportünizm türüne hastýr. Ne yazýk ki eylem birliklerini adeta bir parti kuruyormuþ gibi hassas kriterler üzerine kurma arayýþý içinde olanlar da, bir partiyi eylem birliklerinin içinden çýkarmayý hayal edenler de ne yaþadýðýmýz topraklarda ne de baþka yerlerde az deðildir. Oysa doktrinerliðe düþmeme adýna ve eylem birliðini saðlama uðruna, farklý ve bilhassa oportünist nitelikler taþýyan akýmlarla yan yana gelebilmek için, militan normlarýný, parti örgütlenmesinin yapýsýný deðiþtirmek ise, bilhassa legalist tasfiyeci denilen oportünizm türünün iþaretlerindendir. Siyasi/ilkesel uzlaþma ve anlaþmalarý eylem birliðinin önüne geçirmek isteyenlerin, siyasi saflýklarýný koruma adýna en geniþ kitleleri seferber edebilecek eylem birliklerini kösteklemeleri yahut bunlardan uzak kalmalarý kaçýnýlmazdýr. Bu madalyonun öbür yüzünde ise, ilkesiz uzlaþmalar peþinde sürüklenerek devrimci komünist bir siyasetin temel çizgisini asgari müþtereklere kurban etme tutumu yer alýr. Bu kýsýr döngüden kurtulmadýkça, kah reformist küçük burjuva devrimcisi vb. etiketleri nedeniyle muhtelif akýmlar ve peþlerinden gidenler dýþlanýr ve eylem birlikleri daraltýlýr; kah birlik adýna, ayný etiketlerin yakýþtýrýldýðý akýmlarla ayný parti çatýsý altýnda buluþma arayýþlarý da dahil olmak üzere, türlü oportünist ve tasfiyeci birlik projelerinin arkasýndan usanmadan koþuþturulur. Bu tutumun kaçýnýlmaz sonuçlarýndan biri daha da esnek hareket edebilme kaygýsý yahut bahanesiyle, boylu boyunca legalist tasfiyecilik bataklýðýna uzanmaktýr. Bu tutumun zengin çeþitlemelerinin yaþadýðýmýz topraklarda, bilhassa 80 li yýllarýn sonundan beri, defalarca kendini gösterdiðini fark etmek zor deðildir. Ama bu tutumun münhasýran Troçkist çevrelere mahsus olmadýðýný görmek için de alim olmak þart deðildir. Bilakis, bunu görmemek için özel bir tedrisattan geçmiþ olmak gerekir ki Bolþevizm in mirasçýsý bir önderliðin olmadýðý koþullarda, sol kadrolarýn ezici çoðunluðunun aldýðý tedrisat genellikle böyle bir tedrisattýr. Bu yüzden, Troçkist hareketin tarihinde zengin örnekleri görülebilecek bu oportünist merkezci tutumu ayýrt etmek için elzem olanlarýn baþýnda, bu merkezci oportünizmin Troçkist etiketi taþýyanlara mahsus olmadýðýný kavramak gelir. Bilhassa Troçkizme karþý mücadele þampiyonluðuna soyunanlar arasýndan bu gibilerin çýkmasý da þaþýrtýcý olmamalýdýr. Bu tarifteki Troçki ibareleri çýkarýlýp genelleþtirdiði takdirde, hem yaþadýðýmýz topraklarda hem de Troçki nin bir dönem Bolþevik saflarda yer almasý Troçkizm hakkýndaki efsanelerin yaþamasýna nasýl katký yaptý? Troçki, Zimmerwald sürecinde oportünist tutumunu muhafaza etmiþ olsa da, Ekim Devrimi nin arefesinde pek çok baþka merkezci kiþi ya da çevre ile birlikte geçmiþteki hatalarýnýn bilincine vardýðýný itiraf ederek, Bolþeviklere katýldý. Devrimin zaferinden sonra, Bolþevik Parti ye katýlanlar artacak, bilhassa Lenin in hastalýðýndan itibaren ve ölümünün ardýndan bu dalga daha da büyüyüp hem Rusya da hem de uluslararasý düzlemde muazzam bir boyut kazanacaktý. Troçki 1905 te ilk sovyetin ilk baþkaný olduðu gibi, katýlmasýndan itibaren 10 yýl boyunca Bolþevik Parti merkez komitesinde (8 yýlý politbüroda) yer aldý; ilk Sovyet Hükümeti nin ilk Dýþiþleri Halk Komiseri oldu; sonra savaþ halk komiserliðinin yaný sýra Kýzýl Ordu komutanlýðýný üstlendi; Komünist Enternasyonal çerçevesinde bir dizi iþlevi yerine getirdi. Arþivlerde fotoðraflarda vb. yapýlan tahrifatlara ve belleklerden silinmesi yönündeki muazzam çabalara raðmen bu olgularýn üstü örtülememiþtir. Troçki nin hatalarý ve yanýlgýlarý da bunlarý tümüyle gölgelememiþtir. Bilakis üstlendiði bu görev ve sorumluluklarýn hatýrasý, Troçki nin siyasi yaþamýna damga vuran orta yolcu oportünizmi Bolþevizm kisvesi altýnda sürdürmesine katký sunmuþtur. Ayný tutumu hiç de Troçkizm etiketini taþýmadan sürdürenler de hiç eksik olmamýþtýr. Bu sayede Lenin den sonra Bolþevik Parti de ve Sovyet Cumhuriyeti nde olduðu gibi, Komünist Enternasyonal de de sorunlarýn baþ göstermesi karþýsýnda pek çok çevre ve militan yüzünü önce baþýný Troçki nin çektiði Rusya daki Sol Muhalefet e, sonra da Uluslararasý Sol Muhalefet e dönmüþtür. Ama bu durumun hayýrla anýlacak sonuçlar doðurmadýðý da çok açýktýr. O dönemin önemli ve deneyimli çok sayýda militaný bu süreçte etkisiz hale gelmiþtir. Kah oportünist partilerin içinde deþifre olarak telef olmuþ, kah güya doðrultmayý hayal ettikleri sað oportünizme ve merkezciliðe savrularak iþlevsizleþmiþtirler. Elbette Troçki, Ekim Devrimi ve iç savaþ sürecinde olduðu gibi, Komünist Enternasyonal in kuruluþ sürecinde de Bolþevik çizgiye uygun bir tutumu korumuþtur. Bunu Troçki nin bir kerameti zannedenler az deðildir. Hatta Lenin den sonra Leninizm in savunusunu Troçki nin üstlendiðini savunan Troçkistlerin baþlýca dayanaklarý arasýnda Troçki nin yaþam serüveninin bu kýsa kesiti önemli bir yer tutar. Bunu teyit eden güya baðýmsýz akademisyenler de az deðildir. Sonrasýnda Troçkizm tabusunun nispeten bulanýklaþtýðý koþullarda, doðrudan doðruya Troçki ve Troçkizm e kulak verenlerin veya dolaylý yollardan yüzlerini ayný yöne çevirenlerin artmasýnda da bu etkenin rolü ihmal edilemez. Týpký Rosa Luxembourg ve yoldaþlarýnýn Komünist Enternasyonal in ilk þehitleri olarak anýlmasýnýn veya Karl Liebckencht in savaþ karþýsýndaki tutumunun onlarýn bir komünist partinin zamanýnda kurulmasýna engel olan tereddütlü merkezci tutumunu unutturduðu gibi Oysa, Bolþevik Parti saflarýnda olduðu dönem boyunca Troçki nin o çizgide durmasýnda onun kiþisel meziyetlerinden çok, Bolþevik Parti nin baðrýnda oportünizme ve merkezciliðe müsaade etmeyen yapýsý belirleyicidir. Troçki nin parti çizgisine baðlý kalmadýðý takdirde asla orada duramayacaðýndan da kuþku duymamak gerekir. Nitekim partinin Leninist karakterinin bozulmasýna paralel olarak, oportünist eðilimlerin giderek etkili olduðu bellidir. Bu disiplinin gevþemesiyle ve nihayet tümüyle partinin dýþýnda kalmasýyla Troçki nin de yeniden önceki tutumunu benimsediðini görmek zor deðildir. Devrimci örgüt dýþýnda devrimcilik yapýlabileceði düþüncesi yaygýn bir yanýlsamadýr. Bu yanýlsama, Leninist parti modelinin bizatýhi bir devrimci etken olduðunu kavramamaktan ileri gelir. Devrimci niteliði devrimci bir örgüt dýþýnda da edinilip korunabilecek bir nitelik olarak algýlama kusurundan ötürü, pek çok militan þu ya da bu konjonktürde, þu ya da bu nedenle devrimci örgütlerin dýþýna çýkma ve orada kalarak devrimci bir niteliði koruma eðilimine kolaylýkla kapýlmaktadýr. Bu kusur ayný zamanda devrimci bir partinin baðrýnda oportünist unsurlarý öðütme kapasitesini de küçümsemeyi de peþinden getirir. Bu takdirde de, belli bir anda, þu ya da bu konuda bir oportünist fikri ifade eden bir unsurun yahut eðilimin herhangi bir devrimci parti içinde baþ göstermesini bu partinin niteliðinin onulmaz biçimde deðiþtiðine hüküm vermek iþten bile deðildir. Oysa bu yargýnýn saçmalýðýný görmek için, Ekim Devrimi ne öngelen süreçte, Bolþevik Parti Merkez Komitesi nde ayaklanmaya iliþkin tartýþmalarý hatýrlamak yeter de artar. O zaman Zinoviev, Kamenev veya Troçki nin bu konudaki tutumlarýnýn yanlýþ ve hatta ölümcül sonuçlara gebe olduðu

17 Haziran 2012 Sayfa 17 sonradan açýkça görülmüþ ve muhtelif baþka deneyimlerle de teyit edilmiþtir. Bu tutumlarda ifade bulan tereddütlü ve merkezci tutum barizdir. Ama bu gerçek, ne Bolþevik Parti nin niteliðini sorgulamayý gerektirir ne de Ekim Devrimi nin akýbetini etkilemiþtir. Buna karþýlýk, bu konudaki görüþ ayrýlýðýna kýyasla bir teferruat gibi algýlanabilen ayný aþamadaki bir baþka tutum ekseri unutulur: Lenin, iktidarýn alýnmasý konusundaki derin görüþ ayrýlýðý nedeniyle deðil, parti disiplininin çiðnenmesi nedeniyle bu merkez komite üyelerinin ihraç edilmesini talep etmiþti. Zira Zinoviev ve Kamenev partinin kural ve geleneklerini çiðneyerek bu tartýþmayý baþka yayýnlara (somut olarak Gorki nin gazetesine) yansýtmýþlardý. Sonuçta Lenin in bu önerisi kabul görmedi ve Zinoviev ile Kamenev in yerlerinde kalmasý da Bolþevik Parti nin Ekim Devrimi ni zafere ulaþtýrmasýna engel olmadý. Bu durum da göstermektedir ki, o süreçte ne Zinoviev ve Kamenev gibi kritik aþamalarda yanlýþ tutum benimseyenlerin merkez komitesinde yer almýþ olmasý ne de Lenin in kimi çok önemli önerilerinin kabul görmemiþ olmasý, Bolþevik Parti nin niteliðini deðiþtirmiþ deðildir. Tersine belirleyici olan partinin devrimci niteliðidir; bu nitelik Bolþeviklerin ilk muzaffer proleter devrime önderlik etmesini saðlamaya yetmiþtir. Troçki'nin de Bolþeviklere katýlmasýndan sonra pek çok katkýlarý olduðu gibi, birçok kritik sorunda, Zinoviev ve Kamenev gibi, hatalý tutum ve önerileri olduðu besbellidir. Ýktidarýn alýnmasý aþamasýndaki önerisi, Brest Litovsk Anlaþmasý sýrasýnda sorumlu halk komiseri olduðu dönemdeki tutumu, sendikalar konusundaki yanlýþ önerileri vb. bunlara örnektir. Ama ne bunlar onun Bolþevik Parti saflarýnda önemli sorumluluklar üstlenmesine ve önemli iþlevleri yerine getirmesine engel olmuþtur ne de onun varlýðý Bolþevik Parti nin niteliðinin deðiþmesine yol açmýþtýr. Troçki nin bilhassa 1920 li yýllardan itibaren ve hayatýnýn sonuna kadar izlediði tutuma damga vuran çizgi de, ana hatlarýyla daha önceden izlediði merkezci/uzlaþmacý oportünist çizgiden esasta farklý deðildir. Ama Lenin zamanýnda mutlak tasfiyeci sonuçlarý önlenen bu tutum, Bolþevik Parti nin Leninist çizgisinden uzaklaþmasýna ve Komünist Enternasyonal in ilk dört kongre çizgisinden kopmasýna koþut olarak, daha derin tasfiyeci sonuçlar doðurmuþtur. Zira Lenin in uzlaþmaz çizgisinin damga vurduðu dönemde oportünist ve tasfiyeci eðilimlerin zararlý etkisi sýnýrlanabildiði halde, sonrasýnda durum ayný deðildir. Bolþevik Bir Önderliðin Olmadýðý Koþullarda Merkezcilik Boy Verir Leninist çizginin mirasçýsý olan bir devrimci önderliðin olmadýðý koþullarda tasfiyeciliðin yaygýnlaþmasý ve oportünizmin sýnýf mücadelesini kösteklemesi daima kaçýnýlmazdýr. Proleter devriminin zaferi ve sürekliliði için olduðu gibi, oportünizme karþý mücadelenin etkili ve kalýcý olmasý için de bolþevizmin mirasçýsý bir devrimci partiye ihtiyaç vardýr. Bu etkenin eksikliðinin damga vurduðu koþullarda Troçkist hareketin muhtelif türevleri, deðiþik dönemlerde, farklý ülkelerde, çeþitli kýlýklarda Menþeviklerle birleþerek, merkezcilerden kopmayý sürece havale ederek, merkezci bir çizgiyi sistematik bir tutum haline getirmiþ ve türlü çeþitlemeleriyle zenginleþtirmiþlerdir. Troçkizm e karþý mücadele iddiasýyla ortaya çýkan muhtelif akýmlarýn da ayný doðrultuda katkýlarý olmuþtur. Öyle ki bu çeþitlilik içinde sað ve sol oportünizmden kopma eðiliminde olan pek çok devrimci eðilimin beslenebileceði ve beslediði hatýrý sayýlýr bir cazibe alaný oluþmuþtur. Nitekim pek çok akým ve militan; doðrudan doðruya Bolþevizm in ve Komünist Enternasyonal in kaynaklarýndan yararlanmak yerine (kendilerine daha somut ve güncel göründüðü için olsa gerek) kimi Troçkist yazar ve çevrelerden yahut bunlardan beslenen kimi sözde baðýmsýz tarihçilerden yararlanarak ayný merkezci oportünizmin tuzaðýna düþmektedirler. Kimileri de bu bakýmdan Troçki nin tutumundan daha hayýrlý olmayan Rosa Luxembourg vb. nin merkezci tutumlarýný kýlavuz edinme eðilimindedir. Yahut bunlara karþý mücadele etme iddiasýndaki oportünist merkezlere baðlanma eðilimi yaygýnlaþmaktadýr. Yaþadýðýmýz topraklarda da özellikle 1980 sonrasý süreçte bu eðilimlerin çeþitlerinin kendilerini bir hayli çarpýcý biçimde gösterdiðini görmek zor deðildir. Troçki nin ve Troçkizm in yaný sýra muhtelif oportünist eðilimlerin tasfiyeci çizgisinin ibretle gözlenebileceði asýl süreç, Lenin in ve Bolþevizm in mirasýna sahip çýkan bir komünist önderliðin olmadýðý dönemdir. Hem Troçkizm in hem de Troçkizm e karþý mücadele etme iddiasýyla ortaya çýkan baþka oportünizm türlerinin tasfiyeci sonuçlar doðuran tutumlarý, bu koþullarda doruk noktasýna çýkmaktadýr. Bu sürecin toplam sonucu bir yanda Komünist Enternasyonal in fiilen ve sonrasýnda resmen tasfiye oluþuna, beri yanda da komünist bir dünya partisi kurma iddiasýyla bu hedefe giden yolun önünün kesilmesine varmýþtýr. Bu nedenledir ki hala bu hedefe ulaþmak komünistlerin önündeki öncelikli ödevdir. Ayný nedenle, böyle bir partinin olmadýðý koþullarda oportünizmin türlü çeþitleri birbirleriyle oportünizme karþý mücadele adý altýnda dalaþýrken türlü oportünist akým ve eðilim boy göstermeye devam etmektedir. Oysa oportünizme ve revizyonizme karþý oportünizmin bir baþka türünün peþinde mücadele edilemeyeceði, en çarpýcý görünümleriyle Leninist bir önderliðin olmadýðý koþullarda kendini göstermektedir. Oportünizme Karþý Bir Baþka Oportünist Çizgiyi Takip Ederek Mücadele Edilemez Troçki nin kendisi gibi, Troçkistler de merkezci oportünizmin nasýl tasfiyeci sonuçlar doðurduðunu kavrayamama özründen kurtulamazlar. Anti-Troçkist olanlar ise tasfiyecilikle mücadeleden çok, Troçkist etiketi yakýþtýrdýklarý yahut bu etiketle anýlmasalar bile benzer biçimde mütalaa edilen eðilimleri tasfiye etme konusuna yoðunlaþýrken asli ödevlerinden uzaklaþtýklarýný fark etmeyip üzerini örttükleri ölçüde ayný deðirmene su taþýmaktadýrlar. Oportünizm konusundaki baþlýca yanýlgýlardan biri onun münhasýran iktidarýn ele geçirilmesi aþamasýnda veya belli baþlý siyasi sorunlar karþýsýnda kendini gösteren bir sapma olduðuna inanmaktan ileri gelir. Örgütsel sorunlarýn da politik sorunlar olduðunu unutanlardan Rosa Luxembourg; Rus sosyal demokratlarý arasýnda örgütsel sorunlar hakkýndaki tartýþma ve ayrýþma baþ gösterdiðinde örgütsel sorunlar hakkýnda oportünizm nedir anlamýyorum diyerek bu kavrayýþ eksikliðini itiraf etmiþti. Troçki de hayatý boyunca bu kavrayýþ kýtlýðýndan muzdarip olmuþtur. Ama bu sorun sadece oportünizm hakkýnda bir kavrayýþ eksikliði anlamýna gelmez. Aksine esas olarak baðrýnda oportünizme yer vermeyen ve iþçi sýnýfýnýn tümünü kucaklamayý hedeflemeyen, kendini sadece profesyonel devrimci militanlarla sýnýrlý tutan bir parti anlayýþý konusunda, yani Leninist parti anlayýþý konusunda bir kavrayýþ eksikliði demektir. Nitekim SBKP, SSCB veya Komünist Enternasyonal in gidiþatý hakkýndaki Troçkist eleþtiri ve uyarýlar hiçbir zaman Leninist parti anlayýþýnýn terk edilmesine dair eleþtiri ve uyarýlarý kapsamadý. Troçkistlerin Lenin sonrasý dönemde örgütsel konulara iliþkin eleþtirileri daima demokrasi eksikliði, bürokratizm, ikamecilik, jakobenizm vb. kavramlar etrafýnda þekillenmiþtir. Rosa Luxembourg unkiler de öyle. Baþkalarýnýn benzer deðerlendirme ve eleþtirilerine de ayný hassasiyet ve kuþkuyla yaklaþmak herhalde gereklidir. Ama ilginçtir ki, Lenin parti anlayýþýný ilk dile getirdiðinde onlarýn yaptýklarý eleþtiriler de bu çerçevedeydi. Bu bakýmdan, Lenin in ardýndan Troçki nin partinin yapýsý ve gidiþatý hakkýnda yaptýðý eleþtiriler, Leninizm in savunusundan ziyade, büyük ölçüde kendisinin Leninizm e yönelttiði eleþtirilerin (jakobenizm vb. kimi terimlerden arýndýrýlarak ve Leninizm in savunusu kisvesi altýnda) tekrarýný andýrýr. Zaten Rus Devrimi nin akýbeti üzerine tahlil yapan pek çok tarihçi de bu ilk tartýþmadan hareketle, Troçki nin yüzyýlýn baþýnda yaptýðý kehanetin gerçekleþtiðinden söz RSDÝP in Ýkinci Kongresi nde Troçki ile Lenin in yollarýnýn ayrýlmasýna neden olan baþlýca konu, parti anlayýþýna dair farklýlýklardýr. etmekte sakýnca görmemektedirler. Troçki Lenin in parti modeline karþý ilk polemiðinde bu modeli eleþtirirken, partinin sýnýf üzerinde, merkez komitesinin parti üzerinde ve sonuçta tek bir kiþinin hepsi üzerinde diktatörlüðüne varacaðýný söylemiþti. Sonradan kehanet diye adlandýrýlan bu tespitti. Doðrusu SSCB ve SBKP nin evrimine ve akýbetine yönelik liberal veya liberter eleþtirilerin büyük kýsmý da buna benzer deðerlendirmelerde buluþmaktadýr. Oysa bu, Ekim Devrimi nin zafere ulaþmasý ile onun rayýndan çýkmasýný ayný kefeye koymayý ve kopuþsuz tek bir süreç olarak ele almayý gerektirir. Victor Serge in benzer bir tartýþmada söylediði gibi, morgdaki kadavra üzerinden elde edilen bulgularla canlýnýn kim olduðu hakkýnda hüküm vermek gibi bir iþlemdir. Her halükarda bu tür bir iþlem sonucunda varýlabilecek sonuç son tahlilde böyle bir partiyle bu devrime kalkýþmamak gerekirdi türünden bir sonuç olabilir. Oysa zaten bu tür görüþler Ekim Devrimi öncesinde ve sonrasýnda oldukça yaygýndý; günümüze kadar da benzer kritik dönemeçlerde hiç eksik olmamýþtýr. Þu ya da bu gerekçeyle bir devrime kalkýþmamak gerektiði fikrinin bir devrime ne katabileceði sorusu ise hiç gündeme gelmez. Oysa Lenin in kalkýþ noktasý tastamam bu sorudur: devrimin bize neler öðrettiðinden ziyade bizim devrime neler öðretebileceðimiz/katacaðýmýz önemlidir Yine de Ekim Devrimi nin akýbetinin baþlýca sorumluluðunu, benzer nesnel koþullarýn pek çok yerde hatta bazen ziyadesiyle bulunmasýna inat, bu devrimin gerçekleþmesini saðlayan biricik belirleyici etken olan Lenin e ve onun parti anlayýþýna yükleme eðilimi oldukça revaçtadýr. Bu deðerlendirmeyi paylaþanlar sýk sýk Troçki ve Rosa Luxembourg un yirminci yüzyýlýn baþlarýnda Lenin in parti modeline yönelik eleþtirilerinden de esinlenip destek almaktadýrlar. Troçkistler Liberal Akýmlardan Kendilerini Ayýrdedemezler Her ne kadar Troçki döneminden sonra bir daha bu ilk eleþtirilerini yeniden ele alýp kullanmadý ve Stalin döneminden Lenin in parti anlayýþýný sorumlu tutan bir tek satýr yazmadýysa da, oldukça geniþ kapsamlý eserleri içinde bu konuda bir özeleþtiriye de rastlanmaz. Bu nedenle olsa gerek, Lenin in profesyonel devrimciler örgütü olarak tarif edilen parti anlayýþýnýn açýk seçik tanýmý ve savunusu da orada bulunmaz. Ayný nedenle, Troçkist akýmlar içinde liberal Leninizm eleþtirilerinin etkisi de hayli fazladýr. Bir kez Troçkistlerin Stalinizm diye vaftiz ettikleri oportünist eðilim; bürokratizm, ikamecilik, tepeden inmecilik, tek þef diktatörlüðü vb. terimlerle tanýmlamaya baþlandý mý, ayný sýfatlarý genel olarak Bolþevizm için kullanan liberal ve liberter çizgilerden ve genel olarak karþý-devrimci burjuva ideolojisinin terimlerinden kendini ayýrt etmek güçleþir, hatta imkansýzlaþýr. Kaldý ki Troçki nin Lenin in örgüt modeli hakkýnda 1900 lü yýllarýn baþýnda yaptýðý eleþtirilerin de ayný terimleri içermesi, bu güçlüðü katmerli hale getirmektedir. O nedenle söz konusu olan Stalinizm hakkýndaki tartýþmalar olduðunda Troçki ve Troçkistler sýk sýk liberal veya baþka burjuva akýmlarla ayný safa düþmektedir. Peki hýrsýzýn hiç mi suçu yok? diye soruyor Troçkistler. Bu Nasreddin Hoca masallarýnda sorulabilecek bir sorudur; üstelik hýrsýzýn kim olduðu konusunda bir çarpýtmayla maluldür. Pek çok Troçkist düþünür yahut çevre Dördüncü Enternasyonal geleneðine baðlý örgütlerin baþarýsýzlýðýný kah nesnel koþullarla, kah Stalinistlerin tertip ve saldýrýlarýyla açýklama eðilimindedir. Oysa bu iki bahanenin ardýnda yatan da baþlýbaþýna birer yanýlgýdýr. Her þeyden önce, devrim sorununu nesnel koþullara baðlamak Ýkinci Enternasyonal in mekanik evrimci bakýþ açýsýnýn bir ifadesidir. Troçki nin sürekli devrim teorisi de bugün Türkiye de sosyalist devrim perspektifini savunanlar gibi bu hatayla maluldür. Devrimde nesnel koþullarýn belirleyiciliðine dayanan ve öznel etkenin belirleyici rolünü küçümseyen bu bakýþ açýsý Troçkist etiketi taþýyan taþýmayan pek çok akýmýn ortak kusurudur. Ama Troçkist hareket söz konusu olduðunda bu bakýþ açýsý bir baþka yanýlsamaya daha hayat vermektedir. Troçkistler baþarýsýzlýklarýný daima nesnel koþullarýn elveriþsizliði ile açýklama alýþkanlýðýna sahiptirler. Buna karþýlýk bazen da tamamen öznelci bir baþka yanýlgýya savrulurlar. Bu baþarýsýzlýðý Stalinizm in marifetleriyle açýklamak adeta burjuva diktatörlüðü nedeniyle bir devrime önderlik edememekten söz etmek gibi bir tutumdur ve esasen devrimcilikle alakasý pek azdýr. Öte yandan bu baþarýsýzlýk nesnel koþullardan çok, bu hareketin kurucularýnýn ve takipçilerinin öznel zaaflarýyla iliþkilidir. Bu zaaflar örgütsel sorunlarda baþtan beri merkezci bir tutum; felsefi sorunlarda Avrupa-merkezci determinist bir anlayýþ; politik sorunlarda ise sol sosyal-demokratlýkla ve/veya popülizmle Bolþevik çizgi arasýnda salýnan bir merkezcilik olarak somutlanabilir. Troçkizmi sadece bir tür Stalin karþýtlýðý olarak tarif etme kolaylýðýna alýþmýþ olanlar için bu tarif anlamsýz gelebilir. Oysa Troçkizm in de bir türü olduðu merkezci oportünizmin bu biçimde tarif edilmesiyle Troçkist olma iddiasýnda olmayan, hatta aksini iddia eden pek çok akýmýn da ayný çerçevede tasnif edilebileceði görülebilir. Nitekim bunun somut örneklerini görmek için büyük gözlüklere ihtiyaç yoktur. Hatta seçimler vb. durumlarda yahut anti emperyalist sözüm ona enternasyonalist kampanyalar çerçevesinde pek çok merkezci oportünist akýmýn bu tür ortak paydalarda Troçkistlerle ayný çizgide buluþabildikleri ve/veya ittifak halinde bulunduklarý da görülmemiþ bir þey deðildir. Burjuva diktatörlüðünü alaþaðý etmek ve emperyalizme karþý mücadele etmek iddiasýyla yola çýkýp, ondan sonra bu hedefe doðru ilerleyemeyiþlerinin bahanesini Stalinistlerin baskýlarýyla açýklayanlarýn devrimci bir iddianýn taþýyýcýsý olmalarý mümkün deðildir.

18 Sayfa 18 Haziran Mayýs ý bir karnaval gibi geldi geçti. Yüzlerce sendika, örgüt ve parti bir renk ve pankart cümbüþü içinde katýldý 1 Mayýs a. Ýstanbul dan Ýzmir e, Bursa dan Lüleburgaz a, 1 Mayýslara katýlan tüm kesimler alanda kendi varlýklarýný göstermek için azami gayreti gösterdiler. Böylelikle Türkiye tarihinin belki de en renkli ve çeþitli 1 Mayýslarý yaþandý. Ancak 1 Mayýs a katýlan akýmlarýn iþçilerin birlik mücadele ve dayanýþma gününde ortak bir sýnýfsal tutum alma yönündeki giriþimleri, ayný akýmlarýn alanda kendilerini gösterme gayretkeþliðiyle ters orantýlý oldu. 1 Mayýs ta emekçilerin ve ezilenlerin ortak bir politik tutumu yoktu. Ortak bir tutum þöyle dursun ortada politik bir tutum bile mevcut deðildi. Pankartlar ve dövizlerin devrim ve sosyalizm mücadelesine iliþkin genel geçer þiarlarla dolu olmasýna karþýlýk, yaþadýðýmýz topraklardaki yakýcý siyasal sorunlara iliþkin þiarlar parmakla sayýlacak kadar azdý. Zaten Mayýsý ný bir karnaval yapan da bu içeriksiz ve siyasetsiz kof görsellikti. Aslýna bakýlýrsa benzer bir karnaval havasý 2011 ve Mayýsý nda da mevcuttu. Ancak 2010 da yýllar sonra Taksim e giriliyor olmasý, 2011 de ise Kürtçe nin miting kürsüsüne taþýnmasý, böylelikle Mayýsý ndan beri bekleyen hesabýn görülmüþ olmasý, bu havayý bir nebze kýrýyordu. Gelgelelim, Mayýs ý, bu türden herhangi bir etmenin yokluðunda, tümüyle bir karnavala dönüþtü Mayýs ýnda Türkiye nin dört bir yanýnda kitlesel mitingler düzenlense de ortada sözü edilecek bir içerik olmayýnca öne çýkan sadece mitinglerin kalabalýklýðý oldu. Aslýna bakýlýrsa mitingler her yerde, örneðin Ýstanbul da, kalabalýklaþmamýþtý. Burjuva basýnýn bu sene 1 Mayýs taki katýlýmý abartarak vurgulamasý ise, 1 Mayýslarýn kalabalýklaþmasýndan çok TÜSÝAD ýn kendi ihtiyaçlarýndan kaynaklanmaktadýr. 1 Mayýs ýn polisiye bir vaka olmaktan çýkmasý ve bir tatil günü olarak resmileþmesi, söz konusu kitleselleþmenin arkasýnda yatan temel etmendir. Bu kitlesellikten rahatsýz olan AKP nin 1 Mayýslarý zayýflatmak için Türk-Ýþ i kullanma hamlesi ise bu sefer ters tepmiþtir. Türk-Ýþ li sendikalarýn 1 Mayýs a katýlýmý deðil, AKP nin Türk-Ýþ ve 1 Mayýs üzerindeki etkisi zayýflamýþtýr. AKP nin, güdümündeki sendikacýlarýna kutlattýðý 1 Mayýs; devlet erkanýnýn yumurta tokuþturduðu resmi Newroz törenlerinden farksýz bir þekilde gerçekleþmiþtir. Gelgelelim Mayýsý ndaki kalabalýk, týpký önceki iki 1 Mayýs ta olduðu gibi, örgütlü bir kitle deðildi. Tersinden 1 Mayýs la nostaljik yahut platonik baðlar kuran kesimler alanýn çoðunluðunu oluþturuyordu. Ýstanbul ve Ýzmir de meydanýn birkaç kez dolup boþalmasý, örgütler ve sendikalar miting boyunca yerinde durduðuna göre, esas olarak bu turistik kafilenin hareketi yüzünden gerçekleþmiþti. Þiþli deki yürüyüþ kolunun alana saatlerce sonra girebildiði Ýstanbul 1 Mayýs ý bu bakýmdan çarpýcý bir örnek sunmaktadýr. Gecikme yürüyüþ kolunun kalabalýklýðýndan çok, mitingdeki kitlenin örgütsüzlüðünden ve denetimsizliðinden kaynaklanan sorunlarla ilgiliydi deki Gerileyiþin Sorumluluðu Kimde? Mayýsý nýn önceki iki 1 Mayýs a kýyasla daha geri bir 1 Mayýs olmasýnda belirleyici olan odaðýnda BDP nin durduðu kesimlerin 1 Mayýs alanýndaki duruþuydu da Taksim in, 2011 de 1 Mayýs kürsüsüne vurulan zincirlerin kýrýlmasý bu kesimlerin gerektiði takdirde 1 Mayýs ý örgütleme sorumluluðunu üstlenmesiyle ilgiliydi. Bu sene Ýzmir deki 1 Mayýs kürsüsünde de Kürtçe ye yönelik sansürün kýrýlmasý bu seneki dinamiklerden ziyade geçen seneki bu geliþmelerin etkisi nedeniyle oldu yýlýnda ise bu tablodan eser yoktu. Geçtiðimiz senelerde eylem ve etkinliklerde birlikte hareket eden güçlerin neredeyse tamamý bu yýl Halklarýn Demokratik Kongresi nin (HDK) bileþeni idi. HDK önceki eylem birliklerinden çok daha geliþkin ve eylemli bir zemin oluþturma iddiasýný taþýsa da, 1 Mayýs ta bu iddiayla baðdaþmayan bir tablo sundu. HDK bileþenleri 1 Mayýs ý örgütlemek için ortak bir irade göstermek þöyle dursun alanda ortak bir yürüyüþ kolu dahi oluþturamadý. Plansýzlýk ve iddiasýzlýðýn sonucu olarak Ýstanbul daki mitinge her bileþen kendine uygun bir yerde katýldý. HDK bileþenleri kortej birliðinin yaný sýra bir tutum birliði de saðlayamadý, ortak siyasal þiarlarý öne çýkarmak yerine kendi aralarýnda kendi önceliklerine göre, sol içinde hiç kimsenin sorgulamadýðý, bir iþ bölümüne gittiler. EMEP iþçilerle ilgili talepleri öne çýkarýrken, BDP de Kürtlerle ilgili talepleri öne çýkardý. Böylelikle 1 Mayýs a damgasýný vuracak ortak bir politik müdahale fýrsatý kaçýrýlmýþ oldu. mücadele ve çekiþmelerde dezavantajlý pozisyona geldiði için geriliyor. Aslýna bakýlýrsa AKP nin gerileyiþi bugünkü saldýrgan politikalarýndan çok daha önce baþlamýþtý. AKP açýlým politikalarý ile Kürtleri teslim almayý baþaramadý, böylelikle Amerika nýn Kürt politikasýný hakkýyla yerine getiremedi; TÜSÝAD ýn iþbirliði yaptýðý uluslararasý finans kapital için kullaným deðerini yitirerek gereksizleþti; en büyük dayanaðý olan Fethullah Gülen Cemaati yle ise 12 Eylül rejiminin rantýný kimin yiyeceði konusunda çatýþmalara girmeye baþladý. Böyle bir AKP elbette gerileyecekti. Bu tespitleri 2009 dan beri döne döne tekrarlayan KöZ, Erdoðan ýn hanesine parlak bir baþarý olarak yazýlan 2011 seçimlerinden beriyse AKP nin gerilediðini daha vurgulu bir þekilde ifade etmiþ; seçimdeki oy artýþýnýn AKP nin gerileyiþini gizleyemediðini belirtmiþti. Bugün sol içerisinde AKP nin düþüþe geçtiðini görenlerin sayýsý bir nebze arttý. Ne yazýk ki bu tespitler de burjuvazi tarafýndan açýklanan kamuoyu yoklamalarýnýn sonuçlarýna baðlý olarak þekilleniyor. Anketlere, itibar barometrelerine baðlý olarak tahlil yapan sol, AKP nin gerileyiþini ve bunun yarattýðý muazzam olanaklarý da görmüyor elbette. Bu nedenle de AKP nin saldýrýlarý hakkýnda konuþanlar, AKP nin demokratik maskesinin düþtüðünü, þiddet politikalarýna dönüþ yaptýðýný söylemenin ötesine geçemiyorlar. AKP nin Sertlik Siyaseti Bir Çözüm Olamaz AKP nin demokrat maskesinin düþmüþ olmasý çoktandýr doðrulanmýþ bir tespit olsa da artýk bu denli ayyuka çýktýðý için hiçbir geliþmeyi aydýnlatmayan, hatta tersine AKP nin açmazlarýnýn üstünü örten bir tespittir. Her þeyden önce, AKP saldýrganlaþtýkça kendisinin zaten sýnýrlý kalan uluslararasý kredisini daha hýzlý bir þekilde sýfýrlamaktadýr. Zira AKP nin hükümet olmasý Amerika nýn onayý ve desteði ile gerçekleþmiþtir. Bu onay ve desteðin baþlýca koþullarýndan biri ise Amerika nýn Kürt sorununa iliþkin çözüm planýný uygulamaktýr. Öðeleri arasýnda Kürdistan sorununu Kürt sorununa indirgeyip, PKK yi silahsýzlandýrarak bölgeyi uluslararasý sermayenin rahatça dolaþmasýna elveriþli hale getirmeyi içeren bu plan Amerika açýsýndan gündemden düþmemiþ olsa bile AKP eliyle yürütüldüðü þekliyle çoktan duvara toslamýþtýr. Ancak AKP nin bugüne kadar KCK operasyonu kisvesi altýnda BDPlilere yönelik yürüttüðü saldýrýlarý Roboski Katliamý nda olduðu üzere geniþletmesi AKP nin zaten açýk olan baþarýsýzlýðýný tümden tescilleyecektir. Dahasý AKP özellikle Kürt illerindeki saldýrgan politikalarýný sürdürdüðü oranda, kitlelerin kendisinden kopuþu hýzlanacak, böylelikle bölgede anlamlý bir varlýðý olan tek burjuva partisi olma özelliðini de yitirecektir. Bu durum sadece AKP ye yönelik emekçi desteðinin azalmasý anlamýna gelmez, ayný zamanda AKP nin emperyalistler ve onlarýn yerli ortaklarý açýsýndan gereksizleþmesi anlamýna gelir. Kürtaj Tartýþmalarý AKP nin saldýrganlaþtýkça, baský ve katliam politikalarýný açýktan savunan yeni çizgisini kendisinin eski, sözümona tüm kesimleri kucaklayýcý, barýþtan, huzurdan ve tüm liberal deðerlerden yana bir dille savunmasý da mümkün olmuyor. Bu durum; AKP nin eski Milli Görüþçü diline dönmesini, daha geleneksel ve otoriter deðer yargýlarýna sýk sýk gönderme yapmasýný, aslýna rücû etmesini gerektiriyor. Bugünkü kürtaj tartýþmasýný tam da bu gözle deðerlendirmeli. 34 köylünün öldürülmesini sorumluluðunu üzerinde taþýyan Erdoðan ve hükümeti bu sorumluluðunu unutturup gündemi saptýrmak için kadýnlarýn karþýsýna kürtaj yasaðýyla çýktý. Geçen sene BDP nin dinsizliðini ve Zerdüþtlüðünü kanýtlamak için kampanya yürüten AKP ayný kampanyanýn bir benzerini yine dini motiflerle bezeli bir kürtaj karþýtlýðýyla yürütüyor. Ancak bu yýlki giriþiminin de Erdoðan ýn ayaðýna dolanacaðýný görmek için kahin olmaya gerek yok. Her þeyden önce Erdoðan ýn Roboski yi unutturmak için dini duygularýný istismar etme gayretinde olduðu kesimler Türkiye nin büyük þehirlerinde yaþayan Kürt emekçilerden oluþmaktadýr. Ancak bu kesimlerin ulusal ve kültürel kimliklerinin dini kimliklerine aðýr bastýðý kesin gibidir. Zerdüþtlük meselesinde dahi AKP nin propagandasýna itibar etmeyen bu kesimlerin Roboski gibi AKP nin açýk seçik sahiplendiði bir katliamdan sonra, AKP nin yanýnda kalmasý mümkün deðildir. Ayrýca kürtajý tam da Roboski gibi bir katliamdan sonra hatýrlayan Erdoðan ýn kendi çekirdek tabanýndaki Kürt olmayan kesimleri bile bu konudaki samimiyetine ikna etmesi güçleþmektedir. Öte yandan AKP nin pervasýzca kürtaj konusu üzerine yürümesi, açýlým demagojilerine kanýp bir dönem boyunca kendisine umut baðlamýþ olan ve kendisinden uzaklaþan liberal kesimlerden de umudunu kesmekte olduðunun bir iþareti olarak görülmelidir. Kürt seçmeninden umudunu kestikçe saldýrganlaþýp MHP nin söylemini benimseyen AKP, þimdi de liberal seçmenden umudunu kesince Has Parti ye daha uygun bir söylem benimsemektedir. Böylece kendi seçmen kitlesini bu rakiplerinin menziline sokarken, zayýfladýkça onlara doðru bir kayýþ olmasýnýn yolunu kendi elleriyle döþemektedir. Kýsacasý bugüne kadar merkez zeminde siyaset yapan bu kitleyi kazanmak için mesajlar veren AKP, zayýfladýðý oranda bu zeminden çekilmektedir. Bu zeminde siyaset yapmak içinse diðer burjuva partilerine gün doðmaktadýr. Solun CHP Körlüðü Bu partilerin baþýnda ise CHP gelmektedir. Zira ABD emperyalizmi ve TÜSÝAD tarafýndan AKP nin yedek lastiði görevine hazýrlanan parti CHP den baþkasý deðildir. KöZ ün arkasýnda duran komünistler de son üç yýldýr söz konusu projeden söz etmesine karþýn, solun geniþ kesimleri bu açýk seçik geliþme karþýsýnda da tümüyle bir körlük içerisindedir. AKP nin gücünü mutlaklaþtýrma pahasýna abartma eðilimine girenler, bu eðilimlerine paralel olarak CHP nin gücünü, güçlenerek emekçi hareketinin önüne dikilecek bir engel olma potansiyelini küçümsemekte, emperyalistlerin bu doðrultuda yaptýklarý planlarýysa göz ardý etmektedirler. CHP nin ne olduðu zaten belli!, CHP bir daha asla toparlanamaz saptamalarý genellikle bu küçümseyici tutumun kýlýfý olarak kullanýlmaktadýr. Aslýna bakýlýrsa bu küçümseyici tutum bir

19 Haziran 2012 Sayfa 19 körlüðün deðil pragmatik hesaplarýn ürünüdür. CHP yi eleþtirmekten çekinenler onun emperyalizmin dümen suyunda gitmeye talip olduðunu görmedikleri için deðil, CHP nin etkisi altýndaki kitleye yine bu partinin imkânlarýný kullanarak ulaþmaya çalýþtýklarý için CHP yi önemsemez görünmektedirler. Solun buz gibi CHP nin denetiminde bir sendika olan DÝSK e yaklaþýmý da bu tutumun en açýk kanýtýdýr. Halbuki, CHP kendisini yok sayanlara inat düzen siyaseti içindeki muhalefet boþluðunu nasýl doldurduðunu dosta düþmana göstermektedir. Burjuva siyasetinde merkezi adým adým boþaltan AKP nin açýðýný kapatmak için gayret gösteren CHP nin son Kürt manevrasý, bu boþluðu nasýl dolduracaðýnýn iyi bir örneðidir. Roller Deðiþirken: CHP nin Kürt Manevrasý Bugüne kadar burjuva siyaset sahnesine Kürtlere iliþkin sorunlar gündeme geldiði zaman inisiyatifi elinde tutan AKP, bu inisiyatife savunmacý bir tepki veren ise CHP idi. Deniz Baykal dönemi için alýþýlageldik bir döngü olan bu durum CHP nin stepne görevine hazýrlandýðý son üç yýlda da sürdü. Öyle ki son Dersim tartýþmalarýnda bile Kemalist rejimin katliamlarýna göstermelik de olsa yüklenen hükümetteki AKP, kekeleyen ise muhalefetteki CHP olmuþtu. Ýþte geçtiðimiz hafta CHP nin AKP ye sunduðu öneri paketiyle birlikte bu tablo tersine çevrilmiþtir. Söz konusu öneri paketinin Kürtlerin sorunlarýna çözüm bulacak bir yönü yoktur elbette. Ancak böylesine pespaye bir raporun hazýrlanmasýnýn yarattýðý heyecan dalgasý bile emekçiler nezdinde CHP nin itibarýnýn ne kadar da çabuk artacaðýný gösteriyor. Görüþmenin öncesinin ve sonrasýnýn gösterdiði üzere artýk önerilerde bulunan taraf CHP; türlü bahanelerle iþi yokuþa süren taraf ise AKP dir. Bu duruma ise þaþýrmamak gerekir zira artýk, ordu da dahil olmak üzere, devletin içinde günah keçisi kalmadýðýndan Roboski Katliamý yla birlikte AKP bir sýnýr çizgisini geçmiþtir. Kendi içindeki kademeli tasfiye operasyonlarýyla örgütsel ayakbaðlarýndan kurtulan CHP ise ters yönde ilerleyerek daha ferah muhalefet etme imkânýna kavuþmuþtur. Bundan böyle çözüm önerisi için bastýran CHP, türlü bahanelerle bu önerileri savuþturmaya çalýþan AKP olacaktýr. CHP ye Eleþtirel Destek Sunan Bindiði Dalý Keser CHP, siyasetsiz kalan AKP yi türlü önerilerle sýkýþtýrýp onun en güçlü silahýný elinden almak için çýkýþlarda bulunurken BDP nin pozisyonu ise CHP nin demokratik bir muhalefetin sözcüsü olma giriþimlerine eleþtirel destek vermekle sýnýrlý kalmaktadýr. Demirtaþ ýn CHP nin çýkýþýný önemsiyoruz ama CHP net olmalý yönündeki demeçleri de bu tutumun karþýlýðýdýr. Kuþkusuz, BDP nin CHP ye sunduðu destek aslýnda CHP nin tutarsýzlýklarýný sergilemeyi, böylelikle CHP yi içeriden eleþtirerek CHP yi kendi tabanýnýn gözünde yýpratmayý hedefleyen bir destektir. Ancak verili koþullar altýnda bu desteðin hem gereksiz hem de ters tepecek bir destek olduðu açýktýr. Gereksizdir, zira halihazýrda CHP nin zaten emekçiler gözünde bir itibarý yoktur. Bilakis Kýlýçdaroðlu Kürt projesi benzeri giriþimlerle yitirilmiþ itibarý kazanmaya çalýþmaktadýr. BDP nin sunduðu türden bir destek ise CHP yi yýpratmak þöyle dursun ona bu itibarý daha kolay kazandýrtacaktýr. Ters tepecektir, çünkü CHP nin projesi BDP yi ekarte ederek muhalefet boþluðunu doldurmaktýr. Dolayýsýyla CHP yi demokratik hak ve özgürlükler sorununda daha fazla söz ve sorumluluk almaya davet etmek, BDP için bindiði dalý kesmek anlamýna gelecektir. 1 Mayýs ta Kaçýrýlan Fýrsat ABD ve TÜSÝAD, CHP yi AKP ile didiþe didiþe burjuva siyasetini istikrarsýzlaþtýrsýn diye deðil, AKP nin denetleyici ve dengeleyici muhalefeti, daha ilerisi için de yedeði olsun diye desteklemektedir. Öyleyse CHP nin güçlenmesinin Türkiye deki siyasal kriz dinamiklerini keskinleþtirmeyip, bu dinamiklerin önünü keseceðini öngörmek gerekir. Bu dinamiklerin önünün kesilmesinin koþulu ise baþta BDP gelmek üzere emekçilerin ve ezilenlerin örgütlenmelerinin siyaset alanýnýn daraltýlmasýdýr. Durum böyleyken odaðýnda BDP nin olduðu emekçi ve ezilen örgütlerinin yapmasý gereken CHP yi öne çýkmasý için teþvik etmek, onu bu þekilde eleþtirmeyi ummak deðil; Türkiye deki demokratik hak ve özgürlükler sorunlarý konusunda inisiyatifi ele almak ve daha enerjik bir muhalefeti örmek olmalýdýr. Geçtiðimiz yýlýn sonundaki Dersim Katliamý tartýþmasý, böyle bir muhalefetin nasýl olmayacaðýný göstermiþtir de ayný durum Roboski den sonra gerçekleþmektedir Mayýslarý nda Roboski Katliamý nýn hesabýný sormaktan söz eden pankart sayýsýnýn parmakla sayýlacak kadar olmasý da ayný duruma iþaret etmektedir. Ezilen ve emekçiler þu anda Roboski meselesini, ister Wall Street Journal isterse de CHP nin kýrmýzý dosyasýyla gündeme gelsin, ancak hakim sýnýflar gündem ettikleri zaman hatýrlamakta ve hem geçici hem de etkisiz tepkiler üretmektedirler. KöZ ün arkasýnda duran komünistler 1 Mayýs ta Roboski ile iþçi cinayetlerinin hesabýnýn birlikte sorulmasý gerektiðini söylerken bu tablonun deðiþtirilmesini mümkün kýlacak bir fýrsata iþaret ediyorlardý. Ancak solun geniþ kesimleri bu çaðrýya kulak týkadý. Böylelikle iþçi hareketin ve solun kendi gündemini yaratmasý fýrsatý kaçýrýlmýþ oldu. Dolayýsýyla Wall Street Journal in sýzdýrmasýyla tekrar gündeme sokulan Roboski tartýþmalarýnda sol bir kez daha seyirci kalmýþ oldu. Emekten ve Ezilenlerden Yana Güçler HDK nin Ýçine Gömülmemeli CHP gerileyen AKP nin yedeði olma yolunda ilerlerken solun sessizliðinin ve gündemsizliðinin sorumluluðu elbette geçmiþte olduðu gibi bugün de odaðýnda BDP nin durduðu emekçi ve ezilen hareketinde aranmalýdýr. Geçmiþte siyaset sahnesindeki her türlü krizi istismar edilip, emekçi ve ezilen örgütlerine yönelik bir dizi saldýrýnýn boþa çýkartýlmasý nasýl bu kesimlerin basiretli tutumundan kaynaklanmýþsa bugünkü atalet de esas olarak ayný kesimlerin hareket tarzýndan ve önceliklerinden kaynaklanmaktadýr. Önce 2007 ve 2009 seçimlerinde, sonra 2010 referandumunda, en son da 2011 genel seçimlerinde söz konusu kesimler eylemli ittifak platformlarý kurmuþlar, seçimlerdeki birliklerini seçim sonrasý süreçlere de eylemli bir þekilde taþýma baþarýsýný göstermiþlerdi. Böylelikle emekçilerin parlamentodaki vekilleri ile sokak arasýnda yeterli olmasa da asgari bir bað kurulmuþ, ezilenlerin hareketi için ön açýcý bir sürecin yolu döþenmiþti. AKP nin demokratikleþme açýlýmýnýn önce tökezleyip sonra da duvara toslamasýnýn esas olarak bu döneme denk gelmesi de bu bakýmdan tesadüf deðildi. Gelgelelim, 2011 seçimlerinden bu yana, seçimler zemininde boy veren bu ittifaklarý güçlendirip kalýcýlaþtýrmak adýna bir kongre perspektifi ortaya atýldý. Bu perspektifin bir sonucu olarak da Halklarýn Demokratik Kongresi kuruldu. KöZ bu sürecin baþýndan beri Halklarýn Demokratik Kongresi nin kendisini bir çatý partisinden ayýramadýðýný, böylelikle de hem aynýlarý ayný yerde toplayacak olan bir çatý partisinin kurulmasýný engelleyeceðini hem de emekçilerin ve ezilenlerin eylemli birliðini daraltacaðýný ifade etti. Ayný gerekçeden ötürü kendini Halklarýn Demokratik Kongresi nden ayrý tutmaya özen gösterdi. HDK nin kuruluþ kongresi ve 1. Genel Kurul u arasýnda geçen dokuz aylýk zaman dilimi bu tespitleri tümüyle doðrulamýþtýr. Adý kongre olmasýna raðmen esas kaygýsý bir çatý partisi oluþturma olan hareket, geçen süre içerisinde gittikçe içe kapanmýþ; kendi iç tartýþmalarý ve toplantýlarý nedeniyle siyasal gündemleri daha fazla ýskalamaya baþlamýþtýr. Yapýlan eylemlerse iyiden iyiye sembolik bir niteliðe bürünmüþtür. Özellikle de 2012 Ýstanbul 1 Mayýs ý bu yönelimi benimseyen HDK nin sadece kitle hareketini birleþtirmede deðil, ayný zamanda partileþme konusunda da hedefine ulaþamayacaðýný göstermektedir. Zira 1 Mayýs ta ortak bir þiarda buluþup ortak bir plan yapýp ortak bir kortej düzeni oluþturamayanlarýn sýnýr çizgileri ne kadar gevþek çizilirse çizilsin- ortak bir parti zemininde buluþmalarý düþük bir ihtimaldir. HDK nin 1. Genel Kurul unun, HDK nin gerek bir partiye ulaþma gerekse de bir kitle hareketi yaratma konusundaki sýkýntýlarýnýn daha fazla dile getirildiði bir genel kurul olmasý da KöZ ün bu tespitlerini güçlendirmektedir. Ayný Genel Kurul da alýnan partileþme kararý HDK nin dertlerine deva olmayacaðý gibi tersinden HDK nin ne olduðuna dair belirsizlikleri iyiden iyiye büyütecek, nihayetinde de baðrýndaki ve menzilindeki sýnýrlý sayýdaki kitle örgütünü iyiden iyiye çevresinden uzaklaþtýracaktýr. HDK nin geliþiminin nereye varacaðý sorusu kuþkusuz HDK nin bileþeni olan güçlerin kendileri tarafýndan sorulup yanýtlanmasý gereken bir sorundur. Ancak bir baþka soru, CHP nin burjuva siyasetindeki muhalefet boþluðunu doldurmasýnýn nasýl engelleneceði sorusu; HDK nin içinde olsun dýþýnda olsun emekçiler ve ezilenler arasýnda çalýþma yürüten tüm güçlerin kendilerine sormasý gereken bir sorudur. Örgütsel Gündemler Emekçi Muhalefeti Örme Görevinin Önüne Geçmemeli Sorunun yanýtý ise açýktýr. Sol güçlerin kendi örgütsel gündemleri, ortak bir emekçi muhalefeti örme yönündeki kaygýlarýn önüne geçmemelidir. Çatý partisi isteyen çatý partisini tartýþmalý ve planlamalýdýr. Fakat solun tüm güçlerinin emekçilerin eylemli savunma hattýný örme sorumluluðu vardýr. Yerel seçimlere bir yýllýk bir sürenin kaldýðý, düzen partileri arasýndaki rekabetin ve çekiþmenin giderek artacaðý bir süreçte böyle bir eylem birliðini erkenden oluþturmak hem AKP nin saldýrýlarýna yanýt vermek hem de CHP nin muhalefet ataklarýný etkisizleþtirmek için yaþamsal önem taþýyor. Yerel seçimler daha da yaklaþtýðýnda bir seçim ittifaký öyle ya da böyle kendini dayatacaktýr. Ancak bugünden solun ve ezilenlerden yana kitle örgütlerinin en geniþ kesimlerinin eylemli birliði saðlanamazsa, söz konusu eylem birliði burjuvazinin seçim gündemi vesilesiyle yumurta kapýya dayanýnca tartýþýlmaya baþlanýrsa solun seçimlerdeki pozisyonu da bugün Roboski meselesinden farklý olmayacaktýr. Tek farkla ki karþýsýnda çok daha donanýmlý bir CHP bulacaktýr. Yerel seçimlerin hüsranla deðil emekçilere güven veren bir zaferle sonuçlanmasý için haklar ve özgürlükler mücadelesinin temel talepleriyle, iþçi sýnýfýnýn gündelik sorunlarýndan kaynaklanan talepleri birleþtirmek gerekir. Bu bakýmdan Ýþ cinayetleri ve Roboski nin hesabýný soralým þiarý 1 Mayýs geçti diye güncelliðini yitirmiþ deðildir. Tam tersine bu talepler ekseninde yürütülecek bir mücadelenin aciliyeti daha da artmýþtýr. KöZ ün arkasýnda duran komünistler 1 Mayýs ta olduðu gibi bundan sonraki dönemde bu aciliyetin gereklerine uygun þekilde hareket edecekler.

20 Ýstanbul'da 1 Mayýs ÝSTANBUL Lüleburgaz'da 1 Mayýs ÝZMÝR Ýstanbul da 1 Mayýs 4 sendika konfederasyonu tarafýndan örgütlendi. Taksim Meydaný ndaki miting için üç ayrý güzergâhta, dört yürüyüþ kolu oluþtu. Þiþli, Tarlabaþý ve Gümüþsuyu kollarýndan yüründü. Türk-Ýþ, Hak-Ýþ, Kamu-Sen ve Memur-Sen gibi konfederasyonlar ise bu yýl 1 Mayýs'ý Ankara da bakanlarla kutladý lar. Ýstanbul'daki mitingin Þiþli güzergâhýnda DÝSK ve Sendikal Güç Birliði'nin baþta yer aldýðý iki yürüyüþ kolu vardý. Þiþli kolundan DÝSK, Sendikal Güç Birliði Platformu, Oyuncular Sendikasý, direniþteki Hey Tekstil iþçileri, Ruhi Su Dostlar Korosu, Beþiktaþ, Galatasaray ve Fenerbahçe nin taraftar gruplarý, Halk Cephesi, Kaldýraç, Partizan, Mücadele Birliði, BDSP, DHF, Mücadele Birliði Platformu, ESP, SDP, Ýþçi Mücadele Derneði ve Devrimci Hareket, KöZ, yaklaþýk olarak 10 kitle örgütünün ortak 1 Mayýs pankartý açtýðý Kent Hareketleri yürüdü. Sabah erken saatlerde yürüyüþ kolunda buluþuldu. Halaylar çekildi. Sloganlar atýldý. Þiþli kolunda yürüyüþün erken baþlamasý gerekiyordu. Ancak yürüyüþüne gibi baþlandý. Saat gibi ise alana girilmeye baþlandý. s. 3 1 Mayýs Ýzmir'de on binleri buluþturdu Ýzmir de 1 Mayýs ý Bölme Giriþimi Suya Düþtü AKP nin TÜRK-ÝÞ, HAK-ÝÞ, Kamu-Sen ve Memur-Sen eliyle 1 Mayýs ý bölme planýný hayata geçirmek istediði kentlerden biri olan Ýzmir de Türk-Ýþ, Kamu-Sen ve Birleþik Kamu-Ýþ ayrý bir 1 Mayýs kutlamak üzere Bornova Meydaný için baþvuru yapmýþ fakat Türk- Ýþ e baðlý sendika þubelerinin güçlü itirazlarý bu planý bozmuþtu. Türk-Ýþ þubelerinin Gündoðdu daki mitingte yer alacaklarýný duyurmasý Taksim den kaçan Türk- Ýþ Genel Sekreteri Mustafa Kumlu nun Ýzmir deki mitingten de çark etmesini saðlamýþtý. Gündoðdu ya Yoðun Katýlým KESK, DÝSK, TTB, TMMOB ve Türk-Ýþ in örgütleyicisi olduðu Gündoðdu Meydaný nda gerçekleþen 1 Mayýs mitingi, öðlen saatlerinden miting sonuna kadar alanýn tekrar tekrar dolup boþaldýðý bir kitlesellikle gerçekleþti. Alana, Alsancak, Konak ve Basmane den hareket eden üç koldan giriþ yapýldý. Yoðun katýlým arama noktalarýnda yýðýlmaya sebep olurken kortejlerin alana giriþleri sarktý. Özellikle Konak kolunun sonundaki kortejlerin alana giriþi saat 15:00 i buldu. Her ne kadar bu 1 Mayýs da asýl sahipleri tarafýndan örgütlenmese de ve kürsü mitingin tertipleyicisi sendika bürokrasisinin vesayetinden muaf olmasa da bir takým ilerlemeler kat edildiði de muhakkaktý. Saygý duruþunun ardýndan Enternasyonal in çalýnmasý, 'Devrim Þehitleri Ölümsüzdür' sloganýnýn atýlmasý, yine kürsüden Kürtçe selamlama gerçekleþtirilmesi ve akabinde 'Biji Yek Gulan!' sloganý atýlmasý gibi uzun yýllar 1 Mayýs kürsülerinde rastlanýlmayan bir dizi olumlu geliþme yaþandý. Tertip komitesi adýna ortak açýklamayý Billur Tuz Direniþi nden bir kadýn iþçisinin okumasý da bir diðer olumluluktu. s. 3 Bursa'da 1 Mayýs Bursa da bu yýl KESK, TMMOB, devrimci kurumlar ve demokratik kitle örgütlerinin organize ettiði 1 Mayýs mitingi dýþýnda, AKP güdümlü Türk-Ýþ ayrý miting düzenledi. geçti. s.4 Ankara'da 1 Mayýs Ankara da, Mayýs ý iki ayrý mitinge sahne oldu. DÝSK, KESK, TMMOB ve TTB nin örgütleyicisi olduðu 1 Mayýs mitingi, Sýhhiye Meydaný'nda kutlandý. s. 4 Lüleburgaz'da 1 Mayýs Lüleburgaz da Mayýs ý için Hükümet Konaðý'nýn önünde toplanýldý. 1 Mayýs ta Anadoluda Yaþam Kooperatifi'nin pankartý arkasýnda yürüdük. s. 4 Okmeydaný'nda 1 Mayýs 1 Mayýs için bu yýl da Okmeydaný nda afiþ ve pankartlarla hazýrlýk yaptýk. 'Yaþasýn 1 Mayýs / Bijî Yêk Gûlan' yazýlý afiþleri mahalledeki birçok noktaya yaptýk. s.5 Mudanya'da 1 Mayýs Kendi yerelliðimizde geleneksel hale gelen 1 Mayýs kutlamalarýnýn bu sene dördüncüsünü gerçekleþtirdik. s.4 Finike'de 1 Mayýs Bu yýl Demokratik Güç Birliði Platformu olarak 1 Mayýs çalýþmalarýmýza 1 ay önceden baþladýk. Haftada yerine göre 2 kez toplantýlar yaptýk. s.2 KOMÜNÝST KÖZ SÜRELÝ AYLIK SÝYASÝ GAZETE SAHÝBÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ: ÞÜKRÜ DEMÝR YÖNETÝM YERÝ: RASÝMPAÞA MAHALLESÝ SÜLEYMAN BEY SOKAK NO:6/1 KADIKÖY / ÝSTANBUL. TEL: WEBSÝTE: / BASILDIÐI YER: ÖZDEMÝR MATBAASI DAVUTPAÞA CADDESÝ GÜVEN SANAYÝ SÝTESÝ C BLOK NO:242 TOPKAPI/ÝSTANBUL TEL:

Troçkistler ve Troçkizm Karþýtlarýný Buluþturan Sürekli Devrim Efsanesi Sürekli devrim teorisi herhalde Troçkizmle özdeþ kabul edilen baþlýca kavramlardandýr. Hatta Lenin sonrasý sosyalist kuþaklar arasýnda

Detaylı

BDP ye Yönelik Saldýrýlara Son! KCK Davasý Tutuklularýna Özgürlük!

BDP ye Yönelik Saldýrýlara Son! KCK Davasý Tutuklularýna Özgürlük! TROÇKÝZM DOSYASI Bugün troçkizm konusunda Türkiye solunun zaaflarýný irdelemek ve troçkizmin bir politik akým olarak nasýl bir oportünist merkezciliði ifade ettiðine ýþýk tutmak oportünizme ve tasfiyeciliðe

Detaylı

Ýstanbul hastanelerinde GREV!

Ýstanbul hastanelerinde GREV! Ýstanbul hastanelerinde GREV! Onaylayan Administrator Wednesday, 20 April 2011 Orijinali için týklayýn Doktorlar, hemþireler, eczacýlar, diþ hekimleri, hastabakýcýlar, týp fakültesi öðrencileri ve taþeron

Detaylı

27 Mayýs ýn Ardýndaki «Kürt Sorunu» Anlaþýlmadan 71-72 Kopuþu da Kavranamaz AYLIK KOMÜNÝST GAZETE FÝYATI: 1 TL (KDV DAHÝL) SAYI: 6 MAYIS 2008 Neredeyse yarým yüzyýl önce gerçekleþen 27 Mayýs darbesi, uzunca

Detaylı

Savaþýn Muhatabý Barýþýn da Muhatabýdýr

Savaþýn Muhatabý Barýþýn da Muhatabýdýr YIKIMLARA KARÞI BÝRLEÞELÝM MÜCADELE EDELÝM! Sultanbeyli de Kentsel Dönüþüme Karþý Halk Toplantýsý Kitle Örgütlerinin Dayanýþmasý, Geleneksel Yaz Pikniðine Taþýndý Sultanbeyli Yavuz Selim Mahallesi'nde

Detaylı

Ermeni Sorunu Hakkýnda Söylenmeyenler Fransýz Ulusal Meclisi Ermenilere 1915 te yapýlan soykýrýmý inkar edenlerin suç iþlemiþ kabul edilmesini öngören bir yasayý onayladý. AYLIK KOMÜNÝST GAZETE FÝYATI:

Detaylı

AYLIK GAZETE FÝYATI: 1 TL (KDV DAHÝL) SAYI: 17 EYLÜL 2010 Komünist Manifesto yu ezbere bilen bir oportünist Referandum sürecinde solun Evet veya Hayýr kamplarýna karýþan kesimleri kendi pozisyonlarýný

Detaylı

Bugün 15-16 Haziranlar Neden Güncel ve Nasýl Mümkündür? 19 Haziran günü Maltepe de 15-16 Haziran olaylarýný anmak için Bugün 15-16 Haziranlar Neden Güncel ve Nasýl Mümkündür? adlý yaklaþýk yüz kiþinin

Detaylı

Kuruluþunun 90. Yýlýnda TKP'nin Mirasýna Nasýl Sahip Çýkýlýr 28 Ocak tarihiyle TKP yi Türkiye ye getirmek için bindikleri gemide Mustafa Suphi ve on beþlerin Kemalistler tarafýndan katledilmesinin yýldönümü

Detaylı

AYLIK KOMÜNÝST GAZETE FÝYATI: 1 TL (KDV DAHÝL) SAYI: 4 OCAK 2008 Ýlk Dört Kongreyi Savunmak Stalin i Karalamanýn Kýlýfý mýdýr? KöZ rehberinin Komünist Enternasyonal in ilk dört kongresi olduðunu söylerken

Detaylı

AYLIK KOMÜNÝST GAZETE FÝYATI: 1 YTL (KDV DAHÝL) SAYI:5 MART 2008 Tasfiyeci Rüzgarlar Þiddetlenirken Kim Hangi Yolda Yürüyor? (2) Geçtiðimiz sayýda belirttiðimiz gibi, Hangi Yolda Yürüyoruz baþlýklý makalede

Detaylı

Çatý Partisini Eleþtirmenin Dayanýlmaz Hafifliði Çatý partisi tartýþmalarý; üçüncü cephe, çatý partisi, sadece koordinasyon iþlevi görecek geniþ iþlevi olmayan bir çatý partisi, çatý partisine giderken

Detaylı

mmo bülteni ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... nisan 2005/sayý 83

mmo bülteni ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... nisan 2005/sayý 83 ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... 2 Mart 2005 Hürriyet Gazetesi Oto Yaþam Eki'nin Editörü Ufuk SANDIK, "Dikiz Aynasý" köþesinde Oda Baþkaný Emin KORAMAZ'ýn LPG'li araçlardaki denetimsizliðe

Detaylı

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Yargýtay Kararlarý T.C Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Davalý þirketin ayný il veya diðer illerde baþka iþyerinin

Detaylı

Saðlýk çalýþanlarý GöREV'de

Saðlýk çalýþanlarý GöREV'de Saðlýk çalýþanlarý GöREV'de Onaylayan Administrator Wednesday, 20 April 2011 Orijinali için týklayýn Saðlýk emekçilerinin 2 gün süren grevleri baþladý. Ülke genelindeki hastanelerin nereyse tamamýnda hastanede

Detaylı

Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ

Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ çevresine. Bu adý ona bir kuyrukluyýldýz vermiþ. Nasýl mý

Detaylı

AYLIK KOMÜNÝST GAZETE FÝYATI: 1 TL (KDV DAHÝL) SAYI: 12 EKÝM 2009 Fransa da Kaðýtsýzlar Bakanlýðý kuruldu 26 Haziran günü Paris in yoksul kenar mahallelerinden birinde, iþgal edilmiþ bir binanýn kapýsýna

Detaylı

BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði

BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði Türkiye Biliþim Derneði, biliþim sektöründe çalýþan üst ve orta düzey yöneticilerin mesleki geliþimi ve dayanýþmalarýný geliþtirmek amacýyla her yýl düzenlediði

Detaylı

Fiskomar. Baþarý Hikayesi

Fiskomar. Baþarý Hikayesi Fiskomar Baþarý Hikayesi Fiskomar Gýda Temizlik Ve Marketcilik Ticaret Anonim Þirketi Cumhuriyetin ilanýndan sonra büyük önder Atatürk'ün Fýndýk baþta olmak üzere diðer belli baþlý ürünlerimizi ilgilendiren

Detaylı

ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI

ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI MEMUR PERSONEL ÞUBE MÜDÜRLÜÐÜ GÖREV TANIMI Memur Personel Þube Müdürlüðü, belediyemiz bünyesinde görev yapan memur personelin özlük iþlemlerinin saðlýklý bir

Detaylı

AYLIK KOMÜNÝST GAZETE FÝYATI: 1 TL (KDV DAHÝL) SAYI: 9 MART 2009 Halepçe Katliamý nýn 21. Yýlý! Güney Kürdistan da Süleymaniye nin doðusunda bir Kürt kasabasý olan Halepçe 16 Mart 1988 günü onlarca Irak

Detaylı

2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor

2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor TD 161.qxp 28.02.2009 22:11 Page 1 C M Y K 1 Mart 2009 Sayý:161 Sayfa 6 da 2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor Saðlýkta Dönüþüm Programý nýn uygulanmaya baþladýðý 2003 yýlýndan bu yana çok

Detaylı

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ IPA Cross-Border Programme CCI No: 2007CB16IPO008 BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ SINIR ÖTESÝ BÖLGEDE KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLÝ ÝÞLETMELERÝN ORTAK EKO-GÜÇLERÝ PROJESÝ Ref. ¹ 2007CB16IPO008-2011-2-063, Geçerli sözleþme

Detaylı

SENDÝKAMIZDAN HABERLER

SENDÝKAMIZDAN HABERLER SENDÝKAMIZDAN HABERLER Sendikamýza Üye Ýþyerlerinde Çalýþanlardan Yýlýn Verimli Ýþçisi Ve Ýþvereni Seçilenlere Törenle Plaketleri Verildi 1988 yýlýndan bu yana Milli Prodüktivite Merkezi (MPM) nce gerçekleþtirilen

Detaylı

AYLIK KOMÜNÝST GAZETE FÝYATI: 1 TL (KDV DAHÝL) SAYI: 3 EKÝM 2007 Yeni Anayasa Hakim Sýnýflarýn Ýç Çatýþmalarýnýn Ürünü Olacak Demokratik Anayasa Savaþan Ýþçilerle Gelecek Emperyalistler Arasý Denge Kayda

Detaylı

Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU

Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU 13 OCAK 2011 Bu program, Avrupa Birliði ve Türkiye Cumhuriyeti tarafýndan finanse edilmektedir. YENÝLÝKÇÝ YÖNTEMLERLE KAYITLI ÝSTÝHDAMIN

Detaylı

Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý

Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði, üyeler arasýndaki haberleþme aðýný daha etkin hale getirmek için, akademik çalýþmalar yürüten bilim insaný, antrenör, öðretmen, öðrenci ve ilgili

Detaylı

ÝÞÇÝ SAÐLIÐI VE ÝÞ GÜVENLÝÐÝ PROJESÝ

ÝÞÇÝ SAÐLIÐI VE ÝÞ GÜVENLÝÐÝ PROJESÝ ÝÞÇÝ SAÐLIÐI VE ÝÞ GÜVENLÝÐÝ PROJESÝ EÐÝTÝM SEMÝNERÝ RESÝMLERÝ Çimento Ýþveren Dergisi Özel Eki Mart 2003, Cilt 17, Sayý 2 çimento iþveren dergisinin ekidir Ýþçi Saðlýðý ve Ýþ Güvenliði Projesi Sendikamýz

Detaylı

Merhaba Genç Yoldaþlar;

Merhaba Genç Yoldaþlar; Merhaba Genç Yoldaþlar; Yeni bir sayýmýzla yine sizlerle birlikteyiz. Yaz mevsiminin en sýcak günlerinin yaþandýðý Temmuz ayý içerisindeyiz. Tabi ki bu sýcaklar ne devletin baský ve terörünü ne de iþçilerin,

Detaylı

GRUP TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝ GÖRÜÞMELERÝNDE UYUÞMAZLIK

GRUP TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝ GÖRÜÞMELERÝNDE UYUÞMAZLIK TOPLAM KALÝTE YÖNETÝMÝ VE ISO 9001:2000 KALÝTE YÖNETÝM SÝSTEMÝ UYGULAMASI KONULU TOPLANTI YAPILDI GRUP TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝ GÖRÜÞMELERÝNDE UYUÞMAZLIK YÝBÝTAÞ - LAFARGE GRUBUNDA KONYA ÇÝMENTO SANAYÝÝ A.Þ.

Detaylı

Sayfa 2 ARALIK 2010 Teknik sebeplerden ötürü bir süredir elimize ulaþmayan Finike'de yürütülen çalýþmalara dair yazýlarý bu sayýmýzda özet bir biçimde yayýnlýyoruz. Finike'den gelen yazýlar 1 Mayýs çalýþmalarýndan

Detaylı

Matematik ve Türkçe Örnek Soru Çözümleri Matematik Testi Örnek Soru Çözümleri 1 Aþaðýdaki saatlerden hangisinin akrep ve yelkovaný bir dar açý oluþturur? ) ) ) ) 11 12 1 11 12 1 11 12 1 10 2 10 2 10 2

Detaylı

Mart 2010 Otel Piyasasý Antalya Ýstanbul Gayrimenkul Deðerleme ve Danýþmanlýk A.Þ. Büyükdere Cad. Kervan Geçmez Sok. No:5 K:2 Mecidiyeköy Ýstanbul - Türkiye Tel: +90.212.273.15.16 Faks: +90.212.355.07.28

Detaylı

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum ÇEVRE VE TOPLUM 11. Bölüm DOÐAL AFETLER VE TOPLUM Konular DOÐAL AFETLER Dünya mýzda Neler Oluyor? Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum Volkanlar

Detaylı

SENDÝKAMIZDAN HABERLER

SENDÝKAMIZDAN HABERLER TÜHÝS Ýþ Hukuku ve Ýktisat Dergisi Cilt : 23, Sayý : 2-3 Kasým 2010 - Þubat 2011 SENDÝKAMIZDAN HABERLER ÝL ÖZEL ÝDARELERÝNDE TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝ UYGULAMALARI SEMÝNERÝ YAPILDI Üyemiz Ýl Özel Ýdareleri Genel

Detaylı

Simge Özer Pýnarbaþý

Simge Özer Pýnarbaþý Simge Özer Pýnarbaþý 1963 yýlýnda Ýstanbul da doðdu. Ortaöðrenimini Kadýköy Kýz Lisesi nde tamamladý. 1984 yýlýnda Ýstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü nü bitirdi.

Detaylı

AYLIK KOMÜNÝST GAZETE FÝYATI: 1 TL (KDV DAHÝL) SAYI: 21 MAYIS 2011 1978 1 Mayýsý nýn Rövanþý Alýndý Bu yýlki 1 Mayýsla birlikte 1978 in rövanþý alýnmýþ oldu. 1978 1 Mayýsý sadece Ýstanbul da 12 Eylül öncesinde

Detaylı

01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1

01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1 01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1 Düþen Faizler ÝMKB yi Yýlýn Zirvesine Çýkardý Merkez Bankasý ndan gelen faiz indirimine devam sinyali bono faizini %7.25 e ile yeni dip noktasýna çekti. Buna baðlý olarak

Detaylı

Merhaba. Arkadaþlar, çoðu iþyerinde yýllýk izin hakký yok! Sigorta ve fiþ parasý bizim hakkýmýz! Cumartesi gününün de tatil olmasý hakkýmýz!

Merhaba. Arkadaþlar, çoðu iþyerinde yýllýk izin hakký yok! Sigorta ve fiþ parasý bizim hakkýmýz! Cumartesi gününün de tatil olmasý hakkýmýz! Temmuz 2012 Sayý:2 Merhaba Bu bülten biz tekstil iþçilerinin EZÝLÝYORUZ, TALEPLERÝMÝZÝ NEDEN DAHA GÜR SESLE HAYKIRAMIYORUZ? diyerek çýkarmaya karar verdikleri bir yayýndýr. Ýþçi kardeþlerimiz; biz günün

Detaylı

7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012

7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012 7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012 KÝMLER KATILABÝLÝR? Yarýþma, Türkiye Cumhuriyeti sýnýrlarý dahilinde veya yurtdýþýnda okuyan T.C. vatandaþlarý veya K.K.T.C vatandaþý, 35 yaþýný aþmamýþ, en az lise

Detaylı

OSB-ÝMES Ýþçi Bülteni

OSB-ÝMES Ýþçi Bülteni Kamu Emekçileri Bülteni Özel Sayýsý: 247 OSB-ÝMES Ýþçi Bülteni Ýþçi sýnýfýnýn kurtuluþu kendi eseri olacaktýr! Ekim 2005 Fiyatý 250.000 TL (25 Ykr) Ümraniye, Sarýgazi, Sultanbeyli ve Taþdelen'deki sýnýf

Detaylı

TABLO-2'nin devamý. Sanayi ve Ticaret Bakanlýðý

TABLO-2'nin devamý. Sanayi ve Ticaret Bakanlýðý Sanayi ve Ticaret Bakanlýðý Atama Yapýlacak Kadro Unvaný: Stajyer Kontrolör (Ýdari) Atama Yapýlmasý Planlanan Kadro Sayýsý: Ýdari+Mühendis Kadrolarý Toplamý : 5 Test Aðýrlýklarý: GY:0,1, GK:0,1, HU:0,2,

Detaylı

Önce Suriye yoðun tehditlere maruz kaldý. Emperyalistler saldýrýnýn eþiðine geldi. Rusya nýn kimyasal silahlarýn imhasý önerisinin

Önce Suriye yoðun tehditlere maruz kaldý. Emperyalistler saldýrýnýn eþiðine geldi. Rusya nýn kimyasal silahlarýn imhasý önerisinin edi bese!... Mehmet Ezer... 10 yaşında. 25 Mart günü Silvan da BDP mitingine polisin saldırısı sonucu başından gaz bombası ile vuruldu... Mehmet ilk müdahalenin ardından Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp

Detaylı

DOÐALGAZ ÝÇ TESÝSAT MÜHENDÝS YETKÝLENDÝRME KURSU DÜZENLENDÝ

DOÐALGAZ ÝÇ TESÝSAT MÜHENDÝS YETKÝLENDÝRME KURSU DÜZENLENDÝ ÝKK TOPLANTISI ÞUBEMÝZDE GERÇEKLEÞTÝRÝLDÝ 4 Kasým 2010 tarihinde ÝKK toplantýsý Þubemizde gerçekleþtirildi. ÞUBEMÝZ SOSYAL ETKÝNLÝKLER KOMÝSYONU TOPLANDI Þubemiz sosyal etkinlikler komisyonu 05 Kasým 2010

Detaylı

Neden sendikalý olmalýyýz?

Neden sendikalý olmalýyýz? Neden sendikalý olmalýyýz? Türkiye Porselen Çimento Cam Tuðla ve Toprak Sanayi Ýþçileri Sendikasý DÝSK/CAM KERAMÝK-ÝÞ GENEL MERKEZÝ Merkez Mah. Doðan Araslý Cad. No: 133 Örnek Ýþ Merkezi Kat 3 Daire 58

Detaylı

1. ÝTHÝB TEKNÝK TEKSTÝL PROJE YARIÞMASI

1. ÝTHÝB TEKNÝK TEKSTÝL PROJE YARIÞMASI Yarýþmanýn Amacý 1. ÝTHÝB 1.ÝTHÝB Teknik Tekstiller Proje Yarýþmasý, Ýstanbul Tekstil ve Hammaddeleri Ýhracatçýlarý Birliði'nin Türkiye Ýhracatçýlar Meclisi'nin katkýlarýyla Türkiye'de teknik tekstil sektörünün

Detaylı

T.C. MÝLLÎ EÐÝTÝM BAKANLIÐI EÐÝTÝMÝ ARAÞTIRMA VE GELÝÞTÝRME DAÝRESÝ BAÞKANLIÐI KENDÝNÝ TANIYOR MUSUN? ANKARA, 2011 MESLEK SEÇÝMÝNÝN NE KADAR ÖNEMLÝ BÝR KARAR OLDUÐUNUN FARKINDA MISINIZ? Meslek seçerken

Detaylı

ÖNSÖZ. Güzel bahar günlerini ve sýcacýk anlarý birlikte paylaþmak dileðiyle

ÖNSÖZ. Güzel bahar günlerini ve sýcacýk anlarý birlikte paylaþmak dileðiyle ÖNSÖZ Biliþim Sektörünün deðerli çalýþanlarý, sektörümüze katký saðlayan biliþim dostlarý, Bilindiði üzere Türkiye Biliþim Derneði, Biliþim Sektörünün geliþmesi amacýyla tam 38 yýldýr çalýþmalarýna aralýksýz

Detaylı

ÝÞÇÝ SINIFI 2012 YILINA DA KAVGAYLA GÝRDÝ. Meclise Yürümek Ýsteyen Emekçilere Polis Saldýrdý Kamu emekçileri

ÝÞÇÝ SINIFI 2012 YILINA DA KAVGAYLA GÝRDÝ. Meclise Yürümek Ýsteyen Emekçilere Polis Saldýrdý Kamu emekçileri www.emegindunyasi.info Aylık İşçi Gazetesi / Fiyatı 1 TL 13 Mart 1982 de 12 Eylül Askeri faþist diktatörlüðü tarafýndan Ýzmir Buca zindanýnda asýlarak idam edilen iþçi sýnýfýnýn üç önderi Ýzmir de yapýlacak

Detaylı

TEKEL ÝÞÇÝLERÝ ÝLE DAYANIÞMAYA

TEKEL ÝÞÇÝLERÝ ÝLE DAYANIÞMAYA TEKEL ÝÞÇÝLERÝ ÝLE DAYANIÞMAYA Onaylayan Administrator Wednesday, 10 February 2010 Son Güncelleme Tuesday, 16 February 2010 HSGG Haber için týklayýn {tab=13 ÞUBAT DUYURU} GÜVENCESÝZ, KÖLELÝK KOÞULLARINDA

Detaylı

Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler. Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung. Freie Hansestadt Bremen.

Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler. Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung. Freie Hansestadt Bremen. Gesundheitsamt Freie Hansestadt Bremen Sozialmedizinischer Dienst für Erwachsene Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung Yardýma ve bakýma muhtaç duruma

Detaylı

15 Tandem Takým Tezgahlarý ndan Ýhtiyaca Göre Uyarlanabilen Kitagawa Divizörler Kitagawa firmasýnýn, müþterilerini memnun etmek adýna, standartý deðiþtirmesi yeni bir þey deðil. Bu seferki uygulamada,

Detaylı

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012 15 Mart 2012 Perşembe günü işlerinden atılan Asilçelik işçileri Bursa nın Orhangazi ilçesi cumhuriyet meydanında basın açıklamasıyla İşimizi İstiyoruz talebini dile getirdikleri ve işlerine geri dönene

Detaylı

KOBÝ'lere AB kapýsý. Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi

KOBÝ'lere AB kapýsý. Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi 12 1 KOBÝ'lere AB kapýsý Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi 2 3 Projenin amacý nedir Yurt dýþýna açýlmak isteyen yerli KOBÝ'lerin, Lüksemburg firmalarý

Detaylı

Mart 2010 Proje Hakkýnda NBÞ sektörünün ana girdisi olan mýsýrýn hasadý, hammadde kalitesi açýsýndan yetiþtirilmesi kadar önemli bir süreçtir. Hasat sýrasýnda gerçekleþtirilen yanlýþ uygulamalar sonucunda

Detaylı

Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için. iþçi cephesi. Kapitalist Sömürüye, Emperyalist Ýþgallere Irkçýlýða ve Þovenizme Karþý

Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için. iþçi cephesi. Kapitalist Sömürüye, Emperyalist Ýþgallere Irkçýlýða ve Þovenizme Karþý Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için iþçi cephesi Yeni Dönem sayý: 27 Mayýs 2006 http://iscicephesi.org Kapitalist Sömürüye, Emperyalist Ýþgallere Irkçýlýða ve Þovenizme Karþý 1 Mayýs

Detaylı

EKONOMİK, DEMOKRATİK ÖZLÜK HAKLARIMIZ; EMPERYALİZME, GERİCİLİĞE VE ÖZELLEŞTİRMELERE KARŞI MÜCADELEDE ŞUBEMİZ

EKONOMİK, DEMOKRATİK ÖZLÜK HAKLARIMIZ; EMPERYALİZME, GERİCİLİĞE VE ÖZELLEŞTİRMELERE KARŞI MÜCADELEDE ŞUBEMİZ EKONOMİK, DEMOKRATİK ÖZLÜK HAKLARIMIZ; EMPERYALİZME, GERİCİLİĞE VE ÖZELLEŞTİRMELERE KARŞI MÜCADELEDE ŞUBEMİZ 162 Şubemiz, Odamızın ana yönetmeliği uyarınca ülke ve toplum çıkarları doğrultusunda, yurdumuzun

Detaylı

KAZANMAK ÝSTEYEN ÝÞÇÝ SINIFININ YAPACAKLARI

KAZANMAK ÝSTEYEN ÝÞÇÝ SINIFININ YAPACAKLARI Yeni Evrede Baþyazý KAZANMAK ÝSTEYEN ÝÞÇÝ SINIFININ YAPACAKLARI Bir ülkede kapitalizm ne denli geliþkin ve bunun sonucu iþçi sýnýfý nicelik olarak ne kadar büyük ve ne kadar örgütlü olursa olsun, iþçiler

Detaylı

Ümraniye Ýþçi Kurultayý 11 Aralýk ta toplanýyor!

Ümraniye Ýþçi Kurultayý 11 Aralýk ta toplanýyor! Kamu Emekçileri Bülteni Özel Sayýsý: 269 OSB-ÝMES Ýþçi Bülteni Ýþçi sýnýfýnýn kurtuluþu kendi eseri olacaktýr! Kasým 2005 Fiyatý 250.000 TL (25 Ykr) Söz, karar, inisiyatif iþçilerde! Ümraniye Ýþçi Kurultayý

Detaylı

14 Mart kitlesel grevi ve sendikalar

14 Mart kitlesel grevi ve sendikalar 14 Mart kitlesel grevi ve sendikalar Ali E. Bilgin 2007 sonu ve 2008 baharý uzun zamandýr sessizliðe gömülmüþ iþçi sýnýfýnýn yeniden hareketlendiði bir dönemi ifade eder. Ýþçi sýnýfý, 1995 den bu yana

Detaylı

3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? AA 2 1 1 2 1. BÖLÜM

3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? AA 2 1 1 2 1. BÖLÜM 7. SINIF COÞMAYA SORULARI 1. BÖLÜM DÝKKAT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. 3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? 2 1 1 2 A) B) C) D) 3 2 3

Detaylı

MedYa KÝt / 26 Ýnsan Kaynaklarý ve Yönetimi konusunda Türkiye nin ilk dergisi HR DergÝ Human Resources Ýnsan Kaynaklarý ve Yönetim Dergisi olarak amacýmýz, kurulduðumuz günden bu yana deðiþmedi: Türkiye'de

Detaylı

AYLIK KOMÜNÝST GAZETE FÝYATI: 1 TL (KDV DAHÝL) SAYI: 8 OCAK 2009 Egemen güçlerin, AKP, CHP ve diðer düzen partilerinin karþýsýna emekçilerin ezilenlerin taleplerini savunan, sorunlarýna sahip çýkan adaylarý

Detaylı

kamu amu emekçileri mekçileri bülteni

kamu amu emekçileri mekçileri bülteni KURTULUÞ YOK TEK BAÞINA YA HEP BERABER YA HÝÇBÝRÝMÝZ! ülteni kamu amu emekçileri mekçileri bülteni e-mail: kamuemekcileri@yahoo.com Mayýs 2006 * Sayý 14 * Fiyatý 0.5 YTL Haklarýmýzý, geleceðimizi ve onurumuzu

Detaylı

ÝÞ KAZALARI VE MESLEK HASTALIKLARI 2010 YILI GENEL SONUÇLARI

ÝÞ KAZALARI VE MESLEK HASTALIKLARI 2010 YILI GENEL SONUÇLARI ÝÞ KAZALARI VE MESLEK HASTALIKLARI 2010 YILI GENEL SONUÇLARI Ankete Cevap Veren MESS Üyesi Ýþyeri Sayýsý 154 Toplam Çalýþan Sayýsý Erkek Çalýþan Sayýsý Kadýn Çalýþan Sayýsý Mavi Yakalý Çalýþan Sayýsý Beyaz

Detaylı

Bir ayaklanmada etkin olmak için her

Bir ayaklanmada etkin olmak için her Yeni Evrede Başyazı KÝTLE ÝÇÝNDE DEVRÝMCÝ ÇALIÞMA Bir ayaklanmada etkin olmak için her þeyden önce kesin, açýk, devrimci bir programa sahip olmak gerekiyor. Ne için savaþtýðýný bilmek, kitlelerin eylemde

Detaylı

2014 2015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ÝLKOKULLAR ARASI 2. Zeka Oyunlarý Turnuvasý 7 Mart Silence Ýstanbul Hotel TURNUVA PROGRAMI 09.30-10.00 10.00-10.45 11.00-11.22 11.35-11.58 12.10-12.34 12.50-13.15

Detaylı

DENÝZ LÝSESÝ KOMUTANLIÐI Denizcilik tarihin en eski ve en köklü mesleðidir. Bu köklü ve þerefli mesleðin insanlarýnýn eðitimi için ilk adým atacaklarý Deniz Lisesi, bu güne kadar Türk ve dünya denizcilik

Detaylı

Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi

Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi 1 Özet Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi Mehmet Ali MALAS, Osman SULAK, Bahadýr ÜNGÖR, Esra ÇETÝN, Soner ALBAY Süleyman Demirel

Detaylı

Sanayici ve Ýþadamlarý Derneði www.tutevsiad.org BÝRLÝKTEN KUVVET DOÐDU TÜRK-ÇÝN EKONOMÝK VE TÝCARÝ ÝÞBÝRLÝÐÝ FORUMU NDA BÝZDE TÜTEVSÝAD OLARAK YERÝMÝZÝ ALDIK T.C. Baþbakaný Recep Tayyip Erdoðan'ýn 8-11

Detaylı

2014-2015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ORTAOKULLAR ARASI "4. AKIL OYUNLARI TURNUVASI" Ýstanbul Ýli Ortaokullar Arasý 4. Akýl Oyunlarý Turnuvasý, 21 Þubat 2015 tarihinde Özel Sancaktepe Okyanus Koleji

Detaylı

MERHABA GENÇ YOLDAÞLAR;

MERHABA GENÇ YOLDAÞLAR; MERHABA GENÇ YOLDAÞLAR; Geride býraktýðýmýz 2012 yýlý, devrimin kendini iyiden iyiye hissettirdiði bir yýl oldu. Bahar her zaman bir isyan dönemi olmuþtu; bu yýl her gün bahar oldu. Ne iþçiler terketti

Detaylı

014-015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ORTAOKULLAR ARASI "7. AKIL OYUNLARI ÞAMPÝYONASI" Ýstanbul Ýli Ortaokullar Arasý 7. Akýl Oyunlarý Þampiyonasý, 18 Nisan 015 tarihinde Özel Sancaktepe Bilfen Ortaokulu

Detaylı

www. adana.smmmo.org.tr

www. adana.smmmo.org.tr Adres Güzelyalý Mahallesi 81093 Sokak No : 14 Çukurova / ADANA Telefon 0 322 232 99 03 0 322 232 99 04 0 322 232 99 06 0 322 232 38 00 Faks 0 322 232 99 08 www. adana.smmmo.org.tr SEMPOZYUMUN AMACI SEMPOZYUMUN

Detaylı

1 03 Ocak 2009 tarihinde, SMM Üyelerimizden; Hasan Saya, Mehmet KOCAKAYA, Sait AKÇAN ve Þ.Azad YILDIRIM ýn bürolarýna Þube Yönetim Kurulumuzca iþyeri ziyaretleri gerçekleþtirildi. 2 05 Ocak 2009 tarihinde,

Detaylı

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB 2010-2012 ISBN 978-605-01-0372-4 Baskı Mattek Basın Yayın Tanıtım Tic. San. Ltd. Şti Adakale Sokak 32/27 Kızılay/ANKARA Tel: (312)

Detaylı

ki bu, paylaşılacak bir postun kavgasıdır. Hayır! Bu, tek sözle postu kurtarma savaşıdır! Halkların öfkesinden kendini sıyırma savaşıdır!

ki bu, paylaşılacak bir postun kavgasıdır. Hayır! Bu, tek sözle postu kurtarma savaşıdır! Halkların öfkesinden kendini sıyırma savaşıdır! UNUTURSAK KALBİMİZ KURUSUN Bu söz Roboski-Uludere Katliamını hep hatırlamak, için söylendi. O katliam anını hepimiz duyduk... Hepimizin tanıklık ettiği gelişmeler... Bombalama sesini duyan köylülerin sınıra

Detaylı

sayý 94 yýl : 17 MART - NÝSAN 2009

sayý 94 yýl : 17 MART - NÝSAN 2009 sayý yýl : 7 MART - NÝSAN 200 TEKNÝK GEZÝLERÝMÝZ DEVAM EDÝYOR eskisehir.mmo.org.tr No lu telefonu çevirin en yakýn Makina Mühendisleri Odasý Þubesi karþýnýzda olacaktýr. Cep telefonu ile arayan üyelerimiz

Detaylı

Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için. iþçi cephesi. Birleþik, Devrimci, Enternasyonalist Bir Ýþçi Hareketi

Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için. iþçi cephesi. Birleþik, Devrimci, Enternasyonalist Bir Ýþçi Hareketi Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için iþçi cephesi Yeni Dönem sayý:15 Nisan 2005 http://iscicephesi.org Birleþik, Devrimci, Enternasyonalist Bir Ýþçi Hareketi Gündem ve Politika syf.

Detaylı

1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn

1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn 4. SINIF COÞMAYA SORULARI 1. BÖLÜM 3. DÝKKAT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. 1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn toplamý kaçtýr? A) 83 B) 78 C) 91 D) 87

Detaylı

3T, metal iþleme sektöründe marka fuarlar arasýnda 3T Uluslararasý Metal Ýþleme, Kalýp, Otomasyon Teknolojileri ve Yan Sanayi Ürünleri Fuarý 15-18 Mayýs 2008 tarihleri arasýnda Ýzmir Kültürpark Uluslararasý

Detaylı

Ne-Ka. Grouptechnic ... /... / 2008. Sayýn Makina Üreticisi,

Ne-Ka. Grouptechnic ... /... / 2008. Sayýn Makina Üreticisi, ... /... / 2008 Sayýn Makina Üreticisi, Firmamýz Bursa'da 1986 yýlýnda kurulmuþtur. 2003 yýlýndan beri PVC makineleri sektörüne yönelik çözümler üretmektedir. Geniþ bir ürün yelpazesine sahip olan firmamýz,

Detaylı

YAŞASIN HALKLARIN DEVRİM MÜCADELESİ. Mısır, Şubat 2011. zaferedek@gmail.com. Merhaba Yeni sayýmýzý yine ayaklanmalarla karþýladýk.

YAŞASIN HALKLARIN DEVRİM MÜCADELESİ. Mısır, Şubat 2011. zaferedek@gmail.com. Merhaba Yeni sayýmýzý yine ayaklanmalarla karþýladýk. Mısır, Şubat 2011 YAŞASIN HALKLARIN DEVRİM MÜCADELESİ Merhaba Yeni sayýmýzý yine ayaklanmalarla karþýladýk. Her sayýmýzda bir ayaklanmaya tanýklýk ettik. Ortadoðu ülkelerinde baþlayan, yükselerek ve yayýlarak

Detaylı

1 2 3 4 7 8 9 10 11 12 13 14 16 19 21 23 24 25 26 27 28 30 32 33 37 41 42 44 46 47 48 50 52 54 56 Kurum Kimliði Logo Logo Þube Logolarý Logonun Renkli Kullanýmý Logonun Siyah-Beyaz Kullanýmý Logonun Diþi

Detaylı

KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için

KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için NEDEN KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için SAP Business One çözümünü seçmelerinin nedeni 011 SAP AG. Tüm haklarý saklýdýr. SAP Business One müþterileri SAP'ye olan güvenlerini gösteriyor.000+

Detaylı

Iletisim ve Lisan Enstitusu

Iletisim ve Lisan Enstitusu . Iletisim ve Lisan Enstitusu..... Biz Kimiz? Institute of Communication and Languages (ICL), önceki adýyla Ýki Toplumlu Mesleki Ýngilizce Destek Programý, nitelikli Ýngilizce, kültürlerarasý iletiþim

Detaylı

BURJUVAZÝ DEVRÝMÝ HIZLANDIRIYOR!

BURJUVAZÝ DEVRÝMÝ HIZLANDIRIYOR! BURJUVAZÝ Kapitalist üretimin iki yönü vardýr: Yýkýcý olan ve devrimci olan. Kapitalizm tarafýndan sürekli mahvedilen küçükmülk sahipleri, durumlarý gereði yalnýzca yýkýcý yaný görürler. Politik temsilcileri

Detaylı

MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER MALÝYE DERGÝSÝ. Ocak - Haziran 2008 Sayý 154

MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER MALÝYE DERGÝSÝ. Ocak - Haziran 2008 Sayý 154 MALÝYE DERGÝSÝ Ocak - Haziran 2008 Sayý 154 Sahibi Maliye Bakanlýðý Strateji Geliþtirme Baþkanlýðý Adýna Doç.Dr. Ahmet KESÝK Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Doç.Dr. Ahmet KESÝK MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER Yayýn

Detaylı

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB Danýþma Kurulu 38. Dönem 2. Toplantýsý 16 Nisan 2005'te Ankara'da TMMOB çalýþmalarý üzerine bilgilendirme ve TMMOB çalýþmalarýnýn deðerlendirilmesi gündemi

Detaylı

ÝSTANBUL DÝÞHEKÝMLERÝ ODASI OCAK 2012 E-BÜLTEN BÝLÝMSEL TOPLANTILAR Porselen Laminalarýn Adeziv Simantasyonu Yeditepe Üniversitesi Diþ Hekimliði Fakültesi Protetik Diþ Tedavisi Anabilim Dalý öðretim üyesi

Detaylı

DÝYABET 79 Katkýlarýyla 18-20 Kasým 2011 Türk Tabibler Birliði tarafýndan kredilendirilecektir. DÝYABET 18-20 Kasým 2011 Ý.Ü. ÝSTANBUL TIP FAKÜLTESÝ DÝYABET 79 Katkýlarýyla Ýstanbul Týp Fakültesi Ýç Hastalýklarý

Detaylı

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 23 dönem Çalışma Programında; Oda etkinliklerinin TMMOB örgütlülüğü ile ilişkilendirilerek ortak alanlar

Detaylı

DÜZENLEME KURULU YÜRÜTME KURULU. Sezai ONARAL Sami KAZICI Ünal AYDIN Tayfun BEÞE Nevzat BARAK Yaþar BASKIN Hasan AKTAÞ Abdi ÇALIÞIR

DÜZENLEME KURULU YÜRÜTME KURULU. Sezai ONARAL Sami KAZICI Ünal AYDIN Tayfun BEÞE Nevzat BARAK Yaþar BASKIN Hasan AKTAÞ Abdi ÇALIÞIR BÝRÝNCÝ DUYURU DÜZENLEME KURULU Deðerli Meslektaþlarýmýz, Yeminli Mali Müþavirler Odalarý olarak 8 odanýn ortaklaþa ilk defa düzenlediði "I. Yeminli Mali Müþavirlik Denetim ve Tasdik Sempozyumu" 13-17

Detaylı

YARGI KARARLARI IÞIÐINDA TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝNDEN YARARLANMA Þerefettin GÜLER*

YARGI KARARLARI IÞIÐINDA TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝNDEN YARARLANMA Þerefettin GÜLER* 1. Giriþ YARGI KARARLARI IÞIÐINDA TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝNDEN YARARLANMA Þerefettin GÜLER* Türk toplumu, birçok konuda olduðu gibi, iþçi hareketleri konusunda da Osmanlý Ýmparatorluðu'ndan devir aldýðý deðerlerle

Detaylı

ÝÞÇÝ SINIFININ KURTULUÞU KENDÝ ESERÝ OLACAKTIR

ÝÞÇÝ SINIFININ KURTULUÞU KENDÝ ESERÝ OLACAKTIR Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için iþçi cephesi Yeni Dönem sayý: 26 Nisan 2006 http://iscicephesi.org Sözde Vatandaþ tan Þemdinli ye ve þimdi yeniden... Baþbakan çocuklarýn katlini

Detaylı

Türk Omurga Derneði Kongre ve Bilimsel Toplantý Düzenleme Yönergesi

Türk Omurga Derneði Kongre ve Bilimsel Toplantý Düzenleme Yönergesi 1- AMAÇ-KAPSAM 3- KONGRE, BULUÞMA ve KURSLARIN ZAMANLAMASI Türk Omurga Derneði, omurga týbbý konusunda bilgi ve teknolojinin Omurga Kongresi iki yýlda bir, bahar aylarýnda ve uluslararasý olarak mümkün

Detaylı

2007/82 Nolu SGK GENELGESÝ(Fatura Bedellerinin Ödenmesinde Karþýlaþýlan Sorunlar) Cuma, 26 Ekim 2007

2007/82 Nolu SGK GENELGESÝ(Fatura Bedellerinin Ödenmesinde Karþýlaþýlan Sorunlar) Cuma, 26 Ekim 2007 2007/82 Nolu SGK GENELGESÝ(Fatura Bedellerinin Ödenmesinde Karþýlaþýlan Sorunlar) Cuma, 26 Ekim 2007 GENELGE 2007/ 82 2007/46 sayýlý Fatura Bedellerinin Ödenmesi konulu Genelge gereði Kurum web sayfasýnda

Detaylı

BELÝRLÝ SÜRELÝ ÝÞ SÖZLEÞMELERÝNÝN SONA ERMESÝ VE SONUÇLARI Mehmet Zülfi CAMKURT *

BELÝRLÝ SÜRELÝ ÝÞ SÖZLEÞMELERÝNÝN SONA ERMESÝ VE SONUÇLARI Mehmet Zülfi CAMKURT * 1. GÝRÝÞ BELÝRLÝ SÜRELÝ ÝÞ SÖZLEÞMELERÝNÝN SONA ERMESÝ VE SONUÇLARI Mehmet Zülfi CAMKURT * Ýþ hukukunda iþçilere ve iþverenlere aralarýndaki iþ iliþkisini göstermeye yönelik sözleþmeleri belirli ve belirsiz

Detaylı

ÝKK çalýþmalarý kapsamýnda, petrol endüstrisinin dünya çapýndaki iþleyiþini anlatan "Syriana" filmini, 29 Mart 2006'da hep beraber izledik.

ÝKK çalýþmalarý kapsamýnda, petrol endüstrisinin dünya çapýndaki iþleyiþini anlatan Syriana filmini, 29 Mart 2006'da hep beraber izledik. Þube Baþkanýmýz Ayhan BARUT, 14 Þubat 2006'da Kanal Türk TV'de Zehra EYÝCÝL'in sunduðu "Tarým Dosyasý" Programý'na katýlarak, bölgemizde tarýmýn sorunlarýna yönelik ODA görüþlerimizi aktardý. Adana tarýmýnýn

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Aþaðýdaki þekillerden hangisi bu dört þeklin hepsinde yoktur? A) B) C) D) 2. Yandaki resimde kaç üçgen vardýr? A) 7 B) 6 C) 5 D) 4 3. Yan taraftaki þekildeki yapboz evin eksik parçasýný

Detaylı