ÖZGÜRLEŞİM VE DIŞLANMA DİYALEKTİĞİNDE KENTSEL ÇEVRE BÖLGELERİNDEKİ GENÇLERİN TEKNOLOJİ KULLANIMLARI. Ali ERGUR

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ÖZGÜRLEŞİM VE DIŞLANMA DİYALEKTİĞİNDE KENTSEL ÇEVRE BÖLGELERİNDEKİ GENÇLERİN TEKNOLOJİ KULLANIMLARI. Ali ERGUR"

Transkript

1 SOSYOLOJİ DERNEĞİ ÖZGÜRLEŞİM VE DIŞLANMA DİYALEKTİĞİNDE KENTSEL ÇEVRE BÖLGELERİNDEKİ GENÇLERİN TEKNOLOJİ KULLANIMLARI Ali ERGUR VI. Ulusal Sosyoloji Kongresi, Ekim 2009, Toplumsal Dönüşümler ve Sosyolojik Yaklaşımlar, Adnan Menderes Üniversitesi, Aydın.

2 Ali ERGUR ÖZGÜRLEŞİM VE DIŞLANMA DİYALEKTİĞİNDE KENTSEL ÇEVRE BÖLGELERİNDEKİ GENÇLERİN TEKNOLOJİ KULLANIMLARI Ali ERGUR 1 Öz Bireyselleşmiş teknoloji ürünlerinin kullanımının yayılması, küresel etkileşim ağlarının bütünleşmelerini beraberinde getirmektedir. Her ne kadar her toplum kesimi bu değişmeden belli öçlülerde az veya çok etkileniyor olsa da, gençlerin toplumsallaşmasında teknolojinin tartışılmaz bir önemi vardır. Toplumsal-ekonomik olarak yoksunluklar içindeki kentsel çevre bölgelerinde yaşayan gençler için ise, bireyselleşmiş teknolojilerin kullanımı, çok belirgin bir şekilde ikili bir etki yaratmaktadır: Teknolojinin özgürleştirici, kısıtlı çevreden ileri fırlatan bir özelliği olduğu gibi, yeterli erişimi olmayanlarda, tam tersi yönde bir geri fırlatma gözlemlenebilmektedir. Bu durum, esasen küreselleşmenin en temel özelliklerinden birisidir: Ona tutunabilenler için küresel ağlara ve onların avantajlarına erişmek mümkün olmakta, diğer yandan, bu hızla akan sürecin dışında kalanlar, aynı şekilde sistemin kenarına itilerek dışlanmaktadırlar. Bu bildiri, bu çift yönlü merkezkaç etkisi üzerine bir düşünümdür. İstanbul un üç ayrı çevre bölgesinde yapılmış bir saha araştırmasının verileri üzerinden, hem genel anlamda küreselleşmenin hem Türkiye de ve gençlik bağlamındaki toplumsal özgüllüklerin tartışılması hedeflenmektedir. Anahtar sözcükler: Küreselleşme, yeni teknolojiler, gençlik, çevre bölgeleri, kentsel bütünleşme, etkileşim. 1 Prof.Dr., Galatasaray Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi. 6. Ulusal Sosyoloji Kongresi Bildiri Kitabı 277

3 Özgürleşim ve Dışlanma Diyalektiğinde Kentsel Çevre Bölgelerindeki Gençlerin Teknoloji Kullanımları Abstract The progressive expansion of the use of individualized technologies implies the progressive integration of global interactive networks. Although different segments of the society have different kind of relation with such new ways of interaction, the youth is undoubtedly the most motivated social layer for technological integration. The youth living in a materially poor conditions in urban peripheral areas, are guided with a higher impulse for an intensive use of these individualized technological devices. Nevertheless, technology functions always with a doubleface: It can project onto a global plane of interactions, with an accelerating speed, those who can catch its velocity, or, to the outer space of the same global domain, those who can not. Indeed, this is the very logic of the globalization. Those who can get the concepts and instruments of the forward projection can enter into an emancipation process, though the intensive use of global interactive technologies. This is a summary of a field study realized in the three peripheral settlements of Istanbul, analyzing the double effect of the technology on the youth, who have a relatively limited access to the urban resources. Keywords: Globalization, new technologies, youth, peripheral areas, urban integration, interaction Ulusal Sosyoloji Kongresi Bildiri Kitabı

4 Ali ERGUR Şubat 2007 Kasım 2008 tarihleri arasında, İstanbul un birbirinden yapısal, içerdiği toplumsal dinamikler, coğrafi konum, temsil ettiği kentlilik biçimi açısından farklı üç ayrı çevre bölgesinde gerçekleştirdiğimiz, TÜBİTAK destekli araştırma projesi, birbirlerini tamamladığı düşünülen üç temel eksen üzerine inşa edilmiştir: Mekânla ilişkilenme, boş zaman değerlendirme ve teknoloji kullanımı. Bu noktadan hareketle, gençlerin bir kimliklenme aracı olarak teknolojiyi nasıl araçsallaştırdıkları üzerine, araştırma bulgularından yola çıkarak somutlaştırmaya çalışacağımız kavramsallaştırmalardan geliştirmeye çalışacağız. Araştırmanın başlangıcında, özellikle kişiselleşmiş iletişim teknolojileri sayesinde, kentsel mekân ve zamanı belli bir dönüştürme yetisine sahip olduklarına dair bir varsayım kurulmuştur. Buna göre, özellikle yeniliklere en çok açık oldukları düşünülen gençlik katmanı, bütün heterojenliğine karşın, yalnızca bu yenilenme arzusu ve keşfedici merak sayesinde bile, ayrı bir araştırma nesnesi olmayı hak etmektedir. Zaten, teknolojinin genel anlamda toplumun genelinde yarattığı dönüştürücü etkilerin en billurlaşmış şekilde gençlerde belireceğini varsayarak bir çeşit toplumsal değişme ideal tipi inşa etmiş olduğumuzu düşünüyoruz. Bu inşa, olmayan bir tip yaratmaktan ziyade, mevcut bir kategoriye bu işlevi atfetmek şeklinde tezahür eden bir yöntembilimsel tercih olmuştur. Projenin, özellikle gençleri konu edinmesinin başlıca amacı budur. Ayrıca, gençliğin Türkiye de bir toplumsal gizilgüç gibi görülmek yerine çoğunlukla bir sorunlar kaynağı olarak algılanmakta olduğu da yaygınlıkla gözlemlenen bir gerçektir. Araştırmanın bulgularında böylece hem bu gizilgücün doğru toplum siyâsalarıyla yönlendirilebilmesine olanak sağlayacak toplumbilimsel çözümleme birimlerinin elde edilmesine çalışılmış, hem bu dönüştürücü eğilimin kendiliğinden gerçekleşme sahalarının gençler için ifade ettikleri anlam dünyalarına sızılmaya çaba gösterilmiştir. Bu kapsamda, farklı ilgi alanlarındaki araştırmacılar, belirlenen üç ana eksenin farklı boyutlarında çalışmışlar, araştırma bu nedenle kavramsal bir farklılaşmaya gittiği gibi, yöntembilimsel bir çoğulluğu da temel yaklaşımı olarak belirlemiştir. Böylece, aynı anda mekân, boş zaman ve teknoloji eksenleri hem ayrı hem birbirleriyle bağıntılı olarak çalışılmış, hem bu çözümleme süreci anket uygulaması, odak grup tartışmaları, mülâkatlar, katılmalı ve dolaylı gözlemler ve bilişsel haritalar gibi farklı tekniklerin verilerinden yararlanmak suretiyle, bulguların tek kaynaklı, tek tip, tek yorumsal düzeyde olması önlenmeye çalışılmıştır. Projenin genel verileri ve bunlar hakkındaki genel çözümlemeler daha kapsamlı bir ana metinde bir araya getirile- 6. Ulusal Sosyoloji Kongresi Bildiri Kitabı 279

5 Özgürleşim ve Dışlanma Diyalektiğinde Kentsel Çevre Bölgelerindeki Gençlerin Teknoloji Kullanımları rek orta boy kuramsal bir hale getirilmeye çalışılacaktır. Bu metin, böyle bir genel çözümlemeye temel teşkil edecek alt-düzey odaklanmış çözümlemelerden biridir; ağırlıklı olarak gençlerin teknolojiyle kurdukları ilişkinin doğasını sorgulamaya ve buradan kuramsal çıkarımlar üretmeye yönelik bir yapıdadır. Teknoloji, kendi kurucu söyleminin iddia ettiğinin tersine salt teknik bir olgu değildir; hatta ondan öte, yaşamın kılcal damarlarına girme becerisi arttıkça, kendinde bir ideoloji haline dönüşmektedir. Bu nedenle, teknolojiyi, onun somut ve araçsal görünümleri olan gereçler ve kullanımlardan ibaret görmek son derece eksikli bir yaklaşım olur. Böyle bakıldığında, çevre bölgelerindeki gençlerin gündelik gerçeklikleri içinde git gide daha fazla yer kaplayan teknolojik gereçleri, yalnızca varlıklarının sağladığı işlevsel kolaylıklardan ibaret tahayyül etmek toplumbilimsel açıdan doğru olmaz. Zira, teknolojik gereç, kullanım, hatta algılama düzeyleri, kullanıcısını saran egemen ideolojik göndermelerin somutlaştıkları alanlar olarak kavramsallaştırılabilirler. Bununla birlikte, sanal etkileşim de kent algılamasının kurucu unsurlarından birisi haline gelmiştir. (Wakabayashi, 2002: 7) Bu nedenle, bireysel teknoloji pratiği ne kadar nötr olarak düşünülürse düşünülsün, onu saran toplumsal değerler sisteminden, mevcut etkileşim/çatışma alanlarından ve hepsinden önemlisi, egemen üretim ilişkileri ile bunlardan türeyen ideolojik çerçeveden bağımsız olarak kavramsallaştırılamaz. Çevre bölgesindeki gencin, ağırlıklı olarak bireyselleşmiş teknolojik pratiklerinde, onu daima görünmez bir yönelimler bütünü olan toplumsal hedeflerin meşruiyet çerçevesi sınırlar. Diğer bir deyişle, teknoloji kullanan özne, hele araştırmamızdaki gibi değişikliğe, yenilenmeye, etkileşime açık, yaşam hedeflerini henüz tam olarak oluşturmamış, bununla birlikte yoksunluğun etkilerini özellikle kimlik inşa etme sürecinde şiddetle hisseden yapıdaysa, bu pratiğini, kendisine, yine aynı iletişim kanallarından akarak az ya da çok dayatılan değerlerin baskılayıcı etkisinden arındırması güçtür. Çevre bölgesinde bireyselleşmiş teknolojik gereçleri az ya da çok beceriyle kullanan genç, ister istemez, liberal bir piyasanın kendisine, farklı söylemsel biçimlerde sunduğu daha iyi yaşam ülküsünün güdüleyici etkisi altında bir davranış mantığı geliştirebilecektir. Bununla birlikte, bu noktada da ikili bir eklemlenme olduğundan bahsedilebilir: Daha iyi yaşam hedefi, özellikle çevre bölgesindeki genci bir yandan kendi kısıtlı olanaklarını aşmaya yönelik bir şevke, diğer Ulusal Sosyoloji Kongresi Bildiri Kitabı

6 Ali ERGUR yandan yoksunluğunun erişemediği toplumsal kodları edinememenin bozulma hissine yönlenmektedir. Bununla birlikte, bu konuda, kesin yargılar oluşturmak, uzun süreli ve derinlikli başka araştırmaların varlığını da gerekli kılmaktadır. Ancak, kabaca da olsa, böyle bir yarılma hissinin varlığını gözlemlemiş olduğumuzu belirtebiliriz. Daha iyi yaşam ülküsü, her ne kadar toplumun her katmanını kesip giden bir etki yaratsa da, bunun yıkıcılığından en çok çevre bölgesi gençlerinin etkilendiğini ileri sürmek yanlış olmaz. Zira, kendi gerçekliğini aşma çabasını en çok hem genç hem çevrede olduğu için onda gözlemlenebilir. Parasal yoksunlukla kışkırtılmış arzu arasında sıkışan çevre bölgesi gençleri, tek bir davranış modeli sergilemekten uzaktırlar. Farklılaşmada yaş ve yaşanılanın bölgenin fazla belirleyici bir önemi yok gibi görünmektedir; belli ölçüde kızların daha dönüştürücü bir eylemlilik içine girdikleri söylenebilirse de, bu durumu genelleyebilecek kadar sağlam verilere sahip olduğumuzu iddia edemeyiz. Dolayısıyla, en temel üç değişkenimizin hiçbirinin münhasıran daha iyi yaşam ülküsünün etkilerine mâruz kalmanın sonuçlarını belirleyici özellikte olduğu söylenemez. Bununla birlikte, her üç bölgede, az ya da çok şevkle, içinde bulunduğu koşulları dönüştürmek isteyenlerin yanı sıra, kapalılık ve yoksunluğun getirdiği bir büzülme, geri çekilme halinde kalanların varlığını gözlemledik. Her hâlükârda, çevre bölgesi genci, sürekli olarak kışkırtılmış bir daha iyi yaşam imgesi ile buna somut anlamda ulaşmanın güçlüğü, aslında olanaksızlığı, arasında yarılmış bir bilinci geliştirmektedir. Bu noktada, teknolojiyle kurulan ilişki salt işlevsel olmaktan öte bir anlam kazanmaktadır. Teknolojik gereç, somut olarak cep telefonu ve en çarpıcı şekilde İnternet bağlantılı bilgisayar, bu kışkırtılmış arzu-yoksunluk ikiliğini belli oranda dönüştürebilen bir özellikte ortaya çıkmaktadır. Bu kısır döngüye sıkışmış bilinç, yine kendisine daha iyi yaşamın imge ve söylemlerini taşıyan teknoloji sayesinde, belli özgürleşme yollarını inşa edebilmektedir. Gençlerin %79 u cep telefonun birincil önemde olduğunu düşünmektedir; bu sayı, aynı yaşlarda ama daha üst gelir gruplarından gelen üniversite öğrencilerinin tutumlarına oranla (%44,8) anlamlı bir şekilde teknolojinin eşitsizlikleri dengeleyici gücüne inanıldığını ortaya koymaktadır. Kişisel bilgisayarın birincil öneme sahip olduğunu düşünenler ise bu orana yakın seyretmektedir (%71,2). Üçüncü derecede birincil önemi ise %50,86 lık oranla İnternet bağlantısı oluşturmaktadır. Burada en dikkat çekici durum, bilgisayara erişmek, sanıldığı kadar kendiliğinden İnternet e erişmek anlamına gelmediğini saptamak olmuştur. Tutum düzeyinde bile böyle bir 6. Ulusal Sosyoloji Kongresi Bildiri Kitabı 281

7 Özgürleşim ve Dışlanma Diyalektiğinde Kentsel Çevre Bölgelerindeki Gençlerin Teknoloji Kullanımları açıklık saptamak, İnternet e erişim konusunda edinilmiş önyargıları olduğu kadar, onun hakkındaki bilgilenme eksikliğini de işaret etmektedir. Her durumda, küresel iletişim ağlarına erişme, bunun için gereken maddi alt-yapı kadar, belli bir açılma imgeleminin varlığını da gerektirmektedir. Benzer bir açıklık, tutumlardan gerçekliğe geçildiği zaman da kendisini belli etmektedir: Gençlerin %84,26 sı cep telefonu, %50,10 u bilgisayar, %38 i ise İnternet bağlantısına sahiptir. Bilgisayar kullanımında, özellikle maddî nedenlerden dolayı yoksunluk, çevre bölgelerinde genellikle İnternet-café lere gidilerek telafi edilmektedir. Bu konuda, Tarlabaşı ve Gazi Mahallesi nde belirgin bir şekilde yoğun bir İnternet-café ye gitme alışkanlığı gözlemlenmiştir. Buna mukabil, İstasyon Mahallesi nde göreli bir İnternet-café görünmezliği söz konusudur. Bu durumun nedeni soruşturulduğunda, ebeveynlerin şikâyetleri gerekçesi ifade edilmiştir; ancak bu görünür gerekçenin yanı sıra başka yapısal nedenler aranması gerektiği kanısındayız. Tarlabaşı nda sıklıkla, Gazi Mahallesi nde dikkate değer bir görünürlükte İnternet-café ler mevcuttur; oysa İstasyon Mahallesi nde, varlığı dışarıdan belli olmayan yalnızca iki İnternetcafé ye rastlanmıştır. Buna karşın, bütün bölgelerde gençlerin belli bir teknolojik yatkınlığı gözlemlenmiştir. İnternet-café nin yetersiz kaldığı noktada bireysel iletişim gerecinin paylaşımı da söz konusu olmaktadır. Buna göre, en çok paylaşılan teknolojik gereç kişisel bilgisayardır; en yüksek oranda kardeşler ve arkadaşlarla paylaşılmaktadır (%41,46). Bununla birlikte, İnternet bağlantısı daha az oranda paylaşılmaktadır (%30,71); bu da bir kez daha bilgisayar sahipliği ile İnternet bağlantısına erişim arasındaki farkı teyid eder niteliktedir. Diğer teknoloji ürünlerinin paylaşımı daha az oranda gerçekleşmekle birlikte (MP3-çalar %22, 26; radyo %20,73), asıl dikkat çekici farklılaşma cep telefonunda ortaya çıkmaktadır (%18,62). Bu oran, cep telefonunun bilgisayardan daha kişiselleşmiş doğasıyla uyumlu olsa da, diğer yandan, bunca kişiselleşmiş bir gerecin dahi beşte bire yakın bir oranda paylaşılmasına gereksinim olduğunu göstermektedir. Böyle bir paylaşım zorunluluğu, özellikle cep telefonunun edinme maliyetinin günümüzde iyice düşmüş olduğu da göz önüne alınarak, ne denli ekonomik yoksunluk içinde, bu durumu ne denli yüksek bir arzuyla aşma güdüsünün bulunduğunu da işaret etmektedir. Üniversite öğrencilerinde 2 cep telefonunun öncelikli olduğunu belirtenlerin oranının %57,3 te kaldığı göz önünde tutulursa, ileri teknoloji ürünü iletişim olanaklarına sahip olmanın, çevre böl- 2 Bu veriler, Ali Ergur ve Gülçin Büyüközkan tarafından, çevre bölgesi gençleri üzerine yapılmakta olan bu araştırmaya paralel olarak, mikro ölçekte, bir özel bir kamu üniversitesi öğrencileri üzerinde gerçekleştirilen anket çalışmasının ürünüdürler Ulusal Sosyoloji Kongresi Bildiri Kitabı

8 Ali ERGUR gelerindeki gençler için yaşamsal sayılabilecek kadar önemli olduğunu ileri sürebiliriz. Zira teknoloji, maddi yoksunlukları belli ölçüde de olsa aşmanın bir yolu olarak görünmektedir. Özgürleşme çabasının doğal sonucu olarak kamusal bir görünürlüğün önem kazandığını gözlemlemekteyiz. Teknolojinin, kamusal alanda, fizikî gerçekliğin karşılaşmalarındaki eşitsizlikleri belli ölçüde de olsa, çevre bölgesinde yaşayan genç lehine düzenleme etkisinin bulunduğunu düşünebiliriz. Sanal etkileşimde gerçek bedenlerin olmaması, ilişkinin gerçek olmadığı anlamına gelmez (Whitty, 2003: 572). Teknoloji üzerinden kimlik stratejisi geliştirme, her toplumsal-ekonomik katmandaki gençler için geçerli olabilecek bir yöntem olmakla birlikte, yoksunlukları daha fazla olan çevre bölgelerindekiler için, özellikle sanal etkileşimin yadsınmaz bir belirleyiciliği olduğu, araştırmamızın bulgularında da somutlaşmaktadır. Sanal kimlikleri, gençlerin sokakla okul arasındaki uyumsuzluğu telafi etmeye çalıştıkları bir üçüncü düzlem olarak belirginleşmektedir. (Dawes, 1998: 24) Öncelik sırasının başına yerleştirilen cep telefonunun ilk edinilme yaşı, teknolojiyle bütünleşme eğilimini de belli ölçüde aydınlatan bir veri sayılabilir. Diğer yandan, ailelerin maddi durumlarının da bu ilk cep telefonunu satın alabilmede etkili olduğu unutulmamalıdır. Buna göre, yedi yaşına kadar inen tekil istisnalar dışarıda tutulursa, ilk ciddi yoğunlaşmanın (%7,5) 12 yaş civarında oluşmaya başladığını saptamaktayız. Bu oran, nominal olarak düşük olmakla birlikte, yeni ergen gençlere cep telefonu temin edebilecek düzeydeki ailelerin, çevre bölgeleri için yine de dikkate değer olduğunun altını çizmektedir. Zira sonuçta 12 yaş ve altı gençlerin ilk cep telefonunu edinme oranları %12 dir. Benzer oranlı ilk edinme yaşı 13 ve 14 te gözlemlenmektedir (sırasıyla %11,2 ve %14,4). Ancak kesin bir açıklıkla görüleceği gibi, 15 yaş önemli bir eşik oluşturmaktadır. Bu durumun farklı açıklamaları vardır. Ancak, özellikle zorunlu ilköğretim sürecinin sonuna gelinmiş olması belirleyici olabilir. Eğitimine devam etmeyen/edemeyen önemli bir çoğunluk yaşlarında çalışmaya yönelmektedir. 15 yaşındaki âni sıçrama, yalnızca ailelerin o yaşlardaki gençlere cep telefonu almayı uygun bulmalarından kaynaklanmayıp gençlerin, bizatihi kendi ekonomik güçlerini edindikten sonra cep telefonu satın almaya yöneldiklerini de göstermektedir. Nitekim, bu ilk yöneliş, aynı zamanda, cep telefonu edinme yaşının da doruk noktasını oluşturmaktadır. Buradan, ilk ekonomik olanağa sa- 6. Ulusal Sosyoloji Kongresi Bildiri Kitabı 283

9 Özgürleşim ve Dışlanma Diyalektiğinde Kentsel Çevre Bölgelerindeki Gençlerin Teknoloji Kullanımları hip olduğu anda, gencin cep telefonu edindiği ve daha sonraki yaşlarda bu eğilimin azalmaya başladığı saptanabilir. 16 yaşında ilk cep telefonunu edinenler, birden %12,9 oranına gerilemektedirler. Reşit olma yaşında ise, gençlerin büyük bir çoğunluğunun artık cep telefonuna sahip olduğu netlikle görülmektedir (toplam %84,3). Bilişim çağında kişi olmanın temel koşullarından birisi, vazgeçilmez şekilde bireyselleşmiş iletişim teknolojisi gereçlerine sahip olmaktadır; bunlar arasında cep telefonunun özel bir yeri vardır. Zira cep telefonu, yalnızca bireysel kullanıma açılmış herhangi bir teknoloji ürünü değil, aynı zamanda, kişiliğin bir önemli bir bileşeni haline gelmiştir. Neredeyse organik olarak adlandırabileceğimiz bir bütünleşme, cep telefonu ve insan ilişkisini tarif eder hale gelmiştir. Birçok konuda olduğu gibi, gençler bu bütünleşmede de, billurlaşmış toplumsal örnekleri temsil etmektedirler. Bu nedenle, çevre gençlerinde gözlemlediğimiz cep telefonu edinme arzusu, kişisel kullanım ve ona bağlı çeşitli pragmatik yönelimlerin ötesinde, küresel düzeyde gelişmekte olan bir insan-makine ilişkisinin en yoğun olarak gözlemlenebildiği haldir. Burada, cep telefonun edinilmesi, ekonomik olarak daha iyi durumda olan sınıflarda gözlemlediğimiz basit bir moda, genel eğilimi izleme, taklit etme, hatta uyma davranışı anlamında olmaktan öte, bunları da içererek, bir kimlik stratejisinin vazgeçilmez önemdeki maddi destek unsuru olarak da düşünülmelidir. Çevre bölgesindeki gencin hem deneyimlediği cemaat tipi bir baskılayıcı ortamdan sıyrılma isteği, hem, bunun sonucu olarak, kendini özerk bir kişi olarak tanıtma gereksiniminin daha vurgulu bir şekilde ortaya çıkması, onda, cep telefonunu özel bir anlam alanına yerleştirme sonucunu doğurmaktadır. Toplumsal ortamın baskıladığı yaşam tarzlarından farklılarına açılabilmenin mümkün olduğu çeşitli araştırmalarda gösterilmiştir (Irwin, 1999: 372); teknolojinin bu konuda, gençler üzerinde bir çeşit katalizör etki yaptığını düşünebiliriz. O nedenle, cep telefonunu ilk edinme yaşının izlediği doğrunun, daha üst sınıflarınkine oranla (örneğin özel üniversite öğrencilerinde 15 yaşında %24,3 le doruk noktası) önemli bir mahiyet farkı vardır: Çevre bölgelerindeki gençler, bir çeşit ritüel değer bağlamında edinilmesi makbûl sayılan nesnelere sahip olan daha üst sınıfların gençlerinin davranışlarından farklı olarak, kaynaklara erişimde onları kısıtlı bırakan koşulları dönüştürmenin bir yolu olarak cep telefonu edinmeye çalışmaktadırlar. Edinme, doğal olarak, bir ekonomik çevrimi gerektirmektedir. Üstelik, gösterge değerinden ziyade, ya da en az onun kadar, iletişim ağlarına erişim işlevselliğiyle algılanan cep telefonu, kendisine atfedilen özgür Ulusal Sosyoloji Kongresi Bildiri Kitabı

10 Ali ERGUR leştirici konuma koşut olarak yoğun bir kullanımı da içermektedir. Bu nedenle, cep telefonunun sahipliği kadar, aylık giderinin karşılanması da önem arz etmektedir. Bu nokta, üst gelir gruplarının gençlerinin pratiklerinden hayli farklıdır: Çalışarak kazanılan parayla cep telefonu giderini karşılamak hayli yaygın bir uygulamadır. Nitekim, çevre bölgelerindeki gençlerin önemli bir kısmı (%40,7) cep telefonu giderini kendisi karşılamaktadır. Çoğunluğu daha küçük yaştakilerden oluşan bir eşdeğer kitlenin gideri ise, ebeveynler tarafından karşılanmaktadır (%37,2). Sonuçta, cep telefonu kullanmak, bir yanıyla vazgeçilmez bir kişilik ögesi haline gelirken, diğer yanıyla ekonomik olarak sürekli desteklenmesi gereken bir etkinlik konumundadır. Bu durum, genci hem özgürleştiren hem bağımlı kılan bir ikiliği de içinde barındırır. Ancak, kısıtlı ekonomik olanakların varlığı, beraberinde kendi pratik çözümlerini de getirmektedir. Zaten her sınıftan genç arasında yaygın bir pratik olan kısa mesajla (SMS) haberleşme, çevre gençlerinin durumunda bir zorunlulukla buluşmaktadır. Anket uygulaması sırasında bir önceki gün kaç kısa mesaj atıldığı sorulmuştur. Gençlerin %43,3 ünün hiç mesaj atmamışlardır. Buna mukabil, farklı sayılarda toplam %56,7 oranında genç, bir önceki gün en az 1 adet kısa mesajla haberleşmiştir. Ekonomik güçlüklerin yönlendirdiği bir kullanma mantığı, en ağırlıklı grubun (%25,5) 1 5 mesaj atanlar olduğunu göstermektedir. Kısıtlı kaynaklar, asgari ama işlevsel iletişim için kullanılmaktadır mesaj atanlar %10,6 yı oluştururken, %20,6 oranında genç 10 dan fazla mesaj atmıştır. Böylece, çevre gençleri arasında kısıtlı sayıda mesaj atıp asgari iletişimi korumaya çalışanlar ile, mesajlaşarak iletişmeyi gündelik pratik haline getirenler arasında bir ayrışma da gözlemlenmektedir. Diğer bir deyişle, beş gençten biri, yoğun sayılabilecek bir kısa mesajla iletişim pratiğine yönelmektedir. Bununla birlikte, çevre bölgelerindeki diğer olgularda olduğu gibi, ekonomik gerekçeleri yegâne kısıtlanmışlık nedeni olarak değerlendirmek doğru olmaz. Gencin kısa mesaj atmaması, çalışanlarda zamansızlık gibi bir nedene tekabül edebileceği gibi, hepsinden öte, daha derin bir bilişsel/kültürel durumu da işaret edebilir: Kısa mesaj, kolaylıklarının yanı sıra, belli bir yazılı kültür algılamasını da gerektirmektedir. Kısa mesajın bir kolaylık olarak tasavvur edilmesi bile, yazının az ya da çok bir alışkanlık olduğu, bireyi saran kültür dünyasını ve toplumsal algılama kalıplarını biçimlendirici bir unsur olarak düşünüldüğü bir simgesellik düzeyinde mümkündür. Diğer bir deyişle, yazının kullanılması, kısmen de olsa bir öğrenilmişliğin sonucu, belli bir habitus un ürünüdür. Kuşkusuz, bu durum, mekanik 6. Ulusal Sosyoloji Kongresi Bildiri Kitabı 285

11 Özgürleşim ve Dışlanma Diyalektiğinde Kentsel Çevre Bölgelerindeki Gençlerin Teknoloji Kullanımları bir belirlenim ilişkisi doğurmaktan ziyade, çerçeveleyici bir davranış mantığı oluşturmaktadır. Yaş kuşakları arasında gözlemlenen kısa mesaj kullanma pratiği farkı, aynı zamanda sınıflar arasında da gözlemlenmektedir. Kısa mesaj yazmadaki beceri, hatta kısa mesaja başvurma gereksinimini hissetmenin kendisi bile, yazının toplumsal tahayyülde bir yer edinmiş olmasıyla mümkündür. Bununla birlikte, kısa mesajla iletişim, bu yazılı kültürle daha yakın ilişkinin bulunduğu toplumsal sınıflara oranla daha az kullanımın olduğu çevre bölgelerindeki gençlerin dahi, görece hızlı bir şekilde, elektronik iletişim ağlarına bağlanmak için, kültürel anlamda daha az âşinâ oldukları bu kod düzenine algılamalarını hızla ayarlamaktadırlar. Kimlik stratejilerinin önemli sonuçlarından birisi farklılaşma arzusudur (distinction) (Bourdieu, 1979). Araştırmamızda, en azından Türkiye de, bazı iletişim araçlarına bir farklılaşma simgesi anlamı atfedilmesinden hareketle, tartışmasız ayrıştırıcı konumu olduğunu düşündüğümüz bir ileri teknoloji gereci olan I-pod hakkındaki tutumlar irdelenmeye çalışılmıştır. Özel üniversite öğrencilerinde de I-pod u bilinçli olarak red edenler vardır; buna karşın, çevre bölgelerindeki gençlerin %40,5 i peşinen I-pod un ne olduğunu bilmemektedirler. Ancak, %31,5 i de I-pod a işlevsel bir şekilde yaklaşıp onu müzik dinleme aracı olarak tarif etmektedir. %20,5 i ise I-pod u olmasını istemediğini belirtmektedir. Öykünme davranışı (başkalarında gördüğü için kendinde olmasını isteyen) yalnızca %2,7, salt saygınlık değeri için I-pod arzulayanlar ihmal edilebilir düzeydedir (%0,2). Ancak özel üniversite öğrencileri arasında da, bilinçli olarak I-pod istemeyenlerin oranı hayli yüksektir (%38,5). Bu durum, kuşkusuz çevre bölgelerindeki gençlerin I-pod u reddetmelerinden farklı nedenlere bağlanmaktadır: I-pod un yeterince tanınmadığı bir ortamda, onun bir farklılaştırıcı gösterge addedilmesi de pek olası değildir. Dolayısıyla %20,5 lik reddedenler kitlesinin davranış mantığı altında bu durumu da göz önüne almak gerekir. Öğrencilerin %25,4 ü yeni teknolojilerden daha iyi yararlanma, %19,7 i ise öncelikle tasarımından etkilenme gerekçeleriyle I-pod kullanmaktadır. I-pod a ilgisiz kalanların çevre bölgesi gençlerinde daha az oranda kalması, özel üniversite öğrencilerinin ilgisizliğinden farklı olarak, göreli bir arzu geriliminin varlığını da yansılamaktadır. Sonuçta, her iki kesim gençte de reddeden olduğu kadar, işlevsel gerekçelerle I-pod kullanan ya da kullanmayı isteyen mevcuttur. Saygınlık değeri, alenen ifade edilmese de, zımnî olarak kabul edilen Ulusal Sosyoloji Kongresi Bildiri Kitabı

12 Ali ERGUR bir olgudur. Ancak imrenmek ve arzulamak için, nesnenin gösterge değerinin yeterince yaygın ve kabul edilmiş bir kod olması gerekir. Çevre bölgeleri gençlerinde bu göstergesel oydaşma henüz tam olarak gerçekleşmemiştir. Teknoloji ürününün benimsenmesi, yaygınlaşması ve nihayet belli bir toplumsal meşruiyet kazanmasında, maliyet etkeni kuşkusuz son derece belirleyicidir. Ancak, yine de her zaman ve koşulda, ekonomik etkenin tek başına yeterli olmadığı birçok durum da karşımıza çıkmaktadır. Nitekim, gözlem ve görüşmelerimizde, teknoloji ürününün fiyatının vazgeçilmez bir önemi olduğu netlikle belirmiş olmasına karşın, onun nesne değerinde somutlaşan kültür kodu olma niteliğini ortak bir payda olabilmesinin başka koşullara da bağlı olduğu görülmüştür. Bu bağlamda, I-pod gibi ürünlerin bir farklılaşma göstergesi olabilmesi, yalnızca pahalı olmalarına bağlı değildir; aynı zamanda, belli bir toplumsal farklılaşma göstergesi olduklarına dair bir kanaate tekabül etmeleri gerekir. Çevre bölgelerindeki gençlerde gözlemlediğimiz tutum, daha ziyade bu kod yoksunluğu idi. Diğer bir deyişle, sıradan olmayan farklılaştırıcı teknoloji ürünleri, bu özelliklerinin gereği olan simgeselliği bu bölgelerde yeterince kazanmış görünmemektedirler. O nedenle, kentsel çevre bölgelerinde I-pod un farklılaştırıcı etkisinden bahsetmek pek doğru olmaz. Özetle, teknoloji etkeninin, yalnızca maddî boyutlarıyla bile kentsel çevre bölgelerinde önemli bir tutunma aracı olarak işlev gördüğünü ifade edebiliriz. Teknoloji, her eğitim düzeyi ve her toplumsal sınıftan genç için zaten az veya çok bu toplumsallaştırıcı işleve sahiptir. Ancak, çevre bölgesi gençleri için, kendileri dışında akıp giden ve etkileşimsel bir düzlemde git gide büyüyen devasa toplumsal alana tutunma çabası, diğerlerinde olmadığı kadar öne çıkmaktadır. Zira, kentsel çevre bölgesi genci için, teknolojik donanım, bazı durumlarda neredeyse yegâne toplumsallaşma aracı haline gelmektedir. Üstelik, teknoloji, bu bağlamda, yalnızca basit bir toplumsal varlık gösterme meselesi olmaktan çıkıp ciddi anlamda bir varkalma stratejisine dönüşmektedir. Bu noktada, elbette her genç bireyin, içinde toplumsallaştığı alt-kültürün değer ve normlarını farklı biçimlerde içselleştirdiğini belirtmeliyiz; bu durum, sanal deneyimle daha da vurgulu bir öznellikler bütünü olarak tezahür etmektedir. Küresel ekonomi ve her türlü akışkan etkileşim biçimiyle hızla bütünleşen Türkiye de, bilinen zengin-yoksul ayrımlarının dışında, her zaman bunlara doğrudan bağlı olmayan bir en yeni teknolojiyi kullanabilen- 6. Ulusal Sosyoloji Kongresi Bildiri Kitabı 287

13 Özgürleşim ve Dışlanma Diyalektiğinde Kentsel Çevre Bölgelerindeki Gençlerin Teknoloji Kullanımları kullanamayan ayrımı da belirmektedir. Bu anlamda, çevre bölgesi gençleri de kendi içlerinde teknolojiye erişebilirlik ve erişemezlik bakımından belirgin bir şekilde kümelenmektedirler. Burada tekrar altını çizmekte yarar görerek, bu olgunun doğrudan, tamamen bir ekonomik belirlenim sürecinin ürünü olmadığını belirtmemiz gerekir. Bulgularımız, küreselleşmenin en temel özelliklerinden birisinin vurgulanmasına kısmen de olsa yardımcı olmaktadırlar: Küreselleşme, mal, sermaye, insan dolaşımı olduğu kadar, fikir ve değerlerin de hızlı bir dolaşıma girmesi anlamına gelmektedir. Bu dolaşım, elbette münhasıran teknolojinin incelmesi ve yayılması sayesinde gerçekleşmektedir. Küresel etkileşim ve akışlar, artık ister yerel ister küresel düzeyde olsun, toplumsallaşmanın da koşullarını değiştirmektedirler. Bu bağlamda, teknoloji temel bir belirleyici olarak, bireyleri bir fırlatma noktasına itmektedir: Teknolojinin en yeni ve en gelişmiş olanaklarından yararlanabilenler, mutlaka ekonomik anlamda algılamamız gereken küresel rekabet ortamında tutunma becerisini çeşitli şekillerde elde etmektedirler. Teknoloji, bu anlamda kürselleşmenin içine veya dışına fırlatan, nötr-görünümlü, oysa son derece yoğun değer, dolayısıyla ideoloji yüklü bir kullanımlar ve bunlara ilişik söylem taşıyan bir alandır. Teknoloji sayesinde ileri fırlatma, özellikle kentsel çevre bölgesi gençlerinin, fizikî-coğrafî anlamda sınırlanmışlıklarını, bir anda dönüştürebilen 3 sayısız sonuca sahiptir. Teknolojinin bu ileri fırlatma etkisi, özünde basit bir sahip olma veya olamama (erişme veya erişememe anlamında) durumunda düğümlenmektedir. Teknolojiye erişebilmek, benzerleri arasında baş döndürücü bir ivme kazanmak anlamına gelen bir etki, hatta artı ve eksi yönde (içe ve dışa) aynı anda çalışan bir merkezkaç kuvveti yaratmaktadır. Kentsel çevre bölgelerindeki gençler, çevre koşullarının baskılayıcılığının türü çok anlamlı bir farklılık oluşturmadan, teknolojiye erişebildikleri andan itibaren, onları kısıtlayan görece küçük toplumsallaşma çevresinin çok ötesine kendilerini taşıyabilmektedirler. Ayrıca, ekonomik olarak geri kalmış kentsel bölgelerde genellikle 3 Burada bir çeşit sihirli dokunuş etkisinden bile bahsedilebilir. Var olmak, tanınmak, saygı görmek, nihayet kazanmak için, masaldaki Külkedisi gibi Balo ya (küreselleşme süreci) gitmek, tartışılmaz bir önkoşuldur. Sihirli değnekle dokunulduğunda Balo ya katılabilmeyi bir anda, bir çeşit ileri fırlatma etkisiyle mümkün kılan temas (perinin Külkedisi nin karşısına çıkması, teknoloji), yokluğu durumunda, bireyi, üstelik yalnızca yerinde tutarak, yine aynı hızla geri fırlatabilir (Balo sürerken yırtık elbiseler, balkabağı, kertenkeleler, fareler, vb. ile baş başa kalmak). Sihir etkisinin yanılsamasının ancak geceyarısına kadar sürecek olmasının da fazla önemi olduğu söylenemez; zira Balo daki hazlar yalnızca şimdiki zamanın cinsinden ifade edilmektedirler. Ayrıca Balo, gösterilenin, gösterinin içinde yitip gittiği bir sanal ülkedir; zaten Balo da kutlanan da salt göstergenin mutlak zaferidir. Gösterge resm-i geçiti sona erdiğinde, geriye yalnızca, bağlamsızlaşmış bir gösteriş nesnesi kalır (kristal ayakkabı); kendisini biricik, kişiye özel gösteren, böylece standartlaşmış farklılıklar yaratan bir değişim düzeninde, metânın denetimi, yalnızca onu tüketmekle mümkün olur. Göstergeye hükmeden ise, sistemin hâkimi olmayı hak etmiş demektir (yalnızca ayakkabı ayağına uyduğu için kraliçe olan Külkedisi) Ulusal Sosyoloji Kongresi Bildiri Kitabı

Başkent Üniversitesi Öğrencilerinin Medya Tüketim Alışkanlıkları

Başkent Üniversitesi Öğrencilerinin Medya Tüketim Alışkanlıkları Başkent Üniversitesi Öğrencilerinin Medya Tüketim Alışkanlıkları Fatma Büşra Atalay, Gökhan Barutcu, Anıl Öner Koçak, Emine Gül Taş, Irmak Üstündağ Danışman: Prof. Dr. Rengin Erdal ÖZET Genç nüfusun oldukça

Detaylı

Türk İnşaat Firmalarının Yurtdışı Projelerde İşçi Sağlığı, İş Güvenliği ve Çevre Uygulamalarına Bakışı - Rusya Federasyonu Örneği

Türk İnşaat Firmalarının Yurtdışı Projelerde İşçi Sağlığı, İş Güvenliği ve Çevre Uygulamalarına Bakışı - Rusya Federasyonu Örneği 3. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Sempozyumu 21-23 Ekim 2011, Çanakkale Türk İnşaat Firmalarının Yurtdışı Projelerde İşçi Sağlığı, İş Güvenliği ve Çevre Uygulamalarına Bakışı - Rusya Federasyonu Örneği Aslı

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

Avrupa Birliği Lizbon Hedefleri ne UlaĢabiliyor mu?

Avrupa Birliği Lizbon Hedefleri ne UlaĢabiliyor mu? Avrupa Birliği Lizbon Hedefleri ne UlaĢabiliyor mu? Yrd. Doç. Dr. Elif UÇKAN DAĞDEMĠR Anadolu Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İktisat Bölümü Öğretim Üyesi 1. GĠRĠġ Avrupa Birliği (AB)

Detaylı

YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ

YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ DOÇ.DR. ZEHRA ALTINAY SINIF YONETIMI Bu derste, Sınıf ortamı ve grup etkileşimi Grup türleri Grup ve lider Liderlik türleri Grup içi etkileşimin hedefleri

Detaylı

İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİNDE LİSANS SONRASI AKADEMİK EĞİTİM: SAYILARLA TÜRKİYE DEKİ MEVCUT DURUM

İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİNDE LİSANS SONRASI AKADEMİK EĞİTİM: SAYILARLA TÜRKİYE DEKİ MEVCUT DURUM - 169 - İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİNDE LİSANS SONRASI AKADEMİK EĞİTİM: SAYILARLA TÜRKİYE DEKİ MEVCUT DURUM Cemalettin Dönmez * Özet Türkiye de inşaat mühendisliğinde lisans sonrası eğitimin hacim ve temel uzmanlık

Detaylı

Androgojik ve Pedagojik Yaklaşım

Androgojik ve Pedagojik Yaklaşım Androgojik ve Pedagojik Yaklaşım Pedagoji, Yunanca; paid (çocuk) ve agogos (rehberlik) köklerinden türetilmiştir ve özellikle "çocuklara öğretmenin bilim ve sanatı" anlamına gelir. Androgoji (ya da adragoloji)

Detaylı

Türkiye de Kişilerin İnternet Kullanımları Ne Şekilde Değişiyor? İnternet Kullanıcıları Üzerine Bir Değerlendirme

Türkiye de Kişilerin İnternet Kullanımları Ne Şekilde Değişiyor? İnternet Kullanıcıları Üzerine Bir Değerlendirme Türkiye de Kişilerin İnternet Kullanımları Ne Şekilde Değişiyor? İnternet Kullanıcıları Üzerine Bir Değerlendirme Ü. Barış Urhan Araştırmacı İrem Kızılca Araştırmacı TEPAV Değerlendirme Notu Şubat 2011

Detaylı

İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 ÇAĞDAŞ EĞİTİMDE ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİNİN YERİ VE ÖNEMİ BÖLÜM 2 EĞİTİM SÜRECİNDE REHBERLİK HİZMETLERİ

İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 ÇAĞDAŞ EĞİTİMDE ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİNİN YERİ VE ÖNEMİ BÖLÜM 2 EĞİTİM SÜRECİNDE REHBERLİK HİZMETLERİ İÇİNDEKİLER ÇAĞDAŞ EĞİTİMDE ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİNİN YERİ VE ÖNEMİ BÖLÜM 1 Çağdaş Anlayışa Göre Eğitim...3 Eğitimin Amaçları...3 İşlevi....4 Okulun Yapısı...4 Öğrenci Kişilik Hizmetleri (Ö.K.H.)....5

Detaylı

Türkiye de Doğurganlık Tercihleri

Türkiye de Doğurganlık Tercihleri 2013 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması İleri Analiz Çalışması Türkiye de Doğurganlık Tercihleri Dr. Pelin Çağatay Melike Saraç Emre İlyas Prof. Dr. A. Sinan Türkyılmaz 10 Eylül 2015, Hilton Oteli, Ankara

Detaylı

ECE Hizmetleri Yoksullara Nasıl Yaygınlaştırılır ve Kadınlar için Güçlendirme Stratejisi Olarak Nasıl Kullanılır?

ECE Hizmetleri Yoksullara Nasıl Yaygınlaştırılır ve Kadınlar için Güçlendirme Stratejisi Olarak Nasıl Kullanılır? ECE Hizmetleri Yoksullara Nasıl Yaygınlaştırılır ve Kadınlar için Güçlendirme Stratejisi Olarak Nasıl Kullanılır? Kadın ve Çocuk Merkezleri ECE Hizmetleri Sunan Kadın Kooperatifleri Kadın Emeğii Değerlendirme

Detaylı

YAZILIM KAVRAMINA BİR BAKIŞ. Gürcan Banger Elektrik Yük. Müh. ESOGÜ - 9 Nisan 2007

YAZILIM KAVRAMINA BİR BAKIŞ. Gürcan Banger Elektrik Yük. Müh. ESOGÜ - 9 Nisan 2007 YAZILIM KAVRAMINA BİR BAKIŞ Gürcan Banger Elektrik Yük. Müh. ESOGÜ - 9 Nisan 2007 YAZILIM ve DONANIM Bilgisayar kavramı, donanım ve yazılım olmak üzere iki ana bileşenden oluşuyor. Elektronik, mekanik

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikolojik Danışma ve Rehberlik RPD 201 Not II Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Eğitimde Rehberlik *Rehberlik, bireyin en verimli bir şekilde gelişmesini ve doyum verici

Detaylı

Katılımcının Yaşı n % 21-30 114 21.6 31-40 152 28.8 41-50 208 39.5 51+ 53 10.1 TOPLAM 527 100.0

Katılımcının Yaşı n % 21-30 114 21.6 31-40 152 28.8 41-50 208 39.5 51+ 53 10.1 TOPLAM 527 100.0 12 Eczacı Profili-1998-2007 II. 1998 ARAŞTIRMASI BULGULARI ll.l.toplumsal VE EKONOMİK ÖZELLİKLER Katılımcının Yaşı n % 21-30 114 21.6 31-40 152 28.8 41-50 208 39.5 51+ 53 10.1 TOPLAM 527 100.0 Tabloda

Detaylı

Baykuş Ödülleri 2013 -Ödül Alan Projeler

Baykuş Ödülleri 2013 -Ödül Alan Projeler Baykuş Ödülleri 2013 -Ödül Alan Projeler Proje Adı: TÜKETİCİ İÇGÖRÜSÜ VE MARKA KONUMLANDIRMA ARAŞTIRMASI Araştırma Şirketi: ERA RESEARCH & CONSULTANCY Araştırma Veren: İNCİ DERİ MAMULLERİ SAN. VE TİC.

Detaylı

Araştırma Notu 16/190

Araştırma Notu 16/190 Araştırma Notu 16/190 ASGARİ ÜCRET ETKİSİ GENÇLERDE VE KADINLARDA YOĞUNLAŞIYOR Seyfettin Gürsel * Gökçe Uysal ve Melike Kökkızıl Yönetici Özeti Bu araştırma notunda Ocak 2016'dan itibaren geçerli olan

Detaylı

KENT BİLGİ SİSTEMİNİN BİR ALT SİSTEMİ OLARAK İSTATİSTİKSEL BİLGİ SİSTEMİ VE TÜRKİYE İÇİN 2008 YILINDA İSTATİSTİKSEL BİLGİ SİSTEMİ KULLANIM DURUMU *

KENT BİLGİ SİSTEMİNİN BİR ALT SİSTEMİ OLARAK İSTATİSTİKSEL BİLGİ SİSTEMİ VE TÜRKİYE İÇİN 2008 YILINDA İSTATİSTİKSEL BİLGİ SİSTEMİ KULLANIM DURUMU * KENT BİLGİ SİSTEMİNİN BİR ALT SİSTEMİ OLARAK İSTATİSTİKSEL BİLGİ SİSTEMİ VE TÜRKİYE İÇİN 2008 YILINDA İSTATİSTİKSEL BİLGİ SİSTEMİ KULLANIM DURUMU * Statistical Information System as a subsystem of Urban

Detaylı

MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK

MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK Matematik,adını duymamış olsalar bile, herkesin yaşamlarına sızmıştır. Yaşamın herhangi bir kesitini alın, matematiğe mutlaka rastlarsınız.ben matematikten

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı.

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO535 Eğitimde Araştırma Yöntemleri

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

GÖRÜŞME GÖRÜŞME GÖRÜŞME. Sanat vs Bilim? Görüşme Yapma Becerileri. Hangi Amaçlar için Kullanılır? (mülakat-interview)

GÖRÜŞME GÖRÜŞME GÖRÜŞME. Sanat vs Bilim? Görüşme Yapma Becerileri. Hangi Amaçlar için Kullanılır? (mülakat-interview) Görüşme Görüşme Türleri Görüşme Süreci (mülakat-interview) Nitel araştırmada en sık kullanılan veri veri toplama aracıdır. Amacı, bir bireyin iç dünyasına girmek ve onun bakış açısını anlamaktır. Odak

Detaylı

Template. Otizm Spektrum Bozukluğu Olan Çocuklar İçin Teknoloji Temelli Müdahale Yöntemleri: Bir Betimsel Analiz Çalışması

Template. Otizm Spektrum Bozukluğu Olan Çocuklar İçin Teknoloji Temelli Müdahale Yöntemleri: Bir Betimsel Analiz Çalışması WINTER Template Otizm Spektrum Bozukluğu Olan Çocuklar İçin Teknoloji Temelli Müdahale Yöntemleri: Bir Betimsel Analiz Çalışması Doç.Dr.Serhat ODLUYURT Arş.Gör. Melih ÇATTIK Anadolu Üniversitesi Engelliler

Detaylı

İNTERNET KAFELERE GİDEN BİREYLERİN ÖĞRENİM DÜZEYLERİ İLE İNTERNETİ KULLANMA AMAÇLARI ARASINDAKİ İLİŞKİ (Elazığ İli Örneği)

İNTERNET KAFELERE GİDEN BİREYLERİN ÖĞRENİM DÜZEYLERİ İLE İNTERNETİ KULLANMA AMAÇLARI ARASINDAKİ İLİŞKİ (Elazığ İli Örneği) Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi Fırat University Journal of Social Science Cilt: 13, Sayı: 2, Sayfa: 129-146, ELAZIĞ-2003 İNTERNET KAFELERE GİDEN BİREYLERİN ÖĞRENİM DÜZEYLERİ İLE İNTERNETİ KULLANMA

Detaylı

BİLGİYE ERİŞİM MERKEZİ

BİLGİYE ERİŞİM MERKEZİ 2014 YILI FAALİYET RAPORU BİLGİYE ERİŞİM MERKEZİ Oda Faaliyetleri 86 BİLGİYE ERİŞİM MERKEZİ Muhasebecilikte kural, karar ve mevzuat çok sık değişebilmektedir. Bu alanda çalışanların kararlardan haberdar

Detaylı

Türkiye de Bilim ve Teknoloji Politikası Tasarımı için Araştırma İhtiyacı

Türkiye de Bilim ve Teknoloji Politikası Tasarımı için Araştırma İhtiyacı Türkiye de Bilim ve Teknoloji Politikası Tasarımı için Araştırma İhtiyacı TÜBİTAK-BTP Mayıs 1999 Sunuş Ulusal bilim ve teknoloji (B&T) politikası tasarımcılarının ana hareket noktalarından birini, ülkenin

Detaylı

STRATEJİK PLAN, AMAÇ, HEDEF VE FAALİYET TABLOSU

STRATEJİK PLAN, AMAÇ, HEDEF VE FAALİYET TABLOSU FAKÜLTE/BÖLÜM ADI: STRATEJİK PLAN, AMAÇ, HEDEF VE FAALİYET TABLOSU Stj. Amaç No Hedef No Faaliyet No Performans no Stratejik Amaç / Hedef / Faaliyet Tanımı 2008 mevcut durum 2009 2010 2011 2012 2013 Faaliyet

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ A u ok na lu ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - MART 2014 ANAOKULLARI BÜLTENİ ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ Okul öncesi dönem, gelişimin hızlı olması ve

Detaylı

2 Çözümlerin Ortak Şifresi: Sinerji

2 Çözümlerin Ortak Şifresi: Sinerji GİRİŞ Sinerji yaşamın akışı içerisinde her nokta da her yerde gerekliliği daimi olan bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır. Doğaya baktığımızda; göçmen kuşların v şeklinde uçarak hava akımı yaratıp birbirlerinin

Detaylı

İnternet Destekli Temel Bilgisayar Bilimleri Dersinde Anket Uygulaması

İnternet Destekli Temel Bilgisayar Bilimleri Dersinde Anket Uygulaması İnternet Destekli Temel Bilgisayar Bilimleri Dersinde Anket Uygulaması Yalçın Ezginci Selçuk Üniversitesi Elk.-Elt.Mühendisliği Konya ANKET Anket, insanlardan fikirleri, duyguları, sağlıkları, planları,

Detaylı

Tom Lloyd. Luke Pearson

Tom Lloyd. Luke Pearson PearsonL Tom Lloyd Luke Pearson Sıra Dısı Amacımızı geniş bir disiplin yelpazesinde çalışmak ve bir alandan diğerine kültür, fikir ve beceri aktarmak için elde edilmiş bilgiyi kullanmak olarak özetleyebilirim.

Detaylı

Hipotez Kurma. Prof. Dr. Cemal YÜKSELEN Ġstanbul Arel Üniversitesi. 4. Pazarlama Araştırmaları Eğitim Semineri 26-29 Ekim 2010

Hipotez Kurma. Prof. Dr. Cemal YÜKSELEN Ġstanbul Arel Üniversitesi. 4. Pazarlama Araştırmaları Eğitim Semineri 26-29 Ekim 2010 Hipotez Kurma Prof. Dr. Cemal YÜKSELEN Ġstanbul Arel Üniversitesi 4. Pazarlama Araştırmaları Eğitim Semineri 26-29 Ekim 2010 Hipotez Nedir? Araştırmacının ilgilendiği bir konuda ispatlanmamış bir önerme

Detaylı

Temel Bilişim Eğitiminin Yükseköğretimdeki Yeri: 2005-2012 Analizi

Temel Bilişim Eğitiminin Yükseköğretimdeki Yeri: 2005-2012 Analizi Akademik Bilişim 12 - XIV. Akademik Bilişim Konferansı Bildirileri 1-3 Şubat 2012 Uşak Üniversitesi Temel Bilişim Eğitiminin Yükseköğretimdeki Yeri: 2005-2012 Analizi Karadeniz Teknik Üniversitesi, Enformatik

Detaylı

KIRŞEHİR SANAYİ RAPORU

KIRŞEHİR SANAYİ RAPORU KIRŞEHİR SANAYİ RAPORU KIRŞEHİR SANAYİ RAPORU KIRŞEHİR SANAYİ RAPORU Şekil 1 Kırşehir Sanayi Rekabetçilik Eksenleri İş Yapma Düzeyi Yenilikçilik potansiyeli Girişimcilik Düzeyi Teşviklerden yararlanma

Detaylı

BÜRO YÖNETİMİ ve YÖNETİCİ ASİSTANLIĞI PROGRAMI - TÜRKİYE YÜKSEKÖĞRETİM YETERLİLİKLER ÇERÇEVESİ İLE PROGRAM YETERLİLİKLERİ İLİŞKİSİ

BÜRO YÖNETİMİ ve YÖNETİCİ ASİSTANLIĞI PROGRAMI - TÜRKİYE YÜKSEKÖĞRETİM YETERLİLİKLER ÇERÇEVESİ İLE PROGRAM YETERLİLİKLERİ İLİŞKİSİ Alana Özgü Yetkinlik YETKİNLİKLER İletişim ve Sosyal Yetkinlik Öğrenme Bağımsız Çalışabilme ve Sorumluluk Alabilme BÜRO YÖNETİMİ ve YÖNETİCİ ASİSTANLIĞI PROGRAMI - TÜRKİYE YÜKSEKÖĞRETİM YETERLİLİKLER ÇERÇEVESİ

Detaylı

MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ

MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ 1 M.İ.Y. ORTAYA ÇIKIŞ NEDENLERİ Kitlesel pazarlamanın gittikçe pahalı bir müşteri kazanma yolu olması Pazar payının değil müşteri payının önemli hale gelmesi Müşteri memnuniyeti

Detaylı

Mekânsal Vatandaşlık (Spatial Citizenship-SPACIT) Yeterlilik Modeli

Mekânsal Vatandaşlık (Spatial Citizenship-SPACIT) Yeterlilik Modeli (Spatial Citizenship-SPACIT) Yeterlilik Modeli eğitimi ile öğrencilerin sahip olmaları beklenen temel bilgi, beceri ve tutumları göstermek üzere bir model geliştirilmiştir. Yeterlilik Modeli olarak adlandırılan

Detaylı

DSK nın Ortaya Çıkışı ve Gelişimi

DSK nın Ortaya Çıkışı ve Gelişimi Balanced Scorecard DSK nın Ortaya Çıkışı ve Gelişimi Bu yöntemin ortaya çıkışı 1990 yılında Nolan Norton Enstitüsü sponsorluğunda gerçekleştirilen, bir yıl süren ve birçok şirketi kapsayan Measuring performance

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "SAĞLIĞA YENİLİKÇİ BİR BAKIŞ AÇISI: MOBİL SAĞLIK RAPORU TANITIM TOPLANTISI AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN SAĞLIĞA YENİLİKÇİ BİR BAKIŞ AÇISI: MOBİL SAĞLIK RAPORU TANITIM TOPLANTISI AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "SAĞLIĞA YENİLİKÇİ BİR BAKIŞ AÇISI: MOBİL SAĞLIK RAPORU TANITIM TOPLANTISI AÇILIŞ KONUŞMASI 22 Mart 2016 İstanbul, Sheraton Hotel&Convention Center

Detaylı

AVRUPA ÇEVRİMİÇİ ÇOCUKLAR (EU KIDS ONLINE) PROJESİ ve SONUÇLAR

AVRUPA ÇEVRİMİÇİ ÇOCUKLAR (EU KIDS ONLINE) PROJESİ ve SONUÇLAR AVRUPA ÇEVRİMİÇİ ÇOCUKLAR (EU KIDS ONLINE) PROJESİ ve SONUÇLAR Projenin Amacı Çocuklar ve çevrimiçi teknolojiler konusunda Avrupa çapındaki sosyal, kültürel ve düzenleyici etkilerin neler olduğunu belirlemek

Detaylı

TUTUNDURMA PAZARLAMA İLETİŞİM MODELİ 09.05.2013

TUTUNDURMA PAZARLAMA İLETİŞİM MODELİ 09.05.2013 TUTUNDURMA PAZARLAMA İLETİŞİM MODELİ Tutundurma, mal ya da hizmetleri satışını arttırabilmek için, alıcıları satın almaya ikna edebilmeye yönelik satıcı tarafından başlatılan tüm çabaların koordinasyonu

Detaylı

IT-515 E-Devlet ve e-dönüşüm Türk Hava Kurumu Üniversitesi Bilişim Teknolojileri Yüksek Lisans Programı 2014

IT-515 E-Devlet ve e-dönüşüm Türk Hava Kurumu Üniversitesi Bilişim Teknolojileri Yüksek Lisans Programı 2014 IT-515 E-Devlet ve e-dönüşüm Türk Hava Kurumu Üniversitesi Bilişim Teknolojileri Yüksek Lisans Programı 2014 Bugrahan Adamhasan bugrahan_a@yahoo.com Ders Öğretim Görevlileri Dr. İzzet Gökhan ÖZBİLGİN Mustafa

Detaylı

Temel Bilişim Eğitiminin Yükseköğretimdeki Yeri: 2005-2012 Analizi

Temel Bilişim Eğitiminin Yükseköğretimdeki Yeri: 2005-2012 Analizi Temel Bilişim Eğitiminin Yükseköğretimdeki Yeri: 2005-2012 Analizi Ercüment YILMAZ 1, Ali Haydar DOĞU 2 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi, Enformatik Bölümü, Trabzon 2 Karadeniz Teknik Üniversitesi, Enformatik

Detaylı

Doğal Afetler ve Kent Planlama

Doğal Afetler ve Kent Planlama Doğal Afetler ve Kent Planlama Yer Bilimleri ilişkisi TMMOB Şehir Plancıları Odası GİRİŞ Tsunami Türkiye tektonik oluşumu, jeolojik yapısı, topografyası, meteorolojik özellikleri nedeniyle afet tehlike

Detaylı

ADANA ÜNİVERSİTE SANAYİ ORTAK ARAŞTIRMA MERKEZİ SWOT

ADANA ÜNİVERSİTE SANAYİ ORTAK ARAŞTIRMA MERKEZİ SWOT ADANA ÜNİVERSİTE SANAYİ ORTAK ARAŞTIRMA MERKEZİ SWOT veya GZFT SWOT ANALİZİ SWOT Analizi; kuvvetli olduğumuz ve büyük fırsatların yattığı alanlara odaklanmamızı sağlar. SWOT Analizi Nedir? İncelenen Kişinin,

Detaylı

ĐSTĐHDAM AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Şükrü Kızılot Gazi Üniversitesi Arş.Gör.Özgür Şahan Gazi Üniversitesi

ĐSTĐHDAM AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Şükrü Kızılot Gazi Üniversitesi Arş.Gör.Özgür Şahan Gazi Üniversitesi 1 ĐSTĐHDAM AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Şükrü Kızılot Gazi Üniversitesi Arş.Gör.Özgür Şahan Gazi Üniversitesi 1- Genel Olarak Bir ekonominin başarı ölçütlerinden birisi de istihdam yaratma kapasitesidir.

Detaylı

KENT ÖLÇEĞİNDE KORUMA ve YENİLEME KAVRAMLARI

KENT ÖLÇEĞİNDE KORUMA ve YENİLEME KAVRAMLARI KENT ÖLÇEĞİNDE KORUMA ve YENİLEME KAVRAMLARI YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ MİMARLIK FAKÜLTESİ ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA BÖLÜMÜ ŞEHİR YENİLEME KORUMA DERSİ Doç. Dr. İclal Dinçer KENT ÖLÇEĞİNDE KORUMA ve YENİLEME

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLERDE OTORİTE KAYNAK: SourceOECD

İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLERDE OTORİTE KAYNAK: SourceOECD İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLERDE OTORİTE KAYNAK: SourceOECD Metin TUNÇ Ekonomik İşbirliği ve Gelişme Örgütü, 1948 yılında aralarında kurucu üye olarak Türkiye nin de bulunduğu Avrupa ülkeleri tarafından Organization

Detaylı

KURUMSAL REKLAMIN ANLATTIKLARI. Prof. Dr. Müge ELDEN Araş. Gör. Sinem YEYGEL

KURUMSAL REKLAMIN ANLATTIKLARI. Prof. Dr. Müge ELDEN Araş. Gör. Sinem YEYGEL I KURUMSAL REKLAMIN ANLATTIKLARI Prof. Dr. Müge ELDEN Araş. Gör. Sinem YEYGEL II Yay n No : 1668 flletme Ekonomi : 186 1. Bask - A ustos 2006 - STANBUL ISBN 975-295 - 561-4 Copyright Bu kitab n bu bas

Detaylı

www.maviperde.com Elektronik ticaret e-ticaret

www.maviperde.com Elektronik ticaret e-ticaret www.maviperde.com 1995 li yıllardan sonra Dünyada ve Türkiye'de elektronik ticaretin ön plana çıkmasıyla ve gelecek yıllarda mekanik perde sistemi pazarının çoğunu elektronik ticaretle olacağı varsayımı

Detaylı

4.Sınıf. Dersin amacı öğrencilerin Türkiye deki idari ve yasal düzenlemeler hakkında bilgi sahibi

4.Sınıf. Dersin amacı öğrencilerin Türkiye deki idari ve yasal düzenlemeler hakkında bilgi sahibi 4.Sınıf 7. Yarıyıl (Güz Dönemi) Yönetim ve Mevzuat (AKTS 4) 3 saat Dersin amacı öğrencilerin Türkiye deki idari ve yasal düzenlemeler hakkında bilgi sahibi olmasını sağlamaktır. Türkiye Cumhuriyeti nin

Detaylı

Türkiye nin Gizli Yoksulları 1

Türkiye nin Gizli Yoksulları 1 PLATFORM NOTU'14 / P-1 Yayınlanma Tarihi: 11.03.2014 * Türkiye nin Gizli ları 1 Thomas Masterson, Emel Memiş Ajit Zacharias YÖNETİCİ ÖZETİ luk ölçümü ve analizine yeni bir yaklaşım getiren iki boyutlu

Detaylı

4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (22 Ekim-14 Aralık 2012)

4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (22 Ekim-14 Aralık 2012) 4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (22 Ekim-14 Aralık 2012) Sayın Velimiz, 22 Ekim 2012-14 Aralık 2012 tarihleri arasındaki ikinci temamıza ait bilgiler bu bültende yer almaktadır. Böylece temalara bağlı düzenlediğimiz

Detaylı

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. Eğitimde Sanatın Önceliği. Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ Sanat, günlük yaşayışa bir anlam ve biçim kazandırma çabasıdır. Sanat, yalnızca resim, müzik,

Detaylı

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ BİLGİSAYAR VE ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ ÖĞRETMENLİĞİ BÖLÜMÜ. Androgoji ve Pedagoji Ödevi

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ BİLGİSAYAR VE ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ ÖĞRETMENLİĞİ BÖLÜMÜ. Androgoji ve Pedagoji Ödevi TC BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ BİLGİSAYAR VE ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ ÖĞRETMENLİĞİ BÖLÜMÜ OTO310:Özel Öğretim Yöntemleri I Androgoji ve Pedagoji Ödevi Öğretim Elemanı: Hasan TINMAZ Hazırlayan: H.Özlem

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim Türkiye de 2007 genel milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirme yaparken seçim sistemine değinmeden bir çözümleme yapmak pek olanaklı değil. Türkiye nin

Detaylı

Mehmet BOZ ULAKBİM mehmet@ulakbim.gov.tr AB 06 Pamukkale Üniversitesi 9 Şubat 2006, Denizli Neden Toplu Katalog?

Mehmet BOZ ULAKBİM mehmet@ulakbim.gov.tr AB 06 Pamukkale Üniversitesi 9 Şubat 2006, Denizli Neden Toplu Katalog? Toplu Katalog Çalışmaları; Gelişmeler Işığında Bir Değerlendirme Mehmet BOZ ULAKBİM mehmet@ulakbim.gov.tr AB 06 Pamukkale Üniversitesi 9 Şubat 2006, Denizli Kapsam Neden Toplu Katalog? Nasıl bir Sistem?

Detaylı

Sayı: 2010 27 31 Mayıs 2010. PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 18 Mayıs 2010

Sayı: 2010 27 31 Mayıs 2010. PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 18 Mayıs 2010 Sayı: 2010 27 31 Mayıs 2010 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 18 Mayıs 2010 Enflasyon Gelişmeleri 1. Nisan ayında tüketici fiyat endeksi yüzde 0,60 oranında yükselmiş ve yıllık enflasyon

Detaylı

sayıda soru için hiçbir ilgili belgeye erişemediklerinden soru başına erişilen ortalama ilgili belge sayıları düşüktür (1,5). Arama motorlarının

sayıda soru için hiçbir ilgili belgeye erişemediklerinden soru başına erişilen ortalama ilgili belge sayıları düşüktür (1,5). Arama motorlarının 6 SONUÇ VE ÖNERİLER Bu çalışmada ülkemizde yaygın olarak kullanılan Arabul, Arama, Netbul ve Superonline'a çeşitli türde 17 soru yöneltilmiş ve bu sorulara karşılık erişilen ilgili ve ilgisiz belgelere

Detaylı

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Bu bildiri UNESCO Genel Konferansı nın 35. oturumunda onaylanmıştır. IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Çok Kültürlü Kütüphane Hizmetleri: Kültürler Arasında İletişime Açılan Kapı İçinde yaşadığımız

Detaylı

R KARLILIK VE SÜRDÜRÜLEB

R KARLILIK VE SÜRDÜRÜLEB ÜRETİMDE İNOVASYON BİLAL AKAY Üretim ve Planlama Direktörü 1 İleri teknolojik gelişme ve otomasyon, yeni niteliklere ve yüksek düzeyde eğitim almış insan gücüne eğilimi artıyor. Mevcut iş gücü içinde bu

Detaylı

AJANDA HAKKIMIZDA EĞİTİMLERİMİZ. Biz Kimiz? Vizyonumuz Misyonumuz Değerlerimiz. Eğitim Bölümlerimiz Eğitim İçeriklerimiz

AJANDA HAKKIMIZDA EĞİTİMLERİMİZ. Biz Kimiz? Vizyonumuz Misyonumuz Değerlerimiz. Eğitim Bölümlerimiz Eğitim İçeriklerimiz AJANDA HAKKIMIZDA Biz Kimiz? Vizyonumuz Misyonumuz Değerlerimiz EĞİTİMLERİMİZ Eğitim Bölümlerimiz Eğitim İçeriklerimiz BİZ KİMİZ? Eğitim Sektöründe 11 yıllık tecrübe ve bilgi birikimine sahip olarak yola

Detaylı

enstituson:layout 1 5/4/10 11:03 AM Page 1 GÖRENLER İÇİN... Zamandan ve mekandan bağımsız eğitim...

enstituson:layout 1 5/4/10 11:03 AM Page 1 GÖRENLER İÇİN... Zamandan ve mekandan bağımsız eğitim... enstituson:layout 1 5/4/10 11:03 AM Page 1 GELECEĞİ BUGÜNDEN GÖRENLER İÇİN... Zamandan ve mekandan bağımsız eğitim... enstituson:layout 1 5/4/10 11:03 AM Page 2 E-ENSTİTÜ SÖZLÜĞÜ Uzaktan eğitim: Farklı

Detaylı

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi 80 EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi Sayın İnşaat Mühendisi Adayı, İnşaat Mühendisliği Eğitimi Kurulu, İMO 40. Dönem Çalışma Programı çerçevesinde İMO Yönetim Kurulu nca İnşaat Mühendisliği Eğitimi

Detaylı

MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ (PZL208U)

MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ (PZL208U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ (PZL208U)

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER

AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER Özgül ÜNLÜ HBÖ- HAREKETE GEÇME ZAMANI BU KONU NİÇİN ÇOK ACİLDİR? Bilgi tabanlı toplumlar ve ekonomiler bireylerin hızla yeni beceriler edinmelerini

Detaylı

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER Fowler ın kuramını oluşturma sürecinde, 300 kişinin yaşam hikayelerini dinlerken iki şey dikkatini çekmiştir: 1. İlk çocukluğun gücü. 2. İman ile kişisel

Detaylı

3.6.1.1.1. Toplu Taşıma Aracı Kullanım Sıklığı

3.6.1.1.1. Toplu Taşıma Aracı Kullanım Sıklığı 3.6.1. Ulaşım Tipleri Yaşam Kalitesi Grubu araştırmaları çerçevesinde şehir yönetimi açısından önem taşıyan halkın beğeni ve eğilimleri, kamu hizmetlerinin kullanım özellikleri, ulaşım ilişkileri, gibi

Detaylı

BELGESİ. YÜKSEK PLANLAMA KURULU KARARI Tarih: 05.06.2009 Sayı: 2009/21

BELGESİ. YÜKSEK PLANLAMA KURULU KARARI Tarih: 05.06.2009 Sayı: 2009/21 TÜRKİYE HAYAT BOYU ÖĞRENME STRATEJİ BELGESİ YÜKSEK PLANLAMA KURULU KARARI Tarih: 05.06.2009 Sayı: 2009/21 Dr. Mustafa AKSOY Hayat Boyu Öğrenmenin Geliştirilmesi Operasyon Koordinatörü mustafaaksoy@meb.gov.tr

Detaylı

İLKÖĞRETİM 8.SINIF ÖĞRENCİLERİNİN HAVA KİRLİLİĞİ KONUSUNDAKİ BİLGİ DÜZEYLERİNİN İNCELENMESİ

İLKÖĞRETİM 8.SINIF ÖĞRENCİLERİNİN HAVA KİRLİLİĞİ KONUSUNDAKİ BİLGİ DÜZEYLERİNİN İNCELENMESİ İLKÖĞRETİM 8.SINIF ÖĞRENCİLERİNİN HAVA KİRLİLİĞİ KONUSUNDAKİ BİLGİ DÜZEYLERİNİN İNCELENMESİ Geleceğimizi tehdit eden çevre problemlerinin özellikle çocuklara erken yaşlarda verilmesi ve böylece çevre duyarlılığı,

Detaylı

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015 TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015 ENDÜSTRİYEL YAPININ YENİLİKÇİ VE BİLGİ ODAKLI DÖNÜŞÜMÜNÜN BURSA ÖRNEĞİNDE İNCELENMESİ PROJE RAPORU İÇİNDEKİLER

Detaylı

Kolektif zekayı oluşturmak ve kullanmak isteyen yöneticiler için pratik bir program

Kolektif zekayı oluşturmak ve kullanmak isteyen yöneticiler için pratik bir program Sorunlara farklı açılardan bakıp, değer katarak çözüm üretmek ve akıllıca konuşarak avantaj sağlamak Kolektif zekayı oluşturmak ve kullanmak isteyen yöneticiler için pratik bir program Konuşarak Fark Yaratma

Detaylı

Uluslararası Süreçler Çerçevesinde Çevre Eğitimi

Uluslararası Süreçler Çerçevesinde Çevre Eğitimi Uluslararası Süreçler Çerçevesinde Çevre Eğitimi Doç. Dr. Barbaros GÖNENÇGİL Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV) Yönetim Kurulu Başkan Yrd. barbaros@istanbul.edu.tr Dünya herkesin ihtiyacına yetecek kadarını

Detaylı

Satış Servisi Müşterilerinizin soru ve problemlerine satıştan önce ve sonra nasıl cevap vereceksiniz?

Satış Servisi Müşterilerinizin soru ve problemlerine satıştan önce ve sonra nasıl cevap vereceksiniz? Web Sitesi Hazırlarken İş Stratejisi Birçok firma başarısını web sitesine olan ziyaret sayısı ile ölçer. Hâlbuki gerçek başarı genel olarak belirlenen strateji ile ilgilidir. Web tasarımcıları ile çalışmaya

Detaylı

Nagios XI Günümüzün talep gören kurumsal gereksinimleri için en güçlü BT altyapısı gözetim ve uyarı çözümüdür.

Nagios XI Günümüzün talep gören kurumsal gereksinimleri için en güçlü BT altyapısı gözetim ve uyarı çözümüdür. Nagios Enterprises, kurumsal ölçekte, BT altyapı gözetiminde endüstri standardı olan Nagios için resmi ürünler, hizmetler ve çözümler sunuyor. Dünya çapında yüz binlerce kullanıcıyla Nagios bilgi teknolojileri

Detaylı

70. Yılında Otizm Spektrum Bozuklukları. Dr. Sabri Hergüner Meram Tıp Fakültesi, Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi AD

70. Yılında Otizm Spektrum Bozuklukları. Dr. Sabri Hergüner Meram Tıp Fakültesi, Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi AD 1943 2013 70. Yılında Otizm Spektrum Bozuklukları Dr. Sabri Hergüner Meram Tıp Fakültesi, Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi AD Açıklama 2012-2013 Araştırmacı: Yok Danışman: Yok Konuşmacı: 2012 Janssen Cilag

Detaylı

İçindekiler. Sayfa. vii

İçindekiler. Sayfa. vii İçindekiler Sayfa Bölüm 1. Genel Bakış. 1 Temel Kavramlar.. 1 Eğitim... 3 Öğrenme.. 5 Öğretim. 6 Yetiştirme. 7 Öğretim Tasarımı Süreci... 8 Öğretim Tasarımını Tanımlama Çabaları.. 12 Öğretim Tasarımının

Detaylı

NESNEYE YÖNELİK TASARIM SÜRECİ

NESNEYE YÖNELİK TASARIM SÜRECİ NESNEYE YÖNELİK TASARIM SÜRECİ GİRİŞ Nasıl? sorusuna yanıt aranır. Nesne modeli: Analizden tasarıma. Doğrudan problem alanı ile ilgili nesnelerden oluşan model, yardımcı nesnelerle zenginleştirilir. Ana

Detaylı

HAKKIMIZDA. Sınırsız, bağımsız ve kesintisiz iletişim Bringo ile iletişim, özgürlüğüne. Bringo, iletişim özgürlüğünü kısıtlayan ne varsa onun tam

HAKKIMIZDA. Sınırsız, bağımsız ve kesintisiz iletişim Bringo ile iletişim, özgürlüğüne. Bringo, iletişim özgürlüğünü kısıtlayan ne varsa onun tam br ngo ÖZGÜR KAMU br ngo ÖZGÜR KAMU HAKKIMIZDA Sınırsız, bağımsız ve kesintisiz iletişim Bringo ile iletişim, özgürlüğüne kavuştu. Fatura korkusu ve mesafe sınırı olmadan dünyanın bir ucundan başka bir

Detaylı

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 )

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) 2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Akademi Eğitim Merkezi. 43.727 kişi Temel Eğitim 18.394 kişi Silah ve Atış Eğitimi 34.615 kişi Yenileme Eğitimi

Akademi Eğitim Merkezi. 43.727 kişi Temel Eğitim 18.394 kişi Silah ve Atış Eğitimi 34.615 kişi Yenileme Eğitimi Akademi Eğitim Merkezi 43.727 kişi Temel Eğitim 18.394 kişi Silah ve Atış Eğitimi 34.615 kişi Yenileme Eğitimi 2 ÖZEL GÜVENLİK YÖNETİCİ EĞİTİMİ Akademi Eğitim Merkezi Altıyol Vişne Sokak No: 38 Kadıköy

Detaylı

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası FĐNANSAL EĞĐTĐM VE FĐNANSAL FARKINDALIK: ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Durmuş YILMAZ Başkan Mart 2011 Đstanbul Sayın Bakanım, Saygıdeğer Katılımcılar, Değerli Konuklar

Detaylı

4. BASKIYA ÖN SÖZ III

4. BASKIYA ÖN SÖZ III 4. BASKIYA ÖN SÖZ 1980 li yılların ortalarından itibaren Türkiye nin ekonomik yapısındaki değişim ve dönüşümlere bağlı olarak perakende sektöründe de benzer değişim ve dönüşümlerin yaşandığı açıktır. Bu

Detaylı

Uyumluluk markalamasından katma değerli kodlamaya kadar

Uyumluluk markalamasından katma değerli kodlamaya kadar Teknik rapor Uyumluluk markalamasından katma değerli kodlamaya kadar Ultra Yüksek Hızlı Sürekli Mürekkep Püskürtme teknolojisi, ambalajlamayı geliştirmek için yeni olanaklar oluşturmaktadır Kodlama ve

Detaylı

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR FDI doğrudan yabancı yatırım, bir ülke borsasında işlem gören şirketlerin hisselerinin bir diğer ülke veya ülkelerin kuruluşları tarafından satın alınmasını ifade eden portföy yatırımları dışında kalan

Detaylı

MYO Öğrencilerinin Facebook Kullanım Sıklıkları. Mehmet Can HANAYLI

MYO Öğrencilerinin Facebook Kullanım Sıklıkları. Mehmet Can HANAYLI MYO Öğrencilerinin Facebook Kullanım Sıklıkları Mehmet Can HANAYLI İçerik Giriş Kuramsal Çerçeve İnternet Web 2.0 ve Sosyal Medya Facebook Sosyal Medya Reklamcılığı Bulgular Sonuç ve Öneriler Kaynaklar

Detaylı

2013/101 (Y) BTYK nın 25. Toplantısı. Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin İzlenmesi [2013/101] KARAR

2013/101 (Y) BTYK nın 25. Toplantısı. Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin İzlenmesi [2013/101] KARAR 2013/101 (Y) Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin İzlenmesi [2013/101] BTYK nın 2009/102 no.lu kararı kapsamında hazırlanan ve 25. toplantısında onaylanan Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin koordinasyonunun

Detaylı

GİRİŞİMCİNİN GÜNDEMİ

GİRİŞİMCİNİN GÜNDEMİ GİRİŞİMCİNİN GÜNDEMİ Girişimcinin Gündemi GİRİŞİMCİLER VE KOBİ LER AÇISINDAN MARKA VE ÖNEMİ Günal ÖNCE Günümüzde markalara, Amerikan Pazarlama Birliği nin tanımladığının yanı sıra sadece sahip oldukları

Detaylı

MESLEKİ EĞİTİM İŞSİZLİĞE ÇÖZÜM OLABİLİR Mİ?

MESLEKİ EĞİTİM İŞSİZLİĞE ÇÖZÜM OLABİLİR Mİ? MESLEKİ EĞİTİM İŞSİZLİĞE ÇÖZÜM OLABİLİR Mİ? ÖĞRENCİ RAPORU TR-51-12-2012-R3 OSTİM MESLEKİ EĞİTİM MERKEZİ "Bu proje T.C. Başbakanlık DPT AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı (http://www.ua.gov.tr)

Detaylı

Sosyal Etki Teorisi. Sunan: M.Benan YAZICIOĞLU Sunum Tarihi: 27.02.2014

Sosyal Etki Teorisi. Sunan: M.Benan YAZICIOĞLU Sunum Tarihi: 27.02.2014 Sosyal Etki Teorisi Sunan: M.Benan YAZICIOĞLU Sunum Tarihi: 27.02.2014 Sosyal Etki ve Uyma Davranışı Sosyolojinin, toplumun bütününü kapsayan kanunu insan toplum hayatı yaşar kanunudur. İnsan bir toplumda

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU Yaş Dönem Özellikleri BÜYÜME VE GELİŞME Gelişme kavramı düzenli, sürekli ve uyumlu bir ilerlemeyi dile

Detaylı

Enerji Dışı İthalatımızın Petrol Fiyatları ile İlişkisi

Enerji Dışı İthalatımızın Petrol Fiyatları ile İlişkisi Enerji Dışı İthalatımızın Petrol Fiyatları ile İlişkisi Türkiye ithalatının en çok tartışılan kalemi şüphesiz enerjidir. Enerji ithalatı dış ticaret açığının en önemli sorumlusu olarak tanımlanırken, enerji

Detaylı

Teknolojik Yeniliklerin Küçük ve

Teknolojik Yeniliklerin Küçük ve Teknolojik Yeniliklerin Küçük ve Orta Boy İnşaat Firmalarõna Yaygõnlaşmasõ Doktora Tez Savunmasõ Emrah Acar Y. Mimar 13 Haziran 2005 İstanbul Teknik Üniversitesi Teknoloji difüzyonu yeni ürünlerin, süreçlerin

Detaylı

JÜRİ GÖRÜŞÜ. Yaratıcı düşünmeyi teşvik eden nice yarışmalarda birlikte olmak dileği ile. Prof. Dr. Aysu AKALIN Gazi Üniversitesi

JÜRİ GÖRÜŞÜ. Yaratıcı düşünmeyi teşvik eden nice yarışmalarda birlikte olmak dileği ile. Prof. Dr. Aysu AKALIN Gazi Üniversitesi JÜRİ GÖRÜŞÜ ÇUHADAROĞLU sponsorluğunda gerçekleştirilen ÇUHADAROĞLU Alüminyum 2013 Öğrenci Yarışması nın ana teması Expo 2016 Antalya Kulesi Projesi dir. Yarışmacılardan sembolik bir kule tasarımı istenmiş

Detaylı

ODTÜ KÜTÜPHANESİ YENİ WEB SAYFASININ TASARIMI VE KULLANILABİLİRLİK ÇALIŞMASI

ODTÜ KÜTÜPHANESİ YENİ WEB SAYFASININ TASARIMI VE KULLANILABİLİRLİK ÇALIŞMASI ODTÜ KÜTÜPHANESİ YENİ WEB SAYFASININ TASARIMI VE KULLANILABİLİRLİK ÇALIŞMASI Mustafa DALCI *, Özge ALÇAM*, Yasemin Oran SAATÇİOĞLU*, Feride ERDAL* * Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Bilgi İşlem Daire Başkanlığı,

Detaylı

Sigortacılık Etik İlkeleri

Sigortacılık Etik İlkeleri Sigortacılık Etik İlkeleri ETİK İLKELERİN AMACI Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği Sigortacılık Etik İlkelerinin amacı; sigorta ve reasürans şirketlerinin, müşterileri, çalışanları, aracıları,

Detaylı

T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI. İhracat Genel Müdürlüğü KOBİ ve Kümelenme Destekleri Daire Başkanlığı. Hatice Şafak BOZKIR İG Uzmanı

T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI. İhracat Genel Müdürlüğü KOBİ ve Kümelenme Destekleri Daire Başkanlığı. Hatice Şafak BOZKIR İG Uzmanı T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI İhracat Genel Müdürlüğü KOBİ ve Kümelenme Destekleri Daire Başkanlığı Hatice Şafak BOZKIR İG Uzmanı ? UR-GE Tebliği nin Çıkış Noktası UR-GE Tebliği nin Vizyonu ve Yapıtaşları UR-GE

Detaylı

Tedarik Zinciri Yönetimi -Bileşenler, Katılımcılar, Kararlar- Yrd. Doç. Dr. Mert TOPOYAN

Tedarik Zinciri Yönetimi -Bileşenler, Katılımcılar, Kararlar- Yrd. Doç. Dr. Mert TOPOYAN Tedarik Zinciri Yönetimi -Bileşenler, Katılımcılar, Kararlar- Yrd. Doç. Dr. Mert TOPOYAN Tedarik Zinciri Bileşenleri Tedarik zincirlerinde üç temel bileșenden söz edilebilir: Aktörler: Tedarik zinciri

Detaylı

İhtiyaç ve Tutum Analizi Anketi. Sevgili Öğrenciler,

İhtiyaç ve Tutum Analizi Anketi. Sevgili Öğrenciler, İhtiyaç ve Tutum Analizi Anketi Sevgili Öğrenciler, Bu anket MLARG: risk grubundaki gençler için cep telefonu üzerinden İngilizce öğrenme (Proje Numarası: 2009-TR1-LEO05-08674) adında bir Avrupa Birliği

Detaylı