fiovenist dalgaya karfl birleflik mücadele

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "fiovenist dalgaya karfl birleflik mücadele"

Transkript

1 Irkç l k ve sald rganl a meflruluk Egemen s n flar n, özellikle kiral k kalemflorlar n, görsel medyan n yapt savafl ç rtkanl öyle bir hal ald ki, egemenlerin parlamentodaki figüranlar n n bafl Tayyip bile bas n sa duyulu olmaya davet ediyor. Sayfa 9 Butto ya kanl karfl lama Sekiz y l kald sürgünden 18 Ekim de dönen Benaz r Butto, etraf ndaki koruma ordusuna ra men, kanl bir sald r dan k l pay kurtuldu. Ancak ayn sald r da 130 dan fazla kifli yaflam n yitirdi, yüzlercesi de yaraland. Sayfa 13 Enternasyonal Butan Mart ve Nisan 2008 de parlamento seçimlerini gerçeklefltirecek. Fakat BKP(MLM) seçim dönemine yak n bir zamanda Himalayalar Krall nda Halk Savafl na bafllamay planl yor. Hedef: Monarflinin y k lmas ve cumhuriyetin kurulmas. Sayfa 10 iflçi-köylü Demokratik Halk ktidar çin ÇIKTI Say : *Y l:1 * 2-15 Kas m 2007 *Fiyat : 1 YTL *ISSN: X fiovenist dalgaya karfl ÇIKTI birleflik mücadele fiovenizme hay r! Sömürücü, talanc egemenler iktidarlar n ellerinde tutmak için halk içinde Kürt-Türk, Alevi-Sünni, laik-fleriatç vb. ikilemlerle kardefl kavgas yaratmay her daim kendilerine ifl edinmifllerdir. Bugün de özellikle Kürt bölgelerindeki çat flmalar ve ölen askerler bahane edilerek flovenist dalga kabart l yor. Birleflik mücadeleye Devletin örgütledi i bu dalgaya karfl halk bilinçlendirmek, ortak ve birleflik tav r almak birinci flartt r. Bunun için en genifl birliktelikler, platformlar oluflturmak için ifle koyulmal, emperyalist, faflist sald rganl a teslim olan bütün çevreler uyar lmal ve yurtsever, demokratik platformda anti-faflist, anti-emperyalist zeminde birli e davet edilmelidir. Örgütlüysen her fleysin! Tersane iflçileri sorunlar n bir kez daha, hem de genifl kamuoyu ile paylaflmak, seslerini srarla körleri ve sa- rlar oynayanlara duyurmak, görülmelerini sa lamak için, bir eylem organize ettiler. Sayfa 4 Talan n yeni adresi S n fsal Yaklafl m Emekçinin Gündemi Pusula Korku da lar bekliyorsa ac lar m z teferruatt r! Telekom iflçisine dayat lan esnek çal flma üzerine Devrimci militanlar n nitelikleri üzerine Evrensel Bak fl Bu kan denizinden k z l günefl do acak! Sayfa 3 Sayfa 4 Sayfa 11 Sayfa 13 flçi köylü den Egemen s n flar n kendi aralar ndaki dalafl n bir sonucu olan Referandum un sonuçlanmas n n ard ndan gündeme gelen bir dizi geliflme, önümüzdeki süreçte yaflanacak kritik gündemlerin göstergesi olarak okunmal d r. Sayfa 2 Halk n gücünü örgütleyelim! Emperyalizmin ve burjuva-feodal düzenin gerici ve yozlaflt ran kültürünü her türlü arac kullanarak topluma empoze etmeye çal flan egemenler, muhalif bir düflünceyle kendi de- erlerini korumay ve yaflatmay görece de olsa baflaran iflçi ve emekçileri, onlar n yaflam alanlar n uyuflturucu ve çeteleflmeyle, fuhufl ve kumarla, alkol ve bir dizi düzene yedekleyecek al flkanl kla kuflatmakta ve parça parça zehirlemeye çal flmaktad r. Emekçi semtlerde yo unlafl larak yürütülecek olan çal flman n üzerinde yürüyece i esas zemin, güncel politik geliflmelere müdahale olacakt r. Her dönem aç s ndan geçerli olan bu durum içinden geçti imiz dönem ve koflullar düflünüldü ünde daha fazla önem kazanmaktad r. Sayfa 8 Yoksullukla mücadele En baflta flu sorular sormakta fayda var, AKP nin yoksullukla mücadele için bir program -anlay fl var m? Yoksa tam tersi, var olan yoksullu u kan ksatan ve daha da kal c hale getiren politikalar m uyguluyor? Büyük bir ço unluk do ru olan n ikincisi oldu unda tereddüt etmeyecektir. Peki, durum buysa AKP nas l oluyor da yoksullukla mücadele etti ini toplumun genifl kesimlerine kabul ettirmeyi baflar yor. Sayfa 8 YDG 2. Konferans nda buluflal m! Kas m-adana Devrimci bir gençlik hareketi içinde önemli bir yere sahip olan Yeni Demokrat Gençlik, 20. y - l n 2. Konferans n örgütleyerek kutluyor. Ülkemizin dört bir yan ndan bir araya gelecek olan devrimci gençler, 24 Kas m günü YDG nin ilk konferans ndan bu yana geçen sürecini, ülkemizde ve dünyadaki durumu, halk gençli inin çeflitli kesimlerinin durumunu de erlendirecekler. Ayr ca YDG nin önümüzdeki süreçte hangi politik ve örgütsel yönelim do rultusunda hareket edece ini kararlaflt racaklar. Tarih: Kas m 2007 Adres: Turhan Cemal Beriker Bulvar Kayahan apartman alt no: 28/C Dörtyol a z Seyhan/Adana 25 Kas m da ise emperyalizmin e itim ve mesleki hak gasplar na yönelik sald r lar ayd nlar n, DKÖ temsilcilerinin ve konuyla ilgili uzmanlar n da kat l m ile de erlendirilecek. Ayr ca tar m iflçileri, Kürt gençli i, genç kad n, hapishaneler üzerine de forum tarz nda gündemler ele al nacak. Konferans bir etkinlikle sona erecek. fiovenist sald r - lar n yo unluk kazand bu dönemde halk gençli ini devrimci bilinçle örgütleme perspektifiyle hareket eden YDG nin 2. Konferans nda buluflal m. Kaz Da lar nda yap lan siyanürlü alt n arama çal flmalar ülkemiz yeralt kaynaklar n n emperyalistler taraf ndan peflkefl çekilmesini yeniden gündeme getirdi. Daha önce kamuoyunda yo- un bir flekilde tart fl lan siyanürlü alt n arama, sondaj çal flmalar Kaz Da nda köylülerin ve çevrecilerin tepkisine ra men devam ediyor. Sayfa 5 Milliyetçi dalga DTP ye yöneldi Türkiye Kürdistan nda ç - kan çat flmalarda TC askerlerinin ölümünü kullanan medya, flovenizmi pompalayarak yeni linçlerin önünü açt. Genelkurmay Baflkanl - n n da yönlendirmesi ile yap lan haberler ve yorumlarla milliyetçilik daha da yükseltildi. Soka a inen faflistler Kürt emekçilere, demokratik kurumlara sald rd. Sayfa 6

2 Yaşamın İçinden İşçi-köylü Kasım 2007 Y k mlara karfl barikat kural m! Devletin sürekli gündeminde olan gecekondu mahalleleri, emekçi kesimin yo un olarak yaflad, zorla göç ettirilen insanlar m z n kendine bir çat arad yerlerdir ayn zamanda. Bu günlerde bu mahalleler bir yandan Kentsel Dönüflüm Projesi alt nda talan edilmeye, mahalle sakinleri evlerinden ç kart lmaya çal fl l rken, di er yandan da kültürel yozlaflma ile genifl bir kesimin gelece i karart lmak istenmektedir. Sadece stanbul aç s ndan bak ld nda bile y k m sald r s ile karfl karfl ya kalan birçok semt bulunmaktad r. Bunun yan nda yukar - da da de indi imiz gibi özellikle bu mahallelerde kültürel ve ahlaki yozlaflma da çeflitli araçlarla ve bizzat devlet eliyle yürütülmektedir. Emekçi mahallelerde genifl kesimleri uyuflturarak, fuhufl ve çete batakl nda yutmaya çal flan devletin a rl k verdi i kesim gençler olmaktad r. Burada sorunun as l kayna n n sistemin kendisi oldu unu vurgulamak gerekmektedir. Bugün stanbul un orta yerinde uyuflturucu madde sat l yorsa, içiliyorsa ve buna göz yumuluyorsa bunun amac ortadad r. Çete uzant lar gençli i bu batakl n içine çekiyor, gençleri sokak ortas nda alkol ve uyuflturucu kulland r p, tiner ve bali çekiyor, buna paralel olarak h rs zl k ve fuhufl olaylar yaflan yor ve güvenlik ad na onca önlem alan devletin bunlar n önüne geçiyorsa sorunun as l yarat c lar kendini aç k etmektedir. Bugün e er her emekçi semtte özellikle Kürtlerin yo un olarak yaflad semtlerde bu sorunlar yaflan yorsa, bunun en belirleyici nedeni tüm bunlar n alt ndan devletin elinin ç kmas d r. Toplumdaki çöküfl ve çürümenin önüne geçilmesinin zorunlu hale geldi i günümüzde buna karfl mücadele edilmesi dünden daha fazla önem tafl yor. Uyuflturucu, alkol, çeteler, y k m, fuhufl... Bu amaçla yapt m z bir tak m çal flmalar n yan nda halktan insanlardan da görüfl almak istedik. Bunun için Gazi Mahallesi ne çevirdik yönümüzü. lk olarak mahalle halk ndan bir kifliyle konuflmak istedik. Abi ile evinin foto raf n çekmeye çal flt m z esnada tan flt k. Kendisine mahallede yaflanan sorunlarla ilgili birkaç fley sormak istedi imizi söyledik, o da sohbet edelim ama röportaj yapmak istemiyorum dedi. Bunun üzerine sohbetimize bafllad k. Gecekondu sahibi abi ile ilk sohbetimiz mahalle ve mahallede yaflanan yozlaflmayla ilgiydi. Abi, hem mahalledeki gençlere hem de orada faaliyet yürüten devrimcilere tepkili. Çünkü bu sald r lara cevap olunamad n düflünüyor. Sokaklarda uyuflturucu sat - fl n n, çeteleflmenin giderek yayg nlaflt n söylüyor ve stanbul da en çok Gazi Mahallesi nde gençlerinin bu duruma sessiz kald n, büyük ço unlu- unun da bu yoz kültürden etkilendi- ini belirtiyor. Ayn zamanda bu sald - r lara karfl birkaç eylem yapmakla da sorunun çözüm bulamayaca n düflündü ünü ekliyor. Kendisine son olarak stanbul da Kentsel Dönüflüm Projesi ad yla hayata geçirilmeye çal fl lan bir proje oldu unu hat rlat p, gecekondular n y k mlar ile neler düflündü ünü sorduk. Böyle bir fleyle karfl karfl ya kald nda, yani y k m ekiplerinin gecekondusunu y kmaya geldiklerinde ne yapaca n sordu umuzda ise, kesinlikle bu evden ancak cenazelerinin ç - kaca n, ki zaten evlerinden baflka hiçbir fleylerinin olmad n belirterek, gecekondumun y k lmas na asla izin vermem, aksi takdirde evden 7 tane cenaze ç kar dedi. Ard ndan konufltu umuz bir ö renci arkadafl m za ise ilk sorumuz mahallede ve okulda ne gibi sorunlar yafl yorsunuz? oldu. Gençlerden biri mahallede hiç yard mlaflma yok, kimse kimseyle ilgilenmiyor. Sokakta uyuflturucu içiliyor. Okulumuzda da çeteleflme var. Okullarda da uyuflturucu içiliyor. Bizim okulda da var. Okulumuzun etraf nda serseriler var. Para istiyor vermeyince b - çak çekiyor, haraç istiyor. Vermeyince de dövüyor. Mesela geçti imiz günlerde bizim s n ftan bir arkadafl n önünü kesip para istemifller. Arkadafl vermeyece ini söyleyince dövmüfller. Daha sonra ailesi okula geldi. dare ile konufltu. Ama hala okulun etraf nda çeteciler var fleklinde yaflad klar sorunlar özetledi. Peki, siz arkadafllar n zla bu sorunu nas l çözece inizi düflündünüz mü ya da çözebilece inizi düflünüyor musunuz? diye sordu- umuzda da Biz bu sorunu çözmek için idare ile konufltuk, idare çözüm bulamad. dareye gidip okulun önünde bizi durdurup, para istiyorlar vermeyince de dövüyorlar dedik. dare ancak içerdeki ö rencilere müdahale edebiliyor. D flar dakilere müdahale etmiyor/edemiyor dediler. Sence bu sald r lara karfl nas l mücadele edilir ve biz ne yapmal y z? sorumuza da bence ailelerimizle birlikte çözüm bulabiliriz. Bir de ancak burada mahalle halk n n birlikte olmas ile okuldaki sorun çözülür, sokaklarda da kimse uyuflturucu içmez. Hiçbir yer de çeteleflme olmaz, fuhufl olmaz yan t n ald k. Gençler, yanl fla sürükleniyor Son olarak konufltu umuz arkadafl ise mahalle sakinlerinden ve ayn zamanda mahalledeki yöre derneklerinden birinde faaliyet yürütüyor. Sizce stanbul un en fazla göç alan mahallerinden olan Gazi Mahallesi nde esas sorunlar nelerdir? dedi imizde anlatmaya bafll yor; Gazi Mahallesi nde bence uyuflturucu, fuhufl ve çeteleflme çok yo un bir flekilde yaflan yor. Bunlar bizzat gördü ümüz, yaflad m z sorunlard r. Bu sorun, bu yozlaflma Gazi Mahallesi nin tarihinde hiç kadar boyutlu yaflanmam flt. Ama bugün yüksek düzeyde alkol tüketimi Gazi Mahallesi nde, Sultançiftli i nde, Alibeyköy de ve fiiflli de her köfle bafl nda var, her dükkânda alkol sat fl yap l yor. Ruhsat veya açma yetkisi olmad halde bunlara hiç müdahale edilmiyor. Bence buradaki amaç gençleri farkl yerlere çekmek, onlar ailelerinden koparmak ve uyuflturmakt r. Do ruya de il de yanl fla sürüklemek. Onlar do rudan uzaklaflt rmak için kurulmufl bir tezgâh oldu unu düflünüyorum tüm bunlar n. Zaten bu yozlaflma bütün gençli- e yönelik ama özellikle Gazi Sadece stanbul aç s ndan bak ld nda bile y - k m sald r s ile karfl karfl ya kalan birçok semt bulunmaktad r. Bunun yan nda yukar da da de- indi imiz gibi özellikle bu mahallelerde kültürel ve ahlaki yozlaflma da çeflitli araçlarla ve bizzat devlet eliyle yürütülmektedir. Yozlaflmaya teslim olmayal m! Gazi Mahallesi nde görüfltü ümüz insanlar, ayn sorunlar n alt n çiziyor. Y k mlar, uyuflturucu, fuhufl, çeteleflme... gibi tarihin de böyle bir durumun yaflanmad bir mahallede as l hedefleri buralar. Ard ndan da devam ediyor; Buras yo un göç al yor. Özellikle Kürt halk n n yafland yerlerden biri olmas da önemli bir durum. Do uda insanlar n ekonomik ba ms zl klar yok. Geçim s k nt s çekiyorlar. Ve ister istemez yaflam onlar göçe zorluyor. Halk n gelece i yer de kendilerine en yak n hissettikleri yer oluyor. Bu genelde Gazi Mahallesi gibi semtler oluyor. Bundan kaynakl da burada yaflayan halk esas hedef halindedir. Çünkü onlar n kaybedecek pek bir fleyleri yoktur. Peki, sizce bugüne kadar gerek Gazi Mahallesi gerekse buradaki devrimci ve demokrat dinamik kesim kültürel yozlaflmaya ya da y k mlara karfl yap lan çal flmalarda bir fleyler yaratabildi mi? sorumuza yan t ise hay r bugüne kadar bu sorun düzenli ele al nmad. Ki zaten mahallede fuhufla, çeteleflmeye, uyuflturucuya ve y k mlara karfl pek bir fley yap lmad. Gazi Mahallesi ndeki gençlere mahalledeki DKÖ ler yeteri bilinç vermiyor. Gençlerle ilgilenilmiyor. Biz gençleri yaln z b rak yoruz, adeta git bafl n n çaresine bak diyoruz. Gazi Mahallesi halk n n bu soruna duyarl olmas gerekiyor. Kimisi duyarl, ancak yeteri kadar de il. Bence çözüm halkla birlikte olur. Halk n sorunlar na yönelik bir fleyler yap lmas gerekiyor. Yeter ki son bulsun bu fuhufl, çeteleflme, uyuflturucu kullan m. Zaten yaflananlara karfl bir bütün olarak karfl ç kmak laz m. Gazi Mahallesi halk olarak bu soruna art k dur demeliyiz. Böyle bir platform oluflursa seve seve içinde olurum, oluruz. Benim söyleyeceklerim bunlar, çal flmalar n zda baflar lar diliyorum. ( stanbul) işçi-köylü den Merhaba, Egemen s n flar n kendi aralar ndaki dalafl n bir sonucu olan Referandum un sonuçlanmas n n ard ndan gündeme gelen bir dizi geliflme, önümüzdeki süreçte yaflanacak kritik gündemlerin göstergesi olarak okunmal d r. S n r ötesi operasyon karar n n Meclis ten ç kar lmas n n ard ndan s n r içinde de devrimci, demokrat ve yurtsever kesime yönelik sald r lar n artmas, flovenist histeri ile birçok kuruma ve kifliye yönelik linç giriflimlerinin gündeme gelmesi egemen s n f temsilcilerinin son dönemde dillerinden düflürmedikleri sa duyu, kardefllik söylemlerinin koca bir yalan oldu unu ispatlamaktad r. Egemenlerin bu konudaki gerçek duygular n Büyükan t n Bize bu ac lar yaflatanlara, bu ac lar, hayal bile edemeyecekleri bir yo unlukta yaflataca z sözleri ve sokakta yaflanan sald r ve linç giriflimleri ifade etmektedir. Egemen s n f temsilcileri taraf ndan yap lan aç klamalar ve burjuvafeodal bas n n da rolünü ifltahla oynamas n n ard ndan ülke sanki bir anda, zaten uzunca bir süredir t rmand r lan linç kültürüne teslim olmufl, daha do rusu teslim edilmifltir. Baflta ordu ve hükümet yetkilileri olmak üzere, timsah gözyafllar eflli inde, ölen asker cenazelerinin bolca kullan ld, zaten haz rolda bekleyen sat l k medyan n aç klamalar yla sald r lar körükledi i bir süreçte yaflanan kardefl kavgas n geri dönülemez bir yola sokmak için özel bir çabaya giriflilmifltir. Zincirlerinden sal nan kurt sürüleri ise bu aç klamalar ve geliflmelerden ald klar cesaretle, puslu havada ava ç kmaktan çekinmemifllerdir. Adeta tüm topluma terörist av gerçeklefltirme ça r lar yap lm fl ve bu ça r lar k sa sürede karfl l n bulmufltur. Yap lan ça r lar sadece gerillay da kapsamamaktad r. Bu seslenifller, baflta DTP binalar olmak üzere, tüm ilerici ve devrimci kifli ve kurumlar, hatta sokaktaki Kürt görünümlü insanlar dahi kapsar hale gelmifltir. Öyle ki birçok ilde DTP binalar na yönelik sald r lar gerçekleflirken, örne in Bursa da bir büfede Kürtçe konuflan bir kad n büfe sahibi taraf ndan tartaklanm fl, Kürtlerin gitti i kahvehanelerin etraf sar larak insanlar rehin al nm fl, stanbul Taksim de faflistler çeflitli kurumlara girmeye çal flm fl, askerlik flubeleri dolup taflm fl, askere gitmek için neredeyse milletçe s raya girilmifltir. Her sene en coflkulu bu yol kutland denilen 29 Ekim kutlamalar s ras nda yap lan dev Türk bayrakl yürüyüfllerde de ayn provokasyonlar gündeme gelmifltir. S n r ötesi operasyon tart flmalar nda uzunca süredir ve de özellikle çat flmalar n yo unlaflt flu dönemde tavflana kaç taz ya tut politikas n sürdüren ABD emperyalizmi, ne yardan ne serden vazgeçmeyerek, uflaklar aras nda bir tercih yapmak istememesinden kaynakl bir yandan Ermeni Tasar s n Demokles in k l c gibi TC egemen s - n flar n n üzerinde sallamay sürdürürken, di er taraftan da s n r ötesi harekat n kendilerine ra men yap lmas durumunda neler olabilece ine iliflkin do rudan imalarda bulunmakta sak nca görmemektedir. fiu kesin ki, Türkiye yi eninde sonunda, s cak çat flma ortam na, yani Ortado u batakl na çekme yönlü planlar oldu u bilinen, BOP gere i de bundan kaç nmayaca kesin olan ABD, gerek bugünlerdeki geliflmelerde gerekse bir bütün olarak Kürt sorununda, meseleyi kendi ç karlar na uygun çözmeye çal flmaktad r. At lan bir tak m ad mlar bu yönde okumak en do ru oland r. Bizlere düflen görev bu ortamda, sald r lar n karfl s nda örgütlü bir tutum yaratabilmek ve süreci özellikle de bir ayd nlatma faaliyeti olarak ele al p, en genifl kesimlerle birleflmenin ad mlar n atabilmektir. Bu konu ile ilgili birçok ilde oluflturulan ya da oluflturulmaya çal fl lan birliktelikler, süreç aç s ndan önemlidir. Gerek kendi faaliyetimizde gerekse de ortak yürütülecek bu faaliyetlerde hiç zaman kaybetmeden ajitasyon/propaganda çal flmas na giriflmek, en genifl kesimlere gidebilece imiz tüm araçlarla gitmek, yürütülen kanl savafl politikas n her alanda teflhir etmek önemlidir. Varolan kendi gündemlerimiz ve çeflitli kampanyalar m zla, bu geliflmeleri birlefltirmek, sorunlara müdahale anlam nda olmas gerekendir. Bu anlamda Mersin, Çanakkale vb. illerde YDG liler taraf ndan yap lan DTP ziyaretleri (gerek tek, gerek di er kurumlarla); stanbul, Malatya, Ankara, Mersin vb. illerde yap lan ortak eylemlerde Partizan imzas ile yer al nmas olumlu geliflmeler olmakla birlikte, bu ad mlar n büyütülmesi gerekmektedir. Örgütlülü ümüzün oldu u bütün illerde bu gibi ziyaretler örgütlemek, eylemler organize etmek, yap lan etkinliklere destek vermek, bildiri da t m ndan afifl yapmaya, panellerden bas n aç klamalar na kadar bir dizi eylemle oluflturulmaya çal fl lan flovenist dalgaya set oluflturmak önemlidir. Tüm bu faaliyetimiz içinde önemli noktalardan birinde de yay nlar m z durmaktad r. fiu bir gerçek ki, yukar da da alt n çizdi imiz gibi birçok ilde yap lan tek ve ortak organizasyonda okurlar m z n imzas ve katk s vard r. Ancak bu katk lar yani faaliyetimizin kendisini yay nlar m za tafl ma ve bir örgütlenme arac olarak kullanma noktas nda bir süredir alt n önemle çizdi imiz eksikliklerimiz devam etmektedir. Öyle ki, okurlar m z Malatya da sald r lara karfl yap lan ortak eylemde yer almakta ancak bunu gazetemizin sayfalar na tafl mamaktad r. Yine Çanakkale de okurlar m z Kaz Da nda alt n arama çal flmalar n protesto etmek için organize edilen mitinge kat lmakta, DTP ziyareti örgütlemekte ancak bunu gazetemize yans tmamaktad r. fiuras aç k ki, bu noktada yaflanan s k nt lar unutkanl k, yaz yazmay sevmeme ya da yazamama ile aç klamak gibi bir durum söz konusu dahi de ildir. Burada as l sorun yay nlar m za yükledi imiz misyon ve ver(me)di imiz de erdir. Yay nlar n en genifl kitleye ulaflmas ve onlar örgütleme yönünde ataca olumlu ad mlar n gazete-okur iliflkisinde ve birlikte çabam zda yatt n n alt n geçen say lar m zda da çizmifltik. Bu noktada internetten al narak gazete sayfalar na tafl nm fl bir köylü haberi ile faaliyetin bir parças olarak takip edilmifl, toplant lar na kat l m sa lanm fl, öneriler getirilmifl ve nihayetinde kat l m sa lanm fl bir prati in yans - mas aras ndaki fark anlatmaya gerek yok san r z. Daha önceki say lar m zda da ça r yapt m z üzere gazetemizdeki bir tak m de iflikliklere iliflkin baz alanlar m zdan bizlere çeflitli yaz - lar ulaflmaktad r. Ancak bunlar yeterli de ildir. Yap lan de erlendirmeleri daha nitelikli hale getirmeli, biçime de il öze dair, önerilerimizi ve en çok da katk m z birlikte ele almal, bu kavray fl oturtmal y z. Unutmayal m ki, daha güçlü ve etkin bir gazete yarat lmas görevi karfl m zda durmaktad r. Ve yine karfl m zda duran bir di er gerçek de bunu ancak birlikte yapabilece imizdir.

3 2-15 Kasım 2007 İşçi-köylü 3 Politika gündem Egemen klikler aras ndaki dalafl n sonucu olarak, seçim öncesi gündeme getirilen referandum, 21 Ekim günü, kat l m noktas ndaki çeliflkili aç klamalar ve bu aç klamalar n yol açt flaibeler eflli inde yap ld. Yap lan kamuoyu yoklamalar nda ilginin % 20 lerin üzerine ç kmamas, seçim günü 400 küsur oyun kullan lmas gereken sand klarda, kullan lan oy say s n n 20 lerde kalmas gibi, oy kullanmaya gidenlerin kendi yerlerine birileri taraf ndan imza at ld n görmesi gibi görüntülerin yafland referandumun, aç klanan % 60 lar n üzerindeki kat l m sonuçlar, sadece bu yans yanlara bak ld nda bile, hiç de gerçekli i ifade etmiyor denebilir. Türkiye tarihinin 5. ve en tart flmal olan bu referandumunun sonucunda ise, Cumhurbaflkan bundan sonra sözde halk taraf ndan ve en fazla iki kez üst üste seçilebilecek, milletvekili seçimleri 5 y l yerine 4 y lda bir yap lacak, TBMM toplant yeter say s 184 olacak. Referanduma iliflkin bu sonuç ayn zamanda, Anayasa de iflikli ine iliflkin tasla n da kabulü anlam na gelmekte. Referandum sonuçlar na itirazlar ise sürüyor. Örne in CHP, bafl ndan beri karfl s nda oldu u referandumun geçersiz say lmas için baflvuruda bulunmakta gecikmedi. Halkç CHP yi en fazla rahats z eden nokta ise, cumhurbaflkan n göstermelik bile olsa halk n seçmesi fikriydi. Bu yaklafl m bile CHP nin gerçekte ne kadar halk düflman oldu unu bir kez daha göstermektedir. AKP nin seçimler öncesi yaflanan ve erken seçimi de beraberinde getiren cumhurbaflkanl krizi ile birlikte gündeme getirdi i referandum, seçim sonuçlar yla birlikte, AKP aç s ndan art k bafllang çtaki önemini yitirmiflti. En az ndan cumhurbaflkanl na iliflkin madde özgü- Kurtlar puslu havalar sever Yap lan kamuoyu yoklamalar nda ilginin % 20 lerin üzerine ç kmamas, seçim günü 400 küsur oyun kullan lmas gereken sand klarda, kullan lan oy say s n n 20 lerde kalmas gibi sonuçlara da bak larak denilebilir ki, referandum halk n gündemine pek girmedi lünde bu böyleydi. Çünkü oldukça u rafll bir sürecin sonucunda seçtikleri Gül ün cumhurbaflkanl n da tart flmal hale getiriyordu referandum. 11. Cumhurbaflkan n n yeniden seçilmesini öngören madde, kaç n lmaz olarak Gül ün cumhurbaflkanl n tart flmal hale getiriyor, hatta geçersiz k l yordu. Ancak takiyecilik üzerinden yükselen anlay fl buna da çare bulmakta gecikmiyor ve gümrük kap lar nda oy verme ifllemleri bafllad halde, ilgili maddeden cumhurbaflkanl na iliflkin11. ibaresi ç kar larak, Gül ün 7 y ll k cumhurbaflkanl, sonuç ne olursa olsun, garanti ediliyordu. Asl na bak l rsa, referandum ne halk n ne de egemen çevrelerin ilgi alan na çok da girdi denilemez. Bu durum oy verme öncesinden bafllayarak, oylama sonucuna kadar sürdü. Oylama günü ise, bu ilgisizli in daha da azalmas n ve hatta referandumun, halk deyimiyle güme gitmesini beraberinde getiren geliflmelerin yaflanmas, kim bilir belki de, referanduma katt klar flaibelerin aç a ç kmas n, üzerine gidilmesini engelleyece ini vb. düflündükleri için olsa gerek, referandumun sahiplerini rahatlatm flt r. Puslu hava TÜS AD a yarad flçi emekçi y nlar n ve de en önemlisi çeflitli milliyetlerden Türkiye halk n n birbirine k rd r lmaya, kardefl kavgas yarat lmaya, hatta ülkenin neredeyse bir iç savafla sürüklenmeye çal fl ld flu günleri, kendi lehine çevirmek isteyen kesimler de harekete geçmekte gecikmedi. Zaten flu bir gerçektir ki, egemenlerin krizinin artt dönemlerde krizden ç k fl n yolu olarak, her daim, rkç -floven politikalar devreye sokulmufl, halk y nlar n n, zaten dumura u rat lm fl olan bilinçleri iyice karart larak, hedef sapt r lmaya çal fl lm flt r. Bu politikalar, emperyalizmin krizinin giderek derinleflti i günümüzde de yine kurtar c ifllevi görmesi için, sadece ülkemizde de il, tüm dünyada olanca h z yla devrededir. Bunun somut örnekleri baflta Avrupa ülkeleri olmak üzere, emperyalist ülkelerde de, ç kar lan rkç -faflist yasalarda ve bu yasalara efllik eden yabanc düflman pratiklerde görülmektedir. Kemalizm in Türklefltirme politikas nda yabanc olanlar ise her daim Kürt, Ermeni vd. Türk olmayan milliyetlerdir. Ülkemiz egemenlerinin krizden ç kmas n n yolu da bunlara karfl ezeli düflmanl, fazla bir gayrete gerek kalmadan körüklemekten geçmektedir. Bugün ise art k körükleme ifllemi belli oranda meyve vermeye bafllam fl, hava yeterince puslanm flt r. flte bu puslu havay de erlendirmekte geç kalmak istemeyen patronlar örgütü TÜS AD da, hamle yapman n zaman geldi ini görmüfltür. Ne de olsa kurtlar puslu havay sever! Bilindi i gibi TÜS AD, AKP ye seçimler öncesinde ve s ras nda deste ini esirgememiflti. fiimdi ise, bu deste in karfl l nda ald vaadlerin yerine getirilmesini istemektedir. TÜS AD ayr ca flu süreçte, çat flmal ortam n dengeleri aleyhine çevirebilme ihtimalinden kaynakl, s k nt s giderek artan AKP ye yüklenmenin tam zaman oldu unu da düflünmektedir. Gerçekten de ordu ile aralar ndaki çat flman n flu süreçte, alttan alta da olsa, yeniden alevlenmesinin yan s ra, TÜS AD gibi patron örgütünün de deste ini yitirmesi, AKP nin h zl bir inifle geçmesini de beraberinde getirebilir. Bunlar çok iyi tahlil eden patronlar örgütü, puslar da lmadan taleplerini s ralamada gecikmemifltir. Zaten bu talepler k sa süre önce gerçekleflen IMF ziyaretinde de hayata geçirilece ine söz verilen ve de özü, özellefltirmenin h zland - r lmas, yeni vergiler vb. iflçi emekçilere ve yoksul halka dönük yeni soysal y k m sald r lar n kapsayan talepleri içermektedir. TÜS - AD n istemi ise, bunlar n bir an önce hayata geçirilmesidir. Ve bunun gerçekleflmesi için bir Buldozer Harekat talep etmektedir. TÜS AD hükümete dönük taleplerini bir raporla iletti. Raporda hükümeti bir an önce harekete geçmeye ça rarak, buldozer gibi bir operasyonla yat r m n önündeki engellerin kald r lmas n istiyor. Bu engellerin ne oldu u noktas nda ise kafalarda kuflku yoktur san r z: Engel olarak görünenler, iflçi emekçi y nlar ve onlar n örgütlülükleri ve de bu örgütlülüklerin öncüleridir. K - sacas, AKP ye beklentilerini, yani direktiflerini karfl lamas, yerine getirmesi kofluluyla destek sunan TÜ- S AD, yeni hükümetin kurulmas n n ard ndan verilen sözlerin yerine getirilmesi için harekete geçmifl bulunuyor. Bu talepleri aç klarken hükümete görevini yapmas ça r s nda bulunmay da ihmal etmiyor. TÜS AD n AKP yi göreve ça- rmas n n, bir an önce harekete geçilmesini istemesinin nedenlerinden biri de, flu günlerde birbiri ard na gerçekleflen grevlerdir. Örne in TELEKOM grevi ve daha irili ufakl birçok direnifl ve grevin iflçi-emekçi y nlar üzerinde yarataca etki ve bu etkinin sonucunda yaflanabilecek aya a kalk fllar, TÜS AD ürkütmektedir. Bundan dolay d r ki, gerçek istedi i asl nda bu grevlerin önünün al nmas ve bunlara kat - lanlar n, özellikle de önderlik eden kesimlerin bafl n n ezilmesi dir. Bir bütün olarak bakt m zda ise, toplumun tüm ilerici-demokrat-devrimci-komünist kesimlerinin, yani sistem muhaliflerinin etkisizlefltirilmesi-sindirilmesidir. Kürt Ulusal Hareketi ne dönük gerçekleflen imha-inkâr sald r lar n n, her f rsatta zaten sald r lar n hedefinde olan ve en küçük k p rdan flta azg nca sald - r lmaktan kaç n lmayan bu kesimleri de, daha pervas zca içine alabilece- ini, geçti imiz günlerdeki geliflmelerde gördük-yaflad k. TÜS AD iflte bu atmosferin tamamen kendi lehlerine sonuçlanmas n talep etmektedir. Ülkeyi kan gölüne çevirebilecek olan linç harekat n n sonuna kadar sürdürülmesidir gerçek talebi. Haz r hava bulan kken buldozerle geçilsin istemektedir, havay ayd nlatacak olan emekçilerin üzerinden. Çünkü havan n ayd nlanmas, sonlar n n gelmesi anlam tafl yacakt r. Bunun içindir ki, havan n ayd nlanmas n geciktirmeye çal flmaktalar. Ama nafile, hava er geç ayd nlanacak! S n fsal Yaklafl m Korku da lar bekliyorsa ac lar m z teferruatt r! lerici, yurtsever, demokrat kimi çevrelerin prensi, az nl k haklar n n y lmaz savunucusu Bask n Oran bile iç savafl önleme gerekçesiyle s n r ötesi hava operasyonu nu aç ktan savunmaya (Radikal ki, ) bafllam flsa; söz konusu vatansa gerisi teferruatt r fliar yla cihat açanlar n estirdi i rüzgâr n kas rgaya dönme olas l giderek güçleniyor demektir. Kas rgay, kimileri iç savafl, kimileri Balkanlaflma, kimileri Yugoslavya ve Irak benzetmeleriyle okumaya çal flsa da, kastedilen düpedüz Kürt halk n n baflta devrimci dinamikleri ve direnifl mevzileri olmak üzere toplu k r ma u rat lmas d r. Bundan ülkemizdeki komünist, devrimci, ilerici, demokratik bütün mevzi ve güçlerin pay n alaca kuflku götürmez bir gerçektir. Faflist diktatörlük çeflitli temsilcileri eliyle bu konuda aç ktan bir meydan okuma tutumuna girmekte hiçbir sak nca görmeyecek denli pervas zl en çok bu gibi dönemlerde göstermektedir. Ne var ki, aczin korkuyla harmanland bu gibi durumlara eklemlenen, emperyalizme uflakl n hareket kabiliyetsizli i neticesinde aç a serilen iktidars zl k hali, durumu hâkim s n flar aç s ndan büsbütün içinden ç k lmaz bir noktaya sürüklemektedir. Nitekim, Gabar sonras nda Tayyip in 5 Kas m ABD gezisini beklemekte hiçbir sak nca görmeyenler, Da l ca n n ard ndan yok art k diye yerlerinden z plam fllar, bu arada tezkere de ç kar ld halde yine kutsal 5 Kas m ziyaretini beklemeye koyulmufllard r. Esasen Bask n Oran gibilerine gelene kadar D SK, TTB, TDB den reformist partilere, yerel kurum ve kurulufllara kadar bir dizi demokrat etiketli çevre; rkç ve floven kampanya, devlet eliyle örgütlenen linç terörü ve bask s alt nda dize gelerek tek yanl ça r lara (PKK nin silah b rakmas na yönelik) imza atmak suretiyle kenara çekilmifller, faflizmin yolunu düzlemifllerdir. Yarat lan bu histeri dalgas ve toplumsal seferberlik ile oluflturulmak istenen bas nc n amac da her türlü muhalefetin ortadan kald r lmas d r. Sa duyu, itidal, Kürtler kardeflimizdir vb. demeçlerin MGK bildirilerinden faflist parti liderlerine, medyadaki vampirlerden, terör uzmanlar na kadar herkesin a z ndan bofl bir lak rd olarak dökülmesinin hiçbir anlam ifade etmedi i, sokaklardaki pratikten belli olmaktad r. Kimi yerlerde nadiren at lan Türkler Kürtler kardefltir slogan meselenin sosu olarak kal rken, gerek di er tüm slogan, döviz, afifl, pankartlar, gerekse de gösteriler, törenler, ya malar, bask nlar, kundaklamalar, k r p dökmeler, kurflunlamalar, yol kesmeler, dövmeler, linçler, iflkenceler, sald r lar bir biri ard na sürmektedir. Kürt Ulusal Hareketi nin TSK ya bugüne oranla befl kat kay p verdirdi i 90 l y llar n ilk yar s yla k yaslanmayacak boyutta bir rkç floven sald r kampanyas örgütlenmesi do ru biçimde analiz edilmelidir. Kara Kuvvetleri Komutan lker Baflbu daha geçen ay yapm fl oldu u itiraf gibi aç klamas nda, PKK ile mücadele köye ve mezralara geri dönüfller yüzünden baflar s zl a u ram flt r. demiflti. Köye geri dönüfllerin büyük oranda engellendi i koflullarda böylesi bir yorumun yap lmas, ortada ciddi bir baflar s zl k oldu unu göstermektedir. Bundan sonras na iliflkin ne gibi bir yönelime gireceklerini de aç klamakta sak nca görmeyen Baflbu un sözleri, özellikle TSK bak m ndan son çat flma ve kay plarla birlikte yengi ve yenilgi aç s ndan kamuoyu nezdinde bir dizi tart flma yaratm fl bulunuyor. Ülkemizdeki ulusal sorunun özellikle Irak taki genel süreç (iflgal-direnifl) ve Kürt sorunu ile bir çok aç dan iliflkilenmesinin do urdu u sonuçlar, izlenecek politika ve taktikler bak m ndan dikkate al nmak durumundad r. Türk devletini 90 l y llara göre daha fazla panikleten ve köfleye s k flt ran olgu, mral sürecine karfl n içerde istedikleri oranda tüketilip marjinallefltirilemeyen Kürt Ulusal dinamikleri ile Irak Kürdistan nda ABD emperyalizmi sayesinde (iflgalin has hizmetkarl na soyunarak) palazlanarak kendi çap nda idari bir statü elde eden KYB-KDP ittifak d r. Yak n zamana kadar, karfl - lar nda afliret reisi konumunda el-etek durufl gösteren, PKK ye karfl operasyon yardakç l na soyunan Barzani-Talabani ikilisinin, flimdi ABD ile halvet olma mertebesine yükselme havas yla verecek kedimiz bile yok efelenmesini yediremeyenlerin, küsmesi gereken onlar de il, uflakl k kaderleri dir. Zira uflak ancak efendiden korkar, kendisi gibi bir uflaktan asla! ABD emperyalizminin t pk K br s sorununda Türk ile Yunan devletleri aras nda kald gibi, t pk baflka bir dizi sorunda ufla ve iflbirlikçisi birçok gerici, faflist devlet ve/veya grup, kesim, klik aras nda kald gibi bu sorunda da KYB-KDP ile Türk Devleti aras nda kalmas söz konusudur. PKK ye yönelmemesinin ya da Türk devletinin Irak Kürdistan na askeri bir harekât düzenlemesine izin vermeyiflinin esas nedeni bölgedeki Kürt kart gerçe idir. Yar n bu konuda s n rl bir harekâta göz yumma tavr na girerse bunun göstermelik bir biçimde gerçekleflece i ve bas nç düflürme ile s n rl kalaca da bilinmelidir. Irak gibi kendisi aç s ndan son derece kritik bir aflamaya gelmifl iflgal alan nda, en önemli müttefik güçleriyle s rf Türk devleti çok istiyor diye köprüleri atan bir tutum gelifltirmesini kimse beklememelidir. Bunu Türk egemenleri de bildi i için sorunu iç kamuoyunu tatmin edecek biçimde ba laman n yollar aranmaktad r. çeride sorunu bu kadar keskin bir havada ele almalar n n nedeni de budur. Tezkere ç kar lm fl, ABD hiç olmad k bir tarzda son 10 gün içerisinde hem de bizzat Tayyip in a z ndan birkaç kez aç ktan suçlanm fl, elefltirilmifltir. ABD li askeri kurmaylar, savunma ve d fliflleri bakanl k yetkilileri; pefli s ra ve srarla, kesinlikle ifadeleri de tafl yan cümleler kurmakta ve PKK ye yönelik bir tedbir almad klar, operasyon düflünmedikleri, bunun çok zor oldu u, Türk devletinin de böyle bir tutum içerisine girmesini istemediklerini söylemektedir. Tali bir pozisyonda olmakla beraber AB nin konuya iliflkin yaklafl m da ayn merkezdedir. Tansiyonun bu kadar yükseltildi i, gerilimin bu kadar art r ld koflullarda, bas nc n s n r ötesine tafl r lmadan düflmeyece i aç kt r. Bundan içerideki Kürt Ulusal Hareket mevzileri ile devrimci demokratik güçlerin hangi oranda pay alacaklar n ise süreç belirleyecektir. Bu sürecin parametreleri, d flar daki operasyonun kapsam ve sonuçlar ile içeride estirilen terörü yönlendiren devlet mekanizmas n n hesaplar ile buna karfl gelifltirilen mücadeledeki direnifl güçlerinin durumu ile ortaya ç kacakt r. Komünistler, devrimciler ve yurtseverler aç s ndan flartlar ilk bak flta son derece zorlu gibi görünmektedir. Öyle ki, egemen s n flar cephesinde, klikler aç s ndan tam bir mutabakat, kitlesel zeminde büyük bir destek vard r. Kampanya, son derece etkin bir medya gücüyle, di- er tüm kurumlar, kurulufllar arac l yla, büyük bir histeri ve hezeyan alt nda, seferberlik ruhuyla aral ks z ve kesintisiz bir tempoda yürütülmektedir. Birçok flehirde yüz binlerin kat ld mitingler örgütlenmifl, ilkokul ö rencileri yürüyüfllere sevk edilmifl, ülke boydan boya bayrak denizine çevrilmeye çal fl lm flt r. Ortal kta korku ve panik havas vard r. Bitirin bu ifli ç l klar atanlar, askerlik flubeleri önünde askere yaz lma flovuna giriflenler, intikam yemini edenler, meclistekileri as n diye tekbir getirenler, kan banyosu ayinleri düzenleyenler, ekranlarda önünde harita elinde çubuk, a z n köpürterek savafl oyunu oynayan savafl art gözü kanl pafla eskileri, aczin karelerini tamaml yorlar. Bütün bunlar karfl s nda, Türkiye halk na, özellikle de Kürt ulusuna tarih boyunca yaflat lmam fl ac kalm fl gibi Yaflar Büyükan t ç k p, Bize bu ac lar yaflatanlara, o ac lar, hayal bile edemeyecekleri bir yo unlukta yaflataca z ve bu konuda kararl y z. ( ) diyorsa, bunlar n hangi ruh hali içerisinde olduklar ve korkunun sarmad baca(k) kalmad iyi görülmeli ve anlafl lmal d r. Bu durum, ayn zamanda rkç ve floven kampanya ile yüklenen hâkim s n flar n gelifltirecekleri sald r lar için istedikleri atmosferin olufltu una iflaret ediyorsa da iflin onlar aç s ndan iç savafl boyutlu bir aflamaya tafl nmas n n hay rl bir sonuç do urmayaca n iyi bildiklerinden kuflku duymamak gerekir. Kitleler üzerinde estirilen terör, uzun vadede tersine dönecektir. Faflist Türk devletinin Kürt Ulusal Hareketi ne karfl yürüttü ü savafl n Türk halk n n savafl olmad n ; faturas n gerek asker kayb gerekse de ekonomik boyutuyla ödedikçe anlayacak olan kitlelerin tepkisi s n f mücadelesi içerisinde okun ucunu do ru yöne evriltecektir, bu kaç - n lmazd r. Bunu geçti imiz süreçte belli boyutlarda gördü ü oranda verdi i tepkileri kal c olamam fl, gerek Kürt Ulusal Hareketi nin yürüttü- ü mücadeledeki sorunlar gerekse de genel olarak devrimci ve komünist hareketin zaaflar meseleyi Türk hakim s n flar n n inisiyatif alan ndan ç karmay baflaramam flt. Bugün aç s ndan bir çok hususun ifllenmesi meselesine çeflitli mücadele cephelerinde yeni bafltan bafllanmas gerekse bile bu konuda son derece sab rl ve srarl bir mücadele çizgisi izlenmesi gerekmektedir. Milliyetçilik ve flovenizm zehirini damarlardan temizlemek ya da en az ndan makul bir seviyeye geriletmek en zahmetli ifllerden biridir. S n f mücadelesinin önündeki en büyük engeller, birlik ve kardefllik gibi temel dayan flma olgular n sakatlayan bafll - ca zehirler bunlard r. Bunlar n en etkili ilac yine s n f savafl m içerisinde etkin bir rol üstlenmekten, kitlelerin güvenini sa lamaktan geçmektedir. Süreç, tam da düflman n dayatmaya çal flt - n n aksine ürkek ve karars z bir tavra asla müsaade etmeyecek bir hassasiyeti gerektiriyor. Böylesi dönemlerde çok aç k ve net bir durufl sergilemeli, kararl ve dolays z bir tutum içerisinde olunmal d r. B rakal m yaz m z n bafl nda de indi imiz türden reformistlerin Kürt Ulusal Hareketi ne yönelik tutumlar n ; faflist diktatörlü e karfl belli bir durufl sergilemekle beraber, ama, ancak vb. cümlelerle Kürt Ulusal Hareketi ni elefltirmeye kalk flmak, de il komünist, devrimci, s radan manada demokrat bir tav r al fl dahi de ildir. Sadece emperyalist ve faflist iflgal koflullar nda de il, sadece komünistlerin önderli inde de- il, bugün gelifltirilmesi gereken tutumu, çeflitli dönemlerde ülkelerindeki benzer atmosferlere karfl n, tutarl demokrat ve ayd nlar n gelifltirdiklerine dair say s z örnekler vard r Komünistler ve devrimciler, en genifl birliktelikler, platformlar oluflturmak için mevcut cereyandan hiçbir flekilde etkilenmeden ifle koyulmal, yo un bir propaganda, ajitasyon çal flmas yürütmeli, faflist diktatörlü ün kanl savafl politikas teflhir edilmeli, militarist örgütlenmesi aç a vurulmal, emperyalist planlar ile flovenist, rkç, milliyetçi kampanya önüne set çekilmeye çal fl lmal d r. Emperyalist, faflist sald rganl a teslim olan bütün çevreler uyar lmal ve yurtsever, demokratik platformda anti-faflist, anti-emperyalist zeminde birli e davet edilmelidir.

4 İşçi/köylü SCT Filtre iflçileri 1 y ld r direniflte! Mersin de kurulu bulunan SCT Filtre Or Turbo flçileri, Birleflik Metal- fl Sendikas ile birlikte Toplu Sözleflme görüflmelerine bafllam flt. Fakat patronun uzlaflmaz tutumu nedeniyle anlaflma sa lanamad ndan 15 Mart 2006 tarihinde çal flanlar n tamam greve ç km fllard. Gelinen aflamada herhangi bir yan t alamad klar n belirten iflçiler, kamuoyu deste inin de bulunmad n belirttiler. Birleflik Metal- fl Mersin fiube Baflkan U ur Tozlu, grevde olan iflçilerin mücadelelerinden zaferle ayr lana kadar eylemlerine devam edeceklerini söyledi. Sendika olarak iflçilere aidat, g da ve çocuklar okula giden iflçilere k rtasiye yard m yapt klar n ifade eden Tozlu, ancak bu yard mlar n açl k s n r n n 650 YTL yi buldu u bir dönemde yeterli gelmedi ini belirtti. Tozlu, içinde olduklar grevin 80 sonras ndaki en uzun soluklu grev oldu unu hat rlatarak, Türkiye iflçi s n f için örnek teflkil edebilecek olan grevimize baflta Mersin kamuoyu olmak üzere emekten yana olan herkesi destek olmaya ça r yorum dedi. Türkiye de iflçilerin art k birleflmesi gerekti ini vurgulayan Tozlu, örgütlü mücadele ile haklar n alabileceklerini söyledi. Bu arada iflçiler, Telekom grevi için de dayan flma günü oldu- unu vurgulayarak Mersin özgülünde destek ve kitlesel eylemlilikler için kitle örgütlerine ça r da bulunuyorlar. (Mersin) Mersin de 3 inflaat iflçisi yaraland Mersin Merkez e ba l Davultepe beldesinde yap m süren ve 6 katl olarak planlanan binan n ikinci kat nda beton dökme ifllemi s ras nda çökme meydana geldi. Çökme olay yla beraber Bar fl Tazegül, Mesut Dinçer ve Basri Erbil adl iflçiler harç alt nda kalarak yaraland lar. Yaralanan iflçiler Devlet Hastanesi nde tedavi alt na al nd lar. Geçti imiz aylarda da benzeri olaylarda Mersin de inflaat iflçileri yaralanm fllard. Güvenliksiz çal flma koflullar nda çal flt r lan inflaat iflçileriyle ilgili hiçbir önlem al nmazken son aylarda iflçi yaralanmalar nda ve ölümlerinde çal flma koflullar ndan kaynaklanan kazalar n artmas dikkat çekici boyuta ulaflt. Özellikle özellefltirildi inden bu yana Mersin Liman nda da çok say da kazan n meydana geldi i bilinmekte. (Mersin) Örgütlüysen HER fieys N, Tersane sektöründe dünya çap nda bir yeri olan Tuzla Tersanesi, ayn zamanda ifl kazalar na ba l ölümler s ralamas nda da dünya listelerini zorluyor! Armatörlerin flampanya patlatarak denize indirdikleri gemiler, tersane iflçilerinin deyimiyle, iflçiler için birer kara tabut olmaya devam ediyor! Buradaki ifl cinayetlerini ve genel sorunlar n anlat rken, ölümleri kayda geçmeyen arkadafllar m z var, cesedi 6 ay sonra parçalanm fl olarak bulunan arkadafllar - m z var diyor tersane iflçileri. Ve tersane iflçileri sorunlar n bir kez daha, hem de genifl kamuoyu ile paylaflmak, seslerini srarla körleri ve sa rlar oynayanlara duyurmak, görülmelerini sa lamak için, bir eylem organize ettiler. 27 Ekim de, Ayd ntepe Tren stasyonu yan nda gerçekleflen eylem, saat da bafllamas gerekirken, patronlar n iflçileri o gün ye kadar çal flt rmas nedeniyle saat den sonra bafllayabildi. Eylemi organize eden iflçiler bu durumu, iflçilerin eyleme kat l m n engellemek için, patronlar taraf ndan hayata geçirilen, bilinçli bir uygulama olarak aç kl yorlar. Eylem alan na, üzerinde Gemilerin tabutumuz olmas na izin vermeyelim slogan n n ve de yaflam n yitiren iflçilerin isimlerinin yaz l oldu u ve kay tl olmayanlara da dikkat çekilen, büyük bir pankart as lm flt. Eylem bu pankart n önünde gerçekleflti. Eylemde ilk sözü tersane iflçisi Ali Do an ald. Do an, tersane iflçilerinin kölelik koflullar nda çal flt na, hatta kölenin efendisinin belli oldu una, ancak buradaki iflçilerin efendisinin kim oldu unun bile bilinmedi ine dikkat çekerek, patronlar n milyonlarca dolarl k gemiler yapt na, dünyayla yar flt na, ancak iflçinin insanca yaflamas, ifl güvenli i vs. koflullar için hiçbir girifliminin olmad na vurgu yapt. Tuzla Tersanesi nde yaflanan sorunlar n bafll ca kayna n n tafleronluk sistemi oldu unun alt n özellikle çizen Do an, örgütlenmenin önemine dikkat çekti ve örgütlü olman n önemini flu sözlerle aktard : Örgütlüysen her fleysin, örgütsüzsen hiçbir fley. Son olarak, bu eylemi seslerini bir kez daha duyurmak için geçeklefltirdiklerini belirten Do an, sözlerini tersane iflçilerini örgütlü mücadeleye, kamuoyunu Tersanelerde bir ifl cinayeti daha Geçti imiz haftalarda 5 iflçinin 10 gün içinde, arka arkaya yaflam n yitirdi i ifl cinayetleri ile gündeme gelen Tuzla Tersaneleri, 21 Ekim günü gerçekleflen bir ifl cinayetiyle bir kez daha, dikkatleri üzerine toplad. 21 Ekim günü Sad ko lu (Erkal) Tersanesi ne ba l Minhan tafleron firmas nda çal flan Hasan Macar adl iflçi, vincin tafl d dev blok ile gemi yan duvar aras na s k flarak can verdi. Ancak bu ifl cinayetinin aç a ç kmas n engellemeye çal flan patronlar, cenazeyi apar topar adli t ptan alarak, Macar n ailesinin bulundu u Yunanistan a gönderdiler. Referandum günü olmas nedeniyle tatilde olan iflçilerin, orada olmamaktan kaynakl sadece duyumlarla olay ayd nlatma çabalar ise ilk günlerde sonuç vermedi. Bir-iki görgü tan İşçi-köylü 4 örgütsüzsen H ÇB R fiey! ise anlafl lan susturulmufltu. Ancak tüm bu engelleme çabalar na karfl n gün fl na ç kan bu son ifl cinayetine karfl tepkiler yükselmekte gecikmedi. Olay n aç a ç kmas yla birlikte, T B-DER ve Limter- fl taraf ndan 24 Ekim günü birer aç klama yap ld. T B-DER taraf ndan 24 Ekim sabah gerçeklefltirilen eylemde, hem ifl cinayetleri hem de en son ifl cinayetindeki patronlar n olay gizleme çabalar protesto edildi. Sabah 7.30 da Desan Tersanesi önünde toplanan kitle fl sa l ve ifl güvenli i tedbirleri al ns n! Ölümler durdurulsun! pankart açarak yürüyüfle geçti. Limter- fl ise konuya iliflkin yaz l bir aç klama yapt. Aç klamada, kölece çal flma koflullar devam ettikçe, iflçi sa l ve ifl güvenli i tedbirleri al nmad sürece bu ifl cinayetleri devam edecektir vurgusu yap ld. (Kartal) ise duyarl l a ça rarak bitirdi. O, kar ncay bile incitmezdi Eyleme kat lan kitle s k s k Yaflas n örgütlü mücadelemiz!, Tafleron sistemi kald r ls n!, Art k ölmek istemiyoruz!, Yaflas n Devrimci Dayan flma! gibi sloganlar atarken, tersanelerdeki ifl cinayetlerinde yaflam n yitiren Ekrem Bektafl n annesinin, elinde o lunun resmi ve gözlerinde yafllarla en önde eylemi izlerken ortaya ç kan tablo, tersanelerin karartt yaflamlar, ailelere yaflatt ac lar gözler önüne seriyordu. Ana bir yandan a l yor, bir yandan da O bir kar ncay bile incitmezdi. Kimsenin kalbini k rmad! diyordu. Kendisine söz hakk verildi inde de, söyleyebildikleri sadece bunlard! Kurum ve sendikalardan genifl destek Tersane iflçilerinin eylemine kat - lan çeflitli sendika temsilcileri de k sa birer konuflma yapt lar. Haber- fl Anadolu Yakas fiube Baflkan Turgut Aktafl, Telekom iflçilerinin hakl direnifline de inerek, kendilerini sabotaj yapmakla suçlayan medyan n, tersane iflçilerini de gemi yakmakla suçlad na dikkat çekerken, KESK fiubeler Platformu na ba l E itim-sen 3 Nolu fiube yöneticisi Hasan Toprak da söz alarak, tersane iflçilerinin her zaman yan nda olduklar - n belirtti ve 3 Kas m da Ankara da yap lacak olan mitinge kat l m ça r s yapt. Eylemde söz alanlardan biri de, Deri- fl Genel Baflkan Musa Servi ydi. Servi, tersane iflçilerinin yaflad sorunlar n temelinde örgütsüzlü ün yatt na vurgu yaparak, tersanelerde ortak bir örgütlenmeye gitmenin önemine dikkat çekti ve sözlerini, iflçilerin sorunlar na ancak böylesi bir ortak örgütlülükle sahip ç kaca n da belirterek bitirdi. Yaklafl k bir saat süren ve s k s k sloganlarla bölünen konuflmalar n ard ndan biten eyleme MES iflçileri, Emekli-Sen Kartal fiubesi, Haber- fl Anadolu Yakas, Üniversite ö rencileri, Telekom iflçileri, E itim-sen 1 ve 3 nolu flubeler, Deri- fl Genel Merkezi ve Tuzla fiubesi, SDP Maltepe ilçe örgütü ve EMEP gibi parti, sendika ve çok say da kurum da kat larak destek verdi. (Kartal) fl cinayetleri tart fl ld Ardarda yaflanan ifl cinayetleri ile gündeme gelen Tersanelerde yaflananlar n nedenleri ve nas l engellenebilece i gibi konular, 21 Ekim de BEKSAV da yap lan bir panelde tart fl ld. BEKSAV Toplant Salonunda gerçeklefltirilen panele stanbul Tabip Odas ndan Turabi Yerli, Adana Elçiler Derne i nden Remzi Kaya, Limter- fl Genel Baflkan Cem Dinç ve Belediye- fl 2 Nolu fiube Baflkan Hasan Gülüm konuflmac olarak kat ld. Panelde söz alan konuflmac - lardan Remzi Kaya, tar m iflçilerinin çal flma koflullar ndan örnekler verirken, Hasan Gülüm de, iflçi sa l ve ifl güvenli- i kavram n n yerini, fl sa l ve ifl güvenli i kavram n n ald - na dikkat çekti. Ülkedeki ifl kazalar ve ifl cinayetleri hakk nda çeflitli veriler de sunan Gülüm, bu kadar çok kazan n yaflanmas n n nedenini iflçi s n f n n örgütsüz ve da n k olmas olarak aç klad. Söz alan Cem Dinç ise, ifl kazalar n n ve cinayetlerinin meydana gelmesindeki temel etkenin örgütsüzlük, esnek çal flma ve tafleronlaflt rma oldu u tespitinde bulundu. Dinç in ard ndan söz alan, Turabi Yerli de, meslek hastal klar n n kay t alt na al nmamas n n eksiklik oldu unu söyleyerek, bunun sistemin bir sorunu oldu unun alt n çizdi. Tersanelerdeki ifl cinayetlerinde o lunu yitiren Hakk Demiral ve Dersan Tersanesi ndeki patlamada eflini yitiren Ruhiye Levent in de kat larak düflüncelerini aktard panel, soru ve cevaplar n ard ndan sona erdi. (Kartal) 2-15 Kasım 2007 Emekli-Sen bayram tebrik kartlar n iade etti 16 Ekim Sal günü Kad köy skele Meydan nda bir araya gelen Emekli-Sen üyeleri, çiflleri Bakanl n n Anayasa n n sendika kurma hakk n düzenleyen 51. maddesine dayand rarak açt dava sonucu sendikan n Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi taraf ndan kapat lmas n protesto etti. Kad köy skele Meydan nda bir araya gelen sendika üyeleri, Emekli-Sen kapat lamaz pankart n tafl - yarak, Sendikal haklar m istiyorum, nsanca yaflam istiyorum yaz l önlükler giydi. Burada aç klama yapan Emekli-Sen Kartal fiube Baflkan Y lmaz Gündo du, en temel haklar olan insanca yaflama talebi için bile örgütlenmek ve zorlu mücadelelere girmek durumunda olduklar n belirterek, Oysa bu hakk herkes için sa lamak devletin temel görevidir dedi. Sendika yasalar n n kabul edilmesi ve toplu sözleflme hakk gibi taleplerle 12 y l önce kurduklar sendikalar n n bugün anti-demokratik bir anlay flla ellerinden al nmak istendi ine dikkat çeken Gündo du, lehlerine sonuçlanan davalara ra men siyasi iktidar n sendikalar n kapatma srar n sürdürdü ünü ifade etti. Sendikalar n n AKP hükümeti taraf ndan kapatt r ld na iflaret eden Gündo du, Ancak ne gariptir ki, AKP Genel Merkezi taraf ndan Baflbakan R. Tayyip Erdo an ad na sendikam z n stanbul fiubesi ne bayram tebrik kart gönderildi. Oysa içerisinde bulundu umuz koflullar nedeniyle biz bayram sevincini yaflayamad k. Sendikam za kapatma davas açt ranlar n, sendikal hak ve özgürlüklerimizin önündeki engelleri kald rmayanlar n bayram m z kutlamas n samimi bulmuyoruz. Bu nedenle bugün tebriklerini kendilerine geri iade edece iz fleklinde konufltu. (H. Merkezi) Emekçinin Gündemi Telekom iflçisine dayat lan esnek çal flma üzerine 16 Ekim günü 7. Dönem Toplu Sözleflme görüflmelerinin t kanmas üzerine Haber- fl Sendikas nda örgütlü Telekom iflçileri greve bafllad. Bu grev, birçok yönüyle irdelenmesi ve üzerinde durulmas ama en önemlisi de destek verilerek büyütülmesi gereken bir direnifltir. ki haftay geride b rakan grevde sendikan n ve iflçilerin özellikle vurgu yapt klar mesele, ücret anlaflmazl ndan çok esnek çal flma ve bununla birlikte gelecek olan sendikas zlaflt rma sald r s d r. Tüm ülkeyi ilgilendiren böylesine temel bir iflkolunda tarihinde ilk kez grev karar ald - ran esnek çal flma sald r s na yak ndan bakmak önemlidir. Esnek üretim, geliflmifl teknoloji sayesinde emek örgütlenmesinin yeniden biçimlendirilmesidir. Bunun bafl nda, fazla eme e olan gereksinim azalt larak, birden fazla iflçinin yapt ifli yapabilecek makinelerin devreye h zla sokulmas, ifl yerlerini parçalayarak küçük üretim birimleri haline getirilmesi ve ayn zamanda, üretkenlik art fl yla beraber ücret maliyetlerinin düflürülmesini içeriyor. Bu durumun daha da somutlaflm fl hali olarak flöyle ifade edebiliriz: - flçiler Fordist üretimde bir banttan di er banda geçirilemezdi. Oysa esnek üretimde iflçiler belirli bir yerde de il ihtiyaç duyulan her yerde konumland r labiliyor. flçilerin çal flma saatleri düzensizlefltirilmekte ve art r lmakta, zorunlu mesai uygulanmaktad r. Üretimin bölünmüfl olmas na paralel, bir iflletmede çal flan iflçi, iflletme sahibinin baflka bir iflletmesinde de çal flt r l yor. flçi her ifle koflulan bir duruma getiriliyor. - Esnek üretim iflçilerin birli ini bozmak ve onlar n birbiriyle rekabetini art rmak ve sömürüyü yo unlaflt rmak için performansa, prime ve teflvike dayal ücretlendirme sistemi uygulamaktad r. Yine k smi süreli çal flma, geçici veya mevsimlik çal flma, belirli süreli çal flma gibi istihdam biçimleriyle ve esnekleflen çal flma saatleriyle standart d fl çal flma istisnai bir olgu olmaktan ç kmakta ve rekabet gücünü koruman n kural haline gelmektedir. - Fabrikalar Fordist üretimde merkezi bir flekilde kurulurken, yani üretimin tüm bileflenleri bir yerde toplan rken esnek üretimde ise bileflenlerin parçaland -, orta ve küçük iflletmelere bölündü ü birçok ile da ld gözlenmektedir. Bununla birlikte tafleron firmalar, eve ifl verme gibi durumlar yayg nlaflmaktad r. - Emperyalist ülkelerde geliflmifl teknolojiler kullan l rken, geri teknoloji kullan lan hantal iflletmeler yar sömürge ülkelere kayd r lm fl, böylece emek yo un iflletmeler, ucuz iflgücünün bol oldu u ülkelerde yap l r hale gelmifltir.. - Yar -sömürge ülkelerde ihracata dayal büyüme modeli ad alt nda eski teknolojilerden oluflan sanayilere teflvikler, vergi almama, ucuz ya da paras z arazi sunulmaya baflland. Oluflturulan serbest bölgelerde iflçilere büyük bask lar uygulan rken, örgütlenme hakk sosyal haklar vb. rafa kald r ld. Polis, asker her an tetikte tutularak sermayedarlar n kâr marjlar maksimumda tutulmaya çal fl lmaktad r. Yukar ya aktard m z noktalardan da anlafl laca üzere esnek üretimin en önemli hedeflerin biri iflçileri örgütsüz k lmakt r. Üretimin bölünmesi, tafleronlaflt rma, eve ifl verme, yar m gün çal flma ve iflçileri kendi içlerinde bölmesi iflçilerin birli ini engellemeye örgütlülüklerini yok etmeye ve yeni örgütlülükler yaratma koflullar n ortadan kald rmaya dönüktür. Günümüzde iflçi ve emekçilerin ekonomik durumlar ve sosyal yaflamlar geçmifle göre daha kötü durumdad r. flsizlik her geçen gün muazzam ölçülerde artmaktad r. Bu durum da iflçi ve emekçilerin örgütlenmeye daha s cak bakaca aflikârd r. Ancak bunun için güvenece i örgütlere ihtiyac vard r. Sendikalar bu güveni iflçilere verdikleri ölçülerde sendikal mücadeleyi daha yükseklere tafl man n koflullar n yeniden yaratm fl olurlar. Esnek üretim toplu pazarl k imkânlar n ortadan kald rmaya dönük yönleri içinde bar nd rmaktad r. Toplu pazarl k iflçi ve emekçilerin patronlara karfl ekonomik mücadelelerinde en güçlü silahlar ndan biridir. Bu gücün iflçi ve emekçilerin elinden al nmas onlar burjuvaziye ve patronlara karfl aciz duruma getirece i aç kt r. Patronlar daha do ru deyimle burjuvazi, esnek üretim modeliyle bir yandan örgütlenmeleri da t rken örgütlenmelerin kazanm fl oldu u toplu pazarl k hakk n da yok etmeye çal flmaktad r. Bunu yok etti inde iflçilerin karfl s nda daha güçlü olacakt r. Belli gruplar veya tek tek iflçilerle yap lacak pazarl klarda patronlar iflçilerin tek ya da az olmalar ndan do an güçsüzlüklerinden yararlanacak ve ücretleri ve di er haklar n iflçi ve emekçilerin aleyhinde olmas n sa layacakt r. Bundan kaynakl sendikalarda örgütlenmek ve toplu pazarl k hakk ndan vazgeçmemek gerekir. fiu bilinmelidir ki iflçilerin gücü onlar n say lar n n çoklu undan ve birli inden gelmektedir. Parçalanm fl bir iflçi s n f burjuvaziye karfl güçsüzdür. flte Telekom iflçilerinin en önemli sorunu s n f n di er kesimleri gibi bu sald r d r ve Telekom iflçilerinin zaferi tüm iflçi s n f n n zaferi olacakt r. Ancak yaln zlaflt r lan, gündemden düflürülen, kendi s n rlar içine hapsedilmifl hiçbir direniflin, grevin ne kadar kararl olunursa olunsun yaflama flans çok azd r bugün. Bu nedenle Telekom grevini desteklemek iflçi s n - f ve emekçiler için prati e geçirilmesi gereken en önemli gündemlerden biri olmal d r.

5 12 28 Eylül,11 Ekim 2001 Söyleşi işçi-köylü 12

6 2-15 Kasım 2007 İşçi-köylü 5 İşçi/köylü Alt n aramaya karfl miting düzenlendi Çanakkale Kazda lar Çevre Platformu, Kazda lar nda siyanürle alt n aramaya hay r slogan ile Cumhuriyet Meydan nda bir miting düzenledi. Mitingde, Kazda lar bizimdir, 6. Filo defol, Kazda lar a lar, Hilmi Güler a lar dövizleri aç ld. Çevre köylerden gelen köylülerin renkli görüntüler oluflturdu u mitingin aç l fl konuflmas n yapan Ziraat Mühendisleri Odas (ZMO) Çanakkale fiube Baflkan Hicri Nalbant, Kazda lar nda alt n aramalar ile ilgili olarak, sivil toplum kurulufllar n n yürüttü ü mücadeleyi ajanl k olarak niteleyen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Hilmi Güler i protesto ettiklerini söyledi. Nalbant, Kazda lar nda maden rezervi arayanlar n, Kazda lar çevresinde yaflayan 1.5 milyon insan n temiz, güvenilir su kaynaklar n unutmamalar gerekir dedi. Çanakkale Belediye Baflkan Ülgür Gökhan ise, Kazda lar n n do al güzelliklerine ve önemine dikkat çekti. Alt n aramalar n n Biga Yar madas n bile tehlikeye düflürece ini vurgulayan Gökhan, Kazda lar n n tamam yla milli park olmas ve sit alan ilan edilmesi gerekti ini dile getirdi. Gökhan, Kazda lar ile ilgili yap lan toplant larda botanik uzman n n olmamas büyük bir eksikliktir. Kazda lar n n üstü som alt ndan daha de erlidir, feda edilemez. Bu konuda gerekeni sonuna kadar yapaca z diye konufltu. Büyük ilginin oldu u miting, alk fl ve sloganlarla son buldu. (H. Merkezi) Talan n yeni adresi KAZ DA LARI! Kaz Da lar nda yap lan siyanürlü alt n arama çal flmalar ülkemiz yeralt kaynaklar n n emperyalistler taraf ndan peflkefl çekilmesini yeniden gündeme getirdi. Daha önce Bergama köylülerinin mücadelesi sonucunda kamuoyunda yo un bir flekilde tart fl - lan siyanürlü alt n arama, sondaj çal flmalar Kaz Da nda köylülerin ve çevrecilerin tepkisine ra men devam ediyor. Kaz Da lar ndaki do al bitki örtüsünü, suyu, topra kirletecek olan bu çal flmalar, bölgedeki halk n tepkisine neden oluyor. Kaz Da lar nda yap lan sondaj ve alt n arama çal flmalar uluslararas maden flirketlerinin devletin eliyle yeralt kaynaklar m z nas l talan etti ini de gösteriyor. Kaz Da- nda yap lan aramalar sonucunda büyük bir a aç-orman katliam yaflan rken içme sular da zehirleniyor. Binlerce y lda oluflan Kaz Da- nda 33 bitki türü bulunuyor. Dünyan n ikinci oksijen cenneti olan, 3 milyon dönüm ormanl k alana sahip, zeytin cenneti olan da larda 12 milyon zeytin a ac var. Önemli bir eko-turizm bölgesi ve kapl calar ile sa l k alan nda önemli bir merkez. Antik dönem yerleflimlerinden Truva, Antandros, Gargara gibi kentler bu bölgede bulunuyor. Su kesintisi ve zamlar n n çok tart fl ld bugünlerde önemli bir su kayna oldu unu da eklemek gerekiyor. Türkmen, Yörük, Midilli göçmeni emekçilerin yaflad bölge siyanürün kullan lmas ile yaflanmaz hale gelecek. Kaz Da nda flimdiden a açlar kesilmeye, yollar aç lmaya, sondaj delikleri ile da lar delik deflik edilmeye baflland. Ekolojik denge giderek bozuluyor. Ekim ve Kas m ay nda 3 bin civar nda alanmaden-alt n aramas na aç lacak. Türkiye de alt n bulundu u düflünülen alanlar t pk Bergama, Uflak Eflme ve Kazda- nda görüldü ü gibi talan edilecek. Uluslararas flirketlerin Maden Yasas ile birlikte ülkemizde sondaj çal flmalar n n önündeki her türlü engel ortadan kald r l - yor. Çanakkale de 11 ayr firma, 37 ayr noktada yapt arama çal flmalar sonucunda Kaz Da n delik deflik etti. Bölgede flu ana kadar 400 den fazla sondaj yap ld, çok say da a aç kesildi ve do a tahrip edildi. TEC COMINCO, TÜPRAG, Stratex, Fronteer, Ariana Global Madencilik A.fi., Kanada l AMDL (Anadolu Madenlerini Gelifltirme Limited), Mediterranean Resources, Valhalla Resources, Silvermet Inc. ve Aldridge Minerals, Eldoradogold gibi uluslararas flirketler Kaz Da lar nda alt n aramak için kollar s vam fl durumda. fiirketler Gümüflhane, Tunceli, Uflak, Eskiflehir, Artvin de alt n arama çal flmalar n h zland rm fllard. Kaz Da n n gündeme gelmesi ile birlikte köfleye s k flan bu tekeller gazetelere verdikleri ilanlar ile sondaj yap lan bölgenin Kaz Da olmad n iddia ediyor. Oysa hem köylülerin hem de uzmanlar n anlatt klar flirketlerin yalan söyledi ini ortaya koyuyor. Siyanürle alt n araman n ülke ekonomisine sundu u katk lardan söz eden ve yetkili a zlardan da aç k bir flekilde desteklenen bu flirketlerin halk aldatt Bergama da, Uflak ta yaflananlardan görülebilir. On y llard r siyanürün sonuçlar ile bo uflan köylüler, flirketlerin bu çal flmalar sonucunda b rakt siyanür çukurlar ile yaflamak zorunda b rak ld /b rak l yor. Ç kart lan maden yasas emperyalist flirketlerin topraklar m zda istedi i yerde alt n aramas n n, hiçbir yasal engelle karfl laflmadan topra kirletmesinin do ay ve köylüleri zehirlemesinin önünü aç yor. Kaz Da nda alt n ç kar l rsa neler olacak? Kaz Da nda alt n ç kar l rsa; 1 trilyon ton toprak ifllenecek, 400 bin ton siyanür kullan lacak. 2 milyon 580 bin dönüm orman, 10 milyon zeytin a ac etkilenecek, su kaynaklar azalacak ve kirlenecek. Orman köylülerinin geçim kayna azalacak ve göçe zorlanacak, 20 bin zeytin üreticisi, 80 bin zeytin iflçisi ile 30 bin aile etkilenecek. Köylüler ürünlerine al c bulamayacak. Her y l zeytinden, zeytinya ndan ve di er tar m ürünlerinden elde edilen 650 milyon Dolar gelir kesilecek. Bir alt n madeninin ömrü 10 y l sürüyor. Kaz Da nda alt n ç kar l rsa; 10 y l sonra siyanür çukurlar yla üzerinde ot bitmeyen toprak da lar kalacak. 10 y lda verilen zarar yüzlerce y l temizlenemeyecek. Siyanür ve a r metallere maruz kalacak, bölge halk zaman içinde ölümcül hastal klara yakalanacak. Çevrecilerin tepkisi ç gibi büyüyünce Çevre ve Orman Bakanl, iki kiflilik ekip göndererek maden arama çal flmalar n n yürütüldü ü bölgelerde inceleme bafllatt. Ancak Bakanl n önceki icraatlar dikkate al nd nda incelemelerin sonucunu kestirmek de zor olmayacakt r. Köylüler, bölge halk, çevre örgütleri ve duyarl kamuoyunun siyanürlü alt n aranmas n n etkilerine karfl biraraya gelerek tepkisini ortaya koymas gerekiyor. Bergama köylülerinin Eurogold a karfl yürüttü ü ve genifl bir kamuoyu deste i bulan deneyimleri de dikkate al nmal d r. Uluslararas flirketler insan yaflam n hiçe sayarak ülkemizin havas n suyunu kaynaklar n kirletecek; ifli bitince de çekip gidecektir. Siyanürün yaratt sorunlar çözmek bize düflecektir. Topra - m za, suyumuza, havam za, bugünden sahip ç kal m. (H. Merkezi) Enerji Bakan n protesto ettiler! Kabazl köylüleri Kaz Da n n yollar çetelere kapal slogan ile bölgenin peflkefl çekilmesini k nad. Çanakkale ye Kaz da lar nda Madencilik, Turizm ve Çevre konulu panele kat lmak için giden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Hilmi Güler Manisa n n Kabazl köylüleri taraf ndan protesto edildi. Manisa n n Salihli ilçesine ba l Kabazl köyünden yaklafl k 50 köylü Kaz da lar nda sürdürülen alt n arama çal flmalar n n durdurulmas için mücadele eden köylülere ve çevrecilere destek olmak amac yla 27 Ekim günü bir eylem yapt. Panelin yap laca Kolin Otel önüne gelen köylüler, ellerinde süpürgelerle, kollar nda yemek sepetleri ile otel bahçesine girmek istedi. Ancak polisin engeli ile karfl laflt. Köylüler bunun üzerine Kaz Da n n yollar çetelere kapal, Susma sustukça s ra sana gelecek sloganlar n hayk rarak Kaz Da n n emperyalist flirketlere pefl kefl çekilmesini protesto ettiler. Ayn gün Ege Çevre ve Kültür Platformu üyeleri de Kaz Da lar nda siyanürle alt n aranmas na tepki göstererek eylem yapt - lar. Konak Meydan ndaki eski Sümerbank binas önünde toplanan çevreciler Kaz Da lar nda devam eden sondaj çal flmalar n n bir an önce durdurulmas n istedi. (H. Merkezi) Naldökenliler sa l klar n tehdit eden fabrikalar n tafl nmas n istedi! Umutlar yeni hasada kald Antakya Ziraat Odas Baflkan Celal Civelek, küresel s nmadan ve yetersiz ya fltan kaynakl bu y l ekilen ürünlerden yeterli miktar ve kaliteyi alamayan çiftçinin umudu yeni hasat dönemine ba lad n söyledi. Kentte yaklafl k 31 bin 700 dekara ekimi yap lan m s r n da durumunun farkl olmad na iflaret eden Civelek, geçen y l 230 bin ton ürün elde edilirken, bu y l yaklafl k ayn alandan elde edilen rekoltenin 184 bin tonda kald na, ortalama yüzde kay p yafland na dikkat çekti. Yaflanan s cakl k art fl nedeniyle ürünün daha fazla suya ihtiyaç duydu una, ancak kaynaklar n yetersizli i nedeniyle bitkinin ihtiyac - n n yeteri kadar karfl lanamad na vurgu yapan Civelek, flunlar kaydetti: Çiftçinin umudu art k bir dahaki bahara kald. Çiftçi büyük zmir de Naldöken Çimento Fabrikalar ve Taflocaklar - na Karfl Giriflim Hareketi düzenledi i bir bas n aç klamas yla, Naldöken de faaliyet gösteren fabrikalar n halk n sa l n tehdit etti- ini belirterek, Bornova Belediye Baflkan S rr Aydo an dan Naldöken halk n n yürüttü ü mücadeleye destek vermesini istedi. Bornova Belediyesi önünde biraraya gelerek üzerinde Yaflam alanlar m z sat lamaz, Yeni m c r ocaklar istemiyoruz, Çimento fabrikalar kapat ls n yaz l dövizler tafl yan Naldökenliler, aç klama s ras nda s k s k, Zehir yutmak istemiyoruz, Baflkan uyuma Naldöken e sahip ç k, Kanser olmak istemiyoruz fleklinde slogan att. Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) bileflenlerinin de kat ld bas n aç klamas nda Naldökenliler ad na konuflan Naldöken Çimento Fabrikalar ve Taflocaklar na Karfl Giriflim Hareketi Yürütme Kurulu Üyesi smail Gümüfl, çimento fabrikalar - n n ve taflocaklar n n halk sa l üzerinde ciddi bir tehdit oluflturdu- unu söyledi. Tafl ve m c r ocaklar n n Naldöken e 1 kilometre yak n na kuruldu- unu belirten Gümüfl, oca n flehrin d fl nda yerleflimin olmad bir yere tafl nmas gerekti ini vurgulad. Gümüfl, zmir Büyükflehir Belediyesi nin tafl ve m c r ocaklar n n flehir d fl na tafl nmas konusunda Naldökenlilere söz verdi ini hat rlatarak, Ancak daha sonra Orman, Çevre ve Sanayi Bakanl n n vermifl olduklar maden iflletme ruhsatlar ile Büyükflehir Belediyesi de bu sözünü unuttu dedi. Bornova Belediye Baflkan S rr Aydo an n srarla d flar ya ç kmas n isteyen Naldökenlilerin talebine karfl l k veren Aydo an, d flar ç - karak Naldökenlilere Ben de tafloca na karfl y m. Ancak benim yetki alan ma giren bir konu de il. Ben Büyükflehir Belediye Baflkan Aziz Kocao lu ile konuflup sizi bilgilendirebilirim sadece dedi. Aydo an, kendisine, Biz zaten bilgi sahibiyiz. Biz sizden bu mücadelede bizimle birlikte olman z istiyoruz. Biz art k zehir solumak istemiyoruz diye seslenen yafll bir kad na, Sus be kad n, ne ba r yorsun diyerek azarlad. ( zmir) emek harcayarak ekti i ürünlerden küresel s nmadan kaynaklanan s - cakl k art fl ve yeterli ya fl düflmemesi nedeniyle yeterli miktar ve kaliteyi alamad. Bölgemizde de yo- un olarak yetifltirilen pamuk, m - s r, zeytin ve narenciye üreticileri de bu durumdan etkilendi. Bölgede acilen 700 bin dönüm arazinin sulama suyu ihtiyac na cevap verecek Reyhanl Baraj ve 200 bin dönüm arazinin su ihtiyac n karfl layacak Suriye ile Asi Nehri üzerine kurulacak Dostluk Baraj projesinin yaflama geçirilmesi gerekti ini savundu. (H. Merkezi) klim de iflikli i en çok tar m etkileyecek! Referanduma boykot 16 Ekim Sal Günü Ankara Sheraton Otel de Tar m ve Köyiflleri Bakanl bünyesinde kurulan Tar msal Ekonomi Araflt rma Enstitüsü taraf ndan Tar m ve iklim de iflikli i darbo az konulu bir konferans düzenlendi. Konferansa konuflmac olarak TEAK müdürü Doç. Dr. lkay Dellal, Tar m ve Köyiflleri Bakan Mehdi Eker de kat ld. Ayr ca ABD Texas A&M Üniversitesi Ö retim Üyesi Prof. Dr. Bruce McCarl da bir sunumda bulundu. Konferans n aç l fl konuflmas n yapan TEAK Müdürü Doç. Dr. lkay Dellal, uluslararas platformlarda 1990 larda bafllayan iklim de iflikli i tart flmalar n n bu y l tar m, g da, turizm ve sa l k gibi tüm sektörlerin ortak maddesi oldu unu belirterek, Do aya ba l bir faaliyet olarak sürdürülen tar m, bu özelli iyle iklim de iflikli inden en fazla etkilenecek sektör olacakt r dedi. Daha sonra söz alan Bakan Eker, tar - m n toplumlar n sosyo-kültürel ve ekonomik geliflimi aç s ndan önemli olmas na karfl n günün koflullar nda risk alt nda bulundu una dikkat çekti ve nsanl k sosyo-ekonomik aç - dan geliflme kaydederken iklim de iflikli ine yol açarak tar ma zarar vermifltir diyerek hükümetin emperyalist politikalarla tar ma verdi i zarar da özetlemifl oldu. (Ankara) Dersim in Mazgirt ilçesine ba l Dar kent Beldesi Kuflakl köylüleri yollar yap lmad için referandumda oy kullanmama karar ald. 22 Temmuz seçimlerinde köy yollar n n y llard r yapt klar baflvurulara ra men yap lmamas n protesto etmek için oy kullanmayan köylüler, referandumda da oy kullanmad. Kuflakl köyü muhtar Düzgü Munzur yollar n n yap lmas için Valilik, Kaymakaml k ve Köy Hizmetleri gibi birçok kuruma baflvurduklar n ancak sorunlar n n çözülmedi ini dile getirdi. Köylüler yaflamsal ihtiyaçlar olan yolun yap lmamas na karfl tepkilerini ortaya koyuyor. (H. Merkezi)

7 Dengê azadi İşçi-köylü Kasım 2007 Milliyetçi dalga DTP ye yöneldi! Türkiye Kürdistan nda ç kan çat flmalarda TC askerlerinin ölümünü kullanan medya flovenizmi pompalayarak yeni linçlerin önünü açt. Genelkurmay Baflkanl n n da yönlendirmesi ile yap lan haberler ve yorumlarla milliyetçilik daha da yükseltildi. Soka a inen faflistler Kürt emekçilere, demokratik kurumlara sald rd. DTP Mufl il örgütüne giren faflistler binan n tüm camlar n k rd. DTP Ankara Keçiören ilçe binas n n camlar taflland. 23 Ekim tarihinde DTP Genel Merkezi nin önüne gelen bir kifli fiehitler ölmez vatan bölünmez slogan n atarak havaya atefl açt. Mersin de provokasyon ortam Kürt ulusuna mensup insanlar n yo- un olarak yaflad Mersin de egemenlerin sivil faflist maflalar eliyle yayg nlaflt rmaya çal flt flovenist histeri, geçmiflten bu yana h z n kesmeksizin devam ediyor. HPG nin Hakkari sald r s bahane edilerek gerçeklefltirilen Teröre Lanet yürüyüfllerinin, sald r n n üzerinden bir haftadan fazla zaman geçmesine ra men DTP binas na yönelik iki ayr sald r giriflimi, ilkö retim ve lise ö rencilerinin sivil polisler eflli inde gerçeklefltirdi i eylemler, yarat lmak istenen ortam göstermektedir. Mersin de baz ilkö retim okullar nda Ekim tarihlerinde derslerin iptal edilmesi ve ö retmenler eflli inde 8 ile 14 yafl aras ndaki ö rencilerin okul formalar yla, ellerinde bayraklarla, uygun ad m Ya Allah, bismillah, Allahu Ekber, fiehitler ölmez vatan bölünmez, Hepimiz askeriz gibi sloganlarla caddelerde gezdirilmesi, çocuk istismar n n boyutunu da deflifre etmektedir. Geceleri oluflturulan motosikletli araç konvoylar nda sivil polis araçlar n n da yer almas dikkat çekicidir. En demokratik eylemlere sald ran, eylemlere kat lanlar fiflleyen Mersin Emniyeti nin 23 Ekim tarihinde, flehir merkezinde bir araya gelen 10 lise ö rencisine müdahale etmemesi hatta bu grubun elleriyle kurt iflaretleri yaparak yolu trafi e kapamas na yard mc olmas, grubun arkas nda hangi güçlerin oldu unu ve amaçlar n aç kça göstermektedir. Bursa da da faflist sald r lar art yor 21 Ekim sabah Bursa DTP il binas yaklafl k 1000 kiflilik grup taraf ndan taflland. Tabelas indirildi ve yak lmaya çal fl ld. Temel Haklar ve Özgürlükler Derne i önünde tekbir ve kurt iflaretleriyle toplanan yaklafl k 1000 kiflilik grup, Derne i talan edip içinde bulunan dernek üyelerine sald r p 1 kifliyi yaralad. Bursa Mac r Pazar nda da Kürt esnaflar n iflyerlerine sald r ld. Bursa Tunceliler Derne i Baflkan telefonla aranarak ölümle tehdit edilip iflyerinin yak laca tehdidinde bulunuldu. fl yerleri ve evlere, dolmufl ve özel araçlara bayrak asma zorunlulu u dayat lm fl, uymayanlar tehdit ve küfürlere maruz kalm flt r. Bursa n n Mustafa Kemal Pafla, Orhangazi, Gemlik, Yeniflehir ilçelerinde olaylar sabaha kadar sürdü. Özellikle Mustafa Kemal Pafla ilçesinde çevre il ve ilçelerinden Kürtlerin yo un olarak gittikleri bir kahvehane ülkücüler taraf ndan sar lm fl, kahvede bulunanlar n evlerine gitmelerine izin verilmemifltir. Kürt vatandafllar n ifl yeri ve evlerine sald r lm flt r. Sald r esnas nda silahlar n da kullan ld olaylarda 2 kifli yaralanm flt r. Yine bir Kürt ailenin evi atefle verilmifl, baflka bir ailenin de evinin camlar k r lm flt r. Ayr ca Gemlik ilçesi ve Kumla Beldesi nde jandarma ve polis, göstericileri sald rganl a teflvik etmifltir. Dersimli Zeynep Dirikli isimli kad n bir büfede Kürtçe konufltu diye büfeci taraf ndan tartaklanm fl ve hakarete maruz kalm flt r. Bursa Milli E itim Müdürlü ü teflvikiyle lise, orta okul hatta ilkokul ö rencileri derslere girmeyerek baz faflist ö retmenlerin de kat l m yla rkç sloganlarla ve tekbir getirerek gün boyu flehir turu atarak sald r lara kat lm fllard r. Ayr ca Bursa n n Gemlik ilçesinde Yerel Gündem adl gazeteye verilen bir ilanda Çarflamba günleri mral da bulunan Abdullah Öcalan n ziyaretine giden avukatlar n engellemek için sivil toplum örgütleri ad alt nda ça r yap lm flt r. Yaflanan bu rkç faflist sald r lar ilerici, demokratik ve devrimci kurumlar taraf ndan 24 Ekim günü KESK binas nda yap lan bir bas n aç klamas ile k nad. Ayr ca ayn gün Bursa Temel Haklar Derne i de kendi binas nda bir bas n aç klamas yaparak sald - r lar protesto etti. Aç klamaya Partizan, DHP, ESP, BDSP, HD ve SO- DAP destek verdi. SGD ve YDG den DTP ye destek ziyareti Çanakkale de Sosyalist Gençlik Derne i (SGD) ve Yeni Demokrat Gençlik (YDG), DTP ye destek ziyaretinde bulundu. DTP ye yönelik rkç sald r lara karfl, demokratik kitle örgütleri DTP ile dayan flma ziyaretlerinde bulundu. SGD ve YDG li gençler 27 Ekim tarihinde DTP Çanakkale l Baflkan Abdullah Güler le görüflerek dayan flma duygular n ifade etti. Ziyarette ilerici kurumlar aras ndaki dayan flman n önemi üzerinde duruldu. (H. Merkezi) Faflizmin sürekli oldu u ülkemizde egemenlerin iktidarlar n korumak için uygulad klar ekonomik, siyasi ve askeri sald r lar, bugün art k ne demagojik söylemlerle, ne demokrasi havarili iyle ne de seçimlerreferandum gibi demokrasi oyunlar yla gizlemeyecek boyutta sürmektedir. Çünkü takke sürekli düflmekte, kel sürekli görünmektedir. Öyle ki dillerinden ba ms zl k, ekonomik istikrar, özgürlük, demokrasi, hak ve hukuk eflitli i ni düflürmeyenlerin gündemlerinden zam, zulüm, iflkence ve katliam da düflmemektedir. Bu yaflananlar kitleler nezdinde sistemin do- al bir teflhiri olurken devrimci ve komünistlerin bu do al teflhiri ajitasyon/propaganda faaliyetine, oradan kitleleri sisteme karfl örgütlemeye çevirmesi daha da olanakl olmaktad r. fiunu asla ak llardan ç karmamak gerekir ki, emperyalistlerin ve uflaklar n n demokrasi, eflitlik, özgürlük söylemlerine en çok sar ld klar dönemler sömürü ve zulüm sald r lar n en çok yo unlaflt rd klar dönemlerdir. flkenceye s f r tolerans denildi i dönem Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu Meclis ten geçmifl, daha yasan n mürekkebi kurumadan onlarca iflkence vakas ve gözalt nda ölüm yaflanm flt r. Malatya da yarg s z Ya sev ya terk et çiler Dersim de yine ifl bafl nda! 23 Ekim günü gerçekleflen olayda Kale ilçesi zolu mevkiinde Malatya dan Diyarbak r a yolcu tafl yan bir minibüs Özel Harekât Timleri taraf ndan durduruldu. Minibüsten inen bir kifliyi öldüren polisler ise yaralad. Polis minibüstekilerin kalaflnikof silahlarla özel harekât polislerine atefl ettiklerini iddia ederken hiçbir yaral n n olmamas yeni bir infaz oldu una iflaret ediyor. Malatya Emniyet Müdürü Ali Osman Kahya infaz edilen kiflilerin HPG üyesi olduklar n iddia ederken böyle bir bilgiye nas l ulafl ld n ise dile getirmemektedir. Ç kart lan Polis Yasas ile birlikte sokak ortas nda yaflanan infazlar yap lan aç klamalar n inand r c l n da sorgulatmaktad r. Dersim in Hozat ilçesinde infaz edilen Bülent Karatafl ve infazdan a r kurtulan R za Çiçek için de devletin ki terörist ölü olarak ele geçirildi aç klamas n yapt hat rlan rsa Emniyet Müdürü nün yapt aç klamalar n inand - r c l da kalm yor. Anlafl lan devlet öldürme, gözalt na alma, katletme özgürlü ünü kullan yor. Dersim de yaflanan katliamlar stanbul ve birçok ilde gerçekleflen sokak infazlar devletin bu hakk n önümüzdeki günlerde daha s k kullanaca n gösteriyor. (H. Merkezi) Yüzde 46 l k oyla hükümet olan AKP nin baflkahraman baflbakan Erdo an, yüzde 54 ün hassasiyetini görmezden gelmeyece i yönlü beyanlarda bulunurken, Abdullah Gül ün Cumhurbaflkan seçilmesine muhalefet eden Say n Gül beni temsil etmiyor diye bafllayan bir soruyu yönelten gazeteciye verdi i yan t hala haf zalardad r. Tam anlam yla bir t rm a basma vukuat daha yapan Erdo an n bu gaflar, politika yapma beceriksizli inden ziyade, s n fsal karakterini aç a vurmas d r. Son günlerde Dersim de, Dersim in onurlu evlatlar na s k lan kurflunlar bu geliflmelerle birlikte ele al nd nda hiç de tesadüf de ildir. Dersim de devrimci ve komünistlerin dostu Bülent Karatafl, 27 Eylül 2007 tarihinde TC askerlerinin kurflunlar yla katledilmifltir. Ali R za Çiçek ise a r yaralar alm flt r. Yerel kaynaklardan edinilen bilgilere göre daha önce TKP/ML davas ndan tutsak düflen ve en son geçti- imiz bahar DHKP/C davas ndan yarg lanan Karatafl uzun süredir J - TEM taraf ndan tehdit edilmekteydi. Cesedinde iflkence izlerinin oldu u söylenen Karatafl, bölge halk taraf ndan sevilen, sayg duyulan özellikleriyle öne ç kmaktayd. 27 Eylül 2007 tarihinde saat s ralar nda kurflunlanan ve a r yaralanan Ali R za Çiçek ise devletin Dersim deki katletme, sürgün etme, yakma politikalar na yabanc de ildir. Babas da 1994 y l nda devletin köy yakma ve boflaltma politikalar n art rd dönemde eviyle birlikte yak larak katledilmifltir. Devletin bölgedeki gerilla faaliyetini yok etme ve Dersim halk n ya Güncel de kapat ld! fade özgürlü üne yönelik bask ve yasaklamalar devam ediyor. Gündem ve Gerçek Demokrasi gazetelerinin kapat lmas ndan sonra Güncel de kapat ld. Kürt ulusuna yönelik imha ve inkâr politikalar ekseninde bir süredir bas na yönelik artan bask lar gazetelerin kapat lmas da t mlar n n engellenmesi ile sürüyor. Güncel gazetesi de öncekiler gibi örgüt propagandas yapt gerekçesiyle 17 Ekim tarihinde 30 Öldürülmek bile suç! sev, ya terk et mesaj yla susturma projesinin bir ürünü olan bu olay, bir kez daha devletin gerçek yüzünü göstermifltir. Son 1.5 ayda Dersim de köylülere yönelik gerçekleflen beflinci sald - r, çeflitli kesimler taraf ndan k nan p protestolarla karfl lan rken, gösterilen bu refleksi daha da büyütüp hesap sorma bilinciyle örgütlü bir durufla çevirmek art k bir zorunluluktur. Tüm devrimci-demokrat kamuoyunun olay n önemi üzerinden hareket etmesi, Dersim de yaflanan orman yakma, katletme ve tutuklamalara karfl örgütlü bir durufl sergilemesi Dersim ve Dersimlilere karfl bir sorumluluktur. (Dersim den do al muhabir) gün süreyle kapat ld. stanbul Cumhuriyet Baflsavc l n n talebi üzerine stanbul 10. A r Ceza Mahkemesi taraf ndan di er gazetelerin devam oldu u gerekçesiyle Güncel gazetesinin yay n n n durdurulmas na karar verildi. S n r ötesi operasyon tart flmalar n n gündemde oldu u flu günlerde devletin bas na yönelik ablukas da art yor. Özgür bas n n ülkemizde e önemli geleneklerinden birini oluflturan Güncel gazetesinin yay n hayat na devam etmesi engellenemeyecektir. ( stanbul) Katlettikleri insanlarla ilgili yarg lamalardan hiçbirinden ceza almayan polisler bir can daha ald. Bir kad n panzerle ezerek ölümüne neden olan bir polis yine hiçbir ceza almazken, yaflam n yitiren Emine Ar k isimli kad n kendi ölümünden %100 suçlu bulundu. Diyarbak r n Bal kç larbafl Semti nde 10 Ekim de gerçekleflen bir olaya müdahale etmek üzere yola ç kan polis panzeri, 65 yafl ndaki Emine Ar k ezerek ölümüne neden olmufltu. Kazay yapan polisler ile bir tan n dinlenmesi ve kazan n meydana geldi i yerde savc l k taraf ndan yap lan inceleme ile trafik raporlar na göre panzerin alt nda can veren Ar k, tamamen kabahatli görüldü. Ar k n ailesi, panzeri kullanan polis hakk nda flikâyetçi oldu. Ar k n ailesinin avukat Ömer Halefo lu, kaza ile ilgili raporda, Ar k n yüzde yüz kusurlu bulunmas n n gerçe i yans tmad n belirterek, panzeri kullanan polisin tutuklanmas n talep edeceklerini bildirirken, ölümle sonuçlanan trafik kazalar nda sürücülerin genellikle tutuklanarak ilk duruflmaya kadar tutuklu kald n n alt n çizdi. Panzeri kullanan polisin olay yerinde yol kenar na park etmifl iki arac n bulundu unu ve bu araçlara çarpmamak için Ar k ezdi ini söyledi ini belirten Halefo lu, Bir olayda hangi tarafta daha az zarar varsa o tarafa yönelme söz konusudur. Kald ki, can m önemlidir, mal m? Tabi ki can önemlidir. Hukukta da bu böyledir. nsan hayat malla k yaslanmaz. Bugüne kadar bir kazada kabahatin tamam n n ölen bir insana, yayaya yüklendi ini hiç görmedim. Kan tlar m z ve tan klar m z var. Panzeri kullanan polisin tutuklanmas n talep edece iz. Çünkü klasik bir vakada tutuklanma yaflan yorsa devlet memurunun da tutuklanmas gerekir dedi. Devlet eliyle ç kar lan yasalarla öldürme yetkisini %100 eline alan polisin cinayetleri bitip tükenmezken, bir de neden olduklar kazalarla gündeme gelmifl oldular. (H. Merkezi) Merhaba, PKK nin ateflkese son vermesi ve stratejik eylemler gerçeklefltirmesi sonucu çok say da kay p veren TC ordusu son dönemde özelde yurtsever gençlik olmak üzere genelde ise devrimci gençli e karfl devletin sopas olmaya devam ediyor... Verdi i kay plarla daha da azg nlaflan devlet, pek çok yerde milliyetçi hareketleri gelifltirerek Türk ve Kürt halk n birbirine düflman etmeye çal flmaktad r. Bunun üniversitemizdeki yans mas ise daha farkl boyutlarda meydana gelmektedir. Rektörlü ün onay yla her zaman üniversite içinde olan askerler ilk önce YYÜ Ö renci Derne i ni bas p 8 kifliyi hukuksuz bir flekilde gözalt na alm flt. 24 Ekim tarihinde ise üniversite içinde flovenist bir eylem örgütlenmifl ve üniversitemizdeki Kürt ö rencilere gözda verilmeye çal fl lm flt r. Bu durum devletin ve onun sivil temsilcilerinin gerçek yüzleri ve sistemin Kürt kimli ine karfl duruflunun anlafl lmas nda önemli bir araç olmufltur. Farkl milliyet ve inançlara tahammül edemeyen sisteme bizlerin tahammül etmesi anlams z ve ölümcül bir hatad r. Kürt ve Türk halk n n bu hatay yapmamas ise ülkemiz komünistlerinin elindedir. Bu sistem oldu u sürece Kürt sorunun çözümsüzlü ünü devam ettirecektir. Kürtlerin yaflam haklar teslimiyette ve sistemin içinde de il, da larda ve komünistlerin k z l güzergah nda Kürt ve Türk halk n n ortak mücadelesinde gizlidir. (Yüzüncü Y l Üniversitesi nden bir K okuru) DTP ye destek ziyareti Devrimci-demokrat-ilerici örgütlerin ve kiflilerin çeflitli yerlerde sald - r lara maruz kalmas na karfl dayan flman n yükseltilmesi gereklili i bilinciyle Mersin de üç kez sald r giriflimine maruz kalan DTP ve sivil faflistler taraf ndan camlar k r lan SDP yle dayan flma amac yla Mersin YDG, bu kurumlara ziyaret düzenledi. 26 Ekim tarihinde DTP ye dayan flma ziyaretinde bulunan YDG liler, faflist sald r lara karfl DTP nin yan nda olduklar n ve bu süreçte dayan flmay büyüteceklerini belirttiler. YDG lilerin ziyaretini olumlu karfl layan DTP liler de YDG lilere teflekkür ettiler. Daha sonras nda SDP ye giden YDG liler parti binas n n kapal olmas ndan kaynakl geri dönmek zorunda kald lar. (Mersin)

8 2-15 Kasım 2007 İşçi-köylü 7 Halkın gündemi Kad n tutsaklara sald r Posta kanal yla gazetemize yaflad klar sorunlar özetleyen Gebze Hapishanesi ndeki Tutsak Partizanlar, son günlerde Türkiye genelinde yarat lan-yarat lmaya çal fl lan flovenist-sald rgan politikalara paralel burada da geliflmeler yafland. Akla gelebilecek en adi suçlardan kad n-erkek tutuklulara asker-idare yönlendiricili iyle bahsetti imiz içerikte sloganlar att r l yor, özellikle Kürt Ulusal Hareketi nden arkadafllara yönelik küfürler vs. de oldu dediler. Yaflanan bu geliflmelerin ard ndan ESP li tutsak aileleri taraf ndan Gebze Hapishanesi önünde bir bas n aç klamas yap ld. Aileler ad na yap lan aç klamada, siyasi kad n tutsaklar n, asker taraf ndan k flk rt lan adli tutuklular n siyasi tutsaklar taraf ndan kap lar dövülmek suretiyle taciz edildi ini ve idarenin ise kad n tutsaklara dönük tehdit içeren bu eylemi meflrulaflt rd belirtildi. (Kartal) Hasta tutsaklar ölüme terk ediliyor! PKK davas ndan tutuklanarak Mersin Silifke M Tipi Kapal Hapishane sine konulan Nesimi Kalkan (35), yakaland Çölyak hastal nedeniyle günlük ihtiyaçlar n dahi karfl layamayacak duruma geldi. Hapishane idaresinin keyfi tutumundan kaynakl tedavi ettirilmeyen Kalkan, bir ay aflk n bir süredir Mersin Üniversitesi T p Fakültesi Araflt rma Hastanesi nden randevu almas na ra men hastaneye götürülmüyor. Kalkan n, flu ana kadar düzenli bir tedavi göremedi i için durumu daha da kötüye gidiyor. Ailesi arac l yla gönderdi i mektupta durumuna iliflkin bilgiler veren Kalkan, mektubunda hastal - n n ilerlemesi nedeniyle günlük ihtiyaçlar n karfl layamad n belirterek, hastal n n son y llarda beynine hasar verecek düzeye geldi ini dile getirdi. Hapishanelerin de iflmeyen yüzü: Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Yard mlaflma ve Dayan flma Derne i (THYD-DER) Baflkan Murat Vargün, 16 Ekim de düzenledi i bas n toplant s nda 25 Eylül 2007 tarihinde Bolu F Tipi Hapishanesi nden kapasite sorunu nedeniyle Sincan 1 Nolu F Tipi Hapishanesi ne sevk edilen Musa Altun, Hasan Alk fl ve Asrail Özer adl tutsaklara insanl k d fl muamelelerin yap ld n söyledi. Musa Altun un hapishaneye getirildikleri esnada hapishanenin arama yap lan bölümünde iç çamafl r haricinde ç r lç plak soyuldu unu, sar fl n uzun boylu bir gardiyan taraf ndan tekme ve tokatlar eflli inde küfür ve hakaretlere maruz kald - n, hapishanenin arama yerlerinde olan merdivenlerde de baflka Tahammülsüzlü ün bu kadar na pes; Festus Okey in cenazesi kaç r ld! Yaflanan yarg s z infaz olaylar na sadece bir örnek olan Nijeryal Festus Okey, bundan iki ay önce gözalt na al nm fl ve 20 A ustos tarihinde Beyo lu Polis Karakolu nda katledilmiflti. Katliam n ard ndan polis kameralar bir fley tespit edememifl, en önemi delil olan Okey in gömle i kaybedilmiflti. Uzun süre ailesinin ve arkadafllar n n onca çabas na ra men Okey in cenazesini vermeyen, Adli T p sonuçlar n aç klamayan polis, sonunda 25 Ekim tarihinde cenazeyi verme yönünde bir ad m att. Arkadafllar ve Festus Okey in ilk olmad n ve son da olmayaca n düflünenler Yenibosna Adli T p Morgu nun önünde topland. Burada Okey in katledilmesini k nayan ve rkç l a karfl Yaflas n halklar n kardeflli i fliar ile bas n aç klamas yap ld. Ellerinde Nijerya bayra n tafl yan kitle, yaklafl k 1.5 saat kadar Adli T p Kurumu nun önünde Okey in cenazesinin ç kar lmas n bekledi. ESP, EHP, DTP, SDP, Partizan ve BEKSAV n yapt bas n aç klamas s ras nda aç klamay f rsat bilen polis ise, Okey in cenazesini kaç rd. Ambulans hiç bekletmeden h zla sürerek kaç - Tutuklu 23 kifli 14 ay sonra hakim karfl s na ç kt MLKP ye yönelik yap ld iddia edilen Gaye operasyonu kapsam nda tutuklanan 23 kifli 14 ay sonra ilk kez hakim karfl s na ç kar ld. Ancak dava dosyas na gizlilik karar verilmesi nedeniyle dosyay inceleyemeyen san klar iddianameye, yönelik savunma yapamad. stanbul 10. A r Ceza Mahkemesi nde görülen duruflmaya At l m Gazetesi Genel Yay n Yönetmeni Hak ihlalleri ran polis, tahammülsüzlü ünü bir kez daha göstermifl oldu. Cenazenin kaç r lmas n n ard ndan apar topar gidilen Havaliman nda Festus Okey, Nijerya bayra na sar larak Nijerya ulusal marfl ile yolculand. Burada bir süre Nijerya Büyükelçisi Oladi Daye ve Nijerya Konsolosu Kart Kut un gelmesi beklendi. Cenazenin ambulanstan indirilmesinin ard ndan k sa süreli bir tören düzenlendi. ( stanbul) HD Ankara fiubesi Cezaevleri Komisyonu taraf ndan aç klanan 3 ayl k raporda, hapishanelerde hak ihlallerinin devam etti i vurguland. Raporda yer alan ifadeler iflkence, sa l k sorunlar, tutsaklar n tedavilerinin engellenmesi, genelgenin uygulanmamas gibi birçok yasad - fl l n ciddi boyutlara ulaflt gerçe ini gösteriyor. Temmuz-Ekim aylar nda Bolu F Tipi, K r kkale F Tipi, Sincan 1 No lu F Tipi, Sincan 2 No lu F Tipi, Sincan Kad n Kapal, Sincan L Tipi Hapishanelerin a rl kl olarak yer ald raporda, iflkence ve kötü muamele, keyfi yasaklar ve uygulamalar, disiplin cezalar, haber alma özgürlü ü ve mektup engeli ile sa l k sorunlar bafll klar alt nda hapishanelerdeki son geliflmeler aktar ld. 17 Ekim 2007 tarihinde dernek binas nda komisyon ad na aç klamay yapan Elif Zavar, raporun tutsak mektuplar, HD ye yap lan baflvurular ve bas na yans yan baflvurulardan yararlan larak oluflturuldu unu belirten Zavar, 3 ayl k süre içerisinde hapishanelerde yaflanan ve yaflanmaya devam eden baz hak ihlallerini okudu. * tarihinde Sincan Hapishaneler iflkencede son sürat! gardiyanlar taraf ndan dövüldü ünü, ayn flekilde di er arkadafllar - n n da fiziksel iflkence gördü ünü söyledi. Hasan Alk fl ve Asrail Özer kendi aralar nda Kürtçe konufltu unda gardiyanlardan biri, o flerefsiz dili bir daha burada konuflamayacaks n z diyerek tehdit edildiklerini de ekledi. Hasan Alk fl n daha önce aç k kalp ameliyat geçirmesini söylemesine ra men gardiyanlar n özellikle gö süne ve kafas na vurduklar n ifade eden Vargün, K r kkale F Tipi Hapishane nde yaflanan olaylar n bir benzerinin Sincan 1 Nolu F Tipi Hapishanesi nde yaflanmas, olaylar n münferit olmay p, organize ve planl yap ld n göstermektedir dedi. (Ankara) F Tipi Hapishanesi nde kapasite eksikli i nedeniyle 70 kifli K r kkale F Tipi Hapishanesi ne sevk edilmifltir. Sevkler apar topar gerçeklefltirilmifl, aile ve avukatlar na bilgi verilmemifltir. Hükümlüler, K r kkale F Tipi Hapishanesi ne ziyaretlerine giden avukatlar na, hapishaneye getirildikleri andan itibaren infaz koruma memurlar taraf ndan sürekli darp edildiklerini, a za al nmayacak küfür ve hakaretlere maruz kald klar n, aileleriyle görüflme imkân verilmedi ini, idareye verdikleri dilekçelerin yok edildi ini, kamera sistemi henüz çal flmad ndan hapishanedeki uygulamalar ve kötü muamelelerin tespit edilemedi ini belirtmifllerdir. * Münevver fieker 2 A ustos 2007 tarihinde Malatya Hapishanesi nden, Sincan Kad n Kapal Hapishanesi ne sevkle gelmifltir. Hapishane giriflinde ç plak arama dayat lm flt r. Aramay kabul etmedi i için darp edilmifl, buna ra men gardiyanlar darp etti i iddias yla 20 günlük hücre cezas talebiyle hakk nda soruflturma bafllat lm flt r. Yani hapishanelere ilk giriflte ve nakillerde, zorla ç r lç plak soyma uygulamas ve kaba dayak devam etmektedir. * Sadece mral Tek Kiflilik 28 Ekim de BEKSAV da 90. y l nda Ekim Devrimi yolumuz ayd nlat yor! bafll kl bir panel düzenlendi. Partizan taraf ndan örgütlenen panele, BDSP ve Partizan ad na birer konuflmac kat ld. Panele ESP ad na kat laca belirtilen konuflmac ise panelde yer almad. BEKSAV n etkinlik salonunda gerçekleflen panelin aç l fl konuflmas n, ayn zamanda Partizan ad na panele kat lan Derya Aras yapt. Aras, Ekim Devrimi nin kendi tarihsel koflullar aç s ndan önemli bir rol oynad n söyleyerek bafllad konuflmas nda, bugün içinde bulunulan koflullardan dolay, Ekim Devrimi nden ö renilmesinin, dersler ç kar lmas - n n önemine de indi ve bu panelde de Ekim Devrimi nin derslerinin incelenece ini söyleyerek, sözü BDSP ad na kat lan Fatma Ünsal a verdi. Ünsal konuflmas na bugün kitle hareketinin içinde bulundu u durumla bafllad ve geri olan kitle hareketinin bu durumunda, egemenlerin anti-propagandas n n önemli bir rol oynad n vurgulad. Ünsal, Ekim Devrimi nin kurulufl y llar nda karfl laflt zorluklardan ve bu zorluklar n birkaç y l gibi k sa bir sürede Yüksek Güvenlikli Kapal Hapishanesi nde uygulanan hükümlü-avukat görüflmesinde resmi gözlemci bulundurma uygulamas di er cezaevlerine de yay l yor. Bunun son örne ini Sincan 2 No lu F Tipi Hapishanesi nde yatmakta olan fieyhmus Özflubafl için hapishane yönetiminin baflvurusu ile mahkeme taraf ndan avukat görüfllerinde resmi gözlemci bulundurma uygulamas d r. Bu ise savunma hakk n n gasp d r. * Telefon ve aile görüfllerine Kürtçe yasa getirilmekte, Kürtçe konufluldu unda görüflme kesilmekte, ortak alanlar kulland r lmamaktad r. * Tutuklu ve hükümlülerin tedavileri zaman nda yap lmamaktad r. * Ankara Numune Hastanesi Mahkûm Ko uflu nda tuvalet olmad için alt na kaç ran tutuklunun idrar n n paspas ile temizlenmesi, Hepatit C gibi bulafl c ve ölümcül hastal k tafl yan tutsaklarla di er hasta tutsaklar n iç içe tutulmas, doktorlar n ve di er sa l k personelinin ilgisizli i ve jandarma gözetimi zorunlulu u nedeniyle tahlil ve tetkiklerin aksamas gibi ihlaller yaflanmaya devam etmektedir. (Ankara) Proleter devrimler ça sürüyor nas l afl ld na da de indi i konuflmas n, Ekim Devrimi ni anarken, Bolflevik Parti nin öneminden bahsetmenin zorunlu oldu una dikkat çekerek sürdürdü. Partizan ad na söz alan Derya Aras ise, Ekim Devrimi nin her fleyden önce parlamenterizmin tek alternatif olmad n, zor olmadan devrim olmayaca n gösterdi ini söyleyerek bafllad konuflmas nda Bolflevik Parti nin kitlelerin nabz n tutmadaki, onlar n taleplerine uygun politikalar gelifltirmedeki ustal na de indi. Lenin ve yoldafllar n n da n kl k y llar nda bile kitlelere ne kadar güvendi inin alt - n çizen Aras, RSE nin çöküflüne ve nedenlerine de de inerek, Paris Komünü yenilgisini örnek gösterdi ve bu yenilginin daha sonraki y llarda Ekim Devrimi nin gerçekleflmesini engelleyemedi ini söyledi. Konuflmalar n ard ndan 10 dakika ara verilen panel, orijinal görüntüler eflli inde Ekim Devrimi nin anlat ld bir sinevizyon gösterimi ile devam etti. Panel, büyük be eni toplayan gösterimin ard ndan konuflmac lara yöneltilen sorular n cevaplanmas yla sona erdi. (Kartal) brahim Çiçek, Yay n Koordinatörü Sedat fieno lu ve Özgür Radyo Genel Koordinatörü Füsun Erdo an n aralar nda bulundu u 23 san k ile avukatlar haz r bulundu. Duruflmada san klar n bir k sm siyasi savunma yaparken, dava dosyas - na 8 ay süreyle konulan gizlilik karar nedeni ile dosyay inceleyemediklerini ve iddianameye yönelik savunma haz rlayamad klar n belirten san klar ise savunma için ek süre talebinde bulundular. Sosyalist bir gazeteci oldu unu belirten At l m Gazetesi Genel Yay n Yönetmeni brahim Çiçek, TMY nin toplum ve bas n üzerindeki bask s na dikkat çekti. Siyasi savunma yapan At l m Gazetesi eski yazarlar ndan Ziya Ulusoy ise, son dönemde geliflen rkç, milliyetçi dalgaya dikkat çekti. San k avukatlar ad na haz rlad klar ortak dilekçeyi okuyan Avukat Özlem Gümüfltafl, soruflturma sürecinde birbiriyle çeliflkili karar ve uygulamalar oldu una dikkat çekti. Gümüfltafl, Soruflturma hukuka uygun de il, ideolojik bir yaklafl mla yürütülmüfltür dedi. San klar n üzerine at l suçlar n herhangi bir kan ta dayand r lmad, delillerin kendilerine verilmedi i, bu nedenle savunma haklar n n engellendi ini belirten Gümüfl, savunma için süre talebinde bulundu. San klar n tutukluluk hallerinin devam na karar veren Mahkeme heyeti, san klar n savunma yapmalar için duruflmay erteledi aras nda MLKP ad na gerçeklefltirilen 296 eylemden sorumlu tutulan 13 kifli hakk nda a rlaflt r lm fl müebbet hapis, 10 kifli hakk nda ise 10.5 ile 45 y l aras nda de iflen hapis cezalar isteniyor. ( stanbul) 1 May s Mahallesi nde polis ablukas sürüyor 1 May s Mahallesi nde geçti imiz günlerde yaflanan polis terörü, yap lan bir bas n aç klamas yla protesto edildi. Hat rlanaca üzere, iki sivil polisin dövülmesini bahane eden polis, ayn gece mahalleyi basarak, çok say da insan gözalt na alm fl ve bunlardan 7 si tutuklanm flt. Ancak polis terörü sonraki günlerde de artarak sürmüfl ve bu durum mahalle halk nda büyük bir tepkiye yol açm flt. Hem bu durumu hem de geçti imiz haftalarda Yenibosna da Yürüyüfl dergisi da t rken polis taraf ndan vurulan Ferhat Göçer e dönük sald r y protesto etmek amac yla gerçekleflen eylem HÖC taraf ndan organize edildi. 19 Ekim akflam saat de Pazar yerinden itibaren meflaleli bir yürüyüflle bafllad. Yaklafl k 150 kiflinin kat ld eylemde Katil polis 1 May s tan defol!, Yaflas n devrimci dayan flma!, Ferhat vuran polis tutuklans n! sloganlar at ld. ESP, DHP, Köz, Partizan, DTP taraf ndan desteklenen eylemde, yürüyüfl korteji Çeflme Dura na geldi inde, bölgede yo un bir y nak yapm fl olan polisin sald - r s yla karfl lafl ld. Hiçbir uyar yapmadan kitlenin üzerine sald ran polis, plastik mermi kullanarak, gaz bombas att. Bu sald r karfl s nda ara sokaklara da lan kitle, buralarda barikat kurarak, polisin sald r s n püskürtmeye çal flt. Yaklafl k üç saat süren çat flmalar, polisin geri çekilmesiyle sona erdi. (Kartal) Gazi de Mobese ye geçit yok! 24 Ekim 2007 tarihinde Gazi Mahallesi nde Dörtyol ve Heykel Park olarak bilinen bölgelere polis taraf ndan Mobese kameralar kurulmak istenmifl, HÖC lü arkadafllar n durumu protestosu sonucu, polis atefl açarak kitleyi sindirmeye çal flm flt r. Bu konu ile ilgili akflam saat s ralar nda devrimci dayan flman n bir örne i daha yaflanm flt r. Temel Haklar Derne i önünde Partizan, HÖC, ESP, Mücadele Birli i Platformu ve DTP bir araya gelerek bir yürüyüfl yapt. Cemevi önünde bas n aç klanmas yap p da lacak kitleye polis sald rd. Ç kan çat flma 2 saat devam etti. Dörtyol a kurulan Mobese kamera dire i kesilerek yere düflürüldü ve Mobeseler atefle verildi. Polis kitleye atefl açarak da tmaya çal flt.10 a yak n militan gözalt na al nd. Eylem sonras polis tüm sokaklar tutarak, halktan insanlara da bask yapt. Eylem s ras nda Yaflas n devrimci dayan flma, Gazi de polis terörüne son, Faflizme karfl omuz omuza, Bask lar bizi y ld ramaz gibi sloganlar at ld. (Gazi K okurlar ) Alt nbafl n katillerine ödül gibi ceza! Hacettepe Üniversitesi ö rencisiyken 9 Ocak 1991 de Ankara Emniyet Müdürlü ü taraf ndan örgüt üyesi oldu u gerekçesiyle gözalt na al nan ve gözalt nda öldürülen Birtan Alt nbafl n katillerinin yarg land dava 16 y l sonra karara ba land. Yarg tay taraf ndan onaylanan kararda katil polisler, 8 y l 10 ar ay hapis cezas na çarpt r ld lar. Yaklafl k 16 y l süren dava sonunda al nan kararda 4 polis memuru 1991 de ç kar lan Terörle Mücadele Kanunu gere i cezan n 5 te 1 ini hapiste geçirecek ve 1 y l 9 ay kalacaklar. Ülkemizde bugüne kadar yarg lanan birçok iflkenceci katilin davalar zamanafl - m na u rad gerekçesiyle düflse de bu davan n sonuca ba lanmas ülkemizde iflkencecilerin cezaland r ld anlam tafl m - yor. Tam tersi bir insan katledenlerin sadece 1 y l 10 ay gibi komik bir cezaya çarpt r lmalar asl nda iflkencecilere verilmifl en büyük ödüldür. (H. Merkezi)

9 Politik gündem İşçi-köylü Kasım 2007 Y k mlara, yozlaflmaya ve çeteleflmeye karfl Ülke gündeminin s n r ötesi operasyon tart flmalar ile sürüklendi i, sivil faflist sald r lar n devlet deste iyle t rmand r ld, Barzani ve Talabani ye aç k çeklerin yaz ld günlerden geçiyoruz. Burjuva köfle yazarlar n n Marafl, Çorum, Sivas hat rlatmalar nda bulunarak soka a dökülenlerin evlerine geri gönderilmeleri üzerine devlete yapt klar ça r durumun vahameti aç s ndan bak ld nda önemli veriler sunmaktad r. Devlet eliyle t rmand r lan bu sald r dalgas n n toplumsal anlamda yaratt gerilimi yaflam n hemen hemen her alan nda görmek mümkün. Irkç l n ve flovenizmin toplumun tüm kesimlerine afl lanmas için yürütülen her türden kampanyan n verimini alan devlet, bu dalgay Kürt hareketi merkezli tüm devrimcilere yönelik sürdürmektedir. Sistemin estirdi i bu terör dalgas içerisinde politik sürecin kendisine müdahale etmenin yan s ra emekçi halka yönelik di er sald r lara yönelik çal flma ve faaliyetlerin yürütülmesi de bir zorunluluktur. Emekçi halk kitlelerine yönelik artan sald r - lar n kendisini sadece milliyetçilikte somutlamad bir gerçektir. Ekonomik ve sosyal sald r - lar n yan s ra, halk n bar nma hakk baflta olmak üzere bir dizi sald r gerçeklefltirilmektedir. Zira egemenler aç s ndan kapsaml sald r lar n hayata geçirilmesi için böylesi dönemler bulunmaz f rsatlar sunmaktad r. Muhalif durufllar ndan soyundurularak düzen içine çekilmek istenen, birli i ve dayan flmas parçalanan emekçi mahallelerin yoksullar, y k m sald r s yla yaflad klar yerlerden sökülüp at lmak istenmektedir. Özellikle büyük flehirlerde daralan rant alanlar yla birlikte iflçi ve emekçilerin yaflad klar mahalleler patron-a alar n ifltah n kabartmakta, Kentsel Dönüflüm Projesi ad alt nda emekçi mahalleler y k ma u rat larak halk n sürgüne gönderilmesi planlanmaktad r. Halk m z n tan kl nda yüzlerce defa tekerrür edercesine yaflananlar, son parlamento seçimlerinde bir kez daha tekrarlanm flt r. Seçim dönemi burjuva partilerin oy deposu olarak görülen emekçilere verilen vaatlerin yan s ra y k mlarla, götürülmeyen hizmetlerle, sel bask nlar yla bu düzenin halk düflman resmini bir kez daha tescillemektedir. Yak n tarihte Tuzla fiifa Mahallesi nde halk n bar nma hakk na yönelik gelifltirilen sald r, halka düflmanl n en s cak örne ini oluflturmaktad r. Türkiye Kürdistan baflta olmak üzere ülkenin çeflitli yerlerinden yaflanan göç olgusu gecekondulaflma sorununu yaratm flt r. Bugün hakim s n flar n kentleflme görüntüsünü ve yap lanmay bozmakla suçlad klar milyonlarca insan, böylesi bir gerçe i yaflamaktad r. Yurtlar ndan zorla gönderilen yoksullar n bar nma sorunlar n böylesi bir yöntemle çözmeleri gecekondu mahalleleri olarak tabir edilen gerçe i de ortaya ç karm flt r. Bu gerçek suç oranlar ndan, çevre görünümüne, kültürel yozlaflmadan, kaçak yap laflmaya kadar bir dizi nitelemeyle birlikte ifllenmektedir. Tüm hakim s n f partilerinin merkezi halk n gücünü örgütleyelim! ya da yerel yönetimde iken ortaklaflt y k m sald r lar n n hedefindeki bölgeler, seçim dönemlerinde anahtar da tma vaadiyle kap kap dolafl lan oy depolar d r. Yine bugünlerde gündeme gelen Ümraniye 1 May s Mahallesi nde devlet taraf ndan at lan ad mlar, Gülsuyu/Gülensu Mahallelerinin uzun süredir gündemde oluflunun yan s ra stanbul da ad geçen bir dizi mahalle bulunmaktad r. Bu mahalleler y k m listesinde s ralar n beklerken, halk n mevcut tepki ve öfkesi, örgütlenmeyi beklemektedir. Yozlaflma ve çürüme Emperyalizme ba ml burjuva feodal düzenin do as ndan kaynaklanan kirlenme, yozlaflma ve çürüme, toplumun bünyesini sarmalamakta, nefes borular n t kayarak soluk almas n engellemektedir. Bu yozlaflt rma, de erlerinden soyundurma ve y k m sald r lar ndan en çok toplumun geri ve örgütsüz, muhalif bilince ve durufla sahip olmayan kesimleri etkilenmektedir. Toplumun bütününe yönelen bu sald r, özellikle son y llarda iflçi ve emekçilerin, yoksul halk n yaflad mahalleleri hedef tahtas na oturtarak, buralar n tasfiyesini içerecek tarzda planl ve sistemli bir özelli e sahiptir. Emekçi semtlerde, düzene muhalif bir potansiyelin varl, çeliflkilerin yo un olarak yafland bölgelerden göç etme gerçeklikleri düzen sahiplerini kayg land rmaktad r. Ayn zamanda devrimci örgütlerin faaliyet gösterdikleri alanlar olmas, suskunlu a, halka dönük sald r lara yükseltilen ilk seslerin, ilk reflekslerin buralardan geliflmesi sald r n n hedefine oturtulmas n anlafl l r k lmaktad r. Emperyalizmin ve burjuva feodal düzenin gerici ve yozlaflt ran kültürünü her türlü arac kullanarak topluma empoze etmeye çal flan egemenler, muhalif bir düflünceyle kendi de- erlerini korumay ve yaflatmay görece de olsa baflaran iflçi ve emekçileri, onlar n yaflam alanlar n uyuflturucu ve çeteleflmeyle, fuhufl ve kumarla, alkol ve bir dizi düzene yedekleyecek al flkanl kla kuflatmakta ve parça parça zehirlemeye çal flmaktad r. Uyuflturucu kullan m ve da l m özellikle halk gençli i aras nda yayg nlaflt r larak zehirlenmek ve beyinleri uyuflturulmak istenmektedir. Emekçi mahallelerinde fuhufl evleri aç larak, halk n de er yarg lar hedef al nmakta, ahlaki dejenerasyona u rat lmak istenmektedir. Alkol sat fl ve kullan m yayg nlaflt r larak, e lence peflinde koflmalar istenmekte ve ekonomik kayba u rat lmaktad r. Çeteleflme ve mafyalaflman n önü aç larak, özendirilerek özellikle halk gençli inin devrimci saflarda mücadeleye at lmalar önlenmek istenmektedir. Halk gençli i, çekilmek istenen batakl kta halka karfl suç ifllemeye itilerek, kolay para kazanma hayalleri peflinde koflturularak her türlü yozlu un yafland iliflki batakl - nda kirletilmektedir. Emekçi semtlerde yo unlafl larak yürütülecek olan çal flman n üzerinde yürüyece i esas zemin, güncel politik geliflmelere müdahale olacakt r. Her dönem aç s ndan geçerli olan bu durum içinden geçti imiz dönem ve koflullar düflünüldü ünde daha fazla önem kazanmaktad r. Bunun yan s ra emekçi mahallelerde öne ç - kan sorunlar kendi içinde farkl l k arz edebilir/edecektir de. Kimi yerlerde öne ç kacak olan y k m iken kimi yerlerde çeteleflme, uyuflturucunun yayg n kullan m vs. olacakt r. Kuflkusuz bu sorunlar birbirinden kopar lamayaca gibi koflul ve flartlara göre baz noktalar n daha fazla öne ç kmas gündeme gelebilecektir. Bu çal flmalar n yürütüldü ü dönemler bizler aç s ndan halk kitlelerinin gücünü aç a ç karma, örgütleme ve do ru adrese kanalize edilmesini sa lamakt r. Bu anlamda daralan kitle gücünün geniflletilmesi, mevcut gücün daha örgütlü hale getirilmesi önemlidir. Bu çal flmalar ayn zamanda önümüzdeki yak n dönem aç s ndan daha fazla gündeme gelecek olan y k m sald - r lar na haz rlanman n da bir ön ad m olacakt r. Kitlelerle birlikte örülmesi gereken bu çal flman n aç a ç karaca enerji ve gücü yeni çal flmalara ak tmak için yakalanan iliflkiler mutlaka canl tutulmal d r. AKP nin yoksullukla mücadele sinin arkas ndaki gerçekler! Yap lan özellefltirmelerle, ifl güvenli ini ortadan kald ran yasalarla, köylülü e dönük tasfiyeci uygulamalarla halk her geçen gün daha yoksullafl yor... AKP hükümete geldi i ilk günden bugüne sürekli ekonominin iyiye gitti- ini, her geçen y l ne kadar geliflme sa lad klar n anlat p duruyor. Bununla beraber sermaye çevreleri de bu konunun bir parças olarak AKP nin ekonomik istikrar sa lad n, bunun devam etmesi gerekti ini her f rsatta ifade ederek AKP ye olan destek ve güvenlerinin sürdü ünü vurguluyorlar. AKP nin ülkede yaflanan derin ekonomik krizlerin ard ndan hükümete gelmesinin bu destek ve güvende önemli bir pay oldu u ortada. Burjuva ve feodallerin aradan geçen 4 5 y lda kârlar na kâr katt her geçen gün daha da zenginlefltikleri bir gerçek. Bu nedenle AKP hükümetine duyduklar güven, verdikleri destek anlafl l rd r. Ayn sürece emekçi ve yoksul halk cephesinden bakt m zda ise karfl m za farkl bir tablonun ç kt n görüyoruz. Yap lan özellefltirmelerle ifl güvenli ini ortadan kald ran yasalarla, köylülü e dönük tasfiyeci uygulamalarla halk n her geçen gün daha yoksullaflt n n alt n çizmek gerekiyor. AKP hükümetinin sürekli tekrarlad ekonomi gelifliyor, halk m z refaha eriyor nakarat na hani nerede biz göremiyoruz, bu geliflmeler bize, soka a ne zaman yans - yacak diye soruldu unda AKP hükümeti az kald, s k n diflinizi 1 2 y lda bu geliflmeler halk-soka a yans yacak diyordu. Ama halk n diflini s kmaktan a z nda difli kalmamas - na ra men ekonomik durumunda iyiye bir gidifl olmad, tam tersine her geçen gün yoksulluk artt. En baflta flu sorular sormakta fayda var, AKP nin yoksullukla mücadele için bir program -anlay fl var m? Yoksa tam tersi, var olan yoksullu u kan ksatan ve daha da kal c hale getiren politikalar m uyguluyor? Büyük bir ço unluk do ru olan n ikincisi oldu- unda tereddüt etmeyecektir. Peki, durum buysa AKP nas l oluyor da yoksullukla mücadele etti ini toplumun genifl kesimlerine kabul ettirmeyi baflar yor. Burada, baflka bir dizi etmenin yan nda devreye yoksullukla mücadele ad alt nda halka da t lan çeflitli yard mlar giriyor. K fl öncesi da t lan kömür vb, okullar aç l rken da t lan kitap, k rtasiye malzemeleri, düzenli aral klarla da t lan erzak paketleri vb. AKP nin yoksullukla mücadele için yapt klar d r. AKP ayn zamanda kendine yak n dernek ve çevrelere de bu tür yard mlar yapmalar için birçok imkân yaratm flt r. Asl nda bu tür uygulamalar n yabanc s de iliz. Daha önce de birçok parti, bu tür yard mlar organize etmifl ve da tm flt r. Ama daha öncekiler bu kadar yayg n ve uzun süreli de ildi. Ve bu giriflimlerin ço u seçim rüflveti vb. olarak görüldü. AKP nin bu yard mlar uzun süreli ve yayg n bir hale getirerek kal - c laflt rmas halkta daha çok yoksullukla mücadele etti i yönünde imaj oluflmas na yol aç yor. Ve AKP nin yoksullukla mücadele etmedi inin, tam tersine onu kal c hale getirdi inin maskelenmesi olarak ifllev görüyor. Yoksullukla mücadele mi yoksullarla mücadele mi? Bugün bu uygulamalar yla AKP, devletin yerine getirmesi gereken kimi toplumsal görevleri ortadan kald - r yor. Bu amaçla birçok kamu kuruluflu ya kapat ld ya da özellefltirildi. Bu yap l rken o kurumlar n rüflvet ve yolsuzlukla dolu bürokratik yap lar halka karfl bir propaganda arac olarak kullan ld. Devletin kamusal kurulufllar nda büyük bir tasfiyeye gidilirken oluflan bofllu u doldurmak ve tasfiye sürecinin yolunda gitmesini sa layacak k r nt lara da ihtiyaç vard. Bu yönüyle de AKP hay rseverlik olarak gösterdi i yard mlarla hem devletin kamusal görevleri, iflletmeleri bütünüyle tasfiyeye u rat l rken halk n tepkileri engelleniyor hem de daha az bütçe gerektiren ama halka do rudan ulaflan yöntemlerle yeni bir yoksullukla mücadele tarz oturtuyor. Yoksullukla mücadelenin, halk n al m gücünün artmas ile halk n kendi ihtiyaçlar n kendisinin çal flarak, üreterek karfl lamas ile olaca n herkes kabul eder. Bunlar n yap lmad yerde yoksullukla mücadeleden bahsetmenin anlams zl ortadad r. flsizli in ve çal flanlar n üzerindeki bask lar n artt, ifl güvencesinin ortadan kald - r ld, emekçilerin sefalet ücretlerine mahkûm edildi i, köylülerin üretemez hale getirildi i, üretebilenlerin masraflar n dahi karfl layamad bir tabloda yoksullukla mücadele edildi ini söylemenin havanda su dövmekten fark olmad aç kt r. fl bulma umudunu kesmifl milyonlar n oldu u, çal flanlar n ald ücretin ev kiras n bile karfl lamad bir gerçeklik karfl s nda bu yard mlar n toplumun genifl kesiminde olumlu bir uygulama olarak görülmesi, umut ba lanmas anlafl l rd r. Bu uygulamalar sadece yoksullu un maskelenmesine ve kan ksanmas na yol açm yor, ayn zamanda birçok olumlu toplumsal de- erimizi erozyona u rat yor, yozlaflt - r yor. Halk m z yoksulluk ve çaresizlikten bu yard mlar almak için birbirini ezer hale getiriliyor. Kitleler anl kgünlük ihtiyaçlar n karfl lamak umuduyla bu yard mlara ba l hale geliyor, getiriliyor. Böylece daha kolay yönlendirilir duruma sokuluyorlar. fl bulmaktan umudunu kesen, ald ücretle geçinemeyen kitleler AKP nin bu politikas na olumlu bir gözle baksa da bu yard mlar n gerçek sorunlar n açl, iflsizli i çözemeyece ini bilseler de umutsuzluk içinde yard mlara ulaflmaya çal fl yor. Biz, AKP nin 4-5 y ld r devaml büyüdü ü propagandas n yapt ekonominin kimlere hizmet etti ini Radikal gazetesinin 44 en zengin milyar dolara ulaflt araflt rmas ndan bir iki veri-örnek ile ortaya koyal m. Bu araflt rmada 44 en zengin ailenin, kiflinin toplam mal varl n n 2006 y l nda 150 milyar Dolar civar nda oldu unu, 2007 y l nda bu mal varl n n 170 milyar Dolara ulaflt n ortaya koyuyor. Sadece son 1 y lda 20 milyar Dolarl k bir art fl n olmas AKP nin kalk nd rd - yoksullar n n kimler oldu unu ve onlar nas l korudu unu gösteriyor. Ayr ca yine ayn araflt rmada AKP nin dolar milyoneri üç yoksul! aileyi-kifliyi dolar milyarderi haline getirip 2006 y l nda 41 olan dolar milyarderi aile-kifli say s n n 2007 de 44 e ç kard n n müjdesini veriliyor. Böylece bizler de AKP nin yoksullukla mücadelesinin ne oldu unu daha net görmüfl oluyoruz. Yoksulluk kader de ildir! AKP nin yoksullukla mücadele olarak ortaya koydu u bu uygulamalardan da anlafl laca üzere yoksullu- un ve sefaletin yarat c lar n n temsilcilerinin as l görevi yoksullu u, sefaleti ortadan kald rmak de il, onu gizlemek, yok saymak ve kan ksatmakt r. Yoksullu un azalmas, emekçilerin gelirlerinin yükselmesi egemenlerin elde etti i kâr n bir k sm n n azalmas anlam na gelece i için bu, onlar için kabul edilemez bir durumdur. Çünkü onlar n kâr halk n yoksullu u artt kça büyür, katlan r. Halk n ve sömürücülerin ç kar her zaman birbirine ters orant l d r. Egemen s n flar n temsilcisi olan faflist AKP nin de egemenlerin ç - karlar d fl nda tek bir ad m bile atamayaca ortada oldu una göre AKP den böyle bir ad m beklemek hayal olur. Bu noktada yap lmas gereken halk n-emekçilerin kendi sorunlar na sahip ç kmas n ve bu çerçevede ad mlar atmas n sa lamakt r. Yaflanan pratik sorunlardan emekçi kitleler belli boyutlar yla sorunun kayna n görebilse de uygulanan birçok politika sonucu, çözüm noktas nda yolunu bulmada yetersiz bir durumdad r. Kitlelerin içinde kitlelerle birlikte, kitlelerin somut sorun ve talepleri çerçevesinde harekete geçildi inde bu gücün karfl s nda hiçbir gücün ve engelin duramayaca bilinciyle kitlelerle olan ba lar m z do ru politika ve araçlarla güçlendirmeliyiz. Ancak bu flekilde yoksullu un ve sefaletin üreticisi olan bu düzeni alt edebilir ve yerine herkesin eme ine ve ihtiyac na göre kazand, ihtiyaçlar n karfl lad bir düzeni-dünyay kurabiliriz. Öncellerinin, s n f kardefllerinin yapt gibi AKP de, her geçen gün halk n eme ini-al nterini sömürmenin yollar n geniflleterek, kendi katk s n da yap yor. Bugün halka dilenmek normal bir durummufl gibi gösterilerek yoksul olman n gerçek nedenleri kapat l p görünmez k l nmaya çal fl l - yor. Tüm bunlar karfl s nda bizler halk bilinçlendirip örgütlemezsek bu durum devam edecektir; tersi durumda bunlar nafile çabalar olarak kalacakt r.

10 2-15 Kasım 2007 İşçi-köylü 9 Politik gündem TC, rkç l k ve sald rganl na meflruluk kazand rma çabas ndad r! Egemen s n flar n, özellikle kiral k kalemflorlar n, görsel medyan n yapt savafl ç rtkanl öyle bir hal ald ki, egemenlerin parlamentodaki figüranlar n n bafl Tayyip bile bas n sa duyulu olmaya davet ediyor. TC, Kürt ulusal sorununa dair son y llar n en s cak süreçlerinden birini yaflamaktad r. PKK n n son vurufllar egemenler cephesinde tam bir flok etkisi yaratt. Bundan dolay baflta sermayenin kiral k kalemflorlar olmak üzere, askeri-sivil tüm karfl - devrimci güçlerin rkç -floven söylemleri, ilericilere, devrimcilere ve Kürtlere dönük pratik eylemlere dönüflen sald rganl klar giderek artmaktad r. Ama tüm bu k flk rtmalara, provokasyonlara ra men, gericili in ve milliyetçili in etkisi alt nda olan genifl kesimleri sokaklara istedikleri flekilde dökmeyi henüz baflaramad lar. Buna ra men baflta Kürt ulusu olmak üzere di er az nl klara karfl körüklenen rkç ve floven sald rganl klar önümüzdeki süreçte daha da artabilir. Egemen s n flar n, özellikle kiral k kalemflorlar n, görsel medyan n yapt savafl ç rtkanl öyle bir hal ald ki, egemenlerin parlamentodaki figüranlar n n bafl Tayyip bile bas n sa duyulu olmaya davet ediyor. Yine Ankara da devlet terörünü uygulayan çeflitli kurum bafllar n n yapt klar terörizm zirvesi sonras nda kamuoyuna sunulan bas n bildirisinde de birli e, beraberli e s kça vurgu yap lmas, as l iktidar sahiplerinin düflüncesini yans tmaktad r. Görünen o ki, egemen s n flar daha kontrollü bir tarzda rkç ve floven bir politika yürütmeyi hedeflemektedir. Kendi ifadeleriyle toptan bir yönelim yerine ayr flt r c bir çizgi izlemeye çal fl yorlar. Ama her halükarda yok etme politikas ndan vazgeçmeyeceklerdir. Son olarak Hakkari de dü ün konvoyuna yap lan sald r bunun en somut örne idir. En iyi Kürt, ölü Kürt tür felsefesinin hakim oldu u bir yerde, toptan imha, toptan sindirme, en ufak demokratik talebe karfl dahi tahammülsüzlük gösterme temel bir politika olur. Olan ve yaflanan da budur. Hiç kimse egemen s n flar aras ndaki mevcut çeliflkilerden dolay bu konularda gereken ortakl sa layamayacaklar yan lg s na düflmemelidir. Bu sorunu daha da somutlamak aç s ndan son yaflanan baz geliflmeler üzerinde de erlendirmelerimizi sürdürmenin daha yararl olaca n düflünüyoruz. Bilindi i gibi, egemenler aras nda muht rayla bafllayan, Cumhuriyet Mitingleriyle devam eden ve Cumhurbaflkanl seçimleriyle daha bir su yüzüne ç kan çat flmalara tan k olduk. Ve bugün de Kemalist klik ve bu kli in paralelinde hareket eden ordu ile AKP aras ndaki çat flma çeflitli konular üzerinden devam etmektedir. Tabi ki bu bir ç kar çat flmas d r. ktidar gücünü daha fazla kontrol alt na alma mücadelesidir. Tüm bunlar ne kadar gerçek olgularsa, baflta Kürt halk olmak üzere tüm ezilenlere, devrimcilere, demokratlara yönelik bu karfl devrimci güruhun ortak bir tutum içinde oldu u da bir o kadar gerçektir. Nitekim Ermeni mücadelesinde, Kürt ulusal sorununda egemenler koro halinde inkarc savafl ç rtkanl politikalar n sürdürüyorlar. Meclis te ç kar lan tezkere ve bu tezkereye dayanarak düflündükleri s n r ötesi operasyon, DTP milletvekillerine karfl tak n lan sald rgan tutum vb. konularda esasta bir hemfikirlik söz konusudur. Bugün olas operasyonun sonuçlar na dair farkl kayg lar tafl nda da, sald r ve imha siyasetinde tam bir ortakl k vard r. Yani söylemler aras ndaki farkl - l klar öze de il, biçime tekabül etmektedir. Tezkere ve olas geliflmeler üzerine Türk hakim s n flar olas bir s - n r ötesi operasyon için Meclis te tezkere ç karmakta zorlanmad lar. Ama bu kararlar n pratik bir olgu haline getirmede oldukça zorlan yorlar. Bu zorlu u yaratan bölgedeki güçler dengesidir. Irak iflgaliyle birlikte, ABD nin deste iyle, Irak Kürdistan nda oluflan Kürt federal hükümetine karfl TC nin yapaca her hamle, ABD nin iznini flart kofluyor. ABD nin onay olmadan yap lacak her hamlenin beraberinde daha büyük ve yeni sorunlar gündeme getirece i aç kt r. Türk hakim s n flar bu gerçe i biliyorlar. Bunun için de içerde ve d flar da terörizme karfl mücadelede efendisi ABD ye ne kadar yard m ettiklerine dair tam bir propaganda seferberli i içindeler. (ABD nin baflta Irak iflgali olmak üzere Ortado u daki militarist sald r lar için kulland klar ncirlik Üssü nün oynad rol, Türkiye üzerinden iflgalci güçler için bölgeye tafl nan araç ve gereçler vb.) Fakat egemen s n flar ve siyasi sözcülerinin unuttuklar fley, tüm bu icraatlar n n eflit düzeyde iki müttefik aras ndaki iliflkiye de il, bir ufla n efendisine yapmas gereken zorunlu hizmete denk düfltü ü gerçe idir. Ve ufla n itiraz, uflakl k hükmüyle, etki gücüyle s n rl - d r. Evet, ABD emperyalizmi Ortado u daki ç karlar ndan kolay kolay vazgeçmez. O nu vazgeçirtecek tek güç ezilenlerin örgütlü gücünün kavgas d r. Bu demektir ki, TC gibi bir uflaktan kolayca vazgeçmez. Ama bu, kendi ç - karlar n ufla n ç karlar na tabii k laca anlam na da gelmez. Dolay s yla kabaday Tayyip ve a z ndan kan damlayan sözcüsü Cemil Çiçek vs. gibi katiller birer uflak olduklar n unutmayacaklard r. Bu bir. ki, ABD li emperyalistler Ba dat sokaklar n n art k kendilerine dar geldi ini görmeye bafllad lar. Onlar için tek güvenilir yer Irak Kürdistan bölgesidir. Ve ABD emperyalistleri bölgedeki genel ç - karlar için burada gelece e dair somut planlar yapmaktad rlar. Dolay - s yla, Talabani ve Barzani önderlikleri kadar olmasa da ABD nin de bu Kürt önderliklerine ihtiyac vard r. Kald ki ABD için sorun yaln z burayla s n rl olan bir sorun de ildir. Bölgede, oluflan ran-suriye yak nlaflmas ve yine geliflmekte olan ran-rusya-çin iliflkileri, ABD nin bölgede öngördü ü politikalarla uyumlu de il, bilakis sorunludur. Bu nedenle ABD bölgedeki Kürt nüfusu üzerinde planlar yapmaktad r. Bu plan bugün Irak ta somut bir olgu haline gelmifltir. ran da ve Suriye de de bu yönlü çabalar n oldu u (özellikle ran da) s kça burjuva-feodal bas nda yer almaktad r. Kürt düflmanl - nda kader birli i etmifl olan Suriye, ran ve TC nin son süreçte giderek geliflen iliflkilerinde bu sorunun önemli bir rolü oldu unu unutmayal m. Nitekim TC Meclis inde ç kan tezkereye Suriye olumlu tepki vermifltir. ran bu yönlü operasyonlar öteden beri yürütmektedir. K sacas, ABD emperyalizmi, Türkiye Kürdistan d fl ndaki di er Kürt co rafyalar üzerinde ciddi hesaplar yapmaktad r. Bu durumda, ABD emperyalizmi ufla TC için kendi plan n bozmaz. Ama mümkün oldu u kadar ufla n direkt karfl s na almakta istemiyor. Bir yandan destek sunarken, di er yandan ç karlar na paralel bir flekilde sundu u deste in s n rlar n çiziyor. Bu s n rlar bugün genifl kapsaml de- il, s n rl bir operasyonu içeriyor. Yine yap lacak bu s n rl operasyonda mümkün oldu u kadar bölgesel Kürt yönetimi ve Irak hükümetinin onay n alarak kontrollü bir hareketin olmas n istiyor. TC bu istemlere uyacak m, yoksa s n r aflacak m? Hemen belirtmek gerekiyor ki; ABD TC iliflkisinin düzeyi TC nin uluslararas planda yaflad sorunlar ve bu sorunlardan kaynakl olarak efendisine duydu u ihtiyaç vb. tüm faktörlere bakt m zda direkt olarak efendisini karfl s na alacak bir stratejiyi izlemesinin pek de kolay olmayaca aç kt r. Fakat di er yandan, tarihi tecrübelere bakt m zda uflak efendi iliflkilerinde, ç karlar ndan kaynakl olarak zaman zaman çak flmay p çat flt na dair tecrübeler de mevcuttur. Ve böylesi süreçlerde uflaklar n efendilerine ra men bir yol izleme ihtimalleri dün de vard, bugün de mevcuttur. Tabi ki bu her zaman ihtimal dahilinde olan ve ayn zamanda a r bedeller içeren bir yoldur. Baz özgün süreçlerde yaflanan tek tek tarihi tecrübeleri, genellefltirerek bir çerçeveye oturtmamak gerekiyor. Bu durumda TC nin kopard tüm bu f rt nalar neye yorumlayabiliriz: Birincisi, TC içerde ve özellikle d flar da tam anlam yla psikolojik bir savafl yürütmektedir. Deyim yerindeyse kahramanl k gösterisi yapmaktad r. Yürüttü ü psikolojik savaflla ülke içinde ve d fl nda baz somut sonuçlar almak istemektedir. Nitekim ülke içinde yarat lan rkç ve floven dalga, kimi bölgelerde Kürtlere ve ilerici güçlere karfl linç sald r lar - na dönüfltü. Bu durumun yaratt psikolojik bas nc iyi okumak gerekir. Egemen s n flar tam da bu mant k do rultusunda DTP yi bir kuflatma alt na alm fl durumdalar. Neden PKK ye terörist örgüt demiyorsunuz diye, bölge vekilleri üzerinde bir bask oluflturmaya çal fl yorlar. Aç k ki, burada yap lmak istenen, DTP ile PKK yi karfl karfl ya getirmek veya DTP içinde kar fl kl klar yaratmak, reformist çizgiyi daha da derinlefltirerek silahl mücadeleye karfl olan kesimleri daha geri bir noktaya çekmektir. Bu psikolojik savafl n ne tür pratik sonuçlara yol açaca n zamanla görece iz. D flta ise hedeflenen fley, öncelikle Irak Kürdistan ndaki bölgesel Kürt hükümetidir. TC Talabani ve Barzani üzerinde bask kurarak PKK gerillalar na karfl harekete geçirmeye zorluyor. Ama görünen o ki, bu bask lar ters tepkiye yol açt. Birçok Kürt flehrinde, TC nin sald rgan ve iflgalci tutumu protesto ediliyor. Bölgesel Kürt yönetimi iflgal karfl t bir direnifl sergileyeceklerine dair aç klamalarda bulunuyor. Talabani nin Türkiye ye bir kedi dahi teslim etmeyiz aç klamas, yürütülen psikolojik savaflla pek de ciddi bir sonuç al namayaca n göstermektedir. Ama buna ra men TC uluslararas destek için diplomasi ve psikolojik savafl siyasetini yürütmeye devam edecektir. Hat rlanaca gibi, TC ABD nin deste iyle Suriye ye karfl yürüttü ü psikolojik savaflla A. Öcalan n ülkeden ç kar lmas n sa lam flt, bugün ayn yöntemle Irak ta PKK ye karfl sonuç alaca n düflünüyor. Ama egemen s n flar n unuttu u fley, dün arkalar nda olan ABD nin bugün bölgesel ç karlar ndan dolay objektif olarak karfl lar nda oldu u gerçe idir. Bunun yan s ra baflka bir dizi farkl koflulun alt n çizmek mümkündür. Tezkereden beklenenler... Meclis te ç kan tezkere sonras, baflta ABD emperyalistleri olmak üzere, NATO, AB vb. ülke ve kurumlar n s n r ötesi operasyonla ilgili aç klamalar yapmalar n, Türk egemen s n flar n n sözcüleri tezkerenin yaratt etki gücüne ba lad lar. Umar z bu tezkereyi kullanmak zorunda kalmay z aç klamalar da yürütülen bu psikolojik savafl n istedikleri sonucu yarataca beklentisidir. Yukarda yer yer alt n çizdi imiz gerçeklerden dolay bu beklentinin bofl bir beklenti oldu unu hemen belirtelim. TC, efendisi ABD nin ran a karfl uluslararas planda yürüttü ü politikaya benzer bir politika yürütmeye çal fl yor. E er TC ABD nin yürüttü- ü bu politikalar n sonuçlar n do ru okumufl olsayd bu denli pervas z bir tutum içine girmezdi. Tabi ki, TC nin tek sorunu Irak Kürdistan nda bulunan PKK nin askeri güçleri de ildir, keza en az PKK nin varl kadar önemli olan di er bir sorun ise, ABD nin deste iyle Irak Kürdistan nda oluflan Kürt bölgesel yönetimidir. Bu durumun bir model teflkil edece i düflüncesi faflist Kemalist diktatörlü ün ezeli kayg lar n daha da art r yor. Bundan dolay da rkç - floven sald rganl k sopas na sar lm fl durumdad r. Yine bu sald rgan tutumun ülke içinde k sa vadede genel olarak ezilenlerin ekonomik, demokratik mücadelelerini olumsuz yönde etkileyebilece i gerçe ini hesaba katmam z gerekir. Bundan dolay bugün rkç l a ve flovenizme karfl en genifl kesimlerle ittifaklar oluflturmak, ortak tutumlar sergileme pratiklerine önem vermek gerekir. Bask lara karfl, direnifl cephesini daha genifl tutmak için nesnel koflullar mevcut, çünkü art k rkç l ve flovenizmi onaylamayan herkes hedef durumdad r. Kürt olmak, ilerici-devrimci olmak sopa yemeye yetiyor. E er devrimci ve komünistler genifl kesimleri etkileyecek bir düzeyde olmufl olsalard, hem bu pervas z sald r - lara karfl bir direnifl hatt örülürdü ve hem de mücadele daha do ru bir zemine çekilerek bu kar fl k ortamda devrim lehine daha olumlu kazan mlar elde edilebilirdi. Fakat flu da bir gerçek ki olas genifl kapsaml s n r ötesi bir harekette, genel anlamda Kürt parti ve örgütler aras nda özellikle Irak Kürdistan nda bir birlik, bir dayan flma prati inin geliflmesine hizmet edebilir. Bunun ne kadar kal c olabilece i ise, taraflar n tutumuna, bölge politikas nda belirleyici durumda olan güçlerin yaklafl m na ba l d r. Okmeydan halk ndan tezkereye hay r! Son süreçte artan milliyetçi ve flovenist dalgalanmaya karfl bir eylem de Okmeydan ndan geldi. Okmeydan Demokrasi Plat- for- mu nun bu konu ile ilgili örgütledi i (Partizan, DHP, DTP, EMEP, ESP, flçi Evleri, ÖDP Okmeydan Lokali, Halkevleri, SO- DAP, Yaflam Derne i, Ça r gibi kurumlar) eylem saat 20:00 de bafllad. Dikilitafl Park nda toplamaya bafllayan kitle saat de kortejler oluflturarak Operasyonlar durdurulsun! Okmeydan Demokrasi Platformu imzal pankart n arkas nda yürüyüfle geçti. Kitlenin yapm fl oldu un dövizlerde ise Türkçe ve Kürtçe sloganlar yaz yordu. Eylem s ras nda s k s k Kürtçe ve Türkçe sloganlar at ld. Eylemde Yaflas n halklar n kardeflli i, fiehit Nam r n vb. sloganlar Okmeydan sokaklar nda yank land. Eylem s ras nda insanlar Tezkereye karfl eylemler... balkondan alk fllar ile destek verdiler. Yaklafl k 200 kiflinin kat ld eylemde Pertek Market in önünde bas n metni okundu. Metnin okunmas n n ard ndan eylem sloganlarla sona erdi. Eyleme HÖC ve KÖZ de destek verdi. Êdi Bese pankart ile yürüyen kitleye polis sald rd Okmeydan nda Êdi Bese pankart açarak son dönemde artan sald - r lar protesto eden Eflit Özgür Yurttafl Meclisi nin düzenledi i yürüyüfle sald ran polis gaz bombalar atarak panzerleri kitlenin üzerine sürdü. Polisin sald r s na molotofkokteyleri ile karfl l k veren kitle, TSK n n korkusu PKK nin ordusu, Biji serok Apo fleklinde slogan att. (Okmeydan Partizan) Tezkereye karfl meflaleli yürüyüfl Artan rkç sald r lar ve s n r ötesi operasyona izin veren Meclis tezkeresi, kitelli de de protesto edildi. kitelli PTT önünde bir araya gelen ve Êdi Bese, flovenizme, rkç l - a, faflizme karfl, yaflas n halklar n onurlu mücadelesi yeter art k yaz l pankart açan kitelli halk, meflalelerle protesto yürüyüflü düzenledi. Yürüyüflte s k s k Kürdistan faflizme mezar olacak, Faflizme karfl omuz omuza, kitelli faflizme mezar olacak sloganlar at ld. Yaklafl k yar m saat süren yürüyüflün ard ndan bas n aç klamas yap ld. Aç klamada konuflan Yüksel Bulut, Meclis ten onay alan s n r ötesi operasyon tezkeresi ile Kürt halk üzerindeki imha ve inkâr politikas n n sürdürülmek istendi ine dikkat çekti. Eylem sloganlarla son buldu. ( stanbul) Ankara da ö renciler tezkereye karfl yürüdü 25 Ekim de Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü nde bir araya gelen 100 ö renci, s n r ötesi operasyona olanak tan yan tezkereyi ve gelifltirilen rkç eylemleri protesto etti. fiavafla ve tezkereye hay r, Yaflas n haklar n kardeflli i, Cebeci faflistlere mezar olacak sloganlar n atan ö renciler, kampüs içerisinde bir süre yürüdükten sonra, Siyasal Bilgiler Fakültesi girifl kap s nda aç klama yapt. Polis barikat önünde yap lan aç klamada, Hakkari de yaflanan olaylar n ard ndan rkç eylemlerin, faflist gruplar eflli inde geliflti ine dikkat çekildi. Baflta DTP olmak üzere demokratik kitle örgütlerine yöneltilen sald r larla floven dalgan n körüklendi i vurguland. Rektörlerin, ö rencilere eylem yapt rmas n da protesto eden ö renciler, rkç ve milliyetçi çevrelere karfl halklar n kardeflli i fliar n n gelifltirilmesi ça r s nda bulundu. (Ankara)

11 Enternasyonal İşçi-köylü Kasım 2007 Ejderha Krall ndaki K z l Ordu fiayet Butan Komünist Partisi (Marksist-Leninist-Maoist) (BKP (MLM) önderlerinin aç klamalar hayata geçerse Güney Asya daki bir baflka ülke daha Maoist isyanla sallanacak. Deepak Adhikari fiayet Butan Komünist Partisi (Marksist- Leninist-Maoist) (BKP (MLM)) önderlerinin aç klamalar hayata geçerse Güney Asya daki bir baflka ülke daha Maoist isyanla sallanacak. BKP (MLM) Genel Sekreteri Vikalpa Ön haz rl k neredeyse tamamland. Yak n zamanda bafllayaca z diyor. Butan Mart ve Nisan 2008 de parlamento seçimlerini gerçeklefltirecek. Fakat BKP (MLM) seçim dönemine yak n bir zamanda Himalayalar Krall nda Halk Savafl na bafllamay planl yor. Hedef: Monarflinin y k lmas ve cumhuriyetin kurulmas Halk Savafl na bafllamadan önce dönemin Baflbakan fier Bahadur Deuba dan 40 maddelik talepte bulunan Nepalli Maoistlerin ad mlar n takip eden BKP (MLM) 22 Mart 2007 de Butan Kraliyet Hükümeti ne 13 maddelik bir talep sundu. Mektup mutlak monarflinin yerine halk demokrasisini kurma ya olan ihtiyac vurgulad. Parti çok partili demokrasi, mültecilerin evlerine istikrarl ve onurlu flekilde dönmesi, siyasi tutsaklar n serbest b rak lmas ve toprak reformunun gerçekleflmesi gibi talepleri öne sürdü. Vikelpa taleplerinin yerine getirilmesinin sorunun bar flç l yollarla çözümünü sa layaca n söylüyor. Fakat flayet hükümet bu talepleri ciddiye almak yerine, halka yönelik terörünü sürdürürse bu bizim silahl mücadeleyi bafllatmam za neden olacakt r. Druk rejimi bu taleplere daha cevap vermedi. Son geliflmeler de göstermektedir ki Güney Asya n n Son fiangri-la s olarak adland r lan tek monarflisi ülkeyi Maoist isyanla yüz yüze b rakacak. Kuzeybat Güney Asya da artan militanl k yaln zca Butan de- il, bölgenin en büyük güçleri olan Hindistan ve Çin i arka bahçesinde yeni bir isyan n ç kmas nedeniyle de u raflt racakt r. Geniflleyen a Maoist isyanla Nepal sars l rken, 22 Nisan 2003 de BKP (MLM) kuruluflunu ilan etti. Nepal in Japa ve Morang illerindeki yedi mülteci kamp nda bildiriler yayg n flekilde da t ld ve afifller as ld. Ayn gün benzeri eylemler Butan daki 20 flehrin 16 s nda da görüldü. Bu, Lenin Günü nün ve 2 y l öncesinde kurulan Butan n ilk komünist partisinin de ilan n n y ldönümüydü. Resmi ilan n pefli s ra Butanl Maoistler iki alanda yo unlaflt lar: Örgütsel a gelifltirmede ve siyasi ve askeri e itimi art rmada. Geçti imiz May s ay nda Maoist kadrolar n önemli bir k sm Nepal ve Hindistan s - n r ndaki Mechi Köprüsü ne do ru Uzun Yürüyüfl e kat ld. Ancak mültecilerin ülkelerine zor kullanarak dönüfl çabalar ifle yaramad. Mültecilerle Hint Güvenlik Birimleri aras ndaki çat flmalarla sona erdi. BKP (MLM) Merkez Komitesi nin Beldangi ve Mechi Köprüsü olaylar n n ard ndan gerçeklefltirdi i acil toplant, ülkede silahl mücadele için koflullar n geliflti i belirlemesiyle sonuçland. Toplant da Halk Savafl n n bafllama tarihinin öne al nmas na da karar verildi. Buna paralel olarak BKP (MLM) 7 kamp n hepsinde faaliyetlerine h z verdi. Yak n zamandaki Halk Savafl na daha fazla mülteciyi katmak için kültürel programlara ve kapal toplant lara a rl k verdi. Parti illegal oldu u için faaliyetlerinin büyük ço unlu unu kardefl örgütleri arac l yla gerçeklefltiriyor. BKP (MLM) nin ilan ndan k sa bir süre sonra Tüm Butan Devrimci Ö renci Birli i, ö rencileri örgütlemek için kuruldu. Benzer flekilde ö renci örgütünün kuruluflundan 2 hafta sonra Tüm Butan Kad n Örgütü kuruldu. Tüm Butan Cumhuriyetçi Gençlik Birli i, Tüm Butan Ö retmenler Birli i, Tüm Butan Köylü Birli i, Tüm Butan Halk n Kültürel Forumu partinin di er kardefl örgütleridir. BKP (MLM) ideolojisini yaymak için okuryazarlar aras nda ba ms z gruplar da örgütlemektedir. fiu an feshedilmifl olan Komünist Çal flma Merkezi Goldhap Kamp nda 2003 de faaliyet yürütüyordu. Halk Savafl na haz rl k BKP (MLM) nin ilk ulusal konferans (31 Ocak 3 fiubat) Halk Savafl için ideolojik ve teknik çözümlemelerde bulundu. Parti bas - n na göre konferans partinin manifestosunu, program n ve politikalar n belirledi. Butanl Maoistler Nepalli Maoistlerin benimsedi i stratejiyi takip ediyorlar. Uzun süreli Halk Savafl üç stratejik aflamaya ayr - l r: savunma, denge ve karfl -sald r. Savunma ise üç alt aflamaya ayr l yor: haz rl k, bafllama ve süreklilik. Parti flu an ilk aflamada. Haz rl k aflamas ise 4 alt bölüme sahip: ideolojik, örgütsel, teknik ve mücadeleyle ba. Bu do rultuda kültürel programlarla, halk müzi i albümleriyle ve bildiri ve posterle propagandaya bafllad lar. BKP (MLM) ayr ca Baflkan Mao nun flehirleri köylerden kuflatma doktrinini de uygulamaktad r. Bunun için silahl gücün oluflturulmas na vurgu yap lmaktad r. BKP (MLM) önderlerinden Vikram, gerilla güçlerini yaratma plan n n teknik olarak, kendine güvenerek düflman yok etme anlam na gelen taktik sald r lar n n gerçekleflmesini sa lad n söylüyor. Askeri gücünüz nedir sorusuna Vikalpa birkaç tane eski ve ev yap m silah var. Ayr ca savaflç lar m z n yüksek teknolojik savafla yönelik haz rl da yoktur. Bizler savafl içinde bunu ö renece imize inan yoruz. Ve ekliyor çal flma alan d fl nda ö renmenin daha iyi koflullar yoktur. Mülteci kamplar n n yan s ra Butanl liderler Hindistan da ve Nepal de propaganda ve para toplamak için bulunuyorlar. Ancak esas olarak Butan a odaklan yorlar. BKP (MLM) önderleri kendilerinin Butan n içinde faaliyet yürüten tek parti oldu unu iddia ediyorlar. BKP (MLM) nin befl komutanl bulunuyor. (4 ü Butan da, biri yurt d fl nda faaliyette.) Yüz binden fazla mülteci Butan d fl nda kamplarda yaflarken, Butan da da Nepalce konuflan 80 bin kifli yafl yor. Butan daki kadrolar n n yayg nl ve seferberlikleri Maoistlerin en fazla gurur duydu u konu. Sonucu ise: Tashigang, Sambdrup Jonkhar ve Samchi flehirleri flu an Maoistlerin yuvas durumunda. BKP liler Butan n co rafi koflullar n n da (% 65 i orman/80 da l k) gerilla savafl için uygun oldu unu söylüyorlar. Kaynaklar partinin halk savafl n devletin etkisinin en az oldu u kuzey bölgelerde bafllataca n iddia ediyorlar. Bu bölgeler, Çin in de hak iddia etti i Hindistan n Arunachal eyaletine s n r. Sarkoplar (Butan da etnik bir grup) bölgede ço unluk. Sarkplar nüfusun % 33 ünü oluflturuyorlar ve BKP (MLM) nin etkisi alt ndalar. Birkaç ay önce kurulan Sarkop Mutki Morcha da BKP (MLM) nin kardefl örgütü. Güneydeki 6 eyaletin Gorkha Pradefl olarak ilan edilmesini talep eden Amar Çetri önderli indeki Gorkha Rastriya Mutki Morcha örgütü de Maoistlerle s k ba lar içinde. Ancak baz analistler savafl güney illerinden bafllaman n ifle yaramayaca n çünkü Druk rejiminin bu bölgeyi y llard r terörize etti ini savunuyor. Sonuç olarak bu bölge 90 lar n bafllar nda yüz bin Nepalce konuflan Butanl n n sürgüne gitmek zorunda kald isyan n merkeziydi. Nepal ba lant s Yukar da da belirtildi i gibi Butanl Maoistler strateji ve taktiklerini genel olarak Nepalli Maoistlerden alm flt r. Kuruluflundan bu yana da s k ba lara sahiptir. Kaynaklar Nepalli Maoistlerin ideolojik ve maddi yard mda bulunduklar n belirtiyorlar. NKP (Maoist) in önemli önderlerinin askeri, ideolojik ve kültürel konularda e itim verdikleri biliniyor. Her iki parti de Güney Asya Maoist parti ve Örgütler Koordinasyon Komitesi (CCOMPOSA) üyeleri. Ayn zamanda BKP (MLM) Aral k 2006 da Nepal de gerçekleflen uluslararas seminere de aktif flekilde kat lm flt r. Butanl mültecilerin BKP (MLM) için halk savafl n bafllatmada esas kaynak olaca- görülüyor. Sri Lankal bir düflünce kuruluflu 2000 A ustosu nda yay nlad belgede, Nepal deki iflsiz Butanl gençlerin k sa sürede Kuzeydo u Hindistan, Güney Butan ve Do u Nepal i istikrars zlaflt racak militan güçler haline gelebilece ini yazmaktayd. Butan Hareket Komitesi lideri Teknath Rizal da herkesin bir dayanma s n r oldu unu, en sonunda birinin silahlar eline alaca n vurgulamaktad r. BKP (MLM) nin güçlenmesinde y llard r bir türlü çözülemeyen mülteci krizinin oldu u bilinmektedir. Peki fliddet baflar ya ulaflacak m? Baz insan haklar savunucular bu konuda tedirgin. Örne in bir insan haklar savunucusu küçük bir ülkede verilecek savafl n bast r lmas n n daha rahat olaca n söyleyerek, May s ay nda Maoistlerin kültürel etkinli ine kat lan 39 Butanl n n tutuklanmas n örnek gösteriyor. 750 bin nüfusa sahip olan Butan da Kraliyet Ordusu da dâhil 22 bin güvenlik personeli bulunmaktad r. Yaklafl k olarak 20 bin Hint askeri de Butan da konufllanm fl durumda. Bu askerlerin Butan da askeri e itim, yol yap m vb nedenlerle bulundu u iddia ediliyor. Hint ordusunun bulunmas da BKP (MLM) için halk savafl n bafllatmada zorluk yaratacakt r. Bunun da etkisiyle BKP (MLM) tüm siyasi güçlere monarfliye karfl ortak mücadele etme teklifini götürdü. Vikalpa n n bir bas n aç klamas nda tüm siyasi partilere, demokratik güçlerin ortak düflman olan Butan monarflisine karfl mücadele için birleflik cephede birleflme ça r s nda bulunuyoruz demektedir. Sonuç olarak parti silahl mücadeleyi bafllataca n ilan etti. Partinin daha ne kadar bas n aç klamalar yapaca n veya halk savafl n alt k tan n bu k sm na nas l yayaca n zaman gösterecektir.

12 2-15 Kasım 2007 İşçi-köylü 11 Kavga okulu fiehitlerin ça r s na onlar gibi yan t olal m! Onlar, Partiyi daha fazla ileriye götürebilmenin hesaplaflmas yla yaflayarak geride kalanlara örnek oldular tüm flehitlerimiz gibi Dersim da lar nda hesaps zca savaflan, küçücük yaflta büyük sorumluluklar n alt na girmeye cüret eden Komutan Aflk n Günel, Savafla göre flekillenmenin ad olan Muharrem Yi itsoy ve yurtd fl ndan da lara uzanan yolculu unda son ana dek çat flarak teslim olmayan Cafer Kara Dersim da lar nda bir direnifl destan yaratt lar y l n n Kas m ay nda flehit düflen yoldafllar m z n an lar önünde sayg yla e iliyoruz Emperyalizmin gelifltirdi i ideolojik sald r lar n etkisinin, devrimci ve komünist hareket üzerinde az msanamayacak ölçüde hissedildi i bir dönemde, flehitlerimizin b rakt de erlerin sahiplenilmesi ve ileri tafl nmas daha da önem kazan l yor. fiehitlerimiz, s n f mücadelesinin hükmünü yitirdi- i, silahl mücadelenin geçerlili inin kalmad yönünde gelifltirilen ideolojik sald r lara en güzel yan t kavgan n ortas nda, direnifllerde, pasifizmi parçalayan pratikleriyle vermifllerdir. Hepsinden ö renece imiz onlarca deneyim ve tecrübe vard r. Her birinin ard nda b rakt de erler bizler için adeta kavga okuludur. fiehitlerimizin yaflamlar n inceledi- imizde edindi imiz ilk ders çok aç k bir biçimde flu olmufltur: Mücadelede sonuna kadar srar etmez, savafl kesintisiz sürdürmez, bu u urda baflta ölüm olmak üzere her türlü bedeli göze almazsak, zorluklar alt etmemiz, düflman yenilgiye u ratmam z ve devrimi zafere ulaflt rmam z imkans zd r. Devrimcili in olmazsa olmazlar dedi imiz ilkelere ba l l k, sorumluluk ve görev bilinci, kavgada srar, alçakgönüllülük, feda olma ruhu vb. özelliklerle sembolleflmifl flehitlerimiz vard r. Çünkü sayd m z her bir özellik bir devrimciyi, mücadele karfl s nda çeliklefltiren, zorluklar karfl s nda y lmadan kendini yenileyen özelliklerdir. deolojik, politik ve fiziksel sald r lara maruz kal nan, mücadele kaçk nl n n teorize edildi i flu süreçte, devrimci olmak, devrimci kalmak, ancak ilkelere sonuna kadar sahip ç kmakla mümkündür. Bu konuda yaflanm fl onlarca deneyim ve birikime sahibiz. Tarihimizden ö renmek, olumsuzluklar olumluya çevirmek, olumluluklar m z daha da büyütmek, tarihi bir görev olarak omuzlar m zda durmaktad r. Her bir flehidimiz flehit düfltü ü ana kadar gerek olumlu gerek olumsuz birçok deneyim yaflam flt r. Bizlere b rakt klar olumlu, olumsuz deneyimler, de erler her zaman yolumuzu ayd nlatm flt r. Olumlu deneyimlerini rehber alarak olumsuz deneyimlerden ise dersler ç kararak yolumuza devam ediyoruz. Her bir flehidimizi ayr ayr de erlendirdi imizde öne ç kan bir yönü muhakkak vard r. Ya da ilkelerimizi sayd m zda; her bir ilkede sembolleflmifl flehitlerimiz vard r. Kavgan n en k zg n döneminde yitirdi imiz bu flehitlerimiz ard llar na b - rakt klar miraslarla ölümsüzleflmifllerdir. Onlar n yaflam bize yol göstermektedir diyen Muharrem Yi- itsoy, t pk öncülleri gibi yaflam n devrime adam fl, son nefesine kadar Proletarya Partisi ni her alanda savunmufltur. Kavgada srar, zorluklar karfl s nda y lmamak O nun en önemli özelliklerindendir. Zorlu süreçlerde devrimci kalmak, bedel ödemeye haz r olmak daha da zordur. O nun için zor süreçlerin insan yd denilebilir. O bunu yaflam yla kan tlam flt r. Yaflam n birçok alan nda yaflad zorluklar karfl s nda inanc n asla yitirmemifltir. Her zaman kendine örnek ald flehitler olmufltur. Bir dönemler faaliyet alan nda sorumlusu olan Murat Deniz in yaflam, kiflili i, kavgadaki srar, en kötü anlarda dahi umudunu ve Proletarya Partisi ne güvenini asla yitirmemesi O nun en büyük rehberi olmufltur. Görev bilinci konusunda her zaman smail Hano lu nu örnek alm flt r. Onun, görevlerini her fleyin üstünde tutuflu, özellikle saflar m zda parti bilincinin k r lma yaflad dönemlerde en büyük ö retmenimiz olmufltur. stanbul da fierif Nedim adl bir faflist hakk nda parti organ n n ald ölüm karar n n uygulanmas çeflitli gerekçelerle geciktirilince smail Hano lu nun parti karar geciktirilemez, parti oyalanamaz diyerek direkt kendi görevi olmad ve fierif Nedim i tan mad halde faflist grubun içine dalarak yüksek sesle fierif diye ba r p, fierif döndü ünde aln n n ortas ndan vurarak cezaland rmas al nan görevin en kötü flartlarda dahi uygulanabilirli ini ö retmifltir bizlere... Nice bedellerle yarat lan flehitlerimizin kanlar n n oldu u de erlerimizin korunmas, sahiplenilmesi flehitlerimizden ö renece imiz bir baflka de erdir. Bu konuda Muharrem yoldafl n en büyük ö retmeni; flehit düfltü ü çat flmada silah n n son mermisine kadar çarp fl p parti de erini düflman n eline geçmemesi için silah n k ran Ahmet Muharrem Çiçek olmufltur. Partiye güven ideolojik durufl sorunudur Son y llarda yaflad m z en büyük zafiyetlerden birisi de partiye güven sorunudur. Uzun y llar kavgan n içinde verilen mücadelede, ödenen bedellerde flehitlerimizin bizlere b rakt klar Partiyi koruman n yolu elbette güvenden geçmektedir. Yap lan görevleri, al nan sorumluluklar parti bilinciyle yapmak, kendimizi de il partiyi öne ç - karmak bir devrimci militan için olmazsa olmazd r. Oysa yaflad m z dönemsel sorunlara bakt m zda karfl - m za ç kan partiye güven sorunu ve parti bilincinin k r lmas olmaktad r. Bir sorun yaflad m zda ilk akl m za gelen partiye güvensizlik de il partiyi nas l sahiplenebiliriz ve sorunu nas l çözeriz olmal d r. Parti bir yara alm flsa onu tedavi edecek olan baflkalar de il biz olmal y z. Bu konuda da Muharrem yoldafl n partiye, yoldafllar na güveni her zaman için tamd r. Örne in partinin a r yaralar ald bir dönem olan 94 darbesi döneminde, bulundu- u alanda herkesin kafas çok kar flm flt r. Okuduklar ndan ve örgütlenmenin içerisine yeni çekilmifl yoldafllar n yo- unlu undan dolay parti kitlesinin kafas iyice kar flm flt r. Nas l tav r konulaca bilenemezken O, çeliflkiye düflmeye hiç gerek yok. Gençlik nerdeyse biz orday z. Bu konuda gençli e güveniyorum, burada hiç fire olmaz, söyleyin bizim tavr m z net diye haber göndermifltir. Onca söylentiler, kafa kar fl kl klar, güvensizlikler içinde O nun bu söylemi yüreklere su serpmifl, darbeci-tasfiyecili in alanda etkili olmas n n önü kesilmifltir. Mücadelenin her alan nda görev ve sorumluluk almaktan geri durmayan Muharrem yoldafl mücadelemizin esas ve tali yanlar konusunda hep ileri bir kavray fla sahip olmufltur. Legal ve illegal mücadele alanlar nda faaliyet sürdüren yoldafl n partinin ihtiyaçlar na göre kendini konumland rmaya aç k oluflu örnek al nmas gereken bir kavray fl ve pratik durufltur. Legal mücadele alanlar n n önemsiz oldu u yanl fl kavray fl üzerinden baz yoldafllar n legaldeki mücadeleyi küçümseme, önemsememe yaklafl m na birçok flehit yoldafl m z n mücadele prati i örnek oldu u gibi Muharrem yoldafl n legal ve illegal mücadele alanlar nda geçen yaflam buna en iyi örne i ve yan t içermektedir. Bütün alanlarda illegaliteye ve partinin örgütlenmesine önem veren yoldafl n, faaliyet yürüttü ü alanlarda bu yönde att ad mlar, ekti i tohumlar mücadelemizde somut kazan mlara dönüflmüfltür. Faaliyet yürüttü ü alanlarda kitleler üzerinde silinmesi güç izler b rakan yoldafl mütevazili i, alçakgönüllülü ü ve fedakarl yla kendisini sevdirmesini bilmifltir. Halk anlama, sorunlar n kavrama, birlikte üretme ve paylaflma anlay fl kitleler içerisinde sayg nl k kazanmas na yol açm flt r. Emekçi özellikleri yoksul köylülerin onu hemen benimsemelerine kendilerinden biri olarak görmelerine ve süreç içerisinde bütünleflen bir iliflkinin ortaya ç kmas - na neden olmufltur. Yoldafl n bu özellikleri parti militan olarak Muharrem yoldafl n kitleler içerisinde siyasal bir etki yaratmas na ve partiyi örgütlemesine büyük olanaklar sa lad. Öyle ki flehit düflmesinin ard ndan faaliyet sürdürdü ü bölgelerde yeni do an çocuklar na Muharrem ad n vererek halk m z sahiplenmifltir. Muharrem yoldafl Eskiflehir den ö renci gençlikten mücadeleye kat lm flt r. Kendisi gibi yine ayn alandan mücadele kat lan di er yoldafllar m z Eyüp Güllen ve Umut l yoldafllar n da Muharrem yoldafl n yüre inde ayr yerleri vard r. Onlardan ö renmesini bilmifl, onlar daha da ileri tafl m flt r kendi kiflili inde. Eskiflehir gençli inden mücadeleye kat lan bu yoldafllar n ortak bir özelli i vard r. Üç yoldafl da hep en zor süreçlerde tereddüt göstermeden bedel ödemifltir. Ve üç yoldafl da tarihsel süreçlerde Dersim de flehit düflmüfltür Eyüp Güllen, 94 darbesi sonras Dersim de kucaklam flt r ölümü. Umut l, 2. OPK sonras kesintiye u rayan Dersim faaliyetinin tekrar bafllat lmas için ç kar lan birlikte yer alm fl ve 2000 Nisan nda 6 yoldafl yla birlikte flehit düflmüfltür. Ve Muharrem Yi itsoy, al nan kay plardan sonra kesintiye u rayan Dersim deki gerilla faaliyetini tekrar oluflturmak için ç kart lan birlikte yerini alm flt r. O da y lg nl n, suskunlu un, kavga kaçk nl n n kol gezdi i bir süreçte Dersim birli inde yerini alarak y lg nl n teorisini silahl mücadelenin tasfiye edildi i söylemleriyle yayanlara en güzel cevap olmufltur. Kavgada ölümsüzleflenler Hüseyin Akdemir: 1979 Erzincan Çay rl do umlu olan Hüseyin Akdemir, devrimci düflüncelerle Erzincan Erkek Sanat Enstitüsü nde tan fl r. Erzincan Kültür Derne i ve Tand rbafl dergisinin kuruluflunda önemli katk lar olur. Ö renci birliklerinde aktif olarak görev alan Akdemir, Çay rl da o y llarda görev yapan polis Ömer Usta n n faflistlere hedef gösterilmesiyle ÜGD üyesi olan faflistler taraf ndan 10 Kas m 1976 günü u rad sald r da flehit düfler. Aziz Gözetmen: Halk düflman DDKD li (Devrimci Do u Kültür Derne i) faflistler taraf ndan 4 Kas m 1979 da Siverek te silahl sald r yla katledildi. Veli Karasu-Eflref fiahlar: Adana da ö rencilik y llar nda Proletarya Partisi ile tan - flan Veli Karasu ve Eflref fiahlar, 8 Kas m 1979 da GD, DDKD, SGB ve Eme in Birli- i sosyal faflistlerinin ortaklafla kurduklar tuzakla katledildiler. Partizanlar n kararl l, militanl karfl s nda çareyi onlar katletmekte bulan sosyal faflistlerin ele bafllar daha sonra Proletarya Partisi militanlar taraf ndan cezaland r lm flt r. Nubar Yal myan: Ermeni milliyetine mensup olan Nubar Yal myan Proletarya Partisi nin düflünceleriyle 1976 y l nda tan fl r. Hollanda ya gitti i 1978 y l na kadar aktif mücadele eder. Hollanda da da faaliyetlerine devam eden Yal myan, 5 Kas m 1982 de M T taraf ndan katledilir. Ali Haydar Aslan: 1967 Dersim do- umlu Ali Haydar Aslan Proletarya Partisi üyesi ve Halk Ordusu komutanlar ndand. 8 Kas m 1983 te Naz miye merkezine bombal pankart asmak isterken bomban n elinde patlamas sonucu flehit düfler. Tuncay Çar kç o lu: Proletarya Partisi nin düflünceleriyle stanbul da üniversitede okurken tan flan Tuncay Çar kç o lu smail Oral la birlikte TMLGB yi fiilen ilk kuran önderler aras ndad r. Çar kç o lu gözleri bozuk olmas na ra men fiziksel rahats zl klar n faaliyet önünde engel olamayaca n n bilinci ile1989 y l nda gerillaya kat l r 2-3 Kasm 1992 de Tokat ta ç kan bir çat flmada flehit düfler. Fethiye Batmaz: 1976 Dersim do umlu olan Fethiye Batmaz 1993 y l nda lise son s n fta okurken gerillaya kat ld. 7 Kas m 1993 y l nda Hozat ta ç kan bir çat flmada flehit düfltü. Pusula Devrimci militanlar n nitelikleri üzerine Devrimci militanlar n sahip olmas gereken özelliklere dair her dönem tart flmalar yafl yoruz ve yaflamaya da devam edece iz. Ama bazen bu süreçler daha bir önem kazanmaktad r. Devrimci çal flmada kadro ve militanlar n ideolojik e itimi, parti disiplinine uyma ve devrim ve sosyalizm davas karfl s ndaki dürüstlük ve samimiyetleri, hatalara karfl tutumlar ve pratik uygulamalarda inisiyatif sahibi olmalar vb. özellikler sahip olunmas gereken en temel özelliklerdir. E er bu özellikler zay flam flsa, bilinmelidir ki, orada devrimci militanl k sakatlanm flt r. Orada ideolojik bir problem vard r. Ve bunlar afl lmazsa baflar s zl klar kaç n lmaz olur. kinci önemli nokta, bunlar n afl lmas n n prati in d fl nda de il, içinde aranmas gerekti idir. Yani devrimci militan n dürüstlü ünü halk n ve devrimin davas karfl s ndaki duruflta aramal y z. Ne ölçüde inisiyatif sahibi oldu unu yarat c l nda, pratik karar al c l nda; disiplinli davran fl n çal flma tarz nda ve al nan kararlara karfl tak nd tutuma bakarak de erlendirmeliyiz. Hemen flunu belirtmemiz gerekir ki; hiç kimsenin elinde devrimci dürüstlük ve samimiyeti ölçen bir alet yoktur. Çünkü; devrimci dürüstlük ve samimiyet teknolojik aletlerle de il, halk ve devrim davas karfl s ndaki duruflla ölçülür. Söylem ve prati in uyumluluk derecesiyle ölçülür. Söylem baflka pratik baflka ise, orada dürüstlükten, samimiyetten söz edilemez. Bu erdemlerden yoksun bireylerinin do ruluktan, dürüstlükten söz etmeleri sadece ve sadece içinde bulunduklar gayri dürüst durufllar n gizlemeye dönük bir çabadan ibaret olaca aç kt r. O halde bizim devrimci bireylerin veya militanlar n do ruluk ve dürüstlüklerine dair söyleyece imiz her fley de bu bireylerin, halk ve devrim davas karfl s ndaki durufllar ndan ba ms z olamaz. Stratejik veya güncel devrimci görevlerini yerine getirmede sahip olduklar becerilerini ortaya koyamayan, yani çal flmada yarat - c ve özverili davranmayan her devrimcinin dürüstlü ü ve do rulu u sorgulanmaya muhtaçt r. Sade bir dille ifade edecek olursak; iflini iyi yapmayan, halk n davas - na hizmet etmede özverili ve paylafl mc de il, bencil ve idare edici tutumlar içine giren her militan n ideolojik duruflu sakatlanm fl ve devrimci dürüstlü ü yara alm fl demektir. De erlendirmelerimiz flu tarihi tecrübelere s rt n dönmemeli, bilakis onlardan ö renmelidir: nsanlar, onlar n do rulu u ve dürüstlü ü sözlerine de il, eylemlerine bak larak de erlendirilmelidir. Politikada dürüstlük kesinlikle denetlenebilir olan söz ve eylem aras ndaki uyumluluktur. Lenin Bolflevi in sözü sars lmaz bir sözdür. Yönetici, devlet adam bofluna konuflmaz. Söz mü verdin? O zaman kararl l k ve enerji göster, verdi in sözü yerine getir. Herhangi bir nedenle hesaplar n yanl fl ç kt ve güçlerin yetmedi mi, o zaman bunu dürüstçe söyle, yoksa bir gevezenin ya da sahtekar n hiç de k skan lmayacak rolüne düflersin. (Komünist Enternasyonalde Kadro Sorunu Üzerine) Lenin yoldafl n da ifade etti i gibi söz ve eylemin uyumu de erlendirmelerimize temel teflkil etmek zorundad r. De erlendirmelerde eksik diyebilece imiz di er bir nokta ise; üretme, yaratma, de ifltirme eylemlerinde enerjisini önemli oranda tüketmifl gözlerimi kapar m vazifemi can m n istedi i kadar yapar m veya sorunlar çözmede cimri, her ortama uymada ise oldukça iyi felsefesini yaflam tarz haline getiren devrimci kiflilikler hakk nda yap lan iyimser de erlendirmelerdir. Her fleyden önce; devrimcilik bir iddia, tarihi de ifltirme eylemini içerir. Oysa yukar da tarif etti imiz kiflilik ve kifliliklerde bu cesaret, bu cüret yoktur. Böylesi de erlendirmelerle yüz yüze kald m zda hakl olarak flu soru veya sorular sormal - y z: flini do ru yap yor mu? Devrimcili i bir yaflam tarz olarak benimsiyor mu? Yani, kuraca m z yeni toplumun özelliklerini ne ölçüde tafl yor ve bu temelde yak n çevresini ne kadar etkiliyor? Özet olarak, de iflme ve de ifltirme eyleminin neresindedir? vb. sorulara verilecek yan tlar n düzeyi ve gerçekli i birey ya da bireylerin s n f mücadelesi içindeki dürüstlük derecelerini belirler nitelikte olaca aç kt r. Bir kez daha alt n çizmekte yarar görüyoruz; Devrimci özveride, devrimci fedakarl kta yoksullaflmak demek, güncel devrimci görevleri yerine getirmemekle eflanlaml d r. Çünkü; s n f mücadelesinde en büyük yoksulluk, bu erdemlerde yoksun olmakt r. Bu erdemlerden yoksun olan her devrimcinin boynuna dürüstlük, samimiyet madalyas takmak, iflini yapan ile yapmayan ay rmamak samimiyet ile samimiyetsizlik aras ndaki kal n çizgileri siliklefltirmek anlam na gelir. Bu da kaç n lmaz olarak devrimci adaleti yaralar. Hemen flunu belirtmemiz gerekir ki; sahip olunan siyasal gerilik ve örgütsel tecrübesizlik sonucu, ortaya konulan tüm yo un emeklere ra men istenilen sonuca ulaflmayan devrimci pratikleri bu de erlendirmeler d fl nda tutuyoruz. Ve fluna da inan yoruz; tüm samimiyetle ortaya konulan bu devrimci çabalar, siyasal gerili i aflmaya, tecrübesizli i tecrübeye dönüfltürmede mutlaka baflar çizgisine ulafl r. Çünkü; burada kendi yaflam n her yönüyle devrim ve sosyalizm mücadelesine adama samimiyeti söz konusudur. Çal flma alanlar nda veya yukar - dan gelen her karar yarat c ve kararl bir tarzda uygulamak olmazsa olmazd r. Her fleyden önce devrimci bir militan, ald kararlar n arkas nda durmak zorundad r. Alt nda imzas oldu u karar uygulamada tereddüt eden, gereken ciddiyeti göstermeyen bir militan, di er pratik uygulay - c lardan fazla bir fley beklememelidir. Her militan fluna inanmal d r. Kararl bir durufl, beraberinde inisiyatifi ve ifli sonuna kadar götürme srar n getirir. En zor koflullarda dahi bir ç k fl yolunu bulmay sa lar. Çünkü; kararl l k yarat c l, soruflturmay, sorgulamay içerir. Bütün bu pratik çabalar n oldu u bir yerde devrimci at lganl k, canl l k ve de ifltirip dönüfltürme iradesi var demektir.

13 Göğün yarısı İşçi-köylü Kasım 2007 Katliama bir avuç toprak; ölüm tarlalar simsiz, kimliksiz birer numarad r mezarlar m z Kad n ve çocuk; biri do uran, di eri büyüyen Kad n ve çocuk; biri gö ün yar s, di eri gö ü kucaklayacak olan. Kad n ve çocuk; birinin eme i, di erinin dünyas çal nd /çal n yor. Kad n ve çocuk; her ikisi de tehlikeli, her ikisi de istememekte ve isteyecek olan özgürlü ü. Her ikisinin de ölüm ekilmifl ufuklar na umutlar n n, öldürülüyor... Kad n ve çocuk; her ikisi de yafl yor yine de hâlâ. Dünya Irak iflgaline haz rlan rken, flimdi bafl m za Kuzey Irak fatihi kesilenlerin savafla kat lman n yararlar üstüne kestikleri bakkal hesaplar n n u ultusunda, yine savafl n tan m n yapmaya çal fl yorduk. Savafl, dünyan n h z na ayak uyduramayanlar n, yüzy llar boyunca üstünde tepinilmifl insanlar n, kalabal k yapanlar n, kirli, çirkin, siyah olanlar n, iflsiz, az beslenen, cahil olanlar n nüfusunu kontrol edebilmek için arada baflvurulan bir temizlik harekât d r. * nsan parçalayan bir top mermisidir savafl, üzerine göçen bir duvar, gökyüzünde uçuflan füzeler ve jet uçaklar d r. Dünyan n en güzel bakan esmer çocuklar n n y k nt lar aras nda kalmas d r. Çocuk olmak... Her savafl çocu unun bir öyküsü vard r. Kimi babas n, kimi a abeyini, kimi kendisine oyuncak almaya söz verip de bir daha gelmeyen yak n akrabas n kaybetmifltir kanl k y mlarda. Oyuncaklar de iflir, savafl n fethetti i flehirlerde. Ne bebek Sindy ler, ne de çizgi film kahramanlar n n oyuncak bebeklerine eriflebilirsiniz buralarda. Plastik silahlar, mermi kovanlar ya da savafltan arta kalan z rhl paletler, flarapnel parçalar olur çocuklar n oyuncaklar. Ve kad n olmak Ac n n, gözyafl n n, talan n, iflkencenin, her türlü gayri insani muamelenin yafland haks z savafllara hep kad n n rengi yans r; çünkü savafllar n ac s n en çok onlar yaflarlar. Kimi zaman anne, kimi zaman efl, kimi zaman ailenin sa kalanlar n n tüm yükünü s rtlanmak zorunda kalan, dilenen, bedenini satmaya zorlanan kad nd r. En zoru anne olmakt r ama. Hangi yaflta olursa olsun, evden ç kan çocu unun belki bir daha geri dönemeyece i gerçe ini kabullenmektir çünkü annelik * * * Bu y lki bayram hediyemiz, Meclis ten geçirilen tezkere oldu. Amaç PKK yi temizlemek. Öyle ya, Türk ün gücünü dünyaya göstermenin zaman geldi de geçiyor bile! Nedir bu güç? Memleketin her yan ndaki kutsal flehitler, gözü yafll analar, yoksulluk ve korku mu güçten anlafl lan? Yaflam n yitiren asker cenazelerine kat larak timsah gözyafllar döken, yeni sald r ve savafl kararlar alan devlet büyükleri ne göre güç budur, evet. Yoksul ülkelerin yoksullar n n birbirine k rd r lmas, ard ndan yak lan a tlara dil ucuyla efllik edilmesi, bir yandan da yeni ac lara davetiye ç kartmak için tehditler savrulmas ; Bize bu ac lar yaflatanlara, o ac lar, hayal bile edemeyecekleri bir yo unlukta yaflataca z ve bu konuda kararl y z. ( Yaflar Büyükan t) Sürekli düflman lar n tespit edildi i, sürekli savafl ve intikam naralar n n at ld ülkemizde son günlerde, asl nda bir süredir olgunlaflt r lmaya çal fl lan rkç -floven sald r lar sonucu, memleketin her taraf ndan teröre karfl lanet mitingleri düzenleniyor. Yap lan bayrakl gösterilerde vatan koruman n, vatan için çarp flman n kutsiyetinden dem vuruluyor. Ama sadece birtak m insanlar n bir araya gelip yürüyüfl yapmas olarak da kalm yor eylemler. Kürt görünümlü, Kürde benzeyen, Kürt olabilecek herkes de sokak ortas nda, üye oldu u partinin binas nda, evinde, gitti i kahvede sald r lardan nasibini al yor. Oysa gerçek flu ki, ç kan tezkere ile yine yoksul halk n evlatlar na ac ve ölümün yolu görünüyor. Yoksul olman n yegâne ayr cal olan flehitlik mertebesiyle ödüllendirilmeyi bekliyorlar. * * * Ve kad nlar Binbir zorlukla büyüttükleri çocuklar n, flimdi gözlerinde yafl, yüre inde ac yla kardefl kan dökmeye u urlayacaklar. Ve belki de bir süre sonra gönderdikleri evlatlar n n tabutu bafl nda cenazeye kat lan devlet erkan n n bask s ile vatan sa olsun demeye zorlanacaklar. Adelheid Popp, 1869 da Avusturya da proleter bir ailenin çocu u olarak do du. Çocuklu u ve ilk gençlik y llar devaml açl k, büyük bir yoksulluk ve hastal klarla devam etti. Yoksulluktan dolay aileye yük de il gelir getiren olmas için daha fazlas gereksiz denilerek üçüncü s n ftan sonra okuldan al nd. Böylece fabrika ve atölyelerdeki iflçili i henüz 10 yafl ndayken bafllam fl oldu. Çocuk yaflta çok a r koflullarda çal flt. Fakat her fleye ra men okuma tutkusundan vazgeçmedi. Her zaman bir fleyler okumak için büyük fedakârl klarda bulundu. Kitap kiralamak, onlar n yoksullu unda lükstü, ama o fazlas yla k s tl olan harcamalar ndan daha da k sarak, kitap kiral yor ve sürekli okuyordu. Sadece okumakla da kalmay p bunlar çevresindekilerle de paylafl yor, onlara anlat yordu. Fantastik romanlar, aflk hikâyeleri, masallar ne bulursa okuyordu. Ve bu aray fl, okuma aflk, sonunda, onun hayat na yepyeni bir anlam katan ve bundan sonraki hayat n adayaca sosyalizmin ifllendi i sosyalist yay nlara ulaflmas n da sa lad. Tamamen kendi çabalar yla kendini e itti. Zihinsel geliflimini, e itimini büyük bir flevk, ayn zamanda fedakârl kla yap - yordu. 12 saat boyunca insan tüketen iflten sonra gelip kitap-dergi okumak-tabii yap lacak di er iflleri de hallettikten sonra-oldukça zor olmas na ra men Adelheid i y ld rm yordu. Yine yoksullu unu, çaresizli ini aflman n yolu olarak düflündü ü dinsel inançlara da sahip olan genç kad n n yeni, bilimsel düflüncelerle tan flmas, din zincirlerinden kurtulmas - n ve esas kurtulufl yolunu tutmas n da sa lad. Sosyalist düflüncelerle tan fl nca tüm emek, enerji ve çabas yla kendini tamamen sosyalizme ad yor yazar; yokluk, yoksulluk, a r-uzun ve yorucu ifl saatleri onun çal flmalar n engelleyemiyor. Polisin ve patronlar n bask s, evlili i, çocuklar da Adelheid her flart alt nda çal flmalar na devam ediyor. Çal flt ifl yerinde sosyalist gazetenin da t m n yap yor, grevler örgütlüyor. 1 May s çal flmalar yürütüyor. Üstelik tüm bunlar kendi inisiyatifiyle yap yor. Çünkü as l kurtuluflun, özellikle de ezilen kad nlar n kurtuluflunun sosyalizmde oldu unu kavr yor. Bu kavray fl *** fiu bir geçek ki, yaflanan tüm iflgal ve haks z savafllarda, rkç l k ve flovenizm rüzgârlar n n alt nda ezilen, horlanan, yok say lan, katledilen, tecavüze u rayan en çok kad nlar olmaktad r. Bu noktada yaflanan örneklere göz atmak hepimiz aç s ndan konunun anlafl lmas na vesile olacakt r. Örne in Irak ABD emperyalizminin özgürlük ve demokrasi ad na tahmini rakamlara göre 1.2 milyon insan katletti i, her dört kifliden birinin ailesini kaybetti i Irak Ve Irakl kad nlar, Irakl anneler Irakl kad nlar n ABD iflgalinden önceki durumlar ile iflgal s ras ndaki durumlar n n karfl laflt r lmas bile bize hem iflgal ve savafllar n kad nlar üzerindeki etkisini gösterecek hem de emperyalistlerin sahte söylemlerinin ard ndaki gerçe i aç k edecektir. Yap lan araflt rmalar Afganistan ve Irak a iflgal ve sald r lar n n, uzun vadede halklara ve kad nlara daha fazla özgürlük getirece ine inananlar n yan ld n aç kça ortaya koymaktad r. flgal ve bitmeyen çat flmalar, Irakl kad nlar n kaderini asl nda kökten de ifltirmifl durumdad r. Emperyalist k flk rtmalar sonucu yaflanan mezhep çat flmalar, kad nlar hedef alan fliddeti uç noktalara tafl m fl ve kad n bedenini, tehdit, gözda- ve intikam için kullan lan bir cepheye dönüfltürmüfltür. Tecavüz vakalar artm fl, tahmin edilemeyecek boyutlara ulaflm flt r. Örne in, Ba dat ta efliyle birlikte yaflayan bir kad n, evinden al narak karakola götürülmüfl ve direniflçiler için yemek piflirdi i suçlamas yla kendisine tecavüz edilmifltir. Irak hükümeti, bir günden k sa süren soruflturma sonras kad n yalanc l kla suçlam fl ve polisleri h zla aklam flt r. Ard ndan 50 yafl ndaki baflka bir kad n, 4 askerin kendisine tecavüz etti ini belirtmifltir. Bu yaflananlarda somutlanan fliddet, asl nda kad nlar iflgalin ilk günlerinden beri hedef al - yor. Irak ta tecavüz kurban kad nlar, d fllanma, afla lanma ya da namus cinayetleri nedeniyle, bafllar na gelenleri nadiren yüksek sesle dile getiriyorlar. Kaç r lan kad nlar n ve k z çocuklar - n n tam olarak kaç n n geri döndü ü bile bilinmiyor. Yap lan araflt rmalar baz çetelerin k z çocuklar n kaç rarak Körfez ülkelerinde satt klar n da belirterek, kad n bedeninin haks z savafllarda nas l kullan ld n ortaya koyuyor. Musul da bir okul müdürünün anlatt klar bu gerçe e bir kez daha iflaret ediyor; Amerikal askerler, bunu binlerce kez yapt lar ve çekip gittiler. Abir i tecavüz ettikten sonra öldüren askere, yüz y ll k hapis cezas verdiler, ama biz Irakl lar aptal de iliz. Suçlular n, k sa süre sonra flartl tahliyeyle serbest kalacaklar n biliyoruz. (Mahmudiye de geçen y l, Amerikan askerlerinin tecavüzüne u rayan 14 yafl ndaki Abir El Cenebi, ailesi ve kardefliyle birlikte öldürülmüfltü. Askerler, olay gizleyebilmek için cesetleri yakm flt. Suçlu bulunan askerlerden 24 yafl ndaki Çavufl Paul E. Cortez, 23 fiubat ta, 100 y l hapis cezas na çarpt r ld. Cortez in, 10 y l sonra flartl tahliye hakk bulunuyor.) Yine bir örnek olarak Ebu Garib Hapishanesi nden tüm dünyaya seslenen kad n tutsaklar n yaflad klar hat rlanabilir. Kad nlar bu sald r lardan hiçbirine maruz kalmasalar bile say lar her geçen gün artan yüz binlerce dul kad n, sessiz bir trajedinin kurbanlar olarak çocuklar ve aileleri için yaflam savafl veriyor. Bu yaflam savafl içinde dilenmek, fuhufl yapmak vb. de var. Emperyalist ya ma, iflgal ve sald r alt nda bulunan bütün ülkelerden benzer örnekleri bulup ç karmak mümkün Afganistan Orada yaflananlar da Irak ta yaflananlardan farkl de il Yine yap lan araflt rmalara göre, Afganistan da da kad n ölümleri, intihar ve tecavüz olaylar geçmifle göre önemli bir art fl yakalam fl durumda. Kürdistan da da bu yaflananlara örnek anlam nda çarp c veriler bulmak mümkün. Ulusal Kurtulufl Mücadelesine kat lmak, destek vermek veya yak nlar n n destek vermesinden dolay gözalt na al n n birçok Kürt kad n n n -ülkemiz topraklar nda da örnekleri oldu- u gibi- tutukland, iflkenceye ve tecavüze maruz kald bilinen bir gerçektir. Yine bu bölgede görev yapan devlet güçlerinin oluflturduklar özel bir a ile Kürt kad nlar n n fuhufla sürüklendi i yaflanm fl olaylarla ortadad r. Önce tecavüze u rayan Kürt kad nlar, bu yaflad klar n n aç klanmas tehdidi alt nda ajanl a zorlanmaktad r. Geçen say m zda yine bu sayfam zda iflledi imiz ajanlaflt r lan kad nlarla ilgili yaz da da dikkat çekti imiz gibi, bu da kad nlar n haks z savafllarda nas l kullan lmak istendi inin bir ispat niteli indedir. Yine bu bölgede yaflanan göç gerçe inde de en çok yaralananlar kad n olmaktad r. Zorla topraklar ndan göç ettirilen Kürt halk, gitti i yerde de savafl n ac mas z yüzünü yaflamaya devam etti. Di er illerde de zor koflullar alt nda yaflam n devam ettirmek için ç rp nan, çal flt ifl yerinde ulusal kimli i nedeniyle horlanan Kürt kad nlar, bir yandan da cinsel sömürüye maruz kalmaktad r. Özel olarak devlet taraf ndan oluflturulan birimler eliyle Kürt kad nlar ajanl k a na düflürülmeye çal fl lmaktad r. Meclis ten geçirilen tezkere ile birlikte yap lacak s n r ötesi harekat n ard ndan da benzer geliflmelerin yaflanmas olas d r. Sonuç olarak... Emperyalist-kapitalist sistemin kad nlara düflmanl tart fl lmaz bir gerçektir ve mücadele edilmesi gereken de bu yüzden sistemin ta kendisidir. fioven rüzgarlar n estirildi i, insanlar n sokak ortas nda linç edilmeye çal fl ld ülkemizde tüm bunlar n emperyalistlerin Ortado u ya yönelik planlar nda Türkiye ye biçtikleri rolle alakal oldu unu bilince ç kartarak, birlikte hareket etmek büyük bir önem tafl maktad r. *Y ld r m Türker Bir kad n iflçinin gençli i... bütün zorluklar gö üslemesine, büyük fedakârl klarda bulunmas na neden oluyor. Ve tabi huzurlu, mutlu olmas na da. Kitab n birinci bölümü yazar n çocukluk ve gençlik dönemi an lar ndan olufluyor. Burada yazar n o dönemleriyle birlikte asl nda dönemin Avusturya s ndaki hatta Avrupa s ndaki iflçi s n f n n ve bununla beraber proleter kad nlar n yaflam ve çal flma koflullar n görüyoruz. Kitapta yer alan foto raflar da bu durumlar çarp c bir flekilde görsel olarak anlat yor, destekliyor. Kapitalizmin vahfli sömürü çarklar n n iflleyiflini ve bunun iflçiler üzerinde gerek hayat koflullar gerek kiflilik, zihinsel geliflim, kültür, ahlak vb. konularda ne tür sorunlar do urdu unu da görüyoruz. Ve tüm bu koflullara ra men proleter genç bir kad - n n kendi yazg s n eline almas na, devrimci proleter bir kad n önder olufl sürecine tan kl k ediyoruz. Biraz önce de bahsetti imiz gibi, yaflanan onca zorlu a karfl n, devrim bilincini edinince insan n önünde hiçbir engelin duramayaca n somut olarak kendi yaflam yla ortaya koyuyor yazar. Onun bu derece fedakâr, çal flkan ve bir o kadar da mütevaz olmas n n nedenini yazar n cümleleriyle aktaral m: Ve sosyalizm bana öyle çok fley vermifl, yaflam ma öyle büyük bir anlam katm flt ki kendimde birçok badireyi karamsarl a düflmeden atlatacak gücü bulabiliyordum. Büyük bir davaya hizmet etmek insana o kadar büyük bir huzur veriyor ve yaflama öyle büyük bir anlam kazand r - yor ki y lmadan çok fleye katlanmak mümkün olabiliyor. Kitab n ikinci bölümü ise yine yazar n kimi an lar ndan ve çal flan kad nlar, çocuk e itimi, ev iflleri, alkolizm, evlilik, aile gibi kad nlar n çeflitli sorunlar n iflleyen makalelerinden olufluyor. Gerek an lar, gerek makaleler oldukça sade ve aç k bir dille yaz lm fl. Kitaba August Bebel ve Feorgi Dimitrov da birer önsöz yazm fllar. Bulgaristan da Komünist Parti nin e itim yay nlar aras na da eklenmifl kitap. De iflim dönüflümde bir örnek, ad m atma cesaretine bir katk olacak bir kitap Bir Kad n flçi nin Gençli i. Zaten yazar da bu kitab yazmadaki amac n flöyle ifade ediyor birinci bölümün sonunda: Irak gelecekten neyi mi bekleriz? Okula gitsin çocuklar m z. Ve dilenmesin ihtiyarlar m z (G. Herwegh) Herwegh in sözlerinin gerçekleflmesine içtenlikle katk da bulunmak isteyen biri, hiçbir güçlük karfl s nda y lmamal d r. Bu hedef öyle güzel ki, öyle umut vaat ediyor ki, hiçbir fley ona ulaflmay baflaracak gücü bulmay engelleyecek kadar zor olamaz. Silopi de kad nlar ülkücü sald r lar k nad Silopi Kad n nisiyatifi, metropollerde yaflanan linç giriflimi ve DTP ye yönelik sald r lar k namak amac yla DTP Silopi lçe binas önünde bas n aç klamas yapt. Aç klamaya, Silopi Belediye Baflkan Muhsun Kunur, DTP Silopi lçe Baflkan Haci Üzen, Silopi Belediye Meclis üyelerinin aralar nda bulundu u yaklafl k 300 kifli kat ld. Bask lar bizi y ld ramaz, AKP flafl rma bizi da a tafl rma sloganlar atan grup ad na Melike Atak aç klama yapt. Son dönemlerde yaflanan olaylara dikkat çeken Melike Atak, yaflanan savafltan en büyük zarar Kürt ve Türk annelerinin gördü ünü söyledi. S n r ötesi operasyon nedeniyle Meclis te onaylanan tezkereyi kabul etmediklerini ve karar n derhal geri al nmas isteyen Atak, son dönemlerde yaflanan çat flmalar n al nan tezkere karar nedeniyle yafland na dikkat çekti. Son zamanlarda Kürtlere yönelik sald r larda art fl n oldu una dikkat çeken Atak, Bu sald r lardan dolay çocuklar okullar na bile gidemiyor dedi. Yay - lan milliyetçi dalgay k nayarak, yaflanan olumsuzluklar n annelerin gözyafllar na neden oldu unu belirten Akat, flunlar söyledi: Yaflam n yitiren ve esir al nan askerler var. Bunlar n annelerinin gözyafl içimi ac tt. Benim de çocu um bu savaflta da larda yaflam n yitirdi. Onlar n ac s n çok iyi anl yorum. Novamed le dayan flma eylemleri sürüyor! Novamed Greviyle Dayan flma zmir Kad n Platformu, Novamed iflçisi kad nlar n taleplerinin kabul edilmesi için bir dayan flma eylemi yapt. 16 Ekim günü Konak Postanesi önünde bir araya gelen Novamed Greviyle Dayan flma zmir Kad n Platformu üyeleri, Novamed iflçisi kad nlara iliflkin bas n aç klamas düzenledi. Platform ad na aç klamay okuyan K sbes Ayd n, Novamed li kad n iflçilerin taleplerinin derhal kabul edilmesini, Novamed de çal flan kad nlar n akort çal flmadan kaynakl Karpel Tunel Sendromu gibi hastal klarla bo- uflmak ve zehirli solüsyonlar solumak zorunda kald - n söyledi. Ayd n, bir y l aflk n bir süredir grevde olan kad nlar n insan onuruna yarafl r, sa l kl koflullarda çal flmak istediklerini belirtti. Novamedli kad nlar n taleplerinin bir an önce dikkate al nmas n isteyerek, Novamedli kad nlar n emeklerine, bedenlerine, kimliklerine sahip ç kma mücadelelerinde talepleri yerine getirilinceye kadar, onlarla dayan flmaya, seslerine ses katmaya devam edece iz fleklinde konuflan Ayd n, Novamed patronlar n bir kez daha uyard. Eylemde, Erkek egemenli ine son, Yaflas n kad n dayan flmas, Novamedli kad nlar yaln z de ildir dövizleri tafl yarak Hepimiz Novamedliyiz, hepimiz grevdeyiz, Kad n z, örgütlüyüz, flimdi daha güçlüyüz, Yaflas n kad n dayan flmas, Emek ve beden sömürüsüne son sloganlar at ld. (H. Merkezi)

14 2-15 Kasım 2007 İşçi-köylü 13 Dünya Sri Lanka da çat flmalar n fliddeti art yor Güney Asya da bulunan ada ülkesi Sri Lanka da uzunca y llard r Tamil bölgesinin ba ms zl için mücadele eden Tamil Elam Kurtulufl Kaplanlar (LTTE) ile ordu güçleri aras ndaki çat flmalar n fliddeti giderek art yor. Ordu taraf ndan yap lan aç klamada, son birkaç hafta içinde, ço unlu u gerilla olmak üzere, 150 den fazla kiflinin öldü ü iddia edilmekte. Gerillalar, Sri Lanka da 1970 lerin bafl ndan beri kuzey ve kuzey do- uda ba ms z bir devlet kurmak için mücadele veriyorlar. Bu süre içinde meydana gelen çat flmalarda yaflam - n yitirenlerin say s ise 60 binin üzerinde. Geçti imiz y llarda yap lan bir ateflkes ise, Sri Lanka yönetiminin kanl operasyonlar na devam etmesi nedeniyle, kara, hava ve deniz birlikleri olan Tamil Kaplanlar taraf ndan, birkaç ay önce feshedildi. Tamil Kaplanlar geçti imiz günlerde Sri Lanka hava kuvvetlerine dönük bir hava bask n düzenledi. 21 kifliden oluflan seçkin bir komando birli i taraf ndan düzenlenen bask nda, hava üssüne de iflik noktalardan sald r ya geçen gerilla birli i, üste bulunan personeli flafl rtt. Onlar flaflk nl klar n atamadan hava sald r s na geçen LTTE hafif uçaklar, bomba ya d rmaya bafllad. LTTE haber kaynaklar na göre sald r y düzenleyen ve Mavi Kaplan Komandolar ad verilen, 3 ü kad n, 21 kiflilik birlik, kay p vermeden bölgeden çekildi. Gerillan n gerçeklefltirdi i bu bask n n ard ndan aç klama yapan Sri Lanka Ordusu, 13 havac askerin öldü ünü, 18 askerin ise yaraland n ve ayr ca iki MI-24 helikopteri ile bir adet K-8 uça n n da a r hasar gördü ünü belirtti. Ancak LTTE taraf ndan yap lan aç klamada ordunun hem askeri hem de teçhizat kay plar n n verilenden daha fazla oldu u söylenmekte. Bu son hava sald r s Tamil Kaplanlar n n bu y l içerisinde gerçeklefltirdikleri 5. hava sald r s. Butto ya Pakistan tarihinin en kanl karfl lamas Sekiz y l kald sürgünden 18 Ekim de dönen Benaz r Butto, etraf ndaki koruma ordusuna ra men, kanl bir sald r dan k l pay kurtuldu. Ancak ayn sald r da 130 dan fazla kifli yaflam n yitirdi, yüzlercesi de yaraland. Bu sald r, Pakistan tarihinin en kanl sald r s olarak adland r lmakta y l nda Müflerref taraf ndan bir darbeyle iktidardan düflürülen, hem efli hem de kendisiyle ilgili say - s z yolsuzluk davas bulunan Butto nun geri dönüflü, hem ABD emperyalizmi ile hem de yine ABD nin istemi do rultusunda, Müflerref le yapt anlaflmalar sonucu gerçekleflmifltir. Çünkü Butto Pakistan askeri güçlerinin, Afganistan s n r ndaki yerel ayaklanmac lara karfl daha ac mas z yöntemlerle mücadele etmesini savunuyor ve yine ABD nin istemi do rultusunda, ABD nin Afganistan iflgaline en büyük deste i sunan rakibi Müflerrefle çal flmaya da haz r! K sacas, Butto nun dönüflünün ard nda, hem kendisinin hem de Müflerref in, ABD nin terörle mücadele konseptine verdikleri destek yatmakta. Faflist General Müflerref önderli indeki, ABD güdümlü askeri rejim, gerçekleflen kanl sald r dan, Taliban, El-Kaide gibi gruplar sorumlu tutmakta gecikmedi. Bu iddias n ise, bu gruplar n Butto gelmeden önce yapt klar, Butto yu öldürecekleri yönlü aç klamalara dayand rmakta. Ancak Müflerref in bu iddialar na karfl n, Karaçi de gerçekleflen sald - r dan hemen bir gün sonra bir aç klama yapan Butto, hiç de Müflerref gibi düflünmedi ini ilan ediyor. Butto, Müflerref in aksine, bu sald r n n geliflinden rahats z olan baz kifliler taraf ndan yönlendirildi ini söyledi ve ard ndan, k sa süre önce Müflerref e, içinde kendisine karfl olan baz isimlerin bulundu u bir mektup yazd n ekledi. Butto nun iddias na göre, kendisini öldürmek isteyenler, eski Pakistan diktatörü olan ve babas Zulfikar Butto yu ast ran General Ziya Ül Hak n halefleri ve bunlar ayn zamanda ülkedeki kökten dincili inde arkas nda bulunan kiflilermifl! Bu arada flunu da belirtmek gerekiyor ki, kanl diktatör Ziya Ül Hak, öldürüldü ü 1988 y l na kadar sadece, demir yumrukla yönetti i kendi halk na karfl say s z katliam gerçeklefltirmekle kalmay p, ABD nin emriyle, Sovyetler Birli- i ne karfl savaflmalar için Afganistan da Mücahhiddin-Savaflç lar n örgütlemiflti. Tekrar Butto nun iddialar - na dönecek olursak, hükümet içindeki baz isimleri sald r dan sorumlu tutan Butto, gerek Müflerref e gerekse Ordu nun üst kademelerine yönelik herhangi bir suçlama getirmemeye özen gösteriyordu. Sald r ya iliflkin bu vb. iddialar getirilmeye devam edilirken, gerçek olan bir fley varsa, o da birçok kesimin böyle bir sald r y gerçeklefltirme ihtimalinin olmas d r. Bunu gerçeklefltirenler, güvenlik güçleri veya ordu içerisinde kimi güçler olabilece i gibi, özellikle de son aylarda baflta Keflmir ve Veziristan olmak üzere, birçok bölgede ABD nin emriyle düzenlenen kanl sald r lar n hedefindekiler de olabilir. Ancak böylesi bir sald r y düzenleme ihtimali olanlar, sadece bunlarla da s n rl de il. fiu bilinmektedir ki, Müflerref in iktidardaki müttefikleri aras nda, iktidar Butto yla paylaflmak istemeyenlerin say s oldukça yüksek. Çünkü bunlar böylesi bir paylafl m durumunda kenara itileceklerini düflünmekteler. Pakistan tarihinin bu en kanl sald r s na iliflkin tüm bu varsay mlar n yan s ra, bu bombal sald r n n, Pakistan daki, zaten ola anüstü gergin olan politik ortam daha da gerdi i, çat flmalar daha da körükledi i kesin. Peki Oxford, yani ABD e itimli Butto nun dönüflü hangi ihtiyac n ürünü olarak ortaya ç kt? Tekrar etmek gerekirse, Müflerref önderli indeki Pakistan rejimi flu süreçte emperyalistlerin terörle mücadele konseptine en büyük deste i sunan ülkelerin bafl nda gelmekte. Bu deste in sonucudur ki, ülke içinde de, tüm muhalif kesimlere dönük sald r lar artm flt r. El Kaide, Taliban vb. kökten dincilere karfl gerçeklefltirildi i iddia edilen sald r lar n sonucunda Pakistan adeta iç savafl yaflamaktad r. En son geçti imiz aylarda Pakistan Ordusu taraf ndan K rm z Camii ye dönük kanl bir operasyon gerçeklefltirilmifl ve sadece bu kanl sald r da bile yüzlerce insan yaflam n yitirmifltir. Giderek halk deste ini yitiren Müflerref in, ABD nin de istemi olan iktidar n sürdürebilmesi ise, ancak muhalifleriyle ittifak içinde gerçekleflebilecektir. flte Butto ile ittifak da özetle böyle gündeme gelmifl/getirilmifltir. Her ikisi de ABD iflbirlikçisi olan bu iki liderin ittifak ise, yoksul Pakistan halk üzerindeki zulmün artarak sürmesi anlam na gelmektedir y l n n Ocak ay nda seçimler yap lacak ve Butto baflbakanl k istedi ini flimdiden ilan etmifl bulunuyor. Hem devlet baflkanl hem de Genel Kurmay Baflkanl görevini birlikte yürütmede srar eden, hatta Anayasa Mahkemesi ni bu yönlü karar ç kmazsa s k yönetim ilan etmekle tehdit eden Müflerref ise, anlafl lan bu iki görevi birlikte yürütmeye devam edecek. Çünkü ABD böyle istiyor! Yani Pakistan n iflbirlikçi egemen güçleri önümüzdeki süreçte de, bir yandan, bu sald r sonras da birbirlerine dönük suçlamalarla aç a ç kt gibi, kendi aralar ndaki iktidar kavgas n, di er yandan ve de daha önemlisi emperyalist sald rganl n bölgedeki en büyük destekçisi olmay sürdürecekler. Frans z emekçiler sosyal y k ma karfl Baflta demiryolu olmak üzere, enerji ve daha birçok iflkolunda gerçekleflen grevler, Fransa da yaflam felç etti. Sarkozy hükümetinin reform ad alt nda gerçeklefltirmeye çal flt bir dizi ekonomik ve demokratik hak gasp na karfl gerçekleflen eylemler, Paris te düzenlenen ve on binlerce emekçinin kat ld büyük bir mitingle taçland r ld. Eylemlerdeki bafll ca talep, kamu çal flanlar na yönelik getirilmeye çal fl lan erken emeklili in kald r lmas ve tasar s n n geri çekilmesi oldu. Hükümet grevin etkisine iliflkin bir aç klama yapmazken, greve kat l m n tüm ülke çap nda oldukça yüksek oldu u ve günlük yaflam büyük ölçüde etkiledi i bilinmekte. Grev süresince neredeyse tüm ülkede hiçbir tren çal flmazken, devlete ait gaz ve elektrik iflletmelerinde de grev gerçekleflti. Ayr ca posta ve devlet müzesi çal flanlar n n büyük bir bölümü de greve gittiler. Demiryolu sendikas CGT nin baflkan Didier Le Reste, Sarkozy nin planlar n kabul edilemez olarak de- erlendirmekte, çünkü bu planlar dahilinde maafllarda da en az % 30 oran nda bir k s tlama öngörülmekte. Frans z emekçilerinin bu karfl koyufllar na kulak t kamay sürdüren Sarkozy ise, kendisine karfl bir ayaklanma anlam da tafl yan grevlerle ilgili yapt aç klamada, emeklilikle ilgili reformda geri ad m at lmayaca n belirtti ve ekledi: Ben Fransa y de ifltirmek için seçildim. Bu grevlerin yafland günden birkaç gün sonra yap lan bir baflka eylem ise, yeni Yabanc lar Yasas na karfl gerçekleflti. Bu yeni ve aç k bir biçimde rkç olan yasayla birlikte, yabanc lara aile birlefliminde DNA testi dayat lmak isteniyor. Yaklafl k on bin kiflinin kat ld rkç yasa karfl t eylem, SOS rkç l k fliar yla Paris te gerçekleflti. Eylemi organize edenler, ayr ca 185 bin kifliden yasa karfl t imza toplad klar n aç klad lar. Ancak tüm bu çabalar rkç yasan n ç kmas n engelleyemedi ve eylemlerin sürdü ü günlerde yasa Meclis ten geçti. Portekiz 18 Ekim günü Lizbon da bir araya gelen 200 bini aflk n insan, AB hükümetlerinin Aral k ay nda imzalamay düflündü ü yeni AB anlaflmas n ve Avrupa daki sosyal hak gasplar n protesto etti. Eylemin merkezi gündemini, iflten ç karma güvencesinin gevfletilmek istenmesi ve esnek çal flma dayatmas oluflturuyordu. AB ülkelerinin hükümet liderleri 17 Ekim günü Lizbon da bir araya gelerek, Aral k ay nda imzalanmas düflünülen anlaflma üzerinde uzlaflm fllard. Macaristan Macaristan n baflkenti Budapeflte de bir araya gelen binlerce ö renci, hükümetin planlad ö renim harçlar na karfl ç karak, e itim bakan n n istifas n istedi. Ö renciler hükümetin harçlara iliflkin bu plan n Ö renci Vergisi olarak adland rmaktalar. Hükümetin ç karmaya çal flt yasayla birlikte, ö rencilerin y lda yaklafl k 600 Euro harç ödemesi gerekecek. Bulgaristan Bulgaristanl e itim emekçilerinin, % 100 lük ücret art fl baflta olmak üzere, bir dizi ekonomik-demokratik taleplerle, haftalard r sürdürdü ü eylemler tüm ülkeyi sarsmaya devam ediyor. Ülke çap nda 120 bin ö retmenin bulundu u Bulgaristan da e itim emekçilerine verilen ücret yaflam standartlar n n çok alt nda bir rakam olan, ortalama 225 Euro. Eylemler boyunca neredeyse tüm okullar kapal kal rken, hükümete dönük bask da giderek artmakta. Eylemlerinin üçüncü haftas nda baflkent Sofya da kitlesel bir eylem gerçeklefltiren e itim emekçileri, neredeyse tüm kenti kuflatt lar. Polisin yo un bir y nak yapt özlenen eylem boyunca, Baflbakan Sergey Stanifley ile E itim Bakan Daniel Vilçey in istifas n isteyen ö retmenlere, ö renciler ve çok say da devlet memuru da destek verdi. talya Geçti imiz günlerde Roma da gerçeklefltirilen eyleme kat lan yüz binlerce kifli, Prodi baflkanl ndaki koalisyon hükümetinin, baflta emeklilik yafl, ifl güvencesi vb. olmak üzere, bir dizi hak gasp n içeren sosyal y k m politikalar n protesto etti. Özellikle de ifl güvencesi, ço unlu unu gençlerin oluflturdu u, 4 milyon talyan emekçisini kapsamakta. Bu say da emekçi k sa süreli ifl sözleflmeleriyle çal flmakta. Binlerce sendikac n n da kat ld eylemler, birkaç hafta önce gerçekleflen ve özü sosyal y k m meflrulaflt rmak olan referanduma paralel olarak bafllam flt. Evrensel Bak fl Geçti imiz aylarda ABD de ortaya ç - kan ve h zla Avrupa ya oradan da tüm dünyaya yay lan kredi ve banka krizi, emperyalist-kapitalist sistemin krizini 2000 lerin bafl ndan daha da vahim bir boyuta tafl d. Sistemin sahipleri böylesi kriz dönemlerini aflman n yolunu hep iflgal vb. savafllar nda görmüfllerdir. Ancak bu savafllar krizin afl lmas na de il, içinden ç k lmaz bir hal almas na neden olmufltur. 11 Eylül sonras gerçekleflen iflgaller bunun somut göstergesidir. fiimdi ise patlak veren bu son krizle birlikte, her ne kadar diplomatik yollara baflvuruluyor gibi görünse de, birbiri ard - na gerçeklefltirilen tatbikatlar, belli bölgelere giderek daha fazla say da yap lan silah ve askeri y naklar, önümüzdeki sürecin yeni iflgal savafllar na gebe olma ihtimalinin yüksek oldu unu göstermektedir. Bu yönlü haz rl klar hala ran a dönük Bu kan denizinden k z l günefl do acak bir sald r y kapsamaya devam etmekte. Son olarak, bir ülkenin ordusuna dönük ilk kez denebilecek, akl mant zorlayan bir kararla, ran Devrim Muhaf zlar n n terör örgütü ilan edilmesi, buraya dönük sald r niyetinin korundu unu göstermektedir. Fransa gibi faflist önderliklerin ifl bafl nda oldu u emperyalist ülkelerin yetkilileri insanl k büyük bir savafla haz r olmal aç klamalar yaparak, emperyalist sald rganl k savafllar n n, sadece olas bir ran sald r s yla s n rl kalmayabilece ini ve geniflleyerek sürece ini ima etmekteler. Askeri sald rganl n öne ç kt kriz dönemleri, ayn zamanda içeride iflçiemekçi y nlara dönük ekonomik-demokratik hak gasplar n n daha rahat hayat geçirildi i, hatta temel hak ve özgürlüklerin neredeyse tamamen ortadan kald r ld dönemler olmaktad r. Sistemin giderek çöktü ünün göstergesi olan bu sald r lar, ayn zamanda egemenlerin korkusununun da yans mas olmaktad r. Çünkü bu sald r lar n ezilen halklarda ortaya ç kard ve giderek büyüyen öfke, sistemdeki çatlaklar her geçen gün büyütmektedir. Örne in, tüm dünyada iflgal sald r lar - na paralel olarak gerçekleflen sosyal y k m sald r lar, iflçi-emekçi y nlar n, Asya dan Afrika ya, Amerika dan Avrupa ya dört bir yanda grevler vb. eylemlerle bu sald r lar geri püskürtme mücadelelerine sahne olmaktad r. Egemenlerin korkusunu büyüten de budur. Bu korkunun d fla vurumu ise kendini, sadece sosyal y k m sald r lar na daha da h z verilmesi olarak göstermekte. Temel hak ve özgürlüklere dönük sald r larda sosyal y k m sald r lar eflli inde artmaktad r. Ç kar lan her anti-demokratik yasa, ard ndan bir sosyal y k m sald r s n da beraberinde getirmektedir. Emperyalizm her kriz döneminde oldu u gibi, krizden ç k fl n yollar n yine geçmiflteki yöntemlerde/araçlarda arama çabalar n da sürdürüyor. Bunlar n bafl nda ise, hedef flafl rtmaya ve de en önemlisi, iflçi s n f n ve de halklar karfl karfl ya getirmeye hizmet eden rkç -faflist dalgay, hem de dünyan n dört bir yan nda, özel bir çabayla yükseltme giriflimleri geliyor. Tüm bu çabalar n ve en önemlisi de askeri iflgal vb. fiili sald r lardan, hem de aç k yenilgilere ra men, vazgeçmek bir yana, yeni sald rganl k-iflgal alanlar yaratma çabas n sürdürme dürtüsünün ard nda yatan da, yukar da da vurgulad m z korkudur esas nda. Burjuvazi bu yönlü korkusunda ne kadar hakl oldu unu ilk kez 1871 de görmüfltü. Tüm Avrupa da yükselen s n f mücadeleleri, Frans z proletaryas n n iktidar olan Paris Kömünü ile taçlanm flt. Alman ve Frans z egemenlerinin ortak sald r lar sonucu k sa sürede da lan Paris Komünü, 100 bin emekçinin katledilmesine karfl n, dünya proletaryas n n, k sa süreli de olsa ilk iktidar deneyimi ve böylelikle de en önemli kazan mlar ndan biri olmufltu. Avrupa da hüküm süren açl k, yoksulluk ve sömürüye karfl yürütülen mücadeleler olanca h z yla sürerken, Paris Komünü nünden 46 y l sonra komüncülerin akan kanlar ndan oluflan kan denizi bir k z l günefl daha do urmufltu. K z l günefl bu defa, 25 Ekim 1917 de, Çarl k Rusya s ndaki iflçi-emekçilerin mücadelesi ve bu mücadelenin ulaflt zaferle do mufltu. Avrupa proletaryas n n 19. yy. boyunca eline geçirmek için mücadele etti i ve Paris Komünü gibi k sa süren zaferlerin ve bir dizi yenilginin dersleriyle dolu savafl m n, Rusya n n çeflitli milliyetlerden emekçileri kazanm flt. S n f mücadelesinin ve bu mücadelenin ba r ndan ç kan kardeflli in, eflitli in, eme in, k - sacas insanl k onuruna dair bir dizi de erin ad olan Ekim Devrimi, 90. y l na girdi i flu günlerde dünya proletaryas na umut olmay sürdürüyor. Rus Sosyal Emperyalizmi nin 90 lar n bafl nda çökmesiyle birlikte zafer naralar atanlar, sosyalizm öldü, s n flar ortadan kalkt vb. demagojilerle s n f mücadelelerini tasfiye etme çabas na girenler, bunun nafile oldu unu bugünlerde daha da iyi anlam fl bulunmaktalar. Çünkü çöken, biten, yok olan, yani yenilen Ekim Devrimi de il, elli küsur y l hakimiyet süren modern revizyonizmdi. Bugün dünyan n dört bir yan nda yükselen grevler, eylemler ve daha bir dizi hak arama mücadelesinde, s n f perspektifiyle ele al nan mücadele say s az msanmayacak kadar çoktur. Yine Filipinler, Hindistan, Nepal ve daha say s z ülkede yükselen sosyal kurtulufl mücadeleleri, emperyalistlerin ve Siyonistlerin tüm bo ma çabalar na karfl n atefli hala sönmemifl olan ve eski yak c - l yla aya a dikilmesi an meselesi olan Filistin intifadas, iflgalcilere karfl giderek daha güçlü ittifaklar oluflturan Irak taki iflgal karfl t direnifl, hepsi ama hepsi, dünyay giderek daha büyük bir kan denizine dönüfltürmeye çal flan emperyalistlere ve onlar n her türden uzant lar na korku, halklara umut olmay sürdürüyorlar. Paris Komünü nün y k nt lar aras nda sa kalabilen komünar E. Pottier, o an Enternasyonal fliirinde flöyle tan ml yordu. Bu kan denizinin ufkundan/ K z l bir günefl do acak ve o k z l günefl Paris Komünü nden 46 y l sonra, bugünlerde 90. y l n dolduran Ekim Devrimi yle do uyordu. Ve bugün de, emperyalistlerin döktükleri kanlardan oluflan kan denizinden ve de iflçiemekçi y nlara dönük açl k, yoksulluk, sosyal y k m ve türlü zulümün ba r ndan, er geç k z l günefl do acak. Bundan en küçük tereddüt duyulmas n!

15 Tarihten sayfalar İşçi-köylü Kasım 2007 Ç l m z öfkemizin mayas olacak 12 Kas m 1999 Düzce Depremi... Sars nt lar n enkaza çevirdi i sadece binalar olmad. Yüzlerce insan n hayat yd enkaz y n na dönen. Yüzlerce ac Kas m 1999 da kimimiz annemizi kaybettik kimimiz babam z ya da kardeflimizi. Unutur muyuz o ç l klar... Biz unutmad k... Ç l m z öfkemizin mayas olacak Çabuk büyü çocuk, çabuk büyü olur mu? Gerçi flansa büyüyor ve yafl yorsun ama Kim bilir kaç gün akl na düflen ama diline dökemedi in sorular ve ç l klar aras nda Kim bilir belki fleker istedin, belki ekmek ya da belki de bir çift çeflmeden ten s - cakl nda süt ak tan hani istedin istedin olmad. Çabuk büyü çocuk, çabuk büyü olur mu? Gülümsemiyorsun Gözlerinin s z lanm fl haritalar na süt kokulu güller ekilmemifl belli Bilmiyorsun. Çocuksun daha Yafl yorsun da Lizbon Depremi nden sonra tap naklarda, yaflanan felaketlerin ilahlar n gazab oldu u söylenmiflti: Bu ac lar sizin itikad n z denemek için... demiflti din adamlar ; Bütün bu çektiklerinize ra men yine de inanc n z kaybetmezseniz, ahrette ödülünüz çok daha büyük olacak. Ama insanl k, itikad n yüzy l ndan, akl n yüzy l na giriyordu art k... Kar nlar hurafelere doymufltu. Voltaire o dönemde ortaya ç k p, yaflanan ac lara kutsal k l flar dikilmemesini söyledi: Bu yaflad klar m z n tanr sal adaletle bir ilgisi yok dedi, Yaflad m z tamamen bir do a olay d r. Hadisenin teolojik de il, jeolojik oldu u gerçe i, tutucu çevreleri aya a kald rd tabii... Lakin Voltaire dinci tepkilere ra men, inançla savundu depremin fiziksel nedenlerini... Ama orada durmad düflüncenin serüveni... Voltaire in karfl s na da Jean Jack Rousseau dikildi. Ve bir ad m daha ileri att. Yaflad m z ac lar n nedeni sadece jeolojik de ildir dedi Rousseau: nsanlar deprem de il, yoksulluk öldürüyor. Çünkü depremde ölenler yoksullard. Zenginlerin binalar na bir fley olmad - na, tedavileri daha çabuk yap ld na, buna karfl n depremin gazab sadece y - k k dökük evlerde periflan yaflayanlar vurdu una göre ac lar n nedeni baflka bir fley olmal yd. * flte o baflka fley insanlar aras ndaki eflitsizlikti. fiimdi ucuza mal edilmifl çürük beton kolonlar n binlerce cana mezar oldu u Marmara da Bu bafl n za gelenler yaflad n z günahkâr hayata karfl Tanr n n gazab diyen hocalara, üniversitelerin yerbilimcileri Hay r, bunlar yer haritalar nda gördü ümüz çatlaklar n eseri diye karfl l k veriyorlar. Ölenlerin toplumsal tipolojisini aç klamaya teologlar n ya da jeologlar n gücü yeter mi? Ayn büyüklükteki deprem Japonya da raftaki bardaklar bile titretmezken bizde koca kasabalar yerle bir ediyorsa Bafl m za gelenler günahlar m z n bedeli ya da Ölümler k - r lan fay hatt n n eseri izahat bize yeter mi? Katilimiz yoksulluk kardefller! Fukaral ktan, bütün bu dertler... Sistemin aynas depremzedeler 8 y l önce yerle bir olmufl binalar n gölgesinden zihnimizde pek çok görüntü kald. Enkaz y n haline gelmifl binalar n aras ndan ç kar lan cesetler, ac içinde inleyen insanlar, yak nlar n yitirmenin ac s n yaflayanlar ve y k m n ilk an ndan sonra ortaya ç kan yoksulluk tablosu Büyüklerimiz görmek istemeseler de Düzce, y k m n ve ac n n yafland koca bir afet bölgesi haline geldi. Haritaya bak p da onlar n medeniyetin tam göbe inde olduklar n sanmay n. Kurduklar barakalarda kaderleriyle bafl bafla yaflad lar uzun zaman. Ne kad n kad n gibi ne de çocuk çocuk gibi yaflayabildi. nsan insanca yaflayabiliyor mu ki bu memlekette En çok da içimizi ac tan görüntü, televizyon ekranlar ndan her fleyden habersiz bizim merhametimizi ölçmek ister gibi masum gözlerle bakan çocuklar oldu galiba. Hani flu ç plak, çamurlu ayakl çocuklar Evsiz kalm fl çocuklar -onlar n hiç evi olmad ki- demirinden, kumundan, çimentosundan çal nm fl bir eve ev der misiniz? fieker de yiyebilsinler, Dokunmay n gökyüzüne Çocuklar da büyüsünler diyor flair. Nerede ve nas l? Açl n, yoksullu un ac mas zca onlar vurdu u bir ülkede mi? On iki-on üç yafl ndaki çocu un terörist diye kurfluna dizildi i bir ülke de mi? Buz so u u, rüzgâr kesi i havalarda selpak sat p, araba cam silerek bir lokma ekmek telafl n yaflad bir ülkede mi? Nerede? Gözlerinin her bir an, her bir karesi bir parça kan, bir parça kurumufl dudaklar, bir parça ezilmifl bir beden, bir parça sonu gelmemifl bir yaflam ç l, bir parça da ceset kokusu Ve ölüm Tan yor mu, anl yor mu? Ac öyle büyük ki tan m na ve anlam na varam yor akl. fiimdi deprem olsa Depremden sonra yaflananlar, Türkiye nin genel durumunu yans t yor asl nda. Ne var ki bizim ülkemizde afetten sonra yaflananlar baflka bir afet sanki... Yine deprem olsa jeologlar ç k p, dün yapt klar gibi yar n da k r k fay hatlar ndan dem vurup Bekliyorduk, uyarm flt k diyecek, Deprem öldürmez, ihmal öldürür manisini yineleyeceklerdir. Yaflayan biliyor. Yetkilisinin ya da etkilisinin ne dedi inin bizce önemi yok. Yapt k dedikleri birçok fley, hayat m zda karfl l olmayan fleyler. Bugün deprem olsa yine binlerce insan ölür. nsanlar hâlâ hasarl binalarda oturmaya devam ediyorlar. Kimilerinin d fl duvarlar nda çatlamalar var. Deprem nedeniyle devam etmekte olan davalar n ço u ise depremden sonra verilen bilgilere göre, sonuçland ama hiçbir müteahhit ceza almad. Yaln z, kendi evini yapm fl olan bir vatandafl evi y k ld için ölüme sebebiyetten ceza ald. 12 Kas m da y k lan sadece yap lar de ildir. Ortaya serilen tablo, çürürken toplumsal yaflam n bütün hücrelerini de çürüten siyasal ve toplumsal bir süreci apaç k gözler önüne seriyor. Son zamanlarda Marmara da deprem olas l üzerine söylentiler var. Peki yüz binlerce plans z, denetimsiz ve kaçak yap n n çat s alt nda on milyonu aflk n insan n bar nd stanbul, geliyorum diyen bir depreme karfl haz rlan - yor mu? Ortada buna yönelik bir olgu görünmüyor. Ama, mezarl k ve ceset torbalar n n haz rl klar ndan herkesin haberi var. Baflta sordu umuz soruya geri dönelim; flimdi deprem olsa, de iflen bir fley olur mu yurdum topraklar nda? 17 A ustos ve 12 Kas m depremlerinin yol açt felaket bize Türkiye de de iflen bir fley olmad n aç kça gösteriyor. Bugün deprem olsa sistem yine göstermelik çözümlerle halk oyalamaya, felaketin üstünü örtmek için depremler olmam fl gibi davranmaya devam edecek. Ülkenin en önemli sanayi tesislerini yüzy llardan beri depremlerin oldu u bilinen bölgeye kuran, sanayinin ucuz emek depolar için insanlar n bölgeye akmas n teflvik eden, elveriflsiz zeminleri, verimli tar m topraklar n iskâna açarak insanlar n hayat ve paras yla ödedikleri ve alt nda kald beton bloklar n dikilmesine seyirci kalan sistem, bu felaketin sorumlular n yine ortaya ç karmayacak, ba r nda saklayacak. Medya, her deprem sonras nda oldu u gibi, felaketin sorumlular olarak birkaç müteahhidi keflfedip, süreci yine bunlarla s n rlayacak ve bütün sorumluluklar örtbas edecek. K sacas bilinen görevler yerine getirilecek. Yani h rs zl k koalisyonunun ve suç zincirinin halkalar yine ortaya ç - kar lmayacak ve geriye sadece y k lm fl evler ve yaflanan ac lar kalacak ve maalesef galiba bize de bu ac ç l klar yazmak düflecek. *Can Dündar Kültür-sanat Eme in Ressam Avni Memedo lu Türkiye de en k y da köflede kalm fl sanat dallar ndan biridir resim sanat. Yaklafl k yüz y l kadar önce bat l laflma politikalar n n bir aya olarak Avrupa dan ihraç edilmifl burjuva sanat n n taklitleri ile Osmanl dan kalma resim yasa yerini Avrupa resmine b rakm flt r. Bu süre içinde hep Türkiye halk ndan uzakta kalm fl-b rak lm fl resim sanat, ülkemizde bat taklitçilerinin etkisinde hastal kl bir geliflim seyri içinde var olmaya bafllam flt r. Bu durumdan kendini s y ran az say da sanatç ç kabilmifltir. Bu da ancak bilinçli bir ideolojik tercihin verdi i güçle gerçekleflmifltir. Bu sanatç lar m zdan en çok öne ç kan ve s yr lman n ötesinde devrimci bir bilinçle burjuva sanat taklitçilerine savafl açan büyük usta Avni Memedo lu dur. S n rl ve deforme edilmifl bilgilere sahip oldu umuz Türkiye plastik sanatlar tarihi aç s nda Avni Memedo lu nun yap tlar ve yaflam k ymetli bilgiler sunuyor. Bir dönemin baflkahramanlar ndan biri olarak devrimci, sosyalist-realist sanat ak m n n Türkiye de somut olarak uygulanmas n sa layan ve bunun için önderlik yaparak, devrimci ve muhalif sanatç lar bir araya getiren Avni Memedo lu, sadece eserleriyle de il duruflu ve yaz lar yla resim sanat na devrimci bir soluk getirmifltir. Sanat sanat içindir slogan yla resim sanat - n yozlaflt rma malzemesi yapan kapitalist-emperyalist düzen kültürüne karfl her zaman halk n yan ndaki yerini korumufl ve yaflam n gerçek sahiplerinin güzelliklerini resmetmifltir. Avni Memedo lu elbette bu bilinci ve gücü ait oldu u s n ftan alm flt r. Emekçi bir halk çocu udur, 1917 Devrimiyle yay - lan fl k ona da ulaflm flt r. Zorluklar içinde geçen yaflam n kendi kaleminden ç - kan yaflam öyküsünde flöyle anlatmaya bafll yor: 1924 y l nda Erzurum un Aflkale ilçesinin Tafla l köyünde, yoksulluklar içerisinde dünyaya gelmiflim. Çevremi ve dünyay, s rt mda y rt k ve yamal bir entari, yal nayak ve bafl kabak, köyün tozlu yollar nda, insan ve hayvan pisliklerinin, kül ve çöp birikintilerinin oluflturdu u çöplüklerde, tezek kalaklar n n aras nda, köy koflullar n n zoruyla çocuk yaflta pefline koflturuldu um kuzu ve danalar n çobanl nda, Temmuz ve A ustos aylar n n amans z s ca alt nda bir iki urup bu day karfl l, onun bunun tozlu harmanlar nda döven sürmede tan - d m. Yaflam pek çok Anadolu insan n n yaflad zorluklarla bafllam flt r Avni Memedo lu nun. Geçim s k nt s, yoksulluk ve hastal k pefllerini hiç b rakmam flt r. Küçük yaflta babas n hastal k ve ilaçs zl k yüzünden kaybedince e itimini ve masraflar n enifltesi Fikri Sayg n üstlenir. Memedo lu enifltesinin yaflam nda ve kiflili inde derin etkileri oldu- unu ifade eder. Onu mant ki yönü a r basan, samimi ve gerçekçi, cehalete ve yobazl a düflman bir kiflilik olarak tan - t r bizlere. Okul y llar nda yaflad bir olay onu okuldan so utur. Okudu u Haydarpafla Lisesi nin müdürlü ünü yapan sadist ve dayakç olarak tan mlad Fen Bilgisi ö retmeni Memedo lu nu s n fta çok ciddi biçimde döver, hem bedenini hem de onurunu ciddi flekilde zedeler. Bu olaydan sonra Memedo lu okuldan ayr l r. Daha sonra Güzel Sanatlar Akademisi ne girme iste ini enifltesine açar ve 1944 Eylül ay nda 3.lük derecesiyle stanbul Güzel Sanatlar Akademisi nde okumaya hak kazan r. Resme duydu u tutkuyla bu zorla s navdan baflar yla geçen Memedo lu burada arad n bulamayacak ve akademideki pek çok hoca onun yaflam n n içinden çizdi i köylü figürlerinin ve fikirlerinin karfl s nda duracakt r. O dönem Cemal Tollu adl ressam n atölyesinde ders almaktad r ve birebir onunla ciddi sorunlar yaflar. O dönemi Memedo lu flöyle anlatmaktad r: Mücadele etmenin huzuru Memedo lu üniversite y llar nda devrimci düflüncelerle tan flm fl ve lerici Gençler Birli i ne kat lm flt. O y llarda yaflad tüm s k nt lara ra men devrimci mücadele içinde oluflunun kendi içinde yaratt hisleri flöyle anlat yordu: Paras z, besinsiz, yar aç F nd kl daki akademiye çok kez yaya gidip geliyordum, ama sosyal ve psikolojik aç dan rahat ve huzur içersindeyim. Avni Memedo lu huzur içindeydi çünkü sömürüye, zulme karfl mücadele içindeydi. Onursuzca geçirilen bir yaflam yerine aç ve zorluklar içinde de olsa do ru olan yerde olman n verdi i huzur onu mutlu k l - yordu y l nda Memedo lu akademideki atölyesinde çal flmaktayken okula gelen birkaç sivil polis Memedo lu ve arkadafllar n gözalt na ald. Yürüttükleri devrimci mücadele elbette baz lar n huzursuz etmiflti. Bu gözalt nda Memedo lu ve arkadafllar iflkenceler eflli inde sorgulan r. Tüm dayak ve iflkenceye ra men yöneltilen iddialar kabul etmeyen Memedo lu hiç unutamad bu sorgulardan gururla ç kar. Resim sanat n n egemenlerin elinde bir sald r arac na dönüfltürülerek halktan kopuk ve bat taklitçisi bir hale geldi inin fark nda olan ve buna s n f bilinciyle karfl durmak isteyen Memedo lu Yenidal Grubu nun kuruculu una giriflir. Yenidal Grubu nda bir araya gelen sanatç lar olarak resim sanat n elinde tutan uflak ve ajan elit gruba bir alternatif olarak ç karlar. Grup üyeleri aras nda Seramist Nejat Tözge, Ressam Marta Tözge, Ressam Kemal ncesu, Ressam hsan ncesu, Ressam Hikmet Aksüt ve Heykelt rafl Vahi ncesu bulunur da ilk sergilerini Beyo lu fiehir Galerisi nde açarlar. Çal flmalar na devam eder ve iki y l sonra 1961 de ikinci sergilerini yine fiehir Galerisi nde açarlar. Fakat bu sergileri faflizmin azg n sald r s na u rar. Serginin beflinci gününde komünizm propagandas yapt klar gerekçesiyle sergisi bas - l r, gözalt na al n rlar ve 15 eserine el konulur. Tam 50 gün gözalt nda tutulurlar. Yine bask ve iflkenceyle geçen gözalt süreci ifllerinden olmalar na neden olacakt r. Ama en ac verici olay Ressam Marta Tözge nin gördü ü bask ve iflkenceden dolay ruh sal n kaybedecek olmas d r. Marta Tözge y llarca tedavi görecek ama eski sa l na kavuflamayacakt r. Bu olaydan sonra grup y llarca bir araya gelemez, fakat Memedo lu çal flmalar na devrimci duruflundan ödün vermeden devam eder. 17 kiflisel sergi açar. 30 eseri yarg lan r y l nda 74 yafl nda yaflama veda edene kadar, maddi s k nt lar içinde, küçük atölyesinde büyük elli iflçi figürlerini ve yeni resimlerini çizmeye devam eder. Ölmeden önce yazd yaz lar nda devrimcilere sitem etmekten geri durmaz. Türkiye topraklar nda yeteri kadar bilinmeyen ve anlafl lamayan resim sanat biz devrimcilerin sahiplenip de erlendirdi i bir alan olmam flt r. Memedo lu da 30 eserinin komünizm propagandas yapmaktan yarg lanm fl olmas na ra men devrimci ve muhalif kesimin kendisine sahip ç kamad ndan bahseder. fiu an hayatta olmasa da O nun Türkiye de halka ve halk sanatç lar na vermeye çal flt düflünce, resimlerinde yaflamaya devam ediyor. Sosyalist-realist ya da toplumcu-gerçekçi diye adland rd m z sanat ak m devrimci ve komünistlerin kabul gördü ü bir sanat ak m d r ve elbette bu sistemin birer uzant s olan sanatç ve sanat kurumlar nca küçük görülmüfl, arka planda tutulmufltur. Ne yaz k ki bugün stanbul Modern Sanat Müzesi ne gitti imiz de sergilenen eserler içinde Cemal Tollu, Zeki Faik zer gibi o dönemin uflak karakterli akademist sanatç lar n n resimleriyle karfl lafl rken, ölene kadar f rças n b rakmam fl Avni Memedo lu gibi sanatç lar n resimleriyle karfl laflam yoruz. Elbette devrimci, ilerici karakterli sanatç lara sahip ç kacak olanlar sistem kurumlar de il ancak bizler olabiliriz. Alternatif bir kültür yaratma amac ile kurulan MKM 16. y l n coflkulu bir flölenle taçland rd. Konser 20 Eylül 2007 tarihinde Harbiye Aç k Hava Tiyatrosu nda gerçekleflti. Demokrasi mücadelesinde yaflam n yitirilenler için yap lan sayg duruflu ile bafllayan etkinlik, Kürt ozanlar n n oluflturdu u dengbejlerin ve MKM nin ilk müzik grubu olan Koma Çiya n n dinletisiyle devam etti. Saat da bafllayan konserde daha sonra MKM ye eme i geçenlerin konuflmalar n n bulundu u ve Kürt ayd nlar ndan Mehmet Uzun için haz rlanan sinevizyon gösterisi sunuldu. Ard ndan program sahne alan Kaç r lmamas gereken bir sergi Avni Memedo lu nun resimlerini görebilmek için güzel bir f rsat önümüze geliyor: 6 Kas m 2007 günü Sorun Yay nlar Kolektifi Kültür Salonu nda sergisi aç l yor. Bir döneme tan kl k etmifl, yarg lanm fl, ressam yla tutsak düflmüfl bu resimleri görmek hepimiz için bir görev olmal. Özgürlük ve bar fl isteyen güvercinler, koca elli temiz yüzlü iflçiler, k vr mlar nda bile hüznü bar nd - ran kuru dall a açlar gerçek görücüsüyle buluflmay bekliyor. Sergi salonu adresi: Akb y k De- irmeni Sokak No: 33/A Sultanahmet Eminönü- stanbul Yaz ve an lar yla Türkiye sanat tarihine gerçekçi bir tan k Avni Memedo lu nu anarken bahsetmeden geçemeyece imiz bir kitap: Politika-Sanat-Estetik yolunda.. Eme in Ressam Avni Memedo lu. Yaz l belgeler, sanatç n n kendi anlat mlar ve yap tlar n n bir araya getirildi i bu kitap sterilize edilmifl bilgiler sunan akademi kitaplar n n aksine bize Türkiye de resim sanat n n geliflimi hakk nda ciddi bilgiler sunuyor. Bir biyografiden öte ciddi bir tan k. MKM 16 yafl nda MKM büninde faaliyet yürüten Koma Gulê Xerzan, Rojda, MKM halkoyunlar, Vengê Sodiri, Tiyatra Jiyana Nu ve Koma Asmin le devam etti. Rojda sahnedeyken Kürt ulusuna yönelik tahammülsüzlükle konsere müdahale etmek isteyen polis konser alan n ve çevresini abluka alt na ald. Koma Asmin sahnedeyken aç lan pankart gerekçe gösteren polis, konserin normal süresinden erken bitirilmesine neden oldu. Bütün engellemelere ra men Oldukça coflkulu geçen konser sonras MKM yöneticileri polisin bu tavr na iliflkin suç duyurusunda bulunacaklar n belirttiler. ( stanbul)

16 2-15 Kasım 2007 İşçi-köylü 15 Gençlik Emperyalizmin e itim üzerine politikalar çöpe! E itim bir ülkenin co rafyas n n ve onun üstünde konufllanan emperyalizmin en çok önemsedi i ve iktidarlar n sa lamlaflt rma görevini üstlenen bir kurum halindedir. E itim mevcut iktidarlar ve devleti ayakta tutan güçlü bir dayanak haline gelmifltir. Günümüz ve öncesi toplum düzenlerinde e itime yüklenen ifllevi; var olan üretim iliflkileri çerçevesinde istihdam edebilmek üzere haz rlama ve istihdam edilmek üzere uyumlaflt rmad r. Bu durumun yaflad m z toplumda gözle görülür birçok örne i bulunmaktad r. 80 öncesi e itim kurumlar ve üniversiteler; özgürlükleri ve haklar için direnip, faflistlerin karfl s nda bir dinamik görevi görmekte iken, 80 sonras nda bu kurumlar n bu özelliklerinin yok edilmesi için; e itimi standart bir hale getirmek için YÖK kurulmufltur. YÖK le birlikte özgür irade, üretkenlik gibi insani güzellikleri budamak; korku, bencillik ve sevgisizlik dolu bir bireyin yarat labilmesi için uzun, planl ve bask - c bir u rafl vermifltir. Öznenin irade kullanan, üreten, yön veren özelli i bir tehlike olarak alg lanm fl, bunun yerine e itimsiz olan n e itilerek evcillefltirilme si tercih edilmifltir. MEB ve kuruluflundan sonra YÖK bir arada uyum içinde çal flarak, emperyalizmin e itim-ö retim ihtiyaçlar do rultusunda gençlik kufla n n pazar ekonomisine göre flekillendirilmesiyle görevlendirilmifltir. Bu flartlar içinde ö renciler okula ad m att ndan itibaren bireyci, rekabetçi, kariyerist, faflist bir program fl nda yo rulmaktad r. Amaç tek yanl, uysal, robotlaflm fl bir gençlik yaratmakt r. Bologna Süreci nin kendisini hissettirmeye bafllad son y llarda, gençli in e itim haklar n n elinden al nmak istenmesi ön plana ç kmakta ve bu kadarla da kal nmamakta; meslek haklar da ciddi bir tehlike içine sokulmaktad r. Bologna Süreci ile müfredatlardan not sistemine kadar pek çok fley aras nda (sözde) bir denklik yarat lmaya çal fl lmaktad r. Bu süreçte özellikle süreç dahili ülkelerin iflsiz nüfusuna dikkat çekilmekte ve sermayenin istedi i niteliklere sahip iflçi bulunamad ndan yak n lmaktad r. Emperyalistler ve uflaklar kendi pazarlar na uflak yetifltirmek için elinden geleni yapmaktalar. Ö rencileri küçük yafllardan itibaren apolitik ve bilinçsiz yetifltirmek istemekteler. Art k neredeyse ilkokula bile s - navla ö renci almaya bafllayacaklar. Hangi mant a uyar ki; ergenlik dönemindeki çocuklara o dönemdeki sorunlar çözme ve onlar farkl dallara (kitap okuma, sanat, kültür, beden e itimi ) yönlendirmek yerine onlar hayatlar n n s nav na sokmak? Ö renciler belli standartlara ayr lm fl liselere girmek için 6. s n ftan itibaren bir robot gibi hem OKS s nav na haz rlan yor hem de hiçbir uzman yard m almadan ergenlik sorunlar yla debeleniyorlar. Farkl standartlara ayr lm fl liseler de, ayr bir gerici politika. Ö renciler OKS denilen s navla Özel okullar- Anadolu-Fen liselerine yerlefltiriliyor. Bu liseleri girifl engelini aflamayan ve yafl n n getirdi i sorunlar çözemeyenlerse ÖSS baflar s ralamas nda en alt s ralarda gezinen meslek liselerine, düz liselere yerlefltiriliyor. Bu liseler ise sistemin resmi bir bak fl aç s yla birer üvey evlat. Bu liselerde ö retmenler do ru dürüst ders bile veremiyor, liselerin kap s nda polisler dikiliyor. Her sene yaklafl k 1.5 milyon ö renci ÖSS ye girmek için birer yar fl at gibi yar flt r l yor. Ve sadece bunlar n aras ndan 200 bini üniversiteli olabiliyor. Olanlar n da halleri ortada zaten. Emperyalistler yaklafl k 1.3 milyon ö rencinin e itim hakk n gasp ediyor ve bununla yetinmiyor, 200 binin de e itim ve meslek haklar n gasp ediyor. Özel üniversitelerde okuyan gençler ise tamam yla pazara ve sermayeye göre yetifltirilmek için büyük u rafllar verilmekte. Özel okullar n giderlerine, devlet okullar ndan daha fazla imkan sa lanmaktad r. Buraya giden ö rencilere özel burslar ayarlanmakta ve okul giderlerinin büyük bir k sm n resmi bir flekilde devlet karfl lamaktad r. Di er özel e itim kurumlar nda da durum ayn. Sadece özel okullar de il dershaneler de alternatif e itim kurumu olarak say lmakta ve devlet sadece koydu u s navlarla sorunlar çözece ini savunmaktad r. Devlet, Fen-Anadolu Lisesi d fl ndaki Düz Lise ve Meslek Grubu Liselerinde e itimi üzerinde atmak için elinden geleni yapm fl ve bunu baflarm flt r. E itimi veren ö retmenlerin de ne derece ö retmen olarak yetifltirildikleri de ayr bir sorun. E itim fakültelerinde ö retmen de il devlet memuru yetifliyor. Ö retmen adaylar - na devlet memuru olma nitelikleri anlat l yor. Bu sisteme ayak uyduran devlet memuru adaylar s navlarla köleli e kavufluyor. Pek çok aday da sözleflmeli kölelik yap yor. Tüm meslek gruplar nda emperyalist politikalar yüzünü aç kça gösteriyor. Tüm hayat s navlarla geçmifl olan gençlik art k can ndan bezme noktas - na gelmifltir. Gençlik art k mesle ini bile s navla alabiliyor. Ö retmeni bile KPSS s nav na sokuyorlar. Bu ö retmenlerin nas l ö renciler yetifltirece i aç kça belli. Mühendise; yetkin mühendislik, ö retmene; KPSS ve sözleflmeli-ücretli ö retmenlik, doktora; aile hekimli i ve yabanc doktor yasas, baz meslek gruplar na da Mesleki Yeterlilik S nav gibi neo-liberal politikalar uygulanarak mesleki haklar n gasp ediyorlar. Emperyalizmin e itim ve meslek haklar m z üzerine oynad oyunlara karfl ç kal m. Taleplerimizi srarla tekrarlayal m: - Mesleki Yeterlilik, Yetkin Mühendislik, Sözleflmeli-Ücretli Ö retmenlik, Aile Hekimli i, Yabanc Doktor Yasas ve yasa tasar lar geri çekilsin! - YÖK la vedilsin! Merhaba Biz Gazi Mahallesi nde bulunan fiair Abay Kunanbay Lisesi nde okuyan LÖB lü ö renciler olarak bir eylem planlad k. LÖB ü tan tan ve ö renci sorunlar üzerine eylemlerdi bunlar. 18 Ekim tarihinde bununla ilgili olarak kufllama çal flmas yapt k. Ertesi gün ise LÖB lü ö renciler olarak yürüyüfl yapmak istedik. Yürüyüflün içeri ini bozmak isteyen polis provokatörlük yapmak istedi. Ama yapmak istedi ini yapamad. Ve çevrede bulunan çeteler kavga edeceklerdi. O üzücü olay da yap lacak olan eylemimizi etkiledi. - ÖSS, OKS, KPSS vb. s navlar e itim ve mesleki haklar m z elimizden almakta. Bu s navlar kald r ls n! - Bologna Sürecinden ç k ls n! - Özel üniversiteler baflta olmak üzere tüm özel okullar kapat ls n! - Mezuniyet sonras nda kadrolu, ifl güvenceli, sendikal yaflam garanti alt na al ns n! Haklar m z savunal m. Sesimizi demokratik halk gençli ine ulaflt ral m. DKÖ lere, devrimci gruplara, s n ftaki ö rencilere, herkese bunlar anlatal m. YDG yi ve di er yay nlar m z mümkün oldu unca fazla kitlelere ulaflt ral m. Emperyalizmin pervas z sald r lar na karfl devrimci gençli in yok edilemeyen devrimci enerjisini ve halk na ba l l n göstermek aç s ndan f rsatlar - m z iyi de erlendirelim. YDG çat s alt nda örgütlenelim! (Sivas YDG) Bunun üzerine biz LÖB lü ö renciler caddeyi trafi e kapatarak eylemimizi yapt k ve eylemin olaca- n ö renen okul yönetimi ö rencilerin eyleme kat lmamas için okuldaki ö rencileri okul d fl na b rakmad. Biz ve ö renci aileleri okul yönetimini protesto ettik. Eylemimizde Liseliler LÖB lerde örgütlenmeye, Polis-idare iflbirli ine son, Faflist polis okulumuzdan defol, Birlik, mücadele, zafer fleklinde at lan sloganlar n ard ndan eylemimizi sonland rd k. (fiair Abay Kunanbay Lisesi LÖB lüler) Yeni dönemde üniversite gençli inin demokratik ve akademik sorunlar - n n giderek boyutland n yaflam n her an nda gözlemlemekteyiz. Bu konuya yönelik çal flmalar m z yo unlaflt raca- m z flüphesizdir. Sistem ve toplum içerisinde bireyin kendini ifade etmesinin, hakk n aramas n n engellendi i bir ortamda üniversitelerin ba- ms z, ayr bir konumlan fl olamamaktad r. Aksine üniversiteler bu konuda fikirlerin en özgürce ifade edildi i yerler olmas gerekirken en bask - c kurumlar haline dönüflmüfltür. Bir anlamda aile içi hiyerarfliden kopmak, daha çok ipleri eline almak isteyen gençlik için üniversiteler ayr bir anlam da tafl yorken, birçok ö renci için bu, hayal k r kl klar yla sonuçlanmaktad r. Yaflam koflullar n n giderek daha kötüye gidifli, ekonomik sorunlar, bar nma olana, e itim ve ö retimde tatminsizlik (yoz bir e itim), ifade özgürlü ü, demokratik kat l m arzusu, sosyal ve kültürel gereksinim gibi daha sayabilece imiz birçok yaflamsal faktör ö rencilerin üniversitelerde bo ufltu u sorunlar yuma halini alm flt r. Emperyalizmin hizmetindeki üniversite Bütün bunlarla birlikte söz konusu olan; plan n, içeri ini ve hedeflerini emperyalistlerin belirledi i, Türkiye nin de dahil oldu u Bologna Süreci nin getirdi i/getirece i sorunlar hesaba katt - m zda pek de parlak olmayan bir gelecek önümüzde durmaktad r. Tan - m n n yeniden yap ld, emperyalistlerce yeni misyonlar biçilen üniversiteler, piyasac anlay flla AYA* hedefi, YÖK ün yeni misyonu ve görevlerimiz hareket ettirilmekte, esas görevleri olan bilgiyi halkla paylaflmak, toplumun yarar için çal flan fertler yetifltirmek yerine; piyasa için adam yetifltiren ve sahip oldu u bilgiyi s n rs z bir flekilde piyasaya sunan bir yap land r lma içerisine daha fazla girmektedir. Bu da üniversiteleri toplumdan koparmakta, bir di er deyiflle halk gençli inin e itim hakk n elinden almaktad r. Bu süreç bu flekilde iflledi i oranda da üniversitelerin kâr eden ve kâr etmeyi amaçlayan kurulufllar, bir nevi flirketler haline getirilmesi, paral e itim modelinin kendi içerisinde boyutlanmas ile birlikte harç ücretlerinin artt r lmas olas l giderek bir gerçeklik halini alacakt r. Emperyalizmin rüyas gerçeklefliyor Burada durdu u yeri yeniden sorgulayan YÖK ün emperyalizmin yar sömürgesi olan ülkemizde konumlan fl da farkl olamamaktad r. Emperyalistlerin her gün yeni bir pazar arad ve bunun için say s z reçeteler sundu u günümüzde e itim alan da bundan nasibini almaktad r. flte YÖK gibi bir kurumun dünya ölçe inde geliflen emperyalist politikalara adaptasyonu burada ifllerlik kazanmaktad r. fiu anda ve ileriki dönemlerde, dünyan n birçok yerinde üniversitelere yönelik benzer politiklar uygulanmaya çal fl lmaktad r. Emperyalistlerin yar sömürgesi konumundaki ülkelerde ünlü üniversitelerin flubelerini açmalar ve hatta bu ülkelerde üniversite kurmalar gelecekte ülkemizde de benzer çal flmalar n olabilece ine dair bir fikir oluflturmaktad r. Bologna Süreci nde birçok AB üyesi olmayan ülke ve hatta kendi raporlar nda da üçüncü dünya ülkeleri olarak adland rd klar ülkeler (Türkiye) sürece dahil edilmifltir. Bunun en önemli nedeni emperyalistlerin bu ülkelerden her zaman oldu u gibi sömürü yoluyla büyük kârlar elde etme çabas nda yatmaktad r. E itim alan da sektör haline getirilmek istenmektedir. Ülkemizde dershanelere ak t lan paran n 10 milyar dolar oldu u söylenmekte ve bu da önemli bir sorun olarak durmaktad r. Bu sadece dershaneler için geçerli olsa da ileride üniversiteler için de benzer bir durumun olmas söz konusudur. Avrupa n n genç nüfus potansiyelinin sürekli bir azal fl göstermesi ve tam aksine ise üçüncü dünya ülkeleri diye adland r - lan, daha do ru bir deyimle yar sömürge ülkelerdeki genç nüfus oran n n sürekli art fl göstermesi emperyalistlerin dikkatini çekmektedir. Ülkemizde bir buçuk milyon insan n üniversite kap lar na dayand göz önüne al nd nda, bu potansiyel emperyalistlerin rüyalar - n süslemektedir. Mersin Üniversitesi nde provokasyonlar tut(turula)mad... Mersin Üniversitesi nde okul-idarepolis iflbirli iyle haz rlanan provokasyon giriflimi devrimci, demokrat ve yurtsever ö rencilerin çabas yla bofla ç kar ld. 22 Ekim günü yaklafl k 15 kiflilik faflist güruh Mersin Meslek Yüksek Okulu önünden bafllayarak Fen Edebiyat Fakültesi önüne kadar h zl ad mlarla bildiri da tarak geldi. Bildiri da t ld esnada polislerin uzaktan kamerayla çekmeleri, oraya provokasyon ç karmak için geldiklerinin göstergesidir. Bildiri da - t p afifl asan faflistlere karfl l k toplu flekilde durarak provokasyon ç karma çabalar bofla ç kar lm flt r. Faflistler ve polisler gittikten sonra afifller parçalanm flt r. 23 Ekim günü üniversite kap s n n önünden Fen Edebiyat Fakültesi ne kadar Teröre lanet yürüyüflü yap lm flt r. Yaklafl k 800 e yak n kiflinin kat ld eylemde ço unlu unun d flardan getirilen ve lise ö rencilerinin oldu u görülmüfltür. Bu eyleme ö retim görevlileri de k yafetleriyle destek vermifltir. Görüldü ü gibi Mersin Üniversitesi ö rencileri bu eyleme ilgi göstermemifltir. Öte yandan eylemde at lan Mersin teröre mezar olacak slogan da Mersin de ve Mersin Üniversitesi nde provokasyonlar n bitmedi ini ve devam edece ini göstermektedir. (Mersin Üniversitesi nden bir YDG li) Yabanc üniversiteler kap m zda Bolonya Süreci için en baflta ön plana ç kar lan, yüksek ö renimde ortakl k yakalama düflüncesi as l amac göz ard etmektedir. Esas olarak bu sorun, e itim alan nda pazar yaratmak için çözülmesi gereken bir zorunluluktur. Avrupa Yüksek Ö renim Alan (AYA) bir pazar projesidir. Dolay s yla, as l amaç e itim alan n Avrupa boyutunda pazara açmakt r. Emperyalistlerin e itim alan için ülkemizde istedikleri gibi at koflturmalar n sa lamakt r. Yak n zaman içerisinde ülkemizde özel üniversitelerin boy göstermesi ve hatta bunlar n önemli bir k sm n n emperyalist devletlerden gelen özel üniversitelerin olmas söz konusu olabilecektir. Emperyalistler Afrika da benzer çal flmalar yürütmektedirler ve buralarda üniversite kurmaya çal flmaktad rlar. flte kredilendirme, derecelendirme, müfredat gibi konularda ortakl k yakalamaktaki amaç da zaten budur. Pürüzleri ortadan kald rd ktan sonra pazarda büyük oyuncular yani özel üniversiteler cirit atmaya bafllayacaklard r. Bu devlet üniversitelerinin konumunu flüphesiz etkiler. Piyasac anlay flla birlikte özel üniversitelerle rekabet edebilmek için, devlet üniversitelerine yönelik a z ndaki baklay ç karmayan YÖK ün Strateji Raporu nda belirtti i üzere, devlet üniversitelerinin rekabet edebilmesi için giriflimci üniversite ve e itimde kalite söylemlerinin uzanaca yol ancak ve ancak harç paralar nda kilitlenmektedir. Bütçelerini art rmak, kâr etmek isteyen üniversiteler bunu ö renciden ç karman n hesaplar n yapmaktad rlar. Di- er at lan birçok ad mda, bunun alt yap s e itimde yeni tan mlamalar yap larak ve yeni e itim modelleri oluflturularak yap lmaktad r. Bunun için ö renci merkezli e itim anlay fl ve Yaflam Boyu Ö renim modeli, üniversiteleri de içine alan genifl bir yelpaze içinde sunulmaktad r. Bu, flu anlama gelmektedir: E itimde ne kadar ilerlemek istiyorsan ilerleyebilirsin. Bu sana ba l. Tabi, bu hizmetimizin milyarlarca lira tutan bedelini ödemek zorundas n. YÖK ün yeni misyonu Meta, ticarileflme, piyasa, pazar vb. kavramlar art k e itim alan için de geçerlidir. Bolonya Süreci bu kavramlarla anlafl labilir. E itimde f rsat eflitsizli inin giderek daha da boyutlanaca, e itimin giderek elit bir kesimin elinde olaca, üniversite kap lar n n halk gençli ine büyük oranda kapanaca gerçekli iyle yüz yüzeyiz. YÖK ün bu noktadaki ifllevi bu politikalar hayata geçirmektir. Bu nedenle ö rencilerin özlük haklar n n, e itim haklar n n hiçe say ld bir ortamda YÖK e karfl yürütece imiz çal flmalar n a rl k merkezi bu yönde olmal d r. YÖK ün anti-demokratik uygulamalar her zaman gündemimizde olacakt r, yaln z YÖK ün bugünkü ifllevi daha çok e itim alan ndaki emperyalist politikalar ülkemizde hayata geçirmektir. Kitleye giderken e itimin bir pazar alan olarak görülemeyece i, e itim hakk n n herkesin en temel hakk oldu- unun alt n çizmek ve buna neden olan n emperyalizmin ta kendisi oldu u, Bolonya Süreci nin amaçlar n n nereye varaca n ve YÖK ün buradaki misyonunu anlatmak gerekmektedir. Bolonya ile ilgili ayd nlat c çal flmalar n yap lmas ve ö rencileri bu konudan haberdar edilmesi çok önemlidir. Bu sayede kitle çal flmam zda politikalar m z n yank bulmas mümkün olabilecektir. 3 Kas m Ankara mitingine ve daha sonras ndaki 6 Kas m a yönelik eylemlerde ön plana ç karaca m z çal flmalar n içeri i bu yönde olmal d r ve her alan m z kendi özgülünde bu konuyla ilgili toplant lar alarak ve kitleyi de bu toplant - lara ça rarak ortakl k zemini yakalanabilir. Her alan kendi özgün çal flmalar - n ortaya koyarak çal flmalar m z zenginlefltirecektir. Tüm arkadafllar m za çal flmalar nda baflar lar diliyoruz. *Avrupa Yüksek Ö renim Alan KEND ATÖLYEN KURMAK STER M S N? AMATÖR SANATÇILAR, SANATA GÖNÜL VERENLER, Ö RENC ARKADAfiLAR: NCE MEMED K TAP KAFE S ZLER DESTEKL YOR. ATÖLYE ÇALIfiMALARINIZ Ç N KARfiILIKSIZ YER TEM N ED YORUZ! ADRES: Kuruköprü Mah. Zaimo lu Oteli Karfl s (CHP Seyhan lçe Baflkanl Yan ) E-POSTA:

17 işçi-köylü Demokratik Halk ktidar çin B Z HALKIZ GELECEK ELLER M ZDED R UMUT YAYIMCILIK VE BASIM SANAY LTD. fit Yönetim yeri: Gureba Hüseyin A a Mah. mam Murat Sok. No:8/1 Aksaray-Fatih/ STANBUL Tel: (0212) FAKS: (0212) Sahibi ve Yaz iflleri Müdürü: Çilem ÖNSEL Bask : Gün Matbaac l k Beflyol Mah. Telsizler Mevkii Akasya Sk. No:23/A K.Çekmece/ stanbul Tel: Genel Da t m: YAY-SAT ISSN: BÜROLAR KARTAL: STASYON CAD. DÖRTLER APT. NO: 4/2 KARTAL, TELEFAKS: (0216) ANKARA: TUNA CAD. ÇANAKÇI fihani NO:11 KAT: 3 DA RE: 32 ÇANKAYA TEL: (0312) Cep: ZM R: 856 SOKAK, NO:48/203 KEMERALTI KONAK, TEL: (0232) Cep: MALATYA: DABAKHANE MAHALLES, BOZTEPE CAD., BABACAN fihani NO: 9 KAT: 1/16 TEL: (0422) Cep: ERZ NCAN: ORDU CAD. ORDU fihani KAT:3 TEL: (0446) CEP: BURSA: SELÇUK HATUN MAH. ÜNLÜ CAD. SÖNMEZ fi SARAYI KAT: 2 NO: 185 HEYKEL, TEL: (0224) Cep: MERS N: S L FKE CAD. ÇAVDARO LU fihani KAT: 3 NO: 118 MERS N AVRUPA MERKEZ BÜRO: WESELER STR AS-DRUCK DUISBURG-ALMANYA TEL: FAKS: Telekom grevi dayan flmayla kazanacak Türk Telekom un özellefltirilmesinden bu yana emekçilerin yaflad s - k nt lardan kaynakl uzun zamandan beri devam eden 7. Toplu Sözleflme görüflmelerinden anlaflma sa lanamamas üzerine Türk Telekom iflçilerinin örgütlü oldu u Haber-ifl Sendikas alttan gelen bas nc n da etkisiyle grev karar alm flt. Haber- fl Genel Merkezi nden yap lan aç klamada, sendika olarak sözleflmenin masa bafl nda bitirilebilmesi için her türlü gayreti gösterdikleri, ancak Telekom yöneticilerinin ayn çabay göstermedikleri vurgulad. flçilerin sendikal mücadeleler sonucu kazan lm fl haklar n n ellerinden al nmak istedi ine dikkat çeken Genel Baflkan Ali Akcan, Bizim sendikal örgütlenmemizi ortadan kald rmak istiyorlar buna izin vermemiz mümkün de ildir. Bu güne kadar yasalar n bize tan d çerçevede mücadelemizi sürdürdük. Bundan sonra da yasalar n bize tan d - en büyük hakk m z olan grev hakk m z kullanaca z dedi. Grev iflçinin bayram d r, çifte bayram yaflamaya haz r olun diyen Ali Akcan Genel Merkez den yapt aç klamada süreci de erlendirmiflti. Görüflmelerden anlaflma ç kmamas üzerine iflçisiyle 16 Ekim 2007 tarihinde Türkiye nin dört bir yan n da grev karar n uygulamaya bafllad lar. Tarihinde ilk defa greve ç kan Haber- fl Sendikas Türk Telekom un Türkiye de çok önemli bir yere sahip oldu unu ve bundan kaynakl grevlerinin baflar ya ulaflaca inanc yla hareket ettiklerini söyledi. Sendika hakk m z, grev silah m z diyen iflçi s n f ise, Türk Telekom iflçilerini çeflitli eylemlerle sahiplenmeye devam ediyor. Türkiye nin dört bir yan nda eylemlerle destek devam ediyor. flçilere sendikalardan destek 24 Ekim 2007 günü Belediye- fl Sendikas, flube baflkanlar n n biraraya geldi- i bir yürüyüfl ile Telekom çal flanlar n n grevine destek verdi. Grevin 9. gününde yap lan destek eylemine Deri- fl, Tez-Koop- fl, Harb- fl, Petrol- fl, Bas n- fl ve Yol- fl sendikalar na ba l iflçiler de kat larak destek verdi. Grev alan nda Haber- fl stanbul 1 Nolu fiube Baflkan Levent Dokuyucu, yapt teflekkür konuflmas nda, Medyan n, iflverenin, hükümetin güç birli i yaparak y kmaya çal flt direniflimiz emekçilerin deste i ile daha da büyüyecektir dedi. Belediye- fl Sendikas 3 Nolu fiube Baflkan Hüseyin Ayr lmaz, bütün sendikalar n Telekom grevi nedeniyle Haber- fl Sendikas na destek amac yla yar m günlük ifl b rakma karar almas gerekti ini söyledi. Gayrettepe de bulunan Türk Telekom Avrupa Yakas Bölge Müdürlü ü önünde bulunan grev alan nda toplanan yaklafl k 150 kiflilik kitle, Telekom iflçisine destek sloganlar att. Biz de grevde olan baz Telekom çal flanlar ndan grevle ilgili görüfllerini ald k: "Grevimizin arkas nday z! 1 May s 2007 tarihi ile toplu sözleflme sürecimiz bafllam flt r. Ne yaz k ki 8 ayd r süren toplu sözleflme sürecinde patronun hiçbir olumlu yaklafl - m olmam flt r. Bunlar n bir tanesi ücret konusudur. Ama flu andaki grevin esas nedeni ücret de ildir, bu konuda bir flekilde anlaflma sa lanabilir. Fakat patronlar n dayatt fludur: Türk Telekom da esnek çal flma ve sendikas zlaflt rma. Sonuç olarak buradaki insanlar kullanmaktalar. Bu süreç bizi greve getirmifltir. Biz grevimizin arkas nday z, grevimizi devam ettirece iz. Bizim buradaki beklentimiz, di er sendikalarda bulunan arkadafllar - m z n da bize destek vermesi. En baflta bunu bekliyoruz. Biz ne kadar sa lam olursak olal m, destek ve birliktelik laz m. Türk Telekom tarihinde ilk defa greve ç km flt r. Daha önceleri belli eylemlilikler olsa da, eylemle grev aras nda ciddi fark vard r. Grev uzun süreli bir eylemdir. Biz bu grev sürecinde hiçbir flekilde geri ad m atmayaca z. Taleplerimiz karfl lan ncaya kadar eylemimizi devam ettirece iz. Destek veren tüm kurumlara sayg lar m z sunuyoruz. Diyoruz ki, bu sadece Türk Telekom un grevi de ildir. Türk Telekom çal flanlar n n sorunu ve mücadelesi de ildir. Türkiye de 80 sonras oluflan, iflçilere karfl yap lan bask ve zulmün sonunda patlayan bir lavd r. Kazanc m z Türkiye nin kazanc d r. Temennimiz bu süreçten baflar yla ç kmakt r. Direniflimizden kaynakl gururluyuz! Nereden bafllayay m bilemiyorum. Öyle çok fley yaflad k ki Bu süreç patronun ak l almaz tutumuyla bafllad. Kazan lm fl haklar m z kaybettirmeye yönelik baz talepleri oldu. Tabi ki biz bu taleplerin karfl s nda durduk. Örgütsüz ve esnek çal flmaya hay r dedik. Bu direniflten kaynakl gururluyuz. Greve ç km fl olman n verdi i gurur d fl nda iflçi s n f na önderlik etmenin gururu var. Sizlerin de gördü ü gibi çok güzel ve coflkulu geçiyor. Bu iflin baflka yolu yok kazanaca z! Duyurmamaya çal flt klar baz fleyler var. Kendi içlerinde çat flmaya bafllad lar, çünkü endifleleri art yor. Anadolu da birçok il Telekom müdürleri iflten al nd. Geriye kalan personelle bu ifli yürütemedikleri için s ra bizimkilere geliyor. Bu gerginliklerini gidermek için bizi y ld rmaya çal fl yorlar, ama y lmayaca z. fiu an iki arkadafl grev sözcülü ü yapt klar için gözalt na al nd lar. Devlet eliyle emniyet güçlerinin yard m yla grevimizi k rmaya çal fl yorlar. Biz direnmeye devam ediyoruz. Grev sözcüleri gözalt nda oldu- u halde arkadafllar greve devam ediyor. Sonunda biz kazanana kadar devam edece iz. Onursuzlu a karfl direniyoruz Yaklafl k 9 ayd r toplu sözleflme görüflmeleri devam ediyordu. Anlaflma olmay nca grev karar al nd. Mücadelemizi sürdürüyoruz. Patronun talebi sendikal mücadeleyi kald r p, sendikas zl dayatmaktad r. Biz de kabul etmiyoruz. Sonuna kadar sendikam z n yan nday z. Mücadelemize devam edece- iz. Ben Türk Telekom Müdürlü- ü nde muhasebecilik yap yorum. Bu grevin ç k fl nedeni ücret de ildir. Buraya uzanm fl uluslararas tekellerin, özel sermayenin ve küresel sermayenin Türkiye üzerinde oynam fl oldu u toplu sözleflmesiz, sendikas z, grevsiz köle düzeyinde çal flmaya yönelik planlar na yaklafl k çal flan n karfl ç kmas, esnek çal flmay kabul etmeyiflidir. Sendikas zlaflt rmay kendimize yap lan bir onursuzluk olarak, iflçilere yap lm fl en büyük hakaretlerden biri olarak görüyoruz. Uluslararas ölçekte küresel sermayenin sald r s karfl s nda iflçi örgütlerinin, daha bütün, konfederasyon ayr m yapmadan s n f baz nda, afla dan yukar - ya do ru örgütlenerek bu yap y genel grevlere kayd rmas gerekiyor. Baflka kurtuluflumuz yok. Burada iyi giden bir durum var. Özellefltirme sürecinden geldik ve belli bir eylemlilik süreci yaflad k. Bunlar yaklafl k 20 y ldan beri devam ediyor. S cak bir süreç. Ama devam ettirip baflar ya ulaflaca m za inan - yorum. * * * Görüfllerini dile getiren iflçiler eylemlerinin sadece ücret sorunu olmad -, sendikal mücadeleye yap lan sald r ya ve haklar n n ellerinden al nmaya çal fl lmas na karfl yap lm fl bir grev oldu u noktas nda vurgu yapt lar. Özellikle di- er sendikalar baflta olmak üzere herkesten direnifllerine destek bekleyen iflçilerin, coflku ve kararl l klar öne ç k - yordu. Yap lan eylem sonunda direnifle sonuna kadar devam edilece i vurgusu yinelenerek, eylem sonland r ld. ( stanbul) Telekom iflçileri Türkiye nin dört bir yan nda eylem yapt Ankara Ankara da Telekom l Müdürlü ü önünde bas n aç klamas yapan Haber- fl Sendikas Genel Baflkan Ali Akcan, Bugün geldi imiz noktada art k çözüm bitti diyerek, anlaflma sa lan ncaya kadar grevlerine devam edeceklerine belirtti. Akcan n aç klamas yla birlikte Telekom l Müdürlü ü kap lar na Bu iflyerinde grev vard r pankartlar as ld. flçiler grev önlüklerini giyerek eylemlerine bafllad. Kocaeli Kocaeli de 450 iflçinin kat ld grev, sendikalar taraf ndan da destekleniyor. Yap lan destek ziyaretlerinde iflçiler, talepleri kabul edilinceye kadar grevi sürdüreceklerini ifade ediyorlar. Diyarbak r Türkiye genelinde grevde olan Türk Telokom un Diyarbak r çal flanlar da direnifllerini sürdürüyor. Türk Haber- fl Diyarbak r fiubesi de Türk Telekom Diyarbak r l Müdürlü ü önünde greve iliflkin olarak bas n aç klamas düzenledi. Çal flanlar müdürlük önünde toplanarak sendika bayraklar ve flapkalar yla Direne direne kazanaca z, Yaflas n onurlu direniflimiz ve Bask lar bizi y ld ramaz sloganlar eflli inde bas n aç klamas düzenlemek istedi. Ancak Diyarbak r Emniyet Müdürlü ü Güvenlik fiube Müdürlü ü ekipleri iflçileri azarlayarak, bas n aç klamas n n bir an önce yap lmas uyar s nda bulundu. T. Haber- fl fiube Baflkan Salih Dafldemir polisin tavr n k nad. Gerginli in sona ermesinin ard ndan bas n aç klamas n okuyan Dafldemir, toplu sözleflme sürecinin t kanmas üzerine greve gittiklerini söyledi. Art k sözün bitti i, eylemin bafllad yerdeyiz diyen Dafldemir, bafllayan grevin, sorunun en k sa zamanda çözüme kavuflturulmas na katk sa layaca n umduklar n söyledi. Batman Haber- fl Sendikas Batman fiubesi üyeleri, Türk Telekom önünde bas n aç klamas yapt. Patronlar n bask s ve hukuk d fl uygulamalar karfl s nda y lmadan mücadelelerini devam ettirdiklerini belirten Telekom iflçileri, sendika olarak temel amaçlar n n ifllerine sahip ç kmak oldu unu kaydetti. Grevde olduklar süre içerisinde iflyeri amirlerinin kablo ba lad n onar m ve bak m yapt klar n kaydeden, Örnek, flunlar dile getirdi: fl yeri ile alakas olmayan flah slar n gizlice çal flt r ld n tespit ettik. Bunlarla ilgili foto raf ve tutanaklar m z mevcuttur. Hukuki ifllemler bafllat lacak, grev k r c l yapanlar hakk nda suç duyurusunda bulunulacakt r. zmir Cumhuriyet Meydan ndaki Telekom Müdürlü ü önünde bir araya gelen Haber- fl Sendikas üyeleri, taleplerini karfl lamayan Telekom yönetimini protesto etti. flyerine grev pankart asan iflçiler, grevlerine bafllad. Haber- fl Sendikas fiube Baflkan Kemal lçio lu, sendika üyesi olmayan Telekom iflçilerinin de deste ini ald klar n aktard. Petrol- fl Alia a fiubesi yöneticileri de, grevde olan Haber- fl üyelerine destek ziyaretinde bulundu. fiube Baflkan Salih Mehmet Ayd n, grevin sadece Haber- fl Sendikas n n de il Türkiye deki tüm sendikalar n ve iflçi s n f n n onur mücadelesi oldu unu söyledi. Ayd n, sermayenin 4857 say l fl Yasas ndan ald güç ile örgütlenme üzerinde her türlü bask y uygulad n ifade etti. Antep KESK Gaziantep fiubeler Platformu grevdeki Haber- fl Sendikas üyesi Türk Telekom iflçilerine destek ziyaretinde bulundu.100. Y l Park nda kurulan grev çad r ndaki iflçiler heyeti karfl lad. Ziyarette k sa bir konuflma yapan KESK Gaziantep fiubeler Platformu Dönem Sözcüsü Yusuf fiahiner, Türk Telekom un ilk kez grev karar ald n hat rlatarak, Türk Telekom çal flanlar n n bu zamana kadar, grev arac n hiç kullanmamas düflündürücü. Demek ki, bu zamana kadar her koflulda çal flmay kabul eden çal flanlara art k çal flamayacaklar flartlar dayat lmaktad r dedi. Adana Türk Harb- fl Sendikas Adana fiubesi, Haber- fl taraf ndan Telekom da bafllat lan greve destek amac yla merkez postanenin önünde bas n aç klamas yapt. Kitle ad na aç klama yapan Türk Harb- fl Sendikas Adana fiube Baflkan Hüseyin Ulukan, iflçilerin onurlu bir flekilde direnifllerine destek verdiklerini belirterek flunlar ifade etti: Bizler y llarca verdi imiz mücadelenin ard nda kazan lan haklar m zdan asla vazgeçmeyece iz. Mersin Türk Telekom çal flanlar n n Türkiye genelinde bafllatt grev, Mersin de çal flanlarla yöneticileri birbirine düflürdü. Kablolar kesilen bir saha dolab ndaki ar za Mersin Telekom Müdürlü ü taraf ndan d flar dan getirilen iflçiler taraf ndan yapt r lmak istenince, Telekom çal flanlar ile yöneticiler karfl karfl ya geldi. Tart flmaya önce Telekom güvenlik görevlileri, ard ndan polis müdahale etti. Ortam gerilince olay yerine Çevik Kuvvet polisi sevk edildi. Grevdeki Telekom çal flanlar ndan Haber- fl Sendikas Mersin fiube üyesi Hüseyin Kap c, yap lan n yasal olmad n ileri sürerek, Türk Telekom eleman n n haricinde hiçbir flekilde d - flar dan eleman çal flt r lamaz. Bu kanunen yasak. fiu anda Türk Telekom grev k r c l yap yor. Biz de buna müdahale ediyoruz. Kanun burada net. D flar dan ar zaya müdahale yap lamaz. Telekom flu anda suç iflliyor. Bu sadece grevin içinin boflalt lmas için yap - lan bir provokedir ve gerekli yasal müracaat m z yapaca z dedi. Telekom çal flanlar, olay bir f rsatç l k olarak de erlendirerek, Bilinçli olarak sanki kablolar biz kesiyormufluz gibi bir görüntü oluflturulmaya çal fl l yor. Hâlbuki buradaki olay her zaman yaflanan ve daha önce bizlerin müdahale etti i ar zalardan sadece biri. Hiçbir Telekom çal flan, telefon kablolar n bilinçli olarak kesmez dedi. Kartal 16 Ekim tarihinden itibaren greve ç kan TELEKOM iflçileriyle dayan flma, eylemin devam etti i günlerde ç gibi büyümeyi sürdürüyor. Birçok sendikan n yan s ra, çok say da kurum, TELE- KOM iflçilerini grev yerlerinde ziyaret ediyor, destek aç klamalar yap yor. Bu dayan flma ziyaret ve eylemlerinden biri de, grevin bafllad 2. gün olan 17 Ekim de, Ac badem Telekom l Müdürlü ü önünde gerçekleflti. Yol- fl 1 Nolu fiube, Tez-Koop- fl 1 Nolu fiube, Harb- fl Sendikas, Tek-G da- fl, Deri- fl Genel Merkezi, Tümtis, Petrol- fl ve çok say da sendika ve kurumun yer ald destek eylemine TEKEL iflçileri de kat ld. D SK e ba l Genel- fl Sendikas 3 Nolu Bölge ve ba l fiubelerin yöneticilerinin de yer ald eylemde yap lan konuflmalarda, TELE- KOM grevinin Türkiye iflçi s n f n n grevi oldu una dikkat çekilerek, greve sözde de il, pratikte destek olunmas - n n önemine dikkat çekildi. Eylem boyunca sloganlar atan TE- LEKOM iflçilerinin en s k att slogan ise, Sat l k bas n istemiyoruz! oldu. Bu sloganla birlikte burjuva-feodal bas nda ç kan eylemi karalay c haberlere dikkat çeken TELEKOM iflçileri, böylece sat l k medyay da protesto ettiler. TELEKOM iflçileriyle dayan flma gösteren bir di er sendika ise Limter- fl oldu. 25 Ekim tarihinde akflam saatlerinde çmeler Tren stasyunu nda bir aç klama yapan Limter- fl Sendikas, tüm iflçi ve emekçileri TELEKOM greviyle dayan flmaya ça rd. Eylem öncesi bölgede y nak yapan polis ise, eyleme kat lmak isteyen Güzelyal TELE- KOM iflçilerinin kat l m n engellemeye çal flt. TELEKOM iflçisi yaln z de ildir pankart n n aç ld eylemde flçilerin birli i sermayeyi yenecek, flçiler birleflin sömürüye son, Telekom iflçisi yaln z de ildir ve Yaflas n s n f dayan flmas sloganlar at ld.

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 23 dönem Çalışma Programında; Oda etkinliklerinin TMMOB örgütlülüğü ile ilişkilendirilerek ortak alanlar

Detaylı

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Otomasyon Sistemleri E itiminde Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Murat Ayaz Kocaeli Üniversitesi Teknik E itim Fakültesi, Elektrik E itimi Koray Erhan Kocaeli Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi,

Detaylı

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan.

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan. EVOK Güvenlik, ülkemizde büyük ihtiyaç duyulan güvenlik hizmetlerine kalite getirmek amac yla Mustafa Alikoç yönetiminde profesyonel bir ekip taraf ndan kurulmufltur. Güvenlik sektöründeki 10 y ll k bilgi,

Detaylı

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Prof. Haberal dan Yeni Bir Uluslararas At l m: TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Dünyan n dört bir yan ndan yüzlerce biliminsan Prof. Dr. Mehmet Haberal taraf ndan kurulan Türk Dünyas Transplantasyon

Detaylı

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif Dr. Yeflim Toduk Akifl Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif flirket birleflmeleri ve sat nalmalar, türkiye deki küçük iflletmelerden, dev flirketlere kadar her birinin gündeminde olmaya devam

Detaylı

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina .. 95 Türkiye ile Kazakistan: Karfl l kl Kazan mlara Dayal Bir flbirli i Bektas Mukhamejanov * Çeviren: Dr. Almagül sina Kazakistan ba ms zl n kazand ndan itibaren, d fl politika stratejisinde çok yönlü

Detaylı

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının bağlantıları kontrol edilir. Güz ve Bahar dönemindeki

Detaylı

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi Baflkent Üniversitesi T p Fakültesi Adana Eriflkin Kemik li i Nakil ve Hücresel Tedavi Merkezi, Türkiye

Detaylı

YARGITAY 2. HUKUK DA RES

YARGITAY 2. HUKUK DA RES YARGITAY 2. HUKUK DA RES 2674 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 6 Y l 2007 YARGITAY 2. HUKUK DA RES E: 2005/20742 K: 2006/5715 T: 18.04.2006 M RASÇILIK SIFATI M RASIN NT KAL ZAMAN YÖNÜNDEN UYGULANACAK

Detaylı

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm.

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Yazar Dede ve Torunlar Muzaffer zgü Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Buraya yak n market var m dil, markete gidece iz de?.. diye sordu. Annem kap ya geldi. Selma Han

Detaylı

NTERNET ÇA I D NAM KLER

NTERNET ÇA I D NAM KLER Mustafa Emre C VELEK NTERNET ÇA I D NAM KLER www.internetdinamikleri.com STANBUL-2009 Yay n No : 2148 letiflim Dizisi : 55 1. Bas m - stanbul - Haziran 2009 ISBN 978-605 - 377-066 - 4 Copyright Bu kitab

Detaylı

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI 4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI Resul KURT* I. G R fi Ülkemizde 4447 say l Kanunla, emeklilikte köklü reformlar yap lm fl, ancak 4447 say l yasan n emeklilikte kademeli

Detaylı

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES Ahmet AKIN / TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyesi 387 388 Genel Oturum III - Meslek Mensuplar Aç s ndan Türkiye Denetim Standartlar n

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

İŞ CİNAYETLERİNE KARŞI MÜCADELE GÜNÜ

İŞ CİNAYETLERİNE KARŞI MÜCADELE GÜNÜ İŞ CİNAYETLERİNE KARŞI MÜCADELE GÜNÜ İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü nde Bodrum da bir basın açıklaması yapıldı. İMO Bodrum Temsilciliği nde yapılan basın açıklaması Bodrum İKK Genel Sekreteri Şahabettin

Detaylı

ın Kısa süre içinde çıkacak mesajını verdiği karar Bakanlar Kurulu ndan geçti ve Resmi Gazete

ın Kısa süre içinde çıkacak mesajını verdiği karar Bakanlar Kurulu ndan geçti ve Resmi Gazete 30 Kasım a kadar yapılacak yat satışlarında yüzde 8 lik sıfırlandı, yüzde 18 den 1 e indirildi. kararı de yayınlandı. Türk yat sahipleri yüzde 27.4 yerine yüzde 1 rgiyle ruhsat alabilecek. Ancak sürenin

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan 11 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler 4/C'lilerin eylemi TÜRK Büro-Sen öncülüğünde, 4/C'lilerin haklarının iadesi amacıyla ülke çapında eylemler düzenlenmeye başlatıldı.

Detaylı

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Atatürk ün Dünyas Cengiz Önal 64 Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Han mlar, Beyler! stanbul dan geliyorsunuz. Hofl geldiniz. stanbul un fl k ocaklar n temsil eden yüce heyetiniz karfl s

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8

Detaylı

YARGITAY 7. HUKUK DA RES

YARGITAY 7. HUKUK DA RES YARGITAY 7. HUKUK DA RES 2260 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 5 Y l 2007 YARGITAY 7. HUKUK DA RES E: 2006/1028 K: 2006/1293 T: 24.04.2006 T CARET HUKUKU T CAR DAVA KAVRAMI HAKSIZ EYLEMDEN DO AN DAVA

Detaylı

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl 220 ÇEfi TL ADLARLA ÖDENEN C RO PR MLER N N VERG SEL BOYUTLARI Fatih GÜNDÜZ* I-G R fi G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl Primi,Has lat Primi, Y l Sonu skontosu)

Detaylı

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z Nisan 2010 ISBN 978-9944-60-631-8 1. Bask, 1000 Adet Nisan 2010 stanbul stanbul Sanayi Odas Yay nlar No: 2010/5 Araflt rma fiubesi Meflrutiyet

Detaylı

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*)

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Yönetmelik, Türkiye Bilimsel

Detaylı

YARGITAY 19. HUKUK DA RES

YARGITAY 19. HUKUK DA RES YARGITAY 19. HUKUK DA RES 432 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 1 Y l 2008 YARGITAY 19. HUKUK DA RES E: 2007/2009 K: 2007/5577 T: 31.05.2007 HUKUK YARAR KOfiULU SIRA CETVEL SIRA CETVEL NE T RAZ TEDB

Detaylı

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu 30 > 35 nsan Kaynaklar > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu > nsan Kaynaklar Personele Göre fl De il, fle Göre Personel. stanbul Büyükflehir Belediyesi, Personele Göre

Detaylı

ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM

ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM D YABETLE YAfiAMAK Bu kitapç n içeri i Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derne i nin web sitesinden faydalan larak haz rlanm flt r. www.cocukendokrindiyabet.org Diyabet,

Detaylı

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir 2002 May s ay nda yap lan Birleflmifl Milletler Çocuk Özel Oturumu öncesinde tüm dünyada gerçeklefltirilen Çocuklar çin Evet Deyin kampanyas na Türkiye

Detaylı

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun

Detaylı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı Ocak 15, 2013-3:55:02 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın himayesinde kurulan ''İşte Eşitlik Platformu'' tanıtıldı. Toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlikle mücadele

Detaylı

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Ekim 14, 2011-2:43:35 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, ''Bedensel, işitme ve görme özürlüler kendi içinde sınava tabi tutulacak. 2012 yılının ilk çeyreğinde

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI 23-26 MAYIS 2013 - İZMİR Grup Adı : Özel Hukuk 1. Grup Konu : İş ve sosyal güvenlik davaları Grup Başkanı : Mehmet YILDIZ (Yargıtay Tetkik

Detaylı

B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle

B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle bu ifllemlerin üzerinden al nan dolayl vergiler farkl l k arz etmektedir. 13.07.1956 tarih 6802 say l Gider Vergileri Kanunu

Detaylı

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası 2007 NİSAN EKONOMİ Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası Türkiye ekonomisi dünyadaki konjonktürel büyüme eğilimine paralel gelişme evresini 20 çeyrektir aralıksız devam ettiriyor. Ekonominin 2006 da yüzde

Detaylı

KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z.

KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z. KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z. Bizler ortak hareket etme hedefi ile bir araya gelen sa k çal anlar n temsilcileri olarak sa k alan nda gerçekle tirilen her türlü

Detaylı

Ekonomi Alan ndaki Uygulamalar ve Geliflmeler 2

Ekonomi Alan ndaki Uygulamalar ve Geliflmeler 2 Atütürk ün Dünyas Cengiz Önal Ekonomik kalk nma, Türkiye'nin özgür, ba ms z ve daima daha kuvvetli olmas n n ve müreffeh bir Türkiye idealinin bel kemi idir. Tam ba ms zl k ancak ekonomik ba ms zl kla

Detaylı

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü 07.03.2012 06:18

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü 07.03.2012 06:18 http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/03/201203... 1 of 5 6 Mart 2012 SALI Resmî Gazete Sayı : 28225 Atatürk Üniversitesinden: YÖNETMELİK ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ ASTROFİZİK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ

Detaylı

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU Aytaç ACARDA * I G R fi flletmeler belli dönemlerde sat fllar n artt rmak ve iflletmelerini

Detaylı

Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir

Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası (KMTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Karaküçük: Devleti Yönetecek Güç

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE Sayı :2010/800/ 25.11.2010 Konu : Yönetici ve Öğretmenlerin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararla ilgili görüşlerimiz hk. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE İlgi: 9.11.2010 gün ve

Detaylı

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi :

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi : 2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ Anayasa nın 49. Maddesi : A. Çalışma Hakkı ve Ödevi Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek,

Detaylı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i 3. Ödemeler Dengesi 2003 y l nda 8.037 milyon dolar olan cari ifllemler aç, 2004 y l nda % 91,7 artarak 15.410 milyon dolara yükselmifltir. Cari ifllemler aç ndaki bu

Detaylı

YEM Ödülleri 2008 YEM M MARIN LK YAPISI ÖDÜLÜ ALTIN ÇEKÜL YAPI ÜRÜN ÖDÜLÜ YEM MEDYA ONUR ÖDÜLÜ YEM M MAR TASARIM ÖDÜLLER www.yemodul.com YEM Ödülleri 2008 YEM M MARIN LK YAPISI ÖDÜLÜ ALTIN ÇEKÜL YAPI ÜRÜN

Detaylı

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir.

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir. TÜB TAK BAfiKANLIK, MERKEZ VE ENST TÜLERDE ÇALIfiIRKEN YÜKSEK L SANS VE DOKTORA Ö REN M YAPANLARA UYGULANACAK ESASLAR (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Esaslar n amac ; Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araflt

Detaylı

ATAÇ Bilgilendirme Politikası

ATAÇ Bilgilendirme Politikası ATAÇ Bilgilendirme Politikası Amaç Bilgilendirme politikasının temel amacı, grubun genel stratejileri çerçevesinde, ATAÇ İnş. ve San. A.Ş. nin, hak ve yararlarını da gözeterek, ticari sır niteliğindeki

Detaylı

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Enerji ve Kalkınma Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Kırılma Noktası Dünyanın gerçeklerini kırılma noktalarında daha iyi kavrıyoruz. Peşpeşe gelen, birbirine benzer damlaların bir tanesi bardağın

Detaylı

HER YIL 1-7 MART TARİHLERİ ARASINDA KUTLANAN MUHASEBE HAFTASININ 23 ÜNCÜSÜNÜ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ.

HER YIL 1-7 MART TARİHLERİ ARASINDA KUTLANAN MUHASEBE HAFTASININ 23 ÜNCÜSÜNÜ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ. KIYMETLİ MESLEKTAŞLARIM HER YIL 1-7 MART TARİHLERİ ARASINDA KUTLANAN MUHASEBE HAFTASININ 23 ÜNCÜSÜNÜ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ. TÜRMOB çatısı altında örgütlenen, ülke genelindeki 76 Serbest Muhasebeci Mali Müşavir

Detaylı

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER 1. Patates ve sütün miktar nas l ölçülür? 2. Pinpon topu ile golf topu hemen hemen ayn büyüklüktedir. Her iki topu tartt n zda bulaca n z sonucun ayn olmas n bekler misiniz?

Detaylı

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r.

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) 1/11/85 YAT Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. 1. TEHL KELER Bu sigorta, her zaman burada gönderme yap lan istisnalara ba l olarak,

Detaylı

6 MADDE VE ÖZELL KLER

6 MADDE VE ÖZELL KLER 6 MADDE VE ÖZELL KLER TERMOD NAM K MODEL SORU 1 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER MODEL SORU 2 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER 1. Birbirine temasdaki iki cisimden s cakl büyük olan s verir, küçük olan s al r. ki cisim bir

Detaylı

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ 120 kinci Bölüm - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi 1. ARAfiTIRMANIN AMACI ve YÖNTEM Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi, tüketici enflasyonu, iflsizlik

Detaylı

20 EKİM 2009 SALI IMF DÜNYA BANKASI TOPLANTILARI SAYI 2

20 EKİM 2009 SALI IMF DÜNYA BANKASI TOPLANTILARI SAYI 2 20 EKİM 2009 SALI IMF DÜNYA BANKASI TOPLANTILARI SAYI 2 Devlet Bakan ve Baflbakan Yard mc s Sn. Ali Babacan, IMF ye güvenmedik demedim IMF ye güvenmedi imiz için anlaflma imzalamad k fleklinde baz bas

Detaylı

33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK!

33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK! 33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK! ANLAMSIZ BİR TAVIR YARGILANMA GEREĞİ YOK; DOSYA KAPANIYOR 394 395 33.

Detaylı

MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY

MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY brahim ERCAN * 1- GENEL B LG : Motorlu tafl t sürücüleri kurslar, 5580 say l Özel Ö retim Kurumlar Kanunu kapsam nda motorlu tafl

Detaylı

Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları ve Çözümleri Tartıştılar

Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları ve Çözümleri Tartıştılar 2013 / 2014 SAYI: 04 Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları ve Çözümleri Tartıştılar Haftanın Bazı Başlıkları Sağ ve Sol Beynin Şifreleri Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları

Detaylı

Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama

Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama DE/11/LLP-LDV/TOI 147 420 Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama 1. Adınız: 2. İşletmenin Adı: 3. Tarih: Evet Hayır Bilmiyorum 1. Mevcut işinizde mesleki eğitim fırsatlarına erişebiliyor musunuz?

Detaylı

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba

Detaylı

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Genel Yay n S ra No: 178 2010/20 ISBN No: 978-605-5614-56-0 Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Tasar m / Uygulama Referans Medya ve Reklam Hiz. Ltd. Tel: +90.212 347 32 47 e-mail: info@referansajans.com

Detaylı

TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ

TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın BDDK Başkanım, İktisadi Araştırmalar Vakfı, Borsamız

Detaylı

STRATEJ K V ZYON BELGES

STRATEJ K V ZYON BELGES STRATEJ K V ZYON BELGES BEYAZ K TAP S UNUfi Sivil toplum; demokrasi, insan haklar ve hukuk devleti kavramlar n n yerleflmesiyle ilgili taleplerden ekonomiyle ilgili endiflelere kadar sosyal yaflama dair

Detaylı

Brexit ten Kim Korkar?

Brexit ten Kim Korkar? EDAM Türkiye ve Avrupa Birliği Bilgi Notu Brexit ten Kim Korkar? Haziran 2016 Sinan Ülgen EDAM Başkanı 2 23 Haziranda İngiliz halkı, İngiltere nin AB de kalıp kalmayacağına dair bir halkoyuna katılacak.

Detaylı

ksi 30 derecelik so uk ve buzdan bir turizm fikri gelifltirilebilece i akla gelir miydi?

ksi 30 derecelik so uk ve buzdan bir turizm fikri gelifltirilebilece i akla gelir miydi? BD EYLÜL 2014 Yazan: G ZAY TEM ZSOYLU ksi 30 derecelik so uk ve buzdan bir turizm fikri gelifltirilebilece i akla gelir miydi? Y llard r günefl, deniz ve s cak için dünyan n güneyine akan kuzeyin insanlar

Detaylı

Araştırma Notu 15/177

Araştırma Notu 15/177 Araştırma Notu 15/177 02 Mart 2015 YOKSUL İLE ZENGİN ARASINDAKİ ENFLASYON FARKI REKOR SEVİYEDE Seyfettin Gürsel *, Ayşenur Acar ** Yönetici özeti Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan enflasyon

Detaylı

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması 23 Aralık 2008 Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması Son günlerde akaryakıt fiyatları ile ilgili olarak kamuoyunda bir bilgi kirliliği gözlemlenmekte olup, bu durum Sektörü ve Şirketimizi itham altında

Detaylı

Ýstanbul hastanelerinde GREV!

Ýstanbul hastanelerinde GREV! Ýstanbul hastanelerinde GREV! Onaylayan Administrator Wednesday, 20 April 2011 Orijinali için týklayýn Doktorlar, hemþireler, eczacýlar, diþ hekimleri, hastabakýcýlar, týp fakültesi öðrencileri ve taþeron

Detaylı

Araştırma Notu 11/113

Araştırma Notu 11/113 Araştırma Notu 11/113 29 Nisan 2011 MİLLETVEKİLİ DAĞILIM SENARYOLARI VE YENİ ANAYASA Seyfettin Gürsel 1 Yönetici Özeti 12 Haziran milletvekili seçimlerinden çıkacak yeni TBMM nin bileşimi sadece iktidarı

Detaylı

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z Yoksulun fians Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z sonuca geçelim: Teorem. Yoksulun zengine karfl flans yoktur. Bu çok bilinen teorem i kan tlayabilmek için her fleyden önce önermeyi

Detaylı

ÇÖZÜM Say : 90-2008. Mustafa BAfiTAfi* I-G R fi

ÇÖZÜM Say : 90-2008. Mustafa BAfiTAfi* I-G R fi ÇÖZÜM Say : 90-2008 KISM SÜREL VEYA ÇA RI ÜZER NE ÇALIfiANLAR LE BU KANUNA GÖRE EV H ZMETLER NDE AY ÇER S NDE 30 GÜNDEN AZ ÇALIfiANLAR 01.10.2010 TAR H NE KADAR YEfi L KART ALAB LECEKLER Mustafa BAfiTAfi*

Detaylı

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU?

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? Rıza KARAMAN Kamu İhale Mevzuatı Uzmanı 1. GİRİŞ İdareler, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarına çıkarken

Detaylı

ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ

ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ SAYI : BİR 7-11 MAYIS 2009 ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ Ben siyasi hayatım ve ülke sevdamla ilgili olarak tüm Türkiye yi memleketim bilirim ancak Çemişgezek benim doğup, büyüdüğüm yer. Elazığ Valisi Muammer

Detaylı

KDV BEYAN DÖNEM, TAKV M YILININ ÜÇER AYLIK DÖNEMLER OLAN MÜKELLEFLER

KDV BEYAN DÖNEM, TAKV M YILININ ÜÇER AYLIK DÖNEMLER OLAN MÜKELLEFLER KDV BEYAN DÖNEM, TAKV M YILININ ÜÇER AYLIK DÖNEMLER OLAN MÜKELLEFLER Bülent SEZG N* 1-G R fi Katma de er vergisinde vergilendirme dönemi, 3065 Say l Katma De- er Vergisi Kanununun 39 uncu maddesinin 1

Detaylı

Çanakkale. Hava Savafllar 1915-1918. Belgeselcinin Gözüyle Çetin mir

Çanakkale. Hava Savafllar 1915-1918. Belgeselcinin Gözüyle Çetin mir Belgeselcinin Gözüyle Çetin mir 1915-1918 Çanakkale Hava Savafllar Bilindi i gibi Osmanl savafla girdi inde birkaç cephesi vard r. Ancak en önemlisi buradaki Çanakkale Cephesidir. Adeta savafl n can damar

Detaylı

Afrodisyas Ek Müzesi. Yap Tan t m. Mimari Tasar m. : Cengiz BEKTAfi, Yük. Müh. Mimar Bektafl Mimarl k flli i Yard mc Mimarlar

Afrodisyas Ek Müzesi. Yap Tan t m. Mimari Tasar m. : Cengiz BEKTAfi, Yük. Müh. Mimar Bektafl Mimarl k flli i Yard mc Mimarlar EGEM MARLIK 2008/2-65 Yap Tan t m Afrodisyas Ek Müzesi Mimari Tasar m : Cengiz BEKTAfi, Yük. Müh. Mimar Bektafl Mimarl k flli i Yard mc Mimarlar : Eda ERKAN ALTUNBAfi Gülnaz GÜZELO LU Emrah DEM R Statik

Detaylı

KULLANILMIfi B NEK OTOMOB L TESL MLER N N KDV KANUNU KARfiISINDAK DURUMU

KULLANILMIfi B NEK OTOMOB L TESL MLER N N KDV KANUNU KARfiISINDAK DURUMU KULLANILMIfi B NEK OTOMOB L TESL MLER N N KDV KANUNU KARfiISINDAK DURUMU Bülent SEZG N* 1-G R fi: Bilindi i üzere 3065 say l Katma De er Vergisi Kanununun Verginin konusunu teflkil eden ifllemler bafll

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MİDİLLİ İŞ VE İNCELEME GEZİSİ 14-15 HAZİRAN 2013 DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER VE ULUSLARARASI ORGANİZASYONLAR MÜDÜRLÜĞÜ

İZMİR TİCARET ODASI MİDİLLİ İŞ VE İNCELEME GEZİSİ 14-15 HAZİRAN 2013 DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER VE ULUSLARARASI ORGANİZASYONLAR MÜDÜRLÜĞÜ İZMİR TİCARET ODASI MİDİLLİ İŞ VE İNCELEME GEZİSİ 14-15 HAZİRAN 2013 DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER VE ULUSLARARASI ORGANİZASYONLAR MÜDÜRLÜĞÜ Hazırlayanlar: Gündem Kont, Mine Güneş, Ahmet Toprak Dış İlişkiler

Detaylı

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER Merdan ÇALIfiKAN* I. G R fi 1163 say l Kooperatifler Kanunu na göre kooperatiflerin zaruri 3 organ bulunmaktad r. Bunlardan en yetkili

Detaylı

Uzay Keflfediyoruz. Günefl Sistemi Nerede? Her Yer Gökada Dolu! n yaln zca biri! evrendeki sonsuz Dünya bizim evimiz ve

Uzay Keflfediyoruz. Günefl Sistemi Nerede? Her Yer Gökada Dolu! n yaln zca biri! evrendeki sonsuz Dünya bizim evimiz ve uzayi kesfet 13/2/6 19:35 Page 34 Uzay Keflfediyoruz n yaln zca biri! de in is kc gö da y sa evrendeki sonsuz Dünya bizi eviiz ve ister isiniz? ak n ta z r la flu renek, ko Evrendeki adresiizi ö Her Yer

Detaylı

Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü

Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü Nükleer Santrallerde Enerji Üretimi ve Personel E itimi Mehmet TOMBAKO LU* Girifl Sürdürülebilir kalk nman n temel bileflenlerinden en önemlisinin enerji oldu unu söylemek abart l olmaz kan s nday m. Küreselleflen

Detaylı

BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U

BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U Cengiz SAZAK* 1.G R fi Bilindi i üzere Katma De er Vergisi harcamalar üzerinden al n r ve nihai yüklenicisi, (di er bir

Detaylı

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i I DR. NA L YILMAZ HEMfiEHR K ML Kastamonulular Örne i II Yay n No : 2039 Sosyoloji : 1 1. Bas - Ekim 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-936 - 1 Copyright Bu kitab n Türkiye deki yay n haklar BETA Bas m

Detaylı

YASAL FA Z UYGULAMASI VE B R YARGITAY KARARI

YASAL FA Z UYGULAMASI VE B R YARGITAY KARARI KARAR ELEfiT R S YASAL FA Z UYGULAMASI VE B R YARGITAY KARARI KARAR ELEfiT R S Av. MEHMET BAYRAKTAR* I- G R fi 2003, 2004 ve 2005 Mali Y l Bütçe Kanunlar ile; 3095 say l Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine

Detaylı

F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme

F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme S GORTA KOM SYON G DER BELGES mali ÇÖZÜM 171 Memifl KÜRK* I-G R fi: F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme göstermifltir. Geliflmifl ekonomilerde lokomotif rol üstlenen

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz.

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz. - Günlük siyaset acının üstünü nasıl örter? - Gazze yi ve Filistin i içselleştirmek yerine farz olarak görenlerin destansı trajik hali - BM Genel Sekreteri, AKP Kadın Kolları ve Hrant Dink Ortak paydası

Detaylı

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür.

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür. Mahkememizin yukarıda esas sayısı yazılı dava dosyasının yapılan yargılaması sırasında 06.05.2014 günlü oturum ara kararı uyarınca Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı ndan sanık... kullandığı... nolu,

Detaylı

NİSAN 2013 SAYI:16 ŞEHİRLER ÇOCUKLARIMIZA GÖRE OLSUN

NİSAN 2013 SAYI:16 ŞEHİRLER ÇOCUKLARIMIZA GÖRE OLSUN NİSAN 2013 SAYI:16 ŞEHİRLER ÇOCUKLARIMIZA GÖRE OLSUN S Ö Y L E Ș İ Avrupa Birliği Yatırımları Daire Bașkanı Okuyucularımız için Avrupa Birliği Yatırımları Dairesi Bașkanlığı hakkında bilgi verebilir misiniz?

Detaylı

YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü

YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİNİN TANIMI Yetişkinler din eğitimi kavramını tanımlayabilmek için önce yetişkinler eğitimini tanımlayalım. En çok kullanılan ifade ile yaygın

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 i Bu sayıda; 2013 Cari Açık Verileri; 2013 Aralık Sanayi Üretimi; 2014 Ocak İşsizlik Ödemesi; S&P Görünüm Değişikliği kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

İSTANBUL ( ). İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA GÖNDERİLMEK ÜZERE ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA. : TMMOB Şehir Plancıları Odası (İstanbul Şubesi)

İSTANBUL ( ). İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA GÖNDERİLMEK ÜZERE ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA. : TMMOB Şehir Plancıları Odası (İstanbul Şubesi) YÜRÜTMEYİ DURDURMA TALEPLİDİR. İSTANBUL ( ). İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA GÖNDERİLMEK ÜZERE ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA DAVACI VEKİLİ DAVALI : TMMOB Şehir Plancıları Odası (İstanbul Şubesi) :

Detaylı

PROJE ODAKLI İŞ GELİŞTİRME; Kent Atölyeleri örneği

PROJE ODAKLI İŞ GELİŞTİRME; Kent Atölyeleri örneği PROJE ODAKLI İŞ GELİŞTİRME; Kent Atölyeleri örneği A.Faruk GÖKSU-ÇEKÜL Vakfı www.cekulvakfi.org.tr www.kentselyenileme.org ÇEKÜL Vakfı, kurulduğu günden bugüne kadar, Kendini Koruyan Kentler adı altında,

Detaylı

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI Haberler 4857 SAYILI fi KANUNU LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI 14 May s 2004 tarihinde Sendikam z Binas Mesut Erez Konferans Salonunda 4857 Say l fl Kanunu le lgili Yönetmeliklerin

Detaylı

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL D ü n y a Ü n i v e r s i t e l e r S e r v i s i Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL BAfiLANGIÇ nsan Haklar Evrensel Beyannamesinin 40. y ldönümünde 6-10 Eylül tarihleri

Detaylı

T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de

T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de KURUMLARDAN ELDE ED LEN KAR PAYLARININ VERG LEND R LMES VE BEYANI Necati PERÇ N Gelirler Baflkontrolörü I.- G R fi T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de flirketlerce

Detaylı

Altın Piyasası Haftalık Temel ve Teknik Görünüm (2-6 Mart 2015)

Altın Piyasası Haftalık Temel ve Teknik Görünüm (2-6 Mart 2015) 2 Mart 2015 Altın Piyasası Haftalık Temel ve Teknik Görünüm (2-6 Mart 2015) Hafta başında Yunanistan meselesinde çözüme yaklaşıldığı yönünde haberlerin ardından altın fiyatlarında aşağı yönlü baskı hakim

Detaylı

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d Matematik ve Sonsuz G erek konuflma vermeye gitti im okullarda, gerek bana gelen okur mektuplar nda, ö renci ve ö retmenlerin matematikteki sonsuzluk kavram n pek iyi bilmediklerini gözlemledim. Örne in,

Detaylı

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Otopsi Cengiz Özak nc JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Amerikan And : Herkes için adalet ve özgürlükle bölünmez tek ulusa dayanan Cumhuriyet e ve bayra ma ba l olaca ma and içerim. Yer

Detaylı

İNGİLTERE DE ÜNİVERSİTE PLANLAMA VE BÜTÇELEME ÖRGÜTÜ

İNGİLTERE DE ÜNİVERSİTE PLANLAMA VE BÜTÇELEME ÖRGÜTÜ İNGİLTERE DE ÜNİVERSİTE PLANLAMA VE BÜTÇELEME ÖRGÜTÜ University Grants Committee (UGC) Çeviren : Doç. Dr. M. ÂDEM UGC, üniversitenin parasal gereksinmeleri konusunda Hükümete danışman olarak Temmuz 1919'da

Detaylı

MADEN HUKUKU İLE İLGİLİ İDARİ YARGI KARARLARI VE MEVZUAT

MADEN HUKUKU İLE İLGİLİ İDARİ YARGI KARARLARI VE MEVZUAT I MADEN HUKUKU İLE İLGİLİ İDARİ YARGI KARARLARI VE MEVZUAT HARUN HAKAN BAŞ Ankara 2009 II Yay n No : 2195 Hukuk Dizisi : 1031 1. Bas Eylül 2009 - STANBUL ISBN 978-605 - 377-113 - 5 Copyright Bu kitab n

Detaylı