ISSN Benimle

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ISSN 1309-7431. Benimle"

Transkript

1 14 ISSN Benimle

2

3 S A R I S İ Y A H 1

4 SUNUŞ Sevgili Sarı-Siyahlılar Aralık ayında derneğimizin olağan genel kurul toplantısını yaptık. Önümüzdeki dönem için görevi yine bizlere teslim eden herkese teşekkür ederiz. Olağan genel kurul toplantısıyla beraber kış aşuremizi gerçekleştirdik. Sizler bu dergiyi elinize aldığınızda okulumuzun 130. kuruluş yıldönümünü geride bırakmış olacağız. Yine bir eğitim kurumundan doğan ilk spor kulübü olan İstanbulspor 88 yılı geride bıraktı. Son dönemde artan başarılarının devamının gelmesini diliyor ve bu süreçte Sarı Siyahlılar olarak İstanbulspor un her zaman yanında olmamızın önemini vurgulamak istiyoruz. Yönetim Kurulu olarak yeni dönemde mevcut etkinliklerimizi en iyi şekilde devam ettirmenin yanında, derneğimizi, camiamızı ve renklerimizi daha da ileriye taşıyabilme hedefini önümüze koyduk. Her zaman söylediğimiz gibi bu hedefleri gerçekleştirirken siz Sarı Siyahlıların desteğine, önerilerine, eleştirilerine her zaman ihtiyacımız var. Yeni dönemde sektör toplantılarımız her zaman olduğu gibi devam edecek. Sektör toplantılarını ve bu toplantılara katılımı arttırma hedefimiz sürecek. Zorunlu yaz stajı yapacak olan kardeşlerimize destek olmak için sürdürdüğümüz çalışmalar kapsamında kardeşlerimizden staj yapmak istedikleri şirketlerle ilgili taleplerini toplamaya başladık. Staj imkanı sunan firmalarda çalışan değerli mezunlarımızın bu noktada derneğimize destekleri büyük önem taşımaktadır ü karşıladığımız şu günlerde dergimizin 14. sayısını Benimle Oynar mısın? başlığıyla sizlere sunuyoruz. Umarız bu sayıyı okurken çocukluğunuzu ve lise yıllarındaki bir sürü güzel anıyı yeniden yaşarsınız. Dergimizin her yeni sayısının mezunlarımızla buluşmasında desteklerini bizden esirgemeyen kişi ve kuruşlara ve her yeni sayının ardından bizlere beğenilerini sunan mezunlarımıza teşekkür ediyor, bu desteğin artarak devam etmesini umuyoruz. Hareketli başlayan 2014 ün ülkemiz için güzel günler getirmesini diliyoruz. Zeynep Erverdi 00 stanbul Erkek Liseliler Derne i Baflkanı

5 Isler ters gitmeden önce, mutlu eder

6 EDİTÖRDEN Merhaba, Homo sapiens yani akıllı insan nitelemesini gerçekten hak ediyor muyuz? Bu soruya yanıtım ilk ağızda evet olsa da, çevremde olanlara baktığımda tereddüt içinde kalıyorum. Dünya hızla, kuru ve yavan yarar duygusu içinde, ekonomik güç ve çıkarların yüceltildiği katlanılması güç, renksiz ve tekdüze hale geliyor. Ölümüne çalışmak ve üretmek bir ibadet biçimi gibi. Yirmi dört saat online ve embed olmak zorundayız. Oysa bir kurtuluş kapısı olarak oyun, biz onu hayatın bütünlüğünden tamamen çıkarıp, sanayiye malzeme yapmadan önce, hayatımızı zenginleştiren bir unsur olarak önümüzde. Homo ludens (oynayan insan) kavramını ortaya atan Johan Huizinga nın belirttiği gibi oyun, kollektif hayatın ibadet, şiir, müzik, dans, bilgelik, bilim, hukuk, mücadele, savaş gibi bütün önemli biçimlerinin ortaya çıkışında son derece etkin rol oynayan ve kültürün temel öğesi olarak kabul edilmesi gereken önemli bir kavramdır. Yeter ki onu bugünkü dar kavramı içine hapsetmeyelim ve hayatın dışına atmayalım. Önce oyun vardı! Var olmaya devam etmesi için, oyunun oyuncuların içinde olması ve oyuncuların oyunun içinde kalması gerekiyor. Arşivi Olmayan Bir Camia Dergiyi hazırlarken zaman zaman arşiv fotoğraflarına ve belgelere ihtiyacım oluyor. En çok zorlandığım kısım kendi okul tarihimizle ilgili olanlara ulaşmak. Örneğin, bu sayımızda kapakta kullanabileceğim tek görseli kendi arşivimden bulabildim. Yine; bir zamanlar 1. Lig rakiplerimizden Vefa nın bugünü belgeleyen bir çalışma yapılmıs ama İstanbulspor deplasmana nasıl gidiyor, bilen var mı? Oysa 130. yılını kutlayacak olan bir camianın çoktan bir arşivinin olması gerekirdi. Mezunlarımızın ortak unsurlarına bir bakalım: Renklerimiz, armamız, binamız (akla hemen Düyûn-ı Umûmiye geliyor, ya öncekiler?), kurumlarımız, geleneğimiz, eğitimde eşitlik... Hepsi çok önemli ve bizi biz yapan değerler. Peki ya 1920 lerde öğrenciler ne giyerlerdi, 40 ların öğretmenleri nasıldı, öğlen yemeği var mıydı, varsa nasıldı, farklı dönemlerde okuldan nasıl kaçılırdı, hangi yıllarda hangi sporlar popülerdi?.. İEL oyunları konusunu hazırlarken neredeyse hiç eski fotoğrafa ulaşamadım ve uzun zamandır aklımı meşgul eden bu konu tekrar karşıma dikildi. Belleği olmayan bir topluluğun sadece efsaneler ve kuşaktan kuşağa aktarılan hikayeler üzerinde yükselmesi en tehlikeli var oluş biçimi. Sarı Siyah belleğini oluşturmak adına sevgili Levent Deniz 89 belki de en yoğun çabayı göstermiş kişilerden. Önderliğinde pek çok kitap ve arşiv çalışmasına imza atıldı. Çoğunun içinde yer aldım ve bundan hep onur duydum. Bellek oluşturmayı şimdi de elinizde tuttuğunuz dergi ile yapmaya çalışıyorum. Derneğimiz de derginin dışında, eski yıllıkları dijital olarak yayınlayarak önemli bir iş yapıyor. Ancak camiamıza ait tüm bilgi, belge ve görsel çalışmaların saklandığı profesyonel olarak düzenlenmiş ve yaşayan bir arşive ihtiyacımız aşikar. Önerilerimi sonraki sayılarda tekrar yazacağım. Yeni Bir Kitap Düyûn-ı Umûmiye den İstanbul (Erkek) Lisesi ne kitabı için okul binamızın her köşesinin yüzlerce fotoğrafını çekmiş ve hatta özel bir seçkiyi Yüzeye Dokunmak isimli sergide bir araya getirmiştim. Halen pek çok yerde bu fotoğraflar kullanılıyor. Şu ana kadar hiç ele alınmamış bir konuya, İstanbul Lisesi ndeki yaşama odaklanan yeni bir kitap çalışmasına başladığımı bu vesileyle buradan duyurmuş olayım. Detaylı bilgiyi 15. sayımızda vereceğim. Yeni Sayı Yukarıda bir kısmını saydığım bizi biz yapan Olmazsa Olmazlarımız yeni sayımızın konusu. Katkılarınızı bekliyorum. Keyifli okumalar. Tansel Atasagun 87 SARISİYAH Dergisi Genel Yayın Yönetmeni

7 hayalgücü

8 24 Oyun, Hayat Olmayan Ama Hayata En Çok Benzeyendir Yazar Mine Söğüt, Bahadır Baruter 82 ile çizerin Osmanlı Böcekleri iskambil kartı tasarımlarından yola çıkarak oyun, hayat, gerçek, yalan ve iktidar kavramlarını konuştu. Dosya İçindekiler 8 3, 2, 1... Oyun! Oyun yaşamımızın en derin köşelerine kadar girmiş durumda. Peki öyleyse biz Homo sapiens miyiz, yoksa Homo ludens mi? M. Gökhan Ayatar

9 SARIS YAH Say 14 KIŞ 2014 İEL Oyunları İstanbul Lisesi oyunlarıyla da özel bir okul. Farklı dönemlerden farklı oyunları, oyuncuları anlattı. İşte Orman, Bızzz ve diğerleri Oyuncaklar Geleceğimizdir Sokağıma Dokunma A. Aylin Çalap Öteki Yarım Savaş Dinçel Müjdat Gezen anlatıyor Tuluattan Korkan Kavuklu Ferhan Şensoy Babam Münir Özkul Güner Özkul Dostluk Denen Şey Ulaş Tuna Astepe 07 ile Lise ve oyunculuk üzerine 2 Kişi + 1 Röportaj: Sinema Haşmet Topaloğlu 86 ve Selim Demirdelen 88 in buluşması 10 Soru Hüsnü Terek 72 cevapladı Yağmur, Motivasyon ve Başarı Fuat Yalçın İşte Vefa Tanıl Bora 80, Burcu Göknar ın fotoğraflarıyla Retro Oyunlar 06 İEL Oyunları İEL de Tiyatro 82 Bizden Haberler MT YAZ SAH B stanbul Erkek Liseliler Derne i ad na Zeynep Erverdi 00 GENEL YAYIN YÖNETMEN Tansel Atasagun 87 SORUMLU YAZI filer MÜDÜRÜ Umut Kurç 98 YAYIN KURULU Ali Fırat Arıcan 00, Tarık Volkan Cengen 93, Emre Yılmazcan 09, Hakan Soğukpınar 11 EDİTÖR A. Aylin Çalap SANAT YÖNETMEN Rag p ncesa r YAZI filer Bahar Balık 09, Begüm Hamzaoğlu 09, Canberk Beygova 09, Emre Koz 97, Mehmet Burak Soysal 06 GRAF K TASARIM - UYGULAMA Hayalgücü Tanıtım Hizmetleri GÖRSEL ÇALIŞMALAR Alex Real, Bahadır Baruter 82, Burcu Göknar, Güner Özkul Arşivi, Hakan Gündüz, Haşmet Topaloğlu 86 Arşivi, Hüsnü Dökmeci 82, MSM Arşivi, Nuri Yılmaz, Persona Sanat, Pieter the Elder Bruegel, Selim Demirdelen 88 Arşivi, Selin Güneytepe 17, Sumru Dinçel Arşivi, Tansel Atasagun 87 YAZILAR A. Aylin Çalap, Canberk Beygova 09, Can Tezcan 84, Deniz Tepe 17, Emre Koz 97, Emre Yılmazcan 09, Ferhan Şensoy, Fuat Yalçın 72, Güner Özkul, M. Gökhan Ayatar, Kerem Can Tezcan 84, Mehmet Demirci 17, Merve Ağın 00, Mine Söğüt, Rüştü Tezcan 72, Tanıl Bora, Tayfun Sayar 68, Tunay Okumuş 11, Yiğit Kocagöz 06 REKLAM KOORD NATÖRÜ Filiz Atasagun YAPIM Hayalgücü Tan t m Hizmetleri BASKI Karakter Color Sertifika no: YAYIN TÜRÜ Süreli Yerel Yay n ISSN Ücretsizdir Üç ayda bir yay nlan r. KAPAK Benimle Oynar mısın? Kapak çalışması Tansel Atasagun öğrenim dönemi, son sene, boş ders... Sınıfta kızlı erkekli oynanan uzun eşek. stanbul Erkek Liseliler Derne i Türkoca Caddesi No:4 Ca alo lu T: W: Yap m Yeri: stanbul Bask Tarihi: Ocak 2014 Her hakl sakl d r. Yaz lar n sorumluluklar yazarlara aittir. Bu dergide yer alan yaz, makale, foto raf, çizim ve illüstrasyonlar n elektronik ortamlar da dahil olmak üzere bir k sm n n veya tamam n n yay nlanmas ve ço alt lmas yaz l izne tabidir. Bu dergi Bas n Meslek lkeleri'ne uymaya söz vermifltir. S A R I S İ Y A H 7

10 DOSYA Televizyonda sokak röportajı yapmak için avını gözleyen bir aslan titizliğinde kurbanını seçip üzerine atılan cevval muhabirin Homo sapiens misiniz? sorusuna Doğru konuş bilader! cevabını alalı bir yirmi yıl olmuştur herhalde. Zaten muhabir de bu soruya aldığı diğer cevapların içeriğinden ve gerçekleşmesi muhtemel fiziksel tepkilerinden duyduğu kaygılardan olsa gerek, röportajı fazla uzatmayıp Bakın işte görüyorsunuz, vatandaş bilimsel olarak kendisinin nasıl tanımlandığından habersiz tarzında yuvarlak bir cümle ile konuyu toparlayıp bitirmişti. Antropolojik bir terim olan bu kavram kamuoyunu ne kadar ilgilendirir ve bilginin ölçümü açısından ne derece yeri vardır veya böylelikle gazetecilik yapılıp haber mi verilmiştir konuları belki tartışılabilir. Ancak şunu unutmamalıyız ki o dönemin rating savaşları ve bunun haberciliğe olan yansıması göze alındığında bu soru ile hazırlanan haber o günler için doğal olarak algılanmaktaydı. O yıllarda lise öğrencisi olarak bu kavramı biliyor olmamın yanında, zamanla Homo neanderthalensis ve Homo sapiens haricinde başka antropolojik tanımları da bilgilerim içine kattım. Homo erectus ve Homo faber işte bu tanımlardandı. Ve tam olarak bu noktada

11 Resim Pieter The Elder Bruegel S A R I S İ Y A H 9

12 DOSYA Oyun kelimesini duyunca aklınıza ilk olarak ne geldi acaba? Çocuk oyunu mu? Hile mi, kumar mı? Tiyatro gösterisi mi? Yoksa bir spor müsabakası mı? Veya stratejik bir hamle mi, entrika mı?.. antropoloji anlamında bu kadar bilgi bana yeter dediğim dönemlerde, öyle bir bilgiyle karşılaştım ki şaşkınlıktan kalakaldım. Eğer sizler de benim gibi yaptığı işin nedenini, kökenini merak edip araştıran kişilerdenseniz beni iyi anlayacağınızı umuyorum. Homo Ludens Oyuncu İnsan 1983 senesinde başladığım amatör dans yaşamımda artık profesyonel tercihimi yapmak üzereydim ve bu anlamda kendimi sürekli geliştirmek isteyen bir dönem geçiriyordum. İzliyor, okuyor, konuşuyor ve konuşulanları dinliyordum. Yani anlayacağınız bilgi açlığı had safhadaydı. Çalışmalarını sıkı bir biçimde takip ettiğim kişilerin başında da bir kaç sene önce kaybettiğimiz kültür dünyamızın önde gelen şahsiyeti Metin And geliyordu. Onun; Türk Tiyatrosu, Hacivat-Karagöz ve Bale- Halk Oyunları konularındaki çalışmalarını internet öncesi dünyada bin bir zorlukla edinip, büyük bir açlıkla zihnime doldurmaya gayret ediyordum. İşte bu sıralarda elime aldığım ve bende derin bir iz bırakan kitabı Oyun ve Bügü zihnimde benim bildiğim antropolojik alemdeki insan tanımlamalarına bir yenisinin unutulmayacak şekilde kazınmasına neden oldu. Homo ludens-oyuncu insan. Bu kitap sayesinde Oyun un insan kültür yaşamında taşıdığı öneme dair ilk ipuçlarını görme fırsatını buldum. Ancak Bilgi, bilginin anahtarıdır, Metin And ın yol göstermesi sayesinde kendisini de derinden etkilemiş Johan Huizinga ya ve onun kitabı olan Homo Ludens-Oyunun toplumsal işlevi üzerine bir deneme sine ulaştım. Neticede And ın kitabı Oyun kavramını yazdığı kitabın konusuyla örtüşen kısımlarını ele alıyordu. Oysa konunun ne derece geniş olduğunu ancak Huizinga yı okuyunca anlayabildim ve açıkçası o günden sonra insana dair olan her şeyi onun-pardon- Oyun perspektifinden görmeye çalıştım. Çocukluğumuzun ve hatta ilk gençlik yıllarımızın üzerimizde bıraktığı izler içinde, arkadaşlarımızla oynarken oyundan çıkartılmamız veya bir oyuna alınmamamız yer alır. Hatta pedagogların ifadelerine göre, kendi akranlarımızla girdiğimiz bu tür mücadeleler bizlerin benlik oluşumunda ciddi anlamda etkilidir. Neticede oyuna girme mücadelesi yeni stratejiler belirlemeyi tetikler. Önümüze hedefler koyar veya diğer oyunculara karşı çeşitli alternatifleri geliştiririz (Benim topum var, beraber oynayalım mı?) Ya da bunları tersi durumda, yani birilerinin oyuna katılmak istemesi durumunda bu sefer o kişinin oyuna ne tür bir katkı yapabileceğini tartarız. Çok yetenekli bir arkadaş ile aynı takımda maç yapmayı hangimiz istemez ki? Çünkü oyun kazanmak için oynanmaktadır! Ama gerçek böyle midir acaba? Yani Oyun gerçekten kazanmak için mi oynanır? Bu sorunun cevabını net bir şekilde verebilmek oyunun ne demek olduğuna dair bir serüvene-araştırmaya girişmekten geçer. İşte bu makale ile ilgili en başında söyleyebileceğim bir şey varsa oyunun tek bir şey olmadığı, belki de her şey anlamına geldiğidir. O zaman gelin eğer isterseniz işe en başından başlayalım. Oyun kelimesini duyunca aklınıza ilk olarak ne geldi acaba? Çocuk oyunu mu? Hile mi, kumar mı? Tiyatro gösterisi mi? Yoksa bir spor müsabakası mı? Veya stratejik bir hamle mi, entrika mı?.. Ben size söyleyeyim, aslında oyun burada yazdıklarımız ve yazamadıklarımızın hepsini içine alan bir terim Türkçemizde. Şüphesiz başka dillerde bu kavramların karşılığı olarak farklı kelimeler türetilmiş olsa da (game, play..vb) bizim için en azından durum böyle. Hal böyle olunca da, Oyun un hayatımız içinde kapladığı yer daha bir başka hal almakta. Oyun her şeyden önce bir zeka veya aklın kullanımının bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Hayvanlar aleminde kedigil yavrularının avlanma pratikleri yapmasından, maymunların bu kavramı daha da ileriye götürüp bir sosyalleşme aracı olarak kullanmalarına varan araştırmalar mevcut ve bunların pek çoğunu zaten uzun zamandır belgesellerde takip etmekteyiz. Bir de şöyle düşünelim. Acaba bilgimiz dahilinde kaç tane kavram var ki yer yüzünde hemen hemen her olaya ilişkin açıklayıcı bir model oluşturabilsin? Din bunlardan birisi olabilir mi? Veya

13 İllüstrasyon Barneo (Homo Ludens albümü plak kapağı) Fibonacci Dizilimi-Altın Oran birlikteliği? Yoksa temel ihtiyaçlar mı açıklar her şeyi (İhtiyaçlar Hiyerarşisi)? Yani açlıkla veya barınma ihtiyacı ile matematik arasında bir korelasyon var mıdır acaba? Akıl Oyunları Etkileri insan yaşamı ve davranışlarının her alanında görülebilecek oyun kavramının matematik ve bilimteknolojinin gelişimi ile diğer açıları da günümüzde rahatlıkla gözlenebilmektedir. Bu noktada samimiyetle ifade etmeliyim ki benim ufkumu açan, geçtiğimiz yaz çekmeyi düşündüğü sinema filmi için mekan bakmaya İstanbul Lisesi ne gelen Russell Crowe un başrolünü oynadığı A Beautiful Mind-Akıl Oyunları isimli film olmuştur. Şizofreni pençesinde yaşayan Nobel ödüllü matematikçi John Forbes Nash in yaşamını ve oyun teorisini nasıl formüle edişini anlatan film oyun un başka açılarını görmemi sağladı. Film sonrasında merakımla şekillenen araştırmalarım teorinin günlük yaşamımızda ne derece etkin olup, farklı disiplinlere sirayet ettiğini bana gösterdi. Nash in teorisi basit şekilde şöyle özetlenebilir: Oyuncuların hepsi aynı hedefe yönlenirse, bu oyuncuların hedefi elde etme olasılıklarını azaltacak, farklı hedeflere yönelim ise arttıracaktır. Ancak oyun kuramını ortaya ilk atan Nash değildir. Nash belki de rahatsızlığı ve kişiliği ile Oyun Teorisi nin popüler kültürün ilgisini çekmesini sağlayan isimlerden olmuştur. Bu anlamda teorinin tarihsel gelişimi bazı kaynaklarda aşağıdaki şekilde yer almaktadır. kökenini ortaya koydu. Kuramı, Oyunlar Kuramı ve İktisadi Davranış. kitabı. uygulama; R. C. Levontin Evrim ve Oyunlar Kuramı Bu kuram, geçmişten geleceğe, sosyal bilimlerde çok önemli bir rol oynamaktadır. Ayrıca günümüzde bir çok farklı akademik alanda da kullanılmaktadır lerin başında oyun kuramı, evrim kuramını içeren hayvan davranışlarına uygulanmıştır. Siyaset bilimi ve etik alanlarındaki düşünceleri betimlemek için özellikle tutsak ikilemi gibi bir çok oyundan yararlanılmıştır. Son zamanlarda oyun kuramı yapay zekada ve sibernetikte kullanılmasıyla bilgisayar biliminin de dikkatini üzerinde toplamayı başarmıştır. Yaşamımızın bu kadar fazla içerisine girmiş olan oyun pek tabii aynı zamanda oyuncu sunu da yaratmıştır ister istemez. Oyuncu nun hayat sahnesinde rol alanı olduğu kadar tiyatro sahnesinde rol alanı da vardır elbet. Böyle olunca belki ilk oyuncu olarak Şaman ı kabul etmemiz yanlış olmaz. O gerçekleştiği ritüeli günümüz kriterleri ile değerlendirildiğinde bile her yönü ile alır ve sergilerdi. Ritüeli; spiritüel tarafı, dramaturjisi, müziği, kostümü, makyajı, şarkısı, dansı açısından altından kalkılması oldukça zor bir roldü. Tüm bu açılardan bakıldığı vakit, şimdi hep beraber düşünelim diye soruyorum Homo sapiens miyiz yoksa Homo ludens miyiz? S A R I S İ Y A H 11

14 ANALİZ Oyuncaklar Çocukluğunu hiç kaybetmemiş birini arıyorduk, kulağımıza Sunay Akın ismini fısıldadı semt pazarındaki hacıyatmaz. Zıplayan bir plastik fare yolu tarif etti, pompalanan havanın ritmine eşlik ederek. Yolumuz İstanbul Oyuncak Müzesi ne düştü. Ne şair ne yazar, çocuk Sunay sorularımızı cevapladı. Yüzlerce oyuncağın şahitliğinde oyuncak ve gelecek kurgusu üzerine neler neler konuşuldu. Tekerleğin bulunuşu insanlığın gelişiminde inde çok önemli bir andır. Ancak insan tekerleği bir arabaya takmak için bulmadı. İlk insanı düşünelim, önce arabayı yaptı da sonra bunun ön ve arkasına ikişer tane bişey monte etmek gerekiyor, diye mi düşündü? Hayır. Bugün yaptığımız tanım şöyle: İnsan tekerleği buldu. Oysa onu ilk yapan, onun ne olduğunu bilmiyordu ki! Ve bulan ona tekerlek demedi ki! Bu sorunun cevabı, aslında oyunun aranması anması gereken yerdir ve oyunun gücünü gösterir. Zira oyun dediğimiz diği i şey, hayalgücünün dışavurumundan başka birşey değildir. Tekrar ilk insanı düşünelim; önce gözlemliyor, mesela gökyüzünü. Orada ayı farklı şekillerde görüyor. En mükemmel olduğu çember şekline yani dolunaya hayran oluyor. Doğal olarak ona dokunmak istiyor, uzanmaya, ağaçlara tırmanarak, tepelere çıkarak dokunmaya çalışıyor, olmuyor. Sonra o mükemmel çemberi yeryüzünde aramaya başlıyor. Ama yeryüzünde de bu kadar mükemmel bir daire bulamıyor. Böylece onu kendi yapmaya başlıyor. Yumuşak taşlardan birini, dolunayın olduğu gecelerde, ona bakarak yontmaya başlıyor. Sonra bir gün dolunayın insanın elinde şekillenen hali birden hareket ediyor. Çünkü onu yapan bir yamaçtaydı. Yuvarlak taşın yuvarlanması insanın çok hoşuna gitti, onun peşinden koştu, onunla oynadı. Bir nevi çember çevirdi. Bunun adı tekerlek değil ki, bunun adı oyundur. Oyunun felsefesine girecek olursak, insanlık tarihinin tüm aktarılan bilgisini değiştirmemiz gerekir. Örneğin sinema... Sinema tarihi şöyle başlar: Lumiere kardeşler, 28 Aralık 1895 te Paris Capucine bulvarı üzerindeki Grand Cafe de ilk sinema

15 gösterimini yapmıştır. Bense buna şöyle derim: Yok ya! Çünkü 1830 lu yıllarda zoetrop denen bir oyuncak yapılmıştır. Bu oyuncak, yanlarında küçük delikler bulunan bir silindirden oluşur. İç kısmı resimlerle kaplı olan bu silindir döndürüldüğünde hareketli bir görüntü meydana gelir. Yine Laterna Magica (sihirli laterna) denen bir başka oyuncak vardır. Küçük bir soba gibi bir kutu düşünün, içinde ateş (çoğunlukla mum) yanıyor, doğal olarak bacası var. Ateşin önünde bir mercek bulunuyor, merceğin arkasında kutuda dışarıya açılan bir delik. Ateşle mercek arasına resimli camları koyuyorsunuz. Böylece görüntü büyüyerek duvara yansıyor. İşte aslında sinema oyun ve oyuncaktan doğmuştur. Bir başka örnek İkinci Dünya Savaşı öncesi Almanyası ndan. Hitler in 1933 yılında iktidara gelmesi, savaş ve savaşın sonuçları tarihsel, sosyolojik, ekonomik, psikolojik, politik, askeri tüm açılardan ele alındı, üzerine kitaplar dolusu yazılar yazıldı, belgeseller, filmler çekildi, oyunlar yapıldı. Ama ben diyorum ki hepsi eksik. Kaçırdıkları nokta şudur; Hitler iktidara geldikten hemen sonra Hauser firmasına oyuncak askerler yaptırır. Oyuncak Müzesi nde bu askerlerin dünyadaki sayılı koleksiyonlarından birini görmek mümkün. Bunlar sıradan kurşun askerler değildir. Topyekün bir savaşta olabilecek tüm unsurlar başarıyla tasarlanmıştır. Karşımızda kocaman, eksiksiz, donanımlı ve heybetli bir ordu vardır. Bundan etkilenmemek imkansızdır. Hatırlayalım, -seyrettiğimiz tüm belgesellerde ve sonrasında karşımıza birden çok düzenli, çakı gibi duran, yirmişerli, otuzlu kollar halinde düzgün yürüyen bir ordu çıkar. Yahu, herkes bilir ki, askerde -profesyoneller hariç- dört kişi yanyana zor yürür. O zaman nereden çıktı birden bu heves. İşte o Nazi törenlerinde gördüklerimiz 6 sene önce Hauser in ürettiği oyuncaklarla oynayan çocuklardır. Aslında Hitler Polonya dan önce savaşı çocukların oyunlarını, dolayısıyla hayallerini işgal ederek başlatmıştı. Türkiye ye dönelim ve uluslararası geçerliliği olan bir soru soralım: Bir çocuğun gelişiminde pırlanta mı faydalıdır, gazlı içecekler mi, oyuncak mı? Kime giderseniz gidin yanıtı tek olacaktır, elbette oyuncak. Bugün aynı soruyu meclise bile taşısanız farklı bir yanıt almazsınız. Peki öyleyse bu ülkede neden pırlantadan %0, gazlı içeceklerden %8, oyuncaktan %18 KDV alınmakta. Bu şu demektir, oyuncak alınmasa da olur diye sınıflandırılan lüks tüketim malzemeleri arasında yer almakta. Bu nasıl bir vizyondur, gelin siz düşünün. Oysa ki bir ülkenin geleceği politikacıların vaadlerinde değil, çocukların oyunlarındadır. Çocuğun önüne ne koyarsan, gelecek o olur. Oyuncağın, oynamayı biraz daha sınıfsallaştırdığını düşünüyorum. Örneğin yağ satarım bal satarım gibi oyunlar oynadığımızda elimizde hiçbir madde yok. Tüm oyuncağımız vücutlarımız ve hayalgücümüz. Öte tarafta topun sahibi olan çocuğun etrafında kurulan mahalle takımları var. Buradan oyuncağın oyunu bozup, çocuklar arasındaki ilişkiyi daha sınıfsallaştırdığı sonucunu çıkartabilir miyiz? Buna cevap vermek için önce kadın-erkek ilişkisiyle başlamak gerekir. Verdiğin örnek üzerinden devam edeyim, eğer mahallede kız ve erkek çocuklar o oyunu ayrı ayrı oynuyorlarsa orada da sınıfsallaştırma var demektir. Dolayısıyla önce bu açıdan bakmak gerekir. Barbie bebek Pedagoglar için oyuncak piyasasının kötü kadını dır. En önemli eleştiri çocuğu tüketime yöneltmesidir. Bir de tersten bakalım. İlişki biçiminin erkek egemenliği üzerine kurulu Türkiye toplumunda Barbie çok olumlu bir oyuncaktır. Çünkü ortada öğretmen, pilot, veteriner, çiftçi vb olarak görülen bir kız figürü vardır. Barbie Ken in arkadaşı değildir, Ken Barbie nin arkadaşıdır. Arabayı Barbie sürer. Yani, çalışan ve kendi ayakları üzerinde duran bir kadın imajı olarak çocuklara örnek olmaktadır. Bizim kültürümüzde kız çocuk bir köşede bebekle evcilik oynar ve aslında anne olmak dışında başka bir sosyal gelecek hayal edemez bu oyun/oyuncakla. Öte tarafta erkek tabancayla oynar. Sonra bu çocuklar büyür; kız kendine başkalarınca tarif edilen sınırların dışına çıkınca da, erkek tarafından vurulur. Toplulumumuzdaki cinsiyet ayrımcılığı çocukluktan başlar sonuç olarak. Bunu çözmeden sınıfsal ayrımcılığa gelemezsin. Toplumdaki sınıf ayrımcılığı meselesi çok eski sayılmaz. Benim çocukluğumda farklı gelir ve kültürlerden insanlar bir arada yaşarlardı. Böyle bir toplumda da topu almak için mahallenin çocukları kendi aralarında para toplarlardı. Top hepimizin olurdu. Farklılaşmayı 1980 den sonra ortaya çıkan sosyolojik değişimde aramak gerek. Yani kolay köşeyi dönme zihniyetinin topluma zerkedilmesinde. Yağ satarım bal satarım örneğinde olduğu gibi, oyunlarda söylenen tekerlemeler de toplumun sosyal yapısının yansımalarını taşır. Örneğimizde, sokakta oynayan çocuğun oradan geçen seyyar satıcının manisini tekerlemesine katması ve böylece toplumun esnaf yapısının, çarşı kültürünün oyunlarda görülmesi gibi. 80 lerden sonra ise tekerlemelere Dallas girdi örneğin. Jr ın kötülüğü, Sue Ellen in alkolikliği, vahşi rekabet, paranın gücü görülmeye başladı tekerlemelerde. Bugün ise her taraf AVM, hangi çarşı kültürünü görebiliriz ki S A R I S İ Y A H 13

16 ANALİZ Bir çocuğun gelişiminde pırlanta mı faydalıdır, gazlı içecekler mi, oyuncak mı? Aynı soruyu meclise bile taşısanız yanıtı oyuncaktır. Peki öyleyse bu ülkede neden pırlantadan %0, gazlı içeceklerden %8, oyuncaktan %18 KDV alınmakta? edebiliriz? Gelin bunu başka bir yere bağlayalım: Japonya da bir yıl içinde bir kişiye düşen kitap sayısı 24, Almanya da 16, Fransa da 14. Türkiye de ise bir yıl içinde bir kitaba düşen insan sayısı 6. Porselen Bebek, Çin 1880 oyunlarda. Toplumu oyunlardan okumak ve oyunlara hakim olarak toplumu yönlendirmek pekala mümkün. Tam bu noktada, eğer biri çıkıp Barbie gibi pahalı bir oyuncağı örnek olarak veriyorsun derse, ona bu söyleşiyi başından tekrar okumasını salık veririm. Oyuncak fiyatlarını nelerin yükselttiğini iyice anlamak gerek. Devlet çarpık ilişkinin reprodüksiyonunu yapıyor, toplumu yeniden üretiyor bu şekilde. Tamamıyla. Oyun ve oyuncak konuşuyorsak eğer, bu toplumun çocuğa nasıl baktığını da değerlendirmek zorundayız. Biz kadın sevmediğimiz gibi, çocuk da sevmeyen bir toplumuz. Kendimizin olanı seviyoruz bir tek. Onu mu seviyoruz, ona sahip olmayı mı seviyoruz? Haklısın. Buradaki sevmek, mülkiyetçi sevmektir. Çok da haksızlık yapmamak gerek. Aşık oluyoruz, olmasak türkülerimiz de bu olmaz. Başlangıcı iyi yapıyoruz ama yolculuk nereye gidiyor? Çocuğa dönecek olursak, kullandığımız bazı aşağılama terimlerine bakalım: Çocukluk yapma! ; Bana masal anlatma! ; Senin o dediğin çocuk oyuncağı. Çok güncel bir örnek vereyim. TBMM de bir muhalefet milletvekili bakana Seni oraya çocuk oyuncağı diye mi oturttular? diye sordu. Bakanın cevabı ne oldu dersiniz? Ben böyle büyük bir hakaret duymadım. Sensin çocuk oyuncağı. Al birini vur ötekine. Oysa, çocuğu gerçekten seven bir toplumda onu hakaret unsuru olarak kullanmak düşünülemez. Tekrar altını çiziyorum, çocuğunu sevmekten bahsetmiyorum, çocuğu sevmekten bahsediyorum. Böyle bir toplumda nasıl aydınlanma ve demokrasiden söz Buradan şuraya gelebiliriz: Bir toplum ortalama olarak 600 sözcükle konuşuyorsa, o toplumun gelişmiş bir toplum olduğunu söyleyebiliriz. Türkiye de ise bu sayı 200 ün altındadır. Kaldı ki, bizdeki konuşmalar iki şakak arasındaki sözcüklerle yapılmaz. Olay her zaman iki bacak arasındadır. İşte bu nedenle her gün duyduğumuz, okuduğumuz beyanatlarda, haberlerdeki söylemler cinsiyet ayrımcılığı içerir. Böyle bir toplumda bu durum nasıl oyuna, oyuncaklara yansımasın? Bir yanda erkek egemen toplumdan, kadının ve erkeğin aşağılanmasından, öte yanda bu ülkenin aydınlarından oluşması gereken meclisin oyuncağa bakışından, diğer tarafta ekonomi açısından oyuncağın toplumdaki yerinden, bir de bu toplumun kitap okuma alışkanlığından söz ettik. Şimdi tüm bunları bir araya getirelim ve karşımızdaki canavarı görelim. Bu canavar, geleceği çocukların oyunları ve oyuncakları üzerinden ipotek altına almakta. Moderleşme sürecindeki tablolara bakıldığında çocuk diye birşeyin olmadığını görürüz. O tablolarda görülen bir büyük, yanında aynı kıyafetler giymiş neredeyse bir adam-çocuk. Yine aynı çocuk üretim hayatının içindedir. Çocuğun çocuk olarak görülmesi sizce aydınlanma sürecinin bir sonucu mudur? Hayır, bu tamamen çocuk doktorlarının ortaya çıkardığı bir gerçektir. Çünkü çocuk, tıp koruyucu aşıları bulunca fark edildi. Öncesinde çocuk yaşayacağı bile belli olmayan bir varlıkken, aşılarla birlikte gözler çocuklara çevrildi. O noktadan sonra oyuncaklar ve çocuk dünyası doğdu. Peki, bizim toplumumuz çocuğu kendi keşfedemedi de, bu farkındalığı Batı dan mı almak zorunda kaldı? Hiçbir şeyi ne Batı dan ne de Doğu dan almadık. Dünya bir bütündür, bu dünyada nerede insanlık, bilim, sanat adına iyi bir

17 Oyun Evi, Almanya 1900 şey yapılmışsa, onu gider oradan alırsın. Rönesans, sanayi devrimi gibi büyük gelişmeler Batı da yapıldığı için doğal olarak oradan bize geldi. Ama unutmayalım ki, 13. yy a kadar lokomotif doğuydu. İslam alimleri bilimin öncüleriydi. O tarihten sonra, Doğu nun düşünce sistematiği gittikçe bağnazlaşırken, İspanya da kral 10. Alfonso ilk tercüme bürosunu kurdu ve İslam bilginlerinin kitaplarını İspanyolca ya çevirtti. Doğu nun ışığı bir anda Avrupa ya geçti, hızla yayıldı. Öyle ki Gutenberg matbaayı bulmak zorunda kaldı. Batı ya da Doğu dünyası diyoruz ama, aslında tüm buluşlar ve gelişmeler suptropikal dediğimiz ekvatorun üst ve altında kalan Yengeç ve Oğlak dönencelerinin arasında kalmış bölgede gerçekleşti. Ne doğusu, ne batısı?!! Sormak istediğim şuydu, örneğin bana bir kalem verirseniz ve ben onu siz onu tutarken görürsem, ben de sadece tutarım. Oysa bana yazdığınızı gösterirseniz, ben de yazmaya başlarım. Ben de saz örneğiyle sorunu cevaplayayım. Aşıklarımızın evlerinde duvarda asılı saz görürüz. Telli Kur an dır adı. Kutsaldır ve bu nedenle baş üstüne asılır. Aynı figürü Hitit kabartmalarında da görürüz. Ama toplum bunun ne kadar farkındadır? Kendi kültür DNA larımızın izini ne kadar sürebilmektedir? Cumhuriyet in ilk yıllarında kurulan banka isimlerine bakalım: Etibank, Sümerbank... O yıllarda İstanbul daki yeni semtlerin isimleri ne: Etiler, Akadlar... Kendi aydınlanma tarihine sahip çıkarsan, bugün Batı dediğimiz medeniyetin kullandıklarının kökeninin sende olduğunu görürsün. Bizim kendi aydınlanma tarihimiz içinde çocuğun oyuncağının yeri nedir? Bugün biri çıkıp hamile kadınlar sokağa çıkmasın dedi, hatırlarsanız. Kimse de ona, sen bizim öz kültürümüz olan Kübey Hatun u (ya da Kubay Ana) bilmez misin, diyemedi. Altı ağaç, üstü çıplak kadın olan bu tanrıça, doğum yapan kadınları korur. Çocuğa ise ruh verir, onun doğmasını sağlar. Ve senin kültür kökenlerindedir. Kültür kökenlerin o kadar kuvvetlidir ki, bin yıllardır kullandığın simgeyi, yani ayı, alıp ibadethanenin tepesine koymuşsundur. Biz bir Kübey Hatun oyuncağı dahi yapamazken, Avrupa da oyuncak evleriyle oynuyor çocuklar. Bunlar kasap, hastane, terzihane gibi günlük hayattan mekanların minyatür halleri ve kızların ve erkeklerin birlikte oynadığı oyuncaklar. Çocuklar bu oyunlarla konuşmayı, alış verişi, sıra beklemeyi, yani sosyalleşmeyi öğreniyorlar. Aslında bunu öğrenmiş bir toplumun temellerini oluşturuyorlar. Tüm bu konuştuklarımızın oyuna etkileri nasıl olmuştur? Araştırmacılar oyunun dinsel törenlerden çıktığını söylerler. Ben buna katılmıyorum. Elbette çocuklar gördüklerini oyunlarında taklit etmişlerdir ama aslında onun en büyük oyuncağı doğanın kendisidir. Oyun keşfetme duygusudur çünkü. Ancak o duyguyu alıp yönlendirebilir, geleceğin inşasında kullanabilirsin. Mesela, soğuk savaş yıllarında uzay yarışını Amerika Birleşik Devletleri nin kazanmasının sebebini Hitler örneğindeki gibi oyuncaklarda aramak gerekir. Çünkü 1920 li yıllarda uzay oyuncakları yapıp, onları çocukların oyunlarına katan Amerika ydı. O oyuncaklarla oynayan çocuklar 1958 de N.A.S.A. yı kurdu. Peki, o yıllarda biz çocuklarımıza ne S A R I S İ Y A H 15

18 XXXXX alıyorduk? Misket, topaç, kaynana zırıltısı... Öyleyse, kim gidecekti aya, sen mi? İstanbul Oyuncak Müzesi nin kurulma nedenlerinden biri de tüm bunları anlatmaktır. Şu ana kadar sorduğum soruları beni hep ters köşeye yatırarak cevapladınız. Bu sefer, özellikle beni ters tarafa yatırmanız amacıyla soruyorum. Senaryo yazılıyor, oyuncaklar ona göre üretiliyor, bununla oynayan çocuklar sonuçta senaryoya uygun bir gelecek tasarlıyorlar. Şu andaki bize bakalım; elimizde senaryo yok, ona göre oyuncak üretmiyoruz. Oyuncaklar, hangisi satılır mantığı üzerinden piyasada yerlerini alıyorlar... Aslında bir nesil üretmek için çalışmıyoruz ve nesil üretme oyununun senaristi biz değiliz. Bugünün senaryosuna baktığınızda nasıl bir nesil yetişecek sizce? Günümüzde çocuklar oyuncakla oynamıyorlar. Oyunlar artık sanal ortamda. Arasındaki fark nedir? Oyuncakla oynayan çocuk oyunun senaryosunu kendi yazar ve her çocuk kendine baş rolü verir. Bilgisayarlarda oyun oynayan çocuklar ise başkaları tarafından yazılmış senaryoların içinde hapsolmuşlardır. Birinde ne kadar sonsuz hayalgücü varsa, diğerinde o kadar yok. Üstelik bir o kadar da şiddet var. Bugün RTÜK filmlerdeki her türlü reklam ihtimalini dahi mozaikliyor. Gariptir, dünyanın en büyük sektörünün ürünlerinin reklamı ise açık açık yapılıyor: silahlar. Üstelik markasını, modelini, özelliklerini üstüne bastıra bastıra gözümüze sokuyorlar. Elbette, çocuğun dünyasında her zaman şiddet vardı. Ama bu kadar çok ve organize olarak hiç bir zaman ortaya çıkmadı. Öyle ki, Hitler in oyuncakları bile masum kaldı. O oyuncaklarda yaralıyı taşıyan asker figürleri bile varken, bugün çocuklar game over olmamanın stresi içinde oynuyorlar. Tıpkı kapitalist hayat gibi. Öyle ki Amerika da pek çok insan, dönüşte yerimde başkasını bulurum, yani game over olurum diye tatile bile çıkmıyor.

19 Nazi törenlerinde gördüklerimiz 6 sene önce Hauser firmasının ürettiği oyuncaklarla oynayan çocuklardır. Aslında Hitler Polonya dan önce savaşı çocukların oyunlarını, dolayısıyla hayallerini işgal ederek başlatmıştı. Kurşun Askerler, Almanya Özetle şimdiki oyunlar çocukları acımasız bir kapitalist topluma hazırlıyorlar. Bu kadar şiddetle iç içe büyüyen çocuklar bir tarafta, iki büyük savaş atlatmış bir dünya bir yanda. Üçüncüsünün istenmediği de ortada. Bu çocukları nasıl bir gelecek bekliyor bu çelişki içinde? Son on yılda dünyanın değişik bölgelerindeki çatışmalarda ölenlerin sayısı iki dünya savaşında ölenlerin sayısından daha fazla. Uruguaylı yazar Eduardo Geleano laborant bir arkadaşını ziyarete gider. Laboratuvardan ayrılırken, aklına bir hınzırlık yapmak gelir ve farenin kafesinin kapısını gizlice açık bırakır. Döndüklerinde fareyi kapısı açık kafesin önünde titrerken bulur. Bunun üzerine şu tümceyi yazıyor yazar: Bugün gördüğüm sadece o farenin değil, bütün insanların üzerindeki korkudur. Bunun adı özgürlük korkusudur. Bilgisayar oyunlarında da, filmler de de yapılan da budur. Özgür olmaktan korkan bir nesil yaratılıp, onu koruyacak (!) olan güce ve sisteme tapmalarını sağlamak. Distopya gelecek senaryoları sadece bugün mü kurgulanıyor? Geçmiş toplumlarda da yok muydu? Mesela Nuh tufanı bunun örneklerinden biri değil midir? Nuhun gemisi Batı nın önemli oyuncaklarından biri olmuştur ve bence işin iyi tarafında bir örnektir. Burada da kötücül bir gelecek tarif edilmiştir. Ama senaryoda hayvan sevgisi vardır... En azından kızlı-erkekli bir ortam var. Tabii ya, aydınlık düşünce var! Dünyayı kurtarmak için silahı eline alıp ateş etmiyorsun, gemi inşa ediyorsun. Sonra seyahat ediyorsun. Ve sonuçta yine insanlığı kurtarıyorsun. Ama şiddet uygulamadan, sevecenlikle. Bugün bu devasa senaryonun dışında kalmak imkansız, ne yapılabilir? Çocuklarımızın elinde neler var gelecekten umutlu olmaları için? Houdini, dışarıdan açılmak üzere tasarlanmış kasaya kendini kilitletir ve sonra dışarı çıkmayı başarırdı gösterisinde. Nasıl yaptığını sorduklarında Kasa dışarıda olmak için tasarlanmıştır, ama ben içerdeyim ve bunu oradan başarmaya mecburum demişti. Biz de bunu başarmaya mecburuz. Her şeyden önce masallarımız var. İnsan olmaya çalışan Pinokyo var mesela. Dünyanın merkezi ayaklarımın altında diyen bilge insan Nasreddin Hoca var. Bize yol gösterecek örnek çok görmeyi istedikten sonra. Önemli olan onları bilmek ve -kendi kültürümüz için konuşuyorumonları bugüne taşıyabilmek. Eğer bugün çocuklarımız Kübey Hatun bebekleriyle oynasalardı, biri çıkar o adama, sen ne diyorsun diyebilirdi. Ya da o oyuncakla büyüdüğü için çocuklar, o söz hiç söylenmemiş olurdu. Kaygımızın odak noktasında da işte bu var. Bu ne çizilen senaryolardaki gibi dünyayı yok edecek bir gök taşı, ne de uzaylıların istilası. Çocuklarımızın önüne koyamadığımız doğru oyuncaklardan dolayı, mutlu bir gelecek inşa edilemeyeceği kaygısı. Çabamızın nedeni de bu kaygı. Zoetrop, Almanya 1900 Kaplanla savaşan soylu, Bengal 1920 S A R I S İ Y A H 17

20 ARAŞTIRMA

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Aile nedir? *Ailemizi tanıyalım. *Ailemizdeki büyüklerin isimlerini öğrenelim. *Akraba ne demek öğrenelim. *Arkadaşlık nedir?

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Tatilde neler yaptık? *Hava nedir? Hangi duyu organımızla hissederiz? *Tatildeyken hava nasıl değişimler oldu? *Müzik dendiğinde

Detaylı

2011-2012 GÖKYÜZÜ EĞİTİM KURUMLARI

2011-2012 GÖKYÜZÜ EĞİTİM KURUMLARI 2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI GÖKYÜZÜ EĞİTİM KURUMLARI Şubat Ayı E-Bülteni 1 İÇİNDEKİLER 1. Doğum günü Olan Yıldızlarımız 2. Mihver Dersler 3. Branş Dersler 4. Kulüpler 2 DOĞUM GÜNÜ OLAN YILDIZLARIMIZ

Detaylı

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 2 YAŞ MİNİK ARILAR SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 2 YAŞ MİNİK ARILAR SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 2 YAŞ MİNİK ARILAR SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI DİL BECERİLERİM VE BEN Hikâye / Öykü / Masal: Paylaşalım bunları adlı hikâyemizi biz hazırladık. Tekerlemeler:

Detaylı

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 4 YAŞ GÖKKUŞAĞI SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI. Tekerlemeler: Kartal ve tırtıl tekerlemelerini öğreniyorum.

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 4 YAŞ GÖKKUŞAĞI SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI. Tekerlemeler: Kartal ve tırtıl tekerlemelerini öğreniyorum. FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 4 YAŞ GÖKKUŞAĞI SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI DİL BECERİLERİM VE BEN Hikâye / Öykü / Masal Tekerlemeler: Kartal ve tırtıl tekerlemelerini öğreniyorum. Bilmeceler:

Detaylı

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur.

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur. 33 Ders 4 Günah Bir dostunuzun size, içi güzel şeylerle dolu ve bütün bu güzelliklerin tadını çıkarmanız için bir saray verdiğini düşünelim. Buradaki her şey sizindir. Dostunuzun sizden istediği tek şey,

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

EYLÜL 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ. Eylül 2014 Bülten

EYLÜL 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ. Eylül 2014 Bülten EYLÜL 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ AYIN TEMASI: OKULUM BEN KİMİM? *Kendi isimlerimizi söyleyerek, arkadaşlarımızla tanışma. *Sınıfımızı ve öğretmenimizi öğrenme. *Arkadaşlarımızın isimlerini öğrenme. *Okula

Detaylı

KÜLTÜREL YAPILANMA GRUBUNUN (KYG) DEĞERLENDİRME ANKETİ

KÜLTÜREL YAPILANMA GRUBUNUN (KYG) DEĞERLENDİRME ANKETİ KÜLTÜREL YAPILANMA GRUBUNUN (KYG) DEĞERLENDİRME ANKETİ Kasım, 2006 Değerli Arkadaşlar, Bildiğiniz gibi 7 Temmuz, 2006 da başlayan ve 27 Ağustos 2006 da tamamlanan Kültürel Yapılanma Grubumuzu ve Etkinliklerini

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

R E H B E R L Đ K B Ü L T E N Đ - 3

R E H B E R L Đ K B Ü L T E N Đ - 3 1886 ÖZEL GETRONAGAN ERMENĐ LĐSESĐ R E H B E R L Đ K B Ü L T E N Đ - 3 2010 2011 Kız olursa Sarin, erkek olursa Masis Erkek olursa doktor, kız olursa öğretmen KENDĐNĐ TANIMA VE MESLEK SEÇĐMĐ Sevgili veliler,

Detaylı

ÇEVREMİZ VE BİZ 1.park 2.büfe 3.okul 4.banka 5.otel 6.market 7.alışveriş merkezi 8.kafe 9.hastane 10.köprü 11.nehir 12.kafe 13.spor salonu 14.

ÇEVREMİZ VE BİZ 1.park 2.büfe 3.okul 4.banka 5.otel 6.market 7.alışveriş merkezi 8.kafe 9.hastane 10.köprü 11.nehir 12.kafe 13.spor salonu 14. ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70005Γ) ÇEVREMİZ VE BİZ 1.park 2.büfe 3.okul

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR RENKLER Ben bir küçük ressamım Pembe sarı boyarım Yeşil yeşil ormanlar Mavi mavi denizler Turuncudur portakal Gökte sarı güneş var Fırça kalem ve kağıt Olmazsa resim olmaz Reklerle oynamaktan Hiç bir çocuk

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

İLHAM VEREN KONUŞMACILAR ALEM-İ İŞ İLE HERKES BİRBİRİNİ DAHA İYİ ANLAYACAK!

İLHAM VEREN KONUŞMACILAR ALEM-İ İŞ İLE HERKES BİRBİRİNİ DAHA İYİ ANLAYACAK! İLHAM VEREN KONUŞMACILAR ALEM-İ İŞ İLE HERKES BİRBİRİNİ DAHA İYİ ANLAYACAK! ALEM-İ İŞ, NE İŞ? Alem-i İştir kişinin lafa bakılmaz! diyoruz ve iş hayatında yaşadıklarımız konusunda bize, size, herkese esprili

Detaylı

ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUENLER GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ ÇİÇEKLER TEMASI

ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUENLER GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ ÇİÇEKLER TEMASI ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUENLER GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ ÇİÇEKLER TEMASI 23NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI Bitkileri tanıdık. Bitkileri gözlemledik. Bitki türlerini isimlendirdik. Bitkilerin

Detaylı

Fotoğraf Sevdalısı Bir Doktor:

Fotoğraf Sevdalısı Bir Doktor: Kültür ve Sanat Fotoğraf Sevdalısı Bir Doktor: NESRİN AKÇA AKOĞUL Nesrin Akça Akoğul Eyüp Devlet Hastanesinde. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olarak görev yapan Nesrin Akça Akoğul. 1992 yılında fotoğraf

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

Türkçe. Cümlede Anlam 19.02.2015. Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler

Türkçe. Cümlede Anlam 19.02.2015. Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler 16-20 MART 3. HAFTA Cümledeki sözcük sayısı, anlatmak istediğimiz duygu ya da düşünceye göre değişir. Cümledeki sözcük sayısı arttıkça, anlatılmak istenen daha

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya MOTİVASYON Nilüfer ALÇALAR 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya Motivayon nedir? Motivasyon kaynaklarımız Motivasyon engelleri İşimizde motivasyon

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR ANNEM ANNEM Annem annem canım annem, Gönlüm senle kalbim senle Canım annem gülüm annem Dünyam sensin benim bir tanem.. Biliyorum elbet bir gün gelecek Bir başka bebekte bana annem diyecek Bende hep iyi

Detaylı

SINIF İÇİ ETKİNLİKLER

SINIF İÇİ ETKİNLİKLER ARALIK 2014 Sevgili Veliler; Bizler Aralık ayını da dolu dolu yaşadık. Önemli gün ve haftaları büyük bir coşku, sevinçle yaşadık. Sınıf içi etkinliklerimize tüm çocuklarımız keyifle katıldılar. Etkinliklerimizle

Detaylı

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Bu ayki yaşayan değerimiz Sevgi.

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir?

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? 1. SINIF OKULA YARDIMCI VE SINAVLARA HAZIRLIK A TEMASI: OKUL HEYECANIM TEST-1 1. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? A) Okula gitmemiz

Detaylı

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları.

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları. HASTA İŞİ İnsanların içlerinde barındırdıkları ve çoğunlukla kaçmaya çalıştıkları bir benlikleri vardır. O benliklerin içinde yaşadıkları olaylar ve onlardan arta kalan üzüntüler barınır, zaten bu yüzdendir

Detaylı

EĞLENCEM MEDYA. Prof. Dr. E. Nezih ORHON. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi

EĞLENCEM MEDYA. Prof. Dr. E. Nezih ORHON. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi EĞLENCEM MEDYA Prof. Dr. E. Nezih ORHON Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Merhaba, Öğrencilerimiz ile birlikte hayata geçireceğimiz çalışmalarda deneyim paylaşımı için aşağıdaki şu üç boyutu

Detaylı

Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller

Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller Y jenerasyonunun internet bağımlılığı İK yöneticilerini endişelendiriyor. Duygusal ve sosyal becerilere sahip genç profesyonel bulmak zorlaştı. İnsan

Detaylı

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ 6 (ΕΞΙ) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ 6 (ΕΞΙ) ΣΕΛΙΔΕΣ ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΜΑΘΗΜΑ: ΤΟΥΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ:

Detaylı

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΥΟΛΙΚΗ ΥΡΟΝΙΑ: 2012-2013 Μάθημα: Σοσρκικά

Detaylı

Çocuk Gündüz Bakımevi Evangelisch-lutherische Petrigemeinde

Çocuk Gündüz Bakımevi Evangelisch-lutherische Petrigemeinde - PDF Flyer - Çocuk Gündüz Bakımevi Evangelisch-lutherische Petrigemeinde Çocuk Gündüz Bakımevimiz, Hannover-Kleefeld Evangelisch-lutherische Petrigemeinde ye aittir ve Aşağı Saksonya nın en eski kuruluşlarından

Detaylı

Bu çalışma sırasında bize yardımcı olan tercümanımız Habibe Biber e de ayrıca teşekkür ediyoruz.

Bu çalışma sırasında bize yardımcı olan tercümanımız Habibe Biber e de ayrıca teşekkür ediyoruz. 15 Ankara Çankaya İşitme Engelliler Gençlik Spor Kulübü Derneği nin hibe başvurusu yapma sürecinde TACSO projeden talep ettikleri teknik destek ile kendileriyle kısa bir dönem çalışma imkanı bulduk. Bu

Detaylı

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 3 YAŞ DENİZYILDIZLARI SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 3 YAŞ DENİZYILDIZLARI SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 3 YAŞ DENİZYILDIZLARI SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI DİL BECERİLERİM VE BEN Hikâye / Öykü / Masal: Yardımlaşalım adlı hikayemizi biz hazırladık. Tekerlemeler:

Detaylı

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE Ekim 2013 Sayı 1 Yazar; HARUN ŞEN 1 İçindekiler KALDIRIMLAR 1... 3 DİYET... 4 ÇOCUKLARINIZA ZAMAN AYIRIN... 5 2 KALDIRIMLAR I Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında; Yürüyorum, arkama

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

Bir gün insan virgülü kaybetti. O zaman zor cümlelerden korkar oldu ve basit ifadeler kullanmaya başladı. Cümleleri basitleşince düşünceleri de basitleşti. Bir başka gün ise ünlem işaretini kaybetti. Alçak

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN ve ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN ve ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (28 EKİM -13 ARALIK 2013) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 28 Ekim 2013-13 Aralık 2013 tarihleri arasında işlediğimiz ikinci temamıza ait bilgiler,

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

Sevgili Velilerimiz, SINIF İÇİ ETKİNLİKLER

Sevgili Velilerimiz, SINIF İÇİ ETKİNLİKLER Sevgili Velilerimiz, Bizler Ocak ayında yaptığımız etkinliklerimizle çocuklarımızın tüm gelişim alanlarını baz alarak planladık ve uyguladık. 2014-2015 eğitim ve öğretim yılının 1. dönemini siz değerli

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

ÖZEL ÜSKÜDAR SEV İLKÖĞRETİM OKULU

ÖZEL ÜSKÜDAR SEV İLKÖĞRETİM OKULU ÖZEL ÜSKÜDAR SEV İLKÖĞRETİM OKULU AYLIK BÜLTENLER SERİSİ EKİM, 2008 SAYI: 2 KONU: Çocuğunuzun Beceri ve Yeteneklerini Nasıl Geliştirebilirsiniz? Aileler çocuklarının mutlu bireyler olmalarını ve en yüksek

Detaylı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı On5yirmi5.com Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı Türkiye ve İstanbul çapında verilecek olan Yaz Kur an Kursu eğitimlerini İstanbul Müftü Yardımcısı Mehmet Yaman ile konuştuk Yayın Tarihi : 15

Detaylı

2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ EYLÜL AYI HAZIRLIK-ARI GRUBU BÜLTENİ

2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ EYLÜL AYI HAZIRLIK-ARI GRUBU BÜLTENİ 2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ EYLÜL AYI HAZIRLIK-ARI GRUBU BÜLTENİ OKULA UYUM OKULUM, BEN VE ARKADAŞLARIM Okulunu tanıma Okulunun ismini söyleme Öğretmen ve arkadaşlarını tanıma Okulda çalışanları gözlemleme

Detaylı

HAZİRAN 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ. Haziran 2015 Bülten

HAZİRAN 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ. Haziran 2015 Bülten HAZİRAN 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ * YAZ MEVSİMİ Yaz mevsimi aylarını öğrenme. Yaz mevsimi panosu hazırlama. Yaz mevsiminde meydana gelen değişiklikleri söyleme. Yaz mevsiminin meyve ve sebzelerini tanıma.

Detaylı

Rutinler temamız kapsamında sabah sporu yaptık, grup sohbetleri ile paylaşımlarda bulunduk. Sabah sporunda reçel yaptık, hayali reçellerimizi

Rutinler temamız kapsamında sabah sporu yaptık, grup sohbetleri ile paylaşımlarda bulunduk. Sabah sporunda reçel yaptık, hayali reçellerimizi Rutinler temamız kapsamında sabah sporu yaptık, grup sohbetleri ile paylaşımlarda bulunduk. Sabah sporunda reçel yaptık, hayali reçellerimizi pişirdik. Topla tanışma oyunları oynadık. Heykel ol, adını

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

Başarıda İç Disiplin. Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez.

Başarıda İç Disiplin. Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez. Başarıda İç Disiplin Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez. İÇ DİSİPLİN NEDİR? Her zaman yaptığınız veya yapmak zorunda olduğunuz işleri iki şekilde yaparsınız:

Detaylı

Şimdi olayı şöyle düşünün. Temel ile Dursun iddiaya giriyor. Temel diyor ki

Şimdi olayı şöyle düşünün. Temel ile Dursun iddiaya giriyor. Temel diyor ki Bildiğiniz üzere Deutsche bank'ın arzı ile varantlar İMKB'de işlem görmeye başladı. Bu konuda çok soru gelmiş. Basit bir şekilde ne olduğunu açıklamak da bize farz oldu. Fakat hemen şunu belirteyim ki;

Detaylı

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri.

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. C i h a n D e m i r c i Damdaki Mizahçý 90 Yaþýnda Eskimeyen Bir Usta: Haldun Taner Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. 1986'da yitirdiðimiz Haldun Taner

Detaylı

Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI

Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI 13 NİSAN PAZARTESİ Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI 13-17 NİSAN 2015 SERBEST ZAMAN ETKİNLİĞİ: Çocuklarla selamlaşıldı ve istedikleri ilgi köşelerinde evden getirdikleri oyuncaklarla

Detaylı

ilk yar desteklerinizle daha fazla güzel çocuğumuza ulaşıyor, çok teşekkür ediyor, selam sevgi ve saygılarımızı yolluyoruz...

ilk yar desteklerinizle daha fazla güzel çocuğumuza ulaşıyor, çok teşekkür ediyor, selam sevgi ve saygılarımızı yolluyoruz... Bu akşam kişisel bir sorgulama geliyor "neredeyim, ne yapıyorum?" sevgili Seda'dan... Bir türkü ile başlıyor... (türküyü dinleyerek okumalısınız) Türkü taaa Ardahan'dan çınlayıp uzaya yayılmış; sevgili

Detaylı

14 12 Bu ifadenin ne zaman kaba olduğu ne zaman gerekli olduğu konusunda onunla konuşabilirsiniz. Annebaba yanındayken ona nazikçe teklif edilen bir şeyi istemediğini Hayır diye bağırarak ifade etmek doğru

Detaylı

Bugün kadın ve erkeğin daha eşit olacağı bir toplumda yaşamak için sen ne yapacaksın?

Bugün kadın ve erkeğin daha eşit olacağı bir toplumda yaşamak için sen ne yapacaksın? Bugün kadın ve erkeğin daha eşit olacağı bir toplumda yaşamak için sen ne yapacaksın? Çözüm Analizi Araştırma Hakkında 2 Kadın ve Erkeğin Eşit Olduğu Bir Toplum Dünyada ve ülkemizde hemen hemen tüm kurumsal

Detaylı

Sevgili Velimiz, SINIF İÇİ ETKİNLİKLER

Sevgili Velimiz, SINIF İÇİ ETKİNLİKLER Sevgili Velimiz, 2014-2015 eğitim ve öğretim yılının ilk dönemini tamamladık. Birbirimizi tanıyalım, kaynaşalım, öğrenelim ve öğrendiklerimizi pekiştirelim derken bir dönem hızla geçti. Dolu dolu geçirdiğimiz

Detaylı

TEKNOLOJİ VE TASARIM Dersine giriş.. 11.11.2013 1

TEKNOLOJİ VE TASARIM Dersine giriş.. 11.11.2013 1 TEKNOLOJİ VE TASARIM Dersine giriş.. 11.11.2013 1 Giriş Yaşamımızın tartışmasız en önemli gündemini teknolojik gelişmeler ve tasarım harikası ürünler oluşturuyor..bu sunu sizlere dersimizin amacı ve içeriğini

Detaylı

C A NAVA R I N Ç AGR ISI

C A NAVA R I N Ç AGR ISI C A NAVA R I N Ç AGR ISI Canavar, canavarların hep yaptığı gibi, gece yarısından hemen sonra çıktı ortaya. Geldiğinde Conor uyanıktı. Kısa süre önce bir kâbus görmüştü. Herhangi bir kâbus değil- di bu;

Detaylı

2014-2015 DEDELER İLKOKULU

2014-2015 DEDELER İLKOKULU 2014-2015 DEDELER İLKOKULU PROJE ADI: MANGALA OYUNU HEDEF KİTLE: 4-5 ve 6-7-8. Sınıf Öğrencileri PROJE SÜRESİ Başlama : 01 ARALIK 2014 Bitiş : 01 OCAK 2015 KATILIM: 4-5 ve 6-7-8. Sınıf Öğrencileri PROJENİN

Detaylı

ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ

ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ I- Açıklama Sizi tam olarak tanımladığına inandığınız her cümlenin yanına 1 yazın. Eğer ifade size uygun değilse, boş bırakın. Sonra her bölümdeki sayıları toplayın. Bölüm 1 Nesneleri

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ 1 Değerli Velimiz, Geçtiğimiz hafta sonunda 2-6.sınıflardaki öğrencilerimizin

Detaylı

Mutfak Etkinliği. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Şarkı. Büskivili pasta yapıyoruz.

Mutfak Etkinliği. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Şarkı. Büskivili pasta yapıyoruz. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Şarkı Mutfak Etkinliği Sohbetler Yaşayan değerlerimizden Doğruluk ile ilgili sohbet ediyorum. Sağlığımızı korumak için neler yapmalıyız konulu sohbet

Detaylı

SÖZCÜKTE ANLAM. Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam

SÖZCÜKTE ANLAM. Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam SÖZCÜKTE ANLAM 1 Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam BADEM AÐACI Ýlkbahar gelmiþti. Hava bazen çok güzel oluyordu. Güneþ

Detaylı

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden,

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden, Çemberlitaş taki dedesinin konağında büyüyen şair, Amerikan ve Fransız kolejlerinde başladığı ilk ve lise öğrenimini Deniz Lisesi nde tamamladı. İ. Ü. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü nü 1924 te bitirince

Detaylı

www.astromedya.com Örnek Tarot Okuması

www.astromedya.com Örnek Tarot Okuması Örnek Tarot Okuması Bir tarot okuması, bilinçaltına atılmış bir oltadır. Bizler yani tarot okuyucuları, sizin zihninize, bilinçaltınıza olta atarak, sebeplerini ve sonuçlarını zaten sizin biliyor olduğunuz

Detaylı

BURCU ŞENTÜRK Bu Çamuru Beraber Çiğnedik

BURCU ŞENTÜRK Bu Çamuru Beraber Çiğnedik BURCU ŞENTÜRK Bu Çamuru Beraber Çiğnedik BURCU ŞENTÜRK 1984 yılında Eskişehir de doğdu. Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü nü bitirdi. ODTÜ Sosyoloji Bölümü nde yüksek

Detaylı

PENGUEN GRUBU MART AYI BÜLTENİ SİNCAPLAR TEMASI DÜNYA SU GÜNÜ ORMAN HAFTASI YAŞLILAR HAFTASI DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜ

PENGUEN GRUBU MART AYI BÜLTENİ SİNCAPLAR TEMASI DÜNYA SU GÜNÜ ORMAN HAFTASI YAŞLILAR HAFTASI DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜ PENGUEN GRUBU MART AYI BÜLTENİ SİNCAPLAR TEMASI DÜNYA SU GÜNÜ ORMAN HAFTASI YAŞLILAR HAFTASI DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜ Sincapları tanıdık. Sincapları gözlemledik. Hayvan türlerini isimlendirdik. Hayvanların

Detaylı

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Mart 2009 Kendi Yaşam Öykünüzü Yazın Diyelim ki edebiyatla uğraşmak, yazı yazmak, bir yazar olmak istiyorsunuz. Bu

Detaylı

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ ADALET ve CESARET ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 24 3 Sertifika no: 14452 Uğurböceği

Detaylı

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Sohbetler *Kendimi tanıyorum (İlgi ve yeteneklerim, hoşlandıklarım, hoşlanmadıklarım) *Arkadaşlarımı tanıyorum *Okulumu tanıyorum

Detaylı

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır Öğrencinin ilgi alanları, becerileri ve yetenekleri düşünüldüğü zaman kendi öğrenme yöntemlerine göre akademik ve/veya kültürel alanda başarılı olabilir.

Detaylı

BAŞARI ÖDÜLSÜZ KALMAZ!

BAŞARI ÖDÜLSÜZ KALMAZ! EĞİTİMİN ALTIN MARKASINDA BAŞARI ÖDÜLSÜZ KALMAZ! %100 ÖĞRENİM BURSU FIRSATI ANADOLU LİSESİ TEOG PUANINLA SÜRESİZ BURS KAZAN! GELECEĞE GÜÇLÜ BAŞLA! EN İYİSİNİ SEÇ, DOĞRU KARAR VER ŞANSA İHTİYACIN YOK EĞİTİME

Detaylı

ÇOCUKLARIMIZ VE TEKNOLOJİ

ÇOCUKLARIMIZ VE TEKNOLOJİ TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2013-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülten Sayı:2 ÇOCUKLARIMIZ VE TEKNOLOJİ Hızla gelişen dünyada teknolojik ürünler hayatımızın büyük bir kısmını kapsamakta. İş ortamında

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU. NİSAN AYI 1. ve 2. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU. NİSAN AYI 1. ve 2. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU NİSAN AYI 1. ve 2. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest

Detaylı

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi BÝRÝNCÝ BÖLÜM 1 Dünya döndü Son ders zili çalýnca tüm öðrenciler sevinç çýðlýklarý atarak okulu terk etti. Ýkili öðretim yapýlýyordu. Sabahçýlar okulu boþaltýrken, öðleci grup okula girmeye hazýrlanýrdý.

Detaylı

DENİZ EĞİTİM ATÖLYELERİ. OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR

DENİZ EĞİTİM ATÖLYELERİ. OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR DENİZ EĞİTİM ATÖLYELERİ OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR Amaç: Çocukların denizlerde kirliliğine neden olan atıkları gözlemlemesi ve kirliliğin deniz yaşamına etkileri konusunda

Detaylı

UYGULAMA 1 1. Aşama Şimdi bir öykü okuyacağım, bakalım bu öykü neler anlatıyor?

UYGULAMA 1 1. Aşama Şimdi bir öykü okuyacağım, bakalım bu öykü neler anlatıyor? ALAY ETME Amaç : Başkalarına saygı duymayı öğrenme.alay etme ile baş edebilme becerisini kazandırma Düzey : 1. sınıf ve üstü Materyal: Uygulama 1 için:yazı tahtası, kağıt, kalem, Uygulama 2 : Kuklalar,oyuncak

Detaylı

Kepçe kulak ameliyatında yapılan temelde kulak şeklini değiştirmek. Bu yukarıda saydığım iki sorun için ayrı ayrı müdahaleler yapılıyor.

Kepçe kulak ameliyatında yapılan temelde kulak şeklini değiştirmek. Bu yukarıda saydığım iki sorun için ayrı ayrı müdahaleler yapılıyor. Kepçe kulak genellikle olması gerekenden daha büyük kulak olarak algılanır. Hâlbuki çok doğru değil. Kepçe kulakları olan bir insan ile normal kulakları olan bir insanın aslında kulak büyüklüğü olarak

Detaylı

İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE DAHA AZ SORUN YAŞIYOR! - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE DAHA AZ SORUN YAŞIYOR! - Genç Gelişim Kişisel Gelişim İŞİTME ENGELLİ GÜL USTABAŞ GENÇ İŞİTME ENGELLİLER NORMAL OKULLARDA KAYNAŞTIRMA EĞİTİMİNE TABİ OLMALI. İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE NORMAL İNSANLAR GİBİ HATTA ONLARDAN DAHA AZ SORUN YAŞIYOR SORU-- Kısaca

Detaylı

Pepee den Önce Pepee den Sonra P.Ö- P.S

Pepee den Önce Pepee den Sonra P.Ö- P.S Pepee den Önce Pepee den Sonra P.Ö- P.S KİM BU PEPEE? YIL 2007, Bir düşümüz var: Türk çizgi filmi yapmak Bu da düşümüzün rakamsal temeli: Türkiye de milyonlarca çocuk var. Binlerce yıllık anlatı kültürü

Detaylı

KADINLAR ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri

KADINLAR ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri KADINLAR ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri 14 Haziran 2005, Salı A company of Pazarlama yönetimini geliştirmek için ilerleyebileceğimiz alanlar Hedef kitleyi geleneksel

Detaylı

SOSYALLEŞEBİLEN ÖĞRENCİNİN İLETİŞİMİ DE GÜÇLÜ OLUYOR

SOSYALLEŞEBİLEN ÖĞRENCİNİN İLETİŞİMİ DE GÜÇLÜ OLUYOR 2007 yılında Çankaya Üniversitesi İşletme Bölümü nden birincilikle mezun olan, ayrıca Uluslararası Ticaret Bölümümüzde çift ana dal yapan, 2010 yılında da İşletme Yönetimi Yüksek Lisans Programı ndan mezun

Detaylı

2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ETKİNLİKLERİMİZ ENGLISH DAY ETKİNLİĞİMİZ GEMS ETKİNLİKLERİMİZ UĞURBÖCEKLERİ OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARIMIZ İLKOKUL ORYANTASYON ÇALIŞMALARIMIZ SİNEMA GÜNLERİMİZ BRANŞ

Detaylı