zamanı geldi! Sert Sessiz Dergi içinizdeki şeytanı dışarı bırakmanızın Aylık Edebiyat ve Kültür Dergisi Mart 2009

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "zamanı geldi! Sert Sessiz Dergi içinizdeki şeytanı dışarı bırakmanızın Aylık Edebiyat ve Kültür Dergisi Mart 2009"

Transkript

1 ert essiz ergi ylık debiyat ve Kültür ergisi art Filiz Kansu, Beren elwasul, ray evrim uman, hmet eriç Çavuşoğlu, slı Koruyucu, inem al, Kaan nal, Yağmur opuz, Ömer Faruk ök, Cem Berk ydın, Bahar üftüler, alat Şeyhanoğulları, Onur Boran uman, Bahadır Yavaş, Funda acal, Çiğdem ldatmaz, Hakkı Yokuş, Bülent Çallı, Bahar Boredlover, Işık ater, urat emirkol, mirhan emirel, Nazlı Karabıyıkoğlu, eynep şk-i Bahar, li ktemur içimizdeki şeytanı dışarı bırakmamızın zamanı geldi içimizdeki şeytanı dışarı bırakmanın zamanı geldi içimizdeki şeytanı dışarı bırakmamızın zamanı geldi içimizdeki şeytana cicilerini giydirip eline şeker tutuşturup gözlerini siyaha boyayıp sesini geri verip ayaklarındaki zincirleri çıkarıp öğrenmekten korktuğu devrim şarkılarını aklına sokup kulağına kırmızıyı, turuncuyu, siyahı fısıldayıp dışarı bırakmanın zamanı geldi içinizdeki şeytanı dışarı bırakmanızın zamanı geldi içinizdeki şeytanı dışarı bırakmanızın zamanı geldi!

2 ditör elam Olsun ana ert essiz ergi Okuyucusu, Bir şehri en fazla ondan uzakta kaldığınızda anlarsınız. Çünkü insanlar yaşadıkları mekâna benzerler, bir müddet sonra orası gibi davranmaya başlarlar. vinizden uzakta yaşamaya başladığınızda aynaya bakmak garip gelir uzun bir süre; oraya ait değilsinizdir, orada değilsinizdir. onra yavaş yavaş alışmaya başlarsınız, yedikleriniz değişir, müziğiniz değişir; gözünüzdeki pırıltı her ne kadar eski bir anıdan kalma olsa da başka yerlere bakıyorsunuzdur artık. Ne yağan yağmur aynı yağmurdur ne doğan güneş. ynı gün ve geceye bakmazsınız. onra bir gün gelir bir özlem duyarsınız derinlerde; bir bardak çaya ya da bir martı sesine belki. şte o gün yanlış bir cümlede olduğunuzu fark edersiniz; özneyle tümce uyuşmamaktadır. ert essiz ergi de bu ay pek çok öykü sunuyoruz sana, içlerinde kendini bulman için, uzakta kaldıklarının sesini duyman için; var gücümüzle anlatıyoruz yani seni sana. art sayımızda birçok yeni yazara yer verirken raştırma osyası ile röportajlara yer veremedik. Fakat hem araştırma ekibimizin hem de röportaj ekibimizin oldukça kapsamlı, dikkat çekici ve özel dosyalar üzerinde çalıştığını söylemeliyim, önümüzdeki aylarda hayli iddialı dosyalarla karşında olacaklar. özü fazla uzatmadan seni ert essiz ergi nin yeni sayısıyla baş başa bırakıyorum. yi okumalar dilerim.. eriç Çavuşoğlu ert essiz ergi de yayınlanan bütün yazıların telif hakları ve tüm sorumluluğu yazarlarına aittir. Yazı yollamak, reklam vermek ve destek olmak için: elefon: lektronik posta: ylık debiyat ve Kültür ergisi art - ayı 15 ditör: hmet eriç Çavuşoğlu-edaktör: Hakkı Yokuş-Kapak Fotoğrafçısı: Bülent Çallı eknik Hazırlık: Kaan nal-bahar Boredlover-ergi asarım: ray evrim uman rka Kapak: Bahar Boredlover öportaj kibi: Kaan nal, Onur Boran uman, Bahar üftüler raştırma kibi: Onur Boran uman, alat Şeyhanoğulları, Ömer Faruk ök

3 çindekiler ayfa 4 eneme eriç Çavuşoğlu ut ayfa 5 Şiir ray evrim uman Üç Karınca ayfa 6 inem al ek Parça ayfa 8 Şiir ray evrim uman Baharda ayfa urat emirkol Ben Bir Çocuk Öldürdüm ayfa 1 Şiir slı Koruyucu ekrar ayfa 11 Şiir inem al Boşalmak, olmuş Olmaktır Önceden ayfa 1 Yağmur opuz ikkat! Kapak Çıkabilir ayfa 13 Şiir inem al erin evsimlerin Birinde teş Verdim uya ayfa 14 inimal mirhan emirel ki Kişilik asa ayfa 15 Şiir ray evrim uman Birikinti ayfa 16 Nazlı Karabıyıkoğlu ramofon ayfa 1 Çiğdem ldatmaz uya Bakmak ayfa 3 eynep şk-i Bahar es ile is evişirken Kısa Bir s ayfa 6 ray evrim uman Berber ükkanı ayfa 8 inimal Bahadır Yavaş Ölüme air ualler ayfa li ktemur önüş ayfa 3 Funda acal Nolur Kitle ayfa 34 nceleme Cem Berk ydın Harmonik Hareket eftones ayfa 37 örsel Çalışma Işık ater 3 ay at the arket Part II

4 eneme. eriç Çavuşoğlu ut Oyunun en başında, oyun tahtası yeni kurulduğunda, ilk kurallar konduğunda tek ve asıl kural vardı insanoğluna. O ağaca yaklaşma üm yarattıklarının üzerinde gördüğü insana koyduğu tek kural buydu anrı nın. üm kötülükler ve yanlışlar bir ağaca atfedilmiş, insanoğluna yasaklanmak suretiyle cazip kılınmıştı. Yasaklanmış olanın büyüleyici gizemi Âdem i de çekti içine, cennetinden kovulmasına sebep oldu. Bu öyküyü birçok farklı teolojik kaynaktan değişik şekillerde de olsa biliyoruz, birçok açıdan değerlendirebilecek, birçok açıdan yorumlanabilecek bir mesel. oplumlar için farklı anlamlar taşıdı yasak ağaç. Farklı dinler, aynı hikâyeye başka anlamlar yükledi. Bülent Çallı kendimizi gerginlik ve endişenin yuvasına sokarız. utluluk, mut-suzluğumuzla beslenir, gelişir. Bizi mut-lu eden olgu, bizi mut-suz ettiği mertebede bahşeder mutluluğunu. Kazanılan bir seçimin mutluluğunun, bir sonraki seçim döneminden önce yerini endişeye bırakması gibi; alınan terfi neticesinde daha fazla çalışmanın ve o pozisyonu korumanın gerginliği gibi. Kısaca söylemek gerekirse, mut-lu olduğumuz için mut-suz oluruz, mutsuz olduğumuz için mut-lu oluruz. Bence Yasak lma sembolü dinlerin yasaklamayı ve kısıtlamayı pek sevdiği ( ya da kısıtladığını ve yasakladığını iddia edilen) cinselliği temsil ediyor ne de anrı otoritesinin insana kabullendirilmesi ve sınavın başlaması için gerekli bir olguyu temsil ediyor. Yasak lma apaçık mut-luluktur. ut, sözcüklerin diyalektiği arasında sentez bulamamış, kendi köhneliği içinde sinsice sırıtan bir düşmandır insan için. eçmişte ve gelecekte, en çok da günümüzde insan yaşamının odaklandığı, simetrisine oturtulduğu bir çizgidir mut. çinde olmak mümkün değildir, ya mut-lu olursunuz ya da mut-suz. Üstelik bu sürece de bazıları yaşamın kendisi deme gafletine düşerler. Hâlbuki yaşam bu değildir, bu yaşamın değillemesidir. ediğim gibi mut sinsi bir sözcüktür, histir; kendini ifşa etmez, göz önüne çıkmaz. Bize ruhumuzun karanlıklarından seslenendir. ağarcığımızda mutluluk, mutsuzluk varken mut yoktur, günahından korkarak saklanır inine; buna rağmen hükmedebilir bizlere. Halbuki mut un yerine huzur a adanan anlar çok daha güzeldir. Ki onları dervişlerin, sanatçıların yaşamlarında görebilirsiniz. Huzur, korkak değildir; açık yüreklilikle verdiği huzuru, huzursuzluğu kendi adıyla gösterir, mağrur bir tavırla seslenir cennetinden. Yaşamın bir süreçten ibaret olduğu, bu sürecin; bekleme zincirinin bir sonucu olduğu söylenebilir. Yaşam sürekli bekleme üstüne kuruludur; hep bekleriz; mezun olmayı, iş bulmayı, evlenmeyi, çocuk sahibi olmayı, torun sahibi olmayı, zengin olmayı ve hatta ölmeyi. Olmasını beklediğiniz bir şeyi beklemek yaşamın farkındalığıdır. mma velâkin, tüm bunların ve benzerlerinin beklenmesi altında bir arzu yatmaktadır. Kırılma noktası da burasıdır. anrı nın insana yasakladığı meyve mut tur. ut un peşinde, döner hayatlar cehenneme; kaygıyla, endişeyle bezenir yaşam mut un peşinde. Ve dem bir anlık coşkusuna kapılır onun, çevirir hayatını cennetinden cehenneme. nsanlar bunları elde etmekle mutlu olacaklarını düşünürler ki olabilirler de. Fakat burada sözcükler eylemlerden her zamankinden de daha önemli hale geliyorlar. Bunlara erişmenin insana mut-luluk getireceğini düşünürsek kendimizi ciddi bir paradoksun içinde buluruz. Çünkü erişmeye çalıştığımız şey bizim olduktan sonra kısa bir müddet sevincini yaşar, sonra onu korumaya hatta bir sonraki seviyeye ilerletmeye çalışarak 4

5 Şiir ray evrim uman Üç Karınca bir karpuz kabuğu üzerinde üç karınca geziyorlar istanbul boğazında yelkenleri çalıntı meşe yaprağı direkleri kullanılmış kibrit çöpü dümen çilek sapından yapılmış kafalarında şapka niyetine; elma çekirdekleri bir karpuz kabuğu üzerinde üç karınca geziyorlar istanbul boğazında hikayeleri unutmuş şiirler yazan eskimiş deri montlu şairin not tuttuğu kağıdın yanmakta olan ucunda bir karpuz kabuğu üç de karınca geziyorlar istanbul boğazında özgürlük için hem de kimilerinin unutamadığı unutulmuşlarla 5

6 inem al ek Parça Isırıp bir parça kopardım günden, tadı kaçmış, keyifsiz. Yutkunmadım bile Benim ellerim ısınmaz. O yüzden neye dokunsam sıcak gelir başta Yapmak istediğin her şey yaptıklarının altında kalıyordu. Parmağı taş altında ezilmiş bir çocuk gibi nefret ediyordu taştan. rtık korkuyordu bu yüzden. tini korumak için etinin varlığını bilmeliydin, hepsi bu. tinin varlığını bilmekse onu hissetmekten geçiyordu. ırnak diplerine toplu iğneler saplayışın bundandı. Hissetmeden bilemezsin. enin için bütün odalarımı hazırlıyorum. Kapılar sıkı sıkıya kapalı. Perdeleri indirip masa örtüsü yapıyor, çiçeklerin yerini değiştiriyor, koltukları yan odaya taşıyıp minderlerini yere atıyorum. Camın kenarında iki sandalye ve bir kahve sehpası bırakıyorum.hşap yere ayaklarımı sürtmek istediğimden büyük halıyı kaldırıyorum, avizenin üstüne kırmızı bir tül atıyorum. Ben hiçbir gece uyumam ki, her an az sonra biri gelecek diye hazırlarken odamı, aklıma geliyor. en kimseyi davet etmezsin ki! Ben sadece hazırlık yapardım. Kırmızı, sırtı açık, o bana çok yakışan elbiseyi giyer, saçlarımı boynumun yukarısından toplar ve beklerdim. ışarı da çıkmazdım. Baharatlı bir tadı var içtiğin çayın. ilinin üstünde geziniyor. ğzın sıcak baharatlı çayla doluyken dilini damağına değdiriyorsun. ğır debelenmeler var ağzının içinde. Baharatlı çay dilin oluyor artık, ağzın, damağın, dişlerin, dudakların ve boğazın. ynı zamanda tam tersi ilin, ağzın, damağın, dişlerin, dudakların ve boğazın da baharatlı çay artık. Nefes aldığında tüm organların üşümüş hissine kapılıyorsun. Çünkü içtiğin çayın içinde ferahlık vardı. aze nane ve koni çiçeği kokuyordun üstelik artık. Her şeye hakim olduğunu sanıyordu şimdi koku ve tat. Oysa, bilmelisin, dilinde kalacak tek tat, en son alacağın. Kendimi geçmişte yaşadığım o güzel, tek anda tutmak için başka hiçbir yere uzaklaşmazdım. Film sahnesi sanırdım ben hayatımı. Öpüştüğü yerleri durup durup geri alırdım. anırdım. okunmak dediğin ikiz kardeşi olmak onun. Her neye dokunduysan sen biraz da ona benzedin. Bazen kusmak isteyeceksin, miden hızla geri atmak isteyecek ona gönderdiklerini, bazen yavaş yavaş yiyeceksin, yine de bitecek, bazen bir öncekinin tadını unuttursun diye ne gelirse tıkacaksın ağzına. Hep, ama hep ağzına en son konuk ettiğinin tadı kalacak. şte ben bu yüzden, hangisinin benim kendime son ikramım olduğunu bilmediğimden, aceleci davrandım. ilimi titreten, yakan ve gözlerimle söndürmek istediğim acı çimin tüm tellerini titreten ekşi enizin en yumuşak yerine yüzünü kulak hizasına kadar daldırdığında hissettiğini yanaklarının hemen üst kısmında oluşan çizginin verdiği o iç gıdıklayan his tatlı Uzun yollardan koşup dilini bileklerine gömdüğünde içine davet edilen tuz Hepsini tatmasaydım, hangisini seveceğimi ayırt edemezdim. adın tüm kelimeler içinde tek italik buğulu bir cama atılmış imza gibi çok geçmeden silinmeye niyetli sen dokundun sen hissettin okunuyor bir camda ismin iz edilgene yapışkandır essizlik ortasında çıkan ses her ne olursa olsun ürpertir insanı. üm bu gürültü sağır olmadığını anlaman için farkında değil misin? es çoktan geldi. Hepsi göğe kaçıyor. evdiğim her şey nnem yan odada dua ediyor, avuç içleri göğe doğru açılmış evdiği ve dilediği her ne varsa gönderiyor. eslerimiz öğe karışıyor. Kokularımız yükseliyor. evdiğim her şey göğe kaçıyor. Biz de havalanacakmışız öyle diyorlar. evmediklerim de göğe kaçıyor. Lanetlenmiş rüyalarım, duyduğumda içime bir ilmek daha atan sözlerin, hepsi. Özlediklerim Nefret ettiklerim! Hepsi göğe kaçıyor. Boğazımdan aşağı sıcak bir şeyler iniyor ve ben seyrediyorum kayıp gidişini hayatın. Şimdi görüyorum dudaklarında limon tadı var. Ha ağladı ha ağlayacak gibi duruyor gözlerin. n son kimi davet etmişsen yakmış canını besbelli. evsen de sevmesen de besliyor seni işte. Bazen sadece doymak adına yutkunurduk. Nefes alıyorum. Hala yerdeyiz. Bazen daha fazlasını ummamayı öğrenmek gerekiyor. 6

7 inem al erak ettiğim tek şey var ölmeden önce duyacağım en son ses kime ait olacak. Ne dediği umurumda bile değil. Ben hiçbir haliyle geçinemedim kendimin Birinin sertliği ötekinin kırılganlığını alt etti avaş içinde savaş bizimki ğzımı açıyorum bileklerimde tuz tadı nliyorum inceden Kulağımda ağlamaklı bir kadın sesi Kendinden uzak ve titrek aze nane ve koni çiçeği kokuyor Parmak uçlarımda ıslak ve soğuk bir cam kırığı Biri filmi başa alıyor Kırmızı, kadife elbise, çıplak boyun Kırmızı ışık nsan sadece kendine hazırlanıyor Konuk gelmiş yıllar önce görmemişsin Üstelik akran seninle, görüyorsun Kırılmış mevsimin birinde öğe yükseliyorsun 7

8 Şiir ray evrim uman Baharda aslı ya yalnızca baharda söylesem içinde sen geçen pan dan öğrendiğim dili bozuk aşk şarkılarını diğer mevsimler de kalsa yalnız aşkımıza sussak sevişmekten konuşamasak? 8

9 urat emirkol Ben Bir Çocuk Öldürdüm dını bilmediğim bir şehirde unuttum Ben bir çocuk öldürdüm Ve cesedini bir köşe başında, bir karanlıkta, bir ayazda unuttum. llerimdeki kanı sildim beyaz bez parçaları ile. öklerde dalgalanan bir parça bez ile sildim ellerimdeki kanı. Ben bir çocuk öldürdüm ve cesedini bir yerlerde unuttum... O gece uyudum. öz kapaklarıma ağırlık oldu öldürdüğüm çocuk. Uyu dedi. Ben o gece hiçbir şeye aldırmadan uyudum. üyama girdi: en öldürdün beni! dedi, uyandım. Kurumuş çatlak ve muhtaç dudaklarıma bir damla su oldu. Beni bunun için mi öldürdün? dedi. adece yutkundum ve uyudum çünkü unutmuştum Uyandım, ekmek oldu. Bu benim rızkım, beni bunun için mi öldürdün? dedi. ustum Vicdanına bak dedi. llerindeki kana, yüreğindeki karanlığa, sevdiğinin gözlerine bak Yediğin ekmeğe, içtiğin suya bak Ve Ben bir çocuk öldürdüm dedim. Vicdanımın en kuytu köşesine gömdüm. Üzerine; ağlayarak, yürüyerek, bağırarak, akladığım vicdan kırıntılarını toprak gibi, çakıl gibi döktüm. Kulaklarıma bir melodi ilişti, gıda olsun ruhuma. Ne güzel ses Ne güzel melodi iz bir çığlık oldu o güzel ses. Öldürdüğüm çocuğun çığlıkları oldu. Beni bunun için mi öldürdün? dedi. uymadım, çünkü unutmuştum Ben bir çocuk öldürdüm ve vicdanımdaki mezarlığa gömdüm okak oldu sonra, bir yerlerde toplanmış bir kalabalığın arasından beni işaret etti: Bu, beni öldürdü dedi. Vicdanınız neredeydi, nereye gömdünüz beni?.. Biz senin için toplandık dedi kalabalık hep bir ağızdan. Vicdanımız var dediler. Beyaz bez parçalarıyla ellerindeki kanı silmeye çalışıyorlardı Neredeydiniz? dedi. ekerlekli atlarınızı beslemek için mi öldürdünüz beni? dedi. ekrar beni işaret etti: O öldürdü beni dedi. iz öldürdünüz beni dedi. Neredeydiniz? dedi Ben bir çocuk öldürdüm; esmerdi, gözleri kocaman Yüreği öksüz, yüreği rikkat yoksunu Ben aldırmadım, o öldü Ben bir çocuk öldürdüm. dını unuttum, gözlerini, yüzünü unuttum Bir çölde, bir dağ başında ya da bir köy evinde. Bağdat ta, usul da, arfur da, azze de

10 Şiir slı Koruyucu ekrar uzun zaman oldu; ellerime değmeyeli zaman kendimi kaybetmeyeli düşmeyeli boşluklardan düşlemeyeli boş zamanlarda kendimi. bir şarkının sırtına sarılıp uçmayalı derinlere, açılmayalı derinliklere... uzun zaman oldu; söz vermeyeli kendim dışındakilere, yapacaklarım için yapmış gibi yaptıklarım için. ve güneş oldu; düşleyemeyip suya düşürdüklerim. parladı ve söndürdü kendini. bir kez daha su oldu içim yanamadı bir kez daha. ısıtmayalı derinlikleri, solutmayalı tüm çiçekleri; uzun zaman oldu. Ş U B 1

11 Şiir inem al Boşalmak, olmuş Olmaktır Önceden bir çocuk gördüm gözleri, kırık bir kova içinde su taşıyor takılıp takılıp döküyor suyu yanaklarından aşağı rüzgar eserse kurutur ellerine lüzum yok cildi emecektir acısını 11

12 Yağmur opuz ikkat! Kapak Çıkabilir Bir bardak su. Kaan Hoca ya... Parmak izlerimi görüyorum, ve bilmem kaç kez yıkanmasının verdiği çizikleri yüzeyinde. Bir yudum içiyorum, sigaram leş kokuyor yine. Bilmeyi sorgularken bugün, varlığın anasını ağlatmışken bile, tek bildiğim şu gece vakti şüphe etmeden ve yadırgamadan- su kabının üzerine düşülmüş not: ikkat!kapak çıkabilir... ağıldım. Ve tek bildiğimin yanı sıra, tek düşündüğüm; belki de avid Hume un da aklından geçendi; tecrübeydi o notu yazdıran. uhtemelen ilk kullanılışıydı su kabının, gıcır gıcır. Herhangi bir girinti çıkıntısının olmamasının yanında, rengi de yoktu. Ve yine muhtemel ki, susayan bir vücuttu ilk parçalanmasına sebep olan. Bilemiyorum. Çünkü hiç, bu su kabından suyu boşaltmadan önce bardağa, onu yere düşürüp, başını gövdesinden ayırmadım, ve hiç yazık etmedim suya, yudumladığımda bile naziktim, saflığına hayran. Belki tecrübe edinemedim henüz, ama düşünüp var olmaktansa, inanıp var olmayı tercih ediyorum. taşıyorum. Bir yandan da, yok olduğumda, ki eğer olacaksam, her bir parçamdan herhangi bir zerrenin, bir başka canlı, cansız, hatta belki başka bir galaksinin dokunulabilen herhangi bir şeyine tüneyecek varlığım. olayısıyla yok olmayacağım.(olmayacak mıyım?!) Korkuyorum. on yudumu içmiyorum. Çünkü biliyorum ki, bardak her boşaldığında yeniden doldurulacak, su kabı üzgün, belki de kırgın tekrar yeri boylayacak. O an, her kim ise bu işe sebep, belki su kabına tekme vuracak. Halıya üzülecek ya da yeri silmeye üşenecek. Kimsenin aklına ne su kabı, ne su, ne de üzerine düşülen, tecrübe eşittir bilgi kuramına dair olan not gelmeyecek.ve yine biliyorum ki, o su, benim her bir parçamdan herhangi bir zerrenin olacağı gibi, boşa gitmeyecek ve orada, burada ya da şurada var olacak. Bu arada dünkü patates çok tuzluydu, üneş yarın yeniden doğacak. Bir yudum daha. Bardağın üzerinde bir iki damla dudaklarımdan arta kalan. Ve sigaramdan mütevellit bir koku. Öyle bir duruyor ki, dibinden yansıyan ışığı şu lanet gıcırtılı antika masadan bile görebiliyorum. (örünenden öte köy yok!) okunabildiğim dışında hiçbir şeyi var saymayan ben, bilmem ki hangi alemde, bu yansıyan ışığın gerçekliğine tapıyorum şu an. ünden kalan ısmarlama yemeğin çöpleri masada hala, garip kağıtlardan yapılmış ufak ufak, dikdörtgen tuz paketleri.. çinde barındırdığı tuz, dün var idi, bugün ise yok. Hayır, bunun için ne üzülecek, ne de düşüneceğim; artık biliyorum ki, saçımdaki karbon da dahi, üzerinde şu an bulunduğuma, gezegen olduğuna ve küreliğine inandığım sert şeyin, belki milyon, belki milyar yıl yaşlı amcalarının kendini imhası veya her ne sebepten ise yok oluşundan kalanları 1

13 Şiir inem al erin evsimlerin Birinde teş Verdim uya kiraz ağacının gölgesinde bulacaksın arayıp aramadığın ne varsa demlenmiş çaylar kuruyacak yanaklarında içmeye yeltenemeyeceksin bile bir tren sesi duyacaksın etin kapı aralığında kalmış gibi acıyacak uyanacaksın eski ve sarkık perdeler arkasından baktığında sokağı yirmi sene öncesinde gördüğünü hiç anlamayacaksın, kokun korkunu gammazlayacak suçun kendinedir yaptığın da ettiğin de üstelik hiçbir kimse seni senin kadar incitmeyecek öğreneceksin affetmek tok tutmaya çalışmaktır mideni aç kalmaya alışmaktır alışacaksın teninde güzel yaralar saklayacaksın sene iki bin yirmi yedi olsa gerek dua yapacağım seni dilimde dua yapıp yüzüme süreceğim yaralarının hepsi tenim olacak o vakit su diye seslenme bana o, başta saf olan kendisinden kaçıp bir yere karışmak için akıyor ortada aidiyet dediğin kaybolmaktır serin sanma bu mevsimi, sakın üşümeye mecbursun 13

14 inimal mirhan emirel ki Kişilik asa duvarın dibindeydi masa iki kişilik belliydi sevgililer rahatça el ele tutuşsun diye yapılmıştı sandalyeyi çekti ve oturdu hemen yanındaki tabloya gözü takıldı çerçevesi ne kadar da iç karartcıydı. onca işleme, yontma ve korkunç altın rengi babaannesinin evindeki koltuklara benziyordu nefesi daraldı iç cebinden çekti sigarasını yaktı kahvesini söylemeden pencereden dışarıya baktı geçenlere dönüp bakan yoktu içeriye ona "afedersiniz. beklediğiniz kimse yoksa sandalyeyi alabilir miyiz?" düşünmeden cevap verdi. zaten bekliyordu kelimeler çıkmayı teşekkür edip gitti adam sandalyeyle hani iki kişilikti masa. 14

15 Şiir ray evrim uman Birikinti su birikitisindeki, toprağından ayrılmış ağaçların; büyük metal zincirler altında ezilmiş dalları: kurbağaların yeni sahnesi olmuş; onları kargalarla ve gökyüzüyle buluşturan. ve şarkılar başlamış; bulamacın yalancı baharında: neme gökyüzünde bir kuş gibi alışık, topraktan ayrı toprak solucanların sevdiği; bedenlerinde nefes alan melodilerle bezeli. işte bu yüzden; buralarda artık hiç mi hiç, ama hiç! akşam olmayacak-mış 15

16 Nazlı Karabıyıkoğlu ramofon rabanın havalandırması çalışmıyordu. ireksiyona sert bir yumruk savurarak iki ön camı da açtı ve içeriye dolmasını beklediği taze hava yerine egzoz dumanını soluyunca kafasını direksiyona hızlıca vurdu. Önünde bekleyen kamyonete baktı. Plakasının tam üzerinde yolların fatihi yazan levhayı görünce ister istemez gülümsedi. Ne fatih ama! diye düşündü; n ufak bir çarpmada parçalara ayrılır bu kamyonet. Önündeki sırada bir hareketlenme olmuştu, hemen vites değiştirip hafifçe gaza bastı. On adım bilemedin on beş adım daha yol kat etmişti işte! Camlardan birini kapatarak bir sigara yaktı, sigaradan derin bir nefes çekerek radyoyu açtı. abun köpüğü pop şarkılarını geçerek gerçek bir müzik dinlemek istedi. Baştan sona tüm kanalları teker teker aradıysa da kulaklarına layık bir şey bulamadı ve en sonunda bir haber kanalında karar kıldı. aatine baktı. aat tam yedi dedi içinden ve radyodan yükselen ses de bunu doğruladı. aat yedi. Şimdi haberler. Ülkenin gündemini günlerdir meşgul eden birkaç siyaset haberinden sonra hava durumunu bildiren ses, gece bir fırtına çıkacağını ve yurt genelinde sıcaklıkların düşeceğini söyledi. Ve şimdi stanbul trafiğinin durumunu öğrenmek üzere Haydar Yolgösteren e bağlanıyoruz. adyonun sesini açarak iki sesin birbirine iyi akşamlar demesini bekledi. onra Yolgösteren in tok sesi felaket haberini verdi: Boğaz köprüsü yoğunluğunu hala korumakta. Köprü çıkışında devrilen tankerin kaldırılma çalışmaları halen sürüyor. vrupa yakası bağlantı yolları yoğun. nadolu yakası bağlantı yolları ise... Kahretsin! diyerek emniyet kemerini çözdü. ağ tarafından Boğaz ın muazzam güzelliğine baktı. Bir süre ışıklara boğulmuş kıyı şeridini seyretti. Her gördüğünde onu büyüleyen boğaz manzarası, köprü üzerinde trafikte sıkışıp kalmışken ona hiçbir şey ifade etmiyordu. Yanındaki arabanın şoförüyle göz göze gelince hemen başını çevirdi. or bir gün geçirmişti. tajyerin dikkatsizliği yüzünden karışan raporları yeniden düzenlemiş, bir sonraki gün cumartesi olduğu için, askıda olan işleri bitirmek için öğle yemeğine bile çıkmamıştı. Bütün bunlar yetmezmiş gibi, bir de müdürüyle tartışmış, bütün gün sirke satan suratını çekmek zorunda kalmıştı. Üstelik yeni aldığı rugan ayakkabılar ayağını sıkıyordu. leride bir hareketlenme olmuştu. lini vitese atarak hazırlandı. Bu sefer otuz adım kadar ilerleyebilmeyi başarmıştı. ol tarafındaki arabanın şoförünün, sıkışmış trafiği fırsat bilip arabaların arasında dolaşarak su, bisküvi, çiçek, şarj aleti satan kimselerden, bir demet kırmızı gül aldığını gördü. ülümsedi. emek bu trafikte bile evde bekleyen sevgiliyi düşünen insanlar mevcut diye düşündü. ayfun ona son iki senedir bir demet papatya bile almamıştı.oysa evlenmeden önce ve evliliklerin ilk senesinde haftada birkaç defa, eve elinde değişik türde çiçeklerle gelir, bu sayede salondaki orta sehpasının üstündeki Kütahya porseleni vazo hiç boş kalmazdı. ayfun u düşündü. Ona aşık olmasının tetikleyicisi mavi gözlerindeki derin anlamı... Yirmi altı yıl boyunca böylesine derin bakabilen birini tanımamıştı. özleri ayfun unkilerle karşılaştığında öylesine şaşırmış ve etkilenmişti ki, sonraları salondaki kanepede otururken ve siyah beyaz bir film başlamak üzereyken, özlerimiz çarpıştı ve çıkan kıvılcım saçlarımı tutuşturabilirdi. diyecekti ayfun a ve ayfun da başıyla onaylayacaktı. onra, televizyonun sesini açarak filme dalacaktı. Üç senedir evliydiler ve son iki yıldır ayfun un gözlerinden kara bulutlar geçer olmuştu. özlerinin değil derinliğinde kaybolmak, gözbebeklerine bile ulaşamadığını hissediyordu bazen. orgulamaya kalktığında saçmalama diyordu ayfun, ne alakası var, gözlerim eskisi gibi işte. Uzun zamandır sorgulamayı bırakmıştı zaten. ayfun daki bu umursamazlığı ve boşvermişliği, yıllardır çalıştığı şirketten çıkarılmasına bağlıyordu. Çalıştığı firmanın küresel bir krizden etkilenerek kar marjında yaşadığı düşüş yüzünden çalışanlarının işine son vermesiyle, senelerini verdiği firmaya veda etmek zorunda kalmıştı ayfun. Önceleri bu duruma alışamamış, daha sonra eski arkadaşlarını arayarak onlarla gezip tozmaya, evde buluşmalar düzenlemeye başlamıştı. Kısacası, kendini oyalamak için öğrencilik günlerine dönmeyi seçmişti ve bir süre sonra sanki kovulduğuna memnun olmuş gibi görünüyordu. ıpkı üniversite günlerindeki gibi dağınıktı; salona filmleri, gazeteleri, kitapları saçıyor, lavaboya kirli tabak ve bardakları yığıyor,yatağın çarşaflarını tortop yapıp bırakıyordu. vde kalmadığı zamanlarda o kafe senin bu kafe benim gezip duruyordu. 16

17 Nazlı Karabıyıkoğlu adyoda çalan melodiyle irkildi birden. Bu ayfun ona evlenme teklif ederken çalan şarkıydı. adyonun sesini sonuna kadar açtı ve gözleri kilometre sayacına sabitlenmiş şekilde huşu içinde şarkıyı dinledi. ve bir şişe kırmızı şarap. Şarkı bitince, yan koltuktaki çantasına uzanarak cep telefonunu çıkardı ve ayfun u aradı. ayfun telefonu altıncı çalışından sonra açtı. Unutur muyum hiç? diye göz kırptı elis. Haydi, soğutmadan yiyelim. Ne yapıyorsun hayatım? vde misin? vet evdeyim. en nerdesin? Çıkmadın mı işten? Çoktan çıktım. Bir saattir köprüdeyim. Kaza olmuş, tanker mi ne devrilmiş. Yolu açmaya çalışıyorlarmış. rafik kilit. Bekliyorum. ayfun o gece için birkaç arkadaş davet ettiğini ve birlikte yemek yiyip film izleyeceklerini söyledi. Çabuk gelmesini yoksa ona yemek kalmayacağını ekledi gülerek. elefonu kapadılar. Kaplumbağa yavaşlığıyla ilerleyen konvoyu takiben birkaç metre daha ilerledi. ekrar camı açtı. z ilerde su satan kavruk yüzlü çocuğa seslenip bir şişe su aldı ve bir dikişte tüm şişeyi bitirdi. mma susamışım dedi kendi kendine. Bakışlarını önündeki kamyonetin stop lambalarına dikerek beklemeye devam etti. ****** Kapı zili, kapıda bekleyenin sabırsızlığını anlatırcasına art arda çalıyordu. Yatak odasında üzerini değiştiren ayfun, aceleyle kapıya seğirtti. çinden Öldün mü be geliyoruz işte! diyerek kapıyı açtı. elis bir elinde karton bir kutu diğer elinde şarap şişesi kapıda sırıtarak ayfun a bakıyordu. Kapıyı ardına dek açarak içeri davet etti elis i. rken geldiğini, o yüzden evi toparlayamadığını söyleyerek özür diledi kadından. Omuzlarını silkerek, önemli değil diyen elis kendi evindeymişçesine elindekileri mutfağa bırakıp, paltosunu çıkardı ve köşedeki berjer koltuğun üzerine gelişigüzel attı. alondaki geniş kanepeye oturarak, Leyla hala gelmedi mi diye sordu. Leyla nın trafikte takıldığını söyleyen ayfun a bir memnuniyet gülümsemesi gönderdi. ahmet etmişsin, neler aldın böyle? diye sordu ayfun. Bir şey değil canım, diyerek masanın üzerindeki sigara paketine uzandı elis. enin sevdiğin sebzeli börekler Unutmadın demek o böreklerden sevdiğimi, diyen ayfun un midesi daha çok guruldamaya başlamıştı. ıcak börekleri mideye indiren ayfun havadan sudan bir sohbetle elis ten sonra gelecek arkadaşların zili çalmasını bekliyordu. Hay llah, bütün börekleri bitirdim. iğerlerine kalmadı, dedi ayfun. iğerleri gelmeyeceği için bir sorun yok bence, diyen elis e soru soran gözlerle baktı ayfun. uzipçe gülümseyen elis, diğerlerini arayıp bugünkü buluşmanın iptal olduğunu söylediğini ve günlerden cuma olduğu için Leyla nın da eve geç ulaşabileceğini tahmin ettiğini anlattı. ayfun la biraz baş başa kalmak istemişti, hepsi buydu. elis in bu davranışına şaşıran ayfun ne yapacağını bilemez hale gelmişti.bugün daha farklı bakıyordu sanki elis, sesinin tonu değişmiş gibiydi, buğu katmaya mı çalışıyordu sesine? Oturuşu, yürüyüşü... anki ayfun u şaşırtmaya programlamıştı kendini. Konuşmak istediğin bir şey varsa böyle yapmana gerek yoktu. Herkes buradayken de konuşabilirdik, dedi ayfun azarlarcasına. Hayır! diye karşı çıktı elis. Konuşamazdık, çünkü konuşmamız için etrafta kimsenin olmaması gerekiyordu. erinden bir nefes alan ayfun: Pekala,dinliyorum, dedi. elis hiç acelesi yokmuşçasına yavaştan bir sigara yaktı. olu küllükleri mutfağa gidip çöpe döktü. Küllüğü sehpaya bırakarak, ayfun un yanına oturdu. Burnundan dumanlar çıkarken üç yıldan beri ona aşık olduğunu, ayfun un bunu hiçbir zaman anlamadığını ve senelerdir bunu içinde tuttuğunu fakat artık bununla yaşayamayacağını anlattı. niden ayfun a açılma kararı almıştı ve şimdi rahatlamıştı işte. rtık gidebilirdi. 17

18 Nazlı Karabıyıkoğlu Karşısındaki kadını inceledi ayfun. Leyla nın kısacık sarı saçlarına karşılık elis in beline dek uzanan mavi ışıltılar yayan siyah saçları vardı. özlerini elis in yüzünde gezdirdi. ık kirpikleri gözlerinden fışkıran ışıltıyı engelleyemiyor, kalın dudakları az önce telaffuz ettiği sözcüklerden memnun gülümsüyordu. ece mavisi uzun elbisesi çok yakışmıştı doğrusu kadına ve belli belirsiz bir zambak kokusu geliyordu boynundan. Hem kadın hem de çocuk diye düşündü. Hangisi olduğuna bir türlü karar veremedi. igarasını tablaya bastırıp söndüren elis ayağa kalktı ve koltuğa attığı paltosunu alıp giydi. Böyle yaptığım için kusuruma bakma. ma bunları söyleyebilmem için Leyla da diğerleri de evde olmamalıydı. adece bu. Bir daha görüşmek istemezsen anlarım. Fakat söylemeseydim katlanamayacaktım bu aşka. Şimdi en azından yükümü biraz da seninle paylaştım, dedi ve kapıya yöneldi. Kapıyı açtı, çıktı ve ardından yavaşça çekerek kapattı. ayfun, gömüldüğü koltukta kalakalmıştı. Birden yerinden fırladı. Kapıyı açıp elis! diye seslendi ama apartmanın kapısı, kapanma sesiyle yanıt verdi elis yerine. Bir keçi çevikliğiyle merdivenleri inerek apartmanın ağır demir kapısını açtı. elis karşı kaldırıma geçmiş, hızlı adımlara yürüyordu. elis! diye bağırdı. dını duyan kadın, başını çevirdi. dımlarını ters istikamete çevirerek ayfun un yanına yürüdü. Bir eliyle apartman kapısını tutan ayfun, elis in elini tutarak onu içeri çekti. ğır demir kapı yeniden gürültüyle kapandı. ***** Köprü nihayet açılmıştı. Yorgun kadın gaza bastı ve kenara çekilen devrilmiş tankerin yanından geçerken okkalı bir küfür savurdu. Küçüklüğünden beri stanbul a aşıktı. deta tapardı bu şehre. şi sebebiyle sıklıkla yurt dışına çıkardı. adrid, Paris, Berlin, oma, msterdam... Hepsi başka başka etkilemişti onu fakat stanbul un büyüsünü bulamamıştı hiçbirinde. Şimdiyse, artık şehrini tanıyamıyordu. aha bir huysuzlaşmış mıydı stanbul, hırçınlaşmış mıydı? Hoşgörüsünü yitirip bencilleşmiş miydi? çini çekerek vites değiştirdi. Bir an önce eve gitmek istiyordu. ve gidip bir şeyler yemek ve ayfun u salonda arkadaşlarıyla bırakıp odasına çekilmek... Yorgun vücudu yumuşak yatağının hayaliyle daha bir acıyordu sanki, bacakları sızlıyor, başı çatlarcasına ağrıyordu. emtinin sapağını gösteren levhaya bakarak direksiyonu kırdı. Harikaşehir!. Ne harika ama diye söylendi, stanbul un ücra bir köşesinde, şehir merkezine trafik yoğunsa iki saat uzaklıkta harika bir şehir! Bu semtin ismi değişmeli diye düşündü, mesela zoleşehir gayet uygun olabilirdi veyahut erki diyar. stanbul un merkezi semtlerinden buraya ulaşmanın güçlüğü düşünülürse bu gerçekten uygun bir isim olabilirdi. apaktan dönmesiyle beraber, köprüdekine benzeyen bir konvoyla karşılaşması bir oldu. Yumuşak yatak bir süre daha sadece bir hayal olarak kalmaya devam edecekti anlaşılan. Vitesi küçülttü, emniyet kemerini yeniden çözdü, camı açtı ve bir sigara yaktı. ***** elis in Leyla nın yastığında bıraktığı saç tellerini tek tek topladı, kalktı, pencereyi açtı ve saç tellerinin rüzgarla savruluşunu izledi. ltına bir eşofman geçirip mutfağa yöneldi. Bir süre tirbuşonu aradı. Şarap şişesini alarak salona seğirtti. ramofona Leyla ya evlenme teklif ederken çalan şarkının plağını koydu. am Leyla ya evlenme teklif edecekken bu şarkının çalmasını istemişti ve kafe çalışanlarından rica ederek şarkıyı gizli bir işaretle çaldırmıştı. Leyla ya bu gizini hiç söylememişti çünkü bu şarkının tesadüfen çaldığını düşünmesini istiyordu. Şarkıyı yirmi kez art arda dinledi ve plak yirmi birinci kez çalmaya başlayacakken baktı ki şarap şişesi boşalmış. ***** aatine baktı. Köprüden bu yana tam bir buçuk saat geçmişti. Şimdi uzaktan evini görebiliyor ama evine gidemiyordu. Bir an içinden arabayı burada, böylece bırakarak koşmak geçti. Kapıyı yavaşça açmak, bu lanet olası topuklu ayakkabıları çıkarmak ve serin asfalt üzerinde koşmak... inirleri iyice bozulmuştu. ilim milim ilerliyordu arabalar. Önündeki otomobillerden sarkmış ellerde tüten sigaralar görüyordu. Bu konvoyun bir parçası olan her şoför fazlasıyla gerilmişti, bunu anlamak için sağına ya da soluna bakıp, sürücü koltuğundaki yüzleri incelemesi yetiyordu. çlığı başına vurmuştu artık. Parmaklarıyla saçlarını taradı. abret Leyla dedi kendine. z kaldı. abret. 18

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Sohbetler *Kendimi tanıyorum (İlgi ve yeteneklerim, hoşlandıklarım, hoşlanmadıklarım) *Arkadaşlarımı tanıyorum *Okulumu tanıyorum

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir.

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. Örnek: Mustafa okula erkenden geldi. ( Kurallı cümle ) --KURALSIZ (DEVRİK) CÜMLE: Eylemi cümle sonunda yer almayan

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir?

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? 1. SINIF OKULA YARDIMCI VE SINAVLARA HAZIRLIK A TEMASI: OKUL HEYECANIM TEST-1 1. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? A) Okula gitmemiz

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU. NİSAN AYI 1. ve 2. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU. NİSAN AYI 1. ve 2. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU NİSAN AYI 1. ve 2. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI

TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI Güneşli bir günün sabahında, Geyikçik uyandı ve o gün en yakın arkadaşı Tavşancık ın doğum günü olduğunu hatırladı. Tavşancık arkadaşlarına her zaman yardımcı oluyor, ben

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Tatilde neler yaptık? *Hava nedir? Hangi duyu organımızla hissederiz? *Tatildeyken hava nasıl değişimler oldu? *Müzik dendiğinde

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi BÝRÝNCÝ BÖLÜM 1 Dünya döndü Son ders zili çalýnca tüm öðrenciler sevinç çýðlýklarý atarak okulu terk etti. Ýkili öðretim yapýlýyordu. Sabahçýlar okulu boþaltýrken, öðleci grup okula girmeye hazýrlanýrdý.

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

DENİZ EĞİTİM ATÖLYELERİ. OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR

DENİZ EĞİTİM ATÖLYELERİ. OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR DENİZ EĞİTİM ATÖLYELERİ OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR Amaç: Çocukların denizlerde kirliliğine neden olan atıkları gözlemlemesi ve kirliliğin deniz yaşamına etkileri konusunda

Detaylı

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΥΟΛΙΚΗ ΥΡΟΝΙΑ: 2012-2013 Μάθημα: Σοσρκικά

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin kökünden kahverengi, pırıl pırıl bir şerit uzanıyordu.

Detaylı

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Aşağıdaki şiiri okuyunuz. Soruları cevaplayınız. OKULUMUZ Her yerden daha güzel, Bizim için burası. Okul, sevgili okul, Neşe, bilgi yuvası. Güzel kitaplar burda, Birçok arkadaş burda, İnsan nasıl sevinmez,

Detaylı

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Bu ayki yaşayan değerimiz Sevgi.

Detaylı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı AÇIKLAMALAR 1. Soruların cevaplarını kitapçıkla birlikte verilecek optik forma işaretleyiniz. 2. Cevaplarınızı koyu siyah ve yumuşak bir kurşun kalemle

Detaylı

TEŞEKKÜR. Kısa Film Senaryosu. Yazan. Bülent GÖZYUMAN

TEŞEKKÜR. Kısa Film Senaryosu. Yazan. Bülent GÖZYUMAN TEŞEKKÜR Kısa Film Senaryosu Yazan Bülent GÖZYUMAN Sahne:1 Akşam üstü/dış Issız bir sokak (4 sokak çocuğu olan Ali, Bülent, Ömer ve Muhammed kaldıkları boş inşaata doğru şakalaşarak gitmektedirler.. Aniden

Detaylı

C A NAVA R I N Ç AGR ISI

C A NAVA R I N Ç AGR ISI C A NAVA R I N Ç AGR ISI Canavar, canavarların hep yaptığı gibi, gece yarısından hemen sonra çıktı ortaya. Geldiğinde Conor uyanıktı. Kısa süre önce bir kâbus görmüştü. Herhangi bir kâbus değil- di bu;

Detaylı

Bu testi yapın, kendinizi tanıyın!

Bu testi yapın, kendinizi tanıyın! Kendini Tanıma Testi Bu testi yapın, kendinizi tanıyın! İnsanlar sizin hakkınızda sandığınızdan farklı izlenimlere sahip olabilir. Gerçekten nasıl algılandığınızı siz de bilmek istemez misiniz? Bu teste

Detaylı

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr)

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) 14 Şubat 2010 Pazar günü, Fotoğraf Sanatı Kurumu (FSK) organizasyonluğunda 26 kişilik bir grupla günübirliğine Ilgaz a gidiyoruz.

Detaylı

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Aşağıda verilen isimleri örnekteki gibi tamamlayınız. Örnek: Ayakkabı--------uç : Ayakkabının ucu İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Kalem sap Çanta renk Araba boya Masa kenar Deniz mavi Rüzgar şiddet

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR ANNEM ANNEM Annem annem canım annem, Gönlüm senle kalbim senle Canım annem gülüm annem Dünyam sensin benim bir tanem.. Biliyorum elbet bir gün gelecek Bir başka bebekte bana annem diyecek Bende hep iyi

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 169 VEFA VE CÖMERTLİK ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 5523 15 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

SAAT DAHA SABAHIN YEDİSİ

SAAT DAHA SABAHIN YEDİSİ SAAT DAHA SABAHIN YEDİSİ Otobüs durağının güneş almayan köşesine geçip bekledim, otobüs biraz daha geç kalırsa sıcaktan bayılacağımı düşündüm. Reklam panosuna yansıyan silüetime baktım. Üstümdeki takım

Detaylı

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Hafta Sonu Ev Çalışması YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Zaman adlı ölümsüz bir dev vardı. Bir gün Zaman, Yıl Dede'yi dört kızıyla birlikte yeryüzüne indirdi. Kızlar, yeryüzünü çok sevdiler. Hepsi bir yana dağılıp

Detaylı

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN 2011 PAZARTESĐ SAAT- 07:42 Sahne - 1 OTOBÜS DURAĞI Otobüs durağında bekleyen birkaç kişi ve elinde defter, kitap olan genç bir üniversite öğrencisi göze çarpar. Otobüs gelir

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: Γ ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir?

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? 3 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile ve aileyi

Detaylı

Aşşk Kahve ve Laduree

Aşşk Kahve ve Laduree Aşşk Kahve ve Laduree Daha önce adını çok duyduğum; ama bir türlü gidemediğim Aşşk Kahve ye nihayet gitmeyi kafaya koydum. Hafta sonları sahil yolu çok kalabalık olduğundan eşimi ikna edip o yola sokamıyordum.

Detaylı

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki

Detaylı

Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI

Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU 23 MART PAZARTESİ GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI 23-27 MART 2015 SERBEST ZAMAN ETKİNLİĞİ: Çocuklarla selamlaşıldı ve istedikleri ilgi köşelerinde evden getirdikleri oyuncaklarla

Detaylı

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günü parlatan gözler. Havayı yumuşatan nefes. Yüzlere gülücük dağıtan dudaklar. Konuşmadan anlatan kaşlar. Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günaydın...

Detaylı

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı.

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. ÇAYLAK Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. Alt katta genel tıbbi muayene ve müdahaleleri yapılıyordu. Bekleme salonu ve küçük bir de laboratuar vardı. Orta katta diş kliniği ve ikinci bir muayene

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR RENKLER Ben bir küçük ressamım Pembe sarı boyarım Yeşil yeşil ormanlar Mavi mavi denizler Turuncudur portakal Gökte sarı güneş var Fırça kalem ve kağıt Olmazsa resim olmaz Reklerle oynamaktan Hiç bir çocuk

Detaylı

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Mart 2009 Kendi Yaşam Öykünüzü Yazın Diyelim ki edebiyatla uğraşmak, yazı yazmak, bir yazar olmak istiyorsunuz. Bu

Detaylı

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir.

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir. Hiçbir müzisyen, bülbülün ötüşünden daha güzel bir şarkı söyleyemez. Bütün bu güzel şeyleri Allah yapar ve yaratır. Allah ın güzel isimlerinden biri de HAMÎD dir. HAMÎD, övülmeye, hamd edilmeye, şükür

Detaylı

UYGULAMA 1 1. Aşama Şimdi bir öykü okuyacağım, bakalım bu öykü neler anlatıyor?

UYGULAMA 1 1. Aşama Şimdi bir öykü okuyacağım, bakalım bu öykü neler anlatıyor? ALAY ETME Amaç : Başkalarına saygı duymayı öğrenme.alay etme ile baş edebilme becerisini kazandırma Düzey : 1. sınıf ve üstü Materyal: Uygulama 1 için:yazı tahtası, kağıt, kalem, Uygulama 2 : Kuklalar,oyuncak

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

İntikam. Ölüm Allah ın Emri

İntikam. Ölüm Allah ın Emri İntikam Bilir misin sen her gece Kendinle oturup konuşmayı Geceden uyanmamaya ant içip Gün ışığıyla yeniden doğmayı Bilir misin sen her güne hayata küskün başlamayı Anti sosyal kişilik olup da Şişelerin

Detaylı

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır?

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır? 5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) Öğle üstü bir cip gelip obanın çadırları önünde durdu. Çocuklar hemen çevresinde toplaştılar. Cipten önce veteriner, sonrada kaymakam indi. Obanın yaşlıları hemen

Detaylı

YÜKSEL ÖZDEMİR. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

YÜKSEL ÖZDEMİR. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer,

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, DEŞŞET ORMANI, YARATIKKÖY Anneciğim ve Babacığım, Mektubunuzda sevgili bebeğinizin nasıl olduğunu sormuşsunuz, hımm? Ben gayet iyiyim, sormadığınız için

Detaylı

ÖZEL GÜNLER. Doğum günü/kadınlar günü/anneler günü/babalar günü/sevgililer günü/ Öğretmenler günü

ÖZEL GÜNLER. Doğum günü/kadınlar günü/anneler günü/babalar günü/sevgililer günü/ Öğretmenler günü ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70005Γ) ÖZEL GÜNLER Aşağıdaki önemli günlerden

Detaylı

25. Aşağıdaki deyimlerle anlamca üçlü bir grup oluşturulduğunda hangisi dışta kalır? A) eli bol B) eli açık C) eli geniş D) eli kulağında

25. Aşağıdaki deyimlerle anlamca üçlü bir grup oluşturulduğunda hangisi dışta kalır? A) eli bol B) eli açık C) eli geniş D) eli kulağında 21. Hangi cümlede "mi" farklı anlamda kullanılmıştır? A) O bu resmi gördü mü? B) O buraya geldi mi bayram olur. C) Zil çaldı mı içeri girer. D) Yemeği pişirdi mi ocağı kapat. 22. "Boş boş oturmayı hiç

Detaylı

ilk yar'larımızın sevgili dostları

ilk yar'larımızın sevgili dostları ilk yar'larımızın sevgili dostları Bu akşam da Mersin üniversitesinden sevgili İbrahim'in izlenimini paylaşıyoruz... Daha önce Mersin ekibinin her projemize gelişi ile verdiği eşsiz katkıya değinmiştik...

Detaylı

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE Portal Adres AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE : www.gorelesol.com İçeriği : Gündem Tarih : 06.10.2014 : http://www.gorelesol.com/haber/haber_detay.asp?haberid=19336 1/3 AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE 2/3 AHMET ÖNERBAY

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *İşbirliği yapmayı öğreniyorum. *Arkadaşlarımla işbirliği yapıyorum. *Çevremle iş birliği yapıyorum. *Yardımlaşmayı öğreniyorum.

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU BULUTLAR SINIFI EYLÜL AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU BULUTLAR SINIFI EYLÜL AYI KAVRAM VE ŞARKILAR YAŞASIN OKULUMUZ Daha dün annemizin kollarında yaşarken Çiçekli bahçemizin yollarında koşarken Şimdi okullu olduk Sınıfları doldurduk Sevinçliyiz hepimiz yaşasın okulumuz. ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI

Detaylı

Söyleyiniz. 1- Çağdaş caddeye neden koştu? 2- Kazadan sonra Çağdaş a kim yardım etti? Sözcük Sayısı : 56

Söyleyiniz. 1- Çağdaş caddeye neden koştu? 2- Kazadan sonra Çağdaş a kim yardım etti? Sözcük Sayısı : 56 SAAT TUTARAK METİN OKUMA-1 KAZA Çağdaş ile Cevat cadde kenarında top oynuyordu. Top caddeye kaçtı. Çağdaş topun arkasından koştu. O sırada caddeden geçen minibüs Çağdaş a çarptı. Çağdaş yere düştü. Cevat

Detaylı

VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM

VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM ÜNİTE 1 VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM DESTEK VE HAREKET SİSTEMİ - 1 Ad :... Soyad :... Vücudumuzu ayakta tutan, hareket etmemizi sağlayan ve bazı önemli organları koruyan sert yapıya iskelet denir. İskelet

Detaylı

Helena S. Paige Çeviri Kübra Tekneci

Helena S. Paige Çeviri Kübra Tekneci Bir Kız Bara Girer Ve... Helena S. Paige Çeviri Kübra Tekneci 4 Bir Kız Bara Girer Ve... Bütün kadınlar bir iç çamaşırından çok fazla şey beklememeleri gerektiğini bilirler. Çok seksi olmak istiyorsanız,

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların ve zarfların anlamlarını çeşitli yönden etkileyen sözcüklere zarf denir. Ör. Büyük lokma ye: büyük konuşma. Ör.

Eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların ve zarfların anlamlarını çeşitli yönden etkileyen sözcüklere zarf denir. Ör. Büyük lokma ye: büyük konuşma. Ör. Eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların ve zarfların anlamlarını çeşitli yönden etkileyen sözcüklere zarf denir. Eylem ve eylemsilerin anlamalarını durum yönünden tamamlayan zarflardır. Eylem ya da eylemsiye

Detaylı

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Bu ayki yaşayan değerimiz Sevgi.

Detaylı

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır.

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. / /20 YAZI ARKASINDA SİZİN FOTOĞRAFINIZ KULLANILMAKTADIR En Kıymetlim, Sonsuz AĢkım Gözlerinde sevdayı bulduğum, ellerinde

Detaylı

5 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar?

5 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? 5 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile nedir? Aileyi oluşturan bireylerin

Detaylı

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur.

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur. 33 Ders 4 Günah Bir dostunuzun size, içi güzel şeylerle dolu ve bütün bu güzelliklerin tadını çıkarmanız için bir saray verdiğini düşünelim. Buradaki her şey sizindir. Dostunuzun sizden istediği tek şey,

Detaylı

yemyeşil bir parkın içinden geçerek siteye giriyorsunuz. Yolunuzun üstünde mutlaka birkaç sincaba rastlıyorsunuz. Ağaçlara tırmanan, dallardan

yemyeşil bir parkın içinden geçerek siteye giriyorsunuz. Yolunuzun üstünde mutlaka birkaç sincaba rastlıyorsunuz. Ağaçlara tırmanan, dallardan Karganın Rengi Siyah! Siyah mı? Evet Emre, siyah. Kara değil mi? Ha kara, ha siyah Cenk, bence kara ile siyah arasında fark var. Arkadaşım Cenk le hâlâ aynı şeyi, kargaların rengini tartışıyoruz. Galiba

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir.

Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir. Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir. Görünümü Elbiseleri Hz. Peygamber çeşitli renk ve desenlerde elbiseler giymiştir. Ancak daha çok

Detaylı

Tuğrul Tanyol. Beyaz at. Sönmüş kentleri dolaştım sessizlikte Boş meydanları, kirli sokakları Herkes kendi yankısının peşinde

Tuğrul Tanyol. Beyaz at. Sönmüş kentleri dolaştım sessizlikte Boş meydanları, kirli sokakları Herkes kendi yankısının peşinde Tuğrul Tanyol Beyaz at Sönmüş kentleri dolaştım sessizlikte Boş meydanları, kirli sokakları Herkes kendi yankısının peşinde Karanlık avlularda oturdum İçimde vahşi tamtamları inlerken ölümün Tüm putların

Detaylı

Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda.

Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda. TÜRKÇE 12-13: OKUMA - ANLAMA - YAZMA OKUMA - ANLAMA 1: Rezervasyon Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda. Duşlu olması şart. Otel görevlisi: Tek kişilik odamız kalmadı

Detaylı

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden.

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden. BEYAZIN PEŞİNDEKİ TATİL Geçen yıllarda Hopa da görev yapan bir arkadaşım Adana ya ziyaretime gelmişti. Arkadaşım Güney in doğal güzelliğine bayılıyorum deyince çok şaşırmıştım. Sevgili okuyucularım şaşırmamak

Detaylı

Murat Çelebi 2. - şiirler - Yayın Tarihi: 28.5.2015. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Murat Çelebi 2. - şiirler - Yayın Tarihi: 28.5.2015. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 28.5.2015 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Dünya Onlarla Daha Renkli

Dünya Onlarla Daha Renkli Dünya Onlarla Daha Renkli Okudunuzsa bileceksiniz, yıllar önce yayımladığım bir kitaba, Dünyanın sahipleri arasında biz insanların yanı sıra başka canlılar da olduğunu ilk ne zaman düşünmüştüm? diye bir

Detaylı

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$ ilk yar'larımızın değerli dostları, çoktandır ekteki yazıyı tutuyordum, yeni gönüllülerimizin kaçırmaması gereken bir yazı... Sevgili İbrahim'i daha önceki yazılarından tanıyanlar ekteki coşkuyu çok güzel

Detaylı

Ö. Ç. BİLFEN ANAOKULU 6 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI

Ö. Ç. BİLFEN ANAOKULU 6 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI 03.11.2014 PAZARTESİ Ö. Ç. BİLFEN ANAOKULU 6 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI SERBEST ZAMAN ETKİNLİĞİ: Çocuklarla selamlaşıldı. Müzik eşliğinde öğretmenin yönergelerine uygun ısınma hareketleri yapıldı.

Detaylı

HİTİTLİ PATTİYA İLE PALLİLİ

HİTİTLİ PATTİYA İLE PALLİLİ Gürol Sözen HİTİTLİ PATTİYA İLE PALLİLİ illüstrasyon: Gözde Bitir S. DESTANLAR VE MASALLAR Tarihsel Öykü Gürol Sözen HİTİTLİ PATTİYA İLE PALLİLİ illüstrasyon: Gözde Bitir S. Bir Anadolu Masalı... Yayın

Detaylı

İLK OK UMA KİT APLARI

İLK OK UMA KİT APLARI İLK OKUMA KİTAPLARI Bu kitabın sahibi:... Altı yaşındaki Ugo bir sabah uyanmış ve bir de bakmış ki karnının üzerinde yeşil bir aslan oturuyor! Aslan şişman değilmiş ama pek ufak tefek de sayılmazmış.

Detaylı

İLKÖĞRETİM OKULU 2-/A SINIFI TÜRKÇE DERSİ İLKOKUMA YAZMA ÖĞRETİMİ KURSU PLANI

İLKÖĞRETİM OKULU 2-/A SINIFI TÜRKÇE DERSİ İLKOKUMA YAZMA ÖĞRETİMİ KURSU PLANI Ekim İLKÖĞRETİM OKULU 2-/A SINIFI TÜRKÇE DERSİ İLKOKUMA YAZMA ÖĞRETİMİ KURSU PLANI AY GÜN SÜRE/dk KAZANIMLAR KONU / Yapılacak Çalışma Yazma Kurallarını Uygulama: e sesini öğreniyorum. 1. Yazmaya hazırlık

Detaylı

Sosyal Ajan. Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ. Marka Uzmanı GİZEM. Kokusunda Davet var ÖZKAN

Sosyal Ajan. Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ. Marka Uzmanı GİZEM. Kokusunda Davet var ÖZKAN Sosyal Ajan Marka Uzmanı GİZEM Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ Kokusunda Davet var ÖZKAN Y eni yepyeni bir dergiyle karşınızdayız. Sosyal medyada tanımanız gereken, takip etmeniz gereken kişileri mercek altına

Detaylı

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden,

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden, Çemberlitaş taki dedesinin konağında büyüyen şair, Amerikan ve Fransız kolejlerinde başladığı ilk ve lise öğrenimini Deniz Lisesi nde tamamladı. İ. Ü. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü nü 1924 te bitirince

Detaylı

Bir adam... Bel Plan Dış/Gün. Bir şehir... Geniş Açı. Ve insanlar... Geniş Açı

Bir adam... Bel Plan Dış/Gün. Bir şehir... Geniş Açı. Ve insanlar... Geniş Açı ...ZEDE Bir adam... Bel Plan (Görüntü adama doğru yaklaşıyor) Bir şehir... Geniş Açı Şehirde hayat akıyor... Ve insanlar... Geniş Açı Düşme görüntüsü Yüksek bir yerden düşme hissi, aşağıya doğru tilt...

Detaylı

05/09/2015 ÖZEL ASÇAY ANAOKULU 3 YAŞ GRUBU HAFTALIK BÜLTEN

05/09/2015 ÖZEL ASÇAY ANAOKULU 3 YAŞ GRUBU HAFTALIK BÜLTEN 05/09/2015 ÖZEL ASÇAY ANAOKULU 3 YAŞ GRUBU HAFTALIK BÜLTEN BU HAFTA NELER ÖĞRENDİK *Dünya Çocuk Gününü kutladık,dünyamızda bizden başka çocuklarda olduğu ve bütün çocukların birbirinden farklı ve özel

Detaylı

Babamın Ardından. Yazar Leyla Hüseyin

Babamın Ardından. Yazar Leyla Hüseyin İçimde bir endişe, bir tedirginlik,bir huzursuzluk, bir korku var...hiçbir şeye odaklanamıyorum, geceleri rahat uyuyamıyorum, gündüzleri ise üzgünüm...halbuki her şey yolunda, üzülecek veya endişelenecek

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

20 Mart Vızıltı. Mercanlar Sınıfından Merhaba;

20 Mart Vızıltı. Mercanlar Sınıfından Merhaba; Mercanlar Sınıfından Merhaba; 20 Mart Vızıltı Bu hafta konumuz ormanlar idi. Orman nedir? Ormanların önemi ve faydaları nelerdir? Ormanları koruma konusunda üzerimize düşen görevler nelerdir? gibi sorular

Detaylı

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi SAKLAMBAÇ Müge İplikçi ON8 roman 22 SAKLAMBAÇ Yazan: Müge İplikçi Yayın yönetmeni: Müren Beykan Yayın koordinatörü: Canan Topaloğlu Son okuma: Hande Demirtaş ON8, 2013 Tüm yayın hakları saklıdır. Tanıtım

Detaylı

Gökyüzü Hakkında Neler Biliyorum? Sorusuna arkadaşlarımızın verdiği cevaplar.

Gökyüzü Hakkında Neler Biliyorum? Sorusuna arkadaşlarımızın verdiği cevaplar. 04.12.2015 Denizyıldızı Sınıfı ndan Merhaba; Bu hafta, Gökyüzü ve Uzay konusuna giriş yaptık. Konumuzu Gökyüzü ve Uzay olarak iki başlığa ayırdık, bu hafta Gökyüzü konusunu işledik. İlk olarak gökyüzü

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER. Diyalog Tamamlama...24 2. Haftanýn Testi...25

ÝÇÝNDEKÝLER. Diyalog Tamamlama...24 2. Haftanýn Testi...25 ÝÇÝNDEKÝLER A. BÝRÝNCÝ TEMA: BÝREY VE TOPLUM Küçük Cemil...11 Bilgi Hazinemiz (Hikâye Yazmaya Ýlk Adým)...14 Güzel Dilimiz (Çaðrýþtýran Kelimeler - Karþýlaþtýrma - Þekil, Sembol ve Ýþaretler - Eþ Anlamlý

Detaylı

Azra hızlı hızlı giyinip, kahvaltı yapmadan evden ayrıldı. Asansöre binerken arkadan hala Berrak ın sesi geliyordu:

Azra hızlı hızlı giyinip, kahvaltı yapmadan evden ayrıldı. Asansöre binerken arkadan hala Berrak ın sesi geliyordu: Koru Azra nın kabusun etkisinden kurtulup yataktan kalkması için birkaç on dakikaya ihtiyacı vardı. Bu sırada Azra nın geveze ev arkadaşı Berrak her zamanki nutuk öğütlerinden birini atmakla meşguldü.

Detaylı

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Koray Avcı Çakman. Öykü FLAMİNGO GÜNLÜĞÜ. 1. basım. Resimleyen: Reha Barış

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Koray Avcı Çakman. Öykü FLAMİNGO GÜNLÜĞÜ. 1. basım. Resimleyen: Reha Barış Resimleyen: Reha Barış Koray Avcı Çakman FLAMİNGO GÜNLÜĞÜ ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Öykü 1. basım Koray Avcı Çakman FLAMİNGO GÜNLÜĞÜ Resimleyen: Reha Barış 2010 yılında İzmir Kuş Cennetini Koruma ve Geliştirme

Detaylı

Bir gün insan virgülü kaybetti. O zaman zor cümlelerden korkar oldu ve basit ifadeler kullanmaya başladı. Cümleleri basitleşince düşünceleri de basitleşti. Bir başka gün ise ünlem işaretini kaybetti. Alçak

Detaylı

ORTA HAZIRLIK TÜRKÇE ORTAK SINAVI-1 2015-2016. Açıklamalar GRADE. (20 Aralık 2015, Pazar)

ORTA HAZIRLIK TÜRKÇE ORTAK SINAVI-1 2015-2016. Açıklamalar GRADE. (20 Aralık 2015, Pazar) (20 Aralık 2015, Pazar) GRADE ORTA HAZIRLIK 2015-2016 ORTAK SINAVI-1 Açıklamalar 1. Bu sınav 50 adet çoktan seçmeli sorudan oluşmaktadır. 2. Üç yanlış cevap bir doğru cevabı götürür. 3. Sınavın Süresi

Detaylı

TEST. 7. Dişer ne zaman fırçalanmalıdır? A. Yemeklerden sonra B. Okuldan gelince C. Evden çıkmadan önce

TEST. 7. Dişer ne zaman fırçalanmalıdır? A. Yemeklerden sonra B. Okuldan gelince C. Evden çıkmadan önce ÖDEV- 3 ADI SOYADI:.. HAYAT BİLGİSİ Tırnaklar, el ve ayak parmaklarının ucunda bulunur. Tırnaklar sürekli uzar. Uzayan tırnakların arasına kir ve mikroplar girer. Bu yüzden belli aralıklarla tırnaklar

Detaylı

yaşam boyu bağlanırsanız.

yaşam boyu bağlanırsanız. Size nasıl tarif etsem ki... İlk görüşte âşık olmak gibi bir duygu. " İşte bu benim aradığım kadın," dersiniz ya, işte öyle bir şey. Önce teknenize âşık olacaksınız sonra satın alacaksınız. Eğer sevmeden,

Detaylı

YAPACAĞIMIZ SANAT ETKİNLİKLERİ

YAPACAĞIMIZ SANAT ETKİNLİKLERİ KONULAR VE FAALİYETLER ATATÜRK VE ATATÜRKÇÜLÜK Bu ünitede ulu önder Mustafa Kemal Atatürk ün hangi şehirde doğduğunu, evini, annesinin ve babasının adlarını, soyadının neden olmadığını, ilk adının Mustafa

Detaylı

Çok Mikroskobik Bir Hikâye

Çok Mikroskobik Bir Hikâye Çok Mikroskobik Bir Hikâye ÜMMÜŞ PÖRTLEK İlköğretim Okulu nda sıradan bir ders günüydü. Eğer Hademe Kazım, yine bir gölgelikte uyuklamıyorsa, birazdan zil çalmalıydı. Öğretmenimiz, gürültü yapmadan toplanabileceğimiz

Detaylı