Haziran 2009 da Doğu Akdeniz Üni-

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Haziran 2009 da Doğu Akdeniz Üni-"

Transkript

1 KENT MİMARLIK ve TASARIM GAZETESİ 15 GÜNDE BİR YAYINLANIR 13 ŞUBAT 2011/ SAYI 20 EDİTÖR DEN... TÜRKİYE DE TASARIMIN 550 YILLIK TARİHİNE BİR HATIRLATMA: EHL-İ HİREF * GAUDİ NİN ŞEHRİ BARCELONA DAN BİR TASARIM HARİKASI BARCELO RAVAL HOTEL ** Naciye Doratlı Kağan Güner - M. Selen Abbasoğlu Herkese son kez Merhaba, Haziran 2009 da Doğu Akdeniz Üni- ENDÜSTRİ ÜRÜNLERİ TASARIMI- İÇMİMARLIK versitesi Mimarlık Fakültesi nin on iki elemanının bir araya gelerek Fakültenin Sosyal Sorumluluk Projesi olarak hayat verdiği MekanPerest, 21 Şubat 2010 tarihinden itibaren zaman zaman teknik sorunlar nedeni ile aksaklık yaşansa da on beş günde bir sizinle birlikte oldu. On iki kişilik ekip, bazen Fakülte deki mesai arkadaşlarından, bazen de Fakülte dışındaki arkadaşlarından destek alıp onları sayfalarında konuk yazar olarak ağırladılar. MekanPerest in bir yıllık hayatı boyunca yazıları ile zenginlik katan konuk yazarlara, Nil Paşaoğulları Şahin, Banu Tevfikler Çavuşoğlu, Guita Farivarsadri, Deniz Kağan Güner, Yonca Hürol, Nazife Özay, Mukaddes Faslı, Pınar Uluçay, Bahar Uluçay, Hülya Yüceer, Özlem Olğaç Türker, İpek Akpınar, Defne Feridun, Netice Yıldız, Zehra Öngül, Anıl Başaran, Cemaliye Eken, Tuğçe Ergüden, Bedia Tekbıyık, Derya Oktay, Beser Oktay Vehbi, Müge Rıza, Halide Orçunoğlu, Afet Çeliker, Betül Bilge, Hakkı Atun, Resmiye Alpar Atun, Işıl Ruhi, Neşe Yıldıran, Polat Hançer, Kemal Kasapoğlu, Leyla Çınar, Simge Uygur, Kağan Günce, Nevzat Ömer Saatcıoğlu, Nicholas Wilkinson, Ceren Kürüm ve Zeynep Onur a huzurunuzda teşekkür etmeyi bir borç biliyoruz. Ekibimiz dışındaki konuk yazarlarımızın yanı sıra, birçoğumuz sorumluluğumuz dışındaki sayfalara konuk olduk, on Dosya için ekip elemanlarından farklı gruplar oluşturduk ve yapısal çevre ve daha çok kentle ilgili konuları sizler için irdeledik. Ve her şeyin bir sonu olduğu gibi, bir proje olarak kurgulanan MekanPerest in de bugün son sayısı. Sonlar ve vedalar Başarı ile tamamlanan bir iş bile, sonunda ayrılık olduğu için hüzün verir insana. Aynen şu anda MekanPerest ekibine olduğu gibi. Ancak açık kalplilikle itiraf etmek gerekir ki, Mimarlık Fakültesi nde tüm öğretim elemanları aşırı bir yük fazlası ile çalışmakta oldukları için önemli bir sorumluluğu başarı ile sonlandırmak ekibimiz için az da olsa yükün hafiflemesi anlamına geliyor. Bu da işin tesellisi. kapak resmi: Ceren -> Sayfa 2 YAŞAM-MEKAN-YORUM Kül, Kedi ve Şömine KONUT VE YAŞAM *** Bir Mimarın Bir Kentle Olan Bütünleşmesi, Ona Dair Kaygıları,Hayalleri,Ümitleri Hera-C AL GÖZÜM SEYREYLE **** Eril bir kent... -> Sayfa 12 MİLANO -MİLANİSSİMO Türkan Ulusu Uraz GEÇMİŞİN SESSİZ TANIKLARI -> Sayfa 4 -> Sayfa 3 BİR MİMAR - BİR BİNA Geçmişimizle Var Olmak, Gelecekten Bugüne Keşke diye Bakmamak Naciye Doratlı -> Sayfa 6 GELENEKTEN EVRENSELE KENTİN TADI TUZU Mimaride Son Kırılma Noktamız: Annan Planı Şebnem Hoşkara -> Sayfa 13 SORULAR- CEVAPLAR -> Sayfa 14 Binalarda Taşıyıcı Sistem ve Temeller Gezgin Şövalye Mimarlar Beril Özmen Mayer -> Sayfa 11 Kamusal Alanlar Neden Başarılı Olur?.ve Son! Kağan Günçe PROVO-K-İTAP Sayın Belediye Başkanı nın Ben en doğrusunu bilirim. Benim Vizyonum herkesinkinden daha iyidir. görüşünü bir kez daha gözden geçirip, uzakta değil Güney Lefkoşa da eski bir stadyum alanına yapılacak iyileştirme/yenileştirme projesi için Belediye nin uyguladığı referandum sürecini sorup öğrenmesini yürekten diliyorum. Lefkoşa mız demokratik yöntemlerle idare edilmeyi fazlasıyla hak ediyor. Doğrular ve güzelliklerle dolu yarınlar dileklerimle... Hoşça kalın... Naciye Doratlı Uğur Dağlı -> Sayfa 5 Külliye ye karşı çıkmak dini yapıya karşı çıkmak değil. Ancak, böyle bir gereksinimin olup olmadığının doğru yöntemlerle belirlenmesi ve yer seçiminin işin uzmanları tarafından yapılması gerektiğinin altını çizmek istiyorum. Daha sonra yer seçiminin yasallaşması ve halkın katılım süreçlerinin işletilmesi için yürürlükte olan Lefkoşa İmar Planı nın İmar Yasası nın ilgili maddeleri uyarınca değiştirilmesi gerekir. Bu süreç işletilmeden verilen her türlü karar ve uygulama suç teşkil eder. İmar Yasası hilafına ister Belediye Başkanı, isterse Bakan olsun hiç kimsenin kendi beğenileri doğrultusunda kentin fiziki yapısı ve imajı ile ilgili önemli kararlar alma yetkileri yoktur. Yer seçimi ne denli önemli ise, bu gün kente eklenecek önemli bir yapının mimari tasarımı da o denli önemlidir. Alelacele başka bir yer için tasarlanmış bir projeyi getirip mühür gibi Lefkoşa ya vurmak kente yapılabilecek en büyük yanlışlık olacaktır. Boğaç Kıbrıs Türk Mimari Tarihinin Bir Dönemine İmza Atan İki Mimar Yonca Hürol Gönül arzu ederdi ki bir yıllık birlikteliğimiz boyunca editör köşesinde ya da diğer sayfalarımızda yapılaşmış çevremizle ilgili olarak altını çizdiğimiz sorunlar, gerek devlet kurumları gerekse özel kişiler tarafından yapılan yanlışlar azalsın. Ama ne yazık ki böyle olmadı. En acısı da devlet kurumlarının yanlışlarla ilgili ısrarı. Günlerdir medyada sürekli olarak tartışılmakta olan Başkent Lefkoşa nın otobüs terminaline yapılacağı söylenen Külliye de bunlardan birisi. Bu konudaki düşünce ve görüşlerimizi sizlerle daha önce paylaşmıştık ama geçen gün bir televizyon programına telefonla katılan Belediye Başkanı Cemal Bulutoğulları nın, terminal alanına Külliye değil de Cami ve dükkanlar inşa edilmesi ve terminalin de Sur altına taşınabileceği konusundaki ısrarcı ve agresif ve Yasa tanımaz tavrı, şehir plancıları ve Lefkoşa İmar Planı ekibi ile ilgili mesnetsiz söylemi nedeni ile bir kez daha bu konuya değinme gereksinimi duydum. Ercan Hoşkara CMYK konuk yazarlar: * Kağan Güner ** M. Selen Abbasoğlu *** Nesil Baytin **** Beril Özmen Mayer GÜNCEL HABERLER -> Sayfa 15 Kutsal Öztürk & Begüm Mozaikçi

2 02 YAŞAM-MEKAN-YORUM Yonca Hürol SAYFA KÜL, KEDİ VE ŞÖMİNE Külkedisi masalını bilmeyen var mıdır? yok etmeye iten duyguları... Eskiden bulaşıklar kül ile yıkanırmış. Fakir bir sığıntı kız olan Külkedisi belki de bu nedenle şöminede bir gece önceden kalmış külleri temizlerken birdenbire bir perinin beliriverişini ve artık hiçbirşeyin birdaha eskisi gibi olmayacağını hepimiz biliriz. İşte ateş ve külün böylesi güçleri olduğu düşünülmüş hep. Boşuna değil Külkedisi nin ateş ve küllerle olan uzun süremli ilişkisi. Mimari de de ateşin çok önemli bir yeri var. Özellikle konut mimarisinde... En duygusal olduğumuz varlıklar evimizde olduğu için olsa gerek. Ateşin yakıldığı yer de evin kalbi olarak kabul ediliyor. İnsanlar onun etrafında toplanıyorlar. Yaşlılar onun etrafında çocuklara masallar anlatıyorlar. Ocağının sönmesi deyimi bir insanın başına gelebilecek en kötü şeylerden birini ifade ediyor. Kediler de şömineleri çok severler. Hem ısısını severler, hem de seyrederler ateşin şık oynaşını. Biz insanlar için de ateşi seyretmek hiç sıkılmaksızın saatlerce sürebilir. Ama ateş yakmak, ateşi seyretmekten daha da güzeldir. İzciler gibi iki tahta parçasını biribirine sürterek ateş yakamam ama kibrit ve mangal yakmakta kullanılan beyaz yanıcı köpükler varsa bütün gün sürecek bir ateşi başlatabilirim yılında kaybettiğimiz önemli bir felsefeci olan Gaston Bachelard, bizler gibi ateşi seyretmekle yetinmemiş insanoğlunun ateşle olan psikolojik ilişkisini açıklamaya da çalışmış. Ona göre ateş yakma eğilimimizin küçükken ateş yakmanın tehlikeleri konusunda sürekli uyarılmamızla bir ilgisi var. Yani ateş yakmanın yasak bozmak gibi bir anlamı var. Ama öyle rastgele yasak bozuvermek değil, bunu ustaca yapmak da çok önemli. Değil mi ki ben büyüklerimin yasakladığı bir işi böylesine bir ustalıkla başarmışım. Ateş kontrolüm altında kaldığı gibi, altına koyduğum külü toplayacak metal kap sayesinde kül de yerli yerinde kalmış. Üstüne üstlük ateşi sadece kalın metalden ızgara ile temas ettirdiğim için fazla ısı yüzünden hiçbir şey eğilip bükülmemiş. Şöminemin içini ısıyı mükemmel bir biçimde yalıtacak taşlarla kaplatmışım ki, evimin göbeğinde yaktığım bu ateş eve de hiçbir zarar vermesin. Etrafa ateş sıçramasın diye de şöminenin önüne metal bir ızgara koymuşum. Çünkü ateş patlar, çatlar ve sıçrar. Asi birşeydir. Tüm bunlar yetmezmiş gibi ateşi gün boyu yanık tutmayı da başarmışım. En ince dallardan başlayıp giderek büyüyen dallar kullanarak ateşi büyütmüşüm de. Tüm bu dalları tıpkı bir yapı inşaa eder gibi aralarında en uygun boyutta boşluklar kalacak şekilde yerleştirmişim. Öyle bir organize etmişim ki ateşi çok güzel görüntüler elde etmişim. Mükemmel ara mekanlar oluşmuş alevlerin yer tutması için. Yasak olan bir iş ancak bu kadar mükemmel bir biçimde başarılabilirdi zaten... Yine Bachelard a göre insanların ateş yakmayı ve ateşi seyretmeyi sevmesinin tek sebebi ustalıkla bir yasağı bozmak değil. İnsanlar ateşi, bir gücün bir başka varlığı nasıl eritip bitirdiğini mükemmel bir biçimde sergilediği için de seviyorlar. Düşünsenize koskoca bir odun parçasını Şömineli ev kavramı geleneksel olan ve hala süregelen önemli mimari kavramlardan biri. Gerçek bir şömineli evde şöminenin evin merkezinde yer alması lazım ki, her yeri hiç boşa ısı kaybetmeden ısıtabilsin. Şöminenin içinin de dumanın düzgün bir biçimde yükselebilmesi ve ısının kaçıp gitmemesi için ona gore düzenlenmesi lazım. Şöminenin evin çatısında ya da döşemelerinde yer alabilecek ahşap gibi malzemeleri yakmaması için de ustalıkla bu malzemelerden ayrı tutulması lazım. Eh bir deprem olursa yıkılmamalı da bu şömine... Yani öyle rastgele bir yere rastgele bir şömine ekleyerek şömineli ev elde edemeyiz demek istiyorum. Bir dolaşın sokaklarda ve bakın evlerdeki o şöminelerin haline. Evin rastgele bir duvarına eklenmiş, bir değil üç duvarı da dışarıda ne gariban kalpleri var pek çok evin ah... Girin içine bir ya da iki evin. Toz olur, koku olur diye cezalı şömineler. Hele o suni ateş görünümü veren ısıtıcılara ne demeli? Plastik elma yemekten farkı yok bana göre. Ateş ateşin ağzına yerleştirdiğinizde önce yavaş yavaş yüzeylerini sarmaya başlıyor alevler. Sonra bir delik, bir çatlak ya da dokusu nispeten gevşek bir yer bulup orası üzerinde çalışmaya başlıyor ateş. Daha sonra yarılıyor o koca odun parçası en zayıf yerinden. En sonunda ise şeklini korumakla birlikte dokundanız dağılacak hale geliyor. Ateş onunla işini bitirdiğinde ise ince ve yuryumuşacık bir kül yığını ve odunun türüne göre değişen nefis bir parfümle başbaşa kalıveriyorsunuz. Kavga da varlık da sona ermiştir artık. Ne odun vardır ne de ateş. Artık bu manzarayı hayatın gerçeklerinin bir yansıması gibi mi seyredersiniz, yoksa kendinizi o büyük güç ya da eriyip yok olan zayıf varlık gibi mi tasarlarsınız orasını ben bilemeyeceğim. araba galerisi. Otoriteler de bunu genellikle çocukça ve beceriksizce bozulmuş bir yasakmış gibi değerlendirirler. Sonuçta yakalanacaktır bu insanlar ve tıpkı o yanan arabalar gibi yanıp kül olacaktır hayatları. Gerçekte ne şömine vardır ortada, ne peri, ne de ocak. Ateş insanlığın tüm zamanlarında çok önemsenmiştir. Bunu burçlardan da anlıyoruz, güneşe tapılan dinlerden de. Eh bizim dinimizin gerekleri de hala daha güneşin hareketlerine göre gerçekleştirilmiiyor mu? En sıcak kanlı burçlar ateş grubu burçları olarak biliniyor. Burç kitaplarına bakacak olsanız ateş grubu burçlarının en hassas organlarının kalpleri olduğunu okuyorsunuz. Ateş şiddetli duyguları temsil ediyor hep. Yasaklara karşı çıkan duyguları ve insanı yok olup gitmeye ya da İnsanların otoriteye karşı yaptıkları eylemlerde de genellikle ateş vardır. Kimisi araba lastiği yakar, kimisi araba, kimisi de MEKANPEREST- HAVADİS GAZETESİ EKİ Bu sahte ateşleri yakmak insana bir yasağı ustalıkla bozmanın zevkini verir mi acaba? Ya da içinde çatışan iki gücü ve birinin yok olup gitmesini izleyebilir miyim? Külü kedisi falan var mıdır? Harup odunu kadar güzel kokabilir mi? Doğaya şömine ateşinden daha mı az zarar verir? Benim şu anda yaşadığım kira evi, 1972 yılında bir Maronit aile tarafından ve kendileri bizzat inşaatında çalışarak yapılmış. Bu gerçek bir şömineli ev, çünkü gerçekten de evin tam kalbinde küçük ama güçlü bir şömine var. Bu, çocukluğumda babamla birlikte şömine yaktığımız evimizden sonra oturduğum ilk şömineli ev. Ama bundan sonra şöminesi olmayan bir evde oturamam gibi geliyor bana. Öyle tozu, kokusu olmayan şömine görüntüleri ile ya da sonradan eklenmi ş şöminelerle de yetinemem diye düşünüyorum. Eh mimar oluşum da var bu işin ucunda ne de olsa... Yonca Hürol / Monarga Proje Koordinatörü / Editör Naciye Doratlı. Proje Koordinatör Yardımcıları Ceren Boğaç, Uğur Dağlı, Şebnem Hoşkara. Grafik Tasarım ve Sayfa Düzeni Ceren Boğaç. Yazı İşleri Ekibi (Alfabetik) Nesil Baytin, Uğur Dağlı, Kağan Günçe, Ercan Hoşkara, Şebnem Hoşkara, Beril Özmen Mayer, Begüm Mozaikci, Kutsal Öztürk, Hıfsiye Pulhan, Türkan Ulusu Uraz. Proje Resmi Sahibi, Mimarlık Fakültesi, Gazimağusa. Tel: , Yayıncı Kuruluş Havadis Gazetesi, Lefkoşa. CMYK

3 BİR BİNA- BİR MİMAR SAYFA 03 Uğur Dağlı KIBRIS TÜRK MİMARİ TARİHİNİN BİR DÖNEMİNE İMZA ATAN İKİ MİMAR: SOLMAZ ARİF FERİDUN Bugün uzun soluklu maceramızın sonuna geldik. Toplum içindeki duruşları ile her zaman takdir ettiğim Hakkı Burhan Atun kardeşlerle başlamıştım sayfama ve bitişin de benim için anlamları çok fazla olan bir çift ile olmasını istedim. Arif Solmaz Feridun çifti. Dürüstlüğün, doğruluğun ve kirlenmiş bir dünyada temizliğin simgesi olan bu dostlarım ile sizlere hoşcakalın diyorum. İşte sevgili Arif Feridun un kaleminden yazılmış ve Kıbrıs Türk Mimari tarihinin bir dönemini aktaran bir mektup. Sevgili Uğur, Seninle beraber DAÜ mimarlık bölümünün ilk hocaları olarak peş peşe göreve başlayıp, o günkü dar imkanlar içinde birlikte veya ayrı ayrı derslere giriyorduk, hatırlarsın. Geçen günkü mekanperest davetine, sana benim ve eşim Solmaz ın İTÜ yü bitirip, adada başlattığımız ilk mimarlık heyecanlarımızdan bahsedersem, galiba ilk leri birbirine bağlamış olacağız. Bilirsin 1961 de İTÜ Mimarlık Fakültesini bitirince, sınıf arkadaşım olan Solmaz ile hayatımızı birleştirip, birlikte Kıbrıs a döndük. Niyetimiz el öpüp, öğrenci iken yaz stajlarımı yaptığım, Almanya daki büroya yine birlikte gidip, orada bir süre daha kendimizi yetiştirdikten sonra Adaya dönmekti. Gitmek mi Kalmak mı? Kıbrıs ta kalmayı planladığımız bu süre içinde, bizi sevenlerin de çeşitli fikirlerini dinleyip, iş konusundan ziyade ve neler yapılabileceğinin ötesinde, geceleri uykumuzu kaçırmaya başlayan gitmek mi kalmak mı alternatifleri, kafamızda ana konu olarak dönüp dolaşıyordu. O günler içinde, malum, Kıbrıs Cumhuriyeti yeni kurulmuş, adaya yepyeni bir statü gelmiş ve görünürde sanki bir ekonomik iyileşme ve özellikle inşaat sektöründe de bir canlanma oluyor gibi idi. Ağabeylerim, tüm ailemiz bize yoğunlaşmış, kararımızı beklerken ağabeyimden bir ses geldi, evlerinin alt katı boşalmıştı. Hem mimari büro, hem de konut olarak kullanılabilecek kadar da büyük, kolay ulaşılabilir, sakin ve çok hoş bir yerde. İstersek orayı kullanabilirdik. Bahçe Parmaklığındaki Tabela: Feridun Mimari Bürosu En önemli iki faktör, hem ev, hem ofis hallolmuştu. Ama biz, evi yine de tedbirle döşeyip, hala gider miyiz, kalır mıyız diye sadece birkaç eşya ile donatmıştık. Büroya da, boş vaktimizde kullanmak üzere bir çizim masası koyup, oturduk. Kapıya bir tabela asmazsak, kimseler bizden haberdar olamayacağı işittirmesine yanıt olarak Feridun Mimari Bürosu diye kocaman bir de tabela astırıverdik, bahçe parmaklığına. Etraftan hayırlı olsun diye ziyaretler başlayınca, işin ayın oyun tarafı kalmamıştı ve de bize proje yaptırmak üzere bazı müşterilerin soruşturma yaptığı da kulağımıza gelen haberlerdendi. Hazırlıklı olmamız gereken bir havaya girmiş, mahalli meslek bilgilerine ulaşmağa çalışıyorduk. Tabii önce Kıbrıs taki maliyet bilgisi, arkasından malzeme bilgisi, zamanlama ve de aklınıza gelecek daha bir yığın bilgi, örneğin sıcak bir iklimde yapı oryantasyonundan tutun proje tasdikine, ihale dosyasına varıncaya kadar esas bilgiler lazımdı.bir kaç aylık, çiçeği burnunda iki Y.M.Mimar Solmaz ve Arif Feridun, İTÜ Mimarlığı bitirip gelmişiz. Ve yükümlülüğünü alacağımız hizmetler için İTÜ nün bize verdiği eğitimin, ne denli güçlü bir eğitim olduğunun da idraki içinde idik. O günler içinde yeni kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti nin devlet kademelerinde açılan münhallere, büro açmış meslektaşlarımızın tayini yapılmış, serbest piyasada kalan mimari büro sayısı da bir veya iki büro olarak, kah part time, kah full time idare ediliyordu. Zaman ve zemin yeni bir büro açılmasına da uygun görünüyordu bu şartlarda. Büyük Boyutlara Ulaşan Proje Sayıları Nazımızın geçtiği, bizden birkaç yıl önce adaya gelmiş, hatta bürosunu kapatıp devlete geçmiş arkadaşlarımızdan, onların da bildiği kadarı ile yararlanıp bazı pratik bilgiler derleyebildik. Örneğin, şartnameler, malzeme türleri, yapı nizamnameleri, bölgesel imar durumlarını okuyarak, sorulacak sorulara cevaplarımızın hazır olması gerektiği hususuna öncelik veriyorduk. Tabii ki bütün bu bilgileri, önemli bir faktör olan proje ve inşaat maliyetleri ile yoğurup, sağlam ve inandırıcı, doğru bilgiler olarak, proje sahiplerine hem aktarmak, hem de yapılacak projelerde bu bilgileri kullanmayı amaçlıyorduk. Zaman hızla ilerliyordu. Çok kısa bir zaman içinde, gerçek anlamda ve büyük boyutlara ulaşacak proje sayıları yanında, büronun bir kaç tane konut ve villaya ek, daha büyük ve daha çeşitli projelerle yükleneceğini hiç düşünmemiştik ve de öyle oluverdi kısa bir sürede. Toplumumuzda, iş konusunda olsun, daha başka sosyal aktivitelerde olsun, kısaca her konuda iletişim çok hızlı olmaktadır. Eğer yeni bir meslek sahibi iseniz, örneğin doktor, mimar, avukat veya her ne ise dürüst, gönül alıcı, düzgün kişiliğiniz çok rol oynamakta, siz bu nedenle bir anda ya zirveye çıkar veya beklediğiniz sempatiyi bulamazsanız dibe çökersiniz. Bu konudaki değerlendirmeler de süratle yayılır. Dürüst, sözünü tutan, bizim meslekte hele, malsahibini koruyan kişilik aranır. Mimarlıkta, maliyetler konusunda, özellikle tolerans kabul etmeyen görüşlerle karşılaşırsınız. İşin zamanlamasını, gayet hassas bir şekilde, hem proje dönemini hem de uygulama dönemini iyi hesaplamanız ve müşterinize bildirmeniz gerekmekte idi. Bugünkü uygulamalardan farkı ne diyeceksiniz. Doğru bir soru. 1960lı yıllarda yeni denetim altına alınmaya başlayan mimarlık ve mühendislik hizmetlerinin, yani proje aşamasının, ne denli zor ve zaman isteyen işler olduğuna toplumumuz pek de alışık değildi. Daha önce bir veya iki daktilo sayfasına sığdırılıp belediyeye veya kaza amirliklerine onaylatılıp, uygulamaya geçilen projeler, işte o dönemde meslek odalarının kurulması ve ehil ihtisas elemanlarının adaya gelmesi ile bir iki daktilo sayfasını, bir iki dosyaya çevirmişti. Bu, dünyanın her ülkesinde, sağlıklı proje hizmetinin ta kendisi idi. Tabii ki ücretler kontrol altına alınmaya başlanmış, süreler, birim fiyatlar devreye girmiş ve bugünlere gelinmiştir. Projelendirmede bir iki daktilo sayfasından, bir iki dosyaya çıkan hizmetler, beraberinde proje hizmet ücretlerindeki artışları da getirmiştir. Yine örneğin yüzde 5 olarak, o günlerde tüm hizmetleri kapsayan proje ücreti, mal sahibine alışılagelmiş ücretin çok üstünde bir ücret olarak görünüyordu. Bu ücret, o günlerin para değeri içinde m2.si yaklaşık 20 sterlin olan bir projede, tüm mimarlık ve mühendislik hizmetlerini kapsayan bir proje ücreti olup, kontrollük hizmetleri için herhangi bir ödeme de söz konusu değildi. İşe sarılışımızı gören ve işin olumlu ilerlediğini gözlemleyen mal sahipleri ile şartnameye uygun, mal sahibi - mimar ilişkileri içinde, hem işi, hem de ücret konusunu en güzel biçimde sonuçlandırabiliyorduk. Çok işimizde gözlemlediğimiz anlayıştan ötürüdür ki bu gün uğradığı bütün değişikliklere rağmen, hala geçerli ve sağlam karakterini yitirmemiş projelerimiz var etrafta. Bunun da nedeni proje safhasında projeye yansıtılmış öğelerin, bunlara değer veren mal sahibince, size güveninin ispatı olarak benimsenmesi ve uygulamaya aksetmesinin sonucu idi. Yorucu ama çok hoş bir aktivite içinde üstlendiğimiz hizmetleri yürütüyorduk. Tabii daha başka işlerin gelmekte olduğu haberleri üzerine, büromuzu geliştirerek ressamlarımızı ve büro ekipmanlarımızı artırdık, sabahlara dek canla başla zevkle çalışıyorduk. C M Y K Büronun Yaptığı Projeler Büromuzun kısa zamanda başardığı projelerden örneğin proje ve uygulamalarımızın geneline bakarsak; Lefkoşa da, projesi yarışma ile elde edilen Şehitler Anıtı, İnönü Şehitler Anıtı, 10 adet çeşitli villa projesi, inşaatı veya projesi bitirilmiş 5 adet apartman, Türk Hava Yolları acentesi, ofisleri, daireleri ve ek mekanları, Kuğulu Parkta kafeterya, Mağusa da toplu konut, Limasolda içki fabrikası, (belirtilen son iki bina, 1963 olayları nedeniyle karkas inşaat aşamasında kalmış), bu kısa zamana sığdırılmış çalışmalarımızdandı. Son Söz 2004 yılında DAÜ mimarlık bölümünde hocalık görevini yürütürken açtığımız 1960lardan günümüze proje ve uygulamalarımız adlı sergi için, 45 yıla yakın bir zaman sonra projelerimize ait resimler ve dokümanların arayışına girince, projelerimizin bazılarının zaman içinde bazı değişikliklere uğradığını gördük. Meslek aşkımızla, yoğun, yorgun, titiz gayretlerimizle, geçen zamana ve yapılan değişikliklere rağmen ve de yıllar sonra, bu gün bile geçer akçeliğini koruyan projelerimiz kalmıştır etrafta. Yukarıda anlatıldığı üzere, bu da mimari kavrama saygı duyan mal sahiplerinin, projede uygulamasını reddetmediği mimari düzenlemelerden kaynaklanmaktadır. Ve daha 50 yıl sonra toparlamakta zorlandığımız, anılarda kalmış, ihaleye hazırken vazgeçilmiş birçok proje.1963 yılının acı olayları ile her şey son bulmuş ofisimizi, evimizi, her şeyimizi kaybedip ta baştan ve kim bilir nasıl bir geleceğe doğru, yeniden yapılanmak üzere, yaşam peşine düşecektik. İşte yaşadığımız bu günler içinde, 1960ların acı, tatlı anıları, 50nci yılını doldurup yarım asır gerilerde kaldı... Günler çok çabuk geldi, geçti. Uğur Ulaş Dağlı

4 04 GEÇMİŞİN SESSİZ TANIKLARI Naciye Doratlı SAYFA GEÇMİŞİMİZLE VAR OLMAK, GELECEKTEN BUGÜNE KEŞKE DİYE BAKMAMAK Sizlerle, zaman zaman konuk yazar getireceğiz? Korumanın toplumun tüm kesimlerinin ortak hedefi haline gelebilmesi için şart olan kamu ve özel sektörün ortak eylemine zemin oluşturacak yasal, örgütsel ve idari çerçeveyi nasıl oluşturacağız? arkadaşlarımın da katkıları ile yirmi kez birlikte olduğum bu sayfada, genelde tüm dünya, özelde de ülkemiz açısından kültür varlıklarının önemine değinmeye çalıştık. Bazen tek bir yapıya, bazen bir arkeolojik sit alanına, bazen tarihi bir alanın tümüne, yapılan yanlışlara, eksikliklere dikkat çektik. Birlikteliğimizin sonuna geldiğimiz bugün, şimdiye dek yazdıklarımızı toparlamaya çalışarak size veda edeceğim. Her ülkenin, halkın sahip olduğu görünür görünmez ya da somut olan-olmayan, taşınır- taşınmaz kültür varlıkları ve değerleri vardır. Sahip oldukları bu kültür varlıkları ve değerler, ülkeleri ve halkları özel kılar, kimliğinin ayrılmaz bir parçasını oluşturur. Kültür varlıklarına ve değerlere sahip çıkılması ve korunması geleceğe güvenle bakmanın temelidir. Bunun yanında, dünyanın karşı karşıya bulunduğu acımasız rekabet ortamında, Kıbrıs adası gibi kültür varlıkları açısından çok zengin olan ülkeler için kültür varlıkları, eğer doğru değerlendirilirse ekonomik değer olarak da ülkeleri dünya markası yapabilecek bir potansiyeldir. İşte bu yüzden kültür varlıklarına sahip çıkmak, onları geleceğe taşımak, emanetçi olan bizlerin görevi olmalıdır. Bizlerin görevi derken kültür varlıklarının korunmasının devlet kurumlarından tutun da, sivil toplum örgütleri, özel sektör, mal sahibi/kullanıcı, kent sakinlerine kadar toplumun her bireyinin görevi olmasından söz ediyorum. Ancak, kültür varlıklarının korunmasının gerekliliği konusunda toplum düzeyinde ortak bir vizyon yoksa, bu konuda toplum bilincinden, duyarlılığından söz etmek mümkün değilse, Kültür varlıklarının korunması herkesin görevidir. söyleminin laftan öteye geçmesini beklemek saflık olur. Karmaşık ve cevap vermesi zor gibi görünen soruların cevabı çok basit aslında. İlk olarak yaşamın her alanının anlamlı ve sürdürülebilir kılınabilmesinin olmazsa olmazı olan eğitimden başlamalı. Çünkü küçük yaşlardan itibaren sahip olduğu değerlerin farkına varan, öğrenen her birey, kültür varlıklarının korunması konusunda bilinçli bir vatandaş olacaktır. Deniz Kapısı Kaç yıl daha dayanabilir aceba? Kumarcılar Hanı Akkule Burcu Belki tekrar olacak ama en önemli görev devlet kurumlarına düşüyor. Öncelikle devlet kurumlarının koruma konusunda halka öncülük eden, sürükleyici, kısıtlayıcı değil teşvik edici bir vizyona sahip olmalarının gerektiğini düşünüyorum. Düşünceden öte, taşınmaz kültür varlıklarının korunması konusunda başarı öyküleri yazmış ülke/ kentlerdeki örneklere bakıldığı zaman, işin geri planında bu konuda bilinçli olmalarının ve küçük yaşlardan başlayarak koruma konusunda eğitim almış olmalarının önemli bir rol oynadığının görüleceğini hatırlatmakta yarar görüyorum. Bilinç ve Eğitim İlkokuldan başlayarak öğrencilere kültür varlıklarımız konusunda gerekli bilgi Bir an önce üzerimizdeki ataleti atmak gerek. Dünyada Kültür Varlıklarının Korunmasında Değişen/Kayan Paradigma ların tartışılmaya başlandığı bugünlerde, gelişmiş ülkelerin 1980 li yıllarda ulaştıkları noktaya gelmek için bile daha kat edilecek yolumuz var. Son Olarak Geriye dönüp baktığımda, bir yıl boyunca acil önlem gerektiğini düşündüğüm için sayfamda yer verdiğim bir çok konu sorunları ile yerli yerinde duruyor ne yazık ki. Kumarcılar Hanı her geçen gün yıkılmaya tamamen yok olmaya bir adım daha yaklaşıyor. Gazimağusa Surları, Akkule, Otello Kalesi gibi noktalarda S.O.S veriyor. Venedik Aslanı nın önündeki araba park cebi hala orada. Tarihi kentsel alanlardaki geçmişin sessiz tanıkları olan tarihi konutlar, özlemle beklediğimiz yağmurların da etkisi ile bir bir yıkılmaya yüz tutuyor. Buna değinme fırsatı bulamadığımız, ülkemizin dört yanına dağılmış taşınmaz kültür varlıklarının yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bulunduğunu da eklerseniz durum hiç de iç açıcı değil. Laftan Öteye Geçmek Lefkoşa ve Mağusa Surlarının, Othello Kalesi nin, Deniz Kapısı nın, Venedik Aslanı nın, Gazimağusa Sur-içi ndeki depo binalarının, mimari açıdan birer sanat eseri olmasalar bile tarihi kentsel alanlarımızın kimliklerinin ayrılmaz bir parçası olan zaman yorgunu mütevazi konutların, Ay Filon un ve burada sıralamakla bitiremeyeceğimiz bir çok yapının önemini, hikayesini, ilgili meslek dallarından olan duyarlı kişiler dışında kaç kişi bilir acaba? Çok az. İkinci olarak ilgili devlet kurumları, resmi olarak olmasa bile bir parçası olduğumuz ya da olma gayreti içinde olduğumuz Avrupa Birliği nin kültür varlıklarının korunmasına ilişkin öngördüğü yol haritasını dikkate alarak tüm paydaşların ortak hareket etmesini olanaklı kılan yasal, örgütsel ve idari çerçeveyi oluşturmalıdır. Oluşturmalı ama nasıl? diyebilirsiniz. Cevabı: Bir Üniversite Adası olması ile gurur duyduğumuz ülkemizde, ülke şartlarını dikkate alarak alternatif öneriler üretebilecek bilgi ve birikim sahibi uzmanlardan yararlanılarak. Othello Kalesi veriliyor mu? Ya da kültür varlıkları ile ilgili öğretim programı dışı etkinlikler yapılıyor mu? Bu sorunun cevabının da ya Çok az, ya da Yetersiz olabileceğini düşünüyorum. Peki, misyonu kültür varlıklarının korunması olan resmi kurumların (bu kurumlarda çalışanların) bu konudaki bilinç düzeyi ne? Karar vericiler ne kadar bilinçli? Tamamen tesadüfe bağlı demek çok da yanlış olmasa gerek. Hal böyleyken kültür varlıklarının korunmasının sürdürülebilir olmasını nasıl sağlayabileceğiz? 1975lerde Amsterdam Deklarasyonu ile taşınmaz kültür varlıklarının korunmasının yeniden tanımlanarak, kent ve ülke planlamasının ayrılmaz bir parçası olarak ele alınmasının önemini ne zaman kavrayıp gereklerini nasıl yerine CMYK Aslında ülkemizin içinden geçmekte olduğu zor günlerde bu karamsar tablonun kısa zamanda değişmesini beklemek çok zor. Ancak unutulmaması gerekir ki sahip olduğumuz kültür varlıklarını korumak, toplum olarak varlığımızı korumanın bir parçasıdır. Kaybedilmesi durumunda yerine konulması mümkün olamayacağına göre ve gelecekten bugüne Keşke diye bakmamak için herkes üstüne düşeni yapmalıdır. Kültür Varlıklarımızın Sevgisi Yüreğinizi Isıtsın. Hoşçakalın. Naciye Doratlı

5 KONUT VE YAŞAM SAYFA 05 Hera-C konuk yazar: Nesil Baytin BİR ÖYKÜ...ve...SONU DAÜ Mimarlık Fakültesi çatısı altında 2007 de kurulan Konut Eğitim Araştırma ve Danışmanlık Merkezi, sıklıkla İngilizce baş harflerinden oluşan kısa adıyla, Hera-C olarak anılmaktadır; ve Mekanperest teki bu sayfada konut ve yaşamla ilgili konularda üretilen akademisyen bakışını 20 sayı boyunca yine bu ad üzerinden sizlerle paylaşmıştır. Son derece anlamlı bir rastlantı olarak bu son Hera-C sayfamızda merkezimizin kurucusu ve ilk dönem yönetim kurulu başkanımız olarak görev yapan sevgili dostumuz Nesil Baytin i bir kez daha konuk ediyoruz. Yazarın bir edebiyat metni tadındaki bu yazısı, Ada ya, Mağusa kentine, doğasına tutkuyla bağlı ve yaşamını çevrenin canlı-cansız bütün bileşenleriyle korunmasına adanmış bir kişiliğin de ifadesi adeta. Hera-lar Aşağıdaki satırlar sizlere benim Gazi Mağusa ile olan beraberliğimin ve ona olan tutkumun öyküsünü anlatacak. Daha önce de Mekanperest in sayfalarında,farklı bağlamlarda GaziMağusa dan sözetmiştim ama, bu kez farklı...bu kez,bir ayrılık öyküsü... Öykü,1997 yılının, İstanbul un sonbaharından kopup geldiğim için beni hayrete düşürecek kadar sıcak bir Ekim gününde adaya ayak basmamın birkaç saat sonrasında, GM yla tanışmamla başladı. Bana ayrılan lojmana Hoşgeldin ziyareti için gelen Sayın Numan ailesi,beni önce kent içinde gezdirdiler,daha sonra da kıyı bölümlerine götürdüler. Daha ilk görüşte karmakarışık etti beni GaziMağusa: Yabancı, içine kapalı ama sevecen; bağrındaki o muhteşem tarihten ötürü gururlu ama kibirli değil; sessiz-çekingen ama keşfedilmeyi bekleyen; biraz kaygılı ve güvensiz ama dingin...ilk gördüğüm anda içim ısındı O na...ne kadar çok ortak noktamız vardı...o, yalnızlığıma örtü, bana yuva olacaktı, benim Kent im olacaktı, ona sığınacaktım, o benim dostum olacaktı...oldu da.uzak kaldığım zamanların dönüşünde hep kucakladı beni yeniden. Ben de, hep, onu çok özledim. Zaman içerisinde, ilgi duyduğumuz konular da buluştu: Oturduğum lojmanın karşısındaki muhteşem portakal bahçesinde ağaçların önce yakılması,yakılamayanların da diplerine zehir konularak kurutulması ikimizin de ortak kabusu olmuştu,insanoğlunun bu denli gaddarlığının nedenini o biliyor muydu acaba, ama ben biliyordum; kendi ülkemde de görmüştüm buna benzer örnekleri: o alana rant amaçlı binalar yapılacaktı. Artık sokağım, balkonum portakal çiçeği kokmayacaktı. Beraber ağladık. O yıllar, gelen öğrenci sayısınının, DAÜ ye verilen emek ve sevgiye koşut olarak, giderek arttığı zamanlardı. GM bu nüfusu barındırmaya hazırlıklı değildi henüz. Sahip olduğu iki ana arterden Salamis yolu üzerinde,özellikle de üniversitemize yakın noktalarda apartmanlar türemeye başladı. Hiçbiri ne biribiriyle ne de GM ile uyumlu değil. Hepsi de sanki bu memleketin iklimsel,bitkisel özellikleri, bu kentin bir yapı hazinesi, geleneği yokmuş gibi yabancı,umarsız. Cadde kenarlarında, baharın ilk müjdecisi, mor mor, pembe pembe mis kokulu çiçekler açan o koca ağaçlar artık yoklar. Ben sessiz...sevgili dostum çığlık çığlığa...kim duyar? Bir süre sonra lojmanımdan çıkmak zorunda kaldım. Onu çok seviyordum,çok süslemiştim.ama olsun, ne farkederdi ki, zaten karşı bahçedeki portakal ağaçları da köklerinden sökülmüştü artık,her sabah bunu görmek ızdırabından kurtulacaktım. Sevgili kentimin kuzeye doğru yeni gelişmekte olan bölgelerinden birinde bahçe içinde bir ev kiraladım...ve ilk yaptığım eylem bahçeme bir portakal bir de zeytin ağacı dikmek oldu, rantçılara inat. Artık eve dönüş yolumun yönü değiştiği için,kısa aralıklarla da olsa, önce mutlaka Kale içi ne uğruyor, yürüyüş yapıyor, belki de böylece onu unutmadığımı göstermek istiyordum. Ama herseferinde farkediyordum ki, birkaç aile daha onu terketmiş, birkaç tarih yüklü bina daha boşalmış, sevgili dostumun neşesi, coşkusu biraz daha azalmış-yüzü biraz daha asılmış-, daha sessiz, daha karanlık. Kentimin, birkaç yıl öncesine kadar mütevazi ancak doğayla da, ada yaşamının sosyal yapısıyla da uyumlu yer evleri nden oluşan fiziksel dokusu hızla değişiyordu, artık yalnızca ana cadde değil, ara sokaklar da biribirinin içine göz diken tip projelerden oluşan apartmanlarla doluyordu. Öğrenci nüfusunu barındırmak için ilk bakışta doğru gibigörünen bu yaklaşımı hiç kimse sorgulamıyor- du, başka bir seçeneğin olabileceğini kimse düşünmek istemiyordu. Ne de olsa bu yöntem, görünüşte, olabilecek seçeneklerin arasında en kolayı, en az sorumluluk yükleyeni ve dünyaya farklı bir bakış açısıyla bakabilmek hasletini hiç gerektirmeyeni idi. O yıllarda herkesin en önemli ortak ilgi alanı AB ne girme konusu idi ama, hiçkimse kentimin AB ülkelerindeki benzerlerinin barındırdıkları tarihi çevreleri yaşatmak, onlarla içiçe yaşamak için ne denli özenli planlar oluşturup uyguladıklarından söz etmiyordu. Dünyada örneği çok azalmış, adanın olduğu kadar Doğu Akdeniz bölgesinin de tarihinin üzerinden okunabildiği Kale İçi nin doğru politika ve uygulamalarla bir eğitim ve kültür merkezi, ve bu nedenle de bir turizm odağı haline gelmesi acaba gerçekleşemeyecek bir hayal miydi? Veya, Avrupa nın en iyi üniversitelerden birinin varlığı nedeniyle uluslararası nitelikte büyük bir öğrenci nüfusunu barındırması, ayrıca nefis bir tarihi dokuya sahip olması açısından GM ya çok benzeyen Delft kentindeki uygulamalar gibi, tarihi doku restore edilip, ödeyebilecekleri kiralarla öğrencilerin kullanımına sunulamaz mıydı? Böyle bir yöntem genç neslin tarihi çevre bilincini geliştiriken diğer yandan da tarihi çevre gençlerle birlikte daha neşeli,coşkulu yaşamaz mıydı?ya da, tarihi eski kent,bütünüyle (sokakları,meydancıkları,ko nutları ile birlikte) bir ÜNİVERSİTE KENTİ olamaz mıydı? Böylesine muhteşem bir tarihi doku çağdaş bir eğitim ve kültür yuvasının evi olsaydı, turistlerden, Turizmi canlandırmak adına ve doğaya can çekiştirme pahasına inşa edilen, mimari ve estetik hiçbir değer taşımayan bazı otellerden çok daha fazla ilgi ve saygı görmez miydi? Benim sevgili dostum, kentim GM ya, Güneş ve deniz turizminin yanısıra Kültür turizminin de tacı yakışmaz mıydı? Bunların hiç düşünülmediği bir süreçte tüm Kuzey Kıbrıs la beraber, GM da da garip,hesapsız,plansız bir konut inşaatı telaşı aldı yürüdü. Bol bilgisayarlı,bol üç boyutlu çizim- resimli, ama tasarım kalitesinin çok az varlık gösterebildiği, biribirinden kopya çekilmiş; hangi kentin neresinde olduğu hiç belli-hatta önemliolmayan tip projelerin hüküm sürdüğü bu süreç sonunda, bazen hiç değilse arsadaki yönüne göre çevrilmiş, çoğu zaman da bunu düşünmek için bile zahmete girilmemiş Villa konutlardan oluşan yeni yerleşmeler GM yı sarıp, boğdu. Diğer yandan, kuzeye, Karpaz yolu yönünde ilerlemek zorunda kalmış olan kentin çeperinde, yaşamını yurt dışında sürdüren vatandaşların daha önceleri yaptırdıkları özel konutlar da bu düzensiz yapılaşmanın ahtapotvari kolları arasında kayboldu, ezildi. Kırsal alanlarla inşaat alanları, apartmanlar ile bahçeli konutlar öylesine düzensiz biçimde içiçe girdiler ki, insanların mahremiyet hakları, sosyal gelenekleri susmak zorunda kaldı. Nerede o eski sokak kapısı önü sohbetler, kaldırıma iki sandalye atıp kahve yudumlamalar? Bizim nesilin gençlik yıllarında, aslında o yaşımızla hiç de bağdaşmayan özlem dolu duyguları,üstüne üstlük ümitsizlik vurgularıyla anlatan bir şarkı vardı: Where have all the flowers gone? (Bütün çiçekler nereye gitti?) Biliyoruz ki her süreç kendine özgü devinimini-iyi ya da kötü,ne şekilde değerlendirilirse değerlendirilsinyaşamak zorundadır, yaşar. Yeni konut yerleşmelerinin yaşama geçmesine neden olan bu süreç, 2005 yılından sonra GM ya, bazı Afrika ve Güney Amerika ülkelerinde tamamen keskin sınıf ayırımları ve güvenlik zayıflıklarından dolayı 1970 lerde ortaya çıkmış olan Kapalı-güvenlikli konut yerleşmeleri kavramını tanıştırdı. Dünyanın en güvenli ülkelerinden biri olan Kuzey Kıbrıs ın kendinden kaynaklanmamış- hiç de gereksinmesi olmayan bu kavramın kentteki hatta ülkedeki ilk örneği, belli bir meslek grubuna mensup kişilerin kurduğu bir kooperatif tarafından yaptırılan bir konut sitesiydi. İkinci örneği ise yabancı bir yatırımcı tarafından, kendi toplumunun özelliklerine yönelik olarak, GM kentsel alanının dışında yapılan bir yerleşme oldu. Her ikisinde de, kavramın içerdiği Toplumdan farklı olma, sosyal ayırım çağrıştırmaları, diğerlerinden en azından farklı sosyo-ekonomik statüye sahip olan kesimlerin yeğlediği yerler şeklinde uygulama buldu. Daha sonra bu kavram, GM-Tuzla da, daha önce yapılmış olan bir konut sitesinde, tüm konut sahiplerinin siteye ilişkin hukuksal haklarını geri kazanabilmek için birlikte hareket etmelerinin getirdiği bir Bütünleşme yi simgelemek amacıyla uygulandı, ancak yarattığı çağrıştırmalar yine de birilerinin diğerlerinden bir nedenle ayırımı olmaktan kurtulamadı. C M Y K Devinim, her zaman süreklidir, kartopu etkisi ile büyür, neleri ezip geçecektir, önceden pek kestirilemez.yıllarca önce başlamış olan Apartmanda yaşamak kentli olmanın göstergesidir gibi yanlış bir düşünce, Kapalı-güvenlikli yerleşmeler kavramı ile ve de yurt dışından, kendi toplumumuza uygunluğu tartışılmaksızın alınan Rezidans modeliyle birleşince, 2010 da GM ilk Çok katlı apartman/ Rezidans ına kavuştu! Rezidans, aslında, büyük nüfuslu kentlerde/metropolitanlarda, kentsel yaşamın getirdiği stresi (Örn: kentin büyüklüğü nedeniyle trafikte kaybedilen uzun zamanın verdiği stres) en aza indirmek amacına yönelik ortaya çıkmış olan, içinde oturanlara kaliteli hizmet, sosyal imkan ve güvenlik sağlayan, kendi kendine yetebilen teknolojik bir yapıdır. İlginç olan, Batı dillerinden yalnızca Almanca da Rezidans kavramı sınıf ayırımı getirir, çünkü Asil bir ailenin kentteki evi anlamına da sahiptir. Büyük kentlerde, yeni yapılaşmaya açık alanların daralmış olması da bu tür yapıların yükselmesi sonucunu doğurmuştur. Rezidansların daha güvenli ve rahat bir yaşam sunuyor olması bir gerçek olduğu kadar, girdiği toplumlarda ki hakim Yaşam tarzı nı değiştirdiği, lüks konut ve lüks yaşam ile özdeşleştiği, bir başka deyişle, toplum içerisinde sınıf farklılığı, statü özentiliği, olumsuz ayırımcılık uyandırdığı da başka ve olumsuz bir gerçek. Dolayısıyla sormak gerek: Rezidans modeli, gerçekten GM kentinin, özellikleri itibariyle gereksindiği bir konut türü müdür? Bu tür bir model, GM ya kentsel bağlamda ne verir, ondan ne götürür? GM yı, layık olduğu üzere gerçek bir kentsel yerleşim alanı yapabilmek için daha önce ve daha başka neler yapmak gerekir? Örneğin, güzel kentimin düzenli işleyen bir tiyatro-opera binası var mıdır? Bir kültür-rekreasyon merkezi, bir kentsel parkı, meydancıkları, sebilleri, yeni yerleşimlerde çocuk oyun alanları yapılmış mıdır? Motorlu araçlara verilen öncelik,neden bisiklet kullanma yolları ile değiştirilmemektedir? Neden binlerce metrekarelik alanlar otoparklara ayrılmıştır da bir tane bile botanik bahçesi yoktur, oysa Kuzey Kıbrıs endemik bitki örtüsü ile de botanik literatüründe yer almıştır. Neden 1997 de GM ya ilk geldiğimde gördüğüm, binaların arka bahçelerindeki atılmış eski araba çöplükleri hala durmaktadır? Neden? Neden?N eden?... Ben de, GM da yıllardır bu ve benzer soruları beraber soruyoruz. GM ile yıllar süren birlikteliğimiz Ocak 2011 de sona ermek zorunda kaldı. Ben istememiştim bunu, o da çok direndi. Daha çok soru vardı birlikte soracak, çok şey vardı birlikte hayal edilecek. Olmadı. Öykümüz böylece... BİTEMEZ... Biliyorum, O na olan tutkum hiç bitmeyecek ve inanıyorum ki bu öykü daha güzel anlarda birlikte olmak üzere, yeniden BAŞLAYACAK. Doç Dr. Nesil Baytin GAÜ Mimarlık ve Güzel sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi ve Hera-C Kurucu Başkanı

6 SAYFA 06 Kağan GünÇe GELENEKTEN EVRENSELE MİMARİ MİMARİDE SON KIRILMA NOKTAMIZ: ANNAN PLANI Annan Planı ivmesi ile üretilen konutlar Annan Planı ivmesi ile üretilen konutlar Gazete eki olarak sizlere ulaşan Mekanperest in planlandığı gibi sonuna yaklaştık. Bu son sayı Ama unutulmamalıdır ki her son yeni başlangıçların müjdecisidir. Bugün, Gelenekten Evrensele Mimari isimli sayfamda sizlere sunmayı planladığım yazı, Adamızın kuzeyinde Annan Planı nın yarattığı ivme ile mimarimizin hangi düzeylere geldiği konusunu içermektedir. Toplumumuz tarafından kabul görmediğini düşündüğüm, Annan Planı nın gündeme düşmesi ile kurulan düzenle doğan yeni dönem mimari üslubun çevre kirliliği yanında mimari kirlilik de yarattığına inanmaktayım. Mimarlık bir düzen biçiminden çok, bir iletişim biçimi olarak tanımlanmalı, varlıkbilim alanındaki çalışmalar eşliğinde gelişmelidir. Ancak bu söz konusu süreçte bu böyle olmamış, hatta mimarlık anın içinde ötekiler ile oluşturulan bir asimetrik iletişim süreci olması gerekirken, yaşanması gereken süreçler de alt üst olmuştur. Bu alt üst olma durumu hala devam etmektedir. Bugünkü yazı bu durumu ortaya koymak, irdelemek ve tartışmak üzerine kurgulanmıştır. Mimaride Dönüm Noktası Sosyal, kültürel, ekonomik ve politik dönüm noktalarının olduğu zamanlarda mimaride de dönüm noktaları yaşanmaktadır. Bu durum, sanatsal ve mimari tarzların hatta üslupların doğmasına neden olabilir. Bu üsluplar dünyayı sarsan üsluplar olabileceği gibi bölge dışına çıkamayacak kadar güçsüz, cılız da olabilirler. Bu anlamda Adadaki mimaride de dönüm noktaları yaşanmıştır. Bugün, yakın geçmişimizde yaşanan ve etkileri hala devam eden Annan Planı ile yaratılanın üzerinde durulacaktır. Adadaki çözümsüzlükle, 1974 den günümüze gelene kadar yaşanan mimari serüven, BM Genel Sekreteri Kofi Annan ın öncülüğünde hazırlanan Kıbrıs Sorununun Kapsamlı Çözümü Belgesi (Annan Planı) çalışmalarının başlaması ile yeni bir boyut kazanmıştır. Kapsamlı çözüm yönünde ortaya konan irade ile birlikte, birçok alanda değişim ve dönüşüm yaşanmıştır. Bunların en başlarında ise mimarlık olgusu gelmektedir. Bu dönemde mimari ile ilgili birçok kavram alt üst olmuş, tasarımda birçok anomaliler oluşmaya başlamıştır. Annan ın hazırladığı Çözüm Planı nın müzakere edilmeye başlandığı tarihlerle yeni bir ivme kazanan yapı sektörü, Kuzey Kıbrıs ta eşdeğer mal, tahsis mal ve Türk mal ı gibi çeşitli isimlerle zikredilen toprak parçaları üzerinde yeşermeye başlamıştır. Yapı sektöründe görülen bu hareketlilik, kısa zamanda bir yapı patlamasına dönüşmüştür. Yaşanan bu durum tasarım sürecinin yozlaşmasına neden olmuş, bu da doğrudan mimari ürüne etki etmiştir. Mimarlık temel olarak insana, zamana ve yere dairdir. İnsana, zamana ve yere dair olan, mimarlığın varoluşsal gerçekliğinin kavranması, her bireyin varoluşsal varlığı ile örtüşür. Bahsedilen zaman dilimi içerisinde tasarlanan ve inşa edilen yapılar insan, zaman ve yer esas alınmadan yapılmışlardır. Dolayısı ile de, insana, zamana ve bulundukları yerlere uyamamışlardır. Mimari tasarımın başarılı olabilmesi için ön koşut olarak değerlendirilebilecek kıstaslar; doğru yerde, doğru zamanda, doğru insan için doğru örgütlenme şeklinde sıralanabilir (Gür, 2000). Mimari yapı, kullanıcısının yaşamıyla, içinde bulunulan zamanla ve yerle kenetlenmiş bir olgudur. Sözü edilen zaman dilimi içerisinde, Ada nın kuzeyinde inşa edilen yapıların büyük bir çoğunluğunda kullanıcısının yaşamıyla, içinde bulunulan zamanla ve yerle kenetlenme söz konusu olmamış, olamamıştır. Konut Özelindeki Durum Bu dönemde tasarlanıp inşa edilen yapı gruplarının başında konut gelmektedir. Konut veya konut grupları tasarımında kullanıcının kim ya da kimler olacağı, bu insanların yaşam tarzlarının nasıl olduğu, konut bölgelerinin planlanması ve tasarlanmasında son derece önem taşımaktadır. Konut ve / veya konut grupları farklı sosyo kültürel, sosyo ekonomik seviyelerdeki anonim kullanıcıların ihtiyaç, gereksinim ve isteklerini ortaya koyabilecekleri tasarım ortamları sağlanmamış ve çok sayıda insanı doyuma ulaştırmanın pratik güçlüklerinden dolayı, yenilikçi ve yaratıcı çözümler ortaya konulamamıştır. Böyle durumlarda da kullanıcısını memnun etmeyen konutlar, özümsenmeyip reddedilme tehlikesi ile karşı karşıya kalıp yaşayamazlar veya varlıklarını uzun süre koruyamazlar. Nitekim de o dönemde tasarım ilke ve süreçlerinin işletilmeden inşa edilen konutların hemen hemen tümü kullanıcılarına hizmet edemez, bulunduğu bölgede eğrelti duran ve içinde bulunduğumuz çağa uygun olmayan yapılar olarak varlık göstermektedirler. Günümüzde konut, kullanıcı ihtiyaçlarının, kullanıcı gereksinmelerinin çok ötesinde bir yarar nesnesidir. Yaşamın şekilleneceği konut, kullanıcıya ayak bağı olmaktan çok yaşamını sürdürebileceği, kültürel bir anlam birimi olarak var olmalıdır. Yarar ve anlamın, işlevsel olarak bağımlı olmalarına karşın apayrı iki olgu olduğunu söyleyen Gür, Bir konutun pragmatik yararı kullanımıdır demekte ve şöyle devam etmektedir; Konutun kullanımı ise, bir etkinliği ortaya koymada yararlanılan nesne, yol ve yöntemlerdir. (Gür, 2000). Bu bağlamda, yaşamak için inşa edilen konutun, yarar ve anlamı, dinamik ve devinen yaşamın ayrılmaz bir parçasını oluşturmaktadır. Marida Talamona, XX. Yüzyılın en keskin mimarlık ürünlerinden birinin izini sürüp, evin yapılış serüvenini belgelerle didiklediği Malaparte Evi adlı kitabında, evin sahibi, yazar Curzio Malaparte nin evle ilgili ifadelerini şu şekilde aktarmaktadır: Bir ev yapmaya başladığım gün, kendi resmimi yapacağımı bilmiyordum; o güne kadar yazın alanında yaptığım portrelerin en iyisiydi bu. C M Y K İtalya da Kapri adasında inşa edilen bu konut, kullanıcı olarak Malaparte ve yakınlarının, tasarımcısının ve inşaatla ilgilenen herkesin birlikte yoğurarak meydana getirdikleri yaşanası bir konut olmuştur. Bu gerçeklikler çerçevesinde, bahsedilen konutların tasarımcıları olarak mimarların, yaşam için ev mi, ev için yaşam mı?, içinde bulunulan zaman için ev mi, ev için zaman mı?, yer için ev mi, ev için yer mi? tasarladıkları sorularını kendilerine çözümlenmesi gereken birincil bir problem olarak edinmeleri gerekmektedir. Dinamik ve devinen yaşamın ayrılmaz bir parçası olan konut, doğru örgütlenmelerle, kullanıcının kendi imgesi olmalı, kendi geçmişi ve kişiliğinin belleği, kendi poetikası nın somut tanıklığı ve en önemlisi de kendi mimari portresi olmalıdır. Sosyal, kültürel, ekonomik ve politik dönüm noktası olarak kabul edilebilecek bu dönem, ne yazık ki, bugün bir dönemi yansıtan üslup olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu dönem, bu coğrafyada yaşanan en acı, en talihsiz ve en derin yaralar açan mimari kırılmaların dönemidir. Pek çok geleneksel ve evrensel değere sahip mimari üsluplara ev sahipliği yapmış olan bu coğrafya, söz konusu dönemde üretilen kötü örneklerden arınmalıdır. Kağan Günçe Yukarıdaki yazı, Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği tarafından düzenlenen, II. Konut Kurultayı nda sunulan, Kullanıcısı Tanımlanmamış Konutlar, Kuzey Kıbrıs ta Alıcı Bekliyor isimli bildiriye dayanılarak hazırlanmıştır. Kaynaklar: Günçe, K.; Kullanıcısı Tanımlanmamış Konutlar, Kuzey Kıbrıs ta Alıcı Bekliyor, II. Konut Kurultayı, Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, Lefkoşa, 2006, p: Gür, Ş. Ö.; Konut Kültürü, YEM Yayın, İstanbul, Türkiye, (2000). Talamona, M.; Malaparte Evi. Yapı Kredi Yayınları-2037, İstanbul, Türkiye (2004).

7 TÜRKİYE DE TASARIMIN 550 YILLIK TARİHİNE BİR HATIRLATMA: EHL-İ HİREF ENDÜSTRİ ÜRÜNLERİ TASARIMI SAYFA 07 Guita Fariversadri konuk yazar: Kağan Güner Ehl-i Hiref bizlere Türkiye deki tasarım tarihinin 550 yıl öncesine dayanan kökleri hakkında muazzam bir tarih veriyor Geçen gece evde; Mekanperest in bu son sayısına Tasarım üzerine hazırladığımız yazının notlarına bakarken televizyonda da son zamanlarda Türkiye de tartışma gündemine giren Muhteşem Yüzyıl dizisinin yeni bölümü vardı. Enderun da Kanuni Sultan Süleyman Macaristan seferinin planları üzerine tartışıyor; Macaristan a nereden sefer yaparız? diye soruyor. Kul u İbrahim yanıtlıyor: Tuna nehrinden girelim Sultanım. Viyana dan çıkalım. Paşalar gülerek Bizim geniş küpeşteli kadırgalarımızı Tuna Nehri ne nasıl sokarız? deyince Kul İbrahim İnce uzun gemiler yaparız. diyor. Bu tartışma üzerine Süleyman gülen paşalara dönerek Yapacağınız işin önce rüyasını göreceksiniz. Önce hayal edeceksiniz. Hayal etmeden hiçbir şey yapamazsınız diyor ve gemilerin planları üzerinde çalışmaların yapılmasını emrediyor. Bir başka sahnede ise Süleyman ı Tophane de kolay taşınabilmesi için bölünebilen top tasarımı üzerine çalışırken görüyoruz. İnce uzun gemilerin tasarımı; modüler top tasarımları; dizide yansıtıldığı gibi Sultan ile 2-3 paşa arasında geçen konuşmalarla değil; fakat Ehl-i Hıref te yapılıyordu. Senaryo yazılırken Osmanlı nın bu tasarım okulu bilinseydi; Süleyman ın hayatı çok daha zengin sahnelerle anlatılabilirdi diye düşünüyorum. Hazırladığım yazıyı bir kenara bırakıyorum. Muhteşem Yüzyıl dizisinin tartışmalarına Tasarım konusundan bakarak biz de katılalım; en azından bunu Mekanperest okurlarıyla paylaşalım diye düşünüyorum. Konumuzun başlığı: Osmanlı da Tasarım Okulu: Ehl-i Hıref; Türkçesi Sanatın Ehilleri ya da Hüner Ehli Kişiler. Osmanlı daki tüm tasarım, zanaat faaliyetlerini tek bir çatı altında toplayan Eh-i Hıref; Enderuni teşkilatı içerisinde Hazinedarbaşı nın emrinde çalışıyor ve burada pençik ve devşirme oğlanlardan ustalar yetiştiriliyordu. Bir başka deyişle Osmanlı sanat ve tasarım üsluplarının belirlenmesindeki en etkili sivil toplum örgütüydü. Osmanlı sanat üsluplarının belirlenmesinde etkili olan Ehl-i Hiref örgütünün, Topkapı Sarayı nda örgütlenmesinin 15.yüzyıl sonlarında 2. Beyazıt döneminde tamamlandığını öğrenmekle beraber; belgelerden teşkilatın Fatih döneminde Edirne Sarayı nda kurulduğu anlaşılmaktadır. 16.yüzyılda 45 bölük olarak örgütlenen Ehl-i Hiref in en önemli elemanları; nakkaşlar, kuyumcular, kâtipler, çiniciler, kumaşçılar, kazgancılar, kündekarlar ve marangozlardı. Kendi sanat dallarında becerilerini kanıtlayanlar doğrudan bölüğe alınırlardı. Bunun dışında, devşirmeler arasından yetenekli olanlar şakird: çırak olarak alınır, Ehl-i Hiref Teşkilatında çalışan ustalar Ehl-i Hiref ürünü bir tarak başarılı olurlarsa üstatlığa yükselirlerdi. Enderun ağalarından hazinedarbaşına bağlı Ehl-i Hiref Bölükleri nde, 1526 yılındaki kayıtlara göre 40 ayrı locada kayıtlı 600 üyeye rastlanıyor. Kanuni Sultan Süleyman ın yılları arasındaki hükümdarlığında bu sayının C M Y K 3000 e ulaştığı ve Ehl-i Hiref in kurumsal bir sanat tasarım merkezine dönüştüğü gözlemleniyor. Bölük mensupları, üç ayda bir maaş alıyorlardı. Ulufeleri, Topkapı Sarayı nın ikinci avlusunda bulunan, Divanhane Binası nda dağıtılıyordu. Bölük mensuplarından sadece kuyumcular, hattatlar ve altın iplikle içleme yapan zerduzanın sarayın birinci avlusunda atölyeleri olduğu kesinlik kazanmıştır. İş verilecek ustaların bölükbaşlarının veya kethudalarının, taberdan-ı zülüfliyan aracılığıyla saraya çağrılması ve hazinedarbaşı tarafından, çoğunun saray dışında atölyeleri bulunduğunu gösterir Ehl-i Hiref Bölükleri ndeki ustalar, öncelikle sarayın ihtiyaçlarını karşılamakla yükümlüydüler. Padişahın yaptırdığı mimari eserlerin süslemesi, bu teşkilata mensup sanatçılar tarafından gerçekleştiriliyordu. Ehl-i Hıref in Kanuni zamanında kurumsallaşarak zenginleşen kimliğinin bir başka özelliği ise Balkanlar, Kafkaslar, Avrupa ve Acem den gelen usta tasarımcı ve sanatçıların bu teşkilat altında birarada çalışmasıydı. Kayıtlarda Herat, Tebriz, Kahire, Avusturya, Macaristan ve Venedik ten gelen ustaların Ehl-i Hiref te çalıştığı gözlemlenmektedir. Ehl-i Hiref te neler yapılıyordu? Mimar Sinan ın bu teşkilatın sade bir üyesi olduğunu söylersek belki işin boyutu kavranabilir. Yüzyılın en büyük mimarı Sinan projelerini bu teşkilatın bünyesi içerisinde hazırlıyordu. Bu şekliyle de Ehl-i Hiref 1453 yılında kurulan günümüzün Mimarlar Odası na denk düşen Hassa Mimarlar Ocağı nın faaliyetlerine ve kuruluşuna temel oluşturmuş bir nitelik ile karşımıza çıkmaktadır. Yani; 16ıncı yüzyıl Klasik Osmanlı Mimarisi Ehl-i Hiref ve Hassa Mimarlar Ocağı nın bir sentezidir. Mimari projeler Hassa da oluşturulurken; binaların iç tasarımı, tezyin sanatları, mobilya tasarımı ve detay tasarımları gibi tasarımları Ehl-i Hiref te gerçekleştirilmekteydi. Ehl-i Hiref in çalışma alanındaki bir diğer konu ise; top, silah gibi karmaşık ve mühendislikle ilintili tasarımların da bu bünye içinde yapılmasıydı. İlk defa Kanuni döneminde yapılan parçalımodüler- top tasarımı Ehl-i Hiref in çalışma alanını kavramak için özel bir örnek oluşturur. Tasarımda problemin tarifi olarak tanımladığımız ve çağdaş tasarımın temelini oluşturan kavram Ehl-i Hiref te titizlikle uygulanmaktaydı. Ehl-i Hiref e o dönem ulaştırılan tasarım problemi; İstanbul dan Viyana ya sefere gidecek olan orduya uzun menzilli ve kolay taşınabilmesi için parçalı top dökümüydü. Bu toplar parça parça taşınmış ve ateşleneceği mevzilerde biraraya getirilerek çalıştırılacaktı. Bu topların döküm kalıplarının tasarımı, model prototiplerin hazırlanması; Ehl-i Hiref te yapılmaktaydı. Aynı şekilde Tuna Nehri nde gidebilecek gemi tasarımları da bu kurum içerisinde gerçekleşmişti. Ehl-i Hiref te yapılan gemi tasarımları; Kanuni zamanındaki Osmanlı Deniz Kuvvetleri nin stratejisi kapsamında hazırlanmıştı. Bu stratejinin iki önemli noktası vardı. >> DEVAMI SAYFA 8 DE

8 SAYFA 08 ENDÜSTRİ ÜRÜNLERİ TASARIMI Guita Fariversadri konuk yazar: Kağan Güner HAVADİS GAZETESİ EKİ /13 ŞUBAT SAYI 20. TÜRKİYE DE TASARIMIN 550 YILLIK TARİHİNE BİR HATIRLATMA: EHL-İ HİREF >> SAYFA 7 DEN DEVAM Birincisi; zamanın en büyük sömürge İmparatorluğu olan Portekiz; Hindistan dan gelen baharat ticaretini kontrol altına almış ve Akdeniz deki ticareti durdurmuştu. Baharat; sadece yemeklerde kullanılan bir çeşni değil; özellikle kumaş üretiminin boya aşamasındaki en temel malzemeydi. Değişik renk boyaları için Hindistan dan gelen baharat ticareti elzemdi. Venedik ten Bursa ya uzanan ipek dokumasının kaderi Akdeniz deki bu ticarete bağlıydı. Dolayısıyla; Ehl-i Hiref te Akdeniz donanması için gemilerin yanı sıra, Kızıldeniz den Hint Okyanus una açılarak Hindistan ın güneyine gidecek olan Osmanlı Donanması için gemi tasarımları etüt edilerek gerçekleştirildi ve Portekiz Hindistan ın güneyinde durduruldu. Akdeniz deki ticaret kontrol altına alındı. Tuna Nehri ne çıkacak olan gemilerin tasarımı; ince ve uzun olmalıydı. Bu gemilerle asker ve ahır mühimmat Viyana ya kadar taşındı. Tuna Nehri operasyonu bu sayede gerçekleştirildi. Bu operasyonun ise Modern Avrupa tarihinde özel bir yeri vardır. O dönemde ticaret burjuvazisinin oluştuğu Floransa ve Sienna Cumhuriyetleri nin dış dünyaya açıldıkları nokta Venedik Cumhuriyet iydi. Kıta Avrupa sı ve Doğu Avrupa ise birbirleri arasında bir vesayet anlaşması oluşturmuş olan prenslik ve dükalıklardan nefes alamıyor; tarihte yeni ortaya çıkmış olan ticaret burjuvazisi; burjuva devrimlerinin o büyük atılımını gerçekleştiremiyordu. Bu dükalıkların Tuna Nehri Operasyonu ile dağıtıldığını ve Venedik in nefes aldığını, Modern Avrupa tarihinin de bu sayede başlayabildiğini tespitini de buraya not almakta fayda görüyoruz. Ehl-i Hiref in bir diğer önemi ise daha bugün bile Türkiye de 2000 li yılların başında uygulamaya geçmiş olan Tasarım Hukuku ile korunmuş olmasıdır. Kanun- Name-i Ehl-i Hiref ; Ehl-i Hiref teşkilatı içindeki sanatçı, zanaatkarların patent ve çalışma haklarını düzenleyen bir kanundu. Ehl-i Hiref te üretilen tüm ürünlerin ve mimari projelerin kullanım ve patent hakları bu kanun çerçevesinde korunmaktaydı. Günümüz çerçevesinde Ehl-i Hiref ne anlama geliyor. Prof. Önder Küçükerman bunu şöyle tanımlıyor: Ehl-i Hiref te üretilmiş özel kullanım sandukası oğlanlardan ve pençikleriden alındığını belirtmiştik. Pençikler (Farsçadaki Penç; 5 sayısı ve Yek; 1 sayılarından türetilmiş bir kelime. Penç-ü Yek; Pençik olmuş) İslam Hukuku nda savaş ganimetinin 5 te 1 ini zimmete geçirme hakkı bulunuyor. Pençikler bu grup içerisinde öncelikli olarak o tarihte bu teşkilatın emrine sunuluyor. Ve buradan çıraklar, kalfalar ve daha sonra ustalar, baş ustalar çıkıyordu. Ehl-i Hiref e kabul edilmek ise her sanatçı ve zanaatkâr için bir onurdu. Peki, Ehl-i Hiref ten Modern Türk tasarım tarihine kalan nedir? Bunu şöyle açıklayabiliriz. Tanzimat Dönemi nin en büyük talihsizliği; Hassa Mimarlar Ocağı nın eğitim dairesinin kapatılmasıdır. Bugünkü Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi(İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi) nin ilk ismi olan Sanayi-i Nefise Mekteb-i Ali sinin 1883 yılında Osman Hamdi Bey tarafından açılmasına kadar olan 50 yıl süre içerisinde Osmanlı da mimar yetişmediği gibi Ehl-i Hiref teşkilatı da yine Tanzimat döneminde kapatılmıştır. Sanayi-i Nefise Mektebi nin 1883 yılındaki kuruluş gerekçelerinde şöyle bir kayıt mevcuttur: Osmanlı İmparatorluğu nun yüzlerce yıldan beri bütün eserlerini yaratmış bulunan Ehl-i Hiref nerededir? Ülkenin bu türlü mimarlık, sanat ürünlerini yeniden canlandıracak ola, en iyi derecede yetiştirilmiş yeni bir Ehl-i Hiref kadrosunun yetiştirilmesi amacıyla Sanayi-i Nefise Mektebi nin kurulması gerektiği Bu çerçeveden bakıldığında; Ehl-i Hiref bizlere Türkiye deki tasarım tarihinin 550 yıl öncesine dayanan kökleri hakkında muazzam bir tarih veriyor. Bu tarihin Cumhuriyet ile birlikte İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi nde Ehl-i Hiref in çağdaşı Bauhaus sanatçı ve mimarları ile birlikte; yeniden diriltilmesi; işte bu da Modern Cumhuriyet in eseri olacaktı. Kağan Güner Kaynaklar: 1. Osmanlı Saray Zanaatkârları:18inci Yüzyılda Ehl-i Hiref, Bahattin Yaman; Tarih Vakfı-Yurt Yayınları; Mayıs Zanaatkarlar Kanunu- Kanun-Name-i Ehl-i Huref, Abdullah Uysal, Kültür Bakanlığı Yayınları, yıllık değerli bir tasarım mirasının gerçekten sahibi olmak ve bu gücü kullanabilmek, Önder Küçükerman; TasarımKuram; MSÜ, Mimarlık Fakültesi Dergisi; Cilt:1 Sayı:1 Çünkü bu ekibin(y.n:ehl-i Hiref) en ilginç görevi, devlet öncülüğünde çeşitli ürünlerin tasarlanmasını ve ilk prototiplerinin yaratılmasını kapsamaktaydı. Ve neredeyse her ürünün yaratılmasında, tıpkı bugünkü bir büyük üretim kuruluşunun, her türlü kimlik ürününü biçimlendiren kalabalık bir tasarım merkezi gibi çalışmış bulundukları anlaşılmaktadır. Çünkü Mimar Sinan da, bu mimari eserlerin içinde yer alan her türlü sanat işinin tasarım, yönetim ve üretimini gerçekleştiren ustalar da, Kanuni döneminde sayıları 3000 kişi dolaylarında olan bu en üst düzeydeki özel amaçlı çalışma grubunun kadrosu içinde bulunmaktaydı. Osmanlı nın bu teşkilata verdiği özel önemi anlatmak için şu detayı da aktarabiliriz: Ehl-i Hiref teki çırakların devşirme İstanbul u alan tasarımı Fatih Sultan Mehmet e ait ve Ehl-i Hiref te üretilmiş olan modüler Şahi Topu. Bu top şu anda İngiltere Portsmouth daki Denizcilik Müzesi nde sergilenmektedir C M Y K

9 İÇİMARLIK SAYFA 09 Nil Paşaoğluları Şahin konuk yazar: M. Selen Abbasoğlu GAUDİ NİN ŞEHRİ BARCELONA DAN BİR TASARIM HARİKASI BARCELO RAVAL HOTEL Bu 35 milyon euroluk proje Barceló geliştirme grubu tarafından seçildi. Otelin konumu olarak seçilen alanın şehrin merkezine çok yakın olmasına rağmen gelişmesi gereken bir bölge olarak seçilmesi ve bir tasarım otelinin buraya inşa edilmesini ise tercih etme nedenlerinin başında şehrin yenileme yaklaşımının gelecek olan kullanıcıların kalitesiyle bölgenin kalitesinin artmasına olan inançla bağlantılı olduğu söylenmektedir. Mekanperest in 20. ve son sayısında İç Mimarlık Dosyası ile sizlerle birlikteyiz yine... Öncelikle bugüne kadar İç Mimarlık Dosya sayfalarına yazıları ile katkı koyan DAÜ-İç Mimarlık Bölümü öğretim üyelerine teşekkür etmek istiyorum. Son sayımızda bu sayfalarda bir konuğa yer veriyoruz ilk defa. Konuk ama o da bizlerden birisi...sevgili arkadaşım, eski çalışma arkadaşımız, GAÜ-Mimarlık Bölümü öğretim görevlisi, Y. Mimar M. Selen Abbasoğlu konuğumuz bu sayıda.. Onun kaleminden İspanya nın Barcelona kentinde yer alan Barcelo Raval Hoteli hep birlikte tanıyalım... Otele genel olarak bakıldığında, eliptik şekli benzersiz ve zor bir tasarım örneği sergilemekte. Mimar, öncelikle merkezden başlayarak, sütunlar desteği ve beton kullanarak projeyi tamamladı. Görkemli yarım daire yemek bölümü olarak planlanmış, aydınlatma ve oturma düzeni ile kusursuz bir şekilde düzenlenmiştir. Dış cephede ise strüktür üzerine metal levhalar giydirme cephenin güneş kontrolü için yerleştirilmiş. Metal levhalar arasına ise aydınlatma elemanı olarak led linear armatürler kullanılmıştır. İç mekânda olduğu gibi dış mekanda da dört farklı renk cephede değişerek gece boyunca otelin dış cephesinde kullanılmıştır. Resim. 1 otelin gündüz ve gece görüntüsünü yansıtmaktadır. Nil Paşaoğluları Şahin Barcelo Raval Hotel Katalan Bölgesinin başkenti konumundaki Barselona nın gözde Raval bölgesinin merkezinde tasarlanmış olan beş yıldızlı lüks tasarım hotelidir. Tarihi, sanatı, mimarisi, eğlencesi ile unutulmaz bir kent olarak bilinen Barcelona da bir cevher olarak tanımlanmaktadır. Kentin Gaudi nin başını çektiği bir akımla 1900 lerden kalma çok güzel ızgara planlı modern bölümü ilgi çekmektedir (1). İç mimari tasarımında günümüz modern tasarımları arasında 70 li yılların iç mekan tasarımlarına atıfta bulunulduğu kullanılan duvar kağıtlarından da hissedilmektedir. Projenin Renkli ve desenli tavanları, Resim 3. De görüldüğü üzere klasik ve modern arasında sıkışmış mobilya seçimlerinde, kullanılan geometrik formlar dengeli ve sistemli bir şekilde kullanılmış. Çevrelediği yaşam alanlarında modern hayatın gerektirdiği teknolojileri çok iyi konumlandıran Barcelo Raval Hotel, İç mekân tasarımında aşırıya kaçılmamış, renk seçimleriyle karmaşaya yol açmamış ve dingin bir atmosfer yakalamış. Kullanılan mobilya tasarımlarında ise yine modernizim ve post modernizm izleri hissedilmektedir. Gaudi nin şehri olarakta bilinen şehirde Gaudi nin birçok başarılı tasarımı bulunmaktadır. Gotik tarzındaki eserlerinden sonra günümüz teknoloji ve modern mimari malzemeleriyle tasarlanmış olan tasarım oteli ise mimar Jose Maria Guillen White İç Mimarisi ise İç Mimar: Jordi Gali tarafından tasarlanmıştır. Otelin uygulama projesi CMV Arquitectos Mimarlık Şirketi tarafından uygulanmıştır (2). Otelin resepsiyon bölümünün sağında konumlanan küçük oturma ve kütüphane bölümü, günümüz ihtiyaçlarına uygun olarak tasarlanan bilgisayarların konumlandığı bölüm ve kahvaltı bölümü yer almaktadır. Otel tasarımının her noktasında aydınlatma konusunda çok hassas bir yaklaşım içerisine girilmiş ve otelin dış cephesinden başlayarak iç mekanlarında da çok başarılı bir aydınlatma yapılmıştır. Otelin restoran&kafe bölümünde kullanılan tavan hareketli yapısı ile dikkat çekiyor. Sütunların aşağıya doğru yönlenmesi mekanın atmosferini canlandırmış. Restoranda dikkati çeken tek tasarım tavan değil, koltuklar, sandalyeler, yer ve tavan aydınlatmaları, kitaplık ve koltuğu vb. son derece titizlikle hazırlanmış olduğu resim 2 ve 3.de de görülmektedir. Lobi ve Restoran bölümünde kırmızı baskın bir şekilde kullanılmış, siyah ve beyaz da onu takip eden renkler arasında yer almaktadır. Resim 1: Barcelo Raval Hotel in d grnm. http1-europe.comwp-contentuploads201008barceló-raval.jpg.jpg >> DEVAMI SAYFA 10 DA Resim 2: Otel Resepsiyon /Resim 3: Kütüphane Bölümü / Resim 4: Otel Restautant&Cafe CMYK

10 SAYFA 10 İÇMİMARLIK Nil Paşaoğluları Şahin konuk yazar: M. Selen Abbasoğlu GAUDİ NİN ŞEHRİ BARCELONA DAN BİR TASARIM HARİKASI BARCELO RAVAL HOTEL Resim 5: Ak Büfe Bölümü >> SAYFA 9 DAN DEVAM Otelin girişinde hemen lobinin yakınına Mooi tasarımı bir aydınlatma(resim 2 solda görülmektedir) yerleştirilmiş. Konuklar mekana girer girmez onları neyin beklediğini hissettirecek şekilde düzenleme yapılmıştır. Otelin bodrum katında yine aydınlatma ve ses sistemi çok iyi düşünülmüş, konaklayan konuklara klasik müzik eşliğinde spor yapma ve otel spasından yararlanma imkanı sağlıyor. Günümüz teknolojisinin bir parçası olarak otel genelinde her türlü teknoloji kullanılmıs. Aydınlatma yanında otel odalarının numaraları da aydınlatmanın bir parçası olarak tasarlanmıştır. Otel genelinde ses izolasyonu da göz önünde bulundurularak gerek lobi, gerek yemek salonları ve odalar arasında ses açısından geçirgenlik işitilmemektedir. Resim 6 ve Resim 7. De otel odalarının yerleştirilmiş olduğu katlardan alınan görüntüde de görüldüğü üzere halılar üzerine yapılan yansıtmalarla oda numaraları görülmektedir. Yatak odalarında ise kullanılan tüm mobilyalarda sadelik ve tasarımın bütünlüğü prensibi yansıtılmaktadır. Dairesel bir formu olan otelin yatak odalarının yerleşim şekli tip kat planı Resim 8 de daha net görülmektedir. Dairesel kenarların ve formların bulunduğu Otelin tasarım dili, aydınlatmaların kullanılış biçimi, odaların silindirik yapısı mükemmel bir şekilde düzenlenmiştir. Yatak odalarında en dinamik özelliklerden biri ise dekoratif kaplamalardır. Aydınlatma açısından ise kullanıcıların psikolojisine göre yatak odalarının aydınlatmasında mor, yeşil, sarı ve mavi renk seçeneklerinide aydınlatma alternatifleri kullanıcıya sunulmuştur. Mekan içerisinde pahalı malzemeler kullanılarak eski ve yeninin bileştiği bir tasarım cenneti olmuştur. Tasarım cenneti denebilecek otelde Jaime Hayon, Marcel Wanders mooi, Vitra gibi markalar otel listesinin büyük isimleri içinde yer alıyor. Çatıdaki teras ise nefes kesici güzellikteki manzarası ile panoramik bir görüş armağan ediyor. Yine çatıda konumlanmış olan küçük yüzme havuzu ise konuklara muthiş Barcelona kentinin manzarası eşliğinde yüzme imkanı sağlıyor. Resim 9. Otelin Çatısında konumalanan ve tüm şehrin panaromik görünümü gösteren resim görülmektedir. Her bir ayrıntı birbirini tamamlıyor ve kendi alanında iddalı bir havaya giriyor. Resim 7: Otel odalarndan görüntü / Resim 8: Otel kat planı /Resim 9: Otelin Çatısından Görünüm Yüksek Mimar M. Selen Abbasoğlu Resim 6: Otel Odalar Giriş Koridoru Öğretim Görevlisi Mimarlık Bölümü Mimarlık, Tasarım ve Güzel Sanatlar Fakültesi Girne Amerikan Üniversitesi Kaynakça: (1)http://www.turkcebilgi.com/barselona/ ansiklopedi. CMYK (2)http://www.mimaristil.com/otel-tasarimibarselonanin-cevheri-barcelo-raval.html

11 KENTİN TADI TUZU SAYFA 11 Şebnem HoŞKARA KAMUSAL ALANLAR NEDEN BAŞARILI OLUR?.VE SON! Komfor ve Görünüş (İmaj) Bu son yazımız Mekanperest in bundan önceki sayılarında, kent dokuları ve kentsel-kamusal mekanlarla ilgili, olumlu-olumsuz örnekler üzerinden tam 19 ayrı yazı paylaştık sizlerle Ama bu son! Buradaki son! Bu ve benzeri konulardaki yazılarımızı ve görüşlerimizi başka platformlarda, başka biçimlerde sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz tabi ki Son yazımızı, bundan iki sayı önceki Kamusal Alanlar Neden Başarısız Olur? temasını ters çevirerek, olumluluklar üzerinden tamamlamak istiyoruz. Bu amaçla yazımızı yine, kamusal alanlarla ilgili pek çok bilgiye ulaşabileceğiniz Project for Public Places PPS e ait internet adresindeki (www.pps.org) aynı adlı makaleden uyarlayarak arkadaşımız Elda İstillozlu nun da katkılarıyla hazırladık sizler için. Şebnem Hoşkara Büyük kamusal mekanlar, kutlamaların yapıldığı, sosyal ve ekonomik alışverişlerin yer aldığı, arkadaşların birbirlerine rastladığı ve kültürlerin karışımının olduğu yerlerdir. Onlar, bizim birbirimizle ve kamuyla etkileşim içinde olabildiğimiz, kamu kurumlarının (kütüphaneler, eğitim ve dinlenme yeri, mahalle okulları) ön balkonu durlar. Bu mekanlar iyi işleyebiliyorlarsa, bizlere kamusal yaşamlarımız için bir sahne olarak hizmet verebilirler. Peki bazı mekanlar başarılıyken, bazılarını başarısız yapan nedir? Dünyadaki binlerce kamusal alanın değerlendirilmesi sonucunda, PPS, başarılı olan kamusal alanların dört tane temel anahtar özelliğinin olduğunu ortaya koydu: ulaşılabilirdirler, insanlar buralarda çeşitli aktivitelerle meşguldür, mekan komforludur ve iyi bir görünüme/ imaja sahiptir, ve son olarak, insanların birbirleriyle buluşmasını sağlayan sosyal mekanlardır. PPS, tüm bu özellikleriyle herhangi bir mekanı iyi ya da kötü olarak yargılamada kullanılmak üzere bir araç olarak aşağıda sunulan Mekan Şeması nı geliştirdi. Bir mekanın rahatlığı ve kendini iyi sunması iyi bir görünüşe sahip olmasıonun başarısı için anahtardır. Komfor, güvenlikle, temizlikle ve oturulabilecek yerlerin mevcut olmasıyla ilgili algıları kapsar. Ne yazık ki çoğu kez, insanlara oturma seçeneğinin verilmesinin önemi azımsanır. Özellikle kadınlar komfor ve görünüşü yargılamada iyidirler, çünkü kullandıkları kamusal alanlarla ilgili ayırım yapmaya daha meğillidirler. Komfor ve Görünüşü Gözönünde Bulunduran Sorular: PPS Mekan iyi bir ilk ilk izlenim yaratıyor mu? Mekanda erkeklerden çok kadınlar mı var? Yeterince oturma yeri var mı? Oturulacak yerler uygun olarak yerleştirilmiş mi? İnsanların güneşte veya gölgede oturma yeri seçenekleri var mı? Alanlar temiz ve çöplerden arınmış mı? Bakımından kim sorumlu? Ne yapıyorlar? Ne zaman? Alanda güvende hissediliyor mu? Hazır bulunan bir güvenlik var mı? Eğer varsa, bu insanlar ne yapıyor? Ne zaman görevde oluyorlar? İnsanlar fotoğraf çekiyor mu? Birçok fotoğraf imkanı bulunuyor mu? Araçlar insanların mekanı kullanmasına hükmediyor mu, ya da mekana kolayca gelmelerini engelliyor mu? Kaynak: dükkanın bulunduğu bir sokakta yürümek bir boş duvar boyunca veya boş bir arsada yürümekten daha ilginç ve genellikle daha güvenlidir. Ulaşılabilir mekanlar yüksek park yeri kapasitesine sahip olurlar ve en iyi şekilde toplu taşıma uygundurlar. Ulaşım ve Bağlantıları Gözönünde Bulunduran Sorular: Mekanı uzaktan görebiliyor musunuz? İçerisi dışarıdan görülebiliyor mu? Mekan ile komşu binalar arasında iyi bir bağlantı var mı? Yoksa boş duvarlarla mı çevrili? Komşu binaların kullanıcıları mekanı kullanıyorlar mı? İnsanlar kolayca bu mekana yürüyebiliyorlar mı? Örneğin, buraya gelebilmek için geçen arabaların arasından atılmak zorundalar mı? Kaldırımlar komşu alanlardan buraya yönlendiriyor mu? Mekan, özel ihtiyaçları olan insanlar için de çalışıyor mu? Mekandan geçen yollar ve patikalar insanları gerçekten gitmek istedikleri yere götürüyorlar mı? İnsanlar bu mekana ulaşabilmek için çeşitli ulaşım seçeneklerini otobüs, tren, araba, bisiklet vs.- kullanabiliyorlar mı? Transit yolcu indirme durakları, kütüphaneler, postaneler, park girişleri vs. gibi mekan içinde yer alan, gidilecek yerlerin yakınına uygun olarak yerleştirildi mi? Kullanımlar ve Etkinlikler Etkinlikler bir mekanın temel yapı taşlarıdır. Mekanda yapılacak birşeylerin olması insanların buraya gelmelerini ve geri dönmelerini sağlar. Eğer yapılacak birşey yoksa, mekan boş olacaktır ve bu genellikle birşeylerin yanlış olduğu anlamına gelir. Bir mekanın kullanımlarını ve etkinliklerini değerlendirmede unutulmaması gereken temel ilkeler: İnsanların katılmasına fırsat veren ne kadar çok etkinlik yapılırsa o kadar iyidir. Kadınlar ve erkekler arasında iyi bir denge Düşünün ki şemanın ortasındaki daire sizin bildiğiniz belirli bir mekan: bir sokağın köşesi, bir oyun alanı, bir binanın dışındaki bir alan. Mekanı kırmızı dairedeki dört kritere dayanarak değerlendirebilirsiniz. Bu ana kriterlerin bir dışındaki halkada, mekanı sezgisel veya nitel yönden yargılayacak bir dizi değerler vardır; sonraki halka ise, istatistikle veya araştırmayla ölçülebilen nicel değerleri göstermektedir. Kullanımları ve Etkinlikleri Gözönünde Bulunduran Sorular: İnsanlar mekanı kullanıyorlar mı yoksa mekan boş mu? Değişik yaşlarda insanlar tarafından kullanılıyor mu? İnsanlar gruplar halinde mi? Kaç tane değişik türde etkinlik gerçekleştiriliyor- insanlar yürüyorlar, yiyorlar, basketbol, satranç oynuyorlar, dinleniyorlar, okuyorlar? Mekanın hangi bölümleri kullanılıyor ve hangileri kullanılmıyor? Yapılacak birşeyler için seçenekler var mı? Varolan bir yönetim var mı, ya da mekandan sorumlu herhangi biri tanımlanabilir mi? Sosyallik Bu, mekanın başarması zor olan bir niteliğidir, ama bir kez kazanıldığında kolayca tanınan bir özellik haline gelir. İnsanlar arkadaşlarını gördüğünde, komşularıyla karşılaşıp merhabalaştığında, ve yabancılarla etkileşimde rahat hissettiklerinde, daha güçlü bir yer duygusu veya kendi toplumlarına karşı bağlılık hissetme eğiliminde olurlar- ve bu, mekanda çeşitli sosyal etkinlere teşvik eder. Sosyalliği Gözönünde bulunduran Sorular: Bu mekan arkadaşlarınla buluşmak istediğin mekan mı? Başkaları arkadaşlarıyla burada buluşuyor mu yoksa karşılaşıyor mu? İnsanlar gruplar halinde mi? Birbirleriyle konuşuyorlar mı? İnsanlar birbirlerini yüzlerinden tanıyor gibi mi görünüyorlar yoksa isimlerinden mi? İnsanlar arkadaşları ve akrabalarını mekanı görmek için mi getiriyorlar yoksa mekanın sadece tek bir özelliğini mi övüyorlar? İnsanlar gülümsüyor mu? İnsanlar birbirleriyle göz teması kuruyor mu? İnsanlar bu mekanı düzenli olarak ve tercihen mi kullanıyorlar? Değişik yaşlarda ve genellikle toplumu yansıtan gruplar var mı? İnsanlar yerde çöp gördüğünde topluyorlar mı? Son Söz Umarız bu kriterler ve sorular sizler için bir ışık tutar. Umarız, birer kullanıcı, tasarımcı, yönetici, ve/veya plan yapıcı olarak her biriniz bu listelerden günün birinde bir şekilde yararlanırsınız. Yazımızın bundan sonraki bölümünde, bu dört temel özelliğin ayrıntılarını, örneklendirerek sunmak istiyoruz sizlere: Ulaşım ve Bağlantılar Bir mekanın ulaşılabilirliğini, çevresindekilerle olan hem görsel hem de fiziksel bağlantılarıyla yargılayabilirsiniz. Başarılı bir kamusal mekana gitmek ve içinden geçmek kolaydır; hem uzaktan hem yakından görülebilir. Mekanın kenarları da önemlidir: Mesela, bir sıra vardır. (Kadınlar kullandıkları alanlarla ilgili daha belirleyicidirler.) Mekanı değişik yaşlarda insanlar kullanırlar. (Emekli insanlar ve küçük çocukları olan insanlar gün içinde başkaları çalışırken bir mekan kullanabilirler.) Mekan gün boyunca kullanılır. Bir mekanın hem tek hem de gruplar halinde olan insanlar tarafından kullanılması sadece tek başına olan insanların kullanmasından daha iyidir, çünkü bu burada insanların arkadaşlarıyla oturabilecekleri alanların olduğu, daha çok sosyalleşmenin ve eğlencenin olduğu anlamına gelir. Bir mekanın üst düzey başarısı onun ne kadar iyi yönetildiğidir. Mekanınız güzel olsun HOŞÇAKALIN. Çeviri ve resimler: Elda İstillozlu Kaynaklar: Sol-üst: Florence/ İtalya Sol-alt: Roma/ italya ( What Makes a Successful Place? ) Sağ-üst: İstanbul/ Türkiye Sağ-alt: Venedik/ İtalya CMYK

12 SAYFA 12 AL GÖZÜM SEYREYLE Türkan Ulusu Uraz konuk yazar: Beril Özmen Mayer ERİL BİR KENT... MİLANO - MİLANİSSİMO Mekanperest in bu son gezi sayfasıdaki yazarımız Beril Özmen Mayer, kendisi DAÜ Mimarlık Fakültesi öğretim üyeleri arasında en gezgin olanlarından biri, bence önde gideni, üstelik bu konuda hiç de bencil olmadan, öğrencilerini ve hatta bizleri başka diyarlara uçurmak üzere kanatlarının altına alır, heyecanı ile etkiler, heveslendirir, hiç aklınızda yokken uçmak, gitmek arzusuna kapılırsınız onunla. İşte bu ruhla seyyahımız, Avrupa Birliği Araştırma Bursu yla gittiği Milano yu salt bir turistik herşey gibi tüketmekten kaçınıyor ve kendine has bir dille, bu kenti Milano yapan bir çok şeyi aktarmak istiyor bize. Yazının sonunda da itiraf ettiği gibi amacı size kentle ilgili bir başka heyecan aşılamak.mutlaka gidip görmeniz için Turkan Ulusu Uraz Milano -Italyanca grammer kurallarına baktığımda- Roma nın feminin duruşuna karşın, isminden de anlaşılabileceği ilk bakışta eril bir kent. Çehresindeki ilk bakışta hissedilen bu erkeksi, ciddi, kasvetli ifadenin ardında ise inanılmaz sanatsal bir androjenlik hakim. Binaların fasadlarından taşan bu ciddi ifade, yeşille içiçe kent meydanlarında ya da herhani bir yolda yürürken ansızın karşınıza çıkıveren dar girişlerin, kemer ve kapıların arkasına saklanan paha biçilmez iç bahçe ya da atriumlarda sizi bekleyen karşı koyulmaz şehvetli dişil görünümü ve heyecanınızı kemiklerinize kadar işleten müzikleriyle başatı gidiyor. Kah kent merkezi Çentrio da gezerken, kah da Metropolitan hatlarında yeraltından şehri alttan baştan başa kesmiş bir tüp içerisinde hızla ilerlerken, sizi alıp götüren farklı, gerçekten sanatsal, her türlü etkinliğiyile sizi baştan çıkaran cezbeden bu çılgın geçkin dilber, kendisini size hemen sunmuyor. Eğer niyetiniz ciddiyse (!) ve gerçekten yüreğine inmek için bir uğraş verirseniz, onu zaman içinde daha çok tanımanıza izin veriyor. Venedik Maskelerinin ardına saklanan yüzü ile sizi merak içinde bırakan bu şehri anlamak için, aslında mimar değil de arkeololog olmamız gerekir diyorum arkadaşlarıma Resıdenza Vitruvio nun koridorlarında. Hepsi gülüyorlar; gençler, başka türlü hissediyorlar, onlar için sosyal network facebook dıjital ya da değil farketmiyor; kentlerin onlara sağladığı en önemli durum; o hıza ayak uydurmak, o hızın geçiciliğinde yaşamak. Bir şeyleri yakalamak ve bir şeyleri yapabilmek. Mekan değil ego çok önemli... Her şey çok hızlı geçiyor Milano da, o Akdeniz kanı nereye gitti? diye kafamı patlatmama gerek kalmıyor.. Cevabı buluyorum: O kan sokaktaki, metrodaki, kaldırım kahvelerinde oturanlarda ya da meydanları dolduranlarda birden ortaya çıkıp ısınıveriyor. Sıcak soğuk, kar ya da yağmur bile çok farketmiyor. Milano insanı çok çabuk kabuk değiştiren bir yapıya sahip. Akdeniz davranışına göre ortaya çıkan içtenlikler, birden donuklaşıyor; ya da Romalı, Napolili gibi daha sıcak, sıpsıcak kimliğini ortaya sürüverip içinizi ısıtıveriyor. Milano dört mevsimi aynı anda yaşayacağınız, 24 saat ayakta bir kent. Biraz da geçmişinden dem vurmak istiyorum sevgili Milano nun, O nu daha iyi alglayabilmek için. Adını Lombardiyalılar tarafından ele geçirilen Roman kenti Mediolanum dan alan kentin tarihi çeşitli periodlarda, özellikle 4. yüzyılda Aziz Ambrose zamanında Hristiyanliğin merkezi olarak anılıyor. Kent-devletleri hegamonyası ile devam eden tarihinde önemli yapılardan biri olan merkezi Duomo Katedrali ve kenti çevreleyen kanalların yapımı ise yüzyıllardaki kent gelişiminin ilk aşaması olarak inşa ediliyor. Visconti asılzadelerinin La Scorza asillerine teslim ettiği bayrakla, kent en parlak dönemi olan Rönesans a geçiş yapıyor. İşte bu dönemde, Leonardo da Vinci nin meşhur Son Akşam Yemeği duvar fresco sunu yarattığı Santa Maria della Grazia Kilisesi ve günümüzde muhteşem sanat kolleksiyonlarını barındıran Sforzesco Kalesi yapılıyor. 17. yüzyılda İspanyolların yönetiminde yapılan kent duvarları, Brera Akademisi, La Scala Opera Evi, Villa Reale ve Kraliyet Sarayı ise döneme damgasını vuran diğer önemli yapıtlar. 18. yüzyıl sonunda Napolyon Bonapart ın gelişi ile Fransız hakimiyeti de izliyoruz kentte, özellikle Monte Napoleone Caddesi, bu ihtişamı her an yenilenen en pahalı marka-moda gösterilerinin geçtiği bir podyum olarak gözlerimizin önüne sürüyor. Fransızlardan sonra Milano ya göz koyan Avusturyalıların 19.yüzyılda yaşadığı kısa balayı 1848 de Milano nun Beş Günü olarak zihinlere yerleşen halk ayaklanmasıyla heyecanını yitirdikten sonra, 1861 de kökeni 11 yüzyıla kadar inen Savoy egemenliğinin genişlemesiyle oluşan İtalya Krallığı nın ilanıyla sönüp gidiyor. 20 yüzyıl başlarında İtalya nın diğer bölgelerinde rastlanmayan bir şanssızlıkla faşist yönetime esir düşen Milano, 2. Dünya Savaşı sonuna kadar da bu durumda ayakta kalıyor. Demokratik başarısızlığına rağmen, Milano mimari olarak bu dönemi çok parlak bir şölene dönüştürüyor. Bu anlamda, 1864 de yapılan orijinal Stazione di Milano Centrale yani Milano Merkez Tren Garı Binası nın 1931 de yenilenmesi ve 1923 de başlatılan ve Gio Ponti liderliğinde 1933 de yapılan 5. Triennale Tasarım Fuarı nın Milano the Palazzo dell Arte ye alınması ve uluslararası platformda mimarlık ve endüstri tasarımı sergilerinde İtalyan Rasyonalizm ini promote etmesi, bu kentsel hafızayı bir ikilimde bırakıyor. Resmileşerek altıncısı düzenlenen Triennale di Milano, adı diğer bu meşhur sanat festivali 1940 da savaş nedeniyle erken sona ererken, 1947 de yapılan 7. Triennale modern mimarlık felsefesi bakış açısıyla düzenleniyor. Sosyal Bir Sorun Olarak Yeniden Yapılanma Ve Konut olarak seçilen temaya uygun olarak, Piero Bottoni Milano kent çeperlerinde modernist şehircilik ilkelerini uygulayarak QT8 yani Quartiere Triennale Ottava de yüksek yoğunluklu konut alanlarını gerçekten deniyor. Triennale kavramının 3. Binyılda devamıyla da 2007 yılnda Parco Sempione de bulunan eski saray; Palazo de Triennale ye eklenen Design Müzesi Trienneale nin yapımının gerçekleştirilmesini sağlanıyor. İkinci Dünya Savaşı sonunda, Milan İtalya nın yeniden yapılanması aşamasında sahnede bir lider rolü alıyor ve etkilerini günümüze kadar sürdürüyor. Ekonomi, endüstri, moda, tasarım, iletişim ve teknoloji alanlarında gerek Italya gerekse de Avrupa da bugünki yakaladığı öncü pozisyonunun temellerini atarak ilerlemeye devam ediyor. Eğitim alanında, ekonomi, ticaret, hukuk, tıp, mühendislik, mimarlık ve sanat dallarında 11 üniversiteye sahip Milano, yaklaşık öğrenci sayısıyla İtalya daki okulların yüzde 10 kapasitesini elinde tutmaktadır. Bu yüksek öğrenim kurumları arasında, 1863 te kent merkezinde Istituto Tecnico Superiore adı altında kurulan, Milano nun en eski üniversitesi olan Milano Politeknik - Politecnico di Milano nun önemi büyüktür. Politecnico 1927 yılında kentin doğusunda bulunan Piazza Leonardo da Vinci merkezli ve Città di Studi olarak adlandırılan çok geniş bir alana taşınmıştır. Kentin gelişiminin modernist kent kuramlarının ışığı altında tasarlanması ve ilk modern konut bloklarının ve bölgelerinin Politeknik çevresinde yapılanmasına yol açmıştır. Milan, Nasyonal Sosyalist dönemle örtüşen bu zaman diliminde bu bölgede Mussolini konutları olarak bilinen çok sayıda yüksek yoğunluklu apartman tipolojisinde sosyal konut inşasıyla üniversite bölgesini de içerisine alarak büyümüştür. Antonioni nin meşhur Le Notte ya da Gece filminin ilk karesine görüntüsünü veren 1950 lerin ekonomik gelişimi Milano Mucizesi ni işaret eden Ponti nin Pirelli gökdeleni, Muzio nun manyerist La Brutta sı, Terragni nin karanlık dönemin devlet sanatına adadığı Squadrista eserleri, BBPR nin Torre Velasca sı ile Albini ve Noorda tarafından tasarlanan Metropolitan Metro sunun (Metropolitana Milanese - Linea 1 - La Rossa ) ilk kırmızı hattının istasyonları, kentin modern bir metropolitana dönüşmesini gösteren eserlerdir de Milano nun çeperlerinde Rho yu mekan tutan, dünyaca meşhur Mobilya Fuarı The Salone Internazionale del Mobile nin düzenlendiği Fuksas ın Milanofiera projesinin çarpıcı strüktürünün inşasını takiben, Milano nun EXPO 2015 Dünya Fuarı nı yapmaya hak kazanması beni hiç şaşırtmadı. Bu fuarın hazırlıkları şimdiden kentte büyük bir heyecan havası estirmekte, Politecnico di Milano da katıldığım toplantı, jüri ders, tez, sergi, workshop ve öğrenci projeleri bu konu ile ilgili düzenlenmekte ve kentin yeni gelişim bölgelerinde ise can alıcı bina ve komplekslerin yapımı sürdürülmektedir. Bu anlamda, City Life adı altında, Fiera Milano tarihi mahallesinin yeniden tasarımının Isozaki, Libeskind, Hadid ve Maggiora tarafından yarışma sonucu uygulanmaya 2007 de başlandığını ve 2014 de tamamlanarak şehre başka bir odak noktası kazandıracağını söyleyebiliriz. C M Y K Milano da geçen yarım yılımın ardından, bu kenti ve izlenimlerimi tek bir sayfaya sığdırma zorluğuyla yazımı sonlarken, umarım sizlerde bu kenti ziyaret etmek için bir heyecan yaratmışımdır. Beril Özmen Mayer Resim 1: Prof. Francesca Carati ile açık hava dersi Resim 2: Milano Politeknik Mimarlık ve Toplum Fakültesi, Leonaardo Kampüsü Resim 3: Citta Stud Resim 4: La Scala Opera Binası

13 GEZGİN ŞÖVALYE MİMARLAR PROVO- KİTAP SAYFA 13 Beril Özmen Mayer Don Kişot u çoğumuz ya çocukluğumuzda ya da gençliğimizde okumuşuzdur (1). Konunun çoğu kişi tarafından bilinir olmasına sığınarak Don Kişot karakterinin yaratılmasında etken olan yazarı Cervantes in yaşam özetinden ve bu karakterin özellikle mimarlık mesleği formasyonu üzerindeki gündeme gelişini tartışmak istiyorum bu hafta. Miguel de Cervantes Saavedra ( ), onaltıncı yüzyıl ortalarında orta gelirli bir aristokrat aile çocuğu olarak İspanya da doğmuş ve gezgin doktor bir babası nedeniyle de çeşitli kentlerde yaşamıştır. Ailesinden ayrılıp eğitim almak üzere yaşamını Madrid de kuran yazarın gezginci yazgısı, 1569 da bir asilzadeyi yaralarak 10 yıl sürgün ve sağ elinin kesilmesi cezası almasıyla tekrar başlamıştır. İtalya ya kaçıp orduya katılan yazar bir süre Roma da yaşadıktan sonra, 1571 de katıldığı Lepanto ya da diğer adıyla İnebahtı Deniz Savaşı na katılır. Osmanlı Leventlerine karşı duran Haçlı Donanmasına ait Marquesa adlı kadırgada bulunan Cervantes, bu savaşta göğsünden yaralanır ve bir top güllesiyle sol elini kaybeder ve Lapento Çolağı ya da El Manco ünvanını alır. Şansı bir türlü yolunda gitmeyen Miguel, 1575 yılında savaştan sonra ülkesine geri dönerken bindiği kadırganın Osmanlılar tarafından kuşatılmasıyla Cezayir de 5 yıl köle olarak yaşamaya mahkum olur. Kaçmaya kalkınca ise prangaya vurularak tek kollu bir kürek mahkûmu olarak İstanbul a yollanır. Cervantas in, Mimar Sinan ın Tophane Kılıç Ali Paşa Cami inşaatında duvar işçisi olarak çalıştırıldığı, Vakıflar arşivindeki kayıtlardan anlaşılır. Caminin 1580 de tamamlanışı ile Cervantes de özgürlüğüne kavuşarak memleketine döner (2). Daha sonraki yıllarda ise, babası gibi gezici ama resmi görevlerde bulunan Miguel in kaderinde hem asillik hem de tutsaklık vardır. Bu sefer de, mali sorunlar nedeniyle hapsedilir. Olumsuzluklarını edebiyatın ilk modernist eğilimlerine dönüştüren yazar, ilk romanı Galatae yı dört duvar arasında yazar. On yıl kadar sonra olgunluk çağında ise günümüze kadar yaşayan ölümsüz dünya klasiklerinden Don Kişot u kaleme alır. Başından bu kadar değişik olay geçen yazarın, yarattığı Don Kişot karakteri aslında bir sürpriz değildir. İçerisinde bulunduğu orta direk aristokrasinin bir yansımasıyla, küreselleşme öncesi monarşi ortamında ortaya çıkan ihtiraslar, sıradan kişiler ve kurumsallaşmış toprak sahipleri arasındaki eşitsizliklerin kara mizaha dönüştürülmesi de diyebiliriz buna. İnsanları kendi hayal dünyalarına hapseden ve görece ahlak ilkelerine göre yaşamı düzenleyen bu tutkulu anlayış, kişinin her türlü eyleminde kendisini göstererek, üzeri örtülü bir isyanla, o zamanki sistem bozukluklarına dikkat çeker. Bu farklı dünya kurgusu, bizi diğer bilim kurgu romanlarında da ortaya sürülen benzer olaylar çemberine götürür. Gerçekliği ne kadar şüphe götürürse götürsün, belirli şartlar altında, insana düşlerinin olabilirliğini söyleyen bu roman ve bu enteresan kişilik; garip ve düşkün halinin aksine en zor anlarında bile yaşama karşı direnen niteliği ile gönüllerimizde ayrı bir taht kurar. Anlatılanların traji-komik vurgusu ister istemez bizi güldürür. İçimizden biri, yürekli bir kişi ve biraz da çılgındır o. Olmayan düşmanlarla yel değirmenleriyle bile savaşmakta bile zorlanmaz. Gözüpektir, en amansız yaratıklardan bile çekinmeyen bir tür hiper kişilik, super-insandır ama her zaman da yenilir. Bu çelişkiler dünyası, eski destanlardaki hiper-karakterlerin aksine, bize daha insansı bir hikaye sunar; yenilen ve ezilen; ama her zaman ayağa kalkacak bir gücü ve yaşam sevgisi ve bir sebebi bulunan. Yani bizim gibi ölümlü ve zayıf biri, babaannemin masallarındaki gibi ne in, ne de cinim, ben de senin gibi bir insanoğlu tanımının İspanyol-hali dir İşte bu konuma yakın bir benzetme ile bakılırsa, küresel dünyadaki karmaşık ilişkiler de, tasarım alanındaki mimarları da çok farklı kimliklere soyunmak zorunda bırakmaktadır. Mimarların mesleki etik, duruş ve duyarlılıklarından söz edilirken adı geçen Don Kişot deyimi de bu anlamda oldukça düşündürücüdür. Uluslarası Mimarlık Örgütü ve UNESCO tarafından çok fazla yükümlülükle sorumlu tutulan mimarlar da çağımızın bir tür Don Kişotları olarak düşünülebilirler. Mimarlık Meslek örgütlerine göre mimardan beklentiler çok fazla ve çoğunun da başarılamadığı gözlemlenmektedir. İnsanlığa yaraşır yaşam kalitesinin yaygın olarak sağlanamadığı, insanların sosyal, kültürel ve estetik gereksinimlerine saygı gösterilmeyen, ekolojik dengelerin tahrip edildiği, sürdürülebilir bir gelişimin sağlanamadığı ve insanların yabancılaştıkları bir ortamda yaşamak zorunda bırakılan bizler, mimarları bu global-sorunları cozücü bir kişilikle çevresel etik bekçisi ya da her şeyi kendince yollarla tek başına düzelten birer rambo karakteri olmaya zorlamaktayız (3). Genelde hakim sınıf ya da varsıl elit kaymak tabakasına hizmet veren mimarlar, günümüzde mücadele edeceği doğrultuyu da daha farklı belirlemelidir: Mimarın, kendi değer yargıları ile uyumlu müşteriye daha iyi hizmet vermesi çok doğaldır. Ama, yapılı çevreyi biçimlendirirken, bunu yaşam biçimleri, gereksinimleri ve zevkleri çok değişik insanlar için yaptıklarının bilincinde olarak, onları anlamaya ve kavramaya çalışmak zorundadırlar (4). Burada Don Kişot un mesleği olan şövalyelik devreye girer, ama o da gezen, yakın ve uzak çevresindeki toplumsal oluşumları takip eden, dünya görgüsüne C M Y K sahip bir bilge yapılanması içinde bize seslenir: Gezginci şövalyelik, bir bakıma, aşk gibidir. Herkesi eşit kılar (5) Böylesi bir durumda Don Kişot örneğindeki gibi, farklı değer yargıları olan insanlara hizmet vermeye çalışırken, yapılması gereken koşulları sağlamaya çalışan mimarların kuşatma altında kalma olasılığı daha azalmaya başlayacaktır. Gezginlik gezip görmek önemlidir ve toplumsal sorunları kavrayan ve kendini yenileyen ve daha esnek ve uzlaşmacı bir kişiliğe sahip olabilmek için. Ve bu kişiliği taşırken de, ne olursa olsun, ayakta kalabilen ve işini layıkıyle yapabilen bir etiği taşımak. Daha az iş-insanı ve çıkarlarını gözetmiyen bir kişilik, tüm yorgunluklara ve yenilgilere rağmen doğruyu yaptığına inanan bir söyleme aidiyet. Küreselleşen dünyada, mimarlık hizmetinin üretilmesinde, dev tasarım firmalarına yani kahraman-bakkal süpermarkete karşı yeni bilgi ve becerilerle donanmış, bilinmiyen en amansız düşmanların arasında ve ulaşılmaz sevgili olan kaliteli tasarımlarla vuslat yaşayacak meslek insanları. Gerek Cervantes in hayat hikayesi, gerekse Don Kişot un macera ve yaklaşımları, mimarlar arasında benimsenebilecek bu eşsiz karakteri gözlerimizin önüne seriyor. Provo-Kitap Yazıları nın sonuncusu olan bu yazının, kitaplar serüvenine olan pupa yelken heyecanların başlangıcı olacağı inancıyla, sizlere hoşcakal demek istiyorum.. Kaynakça Beril Özmen Mayer 1.Cervantes, M. S., La Mançalı Soylu Becerikli Şövalye Don Quijote (Don Quixote), Bertan Onaran (çev.) original basım: iki cilt;1605 ve 1615, Valladolid, İspanya; Sosyal Yayınlar, 2001, Istanbul. 2.Ekrem Buğra Ekinci, com/y128-don_kisot_un_yazari_cervantes_ mimar_sinan_in_emrinde.html, 10 Eylül Güven Birkan, Türkiye Mimarlar Odası Genel Merkezi tarafından sürdürülen Mimarlık Eğitimi Kurultayı, İstanbul Teknik Üniversitesi nde yapılan Mimarın Formasyonu Nedir, Nasıl Olmalıdır? Panel, 18 Nisan Metin Karadağ, Arkitera Forum. 5.Don Kişot, s: 109.

14 SAYFA 14 SORULAR- CEVAPLAR/ YANLIŞLAR- DOĞRULAR Ercan HoŞKARA BİNALARDA TAŞIYICI SİSTEM VE TEMELLER Binanın taşıyıcı elemanları nelerdir? Binalar taşıyıcı ve taşıyıcı olmayan elemanlardan oluşur. Binanın taşıyıcı elemanları; çatılar, kat döşemeleri, kirişler, kolonlar ve temellerdir. Yığma binalarda, duvarlar da taşıyıcıdır, fakat günümüzde yaygın olarak kullanılan iskelet sistemde duvarlar yerine kolon ve kirişler taşıyı olarak yer almaktadır. Binaların taşıyıcı elemanları neden önemlidir? Binanın taşıyı elemanları onu ayakta tutan temel unsurdur. Dolayısıyla, bina yaptırırken veya alırken çok gündemde olmasa da, taşıyı elemanların binamız için hayati önemi vardır. Mutlaka dikkate alınmalı ve öncelikle değerlendirilmelidir. Aslında ülkemizde, malzeme çalma diye bir kavram yok sayılır, hatta çelik donatıların fazlasıyla kullanıldığına şahit olmak mümkündür. Fakat bizdeki temel sorun, malzemenin doğru ve yerinde kullanılmaması, işçiliğin temel teknik bilgiden yoksun yapılmasıdır. Bu da malzemenin temel görevini yerine getirmesini ciddi anlamda etkileyen bir durumdur. Fakat bu konuda ne mal sahibi ne de müteahhit gerekli hassasiyeti göstermektedir. Kanımca mal sahibinin bu konularda talepkar olması çok önemlidir. Aksi takdirde büyük bir depremde çok ciddi sıkıntılar yaşamak kaçınılmaz olacaktır. Binalarda temellerin önemi nedir? Temel ile ilgili nelere dikkat etmeliyiz? Taşıyıcı sistemin en önemli unsuru da tahmin edeceğiniz gibi temellerdir. Herşeyin temelinin sağlam olmasının gerektiğini çok iyi biliriz aslında, hep de bu ifadeyi kullanırız. Bu bağlamda, binamızın temeline de gerekli hassasiyeti göstermeliyiz. Binanın yapılacağı zemin özellikleri ve binanın temelinin bu zemin özelliklerine Resim 2: Sürekli Temel göre tasarlanıp tasarlanmadığına mutlaka dikkat edilmelidir: Sert zeminlerde tekil temel (sömel) uygulaması yeterli görülebilir (yani her kolon altında yükü zemine yayacak pabuçlar yer alır). Yumuşak zeminlerde ise, zemin taşıma kapasitesi azaldığı için temel yüzeyleri yükü daha fazla yaymak için artırılmalıdır. Bu durumda zemine bağlı olarak ya sürekli temel (tüm kolonları birbirine bağlayan sürekli pabuçlar) yada zemin çok yumuşaksa tüm binanın dikey taşıyı elemanlarının üzerine oturduğu radye temel (bir anlamda tüm zemin alanına denk gelen tek bir pabuç) kullanılmalıdır. Ülkemizde temellerle ilgili yaşanan sorunlar nelerdir? Maalesef, ülkemizde zemin etüdü zorunlu olmadığı için, bazı uygulamalarda zemine uygun temel kullanılmadığı gözlemlenmektedir. Örneğin Mağusa nın tuzla bölgesinde bir dönem, zeminin kaldırma kapasitesi çok az olduğu gerekçesiyle, KTMMOB İnşaat Mühendisleri Odası projelere vize vermemişti. Daha sonra bölgede zemin etüdleri yapılıp, zemine uygun temel kullanılarak yapılabileceği noktasına gelindi. Fakat, maalesef, bu bölgede daha önceden yapılmış ve zemin yapısına uygun olmadığı bilinen temeller sözkonusudur. Bu durum, sadece Tuzla Bölgesi için geçerli olan bir durum da değildir. Her zemine bina yapılabilir mi? Aslında teorik olarak her zemine bina yapmak mümkündür. Hatta denizin içine de yapılabileceği örneklerle görülmüştür. Burada mesele, doğru temel sistemini, doğru teknik ve işcilikle kullanabilmektir. Ercan Hoşkara Resim 1: Tekil Temel C M Y K

15 GÜNCEL HABERLER 15 Kutsal ÖztÜRK- Begüm MozaİKCİ HER GÜZEL ŞEYİN BİR SONU VARDIR sayı boyunca mimarlık ve kentsel çevre ile ilgili bir çok güncel haberi siz değerli okuyucularmızla paylaştık.bu geçen süreç içerisinde zaman bir o kadar yoğun ve yorucu geçerken her yayımlanan sayı ile duyulan haz bir o kadar da gurur vericiydi. Sizlere hoşçakalın demek her ne kadar zor olsa da; her güzel şeyin bir sonu olduğunu hatırlatarak siz değerli okuyucularmıza 20. sayımızın son haberi olarak DAÜ Mimarlık Fakültesi ile ilgili güncel bir haberi sizlerle paylaşıyoruz. Her şeyin gönlünüzce olması dileğiyle... SAYFA - Daü Mimarlık Fakültesi Uluslararası Yapı Fuarı TURKEYBUILD de Mimarlık Bölümünden örnek proje görseli Hoşçakalın... İç Mimarlık Bölümünden örnek proje görseli Her geçen yıl büyüyerek sektöre olan katkısını büyüten fuar bu yıl, binlerce ürün çeşidi, yeni teknoloji ve hizmetleri ile; m2 ye genişleyecek fuar alanında, katılımcı firma ile ziyaretçiyle buluşmaya hazırlanıyor.(resim Kaynak: haber/yapi-fuari-istanbul-2011/) Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümünden örnek proje görseli CMYK

16 REKLAM C M Y K

Haziran 2009 da Doğu Akdeniz Üni-

Haziran 2009 da Doğu Akdeniz Üni- KENT MİMARLIK ve TASARIM GAZETESİ 15 GÜNDE BİR YAYINLANIR 13 ŞUBAT 2011/ SAYI 20 EDİTÖR DEN... TÜRKİYE DE TASARIMIN 550 YILLIK TARİHİNE BİR HATIRLATMA: EHL-İ HİREF * GAUDİ NİN ŞEHRİ BARCELONA DAN BİR TASARIM

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Bağlıca nın En Kapsamlı Projesi

Bağlıca nın En Kapsamlı Projesi Bağlıca nın En Kapsamlı Projesi YAZICI GRUP / YAZICI İNŞAAT Yazıcı İnşaat, Hasan Yazıcı nın 1954 yılında Trabzon dan iş hayatına atılmak üzere yaptığı göçle başlamıştır. Başlangıçta taşeron olarak çalıştığı

Detaylı

THOMAS LAWRENCE HOMAS

THOMAS LAWRENCE HOMAS HOMAS AWRENCE Lawrence Arhitecture Titiz bir tasarım anlayışına sahip olan Seattle merkezli, ödüllü bir mimarlık firması. Küçük ve geniş aileler için konut projelerinde uzman olan firma aynı zamanda ticari

Detaylı

12. Araştırmacılar Zirvesi nin açılış konuşmasını yapmak için beni davet etmenizden, bana bu fırsatı vermenizden dolayı sizlere teşekkür ederim.

12. Araştırmacılar Zirvesi nin açılış konuşmasını yapmak için beni davet etmenizden, bana bu fırsatı vermenizden dolayı sizlere teşekkür ederim. 1 GÜLER SABANCI KONUŞMA METNİ 12. ARAŞTIRMACILAR ZİRVESİ 12. Araştırmacılar Zirvesi nin açılış konuşmasını yapmak için beni davet etmenizden, bana bu fırsatı vermenizden dolayı sizlere teşekkür ederim.

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI KEMAL KILIÇDAROĞLU NUN KONUK KONUŞMACI OLDUĞU TOPLANTI YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI 1 ARALIK 2014 İZMİR Cumhuriyet Halk Partisi nin çok değerli Genel Başkanı ve çalışma arkadaşları,

Detaylı

.88N BORNOVA KÜÇÜK PARK K*N9

.88N BORNOVA KÜÇÜK PARK K*N9 N BORNOVA KÜÇÜK PARK K N OB A A AR 1 A AR ÜN V R ANA V A AR AKÜ N Ü R A AR B Ü Ü 3 O A A B B B BİF (Bornova İçin Fikirler) Bir kenti tasarlamak, o kent için bir yașam hayal etmek ve bu hayali gerçekleștirmeye

Detaylı

Adnan Kazmaoğlu Mimarlık tarafından tasarlanan Terrace Fulya projesi, odağına Nişantaşı'nı ve ona uygun mimari kaliteyi koyuyor.

Adnan Kazmaoğlu Mimarlık tarafından tasarlanan Terrace Fulya projesi, odağına Nişantaşı'nı ve ona uygun mimari kaliteyi koyuyor. MAYIS 2011 - XXI 72 yapı - konut - İstanbul YENİ NİŞANTAŞI İÇİN Adnan Kazmaoğlu Mimarlık tarafından tasarlanan Terrace Fulya projesi, odağına Nişantaşı'nı ve ona uygun mimari kaliteyi koyuyor. Adnan Kazmaoğlu

Detaylı

Her güzelin bir kusuru var

Her güzelin bir kusuru var Her güzelin bir kusuru var Posted date: Ekim 30, 2012 Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi bu yıl ilk kez düzenlenen İstanbul Tasarım Bienali kapsamında hazırladığı Her güzelin bir kusuru var

Detaylı

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum.

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum. Page 1 of 6 Edirne Valisi Sayın Dursun Ali Şahin, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Recep Zıpkınkurt, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası nın değerli üyeleri ve temsilcileri, Bilgi birikimi ve üslubunu,

Detaylı

Stillistanbul. Sabiha gökçen Hava Limanı. Neomarin AVM. Pendik Marina. Divan Otel. Modern istanbul un Kalbindeyiz

Stillistanbul. Sabiha gökçen Hava Limanı. Neomarin AVM. Pendik Marina. Divan Otel. Modern istanbul un Kalbindeyiz Stillistanbul Sabiha gökçen Hava Limanı Neomarin AVM Pendik Marina Divan Otel Modern istanbul un Kalbindeyiz Okan üniversitesi Via Port Alışveriş Merkezi istanbul Park F1 Pisti Koç Lisesi Teknopark Sabancı

Detaylı

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$ ilk yar'larımızın değerli dostları, çoktandır ekteki yazıyı tutuyordum, yeni gönüllülerimizin kaçırmaması gereken bir yazı... Sevgili İbrahim'i daha önceki yazılarından tanıyanlar ekteki coşkuyu çok güzel

Detaylı

29.06.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

29.06.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 29.06.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Rektör Prof.Dr. Galip Akhan, 29-Haziran-14 Temmuz 2015 tarihleri arasında Hafta içi Her gün Saat: 09.30-17.00 saatleri arasında aday öğrenci ve ebeveynlerine açık

Detaylı

Milano da tasarlandı; Ankara İncek te hayat buluyor.

Milano da tasarlandı; Ankara İncek te hayat buluyor. Milano da tasarlandı; Ankara İncek te hayat buluyor. Başkentin yatay konseptte tasarlanmış ilk villa projesi ERKANLI Villa Vetro, Ankara ya temiz havasıyla soluk veren İncek te sizlerle buluşuyor. Erkanlı

Detaylı

Serüvenimiz 1919 yılında Bayan Maruşya ile kurukahvecilikle başladı. 1929 yılında Burhanettin Koçer ve 1949 yılında Nurettin Tunçay ile gelişimini

Serüvenimiz 1919 yılında Bayan Maruşya ile kurukahvecilikle başladı. 1929 yılında Burhanettin Koçer ve 1949 yılında Nurettin Tunçay ile gelişimini Serüvenimiz 1919 yılında Bayan Maruşya ile kurukahvecilikle başladı. 1929 yılında Burhanettin Koçer ve 1949 yılında Nurettin Tunçay ile gelişimini sürdürdü. 1987 de şirketleşti. 1996 da hem Türk kahvesini

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

PEYZAJ MİMARLIĞI VE PEYZAJ MİMARLIĞI BÖLÜMÜ

PEYZAJ MİMARLIĞI VE PEYZAJ MİMARLIĞI BÖLÜMÜ BARTIN ÜNİVERSİTESİ ORMAN FAKÜLTESİ PEYZAJ MİMARLIĞI PEYZAJ MİMARLIĞI VE PEYZAJ MİMARLIĞI BÖLÜMÜ İletişim: www.bartin.edu.tr/ Tel : 03782235126 Fax : 03782235065 Adres : Bartın Üniversitesi, Orman Fakültesi,

Detaylı

TARSUS DA BİR GÜN...BELKİ DE İKİ... Adanalılar...Mersinliler...Gaziantep, Hatay ve Osmaniyeliler...Türkiye nin gezmeyi sever insanları...

TARSUS DA BİR GÜN...BELKİ DE İKİ... Adanalılar...Mersinliler...Gaziantep, Hatay ve Osmaniyeliler...Türkiye nin gezmeyi sever insanları... TARSUS DA BİR GÜN...BELKİ DE İKİ... Adanalılar...Mersinliler...Gaziantep, Hatay ve Osmaniyeliler...Türkiye nin gezmeyi sever insanları... Hatta Tarsuslular. Dünyanın öbür ucundan gelen Japonlar,Koreliler,Almanlar

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

BİLECİKTE YATIRIMIN DOĞRU ADRESİ KAYI PLAZA. www.kayiplaza.com

BİLECİKTE YATIRIMIN DOĞRU ADRESİ KAYI PLAZA. www.kayiplaza.com BİLECİKTE YATIRIMIN DOĞRU ADRESİ KAYI PLAZA www.kayiplaza.com BİLECİKTE YATIRIMIN DOĞRU ADRESİ www.kayiplaza.com BURÇEV İnşaat Bilecik te yatırımınıza değer katıyor... Bilecik te Bilecik marka şehir oluyor,

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

Mimarlık Meslek Pratiği

Mimarlık Meslek Pratiği Mimarlık Meslek Pratiği Mimarlık Meslek Pratiği Mimarlık yapı sektörünün ayrılmaz bir parçasıdır. Yapı sektörü ise tüm dünyada diğer sektörler için itici güç oluşturan dinamik bir sektördür. Son elli yıldır

Detaylı

6.15 TURİZM. 6.15.1 Ana Konular

6.15 TURİZM. 6.15.1 Ana Konular 6.15 TURİZM 6.15 TURİZM 334 6.15 TURİZM Başkent Lefkoşa çeşitli dönemlere ait tarihi, mimari, ve kültürel değerler açısından oldukça zengindir. Ayrıca Başkent olması nedeniyle ülkenin yönetsel, iş ve alışveriş

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

Kent ve İnsan İlişkisi. Yrd. Doç.Dr. Çiğdem Vatansever 22 Şubat 2013

Kent ve İnsan İlişkisi. Yrd. Doç.Dr. Çiğdem Vatansever 22 Şubat 2013 Kent ve İnsan İlişkisi Yrd. Doç.Dr. Çiğdem Vatansever 22 Şubat 2013 Akış 1. İnsan ve Mekan İlişkisi 2. Kent olarak Çerkezköy 3. Sonuç Çalışma ve mekan Temel konular Isıve aydınlatma Açık ofisler Maliyet

Detaylı

Bölüm - 1 GARDEN CITY. (Ebenezer Howard) Doç. Dr. Zeynep Enlil Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü

Bölüm - 1 GARDEN CITY. (Ebenezer Howard) Doç. Dr. Zeynep Enlil Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Bölüm - 1 GARDEN CITY (Ebenezer Howard) Doç. Dr. Zeynep Enlil Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü BAHÇE ŞEHİR Ebenezer Howard Tomorrow: A peaceful path to reform

Detaylı

Konumuz sol içi cinayetler, özel olarak da Acilciler bünyesindeki cinayetler

Konumuz sol içi cinayetler, özel olarak da Acilciler bünyesindeki cinayetler Konumuz sol içi cinayetler, özel olarak da Acilciler bünyesindeki cinayetler Bir cinayetin altı elemanı vardır: Öldürülen kimdir, öldüren kimdir, cinayetin yeri, cinayet günü, nasıl öldürüldü, neden öldürüldü?

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Handan ÖZSIRKINTI KASAP 2. İletişim: 1230 3. Ünvanı: Yrd. Doç. 4. Öğrenim Durumu: Sanatta Yeterlik (Doktora) Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Yüksek Lisans Güzel Sanatlar Fakültesi

Detaylı

Doğal Afetler ve Kent Planlama

Doğal Afetler ve Kent Planlama Doğal Afetler ve Kent Planlama Yer Bilimleri ilişkisi TMMOB Şehir Plancıları Odası GİRİŞ Tsunami Türkiye tektonik oluşumu, jeolojik yapısı, topografyası, meteorolojik özellikleri nedeniyle afet tehlike

Detaylı

H+Bredgatan H+ BREDGATAN KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ. Erik Giudice Architects sunar. Helsingborg, İsveç

H+Bredgatan H+ BREDGATAN KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ. Erik Giudice Architects sunar. Helsingborg, İsveç Görseller: EGA H+ BREDGATAN KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ Helsingborg, İsveç İsveç in en iddialı planlama ve kentsel dönüşüm projelerinden biri olan H+ projesi, Helsingborg kentinin güney kısımlarının mavi-yeşil

Detaylı

Yaşamın, düşlerin ötesine geçtiği yer

Yaşamın, düşlerin ötesine geçtiği yer Yaşamın, düşlerin ötesine geçtiği yer Doğru ve estetik bir mimari yaşamınızı daha anlamlı kılar Güzelvadi Villaları; doğası, konumu, kalite/güvenlik anlayışı ve mimarisiyle yaşamınıza anlam katacak; üstelik

Detaylı

NADOL. yaşam evleri. www.anadoluyasamevleri.com

NADOL. yaşam evleri. www.anadoluyasamevleri.com A yaşam evleri. www.anadoluyasamevleri.com A yaşam evleri. ... SEHIRCILIK VE KONT ALGISINI YENIDEN TANIMLIYORZ Safranbolu nun en değerli ve en büyük arazileri üzerinde hayata geçireceğimiz Anadolu Yaşam

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

BAKA BULUŞMALARI -I-

BAKA BULUŞMALARI -I- BAKA BULUŞMALARI -I- Onur Konuğu Isparta Belediye Başkanı Y. Mimar Yusuf Ziya GÜNAYDIN Tarih 01 Ekim 2010 Cuma Saat 10:00 Katılımcılar Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri ve Uzmanları Batı Akdeniz

Detaylı

Erasmus programı ile gidilebilecek en iyi 10 şehir

Erasmus programı ile gidilebilecek en iyi 10 şehir 1 / 6 2014/11/14 17:03 Erasmus programı ile gidilebilecek en iyi 10 şehir Öykü Çetin Radikalist / 09/11/2014 Erasmus projesi her yıl yüzlerce öğrenciye farklı ülkelerde eğitim alma fırsatı sunuyor. Peki,

Detaylı

www.korkmazlargroup.com Geleceğin temellerini bugünden sağlam atıyoruz

www.korkmazlargroup.com Geleceğin temellerini bugünden sağlam atıyoruz www.korkmazlargroup.com Geleceğin temellerini bugünden sağlam atıyoruz KORKMAZLAR GROUP Her şeyin zamanla olacağını beklemekten ziyade işin mutfağına girip öğrenmeyi ilke edinmiş bir firmayız. İşçiliğin

Detaylı

Doğayla Uyumlu Yaşamın Adresi:

Doğayla Uyumlu Yaşamın Adresi: Özlem İkinci Dr, Bilimsel Programlar Başuzmanı, TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisi Doğayla Uyumlu Yaşamın Adresi: Ekolojik Köyler Büyük şehirlerde yaşayan pek çok kişinin hayalidir köy yaşamı. Gürültüden

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

Hayal gücünüzden ilham alınarak inşa edilmiş bir yaşam.

Hayal gücünüzden ilham alınarak inşa edilmiş bir yaşam. Hayal gücünüzden ilham alınarak inşa edilmiş bir yaşam. Kartal ın hayata bakış açısı değişiyor... Hayat yeni bir anlam kazanıyor. 01 Rezidans yaşamının ışıltılı dünyası içinde, tüm ayrıcalıkların elinizin

Detaylı

O nu keşfettikten sonra, şehirden ayrılmak isteyenler tercihlerini yeniden düşünecek. 2 kumruankara.com 3

O nu keşfettikten sonra, şehirden ayrılmak isteyenler tercihlerini yeniden düşünecek. 2 kumruankara.com 3 Şehri içinde yaşa Şehrin Yeni Değeri Bugünden geleceğin yaşam standartlarını şekillendiren Kuzu Grup, Çankaya daki yeni projesiyle şehri, şehirde yaşamak isteyenlere çok özel bir değer hediye ediyor. O

Detaylı

Hürriyet yazarı Gila Benmayor,bugünkü yazısını TURMEPA nın bir araştırmasından yola çıkarak kaleme almış.

Hürriyet yazarı Gila Benmayor,bugünkü yazısını TURMEPA nın bir araştırmasından yola çıkarak kaleme almış. İçinden deniz geçen sohbetlerin ana konusudur denizciliğimiz ve denize bakışımız. Yelkene ilgi yok. Basın yelken haberlerine yer vermiyor diye yakınırız. Peki deniz bu ilgiden payına düşeni alıyor mu?

Detaylı

İÇ MİMARLIK ÇÖZÜMLERİ

İÇ MİMARLIK ÇÖZÜMLERİ İÇ MİMARLIK ÇÖZÜMLERİ Muazzam Interiors bir Getamarket Grup markasıdır. MUAZZAM DÜNYASINA HOŞ GELDINIZ Muazzam Interiros - İç Mimarlık olarak hedefimiz müşterilerimize kendilerini ait hissedebilecekleri

Detaylı

Bir evden öte; cennetten ilham almış bir köşeye hoş geldiniz.

Bir evden öte; cennetten ilham almış bir köşeye hoş geldiniz. Bir evden öte; cennetten ilham almış bir köşeye hoş geldiniz. 29.000 metrekarede, 32 konutluk ilk etabını sizlerle buluşturan Aden Ballıkpınarı, toplam 78 adet özel villa ile kurgusunu tamamlayacak. 4

Detaylı

SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR DÜNYA İÇİN, ÇEVREYE DUYARLI PROJELER

SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR DÜNYA İÇİN, ÇEVREYE DUYARLI PROJELER SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR DÜNYA İÇİN, ÇEVREYE DUYARLI PROJELER Biz Alman Yapı olarak hem bugün hemde gelecek için tasarlanmış yüksek kaliteli yaşam alanları inşa ediyoruz ve projelerimizin altına imzamızı atmaktan

Detaylı

TEBLİĞ ve SUNUM OTURUMU

TEBLİĞ ve SUNUM OTURUMU TEBLİĞ ve SUNUM OTURUMU Başkan : Prof Dr. İbrahim Hakkı YILMAZ Iğdır Üniversitesi Rektör Yardımcısı Sunum : Iğdır ilinde Kentsel Dönüşüm: Mevcut Durum ve Hedefler Banu ASLAN CAN Iğdır Çevre ve Şehircilik

Detaylı

Mağusa Geleceğini Arıyor

Mağusa Geleceğini Arıyor Mağusa Geleceğini Arıyor Layık Topcan Mesutoğlu Şehir Plancısı Şehir Planlama Dairesi Müdür Muavini Panel - 31 Mayıs 2011 Mağusa DAÜ Mimarlık Fakültesi Mağusa İnsiyatifi Sunum Mağusa Neresi? Bugünkü Mağusa

Detaylı

Latince de kesişme, bağlantı noktası anlamına gelen NEXUS kelimesi METSAN NEXUS da projenin dikkat çekici mimarisi, ulaşım kolaylığı, lüks yaşam

Latince de kesişme, bağlantı noktası anlamına gelen NEXUS kelimesi METSAN NEXUS da projenin dikkat çekici mimarisi, ulaşım kolaylığı, lüks yaşam www.metsannexus.com METSAN NEXUS BİR PROJESİDİR Latince de kesişme, bağlantı noktası anlamına gelen NEXUS kelimesi METSAN NEXUS da projenin dikkat çekici mimarisi, ulaşım kolaylığı, lüks yaşam tarzını

Detaylı

KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMASI ŞUBAT 2015

KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMASI ŞUBAT 2015 www. bet i mar. com BURSA 1. KENTSELDÖNÜŞÜM Zİ RVESİ ARAŞTI RMA SUNUMU ŞUBAT2015 1. GİRİŞ Kentsel Dönüşüm, Kentsel gelişmenin toplumsal ekonomik ve mekansal olarak yeniden ele alındığı ve kentteki sorunlu

Detaylı

MSK HİSAR GRUP YAPI SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. TANITIM DOSYASI

MSK HİSAR GRUP YAPI SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. TANITIM DOSYASI MSK HİSAR GRUP YAPI SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. TANITIM DOSYASI HAKKIMIZDA MSK Hisar Grup Yapı, ülkemiz yapı sektörüne yeni bir soluk getirmek üzere, büyük bir birikimi arkasına alarak faaliyetlerine başladı.

Detaylı

Değerli Meslektaşlarım;

Değerli Meslektaşlarım; KAPAK Değerli Meslektaşlarım; Türkiye nin en önemli hammadde kaynaklarından biri olan orman ve orman ürünlerini hayatımıza kazandıran Orman Endüstri Mühendisleri bu projede bölümünü, mesleğini ve derneğini

Detaylı

KONYAALTI NDA 5 YILDIZLI BİR YAŞAM KONYAALTI NDA 5 YILDIZLI BİR YAŞAM

KONYAALTI NDA 5 YILDIZLI BİR YAŞAM KONYAALTI NDA 5 YILDIZLI BİR YAŞAM Yeryüzü Cenneti ANTALYA Binlerce yıllık tarihiyle nice hikayelere konu olmuş, dillere destan güzelliğiyle yüzlerce uygarlığa ev sahipliği yapmış bir şehirdir Antalya. Toros dağlarının ihtişamı altında

Detaylı

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 )

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Mağusa da yaşam değişiyor... Yepyenİ bir anlayış, NorthernLand kalitesiyle birleşerek hayatımıza giriyor...

Mağusa da yaşam değişiyor... Yepyenİ bir anlayış, NorthernLand kalitesiyle birleşerek hayatımıza giriyor... Mağusa da yaşam değişiyor... Yepyenİ bir anlayış, NorthernLand kalitesiyle birleşerek hayatımıza giriyor... 0392 444 4000 www.northernlandcyprus.com www.facebook.com/northernlandcyprus info@northernlandcyprus.com

Detaylı

23.03.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

23.03.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 23.03.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Dünyada En Hızlı Yaşlanan İkinci Ülke: Türkiye 18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında,izmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek

Detaylı

İş hayatında dengeleri değiştirecek

İş hayatında dengeleri değiştirecek İş hayatında dengeleri değiştirecek 1 2 3 Yıldız a İş imiz Düştü Ankara da iş hayatının nabzının attığı yer olan Yıldız, farklı mimarisiyle göz dolduran Yıldız Kule ye ev sahipliğine hazırlanıyor. İş hayatında

Detaylı

NESLİHAN AYDINLIOĞLU EŞİN BİRİKİMLERİM VE BİRİKTİRDİKLERİM

NESLİHAN AYDINLIOĞLU EŞİN BİRİKİMLERİM VE BİRİKTİRDİKLERİM NESLİHAN AYDINLIOĞLU EŞİN BİRİKİMLERİM VE BİRİKTİRDİKLERİM DETAYLARDAKİ ETKİLEŞİMLER Değerli hoca Şeref Akdik in yaktığı ışık ile sanatla tanışan ve lise çağlarında ressam olmaya karar veren Neslihan

Detaylı

1950 LERDEN GÜNÜMÜZE GELEN BİR ALIŞVERİŞ KOMPLEKSİ: BALIKESİR KASAP VE SEBZE HALİ. Gaye BİROL Yrd. Doç. Dr., Balıkesir Üniversitesi Mimarlık Bölümü

1950 LERDEN GÜNÜMÜZE GELEN BİR ALIŞVERİŞ KOMPLEKSİ: BALIKESİR KASAP VE SEBZE HALİ. Gaye BİROL Yrd. Doç. Dr., Balıkesir Üniversitesi Mimarlık Bölümü 1950 LERDEN GÜNÜMÜZE GELEN BİR ALIŞVERİŞ KOMPLEKSİ: BALIKESİR KASAP VE SEBZE HALİ Gaye BİROL Yrd. Doç. Dr., Balıkesir Üniversitesi Mimarlık Bölümü Yüksek Mimar Orhan Ersan tarafından tasarlanmış olan Balıkesir

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

"Gerçek tasarımcı elinde firca ile doğar" iç mimar Anna Malyakina'yı tam anlamıyla tanımlayan bir ifade. Anna çizim yapmaya konuşmayı öğrenmeden

Gerçek tasarımcı elinde firca ile doğar iç mimar Anna Malyakina'yı tam anlamıyla tanımlayan bir ifade. Anna çizim yapmaya konuşmayı öğrenmeden O O LY F RT L Kİ Ş E İS PO "Gerçek tasarımcı elinde firca ile doğar" iç mimar Anna Malyakina'yı tam anlamıyla tanımlayan bir ifade. Anna çizim yapmaya konuşmayı öğrenmeden başlamıştır. Çocukluk döneminde,

Detaylı

KIRILL ISTOMIN in. renkli dünyası ve DEKO TASARIM

KIRILL ISTOMIN in. renkli dünyası ve DEKO TASARIM DEKO TASARIM Senem ÖZTÜRK / senem.ozturk@alem.com.tr Biliyorum ki dekoratör sözcüğü bugün pek de popüler değil, hatta modası geçmiş bir ifade fakat yine de kendimi dekoratör olarak tanımlamak bana daha

Detaylı

Firmamız mühendislik hizmet sektöründe kurulduğu 1998 yılından bugüne 16 yılı aşkın sürede faaliyette bulunmaktadır.

Firmamız mühendislik hizmet sektöründe kurulduğu 1998 yılından bugüne 16 yılı aşkın sürede faaliyette bulunmaktadır. Firmamız mühendislik hizmet sektöründe kurulduğu 1998 yılından bugüne 16 yılı aşkın sürede faaliyette bulunmaktadır. Tüm altyapı çalışmalarının ilk adımı olan harita mühendislik hizmetlerinin ülke kalkınmasındaki

Detaylı

Erçal Fındık Otomotiv San. Tic. A.Ş.

Erçal Fındık Otomotiv San. Tic. A.Ş. Erçal Fındık Otomotiv San. Tic. A.Ş. denizi, sahili ve kumsalı ile Samsun'un yeni yaşam merkezi Atakum'da 4-5 Yeni bir yaşama hazır olun... 6-7 Bir Yanım Derya Deniz Karadeniz in kalbinde, şehrin dokusuyla

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

İnşaat Sanayii YÜZKIRKBEŞ EYLÜL - EKİM 2014 TÜRKİYE İNŞAAT SANAYİCİLERİ İŞVEREN SENDİKASI DOSYA İNŞAATA HAYAT VEREN ÇİZGİ: MİMARİ

İnşaat Sanayii YÜZKIRKBEŞ EYLÜL - EKİM 2014 TÜRKİYE İNŞAAT SANAYİCİLERİ İŞVEREN SENDİKASI DOSYA İNŞAATA HAYAT VEREN ÇİZGİ: MİMARİ İnşaat Sanayii TÜRKİYE İNŞAAT SANAYİCİLERİ İŞVEREN SENDİKASI DOSYA İNŞAATA HAYAT VEREN ÇİZGİ: MİMARİ EYLÜL - EKİM 2014 YÜZKIRKBEŞ DOSYA İNŞAATA HAYAT VEREN ÇİZGİ: MİMARİ Doğan HASOL Mimar Mimarlık Uygarlığın

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 169 VEFA VE CÖMERTLİK ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 5523 15 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

Sonbaharda Açan İlkbahar Çiçekleri - Spring FlowersBlooming in Autumn

Sonbaharda Açan İlkbahar Çiçekleri - Spring FlowersBlooming in Autumn Sonbaharda Açan İlkbahar Çiçekleri - Spring FlowersBlooming in Autumn Sayfa 1 Projemizin Hedefleri Bu projeyle gençlerimizin sosyal sorumluluk projelerinde aktif olarak yer alabilmelerini, sosyal ortamlara

Detaylı

1935 ten bugüne... Sektörde kendi öz sermaye ve güçlü finans destekleri ile Kayseri de üst düzey ve saygın şirketler arasında yerini almıştır.

1935 ten bugüne... Sektörde kendi öz sermaye ve güçlü finans destekleri ile Kayseri de üst düzey ve saygın şirketler arasında yerini almıştır. 15 ten bugüne... Dandin İnşaat 15 yılından bugüne Kayseri ve civarında sektöründe. kuşak inşaat firması olarak faaliyetlerine devam etmektedir. Firmamız; konut, alt yapı ve üst yapı konularında yüzlerce

Detaylı

KILIÇ İNŞAAT www.kilicinsaatsamsun.com

KILIÇ İNŞAAT www.kilicinsaatsamsun.com KILIÇ İNŞAAT www.kilicinsaatsamsun.com HAKKIMIZDA Kılıç Eğitim Araçları Mobilya İnşaat Mimarlık Mühendislik Taahhüt Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi adı ile hizmet vermektedir. 1974 yılında Hüseyin KILIÇ

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

TUVAL GARDEN, bir TPD GRUP Projesidir.

TUVAL GARDEN, bir TPD GRUP Projesidir. TUVAL GARDEN, bir TPD GRUP Projesidir. TPD GRUP Köklerine bağlı, geleneksel değerlerini çağımız gerekleriyle harmanlamış, her geçen gün daha da profesyonelleşen, yaptığı işi en iyi şekilde bitirmeye çabalayan,

Detaylı

Yuvanda, yaşam alanında neler olmalı? Nasıl bir hayat? Evinle ilgili birçok isteğin, idealin, hayalin olsa...

Yuvanda, yaşam alanında neler olmalı? Nasıl bir hayat? Evinle ilgili birçok isteğin, idealin, hayalin olsa... Yuvanda, yaşam alanında neler olmalı? Nasıl bir hayat? Evinle ilgili birçok isteğin, idealin, hayalin olsa... GÜVENLİK Sadece yaşayanlara özel geniş alanları olsa ve bu alanlara geçişler güvenlik kontrollü

Detaylı

MALATYA KÖŞKE ÇIKIYOR! Ayrıcalıklı ve muhteşem bir hayat...

MALATYA KÖŞKE ÇIKIYOR! Ayrıcalıklı ve muhteşem bir hayat... MALATYA KÖŞKE ÇIKIYOR! Ayrıcalıklı ve muhteşem bir hayat... BAZILARI BÜYÜK YAŞAR! İşi büyük, tutkuları büyük, vizyonu büyük insanlar için özel bir proje Yıllarca çalıştınız. Emek verdiniz. Fedakarlık yaptınız.

Detaylı

ÖZEL KIRAÇ ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DEĞERLER EĞİTİMİ RAPORU (NİSAN 2015) KARŞILIKSIZ İYİLİK YAPMAK

ÖZEL KIRAÇ ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DEĞERLER EĞİTİMİ RAPORU (NİSAN 2015) KARŞILIKSIZ İYİLİK YAPMAK ÖZEL KIRAÇ ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DEĞERLER EĞİTİMİ RAPORU (NİSAN 2015) KARŞILIKSIZ İYİLİK YAPMAK 5.sınıf öğrencileriyle Karşılıksız İyilik Yapmak ne demektir? sorusu üzerine sınıfta beyin

Detaylı

Bir bankamızın 11 Haziran tarihinde düzenlediği Kentsel Dönüşüm Projesi konulu önemli bir toplantı, Odamız Merkezinde gerçekleştirildi.

Bir bankamızın 11 Haziran tarihinde düzenlediği Kentsel Dönüşüm Projesi konulu önemli bir toplantı, Odamız Merkezinde gerçekleştirildi. Sayın Meclis Başkanım, Değerli Meclis Üyelerimiz, Konuşmama başlarken Sayın Defterdarımızı Meclis toplantımızda görmekten duyduğumuz memnuniyetimizi belirtir, Kendisine huzurunuzda; bizlere gösterdiği

Detaylı

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz.

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz. Aşağıda Emek vererek Yazmış olduğumuz yazı ve bilgileri 5 dakika ayırıp okur inceler ve bizden ücretsiz bir örnek kayıt dosyası talep ederseniz. Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 5 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Nasıl bir İstanbul? Belediyesi, Cumhuriyetimizin 100. yıl dönümünde nasıl bir İstanbul düşlüyorsunuz? Peki; düşlerinizin gerçekleşmesini

Detaylı

a 3 -<» rt3 ft3 Ö o\3 CO o\3 Ö o\3 CO v-< 0x3 Ö V-i -i» 3 Gezi / İlgaz Anadolu'nun Sen Yüce Bir Dağısın 0x3 Ö 0x3 Kitap / Kayıp Gül

a 3 -<» rt3 ft3 Ö o\3 CO o\3 Ö o\3 CO v-< 0x3 Ö V-i -i» 3 Gezi / İlgaz Anadolu'nun Sen Yüce Bir Dağısın 0x3 Ö 0x3 Kitap / Kayıp Gül ft o\ I V-i :p --( a * > Gezi / İlgaz Anadolu'nun Sen Yüce Bir Dağısın Kitap / Kayıp Gül Röportaj / Dr. Süleyman Ozüpekçe El Sanatları / Geleneksel Sanatlarımız/

Detaylı

Çiçek gibi bir yuvanız olsun... www.florakonaklari.com

Çiçek gibi bir yuvanız olsun... www.florakonaklari.com Çiçek gibi bir yuvanız olsun... www.florakonaklari.com Flora Konakları nda hayat var! İstanbul un Anadolu yakasında Tuzla ya yeni bir şehir kuruluyor. Hayalini kurduğunuz yaşamı size sunmaya hazırlanan

Detaylı

ANKARA KALKINMA AJANSI. www.ankaraka.org.tr

ANKARA KALKINMA AJANSI. www.ankaraka.org.tr ANKARA KALKINMA AJANSI www.ankaraka.org.tr TÜRKİYE'NİN En Genç Kalkınma Ajansı Ankara Kalkınma Ajansı bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmak, bölgenin rekabet gücünü artırmak ve gelişimini hızlandırmak

Detaylı

Habibler de yeni bir yaşam başlıyor. www.ihlamurevlerihabibler.com

Habibler de yeni bir yaşam başlıyor. www.ihlamurevlerihabibler.com Habibler de yeni bir yaşam başlıyor www.ihlamurevlerihabibler.com YAPI & İNŞAAT www.asgunyapi.com.tr Konforlu yaşam alanları A sgün Yapı, Abdurrahman GÜNGÖR tarafından Güngör İnşaat olarak 1995 yılında

Detaylı

Girne Kapısı Yaş 11-12

Girne Kapısı Yaş 11-12 Lefkoşa Sizi Çağırıyor Girne Kapısı Yaş 11-12 Lefkoşa Sizi Çağırıyor Değerli dostlar, Sizinle tanıştığımızdan dolayı çok heyecanlıyız! Elinizde LEFKOŞA SİZİ ÇAĞIRIYOR serisinin ilk dört kitapçığından birincisini

Detaylı

KARPA & VENA ORTAK GIRIŞIMI

KARPA & VENA ORTAK GIRIŞIMI KARPA & VENA ORTAK GIRIŞIMI yılların birikimi tek bir çatı altında KARPA & VENA YAPI ORTAK GİRİŞİMİ hakkımızda İnşaat sektöründe 20 yılı aşkın süredir geniş bir yelpazede hizmet veren KARPA YAPI VE VENA

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

KARTVİZİT. www.diversotour.com. Ceren ANADOL ceren@diversotour.com. tour. tour

KARTVİZİT. www.diversotour.com. Ceren ANADOL ceren@diversotour.com. tour. tour Diverso Firmanız tarafından verilen sözlü brief de de belirtildiği üzere Diverso farklı anlamına gelen İtalyanca bir kelimedir. Marka olarak diverso nun tercih edilmiş olması aynı zamanda oluşturulmak

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ

KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ 16 Prof. Dr. Atilla ERALP KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ Prof. Dr. Atilla ERALP ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Kopenhag Zirvesiyle ilgili bir düşüncemi sizinle paylaşarak başlamak

Detaylı

TEKİRDAĞ- MALKARA. G-17-b-13-b PAFTA. Kültür Merkezi Alanı Oluşturulması ve Yeşil Alan Yer Değişikliği NAZIM İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ AÇIKLAMA RAPORU

TEKİRDAĞ- MALKARA. G-17-b-13-b PAFTA. Kültür Merkezi Alanı Oluşturulması ve Yeşil Alan Yer Değişikliği NAZIM İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ AÇIKLAMA RAPORU TEKİRDAĞ- MALKARA G-17-b-13-b PAFTA Kültür Merkezi Alanı Oluşturulması ve Yeşil Alan Yer Değişikliği NAZIM İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ AÇIKLAMA RAPORU 1. PLANLAMA ALANININ GENEL TANIMI İlçemiz Yenimahalle,

Detaylı

Beyaz Rezidans Eyüp Avrupa yakasının en cazip noktasında

Beyaz Rezidans Eyüp Avrupa yakasının en cazip noktasında EYÜP Eyüp Sultan Camii Tarihi Surlar Miniatürk KONUM Beyaz Rezidans Eyüp; kültürel dokusu, tarihi özelliği ve muhteşem Haliç manzarasıyla İstanbul un en eski semtlerinden olan ve tarihi yarımadaya asırlardır

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

Akıllı ve Çevreci Hastane Yatırımları

Akıllı ve Çevreci Hastane Yatırımları AKILLI VE ÇEVRECİ BİNA ÇÖZÜMLERİ HABERORTAK.com Mayıs 2015 Sayı: 02 Akıllı ve Çevreci Hastane Yatırımları Mimar Serter Karataban Danışman Cemil Yaman DANIŞMANDAN l CEMİL YAMAN 6 Biz Danışmanlar, Yatırımcıyı

Detaylı

OSNABRÜCK KARDEŞ KENT ELÇİMİZ VE ÇANAKKALE BELEDİYESİ KÜLTÜR SANAT BİRİMİ TEMSİLCİMİZ RESMİ TOPLANTIMIZDA KONUĞUMUZ OLDU

OSNABRÜCK KARDEŞ KENT ELÇİMİZ VE ÇANAKKALE BELEDİYESİ KÜLTÜR SANAT BİRİMİ TEMSİLCİMİZ RESMİ TOPLANTIMIZDA KONUĞUMUZ OLDU OSNABRÜCK KARDEŞ KENT ELÇİMİZ VE ÇANAKKALE BELEDİYESİ KÜLTÜR SANAT BİRİMİ TEMSİLCİMİZ RESMİ TOPLANTIMIZDA KONUĞUMUZ OLDU Osnabrückte bulunan Rotary Kulüplerimiz ile iletişimimizi güçlendirme programı hazırlayan

Detaylı

ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ ALANI

ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ ALANI ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ ALANI MEKÂNSAL PLANLAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Atatürk Kültür Merkezi Alanı Atatürk Kültür Merkezi Alanı nın bağlı bulunduğu mevzuat, tarihsel bağlam, kimlik değerleri, kent içindeki özgün

Detaylı

İSTANBUL UN DÜNYA YA AÇILAN KAPISI BAYRAMPAŞA da yaşamak bir ayrıcalıktır.

İSTANBUL UN DÜNYA YA AÇILAN KAPISI BAYRAMPAŞA da yaşamak bir ayrıcalıktır. İSTANBUL UN DÜNYA YA AÇILAN KAPISI BAYRAMPAŞA da yaşamak bir ayrıcalıktır. Bayrampaşa da yaşamak neden ayrıcalıktır? Konum olarak İstanbul un en merkezi ilçelerinden biri. Avrupa nın en büyük 2.Otogarı

Detaylı

CATI YALITIM CEPHE DOSYA MEHPARE EVRENOL SELÇUK AVCI BOĞAÇHAN DÜNDARALP. MART 2014 Say 371 Fiyat 10 TL

CATI YALITIM CEPHE DOSYA MEHPARE EVRENOL SELÇUK AVCI BOĞAÇHAN DÜNDARALP. MART 2014 Say 371 Fiyat 10 TL MART 2014 Say 371 Fiyat 10 TL TÜRK YE N N ULUSLARARASI YATIRIM, PROJE VE MÜTEAHH TL K DERG S MEHPARE EVRENOL SELÇUK AVCI BOĞAÇHAN DÜNDARALP CATI DOSYA CEPHE YALITIM CEPHE YALITIM ÇATI BOĞAÇHAN DÜNDARALP

Detaylı

Her birini özenle seçtiğimiz çiçeklere ek olarak mağazamızda İtalya'dan getirdiğimiz kullanışlı ve dekoratif hediyelik eşyaları da bulacaksınız.

Her birini özenle seçtiğimiz çiçeklere ek olarak mağazamızda İtalya'dan getirdiğimiz kullanışlı ve dekoratif hediyelik eşyaları da bulacaksınız. La Maison des Fleurs, 2009 yılında çiçekçilikte farklı bir anlayış ve kaliteyi uygun fiyatlarla müşterileriyle buluşturma fikriyle Kuruçeşme'de kuruldu. Yurt dışında iç mimarlık ve Event Management konusunda

Detaylı

www.esmarinkonaklari.com

www.esmarinkonaklari.com www.esmarinkonaklari.com GENEL BİLGİLER ES MARIN KONAKLARI 8262 m 2 arsa alanı, 23754,68 m 2 inşaat alanından oluşuyor. Ferah bir yaşam sürmeniz için sitenin %60 ı yeşil alanlar ve sosyal aktiviteleriniz

Detaylı

SAĞLAM BİR GEÇMİŞİN MUTLU BİR ÜZERİNDE YÜKSELİR...

SAĞLAM BİR GEÇMİŞİN MUTLU BİR ÜZERİNDE YÜKSELİR... YAŞAM MUTLU BİR SAĞLAM BİR GEÇMİŞİN ÜZERİNDE YÜKSELİR... İnşaat dünyası yeni bir vizyonla tanışıyor. Bu bir yaşam ve gelecek vizyonu. Bu vizyonun geçmişinde güç, temelinde güven var. İş dünyasının ve Türkiye

Detaylı

MERAKLI KİTAPLAR Kavramlar

MERAKLI KİTAPLAR Kavramlar MERAKLI KİTAPLAR Kavramlar Bu kitabın sahibi:... Tüm zamanların insanları, bütün dünyada, her zaman içinde yaşadıkları ve barındıkları bir yaşam alanına, bir eve ihtiyaç duymuşlardır. Öncelikle, mimari,

Detaylı