TEMMUZ Kendi Ruhumuzu Ararken. Koku Nakli Erzurum un Acı Seneleri Bir Şifa Hazinesi: Zencefil İlmî Başarıda Hayalin Rolü

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "TEMMUZ 2014. Kendi Ruhumuzu Ararken. Koku Nakli Erzurum un Acı Seneleri Bir Şifa Hazinesi: Zencefil İlmî Başarıda Hayalin Rolü"

Transkript

1 YIL 36 SAYI 426 ISSN Kendi Ruhumuzu Ararken Koku Nakli Erzurum un Acı Seneleri Bir Şifa Hazinesi: Zencefil İlmî Başarıda Hayalin Rolü Ortada bir yangının bulunduğu âşikâr; Ye se gerek yok bak hâlâ orda bir canlı var, Kurân dan ümit ziyası fışkırıyor pâr pâr, Bugün olmasa da yakındır yeni bir bahar.

2 Birkaç asırdan beri tamamen üslûbunu yitirmiş şu dünyada herkes bir şeyin peşinde; biz de kendi ruhumuzu arıyoruz. Bu aramayı devam ettirebilirsek, kendimiz olarak dirileceğimiz günlerin çok yakın olduğunu söyleyebiliriz.. evet, insanımızın kendine, kendi değerlerine yöneleceği günler yakındır. Bir tali siz dönemde, sımsıcak dünyasını terk ederek çok garip arayışlara giren son birkaç nesil, kâh gidip maddeye ve makinaya sığındı.. kâh değişik fantezilere tav oldu.. kâh kendini en çılgınca hezeyanlara saldı ve ömrünü cinnetler içinde geçirdi.. kâh vahşileşti: Kan döktü, kan içti, kan düşündü, kan konuştu ve kanlı deliler gibi yaşadı. Onun bu dağınıklığı, bu gaddar ve amansız ortamın edip eylediklerinin dayanılmaz hâle geldiği günümüze kadar da devam etti

3 Ancak şimdilerde o, az dahi olsa, boşlukta bulunduğunun farkına vararak alternatif düşüncelere kapı aralamaya, imandan söz edip, geçmişe değerler atfetmeye başladı.. evet düne kadar Allah ı, Peygamber i ağzına almazken, hattâ milleti tahkir edip tarihî değerlerimize söverken, bugün o, pek çok düşüncesini ruh ve mânâ ile bezemekte, ifadelerini metafizik ibrişimleriyle örgülemekte.. milletçe bizim renk, bizim desen ve bizim âhengimizi vaad eden bu kutlu günler, kesintiye uğramadan bir çeyrek asır daha devam edebilse, devletler muvazenesinde milletimizin ikbal yıldızının parlayacağı muhakkaktır. Bugüne kadar ruhî güçlerini yitirenler yitirdiler ve bir hiç uğruna, tıpkı münbit olmayan topraklarda çürüyüp giden tohumlar gibi heder olup gittiler. Evet, bugüne kadar olan oldu.. ve tarihi yanlış yorumlamanın cezası olarak da pek çok kurban verildi, ırz çiğnendi, namus hırpalandı, millî ismet ve iffetimiz defaatle sarsıldı. Bundan sonra olsun, niyetlerimizi bir kere daha gözden geçirmeli, dileklerimizi iyi tutmalı ve geleceğimizin kanla, gözyaşıyla sulanmaması için duygu, düşünce ve hizmet mantığında boşluklar bırakmamalı ve hep tetikte olmalıyız. Belli bir ölçüde kasırgaların dinmeye başladığı ve ufkumuzda peşi peşine emareleri emarelerin takip ettiği şu dönemde, elimizdeki imkânları evirip-çevirip değerlendirmeli, zamanın ölü noktalarına bile hayat üflemeli ve ona kendi hesabımıza mutlaka bir şeyler konuşturmalıyız. Esrarı, büyüsü, muhtevası ve sonsuzluğu hakkında yeni yeni bir şeyler hissetmeye başladığımız şu varlık kitabı ve kâinat meşheri, kendi sesini, soluğunu, hikmetini bütün bütün gönüllerimize duyuracağı ve ilimlerin diliyle milletçe ruhlarımıza hayatımızın gayesini fısıldayacağı güne kadar aktif sabır içinde, temkinli ve askerî ifadesiyle teyakkuz da olmalıyız; olmalıyız ki, milletimizin ikbalini istemeyen haricî düşmanlarımıza takılarak yakını uzak etmeyelim ve kazanma kuşağında kayıplara sebebiyet vermeyelim. Evet, milletimize vaad edilen ilâhî günlerin, bin bir şafak emaresiyle renk renk tüllendiği şu durgun görünümlü aktif zaman aralığında, geleceği, omuzunda kendi renk ve kendi deseninden livâlarla temsil edecek aydınlık nesillerin ruh ve mânâ hamurunu, kendi teknemizde, kendi üslûbumuzla yoğurmalıyız ki; milletimiz, geçmişten gelen düşünce zenginliği ve tarih şuuruyla dipdiri olarak yeni oluşumlara taşınabilsin. Biz, milletçe bu çok önemli işi gerçekleştirmeye çalışırken, bilerek veya bilmeyerek, bu hayatî gayretlere karşı çıkmak isteyenler olabileceği gibi, onu küçümseyenler, hafife alanlar, hattâ yanlış bulanlar da çıkabilecektir. Bütün bunlara karşılık, biz de, bir taraftan iradelerimizi, ondaki şer eğilimlerinin kökünü kurutarak ve hayır meyillerini coşturarak güçlendirmeye gayret edecek; diğer taraftan da, her teşebbüsümüzü ihlâs eksenli götürmeye çalıştığımız aynı anda, plân ve projelerimizde de aklî ve mantıkî boşluklara meydan vermeme titizliğini göstereceğiz. Biz inanıyoruz ki, hedefimiz Hak hoşnutluğu, yol azığımız da iman ve ihlâs olunca, Allah bizi, yol boyu inayet avanslarıyla şahlandıracak ve nerede olursak olalım hep O nun ekstra tecellileriyle besleneceğiz. Evet, gözlerimizi kapayıp Hakk a kulluk neşvesi içinde, dünyanın dört bir yanına saçacağımız tohumlar, O nun inayetiyle bir gün mutlaka hayata yürüyecek; hattâ çürüyüp gittiğini zannettiklerimiz bile, mevsimi gelince yediveren, yetmişveren başaklar gibi salınıp kendi tali lerinin bestelerini mırıldanacaklardır. Yürüyeceğiz istikbale Allah ın inayetiyle iman, ilim atbaşı; düşünce, ibadet iç içe; sebeplere riayet ve tevekkül sarmaş-dolaş; ümitlerimiz hareket kaynağı, sabır arkamızda koşturan bir yol arkadaşı; nikmetler aynı nimet, nimetler de beklentisiz gelen avanslar gibi her şeyin gerçek kaynağına itimat referansı... Biz yürüyeceğiz; O da, gözlerimizde öteler dalga boylu ziya tecellileri, kulaklarımızda sözlerin en doğrusunu bulandırmadan alma

4 Evet, iman, insanın varlığı daha bir farklı duymasını, dinlemesini, yorumlamasını sağlar; ona sonsuzun marifet ve sevgisini aşılar; onu varlıkla birleştirir, kin, nefret ve zaaflarını tadil ederek, dağınıklıktan hasıl olan bin bir ızdıraptan kurtarır. yeteneği ve sinelerimizde hikmet televvünlü ilhamlarıyla bizi hep koruyup kollayacak ve yol yalnızlığına bırakmayacaktır. Elverir ki, O nunla aramızdaki Hâlık-mahlûk münasebetini bozmayalım ve O nun iltifatlarını, ülfet ve sürekliliğin renkleri uçuran, tazelikleri solduran hazan esintili atmosferine terk etmeyelim. Hep yürüyeceğiz, günümüzde bütün bütün durgunlaşmış ve hantal yığınlar hâline gelmiş şimdilerin insanından, dünyaya yepyeni şeyler vaad eden aydınlık nesilleri bulup çıkarmaya doğru.. şunu-bunu karalamadan, kimseye çamur atmadan; daha çok düşüncelerimizi aksiyona göre plânlayarak, aksiyonlarımızı da cankurtaran ekiplerin üslûbuyla sürdürerek.. kansız-irinsiz, kinsiz-nefretsiz yolcuların da bulunduğunu göstermek için, yollara da, yollardaki tersliklere de takılmadan hep yürüyeceğiz. Bin bir türlüsüne şahit olduğumuz cinayetlere, şekavetlere af ilân edeceğiz iddiasında değiliz; olamayız da. Umumun hukukunun söz konusu olduğu yerde gönüllerdeki af duygusu adalete inkılâp eder ve yaşama üslûbu, insanlık dışı davranışlara kapalı hâle getirilir. Evet, iyilikler ve iyiliklere taşıyan köprülerin, o köprüleri geçebilme duygusuyla dopdolu insanların mükâfatlandırıldığı şehrahlar hâline getirilmesi, insana saygının ifadesi olduğu gibi, kötülere ve kötülüklere yol verilmemesi de, insana karşı ayrı bir ihtiramın ifadesidir. Evet, her zaman insanlar, iyiliğe imrendirilmeli, kötülüğe, kötü yollara karşı da uyarılmalıdır ki; hiç kimse: Suç bizde değil, biz bu yollara itildik... demesin. Aslında böyle düşünenler, mevcut sefalet ve perişaniyetlerinin sorumluluklarından sıyrılmak için böyle tutarsız mazeretlere sığınmaktadırlar.. daha doğrusu bunlar, insan olma farklılığını kavrayamamış mütefessih ve derbeder ruhlardır. Evet, gerçek insanî ruh taşıyanlar, içinde neş et edip geliştikleri topluma ait bir kısım sorumluluklar yüklenme mecburiyetindedirler. Böyle bir sorumluluk şuuru, insanî ruhun, insanî idrakin ve insanî düşüncenin gereği, insanı bu hayatî dinamiklerle donatan Zât ın da emri ve isteğidir. Vicdan bütün bütün tefessüh etmemiş, şuur dumura uğramamış, idrak de körelmemişse, insanın böyle bir sorumluluğa karşı lâkayt kalması düşünülemez. Bizler, hakikî insan olma mülâhazası açısından, kendimizi hâlihazırdaki bütün tersliklerin sorumlusu biliyor ve yarınki dünyaların huzur, emniyet ve istikrarı adına, son bir kere daha insan ve kültür diyoruz.. diyor ve ruhumuzdaki gerçek hürriyetin ilk merhalesi ve son noktaya ulaşmanın da biricik meşalesi iman ın önceliğini bir kez daha vurgulamak istiyoruz. Evet, azgınlaştırılmış nesillerin yeniden insanlığa kazandırılmasında ilk merhale ve en birinci iş, onların imana uyandırılması, imanlarının sürekliliğinin sağlanması ve o imanın, vaad ettiği şeylerle beraber insanın tabiatının bir derinliği hâline getirilmesidir. Nesillere iman kültürü aşılanarak onlara, varlığın perde önü, perde arkasını izah etmek, ruhlarına duyurmak ve onların, imanın sımsıcak atmosferinde her şeyi şefkatle kucaklamalarını sağlamak, yakın tarihimiz itibarıyla bir türlü zapturapt altına alamadığımız, çözülüp gitmelerini önleyemediğimiz nesillere kurtarıcı bir iksir olacaktır. İmanla böyle bir temizliğe ermeyen ruh, vahşetten tamamen sıyrılamaz, tecavüzden kendini alamaz; insanları sevemez, onlarla uzlaşamaz ve hele asla semavîleşemez; semavîleşmesi bir yana, böyle birinin ihtiraslara bulaşması, ömrünü kinler,

5 Hakikat aşkına ulaştırılan nesillerin kendi milletlerinin kahramanları olmalarına mukâbil, ruhzede, mânâzede derbeder yığınlar, milletimiz için her zaman bir âr ve ayıp vesilesi sayılacak ve toplumumuzun talihini karartacaklardır. nefretler içinde geçirmesi; her zaman kirlenip kararması, körelip duygusuzlaşması, kabalaşıp hoyratlaşması kaçınılmazdır. Evet, iman, insanın varlığı daha bir farklı duymasını, dinlemesini, yorumlamasını sağlar, ona Sonsuzun mârifet ve sevgisini aşılar, varlıkla birleştirir, kin, nefret ve zaaflarını tadil eder, dağınıklıktan hâsıl olan bin bir ızdıraptan kurtarır. Günümüzde imanla böyle bir enginliğe ermiş; şimdilik cılız, fakat ümit ve istikbal vaad eden her seviyedeki nesillere, mutlaka hizmet zevki aşılanmalı, onlarda, karşılıksız, menfaatsiz, beklentisiz ve içinde şöhret, makam, mansıp vaadi bulunmayan vazife ve sorumluluk duygusu geliştirilmelidir ki; ne devletten, ne halktan, ne de bir kısım güç odaklarından destek alma, ikbal bekleme mülâhazasına girmesinler.. girmesinler ve her yerde millî düşünce meşalemizi tutuşturacak ilim ve irfanla mamur kompleksler belli arzulara, belli ihtiraslara takılıp kalmasın; hep rıza eksenli, istihdam mülâhazalı, ruh iffeti ve diğergâmlık duygusuyla devam etsin. Bu konuda, hakikat aşkının ayrı bir önemi olduğu da mutlaka vurgulanmalıdır. Okuma, düşünme, çalışma, araştırma; hakikate hakikat olduğu için bağlanma sevdasıyla birleşince, zannediyorum cihanları fethedecek bir güç hâline gelir. Hakikat aşkı, asırlardan beri, belli konularda da olsa, bazı milletleri göklere yükselttiği hâlde, biz bu durumu, duygularına, düşüncelerine zincir vurulmuş ruh mefluçları gibi, bazen imrenerek ve özenerek, bazen de iç çekerek hep uzaktan temâşâ etmişizdir. Şimdilerde, bu önemli hususun belli bir kesim tarafından heceleniyor olmasını takdirle karşılasak bile, ciddî bir ilim zihniyetiyle ele alındığını söylememiz oldukça zordur. Biz, ruhlarda maddîmânevî semavîleşme düşüncesi meydana getirecek olan, ahlâkî ve kültürel buudlarıyla hakikate iman blokajı üzerinde oturmuş ilim zihniyetine muhtacız. Düşüncenin sürekli inkişafı, bilginin pratiğe dönüşmesi, dönüşüp gelişme vaad etmesi şimdiye kadar ancak böyle bir ilim zihniyetinin iticiliğiyle gerçekleşmiştir ve gerçekleşecektir. İlim zihniyeti bir esastır, ilim ve teknoloji ise, onun sadece iki küçük ürünüdür. Bir dönem itibarıyla bizde, şimdilerde de bir bölümü itibarıyla Batı da var olan bu ölçüdeki ilim zihniyetine, bugüne kadar sahip çıkmış ne seviye insanlarına, ne azim kahramanlarına, ne yüksek performanslara ve harcanmış ömürlere şahit oluruz! Geleceği yeniden inşa edecekler de yine bu kahramanlar arasından çıkacaktır. Onlara, hakikat aşkını, ilim sevgisini, araştırma ruhunu ve yenilenme esprisini iyi öğretebildiğimiz ve onları, ruh ve mânâ köklerine ait olanla-olmayanı birbirinden tefrik edebilecek seviyeye yükselttiğimiz ölçüde, bu daracık, kirlenmiş, tersliklere yenik düşmüş aynı dünya içinde daha geniş, daha temiz ve uhrevî güzellikleri çağrıştıracak daha âhenkli ve geniş bir dünya inşa edeceklerdir. Bu dinamiklerle irtibatlandırılarak hakikat aşkına ulaştırılan nesillerin kendi milletlerinin kahramanları olmalarına mukabil, ruhzede, mânâzede derbeder yığınlar, milletimiz için her zaman bir âr ve ayıp vesilesi sayılacak ve toplumumuzun tali ini karartacaklardır. Geleceğe damgalarını vurma konumunda bulunan aydınlarımızın, ellerindeki imkânları değerlendirerek, müstakbel nesilleri, kalblerin sultanlığına hazırlayıp, kaybetme çukurlarını kazanma zirveleri hâline getirecekleri ümidini besliyoruz

6 { } Günaha karşı umursamazlık, en büyük günahtır. İçimizdeki Doç. Dr. Kadir CAN Mikro Makaslar Terzilik mesleğinde yapılan işlerle, dokuların teşekkülünde ve devamlılığında hücrelerin yaptıkları işler arasında benzerlikler olduğunu hiç düşündünüz mü? Bir terziye ısmarlama takım elbise diktirenlerin ceket provalarını izleme imkânınız oldu mu? Elbisenin provasını yapan ustanın ağzında iğne, bazı yerleri kısaltır, uzatır; insanlar, terzinin dediği şekilde ellerini, kollarını kaldırır, sağa sola dönerler. Ceketin vücuda tam oturması ve rahat bir giyiminin olması için, bu provalar, birkaç sefer tekrarlanır. Benzer şekilde vücudumuza yerleştirilmiş, hücrelerimizde çalışan moleküler makaslar da, bir terzi gibi çalıştırılarak, hücrenin içinde bulunduğu şartlara ve ait olduğu dokuya uygun şekil ve fonksiyon görmesinde rol alırlar. Adeta her bir hücrenin ceketi, hücre içi, hücreler arası zemin maddesi ve vücut sıvılarındaki moleküler makas ve tutkallar tarafından dinamik olarak dikilir. Hastalıkta ve sağlıkta moleküler makaslar Hücrede kesme işlemi yapmakla vazifelendirilmiş proteinler, moleküler makaslar olarak da adlandırılır. Meselâ DNA daki nükleotidleri birbirine bağlayan fosfodiester bağların endonükleazların faaliyetiyle veya proteinlerdeki aminoasitleri birbirine ekleyen peptid bağlarının proteazlar tarafından koparılması işlemine moleküler kesim denilir. Proteaz ve endonükleaz makasları, hücrelerimizdeki birçok fizyolojik ve patolojik hâdisede, sağlıkta ve hastalıkta önemli vazifeler görür. Bazen bu makaslar, kanın pıhtılaşması için gerekli bir maddeyi kesip biçerek uygun boyuta getirirken, bazen de bakterilerce istilâ (enfekte) edilmiş hasta hücrenin haberleşme hatlarını keserek hücreyi ölüme sürükler. Böylece dokudaki sağlam hücrelerin korunması sağlanır. Proteaz isimli makaslar, vücudumuzdaki proteinleri parçalamakla görevli enzimlerdir. Enzimin aktif yapısında kalsiyum ve çinko gibi iyonlar bulunduran makaslar, matriks proteazlar; serin aminoasidi bulunduranlar da serin makasları olarak isimlendirilir

7 Makası olmayan veba mikrobu hastalık oluşturamıyor Yersinia pestis adlı bakteri, pirelerle insana bulaşarak kara ölüm (veba) hastalığına sebep olur. Yersin adlı bir araştırmacının adını verdiği bu bakteri, vücudumuza girince, saldırıda kullanacağı moleküler birliklerini hücrelere gönderir. Yersinia bakterisinden salınan ve moleküler bir makas olan yersinia dış proteini (YOP), öldürmek istediği canlının akyuvarlarına hedeflenir. YOP, vücudun müdafaa sisteminin haberleşme ağlarında kullanılan molekülleri keserek, iş göremez hâle getirir. Bağışıklık sistemine SOS sinyali gönderecek olan savunma birimleri, hem SOS sinyali gönderemez hem de kendisi bir nevi kolu kanadı makaslarca kesildiği için ölür. YOP makası elinden alınan veya tesirsiz hâle getirilen bakterinin, hastalık oluşturmadığı araştırmacılar tarafından tespit edilmiştir. Gen cerrahlığı Son yıllarda genetik mühendislik sahasında, daha hızlı ve daha az hata ile çalışan gen cerrahlığı metotları kullanılmaya başlanmıştır. Gen cerrahlığı; DNA nın kesilmesi, kırpılması, genetik maddeye ekleme ve çıkarmaların yapılması işlemlerine verilen genel bir isimdir. Gen cerrahlığı için olmazsa olmaz âlet ise, moleküler makaslardır. Bu teknoloji kullanılarak, kutuplarda yaşayan bir balığın geni, makaslarla çıkartılıp alınabilmekte ve yine makaslar kullanılarak bitkilere aktarılmakta, bitkinin buzlanma, don ve donma hâdiselerinden korunması hedeflenmektedir. Aslında bir nevi organ nakli gibi, genler, canlıdan canlıya transfer edilebilmektedirler. Moleküler makaslar hizmetimize verilmeseydi, bunları yapmamız çok zor olacak, belki mümkün olmayacaktı. Mikroskopik olsa da, yaratılan her varlığın, her maddenin hayatî görevleri birer birer gün yüzüne çıktıkça, bunları hizmetimize veren Rabb imize karşı hayranlık ve minnettarlık duygularımız artmaktadır. Biz nereden bilecektik ki, pıhtılaşma sistemimizdeki büyük bir maddenin kesilip kırpılması lazım.. ve bunun için de hassas mikro makaslar lazım... Makasları kesen, makaslar da varmış. Nobel Mükâfatı getiren moleküler makaslar İlk moleküler makaslardan biri Haemophilus influenzae isimli mikroorganizmadan elde edilen Hind III tür. Bu makas, DNA üzerindeki AAGCTT dizi motiflerini tanıma kapasitesinde yaratılmıştır. Bu motifle karşılaşınca, iki A arasındaki, fosfodiester bağını keser. Hind III makas enzimini keşfeden araştırmacılar, 1978 Nobel Tıp Mükâfatı nı almışlardır. Bu önemli buluş, rekombinant DNA teknolojisi olarak isimlendirilen yeni bir sektörün doğmasına vesile olmuştur. Bu teknoloji ile şeker hastalarının kullandığı insülin gibi birçok hormon veya protein, moleküler makaslar kullanılarak büyük miktarlarda bakterilere ürettirilmektedir. Genetiği değiştirilmiş ürünler de yine moleküler makaslara bağımlı bir teknolojidir. Şu an 10 milyar dolarlık bir değeri olan bu pazarın 2025 yılında 50 milyar dolara çıkacağı tahmin ediliyor. Ancak gen cerrahlığı, iki tarafı keskin bıçak misâli, çok tedbirli yaklaşılması gereken bir sahadır. Dünyaya halife olarak gönderilen ve eşyaya tesir edip kısmî değiştirme hakkı verilen insanoğlu, genlerle oynama faaliyetlerinde haddi aşar ve ulûhiyet makamına soyunmaya kalkışırsa, kâinata bütüncül nazar etmeden alelacele bilgilerle tabiatı bozacak şekilde fıtrata müdahaleye kalkışırsa, büyük felâketlere sebep olacağını da göz ardı etmemelidir. Makas çalışmaz ise Vücudumuzda görev yapan yüzlerce makasın, kalbdamar hastalıklarından romatizmaya, diyabetten kansere kadar çok farklı hastalıktaki rolleri ortaya konulmuştur. DNA tamirinde de önemli vazife verilen bu moleküler makaslar, hatalı nükleotidleri kesip uzaklaştırmakla vazifelidir. DNA daki hasarlar, tamir mekanizmalarıyla düzeltilmeseydi, sağlıklı hayat sürdüremezdik. Yaranın kapatılmasında ve kan pulcuklarının kanama yerine tıkaç oluşturmasında görevli protein, yapışkan özelliktedir. ADAMTS13 isimli moleküler makas, pıhtılaşma için gerekli bu proteini, motif özelliği gösteren aminoasitleri arasındaki bağlantılarından keser. Kesim neticesi, pıhtılaşma için gerekli olan, ideal boyutlu pıhtı proteini meydana getirtilmiş olur. Makasın çalışmadığı ADAMTS13 mutasyonlarında, moleküler makasın fonksiyonunda arızalar oluşur; pıhtı proteini, istenilen ölçülerde kesilemez. Neticede, Trombositopenik Purpura hastalığı ortaya çıkar. Genetik olarak geçen purpura hastalığında, alyuvarların damar içinde parçalanması, damar tıkanmaları ve kansızlık görülür. Kalb krizi geçiren hastalara verilen diğer bir makas, plazminojeni keserek plazmin hâline getirir. Plazmin ise pıhtıları kesip parçalayarak pıhtı oluşu- İlk moleküler makaslardan biri Haemophilus influenzae isimli mikroorganizmadan elde edilen Hind III tür. Bu makas, DNA üzerindeki AAGCTT dizi motiflerini tanıma kapasitesinde yaratılmıştır. Bu motifle karşılaşınca, iki A arasındaki, fosfodiester bağını keser. Hind III

8 ADAMTS13 Pıhtılaşma proteini (İplik hâlinde) Kan Akışı Uygun parçalara bölünmüş pıhtılaşma proteini Yaranın kapatılmasında ve kan pulcuklarının kanama yerine tıkaç oluşturmasında görevli protein, yapışkan özelliktedir. ADAMTS13 isimli moleküler makas, pıhtılaşma için gerekli bu proteini, motif özelliği gösteren aminoasitleri arasındaki bağlantılarından keser. Kesim neticesi, pıhtılaşma için gerekli olan, ideal boyutlu pıhtı proteini meydana getirtilmiş olur. muna mâni olur. Böylece damardaki tıkanıklık giderilmiş olur. Başka bir makas olan ADAM10 görevini yapamaz ise, Alzheimer hastalığı riski artmaktadır. ADAM10, Alzheimer hastalığının ortaya çıkmasında rol aldığı düşünülen proteini (amiloid) kesen moleküler bir makastır. Makası çok olan savaşı kazanır Bilindiği üzere, kanser hücresi yaşamak için besine ihtiyaç duyar. Beslenmesi için kan damarlarına ihtiyacı vardır. Bulunduğu yerden başka yerlere yayılırken, damar duvarlarının kesilmesi ve ilerlediği yolun açılması gerekmektedir. Meselâ, prostat kanser hücresi, göç ederken geçeceği yolları temizlemek için özel makasını kullanır. Bu özel makas, kanser hücresinin yayılması ve kolay göç edebilmesi için ortamda bulunan proteinleri keser. Benzer şekilde, sinir hücreleri, plazminojen adlı bu makas ile yollarını temizler ve temizlenmiş yol üzerinde rahatlıkla ilerleyerek büyümelerini sağlarlar yılında Moleküler makaslar akciğer kanserinde tedavi kalitesini belirliyor. başlıklı bir makale yayımlandı. Akciğer hücresi ne kadar fazla plazminojen makasına sahipse, kanseri tedavi etmek için verilen ilâç, o kadar tesirsiz oluyordu. Kanser hücresi, genetik bir aldatma ile kandırılarak makas üretimi azaltılınca, kanser ilâcının etkinliğinin arttığı bulunmuştur. Makas tıkaçları Aklımıza şöyle bir soru gelebilir. Canlıların vücudunda binlerce keskin makas var, bunlar her şeyi kesmek ve parçalamak için programlanmışlar, bunlardan nasıl korunacağız veya korunmalı mıyız? Vücudumuzda homeostasiz denen bir denge mevcuttur. Makaslar, yerine göre çalıştırılmalı, yerine göre ağızlarına tıkaç vurulmalıdır. Fazla çalışması da az çalışması da dengeyi bozar. Tıkaç görevini, makas engelleyicileri denilen proteinler yapar. Bu engel olucular, makasların ağzını kapalı tutarak, programsız ve gelişigüzel bir kesme işini engeller. Tıkacımız bozuldu veya görevini yapamadı, bu durumda ne olacak? Alfa-1-antitripsin yetmezliği bu hususa iyi bir misâldir. İrsiyete bağlı hastalıklardan birisi olan antitripsin yetmezliği veya eksikliğinde; siroz, astım, kronik bronşit, amfizem ve KOAH gibi akciğer hastalığı ortaya çıkabilir. Elastaz, akciğer bronşlarındaki elâstik liflerin kesiminden sorumlu mikro makastır. Ayrıca, elastazlar, yaşlı ve bozuk hücreleri parçalayarak imha da ederler. Normal şartlarda elastaz ile alfa 1 antitripsin (tıkaç) aktiviteleri denge hâlindedir. Alfa-1-antitripsin, dokuları fazla kesimden korur. Antitripsin eksikliğinde, denge bozulur, elastaz makasının ağzı kapatılamaz. Makasların fazla kesmesi neticesi, akciğer dokusunda hasar oluşur. Nefes alıp verme zorlaşır. Sigara, bu keskin makas olan elastaz üretimini artırır, antitripsinin aktivitesini azaltır. Bir günde yaklaşık yirmi binin üzerinde nefes alıp verdiğimizi düşünürsek, bu küçük makasların hayatımız için önemini daha iyi anlarız. Moleküler makasların nasıl yaratıldığı, hücrelerimizdeki daracık yerlere nasıl yerleştirildiği, tıkaçlarının nano se

9 viyesindeki mimarî modelleri ise, ayrı bir tefekkür konusudur. Yeni nesil çinko parmak makaslar Birkaç misâlini verebildiğimiz moleküler makasların, henüz çoğundan haberdar değiliz. Haberdar olduklarımızı da yeni yeni anlamaya başladık. Sadece bakterilerde bulunan, in üzerinde moleküler makas detaylı olarak araştırılmış, bunlardan 600 den fazlası ticarî ürün olarak piyasaya sürülmüştür. Akılları hayrette bırakan, göz ile görünmeyen bu mini kesim makineleri, bilim insanlarının elindeki makaslar olarak lâboratuvarlarda DNA ve protein çalışmalarında çok sık kullanılmaktadırlar. Küçüklüğüyle beraber pek ince ve garip bir İlâhî makine olarak da adlandırılabilecek makaslar, biyokimyevî yapısında çinko atomu bulunduran çinko parmak motifli makaslar, yeni nesil makaslar olarak dikkatleri üzerine çekmeye başlamıştır. Yüksek derecede hassasiyetle çalıştırılan çinko parmak enzimleri veya genom makasları; ziraatta, biyoteknolojide, tıp ve eczacılıkta önümüze yeni pencereler açmaya başlamışlardır. Netice olarak denilebilir ki; seslerini duymasak da içimizde şakır şakır çalıştırılan makaslar mevcuttur. Nasıl provası iyi olmamış ceket kişinin üzerinde tam durmuyor ise, moleküler makaslar da, mikro prova işlemini, Kayyumiyet sırrınca hücrelerde ve vücudumuzda yerine getiremezlerse, sebepler plânında yaşamamız imkânsız olacaktır. Kaynaklar - ADAM10: potential molecular scissors for the treatment of Alzheimer s disease. Future Neurology, Ocak 2011, Vol. 6, No. 1, Pages Cetuximab attenuates metastasis and u-par expression in non-small cell lung cancer: u-par and E-cadherin are novel biomarkers of cetuximab sensitivity. Cancer Res. 2009;69(6): zinc-finger-nuclease-technology/learningcenter/what-is-zfn.html - Mutations in a member of the ADAMTS gene family cause thrombotic thrombocytopenic purpura. Nature Ekim 4;413(6855): Molecular scissors under light control. PNAS, 26 Ocak Molecular biology of the cell. Garland science. 5. Baskı. Tırman o merdivenleri ulaş aydınlığa, Sıyrıl dehlizden kur tahtını nurdan otağa; Kapalı yaşayışa veda ediver artık; Yürü cedlerin yürüdüğü ışıktan çağa

10 Furkan DEMİR İlmî başarı, öncelikle hakikat aşkı ve azim gerektirir. Ayrıca ilim adamı hayal, heyecan ve sabırla dolu olmalıdır. Hayaller; dalları bazen meyve vermese de, sonsuz ilim deryasına kök salmış hayat ağacının ana gövdesi gibidir. Yerinde ve zamanında kullanıldığında en büyük görünmez sermayesidir ilim adamının Tohumu akıl, suyu azim, havası sabır, gayreti heyecandır bu bahçenin Farkında olunması gereken husus, hayal kurma ile hayalciliğin tamamen ayrı şeyler olduğudur. Çünkü hayal; hayata ve geleceğe yönelik uzun vadeli hedefler doğrultusunda çizilmiş gerçekçi, makul, mantıklı plân ve projelerin tohumlarıyken; hayalcilik ise, ölçüsüz, mevcutla orantısız duygu ve düşüncelerin beyinde bırakmış olduğu kısa süreli izdüşümlerdir. Bu mânâda hiçbir hayal yoktur ki, hedefe kök salmasın, insan ruhuna heyecan tohumları serpmesin Çünkü o, bizleri yıllar ötesinde yaşatan duygular yığını, kalblere güç veren enerji, gönüllere heyecan zerk eden bir iksir, hayata tutunduran istekler iskelesi gibidir. Yani bir insanın hayattan beklentileri, kurduğu hayal; kazanımları, duyduğu heyecan kadardır. Hayal ve bunun neticesinde açığa çıkan heyecan ; içimizdeki gizli hazineleri, aşk ve kabiliyetleri ortaya çıkaran büyük bir lütuftur

11 İlmî başarı, öncelikle hakikat aşkı ve azim gerektirir. Ayrıca ilim adamı hayal, heyecan ve sabırla dolu olmalıdır. Hayaller; dalları bazen meyve vermese de, sonsuz ilim deryasına kök salmış hayat ağacının ana gövdesi gibidir. Heyecan hedefe giden yoldaki kilitli kapıların sihirli anahtarı, potansiyel enerjinin barajı, insan azminin şelalesi, öğrenme, anlama, inceleme ve başarı saikinin dışa yansıyan kinetik enerjisi, hayat merdiveninin basamağı, hayat mutfağının vazgeçilmez tadı ve tuzudur. Azı yarar, çoğu zarar. sözü, birçok konuda olduğu gibi, heyecan için de geçerlidir. Yani hayal ve heyecan, âdeta iç içe geçmiş çarkın dişlileri gibidir... Birinin hareketi diğerine pozitif katkı yapar, birinin potansiyel enerjisi, diğerine kinetik enerji olarak yansır... Başarı, kişiden kişiye farklılık arz ettiği için, ilmî başarıdan ne kastedildiği de muğlaktır. İlmî başarıya ulaşmak, emek ister, gayret ister, göz nuru ister. En önemlisi akıl ister. Akıl ise, her şeye hükmeden bir Âlim in ikramıdır. Tıpkı arabaya hükmeden ehliyetli bir sürücü gibi, beyin de akıl şoförünün kontrolünde hız yaptıkça açılan sıfır kilometre bir araç gibidir. İlmî başarıda, kalb ve vicdandan beslenen akıl gücünün kullanımı çok önemlidir. Hayat; kaybedilmiş yıllara değil, yaşanacak ânlara gebedir ve gelecek henüz geçmemiş ânlarla şekillenen bir tablo gibidir Yeter ki doğru zamanda, doğru işler peşinde koşalım Hedef gökteki kızıl elmaya uzanmak ise; hayal, heyecan, aşk, azim, tutku gibi kavramlar, başarıya uzanan birer merdiven ve bu merdivene basamaklık eden de bitmek bilmeyen bir sabırdır Başarı ise, bu faaliyetlerin hepsini kapsar. Başarıda ölçü, netice kadar kişinin niyetine de bağlıdır. Yoksa her teşebbüsün neticesinde mutlaka bir başarı aramak; hayal, heyecan, aşk gibi kavramlar silsilesini yerle bir etmek olur. İlmî başarının temelinde; hâlisane bir niyet, iyi kurgulanmış bir hayal, mükemmel bir azim, hiç bitmeyen bir heyecan ve mazeretsiz bir hakikat aşkı yatar. Dâhi potansiyeli ile doğan binlerce bebek, anatomik, histolojik, fizyolojik ve biyokimyevî yönden benzer beyinlere sahip oldukları hâlde, sınırlı sayıda insanın bilim adamı olması gerçeğini, doğuştan, genetik gibi terimlerle açıklayabilir miyiz? Yani insan zekâsının irsî yönü olsa da, bu her şey değildir Durum bu kadar basit olsaydı Einstein: Benim özel bir kabiliyetim yok; sadece tutku derecesinde meraklıyımdır. der miydi? Dehanın % 1 i ilhamdır, % 99 u ise alın teri diyen Thomas Edison un, insan zekâsının genetik bir yönü olsa da, başarının temel felsefesini zihin potansiyelini kullanma oranına bağladığı da bilinen bir gerçektir Bediüzzaman Hazretleri ise, insan dimağında ilmin üretilme safhalarını yedi basamakla özetlemiştir: Öncelikle hayal etme (tahayyül) ile işe başlanır. Sonra tasavvur (tasarlama) gelir, daha sonra ise, taakkul (akıl yürütme) onu takip eder. Ardından tasdik (onaylama) gelir. Bunu kalben kabul ve benimseme (iz an) takip eder. Altıncı basamakta, aklen tasdik kalben kabul ettiği şeye taraftar olma (iltizam,) dikkati çeker. Son olarak hiç tereddütsüz bir şekilde bütün benliğiyle inanma (itikad) gelir. (Lemaat) Bu safhaların her biri ayrı bir hükme tâbidir ve düşünce boyutundaki izdüşümleri, yüksek mânâlara doğru uzanan bir merdivenin basamakları gibidir Öyle ki insan hangi basamakta olduğunu bilmezse, alt mertebelerden birinde kalır ve o mertebenin gereklerine göre hareket eder Biz de hayalle başlayan ilmî mertebemizi safsata boyutunda bırakmak istemiyorsak; tasavvurla devam edip, itikatla son bulan aklî ve fikrî seyahatimizi sonuna kadar sürdürmeliyiz Çünkü hayal deyip geçiştirdiğimiz o şeyde, Allah ın sonsuz ilim deryasından insanlığa sunduğu akıl nimetinin tohumları vardır Hayal; itikatla sonlanan aklî melekelerimizin, dimağdaki ilim mertebelerinde tab edilmemiş fotoğrafıdır Hayallerinizi tab edip gün yüzüne çıkarmaya ne dersiniz?

12 { } Ağaç kurumamışsa, baharı duyar... Âdem ARIKANLI Bitkiler, asırlardır ilâç olarak kullanılmaktadır. 20. yüzyılın başlarında ilâçların % 40 tan fazlası bitki kaynaklı iken, 1970 li yıllarda sentetik ilâçların revaç bulmasıyla bu nispet % 5 in altına düşmüştür lı yıllardan itibaren tıbbî bitkilerin yeni kullanım sahalarının bulunması, tabiî ürünlere olan talep ve gelişmiş ülkelerde nebatî ilâçlara artan ilgi, bu bitkilerin kullanımını artırmıştır. Günümüzde bu bitkilerin ekonomik değeri, 60 milyar dolar civarındadır. İki binli yılların başından itibaren dünya pazarında değeri gittikçe yükselen zencefilin, 2004 te 270 milyon dolar olan ekonomik hacmi, 2008 de 560 milyon dolara ulaşmıştır. Zencefilin anavatanı Güney Asya dır. Bu bitki ülkemizde üretilmediği için 2004 yılında 64, 2008 de ise 235 ton ithal edilmiştir. 1 Tarihten günümüze zencefil Kur ân da, Cennet tekilere; Onlara karışımında zencefil bulunan kadehler ikram edilir 2 mealindeki âyette anılan zencefil, pek çok hastalığı önlemeye ve tedaviye vesile kılınmış bir bitkidir. Eski zamanlardan beri sindirime yardımcı, solunumu düzenleyici olarak kullanılan zencefil, ayrıca mide bulantılarında, romatizma ve diş ağrılarında, mafsal iltihaplarının tedavisinde de kullanılmıştır. Roma, Çin, Hindistan, Yunan ve Osmanlı tıp tarihi kayıtlarında zencefil, tedavide kullanılan bir bitki olarak belirtilmektedir. Hattâ Çin ve Japon tıbbındaki nebatî ilâçların üçte ikisinin formülünde zencefil bulunmaktadır. Fatih Sultan Mehmed devrinin meşhur hekim

13 lerinden Şerafeddin bin Ali nin Mücerrebnâme isimli ilâçlar risalesinde, birçok ilâcın muhteviyatında zencefil olduğu belirtilmektedir. Zencefil, Kanunî nin annesi Hafsa Sultan hastalandığında, tedavi için Merkez Efendi tarafından yapılan mesir macununun muhtevasında en çok kullanılan baharatlardan biridir. Bu macunu kullanarak şifa bulan Hafsa Sultan, Kanunî den mesir macununun halka da dağıtılmasını ister ve o günden bu yana mesir macunu her yıl bahar mevsiminde Manisa da Sultan Camiî nden halka dağıtılmaktadır. 3 Hekimbaşı Salih bin Nasrullah ın (17. yy.) yazdığı Gâyetü l-beyan Fi Tedbir-i Bedeni l-insan isimli kitapta, zencefil ihtiva eden ilâçların formülleri verilmektedir. 4 Kamus-ı Tıbb isimli eserde zencefilin çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanıldığı ifade edilmektedir. 5 Zencefil, günümüzde de antiemetik (bulantı giderici) tesiri, koku ve lezzet verici olmasının yanında, pek çok faydası için taze veya kuru olarak tüketilmektedir. 6 Tamamlayıcı tıbbî tedavide kullanılan bitkiler bilerek, dikkatli ve ölçülü kullanıldığında faydalıdır. Tıbbî bitkilerin de bazı ilâçlarda olduğu gibi yan tesirleri olabileceği dikkate alınmalıdır. Ayrıca bazı bitkilerin ilâçlarla birlikte kullanıldığında zararlı yan tesirlerinin olabileceği unutulmamalıdır. Şâfi-i Mutlak ın (celle celâluhu) kâinat eczanesinde birçok derde deva olarak yarattığı diğer bitkiler gibi zencefil tedavide kullanılacağı zaman, işin ehli olan uzmanlara danışıp onların tavsiye ettiği dozda ve usulde kullanılmalıdır. Zencefilin muhtevası ve faydaları Zencefilin, toprak üstü gövdesi, mızrak şeklindeki yaprakları ve kırmızı çiçekleri tek yıllık; bol besin depo edilen toprak atındaki yumruları ise çok yıllıktır. Tarçın gibi kokan ve acımsı bir tadı olan zencefilin asıl kullanılan kısmı yumrularıdır. Zencefilde gingerol, shogals, bisapolene, zingiberene, zingiberol, curcurmene, 6-parodol, gigesulfonic acid, geriniol, neral, olerezin, sabit yağlar, mumlar gibi aktif maddeler bulunmaktadır. 7 Ayrıca zencefilin B ve C grubu vitaminler, kalsiyum, demir, magnezyum, fosfor, potasyum, manganez gibi elementler ve lif açısından zengin olduğu belirtiliyor. Zencefil, muhtevasındaki aktif maddeler, fizyolojik tesirleri ve faydalarıyla gün geçtikçe daha çok dikkat çekmektedir. Meselâ bileşimindeki gingerolün ağrı kesici, yatıştırıcı, ateş düşürücü ve bakteri önleyici tesirleri olduğu bilinmektedir. 8 Bal, limon ve biraz toz zencefilden yapılan macun; balgamı söktürür ve solunum yollarını açıp ses kısıklığına iyi gelir. Soğuk algınlığı, farenjit, öksürük, bronşit ve grip gibi hastalıkların tedavisinde ve önlenmesinde kullanılmaktadır. Savunma mekanizmalarını destekleyip vücudu kuvvetlendirir ve yorgunluğu giderip rahat uyumaya yardımcı olur. 9 Çin ve Japon tıbbındaki nebatî ilâçların üçte ikisinin formülünde zencefil bulunmaktadır. Zencefil, Kanunî nin annesi Hafsa Sultan hastalandığında, tedavi için Merkez Efendi tarafından yapılan mesir macununun muhtevasında en çok kullanılan baharatlardan biridir. Bu macunu kullanarak şifa bulan Hafsa Sultan, Kanunî den mesir macununun halka da dağıtılmasını ister ve o günden bu yana mesir macunu her yıl bahar mevsiminde Manisa da Sultan Camiî nden halka dağıtılmaktadır. İyi bir bulantı giderici olan zencefilin, hamilelikte ve yolculuklarda kullanılabileceği belirtilmektedir. 10 Bir çalışmada zencefilin anesteziden uyanınca görülen bulantı ve kusmalarda, antiemetik ilâçlara göre daha tesirli olduğu belirlenmiştir. Zencefilin kemoterapi ve narkoz uygulanan hastaların mide bulantısını giderdiği de görülmüştür

14 Karaciğer ve mideye çok faydalı olan, safra salgısını artırarak sindirimi kolaylaştıran zencefil; sindirim rahatsızlıklarında, ülser tedavisinde kullanılmaktadır. Ülser sebeplerinden biri olan Helicobacter pylori üzerinde zencefilin uçucu bileşenlerinden gingeroller ile tesirli olduğu tespit edilmiştir. 12 Hayvanların şekerli gıdasına bir miktar zencefil ilâve edildiğinde, kan şekeri seviyesinin yükselmediği tespit edilmiştir. Diyabet oluşturulmuş farelere zencefil verildiğinde, farelerin kan şekeri seviyesinin düştüğü gözlenmiştir. Zencefilin diğer karbonhidratları glikoza dönüştüren enzimi (alfa glukozidaz) baskılayarak tesirini gösterdiği, dolayısıyla da kan şekerinde âni düşüşe sebep olmadığı belirlenmiştir. 13 Romatizmal rahatsızlıklarda da kullanılan zencefilin eklem ağrılarının giderilmesinde tesirli olduğu klinik çalışmalarla ortaya konmuştur. Ayrıca bir çalışmada zencefilin iltihaba yol açan bazı faktörler (COX-2 ve PGE-2) üzerinde tesirli olduğu bulunmuştur. Burada, damar duvarlarındaki kılcalların kasılmasını yavaşlatarak alerjik reaksiyonlarda kan damarlarından bağ dokusuna hücre geçişini durduran aracı molekül olan lökotrien üretimi en aza inmiştir. Bu azalmanın eklem iltihaplarından kaynaklanan ağrıları azaltmaya vesile olduğu tespit edilmiştir. 14 Kurutulmuş zencefil yumruları, buharla damıtıldığında % 2 3 nispetinde elde edilen uçucu yağ; romatizma, eklem ve adale ağrılarında, kan dolaşımının zayıf olduğu uzuvlara masaj yapılarak kullanılır. Soğuk algınlığı, nezle ve bulantı gibi durumlarda buhar hâlinde alındığında iyi gelmektedir. 15 Zencefil yağının sivrisineklere karşı tesirli olduğu da belirlenmiştir. 16 Bir başka araştırmada zencefilin muhtevasındaki shopal in pıhtılaşmayı önlediği tespit edilmiştir. Kanın akışkanlığını artırması sayesinde kalbin rahat çalışmasına ve kalb ritminin düzene girmesine vesile olur. Zencefil tansiyonu dengeler, kan dolaşımını hızlandırır ve kanın yüzey bölgelerine rahatça ulaşmasını sağlar. Bu tesiri ile donma vakalarında el ve ayakların ısınmasını kolaylaştırır. Zencefil, karaciğerin kolesterol üretimini azaltıp kandaki kolesterol seviyesinin düşmesine vesile olur ve trombosit aktive eden faktörün (PAF) tesirini azaltarak kalb krizlerine sebep olan pıhtılaşmayı önlemeye vesile olur. 17 Bir başka çalışmada zencefilin güçlü antibakteriyal tesiri tespit edilmiştir. 18 Zencefil ekstrasının, yapılan deneylerde antifungal, antiviral ve antimikrobiyal ve gram(+), gram(-) bakterilere karşı tesirli olduğu belirlenmiştir. 19 Hususiyle P. aeuruginosa, S.tyhimurium, E. coli ve C. albicans a karşı zencefilin antimikrobiyal aktivitesi tespit edilmiştir. 20 Zencefilin anne sütünü artırıcı tesiri vardır. Uzmanlar, nörolojik hastalıkların tedavisinde faydalı olduğu görülen zencefilin yan tesiri olmadığından, migren gibi baş ağrılarında da rahatlıkla kullanılabi- Zencefil, muhtevasındaki aktif maddeler, fizyolojik tesirleri ve faydalarıyla gün geçtikçe daha çok dikkat çekmektedir. Meselâ bileşimindeki gingerolün ağrı kesici, yatıştırıcı, ateş düşürücü ve bakteri önleyici tesirleri olduğu bilinmektedir. Zencefilin, toprak üstü gövdesi, mızrak şeklindeki yaprakları ve kırmızı çiçekleri tek yıllık; bol besin depo edilen toprak atındaki yumruları ise çok yıllıktır. Tarçın gibi kokan ve acımsı bir tadı olan zencefilin asıl kullanılan kısmı yumrularıdır. Zencefilin anne sütünü artırıcı tesiri vardır. Uzmanlar, nörolojik hastalıkların tedavisinde faydalı olduğu görülen zencefilin yan tesiri olmadığından, migren gibi baş ağrılarında da rahatlıkla kullanılabileceğini ifade etmektedir

15 leceğini ifade etmektedir. 21 Ayrıca akne, egzama, çıban tedavisinde ve deri yaşlanmasını önleme gayesi ile üretilen kremlerde kullanılmaktadır. 22 Zencefil çok iyi bir antioksidandır (oksitlerin temizlenmesini sağlar). Zencefilin et ürünlerindeki oksidasyon üzerine oldukça tesirli tabiî bir antioksidan olduğu araştırmalarla tespit edilmiştir. Etteki yağ oksidasyonuyla aldehit ve keton bileşikleri meydana gelerek tat, koku, lezzet ve besin kayıplarının yanında kansere sebep olabilen maddeler de meydana gelebilmektedir. İnsan sağlığını korumak için yapay antioksidanlar yerine yan tesiri olmayan zencefil tercih edilmektedir. 23 Kanserli hücreye uygulanan zencefilin, bu hücrelerin kemoterapiye direnç göstermesini önlediği ve bazı hücrelerin ise öldüğü tespit edilmiştir. Uzmanlar, Epistein-Barr virüsünün sebep olduğu kanseri ve muhtevasında bulunan 6-gingerol ve 6-parodol bileşimleri ile promyelotik lösemiyi durdurmaya (kanser hücresi DNA sentezini bozarak) vesile olan zencefilin yumurtalık kanserinin tedavisinde de kullanılacağını ifade etmektedir. 24 Zencefilin yan tesirleri var mıdır? Bugüne kadar normal dozda kullanımında yan tesiri kaydedilmeyen zencefilin, heparin, warfarin ve aspirin gibi kan inceltici ilâçlarla beraber kullanılmaması tavsiye edilmektedir. Safra taşı olan kişiler ve hemoraji (kanama) riski olan hastalarda trombokinaz sentezini durdurduğu için doktor kontrolünde kullanılması tavsiye edilmiştir. 25 Zencefil tüketiminin günlük 4 gramı geçmemesi gerektiği, aşırı dozda tüketilmesi hâlinde göğüste hafif yanma hissedilebileceği kaydedilmiştir. Bitkilerle tedavi, binlerce yıllık tecrübe ile ortaya çıkmış ve son yıllarda yeniden dikkatimizi çekerek günlük hayatımıza girmeye başlamıştır. Kur ân da geçen maddî-mânevî hastalıklarımızın İlâhî bir reçetesi olan diğer faydalı bitkiler gibi bir şifa kaynağı olan zencefilin çok hikmetleri olduğunu görmekteyiz. Hastalığı ve âmilini yaratan Allah (celle celâluhu) olduğu gibi, şifasını ve şifaya vesilesini de var eden O dur (celle celâluhu). İnsanoğlu, aczinin yanında Rabb inin sonsuz gücünü fark edip; Hastalandığım zaman bana şifa veren O dur. 26 diyerek sözlü duanın yanında fiilî duayla da tedavi yollarını aramalıdır. Bu meyanda Efendimiz de (sallallahu aleyhi ve sellem): Allah, derdi verdiği gibi her dert için bir şifa kaynağı yaratmıştır. Bu sebeple tedaviye devam ediniz. 27 buyurmaktadır. İnsanoğluna düşen, varlıkların yaratılış hikmetini anlamaya çalışma ve neyi, nerede, nasıl kullanacağını bilerek emanet olarak verilen ömür sermayesini Şafi-i Mutlak ın (celle celâluhu) rızası dairesinde değerlendirmek olmalıdır. Dipnotlar 1. Dış Ticaret İstatistikleri, T.C. Başbakanlık, Ankara. 2. S. Yıldırım, Kur ân-ı Kerîm Meali, İnsan Suresi Manisa Mesiri Tanıtım ve Turizm Derneği Yayını, Şubat 99, Sayı Özkök,A., Gayetülbeyan Fi Tedbiri Bedeni l-insan, İnsan Sağlığı Korunma Yöntemleri, Vega Yayınları, Ankara Demirhan, Erdemir,A., Zencefil Doğanın Harika İlacı, Nobel tıp kitapevi, İstanbul, H. Kaplan, Zencefil (Zingiber officinale) Bitkisel Özellikleri ve Yetiştiriciliği, Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü, 07100, Antalya. 7. Ojewole JAO. Analgesic, Antiinflammatory and Hypoglicaemic Effects Ethanol Extract of Zingiber officinale (Roscoe) Rhizomes (Zingiberaceae) in Mice and Rats. Phytotherapy Research 2006; 20: Kemper, K.J., Giner (Zingiber officinale) Goodwin TM: Human chorionic gonadotropin andhyperemesis gravidarum. In.Koren G. Bishai R. Editors. Nausea and vomiting of pregnancy. State of the art tedavisinde-zencefil. 12. Goodwin TM. Human chorionnic gonadotrophin and Hyperemesis gravidarum. In:Koren G, Bishai R(EDS) Nausea and vomitting during pregnancy. Transcontinenta l.:2000.p B.Konuklugil, G.Özçelik, Zencefilin tarih boyunca ve günümüzdeki kullanımı, A.Ü.Ecz.Fak., ANKARA. 14. Fuhnnan, B.,Rosenblat., Hayek, T., Coleman, R., Aviram, M., J.Nutr 130(5)1124, Anonymous c Ginger (Zingiber officinale). Kerala Agriculture University E. Şengezer, T. Güngör, Esansiyel Yağlar ve Hayvanlar Üzerinde Etkileri, Kırıkkale Üniversitesi, Veterinerlik Fakültesi, Lalahan Hay. Araş. Enst. Derg. 2008, 48(2) , Kırıkkale Zencefil.html. 18. D. Keskin, S. Toroğlu, Gıda Kaynaklı Bazı Patojen Bakterilerin Gelişmesini Engelleyen Tıbbi Bitkiler İle Bunların Ekstraktıları Ve Uçucu Yağlar. K S İ Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, S. Toroğlu, M. Diğrek, M. Çenet, Baharat Olarak Tüketilen Laurus nobilis ve Zingiber officinale Bitki Uçucu Yağlarının Atimikrobiyal Aktiviteleri ve Antibiyotiklere İn-Vitro Etkilerinin Belirlenmesi, KSÜ, Fen ve Mühendislik Dergisi, 9(1), www. E-kutuphane.teb.org.tr/pdf/eczaciodasiyayinlari. 21. Mustafa T, Srivastava KC, et al. Ginger (Zingiber officinale) in migraine headache. Journal of Ethnopharmacology 1990;29: Ç. Durusoy, Betül. G. Ulusol, Dermatolojide Bitkisel Tedavi- Fitoterapi, Baş. Ünv. Dermatolji ve Plastik Cerrahi Anabilim Dalı, Antalya. 23. Kayaadı, S., Durukan, F., Kayacier, A. Kayaadı, M., Chemical characteristics of kavurma with selected condiments. International Journal of Food Properties, 8(3): H. Kaplan, Zencefil (Zingiber officinale) Bitkisel Özellikleri ve Yetiştiriciliği, Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü, 07100, Antalya. 25. Çubukçu B, Meriçli AH, Sarıyar G, Mat A, Sütlüpınar N, Meriçli F. Fitoterapi Yardımcı Ders Kitabı. İstanbul: İÜ Basım ve Yayınevi; S. Yıldırım, Kur ân-ı Kerim Meali, Şuara Suresi Ebû Davut, Tıp

16 Muzaffer TAŞYÜREK Birinci Dünya Savaşı, Osmanlı Devleti nin ortadan kaldırılış senaryolarının yazıldığı, dönemin güçlü devletleri tarafından yeni bir dünya haritasının çizildiği yıllarda başlamıştı. Bazı tarihçilere göre de zaten 1. Cihan Harbi, bu projenin bir parçasıdır. Çünkü bu savaşın sonunda Osmanlı nın müttefiki Almanya nın siyasî-coğrafî yapısına dokunulmamasına rağmen, Osmanlı nın hem siyasî hem coğrafî yapısı değiştirilmiştir. Birçok insanın ölümüne, sürgününe, mağduriyetine sebep olan bu savaşın en ağır faturasını Anadolu insanı ödemiştir. Anadolu insanının acıları, ağıtlarında bugün hâlâ yaşamaktadır: Bir yanım Erzincan vermem Bayburt u Yıkılsın düşmanın taht ile yurdu Sağ olasın anam beni doğurdu Seneler seneler kötü seneler Gide de gelmeye kötü seneler. O günün insanları neler yaşamışlardı da, hislerini böyle yanık sözlerle geleceğe miras bırakmışlardı? Neler yaşandığına dâir Erzurum un bir köyünden pencere açalım: Korucuk; tarihî İpek Yolu üze

17 Birinci Dünya Savaşı nda Kafkas Cephesi ne yığılan bin civarındaki askerin yolu üzerinde bulunan Korucuk; 11. Kolordu ya bağlı 24. Tümen in kontrolünde bir sağlık merkezi idi. rinde, Erzurum-Hasankale arasında, Deveboynu, Uzunahmet, Alvar güzergâhında bir ova köyü Bu civardaki diğer köyler gibi, o da tarihe şahitlik etmiş Dönemin askerleri tarafından kaleme alınan hâtıratlarda, Arif Baytın, Şerif İlden ve Ziya Yergök ün kitaplarında ismi sık geçen köylerden biri 93 Harbi nde Gazi Ahmed Muhtar Paşa yı misafir eden köy, 1914 te Harbiye Nazırı ve Başkumandan Vekili Enver Paşa yı, Alman General Bronsart von Schellenndorf, Yarbay Feldman, Yarbay Felix Guse yi de ağırlıyordu. Bağdat tan gelen askerler, Korucuk üzerinden, cepheye yürüyor; yaklaşık 40 yıldır Moskof un elinde esir olan Kars ı, Ardahan ı, Sarıkamış ı kurtarmaya gidiyorlardı. Birinci Dünya Savaşı nda Kafkas Cephesi ne yığılan bin civarındaki askerin yolu üzerinde bulunan Korucuk; 11. Kolordu ya bağlı 24. Tümen in kontrolünde bir sağlık merkezi idi. Bu konumu sebebiyle köy, birçok acı hâdiseye şahitlik etmiştir. O kış Korucuk ta iniltiler hiç eksik olmamıştır. Türkülerde Gide de gelmeye kötü seneler şeklinde anlatılan o günlerde tek acı, askerlerimizin yaşadığı acılar değildi; savaş sebebiyle yerlerinden yurtlarından göç etmek mecburiyetinde kalan insanlar da büyük acılar yaşamaktaydı. Valilikçe yayımlanan bir raporda şöyle denilmektedir: Halk, açlıktan feryada başladı. Savaş sebebiyle bölgede biriken 20 bin muhacirin mes uliyeti Erzurum un üstüne kaldı. Erzak satın almak için köylere adam çıkardım. Ancak gelen bilgiler köylerde de artık bir şey kalmadığını, açlığın hüküm sürdüğünü göstermektedir. 1 Sarıkamış Harekâtı âdeta bir oldubittiyle başlamış; ordu hazırlıklarını tamamlamadan harekete geçmişti. İhtiyaç fazlaydı. Yol yoktu. Araç gereç kısıtlıydı. En kuvvetli taşıma aracı; katır ve develerdi. Erzurum-Deveboynu, Korucuk, Hasankale güzergâhında 23. nakliye kolunda 118 deve; 25. nakliye kolunda 150 deve; 28. nakliye kolunda 148 deve çalışıyordu. Sıcak iklimde dayanıklı olan bu hayvanlar, soğuk karşısında telef olup gideceklerdi Kolordu, aç kalan askerlerine iaşe için acele yardım istemişti. Menzil vasıtaları kâfi değildi. Erzurum Valisi Tahsin Bey, bir defaya mahsus olmak üzere 150 ton erzak toplamıştı. Fakat bunları kilometre ötedeki cepheye taşıyacak nakliye aracı yoktu. Ordu yarım yamalak bir lojistik destekle savaşa çıkmıştı. Enver Paşa buna da bir çare bulmuştu: Halk sırtıyla taşıyacaktı! Vali Tahsin Bey, Enver Paşa nın talimatını uygulamaya koydu. 150 ton erzakın halkın sırtında taşınmasına karar verildi. Valinin emri, tellâllar ve mahalle bekçileriyle Erzurumlulara duyuruldu. Muallimler, mek

18 teplerde; imamlar, camilerde; muhtarlar, kahvelerde halkı heyecana getirecek konuşmalarla teşvik ettiler. Erzurum ahalisi 150 ton erzakı taşımayı seve seve kabul etti. Askerler cephede aç kalmasın, düşman bir kere daha Erzurum u işgal etmesin diye, evlerde, dükkânlarda çuval dikilebilecek ne varsa toplatıldı. Otuz kiloluk torbalar yaptırıldı. Mektep çocuklarının sırtlarında un torbalarıyla hükümet konağı önünden hareket etmeleri, herkesi ağlatmıştı. Erzurum ahalisi unları Nebi Hanları na kadar götürecekti, Hasankaleliler de Nebi Hanları ndan Korucuk üzerinden Hasankale ye taşıyacaklardı. Erzurum halkı üzerine düşen görevi bihakkın yaptı; fakat Hasankale ahalisi sayıca az olduğundan, Nebi Hanları mevkiinde biriken erzakın cepheye ulaşması oldukça zor şartlar altında gerçekleşti. 3 Tarihimizin acı sayfalarından biri olan Sarıkamış Harekâtı esnasında Hasankale deki bütün evler hasta ve yaralılarla dolmuş; 20 kadar evde den fazla hasta sayılmıştı. 4 Alvar Köyü nde yatan 230 hastaya bir eczacı bakıyordu. Yaralı ve hastalar cepheden kağnılarla, kızaklarla, iki at arasına yerleştirilmiş sedyelerle Hasankale, Korucuk gibi yerleşim yerlerine taşınmıştı. Bu taşıma faaliyeti esnasında birçok yaralı ve hasta yollarda vefat etmişti. 26 Kasım 1914 tarihinde Hasankale ye gelen hasta sayısı 560 idi. 5 Savaş süresince, bu bölgede kolera, tifüs, humma-i racia ve dizanteri gibi hastalıklardan birçok insan ölmüştür. Korucuk ve Alvar küçük yerleşim yerleriydi. Buralarda hastaneye çevrilen evler sağlıklı değildi. Değil Korucuk, Hasankale de bile hiçbir dezenfeksiyon malzemesi yoktu. Hastane bit kaynıyordu. Hastanede vazifeli üç baştabip arka arkaya tifüsten ölmüştü. Hastane önüne kazılan 20 metre genişliğinde, iki metre derinliğindeki bir çukura ölenler istif ediliyordu. Hastane yaşlı bir eczacının eline kalmıştı. 6 Hasankale de bulunan bir ilköğretim okulu o zaman askerî hastaneye çevrilmişti. Yedek Subay Halil Ataman hatıralarında şunları yazar: Hasankale deki askerî hastane boşaltılırken bazı hasta ve yaralılar, yanlarına yiyecek bırakılarak terk edildi. Hastanenin önünde üzeri hiç kapatılmayan çukurda bulunan 100 şehidimizin üzeri toprakla örtüldü. Bu şehitlerin nerede yattığı bugün dahi bilinmiyor. 7 Bir subayımız ise hatıratında şunları söylemektedir: Köprüköy den Hasankale ye geliyordum. Yolun hâli berbattı, kar yağmaya başlamıştı... Yolun üstü arabalar, hastalar, deve ve mekkârelerle dolu... Yolun iki tarafı da bunların ölüleri ile dolu Hasankale de hastaların adedi dört bin, bütün bunlara bakacak bir doktor var; Rıfkı Ali Bey. Hastanenin önünde sedye içinde ölmüş bir jandarma neferi duruyordu. Doktor diyor ki: Bu hastaları bırakın teşhis ve tedaviyi.. onlara bir bardak su vermeye bile yetişemiyorum. Kağnılarla bu mevsimde hasta ve bilhassa yaralı naklini görmek, insanın yüreğini parçalıyor. Sağlıklı insanları bile donduran Deveboynu ndan geçip Erzurum a hastaların nakledilmesi bir mucize sayılıyor. Hasankale den Erzurum a giderken Korucuk ta Hilmi Bey isminde bir zât gördüm. Kaymakamlık yaptığı kaza, Rus istilâsına uğradığından, Korucuk a tayin edilmiş. Buraya gelecek hasta, yaralı, zayıf askerleri barındırmak ve onlara bir sıcak çorba vermekle de vazifelendirilmiş. Kapısının önünde on ceset yatıyor. Köy evlerinden birisinin kapısını açtırdı. Odun tomrukları gibi üst üste yığılmış, istif edilmiş cesetler gösterdi. Soğuktan taş heykeller gibi duran bu vücutlar bozulmuyor ve kokmuyor. Bunları niçin gömdürmediğini sordum. Soğuktan dedi, Kazma işlemez. Evvelâ odun bulup bir gün mütemadiyen yakıp toprağı yumuşatmak, sonra kazdırmak icap eder. Hâlbuki benim yanımda ne yakacak odun ve ne de kazdıracak adam var. Personel gönderiniz de defnettireyim. 8 Subaylardan Köprülülü Şerif (İlden) yollarda ilerlemenin güçlüğünü, Hasankale den Korucuk a ge lirken yaşadıklarını şöyle anlatır: Pasin Ovası nda yol bir arabanın geçmesine uygun biçimde açılmıştı. Hasankale ile Erzurum arasındaki şosede kızaklar işliyordu. Öğleden önce Hasankale den hareket ettik. Sıradan zamanlarda yarı yoldaki Korucuk Köyü ne üç saatte varmak mümkün iken, biz piyade ağırlığıyla dört saat yollarda süründük. Korucuk a geldiğimiz zaman şiddetli bir tipi baş gösterdi. Erleri bin bir güçlükle ahırlara, samanlıklara, köy odalarına yerleştirdik. İyi hatırlıyorum, konakladığım evden ancak on beş yirmi adım uzaklıktaki başka bir eve gitmek istedim. Kapıdan çıkar çıkmaz öyle boğucu ve kuvvetli bir kar fırtınası ile karşılaştım ki, az kaldı, nefesim kesilerek boğulacaktım. Gidemedim. Düşününüz ki, bu bir köyün sokakları içinde oluyor. 9 Ayrıca, ahırlara yerleşen askeri daha korkunç bir düşman bekliyordu. Bu, askeri saran bitlerdi. Asker, bit yüzünden köy odalarına hücum etmişti. 10 Korucuk yolu iki türlü akına şahit oluyordu: Perişanlık içinde Erzurum dan cepheye yürüyen askerlerle, muharebe alanına dönen köylerini terk ederek Erzurum a doğru giden sivil insanlar. O günlere dâir Çetin Baydar şunları söyler: Köprüköy ve Azap muharebelerini, Enver Paşa nın Erzurum ve Hasankale ye gelişini, Sarıkamış Hareketi ni ve Erzurum un düşüşünü rahmetli babam bütün canlılığı ile anlatırdı. O yıllarda on bir yaşında bir medrese öğrencisi olan babam, her gün başlarında hocaları olmak üzere Erzurum şosesine çıkıyor, Padişahım çok yaşa! nidaları ile cepheye iltihak eden askerleri, minik arkadaşları ile ilâhiler okuyarak karşılıyorlardı. Dedem İbrahim Çavuş da bu hengâmede Köprü Köyü nde vuruşmaktaydı. Rastladığı her askerde bir baba kokusu aldığını ifade eden rahmetli babam gözleri dolarak: Her gün perişanlar kafilesi karşılardık. Ayaklarında

19 Tarihimizin acı sayfalarından biri olan Sarıkamış Harekâtı esnasında Hasankale deki bütün evler hasta ve yaralılarla dolmuş; 20 kadar evde den fazla hasta sayılmıştı. hasır çarıklar, sırtlarında yırtık elbiseler, torbalarında taş kesilmiş peksimetlerle hayatında kış kahrı çekmemiş mıntıkalardan gelen ana kuzuları, Hasankale ye böylece ulaşırlardı. Yüzlerce kilometreyi zemheri mevsiminde yürüyerek gelen bu insanlardan birçoğu cepheye gitmeden o geceyi geçirmek üzere kondukları ahırlarda, samanlıklarda, koğuşlarda ölürlerdi. Yollar perişandı. Yollarda kalbleri yakan muhacirlik manzaraları görülüyordu. Perişan kadınlar, çocuklar, yalınayak bir kağnıya veyahut bir öküze kirli birkaç yorgan yüklenmiş, bir iki zayıf inek ve danayı önüne katmış, meçhul bir ufka doğru gidiyorlar. Ordunun her çekilişi bu hicret manzaralarını yeniliyordu... Aziz Samih Bey göç kafilelerinin hazin durumunu şu sözlerle anlatır: Muhacir akını Erzurum a doğru gidiyor. Malul, ihtiyar, anasını sırtına almış erkekler. Çocuklarını yorgana sarmış, omuzlamış, kucaklamış kadınlar, kağnıların arkasında yürümeğe çalışan yavrular. Sorsanız nereye gittiklerini onlar da bilmiyor Kim bilir, her gün ne kadar insan da, köylerin yıkık damları altında can veriyor. Erzurum valisi şimdiye kadar ölenleri 15 bin tahmin ediyor Ve bunlar gibi binlerce insan cephelerde ölen askerin sayısına dâhil değildi. Görüldüğü gibi bu tablo, kendini bu vatan için ve gelecek adına feda eden fedakâr insanımızın neler yaptığını ortaya koymaktadır. Şimdi de geleceği kucaklamaya hazırlanan gencecik insanların, ellerinde bir bavulla, arkalarına bakmadan anayurtlarını bırakıp gitmeleri, dünyaya dağılmaları, belki de, atalarının miras bıraktığı şarkıyı tamamlamaya vabestedir Dipnotlar 1. Arşiv Belgeleri BA,DH-SYS,123-10/ Üçüncü Ordu Harekâtı. Cilt II, Sh Aziz Samih(İlter) Büyük Harpte Kafkas Cephesi Hatıraları. Sh.11.Büyük Erkan-ı Harbiye Matbaası. Ankara Ramazan Balcı, Tarihin Sarıkamış Duruşması Sh.92 Nesil Yayıncılık. İstanbul Alptekin Müderrisoğlu,Sarıkamış Dramı sh.110 Kastaş yayınları, İstanbul Hızı s-sıhha-i Askeriyye Ders İftitahtı. Ceride-i Tıbbiye-i askeriye, 1336.Sh Sarıkamış Dayanışma Grubu Başkanı Sayın Bingür Sönmez bu konuda şunları söylemektedir: Sarıkamış Dayanışma Grubu olarak jeolojik bir çalışma yaparak, toprak ültrasonografi yöntemi ile bu toplu mezarı bulup üzerine bir anıt yapmayı arzu ediyoruz. Bu bina biz geri döndükten sonra dispanser olarak kullanılmış, büyük bir yangın geçirmiş ve uzun zaman metruk kalmış, sonra da okula dönüştürülmüş. Bu okul şu ânda Hasankale de eski İmam Hatip Okulu olarak bilinmektedir. 8. Büyük Harpte Kafkas Cephesi Hatıraları, Aziz Samih, s Şerif İlden, Sarıkamış sh. 157 İşbankası yayınları, İstanbul Muzaffer Taşyürek, Bir Hüznün Tarihi Yitik Hazine yayınları sh 132 İstanbul

20 { } Allah ın kahretmediğini görüp şımarma; mühlet verdiğini düşün, ürper! Dr. Arslan MAYDA Gelecek zamanlarda da ilmin yeni keşiflerle mu cizevî bir şekilde Efendimiz i (sallallahu aleyhi ve sellem) tasdik ettiğini göreceğiz Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), geçmiş hiçbir medeniyetin tıbbî birikiminden istifade etmeden, asırlara hükmedecek mu cizevî beyanlar irad etmiştir. Bunlardan birisi de genetik sahasındadır. Peygamber Efendimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) bu tespitleri, sahabe döneminde tecrübe ve teslimiyete bağlı olarak kabul görmüştür. Bugün ise bizler, bunlardan bazılarını genetik ilmi sayesinde yeni yeni anlıyoruz. İlk bölümünü Haziran 2014 sayısında neşrettiğimiz yazımızın ikinci bölümünü bu sayıda yayımlıyoruz. Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem): Hz. Âdem (as) her topraktan alınarak yaratıldığı için, insanlar da beyaz, siyah, esmer vb renklerdedir. Sert, yumuşak mizaçlar da bundandır. buyurmaktadır (E. Dâvud, Tirmizi, Müsned, Hilye, İ.Sad). Bu hadîs-i şerîften anlaşılacağı üzere, bugün beyazdan siyaha, sarıdan kızıla bütün ten renkleri Hz. Âdem in (as) gen havuzunda baskın (dominant) veya çekinik (ressesif) olarak vardı. İklim ve beslenme gibi şartlar, bazı genlerin aktif hâle geçerek bazı proteinleri üretmesine veya pasif durumda kalmasına sebep oldu. Bu hadîs-i şerîfe göre, Hz. Âdem in (as) rengi ve mizacı ne olursa olsun, onun genetiğinde mevcut her türlü fizikî ve psikolojik özellikleri taşıyan genler bulun-

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı çeken sigara vücuda birçok zarar vermekte ve uzun süre

Detaylı

PROJE GRUBUMUZ. * Ayla TAMAÇ * * Ayşe AKPINAR * * Betül AYHAN * * Emre SEYHAN *

PROJE GRUBUMUZ. * Ayla TAMAÇ * * Ayşe AKPINAR * * Betül AYHAN * * Emre SEYHAN * PROJE GRUBUMUZ * Ayla TAMAÇ * * Ayşe AKPINAR * * Betül AYHAN * * Emre SEYHAN * PROJENİN AMACI Sivrisineklerle mücadelede doğal çözümler geliştirmek. PROJENİN HEDEFİ Biberiye, fesleğen, lavanta ve okaliptüs

Detaylı

İLKYARDIM. www.hiasd.org

İLKYARDIM. www.hiasd.org İLKYARDIM www.hiasd.org Misyon & Vizyon Plan İlkyardım tanımı İlkyardım malzemeleri Haberleşme Kırık-çıkık Kanama Yanık Sara Hayvan dostlarımız Zehirlenme Duman zehirlenmesi Elektrik çarpması Kalp krizi

Detaylı

Sigaranın Vücudumuza Zararları

Sigaranın Vücudumuza Zararları Sigaranın Vücudumuza Zararları Sigaranın vücudumuza olan zararları ve sigarayı bıraktıktan sonra vücudumuzdaki değişimler burada anlatılmaktadır. Sırt ve Bel Ağrısı: Sigara içmek bel ile ilgili hastalıkların

Detaylı

Cenâb-ı Hak geçmiş ümmetleri çeşitli cezalar ile cezalandırmış,ağır imtihanlarla,ince elekten eler gibi elemiştir.

Cenâb-ı Hak geçmiş ümmetleri çeşitli cezalar ile cezalandırmış,ağır imtihanlarla,ince elekten eler gibi elemiştir. KANSER VE SEBEBLERİ Erişkin olan bir insanda takriben 50 trilyon hücre bulunmaktadır. Hayat tek bir hücre ile başlar. Büyüme tamamlanıncaya kadar milyonlarca defa bölünme gerçekleşir. Bölünme,lalettayin

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

GRİP İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ 2008

GRİP İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ 2008 GRİP İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ 2008 GRİP HAKKINDA BİLMEMİZ GEREKENLER Gribin nasıl bir hastalık olduğunu, Gripten korunmak için neler yapmamız gerektiğini, Grip aşısını ve ne zaman aşı olmamız

Detaylı

21.12.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

21.12.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 21.12.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi MANİSA HABER Soğuklarla birlikte sinüzit vakalarında artış yaşanıyor Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ercan Pınar, havaların

Detaylı

TEHLİKELİ YOLCULUKLAR

TEHLİKELİ YOLCULUKLAR TEHLİKELİ YOLCULUKLAR Maun masanın sahibi, ciddi bakışlarını üstümden çekmiyordu. O izin verse ben de gözümden birkaç damla yaş çıkmasına izin verecektim. Doktorumun karşısında oturmuş, son sözlerini kavramaya

Detaylı

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI Yardım edin sinüslerim beni öldürüyor! Bunu daha önce hiç söylediniz mi?. Eğer cevabınız hayır ise siz çok şanslısınız demektir. Çünkü her yıl milyonlarca lira sinüs problemleri

Detaylı

Ramazan ve Bayram Ramazan Ramazan Allah a yakınlaşmak için yegane bir zaman. Allah dünyada kendisi ve insanlar arasına perdeler koymuş. Bu perdeleri açmak ve aşmak, Allah a yakınlaşmak, onu hissetmek için

Detaylı

Organ bağışında bulunan herkesin organları kullanılabilir mi?

Organ bağışında bulunan herkesin organları kullanılabilir mi? Organ Doku Birimi ve Bağış Organ Bağışı Başka Hayatlara Can Katmaktır Organ bağışı nedir? Organ bağışı kişinin hayatta iken kendi özgür iradesiyle, organlarının bir kısmını veya tamamını ölümünden sonra

Detaylı

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ GÜLDER GÜMÜŞKAYA HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ONKOLOJİ HASTANESİ TROMBOSİT NEDİR? 1 Kemik iliğinde yapılan kan hücrelerinden biridir. Pıhtılaşma hücreleri olarak bilinir. 1mm 3 kanda

Detaylı

Hepatit C ile Yaşamak

Hepatit C ile Yaşamak Hepatit C ile Yaşamak NEDİR? Hepatit C kan yoluyla bulaşan Hepatit C virüsünün(hcv) neden olduğu bir karaciğer hastalığıdır. 1 NEDİR? Hepatit C virüsünün birçok türü (genotipi ) bulunmaktadır. Ülkemizde

Detaylı

MEVSİM GRİBİ Neden aşı olmanız gerekir

MEVSİM GRİBİ Neden aşı olmanız gerekir MEVSİM GRİBİ Neden aşı olmanız gerekir Grip. Korunun, koruyun. MEVSİM GRİBİ: NEDEN AŞI OLMANIZ GEREKİR Son zamanlarda sık sık mevsim gribi ve domuz gribi gibi farklı grip türlerinden söz edildiğini duymuş

Detaylı

Okul Hastalık Getirmesin!

Okul Hastalık Getirmesin! On5yirmi5.com Okul Hastalık Getirmesin! Veliler dikkat! Okulların açılması ve havaların soğumasıyla çocuklarda görülen hastalıklar da artıyor. Yayın Tarihi : 14 Eylül 2010 Salı (oluşturma : 11/21/2015)

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

Pazardan Sofraya:Pazarlama ve Tüketim Beslenmede Balığın Yeri ve Önemi

Pazardan Sofraya:Pazarlama ve Tüketim Beslenmede Balığın Yeri ve Önemi Pazardan Sofraya:Pazarlama ve Tüketim Beslenmede Balığın Yeri ve Önemi Prof. Dr. Yasemen YANAR Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Avlama ve İşleme Teknolojisi Bölüm Başkanı Tarih boyunca medeniyetler

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

SINCAN İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ

SINCAN İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ SINCAN İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ Bu sunu Sincan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Hayatboyu Öğrenme Programı Grundtvig Öğrenme Ortaklığı Projesi kapsamında düzenlenen Eğitim Toplantıları için hazırlanmıştır.

Detaylı

Defne ağacı, bahçeye güzellik verir. Defne yaprağı, yemeklerinize lezzet katar. Defne yağlı sabunu ise cildinizi güzelleştirir

Defne ağacı, bahçeye güzellik verir. Defne yaprağı, yemeklerinize lezzet katar. Defne yağlı sabunu ise cildinizi güzelleştirir DEFNE Latince ismi : Laurus nobilis Defne ağacı, bahçeye güzellik verir. Defne yaprağı, yemeklerinize lezzet katar. Defne yağlı sabunu ise cildinizi güzelleştirir Defne Bitkisi: Anavatanı Asya olan Defne,

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... III

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... III İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... III 1: DİYABET...1 Diabetes insipedius...2 Diabetes mellitus...2 Diyabetin Etkileri...3 Belirtiler...4 Nedenler...4 Tedavi...4 Bitkilerin Rolü...5 Tıbbi Faydaları...6 2: KARACİĞER

Detaylı

Dünya nüfusunun hızla artması sonucu ortaya çıkan dünyanın artan besin ihtiyacını karşılamak ve birim alandan daha fazla ürün almak amacı ile

Dünya nüfusunun hızla artması sonucu ortaya çıkan dünyanın artan besin ihtiyacını karşılamak ve birim alandan daha fazla ürün almak amacı ile Dünya nüfusunun hızla artması sonucu ortaya çıkan dünyanın artan besin ihtiyacını karşılamak ve birim alandan daha fazla ürün almak amacı ile uygulanan kültürel önlemlerden biri de tarım ilacı uygulamalarıdır.

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

Tek başına etkili olduğu gibi, istenildiği takdirde antiemetik bir ilaçla da kombine edilebilir.

Tek başına etkili olduğu gibi, istenildiği takdirde antiemetik bir ilaçla da kombine edilebilir. TÜRKİYE Bulantı Kontrolü İçin Acupressure Bilekliği: güvenli ve etkili Acupressure temel prensibine dayanan Sea-band bilekliği; hamilelik, yol tutması, migren, anestezi ve kemoterapinin neden olduğu bulantı

Detaylı

Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur..

Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.. Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.. 1 BESLENME BİLİMİ 2 Yaşamımız süresince yaklaşık 60 ton besin tüketiyoruz. Besinler sağlığımız ve canlılığımızın devamını sağlar. Sağlıklı bir

Detaylı

SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ

SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ Prof. Dr. Metin ATAMER Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Aralık 2006 ANKARA Sütün Tanımı ve Genel Nitelikleri Süt; dişi memeli hayvanların, doğumundan

Detaylı

Temel anlamda laktoz intoleransı süt ya da süt ile üretilmiş ürünleri sindirememek ya da bunda güçlük yaşamak anlamına gelir.

Temel anlamda laktoz intoleransı süt ya da süt ile üretilmiş ürünleri sindirememek ya da bunda güçlük yaşamak anlamına gelir. Laktoz temel olarak süt içinde bulunan disakkarid türü bir şekerdir. Disakkaridler iki farklı şeker türünün biraraya gelmesi ile oluşurlar. Glukoz ile galaktoz biraraya gelerek süt şekerini yani laktozu

Detaylı

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre kabul edilen değerlerin altında olmasıdır. Bu değerler erişkin erkeklerde 13.5 g/dl, kadınlarda 12 g/dl nin altı kabul edilir. Kansızlığın

Detaylı

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir.

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir. Hiçbir müzisyen, bülbülün ötüşünden daha güzel bir şarkı söyleyemez. Bütün bu güzel şeyleri Allah yapar ve yaratır. Allah ın güzel isimlerinden biri de HAMÎD dir. HAMÎD, övülmeye, hamd edilmeye, şükür

Detaylı

Tıp Tarihine Yaklaşım

Tıp Tarihine Yaklaşım Tıp Tarihine Yaklaşım Avcılık-Toplayıcılık Aşaması Mezopotamya Uygarlıklarında Tıp Eski Mısır Tıbbı Çin Tıbbı Eski Hint Tıbbı Yunan Tıbbı Modern Dönem (Batı) Tıbbı Avcılık-Toplayıcılık Aşaması Bütün gün

Detaylı

ARI ZEHİRİ BİLEŞİMİ, ÖZELLİKLERİ, ETKİ MEKANİZMASI. Dr. Bioch.Cristina Mateescu APİTERAPİ KOMİSYONU

ARI ZEHİRİ BİLEŞİMİ, ÖZELLİKLERİ, ETKİ MEKANİZMASI. Dr. Bioch.Cristina Mateescu APİTERAPİ KOMİSYONU ARI ZEHİRİ BİLEŞİMİ, ÖZELLİKLERİ, ETKİ MEKANİZMASI Dr. Bioch.Cristina Mateescu APİTERAPİ KOMİSYONU Arı Zehiri - Tanım Arı zehiri, bal arıları tarafından öncelikle memelilere ve diğer iri omurgalılara karşı

Detaylı

DOLPHIN EL MASAJ ALETİ KULLANMA KILAVUZU

DOLPHIN EL MASAJ ALETİ KULLANMA KILAVUZU DOLPHIN EL MASAJ ALETİ KULLANMA KILAVUZU Kullanım talimatları: Lütfen bu kitabı iyi muhafaza ediniz. Sağlığınızın keyfini çıkarmaya buradan başlayabilirsiniz 1 Masaj Prensibi Masaj, Geleneksel Çin Tıbbının

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin

yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin ... öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil Nazım Hikmet ZEYTİNL K EVLERİ

Detaylı

Keçiboynuzunun Yararları Saymakla Bitmez. Hazırlayan : Mehmet GÜNGÖR

Keçiboynuzunun Yararları Saymakla Bitmez. Hazırlayan : Mehmet GÜNGÖR Keçiboynuzunun Yararları Saymakla Bitmez Hazırlayan : Mehmet GÜNGÖR Keçiboynuzu, akciğer kanserini önleme özelliği ile birlikte, alerjik astım ve nefes darlığı tedavisinde de oldukça etkilidir. Ayrıca

Detaylı

DEMANS. ÿ Bu bir Demans (bunama hastalığı) olabilir mi? ÿ Demans tam olarak nedir? ÿ Alzheimer tipi Demans nasıl cerayan eder?

DEMANS. ÿ Bu bir Demans (bunama hastalığı) olabilir mi? ÿ Demans tam olarak nedir? ÿ Alzheimer tipi Demans nasıl cerayan eder? Sağlık Dairesi Bilgilendiriyor. ÿ Bu bir Demans (bunama hastalığı) olabilir mi? ÿ Demans tam olarak nedir? ÿ Alzheimer tipi Demans nasıl cerayan eder? ÿ Demans nasıl tedavi edilebilir? ÿ Ne gibi önlem

Detaylı

Memorial Hastanesi İç Hastalıkları Bölüm Koordinatörü Prof. Dr. Yavuz Baykal Ağız kokusunun nedenleri ve önlemenin yolları hakkında bilgi verdi.

Memorial Hastanesi İç Hastalıkları Bölüm Koordinatörü Prof. Dr. Yavuz Baykal Ağız kokusunun nedenleri ve önlemenin yolları hakkında bilgi verdi. Ağız Kokusuna Karşı Dilinizi de Fırçalayın Memorial Hastanesi İç Hastalıkları Bölüm Koordinatörü Prof. Dr. Yavuz Baykal Ağız kokusunun nedenleri ve önlemenin yolları hakkında bilgi verdi. İSTANBUL - Sağlıklı

Detaylı

KULLANIM KILAVUZUNDA BULUNACAK BİLGİLER

KULLANIM KILAVUZUNDA BULUNACAK BİLGİLER İsim: Centrum Silver Birim formülü Bir film tablet içeriği : % ÖGD** Vitaminler Lutein 1000 mcg * A Vitamini 800 mcg 100 (% 50 Beta Karoten) B1 Vitamini 1.65 mg 150 B2 Vitamini 2.1 mg 150 Niasinamid 24

Detaylı

SİGARA VE GENÇLİK. Doç.Dr.Hacer Kuzu OKUR. Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi. Göğüs Hastalıkları Bölümü. 01.Nisan.

SİGARA VE GENÇLİK. Doç.Dr.Hacer Kuzu OKUR. Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi. Göğüs Hastalıkları Bölümü. 01.Nisan. SİGARA VE GENÇLİK Doç.Dr.Hacer Kuzu OKUR Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü 01.Nisan. 2015 TÜTÜN ZEHİRLİ BİR BİTKİDİR VE İSTER ELDE İSTER FABRİKADA İŞLENSİN BU

Detaylı

MEMEDEN BARDAĞA AKAN DOĞALLIK ÖZKAN ŞAHİN U.Ü.KARACABEY MYO GIDA TEKNOLOJİSİ PROGRAMI/SÜT OPSİYONU

MEMEDEN BARDAĞA AKAN DOĞALLIK ÖZKAN ŞAHİN U.Ü.KARACABEY MYO GIDA TEKNOLOJİSİ PROGRAMI/SÜT OPSİYONU MEMEDEN BARDAĞA AKAN DOĞALLIK ÖZKAN ŞAHİN U.Ü.KARACABEY MYO GIDA TEKNOLOJİSİ PROGRAMI/SÜT OPSİYONU MEMEDEN BARDAĞA AKAN DOĞALLIK Dünya nüfusundaki hızlı artış ile teknolojik gelişmeler insanları tarımsal

Detaylı

Gen haritasının ne kadarı tamamlandı DNA'nın şimdiye kadar yüzde 99'u deşifre edildi.

Gen haritasının ne kadarı tamamlandı DNA'nın şimdiye kadar yüzde 99'u deşifre edildi. Bilim dünyası, yaşamı alt üst edecek yeni bir gelişmeye daha imza atarak insan DNA'sının şifresini çözmeyi başardı. Çıkarılan 'gen haritası' sayesinde kalp ve kanser hastalığı tarihe karışacak ve insan

Detaylı

COUMADİN TEDAVİSİ. Cerrahi Servisler

COUMADİN TEDAVİSİ. Cerrahi Servisler COUMADİN TEDAVİSİ Cerrahi Servisler Coumadin tedavisi hakkında merak ettikleriniz Bu kitapçık Coumadin tedavinizin daha başarılı ve yaşamınızın olabildiğince normal hale gelmesine yardımcı olmak üzere

Detaylı

Sağlık Bülteni İLK YARDIM BÖLÜM I

Sağlık Bülteni İLK YARDIM BÖLÜM I Sağlık Bülteni ODTÜ G. V. ÖZEL MERSİN İLKÖĞRETİM OKULU Kasım 2013 İLK YARDIM BÖLÜM I Hayatımız boyunca çeşitli nedenlerle yaralanmalar veya hastalıklarla karşılaşmamız kaçınılmazdır. Yaşamımızın çeşitli

Detaylı

GELECEĞĠN KAN BAĞIġÇILARININ KAZANIMI ĠÇĠN TEKNĠK DESTEK PROJESĠ

GELECEĞĠN KAN BAĞIġÇILARININ KAZANIMI ĠÇĠN TEKNĠK DESTEK PROJESĠ GELECEĞĠN KAN BAĞIġÇILARININ KAZANIMI ĠÇĠN TEKNĠK DESTEK PROJESĠ Kan Bağışı LİSELER İÇİN BİLGİLENDİRME SEMİNERİ Kahraman olmak için ne yapmak lazım? Sadece 15 dakikanızı ayırarak hiç tanımadığınız 3 insanın

Detaylı

Kabızlık. Kalın Bağırsak Fizyolojisi

Kabızlık. Kalın Bağırsak Fizyolojisi Kabızlık İstatistiklere göre modern toplumlar içerisindeki her üç kişinin en azından biri kabızlık çekmiştir. Modern tıpta bu çok yaygın ve sık görülen bir hastalık olarak kabul edilir. Bilim adamlarına

Detaylı

BACTOGEN ORGANİK GÜBRELER,

BACTOGEN ORGANİK GÜBRELER, BACTOGEN ORGANİK GÜBRELER, mikrobiyal formülasyondan ve bitki menşeli doğal ürünlerden oluşur. Bu grupta yer alan gübreler organik tarım modelinde gübre girdisi olarak kullanılırlar. Bitkilerin ihtiyaç

Detaylı

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX! Özel Formülasyon DAHA İYİ Yumurta Verimi Kabuk Kalitesi Yemden Yararlanma Karaciğer Sağlığı Bağırsak Sağlığı Bağışıklık Karlılık DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Detaylı

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ MENOPOZ DÖNEMİ BU EĞİTİMDE NELER PAYLAŞACAĞIZ? Menopoz nedir?

Detaylı

09/11/2015 BEYAZ KAN HÜCRELERİ. Lökosit ya da akyuvarlar olarak adlandırılan beyaz kan hücresi, kemik iliğinde üretilir.

09/11/2015 BEYAZ KAN HÜCRELERİ. Lökosit ya da akyuvarlar olarak adlandırılan beyaz kan hücresi, kemik iliğinde üretilir. BEYAZ KAN HÜCRELERİ Lökosit ya da akyuvarlar olarak adlandırılan beyaz kan hücresi, kemik iliğinde üretilir. 1 Görevleri nelerdir? Bu hücreler vücudu bulaşıcı hastalıklara ve yabancı maddelere karşı korur.

Detaylı

Kan basıncının normalden fazla olmasıdır. Büyük tansiyon 140 mm Hg veya küçük tansiyon 90 mm Hg dan fazla ise yüksek tansiyon olarak kabul edilir.

Kan basıncının normalden fazla olmasıdır. Büyük tansiyon 140 mm Hg veya küçük tansiyon 90 mm Hg dan fazla ise yüksek tansiyon olarak kabul edilir. HİPERTANSİYON Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Yüksek tansiyon (hipertansiyon) nedir? Kan basıncının normalden fazla olmasıdır. Büyük tansiyon 140 mm Hg veya küçük tansiyon 90 mm Hg dan fazla ise yüksek tansiyon

Detaylı

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar? BÖBREK HASTALIKLARI Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Böbrekler ne işe yarar? Böbreğin en önemli işlevi kanı süzmek, idrar oluşturmak ve vücudun çöplerini (artık ürünleri) temizlemektir. Böbrekte oluşan idrar, idrar

Detaylı

Lourdes. Serbest Radikallerle Savaşan SAĞLIK ve GENÇLİK DOLU SU

Lourdes. Serbest Radikallerle Savaşan SAĞLIK ve GENÇLİK DOLU SU Lourdes Serbest Radikallerle Savaşan SAĞLIK ve GENÇLİK DOLU SU Serbest Radikaller Yaşlanma sürecinin en önemli unsurlarından biri serbest radikallerin hücrelerimiz ve DNA mıza verdiği zararlardır. Serbest

Detaylı

04.04.2016 Pazartesi İzmir Basın Gündem

04.04.2016 Pazartesi İzmir Basın Gündem 04.04.2016 Pazartesi İzmir Basın Gündem İkçü'de Hem Eğitim, Hem Sağlık! Sağlık Bakanlığı ile iş birliği yapan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, oluşturduğu üç aile sağlığı merkezinde bir taraftan

Detaylı

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Prof. Dr. Köse: Organ Bağışının Dinen Sakıncası Yoktur İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, İzmir İl Müftülüğü ve İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi

Detaylı

Hedefe Spesifik Beslenme Katkıları

Hedefe Spesifik Beslenme Katkıları Hedefe Spesifik Beslenme Katkıları Hayvan Beslemede Vitamin ve Minerallerin Önemi Vitaminler, çiftlik hayvanlarının, büyümesi, gelişmesi, üremesi, kısaca yaşaması ve verim vermesi için gerekli metabolik

Detaylı

Kilo verme niyetiyle diyet tedavisinin uygulanamayacağı durumlar nelerdir? -Hamilelik. -Emziklik. -Zeka geriliği. -Ağır psikolojik bozukluklar

Kilo verme niyetiyle diyet tedavisinin uygulanamayacağı durumlar nelerdir? -Hamilelik. -Emziklik. -Zeka geriliği. -Ağır psikolojik bozukluklar Diyet denilince aklımıza aç kalmak gelir. Bu nedenle biz buna ''sağlıklı beslenme programı'' diyoruz. Aç kalmadan ve bütün besin öğelerinden dengeli biçimde alarak zayıflamayı ve bu kiloda kalmayı amaçlıyoruz.

Detaylı

VİTAMİN NEDİR? Vitaminler organik besinler grubunda bulunup

VİTAMİN NEDİR? Vitaminler organik besinler grubunda bulunup VİTAMİN NEDİR? Vitaminler organik besinler grubunda bulunup normal yaşamın sürdürülmesi için gerekli olan, yiyecekler içerisinde doğal olarak bulunan basit yapılı bileşiklerdir. VİTAMİNLERİN GENEL ÖZELLİKLERİ=)

Detaylı

ODUN DIŞI ORMAN ÜRÜNLERİ

ODUN DIŞI ORMAN ÜRÜNLERİ ODUN DIŞI ORMAN ÜRÜNLERİ LIQUIDAMBAR ORIENTALIS ANADOLU SIĞLA AĞACI Muğla Relikt Tarihteki Önemi Kleopatra aşk iksiri ve parfüm olarak kullanmıştır Hipokrat döneminden beri ilaç olarak kullanılmıştır.

Detaylı

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı.

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. ÇAYLAK Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. Alt katta genel tıbbi muayene ve müdahaleleri yapılıyordu. Bekleme salonu ve küçük bir de laboratuar vardı. Orta katta diş kliniği ve ikinci bir muayene

Detaylı

Franchise. Tanıtım Dosyası

Franchise. Tanıtım Dosyası Franchise Tanıtım Dosyası İÇERİK ; I. BÖLÜM : MITTO VE FROZEN YOGURT II. BÖLÜM: FROZEN ÜRÜN ÇEŞİTLERİ III. BÖLÜM: TERCİH EDİLEN ALANLAR IV. BÖLÜM: FRANCHISE VERİLEN HİZMETLER V. BÖLÜM: MITTO NEDEN CAZİP?

Detaylı

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

Op Dr Aybala AKIL. ACIBADEM Bodrum Hastanesi

Op Dr Aybala AKIL. ACIBADEM Bodrum Hastanesi Sağlıklı bir anne için Sağlıklı beslenme Düzenli hekim kontrolü Gebelik öncesi hastalıkların sıkı takibi Sağlıklı bir yaşam tarzı Huzurlu bir gebelik süreci Sağlıklı beslenme = Dengeli beslenme Proteinler

Detaylı

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere Vakıf denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. KULLANMA TALİMATI MUKOLATİN 600 mg Toz İçeren Saşe Ağızdan alınır. Etkin madde: 600 mg Asetilsistein Yardımcı madde(ler): Sorbitol, aspartam, mandalina aroması, gün batımı sarısı FCF E122. Bu ilacı kullanmaya

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir kapsül, 180 mg kırmızı üzüm yaprağı kuru ekstresi (4-6:1) içerir.

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir kapsül, 180 mg kırmızı üzüm yaprağı kuru ekstresi (4-6:1) içerir. KULLANMA TALİMATI ANTISTAX 180 mg Sert Jelatin Kapsül Ağız yoluyla alınır. Etkin madde: Her bir kapsül, 180 mg kırmızı üzüm yaprağı kuru ekstresi (4-6:1) içerir. Yardımcı maddeler: Susuz kolloidal silisyum

Detaylı

Hepatit B ile Yaşamak

Hepatit B ile Yaşamak Hepatit B ile Yaşamak NEDİR? Hepatit B, karaciğerin iltihaplanmasına sebep olan, kan yolu ve cinsel ilişkiyle bulaşan bir virüs hastalığıdır. Zaman içerisinde karaciğer hasarlarına ve karaciğer kanseri

Detaylı

AVCILIK. İnsanlığın tarihi kadar eski bir fenomen ve bir faaliyettir.

AVCILIK. İnsanlığın tarihi kadar eski bir fenomen ve bir faaliyettir. AVCILIK İnsanlığın tarihi kadar eski bir fenomen ve bir faaliyettir. Avcılık İnsanlığın tarihi kadar eski bir fenomen Avcılık eskiden; İnsanın kendisini korumak, Karnını doyurmak, Hayvan ehlileştirmek,

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. KULLANMA TALİMATI FUSİNAT 500 mg film tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Bir film kaplı tablet 500 mg sodyum fusidat içerir. Yardımcı maddeler: Mikrokristal selüloz PH 200, krospovidon, laktoz anhidrat,

Detaylı

KULLANMA TALĐMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALĐMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALĐMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALĐMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. KULLANMA TALĐMATI LEVOPRONT öksürük şurubu Ağızdan alınır. Etkin madde: 1 ml de 6 mg Levodropropizin içerir. Yardımcı maddeler: Metil paraben, propil paraben, sakkaroz, kiraz aroması, monohidrat sitrik

Detaylı

Vücudumuzda oluşan tümör hücrelerini yok etmek için uygulanan ilaç tedavisine kemoterapi denir.

Vücudumuzda oluşan tümör hücrelerini yok etmek için uygulanan ilaç tedavisine kemoterapi denir. KEMOTERAPİ KEMOTERAPİ NEDİR? Vücudumuzda oluşan tümör hücrelerini yok etmek için uygulanan ilaç tedavisine kemoterapi denir. Kemoterapide, bir veya birden fazla ilaç bir arada kullanılabilir. Her ilacın

Detaylı

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER A) BİYOLOJİK ETMENLER KALITIM İÇ SALGI BEZLERİ B) ÇEVRE A) BİYOLOJİK ETMENLER 1. KALITIM Anne ve babadan genler yoluyla bebeğe geçen özelliklerdir.

Detaylı

Prof. Dr. Lale TOKGÖZOĞLU

Prof. Dr. Lale TOKGÖZOĞLU Yazar Ad 61 Prof. Dr. Lale TOKGÖZOĞLU Ülkemizde kalp damar hastalıkları erişkinlerde en önemli ölüm ve hastalık nedeni olup kanser veya trafik kazalarına bağlı ölümlerden daha sık görülmektedir. Halkımızda

Detaylı

Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU

Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU 173 Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU Hiçbir canlının beslenmeden yaşamını sürdürmesi mümkün değildir. Bu, her yaşta olmak üzere, insanlar için de geçerlidir. Özellikle bebekler ve

Detaylı

Kemoterapi Hastalarında Tedavi Uyumunun Arttırılmasında Eczacı Danışmanlığı

Kemoterapi Hastalarında Tedavi Uyumunun Arttırılmasında Eczacı Danışmanlığı Kemoterapi Hastalarında Tedavi Uyumunun Arttırılmasında Eczacı Danışmanlığı 3. Ulusal Hastane ve Kurum Eczacıları Kongresi 23-27 Mart 2016, Muğla Uz. Ecz. Metin Deniz KARAKOÇ Denizli Devlet Hastanesi Hasta

Detaylı

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU)

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) Op.Dr. Tuncer GÜNEY Göz Hastalıkları Uzmanı GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) HASTALIĞINI BİLİYOR MUSUNUZ? Glokom=Göz Tansiyonu Hastalığı : Yüksek göz içi basıncı ile giden,görme hücrelerinin ölümüne

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

HİPERTANSİYON VE İLAÇLAR

HİPERTANSİYON VE İLAÇLAR HİPERTANSİYON VE İLAÇLAR Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Hedef kan basıncı değerlerine ulaşmak için başarılı bir tedaviye gerek vardır. Başarılı tedavi 2 kısımdan oluşur: 1.Yaşam düzeninin değiştirilmesi 2.İlaç

Detaylı

ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ. Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi

ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ. Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi 1 Çevre Koşullarının İnsan Üzerindeki Etkileri Çevre: Bir elemanın dışında çeşitli olayların geçtiği

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: 600 mg Asetilsistein Yardımcı madde(ler): Beta karoten, aspartam, sorbitol ve portakal esansı

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: 600 mg Asetilsistein Yardımcı madde(ler): Beta karoten, aspartam, sorbitol ve portakal esansı ASİST Plus 600 mg toz içeren saşe Ağızdan alınır. KULLANMA TALİMATI Etkin madde: 600 mg Asetilsistein Yardımcı madde(ler): Beta karoten, aspartam, sorbitol ve portakal esansı Bu ilacı kullanmaya başlamadan

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALİMATI. Bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. KULLANMA TALİMATI BİOAK 5 mg tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Her bir tablet, 5 mg biotin (Vitamin H) içerir. Yardımcı madde(ler): Laktoz anhidr, mikrokristalin selüloz, krospovidon, povidon K-30 ve

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

Gerçek yaşam, minik minik değişiklikleri hayata geçirmeyi başardığınızda yaşanmaya başlanır. - Leo Tolstoy

Gerçek yaşam, minik minik değişiklikleri hayata geçirmeyi başardığınızda yaşanmaya başlanır. - Leo Tolstoy Gerçek yaşam, minik minik değişiklikleri hayata geçirmeyi başardığınızda yaşanmaya başlanır. - Leo Tolstoy YENİ BİR YIL YENİ BİR SİZ Kendimizde dahil, birçok kişi, yeni bir yıla birçok yeni kararla başlar.

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

CEP TELEFONUNUN ZARARLARI VE ALINABİLECEK TEDBİRLER

CEP TELEFONUNUN ZARARLARI VE ALINABİLECEK TEDBİRLER CEP TELEFONUNUN ZARARLARI VE ALINABİLECEK TEDBİRLER Nobel ödül sahibi Onkolog Devra Davis: Cep telefonunun zararları konusunda Küresel bir alarm durumu ilan edilmeli. Bir bilim adamı olarak, 6 yıl öncesine

Detaylı

Kan Kanserleri (Lösemiler)

Kan Kanserleri (Lösemiler) Lösemi Nedir? Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce bedendeki bazı hücreler anormalleşir. İkinci

Detaylı

Pankreas Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

Pankreas Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Tarih :././20 Hastanın adı ve soyadı: Protokol numarası: Pankreas Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Bana yapılan muayene ve tetkikler sonucunda doktorlarım tarafından, pankreasımda tümör olduğu

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler EGZERSİZ VE KAN Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler Akciğerden dokulara O2 taşınımı, Dokudan akciğere CO2 taşınımı, Sindirim organlarından hücrelere besin maddeleri taşınımı, Hücreden atık maddelerin

Detaylı

Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir.

Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir. Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir. Görünümü Elbiseleri Hz. Peygamber çeşitli renk ve desenlerde elbiseler giymiştir. Ancak daha çok

Detaylı

Endometriozis. (Çikolata kisti)

Endometriozis. (Çikolata kisti) Endometriozis (Çikolata kisti) Bugün Neler Konuşacağız? Endometriozis Nedir? Belirtileri Nelerdir? Ne Sıklıkta Görülür? Hangi Sorunlara Neden Olur? Nasıl Tanı Konur? Nasıl Tedavi Edilir? Endometriozis

Detaylı

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur.

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur. Dr.Armağan HAZAR ZATÜRRE (PNÖMONİ) Zatürre yada tıbbi tanımla pnömoni nedir? Halk arasında zatürre olarak bilinmekte olan hastalık akciğer dokusunun iltihaplanmasıdır. Tedavi edilmediği takdirde ölümcül

Detaylı

Bilinen, 5000 den fazla fonksiyonu var

Bilinen, 5000 den fazla fonksiyonu var Bilinen, 5000 den fazla fonksiyonu var KARACİĞER NEDEN ÖNEMLİ 1.Karaciğer olmadan insan yaşayamaz! 2.Vücudumuzun laboratuardır. 500 civarında görevi var! 3.Hasarlanmışsa kendini yenileyebilir! 4.Vücudun

Detaylı

FENOLİK MADDELER (Resveratrol)

FENOLİK MADDELER (Resveratrol) FENOLİK MADDELER (Resveratrol) Fenolik madde nedir? Fenolik bileşikler ve daha yaygın olarak kullanılan ismi ile polifenoller benzen halkası içeren maddelerdir. Fenollerin en basit bileşikleri bir adet

Detaylı

BESLENME VE SAĞLIK AÇISINDAN KEÇİ SÜTÜNÜN NİTELİKLERİ

BESLENME VE SAĞLIK AÇISINDAN KEÇİ SÜTÜNÜN NİTELİKLERİ BESLENME VE SAĞLIK AÇISINDAN KEÇİ SÜTÜNÜN NİTELİKLERİ Keçi, kuru ve sıcak yerlerde ve özellikle tarımsal açıdan geri kalmış bölgelerde yaşayan insanlar için çok önemli bir besin ve gelir kaynağıdır. Gerek

Detaylı

DIŞ KULAK YOLUNDAN YABANCI CİSİM / POLİP ÇIKARTILMASI AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU

DIŞ KULAK YOLUNDAN YABANCI CİSİM / POLİP ÇIKARTILMASI AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU DIŞ KULAK YOLUNDAN YABANCI CİSİM / POLİP ÇIKARTILMASI AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU Hastanın Adı, Soyadı: TC Kimlik No: Baba adı: Ana adı: Doğum tarihi: Sayın Hasta, Sayın Veli/Vasi,

Detaylı