Hayat. İnsanlık Nereye Gidiyor? Ingolstadt ta Alemlere Rahmet Hz. Muhammed Programı Sayfa: 14. IGMG Hessen de Önden Gidenler Anıldı Sayfa: 15

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Hayat. İnsanlık Nereye Gidiyor? Ingolstadt ta Alemlere Rahmet Hz. Muhammed Programı Sayfa: 14. IGMG Hessen de Önden Gidenler Anıldı Sayfa: 15"

Transkript

1 IGMG Hessen de Önden Gidenler Anıldı Sayfa: 15 ATİB Yeni Genel Merkez Binasında Gazetecileri Ağırladı Sayfa: 12 Hayat DKMS Alman İlik Bankası DİTİB İşbirliğiyle Basın Toplantısı Sayfa: 16 Oyunu Kullanmayan Toplum Dilsiz Dev Gibi Kalacaktır Sayfa: 7 Gerçekler Hayat ın Ýçinde Gizlidir Aylık Ücretsiz Gazete / Kostenlose Monatliche Zeitung Sayı/Nr.: 79 Yıl/Jahre: 10 Nisan / April 2013 / Cemaziye'l Evvel 1434 İnsanlık Nereye Gidiyor? Ingolstadt ta Alemlere Rahmet Hz. Muhammed Programı Sayfa: 14 Somali de Meslek Eğitim Merkezi nin Temeli Dualarla Atıldı Sayfa: 18 Mukaddes Dava ve Dava Adamları Dr. Yusuf IŞIK 05 Müslüman Kadının Fıtratı Hatice SEVER 19 Serseri Kurnazlar, Kurnaz Serseriler Mahmut AŞKAR 11 Orta Kesimin Aşırılığı Neden Güvenlik Tedbirleri Kapsamına Alınmıyor? Mustafa YENEROĞLU 21 Hacarabın Serüvenleri 66 M. Salih AYDIN 29

2

3 HAYAT Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir 03 Nisan April 2013 Cemaziye l Evvel 1434 İnsanlık Nereye Gidiyor? Sinan AKTÜRK editör Sözde bu ülkenin gerçek sahibi olduğunu söyleyerek ortaya çıkan zavallılar artık şunu bilmelilerdir ki; bu yaptıkları aptalca propagandalarla ve işledikleri hunharca cinayetlerle bu toplumun gerçek sahibi olamazlar. Tam tersine hem kendilerine ve hem de sahip olduklarını söyledikleri bu ülkeye en büyük zararı verirler. S evgili dostlar! Yepyeni bir sayıyla yepyeni bir dizaynla sizlere tekrar merhaba demek istiyoruz. Malumunuz gazetemizin 10. senesi içerisindeyiz. Biraz gecikmeli de olsa yeni bir logo, yeni bir iç sayfa dizaynı ile sizlerin karşısındayız. Zaman zaman yenilikler insan hayatında güzel oluyor. Dikkat ederseniz yenilik diyoruz. Değişiklik demiyoruz. İlk sayımızdan beri çizgimizden herhangi bir sapmamız olmadı elhamdülillah. İlk yazımızda yazdığımız ilkelere aynen sadık kalarak yayın hayatımıza devam ediyoruz ve edeceğiz Allah`ın izni ile. Sevgili dostlar! Yazı başlığımızda da belirttiğimiz gibi insanlık nereye gidiyor? Nerede ise dünyanın her tarafında savaş, zulüm, adaletsizlik, açlık, kuraklık devam etmektedir. Elinde gücü bulunduran dünyanın süper gücü dediğimiz ülkeler çeşitli bahanelerle kendi cografyalarından binlerce kilometre uzaklıktaki yerlere müdahale etmekte, sözde özgürlük getirme adı altında oralardaki insanlara -ki bırakın insanları her türlü canlı varlığa ve bitki örtüsü de dahilher türlü zararı vermektedir. İşte bunun son örneği Fransa nın önderliğinde bazı batı ülkelerinin Afrika`da Mali`ye yaptıkları askeri müdahale gözler önündedir. Sözde demokrasi ve özgürlük getirme adına, sözde terör örgütlerini kovalama adına yapılan bu müdahale her türlü canlıya zarar veriyor. Artık bu ülkelerin kamuoyları da yapılan sözde özgürlük müdahalelerinin gerçekliğine inanmaz oldular. Sözde kendi ülkelerinin menfaatleri olan bu yerlerde yapılan müdahaleler inandırıcılığı yitirmiş bulunuyor. Artık herkes net olarak görmektedirki bu müdahalelerin sebebi bir kısım grupların menfaatlerine hizmet etmektedir. İşte Irak, işte Arap ülkelerinde yaşanan gelişmeler bunun en somut örnekleridir. Sözde demokrasi ve özgürlük getirme adı altında Irak`ta yaşananlar ortadadır. Milyondan fazla masum insanın kanına girilmiştir. Ne adına? Tabiki bir kısım mutlu azınlığın HAYAT Aylık Ücretsiz Gazete Nisan - April 2013 Cemaziye l Evvel 1434 Impressum / Künye Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni Sinan AKTÜRK Yayın Kurulu Dr. Yusuf Işık, Mehmet Ateş, Bilal Demiroğlu, Fikret Ekin, Selma Öztürk, Mahmut Aşkar, Yaşar Cimşit, Cengiz Şahbaz, M. Salih Aydın, Habib Yazıcı, Gülsen Aktürk, Sinan Aktürk, İskender Güngör Gazetemizde Yayınlanan Yazıların ve Reklamların İçeriğinden Sorumlu Değiliz. dünya üzerindeki insanlığı sömürü aracı olan petrol adına. Bu girişi niye yaptık. İnsanlık tarihinde zaman zaman bu tür zulüm ortamları hat safhaya gelmiş ve bunun bedelini yine insanlık hep birlikte ödemiştir. Genellikle Batı toplumlarında yaşanan bu tür zulüm ortamları kendilerine zarar verdiği gibi diğer ülke toplumlarına da zarar vermiştir. Peki bu zulüm ortamları neden oluşmaktadır: -İnsanlık tarihinin genelinde görüldüğü gibi zulüm ile elde edilmek istenen menfaatler yüzünden -Paylaşmak yerine, her şey benim olsun düşüncesi yüzünden -Tüm olanaklar benim olsun. İstediğim gibi israf edeyim. Ama başkalarına asla vermeyeyim. İşte sözde gelişmiş toplumlardaki sadece ekmek israfı bunun bariz örneğidir. Ama üçüncü dünya ülkelerinde açlık hat safhadadır. Üçüncü dünya ülkeleri dediğimiz ülkelerde insanlar açlık ve susuzlukla uğraşırken, kendi dertlerine çare arayacaklarına, birbirleri ile en şiddetli, en kanlı savaşlara devam etmekteler. Bu savaşların sebeblerinin arka planını araştırdığınızda bakıyorsunuz ki bu ülkelerin yeraltı ve yerüstü zenginlikleri göz kamaştırmaktadır. Kendi aralarında birbirlerine düştükleri için birileri tabiri caiz ise malı götürmektedir. İşte bunun son somut örneği Sudan`da yaşandı. Ülkenin petrol zenginliği batılılarca istendiği gibi sömürülemeyince ülke ikiye bölündü. Petrol güneyde ama petrol tesisleri kuzeyde olduğu için ülke insanı bu imkanlarını çok az kullanabilmektedir. Tabi buradan gelecek maddi imkanları da kullanamamaktadır. Yine iki yüzlü bir tavır ile sözde dünya kamuoyunun dikkati buraya çekilmek için Hollywood sanatçılarından bazıları burada artistiklerini de göstermiştir. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. Bir de bu örneklerin küçültülmüş halini yaşadığımız ülkelerde görmekteyiz. İşte Almanya gözönünde bulunmaktadır. Ne zaman ki Almanya vahşi kapitalizmin pençesine teslim oldu, buralarda tüm insanların çektikleri sıkıntılar hat sayhaya gelmiş durumdadır. Mali sıkıntılardan tutun da pekçok sıkıntı buna örnek verilebilir. Ne hikmetse bu dönemde NSU gibi örgütlerin sözde gizli faaliyetleri insanların canını yakmaya başlamış ve kamuoyuna bu şekilde değişik mesajlar verilmiştir. Almanya gibi ekonomik bir devin yaşadığı bize göre nedeni belirsiz bu ekonomik sıkıntıların arkasında başka sorunlar aranması gerekirken özellikle de Almanydaki bazı medya organlarının topluma pompaladığı yabancı düşmanlığı toplumun huzurunu bozmaktadır. Ne adına? Sözde buranın gerçek sahibi olduklarını söyleyen bir kısım geri zekalı mutlu azınlık istiyor diye. Artık bu ülkede bulunan göçmenler 60 yıla yakındır burada yaşıyorlar ve bu ülkenin asli unsuru olmaya çoktan hak kazanmış bulunmaktadırlar. İnsani hasletler gereği pekçok Alman ve göçmen kökenli insan evlilikler yapmış ve aileler kurarak bu topluma katkı sağlamaya devam etmektedirler. Sözde bu ülkenin gerçek sahibi olduğunu söyleyerek ortaya çıkan zavallılar artık şunu bilmelilerdir ki; bu yaptıkları aptalca propagandalarla ve işledikleri hunharca cinayetlerle bu toplumun gerçek sahibi olamazlar. Tam tersine hem kendilerine ve hem de sahip olduklarını söyledikleri bu ülkeye en büyük zararı verirler. Bu ortamın oluşmasına çanak tutan bazı siyasilere de buradan seslenmek istiyoruz; artık siyasi geleceğinizi garanti altına almak adına seçim zamanları verdiğiniz sözleri seçimlerden sonra rafa kaldırmayı bırakın ve bu toplumun huzuru için gerekirse bu menfaatlerinizden feragat edin. Belki bunu yapmak sizin kısa vadeli menfaatlerinize zarar verebilir ama hem sizin ve hem de toplumdaki diğer insanların uzun vadeli huzuruna katkı sağlayabilir diye düşünüyoruz. Unutmamak lazımdır ki göçmenler de artık bu ülkenin gerçek sahipleridir. Bu vesile ile Cenab-ı Allah çalışmalarımızı bereketlendirsin, şuurlandırsın. Çalışmak bizden başarı Allah`tandır. Allah`a emanet olun. hasbihal hasbihal hasbihal hasbihal hasbihal hasbihal Merkez Königsbergerstr Friedberg Tel: Fax: Web: Baskı: Sunprint GmbH Offenbach

4 HAYAT Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir 04 Nisan April 2013 Cemaziye l Evvel 1434 haber Irkçılığa Karşı Uluslararası Haftalar: Şatafatlı Demeçler Vermek Yerine Tedbir Almak Irkçılık bugünlerde birçok farklı kılıfa bürünerek karşımıza çıkabilmektedir ve bundan dolayı hemen hemen tanınamaz bir hâle bürünmüştür. Bunu bir ölçüde konuya geçmiş yıllardaki yaklaşıma ve sürdürülmüş olan tartışmalara borçluyuz. açıklamasında bulunan İslam Toplumu Millî Görüş Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yeneroğlu, Irkçılığa Karşı Uluslararası Haftalar münasebetiyle yaptığı açıklamada ayrıca şu ifadelerde bulundu: Irkçılığa Karşı Uluslararası Haftalar münasebetiyle yapılan etkinliklerde var olan sorunlar bu yıl da somut olarak ele alınmayacaktır. Bunun yerine, her zaman olduğu gibi, başta siyasetçiler tarafından yapılacak olan şatafatlı ve basmakalıp demeçler dinleyeceğiz. Bugüne kadarki tecrübeler maalesef bunu gösteriyor. Bir tarafta söz konusu hafta dolayısıyla çeşitli açıklamalar yapılırken diğer tarafta, güya Doğu Avrupa dan ülkeye göç eden yoksullara karşı aşağılayıcı sözler sarf edilmektedir. Benzer durum, birçok insanın ölümüne sebep olan, yabancı düşmanı kundaklamalarla sonuçlanan 80 li yıllarda da yaşanmıştı. Bu yüzden sivil toplumun açık ve net bir şekilde bu tür politikalara daha fazla müsamaha göstermeyeceğini ifade etmesi artık kaçınılmaz olmuştur. Bu sebeple, Almanya Kültürlerarası Konseyi nin yönetimi altında Uluslararası Irkçılığa Karşı Mücadele Haftası nda gerçekleştirilen girişimleri tamamıyla destekliyoruz. IGMG cemiyetleri de bu noktada desteklerini ortaya koyacaklardır. Tüm birimlerimiz, Irkçılığa Karşı Uluslararası Haftalar da gerçekleştirilecek aktiviteleri desteklemeye ve Müsamahasızlık, ırkçılık, antisemitizm ve İslam düşmanlığına karşı çeşitlilik kültürünün geliştirilmesi başlıklı pankart yarışmasında dereceye giren üç pankartla mekanlarını süslemeye çağırılmışlardır. Ayrıca tirajlı Camia bülteninde de bu konu işlenecektir. Özellikle NSU cinayetlerinden sonra siyasi kesimin hoş sözler sarfetmekten ziyade açık ve net bir duruş ortaya koymasının ve ırkçılığa karşı inisiyatiflere çok daha fazla destek vermesinin zamanı gelmiştir. Siyasiler mücadeleye, ayrımcılık karşıtı kurumsal çabaları ve ayrımcılığa karşı danışmanlıkların finansal altyapılarını güçlendirmek ve aralarındaki bağları arttırmalarını teşvik etmekle başlayabilirler. Böylece mağdurlara ülke çapında profesyonel bir danışmanlık hizmeti sunulmuş olur. Bununla birlikte, başta İçişleri Bakanları olmak üzere, sorumluluk taşıyan tüm siyasetçiler, kendi inandırıcılıkları açısından güvenlik kurumlarının Müslümanlara karşı uyguladıkları tedbir konseptlerini kaldırmalarını sağlamalı ve insanlarda Müslümanlara karşı önyargıları besleyen ve kin uyandıran bir dil kullanmayı bir an evvel terk etmelidirler. ATİB Genel Başkanı İhsan Öner Türk Basını Tarihi Duruşmada Yerini Almalıdır Diyanet İşleri Türk-İslam Birliği (DİTİB), kamuoyuna yansıyan bilgilerden, bakanlıkların veya sorumluların NSU Araştırma Komisyonu ile yeterince işbirliğine yanaşmayarak, aydınlatma çalışmalarını imkansız hale getirdiğini veya engellediğini tespit etmektedir. Geniş kapsamlı, hızlı ve kalıcı aydınlatma sözü verildiği halde kaybedilen dosyaların, imha edilerek ortadan kaldırılan klasörleri, Araştırma Komisyonu nda ortaya çıkan sorgulama, açıklama ve skandallar hakkında çok sayıdaki raporlar, ümitlerin yitirilmesine sebep olmaktadır. Ortaya çıkan karışıklıklar ve belirsizlikler giderek artmakta, daha karanlık ve karmaşık bir hale gelmektedir. Olayların ortaya çıkarılmasındaki ihmaller, hatalar ve savsaklamalar nasıl daha önce açıklanamıyordu ise, süregelen ve ifşa edilen gelişmeler de aynı şekilde anlaşılamaz ve sorunludur. Sağ gözdeki körlüğü, güvenlik birimlerinin, federal ve eyalet dairelerindeki ve bakanlıklardaki sorumluların anlaşılamaz girişimleri ve savunmacı davranışları takip etmiştir. DİTİB Genel Sekreter Yardımcısı ve Sözcüsü Bekir Alboğa, konuyla ilgili açıklamasında şunları söyledi: Söz konusu aşırı sağ terörün kurbanlarına ve yakınlarına yönelik bu alçaklığın telafisi mümkün değildir. Yine de bu terörist ve insanlık dışı saldırılardan, günümüz ve gelecek için dersler çıkarılabilir ve bazı şeyler değiştirilebilir. Bu cinayetler serisi bağlamında NSU Araştırma Komisyonu nda hangi ihmallerle karşılaşıldığı ve aydınlatma çabalarında neler yaşandığı ve yaşanacağı Almanya açısından bir ölçü olacaktır. NSU-Araştırma Komisyonu nun görev ve sorumluluğunun önemi, özellikle bu yıl, 1933 den beri demokratik mekanizmaları ve kurumları aşındırarak güven sarsan ve engellenmeksizin ilerleyebilen sağ terörün 80. yılında, iyice ortaya çıkmıştır. Hem 17 Nisan 2013 tarihinde Münih te başlayacak olan NSU (Neonazi Yeraltı Örgütü) nun ilk mahkeme duruşmasında Türk basın mensuplarına yer verilmemesi üzerine ATİB Genel Başkanı İhsan Öner, aşağıdaki basın açıklamasını yapmıştır: Alman Neonazi Yeraltı Örgütü NSU nun sekizi Türk, on kişiyi öldürdüğü seri cinayetlerin bir tesadüf eseri ortaya çıkmasından sonra, özellikle biz Türkleri dehşete düşüren bir Almanya gerçeğiyle karşılaştık: Yıllarca güvenliğimizden sorumlu yetkili mercilerin, katilleri hep mağdur durumda olan ailelerin çevresinde ararken, Alman güvenlik birimlerinin bazen göz yummasıyla, bazen de himayesinde işlenen cinayetler, bizi derinden sarstığı gibi, güvenliğimizden sorumlu kurumlara olan itimadımızı da zedeledi. Şimdi böylesi tarihi bir davaya Türk basın mensuplarının, şu veya bu gerekçenin arkasına sığınarak davet devlet anma töreni hem de NSU Araştırma Komisyonu nun çalışması, kurbanlar, mağdurlar ve kurumlar arasında kalıcı ve genel barışı hedeflemişti. Bu vesileyle sayın Başbakanın anma gününde verdiği sözü hatırlatmak isteriz. Bundan yaklaşık bir yıl önce, 23 Şubat 2012 tarihinde, aşırı sağ şiddetin kurbanlarını resmi anma töreni düzenlenmişti. Anma töreni saat de Almanya çapında bir dakikalık saygı duruşu ile başlamıştı. Bu durum, birçok yerde pek çok kişi ve kuruluş tarafından derinden paylaşılan üzüntü ve yaşananlar hakkında şaşkınlığın ifadesiydi. Başbakan Bayan Merkel bu anma gününde şöyle demişti: Federal Almanya nın Başbakanı olarak size söz veriyorum: Cinayetleri aydınlatmak, yardakçıları ve arkasındaki karanlık güçleri ortaya çıkarmak ve herkesin hak ettiği cezayı almasını sağlamak için her şeyi yapacağız. Federal ve eyalet düzeyindeki ilgili bütün daireler bunun için çalışıyorlar. Hatırlanacağı gibi, sözkonusu anma töreninden bir gün sonra 24 Şubat 2012 de toplanan Federal Meclis, 26 Şubat 2012 tarihinde, Federal Milletvekili Sebastian Edathy başkanlığında Neonazi seri cinayetlerini aydınlatmak üzere bir Araştırma Komisyonu kurulmasına karar vermişti. Görev tanımına göre Araştırma Komisyonu, olayların ve NSU terör hücresinin ayrıntılı ve hızlı aydınlatılmasına katkı sağlayacaktı. Ayrıca güvenlik ve soruşturma dairelerinin yapısı, işbirliği, yetki ve uzmanlaştırılması edilmemesi veya onlara mahkeme salonunda yer tahsis edilmemesini kabullenmemiz asla mümkün olamaz. Türk Basını, bu tarihi duruşmada Neonazi canilerinin katlettikleri Türklerin tarafı, olarak mutlaka yerini almalıdır. Türk basınıyla dayanışma gösteren Alman medya kuruluşlarına da, temsil ettiğim ATİB adına teşekkür ediyorum. Buradaki STK temsilcileri olarak biz de mahkemenin başladığı gün orada olacak ve gelişmeleri yakından takip edeceğiz. Temennimiz, davanın başlayacağı Münih Eyalet Mahkemesi nin, bu akıl almaz tutumundan vazgeçerek Türk basın mensuplarına da yer tahsis etmesidir. Bir Yıl Geçmesine Rağmen Hâlâ Cevaplanmamış Sorular Var ve aşırı sağa karşı etkili mücadele vermesi üzerinde çalışacak, tekliflerde bulunacaktı. Son güncel olay nedeniyle aşırı sağ düşüncenin gökten inmediğini, aksine sosyopolitik atmosfer ile ilintili ve sıkı bir ilişki içinde olduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyoruz. Bu konuda yapılan bütün araştırmalar aşırı sağ düşüncelerin, çoktan toplumun merkezine ulaştığını kanıtlamaktadır. NSU terör hücresinin kurbanlarının kelime oyunlarıyla adeta insan konumundan çıkarılması süreci, 2011 yılının sevimsiz sözcüğü seçilen Döner Cinayetleri (Dönermorde) ifadesinde de kendini göstermiştir. Bireylerin sürekli olarak insan konumundan çıkarılması, olağanüstü kuşku uyandıran ifade, başlık veya aşağılayıcı yazılar bunun göstergesidir. Eğer, kısa bir süre önce TV programcısı papaz Jürgen Fliege tarafından Türklerden arındırılmış çocuk yuvaları veya Türksüz ve Türklere kapalı bölge düşüncesi dile getiriliyorsa (ARD, , saat: 22.45), bu durum bize insan konumundan çıkarılma yönteminin ne kadar hızlı işlediğini, bu sürecin ne kadar çabuk ilerlediğini, eğitim düzeyi ve ait olduğu sosyal çevreden bağımsız, topluma ne kadar derin etki ettiğini göstermektedir. Her türlü ırkçılığa ve yabancı düşmanlığına karşı her zamankinden daha fazla güçlü ittifaklara ihtiyaç duyuyoruz. Bunun için geniş katılımlı yerel inisiyatifler, halkın ve mümkün olduğu kadar sivil toplum kuruluşlarının, farklı grupların, derneklerin, okulların ve dini cemaatlerin de dahil edildiği ortak girişimlerle buna karşı durmamız gerekmektedir. Gelişmeler çoğu zaman ilk etapta eğitim ve sosyal gruba aidiyet sorunları olarak karşımıza çıkar gibi görünse de, tehlikelere karşı sürekli uyanık ve bu konulara duyarlı olmalı, birbirimize karşı sorumluluğumuzu yerine getirmeliyiz.

5 HAYAT Mukaddes Dava ve Dava Adamları Dr. Yusuf IŞIK M - Mü minlerden Allah a verdikleri söze sadâkat gösteren erler vardır. Onlardan kimi adağını yerine getirdi (şehid oldu), onlardan kimi de beklemektedir. Onlar kesinlikle (sözlerini) değiştirmediler. (Ahzab: 23) Ayet-i Kerîme, Mü minlerin, İslâm toplumunun/cemaatinin karakteristik özelliğini ortaya koymaktadır. Mü minler arasında hayırda ve hizmette bir rekabetin olduğu ve birbirleriyle yarıştıklarının manzarası görülmektedir. Bu yarış, Allah kelâmının yüceltilmesi ve yeryüzünün tek hakim gücü olması, müslümanlara hizmet için verilen yarıştır. Allah ın dînine, dâvâsına ve müslümanlara hizmetteki yarış; teslimiyyetin, itaatın zirvesi olan Allah yolunda can verinceye kadar yapılan bir yarıştır. Onun için bu rekabet ve yarış, her ortamda ve her alanda müslümanlar arasında tarih boyunca hep olagelmiş, oluyor ve de olmaya devam edecektir. Mensubu olmakla iftihar ettiğimiz dînimiz ve dâvâmız tarihinde de, Allah a verdikleri sözlere sadâkat göstermiş, fedakârlıkta, hayırda, müslümanlara hizmette olması gerekenin en güzel örneğini yerine getirerek her şeylerini ortaya koymuş nice kardeşlerimiz olmuştur. Onlar, dâvâmızın bereketi ve yollarımızı aydınlatıp bizlere örnek olan insanlardır. Bu aziz dâvânın sarsılmaz ve muhkem oluşunun sırlarından biri, bu insanların fedakârlıklarının bereketinde saklıdır. Mücadele ve mücahede yolunda bir miktar başarı elde edilmişse, bu başarının önemli ayaklarından birinin, dünyalık ve nefsî hesaplar içine girmeyen kardeşlerimizin olduğu muhakkaktır. Yine bu mukaddes dâvânın bu güne gelmesinde en büyük payın; hayırda yarışan ve birbirlerinin eksiklerini tamamlamaya çalışan, İslâm dâiresi içinde birbirlerine saygılı olan, İslâm ve Müslümanların aziz olması için dünyalıklarını terkeden kardeşlerimize ait olduğu şübhesizdir. Gelecek olan bir sıkıntının ve zararın kardeşinden önce kendisine gelmesi için öne atılan örnek şahsiyetli cefakâr kardeşlerimizin katkısıdır. Aynı çatı altında beraber omuz omuza veren müslümanların yaptıkları her hayırlı işe her kardeşin ortak olduğu anlayış ve inancı ile birbirinin işlerine katkı sağlayan kardeşlerimizin payı asla inkâr edilemez bir gerçektir. Ashab-ı Kiram, Selef-i Sâlihîn, asrımızda hizmet eden önden gidenlerin ve seleflerimizin bu örnek şahsiyetlerini hatırımızdan çıkarmamalı ve onları örnek almalıyız. Yöneten İslâm a talip olan ve gereklerini yerine getirmeye çalışan aktif müslümanlar olarak hayırda ve dâvânın yücelmesi için uğraşalım. En güzelini yapmaya ve herkesten daha çok katkı sağlamaya ve fedakâr olmaya çalışalım. Bunun yanında bir bütün olarak başarı ve hayırlı sonuç elde edebilmek için birbirimize destek olalım, katkı sağlayalım ve birbirimizin eksikliklerini tamamlayalım. Zira hepimiz, küçük büyük, yapılan her hayırlı işe ortağız. Ayrı ortam ve mekânlarda olsak bile birbirimizin hayırlarına ve sevaplarına ortağız. Hatta bir zamanlar bu mukaddes dâvâya gönül vermiş ve bu yolda hizmet etmiş, bedel ödemiş, fedakârlıkta bulunmuş ve bir dönem gevşemiş ancak akîdesini muhafaza etmiş, her kardeşimiz, elde edilen bütün sevaplarda pay sahibidirler. Bir diğer güzellik ise, beraber ve uyumlu bir şekilde aynı hedef ve gaye için çalıştıkça Allah ın rahmet elinin üzerimizde ve yardımının bizimle beraber olmasıdır. Böylece işlerimiz bereketlenecek ve hayırlı neticeler verecektir. Muvaffakiyet oradadır, galibiyyet, izzet ve başarı oradadır. Allah ve Resûlünün va di vardır ve tarih buna şahittir. Bir Hadîs-i Şerîfte Resûlüllah (s.a.v) şöyle buyurmuştur; - Allah katındaki kıymetleri büyük olan nice insanlar vardır ki, bir konuda yemin etseler Allah onların yeminlerini boşa çıkarmaz. Kardeşlerimiz içinde de Allah ın yeminini boşa çıkarmıyacağı nice takvâ sahibi kardeşlerimizin var olduğunu biliyoruz. Gösterişe kapılmadan bu mukaddes dâvâ uğruna gece gündüz çalışıyor, çırpınıyor ve her türlü fedakârlığı göstermekten geri durmuyorlar. Her kardeşimizin, her bacımızın ve tüm çocuklarımızın öyle olmasını arzu ediyoruz. Bu yüce dâvâda, İslâma, müslümanlara ve hatta tüm insanlığa yönelik hizmetlerde hayır vardır. Bunun içindir ki, her bir kardeşimizin hedefinde, sadece Allah ın rızası ve onun aziz dînine yardım etmek vardır. Hiç bir kardeşimiz, bu hizmet ve mücadele ortamında dünyevî kazanç elde etme gayesini gütmemiştir. En azından bizler buna şahit olmamışızdır. Bu dâvâda, dünya menfaati elde etmek değil, sahip olunan bütün bir dünyasını bu mukaddes dâvâya feda etmek vardır. Faaliyetlerimizi yürütürken -insan olmamız hasabiylemutlaka eksiklerimiz ve yanlışlarımız olmuştur ve olacaktır. Bilerek yapmadığımız bu eksikliklerimizin ve yanlışlarımızın da ilâhî rahmet sayesinde bize kazanç olarak döneceğini umuyor ve Allah tan niyaz ediyoruz. Burada önemli bir başka konuya dikkatleri çekmek gerekir ki, o da; Erkek, kadın, genç, yaşlı her kardeşimizin, İslâmî istikametini korumada ve bütün alanlardaki çalışmaların meşrû ölçüler içinde yürütülmesinden sorumlu olduğu hatırdan çıkarılmamalıdır. İslâm a uygun olmayan bir yönelişe karşı, yüzlerce hatta binlerce elin uzanıp onu tutması, İslâmî istikamete yöneltmesi ve böylece de İslâmî sınırların titizlikle muhafaza edilmesi gerekir. Resûlüllah ın şu müjdeci haberi, gerçekten sürur vericidir; - Ümmetimden Allah ın emri ile hükmeden bir topluluk / cemaat var olacaktır. Onlardan ayrılıp onları terkedenler veya onlara muhalefet edenler onlara zarar veremiyecektir. Kıyamet kopuncaya kadar onlar hep insanlar üzerinde üstün/hâkim güç olacaklardır. (Buhârî, Müslim) Burada müjdelenen topluluktan / cemaattan olduğumuzu umuyor ve Rabbimizin, bu istikamet üzere ayaklarımızı ve gönüllerimizi sabit tutmasını diliyoruz. Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir 05 Nisan April 2013 Cemaziye l Evvel 1434 dosya -Bu dâvâda, dünya menfaati elde etmek değil, sahip olunan bütün bir dünyasını bu mukaddes dâvâya feda etmek vardır. Faaliyetlerimizi yürütürken -insan olmamız hasabiyle- mutlaka eksiklerimiz ve yanlışlarımız olmuştur ve olacaktır. Bilerek yapmadığımız bu eksikliklerimizin ve yanlışlarımızın da ilâhî rahmet sayesinde bize kazanç olarak döneceğini umuyor ve Allah tan niyaz ediyoruz. Örnek Bir Çalışma Kardeş Şubeler Biraraya Geldi Müminler ancak kardeştir Ayeti ışığında bir araya gelmek için teşkilat çalışmaları yapan IGMG Pleidelsheim şubesi ve IGMG Aalen Fatih şubesi ve Pleidelsheim şubesi tüm birimlerle beraber Bölgede kardeş Camii Projesi kapsamında 50 kişilik bir grup Aalen Fatih camisine ziyaret gerçekleştirdi. IGMG Aalen Fatih Camii şube başkanı Mustafa Demirtaş ve ekibi sıcak bir karşılamanın ardından Aalen Fatih Camisinin detaylı tanıtımını yaptıktan sonra iki şube başkanlarının başkanlığında şube yönetim kurullarında görev yapanların tanışmalarına fırsat verildi. Daha sonra sinevizyon eşliğinde Aalen Fatihteki şube çalışmaları gösterilerek çalışmalar hakkında bilgiler verildi. Aalen şube Başkanı Mustafa Demirtaş tüm teşkilat çalışmaları sosyal ve kurumsal alanlarda ve özellikle eğitim alanında verdikleri başarılı çalışmayı ve onurlu mücadeleyi espirili uslübü ile anlatarak tüm çalışmaları yerinde görme fırsatı verdi. Kadınlar Teşkilatının misafirlere ikram sunumunun ardından dostane geçen bir havada kardeşlik duygularının pekiştiği ve tavan yaptığı günde Pleidelsheim şube yönetim kurulları da en kısa zamanda Aalen Fatih Camii şube yönetim kurullarını beklediklerini ileterek gösterilen ilgiye teşekkürlerini ilettiler. Kardeş şube ziyareti her iki şube yönetimi tarafından memnuniyetle karşılandı. Güleryüzle karşılanan Pleidelsheim şube yönetim kurulları yine güleryüzle uğurlandılar.

6 HAYAT Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir 06 Nisan April 2013 Cemaziye l Evvel 1434 haber IGMG Kuzey Ruhr Hutbe Yarışması Paderborn da Yapıldı IGMG Kuzey Ruhr Bölgesinde Şubelerarası Hutbe yarışmasını Paderborn Hicret Cami inde gerçekleştirildi. Pograma Hafız Sefa Çiğdem`in açılış Kur`an-ı Kerimi ve Şube adına misafirleri Şube İmam Hatibi M. Emin Albayrak`ın selamlama konusmasıyla başladı. Akabinde IGMG Kuzey Ruhr Bölge adına açılış ve selamlama konuşması yapmak üzere mikafona davet edilen IGMG Kuzey IGMG Hessen Güney KGT den ADIM ADIM UMRE ye Projesi İslam Toplumu Milli Görüş Hessen Güney KGT Eğitim Biriminin düzenlediği Umre Projesi yani Umre ye hazırlık kursu bölge çapında ilk defa gerçekleştirildi. Katılımcıların Umre ye gidecek olan gençlerden oluşması hem heyecana hem de projenin feyiz ve bereket içerisinde geçmesine sebep oldu tarihleri arasında toplam altı oturumla gerçekleşen Umre Projesi, IGMG Hessen Bölge Başkanı Bilal Kaçmaz, IGMG Hessen Umre Kafile Başkanı Celil Yıldız, Hessen Güney KT Başkanı Saime Tekdemir, Offenbach Cemiyeti imamı Mehmet Ergün ve bir çok değerli hoca ve hocahanımların seminerleriyle gerçekleşti. Projeye 34 genç umreci katılım sağladı. Bu kapsamlı kursun amacı Umreye giden genç kızların daha bilinçli gitmeleri, ibadetlerini kurallara uygun yapmaları ve Proje Sorumlusu Yasemin Erdem in tabiriyle dönüşlerinin muhteşem olmasıdır. IGMG Hessen Bölge Başkanı Bilal Kaçmaz projemizin amacını tek bir cümle ile açıkladı: Umreye gittiğiniz gibi dönerseniz, bilin ki Umreniz kabul olmamıştır. Pozitif bir değişime uğramamışsanız boşuna para harcadınız diyerek Projenin asıl gayesini Umre yi Almanya ya taşımak, Musab olarak geri dönmektir. İlk seminer Umrenin hükmü, vakti, farzları ve sünnetleri gibi teorik yönlerini ele alan Offenbach şubesinin hocahanımı Sultan Ergün`ün semineri ile başladı. Hanau İslam Cemiyetinde gerçekleşen ikinci seminerin hocaları Abdurrahman Polat ve Mehmet Ergün; makbul Umrenin nasıl olması gerektiğini anlatırken güzel nasihatlarini eksik etmediler. IGMG Hessen Bölge Başkanı Bilal Kaçmaz`ın üçüncü seminerde ele aldığı konu Mekke oldu. Mekke nin simgelerini ve bu simgelerin hayata nasıl yön vermesi gerektiğini etkileyici hitabetiyle anlatan Kaçmaz Mekke nin ruhunu idrak edilmesini sağladı tarihinde Rodgau cemiyeti gençlik lokalinde gerçekleşen dördüncü oturumun hatibelerinden olan Sena Kaytan; Medine nin ziyaret edilecek yerlerin manevi boyutunu anlattıktan sonra Havva Uyan oturumun 2. bölümünde azınlık Şehri Mekke, iktidar şehri Medine konulu semineri ile Mekke-Medine döneminde genel anlamda neler öğrenilmesi gerektiğini kendine has hitabetiyle açıkladı. 5. oturumun gerçekleştiği Offenbach camii sinde 2013 Ostern Umresi Kafile Başkanı Celil Yıldız Hocaefendi; Umrede daha çok ibadet yapmaya ve ibadetleri büyük bir titizlikle yapmaya teşvik eden sohbet verdi. Oturumun 2. bölümünde Umreyi buraya taşımak adlı bir workshop yapıldı. Bu Workshop ta Okul, Teşkilat, Sosyal Hayat ve Kimlik inşaası olmak üzere 4 gruba ayrılan proje katılımcıları, Umrenin bu alanda bize öğrettiği ve insanı değiştirmesi gereken ahlaki yönlerini keşf ettiler. Son oturumun gerçekleştiği Alzenau Yavuz Sultan Selim Han Camisinde ise Saime Tekdemir; Umrede kıyafet, sağlık ve maddi hazırlık gibi dikkat edilmesi gereken hususlarda bilgilendirmeler yaptı. Sonra IGMG Genel Merkezin uygulamaya geçirdiği Abla-Kardeş projesi tanıtıldı ve ablalar tayin edildi. IGMG Hessen Güney KGT Başkanı Ayşe Akgün`ün katılım belgelerini takdimi ile Proje son buldu. Ruhr Bölgesi İrşad Başkanı ilahiyatçı-eğitimci Osman Arslantürk hocaefendi IGMG hizmetlerinden bir demet sunarak başladığı konuşmasında hutbe yarışmasının kurallarını bir kez daha hatırlattı ve jüriyi takdim etti. Jüri başkanı olarak Hafız Zekeriyya Keleş yardımcıları Hafız Sefa Çiğdem ve Detmold imam hatibi Şakir Karatosun görev aldı. Jüri başkanın kuralları takdim ettikten sonra adaylar sıralarını çektikleri kuralarla belirleyerek tek tek Hutbeye çıktılar. Heyecanın dorukta olduğu yarışmanın birinciliğini Jollenbek Şubesinden Furkan Yüksel alırken, ikinciliği Lohne Vechta Şubesinden Kadir Cankatar, üçüncülüğü Steinhagen Şubesinden Ömer Faruk Arslantürk aldı. Başta dereceye giren öğrenciler olmak üzere tüm yarışmacılar Bölge tarafından ödüllendirildi. Ayrıca bütün öğrencilere İlahiyatçı Eğitimci Osman Arslantürk ün yazdığı Avrupa da Müslüman Aile ve Çocuk Eğitimi kitabı yazarı tarafından imzalanarak hediye edildi. Jüri ve bütün öğrencileri çiçeklerle tebrik eden Şube Başkanı Nurettin Canaslan ın ardında kapanış Kur`an-ı Kerimi ve Şube İrşad Başkanı Ruhu Gürbüz`ün tüm katılımcı ve misafirler için özenle hazırladığı ikram ile program sona erdi. KRV DE GENÇLER JUGENTTAG DA MİLLETVEKİLİ OLACAK Kuzey Ren Vestfalya (KRV) Düsseldorf taki parlamentosu 18 ile 20 Temmuz 2013 tarihleri arasında gençlere yönelik olarak beşinci kez Jugend-Landtag programı düzenleyecek. Palitikaya ilgi duyan 16 ile 20 yaş arası gençler için düzenlenecek olan program da bir dizi etkinlik düzenlenecek. Meclisteki Türkiye kökenli politikacılardan Yeşiller Partisi Milletvekili Arif Ünal, tüm gençlere yönelik olan söz konusu etkinliğe göçmen kökenli gençlerin de ilgi göstermesini arzu ettiklerini bildirdi. Milletvekili Arif Ünal ın yardımcısı Ahmet Edis, gençlerin politikaya ilgilerini arttırmayı amaçlayan bu programa yabancı kökenli gençlerin de ilgi göstermesini dilediklerini, bu konuda gençlere yardımcı olacaklarını bildirdi. Edis, KRV de yaşayan ve programa ilgi duyan gençler 31 Mayıs 2013 e kadar bize başvurabilirler. Ahmet Edis e şeklindeki adresi, numaralı telefon ve numaralı faks yoluyla ulaşılabiliyor. Konuyla ilgili Almanca bir basın açıklaması yapan milletvekili Arif Ünal ise Jugend-Landtag milletvekili olmak için başvurun çağrısı yaptı.

7 HAYAT Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir 07 Nisan April 2013 Cemaziye l Evvel 1434 haber Avrupa Parlamentosu (SPD) Milletvekili İsmail Ertuğrul Oyunu Kullanmayan Toplum Dilsiz Dev Gibi Kalacaktır AP Milletvekili Ertuğ, Sinerji Köln İşadamları ve Girişimciler Derneği nin (SYNKO) düzenlediği, Seçimlere neden katılmalıyız, Avrupa Parlamentosu (AP) nasıl çalışır ve Almanya için önemi konulu toplantıda AB kurumları ve seçimlerle ilgili kapsamlı bir sunum yaptı. Etkinliğin sonunda SYNKO Başkanı Haşim Akman Milletvekili Ertuğ a, SYNKO - nun yürüttüğü Başarılı göçmenleri tanıtma AB projesi çerçevesinde Başarılı göçmen ödülünü takdim etti. Köln deki bir otelde düzenlenen etkinlikte soruları da cevaplandıran Ertuğ, 22 Eylül genel seçimlerinin Almanya daki Türk toplumu açısından çok önemli olduğunu vurgulayarak, Seçmeni oyunu kullanmayan toplum dikkate alınmaz. Ne kadar sesiniz çıkarsa size o kadar önem verirler. Oyunuzu kullanmazsanız, büyük bir topluluk da olsanız dili olmayan bir dev olursunuz, hiç farketmez. 10 milyon bile olsanız, eğer diliniz, görüşünüz yoksa, sesiniz yoksa sizi yok sayarlar. Demokrasilerde her zaman böyledir. Ama 100 bin kişi olursunuz, son derece sesli, organize olursunuz. Ve 100 bin oy diye siyasetçilere istediğiniz şeyleri yaptırırsınız dedi. Siyasetçilerin her saniye hesap yaptığını hatırlatan AP Milletvekili, Nerden oy kazanırım, nerden kaybederim hesabı yapar siyasetçi. Biz yabancı uyruklular şimdiye kadar fazla oy kullanmamışız ki; bize çok bakmamışlar. Seçimlere katılmamız, rakamların yükselmesiyle beraber göçmenler göz ardı edilmeyecektir dedi. Almanya da siyasi partilerin çifte vatandaşlığı gündemine aldığını hatırlatan Ertuğ, Çifte vatandaşlığın bu derece partilerin, SPD, Yeşiller, FDP nin gündemine gelmesini öncelikle yabancı kökenli vekillere borçluyuz. Çifte vatandaşlık konusunda bir uzlaşı var ve CDU hariç tüm partiler parti programlarına koymuş durumda. Ben Sayın Sigmar Gabriel (SPD Genel Başkanı) çifte vatandaşlık ve Buschkowsky nin saçmalıklarıyla ilgili bir mektup yazdım. Bana verdiği yazılı cevapta, net şekilde çifte vatandaşlığın hükümet programımızda olduğunu ve SPD nin kesinlikle bunu yürürlüğe koyacağını bildirdi, internet siteme de koyacağım dedi. Sadece genel seçimler değil, bu yıl yapılacak olan eyalet seçimleri ve 25 Mayıs 2014 yapılacak olan AP seçimlerinin de önemli olduğunu vurgulayan Ertuğ, Örneğin 15 Eylül de Bavyera eyalet seçimleri var. Orada 60 yıllık CSU hegemonyası biter yönetim SPD ye geçerse, bir hafta sonraki seçimlere müthiş bir etki yapacaktır. Federal seçimler burda yaşayan insanların haklarıyla ilgili, çifte vatandaşlıktan vizeye, çalışma politikalarına kadar karar alabilecek olan kurum federal politikadır. Toplumumuzda seçimlere katılmayanların oranı malesef çok yüksek. Aslında genel toplumun katılımı da düştüğü için, göçmen toplumu konsantre bir şekilde seçimlere yüksek şekilde katılabilse pastadan çok büyük pay alacak. Ama pikniğe gitmeyi sandığa gitmeyi tercih edenler var. İnsanımız demokrasinin kendisi ve çocuklarına hangi imkanları açabileceğini bilmiyor. Çifte vatandaşlık, vize, aile birleşimi sorunlarının çözümü hep buradan geçiyor dedi Ertuğ ayrıca AB kurumları, işleyiş ve çalışmaları hakkında geniş bir sunum yaptı.

8 HAYAT Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir 08 Nisan April 2013 Cemaziye l Evvel 1434 haber AiHM den Almanya Jugendamt a (Gençlik Dairesi) Uyarı DEWA wohnungsbau eg Köln TALEP SİZDEN, PARA BİZDEN, EV BİZDEN Stuttgart PR MA GMBH BANKASIZ SCHUFASIZ HERKESE EV ALMA İMKANI İcradaki evinizi kurtarıyoruz. Schufa nız olsa bile destek imkanı sağlıyoruz Annelere Özel İmkanlar Vadesi Dolmuş Ev Ödemelerinizi Günün En Cazip İmkanları İle Yeniliyoruz Çalışsanız ya da çalışmasanız, yardım dahi alsanız, hayal kurduğunuz, bize gösterdiğiniz evi alıyoruz. Hiç kredi kullanmadan sizi ev sahibi yapıyoruz. Mannheim G-MEDIA UG c Çeşitli gerekçelerle yılda 4-5 bin Türk çocuğuna el koyan ve Almanya daki Türk ailelerin korkulu rüyası haline dönüşen Gençlik Daireleri ne (Jugendamt) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nden (AİHM) uyarı geldi. Haklılığı sonradan ortaya çıkan bir Türk ailenin başvurusu üzerine önemli bir karar veren AİHM, çocuk istismarı gerekçesiyle anne babadan velayetin alınması konusunda Gençlik Daireleri ne çocuğun kendi beyanı da yeterli görmeyip konuyu derinlemesine araştırma şartı koştu. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nden (AİHM), Almanya da çok sayıda Türk ailenin kabusu haline gelen Gençlik Daireleri ne (Jugendamt) uyarı geldi. AİHM, yılda 4-5 bin Türk çocuğuna el koyan Alman Gençlik Daireleri nin uygulamalarında önemli değişikliklere yol açacak bir karara imza atarak, çocuğun velayetinin anne babadan alınmasının zorlaştırılmasını istedi. Mahkeme, çocuk istismarı gerekçesiyle velayetin anne babadan alınması konusunda, çocuğun kendi beyanı da o yönde olsa bile bunun yeterli görülmemesini ve aileye yapılan suçlamaların derinlemesine araştırılmasını talep etti. Duisburg da yaşayan Türk bir ailenin başvurusu üzerine Alman Gençlik Dairesi ve Krefeld Aile Mahkemesi nin uygulamasını mercek altına alan mahkeme önemli bir karara imza attı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) AZ.:18734/09 ve 9424/11 sayılı kararlarla Gençlik Dairelerinin uygulamalarına adeta şerh koymuş oldu. Duisburg da yaşayan davacı Türk ailenin iki çocuğu üzerindeki velayet hakkı Krefeld Aile Mahkemesi tarafından 2008 yılında ellerinden alınmıştı. Daya konu olan çocuklardan 12 yaşındaki kız çocuğu gittiği okulda, kendisi ve sekiz yaşındaki erkek kardeşinin, okulda iyi not getirmedikleri zaman babaları tarafından sürekli dövüldüğünü anlatmıştı. Çocuk, babasının kendilerini demir bir çubukla dövdüğünü savunmuş, bu cezanın izleri kalmasın diye de ayaklarını soğuk suya tutturduğunu savunmuş, sekiz yaşındaki kardeşleri de dövüldüklerini doğrulamıştı. Öğretmeni ise kız çocuğun cep teleonununun anne babası tarafından kontrol edildiğini, cinsel bilgiler dersine katılmadığını, sınıf gezisinde ise hasta raporu aldığını farkettiğini aktarmıştı. Gençlik Dairesi ve Aile Mahkemesi tüm bunlara dayanarak söz konusu çocukları aileden alarak çocuk yurduna yerleştirmişti. Anne babalarıyla hiç bir temas ve görüşmeleri olmadan bir yıl boyunca burada kalan çocuklardan kız çocuğu 2009 yılında önceki tüm beyanlarının yalan olduğunu itiraf etti. Bunun üzerine çocuklar tekrar anne babaya dönebildi. Anne baba ise; kendi insan haklarının, özel ve aile hayatlarının çocukların alınması ve görüştürülmemeleri yoluyla yara aldığına dikkat çekerek tazminat talebinde bulundu. Yargı yoluna başvuran aile, gerek Gençlik Dairesi nin, gerekse ilgili mahkemenin sadece çocuğukların beyanlarına dayanarak işlem yapmamaları gerektiği üzerinde durdu. Kızlarının barındırıldığı yurtta cinsel istismara maruz kaldığını bildiren aile, tüm bu yaşadıkları süreçte babanın da işini kaybedip işsiz kaldığını aktardı. Konuyla ilgili davayı görüşen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), mağdur Türk ailesi için 25 bin Euro tazminat ve ek olarak gördükleri mali zarardan dolayı 1.834,93 Euro tazminata karar verdi. AİHM kararında Gençlik Dairesi ve Krefeld Aile Mahkemesi nin sadece çocukların beyanına dayanarak karar verip işlem yapmaması gerektiğinin altını çizdi. Bu arada bu çocuklarda bir çocuk istismarının söz konusu olmadığı yönünde çok sayıda delil bulunduğuna dikkat çeken AİHM, bunların arasında sadece çocuk doktorunun düzenli muayeneleri bulunmadığını, aynı zamanda çocukları uzun süredir tanıyan okul psikoğunun da çocuklarda bir istismara dönük bir delil veya bilgi bulamadığını bildirdiğine dikkat çekti.

9 HAYAT Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir 09 Nisan April 2013 Cemaziye l Evvel 1434 haber Ekonomik Forum Wuppertal Üniversitesinde Yapıldı Almanya'nın Kuzey Ren Vestfalya eyaletinin Wuppertal kentindeki 'Wuppertal Türk Öğrenciler Derneği ve kısa adı TSVW e.v' ilk defa Türkiye'nin Ege Bölgesi ve Kütahya şehrinin küresel gelişimde ağırlıklı olarak 'Sanayi ve İnsan Kaynakları Politikası' başlıklı konferans ve ekonomik panel düzenledi. Panele T.C. Düsseldorf Konsolosu Emrah Kurt, Türkiye'den T.B.M.M AK Parti Milletvekili Prof. Dr. İdris Bal, T.B.M.M MHP Milletvekili Prof. Dr. Alim Işık, Bursa-Eskişehir-Bilecik Kalkınma Ajansı (BEB- KA) ve Bilecik Belediye Başkan Vekili Osman Gezgin, Kütahya Gediz Belediye Başkanı Mehmet Ali Saraoğlu, Kütahya-Simav İlçesi Belediye Başkanı Kasım Karahan, Bursa'dan işadamları Sadık Şenkaya ve Ümit Karaefe, Avrupalı Türk İşadamları Derneği ATİAD Genel Sekreteri Ömer Sağlam, 'Bildung! Eğitim!' vakfı sözcüsü Engin Olguner ve Dortmund'dan işadamı All-İnfra GmbH sahibi Mehmet Kaçan katıldılar. ÖLEN TÜRKLER İÇİN SAYGI DURUŞU 10 Mart'da Almanya'nın Backnang kasabasında yangın faciasında yedisi çocuk toplam sekiz kişinin hayatını kaybeden Soykan ailesi anısına bir dakikalık saygı duruşuyla başlayan panelde açılış konuşması yaparak bütün katılımcı ve misafirleri selamlayan Wuppertal Türk Öğrenciler Derneği TSVW e.v. Başkanı Deniz Doğan, özellikle Kütahyalılar Derneği başkanı İsmail Taşcıoğlu'na organizasyonda kendilerine vermiş olduğu destekten ötürü teşekkür etti. Doğan daha sonra şöyle konuştu: Öğrenci derneğimiz 2005 yılında Wuppertal üniversitesi bünyesinde kurulmuş bir dernek olarak sosyal, kültürel ve bilimsel faaliyetleri kesintisiz yürütmektedir. Bu sene ise yine bir ilkeye imza atarak Kütahya ve Ege bölgesine yönelik bu forumda akademisyen, öğrenci, siyasetçi ve işadamlarını biraraya getirerek Türk Alman ilişkililerini güçlendirmek istiyoruz. EGE BÖLGESİNDE SANAYİDE STRATEJIK 2023'E DOĞRU Daha sonra panelde soruları yanıtlayan T.B.M.M Sanayi, Ticaret, Teknoloji ve Tabi Kaynaklar Üyesi ve Kütahya Milletvekili Prof. Dr. Alim Işık, Kütahya ve Ege bölgesindeki ekonomik gelişmelere değindi. Prof. Dr. Işık, Kütahya'da yeni kurulan havalimanın bölgenin sanayi ve gelişimi için önemli olduğunun altını çizerek, bunun turizme de olumlu yankıları olduğunu belirtti. Turizmde özellikle termal otellerin sayısında önemli artış kaydettiklerini ifade eden Prof. Dr. Işık, sanayide 2023 hedefleri ve vizyonları için çalışmalarının hızla devam ettiğini vurguladı. BÖLGEYE YURTDIŞINDA YATIRIM İÇİN ÇAĞRI T.B.M.M. Kütahya Miiletvekili Prof. Dr. İdris Bal ise ülke olarak Macaristan, Bosna ve diğer ülkeler ile ikili anlaşmalarının olduğunu ve bu ikili anlaşmaların Türkiye ve Ege bölgesi için Almanya ve diğer Avrupa ülkeleri ile yapılması ile bölgeye yatırımın çekilmesi açısında önemli olduğunu söyleyerek, Alman işadamlarına Ege bölgesine yatırım yapmaları için çağrı yaptı. Panelin bitiminde Wuppertal Türk Öğrenci Derneği Başkanı Deniz Doğan elde edilen görüş ve bilgilerin Almanya'da akademisyen ve işadamlarına ulaşması için çalışma grubunun kurulup sesli ve görüntülü kayıtları ve akabinde Kütahya ve Ege Bölgesi hakkında Türkçe ve Almanca tez çalışması yapılıp kitap haline gelmesi için karar aldıklarını vurguladı. Aytaç Avrupa Großmarkt Marktstr Köln Tel.: Fax: Mobil: Depo Market Et Reyonu Vogesenstr Köln Depo Market Et Reyonu Markenstr Düsseldorf Depo Market Et Reyonu Marktstr Krefeld Depo Market Et Reyonu Münsterstr Dortmund Mobil: YENi YENi YENi YENi Depo Market Et Reyonu Friedrich-Ebertstr Duisburg (LAAR) Mobil:

10 HAYAT 10 Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir Nisan April 2013 Cemaziye l Evvel 1434 haber Yeni Yasanın 1 Mayıs 2013 Tarihinden İtibaren Yürürlüğe Girmesinin Önünde Anayasal Engel Kalmadı igara içme yasağını engellemek için Ruhr bölgesinde esnaflar anayasa mahkemesine başvurup, yürütmeyi durdurmak istediler. Anayasa Mahkemesi, 18 mart 2013 tarihinde 1 BVR 730/13 verdiği kararla bu şikayeti reddederek, yasanın anayasaya uygun olduğunu onaylamış oldu. Yoğun çalışmalardan sonra KRV de Yeşiller ve SPD grupları yeni Sigara İçmeyenleri Koruma Yasası ile ilgili uzlaşmaya vardı. Yasa Yeşiller ve SPDnin oyları ile kabul edilerek, tarihinde meclisten geçti. KRV Yeşiller Eyalet Milletvekili ve Uyum Komisyonu S ŪSTANBUL Başkanı ve Sağlık politika sözcüsü Arif Ünal: 1 Mayıs 2013 tarihinden itibaren Kuzey Ren Vestfalya eyaletinde yeni bir Sigara İçmeyenleri Koruma Yasası yürürlüğe geçecek. Böylece Bavyera ve Saarland eyaletlerden sonra KRV eyaletindede tutarlı ve adına layık bir yasa gerçekleşecek. Sağlık politikası açısından bakıldığında, çok önemli bir adım atılmaktadır senesinde CDU ve FDP tarafından yürülüğe geçirilen kanun, çok noksandı ve bir çok istisnayı içerdiğinden kontrolü imkansız hale getiriyordu. KRVdaki içecek satan işletmelerin %80inde sigara içil- RA A K N A ŪZMŪR * 203 * 203 TRABZON 163 ANTALYA * 203 * SAMSUN 233 * 233 * HATA Y 273 * ADANA 233 * ERCAN 292 * *Kampanya fiyatları 31 Mart tarihine kadar başlayacak seyahatlerde, sınırlı sayıda koltuk için geçerlidir. Uçuşlar, günde iki kere 11:30 ve 18:40 saatlerinde gerçekleşecek olup, biletleme uçuştan 14 gün öncesine kadar yapılmış olmalıdır. Parkur, tarih değişikliğine ve iadeye izin vermemektedir. Tüm vergiler dahil, gidiş dönüş web sitesi başlangıç ücretidir. turkishairlines.de mekteydi. Bundan da en fazla, sigara içmeyi yasaklayan işletmeler zarar görmekte, istisnalardan istifade edenle haksız bir rekabet dezavantajı yaşamaktaydılar. Yeni çıkan yasayla, sadece, özel kutlanan doğum günleri haricinde, kapalı ve kamuya açık işletmelerde sigara içmek tamamen yasaklanmaktadır. Yeni de Sigara İçmeyenleri Koruma Yasası na göre sigara içme yasağı sadece restoran, kahve ve benzeri kapalı mekanlarda uygulanmayacak, tüm Eyalete bağlı olan kurumlarda, örnegin Eyalet meclisi veya Üniversitelerizde de sigara içilen odaların yasaklanmasını da kapsayacak, diye konuştu. Yasanin kapsamına, E-sigarası, nargile ve çeşitleri de girmektedir. Müsiad Stuttgart Bilgilendirmeye Devam Ediyor üsiad Stuttgart Şubesi Merkur Otelde işadamları için kahvaltılı bilgilendirme programı gerçekleştirdi. Programa konuşmacı olarak EDAAF şirketinin genel müdürü Ali Erol AYDIN ve Raritas Derneği danışmanı Ertuğrul Uysal SOYLU katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan Müsiad Stuttgart Başkanı Mehmet Ali BULUT: Öncelikle programa göstermiş olduğunuz ilgiden dolayı teşekkür ediyorum. Müsiad Stuttgart olarak yoğun çalışmalarımızı sürdürüyoruz, bugün de işadamlarımıza Bilişim teknolojilerinin iş hayatımızdaki yerinin ne kadar önemli olduğunu hatırlatan bir sunum dinleyeceğiz. Bir de işadamlarımızın devlet teşviği ve mikro kredi hakkında bilgi edineceğiz dedi. Başkan BULUT ayrıca yeni üye olan işadamlarına da rozetlerini kendisi taktı. Birinci bölümde EDAAF Genel Müdürü Ali Erol AYDIN teknolojinin kullanımı hakkındaki konuşmasında; Orta ve küçük işletmelerimiz teknolojiyi yeterince kullansalar rakiplerine nazaran daha kısa zamanda daha fazla kazanç yapabilecekler dedi. Aydın teknolojinin eskisi gibi çok pahalı olmadığı bilakis çok az bir meblağa yeni programları kullanarak teknolojiden yararlanmanın mümkün olduğunu belirtti. İkinci bölümde ise Raritas Derneği danışmanı Ertuğrul Uysal SOYLU konuşmasında; Devlet teşviklerinden yeterince insanımızın haberi yok. Yeni işyeri kurmak isteyenler, ya da kurulu bir iş yerini satın almak isteyenler, ya da bir şirkete ortak olmak isteyen insanlar devletin teşvik sisteminden yararlanabilirler. Micro kredi işsiz insanlarımızın devlet tarafından iş kurabilmeleri için verilen bir kredi. Nobel ödülü alan bu sistemi ilk defa Bangladeşte Muhammed YUNUS isminde biri uyguladı dedi. M

11 HAYAT Serseri Kurnazlar, Kurnaz Serseriler O turduğum semtin tren istasyonuna geldiğimde, iki elinde birkaç tane tıka basa dolu plastik torbalarla ve pantolonun kemerine taktığı bir tomar anahtarla oralarda dolaşan bir serseri adam vardı. Önce torbaların ikisini birkaç adım ileriye götürdükten sonra yolun üzerine bırakır ve geri dönerek diğerlerini de aynı noktaya taşırdı. Daha sonra yük taşımaktan veya çalışmaktan yorulmuş bir insan edasıyla hafiften belini doğrultarak etrafına göz atardı. Tramvaya bineceğim metro durağına indiğimde ise, hep aynı saatlerde, aynı oturakta bira şişesi yanında, elinde gazete okuyan bir başka serseri son günlerde dikkatimi çeker oldu. Hemen hemen her gün aynı manzarayla karşılaşmaya başladığımdan, adamı göz ucuyla takip ettim: Gazeteyi okumuyor, dakikalarca aynı yere baktıktan sonra, hafiften başını kaldırıp etrafındakilere bir göz atıyor ve tekrar okurmuş gibi yapmaya devam ediyordu. Ivır zıvır dolu torbaları ıklaya zıklaya taşırken etrafına; sadece sizin torbalarınız dolu değil, bakın ben de dopdolu torbalarımı zoraki taşıyorum, intibasını uyandırmaya çalıştığını tahmin ettiğim serseri, belindeki anahtarlarıyla da; her ne kadar sokaklarda günümü geçirsem de, benim de birçok kapıları olan mekânım, başımı sokacak yuvam var ve bu anahtarlar da işte bunun ispatıdır, demeğe getirdiğine dair bende kanaat oluştu. Gazeteyi okuyormuş gibi yapan serseri yi daha çok sevdim. Okumasa da, okumuş bir toplumda okuyan insan intibasını uyandırmaya gayret etmesini veya; bakmayın buralara takıldığıma, zannettiğiniz gibi ben cahilin birisi değilim, türünden bir havaya kendisini sokmuş olmasını; bu yönde etrafındakilerini, serserice değil akıllıca, ikna gayretleri olarak yorumladım. Kalkınmışlık göstergesi Yirmibirinci Yüzyıl da ileri sanayi toplumlarının kalkınmışlık emarelerinden birisi de, üretilen çöptür: Ne kadar çöp, o kadar kalkınmışlık! İkinci Dünya Savaşı sonrası Almanya nın önemli yazarlarından birisi olan Heinrich Böll ün; Bir ülkenin hümanistliği, günlük hayatta kullanılabilir nelerin çöpe atıldığına göre ölçülür sözüne atfen, sokaklarda, köprü altlarında yaşayan insanlar için J. Vogt da, bu kavramın birden çok anlam taşıdığına dikkat çekerek; Çöp, kullanılmayan malzemedir ki, buna insan malzemesi de dahildir diyor. (1) İktisadî gelişmişlik insanın refah düzeyini de artıyor, fakat sonsuza kadar değil... Son yıllarda Almanya da refah seviyesinden daha hızlı olarak yükselen bitkinliktir. Suda bile yorgunluğun izlerini görmek mümkün. Akarsular ve göllerde, iş dünyasının baskılarına dayanamayanlara yazılan anti deprosyan ilaçlar birikmeğe başladı.(2) Sanayileşmiş toplumlarda görülen bu karakteristik özelliği; (Batı tipi) kalkınmışlığın Mahmut AŞKAR yan tesirleri diye izah etmek de mümkün. Belki de, İşçi sınıfını oluşturan sanayileşmenin, bugün işçi sınıfını gereksiz kılması(3) neticesinde, kullanılmayan insan malzemesi nin sokağa, köprü altlarına, metrolara atılmasıdır. Her adem bir alemdir Her adem bir alemdir. Her sokağa atılan adem, bir alemin yörüngesinden kopuşudur. İşe yaramaz, çöplük olarak değersizleştirilen bu ademlerde nice cevherlerin gizli olduğunu ancak onları deşelerseniz anlarsınız. Ülkemizde zaman zaman gazetelere yansıyan dürüstlük örneği davranışların bir benzerini, bu sefer ABD nin Kansas City şehrinden gelen haberde okuyoruz: Sokakta yaşayan bir insana birkaç kuruş yardımda bulunurken, pırlanta evlilik yüzüğünü de yanlışlıkla adamın uzattığı yardım kabının içine atan genç kadın, daha sonra bunun farkına varır. Kendisi için büyük bir değeri olan yüzüğün peşine düşen kadın, nihayetinde yardımda bulunduğu adamı köprü altında bulur ve kendisine daha durumu izah ederken, Afro-Amerikalı, o günden beri muhafaza ettiği yüzüğü kadına takdim eder. Sokakta yaşayan bu adamın dürüstlüğü karşısında, kadın kocasıyla birlikte, dünyaya hükmeden Süper Güç ün sokağa terk ettiği, yatacak yer, yiyecek ekmek veremediği Billy Ray Harris için ülke çapında bağış kampanyası başlatırlar ve kısa sürede 140 bin dolardan fazla para toplanır. Bağışta bulunanlardan birisi; bu adam holding menecerlerine, banka ve borsa sektörü çalışanlarına dürüstlük seminerleri vermelidir, demesinin yanısıra, haberi veren gazetenin, bazen dürüstlük de karşılık buluyor (4), şeklinde not düşmesi; insanlığın ahlâkî çöküşüne işarettir: Bir yanda deveyi hamuduyla yutarken, kamu malını, devlet kasasını yağmalayanlar, diğer yanda çöplükten geçinirken, dürüstlüğü elden bırakmayanlar... Yaşadığımız çağın dünya hâkimiyetini elinde tutan ülkelerde, yurtsuz-yuvasız, alkol veya uyuşturucu müptelası, psikolojisi bozulmuş, sokakta yaşamaya mahkûm edilmiş insan sayısının hızla artması, bir zaafiyet göstergesidir. İnsanı eşya gibi, malzeme niyetine kullanan ve işi bitince de, işe yaramaz bir malzeme gibi kaldırıp atan bir sistemin insan artıkları dır bunlar... Başka ülkeleri güç kullanarak işgal edenlerin, korumasız ve yardıma muhtaç kendi insanlarına sahip çıkmaması, insanî taraflarının zayıflığına delalettir. Çünkü güçlü, zayıfın yanında yer alandır....mış gibi yapmak Olmayanı olmuş gibi, yapılmayanı yapılmış gibi vermeğe, göstermeğe çalışmak; çok kurnazca düşünülmüş bir eylem biçimi olsa da, nihayetinde takke düşüp kel görüneceğinden, serserice bir girişimdir. Heybesi dolu olanlara özenenler, çer-çöple doldurulmuş heybeyi taşımanın, boşuna hamallıktan öte bir getirisi olmadığını, okumuşa özenenler de, yazıya bakmakla yazılanı okumanın aynı olmadığını zaten anlamazlar... Kendi meziyetlerini başkalarına anlatma ihtiyacı hisseden fertler kadar toplumların tam da propagandasını yaptıkları o konuda mutlaka bir eksikliği vardır. Z. Bauman ın; Bir topluluk kendi değerlerini metheder, kendine hayranlığını afişlere taşır, yaptıkları işleri taraftarlarının övmeleri için baskı uygularsa, böylesi bir topluluğun artık varlığından söz edilemez (5) babında sözleri bana, propagandayla ayakta kalmaya çalışan totaliter rejimleri hatırlattı. Sadece onunla da kalmayıp; yanlış yolda olanları hidayet çizgisine çekmekten acizleri, mensubu oldukları topluma karşı sorumluluklarını bihakkın yerine getiremeyenleri ve kendilerine yöneltilen mesnetsiz eleştirilere cevap veremedikleri hâlde, kurtarıcı rolüne soyunanları da hatırlattı... İşe yaramaz eşyaları torbalara doldurup taşıyanlar ve elindeki gazeteyi okuyormuş havası vererek bakıp duranlarla, bunların takip ettikleri yol ne kadar da birbirine paralellik arz ediyor... Yemin etmek; umumiyetle bir yalanı örtbas etmede, olmayanı olmuş gibi göstermede devreye sokulan bir (yanlış) yöntemdir. Dinî kavramları diline pelesenk edenlerin dindarlığı, hitabetinde (retorik) Batılı sözcükler ve kavramları özellikle kullananların entelektüelliği, samimiyetten ve inandırıcılıktan uzaktır. Bizim kültürümüzde aslolan insandır, taşıdığı etiket değil! Fakat öyle bir zamanede yaşıyoruz ki, genelleme yapmamakla beraber, büyüklüğü mütevazilikte, alçakgönüllülükte gören bizim medeniyet anlayışımızla adeta örtüşür bir vakur duruş sergileyen Batılı alimlerdeki bu özelliği maalesef bizimkilerde göremiyoruz. İçini dolduramadıkları akademik ünvanlarını önplana çıkararak toplumda kendilerine yer edinmeye tenezzül edenler münevver olamazlar! Muhteva ve seviye bakımından bir futbol maçı üzerine yapılan gereksiz tartışmalar seviyesinde tv kanallarında sürdürülen proğramlarda arz-ı endam edenlerin çoğunluğu; münevver, aydın, entelektüel donanımdan yoksun, fakat etrafına öyleymiş gibi görüntü vermeğe çalışan (kurnaz) insanlardır. Metroda elindeki gazeteye bakıp duran serseri de, çevresine benzeri bir kurnazlıkla okuyan adam görüntüsü vermeğe çalışıyordu. Heybeniz çer-çöple doluysa, tükettiğiniz enerji ve zaman, çer-çöp uğruna hamallıktan başka ne olabilir... Bakıyor da görmüyorsanız, görüp de okumuyor, okuduğunuzu da anlamıyorsanız; elinizde gazete tutmanız, kitaplar önünde resim çektirmeniz ve ehl-i kitap bir medeniyete mensubiyeti dilinize dolamanız, sadece sizin kitapsızlığınıza delalet eder. 1: H. Jürgenbehring, Ethische und Religiöse Themen bei Henrich Böll 2: Wolfgang Uchatius, Jan Müller hat genug, Die Zeit, : Jonh Gray, Von Menschen und anderen Tieren, Abschied von Humanismus 4: Suedeutsche.de, : Gemeinschaften Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir 11 Nisan April 2013 Cemaziye l Evvel 1434 dosya Bizim kültürümüzde aslolan insandır, taşıdığı etiket değil! Fakat öyle bir zamanede yaşıyoruz ki, genelleme yapmamakla beraber, büyüklüğü mütevazilikte, alçakgönüllülükte gören bizim medeniyet anlayışımızla adeta örtüşür bir vakur duruş sergileyen Batılı alimlerdeki bu özelliği maalesef bizimkilerde göremiyoruz. Bavyera Hükümeti Entegrasyon Sorumlusu Martin Neumeyer IGMG Güney Bavyera Bölge Merkezini Ziyaret Etti IGMG Güney Bavyera Bölgesi, geçtiğimiz günlerde önemli bir misafir kabul etti. Bavyera Eyaletinde Uyum Sorumlusu olan Neumeyer, Bölge Başkanlığında 1 saatlik bir görüşmede bulundu. Görüşmeye IGMG Genel Merkezden Genel Sekreter Yardımcısı Abdülgani Karahan, IGMG Güney Bavyera Bölge Başkanı Muhammed Tayyip Sayan, BYK üyeleri Ahmet Kalyon, Abdullah Seydaoğlu, Adil Ergan ve Fatih Camii Başkanı Mehmet Ünlü katıldılar. Görüşmede çeşitli güncel konulara değinildi ve karşılıklı fikir alış verişinde bulunuldu. Milli Görüş olarak Avrupada yıllardır yaşadığımız topluma katkıda bulunduklarını belirten Milli Görüş yetkilileri, toplumu ilgilendiren bazı konuları da görüşmede dile getirdi. Özellikle Nazi Cinayetlerinde yaşanan hukuksuzlukların toplumu endişeye sevk ettiğini belirten Abdulgani Karahan, bu konunun üzerine gidilmesi gerektiğini bildirdi. Neumeyer, yaşanan cinayetlerin çok üzücü olduğunu, bu cinayetlere Döner Cinayetleri demenin insanlık ayıbı olduğunu ve Bavyera Eyaleti olarak üzerlerine düşeni sorumluluk çevresinde yapacaklarını bildirdi. Bölge Başkanı Muhammed Tayyip Sayan, Güney Bavyera Bölgesinde yaptıkları çalışmalar hakkında kısa bilgi verdikten sonra, bölgelerine gelen Neumeyer`e teşriflerinden dolayı tesekkür etti. Neumeyer, Türkiye yi ve Türkleri çok sevdiğini, Milli Görüş ü memnuniyetle ziyaret ettiğini ve en son 3 yıl önce de Milli Görüş ün düzenlediği Ramazan Resepsiyonu na günün konuşmacısı olarak katılıp, topluma entegrasyonun ve okuldaki başarıların öneminin altını çizdiğini belirtti. Sıcak ortamda geçen görüşme, ziyaretin anısına Bölge Başkanı Muhammed Tayyip Sayan misafirlerine bir hediye takdim ederek, bu tür ziyaretlerin tekrarlanması dileğinde bulundu.

12 HAYAT Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir 12 Nisan April 2013 Cemaziye l Evvel 1434 haber ATİB Yeni Genel Merkez Binasında Gazetecileri Ağırladı ATİB Genel Başkanı İhsan Öner: Biliyorsunuz belli eyaletlerde sözleşmeler ilan ediliyor. Berlin de Hamburg da imzalandı. Ben hiç yoktan atılmış bir adımdır diye değerlendirsem bile, gerçek kanaatim şudur; bu oyalama takdiğidir. ATİB Genel Başkanı İhsan Öner restarasyon çalışması devam eden yeni Genel Merkez binasında Türk basın temsilcileriyle kahvaltıda bir araya geldi. Kahvaltıya Avrupa`da yayın yapan medyanın yaklaşık tamamının katıldığı toplantıda İhsan Öner, Çalışma arkadaşlarını takdim ettikten sonra bu gün sizleri basın toplantısı için çağırmadık. Yeni binamızı tanıtalım diyerek başladığı sözlerini şöyle sürdürdü; Bir taraftan inşaat çalışmalarımız devam ediyor, aşagıda 400 kişilik bir konferans salonumuzun da yenileme çalışması yapılıyor. Mescidimiz, hanımlar bölümümüz, Çocuklara yönelik derslik, gençlere yönelik seminer çalışmalarımız devam ediyor yaş gurubu gençlerimize anadil Türkçe kurslarını başlattık dedi. Sohbetin ilerleyen bölümlerde Öner; Almanya da bu yıl seçim yılı Nieder Sachsandaki en son seçimdeki oy sayısının ne kadar uçuca gittiğini gözlemledik. Belli bölgelerde 36, oyla 149 oyla seçmenler temsilcilerini belirlediler. Dolayısyla milletvekilliği el değiştirdi. Bizim burada Alman vatandaşlığına geçmiş olan insanlarımızın seçime teşvik edilmesi çok önemli. Bizim bu konuyla ilgili insiyatif gurubumuz var. Aşağı yukarı iki üç aydır belli aralıklarla toplanıyoruz. Burada hemen hemen bütün kuruluşlarımız var. Önce Zaman sonra üç dönemdirde Türkiye Gazetesinin bürosunda toplanıyoruz. Burada bütün kuruluş temsilcileri var. ATİB, DİTİB, MiLLİ GÖRÜŞ, İSLAM KÜLTÜR MERKEZİ, Türk Alman Sağlık Vakfı var. Burada bizim hedefimiz şu seçmenleri siyasi parti ismi vermeden mutlaka sandığa gitmelerini sağlamak. Adını da zaten seçim insiyatifi koyduk. Bizim siyasi partilerden taleplerimiz nedir. Talep paketi de ortaya konmalı. Vatandaşlar parti tercihi yaparken A B partisi değil bizim göçmenlerin hangi talepleri gündemine taşımıştır. Onları dikkate alarak oylarını kullanmaları için böyle bir teşviğimiz olacak. Şu an eylem planı hazırlanıyor, kurumlarımız ne yapacak basınımız ne yapacak, hangi farklı çalışmadan, slogan tespit çalışmasına kadar bir yığın çalışmalarımız devam ediyor. Opsiyonlu vatandaşlık biliyorsunuz şu an başlatıldı. Gençlerimiz tercih konusunda bir zorlamayla karşı karşıya. Güçlü bir devlete böyle bir yaklaşımı gerçekten yakıştıramıyoruz. Bunun bir an evvel ele alınıp çözüme kavuşturulması gerektiğine inanıyoruz. Çifte vatandaşlığı genele yaymak lazım. Bunun örneği bu ülkede yok değil. Aksi takdirde ayrımcılık yapmış olursunuz. Bu konuyla ilgili bizim çalışmalarımızda devam ediyor. Diğer bir problemimiz kaybolan Türkçemiz. Belli yaşa gelmiş arkadaşlarımızda da zaman zaman görüyoruz. İşte devam oku diyor. Devam git konuştuğu Türkçe yi de düzgün ifade edemeyen bir kitle ile karşı karşıyayız. Hele üçüncü dördüncü nesilde Türkçemizi hiç bilmeyen bir kitlemiz var. Dolayısıyla anadil meselesini mutlaka ele almamız gerekmektedir. Ana dil meselesi sivil toplum kuruluşlarının altından kalkabileceği bir iş olmadığı kanaatindeyiz. Mutlaka devlet desteği olmak zorunda. Siz dininizi kaybederseniz diliniz sayesinde dine dönersiniz. Dilinizi kaybederseniz dininizi de kaybedersiniz. O yüzden Türkçemiz mutlaka burada yaşatılmalıdır. Biz asimile olmayalım entegre olalım diyoruz. Ama dilinizi kaybederseniz asimilenin ilk adımını atmış olursunuz. Biliyorsunuz belli eyaletlerde sözleşmeler ilan ediliyor. Berlin de, Hamburg da imzalandı. Ben hiç yoktan atılmış bir adımdır diye değerlendirsem bile, gerçek kanaatim şudur bu oyalama takdiğidir. Avrupa Birliği her konuda birbirlerini örnek alırlar biliyorsunuz. Belçika, Hollanda, Danimarka gibi ülkeler resmi din olarak İslam ı kabul etmiş olmasına rağmen Almanya, Fransa gibi ülkeler tanımıyorlar. Bence İslamiyet 1500 yıldır dünyada var. Avrupa da 20 milyona yakın müslüman yaşıyor. Bizim de bunu resmen tanınmasını beklemek hakkımızdır. Seçme seçilme hakkı büyük ölçüde çifte vatandaşlığın çözümüne bağlı. Mahalli seçimlere de en azından Avrupa Birliği vatandaşlarına tanınan en az 3 ay ikamet edene Avrupa parlementosuda dahil bu seç imlerde oy kullanma bize de tanınmalı diyerek düşünüyorum. Yine aile birleşimi vize konusu, 21 y.y. Avrupasında bunu anlamak hala mümkün değildir. Bu ciddi manada ayrımcılıktır. Bununda ortadan kaldırılması gerektiğini düşünüyoruz dedi. Öner Pasaport harçları, bedelli askerlik konularındaki harçların yüksekliği ATİB Genel Başkanının ele aldığı diğer konular oldu. Yurtdışı Türkler Akraba Topluluklar Başkanlığının bir bakanlığının olmaması yine Öner in eleştirdiği bir başka konu oldu. Öner konuşmasını şöyle sürdürdü; Bütün bu anlattığımız meselelerimiz bir başkanlıkla çözülemez. Bu millet bir başkanlığa mahkum edilemez. Devletimiz dik durur bu meselelerimizi bir bakanlık aracılığıyla götürebilseydik çözüm belki biraz daha kolay olurdu diye düşünüyorum dedi. ATİB Genel Başkanı toplantının ilerleyen bölümlerinde gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. ATİB Kadın Kollarında Görev Dağılımı Yapıldı Avrupa Türk İslam Birliği Kadın Kolları, ilk yönetim kurulu toplantısını genel merkezde gerçekleştirdi. Bir yıllık faaliyet programı ve görev dağılımı gibi önemli konuların konuşulduğu toplantının açış konuşmasını Kadın Kolları Genel Başkanı Hatice Sever yaptı. Kadınların cemiyet hayatındaki yerine ve önemine dikkat çekerek konuşmasına başlayan Sever, tüm dernek ve cemiyetlerin gelecekte varlıklarını sürdürebilmeleri, kadınlara yönelik faaliyet ve çalışmaların yapılmasıyla mümkündür. Bizler kadın kolları genel yönetimi olarak derneklerimizde bu konuyla ilgili çalışmalarımıza ağırlık vermeliyiz dedi. Daha sonra ATİB 26. Dönem Kadın Kolları Genel Yönetimini tanıtan Sever, yapılan görev dağılımını şu şekilde açıkladı: Kadın Kolları Genel Başkanı: Hatice Sever Kadın Kolları Genel Sekreteri: Ayşe Zeynep Erkmen, Halkla İlişkiler Sorumluları: Hanife Kıran, Hayriye Dönmez ve Gülten Yıldırım Dış İlişkiler Sorumluları: Nurcan Taşkın ve Yıldız Yanıkkaya Eğitim Sorumluları: Meral Yüksel, Bülbül Aydık, Emine Demir ve Hatice Gökdağ Bir yıllık faaliyet taslağının da konuşulduğu toplantıda, Kültür ve eğitim kamplarının, seminerler ve panellerin, dernek ziyaretlerinin, sanat ve spor içerikli kursların, kültürel gezi organizeleri ve salon programlarının yapılması planlandı.

13 HAYAT Vergi Tasarrufunda Çok Önemli Bazı Hususlar Asım TOZOĞLU O kuyucularımız, sık sık telefon ederek gazetenizde yayımlanan yazılar sayesinde bilgi sahibi olduklarını dile getiriyorlar ve hem gazeteye hem de bana teşekkür etmektedirler. Her zaman olduğu gibi bu yazımızda da siz sevgili okuyucularımıza vergi denkleştirme konusunda tasarruf sağlayacak bazı konulara değineceğiz. Bunlardan bazı önemlilerini sizlerle paylaşmak istedim: 1. ELTERNGELD TASARRUFU: Elterngeld diye adlandırılan ebeveyn parası herkesçe bilindiği gibi vergiye tabi tutulmaktadır. Anayasa mahkemesine kadar başvurulmasına rağmen maalesef başarı sağlanamamıştır. Vergi kanunu tabiriyle progressıon vorbehalt yani indirekt vergilendirme yolu, alınan ebeveyn paralarını vergilendiriyor ve birçok ebeveyn devlet hem çocuk sayısının artmasını istiyor hem de çocuk için ödediği paranın vergisini alıyır. Bu nasıl iş? demekle yetinmektedir. Çalışan bir anne, çocuk eğitim iznine ayrıldığı zaman net maaşının yüzde altmışdördünü çocuk bakım parası olarak almaktadır. Vergilendirilmeden dolayı bir çok aile çocuğun olduğu yıl ve ertesi yıl maliyeye borçlu olmak zorundalar. Çalışmayan annelerde de bir yıl boyunca ayda üçyüz euro olarak yılda 3600 euro vergilendirilmektedir. Bu paradan yıllık bin euro pauschal yani götürü olarak masraf düşülmaktedir. Kalan 2600 euro vergiye tabi tutulmaktadır. Bizim teklifimiz ise şudur: Elterngeld 24 ay süreyle alınacak şekilde dilekçe verilsin. O zaman, 3600 euro 24 aya yayılacağından, iki yılda 2000 euro masrafa tabi olacağından, birinci yıl 1800 eurodan sadece 800 euro, ikinci yılda da yine 800 euro vergiye tabi olacaktır ve böylece aile vergi tasarrufuna gidecektir. Çalışmayan bayanlarda hastalık kasasının 90 gün için 13 eurodan 1170 euro annelik yardımını da unutmamak lazımdır. Çalışan bayanlarda işverenin ödediği annelk parası da aynen ebeveyn parası gibi vergiye tabi tutulmaktadır. Bu konuda daha geniş bilgi için okuyucularımız şahsen tavsiye alabilirler. 2. FARKLI MESLEK GURUPLARI. Vergi kanunu, bazı meslek grupları için yapılan işin güçlüğünden dolayı bazı ayrıcalıklar tanımaktadır. Ne yazık ki, 2014 yılında değişikliğe uğrayacak bu kanundan, çok sayıda vergi mükellefinin yararlanmadığı anlaşılmaktadır. Konunun detayına girmeden, aşağıda sıralanan meslek sahiplerinin haklarını tam almalarını salık veririz: Eleman kiralayan firmalar sayesinde iş bulanlar ve onların kontrolü alında çalışanlar Her türlü inşaat işinde çalışanlar Otobüs şoförleri, tramvay ve metro şoförleri, 3. ÇOCUĞU MESLEK ÖĞRENEN AİLELER Vergi denkleştirme işlemlerinizi yaptırırken, Ausbildung yapan çocuklarınızın vergi belgesini de kullanarak daha çok vergi iadesi alabilirsiniz. 4. MİNİ JOB YAPANLAR DİKKAT Bu yılın başından beri 450 euroya çıkan minijob konusunda da önemli gelişmeler var. Vergi konusunda uzmana danışmadan imza atmayınız... Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir 13 Nisan April 2013 Cemaziye l Evvel 1434 ATİB Frankfurt/Höchst Türk Kültür Merkezinde İbrahim Yılmaz Başkan Yaptığı çalışmalarla adından sıkça söz ettiren ATİB Frankfurt/Höchst Türk Kültür Merkezi gerçekleştirdiği yıllık olağan kongre sonucunda İbrahim Yılmaz ı başkan olarak belirledi. Başta ATİB Genel Başkanı İhsan Öner ve dernek üyelerinin tamamının katıldığı kongrenin divan heyeti İlhami Ertürk, Osman Aytekin ve Aybüke Akçay dan oluştu. Okunan Kur-an-ı Kerim ve İstiklâl Marşı nın ardından kongrenin açış konuşmasını derneğin kesintisiz altı yıl başkanlığında bulunan Şaban Duran yaptı. Sözlerine 6 yıllık görevi boyunca gerçekleştirdiği faaliyet ve çalışmaların derneğe kazandırdığı artıları anlatarak başlayan Duran, kendisini yalnız bırakmayan ekip arkadaşlarına teşekkür etti. Faaliyet ve mali raporların okunarak ibrasından sonra derneğin yeni dönemde görev yapacak ekibi belirlendi. İbrahim Yılmaz ın başkan olarak seçildiği kongrede Mehmet Önlü, Ömer Aybulut, Metin Gültekin, Mikail Çandır, Reyhan Engin, Fazilet Vırıt, Sükrü Engin, Necip Danlı, Osman Danlı, Sümen Virit, Ersan Kontaş, Orhan Ercan, Reyhan Engin, Fikret Turan, Fazilet Vırıt, Hacı Deniz, Garip Yılmaz ve İbrahim Özyiğit yönetim kuruluna seçildi. Dernek üyelerinin dilek ve temennilerinin ardından konuşma yapmak üzere kürsüye gelen ATİB Genel Başkanı İhsan Öner, yeni yönetime başarılar diledi. Konuşmasına burada yaşadığımız sorunlara değinerek devam eden Öner, Anadilin öğretilmesi, her devletin yerine getirmesi gereken bir insan hakkıdır. Bazı okulların bahçelerinde Almanca dilinin dışında diğer dillerin konuşulmasının yasaklanmaya kalkışılması, insan haklarının gasp edilmesinden de öte, çok ayıpça bir tavırdır, bunu kabullenmek mümkün değildir dedi. Türkiye nin de artık samimi adımlar atması gerektiğini de vurgulayan Öner; Biz, bizi ilgilendiren bir çok konunun takibi ve çözümü için yıllardır bir Yurtdışı Türkler Bakanlığı kurulmalıdır diye her vesile ile yazıyor, çiziyor ve konuşuyoruz. Bu konuyu bütün sivil kitle kuruluşları yıllardır dile getiriyorlar. Netice itibariyle bu konunun, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı diye bir merci tarafından ele alınacağı söylendi. Biz bir bakanlık beklerken, bir başkanlığa havale edildi dedi. ATİB Frankfurt/ Höchst derneğinin yıllık olağan kongresi yapılan duaların ardından sona erdi. dosya IGMG Rhein Neckar Saar Bölgesi Gençlik Teşkilatı Viernheim da Gönül Sohbeti Düzenledi Islam Toplumu Milli Görüş Rhein Neckar Saar Bölgesi Gençlik Teşkilatı gönül sohbetleri serisini Viernheim Sultan Ahmet Camiinde geniş bir katılımla düzenledi. Gençlerin yoğun ilgi gösterdiği programın açılışını ve sunumunu İsmail Melih Tuzlacı yaptı. Açılış Kur`an-ı Kerimini RNS kücüklerdetilavet yarışmasında birinci olan Hüseyin Ferhat Yazır yaptı. Ardından Gençlik Teşkilatlanma başkanı İbrahim Köroğlu cemiyetlerin katılım yoklamasını yaparak, selamlama konuşması yapmak üzere sözü Eski Bölge Başkanı Yaşar Cimşit`e verdi. Cimşit katılımlarından dolayı gençlere teşekkür ederek hayatın her alanında aktif olmak için tavsiyelerde bulundu. Programın anlamlı konuşmasını yapmak üzere Viernheim Cemiyet İmam Hatibi Abdülmecid Meral kürsüye davet edildi. Konuya Allah`a kul olmakla başlayan hocaefendi, sırasıyla Allahın emirlerine göre yaşamak, imtihanda olduğunun farkında olmak, Allah için iyiliklerin ve güzelliklerin hakim olması için cihad etmek gibi güzel başlıklarla gençleri aydınlattı. Kapanış Kur`an-ı Kerimini ise Malik Yalınkılıç okudu. Programın sonunda hediyeleri Gençlik Teşkilatı Eğitim Başkanı Ersun Emekçi vererek cemiyetin ikramlarıyla da program son buldu.

14 HAYAT Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir 14 Nisan April 2013 Cemaziye l Evvel 1434 haber Ingolstadt ta Alemlere Rahmet Hz. Muhammed Programı slam Toplumu Milli Görüş Teskilatlari Güney İ Bavyera Bölgesi Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) in doğumunun sene-i devriyesini 10 Mart 2013 te Ingolstadt Saturn Arena da Alemlere Rahmet Hz. Muhammed adlı güzel bir proğram ile gerçekleştirdi. Proğrama konuşmacı olarak İslam Toplumu Milli Görüş Teşkilatları Genel Başkanı Kemal ERGÜN, IGMG Güney Bavyera Bölge Başkanı M. Tayyip SA- YAN, T.C. Münih Başkonolosluğu Din Hizmetleri Ataşesi Dr. Ali ÜNAL, Ingolstadt 3. Belediye Başkanı Sepp MİßLBECK katıldılar. Günün Hatibi olan televizyonlardan tanınılan İlahiyatçı/Yazar Prof. Dr. Nihat HATİPOĞLU nun yanı sıra sanatçı olarak Mustafa CİHAT katıldı. Maide-i Kur an yapmak üzere Kur an-ı Kerim i güzel okuma birincileri İshak DANIŞ (Türkiye), Muhammed BU- HAYRİ (Mısır), Abdurrahman SADİEN (Güney Afrika) programa renk kattılar. Proğram Türkiye den gelen Hafız İshak DANIŞ ın Kur an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Dinleyicileri yorumuyla etkileyen Hafız DANIŞ ın ardından sahneye gelen IGMG Güney Bavyera Bölge Başkanı Muhammed Tayyip SAYAN konuşmasında Peygamber Efendimizi şu ifadeleri kullanarak anlattı: Onun ahlakı Kur andı, yaşayan bir Kur andı. Allahu Teala bi zatihi Kur an-ı Kerim de Yemin ederim ki ey habibim Muhammed, Sen yüce bir ahlak üzeresin, senin ahlakın senin meziyetin yücedir mükemmeldir buyurur. Hz. Muhammed (s.a.v) alemlere rahmet olarak gönderilmiştir. Onun ahlakında, yaşam tarzında şiddet görülmemiştir, kibir görülmemiştir intikamcı hiç değildi, nefret etmezdi herkese karşı itina ile davranır, önem verir ehemmiyet verirdi. Hayatı boyunca hiç bir insanı dövmedi, sövmedi, azarlamadı, şiddet kullanmadı hakaret etmedi. Özellikle asrımızda yaşayan insanların ve özellikle de gençlerin onun ahlakına onun göstermiş olduğu nasihatlara ihtiyaclarının olduğunun altını çizen SA- YAN, proğramın gerçekleşmesinde emeği geçen tüm birimlere, komisyon ekiplerine ve katılımlarından dolayı herkese teşekkür ederek sözlerini bitirdi. Daha sonra kısa bir selamlama konuşması yapmak üzere sahne alan T.C. Münih Başkonsolosluğu Din Hizmetleri Ataşesi Dr. Ali ÜNAL; bu proğramlar Hz. Peygamberimizi anmaktan anlamaya taklit etmekten örnek almaya vesile olan proğramlardır dedi. Kimlik oluşumunda Hz. Peygamberimizi anlamak temel taşlardandır diyen Ataşe ÜNAL davetlerinden dolayı ve böyle güzel bir programı gerçekleştirdiklerinden ötürü IGMG Güney Bavyera Bölgesine teşekkür ederek konuşmasını sonlandırdı. Bir selamlama konuşması da Ingolstadt Üçüncü Belediye Başkanı Sepp MİßLBECK tarafından yapıldı. Davete icabet etmekten mutluluk duyduğunu ifade eden MİßLBECK beraber yaşanılan bu ortamda entegre konusunda ve dini konularda beraber gidilmesi gerekilen yolların böyle proğramlarla güzel bir karşılaşmayla yol aldığını gördüklerini belirtti. Ancak beraber problemlerin çözülebileceğini, sadece beraber herşeyin aşılabileceğini dinleyicilere aktaran Belediye Başkanı MİßLBECK herkese teşekkür ederek sözlerini tamamladı. Programın önemli konuşmacılarından biri olan İslam Toplumu Milli Görüş Teşkilatları Genel Başkanı Kemal ERGÜN mikrofona davet edildiğinde: Bizler Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)i sadece anlatmakla değil, Onun gibi yürüyen bir Kur an olmak durumundayız. Onu anlatabilmek için, Onu yaşamak için, Onu yaşatabilmek için Kur an-ı öğrenip yürüyen bir Kur an olmamız gerekiyor dedi. IGMG Genel Başkanı ERGÜN: Biz Onun yolunda yürüyen Onu seven yeryüzünde hak, adalet, sevgi, barış olsun diye gayret eden İslam Toplumu Milli Görüş Teşkilatları nın fertleriyiz. Biz Kur an-ı ve Onun Rasulu Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) i, öncü kabul eden, Kur an ve Sünneti rehber kabul eden, Ehl-i Sünnet vel Cemaat akidesini öncü kabul eden bir hareketin müntesipleriyiz diyerek sözlerini tamamladı. Daha sonra salondakilere muhteşem bir konser niteliğinde ezgilerini okuyup Alemlere Rahmet olan Hz. Muhammed Mustafa yı gönüllerde coşturan sanatçı Mustafa CİHAT sahne aldı. Ardından Mısır dan gelen Kari Muhammed BU- HAYRİ kendine has güzel yorumuyla Kur an-ı Kerim tilavetiyle gelenleri büyüledi. Günün Hatibi olan İlahiyatçı/Yazar Prof. Dr. Nihat HATİPOĞLU ise tıklım tıklım dolu olan salonu vecih konuşmasıyla Sevgili nin zamanına götürdü. Peygamber Efendimizin hayatından esintileri kendine özel sunumuyla gerçekleştiren HATİPOĞLU nun sunumu esnasında dinleyicilerin gözyaşları sel olduğu dikkatleri çekti. Her sene olduğu gibi bu sene de Umre çekilişi kalplerin hızlı atmasına yol açtıktan sonra kuvvetli sesiyle senelerden beri herkesin sevdiği bir kişilik olan Güney Afrika lı Kari Abdurrahman SADİEN sahne aldı ve salondakilerin Kur an a olan aşklarını bir kez daha hissetmeye vesile oldu. Proğramın manevi değerini proğramın gerçekleşmesinden üç ay öncesi Manevi Kampanya adı altında göstermeye çalışan IGMG Güney Bavyera Bölge Başkanlığı bu esnada hedef olarak 1434 Hatm-i Şerif, 2013 Yasin-i Şerif ve 10 milyon Salavat-ı Şerif olarak belirlemişti. Her üç kategoride de hedefler Hatm-i Şerif, Yasin-i Şerif ve Salavat-ı Şerif olarak aşılmıştı. Bu vesileyle Toplu Dua yı yapması için mikrofona gelen IGMG Kuzey Bavyera Bölge Başkanı Orhan SARI günün anlam ve değerini ortaya koyan nezih bir dua ile programı sonlandırdı.

15 HAYAT Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir 15 Nisan April 2013 Cemaziye l Evvel 1434 haber IGMG Hessen Bölgesinde Önden Gidenler Programı IGMG Hessen Bölgesi Hanau Şubesinde gerçekleştirilen programa pekçok cemiyetten katılım oldu. Akşam namazına müteakip gerçekleştirilen program açılış Kur`an-ı Kerimi ile başladı. Hanau cemiyetinden Muhammed Taşçı`nın okuduğu açılış Kur`an-ı Keriminden sonra yine Hanau Cemiyeti Başkanı Yılmaz Yavuz bir selamlama konuşması yaptı. Program sunucusu IGMG Hessen Bölge Teşkilatlanma Başkanı Hikmet Atak selamlama ve günün konuşmasını yapmak üzere mikrofonu IGMG Hessen Bölge Başkanı Bilal Kaçmaz`a verdi. Bilal Kaçmaz İslam Davası için ömürlerini vakfeden önden gidenler için tertip edilen programın önemini günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle nefis bir içerikle kendine has uslubuyla dinleyicilere anlattı. Bilal Kaçmaz`ın konuşmasından sonra hazırlanan video katılımcılara sunuldu. Duygu yüklü geçen gösterim sırasından pek çok kişi gözyaşlarını tutamadı. Yine IGMG Hessen Bölge İrşad Başkan Vekili Cengiz Pekdemir bölgede Önden Gidenler programına katkı sağlayanların okudukları hatimler, yasinler, salavatlar hakkında bilgiler verdi. Sırasıyla Elsenfeldden Enes Yılmaz, Wetzlardan Emre Değer ve son olarak da Dünya Kur`an okuma birincisi Hasan Sadigi okudukları Kur`an tilavetleri ile programa ayrı bir renk kattılar. Yine son olarak Hanau Camii İmam Hatibi Celil Yıldız hocaefendinin yaptığı güzel dua ile program sona erdi. IGMG Pfungstadt ta Nöbet Değişimleri IGMG Hessen Bölgesine bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren Pfungstadt cemiyetinde Büyükler ve Gençlik Başkanlıklarında nöbet değişimi yapıldı. Bu nöbet değişimleri Pfungstadt`ta yapılan Aile Eğitim Semineri programında gerçekleştirildi. Program açılış Kur`an-ı Kerimi ile başladı. Daha sonra program sunucusu programın içeriği hakkında kısa bir bilgilendirme yaptı. Programın hatibi IGMG Hessen Bölge Başkanı Bilal Kaçmaz sahneye gelerek günün önemine ait kendine has üslubuyla güzel bir konuşma yaptı. Bilal Kaçmaz`ın konuşmasından sonra Cemiyet idaresinde yapılacak olan nöbet değişimlerinin ilki gerçekleştirildi. Yaklaşık 5 senedir IGMG Pfungstadt Cemiyeti Gençlik Başkanlığını yürüten Adem Kıran yapılan istişareler sonucundan görevi Erdal Dişli`ye devretti. Devir teslim merasiminde IGMG Hessen Bölgesi Gençlik Teşkilatı Başkanı Ahmet Sertkaya hazır bulunarak salonda bulunanların huzurunda görevlendirmeyi yaptı. Yapılan kısa konuşmalardan sonra hediye takdimi yapıldı. Yine Pfungstadt cemiyetinin yaklaşık 13 senedir başkanlığını yürüten Ömer Gündüz görevini yapılan istişareler sonucunda Hilmi Başekin`e devretti. Nöbet devri için sahneye IGMG Hessen Bölge Başkanı Bilal Kaçmaz ve IGMG Hessen Bölge Teşkilatlanma Başkanı Hikmet Atak gelerek açıklama yaptılar. Açıklamadan sonra yine hediye takdimi ve beraberce çektirilen birlik fotoğrafı ve kapanış Kur`an-ı Kerimi ile program sona erdi.

16 HAYAT Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir 16 Nisan April 2013 Cemaziye l Evvel 1434 haber DKMS Alman İlik Bankası DİTİB İşbirliğiyle Basın Toplantısı Kısa adı DKMS olan Alman İlik Bankası DİTİB ile yaptığı işbirliği neticesinde Camilerde kan bağışı kampanyaları düzenliyor yılının sonlarında yapılan anlaşmayla sadece Ehrenfeld merkez camiinde 144 Mors şubesinde 107 kişi 2013 Şubat ayında ise ve Köln Chorweiler camisinde ise 237 Siegen ded ise 300 kan bağışı yapıldı. HEDİYELİK SETİMİZDE BULUNAN MALZEMELER seccade - takke - kina - tesbih - esans - misvak - sürme - namaz başörtüsü İBADETE DAHA FAZLA ZAMAN AYIRIN DİYE... HACI ADAYLARININ DİKKATİNE HEDİYELİK HAC MALZEMELERİNİ HİZMETİNİZE SUNUYORUZ Daha Pek Çok Çeşit Hediyelik Hac Malzemesi İle Hizmetinizdeyiz - HAC'DA YÜK PROBLEMİNE SON - KALİTE GARANTİSİ - İADE GARANTİSİ - LÜX HEDİYELİK PAKET - 20 SET VE ÜZERİ SİPARİŞLERDE POSTA ÜCRETİ BİZDEN HEDİYELİK HAC SETLERİMİZ itibaren euro'dan Bonner Straße Rüsselsheim Tel: Web: Önümüzdeki Nisan ayında Duisburg Lünen, ve Niderkasselde, Mayısta Werdohl, Bergheim, Meschende şehirlerinde Haziran ayında da Hückelhovende kampanyalar devam edecek. Köln Holiday otelde NRW Eyalet sağlık Bakanı Köln Başkonsolosu Mustafa Kemal Basa DİTİB Yönetiminden Dr. Emine Seçmez ve İlik Bankası Müdürü Stephan Schumacherin katılımıyla bir basın toplantısı düzenlendi. Schumacher insanların başta kök hücre nakli ve diğer tedavilerinin yapılabilmesi için bu bağış kampanyasının önemi üzerine yaptığı konuşmasının ardından Türkiye Cumhuriyeti Köln Başkonsolosu Almanca olarak yaptığı sunumda kısaca şunları aktardı. Tek Türkiye`de değil bütün dünyada bu hastalık aileleri parçalıyor. Lösemi ülke sınırları tanımaz. Ama bu tedavi edilebilen bir hastalıktır. Kök hücre tedavisiyle durudurulabilir. Sınır tanımayan Lösemi hastalığının tedavisi uluslararasıdır. Bu açıdan baktığımız vakit Almanya`da yaşayan Türk kökenli insanlar kan vermeye katılmalıdırlar. Köln deki Düseldotf taki Berlin deki diplomatlarımız bununla ilgili çok çaba sarf ediyorlar. Köln Başkonsolosluğu DKMS ile bir çok organizasyona imza attı. Karım ve ben de bu kampanyaya katıldık. Burada yaşayan lösemi hastaları ve çocuklarımız için tedavi imkanı vardır. Öncelikle buradaki topluluğumuzun bağışcı olmasıyla gerçekleşecek bir olaydır. Ben kendi görev bölgem içerisinde ve de Almanya`da yaşayan bütün vatandaşlarımızı bizlerle saf tutmaya davet ediyorum. Biz yardımcı olmazsak çocuklarımız ölmeye devam edecek. Ben üzerime düşen görevi yalnız bir bürokrat olarak değil bir insan olarak da, çok yakın bir çevremden yakınını lösemiye kurban vermiş biri olarak herkesi bu kampanyaya davet ediyorum dedi. (NRW) Kuzey Ren Westfalya Eyaleti Sağlık Bakanı Barbara Stefens; Bu birlikteliğin altında ben de seve seve oturuyorum diğerek başladığı konuşmasını şöyle sürdürdü; Bu hastalığa yakalanan insanlar hangi konumda olurlarsa olsunlar bunları tedavi etme imkanlarımız var. Farklı yönetemlerle bunlara ulaşabiliyoruz. Şimdiye kadarki sistemle 95 bin göçmen kökenli insana ulaşabildik. Tabi bu yeterli değildir. Bu yüzden daha çok insanın kök hücre tedavisinde yardımcı olacak kan vermeye ihtiyaç vardır. Yabancı kökenli insanlar bu tip bilgilere ulaşamıyorlar. Bizim yardımcı olmamız lazım. Çoğu zaman okullarda bir çocuk rahatsız olur bu vesileyle bu tip kampanyalar aksiyonlar olur. Öbür türlü yabancılara ulaşmamız çok zor. Ne kadar çok insana ulaşırsak okadar tedaviyi çok yapabileceğiz dedi. DİTİB adına Dr. Emine Seçmez söz aldığı toplantıda şunları söyledi; Bu organizeleri beraber yapmamız insani doğal olarak, beraber yaşamamızın gereğinden dolayıdır. Ben kanserle ilgili 4 yıl bu konu üzerine çalışıp tecrübe yaptım. Hücre naklinin ne olduğuna birebir tanık oldum. Hangi kültür renkten gelirse gelsin insanlar, bağışın umud etmek olduğunu bilirler. Psikolog olarak 4 yıl çalışan biri olarak bağış tedaviye cevap versin yada vermesin, kök hücre nakli bekleyen insanlar hayata daha umutla bakıyorlar diyerek sözlerini sürdürdü. DKM Genel adına proğramı sunan genel sorumlu Şirket yöneticisi Stephan Schumacher proğramın sonunda, Basın mensublarından bize destek vermelerini ön yargıların ortadan kalkması açısından çok önemli olduğunu, iki dilli informasyon bilgileri hazırlayarak insanlar ne yapıldığını bilmelerine yardımcı olduklarını, bu bağışa önceden katılanların ancak, iki sene sonra gelip tekrar bağış kampanyasına yazılabildiklerinin bilgisini aktardı. Schumacher daha sonra basın mensublarının sorularını cevaplandırdı.

17 HAYAT Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir 17 Nisan April 2013 Cemaziye l Evvel 1434 haber Köln Başkonsolosluğunda Uyuşturucu ve Bağımlılık Konulu Seminer Köln Konsolosluğu Psikolog Dr Alaaddin Erden in verdiği kötü alışkanlıklar konulu bir seminere ev sahibliği yaptı. Konunun uzmanı olan Dr. Erden cezaevleri, hastane ve rehabilite merkezlerinde görev yapan işinin ehli bir isim. Çok önemli bilgileri ve tecrübelerini dinleyicilerle paylaşan Erden kısaca şunları söyledi: Köln`de 10 bin uyuşturucu bağımlısı var. Bunların % 10`unu yabancı kökenliler oluşturmakta.13 yaşında da uyuşturucuya başlanıldığı gibi 65 yaşında da insan başlayabilir. Erden çocuklarla ailelerin empati kurarak aile bağlarının güçlendirilmesini istediği konuşmasında devamla şunları söyledi. Evinizde iki kefeli bir teraziniz olsun, bir kefeye sevgi diğer kefeye kuralları koyunki, teraziyi dengede tutabilesiniz. Tutamazsanız aradaki boşluğu başkaları doldurur. Çocuklar dünyaya geldiklerinde hayatlarında hiç olmadığı kadar psikolojik olarak çok güçlü gelirler. Büyüdükçe bedensel olarak güçlenir psikolojik olarak da zayıflarlar. Eğitimsiz ve sosyal yönü gelişmemiş çocuklar bağımlı olmaya daha yatkındırlar. Bizim devamlı yaptığımız hatamız başkalarının çocuklarına gıbta ile bakarız, kendi çocuklarımızı eleştiririz. Çocuklarınızla konuşurken aynı göz seviyesinde ve tek dille konuşun. Eğer eşlerden birisi ben her şeyi biliyorum doğru karar veriyorum derse; o ailelerde bir problem vardır demektir. Çocuklarla ilgili sorunları konuşmadan evvel eşler kendi aralarında konuşup problem paylaşımı yapmaları gerekir. Önce kendinize zaman ayırın. Kendinize güvenin çocuğunuza güven aşılayın. Çocuklarınıza hayır demeyi öğretin. Bir dinleyici çocuğumuzun bağımlı olduğunu nasıl anlayabiliriz diğerek yönettiği soruyu Dr Erden şöyle yanıyladı: Okulda başarısızlıklar başlar aileden uzaklaşır arkadaş çevresi değişir, gözleri kızarır, vücutta yaralar oluşabilir dedi. Bir dinleyicicnin Çocuğumuz uyuşturucu kullanır da bunu polise, doktor psikoloğa söylersek kanunen suçlu duruma düşer miyiz sorusuna Dr. Erden; suçlu olmazsınız. Zira bizler savcılıkta dahil hiç kimseye bilgi veremeyiz dedi. Yine başından geçen bir olayı anlatan Pisikolog Dr. Aladdin Erden şunları söyledi: görev gereği zaman zaman hastalarla muhatab oluyoruz. Bir genç vardı bağımlılıktan kurtulması gerekirdi. Tedavi olmak istemedi. Ben de kendisine seninle bir yerde mutlaka karşılaşacağız dedim. Biliyor musunuz aynen de öyle oldu. Çocukla görev gereği gittiğimiz bir ceza evinde karşı karşıya geldik. Bağımlılık onu suça itmiş suç da onu çekeceği yere yollamış dedi. Dr Erden konuşmasını şu sözlerle bağladı. Son olarak size bir şey söyleyeceğim. Çocuklarınız bu ülkenin bir parçası başka şansları yok. Bizim bu ülkede hakkımızı aramamız gerekiyor. Ön yargılar olduğu takdirde başarısızlığa mahkum oluyorlar dedi. Proğramın ilerleyen bölümünde Dr. Erden, Köln Başkonsolosunun eşi Vildan Basa yı sahneye alarak yaptığı bir küçük gösteriyle alışkanlıkların nasıl geliştiği üzerine kısa bir empati yaptı.

18 HAYAT Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir 18 Nisan April 2013 Cemaziye l Evvel 1434 haber Somali de Meslek Eğitim Merkezi nin Temeli Dualarla Atıldı Ramazan Gelmeden Hurmalarınızı Getirdik 100% Suudi Arabistan Medine Hurması Direkt Olarak Suudi Arabistan'dan Getiriyoruz TiBA Group Rampen Straße Mainz-Kastel Tel: yılında Somali de yaşanan kuraklık, kıtlık, açlık ve susuzluk ülkede toplu ölümlere neden olmuş ve tüm dünyanın ilgisi bölgeye çevrilmişti yılından itibaren yardım kuruluşları ve sivil toplum kuruluşları bölgede acil yardım çalışmaları yürütmüş ve ülkede kalıcı projelerin startını vermişti. Bu kalıcı projelerden bir tanesi de IGMG Sosyal Yardım Derneği Hasene nin bölgede kalıcı proje olarak yürüttüğü Meslek Eğitim Merkezi. 5 bin m² lik bir arsa üzerinde iki katlı bir yapıda inşa edilecek olan Meslek Eğitim Merkezi nde 400 öğrenci eğitim görecek. IGMG Sosyal Yardım Derneği Hasene Başkanı Mesud Gülbahar, T.C. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, T.C. Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Türkiye Somali Büyükelçisi Cemalettin Kani Torun, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Başkan Yardımcısı Süreyya Polat, Somali Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Fevziye Yusuf H. Adam ve Somali Maliye Bakanı Mohamud Hassan Suleiman Awil in katıldığı ve basın mensuplarının da hazır bulunduğu bir programla eğitim merkezinin temeli atıldı. Balık yemeyi değil, balık tutmayı öğretecek bir proje Törende ilk konuşmayı yapan Hasene Başkanı Mesud Gülbahar programa iştiraklerinden dolayı Türkiye den gelen ve Somali den katılan resmi heyeti selamladı. Hasene derneğinin dünyanın 64 ülkesinde değişik çalışmalar yürüttüğüne değinen Gülbahar sözlerini şöyle sürdürdü: Yetim projesinden, su kuyusu projesine, acil yardımlara; Ramazan kampanyasından Kurban kampanasına değişik alanlarda hizmet yürütüyoruz. Bugün burada temelini atacağımız Meslek Eğitim Merkezi gibi kalıcı ve ülke insanına katkısı olacak projelerin bizdeki heyecanı daha farklı. Diğer yardım çalışmalarından farklı olarak, bu proje ülke insanın kalkınmasına sağlayacak bir çalışma. Meşhur ifadesi ile bu tür projeler ülke insanına balık yemeyi değil, balık tutmayı öğretecek olan bir proje. Burada okuyan öğrenciler Somali nin kalkınmasında, tekrar ayağa kalkmasında ciddi bir potansiyel teşkil edecektir. Türkiye olarak Somali halkının yanında yer aldık Törende kısa bir konuşma yapan T.C. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Somali nin kalkınmasında Türkiye nin etkin rolüne temas etti ve Türkiye olarak maddi ve manevi Somali halkının yanında yer aldık ve almaya devam edeceğiz. dedi. Hasene derneğini böyle güzel bir projeyi hayata geçirmesinden dolayı tebrik eden Bozdağ şunları söyledi: Somali de kuraklığın yaşandığı tarihten bu yana yapılan çalışmaların sonuçlarını yavaş yavaş görüyoruz. Burada açılışını yaptığımız Meslek Eğitim Merkezi de bunlardan bir tanesi. Gerçekten güzel bir yere inşasının gerçekleşeceği bu okul, bölge insanına balık yemeyi değil, balık tutmayı öğretecek. Bize yapılan iyilikleri asla unutmayacağız Somali Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Fevziye Yusuf H. Adam ise yaptığı konuşmada Türkiye nin ülkesinde yaptığı desteklerden dolayı memnuniyetini ve teşekkürünü dile getirdi ve Ülkemizde yaşanan sıkıntılara birçok ülke sessiz kalırken Türkiye sessiz kalmadı. Yapılan çalışmalar ülke insanları arasında bir sevgi bağı kurdu. Bu yapılanlar iyilikleri asla unutmaycağız dedi. Yapılan konuşmaların ardından inşaatın yapılacağa alana geçildi ve Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ve Hasene Başkanı Mesud Gülbahar inşaatın temeline kürekle harç attılar.

19 HAYAT Müslüman Kadının Fıtratı Göppingen ve Çevresi ATİB üyesi Türk Kültür Merkezi delegelerinin yanısıra ATB Genel Başkanı Erol Yazıcıoğlu, ATİB Gençlik Kolları Genel Başkanı Süleyman Yıldırım, ATİB BW Bölge Başkanı Abdülcelil Akyüz, ATİB GYK üyelerinden Davut Özyurt ve Ünal Göktaş, ATİB Gençlik Kolları Eğitim Sorumlusu Uğur Göktaş, çevre dernek başkanlarından Plochingen Türk Kültür Merkezi Başkanı Ahmet Dilsizoğlu, Araştırmacı-yazar Hidayet Kayaalp, Göppingen Türk Dernekleri Birliği Başkan yardımcısı Yüksel Özel ve bölge iş adamlarımızla birlikte çok sayıda üye iştirak etti. Genel kurula davetli olup katılamayanlardan ATİB Kurucu Genel Başkanı Musa Serdar Çelebi, Doç. Dr. Ahmet Tevfik Ozan, Vehbi Okur, Mehmet Yalburdak, Hasan Kalimci, Nevzat Laleli, Prof. Dr. Ahmet Ayar, Oğuz Çetinoglu, Prof. Dr. Turan Güven, Doç Dr. Mehmet Güçlü, Zülfü Canpolat, Dr. Bahattin Ergezer, Şener Mete, Sivas Belediye Başkanı Doğan Ürgüp, Maraş Milletvekili Nevzat Pakdil ve ATİB eski genel başkan yardımcılarından Cengiz Özdemir, Türk Kültür Merkezine gönderdikleri mesajla genel kurulu ve yeni seçilen başkanı ve yönetim kurulunu tebrik ettiler. Hatice SEVER İ slâmi toplumların çekirdeği mesabesinde olan Müslüman aile modelinin eksenini kadınların oluşturduğu inkar edilemez bir gerçek. Müslüman toplumlarda en çok ihmal edilenler listesinin başında Müslüman kadının geldiği de... Bu neden böyledir? Bunun tarihi eski ve nedenleri çok çeşitli. Peki kadının ihmal edilmesine elverişli bir takım hükümler mi içermektedir Kur an? İşte bunu kimse iddia edemez. Aksine Kur an Müslüman kadına İslâm toplumunda müstesnâ bir yer seçmiş ve ona lâyık olduğu konuma, yani sevgili ve ana olmak gibi yüce bir konuma, oturtmuştur. Eğer kadın bir takım dış etkilerle bu yüce konumundan uzaklaştırılıyor ya da uzaklaşıyorsa, fıtratından ve asli görevinden yani Allah ın kendisini yerleştirdiği cepheden kaçıyor, savunması için kendisine verilen siperi terk ediyor demektir. Herkesin bildiği bir gerçek: Üstüne vazife olmayan işlerle uğraşanlar üstüne vazife olan işleri aksatırlar. İlâhî nizamın en büyük özelliği atın önüne etin, itin önüne otun konulmadığı bir nizamdır. Beşeri sistemler gelmişler, her bir şeyin tabiatına ve fıtratına aykırı davranarak eşyanın tabiatına müdahale etmek gibi bir cür ete yeltenmişlerdir. İslâm, eşyanın tabiatını korumanın öbür adıdır. Çağdaş zülmün pençesine düşmekten şimdilerde Müslüman aileler dahi korunamaz oldu. Bunun böyle olmasında Müslüman erkeğin, vazifesini yapmayan Müslüman erkeğin, hiç mi rolü yok? Velayet görevini yerine getirmekten aciz erkekler diyarında herkesin başının telaşına düşmesinden, eylemleri bilgi ve basiretin değil his ve heyecanların yönlendirmesinden daha doğal ne olabilir ki? İslâmî toplumun oluşturulmasında en büyük rol hiç şüphesiz Müslüman kadınındır. Hele basın-yayın ve iletişim organlarının çocuklarımızı manevi bir katliama tabi tuttuğu bir dönemde Müslüman kadın onları nasıl bir dakika boş bırakabilir? Eğer Müslüman bir ailede kadın, Eşime ve çocuğuma karşı görevimi tam yapayım derse 24 saat ona ancak yeter. Sorun kadının çalışıp çalışamayacağı sorunu değildir. Sorunun adı yanlış konuyor. Hem müslüman kadın aylak mıymış boş mu kalmış ki birileri onun çalışıp çalışmayacağını kendilerine dert ediniyorlar? Onun işi başından aşkındır, eğer kaytarmıyorsa. Hem, Müslüman aile yemeklerin lokantadan yendiği, çocukların kreşlerde büyütüldüğü, evin çift kişilik bir otel gibi kullanıldığı bir -sözümonaaile değildir ki Yukarda resmettiğimiz tipte bir aile herşey olabilir fakat İslâmi toplumun çekirdeği olamaz ve o aileden yetişen evlattan da hayır gelmez. Çünkü Kur an ın teklif ettiği model es geçilmiş ve çiğnenmiştir. Kur an'ın müslüman kadına sunduğu program sadece bu kadarcık değildir. Her adem gibi kadın da sosyal bir varlıktır. Sağlıklı bir toplumun ancak eğitilmiş kadınlarla mümkün olduğu gerçeğinden hareketle önce kendinden sonra ailesinden daha sonra da bulunduğu cemiyetten sorumlu olduğu unutulmamalıdır. Hanne, Eyşa ve Meryem gibi kadın kahramanlar bir imkândır kulluğun bilincindeki Müslüman kadın için; hem de bulunmaz bir imkân!.. Eğer değerlendirebilirse bu imkânı, hem kendisinin, hem ailesinin, hem de toplumunun kurtuluşuna vesile olacak muazzam bir süreci başlatabilir. Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir 19 Nisan April 2013 Cemaziye l Evvel 1434 Mahmut Yılmazel`in açış konuşmasıyla başlayan genel kurulda önce divan başkanı seçimi yapıldı. Tek aday olarak Abdülcelil Akyüz, yardımcılıklarına İlyas Çimen, Şeref Salgın aday oy birliği ile seçildiler. Divan başkanı seçilen Abdülcelil Akyüz, gündem maddelerini okuyarak delegelerin oyuna sundu. Oy birliği ile kabul edildi. Gündem gereği genel kurulun açılışı Muhammed Durak ın okuduğu Kur ân-ı Kerîm le bir başladı ve ardından toplu halde İstiklal Marşı söylendi. Başkan Doğan Tufan, yaptığı konuşmasında Göppingen ve çevresinde 15 bin Türk vatandaşımız yaşamaktadır. Sadece içinde yaşadığımız Göppingen merkezinde dosya Kur an'ın müslüman kadına sunduğu program sadece bu kadarcık değildir. Her adem gibi kadın da sosyal bir varlıktır. Sağlıklı bir toplumun ancak eğitilmiş kadınlarla mümkün olduğu gerçeğinden hareketle önce kendinden sonra ailesinden daha sonra da bulunduğu cemiyetten sorumlu olduğu unutulmamalıdır. IGMG Hessen Bölgesi Gençlik Teşkilatı GIES i Hanau da Yapıldı IGMG Hessen Bölgesi şubelerinde görev yapan genç idarecilerin eğitilmeleri ve vasıflandırılmaları için belli aralıklarla Hessen Bölge Gençliği tarafından düzenlenen GIES (genç idareci eğitim semineri) programlarının bir tanesi daha Hanau şubesinde gerçekleşti. IGMG Hessen bölgesinin güneyinde bulunan şubelere yönelik yapılan GIES e hatip olarak Hanau Cemiyet imam hatibi Abdulcelil Yıldız hocaefendi, IGMG Hessen Bölge Gençlik Başkanı Ahmet Sertkaya ve IGMG Hessen Bölge Sekreteri Nihat Cesur katıldı. 1. derste Abdulcelil Yıldızçhoca İslamdaki fedakarlık anlayışını sahabelerden ve peygamberlerden örnekler vererek anlattı. IGMG Hessen Bölge Gençlik Başkanı Ahmet Sertkaya katılan gençleri tebrik ettikten sonra bölge gençliğinin yapmış olduğu ve yapacakları önemli faaliyetler hakkında bilgi verdi ve artık gençlerin bilinçli şuurlu ve maneviyat dolu bir İslami hayat sürmeleri ve ahlak sahibi olmaları gerektiğine vurgu yaptı. 2. dersi Bölge sekreteri Nihat Cesur verdi. Öğle namazından önce birinci bölüm namazdan sonra da ikinci bölüm olarak sunduğu derste Milli görüş teşkilatı hakkında önemli bilgiler yer almaktaydı. Kapanış Kur`an-ı Kerim okunduktan sonra Hanau şubesinin vermiş olduğu ikram ile program son buldu. Göppingen Türk Kültür Merkezi Başkanlığına Yeniden Doğan Tufan Seçildi 5 bin Türk ikamet etmektedir. Üç bin gencimiz orta öğretimde eğitim görmektedir. Şehrimizde 11 Türk derneği 3 de cami bulunmaktadır. Derneklerimizin toplam üyesi 1000 i geçmemektedir dedi ve şöyle devam etti: ATİB Türk Kültür Merkezi Hacı Bayram Veli Derneğimiz, 52 yıl önce bu ülkeye göç etmiş, bu şehre yerleşmiş yarım asrı geride bırakmış olan Müslüman Türklerin, milli kimliklerini koruma ve yaşatma, haklarına sahib çıkma, burada güçlü toplum haline gelme calışmaları gayesiyle kurulmuştur. Camilerimiz, derneklerimiz burada bizlerin varlığının ve birliğinin sağlanmasında en önemli adreslerimizdir. Sekreter Ali Ihsan Duran Yılık faaliyet raporunu, Yakup Türkmen muhasebe raporunu okuyarak ibra edildi. Seçimler bölümünde Doğan Tufan tekrar tek aday olarak teklif edildi. Oy birliği yeniden seçildi. Yönetim kurulu şu isimlerden oluştu: Şeref Salgın, Yakup Türkmen, Caner Yavuz, Soner Temur, Ali İhsan Duran, İsmail Doğru, Birol Ayhan, Haydar Örsel, Adıgüzel Özgül, Murat Ak, Nuri Güçlü, Yahya Polat. Dilek ve temenilerden söz alan üyeler, yeni yönetim kuruluna başarı dileklerinde bulundular.

20 HAYAT Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir 20 Nisan April 2013 Cemaziye l Evvel 1434 biyografi Hayatı hep bir arayış ile, hakikat arayışı ile geçmiş bir sufinin portresi... Şizofreniden Sufiliğe: Ayşe Şasa AYŞE MİMAROĞLU Ayşe Şasa gerek sanatçı kişiliği gerekse benzerine az rastlanır hayat hikayesiyle tanınmaya değer güzide bir şahsiyet yılında İstanbul da dünyaya gelen Türk sinemasının tanınmış senaristlerinden, yazar Ayşe Şasa, içinde doğduğu ayrıcalıklı dünyanın ve geniş imkanların keyfini sürmek yerine daha altı-yedi yaşından itibaren çevresini gözlemlemeye ve varlık hakkında sorular sormaya başlayan, ömrünü kendi deyimiyle truth, yani hakikat arayışına vakfetmiş bir insandır. Henüz on altı yaşında Şişli La Paix Hastanesi nin önünden geçerken Hakikate vasıl olmama vesile olacaksa, yolumun bu hastaneden geçmesine razıyım diye geçirir içinden. Gerçekten de sonu hakikat e varan kutsal yolculuğunda Ayşe Şasa nın yolu bir hastane odasından geçecektir. İçerisinde dünyaya geldiği elit zümrenin Tanzimat döneminden kalan yabancı bakıcı çalıştırma geleneğinin bir neticesi olarak ebeveynleri tarafından II. Dünya Savaşı sırasında Avrupa dan göçmek zorunda kalmış Yahudi, Katolik, Protestan ve Gregoryan dadılara emanet edilir. Ailesinin sırf Avrupalı oldukları için idealize ettiği, fakat kaçıp geldikleri savaşın travmatize etmiş olduğu bu mürebbiyelerden hem ruhi hem de fiziksel anlamda şiddet görerek büyür Şasa. Çocuklarınızı bize teslim edecek ve hiçbir şeye karışmayacaksınız diyerek kendilerini ağırdan satan mürebbiyeler eğitimlerini üstlendikleri Türk çocuklarını Noel ve Paskalya gibi Hristiyan bayramlarında kiliseye götürerek kendi geleneklerine uygun yetiştirmeye çalışırlar. Kızlarının iyi bir Batılı olarak yetişmesini arzu eden ebeveynleri tarafından teslim edildiği bu ecnebi dadıların Hristiyan ve Yahudi etkilerine maruz kalan Ayşe Şasa hayatının ileriki dönemlerinde ciddi bir kimlik bunalımı yaşar. Yalnız ve iletişimsiz geçen bir çocukluk ve ilk gençliğin ruhunda açtığı derin yaralar onun yakasını uzun süre bırakmayacak ve Şasa tam on sekiz sene devam edecek olan ağır bir psikolojik bunalım yaşayacaktır. On iki yaşına geldiğinde mürebbiyelerden kurtulmuş fakat bu defa da kendini bir Amerikan okulu olan Arnavutköy Kız Koleji nde bulmuştur. Amerikalı hocalarının talebiyle Kafka, Camus ve Sartre nin eserlerini okumaya başlayan Şasa, bu yıllarda Avrupalı yazarların kalemlerinden dökülen nihilizm ve karamsarlıkla tanışır. Daha önceki tecrübelerinin de etkisiyle, ailesinin onlardan biri gibi yetişmesini arzu ettiği Batılıların temelde mutsuz insanlar olduğuna kanaat getirir. Onu baleye, resme ve müziğe yöneltmek isteyen ailesine karşın onların hor gördüğü Türk sinemasına atılmaya karar verir. Onsekiz yaşında sinemaya atıldığında, doğup büyümüş olduğu elit zümreyi filmlerinde işlemek ve büyük öfke duyduğu bu çevreyle hesaplaşmak ister, senelerce maruz bırakıldığı iletişimsizliğin acısını da beyazperde aracılığıyla dindirmeyi umar. Bu vesileyle yavaş yavaş sinemacıların ve solcu aydınların çevresine adım atan Ayşe Şasa nın yolu meslek hayatı boyunca Kemal Tahir, Yılmaz Güney, Aziy Nesin, Atıf Yılmaz, Atilla Dorsay, Yaşar Kemal gibi Türk kültür hayatının tanınmış simalarıyla kesişir ve içlerinde Son Kuşlar, Ah Güzel İstanbul, Hacı Arif Bey ve Gramofon Avrat gibi filmlerin de bulunduğu birçok senaryoya imza atar. Oldukça geniş yelpazeli fakat köksüz bir eğitime tabi tutulduğunu belirten Ayşe Şasa görünüşte çok parlak bu eğitim sisteminin manevi bir temelden yoksun olduğunu ve bunun da onu metafizik ve ahlaki her türlü değeri yok sayan nihilizme sürüklediğini söyler. Ailesinin de dahil olduğu Batı taklitçisi burjuva sınıfına ve Batı kültürüne olan tepkisiyle Sol ideolojiye yönelmişse de bir süre sonra solculuğun da bir çeşit Batıcılık olduğunu anlamasıyla yaşadığı buhran derinleşir. Daha sonra Kemal Tahir in etkisiyle yerli ve köklü gelenekle ilgilenmeye başlar, fakat o dönem sahip olduğu materyalist ve marksist dünya görüşüyle geleneğe bakmanın kendisini daha çok açmaza ve bunalıma sürüklediğini anlar. Ve nihayet bir gün şiddetli bir kriz geçirerek hastaneye kaldırılır ve kendisine dünyaca ünlü bir uzman tarafından atipik şizofren tanısı konur. Doktorları kendisine bundan sonra hayatını eskisi gibi sürdüremeyeceğini, hatta yazıp çizemeyeceğini söyler. Bir gün eline Thomas Kuhn un Bilimsel Devrimlerin Yapısı adlı kitabı geçen Şasa, bu kitap vesilesiyle Batı biliminin ideolojik bir kurgudan ibaret olduğuna ikna olur. Bilimin kendi kurallarına ve kalıplarına uymayan her şeyi reddeden tavrının ve bilimsellik adına sergilenen bu taassubun bütün manevi değerleri yok saydığını ve böylelikle insanın mutluluğuna engel olduğunu anlar. Bu yeni bakış açısı Şasa için farklı bir düşünce iklimine açılan ilk kapıdır, fakat hayatının asıl dönüm noktasını İbnü l Arabi nin Füsusü l-hikem adlı kitabıyla tanıştığı 1981 yılı teşkil eder. Şifayı modern tıpta değil İslamiyet te bulduğunu söyleyen Şasa tasavvufla tanıştıktan sonra Batı dünyasının böylesi bir manevi tecrübeden yoksun olduğu için insanın ruhunu da anlayamadığına kanaat getirir. Kendisinin de anlam vermediği büyük bir istekle yurt dışından ingilizce tercümesini sipariş ettiği ve onun İslam tasavvufuna yönelmesinde muazzam bir rol oynayan Füsusü l-hikem adlı eser aynı zamanda 30 yaşından 48 yaşına varıncaya dek pençesinde kıvrandığı ağır sinirsel rahatsızlığa da şifa olur. Onun hayatı, kendisinin de ifade ettiği gibi hep bir arayışın, hakikat arayışının özeti dir.

21 HAYAT Orta Kesimin Aşırılığı Neden Güvenlik Tedbirleri Kapsamına Alınmıyor? M üslümanları topyekün güvenlik konusu, hatta sorunu yapma çabalarında herhangi bir de işme görülmüyor. Ne İslami cemaatlerin Güvenlik Ortaklığı İnisiyatifinden ayrılmaları, ne de siyasi partilerden gelen eleştiriler Almanya nın İslam politikasının, devlet güvenlik politikasının bir alt kategorisi olarak görülmesi ve yürütülmesinde herhangi bir değişiklik getirmiştir. Bu tutum, sadece belli bir siyasi kanadı temsil eden kişilere mahsus değildir. Muhalefet partileri de, seçimleri kazanıp hükümet olduklarında, seçim öncesi yaptıkları eleştirileri seçim sonrası unutmakta ya da hatırlamak istememektedir. Muhalefet partilerinin federal hükümete karşı sergiledikleri eleştirel tutumlarının, kendilerinin hükümet olduğu eyaletlerde bu tutumlarına aykırı bir şekilde statükoya uygun davranmaları gerçeği muhalefetin sergilediği bu tezata örnek gösterilebilir. Netice itibariyle, İslam ve entegrasyon politikasını yine Anayasayı Koruma Daireleri belirlemektedir. Almanya nın tüm eyalatlerindeki güvenlik kurumlarınca, Müslümanların kendisine uymaları beklenen tedbir çalışmaları uygulanmaktadır. Burada takip edilen strateji ise Anayasayı Koruma Dairesi tarafından belirlenmekte olup kurumun benimsediği aşırılığa karşı tedbir olarak entegrasyon anlayışı çerçevesinde yürütülmektedir. Güvenlik kurumlarının kendi ifadelerine göre, üzerilerinde odaklandıkları Müslümanlar grubunda genel olarak aşırılık ve terör tehlikesi bulunmaktadır. Böylece, Müslüman olmak, prensip olarak radikalleşme ve hatta teröre kaymaya sebep olabilecek belirtiler içermektedir. Homojen bir grup olarak gösterilmek istenen Müslümanlar, bu anlayışa göre, doğalarında olan bir aşırılığa meyletme niteliğine ve tehlikesine (!) sahiptirler. Bu bağlamda, son on yıldır Almanya nın İslam politikasını belirleyen radikalleşme senaryosu şu şekilde özetlenebilir: Modernleşmemiş dindarlık> entegrasyon eksikliği> paralel toplum Mustafa YENEROĞLU oluşumu> aşırılığa> islamizme meyletmek> terörizme kaymak. Bu bakımdan, Brandenburg Eyaleti Anayasayı Koruma Dairesi nin yayınının kapağında, güvenlik kurumlarının benimsediği mantıkla uyumlu olarak, Cami Sokağı nın (Moscheestrasse nin) entegrasyona mani olduğu, aşırı tutumlar ve terörizm meydana getirebileceği, bu yüzden Müslümanların, entegrasyonu sağlamak için Ana Cadde ye ( Hauptallee ye) yönelmeleri gerektiği gibi ifadelerin bulunması ve böyle bir fotomontajın kullanılması kimseyi şaşırtmamalıdır. Zira burada bilinçli olarak Moscheestrasse ve Hauptstrasse sokak isimleri/ tabelaları arasında bir tezat kurgulanmaktadır. (http://www.verfassungsschutz.bra ndenburg.de/cms/detail.php/bb1.c de). Dahası, Müslümanları da bizzat bu tedbir çalışmaları için kazanmak amacıyla, bu çalışmaların onların da güvenliğini sağlamak için yapıldığı öne sürülmektedir. Nitekim uygulama çerçevesinde kullanılan ifadelere göre; ancak Müslümanlar da bu uygulamalara katılırlarsa Almanya daki büyük çoğunluğu barışsever olan Müslümanların da çıkar ve itibarları korunabilirmiş ve bu bakımdan Müslümanlar, özellikle dinî cemaatler temsilciliğinde, söz konusu tedbir ça- lışmaların yapılabilmesi için iç yapılarını güvenlik kurumlarına açmayı kendilerinin bir mükellefiyeti olarak görmelilermiş(!). Ancak, güvenlik kurumları, Müslümanların kendi kendilerine nasıl yardım edebileceklerine ve her türlü sorunu çözebileceklerine dair böyle bir reçeteye sahipken, iş, aşırı sağcılığa ve kültürel ırkçılığa gelince bu sözde mükemmel çözümlerini toplumun çoğunluğuna uygulamak nedense hiç akıllarına gelmemektedir. Hâlbuki çok sayıda araştırma göstermektedir ki, toplumun orta kesiminde aşırı tutumlar giderek artmakta ve kökleşmeye doğru ilerlemektedir ve Federal İçişleri Bakanı ve güvenlik kurumlarının haricinde, Breivik veya neonazilerde bulunan ırkçı stereotiplerin endişe verici bir seviyede nüfusun güya ılımlı kesimlerinde yerleşik olduğunu hiç kimse inkar etmemektedir. Bu noktada sorulması gereken soru ise şudur: Neden böyle bir hâl alan kamu, tedbir uygulamalarına dahil edilmemekte ve temsilcileri güvenlik ortaklığı kurmak için davet almamaktadır? Onlar da kendi itibar ve güvenliklerinin korunması için tedbir programlarına katılabilirler, içişleri bakanlıklarıyla birlikte güvenlik inisiyatifleri başlatabilirler ve bu çerçevede kendi iç yapılarını bu tür uygulamalar için açabilirler. Örneğin kiliseler polis teşkilatı bünyesindeki devlet güvenlik birimine (Polizeilicher Staatsschutz) cami cemiyetlerinden talep edildiği gibi güven oluşturacak kişiler (Vertrauensleute) gösterseler, nizamı koruma partnerlikleri (Ordnungspartnerschaften) gibi faaliyetlere katılıp bazı cami cemiyetlerinin gururla taşıdıkları gibi ödüller alsalar iyi olmaz mı? Madem ki Müslümanlar için hazırlanan bütün bu tedbirler toplumun çoğunluğu nezdinde stereotipler üretmiyor, ırkçılık etkisi yaratmıyor ve dost-düşman ayırımı yapmaktan kaçındırıyor, öyleyse neden bu tedbirler toplumun merkezindeki sağcı ve ırkçı aşırı eğilimler bağlamında kamunun çoğunluğuna da uygulanmıyor? Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir 21 Nisan April 2013 Cemaziye l Evvel 1434 dosya Güvenlik kurumları, Müslümanların kendi kendilerine nasıl yardım edebileceklerine ve her türlü sorunu çözebileceklerine dair bir reçeteye sahipken, iş aşırı sağcılığa ve kültürel ırkçılığa geldiğinde bu sözde mükemmel çözümleri toplumun çoğunluğuna uygulamak nedense hiç kimsenin aklına gelmemektedir. Hâlbuki çok sayıda araştırma göstermektedir ki, toplumun orta kesiminde aşırı tutumlar giderek artmakta ve kökleşmeye doğru ilerlemektedir. Ortaklık Hukuku: Federal Hükümet Ücret Düzenbazlığını Durdurmalı Türk işçilerin haklarını düzenleyen Ortaklık Hukuku nihayet Almanya ya da ulaşmış bulunuyor. açıklamasında bulunan İslam Toplumu Millî Görüş (IGMG) Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yeneroğlu, bu karara göre, yabancılar dairesinin Türk vatandaşlarına oturum müsaadesi verirken diğer AB yurttaşlarından aldığı ücretten daha fazla ücret almasının bir ayrımcılık ve AB hukukuyla uyuşmaz olduğunu tespit eden Federal İdare Mahkemesi nin tarihli kararı ile ilgili ayrıca şu ifadelerde bulundu: Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu arasında yapılan Ortaklık Antlaşması nın üzerinden 50 yıl geçti. Antlaşmanın hedefi, Türkiye yi adım adım Avrupa ya yakınlaştırmak ve dolayısıyla Türk vatandaşlarının iş pazarına entegrasyonunu teşvik etmekti. Bu bağlamda 1980 yılında Aleyhe Bozma Yasağı ile antlaşmaya eklenen düzenleme önemlidir. Buna göre sözleşme taraflarının Türk işçilerinin haklarını kısıtlaması yasaklanmıştır. Ancak bu kısıtlama, son yıllarda birçok kez yapılmıştır ve Ortaklık Antlaşması özellikle Almanya tarafından tamamıyla gözardı edilmiştir. Almanya nın bu tutumu, Avrupa Adalet Divanı nın Türk vatandaşları lehine olan, sayısız kararları için de geçerlidir. Federal Anayasa Mahkemesi nin Türk işçilerine ayrımcılık uygulandığını tespit etmesi ve yasaya aykırı olan bir uygulamaya son vermek için devreye girmek zorunda kalması bu haksızlığı bir kez daha gösterdiği gibi, Federal Hükümet in bugüne dek sürdürdüğü politika hakkında da her şeyi açık kılmaktadır. Federal Hükümet ten bu kararı baz alarak, bundan sonra Türk vatandaşların haklarına saygı göstermesi beklenmektedir. Mağdurların ise, aşırı ücret talepleriyle karşılaştıklarında kendilerini savunmaları gerekmektedir. Bunun için kendilerine tanınmış itiraz hakları vardır. Ne yazık ki Ortaklık Antlaşması nın uzun tarihi bize şunu göstermektedir: Bir hakkı elde etmek için hukuk mücadelesi verilmediği sürece herhangi bir hak sahibi olmak mümkün değildir.

22 HAYAT Tamam; Gitti Benim Deve Sevabı Gitmesine de... Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir 22 Nisan April 2013 Cemaziye l Evvel 1434 Mustafa KASALAK dosya Recklinghausen Protestan Akademisinden Bir Grup İstanbul İl Müftülüğünü Ziyaret Etti M erhaba Sevgili Dostlar. Hepinize kucak dolusu sevgiler ve selamlar. Sizlere her merhaba dediğimde hem seviniyorum hem de üzülüyorum. Seviniyorum yine sizlerin karşına çıktığım için. Üzülüyorum zira çok değerli olan insan ömründen bir ay gibi zamanı sür atle tükettiğim için. Mamafih yapacak birşey yok. Zaman durmaz ve akar. Zaten bir insan için zaman durdu mu, malum geride kalanları gereğini yapar. Bize de Allah taksiratını affetsin demek düşer. Sistem bu işinize gelsin gelmesin. Allah zamanını güzel geçiren etrafına pozitif enerji veren insanlardan eylesin. -Fırsat buldukça, Cuma namazlarını etrafımda bana yakın olan şehirlerdeki camilerde eda etmeye gayret ederim. Amacım kısa bir seyahet aynı zamanda bazı dost ve arkadaşlarla görüşüp hasbihal etmek. Daha ziyade huzur iklimi içinde olabilmem beni mutlu ediyor. Tabii olarak yaşamış olduğum Gelnhausen de az görünür olmamdan dolayı, bazı arkadaşlarım tarafından özlendiğim söyleniyor. Allah hakkımda iyi düşünüp dua edenlerle beni beraber eylesin. Aksini düşünenleri de Rabbime havale ediyorum. Karar verdim bu hafta Cumayı Alzenau Yavuz Sultan Selim Camisinde eda edeceğim. Alzenau Bayern eyaletine bağlı etrafı üzüm bağları ile çevrili tepelerin ortasında görkemli şatosu ile otantik bir dokuya sahip. Tarihçesi çok eskiye dayalı şirin bir ilçe. Alzenau ya oldum olası kara yolundan küçük köylerin içinden gezerek ve görerek gitmeyi severim. Evden vakitli çıkar yamaçlardaki koyun, inek sürüleri zaman zaman karaca ve ceylanları görmem beni taa çocukluğumdaki köyüme alıp götürüyor. Özellikle bahar mevsiminde, ayrı bir romantik olup benim fantazi dünyamı geliştiriyor. Alzenau ile yaklaşık 40 yıllık bağlarım var. Hemen hemen rahmetli olanlar dahil cemiyetin tüm başkanları ile bizzatihi tanışır, bilumuma yakın cemaati tanırım. Takriben 30 yil önce, üç beş ay hafta sonları ilk camileri olan merkezdeki yere çocuk okutmaya da gitmiştim. Şimdi oralar müthiş modern yapılarla donatıldı. O zamanki çocuklar şimdi evli barklı çoluk çocuk sahibi koskocaman adam oldular. Arabamı caminin marketinin giriş kapısının karşısına park edip indim. Yanımda aniden bir motorsikletli durdu. Epeydir görmediğim bizim Veli. Selam kelamdan sonra motorundan indi. Beraberce camiye doğru hem yürüyor hem de muhabbet ediyoruz. Bizim Veli oldukça kilolu idi epeydir görmeyeli daha çok kilo almış. Takriben kiloya çıkmış. Bir ara araban nerede? Nedir bu motorsiklet diye sordum. Doktoru illa da arabadan inmesini söylemiş. O da arabadan inip motora binmiş. Kendisine iyi amma Veliciğim, ha motora binmişsin ha Caprio (üstü açık) arabaya binmişsin ne farkeder ki dediğim an, Caminin çekim alanına çoktan girdiğimizden dolayı konuşmayı bırakıp vaaza başlamış olan hocayı dinlemeye konsantre olmaya koyuldum. Amma olamadım. Nafile aklım Veli de. Namaz aralarında hep onu gözledim ve akabinde Veli yi dışarıda yakalayıp kendisine doktorunun arabadan inmesi için ısrar etmesinin bol yürümesi, bisiklete binmesi ile ilgili egzersiz amaçlı olduğunu izah ettim. Aksi takdirde fazla kilolarından kurtulamayacağını uzun uzun anlattim. Veli yüzüme bakarak gülümsedi. Yahu Mustafa abi gerçekten çok safsin. Ben de biliyorum doktorum hatta bana arabadan inmem için yemin dahi ettirdi. Mecburen arabadan inip motorsiklete bindim ve ilave etti. Taa Gelnhausen den emek çekip Cuma namazı için buraya gelip deve sevabı alayım demişsin. Zira tüm namaz boyu benim motora kafayı takmışsın. Artık sevap mı aldın, yoksa havanı mı aldın artık orasını sen düşün deyip bir de alay etmez mi. VELİ YE CEVAP VERMEM BANA GÖRE FARZ-I AYIN OL- DU: -Haklısın..! Veliciğim bu hafta benim Cuma namazının deve sevabını senin kilo ve motor aldı götürdü. Ben kısmet ise haftaya Cuma günü bu açığı telafi ederim, etmesini de, sen bu kilolarını nasıl telafi edeceksin merak ediyorum. Tamam: Doktorunla beni aklınca salladın. GERÇEK ise sen kendini SALLA- DIN. Görüşmek üzere. VELİCİ- ĞİM..!!!! Selam ve dua ile... Recklinghausen Protestan Akademisinden bir grup İstanbul İl Müftüsü Doç. Dr. Rahmi YARAN ı makamında ziyaret ettiler. İl Müftüsü Yaran, kabulde Diyanet İşleri Başkanlığı ve İstanbul Müftülüğünün din hizmetleri ve İslam hakkında bilgi verdi. İl Müftü yardımcısı Sabri DEMİR in de eşlik ettiği ziyaretin sonunda konuk heyete İl Müftüsü tarafından hediye takdim edildi. İstanbul İl Müftüsü Doç. Dr. Rahmi YA- RAN Diyanet İşleri Başkanlığının Türkiye deki konumunu hakkında bilgi verdikten sonra İstanbul Müftülüğünce yürütülen din hizmetlerini anlattı. Bir buçuk saat süren görüşmede İl Müftüsü, İslam Dini ahlak, inanç esasları ve ibadet, insan-allah ilişkisi hakkında açıklama yaptıktan sonra ziyaretçilerin İslam dini ile ilgili sorularını cevaplandırdı.

23 HAYAT Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir 23 Nisan April 2013 Cemaziye l Evvel 1434 haber SYNKO İşadamlarına Meslek Edindirme Belgesi Kazandıracak Almanya nın Köln kenti ve çevresindeki işadamlarına ve gençlere verdiği başarılı hizmetlerle tanınam Sinerji Köln İşadamları ve Girişimciler Derneği SYNKO önemli bir proje daha gerçekleştirecek. İşadamlarının yanı sıra meslek eğitim yeri bulamayan gençlere de umut olan SYNKO şimdi de işadamlarını meslek eğitimi verebilme yetkisi kazandıracak eğitime tabi tutacak. Çalışmayı bir basın toplantısında tanıtan SYNKO Müdürü Tekin Ataç, Avrupa Birliği (AB) kurumlarına sundukları projelerden ikisinin kabul edildiğini bildirdi. Ataç, Projelerden biri, aralarında Bochum Üniversitesi nin de olduğu beş partnerli bir konsorsiyum olarak gerçekleştireceğimiz proje. Bu proje sadece Türk değil, yabancı kökenli başarılı insanların tanıtımıyla ilgili. Biz göçmen kökenli işadamlarının kurduğu bir derneğiz ve Almanya ya ciddi katkıları olan göçmen insanları tanıtmak, ön plana çıkarmak istiyoruz. Göçmen kökenli sanatçılar, başarılı bürokratlar, işadamlarının herkese tanıtılması. Bunları tespit edip ödüllendiriyor, kamuoyuna tanıtıyoruz. Şimdiye kadar dört kişiyi seçerek ödülünü verdik. Köln Üniversitesi nden Doç. Dr. Muhammed Altuntaş, Köln Emniyet Müdürlüğü komiresi Emine Tayfur u davet edip basına tanıttık. Sonra göz doktoru Harun Akgül, son olarak; 300 den fazla insan çalıştıran Yunan vatandaşı bir başarılı işadamını ödüllendirdik dedi. Projeyi reklamlarla da tanıtacaklarını bildiren Ataç, basın yayın kuruluşlarından ne kadar insana ulaştıklarıyla ilgili bilgilerle birlikte reklam tekliflerini alarak Federal İdare Dairesi ne onaylatmak için aktaracaklarını bildirdi. İkinci projenin ise meslek yerlerinin oluşturulması ve meslek yeri taleplerinin karşılanması olduğnu bildiren Ataç, Meslek eğitim yeri bulamayan gençlerimize, üyelerimiz gibi sözümüzün geçtiği işadamlarının yanında meslek eğitim yeri buluyoruz. Uzaktan teklif etmekle olmuyor. Bunlar ihtiyaç, gençlerin önünün açılması lazım. Gencin iş disiplini yoksa, bunlarla ilgili Bewerbungstraining dediğimiz eğitimi de veriyoruz, bu projemiz kapsamında dedi. Meslek eğitiminde en önemli eksiklerden birinin de göçmen işadamlarının meslek edindirme belgesine sahip olmaması olduğuna dikkat çeken Tekin Ataç, AdA Schein denilen meslek edindirme belgesi eğitimine başlıyoruz. Meslek eğitimi belgesi almak isteyenlerin başvuru yapması gerek. Bu kendileri için de faydalı bir şey. Kurslar organize edildi. İşadamı beş Pazar buraya gelecek. Beş Pazar sonucunda bu belgesini alarak ömür boyunca meslek edindirme belgesine sahip olacak. Sadece SYNKO ya başvurması gerekiyor. Kurs ücretinin çoğunluğunu zaten AB fonlarından aldığımız kaynakla biz ödüyoruz. Bulunmaz bir fırsat dedi. SYNKO hukukçusu Ramazan Sevinç ise Bu sınavları IHK yapıyor ama önce kurslara gitmeleri gerekiyor ve bunun için işadamları masraf etmeleri gerekiyor. Biz bu kursları burada yapıp o sınava hazırlıyoruz. Maddi yükümlülüğü biz almış oluyoruz dedi. Sınavın Almanca olmasının bazı işadamları için engel göründüğünü hatırlattığımız Ataç, Evet ama eğer biz çok iyi bir başvuru alır, başarılı olursak belki Türkçe sınavlar mümkün olur. Meslek edindirme belgesi almak isteyenler bize başvursun dedi. Sevinç ise, bu çalışmayla göçmen işadamlarını meslek eğitimi verme konusunda kalifiye hale getirmiş olacaklarını, bu yolla gençlerin de daha çok meslek eğitim yeri bulma imkanına kavuşacağını hatırlattı, diğer yandan örneğin iş kurmak isteyen gençlere de danışmanlık gibi hizmetler sunduklarını kaydetti.

24 HAYAT Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir Nisan April 2013 Cemaziye l Evvel haber Adresse: Automarkt Werdorf Hauptstr Aßlar-Werdorf Kontakt: Telefon: TeleFax: Mobil: Web: Federal Hükümet NPD yi Kapatma Davasından Vazgeçmekle Güvenirliliğini Kaybetmektedir Federal Hükümet in NPD ye karşı kapatma davasından vazgeçmesi aylarca devam eden tereddütlü bir tavrın üzerine ve NSU davasının başlamasından dört hafta önce şu anlama gelmektedir: Federal Hükümet için NPD nin yönetim kadrosunda istihbaratçı bulundurmak neonazi partiye karşı kararlı bir hamlede bulunmaktan daha önemlidir. Ancak Federal Hükümet bu şekilde güvenirliliğini büyük ölçüde yitirmektedir. açıklamasında bulunan İslam Toplumu Millî Görüş (IGMG) Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yeneroğlu sözlerine şöyle devam etti: Federal Hükümet in, güya meseleyi etraflıca düşündükten sonra, Federal Anayasa Mahkemesi nde NPD ye karşı kapatma davası açmaktan vazgeçmeye karar verdiği söylenmektedir. Gerekçe olarak ise Federal Anayasa Mahkemesi nin 18 Mart 2003 yılında verdiği kararıyla bu konuda yüksek hukuki engellerin bulunduğu öne sürülmektedir. Bilindiği gibi, mahkeme, Anayasayı Koruma Dairesi nin istihbaratçılarının NPD nin yönetim kadrosunda da faaliyette bulunmasından dolayı davayı durdurmuştu. NPD nin her yedi yöneticisinden biri Anayasayı Koruma Dairesi için çalışıyordu. Anlaşıldığı kadarıyla Federal Hükümet yine istihbaratçı meselesine takılacağından çekinmektedir. Zira, deliller incelendiğinde, kapatma davasıyla ilgili malzemeleri istihbaratçıların verdiği ve deliller arasında istihbaratçıların parti faaliyetlerini belirleyici aktivitelere karıştıklarına ilişkin bilgiler de bulunuyor. Dolayısıyla Federal Anayasa Mahkemesi önünde ikinci bir yenilgi yaşanmak istenmemektedir. Bu durum ise eşi benzeri görülmemiş bir skandaldır. NSU terörünün gösterdiği gibi, istihbaratçılardan gelen bilgilerle Federal Almanya tarihinin en büyük cinayetler serisi durdurulamamıştır. Olaylarda en başta Thüringen NPD sinin genel başkan yardımcısı olmak üzere NPD üyelerinin teröristlerle bağlantısı olduğu açığa çıkmıştır. Böylesine büyük çaplı bir cürüm bile önlenemiyorsa, istihbaratçıların ne işe yaradığı sorusu akıllara gelmektedir. Üstelik bu kişilerle aşırı sağcı yapıların desteklendiği bilindiği halde, maaşları vatandaşların vergileriyle karşılanmaktadır. Neticede, Eyalet İçişleri Bakanları, Eyalet Başbakanları Konferansı ve Eyalet Temsilciler Meclisi nin ortak kararlarına rağmen Federal Hükümet in aldığı bu karar, birçok insanın hükümete karşı güvenini büyük ölçüde yitirmesine yol açacaktır. İçişleri Bakanlığı nın açıkça demokrasi düşmanı ve ırkçı bir partiyi yasaklamak yerine istihbarat sistemini sürdürmeyi tercih etmesi anlaşılması çok zor bir durumdur. Bu noktada, aşırı sağcılığa karşı mücadele edileceğine dair boş lafların da faydası yoktur.

25 HAYAT Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir 25 Nisan April 2013 Cemaziye l Evvel 1434 haber Kemal ERGÜN IGMG Genel Başkanı Bilal KAÇMAZ IGMG Hessen Bölge Başkanı Hasan SADIGİ İranlı Hafız İsmail TUZEN Sanatçı / İlahi ve Ezgileriyle Siparişlerinizi bir telefonla kapınıza teslim ediyoruz Hanau Edisonstr Hanau Tel: Frankfurt (Frischezentrum) Josef-Eicher-Str Frankfurt Tel:

26 HAYAT Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir 26 Nisan April 2013 Cemaziye l Evvel 1434 haber Duisburg un En Nezih Mekanlarından SARAYKAPI Restaurant Duisburg-Türk yatırımcıların zenginleştirdiği Duisburg un Marxloh semti resmi olarak belediyece şehrin ikinci merkezi kabul ediliyor. Şehir merkezinden sonra kiraların en yüksek olduğu Marxloh ta işyeri açan Türklerin büyük bir bölümü başka bir şehirden gelerek burayı tercih ediyor. Saraykapı Restaurant`ı nasıl bir yer imiş, gidip de görelim dedik. Kıymetli kardeşim Turgut Kantaroğluyla beraber telefon ile yer ayırttık. Kapıdan girdik. Karşıda rezervasyon masasında genç bir bey vardı. İsmimizi söyledik. Yemekten önce Saraykapı Restaurant`ı gezebilir miyiz? diye sorduk. İsminin Ahmet Günay olduğunu öğrendiğimiz genç bir adam önümüze düştü. Saraykapı Restaurant`ı bize gezdirdi, Elazıglı oldugunu Restaurant sahiplerinden Servet beyin kardeşi oldugunu ögrendik. Servis sorumlusu Kayserili Murat, Mardinli Yılmaz, Konyalı Hüseyin de servis görevlisi olarak müşterilere hizmet veriyor, bilgili ve ilgili idiler. Meğer servis personelinin çoğu deneyimli, yabancı dil bilen kişiler. Yemek listesi kalabalık değil. Bu çok iyi. kebab çeşitleri, Adana kuzu pirzola, tavuk pirzola, kuzu kavurma, gruplara özel kuzu tandır dolma, ızgara çeşitleri odun ateşinde yapılıyormuş, pide çeşitleri, künefe, vs Yemekten, servisten çok memnun kaldık. Aşçıbaşı yı kutladık. Yeni olmasına rağmen her şey düzgün işliyor, restaurant sahiplerini kutlamak gerekiyor. Evet bu arada restaurant sahipleriyle görüşme imkanımız da oldu. Kendilerini tanıdıktan sonra, girişimciler olan Servet Günay, Volkan Dikmen beylere neler söylemek istersiniz diye sorduk? Her gün restaurantımızda açık büfe kahvaltı veriyoruz. İstediğiniz kadar yiyebilirsiniz, ayrıca nişan, düğün, kına özel günler için 140 kişilik yerimiz mevcut istedikleri şekilde kullanmalarınıda temin edebiliriz diye konuştular. Dikmen konuşmasına şöyle devam etti; Marxloh semtinde yüzlerce Türk yatırımcı görüyoruz. Gelinlik sektöründe Türkiye bile Marxloh tan haberdar. Çok büyük ölçekli Türk firmaları da var. Türkler iki vatanlı durumda Almanya da. Türk girişimciler çok atılgan güzel işler yapıyorlar. Vergilerini veriyorlar, piyasadaki ürün çeşitliliğini artırıyorlar, çalıştırdıkları işçilere ödedikleri maaşlarla piyasada para sirkülasyonu oluyor dedi. Volkan Dikmen, işyeri kuracaklara şu tavsiyelerde bulundu: Yeni işyeri açacaklar, sektörü iyi belirlemeliler, ihtiyaç duyulan sektörde başlamak önemli. Ürün tedariki ve işyeri muhiti iyi düşünülmeli. İşyeri açmadan vergi sistemi ve muhasebe hususunda temel bilgiler bilinmeli. İşyerini açtıktan sonra muhasebe öğrenilmez. Türk girişimcilerin en çok hata yaptıkları yer burası. Bizim işletmede bir çok kişi çalışıyor. Her çalışanın ev halkıyla beraber hesaplarsak bu işyeri, bayağı kişiye ekmek kapısı durumunda. Saraykapı Restaurant tan sonra Marxloh semtine Saraykapı Simit Sarayını kazandıran, Servet Günay ve Volkan Dikmen, Yeni işyerimiz restaurantımızın fırın ve pastane ek şubesi gibi çalışıyor. Ekmek çeşitleri, simit, açma, poğça, tatlı, kurabiye, özel günler için pasta çeşitleri, her an taze gözleme taze halde müşterilerimize servis ediliyor. Düğün, sünnet, mevlit, hemşeri ve iş toplantılarında özel servisler yapıyoruz. Marxloh a uğrayanları işyerimize bekliyoruz şeklinde konuştular. Türk yatırımcıların günden güne daha da zenginleştirdiği Duisburg un Marxloh semti şehir dışından müşteri ve yatırımcı çekmeye devam ediyor. Gelinlik, damatlık ve kuyumcularıyla Avrupa da adından söz ettiren Küçük İstanbul lokanta ve kahve hizmetleriyle de beğeni topluyor. Müşterilerinin yüzde yetmişinin şehir dışından geldiği semtteki yatırımcıların yaklaşık yüzde 30 u da başka şehirlerden gelmiş durumda. Yıllardır açık olan işyerlerinden biri de Saraykapı Restaurantı 3 yıldır hizmet veriyor. Duisburg un Marxloh semtinde. Salonun köşesinde, camın önünde şark köşesi dikkatimizi çekti. Yemeğimiz sona erdiğinde masa boştu. Çayımızı o masada içmek istedik. O masa müşterilerilerimizin en sevdiği masadır, buyurun oturun dediler. Çayımızı içtik. hesabımızı ödedik ve teşekkür ederek Restauranttan ayrıldık. Y. Seracettin BAYTAR T.C. Frankfurt Başkonsolosluğu Din Ataşesi Ömer DÖNGELOĞLU İlahiyatçı-Eğitimci-Yazar Hasan SADIGİ İranlı Hafız İsmail TUZEN Sanatçı / İlahi ve Ezgileriyle Zeynep AYDIN 40 Yaşındasın Şiiri Sinevizyon Gösterimi 10 Yaşından Küçük Çocukların Programa Getirilmemesi Rica Olunur

27 HAYAT Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir 27 Nisan April 2013 Cemaziye l Evvel 1434 röportaj IGMG Gençlik Teşkilatı Başkanı İsmail Karadöl Müslüman Gençler Hayatlarıyla Örnek Model Teşkil Etmeliler I GMG Gençlik Teşkilatı Başkanı İsmail Karadöl ile Gençlik Teşkilatı tarafından yapılan çalışmaları ve gençlerimizi konuştuk. İsmail bey, 2012 Ağustos ayından itibaren Gençlik Teşkilatı Başkanlığı görevine getirildiniz. Öncelikle bu yeni görevinizden dolayı sizi tebrik ediyor, başarılar diliyoruz. Başkanlık değişiminin yanı sıra kadroda da değişiklikler yaşandı mı ya da yaşanacak mı? Yeni bir Gençlik Teşkilatı kadrosu oluşturacak mısınız? Yeni oluşumdan sonra 1 Ağustos itibariyle birimlerimizde ciddi anlamda değişiklikler oldu. Gençlik Teşkilatı aynı zamanda bir teşkilat okulu fonksiyonu da görmektedir. Yani çekirdekten gelen genç kardeşlerimiz, Gençlik Teşkilatının değişik birimlerinde görev yaptıktan sonra teşkilatımızın yine önemli kademelerinde başka büyük sorumluluklar da üstlenirler. Önceki dönemlerde Gençlik Teşkilatında görev üstlenmiş ağabey ve kardeşlerime de bu vesile ile tekrar teşekkür ediyorum. Biz de bu yeni dönem itibariyle Genel Merkez düzeyinde birçok birimimizde yeni kardeşlerimizle hizmetlerimizi devam ettirmekteyiz. Bize yeni projelerinizden bahseder misiniz? Hassasiyetle üzerinde duracağınız alanlar hangileri olacak? Önceki yıllarda başlatılan gençlik çalışmalarının tüm bölgelerimizde süreklilik kazanıp daha kaliteli bir hal almasını arzuluyoruz. Mesela Yıldız Çalışması önceki dönemlerde başlamış bir çalışma; 5. senesindeyiz. Hamdolsun ciddi bir verim oluştu. Bunun istikrarlı bir şekilde devam ettirilmesi, kurumsal hale gelmesi hedeflerimiz arasında. Yine gençlerimizi üniversiteye teşvik maksadıyla, onlara yön gösterecek çalışmalarımız var; örneğin Meslek ve Eğitim Fuarları. Diğer sürekli aktivitelerden birisi Yatılı Eğitim Seminerleri. Bunlar, bir gencin dünyasını geliştirebilen, ona İslami kimlik ve aidiyetini öğreten çalışmalar. Ben bunların daha aktif ve daha dinamik bir hale getirilmesi gerektiği düşüncesindeyim. Ben onlarca yatılı eğitim seminerine katılmışımdır, hepsinin üzerimde müthiş etkileri vardır; gördüğümüz eğitimleri, manevi atmosferi, yaptığımız şakaları, o güzel kardeşliğimizi hep hatırlarım. Oralarda benim gibi düşünen, benim sahip olduğum değerlere sahip olan kardeşlerimin olduğunu görmek öz güvenime önemli bir katkı sağlamıştır. Bütün bu olumlu etkileri oluşturan Yatılı Eğitim Seminerlerinin bundan sonra tema ağırlıklı olmasını planlıyoruz. Mesela bir haftasonu Namaz Kampı temalı Yatılı Eğitim Seminerleri yapılacak bölgelerimizde. Mevcut olan projelere baktığımızda aslında çalışmalarımız üç ayaklı; biri şube ayağı. Şubelerdeki gençlik lokalleri, gençlerle irtibata geçebileceğimiz, onları kazanabileceğimiz öncelikli ve etkin mekanlar. Projelerimiz arasında bu sebeple şubeleri hareketlendirmek var. Bunun için şubelerde düzenli olarak haftalık ev ve lokal sohbetleri olmalı, ilaveten de gençleri cezbeden sosyal aktiviteler düzenlenilmeli. Ufak ama etkili çalışmalar sürekli yapıldığında çok büyük sonuçlar doğuyor. Biz şubelerin altından kalkamayacakları büyük sorumluluklarının altına girmelerini istemiyoruz. Küçük gibi görünse de öncelikli olan, süreklilik arz eden çalışmaları yürütmelerini bekliyoruz. Bunun dışında 34 bölgemizde kendi birimleriyle birlikte bölge gençlik teşkilatları var. Bölgelerimizin hedefi, şubelerdeki bu elzem çalışmaların yapılmasını sağlamak. İlaveten bölgenin üstlendiği çalışmalar da vardır. Yıldız Çalışması, üniversitelerde aylık seminerler düzenlenmesi, meslek ve eğitim fuarları buna örnektir. Yatılı eğitim seminerlerini de bölge düzenler. Genel Merkez ise tüm bu yapılan çalışmaların genel çerçevesini belirler, koordinasyonu sağlar. Tüm çalışmaların konseptlerini bölge ve şubedeki ilgililer ile birlikte şekillendirir ve aksiyona dönüşmesinin takibatını sağlar. Genel Merkezin de yaptığı eğitim çalışmaları vardır. Örneğin üniversitelilere yönelik Yatılı ve Özel Eğitim Çalışmaları, kültür gezileri, mevcut idarecilerimize yönelik eğitim seminerleri ve değişik türde yarışmalar bunlara örnektir. Şu anda Namaz: En önemli randevum başlığı altında bir kısa film yarışmamız var, bunun için başvurular 15 Şubat-15 Nisan arasında alınacak. Amaç, gençlerimize namazın günlük hayatımızdaki önemini ve önceliğini hatırlatmak. Aynı zamanda önümüzdeki haftalarda yine tüm gençlerin katılabileceği Avrupa da Müslüman Genç Olmak konulu bir makale yarışmamız olacak. Sezon bitimine kadar ise Avrupa çapında Bilgi Yarışması ve Yıldız Hitabet Yarışması gerçekleştirilecek inşaallah. Gençlerin okul ve iş hayatındaki başarıları ile de yakından ilgileniyorsunuz. Bu konuda neler söylemek istersiniz? Biz elbette gençlerimizin okul ve iş hayatında başarılı olmalarını istiyor, bu konuda onları destekliyoruz. Araştırmalara göre akademisyen bir ailenin çocuğu, akademisyen olurken; işçi bir ailenin çocuğu ise büyük ölçüde işçi oluyor. Bu da Avrupa da genelde işçi ailelerin çocukları olan bizleri daha çok düşündürüyor. Hamdolsun bugün baktığımızda üniversiteli arkadaşlarımızın sayısı artmış durumda. Bu nedenle biz gençlerimizin bu başarılarında öncelikle fedakâr ailelerinin, sonrasında da Gençlik Teşkilatındaki ağabeylerinden aldıkları motivasyonun etkili olduğunu düşünüyoruz. Ağabey-kardeş ilişkisi bu anlamda çok etkili. Bugün bir çok gencimiz ya üniversite öğrencisi, ya da üniversiteyi bitirmiş durumda. Bu çerçeve içine girdiklerinde ve örnek aldıkları üniversiteli ağabeyleri ile iletişim kurup ağabey-kardeş ilişkisi oluştuğunda gençler daha başarılı oluyorlar. Yıldız Genç, Meslek ve Eğitim Fuarları gibi pek çok başarılı hizmetleri gençlere sunmaktasınız. Bu çalışmaların içeriğinden kısaca bahseder misiniz? Bölge Gençliklerimizin Meslek ve Eğitim Fuarları gibi bilinçlendirici çalışmaları var. Mevcut üniversite öğrencileri bu fuarda, kendi okuduğu alana ilgi duyan gençlerle bir araya gelerek onlara danışmanlık yapıyor. Örneğin Stuttgart, Hamburg ve Köln de son yıllarda verimli fuarlar yapıldı. Biz bu fuarların tüm bölgelerimizde yapılıp, böylece yüksek öğrenim gören gençlerimizin sayısının artmasını hedefliyoruz. Yıldız Genç projesine katılan gençler ise, okul hayatında başarılı olan ve düzenli olarak var olan gençlik eğitimlerine katılanlar arasından seçilmiş gençlerdir. Genel olarak çalışmalarınızı göz önünde bulundurursak, gençlerin gösterdiği ilgiyi nasıl buluyorsunuz? Başladığımız çalışmalarda şimdiye kadar olumsuz bir sonuçla karşılaşmadım. Genelde çalışmalarımız düzenli ve istikrarlı yapıldığında iyi bir ilgi ve katılımda artış görüyoruz. Mesela, Yıldız Gençlik çalışması 5 senedir var. İlk senesinde bir bölgeyle başladı, her başlayan bölge bir sınıfla başlarken şu an üç sınıfla devam etmekte. Amacımız yeni grupların oluşmasını tetiklemek. Ev ve lokal sohbetlerinde ciddi bir hareketlilik var hamdolsun. Biz düzenli çalışıp, doğru hizmetleri sunduğumuzda gençlerin ilgisi çok yoğun oluyor. Daha çok gencimize ulaşmak için neler yapılmalı sizce? Gençleri nasıl kazanacağımız, hangi metotları kullanmamız gerektiği önemli bir husus. Bunun için gençlerin çok aktif olduğu sosyal medyayı iyi ve sürekli kullanmamız gerekiyor. Yaptığımız tüm programları, ev ve lokal sohbetlerini, sosyal faaliyetleri, toplu sabah namazı programlarını, Yatılı Eğitim Seminerlerini sosyal medya aracılığıyla gençlere duyurmamız gerekiyor. İkinci olarak, şubedeki gençlerin kazanılması adına, cuma günleri gençlik çalışmaları ile ilgili bilgilendirme yapılması önemli. Yapılan sosyal faaliyetler, bu gençlerin ailelerine de gösterilmeli; cumaya gelen gençler yapılan aktiviteler hakkında bilgi sahibi olmalı. Cuma namazlarına gelen o genç kitleyi kazanmalıyız, bunun için de her hafta cuma çıkışı şubedeki gençlik idarecisi yeni bir gençle tanışmalı. Her idareci, her hafta, bir genç. Bu zor mu? Hayır, gayet kolay. Bunun yanında saydığımız ev sohbetlerinin, lokal sohbetlerinin ve sosyal faaliyetlerin olması önemli. Ben bu yoldan geçen bir insan olduğum için bu yolun kolaylığını ve bir o kadar da etkili olduğunu biliyorum. Gençleri kazanmak kolay ama istikrar gerekiyor. Sabit olan çalışmalarımızı sürekli şekilde devam ettireceğiz ve zaten camilerimize gelen genç kardeşlerimizi

28 HAYAT Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir 28 Nisan April 2013 Cemaziye l Evvel 1434 röportaj kazanmak için gayret edeceğiz. Üçüncü olarak değişik platformlarda aktif olmak etkili olacaktır. Yapılan gençlik çalışmaları ile bölge gençlik teşkilatlarımız, bulundukları beldelerin kamuoyunda kendilerinden olumlu biçimde bahsettirmeli. Gençlik Teşkilatınız, gençlerin kimliklerini kazanmaları ve korumaları konusuna özel önem veriyor. Kimi gençlerimizin yaşadığı kimlik bunalımının altında yatan nedenler sizce nelerdir? Kimlik bunalımı sadece Avrupa da yaşayan çift kültürlü Müslüman gençlerde olmuyor. Diğer gençlerde de olabiliyor. Toplumun bugün örnek diye gösterdiği bir gence baktığımızda, kendisi iyi okullarda okumuş, kariyer sahibi, pahalı evlerde oturup pahalı arabalara binen ve sürekli daha fazla maddiyat için mücadele eden, yani aslında tüketim dünyasının esiri haline gelmiş bir insan modeli görüyoruz. Bence gençlerimiz Gençlik Teşkilatı ile tanışmazlarsa, en iyi ihtimalle belki böyle bir kimliğe sahip olur. Bizim idealimiz ise, kendi manevi değerlerine sahip olan, bunları yaşarken topluma da faydalı olan, kariyere ve maddi olanaklara belki sahip, ama bunları amaç olarak görmeyen genç modelidir: Sahip olduğu maddi ve manevi birikimini insanların faydası ve selameti için kullanan ve bu davranışından dolayı Allah ın rızasını uman bir insan modeli. İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır. hadîs-i şerifinden hareketle, hem dünyada hem de ahirette mutlu olmayı hedefleyen gençler yetiştirmek bizim idealimiz. Biz kimlik konusunda belli öncelikleri, sabiteleri olan bir teşkilatız; yaşamış olduğumuz bu toplumda dilimiz, dinimiz, zengin kültürümüz bizim önceliğimiz olmalı. Bunlardan ödün vermeyip, bunlarla yoğrulup pişmemiz gerekir. Bunların yanı sıra bu kimlik bunalımından çıkarken bir algılayış tespit etmemiz lazım. Bizim kimliğimiz bu, biz zengin geçmişimizle onur duyar, Kur an ve Sünnete göre hareket ederiz. Böyle bir kimlik oluşturup buna göre yaşarken, yaşadığımız toplumun merkezinde de yer almalıyız aynı zamanda. Bilinçli ve etkin gençlerimiz sadece göç ve entegrasyon konularında değil, finans krizi, çevrecilik, işsizlik gibi güncel konularda da etkin aktörler haline gelmeli, içerisinde yaşadığı topluma bu alanlarla ilgili de çözüm önerileri sunabilmeli. Nitekim az önce de ifade ettiğim gibi tüm insanlara faydalı olmalı. Yapılan araştırmalar Avrupa da son yıllarda özellikle Müslümanlara karşı ayrımcılık, ırkçılık ve İslamofobinin yükselişe geçtiğini teyit ediyor. Sizce gençlerin ayrımcılık ve İslamofobi ile mücadelede rolü nedir? Müslüman gençler örnek model teşkil etmeli. İslam ı sokaktaki insanlara sorsanız, kimse kitaplardan değil, tanıdığı üç beş Müslüman üzerinden tarif etmeye çalışır. Dolayısıyla içinde yaşadığımız toplumdaki insanların da karşılaştığı insanlar üzerinden İslam ı tarif etme gibi bir durumu bulunuyor. Bu bağlamda medyanın etkisi de büyük. Medya negatif yansıtmış olsa bile, biz günlük hayatımızda bu insanlarla bir arada yaşıyoruz. Bu insanlar medyanın yalanlarına inanmasın diyorsak eğer, onlarla bir arada yaşarken onlara örnek teşkil etmeliyiz. Biz aslında olduğumuz/olmamız gerektiği gibi davranacağız ve onlar Müslümanlara neden böyle davranıldığını kendileri sorgulamaya başlayacaklar. Bizler içinde bulunduğumuz her ortamda, okulumuzda, işyerimizde ve spor sahasında, dürüstlüğümüzü ve güler yüzlülüğümüzü muhafaza ederek İslam ı temsil ettiğimizi unutmadan hareket edeceğiz. Gençlerin ana dildeki hakimiyetini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu konuda projeleriniz var mı? Ana dil aslında bizim kanayan yaramız. Benim üzerimde konuyla ilgili olarak Gençlik Teşkilatının payı çok büyük. Biz ağabeylerimizle sohbetlerimizi hep Türkçe yapardık. Şimdi o çevreden arkadaşlarla hâlâ Türkçe konuşuruz. Şube çalışmalarında ve gezilerde o kültür oluşturulduğu zaman gençlerin dimağlarında da Türkçe bilgisi sağlam bir şekilde yerleşiyor. Ana dilin bugün gençler arasında güzel konuşulmaması maalesef bir sorun. Ama Teşkilat olarak tek başımıza nasıl çözebiliriz, bu tartışılır bir konu. Türkçe dersleri okullarda da daha aktif hale gelmeli. Biz Teşkilat olarak yaptığımız hemen hemen bütün çalışmalarımızı Türkçe olarak yapıyoruz. Neticede bizim toplantı ve çalışmalarımız uluslararası boyutta, farklı ülkelerden katılımlarla yapılıyor ve ortak dilimiz Türkçe. Bununla birlikte elbette yerel dilleri çok iyi konuşmalıyız ve yerel dillerde de faaliyetler yapmalıyız; ama Türkçe kimlik oluşumunu sağlamak da bizim için çok önemli. Avrupa da yetişmiş bir genç olarak, gençlerimize buradan neler söylemek istersiniz? Ben 11 yaşımdan beri Gençlik Teşkilatı çalışmaları içinde bulundum, kişisel gelişimime bunun faydası çok büyük. Ben tüm gençlere Gençlik Teşkilatının çalışmalarına katılmalarını tavsiye ediyorum. Bununla kalmayıp, Avrupa toplumu içinde İslami değerlerin geleceğe ve yeni nesillere aktarılması için var olan Gençlik Teşkilatında aktif hizmet etmelerini öneriyorum gençlere. Bu onlara kolay kolay elde edemeyecekleri tecrübeler ve de manevi hazlar yaşatacaktır. Manevi olarak kendilerini iyi yetiştirmeli gençler, namazlarını eksiksiz kılmalı ve dünyada niçin yaşadıkları sorusuna makul cevaplar verebilmeli. Dünyanın bir imtihan yeri olduğu bilinciyle hayatını şekillendirmeli, bunun yanında Müslümanların sıkıntılarına çözümler geliştirip, onlar için gayret etme hassasiyeti oluşturmalı. Eminim o zaman Rabbinin rızasına nail olup, hem dünyada hem de ahirette mesut olacaklardır. Bunun haricinde mutlaka üniversite eğitimi almak için gayret etmeli genç kardeşlerim. Çanakkale Şehitleri Köln Başkonsolosluğunda Anıldı T.C. Köln Başkonsolosluğu Çanakkale sevaşı yıl dönümü vesilesiyle şehitleri anma proğramı düzenledi. Baskonsolos Mustafa Kemal Basa burada yaptığı konuşmada: vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehidlerimizi bir kez daha minnetle anıyoruz. diyerek sözlerini sürdürdü. Proğramın bir diğer hatibi Cengiz İyilik yaptığı konuşmada dinleyenleri adeta savaşın içine götürdü. Yıl Anadolu nun dört bir yanından gelmiş yurtseverler, Çanakkale de ateş içindeler. Düşman kalabalık, silah yönünden güçlü, orduları techizatlı, eşi görülmemiş bir savaş veriliyor. Korkunç bir saldırı ve yığılma ile karşı karşıya Türk ordusu. Hem karadan hem denizden cepheleri hallaç gibi atan bir düşmanla karşı karşıyalar. Sömürgelerinden getirdiği her renkte, dinde ve ırkta insanları silahlandırıp üstümüze salmışlar. Bir mahşer, cehennemi bir kalabalık... İşte böyle düşman karşısında vatan müdafasında canını feda etmişlere verilmiş şan ve şeref ifadesidir şehitlik. Hak yolunda dinini, vatanını, bayrağını, namusunu müdafa ederken ölen yiğidin namıdır. Bu başka milletlerde de böyle anlaşılır ve ifade edilir. Almanca da Märtyrer olarak söylenir. Savaş meydanlarında düşman tarafından öldürülen kimseye şehit dendiğine göre, şehit olma noktasına gelmiş olanların üstünde ölüm alametleri bulunduğuna ve cennete gideceğine inanılır. Şehitlik, inancımıza göre Allah katında peygamberlikten sonra gelen en yüksek makamdır. Ülkemiz insanlarında bu inanış ve manevi duygular hala yaşamakta ve yaşatılmaktadır. Bunun için Mehmet Akif merhum Çanakkale Savaşı nı anlattığı şiirinde Ey şehit oğlu şehit isteme benden makber, sana Aguşunu açmış duruyor Peygamber diye sesleniyor dedi. Proğram koronun seslendirdiği başta Çanakkale marşı ve diğer eserlerle son buldu.

29 HAYAT Hacarabın Serüvenleri 66 Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir 29 Nisan April 2013 Cemaziye l Evvel 1434 M. Salih AYDIN özel köşe Wetzlar da Aile Eğitim Semineri ve Maide-i Kur an Programı G eleceğe aktarılanlar. İnsanoğlu kendini anlatabilmek için çeşitli şekilde usüller oluşturmuş. Kimi kalemini silah edinmiş kimi kelimelerini. Kimi çizmiş kimi yazmış edebi şekilde olayları durumu karakterize etmiş. Bu uslüpleri çizgileri kullananlar başarılı da olmuşlardır. Bu başarılarının karşılığını bazıları canları ile vermiş olanlar da olmuştur. Geleceğe ve nesillere nasıl hareket edilmesi konusunda öncü olmuşlardır. Kısa bir mesaj sahifeler dolu makalelere bedel olmuştur. Küçük bir kareye çizilen resim herşeyi anlatır olmuştur. Bu durum kıvrak beyinlerin oluşmasına neden olmuştur. İnsanların bönlükten çıkmalarına faydalı olmuştur. Tabii bön kalmak isteyenlere engel olunamayacağı aşikardır. Kapı kullarına hele hiç sözümüz yoktur. Hakikatin hakkın takipçileri hariç olmak üzere. Bakıyorsun öyle yol gösterici kısa sözler söylenmişki hattı yok. Fakat insanlar ne yapıyor, hatalarla dolu bir hayat yaşıyor. Yaşlılık kapıyı çaldığı zaman, keşke şunu yapmasa idim. Veya büyük bir yanlışın ardından, ben bunu nasıl yaptım. Bütün bunların engellenmesi ve insanın akledebilmesi için neler yapılmış. Dediğim gibi kıvrak zekalılar bu hazır bilgilerden istifade etmesini bilmişler. Fakat diğerleri yaşadığı ile tecrübe ederek hayatı anlamışlar. Sonuç: Başkalarının hatalarını tecrübe ederek hayatınızı felç etmeyin. Yanlışlar tecrübe etmek için tekrarlanmaz, ders alınır Hiç kimsenin hatasını yüzüne vurmayınız. O hatayı işleyene hatasını, başka birini misal göstererek anlatınız. Hz. Ali r.a.... Bana hatalarımı gösterenden Allah razı olsun. Hz. Ömer.r.a Arabanın Koltuğu Hacarabın doktorda randevusu var. Oğluna telofon açar: - Oğlum doktora gideceğim beni götürür müsün. Öbür kardeşlerinin zamanı yok. Oğlu: - Tamam baba götüreyim, tek sen hazır ol. Ben biraz sonra gelirim. Oğlu dışarı bir çıkarki ne görsün çok soğuk. Babam üşümesin diye arabayı ısıtır. Daha yetmez koltuğun ısıtıcısını açar. Hacarabı gider evinden alır. Hacarap arabaya biner, biraz gittikten sonra: - Oğlum bu ne altımdan bir ateş yükseldi, arabamı yanıyor yoksa benim ateşim mi yükseldi? Oğlu: - Yok baba koltuğun ısıtıcısını açtım. Hacarap: - Ne yani koltukta mı ısınıyor. Oğlu: - Evet baba. Hacarap: - ALLAH, ALLAH ne günlere geldik. Oğlu: - Baba bu araba çok eski olduğu halde koltuk ısıtıcısı var. Sen çok geride kalmışsın. Hacarap: - Doğru valla şimdi bir yaşıma daha girdim. Kapat şu kaloriferi ben üşümedim daha 15 yaşındayım. Senin gibi yaşlı mıyım. Oğlu: - Haklısın baba haklısın. Ne de olsa yaşlı olan benim. Hacarap: - Hah işte yola gel der. Gülüşürler. Sen de ölmek mi istersin. Zamanın birinde Hacarap hastalanır, birçok kişi Hacarabın durumunu görünce Hacarap gidici derler. Hacarabın uzak bir şehirden hemşehrisi hem de tanıdığı, Hacarabı bir daha göremem diye, ziyarete gelir. Helalleşirler, adam evine giderken üzüntü duyar. Aradan 1 hafta geçer, adam felç geçirir, sonra Hacarap ziyaret eder. Bir müddet sonra adam iyileşmeye başlar, fakat aniden ikinci bir felç gelir ve adam vefat eder. Bu olaydan sonra aradan epey bir müddet geçer. Hacarap hanımı ile izine gider. Vefat eden adamın hanımı Hacarabın izine geldiğini duyunca, yine izinde olan oğluna: - Oğlum Hacarap amcangiller izine gelmişler. Beni götür de hanımını bir ziyaret edeyim der. Oğlu annesine: - Anne sen ne diyorsun? Babamı Hacarap amca hasta diye götürdüm, babam vefat etti. Şimdi de sen de mi ölmek istiyorsun? Orijinali burada Hacarabın oğlu Wetzlar`da yapılacak olan Aile Semineri ve Maide-i Kur an programı için iki piyes hazırlar ve torunu arkadaşları ile sahneler. Programda Hacarap orada duruma bakar bakar arkada oturan oğluna dönerek: - Orijinali burada taklitlerinden sakının der. Oğlu: - Haklısın ama karşındaki Hacarabın gençliği. Hacarap: - Beni yine yeme. Oğlu: - Yok insan babasını yer mi? Hacarap: - Eh. Bugünlük de bu kadar güzel dostlar. Sizi emanetin sahibine emanet ediyorum. Fi emanullah. Selam ve dua ile inşaallah. IGMG Hessen Bölgesi Wetzlar Şubesi için 10 Mart özel bir gündü. Aile Eğitim Semineri ve Maide-i Kur an Tilaveti programı gerçekleştirildi. Ayrıca gençlik teşkilatı iki ayrı kısa piyes sahneledi. Hacarabın İlkokul Diploması ve Hacarabın Çocuk Parası Serüveni. Sunuculuğunu IGMG Wetzlar Fatih Camii İmam Hatibi Hacı Doğanay`ın yaptığı program Ahmet Kaya`nın okuduğu Kur an-ı Kerimden bir aşır ile başladı. Ardından IGMG Wetzlar Fatih Camii Başkanı Kadir Terzi kısa bir selamlama konuşması yaptı. Salonun tıklım tıklım bütün Hessen`den gelen misafirlerle dolduğu programda IGMG Hessen Bölge Başkanı Bilal Kaçmaz selamlama konuşmasını yaptıktan sonra gençler devreye girdi ve ilk piyesleri olan Hacarabın Çocuk Parası piyesini oynadılar. Ardından Behzad Aydın bir ilahi okudu daha sonra Hacarabın İlkokul Diploması adlı piyesini oynadılar. Sunucu Hacı Doğanay mikrofonu günün hatibi IGMG Genel Başkan Baş Danışmanı Mustafa Mullaoğlu na verdi. Konuşma sessiz ve ilgiyle takip edildi. Namaz ve istirahat için mola verildi. Mola ardından Kur an-ı Kerim tilavetine başlandı ve mikrofonu sırayla Muhammed Taşçı Hanau, Enes Yılmaz Elsenfeld, Emre Değer Wetzlar ve Dünya birincisi Hasan Sadeghi okuduğu Kur an-ı Kerimle gönülleri irşad ettiler. Ardından Kız gençlik teşkilatının hazırladığı anlamlı hediyeler takdim edildi. IGMG Limburg İmam hatibi kapanış Kur an-ı Kerimini okuduktan sonra IGMG Hessen Bölge Başkanı Bilal Kaçmaz`ın duası ile program sona erdi.

30 HAYAT Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir 30 Nisan April 2013 Cemaziye l Evvel 1434 bulmaca

31

32

Avrupa nın imamları Mainz de yetişecek. ACG nin mesajı: Gençler zenginliğimizdir. Maneviyatsız bereket olmaz. Bereketin anahtarları.

Avrupa nın imamları Mainz de yetişecek. ACG nin mesajı: Gençler zenginliğimizdir. Maneviyatsız bereket olmaz. Bereketin anahtarları. Gemeinschaft. Community. Communauté. İslam Toplumu Millî Görüş» www.igmg.org 09 Ekim 2015 Sayı 69 HASENE KURBAN KAMPANYASINDA YENİ REKOR: 161.500 HISSE s. 21 GENEL MERKEZ 27. Avrupa Kur ân-ı Kerîm Tilavet

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi Isparta Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce düzenlenen Sosyal Güvenlik Reformunun

Detaylı

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr Aylık Süreli Elektronik Yayın ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı Bakan İslam, 2015 yılı sonuna kadar, yurt ve yuvalarda şu anda kalmakta olan bin civarında çocuğumuzun da çocuk evlerine geçişini

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

HAYRABOLU TİCARET BORSASI 2014 YILI FAALİYET RAPORU

HAYRABOLU TİCARET BORSASI 2014 YILI FAALİYET RAPORU HAYRABOLU TİCARET BORSASI 2014 YILI FAALİYET RAPORU Türkiye Muharip Gaziler Derneği Hayrabolu Temsilci Ali Güz Borsamızca Derneklerine yapılan yardımlardan dolayı Borsamız Yönetim Kurulu Başkanı Süreyya

Detaylı

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI Sayın Âli Meclis Başkanı, Sayın Bakan, Sayın Oda Başkanları, Değerli İş Adamları,

Detaylı

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas Ali Aslan Almanya son on yıllarda her şeyden önce Müslüman ağırlıklı devletlerden gelen göçmenler yoluyla dini ve kültürel

Detaylı

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere Vakıf denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin

Detaylı

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te 9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır

Detaylı

Herkes katılabilsin diye... Mahalle sakinlerinin katılımını sağlamanın yolları ve geniş katılımı sağlamanın temel kuralları için tavsiyeler

Herkes katılabilsin diye... Mahalle sakinlerinin katılımını sağlamanın yolları ve geniş katılımı sağlamanın temel kuralları için tavsiyeler Herkes katılabilsin diye... Mahalle sakinlerinin katılımını sağlamanın yolları ve geniş katılımı sağlamanın temel kuralları için tavsiyeler Prof. Dr. Reiner Staubach ve Tülin Kabis-Staubach (Planerladen

Detaylı

ihh 6. ULUSLARARASI ÇOCUK BULUŞMASI RAPORU

ihh 6. ULUSLARARASI ÇOCUK BULUŞMASI RAPORU ihh 6. ULUSLARARASI ÇOCUK BULUŞMASI RAPORU 18 EKiM 2014 Uluslararası Çocuk Buluşması, İHH İnsani Yardım Vakfı nın dünyanın farklı coğrafyalarında gerçekleştirdiği yetim çalışmalarını Türkiye halkına anlatmak

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında

Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Yayın Organı Mart 2014 Yıl: 1 Sayı: 10 Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Çocuk Hizmetleri

Detaylı

5. KARİYER GÜNLERİ GERÇEKLEŞTİ

5. KARİYER GÜNLERİ GERÇEKLEŞTİ 5. KARİYER GÜNLERİ GERÇEKLEŞTİ 14.05.2014 Ordu Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu ile Çalışma ve İş Kurumu Ordu İl Müdürlüğü işbirliğinde alternatif iş fırsatları yaratmak, öğrenciler ile

Detaylı

'Hayırlı Gece' Ramazan Proğramı

'Hayırlı Gece' Ramazan Proğramı 'Hayırlı Gece' Ramazan Proğramı 1) Ne & Niçin? Şubelerde Gençlere özel İrşad Proğramları Ramazan ayı içerisinde şube gençlik teşkilatlarında, o şubenin Camii'sine ibadet etmek üzere gelen gençlere yönelik

Detaylı

Başkan Acar SGK Müfettişlerinin Eğitim Seminerine Katıldı

Başkan Acar SGK Müfettişlerinin Eğitim Seminerine Katıldı Başkan Acar SGK Müfettişlerinin Eğitim Seminerine Katıldı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: - VATANDAŞLARIMIZA DAHA KALİTELİ, NİTELİKLİ HİZMETİ VERMENİN GAYRETİ İÇERİSİNDE ÇALIŞMALARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ

Detaylı

2014 YEREL SEÇİM FAALİYET RAPORU

2014 YEREL SEÇİM FAALİYET RAPORU AK PARTİ PENDİK İLÇE KADIN KOLLARI BAŞKANLIĞI 2014 YEREL SEÇİM FAALİYET RAPORU (30 Aralık 2013 29 Mart 2014) Hazırlayan: Ayser SOY Pendik İlçe Kadın Kolları Başkanı (07 Nisan 2014) GİRİŞ Pendik İlçe Kadın

Detaylı

OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ.

OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ. OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ. Osmaniye de yaşayan Kahramanmaraş lılar tarafından kurulan Osmaniye Kahramanmaraşlılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği nin

Detaylı

UETD Genelmerkez Gençlik Kolları Temmuz 2014 Faaliyet Raporu

UETD Genelmerkez Gençlik Kolları Temmuz 2014 Faaliyet Raporu UETD Genelmerkez Gençlik Kolları Temmuz 2014 Faaliyet Raporu GK Faaliyet Raporu Temmuz 2014 2 4 Temmuz 2014 İftar Köln Ditib Merkez Camii UETD GM Genclik Kollarindan Beyza Külünk, Esma Cakmak, Meryem Ates

Detaylı

Öğrenmek İstiyorum Kampanyası

Öğrenmek İstiyorum Kampanyası Öğrenmek İstiyorum Kampanyası TRABZON DA KAMPANYAYA İLGİ ARTIYOR sağlık üreme sağlığı bilgilerinin girmesine yönelik olarak başlanan Öğrenmek İstiyorum Kampanyası kapsamında Trabzon da ilgi gün geçtikçe

Detaylı

TBD Antalya Şube Başkanı Akyelli: Özellikle yazılımcıların yatırımlarını Antalya da yapmamaları için hiçbir neden yok

TBD Antalya Şube Başkanı Akyelli: Özellikle yazılımcıların yatırımlarını Antalya da yapmamaları için hiçbir neden yok TBD Antalya Şube Başkanı Akyelli: Özellikle yazılımcıların yatırımlarını Antalya da yapmamaları için hiçbir neden yok Antalya daki 4 üniversitenin sektör için gerekli eğitimleri verdiği, Akdeniz Üniversitesi

Detaylı

2014 YILI AİLE VE DİNİ REHBERLİK BÜROSU FAALİYETLERİ ELAZIĞ KADIN KONUK EVLERİ VE SEVGİ EVLERİNDE AİLE SEMİNERLERİ DEVAM EDİYOR

2014 YILI AİLE VE DİNİ REHBERLİK BÜROSU FAALİYETLERİ ELAZIĞ KADIN KONUK EVLERİ VE SEVGİ EVLERİNDE AİLE SEMİNERLERİ DEVAM EDİYOR 2014 YILI AİLE VE DİNİ REHBERLİK BÜROSU FAALİYETLERİ ELAZIĞ KADIN KONUK EVLERİ VE SEVGİ EVLERİNDE AİLE SEMİNERLERİ DEVAM EDİYOR Elazığ İl Müftülüğü Aile İrşat ve Dinî Rehberlik Bürosu görevlilerinden İl

Detaylı

Yine yapmak istediklerimizden birisi olan, spesifik sektörlerde, belki daha az, ama daha etkin iş adamları seyahatlerini önemsiyoruz ve buna

Yine yapmak istediklerimizden birisi olan, spesifik sektörlerde, belki daha az, ama daha etkin iş adamları seyahatlerini önemsiyoruz ve buna MÜSİAD Cidde Temsilcisi Tanıtımı ve Türk Suud İş Forumu 23.05.2015 TC Cidde Başkonsolosu Fikret Özel, Cidde Tic Odası Başkan Yardımcısı, Mazeen Baterjee Türk-Suud İş Konseyi Başkanı, Mazan Ragap, Cidde

Detaylı

Kayıt Dışı İstihdamla İlgili Proje Ödülleri Sahiplerine Verildi

Kayıt Dışı İstihdamla İlgili Proje Ödülleri Sahiplerine Verildi Kayıt Dışı İstihdamla İlgili Proje Ödülleri Sahiplerine Verildi SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI YADİGAR GÖKALP İLHAN: -KAYIT DIŞI İSTİHDAMLA İLGİLİ HER BİREYİN VE TOPLUMUN BİR TAKIM ÇALIŞMALARDA BULUNMASI

Detaylı

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında 23 Nisan 2014 Çarşamba 17:23 Devremülk Turizm inden Sağlık Turizm ine, madencilik ve mermerden gayrimenkule kadar farklı alanlarda faaliyet gösteren

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti SPoD un ve Uzman Psikiyatrist Dr. Seven Kaptan ın gönüllü işbirliğiyle düzenlenen Trans Terapi Toplantısı nın yedincisi 4 Eylül Çarşamba

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

EKİM AYI MECLİS TOPLANTISI / YÖNETİM KURULU FALİYET RAPORU SUNUMU. YÖNETİM KURULU AYLIK FAALİYET RAPORU 27 Ekim 2014

EKİM AYI MECLİS TOPLANTISI / YÖNETİM KURULU FALİYET RAPORU SUNUMU. YÖNETİM KURULU AYLIK FAALİYET RAPORU 27 Ekim 2014 YÖNETİM KURULU AYLIK FAALİYET RAPORU 27 Ekim 2014 Ekim ayı içerisinde Odamız tarafından; üyelerimizce talep edilen 37 adet Kapasite Raporu, 15 adet Ekspertiz raporu ve 6 adet de Fiili Tüketim Belgesi düzenlenmiştir.

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ YERLEŞKESİ OKULLARI 2013-2014 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 15. VELİ BÜLTENİ

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ YERLEŞKESİ OKULLARI 2013-2014 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 15. VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ YERLEŞKESİ OKULLARI 2013-2014 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 15. VELİ BÜLTENİ Değerli Velimiz, Bir haftayı daha geride bıraktık. Öğrencilerimiz hafta boyunca sınıf çalışmalarının

Detaylı

TOBB GGK nın Onursal Başkanı Sayın M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve Başkanı Sayın Ali Sabancı dır.

TOBB GGK nın Onursal Başkanı Sayın M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve Başkanı Sayın Ali Sabancı dır. TOBB GGK, TOBB bünyesinde teşekkül ettirilen ve TOBB Yönetim Kurulu nun alacağı kararlara ışık tutan, genç girişimcilik konusunda genel politikalar geliştiren ve görüş oluşturulmasına katkıda bulunan istişari

Detaylı

Değerli misafirler, Kıymetli iş insanları... Basınımızın değerli temsilcileri... Hanımefendiler... Beyefendiler...

Değerli misafirler, Kıymetli iş insanları... Basınımızın değerli temsilcileri... Hanımefendiler... Beyefendiler... TÜRKONFED BAŞKANI TARKAN KADOOĞLU TKYD KURUMSAL YÖNETİM ZİRVESİ KONUŞMA METNİ 14 Ocak 2016 Değerli misafirler, Kıymetli iş insanları... Basınımızın değerli temsilcileri... Hanımefendiler... Beyefendiler...

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

IGMG Gençlik Teşkilatı

IGMG Gençlik Teşkilatı IGMG Gençlik Teşkilatı Sosyal Hizmetler Birimi Okul Çantası Kampanyası Gençlerden gençlere, eğitimle geleceğe... Biz kimiz? IGMG Gençlik Teşkilatı (GT), Müslüman gençlerin islami bir kimlik ve toplumsal

Detaylı

Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti

Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu Toplantısı TOBB Plaza da

Detaylı

Cemil Meriç Yılı Muhteşem Bir T örenle Tamamlandı

Cemil Meriç Yılı Muhteşem Bir T örenle Tamamlandı Cemil Meriç Yılı Muhteşem Bir T örenle Tamamlandı Mustafa Kemal Üniversitesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğünce yürütülen 2012-2013 Cemil Meriç Yılı etkinlikleri kapanış töreni Hatay Kültür Merkezi nde geniş

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Bilişim denince Beşiktaş GÜNLÜK INTERNET GAZETENİZ... KENT

Beşiktaş Gazetesi. Bilişim denince Beşiktaş GÜNLÜK INTERNET GAZETENİZ... KENT Bilişim denince Beşiktaş BEŞİKTAŞ Belediyesi Avrasya bölgesi'nin en büyük bilişim fuarına katılıyor. Beşiktaş Belediyesi, bilişim alanında kullandığı son teknolojileri ve yenilikleri, 29 Kasım 2 Aralık

Detaylı

Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir.

Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir. - 1 - I. A.B.D. HAKKINDA GERÇEKLER Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir. 1- Genel bakış A.B.D. nin değişen nüfus yapısı: http://usinfo.state.gov/journals/itsv/0699/ijse/ijse0699.htm

Detaylı

Kırıkhan Ticaret ve Sanayi Odası. 2014 Yılı Faaliyet Raporu

Kırıkhan Ticaret ve Sanayi Odası. 2014 Yılı Faaliyet Raporu Kırıkhan Ticaret ve Sanayi Odası 2014 Yılı Faaliyet Raporu BAŞKANDAN Odamızın kurumsal yapısı ve yarım asırlık tarihinden elde ettiği tecrübe ve birikim sayesinde, son derece sağlam temeller üzerinde yapılanmıştır.

Detaylı

Basın Bülteni Mass İletişim Danışmanlığı / Kemal Arslan kemalarslan@massiletisim.com Tel & Faks: 212 621 41 96 GSM: 0537 388 59 84

Basın Bülteni Mass İletişim Danışmanlığı / Kemal Arslan kemalarslan@massiletisim.com Tel & Faks: 212 621 41 96 GSM: 0537 388 59 84 Basın Bülteni Mass İletişim Danışmanlığı / Kemal Arslan kemalarslan@massiletisim.com Tel & Faks: 212 621 41 96 GSM: 0537 388 59 84 Türkiye de kullanımda olan yaklaşık 400 bin asansör, her gün 50 milyon

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015 İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015 Ekrem DEMİRTAŞ İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Her gün gelen şehit haberlerine YETER İki yıldır bitmeyen seçim maratonuna YETER Siyasetçilerin

Detaylı

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 İNCE GÜÇ VE KAMU DİPLOMASİSİ ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI TÜRKİYE NİN ULUSLARARASI ÖĞRENCİ PROGRAMLARI

Detaylı

Günlük Ulusal Gazete. yapılar da elbette bu işi bitirmemek için kendilerince bir şey yapacaklardır'' diye konuştu.

Günlük Ulusal Gazete. yapılar da elbette bu işi bitirmemek için kendilerince bir şey yapacaklardır'' diye konuştu. 2-3 MART 2013 www.reisgida.com.tr Hedefimiz terör... BAŞBAKAN Yardımcısı Bekir Bozdağ, ''Çözüm sürecinin hedefi, terörü sona erdirmek, mili birlik ve beraberliği kuvvetlendirmek, gündemimizden terör belasını

Detaylı

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012 15 Mart 2012 Perşembe günü işlerinden atılan Asilçelik işçileri Bursa nın Orhangazi ilçesi cumhuriyet meydanında basın açıklamasıyla İşimizi İstiyoruz talebini dile getirdikleri ve işlerine geri dönene

Detaylı

ANADOLU GENÇLİK DERNEĞİ SİYER-İ NEBİ YARIŞMASI YÖNERGESİ

ANADOLU GENÇLİK DERNEĞİ SİYER-İ NEBİ YARIŞMASI YÖNERGESİ ANADOLU GENÇLİK DERNEĞİ SİYER-İ NEBİ YARIŞMASI YÖNERGESİ AMAÇ Bu yarışmanın amacı: Anadolu Gençlik Derneği, Liseler Komisyonu bünyesinde Siyer-i Nebi yarışması düzenleyerek, Lise Öğrencilerinin aidiyet

Detaylı

Tekfen Filar Mini Resim Yarışması Sonuçlandı 2013 / 2014 SAYI: 19. Haftanın Bazı Başlıkları

Tekfen Filar Mini Resim Yarışması Sonuçlandı 2013 / 2014 SAYI: 19. Haftanın Bazı Başlıkları 2013 / 2014 SAYI: 19 İklim Değişikliği Konferansı Haftanın Bazı Başlıkları Tekfen Filar Mini Resim Yarışması Sonuçlandı Hayatın İçinde Öğreniyoruz İklim Değişikliği Konferansı Tanıdık ve Tanıttık Uludağ

Detaylı

Yılın Filo Yöneticisi ödüllerinde Jüri Özel Ödülü Genel Müdürlüğümüzün oldu.

Yılın Filo Yöneticisi ödüllerinde Jüri Özel Ödülü Genel Müdürlüğümüzün oldu. Yılın Filo Yöneticisi ödüllerinde Jüri Özel Ödülü Genel Müdürlüğümüzün oldu. Capital ve Ekonomist Dergileri ile LeasePlan Türkiye Genel Müdürlüğü tarafından bu yıl ikincisi gerçekleştirilen Yılın Filo

Detaylı

Huzurevlerinde yapılacak programların daha verimli olmasını sağlamak amacıyla İlimiz Müftülüğünce Aile İrşat ve Rehberlik Bürosu tarafından Huzurevi

Huzurevlerinde yapılacak programların daha verimli olmasını sağlamak amacıyla İlimiz Müftülüğünce Aile İrşat ve Rehberlik Bürosu tarafından Huzurevi Huzurevlerinde yapılacak programların daha verimli olmasını sağlamak amacıyla İlimiz Müftülüğünce Aile İrşat ve Rehberlik Bürosu tarafından Huzurevi Ekibinde görevlendirilen personele 05 Aralık 2012 Çarşamba

Detaylı

sular vadisi kültüretkinlikleri3 Sular Vadisi Başakşehir Katkılarıyla

sular vadisi kültüretkinlikleri3 Sular Vadisi Başakşehir Katkılarıyla sular vadisi kültüretkinlikleri3 2011 Katkılarıyla 1 HAZİRAN 8 2 6 HAZİRAN Başakşehir sular vadisi kültüretkinlikleri2011 18 Haziran Cumartesi / 20:30 Kur an Ziyafeti-Konser Kur an Tilaveti - KonserTaner

Detaylı

(1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA

(1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA (1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA Birinci Ehlibeyt (a.s) Kültür ve Sanat Festivaline Davet Kısa Filmler ve İngilizce Kitap Yazımı bölümlerinde Büyük Peygamber (s.a.a) konulu ve büyük hediyeli

Detaylı

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını denetleyen en yüksek organ ise devlettir. Hukuk alanında birlik

Detaylı

Madde 1 - Bu Yönetmeliğin amacı Turizm Bakanlığınca verilecek ödüllerle ilgili uygulamanın esas ve usullerini belirlemektir.

Madde 1 - Bu Yönetmeliğin amacı Turizm Bakanlığınca verilecek ödüllerle ilgili uygulamanın esas ve usullerini belirlemektir. TURİZM BAKANLIĞI ÖDÜLLER YÖNETMELİĞİ Turizm Bakanlığı Ödüller Yönetmeliği Kültür ve Turizm Bakanlığı Resmi Gazete Tarihi: 21/11/1992 Resmi Gazete Sayısı: 21412 BİRİNCİ KISIM: Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak

Detaylı

SPONSORLUK DOSYASI 14 Ocak 2015 / Sabancı Center

SPONSORLUK DOSYASI 14 Ocak 2015 / Sabancı Center SPONSORLUK DOSYASI 14 Ocak 2015 / Sabancı Center Kurumsal yönetime inancınızı paylaşmak, sürdürülebilir kalkınma hedefiyle ilerlemek için VIII. Uluslararası Kurumsal Yönetim Zirvesi nde yerinizi alın!

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :11. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :8. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :1-10. Syf Sayfası :1-10. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Selvitopu

Detaylı

ORSAM AYLIK IRAK TÜRKMENLERİ GÜNCESİ

ORSAM AYLIK IRAK TÜRKMENLERİ GÜNCESİ ORSAM AYLIK IRAK TÜRKMENLERİ GÜNCESİ Hazırlayanlar: Habib Hürmüzlü, ORSAM Danışmanı / Bilgay Duman, ORSAM Ortadoğu Uzmanı - Haziran 2012- Sayı: 14 4 Haziran 2012: Birleşmiş Milletler Irak Yardım Misyonu,

Detaylı

ŞUBAT 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

ŞUBAT 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili ŞUBAT 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. CHP Mersin/Mezitli Gençlik Kolları ile TBMM de bir

Detaylı

Olmazsa Olmaz Sosyal Güvenlik

Olmazsa Olmaz Sosyal Güvenlik Olmazsa Olmaz Sosyal Güvenlik SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: -TEMEL PARAMETRELERE BAKTIĞIMIZ ZAMAN SOSYAL GÜVENLİK TÜRKİYE AÇISINDAN RİSK OLMAKTAN ÇIKTI -EMEKLİLERİMİZİN YÜZLERİNİN GÜLMESİ

Detaylı

Kuzey Kıbrıs ta. Bir Çay Molası. Ekonomik ve Kültürel İşbirliği Buluşması. 19-24 Kasım 2012. Lefkoşa - Güzelyurt - Girne - İskele - Gazimağusa

Kuzey Kıbrıs ta. Bir Çay Molası. Ekonomik ve Kültürel İşbirliği Buluşması. 19-24 Kasım 2012. Lefkoşa - Güzelyurt - Girne - İskele - Gazimağusa Kuzey Kıbrıs ta Bir Çay Molası Ekonomik ve Kültürel İşbirliği Buluşması 19-24 Kasım 2012 Lefkoşa - Güzelyurt - Girne - İskele - Gazimağusa FAALİYET RAPORU K.K.T.C. NİN 29. KURULUŞ YILDÖNÜMÜNDE KUZEY KIBRIS

Detaylı

Bin Yıllık Musiki Kültürümüze Katkı Sunuyoruz. 14 Ocak 2014 Kürdilihicazkâr Faslı Beraber ve Solo Şarkılar Konseri

Bin Yıllık Musiki Kültürümüze Katkı Sunuyoruz. 14 Ocak 2014 Kürdilihicazkâr Faslı Beraber ve Solo Şarkılar Konseri Bin Yıllık Musiki Kültürümüze Katkı Sunuyoruz 14 Ocak 2014 Kürdilihicazkâr Faslı Beraber ve Solo Şarkılar Konseri Müdürlüğümüz bünyesinde faaliyet gösteren AKM Klasik Türk Sanat Müziği Korosunun Şef Mitat

Detaylı

ŞUBAT 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

ŞUBAT 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili ŞUBAT 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili 1 CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Mezitli CHP İlçe Örgütü ve Belediye Başkan

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

SPONSORLUK DOSYASI 14 Ocak 2016 / Sabancı Center

SPONSORLUK DOSYASI 14 Ocak 2016 / Sabancı Center SPONSORLUK DOSYASI 14 Ocak 2016 / Sabancı Center Kurumsal yönetime inancınızı paylaşmak, sürdürülebilir kalkınma hedefiyle ilerlemek için IX. Uluslararası Kurumsal Yönetim Zirvesi nde yerinizi alın! Uluslararası

Detaylı

Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler. 15 Ekim 2015, İzmir. Sayın Bakanlarım, Valim. Sayın MV'lerim,

Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler. 15 Ekim 2015, İzmir. Sayın Bakanlarım, Valim. Sayın MV'lerim, Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Sayın Bakanlarım, Valim 15 Ekim 2015, İzmir Sayın MV'lerim, Değerli MÜSİAD Üyeleri ve MÜSİAD Dostları, Değerli Basın Mensupları, MÜSİAD İzmir Şubemizin düzenlediği

Detaylı

UZUNKÖPRÜ TİCARET VE SANAYİ ODASI E-BÜLTEN

UZUNKÖPRÜ TİCARET VE SANAYİ ODASI E-BÜLTEN UZUNKÖPRÜ TİCARET VE SANAYİ ODASI E-BÜLTEN OCAK 2016 YIL 1 SAYI 10 03.02.2016 1 UZUNKÖPRÜ TİCARET VE SANAYİ ODASI E-BÜLTEN SAYI:10 5 MAYIS 2015 Trakya Kalkınma Ajansı ndan Uzunköprü Ticaret ve Sanayi Odası

Detaylı

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 37. Dönem Çalışma Raporu. BASIN ÇALIġMALARI

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 37. Dönem Çalışma Raporu. BASIN ÇALIġMALARI BASIN ÇALIġMALARI BASIN AÇIKLAMALARIMIZ 5 Mayıs 2010 Özelleştirme Karşıtı Platform İstanbul Bileşenleri nin Taksim BEDAŞ önünde gerçekleştiği basın açıklaması yoğun bir katılımla yapıldı. Şubemiz üye ve

Detaylı

OCAK-MART 2015 3 AYLIK SOMA VE DURSUNBEY PSİKOSOSYAL DESTEK MERKEZLERİ FAALİYET RAPORU

OCAK-MART 2015 3 AYLIK SOMA VE DURSUNBEY PSİKOSOSYAL DESTEK MERKEZLERİ FAALİYET RAPORU APHB AFETLERDE PSİKOSOSYAL HİZMETLER BİRLİĞİ SOMADA PSİKOSOSYAL DESTEK MERKEZLERİ PROJESİ OCAK-MART 2015 3 AYLIK SOMA VE DURSUNBEY PSİKOSOSYAL DESTEK MERKEZLERİ FAALİYET RAPORU YÖNETİCİ ÖZETİ SOMADA projesi

Detaylı

Afyonkarahisar Chamber E- BÜLTEN of Commerce and Industry

Afyonkarahisar Chamber E- BÜLTEN of Commerce and Industry Afyonkarahisar Chamber E- BÜLTEN of Commerce and Industry MART 2015 Afyonkarahisar AFYONKARAHİSAR Chamber of Commerce TİCARET VE and Industry SANAYİ ODASI İLİMİZ İHRACAT RAKAMI 2015 ŞUBAT / AFYONKARAHİSAR

Detaylı

Afyonkarahisar Chamber E- BÜLTEN of Commerce and Industry

Afyonkarahisar Chamber E- BÜLTEN of Commerce and Industry Afyonkarahisar Chamber E- BÜLTEN of Commerce and Industry AĞUSTOS 2015 Afyonkarahisar AFYONKARAHİSAR Chamber of Commerce TİCARET VE and Industry SANAYİ ODASI YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU (24.07.2015-27.08.2015)

Detaylı

22-27 EYLÜL 2014 FİNLANDİYA GEZİMİZ 22,09,2014 PAZARTESİ - BULUŞMA VE PISA 23.09.2014 SALI - ALVAR AALTO SAĞLIK VE SPOR FAKÜLTESİ

22-27 EYLÜL 2014 FİNLANDİYA GEZİMİZ 22,09,2014 PAZARTESİ - BULUŞMA VE PISA 23.09.2014 SALI - ALVAR AALTO SAĞLIK VE SPOR FAKÜLTESİ 22-27 EYLÜL 2014 FİNLANDİYA GEZİMİZ 22,09,2014 PAZARTESİ - BULUŞMA VE PISA Gece geç saatlerde Helsinki yolculuğumuz başlayacak. Uzun bir uçak yolculuğu yapacağız.ardından bir saatlik bir uçuş sonunda Jyvaskyla

Detaylı

İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI

İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI Eski adıyla İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) günümüzde nüfusunun çoğunluğu veya bir kısmı Müslüman olan ülkelerin üye olduğu ve üye ülkeler arasında politik, ekonomik, kültürel,

Detaylı

BAŞKAN : Özcan KALAYCI Bülent YILDIRIM BAŞKAN: SAYMAN : Nesrin FİDAN ÜYE : Figen GÖNEN. info@antalyafalezrotary.org KOMİTELER TOPLANTI BİLGİLERİ

BAŞKAN : Özcan KALAYCI Bülent YILDIRIM BAŞKAN: SAYMAN : Nesrin FİDAN ÜYE : Figen GÖNEN. info@antalyafalezrotary.org KOMİTELER TOPLANTI BİLGİLERİ Binota-Kalyan BANERJEE Nilüfer&İsmail KAHYAOĞLU Demet Salih PEKER Bilge & Özcan KALAYCI U.R ve BÖLGE YÖNETİMİ YÖNETİM KURULU U.R. BAŞKANI Binota Kalyan BANERJEE 2430 GUVARNÖRÜ Nilüfer İsmail KAHYAOĞLU

Detaylı

KADIN DAYANIŞMA VAKFI 2014 YILI KADIN DANIŞMA MERKEZİ FAALİYET RAPORU 1 OCAK 31 ARALIK 2014

KADIN DAYANIŞMA VAKFI 2014 YILI KADIN DANIŞMA MERKEZİ FAALİYET RAPORU 1 OCAK 31 ARALIK 2014 KADIN DAYANIŞMA VAKFI 2014 YILI KADIN DANIŞMA MERKEZİ FAALİYET RAPORU 1 OCAK 31 ARALIK 2014 2014 yılında Kadın Dayanışma Vakfı Danışma Merkezi ne 354 kadın başvurdu. 101 kadın yüz yüze başvuru yaparken,

Detaylı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı 6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) ve Uluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatı(ISSA) işbirliği ile Stratejik İnsan Kaynakları Politikaları ve İyi Yönetişim

Detaylı

Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) xclusive. yönetim raporları. Dünya Kongre Pazarında İzmir in yeri

Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) xclusive. yönetim raporları. Dünya Kongre Pazarında İzmir in yeri etik xclusive yönetim raporları ETİK Yönetim Kurulu Mehmet İşler: Y.K Başkanı ve TÜROFED Başkan Yrd. Uğur Şahbaz: Başkan Yrd. Bülent Tercan: Başkan Yrd. Sevda Zorlu Başkan Yrd. Şinasi Akçay: Genel Sekreter

Detaylı

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı, Türkiye nin İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı nın Geliştirilmesi Projesi nin Açılış Toplantısında Ulrika Richardson-Golinski a.i. Tarafından Yapılan Açılış Konuşması 3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği

Detaylı

EYLÜL AYI OLAĞAN MECLİS TOPLANTIMIZA HOŞ GELDİNİZ

EYLÜL AYI OLAĞAN MECLİS TOPLANTIMIZA HOŞ GELDİNİZ EYLÜL AYI OLAĞAN MECLİS TOPLANTIMIZA HOŞ GELDİNİZ YÖNETİM KURULU AYLIK FAALİYET RAPORU 28.09.2015 Eylül ayı içerisinde üyelerimizin talep ettiği 25 üyeye Kapasite Raporu, 5 üyemize Ekspertiz Raporu ve

Detaylı

TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI ANTALYA ŞUBESİ BÖLÜM 7 EMO GENÇ ÇALIŞMALARI. - EMO Genç Etkinliklerimiz

TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI ANTALYA ŞUBESİ BÖLÜM 7 EMO GENÇ ÇALIŞMALARI. - EMO Genç Etkinliklerimiz TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI ANTALYA ŞUBESİ BÖLÜM 7 EMO GENÇ ÇALIŞMALARI - EMO Genç Etkinliklerimiz 9. dönem çalışma raporu / 2010-2011 EMO-GENÇ ETKİNLİKLERİ EMO nun toplumsal yaşamdaki yerini bugünün

Detaylı

Daima eşit fırsatlar. 2014 ırkçılığa karşı konu yılı. Federal Hükümetin Ayrımcılıkla Mücadele Ofisi

Daima eşit fırsatlar. 2014 ırkçılığa karşı konu yılı. Federal Hükümetin Ayrımcılıkla Mücadele Ofisi Daima eşit fırsatlar. 2014 ırkçılığa karşı konu yılı Federal Hükümetin Ayrımcılıkla Mücadele Ofisi Irkçılık hepimizi ilgilendiriyor Ev yok, iş teklifi yok, sokakta hakaretler: Ayrımcılıkla ırkçılığın birçok

Detaylı

E-BÜLTEN. twiitter.com/edremitticaret

E-BÜLTEN. twiitter.com/edremitticaret ETO YENİ BAŞKANI COŞKUN SALON U, İDA EĞİTİM YARDIMLAŞMA DERNEĞİ VE AKBANK A.Ş. EDREMİT ŞUBE MÜDÜRÜ TEBRİK ZİYARETİNDE BULUNDULAR. İda Eğitim Yardımlaşma Ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı;Zehra

Detaylı

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti:

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti: Türk Ocakları Genel Merkezi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Efendi BARUTCU, Türk Ocakları nın 100 üncü kuruluş yıldönümü kutlamaları çerçevesinde, Sönmeyen Ocak Türk Ocakları ve Türkiye nin Geleceği konulu

Detaylı

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği BİRİ MATEMATİK Mİ DEDİ? BİZ KİMİZ? Yüce Rabbimiz dünya hayatını insanoğluna imtihan yeri kılmış, sırat-ı müstakim olarak göndermiş olduğu dinin yaşanabilmesi ve birbirlerine ulaştırılabilmesi için Müslümanları

Detaylı

KİTABIN TANITIM YAZISI Cuma, 12 Ekim 2012 14:57

KİTABIN TANITIM YAZISI Cuma, 12 Ekim 2012 14:57 Eğitimci yazar M. Emin KARABACAK ın BAYRAMLIK İSTEMEYEN ÇOCUKLAR (Çocukların Okul Başarısını Artırmada Anne Babalara Düşen Görevler) kitabından sonra ikinci kitabı BİLİNÇALTI APTALDIR ŞAKADAN ANLAMAZ kitabı

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :5. Syf Sayfası :8. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :10. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Karabağlar Belediyesi tam kadro halk gününde Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu, belediye başkan yardımcıları,

Detaylı

BAKA BULUŞMALARI -I-

BAKA BULUŞMALARI -I- BAKA BULUŞMALARI -I- Onur Konuğu Isparta Belediye Başkanı Y. Mimar Yusuf Ziya GÜNAYDIN Tarih 01 Ekim 2010 Cuma Saat 10:00 Katılımcılar Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri ve Uzmanları Batı Akdeniz

Detaylı

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler,

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler, ÇOCUKLARIN İNTERNET ORTAMINDA CİNSEL İSTİSMARINA KARŞI GLOBAL İTTİFAK AÇILIŞ KONFERANSI 5 Aralık 2012- Brüksel ADALET BAKANI SAYIN SADULLAH ERGİN İN KONUŞMA METNİ Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler,

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi CHP ile, üniversitelerde okuyan gençlerin temsilcileri bir araya geldi, 15 sorun belirledi ve bu sorunların nasıl çözüleceği konusunda görüş birliğine vardı. Tarih : 04.12.2014

Detaylı

UCLG-MEWA Akıllı Şehirler Komite Toplantısı Raporu. Konya. 8 Eylül 2015

UCLG-MEWA Akıllı Şehirler Komite Toplantısı Raporu. Konya. 8 Eylül 2015 UCLG-MEWA Akıllı Şehirler Komite Toplantısı Raporu Konya 8 Eylül 2015 UCLG-MEWA Projeler Departmanı Randa AL SABBAGH Akıllı Şehirler Komitesi Sorumlusu 30.10.2015 1 / 6 Arka plan UCLG-MEWA Akıllı Şehirler

Detaylı

Rize de Kutlu Doğum Haftası Kutlama etkinlikleri başladı. Bugün Rize Lunaparkı tüm çocuklara ücretsiz hizmet verecek...

Rize de Kutlu Doğum Haftası Kutlama etkinlikleri başladı. Bugün Rize Lunaparkı tüm çocuklara ücretsiz hizmet verecek... 14 Nisan 2013 Pazar 11:57 Haydi Çocuklar Lunaparka... Bugün Lunapark Ücretsiz Rize de Kutlu Doğum Haftası Kutlama etkinlikleri başladı. Bugün Rize Lunaparkı tüm çocuklara ücretsiz hizmet verecek... 14-20

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

Kahraman Kit Misafirlikte

Kahraman Kit Misafirlikte Technical Assistance for Promoting Registered Employment Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir. This project

Detaylı

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili Eylül 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Yenişehir İlçesi CHP Belediye Başkanı aday

Detaylı

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar MADDE 1- (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Uludağ Üniversitesi Kadın Araştırmaları

Detaylı

UETD Genelmerkez Gençlik Kolları Kasım 2014 Faaliyet Raporu

UETD Genelmerkez Gençlik Kolları Kasım 2014 Faaliyet Raporu UETD Genelmerkez Gençlik Kolları Kasım 2014 Faaliyet Raporu GK Faaliyet Raporu Kasım 2014 2 7 Kasım 2014 Muhabbet Halkaları 7 Kasım 2014 de ilk Muhabbet Halkalarını gerceklestirebildik. Bir araya gelip

Detaylı

Ýçindekiler Kayseri Ýli Yardým Derneði Ýstanbul Þubesi Adýna Sahibi, Dernek Baþkaný Yayýn Yönetmeni Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü M. Orhan CEBECÝ Dergi Komisyonu Gamze POSTAAÐASI Rýfat DEDEMAN Danýþma Kurulu

Detaylı

SPoD, Ruh Sağlığı Çalıştayının 5 incisini Düzenledi

SPoD, Ruh Sağlığı Çalıştayının 5 incisini Düzenledi SPoD, Ruh Sağlığı Çalıştayının 5 incisini Düzenledi Ruh sağlığı uzmanlarıyla beraber yürütülen 40 saatlik çalıştay programının, trans danışanlara yönelik beşinci ve son kısmı; 3 Kasım'da İstanbul Bilgi

Detaylı