Ö Z E L LĐĞĐ. Yolların en iyisi düzgün, rahat ve kısa olanıdır. Ayrıca ANA yollardan ayrılan veya ANA yollara kavuşan tâli yollar vardır.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Ö Z E L LĐĞĐ. Yolların en iyisi düzgün, rahat ve kısa olanıdır. Ayrıca ANA yollardan ayrılan veya ANA yollara kavuşan tâli yollar vardır."

Transkript

1 T A R Đ K A T L A R I N D O Ğ U Ş U VE N A K Ş Đ Y Y E - Đ M E L A M ĐY Y E nin Ö Z E L LĐĞĐ. yazan : M.Ziya CERAN TARĐK, yol anlamına gelmekle çoğulu TARĐKAT olmuştur. Yolların en iyisi düzgün, rahat ve kısa olanıdır. Ayrıca ANA yollardan ayrılan veya ANA yollara kavuşan tâli yollar vardır. ANA YOLLAR boyunca, tali yolların giriş ve çıkışlarını belirleyen ĐŞARET LEVHALARI olduğu gibi, yolların iniş çıkışlarını kaygan ve düz oluşlarını, bozuk ve tamirde oluşlarını, durulacak ve kalkılacak yerlerini, virajlarını, geçiş üstünlüğünü belirleyen işaretlerini, hız ve tonajlarını, ilerideki menzillerin önceden bildirilmesi, yaya ve vasıta geçişlerini, sürücü ve yayalara açıklayan pekçok TRAFĐK ĐŞARET ve IŞIKLI LEVHALARI ile bunları denetleyen yetkili bir uzman kadrosuda mevcuttur, Đşte dünyamız üzerindeki YAŞAM YOLCULUĞUNDA bizleri uyaran böyle faydalı ĐŞARET LEVHALARI ( Kuralları-Yasaları ) gibi, MANEVÎ ve RUHÎ hayatımızmda DOĞRU ve GERÇEK yolunu gösteren, anlatan, bildiren, uyaran TARĐK-Đ ( Yol-u, kuralları ) ve tarikin uzman bir kadrosu vardır. Burada TARĐK kelimesinin anlamı biraz daha genişlemiş olmakla FĐKĐR-ĐNANÇ ve ĐBADETLERĐ ( uygulamaları ) içine alan, çok yönlü bir YOL ortaya çıkmaktadır, Bu nedenle TARĐK kelimesinin anlamına, bütün bir HAYAT SÜRESĐNĐ içine alan DÜNYA HAYATI diyebiliriz. Đnsan hayatının değerli ve başarılı bir ÖMÜR içerisinde geçmesi istenilir. Rahat ve sağlıklı bir yaşam beklenilmekle beraber, bu ömrün geçici olduğuda aşikârdır. Đnanan ve inanmıyanlar için, dünya hayatının son bulacağı bir ÖLÜM 'ün vuku bulacağı kesindir. Ölüm sonrası bir AHĐRET hayatına hazırlanmanın bu dünya hayatında mümkün olacağıda aşikârdır. Hazırlık çalışmalaranın inanmıyanlara bile yük olmayacağı kesindir. Çünkü yapılması istenilen Đlâhî görevlerin hiç bir zararı olmadığı gibi, pek çok faydaları mevcuttur. Hazret-i Ali ( K.V.) 'ye sorulan buna benzer bir soruya verdiği cevap çok anlamlıdır. Soru şöyledir ; -Sizler (Müslümanlar), sanki bir ahiret hayatı varmış gibi, fazladan ibadetlerle meşkûl

2 oluyorsunuz? Hz.Ali bu soruya şöyle cevap vermişlerdir. -Eğer böyle bir hayat varsa, kaybeden sizler olursunuz. Bizlere dünyamızda dahi ahlâk ve fazilet kazandıran böyle bir amelin külfetini duymuyoruz, diye buyurmuşlardır. Hem dünya ve nemde AHĐRET de vadedilen mânevi nimetlerden faydalanmak için izlenecek GERÇEK YOL ( Tarik )'un, çok iyi bilinip en doğru ve faydalı olanının seçilmesi lâzımdır. Çünkü, yollar çok çeşitlidir. En faydalı güzel, rahat bir yol, en pahalı olandır. Basit, kolay ve her bir ferdin kendi başına yaptığı kendisinin faydalandığı yol, ancak kendisine aittir. Başkalarının da faydalanacağı bir yol, birkaç kişinin veya gurup ve topluluğa, ait olmakla, faydalarıda o nisbette fazladır. Bu nedenle bilimsel kurallara uygun en rahat ve en faydalı yollar devlet tarafından yapılan yollardır. Devlet yolu için vatandaşlar eğer bir ücret ödeyecekler ise, bu katgı onların bireysel yol yapımındaki emek ve ücretinden daha aşağıdadır. Buna rağmen hâlâ bildiğinden şaşmayan cahillerin ferdî çabalarının, kendilerine nekadar zulüm verici olduğuda aşikârdır. O halde akıllı insan, zamanın değerini takdir ederek, en doğru ve faydalı yolu tercih edenlerdir. Maneviyat yolu DÎN-ÎNANÇ yoludur, Bu yolun mucidi ALLÂH, uygulayıcısı PEYGAMBERLER 'dir, Denetim sonucu fayda ve zarar görecek olanlar ise YOLCULAR ( Kullar ) dır. Kişisel yollarda ( inanç ve davranışlarda ) zaman kaybı ve zahmetler bulunduğu gibi, kaza ve arızalarında zuhuru her zaman mümkündür. Hattâ, eğer kurallarına uyulmayacak olunursa, çok faydalı devletin ANA YOLLARINDA bile kaza yapmak çokça muhtemeldir. Özellikle yurdumuzdaki trafik anarşisine bir göz atmak yeterlidir. cehalet ve nefsâni keyflerin sonucu olan bu düz ovada yolunu şaşıranlara ibretle bakmalayiz. Her YASA ve KURAL, büyük tecrübelerin sonucu kurulmuştur, peygamberlerin ĐLÂHÎ TEBLĐĞLERĐ'de beşeriyyete faydası olan kurallardır. Đnananlar kazanmış, inanmıyanlar kaybetmiştir. Đlâhî tebliğler ; asırların ZAMAN ve ZEMĐNĐNE uygun olarak vahyedilmişlerdir. Önceki asırların tebliğleri, sonraki asırların yaşamına zemin hazırlamıştır. Bu nedenle peygamberler arasında çeşitli derece ve yetenekler görülmüştür. Bu değişiklikleri Allah Kudsal kitabında da beyan buyurmuştur. Bazı kişilerin bilgi noksanlığından kaynaklanan ve " Allah her şey'i bildiğine göre, her şey-i hir Peygamber'e bildirseydi. " gibi dar mantıklı sorular yöneltmişlerdir. " Gerçek şudur ki ; ĐNSAN'ın ( ADEM in ) ilk halk edildiği günde kendisine bütün esma'lar. ( varlıkların nitelik ve nicelikleri ) bildirilmiş iken, yüzyıllar sonra ancak bazılarının açıklığa kavuştuğu bir TEKÂMÜL kuralı vardır. Yukarıda işaret ettiğimiz ZAMAN ve ZEMĐN ifadesi bu anlamı taşımaktadır. Tekâmüller MÜSBET BĐLĐMĐ ve MEDENĐYET-Đ doğurmuştur. Peygamberler arasındaki zaman boşluğuna. FETRET devri denilir, Fetret ; durgunluk, boşluk, uyuşukluk, za'af gibi anlamlara gelir. Her Peygamber'in NÜBÜVVET-RĐSALET ve VELAYET güçleriyle yaşadıkları devirlerde

3 Đlâhî bir NUR-IŞIK-GÜÇ-FEYĐZ-KOLAYLIK-ANLAYIŞ gibi pekçok meziyyetleri bulunmaktadır, Kendilerinin ahirete intikallerinden sonra, bu faydalı mânevi enerjileri, onun ümmeti ( Kavmi-Milleti ) arasında zayıflamağa, gerilemeye sebeb olmuştur. Đşte Fetret devri, süresi budur, Elbette, her peygamber'in kendisine her bakımdan yakın olan ve en çok faydalanan yakın arkadaşları ( Sahâbisi Havari si ) olmuştur. Bunlar, her devirde azınlığı teşkil etmiştir. Đşte Peygamberden en çok fayda sağlıyan bu istisnai kişiler o Peygamber'in mânevi güç ve tebliğlerini yaşatmaya çaba göstermişlerdir. Asıl, esas ve temel-i bir olan, fakat değişik ifade ve yorumların yapıldığı bu inanç çabaları,bazı şeklî ayrıcalıklar göstermiştir. Meselâ bir örnek verecek olursak, Đnsanoğlunun barınağını sağlıyan ve adına EV dediğimiz kapalı iskân biçimlerinin, mağara tipinden bugünkü gökdelenlere kadar geçirdiği aşamalarda, kalite, malzeme ve plânlarındaki tekâmülü görmek mümkündür. Đşte ; Đyman esaslarını bozmayan fakat değişik ifade ve yorumlarlar, daha faydalı sonuçlar almak için, uygulanan metod ve yeni fikir hareketlerine ĐÇTĐHAT denilmiştir. ALLAH'ın, insanı halkettiği gündenberi, en büyük inayet, hidayet ve bir bağışı olan AKIL, devamlı inkişâf ederek, içindeki cevheri açığa vurmaya çaba göstermiştir. Đnsan aklı, içindeki yetenek ile, evrende zaten VAR ve MEYCUT bulunanları keşfederken MÜSBET BĐLĐM zuhura gelmiştir. Đleride çok daha iyi anlıyacak ve göreceğiz ki, ALLAH ın kendi beyanına göre, halkettiği ĐNSAN'dan asla ayrı bulunmadığını, fakat çoğu insanın bundan habersiz olduğuna şahid olacağız. Son ve yüce peygamber MUHAMMED ( S.A.V.) efendimiz Hazretleri ; " ĐHTĐLÂF-I ÜMMET-Đ RAHMETEN VÂSĐÂ. " yâni, Ümmetim arasındaki ihtilâflar ( anlaşmazlık veya yorumlar ) Đlâhî Rahmet'e sebeb'dir buyurmuşlardır, Hem ihtilâf olacak hemde Ramet-e sebeb olacak, çünkü her AN, ayr-ı bir ŞE'N içerisinde olan Allah ın ilim ve kudretinin zuhuru ( Sûre-i Rahman, 29 uncu âyet ) daima değişik biçimdedir. Medeniyyet ( Uygarlık ) dediğimiz tekâmül, müsbet ilimle daima gelişmekte ve ilerlemekte olup, bunların hepside Đlâhî ilimde mevcut ve Đlâhî Đrâde ile ( bi iznillâh ) zuhura gelmektedir. O halde ; esas'da, kök'de, temel'de ayrılık olmamak şartıyla, zaman ve zemine (ortam'a) uygun ĐÇTĐHATLAR ( bilim-fikir-keşif v.b.) istikbâle açılan Đlâhî Tecellinin ışıklarıdır diyebiliriz. yeter ki ; asıl ve esas yasaları bozmasın ve ayrıca HĐZĐPÇĐLĐK denilen düşmanlıklar olmasın. Bu nedenledir ki yine bir Hadîys-i Şerif-de : " Ümmetim 72 fırkaya bölünecekler, fakat içerisinde en doğru olan FIRKA-YI NACÎYYE bir tane olacaktır " buyurmuşlardır. Bu ifadede açıklanması istenîlen şey, esas temel yasa ve kuralları zedeleyen anlamlardaki ihtilâf, bölücülük ve hizipçiliğe aittir. Buraya kadar kısaca yaptığımız açıklamalara göre AYRILIK-AYRICALIK diye nitelendirdiğimiz FĐKĐR - SAN'AT - BĐLĐM ve ĐNANÇ la ilgili yorumlara insafla eğilecek olursak, her ihtilâfın içinde gizli bulunan bir TERAKKĐ nin varlığını sezinlememek mümkün değildir. Her çeşit terakki'nin, olumlu ve olumsuz yön ve yolları olabileceği gibi, bunları fark edip, en doğrusunu bulacak olan yine olgun BĐLGĐ ve BELGELER'dir.

4 Cehalet (bilgisizlik) daima her yüzyılda çıkmaz bir sokak gibi saplantının alameti olmuştur. Onun için bilmeyenlere CAHĐL derken, bilmediğini bilmeyene iki cahil yerinde ECHEL ( çok cahil ) kelimesi kullanılmıştır. Risalemizin başlığını teşkil eden TARĐKATLAR ın doğuşu ile NAKŞĐBENDĐYYE-YĐ MELAMĐYYE yi incelemeye başlıyabiliriz. Mezhebler de ayni esas içerisinde incelenebilir buda ayrı bir konudur. X X X X ĐSLAM TASAVVUF TARĐHÎ nin seyrine kısaca bakacak olursak Hazret-i Peygamber in (S.A.V.) saadetli devrilerinde kendileri son derece sade bir hayat sürüp, kanaat içinde gece ve gündüz ibadet ve tebliği erlikle meşgul olmuşlar, yakınlarına daima ŞÜKÜR-SABIR ve MÜCAHEDE'yi tavsiye buyurmuşlardır. HaZret-i Muhammed'in (S.A.V.) arkadaşlarına SAHABÎ ve ondan sonra gelenlere de TABĐÎN, tabiinden sonrakilere TEBA TABĐĐN isimleri verilmiştir. Sahabiler ve çok yakın dostları (Hulefa-î Raşidîyn - EBUBEKĐR-ÖMER-OSMAN -ALĐ ) raziyallâh-u anhüm ecmaîyn hazretleri Hz. Muhammed.'e (S.A.V.) daha yakîyn olmak ve kudsal kitabımız KUR'AN-I KERÎYM'i daha iyi anlamak ve uygulamak için çaba göstermişlerdir. Gerek toplu olarak ( cemaat ile ), gerek şahsen ( Ferdî) gösterilen gayretler içerisinde, mâli durumları müsait olmayan bazı sahabilerden MESCĐD-Đ NEBEVÎ yanında yapılan bir oda., bu Mü'minlere tahsis olunmuştu ki bu topluluğa ASHAB-I SOFFA denilmekte idi. Sayıları arasında olan bu kıymetli peygamber sevgilileri, devamlı ibadet halinde idiler. Đyi halli Müslümanlar bunların zaruri ihtiyaçlarını görmekteydiler. Ashab-ı Soffa, bir Öğrenci gibi Resulullah'ın feyizli öğretimi altında yetişmekteydiler. Bilgileriyle üne kavuşmuş olan meşhurları arasında : EBÛ HÜREYRE - EBÛ ZERRĐ GIFARĐ - SELMAN-I FARĐSÎ - EBUD-DERDA - EBÛ MUSA'EL-EŞ'ARÎ 'yi sayabiliriz. Ayrıca Resulullah Efendimize gıyabî sevgisi ve bağlılığı ile ün yapmış bulunan deve çobanı ÜVEYS-EL-KARANÎ'yi zikredebiliriz. Şahabi ve Tabiin devrinde Allah KORKUSU ve TAKVA hâkim idi. Zahidlik ve Takva ile beraber Allah SEVGĐSĐ nin başlaması HASAN-I BASRÎ ( Öl Hicri 110-M.728 ) ile RĐBĐA-YI ADEVĐYYE ( Öl.h.135-M.752) zamanına rastlar. Râbia'nın şu sözü meşhurdur " Kalbim Allah aşkıyla öylesine doludur ki, O'ndan başkasına yer yoktur. " deyecek kadar mâsivadan arınmıştır.

5 Hicret'in ĐKĐNCĐ Y.Y.daki Zahid ve Sofiler : Tefsir, hadîys, fıkıh ve kelâm ile meşgul olmakla beraber, diğer taraftan RĐYAZÂT ve NEFS MÜCADELESĐ ilede uğraşıyorlardı. Ufak tefek görüş ve mânevi zevk ayrıcalığı KÜPE ve BASRA sofilerini ĐKĐ guruba ayırmıştır. KÜPE gurubuna ( Mektebine-Ekol'üne ) bağlı bulunanlardan meşhurları KÜLEYB SAYDAVÎ - MANSUR BĐN ÂMMAR - EB'UL ATAHÎ ve CABĐR BĐN HAYYAM'ı sayabiliriz. BASRA gurubuna dahil olan meşhurlardan da : HASAN BASRÎ-MALĐK BĐN DĐNAR - RABAH BĐN AMR EL-KAYSÎ - SALĐH BĐN BĐŞR ve ABLÜL-VAHĐD BĐN ZEYD'i sayabiliriz. Đkinci yüz yıldan sonra fikir ihtilafları ve zamana göre yorumlar başlıyarak fırkalaşmaları meydana getirmiştir. Ayet ve Hadîyslerin anlamları daha ince tetkik edilmekte ruhî ve nefsi eğitimler bir BĐLĐM ve DÜZEN içerisinde uygulanmaya sebeb olmuş, bunları sevk-i idare eden YÖNETĐCĐLER belirmeye başlamıştır. Zühd ve takvalarında özel yaşamlara sahip olanlar özel giyim ve kuşamlarıylada ortak bir kıyafete bürünmüşlerdi. Bu kıyafetleri çok sade olan SOF dan yapılmış HIRKA ve TAKKE'ler idi. ÜÇÜNCÜ ve DÖRDÜNCÜ Y.Y.SOFĐLERĐ : Üçüncü ve dördüncü yüzyıllardan itibaren SOFĐLĐK kelimesine ek olarak TARĐKAT ve TASAVVUF terimleri kullanılmaya başlandı. Bu devrin meşhur sofileri şunlardır. MA'RÛF-U KERHÎ ( Öl ), SÜLEYMAN DARANĐ ( Öl ), ESEL-EL MUHASĐB ( Öl ), EBÛ TURAB EL-NAHSEBĐ (Öl ), SERĐYYĐ SAKATÎ (Öl ), ZÜNNÜN-U MISRÎ (Öl ), BAYEZĐD-Đ BĐSTĐMĐ ( Öl ). Bayezid-i BĐSTAMĐ Hazretleri, Allâh-ı kendisinde bulup onda fâni olmanın eseri olarak : " Benden başka tapacak yok, benim şanım ne kadar yücedir. Şanımı yüceltin." diyecek kadar cezbe-i Rahman'a girmiştir. ALĐ BĐN EL MUVAFFAK ( Öl ), EBÛ SALĐH HAMDUN KASSAR ( Öl ), Kassar Melâmilerin ilk kurucusudur. CÜNEYD-Đ BAĞDADÎ ( Öl ) tasavvuf esaslarını yaymış ve pek çok müriyd yetiştirmiştir. MÛSÂ EL-ENSĐRÎ ( Öl ) Horasan diyarına tasavvuf-u götürenlerdendir. MUHAMMED RUZBARÎ ( Öl ) Mısır'a tasavvuf-u götürenlerdendir.

6 EBÛ BEKĐR El-ŞĐBLÎ ( Öl ) çok ileri hâl ve edeb bakımından bir şahsiyyet olmuştur. Dördüncü yüzyılın başlarında Tasavvuf tarihine ismini yazdıranlardan ve gelecek yüzyıllara dahi hitab eden kuvvetli hâl sahiplerinden HÜSEYĐN BĐN MANSUR EL-HALLAC olmuştur ( Öl ). HALLAC'ın Tasavvufla ilgili 47 eseri vardır. Şeriât-a muhalif söz ve davranışları vardır diyerek idam ettirilmiştir. Buraya kadar bazı meşhurlarını sıraladığımız bu 3.üncü ve 4.üncü yüzyıl içinde isimlerine izafeten TARĐKATLAR kurulmaya başlamıştır. Bunlar ; SAKATÎYYE - TAYFURĐYYE - CÜNEYDĐYYE - HARRAZĐYYE -NURĐYYE - MELÂMĐYYE gibi, Bu yüzyıllardan itibaren mutasavvuflar zahir ilm-i ile kalan ilim sahibi hocalara (ŞERĐAT HOCALARINA), ZAHĐR EHL-Đ deyimini kullanıp, kendilerine BATĐN EHL-Đ payesini vererek iki gurub arasında ihtilâf çıkmasına sebeb olmuşlardır. XXXX BEŞĐNCĐ ve ALTINCI Y,Y, MUTASAVVUFLARI. Beşinci y.yılın en yüksek ve olgun şahsiyyeti hiç şüphe yokturki ĐMAM-I GAZALĐ dir. Bağdat'da ( h M.1058 de ) doğmuş ve yine orada 55 yaşında iken ( h M.1111'de ) vefat etmiştir. ' GAZALĐ yi, Ehl-i zahir ve Ehl-i Batın ( Şeriat ve Tarikat ) rnüntesibleri benimsemişlerdir. Zahir ve bâtın ilimlerinin hepsini okumuş, ayrıca Tasavvuf ilede bizzat uğraşıp, NÎZAMĐYYE MEDRESESĐNDE yıllarca ders okutmuştur. Tasavvufun amelî yönünü ilmî bir hüviyyet vererek herkes tarafından anlaşılır bir hale koymuştur. Ayrıca, garbın ve şark'ın Felsefe ve Kelâmcılarına doyurucu cevaplar vererek eserler yazdı. GAZALĐ, ayrıca bütün ilimleri tasnif ederek bilime açıklık getirmiştir. Birçok eserleri arasında ÎHYA-U-ULUM-EDDÎYN, KĐMYA-YI SAADET - RĐSALE-I LEDÜNNĐYYE - EL MUNKIZ-U MĐNEDDALÂL bazılarıdır. Bâtınî yolu tercih ederek Tarikatlerin kurulması ve yetkili Mürşidler tarafından yönetilmeye başlaması beşinci, y.yılda başlamıştır. Anadolu'da da yayılan ilk tarikatlardan KADĐRĐLĐ olmuştur.

7 KADĐRĐ TARĐKAT-I : Tarikat'ın kurucusu ABDULKADĐR-Đ GĐYLANÎ 'nin asıl adı MUHAMMED BĐN EBi SALĐH ZENGĐ DOST'dur. Hazer Denizi güneyinde GĐYLAN da (h.470-m.1077 'de ) doğmuştur. Tahsil için Bağdad'a gelmiştir.şafi-i ve Hanbelî mezheblerinden fıkıh okumuştur. Evlenip Hac-ca gitmiş ve dönüşünde Đmam-ı A'zam Ebû HANĐFE'nin türbedarlığını yapmıştır. Devrin meşhur Mürşid-i Kamil-i EBUL HAYR BĐN MÜSLĐM EL-LEB-BAS'dan ( Öl ) tarikat dersi almıştır, Đlmî vaaz ve sohbetlerinden pekçok Musevi ve Hıristiyan Müslüman olmuştur. Tasavvufî görüşüne göre, tarikatlara giren salikler, geçici bir süre için NEFS EĞĐTĐMĐ amacıyla uzlet etmelidirler. Süluk-u tamamladıktan sonra dünya hayatına dönmelidirler. Kurduğu Dergâhında pek çok kerametleri sadır olmuş sözü ve manevî nazarı kuvvetli bir zât olmuştur. Pek çok eserleri arasında meşhurları ; EL FETH-U RABBANĐ - FÜTUHAT-ÜL-GAYB, FÜYUZAT-ÜL RABBANĐ, EVRAD-ÜL-KADĐRĐYYE ' dir. Devrinin KUTB-U ve GAVS-Đ unvanını almıştır. 91 yaşında Bağdat'da (h.561-m.1165 ) vefat etmiştir. RĐFAĐLĐK ; Basra'da ( h M.1106 ) doğmuştur. Soyundaki dedesinin ismi RÎFĐ-A olmakla AHMED BĐN EL HÜSEYĐN ALĐ bin YAHYA EL RĐFÂÎ olarak anılmaktadır. Şafiî mezhebine mensub olub Basra'da zahir ve bâtın ilimlerini tahsilden sonra dayısı Şeyh MANSUR'dan icazet ve hilâfet almıştır. Kendisi Hz. Peygamber'in (S.A.V.) soyundan gelmiştir. Kendisinden sonraki mürid ve halifeleri tarafından ateş yutmak, şiş saplamak gibi garip gösteriler aşk ve vecd'den doğan kerametlerdir. Ahmed-i RĐFAÎ Hazretlerinin hayatında böyle şeyler yapmadığı anlaşılmaktadır, Yalnız onun büyük kerametlerinden birisi h M.1160 yılında Medine'de Hz.Peygamber (S.A.V.) 'in ravzasında ziyaretleri esnasında, Hazret-i Peygamber'in sandukasından mübarek elini uzatarak öptürmesi olayıdır ki, oradaki bütün hüccac ın bu olaya şahid olmasıdır. ABBÜLKADĐR-Đ GĐYLANĐ Hazretleri ile muasır olup karşılıklı hürmet ve saygıları devam etmiştir. ( h M, 1183 ) yılında vefat etmişlerdir. Bu tarikatında Đslâm alemine ve Anadolu'ya götürülerek halifeleri tarafından Tekkeleri kurularak faaliyeti sürdürülmüştür.

8 YESEVĐYYE : Hace AHMED YESEVÎ tarafından Türkistan'da kurulup bütün Đslâm âlemine yayılmıştır. AHMED-î YESEVÎ, Türkistan'ın Cunkent Sayram kasabasında h.5l0 - M yılında doğmuş Yesevî şehrinde büyümüş ve tahsilini ikmâl ettikten sonra Buhara'da YUSUF HEMEDANÎ 'ye intisap ederek halifelik almıştır. NAKŞĐBENDĐYYE ve BEKTAŞĐYYE tarikatları bu Yesevî tarikatından doğmuştur. Ahmed-i Yesevî Hazretleri ( h M.1166 ) yılında vefat etmiştir. Ehl-i riyazât ve ehl-i keramet, nazar-ı kuvvetli mutasarruf bir zât idi. EKBERĐYYE : Đslâm Tasavvuf tarihinde VAHDET-Đ VÜCÛD anlayışını yayan ve EKBERĐYYE tarikatının kuruluşuna sebeb olan yüce zât MUHYĐDDĐN ĐBN-ÜL ARABĐ (K.S.) hazretleridir. Đspanya'da Endülüs'ün Mursiye şehrinde ( h M ) yılında doğmuştur. Đşbiliye'de tahsilini tamamlıyarak, devrinin tanınmış bilginleriyle görüşmüştür. Asıl adı : MUHYĐDDĐN EBÛ ABDULLAH ĐBN-Đ ALĐ ĐBN-Đ MUHAMMED ĐBN-Đ AHMED ÎBN-Đ ALĐ ÎBN-Đ EL-ARABĐ EL HATEMÎ EL - TÂÎ'dir. Kuzey Afrika şehirlerinden Mısır ve Hicaz'a geçerek oradan Irak ve Anadolu'yu ziyaret etmiş sonunda ŞAM'a yerleşerek 75 yaşında iken ( h M ) yılında burada vefat etmiştir. Tasavvuf ve felsefeyi birleştirmede en yüksek örneği vermiştir. Arabça, Farsça ve Lâtince'yi bilen ĐBN-ÜL-ARABÎ 5oo'ü aşkın eser te lif etmiştir. En meşhurları arasında FÜTUHAT-I MEKKĐYYE ve FÜSÛS-ÜL-HĐKEM-i sayabiliriz. Mevcûd halk edilmiş âlemin Allâh'ın zahir ism-i şerifini yansıtmaları sebebiyle gölgenin asıl dan ayrı olmadığını, bilhassa ĐNSAN'ın kendi sureti üzerine halk edilmesiyle, Nur-u Zat-ı Đlahiyye nin, onun ruhundan ayrı olmadığını, mevcudatın, hava'nın yoğunlaşması gibi BULUT-

9 BUHAR-KAR-BUZ -SU olmasına benzeterek şekil değiştirdiğini, her şey'in ASLI'na rücû edeceğini ve etmekte olduğunu savunarak, mevcûdat-ı Allah'dan ayr-ı görmediğini söylemektedir. Manevi ve ruhi seyirlerinde Allah ile görüşüp, konuştuğunu Hazret-i Peygamber in ruhani emirleriyle eserlerini yazdığını ifade etmektedir. pek çok kerametleri, keşifleri mevcuttur. Astronomi ve biyoloji, riyaziye bilgisi çok yüksektir, Ayet-i Keriymelerin iç içine yedişer mertebeden anlamlarına vakıf olduğunu, istikbâle aid pek çok olacak olayları Önceden haber verdiğide vakidir. Selçuklu sultanları tarafından KONYA'ya davet edilip, burada SADREDDĐN KONEVÎ'nin dul annesi ile izdivaç ederek, Konevi'yi yetiştirmiştir. Muhyiddin-i Arabi'yi sevip onu takip edenler çok olduğu gibi, onun görüşlerini kavrayamayan, anlıyamayan bazı sofilerde düşman olup aleyhinde bulunmuşlar ve yazılar yazmışlardır. Beşyüzü aşkın eserini hiç durmadan ve müsvedde kullanmadan yazmıştır. Orijinal nüshaları Mekke - Kahire - Şam kütüphanelerinde ve ziyaret ettiği şehirlerde mevcuttur. Pekçok gayr-i müslim müsteşrikler tarafından bazı eserleri muhtelif dillerde tercüme edilmiş olup, Anadolu'da bazı âlim Mutasavvıflar tarafından da Arabça ve Türkçe ( Eski yazı ) ile tercümeleri yapılmıştır. Lâtin harfleri ile de tercüme ve şerhleri arasında FÜSUS-ÜL-HĐKEM adlı eserini gösterebiliriz M.E.B. Hürriyet Gazetesi, Đstanbul Kitabevi tarafından ( M.Nuri Gencosman ) tercümesi ve son defada Ahmed Avni Konuk'un eski yazı el yazması nüshalarının Konya Đhtisas Kitaplığına bağışlanmasıyla, Dergâh Basımevi tarafından 1987 yılında tercüme ve şerh-i 'nin birinci cildi yayına sokulmuştur. Ayrıca Đstanbul Edebiyat Fakültesi Felsefe Kürsisi Başkanı Prof.Nihat KEKLĐK tarafından 1974 ve 1980 yılları arasında MURYĐD-DĐN ĐBN-ÜL-ARABÎ'nin hayatı ve eserlerinin kritiği yapılmış birkaç cilt halinde yayına sokulmuştur. BEDEVĐLĐK : Bu Tarikat'ın kurucusu ĐBRAHĐM BEDEVĐ, kuzey Afrika'da FAS şehrinde ( h M.1199 ) yılında doğmuştur. Küçük yaşta babasıyla Hicaz'a gitmiş, burada zahiri ilimleri tahsilden sonra Irak'a geçerek AHMED-Đ RĐFAÎ ve ABDÜLKADĐR-Đ GĐYLANĐ Hazretleriyle görüşüp feyiz almıştır. Sonra Mısır'a geçerek burada ( h.675-m.1276 ) vefat etmiştir.

10 Evinin damında güneş karşısında uzun süre durur, günlerce yemez, içmez ve naralar atarak mânevi cezbelere girerdi. Şeriat-ı Muhammediyye'ye fazlasıyla bağlıydı. Mısır halkı ve devrinin sultanları tarafından sevilip takdir görmüştür. Halifeler yetiştirmiş ve barikatını etrafa yaydırmıştır. ŞAZELĐYYE : Kurucusu EBU'L-HASAN-I ŞÂZELÎ Hazretleri yedinci yüz yıl başlarında kuzey batı Afrika'da Şazil Kasabasında doğmuştur. ( h.593-m.1196 ). Mısır ın Nizip çölünde Humeyye kasabasında ( h.656 -M.1258) yılında vefat etmiştir. Şeriat ilimlerini tahsil ettikten sonra, ABDÜSSELAM BĐN MEŞĐŞ'den Sarikat derslerini aldı. Mısır'a göç ettiğinde gözlerinden rahatsız olup kör olduğuda söylenir. ŞAZElî Hazretleri Đyman, ahlâk ve aşk'a önem verirlerdi. Kendisinden feyz alıp Hilafet makamına yükselenlerden EBU'L-ABBAS MURSÎ ve HĐKEM-Đ ATÂĐYYE sahibi ATAULLÂH ÎSKENDERÎ ( Öl.709 h.- M.1309 ) şazilî tarikatını yayanlardandır. Anadolu'da en son Halifelerden Çorumlu MUSTAFA EFENDĐ'dir. EVRAD-I ŞAZĐLÎ meşhur olup Anadolu'ya kadar yayılmıştır, 2.inci ABBÜLHAMĐT HAN,Şazilî Tarikatına intisap etmiştir. Halidiyye kolunun Anadolu'daki Halifelerinden Gümüşhaneli AHMED ZĐYAEDDÎN Hazretleri ( Öl.h.1311-M.1893 ) Şazelî Hazretlerinin " CAMĐU'L-USÛL " adlı eserini yayınlamış ve bu Tarikatın yayılmasına tanıtılmasına hizmet etmiştir. ALTINCI ve YEDĐNCĐ Y.Y MUTASAVVUFLARI M E V L E V Đ Y Y E ; Hazret-i MEVLANA CELÂLEDDĐN-Đ RÛMÎ Türkistan'ın BELH Şehrinde h M.1207 yılında dünyaya gelmiştir, Babası devrin en yüksek ilim payesi olan SULTAN-ÜL- ULEMÂ lakabıyla anılmakta iken, mevcut saray dedikodularından uzaklaşmak üzere, mânevi

11 davet edildiği MEKKE ve KONYA'ya gitmek üzere buradan hicret ederek BAĞDAT yolu ile Hicaz'a vasıl oldular. Alâeddin KEYKUBAT'ın daveti üzerine Karaman üzerinden KONYA'yı şereflendirdiler. Mevlâna Celâleddin, zahiri ve bâtını ilimleri hem babasından ve hemde onun Halifesi Burhaneddin TĐRMĐZÎ Hazretlerinden tahsil ettiler. Mevlâna'yı en çok etkileyen AŞK ve VECD'e götüren Tebrizli MUHAMMED ŞEMSEDDÎN dir. Tasavvufun bütün inceliklerini ruhunda yaşayıp, yüksek mânevi derecelere erişmiştir. Ruhî enginliği yanında ilmî kapasitesinin eşsiz ürünlerini eserlerinde göstermiştir. MESNEVĐ - DĐVÂN-I KEBÎR - FĐH-Đ MA FÎH - MECALĐS-Đ SEB'A adındaki eserleri meşhurdur, pek çok dillerde yayınlanan bu eserlerinin mâneviyat yolcularına ebedî ışık saçtığı aşikârdır, Fikir ve görüşlerini yansıtan Tarikat-ı, kendisinden sonra oğlu SULTAN VELED tarafından kurulmuş ve Đslâm âlemine yayılmıştır. Mevlevi Tarikatında eğitim ve seyr-i süluk çok önemlidir. Binbir gün denilen ÇĐLE'si meşhurdur ki üç yıla yakın bir eğitimden sonra DEDE'lik mertebesine ( Đlk basamak ) ulaşılır e Mevlevi Dedeleri san'at ve kültür yönünden de pek çok örnek üstadlar yetiştirmişlerdir, Âyinlerin icra edildiği topluluğun Musiki eşliğindeki SEMA-ı ( Dönüşleri ) edeb ve erkân içerisinde anlamla yerine getirilir. Bu Tarikat'da ilmî çalışmalar yanında YAZI (Hat ), EDEBĐYAT - MUSĐKÎ önemli olmakla sayılı sanatkârlar yetişmiştir. Mevlâna'nın en önemli ve meşhur eseri MESNEVĐ'yi okumak ve okutmak için özel bir eğitim bahis konusudur. Bu nedenle meşhur MESNEVĐHANLAR yetişmiştir. Anadolu ve Balkanlar'da en çok yayılan Tarikatlardan birisidir. Merkezi KONYA da bulunmak üzere Dergâh'ın, pekçok yerde şubeleri açılmış, tanınmış Mutasavvuflar yetişmiştir. Hazret-i Mevlâna'nın soyu Kazret-i EBUBEKĐR (R.A.) ' e dayanmakla hem soy SECERESĐ ve hemde, Tarikat SECERESĐ en sağlam olan bir Tarikattır. Son yüzyıla kadar gerek Soy'dan ve gerekse manevî Hilâfet itibariyle görevli bulunan ÇELEBĐ ve ŞEYH'lerin muntazam kayıtları mevcuttur. Hazret-i MEVLANA,672 h M.yılının Cemaziyelahir ayının beşinci pazar günü ( 17.Aralık,1273 ) akşama doğru ebedî hayata intikâl buyurmuşlardır. Vasiyyetleri gereği cenazelerinde keder ve ağlama yerine Ney ve Kudümlerle, semâ ederek defnedilmesini istemişler ve : " Benim o gün VUSLAT günüm ( ŞEB-Đ ARUS'um - yâni gelinin gerdek

12 gecesi dir ) sevininiz, neşeleniniz diye buyurmuşlardır. Cenaze Namazlarını vasiyyetleri gereği SABREDDĐN KONEVĐ Hazretleri kıldırmıştır, Evi ile bugünkü Türbeleri arası bir kilometrelik bir yol iken, sabah alınıp akşam'a ancak Toprağa verilebilmiştir. Cenaze tabutu yedi kere bozulmuş ve yenilenmiştir, Gayr-i Müslim papazlar ve Hahamlar ve sayısız halk kitlesi bir sel gibi tabutuna dokunmak için vecid ve istiğrakla zor adım atabilmişlerdir. Burada kısaca değindiğimiz hayatı ve görüşleri, fikirleri ancak okunmak ve yaşanmakla mümkün olacağından, en kısa bilgiyi almak üzere mevcut yayınları tavsiye ederiz. Mevlevi tarikatı - Melamilik ile bağdaşabilmiştir, Mevlevi - Melâmî veyahut Melâmî - Mevlevi zevk-i mânevisi iç içe girmiş olabiliyor. Mevlevi Dergâh-ı Tekkeleri kapatan Kanun ile görevlerine son verilmiştir. Merkez Dergâh Konya'da 1927 yılında ASAR-I ATĐKA MÜZESĐ olarak tebdil ve tahvil edilmiştir. Sonradan MEYLANA MÜZESĐ adı altında, yeniden tanzim ve teşhir'e sokulup, her yıl binlerce, yüzbinlerce yerli ve yabancı ziyaretçileri kabul etmekte, ayrıca her yılın 17.Aralık. günü de bir hafta öncesinden başlıyan MEVLÂNA ĐHTĐFAL-Đ haftası törenleri icra edilmektedir. Buraya kadar belli "başlı TARĐKATLAR ile doğuş ve yayılış biçimlerini kısaca anlatmış olduk. Diğer pekçok Tarikatlar, bu ANA TARĐKATLAR'dan türemişlerdir. Çok az farklılıklarla değişiklik gösteren FĐKĐR ve USULLER kurucularının adına veya Usullerine göre isim almışlardır. Meselâ bunlardan HALVETĐYYE tarikatı NĐYAZĐ MISRÎ 'ye ( Öl.h M ) ile CELVETĐYYE nin kurucusu AZĐZ MAHMUL HÜDAYÎ 'yi ( Öl.h.1038-M ) sayabiliriz. Yukarılarda yazılan YESEVĐYYE Tarikatından da Nakşibendilik ve Bektaşiliğin doğduğu açıklanmıştı, Sırası gelmişken BEKTAŞĐLĐK Tarikatı ve kurucusu hakkında da kısa bilgi verelim. BEKTAŞĐLĐK : Hazret-i Peygamber Soyundan Seyyid'dir. Babası Seyyid Đbrahim Sâni dir. Hacı Bektaş, Nişabur da ( h M ) yılında doğmuştur. Genç yaşında devrinin zahir ve bâtın ilmini tahsilden sonra, Türkistan bölgesi PĐR-Đ AHMED-Đ YESEVÎ Hazretlerinden Tarikat dersini alarak Halife olmuştur. Şeyhinin işareti üzerine 680 h M.de Rum Diyarına ( Türkiye'ye ) gelerek Tarikatını kurmuşlar ve pek çok Halife yetiştirip, Tarikatlarını yaymışlardır,

13 Kendisinden sonra, Tarikat'a sızan bazı ehliyetsiz kişiler tarafından Şeriat-ı zedeleyen usul ve yaşam şekilleri sokmuşlardır. Bunların Hacı Bektaş-ı Veli ile hiç bir ilgisi yoktur. Yazmışolduğu VELAYETNAME adlı eseri Tasavvufla ilgili meşhurlardandır. Dergâh-ı Kırşehir'de Hacıbektaş köyündedir. Halifesi TAPTUK EMRE, meşhur YUNUS EMRE'yi yetiştirmiştir. Daha önce Hazretin nefesini değilde buğdayını istediği için Taptuk Emre'ye gönderilen Yunus Emre'nin macerası meşhurdur. 738 h M,yılında 90 yıllık bir ömürden sonra Ahiret âlemine hicret buyurmuşlardır Risalemizin konusu NAKSĐBENDĐYYE-YĐ MELAMĐYYE olduğuna göre önce NAKŞÎ Tarikatının doğuş ve gelişmesini incelememiz lâzımdır. NAKŞĐBENLĐYYE TARĐKATI : Muhammed Bahaeddin; Türkistan'ın Buhara Vilâyetine bağlı Kasr-ı Arifan'da h.7l0- M.1310 yılında dünyaya geldi. Soyları Hz.ALĐ (K.V.)'ye kadar yükselir. Küçük yaşlarında bilhassa ABDÜLHALIK GUCDÜVANÎ Hazretlerinden mânevi ilgi görüp feyz almışlardır. Zahir tahsillerini ikmâl ettikten sonra EMĐR KÜLÂL Hazretlerinin tahtı terbiyesine girdi ( Emir Külâl : Öl.h.772-M.1370 ) Abdülhalık Gucdüvânî ( Öl.h.575-M01179 ) Hazretlerinden itibaren ARĐF-Đ RĐGVERÎ - MAHMUD-U FAĞNEVÎ - ALĐ RAMĐTENÎ - MUHAMMED BABA SEMASĐ ( Ö1.755 h M.) ve EMĐR KÜLÂL Hazretleri dahi Orta Asya'nın büyük Tarikat kurucusu AHMED-Đ YESEVÎ ( Ö1.h. 562-M.1166 )'nin irşad ve feyizlerinden yayılan Sofiler ve Mutasavvuflardır. Yeseviyye konusunda yazdığımız gibi NAKŞĐBENDÎLĐK ve BEKTAŞĐLĐK buradan kodlara ayrılmıştır. Tarikatında HAFĐ ( gizli - Sessiz ) zikr-i tercih edip, HATM-Đ HACE denilen Toplu zikir usulünü de va z etmişlerdir. Şeriat-ı Muhammediyye-yi asla ihmâl etmiyen bir Tarikat usul-ü ile AŞK ve CEZBE 'ye önem vermişler. Her AN zikr-i daimide bulunulacağını, Şeyh-e rabıtanın önemli olduğunu da belirtmişlerdir. ALLAH ve RASULÜNE götürecek olan mânevi seyirde, önce basamak, mertebe bakımından FENA-FÎŞŞEYH'in esas olduğunu kabul etmişlerdir. Şeyhinin Seyh-i Muhammed BABA SĐMASĐ, Nakşibend Muhammed BAHAÜDDĐN ana rahminde iken, halifesi.-emir Külâl e işaret ederek ( doğacak er in feyzimizi ve tarikatımızı devam ettirmesini bekliyoruz ) diye buyurmuşlardır.

14 Emir Külâl ın dört oğlu, dört Halifesi vardı. Oğullarından Emir BURHAN-ı, Nakşibend Hazretlerinin mânevi terbiyesine vererek nazarlarıyla büyütmüşler ve kendilerinde mevcut Mânevi derecenin hepsini Nakşibend Muhammed Bahaeddin'e aktarmışlardır. Muhammed Bahauddin, rabıta ettiği bir şey'i gönlünde yüceltir ve onda derhal fâni olurdu, bu sebebden NAKŞĐBEND denilmiştir, Muhammed Bahauddin Nakşibendî, damadı ALAEDDĐN ATTAR'I ( Öl.802 h.-m.1399 ) yetiştirip birinci Halifesi kılmıştır. Alâeddin ATTAR'dan itibaren halifelerini şöyle sıralayabiliriz. YAKUB-U ÇERHÎ - UBEYDULLAH AHRAR - MUHAMMED ZAHĐD PARSA ( bu Şeyh Nakşiliğin, Asya ve diğer Ülkelere yayılmasına sebeb olmuştur.) Anadolu'ya getiren de bunun Halifelerinden MOLLA ĐLÂHÎ ( Öl.h.896- M.1491 ) olmuştur. Diğerlerinden bazıları DERVĐŞ MUHAMMED - HACEGĐ EMKENEKÎ ve MUHAMMED BAKÎ 'dir. MUHAMMED BAHAEDDĐN NAKŞÎBEND Hazretleri yine doğum yeri olan Kasr-ı Arifan da h M yılında ahiret âlemine göç eylemişlerdir. Şeyh Muhammed BAKĐ'nin yetiştirdiği va Đslâm Tasavvuf ve Tarikat hayatında bir dönüm noktasını teşkil eden Müceddid-i Elf-i sâni ( ikinci bin yılının yenileyicisi ) AHMED-Î FARÛK-U SERHENDÎ diğer lâkabı ( ĐMAM-I RABBANĐ ) (K.S.) Hazretleridir. Türkistan'ın SERHEND Kasabasında h M.1563 yılında dünyaya gelmişlerdir. Yine ayni yerde h M yılında âhirete intikal buyurmuşlardır. MEKTUBÂT adlı eseri meşhurdur. Şeriat-ı Muhammediyye'yi yeniden kuracak kadar ilim ve içtihat sahibi yüce bir şahsiyyettir. Pekçok Halifeler yetiştirip dünyanın dört bucağına göndermiştir. AHMED-Đ FARÛK-U SERHENDÎ, Nakşi - Kadiri - çeştî-sühreverdî- Şettârî - Bedârî ve Kübreviyye gibi tarikatlarında icazetlerini almıştır.soy itibariyle Hazret-i ÖMER'e (R.A. ) bağlıdır, ĐMAM-I RABBÎNl, tasavvufda zahiri delillere dayanan bir görüşü savunduğu için, izledikleri tevhîyd yoluna uygun gelen bir anlatımla VAHDET-î ŞÜHÜD yolunu seçmişlerdir. Bu nedenle anlatım itibariyle bu görüşe zıd olduğu ifade edilen ve MUHYÎDDĐN ĐBNÜL-ARABÎ nin görüşü ve savunucusu olduğu VAHDET-Đ VÜCÛD'un aleyhinde bulunmuşlardır. Bu hususta pek çok sohbetlerinde ve mektublarında bu muhalefetlerini açıklamışlardır, Vahdet-i Vücûd gibi, tasavvufun çok hassas konusunu ilim ve irfan ehlinin tetkiklerine bırakmayı uygun görüyoruz.

15 ĐMAM-I RABBĐNĐ'den sonra birinci oğlu MUHAMMED MA SUM ( Öl.h M.1669 ) hilâfeti devam ettirerek pek çok Veli Mutasavvuf yetiştirmiştir. Bundan sonraki hilâfeti mânevi sırasıyla ŞEYH SEYFEDDÎN ( Öl.h M ), SEYYĐD NUR MUHAMMED BEDVANÎ ( Öl.h M ), HABĐBULLÂH MAZHAR CAN ŞEMSEDDÎN ( öl.h M.1780 ).u zât-ı şeriyfden mânevi ders alıp yetişen ve Nakşı Tarikatının dönüm noktasını teşkil eden Halife ABDULLAH DĐHLEVÎ Hazretleridir. ABDULLAH DĐHLEVÎ Hazretleri Hindistan ın Pencap şehrinde h M yılında dünyaya gelmişlerdir. Soyları Hazret-i ALĐ ( K.V) 'ye ulaşır. Zamanının bütün ilimlerini tahsil edip 22 yaşında Habibullâh Mazhar CAN dan Tarikat derslerini alıp, onbeş yıl sohbetlerine devam edip dört tarikat dan da Đcazet ve Hilafet almışlardır, Binlerce müridân yetiştirdikleri gibi pek çoklarına da hilâfet vererek Nakşibendiliğin. DĐHLEVÎ kolunun feyizlerini yaymışlardır. h.1240 M.1824 yılında Delhi'de âhiret âlemine göç etmişlerdir. Böylece NAKŞÎBENDÎYYE Tarikat-i bazı kollara ayrılarak o isimler altında yaygınlaşmıştır. Bu kolları şöyle sıralayabiliriz. SIDDIK-I EKBER (Ebubekir Sıddıyk R.A.) 'den BAYEZĐD-Đ BĐSTĐMÎ'ye kadar "SIDDIKĐYYE " kolu, Bâyezid-i Bistâmî'den, ABDÜLHALIK GUCDÜVÂNÎ'ye kadar " TAYPURĐYYE " kolu, Gucdüvânî 'den Şah MUHAMMED BAHAUDDÎN-Đ 'NAKŞĐBENDÎ'ye kadar " HACEGANÎYYE " kolu, Nakşi Bend Muhammed-i Bahauddîn'den, ÖMER FARUK-U SERHENDÎ'ye kadar "NAKŞĐBENDĐYYE " kolu, Ömer Farûk-u Serhendî'den, Abdullah Dihlevî'ye kadar "RABBANĐYYE" kolu, Abdullah-ı Dihlevî'den, Mevlâna HALĐD-Đ ZĐYAEDDĐN-Đ BAĞDADĐYYE kadar "DĐHLEVĐYTE" kolu, Mevlâna Halid-i Bağdadî'den itibaren de "HALĐDÎYYE " kolu olarak isimlendirilmiş,

16 pek çok ŞEYH - MUTASAVVUP - HALĐFE ve Alimler gelmiş geçmiştir. Yine konumuza dönerek Mevlâna HALÎD (K.S.) Hazretlerinden itibaren çelişen NAKŞÎ tarikat-ı ile son MELÂMÎ PĐR-Î Seyyid MUHAMMED NÜR-ÜL ARABÎ Hazretlerinin devrine ait tetkikimize geçelim, Mevlâna Halid-i Ziyaeddin-i Bağdadi, Nakşibendiyye Tarikatının bir dönüm noktalarıdır. Halidiyye kolundan sonra bilhassa Türkiye'de yayılan ve hepsininde asıl ve esası Nakşı olan şu isimleri görmekteyiz. KUPSĐYYE - GÜMÜŞHANEVĐYYE - SAMĐNĐYYE - BAHADDĐNĐYYE - MELAMĐYYEYĐ NAKŞĐYYE - TRABZONĐYYE - ESADĐYYE - ARVASĐYYE - SÜLAYMANĐYYE (Süleymancılık ), IŞIKÇILIK v.b.gibi. Dönüm noktası HALÎDĐYYE'den başlıyabiliriz. MEVLÂNA HALID-Đ ZĐYAEDDĐN BAĞDADÎ, bağdad'm Zorun-Kasabasına bağlı Süleymaniye ye 5 mil mesafede Karadağ'da h.1190 M.1776 yılında dünyaya gelmiştir. Babası Ahmed b.hüseyin olub Hz. OSMAN (R.A.) neslindendir. Dedeleri Veliyy-i Kâmil PÎR MĐKAĐL diye anılmaktadır.halk arasında "ALTI PARMAK" denilirdi. Genç yaşında Kur'an-ı Keriym-i hıfzedib sarf,nahiv.derslerini almış, devrinin, âlimlerinden ŞEYH ABDÜLKERĐM BERZENCÎ -MOLLA ĐBRAHĐM BEYÂRÎ gibi zâtlardan ilim tahsil etmiştir h.de Hicaz'a (Mekke)(Medine) gidip Hac görevini ifa ettiği sırada ŞEYH MUHAMMED KUZBERÎ ve MUSTAFA KÜRDÎ'den Kadiri Tarikatının icazetlerini almıştır. Medine-i Münevvere'de Resulullâh ( S.A.V, ) için Farisî bir kaside yazmıştır. Bağdad'a döndüğü zaman DĐHLEVÎ Hazretlerinin bir dervişi ile tanışıp, Hindistan'a gitme aşkı belirir ve yola koyulur, yol boyunca BĐSTAM - TAHRAN - HARKAN - NĐŞABUR - HERAT - KABĐL ve LAHOR'a uğrayarak devrinin âlim ve Mutasavvufları ile görüşüp münazaralarda bulundu ve onlardan büyük takdir gördü. Nihayet DELHĐ ye vararak ABDULLAH DEHLEVÎ (K.S.) Hazretlerine vasıl olup, iki denizin kavuşması gibi mânevi feyizlere nail olub Dehlevî'den Nakşı ders ve edeblerini öğrendi, başardı ve yüksek mertebelere çıkarak ayrıca KADĐRÎ - SÜHREVERDÎ - KÜBREVÎ- ÇEŞTÎ Tarikatlarının icazet ve Hilafetlerinide alarak vatanına 1226 h.yılında döndü. Burada ABDÜLKADĐR-Đ GĐYLÂNÎ (K.S,) zaviyesinde irşada başladılar.

17 Bazı hasetcilerin dedikoduları sebebiyle Bağdad valisine bir mektub yazarak ailesiyle birlikte ŞAM'a göç ettiler, Makamât-ı HARĐRÎ üzerine bir eser ile CĐBRÎL Hadisini şerh ettiler, Ayrıca bir DĐVAN yazdılar. Şam'da pekçok cami ve mescidi onardılar. Pekçok murid ve halife yetiştirip ( bir rivayete göre 84 halife ) muhtelif Ülkelere, özellikle Türkiye'ye göndermişlerdir. Vefat-ı Tarihini bildiren Cenab-i Hakk'a niyazda bulunarak kendi kabirlerini hazırlatmışlar, Şam'ın dışında Kosiyon dağı altındaki bir tepede Kırklar Makamı karşısındaki kabrine h M yılının Zilkade ayının 15.inci Cum a gecesi Taun salgınının 14.cü günü, kabrini hazırladığı üçüncü günde irtihâl eyleyip buraya defnedilmişlerdir. (50 yaşlarında idi. R.A) Vefatlarından önce Baş Halifeliği ĐSMAĐL KÜRDÎ'yi vasiyyet etmişlerdir. Mevlâna HALÎD (K.S.) Hazretleri gerek sağlıklarında ve gerekse vefatlarından sonra muhtelif Ülkelere gönderilen veya gidenlerin bölge, isim ve tarihlerini sıralamaya geçelim. Đsimleri Hilâfet aldıkları tarih ĐSMAĐL KÜRDĐ..... h M.1826 AHMED ĐBN-Đ SÜLEYMAN ERVADÎ".. h M.1824 AHMEL ZĐYAEDDĐN GÜMÜŞHANEVÎ.... h M.1842 ( Gümuşhanevî, Mevlana Halid Hz.ile görüşmüş fakat Hilâfeti Ervadi Hazretlerinden almıştır.) ŞEYH MUSTAFA TRABZONÎ. h M.1823 ŞEYH HASAN KUDSi..,... h M.1814 Şeyh Hasan KUDSÎ Hazretleri, Mevlana HALĐD (K.S.) Hazretleri tarafından Kudüs, Malatya ve Konya'ya irşad için gönderdiklerinde Konya'nın Bozkır Đlçesine bağlı Aliçer Köyünde doğan,manevî kabiliyeti çok yüksek olan MEMĐŞ EFENDĐ Hazretlerini irşad ile Halifelik mertebesine yükseltmişlerdir. Hasan KUDSÎ Hazretleri Malatya - Elazığ ve civar Đllerde de tanınmış ve kıymetli müridana Nakşi dersleri vererek onlardan yüksek mertebelere çıkanlar olmuştur, Sırası gelince bu zevat'dan bahsedilecektir. MEMĐŞ EFENDĐ Hazretleri, Konya'nın Bozkır Đlçesine bağlı Aliçeri Köyünde h M yılında doğmuş, Đsa bin Mustafa bin. Muhammed'in oğludur. Annesi Seyyidler soyundan HALĐME' Hanımdır. Meşhur Hadimi Hazretlerinden ilim tahsil etmiş olan akrabasından Şeyh ĐBRAHĐM Efendiden Şer-i ve Tasavvuf ilimlerini tahsil edip, Kayseri ve AĐâiye'ye giderek devrinin bilginlerinden Hadîs ve Tefsir okuyarak icazet almışlardır.bozkır civarı Karacahisar'a dönerek orada evlenmiştir. Anadolu'ya gelen HASAN KUDSÎ Hazretlerinden Nakşı Tarikatı derslerini alarak ikmâl-i meratip etmiştir. Aşkının ve cezbesinin şiddetine dayanmıyarak Şam'a gitmiş ve Mevlâna HALĐD

18 (K.S) Hazretleri ile halvet eylemiştir. Yalnız yolculuğu esnasında Rabıta kuvvetiyle yirmi dersini geçmiştir. HALĐD Hazretleri bizzat icazetini vererek memleketine görevle göndermiştir. Kendileri büyük evlâdları MUHAMMED-Đ BAHAÜDDĐN olmak üzere halife yetiştirmişlerdir. Seydişehir'de ABDULLAH Efendi, Đstanbul'da HACI FEYZULLAH effendi meşhurlardandır. Evlâdlarının isimleri : Muhammed Bahaüddin - Abdullah -Mustafa - Halid - Zeynel Abidin - Ubeydullah sâdık - Hasan Kudsî adında 7 si erkek, 4 ü kız onbir evlâda sahip olmuşlardır. HACI FEYZULLAH Efendi, silistre vilâyeti'nin Sazlı köyünde h M.1805 yılında dünyaya gelmiş, 73 yıl yaşadıktan sonra Đstanbul Fatih - Halıcılar Dergâhına h M.1876 yılında defn edilmişlerdir. MEMĐŞ EFENDĐ Hazretleri, Bozkır'ın HOCALAR köyünde 17 yıl irşad ile meşgul olmuşlar, buradan Seydişehir'e oradanda halkının ısrarı üzerine Seydişehir 'e beş saat mesafedeki ÇAVUŞ Maliyesinde ikâmet buyurmuşlardır, 71 yıllık ömürlerinden sonra aldıkları manevî işaret üzerine kabirlerini hazırlatıp h M.1852 yılında ahiret âlemine göç etmişlerdir Kabirlerinin ufak bir tamiri sırasında mübarek bedenlerinin üç yıl sonra bile sıcak ve canlı bulunması halk üzerinde büyük tesir yaratmıştır.halifelerinden Mustafa Efendi, mübarek cesedi yerleştirirken baygınlık geçirip, makasında Hz.Bahr-i Alem (S.A.V.) Efendimiz zuhur edip : " Sen Đstanbul'daki dostum HACI FEYZULLAH Efendiye git buyruğunu almıştır. HACI FEYZULLAH Efendinin pek çok kerametleri görülmüştür, Kendisi Malatya ve Harput'a giderek birçok müridanı irşad buyurup icazet ve hilâfet vermişlerdir. Bu bölgeyi hatırlarken, yine Mevlâna HALĐD (K.S.) Hazretleri sağlığında MAHMUD-U SAĐP ve ALĐYY- Ü SEBTÎ isminde iki kıymetli Halifesini Malatya ve Elazığ'.a göndermiştir. Elazığ Palu'da MAHMUD-U SAMÎNĐ Hazretleri "SAMĐNÎ " adında bir Nakşı kolunu kurarak OSMAN BEDREDDĐN i yetiştirmişlerdir. Diğer taraftan; Mev. Halid-i Ziyaeddin-I Bağdadi Hz. nin halifelerinden S.Taha-yı HAKKARĐ ve S.UBEYDULLAH- Şeyh Küfrevi- Gümüşhaneli Ahmed Ziyaeddin- Erzincanlı Terzi Baba (Şeyh Hayati) ve Halifesi Hacı Fehmi Ef.den Osman-ı Bedreddin Hz. Đcazetler alıp sohbetler yapmıştır. Đlk hocası babası Seyyid Selman Süküti Hz.dir. Hafızlığlını ikmalden sonra, Buhara dan gelen Seyyid Ahmed Merami (Nakşi) Hz. Manevi dersini almıştır (93) harbinde Erzurum da müessir bir EZAN okumuş ve düşmanla çarpışmıştır. Gazi Ahmed Muhtar Paşa onu Tabur Đmamı olarak tayin etmişler ve 1882 de Palu ya tayin olup, manen emaneti devir için bekliyen Mahmud-u Samini Hz. Meratibini ikmal ederek halife tayin edilmiştir. Eserleri: GÜLZAR-I SAMĐNĐ (Mektubat) GÜLBÜN-U ĐRŞAD MECALĐS-Đ SAMĐNĐYYE Kaside ve Sohbetleri (3 cilt) basılmıştır. (Os.Ta.Ansiklopedisi_ C,6s;11-16) Not: 1943 yılında Yed.Sb.Ok. iken oğullarından Nureddin (D.D.Y emekli) ve Ziyaeddin (Hukuk talebesi-şimdileri Elazığ Ağır Ceza Hakimi ) ile Ankara da sohbetlerimiz olmuştur.

19 S. OSMAN-I BEDREDDĐN ( Tabur Đmamı ) ( Öl.h.1340-M.1921 ) Hazretleri Mahmud-u SAMINI Hazretlerinin baş halifesi olub, bu zat-ı şeriyf'de Dağıstanlı Alim ve Fazıl bir zât olan AHMED-Đ SAMĐNÎ'ye ( Akmed Ertem ) ( Öl. R M.1973 ) hilafet vererek bilhassa Konya bölgesini irşad buyurmuşlardır. Bu yazıları yazan fakir-ül-hakir'de Ahmed-i SAMĐNÎ'den ahz-ı feyz alarak ikmâl-i meratip etme saadetine kavuşmuş bulunmaktayım. AHMED-Đ SAMĐNÎ Hazretleri yetiştirdiği çok kıymetli eviâdiarından Hilâfet ve Đcazete yetkili o tarihlerde Konya Đnhisarlar Müdürü olan Rahmetli EMĐN ÖZBEL Efendi Hazretleridir yılları arasında Konya'da, kendisini uzun yıllar gizleyen ve bir hazine olarak bekleyen, Bozkıtr yolu üzerindeki KULU köyünde h M.1880 yılında dünyaya gelen FAHRÎ KULU Hocamıza da SAMĐNÎ Hazretleri tarafından icazet ve Hilafet verilerek irşad ve sohbetlerini sürdürmüşlerdir. Tasavvuf ilmine vakıf, Arabçası çok kuvvetli âlim bir zat idi. Üç yıl geceleri sohbetlerinde MUHYĐDDĐN-Đ ARABÎ Hazretlerinin (K.S.), Fütuhat-i Mekki isimli kitabını Türkçe okur gibi tercüme ve irşad buyurmuşlar, fakir-e : " Baba bunu sizin için yaptık, Allah feyzinizi artırsın." diye iltifat buyurmuşlardır. ( Baba tabirini sık sık kullanırlardı.) Ufak bir rahatsızlık geçirerek yılının Perşembe günü ebedî âleme intikal edib, Şeyhleri MUHAMMED-Đ BAHAUDDĐN Hazretlerinin medfun bulundukları Hacı Fettah Kabristanına defnedildiler, FAHRĐ EFENDĐ Hazretleri, çok hilmiyyet sahibi, yavaş ve sakin konuşan, takva sahibi, ehl-i ibadet ve keramet sahibi bir zât idi. Bu devreye kısaca temas ettiğimiz için yinede çok kısa bazı hatıralarımı nakletmeden geçemiyeceğim. Rahmetli EMĐN ÖZBEL Hazretleri, ayrıca Melâmi Tarikatında biraz süluk görmüş olan, o zamanın Ağır Ceza Reisi Kilisli SAKIB KINOĞLU Hazretleride, bilâhare Saminî olmuş ve ileri mertebelere yükselmiştir. yine o devrin, Konyamızca tanınmış HACI ÜVEYS ZADE MUSTAFA KURUCU Hocamız'da sâmini Tarikine girerek, feyizli günler yaşatmıştır.mustafa Hocamız bilgin, tekva sahibi ve halka kendisini sevdirmiş, pek çok hayır hasenata sebeb olmuş. Kur'an Kursları açtırmış ve ilk defa Konya'da ĐMAM-HATĐB okulunun kurulmasına hizmet etmiştir. Hacı Üveys Zade pekçok öğrenci yetiştirmiştir. Konya' da 1960 yılı Şubat ayında vefat edib, üçler mezarlığına defnedilmiştir. Cenazesinde bütün Konya kalki iştirak etmiştir. AHMEDĐ SAMĐNĐ Hazretleri Dağıstan lı olub h M.1884 yılında dünya'ya gelip şer-i ve Tasavvufi ilimlerini tahsilden sonra Tokat Đlinde Merkez vaizliği yapmıştır. Genç yaşında OSMAN BEDREDDĐN Hazretlerine intisap edip Hilâfet ve Đcazet alarak Nakşibendiye'nin Samini kolundan irşad'da bulunmuşlardır. Bursa ve Đstanbul'da muhtelif zamanlarda ikametten sonra Đstanbul'da Hastalanıp Ankara'ya tedavi üzerine getirilip burada tarihinde ebedî âleme göç etmişlerdir. Cenazesi Đstanbul'a götürülerek Karacaahmed Mezarlığında ebedî istirahatgâhına tevdi edilmiştir. ( Bu husustaki geniş malumat M.Ziya Ceran'ın ANILARI adlı risalesinde mevcuttur.)

20 Bu arada ailemin dedesi Sille Eşrafından alim, zahit ve Mutasavvuf bir zât olan MUSA EFENDĐ Hazretleri'de, tahsil için genç yaşta gittiği ŞAM'da, Mevlâna HALĐD (K.S.) Hazretlerinin halifelerinden HASAN KUDSĐ Efendiden Nakşi derslerini alarak, izin vermeye yetkili kılınmıştır. Musa Efendi Hocamız h M.1853 yılında Sille'de doğmuş, yine burada 1933 yılında 80.yaşında olduğu halde âhirete intikal buyurmuşlardır. Diğer taraftan MEMĐŞ EFENDĐ nin büyük oğlu MUHAMMED-i BAHAÜDDĐN Hazretleri Konya'da bir dergâh açarak, Halidi kolunun Nakşı Tarikatını sevk ve idare ediyordu. Muhammed-i Bahaüddün Hazretleri h M.1836 yılında Bozkır'ın Hocalar Köyünde dünyaya gelip babası tarafından zahir ve bâtın ilimleri öğretildikten sonra, küçük yaşlarında HASAN KUDBĐ Hazretlerinin nazar ve dualarını almış isede daha çok zamanın kutbu derecesinde olan babası MEMĐŞ EFENDĐ'den tarikatın seyr-i sülûkunu ikmâl ederek icazet ve hilâfet almışlardır. Muhemmed-i Bahaeddin (K.S.) Hazretlerinin erkek evlâdları şunlardır : ZEYNEL ASĐDĐN - KUDSĐ-RĐFAT - ve ZĐYA'dır. Bunlardan çok zekî, bilgili ve Peygamber aşığı ZĐYA Efendi Hazretleri Fransızcada bilip, 1915 yılları arasında ISLÂH-I MEDÂRĐS adı altında bugünkü fakülte ayarında yüksek bir Đlâhiyât Fakültesi tedrisatını başlatıp ancak 4 yıl devam edip, mücadele yılları dolayısıyla kapatılmıştır. Bu dört yıllık tahsilde bulunan nice öğrenciler, Cumhuriyet devrinde parmakla gösterilen bilginler olmuştur. Đlk defa Konya'da kurulan ĐMAM HATĐP okuluna bu öğrencilerden meslek öğretmenleri tayin edilerek, çok kıymetli öğrenciler mezun edilmiştir, Fakir'de bu okulda beş yıl öğretmenlik yaptım, Muhammed-I Bahaüddin Hazretleri h.1324 M.1906 yılında Konya'da vefat ederek, Hacı Fettah Mezarlığına defnedilmiştir. Oğullarından Zeynel Abidin, Milli Mücadeleye karşı Bandırma yöresinde mücadeleye girmiş, Rifat Efendi idam edilmiş, Ziya Efendi'de çok sevdiği Peygamberinin kucağına Medine-yi Münevvere'ye giderek orada vefat etmişler ve Cennet-Ül-Bakî mezarlığına defnedilmişlerdir. Diğer taraftan NAKŞÎBEND Hazretlerinin halifelerinden MOLLA ĐLÂHĐ ( Öl. 896 h.- M.1491 ) Đstanbul'da ve Anadolu'nun muhtelif Vilâyetlerinde irşadını sürdürürken, SIDDIKĐYE Kolundan ve SEYYĐDLER Soyundan gelen SEYYĐD MUHAMMED MÜŞTAK (K.S.) ( Derbent'de h M.1694) yılında doğup, 83 yıl yaşadıktan sonra Rükkâl'de ( h.1189-m.1775 ) yılında şehid edilerek yüksek mertebeyle âhiret âlemine intikal etmişlerdir. Osmanlı padişahlarından sultan 2.ci AHMED ve Mustafa 3.zamanında yaşamıştır. Nakşi Tarikatının bu kolundan gelen ve son asrımızın sayılı Nakşi Mürşidlerinden olan SEYYĐD AHMED HÜSAMEDDĐN Hazretleri (h M.1847 ) yılında. Ban Vilâyetinin Rükkal şehrinde Dünya'ya gelmişlerdir. Bursa, Đstanbul, Sivrihisar ve Ankara'da ( Vali Abidin Paşa devri ) bulunmuşlardır. Tekrar Bursa ve Tarabulusgarb'a, oradan tekrar Đstanbul'a dönüp, Çapa civarında yıl

Lütfi ŞAHİN /

Lütfi ŞAHİN / Lütfi ŞAHİN / www.lutfisahininsitesi.com Gel, gel, ne olursan ol yine gel, İster kâfir, ister Mecusi, ister puta tapan ol yine gel, Bizim dergâhımız, ümitsizlik dergâhı değildir, Yüz kere tövbeni bozmuş

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

1. HAYATI ESERLERİ Divan Vâridât Ankâ-yı Meşrık Devriyye-i Ferşiyye...17

1. HAYATI ESERLERİ Divan Vâridât Ankâ-yı Meşrık Devriyye-i Ferşiyye...17 İÇİNDEKİLER KISALTMALAR...9 ÖNSÖZ...11 GİRİŞ...13 BİRİNCİ BÖLÜM BANDIRMALIZÂDE HÂŞİM BABA HAYATI VE ESERLERİ 1. HAYATI...15 2. ESERLERİ...17 2.1. Divan...17 2.2. Vâridât...17 2.3. Ankâ-yı Meşrık...17 2.4.

Detaylı

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te 9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır

Detaylı

İsimleri ilk önce Berre idi, Zatı saadetleri ile evlendikten sonra ismini değiştirip Meymune koydular.

İsimleri ilk önce Berre idi, Zatı saadetleri ile evlendikten sonra ismini değiştirip Meymune koydular. Müminlerin annesi... İsimleri ilk önce Berre idi, Zatı saadetleri ile evlendikten sonra ismini değiştirip Meymune koydular. Hazret-i Meymune, Hazret-i Abbas ın hanımı Ümm-i Fadl ın kızkardeşi idi. İlk

Detaylı

Ezan Vakti/Kuran-ı Kerim Pro [Faydalı Android Uygulamalar]

Ezan Vakti/Kuran-ı Kerim Pro [Faydalı Android Uygulamalar] Ezan Vakti/Kuran-ı Kerim Pro [Faydalı Android Uygulamalar] Ezan Vakti uygulaması sadece bir ezan vakti icin yola baş koymuş zamanla gelişerek farkli ozelliklere sahip olmuş çok faydalı ve önemli bir

Detaylı

tarafından yazıldı. Pazartesi, 13 Ağustos :33 - Son Güncelleme Pazartesi, 13 Ağustos :52

tarafından yazıldı. Pazartesi, 13 Ağustos :33 - Son Güncelleme Pazartesi, 13 Ağustos :52 ASİLDER in organize ettiği ve çok sayıda genç üyemizin katılımı ile 2-16 Temmuz 2012 tarihleri arasında gerçekleşen ASİLDER Umre Organizasyonumuz güzel bir şekilde tamamlanmıştır. Rabbim, bu güzel organizasyona

Detaylı

O, hiçbir sözü kendi arzularına göre söylememektedir. Aksine onun bütün dedikleri Allah ın vahyine dayanmaktadır.

O, hiçbir sözü kendi arzularına göre söylememektedir. Aksine onun bütün dedikleri Allah ın vahyine dayanmaktadır. İslam çok yüce bir dindir. Onun yüceliği ve büyüklüğü Kur an-ı Kerim in tam ve mükemmel talimatları ile Hazret-i Resûlüllah (S.A.V.) in bu talimatları kendi yaşamında bizzat uygulamasından kaynaklanmaktadır.

Detaylı

Edirne Camileri - Eski Cami. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Edirne Camileri - Eski Cami. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Edirne Camileri - Eski Cami Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Eski Cami (Cami-i Atik - Ulu Cami).............. 4 0.1.1 Eski Cami ve Hacı Bayram Veli Söylencesi.......

Detaylı

Kültürümüzde Etkin Olan Tasavvufî Yorumlar

Kültürümüzde Etkin Olan Tasavvufî Yorumlar Kültürümüzde Etkin Olan Tasavvufî Yorumlar İçerisinde Türk düşünürü Hacı Bektaş-ı Veli nin de bulunduğu Horasan erenleri, göçle gelmiş Türkmen grupları, eğitim ve imar faaliyetleriyle aynı kültür potasında

Detaylı

Muhammed Nûru l-arabî Hayatı, Eserleri ve Tasavvufî Görüşleri Ali Bolat H Yayınları, İstanbul 2015, 275 s. Oğuz Yılmaz *

Muhammed Nûru l-arabî Hayatı, Eserleri ve Tasavvufî Görüşleri Ali Bolat H Yayınları, İstanbul 2015, 275 s. Oğuz Yılmaz * Pamukkale Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi Mart/2016, Yıl:3, Sayı:5 s. 132-138 Muhammed Nûru l-arabî Hayatı, Eserleri ve Tasavvufî Görüşleri Ali Bolat H Yayınları, İstanbul 2015, 275 s. Oğuz Yılmaz

Detaylı

Hz Âmine, kocası Abdullah ın kabrini ziyaret etmiş, Hz Peygamber de Neccaroğulları ndan.

Hz Âmine, kocası Abdullah ın kabrini ziyaret etmiş, Hz Peygamber de Neccaroğulları ndan. Sevgili Peygamberimiz 20 Nisan 571 Pazartesi günü Mekke de doğdu Babası Abdullah, annesi Âmine, dedesi Abdülmuttalip, büyük babası Vehb, babaannesi Fatıma, anneannesi ise Berre dir. Doğduktan sonra 4 yaşına

Detaylı

Hz. Mehdinin (A.S.) geleceği ile ilgili olarak üzerinde durmamız gereken bir konu daha vardır.

Hz. Mehdinin (A.S.) geleceği ile ilgili olarak üzerinde durmamız gereken bir konu daha vardır. Hz. Mehdinin (A.S.) geleceği ile ilgili olarak üzerinde durmamız gereken bir konu daha vardır. Bilindiği gibi bugün Müslümanların çoğu Hazret-i İsa nın (A.S.) hâla yaşamakta olduğuna ve gökte bulunduğuna

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): - Yavrum ne oldu, niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Çocuk da: - Efendim, namaza gidiyorum.

Detaylı

Hac ve Umre İle İlgili Mekânlar

Hac ve Umre İle İlgili Mekânlar Hac ve Umre İle İlgili Mekânlar Mikat Sınırları Kâbe (Beytullah) Makam-ı İbrahim Safa ve Merve Tepeleri Zemzem Kuyusu Arafat Müzdelife Mina 1 Hac ve Umre İle İlgili Mekânlar Mekke deki Önemli Ziyaret Mekânları

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır.

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır. 4.MEKTUP MEVZUU : a) Mübarek ramazan ayının faziletleri. b) Hakikat-ı Muhammediye'nin (kabiliyet-i ulâ) beyanı.. Ona ve âline salât, selâm ve saygılar.. c) Kutbiyet makamı, ferdiyet mertebesi.. NOT : İMAM-I

Detaylı

bitirdi yılında Yüksek Lisansını bitirdi. Bir ara ihtisas için yurtdışında bulundu. 1990

bitirdi yılında Yüksek Lisansını bitirdi. Bir ara ihtisas için yurtdışında bulundu. 1990 Ethem CEBECİOĞLU 1951 Yılında Ankara da doğdu. 1981 de Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesini bitirdi. 1983 yılında Yüksek Lisansını bitirdi. Bir ara ihtisas için yurtdışında bulundu. 1990 yılında Hacı

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (9) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme Bürosu

Detaylı

Revak Kitabevi, 2015 Tüm hakları Revak Kitabevi ne aittir. Sertifika No: 23108. Revak Kitabevi: 30 Bektaşîlik Serisi: 4. Fakrnâme Vîrânî Abdal

Revak Kitabevi, 2015 Tüm hakları Revak Kitabevi ne aittir. Sertifika No: 23108. Revak Kitabevi: 30 Bektaşîlik Serisi: 4. Fakrnâme Vîrânî Abdal Revak Kitabevi, 2015 Tüm hakları Revak Kitabevi ne aittir. Sertifika No: 23108 Revak Kitabevi: 30 Bektaşîlik Serisi: 4 Fakrnâme Vîrânî Abdal Yayına Hazırlayan Fatih Usluer ISBN: 978-605-64527-9-6 1. Baskı:

Detaylı

EHL-İ SÜNNET'İN ÜSTÜNLÜĞÜ.

EHL-İ SÜNNET'İN ÜSTÜNLÜĞÜ. EHL-İ SÜNNET'İN ÜSTÜNLÜĞÜ www.almuwahhid.com 1 Müellif: Şeyhu'l-İslam İbni Teymiyye (661/728) Eser: Mecmua el-feteva, cilt 4 بسم هللا الرحمن الرحيم Selefin, kendilerinden sonra gelenlerden daha alim, daha

Detaylı

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim Yusuf Yeşilkaya www.yusufyesilkaya.com yusufyesilkaya@gmail.com 26 Mayıs 1904 tarihinde İstanbul Çemberlitaş ta dünyaya gelen Necip Fazıl, hem kültürlü hem de varlıklı bir ailenin çocuğudur. Dört-beş yaşında

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN KUR AN KARANLIKLARDAN AYIDINLIĞA ÇIKARIR Peygamber de (şikayetle): Ya Rabbi! Benim kavmim bu Kur an ı (okumayı ve hükümlerine uymayı bırakıp hatta menedip onu) terkettiler. dedi. (Furkân /30) Elif, Lâm,

Detaylı

Şeb-i Arus İstanbul da: Mevlana nın vuslat gecesi bu yıl yine aşkın başkentinde!

Şeb-i Arus İstanbul da: Mevlana nın vuslat gecesi bu yıl yine aşkın başkentinde! Şeb-i Arus İstanbul da: Mevlana nın vuslat gecesi bu yıl yine aşkın başkentinde! İstanbul, bu yıl ikinci kez Mevlana Celaleddin-i Rumi nin ölüm yıldönümü olan Şeb-i Arus törenlerine ev sahipliği yapıyor.

Detaylı

5 Peygamberimiz in en çok bilinen dört ismi hangileridir? Muhammed, Mustafa, Mahmud, Ahmed.

5 Peygamberimiz in en çok bilinen dört ismi hangileridir? Muhammed, Mustafa, Mahmud, Ahmed. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Siyer-i Nebi ne demektir? Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) doğumundan ölümüne kadar geçen hayatı içindeki yaşayışı, ahlâkı, âdet ve davranışlarını inceleyen ilimdir.

Detaylı

MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAİZİN

MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAİZİN VAİZİN TARİHİ VAKTİ ADI VE SOYADI UNVANI İLÇESİ YERİ KONUSU İbrahim KADIOĞLU İl Müftü Yard. Akdeniz Ulu Camii 17 Haziran 2015 Çarşamba 18 Haziran 2015 Perşembe 19 Haziran 2015 Cuma Yunus GÜRER İl Vaizi

Detaylı

OSMANLILAR. 23.03.2015 Yrd. Doç. Dr. Ali Gurbetoğlu. İstanbul Ticaret Üniversitesi

OSMANLILAR. 23.03.2015 Yrd. Doç. Dr. Ali Gurbetoğlu. İstanbul Ticaret Üniversitesi OSMANLILAR 1 2 3 Osmanlılarda Eğitimin Genel Özellikleri Medreseler çok yaygın ve güçlü örgün eğitim kurumları haline gelmiş, toplumun derinden etkilemişlerdir. Azınlıkların çocuklarını üst düzey yönetici

Detaylı

TOKAT IN YETİŞTİRDİĞİ İLİM VE FİKİR ÖNDERLERİNDEN ŞEYHÜLİSLAM MOLLA HÜSREV. (Panel Tanıtımı)

TOKAT IN YETİŞTİRDİĞİ İLİM VE FİKİR ÖNDERLERİNDEN ŞEYHÜLİSLAM MOLLA HÜSREV. (Panel Tanıtımı) TOKAT IN YETİŞTİRDİĞİ İLİM VE FİKİR ÖNDERLERİNDEN ŞEYHÜLİSLAM MOLLA HÜSREV (Panel Tanıtımı) Mehmet DEMİRTAŞ * Bir şehri kendisi yapan, ona şehir bilinci katan unsurların başında o şehrin tarihî ve kültürel

Detaylı

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti Mektub-u Attar Muhammed İlyas Kadiri Razavi tarafından tüm İslami Erkek Kardeşlerine ve İslami Kız Kardeşlerine, Medaris El Medine ve Camiat El Medine nin erkek öğretmenler, erkek öğrenciler, kadın öğretmenler

Detaylı

Wessalatu wesselamu ala Rasuluna Muhammedin we ala alihi we sahbihi ecmain. Allahumme Rabbena ya Rabbena takabbel minna inneke entessemiul alim.

Wessalatu wesselamu ala Rasuluna Muhammedin we ala alihi we sahbihi ecmain. Allahumme Rabbena ya Rabbena takabbel minna inneke entessemiul alim. DUA Eudhu Billahi Minessaytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdulillahi Rabil-alemin Wessalatu wesselamu ala Rasuluna Muhammedin we ala alihi we sahbihi ecmain. Allahumme Rabbena ya Rabbena takabbel

Detaylı

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler 3. ÜNİTE: EN GÜZEL ÖRNEK HZ. MUHAMMED İN İBADETLERİ 3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler KAZANIMLARIMIZ O Bu ünitenin sonunda öğrenciler Hz. Muhammed'in: O 1. Öncelikle bir kul olarak davrandığını kavrar.

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Kenan Erdoğan Unvanı. Adı Soyadı. Doçent Doğum Tarihi veyeri Yozgat 01 Mart 1963 Görev Yeri

ÖZGEÇMİŞ. Kenan Erdoğan Unvanı. Adı Soyadı. Doçent Doğum Tarihi veyeri Yozgat 01 Mart 1963 Görev Yeri ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı Kenan Erdoğan Unvanı Doçent Doğum Tarihi veyeri Yozgat 01 Mart 1963 Görev Yeri Manisa Daha Önce Bulunduğu Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi Araştırma Görevlisi, Celal Bayar Üniversitesi

Detaylı

1. İnanç, 2. İbadet, 3. Ahlak, 4. Kıssalar

1. İnanç, 2. İbadet, 3. Ahlak, 4. Kıssalar 1. İnanç, 2. İbadet, 3. Ahlak, 4. Kıssalar İÇİNDEKİLER KUR AN NEDİR? KUR AN-IN AMACI? İNANÇ NEDİR İBADET NEDİR AHLAK NEDİR KISSALAR AYETLER KUR AN NEDİR? Kur an-ı Hakîm, alemlerin Rabbi olan Allah ın kelamıdır.

Detaylı

Beykozlu Şehidimiz Er Erhan TERLETME ye Son Görev - Özgün Haber

Beykozlu Şehidimiz Er Erhan TERLETME ye Son Görev - Özgün Haber 1 / 6 Hatay İskenderun'da haince planlanan pusuda hayatını kaybeden Beykozlu şehidimiz Deniz Topçu Er Erhan TERLETME'ye son görev için bütün İstanbul bir araya geldi. Beykozlu şehidimiz sabah saatlerinde

Detaylı

Yahudiliğin peygamberi Hz. Musa dır. Bu nedenle Yahudiliğe Musevilik de denir. Yahudi ismi, Yakup un on iki oğlundan biri olan Yuda veya Yahuda ya

Yahudiliğin peygamberi Hz. Musa dır. Bu nedenle Yahudiliğe Musevilik de denir. Yahudi ismi, Yakup un on iki oğlundan biri olan Yuda veya Yahuda ya VAHYE DAYALI DİNLER YAHUDİLİK Yahudiliğin peygamberi Hz. Musa dır. Bu nedenle Yahudiliğe Musevilik de denir. Yahudi ismi, Yakup un on iki oğlundan biri olan Yuda veya Yahuda ya nispetle verilmiştir. Yahudiler

Detaylı

Mevlânâ dan Bilgelik Katreleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

Mevlânâ dan Bilgelik Katreleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim Üzerindeki bilgelik hırkasından, madde ve mânâ dünyasındaki mutluluğun şifrelerini verir bize Mevlânâ. Onun ilmini ve söylemlerini kâğıtlara, kitaplara, ansiklopedilere sığdıramamakla birlikte, deryada

Detaylı

Siirt'te Örf ve Adetler

Siirt'te Örf ve Adetler Siirt'te Örf ve Adetler Siirt'te diğer folklor grupları gibi örf ve adetlerde ke NİŞAN Küçük muhitlerde görülen erken evlenme adeti Siirt'te de görülür FLÖRT YOK Siirt'te nişanlıların nişandan evvel birbirlerini

Detaylı

ĐSTANBUL EVLĐYALARI ŞEYH EBÜLVEFA

ĐSTANBUL EVLĐYALARI ŞEYH EBÜLVEFA ĐSTANBUL EVLĐYALARI ŞEYH EBÜLVEFA Đsmi vaktiyle kibar bir semte verilmiş olan Şeyh Ebul Vefa, Konya da doğmuş ve Şehzadebaşı ndan Unkapanı kadrosuna inen caddede yine kendi ismiyle anılan Vefa Camisi nin

Detaylı

Divan Edebiyatının Önemli Şair ve Yazarları. HOCA DEHHANİ: 13. yüzyılda yaşamıştır. Din dışı konularda şiir yazan ilk divan şairidir. Divanı vardır.

Divan Edebiyatının Önemli Şair ve Yazarları. HOCA DEHHANİ: 13. yüzyılda yaşamıştır. Din dışı konularda şiir yazan ilk divan şairidir. Divanı vardır. Edebiyatı Sanatçıları Edebiyatının Önemli Şair ve Yazarları HOCA DEHHANİ: 13. yüzyılda yaşamıştır. Din dışı konularda şiir yazan ilk divan şairidir. ı vardır. MEVLANA: XIII.yüzyılda yaşamıştır. Birkaç

Detaylı

ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 13.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî Yunus Emre Hacı Bektaş-ı Velî Sultan Veled

ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 13.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî Yunus Emre Hacı Bektaş-ı Velî Sultan Veled ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 13.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî Yunus Emre Hacı Bektaş-ı Velî Sultan Veled ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî/ Eserleri Mesnevi Dîvân-ı Kebir

Detaylı

Bacıyân-ı Rum. (Dünyanın İlk Kadın Teşkilatı: Anadolu Bacıları)

Bacıyân-ı Rum. (Dünyanın İlk Kadın Teşkilatı: Anadolu Bacıları) Bacıyân-ı Rum (Dünyanın İlk Kadın Teşkilatı: Anadolu Bacıları) Varlığı Neredeyse İmkânsız Görülen Kadın Örgütü Âşık Paşazade nin Hacıyan-ı Rum diye adlandırdığı bu topluluk üzerinde ilk defa Alman doğu

Detaylı

Kitap Değerlendirmeleri. Book Reviews

Kitap Değerlendirmeleri. Book Reviews Kitap Değerlendirmeleri Book Reviews HAK ÂŞIĞI VE HALK OZANI ÂŞIK YOKSUL DERVİŞ Cem ERDEM * İlmin Medinesi Ahmed-i Muhtar Onun kapıcısı Haydarı Kerrar Hakka girer burdan ervah-ı ebrar Erişir onlara fazl-ı

Detaylı

2.5. AHİ EVRAN 2.6. HACI BEKTAŞ VELİ 20:38

2.5. AHİ EVRAN 2.6. HACI BEKTAŞ VELİ 20:38 2.5. AHİ EVRAN 2.6. HACI BEKTAŞ VELİ 2.7. MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN-İ RUMİ, 2.8. YUNUS EMRE KAZANIMLAR 2. Türkler arasında İslam ın yayılmasında ve İslam anlayışının oluşmasında etkili olan şahsiyetleri tanır.

Detaylı

İslamî bilimler : Kur'an-ı Kerim'in ve İslam dininin doğru biçimde anlaşılması için yapılan çalışmalar sonucunda İslami bilimler doğdu.

İslamî bilimler : Kur'an-ı Kerim'in ve İslam dininin doğru biçimde anlaşılması için yapılan çalışmalar sonucunda İslami bilimler doğdu. Türk İslam Bilginleri: İslam dini insanların sadece inanç dünyalarını etkilemekle kalmamış, siyaset, ekonomi, sanat, bilim ve düşünce gibi hayatın tüm alanlarını da etkilemiş ve geliştirmiştir Tabiatı

Detaylı

MAHMUD EFENDi HAZRETLERİ (K.S.)

MAHMUD EFENDi HAZRETLERİ (K.S.) 1 / 6 1931 yılında Of da dünyaya geldiler. ilk tahsilini babası Ali Efendiyle yaptı. Hafızlığını Of ta ikmâl etti. Bir müddet Kayseri de Arapça okudu. Tahsilini eniştesi Hacı Dursun Efendide tamamlayarak

Detaylı

Ermenek Mevlevihanesi/ Karamanoğlu Halil Bey Tekkesi

Ermenek Mevlevihanesi/ Karamanoğlu Halil Bey Tekkesi Ermenek Mevlevihanesi/ Karamanoğlu Halil Bey Tekkesi PROF. DR. NEJAT GÖYÜNÇ ARMAĞANI 305 Mevlüt ESER Prof. Dr. Yusuf KÜÇÜKDAĞ NEÜ A. Keleşoğlu Eğitim Fakültesi, Sosyal Bilgiler Eğitimi Mevlevilik, Mevlâna

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

SULTAN MEHMET REŞAT IN RUMELİ SEYAHATİ 5

SULTAN MEHMET REŞAT IN RUMELİ SEYAHATİ 5 SULTAN MEHMET REŞAT IN RUMELİ SEYAHATİ 5 BAKİ SARISAKAL SELANİK Selanik 26 Mayıs: Selanik Limanında Padişahın Gelişini Bekleyen Selanik Valisi İbrahim Bey ve Hükümet Erkânı Selanik Limanında Padişahı Bekleyen

Detaylı

Yusuf Bulut. - şiirler - Yayın Tarihi: Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Yusuf Bulut. - şiirler - Yayın Tarihi: Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 2.12.2004 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

OSMANLI YAPILARINDA. Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik

OSMANLI YAPILARINDA. Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik OSMANLI YAPILARINDA İZNİK ÇİNİLERİ Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik Çinileri, KültK ltür r Bakanlığı Osmanlı Eserleri, Ankara 1999 Adana Ramazanoğlu Camii Caminin kitabelerinden yapımına 16. yy da Ramazanoğlu

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Sayfa. http://d-nb.info/860392090

İÇİNDEKİLER. Sayfa. http://d-nb.info/860392090 İÇİNDEKİLER Sayfa Önsöz: Bu kitabı niçin yazdım? 11 1. İslam'dan önceki Arabistan 13 1.1. İlk müslümanlar 13 1.2. Dünyanın en eski kutsal yeri: Kabe.... 16 1.3. İslam'dan'önceki Arabistan 17 1.4. Muhammed'ten

Detaylı

Mirza Tahir Ahmed Hazretleri Cuma Hutbesinde, duanın aşağıdaki bahsedilen durumda şartsız olarak kabul edileceğini söyledi;

Mirza Tahir Ahmed Hazretleri Cuma Hutbesinde, duanın aşağıdaki bahsedilen durumda şartsız olarak kabul edileceğini söyledi; Mirza Tahir Ahmed Hazretleri Cuma Hutbesinde, duanın aşağıdaki bahsedilen durumda şartsız olarak kabul edileceğini söyledi; 1) Güçlük içinde ve çok zor durumda olan insanın, 2) Savaş altındaki insanın

Detaylı

KÂBE VARAK YALDIZ + LAK ST-D001 KÂBE

KÂBE VARAK YALDIZ + LAK ST-D001 KÂBE KÂBE VARAK YALDIZ + KÂBE ST-D001 RAVZA VARAK YALDIZ + RAVZA ST-D002 Doğmazdı kalbe iman, inmezdi arza Kur an, Meçhul olurdu esmâ, sensiz cânım Muhammed Mâtem tutardı gökler, gülmezdi hiç melekler, Mahzûndur

Detaylı

(Seni sevdiğim için eğer benden bedel isterlerse, iki cihânın mülkünü versem bile bu bedeli ödemeye yetmez.)

(Seni sevdiğim için eğer benden bedel isterlerse, iki cihânın mülkünü versem bile bu bedeli ödemeye yetmez.) Ben seni sevdiğim için eğer bahâ derler ise İki cihân mülkün verem dahı bahâsı yetmeye (Seni sevdiğim için eğer benden bedel isterlerse, iki cihânın mülkünü versem bile bu bedeli ödemeye yetmez.) İki cihân

Detaylı

ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ

ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ a. 14.Yüzyıl Orta Asya Sahası Türk Edebiyatı ( Harezm Sahası ve Kıpçak Sahası ) b. 14.Yüzyılda Doğu Türkçesi ile Yazılmış Yazarı Bilinmeyen Eserler c.

Detaylı

TAKVA AYI RAMAZAN TAKVA AYI RAMAZAN. Rahman ve Rahim Allah ın Adıyla

TAKVA AYI RAMAZAN TAKVA AYI RAMAZAN. Rahman ve Rahim Allah ın Adıyla TAKVA AYI RAMAZAN TAKVA AYI RAMAZAN Rahman ve Rahim Allah ın Adıyla (Farz kılınan oruç) sayılı günlerdir. Sizden kim, (o günlerde) hasta veya seferde ise o, (tutamadığı) günler sayısınca başka günlerde

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

OSMANLI ARAŞTIRMALARI XXV

OSMANLI ARAŞTIRMALARI XXV OSMANLI ARAŞTIRMALARI XXV. Neşir Heyeti - Editorial Board Halil İNALCIK- İsmail E. ER ÜNSAL Heath W. LOWRY -Feridun EMECEN Klaus KREISER Misafir Editörler: Hatice A YNUR- Mehmet KALP AKLI THE JOURNAL OF

Detaylı

Neden Hisar Turizm? 2015 Hac ve Umre sezonunda bizi sektörün en zirvesine taşıyan, siz gönül dostlarımıza teşekkür ederiz.

Neden Hisar Turizm? 2015 Hac ve Umre sezonunda bizi sektörün en zirvesine taşıyan, siz gönül dostlarımıza teşekkür ederiz. Neden Hisar Turizm? Hisar Turizm; 29 Yıllık Hac ve Umre tecrübesi ve Türkiye nin en büyük Hac ve Umre seyahat acentası güvencesi ile Tam hizmet Tam ibadet anlayışı ile Sünneti Seniyye ye uygun Hac ve Umre

Detaylı

Server Dede. - Server baba şu Bektaşilerin bir sırrı varmış nedir? Diye takılır, sula sorarlardı.

Server Dede. - Server baba şu Bektaşilerin bir sırrı varmış nedir? Diye takılır, sula sorarlardı. Server Dede Sultanahmet Meydanı nda Tapu ve Kadastro Müdürlük binasının arka tarafına geçerseniz, bir incir ağacının altında 1748 tarihli enteresan bir mezar görürsünüz. Mezarın baş kitabede buradan yatan

Detaylı

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? EVLENİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Peygamber (sav) Efendimiz den Abdullah ibn-i Ömer RA ın bir hadisini bu münasebetle hatırlayalım, duymuşsunuzdur: (Lâ tenkihun-nisâe

Detaylı

VEFEYÂT. Doç. Dr. Musa Süreyya Şahin

VEFEYÂT. Doç. Dr. Musa Süreyya Şahin İslâm Araştırmaları Dergisi, Sayı 22, 2009, 155-181 VEFEYÂT Doç. Dr. Musa Süreyya Şahin Doç. Dr. M. Süreyya Şahin i 24 Ocak 2008 tarihinde Hakk ın rahmetine tevdi ile ebedî yolculuğuna uğurladık. Akademik

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

SURUÇ İLÇEMİZ. Suruç Meydanı

SURUÇ İLÇEMİZ. Suruç Meydanı SURUÇ İLÇEMİZ Suruç Meydanı Şanlıurfa merkez ilçesine 43 km uzaklıkta olan ilçenin 2011 nüfus sayımına göre toplam nüfusu 100.912 kişidir. İlçe batısında Birecik, doğusunda Akçakale, kuzeyinde Bozova İlçesi,

Detaylı

İçindekiler. Giriş Konu ve Kaynaklar 13 I. Konu 15 II. Kaynaklar 19

İçindekiler. Giriş Konu ve Kaynaklar 13 I. Konu 15 II. Kaynaklar 19 Önsöz Kur an tefsirleri üzerine yapılan araştırmalar bir hayli zenginleşmesine karşın, yüzlerce örneğiyle sekiz-dokuz asırlık bir gelenek olan tefsir hâşiyeciliği, çok az incelenmiştir. Tefsir hâşiye literatürü;

Detaylı

Hz. Ali nin şehit edilmesinin ardından Hz. Hasan halife olur. Ancak babası zamanından kalma ihtilaf yüzünden Muaviye ile iç savaş başlamak üzereyken

Hz. Ali nin şehit edilmesinin ardından Hz. Hasan halife olur. Ancak babası zamanından kalma ihtilaf yüzünden Muaviye ile iç savaş başlamak üzereyken Kerbela Hz. Ali nin şehit edilmesinin ardından Hz. Hasan halife olur. Ancak babası zamanından kalma ihtilaf yüzünden Muaviye ile iç savaş başlamak üzereyken ve dış tehlike belirtileri de baş gösterince

Detaylı

Kur an-ı Kerim i Diğer Kutsal Kitaplardan Ayıran Başlıca Özellikleri

Kur an-ı Kerim i Diğer Kutsal Kitaplardan Ayıran Başlıca Özellikleri Kur an-ı Kerim i Diğer Kutsal Kitaplardan Ayıran Başlıca Özellikleri 1 ) İlahi kitapların sonuncusudur. 2 ) Allah tarafından koruma altına alınan değişikliğe uğramayan tek ilahi kitaptır. 3 ) Diğer ilahi

Detaylı

ÜNYE MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI RAMAZAN DÖNEMİ VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI

ÜNYE MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI RAMAZAN DÖNEMİ VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI 27.06.2014 CUMA NAMAZ VE ÖNEMİ İBRAHİM TOPAL CEZAEVİ VAİZİ MERKEZ ORTA CAMİİ CUMA ÖNCESİ OSMAN ŞAHİN EMEKLİ MÜFTÜ MERKEZ BÜYÜK CAMİ CUMA ÖNCESİ KENAN CEBECİ ÖĞRETMEN MERKEZ BÜYÜK CAMİ YATSI ÖNCESİ 28.06.2014

Detaylı

Efendim! Şu direğin arkasında Ekmekçi Koca vardır, benden daha âlim ve âriftir. diyerek Şeyh Hamîdüddîn i açığa çıkarmıştır.

Efendim! Şu direğin arkasında Ekmekçi Koca vardır, benden daha âlim ve âriftir. diyerek Şeyh Hamîdüddîn i açığa çıkarmıştır. Hacı Bayram'ın Şeyhi: Hamîdüdîn-i Aksarâyî (Somuncu Baba) Şeyh Hamîdüddîn-i Velî el-aksarâyî aslen Kayserili olup Şeyh Şemseddîn-i Mûsâ isimli zâtın oğludur. İlk tasavvufî bilgilerini babasından elde etmiş

Detaylı

Ilgın Sahip Ata Vakıf Hamamı. Lala Mustafa Paşa Külliyesi ve Cami. Ilgın Kaplıcaları. Buhar Banyosu

Ilgın Sahip Ata Vakıf Hamamı. Lala Mustafa Paşa Külliyesi ve Cami. Ilgın Kaplıcaları. Buhar Banyosu Ilgın Sahip Ata Vakıf Hamamı Konya'nın 90 km kuzeybatısında yer alan ve 349 km2 yüzölçüme sahip olan Ilgın, günümüzden 3500 yıl önce şimdiki iskan yerinin 25 km kuzeydoğusunda Hititler tarafından "Yalburt"

Detaylı

Prof. Dr. ÂMİL ÇELEBİOĞLU HATIRA DOSYASI

Prof. Dr. ÂMİL ÇELEBİOĞLU HATIRA DOSYASI Prof. Dr. ÂMİL ÇELEBİOĞLU HATIRA DOSYASI Divan Edebiyatı Araştırmaları Dergisi 10, İstanbul 2013, 1-4. Âmil Çelebioğlu nun Hayatı SEBAHAT DENİZ * Âmil Çelebioğlu, 20 Nisan 1934 tarihinde Konya nın Karaman

Detaylı

Kur'an-ı Kerimde tevafuk mucizesi Kainatta tesadüf yok, tevafuk vardır

Kur'an-ı Kerimde tevafuk mucizesi Kainatta tesadüf yok, tevafuk vardır Kur'an-ı Kerimde tevafuk mucizesi Kainatta tesadüf yok, tevafuk vardır Tevafuk birbirine denk gelmek, birbiriyle uygun vaziyet almak demektir. Tevafuklu Kur anda tam 2806 Allah lafzı pek az müstesnalar

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

ve Manisa Muradiye Kütüphanesi nde iki nüshası Bursalı Mehmet Tahir Efendi

ve Manisa Muradiye Kütüphanesi nde iki nüshası Bursalı Mehmet Tahir Efendi EROĞLU NÛRİ (d.?-ö.1012/1603) tekke şairi Açıklama [eç1]: Madde başlarında şairlerin mahlaslarının olmasına özen gösterilmeli. Ancak şairin tanıtıcı özellikleri virgülden sonra yazılmalı. Açıklama [eç2]:

Detaylı

TOKAT IN YETİŞTİRDİĞİ İLİM VE FİKİR ÖNDERLERİNDEN HAYREDDİN TOKÂDÎ NİN DÜŞÜNCE DÜNYASI. (Panel Tanıtımı)

TOKAT IN YETİŞTİRDİĞİ İLİM VE FİKİR ÖNDERLERİNDEN HAYREDDİN TOKÂDÎ NİN DÜŞÜNCE DÜNYASI. (Panel Tanıtımı) TOKAT IN YETİŞTİRDİĞİ İLİM VE FİKİR ÖNDERLERİNDEN HAYREDDİN TOKÂDÎ NİN DÜŞÜNCE DÜNYASI (Panel Tanıtımı) Mustafa CANLI * Tokat ili, topraklarının verimli olmasıyla meşhur olduğu gibi âlimleri ile de meşhur

Detaylı

Asr-ı Saadette İçtihat

Asr-ı Saadette İçtihat Mehmedkirkinci.com Asr-ı Saadette İçtihat Sual: Hazret-i Peygamber zamanında içtihat yapılmış mıdır? Her güzel şey, her hayır Nebi ler eliyle meydana geldiği gibi, küllî bir hayır olan içtihadı da ilk

Detaylı

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen Muâz b. Cebel'in Hz. Peygamber in (s.a.v.) sorduğu

Detaylı

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Hz. Ali (kv) bildiriyor: Resulullah (sav) bir gün beni huzuruna çağırdı: "Ya Ali! Senin bana yakınlığın, Harun Peygamberin Musa Aleyhisselama olan yakınlığı gibidir.

Detaylı

Deniz Esemenli ile Üsküdar Turu 27 Ekim 2013, Pazar

Deniz Esemenli ile Üsküdar Turu 27 Ekim 2013, Pazar Deniz Esemenli ile Üsküdar Turu 27 Ekim 2013, Pazar Tur Danışmanımız: Doç. Dr. Deniz Esemenli, Sanat Tarihçisi Buluşma Noktası: Üsküdar Meydanı, III. Ahmet Çeşmesi önü Tur başlama saati: 09.00 Gezimizin

Detaylı

GEREDE MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI IV. ÜNCÜ DÖNEM (EKİM-KASIM-ARALIK AYLARI) VAAZ PROGRAMI

GEREDE MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI IV. ÜNCÜ DÖNEM (EKİM-KASIM-ARALIK AYLARI) VAAZ PROGRAMI GEREDE MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI IV. ÜNCÜ DÖNEM (EKİM-KASIM-ARALIK AYLARI) VAAZ PROGRAMI TARİH GÜN VAKİT ADI SOYADI UNVANI VAAZIN KONUSU VAAZIN YAPILDIĞI YER 3.10.2014 CUMA ÖĞLEDEN ÖNCE HASAN İZMİRLİ İlçe Müftüsü

Detaylı

GÜNAH ve İSTİĞFAR. Israr etmek kişiyi nasıl etkiler

GÜNAH ve İSTİĞFAR. Israr etmek kişiyi nasıl etkiler GÜNAH ve İSTİĞFAR Israr etmek kişiyi nasıl etkiler Peygamber (s.a.v) Efendimizin şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: Hiçbir küçük günah yoktur ki, ısrarla işlenilmeye devam edildiği halde büyümesin. Ve

Detaylı

6. SINIF DERS: DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ ÜNİTE:1 KONU: DEĞERLENDİRME SORU VE CEVAPLARI

6. SINIF DERS: DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ ÜNİTE:1 KONU: DEĞERLENDİRME SORU VE CEVAPLARI 1- Soru: Allah ın insanlar arasından seçip vahiy indirdiği kişiye ne ad verilir? Cevap: Peygamber/Resul/Nebi denir. 2- Soru: Kuran da peygamber hangi kelimelerle ifade edilmektedir? Cevap: Resul ve nebi

Detaylı

5. Peygamberimizin Medine'ye hicret ettikten sonra yaptırdığı caminin adı nedir? 1. Aşağıdakilerden hangisi dinin faydalarından biri değildir?

5. Peygamberimizin Medine'ye hicret ettikten sonra yaptırdığı caminin adı nedir? 1. Aşağıdakilerden hangisi dinin faydalarından biri değildir? Din Kültürü. Aşağıdakilerden hangisi dinin faydalarından biri değildir? Düşünmeyi öğretir Hayata anlam katar Sabretmeyi öğretir Herkesten yardım istemeyi öğretir Özgür olmayı öğretir. Peygamberimizin Medine'ye

Detaylı

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI Sıra No ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI VAAZ EDENİN VAAZIN ADI SOYADI ÜNVANI YERİ TARİHİ GÜNÜ VAKTİ KONUSU Dr. İbrahim ÖZLER İlçe Müftüsü

Detaylı

T.C. BİLECİK ŞEYH EDEBALİ ÜNİVERSİTESİ İSLAMİ İLİMLER FAKÜLTESİ İSLAMİ İLİMLER BÖLÜMÜ EĞİTİM-ÖĞRETİM PROGRAMI

T.C. BİLECİK ŞEYH EDEBALİ ÜNİVERSİTESİ İSLAMİ İLİMLER FAKÜLTESİ İSLAMİ İLİMLER BÖLÜMÜ EĞİTİM-ÖĞRETİM PROGRAMI Z/S K/ Z/S K/ EK-1 T.C. BİLECİK ŞEYH EDEBALİ ÜNİVERSİTESİ İSLAMİ İLİMLER FAKÜLTESİ İSLAMİ İLİMLER BÖLÜMÜ EĞİTİM-ÖĞRETİM PROGRAMI ARAPÇA HAZIRLIK SINIFI PROGRAMI Hazırlık 1. Yarıyıl İİH001 Arapça Dilbilgisi

Detaylı

Ömer Yılmaz, Geçmişten Günümüze Tasavvuf ve Tarîkatlar, Akçağ Yayınları, Ankara 2015, 1. Baskı, 431 sayfa. ISBN:

Ömer Yılmaz, Geçmişten Günümüze Tasavvuf ve Tarîkatlar, Akçağ Yayınları, Ankara 2015, 1. Baskı, 431 sayfa. ISBN: KİTAP TANITIMI / BOOK REVIEW İNSAN VE TOPLUM BİLİMLERİ ARAŞTIRMALARI DERGİSİ Cilt: 5, Sayı: 4, 2016 Sayfa: 1224-1228 Hamdi KIZILER Yrd. Doç. Dr., Karabük Üniversitesi İlahiyat Fakültesi hamdikiziler@gmail.com

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (10) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

20 Derste Eski Türkçe

20 Derste Eski Türkçe !! 20 Derste Eski Türkçe Ders Notları!!!!!! Cüneyt Ölçer! !!! ÖNSÖZ Türk Nümismatik Derneği olarak Osmanlı ve İslam paraları koleksiyoncularına faydalı olmak arzu ve isteği île bu özel sayımızı çıkartmış

Detaylı

ŞANLIURFA İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ YAYINLARI. Konusu: Urfa Üzerine Yazılmış Şiir Seçkisi

ŞANLIURFA İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ YAYINLARI. Konusu: Urfa Üzerine Yazılmış Şiir Seçkisi ŞANLIURFA İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ YAYINLARI ŞEHİR TANITIM YAYINLARI 1 Yayın Adı: Şiir Şehir Urfa Konusu: Urfa Üzerine Yazılmış Şiir Seçkisi Hazırlayan: Mehmet KURTOĞLU Sayfa Sayısı: 160 Toplam Baskı

Detaylı

SELANİK HORTACI CAMİSİ

SELANİK HORTACI CAMİSİ SELANİK HORTACI CAMİSİ BAKİ SARISAKAL SELANİK HORTACI CAMİSİ Portakapı Mahallesinde günümüzde Egnatia Caddesinin üzerinde Erken dördüncü yüzyılda inşa edilmiştir. İlk başta bir pagan tapınak ya da türbe

Detaylı

Şerif Kocadon için mevlit

Şerif Kocadon için mevlit Şerif Kocadon için mevlit 85 yaşında aramızdan ayrılan Bekir Şerif Kocadon için evinde mevlit okundu. Bodrum eşrafından merhum Mehmet Kocadon un oğlu, Fatma Kocadon un eşi; Bodrum Belediye Başkanı Mehmet

Detaylı

dinkulturuahlakbilgisi.com KURBAN İBADETİ Memduh ÇELMELİ dinkulturuahlakbilgisi.com

dinkulturuahlakbilgisi.com KURBAN İBADETİ Memduh ÇELMELİ dinkulturuahlakbilgisi.com KURBAN İBADETİ Memduh ÇELMELİ KURBAN: AYET ve HADİSLER Biz, her ümmet için Allah ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanların üzerlerine onun adını anarak kurban kesmeyi meşru kıldık. İlahınız,

Detaylı

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir.

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir. Hastalık ve Yolculukta: Eğer bir insan hasta ise ve yolcu ise onun için oruç tutmak Kur an-ı Kerim de yasaktır. Bazı insanlar ben hastayım ama oruç tutabilirim diyor veya yolcuyum ama tutabilirim diyor.

Detaylı

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu Question Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu belirtir misiniz? Kur an ın lafızdan soyut olduğu bir merhale var mıdır? Answer: Her şeyin lâfzî

Detaylı

2.SINIF (2013 Müfredatlar) 3. YARIYIL 4. YARIYIL

2.SINIF (2013 Müfredatlar) 3. YARIYIL 4. YARIYIL ERCİYES ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ 2014-2015 Eğitim Öğretim Yılı 1.ve 2.Öğretim (2010 ve Sonrası) Eğitim Planları HAZIRLIK SINIFI (YILLIK) KODU DERSİN ADI T U Kredi AKTS İLH001 ARAPÇA 26 0 26 26 Konu

Detaylı

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6]

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6] K U R B A N Şartlarını hâiz olub,allah a yaklaşmak amacıyla kesilen kurban;hz. Âdem in çocuklarıyla başlayıp [1],Hz. İbrahim-in oğlu İsmail-in kurban edilmesinin emredilmesi[2],daha sonra onun yerine koç

Detaylı