Sokağa atılan geçmişin izinde

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Sokağa atılan geçmişin izinde"

Transkript

1 KARİYER Doktorlara tercüman olan mühendisler Hayat Krallara yaraşır düğünler Otomobil Schumacher bunu da kazanacak Spor Brezilya hazır Ya siz? English Summary of Contents Sokağa atılan geçmişin izinde

2 Kurumsal vatandaş olarak sorumluluğumuz büyük TÜVTÜRK ailesinin değerli üyeleri ve saygıdeğer TÜVTÜRK dostları, Son yıllarda artık çok daha sık duyduğumuz Sürdürülebilirlik kavramının özünü, üretkenliğin ve kalkınmanın devamlılığını sağlayabilmek için mevcut ve potansiyel kaynakların en etkili şekilde değerlendirilmesi hedefi oluşturur. Sürdürülebilirlik kavramı çerçevesinde gerçekleştirilen uygulama ve faaliyetler, tüm kurumlar gibi, bizlerin de üzerinde hassasiyetle durduğumuz bir mevzu. Bu nedenledir ki, geride bıraktığımız yılın Kasım ayında yayınladığımız Çevresel, Sosyal ve Kurumsal Yönetişim politikamızı son derece önemsiyoruz. Zira politikamızdaki kriterler ekseninde, kurumsal vatandaş algımızı pekiştirdiğimize inanıyoruz. Bu nedenle her türlü iş akışımızı ve planlarımızı, kriterlerimiz doğrultusunda tekrar değerlendirerek kurumumuza, hissedarlarımıza, hatta ülkemize katma değer sağlayabilmek, bizler için önümüzdeki günlerin en önemli konularından biri olacak. Sürdürülebilirlik alanında yürütülen çalışmalara örnek olması açısından, bir süre önce Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı nın aldığı iki ayrı karar, hem trafikte güvenlik hem de daha temiz bir çevre konularında geleceğe umutla bakmamıza vesile oldu. Karayolları Trafik Yönetmeliğinde yapılan değişiklikle, ikinci el araçların satışında muayene şartı getirildi. Yollarımızda muayenesi tamamlanmış, dolayısıyla tüm kusurları giderilmiş araçların seyretmesinin kazaların, dolayısıyla da can ve mal kayıplarının önüne geçilmesinde önemli bir rol oynayacağı kanaatindeyiz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı nın yeni Egzoz Gazı Emisyon Ölçüm Yönetmeliği nin ölçüm hizmetlerine yeni standartlar getirmesi, bugünü olduğu kadar, geleceği de etkileyecek bir durum. Çünkü daha temiz bir çevre, bizleri olduğu gibi bizden sonraki nesilleri de etkileyecek bir unsur. Nerede yaşarsak yaşayalım, hangi işi yapıyor olursak olalım, geleceğe bırakacağımız en büyük miras yaşanılabilir bir dünya olacak kuşkusuz. Kızılderililerin tanımlamasıyla babamızdan miras değil, çocuklarımızdan emanet aldığımız bu dünya, hem kurum hem de birey olarak hepimizin sorumluluğunda. İşte tam da bu nedenle, kurak geçen kış aylarını da göz önünde bulundurarak, su ve elektrik gibi yaşamımızın olmazsa olmazı haline gelen kaynakları en verimli şekilde kullanmak hepimizin görevi Son olarak, bahar aylarının en güzel günlerini geçiriyoruz. Güzel havayı solumak, farklı yerleri keşfetmek amacıyla birçok motosiklet kullanıcısının yola çıkacağı aşikâr. Tüm motosiklet tutkunlarını, yolda olmanın keyfini sekteye uğratmamaları amacıyla gerekli güvenlik önlemlerini almaya davet ediyorum. Her ne kadar kullanıldığı kilometreye, park edildiği ortamın nem ve ışık koşullarına bağlı olarak değişmekle birlikte, lastiklerin genel olarak en az iki yılda bir defa değiştirilmesi gerektiğini ve motosiklet muayenelerinin zamanında yaptırılmasının önemini unutmamalarını, kendilerinden rica ediyorum. Nerede yaşarsak yaşayalım, hangi işi yapıyor olursak olalım, geleceğe bırakacağımız en büyük miras yaşanılabilir bir dünya olacak kuşkusuz. Saygılarımla... KEMAL ÖREN TÜVTÜRK Genel Müdürü İSTASYON 3

3 32 Otomobil 20 Söyleşi 36 Spor İçindekiler NİSAN-MAYIS-HAZİRAN Tarihten 42 Yemek 06 Haberler Dünyada ve Türkiye de öne çıkan 20 SÖYLEŞİ Tardu Flordun, bir koltuğuna 32 OTOMOBİL Ezeli rakipleri tarafından bile saygı YEMEK Her ne kadar kış mevsiminde bile Uzman Gözüyle Okul ya da işyeri servislerinin haberler... Hayat Eski bir kartpostal, film afişi, köprü bileti ya da lambanın peşinden koşanlar, sokağa atılan ya da terk edilen eşyalara yeni bir değer katıyor. KARİYER Biyomedikal mühendisliği, tıp doktorlarıyla mühendislerin işbirliği sonucunda medikal problemlere çözümler üreten bir disiplin. 24 sahneyi, diğerine perdeyi almış, dur durak bilmiyor. Oyunu sahnede, filmi perdedeyken kendisiyle buluştuk, hayatında yarım kalanları ve kalmayanları konuştuk. Tarİhten Sayfalar 40 Gün, 40 Gece 14. Louis den padişah kızlarına, Kraliçe Victoria dan günümüze kraliyet düğünleri her daim ilgi çeken toplumsal bir vaka olarak çıktı karşımıza. İşte sadece gerçekleştiği döneme değil, tarihe de damgasını vuran düğünler gören ve bir efsane olarak gösterilen Michael Schumacher, hayatının en zorlu yarışında, bu defa Azrail i mağlup etmek istiyor. İşi zor gibi görünse de mevzu bahis olan onlarca zorluktan galibiyetle çıkan Schumacher. Spor Futbolla yaşayıp, futbolla yatanların ülkesi Brezilya, tarihinde ikinci kez Dünya Kupası na ev sahipliği yapacak. Organizasyon büyük, takımlar ise heyecan verici. Peki, siz bu karnavala hazır mısınız? tezgâhlarda kendine yer bulsa da baharın ve yazın habercisi çilek, kısacık ömrüne rağmen hayatımızı renklendiren bir meyve. Vücuda sağladığı faydalar da cabası... Sağlık Medical Park Samsun Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Ramis Çolak, son yıllarda gündemimize daha fazla giren hipotiroit hastalığıyla ilgili sorularımızı yanıtladı. Çolak, özellikle hamilelerin çok dikkatli olması gerektiğini belirtiyor muayenesi hakkında her şey... OYUN Konsol ve mobil oyunlarda son trendler... Popüler Kültür Sinema, müzik, televizyon TÜVTÜRK Şirket haberleri, organizasyonlar, projeler 62 English Summary İmtiyaz Sahibi TÜVTÜRK Kuzey Taşıt Muayene İstasyonları Yapım ve İşletim A.Ş. Adına Kemal Ören Yönetim Yeri Büyükdere Caddesi, No: 255 Kat: Maslak-Şişli-İSTANBUL Yayın Yönetmeni Sema Uludağ Yayın Koordinatörü M. Koray Özcan (Sorumlu Müdür) Görsel Yönetmen Erhan Teksöz Yapım Yeri Doğuş Grubu İletişim Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. Doğuş Power Center Ahi Evran Polaris Caddesi No: 4 Maslak İstanbul Tel: (Santral) Baskı yeri Ömür Matbaacılık A.Ş. Beysan Sanayi Sitesi Birlik Cad. No: 20 Haramidere-Beylikdüzü- İstanbul Tel: Yayın Türü Üç aylık yaygın süreli yayın, TÜVTÜRK Araç Muayene İstasyonları kurumsal yayınıdır, parayla satılmaz. 4 İSTASYON İSTASYON 5

4 HABERLER / Hazırlayan Resul Buksur Kıyametİ bunlar koparacak Çikolata yiyemeyecek miyiz? Dünyanın akıbeti, biliminsanlarının da gündeminde. Yapılan araştırmalar sonucunda dokuz unsurun dünyanın sonunu getirebileceği iddia ediliyor. n Dünyanın yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalması, birçok filmde, edebi eserde konu edildi bugüne kadar. Gerçek ya da fantastik karakterlerin dünyayla ilgili kötü emellerine ulaşması, bir ya da birkaç kahraman tarafından engellendi ve çoğu zaman mutlu sona ulaşıldı. Bunları izleyen / okuyan bizler içinse, televizyonun düğmesine bastığımızda veya kitabın kapağını kapattığımızda, her şey normal haline döndü. Oysa dünyanın geleceğiyle ilgili zihin yoran biliminsanları ve araştırmacılar, sorunun bu kadar kolay çözümlenemeyeceğine dikkat çekiyorlar. com sitesinde yayınlanan bir habere göre bu konuyla ilgili çalışma yapanlar, dünyanın sonunu getirecek dokuz temel unsuru belirlediler. Bunlardan ilki küresel ısınma ki, biliminsanlarına göre en korkunç senaryo bu, çünkü küresel ısınma beraberinde kıtlık, kuraklık ve ekosistemin çöküşünü getirecek. İkinci unsur, bilimkurgu filmlerinden aşina olduğumuz göktaşlarının dünyaya çarpması. Üçüncüsü tüm dünyaya yayılacak salgın hastalıklar. Global salgınların yanı sıra laboratuvardan sızan hastalıklardan veya ölümcül olabilecek mantar hastalıklarından da endişe duyuluyor olsa gerek ki, bunlar kıyameti koparacak dördüncü ve beşinci unsur olarak karşımıza çıkıyor. Endişe verici altıncı madde olarak karşımıza çıkansa tabii nükleer savaşlar. Nükleer ve biyolojik silahlar, insanlığın sonunu getirebilecek kadar tehlikeli, ama en az onlar kadar tehlikeli olan bir diğer unsursa robotlar. Yapay zekânın insan zekâsıyla boy ölçüşebilecek duruma gelmesi, dahası bunların kötü amaçlar için kullanılabileceği ihtimalinin olması, gerçekten endişe verici. Dünyayı tehdit eden sekizinci unsur olan nüfus patlamasıyla ilgili görüşlerse muhtelif; zira bazıları yoğun nüfusun dünyanın sonunu getireceğini savunurken, bazıları da bu sorun nedeniyle ortaya çıkacak olumsuz sonuçların olumlu etkilere dönüştürülebileceğini iddia ediyor. Gelelim dokuzuncu ve son unsura. Sıraladığımız sekiz unsurdan bir ya da birkaçının ortaya çıkmasının kartopu etkisi yaratacağını, dolayısıyla birinin ortaya çıkmasının diğerlerini tetikleyebileceğini savunanların sayısı hiç de az değil. Dayan dünya, az kaldı Bununla birlikte evrensel kütle çekimi ve hareketin üç kanununu ortaya koyan, ilk yansıtmalı teleskobu geliştiren ve renk kuramını oluşturan, günümüzde bilim çevresi tarafından tarihin en etkili insanlarından biri kabul edilen Isaac Newton un yayınlanan son mektubu, kıyametin 2060 yılında kopacağını iddia ediyor. Yani Kutsal Roma İmparatorluğu nun kuruluşundan tam 1260 yıl sonra. Standart.co.uk sitesinde yayınlanan habere göre, Newton un bu öngörüsü, sayısal verilerden ziyade, onun manevi inancına dayanıyor ten günümüze ulaşan mektup halen İsrail Ulusal Kütüphanesi nde muhafaza ediliyor. Sandığımızdan uzun yaşıyorlarmış n Bazı canlılar, insanda son derece net duygular yaratırlar; ya sevilir ya da nefret edilirler. Büyük beyaz köpekbalıkları, bu duruma verilebilecek en iyi örnek. Binlerce ve belki de milyonlarca kişinin adından korku ve nefretle bahsettiği köpekbalıklarıyla ilgili bir gerçek daha ortaya çıkarıldı. Uzmanlar, yeni bir yöntem aracılığıyla doku örneklerine bakarak denizlerin en ürpertici canlısının sanıldığından çok daha uzun yaşadığını ortaya çıkardı. Biliminsanları, bugüne kadar köpekbalıklarının kaç yaşında olduğunu, omurga dokusundaki büyüme halkalarını sayarak belirlemeye çalışıyorlardı. Ancak köpekbalıklarının iskeleti sadece kıkırdaktan oluştuğundan, bu halkaların mikroskop altında dahi ayrımının yapılması kolay değil. ABD de MIT ile Woods Hole Okyanusbilim Enstitüsü nün ortaklaşa yürüttüğü projede ise Li Ling Hamady ve ekibi, yaş tespitini yaparken büyüme halkalarındaki belli bir radyoaktif değere baktılar. İnceledikleri izotop, 1950 ve 1960 lı yıllarda atmosferde yapılan nükleer denemeler sonucu oluşan radyoaktif serpintiye dayanıyordu. Serpintinin okyanusta yaşayan deniz canlılarının dokusuna işlediğini vurgulayan uzmanlar, bu verilere bakarak büyüme halkalarını daha iyi ölçebildiklerini ve dolayısıyla köpekbalıklarının yaşını tespit edebildiklerini söylüyorlar. Bu çalışmadan önce erkek büyük beyaz köpekbalıklarının ortalama 20 yıl yaşadığı düşünülüyordu, yeni çalışmaysa çok daha uzun ömürlü olduklarını ortaya çıkardı. Fareler de empati kurar n Bilimle uğraşan birçok kişi, empatinin insana özgü olduğunu düşünse de yapılan kimi araştırmalar, bunun aksini savunuyor. Bugüne kadar, bir şempanze türü olan bonoboların empati kurabildiğine dair bilgiler mevcuttu. Ancak Amerika daki Chicago Üniversitesi nde yapılan ve sonuçları sciencemag. org sitesinde yayınlanan bir araştırmaya göre, hayvanlar aleminde empati kurabilen tek tür, bonobolar değil. Peggy Mason un liderliğinde çalışan araştırmacılar, uzun süreli incelemelerin ardından farelerin de bu duyguyu taşıdıklarına kanaat getirdiler. Bu savı nasıl oluşturduklarına gelince... Mason ve ekibi, uzun bir çalışmanın ardından bir grup laboratuvar faresine, kafes kapağını nasıl açabileceğini öğretti. Kafeslerin kapısını açmayı öğrenen fareler, kafese konan türdeşlerini gördüklerinde onları serbest bırakabileceklerdi. Genelde farelerle yapılan deneylerde ödül ve ceza yöntemiyle farelere bir şeyler öğretilir ve ne kadar öğrenebildikleri ölçülür. Bu deneyse ödül-ceza yöntemini kullanmayan araştırmacılar, kafesteki farelerin özgürlüğüne kavuşup kavuşmamasını, eğitimli olanların inisiyatifine bıraktı. Ve fareler, kafestekilerini her seferinde özgürlüğüne kavuşturdu. Üstelik kendilerine sunulan nefis yemekleri onlarla paylaşmayı göze alarak. Bu deneyden yola çıkarak, fareler, empati duygusu yüksek, vicdan sahibi hayvanlardır demek pek mümkün değil elbette. Ama fareler bile hiçbir çıkarı olmaksızın zor durumdaki türdeşlerine yardım ediyorsa, insan bunu neden yapmasın ki İNSAN attan hızlı koşar n İnsanoğlu, yüzyıllardır doğaya ve doğadaki tüm canlılara üstün gelme mücadelesi verdi. Ancak söz konusu hayvanlar olduğunda, kas gücü kimi zaman işe yaramadı. Fakat İngiltere nin Galler bölgesinde, 1980 den bu yana düzenlenen Man vs. Horse adlı maraton, bunun tersini iddia ediyor. Her şey 1979 da, Galler de yaşayan Gordon Green in savıyla başladı. Green in, insanların atlardan daha hızlı koşabileceğini söylemesi, iddianın doğmasına yol açtı. Bir yıl sonra düzenlenen maratonda ve ardından gelen 24 yıl boyunca, ipi hep atlar göğüsledi. Ancak 2004 te, Huw Lobb un birincilik kürsüsüne çıkması, üç yıl sonra da Florian Holzinger in aynı başarıyı elde etmesi, gözlerin bu yarışa çevrilmesini sağladı. Harvard Üniversitesi nden Antropolog Daniel Lieberman ve Utah Üniversitesi nden Biyolog Dennis Bramble nin çalışmaları, insanın, atlardan daha hızlı koşmasında şaşırılacak bir durumun olmadığını gözler önüne seriyor aslında. İkilinin, 2004 te yayınlanan araştırmasında, insanların bacaklarının yay gibi sıçramayı sağlayan lifler, bağlar ve kirişlerden oluştuğu belirtiliyordu. Dahası da var: Köpekler dakika boyunca rahatlıkla koşabilirken, saniyede 3,8 metre hıza ulaşabiliyorlar. Atlar saniyede 5,8 metre, antiloplar ise 5,1 metre hızla yol alabiliyorlar. İnsanlarsa saniyede 6,5 metre hıza ulaşabiliyor ki, bu da sıraladığımız hayvanlardan çok daha hızlı olduklarını ortaya çıkarıyor. Hal böyleyken, Man vs. Horse yarışında neden 24 yıl boyunca atların kazandığına gelince Bunun bir değil, birkaç nedeni var: Öncelikle, profesyonel koşucular bu yarışmaya itibar etmiyor. Diğer bir neden de nemli bir bölgede gerçekleştiği için ısı-stres sorunu ortaya çıkıyor. Bu sorundan etkilenmeyen atlar, insanları arka sıralarda bırakıyor. Ters etki n Londra da bir araya gelen gıda sektörünün önemli temsilcileri, birçok kişinin tabiri caiz ise karalar bağlamasına neden olacak bir sonuca vardılar. Temsilcilere göre, çok değil altı yıl sonra, 2020 yılında çikolatanın hammaddesi kakaoda kıtlık yaşanacak. Bu da üretimi ciddi şekilde etkileyecek. Bu tezden yola çıkan temsilciler, çikolatada kullanılan kakao miktarını azaltıp fındık, badem ya da meyve oranlarını artırmanın bir önlem olabileceği sonucuna vardılar. Bu bir çözüm elbette, ama çikolatanın damakta bıraktığı tadı ve kokuyu önemseyenlere göre olmadığı da kesin. Gerçek çikolata lezzeti arayanlar ne mi yapacaklar? Marketlerin lüks ürünler satan reyonlarında dolaşacaklar. Zira iyi bir çikolata yemek için cüzdanımızdan çok daha fazla para çıkarmamız gerekecek. n Sürekli ölümü düşünerek yaşayabilir mi insan? Bu pek mümkün görünmüyor. Terror Management Theory / Terör Yönetme Teorisi adını taşıyan, birçok psikolog tarafından da kabul edilen teze göre, insan zihni ölümle ilgili düşünceleri yok sayıyor. Hem de bilinçli olarak... Ancak ABD deki Missouri Üniversitesi nde görev yapan Kenneth Vail, bunun tam da böyle olmadığını, ölüm düşüncesinin insanlarda olumlu davranış biçimleri yarattığını savunuyor. Son yıllarda bu konuyla ilgili birçok çalışma yapıldığını belirten Vail, bir gün ölümü tadacağını düşünen insanların motivasyonlarının çok yüksek olduğu, hayata çok daha sıkı sarıldığı iddiasında bulunuyor. Kennet Vail, ölüm düşüncesinin insanları daha sağlıklı yaşamaya motive ettiğinin ve empati özelliklerini geliştirdiğinin de altını çiziyor. 6 İSTASYON İSTASYON 7

5 HABERLER Asistanınız kulağınızda INTEL JARVIS n İşlemci üreticisi Intel, CES te (Tüketici Elektronikleri Fuarı) giyilebilir teknolojiler konusundaki yenilikleriyle dikkat çekti. Şirketin Jarvis adını verdiği yeni ürünü, tek bir kulağa takılan ve sesle kontrol edilebilen kişisel bir asistan. Bu sayede kullanıcı, sadece konuşarak mesajlarını kontrol edip takvimini güncelleyebiliyor. Yeni ürün dışında Intel, kablosuz şarj cihazı görevini görecek bir prototip tanıttı. Kâse şeklindeki cihaz, aynı anda birden fazla ürünü şarj edebilecek. Ailenin en güçlüsü n Mozilla nın uzun süredir gündemde olan yeni işletim sistemi Firefox OS ile çalışan akıllı telefonlar, teknoloji tutkunlarının beğenisine sunuldu. One Touch Fire ailesinde S, E ve C olmak üzere üç model çıkaran Alcatel, Firefox OS li Fire 7 adındaki tableti duyurdu. Ailenin en güçlüsü Fires S, 540x960 piksel çözünürlüklü 4.5 inçlik LCD erkana sahip ve dört çekirdekli 1.2 GHz işlemci kullanıyor. Ön yüzünde 2 MP, arka yüzünde ise 8 MP kamera bulunan yeni akıllı telefonun ve işletim sisteminin sektöre farklı bir soluk getirmesi bekleniyor. Çift ekran keyfi n Çift ekranlı telefonlar ilginç kullanım alanları yaratabilir. Rus firması Yota Devices ın geliştirdiği YotaPhone, önde full HD çözünürlük sunan ekranın yanı sıra arkada e-ink (e-mürekkep) teknolojisi bulunan 4.7 inçlik ikinci bir ekrana sahip. Üreticiler bu yeni tasarım sayesinde, kısa mesaj yollama ya da telefon araması gibi basit işlerin, e-ink ekrandan yapılarak telefonunun pil ömrüne önemli bir katkı sağlanacağını söylüyor. Ya da önde oyun oynarken arkada, gözleri yormayan e-ink ekranda, pil kaygısı olmadan saatlerce kitap okuyabilirsiniz. Eğrİ ama akıllı LG G FLEX Dünyanın ilk kavisli tasarım telefonu G Flex, LG nin teknoloji dünyasına sunduğu en son yenilik. n Bir süredir konuşulan dünyanın ilk eğri ekranlı akıllı telefonu LG G Flex, piyasaya çıktı. Geçen yıl G2 modeliyle dikkatleri üzerine çeken LG Electronics, bu yıl da G Flex ile gazdan ayağını çekmiyor. Ekranların dokunmatik olmasından bu yana akıllı telefonlar çok büyük değişimler geçirse de klasik blok yapısı pek değişmiş sayılmaz. Hatta artık ön tarafta sadece ekrandan oluşan telefonlar birbirinin tekrarı tasarımlarla piyasaya çıkıyordu. Bu konuda harekete geçen LG, kullanıcılarla yaptığı anketlerin sonucunda, ikinci ve farklı bir tasarımla daha adından söz ettirecek. LG G Flex adındaki yeni akıllı telefon, Türkiye pazarında 2 bin 599 TL fiyatla satışa çıktı bile. Dünyanın ilk kavisli tasarım telefonu G Flex in ekranı 1280 x 720 piksel çözünürlüğe sahip ve 6 inç büyüklüğünde. Kavisli tasarımın en önemli artısı, konuşurken telefonun yüzünüze uyum sağlaması ve ergonomik kullanımı... Yatay durumda film izlemek ya da oyun oynamak için iç bükey yüzey farklı bir deneyim sunuyor. Ayrıca uygun açıyla panoramik bir izleme sağlıyor. Telefonda gerçek RGB renkler sağlayan P-OLED ekran kullanılmış. Böylece kullanıcılar film, video ve oyunlarda daha canlı, net ve gerçekçi görüntüye ulaşabiliyor. G Flex sadece 177 gram ağırlığında ve 2.26 GHz lik dört çekirdekli Qualcomm Snapdragon 800 işlemciyle çalışıyor. Ön yüzünde 2.1 MP kamera, arka kısmındaysa 13 MP lik bir kamera yer alıyor. Telefonun kendi kendini onaran arka kapağı, günlük kullanımdan kaynaklanan çizilmeleri engellerken daha temiz ve yeni bir görünümü sürekli hale getiriyor. Suya da dayanıklı, toza da CATERPILLAR B100 n Geçtiğimiz yıllarda zorlu koşullara karşı dayanıklılığıyla dikkat çeken Cat B15 modelini çıkaran Caterpillar, B100 adlı yeni ürününü tanıttı. Firmanın kendi geliştirdiği özel işletim sistemiyle çalışan Cat B100, 240x320 piksel çözünürlüklü 2,2 inç ekran kullanıyor. 123 x 56 x 17,5 mm boyutlarındaki yeni telefonun ağırlığı, 136 gram. 3 MP lik kameraya sahip ürünün 32 GB depolama alanı var. Özellikler zayıf olsa da yeni modelin en kritik tek yanı toza karşı tamamen dayanıklı olması ve su altında üç metreye kadar sorunsuz çalışabilmesi. Kesintisiz üç saat SONY HMZ-T3W n Sony, giyilebilir üç boyutlu ekran modeli T serisini yeniledi. HMZ-T3W, 20 metre uzaktan 750 inç ekran izliyormuş hissi sağlıyor. Geliştirilmiş 3D desteğiyle her an, her yerde üç boyutlu oyun ve sinema keyfi almanız mümkün. Kablosuz HDMI desteğiyle hareket kabiliyeti iyice artan ürün 7.1 surround ses desteği sağlıyor. Pili ise 3 saate kadar izleme kapasitesine sahip. Daha büyük ve daha ağır n Galaxy S serisinin beşinci nesli olan Galaxy S5, Mobil Dünya Kongresi etkinliklerinde tanıtıldı. Yeni cihaz 145 gram ve bir önceki modele göre daha büyük ve ağır. Ekran 5 inçten 5.1 inçe yükselmiş ve 1080x1920 piksel çözünürlük destekliyor. Dört çekirdekli 2.5 GHz lik işlemciyle 2 GB RAM e sahip Galaxy S5 de, 16 ve 32 GB depolama seçenekleri bulunuyor. IP67 sertifikası sayesinde, bünyesinde toza ve suya dayanıklılık standartlarını barındırıyor. Parmak İzi Tarayıcı özelliği var. Ayrıca sağlıklı yaşam için geliştirilmiş fitness özellikleri, gelişmiş kamera işlevleri, hızlı ağ bağlantısı ve gelişmiş cihaz koruma özellikleri öne çıkıyor. 16 megapiksel kamerası ve 0,3 saniyeye kadar netleme hızıyla bu alanda dünyanın en hızlısı olduğu belirtiliyor. Nokia nın da artık Android İ var! NOKIA X VE ANDROID LER n Ve sonunda Nokia da Android rüzgârına dayanamadı. Nokia, inanılmaz ucuz fiyata satılacak Asha 220 ve Asha 230 tanıtımlarının yanı sıra asıl ilgiyi Nokia X, Nokia X+ ve Nokia XL adındaki yeni Androidli modelleriyle çekti. Şirket her ne kadar Android işletim sistemini kullansa da Windows Phone a benzer bir arayüz geliştirerek müşteri deneyimlerini korumak istemiş. Windows gibi görünen Android arayüzü gerçekten ilgi çekici. Google Drive, Gmail, Google Maps gibi uygulamalar doğrudan yüklü gelmiyor. Yeni cihazların önemli bir farklılığı da, kullanıcıların Google Play den değil, Nokia nın kendi Android mağazasından indirebilecek olmaları. Android serisinin en güçlü üyesi X, 128,7 gram ağırlığa; 480 x 800 piksel çözünürlüklü 4 inçlik IPS ekrana sahip. Çift çekirdekli 1 GHz lik işlemci yanında 512 MB RAM ve 4 GB dâhili depolama alanı bulunuyor. Çift SIM destekli olan modelde, 3 MP kamera ve mah batarya yer alıyor. Ürünün 125 Dolar dan piyasaya çıkması bekleniyor. Ses ve görüntüye tam not BANG & OLUFSEN BEOLAB 19 n Müzik sistemleri uzmanı Bang & Olufsen, kablosuz seste yeni dönemin öncüsü kabul edilen BeoLab 17, 18 ve 19 un Türkiye deki satışlarını başlattı. Bulunduğu ortamda etkileyici bir ses sağlayan BeoLab serisi, WiSA teknolojisiyle donatıldı. Serinin en yeni üyesi BeaLab 19 ise alışılagelmiş subwoofer görünümüne farklı bir soluk getiriyor. Dodecahedron olarak adlandırılan 12 yüzlü tasarıma sahip olan ürün, yuvarlatılmış hatlı alüminyumla, dikkatleri üzerine topluyor. Türkiye satış fiyatları ise sırasıyla 1900, 3 bin 50 ve 3 bin 440 Euro. Bir saatten daha fazlası CASIO STB-1000 n Yeni ürününü CES 2014 etkinliğinde tanıtan önde gelen saat firması Casio, anlaşılan o ki, teknoloji dünyasında bu yılı boş geçirmeyecek. STB-1000 adlı yeni ürün, 100 metre derinliğe kadar su geçirmeme özelliğine sahip. ios 7 işletim sistemli cihazları destekleyen akıllı saat üzerinden çağrılar görmek ve müzik çaları kontrol etmek mümkün. 55 gram ağırlığındaki saatle mesafe/hız/nabız gibi bilgilerinizi takip edebiliyorsunuz. 8 İSTASYON İSTASYON 9

6 HAYAT Mezat Sokağa atılan geçmişin izinde Eski bir kartpostal, film afişi, köprü bileti ya da lambanın peşinden koşanlar, terk edilmiş eşyalara yeni bir değer katıyor. Depolarda toplanan eski fotoğraflar, mezatlarda satışa çıkarılmadan önce dikkatle inceleniyor. 10 İSTASYON Masaya yığılan dosyalardan çıkacak fotoğrafların tasnif edilmesi, koleksiyoncuların en keyif aldığı işlerden... İSTASYON 11

7 HAYAT Yazı: Amed Gökçen Fotoğraflar: Dinçer Dinç Orlando Calumeno, 1985 yılının Mayıs ayında, Beyazıt Meydanı nda kurulan antika pazarındaki tezgâhların birinden Sultanahmet Meydanı nı gösteren bir kartpostal satın aldı. Henüz 16 yaşındayken aldığı kartın arkasında yazılanlar Calumeno nun hayatını hiç planlamadığı bir yola doğru sürükleyecekti. Kartın önünde ve arkasında aşina olduğum ama anlamadığım bir yazı vardı. Eve gelince ilk iş olarak anneme gösterdim. Annem karttaki yazıyı okur okumaz ağlamaya başlayınca, kartın arkasında yazılanların o kadar da basit olmadığını anladım. Sonraki günlerde o karta benzer binlerce kart aldım ve hepsinde annem vardı. Şimdilerde 19 uncu yüzyıl sonu ve 20 nci yüzyıl başı Osmanlı dönemine ait, dünya çapında hatırı sayılır bir görsel, belge ve obje arşivine sahip olan Calumeno nun aldığı kartpostal, İstanbul da ikâmet eden bir kadın tarafından, Bursa da yaşayan, yeni anne olmuş kız kardeşine yollanmıştı. Sen de artık anne oldun, bebeğine süt verirken göğsün çatlamasın diye yazdığım bu tarifi uygula, diye başlayan kartpostaldaki satırlar Bursa ya ulaşmış, yıllar sonra bir şekilde İstanbul da, bir eskici tezgâhında satışa sunulmuş ve onu satın alan koleksiyoncunun annesine kim bilir neleri hatırlatmıştı... Sokağa atılan, terk edilmiş geçmiş üzerine kurulan mezatlar, bitmiş bir aşkın fotoğrafları, hatırlanmak istenmeyen anılar, evde yapılan bir temizlik sırasında gözden çıkarılan bir obje, paslanmış veya bozulmuş metal eşyalar, mektuplar, gazeteler, su veya otel faturaları, kibrit kutuları, kırılmış veya çatlamış tabaklar, haritalar, tarihi geçmiş ama açılmamış gıda maddeleri gibi, sokağa atıldığı andan itibaren başka bir hayatın parçası olan eşyalara yepyeni bir anlam katıyor. Çöpten çıkarılmış, yıl önce üretilmiş bir pudra kutusu, siz daha yenisini almadan bir emekli öğretmenin veya öğrencinin koleksiyonundaki yerini alabilir. Böylece zamanın bir yerinde hareketsiz duran eşyalarla birlikte, geçmişin kendisi de yeniden organize edilir. Orlando Calumeno gibi birçok koleksiyoncu görmediği, bilmediği, tanımadığı kişilerin hayat hikâyelerinden etkilendiği veya onların yaşadıklarına kendince yeni bir anlam yüklediği için her hafta birçok mezat ve müzayedeyi izliyor. Koleksiyoncuları bu mezatlara yönelten bir başka etken de, hayatlarının bir dönemiyle bağlantı kurdukları nesnelere ulaşma isteği. Bu nedenle koleksiyoncunun doğduğu veya büyüdüğü şehre ait objeler, kartlar ve mektuplar sıradan bir belge olarak algılanmıyor. Mezat takipçilerinin büyük bir bölümü sıradan bir objeyi değil, kendi geçmişine ait anıları topluyor. Koleksiyoncu İrfan Karaçay, Tesadüfen rastladığım bir mezatta çocukken bindiğim ilk bisikletin maketinin satıldığını gördüm ve hemen aldım. Sonraki hafta bisiklet kullanan çocuk fotoğraflarını almak için yine mezattaydım, diyor ve ekliyor: Bir süre sonra farklı bisiklet maketleri ve objeleri de almaya başlayınca artık toplayıcılığın sadece basit bir çocukluk anısı olmaktan çıktığını anladım. Çok geçmeden tüm duygusallığımdan sıyrılıp bunların bir kısmını satmaya da başladım. İrfan Karaçay gibi birçok koleksiyoncu, toplayıcılığın esas duygusunu yitirdiklerinde, bu mezatlarda satıcı olarak da yer alıyor. İlk topladığı ürünle ilgilenmeye devam eden koleksiyoncu bulmak oldukça zor. Her toplayıcı bir süre sonra bu işe ne için başladığını unutur. Çünkü zamanla, bu mezatlarda ne aradığını bulur. Bulduktan sonra da o ana kadar topladıklarını satıp asıl istediklerini almak ister ve Haftanın belirli günleri, İstanbul un çeşitli semtlerinde kurulan mezatlarda, kısa sürede birbiriyle ilgisi olmayan yüzlerce ürün satışa sunuluyor. Bu nedenle mezatı takip edenlerin, ayrıntıları kaçırmamak için hızlı ve dikkatli olmaları gerek. çoğu zaman estetik kaygılar çocukluk hayallerinin önüne geçer, diyor, mezat yöneticisi ve koleksiyoncu Haluk Toy. Mezat takipçilerinin tamamı böyle duygusal bir çıkış noktasına sahip değil. Her türlü eski eşya ve teknik malzeme toplayan elektronik tamirciler, baskısı bitmiş dergilerde yayınlanan reklam sayfalarını takip eden grafikerler ve reklamcılar, eski ev eşyalarının en gözde alıcısı olan dizi yapımcıları ve siyah beyaz fotoğraflardaki kadınların kıyafet ve takılarını inceleyen tasarımcılar da bu mezatların en sıkı takipçileri arasında. Ayrıca mezat takip etmeyen bazı büyük koleksiyonculara ürün satan aracılar da bu mezatların önemli müdavimlerini oluşturuyor. Koleksiyoncuların hikâyeleri hemen hemen aynı: Önce sadece bir mezatı takip ediyor, sonra bir başka mezata da uğramaya başlıyorlar. Çok geçmeden haftanın yedi günü farklı bir mezat ve antika pazarında kendilerini buluveriyorlar. Küçük bir merakla başlayan toplayıcılık, birçok koleksiyoncu için hobi olmaktan çıkıp bağımlılık haline dönüşüyor. Koleksiyoncu Harun Güler, Bir süre sonra, internetten yapılan satışları da takip etmeye başladınız mı, artık bu zevkin müptelası olmuşsunuzdur. Zamanla şehir dışına tatile gittiğinizde önce nerede kalacağınızı değil, yakınlarda bir antika pazarı ya da mezat kurulup kurulmadığını sorarsınız, diyor. Mezatlar bu haliyle çoğunlukla öğretmen, emekli, öğrenci, gazeteci, yazar ve araştırmacıların sahaflarda buluşup, sadece, koleksiyonlarına uygun parçalar aradığı yerler değil; tanıdık tanımadık kişilerle iletişime geçtiği, bildiklerini paylaşıp yeni şeyler öğrendiği ve sosyalleştiği mekânlar aynı zamanda. Birbirinden farklı nedenlerle bu mezatlara gelip koleksiyoncu olmanın zamanla nasıl bir ruh haline yol açtığını, Mehmet Çelik şöyle ifade ediyor: Bu işin en zevkli yanı mezattan herhangi bir şey alıp eve gittiğinizde bunu niçin aldım? diye kendinize sorup o an pişman olmaktır. Ancak tüm koleksiyonerler pişmanlığın fayda etmediğini bilir. Bu nedenle bir sonraki hafta yine mezata gelir ve büyük bir masanın etrafında yudumlanan çaylar ve tatlı bir muhabbet, biraz da heyecanla birlikte o hata artarak sürer. Neredeyse her gün İstanbul un farklı bir semtinde yapılan mezatlar, genel olarak hem işleyiş ve takipçi profili hem de satılan malzemelerin içeriği açısından müzayedelerden farklı bir özelliğe sahip. Genelde nadir veya özel ürünlere yer verilen müzayedelerde tüm ürünler, müzayede gününden bir süre önce yayımlanan bir katalogla tanıtılır ve ilgilenenlerin, önce bir form doldurarak müzayedeye katılacağını belirtmesi gerekir. Mezatlardaysa böyle kesin çizgilerle belirlenmiş kurallar yok. Saatinde orada bulunmak mezata katılmak için yeterli. Satılan parçalar müzayedelerle kıyaslanmayacak derecede ucuz ve çoğu zaman 1 10 lira arasında satışa sunuluyor. Fakat yine de çöpe atılmış nadir bir taş plak, birkaç yüz liraya alıcı bulabiliyor. Mezat takipçilerinden Egemen Büke, bu ucuzluğun nedenini şöyle açıklıyor: Müzayedelerde, zaten değerli olduğu herkesçe bilinen bir eseri satın almaya çalışırsınız; fakat mezatta çoğu zaman tek başına değerli olmayan bir 12 İSTASYON İSTASYON 13

8 HAYAT Mezatlarda Bunu da kim alır, sorusu anlamını yitirir. Bu salonlarda neredeyse her türlü eşyanın ve objenin koleksiyoncusunu bulmak mümkündür (üstte). Koleksiyoncular sadece zamanla değil, birbirleriyle de yarışır. Kısa bir tereddüt anı, sergilenen eşyanın başkası tarafından alınmasına neden olabilir (sağda). nesneyi aynı kulvardaki başka nesnelerle bir araya getirerek, onlara yeni bir değer kazandırırsınız. Örneğin, bir Denizli fotoğrafının veya İstanbul da üretilmiş olan gazoz şişesinin tek başına ciddi bir değeri yoktur. Onlar ancak yanlarına başka fotoğraflar ve şişeler gelirse farklı bir değere sahip olabilir. İyi bir mezat takipçisi için emek ve zaman, paradan daha değerli olsa da, satışa sunulan herhangi bir şeyi, değerinin altında almak mezat müdavimlerinin en büyük zevkidir. Mezat salonlarında, tıpkı Edip Cansever in Masa şiirinde olduğu gibi, neredeyse her şey masanın üstünde durur. Çoğu zaman masaya pastalar konur ve çay eşliğinde, az sonra satılacak bir film afişinde adı geçen sanatçının hayatına dair, büyük bölümü spekülatif olan konuşmalar başlar. O sanatçının nerede doğduğundan başlayan tartışma, kiminle niçin evlendiğine ve hatta neden boşandığına kadar uzar. Hemen ardından satışa çıkarılan Osmanlıca ferman da az önceki konuşmadan payını alır ve Osmanlı fermanlarının yazılış stillerine dair yeni bir tartışma açılır. Bu tarz mezatlarda hem Fransız tuğlaları hem de deniz süngerleri hakkında saatlerce konuşacak kişilerle karşılaşabilirsiniz. İstiklal Caddesi nde her çarşamba günü düzenlenen mezata, bir masa etrafına toplanmış onlarca kişinin nereye baktığını merak eden birçok kişi de dâhil olur yılından beri bu işi yapan Mehmet Çelik, ürkek tavırlarıyla yabancı olduklarını hemen belli eden bu kişilere, hep aynı şekilde seslenir: Efemera bir spordur, siz de katılın. Efemera, kısa vadeli, günlük anlamına gelir ve bu mezatlarda gerçekten de akla hayale gelmeyecek ıvır, zıvır alıcı bulur. Sakızların içinden çıkan karikatürler, patlamış ampul, milli piyango listesi, köprü geçiş bileti ve daha neler neler... Eski toplayıcılar memnun olmasa da, bu mezatlara katılımcı sayısı gün geçtikçe artıyor. Özellikle Türkiye nin ve dünyanın farklı yerlerinde kurulan antika pazarları ve bazı mezatların internet üzerinden yaptığı duyurular, ilginin artmasını sağlıyor. Ayrıca son yıllarda belirli mezatlarda satışa çıkarılacak ürünleri günler öncesinden internet üzerinden de görmek mümkün. Mezatta nelerin satılacağını çoğu zaman mezat düzenleyicisi dahi bilmiyor. Bu nedenle bu, kuralları belli ama oyuncuları meçhul bir karşılaşmaya benzetilebilir. Çünkü mezatın düzenleyicileri satılacak ürünlerin tamamının sahibi değil. Onlar aynı zamanda kâğıtçılardan, kapıcılardan ve çöp depolarından obje veya efemera toplayan küçük esnafın mallarının satılması için de aracılık ediyor. İnsanlar, herhangi bir düzenleme yapmadan satabileceği her şeyi Koleksiyoncular ne kadar kaçınmak isteseler de zaman zaman kendilerinde mevcut olan bir obje ya da eşyayı yeniden alabiliyorlar. Bu durum, birbirinden farklı zevklere ve becerilere sahip koleksiyoncuların ortak yanlarından biri. mezata getiriyor. Dolayısıyla mezatta, nadir bir Osmanlıca belgeden hemen sonra portakal sıkacağının satışa çıkarılması şaşırtıcı değil. Çoğu koleksiyoncu ne topladığını da açık bir şekilde belli etmiyor. Çünkü koleksiyoncunun sadece bir alanda ürün topladığı mezatlarda yayılırsa o ürünün fiyatının artacağı düşünülüyor. Mezatlarda anlamı giderek çoğalan ürünler arasında, 19 uncu yüzyıl sonu ve 20 nci yüzyıl başı basılan fotoğraflar ve kartpostallar öne çıkıyor. Ancak kartpostalın öneminin anlaşılması için ciddi bir tarih ve sosyal hayat bilgisine sahip olmak gerek. Çünkü mezatlarda binlerce ürün, birkaç saat içinde hızlı bir şekilde el değiştiriyor. Kartpostal ve zarftaki mühürler, yazılar, isimler ve imzalar çok sıradan bir kartı dahi özel yapabilir. Örneğin, hastane, cezaevi, okul, gemi, Levanten Postanesi ve hatta kartpostalın yerine ulaşmadığına dair yerel postane tarafından zarfa vurulan mühür; Osmanlı dönemi, Anadolu Hükümeti veya Hatay Devleti ne ait bir pul, kartpostalın değerini ciddi bir şekilde artırıyor. Zonguldak fotoğrafları toplayan Harun Güler de görsel hafızanın ne derece önemli olduğuna değiniyor: Herhangi bir Zonguldak fotoğrafının nereden ve hangi açıyla çekildiğini bakar bakmaz anlarım. Ayrıca şehirlerin ve mekânların zaman içinde değiştiğini de unutmayalım; iyi bir şehir kartpostalı toplayıcısı, o şehrin tarihsel değişimini de iyi bilmeli ki, karşısına çıkan şansı değerlendirebilsin. Ürünlerin kolay veya nadir bulunur olması mezattaki rekabeti de, o ürünün fiyatını da artırıyor. Örneğin, yakın zamana kadar mezatların en önemli kalemleri arasında yer alan para ve pullara şimdilerde neredeyse hiç rağbet edilmiyor. Orlando Calumeno bu değişimin nedenini şöyle açıklıyor: O zamanın koleksiyoncuları, geleceği iyi şekilde göremedi. Mesela, pulcuların en önemli materyalleri kartpostallardı; fakat onlar kartpostalların üzerindeki pulları söküp, kartları ya çok ucuza sattılar ya da çöpe attılar. Tabii bunu yaparken kartlara zarar verdiler. Şimdi bakıyorum da, zamanında pulları sökülen kartların ederi yüzlerce puldan daha fazla. Çünkü artık her yerde ve herkeste pul var, ama kartpostal yok. Heves, bağımlılık, yatırım, iş veya hobi; amaç ne olursa olsun, mezatlar geçmişi geleceğe taşımaya devam ediyor. Oyuncaktan ampule, avize taşından tuğlaya, madalyadan gazoz şişesine kadar geniş bir alana ilgi duyan objeciler; eski havasını kaybetmiş pulcular; internet üzerinden farklı ülkelerin paralarına ulaşma kolaylığı nedeniyle şöhretli günlerine yeniden dönmeye çalışan eski para koleksiyoncuları; her türlü yazılı ve görsel evrakı toplayan efemeracılar; haftanın her günü mezat organizasyonlarının merkezi olarak görülen İstanbul un farklı bir köşesinde toplanıp koleksiyonlarına ekleyecekleri yeni bir ürün aramayı sürdürüyor. 14 İSTASYON Bu konu National Geographic Türkiye dergisinden özetlenerek alınmıştır, NG Türkiye abone hattı: veya İSTASYON 15

9 KARİYER Doktorlara tercüman olan mühendisler Son yıllarda dikkat çekici bir hızla gelişen ve geleceğin meslekleri arasında ilk sırada yer alan biyomedikal mühendisliği, tıp doktorlarıyla mühendislerin ortak çalışmaları sonucunda, medikal problemlere çözümler üreten bir disiplin. Amerika da son 10 yılda büyük bir ilerleme kaydeden bu yeni iş kolunda çalışan sayısının birkaç yıl içinde iki kat artması bekleniyor. Türkiye de bu alanda benzer bir potansiyele sahip. YAZI: BURCU SEVER Biyomedikal, mühendislikle tıp arasında köprü vazifesi gören disiplinlerarası bir uzmanlık alanı. Bu alanın hedefi, mühendislik prensiplerini tıp ve biyoloji alanlarına uygulayarak medikal problemlere çözüm sağlamak. Bu çok geniş bir tanımlama olduğundan özetle sağlıkta mühendislik olarak da adlandırılıyor. Amerika Çalışma Bakanlığı nın verilerine göre, gelecek seneler içerisinde en çok talep edilecek meslekler listesinde yüzde 62 lik talep artışıyla biyomedikal mühendisliği birinci sırada yer alıyor. Bugün Amerika da 16 bin olan biyomedikal mühendislerinin sayısının, 2020 de 26 bine çıkması bekleniyor. Biyomedikal mühendisliği terimi, ilk olarak 1960 lı yıllarda telaffuz edilmeye başlandı ve hızla dünyaya yayıldı. Türkiye de bu alanda eğitimler, 1982 yılında yüksek lisans düzeyinde verildi. Alanın öncülüğünü, halen hizmet veren Boğaziçi Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Enstitüsü yaptı. Biyomedikal mühendisliği lisans eğitimi ise 2000 li yıllarda başladı. İlk olarak Başkent Üniversitesi ve akabinde Yeditepe Üniversitesi nde bölümler açıldı. Geçmiş yıllarda sadece sekiz üniversitede bu alanda lisans eğitimi verilirken bu sayı günümüzde 20 ye yaklaştı ve önümüzdeki senelerde daha da artması bekleniyor. Yeditepe Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Gökhan Ertaş, beklentinin nedenini, dünyada olduğu gibi Türkiye de de sağlık alanında çalışacak ve bu alanda kullanılan ileri teknoloji cihazların dilinden anlayan uzmanlara ihtiyaç duyulmasına bağlıyor. Bu uzmanlar da elbette biyomedikal mühendisleri. Türkiye de biyomedikal mühendisliğine dair eğitiminin müfredatı incelediğinde, genel olarak temel elektronik dersleri görülüyor, ama bunların yanında diğer mühendislik dallarında olmayan insan fizyolojisi, sistemlerin modellemesi hakkında bilgi veren modelling dersi veya biyolo- 16 İSTASYON İSTASYON 17 17

10 KARİYER Biyomedikal mühendislerinin geliştirdiği medikal cihazlar, sadece elektronik devrelerden ibaret değil. Fiziksel olarak kullanıcının ihtiyaçlarına uygun bir görünüme ve oranlara da sahip olmaları gerekiyor. jik-biyofizik gibi dersler de yer alıyor. Yani mühendislik derslerinin yanı sıra bu bölüme özgü, tıp alanına dâhil olan dersler de var. Bunların başında gelen insan fizyolojisi dersinde, öğrenciler, insan vücudunu detaylı olarak tanıyor. İlerleyen dönemlerde insan vücudundan hangi sinyallerin alındığını gösteren eğitimlere hazırlanıyorlar. Biyofizik derslerinde edindikleri bilgileriyse tıbbi görüntüleme alanında kullanıyorlar diyor Yrd. Doç. Dr. Gökhan Ertaş ve kimya derinliği olan biyomalzeme derslerinin de eğitimin önemli bir parçası olduğunun altını çiziyor: Çok basit bir örnekle anlatmak gerekirse, dişinizin içindeki dolgu bir biyomalzemedir. Bu biyomalzemeler hangi materyallerden nasıl sentezlenir, hangi standart ve koşullara göre üretilir gibi konularda öğrenciler eğitim görür. Önemli alt dallardan biri olan biyomekanik başlığı altında ise kas-iskelet mekaniği öğretilir. Biyomekaniği özellikle fizyoterapistler çok kullanır, çünkü terapi cihazlarının tasarımı mekanik temellere dayanıyor. Eğitimin son yıllarındaysa tıbbi görüntüleme derslerinde hastanelerde kullanılan görüntüleme cihazlarını kullanırken nelere dikkat edilmesi gerektiği, kullanım sırasında güvenlikleri ve kalibrasyonları gibi konularda temel bilgiler verilir. Mezuniyet sonrası biyomedikal mühendisleri öncelikli olarak devlet hastanelerinde veya özel hastanelerde görev alabilirler ve buralarda çok farklı çalışma alanlarına sahipler: Tıbbi cihazların ya da basit bir ameliyat aletinin satın alınmasının planlanması, satın alınması, bunların ilk testlerinin gerçekleştirilmesi, sonrasında çalıştırılması ve çalışma sürecinde doktorlara gerekli desteğin verilmesi, cihazların kalibrasyonu ya da kalibrasyonu yapacak firmaların iş planının denetlenmesi, ömrü dolan cihazların tespiti ve bunların mümkünse geri dönüşüme gönderilmesi gibi Biyomedikal mühendislerinin çalıştığı hastanelerin hizmet kalitesinde etkileyici bir artış gözlendiğini belirtiyor Yrd. Doç. Dr. Gökhan Ertaş: Çünkü biyomedikal mühendislerinin denetimindeki cihazlar, kolay kolay bozulmaz ya da bozulduğu zaman çok kısa bir sürede eski işlerliğine kavuşturulur. Uzmanlar sayesinde teknoloji çok hızlı takip edildiği için aynı hızda yenilenir. Maliyetlerin bile biyomedikal mühendisleri sayesinde düştüğünü söyleyebiliriz. Çünkü bu alanda ekonomi ve hukuk eğitimleri de veriliyor. Biyomedikal mühendisleri hastaneler dışında, Sağlık Bakanlığı nın açtığı biyomedikal merkezlerinde, rehabilitasyon, fizyoterapi gibi daha küçük ölçekli sağlık merkezlerinde ya da diyaliz merkezlerinde de iş bulabiliyor. TÜBİTAK destekli projeler geliştiren özel tıbbi firmalar da başka bir iş alanı. Ve tabii ki üniversiteler... Üniversitelerde biyomedikal mühendisliği bölümü sayısı arttıkça eğitmenlere duyulan ihtiyaç da fazlalaşıyor. Yrd. Doç. Dr. Gökhan Ertaş, Türkiye deki mevcut durumu şu sözlerle özetliyor: Türkiye de 20 üniversitede bu bölümün olduğu ve her bölümde ortalama 10 doktoralı hocayla yol alındığı düşünülürse, 200 doktoralı öğretim görevlisine ihtiyaç var ve bunları yetiştirmek sanıldığı kadar kolay değil. Doktora eğitimi veren üniversitelerin sayısı oldukça az. Bunların başında Boğaziçi Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Enstitüsü geliyor. Fatih Üniversitesi ve ODTÜ gibi üniversitelerin doktora programları da var. TÜRKİYE NİN POTANSİYELİ YÜKSEK Biyomedikal sektöründe iki temel alan var. Birincisi, görüntüleme cihazlarının; ikincisi, bu cihazlardan alınan görüntüleri işleyen yazılımların, algoritmaların geliştirilmesi. Cihazların geliştirilmesi açısından bakıldığında, dünyada MR cihazlarının üretilmesi ve geliştirilmesinde lider olan ülkelerin sayısı, bir elin parmağını geçmiyor. Üretimlerini genellikle Çin de, tasarımlarını ise farklı ülkelerde yapıyorlar. Avustralya nın Sidney kentindeki biyomedikal çalışmalar yapan şirketler başarılarıyla; İngiltere de Oxford ve Imperial Collage London gibi üniversitelerse bu alanda kurdukları enstitülerle öne çıkıyor. Kendisi de İngiltere de meme kanseri görüntüleme teknolojileri üzerine uzun yıllar çalışmalar yürüten Yrd. Doç. Dr. Gökhan Ertaş, cihazlardan alınan görüntülerin işlenmesi ve yorumlanması konusunda dünyada yetişmiş eleman ya da bu görevi üstelenen bir program olmadığını söylüyor: Bu eksikliği, biyomedikal mühendisleri veya bilgisayar mühendisliği temelli yüksek lisansını ve/veya doktorasını biyomedikal mühendisliğinde yapmış uzmanlar tamamlıyor. Özellikle görüntü işleme alanında her ülkede farklı çabalar var. Çok geniş bir alan olduğu için farklı parametreler barındırıyor. Bir lezyonu tespit etmek ultrasonda, CT de, MR da farklılık gösteriyor. MR da zıtlık maddesi verilirse farklı algoritmalar gerekiyor. Türkiye, tıbbi teknolojiyi yakından takip eden ülkeler arasında. Yeni teknoloji bir MR cihazı Amerika da piyasaya çıktıktan en geç bir-iki ay sonra Türkiye ye de geliyor. Yeni teknolojilerin ülkeye girme potansiyeli son yıllarda oldukça yüksek. Hatta diğer ülkelerle kıyaslandığında Türkiye de oldukça fazla tıbbi cihaz olduğu rahatlıkla söylenebilir. Sağlık, Ar-Ge çalışmalarının en fazla desteklendiği sektörlerden biri olarak gösteriliyor. Sağlık alanında bugüne kadar daha çok doktorlar bir şeyler yapma çabasında iken şimdi mühendislerin desteği devreye girdi. Doktorlar belli bir süreçte zorlandığında, ihtiyaçlarını karşılamak adına biyomedikal mühendisler geliştirdikleri projelerle bir bakıma doktorların dertlerine tercüman oluyor. Bu da yeni fikirlerin ve projelerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Genel anlamda Türkiye de yapılan Ar-Ge Biyomedikal mühendislerinin çalıştığı hastanelerin hizmet kalitesinde, etkileyici bir artış gözleniyor. çalışmalarının büyük bölümünün yakın zamanda sağlık alanına kaydığını gözlemleyen Yrd. Doç. Dr. Gökhan Ertaş, bu gelişmenin biyomedikal mühendislerinin iş bulma potansiyelini oldukça yükselten bir faktör olarak öne çıktığını belirtiyor. Ertaş ın verdiği bilgiye göre biyomedikal mühendisleri, bir beyne bunlar, mikro denetleyiciler olarak adlandırılıyor sahip, taşınabilir cihazların üretimi konusunda da çalışmalar yapıyor. Peki, bu ihtiyaç kimler tarafından belirleniyor ve uygulamaya nasıl geçiliyor? Doktorlardan gelen talepler ve ihtiyaçlar doğrultusunda prototipler geliştirirler diyerek bu sorunun yanıtını vermeye başlayan Ertaş, açıklamasının devamında şunları söylüyor. Örneğin, vücudun belirli bölümlerindeki sıcaklık artışlarının depresif insanlarda farklılık gösterdiğini ve bu farklılıkların depresyon teşhisinde belirlenebilmesi için bir cihaz geliştirilmesini isteyen bir doktorumuzun talebi üzerine, bunu yapabilecek bir cihaz geliştirildi. Bu bir öğrenci projesiydi. Öğrenci projeleri kapsamında geliştirilen bir diğer cihaz ise taşınabilir devreli bir eldiven. MS hastalarının parmak uçlarında his kayıpları olur ve dokunduklarını hissedemezler. Cam bir bardağı tuttuklarında çok sıkarlar ve bardak kırılırsa yaralanmalara neden olur. Üzerindeki kırmızı, yeşil ve sarı ışıklarla elin kavrama seviyesinin doğruluğunu hastaya bildiren bu eldiven, MS hastalarının bu yaralanmalardan korunmasını sağlıyor. Hasta elini çok sıktığında kırmızı ışık yanıyor ve yeşil yanana kadar kas hareketini kendi belirleyebiliyor. Bu bir fizyoterapi hocasının isteği doğrultusunda geliştirilen bir öğrenci projesi. Biyomedikal mühendislerinin geliştirdiği medikal cihazlar, sadece elektronik devrelerden ibaret değil. Fiziksel olarak kullanıcının ihtiyaçlarına uygun bir görünüme ve oranlara da sahip olmaları gerekiyor. Bu nedenle biyomedikal mühendisleri ürün geliştirme konusunda da çalışmalar yapıyorlar ve hatta bunun için endüstriyel ya da ürün tasarımcılarıyla işbirliği içine giriyorlar. Her ne kadar isimleri mühendis olarak adlandırılsa da bir biyomedikal mühendisinin temel mühendislik eğitiminin yanında tıp ve tasarıma da ilgi duyması, analitik düşünme yetisi ve yaratıcı projeler geliştirmeye açık olması, bu alanda başarılı olabilmesi için büyük bir avantaj. 18 İSTASYON İSTASYON 19

11 SÖYLEŞİ Zoru seven adam Tardu Flordun, bir koltuğuna sahneyi, diğerine perdeyi almış, dur durak bilmiyor. Oyunu sahnede, filmi perdedeyken kendisiyle buluştuk, hayatında yarım kalanları ve kalmayanları konuştuk. Röportaj: SELİN GÜREL Tardu Flordun un bitmek tükenmek bilmeyen enerjisine vakıf olmak için, Oyun Atölyesi nde sahnelenen Kim Korkar Hain Kurttan adlı oyunda, koltuğundaki seyirciyi bile nefes nefese bırakan müthiş performansına tanık olmanız gerekiyor. O olmazsa, tiyatro kulislerinde hâlâ konuşulan, 90 lardaki altı saatlik Hamlet macerasını hatırlatalım. Usta tiyatrocu Macit Flordun un oğlu, bir tiyatro aşığı, TV ye mesafeli, sinemayla da uzaktan flört halinde Oyunla gündemde olduğu günlere, bir de sinema filmi sıkıştırdı. 7 Mart ta gösterime giren Silsile de, bir zamanların sevimli serserisine inat, tekinsiz adamı oynuyor. Tardu Flordun ile bir gece vakti, 135 dakikalık oyundan hemen sonra, Oyun Atölyesi nin kafesinde buluştuk ve gecenin ilerleyen saatlerine kadar uzayan, lafın lafı açtığı bir sohbete daldık de İzmit Belediyesi Şehir Tiyatroları nda altı saatlik versiyonuyla sahnelenen Hamlet te başroldeydiniz. Bu, Türkiye de tam metinle oynanan ilk Hamlet ti. Bunu daha sonra başka bir oyuncu denedi mi? Hayır. Tam metinle oynanmadı. Ama Hamlet daha sonra da oynandı. Hatta şu anda bayıldığım bir oyuncu, ağabeyim olarak gördüğüm, Bülent Emin Yarar oynuyor. Yine Işıl Kasapoğlu yönetiyor. Işıl, Shakespeare sever. Işıl ile çalışmak bir oyuncu için bir fırsattır. Hatta bu yıl Tiyatro Festivali nde Bülent ile birlikte, Işıl ın yöneteceği, Bernard-Marie Koltès in, Dans la solitude des champs de coton adlı oyununda oynayacaktık. Türkçe ye Pamuk Tarlalarının Issızlığında diye çevirebiliriz. İptal edildi, keşke yapabilseydik. Peki, bugün yine Hamlet i tam metinle oynamanız teklif edilse, kabul eder miydiniz? Kesinlikle. Shakespeare e tapıyorum. Ama Shakespeare e olan sevgim, klişe bir sevgi değil. Biliyorsunuz, tiyatro deyince akla Shakespeare geliyor. Ama genelde reklam olarak kullanılıyor. Benim durumum farklı. Hem bütün oyunlarını hem de oyunları üzerine, özellikle de Hamlet üzerine yazılan çizilen ne varsa her şeyi okudum. Kafa yordum. Adam 500 yıl önce yazmış, ama hâlâ nasıl yorumlarsan yorumla, geçerliliğini koruyan metinler bunlar. Öngörüsü yüksek bir yazar. O yüzden seviyorum. Çetin Tekindor un oğlu Hira Tekindor un yönettiği Kim Korkar Hain Kurttan da, Tekindor un yıllar önce canlandırdığı George karakterini üstleniyorsunuz. Üstelik sahneyi Zerrin Tekindor ile paylaşıyorsunuz. Bu işbirliğinin hikâyesi nedir? İşbirliği diye bir şey yok aslında. Bir ekip işi yapıyoruz, ama bu durum tamamen tesadüfler üzerine gelişti. Aslında Testosteron da oynayacaktım. Haluk (Bilginer) ağabey, başta bana o oyunda bir rol teklif etmişti. Ama o zaman sahne için kendimi hazır hissetmiyordum. Sonra bu oyunda karar kıldık. Haluk ağabeyi çok eskiden beri tanıyorum. İzmit Şehir Tiyatroları nın seçici kurulundaydı. Çetin Tekindor, hocam zaten. Zerrin aile dostumuz, küçüklüğümü bilir. Ben de Hira nın küçüklüğünü bilirim. Yıllar önce, Gümüşlük te çektiği kısa filmde Zerrin, ben ve daha birçok oyuncu, hep birlikte oynamıştık. Anlayacağınız, bu ekip çok eskiden beri tanışıyor. İyi ki Testosteron da oynamamışım diyorum şimdi. O da çok iyi oyun elbette. Ama Edward 20 İSTASYON İSTASYON 21

12 SÖYLEŞİ Albee nin 27 yıldır Türkiye de oynanmamış Kim Korkar Hain Kurttan ı apayrı. Hira nın ilk yönetmenliği. Onun heyecanını izlemek çok güzeldi. Provalar sırasında hep onun heyecanını izledim. Dizi çekerken, bazen ayağın sete gitmez. Sözleşme imzaladığın için oynamak zorundasındır. Bu duruma düştüğüm oldu. Ama hem bu oyunda hem de son sinema filmim Silsile de, bunun tam tersini hissettim. George, hem fiziksel hem de psikolojik açıdan çok zor ve yıpratıcı bir karakter. Oyundan sonra gerçek hayata dönmek nasıl mümkün oluyor? İdmanlıyım. Altı saatlik Hamlet i sahnelerken, her oyunda neredeyse iki kilo veriyordum. Öylesini seviyorum galiba. Doğaçlamayı da seven bir oyuncusunuz. Şu zamana kadar bu konuda en özgür kaldığınız proje hangisiydi? Doğaçlamadan ne kastettiğine bağlı. Doğaçlama ne kadar serbest bir alanda yapılırsa yapılsın, belli bir metne sadık kalmak zorundasın. Mesela Shakespeare in kılına dokunamazsın. Hamlet i ilk çalıştığım dönemde, Amma da şiirsel diye düşünüyordum. Güncelleştirmek istedim, izin vermediler. Haklıydılar. Shakespeare in dilini bozamazsın, ama tek cümlesini bile değiştirmeden, entonasyonlarla (tonlama) role farklı bir hava verebilirsin. Bunu keşfettim. Bu da bir doğaçlamadır. Üzerinize yapışan sevimli serseri tiplemesinden kurtulup, arıza karakterlere geçiş yapmanız bilinçli bir tercih miydi? Tabii ki. Teklifler öyle geldi, ben de öyle olması gerektiğini düşündüm de Evdeki Yabancı diye bir dizide oynamıştım. Çok güzel, sıcak, samimi bir işti. Artık o kadar samimi olabilecek yapımcı, yönetmen, oyuncu bulabilmek de mesele haline geldi. O samimiyeti bulamadıktan sonra, neden öyle bir şeye soyunayım ki? Diğer yandan, bir oyuncu komedi de dram da oynayabilmeli. Kaldı ki, hayat sadece komedi ve dramdan ibaret de değil. TV dizilerine ara mı verdiniz? Evet, şu anda keyfim yerinde. Sırf para kazanmak için, kafama uymayan insanlarla çalışmak istemiyorum. Zamanında kazandım. Param bitene kadar dizilerde rol almayı düşünmüyorum. Ancak yiyecek ekmeğim olmadığında, oynarım. Çünkü TV dizilerinde istediğin kadar rolün için yeni bir şeyler yapmaya çalış, en başta yönetmen seni engelliyor. Ekranda yaptıklarını kimse görmüyor diye. İki buçuk saat boyunca insanlar seni gözünü ayırmadan izlemiyor ki. Bizdeki sistemin hatası bu. 60 dakikaya inmeden hayatta oynamam. Bir tepki göstermek lazım. Bu arada Silsile vizyona girdi... Evet. Şahane bir yönetmenle çalıştık; Ozan Açıktan. Öyle birini tanıdığıma çok memnun oldum. Çok zeki, algısı yüksek bir adam. Oyuncu olarak derdini paylaşabileceğin bir yönetmen. İlk taslak geldiğinde, karakterim çok net değildi. Başka bir yönetmen olsa, Oyuncu sensin, karakterini sen bul derdi. Ama Ozan, çekimi bile keserek, oturup benimle konuştu ve beni ikna edebildi. İkna olmadan oynayabilenlerden değilim. Bana bir açıklama yapılması lazım. Olması gereken bu. Çünkü bir filmi çekmeden önce, bize vücut yapacak ya da kılıç kullanmayı öğrenecek zaman tanınmıyor. Bir süredir sinemada görünmüyordunuz Evet, en son Behzat Ç. Seni Kalbime Gömdüm de rol aldım. Ama o filmde beni öyle bir alaşağı ettiler ki! Beni romanıyla ikna etmişlerdi. Romanda, benim karakterim RedKit, döktürüyordu. Çok heyecanlanmıştım. Sonra senaryo geldi, bir de ne göreyim, RedKit in üç sahnesi kalmış. Bana ihtiyaçları yokmuş ki. Herhangi biri de oynayabilirdi o rolü. Yönetmen egosu ile aranız nasıl? Öyle bir şey var, ama Silsile de Ozan Açıktan bırak yönetmen egosunu, insani olarak bile ego taşımayan ya da en azından taşıdığını bize hissettirmeyen bir yönetmendi. İnsanın yaşı ilerledikçe, başkalarını daha seçerek almaya başlıyor hayatına. Ozan, 40 yaşından sonra hayatıma kattığım adamlardan biridir. Bu anlamda onu tanıdığıma çok seviniyorum. Filmin de onun yönetmenliğinin de benim oyunculuğumun da hiçbir önemi yok. Önemli olan bir dost kazanmış olmam. Röportajlarınızda en büyük arzunuzun tiyatro kurmak olduğunu söylüyorsunuz. Bugün bu amaca ne kadar yakınsınız? Bilmiyorum. Çok eskiden beri böyle bir idealim var. Ama onun için çok ciddi bir para ve güçlü bir inanç gerekli. Mesela Haluk ağabeyin yaptığı çok önemli bir şey var. Birkaç yıl öncesine kadar, bu tiyatronun kapısında, üzerinde Bu tiyatro devletten tek kuruş almamıştır yazan bir tabela asılıydı. Artık asılı değil. Ama hâlâ bir şey aldığı yok. Biletlerin pahalı olduğunu düşünen insanlar var. Ama İngiltere ye gidin, bakalım ne oluyor? Ülkede tiyatro kültürü yok tabii. Setlerde büyüyen biri olarak, oyunculuğa dair nasıl hislerle yetiştiniz? Setlerde filan büyümedim aslında. Ama set görmüş bir çocuktum. Kamera önüne ilk kez 1975 te, 3 yaşındayken çıktım. Babamı bilen bilir. Herkes oyuna bir saat önce geliyorsa, babam dört saat önce gelirdi. Plastik makyajdan anlardı. Yıldırım Bayezid diye bir oyun vardı. Burak Sergen ile birlikte oynuyordu. O oyunda babam, kendi makyajını yaparken, ben de onu izliyordum. Arada aynaya bakıp, kendi kendine konuşuyordu. Bu adam ne yapıyor? diye düşündüğümü hatırlıyorum. Oyunculuk, o zamanlar bana biraz saçma gelmişti. Gidip Makine Mühendisliği bölümüne girdim. Bir sene okudum. Sonra konservatuvara gittim. Neden? 17 yaşındayken babamla restleştim. Hâlâ onun suçluluk duygusunu yaşarım. Oyunculuk tercihim de o restleşmenin sonucuydu. Aradan yedi yıl geçti. 24 yaşındaydım. Mezun olduktan sonra, Devlet Tiyatrosu nun köhne düzenine karşıyız diye, sınıfımdaki herkes gibi, açılan sınava girmedim. Alternatif bir oluşuma kadar, parasızlık yüzünden, Devlet Tiyatrosu nda sözleşmeli çalışmaya başladım. Üç kuruş para alıyorduk. İyi yönetmenlerle de çalıştık, saçma sapan oyunlarda da oynadık. Ne denk gelirse Ankara da Yeni Sahne deydik. Oyundan hemen önce kostümümü giymiş, yukarıdaki kafeye çıkacaktım. Bir anda oyunun yönetmeni içeri daldı. Bir hata işlediğimi düşündüm. Babanı kaybettik dedi. Ertesi gün İstanbul a gidip, cenaze işlemleriyle ilgilenmem gerektiğini söyledi. İlgileneyim de, böyle söylenir mi? Bırak oyun bitsin, sonra söylersin. En çok karşı çıktığım geleneklerden birinin bizzat kurbanı oldum. Devlet Tiyatrosu ndan biri öldüğü zaman, bütün tiyatrolarda oyundan önce birinin eline bir kâğıt tutuşturulur, ölen kişinin adı okunur, seyirciler bir dakikalık saygı duruşuna davet edilir. Sonra oyun başlar. O gün de babamın ölüm haberi okunacaktı, bana Sen okumak ister misin? diye sordular. Ne diyeyim ben şimdi? Babam ölmüş. Haberini yeni almışım. Adamla yedi senedir görüşmüyorum. Okumadım tabii. Sonra bütün oyunu Ah yavrum, ah canım sesleriyle oynadım. Bu benim için gerçek bir travmaydı. 22 İSTASYON İSTASYON 23

13 TARİHTEN 40 gün 40 gece William Powell Frith in tablosu, Five Gold Rings, Royal Collection Publications Hükümdarın kutsal sayıldığı eski çağlarda da, sembol sayıldığı modern zamanlarda da kraliyet düğünü, önemli bir ritüel. 17 nci yüzyılda Pascal, Eğlencesiz bir kral sefil bir adamdır demiş. 19 uncu yüzyılda Walter Bagehot ise meşruti monarşinin mistik gücünün tahttaki ailenin törenleriyle pekiştiğini söylüyor. Seçtiğimiz örnekler, bu peri masalı havasının her kültürde çok sevildiğini gösteriyor. 14. Louis ve Marie Thérèse 9 Haziran 1660 Saint-Jean de Luz, Fransa Bir 17 nci yüzyıl gravüründe XIV. Louis nin düğünü. Getty Images KRALİÇE YASTA Kocasının yasını tutan Kraliçe Victoria, oğlu (VII.) Edward ın Danimarka Prensesi Alexandra ile düğününün (1863) gösterişli olmamasını istiyordu ama dinletemedi. Kraliçe töreni matem kıyafetiyle locadan seyretti (sağ üstte.) Kraliçe kan ter içinde, yaşasın kral! ransa Kralı XIV. Louis, 1659 da henüz Güneş Kral değildi. 21 yaşındaydı. Beş yaşından beri annesi Kraliçe Anne d Autriche ve bakanı Kardinal de Mazarin in kurduğu rejimin göstermelik bir parçasıydı. Genç krala karşı ayaklanan aristokratlar yenilmiş, İspanya ile savaş sona yaklaşmıştı. Barış zamanı da gelmişti, kralın evlilik çağı da. Ancak XIV. Louis, henüz aşkın her şeyi yeneceğine inanacak kadar gençti. Mazarin in yeğenlerinden Marie Mancini ye âşıktı ve onunla evlenmeyi planlıyordu. Yeğeninin kraliçe olması ihtimali, bir başka türedi bakanı baştan çıkarabilirdi; ama Kardinal, Kralı bu saçma fikrinden vazgeçirdi. Ayrılırken Marie Mancini nin Louis ye Siz kralsınız ve ben gidiyorum, öyle mi! dediği iddia edilir. Yıllar sonra Racine, Bérénice adlı piyesinde (1670) bu repliği kullanacaktı. Fransa ile İspanya arasındaki barışın bir parçası da Fransa Kralı nın, İspanya Kralı nın kızıyla evliliği olacaktı. Fransa sarayı güneye, İspanyol prensesine doğru yolculuğa çıktı. M. d Artagnan ın komutasındaki kralın silahşörleri ve saray halkı, her yerde törenlerle karşılanıyor, her şatoda eğleniyordu. Kortej yoldayken İspanya ile Pirene Barışı da sağlandı (2 Şubat 1660). Artık evlilik için her şey tamamdı. 8 Mayıs 1660 ta Fransız saray halkı, güneydeki Saint-Jean de Luz kentine varmıştı. Burada bir ziyafette, sarayın bir oturuşta 286 jambon yediği kayıtlara geçmiş. 4 Haziran 1660 ta kayınpederle damat, aralarındaki eşitliği ortaya koymak için, Bidassoa Nehri ndeki Sülünler Adası nda buluştular. Beş gün sonra nikah Bayonne Piskoposu tarafından Saint-Jean Baptiste Kilisesi nde kıyıldı. Halkın üzerine, Non leatior alter (Kimse benim kadar mutlu değil) yazılı altınlar atıldı. Fransa Kralı nın müzisyeni Lully de oradaydı ve harıl harıl besteler (Xerxes Balesi) yapıyordu. Fransızlar, Marie Therese in giydiği geniş etekle (guardainfante) dalga geçtiler. Yeni kraliçenin ilk yaptığı iş, Fransız usulü daha dar eteklere bürünmek oldu. Gerdek gecesi bu tantananın en önemli safhasıydı. Bunun, Fransa tarafından başarılması gerekiyordu. Gerdek odasında kardinal ve piskopos tarafından kutsananlar, iki genç insan değil, Fransa ve İspanya ydı. Vakanüvisler, yeni kraliçenin, nedimelerine Presto, presto, que el rey me espera (Çabuk, çabuk, kral beni bekliyor) de- 24 İSTASYON İSTASYON 25

14 TARİHTEN diğini kaydettiler. Kraliçenin kan ter (toute en eau) içinde olduğu da gözlerinden kaçmadı; yıllar önce aynı sözlerin, kralın babası evlendiğinde annesi için de yazılmış olması umurlarında değildi. XIV. Louis nin evliliğini, monarşinin sembolleri açısından inceleyen Harvard Üniversitesi nden Amy Zanger in dediği gibi: Kraliçe kan ter içinde, yaşasın kral! Fatma Sultan ve Silahdar Ali Pasa 13 Mayıs 1709 İstanbul Lale Devri nin ihtişamı elin III. Ahmed in ilk çocuğuydu. Hakkında o kadar çok belge vardı ki, 20 nci yüzyılda tarihçi ve romancıların gözde kahramanlarından biri olacaktı. İlk kocası Silahdar Ali Ağa ile evlendiğinde beş yaşındaydı. Evlilik hazırlıkları daha 1709 ocağında başladı. Padişah, 4 Mayıs ta müstakbel damadına ferman göndererek, hatem (mühür yüzük), murassa küpe, çift bilezik, murassa ayna, taşlı nikap, inci işlemeli ayakkabı, elmas düğmeli istefan, elmaslı sorguç ve şekerlemeden oluşan nişan ağırlığını göndermesini buyurdu. 11 Mayıs, nişan alayı günüydü. İki gümüş nahıl (ağaç maketi) ile değerli takı ve giysiler, 120 tabla şeker ve 2 şeker bahçesinden oluşan nişan takımı saraya getirildi. Çeyiz alayı günü de çarşılar süslendi, toplar atıldı, mehter çaldı. Gelin alayını bütün İstanbullular görsün diye, suri düğünün (gösteri düğününün) Eyüp teki Validesultan Sahilsarayı nda yapılması uygun görülmüştü. 13 Mayıs sabahı, damadın sağdıcı ve vekili Kaptanıderya elhac İbrahim Paşa, atına binip alayla Sahilsarayına geldi. O gün Silahdar Ali Ağa ya vezirlik verildi. Asıl düğün ise 16 Mayıs taydı. Gelin alayı, İstanbulluların hayran bakışlarının önünden arka arkaya geçti: Asesbaşı, subaşı, Dergah-ı ali çavuşları, gedikli zaimler, Divan-ı hümayun haceganı, Kapıkulu bölükleri, Yeniçeri ağası, çavuşbaşı, tezkireciler, ulema, sağdıç İbrahim Paşa, vezirler, sadrazam, şeyhülislam, harem ağaları, valide sultan ve gelinin kethüdaları, nahılları taşıyan Tersane azepleri, kapıcıbaşılar, teberdarlar, saraçlar, Darüssaade ağası ve maiyeti, en arkada da gümüş arabasındaki Fatma Sultan, mehter takımı ve harem kadınlarının bindiği 31 araba... Kortej, Topkapı Sarayı ndan çıkıp Haliç kıyısındaki Validesultan Sahilsarayı na ulaştı. Padişah ve annesi Emetullah Gülnüş Sultan da saltanat kayıklarıyla denizden geldiler. Akşam Sahilsarayında yenilip içildi. Yatsı namazından sonra şeyhülislamın duasıyla Damat Ali Paşa gerdeğe girdi. Tabii bu sembolik bir jestti. Dadısı 5 yaşındaki gelinin yanındaydı. 15 gün boyuncaveliefendi Çayırı nda canbaz gösterileri, saray hareminde çengi oyunları, akşamları Haliç te sallarda top ve fişek atışları devam etti. Damat 1716 da Petervaradin Savaşı nda şehit düşünce, karısı 12 yaşında dul kalmış oldu. Yeni koca adayı Nevşehirli İbrahim Paşa ydı. Bu düğün Edirne de Şubat 1717 de yapıldı. Karı-koca, Lale Devri nin debdebesini yaşadılar. Bu mutluluk 1730 da sona erecek, Fatma Sultan ın babası tahttan indirilecek, kocası öldürülecek, kendisi de mallarına el konularak Eski Saray a gönderilecekti. Üç yıl sonra ölüp gitmesine kimse şaşmamalı. SEYİRLİK ÇEYİZ Kraliçe Victoria nın torunu Prens (V.) George ile 1893 te evlenen Mary of Teck in çeyizinden saten bir bohça. Çeyiz sergilendiğinde saatte 1000 kişi vitrinlerin önünden geçmişti. Bilet geliri Victoria Vakfı na aktarıldı. Osmanlı padişah kızlarına özgü düğün alayı. Gelin cibinlikle örtülü atın üzerinde. Önünde nahıl ve Kur an taşınıyor. Genadius & Bremen, 16. Yüzyılda İstanbul, YKY Yayınları Five Gold Rings, Royal Collection Publications 16. Louis ve Marie Antoinette 16 Mayıs 1770 Versailles Sarayı, Fransa Kraliçenin kafası, düğününde ölenlerin mezarına gömüldü radan 25 yıl geçmeden kafalarının kesileceğini bildiğimizden, bu iki gencin evliliği için harcanan çabalar insana hem acıklı, hem komik geliyor. Ancak 1 Mayıs 1756 da Fransa ile Avusturya arasında imzalanan Versailles Antlaşması ndan sonra, henüz bebek olan Louis ile Marie Antoinette in kaderi çizilmişti. Avusturya İmparatoriçesi Maria Theresia nın kızlarından biri, Fransa Kralı XV. Louis nin torunuyla evlenecekti. 15 ine yeni basmış Arşidüşes Maria Antonia nın evliliği için Aralık 1769 da hazırlıklar bitti. Avusturya, bir Brüksel bankası aracılığıyla 400 bin livre harcayarak, Paris ten çeyiz ısmarladı. Arşidüşesin Fransa ya yapacağı yolculuğa 132 kişi katılacak, bir o kadar hizmetkar eşlik edecekti. 57 araba ve 376 at yola çıkmadan, tartışma başladı. Evlilik kontratını önce gelinin annesi İmparatoriçeyle ağabeyi İmparator mu, yoksa damadın büyükbabası Kral mı imzalayacaktı? Sonunda iki ayrı kontratla sorun çözüldü. Marie Antoinette, 21 Nisan 1770 te annesinin Fransız halkına o kadar iyi davran ki, onlara bir melek gönderdiğimi söylesinler tavsiyesinden sonra yola çıktı. 20 bin atlı muhafızın dizildiği yollarda, her kentte törenlerle karşılandı. Teslim töreni, Ren Nehri ndeki bir adada yapılacaktı. Ancak önceki bir evlilik için kullanılmış bina yıkık dökük olduğundan Strasbourg kentinin zenginlerinden mobilya ve duvar halıları temin edildi. Bunlardan birinde, çocuklarını öldürüp kafalarını babalarına yollayan Medea nın görüntülerinin olduğu, o sırada Strasbourg da hukuk okuyan genç Goethe nin dikkatini çekmişti. Goethe şöyle yazdı: Ne! Genç prenses tam müstakbel kocasının ülkesine girerken, gözlerinin önüne hayal edilebilecek en kötü evliliğin resminin konulması mümkün mü! Bu binaya giren Marie Antoinette, Fransız nedimeleri tarafından soyuldu; Avusturya giysisi, Fransız nedimeleri tarafından yağmalandı. Fransız kıyafetlerine büründü. Öbür kapıdan çıktığında yanında artık tek bir Avusturyalı (köpeği Mops bile) yoktu. 16 Mayıs 1770 sabahı, Paris te herkes sabah karanlığında uyanmış, Versailles a doğru yola çıkmıştı. Yeni gelini görmek için zorla bilet bulan 6 bin kişi, saray avlusunu doldurdu. O gün, Versailles ın şapelinde beyaz brokar elbisesiyle gelin, 12 yaşında bir çocuğa benziyordu. Evlilik kontratına imzasını atarken mürekkebi akıttı. Sonradan bu bir uğursuzluk belirtisi sayıldı. Ama asıl uğursuzluk, o gece Reims Başpiskoposu nun kutsadığı gerdek yatağında hiçbir hareket olmamasıydı. Buna rağmen, törenler devam etti. Paris te büyük havai fişek gösterileri yapıldı. Bunları seyretmek için kalabalık itişirken, insanlar, atlar, arabalar XV. Louis Meydanı nda (bugün Concorde Meydanı) kazılmış çukurlara yuvarlandı, 130 kişi öldü. Sonradan bunun da uğursuzluk belirtisi sayıldığını söylemeye gerek var mı? O şatafatlı düğünle evlenen arşidüşes, 1793 te Yurttaş Antoinette Capet olarak giyotine gitti. Kesilen kafası ve vücudu, Anjou Sokağı ndaki mezarlığa, düğününde ölenlerin gömüldüğü yere atıldı. Marie Antoinette in düğünündeki havai fişek gösterisi. 26 İSTASYON İSTASYON 27

15 TARİHTEN Five Gold Rings, Royal Collection Publications Waterloo kahramanına düğün ambargosu ngiltere Kraliçesi Victoria, 16 Ekim 1839 da dayısı Belçika Kralı Leopold a şunları yazdı: Kararımı verdim, Albert e de bu sabah söyledim... Albert, bir kusursuzluk abidesi; beni büyük bir mutluluğun beklediğini sanıyorum. Bu satırların yazarı, 20 yaşında bir kızdı ama Büyük Britanya hükümdarıydı. Kuzeni Albert ise, beş parasız bir Alman prensiydi. Kraliçe, Albert hakkında İngiltere de herkesin kendisiyle aynı fikirde olmadığını şaşkınlıkla öğrendi. Prensin yabancılığı Winterhalter in portresi: Kraliçe Victoria, gelinliğiyle. Victoria ve Albert hiç sempatik değildi. Ama asıl sorun, kraliçedeydi. Tahta çıktığında ülkedeki iki partiden birini, Whig leri tutması, karşı taraftaki Tory leri kızdırmıştı. Çok sevdiği Whig Başbakanı Lord Melbourne u, seçimi kaybetmesine rağmen iktidarda tutmuştu. Tory ler, kraliçeye parlamentoda cevap verdiler. Ocak 1840 ta İçişleri Bakanı John Russell Avam Kamarası nda prense 50 bin sterlinlik yıllık gelir verilmesini teklif edince, kıyamet koptu. Sonradan Aç 40 lar olarak anılacak 1840 lar başlıyordu. Tory ler prensin gelirini 30 bin sterline indirdiler. Kraliçe, kocasına protokolde kraliyet ailesindeki diğer erkeklerin önünde yer verilmesini istiyordu. Bu isteği de Lordlar Kamarası nda Tory lerin onursal lideri, Waterloo Savaşı galibi, yaşlı Wellington Dükü nün itirazıyla karşılaştı. Victoria öfkesini günlüğüne kustu: Zavallı, sevgili Albert; bu sevgili meleğe ne kadar kötü davrandılar! Canavarlar! Siz Tory ler, cezanızı bulacaksınız. İntikam! İntikam! Wellington! Kraliçe intikamını Tory ailelerini düğününe çağırmayarak almak istedi. Başbakan Lord Melbourne, Whig lerin lideri olmasına rağmen itiraz etti: Majeste, sizin bile Waterloo kahramanını düğününüze davet etmeme hakkınız yok! Böylece skandal önlendi. Düğün günü, önce Albert, sonra Victoria Buckingham Sarayı ndan St. James Sarayı na doğru hareket ettiler. Yol üstünde sayısız insan toplanmıştı. Tory ler ve züppe aristokratlar prense dudak bükebilirdi, ama Londralılar bu aşk hikâyesinden etkilenmişti. Kraliçe, beyaz saten bir tuvalet giymiş, başına portakal çiçeklerinden bir çelenk iliştirmiş, pırlanta küpe ve kolyesini, Albert in hediyesi safir broşunu takmıştı. St. James Sarayı kilisesine önden giden Albert ise dizbağı nişanıyla göz kamaştırıyordu. Ertesi gün Victoria günlüğüne Oh! Hayatımın en mutlu günüydü! diye yazdı. 10 Şubat 1840 St. James Sarayı şapeli, Londra Elizabeth in nişan fotoğrafı (üstte). Albert in Victoria ya verdiği broş (aşağıda). 2. Elizabeth ve Philip 20 Kasım 1947 Westminster Katedrali Londra Prenses Elizabeth in duvağını başına tutturduğu tiara denilen taç, büyükannesi Kraliçe Mary ye Victoria tarafından hediye edilen bir kolyenin pırlantalarıyla süslüydü. Damadın Nazi ablaları törene çağrılmadı ngiltere Veliahtı Prenses Elizabeth in yersiz yurtsuz Yunan prensi Philip le evleneceği 10 Temmuz 1947 de açıklandığında, ülke 2. Dünya Savaşı ndan muzaffer fakat yarı ölü çıkmıştı. Birkaç hafta sonra bağımsızlığına kavuşacak Hindistan da ayaklanmalar vardı; petrol, tütün ve kâğıt ithalatına sınır konulmuş, karneye bağlı gıda maddelerinde yeni kısıtlamalara gidilmişti. Elizabeth in babası Kral VI. George, şaşkınlık içinde ülkenin savaştan daha kötü bir durumda olduğunu söylüyordu. Düğün, kraliyetin mistik gücünü harekete geçirdi. Britanyalılar hazırlıkları iyi habere aç insanların iştahıyla izlediler. Prensesin gelinliğini diken terzi Norman Hartnell, bilgi vermediği için gazetecilerin saldırısına uğruyor, basın sekreteri Richard Colville, kraliçeye gönderdiği mektupta, kadın gazetecilerin, Prenses hangi kozmetikleri kullanacak? Damat nedimeleri öpecek mi? gibi inanılmaz sorular sorduğunu anlatıyordu. Herkesin gözünden kaçan ayrıntı, damadın ailesiydi. Prens Philip, Sakarya Savaşı nda Yunan ordusunda savaşmış Prens Andreas ın en küçük oğluydu. Yunanistan dan kovulan aile, Avrupa da sürgünde yaşamıştı. Philip in Margarita, Theodora, Cecilie ve Sophie adlı dört ablası, 1930 larda birer Alman prensiyle evlendiler. Bu prensler de Nazi partisine üye oldular. Philip in ablalarından Sophie nin Göring ve karısıyla ziyafet sofrasındaki fotoğrafı, Philip i ablası Cecilie nin cenaze töreninde (1937) ünlü Nazilerin arasında yürürken gösteren fotoğraf gibi belgeler, yıllar sonra Jonathan Petropoulos un Royals and the Reich (2006) adlı kitabında yayımlanacaktı. Fotoğraflar 1947 de yayımlansa, evlilik iptal edilirdi: İngilizlerin Nazilere karşı savaşı biteli iki yıl bile olmamıştı. Ancak Philip in hayattaki üç ablası Almanya da kaldılar; böylece 19 Kasım gecesi, ertesi gün gelinin saraydan çıkışını görebilmek için, savaştan kalma sığınak battaniyelerine sarılarak Buckingham Sarayı nın önünde beklemeye başlayan İngilizlerin keyfi kaçmadı. İnsanlar 2 bin 500 hediyeyi incelemek üzere kuyruğa girdiler. Açlık çeken bir halktan gelen hediyeler arasında şekerli bademler, somon konserveleri, 76 mendil, 30 eşarp, 148 çift çorap vardı. Mahatma Gandhi nin dokuduğu kaba kumaştan giysinin ne olduğunu ise kimse anlayamadı, ama hâlâ büyük bir hazine olarak korunuyor. Fatma Sultan ve Ali Galib Pasa 7-14 Ağustos 1854 İstanbul Illustration a kapak olan gelin ırım Savaşı başlamıştı. Tam düğün vaktiydi: Halka moral verilecekti. Gelin, Abdülmecid in 14 yaşındaki kızı Fatma Sultan, damat Sadrazam Mustafa Reşit Paşa nın oğlu Ali Galib Paşa ydı. Düğün masrafı için, sadrazam Baltalimanı ndaki yalısını hazineye 250 bin liraya sattı; padişah da yalıyı gelinle damada tahsis etti! Gelin Sultan ın resmiyle birlikte düğün, Fransız L Illustration dergisinde (2 Eylül 1854) birinci sayfadaydı. Kayıklarla taşınan çeyiz şunlardı: Elmas, inci, sırma işlemeli sırt samuru, pırlantalı, incili, klaptan işlemeli tırtıllı al atlas, mavi, pembe, mor, tirşe şalaki entariler, incili sırmalı, tırtıllı klaptanlı ipek işlemeli yatak, yemek, kahve, hamam takımları, zümrüt, lal işlemeli aynalar, gümüş fincan zarfları, taam tepsileri, örtüler, gümüş, porselen, kristal takımlar... Devlet ricalinin hediyeleri 500 bin altın tutarındaydı. Çırağan ile Baltalimanı arasında halk kıyıları doldurmuş bu görkemli alayı seyretmekteydi Kardeşi Sultan Reşad ın şişe gibi bir kızdı diye güzelliğini övdüğü Sultan la, Abdülmecid in bir gün kızıp köstebek kılıklı herif dediği tüy siklet kocası mutlu olmadılar. Damat sarhoşken boğuldu, Sultanın ikinci kocası Nuri Paşa ise Taif e sürüldü, orada delirdi. L Illustration, , Atatürk Kitaplığı 28 İSTASYON İSTASYON 29

16 TARİHTEN Getty Images ler ve altın kumaşlarla süslenen St. Nicholas Kilisesi ndeki töreni 30 milyon insan televizyondan naklen seyretti. Katedrale bir Rolls Royce ile gelen çiftin düğününe Onasis, Carry Grant, eski Mısır Kralı Faruk da davetliydi. Hayatının en büyük rolünü oynayan Grace Kelly nin incilerle bezeli, içi tül dışı ipek taftadan yapılmış gelinliği için 500 metre tül harcanmıştı. Gelinlik, The Swan filminin kostümcüsü Helen Rose un tasarımıydı. Prenses in saçlarını MGM film stüdyosunun kuaförü Virginia Darcy yapmıştı. Düğünün dünya çapındaki reklamını da stüdyo üstlenmişti. Bu, MGM in en başarılı projelerinden biriydi. M. Rıza Sah Süreyya ve Ferah 12 Şubat 1951 ve 21 Aralık 1959, Tahran Şah ın dillere destan düğünleri uhammed Rıza Pehlevi 1950 de, bir kız doğurmuş ilk karısından boşanarak, yeni bir eş aramaya başladı. Şah ın gömlekleri Paris te, takım elbiseleri İtalya da dikiliyor, İsviçre de bir dişçiye gidiyordu. Bu yaşama uygun bir gelin gerekiyordu. Sonunda annesi Alman olan Süreyya İsfendiyari bulundu. Süreyya 16 yaşındaydı, ama 18 yaşında olduğu açıklandı. Türedi hanedanların törenlerinin, ne kadar para dökerlerse döksünler, eski hanedanların törenlerine kıyasla yapaylığı, bu düğünde de görüldü. Yanlışlıkla fazla davetiye gönderildiği için sarayda izdiham yaşandı. Gelin tifodan yeni kalktığından bitkindi. Üstelik Christian Dior un yaptığı, üzerinde 600 elmas olan 15 kilo ağırlığında bir gelinlik giymişti. Sendeleyerek bir koltuğa yığıldı. Saray terzisi gelinliğin eteğinin 30 İSTASYON altından jüponları kesti de, gelinin yükü biraz hafifledi. Şah karısına özel yapım bir Rolls Royce hediye etmiş, sözde misafirlerinden de bir hayır kurumuna bağış yapmalarını rica etmişti. Tabii kimse buna inanacak kadar saf değildi. Stalin bir kürk ve siyah elmaslarla süslü bir çalışma masası, VI. George gümüş mumluklar göndermişti. Ancak, Şah böyle bir tantanayla evlendiği Süreyya dan yedi yıl sonra boşandı. Üçüncü eşi Farah Diba idi. Paris te mimarlık okuyan yeni gelin 20 yaşındaydı. Tantanaya bayılan Şah, 100 kere evlense 100 kere düğün yapmaya hazırdı. İngiliz hanedanının hiçbir düğününde İngiliz olmayan bir terzi, kuaför veya mücevherci çalışmazken İran da tam tersi söz konusuydu. Gelinliği Yves Saint Laurent, tacı Harry Winston tasarladı. Neyse ki gelinlik Pers motifleri ile işlenmiş ve gelin de kapıdan çıkarken annesinin tuttuğu Kur an ın altından geçmişti. Batılı müttefikler yine pamuk ellerini cebe attılar. Bu evlilik istenen erkek çocukları verdi ama ne fayda? Aile sürgüne gitti, çocuklardan ikisi intihar etti. MGM stüdyosunun en başarılı filmi eri masalı denilecekse, bu düğün için denilmeli: Zaten amaç da buydu. 25 yaşında Oscar ödülü kazanan Hollywood Prensesi Grace Kelly, gerçek bir prensle evlendi. Son filmlerinden The Swan da (1956), bir prensesi canlandırması anlamlı bir tesadüftü. Her şey 1955 te Grace Kelly Cannes Film Festivali için Fransa nın güneyine gitmesiyle başladı. O sırada Monte Carlo bir kumarhane cennetiydi, ama Monaco prensliğini elinde bulunduran Grimaldi ailesinin Şah ve Farah Diba (üstte). Şah ve Süreyya (solda). Getty Images 750 milyon TV başındaydı Prens Rainier ve Grace Kelly 19 Nisan 1956 St. Nicholas Kilisesi maddi durumu pek iyi değildi. Festival sırasında, Paris Match dergisinin editörü Pierre Galante, çifti beraber resim çekmek için ikna etti. Bir yıl sonra evlenmeye karar verdiler. Kelly her starın gizli korkusu olan unutulma riskini bu sayede aşacak, Rainier ise ülkesini bütün dünyaya tanıtacaktı. Grace Kelly 4 Nisan 1956 da New York tan gemiye bindiğinde, Manhattan ın 84. iskelesinde bir paparazzi yığını tarafından uğurlandı. Gemi Monte Carlo ya vardığında Prens Rainier yatıyla gelini denizde karşıladı. Sahilde yine bir paparazzi ordusu bekliyordu. Ertesi sabah, beyaz çiçek- Rainier ve Grace, kilisede nikah anında (üstte, solda). Kiliseye giden Diana yı müthiş bir kalabalık selamlıyor (altta solda). Çift evlendikten sonra (aşağıda). Objektiflere yansıyan bu mutlu anlar, kraliyet ailesine mensup iki kadının ortak tek yönleri değil. Monaco Prensesi Kelly gibi Galler Prensesi Diana da trafik kazası sonucunda yaşamını yitirdi. Kazanın olduğu sırada Grace Kelly 52, Diana ise 36 yaşındaydı. irkaç hafta önce, John Walsh un Independent gazetesinde bir yazısı yayınlandı: Temmuz 1981 de yetişkin olan bizler, sadece o günkü gösteriler nedeniyle değil, bir gece önceki şaşırtıcı sahneler nedeniyle de düğünü hiç unutmayacağız. Diğer yarım milyon insan gibi ben de arkadaşlarımla Hyde Park a havai fişek gösterilerini seyretmeye gittim. Kalabalık eğleniyordu. O güne kadar ne bir rock konserinde, ne bir futbol maçında, ne bir siyasi mitingde insanların yüzünde böyle bir heyecan görmüştüm... Mall da birden yaşama sevinciyle dansetmeye başladılar. Hyde Park ın köşesinden çıktık, trafiğin en yoğun olduğu caddeyi öylesine kesiverdik yaşındaki İngiltere Veliahtı Charles 19 yaşındaki Lady Diana Spencer ile evlenirken, toplumun bir dönüşümün eşiğinde olduğunu bu sözler anlatıyor. Thatcher ve Reagan yıllarıydı. Bıktırıcı Soğuk Savaş son nefesini vermek üzereydi. 29 Temmuz 1981 de 750 milyon kişi televizyon başına kilitlenerek bu 29 Temmuz 1981 uyumsuz çiftin evlenişini izledi. St. Paul Katedrali, Lond ra Kraliyet yine sembol olma görevini yapmıştı. Prens Charles ve Diana Spencer İSTASYON 31

17 OTOMOBİL YAZI: Edmon Bekyan Hayat düzlüğündeki damalı bayrak göründü Ezeli rakipleri tarafından bile saygı gören ve bir efsane olarak gösterilen Michael Schumacher, hayatının en zorlu yarışında, bu defa Azrail i mağlup etmek istiyor. mu hakkında bilgi verme yasağı olduğu için kimse tedavinin ne aşamada olduğunu bilmiyor. Sadece Formula 1 tutkunları ve fanları değil, bütün dünya, Alman pilotun bir an önce iyileşip ayağa kalması için dua ediyor. Michael Schumacher in direksiyon başındaki yeteneklerinin yanı sıra yardımseverliği ve spor adına yaptıkları da onu ayrıcalıklı bir konuma getiriyor. Schumacher in bu kadar özel olmasına ve milyonlarca kişi tarafından sevilmesine vesile olan niteliklerine birlikte göz atalım. ADAM OLACAK ÇOCUK Adam olacak kişinin, daha küçük bir çocukken çevresine buna dair ipuçları sunduğu RAKAMLAR YALAN SÖYLEMEZ! bir gerçek. 3 Ocak 1969 doğumlu olan Michael Schumacher in de motor sporlarındaki yeteneği çok küçük yaşlarda ortaya çıktı. Aslında her şey, babası Rolf Schumacher in, Michael ın oyuncak arabasına motosiklet motoru takmasıyla başladı. Pilotluğa ilk adımını attığı bu otomobille caddelerde dolaşan küçük Schumacher in, sokak lambasının direğine çarpması, babasının durumun ne derece riskli olduğunu fark etmesini sağladı. Oğlunu yollardan ve yoldaki tehlikeden uzak tutmak isteyen Rolf Schumacher, onu go-kart yapması için teşvik etmeye başladı. Altı yaşına geldiğinde şampiyonalarda birincilikler elde etmeye başlayan Schumacher in başarısını gören babası, Milyonları peşinden sürükleyen spor dalları arasında yer alan Formula 1 i bu kadar popüler yapan unsurların başında, teknoloji harikası otomobillerin ulaştığı hız ve bu hıza hükmedecek kadar özel yeteneklere sahip pilotlar geliyor. Onlara pilot denmesi tesadüf değil; 5-6 G ye (ani hız değişikliklerinde ve virajlarda pilotun maruz kaldığı kuvvet) ulaşan kuvvet altında, 350 km/s e varan hızda otomobili kontrol etmek, herkesin harcı değil. Bu pilotlardan bazılarının adı, bir sezon duyulup yok olurken, bazıları adeta ölümsüzleşiyor. Michael Schumacher de bunlardan biri. Ünlü pilot, Aralık ayında Fransız Alpleri nde kayak yaparken düşüp başını kayaya çarpması sonucunda oluşan beyin kanaması nedeniyle suni komada tutuluyor. Schumacher in duru- Rekorlar Schumacher Diğerleri Dünya şampiyonası 7 5 (Juan Manuel Fangio) En hızlı tur zamanı (Alain Prost) Yarış galibiyeti (Alain Prost) Pol pozisyonu (Ayrton Senna) Podyum (Alain Prost) Lider gidilen tur 5,111 2,931 (Ayrton Senna) 32 İSTASYON İSTASYON 33

18 OTOMOBİL oğlunun yeteneğini geliştirebilmesi ve yarışmaya devam edebilmesi için işinden arta kalan zamanlarda go-kart kiralayıp onları tamir ediyordu. Annesi Elizabeth ise yarıştığı pistin kafeteryasında çalışıyordu. Michael altı yaşına geldiğinde kendisi gibi F1 pilotu olan kardeşi Ralf Schumacher doğdu. Ralf, 2007 yılına kadar abisi gibi F1 de yarıştı. Michael Schumacher in özel hayatındaki ikinci dönüm noktası ise 1995 yılında Corinna Betsch ile evlenmesiyle gerçekleşti. Bu evlilikten Gina (17) adında bir kızı ve Mick (15) adında bir oğlu olan; kayak yapmayı, ata binmeyi ve futbol oynamayı çok seven ünlü pilot, en çok kazanan sporcular arasında yer alıyor. Emekli olmadan, Mercedes le yarıştığı dönemde yıllık kazancı, reklam ve diğer sponsorluklarla birlikte 36 milyon Euro yu geçiyordu. En çok kazanan sporcu unvanının nasıl elde edildiğine gelince Babasının desteğiyle go-karta yönelen, pistlerde ne derece başarılı olabileceğinin ilk sinyallerini de orada veren Schumacher, 18 yaşına geldiğinde Almanya ve Avrupa gokart şampiyonluğunu elde etti yılında, Almanya F3 şampiyonluğunda birincilik kürsüsüne çıkınca, daha önce kazandığı derecelerin tesadüf olmadığını kanıtladı. Bir yıl sonra, Jordan takımıyla F1 e adım atan Schumacher, 1992 de Benneton takımıyla ilk yarışını (Spa/Belçika) kazandı. Dört sezon daha Benetton la yarışları kazanmaya devam eden Schumacher e olan ilgi de katlanarak artıyordu. Bunun sonucunda 1996 yılında, kendisi ve Ferrari ye büyük başarılar getirecek olan birlikteliğe imza atıldı ve aynı sezon üç birincilik elde etti sezonunu beş birincilikle tamamlarken 1998 de, Mika Hakkinen le unutulmaz düellolara girişti, fakat Pilotlar Şampiyonluğu nu Hakkinen e kaptırdı. Bir yıl sonra, Silverstone da, 230 km/s hızla lastik bariyerlere çarpınca ayağı kırılan Schumacher, bir müddet pistlerden uzaklaşmak zorunda kaldı. Çabucak toparlanan ve 2000 yılında başarılı yarışlar çıkartan pilot, o sene Ferrari ye dünya şampiyonluğunu getirdi de dokuz, sonraki yılsa 11 yarışı birincilikle tamamladı yılında, Ferrari sekiz yarışı, Schumacher ise bunların altısını podyumla bitirdi. Aradan çok değil, sadece bir yıl geçtiğindeyse 13 yarışın 12 sini kazanarak rekorlarına bir yenisini ekledi yılında, yarışta lastik değiştirme yasağının da gelmesiyle birlikte sadece Amerika GP sinde damalı bayrağı göğüsledi da fanlarını üzecek bir karar vererek sezon Takvimler, 13 Mayıs 2012 yi gösteriyor MIchael Schumacher ve SebastIan Vettel, İspanya Grand Prix si için direksiyon başına geçiyor. bu zorlu Yarışı kazanan, Pastor Maldonado oluyor (üstte). sonunda emekliye ayrılacağını açıkladı. Fakat pistlerden uzun süre ayrı kalamayacağını anlayan Schumacher, 2009 yılında Ferrari yle yarışlara geri döneceğine dair beyanatlarda bulunsa da geçirdiği motosiklet kazasından oluşan sakatlığından dolayı bu kararından vazgeçti. Bu açıklamadan birkaç ay sonra Mercedes takımıyla el sıkıştığı haberleri duyulmaya başlandı sezonunda umduğunu bulamayan ve 2011 de Pilotlar Şampiyonası nı sekizinci sırada tamamlayan Schumacher, 2012 yılında sıralama turlarında hem de en zor pist olan Monaco da en iyi zamanı elde ederek kendisinde hâlâ iş olduğunu kanıtladı. Buna rağmen, otomobilinin performansının yeterli olmaması nedeniyle galibiyet elde edemedi. Üç sezonun sonunda umduğunu bulamayan Schumacher, ikinci ve sonuncu ayrılığını açıkladı. Aç gözlerini! Fransa nın kayak merkezi Meribel de dengesini kaybedip başını kayaya vuran Schumacher in durumunun kontrol altına alındığı belirtilse de hayatının geri kalanını yatağa bağlı geçirip geçirmeyeceği bilinmiyor. Görgü tanıklarının ifadelerine göre yavaş sayılabilecek bir tempoda kayan Alman pilot, iki pistin ortasında kalan ve bastırılmamış karın bulunduğu bölüme girerek bir kayaya çarpması sonucunda dengesini kaybedip kafasını aynı bölgede bulunan başka bir kayaya çarparak bilincini kaybetmişti. Kazanın olduğu noktada bulunan bir görgü tanığının olayı cep telefonuyla çektiği ve yetkililere teslim ettiği belirtiliyor. Çarpma anında Schumacher in kırılan kaskındaki GoPro kamera da polisin elinde bulunuyor. Polis ayrıca kaza anında Schumacher le birlikte bulunan oğlu Mick ve arkadaşının da ifadesine başvurdu. Çapma sonucunda beyinde oluşan kanamanın neden olduğu baskının azaltılması için iki ameliyat geçiren Schumacher, suni koma olarak adlandırılan kontrollü uyku halinde tutularak beynin kendisini daha çabuk iyileştirmesi deneniyor. Beyne daha az oksijen gitmesi ve çalışma fonksiyonlarının yavaşlamasıyla, toparlanma sürecinin hızlandırılması amaçlanıyor. Söz konusu uygulama benzer durumlarda genelde iki hafta uygulansa da ünlü pilotun durumunda bu süre bir hayli aşıldı. Uzmanlar, teknik olarak sürenin uzatılmasının bazı yan etkilere neden olabileceğini, ancak bu aşamada yapılabilecek en iyi şeyin bu olduğu yönünde ortak görüş bildiriyor. Gelen son bilgiler ünlü pilotun yakın zamanda uyandırılmaya başlanacağı yönünde. Ailesi, bilgi alışverişini sınırlı tutmayı tercih ettiği için gelişmeler hakkında maalesef net bilgiler alınamıyor. Şimdi herkes, hayatının mücadelesini verdiği söylenen Michael Schumacher in yeniden gözlerini açmasını ve bilincine kavuşmasını bekliyor. Robot mu? Duygusal mı? İşini çok ciddiye alması, aşırı disiplini, riske girmekten çekinmemesi, başarıyı her şeyin önünde tutması gibi özelliklerinden dolayı çoğu zaman robot olarak nitelendirilse de onu yakından tanıyanlar aslında duygusal biri olduğu belirtiyor. Bu duruma örnek olarak da, Ayrton Senna nın elinde bulundurduğu 41 birincilik unvanını 2000 yılında Monza yarışında eşitleyen Schumacher e basın toplantısında Senna yla aynı sayıya ulaştın, bu senin için ne ifade ediyor diye sorulduğunda gözyaşlarına boğulup toplantıyı tamamlayamaması gösterilebilir. Farklı yardım kuruşlarına verdiği destek ve 2005 yılında Asya da meydana gelen tsunami felaketi sonrası bağışladığı 10 milyon Dolar da Schumacher in görünmeyen yüzünün ne kadar hassas olduğunu kanıtlıyor. Belki Senna o ölümcül kaza sonucu hayatla verdiği mücadeleyi kaybetmeseydi, Schumacher ile ilgili yazdıklarımızın büyük bölümü yukarıdaki satırlardaki gibi olmayacaktı. Bunu hiçbir zaman bilemeyeceğiz, ama kesin olan bir şey varsa o da Schumacher in F1 de birçok şeyi değiştirdiği ve çok daha geniş kitlelere sevdirdiği. Şimdi hepimiz sağlığıyla ilgili gelecek güzel bir habere odaklandık. Hadi Schumi, bir kez daha, bu sefer sadece kendin için bayrağı göğüsle. 34 İSTASYON İSTASYON 35

19 SPOR Karnavala hazır mısınız? Dünyanın gözü bu yaz Brezilya da olacak. Futbolla yaşayıp, futbolla yatanların ülkesi, tarihinde ikinci kez Dünya Kupası na ev sahipliği yapacak. Futbolda en başarılı milli takımlar, tarihlerine yeni bir başarı eklemek için bu yaz sahaya çıkacak. Peki, siz bu organizasyona hazır mısınız? YAZI: Yakir Mizrahi Brezilya... Birçokları için futbol denince akla gelen belki de ilk ülke... Pele den Socrates e, Garrincha dan Zico ya, Taffarel den Romario ya, Ronaldo dan Ronaldinho ya yüzlerce futbol yıldızı yetiştirmiş bir ülke... Yetiştirmekle kalmayıp, dünyanın en çok futbolcu ihraç eden ülkesi... Plajlarından futbolcu fışkıran, futbol topuyla büyüyüp, onunla yaşayan ve ondan hayatını kazananların ülkesi... Ve bu ülke futbol tarihinde ikinci kez bir Dünya Kupası na ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Bu yaz 12 Haziran-13 Temmuz tarihlerinde tüm dünyanın gözlerini çevireceği turnuvada 32 takım, birbirleriyle kozlarını paylaşacak. Eleme maçlarında Dünya Kupası vizesi alamayan A Milli Takım, ne yazık ki Brezilya da sahne alamayacak. Bu yüzden turnuva boyunca içimizde burukluk olacak. Ama yine de Dünya Kupası nın coşkusunu yaşamak bizim elimizde... Brezilya nın ikinci kez Dünya Kupası na ev sahipliği yaptığını belirtmiştik. Peki, ilk tecrübesinde ne yaşamıştı Brezilya? O tecrübeyi anlatmadan, bu yaz yapılacak Dünya Kupası nın Brezilyalılar açısından önemini anlatmak pek de mümkün değil... Zira 1950 yılında düzenlenen turnuvada final grubunda yer almıştı Brezilya... Grubun son maçında rakip; dönemin en kuvvetli ekiplerinden Uruguay dı... Alınacak bir beraberlik ya da galibiyet, Brezilya yı kendi seyircisi önünde dünya şampiyonu yapmaya yetecekti. Maracana Stadı nı dolduran 200 bin kişi, Brezilya nın dünya şampiyonluğunu ilan etmesini bekliyordu. Ancak maçın bitimine 11 dakika kala Alcides Ghiggia nın kaydettiği gol, konuk takımı 2-1 lik galibiyete taşırken, zaferin adı Urugu- 36 İSTASYON İSTASYON 37

20 SPOR UNUTMA! Dünya Kupası nın açılış maçı ev sahibi Brezilya ile Hırvatistan arasında 12 Haziran da oynanacak. Yerel saatle 17 de başlayacak maç; TSİ 23 te Türk futbolseverlerin karşısında olacak. Açılış maçından bir gün sonra son Dünya Kupası finalistleri İspanya ile Hollanda bu kez grup karşılaşmasında TSİ 23 te birbirlerine rakip olacak. Bu maçların yanı sıra 14 Haziran daki İngiltere-İtalya ve 16 Haziran daki Almanya-Portekiz karşılaşmaları da kaçmaz. Bizden uyarması... ay; hüsranın adı ise Brezilya oluyordu... Evinde oynadığı ilk Dünya Kupası ndan trajik bir sonla ayrılan Brezilya için 2014 ün önemi bir hayli büyük... Bu kez zaferi ıskalamak istemiyorlar. Ancak sambacılar ı bu turnuvada zorlayacak birbirinden zorlu ekipler olacak. Son şampiyon İspanya, 24 yıllık kupa hasretine son vermek isteyen Almanya, yıldız oyuncularıyla Fransa, Messi önderliğindeki Arjantin, 1966 dan bu yana şanssızlığını kıramayan İngiltere, tecrübeli oyuncularıyla İtalya ve Hollanda turnuvanın önemli şampiyonluk adayları arasında gösteriliyor. Portekiz, Belçika, Kolombiya, Hırvatistan, Bosna Hersek ve Uruguay ise hiç kuşku yok ki, bu Dünya Kupası nın en dikkat çeken takımları olacak. HALK KUPAYI PROTESTO ETTİ İşin teknik kısmını şimdilik bir kenara bırakıp, Brezilya nın Dünya Kupası na nasıl hazırlandığına bakalım... Ekim 2007 de turnuvaya ev sahipliği yapma hakkını elde eden Güney Amerika ülkesi, geride kalan yaklaşık 6,5 yılda birçok konuda zorluklar yaşadı. FIFA nın tüm ev sahibi ülkelere dayattığı ulaşım ve konaklama konusundaki aksaklıkların giderilmesi, altyapı yetersizliklerinin tamamlanması, yeni stat inşaatlarının yapılması ve güvenlik tedbirlerinin mükemmelleştirilmesi gibi etkenler, Brezilya ekonomisini sarstı. Halk, Dünya Kupası için yapılan yaklaşık 14 milyar Dolar lık harcama nedeniyle hükümet aleyhine protesto gösterileri yaptı. Böylesine devasa bir bütçenin bir futbol organizasyonu yerine ülkenin eğitim ve sağlık alanlarında yapılacak reformlara yatırılması gerektiğini savunanlar, geçtiğimiz yıl Haziran ayında sokaklara döküldü. Binlerce kişi haftalarca hayat pahalılığı, işsizlik ve yolsuzluk ekseninde Dünya Kupası nı protesto etti. Sao Paulo başta olmak üzere birçok kentte sokakları birbirine katan göstericiler, FIFA ya büyük tepki gösterirken turnuvanın geleceğine dair endişelerin oluşmasına yol açtı. Yaşanan gerilim dolu sürecin ardından Cumhurbaşkanı Dilma Rousseff, tansiyonu düşüren Bir tarafta Messi, diğer tarafta Ronaldo. Biri Arjantin in, diğeri Brezilya nın dünya futboluna kazandırdığı isimler. Her ne kadar Ronaldo, sahalardan uzaktaysa da Messi hâlâ onunla kıyaslanıyor. Ve Messi bu organizasyonda iki kat performans göstermek zorunda. Zira birçok kişi, dünyanın en iyi futbolcusu olabilmesi için, dünya kupasını kazanması gerektiğini düşünüyor. bazı açıklamalar yapmak zorunda kaldı. Ancak Brezilya nın Dünya Kupası öncesi yaşadığı sorunlar sadece protesto gösterilerinden ibaret değildi. Tamamlanamayan statlar ve stat inşaatları sırasında hayatlarını kaybeden işçiler Brezilya nın bu süreçte topladığı tüm eleştirilerin çıkış noktası oldu. Dünya Kupası için vadedilen 12 stadın tamamının çok daha önce FIFA ya teslim edilmesi gerekirken, Sao Paulo ve Curitiba daki statların Mayıs ayı ortasına, yani turnuvanın başlamasına ancak bir ay kala tamamlanabileceği ortaya çıktı. Kupa tarihinin belki de en sancılı ev sahipliği sürecini yaşayan ve bunu FIFA ya yaşatan Brezilya, yine de son teknoloji statlarında dünyanın en büyük futbol organizasyonunu düzenleyecek. Plajları, futbolcuları ve alımlı kadınlarıyla meşhur bu güzel Güney Amerika ülkesinde, 12 stat futbolseverlere hizmet verecek. Yeniden inşa edilen Maracana Stadı, yapılan makyajla 77 bin kişilik kapasiteye düşürüldü. Rio da Janeiro daki bu tarihi stat, dünya şampiyonunu belirleyecek final karşılaşmasına ev sahipliği yapacak. Turnuvanın açılış maçı ise Sao Paulo daki Corinthians Stadı nda oyna- REKORLAR EN BAŞARILI TAKIM: Brezilya - 5 şampiyonluk EN BAŞARILI FUTBOLCU: Pele - 3 şampiyonluk EN BAŞARILI TEKNİK DİREKTÖR: Vittorio Pozzo - 2 şampiyonluk EN GOLCÜ: Ronaldo - 15 gol EN GENÇ GOLCÜ: Pele - 17 yaş 239 gün (Brezilya-Galler / 1958) EN YAŞLI GOLCÜ: Roger Milla - 42 yaş 39 gün (Kamerun-Rusya / 1994) BİR MAÇTA EN GOLCÜ FUTBOLCU: Oleg Salenko - 5 gol (Kamerun-Rusya / 1994) nacak. İnşaatı esnasında çatının çökmesi sonucu iki işçinin can verdiği 48 bin kişi kapasiteli arena, kupanın daha şimdiden en sorunlu statlarından biri... Bu iki stadın yanı sıra Fortaleza, Porto Alegre, Recife, Salvador, Manaus, Natal, Belo Horizente, Curitiba, Brasilia ve Cuiaba da bazısı yeni yapılan ve bazısıysa renove edilen arenalar, dünyanın en iyi futbolcularına ev sahipliği yapacak. CÜNEYT ÇAKIR DÜNYA KUPASI NDA Türkiye olarak 2014 Dünya Kupası nda yer alamasak da üç hakemimiz Brezilya da görev alacak. Cüneyt Çakır ve yardımcıları Bahattin Duran ile Tarık Ongun, tam 40 yıl sonra Dünya Kupası na gitmeye hak kazanan ilk Türk hakemler oldu. Daha önce 1974 yılında Doğan Babacan, Dünya Kupası nda düdük çalmış ve kupa tarihinin ilk kırmızı kartını gösteren hakem olarak kayıtlara geçmişti. Avrupa kıtasından sekiz elit meslektaşıyla birlikte Dünya Kupası nda maç yönetecek 25 hakem arasına girmeyi başaran Çakır, turnuva tarihinde ilk kez uygulanacak gol çizgisi teknolojisini de kullanacak. Daha önce 2012 ve 2013 yıllarında Kulüpler Dünya Kupası nda, yine geçtiğimiz yıl Brezilya da düzenlenen Konfederasyon Kupası nda başvurulan gol çizgisi teknolojisi, bir Dünya Kupası nda ilk kez uygulanacak. Stat içinde konuşlanmış kale çizgilerini gözetleyen kameralar, topun gol çizgisini geçmesi halinde hakemlerin koluna taktığı saatlere bir sinyal gönderecek. Hakemler de bu sayede tartışmalı pozisyonla ilgili tüm inisiyatifi teknolojiye bırakmış olacak. FIFA Başkanı Sepp Blatter in ilk başlarda karşı çıktığı gol çizgisi teknolojisinin 2014 Dünya Kupası nda hayata geçmesine sebep olan en önemli olaysa 2010 da İngiltere nin Almanya ya attığı golün, değer kazanmaması... Hatırlanacağı üzere, Frank Lampard ın yaptığı vuruşta meşin yuvarlak gol çizgisinin içine düşmesine karşın maçın hakemleri yakalayamadıkları pozisyonda gol kararı verememişti. Bu pozisyonun ardından futbolda teknolojinin kullanımı üzerine yapılan tartışmalar sürat kazanırken, yapılan geniş katılımlı toplantılar ve futbol dünyasından gelen tepkiler üzerine gol çizgisi teknolojisinin Brezilya daki Dünya 38 İSTASYON İSTASYON 39

Yer yüzündeki en küçük, en hafif Handycam

Yer yüzündeki en küçük, en hafif Handycam Yer yüzündeki en küçük, en hafif Handycam Sayı: 20 Bu Ay... Dünya nın en küçük ve hafifi çok havalı Taşınabilir High Definition İhtişamı BRAVIA D3000 Serisi ile Tanışın Cyber-shot ile su altı keyfi Anılarınızı

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

Vizyon Tarihi: 12 Temmuz 2013 Yönetmen: Shawn Levy Oyuncular: Vince Vaughn, Owen Wilson, Rose Byrne, Max Minghella, Will Ferrel Yapımcı: Shawn Levy,

Vizyon Tarihi: 12 Temmuz 2013 Yönetmen: Shawn Levy Oyuncular: Vince Vaughn, Owen Wilson, Rose Byrne, Max Minghella, Will Ferrel Yapımcı: Shawn Levy, Billy (Vince Vaughn) ve Nick (Owen Wilson) dijital dünyaya yeni adım atan iki eski kafalı satışçıdır. Senelerdir emek verdikleri şirketin artık teknoloji karşısında ayakta duramaması nedeniyle kapatılması,

Detaylı

DESKPORT. Bilișim Hizmetleri. 2014 Yılı Hizmet Tanıtım Kataloğu

DESKPORT. Bilișim Hizmetleri. 2014 Yılı Hizmet Tanıtım Kataloğu 2014 Yılı Hizmet Tanıtım Kataloğu info@deskport.net BİZ KİMİZ? Biz Kimiz? Deskport Bilişim ekibinin karakteristik özellikleri olan; özgüven, çalısma azmi, tecrübe ve liderlik vasıflarımızla amacımız, müşterilerimizi

Detaylı

Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller

Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller Y jenerasyonunun internet bağımlılığı İK yöneticilerini endişelendiriyor. Duygusal ve sosyal becerilere sahip genç profesyonel bulmak zorlaştı. İnsan

Detaylı

VESTEL ŞİRKETLER GRUBU

VESTEL ŞİRKETLER GRUBU İÇİNDEKİLER : VESTEL ŞİRKETLER GRUBU VESTEL ELEKTRONİK TARİHÇE VİZYON/MİSYON FAALİYET ALANLARI ÜRÜN KATEGORİSİ TASARIM YÖNÜ İLE VESTEL TASARIM FABRİKASI VİZYON/MİSYON VESTEL ŞİRKETLER GRUBU VESTEL ELEKTRONİK

Detaylı

BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ. - Basın Toplantısı Haber Küpürleri. - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel

BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ. - Basın Toplantısı Haber Küpürleri. - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ - Basın Toplantısı Haber Küpürleri - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel 13.01.2015 Salı Adana İşi nde acayip soygun Bir Acayip Soygun Adana İşi adlı uzun metraj filmin çekimleri

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

Çocuk Dergiciliği Alanında Türkiye den İki Örnek Bilim Çocuk ve Meraklı Minik

Çocuk Dergiciliği Alanında Türkiye den İki Örnek Bilim Çocuk ve Meraklı Minik Çocuk Dergiciliği Alanında Türkiye den İki Örnek Bilim Çocuk ve Meraklı Minik Zuhal Özer 18 Nisan 2013, İzmir Çocuk Dergileri - Amaçlar Çocuklara küçük yaşlardan itibaren bilimi sevdirmek, Bilimin yaşamın

Detaylı

ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ UZMANLIK EĞİTİMİ PROGRAMLARINI DEĞERLENDİRME ANKETİ

ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ UZMANLIK EĞİTİMİ PROGRAMLARINI DEĞERLENDİRME ANKETİ ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ UZMANLIK EĞİTİMİ PROGRAMLARINI DEĞERLENDİRME ANKETİ* Sayın katılımcı bu anket, bölümümüzdeki araştırma görevlilerinin uzmanlık eğitim programları hakkındaki duygu ve düşüncelerini

Detaylı

MANGAHIGH.COM. tanıtım kitapçığı ALKEV İLKÖĞRETİM OKULU MATEMATİK BÖLÜMÜ

MANGAHIGH.COM. tanıtım kitapçığı ALKEV İLKÖĞRETİM OKULU MATEMATİK BÖLÜMÜ MANGAHIGH.COM tanıtım kitapçığı ALKEV İLKÖĞRETİM OKULU MATEMATİK BÖLÜMÜ Değerli Velimiz, İnsanoğlunu diğer varlıklardan üstün kılan en önemli özelliklerden biri soyutlama becerisidir. Bu becerinin en saf

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Steven Paul Jobs 24 şubat 1955 yılında Amerika nın Wisconsin eyaletinde doğdu. Kaliforniyalı Paul Jobs ve Clara Jobs ailesi tarafından evlat

Steven Paul Jobs 24 şubat 1955 yılında Amerika nın Wisconsin eyaletinde doğdu. Kaliforniyalı Paul Jobs ve Clara Jobs ailesi tarafından evlat Steven Paul Jobs 24 şubat 1955 yılında Amerika nın Wisconsin eyaletinde doğdu. Kaliforniyalı Paul Jobs ve Clara Jobs ailesi tarafından evlat edinildi. Biyolojik annesi Joanne Carole Schieble, babası Suriye

Detaylı

Dünyanın en büyük sosyal dil öğrenme ağı busuu şimdi Türkiye de!

Dünyanın en büyük sosyal dil öğrenme ağı busuu şimdi Türkiye de! BASIN BÜLTENİ 18 Mart 2014 Türkiye busuu'da en hızlı büyüyen ülkelerden birisi... Dünyanın en büyük sosyal dil öğrenme ağı busuu şimdi Türkiye de! 40 milyonun üzerinde kullanıcıyla dünyanın en büyük sosyal

Detaylı

REKABET. Tüketicinin rekabetteki kaldıraç etkisi. Fulya DURMUŞ, GfK Türkiye

REKABET. Tüketicinin rekabetteki kaldıraç etkisi. Fulya DURMUŞ, GfK Türkiye REKABET Tüketicinin rekabetteki kaldıraç etkisi Fulya DURMUŞ, GfK Türkiye 1 Hemen her ürüne, markaya her yerden ulaşabiliyoruz Ben yine çarşıdaki ayakkabıcıya gideyim Biliyorum o telefonu istiyorsun ama

Detaylı

MAKİNELERİN YÜKSELİŞİ: Avrupa, mobil işgücü seçeneklerini araştırmaya başlıyor

MAKİNELERİN YÜKSELİŞİ: Avrupa, mobil işgücü seçeneklerini araştırmaya başlıyor MAKİNELERİN YÜKSELİŞİ: Avrupa, mobil işgücü seçeneklerini araştırmaya başlıyor Hibrit cihazlar, iş amaçlı dizüstü bilgisayarların Avrupa daki egemenliğini tehdit ediyor Tabletlerin mobil çalışma biçimini

Detaylı

VAIO FZ serisi burada

VAIO FZ serisi burada Sayı:19 VAIO FZ serisi burada Bu Ay... DSC-W200 ile etkileyen performans Tatil e Hazır mısınız? HD nin İhtişamı, Hard Disk in Kolaylığı Büyük Ekran Keyfi Size Daha Yakın VAIO FZ için 5 Muhteşem Neden Etkileyen

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR?

TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR? Haziran 2010 SOSYAL MEDYA ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR? Proje Koordinatörleri: İndeks Araştırma Ekibi Simge Şahin, İstanbul Bilgi Üniversitesi Giriş:

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

11 Eylül de Sinemalarda

11 Eylül de Sinemalarda İyi Performanslarla Dolu, Çekici Bir Hikaye Milton Moview Review Gece Bitmeden de Chris Evans ın Yakışıklılığından Fazlası Var Culled Culture Gece Doğmadan ve In Search Of A Midnight Kiss in İzinde Filmaluation

Detaylı

İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ CASUS OYUNU FİLM ANALİZ ÇALIŞMASI. HAZIRLAYAN İmran NİŞANCI

İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ CASUS OYUNU FİLM ANALİZ ÇALIŞMASI. HAZIRLAYAN İmran NİŞANCI İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ CASUS OYUNU FİLM ANALİZ ÇALIŞMASI HAZIRLAYAN İmran NİŞANCI Sayfa 1 CASUS OYUNU FİLMİ ABD nin merkezi haber alma ve haber verme teşkilatı. İngilizce

Detaylı

Çevresini Algılayabilen Geleceğin Otobüs Durağı

Çevresini Algılayabilen Geleceğin Otobüs Durağı EYESTOP Carlo Ratti Mimar ve mühendis Carlo Ratti, Politecnico di Torino ve Paris te École Nationale des Ponts et Chaussées de eğitim gördü. Doktorasını İngiltere de Cambridge Üniversitesi nde tamamlayan

Detaylı

Intel Eğitim Çözümleri. En İleri Teknolojilerle, Dijital Eğitimde Yeni Bir Döneme Geçin

Intel Eğitim Çözümleri. En İleri Teknolojilerle, Dijital Eğitimde Yeni Bir Döneme Geçin Intel Eğitim Çözümleri En İleri Teknolojilerle, Dijital Eğitimde Yeni Bir Döneme Geçin Intel Eğitim Çözümleri Gelişmiş Öğrenci ve Öğretmen Sınıf Yönetim Yazılımı GELIŞMIŞ ÖĞRENCI VE ÖĞRETMEN ETKILEŞIMI

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Tatilde neler yaptık? *Hava nedir? Hangi duyu organımızla hissederiz? *Tatildeyken hava nasıl değişimler oldu? *Müzik dendiğinde

Detaylı

TEKNOLOJİ VE TASARIM Dersine giriş.. 11.11.2013 1

TEKNOLOJİ VE TASARIM Dersine giriş.. 11.11.2013 1 TEKNOLOJİ VE TASARIM Dersine giriş.. 11.11.2013 1 Giriş Yaşamımızın tartışmasız en önemli gündemini teknolojik gelişmeler ve tasarım harikası ürünler oluşturuyor..bu sunu sizlere dersimizin amacı ve içeriğini

Detaylı

SAHNE VE GÖSTERİ SANATLARI YÖNETİCİSİ

SAHNE VE GÖSTERİ SANATLARI YÖNETİCİSİ TANIM Tiyatro, opera, sinema, televizyon, kültür ve eğlence alanlarındaki etkinlikleri planlayan ve yürüten kişidir. A- GÖREVLER KULLANILAN ARAÇ,GEREÇ VE EKİPMAN - Düzenlenecek sahne veya gösteri için

Detaylı

Güneş Enerjisi nde Lider

Güneş Enerjisi nde Lider Güneş Enerjisi nde Lider GO Enerji, 2003 yılından itibaren, Güneş enerjisinden elektrik üretimi teknolojilerinde uzmanlaşmış ekibiyle faaliyet göstermektedir. Kendi markaları ile ABD den Avustralya ya

Detaylı

EVRİM TRANSCENDENCE 10 EKİM DE SİNEMALARDA!

EVRİM TRANSCENDENCE 10 EKİM DE SİNEMALARDA! EVRİM TRANSCENDENCE 10 EKİM DE SİNEMALARDA! EVRİM - TRANSCENDENCE Evrim Transcendence filminde Oscar adayı Johnny Depp, Rebecca Hall, Paul Bettany, Cillian Murphy ve Oscar ödüllü oyuncu Morgan Freeman

Detaylı

Yetersiz Şifre Politikasının Sonuçları

Yetersiz Şifre Politikasının Sonuçları Yetersiz Şifre Politikasının Sonuçları Bünyamin Demir, Aralık 2009, WGT E-Dergi 3. Sayı Yazıya başlamadan önce değerli okura amacımı -iyi anlatmak- maksadıyla şu notları düşmek istiyorum; Aşağıda göreceğiniz

Detaylı

Nr. 514, September 2014 Neslihan Sargut nsargut@isravision.com +90 (212 ) 285 9745

Nr. 514, September 2014 Neslihan Sargut nsargut@isravision.com +90 (212 ) 285 9745 Yapay görme ile kalite sürekli denetim altında Yapay görme teknolojilerinin üretim dünyasına iki büyük faydayı birarada sunduğunu söyleyen ISRA Vision Vistek Genel Md. Yardımcısı Serkan Çakır, "Her üretimin

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

İLHAM VEREN KONUŞMACILAR ALEM-İ İŞ İLE HERKES BİRBİRİNİ DAHA İYİ ANLAYACAK!

İLHAM VEREN KONUŞMACILAR ALEM-İ İŞ İLE HERKES BİRBİRİNİ DAHA İYİ ANLAYACAK! İLHAM VEREN KONUŞMACILAR ALEM-İ İŞ İLE HERKES BİRBİRİNİ DAHA İYİ ANLAYACAK! ALEM-İ İŞ, NE İŞ? Alem-i İştir kişinin lafa bakılmaz! diyoruz ve iş hayatında yaşadıklarımız konusunda bize, size, herkese esprili

Detaylı

17 Haziran 2014 DenizBank Güncel Haber Bülteni

17 Haziran 2014 DenizBank Güncel Haber Bülteni 17 Haziran 2014 DenizBank Güncel Haber Bülteni Mobil RTB Harcamaları %459 Artış Gösterdi emarketer tahminlerine göre RTB harcamaları (tüm reklam çeşitleri dahil) 2018 yılında toplamda $12 milyar a ulaşacak.

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ REHBERLİK POSTASI 4

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ REHBERLİK POSTASI 4 ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ REHBERLİK POSTASI 4 22 Mart 2013 Sayın Velimiz, Dördüncü rehberlik postamızda sizlerle, Davranış ve Değerler Eğitimi Programı kapsamında

Detaylı

2014 Ericsson ConsumerLab

2014 Ericsson ConsumerLab 2014 Ericsson ConsumerLab TÜRKİYE MOBİL GENİŞBANT KULLANICI ARAŞTIRMASI Ericsson ConsumerLab 2014 Türkiye Mobil Genişbant Çalışması 19.09.2014 Page 1 ARAŞTIRMA METOD VE KAPSAMI Örneklem 3G mobil interneti

Detaylı

Mutfak Etkinliği. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Şarkı. Büskivili pasta yapıyoruz.

Mutfak Etkinliği. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Şarkı. Büskivili pasta yapıyoruz. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Şarkı Mutfak Etkinliği Sohbetler Yaşayan değerlerimizden Doğruluk ile ilgili sohbet ediyorum. Sağlığımızı korumak için neler yapmalıyız konulu sohbet

Detaylı

H.OĞUZ AYDIN: CAR DVR kaza esnasında - güç kesintisi olsa bile - 20 saniye daha kayıt yapabilmektedir.

H.OĞUZ AYDIN: CAR DVR kaza esnasında - güç kesintisi olsa bile - 20 saniye daha kayıt yapabilmektedir. H.HÜSEYİN YAYLA Türkiye Otomotiv Sektöründe çığır açabilecek bir projeyi ülkemize getirmek üzere olan H.Oğuz Aydın ile birlikteyiz. Oğuz Bey ile Türkiye nin otomotiv pazarındaki gelişmelerine paralel olarak

Detaylı

eralp tarafından yazıldı. Cumartesi, 19 Şubat 2011 16:51 - Son Güncelleme Cumartesi, 19 Şubat 2011 17:11

eralp tarafından yazıldı. Cumartesi, 19 Şubat 2011 16:51 - Son Güncelleme Cumartesi, 19 Şubat 2011 17:11 Geçtiğimiz haftalarda oyuncular için belli fiyat aralıklarına göre sıraladığımız işlemci, ekran kartı ve anakarttan sonra şimdi de bizlere göre fiyatlarına göre en iyi 10 oyun amaçlı notebook'u belirliyoruz.

Detaylı

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya MOTİVASYON Nilüfer ALÇALAR 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya Motivayon nedir? Motivasyon kaynaklarımız Motivasyon engelleri İşimizde motivasyon

Detaylı

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ. (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014)

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ. (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014) 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 16 Aralık 2013-24 Ocak 2014 tarihleri arasında

Detaylı

ISSN 2146-9164 Yayın Türü: Yerel ve Süreli. Yayın Danışmanları Oya İşeri - Hüseyin Emiroğlu. Görsel Yönetmen Sedat Gever. Grafik Arz Tanıtım

ISSN 2146-9164 Yayın Türü: Yerel ve Süreli. Yayın Danışmanları Oya İşeri - Hüseyin Emiroğlu. Görsel Yönetmen Sedat Gever. Grafik Arz Tanıtım ISSN 2146-9164 Yayın Türü: Yerel ve Süreli Abonelik: Yıllık 60 TL Posta Çeki: 666874 Banka: Denizbank IBAN TR550013400000191012400002 İş Bankası IBAN TR070006400000110950784959 Dekont karabatakdergisi@gmail.com

Detaylı

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir?

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? 3 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile ve aileyi

Detaylı

Hatıraların Masumiyeti Hatıraların Masumiyeti Hatıraların Masumiyeti

Hatıraların Masumiyeti Hatıraların Masumiyeti Hatıraların Masumiyeti SİNOPSİS Nobel Edebiyat Ödüllü yazar Orhan Pamuk, 2012 de İstanbul da, 2008 yılında yayınladığı Masumiyet Müzesi romanı ile aynı adı taşıyan bir müze açar. Müzenin içindeki eşyalar, romana konu olan ve

Detaylı

Bilkent Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü. Bilgisayar Mühendisliği

Bilkent Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü. Bilgisayar Mühendisliği Bilkent Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Bilgisayar Mühendisliği Bilgisayar Mühendisliği Günümüzde, finans, tıp, sanat, güvenlik, enerji gibi bir çok sektör, bilgisayar mühendisliğindeki gelişimlerden

Detaylı

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Sohbetler *Kendimi tanıyorum (İlgi ve yeteneklerim, hoşlandıklarım, hoşlanmadıklarım) *Arkadaşlarımı tanıyorum *Okulumu tanıyorum

Detaylı

Öğr. Gör. Hakan YÜKSEL hakanyuksel@sdu.edu.tr SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ. Akademik Bilişim 2013 1

Öğr. Gör. Hakan YÜKSEL hakanyuksel@sdu.edu.tr SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ. Akademik Bilişim 2013 1 Öğr. Gör. Hakan YÜKSEL hakanyuksel@sdu.edu.tr SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ Akademik Bilişim 2013 1 İçerik Hareket Temelli İşlemler Temassız hareket algılayıcısı: Kinect Kinect Uygulamaları Kinect in getirdikleri

Detaylı

Öncelikle teknik detayları anlamak için Deniz Oktar ın 2000 yılında PCNet için yazdığı yazıya göz atmakta fayda var.

Öncelikle teknik detayları anlamak için Deniz Oktar ın 2000 yılında PCNet için yazdığı yazıya göz atmakta fayda var. Teknolojiyi yakından izleyen biriyseniz çoktan 3D TV hakkında bir şeyler duymuşsunuzdur. HD TV nin izleme zevkinize yaptığı katkıdan hoşlandıysanız, 3D TV ile yeni bir uçuşa hazırlanmalısınız. 3D TV teknolojisi

Detaylı

"Gerçek tasarımcı elinde firca ile doğar" iç mimar Anna Malyakina'yı tam anlamıyla tanımlayan bir ifade. Anna çizim yapmaya konuşmayı öğrenmeden

Gerçek tasarımcı elinde firca ile doğar iç mimar Anna Malyakina'yı tam anlamıyla tanımlayan bir ifade. Anna çizim yapmaya konuşmayı öğrenmeden O O LY F RT L Kİ Ş E İS PO "Gerçek tasarımcı elinde firca ile doğar" iç mimar Anna Malyakina'yı tam anlamıyla tanımlayan bir ifade. Anna çizim yapmaya konuşmayı öğrenmeden başlamıştır. Çocukluk döneminde,

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

22-27 EYLÜL 2014 FİNLANDİYA GEZİMİZ 22,09,2014 PAZARTESİ - BULUŞMA VE PISA 23.09.2014 SALI - ALVAR AALTO SAĞLIK VE SPOR FAKÜLTESİ

22-27 EYLÜL 2014 FİNLANDİYA GEZİMİZ 22,09,2014 PAZARTESİ - BULUŞMA VE PISA 23.09.2014 SALI - ALVAR AALTO SAĞLIK VE SPOR FAKÜLTESİ 22-27 EYLÜL 2014 FİNLANDİYA GEZİMİZ 22,09,2014 PAZARTESİ - BULUŞMA VE PISA Gece geç saatlerde Helsinki yolculuğumuz başlayacak. Uzun bir uçak yolculuğu yapacağız.ardından bir saatlik bir uçuş sonunda Jyvaskyla

Detaylı

EĞİTİM KOÇLUĞU SERTİFİKA PROGRAMI. 22-23 ve 29-30 KASIM 2014 TARİHLERİNDE CANİK BAŞARI ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM MERKEZİ NDE

EĞİTİM KOÇLUĞU SERTİFİKA PROGRAMI. 22-23 ve 29-30 KASIM 2014 TARİHLERİNDE CANİK BAŞARI ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM MERKEZİ NDE EĞİTİM KOÇLUĞU SERTİFİKA PROGRAMI 22-23 ve 29-30 KASIM 2014 TARİHLERİNDE CANİK BAŞARI ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM MERKEZİ NDE Eğitim Koçluğu Sertifika programı öğrencilerin okul, aile ve özel yaşamındaki

Detaylı

Araştırmanızı nasıl alırsınız? Araştırma tasarımında yeni yaklaşımlar

Araştırmanızı nasıl alırsınız? Araştırma tasarımında yeni yaklaşımlar Araştırmanızı nasıl alırsınız? Araştırma tasarımında yeni yaklaşımlar Sektörünüze layık bir hizmet! İhtiyaçlarınıza göre hizmetlerini şekillendirir, size özel çözümleri, sizin tercihlerinize göre sunarız.

Detaylı

PLANETARYUM TEKNOLOJİLERİ. Dev bir kürede süper boyutlu derinliklerde birlikte evreni keşfedelim...

PLANETARYUM TEKNOLOJİLERİ. Dev bir kürede süper boyutlu derinliklerde birlikte evreni keşfedelim... PLANETARYUM TEKNOLOJİLERİ Dev bir kürede süper boyutlu derinliklerde birlikte evreni keşfedelim... Cacabey Planetaryum, Bursa Yıldırım Belediyesi Eğitim ve Bilim Merkezi içerisinde yer almaktadır. Öz kaynakları

Detaylı

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ BİYOSİSTEM MÜHENDİSLİĞİ PROGRAMI SON SINIF ÖĞRENCİ ANKET FORMU. Aralık,2013

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ BİYOSİSTEM MÜHENDİSLİĞİ PROGRAMI SON SINIF ÖĞRENCİ ANKET FORMU. Aralık,2013 ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ BİYOSİSTEM MÜHENDİSLİĞİ PROGRAMI SON SINIF ÖĞRENCİ ANKET FORMU Sevgili U.Ü.Ziraat Fakültesi Biyosistem Mühendisliği Programı Öğrencileri, Aralık,2013 Uludağ Üniversitesi

Detaylı

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz.

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz. ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Aralık 2014-23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Bu ayki yaşayan değerimiz Sevgi.

Detaylı

http://www.haber18.com

http://www.haber18.com http://www.haber18.com Haberin Ayrıntıları: 5 Haziran Dünya Çevre Günü Karatekin Parkı nda Çankırı Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen programla kutlandı. Programa Valimiz Vahdettin

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "SAĞLIĞA YENİLİKÇİ BİR BAKIŞ AÇISI: MOBİL SAĞLIK RAPORU TANITIM TOPLANTISI AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN SAĞLIĞA YENİLİKÇİ BİR BAKIŞ AÇISI: MOBİL SAĞLIK RAPORU TANITIM TOPLANTISI AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "SAĞLIĞA YENİLİKÇİ BİR BAKIŞ AÇISI: MOBİL SAĞLIK RAPORU TANITIM TOPLANTISI AÇILIŞ KONUŞMASI 22 Mart 2016 İstanbul, Sheraton Hotel&Convention Center

Detaylı

Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını ne tetikledi?

Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını ne tetikledi? Alkollü İçecek: 18.12.2011 Gün içinde ürünü ne zaman satın aldı/tüketti/kullandı? -Akşam yemeğinden sonra saat 20:00 civarında. Ürünü kendisi mi satın aldı, başkası mı? Kim? -Kendim satın almadım. Kız

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

PROFESYONEL GÜVENLİK SİSTEMLERİ

PROFESYONEL GÜVENLİK SİSTEMLERİ STARFON TEKNOLOJİ PROFESYONEL GÜVENLİK SİSTEMLERİ Geleceğin intercom ve smart home teknolojisini bizimle yaşayın... SF 90 Dış Ünite SF 66 İç Ünite FARK YARATAN TASARIMI BENZERSİZ KALİTESİ İLE EVİNİZDE

Detaylı

BU FUAR 5174 SAYILI KANUN GEREĞİNCE TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ (TOBB) İZNİ İLE DÜZENLENMEKTEDİR.

BU FUAR 5174 SAYILI KANUN GEREĞİNCE TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ (TOBB) İZNİ İLE DÜZENLENMEKTEDİR. . EVLİLİK HAZIRLIKLARI, EV GEREÇLERİ VE MOBİLYA FUARI 10-14 NİSAN 201 TRABZON DÜNYA TİCARET MERKEZİ BU FUAR 5174 SAYILI KANUN GEREĞİNCE TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ (TOBB) İZNİ İLE DÜZENLENMEKTEDİR.

Detaylı

Festivalin Tarihçesi

Festivalin Tarihçesi Festivalin Tarihçesi Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. İzmir Film Festivali, 11 yıl boyunca dünyadan ve

Detaylı

76% 5- Çok önemli 4 - Önemli 3- Ne önemli ne değil 2- Pek önemli değil 1- Hiç önemli değil

76% 5- Çok önemli 4 - Önemli 3- Ne önemli ne değil 2- Pek önemli değil 1- Hiç önemli değil Tarih 0 Mart 009 Daha fazla bilgi için: Hande Akdağ Kurumsal İletişim Yöneticisi Tel: +90 68 07 00 Fax: +90 68 07 99 E-mail: handeakdag@gfkturkiye.com GfK Türkiye Sıracevizler Cad. Çiftecevizler Deresi

Detaylı

KIRILL ISTOMIN in. renkli dünyası ve DEKO TASARIM

KIRILL ISTOMIN in. renkli dünyası ve DEKO TASARIM DEKO TASARIM Senem ÖZTÜRK / senem.ozturk@alem.com.tr Biliyorum ki dekoratör sözcüğü bugün pek de popüler değil, hatta modası geçmiş bir ifade fakat yine de kendimi dekoratör olarak tanımlamak bana daha

Detaylı

ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ

ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ I- Açıklama Sizi tam olarak tanımladığına inandığınız her cümlenin yanına 1 yazın. Eğer ifade size uygun değilse, boş bırakın. Sonra her bölümdeki sayıları toplayın. Bölüm 1 Nesneleri

Detaylı

3. Yazma Becerileri Sempozyumu. Çağrışım: Senden Kim Çıkacak?

3. Yazma Becerileri Sempozyumu. Çağrışım: Senden Kim Çıkacak? Çağrışım: Senden Kim Çıkacak? AMAÇ Amacımız dört temel dil becerisinin bir ayağını oluşturan yazma becerisine farklı bir bakış açısı kazandırmak; duyan, düşünen, eleştiren, sorgulayan insanlar yetiştirme

Detaylı

OYUN ETKİNLİĞİ Çocukların okula geldikleri ilk saatlerde ve günün farklı saatlerinde sınıflarda bulunan öğrenme merkezlerinde (evcilik, kitap, kukla,

OYUN ETKİNLİĞİ Çocukların okula geldikleri ilk saatlerde ve günün farklı saatlerinde sınıflarda bulunan öğrenme merkezlerinde (evcilik, kitap, kukla, OYUN ETKİNLİĞİ Çocukların okula geldikleri ilk saatlerde ve günün farklı saatlerinde sınıflarda bulunan öğrenme merkezlerinde (evcilik, kitap, kukla, blok, fen-doğa, yapılandırılmamış oyuncak, müzik, sanat)

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

Konum bazlı servisler ve uygulamaların hayatımıza kattıkları

Konum bazlı servisler ve uygulamaların hayatımıza kattıkları Konum bazlı servisler ve uygulamaların hayatımıza kattıkları 20 Eylül Perşembe 12 Diğer Dökümanlar http://mfyz.com/konum-bazli-servisler-ve-uygulamalarin-hayatimiza-kattiklari Geçen sayıda, günlük hayatımıza

Detaylı

Mobil İnternet Kullanımı ve 3G Araştırması Temmuz 2009

Mobil İnternet Kullanımı ve 3G Araştırması Temmuz 2009 Mobil İnternet Kullanımı ve 3G Araştırması Temmuz 2009 www.webrazzi.com 2/16 Rapor Hakkında Bu araştırma Türkiyeʼde mobil internet kullanımı ve 3Gʼnin bilinirliğini ölçmek amacıyla Webrazzi okuyucuları

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

22" 10 Parmak Dokunmatik SuperClear VA Panel Full HD Monitör. Genel Bakış. En sevdiğiniz uygulamalara erişim sunarak Windows 8 Uyumluluğu

22 10 Parmak Dokunmatik SuperClear VA Panel Full HD Monitör. Genel Bakış. En sevdiğiniz uygulamalara erişim sunarak Windows 8 Uyumluluğu 22" 10 Parmak Dokunmatik, MHL sertifikalı Full HD Ekran 22" 10 Parmak Dokunmatik SuperClear VA Panel Full HD Monitör Genel Bakış ViewSonic TD2240 10 parmak dokunmatik ekran 1920 x 1080 Full HD çözünürlük

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

TTL İNTERAKTİF ZEMİN HAYATA BİZİMLE DOKUNUN! Touch To Life

TTL İNTERAKTİF ZEMİN HAYATA BİZİMLE DOKUNUN! Touch To Life TTL İNTERAKTİF ZEMİN HAYATA BİZİMLE DOKUNUN! Touch To Life Bir adımda değişir HAYAT! Touch Box interaktif zemin ve yüzey çözümü, yansıtılan görüntü ile insan vücudu hareketlerine bağlı olarak görsel efektler

Detaylı

Master Tanıtım Sunumu

Master Tanıtım Sunumu Master İstanbul, 08/09/2015 INNOTE NEDiR? INNOTE NASIL ÇALISIR? NEDEN INNOTE? INNOTE ÖZELLiKLERi? INNOTE EKRAN GÖRÜNTÜLERi INNOTE NEDiR? Web tabanlı online bir sistemdir. Fikir yönetiminin daha hızlı

Detaylı

SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI. Sanat ve Tasarım Yüksek Lisans Programı (Tezli)

SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI. Sanat ve Tasarım Yüksek Lisans Programı (Tezli) SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI Sanat ve Tasarım Yüksek Lisans Programı (Tezli) Ülkemizde Sanat ve Tasarım alanında yetişmiş uzman kişiler sınırlıdır. Üniversitelerimizde Güzel Sanatlar

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

Mixerarts.com Sanat Platformu başarı hikayemizde Mixer Direktörü Bengü Gün konuyla ilgili sorularımızı yanıtladı:

Mixerarts.com Sanat Platformu başarı hikayemizde Mixer Direktörü Bengü Gün konuyla ilgili sorularımızı yanıtladı: 1 Mixerarts.com Sanat Platformu başarı hikayemizde Mixer Direktörü Bengü Gün konuyla ilgili sorularımızı yanıtladı: Mixer in faaliyetleri ve sektördeki konumuyla ilgili bilgi verebilir misiniz? Mixer,

Detaylı

TABURCUYUZ, YA SONRASI?

TABURCUYUZ, YA SONRASI? TABURCUYUZ, YA SONRASI? Uzm. Hemş. Emel DİLEK Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi İç Hastalıkları ABD Annem, 67 yaşında, Emekli öğretmen, HT hastası, 2002 yılında geçirmiş olduğu beyin ameliyatı sonrası

Detaylı

03.11.2013-Bloomberg Businessweek. BASINDA GeniuSpy. Zihni Birleştirir, Zekâyı Geliştirir 1/6

03.11.2013-Bloomberg Businessweek. BASINDA GeniuSpy. Zihni Birleştirir, Zekâyı Geliştirir 1/6 03.11.2013-Bloomberg Businessweek BASINDA GeniuSpy Zihni Birleştirir, Zekâyı Geliştirir 1/6 Zihni Birleştirir, Zekâyı Geliştirir 2/6 27.08.2013-www.milliyet.com.tr Çocuğunuz dikkatsiz mi emin misiniz?

Detaylı

[E-Katalog Tanıtım Sayfası] Ayser Bilgisayar. Cumhuriyet Meydanı No:41 Kat:2 0286 217 60 34

[E-Katalog Tanıtım Sayfası] Ayser Bilgisayar. Cumhuriyet Meydanı No:41 Kat:2 0286 217 60 34 [E-Katalog Tanıtım Sayfası] Ayser Bilgisayar Cumhuriyet Meydanı No:41 Kat:2 0286 217 60 34 Neden Ayser Bilgisayar? Bundan 10 yıl önce insanlar bir ürün almak için mağaza mağaza dolaşırlar ve farklı fiyatları

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

APPLE BİLGİSAYARI İCAT EDEN TEKNİSYEN: STEVE WOZNIAK

APPLE BİLGİSAYARI İCAT EDEN TEKNİSYEN: STEVE WOZNIAK APPLE BİLGİSAYARI İCAT EDEN TEKNİSYEN: STEVE WOZNIAK Steve Wozniak, hesap makinası üreten bir firmada teknisyendi. Tek başına, 1976 da Apple-I ve 1977 de Apple-II bilgisayarlarını icat etti ve satış rekorları

Detaylı

Enerji Verimliliği Forum ve Fuarına Enervis Çıkartma Yaptı

Enerji Verimliliği Forum ve Fuarına Enervis Çıkartma Yaptı ENERJİ GÜNDEMİ SAYI 12 OCAK 2015 02 Yeşil Sanayi Zirvesi ne Enervis in Enerji Verimliliği Projesi Damga Vurdu 03 Enerji Verimliliği Forum ve Fuarına Enervis Çıkartma Yaptı 04 Almanya da Güneş Elektriği

Detaylı

Ericsson Consumer Lab - 2008 / Türkiye Sonuçları

Ericsson Consumer Lab - 2008 / Türkiye Sonuçları Ericsson Consumer Lab Türkiye Raporu 2008 Yiğit Kulabaş Ericsson Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Ericsson Consumer Lab Pazar Araştırması ve Tahminleri 2008 Araştırmaları Ülke: Görüşme Sayısı: Seçki: Arjantin

Detaylı

HAVA BEKLENMEDİK ŞEKİLDE ANİDEN DEĞİŞTİĞİNDE

HAVA BEKLENMEDİK ŞEKİLDE ANİDEN DEĞİŞTİĞİNDE HAVA BEKLENMEDİK ŞEKİLDE ANİDEN DEĞİŞTİĞİNDE Hava şartlarındaki ani değişimlerin sürüş deneyimini nasıl etkilediğini anlamak MICHELIN ROAD USAGE LAB RAPORU 2 ÖZET 4 Güzel hava bir anda bozduğunda... Ve

Detaylı

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da 21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da geleceğin mimarı nesiller artık bizim ellerimizde, güvenle... Keşke Hep Çocuk Kalsak! Büyüyünce ne olacaksın diye sorarlar. Oysa çocuk kalmak en güzel şey değil midir?

Detaylı

Köy Okulları Bilim Şenliği 16-22 Haziran 2013

Köy Okulları Bilim Şenliği 16-22 Haziran 2013 SAAT/GÜN 1. GÜN 2. GÜN 3. GÜN 08:00-08:45 09:00-09:45 10:00-10:45 11:00-11:45 DERS ADI: Açılış dersi. İnönü Üniversitesi Üstün Yetenekliler Araştırma ve Uygulamam Merkezi Müdürü tarafında açılış dersi

Detaylı

İAFİP İSTANBUL ATATÜRK FEN İŞ PLATFORMU İAFEST 14 SPONSORLUK DOSYASI

İAFİP İSTANBUL ATATÜRK FEN İŞ PLATFORMU İAFEST 14 SPONSORLUK DOSYASI İAFİP İSTANBUL ATATÜRK FEN İŞ PLATFORMU İAFEST 14 SPONSORLUK DOSYASI 1 Birlikte Daha Güçlüyüz! İAFL ortak paydasında bir araya gelerek dayanışma ve yardımlaşma kültürümüzü geliştirmek önceliğimizdir. İş

Detaylı

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 3 YAŞ DENİZYILDIZLARI SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 3 YAŞ DENİZYILDIZLARI SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 3 YAŞ DENİZYILDIZLARI SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI DİL BECERİLERİM VE BEN Hikâye / Öykü / Masal: Yardımlaşalım adlı hikayemizi biz hazırladık. Tekerlemeler:

Detaylı

Bilgi Çağında Kütüphane

Bilgi Çağında Kütüphane Bilgi Çağında Kütüphane Gürcan Banger 27 Mart 2006 Yunus Emre Kültür Merkezi Değişen Dünya 1950 li yıllara kadar üretim için sermaye, işgücü, enerji ve hammadde önemli girdiler olarak kabul ediliyordu.

Detaylı

UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK

UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK Betül Tarıman UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK YARATICI OKUMA DİZİSİ Şiir Resimleyen: Yasemin Ezberci Yaratıcı Okuma Dosyası: Nilser Utku 2 BASIM Betül Tarıman UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK Resimleyen: Yasemin Ezberci

Detaylı

Hizmetlerimiz. Allnjoy Event Works,

Hizmetlerimiz. Allnjoy Event Works, Allnjoy Event Works, M.i.c.e. sektörüne ve ihtiyaç duyulan diğer alanlara Takım Oyunu, Atölye Çalışmaları, Sosyal Sorumluluk Projeleri, Kahve Molası Aktiviteleri, Çocuk Atölye ve Aktiviteleri, Konsept

Detaylı

Eğitimde Bilişim Teknolojilerinin Yeri Ve Önemi

Eğitimde Bilişim Teknolojilerinin Yeri Ve Önemi Eğitimde Bilişim Teknolojilerinin Yeri Ve Önemi Sunumumuza Bir Soru İle Başlayalım Laptop Tablet Masaüstü Pc Akıllı Telefon Soru1: Hangisini Kullanıyorsunuz? Laptop Tablet Masaüstü Pc Akıllı Telefon Soru2:

Detaylı

KOCAELİ 1. ÜNİVERSİTE TANITIM FUARI VE KARİYER GÜNLERİ FİNAL RAPORU

KOCAELİ 1. ÜNİVERSİTE TANITIM FUARI VE KARİYER GÜNLERİ FİNAL RAPORU KOCAELİ 1. ÜNİVERSİTE TANITIM FUARI VE KARİYER GÜNLERİ FİNAL RAPORU Bu yıl birincisi düzenlenen Üniversite Tanıtım Fuarı ve Kariyer Günleri organizasyonunun katılımcılar ve ziyaretçiler gözünden etkililiğin

Detaylı