Bir konuyu anlatmaya başladığımızda ilk bilgi her zaman uyarıcı, zindeleştirici bilgi olmalıdır.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Bir konuyu anlatmaya başladığımızda ilk bilgi her zaman uyarıcı, zindeleştirici bilgi olmalıdır."

Transkript

1 KAMUSAL ALAN PUBLIC SPHERE Ahmet Battal Prof. Dr. I. KAVRAMIN KAYNAĞI Kamusal alan kavramı üzerindeki tartışmalar bir siyaset ve hukuk tartışması biçiminde cereyan etmektedir. Hukuk bilimi bir kavram bilimidir. Özellikle hukukçular bilirler ki siyaset ile hukukun kesiştiği; yani hukuk siyasetinin belirlendiği hukuk alanı Anayasa Hukuku dur ve bu hukuk dalı anayasal kavramlarla şekillenir. Anayasada yer alan kavramların ortak tanımlarının bulunması, iyi bir Anayasa Hukuku uygulaması için şarttır. O halde anayasada tanımı yer almayan kavramlarla Anayasa Hukuku ve pratik siyaset tartışması yapılamaz. Bir konuyu anlatmaya başladığımızda ilk bilgi her zaman uyarıcı, zindeleştirici bilgi olmalıdır. İşte birinci uyarıcı bilgi: Kamusal alan kavramı, önceki ve yürürlükteki anayasalarımızda, bırakınız tanımlanmayı, kullanılmamıştır dahi. O halde bu yazının bundan sonraki kısmı ve bu kavrama ilişkin tüm yazılar, olan hukuka ilişkin -de lege lata- yorumlar değil, olması gereken hukuka ilişkin -de lege ferenda- hukuk felsefesi çabaları olabilir. Kavramı ilk defa ve hararetle gündeme getiren kişiler, tartışmalar içinden çıkılamaz hal alınca ve daha da önemlisi kendileri için dahi tehlikeli bir noktaya gelince geri adım atmışlardır. Ancak, delinin attığı taşı çıkarmak için çabalaması gereken kırkıncı kişi de olsak, değil mi ki akıllı geçiniyoruz, bu tartışmaya katılmak zorundayız. II. KAVRAMA DUYULAN İHTİYAÇ Kamusal alan kavramı laiklikle ilişkili problemlerin çözümü meyanında gündeme getirilmiştir. Laiklik tartışmalarında, laik sıfatının kime ya da neye ait olacağı yani kimin ya da neyin dinden soyutlanacağı önemli bir problemdir. Bu açıdan bakıldığında, teorik olarak, dinden soyutlanması mümkün olan üç varlık vardır: Birey, toplum ve devlet. Dinden soyutlama için ise cebri ve iradi olmak üzere iki yöntem vardır. Aşağıda önce bu üçlüyü ikişer ihtimal için inceleyeceğiz. A. Bireyin dinsizleştirilmesinin anlamı Bireylerin, kendilerinin aksi yöndeki mevcut ya da muhtemel iradelerine rağmen dinden soyutlanması, laiklikle değil komünist totalitarizmle açıklanmaktadır. Diğer ifadeyle komünist devlet (de) elbette laiktir; ama bu devlet tipi için önemli olan, laiklik değildir. Zira dinî özgürlük ayağı olmayan bir laiklik anlamlı değildir. Bireylerin dine ilişkin ilk tercihlerinde kendi iradeleri ile dinsizliği seçmeleri ise hem demokrasinin, hem laikliğin ve hem de daha önemlisi, ihlâs ve irade kavramını -yapısı gereği- ön plana çıkaran, bütün dinlerin kabul ettiği bir durumdur.

2 B. Devletin dinden soyutlanmasının üç anlamı Laikliği demokrasi ve insan hakları ile telif etmeyen laiklik (jakoben laiklik) anlayışının üç soyutlama biçimi ile laikliği demokrasi ile telif eden laiklik arasında bu yönden esaslı fark vardır. Aşağıda altı paragrafta bu iki yöntemi kıyaslayacağız. 1. Devletin dinden soyutlanmasının birinci şartı, devlet adına kural koyanların dinden etkilenmemesidir. (yasama laikliği /teşriî laiklik) 1.a. Demokrasilerde bu unsur tamamdır ve her demokrasi bu anlamıyla laiktir. Zira demokratik devlette, kural koyanlar (yasama organı), asaleten hareket etmezler. İnandıkları din öyle istediği için değil, vekaleten ve seçmenleri öyle istediği için kural koyarlar. Seçmenlerin dindarlığı nisbetinde vekillerin koyduğu kuralların da dinden etkileniyor olması mümkündür ve demokrasinin bir gereğidir. Dinin devlete bu dolaylı etkisi, demokrasinin olmazsa olmaz nitelikte tabii bir sonucudur ve laiklik adına engellenemez. Bununla birlikte çoğunluk, çoğunluk gücünü kullanarak azınlığı dini yönden ezen bir kanuni düzenleme yaparsa, bu, elbette laikliğe aykırı olur; ama daha önce, insan haklarına aykırı olur. Ya da daha basitçe ve soruyla söyleyelim: İnsan haklarına saygılı olmayan demokrasi, demokrasi midir? Hayır. Dinler ya da dindarlıkla dinsizlik arasında ayrım yapan bir devlet laik midir? Hayır. 1.b. Buna karşılık demokrasi ve insan haklarını laiklikle çatışabilecek bir sistem olarak görenlere göre, devlet adına kural koyanların dinden etkilenmelerini önlemek üzere bir üstün otoritenin denetimine ihtiyaç vardır. Bu otorite, Türkiye gibi ülkelerde, sırtını değişmez maddelere yani ihtilalci/darbeci güce dayamış olan Anayasa Mahkemesi dir. Böylece demokrasi biter ve jakoben laiklik başlar. 2. Devleti dinden soyutlamanın ikinci anlamı devlet adına icraat yapanların dinden etkilenmemesi ve dini etkilememesidir. 2.a. Kamu hizmeti görenlerin, hizmet verdikleri kişileri dinlerine göre sınıflandırarak, içlerinden bazılarına daha iyi ya da daha kötü hizmet vermeye yönelmesi bir yönden dinden etkilenmek ve diğer yönden dindarlığı etkilemek anlamına gelir ve laikliğe aykırıdır. Devlet görevlilerinin eşitlik ilkesine uymaları zorunludur. Esasen yasama laikliği kanunlar yardımıyla bu sonucu da teminat altına alır. 2.b. Yine kamu görevlilerini dini baskı yapabilecek kötü niyetli kişiler ve halkı da dini baskı ve dayatmaya boyun eğecek cahil kişiler olarak gören jakoben anlayışa göre, laiklik için, kamu görevlilerinin dinsiz olması ya da dinsiz görünmesi (dinini vicdanına hapsetmiş olması) şarttır. Bu görüştekiler kamu yönetiminin denetlenebilirliğini de kabul etmemiş olmaktadırlar. Bu baskıcı laiklik de tabiatıyla demokrasiye ve kamu hizmetlerine girmede eşitlik ilkesine ihtiyaç duymaz. 3. Devleti dinden soyutlamanın üçüncü anlamı ise dini alandaki kamu hizmetlerinde ayrımcılık yapılmamasıdır. 3.a. Eski çağlardaki liberal devletin sadece asker beslemek için vergi toplamasına karşılık bu günkü tüm devletler -az ya da çok liberal ya da az ya da çok sosyal ve hatta sosyalist olmalarına bakılmaksızın- çeşitli türden kamu hizmeti de yapmaktadırlar. Devlet tüm kayda değer dinlerin mensuplarının tüm dinî ihtiyaçlarını karşılamayı eşit biçimde üstleniyor ise yine laiktir; ama sosyal devlettir.

3 3.b. Din hizmetini bir kamu hizmeti olarak görmekten rahatsız olan anlayış için devleti dinden soyutlamanın yolu devletin herhangi bir dinin mensuplarına yönelik din hizmeti vermemesidir. C. Toplumun dinden soyutlanması Laikleştirme politikaları açısından asıl problemli alan toplumdur. Diğer deyişle laiklik için toplumu dinden soyutlamanın gerekip gerekmediği önemli bir konudur. İşte bu aşamada kamusal alan kavramı en çok kullanılan kavramdır. Böylece kamusal alan öncelikle toplumsal alan olarak algılanmış olmaktadır. Bu açıdan da ilginç bir başka paradoks yaşanmaktadır: 1. Kamusal alan kavramını ortaya atanlara göre laik alan dinden soyutlanmış alandır ve sadece devlet değil toplum da laik olmalıdır. (Bu görüş laikliğin sekülerizm boyutu olarak da ifade edilmektedir) Bunlara göre bireyin dindar olmasının laikliğe zararı yoktur. Yine bunlara göre zaten din bireyin vicdanında hissettiği Allah la arasındaki manevi bağdan ibarettir ve dışarıya yansımaması gereken bir inançtır. Aslında bu fikrin sahipleri bir adım ötede bireyin laikliğine sıra geleceğini bilmekte ve esasen gizli niyet olarak bunu arzulamaktadırlar. Zira toplum dinden uzaklaştığında; ya sebebi olarak ya da sonucu olarak; toplumu oluşturan bireyler de dinden uzaklaşmış olacaktır. (Topluma ve çoğunluğa rağmen dindar olma gücünü kendisinde bulabilecek az sayıda cesaretli insan hariç, toplum fertlerinin çoğunluğu dinsizleşip rasyonel leşmiş (!) olacaklardır.) Bu görüştekiler, bu sonucun elde edilebilmesi için dindarların elinden dini sosyal hayata aksettirme hürriyetinin alınması gerektiğini düşünmektedirler. 2. Aynı biçimde kamusal alan kavramına karşı çıkanlar da -tamamen değillerse de kısmen- devletin laikliğine taraftar olmakta; ancak toplumun laikliğine karşı çıkmaktadırlar. Bireyin laikleştirilmesine (cebri dinsizliğe) müsamaha göstermeleri ise zaten beklenmez. Zira onlar da bilmekte ve istemektedirler ki toplumsal dindarlık bireysel dindarlığa katkı yapmakta ve bireysel dindarlık ise toplumsal dindarlığa dönüştükten sonra devletin dindarlığına basamak oluşturabilmektedir. İşte bu aşamada dindarlar da iki ana gruba ayrılmaktadırlar: 2.a. Tedrici değişimi savunanlar demokrasinin bu amaca hizmet edecek iyi bir araç olabileceğini düşünmektedirler. 2.b. Buna karşılık hızlı ve hedefe kilitlenmeci yöntemi savunanlar, yöntemin meşruiyeti problemini çok fazla tartışmaksızın, gerekirse ve mümkünse ihtilal (İslam devrimi!) gibi vasıtalar yardımıyla devleti de dindarlaştırmaya yönelmektedirler. Özet olarak ifade edecek olursak laiklik tartışmaları toplumun laikliği çerçevesinde düğümlenmektedir. Bu düğümü çözebilmek için daha aktif olan birileri ise doğrudan doğruya toplumun devlete ait olduğunu iddia etmek yerine, dolaylı bir biçimde kamusal alanın laik olması gerektiğini ileri sürmektedirler. Zira bilmektedirler ki kamusal alan devlete değil de bireylerden oluşan topluma bırakıldığında ya da bireyler ve toplum dini yaşama konusunda özgür bırakıldığında bireyler toplumu ve toplum da devleti dindarlaştıracaktır. İşte tüm tartışma bu noktada başlamaktadır. Kamusal alan nedir ve kimindir?

4 III. KAMUSAL ALAN NEDİR? A. Kavramın Sözlük Anlamı Kamusal alan bir alandır. Alan ile kastedilen, fiziki varlığa ilişkin bir olgudur. O halde bu tür alanlar bu yönden bakıldığında iki türlüdür: Kamusal olan ve olmayan alanlar. Kavramı ilk kullanan eski anayasa mahkemesi başkanı ve onun gibi düşünenlerin çok sevdiği öztürkçe kavramlarda kullanılan...sal ve...sel ekleri... ile ilgili ya da... ya ait olan gibi anlamlara gelmektedir. Kamusal alan kamuya ait olan ya da kamuyla ilgili alan demektir. O halde asıl soru şudur: Kamu nedir? Ya da Kamu kimdir? Türk dilinde kamu sözlük anlamı itibariyle, amme veya umum ya da Biz kimseye kin tutmazuz, kamu âlem birdir bize diyen Sultan Derviş Yunus Emre nin dilindeki anlamıyla cümle alem-herkes olarak anlaşılabilir. Oysa kamusal alan tartışmalarına taraf olanların büyük çoğunluğu kamu kavramını devlet olarak yorumlamaktadır (Bu kişilerin devletten ne anladıkları da ayrı bir konu ve belki de problemin ana kaynağı durumundadır.) B. Kamu Kavramının Anayasal Anlamı En çok bilinen hukuk sınıflandırmasında kamu hukuku özel hukuk ayrımı vardır. Özel (hususi) hukuk, kişiler arasındaki hukuktur. Kamu (amme) hukuku ise kişi ile devlet arasındaki ilişkilerde uygulanan hukuktur. Ancak bu ayrımda kamu hukuku kamunun (ammenin - umumun) hukukudur ve yine kamu devlet demek değildir. Anayasada kamusal alan kavramı değil ama kamu kavramı, başlıklar dahil 110 yerde ve 11 yerde de terkip halinde kullanılmıştır. Bu terkipler şunlardır: Kamu düzeni, kamu güvenliği, kamu hizmeti, kamu görevi, kamuya yararlı, kamu malları, kamu iktisadi teşebbüsü, kamu ve özel kesimi, kamu kurum ve kuruluşları, kamu giderleri. Anayasada devlet kavramının ise sadece 143 yerde kullanıldığı nazara alındığında Anayasanın kamu kavramına oldukça önemli bir görev ve anlam yüklediği anlaşılmaktadır. Bu kullanım biçimleri itibariyle kamu iki ana anlama gelmektedir. Birincisi; kamu, devleti yani kamusal otoriteyi ifade eder. Mesela ekonomik alanda kamu kesimi ya da kamu iktisadi teşebbüsü denildiğinde devletin yatırımları kastedilmektedir. Kamu görevi denildiğinde de devlet hizmeti (görevi) anlaşılmaktadır. İkinci anlamıyla ise kamu, halkın genelini ifade eder. Mesela, kamu hizmeti kamuya verilen hizmeti ifade eder; kamu düzeni ve güvenliği toplum düzeni anlamındadır; kamu malları ise tapusu çıkarılmayan ve umuma ait olan yol gibi malları ifade eder. Bu anlamda kamu devletten farklı bir varlığı ifade etmektedir. O halde kamusal yani kamuya ait olan alanlar devlete de halka da ait olabilir. Bu durumda devlet kimindir? sorusu cevaplanmalıdır. C. Devlet ve Kamu İlişkisi

5 İslam dini, düzen i, Allah ın isimlerinden birinin tecellisi yani yaratılışla birlikte gelen kadim bir varlık olarak görür. Devleti ise kadim bir varlık olarak değil, düzeni korumakla görevli hadis bir araç-varlık olarak görür. Devlete kudsiyet atfetmek, İslam (!) devletlerini yöneten otorite ve güç sahiplerinin kendi güçlerini ve pozisyonlarını dokunulmaz hale getirmek için icat ettikleri ya da ettirdikleri din dışı bir eğilimdir. Modern devlet teorisini en iyi kuran İslam düşünürü Bediüzzaman, konjonktürel ve pragmatist bir anlayışla değil, doğrudan doğruya bu nedenle demokrattır. Düzeni sağlayan aygıt olarak devletin sahibi halktır. Hakimiyet milletindir. Ancak millet ve bireyler bu hakimiyeti nefislerinin değil kainatın ve düzenin yaratıcısının emrine riayet ederek kullanmalıdır. Aksi halde düzeni sağlamak için var olan devlet, gerçek düzeni yıkan ve kaosa dönüştüren ve fakat onun yerine sahte düzen ve hakimiyeti koyan bir devlete dönüşür. O halde birey kamuyu, kamu da devleti oluşturur. Bireye serbest olan kamuya yasak olamaz, kamuya serbest olan ise devlete yasak olamaz. D. Kamusal Alanda Dindarlık ve Etkileri 1. Devlet, suç denilen davranışı, nerede işlendiğine bakmaksızın cezalandırır. Bu ceza bazen bir disiplin cezası, bazen de en ağırından hapis; hatta idam cezası olabilir. Diğer ifadeyle bir davranış kamu düzenini doğrudan ya da dolaylı olarak ihlal ediyorsa, kamudan gizli ve hatta yatak odasında da işlense, ispat edildiği takdirde ceza gerektirir. Devlet, düzeni sağlamak üzere, cezalandırma yetkisini kullanarak duruma müdahale eder. Laikliğe ilişkin konularda devlet dinî yaşayışı yasaklamaya yönelmektedir. Dolayısıyla yasağa uymayanları cezalandırma yoluna gitmektedir. Bu cezalar önceleri hapis ve sürgün hatta idam biçiminde iken bu gün artık kamu hizmetlerinden mahrumiyet biçiminde kendisini göstermektedir. Mesela (hukuksuz ve kanunsuz) başörtüsü yasağına riayet etmemenin müeyyidesi, öğrencilikten ve diplomadan ya da memuriyetten veya siyasetten mahrumiyettir. 2. Sıradan dindarlar için dindarlığın sosyal hayatta yani kamusal alanda görünmesi; mesai günlerinde ya da saatlerinde camiye gitmek, namaz kılmak, oruç tutmak, dışarıda dindarların giydiği türden kıyafetler giymek, erkekler için sakal bırakmak, bayanlar için başörtüsü takmak ya da çarşaf giymek gibi davranışlarla olur. Karşı cinsle ilişkilerinde ölçülü olmak, içki içmemek, bahis ve kumar oynamamak gibi pasif davranışlar da bu gruba girer. Görüldüğü üzere bu davranışlar esasen din düşmanı değillerse sıradan başkalarını rahatsız etmez. Sıradan dindarların günlük hayatlarında kendileri gibi yaşayanları tercih etmeleri de insan tabiatına uygundur ve başkalarını rahatsız etmez. Buna karşılık sıradan dindarların karar verirken objektif davranmaları gereken konularda diğer dindarları kayırmaları elbette yanlıştır ve başkalarına ve dolayısıyla topluma zarar verir. Mesela bir dindar öğretmenin dindar ailelerin çocuklarına daha fazla ihtimam ve ilgi göstermesi ya da dindar bir belediye görevlisinin dindarların oturduğu sokağın temizliğine özel ilgi göstermesi bu türden hatalı davranışlardır ve engellenmelidir.

6 Belirtelim ki aynı tutum dindar olmayan öğretmenin dindar ailenin çocuğuna karşı olumsuz davranışı biçiminde de kendirini gösterebilir ve engellenmelidir. 3. Politikacılar ve yüksek bürokratlar için dindarlık kendisini ayrıca bir de daha esaslı karar aşamalarında gösterir. Dindar politikacılar için bu durum, dindar insanların dini alandaki hürriyetinin sağlanması için çalışmak ya da diğer makul ve masum ihtiyaçlarının karşılanması konusuna öncelik vermek biçiminde gösterebilir. Ancak bu engellenmesi gereken bir davranış değildir. Zira siyaset tabiatı gereği, etki - tepki ya da arz - talep üzerine kurulu bir elek tir ve bu nedenle elektiftir. Mesela dindar siyasetçi, dindarların dini daha rahat yaşayabilmesi için Cuma günü ya da Ramazan ayında mesai saatlerinin buna göre düzenlenmesini talep edebilir. Cuma ya gidenle gitmeyen arasında çalışma şartları ve bedel gibi konularda farklılık yapılmadıkça bu talebin kabulünde esasen bir mahzur yoktur. Yine bu nedenle bu talebi sadece dindar siyasetçinin değil, halka hizmet niyetiyle hareket eden tüm siyasetçilerin dillendirmesi ve takip etmesi beklenir. Buna karşılık, siyasetçi, kanun yaparken, dindar olmayı devlet karşısında imtiyazlı ya da avantajlı bir hale getiriyorsa engellenmelidir. Aynı şekilde, dindar bürokrat, memuriyete alınacak adaylar arasından dindar olanı tercih ederse bu da engellenmelidir. Zira bu iki halde de iki yönlü bir tehlike vardır. Birinci olarak bu davranış nüfuzu kötüye kullanmak anlamına gelir ve eşitlik ilkesine aykırıdır. İkinci olarak aslında dindar olmayan insanların dindar görünmesine (riyakarlığa) sebep olur. 4. Yukarıda sayılan tehlikelerin engellenmesinin yolu nedir? Birincisi ve makul yolu bu tür hukuksuzlukları yapanları tesbit etmek ve hakkında kamu görevinden çıkarmak dahil çeşitli tedbirler uygulamaktır. İkincisi ve kamusal alan tartışmaları ile doğrudan ilgili olan çözüm yolu ise dindarlıklarını gösteren türden dindar insanların bu tür karar mekanizmalarında yer almalarını önlemektir. Ancak bu yöntemin de iki yönlü sakıncası vardır. Öncelikle suç işleme ihtimali nedeniyle önleme tedbirlerini bu hale dönüştürmek kurunun yanında yaşı da yakmak demektir ve masumiyet varsayımı ile suçun ve cezanın şahsiliği gibi evrensel hukuk ilkeleri yanında insan haklarına da aykırıdır. Ayrıca bu yöntem de dindar olmasına rağmen dünyevi neticeler alabilmek uğruna dindarlığını gizleyen riyakar insanların ortaya çıkmasına sebep olur. Bu ciddi sakıncalara rağmen kamusal alanda dindarlığı yasaklamak makul görünmemektedir. 5. En makul görünen gerekçe, dinî özgürlükleri korumak gerekçesidir. Mesela Batı da ve bizde, ilkokul öğretmeninin başörtülü olmasını yasaklama isteğinin önemli sebebi budur: Dindar öğretmen imajının, çocuklar üzerinde anne babalarının isteğine aykırı olarak başörtüsü ve dolayısıyla dindar Müslümanlık lehinde bir propagandaya sebep olacağı varsayılmaktadır. Buna göre kamusal alanda başörtüsü yasağının sebebi, küçükleri bu telkinden korumak ve büyüdüklerinde din tercihini özgürce yapmalarına imkan sağlamaktır.

7 Ancak bu yaklaşım da aslında, yasaklama yetkisini bir biçimde eline geçirmiş olan elitlerin, bu gücü kötüye kullanmasından ibarettir. Zira bu yasak bu kere çocuğunun dini telkin altında yetişmesini isteyen anne babaların elinden bu hakkı almaktadır. Bulunan ara çözüm kamu okulu - özel okul ayrımıdır. Kamu okulunda dini telkinin her türlüsünü engelleyip dini telkin isteyenin özel okul kurmasını ya da var olana müşteri olmasını sağlamak adil gibi görünebilir. Ancak bu da fakirlerin elinden tercih hakkını aldığından çocuğuna dini eğitim ya da telkin vermek isteyenin zengin olması mecburiyetini getirmiş olur. Şeytanın telkiniyle kendi fıtratından dini atan ve bu nedenle dinin fıtri (yaradılıştan) olduğu gerçeğini reddeden materyalist felsefeciler, çocuğun din tercihini, ancak büyüdüğünde, araştırmaya ve mukayeseli bilgiye dayalı olarak yapması ve daha önce bir telkin altında kalmaması gerektiğini savunmaktadırlar. Bu özgürlüğü verebilmek için de dinin toplumsal ve kamusal hayattan dışlanması gerektiğini savunmaktadırlar. Bu yaklaşım esasen, çocuğun anne ve babasının değil toplumun çocuğu olduğu varsayımının bir yansımasıdır. Bunun insanî ve fıtrî olmadığı ise çok açıktır. O halde en makulü görünen bu gerekçe dahi gerçek bir gerekçe değildir. Bu durumda yukarıdaki soruyu yeniden soralım. Kamusal alanda dindarlığı yasaklamanın gerçek sebebi nedir? E. Kamusal Alanda Dindarlığın Yasaklanmasının Gerçek Sebebi: Bid a İdeolojisi Yukarıda da açıkladığımız üzere gerçek sebep bid a ideolojisidir. Dinden uzaklaşmak, yani dinin içine ya da yerine yeni şeyler koymaya yönelmek bid adır. Bunun devlet eliyle yapılması ise bid a ideolojisidir. Bu ideoloji esasen bize has değildir. Batı yı da antik çağdan bu yana materyalist ve hazcı Batı yapan, dinlerle barışık olmayan felsefenin de etkisiyle insanı Nemrutlaştırması ve dinden uzaklaştırmasıdır. Bugün Batı da ve Doğu da, başörtüsü, haç, ezan gibi dinî sembolleri kamusal alanda yasaklamak isteyenler, aslında bu dinî sembollerin insanlara tanrıcık değil, kul olduğunu hatırlatmasından memnun olmayan Nemrutçuklardır. Kamusal alana ilişkin bu yasakçı düşüncenin görünüşte önemli bir sebebi küçükleri dinî baskıdan - telkinden korumak ise de gerçek sebebi küçükleri çok sevmeleri değil aslında kendilerini çok sevmeleri, hatta kendilerine tapmalarıdır. Batı dan beslenen fikirlerle İslam toplumunda etkili olmaya çalışan insanların tipik özelliği, devlet aygıtını, toplumu Batılılaştırmanın yani dünyevileştirmenin bir aracı olarak kullanmak isteyen ideolojik fikirlere sahip olmalarıdır. Hatta bu tür ideolojik fikirlere sahip olanlardan bazıları Batı tarzı bir Batı karşıtlığı yaparlar. Mesela dil ve ırk esaslı milliyetçilik bir Batı tarzı dır, ama Batı karşıtlarının çoğu, (Oktay Sinanoğlu gibi) aynı zamanda ırk ve dil esaslı milliyetçiliğe sarılmışlardır. Doğu nun bid a ideolojisi, Batı nın dini terk ederek ilerlediği ve medenileştiği ve dolayısıyla dinin Doğu toplumlarını geri bıraktığı varsayımı üzerine şekillenir ve toplumu gerekirse kendi iradesine rağmen dönüştürerek; yani özellikle dini değerlerinden arındırarak Batılılaştırmayı hedefler. Her ideoloji gibi, kendi doğrularının uygulanması için devlet aygıtının cebrini kullanır. F. Çözüm: Şifreleri çözmek ve Şeairi İhya Etmek

8 Kamusal alanda dinin yasaklanması, kamu hizmetlerinde eşitliğin ve din seçme özgürlüğünün sağlanması gibi basit ve dolayısıyla haklı temelleri olan bir yasak gibi de görünse aslında öyle olmadığı yukarıdaki bilgilerle açıkça ortaya çıkmıştır. Baştan itibaren görüldüğü üzere, bireyler (çoğunluk) ve devlet otoritesi (elitler) arasındaki hakimiyet kavgasına konu olan, toplumsal yapının dinden soyutlanmasının gerekip gerekmediği meselesi, bir yandan demokrasi ve laiklik gibi şekli bir konuyla ve diğer yandan insan hakları ve temel hürriyetler gibi asli bir konu ile ilgilidir. Bir toplumdaki herhangi bir dini duygunun alenileştirilerek açığa vurulması şeairdir. 1 Şeair (şiarlar) toplumsal dini motiflerdir ve bunların tipik özelliği bireyler üzerinde nasihat edici, telkin edici etkisinin bulunmasıdır. Üstelik bu telkin fıtridir ve damara dokunmaz. Bireyin dindarlığına toplumsal katkı yapan dini motifler (şeair) korunmalı ve geliştirilmelidir ki laiklik toplumu ve dolayısıyla bireyi tahrip edici bir etki yapmasın. Bu nedenle Bediüzzaman kendi hayatında ve talebelerine tavsiyesinde şeairi ihya kavramı üzerinden verdiği derslerinde ve duruşunda, imanla küfür arasındaki mücadelenin bu zamanda gele gele, şeair ve bid a ideolojisi arasındaki kavgaya dayandığını söyler ve bu konuda safların netleştirilmesi gerektiğini savunur. Bu düşünce salt bir mücadele basamağı olsun diye savunulmuş sıradan bir görüş değildir. Aksine bu görüş, bireysel alanı, kamusal alanı ve dolayısıyla devleti ve nihai anlamda düzeni sahiplenmenin kuşatıcı ve gerçek biçimidir. O halde sonuç olarak şeairi ihya ve idame etmek, kamusal alanın yeniden gerçek sahiplerine ait bir alan haline gelebilmesinin ön şartıdır. Özet Anayasal tanımı bulunmayan kamusal alanın kapsamı ve sınırlarından çok, kime ait olduğu önemlidir. Kamusal alan devlete ait ise devlet kime aittir? sorusu önemli hale gelir. Devlet, düzeni sağlayan bir aygıt olarak aslında düzenin sahibine ve onun halifesi olan insan a aittir. O halde devleti yönetenler insanı yok saymamalı ve insanın din hürriyetini engellememelidirler. Kamusal alandaki din yasağı, din hürriyeti ve eşitlik bahanesiyle ortaya konulur Ancak gerçekte bu fikir dini toplumdan ve giderek bireylerin vicdanından söküp atma isteğinden kaynaklanır. Bu fikir bir tür bid a ideolojisidir. Bu ideolojinin panzehiri ise toplumsal dini motifleri (şeairi) muhafaza ve ihya etmektir. Bu yaklaşım, Kur an a dayalı çağdaş bir devlet felsefesi geliştiren Bediüzzaman ın gelişen sosyal hayata ve din hizmetine ilişkin temel kabullerinden biridir. Anahtar Kelimeler: Kamusal alan, devletin varlık sebebi, kamu otoritesi, dini motifler, şeair, bid a ideolojisi. Abstract Public sphere is not defined in the constitution. Thus, the most important question seems to be not the content and borders of the public sphere, but whom does it belong to? If the public sphere belongs to the state, then another question becomes very important: whom does the state belong to? Actually, the state belongs to the possessor of the order and as his representative to human being as it serves to organize the order. Therefore, the rulers should not neglect the existence of human being and not prevent his religious freedom. The religious ban in the public sphere is executed as an excuse for the religious freedom and equality. However, this idea is based on the wish to expel the religion from the society and conscience of individuals

9 gradually. This idea is somehow an ideology of perversion. The antidote against this ideology is to protect and to revive the religious motives. This approach is one of the basic presumptions by Bediüzzaman on social life and religious service who has developed a modern state philosophy based on the Qur an. Keywords: public sphere, the existential reason of state, public authority, religious motives, basic rules, the ideology of heresy Dipnotlar: 1. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Köprü dergisinin Demokrasi Kültürüne Katkı sayısındaki (Güz 2002, Sayı 80) Demokrasi ve laiklik Açısında Devlet-Toplum İkilemi ve Şeair Kavramı başlıklı makalemize (http://www.koprudergisi.com/index.asp?bolum=eskisayilar&goster=yazi&yazino=83) bakılabilir.

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANLATIM SORULARI 1- Bir siyasal düzende anayasanın işlevleri neler olabilir? Kısaca yazınız. (10 p) -------------------------------------------

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...v GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm Antik Demokrasi I. ANTİK DEMOKRASİNİN

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

Demokrasiler ve Azınlık Talepleri

Demokrasiler ve Azınlık Talepleri Demokrasiler ve Azınlık Talepleri Üzerine Düşünceler Baskın Oran Başlıca kaynak: B.Oran, Küreselleşme ve Azınlıklar. 5. baskı, Ankara, İmaj Yayınevi, 2009 baskinoran@gmail.com www.baskinoran.com Azınlık:

Detaylı

SAF GAYRİMENKUL YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş. RÜŞVET VE YOLSUZLUKLA MÜCADELE POLİTİKASI

SAF GAYRİMENKUL YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş. RÜŞVET VE YOLSUZLUKLA MÜCADELE POLİTİKASI SAF GAYRİMENKUL YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş. RÜŞVET VE YOLSUZLUKLA MÜCADELE POLİTİKASI 1. Amaç: Rüşvet ve Yolsuzlukla Mücadele Politikasının (Politika) amacı SAF GYO A.Ş nin ( Şirket ) faaliyet gösterdiği sektörde

Detaylı

ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Hukuka Giriş - II Dersi Av. Murat Fehmi Pınar Laik Devlet Ödevi Hazırlayan: Eda DENİZ 040307017 Bolu Mart

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER Fowler ın kuramını oluşturma sürecinde, 300 kişinin yaşam hikayelerini dinlerken iki şey dikkatini çekmiştir: 1. İlk çocukluğun gücü. 2. İman ile kişisel

Detaylı

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP:

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP: SORU : Yediemin deposu açmak için karar aldım. Lakin bu işin içinde olan birilerinden bu hususta fikir almak isterim. Bana bu konuda vereceğiniz değerli bilgiler için şimdiden teşekkür ederim. Öncelikle

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır Doç. Dr. Tuğrul KATOĞLU* * Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Ceza

Detaylı

PATENT MEVZUATI YÖNÜNDEN ÜNİVERSİTE MENSUBU KAVRAMI VAKIF ÜNİVERSİTELERİNDE ÇALIŞANLARIN BULUŞLARI

PATENT MEVZUATI YÖNÜNDEN ÜNİVERSİTE MENSUBU KAVRAMI VAKIF ÜNİVERSİTELERİNDE ÇALIŞANLARIN BULUŞLARI PATENT MEVZUATI YÖNÜNDEN ÜNİVERSİTE MENSUBU KAVRAMI Ve VAKIF ÜNİVERSİTELERİNDE ÇALIŞANLARIN BULUŞLARI Doç. Dr. Ahmet Battal battal@gazi.edu tr Gazi Üniversitesi Ticaret Hukuku Öğretim Üyesi TEŞEKKÜR Saygıdeğer

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ORTAÖĞRETİM KURUMLARI YÖNETMELİĞİ. Disiplin cezasını gerektiren davranış ve fiiller

MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ORTAÖĞRETİM KURUMLARI YÖNETMELİĞİ. Disiplin cezasını gerektiren davranış ve fiiller MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ORTAÖĞRETİM KURUMLARI YÖNETMELİĞİ MADDE 164 Disiplin cezasını gerektiren davranış ve fiiller Kınama cezasını gerektiren davranışlar ve fiiller şunlardır: a) Okulu, okul eşyasını

Detaylı

RÜŞVET VE YOLSUZLUKLA MÜCADELE POLİTİKASI YÜNSA YÜNLÜ SANAYİ VE TİCARET A.Ş.

RÜŞVET VE YOLSUZLUKLA MÜCADELE POLİTİKASI YÜNSA YÜNLÜ SANAYİ VE TİCARET A.Ş. RÜŞVET VE YOLSUZLUKLA MÜCADELE POLİTİKASI YÜNSA YÜNLÜ SANAYİ VE TİCARET A.Ş. 1 1. Amaç Rüşvet ve Yolsuzlukla Mücadele Politikasının ( Politika ) amacı Yünsa Yünlü Sanayi ve Ticaret A.Ş. nin Yünsa da da

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma İÇİNDEKİLER Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma 1. FELSEFE NEDİR?... 2 a. Felsefeyi Tanımlamanın Zorluğu... 3 i. Farklı Çağ ve Kültürlerde Felsefe... 3 ii. Farklı Filozofların Farklı Felsefe Tanımları... 5 b.

Detaylı

MEHMET AKİF ETGÜ Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi KAMU HUKUKUNDA MÜLKİYET HAKKI VE AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ NİN MÜLKİYET HAKKINA BAKIŞI

MEHMET AKİF ETGÜ Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi KAMU HUKUKUNDA MÜLKİYET HAKKI VE AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ NİN MÜLKİYET HAKKINA BAKIŞI Ayrıntılı Bilgi ve On-line Satış için www.hukukmarket.com MEHMET AKİF ETGÜ Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi KAMU HUKUKUNDA MÜLKİYET HAKKI VE AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ NİN MÜLKİYET HAKKINA BAKIŞI

Detaylı

Dr. Serkan KIZILYEL TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN KISITLANMASINDA KAMU GÜVENLİĞİ ÖLÇÜTÜ

Dr. Serkan KIZILYEL TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN KISITLANMASINDA KAMU GÜVENLİĞİ ÖLÇÜTÜ Dr. Serkan KIZILYEL TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN KISITLANMASINDA KAMU GÜVENLİĞİ ÖLÇÜTÜ Yay n No : 3075 Hukuk Dizisi : 1512 1. Baskı Şubat 2014 İSTANBUL ISBN 978-605 - 333-102 - 5 Copyright Bu kitab n bu

Detaylı

3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet

3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet 3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet Fikret İlkiz Anayasaya göre; herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde

Detaylı

ARAŞTIRMA GRUBU. Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011

ARAŞTIRMA GRUBU. Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011 ARAŞTIRMA GRUBU Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011 Bu rapor Mayıs-2011 araştırmasının II. kısmıdır. Araştırmanın bu kısmında;

Detaylı

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir.

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir. Randstad Group İlkesi Başlık Business Principles (Randstad iş ilkeleri) Yürürlük Tarihi 27-11 -2009 Birim Grup Hukuk Belge No BP_version1_27112009 Randstad, çalışma dünyasını şekillendirmek isteyen bir

Detaylı

DEVLETİN SINIRLANDIRILMASI VE ANAYASAL DEMOKRASİ

DEVLETİN SINIRLANDIRILMASI VE ANAYASAL DEMOKRASİ DEVLETİN SINIRLANDIRILMASI VE ANAYASAL DEMOKRASİ Prof.Dr.Coşkun Can Aktan Bütün insanlarda bir tehlike mevcuttur. Özgür bir ülke için tek kural şu olmalıdır: Güce sahip olan herkes halkın özgürlüğü için

Detaylı

T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8

T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8 T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8 Z ;... Sayı TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu ile Bankacılık Kanunu'nda Değ Yapılması

Detaylı

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 Adı Soyadı : No: Sınıf: 11/ SĠYASET Siyaset; ülke yönetimini ilgilendiren olayların bütünüdür.

Detaylı

Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi. Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş

Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi. Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş Canlılar hayatta kalmak için güdülenmişlerdir İnsan hayatta kalabilmek

Detaylı

Türkiye Büyük Millet Meclisi nde ( TBMM ) 26 Mart 2015 tarihinde 688 Sıra Sayılı Kanun ( 688 Sıra Sayılı Kanun ) teklifi kabul edilmiştir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi nde ( TBMM ) 26 Mart 2015 tarihinde 688 Sıra Sayılı Kanun ( 688 Sıra Sayılı Kanun ) teklifi kabul edilmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi nde ( TBMM ) 26 Mart 2015 tarihinde 688 Sıra Sayılı Kanun ( 688 Sıra Sayılı Kanun ) teklifi kabul edilmiştir. 688 Sıra Sayılı Kanun uyarınca, İnternet Ortamında Yapılan Yayınların

Detaylı

ANAYASAMIZI HAZIRLIYORUZ - 2-

ANAYASAMIZI HAZIRLIYORUZ - 2- ANAYASAMIZI HAZIRLIYORUZ - 2- Değerlendirme Raporu Birey Hak ve Özgürlükleri (I) Yaşam hakkı Kişi dokunulmazlığı Özel yaşamın gizliliği www.tkmm.net 1 2 1. YAŞAM HAKKI Yaşam Hakkı kutsal mı? Toplumun/devletin

Detaylı

Biz de yazımızda bunu irdeleyelim, yani vergi aslında af olur mu sorusunun cevabını irdeleyelim istedik.

Biz de yazımızda bunu irdeleyelim, yani vergi aslında af olur mu sorusunun cevabını irdeleyelim istedik. Vergi barışı, Hazine'ye varlık barışından daha çok gelir getirir 23.11.2009 Bumin Doğrusöz Geçen günlerde yine vergi affı dedikoduları çıktı. Bu arada bir toplantıda Maliye Bakanı, vergide af olmayacağını

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU MÜRACAAT SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR:

ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU MÜRACAAT SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR: ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru 1982 Anayasası nın 148. ve 149. Maddeleri ile geçici 18. maddesi hükümleri ve ayrıca 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu

Detaylı

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. Öğretmeni tanır ve dersin amacı, derste işlenecek

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

(1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA

(1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA (1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA Birinci Ehlibeyt (a.s) Kültür ve Sanat Festivaline Davet Kısa Filmler ve İngilizce Kitap Yazımı bölümlerinde Büyük Peygamber (s.a.a) konulu ve büyük hediyeli

Detaylı

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. İlk Ders Genelgesi 1. Allah Her Şeyi Bir Ölçüye

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI GENEL OLARAK Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 148. maddesinde yapılan değişiklik ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu açılmıştır. 23 Eylül 2012

Detaylı

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ Prof.Dr.Coşkun Can Aktan Demokrasi konusunda hep Batı demokrasilerini örnek gösterir ve bu ülkelerde demokrasinin gerçekten işler olduğundan sözederiz.

Detaylı

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TürkİYE KADIN DERNEKLERİ FEDERASYONU Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu 1976 Yılında kurulmuş ülke genelinde 50.500 üyesi

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

ETİK DEĞERLER VE DÜRÜSTLÜK

ETİK DEĞERLER VE DÜRÜSTLÜK Etik Kavramı ETİK DEĞERLER VE DÜRÜSTLÜK Etik kelimesi köken olarak Eski Yunan'a kadar gider. Etik evrensel olarak kabul gören kurallardır. Etik; doğruyla yanlışı, haklı ile haksızı, iyiyle kötüyü, adil

Detaylı

Ümit GÜVEYİ. Demokratik Devlet İlkesi Çerçevesinde. Seçimlerin Yönetimi ve Denetimi

Ümit GÜVEYİ. Demokratik Devlet İlkesi Çerçevesinde. Seçimlerin Yönetimi ve Denetimi Ümit GÜVEYİ Demokratik Devlet İlkesi Çerçevesinde Seçimlerin Yönetimi ve Denetimi İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR... XI GİRİŞ...1 Birinci Bölüm Teorik Boyutuyla Genel Kavramsal Çerçeve

Detaylı

KURAN IN ANLAMI İLE BULUŞMAK ARAŞTIRMASI

KURAN IN ANLAMI İLE BULUŞMAK ARAŞTIRMASI KURAN IN ANLAMI İLE BULUŞMAK ARAŞTIRMASI Kasım 2007 İÇİNDEKİLER Metodoloji I. Araştırmanın Metodoloji ve Örneklemin Yapısı II. Örneklemin Mezhep Bağlılığı ile İlgili Yapısı III. Dindarlık Algısı IV. Din

Detaylı

Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi 4 Aralık 2013. Dr. K. Ahmet Sevimli Yardımcı Doçent Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi

Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi 4 Aralık 2013. Dr. K. Ahmet Sevimli Yardımcı Doçent Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi 4 Aralık 2013 Dr. K. Ahmet Sevimli Yardımcı Doçent Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi K. Ahmet Sevimli Kimdir? 1972 yılında İstanbul da doğdu. 1990 yılında Bursa

Detaylı

TÜRK TİCARET KANUNU TASARISI HALKA AÇIK ANONİM ORTAKLIKLAR VE YATIRIMCI İLİŞKİLERİ

TÜRK TİCARET KANUNU TASARISI HALKA AÇIK ANONİM ORTAKLIKLAR VE YATIRIMCI İLİŞKİLERİ TÜRK TİCARET KANUNU TASARISI HALKA AÇIK ANONİM ORTAKLIKLAR VE YATIRIMCI İLİŞKİLERİ YATIRIMCI GÜVENİNİN ARTIRILMASI Pay Sahiplerinin Şirkete Borçlanmasının Yasaklanması İstisnaları İştirak taahhüdünden

Detaylı

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK İLK TÜRK { DEVLETLERİNDE HUKUK Hukuk Anlayışı Hukuk fertlerin bir arada barış ve güven içinde yaşamasını sağlamak amacıyla oluşturulan hak ve kanunların bütünüdür. Bir devletin uzun ömürlü olabilmesi için

Detaylı

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını denetleyen en yüksek organ ise devlettir. Hukuk alanında birlik

Detaylı

Karşılıksız Çek Suçu Yeni Çek Kanunu nda Ceza Sorumluluğu

Karşılıksız Çek Suçu Yeni Çek Kanunu nda Ceza Sorumluluğu Karşılıksız Çek Suçu Yeni Çek Kanunu nda Ceza Sorumluluğu Prof. Dr. Ersan Şen KARŞILIKSIZ ÇEK SUÇU YENİ ÇEK KANUNU NDA CEZA SORUMLULUĞU Ceza Hukukunun Fonksiyonu Yeni Suç Tipleri Ceza Sorumluluğu Bankaların

Detaylı

Davranıs ve Çalısma İlkeleri

Davranıs ve Çalısma İlkeleri Davranıs ve Çalısma İlkeleri Saint-Gobain Grubu, hem yönetim hem de calışanlar tarafından uygulanan ve yıllar boyunca Grubun faaliyetlerine yön veren bir takım ilkeler geliştirmiştir. Günümüzde grup, bu

Detaylı

İş Yeri Hakları Politikası

İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası Çalışanlarımızla olan ilişkilerimize değer veririz. İşimizin başarısı, küresel işletmemizdeki her bir çalışana bağlıdır. İş yerinde insan haklarının

Detaylı

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir 30 Haziran 2014 ÇALIŞMANIN AMACI Kutuplaşma konusu Türkiye de çok az çalışılmış olmakla birlikte, birçok Avrupa ülkesine

Detaylı

ŞİKAYET NO : 02.2013/317 KARAR TARİHİ : 21/01/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ :

ŞİKAYET NO : 02.2013/317 KARAR TARİHİ : 21/01/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ : ŞİKAYET NO : 02.2013/317 KARAR TARİHİ : 21/01/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ : ŞİKAYET EDİLEN İDARE : Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü ŞİKAYETİN KONUSU : Özel büro ve turizm tesisleri

Detaylı

GÜLER YATIRIM HOLDİNG A.Ş. ESAS SÖZLEŞMESİ

GÜLER YATIRIM HOLDİNG A.Ş. ESAS SÖZLEŞMESİ GÜLER YATIRIM HOLDİNG A.Ş. ESAS SÖZLEŞMESİ ESKİ METİN YÖNETİM KURULU MADDE 8- Şirket Yönetim Kurulu tarafından yönetilir ve temsil edilir. Şirket Yönetim Kurulu altı üyeden oluşur ve bu üyelerin tamamı

Detaylı

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI Priştine, 21 Ekim 2013 Nr. ref.: RK484/13 KABUL EDİLMEZLİK KARARI Başvuru No: 135 /12 Svetozar Nikolić Kosova Yüksek Mahkemesi nin Rev. No: 36/2010 sayı ve 12 Eylül 20 12 tarihli kararı hakkında anayasal

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim Türkiye de 2007 genel milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirme yaparken seçim sistemine değinmeden bir çözümleme yapmak pek olanaklı değil. Türkiye nin

Detaylı

MİLLİ BİRLİK VE BERABERLİK H.A.S. TİC. MES. LİSESİ 1/39

MİLLİ BİRLİK VE BERABERLİK H.A.S. TİC. MES. LİSESİ 1/39 MİLLİ BİRLİK VE BERABERLİK H.A.S. TİC. MES. LİSESİ 1/39 * Milli Birlik ve Beraberlik. - Milli Birliğin Önemi. TAKDİM PLANI MİLLİ BİRLİK VE BERABERLİK - Atatürk ün Milli Birlik ve Beraberlik Anlayışı. -

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

I. Genel Bilgiler Ülkeler arasındaki hayat standartlarının farklılığı, bazı ülkelerde yaşanan ekonomik sorunlar, uygulanan baskıcı rejimler, yaşanan

I. Genel Bilgiler Ülkeler arasındaki hayat standartlarının farklılığı, bazı ülkelerde yaşanan ekonomik sorunlar, uygulanan baskıcı rejimler, yaşanan I. Genel Bilgiler Ülkeler arasındaki hayat standartlarının farklılığı, bazı ülkelerde yaşanan ekonomik sorunlar, uygulanan baskıcı rejimler, yaşanan iç savaşlar, coğrafi olumsuzluklar dolayısıyla insanlar,

Detaylı

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ DEMOKRASİ KAVRAMI AÇISINDAN DEVLET VE DİN İLİŞKİLERİ

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ DEMOKRASİ KAVRAMI AÇISINDAN DEVLET VE DİN İLİŞKİLERİ BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ DEMOKRASİ KAVRAMI AÇISINDAN DEVLET VE DİN İLİŞKİLERİ Enes SANAL Ankara, 2014 Giriş Siyasal iktidar ile din arasındaki ilişkiler, tüm çağlar boyunca toplumsal

Detaylı

6322 SAYILI YASA ile GELİR VERGİSİ KANUNU NUN 89 UNCU ve 5520 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNU NUN 10 UNCU MADDESİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

6322 SAYILI YASA ile GELİR VERGİSİ KANUNU NUN 89 UNCU ve 5520 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNU NUN 10 UNCU MADDESİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER 6322 SAYILI YASA ile GELİR VERGİSİ KANUNU NUN 89 UNCU ve 5520 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNU NUN 10 UNCU MADDESİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER Bir insan taraf tutmaya başlar başlamaz, dünyada da gerçekleri

Detaylı

Demokratik Yönetişimde Vatandaş Şikayetinin Rolü. Fikret Toksöz May 12, 2015

Demokratik Yönetişimde Vatandaş Şikayetinin Rolü. Fikret Toksöz May 12, 2015 Demokratik Yönetişimde Vatandaş Şikayetinin Rolü Fikret Toksöz May 12, 2015 Demokratik Yönetişimde Vatandaş Şikayetinin Rolü İçin Taslak Yasal Temeller Merkez Düzey Yerel Düzey Müdahale Mekanizmaları Geleneksel

Detaylı

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU DERSİMİZİN TEMEL KONUSU 1 1. TÜRK HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARINI TANIMAK 2. TÜRKIYE DE NELER YAPABİLİRİZ SORUSUNUN CEVABINI BULABİLMEK DERSİN KAYNAKLARI 2 SİZE GÖNDERİLEN MATERYAL: 1. 1982 Anayasası: https://www.tbmm.gov.tr/anayasa/anayasa_2011.pdf

Detaylı

1913 yılında Islah-ı medaris yani medreselerin ıslah ve düzenlemesi adıyla İmam ve Hatib yetiştirilmeye başlanmıştır.

1913 yılında Islah-ı medaris yani medreselerin ıslah ve düzenlemesi adıyla İmam ve Hatib yetiştirilmeye başlanmıştır. İMAM HATİBLER ÜZERİNE Sapla samanın birbirine karıştırıldığı,buğdayla arpanın aynı harmanda harmanlandığı,oyunların oynanıp oyuncuların sürekli değiştirildiği bir dönemde yaşamaktayız. İmam-Hatibler tarihçe

Detaylı

Danıştayın yürütmesini durduğu konular: 1. Mesai dışı çalışma,

Danıştayın yürütmesini durduğu konular: 1. Mesai dışı çalışma, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik Hakkında Danıştay 11.Daire nin Esas No 2013/1812 Sayılı Kararı ve Yürütmeyi Durdurma Kararına

Detaylı

BİLGESAM GENÇLİK PLATFORMU TÜZÜĞÜ

BİLGESAM GENÇLİK PLATFORMU TÜZÜĞÜ BİLGESAM GENÇLİK PLATFORMU TÜZÜĞÜ Madde 1: Topluluğun Adı Ve Merkezi a)topluluğun Adı : Bilgesam Gençlik Platformu dur. b)topluluğun Merkezi : İstanbul dur. Madde 2: Topluluğun Kurulma Amacı 1-BİLGESAM

Detaylı

Fabrika çıkışlı bilgisayar,denetimden geçirilmiş,çalışır halde olarak sunulur.

Fabrika çıkışlı bilgisayar,denetimden geçirilmiş,çalışır halde olarak sunulur. İÇ AYAR İnsanlar yaratılıştan iç ayarı yapılmış olarak dünyaya gönderilirler.tıpkı Tüm ayar ve proğramlarıyla donatılmış olarak düzenlenen bir bilgisayar gibi. Fabrika çıkışlı bilgisayar,denetimden geçirilmiş,çalışır

Detaylı

DOĞAN GRUBU İNSAN HAKLARI POLİTİKASI

DOĞAN GRUBU İNSAN HAKLARI POLİTİKASI DOĞAN GRUBU İNSAN HAKLARI POLİTİKASI Sayfa : 1/5 1. AMAÇ Bu Politika nın amacı Doğan Grubu olarak faaliyetlerimizde temel insan haklarına gösterdiğimiz saygıyı ve çalışanlarımıza verdiğimiz değeri açıklamaktır.

Detaylı

www.vergidegundem.com

www.vergidegundem.com Fax: 0 212 230 82 91 Damga vergisi uygulamasında Resmi Daire Av. Gökçe Sarısu I. Giriş Damga vergisi, hukuki işlemlerde düzenlenen belge ya da kağıtlar üzerinden alınan bir vergidir. Niteliğinin belirlenmesinde

Detaylı

ÖNSÖZ...vii KISALTMALAR...xvii KAYNAKÇA...xix GİRİŞ... 1

ÖNSÖZ...vii KISALTMALAR...xvii KAYNAKÇA...xix GİRİŞ... 1 ix İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...vii KISALTMALAR...xvii KAYNAKÇA...xix GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm TÜRKİYE DE REKLAM HUKUKUNUN GÜNCEL SORUNLARI I. GENEL OLARAK REKLAM VE REKLAM HUKUKU... 5 A. REKLAMIN TANIMI VE UNSURLARI...

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESÝ KARARLARINDA SENDÝKA ÖZGÜRLÜÐÜ Dr.Mesut AYDIN*

ANAYASA MAHKEMESÝ KARARLARINDA SENDÝKA ÖZGÜRLÜÐÜ Dr.Mesut AYDIN* 1.Giriþ ANAYASA MAHKEMESÝ KARARLARINDA SENDÝKA ÖZGÜRLÜÐÜ Dr.Mesut AYDIN* Toplu olarak kullanýlmasýndan dolayý kolektif sosyal haklar arasýnda yer alan sendika hakký 1 ; bir devlete sosyal niteliðini veren

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ

GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ Kasım, 2006 GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ Ne ekersen onu biçersin sözü; Türk toplumunun sosyal yaşantısında yerleşik bir hüviyet kazanan tümce biçiminde tezahür etmiştir.

Detaylı

Türkiye Cezasızlık Araştırması. Mart 2015

Türkiye Cezasızlık Araştırması. Mart 2015 Türkiye Cezasızlık Araştırması Mart 2015 İçerik Araştırma Planı Amaç Yöntem Görüşmecilerin Dağılımı Araştırma Sonuçları Basın ve ifade özgürlüğünü koruyan yasalar Türkiye medyasında sansür / oto-sansür

Detaylı

HASAN KALYONCU ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ SINIF ÖĞRETMENLİĞİ ANABİLİM DALI DERSİN TANIMI VE UYGULAMASI

HASAN KALYONCU ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ SINIF ÖĞRETMENLİĞİ ANABİLİM DALI DERSİN TANIMI VE UYGULAMASI HASAN KALYONCU ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ SINIF ÖĞRETMENLİĞİ ANABİLİM DALI DERSİN TANIMI VE UYGULAMASI Ders ismi Ders kodu Dönem Teori+Pratik Kredi AKTS EĞİTİM FELSEFESİ SNF114 1 2+0 2 3 Ön Şartlı Ders(ler)

Detaylı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Sorunlar ve Çözüm önerileri

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Sorunlar ve Çözüm önerileri Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Sorunlar ve Çözüm önerileri Bu rapor 17 Şubat 2016 tarihinde çoğu Radyo ve Televizyon Üst Kurulu nda (RTÜK) görev yapmış olan veya medya ve iletişim alanında uzmanlığı

Detaylı

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan

Detaylı

Yükseköğretim kurumları disiplin kurullarında sendika temsilcisi bulundurulmasını sağladık.

Yükseköğretim kurumları disiplin kurullarında sendika temsilcisi bulundurulmasını sağladık. E RSİT E ÜNİV 1 12 Eylül 2010 tarihinde halkın onayına sunulan anayasa değişikliği referandum paketine toplu sözleşme hakkının eklenmesini ve pakete verdiğimiz destekle, iş güvencesine dokundurtmadan kamu

Detaylı

IFLA İnternet Bildirgesi

IFLA İnternet Bildirgesi IFLA İnternet Bildirgesi Bilgiye engelsiz erişim özgürlük, eşitlik, küresel anlayış ve barış için temeldir. Bu nedenle, Kütüphane Dernekleri Uluslararası Federasyonu (IFLA) belirtir ki: Düşünce özgürlüğü,

Detaylı

SAHİPLİK-VEKİLLİK İLİŞKİSİ YÖNÜNDEN KAMUSAL VE ÖZEL ALANININ ANALİZİ * (İsraflar, Savurganlıklar ve Yolsuzluklar Neden Kamusal Alanda Daha Fazla?

SAHİPLİK-VEKİLLİK İLİŞKİSİ YÖNÜNDEN KAMUSAL VE ÖZEL ALANININ ANALİZİ * (İsraflar, Savurganlıklar ve Yolsuzluklar Neden Kamusal Alanda Daha Fazla? Coşkun Can Aktan (Ed.) Yolsuzlukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Yayınları, 2001. SAHİPLİK-VEKİLLİK İLİŞKİSİ YÖNÜNDEN KAMUSAL VE ÖZEL ALANININ ANALİZİ * (İsraflar, Savurganlıklar ve Yolsuzluklar

Detaylı

DANIŞTAY BAŞKANLIĞI NA

DANIŞTAY BAŞKANLIĞI NA DANIŞTAY BAŞKANLIĞI NA Yürütmenin Durdurulması Taleplidir. Duruşma Taleplidir. DAVACI : Türkiye Barolar Birliği adına Başkan Prof. Dr. Metin FEYZİOĞLU Oğuzlar Mahallesi Barış Manço Caddesi Avukat Özdemir

Detaylı

Esas Sayısı : 2015/58 Karar Sayısı : 2015/117

Esas Sayısı : 2015/58 Karar Sayısı : 2015/117 Sanıklara yüklenen suç ve bu suçun yasal unsurları, 1072 sayılı Rulet, Tilt, Langırt ve benzeri oyun alet ve makinaları hakkındaki Yasa nın 1. maddesinde düzenlenmiştir. Yasanın 2. maddesinin 1. fıkrası

Detaylı

KARMA EĞİTİMDE ÇARPITMALAR VE GERÇEKLER

KARMA EĞİTİMDE ÇARPITMALAR VE GERÇEKLER KARMA EĞİTİMDE ÇARPITMALAR VE GERÇEKLER EĞİTİM SEN YAYINLARI Kasım 2014 (Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası) *** Adına Sahibi: Kamuran Karaca Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: Mesut Fırat *** Yazışma Adresi:

Detaylı

T.C. İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İTFAİYE DAİRE BAŞKANLIĞI GÖNÜLLÜ İTFAİYECİLİK YÖNETMELİĞİ

T.C. İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İTFAİYE DAİRE BAŞKANLIĞI GÖNÜLLÜ İTFAİYECİLİK YÖNETMELİĞİ T.C. İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İTFAİYE DAİRE BAŞKANLIĞI GÖNÜLLÜ İTFAİYECİLİK YÖNETMELİĞİ Amaç Madde 1- Bu yönetmeliğin amacı İtfaiyecilik mesleğinin kamuoyuna tanıtılması ve benimsetilmesi, yangın ve

Detaylı

Sorular/Cevaplar. Şirket kaynaklarının kötüye kullanımı ve suiistimal edilmesi. Kişisel bilgilerin gizliliğine ve korunmasına riayet edilmemesi

Sorular/Cevaplar. Şirket kaynaklarının kötüye kullanımı ve suiistimal edilmesi. Kişisel bilgilerin gizliliğine ve korunmasına riayet edilmemesi Sorular/Cevaplar 1) L ORÉAL Etik Açık Kapı sitesinin kapsamı nedir? Aşağıdaki 2. soruda belirtilen koşullara tabi olarak L ORÉAL Etik Açık Kapı sitesi, aşağıdaki alanlarla ilgili ciddi bir ihlal hakkında

Detaylı

Salih AKYÜZ Hasta ve Çalışan Hakları ve Güvenliği Derneği Başkanı

Salih AKYÜZ Hasta ve Çalışan Hakları ve Güvenliği Derneği Başkanı Salih AKYÜZ Hasta ve Çalışan Hakları ve Güvenliği Derneği Başkanı Hak Kavramı Herhangi bir varlığın, kanuni veya ahlaki gerekçelerle, sahip olması veya yapabilmesi olağan şeyler.. Hak Kavramı Kazanımlara

Detaylı

DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI

DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI HOŞGELDİNİZ DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI Prof. Dr. Mehmet Zeki AYDIN Marmara Üniversitesi EMAİL:mza@mehmetzekiaydin.com TEL:0506.3446620 Problem Türkiye de din eğitimi sorunu, yaygın olarak tartışılmakta

Detaylı

KİMLİK, İDEOLOJİ VE ETİK Sevcan Yılmaz

KİMLİK, İDEOLOJİ VE ETİK Sevcan Yılmaz KİMLİK, İDEOLOJİ VE ETİK Sevcan Yılmaz Adem in elması nasıl boğazında kaldı? Adem: Tanrım, kime görünelim kime görünmeyelim? Tanrı: Bana görünmeyin de kime görünürseniz görünün. Kovuldunuz. Havva: Ama

Detaylı

İŞ ETİĞİ KURALLARIMIZ

İŞ ETİĞİ KURALLARIMIZ İŞ ETİĞİ KURALLARIMIZ İŞ ETİĞİ KURALLARIMIZ 1- ÇALIŞMA KÜLTÜRÜ Oylum Sınai Yatırımlar A.Ş. ( Oylum ), işlerini dürüstlük ve doğruluk çerçevesinde yürütür. Mal ve hizmet aldığı firmaları iş ortağı olarak

Detaylı

T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET

T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET PROJE KOORDİNATÖRÜ: Mustafa TOPAL İlçe Müftüsü PROJE SORUMLUSU: Mesut ÖZDEMİR Vaiz PROJE GÖREVLİLERİ:

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi

Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi Mehmet SAYDAM Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlisi Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... v İÇİNDEKİLER... vii

Detaylı

ALMAN FEDERAL ANAYASA MAHKEMESİ BAŞÖRTÜSÜ DAVASI NI KARARA BAĞLIYOR

ALMAN FEDERAL ANAYASA MAHKEMESİ BAŞÖRTÜSÜ DAVASI NI KARARA BAĞLIYOR ALMAN FEDERAL ANAYASA MAHKEMESİ BAŞÖRTÜSÜ DAVASI NI KARARA BAĞLIYOR Dr. Michael ERNST-PÖRKSEN* Çev.: Yrd.Doç.Dr. Didem ÖZALPAT** DAVA Afganistan kökenli Müslüman bir kadın olan Fereshta Ludin Alman vatandaşıdır

Detaylı

MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ DÜŞÜNCE VE ETKİLEŞİM TOPLULUĞU TÜZÜĞÜ

MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ DÜŞÜNCE VE ETKİLEŞİM TOPLULUĞU TÜZÜĞÜ MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ DÜŞÜNCE VE ETKİLEŞİM TOPLULUĞU TÜZÜĞÜ AMAÇLAR: MADDE 1-1- Muş Alparslan Üniversitesi öğrencileri ve toplumun düşünmesine ve sorgulamasına katkı sağlamak. 2. Öğrencilerin toplumla

Detaylı

MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya

MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya ÖTÜKEN MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya Üniversitesi, Tarih Bölümü nden mezun oldu. 2008 yılında

Detaylı

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler,

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler, ÇOCUKLARIN İNTERNET ORTAMINDA CİNSEL İSTİSMARINA KARŞI GLOBAL İTTİFAK AÇILIŞ KONFERANSI 5 Aralık 2012- Brüksel ADALET BAKANI SAYIN SADULLAH ERGİN İN KONUŞMA METNİ Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler,

Detaylı

(DEÜ Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü Anayasa Hukuku Anabilim Dalı)

(DEÜ Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü Anayasa Hukuku Anabilim Dalı) GAU AKADEMİK PERSONEL AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ FORMU Prof.Dr. Meltem DİKMEN CANİKLİOĞLU Kastamonu 01/08/1962 Profesör 07/12/2010 (DEÜ Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü Anayasa Hukuku Anabilim Dalı) İzmir Ekonomi

Detaylı

İhalelere Girmekten Yasaklı Olan Veya Hakkında Kamu Davası Açılmış Olanlar Alt Yüklenici Olabilir Mi?

İhalelere Girmekten Yasaklı Olan Veya Hakkında Kamu Davası Açılmış Olanlar Alt Yüklenici Olabilir Mi? İhalelere Girmekten Yasaklı Olan Veya Hakkında Kamu Davası Açılmış Olanlar Alt Yüklenici Olabilir Mi? KAMU İHALE KURUL KARARI Toplantı No : 2015/023 Gündem No : 55 Karar Tarihi : 08.04.2015 Karar No :

Detaylı

Mobbing Araştırması. Haziran 2013

Mobbing Araştırması. Haziran 2013 Mobbing Araştırması Haziran 2013 Araştırma Hakkında 2013 Haziran ayında PERYÖN ve Towers Watson tarafından düzenlenen Mobbing Araştırması na çeşitli sektörlerden 143 katılımcı veri sağlamıştır. Ekteki

Detaylı

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir?

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir? Özgüven Nedir? Özgüven; kendimiz ve yeteneklerimiz hakkında pozitif ve gerçekçi bir anlayışa sahip olduğumuz anlamına gelmektedir. Diğer taraftan, özgüven eksikliği ise; kendinden şüphe duymak, pasiflik,

Detaylı