İSTANBUL YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "İSTANBUL YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI"

Transkript

1 İSTANBUL YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI 25 ARALIK 2008 AYLIK TOPLANTISI 45

2 İSTANBUL YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI 25 ARALIK 2008 AYLIK TOPLANTISI AYIN KONUĞU : Prof. Dr. Nazım EKREN (Başbakan Yardımcısı) Gündemdeki Ekonomik ve Mesleki Konular OTURUM BAŞKANI : Sezai ONARAL TARİH : 25 Aralık BAŞKAN SEZAİ ONARAL Sayın Bakanım, Sayın TÜRMOB Başkanım, değerli başkanlar ve değerli meslektaşlarım İstanbul Yeminli Mali Müşavirler Odası Aylık Toplantı sına hoş geldiniz. Sayın Bakanımız, Sayın TÜRMOB Başkanımızın beraberce oturmamızı yeğlediler. Hazirun da herhalde buna itiraz etmez sanırım. Efendim bu yoğun işleri arasında bize zaman ayıran sayın hocamıza Oda mız adına şükranlarımızı sunuyoruz. Gündemdeki yoğun program da aynı zamanda toplantının da içeriğini oluşturacaktır. Kendileriyle üç, dört ay önce yapmış olduğum görüşmemizde kendilerine uzun uzun mesleki sorunlarımızı anlatmıştık. Ama şu anda bunun da ötesinde hem dünyayı ilgilendiren, hem ülkemizi ilgilendiren birçok konular var. Herkes bir şey söylüyor. Her kafadan bir ses çıkıyor. Biz de bu ülkenin çocukları Yeminli Mali Müşavirler olarak hocamızın ilk ağızdan bu konuların ne olduğu hakkında fikirlerini alacağız. Bizlere böyle bir günde, zamanlama bakımından da uygun bir ortamda sizleri aydınlatacaklarından eminiz. Bu arada da tabii TÜRMOB Başkanımızın da TÜRMOB Başkanı olarak ilk defa gelmiş olduğunu hatırlatmak isterim. Daha önce birçok genel kurullarda buradaki Odalardaki, birçok olaylarda beraber birçok şeyleri yaşadık onda şüphe yok. Sayın Bakanımız da Oda mızın üyesidir. Böyle bir ortamda iki tane değerli sayın Bakanımızın ve Başkanımızın katıldığı bu toplantı, Oda mızın tarihine geçecek güzellikte olacaktır. Bu duygularımı müsaade ederseniz daha fazla uzatmadan, çünkü siz beni çok dinliyorsunuz. Değerli konukları dinleyelim. Efendim şeref verdiniz sayın hocam, lütfen buyurun efendim. PROF. DR. NAZIM EKREN Sayın Bakanım, sayın Başkanım, değerli başkanlar, değerli bürokratlarımız, saygıdeğer katılımcılar, elbette siyasetçinin özür dilemesi geleneksel olarak karşılanabilir, ama bu konularda hassas olmama rağmen, daha önceki program, değişik nedenlerden dolayı, Sanayi Odası ndaki toplantı 45 dakika geç başladığı için, aynı gecikme buraya yansımış oldu. Aflarınızı is- 46

3 tirham ediyoruz. Lütfen kusura bakmayın. Böyle bir özürle başlamam gerekir. İkincisi, birçok toplantıya katıldım. Ama üyesi olduğum güzide bir kuruluşun ilk defa bir toplantısında olacağım. Daha önce yapmıştık gerçi ama, bu gündemle de beraber olmuş olacağız. Ben de bu imkanı sağladıkları için hem sayın Başkan a, hem de sayın Bakan a teşekkür ediyorum. Daha önce sayın Başkanla konuştuğumuzda, küresel ekonomik ve finansal sistemde neler olup, bitti.?bunun Türkiye ye yansımaları nasıl algılanmalı, düşünülmeli? Neler yapılabiliyor? şeklinde bir gündem arzu etmişlerdi. Bir de vakit olursa her zaman olduğu gibi, kendi mesleki sorunlarımızı, mesleki konudaki gelişmeleri de bir değerlendirme fırsatımız olur diye düşünmüştüm. Tabii ben bütün bürokrat arkadaşlarımı çağırmadım, ama üç tanesine rica ettim, onlar bizimle beraberler. Bir tanesi, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu Başkanımız Sayın Tevfik Bilgin beraberler. O da bir denetim sorusu gelirse, Tevfik beye sorarız, Ne olup, bitiyor? diye. İkincisi de, Sermaye Kurulu Başkanımız sayın Turan Erol da bizimle birlikte. Yine meslek mensupları olarak en fazla ilgilendiğimiz alanlardan bir tanesi. Yine sizlerden herhangi bir değerlendirme, yada açıklama istenirse, belki birinci ağızdan daha iyi açıklama yapılır diye. Diğeri, sizlerin çok yakından tanıdığı Maliye Müsteşarımız Mehmet Şirin Bey bizimle beraberler. Hoş geldiniz diyorum. Değerli katılımcılar, saygıdeğer üyeler, elbette ki küresel ekonomik krizi konuşurken değişik açılardan bakılabilir, değişik yorumlar yapılabilir, farklı sonuçlara ulaşabilir. Ama bizler bir denetim grubu olarak bu küresel finans krizini denetim açısından, denetim kalitesi bakımından, değerlendirme ve izleme bakımından baktığımızda son derecede ilginç tablolarla karşılaşıyoruz. Bundan size biraz sonra ana hatlarıyla bahsedeceğim. Belki de en önemli neden, belirlenmiş ve oluşturulmuş kural ve prensipleri değişik nedenlerden dolayı esnetilmesine müsaade edilmesinden sonra hızlanan ve sakatlık kazanan bir süreçtir. Belki buna sizlerin de katkısı o- lursa, farklı bir açılımda sağlama şansımız olur. Küresel finansal krizi değişik olarak adlandırabiliriz. Ama ilk çıktığı ülke Amerika ydı. Orada da Mortgage dediğimiz konut kredilerinden başladığı düşünülüyor şu anda. Buradaki temel yaklaşım, Amerika nın 2000 li yıllarını düşündüğümüzde hem kendi iç dinamikleri bakımından sıkıntıya girdiği bir süreçti ekonomik olarak. Hem de o tarihlerde, yani 2000 li yollarda ikiz kulelere yapılan saldırıyı düşündüğümüzde, Amerika nın uluslararası faaliyetini düşündüğümüzde ekonomide farklı bir açılımın, yeni bir dinamiğin oluşturulması gerekiyordu. Bu şekilde bakıldığında, şu anda karşılaştığımız kriz Amerika nın bir büyüme dinamiği ve finansın kendi sistematiğinin ürettiği bir sonuçtur. Böyle bakıldığında toplam Mortgage kredilerinde i- kinci kalite dediğimiz, geliri olmayan, mesleği olmayan, teminat olarak konut söz konusu olduğu için, ekonomi canlansın diye bakıldığında bir kredilendirme süreci başlar. İşler yolunda giderken zaten sorun olmaz. Örneğin, 100 milyar (Dolar) lık bir krediyi aldığınızda, sadece konutun de- 47

4 ğeriyle sorumlusunuz, bizdeki gibi mal varlığıyla sorumlu değilsiniz. Ekonomi canlanmaya başladığında konutunuz 150 milyar$ (Dolar) a geldiğinde, 50 milyarlık da başka bir kredi alma şansınız olan bir sistem. Ama tabii bir tanesi evini sattığında örneğin, bir anlaşıldı ki, hiçbir tane evin değeri o gün ulaştığı sanılan değerde değil. Onun için ikinci kalite gayrimenkul kredisi vermesinin nedeni de, normalde ödeme yeteneği çok olmayan, ama işlerliği nedeniyle ödeme imkanı yüksek olan gruplara kredinin verilmesinden başlar. Hadge adını verdiğimiz fonların 2001 yılında sayısı adet civarındaydı yılı sonunda 9.200, muhtemelen Haziran sonuna kadarda bu i bulmuştur. Şimdi burada tekrar düşme trendine giriyor, fonların varlıklarına bakıldığında, yani bunun büyüme trendine bakıldığında 2001 yılında 408 milyar $ (Dolar) ken, 2007 yılında 2.6 trilyon $ (Dolar) a ulaşmış. Dolayısıyla o fonların hareketlerinde buradan geldiğini söylemek mümkün. Türev ürünler dediğimiz, hani o gayrimenkul karşılık gösterip birkaç kişiye farklı menkul kıymet türüyle satılması işlevine de türev ürün dediğimizde burada da yine ilginç rakamlar var. Orada da yine ilginç bir rakam var yılında 20 trilyon olan bu türev ürünlerin toplam değeri, 2007 yılında 120 trilyon $ (Dolar) a ulaşmış. Dolayısıyla büyüklük o kadar hızlı artıyor ki, sistem artık kendi kendini tetikleyen bir sürece de başlamış oldu. Bir diğer önemli husus, yine konuları tartışırken likidite dediğimiz, yani dünyadaki likiditeyi ölçerken neye bakıyoruz, onu dikkate aldığınızda, güçlü para adını verdiğimiz Merkez Bankası nın rezerv parası dünya likiditesinin % 1 ini oluşturuyor. Dünya gayri safi yurt içi hasılasının da % 10 unu oluşturuyor. Tedavüldeki paraya baktığınızda dünya likiditesinin % 11 i dünyanın gayri safi yurt dışı hasılasının da % 122 si. Bunun üzerine menkul kıymet borçlarını da koyarsanız likidite % 13 e, dünya gayri safi milli hasılası da % 142 ye çıkıyor. Ama en problemli alan, türev alanlarını da üzerine koyduğunuzda enstrümanları likiditenin % 75 i, ama dünya gayri safi yurt içi hasılasının da % 802 sine ulaşmıştır. Dolayısıyla likidite bolluğunun bir anlamı sadece nakit para değil, nakit gibi işlem gören, satın alma gücü transferi sağlayan, varlık transferi sağlayan menkul kıymetleştirme süreciyle türev ürünlerden kaynaklandığını söyleyebiliriz. Amerikan ekonomisinin de, bir özet olarak, genel yapısından bahsetmek isterim 2007 yılı sonu verilerine göre, hane halkının mortgage dediğimiz bu gayrimenkul borcu 10.4 trilyon $ (Dolar). Amerika nın toplam borcu 30.6 trilyon $ (Dolar), dolayısıyla toplam borç stoku içinde hane halkının borcu % 22. Bunu da en makul ifadeyle, yani 10.4 ünde diyelim ki % 10 un ikinci kalite olduğunu varsayın, ikinci kalite reel bir borç stoku 1 trilyon $ (Dolar). Bunun üzerine demin söylediğim türev ürünleri, menkul kıymetleştirmeyi koyduğunuzda boyut birdenbire hızla artmış olur. Özel tüketim harcamaları Amerikan ekonomisinde milli gelirin % 70 i, o da 9.7 trilyon $ (Dolar). Amerika nın 2007 yılı sonu itibariyle de milli geliri 14 trilyon $ (Dolar). Dolayısıyla birinci en büyük ekonomi Amerikan ekonomisi, ikinci en büyük ekonomi Amerikan hane halkının ekonomisi, o da 9.7. Dolayısıyla 9.7 trilyon $ (Dolar) lık başka bir ekonomi olmadığı için 48

5 dünyada. Amerikan hane halkının davranışının değişmesi, bütün dünyanın talep ve arzını otomatik olarak etkileyen bir süreci de başlatmış oluyor. Küresel krize başlangıcından beri farklı isimler verildi. Birkaç tanesini size saydığım zaman, zaten olayın gelişim trendi de ortaya çıkmış olacak. İlk çıktığında mortgage kredileri dedik bundan 1,5 sene önce. Sonra likidite krizi adını verdik, finansal sorunlar çıktı diye. Daha sonra bankalara sıçradı, kredi krizi dedik. Daha sonra kimin hangi tür enstrümana sahip olduğunu bilmediğimiz için, ikinci kalite nedir? Kimlerdedir? Onu bilmediğimiz için, karşılıklı bilgi paylaşımı da olmadığından dolayı, adına iletişim krizi denmeye başladı. Daha sonra anlaşıldı ki, bu iyi kurgulanmış bir şey. Ö- zellikle ortaya çıkmış sistematik bir şey gibi algılandı. Mükemmel fırtına adı verildi. Daha sonra çok gelişmiş ekonomilerde her şey çok iyi planlanmış, her şey çok düzgün gidiyor diye varsayıldığı için, bu sefer de mükemmelliğin kırılganlığından bahsedildi ve son olarak da şu son bir hafta, 10 günden beri de dünya literatürü dünya likidite fantezileri diye, bu menkul kıymet işlevinde paraların nasıl buharlaştığının üzerinde araştırmalar yapıldı. Dolayısıyla başlangıçta mortgage krizi dedik. Mükemmelliğin kırılganlığına geldi. Çok mükemmel bir sistemin oluşmadığı ortaya çıktı. Şimdi de az önce söylediğim Amerikan ekonomisine nasıl diye bakıldığında da, likidite fantezileri adı altında paraların nereden nereye geldiği, nasıl gittiği tartışılıyor. İkinci önemli nokta küresel krizde, demin söylediğim Amerikan ekonomisinde hane halkının, yani özel tüketiminin payı çok fazla olduğu için, oradaki mortgage sistemi hane halkının hem gelir, hem de servetini oluşturuyor. Yani aldığı ev borsada işlem gördüğü için gelir elde ediyor, çok büyük kârlar sağlıyor, evin değeri arttığında da ondan kaynaklanan ikinci bir kredi imkanı da bulduğu için, aynı zamanda servet ve gelir değişimlerinin doğrudan bir mekanizma sahneleniyor. İşler tersine dönmeye başlayınca, aynı şekilde Amerikan hane halkının bu tür ikinci kalite menkul kıymette de mortgage oranlarında gelir ve serveti hızla düşmeye başlıyor. O düştüğünde de Amerikan ithalatı, Amerikan ithalatı düştüğünde de işte dünyada onunla ilişkili dış ticaret finansal olarak kim ne yapıyorsa, hepsi bunlar etkilenmeye başlıyor. Bu neden ortaya çıktı? diye bakıldığında, bunun en önemli nedeni kar baskısı, risk iştahı, kaldıraç dediğimiz özellikle yatırım bankaları siz daha iyi bilirsiniz, ticari bankalardan ayrı olarak bir denetim ve düzenlemeye tabi değillerdir. Olmadığı için de kaldıraca sermayesinin metre kadar ve de aktiflerine oranla çok daha büyük bir işlev yapabiliyoruz. Bir de finansal tablolar da kaliteli değildi, işte leasing kuruluşlarının kalitesi ortaya çıktı. Sigorta şirketlerinin kalitesi ortaya çıktığı bir süreç, anlaşıldı ki gerçekten mükemmel bir fırtınadan sonra, bir mükemmelliğin kırılganlığı da gündeme gelmiş oldu. Şeffaflık ve yapılandırılmış ürünler ve enstrümanlara yaklaşım çerçevesinde yaklaşım, tabii iki tane finansal otoritemiz burada. İlkelerin gözetim ve denetim kalitelerinde de sorunlar olduğu anlaşıldı. Çok iyi olduğunu düşündüğümüz, zannettiğimiz düzenleme ve denetlemenin aslında bu ülkelerde, gelişmiş ülkelerde düşünüldüğü veya kurgulandığı kadar olmadı- 49

6 ğı, belki vakit kalırsa onu da kısaca anlatırım size. İtibarla, karakter arasında bir dengesizliğin olduğu da ortaya çıkıyor. Yani kurumların itibarıyla, kurumların yapısı arasında bir farklı süreci de görmüş oluyoruz. Reyting kurumlarının görev ve sorumluluklarında bir aşınmanın olduğu ortaya çıktı. Ekonomi yönetimlerinin farklı yaklaştığı gündeme geldi. Uluslararası kurum ve kuruluşlarda aslında olayın önemli bir kısmı çok fazla ciddiye almadıkları, ama sorun ortaya çıktığında gündeme gelmiş oldu. Bu genel kavramsal çerçeveden sonra, sizleri çok sıkmadan küresel kriz veren birkaç tane sinyalden bahsedeyim; Gelişmekte olan ülkelerin borsaları 2007 yılında, 2006 sonunda borsa endeks değeri 913 ken Dolar cinsinden, 2007 de 1246 ya çıkmış Kasım sonunda da 527 ye düşmüş. Dolayısıyla 2007 yılı sonuna oranla düşüş oranı % 57.70, gelişmekte olan ülkelerdeki borsalar. Brezilya da düşüş Kasım ayı sonu itibariyle % 58. Güney Afrika da % 47. Macaristan da % 67. Rusya da % 71. Bizde de % 65 civarında Dolar cinsiyle belirlenmiş endeks.var. Amerikan borsalarına baktığınızda yıllar itibari ile düşüş olup, 2008 de % 26 düşüş var aynı tarihler itibariyle. Avrupa borsalarında düşüş % 33 le, % 42 arasında değişmiş. Türkiye de TL cinsinden bakıldığında da değişim, düşüş oranı ( - % 53). Faiz oranlarına bakıldığında, üç aylık hazine faizi Amerika da 2006 yılında 5.0 ken, 2007 yılında 3.16, Kasım sonu itibariyle İşte en son kredinin faiz oranına baktığımızda 0.25 e inmiş. Neredeyse sıfıra yaklaşan bir düzeye gelmiş oldu. Avrupa da, Amerika da bu açıdan bakıldığında 2007 yılı sonuna göre değişim oranı (- % 98) düşüş. Avrupa da (- % 45), İngiltere de (- % 64), Japonya da ise (- % 7. 75), temel gösterge düşüşü bu. Bunun doğal sonucu olarak bütün ülkelerin para kredileri değişmiş oldu. Bu işin finansal tarafı.reel sektöre yansıyıp, yansımadığını da öğrenmek içinde, baltık kuru yük endeksi dediğimiz, dış ticarette gemilerin, yada nakliyenin ölçüldüğü bir endeks var. O endeks de ken, de 864 e düşmüş. Dolayısıyla çok hızlı bir taşıma endeksi düştüğü için sadece finansal değil, ticaret bakımından da dünyada bir daralmanın yaşandığı ve bu riskin de devam ettiğini söyleyebiliriz. Buradan hareketle şu söylenebilir; Bu kriz küresel finansal kriz, ama hem doğuşu, hem de yansıma biçiminden anlaşılacağı gibi iki tane ayrı kanaldan geliyor. Bir tanesi, finansal kanal az önce söyledim. Borsayı, faizi, kuru etkiliyor. İkincisi, ticaret kanalı. Yine o taşıma baltık endeksini, taşıma endeksini söylemiştik. Oradan da ihracatı, ithalatı ve dolayısıyla ekonomiyi etkiliyor ve sonuçta küresel finansal kriz etkileme sürecine bakıldığında, bir ekonomik kriz olmaya da aday, şu anda da onun sinyallerini veriyor. Peki, dünya bu konuda ne yapmış öyleyse? Yani bu süreç gelirken yaptıkları ilk iş değerli katılımcılar, likidite desteği olmuş. Faiz oranlarını hızla düşürmüşler. Çok büyük imkanlarla fonları piyasaya enjekte etmişler. Tabii rakamların hepsini ölçmek çok kolay değil, ama literatürü taradığınızda ulaşacağınız en makul rakam, 6 trilyon $ (Dolar) lık şeyin piyasaya 50

7 enjekte edildiği. Yani bu kadar para bir yerlerde park etmiş duruyor. Bunun ekonomik, politik yansımalarını biraz sonra vakit olursa tartışırız. Dolayısıyla bu normalde gevşek bir para politikasının da ilk sinyalleri olarak devam ediyor şu anda. Sorun böyle çözülemeyince, bu sefer bilanço sorunu gibi algılanıp bankaların zararlarının bir kısmını kendilerinin telafi e- dip, edemeyeceği gözlemlenmeye başlamış. Lever Brothers battıktan sonra anlaşılmış ki, kendi başına bıraktığınızda Amerika hane halkında talep düştüğü için, demin söylediğim o gelir ve servet etkisinden dolayı, bir defalık çeklerle bekarlara 600, evlilere % (Dolar) lık çek verildi. Ama yine sistemdeki o çöküş, durdurulamadı. Yine çöküş devam ettiğinde, bu sefer sermaye enjeksiyonları başladı doğrudan kurumlara, yani batan kurumlara. Dünyadan ve Amerika dan toplanan fonlarla enjeksiyon yapıldı. Bu da durduramayınca, en son bildiğimiz kapsamlı paketler ortaya çıkmış oluyor. Amerika da milyar $ (Dolar). Avrupa da da ülkeye göre değişiyor. Almanya da 800 milyar $ (Dolar) lık bir paketle ilan etti bunu. Bunun hepsi kullanıldı anlamına gelmiyor, ama hükümetler en azından bu kadarlık paketi taahhüt, garanti, risk üstlenme gibi ilan ettiği için ortaya koymuş oluyor. Son aşamada değerli katılımcılarım, bu yılın sonunda G 20 dediğimiz bir zirvede G 20 ye dahil 20 tane ülkenin liderleri, sadece bu amaçlı bir toplantı yaptı. Bu toplantıda da bir bildiri yayınlandı. O bildirinin de ana kurgusu, küresel işbirliği yapılsın. Nisan ayı sonuna kadar da eylemler belirlenmiş olur. Bu eylemlerin hangi aşamada olduğu, işte Ocak ayında Londra da yapılacak bir toplantıyla tekrar değerlendirilmiş olacak. Şimdi birkaç tane kısa rakam vereyim, yine işin büyüklüğü bakımından. Kurtarma paketleri bütün ülkeleri topladığınızda 5.6 milyar $ (Dolar). Şirketlerin zarar tutarı 978 milyar $ (Dolar). Bu şirketlere aktarılan sermayede 873 milyar $ (Dolar) civarında. Sadece Amerika da harcama, tahsis, garanti ve taahhütler olarak, yani hepsi nakit diye düşünmeyin, dediğim gibi o dört, beş kategoride üstlenilen risk tutarı 8 trilyon $ (Dolar) şu anda. Bir de hepsinden önemlisi sayın Bakan çok daha uygun yorum da yapacaktır. Amerikan Merkez Bankası nın bilançosu krizin başına göre dört kat artarak 3,5 trilyon $ (Dolar) a ulaşmış. Şimdi ortaya çıkan rakam, az önce bir rakam verdim. Dedim ki, Amerika nın milli geliri 14 trilyon $ (Dolar) dır. 8 trilyon $ (Dolar) Amerikan Hazinesi stoku 3.5 trilyon $ (Dolar) da Merkez Bankası bilançosunu büyütüyor. Dolayısıyla milli gelirin neredeyse tamamına yakın bir kısmını doğrudan, yada dolaylı kamu müdahaleyle, yada herhangi bir yaklaşımla elde etmiş oldu. Böyle bakıldığında ortaya çıkan sonuç şu; Hiçbir zaman aklımıza gelmeyen, tartışamayacağımız Merkez Bankalarının bilançolarının ölçeği ve yapısı değişmeye başladı. Normal zamanlarda böyle bir şey tartışsaydınız çok apsürt görülürdü ve ekonomi teorisinde de, uygulamasında da gayri ciddi olarak algılanacak bir şey. O zaman sormamız gereken soru şu; Bizler Maliye kökenli olarak denetim ve düzenlemeden sorumlu Kurumun da üyeleri olarak iki şeyi sormamız gerekiyor. Acaba dünya politikalarında, para ve maliye politikalarında değişiklik olacak mı? Olmayacak mı? En kritik soru bu şu anda. Para politikasına baktığımızda, demin az önce söylediğim, geleneksel bütün para politikası kuralları ve prensipleri artık terk edilmiş. Maliye politikasına baktığı- 51

8 nızda da, bütçe açığı ve diğer kavramlar hiç tartışılmayan, üzerinde durulmayan konular haline gelmiş. Amerika nın bütçe açığı tahminen bu sene 1 trilyon $ (Dolar) olacaktır. Avrupa da da benzer şekilde bütün rakamlarda artmış oluyor. Bu genel trendden sonra, büyüme rakamları ve enflasyon rakamları da her ay yenilenmeye başlandı. IMF veya Dünya Bankası bildiri yayınlandığında veya bir şirketle ilgili bir şey çıktığında, o şirketin büyüklüğüne ve etkileyici alana bağlı olarak genelde büyüme rakamlarını aşağıya doğru, enflasyon rakamlarını da yukarıya doğru revize ediyorlar. Ama az önce söyledim 6 trilyon $ (Dolar) lık bir likidite varken, dünya ekonomisinde küçülmenin bekleniyor olmasının bir tek nedeni, güven sorununun hala a- şılmamış olmasıdır. Bu sadece gelişmiş ülkelerde değil, gelişmekte olan ülkelerde de önemli bir sorundur. Güven sorunu çözüldüğünde, güvenden kastımız şu; Eskiden çok daha birbirine işlem yapan bankalar, firmalar, firma veya bankalar arasında güven şu anda ortadan kalktı. Herkes acaba bunda bir risk var mı? Paramı kullanayım mı? Kullanmayayım mı? gibi çok aşırı ihtiyatlı davranıyor. Bu sorun çözüldüğünde canlanmanın da o hızla olağanının ilk işaretini de burada görmek mümkün olur. Şimdi bu genel değerlendirmeden sonra, biraz da kamu kökenli olduğumuz için, kamu ağırlıklı bir iş de icra ettiğimiz için, biraz işin boyutuna, bu yönüne bakmak gerekiyor. 6 trilyon $ (Dolar) lık bir para enjeksiyonu, dünyanın dolarizasyonla karşı karşıya olduğunun en güzel göstergesi. Bir dönem sonra, bu başka bir sorunla da bizi ilgilendirmek zorunda bırakır. Üç sene sonra, beş sene sonra bu dolarların da sistemden bir şekilde sterilize edilmesi gerekecek. Aynı şekilde enflasyonun düşürülmesi için de farklı bir yaklaşım gerekli olacak. Birde değerli katılımcılar küresel sistemle, Amerikan ekonomisini a- yırmak zor hale geldi. Dünyanın bütün ülkelerinin Amerika da ya yatırımı var, yada Amerika da bir aktifi var. Bunu korumak adına, küresel sistemi korumak aynı anlama gelmeye başladı. Dolayısıyla bu ayrımı da o şekilde düşünmek gerekir. Belki üzerinde düşünülecek en kritik konulardan bir tanesi, yeni mimari tartışılıyor. Yani kriz çözümlendiği zaman, kriz biraz daha yavaşladığı zaman, önümüzde iki, üç yıl içinde dünyanın finans sistemi ne olacak? Dünyanın ekonomik sistemi ne olacak? Bu şu an içinde bulunduğumuz krizden de daha önemli bir konudur. Kriz bir şekilde, bir maliyetle atlatılır. Ama yeni mimari içinde doğrudan rol alınmadığında, bu süreç en az 50, yada 60 yıl sürer. İşte 1990 dan sonraki yeni mimariyi hatırlarsanız, orada da bir, iki yıl sürmüştü bu tartışmalar. O sistem içinde etkinliğini artıran ülkeler, yada şirketler, yada firmalar daha başarılı hale geldi. Bir başka önemli husus, vergi mükellefleri ile tasarruf fazlası olan ülkelerin arasındaki rekabet ön plana çıkmıştır. Batı ülkelerinin tümünde şu anda tasarruf başlıyor. Bu mali paketlerin tümü, bir anlamda vergi mükelleflerine git demek. Ama Doğu ülkelerinde her ne kadar şu anda biraz azalma olsa bile Rusya da, Uzak Doğu da, Çin de, yada Japonya da tasarruflar fazla. Öyleyse küresel işbirliği yapılırken tek üzerinde durulan, tartışı- 52

9 lan konu, bu iki tane bloğun küresel krizi birlikte yönetmek için imkan ve kaynakları ortak nasıl kullanacaklarıdır? Bu da yine kritik sorulardan bir tanesidir. Yine ilginç bir nokta, değişik nedenlerden dolayı bu krizin neden çıktığını tartışabiliriz. Ama en makulü, en basiti küresel kriz likidite bolluğundan çıktı. Şimdi krizi de söndürmek için, yine likidite enjekte ediyoruz. Yani sorun nereden çıkmışsa, nereden kaynaklanmışsa sorunu yine aynı enstrümanla çözüyormuşuz gibi bir hava var. Bu da bir dönem sonra, bir başka problemle de karşılaşacağımız anmalına gelmiş oluyor. Tabii bundan dolayı, yani her ülkenin pozisyonu farklı olduğu için hem küresel işbirliği konularında, hem de paketler konusunda bir konsensüs, bir mutabakat sağlamakta kolay olmadı. Amerikan ekonomisinde seçimlere denk gelmesi bu sürecin, Avrupa Birliği nde her altı ayda bir Başkanlığın değişiyor olması, gelecek ülkenin de olaya bakış tarzının birebir örtüşmüyor olması, hala bir takım konsensüslerin ve belirsizliklerin de ortadan kalkmadığı da ortaya çıkmış olur. Küresel krizle ilgili bir, iki şey söyleyip, küresel kriz tarafını bitirmek istiyorum. Küresel kriz de şunu gösterdi; ABD de bir büyüme dinamiği var. Birde gölge bankacılık vardır. Gölge bankacılık dediğimiz, yatırım bankacılık kısmıydı. Ama onlar da son düzenlemeden sonra, ticari bankacılık kısmını alıp düzenleme ve denetleme çerçevesine sokulmuştur. Küresel krizden çıkarılacak elbette sonuçlar var. Elbette dersler var. Yine biz kendi üzerimize alınmadan, uluslararası literatürde tartışılan birkaç tane dersi de sizlerle paylaşmak istiyorum. Bunlardan bir tanesi şu, herkes şunu söylüyor; Tüm detayına ulaşılamayan konularda politikada yanlış olur. Dolayısıyla genel kavramda verilmek istenen mesaj şu; Yeteri kadar veri ve bilgi yoksa, kriz nereden çıktı? Ortaya çıkışın nedenleri nelerdir? Kim hangi krizleri ve bilgiyi gizliyor? Bilgiyi gösteriyor? gibi bunu bilemiyorsanız, politika da beklemiyorsunuz. Bunu ortaya çıkartırsanız şeffaflığın hızla tekrar güçlendirilmesi isteniyor. İkincisi, her türlü riski ölçebiliyoruz. Özellikle bizler bu konuda uzman kişileriz. Tanımlayabiliyoruz ve izleyebiliyoruz. Ama bir tanesini hasar tespitte görüyoruz. Onu da ahlaki riziko diyoruz. Dolayısıyla o da şu anda, belki de küresel finansal krizde ahlaki rizikonun, yani yasaları arkadan dolaşmanın ve bu şekilde hissetmenin de bu süreçte çok ciddi problemler çıkarttığını ortaya koymuş oldu. Bir diğeri de yine bu kriz içinde, en önemli reform bu süreç içinde kendine güven, karşılıklı güven ve girişim duygularını güçlendirmek olduğu söyleniyor. Bunun da yeni terminolojide adı, karşılıklı yönetişim olarak da ifade edilebilir. Şimdi en kritik konuya geldik. Bütün bu hikayelerden sonra olmazsaolmaz trend şu olacak; Birincisi, Dengeler değişti ve değişmeye devam edecek. Hem ülkeler için, hem şirketler için, hem iş yapma biçimleri için, hem de karşılıklı ekonomik ve ticari işler bakımından kurallar ve dengeler değişiyor. 53

10 İkincisi, kurumların, kurallar itibariyle, yani bilinen yüzüyle, gerçek yüzünün de farklı olduğu ortaya çıkmaya başladı. O zaman buradan hemen ulaşılan sonuç, öyleyse yeni bir finansal mimarı gerekiyor olması. Burada da nasıl bir finansal mimarı gerekeceği, bu krizlerden en az zararla çıkacak ülkeler tarafından belirlenecek diye beklemek gerekir. O zaman bütün ülkelerin üzerinde durduğu ana konu, bu süreçte güven veren ve kredi likiditesi yüksek politikaları üretmek diye bakabiliriz. Değerli katılımcılar, ana çerçevede çok fazla detaya girmeden, küresel finansal kriz dendiğinde, kavramsal, yada rakamsal bakımdan ortaya çıkan tablo bu. Böyle bakıldığında, müsaade ederseniz Türkiye ekonomisiyle ilgili neler söylenebilir? Bu iş bize nasıl yansıdı, yansımaya devam ediyor? Bu konuyla ilgili birkaç şey söyleyip, sonra sayın Başkan dinleyicilere söz verelim. Cevap verebileceğim soruları da sizlerden almış olayım. Türkiye son altı, yedi yılda bir normalleşme süreci yaşadı ekonomide. Bunlarında birkaç tane göstergesi var. Ben çok detaya girmeyeceğim, ama üç tane temel gösterge söyleyeceğim. Normalleşmenin döneminde, onu da şundan dolayı söylüyorum; 58, 59, 60 ıncı Cumhuriyet Hükümetleri ni kapsadığı için. Bu daha da geriye götürülebilir elbette. Kişi başına düşen gelir, kişi başına toplam borç, kişi başına toplam kamu borcu ve kişi başına toplam yatırımlara baktığımızda şöyle bir tabloyla karşı karşıyayız; Hiç Dolar kullanmayın, Dolar da aynı trendi gösteriyor. Kişi başına gelir, 2002 ile 2007 arasında % 140 artmış. Kişi başına toplam borç, % 47 artmış. Kişi başına kamu borcuda artmıştır. Kişi başına yatırımda, % 200 artmış. Öyleyse mikro detaylar bir tarafa bırakılmak koşuluyla, makro çerçevede bu dönemde gelir artmış. Gelire oranla borçlar azalmış ve gelir oranında da yatırımlar artmıştır. Dolayısıyla Türkiye bir normalleşme sürecine girmiş, 650 milyar $ (Dolar) lık da bir ekonomiye ulaşmış. Bunu şunun için söylüyorum; Eski kırılganlıklar kayboldu. Ama 650 milyar, 700 milyar $ (Dolar) lık bir ekonominin de, küresel sistemle bağlantısına bağlı olarak da farklı olduğunu söyleyebiliriz. Küresel sistemde Türkiye nereden nereye geldi? Dünyanın gayrisafi yurt içi hasılası içinde Türkiye nin payı % 0.70 iken 2002 de, 2007 de 1.21 e geldi. Dünya ticaretinde 0.66 yken, 0.98 e, doğrudan yatırım girişlerinde de 0.18 den, 1.20 ye geldi. Yani 2007 yılı sonu itibariyle Türkiye nin dünyanın milli geliri içinde, dünyanın dış ticareti içinde, dünyanın doğrudan yatırımları içindeki payı ortalama % 1 civarındadır. Dolayısıyla Türkiye nin küreselleşmesini tartışırken, uluslararası ekonomik ilişkilerine bakarken, bu % 1 lik bir oranı da ihmal etmemek gerekir. Bu normalleşme sürecinin ortaya çıkışındaki en önemli etken, elbette siyasi ve ekonomik istikrar. Güven ortamının da tesis edilmiş olmasıydı. İşte bu genel değerlendirmeden sonra, küresel krizin Türkiye ye etki kanalları nedir? Buna bakabiliriz. Az önce söylemiştim. İki tane kanal var. Bir tanesi, finans kanalı. Bir tanesi de, reel kanal. 54

11 Finans kanalından bakıldığında, ilk etki ödemeler bilançosunda kendini gösterir. Yani daha önce milyar $ (Dolar) lık küresel sermaye girişi, bu sene 12 milyar $ (Dolar) civarındadır. Yıl sonu beklentisi de en fazla 15 milyar $ (Dolar) olacak diye bakılmaktadır. Bir başka önemli gösterge; hazine gösterge faizleri dan, 18 e. Merkez Bankası gecelik faizi den, e, ama yine burada tekrar 15 e düştü. Euro Bond lardaki 157 den, 133 e, döviz kuru 1.43 den, 1.76 ya. Dolar kuru da 1.15 den, 1.56 ya. Euro 1.7 den, 1.9 a. İMKB de 55 den, 24 e düşmüş oldu. Böyle bakıldığında da temel finansal göstergelerde krizden gelen bir baskı var. Reel kesim açısı bakıldığında, dış ticaretin artış oranı son iki ayda da negatif hale geldi. Dolayısıyla ihracatta da düşüş trendi ortaya çıkmış oldu. Öyleyse küresel finansal krizin bütün dünyada etkili olan finans kanalıyla, reel kanalı Türkiye de bir miktar çalışıyor. Bunun dışında Türkiye nin kendine has konjonktürü de vardır. Yani istihdamı, üretimi, yatırıma baktığınızda üçüncü çeyrek milli gelir rakamları özel sektördeki tüketim ve yatırımın durağanlaşmasına ve azalmasına işaret ediyor. Ama tam tersine kamuda ise, mal ve hizmet alımlarında, sabit sermaye yatırımlarında ve inşaatta da önemli artışların olduğunu göstermiş oldu. Bunu şunun için söylüyorum; Küresel finansal krizin etkileri de var. Türkiye nin içinde bulunduğu ekonomik konjonktürde önemlidir diye düşünüyoruz. Elbette reel kesim güven endeksi, tüketici kesimin güven endeksindeki düşüşler, ekonomik beklentiler kadar son aylarda, işte bu sene geçirdiğimiz ekonomik kriz ile ilgili düşünebilirsiniz. Şimdi sektörlere de baktığınızda, biz ne kadar güçlüyüz? Bu işten ne kadar etkilenebiliriz? diye düşündüğümüzde, yine çok spekülatif yorum yapmadan bir, iki tane veriyi sizlerle paylaşmak istedim. Bunlardan bir tanesi kamu sektörü, eskiye oranla daha dayanıklı. Hem bütçe açığı bakımından, hem kamu borç stoku bakımından, hem kamu sektörünün borçlanma vadesi bakımından eski dönemlere oranla, kamunun biraz daha nispeten güçlü olduğunu söylemek mümkün. Bankacılık sektörü için de, sermaye yeterlilik oranları yapılan diğer reformlarla yine eskiye oranla güçlü olduğunu söyleyebiliriz. Ama reel sektörle, dış ekonomik sektörde aynı şeyi söylemek kolay değil. Sayın Bakanım bilir, özellikle 2001 yılı finansal yeniden yapılanma yapıldıktan sonra, şirketlerin de yeniden yapılanması yapılacaktır. Ama özel sektöre bırakıldığı için, o dönemde önem kazanan problem burası olduğu için ona odaklanıldı. Şu anda reel sektörün döviz açık pozisyonu ve dış borç stoku hem yatırım malı ithalatından dolayı, hem içeride yapılan yatırımlarından dolayı önemli bir artış oldu. Dolayısıyla şirket yapılanması diye düşünüldüğünde, özel sektörün şu anda üzerinde durulması gereken en önemli alanı diye görüyoruz. Dış ticarette de az önce söyledim. Dış ticaret dengesi ve ihracattaki artış hızı azaldığı için, Türkiye nin çevre ve komşu ülkelere ihracatı daha ö- nemli hale geldi. Avrupa nın ağırlıklı ortalaması % 57 lerden, % 50 ve % 49 lara kadar düşmüş olsa bile, bu orandaki azalış çok büyük bir şekilde diğer taraflara da yansıtılmaya çalışılacak. 55

12 Bu genel değerlendirmeden sonra isterseniz burada bırakayım. Sorulan sorulara uygun olarak şu ana kadar neler yaptık? Bundan sonra neler yapabiliriz? Eğer böyle bir soru gelirse cevaplamaya çalışırız. Ben tekrar hem sizi çok geç beklettiğim için, hem de sabrınızdan dolayı teşekkürlerimi sunuyorum. Sevgi ve saygılarımı arz ediyorum. BAŞKAN SEZAİ ONARAL Sayın Bakanımıza çok teşekkür ediyoruz. Gerçekten çok kısa süre içerisinde eskilerin deyimiyle muhtasar müfit olarak hem dünyayı, hem de Türkiye yi ana çizgileriyle bizlere anlattılar. Çok teşekkür ediyoruz. Efendim bu arada toplantının başında unuttuk. Sayın Maliye Bakanımızın toplantıya bir tebrik mesajı var. Ayrıca ilk anda göremediğimiz sayın BDDK Başkanı Tevfik beye, SPK Başkanı Hüseyin beye, Müsteşar Muavini Mehmet Şirin beye teşekkür ediyoruz. hoşgeldiniz. Şimdi burada ben kendi sorularımı sormazdan önce, müsaade ederseniz değerli hazirunun sorularından başlayalım ve sayın Başkan belki son bölümde bir toparlama yapabilir. Şimdi tabii hepimizin kafasında çok sorular var. Yani ben mesela düşünüyorum. Sayın Bakan ifade ettiler den itibaren bir normalleşme sürecine geçmiş olmamızdan dolayı bu krizi pek duymadık, görmedik, ama kısa vadede hepimiz bununla muhatap olacağız diye. Şimdi sadece acaba bu mu? Yani Türkiye nin 2000 den önceki yıllarda, mesela 1960 larda, 70 lerde, 80 lerde, 2000 lerde çok krizlerden geçtik ve bu belki de bir anlamda bizim ülkemiz açısından bir deneyim sağlandı. Bunun bu açıdan acaba Türkiye ye bir yararı oldu mu? Zararı oldu? Şimdi bu konuda geçmişte yaşanmış çok güzel bir hikaye var. Sayın Demirel zamanında, sayın Maliye Bakanı da rahmetli Kafaoğlu 65, 66 yıllarında yine bir kriz dönemindeyiz. Başbakan telaşlanıyor ve çağırıyor Maliye Bakanını diyor ki, Sayın Kafaoğlu Türkiye batıyor galiba. Sen ne diyorsun? Maliye Bakanlığı ne düşünüyor? falan. Sayın Kafaoğlu da diyor ki, Sayın Başbakan merak etme bizim ekonomi mantar gibidir, batmaz. Şimdi bu yıllarından gelinen noktadan sonra. biliyorsunuz 70 lerde, 80 lerde, 80 lerde banker olayları. Aşağı yukarı Türkiye de 80 li yıllarda yaşanmış olaylar ver. Ben bizzat bunların büyük bölümünü yaşadım. Daha sonra bankalarda yapılan düzenlemeler. Yani bir anlamda bizim hem ülke olarak, hem ekonomi olarak bunda biraz deneyimimizin yararı oldu mu? Sayın Bakanıma birinci sorum bu. İkincisi, herkesin şikayet ettiği kayıt dışı ekonomi. Şimdi kayıt dışı ekonomiden herkes şikayet ediyor. İşte bunun için tedbirler düşünüyor vs. Yani ekonomist değilim, ama acaba bu kayıt dışı ekonomi de bir anlamda gardımız oluyor mu? Örnek olarak şöyle söyleyeyim; İngiltere de faizleri % 6 dan, % 3 e düşürüyorsunuz, hemen aynı sonuçları alıyorsunuz. Bizde aynı tedbirleri aldığımız zaman, aynı sonuçları alabiliyor muyuz? O açıdan sayın Bakanımızın gösterdiği rakamlar da, tabii önemli göstergeler. Yani bunlar hakkında da kafamızda bazı soru işaretleri var. Ben tabii ev sahibi olduğum için sayın bakanım, ancak bu çerçevede birkaç noktayı size arz etmek ihtiyacını duydum. Şimdi benim dışımda sorusu olan değerli meslektaşlarımızın sorularını alalım. Önce sayın Suat 56

13 Boydaş, başka sorular var mı? Soruları alalım. Sayın Mustafa Aysan hocamız, sayın Sabri Tümer, sayın Ayfer Gülsoy, sayın Mehmet Sipahi, Sayın Zafer Altıntaş, Zafer bey bizim muhalefet liderimiz. Buyurun Suat bey. SUAT BOYDAŞ Efendim her şeyden önce sayın konuşmacı hocamıza teşekkürlerimizi sunmak istiyorum. Değindikleri konularda ben bir denetim konusuna öncelik vermek istiyorum. Amerika daki bu patlamanın nedeni, bir noktadan da anlaşılıyor, hocamızın izahatından da anlaşılıyor ki, mali yatırım bankalarının mali piyasanın denetim ve gözetimindeki aksaklıklardan ileri geliyor. Enron olayında biliyorsunuz, Amerikan piyasasında başlamak üzere bir takım denetim standartlarındaki bozukluklardan sonra, bir takım denetim kaideleri geldi. Acaba şimdi bu olaydan sonra da tekrar denetim standartları açısından gerek mali denetim, gerekse şirketler denetimi bakımından herhangi bir dalgalanma olacak mı? Burada BDDK ve SPK dan arkadaşlarımız da var. Bir kanaat olarak ifade ediyorum. Bizdeki BDDK ve SPK nın kurulmuş olması, bizim biraz daha diğerlerine nazaran daha güçlü olmamızı şu dakikada ifade ediyor diye düşünüyorum. İkinci husus; ekonomide kriz yönetimlerinde genelinde bir kriz merkezi oluşturuluyor. Bu bizim haricimizdeki ülkelerdeki krizlerde başta Amerika olmak üzere, böyle bir kriz merkezi var mı? Kriz merkezlerinin bugünkü çalışma durumları ne orada? Yoksa gene parçalı parçalı bir takım nokta, krizle ilgili nokta tedbirler mi alınıyor? Tabii bu soruyla bağımlı olarak Türkiye deki bugün kriz yönetimi konusunda hocamızın görüşleri nedir? Bugün ne durumdayız? Nereye, nasıl bir kriz yönetimine doğru gideceğiz? Ben bir hususta şunu ifade etmek istiyorum. Kriz yönetiminde şu dakikada Türkiye bakımından gözüken işsizlik ve birde büyümedeki noksanlık var. Türkiye nüfusunda % 2 civarında bir artış olduğunu kabul edersek, son bölüme göre binde beşe kadar düştü. Bu büyümenin azalması bize ne gibi bir ekonomik olay, yahut krizin etkisi yönünden hangi derecede etkilenecektir? Benim suallerim bunlar efendim. Çok teşekkür ediyorum hocam. PROF. DR. MUSTAFA AYSAN Evet, saygıyla selamlıyorum hepinizi. Sayın Bakanım sizin bu konuştuğundan daha iyimser olduğunuzu biliyorum. Onun için size bir fırsat vermek istiyorum bu soruyla. Şimdi konuşmalarınızı dinleyince ben dedim ki, Amerika için konuştuklarınız, orada da bir süre önce Rubini yi dinledim. Rubini gibi o da çok kötümser. Yani Federal Devlet şunu yaptı, bunu yaptı, bunu-bunu yaptı hiç bir şey olmuyor. Ama biz bu kadar çaresiz değiliz. Tabii birçok insan Amerikan ekonomisinin geleceği bakımından çok kötümser, ama birçok insan da çare arıyor. Şimdi özetle anlıyorum ve bunun için sizi çok kutluyorum. Şu kadarcık kısa sürede, modern büyük ressamlar olur. Bir olayı, birkaç fırça darbesiyle anlatır, onun gibi anlattınız bize. Geldiğimiz nokta o. Ama buradan çıkış yolumuz var. Şimdi tabii para ve maliye politikasının genişletilmesi önemli bir tedbirdir. Amerika da aldılar. Çünkü bu olay çok kötü Amerika da ve dünyada 57

14 kredi sıkışıklığı yarattı finansal pazarda. Bunu biraz gevşetmek için tedbir alınıyor. Şimdi o tedbirler tabii birden bire uygulamaya gelmiyor. Çünkü Amerika nın o ülkenin ve dünyanın 25 tane çok ciddi bankası battı. Ben bundan bir süre önce Amerika daydım biliyorsunuz. Oradan geldim kendi ülkemize, şükrettim geldiğime. Çok daha iyiyiz oradan. Büyük bir panik i- çindeler. Ama başka alacakları bir şey yok artık. Bütün telaş bu kredi sıkışması içinde finansal krizin, reel krizi etkilememesini sağlamak idi. Sağlayamadılar. Otomotivde, tekstilde, gıdada çok önemli düşmeler var. Temelde talep düşüyor. Maalesef iktisatçıların bu türlü bir talep düşmesinde güven sağlama gücü yok. Sağlayamıyorlar. Onun için istiyorlar ki, bankacılık sistemine parayı verelim. Söyledikleriniz çok doğru, gerçek. Parayı verelim. Bunlar nasıl olsa kendi müşterileri arasında iyisini seçip, parayı ona verecekler. Oradan kurtarsın. Ümitleri öyle. Bazı insanlarla görüşmüş olarak söylüyorum. Ama henüz uç vermedi. Sebebi o 25 bankanın batmasıdır. Şimdi ben kendi mesleğimde görüyorum bütün suçu. Bu kadar kötü bir krizin oluşmasında dünyada ve Amerika da maalesef ve maalesef bizim mesleğin büyük suçu vardır. Kriz başlamadan önce, bir belirli eyaletin konut fiyatlarında düşme başlamadan önceki bütün halka açık şirketlerin raporlarına bakarsanız, hepsi şişirme. O şişirmede balon patladı ve bugünlere geldik. Bu kadar para basmasına rağmen, bu kadar yardıma rağmen toplayamıyor ekonomi kendisini. Ama ben ümit ediyorum ki, birçok insan da benim gibi düşünüyor ki, 3 üncü ve 4 üncü çeyreğe doğru bir kıpırdanma başlayacak. Bütün bu para pompalamalarından sonra ve orada bazı hareketler gelecek. Şimdi bizim ülkemize geliyorum. Bizim ülkemizde henüz daha kriz başlamadı. Finansal pazarlamada dalgalanmalar var, ama reele yavaş yavaş gidiyor. Daha Eylül de, Ekim de başladı reeldeki kötüye gitme. Ama bizim ülkemizin büyük bir avantajı var sevgili arkadaşlarım. O avantaj şudur; Biz krize karşı şerbetliyiz. Geçende bir konferansa katıldım Atina da. Bana bir konuşmacı laf attı, benim orada olduğumu biliyor. Dedi ki, Son 30 senede kaç tane kriz gördünüz? Ben de bizim IMF mektuplarını saydım. 20 defa dedim. Ha siz büyük bir avantaja sahipsiniz dedi. Ben de öyle düşünüyorum. Yani biz ne krizler gördük. Onun için bizim bu tecrübemiz, bu deneyimimiz dışarıdan da bakılıp ilgiyle izleniyor. İlgiyle inceleniyor. Şimdi biz, ben diyorum ki kendimize bakarsak, iyimser olacak birçok nedenimiz var. İyi sanayilerimiz var. İş hayatımız var. Yani artık yıl evvel olduğumuz gibi basalım pompayı, basalım parayı, bunları şöyle şöyle yapalım diyecek halimiz yok. Daha iyi önlemlerimiz var. Ama azacık para da vermek gerekiyor. Ben bakıyorum bizim rakamlarımıza, Merkez Bankası nın azıcık para politikasını gevşetmesi gerekiyor. Zaten onlar da öyle düşünüyorlar. Yapıyorlar. Yeterli ölçüde değil. Yeterli ölçülerde yaparlarsa, biz bu kredi sıkışmasını kolay atlatabiliriz ve o kredi sıkışmasından kendimize avantaj yaratabiliriz. Bütün meselemiz şimdi, acaba o çıkan parayı bizim sanayimiz, iş hayatımız kullanabilecek mi? İyi yere harcayabilecek mi? Orada da büyük bir gücümüz var. Biraz önce sizin buyurduğunuz bankacılık sisteminin böyle bir kötü krizden geçmiş olmasıdır. Ondan sonra fazla kötülüğe gitmiyor. Bugüne kadar da bankacılık sistemimizden bir şey gelmedi. Onların üstüne para atarsak iyi kullanacaklarını biliyoruz. 58

15 Ben şimdi özür diliyorum. Sizin bildirinize ek bir bildiri veriyorum. Ama heyecanlandım söylediğiniz şeylerden. Onun için söylüyorum. Belki üstüne bir katkı yapabiliriz de, Türkiye için iyi bir şeyler yaratabiliriz gibi düşünüyorum. Bunun için de böyle bir açıklamayı yapmak istedim. Çok özür dilerim sizden. Saygılar sunarım efendim. BAŞKAN SEZAİ ONARAL Sayın hocam size çok teşekkür ederiz. Değerli meslektaşlarımız hatırlar. Geçen ayki bizim aylık toplantımızın gündeminde sayın hocamızın bu değerlemeleri vardı. Onun üzerine bunu da eklemiş oldular. Bu Oda da tabii biz her görüşü, karşıtı görüşlerde var. Mehmet Yazıcı hocamız da menfi şeyleri söyledi. Tabii bu dengeler içerisinde doğruyu bulmaya çalışıyoruz. Ben bu saptamayı yapmak ihtiyacını duydum. Daha sonra size söz hakkı vereceğiz. Sayın Sabri Tümer buyurun efendim. SABRİ TÜMER Sayın Bakanım çok teşekkür ediyorum açıklamalarınızdan dolayı. Ben Türkiye ile ilgili ve yaşanan olayla ilgili bir soru sormak istiyorum. Şu an Türkiye de, reel sektörde işçi çıkartmalar çok süratli bir şekilde genişliyor ve bankalar kredileri geri çağırıyorlar ve takip işlemlerine başlıyorlar. Bu kredileri çağırma ve takip işlemlerinin gerekçesi olarak da 2001 yılında batan bankalarda büyük istismar olduğunu, bazı yöneticilerin gerekli takibi yapmadığını, bundan dolayı yeni bir yasa çıkarıldığını, yasa gereği takibat yapmak durumunda olduklarını, yani ödeme durumu mümkün olmayan vadeleri uzatmak isteyen firmalara bunu söylüyorlar. Sayın Başbakanımızın ısrarla belirttiği finans sektörüne lütfen böyle bir kredi talebi çağırma yapmayınız. Takibata geçmeyiniz. Uzatmalarınızı veya küçük dilimlere bölmenizi sağlayınız dediği halde, ısrarla bu yasayı, böyle bir yasayı vurguluyorlar. O zaman siz müteşebbisler olarak sayın Başbakana gidin, deki o cezai takibata uğrayacak banka yetkililerinin maddesini kaldırın. Biz de size herhangi bir takibat yapmayalım, diyorlar. Bu ne derece doğru? Böyle bir tedbiri düşünüyor musunuz? Teşekkür ediyorum. BAŞKAN SEZAİ ONARAL Teşekkür ediyoruz. Evet sıra Ayfer hamımda Buyurun Ayfer hanım. AYFER GÜLSOY Öncelikle tüm konuklarımızı saygıyla selamlıyorum. Benden önceki konuşmacıların bir devamı olacak benimki. Şu anda ciddi anlamda bir talep daralması var reel sektörde. Dış talep daralmasına şu anda bir çözüm bulabilmemiz kısa vadede mümkün değil. Ama iç piyasada bir talep artışıyla ilgili sayın Bakan ne düşünüyorlar? Öncelikle onu sormak istiyorum ve de şu anda tüm nihai tüketiciler kredi batağında. Kredi kartı ve de bireysel kredi konusunda kredi batağında. Biz kendimizden vazgeçtik, yanımızda çalışan elemanların sorunlarını gidermeye çalışıyoruz. Bankalar bu konuda sayın Tümer in dediği gibi, yaklaşımları hiç de hoş değil. Hem reel sektör yöneticileri bu konuda çok muzdarip, hem de nihai tüketiciler, işte bir zamanlar pompalandı. Bireysel krediler, herkes kredi kartlarını aldı- 59

16 lar, doldurdular, ilave kredi kartlarıyla onu kapadılar. O da yetmedi, bireysel kredilerle onları kapamaya çalıştılar. Şu anda bitmiş vaziyette. Ama şu anda bitmiş vaziyette. Nihai olarak şunu söylemeye çalışıyorum; Yani iç piyasada reel sektörü ayakta tutabilmenin nedenleri, daha doğrusu çözüme ulaşılacak şeylerden birisi talebin artırılması. Bu koşulda nihai tüketici boğazına kadar kredilere ve borçlara batmışken bu talep artışını nasıl sağlayacağız? Mesela Amerika yı söylediniz siz, evlerine çekler gelmiş. Bu güzel bir çözüm. Mesela böyle bir çözüm olabilir. Benim aklıma geldi. Yani en azından asgari ücretlilerin tüm vergileri, sadece asgari geçim indirimi değil, tüm vergileri kendilerine iade edilemez mi? Bu borçları yeniden yapılandırılamaz mı? Ama masraf almadan. Bazı bankalar yeniden yapılandırılıyor, ama dosya parası adı altında ve de yüksek faizle, daha yüksek maliyetlerle yeniden yapılandırılmaya çalışılıyor. Bu süreçte hükümetimiz, devletimiz biraz daha tavizkar olup, talebi oluşturacak olan kesime yardımcı olmak durumunda olduğunu düşünüyorum. Bu konuda görüşlerinizi de öğrenmek istiyorum. Teşekkür ediyorum, şeref verdiniz. BAŞKAN SEZAİ ONARAL Teşekkür ederiz, buyurun Mehmet Sipahi bey. MEHMET SİPAHİ (Konuşmaları anlaşılmıyor) BAŞKAN SEZAİ ONARAL Teşekkür ederiz. Buyurun sayın Zafer Altıntaş. ZAFER ALTINTAŞ Teşekkür ediyoruz. Bu arada Yönetime teşekkür ediyoruz. Tam güncel konuları yakalıyor ve çok yetkili kişileri davet ediyor. Gerçekten bu başarıdır, ama tabii ki tenkitlerimiz saklıdır diğer icraat konusunda. Şimdi buraya gelmişken izninizle sayın Bakanım bir öneri ve bir soru şeklinde olacak. Biraz evvel talebin teşviki, talepler alması nedeniyle bir takım yardımların yapılması ve dünyada görüldüğü gibi bahsedilirken, benim aklıma da bizim ihracatçılar geldi. Biz vazgeçtik ilave kaynak aktarılmasından, ihracatçıların kendi ödedikleri vergilerin sıkıntı yaratmadan iade edilmesini sağlamak yönünde mevzuatta bir değişiklik yapılması ve uygulamanın da bu yönde kolaylaştırılmasını öneriyorum. Biz yeni bir kaynak istemiyoruz. Biz ödediğimiz vergilerin Yeminli Mali Müşavir raporunun İdare ye ibrazı halinde vakit geçirilmeden yerine getirilmesini talep ediyoruz. Sayın Müsteşarımız da buradayken, bu konu belki sizi direkt ilgilendirmemekle birlikte, bu kriz ortamında ve dış talebin daraldığı ortamda çok önemli bir husus. Sorum şu olacak; Altı yıldır makro ekonomik göstergelerin iyi olduğunu ifade ettiniz ve bunun tabii doğal sonucu da istikrarın ekonomide sağlandığını belirttiniz. O zaman şunu sormak istiyorum; Türkiye dış kaynağa muhtaç bir ülke ve dış kaynak temini için IMF ile bir Stand-by Anlaşması, şu anda görüşmeler devam ediyor ve ocak ayında sanıyorum böyle bir anlaşma yapılacak. Ekonomi güçlenmiş ve istikrara kavuşmuş ise, IMF ile 60

17 bir anlaşma yapmadan da bir kaynak yaratma imkanımız yok mudur? Benim bildiğim kadarıyla dünya üzerinde iflas bayrağını çeken İzlanda, Macaristan, Ukrayna dışında IMF ile anlaşma yapan başka bir ülke var mı? Ben bilemiyorum. Dolayısıyla IMF ile anlaşma yapmadan, çünkü IMF ile yapılan anlaşma sadece oradan gelecek olan 20 milyar $ (Dolar) değildir. Bu bir ülkenin itibarını göstermek açısından önem arz eder. Dış finans kuruluşlarından kredi temin etmesi yönünden önem arz etmektedir. Bu nedenle acaba Türkiye o aşamaya henüz gelememiş midir? Çok teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. BAŞKAN SEZAİ ONARAL Zafer beye çok teşekkür ediyoruz. Sıra sayın hocamızda, buyuran Mehmet Yazıcı hocamız. Hocam tebliğ olmayacak değil mi? PROF. DR. MEHMET YAZICI Muhasebeci Mehmet Yazıcı. Sayın Bakanım bize küresel mali krizi ve onun başka adlarını söyledi. Ama ben bu krize faiz krizi diyorum. Acaba denebilir mi? İlk sorum. Sayın Bakanıma ilk sorum, bu küresel krize, küresel faiz krizi denebilir mi? bir. İkincisi de, faiz kapitalizmin temel kurumudur ve kapitalizmin sonu da faizden olacaktır. Bu kehanet değil, muhasebeci öngörüsüdür. Acaba öyle bir duruma dünya geldi mi? Sayın Bakanıma soruyorum. Bu faiz krizin kapitalizmin orta direğinin bel verdiği ve yıkılmakta olduğu anlamına gelir mi? Duyumlar şöyle; bunlar kesin delillerim yok. Avrupa Birliği çatırdıyor. Hiç ulusal iktisat düzeninden söz etmeyen İngiltere, ulusal iktisat düzeninden söz ediyor. Zaten oraya girmemişti. Avrupa Birliği nin temeli olan Fransa ulusal iktisat düzenine geçmek istiyor ki, biz bu konuyu 1923 le, 1938 arasında uygulamıştık. Atatürk ün iktisat düzenidir. Ne komünist, ne de kapitalizm, Türkiye özgür ulusal iktisat düzeniydi. Biz bunu aynen uygulasaydık, bugün süper devlet olurduk. Acaba Fransa nın dönüş yaptığı müptezel kapitalizmden, ulusal kapitalizme dönüşü. Almanya nın aynı. Üç devlet dönünce, ötekiler de patır patır dökülür. Yani Avrupa Birliği nin dağılımına neden olabilir mi? Gelelim Türkiye ye, Türkiye bu küresel faiz krizi çarkının en çürük dişlisidir. Bütçenin dörtte biri faiz giderlerine ayrılmıştır, gider bütçesinin. Faiz deyip geçmeyin. Para akımı bütün damarlarına, şöyle diyelim; Ekonominin ister ulusal olsun, ister küresel olsun, ekonominin damarlarının kanıdır. Bu kan nasıl biyolojik olarak canlılarda kalpten, tek elden oluyorsa, bu tek elden olmalıdır. Türkiye de durum, şimdilik gidiyor. Onun bazı nedenleri var. Bazı usulsüz işlerimizin bize yararı görünüyor. O da vadeli çekin ve kredi kartlarının bunu ayakta tutmasıdır. Yoksa bankalar başkalarının yani yabancıların eline geçti ve Türkiye Merkez Bankası güdük hale getirilmiştir de kambiyo elinden alınmış yılında bankalar onun denetiminden alınmış ve Merkez Bankası güdük haldedir. Yani bu ekonominin kan damarlarına pompa yapacak güçte değil de milli gelirin % 9 u kadar dolaşımda para vardı. Şu andaki para % 5 i geçmez. Arada bir şey vardır. IMF ye veya şuraya, buraya gitmenin gereği yok. Benim hesabıma göre 105 milyar YTL paramız var ortada. Vadeli çekleri kaldırın, yani bankaları 61

18 sıkı disiplin altına alın. Kredi kartlarını usulüne uydurun ve arada 105 milyar YTL basın, gene Türkiye deki para aynı olur. Yapın bunun bir hesabını, ben yaptım. Türk Lirası na Saygı diye makale olarak yazdım. Ayrı basım yaptım, dağıttım. Bunu yaparsak biz bu krizi daha hafif atlatırız. Ama size söyleyeyim; Henüz kriz dünyada, Avrupa da ve Türkiye de etkisini göstermedi. Ben felaket habercisi değilim, ben muhasebeciyim. Örgütçü ve muhasebeci olarak söylüyorum ve 2010 yıllarında etkisini Avrupa da gösterdiği kadar, Türkiye de de gösterir. Daha fazlasıyla göstereceği kanısındayım, eğer gerekli önlemler alınmazsa. Söylenen, basından duyduğumuz, oturumlarda duyduğumuz önlemler basamak tedbirleridir. Köklü değildir. Köklü tedbir Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinin para, kredi, kambiyoya egemen olmasıdır. Egemen olduğu halde size soruyorum, hepiniz bildiğiniz şeydir. Olmaması lazım gelen vadeli çeklerin dolaşımdaki tutarını bilen var mı içinizde? Devletin haberi yok. Kredi kartlarının tutarının usulsüz, ama usulüne göre çek niteliğindeki kredi kartlarına sözüm yok. Dünyanın her yerinde vardır. Bir bilginiz var mı? Bundan devletin de bilgisi yok. Hükümetin de bilgisi yok. Merkez Bankası nın da bilgisi yok. Acaba bu türlü önlemler alınabilir mi? Merkez Bankası yeniden düzenlenip muhasebesiyle, örgütüyle ve bankaların denetimini bünyesine alabilir mi? Kambiyoyu eline alıp, bunlara egemen olabilir mi? Bunlara egemen olursa 1923 le, 1938 deki büyük 1929 krizinden yararlandığımız gibi, bu krizden de yararlanabiliriz. Teşekkür ederim. BAŞKAN SEZAİ ONARAL Hocamıza teşekkür ediyoruz. Kapının önünde bulacaksınız, faiz konusunda kırmızı birde kitabı var. Onu ücretsiz olarak meslektaşlarımıza bırakıyor. Belki bunu okuduktan sonra krizde de yararlanırız, değil mi hocam? PROF. DR. MEHMET YAZICI Evet, 20 sene önce yazılmış, on sene önce basımlı, ama bugünü anlatıyor. BAŞKAN SEZAİ ONARAL Öyle mi? Son soru sayın Arif Aytulun, başka sorusu olan yok değil mi efendim? Efendim o zaman üç soruya da, üç cevap verelim. Çünkü sayın Bakanımız buraya ilk defa şeref verdiler. Fazla sıkıştırmayalım. Hanımefendilerin önceliği var. Başka kim dediniz? Arif bey, Çiğdem hanım, Mehmet bey tamam. Buyurun. ARİF AYTULUN Sayın Bakanım hoş geldiniz. Değerli bürokratlarımız da burada olduğu için teşekkür ederiz. Benim sorum mesleki olarak, denetimle ilgili. BDDK, SPK kendi denetçisi ve denetim standartlarını oluşturuyor. Ama bizim bir tek Yasamız var Türkiye de Bütün denetçilerin de buradan olması gerekli. Şimdi bir baktık Vakıflar da kendi denetçisini oluşturuyor. SSK da işte bir rapor için kendi denetçisini oluşturuyor. Bu Türk Ticaret Kanunu da şu anda gündemdeyken, herhalde daha bitmedi görüşmeleri. Bu denetçilik hususunda biz, sizin tabii baktığınız için SPK ve BDDK ya, buradaki denetçilerin de 3568 sayılı Yasa kapsamından olan kişilerden oluşmasını ben 62

19 şahıs olarak talep ediyorum. Tabii TÜRMOB Genel Başkanımda buradayken, o da belki cevap verebilir. O açıdan sizlerden bunu cevaplamanızı rica ediyorum. Çok teşekkür ederim. BAŞKAN SEZAİ ONARAL Sayın Arif Aytulun a çok teşekkür ediyorum. Tam doğru soruyu sordu. Yani biz ekonomik kriz falan hepsine saygılıyız ama. Ben birkaç cümleyle tercüme edeyim. Şimdi ben tabii ev sahibi olduğum için çok rahat söyleyemiyorum. Şimdi bir meslek yasası varken, 3568 sayılı Kanun varken, diğer kurumların sayın Kurum Başkanları da buradalar, kendi denetçilerini sınav yaparak, kendilerinin yapma yolundaki amaçları bize göre, tabii onların söz hakkı da olacak. SPK Başkanımız burada, BDDK Başkanımız burada. Bize göre çok başlılık yaratır. Bunu bu gayet net söyleyeyim. 90 senesinde zamanın Bakanına ve Bütçe Plan Komisyonu Başkanlığına üç, dört saat arz etmiştik. 90 senesinde konuştuğumuz olaylar, şimdi 2000 küsur yıllarında karşımıza geldi. Ruhsatı kim verecek? Denetimi kim yapacak? Soruyu ben netleştirmek için söylüyorum. Her kurum kendi denetçisini, kendisi mi yapacak? Soru bu sayın Bakanım. Size daha önce bir toplantıda arz etmiştim. Şimdi bir tane de dolgu maddesi soru alalım. Ondan sonra sayın Bakanımıza geçelim. Buyurun Çiğdem hanım. Prof. Dr. ÇİĞDEM SOLAŞ Önce teşekkür ederim. Az, öz ve gayet anlaşılır konuşmanız için. Benim sorum şu; Şeffaflığın arttırılması gerekli, dediniz. Ama biliyoruz ki, Türkiye de bir kayıt dışı ekonomi var ve de çok büyük, şeffaflıkla da hiç bağdaşmayan bir şey. Şimdiki şeffaflığı bu kayıt dışı ekonomi var iken, ne tür tedbirlerle acaba çoğaltmayı ve etkili hale getirmeyi düşünüyorsunuz? Teşekkür ederim. BAŞKAN SEZAİ ONARAL Hocamıza teşekkür ederiz. Bir soru da Mehmet beyden. Buyurun. MEHMET YALÇIN Sayın Başkanım, sayın Bakanım, sayın Genel Başkanım, değerli üstatlarım saygılarımı arz ediyorum. Gerçi ben yazılı sorumu verdim sayın Bakanımıza, ama konuşmacıların ardından canlı olarak bir düşüncemi sunmak istiyorum. Çünkü biz kendisini aynı zamanda üniversitemizin akademisyen yanıyla da tanıdığımız için, ihtisasına da saygı duyduğumuz için aynı zamanda sormak istiyorum. Efendim bahsettiğiniz döneminde ekonomik yapımızda yatırımlarımız ihracata yönelik yatırımlar artırıldı. Ancak gördüğümüz üzere, ihracat hinterlandımızda olan ABD bölgesi ve Euro bölgesi dediğimiz Avrupa bölgesinde büyüme kırmızı çizgiyle, yani eksi büyümeden bahsedilmekte. Dolayısıyla ülke ekonomimizde yapılanmış bu yatırımların ihracata yönelik olması nedeniyle, oldukça atıl kapasite. Biraz önce arkadaşlarım bahsetti. İşçi çıkarımları gibi bir durumla karşı karşıyayız. Aynı zamanda bu servetleri oluşturan bu yatırımları akademisyen yanınızla da soruyorum. 63

20 Acaba bir makro planı olarak, bir yapılanmanız, bir düşünceniz var mı? Diğer sorularım yanılmıyorsam yazılı olarak, teşekkür ederim sayın hocam. BAŞKAN SEZAİ ONARAL Efendim Mehmet beye de teşekkür ediyoruz. Hüsnü beyin hatırı kalmasın. Son söz hakkını ona verelim. Buyurun Hüsnü bey. HÜSNÜ ERDOĞMUŞ Herkesi saygıyla selamlıyorum. Ben soru sormayacağım, cevap vereceğim. Fakat sayın Bakanımın bana bir soru sormasını varsayıyorum kafamdan. Bir Yeminli Mali Müşavirim. Sayın Bakanım buraya bir ziyarete geldi ve diyor ki, Ey Yeminli Mali Müşavirler ekonomik kriz var. Siz ne yapıyorsunuz? Sayın Bakanım bana bu soruyu sordu ve ben cevap veriyorum. Ne yapabilirim ben? Ben Yeminli Mali Müşavirim üç, beş tane firmam var. Bunlara hizmet veriyorum ve arkadaşlara şunu söylüyorum. Bir, kardeşim işçi çıkarmayın, diyorum. İşçiye şunu söyleyin; Batana kadar, ben bu fabrikanın kapısını kapayana kadar sizin bir tanenizi kapının önüne koymayacağım. Bunu söyleyin diyorum. İki, çok üretin diyorum. Patronun paraları bankalarda, ben bunu gözlüyorum. Herkeste tabii bir korku var. Paralar kenarda. Mevduat kıyamet gibi, devamlı internetten repo yapıyorlar. Hazine bonolarını yeniliyorlar. Diyorum ki patrona, Paraları hazine bonosundan boz, hammaddeye yatır. Üç, diyorum ki patrona Bak senin pazarcıların burada oturuyor. Pintilik yapma. Ver 1000 $ (Dolar), 2000 $ (Dolar) gönder bir yerlere. Kuveyt e gitsin, Hindistan a gitsin çok sat. İç piyasaya gitsin. Bak adam burada oturuyor. Neden gitmiyor? İşte benzin diyor. Gönder Kayseri ye, Ankara ya, Adıyaman a çok sat diyorum ve son olarak diyorum ki Çevrende gördüğün her adama, aman kardeşim harcama yap Yani sonuçta; Bir, işçi çıkarma. İki, çok üret. Üç, çok sat. Dört, harcama yap. Sayın Bakanıma da sorumu soruyorum. Sizin hayali sorunuza da verdiğim cevaba karşı ne düşünüyorsunuz? Saygılar sunarım. BAŞKAN SEZAİ ONARAL Hüsnü beye çok teşekkür ederiz. Bu öneriyi mükelleflerine anlatmak suretiyle, çok ekonomik davranıyor. Bu güzel konuşmasından sonra acaba Hüsnü bey Yeminli Mali Müşavir yerine işadamı olması gerekmez miydi? Efendim sorular bölümü bitirdik. Şimdi müsaade ederseniz sayın Bakanım bu konuda sayın Genel Başkanımıza buraya kadar şeref verdiler. TÜRMOB Başkanı olarak ilk defa konuşuyorlar. Söz sizin sayın Başkanım, buyurun. Dr. MASUM TÜRKER Sayın Başkan, değerli Bakanım, değerli meslektaşlarım, değerli konuklar hepinizi saygıyla selamlıyorum. Öncelikle iki yıl için TÜRMOB un Genel Başkanı olarak seçilmem konusunda İstanbul Yeminli Mali Müşavir- 64

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Bankacılık sektörü 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Şubat 2012 İçerik Bankacılık sektörünü etkileyen gelişmeler ve yansımalar 2012 yılına ilişkin beklentiler Gündemdeki başlıca konular 2

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Para Piyasası Likit Emeklilik Yatırım Fonu(KAMU) Emeklilik Yatırım Fonu nun

Detaylı

Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü

Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü Ekrem Keskin Mayıs 2010 Sunum Uluslararası gelişmeler Türkiye deki gelişmeler Bankacılık sektörüne yansıma Sonuç 2 Yapılanlar Ortak çaba:

Detaylı

2001 2013 Döneminde Türk Bankacılık Sektörü

2001 2013 Döneminde Türk Bankacılık Sektörü 2001 2013 Döneminde Türk Bankacılık Sektörü Prof. Dr. Sudi Apak Beykent Üniversitesi İçerik 2 Slayt 1 - Türk Bankalarında kurum riski bulunmaktadır. 140,00% Türk Bankacılık Sektörünün Aktif Büyüklüğü /

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011 TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ Dr.Süleyman Yaşar 17 Nisan 2011 AMERİKAN MALİ KRİZİNİN Düşük faiz politikası (2002-5) NEDENLERİ Risklerin önemsenmemesi Hesap

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ NAZİLLİ İİBF İKTİSAT BÖLÜMÜ VE AVRUPA ARAŞTIRMALAR MERKEZİ TARAFINDAN DÜZENLENEN GÜNCEL EKONOMİK SORUNLAR KONGRESİ NDE YAPACAĞI Açılış Konuşmasının

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU SPK 7. ARAMA KONFERANSI NDA YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 ARALIK

Detaylı

Küreselleşme ve Para Politikası

Küreselleşme ve Para Politikası Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Küreselleşme ve Para Politikası Durmuş Yılmaz Başkan 21 Kasım 2008 İstanbul Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının geleneksel yıllık konferanslar kapsamında düzenlediği,

Detaylı

Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı

Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı - Ekonomik krizin şiddeti devam ederken, krize borçlu yakalanan aileler, bu dönemde artan işsizliğin de etkisi ile

Detaylı

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı. Dr. Vahdettin Ertaş. Finansal Erişim Konferansı. Açılış Konuşması. 3 Haziran 2014

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı. Dr. Vahdettin Ertaş. Finansal Erişim Konferansı. Açılış Konuşması. 3 Haziran 2014 Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Dr. Vahdettin Ertaş Finansal Erişim Konferansı Açılış Konuşması 3 Haziran 2014 Sn. Hazine Müsteşarım, Sn. BDDK Başkanım, Dünya Bankasının ülke direktörü Sn. Raiser, yurtiçinden

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti TEPAV Değerlendirme Notu Şubat 2011 Cari işlemler açığında neler oluyor? Ekonomide gözlemlenen

Detaylı

Genel Görünüm. ABD, Euro Bölgesi, İngiltere ve Japonya merkez bankaları da kısa dönemde faiz artırımı yapmayacaklarının sinyalini vermişlerdir.

Genel Görünüm. ABD, Euro Bölgesi, İngiltere ve Japonya merkez bankaları da kısa dönemde faiz artırımı yapmayacaklarının sinyalini vermişlerdir. Genel Görünüm 2008 yılı son çeyreğinde tüm dünya ekonomilerini ve finans piyasalarını derinden etkileyen küresel kriz, tüm ülke hükümetlerinin aldıkları mali ve para politikası önlemleri ile 2009 yılı

Detaylı

KRİZ ÖNCESİNİN TEK İYİ HABERİ

KRİZ ÖNCESİNİN TEK İYİ HABERİ KRİZ ÖNCESİNİN TEK İYİ HABERİ Necmi Gürsakal 1 I. GİRİŞ Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, Bursa daki 250 Büyük Firma Araştırması nın 2000 yılı sonuçlarını yayınladı. 1997 yılından başlayarak 2000 yılına kadar

Detaylı

KÜRESEL KRİZ VE TÜRKİYE EKONOMİSİ K. ÖNDER ERGÜN MALİYE UZMANI

KÜRESEL KRİZ VE TÜRKİYE EKONOMİSİ K. ÖNDER ERGÜN MALİYE UZMANI KÜRESEL KRİZ VE TÜRKİYE EKONOMİSİ K. ÖNDER ERGÜN MALİYE UZMANI SUNUM PLANI 1 KÜRESEL KRİZİN GELİŞİMİ 2 KÜRESEL KRİZİN TÜRKİYE YE ETKİLERİ 3 4 TÜRKİYE NİN KONUMU KRİZDE SON DURUM KÜRESEL KRİZ 1929 DÜNYA

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Gruplara Yönelik Gelir Amaçlı Kamu Borçlanma Araçları

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. Gelir Amaçlı Esnek Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2008-31.12.2008 dönemine ilişkin

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2012, No: 33

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2012, No: 33 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2012, No: 33 i Bu sayıda; Kısa vadeli Dış Borç Stoku, Merkez Bankası Net Döviz Pozisyonu rakamları Uluslararası Yatırım Pozisyonu, Ve İmalat Sanayi

Detaylı

Faktoring sektörü 76 milyar TL işlem hacmi ve reel sektöre sağladığı 12,4 milyar TL ile Türk ekonomisine destek veriyor

Faktoring sektörü 76 milyar TL işlem hacmi ve reel sektöre sağladığı 12,4 milyar TL ile Türk ekonomisine destek veriyor Reel Sektörün Çarkı Faktoring, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı Tevfik Bilgin in katıldığı sempozyumda değerlendirildi. Faktoring sektörü

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2007 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2007 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2007 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu ABD de başlayan ve ardından tüm gelişmiş ülke piyasalarına

Detaylı

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi 2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi Kıvanç

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Nisan 2013, No: 58

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Nisan 2013, No: 58 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Nisan 2013, No: 58 i Bu sayıda; Ocak ayı işgücü ve istihdam verileri; Ocak-Mart Merkezi Yönetim Bütçe Sonuçları, IMF Küresel Ekonomik Görünüm Raporu değerlendirilmiştir.

Detaylı

SEKTÖREL GELİŞMELER İÇİNDEKİLER Otomotiv. Beyaz Eşya. İnşaat. Turizm. Enerji. Diğer Göstergeler. Sektörel Gelişmeler /Ağustos 2013 1

SEKTÖREL GELİŞMELER İÇİNDEKİLER Otomotiv. Beyaz Eşya. İnşaat. Turizm. Enerji. Diğer Göstergeler. Sektörel Gelişmeler /Ağustos 2013 1 SEKTÖREL GELİŞMELER İÇİNDEKİLER Otomotiv Otomotiv İç Satışlarda Hızlı Artış Temmuz Ayında Devam Ediyor. Beyaz Eşya Beyaz Eşya İç Satışlarda Artış Temmuz Ayında Hızlandı. İnşaat Reel Konut Fiyat Endeksinde

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 29 Haziran 2015, Sayı: 17. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 29 Haziran 2015, Sayı: 17. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 17 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı POLİTİKANOTU Mart2011 N201139 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Cari açık, uzun yıllardan

Detaylı

CARİ AÇIK NEREYE KADAR?

CARİ AÇIK NEREYE KADAR? CARİ AÇIK NEREYE KADAR? Prof. Dr. Doğan CANSIZLAR ANKARA - 14 Aralık 2011 1 Türkiye Ekonomisindeki Bazı Eşitlikler -Ekonomik Büyüme = Artan Dış Açık -Artan Dış Açık = Artan Dış Borçlanma -Artan Dış Borçlanma

Detaylı

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu)

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu) ZİRAAT BANKASI 2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI (40 Test Sorusu) 1 ) Aşağıdakilerden hangisi bir kredi derecelendirme kuruluşudur? A ) FED B ) IMF C ) World Bank D ) Moody's E ) Bank

Detaylı

Hüsnü Özyeğin; YİSAD da konuştu Türk yöneticiler her yerde başarılı

Hüsnü Özyeğin; YİSAD da konuştu Türk yöneticiler her yerde başarılı Hüsnü Özyeğin; YİSAD da konuştu Türk yöneticiler her yerde başarılı Türkiye nin topal ayağı eğitimdir diyen Özyeğin, düşük eğitim düzeyi ile ekonominin gelişmesini mucize olarak yorumladı. Cari açığın

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 14 Aralık 2015, Sayı: 39. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 14 Aralık 2015, Sayı: 39. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 14 Aralık 2015, Sayı: 39 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

PİYASAYA BAKIŞ 24 Temmuz 2013

PİYASAYA BAKIŞ 24 Temmuz 2013 PİYASAYA BAKIŞ 24 Temmuz 2013 RİSKİN İŞTAHI KAÇARSA Bernanke nin Mayıs ayı içerisinde yaptığı açıklama ile başlayan riskten kaçınma eğilimi 19 20 Haziran FED toplantısı ile doruğa ulaştı. FED in 85 milyar

Detaylı

Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı

Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Büyüme: Yatırım ve Tasarrufun Fonksiyonu Büyüme : Büyümenin Temel Unsuru : Üretimin Temel Faktörleri : Üretimin Diğer

Detaylı

Marmara Üniversitesi Finans Sektöründe Yabancı Sermaye Sempozyumu

Marmara Üniversitesi Finans Sektöründe Yabancı Sermaye Sempozyumu Marmara Üniversitesi Finans Sektöründe Yabancı Sermaye Sempozyumu (14 Aralık 2007, İstanbul) Nevzat Öztangut Başkan, Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği Değerli konuklar, Aracı Kuruluşlar

Detaylı

BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ

BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ 31 Mart 2009 ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2009 31.03.2009 Bankanın Ticaret Ünvanı : Bankpozitif Kredi ve Kalkınma

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

Her. Pazar BRUNCH. #OlmasadaOlur. Düzenli destekte bulunmak için 0850 222 1863 ü arayabilirsiniz.

Her. Pazar BRUNCH. #OlmasadaOlur. Düzenli destekte bulunmak için 0850 222 1863 ü arayabilirsiniz. Her Pazar BRUNCH #OlmasadaOlur Düzenli destekte bulunmak için 0850 222 1863 ü arayabilirsiniz. www.darussafaka.org GÖSTERGELER Alaattin AKTAŞ l ala.aktas@gmail.com PROJEKSİYON CARİ DENGE: Cari işlemler

Detaylı

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU Temmuz ayı içerisinde Dünya Bankası Türkiye

Detaylı

31/12/2004 tarihli Bilanço (YTL) 31/12/2004 tarihli Gelir Tablosu (YTL) Varlıklar (+) 10,122,098.- Borçlar (-) -20,410.-

31/12/2004 tarihli Bilanço (YTL) 31/12/2004 tarihli Gelir Tablosu (YTL) Varlıklar (+) 10,122,098.- Borçlar (-) -20,410.- 01/01/2004 31/12/2004 DÖNEMİNE İLİŞKİN GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPORU BU RAPOR EMEKLİLİK YATIRIM FONLARININ KAMUYU AYDINLATMA AMACIYLA DÜZENLENEN YÜKÜMLÜLÜKLERİ

Detaylı

ISLAMIC FINANCE NEWS ROADSHOW 2013-TURKEY

ISLAMIC FINANCE NEWS ROADSHOW 2013-TURKEY ISLAMIC FINANCE NEWS ROADSHOW 2013-TURKEY 3 EYLÜL 2013 DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Değerli konuklar, yurtdışından gelen değerli misafirlerimiz, finans sektörünün kıymetli

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

GÖSTERGELER YABANCI HAREKETİ:

GÖSTERGELER YABANCI HAREKETİ: Alaattin AKTAŞ ala.aktas@gmail.com PROJEKSİYON YABANCI HAREKETİ: Piyasa oyuncuları gelişmeleri yorumlarken üç göstergeye bakıyor; döviz, faiz ve borsa. Döviz geriler, faiz düşer ve borsa çıkarsa, genellikle

Detaylı

Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 2015

Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 2015 Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 215 BÜYÜME DÜŞMEYE DEVAM EDİYOR Zümrüt İmamoğlu* ve Barış Soybilgen ** 13 Nisan 215 Yönetici Özeti Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış Sanayi Üretim Endeksi (SÜE)

Detaylı

FİNANSAL YÖNETİME İLİŞKİN GENEL İLKELER. Prof. Dr. Ramazan AKTAŞ

FİNANSAL YÖNETİME İLİŞKİN GENEL İLKELER. Prof. Dr. Ramazan AKTAŞ FİNANSAL YÖNETİME İLİŞKİN GENEL İLKELER Prof. Dr. Ramazan AKTAŞ 1 İçerik Finansal Yönetim, Amaç ve İşlevleri Piyasalar, Yatırımlar ve Finansal Yönetim Arasındaki İlişkiler İşletmelerde Vekalet Sorunu (Asil

Detaylı

Küresel gelişmeler, Türkiye ekonomisi ve bankacılık sektörü. 21 Ocak 2015

Küresel gelişmeler, Türkiye ekonomisi ve bankacılık sektörü. 21 Ocak 2015 Küresel gelişmeler, Türkiye ekonomisi ve bankacılık sektörü 21 Ocak 2015 Sunum Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın ın değerlendirmesi Küresel ekonomi Türkiye ekonomisi Bankacılık sektörü 2 Değerlendirme

Detaylı

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ DEĞERLENDİRMEK ÜZERE DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI KONUŞMA METNİ 15 TEMMUZ 2013

Detaylı

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU 23 Ekim Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU Almanya sanayi üretimi endeksi beklenenin altında kaldı Almanya da bugün açıklanan PMI İmalat Sanayi Endeksi, küresel ekonomik daralmanın ülke ekonomisine

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74 i Bu sayıda; Ağustos Ayı Dış Ticaret Verileri, 2013 2. Çeyrek dış borç verileri değerlendirilmiştir. i 1 İhracatta Olağanüstü Yavaşlama

Detaylı

HAFTALIK EKONOMİ RAPORU

HAFTALIK EKONOMİ RAPORU Strateji Geliştirme Başkanlığı Ekonomik ve Sektörel Analiz Dairesi HAFTALIK EKONOMİ RAPORU TÜRKİYE EKONOMİSİ IMKB 100 Endeksi haftanın ilk yüzde 0,4 oranında değer kazandı. Geçtiğimiz hafta İMKB 100 Endeksi,

Detaylı

Küresel Kriz ve. Bekir Sıtkı ŞAFAK Sermaye Piyasası Kurulu

Küresel Kriz ve. Bekir Sıtkı ŞAFAK Sermaye Piyasası Kurulu Küresel Kriz ve Sermaye Piyasaları Bekir Sıtkı ŞAFAK Sermaye Piyasası Kurulu Sunum Akışı Küresel Krizin Oluşumu Kriz Neden Önlenemedi? Krize Karşı Tepkiler Düzenleyiciler Açısından Yapılması Gerekenler

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 17 Ağustos 2015, Sayı: 23 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTIN EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1-Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak geride bıraktı.

Detaylı

Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545

Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545 Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545 Finansal Krizler İkinci Dünya Savaşı ndan sonra başlayıp 1990 sonrasında ivme kazanan ulusal ve uluslararası finansal

Detaylı

Dönemsel Basın Bilgilendirme Toplantısı. 11 Mart 2008, Doğuş OtoMotion İstanbul

Dönemsel Basın Bilgilendirme Toplantısı. 11 Mart 2008, Doğuş OtoMotion İstanbul Dönemsel Basın Bilgilendirme Toplantısı 11 Mart 2008, Doğuş OtoMotion İstanbul Akış I. Dünyada ve Türkiye de Ekonomik Gelişmeler II. Dünyada ve Türkiye de Otomotiv Sektörü III. 2007 Yılında Doğuş Otomotiv

Detaylı

Makro Veri. Cari açık yeni rekorda. Tablo 1: Cari Denge (milyon $) -month,

Makro Veri. Cari açık yeni rekorda. Tablo 1: Cari Denge (milyon $) -month, Makro Veri Ödemeler Dengesi: Cari açık yeni rekorda İbrahim Aksoy Ekonomist Tel: +90 212 334 91 04 E-mail: iaksoy@sekeryatirim.com.tr Cari denge Aralık ta 7,5 milyar $ rekor açık verirken, rakam, piyasa

Detaylı

Abdi İpekçi Caddesi No : 57, Reasürans Han, E Blok 7.Kat Harbiye İstanbul Tel : +90 (212) 315 10 70

Abdi İpekçi Caddesi No : 57, Reasürans Han, E Blok 7.Kat Harbiye İstanbul Tel : +90 (212) 315 10 70 GÜNLÜK EKONOMİ TAKVİMİ SAAT ÜLKE VERİ ÖNEM BEKLENEN ÖNCEKİ 09:45 EUR Fransa Hükümeti Bütçe Dengesi (Ağu) AZ -79,8B 09:45 EUR Fransa Sanayi Üretimi (Aylık) (Ağu) AZ 0,5% -0,8% 11:00 EUR İtalya Sanayi Üretimi

Detaylı

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ AYLIK EKONOMİK GÖSTERGELER EKİM 2015 Hazine Müsteşarlığı Matbaası Ankara, 22 Ekim 2015 İÇİNDEKİLER TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELER i I. ÜRETİM I.1.1.

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 73

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 73 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 73 i Bu sayıda; 2012 Gelir Dağılımı ve Yaşam Koşulları Anket sonuçları değerlendirilmiştir. i 1 Gelir düşerken, gelirin dağılımı düzelir mi?

Detaylı

Hazine Müsteşarı Sayın İbrahim H. Çanakcı nın 3 üncü Arap-Türk Bankacılık Forumu nda Yaptığı Konuşma. 13 Mart 2014, İstanbul

Hazine Müsteşarı Sayın İbrahim H. Çanakcı nın 3 üncü Arap-Türk Bankacılık Forumu nda Yaptığı Konuşma. 13 Mart 2014, İstanbul Hazine Müsteşarı Sayın İbrahim H. Çanakcı nın 3 üncü Arap-Türk Bankacılık Forumu nda Yaptığı Konuşma 13 Mart 2014, İstanbul Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulumuzun ve Türkiye Bankalar Birliği nin

Detaylı

BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ 31 MART 2015 ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU

BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ 31 MART 2015 ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ 31 MART 2015 ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2015 31.03.2015 Bankanın Ticaret Ünvanı : Bankpozitif Kredi ve Kalkınma

Detaylı

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ DEĞERLENDİRMEK ÜZERE DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI KONUŞMA METNİ

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ağustos 2012, No: 38

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ağustos 2012, No: 38 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ağustos 2012, No: 38 i Bu sayıda; Haziran Ayı Ödemeler Dengesi Verileri, Haziran Ayı Kısa Vadeli Dış Borç Stoku Verileri değerlendirilmiştir. i 1 Cari açığı

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

AB Krizi ve TCMB Para Politikası

AB Krizi ve TCMB Para Politikası AB Krizi ve TCMB Para Politikası Erdem Başçı Başkan 28 Haziran 2012 Stratejik Düşünce Enstitüsü, Ankara Sunum Planı I. Küresel Ekonomik Gelişmeler II. Yeni Politika Çerçevesi III. Dengelenme IV. Büyüme

Detaylı

Büyüme Değerlendirmesi: 2013 4. Çeyrek

Büyüme Değerlendirmesi: 2013 4. Çeyrek Büyüme Değerlendirmesi: 2013 4. Çeyrek 31.03.2014 YATIRIMSIZ BÜYÜME Seyfettin Gürsel*, Zümrüt İmamoğlu, ve Barış Soybilgen Yönetici Özeti TÜİK'in bugün açıkladığı rakamlara göre Türkiye ekonomisi 2013

Detaylı

LİDER DEĞİŞİRKEN. Prof. Dr. Necmi Gürsakal ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ İ.İ.B.F. ÖĞRETİM ÜYESİ

LİDER DEĞİŞİRKEN. Prof. Dr. Necmi Gürsakal ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ İ.İ.B.F. ÖĞRETİM ÜYESİ LİDER DEĞİŞİRKEN Prof. Dr. Necmi Gürsakal ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ İ.İ.B.F. ÖĞRETİM ÜYESİ I. GİRİŞ Güngör Uras bir köşe yazısında şöyle diyordu : Türkiye deki sanayi yatırımla-rının yarısından fazlasını gerçekleştiren,

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 24 Ağustos 2015, Sayı: 24. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 24 Ağustos 2015, Sayı: 24. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 24 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2010 YILI 9 AYLIK FAALİYET RAPORU

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2010 YILI 9 AYLIK FAALİYET RAPORU GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2010 YILI 9 AYLIK FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu ABD ekonomisindeki büyümenin ikinci çeyrekte %1.7 olarak

Detaylı

Ders Notları Dr. Murat ASLAN. Bu notlar; Prof. Dr. ABUZER PINAR ın MALĠYE POLĠTĠKASI ders kitabından faydalanılarak hazırlanmıştır.

Ders Notları Dr. Murat ASLAN. Bu notlar; Prof. Dr. ABUZER PINAR ın MALĠYE POLĠTĠKASI ders kitabından faydalanılarak hazırlanmıştır. Ders Notları Dr. Murat ASLAN Bu notlar; Prof. Dr. ABUZER PINAR ın MALĠYE POLĠTĠKASI ders kitabından faydalanılarak hazırlanmıştır. genişleme trend Daralma Kriz, küçülme 12,00 Reel Büyüme Hızı Oranı 1950-2008

Detaylı

Reel Sektör Risk Yönetimi Arzu Toktay 15 Aralık 2009

Reel Sektör Risk Yönetimi Arzu Toktay 15 Aralık 2009 Temel Analiz 2010 senesine ilişkin beklentiler nasıl şekillenecek? İşte piyasaların cevap aradığı en önemli soru Öncelikle 2009 senesinde dünya ekonomisinde yaşananları kısaca hatırlayalım. Kredi krizi

Detaylı

HAFTALIK RAPOR 23 Şubat 2015

HAFTALIK RAPOR 23 Şubat 2015 23Q4 24Q2 24Q4 2Q2 2Q4 26Q2 26Q4 27Q2 27Q4 28Q2 28Q4 29Q2 29Q4 21Q2 21Q4 211Q2 211Q4 212Q2 212Q4 213Q2 213Q4 214Q2 214Q4 HAFTALIK RAPOR 23 Şubat 21 Makro ekonomik değişkenlerin takipteki alacaklar üzerindeki

Detaylı

TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME

TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME 1 TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME 12.0 Türkiye GSYİH Büyüme Oranları(%) 10.0 9.4 8.4 9.2 8.8 8.0 6.0 4.0 6.8 6.2 5.3 6.9 4.7 4.0 4.0 5.0 2.0 0.7 2.1 0.0-2.0-4.0-6.0-8.0-5.7-4.8 Tahmin(%) 2014

Detaylı

MAKROEKONOMİK TAHMİN ÇALIŞMA SONUÇLARI

MAKROEKONOMİK TAHMİN ÇALIŞMA SONUÇLARI KKTC DEVLET PLANLAMA ÖRGÜTÜ MAKROEKONOMİK TAHMİN ÇALIŞMA SONUÇLARI 25.0 150 22.5 135 20.0 120 17.5 105 15.0 90 12.5 75 10.0 60 7.5 45 5.0 30 2.5 15 0.0 0 1 3 5 7 9 11 1 3 5 7 9 11 1 3 5 7 9 11 1 3 5 7

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER ABD de işsizlik başvuruları ve imalat sektörü PMI beklentilerin üzerinde gelirken, ikinci el konut satışlarında 4 aylık aradan sonra ilk kez artış yaşandı

Detaylı

tepav PETROL FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞÜN ÖTEKİ YÜZÜ Ocak2015 N201501 DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav PETROL FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞÜN ÖTEKİ YÜZÜ Ocak2015 N201501 DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı DEĞERLENDİRMENOTU Ocak2015 N201501 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Ayşegül Aytaç 1 Araştırmacı, Ekonomi Çalışmaları PETROL FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞÜN ÖTEKİ YÜZÜ Petrol fiyatları, 2014 yılının

Detaylı

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 15 Haziran Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

Ekonomik Göstergeler Neyi Gösteriyor? 2013 e Bakış ve 2014 Beklentileri

Ekonomik Göstergeler Neyi Gösteriyor? 2013 e Bakış ve 2014 Beklentileri www.pwc.com.tr. 12. Çözüm Ortaklığı Platformu Ekonomik Göstergeler Neyi Gösteriyor? 2013 e Bakış ve 2014 Beklentileri İçerik 1. 2013 Nasıl Geçti? 2. 2014 e İlişkin Beklentiler 3. Makroekonomiyle Vergi

Detaylı

Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program. 22 Kasım 2013

Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program. 22 Kasım 2013 Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program 22 Kasım 201 Büyüme Tahminleri (%) 4, 4,1 Küresel Büyüme Tahminleri (%) 4,1,2,0 ABD Büyüme Tahminleri (%) 2,,,,,,1,6,6 2,8 2,6 2,4 2,2

Detaylı

BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ 31 MART 2015 ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ 31 MART 2015 ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ 31 MART 2015 ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2015 31.03.2015 Bankanın Ticaret Ünvanı Genel Müdürlük Adresi : Bankpozitif

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 27 Temmuz 2015, Sayı: 20. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 27 Temmuz 2015, Sayı: 20. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 20 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

1 MAKRO EKONOMİNİN DOĞUŞU

1 MAKRO EKONOMİNİN DOĞUŞU İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ III Bölüm 1 MAKRO EKONOMİNİN DOĞUŞU ve TEMEL KAVRAMLAR 11 1.1.Makro Ekonominin Doğuşu 12 1.1.1.Makro Ekonominin Doğuş Süreci 12 1.1.2.Mikro ve Makro Ekonomi Ayrımı 15 1.1.3.Makro Analiz

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2013, No: 49

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2013, No: 49 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2013, No: 49 i Bu sayıda; 2013 Ocak ayı Enflasyon Verileri, 2013 Ocak ayı Reel Kur Gelişmeleri, 2012 Kasım itibariyle Reel Sektörün Döviz Açık Pozisyonu

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 22 Haziran 2015, Sayı: 16. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 22 Haziran 2015, Sayı: 16. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 16 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

Cari açıktan fazla döviz geldi, on yılda 68 milyar Merkez Bankası rezervine eklendi (Milyon $)

Cari açıktan fazla döviz geldi, on yılda 68 milyar Merkez Bankası rezervine eklendi (Milyon $) Alaattin AKTAŞ ala.aktas@gmail.com GÖSTERGELER PROJEKSİYON CARİ AÇIK: TÜİK geçen ay 2003-2012 dönemini kapsayan son on yılın turizm gelirlerini revize etti, Merkez Bankası da turizmdeki bu revizyondan

Detaylı

01/01/2008 31/12/2008 DÖNEMİNE İLİŞKİN GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş

01/01/2008 31/12/2008 DÖNEMİNE İLİŞKİN GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş 01/01/2008 31/12/2008 DÖNEMİNE İLİŞKİN GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 12 AYLIK RAPORU BU RAPOR EMEKLİLİK YATIRIM FONLARININ KAMUYU AYDINLATMA

Detaylı

Abdi İpekçi Caddesi No : 57, Reasürans Han, E Blok 7.Kat Harbiye İstanbul Tel : +90 (212) 315 10 70

Abdi İpekçi Caddesi No : 57, Reasürans Han, E Blok 7.Kat Harbiye İstanbul Tel : +90 (212) 315 10 70 GÜNLÜK EKONOMİ TAKVİMİ SAAT ÜLKE VERİ ÖNEM BEKLENEN ÖNCEKİ 02:50 JPY Parasal Taban (Yıllık) AZ 33,2% 32,8% 04:00 NZD ANZ Emtia Fiyat İndeksi (Aylık) AZ -11,2% 04:30 AUD Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH)

Detaylı

Global Krizin Bankalar ve Finans Sektörü Üzerine Etkileri ITU, Mart 2009

Global Krizin Bankalar ve Finans Sektörü Üzerine Etkileri ITU, Mart 2009 Global Krizin Bankalar ve Finans Sektörü Üzerine Etkileri ITU, Mart 2009 0 Bankacılık sektöründeki zararlar 1 trilyon $ ı aştı... :: :: IMF nin tahminlerine göre zararlar 2 trilyon $ ı aşabilir Hükümetler

Detaylı

EKONOMİK GÖSTERGELER

EKONOMİK GÖSTERGELER EKONOMİK GÖSTERGELER 1. özel SEKTÖRÜN YURTDIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİLER 2. HANE HALKI İŞGÜCÜ İSTATİSTİKLERİ 3. KISA VADELİ DIŞ BORÇLARIN GELİŞİMİ 4. SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİ Dr. Adem KORKMAZ 1. ÖZEL SEKTÖRÜN

Detaylı

Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi

Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi On5yirmi5.com Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi Avro bölgesindeki ülkelerde derinleşmekte olan kamu borç krizine rağmen 2011, Türkiye ekonomisinin yüksek büyüme hızı yakaladığı bir yıl oldu. Yayın Tarihi

Detaylı

Balayı bitti, yeni bir dönem başladı

Balayı bitti, yeni bir dönem başladı Balayı bitti, yeni bir dönem başladı Mayıs ayında başlayan türbülansın nedenleri ve muhtemel sonuçları 1 Haziran 2006 Emin Öztürk 2002-2005 döneminin kısa özeti Büyüme performansı çok iyi (ortalama %7.8)

Detaylı

AKP hükümeti zamanında ekonomik büyüme ve istikrar sağlanmıştır

AKP hükümeti zamanında ekonomik büyüme ve istikrar sağlanmıştır Türkiye, AKP iktidarı zamanında ekonomik büyüme ve istikrar elde etmiştir. Bu başarı, geçmiş hükümetler ve diğer büyüyen ekonomiler ile karşılaştırıldığında pek de etkileyici değildir Temel Mesajlar 1.

Detaylı

Vahap Tolga KOTAN Murat İNCE Doruk ERGUN Fon Toplam Değeri 877.247,49 Fonun Yatırım Amacı, Stratejisi ve Riskleri

Vahap Tolga KOTAN Murat İNCE Doruk ERGUN Fon Toplam Değeri 877.247,49 Fonun Yatırım Amacı, Stratejisi ve Riskleri A. TANITICI BİLGİLER PORTFÖY BİLGİLERİ YATIRIM VE YÖNETİME İLİŞKİN BİLGİLER Halka Arz Tarihi 07/11/2008 Portföy Yöneticileri 31.03.2010 tarihi itibariyle Vahap Tolga KOTAN Murat İNCE Doruk ERGUN Fon Toplam

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 71

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 71 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 71 i Bu sayıda; 2013 2. Üç Ay Büyüme Verileri değerlendirilmiştir. i 1 Yurtiçi talep coştu, stoklar patladı, büyüme tahminleri aştı Ekonomi

Detaylı

Doğuş Otomotiv 2009 İlk Yarıyılı Finansal Göstergeleri. 26 Ağustos 2009

Doğuş Otomotiv 2009 İlk Yarıyılı Finansal Göstergeleri. 26 Ağustos 2009 Doğuş Otomotiv 2009 İlk Yarıyılı Finansal Göstergeleri 26 Ağustos 2009 Akış Dünyada ve Türkiye de Ekonomik Gelişmeler Dünyada ve Türkiye de Otomotiv Sektörü 2009 Yılında Doğuş Otomotiv 2009 İlk Altı Ay

Detaylı

HAFTALIK BÜLTEN 31 AĞUSTOS 2015 4 EYLÜL 2015

HAFTALIK BÜLTEN 31 AĞUSTOS 2015 4 EYLÜL 2015 31 AĞUSTOS 2015 4 EYLÜL 2015 HAFTANIN ÖZETİ Piyasalar yoğun bir haftayı geride bırakırken haftanın öne çıkan konuları; Avrupa Merkez Bankası nın (AMB) toplantısı, hafta sonu Ankara da toplanan G-20 Maliye

Detaylı

Makro İktisat II Örnek Sorular. 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120

Makro İktisat II Örnek Sorular. 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120 Makro İktisat II Örnek Sorular 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120 Tüketim harcamaları = 85 İhracat = 6 İthalat = 4 Hükümet harcamaları = 14 Dolaylı vergiler = 12

Detaylı

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER 21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER KÜRESEL EKONOMİYİ ROTASINDAN ÇIKARABİLECEK 10 BÜYÜK TEHLİKE DÜNYA EKONOMİSİ VE ABD EKONOMİSİNDE OLASI MAKRO DENGESİZLİKLER (BÜTÇE VE CARİ İ LEMLER AÇIĞI) (TWIN TOWERS) İSTİKRARSIZ

Detaylı

GÖSTERGELER ENFLASYON. Özel sektörün dış borcu rekor düzeyde (Milyon $) TÜFE nin ilk çeyrek-son üç çeyrek seyri (%)

GÖSTERGELER ENFLASYON. Özel sektörün dış borcu rekor düzeyde (Milyon $) TÜFE nin ilk çeyrek-son üç çeyrek seyri (%) Alaattin AKTAŞ ala.aktas@gmail.com GÖSTERGELER PROJEKSİYON 12,50 10,50 7,50 5,00 2,50 0,00 04 05 06 07 ENFLASYON Merkez Bankası nın 18 Mart taki Para Politikası Kurulu Toplantısı ndan sonra yapılan açıklamada,

Detaylı

KRİZİN TÜRKİYE YE ETKİLERİ

KRİZİN TÜRKİYE YE ETKİLERİ DÜNYA EKONOMİSİNDE ÇÖKÜŞ VE KRİZİN TÜRKİYE YE ETKİLERİ 26 Şubat 2009 İstanbul Petrol-İş Kapitalizm Kapitalist ekonominin iki temel özelliği; Sermayenin çıkarı olarak üretim Piyasanın anarşik yapısı - Çok

Detaylı

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:5

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:5 EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:5 Bu sayıda; Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından yayımlanan Dünya Ekonomik Görünümü Raporu tahminleri değerlendirilmiştir. i Küresel

Detaylı