2011 ARAP DEVRİMLERİ I

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "2011 ARAP DEVRİMLERİ I"

Transkript

1 DÜBAM HAZIRLAYAN: ERTUĞRUL AYDIN 2011 ARAP DEVRİMLERİ I DÜNYA BÜLTENİ ARAŞTIRMA MASASI - DÜBAM

2 Genel Yayın Yönetmeni Akif Emre Yayın Koordinatörü Ertuğrul Aydın Temmuz 2011 DÜBAM Yayınları Küresel ĠletiĢim Merkezi Barbaros Bulvarı, Balmumcu / BeĢiktaĢ Tel: (0212)

3 Sunuş Muhammed Buazizi nin Tunus taki yoz kamu yönetimi yüzünden kendini yaktığı 17 Aralık 2010 tarihinden bu yana Arap dünyasında yaģanan geliģmeleri izliyoruz. Özne konumundaki siyasetçilerin hiç değilse olayların baģında planlı bir eylem yürütemediklerini iddia edebiliriz. GeliĢmeleri onlar da seyrettiler ve sırası geldiğinde, çıkarları çerçevesinde ülke-ülke geliģmelere müdahil olmaya çalıģtılar, çalıģıyorlar. Buradaki analizcilerin, gözlemcilerin ve yorumcuların yapabilecekleri, asgari, gözlemci kulesinden bu geliģmeleri tahlil etmek, tasvir etmek-açıklamak ve yorumlamak, azami, yol göstermektir ancak gözlemci kulesi de akıntıda yüzdüğünden dolayı geriye dönüp bakan bir tarihçinin konforuna sahip değiller. Bu dosyadaki metinler, seyir halinde olan gözlemci kulelerinden yazıldığı için tarihte ileriye veya geriye doğru değerlendirme yaparken bu ayrıntıyı da dikkate almalıdır. Arap ülkelerinde yaģananlar önce Arap Devrimleri sonra Arap UyanıĢı en son da Arap Baharı, olarak nitelendirildi. YaĢanmakta olanlar devrim mi değil mi? sorusu önemli bir sorudur ve bu soruyu soranlar arasında geliģmelerin adını doğru koyma çabasında olanlar var Ģüphesiz. Ancak bu isimlendirmeler-nitelendirmeler belirli bazı tarafların bulundukları nokta-i nazardan ne gördüklerini değil neyi, nereden görmek istediklerini de ifģa etmektedir. Biz, henüz tartıģmalı da olsa ilk nitelendirmeye sâdık kaldık ve Dünya Bülteni çevirilerinden, haber analiz metinlerinden, makalelerinden oluģan bu dosyanın adını 2011 Arap Devrimleri koyduk. Toplam beģ bölümden oluģan dosya, 117 makalenin yanısıra 2 röportajdan oluģuyor. Metinler sırf Arap Devrimlerini değil onun Türkiye dâhil bölgesel ve uluslararası politik etkilerini de konu edinmektedir. BaĢka kaynaklardan da istifade ederek geriye dönük inceleme yapanların iģlerini kolaylaģtırmak amacıyla metinler tarihi sırasına göre dizilmiģtir. Böylelikle, okuyucu olayları gün be gün tarihi sürekliliği içerisinde takip edebilecektir. Ancak ceteris paribus, her iģin baģı iyi niyettir ve bu kaide doğru bir okuma için de geçerlidir. Faydalı olması dileğiyle Ertuğrul Aydın DÜBAM 3

4 İçindekiler Bir diktatörün ironik sonu Akif Emre...5 Tunus'ta halk hareketi ve sosyal ağlar - Ġbrahim Tığlı...7 Halk hareketinden 'parfüm devrimi' çıkartmak Akif Emre...9 Tunus ta balyoz rejimi yıkıldı! Mustafa Özcan Orta sınıf devrimi - Eric Goldstein 'Tunus Devrimi'nin arkasındaki Ġslami hareketler -Abdullah Aydoğan Kalabalık Yolsuzluk diktatörlüğün yoldaģıdır Fehmi Hüveydi Mısır'da 34 yıllık sabır taģtı mı? - Abdullah Aydoğan Kalabalık Tunus Mısır'ın deneme tahtası mıydı? Akif Emre Fas: Bin AlileĢme sonrası Ģimdi de TunuslaĢma mı? - Ebubekir Cemai Mısır da değiģim manisfestosu - Muhammed el Baradey Mısır ın yeni güçlü adamı: Süleyman - Issandr Amrani Ġsrail'le radikalizm kıskacında devrim Akif Emre Amerika nın Ġslamcı ikilemi - ġâdi Hamid Mısır yapbozunda taraflar, dengeler - Sinan Özdemir Mübarek kime yaslandı; Esad kime seslendi? Akif Emre Arap 1848 i: Despotlar yalpalayıp devriliyor - Tarık Ali Mısır isyanında son Cuma - Abdullah Aydoğan Kalabalık Mısır daki Ayaklanma Sahra-altı Afrika yı Nasıl Etkiler? - Serhat Orakçı Mısır ve Endonezya - Thomas Carothers Mısır'da post-kemalist sürecin aktörleri Akif Emre Mısır ın Berlin Duvarı ânı - Richard Falk Tel Aviv de korku ve daraltının üstesinden gelmek - Aluf Benn

5 Bir diktatörün ironik sonu Akif Emre Tunus'ta yaģananlar Magrip baģta olmak üzere Arap dünyasında statükonun sarsılmaya baģladığının göstergesi. Henüz olayların geliģine bakarak bir halk devrimi gerçekleģtiğini söyelemek erken. Ancak statükonun ciddi biçimde sarsıldığı hatta eski duruma dönülemeyecek bir eģiğe geldiği söylenebilir. Tunus'u katı laikçi yöntemlerle yıllardır demir pençesinde yöneten bin Ali'nin ülkeyi terk etmek zorunda kalması ardından bir halk ayaklanmasının zaferiyle sonuçlanıp sonuçlanmayacağını zaman gösterecek. ġu ana kadar sistem geliģmelere hakim olduğu görüntüsü vermeye çalıģıyor. Bundan sonraki adımlar ne olabilir? Muhtemel senaryolara girmeden önce aktörlerin pozisyonu, iç ve dıģ faktörlerin iyi analiz edilmesi gerekiyor. Yıllardır baskı altında yönetilen, yoksulluk ve yoksunluk sınırının altında yaģamaya zorlanan Tunusluların buldukları fırsatta bu rejimi baģlarından atmak istediklerini sokak harketiyle göstermiģ oldular. AncaZeynel Abidin bin Ali acımasız baskıcı uygulamaları sayesinde ülke içinde alternatif organize muhalefeti ezdi. Böylesi bir halk devrimini yönlendirecek birleģtirici bir liderliğin ortaya çıkağından emin değiliz henüz. Niteki aarap dünyasında runuslulara çağrı yapan baz ulemanın, devrimin çaldırılmaması uyarısı yapmaları öenmli. Tunus'un da tıpkı Cezayir gibi sömürge döneminden kalma Ģifreleri Fransızlar tarafından belirlendi. Fransız etkisi tümden ihmal edilmese de Amerika'nın geliģmeler karģısında tavrı merak edilecektir. ġu ana kadar Amerika, geliģmeler karģısında sanki hazırlıksız yakalandığı izlenimini uyandıracak bir tutum sergiledi. Devrik baģkanın ilk fırsatta kaçması ise en azından daha önce verilen dıģ destekten mahrum olduğunu gösteriri. Bu arada en-nahda hareketinin sürgündeki lideri RaĢid GannuĢi'nin ilk fırsatta Tunus'a döönmeye hazırlandığı yönündeki haberlere ilaveten hareketin yasallaģması Ģartıyla kurulacak bir koalisyon hükümetinde yer alabileceklerini açıklaması altı çiģziimersi gereken ayrıntılar ((gerçi koalisyon hükümetine katılmayacaklarını açıklasa da uzun vadede yönetimde partner olmaya hazır görünüyor). Bu açıklamanın önemi GannuĢi harketinin Tunus'taki gücünden, kendi karizmasından çok muhtemel geliģmelerde hangi aktörlerin öne çıkabileceğini göstermesi açısından önemli. Amerika'nın el Kaide benzeri örgütlerin ismini öne çıkartarak bölgede bir düzenlemeye gitmek isteyeceği beklentisi hayli yüksek. Bu düzenlemenin de bir tür Büyük Ortadoğu Projesi'nin daha "akıllıca dizayn" edilmiģ versiyonu olması da muhtemeldir. Bu noktafa GannuĢi isminin öne çıkması bir tür 'makul Ġslam' baģka ifadeyle "ılımlı Ġslam" projesiyle Afrika açılımına start vermek isteyeceğini akla getiriyor. ZiraĠngiltere'de sürgün hayatı yaģayan GannuĢi'nin liberal-ġslam çizgisine yaklaģtığı söylenebilir. Böylesi bir operasyonun Mısır'a kadar uzanması, Mısır'daki statükoyu yerinden edecek geliģmeleri tetikleyeceğinden söz edenlerin dikkate alması gereken bir husus Ġsrail faktörüdür. Ġsrail faktörünün olumlamayacağı bir geliģme Mısır söz konusu olduğundan zor görünüyor. Oysa Amerika Lübnan baģta olmak üzere Suriye, Ġran konusunda hayli sıkıģık durumda. Bu arada Mısır muhalefetinin alternatif parlameto kurması ve buna Müslüman KardeĢler dahil geniģ bir muhalefet yelpazesinin katılması muhtemel geliģmeler için iģaret olabilir. 5

6 Ancak Ģimdiden Moritanya'dan Ürdün'e kadar uzanan geniģ Arap coğrafyasında Tunus halk hareketinin bir heryecan oluģturduğu bir gerçek. Cezayir'de, Moritanya'da en önemlisi dün sabah Mısır'da insanlar kendilerini ateģe verdi. Ekonomik yoksulluk ve siyasal yoksunluk duygusu kitleleri patlama noktasına getirdi. Bunu sadece bazı Arap rejimlerinin yaptığı gibi gıda fiyatlarında indirim yaparak durumu kurtarmaları ne kadar mümkün? Tunus'u terk eden bin Ali'nin içine düģtüğü durum tam bir ironi gibi. Fransa tarafından kabul edilmeyiģi, Tunuslu yöneticileri hesaplarını Ġsviçre tarafından incelemeye alınması Tunus'ta rejimin geleceği açısından önemli bir sinyal. Asıl trajik olan, iktidarını en katı Ģekliyle uyguladığı baģörtüsü yasaklarına adamıģ bir tiranın EĢinin baģı kapalı gezmek zorunda oldu Suudi Arabistan'a sığınmıģ olması. Ġslamcılarla mücadele adına baģta Fransa tarafından desteklenen ve baģörtü yasağı ile öne çıkan bir diktatörün hazin sonu diğerlerine ders olmalı. Yenişafak, 18 Ocak

7 Tunus'ta halk hareketi ve sosyal ağlar - İbrahim Tığlı Tunus taki sokak isyanı yeni toplumsal hareketlerin gerçekleģtirdiği ilk devrimdir. Ġktidarın muhalefeti kontrol altına almadığını ve denetleyemediğini göstererek iktidar her yerdedir mantığını da çürütmüģtür. Çünkü Tunus ta devlet uydu aracığı ile televizyonlara sansür uygulasa, sadece kendi iktidar medyasına izin verse de sosyal ağlar üzerinde bir hakimiyet kuramamıģ, siyasi baskısını toplumsal ağlar üzerinde hissettirememiģtir. Gösteriler, Facebook, Twitter, Youtube, Dailymotion gibi sosyal paylaģım siteleri kanalıyla organize edilmiģ, farklı sosyal yapıdaki bireyler, cep telefonları ve bu ağlarla iletiģim kurabilmiģtir. Devlet sosyal ağlarla oluģturulan muhalif medyanın ötesine geçemeyerek karnavalistik eylemleri önleyememiģtir. Ġktidar gücüne karģı soysal medyanın kullanılması, yalnız yeni sosyal hareketlerin baģvurduğu bir muhalif örgütlenme biçimidir. Tunus taki halkın kendilerini ifade etme aracı olarak sosyal paylaģım sitelerin kullanılması bu yeni sosyal hareketlere özgüdür. Ġktidarı elinde bulunduran tekele karģı medya araçlarının kullanıldığı tikellikler geliģtirilerek iktidarın parçalandığı görülmüģtür. Bu dönemde, sol ve yeni liberal akımların indirgemeci anlayıģlarının da artık toplumsal dönüģümü sağlamada ve toplumu harekete geçirmede yetersiz kaldıkları gerçeği teyit edilmiģtir. Çünkü burada bu tür hareketlerin muhalifliliklerinin toplum tabanında karģılık bulmadığını söyleyebiliriz. Toplumsal dönüģüm ile iktidar arasındaki farklılaģma da internet ve telefon kullanımıyla iktidarın gücüne karģı toplumsal alternatif bir güce dönüģmektedir. Sosyal ağların bir muhalif aygıta dönüģmesi propaganda kültürünün yaygınlaģtırmakta kolektif bir iģbölümü katmaktadır. Yeni sosyal hareketlerin muhalifliği içselleģtirmeleri ve bu doğrultuda gösterilere yönelmeleri sağlamak için propaganda yöntemleri sosyal ağlarla gerçekleģtirilmektedir. Bu bağlamda sosyal ağlara kitlelere düģüncelerini yaygınlaģtırma ve birlikte hareket etmeleri için geniģ imkân sağlamaktadır. Tunus taki sokak gösterilerine baktığımızda belirli bir siyasi örgütlenme göze çarpmamakta iktidar karģı muhalefet alıģılageldik ideolojik unsurlarla yürütülmediği anlaģılmaktadır. Sosyal ağların kitlerin iletiģime geçmesi ve organizasyonunda belirleyici rol oynamaları sosyal alanın siyasi alan geçiģini de kolaylaģtırmıģtır. Ortadoğu ülkelerindeki yönetimlerin sosyal ağlar karģısında etkisizleģtiğini, yeni sorunlara karģı adapte olamadıkları görülmekte, muhalif hareketlerin iletiģim gücünü kırmada zaafa uğradıkları, engellemelere ve baskılara karģı sosyal ağlar karģısında çaresiz kaldıkları görülmektedir. Tunus ve diğer Arap ülkelerinde devlet iktidarı geniģ kitleri etkisizleģtirerek onlar üzerinde egemenlik kurarken yeni toplumsal hareketlerin bu ülkelerde sosyal medya Bin ali iktidarı göstericilerin iletiģim gücünü kırmak ve onları etkisizleģtirmekte baģarı gösteremedi. Göstericiler, iktidarın etki alanı dıģına çıkarak güvenlik güçlerini etkisizleģtirmiģlerdir. Tunus ta sosyal ağların gücü siyasi iktidarın önüne geçmiģtir. Sosyal ağlar kanalıyla iktidara karģı olma hali toplumsallaģtırılmıģtır. Artık Tunus ta toplum merkezli bir siyaset yapabilmenin yolu sosyal ağlar üzerinden gerçekleģecek ve sosyal medya iktidarın oluģmasında etkin bir rol üstlenecektir. 7

8 Burada Antony Negri ni deyimiyle çoğunluğun yerini çokluk almaya baģlamıģ çokluk karģısında iktidar parçalanmıģtır. Artık Ortadoğu ülkelerinde rejim karģıtı muhalif hareketlerin toplumsallaģmasında sosyal ağlar belirleyici olacaktır. Tunus ve diğer Arap ülkelerinde gündemin belirlemesi iktidar eliyle olurken, artık gündemin belirlenmesinde toplum bir adım daha öne geçmiģtir. Kıta Avrupa sı sosyologları yeni toplumsal hareketlerin baģarısının geliģmiģ, modern ülkelerde olacağını savunmuģlar, Ortadoğu ülkelerinde yeni geliģmekte olan sosyal hareketlere fazla Ģans tanımamıģlardı. Fakat Tunus ta yaģananlar gösterdi ki, yeni sosyal hareketlerin baģarısı modern, demokratik konsepte yakından ilgili değildir. Artık tek partili Arap yönetimleri için en büyük tehdit sol, milliyetçi ya da Ģiddeti benimsemiģ marjinal siyasi örgütlenmeler değildir. Onlar için en büyük tehdit sosyal ağlarla yeniden kurulan sosyal hareketlerdir. Mısır da 85 yıllık Müslüman kardeģlerinin baģarmadığını Tunus ta iģsiz gençlerin nasıl baģardığını görmek gerekli ve herkes kendi durumundan vazife çıkarmalıdır. Ġnternet Ģimdiye kadar olan bütün medya araçlarını toplayan hem de en etkili olan iletiģim araçları haline gelmiģtir. Ġnternetin yaygınlaģması ile etki alnı da yaygınlaģmakta sinema, televizyon gazeteye nazaran daha geniģ kitlere yayılmaktadır. Diğer medya organlarında hizmeti alan pasif iken internet kullanıcısı daha aktif olup internetin verdiği olanaklarla kendini ifade etmede daha baģarılıdır. Sosyal ağların baģarısı devletin koyduğu sınırları aģabilmesi ve herksin katılımının olabileceği ortamları gerçekleģtirebilmesidir. Tunus toplumu sosyal ağlar sayesinde yönetime karģı birbirleriyle nasıl iletiģim kuracaklarını kurabildiklerini ve bu iletiģimi nasıl bir toplum gücüne dönüģtürebildiklerini dünyaya gösterdiler, Acaba bu sosyal ağlarla oluģturdukları sosyal dönüģümün siyasette kapsamı ne kadar olacak, bunu da zaman gösterecek 20 Ocak 2011, Dünya Bülteni 8

9 Halk hareketinden 'parfüm devrimi' çıkartmak Akif Emre Bin Ali'nin 30 yılı aģkın iktidarda tutulmasının tek nedeni olan Ġslamcı En-nahda Hareketi'nin Tunus'taki sözcüsü yaģananları bir devrim süreci olarak tanımlıyor. Bu sözü bir kenara not edip Türkiye'deki devrim/ci yorumlara göz atalım. Aslında Tunus'ta yaģananlar bu anlamda bir zihniyet çözümlemesi, hatta ideolojik önyargıların aynası sayılabilir. Tunus'ta yaģananların bir devrim mi, halkın ekmek kavgasından ibaret bir ayaklanma mı yoksa sistem içi bir yenilenme mi olduğu konusunda hemen herkes zihnindeki hazır kalıplara bakarak konuģtu. Bunda en önemli faktör Tunus'un dıģarıya kapalı olması ve olayların ani bir biçimde geliģmesi kadar bu Arap-Mağrip coğrafyasına olan yabancılığımızdır. Tıpkı komģumuz Irak'a gerçekte ne kadar ırak oluģumuzu geç fark eden medya ve entelijansiyamızın durumu gibi... Tunus'ta yaģananları anlamlandırmak için ortaya konan görüģler; çok moda hale gelen ve hemen hiçbir risk içermeyen ve genellemelerle yüklü jeopolitik, jeostratejik analizler adeta hazır ders notlarından çıkarılmıģ yazılar gibiydi. Bölgeye dair bilgisizliğimizi yaldızlı genellemelerle kapatmaya yönelik çabalar... Bir halk hareketinden, muhalif bir baģkaldırıdan heyecan duyması beklenen; baskı karģıtı ve özgürlüklerden yana olmakla övünen önemli bir kesim olaya ilk günden itibaren istihzaî bir bakıģ sergiledi. "Bu Ġslamcılar zaten devrim yapamaz" demeye getiren bir yaklaģım... Oysa Cezayir'de, Tunus'ta ekonomik ve siyasal hak taleplerinin nasıl bastırıldığını, sistem içi meģru yoldan iktidar yürüyüģünün nasıl provoke edilerek kitlesel ayaklanmaya ve ardından silahlı çatıģmaya çekildiğini bilmeyen yok. Zeynel Abidin Bin Ali'nin baģta Fransa olmak üzere "geliģmiģ Batılı demokrasi"nin kıblesi ülkelerce Ġslamcı muhalefeti en acımasız yöntemlerle nasıl bastırdığını hatırlamak gerek. Foreign Policy'de Michael Koplow tam da bu konuya parmak basarak "Tunus devriminin niçin Ġslamcı olamayacağı"nı ispatlamaya çalıģmıģ. Rejimin acımasızlığı, her türlü muhalefeti yerle bir ettiği, ülkenin en güçlü muhalefet hareketi En-nahda'nın hangi iģkence yöntemleriyle yok edildiğini sıralamıģ. Bu tez bizdeki istihzadan daha tutarlı görünse de Tunus'taki toplumsal dinamikleri okumaktan uzak görünüyor. Ġslamcı muhalefetin gücünün organizasyon yeteneğinden çok taleplerinin toplumsallığından, sahihliğinden kaynaklandığını atlayan bir bakıģ açısı. Nitekim rejimi elinde tutanlar yeni düzenlemelere her an hazır olsalar da tek çekinceleri; daha özgürlükçü bir sisteme Ġslamcıların damgasını vurmalarıdır. Sürgündeki lider GannuĢi'nin dönüģü yeni dönemin önündeki en büyük sorun. Bu sorun ileri demokrasinin beģiği ülkeler için de hâlâ geçerli. Her ne kadar GannuĢi'ye Ġngiltere sığınma hakkı tanısa da, tatilini Tunus'un muhteģem sahillerinde yapması için Fransa, Almanya hatta Ġngiltere'nin Bin Ali'nin hâlâ dostu olduğunu söylüyor, Robert Fisk. Tunus'ta gerçek bir devrimin yaģandığına inanmak isteyen ve geliģmeleri alabildiğine abartarak erken zafer ilan eden çevreler ise adeta önü açılmak istenen devrimin ne türden bir Ġslamcılık olduğuyla yüzleģme cesaretinden yoksunlar. Türkiye modelini Ġslamcılık olarak hazmedebilenlerin, Tunus aynasında kendilerini görerek içlerine sindiremedikleri durumu meģrulaģtırmak isteyen bir halleri var. Baskı ve yok etme siyasetiyle ehlileģtirilen, 'makulleģtirilen' eski Ġslamcıların gelinen noktayı dönüģümlerinin baģarısı ve haklılığı olarak görme eğilimleri Tunus'ta uç verdi. 9

10 Bu nasıl devrimdir ki, diktatör ülkeden apar topar kaçıyor ama yerine kimse gelmiyor? Ennahda Hareketi'nden nefret eden sistemin sahiplerinin ılımlı geçiģi kendi kontrollerinde gerçekleģtirmek istediklerini söylemeye gerek yok. Sistem değiģecek, demokratikleģecek ama seçkinler kadrosu ayrıcalıklarını sürdürecek... Bu sihirli formül her zaman iģlemeyebilir. Eğer küresel bir dizaynın parçası olarak gerçekleģiyorsa (Genelkurmay BaĢkanı'nın Amerika ile temas kurduktan sonra diktatöre kapıyı gösterdiği yönündeki söylentiler bunun iģareti) makul bir Ġslamcılıkla pekâlâ gerçekleģtirilebilir bu süreç. 'MakulleĢtirilmiĢ' bir Ġslamcılık dizayn ediliyorsa zafer iģareti yapmak Ģöyle dursun, bundan ilk önce Ġslamcılık iddiasındakilerin kaygı duyması beklenir. Sonuçta, Ġslamcılık iddiasından vazgeçtikleri oranda sistemden yararlandıkları pragmatist örnekler bol miktarda mevcut. Tunus muhalefeti 'sistem'in pasta rüģveti sınavıyla karģı karģıya. Sonuçta ortaya çıkacak olan: Ya sistemde gerçek bir dönüģüm yaģanacak ya da parfüm devrimi... Yenişafak, 20 Ocak

11 Tunus ta balyoz rejimi yıkıldı! Mustafa Özcan Balyozu Türkiye deki darbe eskizlerinden tanıyoruz. Kuvveden fiile çıkmıģ olsaydı herhalde Bin Ali rejimine benzer bir hal yaģardık. Balyoz rejimini merak edenler Tunus aynasına bakabilirler. Bir biçimde balyoz rejimine Big Brother rejimi de diyebiliriz. Bin Ali nin Tunus u, (meģhur roman yazarı) George Orwell in 1984 romanından çıkmıģ gibi. Neden Bin Ali nin Tunus u Orwell vari bir rejim? Tunus la ilgili veriler, nedeni ve cevabını açıkça ortaya koymaktadır. Tunus da oy kullanma yaģına gelmiģ Tunusluların yüzde 55 i fiģlenmiģ. Bu fiģleme nedeniyle halk intifada sırasında polis merkezlerine saldırmıģ ve buradaki dosyaları itlaf etmeye çalıģmıģtır. Ya da Bin Ali nin RCD Partisinin merkezlerine saldırarak kayıtları ele geçirmeye çabalamıģtır. Bu bir Ģeyi ortaya koyuyor: Tunus halkı fiģlenmekten bıkmıģ ve bu nedenle ilk saldırdığı mekanlar arasında kayıt merkezleri yer aldı. Ġlk akıllarını gelen Big Brother sisteminin beyni ve arģivi olan sicilleri itlaf etmek oluyor. Tunus ta fiģlenenlerin sayısı 2 milyon 180 bin olarak veriliyor. Bu da yetiģmiģ nüfusunun yüzde 50 sinden fazlasına tekabül ediyor. Tunus ta Nahda gibi siyasi partiler yasaklanırken basın da feci bir Ģekilde denetim ve kontrol altına alınıyor. Adeta felç edilmiģ. Ülke göbekten Fransa ya bağlı olmasına rağmen iç güvenlik nedeniyle Fransız basını bile ülkeye giriģte sansüre tabi tutulmaktadır. Ancak sansürden sonra Fransız basını yerel basın ağı tarafından dağıtılabilmekte idi. Keza internet müdavimleri de Tunus ta fiģlenen ve takip altına alınan zanlı veya potansiyel suçlu kesimleri oluģturuyor. Bununla birlikte, olayların hızı Bin Ali nin siber alanı tam kontrol altına almasına imkan vermemiģtir. Bu nedenle sansürlenen basın Muhammed Buazizi yi haber bile yapmakta zorlanırken devrimi tetikleyen dizginlenemeyen post modern basın olmuģtur. Twitter, facebook ve bloglar Yasemin Devriminin araçları olmuģtur. Devrimin bir yanında yolsuzluklar, yoksulluk yer alırken diğer tarafında ise öfkeyi organize eden twitter ve facebook gerçeği vardı. Elbette tarafsız kalan ordunun da payını unutmamak gerekir yılında Ġran da Nejad ın ikinci kez seçildiği lakin muhalefetin sonuçları hileli ilan ettiği süreçte de alternatif basın etkili olmuģ lakin rejim post modern basını kontrol altına almayı baģarmıģtır. * Bin Ali rejiminin ansın devrilmesinden sonra basın da silkelenmeye karar verdi ve sansürün kayıtlarını ve zincirlerini kırma arayıģına girdi. Tunus un ulusal basını, Muhammed Buazizi nin kendisini yakması eylemi karģısında gerçekler yerine yalanlara ve çarpıtmalara baģvuruyor. Wikileaks sızıntılarındaki tasvirle ülkenin Ġmelda Markos u olan first lady Leyla Trablusi nin keleptokrasinin somutlaģmıģ hali olması da, Buazizi nin kendisini yakması kadar etkili olmalıdır. Buazizi nin kendisini ateģe vermesi üzerine Tunus da korku duvarı, psikolojik duvar yıkılıyor. Psikolojik Berlin Duvarı yıkılınca reiim de enkazı altında kalıyor. 20 yaģındaki öğrenci Seher Bin Yunus bu durumu Ģöyle tasvir ediyor: Önceleri Facebook ta Bin Ali ve ailesine iliģmekten çekiniyorduk. Oldukça dikkatli davranıyorduk. Lakin fakir adamın kendisini yakmasından ve gösterilerin baģlamasından itibaren korkuyu üzerimizden attık. Twitter ve facebook yerine gazete ve televizyonlara bağımlı kalsaydık olan biteni ve detayları hiçbir zaman öğrenemeyecektik (Tunisian media throw off censor's shackles after decades of fear and collaboration By Kim Sengupta in Tunis Thursday, 20 January 2011, The Independent). BaĢbakan Muhammed GannuĢi, ülkeye tam basın özgürlüğü vaat ederken tanıtım bakanlığını da kaldırmayı da taahhüt ediyor. 11

12 * Tunus ta sadece ekonomik sefalet değil, sosyal sefalet de yaygın. Veriler bunu ortaya koyuyor. Tunus gençliği büyük bir buhran içinde. Erkeklerin yüzde 39 u ve kızların yüzde 46 sı hayat boyunca hiç evlenmeyi düģünmüyor. Bu Tunus un hızlı bir biçimde yaģlanması anlamına geliyor. Bin Ali nin hem despot hem de seküler rejimi sonuçta sosyal bağları ve ağları gevģetmiģ ve bu bitik manzarayı ortaya çıkarmıģtır. Arap rejimleri 1970 ve 1980 li yıllarda ekmek devrimleriyle çalkalanmıģtı. Bu bağlamda, Mısır da 1977 de ekmek isyanı patlak verdi ve büyük bir kargaģaya yol açtı. Burgiba da benzeri bir ekmek isyanıyla karģı karģıya kalmıģ ve Bin Ali tarafından bir saray darbesiyle devrilmesinden üç yıl evvel yani 1984 yılında patlak veren sosyal olaylar zincirini zar zor kontrol altına alabilmiģti. Bin Ali ise bu kadar Ģanslı olmadı ve ekmek devrimi, rejimini kısa sürede sildi süpürdü. Ne ilginç ve ne hazindir ki, refah göstergesi olan benzin domino etkisi yapan son intihar salgınlarıyla birlikte Arap dünyasındaki yeni suç aleti konumuna düģmüģtür. Fas aracı olmayanlara veya Ģüpheli kiģilere benzin satıģını durdurmuģ bulunuyor! 21 Ocak 2011, Dünya Bülteni 12

13 Orta sınıf devrimi - Eric Goldstein Ġnsan Hakları Ġzleme Komitesi adına 1990 lardan beri Tunus a gidip gelirken otokrat baģkanları Zeynel Abidin bin Ali ye karģı halkın her an ayaklanabileceğini söyleyen Tunuslu muhaliflerinden iyice yorulmuģtum. Hayal kurmaya devam edin diye düģünürdüm. Bu ülke devrime hazır değildi. Bölgeye giden herkes bilir ki Tunus un nispeten yüksek bir hayat standardı ve hayat kalitesi vardır. Ülkede kiģi baģı milli gelir Fas ve Mısır ın iki katıdır. Cezayir de petrol varken doğu daki bu komģusunda hiç yoktur ama kiģi baģı milli geliri Cezayir den de yüksektir. Tunus, fakirliğin azaltılması, okuryazarlık, eğitim, doğum kontrolü ve kadın hakları konularında yüksek puana sahiptir. Yeraltından çıkan petrolü pompalayarak değil çok çalıģarak orta sınıf toplumu yaratmıģtır; Tunuslular tekstil mâmülleri ve zeytin yağı ihraç eder, her yıl Avrupalı yüz binlerce turisti ağırlarlar. Zeynel Abidin Tunus u bir polis devletiydi ama halkla yaptığı zımni anlaģma çeneni kapat ve tüketmene bak tutmuģ gibiydi, ki çatıģma yorgunu Cezayir ve Kaddafi Libya sının arasında yer alan Tunus, huzurlu bir cennet gibi görünürdü. Ancak bir seyyar satıcının trajik protestosu, görünür olmasa da uzun zamandır var olan Ģikâyetlerin açığa çıkmasına yol açtı ve maskeyi düģürüp Tunus un istikrar Ģöhretinin asılsız olduğunu gösterdi. Zeynel Abidin in pazarlığını kabul etmeyen nadide eylemciler nazarında az bir otoriteryanizm değildi bu: BaĢkan 23 yıllık yönetimi sırasında çoğu Ġslamcı olduğu iddia edilen binlerce kiģiyi tutukladı, Ģiddet olayları planlamakla veya düzenlemekle suçlanmamıģ olmalarına rağmen yıllarca hapsetti. Kimi gazeteciler, sol veya insan hakları eylemcileri veya hukukçular, iftira veya yanlıģ bilgi yaymakla suçlanıp yahut suç uydurmak yoluyla hapsedildi. Sivil polis, gözetim altındaki zanlılara iģkence yaptı ve en küçük sokak gösterilerini bile kırdı geçirdi, eleģtirenleri hırpaladı, yabancı gazetecileri ve insan hakları çalıģanlarını takibe aldı. Baskıyı hissedenler 10 milyonluk Tunus ta azınlıktı. Sessiz çoğunluk arasında 1990 ların baģından beri siyasi hayatı dengeleyen entelijansiya da vardı. Bazıları yönetimi desteklediler çünkü Zeynel Abidin bin Ali iktidarı eline almadan önce iyice güçlenmiģ olan Ġslamcılardan korkuyorlardı. Diğer bazıları ise deri ceketli ve siyah güneģ gözlüklü polislerin insafsız tâcizine uğramak, kamu görevlerinden mahrum olmak ve seyahatin kısıtlanması gibi bedeller karģısında topal muhalefete katılmak için bir neden göremediler. Sıradan Tunuslular baģlarını öne eğip iģlerine baktılar. Pek çok iģ fırsatı da vardı: KomĢu ülkelerle kıyaslanınca, kahvehanelerde aylak aylak vakit geçiren adamların ve kaldırım bekçisi Hititlerin Cezayir de tüm günlerini cadde ve sokak köģelerinden geçiren gençler için kullanılan bir argo sözcüktür - sayısı azdı. Tunuslu kadınlar kamusal alanda görünür haldeydiler ve profesyonel mesleklerde temsil ediliyorlardı. 13

14 Yönetimi eleģtirenler her daim vardı fakat bin Ali nin muhalifleri ezmesi, sayılarını azaltmıģ, bir avuç çekirdek kadro kalmıģtı. Bu hukukçular, yazarlar ve eylemciler cesaretleri dolayısıyla Paris ve Brüksel de selamlandılar fakat Tunus ta fiilen tanınmıyorlardı çünkü uygulanan baskı, hareketlerini atomlara ayırmıģ ve medya onlar hakkında haber yapmayı reddetmiģti. Sıradan Tunusluların usandığını ve ayaklanmaya hazır olduğunu söyleyenler bu çekirdek kadroydu. Tunus ekonomi mûcizesinin bir yanılsama olduğunu iddia ediyorlardı. Sıradan Tunuslu, bölgesel eģitsizliklere, hayat standartlarının aģınmasına, polisin ve mahalli yetkililerin kötü muamelelerine, haraca bağlamalarına, dev yolsuzluk hikâyelerine ve baģkan ın ahbap-çavuģlarının servetine köpürüyordu. Küçük bir siyasi muhalif halkası 2000 yılı baģlarında geniģlemeye baģladı. Çekirdek kadronun etrafında daha geniģ bir halka oluģmuģtu: Ortalığı karıģtırmadan da olsa, baskıya hayır diyenler arasında sayılmayı istediler. BaĢkanın sırf Ġslamcılarla değil yönetimini eleģtiren herkesle sorunu olduğunu fark eden entelektüeller de iģin içindeydi. Bir gazetecilik profesörü, polis sorgulamasına yol açar diye 1999 da benimle görüģmeyi tercih etmemiģti ama sonra beni açıkça ağırlamaya ve kuģatma altındaki insan hakları câmiasının düzenlediği dar katılımlı toplantılara gitmeye baģlamıģtı. Bu dıģ halka arasında siyasi mahkûmların aileleri de vardı. Bu aileler 1990 ların ortalarında korkuya kapılmıģlardı ama aradan geçen beģ yıl sonra kaybedecek bir Ģeyleri olmadığına hükmettiler. Bu halkaya eski siyasi mahkûmlar da katıldı. Sessiz kalmakla hiçbir yere varılamayacağına onlar da hükmettiler çünkü devlet politikası ıslah etmek için değil tâciz, izleme, seyahat ve iģ kısıtlamaları yoluyla onları ezmek içindi. Seyyar satıcılık yapan Muhammed Buazizi 17 Aralık ta Sidi Buzid de kendisini kurban edip haftalarca süren ve bin Ali nin devrilmesiyle sonuçlanan protestoların fitilini ateģlemeden çok önceleri, eski bir siyasi tutuklu, hükümet çalıģmasını engellediği için ailesine bakacak durumda olmadığını ve bu yüzden çocuklarını satmak istediğini belirten bir pankart açmıģtı. 14 yıl hapis yattıktan sonra 2004 yılında serbest kalan Cundubalı bir ziraat mühendisi, normal bir hayat sürme Ģansını yok edecek Ģekilde 16 yıl süreyle kamusal haklarının kısıtlanmasına maruz kalmıģtı. Bu dıģ halkaya katılanlar arasında rejimin Ģiddet taktiklerinin kurbanı olanların sadece muhalifler olmadığını keģfeden iģ dünyasının seçkinleri de var. Tunus ta saygın bir özel eğitim kurumunun kurucusu Muhammed Buebdelli, siyasete ilgisi olmayan nezih bir giriģimciydi ta ki baģkanın ahbap-çavuģları çocukları için özel muamele talep edene dek. Buebdelli bu istekleri reddedince misillemelerle karģılaģtı. Rejimin Ģiddet taktiklerini alenen eleģtirince de onun kurduğu özel üniversite uydurma gerekçelere dayanarak mahkeme kararıyla elinden alındı. Ülkenin pek çok seçkinin ve onların çocuklarını eğiten Buebdelli bir gecede ateģli muhalife dönüģmüģtü. 14

15 Ancak bir Ģekilde geniģleyen bu halkanın ötesinde bir de nispeten rahatlık içerisinde yaģayan, gizli polisin ve hizmet ve iltimasları ulaģtıran ve esirgeyen hâkim parti aygıtının gücü hakkında ciddi bir farkındalığı bulunan siyaseten iğdiģ edilmiģ bir Tunuslu çoğunluk vardı. KonuĢtuğum Tunuslular, ülkelerinin demokrasiye hazır olduğunu söylerlerdi zira halkı ılımlı, hoģgörülü, eğitimli ve orta sınıftı. Polisin tezgâhına el koymasından sonra Buazizi nin kendisini yakmasının niçin böylesi tahrik edici bir olay olduğunu iģte bu benlik bilinci kısmen açıklamaktadır. Buazizi sıradan bir seyyar satıcı değildi bu bayağı iģi ve bu iģ dolayısıyla yetkililerin tâcizini kabul etmeye mecbur kalmıģ üniversite mezunu bir kiģiydi. Zeynel Abidin bin Ali nin devirdiği ilk baģkanları Habib Burgiba nın yeģerttiği eğitim sitemiyle gurur duyan Tunusluların yutkunmakta zorlandığı bir Ģeydi bu. Ġntiharların genelde kendileriyle beraber alabildiğince çok sayıda masumu da öldüren fanatiklerle iliģkilendirildiği bir yerde Buazizi nin sırf kendi hayatına kıymıģ olması, onu ve onun gibi olanların durumunu dramatize etmiģtir. Onunkisi çaresizlikten kaynaklanan bir hareketti ve Tunusluların kendileri hakkındaki bilinçlerine sâdık kalarak hiç kimseyi incitmemiģti. Ayaklanmayı kolaylaģtıran bir etken olarak onu gücüne eklemlenmiģti bu. Tunusluların bin Ali ye karģı ayaklanacağını öngörmemiģ de olsam 10 Ocak ta televizyonda istihdam yaratma sözü verirken gördüğüm an artık bittiğini anladım. Bin Ali korkuyla yönetmiģti ve yönetimin Tunus sokaklarına bu Ģekilde cevap vereceğini ima ettiği anda o artık bin Ali değildi. Çıplak imparatordu. Sessiz çoğunluk yahut en azından sessiz çoğunluğun sağlıklı bir kesimi sokaklara düģtü ve onu devirdi. Protestoları alevlendiren ve sürmesini sağlayan pek çok etken vardı; el Cezire nin haberleri, sıradan Tunusluların cep telefonlarıyla çekip YouTube ve Facebook ta yayınladıkları ve Twitter da reklamını yaptıkları görüntüler hatta Amerika nın bir müttefik olarak bin Ali den rahatsızlık duyduğunu bildiren Wikileaks içerikleri de bu etkenler arasındadır. Tüm bunlar öteki otokratlara ve onları destekleyen batılı devletlere uyarı anlamı taģımalıdır: Muhalefeti ezen ve medyayı sansürden geçiren bir yönetim nispi bir refaha nezaret edebilir, trenlerin vaktinde kalkmasını sağlayabilir ama vatandaģları barıģçıl ve açık kanallar üzerinden Ģikâyetlerini ifade edemedikleri müddetçe gerçek istikrarı Ģüphelidir. Tunuslu dostlarım haklıydılar: Bir polis devleti istikrarlı görünebilir ta ki artık öyle görünmediği güne kadar. Kaynak: Foreign Policy, 21 Ocak 2011 Çeviren: M. Alpaslan Balcı 15

16 'Tunus Devrimi'nin arkasındaki İslami hareketler -Abdullah Aydoğan Kalabalık Tunus'ta halk ayaklanmasıyla baģlayan toplu eylemlerin Bin Ali'nin ülkeyi terk etmesiyle halk devrimine ''Yasemin Devrim'' dönüģmesinin ardından gözler, ülkede farklı isim ve ideolojiler altından faaliyet gösteren onlarca Ġslami akıma çevrildi. Seksenlerden bu yana ülkenin en büyük Ġslami akımı olarak bilinen En-Nahda Hareketi'nin yanı sıra Tunus'ta Selefiler, Hizb et Tahrir, Tebliğciler, ġii akımlar ve Ġlerici Müslümanlar gibi bir çok Ġslami akım, toplum katmanlarını etkilemeye devam ediyor. OluĢumu 6 Haziran 1981 tarihinde ilan edilen En-Nahda Hareketi, kuruluģ beyanında ülkedeki siyasi rejimi eleģtirerek, topluma baskı kurmakla suçlamakta ve dinin devletten ayrılması fikrini reddetmekteydi. Tunus'ta siyasi Ġslamı temsil eden En-Nahda Hareketinin programı, değiģimin barıģçıl yollarla gerçekleģtirilmesi, siyasi, fikri ve kültürel konularda Ģuranın esas alınması, yabancı dillerin öğrenilmesinin yanı sıra eğitim dilinin ana dil Arapça olması, gibi prensipleri içeriyordu. Son yıllarda, Mısır gibi Arap ülkelerinde siyasi Ġslama karģı denge oluģturulmak üzere rejimler tarafından palazlanmasına izin verilen Selefi hareketlerin Tunus'ta da hızla yayıldığı gözlenmiģtir. Tunus'taki selefi Ġslami hareketin baģında El Hatib el Ġdrisi bulunuyor. Ġdrisi, Sidi Buzid Ģehrine bağlı Sidi bin Avn kasabasında, 2006 yılında Tunus polisi ile silahlı bir grup arasında meydana gelen çatıģmadan sonra tutuklanmıģtı. Bu çatıģmanın ardından cihat ilan etmek ve sanıkları gizlemek suçundan iki yıl hapis yatan El Edrisi, 2009 yılında hürriyetine kavuģtu. O tarihten bu yana ülkede faaliyetlerine ediyor. 56 yaģındaki El Ġdrisi, Tunuslu gençler tarafından oldukça ilgi gören bir Ģahsiyet. El Ġdrisi'nin Namazın Sıfatı, Zikir Kitabı ve Kuran OkunuĢu adında üç kitabı bulunuyor. Suudi Arabistan'da bir müddet ikamet eden El Ġdrisi, doksanların ortalarında Tunus'a gelerek faaliyetlerine baģlamıģ ve ikibinli yılların ortalarında Ģöhrete kavuģmuģtu. Facebook gibi paylaģım siteleri aracılığıyla birbirleri ile irtibat kuran Selefi hareketlerden etkilenen Tunuslu eğitimli gençlerin, Arapsat ve Nilesat'ta yer alan TV kanallarında konuģan Mısırlı ve Suudi Arabistanlı din adamlarından da ciddi derecede etkilendikleri biliniyor. Devrik CumhurbaĢkanı Zeynel Abidin bin Ali döneminde Tunus'ta Selefi hareketlere bağlı 1208 gencin tutuklandığı, tutuklananların yaģlarının 25 ila 30 arasında değiģtiği, çeģitli kurumlar tarafından ülke ile ilgili hazırlanan raporlarda yer alıyor. Müslüman KardeĢlerden ayrılan Tagiddin El Nebhani tarafından, 1953 yılında Kudüs'te kurulan Hizb et Tahrir de Tunus'da faaliyet göstermektedir yılında Tunus'ta ortaya çıkmaya baģlayan Hizb et Tahrir, kısa zamanda ülke ordusu içinde nüfuz sağlamıģ ve bazı subaylar askeri darbe yapma giriģimiyle suçlanmıģtı. 16

17 Tunus Hizb et Tahrir'i üyeleri 1983, 1986, 1990 ve son olarak 16 eylül 2006 yılında yargıç karģına çıkarıldı. Bin Ali yönetiminin baskılarına rağmen, Hizb et Tahrir ülkede faaliyetlerini gizli bir Ģekilde sürdürmeyi baģarmıģtır. Hilafeti Ġslam dünyasında tekrar hakim kılmayı hedefleyen Hizb et Tahrir'in Tunus'taki faaliyetleri ve üyeleri hakkında kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Tunus'ta Tebliğ Cemaati elemanları da azımsanmayacak kadar çoktur. YetmiĢli yıllarda faaliyelere baģlayan tebliğcilere, Bin Ali yönetimi oldukça müsamahalı davranmıģtır. Ancak devamlı bir Ģekilde ülke istihbaratı tarafından kontrol altında tutuldukları da bilinmekteydi. Tunus'ta ġialar da faaliyet göstermektedir. Ülkede ġiiliği yayma faaliyetleri Dr. Muhammed El Teycani tarafından Ġran devriminden önceki dönemlerde baģlatılmıģtı. Ġran devriminden sonra Tunus'ta ġiileģtirme faaliyetleri artmıģ ve hatta Nahda Hareketinden bazı Ģahıslar da ġiilerden etkilenmiģtir. Çünki o dönemde Ġran'da Humeyni tarafından gerçekleģtirilen devrim, GannuĢi tarafından takdirle karģılanmaktaydı. Tunus'ta mezhep farkı Ġran devriminden sonra baģlamıģtır. Normalde Tunuslular Ġslam'ı kabul ettiklerinden bu yana itikatta EĢ'ari, fıkıhta Maliki, terbiyede ise Tasavvufu benimsemiģ bir halktır. Devrimin ilk yıllarında Ġran yönetimine sempati gösteren Nahda Hareketi yöneticileri ile ġiiler arasında sonraki dönemlerde ciddi bir gerginlikler yaģanmıģtır. Hatta Ġran'ın RaĢid GannuĢi'ye vize vermediği bilinmektedir. GannuĢi Ġran yönetimininin bu tutumunu, ''Tunus'ta ġiiliği yaymak için Bin Ali'ye rüģvet vermek'' olarak yorumlamıģ ve bu yapılan; ''Diktatör Bin Ali rejimi ile bahis oynamaktır.'' demiģtir. Tunus'taki ġiiler iki ayrı gruba ayrılmaktadır. Ehli Beyt Kültür Cemiyeti etrafında toplanan grubun baģkanlığını Imad el Hamruni, diğer grubun liderliğini ise, El Teycani el Semavi yapmaktadır. Bin Ali yönetimi ġiilere hürriyet vermiģtir. Tunuslu ġiilerin Irak'ın Necef, Ġran'ın ise Kum Ģehri ġii mercileri ile irtibatlı oldukları da söylenmektedir. Tunus'taki ġiilerin sayısı hakkında uzmanlar tarafından farklı rakamlar ifade ediliyor. Tunus'ta Ġlerici Ġslamcılar diye bilinen bir grup daha bulunmaktadır. Nahda Hareketi'nden kopan bu grup, daha fazla üniversite öğretim görevlileri ve öğrencileri arasında kabul görmüģ, Müslüman KardeĢler fikri yapısına ve ideolojisine yakın bir çizgiyi temsil etmektedir. Bu çizgi Sünni, ġii, Sosyalist ve Liberal akımlara açık akılcı bir Ġslami kültürel alt yapıdan hareket etmeyi hedeflemektedir. Bazı araģtırmacılar bu grubu, Nahda Hareketi'nden bölünmüģ Solcu Ġslamcılar olarak da tarif etmektedir. Bu grup öne sürdükleri bu yeni Ġslam anlayıģının Müslüman KardeĢler yönetimi tarafından kabul görmemesi üzerine 24 ve 25 Temmuz 1980 yılında bağımsızlığını ilan etmiģti. 17

18 YetmiĢli ve seksenli yıllarda ortaya çıkan bu Ġslami akımların yanı sıra sendikalar, sosyal toplum kuruluģları ve siyasi parti ve hareketler birleģerek, Bin Ali'yi ülkeden kaçmaya mecbur etmiģtir. Türkiye'de Ortadoğu ve Arap ülkelerini takip eden siyasiler, akademisyenler ve gazeteciler, olayların dördüncü haftada baģkente sıçramasına rağmen, Bin Ali'nin ülkeyi terk edeceğini tahmin edemedi/edemezdi. Tunus ile ilgili yazılan yazılar, Avrupa ve Arap rejimlerin Bin Ali'ye destek verdiği, dıģ güçlerin hesaplarının farklı olduğu gibi değerlendirmeler içermekteydi. Aynı çevreler Ģimdiler de 'Sudan'daki bölünmeyi gölgelemek için Tunus'ta devrime izin verildiğini' söylüyorlar! 24 Ocak 2011, Dünya Bülteni 18

19 Yolsuzluk diktatörlüğün yoldaşıdır Fehmi Hüveydi Bu günlerde gazeteler Zeynel Abidin Bin Ali ailesindeki (kendisi, eģi ve yakınları) yolsuzluk manzaralarıyla ilgili haberlerle dolu. Bunlar da Wikileaks sızıntıları gibi her an bizi Ģoke ediyor. Eski Tunus baģkanının bazı özel havacılık Ģirketlerinin yanında yabancı bankalarda beģ milyar dolarlık hesaba ve Avrupa baģkentlerinde emlak ve otellere sahip olduğunu okuduk. Aynı Ģekilde eģinin yanında merkez bankasından aldığı bir buçuk ton altınla kaçtığını okuduk. O önemli mevki ve makamları yakın akrabalarına dağıtmıģ ve onların devletin mallarını çarçur etmelerinin önünü açmıģtı. Onlarda Tunus kendilerine bahģedilmiģ bir mülkmüģ gibi tasarrufta bulundular. Bunun dıģında sıhhatini bilmediğimiz birçok haber var. Ama son yirmi yıldır yöneten topluluğa 'mafya' nitelemesi ortak bir yargı. Sızıntılar hala devam ediyor ve eski baģkanın ailesi ve hısımlarının çok çirkin fiillerini gözler önüne seriyor. Bütün bunlardan anlıyoruz ki sadece baskıcı değil aynı zamanda halkın mallarını çalmaktan utanmayan yolsuzluk sistemi yürürlükteymiģ. Bu tablodaki en önemli unsur bize diktatörlükle yolsuzluk arasındaki kaçınılmaz iliģkiyi göstermesi. Dillerin susturulması, toplumun yönetime katılımının ve vergi verelerin paraları ve devletin diğer kaynakları üzerinde yöneticilerin tasarruflarından dolayı hesaba çekilmesinin engellenmesi durumu otomatik olarak yöneticileri hiçbir hesap soran kimse olmaksızın halkın mallarına el uzatma ve çalma noktasında serbest ve teģvik edici hale getiriyor. Tunustaki halk devrimi olmasaydı bunların hiç birisini duymayacaktık. Özellikle yöneticilerin hala kendilerini hesap vermekten koruyan bir kutsiyet zırhına sahip oldukları Arap dünyasında bu böyle. Mesela Fransa vatandaģı Bin Ali'nin, eģinin ve ailesinin yolsuzluklarını her hangi bir Arap vatandaģından daha iyi biliyordu. Çünkü Pariste bu yolsuzlukları ortaya koyan birden çok kitap yayınlanmıģtı. Arap dünyasının bu kitaplar hakkında sistem çökene ve Bin Ali dıģarı kaçana kadar bir Ģey öğrenmesine imkan tanınmadı. EĢiyle ilgili yazılmıģ olan kitap 'Kartaca melikesi' ancak kaçtığı akģam bazı Arap televizyonlarının ekranlarında yer bulabilmiģti. Bin Ali, istibdat sistemlerinin liderleri arasında bir istisna değildir. Aksine yolsuzlukla diktatörlük arasındaki kaçınılmaz iliģkinin bir kuralıdır. Ve bizi bütün diktatörlerin yolsuzluktan nasibini aldığı inancına götüren bir kuraldır. Yöneticinin fakir ya da zengin bir devletin yöneticisi olması arasında bir fark yoktur. Fark sadece bazısının hala ülkesinde ipleri elinde bulunduruyor olmasındadır. Bu yüzden Arap dünyasında kimse onun girdiği yolsuzluğun boyutlarının ortaya çıkarılmasına cesaret edemez. 19

20 Bir baģkası ise otoritesini kaybetmiģtir ve uzaklaģtırılmıģtır. Yüzündeki maske düģmüģtür ve bizim onun iğrenç dönemine yalansız ve dolaysız bir biçimde muttali olmamız mümkün olmuģtur. Birkaç yıl önce Suriye baģbakan yardımcısı ve dıģiģleri bakanı sayın Abdülhalim Haddam ayrılıp Paris'e iltica ettiğinde ġam'daki yöneticiler panikledi ve o zamana kadar gizledikleri Ģahsi serveti ve faaliyetleri ile ilgili bilgileri sızdırdılar. O zamanlar mal varlığının hacmi ve faaliyetlerinin geniģliği karģısında ĢaĢırmıĢ olanlardan biri de bendim. Mal varlığı ülke içerisinde ve dıģarısında araziler, saraylar, daireler ve eğlence merkezlerini kapsıyordu. Faaliyetleri giyim ve gıda alanları, ticari vekalet ve akla gelebilecek her türlü mal kaçırma ve servet edinme kaynaklarını içine alıyordu. Bu açıklama yayınlandığında El - Ehramda bir makale yazmıģtım. Orada diktatörlükle yolsuzluk arasındaki iliģkiye dikkat çekmiģtim. Demokrasi olmayan bir ülkedeki yöneticinin bir Ģekilde yolsuzluğa batmasının gerekli olduğunu dile getirmiģtim. Dolayısıyla onun hatalarının ve yolsuzluklarının 'dosyası' tutulur. Sisteme bağlılığı devam ettiği sürece o emniyettedir. Ancak sisteme karģı geldiğinde dosyasının açılması, siyasi ve kiģilik olarak suikasta uğratılması geleneksel bir yöntem olmuģtur. Ancak El-Ehram gazetesi bu ibarelere tahammül edememiģ ve makaleden çıkarmıģtı. Asıl olay Suriye'de geçiyor olmasına rağmen bana bu ifadelerde Mısırdaki siyasi durumlara gönderme yapıldığı kokusunu aldıklarını söylediler. Bazı Latin Amerika ülkelerinde elitler bu olguyla aģırı bir gerçeklikle iliģki kurdular. Daha az zararlı iki seçenekten yola çıktılar. Diktatör yöneticilerden kurtulmak için onlara bir anlaģma önerdiler. Bu anlaģmanın gereği olarak yönetimi bırakmaları ve kendilerine güvenli bir yer bulmaları karģılığında onların çaldıkları göz önünde tutulmayacak ve bundan dolayı sorgulanmayacaklardı. Bu seçkinler diktatörlüğün gölgesinde çalmaya devam etmekle hürriyeti sağlama karģılığında yolsuzluklarının sorumluluğundan kurtulma seçenekleri arasında seçim yapma durumundaydılar. Ancak bu anlamda yüz yüze bulunduğumuz büyük problemlerden birisi sivil toplum kuruluģlarımızın her hangi bir yöneticiye bunu dayatamayacak kadar zayıf olmasıdır. Bu da onların yolsuzluk ve baskıcılık yolunda ellerini serbest bırakıyor. Bu durumda üçüncü seçenek baģ veriyor: Patlama tek çözüm haline geliyor. Kaynak: Eş-Şuruq gazetesi, Katar, 24 Ocak 2011 Çeviren: Metin Ünlü 20

AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR. BaĢvuru no.29628/09 Hikmet KÖSEOĞLU/TÜRKİYE

AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR. BaĢvuru no.29628/09 Hikmet KÖSEOĞLU/TÜRKİYE AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR BaĢvuru no.29628/09 Hikmet KÖSEOĞLU/TÜRKİYE Başkan, Nebojša Vučinić, Yargıçlar, Paul Lemmens, Egidijus Kūris, ve Bölüm Yazı

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

DEVRİM MUHAFIZLARI VE İRAN ELÇİLİKLERİ

DEVRİM MUHAFIZLARI VE İRAN ELÇİLİKLERİ DEVRİM MUHAFIZLARI VE İRAN ELÇİLİKLERİ Birkaç yıl öncesinde Ġran Ġslam Devrim Muhafızları (ĠĠDM) aktif bir Ģekilde güvenlik alanında, geniģ bir Ģekilde de siyasi ve ekonomi benzeri alanlarda geniģ Ģekilde

Detaylı

BU PAZAR SEÇĠM OLSA! Faruk Acar ANDY-AR BĢk.

BU PAZAR SEÇĠM OLSA! Faruk Acar ANDY-AR BĢk. TÜRKĠYE SĠYASĠ GÜNDEM ARAġTIRMASI-NĠSAN 2013 AraĢtırma; Kantitatif AraĢtırma tekniklerinden ( Yüzyüze görüģme ) yöntemi uygulanarak 04-10 Nisan 2013 tarihleri arasında 21 il'de toplam 3.473 denek ile görüģme

Detaylı

BASINDA KONDA seçimler

BASINDA KONDA seçimler BASINDA KONDA Haziran 2011 Bu dosya 15 yıla aģkın bir süredir gerçekleģen öncesinde, KONDA AraĢtırma ġirketi tarafından açıklanan anket sonuçları, bu sonuçlar üzerine yazılan yorumlar ve sonucunda bu çalıģmaların

Detaylı

DEMOKRATİKLEŞME VE TOPLUMSAL DAYANIŞMA AÇILIMI

DEMOKRATİKLEŞME VE TOPLUMSAL DAYANIŞMA AÇILIMI 2009 DEMOKRATİKLEŞME VE TOPLUMSAL DAYANIŞMA AÇILIMI BİLGE ADAMLAR STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ Demokratikleşme ve Toplumsal Dayanışma Açılımı BirikmiĢ sorunların demokratik çözümü için Hükümetçe baģlatılan

Detaylı

Küresel Kriz Sonrası Dünya Ekonomisinin Geleceği

Küresel Kriz Sonrası Dünya Ekonomisinin Geleceği 2009 TEMMUZ - EKONOMĠ Dr. Orkun ÖZBEK Küresel Kriz Sonrası Dünya Ekonomisinin Geleceği ABD de konut kredisi piyasalarında baģlayan ve kısa sürede tüm dünyayı saran küresel krizin baģlamasından bu yana

Detaylı

MISIR IN SİYASAL HARİTASI

MISIR IN SİYASAL HARİTASI MISIR IN SİYASAL HARİTASI GÖKHAN BOZBAŞ Kırklareli Üniversitesi Afrika Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi MISIR IN SİYASAL HARİTASI HAZIRLAYAN GÖKHAN BOZBAŞ Kapak Fotoğrafı http://www.cbsnews.com/

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

Doç. Dr. MUSTAFA KĠBAROĞLU

Doç. Dr. MUSTAFA KĠBAROĞLU İran ın Nükleer Programı ve Türkiye nin Güvenliğine Etkileri Doç. Dr. MUSTAFA KĠBAROĞLU www.mustafakibaroglu.com Bilkent Üniversitesi Uluslararası ĠliĢkiler Bölümü 15 Ekim 2009 Atılım Üniversitesi Ankara

Detaylı

G Ü Ç L E N İ N! Technical Assistance for Supporting Social Inclusion through Sports Education

G Ü Ç L E N İ N! Technical Assistance for Supporting Social Inclusion through Sports Education Technical Assistance for Supporting Social Inclusion through Sports Education Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından ortak finanse edilmektedir. Spor Eğitimi Yoluyla Sosyal Katılımın

Detaylı

İ Ç İ N D E K İ L E R

İ Ç İ N D E K İ L E R 2007 MALÎ YILI GENEL VE KATMA BÜTÇE KANUN TASARILARI İLE 2005 MALÎ YILI GENEL VE KATMA BÜTÇE KESİNHESAP KANUNU TASARILARININ PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU GÖRÜŞME TUTANAKLARI BAġKAN: Sait AÇBA BAġKANVEKĠLĠ:

Detaylı

Free, Open Access, Medical Education Serbest,Açık Erişimli Tıp Eğitimi Kısaca FOAM adı verilen ve Free, Open Acess, Medical Education manasına gelen

Free, Open Access, Medical Education Serbest,Açık Erişimli Tıp Eğitimi Kısaca FOAM adı verilen ve Free, Open Acess, Medical Education manasına gelen Free, Open Access, Medical Education Serbest,Açık Erişimli Tıp Eğitimi Kısaca FOAM adı verilen ve Free, Open Acess, Medical Education manasına gelen ve ICEM 2012 Konferansı esnasında Dublin de baģlayan

Detaylı

Örgütler bu karmaģada artık daha esnek bir hiyerarģiye sahiptir.

Örgütler bu karmaģada artık daha esnek bir hiyerarģiye sahiptir. Durumsallık YaklaĢımı (KoĢulbağımlılık Kuramı) Durumsallık (KoĢulbağımlılık) Kuramının DoğuĢu KoĢul bağımlılık bir Ģeyin diğerine bağımlı olmasıdır. Eğer örgütün etkili olması isteniyorsa, örgütün yapısı

Detaylı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı DÜNYA - SİYASET 2012 yılının Şubat ayında Tunus ta yapılan Suriye nin Dostları Konferansı nın ikincisi Nisan 2012 de İstanbul da yapıldı. Konferansta Esad rejimi üstündeki uluslararası baskının artırılması,

Detaylı

GÜNEġĠN EN GÜZEL DOĞDUĞU ġehġrden, ADIYAMAN DAN MERHABALAR

GÜNEġĠN EN GÜZEL DOĞDUĞU ġehġrden, ADIYAMAN DAN MERHABALAR GÜNEġĠN EN GÜZEL DOĞDUĞU ġehġrden, ADIYAMAN DAN MERHABALAR ADIYAMAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ BAġARILI YÖNETĠMDE ĠLETĠġĠM Hastane İletişim Platformu Hastane ĠletiĢim Platformu Nedir? Bu

Detaylı

YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU

YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU OCAK 2012 İçindekiler Bölüm 1 : Sağlık Turizminde Türkiye deki Gelişmeler... 2 Bölüm 2 : Kurumsal Kimlik Çalışmaları ve Yazışmalar... 3 Bölüm 3: Basılı Materyaller... 4 Bölüm4

Detaylı

SOSYAL MEDYANIN SİYASİ SEÇİMLERE ETKİSİ DÜNYA SİYASETİNDE

SOSYAL MEDYANIN SİYASİ SEÇİMLERE ETKİSİ DÜNYA SİYASETİNDE SOSYAL MEDYANIN SİYASİ SEÇİMLERE ETKİSİ DÜNYA SİYASETİNDE TAKDİM Değerli MYK ve MKYK üyelerimiz, İl Teşkilatlarımızın Kıymetli Başkan ve Yöneticileri, Genel Merkez Gençlik Kolları Dış İlişkiler Başkanlığı

Detaylı

AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ

AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR (BaĢvuru no. 63017/11) Namık Kemal BATAR ve Diğerleri / TÜRKİYE T.C. Adalet Bakanlığı, 2014. Bu gayriresmî çeviri, Adalet

Detaylı

YEREL MEDYA SEKTÖRÜ VE GLOBALLEġEN MEDYAYA GÖRE KONUMU

YEREL MEDYA SEKTÖRÜ VE GLOBALLEġEN MEDYAYA GÖRE KONUMU YEREL MEDYA SEKTÖRÜ VE GLOBALLEġEN MEDYAYA GÖRE KONUMU Gizem ARABACI Hande UZUNOĞLU Türkiye de medya ulusal ve yerel medya tabanlı olmak üzere temel iki Ģekilde iģlemektedir. Bu iģleyiģ bazen daha kapsamlı

Detaylı

------------O---------- 15.11.2007

------------O---------- 15.11.2007 2008 MALÎ YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI İLE 2006 MALÎ YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİNHESAP KANUNU TASARISI NIN PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU GÖRÜŞME TUTANAKLARI BAġKAN: Sait AÇBA (Afyonkarahisar) BAġKANVEKĠLĠ:

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Pediatri Bölümü nde Tedavi Gören Çocuklarla HAYAT BĠR ARMAĞANDIR PROJESĠ

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Pediatri Bölümü nde Tedavi Gören Çocuklarla HAYAT BĠR ARMAĞANDIR PROJESĠ Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Pediatri Bölümü nde Tedavi Gören Çocuklarla HAYAT BĠR ARMAĞANDIR PROJESĠ Amaç ve Ġçerik Projenin temel amacı hastanede tedavi gören çocuklar ve bu dersi seçen öğrenciler

Detaylı

SAĞLIKTA DÖNÜġÜMÜN TIP EĞĠTĠMĠNE ETKĠSĠ

SAĞLIKTA DÖNÜġÜMÜN TIP EĞĠTĠMĠNE ETKĠSĠ SAĞLIKTA DÖNÜġÜMÜN TIP EĞĠTĠMĠNE ETKĠSĠ Sağlıkta yapılan dönüģümü değerlendirirken sadece sağlık alanının kendi dinamikleriyle değil aynı zamanda toplumsal süreçler, ideolojik konumlandırılmalar, sınıflararası

Detaylı

TÜRKĠYE SOSYAL, EKONOMĠK VE POLĠTĠK ANALĠZ II

TÜRKĠYE SOSYAL, EKONOMĠK VE POLĠTĠK ANALĠZ II TÜRKĠYE SOSYAL, EKONOMĠK VE POLĠTĠK ANALĠZ II EKĠM - KASIM 2011 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya açık olduğunu gösteren

Detaylı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ Furkan Güldemir, Okan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Tarihsel Süreç Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık

Detaylı

Mısır Devrimi Sözlüğü

Mısır Devrimi Sözlüğü TÜRKİYE ORTADOĞU ÇALIŞMALARI DERGİSİ Turkish Journal of Middle Eastern Studies Cilt: 2, Sayı: 1, 2015, ss.176-181 Mısır Devrimi Sözlüğü İsmail Numan TELCİ, İstanbul: Açılım Kitap, 2013, ss.352 Değerlendiren:

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim Türkiye de 2007 genel milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirme yaparken seçim sistemine değinmeden bir çözümleme yapmak pek olanaklı değil. Türkiye nin

Detaylı

ĠSHAKOL. Ġġ BAġVURU FORMU. Boya Sanayi A.ġ. En Son ÇekilmiĢ Fotoğrafınız. No:.. ÖNEMLĠ NOTLAR

ĠSHAKOL. Ġġ BAġVURU FORMU. Boya Sanayi A.ġ. En Son ÇekilmiĢ Fotoğrafınız. No:.. ÖNEMLĠ NOTLAR Ġġ BAġVURU FORMU ĠSHAKOL Boya Sanayi A.ġ. No:.. En Son ÇekilmiĢ Fotoğrafınız ÖNEMLĠ NOTLAR 1. BaĢvuru formunu kendi el yazınızla ve bütün soruları dikkatli ve eksiksiz olarak doldurup, imzalayınız. ĠĢ

Detaylı

USTAD Tahlil Nisan-2011

USTAD Tahlil Nisan-2011 Meydana Dökülme ve Öfke Bahreyn de 14 Şubat hareketi USTAD Tahlil Nisan-2011 Çalışma No:5 Nisan 2011 Mardin -TURKEY ÖZET: Bahreyn e Bahreyn den penceresinden baktığınızda, onu diğer ülkelerden ayıran önemli

Detaylı

11.04.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

11.04.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 11.04.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ ġubat ayı cari iģlemler açığı piyasa beklentisi olan -3,1 Milyar doların hafif üzerinde ve beklentilere yakın -3,19 milyar dolar olarak geldi. Ocak-ġubat cari iģlemler

Detaylı

Amerikan Stratejik Yazımından...

Amerikan Stratejik Yazımından... Amerikan Stratejik Yazımından... DR. IAN LESSER Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri ve Jeopolitik Aldatma veya bağımsız bir Kürt Devletinden yana olmadığını ve NATO müttefiklerinin bağımsızlığını

Detaylı

ACR Group. NEDEN? neden?

ACR Group. NEDEN? neden? ACR Group NEDEN? neden? CİNSİYET YÜZDE % Kadın Erkek 46,8 53,2 YAŞ - - - - - - 18-25 26-35 20,1 27,6 36-45 46-60 29,4 15,2 60+ 7,7 I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz,

Detaylı

2000 li Yıllar / 8 Türkiye de Eğitim Bekir S. GÜR Arter Reklam 978-605-5952-25-9 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011

2000 li Yıllar / 8 Türkiye de Eğitim Bekir S. GÜR Arter Reklam 978-605-5952-25-9 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011 Seri/Sıra No 2000 li Yıllar / 8 Kitabın Adı Türkiye de Eğitim Editör Bekir S. GÜR Yayın Hazırlık Arter Reklam ISBN 978-605-5952-25-9 Baskı Tarihi Ağustos-2011 Ofset Baskı ve Mücellit Ömür Matbaacılık Ömür

Detaylı

YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU

YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları MKYK üyemiz, Bakan Yardımcımız, Milletvekilimiz, Ana Kademe, Kadın Kolları,

Detaylı

AKOFiS ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN. Halkla İlişkiler Başkanlığı

AKOFiS ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN. Halkla İlişkiler Başkanlığı ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları MKYK

Detaylı

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Medya ve İletişim Merkezi İstanbul Enstitüsü İstanbul Enstitüsü

Detaylı

www.binnuryesilyaprak.com

www.binnuryesilyaprak.com ÇOCUKLA VE ERGENLE ĠLETĠġĠM (Anababa eğitim semineri) Prof. Dr. Binnur YEġĠLYAPRAK Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği Onursal Başkanı

Detaylı

TİCARİ İLİŞKİLER DURUM İKÖ ÜLKELERİ ARASINDA AVRUPA BİRLİĞİ >>

TİCARİ İLİŞKİLER DURUM İKÖ ÜLKELERİ ARASINDA AVRUPA BİRLİĞİ >> AVRUPA BİRLİĞİ >> Hazırlayan: Mustafa BAYBURTLU (TOBB AB Daire Başkanı) İKÖ ÜLKELERİ ARASINDA TİCARİ İLİŞKİLER VE EKONOMİK DURUM İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) üyesi ülkelerin ekonomik yapıları, ekonomik

Detaylı

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır.

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. / /20 YAZI ARKASINDA SİZİN FOTOĞRAFINIZ KULLANILMAKTADIR En Kıymetlim, Sonsuz AĢkım Gözlerinde sevdayı bulduğum, ellerinde

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

AR&GE BÜLTEN 2010 ġubat EKONOMĠ ĠZMĠR FĠNANS ALTYAPISI VE TÜRKĠYE FĠNANS SĠSTEMĠ ĠÇĠNDEKĠ YERĠ

AR&GE BÜLTEN 2010 ġubat EKONOMĠ ĠZMĠR FĠNANS ALTYAPISI VE TÜRKĠYE FĠNANS SĠSTEMĠ ĠÇĠNDEKĠ YERĠ ĠZMĠR FĠNANS ALTYAPISI VE TÜRKĠYE FĠNANS SĠSTEMĠ ĠÇĠNDEKĠ YERĠ Erdem ALPTEKĠN Türk finans sistemi incelendiğinde en büyük payı bankaların, daha sonra ise sırasıyla menkul kıymet yatırım fonları, sigorta

Detaylı

Haziran 25. Medya ve Güven. Gündem. Tüm hakları gizlidir.

Haziran 25. Medya ve Güven. Gündem. Tüm hakları gizlidir. Haziran 25 Medya ve Güven 2013 Tüm hakları gizlidir. Gündem 1. Yöntem Bu araştırma Xsights Araştırma ve Danışmanlık, bu konu hakkında online araştırma yöntemiyle, toplamda 741 kişi ile bir araştırma gerçekleştirmiştir.

Detaylı

bu Ģekilde Türkiye ye gelmiģ olan sıcak para, ĠMKB de yüzde 400 lerin, devlet iç borçlanma senetlerinde ise yüzde 200 ün üzerinde bir kazanç

bu Ģekilde Türkiye ye gelmiģ olan sıcak para, ĠMKB de yüzde 400 lerin, devlet iç borçlanma senetlerinde ise yüzde 200 ün üzerinde bir kazanç 2007 MALÎ YILI GENEL VE KATMA BÜTÇE KANUN TASARILARI İLE 2005 MALÎ YILI GENEL VE KATMA BÜTÇE KESİNHESAP KANUNU TASARILARININ PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU GÖRÜŞME TUTANAKLARI BAġKAN: Sait AÇBA BAġKANVEKĠLĠ:

Detaylı

EV EKSENLĠ ÇALIġMA; Kadınlar Neden Ev Eksenli ÇalıĢıyor?

EV EKSENLĠ ÇALIġMA; Kadınlar Neden Ev Eksenli ÇalıĢıyor? EV EKSENLĠ ÇALIġMA; Kadınlar Neden Ev Eksenli ÇalıĢıyor? Ev Eksenli ÇalıĢmanın Sorunları ve Olası Çözüm Yolları Gül ERDOST-Ev Eksenli ÇalıĢan Kadınlar ÇalıĢma Grubu BĠZ KĠMĠZ? Ev-eksenli çalıģanlardan

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

Özgörkey Otomotiv Yetkili Satıcı ve Yetkili Servisi

Özgörkey Otomotiv Yetkili Satıcı ve Yetkili Servisi Özgörkey Otomotiv Yetkili Satıcı ve Yetkili Servisi Grup ÇekoL : Ebru Tokgöz Gizem Şimşek Özge Bozdemir Emel Sema Tarihçe Temelleri 1951 yılında, Gruba ismini veren Erdoğan Özgörkey tarafından atılan

Detaylı

T.C. GEBZE BELEDİYESİ BASIN YAYIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV TANIMLARI. Karar Tarihi: 07 / 03 / 2008 Karar No: 84 Sayfa No: 1/10

T.C. GEBZE BELEDİYESİ BASIN YAYIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV TANIMLARI. Karar Tarihi: 07 / 03 / 2008 Karar No: 84 Sayfa No: 1/10 GÖREV TANIMLARI Karar Tarihi: 07 / 03 / 2008 Karar No: 84 Sayfa No: 1/10 AMAÇ: BİRİNCİ BÖLÜM Madde 1) Bu yönetmeliğin amacı 5393 Sayılı Belediye Kanunu nun 48 nci maddesi, ISO 9001-2000 kapsamında, Görev,

Detaylı

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012 15 Mart 2012 Perşembe günü işlerinden atılan Asilçelik işçileri Bursa nın Orhangazi ilçesi cumhuriyet meydanında basın açıklamasıyla İşimizi İstiyoruz talebini dile getirdikleri ve işlerine geri dönene

Detaylı

Türkiye küçük Millet Meclisleri Nisan 2011 Raporu Libya ya Uluslararası Müdahale ve Türkiye

Türkiye küçük Millet Meclisleri Nisan 2011 Raporu Libya ya Uluslararası Müdahale ve Türkiye Türkiye küçük Millet Meclisleri Nisan 2011 Raporu Libya ya Uluslararası Müdahale ve Türkiye Nükleer Enerji Santralleri ve Türkiye nin Enerji Politikası Ortak Paydalar Ortadoğu ve Kuzey Afrika da ki rejimlerin

Detaylı

Küme Yönetimi URGE Proje Yönetimi. Kümelenme Bilgi Merkezi Deneyimleri

Küme Yönetimi URGE Proje Yönetimi. Kümelenme Bilgi Merkezi Deneyimleri Küme Yönetimi URGE Proje Yönetimi Kümelenme Bilgi Merkezi Deneyimleri Temel Ġlkeler Mevcut durumun değiģmesi kolay değildir, ZAMAN ve ÇABA gerektirir. DeğiĢimden ziyade DÖNÜġÜM, EVRĠM sürecidir. BaĢarı

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

AYLIK FAALĠYET RAPORU (01/03/2012-31/03/2012)

AYLIK FAALĠYET RAPORU (01/03/2012-31/03/2012) T.C. ADALET BAKANLIĞI KANUNLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 01/04/2012 AYLIK FAALĠYET RAPORU (01/03/2012-31/03/2012) İÇİNDEKİLER 1- SORU ÖNERGELERĠ... 3 1.1- BAKANLIĞIMIZA YÖNELTĠLEN... 3 1.1.1- Ankara Milletvekili

Detaylı

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 Adı Soyadı : No: Sınıf: 11/ SĠYASET Siyaset; ülke yönetimini ilgilendiren olayların bütünüdür.

Detaylı

DOĞAL GAZ SEKTÖRÜNDE PERSONEL BELGELENDĠRMESĠ

DOĞAL GAZ SEKTÖRÜNDE PERSONEL BELGELENDĠRMESĠ Türk Akreditasyon Kurumu Personel Akreditasyon Başkanlığı Akreditasyon Uzmanı 1 Ülkemizde ve dünyada tüm bireylerin iģgücüne katılması ve iģgücü piyasalarında istihdam edilebilmeleri için; bilgiye dayalı

Detaylı

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 - CENTER FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC STUDIES KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS

Detaylı

Polis Taksim Meydanı'na girdi

Polis Taksim Meydanı'na girdi On5yirmi5.com Polis Taksim Meydanı'na girdi Gezi Parkı eylemlerinin 15. gününde polis, Taksim Meydanı na girdi. AKM ve Cumhuriyet Anıtı ndaki afişler söküldü, barikatlar da kaldırıldı. Yayın Tarihi : 11

Detaylı

SSP900 SOSYAL SORUMLULUK PROJESĠ DERS SUNUMU

SSP900 SOSYAL SORUMLULUK PROJESĠ DERS SUNUMU SSP900 SOSYAL SORUMLULUK PROJESĠ DERS SUNUMU Ders Sorumlusu: Prof. Dr. Mehmet DĠLMAÇ Yardımcı Öğretim Elemanı: ArĢ. Gör. Beytullah ERDOĞAN 1 DERS KONU BAġLIKLARI PROJENĠN BAġLATILMASI PROJENĠN EVRELERĠ

Detaylı

Değerli dinleyicilerimiz. Önce haber baģlıklarımız vererek, 2014 ÜN son Ülkemiz gündemine bir göz atalım.

Değerli dinleyicilerimiz. Önce haber baģlıklarımız vererek, 2014 ÜN son Ülkemiz gündemine bir göz atalım. ÜLKEMİZDEN KADIN GÜNDEMİ HAZIRLAYAN: ZEYNEP YILDIRICI Değerli dinleyicilerimiz. Önce haber baģlıklarımız vererek, 2014 ÜN son Ülkemiz gündemine bir göz atalım. - AYġENUR ĠSLAMDAN KADIN ERKEK EġĠTLĠĞĠ AÇIKLAMASI.

Detaylı

TEMAKTĠK YAKLAġIMDA FĠZĠKSEL ÇEVRE. Yrd. Doç. Dr. ġermin METĠN Hasan Kalyoncu Üniversitesi

TEMAKTĠK YAKLAġIMDA FĠZĠKSEL ÇEVRE. Yrd. Doç. Dr. ġermin METĠN Hasan Kalyoncu Üniversitesi TEMAKTĠK YAKLAġIMDA FĠZĠKSEL ÇEVRE Yrd. Doç. Dr. ġermin METĠN Hasan Kalyoncu Üniversitesi ÇOCUK ÇEVRE ĠLIġKISI Ġnsanı saran her Ģey olarak tanımlanan çevre insanı etkilerken, insanda çevreyi etkilemektedir.

Detaylı

Endi eli yimserlik Kamuoyu Beklentilerinde Pozitif Trend Devam Ediyor Genel Seçim Sürecine AKP Önde Giriyor, CHP Takipte de Bahar Havasý Türkiye nin LoveMarklarý Arçelik-Adidas-Nokia-LCWaikiki-Beko Türkiye

Detaylı

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Devrimci Marksizm Yayın Kurulu Uzun vadede bu felâket konusunda suçun nasýl daðýtýlacaðý çok þeyi belirleyecektir. Ýþte bu, önemli bir entelektüel

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESÝ KARARLARINDA SENDÝKA ÖZGÜRLÜÐÜ Dr.Mesut AYDIN*

ANAYASA MAHKEMESÝ KARARLARINDA SENDÝKA ÖZGÜRLÜÐÜ Dr.Mesut AYDIN* 1.Giriþ ANAYASA MAHKEMESÝ KARARLARINDA SENDÝKA ÖZGÜRLÜÐÜ Dr.Mesut AYDIN* Toplu olarak kullanýlmasýndan dolayý kolektif sosyal haklar arasýnda yer alan sendika hakký 1 ; bir devlete sosyal niteliðini veren

Detaylı

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU DERSİMİZİN TEMEL KONUSU 1 1. TÜRK HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARINI TANIMAK 2. TÜRKIYE DE NELER YAPABİLİRİZ SORUSUNUN CEVABINI BULABİLMEK DERSİN KAYNAKLARI 2 SİZE GÖNDERİLEN MATERYAL: 1. 1982 Anayasası: https://www.tbmm.gov.tr/anayasa/anayasa_2011.pdf

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

Ġnternet ve Harekât AraĢtırması Uygulamaları

Ġnternet ve Harekât AraĢtırması Uygulamaları Ġnternet ve Harekât AraĢtırması Uygulamaları Cihan Ercan Mustafa Kemal Topcu 1 GĠRĠġ Band İçerik e- Konu\ Mobil Uydu Ağ Genişliği\ e- e- VoIP IpV6 Dağıtma Altyapı QoS ticaret\ Prensip Haberleşme Haberleşme

Detaylı

T.C. BĠNGÖL ÜNĠVERSĠTESĠ REKTÖRLÜĞÜ Strateji GeliĢtirme Dairesi BaĢkanlığı. ÇALIġANLARIN MEMNUNĠYETĠNĠ ÖLÇÜM ANKET FORMU (KAPSAM ĠÇĠ ÇALIġANLAR ĠÇĠN)

T.C. BĠNGÖL ÜNĠVERSĠTESĠ REKTÖRLÜĞÜ Strateji GeliĢtirme Dairesi BaĢkanlığı. ÇALIġANLARIN MEMNUNĠYETĠNĠ ÖLÇÜM ANKET FORMU (KAPSAM ĠÇĠ ÇALIġANLAR ĠÇĠN) ÇALIġANLARIN MEMNUNĠYETĠNĠ ÖLÇÜM ANKET FORMU (KAPSAM ĠÇĠ ÇALIġANLAR ĠÇĠN) Düzenleme Tarihi: Bingöl Üniversitesi(BÜ) Ġç Kontrol Sistemi Kurulması çalıģmaları kapsamında, Ġç Kontrol Sistemi Proje Ekibimiz

Detaylı

TÜRKĠYE TEKNOLOJĠ GELĠġTĠRME VAKFI (TTGV) DESTEKLERĠ

TÜRKĠYE TEKNOLOJĠ GELĠġTĠRME VAKFI (TTGV) DESTEKLERĠ TÜRKĠYE TEKNOLOJĠ GELĠġTĠRME VAKFI (TTGV) DESTEKLERĠ 3 TEMEL DESTEĞĠ MEVCUTTUR 1- Ar-Ge Proje Destekleri 2- Çevre Projeleri Destekleri 3- Teknolojik Girişimcilik Destekleri Ar-Ge Proje Destekleri a) Teknoloji

Detaylı

T.C ADALET BAKANLIĞI Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü

T.C ADALET BAKANLIĞI Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü T.C ADALET BAKANLIĞI Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü Ceza Ġnfaz Kurumlarında Madde Bağımlılığı Tedavi Hizmetleri Serap GÖRÜCÜ Psikolog YetiĢkin ĠyileĢtirme Bürosu Madde bağımlılığını kontrol altında

Detaylı

ÜCRET SĠSTEMLERĠ VE VERĠMLĠLĠK DERSĠ. EKOTEN TEKSTĠL A.ġ.

ÜCRET SĠSTEMLERĠ VE VERĠMLĠLĠK DERSĠ. EKOTEN TEKSTĠL A.ġ. ÜCRET SĠSTEMLERĠ VE VERĠMLĠLĠK DERSĠ EKOTEN TEKSTĠL A.ġ. HAZIRLAYANLAR 2008463084 Gizem Özen 2008463055 Tuğba Gülseven 2009463097 Huriye Özdemir 2007463066 Raziye Sinem Sağsöz SUN GRUBU ŞİRKETLERİ SUN

Detaylı

28.12.2012. Yine tehtid ettiler

28.12.2012. Yine tehtid ettiler Yine tehtid ettiler Muhalefeti ve yönetimiyle Türkiye'nin içişlerine müdahale ettiğini söyleyen Irak'tan bir tepki daha geldi. Irak'ta Mukteda Sadr'ın Mehdi Ordusu'ndan kopan Asaib Ehl el Hak grubu, Türk

Detaylı

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANLATIM SORULARI 1- Bir siyasal düzende anayasanın işlevleri neler olabilir? Kısaca yazınız. (10 p) -------------------------------------------

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir.

Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir. - 1 - I. A.B.D. HAKKINDA GERÇEKLER Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir. 1- Genel bakış A.B.D. nin değişen nüfus yapısı: http://usinfo.state.gov/journals/itsv/0699/ijse/ijse0699.htm

Detaylı

18 Nisan 2007 Çarşamba... Bursa Milletvekili Mehmet Emin Tutan ve 2 Milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası Anonim

18 Nisan 2007 Çarşamba... Bursa Milletvekili Mehmet Emin Tutan ve 2 Milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası Anonim 18 Nisan 2007 Çarşamba... Bursa Milletvekili Mehmet Emin Tutan ve 2 Milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası Anonim ġirketi ve Türkiye Emlak Bankası Anonim ġirketi Hakkında

Detaylı

T.C. B A Ş B A K A N L I K Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü. Sayı : B.02.0.PPG.0.12-010-06/5464 30 NĠSAN 2010 GENELGE 2010/11

T.C. B A Ş B A K A N L I K Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü. Sayı : B.02.0.PPG.0.12-010-06/5464 30 NĠSAN 2010 GENELGE 2010/11 GENELGE 2010/11 Dokuzuncu Kalkınma Planında yer alan Ġstanbul un uluslararası finans merkezi olması hedefini gerçekleģtirmek üzere yapılan çalıģmalar kapsamında, Ġstanbul Uluslararası Finans Merkezi Stratejisi

Detaylı

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları,

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Ankara Forumunun beşinci toplantısını yaptığımız için çok mutluyum. Toplantıya ev sahipliği

Detaylı

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları 2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları Virpi Einola-Pekkinen 11.1.2011 1 Strateji Nedir? bir kağıt bir belge bir çalışma planı bir yol bir süreç bir ortak yorumlama ufku? 2 Stratejik Düşünme Nedir?

Detaylı

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ Günlük Haber Bülteni 09.02.2015 İNTERNET HABERLERİ İnternet Haber Sitesi : www.sondakika.com.tr Tarih: 08.02.2015 İNTERNET HABERLERİ İnternet Haber Sitesi :www.haberler.com.tr Tarih: 08.02.2015 İNTERNET

Detaylı

TEKNOLOJİ VE TASARIM DERSİ

TEKNOLOJİ VE TASARIM DERSİ TEKNOLOJİ VE TASARIM DERSİ FELSEFESİ,TEMEL İLKELERİ,VİZYONU MEHMET NURİ KAYNAR TÜRKIYE NIN GELECEK VIZYONU TÜRKĠYE NĠN GELECEK VĠZYONU GELECEĞIN MIMARLARı ÖĞRETMENLER Öğretmen, bugünle gelecek arasında

Detaylı

Bush, Suudi Kralıyla petrol fiyatı konuştu

Bush, Suudi Kralıyla petrol fiyatı konuştu Bush, Suudi Kralıyla petrol fiyatı konuştu Orta Doğu gezisinin son durağı Suudi Arabistan'da bulunan ABD Başkanı George W. Bush, Suudi Kralı Abdullah'la, yüksek petrol fiyatlarının ABD'yi nasıl etkilediği

Detaylı

İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011

İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011 GELECEK İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011 SARIKONAKLAR İŞ TÜRKĠYE MERKEZİ C. BLOK ĠÇĠN D.16 BÜYÜME AKATLAR İSTANBUL-TÜRKİYE ÖNGÖRÜLERĠ 02123528795-02123528796 2025 www.turksae.com Nüfus,

Detaylı

KUPA TEKNĠK BĠLĠMLER MESLEK YÜKSEKOKULUNUN

KUPA TEKNĠK BĠLĠMLER MESLEK YÜKSEKOKULUNUN KUPA TEKNĠK BĠLĠMLER MESLEK YÜKSEKOKULUNUN 6.Spor ġenlikleri kapsamında gerçekleģtirilen Futbol Turnuvası Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulunun zaferi ile sona erdi. Yapılan maçlar sonucunda Ünye ĠĠBF

Detaylı

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir.

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir. Randstad Group İlkesi Başlık Business Principles (Randstad iş ilkeleri) Yürürlük Tarihi 27-11 -2009 Birim Grup Hukuk Belge No BP_version1_27112009 Randstad, çalışma dünyasını şekillendirmek isteyen bir

Detaylı

30.06.2014 Pazartesi Basın Gündemi

30.06.2014 Pazartesi Basın Gündemi 30.06.2014 Pazartesi Basın Gündemi Prof. Dr. Hayrettin Usul Açıklaması İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Cihannüma Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi,Ortadoğu daki son gelişmeleri değerlendirdi.

Detaylı

Kasım. Günlük Araştırma Bülteni Sabah RAPORU

Kasım. Günlük Araştırma Bülteni Sabah RAPORU 03 Kasım Günlük Araştırma Bülteni Sabah RAPORU Uluslararası kuruluşlar seçim sonuçlarından memnun 1 Kasım erken genel seçiminden tek parti iktidarı sonucunun çıkması yabancı kuruluşlar tarafından olumlu

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İngilizce Eğitim Programı için gerekli ek rapor

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İngilizce Eğitim Programı için gerekli ek rapor 1/9 Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İngilizce Eğitim Programı için gerekli ek rapor İçindekiler C2. ULUSAL TIP EĞĠTĠMĠ STANDARTLARINA ĠLĠġKĠN AÇIKLAMALAR... 2 1. AMAÇ VE HEDEFLER... 2 1.3. Eğitim programı amaç

Detaylı

Olmak ya da Olmamak. Cumhuriyetin temel niteliklerine

Olmak ya da Olmamak. Cumhuriyetin temel niteliklerine 2007y ý l ý ü l k e - m i z için bir ol-mak ya da olmamak savaþýna sahne olacaða benziyor. AKP, çeþitli kesimlerden gelen uya-rýlara raðmen ülkemizi bir is-lâm devletine dönüþtürme tutkusundan vazgeçmedi,

Detaylı

Avrupalıların Müstakbel Bir AB Üyesi Olarak Türkiye ye Bakışları ve. Türkiye nin Avrupalılaşma Sorunları

Avrupalıların Müstakbel Bir AB Üyesi Olarak Türkiye ye Bakışları ve. Türkiye nin Avrupalılaşma Sorunları Avrupalıların Müstakbel Bir AB Üyesi Olarak Türkiye ye Bakışları ve Türkiye nin Avrupalılaşma Sorunları Merkezi Finans ve İhale Birimi AB ve Türkiye Arasında Sivil Toplum Diyaloğunun Geliştirilmesi Üniversiteler

Detaylı

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS ARAP DİLİ VE EDEBİYATI I İLH 103 1 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu

Detaylı

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB Danýþma Kurulu 38. Dönem 2. Toplantýsý 16 Nisan 2005'te Ankara'da TMMOB çalýþmalarý üzerine bilgilendirme ve TMMOB çalýþmalarýnýn deðerlendirilmesi gündemi

Detaylı

17.11.2008 Ġ Ç Ġ N D E K Ġ L E R

17.11.2008 Ġ Ç Ġ N D E K Ġ L E R 2009 MALĠ YILI MERKEZĠ YÖNETĠM BÜTÇE KANUNU TASARISI ĠLE 2007 MALĠ YILI MERKEZĠ YÖNETĠM KESĠNHESAP KANUNU TASARISI NIN PLAN VE BÜTÇE KOMĠSYONU GÖRÜġME TUTANAKLARI BAġKAN: Sait AÇBA (Afyonkarahisar) BAġKANVEKĠLĠ:

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

Kuruluşumuzun amacı, beklentileriniz doğrultusunda kaliteli hizmeti siz değerli müşterilerimize sorunsuz ve en uygun şekilde sunmaktır.

Kuruluşumuzun amacı, beklentileriniz doğrultusunda kaliteli hizmeti siz değerli müşterilerimize sorunsuz ve en uygun şekilde sunmaktır. Değerli Müşterimiz; Günümüz iş dünyasının hızlı temposunda kuruluşlar arasında daha iyiye ulaşma çabası, belirlenen amaçlara ulaşma yolundaki rekabet, sonuçta ulaşılan başarı ve bu başarının değerini belirleyen

Detaylı

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013).

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013). Takdim Biliyor musunuz? Bir televizyon haberine göre Türkiye de 2014 yerel seçimlerinde muhtar adaylarıyla birlikte 830 bin kişinin aday olması bekleniyordu. Bu, Türkiye de yaklaşık her 90 kişiden birinin

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm

2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm 2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm kesimlerinde şeffaflık, dürüstlük ve hesap verebilirlik ilkelerini

Detaylı