T.C. İSTANBUL 13.AĞIR CEZA MAHKEMESİ ( CMK 250 MADDESİ İLE YETKİLİ ) DURUŞMA TUTANAĞI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "T.C. İSTANBUL 13.AĞIR CEZA MAHKEMESİ ( CMK 250 MADDESİ İLE YETKİLİ ) DURUŞMA TUTANAĞI"

Transkript

1 T.C. İSTANBUL 13.AĞIR CEZA MAHKEMESİ ( CMK 250 MADDESİ İLE YETKİLİ ) DURUŞMA TUTANAĞI ESAS NO :2009/191 CELSE NO :14 CELSE TARİHİ : BAŞKAN :KÖKSAL ŞENGÜN ÜYE :HASAN HÜSEYİN ÖZESE ÜYE :SEDAT SAMİ HAŞILOĞLU C. SAVCISI :MEHMET ALİ PEKGÜZEL C. SAVCISI :NİHAT TAŞKIN KATİP :MEHMET ALİ ALTUNKAYNAK Mahkeme Başkanı Köksal Şengün ile Üye Hakimler Hasan Hüseyin Özese, Sedat Sami Haşıloğlu dan oluşan mahkeme heyeti tarafından tarihli oturum açıldı. Tutuklu sanıklardan Fatih Hilmioğlu, Levent Ersöz, Mehmet Haberal, Durmuş Ali Özoğlu dışındaki tutuklu sanıklar cezaevinden getirildi. Bağsız olarak huzurdaki yerlerine alındı. Tutuksuz sanıklaradan Ahmet Hurşit Tolon, Vural Vural, İlyas Çınar, Emin Şirin ile sanıklar müdafilerinden Sanıklar Mehmet Şener Eruygur, Hasan Atilla Uğur, Rıza Ferit Bernay müdafii Av. Zeki Aksoy, Av. Filiz Esen, sanıklar Mustafa Levent Göktaş, Mustafa Koç, Cengiz Köylü, Hüseyin Buzoğlu ve Tuncer Kılınç müdafii Av. Hasan Gürbüz, sanık İlyas Çınar müdafii Av. Hanife Çakmak, sanıklar Adil Serdar Saçan, Birol Başaran, Tuncay Özkan İlyas Çınar, Hüseyin Vural Vural, müdafii Av. Celal Ülgen, Av. Hüseyin Ersöz, sanıklar Ahmet Hurşit Tolon ve Mehmet Haberal Müdafii Av. Yasemin Antakyalıoğlu, sanık Ahmet Hurşit Tolon müdafii Av. İlkay Sezer, sanık Emin Şirin Av. Rezzan Aydınoğlu, sanık Gürbüz Çapan müdafi Av. Özlem Durdağı, sanıklar Gürbüz Çapan ve Tanju Güvender müdafi Av. Armağan Güner, sanıklar Taylan Özgür Kırmızı, Muhammed Sarıkaya, Yalçın Küçük müdafi Av. Kazım Yiğit Akalın, sanıklar Tuncay Özkan, Hüseyin Nazlıkul ve Mesut Özcan müdafi Av. Gizem Öcalan ın geldikleri görülmekte, huzurdaki yerlerine alındı. Açık yargılamaya devam olundu. Sanık Hasan Atilla Uğur huzura alındı. Kendisine CMK nın 147 ve 191. maddesindeki yasal hakları ayrı ayrı izah edildi. Mahkeme Başkanı: Müdafileriniz hazır, müdafileriniz hazır. Sanık Hasan Atilla Uğur: Evet, hazır efendim. Mahkeme Başkanı:" Suçlandığınız konuları biliyorsunuz, Suçlandığınız konular hakkında susma hakkına sahipsiniz, lehinize tüm delilleri toplatabilirsiniz, hazırlığınız tamam, savunmaya hazır mısınız? Sanık Hasan Atilla Uğur: Hazırım efendim, evet. SANIK HASAN ATİLLA UĞUR SORGU VE SAVUNMASINDA: Sayın başkan, öncelikle müsaade ederseniz powerpoint bir sunum hazırlamıştım, daha önce mahkemenizden bu konuda izin almış idim. Arkadaşlarımız o CD yi takarlarsa ondan da faydalanmak istiyorum. Mahkeme Başkanı: Hem konuşma hem şey mi, yoksa bir bölümü mü? Sanık Hasan Atilla Uğur: Bir iki, bir bölüm var sadece göstermek istediğim bazı yerler var, powerpoint sunum şeklinde. Mahkeme Başkanı: Yani ifadenizde, ifadeniz arasında mı, şimdi mi, hemen? Sanık Hasan Atilla Uğur: İfadem arasında ama şimdiden izin istiyorum sizden o konuda.

2 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:14 Sayfa:2 Mahkeme Başkanı: Gayet Tabi olur, siz başlayın ne zaman isterseniz onu takarız. Sanık Hasan Atilla Uğur: Peki, sağ olun sayın başkanım. Sayın Başkan, değerli üyeler, Öncelikle meslek hayatını terör örgütleri ile mücadele içinde geçirmiş ve terör örgütlerinin hedefi olmuş bir insan olarak terörist suçlaması ile Yüce Türk Adaletinin önünde bulunmaktan duyduğum derin üzüntüyü ifade etmek isterim. Bu trajikomik linç kampanyası elbette sizin yani bağımsız Türk yargısı önünde hak ettiği cevabı alacaktır. Ancak, bu süreçte benim, ailemin ve çevremdeki birçok insanın çektikleri rezilliklerin ve mağduriyetlerin hesabını Kim ya da kimler verecektir. Şimdi size neden burada olduğumu tüm ayrıntıları ile anlatmak istiyorum. Bizi burada dinleyen herkes ve eğer medya tam yansıtırsa tüm kamuoyu bu linç kampanyasının neden uygulandığı konusunda bir kez daha fikir sahibi olacaktır.1979 yılında Kara harp okulundan mezun olduktan sonra, çeşitli kurs ve görevleri müteakip Tunceli Ili Hozat ilçesinde komando bölük komutanı olarak görevlendirildim. O yıllarda ülkemin hemen hiçbir yerinde terör hadisesi yok iken, maalesef orası TİKKO ve DHKP-C terör örgütlerinin faaliyet alanları idi. Üsteğmen rütbesinde genç bir subay olarak komutanlarım ve silah arkadaşlarımla beraber gece gündüz demeden yaptığımız mücadele sonucunda bölgeyi teröristlere dar ettik. Hozat ilçesi çok küçük ve şirin bir yerdi. Sürekli operasyonlarda olduğum için, ilçede bir esnaf haricinde kimseyi tanıma fırsatım olmamıştı. Bir gün sohbet için dükkânına gittiğimde; adamcağız benim oradan gitmem için her şeyi denedi. Soğuk davrandı, gündüz olmasına rağmen dükkânını kapatması gerektiğini dahi söyledi. Yıllar sonra karşılaştığımızda meşrubat kasalarının arkasına gizlenmiş iki teröristin, örgütün benimle ilgili infaz kararını uygulamak için beklediklerini söyledi. Aynı tarihlerde emniyet müdürlüğünden gelen bir eylem ikaz yazısı da bunu doğruluyordu. Daha sonraki yıllarda da DHKP-C terör örgütünün hedef listesinde hep en başlarda oldum. Terör örgütünün ölüm listesinde yer almak görevimi en iyi şekilde yapabildiğimin göstergesi idi yılları arasında komando birliğinin komutanı olarak K.Maraş, Bitlis, Mutki, Hizan ve Tatvan da vatan haini bölücü teröristlere karşı bütün gücümle mücadele ettim yılında Kızıltepe ilçe jandarma komutanlığına atandım. Kızıltepe ye ilk gittiğimde; çarşıdaki esnafın kepenklerinin iki günde bir terör örgütü talimatı ile kapandığı, vatandaşın dışarı çıkmaya korktuğu, insanların sözde vergi adı altında haraca bağlandığı, örgüte para vermeyen, yardım yataklık yapmayanların infaz edildiği, ova kesiminde motorize olmuş en az dört terörist grubun gece gündüz dolaştığı, okulların yakıldığı, dağlık kesiminde ise en az 100 teröristin pervasızca hareket ettiği bir ilçe buldum karşımda. Silah arkadaşlarımla birlikte, emniyet ve yargı mensupları ile omuz omuza mücadeleye başladım. Yüce Allah ın izni ve Kızıltepe halkının da desteği ile bölücü terör örgütüne kısa zamanda büyük darbeler vurdum. Geçtiğim yollara mayınlar döşediler, pusular kurdular ama yılmadım. Oturduğum lojmanı basıp roketlediler, eşimi ve çocuğumu banyo koridoruna yatırarak kurtardım, yine de geri adım atmadım. Terör örgütü sözde GAP eyaletini lağvetmek zorunda kaldı. Bunun altını çizerek tekrar söylemek istiyorum sayın başkan. Terör örgütü sözde GAP eyaletini lağvetmek zorunda kaldı. Defalarca tehdit edildim, o dönemde adı Med TV olan televizyonlarında ve adı Özgür Gündem olan gazetelerinde sürekli hedef gösterildim. Yıllar sonra terörist başını İmralı adasında sorguladığım dönemde kendisine, aynen şunu sordum, sözde GAP eyaletini neden lağvettiğiniz aynen verdiği cevap şudur. Kızıltepe, Ceylanpınar ve Viranşehir bölgesi bizim için çok önemli idi. Zengindi, katılımın en yoğun olduğu yerdi. Ama çok kayıp verip halkın desteği azalınca hesap sordum. Eyalet komutanı Kızıltepe deki yüzbaşının halkı aleyhimize döndürerek kendilerine büyük darbeler vurduğunu söyleyince; o yüzbaşıyı giderin yani öldürün talimatı verdim, defalarca denediler ama başaramadılar, ben de GAP eyaletini lağvedip daha küçük ölçekli Ruha eyaletine bağladım, dedi. Şunu sayın başkana, şunları da sayın üyelere, birincisi sayın başkana. Yansılara girelim. Yine aynı yerde görevli iken, aralarında 20 yıldır Kan davası bulunan daşi ve aşiti aşiretleri arasında barışı sağladım. Terör örgütünün tehditlerine rağmen Kanun köyünde verilen barış yemeğine yaklaşık 5000 vatandaş katıldı ve sulh sağlanmış oldu. Sayın başkan, bu konu ile ilgili bilgiler, biraz önce arz ettiğim önünüzdeki 2

3 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:14 Sayfa:3 dosyada mevcuttur yılında terör örgütünün Antalya ilimize sızdığına dair istihbari bilgiler aldık. Henüz binbaşı rütbesinde olmama rağmen, arkadaşlarımla birlikte tam yetkili olarak bölgede görevlendirildim. Altı ay gibi çok kısa bir süre içerisinde emniyet ve MİT görevlisi arkadaşlarımla birlikte, omuz omuza gece gündüz demeden çalışarak iki büyük terörist grubu etkisiz hale getirdik. Yine İmralı adasındaki sorguladığım terörist başına sorduğum soruda, buna verdiği cevap şu olmuştur; Yunan istihbaratından gelen iki üst düzey yetkili Lavrion kampındaki lojistik ve eğitim desteklerini arttıracaklarını, ancak bizim de turizm bölgesi Antalya ya açılım yapmamızı, eylemler gerçekleştirerek turizme darbe vurmamız gerektiğini, bu sayede milyarlarca dolarlık turizm gelirinden Türkiye nin mahrum kalacağını, rezervasyonların iptal edileceğini söylediler. Amanos lardaki en iyi iki grubu oraya gönderdim, ama devlet nasıl Haber alıp erken davrandı bilmiyorum Hepsi yok oldular, dedi. Karşısındaki sorgucunun terör örgütüne o darbeyi vuran birliğin başındaki komutan olduğunu elbette ki bilmiyordu yılının Şubat ayında terörist başının sorgulanması görevini devletim bana ve arkadaşlarıma Verdi. Yıllardır ülkeme büyük zararlar veren, binlerce şehidin kanına giren, binlerce gazinin hayatını karartan, bölge halkına dünyayı zehir eden bölücü terör örgütünün elebaşı İmralı adasında bana teslim edilmişti. Elbette bu büyük bir onurdu. İmralı daki görevimi de başarı ile tamamladım. Daha sonra terörist başının, avukatlarına, bunu özellikle altını çizerek arz etmek istiyorum. Defalarca beni sorgulayan kim, adını öğrenin şeklinde talimatlar verdiği bilgisini aldım. Devletim ve şahsım bu konuyu yaklaşık 10 yıl gizli tutmayı başardık. Taa ki bu dava ile gözaltına alınıncaya Kadar bu konu gizli kalabildi. Ciddi devlet anlayışının da gereği zaten buydu. Ancak bu gözaltından sonra tamamen deşifre oldum. Bu husus sorgu sırasında heyetinizde yer alan Sayın Sedat Sami Haşıloğlu na da şahsım ve avukatım tarafından söylenmiştir. Deşifre olmama müteakip eşim ve çocuklarım defalarca tehdit aldılar, halen de tehdit almaktadırlar. Daha sonra Diyarbakır istihbarat grup komutanlığı görevine atandım. Orada özellikle Hizbullah terör örgütüne karşı emniyet, mit ve yargı mensubu arkadaşlarımla birlikte büyük mücadeler verdim. İki kez Dağkapı semtinde bu örgütün şehir merkezinde kurduğu pusulardan kıl payı kurtuldum. (Sanık tarafından powerpoint sunumu izletilmeye başlandı) Yansı 4 ü açar mısınız? 4, devam ediyorum efendim, biraz önce ifade ettiğim safahatımdan dolayı, hem PKK, hem DHKP-C ve hem de Hizbullah terör örgütlerinin direk hedefi oldum. Önünüzde bulunan dosyadan da anlaşılacağı üzere devletim beni 1996 yılından beri yani 13 yıldır özel koruma statüsünde korudu. Malumlarınız olduğu üzere özel koruma kararı herkese takdir edilen bir koruma seviyesi değildir. Yıllardır terör örgütlerinin hedefinde olmam, birçok kez suikastlarından kurtulmam hayatımda zorunlu olarak birçok kısıntıya ve sıradışılığa sebep olmuştur. Bu sıkıntıları, yani normal bir insan hayatı gibi olmayan yaşantımdan dolayı yaşadığım sıkıntıları başta eşim ve çocuklarım olmak üzere yakınımda bulunan tüm insanlar çekmiştir. Düşünebiliyor musunuz, bir yerden bir yere giderken sokağın gözlenmesi, sessizce evden çıkışınız, bir araba tesadüfen arkanızdan geldiğinde sizinle beraber korumalarınızın da endişelenmesi ne büyük bir strestir ve sıkıntıdır. Ancak hiçbir zaman bu konumda bulunmaktan şikâyetçi olmadım. Bu benim işimdi ve ben bu bedelleri ödemeye her zaman hazırdım. Sürekli ölüm tehdidi altında yaşayan bir kişi olarak sık sık telefon ve yer değiştirmem, gizliliğe önem vermem, güvenlik mülahazası iledir. Yaşantımın yıllardır bu şekilde sıra dışı cereyan etmesi, iddianamede maalesef örgütsel gizlilik şeklinde yorumlanıp, lanse edilmiştir. Sayın başkan, değerli üyeler, 2002 yılında Jandarma Genel Komutanlığı Teknik İstihbarat Daire Başkanlığı görevine atandım. O yıla kadar jandarma bünyesinde yeterli teknik istihbarat imkânı bulunmuyordu. İhtiyaçlar emniyet müdürlüğünden talepte bulunularak karşılanıyordu. Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman ın emirleri ile yasanın zabıta olarak bize verdiği yetkiyi kullanmak üzere teknik merkezi kurmaya başladık. Genelkurmay başkanlığının bilgisi ve onayı ile çalışmaya başladık. Sistemi kurarken dışarıya bağımlı olmamak için tamamen milli bir sisteme kavuşmak için TUBİTAK ile çalıştık. Bu konuya Tubitak Ulusal Kriptolama Genel Müdürü Önder Yetiş Bey tanıktır. Bu çalışmalar yapılırken doğal olarak emniyet ve MİT de olduğu gibi GSM 3

4 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:14 Sayfa:4 operatörleri ile de yakın ilişki içerisinde olduk. Ayrıca internet takip sistemi ile ilgili de çalışmalar yaptık. Tüm bu faaliyetler yasalardan alınan yetkiler ile gerçekleştirilmiştir. En basit örnek olarak, internet takip sisteminde yasadışı unsurlarla ilgili yapacağımız izlemeler için dönemin Devlet Güvenlik Mahkemesi başsavcısı Sayın Cevdet Volkan a müracaat ederek ve mahkeme kararı alarak faaliyetlere başladık. Özellikle Kıbrıs ve bölücü terör konuları o dönemde daha çok gündemde olduğu için bunlara yoğunlaştık ve elde ettiğimiz bilgileri sıralı amirlerimize ve diğer ilgili kurumlara gönderdik. Sayın başkan, Özetle söylemem gerekirse İçişleri Bakanlığı ve Genelkurmay başkanlığının onayı ve yasaların jandarmaya verdiği yetkiler ile teknik istihbarat merkezi kurulmuş oldu. İşte sayın başkan, değerli üyeler, sizin karşınızda bulunmamın sebebi bunlardır. PKK, DHKP-C ve Hizbullah terör örgütlerine vurduğum darbelerdir, Antalya yı büyük bir beladan kurtarmamdır, bebek katilini İmralı adasında teslim alıp sorgulamamdır, devletimin kritik ve nitelikli görevlerini başarı ile yerine getirmemdir. Önünüzdeki dosyada, benim bütün hayatımın özeti olan, yansı 5 e gelir misiniz, Önünüzdeki dosyada, benim bütün hayatımın özeti olan, Meslek yaşantımda almış olduğum ödüller bulunmaktadır. Dikkat ederseniz, bu ödüllerin çok büyük bir bölümü terör ve organize suç şebekeleri ile mücadeleye aittir. İntikam alınarak yok edilmek istenen hayatım, önünüzdeki dosyada şekillenmiştir. Bunları detayları ile anlatmamın bir sebebi de gelecek nesillere ikazda bulunmak ve tarihe not düşmektir yılında Çanakkale eğitim alay komutanlığından emekli olmama müteakip Bülent Göktuna adlı dostumun cesaretlendirmesi ile ağırlıklı olarak savunma sanayi konuları olmak üzere eşimin adına bir şirket kurdum. Şirkete daha önce tanıdığım iki emekli astsubay ile emekli bankacı bir arkadaşımı aldım. Bülent Göktuna beyin Mineks adlı şirketine savunma sanayi konularında danışmanlık yapmak için çalışmaya başladık. Ayrıca inşaat, yol yapımı gibi konularda da altını çizerek söylemek istiyorum. Hepsi başarısızlıkla sonuçlanan girişim ve çabalarımız oldu. O zaman anladım ki; piyasa ya da sivil hayat ve ticaret bizim devlet memuru olarak alıştığımız hayattan çok farklı imiş. Hiçbir şey kazanamadığım için şirkette çalışan arkadaşlarıma maaş bile veremedim. Sayın Başkan, işte iddianameyi hazırlayanların, ekip ekip diye, örgütsel anlam yüklemeye çalıştıkları kişiler yaş ortalamaları civarında olan bu emekli insanlardır. Hepsi halen hayattadır, mahkemenizce takdir edilirse tanık olarak dinlenebilirler. Kaldı ki; Şirket macerası sadece 6 ay gibi çok kısa bir süre devam etmiştir. Danışmanlık yaptığımız, daha doğrusu yapmaya çalıştığımız Mineks şirketi sahibi Bülent Göktuna ise, uluslar arası ticaret yapan ve büyük projelere imza atan saygın bir iş adamı olarak rakip firma ya da ülkelerin takiplerine karşı son derece duyarlı bir insandır. Devletin en üst makamlarında bulunan birçok makam sahibinin bile dinlenmekten, takip edilmekten şüphelenerek tedbirler aldıkları bir ortamda kendisinin telefon görüşmelerine dikkat etmesinden daha doğal ne olabilir. Ben zaten biraz önce de arz ettiğim gibi 13 yıldır özel koruma statüsünde bulunan bir insanım. Biraz sonra tek tek ele alacağım telefon görüşmeleri iddianameyi hazırlayanlar tarafından örgütün gizlilik prensibi olarak lanse edilmeye çalışılmıştır. Görüşme yaptığım insanların hepsi hayattadır, hangisi terörist ya da terör örgütü üyesidir. Tümünün huzurunuza davet edilerek tanık olarak dinlenmesini talep ediyorum yıllarında sadece bir kısmına, altına altını çizerek söylemek istiyorum sadece bir kısmına emirle katıldığım, çeşitli şahıslarla yapılan görüşmeler tamamen emirler doğrultusunda yapılmış ve tape haline getirilerek istihbarat Başkanı tarafından komuta katına arz edilen hususlardır. Örneğin, 2002 yılında mülkiye Başmüfettişi Refik Ali Uçarcı, istihbarat başkanı Tuğgeneral Halil Helvacıoğlu tarafından, bir takım yolsuzluklarla ilgili bilgi vermek amacı ile bana gönderilmiş bir kişidir, kendisinin uzunca anlatımları emirle kayda alınmış ve resmi üst yazı ile istihbarat başkanlığına sunulmuştur. Ayrıca dönemin Keçiören Belediye Bşk. ile yaptığım görüşme Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Şener Eruygur un emirleri doğrultusunda yapılan bir görüşmedir ve bir suç unsuru içermemektedir. Ve netice üst makama rapor edilmiştir. Ancak bu görüşmeyi iddianameden okuduğumda araya abuk sabuk cümle ve kelimeler sıkıştırıldığını gördüm. Zaten yapılan görüşme asla suç teşkil etmeyen ve emirle yapılmış bir görüşme idi. Ama 4

5 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:14 Sayfa:5 yine de araya montajlanmış cümleler, komplocu zevatın nasıl çalıştığını net olarak göstermektedir. Malumlarınız olduğu üzere bu kayıtların alınması altını çizerek söylemek istiyorum. Bu kayıtların alınması 2003 ve 2004 yıllarında yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu na göre suç teşkil etmediği gibi, şantaj ve bunun gibi amaçlarla da kesinlikle kullanılmamıştır, kaldı ki; yıllarında iç hizmet kanununa göre emirlere harfiyen riayet etmek durumunda olan muvazzaf bir askerim. Yani verilen emir suç teşkil etmediği sürece yapılır. Verilen emirlerin amacı ve niyeti ast tarafından komutana sorulamaz. Askerliğini yapan herkes bunu bilir. İddianamede belirtilen İsmail Yıldız ile bir ya da iki kez istihbarat başkanının odasında karşılaştım, kendisini tanımıyorum o görüşmede bulunmamın dışında kendisiyle bir bağlantım yoktur. zaten İsmail Yıldız da takip ettiğim kadarıyla 1. Iddianame kapsamında mahkemenize verdiği ifadede, bunu teyit etmektedir. Eski milletvekili Emin Şirin i 2002 yılında Jandarma Genel Komutanlığına geldiğinde tanıdım. Kendisini beyefendi, saygın ve milli hassasiyetleri yüksek bir insan olarak bilirim. Emin Şirin ile özel yerlerde buluştuğum, belge ve bilgi alışverişinde bulunduğum iddiaları tamamen gerçek dışıdır. Hele kendisinin Türkiye Büyük Millit Meclisin de verdiği önergelerin jandarma tarafından hazırlandığı iddiası hem üzücü hem de komiktir yılında emekli olmama müteakip kendisi beni arayarak siyaseti düşünüyorsanız bize gelin diye davet etmiştir. Birkaç kez yüz yüze olmak üzere ve bazıları da telefonla sadece bu konu üzerinde görüşmemize müteakip şartlarım elvermediği ve aileme danıştığım zaman onaylamadıkları için milletvekili adaylığı başvurusunu yapmadım, Emin Şirin bey ile temasımız bununla sınırlıdır. O tarihten sonra da hiçbir görüşmemiz temasımız olmamıştır. Ayrıca 21 Ocak 2004 tarihinde Cem Uzan ile yapılan görüşmenin ek klasör 115 Te 3 ayrı çözüm tutanağı olduğnu gördüm. Birincisi, 49 ikincisi, 29 ve üçüncüsü 2 sayfalıktır. Sadece 29 sayfalık çözüm tutanağı imzalanmış ve nereden alındığı belirtilmiştir. Diğerleri ise isimsiz, imzasız world belgesi şeklindedir. Çözümler incelendiğinde ve cümlelerin farklı ve yerlerinin değiştirilmiş olarak iddianameye aktarıldığı çok açık olarak, görülmektedir. Soruşturma aşamasında savcılar tarafından tanık olarak ifadesi alınan Cem Uzan benim ve Levent Ersöz ün 22 Temmuz seçimleri öncesinde kendisine gelerek milletvekili olmak istediğimizi beyan etmiştir. Bu iddia tamamen gerçek dışıdır. Ben daha önce de ifade ettiğim gibi emekli olmama müteakip tek başıma ve sadece Emin Şirin Bey ile görüştüm, sonra kendim vazgeçtim, yani resmi bir müracaatım da olmamıştır. Ancak şunu özellikle söylemek istiyorum, ilk genel seçimde nerede ve hangi şart altında olursam olayım, yüce Allahın izniyle parlamentoya mutlaka gireceğim. Terörün ve ayrılıkçılığın ihanet şebekeleriyle bu şekilde içli dışlı olduğu bir ortamda bu Kadar tecrübeyi, deneyimi bu milletlin emrine verebilmek en büyük hedefimdir ve bunun yolu da Türkiye Büyük Millet Meclisine girmektir ve inşallah onu da yapacağım. Sayın başkan, değerli üyeler, parlamenter demokrasiye inanmayan bir insanın, sözde darbe peşinde koşan bir insanın, siyasete girmeyi düşünmesi normal midir? İddianamede tamamen gerçek dışı karinelerle suçlanmamın hukuksal hiçbir temeli yoktur. 1 Temmuz 2008 tarihinde büro olarak kullanılan yer ile evimde yapılan aramalarda benimle kesinlikle ilgisi olmayan, bende bulunma ihtimali dahi sıfır olan çeşitli CD ler maalesef bulunmuş gibi gösterilmiştir. Ceza Mahkemeleri Kanununun malumlarınız olduğu üzere 134/1 ve 134/4 ncü maddelerine göre kanunsuz elde edilen deliller statüsünde olan bu CD ler ve bilgisayar çıktıları maalesef aramayı gerçekleştirenlerce bulunmuş gibi gösterilmiştir. Bu hususta arama yapıldığında büroda bulunan kişilerin mahkemenize yazı ile müracaatları vardır. Mahkemenizce bu kişilerin de tanık olarak dinlenilmelerini talep ediyorum. Zaten CMK nun 206 ncı maddesinde kanuna aykırı elde edilmiş olan deliller reddedilir hükmü mevcuttur. 7. yansıyı açar mı sınız, Sayın başkan, değerli üyeler, malumlarınız olduğu üzere, 3713 sayılı Terörle mücadele kanununun 1nci bölüm 1nci maddesinde terör tanımı Cebir ve şiddet kullanarak baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle anayasada belirtilen Cumhuriyet in niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, ekonomik düzeni değiştirmek, devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk devletinin ve Cumhuriyet inin varlığını tehlikeye düşürmek, 5

6 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:14 Sayfa:6 devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden eylemlerdir, şeklinde belirtilmiştir. Sayın Başkan, benim tüm yaşantım, biraz önce arz ettiğim gibi bu tanımda hayat bulan terör örgütleri ve mensuplarıyla mücadele içinde geçti. İddianameyi hazırlayanlarca nasıl teröristlerle aynı kefeye konulduğumu anlamakta cidden çok büyük zorluk çekiyorum. TCK nun 314/1 nci fıkrasında bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla, silahlı örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır, denilmektedir. Bu madde ile ilgili olarak kanun koyucu gerekçeyi şu şekilde ifade etmiştir; Bu madde kapsamına giren örgütün silahlı olması gerekmektedir. Başka bir deyişle, silah, bu suçun bir unsurunu oluşturmaktadır. Buradan hareketle öncelikli olarak ortada bir örgüt olması gerekmektedir. Örgütün oluşması, yani suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu, seçimlik hareketli bir suçtur. Bu seçimlik hareketler, suç işlemek için örgüt kurmak ve yönetmektir. Bana isnat edilen suç silahlı terör örgütü yönetme suçudur. Her şeyden önce bu suçun oluşabilmesi için ortada bir terör örgütü olması gerekmektedir. Yine TCK nun malumlarınız olduğu üzere 220 nci maddesi bu hususu şu şekilde belirtmektedir. Örgüt soyut bir birleşme değildir, bünyesinde hiyerarşik bir ilişki olmalıdır. Bu hiyerarşik ilişki dolayısı ile örgütün, mensupları üzerinde hâkimiyet tesis eden bir güç kaynağı niteliğini taşıması gerekmektedir. Örgütün varlığı için, suç işlemek amacı etrafındaki fiili birleşme olması gereklidir. Örgütün niteliği itibarı ile devamlılık arz etmesi gerekmektir. Kanun koyucu bu maddenin gerekçelerini açıkça ortaya koymuştur. Ayrıca; örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ve araç ve gereç bakımından, amaçlanan suçları işlemeye elverişli olması gerekmektedir. Yani kurulduğu iddia edilen örgütün, bana isnat edilen,türkiye Cumhuriyet i Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme eylemlerini gerçekleştirebilecek üye sayısına, araç ve gerece sahip olması ve kurulduğu iddia edilen örgütün amacının bu suçları işlemek olması ve benim de bu örgütün üyesi veya yöneticisi olmam gerekmektedir. Yani benim öncelikle yönetici olabilmem veya üye olabilmem için, yukarıda isnat edilen suçları işlemek, amacım olmalı, sonra da bu suçları işlemek için teşebbüs etmiş olmam gerekmektedir. Madde gerekçesinde kanun koyucunun belirttiği gibi, bu suçları işlemek amacıyla kurulduğu iddia edilen örgütün amacının suç niteliği taşıması gerekmektedir. Bu nedenle, söz konusu suç, ancak doğrudan kastla işlenebilir. Kişiler suç işlemek amacıyla bir örgütlenme yapısı içinde bulunmalıdırlar. Ben 2003 ve 2004 yıllarında altını çizerek söylemek istiyorum, iki ayrı istihbarat başkanının, iki ayrı Jandarma Genel Komutanının emrinde kanun, yönetmelik ve yönergelerde açıkça belirtilen görevleri yapmakla yükümlüydüm ve yaptığım kutsal yemine bağlı kalarak, bana verilen görevleri yapmaya gayret ettim. Ne o tarihlerde ve ne de ondan sonra bana isnat edilen suçları işleme amacında olmadığım gibi, aksine bu suçları işleme amaç ve eylemleri içerisinde olan, kişi ve gruplara karşı koyma, yakalama ve yakalanmasını sağlama ve adalet önüne çıkarılmalarını temin etme ve bu maksatlarla, Jandarma İç Güvenlik Birliklerinin istihbarat etkinliklerini arttırmak için görev yaptım. Bu suçlara karşı koymakla görevli olan benim, bu suçlarla itham edilmem Kadar acı verici bir durum olamaz. Sayın Başkan, değerli üyeler, esasen aksi olarak benim bu suçları işlemek amacında olduğumu ispatlayacak hiçbir somut delil de yoktur. Eğer benim bir istihbarat görevlisi olmam, kamu hizmetinin gereği olarak hiyerarşik yapı içerisinde bulunmam, örgüt üyeliği veya örgüt yöneticiliğine gerekçe gösterilecekse, Jandarma Genel Komutanlığı, dolayısıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinin örgütü oluşturması ve mensuplarının da üye veya yöneticileri olması gerekir. Yani örgüt varsa, bütün Jandarma Genel Komutanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının tamamı üyelik ve yöneticilikten yargılanmalıdırlar. Mensubu olmaktan onur duyduğum Jandarma Genel Komutanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetlerini suça konu örgüt olarak nitelemek zaten başlı başına suç oluşturacaktır. Benim altını çizerek söylemek istiyorum mensubu olduğum kutsal ocaktan başka, 6

7 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:14 Sayfa:7 içerisinde bulunduğum örgüt yoktur. Ayrıca, halen tutuklu olan veya tutuksuz olarak yargılanan insanların büyük bir çoğunluğunu ismen de, cismen de tanımam, Bir kısmını herkes gibi basından tanırım. Benim bu kişilerle fiziki olarak veya telefon yoluyla bile görüşmemin dahi olmadığı, dosyaya konulan telefon görüşme tapelerinden ve yapıldığına çok net olarak inandığım fiziki takipten de bellidir. Sayın başkan, burada çok önemli bir konuyu ifade etmek istiyorum. Ben korumalı personelim, korumalı olmam nedeniyle benimle 24 saat beraber olan güvenlik görevlilerinin de ifadelerine başvurulduğunda bu husus teyit edilecektir. Benim yüklendiğim kamu görevi dışında, komutanlarımla hiçbir bağımın olmadığı, telefonlarım ve yaşantımın her safhası takip edilerek belirlenmiştir. Sonuç olarak böyle bir suçun oluşmadığı çok açıktır. TCK nun 311/1 nci fıkrasında, Cebir ve şiddet kullanarak TBMM ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılırlar, şeklinde belirtilen suçlama ile ilgili olarak, kanun koyucu gerekçeyi şu şekilde ifade etmiştir; Anayasayı ihlal suçu, Anayasa düzenine hâkim olan ilke ve sistemleri koruma amacını güderken, bu madde, Türkiye Cumhuriyet i Devletinin egemenlik unsurunun oluşturduğu üç güçten birini ve yasama gücünü oluşturan Türkiye Büyük Millet Meclisi nin Anayasa kurallarına uygun bir biçimde görevlerini yerine getirebilmesi yeteneğini korumaktır. Anayasa düzenini ortadan kaldırma veya bu düzen yerine başka bir düzen getirme veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önleme amacını gerçekleştirmek için Türkiye Büyük Millet Meclisi ne yönelen saldırılar, Anayasayı ihlal suçunu oluşturur. Bu madde kapsamında tanımlanan suç, bu amaçlar dışında, Türkiye Büyük Millet Meclisi nin Anayasaya uygun bir şekilde görevlerini yerine getirmesini engelleme hallerinde oluşacaktır. Maddede tanımlanan suçun oluşabilmesi için; cebir ve şiddete başvurulması gerekir. Bu nedenle, cebir ve şiddet bu suçun seçimlik unsurunu oluşturmaktadır. Anayasamızın başlangıç kısmında aynen söyle denmektedir. Millet iradesinin mutlak üstünlüğü; egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunu millet adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukukun dışına çıkamayacağı, hiçbir faaliyetin Türk Milli menfaatlerinin, Türk varlığının, Devleti ve ülkesiyle bölünmez bütünlüğü esasının, Türklüğün tarihi ve manevi değerlerini, Atatürk Milliyetçiliği ilke ve inkılâpları ve medeniyetçiliğinin karşısında korunma göremeyeceği ve laiklik ilkesinin karıştırılamayacağı, şeklindeki ifade ile siyasal iktidarın kuruluş ve işleyişine egemen olması gereken ilkeler gösterilmiş bulunmaktadır. Madde ile korunmak istenen hukuki yararın niteliği dikkate alınarak, Türkiye Cumhuriyet i Anayasasının öngördüğü düzen ibaresi kullanılmış, böylece korunmak istenen hukuki yarara açıklık getirilmiştir. Maddede tanımlanan suçun oluşabilmesi için, cebir ve şiddet kullanarak Anayasal düzenin değiştirilmesine teşebbüs edilmesi gerekir. Bu nedenle, cebir ve şiddet bu suçun unsurunu oluşturmaktadır. Cebir ve şiddet kavramlarının hukuki anlam ve içeriği, herkes tarafından bilinen bir husustur. Bu nedenle, Anayasal düzenin değiştirilmesine yönelik teşebbüsün ancak cebir ve şiddet kullanılarak, yani bireylerin iradeleri zorlanarak ifsat edilerek gerçekleştirilmesi gerekir. Hali hazırda bizim uyguladığımız yasa maddesinin ana kaynağı da malumlarınız olduğu üzere budur. Doğal olarak tarafıma isnat edilen suçun oluşabilmesi için iddia edilen örgüt tarafından yoğun ve yaygın bir şekilde cebir ve şiddet uygulanması gerekir. Bu suça yönelik olarak, ne bir gaye ve ne de bir teşebbüsün olmadığı çok açıktır. Bu yönde seçimlik unsur olan cebir ve şiddet kullanılması gibi bir durumun da olmadığı ortadadır. Sayın Başkan, tersi bir ifade ile bu suçun unsurlarının bir tanesinin bile oluştuğuna dair iz, emare, delil, belge ve bilgi mevcut değildir. Bu suçun oluşması için, bir icrai hareket gerekmektedir ki; böyle bir hususun olmadığı tartışmasız bir gerçektir. Ve dosyanın hiçbir yerinde de olduğuna dair bir ifade veya delil mevcut değildir. TCK nun 312 nci maddesi 1 nci fıkrasında, Cebir ve şiddet kullanarak yürütme organını ortadan kaldırmaya teşebbüs eden kimseye, denilmektedir. Benim bu konuda cebir ve şiddet kullandığıma, böyle bir niyet ve kastım olduğuna dair bir tek emare ve delil yoktur. Bu maddeye göre cezalandırılmamın istenilmesi tam bir hukuki zorlamadır. TCK nun 313 ncü maddesi 1 nci 7

8 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:14 Sayfa:8 fıkrasında. Halkı, Türkiye Cumhuriyet i Hükümetine karşı silahlı isyana tahrik eden kimseye, denilmekte ve bu maddeye göre de cezalandırılmam talep edilmektedir. Bu madde ile suçlanmam son derece enteresan olduğu için konuyu biraz açmak istiyorum. Bu madde ile ilgili kanun koyucu gerekçeyi şu şekilde ifade etmiştir; Madde metninde halkı Türkiye Cumhuriyet i Hükümetine karşı silahlı isyana tahrik, suç olarak tanımlanmaktadır. Silahlı isyan, Devlet otoritesini yok etmek amacını ifade eder. Suçun oluşması bakımından önemli olan husus, halkı silahlı olarak maddi bir fiile kışkırtmaktır. Suçun oluşması için, isyana tahrik fiili yeterlidir. Sayın başkan, bana isnat edilen bu suçun hiçbir unsurunun oluştuğuna dair en küçük bir emare dahi yoktur. Burada halkın silahlı olarak isyana tahriki söz konusudur ki; tarafımdan hiçbir kişinin veya toplumun tahriki söz konusu olmadığı gibi, tahriki ima eden bir beyanım, ifadem, belge veya eylemim de olmadığı gün gibi aşikârdır. Silahlı isyana tahrike ait en ufak bir delil yoktur. Devletin emrinde görev yapan bir teşkilatın mensubu olarak, benim hükümete karşı halkı silahlı isyana tahrik etmemin düşünülmüş olması bile benim bütün manevi değerlerime saldırıdır, insan haklarımın ihlalidir. Ülkemizin içinde bulunduğu terör olayları artık son raddeye gelmişken, PKK terör örgütü, ülkemizin bütün maddi ve manevi değerlerine en şiddetli şekilde saldırırken, ülkede bir kargaşa ortamı yaratarak Türkiye yi bölüp parçalamanın yanı sıra, ele geçirmeye, Türklüğü ve Türk insanını yok etmeye çalışırken, Dünyanın en karışık ve hassas bölgesinde bulunan ülkemizin en küçük bir karmaşaya bile tahammül edemeyeceği bir dönemde iken, Türklüğün, Kurtuluş savaşı dâhil tarihinde karşılaştığı en zorlu ikinci döneminde iken, bırakınız silahlı isyanı, en küçük bir iktidar boşluğuna dahi tahammülümüzün olamayacağı gerçeği karşısında, bir zerrecik kadar Türklük ve vatandaşlık bilinci olan değil, Ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde yatan ağır hastalar bile bu suça tevessül etmez, edemez. Teröristler için saygı duruşunda bulunan, yansı 8 i koyar mısınız, Teröristler için saygı duruşunda bulunan, İstiklal marşımızı söylemeyen, Şanlı bayrağımıza en iğrenç saldırıları yapan, her fırsatta Türklüğe hakaret eden, Türk İslam kimliğimize saldıran hainler ortalıkta gezerken, Ülkemizi bölüp parçalamayı ve Türklüğü yok etmeyi amaçlamış PKK terör örgütünü en küçük bir şekilde dahi kınamayan, teröriste gerilla diyen, hayatında şehit cenazesine gitmemiş bir oluşumun üyeleri, Yüce Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında zevk ve sefa sürerken, sözde aydınların, şehit analarına ve gazilerimize söver gibi, teröristlerle ağız birliği yaparak İmralı daki bebek katili ve çetesine, af çıkarmak için alçakça saldırıları devam ederken, her bir karışı şehit ve gazilerimizin kanları ile sulanmış olan kutsal Vatanımıza, Cumhuriyet imize, Bayrağımıza, Ülke ve Millet bütünlüğümüze alçakça saldırıda bulunanlar, yurt içinde ve yurt dışında sefalarını sürüp, kinlerini kusarken; Barışta ve savaşta, karada, denizde ve havada, her zaman ve her yerde, milletime ve Cumhuriyet ime doğruluk ve muhabbetle hizmet ve kanunlara ve nizamlara ve amirlerime itaat edeceğime, askerliğin namusunu, Türk sancağının şanını canımdan aziz bilip, icabında vatan, Cumhuriyet ve vazife uğruna hayatımı seve seve feda eyleyeceğime, namusum üzerine ant içerim diyerek, bayrak ve silah üzerine el koyarak yemin etmiş olan, şahsımın, böyle bir suçlamayla karşınızda olmasından, zül duyuyorum. Bu iddiayı kesinlikle kabul etmiyorum ve şiddetle reddediyorum. Sayın Başkan değerli üyeler, biraz önce arz ettiğim yemin çerçevesinde ölmem gerekiyorsa öleyim, ancak namus yemini ettiğim kutsal değerlerimizi kirlettiğim suçlamasının iftira ve çeşitli senaryolarla oluşturulmasını, asla kabul etmiyorum ve yüce heyetinizin de buna müsaade etmeyeceğinize yürekten inanıyorum. Daha öncede belirttiğim gibi Türk Ceza kanunu 311. maddesi 1. fıkrasında Cebir ve Şiddet kullanarak TBMM ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs edenler denilmekte ve iddianameyi hazırlayanlarca bu maddeye göre cezalandırılmam talep edilmektedir 9. yansıyı koyar mısınız? 214. ek klasörde, Avrupa parlamentosu metni üzerine kendi el yazım ile yazdığım notta bu ihanet belgesi TBMM de tüm milletvekillerimize madde madde anlatılarak bilgilendirilmelidirler diye yazmışım. TBMM ni ortadan kaldırma zihniyetinde olan biri böyle bir yorumda bulunabilir mi? Bu benim için, lehimde somut bir delil değil midir? İddia makamının 8

9 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:14 Sayfa:9 görevlerinden biri de şüphelinin lehine olan delilleri de toplamak değil midir? Lehime en kuvvetli delil olan bu husus neden iddianameye konmamış, delillerin ve hukuki durumun değerlendirilmesi bölümüne yazılmamıştır. Sayın başkan, benim cebir veya şiddet kullandığım, kullanmak istediğim veya azmettirdiğim ile ilgili hiçbir delil mevcut değildir, hiçbir somut delile dayandırılmadan, böyle bir madde ile suçlanmam en azından trajikomiktir. İddianameyi hazırlayanlar, evimde buldukları mermilerle ilgili 6136 sayılı kanunun 13. maddesi 3 ve 4. maddelerine göre de cezalandırılmamı talep etmektedirler. Sayın başkan, daha önce de ifade ettiğim gibi ben yıllardır özel korumalıyım. Şahsıma ait biri 7,65 mm. diğerleri 9 mm. olmak üzere taşıma ruhsatlı tabancalarım ve bir adet zoralımdan J.Gn.K. lığı aracılığı ile almış olduğum yivsiz av tüfeğim vardır. Terörle mücadele yıllarından kalma, hatıra olarak sakladığım ve ek klasörlerdeki altını çizerek söylemek istiyorum ek klasörlerdeki kriminal laboratuar kayıtlarından da anlaşılacağı üzere büyük bir kısmı oksitlenmiş yani paslanmış 23 adet 7,62 mm. ve bir miktar 9,65 mm. Fişeğin dışında hemen hepsi tabancalarıma ait fişeklerdir. Her tabancanın yıllık 250 fişek hakkı bulunduğunu ve benim yıllardır bu silahları kullanmadığımı yani fişek sarf etmediğimi düşünürseniz fişeklerimin sayısının binleri geçmesi gerektiği anlaşılacaktır. Ayrıca mahkemenizin 25 Mayıs 2009 tarihli iddianame tensip tutanağında bir adet ateşli silah ve mutad sayıda mermi bulundurma suçundan da cezalandırılmam istenildiği yazılmıştır. Tekrar söylüyorum benim ruhsatı olmayan silahım yoktur. Zaten heyetinizde silahlarımın tarafıma teslim edilmesi talebim üzerine verdiğiniz kararda, ruhsatlar kendi adına olduğu ve halen tutuklu olduğu ve silahların bizzat ruhsat sahibi olan kendisine teslimi gerektiğinden talebinin bu aşamasında bu aşamada reddine diyerek benim silahlarımın ruhsatlı olduğuna işaret edilmiştir. Yani bu madde kapsamında da teczih edilmemin talep edilmesinin hukuki ve kanuni bir dayanağı yoktur. TCK nun 135. maddesi, 2. fıkrasında kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine, hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgileri kişisel veri olarak kaydetme anlatılmaktadır. Sayın başkan değerli üyeler ben bu gerekçe hilafına hiç hareket etmedim, bende bulunduğu iddia edilen kişisel verilerin hiçbirisi bana ait olmadığı gibi, yaptığım araştırmada bu bilgilerin hemen tamamının internet ortamında birçok sitede yayınlandığını ve halen de yayınlanmakta olduğunu öğrendim. Yok, yapılan iki ya da üç görüşmenin emirle kayda alınması kastediliyorsa ki tahmin ediyorum onu kastediyorlar. Malumları olduğu üzere yıllarında anayasanın 38. maddesiyle de güvence altına alınan yürürlükte olan 765 sayılı yasaya göre bu suç teşkil etmiyordu ve emirle yapılmıştı. Ayrıca alınan kayıtlar biraz öncede söylediğim gibi emir ile alınmış ve bilahare komuta katına arz edilmiştir, hiçbir şekilde şantaj ve bunun gibi amaçlarla kullanılmamıştır. Olsa herkesin mutlaka bundan bilgisi olurdu. Jandarma Genel Komutanımızın emirleri ile yapılan bu görüşmelerde neden gazeteciler siyasi kişilerle görüşüldüğü sorusunun muhatabı ben olmamakla birlikte burada 2803 sayılı yasaya göre hazırlanmış olan, bir sonraki yansıyı, Jandarma İstihbarat Yönergesinin üçüncü bölüm 26. sayfasındaki istihbarat görevlilerinin haber ve bilgi temin edecekleri ortam ve kurumlar bölümünü ifade etmem gerektiği kanaatindeyim. Gördüğünüz gibi bu bölümde aynen; resmi ve özel kuruluşlar, mesleki örgütler, siyasi parti ve örgütler, sosyal ve kültürel amaçlı dernekler, dini kurslar, yurtlar, okullar ve dernekler, medya çalışanları, öğrenci kuruluşları denilmektedir. Görüldüğü üzere siyasi parti ve örgütü temsilcileri ile ve medya mensupları ile görüşüp bilgi almak yasaya göre hazırlanan yönergenin uygulanmasını istediği bir husustur. Buna İç Hizmet Kanunu 14. maddesinde açıkça belirtilen ast konumunda olan benim, yasalara aykırı bir fiil içerisinde olmamın iddia edilmesi mantığa, akla ve hukuka aykırıdır. İddianameyi hazırlayanlar, TCK 43. maddesinin de uygulanmasını talep etmişlerdir. İsnat edilen hiçbir suçu işlemediğim için bu madde ile ilgili açıklama yapmayacağım. İddianameyi hazırlayanlar büyük bir hırs ve kin ile tekrar söylüyorum büyük bir hırs ve kin ile neden bu büyük hırs ve kini taşıdıklarını daha sonra size 9 ekim tarihli görüşmemizi anlatarak açıklayacağım sayın başkanım. TCK 54. maddesinin de benim için uygulanmasını talep etmişlerdir. El konulan ve bana ait olan eşyaların 9

10 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:14 Sayfa:10 hiçbir suç ile ilgisi yoktur. Daha önce müdafiim tarafından talep edilmiş ancak, heyetiniz duruşmada değerlendirelim kararı vermiştir. Sayın başkan, benim el konulan tanklarım, toplarım, patlayıcılarım, kaleşinkoflarım yoktur. Üniversitede okuyan oğluma ait bilgisayarım, aile fotoğraflarım, ruhsatlı silahlarım vardır. Bunların iadelerini talep etmiştim şu anda duruşma esnasında tekrar talep ediyorum. Daha önce de ifade ettiğim gibi aramayı yapan zevat tarafından bana aitmiş gibi gösterilen hiçbir CD ve belgeyi de kabul etmiyor, reddediyorum. Ek klasörlerde yaptığım incelemede, bende ele geçtiği iddia edilen belgelerin arasında bu çok enteresan olduğu için söylemek istiyorum. Kara Kuvvetleri Komutanlığı istihbarat başkanlığına ait bir raporun da bulunduğunu gördüm. Sayın başkan ben Jandarma subayı idim. Bende KKK na ait bir belgenin bulunması maddeten ve mantıken mümkün değildir. Herhalde başka yere koyacakları belgeyi karıştırıp bana koydular. Sonuç olarak, ben ne muvazzaflık dönemimde ne de emekli olduktan sonra bana mevzuatla verilen görevlerin dışında ve herhangi bir şekilde, yasalar hilafına hareket etmedim. Ben, devletimin atadığı bütün görevlerde yüksek bir azimle çalıştım. Yani atamalarda o görevlere tesadüfen ben atandım. Benim yerime başkası atansaydı, şu anda burada yargılanan kişi de mutlaka o olacaktı. Böyle tesadüfî bir örgüt oluşumunu, mantık kabul etmez. Bir suç örgütü devletin resmi atamaları ile oluşamaz ve bizim devletimizin de böyle bir temayülü yoktur. Bana isnat edilen suçlarla hiçbir ilgimin olmadığı arkadaşım Tuğgeneral Ali Aydın ile yaptığım ve tape haline getirilerek dosyaya konulan şu telefon konuşmasında da açıkça görülmektedir. Çok enteresan bir görüşme sayın başkan bunu nasıl iddianameye koydu iddia makamı gerçekten hayretler içerisinde kaldım. Tape no 4428, tarihinde de A.A. ile yaptığı görüşmede özetle; H.A.Uğur un yani benim ve şöyle dışarıda ben size şunu söyleyim yani bizim gücümüz olmasa, güçlü olmasanız, herkes sizi yer, dediği, A.A. ın dışarıda öyle göründüğü gibi, dediği, H.A.Uğur un biz şimdi emekli generallerimizden, emekli albaylarımızdan bir sürü adam görüyoruz buralarda, bir görseniz acırsınız yani, Ama Allah a çok şükür bizim vizyonumuz belli, şeyimiz belli, bizim kafamız her zaman dik yani çok şükürler olsun öyle diyim bu kurduğumuz yerden sonra maddi olarak güçlü olacağım inşallah, dediği A.A.nın hele gel Erciyes e çıkalım dediği, H.A.Uğur un daha güçlü duruma geldikten sonra siyasete gümbür gümbür, kimseye minnetim olmadan, gebeliğim olmadan kendi gücümle, paramla pulumla gireceğim. Niyetim o. Sayın başkan, işte bu konuşmamda ne diyorum; siyasete gümbür gümbür, kimseye minnetim olmadan, gebeliğim olmadan kendi gücümle, paramla, pulumla gireceğim niyetim o. Benim hiçbir yasadışı işle ilgimin olamayacağı ve hele de iddianamedeki suçlarla hiçbir ilgimin olamayacağı, samimi bir arkadaşım ile yaptığım, son derece doğal ve samimi olan bu görüşmeden de bellidir. Yine ve üzerine basarak söylüyorum nerede cezaevi dahil ve hangi şartlar altında olursam olayım Allah ın izniyle tek hedefim o parlamentoya girmektir. Ve bunu da yapacağım o zaman yapılan tüm haksızlıkların yasalar anlamındaki hesabını TBMM çatısı altında ve hukuk önünde tekrar mutlaka soracağım. Bu görüşmeyi dinleyenler ve bana suç uydurmaya çalışanlar, bu tapeyi yanlışlıkla koydular sanıyorum. Allah doğrunun yanındadır. Esasen benim görüşmelerimin hiçbirinde isnat edilen suçlarla ilgili tek bir unsur bile yoktur Olmadığını heyetiniz de biliyordur, ben öyle inanıyorum. Bu ve buna benzer telefon görüşmelerim lehimde delil olarak kullanılmasını talep ediyorum. Sayın Başkan değerli üyeler iddianamenin benimle ilgili bölümünde gizli tanık Aydos olarak tanımlanan kişi ifadesinde; Hasan Atilla Uğur kendisi ile çalışan korucu, itirafçı ve jandarmayla sivil çalışan şahısların emniyetin terörle mücadele ve istihbarat görevlileri ile görüşmesini istemediğini, görüştüğünü duyduğu şahıslara da yapmadığını bırakmadığını, hatta işkence bile yaptığını dediği görülmektedir. Bu ifade tamamen yalan ve iftiradır. Kızıltepe ilçe jandarma komutanı olarak terörle mücadele ederken daha önce de arz ettiğim gibi heyetinize; özellikle kardeş emniyet teşkilatı ile omuz omuza ve dayanışma içerisinde çalıştım. Bu duruma dönemin Kızıltepe ilçe emniyet müdürleri tek tek isimlerini vereceğim Ahmet Soranlar ve Murat Karcıoğlu, TEM şube müdürü Kenan Yıldız, Mardin il emniyet müdürü Affan Keçeci, Dönemin Kızıltepe Kaymakamları Şükrü Görücü ve Hasan Karahan, Dönemin Mardin Valisi Ahmet 10

11 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:14 Sayfa:11 Kayhan, dönemin Kızıltepe garnizon komutanı İsmail Arıcı, dönemin Mardin ili güvenlik komutanları Doğan Temel ve Ünal Önsipahioğlu, dönemin Kızıltepe Cumhuriyet Savcısı Faysal Akpolat ve dönemin Kızıltepe belediye başkanı Ali Ertaş en yakın tanıktırlar. Mahkemenizden bu şahısların tanık olarak dinlenilmelerini talep ediyorum. Aydos adlı gizli tanık ifadesinde devamla yılları arasında adını sonradan öğrendiği Osman Gürbüz ün sürekli şüpheli Atilla Uğur un yanında bulunduğunu, her zaman sivil gezip silah taşıdığını, şüpheli Hasan Atilla Uğur Kütahya da alay komutanı iken şüpheli Osman Gürbüz ün yine yanında olduğunu demektedir. Sayın başkan ben bu davadan gözaltına alınıncaya kadar kendisi de burada Osman Gürbüz ü hiç görmedim, duymadım, tanımıyorum. Ayrıca hayatımda Kütahya ilinde hiç görev yapmadım, Kütahya iline uğramadım bile. Osman Gürbüz buradadır, görev yeri kayıtlarım Jandarma Genel Komutanlığındadır. Daha önce arz etmiştim talep etmiştim Jandarma Genel Komutanlığına yazı yazılarak Kütahya da görev yapıp yapmadığımda sorulabilir. Sayın başkan şimdi arz edeceğim Aydos adlı gizli tanığın ifadesinin bu bölümünü ibretlik olması için okuyorum. Aydos adlı gizli tanık ifadesinin bir başka bölümünde, bir kadının şüpheli Hasan Atilla Uğur a müracaat ederek; evine gelen Gözlüklü Şehmuz kod adlı terörist elebaşılığındaki üç kişilik terörist grupla ilgili yardım istediğini, teröristlerin evinde yemek yediklerini, Gözlüklü Şehmuz kod adlı teröristin kendisi ile zorla ilişkiye girdiğini söylediği, şüpheli Hasan Atilla Uğur un da teröristlerin yemeklerine koyması için kadına uyuşturucu bir ilaç verdiğini, kadının da teröristler evine geldiğinde bu ilacı yemeklerine koyduğunu, ilacın etkisi ile uyuşan teröristlerin arazide sersemlemiş olarak dolaşırlarken şüpheli Hasan Atilla Uğur tarafından yakalandıklarını, Hasan Atilla Uğur un yüzüne tüküren Gözlüklü Şehmuz kod adlı teröristin kafasına sıkarak öldürdüğü şeklinde iddiada bulunmuştur. Sayın Başkan, o bölgeleri bilen ve terörle mücadeleyi yaşamış bir insan olarak eminim okuduklarıma siz de gülmüşsünüzdür. Teröristler hakkında istihbari bilgi alan her güvenlik gücü komutanı planlamasını yapar ve operasyonunu icra eder. Sanırım üçüncü sınıf komedi filmlerinde bile böyle bir senaryoya rast gelinemez. İddianamede bu saçma sapan konuyu okuduktan sonra yaptığım araştırmada ki ondan sonra mahkemenizden talepte bulundum Mardin Cumhuriyet savcılığından isteyelim diye, Gözlüklü Şehmuz kod adlı terörist ile Bagerhat kod adlı, Hatip Çınar adlı teröristin 1995 yılında Mardin ili Derik ilçesi kırsal kesiminde Derik ilçe jandarma komutanlığınca korucuların da katıldığı bir operasyonda çıkan çatışmada ölü olarak ele geçirildiklerini öğrendim. Mardin Cumhuriyet başsavcılığı ve Mardin İl J. K. lığından bu konu ile ilgili kayıt ve yazıların istenilmesini talep etmiştim dün okudunuz ve bana verdiler. Biraz sonra arz edeceğim. Gizli tanık diye tabir edilen bu hainin komik ve iğrenç yalanları heyetiniz ve bizi dinleyen herkes tarafından daha iyi anlaşılacaktır. Çatışmaya bizzat katılan rütbeli ve korucuların isimlerini can güvenlikleri tehlikeye girer gerekçesi ile şu anda vermiyorum. Ancak, mahkeme takdir ederse kendilerini tanık olarak gösterebilirim. Burada asıl üzücü olan iddianameyi hazırlayanların konunun aslını hiç araştırmadan, ne olduğu belli olmayan bir şahsın ifadesine itibar ederek delil olarak koymalarıdır. Aydos adlı gizli tanık ifadesinde devamla, burası da çok enteresan Gurs Erikli köyü imamının kızının yani bir şey senaryosu gibi film senaryosu gibi, bir gün şüpheli Hasan Atilla Uğur un yanına geldiğini, kendilerinin birkaç defa yakalamak için geldiklerinde bulamadıkları teröristleri babasının caminin altındaki sığınakta sakladığını, ayrıca teröristlerin başı olan Yasin kod adlı teröristin kendisi ile gönül ilişkisinin olduğunu, gece onunla beraber olduktan sonra uyuduğunu bir ara uyandığında teröristin abisinin eşi yani yengesi ile de ilişkiye girdiğini görerek çok kızdığını, bu yüzden ihbar etmeye geldiğini söylediğini, bunun üzerine şüpheli Hasan Atilla Uğur un hemen askerleri ve korucuları ile köyü sardığını, teröristleri sağ olarak yakaladığını, Yasin kod adlı teröristi köyün ortasında kafasına sıkarak öldürdüğünü demektedir. Yani iftiracının ikinci komedi senaryosu da budur. Yaptığım araştırmada Yasin kod adlı teröristin 1995 yılında Mardin il merkezine bağlı Ortaköy mıntıkasında güvenlik güçleri ile girdiği çatışmada yanındaki teröristlerle birlikte ölü olarak ele geçirildiğini tespit ettim. Bu hususun da Mardin C.Başsavcılığı ve Mardin İl J.K. lığından sorulmasını talep etmiştim geldi. biraz sonra 11

12 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:14 Sayfa:12 bunu arz edeceğim. Sayın başkan, biraz önce açıkladığım gibi yalan beyan ve iftiralardan ibaret olan bu ifadenin sahibi Gizli Tanık Aydos yüce Türk adaletini yanıltmakta. Benim çok fazla zoruma gitmiyor ama burası çok önemli yüce Türk adaletini yanıltmakta ve terörle mücadeleye gölge düşürmek için birileri tarafından yönlendirilmektedir. Ben yıllarca terörle bire bir mücadele etmişim, yüzden fazla çatışmaya girmişim, kucağında şehit vermiş şerefli bir Türk subayı olarak sağ olarak ele geçen hiçbir teröristi katletmedim, katlettirmedim. Ben, mücadelemi personelimle birlikte yiğitçe, adam gibi ve dürüstçe verdim. Kaldı ki, teslim olana yada sağ olarak ele geçene fiske dahi vurulmaması Türk askerinin geleneğinde vardır. Bu saçmalıkları ciddiye alarak iddianameye koyanları kınıyorum. Sayın başkan şimdi Mardin Cumhuriyet Başsavcılığından gelen yazıyı aynen okuyorum, 12 Haziran 1995 tarihinde 21:30 sıralarında Mardin merkez Yolbaşı köyünün 400 m. Kuzeydoğu istikametinde dur ihtarına ateşle karşılık veren bir grup PKK KONGRAGEL terör örgütü mensubu ile silahlı çatışmanın yaşandığı. Bu çatışma sonucunda Yasin Kod Abdülhalim İlhan ve Şiyar Kod Abdülkadir Yüksel isimli teröristlerin ölü olarak ele geçirildiği. Bu olayla ilgili olarak Diyarbakır DGM Cumhuriyet başsavcılığı tarafından 8 eylül 1996 tarihinde hazırlık no 1995/3125 karar no 1996/244 sayısı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği olayla ilgili olarak tanzim edilen olay yeri tespit tutanağı, olay yeri basit krokisi, el koyma tutanağı Diyarbakır bölge kriminal polis laboratuarı ekspertiz adli emanet teslim tesellüm belgesi ve Diyarbakır DGM Cumhuriyet başsavcılığının evraklarının gönderildiği diye yazılmış gönderilmiş. Biraz önce size ve üyelerimize sayın üyelerimize arz ettim. Sayın başkan burada üzüldüğüm nokta şudur. Böyle bir konu ne idüğü belirsiz bir gizli tanık tarafından uydurulan bu konu yıllarını terörle mücadeleye vermiş bir insanı karalamak amacıyla dahi olsa. Velev ki bana bir suç isnat etmek dahi amacı da dahi olsa. Şu evrak daha önce iddianame hazırlanmadan önce sorulamaz mıydı Cumhuriyet başsavcılığından. Mardin den bu sorulsaydı bunlarla hiç bu şekilde muhatap olmayacaktık ama neidüğü belirsiz bir adamın verdiği ifadeyle komedi gibi biraz önce size okudum kadın gelmiş ben uyuşturucu vermişim teröristlere yemeklerine uyuşturucu katmış. Ben teröristlerin yemeklerine uyuşturucu veya uyuşturucu ilaç katacak kadar yakın olsam zaten çeker vururum vururum derken çatışmaya girerim ne gerekiyorsa onu yaparım. Ama böyle lüzumsuz şeylerin iddianameye konması son derece yanlış olmuş bu kanaatteyim. Bir sonraki Gizli Tanık Kıskaç ın verdiği ve şahsımı ilgilendiren ifadelerin tümü yalan ve uydurmadır. Osman Gürbüz ü biraz önce de arz ettiğim gibi tanımıyorum. Bu husus kendilerinden de teyit edilebilir. Kaldı ki; bahse konu 2000 yılında ben Diyarbakır da şark görevinde bulunuyordum. Sayın Başkan değerli üyeler şimdi iddianameyi yazanlara sormak istiyorum, sizin aracılığınızla sormak istiyorum. Bu davanın güneydoğuda görev yaptığım 1990 lı yıllarla ne ilgisi vardır. Kimliği çoktan ortaya çıkmış iftiracı bir şahsın uydurmalarını doğru kabul ederek, iddianameye koydunuz. Peki, neden cinayet suçundan da cezalandırılmamı talep etmediniz, madem, terörle mücadele içinde geçen yıllarımı karalamak isteyen, yalancı ve besleme bir tanığın ifadesini ciddiye aldınız, neden delillerin değerlendirilmesi bölümünde bu ifadeyi es geçtiniz. Gerçek niyetiniz nedir. Yoksa benim üzerimden, o yıllarda kanıyla, canıyla, koluyla, bacağıyla mücadele eden asker, polis, savcı, hâkim, korucu, öğretmen, doktor kısacası bölücülüğe karşı kahramanca mücadele eden insanlar ve kurumlar mı karalanılmaya çalışılıyor. Yok, böyle değilse ki; umarım böyle değildir, terör örgütü yandaşlarının ifadelerine neden prim veriyorsunuz. İnsanların sokağa bile çıkamadıkları o yılları ancak yaşayanlar bilir, sayın başkan, siz en kritik dönemde Diyarbakır da görev yaptınız, beni en iyi siz anlarsınız. Bu duruma ruhum isyan ediyor, asla kabullenemiyorum. Biraz önce de ifade ettiğim gibi Gizli tanık Aydos ve Gizli Tanık Kıskaç tarafından üzerime atılmak istenen iftiralar hem komik hem iğrençtir. Karalama yöntemi ile ifade verdirilen bu kişiler, aynı zamanda Yüce Türk Adaletini yani sizi yanıltmaya çalışmaktadırlar. Bilindiği gibi CMK nun 271. maddesi suç uydurmayı, 272. maddesi ise yalan tanıklığı tanımlamış ve cezalarını belirlemiştir. Bu iki gizli tanık hakkında suç uydurma ve yalan tanıklık suçlarından suç duyurusunda bulunuyorum. Gelelim meselenin daha vahim ve üzücü olan boyutuna; Ben meslek hayatım boyunca bir çok 12

13 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:14 Sayfa:13 hazırlık soruşturması ve istihbari çalışmanın içinde oldum. Konunun durumuna göre birçok insan bazen intikam alma, bazen maddi menfaat karşılığı, bazen tehditle ve bazen de gerçekten adalete yardımcı olmak amacıyla tanıklık yaptılar, ihbar mektupları ve mailleri gönderdiler. Ulaşan bu bilgileri, diğer kaynaklarla teyit etmeden, incelemeden, araştırmadan ve mantık süzgecinden geçirmeden asla adli makamların önüne göndermedim. Ancak üzülerek görüyorum ki bu iddianameyi hazırlayanlar çok önemli olan teyit prensibine riayet etmemişlerdir. Örneğin biraz önce de ifade ettiğim gibi, Gizli Tanık Aydos, benim Kütahya da Alay komutanlığı yaptığımı ve bu dönemde Osman Gürbüz ün yanımda olduğunu söylemektedir. İddianameyi hazırlayanlar yazı ile jandarma Genel Komutanlığına sorma zahmetine katlansalardı; benim Kütahya da alay komutanlığı dâhil hiçbir tarihte ve hiçbir görev yapmadığımı öğrenebilecekler ve Yüce Türk Adaletini yanıltmak amacında olan ne olduğu belirsiz bir kişinin ifadesini delil olarak koymayacaklardı. Sayın Başkan, aslında iddianameyi hazırlayanlar, bu yalan beyanları iddianameye koymuşlar ama sanırım kendileri de inanmadıkları için sevk maddesine koymamışlar. Sizleri ve kamuoyunu etkilemek için koydukları net olarak anlaşılıyor. Mahkemenizin takdirine sunuyorum. Ayrıca ulusal ve uluslar arası hukuk normlarına göre sanığın ve müdafiinin yokluğunda, tanık veya muhbirlerin gizlice dinlenmesi, bunların kimliklerinin gizli tutulması, sanık ile yüzleştirilmemeleri ve özellikle bunu özellikle söylemek istiyorum soruşturma aşamasında elde edilen gizli beyan ve belgelerle verilen mahkûmiyet kararları savunma hakkını, silahların eşitliği prensibini ve dürüst yargılama hakkını ihlal etmektedir. Bu açıdan; hakkımda kim oldukları belli olmayan tanıkların, soruşturma aşamasında dinlenilmesi, ismi ve IP numarası belli olmayan bir elektronik posta ihbarının delil olarak kabul edilmesi hukuka aykırı olarak elde edilmiş delil niteliğindedir. Kaldı ki; daha önce de arz ettiğim gibi üç terör örgütünün yıllardır hedefi durumundayım. Mahkemenizin özellikle bu önemli hususu dikkate alacağına inanıyorum. Ben ya da müdafiim soru sormak istediğimiz gizli tanığın kimliğini bilmezsek bu kişinin önyargılı, örgüt üyesi ya da itirafçı veyahut güvenilmez olup olmadığını nasıl anlayacağız. Sayın başkan ve değerli üyeler şimdi iddianamenin delillerin ve hukuki durumun değerlendirilmesi bölümünde hakkımda öne sürülen iddialara tek tek cevap vermek istiyorum. Mahkeme Başkanı: Yorulduysanız ara verebiliriz. Sanık Hasan Atilla Uğur: Bir on dakika ara verirsek iyi olur sayın başkanım. Duruşmaya kısa bir ara verildi. Duruşmaya kaldığı yerden devam olundu. SANIK HASAN ATİLLA UĞUR SORGU VE SAVUNMASINA DEVAMLA: Sayın başkan değerli üyeler bir buçuk senedir tutukluyum. Bu tutukluluğum süresince biraz önce sizlere arz etmeye çalıştığım Aydos ve Kıskaç denilen gizli tanıkların yalan ve uydurma beyanları bütün televizyonlarda gazetelerde hakkımda sürekli yayın yapıldı. En son yapılan da daha önce size arz ettiğim Samanyolu televizyonunda güya bana ait olduğu belirlenen sizlere devletin yetkili makamlarına sövdüğüme dair bir ses kaydıydı. Şimdi ben soruyorum gizli tanıkların yalanlarını ortaya çıkarttım. Mardin Cumhuriyet başsavcılığından gelen yazı ortada her şey ortada ve ben bir buçuk senedir hiçbir şey anlatamıyorum. Şimdi bu benim söylediklerim çerçevesinde acaba o insanlar o medya mensupları bugün akşam yada yarın ya evet böyle böyle denmişti ama bu adam bunları ispat etti böyle değilmiş diyecekler mi? Terörle mücadele ettiğimi sizlere arz ettim 22 yaşımdan 50 yaşıma kadar 28 sene bir fiil Allah nasip etti o görevlerde bulundum. Size biraz önce gösterdiğim ödüller çizelgesindeki kırmızı işaretlenmiş ve biraz önce üyelere ve sizlere de arz ettiğim takdirnamelerin hemen hepsi terörle mücadeleye yönelik ve bu bir tane kişi vermedi. Hani dersiniz ki Ahmet verdi sürekli size taktir. Hayır değişik askeri ve sivil makamlardan sürekli bu konularda taltif almışım hangi konuda almışım DHKPC tekrar ediyorum PKK ve Hizbullah terör örgütlerine darbe vurduğum için almışım. Ve bundan da gurur duyuyorum. Ama şimdi beni bir buçuk senedir karalayanlar biraz sonra burada anlatacağım. Bir buçuk senedir yok kadındı yok bilmem neydi deyi bana suç uydurmaya çalışanlar. Acaba bu akşam ve yarından 13

14 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:14 Sayfa:14 itibaren neler yazacaklar gazetelerinde. Ne yapacaklar. Ama tabi benim muhatabım yada kızdığım onlar değil onlara bu imkanı verenlerde. Şimdi müsaade ederseniz kaldığım yerden devam etmek istiyorum. Delillerin ve hukuki durumun değerlendirilmesi bölümünde hakkımda öne sürülen iddialara tek tek cevap veriyorum. Bu bölümün ilk paragrafında aynen şüpheli Hasan Atilla Uğur un tape no ve 4443 de kayıtlı görüşmelerinde emekli olduğu halde TSK bünyesinde gerçekleşen atamalara örgütün amaçları doğrultusunda müdahale ve bizim açımızdan iyi olur beyanından da anlaşılacağı üzere Ergenekon silahlı terör örgütünün sızma stratejileri gereğince önemli mevkilere adam yerleştirmek için uğraştığı, atamalarla ilgili olarak Yörük kod isimli şahısla irtibat kurduğu, % 90 olacak gibi gözüküyor beyanından da anlaşılacağı üzere Yörük kod isimli şahısla yakın ilişkiler içinde olduğu denilmektedir. Sayın başkan, bu görüşmeler daha önce benimle çalışmış bir subay ile bir astsubayın çocuklarının rahatsızlıkları ve okul durumları ile ilgili ricada bulunmaları üzerine eski bir komutanları olarak sadece temenni ihtiva eden konuşmalardır. Astsubayın çocuğunun kalbi deliktir, bunun için büyük hastane olan bir yere atanmayı dilemektedir. Bunu de benimle eski bir komutanı ile paylaşmaktadır bundan örgütsel bir bağ sonucunun çıkarılması hukuka ve mantığa aykırıdır. Kaldı ki; telefonda görüştüğüm kişi şu anda da kendisi burada Çanakkale alay komutanlığı dönemimde emrimde çalışmış, ailecek görüştüğüm ve çok sevdiğim, halen Kayseri J. Bölge Komutanlığı emrinde görevli asb. Başçavuş Levent Özen dir. Jandarma genel komutanlığında atamalar hepinizin de malumları olduğu üzere personel başkanlığınca planlanır, yani görüştüğüm kişinin atamalarla uzaktan yada yakından bir ilgisi yoktur. Ayrıca atamalarından söz ettiğim iki kişi de temenni edilen yerlere atanmamışlardır. Bu hususun Jandarma Genel Komutanlığına yazı ile sorularak benim yada başka birinin bu personelin atanmaları ile ilgili olarak herhangi bir tavassutta bulunup bulunmadığımızın ve bu personelin nerelere atamalarının yapıldığının öğrenilmesini talep ediyorum. Sayın başkan değerli üyeler şimdi bana çok komik gelen izlinizle bunu böyle ifade etmek zorundayım ama iddianamede ısrarla, birkaç yerde Yörük kod, Yörük kod diye vurgulanarak bahsedilen kişi, benim otuz yıllık okul ve silah arkadaşım Kayseri Jandarma Bölge komutanı Tuğgeneral Ali Aydın dır. Halen Kastamonu Jandarma Bölge Komutanı olarak görev yapmaktadır. Kendisi Adanalıdır, jandarma teşkilatında yediden yetmişe herkes onu Yörük Ali olarak bilir ve yakın arkadaşları kendisine Yörük diye hitap eder. 30 yıllık arkadaşımla yaptığım görüşmeler iddianameyi hazırlayanlar tarafından müthiş bir hukuki zorlama ile örgütsel bağ olarak gösterilmiştir. Bu görüşmelerden böyle bir yorumun çıkarılmasını sizin ve bizi dinleyen herkesin takdirine sunuyorum. Tuğgeneral Ali Aydın hayattadır ve görevinin başındadır. Bu mesnetsiz iddiaların daha iyi anlaşılması için tanık olarak dinlenilmesini talep ediyorum. Ayrıca burası da çok enteresan dinleyen zevat A.A. diye yazdıkları kişinin daha sonra Yörük kod diye adlandırdıkları kişi ile aynı şahıs olduğunu bilmelerine rağmen iddianamenin bir yerinde A.A. ile yapılan görüşme, diğer bir yerinde ise Yörük kod ile ilişkiler demektedirler. Bu hususu özellikle iddianamenin samimiyeti açısından heyetinizin takdirlerine sunuyorum. Aynı bölümün 2 nci paragrafında aynen şüpheli Hasan Atilla Uğur un tape no 4446 da kayıtlı görüşmesinde x bir şahısla yaptığı görüşmede ekibimle gelirim yani haberin olsun şeklindeki beyanından emekli olduğu halde görevde iken kurduğu örgütsel ilişkilerini ekibiyle birlikte emekliliğinde de sürdürdüğü ve halen aktif olan bir ekibinin bulunduğu denilmektedir yılında tam olarak açıklıyorum bunu 2007 yılında emekli olmama müteakip, altı aya yakın bir süre Ankara Gülhane Askeri Hastanesinde kalp ve beyin rahatsızlığım sebebi ile tedavi gördüm. Bu husus iddianame eklerinde de belgelenmiştir sayın başkanım orada da iddianame eklerinde de bu rahatsızlıktan dolayı orada tedavi gördüğüm 6 ay süreyle belgelenmiştir onları da koymuşlar. Bilahare savunma sanayi konularında danışmanlık amaçlı eşimin adına bir şirket kurduk yılı ocak ayında çalışmaya başladık. Benim gözaltına alındığım ay temmuzun biri 2008 in ocak ayında bu şirket sözde çalışmaya başladı. Yanımıza üç emekli arkadaşımı biraz önce arz ettiğim gibi aldık. İşlerle ilgili sudan çıkmış balık gibi koşturmaya başladık, ayrıca, yine emekli bir devre arkadaşımın 14

15 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:14 Sayfa:15 İstanbul da kurduğu güvenlik şirketine yapı ve kredi bankasından kayıtlar bellidir TL kredi çekerek onunda taksitini daha yeni bitirdik. Yanımda çalışan ve yaş ortalamaları 50 olan bu emekli arkadaşlarım benim ekibim değil midir? Bunlar benim ekibimdir elbette ki. Bu başka nasıl ifade edilir yaşındaki arasındaki insanlar örgütsel bir ekip olarak nasıl nitelendirilmektedirler. Dinleyen kulakların iddianamenin hazırlanmasındaki paylarını çok merak ediyorum sayın başkanım. Çünkü polisin benimle ilgili yazmış olduğu not ile iddianamedeki notun birebir aynı olduğunu görüyorum benim bildiğim iddianameleri bu güne kadar meslek hayatımda gördüm hep savcılar hazırlar. Dinleyen kulakların iddianamenin hazırlanmasındaki paylarını çok merak ediyorum. Aynı bölümün üçüncü paragrafında Şüpheli Hasan Atilla Uğur un tape no 4447 de kayıtlı görüşmesinde A.A. ile yaptığı görüşmede A.A. isimli şahsın yani biraz önce bahsettiğim Ali Aydın bu sayın başkan. Her şey 2009 a göre biz ayarladık, ondan sonra 2009 da görelim mevlam ne eyler neylerse güzel eyler beyanında bulunduğu, Hasan Atilla Uğur un da hiç merak etme paşam inşallah paşam diyerek onayladığı 2009 yılı içindeki yapılan elde edilen darbe planları ile ilgili bir beklenti içinde oldukları denilmektedir. Görüştüğüm kişi daha öncede arz ettiğim gibi 30 yıllık arkadaşım Tuğgeneral Ali Aydın dır. Kendisi 2009 yılında yani bu yıl terfi yada emeklilik sırasındadır. Konuşmadaki temenniler tamamen terfi ile ilgilidir. Sayın başkan değerli üyeler arkadaşım ile yaptığım bu görüşmeyi sözde 2009 darbe beklentisi şeklinde gösterebilmek gerçekten çok enteresandır ve son derece komiktir. Tuğgeneral Ali Aydın terörist midir, terör örgütü üyesi midir? Dinleyen kulakların bu telefon görüşmesinden böyle bir çıkarımda bulunmaları için nasıl bir mantık lazımdır kestiremiyorum. Aynı bölümün 4. paragrafında şüpheli Hasan Atilla Uğur un tape no 4484 de ki kayıtlı görüşmesinde Faysal A. ile yaptığı görüşmede Yargıtay da 11. hukuk dairesinden bilgi alabileceğimiz bir arkadaşımız var mıdır şeklindeki ve devam eden beyanlarından da anlaşılacağı üzere bağımsız Türk mahkemelerini etki altında bırakmak için girişimlerde bulunduğu denilmektedir. Telefonda görüştüğüm kişi Kızıltepe de birlikte görev yaptığım Cumhuriyet Savcısı arkadaşım Faysal Akpolat tır. Bilgi almak istediğim konu ise danışmanlığını yaptığım arkadaşım Bülent Göktuna nın Yargıtay 11. hukuk dairesinde bulunan bir davasıdır. Dava duruşmalı yapılmıştır, benim çabam sadece sonucu öğrenip danışmanlığını yaptığım kişiye bildirmektir. Bunun özel örgütle, silahlı terör örgütü ile bağımsız Türk mahkemelerini etkilemekle ne alakası vardır. Bu konuşmadan böyle bir yorum çıkarılması hukukun ve vicdanın katledilmesidir. Yargıtay 11. hukuk dairesine yazı yazılarak benim yada savcı arkadaşım tarafından herhangi bir baskının, tehdidin yada şantajın yapılıp yapılmadığının resmi olarak sorulmasını talep ediyorum. Aynı bölümün beş, altı, yedi ve sekizinci paragraflarında tamamen iş konusunda danışmanlık yaptığım Mineks şirketinin sahibi dr. Bülent Göktuna ve onun şirket çalışanları ile yaptığım görüşmeler dinleyenlerce örgüt delili olarak nitelendirilmiştir. Sayın başkan daha önce de ifade ettiğim gibi Ben 1996 yılından beri PKK, DHKP-C ve Hizbullah terör örgütlerinin hedefi durumunda olan özel koruma statüsünde bir insanım. Defalarca pusulardan kurtulmuşum, yıllarca istihbarat hizmetlerinde bulunmuşum, elbette, telefon görüşmelerim dâhil tüm yaşantımda dikkatli hareket edeceğim. Kapalı konuşmak yıllarca bulunduğum hizmetlerden dolayı beynime işlemiş. Kendi eşimle ve çocuklarımla bile böyle görüşüyorum. Bunun böyle olduğu, dinleyen zevat tarafından da çok iyi bilindiği halde, hukuksal bir zorlama neticesinde bu telefon görüşmelerimin örgütsel delil olarak gösterilmesini heyetinizin takdirlerine sunuyorum. Arkadaşım Dr. Bülent Göktuna uluslar arası iş yapan saygın bir iş adamıdır. Savunma sanayi projeleri başta olmak üzere nükleer enerji, baraj inşaatları ve petrol çıkarma gibi birçok devasa ölçekli işler icra etmektedir. Kendisi de rakip firma ve devletlere karşı telefon görüşmelerine ve gidip geldiği yerlere son derece dikkat eden bir insandır. Devletin bir çok üst düzey yöneticisinin bile dinlenmekten, takip edilmekten endişe ederek önlem aldığı bir ortamda Bülent Göktuna nın da görüşmelerine dikkat etmesinden daha doğal ne olabilir? Örneğin telefonda spagetti demişim hemen üstüne atlamışlar örgütsel delil diye. Savunma sanayi müsteşarlığının açtığı uydu projesi ihalesi ile ilgili İtalyan Tele Spazio firmasından bahsediyorum. 15

16 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:14 Sayfa:16 Bunun neresi örgütsel delildir? Eğer bu örgütsel delilse, doktor Bülent Göktüna nerededir. Doktor Bülent Göktuna her gün enerji bakanıyla sayın başbakanla sayın diğer bakanlarla görüşen bir insandır. Benimle de görüşmesini eğer örgütsel bir bağlantı olarak niteleyeceklerse Bülent Göktuna nerededir. Onun görüştüğü diğer insanlar nerededir. Bu son derece saçma bir iddiadır sayın başkanım. Bülent Göktuna yada şirket çalışanları terörist midir hepsi hayattadır ve bu linç kampanyası neticesinde maalesef Ankara bürolarının basılıp aranmasından iddianamede isimlerinin geçmesine kadar haksız yere mağdur edilmişlerdir. Bu saçma sapan iddialarla ilgili mahkemenizce de uygun görülürse hepsinin tanık olarak dinlenmelerini talep ediyorum. Sayın başkan şimdi arz edeceğim paragrafta son derece enteresan bir husus mevcuttur. İddianamenin benimle ilgili delillerin değerlendirilmesi bölümünün 9. paragrafında evimde ve büroda yapılan aramalarda ele geçirildiği iddia edilen televizyon analiz, panzehir, Gladyo sanatçılar gibi dokümanların olduğu CD lerin kesinlikle benimle ilgisi yoktur. Bu dava ortaya çıkana kadar bu tür bilgi ve belgelerden haberim olmamıştır. Çok enteresandır 28 yıl onurla hizmet ettiğim Türk Silahlı Kuvvetlerinde genellikle nitelikli ve kritik görevlerde bulunmama rağmen bu isimde bir örgüt duymadım, bahsedilen panzehir, televizyon analiz ve bunun gibi hiçbir dokümandan haberim olmadı. Benim gibi sanırım buna heyetiniz de dahil, devletin önemli görevlerinde bulunmuş ve bulunan birçok kişi aynı cevabı verecektir. Yıllardır istihbarat faaliyetlerinde bulunmuş benim gibi bir insanın bunları duymamış olması benim eksikliğimden değil, bu oyunun, sonradan belli kişilerce kurgulanmasından kaynaklanmaktadır. Kaldı ki yapılan aramada istenilmesine rağmen yedeklerden kopya çıkarılıp verilmediği, arama tespit tutanağının aramadan bir tam gün sonra verildiği mahkemenize gönderilen, dört tanık imzalı dilekçeden de anlaşılmaktadır. Sayın başkan büro aranırken ben Ankara da değildim. Gelip büroyu aramışlar ve büroda bulunan emekli astsubay arkadaşım gelen polis amirinden tutanak tuttunuz tutanağın bir suretini bize veriniz demiş ben 28 yıl bu işi yaptım zatialiniz bizden çok daha iyi bilirsiniz, bir suretini imzalattıktan sonra vermeleri gerekirken hayır biz size bunu yarın göndereceğiz deyip bir tam gün sonra bir polis memuru marifetiyle büroya göndermişlerdir. Benim suçlandığım 5 ve 6 nolu sizden de parmak izi tespitini istediğim CD lerin hepsi bu büroda ele geçirildiği iddia edilen CD lerdir. Bunu da özellikle arz etmek istiyorum. Ayrıca yedeklerden kopya çıkarılmadığı ve bunun CMK nun 134/ 1 ve 134 /4. maddelerine aykırı olarak, yani kanunsuz olarak elde edildiğini biraz önce zaten arz etmiştim. Arama yapılan yer yani Ofiste faaliyet gösteren şirket ile benim hiçbir organik bağım yoktur, bu husus orada bulunanlarca arama yapmaya gelen polis amirine söylenmesine rağmen, telefonla savcıya sorduk, arama yapın dedi şeklinde cevap alınmıştır. Ofis ve şirket ile hiçbir organik bağım yokken arama kararı alınmadan yapılan bu işlem hukuksuzdur, ayrıca arama icra edilirken ofiste bulunan insanlar ki onlarda tanık olarak takdir ederseniz dinlenecekler. Tabiri caiz ise bir odaya tıkılmışlardır, içeriye aramaya giren 15 den fazla polisin içeriye girmeden önce üstleri aranıp tutanak tutulmamıştır, Bu konu ile ilgili suç duyurusu ilgili Cumhuriyet başsavcılığına zaten yaptım bunu da sizlere arz ediyorum. Aynı bölümün 10. paragrafında nükleer enerji konacak şeklinde başlayan belgeden bahsedilmekte ve devamında aynen şöyle denmektedir. Ergenekon silahlı örgütünün dokümanları arasında bulunan NBC silahları dokümanında en ucuza yapılabilen NBC silahlarının üretimi sonucu terörün finansmanının sağlanabileceği belirtilmiş, şüphelinin de bu tür silahlarla ilgilenmesinin örgüt dokümanlarında yazılanlarla paralellik gösterdiği anlaşılmıştır denilmektedir. Danışmanlık yaptığım Mineks adlı firmanın nükleer enerji ihalesi ile de ilgilendiğini daha önce anlatmıştım. Nükleer enerjisi ihalesi ile ilgili tamamen ilişiksiz bir konu olan NBC silahları arasında bağ kurabilmek hakikatten büyük bir meseledir. Yorumda bulunanların bunu başarmış olmaları anlayış ve maalesef eğitim seviyelerinin göstergesidir. Bu notu bu yorumu yapanların bu aramayı yapan kolluk görevlileri olduğunu tahmin ediyorum sayın savcıların öyle bir şey yazdıklarına inanmıyorum çünkü NBC ile nükleer silahların nükleer enerji ihalesinin hiçbir alakası yoktur sayın başkanım. Bu konu ile internet ortamında birçok yerde bulunan bilgilerle ilgili tuttuğum bir iki satır 16

17 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:14 Sayfa:17 not ile NBC silahı gibi tamamen alakasız bir kavramın ne ilgisi vardır. Sadece insaf diyorum. Aynı bölümün 12. paragrafında şimdi bunu da çok özellikle arz etmek istiyorum çünkü iddianameye baktığımız zaman bir çok bölümde hem ikide hem üçte Kürşat Altay tarafından Atilla Uğur a gönderilmiş beyaz zarf içerisinde bir mektuptan bahsediliyor ve o mektubun içeriğine göre yorumlar yapılıyor çeşitli şeyler lanse edilmeye çalışıyor. Bir adet Kürşat Altay tarafından Atilla Uğur a gönderilmiş beyaz zarf içerisinde şeklinde başlayan yazıda belirtilen mektup eğer yanlış hatırlamıyorsam, 2004 yılında bana gönderilmiş, imzasız, deli saçması bir mektuptu. O dönem her gün, her hafta bu ve buna benzer birçok mektup ve mail alıyordum. Bunların büyük bir kısmı internet ortamında TSK aleyhinde yayın yapan sitelerde de yayınlanıyordu. Bu mektup bana gelmeden önce bunun araştırılmasını istiyorum sayın başkan, ihbaret.org adlı sitede de yayınlanmıştı. Yani bu mektubun birebir aynısı bana gelmeden önce bu sitede yayınlanmıştı. Aynı mektup bana geldiğinde resmi yazı ile fotokopisini komuta makamına gönderdim. Saçmalık olarak değerlendirildi. Bu şekilde gelen bir kısmı da tehdit içerikli mektup ya da elektronik postaları komuta makamına arz ettikten sonra yırtıp ya da silip atıyordum, bir tek bu kalmış. İhbaret.org adlı site bildiğim kadarıyla kapatılmıştır. Bu site izlemiş olanlar hatırlayacaklardır, eski genelkurmay başkanı Yaşar Büyükanıt aleyhinde de yayınlar yapıyordu. Bana gönderilmiş olan bu mektup içeriğinde birçok yazı da bu sitede yayınlanmıştı. O dönemde çok önemsememiştim, ama şimdi hangi zihniyetin bu mektup ve mailleri bana göndermiş olduklarını daha iyi anlayabiliyorum. İddianamenin aynı bölümünün 841nci sayfada bir sonraki paragrafında ben gözaltına alındıktan bir gün sonra çok enterasan ben gözaltına alınıyorum tam bir gün sonra kardanadam diye birisi çıkıyor ve bir elektronik posta gönderiyor. Bu postada yalan ve iftiralara dayalı bir sürü yorumlarda bulunuyor. Bunu 9 Ekim günü sayın savcılar beni Beşiktaş adliyesine getirdiklerinde yine konuştuk ve bana da sordular. Aynen şu şekilde yazılmıştır. Bu yalan ve iftira dolu mailin yazılmasından sonra iddianameyi hazırlayanlar şöyle demiştir, elde edilen deliller çok önemli burası ve dosya kapsamına göre ihbarın içeriğinde yer alan iddiaların ilişkilerin ve irtibatların genel olarak doğru olduğu anlaşılmaktadır. Sayın başkan, hukukta genel olarak doğru diye bir tabir var mıdır ben bilmiyorum. %100 kanıtlara %100 şüpheye %100 delile göre hareket edildiğini tahmin ediyorum. Eğer genel olarak doğru diye bir tabir varsa bir takım yanlışlıklarında olduğunun delilidir bu. Ama bunu bu şekilde yorumlamışlardır. Bu iddiada kardanadam 111 ile ilgili mahkemenize bir talepte bulunmuştum. Mahkemeniz bununla ilgili bir yazı yazdı ve tahmin ediyorum googleden bu kardanadam 111 maili atan şahsın kullanıcı kimliği ve IP numarası gelecektir. Geldiği zaman bu tezgâhın nasıl hazırlandığını hepimiz çok daha iyi göreceğiz tahmin ediyorum. Çok açıklıkla şunu söyleyebilirim ki; 2006 yılında, tandansı belli bir dergide yayınlanmış olan saçma sapan planlardan bir bilgim ve görgüm yoktur. Zaten iki Genelkurmay başkanı da yani org. Yaşar Büyükanıt ve Org. İlker Başbuğ bu belgeleri yalanlayan resmi açıklamalar yapmışlardır. Kardanadam 111 takma isimli e postanın sahibinin iftiraları arasında benim Org. Tuncer Kılıç a bilgi aktardığım iddia edilmektedir. Sayın başkan, ben Tuncer Kılıç ı burada tutuksuz sanık olarak görmenin dışında hayatımda hiç görmedim. Konuşmadım ve tanımıyorum. Bu iftira namede diyor ki, Tuncer Kılıç a Hasan Atilla Uğur bir takım belgeleri götürüp veriyor. O da o sırada MGK genel sekreteri. Tekrar söylüyorum Kardan 111 in yazdığı belge tamamen ibretlik bir yalan belgesidir. Bu iftira mailinde adı geçen yazar Ergün Poyraz ki, 1.iddianamedeki sanığınız. Bana görüşmem için altını çizerek söylüyorum görüşmem için dönemin istihbarat başkanı Tuğgeneral Halil Helvacıoğlu tarafından dönemin Jandarma genel komutanı Orgeneral Şener Eruygur un emirleri ile gönderilmiştir. Hayatından endişe ettiğim ve devlet tarafından korunmak istemesini beyan ettiğinde kendisine il koruma komisyonuna başvurmasını söyledim. O da gerekli müracaatları yaparak koruma kararı çıkarttı. Yazar Ergün Poyraz ı koruyan ekip benim değil yasa ve yönetmelikler gereği Ankara il jandarma Komutanlığınca görevlendirilmiştir. Koruma aracı da keza aynı birliğe aittir. Ama iftira mailinde yazan kişi benim araçlarımla benim personelimle sözde benim tasarrufumla korunduğunu bu 17

18 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:14 Sayfa:18 şahsın beyan etmektedir. Tamamen yalandır külliyen yalandır. Kendisine hiçbir belge vermedim ve almadım yılı mayıs ayından sonra da bütün TİB kayıtları da hepsi incelenmiş zaten iddianamede olsa koyarlardı, bir tek görüşmem ve irtibatım yoktur. Ergün Poyraz ın koruma personeli ve aracı ile benim ya da dairemin hiçbir alakası olmadığını, yazar Ergün Poyraz ın tamamen yasa ve yönergelere uygun şekilde bizim dışımızdaki Ankara İl Jandarma Komutanlığı koruma şubesi müdürlüğünce korunduğunu anlamaları gerektiğini düşünüyorum. Bu sorulabilir ve oradan da teyit edilebilir. İftira mailini gönderen kişi Levent Ersöz paşanın bilgisi dâhilinde hükümet üyelerinin milletvekillerinin yasadışı telefon dinlemelerini yaptırıyordu iddiasında da bulunmuştur. Sayın başkan, değerli üyeler jandarma genel komutanlığı istihbarat başkanlığının yasa dışı dinleme ve takip yaptığına dair hiçbir delil, iz ve emare yoktur, bu iddia tamamen uydurmadır. Kaldı ki; iddianameyi hazırlayanlar 232. sayfada tekrar söylüyorum 232. sayfada aynen şöyle yazmışlar. Soruşturma kapsamında elde edilen delillerden milletvekillerinin teknik takip altına dair bir şey elde edilememiştir demektedirler. Yani ortada hiçbir delil yok, tamamen iftiraya dayalı bir suçlama yapılmaktadır. Bu hususu da heyetinizin takdirlerine sunuyorum, biliyor ve inanıyorum ki, yüce Türk adaleti iftiraları doğru kabul ederek karar vermez. Bununla ilgili birçok yüksek yargı kararları da malumunuz mevcuttur. Daha önce de ifade ettiğim gibi teknik merkez TUBİTAK ile birlikte çalışarak kurulmuş %100 milli dir. Sayın başkan, bizim Jandarma teşkilatında kurduğumuz milli dinleme merkezi teknik merkez, tamamen %100 millidir. TUBİTAK ulusal kriptolama genel müdürü Önder Yetişbey buna en yakın tanıktır. Biraz uzun sürdü belki kurmamız 2002 yılından 2003 yılına kadar sürdü ama hiçbir şekilde dışarıya bağımlı olmamak tamamen milli olması açısından TÜBİTAK ı uygun gördük ve bende o dairenin başkanıydım. Üzerine basarak söylemek istiyorum ki; Telefon dinlemeleri o tarihte yürürlükte olan 4422 sayılı yasa hükümlerine göre yapılmıştır. Yani adli görevi olan jandarma komutanlıklarınca Cumhuriyet savcılıkları kanalı ile ilgili mahkemelerden alınan hakim kararları ile icra edilmiştir. Alınan mahkeme kararları GSM operatörleri hukuk müşavirlerine tebliğ edilerek hat alınmış ve kayıtlar gerçekleştirilmiştir. Elde edilen kayıtlar CD lerle görevlendirilen kuryelere elden ve tutanak ile teslim edilmiştir, işi biten kayıtlar ilgili komutanlıklarca Cumhuriyet savcılarının talimatları ile imha edilmiş ana merkezdeki kayıtlar da tutanaklarla silinmiştir. Sistem hangi görevli operatörün ne tür işlemler yaptığını kaydeden bir sistemdir. Şu anda artık tek bir merkezden bu işlemler yapıldığı için bunların devlet adına gizliliği kalmadığı için bunları söylüyorum. Numara ve kendine has şifre ile belirlenmiş hiçbir operatörün yasa ve yönerge hilafına bir işlem yapması maddeten mümkün değildir. Tempest korumalı yani elektronik korumalı teknik merkez odasının dışarısına herhangi bir hat çekerek başka bir yer, oda ya da makamda dinleme yapılması mümkün değildir. Yani maddeten merkezin dışında bir yerde dinleme yapılması mümkün değildir. Bunu 09 Ekim günü savcı Mehmet Ali Pekgüzel bana sorduğu için anlatıyorum. Hukuki kararın ibraz edilmediği hiçbir numaranın GSM operatörü hukuk müşavirlerinden hattının alınması mümkün değildir. Bu hususun tüm servis sağlayıcılara yazı ile sorulmasını mahkemenizden talep ediyorum. Ayrıca bu dairede görevli olan tüm personelin ataması jandarma genel komutanlığı personel başkanlığınca yapılmaktadır, elbette ki, son derece önemli görevler olduğu için atanacak personelin nitelik ve safahatı çok dikkatli incelenmektedir. Ayrıca yine 09 Ekim 2008 günü Beşiktaş adliyesinde bana Kanada ya personel görevlendirip görevlendirmediğim savcı Mehmet Ali Pekgüzel tarafından sorulmuştur. Benim yurt dışına personel görevlendirme gibi bir yetkim yoktur, bu iddia tamamen gerçek dışıdır. Hakan Şanlı isimli şahsı 2002 yılında teknik istihbarat malzemesi alımında yaptığı demoda yani gösterimde tanıdım. Emniyet genel müdürlüğü ve silahlı kuvvetlerin diğer birimleri ile de iş yapan, asker çocuğu, güvenilir bir iş adamı olarak bilirim. İddia edildiği gibi kendisi ile ne o zaman ne de şimdi hiçbir ortaklığım söz konusu değildir. Askeri ihaleleri takip ediyor, TSK dan ihale almasını sağlıyordu iddiası tamamen gerçek dışıdır. Bu konuda tek bir kanıt gösterilsin, hangi makama, hangi rütbeliye hangi kuruma baskı yapmışım ya da tavassutta bulunmuşum, bir tane kanıt göstersinler hepsini kabul edeceğim. Her şeyi kabul edeceğim ve bu örgütün bir 18

19 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:14 Sayfa:19 numarası olduğumu söyleyeceğim. Bu kadar bu konuda iddialıyım. Bir tek ihalenin alınmasında bir tek tavassutta bulunduğumu ispatlasınlar iddia makamı her şeyi ben yaptım olarak kabul benim haneme yazabilirsiniz. Bu kadar iddialıyım bu konuda. Ayrıca iftiracının beyanlarına dayanılarak benim Cumhuriyet Çalışma grubu içinde aktif olarak yer aldığım, emrimdeki şüpheliler Mustafa Koç ve Cihandar Hasanhanoğlu nu da bu grup içinde görevlendirdiğim iddia edilmektedir yıllarında ben biraz öncede arz ettiğim gibi teknik istihbarat daire başkanıydım. Cihandar Hasanhanoğlu ise başka bir dairenin başkanı idi. Yani ne rütbe, ne de görevi itibarıyla benim emrimde olması mümkün değildi. Mustafa Koç ise onun şube müdürü bir binbaşıydı, benim emrimde değildi. Maili yazan iftiracı, birazcık araştırsa bunu böyle yazamazdı. Ben Cumhuriyet Çalışma grubu adında bir grup bilmiyorum, meslek hayatımda böyle bir yerde çalışmadım. Cihandar Hasanhanoğlu ve Mustafa KOÇ un böyle bir oluşumda çalıştıklarını görmedim ve duymadım. Kendilerini görevlerine bağlı, çalışkan subaylar olarak bilirim. 26 Haziran 2009 tarihli ve Jandarma genel komutanlığı genel sekreterliğinin yazısında Jandarma genel komutanlığı bünyesinde veya başka bir dönemde altını çizerek söylüyorum başka bir dönemde Cumhuriyetçi Çalışma Grubu adında bir çalışma grubunun oluşturulduğuna dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı yazılı olarak ifade edilmiştir. Ayrıca 238 nolu ek klasörde iddia edilen bu grubun bağlı olduğu daire olarak, plan koordinasyon ve güvenlik daire başkanlığı yazılmıştır, Yine aynı klasörde 5 nolu kartta iddia edilen grubun teşkilat şemasında plan koordinasyon güvenlik daire başkanlığına bağlı istihbarat yönetim şube müdürlüğü şeklinde yazılmıştır. Yani böyle bir daire şube müdürlüğünün maddeten ve de mantıken bana bağlı olma ihtimali yoktur. Jandarma genel komutanlığı karargâhı hepinizin bildiği gibi Kızılay dadır bakanlıklardadır. Benim dairem 23 km ötedeki Güvercinlik Kışlasındadır. Yani ben bu dairenin bulunduğu yerde dahi çalışmıyorum. Bu iddiaları ortaya atanlar Jandarma genel komutanlığının çalışma şeklini hiç incelememişler, orada böyle bir grup kurulacak emirsiz, talimatsız kurulacak ve kimsenin haberi olmayacak, bu son derece saçma sapan bir iddiadır. Sözde bu çalışmanın nüvesi olarak lanse edilmeye çalışılan yönetim şube müdürlüğü ise eklerde de görüleceği üzere emir ve onay ile kurulmuş, tamamen yasal bir şube müdürlüğüdür ve biraz önce de söylediğim gibi benim başkanlığını yaptığım daireye bağlı değildir. Kaldı ki eski Genelkurmay başkanı Hilmi ÖZKÖK savcılara Cumhuriyet Çalışma Grubu diye bir şey duymadığını ve bilmediğini söylemiştir. Sayın Başkan, bunu tecrübeli bir jandarma subayı olarak beni algılayın ve o şekilde lütfen dinleyin. Böyle bir birim bulunsa idi çok iyi biliyorum ki, Genelkurmay başkanı dâhil herkesin haberi olurdu. Çünkü zamanında kurulan batı çalışma gurubu malumunuz bütün siviller dahil herkesin bildiği bir oluşumdu. Zaten herkeste diyor ki böyle var. Ama böyle Cumhuriyet Çalışma gurubu diye bir gurup yoktur. Böyle bir şey varsa mutlaka herkesin haberi olurdu. Zaten eski genelkurmay başkanımız da böyle bir şey duymadığını ve bilmediğini savcılarımıza kendileri söylemişlerdir. Ülkemizin içinde bulunduğu durum ortada iken, enerjimizi böyle abuk sabuk şeylere harcamamız en çok düşmanlarımızı sevindiriyordur, bundan kimsenin şüphesi de olmasın. Şimdi, bu iddianamenin temelini teşkil eden imzasız ihbar mektupları, elektronik postalar ve gizli tanık ifadeleri ile ilgili iddia makamının usule aykırı topladığı ve toplamaya çalıştığı deliller konusuna değinmek istiyorum. Yargı ve güvenlik makamlarına her ulaşan imzasız mektup ve elektronik posta doğru kabul edilse idi şu anda kritik makam ve mevkilerde bulunan birçok insan tutuklu olurdu. Yargı ve güvenlik makamları kendilerine gönderilen bu iletileri mutlaka ince eleyip sık dokumak zorundadırlar, zaten hukuki güvencenin temeli de budur. İddianameyi hazırlayanlar gözaltı sırasında yani ben Tekirdağ cezaevindeyken 09 Ekim 2008 günü Beşiktaş Adliyesinde bana yaptıkları kanunsuz tekliflerin geri tepmesi ve işbirliğine girmediğim için beni örgüt üyeliğinden örgüt ara yöneticiliğine terfi ettirmişlerdir ve birbirini tutmayan bir sürü yorum yaparak adeta kinlerini kusmuşlardır. Şöyle ki, 04 Temmuz günü beni tutuklayan Sedat Sami Haşıloğlu nun tutanağında Silahlı terör örgütüne üye olma ve Türkiye Cumhuriyet i hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, olarak belirtilen suçum 19

20 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:14 Sayfa:20 bu iddianamede 9 Ekimden sonra TCK nun 311, hem 312, /1 şeklinde aleyhime olacak şekilde değiştirilmiştir. Sayın başkan, değerli üyeler, ne yaparlarsa yapsınlar, ben kendimi biliyorum, ömrüm boyunca yasadışı unsurlara karşı kanımla, canımla mücadele ettim, bu iftiraları bana tutturamazlar, şu anda en fazla terörist başı ve yandaşları seviniyordur ama bu durum geçicidir, bağımsız Türk yargısı yani siz bu saçmalığa mutlaka dur diyeceksiniz buna inanıyorum. İddianameyi hazırlayanların bu durumları ile ilgili, yetkili makamlara suç duyurusunda bulundum ve burada yemin ediyorum ömrüm yettiği süre içerisinde de hukuki anlamda bu haksızlığın peşini bırakmayacağım. Konuyu ilettiğim birçok yetkili makam tarafından da unutulmamasını ve hukuki olarak mutlaka hesap sorulmasını sağlayacağım. İddianamenin 843.sayfasında burası çok enterasan çünkü 9 Ekimdeki sayın savcılarla görüşmemizden sonra o kadar kinlendiler ve o kadar belden aşağı vurma gayretine girdiler ki, bir iddianamede örgütle bilmem neyle alakası olmayan özel hayatla ilgili bir şey ancak bu kadar istismar edilebilir. Kınıyorum aynen şöyle diyor, şüphelinin bazı ihalelerde istedikleri sonucu elde edebilmek için kamu görevlilerine lüks otellerde pahalı hayat kadınları ayarladıkları mevcut görüşme tutanaklarından anlaşılmaktadır. Benim Barbaros Altıntaş ile bu içerikte bir görüşme yapmam onun bana saygı ve sevgisi ile ağabey kardeş ilişkisi içerisinde mümkün değildir. Ayrıca bu husus insanların özel hayatıdır. Hangi kamu görevlisine, hangi olmayan ihale karşılığı bu yapılmıştır. Dinleyip yorum yapanlar akılları sıra bana, burada sizlerin huzurunda ifade etmekten hicap duyacağım, ahlaksız bir tanımlamayı yapıştırmak istemişlerdir. Bu iftirayı mutlaka ispat etmek zorundadırlar, hangi ihale karşılığında, hangi ihale ile ilgili yetkili bir kamu görevlisine bu yapılmıştır. Bunun sonucunda hangi ihale alınmıştır. Eğer bunu ispat edemezlerse isnat etmeye çalıştıkları olgunun on katı kendilerine aittir. Ben haysiyetsiz bir insan değilim. Kaldı ki; heyetiniz üyesi Sedat Sami Haşıloğlu da sorgu esnasında, gecenin saat ikisinde, bana bu soruyu sormuştur, ben anlamayınca da anladım bu özel hayattır deyip zapta dahi geçirtmemiştir. Bu hususa İbrahim Özcan, Birol Başaran ve Prof. Ercüment Ovalı da tanıktır. Bizzat Sedat Sami Bey de burdadır. Ve zabta da geçirtmemiştir. Evet, bu özel hayattır deyip geçmiştir. Ama iddianameye bu 9 Ekimden sonra 9 Ekimdeki anlaşamamamızdan sonra efendim sen bunu da yaptın bunu yaptın biz seni ne yapacağız şeklinde koyulmuştur. Ben bunu hukuki anlamda mutlaka soracağım. Allah ta şahidimdir. Sayın başkan, bu konunun suçla filan ilgisi yoktur ancak ciddi anlamda bir onur meselesidir. Bunu iddia edenler eğer kanıtlayamazlarsa üzerime yapıştırmak istedikleri o kelimeyi kendilerine misli ile iade etme hakkım doğacaktır. Bu rezil ve intikam amaçlı, terörle veya örgütle alakası olmayan suçlamalar, bazı şerefsiz, vatansız ve haysiyetsiz yayın organlarında da yayınlanarak adım karalanılmaya çalışılmaktadır. Sorguladığım Apo bile bunu ordan izleyip vay be beni sorgulayan böyle şerefsizdir mi diyecektir, bunu mu sağlamaya çalışıyorlar. Hepsi ile ilgili suç duyurusunda bulundum ve bu işi hukuki anlamda sonuna kadar takip edeceğim. Bu görüşmeleri yaptığım iddia edilen kişi Barbaros Hayrettin Altıntaş buradadır. Benim şirkette kullandığım şirket elemanları tarafından kullanılan 6 adet cep telefonu vardır. Burası bir şirkettir, telefonlar zaman zaman şirketteki diğer kişiler tarafından da kullanılır o gün de bir şirket çalışanı tarafından kullanılmıştır, numara şirkete ait dır ve burada bir suç yoktur, iki insanın özel hayatlarıdır. Burada konuşmamıza bile gerek yoktur. Buradan bana çamur atmak ve hele de örgütsel anlam çıkarmak en azından vicdansızlıktır. Barbaros Hayrettin Altıntaş buradadır kendisine sorulmalıdır. Eğer hala bu konuyu bana yamamak istiyorlarsa, bu görüşmelerin ses kayıtlarından üretim yapan bir bilgisayar programı vasıtası ile üretildiğini de düşünebiliriz, eğer öyleyse zaten işlenen suç sahteciliktir. Onun dışında birçok insan özel hayatında her şey yapabilir. Efendim gider zamparalıkta yapar bilmem nede yapar rakı da içer içmezde, camiye de gider. Bunun örgütle suçla ne ilgisi var. Artı benimle ne alakası var. Ama bunu oraya öyle bir yaftalamışlar ki, 1,5 senedir Samanyolu televizyonu, vakit gazetesi işte kadın satıcısı albay, sizin dediğiniz gibi değil diyor benim 28 sene 50 yaşıma kadar geçen sene emekli olmuşum daha bütün hayatım terörle mücadeleyle geçmiş bana kadın pazarlayıcısı yaftasını yapıştırmak istiyor. Böyle saçma sapan 20

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

5. A. TELEFON DİNLEMELERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER

5. A. TELEFON DİNLEMELERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER 5. A. TELEFON DİNLEMELERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER İddianame içeriğinde müvekkilimize isnat edilen suçlara ilişkin olarak toplam 10 adet telefon görüşmesi yer almaktadır. Bu telefon görüşmelerinin; 2

Detaylı

Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı na

Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı na 1 Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı na Suç Duyurusunda Bulunan : (Avukat) Serdar ÖZTÜRK TCKN :18689107606 5 No lu L Tipi C. İ.K. C Blok No:9 SİLİVRİ/ İSTANBUL Şüpheliler Suç :1- Hüseyin ÇAPKIN- Suç Tarihinde

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun bu hükmünden yola çıkarak, İçişleri Bakanlığının emniyet ve asayişi sağlamada, yürütme organları olarak

3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun bu hükmünden yola çıkarak, İçişleri Bakanlığının emniyet ve asayişi sağlamada, yürütme organları olarak J.T.G.Y.K. 1 Amaç MADDE 1 - Bu Kanun, Türkiye Cumhuriyeti Jandarma Teşkilatının görev, yetki ve sorumluluklarına, hizmetin getirdiği bağlılık ve ilişkilere, teşkilat ve konuşa ait esas ve usulleri düzenler.

Detaylı

İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NA

İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NA Av. Hüseyin ERSÖZ Eski Büyükdere Cad. No: 22 Park Plaza Kat: 11 Maslak 34398 Sarıyer Istanbul Tel: 0 (212) 345 06 06 Pbx Fax: 0 (212) 345 06 18 16 Ocak 2014 İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NA SOR. NO

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İKİNCİ DAİRE KARARI Esas No 2013/149. Karar No 2013/1034

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İKİNCİ DAİRE KARARI Esas No 2013/149. Karar No 2013/1034 Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu İkinci Dairesi aşağıda isimleri yazılı üyelerin katılımı ile tarihinde toplandı....eski Hâkimi hâlen emekli... (... ) ile... Hâkimi... (...) hakkında, Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı na

Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı na Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı na Suç Duyurusunda Bulunan : (Avukat) Serdar ÖZTÜRK TCKN :18689107606 5 No lu L Tipi C. İ.K. C Blok No:9 SİLİVRİ/ İSTANBUL Şüpheliler :1- Celalettin CERRAH - Suç Tarihinde

Detaylı

Tarafıma yöneltilen suçlamaların hiç birini kabul. Üzerime atılı suçu işlemedim, ş işlemekş için bir kastım, düşüncem dahi olmadı.

Tarafıma yöneltilen suçlamaların hiç birini kabul. Üzerime atılı suçu işlemedim, ş işlemekş için bir kastım, düşüncem dahi olmadı. HASAN ÖZYURT 1 2 Tarafıma yöneltilen suçlamaların hiç birini kabul etmiyorum. Üzerime atılı suçu işlemedim, ş işlemekş için bir kastım, düşüncem dahi olmadı. 3 EK-D.doc EK-İ.doc Aksaz1.doc Kontrol,İzmir

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

ÖZET : 353 Sayılı Kanunun 10/^ maddesi uyarınca asker kişi sayılan. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ CEZA BÖLtMÜ. sanıkların askerî cezaevinde işledikleri

ÖZET : 353 Sayılı Kanunun 10/^ maddesi uyarınca asker kişi sayılan. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ CEZA BÖLtMÜ. sanıkların askerî cezaevinde işledikleri T#'C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ CEZA BÖLtMÜ ESAS NO î 1988/37 KARAR NO î 1988/38 ÖZET : 353 Sayılı Kanunun 10/^ maddesi uyarınca asker kişi sayılan sanıkların askerî cezaevinde işledikleri suça ait davanın,aynı

Detaylı

İSTANBUL ANADOLU CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI NA. : Şüpheli hakkında suç duyurusu dilekçemizin sunumudur.

İSTANBUL ANADOLU CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI NA. : Şüpheli hakkında suç duyurusu dilekçemizin sunumudur. İSTANBUL ANADOLU CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI NA Müşteki Vekilleri Şüpheli Konu Müsnet Suç : (T.C.:.)./ 3 Ümraniye İstanbul : Av. Aytekin TETİK & Av. Ahmet AYDIN - Adres Antette :...T.C.:2...2 Üsküdar İstanbul

Detaylı

ÖNSÖZ 3 EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YAZISI 5 İÇİNDEKİLER 7-12 KANUNLAR VE KAYNAKLAR 13-15 BİRİNCİ BÖLÜM Genel Bilgiler 17-29 1. Dersin adı ve konusu 17

ÖNSÖZ 3 EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YAZISI 5 İÇİNDEKİLER 7-12 KANUNLAR VE KAYNAKLAR 13-15 BİRİNCİ BÖLÜM Genel Bilgiler 17-29 1. Dersin adı ve konusu 17 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ 3 EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YAZISI 5 İÇİNDEKİLER 7-12 KANUNLAR VE KAYNAKLAR 13-15 BİRİNCİ BÖLÜM Genel Bilgiler 17-29 1. Dersin adı ve konusu 17 2. Dersin amacı ve planı 18 3. CMH ve Hukuk

Detaylı

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) TUTANAK

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) TUTANAK T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) ESAS N0:2009/191 03.08.2012 TUTANAK 27.07.2012 tarihli oturumda saat 19.27 sıralarında Mahkeme Başkanı tarafından duruşmanın

Detaylı

EK- A: SAHTE DARBE PLANI SEMİNER İLE NASIL İLİŞKİLENDİRİLDİ?

EK- A: SAHTE DARBE PLANI SEMİNER İLE NASIL İLİŞKİLENDİRİLDİ? EK- A: SAHTE DARBE PLANI SEMİNER İLE NASIL İLİŞKİLENDİRİLDİ? İddia makamı seminerde darbe planının üstü kapalı görüşüldüğünü ileri sürmüştür. Ancak 162 katılımcıdan sadece 52 kişiyi sanık yapmışlardır.

Detaylı

Şerafettin TUĞ Kaymakamı

Şerafettin TUĞ Kaymakamı T.C. GAZİEMİR KAYMAKAMLIĞI İLÇE YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ SAYI :BO54VLK4354802.880,01/ 1462 08.09.2010 KONU :19 Eylül 2010 Gaziler günü... GAZİEMİR Gaziemir İlçesi 19 Eylül 2010 Gaziler Günü Anma Tören Programı

Detaylı

Davanın selameti için sürgün

Davanın selameti için sürgün EVRENSEL GAZETESİ Tacize uğrayan kadını davanın selameti için sürmüşler! KÜLTÜR ve Turizm Bakanlığı, Çanakkale de amirinin tacizine uğrayan Bakanlık çalışanı kadının sürülmesi ile ilgili soru önergesine

Detaylı

T.C. İSTANBUL 13.AĞIR CEZA MAHKEMESİ ( CMK 250 MADDESİ İLE YETKİLİ ) DURUŞMA TUTANAĞI

T.C. İSTANBUL 13.AĞIR CEZA MAHKEMESİ ( CMK 250 MADDESİ İLE YETKİLİ ) DURUŞMA TUTANAĞI T.C. İSTANBUL 13.AĞIR CEZA MAHKEMESİ ( CMK 250 MADDESİ İLE YETKİLİ ) DURUŞMA TUTANAĞI ESAS NO :2009/191 CELSE NO :15 CELSE TARİHİ :06.11.2009 BAŞKAN :KÖKSAL ŞENGÜN 20909 ÜYE :HASAN HÜSEYİN ÖZESE 28298

Detaylı

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.aktifhaber.com Tarih: 22.01.

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.aktifhaber.com Tarih: 22.01. Günlük Haber Bülteni 23.01.2015 İNTERNET HABERLERİ İnternet Haber Sitesi : www.aktifhaber.com Tarih: 22.01.2015 1 2 İNTERNET HABERLERİ İnternet Haber Sitesi : www.haberler.com Tarih: 22.01.2015 İNTERNET

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR. Başvuru Numarası: 2013/8492. Karar Tarihi: 8/9/2014 İKİNCİ BÖLÜM KARAR

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR. Başvuru Numarası: 2013/8492. Karar Tarihi: 8/9/2014 İKİNCİ BÖLÜM KARAR TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başvuru Numarası: 2013/8492 Karar Tarihi: 8/9/2014 İKİNCİ BÖLÜM Başkan : Alparslan ALTAN ler : Serdar ÖZGÜLDÜR Recep KÖMÜRCÜ Engin YILDIRIM M. Emin

Detaylı

Sayı: 32/2014. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:

Sayı: 32/2014. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 24 Şubat 2014 tarihli Kırkaltıncı Birleşiminde Oybirliğiyle kabul olunan Özel Hayatın ve Hayatın Gizli Alanının Korunması Yasası Anayasanın 94 üncü

Detaylı

İstanbul 13 ncü Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı na

İstanbul 13 ncü Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı na İstanbul 13 ncü Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı na (CMK 250 nci Madde İle Görevli) Esas No : 2010/106 Talepte Bulunan Sanık : (Avukat) Serdar ÖZTÜRK, TCKN: 18689107606 Müdafiiler : Avukat Cahit Karadaş-

Detaylı

SATIN ALMA DAİRE BAŞKANLIĞI GÖREV YETKİ VE SORUMLULUKLARI HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam Dayanak ve Tanımlar

SATIN ALMA DAİRE BAŞKANLIĞI GÖREV YETKİ VE SORUMLULUKLARI HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam Dayanak ve Tanımlar SATIN ALMA DAİRE BAŞKANLIĞI GÖREV YETKİ VE SORUMLULUKLARI HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1- Bu Yönetmeliğin amacı; Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Satın Alma

Detaylı

Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı na

Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı na Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı na Suç Duyurusunda Bulunan : (Avukat) Serdar ÖZTÜRK TCKN :18689107606 5 No lu L Tipi C. İ.K. C Blok No:9 SİLİVRİ/ İSTANBUL Şüpheliler :1- Celalettin CERRAH - Eski İstanbul

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 25.5.2005 tarihli ve 5352 Sayılı Adli Sicil Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifim gerekçesi ile birlikte ektedir. Gereğini arz ederim. 29 Ocak

Detaylı

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr YENİ ANAYASA DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİMİZ (TCBMM Başkanlığı na iletilmek üzere hazırlanmıştır) 31.12.2011 İletişim: I. Anafartalar Mah. Vakıf İş Hanı Kat:3 No:

Detaylı

T.C. ANAYASA MAHKEMESİ

T.C. ANAYASA MAHKEMESİ T.C. ANAYASA MAHKEMESİ BİREYSEL BAŞVURU FORMU Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 59. maddesine göre hazırlanmıştır. 1 BİREYSEL BAŞVURU FORMU I- KİŞİSEL BİLGİLER A- GERÇEK KİŞİLER İÇİN BAŞVURUCUNUN 1- T.C. KİMLİK

Detaylı

İFADEYE ÇAĞRI YAZISI (Şikayetçi için)

İFADEYE ÇAĞRI YAZISI (Şikayetçi için) Sayı: Tarih:.././ Konu: Ceza Soruşturması İFADEYE ÇAĞRI YAZISI (Şikayetçi için) Sayın: Rektörlük / Genel Sekreterlik / Dekanlık/ Müdürlük Makamının. tarih ve.. sayılı yazısıyla konusundaki şikayetiniz

Detaylı

ŞİKAYET NO : 02.2013/317 KARAR TARİHİ : 21/01/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ :

ŞİKAYET NO : 02.2013/317 KARAR TARİHİ : 21/01/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ : ŞİKAYET NO : 02.2013/317 KARAR TARİHİ : 21/01/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ : ŞİKAYET EDİLEN İDARE : Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü ŞİKAYETİN KONUSU : Özel büro ve turizm tesisleri

Detaylı

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİDİR. DURUŞMA TALEPLİDİR. ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA DAVACI VEKİLİ DAVALILAR : Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı : Oğuzlar Mah. Barış Manço Cad. Av. Özdemir Özok

Detaylı

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU DERSİMİZİN TEMEL KONUSU 1 1. TÜRK HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARINI TANIMAK 2. TÜRKIYE DE NELER YAPABİLİRİZ SORUSUNUN CEVABINI BULABİLMEK DERSİN KAYNAKLARI 2 SİZE GÖNDERİLEN MATERYAL: 1. 1982 Anayasası: https://www.tbmm.gov.tr/anayasa/anayasa_2011.pdf

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

MALİYE BAKANLIĞI BAŞHUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE MUHAKEMAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇ GENELGELER

MALİYE BAKANLIĞI BAŞHUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE MUHAKEMAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇ GENELGELER MALİYE BAKANLIĞI BAŞHUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE MUHAKEMAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇ GENELGELER 1 31 Sayılı BAHUM İç KONU; 659 sayılı KHK nın Adli uyuşmazlıkların sulh yoluyla halli, uzlaşma ve vazgeçme yetkileri başlıklı

Detaylı

Aile içi şiddeti ihbar edin ve mahkemede yardımcı olun

Aile içi şiddeti ihbar edin ve mahkemede yardımcı olun DOMESTIC VIOLENCE HELP AT COURT Turkish AİLE İÇİ ŞİDDET Artık şiddetin sona ermesini istiyorsunuz Aile içi şiddeti ihbar edin ve mahkemede yardımcı olun Kadınlar İçin Aile İçi Şiddet Mahkemesi Savunma

Detaylı

T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8

T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8 T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8 Z ;... Sayı TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu ile Bankacılık Kanunu'nda Değ Yapılması

Detaylı

T.C. HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU

T.C. HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU T.C. HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU Sayı : 87742275-010.03-0124-2014 30/04/2014 Konu : En üst dereceli kolluk amirleri hakkındaki araştırma, inceleme ve soruşturma işlemleri GENELGE No: 3 Bilindiği

Detaylı

YENİ TÜRK CEZA KANUNU BAĞLAMINDA İÇTİHAT MI REFORM MU?

YENİ TÜRK CEZA KANUNU BAĞLAMINDA İÇTİHAT MI REFORM MU? YENİ TÜRK CEZA KANUNU BAĞLAMINDA İÇTİHAT MI REFORM MU? * Türk hukuk devriminin en önemli bir parçası olan Türk Ceza Kanunu 1926 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bir çok kanun gibi Ceza Kanunu da Avrupa da

Detaylı

Ergenekon'da 19 tahliye, işte tahliye olan isimler

Ergenekon'da 19 tahliye, işte tahliye olan isimler On5yirmi5.com Ergenekon'da 19 tahliye, işte tahliye olan isimler Ergenekon davasında tutuklu Tuncay Özkan, Doğu Perinçek ve Yalçın Küçük'ün de aralarında bulunduğu 19 sanık hakkında tahliye kararı çıktı.

Detaylı

8 Nisan 2016 CUMA Resmî Gazete Sayı : 29678 YÖNETMELİK

8 Nisan 2016 CUMA Resmî Gazete Sayı : 29678 YÖNETMELİK 8 Nisan 2016 CUMA Resmî Gazete Sayı : 29678 YÖNETMELİK Millî Savunma Bakanlığından: ASKER KİŞİLERİN KITA, KARARGÂH VE KURUMLARDA YA DA GÖREV ESNASINDA VEYA GÖREV YERLERİNDE ÖLÜMÜ HÂLİNDE YASAL MİRASÇILARINI

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI GENEL OLARAK Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 148. maddesinde yapılan değişiklik ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu açılmıştır. 23 Eylül 2012

Detaylı

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN BU DERSTE NELER ÖĞRENECEĞİZ? Hukukun Dallara Ayrılması (Kamu Hukuku-Özel Hukuk) Kamu Hukuku Özel Hukuk Ayrımı Hukuk kuralları için yapılan eski ayrımlardan biri, hukukun kamu

Detaylı

İSTANBUL SOSYAL GÜVENLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ

İSTANBUL SOSYAL GÜVENLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ İSTANBUL SOSYAL GÜVENLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU İSTANBUL SOSYAL GÜVENLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ Ramazan YILDIZ İSTANBUL SOSYAL GÜVENLİK İL MÜDÜRÜ 6385 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GSS KANUNU İLE

Detaylı

MİLLİ GÜVENLİK KURULU VE MİLLİ GÜVENLİK KURULU GENEL SEKRETERLİĞİ KANUNU

MİLLİ GÜVENLİK KURULU VE MİLLİ GÜVENLİK KURULU GENEL SEKRETERLİĞİ KANUNU 6219 MİLLİ GÜVENLİK KURULU VE MİLLİ GÜVENLİK KURULU GENEL SEKRETERLİĞİ KANUNU Kanun Numarası : 2945 Kabul Tarihi : 9/11/1983 Yayımlandığı R. Gazete : Tarih : 11/11/1983 Sayı : 18218 Yayımlandığı Düstur

Detaylı

DAVALI: Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, Bilkent Plaza, B2 Blok VEKİLİ: Av. Oya PELİT / Aynı yerde

DAVALI: Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, Bilkent Plaza, B2 Blok VEKİLİ: Av. Oya PELİT / Aynı yerde DAVACI: NTV Radyo ve Televizyon Yayıncılığı A.Ş VEKİLİ: Av. İsmail ATAK, Hafta Sok. No:23/5 Gaziosmanpaşa / DAVALI: Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, Bilkent Plaza, B2 Blok VEKİLİ: Av. Oya PELİT / Aynı yerde

Detaylı

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Sağlık Eğitimi Genel Müdürlüğü GÜNDÜZLÜ SAĞLIK MESLEK LİSELERİ BAŞVURU VE KAYIT- KABUL ŞARTLARI İLE İLGİLİ YÖNERGE

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Sağlık Eğitimi Genel Müdürlüğü GÜNDÜZLÜ SAĞLIK MESLEK LİSELERİ BAŞVURU VE KAYIT- KABUL ŞARTLARI İLE İLGİLİ YÖNERGE T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Sağlık Eğitimi Genel Müdürlüğü GÜNDÜZLÜ SAĞLIK MESLEK LİSELERİ BAŞVURU VE KAYIT- KABUL ŞARTLARI İLE İLGİLİ YÖNERGE NİSAN 2001 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak Amaç : Madde 1- Bu

Detaylı

BİLGİ GÜVENLİĞİNİN HUKUKSAL BOYUTU. Av. Gürbüz YÜKSEL GENEL MÜDÜR YARDIMCISI

BİLGİ GÜVENLİĞİNİN HUKUKSAL BOYUTU. Av. Gürbüz YÜKSEL GENEL MÜDÜR YARDIMCISI BİLGİ GÜVENLİĞİNİN HUKUKSAL BOYUTU Av. Gürbüz YÜKSEL GENEL MÜDÜR YARDIMCISI SAĞLIK BİLGİ SİSTEMLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 663 sayılı KHK Md.11 Sağlık Bakanlığı bilişim uygulamalarını yürütmek üzere doksanlı

Detaylı

İSTANBUL NÖBETÇİ AĞIR CEZA MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ NE

İSTANBUL NÖBETÇİ AĞIR CEZA MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ NE İSTANBUL NÖBETÇİ AĞIR CEZA MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ NE (CMK 250. Maddesi Uyarınca Görevli ve Yetkili) 20.01.2009 DURU MA TALEPLİDİR Soruşturma No : 2008/1756 Tahliye Talebinde Bulunan üpheli : Birol BA

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

: İstanbul Barosu Başkanlığı

: İstanbul Barosu Başkanlığı 31.05.2013 815 İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA İHBARDA BULUNAN : İstanbul Barosu Başkanlığı İHBAR EDİLENLER : Şiddet ve zor kullanan kolluk görevlileri, onlara bu yönde emir ve talimat verenler, bu

Detaylı

Karar No : 1888 Karar Tarihi : 07/10/2015

Karar No : 1888 Karar Tarihi : 07/10/2015 Karar No : 1888 Karar Tarihi : 07/10/2015 Adalet ve Kalkınma Partisi SKM Başkanı Yıldız SEFERİNOĞLU ve Adalet ve Kalkınma Partisi Yüksek Seçim Kurulu Temsilcisi Şeref MALKOÇ tarafından müştereken imzalanarak

Detaylı

3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet

3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet 3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet Fikret İlkiz Anayasaya göre; herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde

Detaylı

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını denetleyen en yüksek organ ise devlettir. Hukuk alanında birlik

Detaylı

Meclis'te sık sık. Babası yoksa

Meclis'te sık sık. Babası yoksa 4 NİSAN 2013 www.reisgida.com.tr Babası yoksa CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan a yönelik sözleri TBMM Genel Kurulu'nda gerginliğe neden oldu. Genç, eleştirileriyle

Detaylı

YÖNETİM KURULU 23 EYLÜL 2014 GÜNDEMİ

YÖNETİM KURULU 23 EYLÜL 2014 GÜNDEMİ Sıra GÜNDEM MADDELERİ YÖNETİM KURULU 23 EYLÜL 2014 GÜNDEMİ KARAR 1 Başkan ve Yönetim Kurulu üyelerinin katıldıkları toplantı, ziyaret ve benzeri konular hakkında Yönetim Kurulu'nu bilgilendirmesi. Yönetim

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İKİNCİ DAİRE KARARI Karar No

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İKİNCİ DAİRE KARARI Karar No Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu İkinci Dairesi aşağıda isimleri yazılı üyelerin katılımı ile tarihinde toplandı.... eski Hâkimi hâlen emekli... (...) hakkında, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Üçüncü

Detaylı

Akçakale Sınırından Türkiye ye Sığınmacı Geçişi Gözlem Raporu. (16 Haziran 2015)

Akçakale Sınırından Türkiye ye Sığınmacı Geçişi Gözlem Raporu. (16 Haziran 2015) 17.06.2015 Akçakale Sınırından Türkiye ye Sığınmacı Geçişi Gözlem Raporu (16 Haziran 2015) Necatibey Caddesi No:82 Kat:6 Daire:11/12 Demirtepe/Ankara Tel:+90 (312) 230 35 67-68-69 Fax:+90 (312) 230 17

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Amaç MADDE 1 KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARAR İNCELEMESİ MEHMET HÜSEYİN ÇİÇEK - TÜRKİYE DAVASI AHİM 3. DAİRE 76933-01 -30.03.2006

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARAR İNCELEMESİ MEHMET HÜSEYİN ÇİÇEK - TÜRKİYE DAVASI AHİM 3. DAİRE 76933-01 -30.03.2006 AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARAR İNCELEMESİ MEHMET HÜSEYİN ÇİÇEK - TÜRKİYE DAVASI AHİM 3. DAİRE 76933-01 -30.03.2006 Hazırlayan: Hüseyin Kayıkcı * OLAYLAR: 1941 doğumlu ve Diyarbakır da ikamet etmekte

Detaylı

CEZA YARGILAMASI KAPSAMINDA İHAM UYGULAMASINDA KLON DAVA KAVRAMI

CEZA YARGILAMASI KAPSAMINDA İHAM UYGULAMASINDA KLON DAVA KAVRAMI CEZA YARGILAMASI KAPSAMINDA İHAM UYGULAMASINDA KLON DAVA KAVRAMI GİRİŞ : Yakın kavram olarak, ceza yargılaması hukukumuzda mükerrer dava kavramı vardır. Mükerrer dava; olayı, tarafları, konusu aynı olan

Detaylı

KORUMA KURULLARI. Kanuni Dayanak: 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu

KORUMA KURULLARI. Kanuni Dayanak: 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu KORUMA KURULLARI Kanuni Dayanak: 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu KORUMA KURULLARININ OLUŞUMU: 1) Koruma kurulları; adalet komisyonunun bulunduğu yerlerde Cumhuriyet başsavcısının veya

Detaylı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı na

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı na Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı na Suç Duyurusunda Bulunan : (Avukat) Serdar ÖZTÜRK TCKN :18689107606 1 No lu L Tipi C. İ.K. B Blok No:3 ÜST SİLİVRİ/ İSTANBUL Şüpheliler : 1- E. Nilgün Aladağlı 2- Ala Uluslar

Detaylı

ÜLGEN HUKUK BÜROSU FATİH CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI NA. SUÇ : TCK m.257, TCK m.281, TCK m.267

ÜLGEN HUKUK BÜROSU FATİH CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI NA. SUÇ : TCK m.257, TCK m.281, TCK m.267 Av. Deniz ŞEREN Av. Zeynep GÜNTEKİN ÜLGEN HUKUK BÜROSU A v. C e l a l Ü L G E N Av. Hüseyin ERSÖZ Av. Serkan GÜNEL FATİH CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI NA İstanbul/26.01.2011 SUÇ : TCK m.257, TCK m.281, TCK m.267

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

: Av. Hüseyin ERSÖZ. Eski Büyükdere Cad. No: 22. Park Plaza Kat: 11 Maslak 34398 Sarıyer Istanbul. Tel: 0 (212) 345 06 06 Pbx Fax: 0 (212) 345 06 18

: Av. Hüseyin ERSÖZ. Eski Büyükdere Cad. No: 22. Park Plaza Kat: 11 Maslak 34398 Sarıyer Istanbul. Tel: 0 (212) 345 06 06 Pbx Fax: 0 (212) 345 06 18 Av. Hüseyin ERSÖZ Eski Büyükdere Cad. No: 22 Park Plaza Kat: 11 Maslak 34398 Sarıyer Istanbul Tel: 0 (212) 345 06 06 Pbx Fax: 0 (212) 345 06 18 İSTANBUL NÖBETÇİ SULH CEZA HAKİMLİĞİNE SORUŞTURMA NO : 2011/108558

Detaylı

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE ETEM KARAGÖZ TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 32008/05) KARAR STRAZBURG 15 Eylül 2009 İşbu karar AİHS

Detaylı

Þiddete Maruz Kalan Kadýnlara Sunulan Hizmetler Þiddete Maruz Kalan Kadýnlara Sunulan Hizmetler Hazýrlayan Ebru Özberk T.C. Baþbakanlýk Kadýnýn Statüsü Genel Müdürlüðü Ekim 2008 Bu kitabýn basým, yayýn,

Detaylı

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI Amaç ve kapsam MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı; kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadî, ticarî ve malî sektörlerde üretim, tüketim ve hizmet

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20 Düğünlerde Takılan Sahte Paralar Yüksek eğitimini tamamlamış, babası ticaretle uğraşan, annesi ise bir bankada görevli bulunan bir ailenin tek kızıydı. Okul arkadaşı ile evlenmeye karar vermişlerdi. Damat

Detaylı

Beraat Eden Sanıklar Müdafiinin Vek âlet Ücreti

Beraat Eden Sanıklar Müdafiinin Vek âlet Ücreti Beraat Eden Sanıklar Müdafiinin Vek âlet Ücreti Av. Coşkun ÖZBUDAK* * Ankara Barosu. 1. Giriş Bilindiği gibi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT), beraat eden sanık yararına vekâlet ücretine hükmedilmesi

Detaylı

KARABÜK İl Emniyet Müdürlüğü İl Emniyet Müdürlüğü Polikliniği Sivil Savunma Büro Amirliği Özel Kalem Büro Amirliği Rehberlik ve Psikolojik Danışma

KARABÜK İl Emniyet Müdürlüğü İl Emniyet Müdürlüğü Polikliniği Sivil Savunma Büro Amirliği Özel Kalem Büro Amirliği Rehberlik ve Psikolojik Danışma KARABÜK İl Emniyet Müdürlüğü İl Emniyet Müdürlüğü Polikliniği Özel Kalem Büro Amirliği Rehberlik ve Psikolojik Danışma Büro Amirliği Toplum Destekli Polislik Büro Amirliği Basın ve Halkla İlişkiler Büro

Detaylı

T.C. KİLİS VALİLİĞİ GKK ALIMI BAŞVURU SEÇME SINAVLARI KILAVUZU

T.C. KİLİS VALİLİĞİ GKK ALIMI BAŞVURU SEÇME SINAVLARI KILAVUZU T.C. KİLİS VALİLİĞİ GKK ALIMI BAŞVURU VE SEÇME SINAVLARI KILAVUZU 2015 BAŞVURULAR 11 ARALIK 21 ARALIK 2015 TARİHLERİ ARASINDA KİLİS VALİLİĞİ YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ VE İL MERKEZ JANDARMA KOMUTANLIĞINA YAPILACAKTIR.

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 20 MAYIS 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Federasyona katıldılar TÜRKİYE Spor Yazarları Derneği nde İstanbul Muhtarlar Federasyonu Yönetim Kurulu ve Beşiktaş Muhtarlar Derneği

Detaylı

T.C. KARTAL BELEDİYE BAŞKANLIĞI İSTANBUL 7. DÖNEM TEMMUZ AYININ 1. TOPLANTISININ 3.BİRLEŞİMİNE AİT M E C L İ S K A R A R I D I R

T.C. KARTAL BELEDİYE BAŞKANLIĞI İSTANBUL 7. DÖNEM TEMMUZ AYININ 1. TOPLANTISININ 3.BİRLEŞİMİNE AİT M E C L İ S K A R A R I D I R KARARIN ÖZÜ : Görev ve Çalışma Yönetmeliği. TEKLİF : Etüt Proje Müdürlüğü nün 02.07.2014 tarih, 2014/11669 sayılı teklifi. BAŞKANLIK MAKAMI'NA; İlgi : 02.05.2014 tarih ve 6439 sayılı Başkanlık Oluru ilgi

Detaylı

Yargı ÜNİTE. Amaçlar. İçindekiler

Yargı ÜNİTE. Amaçlar. İçindekiler Yargı ÜNİTE 9 Amaçlar Bu üniteyi çalıştıktan sonra; Yargı bağımsızlığı kavramını tanımlayabilecek, Yargı içinde yer alan farklı mahkemeleri ve bunların görevlerini öğreneceksiniz. İçindekiler Yargı Yetkisi

Detaylı

BAŞVURUDA İSTENİLEN BELGELER. 1-Yeşilkart Başvuru formu 2-Aile Nüfus Kayıt Örneği 3-Başvuru Dilekçesi

BAŞVURUDA İSTENİLEN BELGELER. 1-Yeşilkart Başvuru formu 2-Aile Nüfus Kayıt Örneği 3-Başvuru Dilekçesi SIRA NO VATANDAŞA SUNULAN HİZMETİN ADI BAŞVURUDA İSTENİLEN BELGELER HİZMETİN TAMAMLANMA SÜRESİ (EN GEÇ SÜRE) 01 Şikayet Müracaatları 1-Şikayet Dilekçesi 2-Nüfus Cüzdan Fotokopileri 3-Tanıkları 4-Tanık

Detaylı

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI Priştine, 14 Aralık 2012 Nr. Ref.: RK 330/12 KABUL EDİLMEZLİK KARARI Başvuru No: KI 84/12 Başvurucular Kosova Emekliler ve İş Malulleri Bağımsız Sendikası adına Vıçıtırın Şube Başkanı Rifat Halili Emeklilerin

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İKİNCİ DAİRE KARARI Esas No 2012/299. Karar No 2013/422

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İKİNCİ DAİRE KARARI Esas No 2012/299. Karar No 2013/422 Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu İkinci Dairesi aşağıda isimleri yazılı üyelerin katılımı ile tarihinde toplandı.... eski hâlen... İdare Mahkemesi Üye Hâkimi... (...) hakkında,... Bölge İdare Mahkemesi

Detaylı

MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNİN YARGILANMASI HAKKINDA KANUN

MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNİN YARGILANMASI HAKKINDA KANUN 7749 MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNİN YARGILANMASI HAKKINDA KANUN Kanun Numarası : 4483 Kabul Tarihi : 2/12/1999 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 4/12/1999 Sayı : 23896 Yayımlandığı Düstur : Tertip

Detaylı

4081 SAYILI ÇİFTÇİ MALLARININ KORUNMASI HAKKINDA KANUN UYGULAMASI

4081 SAYILI ÇİFTÇİ MALLARININ KORUNMASI HAKKINDA KANUN UYGULAMASI 4081 SAYILI ÇİFTÇİ MALLARININ KORUNMASI HAKKINDA KANUN UYGULAMASI 4081 Sayılı Kanun; Çiftçi mallarının korunması esaslarını düzenlemek üzere 10.07.1941 tarihinde yayımlanmıştır. Kanun Hükümleri; -Köy sınırları

Detaylı

T.C. HOCALAR KAYMAKAMLIĞI HİZMET STANDARTLARI TABLOSU (İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA BAĞLI TÜM KAYMAKAMLIK BİRİMLERİ)

T.C. HOCALAR KAYMAKAMLIĞI HİZMET STANDARTLARI TABLOSU (İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA BAĞLI TÜM KAYMAKAMLIK BİRİMLERİ) T.C. HOCALAR KAYMAKAMLIĞI (İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA BAĞLI TÜM KAYMAKAMLIK BİRİMLERİ) SIRA NO 1 2 ADI Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Vali ve Kaymakamlıklarca Önlenmesi Yolları 634 sayılı Kat

Detaylı

Ön İnceleme Nedeniyle Düzenlenecek Raporlar

Ön İnceleme Nedeniyle Düzenlenecek Raporlar Ön İnceleme Nedeniyle Düzenlenecek Raporlar 1 Giriş: 4483 sayılı Kanuna göre yapılan bir ön incelemede, yetkili merci tarafından verilen onaylara bağlı olarak farklı raporlar düzenlenebilecektir. Yetkili

Detaylı

GİRESUN BELEDİYESİ RUHSAT VE DENETİM MÜDÜRLÜĞÜ

GİRESUN BELEDİYESİ RUHSAT VE DENETİM MÜDÜRLÜĞÜ GİRESUN BELEDİYESİ RUHSAT VE DENETİM MÜDÜRLÜĞÜ MÜDÜRLÜĞÜN KURULUŞU : Müdürlüğümüz 5393 sayılı Belediye Kanununun 15 nci maddesi gereği aynı kanunun 49 ncu maddesine istinaden Belediye Meclisinin 03.02.2005

Detaylı

Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur. 1982 Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir.

Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur. 1982 Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir. İDARE HUKUKU Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur. 1982 Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir. Bu düzenlemede yer alan ilkeler şunlardır; - Hukuk

Detaylı

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 26.01.

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 26.01. Günlük Haber Bülteni 27.01.2015 İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 26.01.2015 İnternet Haber Sitesi : www.sanlıurfa.com Tarih: 26.01.2015 İnternet Haber Sitesi : www.haberler.com Tarih: 26.01.2015

Detaylı

Özel Görevli Ağır Ceza Mahkemelerinin Tarihi Gelişimi

Özel Görevli Ağır Ceza Mahkemelerinin Tarihi Gelişimi Özel Görevli Ağır Ceza Mahkemelerinin Tarihi Gelişimi Yrd. Doç. Dr. Selman DURSUN İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Uluslararası Suç ve Ceza

Detaylı

Bağdat Cad. No:108/B D:26 Fenerbahçe Kadıköy İSTANBUL. : Bilirkişi 2. Ek Rapor ve Ayrık 2. Ek Rapora Karşı Beyanlarımızdan İbarettir.

Bağdat Cad. No:108/B D:26 Fenerbahçe Kadıköy İSTANBUL. : Bilirkişi 2. Ek Rapor ve Ayrık 2. Ek Rapora Karşı Beyanlarımızdan İbarettir. 24 MAYIS 2011. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SAYIN BAŞKANLIĞI NA 200/. ESAS DAVALILAR VEKİLİ : 1-2-.. : Av. AHMET AYDIN Bağdat Cad. No:108/B D:26 Fenerbahçe Kadıköy İSTANBUL DAVACI :. SİGORTA A.Ş. VEKİLİ :

Detaylı

KAYMAKAMA ve GAZETECİLERE SALDIRDILAR

KAYMAKAMA ve GAZETECİLERE SALDIRDILAR KAYMAKAMA ve GAZETECİLERE SALDIRDILAR Bodrum Gümüşlükte olaysız ve şenlik gibi yapılan sembolik tabela dikimini yapan Bodrum Kaymakamı Dr.Mehmet Gödekmerdan ikinci durağı Kadıkalesi Ormancılar Sitesinde

Detaylı

JANDARMA TEŞKİLAT, GÖREV VE YETKİLERİ KANUNU. Kanun Numarası : 2803 Kabul Tarihi : 10/3/1983 Yayımlandığı R. Gazete : Tarih : 12/3/1983 Sayı : 17985

JANDARMA TEŞKİLAT, GÖREV VE YETKİLERİ KANUNU. Kanun Numarası : 2803 Kabul Tarihi : 10/3/1983 Yayımlandığı R. Gazete : Tarih : 12/3/1983 Sayı : 17985 JANDARMA TEŞKİLAT, GÖREV VE YETKİLERİ KANUNU Kanun Numarası : 2803 Kabul Tarihi : 10/3/1983 Yayımlandığı R. Gazete : Tarih : 12/3/1983 Sayı : 17985 BİRİNCİ KISIM Genel Hükümler Amaç, Kapsam ve Tanımlar

Detaylı

2015 YILI 25. DÖNEM MİLLETVEKİLİ GENEL SEÇİMİNDE ADAY OLMAK İSTEYEN KAMU GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ REHBER

2015 YILI 25. DÖNEM MİLLETVEKİLİ GENEL SEÇİMİNDE ADAY OLMAK İSTEYEN KAMU GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ REHBER 2015 YILI 25. DÖNEM MİLLETVEKİLİ GENEL SEÇİMİNDE ADAY OLMAK İSTEYEN KAMU GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ REHBER A- İLGİLİ MEVZUAT Türkiye Cumhuriyeti Anayasası nın 76. maddesinin son fıkrasında; hâkimler ve savcılar,

Detaylı

(Resmi Gazete ile yayımı: 27.10.2004 Sayı: 25626)

(Resmi Gazete ile yayımı: 27.10.2004 Sayı: 25626) 60 TÜRKIYE CUMHURIYETI HÜKÜMETI ILE SLOVENYA CUMHURIYETI HÜKÜMETI ARASıNDA ÖRGÜTLÜ SUÇLAR, UYUŞTURUCU MADDE KAÇAKÇıLıĞı, ULUSLARARASı TERÖRIZM VE DIĞER CIDDI SUÇLARLA MÜCADELEDE IŞBIRLIĞI ANLAŞMASıNıN

Detaylı

UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE İL KURULLARININ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI

UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE İL KURULLARININ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE İL KURULLARININ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI 1. Amaç Uyuşturucu ile Mücadele İl Kurullarının amacı, uyuşturucu ile mücadele sürecinde mevcut durumu tespit etmek ve hazırlanan eylem

Detaylı

Yargıdaki skandallar Kollama-filmindeki Yiğit-in durumunu cazib hale getirmekte, Kurtlar Vadisi Pusu-daki Polat-ın durumuna özendirmektedir.

Yargıdaki skandallar Kollama-filmindeki Yiğit-in durumunu cazib hale getirmekte, Kurtlar Vadisi Pusu-daki Polat-ın durumuna özendirmektedir. YARGI İNTİHAR ETTİ *Sevr-le sınırları tesbit edilen Türkiye,Lozanla geleceği şekilleniyor,elleri kolları bağlanıyordu.şimdiki hukuk ise bunun kollarından biri..ahtapot gibi.. etti *Mailime gelen bir notta;

Detaylı

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler,

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler, ÇOCUKLARIN İNTERNET ORTAMINDA CİNSEL İSTİSMARINA KARŞI GLOBAL İTTİFAK AÇILIŞ KONFERANSI 5 Aralık 2012- Brüksel ADALET BAKANI SAYIN SADULLAH ERGİN İN KONUŞMA METNİ Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler,

Detaylı

İNSAN KAYNAKLARI VE EĞİTİM DAİRESİ BAŞKANLIĞI TEŞKİLAT YAPISI VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR YÖNERGE

İNSAN KAYNAKLARI VE EĞİTİM DAİRESİ BAŞKANLIĞI TEŞKİLAT YAPISI VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR YÖNERGE İNSAN KAYNAKLARI VE EĞİTİM DAİRESİ BAŞKANLIĞI MAAŞ TAHAKKUK ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT YAPISI VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, HUKUKİ DAYANAK, İLKELER ve TANIMLAR Amaç Madde

Detaylı

T.C. İZMİR KONAK BELEDİYE BAŞKANLIĞI Yapı Kontrol Müdürlüğü ÖRGÜTLENME, GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK

T.C. İZMİR KONAK BELEDİYE BAŞKANLIĞI Yapı Kontrol Müdürlüğü ÖRGÜTLENME, GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK ÖRGÜTLENME, GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK GENEL HÜKÜMLERİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu yönetmeliğin amacı, nün teşkilat yapısını, hukukî statüsünü, görev,

Detaylı

TÜRKİYE DE MAĞDUR ÇOCUKLAR

TÜRKİYE DE MAĞDUR ÇOCUKLAR TÜRKİYE DE MAĞDUR ÇOCUKLAR Bilgi Notu-2: Cinsel Suç Mağduru Çocuklar Yazan: Didem Şalgam, MSc Katkılar: Prof. Dr. Münevver Bertan, Gülgün Müftü, MA, Adem ArkadaşThibert, MSc MA İçindekiler Grafik Listesi...

Detaylı

özlü bir medya kazası işledi. Yıldırı m

özlü bir medya kazası işledi. Yıldırı m - Bakan Yıldırım dan yıldırım gibi özlü sözler - Manisa 4. Asliye Ceza dan insan hakları ve Anayasa dersi - Telefon Ablukası ile Gazze Ablukası arasındaki on benzerlik RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar

Detaylı

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 Adı Soyadı : No: Sınıf: 11/ SĠYASET Siyaset; ülke yönetimini ilgilendiren olayların bütünüdür.

Detaylı