Cilt/Vol 5 Sayı/Number 17 Mart/ March 2014

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Cilt/Vol 5 Sayı/Number 17 Mart/ March 2014"

Transkript

1 Cilt/Vol 5 Sayı/Number 17 Mart/ March 2014 ISSN: MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DERGİSİ MEDICAL JOURNAL OF THE MUSTAFA KEMAL UNIVERSITY Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Yayını Medical Journal of the Mustafa Kemal University Yılda 4 kez yayınlanır. Makale gönderim adresi:

2 MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DERGİSİ Medical Journal of the Mustafa Kemal University Mustafa Kemal Üniversitesi adına Sahibi Rektör Prof. Dr. Hüsnü Salih Güder Baş Editör: Tıp Fakültesi Dekanı: Prof. Dr. Ömer Faruk Kökoğlu Editörler: Doç. Dr. Ali KARAKUŞ Yrd. Doç. Dr. Erhan YENGİL Mustafa Kemal Üniversitesi Tayfur Ata Sökmen Tıp Fakültesi Dekanlığı tarafından yayınlanmaktadır. Dil Editörleri: Prof. Dr. Mehmet Rami HELVACI Yrd. Doç. Dr. Seçkin AKKÜÇÜK Hazırlık ve Baskı: Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyoistatistik Danışman: Prof. Dr. Cahit ÖZER Doç. Dr. Nazan SAVAŞ Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: Enver Sedat Borazan Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi Sekreteri ISSN: Dergi Sekreterliği: Yrd. Doç. Dr. Fatih SEFİL Dr. İbrahim ORTANCA Dr. Gökhan DEMİRKIRAN Dr. Ali ERSOY Yılda 4 kez yayınlanır. Makale gönderim adresi: Yazışma Adresi: Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Antakya/HATAY Tel : (326) Faks: (326)

3 Dr.Ali Ulvi HAKVERDİ Dr.Taşkın DUMAN Dr.Ahmet Namık KİPER Dr.Hasan KAYA Dr.Mehmet YALDIZ Dr.Fatih YALÇIN Dr.Selim TURHANOĞLU Dr.Yaşar Can BAYDİNÇ Dr.Ayşe Dicle TURHANOĞLU Dr.Ali BALOĞLU Dr.Yaşar ÇOKKESER Dr. Ali ÖZCAN Dr. İsmet Murat MELEK Dr. Orhan AYYILDIZ Dr. Mehmet GÜNDOĞDU Dr. Celaletdin CAMCI Dr. Alper SEVİNÇ Dr. Ali KESKİN Dr. İmdat DİLEK Dr.Ertap AKOĞLU Dr.Tacettin İNANDI Dr.Nizami DURAN Dr.Sebahat GENÇ Dr.Yusuf ÖNLEN Dr.Sabahattin OCAK Dr.Esin ATİK DOĞAN Dr.Hüseyin ÖKSÜZ Dr.Sinem KARAZİNCİR Dr.Muhyittin TEMİZ Dr. Mehmet Rami HELVACI Dr.Cumali GÖKÇE Dr.Hasan HALLAÇELİ Dr.Cahit ÖZER Dr.Burçin ÖZER DANIŞMA KURULU Dr.Aydıner KALACI Dr.Senem ERDOĞMUŞ Dr.Cemil TÜMER Dr. Sadık GÖRÜR Dr.Gülnaz ÇULHA Dr.Çağla ÖZBAKIŞ AKKURT Dr.AsenaÇiğdem DOĞRAMACI Dr.Şemsettin OKUYUCU Dr.Hayal GÜLER Dr.Esra OKUYUCU Dr.Ayşe YILDIRIM Dr.İyad FANSA Dr. Nihat ŞEN Dr.A.Burak AKÇAY Dr.Yunus DOĞRAMACI Dr.Nazan SAVAŞ Dr.Mehmet DEMİR Dr.Süleyman OKTAR Dr.Zafer YÖNDEN Dr.Meryem ÇETİN Dr.Oktay Hasan ÖZTÜRK Dr.Mustafa ARI Dr. Bülent AKÇORA Dr. Güven KUVANDIK Dr. Cem ZEREN Dr. Fatmagül BAŞARSLAN Dr. Mustafa KURT Dr. Erkan YULA Dr.Melek İNCİ Dr.Vicdan MOTOR Dr.Harun ALP Dr.Mürsel DAVARCI Dr.Mehmet İNCİ Dr. Ramazan AKÇAN

4 Editörden, Değerli Okuyucularımız, Saygıdeğer Bilim İnsanları, Bilimin önemli yapıtaşlarından birisi olan çalışmaların değerlendirilip bilim dünyasına katılımında aracılık yapan dergicilik sisteminde Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi olarak 5. yıla ulaşmış ve 17. sayımızı basmış bulunmaktayız. İlk sayısı 2010 yılında yayınlanan dergimizde emeği geçen tüm editör ve yazarlarımıza sonsuz teşekkürler. Dergimizin makale kabul ve değerlendirme sisteminde planladığımız yeni değişikliklerle ilerleyen sayılarda bilime katkı amaçlı yazılarınızı bekler saygılar sunarım. Doç. Dr. Ali Karakuş Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi Editörü

5 İÇİNDEKİLER ÖZGÜN MAKALE/ORIGINAL ARTICLE Timolol Maleat-Brinzolamid Kombinasyonu İle Timolol Maleat-Dorzolamid Kombinasyonunun Göz Tansiyonu Ve Hasta Memnuniyeti Açısından Karşılaştırılması Ahmet ELBEYLİ, Yusuf KİBAR Comparison the effect of timolol/brinzolomid and timolol/ dorzolamid fixed-combination drugs on intraocular pressure..1-5 Acil servise başvuran 65 yaş üstü hastalarda abdominal aort anevrizma taraması ve risk faktörlerinin değerlendirilmesi Gökhan Arslan, Ali Karakuş, Koca Çalışkan, Mustafa Şahan, Mehmet Duru, Güven Kuvandık, Yakup Kadri Erdoğan Evaluation of risk factors and screening of abdominal aort anevrism in patients admitted to the emergency department with over the age of Lomber Disk Hastalarında Aşırı Aktif Mesane Sendromunun Değerlendirilmesi Arsal ACARBAŞ, Bayram Güner Assessment of Overactıve Bladder syndrome In Patients with Lumbar Disc Herniation Kliniğimize başvuran mol gebelik olgularının retrospektif incelenmesi: 5 yıllık klinik deneyim Atilla Karateke, Raziye Keskin Kurt, Mehmet Dede, Ayhan Gül, Çetin Kılıç, Defne Özkaya A retrospective study of molar pregnancy cases submitted to our clinic: 5 years clinical experience DERLEME/REVIEW Neuronavigatıon: a revolutionary step of neurosurgery and its educatıon S.Kağan Başarslan, Cüneyt Göçmez OLGU SUNUMU/CASE REPORT Heterotopik gebelik Mustafa Doğan Özçil, Arif Güngören, Ali Ulvi Hakverdi, Hasan Gökçe, Orhan Nural Heterotopic Pregnancy Nadir görülen bir benign yumuşak doku tümörü; elastofibroma dorsi Ömer Serkan Yıldız, Raif Özden, İbrahim Gökhan Duman, Vedat Uruç, Yunus Doğramacı, Aydıner Kalacı A rare benign soft tissue tumor;elastofibroma dorsi Eş zamanlı 2 ayrı odakta Küçük Hücreli Akciğer Karsinomuyla başvuran sınırlı evredeki bir olgu Ahmet Taner Sümbül, Celal Yücel Batmacı A Patient Presented With Simultaneously Two Seperate Limited Stage Small Cell Lung Carcinoma Isolated transverse sacrum fracture and its implications: a case report S.Kağan Başarslan, Mehmet Zileli 45-49

6 Özgün Makale / Original Article Elbeyli ve Ark. 1 TİMOLOL/BRİNZOLOMİD KOMBİNASYONU İLE TİMOLOL/DORZOLOMİD KOMBİNASYONUN GÖZ TANSİYONU AÇISINDAN KARŞILAŞTIRILMASI Comparison the effect of timolol/brinzolomid and timolol/ dorzolamid fixedcombination drugs on intraocular pressure Ahmet Elbeyli, Yusuf Kibar Antakya Devlet Hastanesi, Hatay ÖZET Amaç: Bu çalışmanın amacı timolol/dorzolamid ve timolol/brinzolamid sabit kombinasyon ilaçlarının göz içi basıncı üzerine etkisini karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif bir çalışmadır. Monoterapiye rağmen intraoküler basıncı yüksek olan ve kombinasyon tedavisine geçilen primer açık açılı glokom hastaları çalışmaya dahil edildi.. Toplam 50 hastanın 50 gözü çalışmaya alınmıştır (timolol /dorzolamid grubunda 26, timolol /brinzolamid grubunda 24 hasta). İridokorneal açıda sineşi olmayan, hikayesinde başka herhangi bir göz hastalığı olan veya herhangi bir göz ameliyatı geçiren hastalar çalışmaya dahil edilmemiştir. Kaydedilmiş olan 4.hafta ve 4.ay göz içi basınç değerleri karşılaştırıldı. Bulgular: Bazal intraoküler basınç değeri timolol/dorzolamid grubunda 23,2±3,3 (17-28 mmhg), timolol/brinzolamid grubunda ise 23,1±2,8 (17-28 mmhg) olarak bulundu. 4.hafta sonunda elde edilen intraoküler basınç değerleri timolol/ dorzolomid grubunda 15,3 ±2,3 (11-20mmHg), timolol/brinzolomid grubunda ise 15,8±2,7(11-19mmHg) idi. Bu değerler arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunamadı. 4.ay sonunda elde edilen İOB değerleri timolol/dorzolamid grubunda 15,8±3,1 (11-21mmHg), timolol/brinzolomid grubunda ise 16,1±2,8 (12-22mmHg) olarak bulundu. Bu değerler arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunamadı. Sonuç: Her iki ilaçta intraoküler basıncı başarılı bir şekilde düşürmüştür fakat 4.hafta ve 4.ay değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark yoktur. Anahtar Kelimeler: Timolol/Brinzolomid, Timolol/Dorzolomid, Göz Tansiyonu ABSTRACT Objective: The aim of this study is to compare the effect of timolol/dorzolamid and timolol/brinzolomid fixed-combination drugs on intraocular pressure. Materials and Methods: This is a retrospective study. The primary open angle glaucoma patients that were switched to fixed-combination drugs due to high intraocular pressure despite monotherapy were included to the study. The intraocular pressure records of 4.week and 4.month were compared. Results: The baseline intraocular pressure levels were 23,2±3,3 (17-28 mmhg) in timolol/dorzolamid group and 23,1±2,8 (17-28 mmhg) in timolol/brinzolamid group. After 4.weeks of combination treatment intraocular pressure levels were 15,3 ±2,3 mmhg (11-20mmHg) in timolol/ dorzolomid and 15,8±2,7(11-19mmHg) in timolol/brinzolomid. After 4.nmonths of combination treatment intraocular pressure levels were 15,8±3,1 (11-21mmHg) in timolol/dorzolamid group and 16,1±2,8 (12-22mmHg) in timolol/brinzolomid group. There was no statistically significant difference between the groups. Conclusion: Both fixed combination drugs decreased the intraocular pressure successfully but there was no statistically significant difference between intraocular pressure levels at 4.week and 4.month. Key words: timolol/brinzolomid, timolol/ dorzolamid, intraocular pressure Geliş Tarihi / Received: , Kabul Tarihi / Accepted:

7 Elbeyli ve Ark. 2 Giriş Dünya genelinde önde gelen görme azlığı ve körlük nedenlerinden biri olan glokom görme alanında kendine özgü defekt yapan bir optik nöropati olarak tanımlanmaktadır. Glokomun en sık görülen tipi olan primer açık açılı glokomda (PAAG) majör risk faktörünün intraoküler basınç (İOB) artışı olduğu birçok çalışmada belirtilmiştir (1). PAAG da diğer risk faktörleri ile kıyaslandığında tedavi edilebilen tek risk faktörü de İOB artışıdır. Bu amaçla kullanılan antiglokomatöz ilaçların hatalığın ilerlemesini durdurduğu veya yavaşlattığı ortaya konulmuştur (2). Glokomun tedavisinde kullanılan ilaçların farklı etki mekanizmaları vardır. Glokom tanısı alan hastalara ilk olarak tek bir etken madde içeren topikal göz damlalarından başlanır. Bu tedavide hedeflenen İOB değerlerine ulaşılamaz ise başka bir ajana geçilir veya iki farklı etken madde içeren iki glokom damlası kullanılır (3). Birden fazla etken maddenin kullanılması gereken durumlarda kombine ilaçlar tercih edilmektedir. Bunun nedeni kombine tedaviye hasta uyumunun daha fazla olmasıdır. Kombine tedavinin tercih edilmesinin diğer bir nedeni damla damlatmanın sıklığının azalmasına bağlı olarak göz yüzeyinin daha az toksik etkiye maruz kalmasıdır. Ülkemizde kombine tedavide ilk olarak kullanılan ilaçlardan biri timolol/dorzolomid kombinasyonudur. Bu ilacın kombine kullanımda timolol ve dorzolomidin ayrı ayrı kullanımına göre daha fazla İOB düşüşü sağladığı belirtilmiştir (4). Başka bir çalışmada ise daha az etkili olduğu sonucu çıkmıştır (5). Bu kombinasyonu kullanan hastalarda karşılaşılan sıkıntılardan biri yanma, batma hissinin daha fazla olmasıdır (4). Kombine tedavide kullanılan diğer bir ilaç timolol/brinzolomid etken maddelerini içermektedir. Bu kombinasyonun timolol veya brinzolomidin monoterapi şeklinde kullanılmasından daha fazla etkiye sahip olduğu gösterilmiştir (6). Başka bir çalışmada daha iyi tolere edildiği ve daha az oküler rahatsızlığa sebebiyet verdiği rapor edilmiştir (7). Açık açılı glokom ve oküler hipertansiyon hastalarında brinzolomid/timolol kombinasyonunun dorzolamid/timolol kombinasyonundan daha fazla İOB düşüşü sağladığı ortaya konulmuştur (8). Aynı çalışmada oküler irritasyon açısından da brinzolomid/timolol kombinasyonun daha üstün olduğu belirtilmiştir. Glokom tedavisinde kullanılan ilaçlarda dikkat edilmesi gereken en önemli nokta hedeflenen İOB değerine ulaşılmasıdır. Bu çalışmanın amacı timolol /brinzolamid kombinasyonu ile timolol /dorzolamid kombinasyonun İOB düşüşü açısından karşılaştırılmasıdır. Gereç ve Yöntem Bu çalışma retrospektif bir çalışmadır. Göz Bölümüne başvuran ve monoterapiye rağmen hedeflenen İOB düşüşü sağlanamayan PAAG hastaları çalışmaya dahil edilmiştir. Toplam 50 hastanın 50gözü çalışmaya alınmıştır (timolol /dorzolamid grubunda 26, timolol /brinzolamid grubunda 24 hasta). Bilateral glokomu olan hastaların sadece bir gözü çalışmaya dahil edilmiştir. Açı muayenesinde herhangi bir kadranda yapışıklığı olduğu belirtilen hastalar çalışmaya dahil edilmemiştir. Hikayesinde başka herhangi bir göz hastalığı olan veya göz ameliyatı geçiren hastalar

8 Elbeyli ve Ark. 3 çalışmaya dahil edilmemiştir. Hastaların tümünde İOB Goldmann aplanasyon tonometrisi kullanılarak ölçülmüştür. Kombine ilaçlar başlandıktan 4 hafta ve 3 ay sonraki İOB ölçümleri değerlendirmeye alınmıştır. İOB ölçümlerinden sabah saatleri arasında olanlar değerlendirmeye alınmıştır. Verilerin istatistiksel analizi için SPSS (version 17.0 ) programı kullanılmıştır. İstatistiksel sonuçların karşılaştırılması Mann Whitney U test kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular Çalışmaya dahil edilen hastaların 23 ü bay (timolol/dorzolomid grubu 12, timolol/brinzolamid grubu 11), 27 si bayan (timolol/dorzolomid grubu 14, timolol/brinzolamid grubu 13) idi. Hastaların yaş dağılımı (mean=61±7,3 ) olarak bulundu. Bazal İOB değeri timolol/dorzolamid grubunda 23,2±3,3 (17-28 mmhg), timolol/brinzolamid grubunda ise 23,1±2,8 (17-28 mmhg) olarak bulundu. 4.hafta sonunda elde edilen İOB değerleri timolol/ dorzolomid grubunda 15,3 ±2,3 mmhg (11-20 mmhg), timolol/brinzolomid grubunda ise 15,8±2,7(11-19mmHg) idi. Bu iki değer arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı (p değeri: 0,186). 4.ay sonunda elde edilen İOB değerleri timolol/dorzolamid grubunda 15,8±3,1 (11-21mmHg) mmhg, timolol/brinzolomid grubunda ise 16,1±2,8 (12-22mmHg) olarak bulundu. Her iki grup arasındaki bulgular Tablo 1 de gösterilmiştir.bu iki değer arasında da istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı (p değeri: 0,245) Tablo 1: Gruplar arasındaki bulgular gösterilmektedir. Gruplar Başlangıç İOB 4. hafta 4.ay timolol/dorzolomid 23,2±3,3 15,3 ±2,3 mmhg 15,8±3,1 grubu (17-28 mmhg) (11-20 mmhg) (11-21mmHg) timolol/brinzolamid 23,1±2,8 15,8±2,7 16,1±2,8 grubu (17-28 mmhg) (11-19mmHg) (12-22mmHg) Tartışma Çalışmamızda başlangıç İOB değerleri ve yaş dağılımı birbirine yakın olan gruplar oluşturulmuş olup timolol/dorzolamid grubu ve timolol/brinzolamid grubu arasında 4.hafta ve 4. ay intraokuler basınç (İOB) değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır. Daha önce yapılan bir çalışmada timolol/brinzolomid kombinasyonun timolol/dorzolamid kombinasyonundan daha fazla İOB düşüşü sağladığı rapor edilmiştir (8). Bizim çalışmamızda bundan farklı olarak iki ilaç arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark elde edilmemiştir. Çalışmada karşılaştırılan ilaçların içinde bulanan etken maddeler brinzolomid ve dorzolamid ile ilgili daha önce birçok çalışma yapılmıştır. Barnebey ve ark. yaptığı çalışmada dorzolamidden brinzolamide

9 Elbeyli ve Ark. 4 geçildiğinde daha fazla İOB düşüşü elde edildiği ve brinzolamidin daha tolere edilebilir olduğu bildirilmiştir (9). Timolol/dorzolamid kombinasyonunun timolol veya dorzolamidin monoterapisinden daha fazla etkili olduğu daha önceki çalışmalarda ispatlanmıştır (4). Timolol/dorzolamid kombinasyonu timolol+dorzolamid birlikte kullanımı ile karşılaştırıldığında da aynı etkiye sahip olduğu rapor edilmiştir. Diğer etken maddeler ile yapılan karşılaştırmalarda da latanaprost (10) ile aynı etkiye sahip olduğu ve travaprosttan (11) daha etkili olduğu öne sürülmüştür. Timolol/brinzolamid kombinasyonunun PAAG ve oküler hipertansiyon hastalarında timolol veya brinzolamid monoterapisinden daha etkin olduğu gösterilmiştir (6). Bu kombinasyonda üzerinde durulan noktalardan biri oküler irritasyonun daha az olmasıdır. Yapılan bir çalışmada hastalar tarafından bu kombinasyonun daha fazla tercih edildiği ve daha az rahatsızlık hissi verdiği belirtilmiştir (1). Glokom tedavisindeki ana hedef optik sinir hasarındaki progresyonun engellenmesidir. Bu amaca ulaşmak içinde ilk basamakta uygulanan tedavi antiglokomatöz damlalar ile İOB düşürülmesidir. Monoterapi ile başlanan bu süreçte ihtiyaç halinde ya etken maddede değişikliğine gidilmekte ya da kullanılan etken madde çeşidi arttırılmaktadır. Tedavideki sıkıntılı noktalardan biri hasta uyumudur. Kullanılan ilaç sayısı arttıkça hastaların ilaç kullanım oranı düşmektedir. Bu da tedavinin aksamasına sebep olmaktadır. Diğer bir durumda ilaç sayısının artması ile konjunktivanın maruz kaldığı toksik madde yükünün artmasıdır. Bu problemlerin aşılabilmesi için prostoglandin analogları gibi günde tek doz uygulanan veya iki etken maddeyi tek şişede ihtiva eden ilaçlar geliştirilmiştir. Son zamanlarda toksik etkiden sorumlu tutulan koruyucu maddelerde damlalardan çıkarılmaya başlanmıştır. Ülkemizde kullanılan kombine antiglokomatöz ilaçlardan ikisi timolol/dorzolamid kombinasyonu ile timolol/brinzolomid kombinasyonudur. Biz bu çalışmamızda iki kombinasyonun İOB üzerine etkisini karşılaştırdık ve iki kombinasyon arasında istatistiksel anlamlı bir fark olmadığını sonucuna vardık. Kaynaklar 1. Sanseau A, Sampaolesi J, Suzuki ER Jr, Lopes JF, Borel H. Preference for a fixed combination of brinzolamide/timolol versus dorzolamide/timolol among patients with open-angle glaucoma or ocular hypertension. Clin Ophthalmol. 2013;7: Kass MA, Heuer DK, Higginbotham EJ. The Ocular Hypertension Treatment Study: a randomized trial determines that topical ocular hypotensive medication delays or prevents the onset of primary open-angle glaucoma. Arch Ophthalmol. 2002;120: European Glaucoma Society. Terminology and Guidelines for Glaucoma. 3rd ed Boyle JE, Ghosh K, Gieser DK, Adamsons IA. Ophthalmology A randomized trial comparing the dorzolamide-timolol combination given twice daily to monotherapy with timolol and dorzolamide. Ophthalmology. 1999;106:10-6.

10 Elbeyli ve Ark Strohmaier K, Snyder E, DuBiner H, Adamsons I. The efficacy and safety of the dorzolamidetimolol combination versus the concomitant administration of its components. Dorzolamide-Timolol Study Group.Ophthalmology. 1998;105(10): Kaback M, Scoper SV, Arzeno G, et al. Brinzolamide 1%/Timolol 0.5% Study Group. Intraocular pressure-lowering efficacy of brinzolamide 1%/timolol 0.5% fixed combination compared with brinzolamide 1% and timolol 0.5%. Ophthalmology. 2008;115: , Vold SD, Evans RM, Stewart RH, Walters T, Mallick S. A one-week comfort study of BID-dosed brinzolamide 1%/timolol 0.5% ophthalmic suspension fixed combination compared to BID-dosed dorzolamide 2%/timolol 0.5% ophthalmic solution in patients with open-angle glaucoma or ocular hypertension. J Ocul Pharmacol Ther ;24: Manni G, Denis P, Chew P, Sharpe ED, Orengo-Nania S, Coote MA, Laganovska G, Volksone L, Zeyen T, Filatori I, James J, Aung T. The safety and efficacy of brinzolamide 1%/timolol 0.5% fixed combination versus dorzolamide 2%/timolol 0.5% in patients with open-angle glaucoma or ocular hypertension. J Glaucoma ;18: Barnebey H1, Kwok SY. Patients' acceptance of a switch from dorzolamide to brinzolamide for the treatment of glaucoma in a clinical practice setting. Clin Ther ;22: Mulaney J, Sonty S, Ahmad A, Stewart JA, Stewart WC. Comparison of daytime efficacy and safety of dorzolamide/timolol maleate fixed combination versus latanoprost. Eur J Ophthalmol. 2008;18: Parmaksiz S, Yuksel N, Karabas VL, Ozkan B, Demirci G, Caglar Y. A comparison of travoprost, latanoprost, and the fixed combination of dorzolamide and timolol in patients with pseudoexfolitation glaucoma. Eur J Ophthalmol. 2006;16:73 80

11 Özgün Makale / Original Article Arslan ve Ark. 6 ACİL SERVİSE BAŞVURAN 65 YAŞ ÜSTÜ HASTALARDA ABDOMİNAL AORT ANEVRİZMA TARAMASI VE RİSK FAKTÖRLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Evaluation of risk factors and screening of abdominal aort anevrism in patients admitted to the emergency department with over the age of 65 Gökhan Arslan, Ali Karakuş, Koca Çalışkan, Mustafa Şahan, Mehmet Duru, Güven Kuvandık, Yakup Kadri Erdoğan Mustafa Kemal Üniversitesi Acil Tıp Anabilim Dalı- Hatay ÖZET Amaç:Acil servislere başvuruların önemli bir kısmını oluşturan yaşlı hastalarda abdominal aort anevrizma riski fazladır. Bu sebeple 65 yaş ve üzeri hastaların aort çapı ölçülerek risk faktörleri ile birlikte değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem:65 yaş ve üzeri 150 hasta çalışmaya dahil edildi. Travma ile acil servise gelenler, vasküler olabilecek şikayet veya bulgu ile gelenler çalışmaya dahil edilmedi. Hastaların renal arter ayrım yerinden ve iliak bifurkasyo üzerinden olmak üzere iki yerden aort çapları ölçülmüştür ve aort boylu boyunca taranarak diğer arada kalan alanlar da değerlendirildi. Veriler SPSS 20.0 istatistik programı ile değerlendirilmiş ve t-test, kikare testleri uygulandı. Bulgular:Abdominal aort anevrizması (AAA) tesbit edilen 3 hastanın 2 si kadın cinsiyette idi. Aort çapları sigara içen hastalarda içmeyenlere göre daha geniştir(p<0,01). Diğer risk faktörleri ile aort çaplarının kıyaslamasında istatistikî olarak anlamlı fark saptanmadı. Sonuç:Çalışmamızda 150 asemptomatik hastadan 3 kişide AAA tesbit edilmiştir. Sigara içimi ve yaşın en önemli risk faktörü olduğu görülmüştür. AAA lı hastaların yatak başı USG ile taranması AAA için erken teşhis olanağı sağlayacak ve mortalitenin azaltılmasına katkıda bulunacaktır. Anahtar Kelimeler: abdominal aort anevrizması, tarama, yatak başı ultrasonografi ABSTRACT Background: A significant number of applications to emergency services consists of elderly patients. Elderly patients are at increased risk for abdominal aortic aneurysms. Therefore, we measured the diameter of the aorta in patients over the age of 65 and compared with the risk factors Method: 150 patients, over 65 years old were included in the study. The patients with trauma or with any complaints or findings vascular disease, have not been included in the study. Aortic diameters were measured from separation zone of the renal artery and the iliac bifurcation and the remaining areas of the aorta were evaluated with scanning. The data was evaluated with SPSS 20.0 statistical software and t-test, chi-square tests were applied. Results: 3 of the patients, 2 women and a man, were identified AAA. Aortic diameters larger than in the smokers compared to nonsmokers. (p<0,01) Aortic diameters compared with other risk factors, there were no statistically significant difference. Conclusion: In our study, AAA has been found in 3 of 150 asymptomatic patients. Smoking and age were found to be the most important risk factor for AAA. Screening of AAA patients with bedside ultrasound will allow early detection of AAA and contribute to the reduction of mortality. Key words: abdominal aortic aneurysm, scanning, bedside ultrasound Geliş Tarihi / Received: , Kabul Tarihi / Accepted:

12 Arslan ve Ark. 7 Giriş Abdominal aort anevrizması (AAA), diyafram altı aortun herhangi bir segmentinin kişinin yaşı ve vücut yüzeyine göre olması gereken transvers çapının en az iki katına çıkması olarak tanımlanır. Ancak abdominal aort çapının 3 santimetrenin üzerinde olması klinik olarak anlamlıdır. Hastalık özellikle erkek cinsiyette ve sigara kullanımında normal popülasyona göre artmaktadır (1). Fizik muayenede rüptüre olmamış AAA tesbit edilememesi nedeniyle sessiz hastalık olarak bilinmektedir. Rüptüre olması ile semptomatik hale gelir ve bu durumda mortalite oranı yüksektir. Asemptomatik yaşlı hasta grubunda AAA na bağlı mortalitenin azaltılması amacı ile tarama yapılması gerekmektedir (2-4). Ultrasonografi (USG) AAA teşhisinde güvenle kullanılabilen bir görüntüleme yöntemidir. Yatak başı uygulanabilmesi, kolay ve hızlı kullanımı, teknik personel gerektirmemesi, kontrast madde kullanılmaması, radyasyona maruziyetinin olmaması avantajları olarak görülmektedir. Kişi bağımlı olması ise en büyük dezavantajıdır (5). Acil servis hasta popülasyonun önemli bir kısmını oluşturan yaşlı hastalarda, yatak başı USG nin muayenenin bir parçası olarak kullanılması AAA tesbitinde önemlidir. Bu nedenle hastanemiz acil servisine başvuran 65 yaş ve üzeri hastalarda risk faktörü gözetmeksizin abdominal aort çaplarının (AAÇ) değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Hastalar ve Yöntem Mustafa Kemal Üniversitesi Araştırma Hastanesi Acil Servisine 2012 ve 2013 yıllarında başvuran 65 yaş ve üzeri 150 hasta çalışmaya dahil edildi. Mustafa Kemal Üniversitesi Klinik Etik Kurul Onayı ve tüm hasta ve/veya yakınlarından onamları alındı. Hastaların yaş, cinsiyet, sigara, hipertansiyon(ht), diyabet(dm), kilo-boy ölçüleri, spor alışkanlıkları, aile öyküsü sorgulandı. Anevrizma, arter hastalığı semptom veya bulguları olanlar ve travma öyküsü olan hastalar çalışma dışı bırakıldı. Hastalar yatak başı abdominal USG ile acil tıp asistanları tarafından değerlendirildi. Abdominal aorta başlangıcı ve iliak bifurkasyon arası incelendi, en üst ve en alt seviyeden ölçümler alındı. Acil serviste anevrizma tespit edilen hastalar Radyoloji Anabilimdalı tarafından tekrar değerlendirildi. Veriler SPSS 20.0 programına kaydedildi. Nominal veriler için ki-kare, sayısal veriler içinde t-test uygulandı. Bulgular Çalışmaya alınan 150 hastanın 75(%50) i erkek, 75(%50) i kadın olup erkeklerin yaş ortalaması 75,16 ±7,07, kadınların yaş ortalaması 71,57± 9,55 idi. Cinsiyet ile AAÇ karşılaştırıldığında her iki ölçüm seviyelerinde de anlamlı bir fark yoktur. İliak bifürkasyo üzerinde erkek/ kadın aort çapları 15,19/ 15,90 mm ve renal arter hizasında 17,08/ 17,86

13 Arslan ve Ark. 8 mm dir. Her iki karşılaştırmada da p>0,05 (0,897/0,378) olup farklar istatistiksel olarak anlamlı değildir. Cinsiyet ile sigara içme oranları incelendiğinde; kadınların % 10,5 i, erkeklerin % 9 u sigara içmektedir. Bu hasta grubunda yapılan yatak başı USG ile 3 hastada aort çapı 3 cm üzerinde bulunmuştur. İki kişi kadın bir kişi erkek olup her üç hastada sigara içen hastalardır. Vücut kitle indeksleri sırası ile 27, 31, 25 dir. Bu üç hastanın başka risk faktörü yoktur. Sigara içen hastalar ile sigara içmeyen hastalar karşılaştırıldığında içenlerin ortalama aort çapları renal arter hizasından 20,5 mm; içmeyenlerin ise 16,8 mm dir. İliak bifurkasyo üzerinden ölçülen çaplar karşılaştırıldığında ise sigara içenlerde 17,5 mm; içmeyenlerde 15,1 mm dir. Aradaki farklar her iki seviyede de p<0,01 olacak şekilde anlamlıdır. Sigara içme durumuna göre aort çaplarının ortalamaları tablo 1 de verilmektedir. Hipertansif hastalar ile olmayan hastaların aort çapları kıyaslandığında arada istatistiki bir fark olmadığı görülmüştür(p>0,05). Diyabet(DM) ile AAÇ kıyaslandığında diyabet hastalığı olanlar ile olmayanların AAÇ ları arasında istatistiki bir fark olmadığı görülmektedir. Obezite ile aort çapı kıyaslanması amacı ile hastalar vücut kitle indeksine(vki) göre dört gruba ayrılmıştır. VKI 25 altında olanlar, 25 ile 30 arasında olanlar, 30 ile 40 arasında olanlar ve 40 ın üzerinde morbid obez olanlar olarak gruplandırılıp AAÇ ları kıyaslandığında VKI normal olan grubun ortalama aort çaplarının daha geniş olduğu görülmektedir. Bu da obezite ile aort çapı arasında ilişkinin anlamsız olduğunu göstermektedir. Sedanter yaşam ile AAÇ arasında istatistiksel bir ilişki saptanmamıştır (p>0,05) Ailede AAA olan hastalar ile olmayan hastaların AAÇ kıyaslandığında iliak bifürkasyonun üzerinden ölçülmüş çaplarda 17/15,3 mm gibi bir fark vardır ancak fark p = 0,08 olacak şekilde istatistiksel olarak anlamlı değildir. Tablo 1. Sigara içme durumuna göre aort çapı ortalamaları Sigara n (sayı) Ortalama±Ss Renal arter ayrım yerinden Var 26 20,54±6,5 Yok ,82±2,7 Sigara n (sayı) Ortalama±Ss İliak bifurkasyo üzerinden Var 26 17,58±6,2 Yok ,12±2,7

14 Arslan ve Ark. 9 Tartışma Acil servise başvuruların büyük çoğunluğunu morbitide ve mortalite oranı yüksek olan yaşlı hastalar oluşturmaktadır. Bu sebeple yaşlı hasta grubunda hayatı tehdit edebilecek sık görülebilen kardiyovasküler hastalıklar gibi patolojilerin erken tanınması ve gerekli önlemlerin alınması gereklidir (6-8). Acil hekiminin rüptüre AAA nın tedavisindeki rolü hastanın tanısının hızlı konulmasında ve operasyon odasına yollanmasında yatmaktadır (9). Pulsatil abdominal kitle, karın ağrısı ve şok bulguları AAA triadını oluşturur ve bu şekilde başvuran hastalarda görüntüleme işlemleri ve acil cerrahi konsültasyonunu geciktirmemelidir (10). İleri yaşlarda hastaların AAA tanısı için taranması rüptüre bağlı ölümlerin azaltılmasını sağlamaktadır (11). AAA sıklığı 50 yaş üzerinde %3 ile 10 a kadar artmaktadır (12). Ashton ve ark larının yaptığı çalışmada ise bu oran % 2-4 arasında olduğu gösterilmiştir (13). Yaptığımız çalışmada yatak başı USG ile AAA taraması yapılan 3(% 2) hastada anevrizma tespit edildi. Risk faktörleri görülme sıklığının belirlenmesinde, tarama yapılmasında acil hekimine değerli bilgiler verir. Erkek cinsiyet, sigara içme öyküsü (100 kutu/hayat boyu) ve 65 yaş üzerinde olmak major risk faktörleridir. Aile öyküsü, koroner arter hastalığı(kah), hiperkolesterolemi, hipertansiyon, serebrovasküler hastalık, obezite minör risk faktörleridir (14). AAA nın erkeklerde 5 kez sık görüldüğü ve Simoni ve ark larının yaptığı çalışmada da değerlendirilen 1601 kişinin %4,4 ünde (%3,8 erkek; %0,6 kadın) AAA tespit edildiği belirtilmiştir (15). Bizim çalışmamızda ise AAA tespit edilen 3 hastanın ikisi kadındı. Bu durum tarama programlarında kadın cinsiyetin de değerlendirilmesinin gerekliliğini düşündürmektedir. Sigara içimi major risk faktörleri içerisindedir. Yapılan çalışmalarda sigara içenlerle içmeyenler karşılaştırılmış AAA için en önemli risk oluşturduğu belirtilmiştir (16-18). Wilmink ve arkadaşlarının yaptığı çalışmada da sigara içenler içmeyenlere oranla 7,6 kez daha fazla risk taşıdığı, sigarayı bırakmış olanlarında sigara içmeyenlere göre 3 kat daha fazla risk taşıdığı belirtilmiştir. Ayrıca sigara içme süresi ile AAA görülme sıklığı arasında doğrusal bir ilişki saptanmıştır (19). Bizim çalışmamızda da AAA tanısı alan 3 hastanın 20 yıldan uzun süre sigara içtiğinin belirlenmesi, ayrıca sigara içen ve içmeyen gruplar arasında aort çapları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark (p<0,01) olması sigaranın en önemli risk faktörü olduğunu göstermektedir. Diğer risk faktörlerinin değerlendirildiği çalışmalar incelendiğinde; soygeçmişinde AAA hikayesi, diyabet, hiperlipidemi, periferik arter hastalığı, HT, kolesterol yüksekliği olan hastalar incelenmiş ve AAA ile ilişkilendirilebilen semptom veya risk varlığında görülme sıklığının arttığını göstermiştir (15,16,20-22). Ancak çalışmamızda bu semptom ve riskler değerlendirildiğinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmadı. AAA tespit edilen her üç hasta da normotansif idi. Ayrıca hipertansif olan ve olmayan hasta grupları arasındaki aort çapları arasındaki fark da istatistiksel olarak anlamlı değildi. AAA hasta sayısının az olması yapılan çalışmayı kısıtlamaktadır. Yapılacak geniş çaplı çalışmalar bu konuya yol gösterecektir.

15 Arslan ve Ark. 10 Sonuç Yaş ve sigara en önemli risk faktörü olmakla birlikte kadın cinsiyette risk faktörleri arasında değerlendirilebilir. Sigara içen yaşlı hastaların yatak başı USG ile değerlendirilmesinin rutin muayene kapsamında olmasının, AAA rüptüre bağlı risklerin azaltılması açısından önemli olduğu kanaatindeyiz. Kaynaklar 1. Hollier LH, Stanson AW, Gloviczki P, Pairolero PC, Joyce JW, Bernatz PE. Arteriomegaly: classification and morbid implications of diffuse aneurysmal disease. Surgery 1983;93(5): Melton LJ, Bickerstaff LK, Hollier LH, Van Peenen HJ, Lie JT, Pairolero PC. Changing incidence of abdominal aortic aneurysms: a population-based study. American J of Epidemiology 1984 ;120(3): Guirguis EM, Barber GG. The natural history of abdominal aortic aneurysms. American J of Surg 1991 ;162(5): Noel AA, Gloviczki P, Cherry KJ, Bower TC, Panneton JM, Mozes GI. Ruptured abdominal aortic aneurysms: the excessive mortality rate of conventional repair. J of Vascular Surg 2001;34(1): Charboneau JW, Rumack CM, Wilson SR. Diagnostic Ultrasound. 3rd ed. Philadelphia,PA: Elsevier Mosby; p Kandiş H, Karakuş A, Katırcı Y, Karabolat S, Kara İH. Geriatrik Yaş Grubu ve Adli Travmalar. Turkish J of Geriatri 2011; 14(3): Satar S, Sebe A, Avci A, Karakuş A, İçme F. Yaşlı hasta ve Acil Servis. Çukurova Üni Tıp Fak Derg 2004; 29(1): Karakuş A, Yengil E, Arıca S, Zeren C, Çevik C, Erden ES, Çelik MM, Özer C. Huzurevi Sakinlerinin Acil Hastalıklarının Değerlendirilmesi. Turkish Family Phy 2012;3(3): Tintinalli J, Stapczynski J, Ma OJ, Cline D, Cydulka R, Meckler G. Tintinalli's Emergency Medicine: A Comprehensive Study Guide, Seventh Edition: Mcgraw-hill; p Wiesbauer F, Schlager O, Domanovits H, Wildner B, Maurer G, Muellner M, et al. Perioperative beta-blockers for preventing surgery-related mortality and morbidity: a systematic review and meta-analysis. Anesthesia and analgesia 2007; 104(1): Force USPST. Screening for abdominal aortic aneurysm: recommendation statement. Ann of Int Med 2005;142(3): Wilmink TB, Quick CR, Hubbard CS, Day NE. The influence of screening on the incidence of ruptured abdominal aortic aneurysms. J of Vasc Surg 1999;30(6):203-8.

16 Arslan ve Ark Ashton HA, Buxton MJ, Day NE, Kim LG, Marteau TM, Scott RA. The Multicentre Aneurysm Screening Study (MASS) into the effect of abdominal aortic aneurysm screening on mortality in men: a randomised controlled trial. Lancet 2002;360(9345): Fleming C, Whitlock E, Beil T, Lederle F. Primary Care Screening for Abdominal Aortic Aneurysm. Rockville; p Simoni G, Pastorino C, Perrone R, Ardia A, Gianrossi R, Decian F, et al. Screening for abdominal aortic aneurysms and associated risk factors in a general population. European journal of vascular and endovascular surgery : the official journal of the Euro Soc for Vascular Surg 1995;10(2): Pleumeekers HJ, Hoes AW, Hofman A, van Urk H, van der Does E, Grobbee DE. Selecting subjects for ultrasonographic screening for aneurysms of the abdominal aorta: four different strategies. Int J of Epidemiology. 1999;28(4): Vardulaki KA, Walker NM, Day NE, Duffy SW, Ashton HA, Scott RA. Quantifying the risks of hypertension, age, sex and smoking in patients with abdominal aortic aneurysm. The British J of Surg 2000;87(2): Lederle FA, Nelson DB, Joseph AM. Smokers' relative risk for aortic aneurysm compared with other smoking-related diseases: a systematic review. J of Vascular Surg 2003;38(2): Wilmink TB, Quick CR, Day NE. The association between cigarette smoking and abdominal aortic aneurysms. J of Vascular Surg 1999;30(6): Rodin MB, Daviglus ML, Wong GC, Liu K, Garside DB, Greenland P. Middle age cardiovascular risk factors and abdominal aortic aneurysm in older age. Hypertension. 2003;42(1): Singh K, Bonaa KH, Jacobsen BK, Bjork L, Solberg S. Prevalence of and risk factors for abdominal aortic aneurysms in a population-based study : The Tromso Study. American J of Epidemiology 2001;154(3): Derubertis BG, Trocciola SM, Ryer EJ, Pieracci FM, McKinsey JF, Faries PL. Abdominal aortic aneurysm in women: prevalence, risk factors, and implications for screening. J of Vascular Surg 2007;46(4):630-5.

17 Özgün Makale / Original Article Acarbaş ve Ark. 12 ÖZET LOMBER DİSK HASTALARINDA AŞIRI AKTİF MESANE SENDROMUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ Assessment of Overactıve Bladder syndrome In Patients with Lumbar Disc Herniation *Arsal ACARBAŞ, **Bayram Güner *Özel Hayri Sivrikaya Hastanesi Beyin Cerrahisi Bölümü, Düzce **Özel Hayri Sivrikaya Hastanesi Üroloji Bölümü, Düzce AMAÇ: Kliniğimize başvuran ve lomber disk hastalığı tanısı alan fakat idrar şikayeti olmayan olgularda, aşırı aktif mesane bulgusunun varlığını incelemektir. MATERYAL VE METOD: Nöroşirurji polikliniğine Haziran2013 -Eylül 2013 tarihleri arasında başvuran ve klinik ve radyolojik olarak lomber disk hernisi tanısı alan 50 hasta, üroloji polikliniği ile konsülte edilerek aşırı aktif mesane varlığı açısından uluslarası aşırı aktif mesane değerlendirme formu nun Türkçe validasyonu ile değerlendirildi. Sekiz ve üzeri skor aşırı aktif mesane açısından müsbet kabul edildi. BULGULAR: Hastaların yaş ortalaması 47 ± 2 idi. Hastalar Macnab sınıflandırmasına göre değerlendirildiğinde bulging oranı %56,protüzyon oranı %32, ektrüzyon oranı %6 ve sekestre disk oranı %6 olarak tespit edildi. Kadın hastaların %56.5 'inde, erkek hastaların %33.3'ünde aşırı aktif mesane tanısı konuldu. Diskopatinin seviyesine göre L4-5 seviyesinde seviyesinde daha yüksek oranda aşırı aktif mesane tanısı konduğu, Macnab sınıflandırmasına göre ise en yüksek aşırı aktif mesane semptom skorunun protüzyon izlenen hastalarda olduğu ( %50) saptandı. SONUÇ: Lomber disk hernisi tanısı alan hastalarda şikayeti olmasa da değişik derecelerde ürolojik problemler olabilir. Hem tıbbi hem de sosyal sorunlara sebebiyet veren aşırı aktif mesane durumu lomber disk hastalığı tanısı alan olgular için ağrı, motor ve duyu defisiti açısından sorgulanırken dikkat edilmesi gereken bir diğer tıbbi sorundur. Anahtar kelimeler : Aşırı aktif mesane, lomber diskopati,, işeme bozuklukları OBJECTIVE : The objective of the study is to analyze the association of overactive bladder in the patients with lumbar discopathy at various stages without complaint of blader disfontions at outpatient clinic. MATERIALS AND METHODS : 50 patients who were admitted to outclinic with low back pain complaint and whose diagnoses of lumbar disc hernia were radiologically verified were assessed in terms of overactive bladder by also consulting with the urology polyclinic. The lumbar disc hernia was radiologically performed according to Macnab s classification which calassificated clinical evidence with radiological anomalys. The existence of overactive bladder (OAB) was correlated by means of the assessment.the OAB score of 8 and above was regarded / accepted as high, in other words, positive. FINDINGS : The average age of these patients were 47, the proportion of female was %46 and men was %54, the bulging rate according to Macnab s classification was %56, the protrusion ratio was %32, the extruded disc ratio was %6, and the scestre dic ratio was %6.All these patients were classified according to the overactive bladder (OAB) assessment form. As a result, the OAB score was monitored according to female ratio of%56.5 and male %33.3, and according to the level of discopathy L4-5 the highest at its level, while the highest OAB score (protrusion) according to Macnab s classification was monitored as %50. RESULT : There may be urological problems in patients with lumbar disc hernia at differentiating degrees. These problems, as well giving rise to medical problems, may also lead to social challenges. The clinician, while questioning the pain, motor and sensory deficit in terms of lumbar disc hernia, should also take into consideration the urological problems indicating close/frequent association at a considerable amount. Geliş Tarihi / Received: , Kabul Tarihi / Accepted: Keywords: overactive baldder, lumber disc herniation, urinary disfunctions

18 Acarbaş ve Ark. 13 GİRİŞ: Lomber disk hernisi, diskin lomber spinal sinir kökünü sıkıştırması ile ortaya çıkan bel ve bacak ağrısı ile karakterize klinik tablodur. Lomber disk hernisi akut, kronik veya tekrarlayan bel ağrısının nedenlerinden biridir (1). Fizyolojik sınırlar içinde tekrarlayan fleksiyon, rotasyon ve kompresyon kuvvetlerinin kombinasyonu zamanla diskin dejenerasyonuna ve bunu takiben herniasyona neden olmaktadır. Yaşlanmayla intervertebral disk biyokimyasal ve biyomekanik değişikliklere uğrar. Yaş ilerledikçe nükleus pulpozus su kaybeder, polisakkarit kompleksi ve kollajen yapılanması artar. Dayanıklılığını yitiren anulus fibrosus liflerinde önce dairesel yırtıklar oluşur. Bu yırtıklar özellikle rotasyonel hareketlerle artar. Dairesel yırtıkların birleşmesiyle radiyal yırtıklar meydana gelir (2). Disk herniasyonu farklı tip ve derecelerde olabilir. Manyetik rezonans görüntüleme (MRG) bulguları ile korole olan Macnab ın disk herniasyonu klasifikasyonu yararlıdır. Buna göre: 1-Bulging: Nukleus pulpozus dehidrate olup hacmi azalınca anulus fibrosus, intervertebral diske binen yükün tamamına maruz kalır ve spinal kanala doğru taşar. Anulus fibrosus sağlamdır. Bu nedenle herniasyon olarak kabul edilmez. Radyolojik olarak diskin çepeçevre ve simetrik olarak komşu vertebra korpus sınırlarını 2 mm den fazla geçmesidir. 2- Protrüzyon: Anulus fibrosustaki inkomplet defekt yoluyla diskin arkaya doğru herniye olmasıdır. Diskin vertebra korpus sınırını aşarak spinal kanal ya da nöral foramenlere asimetrik fokal uzanım göstermesidir. 3- Ekstrüzyon: Anulus fibrosustaki komplet defekt yoluyla diskin arkaya doğru herniye olmasıdır. Nükleus pulpozus tamamen anulus fibrosus lifleri dışına çıkmıştır. Herniye disk, posterior longitüdinal ligaman ı de yırtarak spinal kanala taşmıştır. 4- Sekestrasyon: Anulus fibrosusdaki komplet defekt yoluyla nükleus pulpozusun bir parçasının ekstrüde olması ve bu parçanın nukleus pulpozusla devamlılığının kaybolmasıdır (3) Lomber disk hastalığının en sık görüldüğü seviyeler L4/L5 ve L5/S1 seviyeleridir. Bu hastalarda şikayet olarak inkontinans ve postmiksiyonel rezidü idrar varlığı nedeniyle sık tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları görülebilir. Lomber disk prolapsusu bulunan hastalarda en sık görülen ürodinamik bulgu normal komplianslı arefleksik mesanedir ancak bazı çalışmacılarda hastalarda sinir köklerinin irritasyonuna bağlı olarak detrüsör hiperrefleksi görülebildiğini belirtmişlerdir(4). Aşırı aktif mesane sendromu (AAMS), Uluslararası Kontinans Derneği tarafından sık işeme, acil işeme hissi (inkontinansın eşlik ettişi veya etmediği) ve noktüri gibi semptomlarla karakterize bir sendrom olarak tanımlanmştır (5). Bu durum toplumun yaklaşık üçte birini etkilemektedir. Hastaların bir kısmının mevcut hastalığının farkında olmaması, farkında olanların bir kısmının ise şikâyetlerini hekime yanlış aktarması nedeniyle hekimler tanıya yardımcı yöntemlere ihtiyaç duymuşlardır. Bu aşamada işeme günlükleri oluşturulmuş ve hastanın işikâyetlerinin ve işeme durumunun objektif bir şekilde ortaya konması sağlanmıştır. Çalışmamızda lomber disk hernisi tanısı alan hastalarda aşırı aktif mesane sendromu sıklığı irdelenmiştir.

19 Acarbaş ve Ark. 14 MATERYAL ve METOD: Haziran 2013 ile Eylül 2013 arasında nöroşirurji polikliniğine lomber disk hernisi kliniği ile başvuran ve çekilen lomber MRG sonucunda lomber diskopati tanısı konfirme edilen hastalar üroloji polikliniği ile de konsülte edilerek AAMS açısından sorgulandı. MRG incelemesinde disk hernisi saptanan toplam 50 hasta çalışmaya dahil edildi. Çalışmaya dahil edilen hastalarda Macnab sınıflandırması ile lomber disk hastalığı radyolojik olarak derecelendirildi. Bu hastalar aynı zamanda üroloji polikliniğince Aşırı Aktif Mesane Formu doldurularak verileri hazırlandı (Tablo 1). Öncesinde ürolojik yakınması olan hastalar çalışmaya alınmadı. Tablo 1 : Uluslararası Aşırı Aktif Mesane Değerlendirme Formunun Türkçeye valide edilmiş hali Aşağıdakiler sizi ne HİÇ ÇOK AZ BİRAZ EPEY ÇOK ÇOK ölçüde rahatsız FAZLA etmektedir? Gündüz sık idrar çıkma Rahatsız edici bir idrar sıkışması Ani,beklenmedik idrar sıkışması Kazara az miktarda idrar kaçırma Gece idrar gitme Gece idrar yapma ihtiyacı ile uyanma Kontrol edilemez bir idrar sıkışması Aşırı idrar yapma isteği ile birlikte idrar kaçırması (eğer cinsiyetiniz erkek ise toplam puana 2 puan ekleyiniz) Toplam Puan:

20 Acarbaş ve Ark. 15 BULGULAR: Çalışmamıza 27(%54) si erkek ve 23(%46) ü bayan olmak üzere 50 hasta alındı. Çalışmaya alınan hastaların en yaşlı olanı 72 yaşında ve en genç olanı 27 yaşında olmak üzere yaş ortalaması 47.4 bulundu. Olguların macnab sınıflamasına göre dağılımı yapıldı: 28 (%56) hastada bulging, 16(%32) hastada protüzyon, 3(%6) hastada ekstrüde ve 3 (%6)hastada sekestre disk görüldü. Lomber disk hernisi 37 hasta ile en sık L4-5 seviyesinde izlendi. Hastaların lezyon seviyesi ile AAM varlığı arasında anlamlı bir ilişki yokken AAM ile lomber disk hernisi arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki olduğu saptandı. Hastalar ürolojik açıdan AAM Değerlendirme Formu ile üroloji hekimi tarafından değerlendirildi ve AAM skoru 8 ve üzeri pozitif olarak değerlendirildi. Protrüzyon izlenen hastaların yarısında AAM skoru yüksek bulundu. Sırasıyla bulging görülen hastaların 12, ekstrüde disk izlenen hastaların 1'inde skor yüksek bulundu (tablo 2). Grupların kendi aralarında değerlendirildiğinde AAM oluşturma açısından anlamlı bulunmadı. Kadın erkek dağılımına baktığımızda AAM Skoru kadın hastalarda istatistiksel olarak anlamlı derecede (%80) yüksek olduğu görüldü. Tablo 2: Macnab Sınıflamasına Göre Aşırı Aktif Mesane Sıklığı Bulging Protüzyon Ekstrüde Sekestre 12/28 hastada 8/16 hastada 1/3 hastada 1/3 hastada % 42.8 % 50 % 33.3 % 33.3 TARTIŞMA: Alt üriner sistemin inervasyonu hem somatik hem de otonom sinir sistemi ile sağlanmaktadır. Sinir sisteminin bir bütün olarak uyumlu ve eksiksiz çalışması işeme fizyolojisi ve ürogenital sistem için çok önemlidir. Parasempatik pelvik sinirler spinal kordun sakral 2-4 (S2-4) dallarından çıkarlar ve esas olarak mesanenin uyarılmasından sorumludurlar. Somatik sinirler sakral 3-4. (S3-4) segmentlerden çıkarlar ve eksternal sfinkter ve diğer pelvik taban kaslarının inervasyonunu sağlarlar. Sempatik sinirler ise hipogastrik sinirin bir parçası olarak daha yukarıdan alt torasik ve üst lomber segmentlerden (T12-L1) çıkarlar. Sempatik sinirlerin ise mesane üzerinde inhibitör etkileri vardır. Spinal kanalda, disklerin dejeneratif hastalığı sonucunda ortaya çıkan lomber disk hernisi lumbosakral sinir köklerinin veya kauda ekuina basısına neden olur. Bu durum disk hernileri ile birlikte görülebileceği gibi dejeneratif spondilolistezis, skolyoz veya lomber dar kanal ile de ortaya çıkabilir(6). Bu çalışma sadece lomder disk hastalığı olan hastalarda yapılmıştır. Lomber disk prolapsının en sık görüldüğü seviyeler L4/L5 ve L5/S1 seviyeleridir. Bartolin ve ark. lomber disk hastalığı olan 114 hastayı ürodinamik olarak değerlendirdiklerinde 31 (%27,2) hastada detrüsör arefleksi saptamışlardır ve lomber protrüzyon seviyesinin detrüsor aktivitesi üzerine etkisinin olmadığını belirtmişlerdir (7). Bu çalışmadaki olgularda da disk hastalığı en sık L4/L5 seviyesinde

TİMOLOL/BRİNZOLOMİD KOMBİNASYONU İLE TİMOLOL/DORZOLOMİD KOMBİNASYONUN GÖZ TANSİYONU AÇISINDAN KARŞILAŞTIRILMASI

TİMOLOL/BRİNZOLOMİD KOMBİNASYONU İLE TİMOLOL/DORZOLOMİD KOMBİNASYONUN GÖZ TANSİYONU AÇISINDAN KARŞILAŞTIRILMASI Özgün Makale / Original Article Elbeyli ve Ark. 1 TİMOLOL/BRİNZOLOMİD KOMBİNASYONU İLE TİMOLOL/DORZOLOMİD KOMBİNASYONUN GÖZ TANSİYONU AÇISINDAN KARŞILAŞTIRILMASI Comparison the effect of timolol/brinzolomid

Detaylı

Özgün Makale / Original Article

Özgün Makale / Original Article Özgün Makale / Original Article Acarbaş ve Ark. 12 ÖZET LOMBER DİSK HASTALARINDA AŞIRI AKTİF MESANE SENDROMUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ Assessment of Overactıve Bladder syndrome In Patients with Lumbar Disc

Detaylı

Üriner İnkontinans. Konuyu Değerlendirdik Konuyu Değerlendirdik Konuyu Değerlendirdik Konuyu

Üriner İnkontinans. Konuyu Değerlendirdik Konuyu Değerlendirdik Konuyu Değerlendirdik Konuyu Konuyu Değerlendirdik Konuyu Değerlendirdik Konuyu Değerlendirdik Konuyu Üriner İnkontinans Dile Getirilmeyen... Sorgulanması Gereken Bir Problem......Üriner İnkontinans Aşırı Aktif Mesane ve Üriner İnkontinans

Detaylı

DİSFONKSİYONEL İŞEME (İŞEME FONKSİYON BOZUKLUĞU) NEDİR?

DİSFONKSİYONEL İŞEME (İŞEME FONKSİYON BOZUKLUĞU) NEDİR? DİSFONKSİYONEL İŞEME (İŞEME FONKSİYON BOZUKLUĞU) NEDİR? Tuvalet eğitimi döneminde, nörolojik olarak normal bazı çocuklarda yanlış edinilmiş işeme alışkanlıkları neticesinde ortaya çıkan işeme fazındaki

Detaylı

hs-troponin T ve hs-troponin I Değerlerinin Farklı egfr Düzeylerinde Karşılaştırılması

hs-troponin T ve hs-troponin I Değerlerinin Farklı egfr Düzeylerinde Karşılaştırılması hs-troponin T ve hs-troponin I Değerlerinin Farklı egfr Düzeylerinde Karşılaştırılması Tuncay Güçlü S.B. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Biyokimya Bölümü 16-18 Ekim 2014, Malatya GİRİŞ Kronik

Detaylı

İDRAR KAÇIRMA Dr. Bülent Çetinel. idrar kaçırma(üriner inkontinans) idrar tutamama hali

İDRAR KAÇIRMA Dr. Bülent Çetinel. idrar kaçırma(üriner inkontinans) idrar tutamama hali İDRAR KAÇIRMA Dr. Bülent Çetinel idrar kaçırma(üriner inkontinans) idrar tutamama hali Görülme Sıklığı kadında % 4.5-53 erkekde %1.6-24 Üroloji ve Jinekoloji Polikliniklerine İdrar Kaçırma Yakınması Dışında

Detaylı

KANSER HASTALARINDA ANKSİYETE VE DEPRESYON BELİRTİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ UZMANLIK TEZİ. Dr. Levent ŞAHİN

KANSER HASTALARINDA ANKSİYETE VE DEPRESYON BELİRTİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ UZMANLIK TEZİ. Dr. Levent ŞAHİN T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ AİLE HEKİMLİĞİ KLİNİĞİ KANSER HASTALARINDA ANKSİYETE VE DEPRESYON BELİRTİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ UZMANLIK TEZİ

Detaylı

Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi

Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi Kahramanmaraş 1. Biyokimya Günleri Bildiri Konusu: Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi Mehmet Aydın DAĞDEVİREN GİRİŞ Fetuin-A, esas olarak karaciğerde

Detaylı

Kadınlarda Koroner Bypass Operasyonunun Özellikleri ve Sonuçları

Kadınlarda Koroner Bypass Operasyonunun Özellikleri ve Sonuçları Kadınlarda Koroner Bypass Operasyonunun Özellikleri ve Sonuçları DOÇ. DR. GÖKÇEN ORHAN Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi İSTANBUL Euroscore risk sınflaması STS risk

Detaylı

ÖZET Amaç: Yöntem: Bulgular: Sonuçlar: Anahtar Kelimeler: ABSTRACT Rational Drug Usage Behavior of University Students Objective: Method: Results:

ÖZET Amaç: Yöntem: Bulgular: Sonuçlar: Anahtar Kelimeler: ABSTRACT Rational Drug Usage Behavior of University Students Objective: Method: Results: ÖZET Amaç: Bu araştırma, üniversite öğrencilerinin akılcı ilaç kullanma davranışlarını belirlemek amacı ile yapılmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı-kesitsel türde planlanan araştırmanın evrenini;; bir kız ve

Detaylı

Dirençli Aşırı Aktif Mesane

Dirençli Aşırı Aktif Mesane Dirençli Aşırı Aktif Mesane Nöromodülasyon Dr. Şahin KABAY Dumlupınar Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji A.D. Perkutanöz Posterior Tibial Sinir Sitümülasyonu- PTNS (Urgent PC) Sacral Nöromodülasyon (S3)-

Detaylı

Dr. Semih Demir. Tez Danışmanı. Doç.Dr.Barış Önder Pamuk

Dr. Semih Demir. Tez Danışmanı. Doç.Dr.Barış Önder Pamuk T.C. İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ İÇ HASTALIKLARI KLİNİĞİ GEÇİRİLMİŞ GESTASYONEL DİYABETES MELLİTUS ÖYKÜSÜ OLAN BİREYLERDE ANJİOPOETİN BENZERİ PROTEİN-2 ( ANGPTL-2

Detaylı

Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi

Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi Hipertansiyon Tedavisi: Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi Hipertansiyon Sıklık Yolaçtığı sorunlar Nedenler Kan basıncı hedefleri Tedavi Dünyada Mortalite

Detaylı

SÜT ÇOCUKLARINDA UZUN SÜRELİ PERİTON DİYALİZİNİN SONUÇLARI

SÜT ÇOCUKLARINDA UZUN SÜRELİ PERİTON DİYALİZİNİN SONUÇLARI SÜT ÇOCUKLARINDA UZUN SÜRELİ PERİTON DİYALİZİNİN SONUÇLARI Gülseren PEHLİVAN, Nur CANPOLAT, Şennur ERKUT, Ayşe KESER, Salim ÇALIŞKAN, Lale SEVER İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı

Detaylı

14 Aralık 2012, Antalya

14 Aralık 2012, Antalya Hamilelerde Uyku Bozukluğunun Sorgulanması ve Öyküden Tespit Edilen Huzursuz Bacak Sendromunda Sıklık, Klinik Özellikler ve İlişkili Olabilecek Durumların Araştırılması A Neyal, G Benbir, R Aslan, F Bölükbaşı,

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Yabancı Dil: İngilizce. Uluslararası dergilerde yayınlanan makaleler

ÖZGEÇMİŞ. Yabancı Dil: İngilizce. Uluslararası dergilerde yayınlanan makaleler ÖZGEÇMİŞ Adı : Derya Soyadı: : Özcanlı Atik Doğum Yeri : ADANA-Kozan Doğum Tarihi : 01.03.1981 Medeni Hali : Evli Tel: 0534 970 1568 E-posta: deryaatik@osmaniye.edu.tr EĞİTİM DURUMU: Mezun Olduğu Üniversite:

Detaylı

Gelişen en Olguda Mentamove ile Tedavi

Gelişen en Olguda Mentamove ile Tedavi Spontan Foot Drop (Düşük k Ayak) Gelişen en Olguda Mentamove ile Tedavi Dr. Mustafa Akgün, Dr. Zehra Akgün, Dr. Christoph Garner Mentamove Merkezi Bursa Türkiye Keywords: Lumbar Disc Disease, Foot Drop,

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

Acil Servise Başvuran Doğurganlık Yaş Grubu Kadınlardan İstenilen β-hcg Testinin Pozitifliğinin Araştırılması

Acil Servise Başvuran Doğurganlık Yaş Grubu Kadınlardan İstenilen β-hcg Testinin Pozitifliğinin Araştırılması ARAŞTIRMA Doğurganlık Yaş Grubunda β-hcg Testinin Araştırılması T A D Acil Servise Başvuran Doğurganlık Yaş Grubu Kadınlardan İstenilen β-hcg Testinin Pozitifliğinin Araştırılması β-hcg Test Positivity

Detaylı

ERKEK HASTALARDA DÜŞÜK DETRUSOR AKTİVİTESİ; İNFRAVEZİKAL OBSTRİKSİYON TANISINDA ÜROFLOW PARAMETRELERİ VE MESANE İŞEME ETKİNLİĞİNİN ÖNEMİ

ERKEK HASTALARDA DÜŞÜK DETRUSOR AKTİVİTESİ; İNFRAVEZİKAL OBSTRİKSİYON TANISINDA ÜROFLOW PARAMETRELERİ VE MESANE İŞEME ETKİNLİĞİNİN ÖNEMİ ERKEK HASTALARDA DÜŞÜK DETRUSOR AKTİVİTESİ; İNFRAVEZİKAL OBSTRİKSİYON TANISINDA ÜROFLOW PARAMETRELERİ VE MESANE İŞEME ETKİNLİĞİNİN ÖNEMİ Op. Dr. Mehmet YOLDAŞ Tepecik Eğit. Ve Araşt. Hast. Üroloji Kliniği

Detaylı

(İnt. Dr. Doğukan Danışman)

(İnt. Dr. Doğukan Danışman) (İnt. Dr. Doğukan Danışman) *Amaç: Sigara ve pankreas kanseri arasında doz-yanıt ilişkisini değerlendirmek ve geçici değişkenlerin etkilerini incelemektir. *Yöntem: * 6507 pankreas olgusu ve 12 890 kontrol

Detaylı

AÜTF İBN-İ SİNA HASTANESİ GÖĞÜS HASTALIKLARI POLİKLİNİĞİNE BAŞVURAN HASTALARIN DEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ VE HASTALIKLARININ SİGARAYLA OLAN İLİŞKİSİ

AÜTF İBN-İ SİNA HASTANESİ GÖĞÜS HASTALIKLARI POLİKLİNİĞİNE BAŞVURAN HASTALARIN DEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ VE HASTALIKLARININ SİGARAYLA OLAN İLİŞKİSİ AÜTF İBN-İ SİNA HASTANESİ GÖĞÜS HASTALIKLARI POLİKLİNİĞİNE BAŞVURAN HASTALARIN DEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ VE HASTALIKLARININ SİGARAYLA OLAN İLİŞKİSİ BARAN E 1, KOCADAĞ S 1, AKDUR R 1, DEMİR N 2, NUMANOĞLU

Detaylı

İçerik AKUT APANDİSİT TANISINDA TESTLERİN DEĞERİ VE KULLANIMI. Testler. Öykü ve fizik muayene. Öykü

İçerik AKUT APANDİSİT TANISINDA TESTLERİN DEĞERİ VE KULLANIMI. Testler. Öykü ve fizik muayene. Öykü 1 2 AKUT APANDİSİT TANISINDA TESTLERİN DEĞERİ VE KULLANIMI İçerik Karın ağrısı olan hastanın akut apandisit olup olmadığını değerlendirmede kullandığımız testlerin değerliliği kullanımları tartışılacaktır

Detaylı

Kardiyovasküler hastalıklardan korunmak için 5 önemli neden :

Kardiyovasküler hastalıklardan korunmak için 5 önemli neden : 2008 İskemik Kalp Hastalıklarında Primer ve Sekonder Korunma Doç. Dr. Mehdi Zoghi Kardiyovasküler hastalıklardan korunmak için 5 önemli neden : 1. Kardiyovasküler hastalıklar (KVH) erken ölümlerin başlıca

Detaylı

Over Kanseri Taraması ve İngiliz Grubu Over Kanseri Tarama Çalışması

Over Kanseri Taraması ve İngiliz Grubu Over Kanseri Tarama Çalışması Over Kanseri Taraması ve İngiliz Grubu Over Kanseri Tarama Çalışması Ovarian cancer screening and mortality in the UK Collaborative Trial of Ovarian Cancer Screening (UKCTOCS): a randomised controlled

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAKTA DİYABETİK AYAK İNFEKSİYONLARI EPİDEMİYOLOJİSİ VE ÖNEMİ. Doç. Dr. Serap Çifçili Marmara Üniversitesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı

BİRİNCİ BASAMAKTA DİYABETİK AYAK İNFEKSİYONLARI EPİDEMİYOLOJİSİ VE ÖNEMİ. Doç. Dr. Serap Çifçili Marmara Üniversitesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı BİRİNCİ BASAMAKTA DİYABETİK AYAK İNFEKSİYONLARI EPİDEMİYOLOJİSİ VE ÖNEMİ Doç. Dr. Serap Çifçili Marmara Üniversitesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı BİRİNCİ BASAMAKTA GÜNCEL DURUM > 6330 Aile Sağlığı Merkezi

Detaylı

Hemşirelerin Hasta Hakları Konusunda Bilgi Düzeylerinin Değerlendirilmesi

Hemşirelerin Hasta Hakları Konusunda Bilgi Düzeylerinin Değerlendirilmesi Sağlık Akademisyenleri Dergisi 2014; 1(2):141-145 ISSN: 2148-7472 ARAŞTIRMA / RESEARCH ARTICLE Hemşirelerin Hasta Hakları Konusunda Bilgi Düzeylerinin Değerlendirilmesi Assessıng Nurses Level of Knowledge

Detaylı

SAKRAL NÖROMODÜLASYON

SAKRAL NÖROMODÜLASYON SAKRAL NÖROMODÜLASYON Dr. Ali Ergen Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Refrakter Aşırı Aktif Mesane Alternatif tedavilerin uygun zamanda kullanılması için RAAM nin daha spesifik

Detaylı

Rejyonel Anestezi Sonrası Düşük Ayak

Rejyonel Anestezi Sonrası Düşük Ayak Rejyonel Anestezi Sonrası Düşük Ayak Zeliha Korkmaz Dişli 1, Necla Tokgöz 2, Fatma Ceyda Akın Öçalan 3, Mehmet Fa>h Korkmaz 4, Ramazan Bıyıklıoğlu 2 1 Anesteziyoloji Bölümü, Malatya Devlet Hastanesi 2

Detaylı

TİP 2 DİYABETLİ BİREYLERDE UYKU KALİTESİ, GÜNDÜZ UYKULULUK HALİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER

TİP 2 DİYABETLİ BİREYLERDE UYKU KALİTESİ, GÜNDÜZ UYKULULUK HALİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER TİP 2 DİYABETLİ BİREYLERDE UYKU KALİTESİ, GÜNDÜZ UYKULULUK HALİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER Doç.Dr. Belgüzar Kara*, Özge KILIÇ** *GATA Hemşirelik Yüksekokulu, **GATA Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları

Detaylı

Cukurova Medical Journal

Cukurova Medical Journal Cukurova Medical Journal Araştırma Makalesi / Research Article 2008 2012 Yılları Arasında Adli Toksikoloji Laboratuvarına Gelen Olguların Değerlendirilmesi Evaluation of Cases Consulted to Forensic Toxicology

Detaylı

Ektopik Gebelik. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012

Ektopik Gebelik. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Ektopik Gebelik Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Sunum Planı Tanım Epidemiyoloji Patofizyoloji Klinik Tanı Ayırıcı tanı Tedavi Tanım Fertilize ovumun endometriyal kavite dışında

Detaylı

29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu

29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu 29 yaşında erkek aktif şikayeti yok Dış merkezde yapılan üriner sistem ultrasonografisinde insidental olarak sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması üzerine hasta polikliniğimize

Detaylı

MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ TAYFUR ATA SÖKMEN TIP FAKÜLTESİ DÖNEM III NÖROLOJİK BİLİMLER VE PSİKİYATRİ DERS KURULU (Dönem III, Kurul 7)

MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ TAYFUR ATA SÖKMEN TIP FAKÜLTESİ DÖNEM III NÖROLOJİK BİLİMLER VE PSİKİYATRİ DERS KURULU (Dönem III, Kurul 7) MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ TAYFUR ATA SÖKMEN TIP FAKÜLTESİ DÖNEM III NÖROLOJİK BİLİMLER VE PSİKİYATRİ DERS KURULU (Dönem III, Kurul 7) DEKAN DEKAN YRD. BAŞKORDİNATÖR BAŞKORDİNATÖR YRD. BAŞKORDİNATÖR YRD.

Detaylı

Akut Apandisit Tanısal Yaklaşımlar

Akut Apandisit Tanısal Yaklaşımlar Apandisit; Akut Apandisit Tanısal Yaklaşımlar Dr. Selcan ENVER DİNÇ ACİL TIP ABD. 09.03.2010 Acil servise başvuran karın ağrılı hastalarda en sık konulan tanılardan bir tanesidir. Apandektomi dünya genelinde

Detaylı

KANSER HASTALARINDA PALYATİF BAKIM VE DESTEK SERVİSİNDE NARKOTİK ANALJEZİK KULLANIMI

KANSER HASTALARINDA PALYATİF BAKIM VE DESTEK SERVİSİNDE NARKOTİK ANALJEZİK KULLANIMI T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ AİLE HEKİMLİĞİ KLİNİĞİ KANSER HASTALARINDA PALYATİF BAKIM VE DESTEK SERVİSİNDE NARKOTİK ANALJEZİK KULLANIMI UZMANLIK

Detaylı

BİR ÜNİVERSİTE HASTANESİ NDE YAPTIRILAN DOĞUMLARIN İNCELENMESİ

BİR ÜNİVERSİTE HASTANESİ NDE YAPTIRILAN DOĞUMLARIN İNCELENMESİ TAF Preventive Medicine Bulletin, 2006: 5 (6) ARAŞTIRMA RESEARCH ARTICLE BİR ÜNİVERSİTE HASTANESİ NDE YAPTIRILAN DOĞUMLARIN İNCELENMESİ Atilla Senih MAYDA*, Türker ACEHAN**, Suat ALTIN**, Mehmet ARICAN**,

Detaylı

Acil Serviste Hipertansif Hastaya Yaklaşım

Acil Serviste Hipertansif Hastaya Yaklaşım Acil Serviste Hipertansif Hastaya Yaklaşım Doç. Dr. Sedat YANTURALI Dokuz Eylul Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı İzmir sedat.yanturali@deu.edu.tr 1 Sunu Planı Hipertansiyona genel bakış

Detaylı

İleri Anne Yaşı ve Gebelik Komplikasyonları İlişkisinin Araştırılması

İleri Anne Yaşı ve Gebelik Komplikasyonları İlişkisinin Araştırılması İleri Anne Yaşı ve Gebelik Komplikasyonları İlişkisinin Araştırılması Itır Aktürk, Sena Bahadıroğlu, S. Gayenur Büyükberber, Sümeyye Gürbüz Danışman: Prof. Dr. Filiz F. (Bilgin) Yanık ÖZET Bu çalışmada

Detaylı

Performance of Cytoreductive Surgery and early postoperative intraperitoneal chemotherapy in a Gastric Carcinoma Patient with Huge Krukenberg tumor

Performance of Cytoreductive Surgery and early postoperative intraperitoneal chemotherapy in a Gastric Carcinoma Patient with Huge Krukenberg tumor Performance of Cytoreductive Surgery and early postoperative intraperitoneal chemotherapy in a Gastric Carcinoma Patient with Huge Krukenberg tumor Dev Krukenberg tümörlü Mide Kanserli hastada Sitoredüktif

Detaylı

The Study of Relationship Between the Variables Influencing The Success of the Students of Music Educational Department

The Study of Relationship Between the Variables Influencing The Success of the Students of Music Educational Department 71 Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, Yıl 9, Sayı 17, Haziran 2009, 71-76 Müzik Eğitimi Anabilim Dalı Öğrencilerinin Başarılarına Etki Eden Değişkenler Arasındaki İlişkinin İncelenmesi

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Hakan Şimşek. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Hakan Şimşek. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Yetişkinde Gergin Omurilik Sendromu ve Eşlik Eden Toraks Deformitesi Gergin omurilik, klinik bir durumdur ve zemininde sebep olarak omuriliğin gerilmesi sonucu

Detaylı

Türkiye nin Tansiyonunu Ölçüyoruz

Türkiye nin Tansiyonunu Ölçüyoruz T.C. Sağlık Bakanlığının Onayı ve Desteği ile Türkiye nin Tansiyonunu Ölçüyoruz İstatistik Analiz Raporu (İstanbul) Eylül 2010 Omega Araştırma tarafından hazırlanmıştır. İÇİNDEKİLER Türkiye nin Tansiyonunu

Detaylı

HEMODİYALİZ HASTALARINDA VOLÜM DURUMUNUN VÜCUT KOMPOZİSYON MONİTÖRÜ İLE DEĞERLENDİRİLMESİ VE DİĞER YÖNTEMLERLE KARŞILAŞTIRILMASI

HEMODİYALİZ HASTALARINDA VOLÜM DURUMUNUN VÜCUT KOMPOZİSYON MONİTÖRÜ İLE DEĞERLENDİRİLMESİ VE DİĞER YÖNTEMLERLE KARŞILAŞTIRILMASI HEMODİYALİZ HASTALARINDA VOLÜM DURUMUNUN VÜCUT KOMPOZİSYON MONİTÖRÜ İLE DEĞERLENDİRİLMESİ VE DİĞER YÖNTEMLERLE KARŞILAŞTIRILMASI SERKAN YILDIZ¹, REMZİ DÜNDAR², ÖMÜR KURU², FERCEM ERBAY², FATİH KILIDz,

Detaylı

hasta EĞİTİMİ Bel fıtığını anlamak ve Anüler Kapama için Barricaid Protezi

hasta EĞİTİMİ Bel fıtığını anlamak ve Anüler Kapama için Barricaid Protezi hasta EĞİTİMİ Bel fıtığını anlamak ve Anüler Kapama için Barricaid Protezi İçindekiler Bel fıtığı nedir? 4 Bel fıtığı teşhisi nasıl yapılır? 6 Bel fıtığı tedavisi nasıl yapılır? 7 Barricaid için bir aday

Detaylı

TORAKOLOMBER VERTEBRA KIRIKLARI. Prof.Dr.Nafiz BİLSEL VERTEBRA KIRIKLARI 1

TORAKOLOMBER VERTEBRA KIRIKLARI. Prof.Dr.Nafiz BİLSEL VERTEBRA KIRIKLARI 1 TORAKOLOMBER VERTEBRA KIRIKLARI Prof.Dr.Nafiz BİLSEL VERTEBRA KIRIKLARI 1 Vertebral Kolon 33 omur 23 intervertebral disk 31 çift periferik sinir VERTEBRA KIRIKLARI 3 OMURGANIN EĞRİLİKLERİ Servikal bölgede

Detaylı

Okul Öncesi (5-6 Yaş) Cimnastik Çalışmasının Esneklik, Denge Ve Koordinasyon Üzerine Etkisi

Okul Öncesi (5-6 Yaş) Cimnastik Çalışmasının Esneklik, Denge Ve Koordinasyon Üzerine Etkisi Okul Öncesi (5-6 Yaş) Cimnastik Çalışmasının Esneklik, Denge Ve Koordinasyon Üzerine Etkisi Kadir KOYUNCUOĞLU, Onsekiz Mart Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu, Çanakkale, Türkiye. koyuncuoglu45@gmail.com

Detaylı

Hisar Intercontinental Hospital

Hisar Intercontinental Hospital Varisler BR.HLİ.92 Venöz Hastalıklar (Toplardamarlar) Varis Hastalığı: Bacaklarımızda kirli kanı yukarı taşımak üzere görev alan iki ana ven sistemi bulunur. Yüzeyel ve derin ven sistemi olarak adlandırılan

Detaylı

Diyaliz Hastalarında Kan Basıncı Ölçümü Hangi Pozisyonlarda Yapılmalıdır?

Diyaliz Hastalarında Kan Basıncı Ölçümü Hangi Pozisyonlarda Yapılmalıdır? Diyaliz Hastalarında Kan Basıncı Ölçümü Hangi Pozisyonlarda Yapılmalıdır? HAZIRLAYANLAR: Hem. Gülistan Yoldaş Uzm.Dr. Murat Güllü Uzm.Dr. Süleyman Sökmen Doç.Dr. Ali Borazan 1 Giriş Diyaliz hastalarında

Detaylı

MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ

MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ Dr. Filiz Yenicesu Düzen Laboratuvarı Görüntüleme Birimi Meme Kanserinde Tanı Yöntemleri 1. Fizik muayene 2. Serolojik Testler 3. Görüntüleme 4. Biyopsi Patolojik

Detaylı

Melek ŞAHİNOĞLU, Ümmühan AKTÜRK, Lezan KESKİN. SUNAN: Melek ŞAHİNOĞLU. Malatya Devlet Hastanesi Uzman Diyabet Eğitim Hemşiresi

Melek ŞAHİNOĞLU, Ümmühan AKTÜRK, Lezan KESKİN. SUNAN: Melek ŞAHİNOĞLU. Malatya Devlet Hastanesi Uzman Diyabet Eğitim Hemşiresi DİYABET HASTALARININ HASTALIK ALGI DÜZEYLERİNİN BELİRLENMESİ Melek ŞAHİNOĞLU, Ümmühan AKTÜRK, Lezan KESKİN SUNAN: Melek ŞAHİNOĞLU Malatya Devlet Hastanesi Uzman Diyabet Eğitim Hemşiresi Amaç: TURDEP-2

Detaylı

Güncel Verilerle Prostat Kanseri Taranmalı mı? Dr. Bülent Akdoğan Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı

Güncel Verilerle Prostat Kanseri Taranmalı mı? Dr. Bülent Akdoğan Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Güncel Verilerle Prostat Kanseri Taranmalı mı? Dr. Bülent Akdoğan Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı 4 Nisan 2014 TESTOSTERON ETKĠSĠ PCa erken tanısı Şüpheli rektal muayene ve/veya

Detaylı

BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI

BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI Kronik böbrek hastalığı-tanım Glomerül filtrasyon hızında (GFH=GFR) azalma olsun veya olmasın, böbrekte

Detaylı

Omurga-Omurilik Cerrahisi

Omurga-Omurilik Cerrahisi Omurga-Omurilik Cerrahisi BR.HLİ.017 Omurga cerrahisi, omurilik ve sinir kökleri ile bu hassas sinir dokusunu saran/koruyan omurga üzerinde yapılan ameliyatları ve çeşitli girişimleri içerir. Omurga ve

Detaylı

Prof. Dr. M. İhsan Karaman. Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2. Üroloji Kliniği

Prof. Dr. M. İhsan Karaman. Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2. Üroloji Kliniği Prof. Dr. M. İhsan Karaman Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2. Üroloji Kliniği İşeme Bozukluğu-Tanım Sağlıklı çocuklarda yanlış tuvalet eğitimi yada psikolojik yada ailesel nedenlerle gelişen

Detaylı

Tiroid Cerrahisinde Nöromonitorizasyonun Rekürren Laringeal Sinir Hasarı Oranına Etkisi

Tiroid Cerrahisinde Nöromonitorizasyonun Rekürren Laringeal Sinir Hasarı Oranına Etkisi Tiroid Cerrahisinde Nöromonitorizasyonun Rekürren Laringeal Sinir Hasarı Oranına Etkisi *Necati Şentürk, *Koray Öcal, *Ahmet Dağ, **İlter Helvacı, **Tamer Akça * M.E.Ü.T.F. Genel Cerrahi A.D. ** M.E.Ü.T.F.

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı Göğüs Cerrahisi Akciğer Kanserinde Anamnez ve Fizik Muayene Bulguları Giriş Akciğer kanseri ülkemizde 11.5/100.000 görülme sıklığına

Detaylı

ÇALIŞMANIN AMACI: Türkiye de erişkinlerde ( 20 yaş) metabolik sendrom sıklığını tespit etmektir.

ÇALIŞMANIN AMACI: Türkiye de erişkinlerde ( 20 yaş) metabolik sendrom sıklığını tespit etmektir. ÇALIŞMANIN AMACI: Türkiye de erişkinlerde ( 20 yaş) metabolik sendrom sıklığını tespit etmektir. Metabolik Sendrom Araştırma Grubu Prof.Dr. Ömer Kozan Dokuz Eylül Üniv. Tıp Fak. Kardiyoloji ABD, İzmir

Detaylı

Basınç Ülserini Önlemek

Basınç Ülserini Önlemek Acıbadem Sağlık Grubu Hemşirelik Hizmetleri Direktörlüğü ve Mölnlycke Health Care işbirliği ile 16 Eylül 2015 tarihinde Acıbadem Üniversitesinde gerçekleşen Basınç Yarası ve Hemşirelik Bakımı konulu seminerde

Detaylı

Yoğun Bakım Ünitesinde Gelişen Kandida Enfeksiyonları ve Mortaliteyi Etkileyen Risk Faktörleri

Yoğun Bakım Ünitesinde Gelişen Kandida Enfeksiyonları ve Mortaliteyi Etkileyen Risk Faktörleri Yoğun Bakım Ünitesinde Gelişen Kandida Enfeksiyonları ve Mortaliteyi Etkileyen Risk Faktörleri Emel AZAK, Esra Ulukaya, Ayşe WILLKE Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik

Detaylı

daha çok göz önünde bulundurulabilir. Öğrencilerin dile karşı daha olumlu bir tutum geliştirmeleri ve daha homojen gruplar ile dersler yürütülebilir.

daha çok göz önünde bulundurulabilir. Öğrencilerin dile karşı daha olumlu bir tutum geliştirmeleri ve daha homojen gruplar ile dersler yürütülebilir. ÖZET Üniversite Öğrencilerinin Yabancı Dil Seviyelerinin ve Yabancı Dil Eğitim Programına Karşı Tutumlarının İncelenmesi (Aksaray Üniversitesi Örneği) Çağan YILDIRAN Niğde Üniversitesi, Sosyal Bilimler

Detaylı

FİZYOTERAPİ VE REHABİLİTASYON YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

FİZYOTERAPİ VE REHABİLİTASYON YÜKSEK LİSANS PROGRAMI FİZYOTERAPİ VE REHABİLİTASYON YÜKSEK LİSANS PROGRAMI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI NA GİRİŞ KOŞULLARI : Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokullarının veya Yüksekokul ve Fakültelerin Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

Detaylı

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

Spondilolistezis. Prof. Dr. Önder Aydıngöz

Spondilolistezis. Prof. Dr. Önder Aydıngöz Spondilolistezis Prof. Dr. Önder Aydıngöz Spondilolistezis Bir vertebra cisminin alttaki üzerinde öne doğru yer değiştirmesidir. Spondilolizis Pars interartikülaristeki lizise verilen isimdir. Spondilolistezis

Detaylı

Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri. Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadele Projesi

Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri. Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadele Projesi Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri 1 Öğrenim Hedefleri Toplumsal cinsiyet ayrımcılığının, yaşam dönemlerine göre kadın sağlığına olan etkilerini açıklar, Toplumsal cinsiyet ayrımcılığı ile kadına

Detaylı

ADRENAL KORTİKAL KANSER TEDAVİSİNDE LAPAROSKOPİK CERRAHİ

ADRENAL KORTİKAL KANSER TEDAVİSİNDE LAPAROSKOPİK CERRAHİ ADRENAL KORTİKAL KANSER TEDAVİSİNDE LAPAROSKOPİK CERRAHİ DR GÜRHAN SAKMAN ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ ANABİLİM DALI ADRENAL KORTİKAL KANSER TEDAVİSİNDE LAPAROSKOPİK CERRAHİ DR GÜRHAN

Detaylı

SAĞLIKLI OBEZLERDE FİZYOTERAPİ VE REFLEKSOLOJİ UYGULAMALARININ ZAYIFLAMAYA ETKİSİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

SAĞLIKLI OBEZLERDE FİZYOTERAPİ VE REFLEKSOLOJİ UYGULAMALARININ ZAYIFLAMAYA ETKİSİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ SAĞLIKLI OBEZLERDE FİZYOTERAPİ VE REFLEKSOLOJİ UYGULAMALARININ ZAYIFLAMAYA ETKİSİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ HAZIRLAYAN:FZT.MELTEM ERASLAN DANIŞMAN:PROF.DR.İSMET MELEK Obezite (şişmanlık),vücutta aşırı ölçüde

Detaylı

KARŞIYAKA HİPERTANSİYON PREVALANS VE FARKINDALIK (KARHİP) ÇALIŞMASI

KARŞIYAKA HİPERTANSİYON PREVALANS VE FARKINDALIK (KARHİP) ÇALIŞMASI KARŞIYAKA HİPERTANSİYON PREVALANS VE FARKINDALIK (KARHİP) ÇALIŞMASI Hipertansiyon (HT) çağımızın en önemli sağlık sorunu olup mortalite ve morbidite nedenlerinin başında gelmektedir. Türkiye de de tüm

Detaylı

Doç. Dr. Halil Coşkun. Dr. Hüseyin Kazim Bektaşoğlu

Doç. Dr. Halil Coşkun. Dr. Hüseyin Kazim Bektaşoğlu Doç. Dr. Halil Coşkun Dr. Hüseyin Kazim Bektaşoğlu GİRİŞ 2010 verilerine göre dünyada erişkinlerde (20-79 yaş) diabet prevalansı %6,4 (285 milyon). 2030 da bu oranın %7,7 ye (439 milyon) yükseleceği öngörülüyor.

Detaylı

4. S I N I F - 2. G R U P 2. D E R S K U R U L U (Nefroloji, Endokrin, Üroloji, Jinekoloji, Obstetrik)

4. S I N I F - 2. G R U P 2. D E R S K U R U L U (Nefroloji, Endokrin, Üroloji, Jinekoloji, Obstetrik) Ü R O G E N İ T A L S İ S T E M H A S T A L I K L A R I - D O Ğ U M B İ L G İ S İ ( 0 2 Ş U B A T 2 0 1 5 1 0 N İ S A N 2 0 1 5 ) Dekan : Prof. Dr. Enr İHTİYAR Dekan Yardımcısı (Eğitimden Sorumlu) : Prof.

Detaylı

Özel Bir Hastanede Diyabet Polikliniğine Başvuran Hastalarda İnsülin Direncini Etkileyen Faktörlerin Araştırılması

Özel Bir Hastanede Diyabet Polikliniğine Başvuran Hastalarda İnsülin Direncini Etkileyen Faktörlerin Araştırılması Özel Bir Hastanede Diyabet Polikliniğine Başvuran Hastalarda İnsülin Direncini Etkileyen Faktörlerin Araştırılması 20 24 Mayıs 2009 tarihleri arasında Antalya da düzenlenen 45. Ulusal Diyabet Kongresinde

Detaylı

Prof. Dr. Ramazan Sarı Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji Bilim Dalı

Prof. Dr. Ramazan Sarı Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji Bilim Dalı DM TEDAVİSİNDE KOMPLİKASYONLAR DM TEDAVİSİ VE KARDİYOVASKÜLER HASTALIKLAR Prof. Dr. Ramazan Sarı Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji Bilim Dalı Slide 1 Sunum planı DM ve kardiyovasküler hastalık-riskleri

Detaylı

ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU

ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU Op.Dr.Hakan YETİMALAR Doç.Dr.İncim BEZİRCİOĞLU Dr. Gonca Gül GÜLBAŞ TANRISEVER İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştıma Hastanesi GİRİŞ

Detaylı

Elazığ İli Karakoçan İlçesinden Elde Edilen Sütlerde Yağ ve Protein Oranlarının AB ve Türk Standartlarına Uygunluklarının Belirlenmesi

Elazığ İli Karakoçan İlçesinden Elde Edilen Sütlerde Yağ ve Protein Oranlarının AB ve Türk Standartlarına Uygunluklarının Belirlenmesi ISSN: 2148-0273 Cilt 1, Sayı 2, 2013 / Vol. 1, Issue 2, 2013 Elazığ İli Karakoçan İlçesinden Elde Edilen Sütlerde Yağ ve Protein Oranlarının AB ve Türk Standartlarına Uygunluklarının Belirlenmesi Muhammet

Detaylı

Türk Nöroşirürji Derneği Spinal ve Periferik Sinir Cerrahisi Grubu Dr.Mehmet Zileli İleri Spinal Cerrahi Kursu 14.Kurs

Türk Nöroşirürji Derneği Spinal ve Periferik Sinir Cerrahisi Grubu Dr.Mehmet Zileli İleri Spinal Cerrahi Kursu 14.Kurs Türk Nöroşirürji Derneği Spinal ve Periferik Sinir Cerrahisi Grubu Dr.Mehmet Zileli İleri Spinal Cerrahi Kursu 14.Kurs Moderatör: Dr.Mehmet Zileli 5 7 Aralık 2014 Swissotel Grand Efes, İzmir Türk Nöroşirürji

Detaylı

Foot Drop Gelişen Olguda EMG Tetiklemeli Elektrostimulasyon (Mentamove Metodu) ile Fonksiyonel İyileşme

Foot Drop Gelişen Olguda EMG Tetiklemeli Elektrostimulasyon (Mentamove Metodu) ile Fonksiyonel İyileşme Foot Drop Gelişen Olguda EMG Tetiklemeli Elektrostimulasyon (Mentamove Metodu) ile Fonksiyonel İyileşme Olgu Sunumu Dr. Mustafa Akgün*, Dr. Zehra Akgün**, Dr. Christoph Garner**** Bursa Devlet Hastanesi,

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Dönem V Kardiyoloji Staj Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü: Dönem Koordinatörü: Koordinatör Yardımcısı: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Yrd. Doç. Dr. Baran GENCER Yrd. Doç. Dr. Oğuz GÜÇLÜ Yrd. Doç. Dr.

Detaylı

MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ

MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ Mine SERİN 1, Ali CANSU 1, Serpil ÇELEBİ 2, Nezir ÖZGÜN 1, Sibel KUL 3, F.Müjgan SÖNMEZ 1, Ayşe AKSOY 4, Ayşegül

Detaylı

Hiperlipidemiye Güncel Yaklaşım

Hiperlipidemiye Güncel Yaklaşım İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri Sık Görülen Kardiyolojik Sorunlarda Güncelleme Sempozyum Dizisi No: 40 Haziran 2004; s. 69-74 Hiperlipidemiye Güncel Yaklaşım Prof. Dr. Hakan

Detaylı

Bel Ağrılı Hastalarda Klinik Muayene Bulguları ve Manyetik Rezonans Görüntüleme Bulguları Arasındaki İlişkinin Araştırılması

Bel Ağrılı Hastalarda Klinik Muayene Bulguları ve Manyetik Rezonans Görüntüleme Bulguları Arasındaki İlişkinin Araştırılması Kocatepe Tıp Dergisi Kocatepe Medical Journal 16:110-115/Nisan/2015 ARAŞTIRMA YAZISI / RESEARCH ARTICLE Bel Ağrılı Hastalarda Klinik Muayene Bulguları ve Manyetik Rezonans Görüntüleme Bulguları Arasındaki

Detaylı

Tamamlayıcı Tiroidektomi ve Total Tiroidektomi Komplikasyonlarının Karşılaştırılması. Doç. Dr. Mehmet Ali GÜLÇELİK

Tamamlayıcı Tiroidektomi ve Total Tiroidektomi Komplikasyonlarının Karşılaştırılması. Doç. Dr. Mehmet Ali GÜLÇELİK Tamamlayıcı Tiroidektomi ve Total Tiroidektomi Komplikasyonlarının Karşılaştırılması Doç. Dr. Mehmet Ali GÜLÇELİK Diferansiye tiroid kanserlerinde cerrahi, tedavinin en önemli basamağıdır, daha sonra adjuvan

Detaylı

1. Amaç: Bu talimat, UÜ-SK ya başvuran çocuk hastalara detaylı tıbbi değerlendirme yapılmasına yönelik bir sistem oluşturmayı amaçlamaktadır.

1. Amaç: Bu talimat, UÜ-SK ya başvuran çocuk hastalara detaylı tıbbi değerlendirme yapılmasına yönelik bir sistem oluşturmayı amaçlamaktadır. 1 / 5 1. Amaç: Bu talimat, UÜ-SK ya başvuran çocuk a detaylı tıbbi değerlendirme yapılmasına yönelik bir sistem oluşturmayı amaçlamaktadır. 2. Kapsam: Bu talimat çocuk ın değerlendirilmesine ilişkin faaliyetleri

Detaylı

İnfertilite ile depresyon ve anksiyete ilişkisi

İnfertilite ile depresyon ve anksiyete ilişkisi İnfertilite ile depresyon ve anksiyete ilişkisi Y R D. D O Ç. D R. M İ N E İ S L İ M Y E TA Ş K I N B A L I K E S İ R Ü N İ V E R S İ T E S I TIP FA K Ü LT E S İ K A D I N H A S TA L I K L A R I V E D

Detaylı

4. S I N I F - 1. G R U P 2. D E R S K U R U L U (Nefroloji, Endokrin, Üroloji, Jinekoloji, Obstetrik)

4. S I N I F - 1. G R U P 2. D E R S K U R U L U (Nefroloji, Endokrin, Üroloji, Jinekoloji, Obstetrik) Ü R O G E N İ T A L S İ S T E M H A S T A L I K L A R I - D O Ğ U M B İ L G İ S İ ( 1 0 K A S I M 2 0 1 4 1 6 O C A K 2 0 1 5 ) Dekan : Prof. Dr. Bekir YAŞAR Dekan Yardımcısı (Eğitimden Sorumlu) : Prof.

Detaylı

TIBBİ HİZMETLER BAŞKANLIĞI DİYABETİMİ YÖNETİYORUM PROJESİ DİYABET YÖNETİMİ KURSU RAPORU

TIBBİ HİZMETLER BAŞKANLIĞI DİYABETİMİ YÖNETİYORUM PROJESİ DİYABET YÖNETİMİ KURSU RAPORU TIBBİ HİZMETLER BAŞKANLIĞI DİYABETİMİ YÖNETİYORUM PROJESİ DİYABET YÖNETİMİ KURSU RAPORU (AİLE HEKİMİ, AİLE SAĞLIĞI ELEMANI, TOPLUM SAĞLIĞI MERKEZİ HEKİMİ, TOPLUM SAĞLIĞI MERKEZİ SAĞLIK PERSONELİ) Prof.

Detaylı

İzole Bilateral İliak Anevrizmanın Cerrahi Tedavisi Surgical Management of Isolated Bilateral Iliac Aneurysm Kalp ve Damar Cerahisi

İzole Bilateral İliak Anevrizmanın Cerrahi Tedavisi Surgical Management of Isolated Bilateral Iliac Aneurysm Kalp ve Damar Cerahisi İzole Bilateral İliak Anevrizmanın Cerrahi Tedavisi Surgical Management of Isolated Bilateral Iliac Aneurysm Kalp ve Damar Cerahisi Başvuru: 15.06.2013 Kabul: 04.07.2013 Yayın: 06.08.2013 Bekir İnan1,

Detaylı

MENOPOZ. Menopoz nedir?

MENOPOZ. Menopoz nedir? MENOPOZ Hayatınızı kabusa çeviren, unutkanlık, uykusuzluk, depresyon, sinirlilik, halsizlik şikayetlerinin en büyük sebeplerinden biri menopozdur. İleri dönemde idrar kaçırma, kemik erimesi, hipertansiyona

Detaylı

YOĞUN BAKIM HEMŞİRELERİNİN İŞ YÜKÜNÜN BELİRLENMESİ. Gülay Göçmen*, Murat Çiftçi**, Şenel Sürücü***, Serpil Türker****

YOĞUN BAKIM HEMŞİRELERİNİN İŞ YÜKÜNÜN BELİRLENMESİ. Gülay Göçmen*, Murat Çiftçi**, Şenel Sürücü***, Serpil Türker**** YOĞUN BAKIM HEMŞİRELERİNİN İŞ YÜKÜNÜN BELİRLENMESİ Gülay Göçmen*, Murat Çiftçi**, Şenel Sürücü***, Serpil Türker**** *Fulya Acıbadem Hastanesi Sorumlu Hemşire, **Fulya Acıbadem Hastanesi Yoğun Bakım Sorumlu

Detaylı

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ABD, Medikal Onkoloji BD Güldal Esendağlı

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ABD, Medikal Onkoloji BD Güldal Esendağlı Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı Aydın Aytekin Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı Rafiye Çiftçiler Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları

Detaylı

Bir Üniversite Kliniğinde Yatan Hastalarda MetabolikSendrom Sıklığı GŞ CAN, B BAĞCI, A TOPUZOĞLU, S ÖZTEKİN, BB AKDEDE

Bir Üniversite Kliniğinde Yatan Hastalarda MetabolikSendrom Sıklığı GŞ CAN, B BAĞCI, A TOPUZOĞLU, S ÖZTEKİN, BB AKDEDE Bir Üniversite Kliniğinde Yatan Hastalarda MetabolikSendrom Sıklığı GŞ CAN, B BAĞCI, A TOPUZOĞLU, S ÖZTEKİN, BB AKDEDE Psikiyatrik hastalığı olan bireylerde MetabolikSendrom (MetS) sıklığı genel popülasyona

Detaylı

TÜRKiYE'DEKi ÖZEL SAGLIK VE SPOR MERKEZLERiNDE ÇALIŞAN PERSONELiN

TÜRKiYE'DEKi ÖZEL SAGLIK VE SPOR MERKEZLERiNDE ÇALIŞAN PERSONELiN Spor Bilimleri Dergisi Hacettepe]. ofsport Sciences 2004 1 15 (3J 125-136 TÜRKiYE'DEKi ÖZEL SAGLIK VE SPOR MERKEZLERiNDE ÇALIŞAN PERSONELiN ış TATMiN SEViYELERi Ünal KARlı, Settar KOÇAK Ortadoğu Teknik

Detaylı

LOMBER SPİNAL STENOZ TEDAVİSİNDE MİKRO-HEMİLAMİNEKTOMİ veya LAMİNEKTOMİ SEÇENEKLERİ

LOMBER SPİNAL STENOZ TEDAVİSİNDE MİKRO-HEMİLAMİNEKTOMİ veya LAMİNEKTOMİ SEÇENEKLERİ LOMBER SPİNAL STENOZ TEDAVİSİNDE MİKRO-HEMİLAMİNEKTOMİ veya LAMİNEKTOMİ SEÇENEKLERİ Dr.Hakan BOZKUŞ VKV Amerikan Hastanesi, Nöroşirurji Bölümü İTÜ, Fen Bilimleri Enstitüsü KONJENİTAL İdiopatik Akandroplastik

Detaylı

MEME KANSERİ TARAMASI

MEME KANSERİ TARAMASI MEME KANSERİ TARAMASI Meme Kanseri Taramanızı Yaptırdınız Mı? MEME KANSERİ TARAMASI NE DEMEKTİR? Kadınlarda görülen kanserlerin %33 ü ve kansere bağlı ölümlerin de %20 si meme kanserine bağlıdır. Meme

Detaylı

Doç. Dr. Simten Malhan. Başkent Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi - Ankara

Doç. Dr. Simten Malhan. Başkent Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi - Ankara Doç. Dr. Simten Malhan Başkent Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi - Ankara Araştırıcı Simten Malhan Salih Pay Ayhan Dinç Şebnem Ataman Ediz Dalkılıç Eren Erken İhsan Ertenli Sedat Kiraz Esin Ertuğrul

Detaylı

Doç.Dr.Berrin Karadağ Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Geriatri

Doç.Dr.Berrin Karadağ Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Geriatri Doç.Dr.Berrin Karadağ Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Geriatri Hastalıkların tedavisinde kat edilen yol, bulaşıcı hastalıklarla başarılı mücadele, yaşam koşullarında düzelme gibi

Detaylı

Derece Alan Üniversite Yıl. Lisans Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Dokuz Eylül Üniversitesi 1998

Derece Alan Üniversite Yıl. Lisans Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Dokuz Eylül Üniversitesi 1998 1. Adı Soyadı : Feyzan CANKURTARAN 2. Doğum Tarihi : 26.07.1977 3. Unvanı : Yardımcı Doçent 4.Öğrenim Durumu : Doktora 5.Çalıştığı Kurum : Nuh Naci Yazgan Üniversitesi Derece Alan Üniversite Yıl Lisans

Detaylı

İnsizyonel Ektopik Gebeliğin Doğru Yönetimi Nasıl Olmalıdır?

İnsizyonel Ektopik Gebeliğin Doğru Yönetimi Nasıl Olmalıdır? İnsizyonel Ektopik Gebeliğin Doğru Yönetimi Nasıl Olmalıdır? Doç. Dr. Bülent Yılmaz İzmir Katip Çelebi Üni. Tıp Fak. Kadın Hastalıkları ve Doğum AD Tepecik Eğitim Araş. Hast. Tüp Bebek Ünitesi 12. Zekai

Detaylı

CİDDİ KOMORBİDİTESİ OLAN SEMPTOMATİK PRİMER HİPERPARATİROİDİLİ HASTALARDA RADYOFREKANS ABLASYON SONUÇLARI

CİDDİ KOMORBİDİTESİ OLAN SEMPTOMATİK PRİMER HİPERPARATİROİDİLİ HASTALARDA RADYOFREKANS ABLASYON SONUÇLARI CİDDİ KOMORBİDİTESİ OLAN SEMPTOMATİK PRİMER HİPERPARATİROİDİLİ HASTALARDA RADYOFREKANS ABLASYON SONUÇLARI Firuz Gachayev 1, İsmail Cem Sormaz 1, Yalın İşcan 1, Arzu Poyanlı 2, Fatih Tunca 1, Yasemin Giles

Detaylı