G. Ü. İ. F. adına sahibi Prof. Dr. Kadri Yamaç Sorumlu yazı işleri müdürü Prof. Dr. Korkmaz Alemdar Prof. Dr. İrfan Erdoğan

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "G. Ü. İ. F. adına sahibi Prof. Dr. Kadri Yamaç Sorumlu yazı işleri müdürü Prof. Dr. Korkmaz Alemdar Prof. Dr. İrfan Erdoğan"

Transkript

1 Sayı 22 Kış-Bahar 2006

2 Boş sayfa

3 G. Ü. İ. F. adına sahibi Prof. Dr. Kadri Yamaç Sorumlu yazı işleri müdürü Prof. Dr. Korkmaz Alemdar Editör Prof. Dr. İrfan Erdoğan Yardımcı editörler Yrd. Doç. Dr. Cem Yaşın Araş. Gör. Özge Güven Doç. Dr. Gamze Yücesan Özdemir Dokt. öğr. Esra Keloğlu-İşler Yayın kurulu Prof. Dr. Levent Kılıç Prof. Dr. Bayram Kaya Prof. Dr. Merih Zıllıoğlu Prof. Dr. Sacide Vural Prof. Dr. Nilgün Gürkan Pazarcı Prof. Dr. Seçil Büker Doç. Dr. Nazife Güngör Prof. Dr. Peyami Çelikcan Prof. Dr. Raşit Kaya Prof. Dr. Dan Schiller Prof. Dr. Vincent Mosco Prof. Dr. Stuart Ewen Gazi Üniversitesi Gazi Üniversitesi Gazi Üniversitesi Selçuk Üniversitesi Anadolu Üniversitesi Ankara Üniversitesi Galatasaray Üniversitesi Gazi Üniversitesi Gazi Üniversitesi Gazi Üniversitesi Gazi Üniversitesi Maltepe Üniversitesi ODTÜ University of Illinois, USA Queens University, Canada CUNY, USA Kapak resmi sayfasından (public domain) uyarlandı. Kapak ve sayfa tasarımı İrfan Erdoğan ISSN: x Copyright Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi. Tüm hakları saklıdır Yayın ve türü: Yılda iki kez basılan hakemli yerel süreli bir dergidir. Yönetim merkezi ve adresi: Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi, Emek, Ankara Tel: Fax: Yayın tarihi: 23 Ağustos 2006 Basım yeri: Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Basımevi, Emek, Ankara.

4 Dergi Politikası 1983 yılından beri İletişim başlığıyla çıkan İletişim Dergisi iletişim kuram ve araştırmalarına odaklanan bir sosyal bilimler dergisidir. Dergi farklı kuramsal yaklaşımlara ve inceleme yönelimlerine açık bir karaktere sahiptir; Türkiye ve dünyada iletişim konularının akademik tartışması için bir forum oluşturur; iletişim alanında kuramsal ve yöntem bilimsel olarak zengin bilgi kazanımı ve gelişmesine katkıda bulunarak toplumsal bağlamda faydalı bilginin oluşmasına ve gelişmesine katkıda bulunmayı amaçlamaktadır. Journal s Policy The Journal of Communication Theory and Research, launched in 1983 and formerly published under the title Communication, is a social sciences journal focusing upon theory and research on communication. The journal is dedicated to present competing theoretical approaches and study orientations; to developing a forum for the scholarly discussion of communication issues in Turkey and around the world in order to further the field; to expand the frontiers of knowledge by contributing to the literature on communication; to perform its role in the development of theoretically and methodologically enriched multidisciplinary body of knowledge on communication. Makale Sunumu Makale göndermek isteyenler kesinlikle bu sayıdaki veya web sayfasındaki makale ve diğer yazıları sunma koşullarını okumalıdır. Makalenin bir kopyası dijital olarak editöre gönderilmelidir. Dijital kopya PC word formatında hazırlanmalı ve adresine bir niyet mektubuna eklenerek gönderilmelidir. Editör makaleyi okuduktan sonra yazara önerisini sunar. Makalenin hakemlere gönderilmesine karar verirse, basılı iki kopya Editör, İletişim kuram ve araştırma dergisi, Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi, Emek, Ankara adresine postalanmalıdır. Basılı kopya A4 kağıt üzerinde, sayfanın tek tarafına, 1.5 aralıkla, köşelerden 2.5 cm aralık vererek, Times new roman 12 punto ile ve sayfalar numaralandırılarak hazırlanmalıdır. Metin içi referanslar, dipnotlar ve kaynakça kesinlikle Dergi nin belirlediği kurallara uymalıdır. Submissions Manuscripts submitted for publication consideration should be sent in digital form. Digital copy of a manuscript and inquiries of an editorial nature should be ed to Please insure that the digital version of the submission is virus-free and created in PC Word format. The manuscript should be double-spaced; references and formatting should follow the style guidelines of the APA (5th ed.). Please find the further information in the last section of this issue or in the web page of the journal.

5 Editörün Notu Editörlük, özellikle kaliteli üretim dışındaki her tür üretimin bol ve çok gelişmiş olduğu bir üretim ilişkileri ortamında, eğer akademik kalite politikası güdülürse, en zor işlerden biridir. İletişim dergisini zamanında çıkarmak için Cem Yaşın iki yıla yakın zamandır yoğun çabalar gösterdi. Elinde birilerinin basılmaya hazır olarak nitelediği yeterince makale vardı ve yeni makaleler de geliyordu. Fakat makaleleri bana gösterdiği an çok ciddi bir sorun olduğu ortaya çıktı: makalelerin çoğu makale olmayan makalelerdi. Bazıları konu/sorun bağlamında ve hemen hepsi metodolojik bağlamda akademik/bilimsel değerden yoksundu. Elbette her yazar ürününü kusursuz ve mükemmel olarak görür; fakat huysuz ve kendini beğenmiş editörler hemen bazı kusurlar bulurlar ve bazen hakeme bile göndermeden, örneğin makalenizde ciddi yöntembilimsel sorunlar bulunmaktadır, lütfen bu sorunları giderdikten sonra, isterseniz, yeniden dergimize gönderebilirsiniz diye yanıt verirler. Pasif rol almayan editöre ek olarak, hakemler bazen anlamlı bazen anlamsız, bazen doğru ve bazen de haksız ve hatta yanlış değerlendirmeler yaparlar. Yazarın morali daha da bozulur. Hakemlerin ve editörlerin bir diğer sorunu da kendi ideolojik yönelimlerine veya kendi yöntembilimsel yaklaşımlarına uygun düşmeyen bir makale gördüklerinde, hemen bir ağızdan bu bir bilimsel makaleden çok, propaganda veya promosyon yazısına benzemiş, dolayısıyla yayınlanamaz derler. Yazarın morali iyice bozulur, çünkü yazar mükemmel bir makale yazdığından çok emindir. Dolayısıyla, dışsal atıflara başvurur, çünkü dışsal atıflar çok rahatlatıcıdır: Sorun editörden ve hakemlerden kaynaklanmaktadır. Hele bir de düzeltme verilirse, yazar daha çok bozulur; çünkü bu içeriğe karışmadır, haksız dış müdahaledir: Editör metodolojik hatalar var, hakemlerin de gösterdiği gibi hatalar şunlar, isterseniz, bu hatalar üzerinde durup gerekli değişiklikleri yaparak bize gönderebilirsiniz der. Duyarlı yazar olarak, öfkelenirsiniz ve en yumuşak dille editörle veya hakemle aranızda yaklaşım/anlayış farkı olduğunu düzeltmeyi reddedersiniz. Makaleniz basılmaz. Türkiye deki egemen ilişki tarzını çok iyi bildiğiniz için, biliyordum basmayacaklarını der ve en başta yapmadığınızı yaparsınız: Tanıdık biri kanalıyla başka bir dergide bastırma yoluna gider ve bastırırsınız. Hem de önerilen düzeltmelerin hiçbirini yapmadan; çünkü mükemmel bir makale yazdığınız için düzeltmelere ne gerek var ki! Gereksiz. Siz bunu

6 yaparken, muhtemelen bir başka yerde bir başkası gönderdiği makalenin üçüncü düzeltmesini yapıyordur. Bu kişi de makalesini ilk gönderdiğinde mükemmel sanıyordu; fakat hakemlerden aldığı yanıtlardan bazılarından, gerçekten de düzeltilmesi gereken yerler olduğunu gördü. Nasıl da gözünden kaçmıştı? Nasıl düşünememişti? Elbette her hakemin her dediği doğru olmayabilir. Her hakem hep doğru eleştiriyle gelmez; önünüzde iki seçenek vardır: ya o hakemin istediklerini görmezlikten gelmek veya bir şekilde geçiştirmek; ya da tutarlı bir şekilde yanıt vermek ki, bu ikinci yol editör hakem yakınlığı ve hakem psikolojisi nedeniyle, verimli olmayabilir. Fakat editöre tasarımınızın yöntembilimsel yapısını ve içeriğini geliştiren her öneriye açık olduğunuzu bildirirseniz, editöre ve hakemlere değerli zamanları ve yardımları için teşekkür ederseniz, yaptığınız her düzeltmeyi somut bir şekilde belirtirseniz, çoğu kez, bu safhaya gelindiğinde, makalenizin basılma olasılığı artar. Basıldığında bakarsınız ki en az bir sene geçmiş. Ama basılmış. Bu makaleyle övünebilirsiniz. Ama çıkar ilişkilerinden geçerek, makale olmayan bir makaleyle utanç duyarsınız (sanmıyorum, çünkü utanç duyacak biri, bunu yapmaz). Türkiye de makale gönderilmesi ve basılmasıyla ilgili en az iki temel egemen ilişki tarzı bulunmaktadır. Birincisi, birini tanıyorsan, basılır. İkincisi, birini tanımıyorsan, ancak ideolojik uyum varsa ve birkaç diğer özel koşulları yerine getirmişsen basılır, aksi takdirde en mükemmel bir yapıt olsa bile basılmaz: Egemen ölçüt ne yazık ki çok az bilimsel karakter taşımaktadır. Türkiye de hakemlikle ilgili deneyimleriniz, eminim, benim gibi, çok olumsuzdur: Hakemlerin ne kadarının makaleyi okuduğunu bilemiyoruz. Makaleyi gönderen veya makaledeki konu ve yaklaşım tanıdıksa, fazla okumaya gerek kalmaz. Bizden değilse veya Tanıdık görünmüyorsa veya hoşa gitmiyorsa veya İrfan Erdoğan gibi akademik dile saygı göstermiyor ve günlük dildeki sivri ifadeleri karıştırarak kullanıyorsa, gene fazla okumaya gerek kalmaz. Türkiye de hakemlerin makaleyi ayrıntılı olarak okuyup ayrıntılı bilgi verdiğine ne kadar rastladınız? Yukarıdaki tür makale değerlendirme pratiği, dergi editörlerinin makale değerlendirmesi formunun biçimi ile de desteklenmektedir. Bu formlar hem standartlaşmış kapsül değerlendirme getirmekte hem de bir bilimsel dergiden yapılmaması gereken ölçme hatalarıyla dolu sorular ve seçenekler sunmaktadır. Örneğin, Yazı konusunun iletişim araştırmaları için uygunluğu gibi sorular çok yetersiz, yetersiz, orta, iyi, çok iyi veya çok iyi, iyi, orta, kötü, çok kötü seçenekleriyle ölçülmektedir. Bu beş seçenek,

7 makalede uygunluk, uyum, tutarlılık, ilişkinin kurulması, gösterilen özen, açıklık, anlaşılırlık veya özgünlük ölçüsü değildir. Ayrıca, bir akademik derginin hakem değerlendirme formunda anlamsız, gereksiz, yanlış, yanlı ve çifte namlulu soru olmamalıdır, ama ne yazık ki hakem değerlendirme formlarının önemli bir kısmı çifte namlulu ve hatta daha fazla namlulu sorulardan oluşmaktadır. Örneğin, hakemden yukarıdaki beş seçenekten birini seçmesini isteyen şu değerlendirme soruları sorulmaktadır: Literatür taraması ve çalışmasının önceki çalışmalarla ilişkisinin kurulması; anlatımın mantıksal ve yapısal süreklilik; sorunun ve çalışmanın amacının ortaya konuluşu; konunun tanımlanması, çalışmanın varsayımlarının ve amacının tartışılması. Bu soruların hepsi çifte namluludur; son cümle çok az kişinin yapamayacağını başararak üç namlulu soru soruyor ve ampirizmin en temel kuralını çiğniyor. Bir diğerinde bu çalışma konu, yöntem ve diğer bakımlardan yayınlanamaz denmektedir. Belki konusu iyidir, ama yöntemde ciddi sorunları vardır. Ayrıca diğer bakımlardan ne demek? Belirsizliğe dayanan değerlendirme keyfidir. Ayrıca, araştırmanın dayandığı veri tabanının elde edilmesi ve değerlendirilmesindeki metodolojik yeterlilik sorusunu sormak ve beş seçenek vermek, bunu yazanın çokbilmişlik taslarken bilmediğini anlatmıyor mu? Araştırmanın dayandığı veri tabanı diye bir şey olmaz; araştırmanın olası veri kaynakları (veya örneklemini çıkarttığı nüfusu) vardır. Zaten bu veri kaynağına ulaşılamazsa (erişim sorunu varsa) araştırma yapılamaz. Bazen makale değerlendirmesinde konmaması gereken seçenekler konmaktadır: Bu dergide uygun değil, ama başka dergilere gönderilebilir. Yani, benim kaliteli dergimde yayınlanamaz, ama düşük kalitede dergiler var, onlara gönderebilirsin! diyebilecek kendini beğenmişliği gösterebilmek için, en azından kendi değerlendirme formunda kendin en basit metodolojik hataları yapmayacak kadar temel yöntembilim bilgisine sahip olmak gerekir. Bir başka değerlendirme ifadesi de şöyle bu şekliyle herhangi bir akademik dergide yayınlanması doğru değildir. Bu tür seçenekler asla verilmemelidir, çünkü bu, yazara, diğer dergilere, diğer editörlere hakaret karakterini taşımaktadır. Ama editör, makalenin konusuna uygun bir dergiyi önerebilir. Biz İletişim dergimizde yukarıdaki hatalar, yanlılık, ilgisizlik ve benzeri ilişki ve üretim tarzından elimizden geldiği kadar uzak durmaya çalıştık. Yine de yaptığımız hataları bize gerekçeli olarak gösteren ve doğruyu da öneren herkese şimdiden teşekkür ederiz. Yanlışımızı kabul eder ve düzeltiriz. Editörlük ve hakemlik sürecini, bir makalenin kabul ve reddedilme koşullarını yazarın lehinde değiştirdik. Yazardan beklentimiz, bir makalenin

8 ilk gönderişte asla kabul edilmeyeceği gerçeğini kabul etmesidir. Yazar en az iki düzeltme olasılığına hazır olmalıdır. Kabul edilecek makaleler ancak alanında ün kazanmış kişilerden istenen davetli makalelerdir. Bu kişilerin de var olan bilgi birikimine başvurmadan yazdıkları (yani metin içi referans ve kaynakçası olmayan) hiçbir makale kabul edilmeyecektir. Makale sunumu, editörlük ve hakemlik süreci, basılabilecek makalelerde aranan temel bilimsel yapı ile ilgili bilgiler ayrıntılı olarak bu sayının sonunda sunuldu. En kısa zamanda, web sayfasından da bu bilgilere ulaşılabilecektir. Her türlü örgütlü yapılar içindeki ve dışındaki insan ilişkilerinde olduğu gibi, özellikle akademik ilişkilerde yazarın ideolojik yönelimine bağlı olarak gelen yanlı ve bağnaz kararlara dünyanın her yerinde rastlanır. Bizden olan ve bizden olmayan gibi kavramlarla ifade edilen ve bu ifadenin bir yazıyı bastırmama ve kitabı okutmamaya kadar çeşitlenen günlük pratikleri, cehaleti destekleyen böl ve yönet politikalarının başarılarından biridir. Bu ilkel ve aşağılık tutum dergimize asla yansımayacaktır. Bu dergi her çıkarı temsil eden her görüşe açıktır. Bu amaçla geliştirdiğimiz çözümleri bu sayının son sayfalarındaki açıklamalarda bulabilirsiniz. Bizim akademik/ bilimsel ahlakımız Machiavelli nin strateji ve taktikleriyle gelen çoğulcu demokrasi iddiası karakterini taşımaz. Biz her şeyden önce insanın insanca varlığının değerinden hareket ettiğimiz için, dergimizin de insanı merkez alan karakterde olmasına gayret göstermeyi amaçladık. Bunun anlamlarından biri de şirketi merkeze alanların dışarıda bırakılacağı değildir; olası her yaklaşımın, uygulamalı ve yönetimsel araştırmaların, farklı görüşlerin ve çıkarların dergide yer bulacağıdır. Dergimizde sadece yazarların isimlerini kullandık; isimlerin önlerine Prof. Dr. gibi ünvanlar koymadık. İnsanın kimliğini tanımlayan statü bağlamında ne olduğu değil, nasıl bir insan olduğudur. Kendini profesör veya uzman olmaktan geçerek tanımlayan ve kendinde bu tanımdan geçerek değer bulan insan, ne yazık ki sorunlu bir insandır. Profesör olmak, özellikle Türkiye gibi yapılarda, bir insanı ve ürününü, örneğin bir doktora öğrencisinden ve ürününden daha iyi veya değerli olduğunun belirleyici göstergesi değildir. Bu nedenle, makalenin ilk ve son değerlendirilmesinde, ölçüt olarak bireyin kim olduğu değil, sunulan ürünün (makalenin) akademik/bilimsel doğası alındı. Hakemlerimizden de, böyle bir tutum bekleriz. Bu konuda çıkacak sorunlarla ilgili çözümümüz için de lütfen derginin sonundaki açıklamalarımızı okuyun. Dolayısıyla, herkes kendi inandığı veya doğru bulduğu felsefi yaklaşıma, epistemolojik geleneğe ve metodolojik yapıya uygun bir şekilde hazırladığı

9 makalesini dergimize gönderebilir. En temel koşulumuz, makalenin var olan bilgi birikiminden hareket ederek inşa edilmiş bir araştırma karakterine sahip olmasıdır. İnsanlığın gelişmesi, daima, kendi koşullarına düşüncesiyle tepki üreten ve bu koşulları irdeleyen, eleştiren ve daha iyisini kurmak için mücadele eden insanlar sayesinde olmuştur. İnsana insanlık karakterini veren ve insanca değişimi getiren koşul, daima kendini ve dışını soruşturma, eleştirme ve değiştirme çabası olmuştur. Bu insanlar diğerlerinin katılımıyla tarihi yapmış ve değiştirmişlerdir. Bu nedenle, kendini, diğerlerini, dışını ve hayatı soruşturan insan yaşayan ve yaşatan insandır, birileri tarafından katledilse bile. Soruşturulmayan, soruşturulması yasak olan veya yanlış soruşturulan hayat; örneğin, bizden başkasına hayat hakkı tanımayan vicdansızlığı ve işlenmiş hunharlığı anlatır. Bu, tüketimle değerin bulunduğunu ve kazanıldığını işleyen bir pazar yapısının yarattığı ve insanlararası düşmanlığı teşvik eden örgütlü koşulların üzücü sonuçlarından biridir. Bu insan, vücutsal gereksinimleri karşılamayı ve gösterişi yaşamın anlamı sanır. Cahilliğinde en bilmiş insandır. Bunlara her yerde rastlarız; önemli mevkiler dâhil. Dolayısıyla, biz insanı soruşturmaya davet ederken, soruşturan insanların da bu dergiden geçerek soruşturmaları zenginleştirmelerini bekliyoruz. Bu sayıyla editörlüğünü üstlendiğim İletişim dergisi yılın başından beri Türkiye de ve dünyada yoğun tartışmalara neden olan bir filmin analizine ayrıldı: Kurtlar Vadisi Irak. Bu özel sayı, Deli Yürek ten başlayarak Kurtlar Vadisi nde yansıtılmaya devam edilen, şimdiye kadar gizli kalmış veya bastırılmış bir ilişkiler yapısını betimleyen ve Kurtlar Vadisi filmine daha olumlu bakış açısıyla yaklaşan Korkmaz Alemdar ın önsüzüyle başladı. İkinci olarak Kurtlar Vadisi dizisiyle Kurtlar Vadisi Irak arasındaki bağı kurmamıza, böylece Kurtlar Vadisi Irak filmini daha iyi anlamamıza yardım eden Zeynep Gültekin in makalesine yer verildi. Bu makaleyi, okuyucuya Kurtlar vadisi nin olay örgüsünü ve karakter işlenişini açıklayan Esra Keloğlu-İşler in makalesi takip etti. Esra makalesinde, Kurtlar Vadisi yle ve karakterleriyle daha ilk kez karşılaşıyormuş gibi sorunların nasıl sunulduğu, sorunun nasıl işlendiği ve nasıl sonuçlandırıldığı, sonraki sahneyle nasıl bağlandığı üzerinde durmakta; okuyucuya filmde önde gelen ve önemli isimli ve isimsiz karakterlerin film boyu inşasında işlenişini açıklamaktadır. Teolojik anlatılar bize tanrı-kul ve kul-kul ilişkileri ve sonuçlarıyla ilgili olarak ders alınması, izlenmesi ve uyulması gereken gerçekler sunarlar. Kurtlar vadisi Irak filmi, bir öç almayı, bir hesabı kapatmayı amaçlayan bir

10 savaş durumuyla ilişkilidir. İlk savaş Havva nın (yılanın? şeytanın?) Adem i kandırmasıyla cennetten kovulmaları ve dünyaya atılmalarından sonra olan çocukları Habil ile Kabil arasında olmuştur. Bu iki kardeş arasındaki soğuk ve birinin diğerini öldürmesiyle sonuçlanan sıcak savaşla makalesine başlayan İrfan Erdoğan, Kurtlar Vadisi Irak filminin sunduğu içeriğin doğasını, bu tür filmlerin genel karakterlerini ve bu karakterler içinde Kurtlar Vadisi Irak ın yerini ve anlamını irdelemektedir. Editör ün dergide makalesini yayınlaması etik bağlamında doğru olmayabilir. Fakat bu sayı özel bir sayı olduğu ve makalemde sunulan ayrıntılı bilgi, analiz, değerlendirme ve tartışmaların okuyucular için faydalı, düşündürücü ve araştırmaya yönlendirme bağlamında provokatif olacağı düşüncesiyle tereddüt etmeden koydum. Seçil Büker, Kurtlar Vadisi Irak filmini incelemeyi daha çok sanatsal temsilin kurgulanmasında kimliklerin inşası ve ilişkisel belirlemelerin kurulması bağlamında ele almaktadır. Bunu da daha çok filmsel temsildeki kahraman ve önde gelen karakterler üzerinden odaklanarak yapmaktadır. Cem Yaşın Kurtlar Vadisi Irak filminin bilişsel yapı analizini okuyuculara sunmaktadır. Cem in filmin konuları ele alış biçimini tarihsel-düşünsel bağla ilişkilendirerek yorumlaması okuyucular için ilginç gelecektir. Kurtlar Vadisi Irak filmi aynı zamanda bir kültürel bir üründür. Bu üründe belli kültürel inşalar yapılmakta ve kültürel kimlikler açıklanmaktadır. Ayhan Selçuk un makalesi filmin bu kültürel yanı üzerinde durmaktadır. Dergimizde, makaleler bölümünden sonra, forum bölümü oluşturduk. Bu sayıda forum bölümünü Esra Keloğlu-İşler ile İngiltere deki arşivlerden yararlanan Aytül Tamer beraber hazırladılar. Forum bölümünde, Esra ve Aytül Türkiye, Avrupa, Amerika ve internetteki tartışmalardan Türkçe, İngilizce ve Fransızca örnekler verdiler. Derginin son bölümünü dergi politikası ve makale göndermeyi düşünen yazarlar için kurallara ayırdık. Bir makalenin basılma olasılığını artırmak ve sürecin aldığı zamanı kısaltmak için, bu bölümün okunması gerekir. Bu sayının özel doğası ve kapsamı nedeniyle, araştırma notları ve raporlar bölümü ve kitap, belgesel ve diğer filmler, videolar, tv programları ve sanat sunumları gibi iletişim ürünleriyle ilgili değerlendirme bölümü konmadı. Sadece iletişim alanında akademik faaliyetlerle ilgili haberler verildi. İrfan Erdoğan

11 Sayı 22 Kış-Bahar 2006 MAKALELER Korkmaz Alemdar Deliyürek Bumerang Cehennemi nden Kurtlar Vadisi Irak a... 1 Zeynep Gültekin Irak dan önce: Kurtlar Vadisi dizisi... 9 Esra Keloğlu İşler Kurtlar Vadisi Irak: olay örgüsü ve karakter işlenişi İrfan Erdoğan Kurtlar Vadisi Irak: eski-göçebe Kabil in yeni-emperyalist Habil den öç alışı Seçil Büker Kurtlar Vadisinde eksiği kahraman dolduruyor Cem Yaşın Kurtlar Vadisi Irak filminin bilişsel yapı analizi Ayhan Selçuk Kurtlar Vadisi Irak filminde kültürel öğeler ve kimlik sunumları üzerine bir inceleme

12 FORUM Esra Keloğlu-İşler ve Aytül Tamer Forum hakkında Ayşe Asker Kurtlar Vadisi Irak: basında tartışmalar Yasemin Çongar ABD nin Kurtlar Vadisi kabusu Olaf Möller Valley of the Wolves Iraq Turkey: Anti-Western sentiment and Islam is the solution Christoph Burkhardt Movie "Valley of the Wolves" Deutche Welle German calls to ban controversial Turkish movie on Iraq La Vallée des Loups Claude Rainaudi Le Film turc "La Vallée des loups - Irak" Northamericanpatriot.com Valley of the Wolves Associated Press New Turkish film villifies Americans Karl Vick On Turkey's big screen, America cast as villain Mavi Zambak When the children of the Black Sea are taught to hate priests Tom Tugend The nefarious parts we play İnternette tartışmalar HABER: Konferans, seminer ve paneller DERGİ HAKKINDA Dergi politikası ve yazarlar için kurallar ABOUT THE JOURNAL Journal policy and manuscript submission

13 İletişim kuram ve araştırma dergisi Sayı 22 Kış-Bahar 2006, s. 1-8 Önsöz Deliyürek Bumerang Cehennemi nden Kurtlar Vadisi Irak a Korkmaz Alemdar İletişim, bu sayısında, 2005 yılında gösterime giren Kurtlar Vadisi Irak filminin incelenmesini özel konu olarak seçti. Bunun iki nedeni var: filmin niteliği, yarattığı etki ve Ortadoğu da yaşananlara getirdiği yorum. Etkisinin sürekli olmayacağını biliyoruz. Benzer bütün yapıtlar gibi üzerinde konuşulacak, sonra yavaş yavaş unutulanlar listesine eklenecek. Kurtlar Vadisi Irak ın, Ortadoğu da olanbitene yeni bir yorum getirmesi de söz konusu değil. A.B.D. ve İngiltere nin neler yaptığını bilmeyen kalmadı; ama yapılanları yüksek sesle söyleme cesaretini gösteren yapıtlardan biri. Bu özellik de yeni değil, ama gerçeğin bir bölümünü çağdaş bir anlatım biçimiyle kitlelere aktarmayı başardı. Kurtlar Vadisi Irak gösterime girdiği günden itibaren yurtiçinde ve dışında tartışmalara konu oldu. Farklı nedenler farklı duruşları ve yorumları getirdi. Bir film, herhangi bir ürün gibi, kendi içinde ve kendisi için bir inceleme konusudur. Ama aynı zamanda döneminin gelişmelerinin, bazı düşünce ve duyguların dışavurumudur. Bu bakımdan Kurtlar Vadisi Irak, sinema dili açısından tartışılabileceği gibi, Türkiye de ve Ortadoğu da yaşananlara ilişkin bir yorum olarak da değerlendirilebilir. Bu yazı ikinci konu üzerinde duracaktır. Kurtlar Vadisi Irak uluslararası gelişmelere ilişkin Türkiye nin geleneksel politikasına farklı bir yorum getirdi: A.B.D. Ortadoğu da barışı değil, savaşı desteklemektedir; demokrasiyi değil, teokratik yapıları güçlendirmeye çalışmaktadır; Türkiye nin geleneksel müttefiki değil, onun sırtından bölgenin haritasını değiştirmeye çalışan güvenilmez bir güçtür. Bu yorum Türkiye nin ABD ile ilişkilerinde gelinen önemli bir yol ayrımına işaret etmektedir. Çünkü

14 2 Korkmaz Alemdar Türk Amerikan ilişkileri İkinci Dünya Savaşı ndan bu yana farklı işbirliği örneklerinin ortaya koyduğu gibi bir dostluk ilişkisidir. Daha doğrusu Türkiye bu ilişkinin böyle bir ilişki olduğuna inanmak istiyordu. Oysa Irak taki gelişmeler bunun tam olarak böyle olmadığını ortaya koydu. Kurtlar Vadisi Irak da bu noktanın altını sinema dilinin anlatım özelliklerini kullanarak çarpıcı bir biçimde ortaya koydu. Uluslararası ilişkiler tarihimiz gözden geçirildiğinde daha açık görülecektir ki, A.B.D. Türkiye ile ilişkilerini bizim sandığımız ya da sanmaktan hoşlandığımız gibi sürekli bir dostluk ilişkisi üzerine değil, çıkar ilişkisi üzerine kurmuştur. Türkiye, ABD nin Sovyetler Birliği ile girdiği büyük mücadelede Ortadoğu bölgesinde güvenebileceği, güvenebilmek için de denetim altında tuttuğu bir ülkedir. Türkiye bu ilişkiden, bugün daha iyi görüldüğü gibi, zarar gören taraftır. Daha da önemlisi, Soğuk Savaş ve gelişmeleri, Türkiye nin ulusal bağımsızlık ve komşularıyla dostluk politikasında önemli sapmalara yol açmıştır. Ama uluslararası gelişmeler, iç politikanın yönlendiricilerine Batı şemsiyesi altında diledikleri politikaları uygulama olanağını verdiği için kamuoyu ve önemli kurumlar bu ilişkinin edilgen tarafı haline getirilmişlerdir. Yanılgılar, yanlışlıklar Türkiye'nin ekonomik ve toplumsal sorunları yıllardır tartışılır; kalkınmanın neden gerçekleştirilemediği sorgulanır. Niyazi Berkes'in iki yüz yıldır neden bocaladığımızı sormasının üzerinden neredeyse elli yıl geçmiştir. Ama sorun hâlâ çözüm beklemektedir. Oysa Ulusal Kurtuluş Savaşı ertesinde devletin girişimleriyle ekonomik ve kültürel kalkınmada önemli mesafeler alınmıştı. Fabrikalar insanların karnını doyurmaya, çıplaklığını örtmeye izin verecek ürünler üretmeye; zihinleri besleyecek eğitim ve kültür politikaları geliştirilmeye başlanmıştı. Bu çabalar yirmi yıl kadar sürdü. İkinci Dünya Savaşı ve sonrasının getirdiği dünya düzeni Türkiye nin politikalarını sürdürmesine olanak vermedi. Soğuk Savaş cumhuriyetin temel politikalarının geri plana itilmesine yol açtı. Ulusal bağımsızlık ve ekonomik kalkınma yerini, Batı ya bağımlılığa bıraktı. Tek Parti yönetiminden şikayetçi burjuvazi halkın memnuniyetsizliğinden yararlanarak bu politikaların yürütücüsü oldu. Kalkınma devam etti, ama bu artık bağımlılık içinde bir kalkınma oldu. Bugün tarihimizin en büyük iç ve dış borcuna ve işsizlik oranına sahibiz. Ülkemizi yönetebildiğimiz söylenemez. Alacaklarını tahsil edebilmek için

15 Deliyürek ten Kurtlar Vadisi Irak a 3 Dünya Bankası ve IMF nin müdahaleleri inanılmaz boyutlardadır. Bürokrasi ülke çıkarlarından çok, yaptırım gücü olan Batılıların isteklerine göre tutum almaktadır. Tıpkı Osmanlı İmparatorluğu nun son günlerindeki gibi. Ülke, sorunlarını çözme konusunda her düzeyde tıkanmış görünmektedir. Tek umut Avrupa Birliği üyeliği gibi sunulmaktadır. İş çevreleri, siyasetçiler, onlara yakın gazeteciler ve bazı üniversite çalışanları Avrupa Birliği ne üye olmakla kalkınılacağına, insan hakları ve demokrasi sorunlarının çözüleceğine inanmaktadırlar. AB üyeliğine mutlaka ulaşılması gerekmektedir, yoksa uygar dünyanın mutlu bir üyesi olmak fırsatı kaçacak; Türkiye yeni ortaçağın karanlıkları içinde kaybolup gidecektir. Bugüne kadar gelişmesi için her türlü devlet desteğinden yararlanan ama hiç bir zaman yeterli bir ulusal ve uluslararası güç haline gelemeyen burjuvazimiz, bu kez de umudunu AB üyeliğine bağlamış görünmektedir. Fabrika kurmak, üretim yapmak, mal satmak, rekabet etmek ona zor gelmektedir. Hele araştırma yapmak olağanüstü güç bir iştir. Dünyanın önde gelen büyük şirketlerine aracılık yapmak bile artık fazla gelmektedir. Cumhuriyet yönetimi boyunca siyasal iktidarların halkın ekmeğinden keserek onlara aktardığı kaynaklarla edindikleri zenginlikleri yabancılara satıp rantiye olmanın zamanının geldiğini düşünmektedirler. Kendilerine yapılacak ödemelerle diledikleri herhangi bir ülkenin sonradan görmeleri ile birlikte hakettikleri mutluluğu bulabileceklerini sanmaktadırlar. Böyle bir yaşamı kurmalarının mümkün olmadığını söylemek bir işe yarar mı? Galata Bankerleri nin bile Avrupa sermayesine yaranamadığını, işlevlerini bitirdikten sonra yok olup gittiklerini anlatmanın bir yararı olabilir mi? Hayır, çünkü onlar düşüncelere değil, çıkarlarına bakarlar. Bugün kendilerine kuşaklar boyu yeteceğini sandıkları kaynakların efendileri tarafından kısa sürede yağmalanacağını ve beş kuruşsuz bırakılacaklarını anlatmaya çalışmak boşuna bir çabadır. Burjuvazi sadece İstanbul da oturduğu düşünülen insanlar değildir denebilir. Anadolu da da güçlenen oldukça becerikli (bazen yeşil olarak nitelenen) bir sermaye olduğu, inançlı insanların ve Almanya da çalışan yurttaşlarımızın birikimlerini değerlendirme yeteneğini geliştirdiği hatırlatılabilir. Ama daha önce Adana da, Ankara da başlayan alçakgönüllü girişimleri dışa bağımlı hale getiren sürecin bunlar için de geçerli olacağını söylemek için Nostradamus un yeteneklerine sahip olmaya gerek var mıdır? Bu durumda bir iki yüz yıl daha bocalayacak mıyız? Gelişmeler doğru değerlendirilmezse böyle olacağına kuşku yoktur. Kalkınma için güvenilen

16 4 Korkmaz Alemdar güçlerin güvenilecek yanı kalmamıştır. Göründüğü kadarıyla küresel efendilere hizmet önceliklidir. Bu konularda biraz kafa yormuş, Henri Guillemin adında bir Fransız araştırmacı kendi ülkesindeki gelişmeler için ilginç şeyler söylemektedir. Onun belirlemelerine göre, Fransız burjuvazisi ülke yönetiminde kendi işine gelen her politikayı ulusal politika olarak kabul ettirmekte başarılıdır. Fransız halkının bu politikaları desteklemesi için de gerekli önlemler alınır yılında Bismarck yönetimindeki Prusya nın tahrikleriyle bu ülkeye savaş açan Fransa, ilk çatışmaları kaybeder. Alman orduları Fransız topraklarına girer. Kaybedilen bir çarpışmadır. Fransa, savaşı sürdürecek, kaybettiği toprakları (Alsace ve Lorraine) geri alacak, Bismarck'a kafa tutacak, Alman birliğinin kurulmasına engel olacak güce sahiptir. Ama gelişmeler buna izin vermez. Çünkü Paris Komünü kurulur. İktidar burjuvazinin elinden çıkmaktadır. Bu tehlike karşısında Fransız burjuvazisi ordunun Almanlar karşısında yenilgisini kabul etmesini ve cepheden çekilmesini ister. Böylece ordunun cepheden çekilen güçleri Versay da toplanıp Paris üzerine yürüyebilecektir. Alman orduları yerine Paris Komünü nün, Cumhuriyetçilerin, yeni bir yönetim arayışındaki Fransız işçi sınıfının ezilmesi daha kolay olacaktır. Bütün bunlar ulusal çıkarları korumak için yapılır. (Nazım Hikmet yıllar sonra Paris'te 1789 devrimini yapanların Versay a yürüyüşünü de hatırlayarak şöyle yazar: "Bir keresinde gülüm/paris yürümüş Versay ın üstüne/bir başka sefer/versay Paris i kurşuna dizmiş...") H. Guillemin, yönetici sınıfların ulusal politika diye kabul ettirmeye çalıştıkları politikaların aslında onların sınıfsal çıkarlarını yansıttığını anlatır. Fransa için anlatılanlar kaygı verici olsa da Türkiye için de geçerlidir. Uzun süren bir Soğuk Savaş dönemi, burjuvazinin sahip olabileceği bütün yaratıcılığı yok etmiştir. Öncülüğünü, üretkenliğini unutmuş, sadece parasal çıkarlarını korumaya odaklanmıştır. Yeni dünya düzenine kolaylıkla uyum sağlayacak esnekliktedir. Ulusal sorunlara duyarsızdır; her şeyi satıp gitmeye hazır hale gelmiştir. Kıbrıs ya da Güneydoğu farketmemektedir. Guillemin in sözünü ettiği vurdumduymazlık burada da geçerlidir. Geçmişe bakıp bir özeleştiri yapmak yerine, daha önce başarıyla izlenmiş politikaların hatırlatılmasına bile tahammülü yoktur. Devletçilik, Köy Enstitüleri, dünya klasiklerinin yayımı, radyo ve televizyonda kamu yayıncılığı Hiç birinin adı bile edilmemektedir. Kendi başarısızlıklarını başarı gibi anlatmada kuşkusuz elinde çok büyük bir ikna gücü vardır. Bu 1990 lı yıllardan bu yana dünya sistemine eklemlenmede sistematik biçimde kullanılan ticari radyo ve

17 Deliyürek ten Kurtlar Vadisi Irak a 5 televizyon yayıncılığıdır. Kitle iletişim araçlarının bugünkü gücü insanı dehşete düşürecek boyutlardadır. Geçen yüzyılın başlarında kitle iletişim araçlarının kadını erkek ve erkeği kadın yapma dışında her şeyi gerçekleştirebileceği düşünülürdü. Bugün bunu da yapacak güce ulaşmıştır. Bunlara karşı ne yapılabilir? Kapitalizmin küreselleşme sürecini Tanzimat tan bu yana çok ayrıntılı olarak yaşayan bir toplum olarak başımıza gelenler ve gelebilecek olanlar konusunda biraz kafa yorsak, sadece kendimize değil, insanlığa da büyük iyilik etmiş olacağız. Yoksa olanbitene aklı başında kimsenin yüreği dayanamayacaktır. Düşlerin sonu mu? Türkiye Soğuk Savaş la birlikte donup kaldı, düşler alemine daldı lerde dünyaya örnek olacak bir ulusal kurtuluş savaşı ve kalkınma hamlesinden yorgun düşmüş, Batı nın sunduğu olanaklarla mutluluk aramaya başlamıştı. Siyasal iktidarları, kurumları Türk insanını bu düşe inandırmıştı. Şimdi rüyadan uyanmak zamanı. Kurtlar Vadisi Irak bu anlamda önemli, ama bu noktaya gelmek kolay olmadı. Nereden nereye gelindiği konusunda eldeki verileri gözden geçirmekte yarar var. Verilebilecek ilk örnek 12 Eylül 1980 askeri müdahalesi sonrası yaşananlarla ilgilidir. Bu satırların yazarı, A.İ.T.İ.A. Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Aydın Güven Gürkan adına katıldığı Genelkurmay Başkanlığı nın bir bilgilendirme toplantısında, görevli subaylar tarafından şu bilgilerin aktarıldığına tanık olmuştu: Türkiye dünyanın çok önemli bir bölgesinde yer aldığı için pek çok ülkenin ilgisini çekmektedir. Özellikle doğu ve güneydoğu Anadolu bölgeleri Batılı araştırmacıların yoğun çalışmalar yaptığı bölgelerimizdir. Amerikalı, Kanadalı, Fransız, İngiliz, Alman, İtalyan, Hollandalı ve İsveçli bilim adamları bölgenin tarihini, kültürünü araştırmakta, geçmişin izlerini taşıyan yapıların onarımı için çaba sarfetmektedirler. Türkiye nin en duyarlı bölgelerine onu rahatsız edecek biçimde ilgi gösteren ülkeler Batılı ülkelerdir. (Bu gerçeği o tarihte de hemen herkes biliyordu, ama bilmezlikten gelme ya da görmeme erdemli olmanın koşulu idi). Aktarılan bilgilerden sonra ulaşılan sonuç biraz garip olmakla birlikte şöyleydi: Türkiye nin düşmanı kuzey komşusudur; asıl tehlike kuzeyden gelmektedir. 12 Eylül askeri harekatı sonrasında yapılan resmi değerlendirme bu doğrultudaydı.

18 6 Korkmaz Alemdar Bu görüşün Türk siyasetindeki ağırlığı önemlidir. Türkiye Batı ya doğru olan yürüşüyünde öylesine önünü göremez hale gelmiştir ki, dost/düşman tanımı bilerek karıştırılmıştır. Soğuk Savaş la birlikte zihinlere getirilen baskı, bir dünya görüşünün egemen kılınmasına gözü kapalı razı olmayı beraberinde getirmiştir. Batı kampında yer almanın her şeyi kolaylaştıracağı düşüncesi henüz yeni yeni geliştirilmeye çalışılan ulusal sanayiyi yok ettiği gibi, bağımsızlık düşüncesini de ortadan kaldırmıştır. Bu işbirliği siyasal iktidarları anlamsız bir rahatlığı itmiş, Sovyetler Birliği ne karşı koşulsuz düşmanlık kampına katılmanın yarattığı rahatlık karşılığında içeride geniş kitlelerin sömürülmesine olanak verecek bir yapının oluşturulmasını sağlamıştır. Ulusal Kurtuluş Savaşı nın neden ve kime karşı kimlerin desteği ile gerçekleştirildiği unutulmuş/unutturulmuş, dostların düşman, düşmanların dost gösterildiği dönem başlamıştır. Kurtlar Vadisi Irak bu uygulamaların sonucu ortaya çıkan bir dönemin bir eleştirisidir. Hatırlatılması gereken bir başka nokta, 2001 yılında yapılan bir başka filmdir: Deliyürek Bumerang Cehennemi. Bu film Kurtlar Vadisi Irak ın habercisidir. Çünkü 12 Eylül sonrasının anlamsız açıklamalarını bir kenara bırakarak Ortadoğu da neler olup bittiğini anlatmaya çalışan bu filmdir. Bu filmin yapılabilmesi için ABD nin Ortadoğu politikalarının gerçek boyutlarının kavranması gerekmiştir: Türkiye artık büyük müttefikinin neler yapmaya çalıştığının farkındadır. İçeride ve dışarıda ciddi güvenlik sorunları ile başetmeye çalışmaktadır. Eşref Bitlis ve Gaffar Okan cinayetleri ABD ile ilişkilendirilmektedir. Film bölgede Türklere çok benzeyen ve Türk gibi tanınan (Kasap Hasan), Türkçe ve Kürtçeyi çok iyi konuşan Amerikalı görevliden (Kuzey Dakotalı David), çoban kılığında PKK ya hizmet eden boynunda haç taşıyan imamların varlığından söz etmektedir. Güneydoğu gerçekleri birdenbire değişmektedir. Hizbullah ı destekleyen, Türk hükümetinin güvenlik kaygılarını boşa çıkarmaya çalışan, bölgede milyarlarca dolara ulaşan eroin, uranyum, kırmızı civa gibi çeşitli madenlerin kaçakçılığını denetleyen, bu arada Kürdistan ın kurulması için çalışan güçler söz konusudur. Bunlar ABD nin denetimi ve bilgisinde gerçekleşmektedir. Çünkü ABD derin devletinin yetiştirdiği, kozmik bilgilerle donatılmış, gayri nizami harbi iyi bilenler ABD Büyükelçiliğinin denetiminde çalışmakta, kullanabilecekleri herkesle işbirliği yapmaktadırlar. Bu öylesine büyük bir güçtür ki karşı koymaya çalışan herkesi ezip geçmektedir. Mezopotamya tarih boyunca iktidar mücadelesinin odağında bir bölgedir. Herkesin çıkarı ve ilgisi vardır. Bugün de dünyayı denetlemek isteyen güçlerin bu bölgenin denetimini

19 Deliyürek ten Kurtlar Vadisi Irak a 7 ele geçirmek için uğraşması söz konusudur. Deliyürek Bumerang Cehennemi Kasap Hasan ya da Kuzey Dakotalı David in roketle öldürülmesi ile son bulur. Ama ABD ve politikalarına yapılan göndermelerin Kurtlar Vadisi Irak kadar dikkatleri çektiği söylenemez. Kurtlar Vadisi Irak ın katkısı Kurtlar Vadisi Irak üzerine yazılanlar ya da söylenenler ne ölçüde ciddiye alınabilir? Bir film gerçek dünyayı yansıtıyormuş gibi değerlendirilebilir mi? Bu nihayet bir sinema filmidir demelerine rağmen Amerikalı yetkililer neden filmi ciddiye alma gereği duydular ve ne kadar ilgi çektiğini görüp üzerinde durma gereği hissettiler. Neden? Çünkü hiç bir film nedensiz yapılmaz. 1 Uluslararası gelişmeler konusunda Türk halkının ne düşündüğünü Amerikalıların film aracılığı ile izlediği söylenebilir. Kurtlar Vadisi Irak tarihin akışını değiştirecek değildir. Bir film olduğu için değil, Türkiye de, Türkler için, onların da böyle bir içeriği alkışlayanlarının gelişmeleri etkileme gücü sınırlı olduğu için böyledir. Sinema, iktidarını uluslararası düzeyde güçlendirmeye ve yaymaya çalışan toplumların denetiminde önemli etkiler yaratabilir; kamuoyunu ve siyaseti biçimlendirebilir. Hollywood örneği bunun önemli kanıtıdır. Sadece film üretme kapasitesi ile değil, bu filmlerin pazarlanması, dünya ölçeğinde gösterimi sağlayacak örgütlenmelerin gerçekleştirilmesi ve bütün bu çabalardan elde edilecek gelirin güvence altına alınarak ABD ye aktarılması bu gücün önemini ortaya koyar. Gücü sınırlı toplumların sinemaları için aynı yargıda bulunmak zordur. Tek bir filmin gösteriminin sağlanması bile zordur. İçerikten mutlu olmayanlar geçerliliği tartışmalı pek çok nedenle bu filmlerin kamuoyuna ulaşmasına engel olabilirler. Filmin hatta onu yaratan Kurtlar Vadisi isimli televizyon dizisinin çok ciddiye alındığı biliniyor. O kadar ki televizyon dizisi önce bir başka televizyon kanalı tarafından satın alındı, sonra parlak bir finalle sona erdirildi. Yani artık yok. Oysa dizi güncel gelişmeleri izliyor, herkesin anlayabileceği biçimde uluslararası gelişmeleri yorumlamaya çalışıyordu. Dizi hakettiği görkemli sonla bitirildi. Türkiye nin çok önemli gazetecileri Hollywood a 1 Ayrıntılı bilgi için bkn: Ignacio Ramonet (2001) Hollywood ve Vietnam savaşı (Çev: N. Tutal) Yıllık, s ;

20 8 Korkmaz Alemdar kadar gidip, ünlü oyunculara büyük paralar ödeyerek son bölümlerin çekimine tanıklık ettiler. Şu noktanın da vurgulanmasında yarar vardır: Kurtlar Vadisi Irak tuhaf bir biçimde küreselleşmenin yarattığı kuralsızlaştırma (deregulation) politikalarının da bir ürünüdür. Kuralsızlaştırma, herkesin bildiği gibi, Türkiye de tekelleşmeyi arttıran, kamu yayın kuruluşlarını zayıflatan, meslek örgütlerinin gücünü ortadan kaldıran etkiler yapmıştır. Ticari televizyon kanallarının ortaya çıkması, rekabetleri Hollywood benzeri yapımların ortaya çıkmasını da beraberinde getirmiştir. Daha çok macera, cinsellik, mafya öyküleri bu tür yapımların vazgeçilmez ögeleri olarak zaten keşfedilmişti. Al Capone öyküleri ile büyüyenlerin yaşadıkları coğrafyadaki olağanüstü etkileyici, karmaşık çıkar ilişkilerini konu alan dizi ve filmler yapması kaçınılmazdı ve başladı. Bu her şeyi denetlemeye çalışanların yeni yöntemler geliştirmesini zorunlu kılmaktadır. O nedenle, Kurtlar Vadisi Irak tan duyulan rahatsızlık dile getirilse de fazla önemsendiğinin belirtilmemesi gerekir; gösteriminin güçleştirilmesi yeterli olabilir. Film için yapılması güç olan, filmi yaratan ve kamuoyunu etkilemeyi sürdüren dizi için yapılabilir. Örneğin daha çok para karşılığı bir başka televizyon kanalı tarafından satın alınması, sonra da ortadan kaldırılması sağlanabilir. Etkileyici bir sona erdirme için de son bölümlerin örneğin Hollywood da çekilmesi düşünülebilir. Amerikan yapımları ile sıradan öyküleri izlemeye alıştırılmış kamuoyunun, yaygın iletişim araçlarının övgüleri ile ne büyük işler başarıldığına inanmaları bile sağlanabilir. Kurtlar Vadisi Irak bir derstir; iyi okunması, öğrenilmesi gerekir. Anlattıkları, her öykü gibi, bazen ilginç bazen çocukçadır. Ama bir ulusun yaşamı sadece öykülerle değil, gelişmeleri doğru anlayabilen, değerlendirebilen, bilgili kuşakların yönetiminde yüceltilebilir. Yakın geçmişin gelişmeleri bunu yeterince kanıtlamaktadır.

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ Furkan Güldemir, Okan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Tarihsel Süreç Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık

Detaylı

Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Sinema Bilim Dalı Doktora Programı:

Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Sinema Bilim Dalı Doktora Programı: Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Doktora Programı: Sinema alanında bilgi sahibi, yüksek lisansını tamamlamış araştırmacıların sinema bilimine katkı sağlayacak, sinemayı sanatsal, estetik

Detaylı

MAKALE YAZIM KURALLARI

MAKALE YAZIM KURALLARI YAYIN KURALLARI Dergimizde, özgün araştırma ve inceleme makalesi, derleme makalesi, çeviri, arşiv belgeleri, kitap eleştirisi ve tanıtımı, ölüm ve sempozyum vb. haberleri yayınlanır. Yazıların başka bir

Detaylı

TÜBİTAK ULAKBİM TÜRK TIP DİZİNİ KOMİTESİ Yayın Etiği Araştırma Anketi Sonuçları 2009

TÜBİTAK ULAKBİM TÜRK TIP DİZİNİ KOMİTESİ Yayın Etiği Araştırma Anketi Sonuçları 2009 SAĞLIK BİLİMLERİNDE SÜRELİ YAYINCILIK - 2009 TÜBİTAK ULAKBİM TÜRK TIP DİZİNİ KOMİTESİ Yayın Etiği Araştırma Anketi Sonuçları 2009 Türk Tıp Dizini Kurulu ulusal dergilerin yöneticilerinin yayın etiği ile

Detaylı

SİNEMA YÖNETMENİ TANIM

SİNEMA YÖNETMENİ TANIM TANIM Sinema için oyunlaştırılmış öykü ve romanların (senaryoların) oyuncular tarafından canlandırılması ve oyunun filme alınmasını sağlayan kişidir. A- GÖREVLER - Yazılı metni (senaryoyu) görsel olarak

Detaylı

İletişim Fakültesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümü

İletişim Fakültesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümü ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: NEJLA POLAT 2. Ünvanı: Yrd.Doç.Dr. 3. Doğum Tarihi: 01.03.1954 İletişim Bilgileri: Tel. 0216 4002222 / 2976 E-mail : nejla.polat@uskudar.edu.tr 4. Öğrenim Durumu: Derece Lisans

Detaylı

AKADEMİK SÜRELİ YAYINCILIK ÜZERİNE

AKADEMİK SÜRELİ YAYINCILIK ÜZERİNE SAĞLIK BİLİMLERİNDE SÜRELİ YAYINCILIK - 2007 AÇILIŞ KONFERANSI: AKADEMİK SÜRELİ YAYINCILIK ÜZERİNE Korkmaz ALEMDAR 11 TÜRK TIP DİZİNİ 12 SAĞLIK BİLİMLERİNDE SÜRELİ YAYINCILIK - 2007 AKADEMİK SÜRELİ YAYINCILIK

Detaylı

Uluslararası Sempozyum Duyurusu KADIN ESERLERİ KÜTÜPHANESİ VE BİLGİ MERKEZİ VAKFI VE YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TARİH BÖLÜMÜ

Uluslararası Sempozyum Duyurusu KADIN ESERLERİ KÜTÜPHANESİ VE BİLGİ MERKEZİ VAKFI VE YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TARİH BÖLÜMÜ Uluslararası Sempozyum Duyurusu KADIN ESERLERİ KÜTÜPHANESİ VE BİLGİ MERKEZİ VAKFI VE YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TARİH BÖLÜMÜ 19 20 Nisan 2014/İstanbul /Yeditepe Üniversitesi KADIN HAYATLARINI YAZMAK: OTO/BİYOGRAFİ,

Detaylı

Buruşuk Ömer Destanı. www.tersisler.org 0212 881 11 58 0212 883 16 86

Buruşuk Ömer Destanı. www.tersisler.org 0212 881 11 58 0212 883 16 86 Buruşuk Ömer Destanı 1900 yılları Türkiye sinden günümüze 100 yıllık süreci konu almaktadır. İstanbul da konakta yaşayan aile ilişkileri örgüsü; arka planında Türkiye de ve dünyada yaşanan toplumsal değişim

Detaylı

HUKUK FAKÜLTESİ DERGİSİ

HUKUK FAKÜLTESİ DERGİSİ Cilt:15-16, Sayı:22-23-24-25, Yıl:2010-2011 Vol:15-16, No:22-23-24-25, Year:2010-2011 ISSN: 1303-9105 DİCLE ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ DERGİSİ Journal of the Faculty of Law of Dicle University DİCLE

Detaylı

Sahibi. Afyon Kocatepe Üniversitesi adına Rektör Prof. Dr. Ali ALTUNTAŞ. Editörler Prof. Dr. A.İrfan AYPAY Doç. Dr. Mehmet KARAKAŞ

Sahibi. Afyon Kocatepe Üniversitesi adına Rektör Prof. Dr. Ali ALTUNTAŞ. Editörler Prof. Dr. A.İrfan AYPAY Doç. Dr. Mehmet KARAKAŞ 1992 SOSYAL BİLİMLER DERGİSİ Cilt IX, Sayı 2, Aralık 2007 Afyon Kocatepe University Journal of Social Sciences Vol. IX, Issue 2, December 2007 Sahibi adına Rektör Prof. Dr. Ali ALTUNTAŞ Editörler Prof.

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

ETKİN YÖNETİM BECERİLERİ - FERDİN HOYİ 10 MART 2010- ÇARŞAMBA İNSAN ODAKLI YÖNETİM - FERDİN HOYİ 24 MART 2010 - ÇARŞAMBA

ETKİN YÖNETİM BECERİLERİ - FERDİN HOYİ 10 MART 2010- ÇARŞAMBA İNSAN ODAKLI YÖNETİM - FERDİN HOYİ 24 MART 2010 - ÇARŞAMBA MART EĞİTİMLERİ ETKİN YÖNETİM BECERİLERİ - FERDİN HOYİ 10 MART 2010- ÇARŞAMBA İNSAN ODAKLI YÖNETİM - FERDİN HOYİ 24 MART 2010 - ÇARŞAMBA EĞİTİM PROGRAMLARI Geçmişten geleceğe köprü... MART/ 2010 10 MARTT

Detaylı

AR-GE ANKETİ ANALİZ RAPORU

AR-GE ANKETİ ANALİZ RAPORU AR-GE ANKETİ ANALİZ RAPORU Eylül 2006 İÇİNDEKİLER Önsöz...3 TÜBİTAK Ar-Ge Anketi Soruları Analizi...4 1. Genel Bilgiler İle İlgili Sorular...4 2. Proje Sunum ve Destekler İle İlgili Sorular...12 3. Üniversite

Detaylı

MAKALE YAZIM KURALLARI

MAKALE YAZIM KURALLARI YAYIN KURALLARI Dergimizde, özgün araştırma ve inceleme makalesi, derleme, çeviri, arşiv belgeleri, nekroloji, kitap eleştirisi ve tanıtımı, sempozyum vb. haberleri yayınlanır. Yazıların başka bir yerde,

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ. (30 Mart 15 Mayıs 2015 )

1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ. (30 Mart 15 Mayıs 2015 ) 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (30 Mart 15 Mayıs 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

TELEVİZYON REKLAM FİLMİ YAPIMI. Kavramlar, Uygulamalar, Sorunlar ve Telif Hakları

TELEVİZYON REKLAM FİLMİ YAPIMI. Kavramlar, Uygulamalar, Sorunlar ve Telif Hakları TELEVİZYON REKLAM FİLMİ YAPIMI Kavramlar, Uygulamalar, Sorunlar ve Telif Hakları Nesrin Tan AKBULUT Elif Eda Balkaş ERDOĞAN 1 Yayın No : 1840 İletişim Dizisi : 39 1. Bası - Ekim 2007 - İSTANBUL ISBN 978-975

Detaylı

NARSİSİSTİK KİŞİLİK ENVANTERİ (NKE-16) TÜRKÇE UYARLAMASI

NARSİSİSTİK KİŞİLİK ENVANTERİ (NKE-16) TÜRKÇE UYARLAMASI NARSİSİSTİK KİŞİLİK ENVANTERİ (NKE-16) TÜRKÇE UYARLAMASI Nil Demet Güngör ve Fatma Ülkü Selçuk Mart 2015 Sosyal Bilimler Araştırma ve Eğitim Laboratuvarı (SAEL), Atılım Üniversitesi Kaynak Gösterimi: Güngör,

Detaylı

İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi

İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi İLETİŞİMLETİŞİİŞİM İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi amaçlarla iletişim kurmaya devam

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II Dersin Adı Dersin Kodu 1200.9202 Dersin Türü Dersin Seviyesi Dersin AKTS Kredisi Haftalık Ders Saati (Kuramsal) 2 Haftalık Uygulama Saati 0 Haftalık Laboratuar Saati

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl. İletişim 2007- Bilimleri/Radyo Marmara Üniversitesi 2010

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl. İletişim 2007- Bilimleri/Radyo Marmara Üniversitesi 2010 Adı Soyadı: AYBİKE SERTTAŞ Unvanı: Ph.D Öğrenim Durumu: Doktora ÖZGEÇMİŞ Derece Alan Üniversite Yıl Doktora İletişim 2007- Bilimleri/Radyo Marmara Üniversitesi 2010 Televizyon Yüksek Lisans İletişim Bilimleri/Radyo

Detaylı

3. Yazma Becerileri Sempozyumu

3. Yazma Becerileri Sempozyumu Prof. Dr. Nurçay Türkoğlu Çukurova Üniversitesi İletişim Fakültesi MEDYA OKURYAZARLIĞINI EĞİTİMDE UYGULAMAK Terakki Vakfı Okulları 19.12.2015 MEDYALANMIŞ DÜNYA MEDYA ÇALIŞANLARI YURTTAŞ: kişi/ meslek/

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

Standart Eurobarometer 76. AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU Sonbahar 2011 ULUSAL RAPOR TÜRKİYE

Standart Eurobarometer 76. AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU Sonbahar 2011 ULUSAL RAPOR TÜRKİYE Standart Eurobarometer 76 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU Sonbahar 2011 ULUSAL RAPOR TÜRKİYE Bu araştırma Avrupa Komisyonu Basın ve İletişim Genel Müdürlüğü tarafından talep ve koordine edilmiştir. Bu rapor

Detaylı

Sponsor Ol Rengini Seç Kendini Göster

Sponsor Ol Rengini Seç Kendini Göster Sponsor Ol Rengini Seç Kendini Göster PERYÖN (Türkiye İnsan Yönetimi Derneği), Türkiye'de çağdaş insan kaynakları yönetimi anlayışlarının yaygınlaştırılmasına ve gelişimine liderlik eden, bu konuda ülkemizin

Detaylı

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ Yazar : Erdem Denk Yayınevi : Siyasal Kitabevi Baskı : 1. Baskı Kategori : Uluslararası İlişkiler Kapak Tasarımı : Gamze Uçak Kapak

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı.

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO535 Eğitimde Araştırma Yöntemleri

Detaylı

2014-2015 Eğitim Öğretim Yılı Kütüphane Bülteni. Sayı:1 Nisan 2015

2014-2015 Eğitim Öğretim Yılı Kütüphane Bülteni. Sayı:1 Nisan 2015 2014-2015 Eğitim Öğretim Yılı Kütüphane Bülteni Sayı:1 Nisan 2015 1 KİTAP VE KÜTÜPHANENİN ÖNEMİ 3 2014-2015 KÜTÜPHANE ORYANTASYONUMUZ 5 KÜTÜPHANEMİZ 8 OKUMA ŞENLİĞİMİZ 10 BRITANNICA ONLINE 12 SEVİM AK

Detaylı

Derece Alan Üniversite Yıl Lisans İletişim T.C. Galatasaray Üniversitesi 2004. Sanat ve Tasarım Fakültesi, İletişim Sanatları Bölümü

Derece Alan Üniversite Yıl Lisans İletişim T.C. Galatasaray Üniversitesi 2004. Sanat ve Tasarım Fakültesi, İletişim Sanatları Bölümü ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: İrem Kahyaoğlu 2. Doğum Tarihi: 23/05/1986 3. Ünvanı: Öğr. Gör. 4. Öğrenim Durumu: e-posta: iremkahyaoglu@plato.edu.tr Tel: 533 669 37 95 Derece Alan Üniversite Yıl Lisans İletişim

Detaylı

Açıköğretim Uygulamaları ve Araştırmaları Dergisi AUAd

Açıköğretim Uygulamaları ve Araştırmaları Dergisi AUAd Açıköğretim Uygulamaları ve Araştırmaları Dergisi AUAd auad.anadolu.edu.tr Başlarken AUAd Yazım Kuralları sayfasından size uygun olan şablonu seçiniz. Microsoft Word 2010 ortamı ya da üstü sürümü kullanınız.

Detaylı

Öğrenim Durumu. LİSANS Üniversite. YÜKSEK LİSANS Üniversite. DOKTORA Üniversite Enstitü Öğrenim Alanı Tez Başlığı KİŞİSEL BİLGİLER

Öğrenim Durumu. LİSANS Üniversite. YÜKSEK LİSANS Üniversite. DOKTORA Üniversite Enstitü Öğrenim Alanı Tez Başlığı KİŞİSEL BİLGİLER KİŞİSEL BİLGİLER Adı Soyadı : Yavuz ÇOBANOĞLU Doğum Yeri/Doğum Tarihi : İZMİR 25.10.1970 Uyruğu: : T.C. Ünvanı : Yrd. Doç. Dr. Cep Telefonu : E-Posta : yavuzcobanoglu@tunceli.edu.tr Yabancı Dili / Seviyesi

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Sunuş... 1. Konu... 2. Proje Koordinatörü ve Uygulayıcı Kurum... 2. Tarih ve Yer... 2. Amaç ve Hedefler... 3. Katılımcılar...

İÇİNDEKİLER. Sunuş... 1. Konu... 2. Proje Koordinatörü ve Uygulayıcı Kurum... 2. Tarih ve Yer... 2. Amaç ve Hedefler... 3. Katılımcılar... İÇİNDEKİLER Sunuş... 1 Konu... 2 Proje Koordinatörü ve Uygulayıcı Kurum... 2 Tarih ve Yer... 2 Amaç ve Hedefler... 3 Katılımcılar... 3 Yöntem... 3 Kapsam... 4 Projede Görevli Personel... 5 SUNUŞ 21. Yüzyıl

Detaylı

HANGİ MAKALE HANGİ DERGİYE?

HANGİ MAKALE HANGİ DERGİYE? KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ-SENATURK MAKALE HAZIRLAMA VE SUNUM KURSU 11 Ocak 2013 HANGİ MAKALE HANGİ DERGİYE? Bahadır M. GÜLLÜOĞLU Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı ÇALIŞMA İÇİN DOĞRU

Detaylı

UZMAN ÇOCUK GÜVENLİĞİ TAVSİYE VE DESTEK

UZMAN ÇOCUK GÜVENLİĞİ TAVSİYE VE DESTEK UZMAN ÇOCUK GÜVENLİĞİ TAVSİYE VE DESTEK KCS Danışmanlık Uluslararası okulları ve organizasyonları çocuklarınız için daha güvenli hale getirir Uluslararası lider uzamanlardan ve kuruluşlardan direk bilgiye

Detaylı

Uluslararası Sempozyum Duyurusu 19 20 Nisan 2014/İstanbul /Yeditepe Üniversitesi

Uluslararası Sempozyum Duyurusu 19 20 Nisan 2014/İstanbul /Yeditepe Üniversitesi Uluslararası Sempozyum Duyurusu 19 20 Nisan 2014/İstanbul /Yeditepe Üniversitesi KADIN HAYATLARINI YAZMAK: OTO/BİYOGRAFİ, YAŞAM ANLATILARI, MİTLER VE TARİH YAZIMI Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi

Detaylı

e-imza Prof. Dr. Şükrü ŞENTÜRK Rektör a. Rektör Yardımcısı

e-imza Prof. Dr. Şükrü ŞENTÜRK Rektör a. Rektör Yardımcısı Evrak Ana. Üni. Tarih Evrak ve Sayısı: Tarih 14/06/2016-E.5655 ve Sayısı: 15/06/2016-E.37386 T. C. DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı *BD8107914312* Sayı :76144028-821.99-

Detaylı

Yaşam Değerleri Envanterinin Faktör Yapısı ve Güvenirliği. Prof. Dr. Hasan BACANLI Doç. Dr. Feride BACANLI

Yaşam Değerleri Envanterinin Faktör Yapısı ve Güvenirliği. Prof. Dr. Hasan BACANLI Doç. Dr. Feride BACANLI Yaşam Değerleri Envanterinin Faktör Yapısı ve Güvenirliği Prof. Dr. Hasan BACANLI Doç. Dr. Feride BACANLI Rokeach İnsanların sahip oldukları değerler uzun zamandır psikolog ve sosyologların ilgisini çekmiştir.

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Odabaş

Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Odabaş Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Odabaş Bütün araştırmalar kendilerinden önce yapılan araştırmalara, bir başka deyişle, var olan bilgi birikimine dayanırlar. Bir araştırmaya başlarken yapılacak ilk iş, daha önce

Detaylı

26. ANKARA ULUSLARARASI FİLM FESTİVALİ 23 Nisan - 3 Mayıs 2015 ULUSAL BELGESEL FİLM YARIŞMASI YÖNETMELİK

26. ANKARA ULUSLARARASI FİLM FESTİVALİ 23 Nisan - 3 Mayıs 2015 ULUSAL BELGESEL FİLM YARIŞMASI YÖNETMELİK 26. ANKARA ULUSLARARASI FİLM FESTİVALİ 23 Nisan - 3 Mayıs 2015 ULUSAL BELGESEL FİLM YARIŞMASI YÖNETMELİK 1. AMAÇ 23 Nisan 3 Mayıs 2015 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan 26. Ankara Uluslararası

Detaylı

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 İNCE GÜÇ VE KAMU DİPLOMASİSİ ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI TÜRKİYE NİN ULUSLARARASI ÖĞRENCİ PROGRAMLARI

Detaylı

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası STRATEJİK VİZYON BELGESİ SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası Yakın geçmişte yaşanan küresel durgunluklar ve ekonomik krizlerden dünyanın birçok ülkesi ve bölgesi etkilenmiştir. Bu süreçlerde zarar

Detaylı

Duyurunun başlangıç tarihi: 25 Ağustos 2015 Son Başvuru Tarihi: 08 Eylül 2015

Duyurunun başlangıç tarihi: 25 Ağustos 2015 Son Başvuru Tarihi: 08 Eylül 2015 Duyurunun başlangıç tarihi: 25 Ağustos 2015 Son Başvuru Tarihi: 08 Eylül 2015 T.C. BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ NDEN Üniversitemiz aşağıda belirtilen birimlerine 2547 Sayılı Kanun ile Öğretim Üyeliğine

Detaylı

Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Edebiyat Fakültesi Kütüphanecilik İstanbul Üniversitesi 1987

Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Edebiyat Fakültesi Kütüphanecilik İstanbul Üniversitesi 1987 1. Adı Soyadı: NEJLA POLAT 2. Ünvanı: Yrd.Doç.Dr. 3. Doğum Tarihi: 01.03.1954 ÖZGEÇMİŞ İletişim Bilgileri: Tel.: 0212 4445001/1547 4. Öğrenim Durumu: E mail: nejla.polat@yeniyuzyil.edu.tr Derece Bölüm/Program

Detaylı

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır.

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır. TÜRKİYE'DEKİ GÖÇLER VE GÖÇMENLER Göç güçtür.hem güç ve zor bir iştir hem de güç katan bir iştir. Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri

Detaylı

Liderlikte Güncel Eğilimler. Konuşan Değil, Dinleyen Lider. Şeffaf Dünyada Otantik Lider. Bahçevan İlkesi. Anlam Duygusu Veren Liderlik

Liderlikte Güncel Eğilimler. Konuşan Değil, Dinleyen Lider. Şeffaf Dünyada Otantik Lider. Bahçevan İlkesi. Anlam Duygusu Veren Liderlik Video Başlığı Açıklamalar Süresi Yetkinlikler Liderlikte Güncel Eğilimler Konuşan Değil, Dinleyen Lider Son on yıl içinde liderlik ve yöneticilik konusunda dört önemli değişiklik oldu. Bu videoda liderlik

Detaylı

Liselilerden Eğitim Sistemine Sert Eleştiri

Liselilerden Eğitim Sistemine Sert Eleştiri On5yirmi5.com Liselilerden Eğitim Sistemine Sert Eleştiri "Türkiye'deki Sosyo-Kültürel Değişmeler Hakkında Liseli Gençlik Ne Düşünüyor" araştırmasından çarpıcı sonuçlar elde edildi. İşte o araştırma...

Detaylı

ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ İNSANİ BİLİMLER VE EDEBİYAT FAKÜLTE DERGİSİ GENEL YAYIN İLKELERİ YÖNERGESİ

ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ İNSANİ BİLİMLER VE EDEBİYAT FAKÜLTE DERGİSİ GENEL YAYIN İLKELERİ YÖNERGESİ ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ İNSANİ BİLİMLER VE EDEBİYAT FAKÜLTE DERGİSİ GENEL YAYIN İLKELERİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1-(1)Bu yönergenin amacı, Ardahan Üniversitesi

Detaylı

15. TÜRKISCHES FILMFESTIVAL FRANKFURT/M. 02.- 09.10.2015 FİLM YARIŞMASI YÖNETMELİĞİ

15. TÜRKISCHES FILMFESTIVAL FRANKFURT/M. 02.- 09.10.2015 FİLM YARIŞMASI YÖNETMELİĞİ 15. ULUSAL TÜRKISCHES FILMFESTIVAL FRANKFURT/M. 02.- 09.10.2015 UZUN METRAJ FİLM YARIŞMASI YÖNETMELİĞİ AMAÇ Son yıllarda Türk sinema sektöründe görülen gurur verici gelişmeler, Türk sinemasına ve film

Detaylı

İşleyiş ile ilgili noktalar. Psikolojiye Giriş. İyi Bir Yaşam: Mutluluk Ders 20. Terapi işe yarıyor mu?

İşleyiş ile ilgili noktalar. Psikolojiye Giriş. İyi Bir Yaşam: Mutluluk Ders 20. Terapi işe yarıyor mu? İşleyiş ile ilgili noktalar Psikolojiye Giriş İyi Bir Yaşam: Mutluluk Ders 20 Okuma raporları tamamlandı Yazılı ödebler tamamlandı Deney katılımları 7 Mayıs'a kadar Pazartesi günü final sınavı Eski final

Detaylı

Tablo 11 Sosyal, Beşeri ve İdari Bilimler Temel Alanı

Tablo 11 Sosyal, Beşeri ve İdari Bilimler Temel Alanı Kod Bilim Alanı Koşul No 1179 Açık ve Uzaktan Öğrenme 111 1180 Arkeoloji 111 1181 Atatürk İlkeleri ve Cumhuriyet Tarihi 111 1176 Avrupa Birliği 111 1182 Bankacılık ve Sigortacılık 111 1102 Batı Sanatı

Detaylı

Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Edebiyat Fakültesi Kütüphanecilik İstanbul Üniversitesi 1987

Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Edebiyat Fakültesi Kütüphanecilik İstanbul Üniversitesi 1987 ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: NEJLA POLAT 2. Ünvanı: Yrd.Doç.Dr. 3. Doğum Tarihi: 01.03.1954 4. Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Edebiyat Fakültesi Kütüphanecilik İstanbul Üniversitesi

Detaylı

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir.

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir. Randstad Group İlkesi Başlık Business Principles (Randstad iş ilkeleri) Yürürlük Tarihi 27-11 -2009 Birim Grup Hukuk Belge No BP_version1_27112009 Randstad, çalışma dünyasını şekillendirmek isteyen bir

Detaylı

Menüler ve Alt Bölümler olmak üzere Menü tasarımı 2 bölüme ayrılmıştır.

Menüler ve Alt Bölümler olmak üzere Menü tasarımı 2 bölüme ayrılmıştır. BİLGİ MİMARİSİ ÖDEV RAPORU Türk Kütüphaneciler Derneği web sitesi, Kütüphaneciliği Dergisini kullanıcıya açmak, lobicilik ve gerçek bilgiyi sağlamak amacıyla web sitesini oluşturulmuştur. Sitenin Ana Sayfası;

Detaylı

ŞIRNAK ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ELEMANI KADROLARINA İLK ATANMA, YENİDEN ATANMA (GÖREV SÜRESİ UZATIMI), YÜKSELTİLME VE ATANMA ŞARTLARI

ŞIRNAK ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ELEMANI KADROLARINA İLK ATANMA, YENİDEN ATANMA (GÖREV SÜRESİ UZATIMI), YÜKSELTİLME VE ATANMA ŞARTLARI ŞIRNAK ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ELEMANI KADROLARINA İLK ATANMA, YENİDEN ATANMA (GÖREV SÜRESİ UZATIMI), YÜKSELTİLME VE ATANMA ŞARTLARI A- PROFESÖR KADROSUNA ATANMA Profesörlüğe yükseltilme ve atanma işlemleri

Detaylı

Demografive Öykü Anlatma Tarzının, Video Reklam Etkinliğini Etkileme Biçimi

Demografive Öykü Anlatma Tarzının, Video Reklam Etkinliğini Etkileme Biçimi Demografive Öykü Anlatma Tarzının, Video Reklam Etkinliğini Etkileme Biçimi Demografive Öykü Anlatma Tarzının, Video Reklam Etkinliğini Etkileme Biçimi Yazan: Ben Jones Yayınlanma Tarihi: Ocak 2016 Konular

Detaylı

KIRGIZİSTAN TÜRKİYE MANAS ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ HALKLA İLİŞKİLER VE REKLAMCILIK BÖLÜMÜ LİSANS PROGRAMI BİRİNCİ YIL

KIRGIZİSTAN TÜRKİYE MANAS ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ HALKLA İLİŞKİLER VE REKLAMCILIK BÖLÜMÜ LİSANS PROGRAMI BİRİNCİ YIL BİRİNCİ YIL KODU BİRİNCİ YARIYIL BES - 105 Beden Eğitimi ve Spor 0 2 0 GZT - 101 Temel Gazetecilik 3 0 3 GZT - 105 Yazılı ve Sözlü Anlatım 2 2 3 HİL - 107 İşletme Bilimine Giriş 3 0 3 HİL - 111 Sosyal

Detaylı

11- ÇALIŞMA DÖNEMİNDE YAYIN POLİTİKASI VE ODA YAYINLARI

11- ÇALIŞMA DÖNEMİNDE YAYIN POLİTİKASI VE ODA YAYINLARI 11- ÇALIŞMA DÖNEMİNDE YAYIN POLİTİKASI VE ODA YAYINLARI Yayınlar, bir örgütlenmenin topluma ulaşmasının en önemli araçlarıdır. Odamız, mesleğin tanıtımı, örgütlülüğün pekiştirilmesi, mesleki haklar ve

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER

AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER Özgül ÜNLÜ HBÖ- HAREKETE GEÇME ZAMANI BU KONU NİÇİN ÇOK ACİLDİR? Bilgi tabanlı toplumlar ve ekonomiler bireylerin hızla yeni beceriler edinmelerini

Detaylı

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ Ders Tanıtım Formu Dersin Adı Öğretim Dili Ambalaj Tasarımı Türkçe Dersin Verildiği Düzey Ön Lisans (X) Lisans ( ) Yüksek Lisans( ) Doktora( ) Eğitim Öğretim Sistemi Örgün Öğretim (X) Uzaktan Öğretim(

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

Bu resmi ne yönden yada nasıl gördüğünüz,nasıl yorumladığınız çok önemli! Çünkü medya artık hayatımızın her alanında ve her an yanı başımızda!

Bu resmi ne yönden yada nasıl gördüğünüz,nasıl yorumladığınız çok önemli! Çünkü medya artık hayatımızın her alanında ve her an yanı başımızda! SUNUMUMUZA HOŞGELDİNİZ Bu resmi ne yönden yada nasıl gördüğünüz,nasıl yorumladığınız çok önemli! Çünkü medya artık hayatımızın her alanında ve her an yanı başımızda! Haber ve bilgi verme amacı başta olmak

Detaylı

2KiloMavi de. Misafir Yazarlık. Eylül 2012. 2kilomavi.wordpress.com

2KiloMavi de. Misafir Yazarlık. Eylül 2012. 2kilomavi.wordpress.com de Misafir Yazarlık Eylül 2012 de Misafir Yazarlık Nedir? Misafir yazarlık, de yazar olmayan takipçilerimizin yazdıkları herhangi bir yazılarının de yayınlanması anlamına gelir. Kendi bloğunuz olsun ya

Detaylı

KİMLİK, İDEOLOJİ VE ETİK Sevcan Yılmaz

KİMLİK, İDEOLOJİ VE ETİK Sevcan Yılmaz KİMLİK, İDEOLOJİ VE ETİK Sevcan Yılmaz Adem in elması nasıl boğazında kaldı? Adem: Tanrım, kime görünelim kime görünmeyelim? Tanrı: Bana görünmeyin de kime görünürseniz görünün. Kovuldunuz. Havva: Ama

Detaylı

Referans Araştırması Formu

Referans Araştırması Formu Referans Araştırması Formu../../... REFERANS ARAŞTIRMASI FORMU Adayın Adı Soyadı Başvurduğu Pozisyon Referansına Başvurulan Kişinin Adı Soyadı Çalıştığı Kuruluş Ünvanı Aday ile ilişki derecesi Adayı tanıdığı

Detaylı

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. Eğitimde Sanatın Önceliği. Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ Sanat, günlük yaşayışa bir anlam ve biçim kazandırma çabasıdır. Sanat, yalnızca resim, müzik,

Detaylı

Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl. Lise (Türkçe Sosyal) İstek Semiha Şakir Lisesi 1998. Y. Lisans İşletme Fakültesi Marmara Üniversitesi 2007

Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl. Lise (Türkçe Sosyal) İstek Semiha Şakir Lisesi 1998. Y. Lisans İşletme Fakültesi Marmara Üniversitesi 2007 ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: Barış Tolga Ekinci Doğum Tarihi: 16 Temmuz 1980 Öğrenim Durumu: Doktora (25.12.2014) Ünvanı: Yardımcı Doçent Doktor (15.04.2015) Öğrenim Durumu Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl

Detaylı

2. Kat 16 nolu derslik 13.00 Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Yrd. Doç. Dr. Orhan ÇEKİÇ Kültür Merkezi

2. Kat 16 nolu derslik 13.00 Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Yrd. Doç. Dr. Orhan ÇEKİÇ Kültür Merkezi Tarih Saat Dersin Adı Dersin Öğretim Elemanı Bölüm/Sınıf Salon 09.30 Animasyon Teknikleri Uzman Ertürk BULUÇ GİT 3 LAB 2 09.30 Görüntü İşleme Öğr. Gör. Övünç MERİÇ HİT 1 LAB 3 09:30 BİTİRME PROJESİ Doç.Dr.

Detaylı

Nasıl Bir Deniz Feneriyiz?

Nasıl Bir Deniz Feneriyiz? Nasıl Bir Deniz Feneriyiz? Üniversitelerin, kültürel sermaye sinin en başında kuşkusuz bilimsel araştırmalar ve bilimsel yayınlar gelir. Kültürel sermaye ne denli yoğunlaşmış ve ne denli geniş bir alana

Detaylı

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) 6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU İslam Ülkelerinde Çok Boyutlu Güvenlik İnşası ( 06-08 Mart 2015, Serena Hotel - İslamabad ) Güvenlik kavramı durağan değildir.

Detaylı

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 )

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) 2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Türkiye Cezasızlık Araştırması. Mart 2015

Türkiye Cezasızlık Araştırması. Mart 2015 Türkiye Cezasızlık Araştırması Mart 2015 İçerik Araştırma Planı Amaç Yöntem Görüşmecilerin Dağılımı Araştırma Sonuçları Basın ve ifade özgürlüğünü koruyan yasalar Türkiye medyasında sansür / oto-sansür

Detaylı

C. ÖĞRETİM ELEMANLARINA GÖRE NİCEL VE NİTEL ANALİZ SONUÇLARI

C. ÖĞRETİM ELEMANLARINA GÖRE NİCEL VE NİTEL ANALİZ SONUÇLARI RAPOR ÖĞRETİM ÜYELERİNİ DEĞERLENDİRME ANKETİ BULGULARI Bu rapor Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Anabilim Dalına ait dersleri okutan öğretim elemanları hakkında öğrenci görüşlerine

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER: TEORİK ÇERÇEVE...

HALKLA İLİŞKİLER: TEORİK ÇERÇEVE... İÇİNDEKİLER 1. Bölüm: HALKLA İLİŞKİLER: TEORİK ÇERÇEVE... 1 1.1. HALKLA İLİŞKİLERİN TANIMI... 1 1.1.1. Halkla İlişkilerin Farklı Tanımları... 2 1.1.2. Farklı Tanımlarda Halkla İlişkilerin Ortak Özellikleri

Detaylı

Seyhan Aksoy, Televizyon Reklamlarında Ailenin Sunumu, Akdeniz Üniversitesi S.B.E., Halkla İlişkiler ve Tanıtım A.B.D., Antalya, 2008.

Seyhan Aksoy, Televizyon Reklamlarında Ailenin Sunumu, Akdeniz Üniversitesi S.B.E., Halkla İlişkiler ve Tanıtım A.B.D., Antalya, 2008. 1 ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Gülseren ŞENDUR ATABEK 2. Doğum Tarihi: 05.05.1967 3. Unvanı: Doçent 4. Öğrenim Durumu Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Televizyon-Sinema-Fotoğraf Bölümü Dokuz Eylül Üniversitesi

Detaylı

DRAMATİK METİN YAZARI

DRAMATİK METİN YAZARI TANIMI Tiyatro oyunu, sinema, TV senaryosu, reklam yazarlığı alanlarında yaratıcılığını kullanarak canlandırmaya dayalı metinler yazan kişidir. A GÖREVLER Dramatik Metin Yazarı; KULLANILAN ARAÇ, GEREÇ

Detaylı

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı, Türkiye nin İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı nın Geliştirilmesi Projesi nin Açılış Toplantısında Ulrika Richardson-Golinski a.i. Tarafından Yapılan Açılış Konuşması 3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği

Detaylı

Yazı Teslim Kuralları ve Yayın Süreci

Yazı Teslim Kuralları ve Yayın Süreci Yazı Teslim Kuralları/Kaynak Gösterme Formatı > 161 Yazı Teslim Kuralları ve Yayın Süreci 1 Yayımlanmak üzere gönderilen yazılar öncelikle Editör tarafından amaç, konu, içerik ve yazım kuralları açısından

Detaylı

Tablo 11. Sosyal, Beşeri ve İdari Bilimler Temel Alanı Not: Kod 1101 1102 1103 1104 1105 1106 1107 1108 1109 1110 1111 1112 1113 1114 1115 1116 1117

Tablo 11. Sosyal, Beşeri ve İdari Bilimler Temel Alanı Not: Kod 1101 1102 1103 1104 1105 1106 1107 1108 1109 1110 1111 1112 1113 1114 1115 1116 1117 Tablo 11. Sosyal, Beşeri ve İdari Bilimler Temel Alanı Not: Bu tablo ile ilgili koşul (111, 112, 113, 114, 115, 116), kısaltmalar ve tanımlar dokümanın sonunda yer almaktadır. Kod Bilim Alanı Koşul No

Detaylı

BAŞETME GRUBU İLE SOSYAL DESTEK GRUBUNUN HEMŞİRELERİN TÜKENMİŞLİK DÜZEYİNE ETKİSİ

BAŞETME GRUBU İLE SOSYAL DESTEK GRUBUNUN HEMŞİRELERİN TÜKENMİŞLİK DÜZEYİNE ETKİSİ BAŞETME GRUBU İLE SOSYAL DESTEK GRUBUNUN HEMŞİRELERİN TÜKENMİŞLİK DÜZEYİNE ETKİSİ Öğr. Gör. Dr. Neslihan GÜNÜŞEN DANIŞMAN Prof.Dr. Besti ÜSTÜN Tanımlayıcı Tükenmişlik Araştırmaları Randomize değil Kesitsel

Detaylı

EGE ÜNİVERSİTESİ AKADEMİK YÜKSELME VE ATAMA KRİTERLERİ

EGE ÜNİVERSİTESİ AKADEMİK YÜKSELME VE ATAMA KRİTERLERİ EGE ÜNİVERSİTESİ AKADEMİK YÜKSELME VE ATAMA KRİTERLERİ I. PROFESÖRLÜK BAŞVURUSU 1. Profesörlük başvurularında adayın, başvuru tarihinde ilgili alanın doçentlik başvurusu için Üniversitelerarası Kurulun

Detaylı

CV AKADEMİK PERSONEL FOTOĞRAF: 1. ADI: 2. SOYADI: Kuruç 3. DOĞUM YERİ: Ankara 4. DOĞUM TARİHİ (GG.AA.YYYY): 05/12/1935 5. İLETİŞİM BİLGİLERİ:

CV AKADEMİK PERSONEL FOTOĞRAF: 1. ADI: 2. SOYADI: Kuruç 3. DOĞUM YERİ: Ankara 4. DOĞUM TARİHİ (GG.AA.YYYY): 05/12/1935 5. İLETİŞİM BİLGİLERİ: FOTOĞRAF: 1. ADI: Mehmet Bozkurt 2. SOYADI: Kuruç 3. DOĞUM YERİ: Ankara 4. DOĞUM TARİHİ (GG.AA.YYYY): 05/12/1935 5. İLETİŞİM BİLGİLERİ: 5.1. BÖLÜM: Sahne Sanatları Fakültesi TİYATRO BÖLÜMÜ BÖLÜM BAŞKANI

Detaylı

AİLE ve EVLİLİK EĞİTİM PROGRAMI PROJE DOSYASI

AİLE ve EVLİLİK EĞİTİM PROGRAMI PROJE DOSYASI AİLE ve EVLİLİK EĞİTİM PROGRAMI PROJE DOSYASI Hayat Boyu Aile Danışma Merkezi; Toplumun çekirdeği olan ailenin doğru temeller üzerine inşası konusunda danışmanlık hizmeti vermek, ailenin önemiyle ilgili

Detaylı

İhtiyaç ve Tutum Analizi Anketi. Sevgili Öğrenciler,

İhtiyaç ve Tutum Analizi Anketi. Sevgili Öğrenciler, İhtiyaç ve Tutum Analizi Anketi Sevgili Öğrenciler, Bu anket MLARG: risk grubundaki gençler için cep telefonu üzerinden İngilizce öğrenme (Proje Numarası: 2009-TR1-LEO05-08674) adında bir Avrupa Birliği

Detaylı

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ Ders Tanıtım Formu Dersin Adı Öğretim Dili SİYASİ TARİH Türkçe Dersin Verildiği Düzey Ön Lisans ( ) Lisans ( X) Yüksek Lisans( ) Doktora( ) Eğitim Öğretim Sistemi Örgün Öğretim ( X) Uzaktan Öğretim( )

Detaylı

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR Marpoll Kamuoyu Araştırma Şirketi, kamuoyunu yani halkın kanaatlerini karar alıcıların ve uygulayıcıların meşruiyetini sürdüren önemli bir faktör olarak görmektedir.

Detaylı

5Element Eğitim ve Danışmanlık EĞİTİM KATALOĞU

5Element Eğitim ve Danışmanlık EĞİTİM KATALOĞU 5Element Eğitim ve Danışmanlık EĞİTİM KATALOĞU 2016 Çatışma Yönetimi: Kişi, Ekip ve Organizasyon Değişimi Koçluk Yaklaşımı ile Yönetmek Eğiticinin Eğitimi: Eğitime ve Kişiye Özel Ekip Yönetimi: Bütünsel

Detaylı

Kapılar Müzecilere Açık. Birbirimizi daha yakından tanımak için...

Kapılar Müzecilere Açık. Birbirimizi daha yakından tanımak için... 2011 yılında İstanbul da kurulan Müzecilik Meslek Kuruluşu Derneği (MMKD), Türkiye de müzelerin Uluslararası Müzeler Konseyi nin (ICOM) belirlediği müze tanımına uygun, çağdaş kültür kurumları olarak işlev

Detaylı

Dünyanın İşleyişi. Ana Fikir. Oyun aracılığıyla duygu ve düşüncelerimizi ifade eder, yeni anlayışlar ediniriz.

Dünyanın İşleyişi. Ana Fikir. Oyun aracılığıyla duygu ve düşüncelerimizi ifade eder, yeni anlayışlar ediniriz. fırsatlara erişmek, barış ve Aile ilişkileri kimliğimizin oluşmasına katkıda bulunur. Binaların içindeki ve çevresindeki alanlar ve tesisler, insanlarin bu binaları nasıl kullanacağını belirler. Oyun aracılığıyla

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

Giresun Eğitimde İyi Örnekler Çalıştayı 2015

Giresun Eğitimde İyi Örnekler Çalıştayı 2015 Giresun Eğitimde İyi Örnekler Çalıştayı Çağrı Mektubu Eğitim, dış dünyadan aldığı dönütler doğrultusunda kendisini değiştirerek yenileyen açık bir sistemdir. Günümüz eğitiminin vizyonu, kabul görmüş düşünceleri

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

Brighton Ekolü. Film d'art (yapımevi)

Brighton Ekolü. Film d'art (yapımevi) Brighton Ekolü İngiliz fotoğrafçı topluluğudur. Superpoze, yakın çekim, kamera hareketleri görülür. Konulu filmler yapmadılar. Görsel efektlere ve hilelere yer verdiler. Film d'art (yapımevi) Ünlü klasik

Detaylı

Derece Alan Üniversite Yıl

Derece Alan Üniversite Yıl ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Çetin DOĞAN 2. Doğum Tarihi : 28.01.1964 3. Unvanı : Profesör 4. Öğrenim Durumu : Doktora Derece Alan Üniversite Yıl Doktora İktisat Bölümü Bradford Üniversitesi, 1993 İngiltere

Detaylı

TIP SÜRELİ YAYINCILIĞINDA BİR ELEKTRONİK DERGİ : KBB-Forum (www.kbb-forum.net)

TIP SÜRELİ YAYINCILIĞINDA BİR ELEKTRONİK DERGİ : KBB-Forum (www.kbb-forum.net) TIP SÜRELİ YAYINCILIĞINDA BİR ELEKTRONİK DERGİ : KBB-Forum (www.kbb-forum.net) Doç. Dr. İrfan YORULMAZ < yorulmaz@dialup.ankara.edu.tr > Doç. Dr. Orhan YILMAZ < orhan@kbb-bbc.org > KBB-Forum Editörleri

Detaylı

2015-2016 DÖNEM I MED 115: Temel Bilimler I Ders kurulu 14.09.2015-09.10.2015 4 Hafta/ 73 saat

2015-2016 DÖNEM I MED 115: Temel Bilimler I Ders kurulu 14.09.2015-09.10.2015 4 Hafta/ 73 saat 2015-2016 DÖNEM I MED 115: Temel Bilimler I Ders kurulu 14.09.2015-09.10.2015 4 Hafta/ 73 saat Dersler Teorik Pratik Toplam Davranış Bilimleri 25-25 Sağlıklı Yaşam ve Halk Sağlığı 25-25 Sosyal Bilimler

Detaylı