oidukian ekonomik indirgemecilik baklmmdan tahlil ettigimizde gorecegimiz J Bir tabu olarak 'ekonomi'

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "oidukian ekonomik indirgemecilik baklmmdan tahlil ettigimizde gorecegimiz J Bir tabu olarak 'ekonomi'"

Transkript

1 BIRTABU OLARAK 'EKONOMI', oidukian ekonomik indirgemecilik baklmmdan tahlil ettigimizde gorecegimiz J Bir tabu olarak 'ekonomi' Ekonomi gerek iktisat disiplininin, gerek diger toplum bilimierin nazannda bir tabu olma niteligini lsrarla koruyor. Tabudan kaslt ekonominin, siyasi-soylemsel (politico-discursive) pratik ve mucadeleler ic;inde ~ekillenen toplumsal bir siirec;ten ziyade kendine ic;kin i~leyi~ diizeneklerinin k~fedilmesini bekleyen dogal bir surec; olarak tasavvur ediliyor olmasl. Ve ne yazlk ki bu tabu samldlgmdan c;ok daha yaygm ve de yerle~ik -oyle ki, "toplum bilimlerin kralic;esi" bir disipline mensup olmamn kibiriyle sagda solda ahkam kesen iktisatplann yii_ ziine kar~l, ba~ka mevzularda her daim klh kirk yaran bir dii~iiniimselligi (reflexivity) ~iar edinm~ oianlanffilz bile c;ogu zaman "kralic;e C;lplak!" deme cesaretini kendimizde bulamlyoruz. Eu yazldaki amaclmlz soz konusu tabuyu topyekqn ala~agl edemesek de miimkiin mertebe a~mdlrmak. <;iinkii iktisat disiplini kraliyet dokunulmazhgml muhafaza ettikc;e ne ekonominin kultiirel surec;- ler ic;inde in~a edildigi, ne de siyasi iradeyle bic;imlendirildigi ve dola}'lslyla da yeniden bic;imlendirilebilecegi tahayyiil edilebiliniyor; mal ve hizmetlerin piyasa mekanizmalan araclhglyla dagmhp kapitalist slmf yapl1an ic;inde iiretilmeleri "doga kanunu" ya da "ilahi takdir" mertebesinde olgular olarak kamksamyor. YazlmlZa ekonominin tabula~masmda c;ok onemli rol oynaml~ iki koklii gelenegin, Neoklasik ve Klasik Marksist kuramlann bir kar~da~tlrrnaslyla ba~layacagiz. Siyasal olarak birbirinin kanh blc;akh hasml olan bu iki soylemi gerek bayraktarhgml yapuklan pozitivist bilgibilim (epistemoloji), gerekse de mali'll (*) Massachusetts Oniversitesi (Amherst), Iktisat BOIOmu.Yazarlar. sayieditorlerl Refet Gurkaynak ve Ali Burak Guven ile genel editor Tanll Bora'ya makalenin yazlh~surecinde gostermi~ olduk- Ian anlayi~ve sabrrdan dolayl te~ekkuro bir bor~ bilir. iizere bahsi gec;en iktisadi okullar aslmda enikonu hlslm sa}'lhrlar. Zaten ~ammlzca ekonomik indirgemecilik, gerc;ekiigin ke~fedilip soylem diizlemmde yansltdma}'l bekleyen bir nesne olarak tasavvur edildigi pozitivist. f~ntazi ile yakmdan ili~kui. Dola}'lslyla, soylemin, nesnesini bizzat soylemin lc;m~e. kurdugu anla}'l~l iizerinden hareket eden pozitivizm-kar~m her t~plu.m.bl~lmsel kuramm, en asgaride bilgibiiimsei tutarhhk icabl, madalyonun otekl yuzii olan ekonomik ozciiliigulindirgemeciiigi de terketmesi beklenir. Ne var ki, soylemin kuruculuguna yaptlklan vurgu sebebiyle bizzat "soylem indirgemecilik"le itham edilegelmi~ olan Post-Marhsist du~uniirler dahi Klasik Marksizm'de el~tirdikleri ekonomik ozculiigulindirgemeciligi tekrar tekrar yeniden uretmekten kendilerini alamlyor gibiler. Yazmm ikinci klsmmda Post-Marksist Radihal Demohrasi projesinde ekonominin bir tabu olarak hortlayi~ml incelerken, bir yandan da bu projeye yoneltilen ele~tirilerin smulanm tartl~caglz. Aynen Neoklasik ve Klasik Marksist kuramlar arasmda oldugu gibi, burada da tartl~mamn taraflannm c;ok Onemli bir ortak paydada bulu~tugunu; diger hususlardaki keskin safla~manm, mesele ekonominin s6ylem-dl~1 statiisiine gelince yerini nasd kar~lhkh bir ate~kese buaktlgml gorecegiz. Dc;uncu ve son klslmdaysa hem Radikal Demokratik soylemin siyaseti kuramsalla~tmrken kullandlgl "hegemonya" ve "olumsalhk" kavramlanm ciddiye alan, hem de ekono~iyi bizzat kultiirel ve siyasi surec;ler tarafmdan "ta$km-beiirlenen" (overdetermmed) top- Iumsal bir sure.; olarak tahayyiii eden yeni bir Marksgil iktisat kurammm c;erc;evesini ve siyasi ac;lhmianm kaba hatlanyla c;izmeye c;ah$acaglz.' Ozetle, bu yazldan maksadlmlz ekonominin hem iktisadi hem de diger toplum bilimsel soylemler ic;inde nasl1 ve hangi nedenlerle bir tabu olarak ~ekrar tekrar uretildigini tartl~mak ve boylelikle bu tabuyu bir nebze olsun yennden oynatmak. Eu minval ~-lzre,"toplumsalm iktisadil~mesi" olarak adlandlrdlglmlz ilk boliimde iktisat di;iplininin diger toplum bilimleri kolonize edi~ seriivenine dair biri Neoklasik digeri de Marksist kokenli iki Omek aktanrken, "lktisat ideolojisinin lsran" ba~hkh boliimde iktisat-dl$l toplum bilimlerin bu emperyalizmle girdigi zlmni i~birligini Radikal Demokrasi projesi baglammda m.a~aya yatlracaglz. Son boliimdeyse, 0 noktaya dek geli~tirmi~ oldugumuz el~tinlerden hareketle -tabiri caizse- akmtlya kar~l kiirek c;ekerek, "lktisatm toplumsalla~masl" istikametinde biraz olsun yol katetmeye c;ah~aca?lz. K~.n~~lz~a.' ~u noktada iktisatc;llara c;ok onemli bir gorev dii~iiyor: lktisat IdeoloJlsml dlslplm ic;inden toplumsalla~tlrmak. l~te tam da boylesine kokten bir yeniden ~~~ii~menin gerekliligine duydugumuz inanc;tan otiirii, son boliimde Marksgd IktlSatm kilit kavramlanndan belki de ekonomik indirgemecilik ithamma en fazla maruz kalan smifkavrammm ozculindirgemeci olmayan bir okumasml sunacagiz. 1 HTa~km-belirlenimHkavramm" bu kavramln indirgemeci olmayan bir slnlf ~OzOmlemesiningeli~tirilmesine yaptl~1 kurucu katk, ~er~evesinde.o~oncoboiomdedaha detayll olarak ele alaca!jlz.

2 YAHYA M, MADRA..CERENOZSEL<;:UK.. KENAN ER~EL 1. Toplumsahn iktisadil~mesi 1.1. Bir hegemonik "--.Ll I muuuu:;e a ani olarak iktisat disiplini Bir soylemsel yapl olarak iktisat disi lini h', Iemiyor. Her ne kadar gl1nl1mu d N ~I 'k l~ ~e yeknesak blr goruntu sergilumlerinde mufredan bell' I zl e eo asl lktlsat, universitelerin iktisat bo-,, r eyen er d en tutun da 1 I k- Imkalanm ~ekillendiren siyas' - 1 k d ' u Usa ve uresel ekonomi pol gu~ ere a ar birrokl d'. tartl~maslz ha.kimi olarak kabul edilse de... _a~mn nez lode disiplinin yontemi ve dola}'lslyla nesnesini beli I,~;ylS~ du~unce okulu bu disiplinin hegemonya mucadelesi vermi~ v :?e 1me ugruna birbiriyle di~edi~ bir Wolff, 1990). e a en vermekte (Amariglio, Resnick ve lktisat disiplini i~inde deveran eden farki " ', mflandlrmak mumkun 2 Bir 'k k 1soylemlen ~e~lth ol~utlere gore Slbutunu ve kurumlan ~~kl~:~~;l l~ ~o ~asl oiar~k alan soylemleri, toplumsal biliriz. Omegin Walrasgil P t~~lt0 1 ara, alan soylemlerden aylrarak ba~laya-,, os -vva rasgll Yeni K I., ve Avusturyacl du<:unce ok lib" urumsa Cl, anahtlk Marksist y u anm Ireyci ikt" d' - 1 Keynesgil. KurumsalCl Klasik Mark ' t 5 ff lsa 1 soy emler; Keynesgil. Post- - k ' SlS, ra acl ve Post-yap I M k', ~un,ce 0 uuanmysa butiinselci (holistic) so lsa Cl ar SlSt du- Hahhaznda yeterince aiacall bul I I b ylemler olarak slmflanduabiliriz., aca loan u resmi h t 1 getlrmek istiyorsak yukandaki varhkbiiimsel ( ep en yama 1boh~a haline tembi!im (metodoloii) eksen', 'I d' ontolojlk) smlflandlrmaya y6n- J 1011 aye e eblliriz K' 'b'. Yeni Kurumsalcl) ve bl1t11nselci(.. KI',l1~ll lreycl (om., Neoklasik. yonelim i~erisinde kullandlklar k rn., alslk Markslst) soylemler bi~imselci bir, ' 1 avram arm h tl1 I" I blk edilebilecegini iddia ederkd'g k' ' er r u top umsal baglama tatoo bic;imselciligin zaman- ve mek: n, 1 er Iml okullar (om, "Eski" Kurumsalcl) an-a~m tutumuna C I' d ' la~lmla, her farkh toplums I mesa e 1 uran tlkelci bir yaka yapmm 0 yaplya ozg" k k edilmesi gerektiginin altml riz I (Ad u avram ve uramlarla tahlil b '!......er er am an ve Madra 2002) lk' m I glbl!l1ti kar~lsmdaki tut 1..,. tlsat okullanurn anna gore ayn~tlrd it d', yasa yanhsl goru<:leriyle ta A. Ib 1m1z a lse blreycilik ve piy nman Vusturya okul k" Ienmedik bir bi~imde sol eit'i' I' K unun Iml mensuplanm bek- 1 bl 1m 1 urumsalcl ve Po t 1 emlerin yamnda. disiplinin merkezindeki ' " s -~aplsa Cl Marksgil soymn kar~lsmda buluveriyoruz (Burczak, 199~~ZltlVlst ve ozcu du~unce okullanlktisatm farkh aplardan baknkc;a binbir ki -_ reti ancak disiplini hegem 'k b' ~e e burunen bu kaleydoskopik suom lr mucadele al I k k gor11niirjuhnabilir. Boyle bir k II am 0 a,ra avramsalla~tltlrsak '. avramsa a~tlrma sayeslode "iktisat" gostereni- 2 Bu y~zlda de!)inilen iletisadi soylemlerin i' _, slmrh Oldu!)unu; ancalc. eleonomi e dair~'ieotu aleademllege~erlili!)e sahip belli ba~holeullarla ol~a.dl~lm yeri gelmi~leenbelirtm~1eistedile I~~~:ar~l~n soylemleri~ hi~ de aleademiyle slnlrh e~i!)lm~z ama formel bir botonlo!)esah'. I e I.a~atlmIZIn blr~olenoletaslnda moracaat ~~msenl~ g~i~tiriliveren nice soylemob~~i~ ~adllela~11~1n"ersatz" (uydurule) iletisat diye IeO- Ir 1e0~eslndetutmaleta fayda var (Amariglio ~e ~~~~O.a1d;;9~.uradaele alamasaleda, zihnimizin nin (signifier) herkesin uzerinde nihai olarak uzla~abilecegi bir ara~tmna yontemine ya da nesnesine kar~lhk gelmedigi sonucuna varabiliyoruz. Daha ziyade, somut ve tikel soylemlerin kendilerini tammlarken atlfta bulunduklan iktisat gostereni, bu soylemlerin i~inde konumlandlklan disiplinin smlrlanm bir nebze olsun guvence altma alabilmek ic;in demir aulklan bir bo~ g6steren (empty signifier) i~levi goruyor. 3 Bu nedenle.]acob Viner'm onerdigi iktisat tamml belki de verilebilecek en uygun tamm: "lktisat bilimi iktisat~llann yaptlklanndan olu~ur" (aktaran lnse!, 1997: 47). Kammlzca, Viner'lO kasten i~eriksiz blrakngl bu tamm, hem "iktisat" gostereninin nasl1 farkh iktisadi soylemlere evsahipligi yapabhdigini, hem de farkh soylemlerin, bu bo~ gosterenin i~ini doldurabilmek ugruna birbirleri He yan~a girdiklerini an bir bi~imde anlanyor. Oyle ya, ~ayet iktisat "iktisat~l1ann yapnklanndan" ote bir "~ey" olsaydl, bu bo~ gosterene sahip ~lkmaya ~ah~n envai ~e~it s~sin olu~turdugu kakofoniyi salt 0 "~eye" i~aret ederek bir hamlede dindirmek mumkun 0lurdu. 4 Burada vurgulamak istedigimiz en onemli nokta iktisatm ara~tlrma nesnesi olan "ekonomi"nin farkh bir toplumsal duzlem olarak belirli iktisat soylemlerinin i~inde kavramsalla~tmldlgl. Ba~ka bir ifadeyle, ekonominin iktisat soylemleri tarafmdan ke~fedhmeyi bekleyen kendinden menkul mekanizmalan olmadlgi gibi. toplumsal bir duzlem olarak ekonomi anc,ak farkh iktisat soylemleri onu toplumsal butunden ayn~tlrdlgl zaman vucuda gelir, Oyleyse. gerek iktisat biliminin nesnesi olarak "ekonomi", gerek bu duzlemi t~kil eden 3 Ferdinand de Saussure'den (1915[1966)) bu yana herhangi bir gosterenin anlamlnln (gosterilenin) gosterge zincirinde. sozieonusugosterenin elelemlendiqi diqer gosterenlerle girdiqi aynmsal (differentiat) lil~leii~lnde leurulduqunu biliyoruz. Oyleyse. her bir gosterenin anlaml soylem i~inde diqer gosterenlerle etkile~ime girdik~e. baqlaml i~inde belirginle~ir. Ne var ki, bazl gosterenler, alelade gosterenlerden farleh olarale i~inde bulundulelan alanlnln o/mayan batonlofjono, kurucu noksanllfjml temsil edebilme Ieabiliyetine sahiptir. "1Ietisat" gostereni, farleh iletisadi soylemlerin Ieendi tileel anlatllannl yanslttllelan bir beyazperde i~levi gordoqove tam da bu yozden farleh iletisadi soylemlerin mocadele alanl haline geldigi i~in tam manaslyla bir "bo~" gosterendir, Bir yandan, hangi do~onceoleullannln disiplinin i~inde, hangilerinin dl~lnda sayllaca!)1bu gosterenin nasll tanlmlandlglyla dogrudan i1i~leilidir.e~deyi~le,iletisat disiplinin Ieapah, slnlrlan belirgin bir alan olarale Ieurgulanmasl, bu gosterenin anlamlnln ilena ve zor yoluyla netle~tirilmesinden ge~er (McClosleey,1994), Ote yandan, mutlale bir netle~me ya da belirginl~me asia miimleiin olmayacaletlr: Anlaml netle~tile~e,gosteren "bo~" olmaletan ~Ilear,GOsterenin i~eri!)i tileelle~tile~e.dl~anda IealansOylemlerin muhalefeti yogunla~lr, Her zaman boylesine bir belirginle~meye muhalefet edecele farleh soylemlerin ~Ileacaleolmasl Ieu~leusuzbu imlellnslzhgln Onemli bir nedenidir. Ama burada daha derin bir imlellnslzhgln, bizatihi muhalefeti momleon Iellan bir imlellnslzhqin altlnl ~izmelegereleir, Bo~gOsterenler i~te tam da bu temel imlellnslzh!)i, daha genel bir lfade ile toplumsahn Ieurucu nolesanh!)lni temsil edebildileleri i~in Onemlidirler. Bo~gOsterenler sayesinde tileellileler ortak bir ~er~evei~inde biraraya gelir ve birbirleri ile etleile~ime girerler (Laclau. 2000: ). 4 Yazlnln ~e~itli yerlerinde de!)indi!)imiz "pozitivist fantazi" ibaresini i~te boyle bir ~imet noletaslnln mevcudiyetine inanmale olarale da tanlmlayabiliriz. Siovenyah felsefeci-psileanalist Slavoj iilele, Marlesist bir Ieavram olarale "ideoloji" ve Lacanci bir Ieavram olarak "fantazi" araslndalei farlel ~Oylea~llelar (2002: 65): "Egemen Marlesist perspeletifte ideolojile balelvnazar (gaze), toplumsal i1i~leilerinbotonlogonogozden lea~lran klsmi bir balel~tlr, oysa Lacanci perspeletifte ideoloji [fantazi] daha ~olekendi imkans/z/lgmm izlerini silmekle ugra~an bir botonliiktor." Oyleyse, positivist fantazi dedi!)imiz temsiliyetin Iea~lnllmazimlellnslzhglnl salelayan,soylemin soylem-dl~1bir nesnelligi tems!1edebilece!)ine olan inan~lr.

3 YAHYA M. MADRA - CEREN OZSEL~UK - KENAN ER~EL siire\;l.erin i~leyi~ini a\;lklayan bilumum mantlk ve diizenek, bizzat iktisat soylem(ler)inin iiriiniidiir (Foucault, 1973).. Nevar ki, "ekonomi"nin iktisadi soylemler i\;inde in~a edilmesi bu soylemler~n.l~fu?iiz~fta_nibaret ~ldugu anlamma gelmez. Aksine, diger butun soylemler glbl lktlsadi soylemlenn de ya~amlmlz uzerinde gayet somut maddi etkileri vardu. s Diger to.plums~l s.ur~\;lerden ayn~tmlarak "ekonomi" ~ostereniyle iml~nen s~re~ler blrdenblre lktlsat soylemlerinin mudahale nesnesi haline geliven.rler. Boy.le~e ekonomi, iktisat\;l1ann tasarrufta bulunabilecekleri, ~ekillendirebl1ec~kle~.blr alan olarak belirginle~ir. Toplumlann kaderlerini belirleyen ekon.oml pohtl~alan, belirli iktisadi soylemler i\;inde neyin ekonomi oldugu, neym e~onoml olmadl~l tasnif edilerek ~ekillenir. Ornegin, neoklasik iktisata gor~ gehr ~agl~lmmdakl bozuklugu duzeltmek maksadlyla giri~ilen yeniden bolu- ~u.m.e~oneh~, ~ygu.i~malar (om. asgari ucret, artan oranda vergi, vb.) ekonommm dogal l~leyl~meyapl1an harici, ustelik siyasi mudahalelerdir. _ Heg~~oni~.muc.adele siireci sonunda iktidan ele ge~iren soylemlerin en onemh OZelhgl genye doniik olarak tarihi yeniden y~zmalan ve ortaya pkl~ ko~ullannm olumsalhgmm izlerini silmeye \;ah~malandlr (Ladau, 1990). Topl~msal mll~adeleler sonunda hl1kimiyetlerini kuran soylemler ve bu soylemle- ~m oznelen, ~a~kh soylemlerin de egemen konlima yiikselebilecegi olaslhgml ortbas etlnek l\;m ellerinden geleni yaparlar. Bu nedenledir ki, hem ba~kalanm ~e~ de ken~ile~n~, hegemony~ miicadelesinin somut ve maddi olumsalhgmm ot~mde, tarih-ustu ve metafizlk bir gereklilik nedeniyle egemen olabildiklerine mandumaya ~a~l~lrlar. lk~isat disiplini baglammda iistii ortiilmesi gereken olumsalhk, soylemm nesnesl olan ekonominin bizzat soylemin i\;inde kurgulandl~.~e tam da bu.yiizden her zaman ba~ka bi\;imlerde de kurgulanabilecegi g~r\;~gldlr..~~er bahsl ge\;en soylem pozitivist bir bilim anlayl~ma sahipse, kendl soyl~ml wmde kurdugu "ekonomi"nin soylemi onceleyen, soylem-dl~l bir ger~ekhge teka~ii~ et.tigine kendisine inandlrmasl ~ok da gii\; olmasa gerek. Ornegm, ~eok.laslk l~~l~at\;l1ann ~ogu ekonomik faillerin nedret ortammda yaptlkl~n.te~clhlenn tahhhm ekonominin en temel sorunu addederler. <;:oguneoklaslk lktlsat\;l bu ekonomik sorunun, Neoklasik soylem i\;inde o.retilmi~ bir sorun oldugunu ak111armadahi getinnezler. Ahmet lnsel'in de belirttigi gibi, bir\;ok yerle~ik iktisat\;mm kendilerine ve soylemlerinin giico.ne olan go.venlerinin altmda tam da bu pozitivizm yatmak- 5 Pozitivizmin par~do~su tam da burada, soylemin toplumsal dono~torocoio!lono inkar edi~inde yatmaktadl/: P~kl, blr kuramln i~levi, kendisinden ba!llmslz bir bi~imde varolan bir gorongoyo (fe~omen) b:lh kavram:~r ara.cl~i!liy'la.soylem~ozleminde edilgen olarak "yansltmak"tan ibare~ Ise ~~?u yans'tm~. 1~I~mlnlnbllgl nesnes, Ozerinde herhangi bir dono~torocoetkisi yoksa -kl pozltlv~zm, tanjm, Itlban~l~ boyle bir do~onomselli!lemahal ver(e)mez- 0 zaman kurama ne g.erekv.ar.. K~ant~~ mekanl!ll~den bu yana salt bir gozlemcinin mevcudiyetinin dahi bir deneyln netlceslnl de!ll!tlrmey~ kat! ~I~u~unu fiz~k~iler gayet iyi biliyorlar; ama goronen 0 ki iktisat~t1ar!n,hep Oykunegeldlklen flzlk~llere yetl~ebilmeleri i~in daha ~ok flnn ekmek yemeleri lazlm (Mlrowski, 1989). tadu (1997: 45). Ku~kusuz bu ozgo.ven, iktisat\;l1ann diger disiplinlerin \;ah~ ma sahalanna nasl1 fo.tursuzca musallat olabildiklerinin de ipu\;lanm vermektedir. lnsel'in saptamasma katkl olarak bizim hurada dikkat \;ekmeye \;ah~tlglmlz husus ise bu pozitivist fantazinin neyi sakladlgl, neyin o.sto.nii ortto.go.do.r. Bu soruya hemencecik ~oyle bir yamt vennek mo.mkiin: Iktisat\;l1ar, "ger~eklik"le hi\; al~kasl olmayan varsaylmlardan yola \;lklp ekonominin "asl1" dinamiklerini a~lklamaktan ~ok uzak tahlillerden ba~ka bir ~ey iiretemediklerinden bilimsellik kisvesinin arkasmaslgmma ihtiyacl duyuyorlar. Ilk bakl~ta akla gayet yatkm goriinmekle birlikte boylesi bir a~lklama, kammlzca, bahsi ge\;en pozitivistlbilimselci (scientistic) fantazinin oyununu a\;lk etmek ~oyle dursun, bizzat bu fantazinin oyununa gelip onu hepten peki~tiriyor. Mesele iktisat\;llann, ekonominin "ozii"nii bir tiirlii kavrayamamasl, kullandlklan kavramlann ekonominin "hakikati"ne tekabiil etmeyi~i degil, 0 "ozii"l"hakikati" bizzat kendi soylemleri i\;indejaraclhglyla kurguluyor olduklan halde, bu kurgulama siirecini yok saymalan, soma da bilfiil nesnele~tirdikleri, ~eyle~tirdikleri (reification) "ekonomi"yi buluvenni~ gibi yapmalan. Soylemin yukanda altml \;izmeye \;ah~tlglmlz kurucu (constitutive) niteligini goz oniine aldlglmlzda bir~ok iktisat\;mm, "ekonomi" olarak tammladlklan duzlemi apklamak iizere kullandlklan kuram, yontem ve kavramlan ekonomid~l diger toplumsal sure\;lerin tahlilinde de rahathkla kullanabilmelerinde ashnda ~a~l1acakbir taraf olmadlgml goriiyoruz. Ne de olsa, keramet nesnede degil, nesneyi kuran soylemdedir. Oysa bu iktisat\;llar, diger toplum bilimleri bu kadar kolayhkla kolonize edebilme yetilerini, soylemin kurucu giico.nden kaynaklanan esnekligin dogal bir sonucu olarak kabul etmek yerine nesnele~tirdikleri "ekonomi"nin toplumun ozu olu~una yorup kendi kurgulanmn oyununa geliyorlar. Eger ekonominin "ger~egi"ni hakklyla kavramaklyansltmak maksadlyla ortaya atllml~ kuramlar toplumsalm ba:~ka alanlanna da rahathkla uygulanabiliyorlarsa,bu genellenebilirlik neden ekonominin, toplumun ozo., toplumun diger sure\;lerini belirleyen son kerte oldugunun bir kamtl olmasm? Kendilerini pozitivist fantaziye kaptlnnl~ olan iktisat~llar ekonomik indirgemeciliklerini hem kendi hem de ba~kalannm nazannda m~rula~tlnrken, i~te boylesine klslr dongiisel bir mantlk silsilesini takip ederler. A~agldaki bolo.mde iktisat disiplinindeki bu ekonomik indirgemeci egilimi Neoklasik ve Marksistgelenekler baglammda tartl~acaglz. Ku~kusuz, her do.~unce gelenegi gibi bu okullar da tiird~ degiller ve i\;lerinde ekonomik indirgemeciligin asklya ahndlgl anlan, ozco.lo.k-kar~ltl mecralan ill~ ki banndmyorlar. 6 Bu \;ekinceyi koymakla birlikte, biz burada soz konusu okullann Mkim kollan iizerinde 6 Neoklasik soylemin OzcOIOktenuzakla~tl!ll -postmodern- anlannl tespit eden yeni bir ~ah~ma i~in, bkz. Amariglio ve Ruccio, Marksist iktisat i~indeki OzcO-ka~ltl damardan beslenerek indirgemeci olmayan bir SinIf anlayi~lna yaslanan gelene!liyse bu yazlnln O~OncObOIOmOnde tanjtmaya ~ah~aca!llz.

4 YAHYA M. MADRA CERENOZSEL~UK KENAN ER~EL yogunla~rak, ekonomik indirgemeciligin nasll farkh bi~imlerde tezahur edebildigini omeklemeye ~h~aca~. Biri saglneoliberal, digeri sovdevrimci siyasetle ozd~l~egel~bu birbiriyle taban tabana zit iki gelenek, ekonomiyi iktisadi kuram ve yontemler araciliglyla ke~fedilmeyi bekleyen soylem-dl~l bir ara~tlrma nesnesi olarak tela]9<ietmeleri baklmmdan aslmda muttefik saylhrlar. Ne var ki, tam da bu poziti~t fan.taziyi payla~malan sebebiyle, her iki iktisadi soylem de, digerinin bilimsellik. iddiaslm reddeder, bilimsellik ni~nml klskan~hkla otekinden saklmr. Bu pozitivist fantazinin her iki gelenege de fazlaslyla sirayet etmi~ ve ekonominin ~eyl~tiri.hp.l;sine ko~ut bir diger ve~hesi de, toplumsalm turn sure~lerinin ekonomik dlizlemin tekil mantlgindan ~lkarsanabilecegine duyulan inan~tlr. Neoklasik iktisata gore birey tercihlerini "iktisadi aklm" temel aksiyomlan7 dahilinde, alacagl hazzl azamile~tirmeye yonelik bir marjinal fayda-maliyet hesaplamasl sonucu yapar. Akllci bireylerin nedret 8 ortammda yapmak zorunda kaldlgl her tercih Neoklasik iktisatm tahlil edebilecegi bir edim addedilir (Becker, 1976: 8). Soz konusu tercihlerin birebir ekonomiyle ilintili olmasl ~art degildir. Oyle ya, eger piyasada ah~veri~ yapan bir bireyin akllci davrandlgml kabul ediyorsak, neden aynl bireyin, mesela, oy kullamrken de akllcj saiklerle hareket ettigini ve dolaylslyla Neoklasik kuramm kapsaml dahiline girdigini ~arsayluayahm? Dahasl, eger gunumuzl1n modern Banh bireyi akjlcl ise, neden Batldl~l toplumlarda ya da ge~mi~te ya$aml~ bireylerin de akllcl tercihler yapabileceklerini "se<;kincilik yapmadan" teslim etmeyelim?9 Gerek Kamusal Tercih okulu, gerek Yeni Kurumsalcl okul bu sorulara olumlu yamt verebildikleri 01<;11- de kendilerine yeni, ekonomi-dl~l faaliyet alanlan a<;maylba~arml~lardlr.'o 7 Akllel bir bireyin tercihleri tam, yanslyan ve ge~i~kendir. Bu varsaylmlar iktisadi aklin en minimalist tanlmlnl olu~turur. Genel Denge modellerinde dengeyi sa!)layacak flyat vektoronon hesaplanabilmesi i~in "monotonisite" ve "dl~bokeylik" gibi ba~kavarsaylmlarla bu gorece esnek tanlmln OzgOlle~irilmesi gerekir. 8 Neoklasik kuramln "nedret" teriminden kastl insano!)lunun herdaim sonsuz ama~lar gotmesine ra!)men bu ama~lan ger~ekle~tirmek i~in elinin altlnda bulunan kaynaklann (Orn. vakit, nakit) sonlu olmasldlr. Neoklasik sorunsalda nedret kavramlnln merkezi konumul'lun ve bu kavraml OncOlleyenvarsaylmlann ele~tirel bir ~OzOmlemesii~in bkz. De Martino, 2000: Aklleillk (rasyonalite), tabii ki, Batlli bireylere ozgo bir do~oncetarzl de!)i!. Ne var ki, Neoklasiklerin Hse~kincilik yapmama" bahanesiyle zaman ve mekan farkl gozetmeksizin tom toplumlara atfetmeye kalkl~tlklan dar anlamlyla "iktisadi" akllelli!)i, terimin bir nedensellik i~inde hareket etme olarak tanlmlanabilecek geni~ anlamlndan aylrmamlz lazlm (Hindess, 1989: 47-9). Farkli torde akllelliklann da olabildi!)ini takdir etti!)imiz zaman se~kincili!)e ya da oryantalizme do~memenin yegane yolunun Neoklasik iktisat~i1ann Onerdi!)i ~ekliyle iktisadi aklleill!)1n nofuz alanlnl alabildi!)ine evrenselle~tirmek olmadloi goroior. 10 Kamusal Tercih okulunun iktisadi tercih kuramlnl siyasi sore~lere uyguladl!)1 klasik metinler araslnda Arrow (1951), Downes (1957) ve Olson'nun (1971) ~ali~malannl zikredebiliriz. Yeni Kurumsalelh!)m i1kllel tercih kuramml tarih yazlmma uyguladl!)1 ~ah~malara Ornek olarak North ve Thomas (1973) ve North'un (1990) eserlerine baklnlz. Sosyoloji alanlndaki bir ~ali~ma i~in ise bkz. Elster, Neoklasik iktisatm diger disiplinleri kolonize etmesinden kastedilen i~te bu iktisadi akllclhkla donanml~ birey varsaylmmdan hareketle siyasi ve kulturel suw;lerin tahlil edilmesidir." Soz konusu kolonizasyonun dinamiklerini anlamak baklmmdan antropoloji disiplininde onemli bir yeri olan armagan olgusunun iyi bir omek te~kil ettigini du~unuyoruz (Mauss, 1924(1967); Insel, 1995; Komter, 1996). Armagan ili~kisi neoklasik iktisat a~lsmdan ilk bakl~ta kavramsalla~tmlmasl olduk~a g:1~bir olgudur. Bir yandan bu ili~ki bi~imi, akllcl olmayan marjinal bir iktisadi faaliyet olarak gozardl edilemeyecek denli yaygm ve de kadim bir edimdir. Ama diger yandan da armagan ili~kisinin piyasada cereyan eden bildik mubadele tarzma hi~ benzemedigi de a~ikardlr: Armagan veren kar- ~lhgmda bir ~ey edinmedigi gibi, alan da bizzat kendisinin talep etmedigi bir mal ya da hizmetle ba~ba~a kahr. Arz ile talep arasmdaki simetriyi kuramsal ~er- ~evesinin tam merkezine oturtmu~ bir iktisadi gelenek a~lsmdan boylesi bir durumun ne akllci ne de etkin oldugunu soylemek mumkun gorunmektedir. Ve fakat slrf bu yuzden armagan ba~hgl altmda amlan saylslz etkinligi kuramm uygulama alam haricinde blrakmak da Neoklasik iktisatm emperyalist emellerine ters dl1~mektedir. Bu baglamda, ne yardan ne de serden vazge~mek isteyen kimi Neoklasikler armagan ili~kisini zlmni bir mubadele sureci olarak kuramsalla~tlrmaya soyunmu~lardlr (Andreoni, 1989). Burada armagam veren ki~inin armagam verme eyleminin ta kendisinden haz aldigl varsaylhr: Verilen armagan, armagan verme eyleminden alman haz i<;inodenmesi gereken bedeldir. E~deyi~- Ie, akllcl birey armagan verme hazzl ugruna armagan hediye eder. Bir diger olaslhksa armagan ili~kisinin, mubadele ili~kisini tamamlayan, onun gediklerini orten bir dolgu malzemesi olarak kurama i<;sel1~tirilmesidir. Belirli bir iktisadi faaliyete taraf olan bireyler muhtemel bir ihtilaf durumunda haklanm devlet ya da benzeri bir u<;uncu merci huzurunda arayabilmek maksadlyla sozle~melere (om. i~, kira, ticaret) ba~vururlar. Oysa, ayn~lk ~lkarlar guden taraflann birbiri hakkmda tam malumata sahip olmamalanndan kaynaklanan "asimetrik bilgi" sorunu sebebiyle sozle~meler her zaman natamamdlrlar. Bu sorunu gidermek i<;in medet umulan denetim mekanizmalanysa etkinlikleri itibariyle smuh 01- duklan gibi masrafhdular da. Sozle~melerin bu muzmin zaafiyetini ciddiye alan kimi iktisadi yakla~lmlar, sozle~menin icaplannm her seferinde zora ba~vurulmaya gerek kalmadan yerine getirilmesinin ancak farkh kurumsal yapllann destegiyle mumkun olabilecegini savlarlar. l~te tam bu noktada armagan ili~kisi mubadele surecinin puruzsuz i~lemesini saglayacak guven ortamml tesis eden kurum olarak devreye girer. Bu alanda ilk akla gelen omek George Akerlof'un (1982; 1984) emek-sermaye sozle~mesi uzerine yaptlgl <;ah~malardlr. l~veren emek~inin sarfettigi emegin iktisadi etkinligini her an denetleyebilecek konumda olmadlgmdan emek<;iden gerekli ~abayl alabilmek i~in ona marjinal verimli- 11 Bu ve akabindeki paragraftaki tartl~manln kapsamli bir sunumu i~in bkz. Adaman ve Madra

5 YAHYA M. MADRA CERENOZSEL~UK - KENAN ER~EL ligine denk du~enden daha yiiksek bir maa~ verir. Bu maa~ fazlasl, bir nevi, i~verenin emek~iye verdigi bir armagandlr. Emek~i ise bu armagana kar~lhk i~verenin arzu ettigi verimlilikte ~ah~lr. Bu modelde, i~akdinin yasal bo~luklan armagan ili~kisi sayesinde doldurulur. Ozetle, Neoklasik iktisat armagan ili~kisini incelemeye aldlgmda ona iktisadi akilclhkla donanml~ birey varsaytmmdan hareketle piyasa ili~kilerinin merceginden bakar. Armagan ili~kisi piyasa ili~kilerinin yorungesi i~inde tasavvur edilir: Ya piyasa ili~kileri ile kar~lla~tir1hr ve eksikli bulunur; ya zlmni bir piyasa ili~kisi olarak tasavvur edilir; ya da piyasa ili~kilerinin eksik ya da sakh bilgiden kaynaklanan gediklerini yamayan SIva (bir tamamlaylcl) i~levi gorur. Burada lsrarla altml ~izmemiz gereken, sorunun Neoklasik iktisatm piyasad~l ili~kilere de el atmasmda ya da bu ili~kileri kendi "ger~ekliklerinden" sap- tlrarak tahlil etmesinde degil, bu ili~kileri tek bir mantiga, iktisadi akla, indirgeyerek kuramsalla~tlrmasmda oldugudur. Neoklasik iktisat inceledigi her toplumsal sureci idealize edilmi~ bir piyasa mekanizmasml referans alarak tammladlgl iktisadi etkinlik (verimlilik) 61~utune gore degerlendirir. Piyasa-dl~l ili~kilere (Om. armagan) ya piyasalann tiikendigi yer ve durumlarda, ehveni ~er olarak musamaha eder ya da onlarda i~kin olan "ara~salcl akh" gun l~lgtna ~lkanr. Bu ~er~eve i~inde iiretilen turn tahliller piyasalann olmadlgl yerlerde piyasalann y~ermesini telkin eder. Dolaytslyla, Neoklasik iktisat sadece toplumsal sure~leri modellemekle kalmaz, bu siire~lere katllan bireylerin davram~lanm iktisadi etkinlik ol~iitiine uygun olarak bi~imlendirmek iizere modeller 6nerir (Benton, Jr., 1982). Onerdigi modeller bireyler tarafmdan benimsendigi 01- r;iide de Neoklasik iktisat toplumsah d6nii~turur, ~ekillendirir. Neoklasik iktisatm yaytlma hususunda sergiledigi esneklik ve 6zguvenin iktisat ideolojisinin toplumu yava~ yava~ de ge~irmesine ko~ut oldugu saptamasml yapan bir~ok ele~tirel iktisat~l da vardlr. Bu iktisatplara g6re ara~lcl akil ve metala~ma, modem toplumlann iliklerine dek i~ledigi i~in bireyler de gittik- ~e daha ~ok Neoklasik iktisatm varsaydlgl homo economicus gibi davramr hale gelm~tir (Dow, 1998). Oyleyse iktisat ideolojisinin nufuz alamnm derinle~tigi ve yaygmla~tigt toplumlarda Neoklasik modellerin a~lklaytclhgl olabilecegini tesum etrnek gerekmez mi? Eger bilimsel ~abanm tek amacmm a~lklaytclhk olduguna inamyorsak, bu soruya olumlu yamt verebiliriz. Ne var ki, bu soruyu enine boyuna irdelemeden Once Marksist gelenekte rastladlglmlz ekonomik indirgemeci 6ykuleri tarti~mamlz gerekecek Marksist iktisadi ge.1enekteki e1wmmik indirgemeci anlatdar Marksist gelenek ir;indeki en egemen anlati, toplumsal olu~umu (formation) bina egreltilemesi ile tasavvur ederek ust-yaplyt alt-yapldan aytnr. Dst-yaplyt olu~turan duzeyler arasmda siyaset ve devlet, ku!tur, ideoloji ve yasal duzenle- meleri sayabiliriz. Alt-yaplyt olu~turan "iiretim tarzmm" ise iki temel ayagl vardlr: uretim ili~kileri ve uretim gii~leri. Dretim il~kilerindeki taraflar (slmflar ya da slmf konumlan) bazl yorumlara gore uretim ara~lanna kimlerin etkin bir bi- ~imde sahip olup olmachgtna bakilarak, diger yorumlara goreyse arti-emegin kimin tarafmdan uretildigine ve uretilen artiga kimin el koyduguna bakllarak belirlenir. lki yorumun ortak noktasl slmf ili~kilerini ikili bir yapl i~ine hapsetmeleridir. Dretim gii~leri ise herhangi bir toplumun tarihsel ko~ullan i~inde dogaya el koyarken kullandlgl iiretim ara~lannm verimlilik diizeyini ve iiretim ili~kilerine tekabul eden emek surecinin diizenlenme bi~im ve yonelim teknolojilerini i~erir. Klasik Marksist iktisatplar (ve toplum bilimciler) toplumsal olu~umun ustyaplsmm, en son kertede de olsa, uretim tarzl tarafmdan belirlendigi konusunda hemfikirdir. Anla~mazhk, vurgunun iiretim tarzmm hangi ayagma yapllacagl noktasmda r;lkar. Kimi Marksist kuramcllara gore iiretim ili~kilerini ve dolaytslyla toplumsal olu~umun butununu belirleyen unsur, uretim gur;lerinin geli~me dinamigidir. Dretim gu~lerinin ate~leyicisi ise insanhgm nedret ko~ullan kar~lsmda gereksinimlerini kar~ilamak uzere sergiledigi yaratlclhgl ve ilerlemeci tabiatldlr (Cohen, 1978). Drelim gii~leri geli~lik~e mevcut uretim ili~kilerinin kahbma slgamaz hale gelirler ve ytlamn deri degi~tirmesi misali, eski uretim ili~kilerinden slynhp yenilerine burunurler. Dretim gl1~lerinin geli~mesine baglmh olarak, farkh urelim tarzlan Tarih sahnesindeki yerlerini suayla ahrlar: Tarihsel maddeciligin eregi (telos) olarak komunizm, slmf ~eli~kilerinin tarihoncesi d6nemle birlikte nihayete erdigini ve gen;:ek anlamlyla Tarih'in ba~ladlgml (mila dim) mu~tulayana degin ge~en zaman i~inde ilkel komunizm, kolecilik, feodalizm, ve kapitalizm birbirini izler. Bu tezin insandogasma ili~kin tarih-a~m onkabullerini tarihsel maddecilik ile uyu~maz bulan kimi Marksistler ise, tarihin motorunun urelim gur;lerinin geli~im dinamigi degil, uretim ili~kilerinin donu~umu oldugunu savunurlar (Hindess ve Hirst, 1975; Hirst, 1985),12 Burada iirelim ili~kileri onceliklidir; uretim gur;leri ise uretim ili~kilerine ayak uydurmak zorundadlr Bu yakla~lmjn yakjn tarihteki bir savunusu feodal Oretim tarzjnda~ kapitali~me ge~i~a~a~a- Ianni a~lklarken Oretim i1i~kilerindeki delli~ime vurgu yapar:. TIcan ~e t~fecl_ser~aye kaplta- Iizm Oncesi oretim i1i~kilerini Once formel olarak kendine Ubi killp. uretlm gu~ennde hemen bir delli~iklille gitmez. Ancak sonradan, yerle~en kapitalist Oretim i1i~kilerinin gerekliliklerine ballh olarak Oretim go~leri delli~ir ve kapitalizm Oncesi Oretim i1i~kileri tam anlamlyla -reel olarak- sermayeye tabi olur CZifek.2002: 67) 13 Ku~kusuz. bu iki anlatlmn sosyalist eylemlilik adjnaonerdilli stratejiler bir dellil. Oretim go~lerini tarihin motoru olarak goren anlatl, komonist gelecelli teknolojik geli~menin ka~jnllmaz olarak ger~ekle~irecelli. nedret ko~ullannjn ortadan kalkacalll bir Oto~ya olar~k t~sa~l?r..bu anlatl sosyalist bir hareket i~in tarihi hlzlandlrmaktan ba~ka bir gorev bl~emez. Oretlm 111~kllerine vurgu yapan ikind anlatl ise komonizmi Oretim go~lerinin er ge~ ger~ekle~irecelli ka~lnllmaz bir gelecek olarak gormez. Tam tersine. kapitalist Oretim i1i~kil~rinin O~etim.go~le.rinin komonizmi mumkon kllabilecek bir bi~imde geli~ebilmesine engel bile olabllecelllne dlkkat ~eker. Oyleyse. uretim i1i~kilerinin d6nu~turolmesi yononde yanni beklemeden, bugonden mocadelevermek, sosyalist bir hareketin Oncelikler Iistesinde OnS1ralardayer almahdlf.

Küreselleşme ve Bilgi Toplumu: Eğitimin Küreselleşmesi ve Neo-Liberal Politikaların Etkileri

Küreselleşme ve Bilgi Toplumu: Eğitimin Küreselleşmesi ve Neo-Liberal Politikaların Etkileri Yayın ilkeleri, izinler ve abonelik hakkında ayrıntılı bilgi: E-mail: bilgi@uidergisi.com Web: www.uidergisi.com Küreselleşme ve Bilgi Toplumu: Eğitimin Küreselleşmesi ve Neo-Liberal Politikaların Etkileri

Detaylı

1980 lerin sonlarına doğru, sosyoloji lisans eğitimini takiben

1980 lerin sonlarına doğru, sosyoloji lisans eğitimini takiben Praksis 8 Sayfa: 29-50 S n f Çözümlemesinin Temel Sorunsallar 1 Metin Özu urlu 1980 lerin sonlarına doğru, sosyoloji lisans eğitimini takiben sınıf teması etrafında çalışmaya başladığımda, sosyal sınıf

Detaylı

. -. Turkiye Bankalar Birligi 54. Genel Kurul Topiantisl Aylll Konu malan

. -. Turkiye Bankalar Birligi 54. Genel Kurul Topiantisl Aylll Konu malan , Turkiye Bankalar Birligi 54. Genel Kurul Topiantisl Aylll Konu malan Prof. Dr. Huseyin Tatlldill Berfug Ortuny Kredi Temerriit Swaplanmn Fiyatlama Yontemleri ve FiyatlamaYI Etkileyen Finansal Gostergelerin

Detaylı

Maddeci Tarih Yazımında Temel Tartışmalar *

Maddeci Tarih Yazımında Temel Tartışmalar * Praksis 17 Sayfa: 33-56 Maddeci Tarih Yazımında Temel Tartışmalar * Şebnem Oğuz ** Giriş Varlıklarının toplumsal üretiminde, insanlar, aralarında, zorunlu, kendi iradelerine bağlı olmayan belirli ilişkiler

Detaylı

Sosyal demokrasinin temelleri

Sosyal demokrasinin temelleri SOSYAL DEMOKRASİ EL KİTABI 1 Tobias Gombert ve diğer yazarlar Sosyal demokrasinin temelleri ISBN 978-3-86872-560-5 3., güncelleştirilmiş baskı Yayımlayan: Friedrich-Ebert-Stiftung Sosyal Demokrasi Akademisi

Detaylı

E itim Hakk : Kendi Dilini Bulamam fl Bir Söylem

E itim Hakk : Kendi Dilini Bulamam fl Bir Söylem E itim Hakk : Kendi Dilini Bulamam fl Bir Söylem Seçkin ÖZSOY (*) ÖZET Bu makaledeki amac m, e itime iliflkin bütün tikel durumlara uygulanabilir bir e itim hakk kuram tasla sunmak ya da dört bafl mamur

Detaylı

MODERNİZME BİR BAŞKALDIRI PROJESİ OLARAK POSTMODERNİZM

MODERNİZME BİR BAŞKALDIRI PROJESİ OLARAK POSTMODERNİZM C.Ü. İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, Cilt 2, Sayı 2 93 MODERNİZME BİR BAŞKALDIRI PROJESİ OLARAK POSTMODERNİZM Seyfettin ASLAN ve Abdullah YILMAZ C.Ü. İ.İ.B.F. Kamu Yönetimi Bölümü Özet Avrupa da 17.

Detaylı

NASIL B R BÜTÇE POL T KASI? Ara. Gör. Burcu GED Z Celal Bayar Üniversitesi..B.F. ktisat Bölümü, Manisa

NASIL B R BÜTÇE POL T KASI? Ara. Gör. Burcu GED Z Celal Bayar Üniversitesi..B.F. ktisat Bölümü, Manisa YÖNET M VE EKONOM Y l:2001 Cilt:7 Say :1 Celal Bayar Üniversitesi..B.F. MAN SA NASIL B R BÜTÇE POL T KASI? Ara. Gör. Burcu GED Z Celal Bayar Üniversitesi..B.F. ktisat Bölümü, Manisa Ara. Gör. M. Hakan

Detaylı

YÖNETİM VE ORGANİZASYON. Ders Notları METİN ARSLAN

YÖNETİM VE ORGANİZASYON. Ders Notları METİN ARSLAN YÖNETİM VE ORGANİZASYON Ders Notları METİN ARSLAN HARRAN ÜNİVERSİTESİ BİRECİK MESLEK YÜKSEKOKULU 2014 Yönetim Ve Organizasyon Önsöz Metin Arslan ÖNSÖZ İnsanlar diğer varlıklardan farklı olarak toplu olarak

Detaylı

Ekonomi (İktisat) İlmi. Genel Ekonomi Doç.Dr. Yaşar SARI. Doç.Dr. Yaşar SARI 1

Ekonomi (İktisat) İlmi. Genel Ekonomi Doç.Dr. Yaşar SARI. Doç.Dr. Yaşar SARI 1 Genel Ekonomi Doç.Dr. Yaşar SARI Doç.Dr. Yaşar SARI Genel Ekonomi 1 Kaynaklar: Ekonomiye Giriş Prof.Dr. Kurban ÜNLÜÖNEN Doç.Dr. Ahmet TAYFUN Genel Ekonomi Prof.Dr. Kenan ÇELİK İktisada Giriş Ders Notları

Detaylı

Yıllardır Batı solunda saygın bir yeri olan New Left

Yıllardır Batı solunda saygın bir yeri olan New Left Praksis 7 Sayfa:117-164 Küreselleflmeye Karfl Olmak: Olanaklar ve S n rl l klar Aykut Çoban Yıllardır Batı solunda saygın bir yeri olan New Left Review un ikinci serisinin ilk sayısına bir sunuş yazısı

Detaylı

ASLI VATANSEVER - MERAL GEZİCİ YALÇIN Ne Ders Olsa Veririz

ASLI VATANSEVER - MERAL GEZİCİ YALÇIN Ne Ders Olsa Veririz ASLI VATANSEVER - MERAL GEZİCİ YALÇIN Ne Ders Olsa Veririz ASLI VATANSEVER 1980 yılında İstanbul da doğdu. 1999 yılında İstanbul Alman Lisesi ni, 2003 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Sosyoloji Bölümü

Detaylı

Kad nlar n Eme ini Görünür K lmak: Marx dan Delphy ye Bir Ufuk Taramas *

Kad nlar n Eme ini Görünür K lmak: Marx dan Delphy ye Bir Ufuk Taramas * Praksis 10 Sayfa: 159-210 Kad nlar n Eme ini Görünür K lmak: Marx dan Delphy ye Bir Ufuk Taramas * Gülnur Acar-Savran kinci dalga feminizmin 1960 lar n sonu ile 1970 lerin bafllar nda ilk tart flmaya bafllad

Detaylı

Rousseau nun Savaş ve Barış Kuramı: Adalet Olarak Barış

Rousseau nun Savaş ve Barış Kuramı: Adalet Olarak Barış Yayın ilkeleri, izinler ve abonelik hakkında ayrıntılı bilgi: E-mail: bilgi@uidergisi.com Web: www.uidergisi.com Rousseau nun Savaş ve Barış Kuramı: Adalet Olarak Barış Faruk Yalvaç Doç. Dr., Orta Doğu

Detaylı

Türkiye nin Avrasya daki Çok Taraflı Girişimlerine Bir Örnek: Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü

Türkiye nin Avrasya daki Çok Taraflı Girişimlerine Bir Örnek: Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü Yayın ilkeleri, izinler ve abonelik hakkında ayrıntılı bilgi: E-mail: bilgi@uidergisi.com Web: www.uidergisi.com Türkiye nin Avrasya daki Çok Taraflı Girişimlerine Bir Örnek: Karadeniz Ekonomik İşbirliği

Detaylı

Çal ma Hakk Ya Da Evrensel Gelir 1 Michel Husson, Cahiers de l émancipation, 2011 http://hussonet.free.fr/dempru11.pdf

Çal ma Hakk Ya Da Evrensel Gelir 1 Michel Husson, Cahiers de l émancipation, 2011 http://hussonet.free.fr/dempru11.pdf Çal ma Hakk Ya Da Evrensel Gelir 1 Michel Husson, Cahiers de l émancipation, 2011 http://hussonet.free.fr/dempru11.pdf Türkçesi: Osman S. Binatl Bütün bir dizi ak m ve yazarlar bir evrensel gelir [vatanda

Detaylı

ÖZET SOSYAL HAKLAR VE ÖZEL OLARAK KORUNMASI GEREKEN KİŞİLER. Bülent KARA

ÖZET SOSYAL HAKLAR VE ÖZEL OLARAK KORUNMASI GEREKEN KİŞİLER. Bülent KARA ÖZET SOSYAL HAKLAR VE ÖZEL OLARAK KORUNMASI GEREKEN KİŞİLER Bülent KARA Süleyman Demirel Üniversitesi, Kamu Yönetimi Bölümü Doktora Tezi230 sayfa, Aralık 2008 Danışman: Yrd. Doç. Dr. Yüksel METİN Bu tezin

Detaylı

ÖZEL SEKTÖR BORÇLANMA ARAÇLARI SADIK ÇULCUOĞLU. Yapılandırılmış sermaye piyasası araçları Rekorla kapanan 2012 nin ardından tahvil bono ihraçları

ÖZEL SEKTÖR BORÇLANMA ARAÇLARI SADIK ÇULCUOĞLU. Yapılandırılmış sermaye piyasası araçları Rekorla kapanan 2012 nin ardından tahvil bono ihraçları N SAN 2013 SADIK ÇULCUOĞLU Yapılandırılmış sermaye piyasası araçları Rekorla kapanan 2012 nin ardından tahvil bono ihraçları BAŞAK SELÇUK ÖZEL SEKTÖR BORÇLANMA ARAÇLARI H em bireysel hem kurumsal yat

Detaylı

TÜRKİYE DE BÜYÜK KENTLERİN GECEKONDU VE ÇÖKÜNTÜ MAHALLELERİNDE YAŞANAN YOKSULLUK VE SOSYAL DIŞLANMA

TÜRKİYE DE BÜYÜK KENTLERİN GECEKONDU VE ÇÖKÜNTÜ MAHALLELERİNDE YAŞANAN YOKSULLUK VE SOSYAL DIŞLANMA TÜRKİYE DE BÜYÜK KENTLERİN GECEKONDU VE ÇÖKÜNTÜ MAHALLELERİNDE YAŞANAN YOKSULLUK VE SOSYAL DIŞLANMA Fikret Adaman (Ekonomi Bölümü, Boğaziçi Üniversitesi) Çağlar Keyder (Sosyoloji Bölümü, Boğaziçi Üniversitesi)

Detaylı

TÜRKİYE'DE "KAMU KESİMİ VE ÖZEL KESİM" AYIRIMININ NORMATİF VE REEL PLANDA ÖNEMİ VE SINIRLARI

TÜRKİYE'DE KAMU KESİMİ VE ÖZEL KESİM AYIRIMININ NORMATİF VE REEL PLANDA ÖNEMİ VE SINIRLARI T.C MALİYE BAKANLIĞI BÜTÇE VE MALİ KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE'DE "KAMU KESİMİ VE ÖZEL KESİM" AYIRIMININ NORMATİF VE REEL PLANDA ÖNEMİ VE SINIRLARI ERTAN TOSUN DEVLET BÜTÇE UZMANLIĞI ARAŞTIRMA RAPORU

Detaylı

En Az Üç Çocuk?! M. Aykut Attar Hacettepe Üniversitesi. Verimli olun ve çoğalın! Eski Ahit (Tekvin, 1: 22)

En Az Üç Çocuk?! M. Aykut Attar Hacettepe Üniversitesi. Verimli olun ve çoğalın! Eski Ahit (Tekvin, 1: 22) En Az Üç Çocuk?! M. Aykut Attar Hacettepe Üniversitesi Verimli olun ve çoğalın! Eski Ahit (Tekvin, 1: 22) Çok seven ve çok doğuran kadınlarla evlenin. Zira, ben, (kıyamet günü) diğer ümmetlere karşı çokluğunuzla

Detaylı

DR S KÜÇÜKÖMER N ASAF SAVA AKAT. Makaleler 1976-1987. (Sanal Kitap) Sanal Baskıya Önsöz 2

DR S KÜÇÜKÖMER N ASAF SAVA AKAT. Makaleler 1976-1987. (Sanal Kitap) Sanal Baskıya Önsöz 2 ASAF SAVA AKAT Ç NDEK LER Sanal Baskıya Önsöz 2 ktisatta Yöntem Sorunları ( ktisat Dergisi, cilt 29, s. 185, Kasım 1979) 6 Raslantı ve Zorunluluk (Yeni Gündem, Sayı 3, 1-15 Haziran 1984) 18 DR S KÜÇÜKÖMER

Detaylı

GA_KAPAK_39 9/28/13 9:25 PM Page 2 EK M 2013 GÜRKAN KUMBAROĞLU Enerji ticareti ve Türkiye nin bölgesel avantajları ENERJİ BORSASI NE GETİRECEK?

GA_KAPAK_39 9/28/13 9:25 PM Page 2 EK M 2013 GÜRKAN KUMBAROĞLU Enerji ticareti ve Türkiye nin bölgesel avantajları ENERJİ BORSASI NE GETİRECEK? EK M 2013 GÜRKAN KUMBAROĞLU Enerji ticareti ve Türkiye nin bölgesel avantajları ENERJİ BORSASI NE GETİRECEK? İş Yatırım uzmanlığıyla BİST Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası Piyasalar yükselirken de düşerken

Detaylı

ELAZIĞ İLİNİN EKONOMİK GELİŞMESİ

ELAZIĞ İLİNİN EKONOMİK GELİŞMESİ 2009/202 ELAZIĞ İLİNİN EKONOMİK GELİŞMESİ SEMİNER AÇILIŞ - TEBLİĞ - PANEL ELAZIĞ, 2009 1 İşbu kitap, 9 Ekim 2009 Cuma günü, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Toplantı Salonu nda gerçekleştirilen Seminerin

Detaylı

DOSYA. Değişen Dünyayı Anlamak İçin Önemli Bir Kavram: Yönetişim. Süleyman Demirel Üniversitesi, Kamu Yönetimi Bölümü

DOSYA. Değişen Dünyayı Anlamak İçin Önemli Bir Kavram: Yönetişim. Süleyman Demirel Üniversitesi, Kamu Yönetimi Bölümü Değişen Dünyayı Anlamak İçin Önemli Bir Kavram: Yönetişim Doç. Dr. Murat Okçu Süleyman Demirel Üniversitesi, Kamu Yönetimi Bölümü GİRİŞ 1999 Marmara depremi hayatımızda çok ciddi acılar bıraktı. Ama bir

Detaylı

NEO - LİBERALDÖNÜŞÜM SÜRECİNDE TÜRKİYE'DE DEVLET TOPLUM İLİşKİLERİ, TOPLUMSAL SINIF MERKEZLİ BİR YAKLAŞıM

NEO - LİBERALDÖNÜŞÜM SÜRECİNDE TÜRKİYE'DE DEVLET TOPLUM İLİşKİLERİ, TOPLUMSAL SINIF MERKEZLİ BİR YAKLAŞıM İ.İ.B.F. Dergisi YIL 2005, CİLT XX, SAyı I NEO - LİBERALDÖNÜŞÜM SÜRECİNDE TÜRKİYE'DE DEVLET TOPLUM İLİşKİLERİ, TOPLUMSAL SINIF MERKEZLİ BİR YAKLAŞıM Türkiye kapitalizmi 1977 yılı itibariyle girmiş olduğu

Detaylı

LİBERALİZMİN TEMEL İLKELERİ

LİBERALİZMİN TEMEL İLKELERİ 219 LİBERALİZMİN TEMEL İLKELERİ Cumhuriyet Üniversitesi.İ.İ.B.F. Kamu Yönetimi Özet Bu çalışma liberalizmin felsefi kökenleri ve temel ilkelerini incelemektedir. Çalışma doğal olarak liberalizme bir ahlak,

Detaylı

Popüli zm: Bi r Ad Ne İçerir? 1. Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü, Atılım Üniversitesi. Ernesto Laclau. Çeviren.

Popüli zm: Bi r Ad Ne İçerir? 1. Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü, Atılım Üniversitesi. Ernesto Laclau. Çeviren. Popüli zm: Bi r Ad Ne İçerir? 1 Ernesto Laclau Çeviren Hayriye Özen Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü, Atılım Üniversitesi. Her tanım, tanımlanana anlam verecek bir kavramsal çerçeveyi varsayar. Bu

Detaylı

BOURDİEU İLE DEVLETİ YENİDEN DÜŞÜNMEK

BOURDİEU İLE DEVLETİ YENİDEN DÜŞÜNMEK BOURDİEU İLE DEVLETİ YENİDEN DÜŞÜNMEK Loic Wacquant Söyleşi: Fırat Bozçalı, Seda Aydın, Canay Özden Çeviren: Aytuğ Şaşmaz Bourdieu için devlet nedir, ya da ne değildir? Öncelikle şunu belirtmekte fayda

Detaylı