oidukian ekonomik indirgemecilik baklmmdan tahlil ettigimizde gorecegimiz J Bir tabu olarak 'ekonomi'

Save this PDF as:
 WORD  PNG  TXT  JPG

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "oidukian ekonomik indirgemecilik baklmmdan tahlil ettigimizde gorecegimiz J Bir tabu olarak 'ekonomi'"

Transkript

1 BIRTABU OLARAK 'EKONOMI', oidukian ekonomik indirgemecilik baklmmdan tahlil ettigimizde gorecegimiz J Bir tabu olarak 'ekonomi' Ekonomi gerek iktisat disiplininin, gerek diger toplum bilimierin nazannda bir tabu olma niteligini lsrarla koruyor. Tabudan kaslt ekonominin, siyasi-soylemsel (politico-discursive) pratik ve mucadeleler ic;inde ~ekillenen toplumsal bir siirec;ten ziyade kendine ic;kin i~leyi~ diizeneklerinin k~fedilmesini bekleyen dogal bir surec; olarak tasavvur ediliyor olmasl. Ve ne yazlk ki bu tabu samldlgmdan c;ok daha yaygm ve de yerle~ik -oyle ki, "toplum bilimlerin kralic;esi" bir disipline mensup olmamn kibiriyle sagda solda ahkam kesen iktisatplann yii_ ziine kar~l, ba~ka mevzularda her daim klh kirk yaran bir dii~iiniimselligi (reflexivity) ~iar edinm~ oianlanffilz bile c;ogu zaman "kralic;e C;lplak!" deme cesaretini kendimizde bulamlyoruz. Eu yazldaki amaclmlz soz konusu tabuyu topyekqn ala~agl edemesek de miimkiin mertebe a~mdlrmak. <;iinkii iktisat disiplini kraliyet dokunulmazhgml muhafaza ettikc;e ne ekonominin kultiirel surec;- ler ic;inde in~a edildigi, ne de siyasi iradeyle bic;imlendirildigi ve dola}'lslyla da yeniden bic;imlendirilebilecegi tahayyiil edilebiliniyor; mal ve hizmetlerin piyasa mekanizmalan araclhglyla dagmhp kapitalist slmf yapl1an ic;inde iiretilmeleri "doga kanunu" ya da "ilahi takdir" mertebesinde olgular olarak kamksamyor. YazlmlZa ekonominin tabula~masmda c;ok onemli rol oynaml~ iki koklii gelenegin, Neoklasik ve Klasik Marksist kuramlann bir kar~da~tlrrnaslyla ba~layacagiz. Siyasal olarak birbirinin kanh blc;akh hasml olan bu iki soylemi gerek bayraktarhgml yapuklan pozitivist bilgibilim (epistemoloji), gerekse de mali'll (*) Massachusetts Oniversitesi (Amherst), Iktisat BOIOmu.Yazarlar. sayieditorlerl Refet Gurkaynak ve Ali Burak Guven ile genel editor Tanll Bora'ya makalenin yazlh~surecinde gostermi~ olduk- Ian anlayi~ve sabrrdan dolayl te~ekkuro bir bor~ bilir. iizere bahsi gec;en iktisadi okullar aslmda enikonu hlslm sa}'lhrlar. Zaten ~ammlzca ekonomik indirgemecilik, gerc;ekiigin ke~fedilip soylem diizlemmde yansltdma}'l bekleyen bir nesne olarak tasavvur edildigi pozitivist. f~ntazi ile yakmdan ili~kui. Dola}'lslyla, soylemin, nesnesini bizzat soylemin lc;m~e. kurdugu anla}'l~l iizerinden hareket eden pozitivizm-kar~m her t~plu.m.bl~lmsel kuramm, en asgaride bilgibiiimsei tutarhhk icabl, madalyonun otekl yuzii olan ekonomik ozciiliigulindirgemeciiigi de terketmesi beklenir. Ne var ki, soylemin kuruculuguna yaptlklan vurgu sebebiyle bizzat "soylem indirgemecilik"le itham edilegelmi~ olan Post-Marhsist du~uniirler dahi Klasik Marksizm'de el~tirdikleri ekonomik ozculiigulindirgemeciligi tekrar tekrar yeniden uretmekten kendilerini alamlyor gibiler. Yazmm ikinci klsmmda Post-Marksist Radihal Demohrasi projesinde ekonominin bir tabu olarak hortlayi~ml incelerken, bir yandan da bu projeye yoneltilen ele~tirilerin smulanm tartl~caglz. Aynen Neoklasik ve Klasik Marksist kuramlar arasmda oldugu gibi, burada da tartl~mamn taraflannm c;ok Onemli bir ortak paydada bulu~tugunu; diger hususlardaki keskin safla~manm, mesele ekonominin s6ylem-dl~1 statiisiine gelince yerini nasd kar~lhkh bir ate~kese buaktlgml gorecegiz. Dc;uncu ve son klslmdaysa hem Radikal Demokratik soylemin siyaseti kuramsalla~tmrken kullandlgl "hegemonya" ve "olumsalhk" kavramlanm ciddiye alan, hem de ekono~iyi bizzat kultiirel ve siyasi surec;ler tarafmdan "ta$km-beiirlenen" (overdetermmed) top- Iumsal bir sure.; olarak tahayyiii eden yeni bir Marksgil iktisat kurammm c;erc;evesini ve siyasi ac;lhmianm kaba hatlanyla c;izmeye c;ah$acaglz.' Ozetle, bu yazldan maksadlmlz ekonominin hem iktisadi hem de diger toplum bilimsel soylemler ic;inde nasl1 ve hangi nedenlerle bir tabu olarak ~ekrar tekrar uretildigini tartl~mak ve boylelikle bu tabuyu bir nebze olsun yennden oynatmak. Eu minval ~-lzre,"toplumsalm iktisadil~mesi" olarak adlandlrdlglmlz ilk boliimde iktisat di;iplininin diger toplum bilimleri kolonize edi~ seriivenine dair biri Neoklasik digeri de Marksist kokenli iki Omek aktanrken, "lktisat ideolojisinin lsran" ba~hkh boliimde iktisat-dl$l toplum bilimlerin bu emperyalizmle girdigi zlmni i~birligini Radikal Demokrasi projesi baglammda m.a~aya yatlracaglz. Son boliimdeyse, 0 noktaya dek geli~tirmi~ oldugumuz el~tinlerden hareketle -tabiri caizse- akmtlya kar~l kiirek c;ekerek, "lktisatm toplumsalla~masl" istikametinde biraz olsun yol katetmeye c;ah~aca?lz. K~.n~~lz~a.' ~u noktada iktisatc;llara c;ok onemli bir gorev dii~iiyor: lktisat IdeoloJlsml dlslplm ic;inden toplumsalla~tlrmak. l~te tam da boylesine kokten bir yeniden ~~~ii~menin gerekliligine duydugumuz inanc;tan otiirii, son boliimde Marksgd IktlSatm kilit kavramlanndan belki de ekonomik indirgemecilik ithamma en fazla maruz kalan smifkavrammm ozculindirgemeci olmayan bir okumasml sunacagiz. 1 HTa~km-belirlenimHkavramm" bu kavramln indirgemeci olmayan bir slnlf ~OzOmlemesiningeli~tirilmesine yaptl~1 kurucu katk, ~er~evesinde.o~oncoboiomdedaha detayll olarak ele alaca!jlz.

2 YAHYA M, MADRA..CERENOZSEL<;:UK.. KENAN ER~EL 1. Toplumsahn iktisadil~mesi 1.1. Bir hegemonik "--.Ll I muuuu:;e a ani olarak iktisat disiplini Bir soylemsel yapl olarak iktisat disi lini h', Iemiyor. Her ne kadar gl1nl1mu d N ~I 'k l~ ~e yeknesak blr goruntu sergilumlerinde mufredan bell' I zl e eo asl lktlsat, universitelerin iktisat bo-,, r eyen er d en tutun da 1 I k- Imkalanm ~ekillendiren siyas' - 1 k d ' u Usa ve uresel ekonomi pol gu~ ere a ar birrokl d'. tartl~maslz ha.kimi olarak kabul edilse de... _a~mn nez lode disiplinin yontemi ve dola}'lslyla nesnesini beli I,~;ylS~ du~unce okulu bu disiplinin hegemonya mucadelesi vermi~ v :?e 1me ugruna birbiriyle di~edi~ bir Wolff, 1990). e a en vermekte (Amariglio, Resnick ve lktisat disiplini i~inde deveran eden farki " ', mflandlrmak mumkun 2 Bir 'k k 1soylemlen ~e~lth ol~utlere gore Slbutunu ve kurumlan ~~kl~:~~;l l~ ~o ~asl oiar~k alan soylemleri, toplumsal biliriz. Omegin Walrasgil P t~~lt0 1 ara, alan soylemlerden aylrarak ba~laya-,, os -vva rasgll Yeni K I., ve Avusturyacl du<:unce ok lib" urumsa Cl, anahtlk Marksist y u anm Ireyci ikt" d' - 1 Keynesgil. KurumsalCl Klasik Mark ' t 5 ff lsa 1 soy emler; Keynesgil. Post- - k ' SlS, ra acl ve Post-yap I M k', ~un,ce 0 uuanmysa butiinselci (holistic) so lsa Cl ar SlSt du- Hahhaznda yeterince aiacall bul I I b ylemler olarak slmflanduabiliriz., aca loan u resmi h t 1 getlrmek istiyorsak yukandaki varhkbiiimsel ( ep en yama 1boh~a haline tembi!im (metodoloii) eksen', 'I d' ontolojlk) smlflandlrmaya y6n- J 1011 aye e eblliriz K' 'b'. Yeni Kurumsalcl) ve bl1t11nselci(.. KI',l1~ll lreycl (om., Neoklasik. yonelim i~erisinde kullandlklar k rn., alslk Markslst) soylemler bi~imselci bir, ' 1 avram arm h tl1 I" I blk edilebilecegini iddia ederkd'g k' ' er r u top umsal baglama tatoo bic;imselciligin zaman- ve mek: n, 1 er Iml okullar (om, "Eski" Kurumsalcl) an-a~m tutumuna C I' d ' la~lmla, her farkh toplums I mesa e 1 uran tlkelci bir yaka yapmm 0 yaplya ozg" k k edilmesi gerektiginin altml riz I (Ad u avram ve uramlarla tahlil b '!......er er am an ve Madra 2002) lk' m I glbl!l1ti kar~lsmdaki tut 1..,. tlsat okullanurn anna gore ayn~tlrd it d', yasa yanhsl goru<:leriyle ta A. Ib 1m1z a lse blreycilik ve piy nman Vusturya okul k" Ienmedik bir bi~imde sol eit'i' I' K unun Iml mensuplanm bek- 1 bl 1m 1 urumsalcl ve Po t 1 emlerin yamnda. disiplinin merkezindeki ' " s -~aplsa Cl Marksgil soymn kar~lsmda buluveriyoruz (Burczak, 199~~ZltlVlst ve ozcu du~unce okullanlktisatm farkh aplardan baknkc;a binbir ki -_ reti ancak disiplini hegem 'k b' ~e e burunen bu kaleydoskopik suom lr mucadele al I k k gor11niirjuhnabilir. Boyle bir k II am 0 a,ra avramsalla~tltlrsak '. avramsa a~tlrma sayeslode "iktisat" gostereni- 2 Bu y~zlda de!)inilen iletisadi soylemlerin i' _, slmrh Oldu!)unu; ancalc. eleonomi e dair~'ieotu aleademllege~erlili!)e sahip belli ba~holeullarla ol~a.dl~lm yeri gelmi~leenbelirtm~1eistedile I~~~:ar~l~n soylemleri~ hi~ de aleademiyle slnlrh e~i!)lm~z ama formel bir botonlo!)esah'. I e I.a~atlmIZIn blr~olenoletaslnda moracaat ~~msenl~ g~i~tiriliveren nice soylemob~~i~ ~adllela~11~1n"ersatz" (uydurule) iletisat diye IeO- Ir 1e0~eslndetutmaleta fayda var (Amariglio ~e ~~~~O.a1d;;9~.uradaele alamasaleda, zihnimizin nin (signifier) herkesin uzerinde nihai olarak uzla~abilecegi bir ara~tmna yontemine ya da nesnesine kar~lhk gelmedigi sonucuna varabiliyoruz. Daha ziyade, somut ve tikel soylemlerin kendilerini tammlarken atlfta bulunduklan iktisat gostereni, bu soylemlerin i~inde konumlandlklan disiplinin smlrlanm bir nebze olsun guvence altma alabilmek ic;in demir aulklan bir bo~ g6steren (empty signifier) i~levi goruyor. 3 Bu nedenle.]acob Viner'm onerdigi iktisat tamml belki de verilebilecek en uygun tamm: "lktisat bilimi iktisat~llann yaptlklanndan olu~ur" (aktaran lnse!, 1997: 47). Kammlzca, Viner'lO kasten i~eriksiz blrakngl bu tamm, hem "iktisat" gostereninin nasl1 farkh iktisadi soylemlere evsahipligi yapabhdigini, hem de farkh soylemlerin, bu bo~ gosterenin i~ini doldurabilmek ugruna birbirleri He yan~a girdiklerini an bir bi~imde anlanyor. Oyle ya, ~ayet iktisat "iktisat~l1ann yapnklanndan" ote bir "~ey" olsaydl, bu bo~ gosterene sahip ~lkmaya ~ah~n envai ~e~it s~sin olu~turdugu kakofoniyi salt 0 "~eye" i~aret ederek bir hamlede dindirmek mumkun 0lurdu. 4 Burada vurgulamak istedigimiz en onemli nokta iktisatm ara~tlrma nesnesi olan "ekonomi"nin farkh bir toplumsal duzlem olarak belirli iktisat soylemlerinin i~inde kavramsalla~tmldlgl. Ba~ka bir ifadeyle, ekonominin iktisat soylemleri tarafmdan ke~fedhmeyi bekleyen kendinden menkul mekanizmalan olmadlgi gibi. toplumsal bir duzlem olarak ekonomi anc,ak farkh iktisat soylemleri onu toplumsal butunden ayn~tlrdlgl zaman vucuda gelir, Oyleyse. gerek iktisat biliminin nesnesi olarak "ekonomi", gerek bu duzlemi t~kil eden 3 Ferdinand de Saussure'den (1915[1966)) bu yana herhangi bir gosterenin anlamlnln (gosterilenin) gosterge zincirinde. sozieonusugosterenin elelemlendiqi diqer gosterenlerle girdiqi aynmsal (differentiat) lil~leii~lnde leurulduqunu biliyoruz. Oyleyse. her bir gosterenin anlaml soylem i~inde diqer gosterenlerle etkile~ime girdik~e. baqlaml i~inde belirginle~ir. Ne var ki, bazl gosterenler, alelade gosterenlerden farleh olarale i~inde bulundulelan alanlnln o/mayan batonlofjono, kurucu noksanllfjml temsil edebilme Ieabiliyetine sahiptir. "1Ietisat" gostereni, farleh iletisadi soylemlerin Ieendi tileel anlatllannl yanslttllelan bir beyazperde i~levi gordoqove tam da bu yozden farleh iletisadi soylemlerin mocadele alanl haline geldigi i~in tam manaslyla bir "bo~" gosterendir, Bir yandan, hangi do~onceoleullannln disiplinin i~inde, hangilerinin dl~lnda sayllaca!)1bu gosterenin nasll tanlmlandlglyla dogrudan i1i~leilidir.e~deyi~le,iletisat disiplinin Ieapah, slnlrlan belirgin bir alan olarale Ieurgulanmasl, bu gosterenin anlamlnln ilena ve zor yoluyla netle~tirilmesinden ge~er (McClosleey,1994), Ote yandan, mutlale bir netle~me ya da belirginl~me asia miimleiin olmayacaletlr: Anlaml netle~tile~e,gosteren "bo~" olmaletan ~Ilear,GOsterenin i~eri!)i tileelle~tile~e.dl~anda IealansOylemlerin muhalefeti yogunla~lr, Her zaman boylesine bir belirginle~meye muhalefet edecele farleh soylemlerin ~Ileacaleolmasl Ieu~leusuzbu imlellnslzhgln Onemli bir nedenidir. Ama burada daha derin bir imlellnslzhgln, bizatihi muhalefeti momleon Iellan bir imlellnslzhqin altlnl ~izmelegereleir, Bo~gOsterenler i~te tam da bu temel imlellnslzh!)i, daha genel bir lfade ile toplumsahn Ieurucu nolesanh!)lni temsil edebildileleri i~in Onemlidirler. Bo~gOsterenler sayesinde tileellileler ortak bir ~er~evei~inde biraraya gelir ve birbirleri ile etleile~ime girerler (Laclau. 2000: ). 4 Yazlnln ~e~itli yerlerinde de!)indi!)imiz "pozitivist fantazi" ibaresini i~te boyle bir ~imet noletaslnln mevcudiyetine inanmale olarale da tanlmlayabiliriz. Siovenyah felsefeci-psileanalist Slavoj iilele, Marlesist bir Ieavram olarale "ideoloji" ve Lacanci bir Ieavram olarak "fantazi" araslndalei farlel ~Oylea~llelar (2002: 65): "Egemen Marlesist perspeletifte ideolojile balelvnazar (gaze), toplumsal i1i~leilerinbotonlogonogozden lea~lran klsmi bir balel~tlr, oysa Lacanci perspeletifte ideoloji [fantazi] daha ~olekendi imkans/z/lgmm izlerini silmekle ugra~an bir botonliiktor." Oyleyse, positivist fantazi dedi!)imiz temsiliyetin Iea~lnllmazimlellnslzhglnl salelayan,soylemin soylem-dl~1bir nesnelligi tems!1edebilece!)ine olan inan~lr.

3 YAHYA M. MADRA - CEREN OZSEL~UK - KENAN ER~EL siire\;l.erin i~leyi~ini a\;lklayan bilumum mantlk ve diizenek, bizzat iktisat soylem(ler)inin iiriiniidiir (Foucault, 1973).. Nevar ki, "ekonomi"nin iktisadi soylemler i\;inde in~a edilmesi bu soylemler~n.l~fu?iiz~fta_nibaret ~ldugu anlamma gelmez. Aksine, diger butun soylemler glbl lktlsadi soylemlenn de ya~amlmlz uzerinde gayet somut maddi etkileri vardu. s Diger to.plums~l s.ur~\;lerden ayn~tmlarak "ekonomi" ~ostereniyle iml~nen s~re~ler blrdenblre lktlsat soylemlerinin mudahale nesnesi haline geliven.rler. Boy.le~e ekonomi, iktisat\;l1ann tasarrufta bulunabilecekleri, ~ekillendirebl1ec~kle~.blr alan olarak belirginle~ir. Toplumlann kaderlerini belirleyen ekon.oml pohtl~alan, belirli iktisadi soylemler i\;inde neyin ekonomi oldugu, neym e~onoml olmadl~l tasnif edilerek ~ekillenir. Ornegin, neoklasik iktisata gor~ gehr ~agl~lmmdakl bozuklugu duzeltmek maksadlyla giri~ilen yeniden bolu- ~u.m.e~oneh~, ~ygu.i~malar (om. asgari ucret, artan oranda vergi, vb.) ekonommm dogal l~leyl~meyapl1an harici, ustelik siyasi mudahalelerdir. _ Heg~~oni~.muc.adele siireci sonunda iktidan ele ge~iren soylemlerin en onemh OZelhgl genye doniik olarak tarihi yeniden y~zmalan ve ortaya pkl~ ko~ullannm olumsalhgmm izlerini silmeye \;ah~malandlr (Ladau, 1990). Topl~msal mll~adeleler sonunda hl1kimiyetlerini kuran soylemler ve bu soylemle- ~m oznelen, ~a~kh soylemlerin de egemen konlima yiikselebilecegi olaslhgml ortbas etlnek l\;m ellerinden geleni yaparlar. Bu nedenledir ki, hem ba~kalanm ~e~ de ken~ile~n~, hegemony~ miicadelesinin somut ve maddi olumsalhgmm ot~mde, tarih-ustu ve metafizlk bir gereklilik nedeniyle egemen olabildiklerine mandumaya ~a~l~lrlar. lk~isat disiplini baglammda iistii ortiilmesi gereken olumsalhk, soylemm nesnesl olan ekonominin bizzat soylemin i\;inde kurgulandl~.~e tam da bu.yiizden her zaman ba~ka bi\;imlerde de kurgulanabilecegi g~r\;~gldlr..~~er bahsl ge\;en soylem pozitivist bir bilim anlayl~ma sahipse, kendl soyl~ml wmde kurdugu "ekonomi"nin soylemi onceleyen, soylem-dl~l bir ger~ekhge teka~ii~ et.tigine kendisine inandlrmasl ~ok da gii\; olmasa gerek. Ornegm, ~eok.laslk l~~l~at\;l1ann ~ogu ekonomik faillerin nedret ortammda yaptlkl~n.te~clhlenn tahhhm ekonominin en temel sorunu addederler. <;:oguneoklaslk lktlsat\;l bu ekonomik sorunun, Neoklasik soylem i\;inde o.retilmi~ bir sorun oldugunu ak111armadahi getinnezler. Ahmet lnsel'in de belirttigi gibi, bir\;ok yerle~ik iktisat\;mm kendilerine ve soylemlerinin giico.ne olan go.venlerinin altmda tam da bu pozitivizm yatmak- 5 Pozitivizmin par~do~su tam da burada, soylemin toplumsal dono~torocoio!lono inkar edi~inde yatmaktadl/: P~kl, blr kuramln i~levi, kendisinden ba!llmslz bir bi~imde varolan bir gorongoyo (fe~omen) b:lh kavram:~r ara.cl~i!liy'la.soylem~ozleminde edilgen olarak "yansltmak"tan ibare~ Ise ~~?u yans'tm~. 1~I~mlnlnbllgl nesnes, Ozerinde herhangi bir dono~torocoetkisi yoksa -kl pozltlv~zm, tanjm, Itlban~l~ boyle bir do~onomselli!lemahal ver(e)mez- 0 zaman kurama ne g.erekv.ar.. K~ant~~ mekanl!ll~den bu yana salt bir gozlemcinin mevcudiyetinin dahi bir deneyln netlceslnl de!ll!tlrmey~ kat! ~I~u~unu fiz~k~iler gayet iyi biliyorlar; ama goronen 0 ki iktisat~t1ar!n,hep Oykunegeldlklen flzlk~llere yetl~ebilmeleri i~in daha ~ok flnn ekmek yemeleri lazlm (Mlrowski, 1989). tadu (1997: 45). Ku~kusuz bu ozgo.ven, iktisat\;l1ann diger disiplinlerin \;ah~ ma sahalanna nasl1 fo.tursuzca musallat olabildiklerinin de ipu\;lanm vermektedir. lnsel'in saptamasma katkl olarak bizim hurada dikkat \;ekmeye \;ah~tlglmlz husus ise bu pozitivist fantazinin neyi sakladlgl, neyin o.sto.nii ortto.go.do.r. Bu soruya hemencecik ~oyle bir yamt vennek mo.mkiin: Iktisat\;l1ar, "ger~eklik"le hi\; al~kasl olmayan varsaylmlardan yola \;lklp ekonominin "asl1" dinamiklerini a~lklamaktan ~ok uzak tahlillerden ba~ka bir ~ey iiretemediklerinden bilimsellik kisvesinin arkasmaslgmma ihtiyacl duyuyorlar. Ilk bakl~ta akla gayet yatkm goriinmekle birlikte boylesi bir a~lklama, kammlzca, bahsi ge\;en pozitivistlbilimselci (scientistic) fantazinin oyununu a\;lk etmek ~oyle dursun, bizzat bu fantazinin oyununa gelip onu hepten peki~tiriyor. Mesele iktisat\;llann, ekonominin "ozii"nii bir tiirlii kavrayamamasl, kullandlklan kavramlann ekonominin "hakikati"ne tekabiil etmeyi~i degil, 0 "ozii"l"hakikati" bizzat kendi soylemleri i\;indejaraclhglyla kurguluyor olduklan halde, bu kurgulama siirecini yok saymalan, soma da bilfiil nesnele~tirdikleri, ~eyle~tirdikleri (reification) "ekonomi"yi buluvenni~ gibi yapmalan. Soylemin yukanda altml \;izmeye \;ah~tlglmlz kurucu (constitutive) niteligini goz oniine aldlglmlzda bir~ok iktisat\;mm, "ekonomi" olarak tammladlklan duzlemi apklamak iizere kullandlklan kuram, yontem ve kavramlan ekonomid~l diger toplumsal sure\;lerin tahlilinde de rahathkla kullanabilmelerinde ashnda ~a~l1acakbir taraf olmadlgml goriiyoruz. Ne de olsa, keramet nesnede degil, nesneyi kuran soylemdedir. Oysa bu iktisat\;llar, diger toplum bilimleri bu kadar kolayhkla kolonize edebilme yetilerini, soylemin kurucu giico.nden kaynaklanan esnekligin dogal bir sonucu olarak kabul etmek yerine nesnele~tirdikleri "ekonomi"nin toplumun ozu olu~una yorup kendi kurgulanmn oyununa geliyorlar. Eger ekonominin "ger~egi"ni hakklyla kavramaklyansltmak maksadlyla ortaya atllml~ kuramlar toplumsalm ba:~ka alanlanna da rahathkla uygulanabiliyorlarsa,bu genellenebilirlik neden ekonominin, toplumun ozo., toplumun diger sure\;lerini belirleyen son kerte oldugunun bir kamtl olmasm? Kendilerini pozitivist fantaziye kaptlnnl~ olan iktisat~llar ekonomik indirgemeciliklerini hem kendi hem de ba~kalannm nazannda m~rula~tlnrken, i~te boylesine klslr dongiisel bir mantlk silsilesini takip ederler. A~agldaki bolo.mde iktisat disiplinindeki bu ekonomik indirgemeci egilimi Neoklasik ve Marksistgelenekler baglammda tartl~acaglz. Ku~kusuz, her do.~unce gelenegi gibi bu okullar da tiird~ degiller ve i\;lerinde ekonomik indirgemeciligin asklya ahndlgl anlan, ozco.lo.k-kar~ltl mecralan ill~ ki banndmyorlar. 6 Bu \;ekinceyi koymakla birlikte, biz burada soz konusu okullann Mkim kollan iizerinde 6 Neoklasik soylemin OzcOIOktenuzakla~tl!ll -postmodern- anlannl tespit eden yeni bir ~ah~ma i~in, bkz. Amariglio ve Ruccio, Marksist iktisat i~indeki OzcO-ka~ltl damardan beslenerek indirgemeci olmayan bir SinIf anlayi~lna yaslanan gelene!liyse bu yazlnln O~OncObOIOmOnde tanjtmaya ~ah~aca!llz.

4 YAHYA M. MADRA CERENOZSEL~UK KENAN ER~EL yogunla~rak, ekonomik indirgemeciligin nasll farkh bi~imlerde tezahur edebildigini omeklemeye ~h~aca~. Biri saglneoliberal, digeri sovdevrimci siyasetle ozd~l~egel~bu birbiriyle taban tabana zit iki gelenek, ekonomiyi iktisadi kuram ve yontemler araciliglyla ke~fedilmeyi bekleyen soylem-dl~l bir ara~tlrma nesnesi olarak tela]9<ietmeleri baklmmdan aslmda muttefik saylhrlar. Ne var ki, tam da bu poziti~t fan.taziyi payla~malan sebebiyle, her iki iktisadi soylem de, digerinin bilimsellik. iddiaslm reddeder, bilimsellik ni~nml klskan~hkla otekinden saklmr. Bu pozitivist fantazinin her iki gelenege de fazlaslyla sirayet etmi~ ve ekonominin ~eyl~tiri.hp.l;sine ko~ut bir diger ve~hesi de, toplumsalm turn sure~lerinin ekonomik dlizlemin tekil mantlgindan ~lkarsanabilecegine duyulan inan~tlr. Neoklasik iktisata gore birey tercihlerini "iktisadi aklm" temel aksiyomlan7 dahilinde, alacagl hazzl azamile~tirmeye yonelik bir marjinal fayda-maliyet hesaplamasl sonucu yapar. Akllci bireylerin nedret 8 ortammda yapmak zorunda kaldlgl her tercih Neoklasik iktisatm tahlil edebilecegi bir edim addedilir (Becker, 1976: 8). Soz konusu tercihlerin birebir ekonomiyle ilintili olmasl ~art degildir. Oyle ya, eger piyasada ah~veri~ yapan bir bireyin akllci davrandlgml kabul ediyorsak, neden aynl bireyin, mesela, oy kullamrken de akllcj saiklerle hareket ettigini ve dolaylslyla Neoklasik kuramm kapsaml dahiline girdigini ~arsayluayahm? Dahasl, eger gunumuzl1n modern Banh bireyi akjlcl ise, neden Batldl~l toplumlarda ya da ge~mi~te ya$aml~ bireylerin de akllcl tercihler yapabileceklerini "se<;kincilik yapmadan" teslim etmeyelim?9 Gerek Kamusal Tercih okulu, gerek Yeni Kurumsalcl okul bu sorulara olumlu yamt verebildikleri 01<;11- de kendilerine yeni, ekonomi-dl~l faaliyet alanlan a<;maylba~arml~lardlr.'o 7 Akllel bir bireyin tercihleri tam, yanslyan ve ge~i~kendir. Bu varsaylmlar iktisadi aklin en minimalist tanlmlnl olu~turur. Genel Denge modellerinde dengeyi sa!)layacak flyat vektoronon hesaplanabilmesi i~in "monotonisite" ve "dl~bokeylik" gibi ba~kavarsaylmlarla bu gorece esnek tanlmln OzgOlle~irilmesi gerekir. 8 Neoklasik kuramln "nedret" teriminden kastl insano!)lunun herdaim sonsuz ama~lar gotmesine ra!)men bu ama~lan ger~ekle~tirmek i~in elinin altlnda bulunan kaynaklann (Orn. vakit, nakit) sonlu olmasldlr. Neoklasik sorunsalda nedret kavramlnln merkezi konumul'lun ve bu kavraml OncOlleyenvarsaylmlann ele~tirel bir ~OzOmlemesii~in bkz. De Martino, 2000: Aklleillk (rasyonalite), tabii ki, Batlli bireylere ozgo bir do~oncetarzl de!)i!. Ne var ki, Neoklasiklerin Hse~kincilik yapmama" bahanesiyle zaman ve mekan farkl gozetmeksizin tom toplumlara atfetmeye kalkl~tlklan dar anlamlyla "iktisadi" akllelli!)i, terimin bir nedensellik i~inde hareket etme olarak tanlmlanabilecek geni~ anlamlndan aylrmamlz lazlm (Hindess, 1989: 47-9). Farkli torde akllelliklann da olabildi!)ini takdir etti!)imiz zaman se~kincili!)e ya da oryantalizme do~memenin yegane yolunun Neoklasik iktisat~i1ann Onerdi!)i ~ekliyle iktisadi aklleill!)1n nofuz alanlnl alabildi!)ine evrenselle~tirmek olmadloi goroior. 10 Kamusal Tercih okulunun iktisadi tercih kuramlnl siyasi sore~lere uyguladl!)1 klasik metinler araslnda Arrow (1951), Downes (1957) ve Olson'nun (1971) ~ali~malannl zikredebiliriz. Yeni Kurumsalelh!)m i1kllel tercih kuramml tarih yazlmma uyguladl!)1 ~ah~malara Ornek olarak North ve Thomas (1973) ve North'un (1990) eserlerine baklnlz. Sosyoloji alanlndaki bir ~ali~ma i~in ise bkz. Elster, Neoklasik iktisatm diger disiplinleri kolonize etmesinden kastedilen i~te bu iktisadi akllclhkla donanml~ birey varsaylmmdan hareketle siyasi ve kulturel suw;lerin tahlil edilmesidir." Soz konusu kolonizasyonun dinamiklerini anlamak baklmmdan antropoloji disiplininde onemli bir yeri olan armagan olgusunun iyi bir omek te~kil ettigini du~unuyoruz (Mauss, 1924(1967); Insel, 1995; Komter, 1996). Armagan ili~kisi neoklasik iktisat a~lsmdan ilk bakl~ta kavramsalla~tmlmasl olduk~a g:1~bir olgudur. Bir yandan bu ili~ki bi~imi, akllcl olmayan marjinal bir iktisadi faaliyet olarak gozardl edilemeyecek denli yaygm ve de kadim bir edimdir. Ama diger yandan da armagan ili~kisinin piyasada cereyan eden bildik mubadele tarzma hi~ benzemedigi de a~ikardlr: Armagan veren kar- ~lhgmda bir ~ey edinmedigi gibi, alan da bizzat kendisinin talep etmedigi bir mal ya da hizmetle ba~ba~a kahr. Arz ile talep arasmdaki simetriyi kuramsal ~er- ~evesinin tam merkezine oturtmu~ bir iktisadi gelenek a~lsmdan boylesi bir durumun ne akllci ne de etkin oldugunu soylemek mumkun gorunmektedir. Ve fakat slrf bu yuzden armagan ba~hgl altmda amlan saylslz etkinligi kuramm uygulama alam haricinde blrakmak da Neoklasik iktisatm emperyalist emellerine ters dl1~mektedir. Bu baglamda, ne yardan ne de serden vazge~mek isteyen kimi Neoklasikler armagan ili~kisini zlmni bir mubadele sureci olarak kuramsalla~tlrmaya soyunmu~lardlr (Andreoni, 1989). Burada armagam veren ki~inin armagam verme eyleminin ta kendisinden haz aldigl varsaylhr: Verilen armagan, armagan verme eyleminden alman haz i<;inodenmesi gereken bedeldir. E~deyi~- Ie, akllcl birey armagan verme hazzl ugruna armagan hediye eder. Bir diger olaslhksa armagan ili~kisinin, mubadele ili~kisini tamamlayan, onun gediklerini orten bir dolgu malzemesi olarak kurama i<;sel1~tirilmesidir. Belirli bir iktisadi faaliyete taraf olan bireyler muhtemel bir ihtilaf durumunda haklanm devlet ya da benzeri bir u<;uncu merci huzurunda arayabilmek maksadlyla sozle~melere (om. i~, kira, ticaret) ba~vururlar. Oysa, ayn~lk ~lkarlar guden taraflann birbiri hakkmda tam malumata sahip olmamalanndan kaynaklanan "asimetrik bilgi" sorunu sebebiyle sozle~meler her zaman natamamdlrlar. Bu sorunu gidermek i<;in medet umulan denetim mekanizmalanysa etkinlikleri itibariyle smuh 01- duklan gibi masrafhdular da. Sozle~melerin bu muzmin zaafiyetini ciddiye alan kimi iktisadi yakla~lmlar, sozle~menin icaplannm her seferinde zora ba~vurulmaya gerek kalmadan yerine getirilmesinin ancak farkh kurumsal yapllann destegiyle mumkun olabilecegini savlarlar. l~te tam bu noktada armagan ili~kisi mubadele surecinin puruzsuz i~lemesini saglayacak guven ortamml tesis eden kurum olarak devreye girer. Bu alanda ilk akla gelen omek George Akerlof'un (1982; 1984) emek-sermaye sozle~mesi uzerine yaptlgl <;ah~malardlr. l~veren emek~inin sarfettigi emegin iktisadi etkinligini her an denetleyebilecek konumda olmadlgmdan emek<;iden gerekli ~abayl alabilmek i~in ona marjinal verimli- 11 Bu ve akabindeki paragraftaki tartl~manln kapsamli bir sunumu i~in bkz. Adaman ve Madra

5 YAHYA M. MADRA CERENOZSEL~UK - KENAN ER~EL ligine denk du~enden daha yiiksek bir maa~ verir. Bu maa~ fazlasl, bir nevi, i~verenin emek~iye verdigi bir armagandlr. Emek~i ise bu armagana kar~lhk i~verenin arzu ettigi verimlilikte ~ah~lr. Bu modelde, i~akdinin yasal bo~luklan armagan ili~kisi sayesinde doldurulur. Ozetle, Neoklasik iktisat armagan ili~kisini incelemeye aldlgmda ona iktisadi akilclhkla donanml~ birey varsaytmmdan hareketle piyasa ili~kilerinin merceginden bakar. Armagan ili~kisi piyasa ili~kilerinin yorungesi i~inde tasavvur edilir: Ya piyasa ili~kileri ile kar~lla~tir1hr ve eksikli bulunur; ya zlmni bir piyasa ili~kisi olarak tasavvur edilir; ya da piyasa ili~kilerinin eksik ya da sakh bilgiden kaynaklanan gediklerini yamayan SIva (bir tamamlaylcl) i~levi gorur. Burada lsrarla altml ~izmemiz gereken, sorunun Neoklasik iktisatm piyasad~l ili~kilere de el atmasmda ya da bu ili~kileri kendi "ger~ekliklerinden" sap- tlrarak tahlil etmesinde degil, bu ili~kileri tek bir mantiga, iktisadi akla, indirgeyerek kuramsalla~tlrmasmda oldugudur. Neoklasik iktisat inceledigi her toplumsal sureci idealize edilmi~ bir piyasa mekanizmasml referans alarak tammladlgl iktisadi etkinlik (verimlilik) 61~utune gore degerlendirir. Piyasa-dl~l ili~kilere (Om. armagan) ya piyasalann tiikendigi yer ve durumlarda, ehveni ~er olarak musamaha eder ya da onlarda i~kin olan "ara~salcl akh" gun l~lgtna ~lkanr. Bu ~er~eve i~inde iiretilen turn tahliller piyasalann olmadlgl yerlerde piyasalann y~ermesini telkin eder. Dolaytslyla, Neoklasik iktisat sadece toplumsal sure~leri modellemekle kalmaz, bu siire~lere katllan bireylerin davram~lanm iktisadi etkinlik ol~iitiine uygun olarak bi~imlendirmek iizere modeller 6nerir (Benton, Jr., 1982). Onerdigi modeller bireyler tarafmdan benimsendigi 01- r;iide de Neoklasik iktisat toplumsah d6nii~turur, ~ekillendirir. Neoklasik iktisatm yaytlma hususunda sergiledigi esneklik ve 6zguvenin iktisat ideolojisinin toplumu yava~ yava~ de ge~irmesine ko~ut oldugu saptamasml yapan bir~ok ele~tirel iktisat~l da vardlr. Bu iktisatplara g6re ara~lcl akil ve metala~ma, modem toplumlann iliklerine dek i~ledigi i~in bireyler de gittik- ~e daha ~ok Neoklasik iktisatm varsaydlgl homo economicus gibi davramr hale gelm~tir (Dow, 1998). Oyleyse iktisat ideolojisinin nufuz alamnm derinle~tigi ve yaygmla~tigt toplumlarda Neoklasik modellerin a~lklaytclhgl olabilecegini tesum etrnek gerekmez mi? Eger bilimsel ~abanm tek amacmm a~lklaytclhk olduguna inamyorsak, bu soruya olumlu yamt verebiliriz. Ne var ki, bu soruyu enine boyuna irdelemeden Once Marksist gelenekte rastladlglmlz ekonomik indirgemeci 6ykuleri tarti~mamlz gerekecek Marksist iktisadi ge.1enekteki e1wmmik indirgemeci anlatdar Marksist gelenek ir;indeki en egemen anlati, toplumsal olu~umu (formation) bina egreltilemesi ile tasavvur ederek ust-yaplyt alt-yapldan aytnr. Dst-yaplyt olu~turan duzeyler arasmda siyaset ve devlet, ku!tur, ideoloji ve yasal duzenle- meleri sayabiliriz. Alt-yaplyt olu~turan "iiretim tarzmm" ise iki temel ayagl vardlr: uretim ili~kileri ve uretim gii~leri. Dretim il~kilerindeki taraflar (slmflar ya da slmf konumlan) bazl yorumlara gore uretim ara~lanna kimlerin etkin bir bi- ~imde sahip olup olmachgtna bakilarak, diger yorumlara goreyse arti-emegin kimin tarafmdan uretildigine ve uretilen artiga kimin el koyduguna bakllarak belirlenir. lki yorumun ortak noktasl slmf ili~kilerini ikili bir yapl i~ine hapsetmeleridir. Dretim gii~leri ise herhangi bir toplumun tarihsel ko~ullan i~inde dogaya el koyarken kullandlgl iiretim ara~lannm verimlilik diizeyini ve iiretim ili~kilerine tekabul eden emek surecinin diizenlenme bi~im ve yonelim teknolojilerini i~erir. Klasik Marksist iktisatplar (ve toplum bilimciler) toplumsal olu~umun ustyaplsmm, en son kertede de olsa, uretim tarzl tarafmdan belirlendigi konusunda hemfikirdir. Anla~mazhk, vurgunun iiretim tarzmm hangi ayagma yapllacagl noktasmda r;lkar. Kimi Marksist kuramcllara gore iiretim ili~kilerini ve dolaytslyla toplumsal olu~umun butununu belirleyen unsur, uretim gur;lerinin geli~me dinamigidir. Dretim gu~lerinin ate~leyicisi ise insanhgm nedret ko~ullan kar~lsmda gereksinimlerini kar~ilamak uzere sergiledigi yaratlclhgl ve ilerlemeci tabiatldlr (Cohen, 1978). Drelim gii~leri geli~lik~e mevcut uretim ili~kilerinin kahbma slgamaz hale gelirler ve ytlamn deri degi~tirmesi misali, eski uretim ili~kilerinden slynhp yenilerine burunurler. Dretim gl1~lerinin geli~mesine baglmh olarak, farkh urelim tarzlan Tarih sahnesindeki yerlerini suayla ahrlar: Tarihsel maddeciligin eregi (telos) olarak komunizm, slmf ~eli~kilerinin tarihoncesi d6nemle birlikte nihayete erdigini ve gen;:ek anlamlyla Tarih'in ba~ladlgml (mila dim) mu~tulayana degin ge~en zaman i~inde ilkel komunizm, kolecilik, feodalizm, ve kapitalizm birbirini izler. Bu tezin insandogasma ili~kin tarih-a~m onkabullerini tarihsel maddecilik ile uyu~maz bulan kimi Marksistler ise, tarihin motorunun urelim gur;lerinin geli~im dinamigi degil, uretim ili~kilerinin donu~umu oldugunu savunurlar (Hindess ve Hirst, 1975; Hirst, 1985),12 Burada iirelim ili~kileri onceliklidir; uretim gur;leri ise uretim ili~kilerine ayak uydurmak zorundadlr Bu yakla~lmjn yakjn tarihteki bir savunusu feodal Oretim tarzjnda~ kapitali~me ge~i~a~a~a- Ianni a~lklarken Oretim i1i~kilerindeki delli~ime vurgu yapar:. TIcan ~e t~fecl_ser~aye kaplta- Iizm Oncesi oretim i1i~kilerini Once formel olarak kendine Ubi killp. uretlm gu~ennde hemen bir delli~iklille gitmez. Ancak sonradan, yerle~en kapitalist Oretim i1i~kilerinin gerekliliklerine ballh olarak Oretim go~leri delli~ir ve kapitalizm Oncesi Oretim i1i~kileri tam anlamlyla -reel olarak- sermayeye tabi olur CZifek.2002: 67) 13 Ku~kusuz. bu iki anlatlmn sosyalist eylemlilik adjnaonerdilli stratejiler bir dellil. Oretim go~lerini tarihin motoru olarak goren anlatl, komonist gelecelli teknolojik geli~menin ka~jnllmaz olarak ger~ekle~irecelli. nedret ko~ullannjn ortadan kalkacalll bir Oto~ya olar~k t~sa~l?r..bu anlatl sosyalist bir hareket i~in tarihi hlzlandlrmaktan ba~ka bir gorev bl~emez. Oretlm 111~kllerine vurgu yapan ikind anlatl ise komonizmi Oretim go~lerinin er ge~ ger~ekle~irecelli ka~lnllmaz bir gelecek olarak gormez. Tam tersine. kapitalist Oretim i1i~kil~rinin O~etim.go~le.rinin komonizmi mumkon kllabilecek bir bi~imde geli~ebilmesine engel bile olabllecelllne dlkkat ~eker. Oyleyse. uretim i1i~kilerinin d6nu~turolmesi yononde yanni beklemeden, bugonden mocadelevermek, sosyalist bir hareketin Oncelikler Iistesinde OnS1ralardayer almahdlf.

6 Seksenli yillarla birlikte altyapl-ostyapl modeli yerini yava~ yava~ kapitalist Oretim tarzmm ozelliklerini daha aynntih bir bi~imde ~oziimleyen "sermayenin birikim rejimleri" modeline blrakti. 14 AltyapI-Ostyapl anlausmm ekonomik indirgemeci manugml yeniden o.reten sermaye birikim modeli farkh o.retim tarzlanm birbirinden a}'lrma kayglsl ta~llnaz. Zira aruk toplumsal olu~umun i~inde kilydadeger tek bir Oretim tarzl vardlr: Kapitalizm.15 Sermayenin birikim manugl ise kapitalist toplumsal olu~umun, o.retim go~leri dahil olmak Ozere, botono.no belirleyen ba~at mantlkljr: Hem siyasi hem de ko.ltorel so.re~ler, sermaye birikiminin mantlgl tarafmdan belirlenir. Marksgil iktisatm kapitalist bir ekonomiyi tasawur ederken kullandlgl model, sermayenin ~evrim modelidir. <;:evrim sureci sermaye sahibinin Oretim sorecini ate~lemek o.zere iki ~e~it meta satm almasl He ba~lar: uretim ara~lan ve emek-gucif. Oretim siireci, ~evrimin ikinci a~amasml olu~turur ve burada Oretilen metalarm degeri kapitalistin yatlrdlgl sermayenin degerinden fazladu. O~iincl1 ve son a~ama, ikinci a~amada iiretilen arn-degerin ta~l}'lclslolan yeni metalann satllarak sermayenin tekrar ba~ladlgl noktaya, parayadonl1~mesine ve iiretim siirecinde elkonulan artl-degerin kar olarak "ger~ek"le~mesine tekabiil eder. Bir ba~ka ifadeyle, sermayenin ~evrimi dola~lm alamnda ba~lar, Oretim alamnda devam eder ve yeniden ba~lamak l1zere dola~lm alamnda sona erer. Klasik Marksist iktisat~l1ar sermaye birikimini sermayenin ~evrim siirecinin motoru olarak kabul ederler. Ne var ki, sermaye birikiminden ba~ka, el konu- Ian artl-degerden pay aymlmasl gereken bir~ok kalem vardlr: yoneticilere, murahassas iiyelere, ara~tuma-g~li~tirmeye, hukuki i~lemlerin halledilmesi i~in avukatlara, muhasebeye, pazarlama uzmanlanna, reklamcllara, vergi olarak devlete, aim an kredilerin faizi olarak finans sektorune, iiretilen mallann elden ~lkmasml sagladlklan i~in ticari dagltlm ~irketlerine, kira bedeli olarak toprak sahibine, vesaire odemeler yapllmasl gerekir (Resnick ve Wolff, 1987).16 Klasik 14 Bu yazlnln Onemli metinleri araslnda Ernest Mandel'in (1978) ve David Harvey'in (1998) ~ah~malann I zikredebiliriz. Franslz Duzenleme (Regulation) okulunun temsilcileri olarak Michel Aglietta (1979) ve Alain Lipietz'i (1985 ve 1987), Kuzey Amerikall Birikimin Toplumsal Yapllan okulu i~in ise Samuel Bowles, David Gordon ve Thomas Weisskopf'u (1982 ve 1990) Ornek gosterebiliriz. Bu son iki okulu kar~lla~tlran bir ~ah~mai~in, bkz. Kotz, Farkh sermaye birikimi modellerinin Post-yaplsalcl Marksist perspektiften yapllml~ ele~tirileri i~in bkz., Norton, ve Belki de bir anlamda, komunizm alternatifinin gozden du~mesiyle birlikte alt yapl-ust yapi modeli Tarih sahnesinde varabilecelji son noktaya yani kapitalizme dayanml~, boylelikle bu modelin toplumsal olu~umlann tarihsel donu~um dinamiljini a~lklayan bilimsel i~levselliljine _ge artlk.gerek kalmaml~tlr HArtl-deljer ureten, yani ka~lhljl Odenmemi~ emelji doljrudan doljruya emek~iden kopartlp alarak bunu metalarda somutla~tlran kapitalist, ashnda, bu artl-deljerin ilk sahibi olmakla bir- Iikte. hic;bir zaman on un son sahibi deljildir. 0, bunu, toplumsal uretim surecinin butqnu i~inde ba~ka gorevleri yerine getiren ba~ka kapitalistlere, toprak sahipleriyle vb. payla~mak durumundadlr. Artl-deljer, bu nedenle, ~e~itli klslmlara aynhr. Bu par~alar, ~e~itli kategorilere ayn- Ian kimselere gider ve, k~r, fail, tuccar k~n, toprak rantl vb. gibi birbirinden baljlmslz farkli ~ekiller ahr. Artl-deljerin bu delji~mi~ ~ekillerini ancak O~uncu Kitapta [ciltte) ele alabileceljiz." (Marx, 1979: 580) Marksist yazmda bu ve benzeri kalemler arasmda oncelik verilen nedense hep sermayenin birikimi i~in yapl1an harcama olagelmi~tir (Norton, 2001). Bu harcama}'l diger kalemlerden a}'lran ozellik artl-degerin (en azmdan bir klsmmm) yeniden sermayenin ~evrim siirecine sokulmasldlr: Boylece, sermaye sadece kendisini yeniden iiretmekle kalmaz, Oretilen arn-degeri ~evrim i~indeki sermaye miktanm boyotmek Ozere kullamr. Her yeni ~evrimde sermaye daha fazla iiretim aracl ve emek-giicono ~evrim i~ine ~eker. Ku~kusuz bu geni~leme daha fazla artl-deger Oretilmesine neden olur, daha fazla artl-deger de ekonomik boyome ile e~anlamhdlr. Sermaye birikimi kapitalistlerin bireysel tercihleri yozonden degil, kapitalist piyasalann rekabet~i dozeni gerektirdigi i~in sermaye ~evriminin ba~at itkisi olarak goroliir. Rekabet ortaml i~inde her kapitalist Orettigi meta}'l diger kapitalistlerden daha ucuza mal etmeye ~ah~u: Aym meta}'l diger kapitalistlerden daha ucuza mal eden, gorece etkin kapitalist firma, meta}'l gorece pabahya mal eden kapitalistlerden artl-deger aktarabilir.17 Bu yan~a girmeyen kapitalistler iflas tehlikesi ile kar~l kar~lya kahr. Yan~a girmek ise sermayenin birikim siirednin harekete ge~mesi demektir. Emek-gOcOnOn fiyau (ve degeri) toplumsalolarak belirlendigi i~in tek tek kapitalistlerin denetimi dl~mdadlr. DolaYlSl ile, kapitalist metayl rakiplerinden daha ucuza mal edebilmek i~in ya Oretim ara~lanm yenilemek ya da ~evrim haddini hlzlandlrmak zorunda kahr. Her iki se~enek de sermayenin birikiminin sozedilen endiistri i~inde derinle~mesine yol a~ar. Sermaye birikiminin derinle~mesi kadar geni~lemesi de momkondiir. Rekabetin klzl~masmm bir diger etkisi de, kapitalistleri tekelci kiirlar edinebilecekleri yeni metalar ve yeni piyasalar yaratmaya sevketmesidir. Bu sorece bir oroek olarak kapitalistle~memi~ cografyalann kolonizasyonunu, bir ba~ka ornek olarak da koltorel Oretim siire~lerinin ve kulturel urunlerin birer meta haline gelerek sermayenin birikim manugmm hakimiyeti altma girdigi -Frankfurt Okulu'nun tabiri ile "Kiiltiir Endo.strisi,,18 haline geldigi- iddiasml gosterebiliriz. Sermayenin ~evrim sored ne sorunsuz i~ler ne de krizsiz. Tam tersine, ~evrimin her bir a~amasl ~evrim surecinin.;ozulmesine neden olabilecek krizlere gebedir. Kapitalizm'in kriz egilimlerini tartl~an kimi iktisat~llar ~evrimin son halka- 17 Marx bu noktayl Kapital'in u~oncocildinde son derece net bir bi~imde a~lklar (1990: 233-4): Hi~bir kapitalist, k~r oranlnl du~ordolju sorece, yeni bir uretim yontemini, ne denli fazla Oretken olursa olsun, artl-deljer oranlnl ne kadar c;ok artlflrsa artlrsln, hi~bir zaman gonoilo olarak uygulmaya koymaz. Ne var ki, bu turden her yeni uretim yontemi, metalan ucuzlatlr. $u halde kapitalist, ashnda bun lan, uretim-fiyatlannln ya da belki de deljerlerinin uzerinde satar. 0, metalann maliyet-fiyatlan i1e,daha yuksek maliyet-fiyatl i1euretilen aynl metalann piyasa-fiyatilan araslndaki farkl cebe indirir. 0, bunu, bu son metalann uretimi i~in toplumsal baklmdan gerekli ortalama emek-zamanlnln, yeni yontemler ile yapllan uretim i~in gerekli olan emek-zamanlndan daha fazla oldulju i~in yapabilir. Onun uretim yontemi, toplumsal ortalamanlo uzerindedir. Ama, rekabet bunu yaygln hale getirir ve genel yasaya t~bi kllar. [Bu sore~lkapitalistin iradesinden tamamen baljlmslzdlf." 18 'Bu tahlile gore, "Ge~ Kapitalist" toplumlarda kultorel kerte botonoyle ekonomik kertenin mantlljloa t~bi olmu~tur (Mandel, 1978; Jameson, 1991).

7 sma, metala,nn paraya donii~mesindeki slkmulara -daha genel bir ifadeyle sek~ torier arasmdakiorantlslzhga- yogunla~lrken, digerieri ~evrimin iiretim a~amasln~, kar oranmm dii~me egilimine vurgu yapar. (:oklukla, birinci tarzkriz egiliminin temel nedeni olarak fakirie~en proletaryamn ahm giiciiniin azalmasl, ikincisinin temel nedeni olarak ise yukanda sozedilen firmalar-arasl rekabet siireci gosterilir. Bir ba~ka grup ise ~evrimin ilk a~masma, emek ve sermaye piyasalanndaki daralmalara ve bu daralmalann kar paytm azaltmasma dikkat ~eker. Ne var ki, farkh kriz egilimlerinin mevcudiyeti sermaye birikim surecinin ~Oku~unii garantilemiyor. Tam tersine, her kriz duzenegi sermaye birikim surecinin kendini yeniden kurmasi ve ~ozulme temayyullerini denetim altma almasl olaslhgml da i~inde banndmyor. Ornegin, emek ve sermaye piyasalanndaki daralmalar ucretlerin ve faizlerin yiikselmesine ve dolaylslyla uretken-kapitalistlerin kar paytnm azalmasma neden olsa bile, bu darbogaz hem piyasalan verimsiz i~letmelerden temizledigi hem de emek ve sermaye piyasalannm dongusel olarak rahatlamasma elverdigi ol~iide sermaye birikim surecinin katlanmasl gereken acibir ila~ olarak goiiii~bilir. Ote yandan, emperyalizm, gerek kolonilerde ucuza mal edilen t~ketim iirilnleri sayesinde emek-giicuniin fiyatml ucuzlattlgl gerekse de yeni pazariann a~ihnasml mumkiin klldlgl oranda yukanda deginilen kriz egiiimlerinin ~pitalisi:.b~ siireci iizerindeki olunisuz etkilerini bertaraf eder.. Ozetle Klasik Marksizm i~in ekonominin ve dolaylslyla toplumsahn ba~at manngl ;ermayenin birikim manngldlr. Bu anlatmm final sahneleri birbirinden alabildigine farkh iki ~~itlemesinden sozetmek mumkun: Kapitalizm, ya bunyesinde banndudlgl kriz egilimlerinin biri ya da birka~ma yenik dii~erek "olecektir", veya bu egilimleri her seferinde dizginlemeyi becererek ilelebed mutlu mesut "ya~ayacakur". Aralanndaki ~arplcl tezata ragmen her iki anlatmm da 01- mazsa olmaz unsuru, ba~aktor konumundaki sermaye ve onun birikim hevesidir; diger her ~ey bu aktorun ve onun iptilasmm etrafmda donen seruvenlere dekor te~kil eder. Oyle ki ~ayet kapitalizmin,sonu gelecekse bile, bu ancak ve ancak yine onun bizzat kendi elinden olacak, birikim hevesi onu intihara surekleyecektir. 19 Soz konusu anlaularda toplumsalhk sermaye birikimiyle oylesine ozde~l~tirilmi~tir ki, ne sermaye birikiminin tarihselligi ne de ekonominin ba~ka bir bi~imde bu gun den in~a edilebilme olaslhgl tahayyul edilebilmektedir. Yukanda kaba hatlan ile aktarmaya ~ah~tiglmlz du~unce okullan ekonominin yekpare manttgmm toplumsah tekba~ma belirledigi hususunda uzla~lyor- 19 Bc5yleliklesermaye birikim modeli. Oretim i1i~kilerinin OncOIlO!jOnevurgu yapan altyapl-ostya- Pi anlatlslnln Slnlrll da olsa olanak tanldl!jl kapitalizm kar~l.tl mocadele alanln' da la!jveder. Bu Ozelli!jiyle sermaye birikim modeli, altyapl-ostyapl modellne nazaran ~ok daha karanllk ve umutsuz bir table ~izer. lar. Neoklasik iktisatplar bu manngl iktisadi akllclhkla donanml~ bireylerin nedret ko~ullannda yapttgl tercihlerie a~lklarken, Klasik Marksist iktisat~dara gore ekonominin ba~at manttgl sermayenin birikim surecinde aranmahdlr. Neoklasik soylem bireyci bir varhk kuramlyla yola ~lklp toplumsal butunu tek tek bireylerin tercihlerinin agregasyonu olarak kavramsalla~tmrken (Arrow, 1951), Marksist soylem butunselci bir ~er~eve i~inde hareket eder ve oznelerin toplumsal butunun Ozunu olu~turan sermaye birikim surecinin mantlgl tarafmdan beliriendigini savlar. Klasik Marksizm tarihsel bir surecin sonunda ekonominin toplumsah tahakkum altma aldlgml hem teslim eder hem de ele~tirirken, Neoklasik iktisat tarih-a~m bir bi~imde ekonominin toplumsalm ozu oldugunu va,rsayar ve toplumsahn iktisadi manngm gerekliliklerine gore akllcila~tlnlmasml savunur. Her ikisi de gerek tekil bir manttkla devinen ekonominin toplumsal butlinii belirieyen oncullugu konusunda gerek bilimin nesnelligi konusunda anla~lrlar. Kar~l kar~lya geldikleri nokta, ekonominin tartl~maslz egemenligi kar~lsmda yapdmasl gerekenlerdir. Neoklasik iktisatplara gore bireylerin tercihlerinin akllcda~masl iktisadi verimiligin artmasma tekabul ettigi ol~ude klvan~la kar~llanmasl gereken bir geli~medir. Buna kar~m ele~tirel iktisat~llara gore, iktisat ideolojisinin bu ~ekilde egemenle~mesi kaygl duyulacak ve direnilecek bir sure~tir - tabii, i~ i~ten ge~memi~se... Burada bir t;lkmazm altml ~izmek istiyoruz. Eger sermaye birikiminin mantlgl ekonomik indirgemeci Marksist gelenegin savladlgl gibi toplumsal olu~umun her zerresine nufuz etmi~ ise, toplumu olu~turan bireylerin oznelliklerini de yava~ yava~ donu~turmeye ba~laml~ demektir. Ku~kusuz, sermayenin birikim sureci bireyler-otesi, yaplsal bir olgu. Ne var ki, Klasik Marksist anlattlarda sermaye birikiminin mantlgl tarafmdan belirlenen toplumsal oznelerin davram~ kahplan ~a~irticiderecede Neoklasik iktisatm savladlgl tiirden fayda-maliyet hesabl yapan tarih-a~m bireyleri andmr hale gelmi~tir. Metala~ma ve metalann feti~izminden kastedilen de zaten bireylerin tahayyul dunyasmdaki bu kaygl duyulasl ideolojik donu~um degil midir? Eger durum ger~ekten Klasik Marksist anlattlarda anlattldlgl gibi ise, eger Get; Kapitalizm toplumsah nefessiz blrakacak ~ekilde tahakkumu altma aldlysa, Neoklasik iktisatm kavram ve yontemlerinin, en azmdan bu kapitalist evreni kuramsalla~ttrmak i~in en uygun donamma sahip oldugunu teslim etmek gerekmiyor mu?20 Son yirmi ytlda bir~ok ele~tirel iktisat~lyt oyun kuramma cezbeden bu soruya verdikleri olumlu yamt olsa gerektir. 20 Marksist do~onorfredric Jameson bu soruya olumlu yamt verenlerden (1991: 269; yazarlann ~evirisi): "Bir tasvir olarak Becker'1n modeli kammca tartl~ma ge5tormezderec~d~ xetkin ve ya~amln ger~eklerine olabildi!jince sadlk; ne var ki, i~tavsiyeye gelince. beklend.!jl uzere muhafazakllrh!jln en tehlikeli hallerinden biri ile kar~1kar~.ya kahyoruz." Jameson'u~ bu sap~masl bizim bu yazlda Onerdi!jimiz okumayl destekjiyor: Tasvirde anla~an Neoklaslk ve Klaslk Marksist soylemler; i~tavsiyeye gelince birbirlerine ters do~oyorlar.

8 ~ayet pozitivist bir bakl~ a~lslyla yola r;lklyorsak bu soruya olumsuz yamt vermemizelbette gur; olacaktlr. Ote yandan, soylemin kurucu ve toplumsah d~nu~tunic:u giicu oldugu varsayiidmdan hareket edersek, ekonomik indirgemeciligin Marksist ve Neoklasik ver;helerinin arasmdaki bu zlmni uzla~mm zincirlerinden kendimizi kurtarmamlz mumkun olabilir. Bizim iddiamlz, toplumsah donii~turme arzusunda olan ele~tirel bir soylem olarak Marksizm'in iktisat tabusu ile koktenci bir kopu~u gerr;ekle~tirmesi gerektigidir. Bu kopu~ ancak ekonominin siyasi-soylemsel alan ir;inde kuruldugu saptamasl yaplhrsa miimkun olabilir. Ancak boylesi bir bilgibilimsel kopu~ ertesinde ekonomiyi kuiturel ve siya,si surer;ler tarafmdan ta~km-belirlenen bir saha olarak tasavvur etmek mumkun olabilir. Ekonominin kiiitiirel ve siyasi surer;ler tarafmdan hegemonik mucadeleler ir;inde kuruldugu varsayimmdan hareket ettigimiz muddetr;e, dola~lm siirer;lerinin piyasalaria ve uretim surer;lerinin kapitalist slmf ili~kileri ile duzenleni~ini dogalla~tlrmadan, gerek piyasalann gerek kapitalist slmf ili~kilerinin olumsalhgml ve boylelikle mudahaleye ar;lk olduklanm gorunur kilabiliriz. Tuhaftlr ki toplumsalm hegemonik mucadeleler i~inde bizzat siyasi soylemler tarafmdan kuruldugunu/kurgulandlgml dustur edinmi~ kuramlar dahi ekonomik indirgemeci anlaulara ragbet edebilmektedir. Bir sonraki boliimde Radikal Demokrasi projesi ozelinde i~te bu muammayi ele alacaglz. 2. tktisat ideolojisinin lsran: Radikal Demokratik projenin ve ona yoneltilen el~tirilerin suurlan Ekonomik indirgemecilige ve onun kuramsal bir uzantlsl olan slmf ozculugune yonelik en butunluklu ele~tirilerden birini Radikal Demokratik kuram sunuyor.21 RadikaI Demokratik ele~tirinin odagmda, toplumsah kapitalizmden sosyalizme donu~turme misyonu ~err;evesinde Klasik Marksizm'in smlfa yuklerni~ oldugu ayncahkh ozne konumu yer almaktadlr. Radikal Demokratik kurama gore Klasik Marksizm'in slmfa atfetmi~ oldugu hem kuramsal hem de tarihsel olarak kurucu ozne olma imtiyazmm altmda Marksist iktisat ideolojisinin iizerinde yukseldigi, birbiriyle ilintili bir dizi ozcii varsaylm yatmaktadlr. KlSaca ozetlemek gerekirse, bu varsayimlar: (1) iktisatm kendine ir;kin nesnel yasalaria belirlenmi~, tek merkezli ve yekpare bir "gereklilik" alam olarak kavramsalla~tlnlmasl;22 (2) varhk nedeni ve degi~im dinamigi, uretim tarzmm verili ve tekil 21 Burada Radikal Demokrasi tabiri ile yazmda Post-Marksizm ya da Essexokulu olarak tanlnan ve ozellikle Ernesto lac/au ve Chantal Mouffe'un ~ah~ma/armm oneoiogonde~ekillenen kuramsal projeyi kastetmekteyiz. ~aglda Radikal Demokrasi yazlnlna istinaden yapaeaglmlz tartl~malar i~in ba~vuru kaynak/anmlzi lac/au ve Mouffe (1987), lac/au (1990 ve 2000), Howart yd. (2000), Butler yd. (2000) Heslnlrh tutaeaglz. 22 Burada ekonomik indirgemeci ~ozomlemelerin kabul ettigi "gereklilik" anlay'~lyla, radikal demokratik kuramln kavramsalla~tjrdlgl "gereklilik" kategorisi araslndaki farka dikkat ~ekmekte yarar var. Ekonomik indirgemeci anlatllarda nesne/er araslndaki gereklilik ili~kisi kuramsallsoylemse/ baglamlndan baglms,z olarak, nesnelere i~kin bir nitelikmi~~esine ere ahnjr. manugma baglmh olan ara~saici bir siyaset ve kiiltiir anlayl~l; (3) toplumsal donii~iimii, iiretim tarzmm kapmlmaz olarak urettigi r;eli~kilerin dinamigine baglmh klian ereksel (teleolojik) bir tarih ve toplumsal evrim anlayi~1olarak Slralanabilir. 23 Siyasi failler ise bu varsayimlann ortak paydasml te~kil iktisadi mantlgl uretim ili~kileri agmdaki konumlam~lan uyarmca ete kemige biiriindiirurler. Boylelikle, toplumsal donu~iimii slmf r;lkarlan dogruitusunda gerr;ekle~tirmesi beklenen imtiyazh ozneler olarak kavramsalla~tmlabilirier. Ne var ki, Radikal Demokrasiye gore siyasi kimlikler ve toplumsal hareketlenmeler Klasik Marksizm'in beklentilerinin aksine, nesnel slmf pkarianmn yonlendirmesi gereken seyirde ilerlemediler. Bunun iizerine Klasik Marksizm, 20. yuzyli boyunca iktisadi mantlgm dayattlgl tarihsel guzergahtan sapan siyasi geli~meleri kuramsal ~er~evesine i~selle~tirebilmek maksadlyla bir dizi kavramsal icada ba~vurmak zorunda kaldl. Ekonomik "gerekliligin" dayamgl siyasi beklentiler ile mevcut toplumsal bilinr; ve ittifaklar arasmda a~lian u~urumu kapatabilmek ir;in Marksist kuram "yanh~ bilinr;lenme", "goriintivderin yapllar" ikiligi, siyasi ve kuitiirel siire~lerin "gorece ozerkligi" ve "hegemonya" gibi yeni kavramlar tiiretti. Her ne kadar siyasi ve kiiitiirei siirer;lerin toplumsal iizerindeki ozgiil etkilerine alan ar;ar gibi goriinse de, siyasetin "gorece ozerkligi" ve "hegemonya" gibi kavramlar aslmda olumsalhgm ve rastlantlsalhgm evcille~tirilmesi ve yeniden ekonomik gereklilige yedirilmesi ir;in birer kuramsal siibap i~levi gordiiler. Ekonomik "gerekliligin" lsrar ettigi tarihsel giizergah ile "pusulasl ~a~ml~" Kuramm i~levi pozitivist soyut/ama araeillglyla nesneye i~kin gereklilik ili~kisini, i,inde bulundugu diger olumsa/ iii~kilerin eurufundan ~ekip ~Ikarmak, boylelikle nesneye bu gerekliligi at feden ozo, "asli ger~ekligi" e/de etmektir. Bu bag/amda ekonomiyi bir gereklilik a/ani olarak gormek demek, gerek iktisadi nesneleri birbiriyle i1intilendiren, gerek iktisat-dl~1 nesneleri iktisadi nesnelere tllbi kllan, iktisadi nesnelere i,kin bir dizi (ama geneide Bire indirgenebilen) degi~tirilmesi imkllns,z, dogalla~tlnlml~ iktisadi yasanln varhglnl kabul etmek demektir. BOyle bir ~er~evei~inde gereklilik i1eolumsalhk arasmdaki ili~ki ise ya birbirini tamamen dl~lar nite- Iiktedir -ki bu durumda gereklilik Ozerinde hi~bir etkisi olmadlgl do~onolenolumsa/ i1i~kiler genellikle Onemsiz olarak degerlendirilip kuram-d'~1 blraklhr- ya da toplumsal ~OzOmlemeilk bakl~ta goreeeozerklige sahipmi~ gibi goronen olumsalhgm donopdola~lp tekrar gerekliligin i~inde erimesiyle noktalanlr. ~ag'da da degineeegimiz Ozre, bir~ok ele~tirinin iddia ettiginin aksine, Radikal Demokrasi gereklilik kavramlnl terketmez. Sadeee bu kavram, Klasik Marksizm'in yokledi!ji OzeOanJammdan anndlrlr. Radikal Demokrasiye gore gereklilik, iktidar i1i~kileri i~inde hegemonik moeadeleler sonucunda kuru/an, do/aylslyla olumsalhk tarafmdan kirlenmeye ve ~6z0lmeye her zaman a,lk, sorekli yeniden OretiJmesi gereken siyasi nitelikte bir i1i~kiselliktir. Ba~ka bir ifadeyle, gereklilik ile ojumsalhk arasmda ge~irimsiz bir smjr,varhkbilimsel bir ikicilik Ong6rOImez; tam tersine gereklilik olumsalla yanlml~tlr, olumsah her an i~inde banndlnr. 23 Klasik Marksizm'in bu savlar arasmda sortunmesiz bir bi~imde nedensel ge~i~ler yapabilmesi ashnda 2. ve 3. tezleri kojayhkla 1. teze, yani iktisatln tekil mant,glnm gerekliligine indirgeyebilmesiyle momkondor. Ornegin, ku/turej ve siyasi sure~/eri ve kimlikleri iktisadi mant'!jl don(j~t(jren, ekonomik kerteyi dl~ardan kuran etkin belirleyicilerden ziyade ekonomi kerte tarafmdan 6needen bi~i1mi~rolleri hayata ge~iren gorongolero/arak kavramsalla~tjrabilmek i,in bu sore~/erinve kimliklerin hareket alan/annl denetjeyen, etkilerinin i~eriklerini ve olumsa/hk dereeelerini slnjrjayan,dolaylslyla koltorel ve siyasi kertelerden baglmslz olarak varhglnl sordoren bir iktisadi mantlga ihtiya, vardjr.

9 siyasi geli~meler arasmda slk slk niikseden bu kuramsal gerilim, ozellikle lkinci Diinya Sava~l sonrasmda akut bir hal aldj. Radikal Demokratik okulun iddiasma gore, kapitalist diizen giderek ya~amm her alamm metala~unp, iktisadi olanla smith olmayan yeni topiumsai taiepier ve siyasi kimlikier yarattlk<;a, topiumsaldegi~imin oznesini slmfla simriayan KIasik Marksist kuram da siyasi kislrhgi nedeniyle m~ruiyetini yitirmeye ba~ladl. RadikaI Demokratik proje, Marksizm'in siyasal krizinin a$liabilmesi i<;in ekonomik indirgemeciligin ve Slmf ozcl1lligrtnl1n tamamen terkedilmesini sahk veriyor. Zaman ve mekan tammaz iktisadi yasalann tahakkl1mii altmda devinen, i~ine kapah bir toplumsalhk ve boylesi bir toplumsalhgm uzanusl olan yekpare bir siyasi ozne anlayr~lmn yerine hegemonik miicadeleler i<;inde in~a edilen, apk u<;lu bir toplum modelini ve ~ogul kimliklerin eklemlenmesiyle kurgulanan bir toplumsal ozne anlayr~ml oturtuyor. Toplumsahn ve toplumsal kimliklerin soylem zemininde iktidar nilicadeleleri i<;inde kuruldugunu iddia eden Radikal Demokratik duru~, boyielikle ekonominin siyasalla~masl ve toplumsalla~masl i<;inde bi<;ilmi~ kaftan bir kuramsai <;er<;evete~kii etmiyor mu? OyIe ya, Marksist gelenegin ekonomik indirgemeci damanm yaplbozumuna tabi tutan RadikaI Demokratik dli~iin11rlerin, Slmf konumu, smlf kimligi, 11retim tarzl, emek-giic11, meta, sermaye birikimi, somlirli gibi Marksist siyasi iktisaun belkemigini oiu~turan kavramian OZCU 01- mayan bir iktisat dili i<;inde caniandlrmaiarmdan daha dogai ne oiabilir? Oysa, RadikaI Demokratik yazm ~u ana dek iirettigi topiumsal <;oz11miemelerde, ozciiiiik el~tirisinin siizgecinden ge<;ircligiiktisadi kavramian indirgemeci olmayan radikal bir soylem i<;ine yedirme ve boylelikle iktisau toplumsalla~tlrma hususlannda pek de ba~an kaydedebilmi~ degil.. Radikal Demokrasi projesinin ekonomi ve ozellikle smlf ili~kileri ekseninde siyasall~ma olaslhgim kapitalizln-kar~ltj hegemonya in$asma eklemleme konusunda takmdlgi isteksiz tavlr, hem Tlirkiye hem de Bat! kaynakh radikai yazm i<;inde dogal olarak yogun bir el~tiriye maruz kald1. 24 Bu ele~tirilerden pek<;ogununortak iddiasl Radikal Demokratik projenin, benimsedigi post-yapisalci felsefenin ozclil11k kar$lu ve "soylez,nindirgemeci" temelleri yiiz11nden maddeci, soylem-(h~l bir ger<;eklige -ki burada genellikle "ger<;eklik" gostereniyle kastedilen bliylik harfle "K'apitaiizm"dir- yaslanan iiretim tam odakh <;0- zlimlemeleri zaruri olarak dl~layacagl yonlinde. Bir ba~ka deyi~le, bu ele~tirilere gore Radikal Demokratik kuram kimliklerin ve siyasi ittifaklann soylem zemininde siyasi mlicadeleler i<;inde kuruldugunu savlayarak, Marksist slmf siyasetinin olmazsa olmaz ko$ulu varsayrlan ekonomi merkezli (ve dolayrslyla da 24 Burada bu ele~irileri kiilliyen ele almamlza olanak olmadl!)lndan ~imdilik sadece belli ba~h birka~lyla yetinmek durumundaylz (Adakh, 2001; Boron, 2000; (reaven, 2000; Geras, 19B7; Kaygalak, 2001; Savrlln, 1990, Veltmeyer; 2000; Wood, 1992). Bu yazlnln benimsedigi Radikal Demokrasi ele~tirisiyle benzer kaygllan payla~an ~ah~malar i~in ise bkz. Diskin ve Sandler, 1993; Sandlerve Diskin, 1995; Gibson-Graham, 1996a. "maddeci") bir bilgibilim ve varhkbilim anlayr~ml da reddetmi~ oluyor. Tam da bu sebeple, ele~tirmenler Radikal Demokrasi projesinin slmf siyasetini siyasi mlicadele alanmdan dl~lamasmm yadlrganmamasl, dogal kar~llanmasl gerektigini iddia etmekte!er. RadikaI Demokrasi yazmml soylem indirgemecilikle itham eden e!e~tirilerin ortak noktasl, bayraktarhglm yaptlklan maddeci dlinyagorli~li arkasmda aslmda alttan alta "ger<;ek<;i"bir bilgi ve varhk bilim anlayr~lm banndmyor olmalan. Maddecilik gostereniyle soylem-dl~1 ve siyaset-otesi bir alamn, toplumu temellendiren "mutlak bir ger<;ekligin" mevcudiyetini kasteden bu ele~tirilere gore siyasi kimliklerin soylem zemininde kuruldugunu ileri slirerek siyasetin altmdan lizerinde durdugu ger<;eklik hahsml <;ekivermenin faturasl <;ok aglrdrr. 25 Bu bizi ya iradeciligejidealizme (oznenin, siyasi kimligini i<;inde bulundugu toplumsal ko~unardan baglmslz olarak ozglirce kurup diledigi gibi ya~ama ge<;irebilecegine duyulan safdil inan<;), ya siyasi gorececilige (her tlirlli kliltlirel ve siyasi farkhhgl naif bir <;ogulculuk adma e~deger tutup ba~tacl eden yakla~lm), ya da nihilizmejsiyasi kayltslzhga (Umadem ula~mayr hedefledigimiz ama<;lar mutlak bir ger<;eklige tekabiil etmiyor, 0 zaman onlar ugruna <;abalamanm da bir manasl yok" zihniyeti) siirlikler. Nitekim Radikal Demokratik duru~ bu 11<; tarz su<;lamaya da slk slk muhatap kalml~nr. Radikal Demokratik <;er<;eveningene! olarak ekonomiye, ozel olarak da Slmfsal donli~iime yonelik farkh ekonomi politikalan iiretmedeki "korlligli" konusunda adl ge<;en e1e~tirilere kauhyoruz. 26 Fakat bu karliik ozciiliik-kar~ltl fe!sefi tezlerin ka<;lmlmaz ve mantiksai bir sonucu olmaktan ziyade, lizerine kafa yorulmasl gereken bir muamma olarak algilanmah. Radikal Demokratik <;er<;evei<;erisinde Marksist iktisadi kavramlann bir yandan kuramsal olarak ham blraklhrken ote yandan gereksiz ilan edilmesi, kammlzca ozciihik-kar~ltl 25 Bu yazlnln benimsedil)i maddecilik anlayi~1radikal Demokrasi ele~tirilerinin savundugu maddecilik kavramlndan bir hayli fark/i. SOylem-dl~1bir maddiyatln (iiretlmin) toplumsal ger~ekligi temeliendlrdil)inl iddia eden ve dolaylsly/a maddl olan ile soylemselolan, ka~lnllmaz olan lie olumsal olan, ger~eklyapisal olan HegOriintOsel olan araslnda ikicl bir anlayi~1yeniden iireten bu ele~irilerin maddeci de!)il, ger~ek~i/pozitivist bir bilim anlayi~1n1benimsediklerinl dii- ~iinmekteyiz. Bize gore maddecilik, bilgi nesnesinin soylem-otesibir Ozle de!)ii, simgesel alanln ~eli~kili ve ~atl~klh i1i~kileryuma!)1 i~inde kuruldu!)unu kabul eden bir felsefi dur~a tekabiil ediyor. Kanlmlzca simgeselde kurulan bu i1i~kisellik anlayi~1en uygun ka~lhgjni "ta~kjnbelirlenim" kavramjnda buluyor (Althusser; 1965). 26 Bu boliimiin iler/eyen klslm/annda Radikal Demokrasi projesinin kapitalizm ve sjnlf kategorilerini nasll kullandl!)1 Orneklenlrken ima edilece!)i iizre, bizim benimsedi!)imiz anlamlyla kuramsal HkOrliik H, ele allnan' kavramln tamamen es ge~i1mesi,atlanmasl, yok sayllmasl an/amlndaki bir korliik an/ayi~lndan farkh. Tam tersine, sozkonusu kavramjn metinde veya kuramsal ~er~evei~inde yiiklendi!)i roher/an/amlar, bu kavraml ba~ka bir ~eki/de gormemizi, kullanmam,zl engelledi!)i OI~Odemetnin kurucu noksanh!)jnjniizerinin Ortii/mesini sa!)larlar. Ancak semptomatik bir okuma yaparak metindel1<uramda goriinen ile goriinmeyen araslndaki i1i~kiselli!)i sorgu/ayabilir; bu sorgulama sonucunda da metnin kurucu dl~lanml~1n1(bilin~altlnl) fa~ etmeye ~ah~lnz. Kuramsal goriinqrlqklvarhk ve korlqklyokluk arasjndaki bu diya/ektik i1i~kiselli!)in fe/sefi bir izahl ve semptomatik okumanrn aynntlll bir a~lklamas, i~in bkz. A/thusser ve.baubar; 1970.

10 YAHYA M. MADRA - CEREN OZSEL~UK KENAN ERC;EL felsefenin dogal bir sonucu olarak degil, tam tersine, bu felsefeye rapnen suregelen kuramsal bir anomali olarak sorunsal1a~unlmah. Biraz daha kl~klruci 01- mak gerekirse: Bizce Radikal Demokratik projenin kuramsal zaafl, yaygm kammn aksine, toplumsalm soylem zemininde siyasal olarak in~a oldugunu iddia etmesinden ziyade, bu manugl tuhaf bir bi<;imde ekonomi baglammda uygulamaktan ka<;mmasl. Bir ba~ka ifadeyle, Radikal Demokratik du~iinurlerin sorunu soylemi/siyaseti oncullemelerinde degil, ekonomiyi kendi felsefi duru~lanna ragmen hala bir gereklilik alam, siyaset-dl~l bir "~ey" olarak kavramsana~ tmnalannda yatar. Bu nedenle, kammlzca, Radikal Demokratik kuram ve bu kurama sol cenahtan yanelen serzeni~ler birbirlerine taban tabana kar~lt gibi goriinseler de ekonomiyi dogal yasalarla devinen bir "gereklilik" alam olarak kurgll:lachklan Olr;ude olduk<;a Onemli bir ortak paydada bulu~maktadlrlar. Tezimizi somutla~nrabilmek ir;in Radikal Demokratik kuramlsemptomatik okum:a. yontemine tilbi tutarak bu yazma damgasml vurmu~ olan ekonomiye ve iktisadi kavramlara dair tipik algllay1~bi<;imlerini biraz daha yakmdan ele almamlz gerekiyor. Soylec;eklerimizi p~inen Ozetlemek gerekirse: Marksist iktisadi kavramlar, Radikal Demokratik kuramda birbiriyle r;eli~kili iki farkh mua~ele gormekteler: (1) ya kuramsal tutarslzhklara yol ar;ma pahasina Klasik Marksist anlaularda yuklendikleri ozcu anlamlan muhafaza ederek bu C;er<;eve ir;inde boy gostermekteler; (2) ya da ozculukleri kendilerinden menkul ve anlamlan degi~mez olarak gorulduklerinden, kuramsal olarak i~levsizl~ip terkedilmekteler. Birinci tarz muameleye omek olarak, Emesto Laclau ve Chantal Mouffe'un Hegemonya ve Sosyalist Strateji kitabmdaki kapitalizm anlatlsma kulak verelim (1987: 196-7): Toplumsal ili~kiler duzeyinde bir dizi de~~ikli~inmeydana gelmesi ve yeni bir hegemonik olu~umun te~ekkulu, lkinci Diinya Sava~I'ndan soma gw;ekle~en yeniden orgutlenme ba~lammda olmu~tur... Sorunu ekonomik bir bakl~ a~lsmdan inceler- I sek, belirleyici de~~im Michel Aglietta'nm yaygm birikim rejiminden yo~un birikim rejimine ge~~ dedi~i ~eydir. yogun birikim rejimini, kapitalist llretim ili~kilerinin hut1ln toplumsal il~kilere yayllmasl ve toplumsal il~kilerin kar i~in uretim manuglna bagjmb olmasl karakterize eder... Yuzytlm b~mda b~layan ve 1940'lardan soma urrnanan kapitalist llretim i~kilerinin bu her yere nufuz ed~i, toplumu durrnakslzm yeni "ihtiya~lann" yarauldjgl ve gittik~e daha fazla insan eme~ uninllnlln metaya ~evrildigi gen~ bir pazara don~tllrecekti. Toplumsal hayatm bu "metal~unlma- 51"eski toplumsal ili~kileri -yerlerine meta ili~kilerini ge~irerek- yok ediyordu ve bu yolla kapitalist birikiinin rnanugl giderek daha ~ok sayida alana nllfuz ediyordu, Gonllmllzde birey yalmzca bir emek-gllcll sauc1s1olarak de~il, di~er pek ~ok toplumsal ili~kiye katlhml yoluyla da sermayeye baglmhdlr: kllltllr, bo~ zaman, hastahk, e~itim, cinsellik ve hatta alum. Pratik olarak, kapitalist il~kilerden azade hii;bir bireysel ya da kolektif hayat alam yoktur. Radikal Demokratik soylem almtlda betimlendigi gibi kapitalizmin tarihsel donl1~l1ml1nl1~eni kimliklerin ve toplumsal hareketlerin ortaya <;lkuklan baglam olarak bemmser. Ne var ki, kapitalizm bu tahlilde KlasikMarksist <;ozl1mlemelerden fazlaslyla tam~lk oldugumuz <;ehresiyle, sermaye birikimi, kilr enr;ok~amasl, metala~ma gibi kendinden menkul, siyaset-dl~l i~leyen bir dizi iktisadl manuk olarak kar~lmlza <;lkar.hatta <;eli~kilerinden tamamen annml~ olarak resmedildiginden Radikal Demokrasinin kapitalizm anlatlsl, Klasik Marksizm'in krizlerl~ malal kapitalizm hikllyesinin yanmda <;ok daha basit ve tek boyutlu kahr. 27 ~p~tali~mi dl~sal belirleyenlere ihtiyacl olmayan, tl1m toplu- ~u tamamen haklmlyeu altma alml~ yekpare bir gu<;olarak betimleyerek, Radlkal Demokrasi aklml tam da ele~tirdigi ekonomik indirgemeci tezleri bizzat yeniden I1retmi~ olmuyor mu?28 ~apitalizm Ozelinde ekonomi, toplumsah tamamen kendi keyfince yonlendirebllen, fakat kendisi toplumsaldan baglmslz olarak varhgml surduren bir mahlukat olarak tekrar kar~lmlza dikilir. Halbuki, kapitalizmin bu ozcl1 anlauslddan gocunmayan Radikal Demokrasi Slra slmfa geldiginde bu kavraml ifiah olmaz Ozcu bir kura~sal kategori oidugu gerekc;esiyle lskartaya <;ekmekte bir s~kl~ca gorml1yor. Ornegin, Ladau'ya gore slmfl, cinsiyet, Irk, etnisite gibi klml~klere eklemlemek isteyen toplum bilimciler bl1yuk bir yamlgl ir;indedirler, Zlra: Marksist slmf kavraml diger liim kimliklerin etrafmda i~a oldugu eklemleyici ~ekirdek olarak kavramsajla~tlnlageldi&inden kimlikleri birbirinin ardma dizen zincire dahil edilemez. Merkezi eklemleme i~levini kaybettigi ve ~ogul kimlikleri kucaklayan zincirin herhangi bir par~asl haline donll~tllgll zaman, "slmf" kategorisiyle aruk neyi kastediyoruz ki? Servet farkhhklanm ml? Profesyonel meslek kategorilerini ~i? F.ark~1co~r~ i~~lgeler bazmda farkhla~an grup aidiyetlerini mi? Cevap belirsizdlr. Klmhklen blrbm ardma dizen zincirin bir par~asl haune geldi~inde slmf yeni bir 27 B~n~ be~zer bir H~eli~kisizle~tirmeHdurumu, Jameson'un Mandel'den odon~aldl!j, HGe~ Kapltal,zm kavramlnda da gozlemlenebilir (Norton, 1995). 28 Burada bir not do~opr.adikaldemokratik ~er~eve i~inde birbiriyle ~eli~enfarkh kapitalizm an'?t,'an ~Idu!junu teshm etmemiz gerekiyor. Orne!jin, Laclau, ba~ka bir kitablnda GOney ~fnka'd~k!,r_k~lhklakapitalizm araslndaki ili~kiyineelerken, kendi durlj~unu, Irk~'h!j;kapitahst somurunun ta.mamen ara~sal bir gerekjiji!jiolarak kavramsa"a~tlran indirgemeci tezlerden.~~ylefarkhla~,rm~ya ~?hw (1990: 23; yazarlann ~evirisi):h ama bu ekonomik indirgemeclflktez ters yuz edjleblhr: ~!)e~ir~~ji,kkapitalist sermaye birikiminin i~levselbir icab'ysa, bu aym zamanda Irk~lh!)1nkap,tahzm, kuran d,~salbir belirleyen oldu!ju anlamlna da gelmiyor mu? Bu ba!)famda -ve.aynea,rk~1politikalardaki de!ji~imlerinsermaye birikimiyledo!jrudan.ba!jl~nt"l ofr:nayanb,r~ok farkh sore~lebelirlendi!ji ger~e!ji de goz OnOne ahnd,!jlnda (MkllT~zumredekl kavgalar ve i~bolonmeler,uluslararasl baskl unsurlan, vb.)- ekonominin kurueu b,r dl~ansl oldu!junu teslim etmi~ olmuyor muyuz? Bu, sermaye birikiminin soyut mantl-!j!nlntoplumsal!n_heralanln~aki de!)i~imidikte eden bir yasa de!)iide kendi menzili d'~lndakj sure~le~v~ do.nu~u~leree behrlene.n, olumsal bir olgu oldu!ju anlamlna geliyor mu?h K.apltahz~,~ ~ad'kal Demokrat,k soylemde hem OzeOhem de ozeoolmayan tasvirlerle tez~hur etmes~ b,zl~ SaVIn~IZI ~OrOtmOyor.Tam tersine, bu ~eli~kilianlatllar Radikal Demokrasinln ekonomlye dalr Ozeu olmayan tutarh bir Marksist dil geli~irememesinin bir semptomu olarak de!)erlendirilmeli.

11 YAHYA M. MADRA CEREN OZSEL<;UK - KENAN ER<;EL anlam edinemeden eklemleme i~levini yitirir. Burada "yl1zen gosteren" haline ge1en bir kavramlakar~l kar~lya kalmaktayrz (Butler vd., 2000: 297; yazarlann I;evirisi). Ladau'ya gore "smlf" turn ozne konumlanm tutkallaytp, onlara nihat anlamlanm kazandlran indirgemeci bir mannk, belirleyici bir nedensellik olarak i~levsell~mek zorundadlr; aksi takdirde tiim anlamml yitirerek muglak, ba~lbo~ bir gosterene donii~iir. Slmfm kimiikler arasmdaki son kerte eklemleyiciiigi i~levini yitirdigi iddiaslm Laclau, bu manngm ge~mi~te viicut buldugu bir dizi grup aidiyetinin a~mmakta oldugu savlyla gerek~elendirmeye ~ah~lf. Zira biiyiik sanayi ~ehirlerinin militan i~~i smlflan ve koyliiler yok olmaya yiiz tutarken, i~izler, yonetici smlflar, kadm i~~iler gibi yeni gruplar siyaset sahnesinde boy gostermektedirler. Bu tespite dayanarak Laclau, kimi maden havzalannda ve koylulugun hala varhgml surdurdugu geri kalml~ bazl bolgelerde smlf kimliklerine rastiansa da genel gidi~atm ters yonde oldugunu savunur (Butler vd., 2000: 301). LacIau'nun soyleminde slmf kavraml, pozitivist bilgi felsefesinin rasyo.nalistve empirisist damarlanmn i~i~e ge~erek ordukleri ozcu,bir ~er~eveye taktbp kahr. Slmfm e~yamn tabiau geregi indirgemeci bir kavram oldugu rasyonalist savlarla gerek~elendirilirken, bu kavramm arnk ge~erliligini kaybettigi teziyse ampirik kamtiara ba~vurularak saglama ahmr. Slmf indirgemeci bir mantlgm ve bu manngm vucuda geldigi ve fakat hlzla a~mmakta olan gruplann adldlr. OZCii olmayan, ba~ka turlu bir smlf tamml tahayyiil edilemez. Post-yaplsalcl felsefeye gore turn gosterenlerin anlamlan ~ozuliip yeniden kurulabilirken, "simp' bu nitelikten nedense mahrum blraklhr. Bu bolumde kapitalizm ve smlf kavramlan baglammda Radikal Demokrasi projesinin ekonomiyi nasll haia soylem-dl~l bir gereklilik alam, bir "tabu" olarak tasavvur etmeye devam ettigini gostermeye ~ah~tlk. Yazmm ii~iincii boliimiinde Radikal Demokrasinin benimsemi~ oldugu soylemin kuruculugu tezini ciddiye alan ve indirgemeci olmayan bir Marksist iktisadi soylemin ve bu soylemin kimi siyasi a~lhmlanmn ana hatlanm ~izmeye ~ah~acaglz. Yukanda Klasik Marksist anlatilan tartl~lrken degindigimiz uretim ili~kilerine vurgu yapan aklm yetmi~li ytllarda, Louis Althusser'in Kapital'i Okumak ve Marx It;in adh yapltianmn lngilizceye kazandmlmasmm da uyandmhgl ilgi ve heyecanla, Ingiliz Economy and Society ve daha klsa Omurlu olarak Theoretical Practice dergilerinin ~evresinde kaydadeger bir canlanma ya~adl. Gerek Barry Hindness ve Paul Q. Hirst ikilisinin kapitalizm-oncesi uretim tarzlanm ve genel olarak toplumsal olu~um kavramml tartl~nklan birbirini izleyen pgu apcl eserleri (1975 ve 1977), gerek 0 donemde yine Economy and Society'de yaymlanan kilit makalelerin toplandlgl derleme (Wolpe, 1980), toplumsah ekonomiye indirgemeden de uretim ili~kilerinin tahlilinin yapllabilecegine i~aret ediyordu. Bunlara ek olarak, Emesto Laclau (1977) Latin Amerika'da kapitalizmoncesi uretim ili~kilerinin kapitalist uretim ili~kileri ile eklemlenmek suretiyle varhklanm surdiirebildiklerine dikkat ~ekerek, bir toplumsal olu~umda sin piyasalann varhgmdan hareketle kapitalizmin mevcudiyetine hukmetmenin dogru olmadlgml ortaya koydu. Bu donem boyunca ger~ekl~tirilen bu ve benzeri daha nice ~ah~ma,. bir yandan her toplumsal olu~umun i~inde birden fazla uretim tarzmm birarada bannabilecegi ihtimaline kar~1 sosyalistleri uyamk olmaya davet ederken, diger yandan da ekonomik siire~lerin kiiltiirel ve siyasi sure~ler ile i~i~e ge~mi~ligini oziimsemi~ bir hegemonik miicadele perspektifinin ivediyetine vurgu yaplyordu. Ne var ki, Thatcher'm lngiliz soluna indirdigi aglr darbeden "iiretim tarzlannm eklemlenmesi" adlyla amlan bu tartl~ma da nasibini alml~ olmah ki, seksenli ytllarla birlikte lngiltere'de soz konusu yazlnm artlk esamesi dahi okunmaz oldu.29 ngin~tir ki, lngiltere'de talihsiz bir ~ekilde soniimlenen bu damar, Kuzey Amerika'da Amherst Okulu ya da Post-yaplsalcl Marksizm olarak tanman camiada, once Stephen Resnick ve Richard Wolff'un, ardmdan da onlann ogrencilerinin ~ah~malannda yeni bir soluk buldu. Althusser'in t~km-belirlenim (overdetermination) kavrammm -bu du~iinuriin kendisinin bile zaman zaman izini sonuna dek surmekten imtina ettigi- kuramsal aphmlanm turn radikalligiyle kucaklayan bu okul biri varhkbilime, digeri bilgibilime ili~kin iki temel husus uzerinde hassasiyetle durur (Resnick ve Wolff, 1987).30 Varhkbilim baglammda ta~km-belirlenim kavraml, nasll Saussure-sonrasl dilbilimde herbir "goste- 29 Oretim tarzlarrnln ek/em/enmesi tartl~maslyla benzer kaygllar ta~lyan "TOri<iye'de Tarrm Sorunu" ~artl~malarrntn bir Ozeti i~in bkz. Seddon ve Margulies, Hindistan'da yapllml~ benzer blr tartl~manln Ozeti i~in ise bkz. Aydin, ~Ithus~er'i~ bu k~vrar:nl TOrk~e'ye "Ost-belirlenim" olarak ~evrilegelmi~, bkz. Althusser, U.stbell~lenlm kellmesl, alt-yapi/ost yapl modelinin bina e!:jretilemesini, dolaylslyla hiyerar$ik blr be/lrle~me ~nlayi~1n1~a!:jrr~tlrdrgl i~in "overdetermination" kelimesini ta~kln.belirlenim o/arak ~evlr~eyi daha. uygun bulduk. Burada "ta~kln" On-eki, sozkonusutoplumsal ~Ozumle- ~el~r~e, ~eh~leyenlerrn saylslnln ve belirleyenlerin birbirleri uzerindeki karma~lk ve ~eli~ik etkllerrnrn hl~blr zaman tam olarak ihtiva edilemeyece!:jini, bu nedenle de toplumsal ~Ozum/emelerde an/amrn yeniden kurulmaya her zaman a~lk olaca!:jlnl antmsatmasl a~lslndan, kanlmlzca, kavramln OzgOIkullantmlnl daha iyi kar~rlamaktadlr. Belirlenme ve anlamlandlrma su. r~cindeki bu bollu!:junlta$klnh!:jln sebebi ise toplumsal sure~lerin ve nesnelerin kendilerini sa. bit/eyebhecekleri hakiki ve nihai bir Ozden mahrum olmalarrdrr. Bilindi!:ji Ozre, Lukacs ve Althusser'den Once ta$kln-belirlenim kavramlnl ilk kullanan Sigmund Freud'dur (Freud,. 1900[1999]). Freud'a gore royalardaki imgeler ~ok saylda an/amln ta$!yiclsldlrlar. SaYlslzanla. mln yo!:junla~masl (condensation) He kurulan imgeler, "ta~kln-belirienmi~"lerdir. Freud'daki ta~krn belir/enimin ikinci boyutuysa, bir imgenin bir ba~ka imgenin yerini tuttu!:ju yerinden. kay.dlrma (displacement) hareketidir. Sonradan, Jacques Lacan (1966[1977]) yo!:junla~ma ve yerrnden-kaydlrma ~av.ram/arrnl, S1raslyla,e!:jreltileme (metaphor) ve duz-de!:ji~tirme (me. tonymy) kavramlarr rle rkame ederek, bu kavramlarrn yapisalel dilbilimdeki le~tirecektir. ka~lllklarrnl net-

12 YAHYA M. MADRA - CEREN OZSEL~UK KENAN ERt;EL Fakat ~unu hernen tespit etmek gerekir ki slmf si1recine konu olan slmf kouumlan -yukanda i1retim tarzma vurgu yapan aityapl-ustyapl modelinde gorren"in anlaml diger turn "gosteren"lerle birlikte e~anh olarak aynmsal bir ili~ki i~inde kuruluyorsa, homolojik bir ~ekilde, toplumsah olu~turan sare~lerin de (ekonomik; kulturel, siyasi ve dogai) birbirini, hi~birinin digerleri I1zerinde ustunluk ya da oncelige sahip olmadlgl bir e~egerlilik agl i~erisinde belirledigi anlamma gelir. Bilgibilirn baglammdaysa, ta~ku1-belirlenimci okul indirgemeci ~ozurnlemeleri terk etmekle kalmaz; bilginin, 'onu uretenler 0 kanaatte olsa dahi, hakikati lay1klyla ternsil etrnek ya da apklarnak degil, bizzat toplumsah doni1~turrnek amacma hizrnet ettigini savlar (Wolff, 1996). Bilgi i1retirn surecine her katlh~lmlzda, kabul etsek de etmesek de, toplumsah yeniden ~ekillendiren bir mi1dahalede bulunuruz. Ozetle, ta~km-belirlenim kavraml Marksizrn'in onunde iki engin mecra a~rnaktadlr. Birincisi, hi~bir toplumsal surecin, ekonornik sure~ler de dahil 01- mak uzere, kendine i~kin bir mantlgl olrnadlgl tespitidir. "Ekonomi" dedigimiz alamn doga kanunu rnertebesinde kendinden menkul i~leyi~ ilkeleri olmadlgl- 01; diger toplurnsal sure~lerle etkile~im i~inde kuruldugunu/anlamlandmldlglm teslim eden bu anlay1~,on un iradi rni1dahalelerle donu~turi1lebilecegini de mu~tular. lkinci olarak, bilgi uretirninin yegane maksadmm bir gorunguye ayna tutrnak olduguna vehmetrni~ pozitivist fantazinin tam aksine, ta~km-belirlenirncilik bilgi uretim surecinin etik-siyasi (ethico-political) bir boyutu oldugunda lsrar eder. Tarafslz bilgi uretmenin mumkun olrnadlgl, Althusser'in tabiriyle "ideolojinin dl~ma asia ~Ikllarnayacagl" mealindeki bu saptama, bir~oklanmn iddia edegeldigi uzere Marksist soylemi "postmodem gorececilige" ya da "nihilist aymazhga" savurrnaz; tarn tersine, bilgi i1reten her ozneyi soylerninin sorumlulugunu ustlenmeye, kendi kapmlrnaz tarafgirligini sahiplenmeye davet eder. Ortada sorumluluktan ka~an birileri varsa bunlar, ozneselliklerini beyan eden kuramcilar degil, "nesnel" ge~inen pozitivistlerin ta kendileridir: Orettikleri bilginin ger~egi "tarafslz" bir bi~irnde yanslttlgmdan bir an dahi ~iiphe duymayan pozitivist bilimciler, tarn da bu sebeple soylemlerinin toplumsal etkileri kar~lsmda alabildigine kayitslzdlrlar. "SimP' gostereni sosyalist gelenek i~inde pek ~ok farkh bi~imlerde anlamlandmlagelrni~tir. Muhtelif anlamlann yogunla~tlgl bir gosteren olarak "simp', kirni zaman mulk sahipleriyle rnulksuzler arasmdaki, kimi zaman hukmedenler- Ie hukrnedilenler arasmdaki, kimi zaman da varsillarla yoksullar arasmdaki farkhla~rnalan, toplumsal tabakala~malan a~lklamak uzere kuliamlml~tlr. Kamrnlzca, Marx, yukandaki yakla~lmlardan farkh olarak slmfl toplumsal bir tabaka olarak degil, am-emek (ya da arn-deger) kavraml ekseninde, bir Sare{ olarak kavramsalla~tlnr. Smlf siirecinden anla~ilrnasl gereken, artl-emegin kirnler tarafmdan ve naslluretildigi, bu uretilen artl-ernege kimlerin elkoydugu, ve son olarak elkonulan artl-emekten kimlerin, hangi oranlarda nemalandlgldlr.31 Smlf ~oziimlemesiyse farkh slmf sure~lerinin ku~umsal tahlilinden ba~ka bir ~ey degildir. 32 Ku~kusuz slmf ili~kilerini miilkiyet ve/veya iktidar/gii~ ili~kileri ve/veya farkh gelir di1zeyleri baglammda tammlamak da mi1mki1n. Ancak, Marx'm sosyalist gelenege yaptlgl katkmm ozgiinliigiiniin hakkml vennek istiyorsak artlemek ekseninde tammlanml~ slmf kavramml sosyalist gelenek i~inde rastladlglmlz diger slmf kavrarnlanndan titiz bir bi~irnde aylnnarnlz gerekiyor. Gerekiyor ~unki1 kuliamrn alam hi~ de sosyalist yazmla slmrh olmayan soz konusu ~iger slmf kavramlan i~in ne Marx'a ne de onun ardillarma ihtiyaclmlz var. ate yandan, smlf si1re~lerini incelerken onlan sarrnalayan mi1lkiyet, iktidar/gu~, gelir ili~kilerini dikkate almamak tabii ki mumkun degil: Farkh SInlf yapllan ancak ve ancak farkh varolu~ ko~ulian (omegin, mulkiyet ve iktidar ili~kileri, yasal di1zenlemeler, kulti1rellideolojik si1re~ler) i~inde ete kemige buruni1rler. Mercek altma alman toplumsal gorungunun bir slmf ili~kisi te~kil edip etmedigi; ediyorsa ne ti1r (om. kapitalist, feodal, koleci, komunai) bir Slmf si1rec! oldugu nevinden sorulara ancak bu bahsi ge~en si1recin siyasi, kulturel ve iktisadi varolu~ ko~ulianm her somut omek ozelinde ihtiyatli bir bi~imde tahlil ederek yamt bulabiliriz. Diger bir deyi~le, slmf, kendi ozgullugu i~inde ele ahnmasl gereken iktisadi bir sure~ olmakla birlikte diger iktisadi, siyasi ve ki1iti1rel si1re~leri son kertede belirleyen bir temel degil, tarn tersine, onlann kurucu etkisiyle varolabilen, onlarda vucut bulan bir kurarnsal ~Ikl~ noktasldlr. Ve fakat tam da bu sebeple slmf si1red kendisini ~evreleyen, rni1rnkiin kll~n diger toplurnsal si1re~lerin bir tanesine ya da bir alt obegine indirgenernez. Ozetle, slmf si1recini, toplumsal tarafmdan ~ekillendirildigi ol~i1de toplurnsah da ~ekillendiren iktisadi bir si1re~ olarak anhyoruz. Smlf si1recinin tammlarken iki temel aynrnm altml ~izmemiz gerekiyor. Birinci aynm gerekli-emek ile arn-ernek arasmdaki aynrn: Ernek~inin kendi varhgml yeniden-uretebilmesini saglayacak gerekli-emegin otesinde sarfettigi her fazla emek artl-ernekten sayilir. l~te bu aynrn sayesinde "sorniiri1" kavramml hi~ emek sarfetmeyenlerin i1retilmi~ artl-ernege el koymasl olarak tammlamak ve boylelikle somurenler (om. burjuva, efendi, derebeyo ile somurulenler (am. proleterya, kole, serf) arasmdaki fay hattmm toplumsal kartogra isini ~I_ karrnak mi1mki1n olur.. 31 B.ur~da Oze'~ik.'eMarx'ln Kapita/';n (j~(jnc(j cildinde artl-deger; kar, kira ve faize ayrritlrdl9' ~OzumJemeslnl~Ikl~noktasl alryoruz (Resnickve Wolff, 1987). 32 Cinsel hizmetten akademik emege uzanan bir~ok farklr mesjekkolunun burada bahsi ge~en slnlf k~r~ml ~~19ln.dayapllml~ incelemejeri i~in bkz. Gibson-Graham vd., 2000 ve Ula~lm sektoru uzenne Ylne burada ele a1dl91mlzsrnlf perspektifinden hareketle yapljml~t(jrk~e bir ~alr~ma;~in bkz. Ozsel~uk, 2002.

13 YAHYA M. MADRA - CERENOZSEU;UK KENAN ER~EL BIR TABU OLARAK 'EKONOMI' dugumuz gibi- ikiyle smlrh degildir. Somurulen ile somuren arasmdaki ili~ki slmf yaplsmm bir ayagml olu~turuyorsa, elkonulmu~ artl-emegin dagltllmasl sureci de bir ikinci ayagml olu~turuyor. Dolaylslyla, slmf surecinin ikinci aynml olarak, uretilen artl-emege elkonulma sureci (birincil slmf sureci) ile elkonulan artl-emegin daglulma surecini (ikincil slmf sureci) birbirinden ayuabiliriz. 33 Haliyle bu iki kerteli smlfsal kavramsalla~tlrma bir uretim birimindeki Slmf konumlanmn saylsml ikinin o.zerine ~lkanyor: artl emegi uretenler, artlemege el koyanlar ve artl-emekten sebeplenenler. 34 Artl-emekten pay alanlann smlf tahliline dahil edilmesi ikili smlf modellerinin yahn dunyasmda yok sayr- Ian bir~ok smlf ~eli~kisini de su yuzune ~lkanr.35 Ornegin, bir~ok Batl ulkesinde kapitalist ~irketlerde c;:ah~anig:iler aym zamanda ~ah~tlklan ~irketlerin hisselerine de sahip olabiliyorlar. Burada kullandlglmlz smlf tahlilinin terimleriyle ifade etmek gerekirse, bahsi ge~en i~c;:iler"birincil slmf' konumlan itibariyle "i~~i smlfmm" mensubuyken, "ikincil slmf' konumlan baklmmdan artl-degerden pay alan "rantiye" slmfma aittirler. 36 Dahasl, i~yerinde somurulen bu ozneler, i~ gununun so nunda evlerine donduklerinde kendilerini feodal birer "derebeyi" olarak ~lerinin urettigi artl-emege elkoyar durumda bulabilirler - ki bu 33 Burada birincil ve ikincil slfatlan onem slralamaslnl degil. slnlf surecindeki kavramsal bir ayn~tlrmayl imliyor. 34 Kimi Onemli yontembilimsel farkhltklar sakh olmakla birlikte, burada izah etmeye ~ah~i!jlmlz slnlf kuraml Korkut Boratav'ln kimi Marksist ~all~malannda (1969; 1991; 1993) kullandl!jl sjnlf tahliliyle kaydade!jer ko~utluklar arzetmektedir. 35 Bu saptamanln a~iilmlannl kapitalist sinif yapllannl ~evreleyen rekabet s(jre~leri ozelinde klsaca da olsa de!jerlendirmekte fayda var. Her kapitalist ~irketi ku~atan biri "~irketler-arasl, di!jeri de ~irket-i~i olmak uzere iki turlu rekabet sureclnden sozedebiliriz.'a,!,~rlglio. ve Ruedo. 1998). Yukanda sermaye birikim surednin ~eli~kilerini tartl~lrken de!llndl!jlmiz ~Irketl~r: aran rekabet ve bizzat bu rekabetin -diyalekti!jin azizli!ji sonueu- tekelle~meyi korukleyi~1 Marksist yazlnda uzerine ~okea kafa yorulmu~ temalar~an~lr. ~ysa. ~irket.i~i.r~k~b~t benzer bir i1giye bir turlu mazhar olmaml~tlr. Mar~sist gelene!jln ~lrke~i,sermay.e.blrlklml~1 en~oklamaktan gayn bir u!jra~1olmayan yekpare blr yapl olarak telakkl edegeldl!jl goz O~une ahndl-!jlnda ~irket-i~i rekabetin derinlikli ve kapsamh bir ineelemeye layi~ bulu.n~ayi~1blr muamma olmaktan ~Ikar. Halbuki, kapitalist bir ~irketin k~r kaynaklan ne ~Irket-I~lnde elkoydu!ju, ne de ba~ka ~irketlerden aktardl!jl artl-de!jerle slnlrlldlr: Ba~kakapitalist ~irketlere sa!jlanan hizmetier sonueu elde edilen gelirlere (sahip olduklan hissesenetlerinden topladlklan k~r paylan verdikleri borea mahsuben aldlklan faiz Odemeleri vb.) ilaveten toketid kredilerinden sa!j- I~nan kazanci da hesaba katmamlz gerekiyor. Orne!jin, General Motors gibi dev otomobil. ~irketlerinin gerek finans piyasalanndaki faaliyetlerinden, gerek toketicilere ~~Iklan kredllerden elde ettikleri gelirler, otomobil satl~lanndan kazandlklannln yanlnda hl~ de azlm~an~ayaeak boyutlara ula~ml~tlr. Gunumuzun kapitalist ~irketleri, ulus:a~1riolmanln yanlsl~a 1~ler~n: de hem endurtriyel sermayenin hem ticari sermayenin hem de flnansal sermayenin 1~levler!~1 banndlran ~ok boyutlu yapllardlr. Geleneksel Marksist iktisadi soylem a~lslndan sermaye bl~lkimi en onemli kalem olmasl gerekirken, burada Onerdi!jimiz SinIf tahlilinde artl-de!lenn hangi mercilere akaea!jl aneak ~irket-i~i rekabeti de i~eren hegemonya mueadeleleri sonunda olumsal olarilk belirlenir. EI konulan artl-de!jer sermaye birikimine yonelik olarak daha ~o~ uretim araci velveya emek gueunun satin ahnmaslnda kullanilabileee!ji gibi finilns ya da tican sermaye yatlrlmlan olarak da de!jerlendirebilinir. Oyleyse, ~irket-i~i ~eli~kiler ve ~tl~kllar sadeee artl-de!jeri uretenler ile artl-de!jere elkoyanlar araslnda de!jil, aynl zamanda artl-de!jerden nemalanan ~e~itli kesimler araslnda da aranmahdlr. 36 Hatlrlanlrsa yakjn bir zaman onee patlak veren fnron skandahnda ~ah~anlann ma!jduriyetlerinin ba~hcakayna!jl "rantiye" olarak edindikleri birikimi bir anda yitirivermeleriydi. da. bireyleri.n gundelik ya~amlarmda birden fazla birincii slmf surecine i~tirak edlyor oiabtleceklerini g6sterir (Fraad vd., 1994). 3.3 tndirgemeci olmayan bir Slnl! kavramlnln aphmlan. S~mf tahiilinin, smlf sure~ierinin ~ogulluguna imkan verecek ve ekonomiyi l.mtlya~lanndan armdlracak ~ekilde zenginie~tirilmesinin sosyalist ufkumuza onemh a~lhmiar kazandlrabilecegi kanaatindeyiz. Soz konusu a~lhmlan a~aglda u~ ana ba~hk altmda ele alacaglz:. 5m~ kimli~~ilincuaidiyeti. Post-yaplsalcl Marksgil kuramm ayrrdedici ozelh~ie~mden bm -ekonomik indirgemeci tahlillerin aksine- smlfsal bilin~ ya da klmhk hakkl?da hi~bir varsayrmda bulunmuyor; smlf tahlilinin saptadlgl smlf k~num~anm l~gai eden somut 6zneler ile bu oznelerin siyasal ya da kuiturel aidlyetl~n. ar~smda hi~bir gereklilik ili~kisi ongormuyor olu~u,37 DoIayrslyla, yazmm lkmcl klsmmda aynntlh olarak ele aidlglmlz Radikal Demokrasi okulu- ~.un.' Gele~e~sel Mar~sist yazma bu minvalde yonelttigi ele~tirilere katlhyor; ~~~lslm~l?ltelemesl altmda top Ianan oznelerin, smlf aidiyetlerinin ve bu ai- ~lyetlere l~km oidugu kabui edilen "nesnel" ~lkarlannm "icaplar"ml yerine getl~e husus~~da g6s~erdigi "basiretsizligi" bir "~arplk bilin~ienme" ya da "ideo~ojlk sap~a emaresi olarak degil, aidiyetierin in~a so.recinde ekonomiye atfedllegeien mhai belirleyiciligin sorunsalla~tmlmasl i~in bir fmat olarak yorumluyoruz. Ama bunu yaparken, Radikal Demokrasi camiasmdan farkh oiarak "i~~islmfl"m olu~turan oznelerin ayn~lkhgml, salt angaje olduklan kimlikleri~ (~iyasi, dint, cinst, vb.) ~e~itliligi itibariyle degil, bizzat slmf tahlili perspekti- ~mden bakl~ia arzettikleri farkhhklar baklmmdan da incelemek gerektigine mamyoru~.. Smlf tahiili~de diretmemizin ve kuramsal C;:lkl~noktaSI yapmamlzm ne~em lse smlfm dlger kimliklerden daha onemli oimasl degil, somliru k~r~lu ~k~isadi kimlikieri/aidiyetleri goruno.r klima ve hayata ge~irmede smlf soyiemmm kurucu ve donu~turlicu gucune inanmamlz. Yukanda izah etmeye ~ah~tlglmlz lizere, smlfm bir sure~ oiarak kavramsal- Ia~tmImasl herbir bireyin birden fazia - birincii ve/veya ikincii-slmf slirecinde roi aia~ile.cegi ihtimalini de beraberinde getiriyor. Bireyler glindelik ya~amlannda klml zaman birbiriyie ~eli~en, surtu~en ~ok saylda smlf konumunu birarada tecrube ediyor oiabilirier. DoIaYlslyIa, smlf konumulkonumlan ile smlf kimligubilin~i arasmda birebir bir tekabuliyet oimayr~l, soz konusu aidiyetin topium~ai mucadeleler i~inde in~a edilen ve ekonomik ili~kiiere indirgenemeyecek bir slire~ oimasmm yamslra i~tirak edilen smlfkonumianmn t;ogu/lugu- 37 Sl.nl~~onumlan Hesiyasal/kultOrel aidiyetler araslodaki gobekba!j101okopartllmasl bu ikisinin blrblnnden t~~amen yaht~lmasl ani amloa gelmiyor, tabii ki. SlOlf konumlan tahlil edilirken soz konusu aldlyetler de dl!jer tum sure~ler gibi hesaba katllmak zorunda (Amariglio 1984' Cameron, ). ',

14 nun ve bu ~ogullugun sebebiyet verdigi feli~kilerin de sonucudur. Sermaye-merkezcilik (capitalocentrism). Onceki bolumde temel kavramlanm tamtmaya ~ah~tlglmlz slmf ~ozumlemesi ekonomiyi, farkh slmf yapllannm birarada varoldugu,ayn~lk bir alan olarak tasavvur ediyor. Bu ~er~eveden baktlglmlzda koleci, feodal, bireyci ve komunal slmf yapl1anmn, kapitalist smlf yapl1an ile birlikte yanyana ge1digi alacah bulacah bir ekonomi resmi, adeta bir "kolaj" pklyor kar~lmlza. Halbuki, sermaye birikim surecinin toplumsah son kertede belirledigini iddia eden soylemlerin merceginden ekonomiye baktlglmlzda ise bamba~ka bir tablo ~lklyor kar~lmlza: Te~bihi surdurursek, toplumsahn en ucra ko~elerine dek nufuz etmi~ olan kapitauzmin kasvetii tonlannm aglr bastlgl bir "sepye". Diger slmf yapl1anysa ancak sermaye birikim surecine biat ettikleri, onun i~ini kolayla~tlklan ol~ude ve/veya bnun el atmaya tenezzul etmedigialanlarda ama her ko~ulda kapitalist slmf yapl1anna klyasla alabildigine gu~uz, Cl1lZve gelipge~ici olu~umlar olarak zar zor ya~ama imkam bulabiliyorlar kendilerine. Ne var ki, biz bu sermaye-merkezci tasavvurun toplumsah donu~turme kayglslyla yola ~lkan soylemlerin tahayylil ufuklanm cendereye aldlgml du~unuyoruz (Gibson-Graham, 1996b). Oncelikle, ekonominin sermaye-merkezci oldugu saptamasma duyulan yaygm inanci bir nebze olsun a~mdlrabilecegini umdugumuz u~ kar~l-saptamada bulunahm: 11k olarak, eger enformel sektor olarak adlandmlan ekonomik gorungunun slmf tahlili yapllacak olursa, guniimuz ekonomilerinde kapitalist-dl~l slmfsal yapl1ann kapitalist bi~imde orgutlenmi~ yapl1aria kar~l1a~tmldlgmda hi~ de azlmsanmayacak bir yaygmhga sahip oldugu gorulecektir (Hotch, 2000; Rio, 2000; van der Veen, 2000). lkinci olarak; hane-i~i uretimin smlfsal bir ~ozumlemesi, fiyatlandmldlgmda gunuml1z ekonomilerinin gayri-safi milli hasllasl kadar uretim yapllan bu "sektor"de ekseriyetle feodal ya da bireyci, klsmen de komunal smlf sure~lerinin cereyan ettigini gosterecektir (Cameron, ; Fraad vd., 1994; Gibson-Graham, 1996b).38 O~uncu ve son olarak, "ger~ek anlamlyla" ekonomik alana ait addedilmeyen muhtelif uretim sureci, "ekonomi"nin tammml daha geni~ bir ~ekilde yaptlglmlzda ekonomik bir eylem niteligi kazanabilecektir. Omegin, yerel cemaatler i~inde komunal bir bi~imde uretilip tedarik edilen bir~ok kamusal hizmet, ~ogu zaman gayri-nizami ve istisnai faaliyetler olarak yaftalamp "hakiki" ekonomik alandan ve dolayrslyla da iktisadi soylemden topyekun dl~lanmaktadlr (Community Economies Collective, 2001) Hane-i~i uretimin kapitalizmden farkli bir slnlf yaprsrna sahip oldullu Marksist-Feminist yazlnda, erkek egemen-uretim tarzllikili sistemler yakla~lmlnrn farkh yorumlan ~er~evesinde yet mi~li ve seksenli yillarda yollun bir bi~imde tartl~llml~lr (Barrett. 1980; Delphy, 1984; Folbre, 1982). Bu tartl~malann ele~tirel bir Ozeti i~in bkz. Cameron, Bizim bu yazlna hatlrlatmak istedillimiz hane-i~inin erkek-egemen uretim i1i~kileri dl~lnda bir dizi ba~ka slnlf ve cinsiyet sure~lerini de banndlrabileeelli. 39 Bu noktada, iktisadi emperyalizmin ele~tirdillimiz yanlnln toplumsalln "ali~llagelmedik" alanlannda da ekonomik etkinliklerin olabileeellini iddia etmesi o/mad/gln/ anlmsatalim: Ele~tirdi llimiz, ekonomik indirgemeciliklerin ekonomik kertenin kendine i~kin bir mantllll oldullunu Yeri gelmi~ken klsaca belirtmekte fayda var ki yukandaki saptamalar, ozellikle de son ikisi, sermaye-merkezci kuramlann gozunun kapitalist yapriardan gayrl smlf sureci gormeyi~inin ardmda ba~ka tur bir merkezciligin, "piyasamerkezciligin", olduguna i~aret ediyor. Malum, farkh uretim sure~lerini birbirine baglayan farkh dol~lm duzenekleri mevcut. Karl Polanyi'nin (1944(1957J ve 1977) iktisadi antropoloji alamnda yaptlgr ~ah~malannda tespit ettigi uzere, gerek ge~mi~ gerek gunumuzdeki toplumlarda piyasalar, yeniden-dagltlmcl (redistributive) ve kar~l!lk!l!lk (reciprocity) ilkesine dayah dola~lm duzenekleri ile birlikte uretim adaclklanm birbirlerine baglarlar. Yeniden-dagmmci dola~lm duzeneklerinde (om. planlama), farkh odaklarda uretilen mallar ve hizmetler belli bir merkez tarafmdan toplumsal olarak belirlenen son duraklara dagltlhr. 40 Kar~lhkhhk duzenegindeyse mallar ve hizmetler, toplumsal-simgesel (socia-symbolic) orgunun beliriedigi konumlan i~gal eden bireyler veya kurumlar arasmda dola~lma girer. 41 Dola~lm sure~lerinin arzettigi bu ~~itlilige ragmen sermaye-merkezci yakla~lmlar piyasalar araclhglyla fiyatlandmhp degi~ toku~ edilmeyen mal ve hizmetleri (om. hane-i~i uretim) "ekonomi"den saymamakta ve bu sebeple de onlan smlf tahliline tabi tutma geregi dahi duymamaktadlr. Buna mukabil, Post-yaplsalcl Marksist iktisat ekonomiyi, farkh slmf yapllanmn ve farkh dola~lm duzeneklerinin degi~ik oran ve bi~imlerde birbirine eklemlendigi girift ve ayn~lk bir alan olarak resmeder. Kendinden menkul ve tekil bir iktisadi mantlgm (Neoklasik iktisatta "iktisadi akll", Klasik Marksizm'de "sermaye birikiminin mantlgl") ~er~evesi i~inde turde~ bir alan olarak tasavvur ettigimizde nesnele~en ve dogalla~an ekonomik duzlem, ayn~lk bir bi~imde kavramsalla~tlrdlglmlzda toplumsal donu~um olaslhklanmn belirginle~tigi bir mucadele alam haline gelir. l~te tam da bu yuzden, ekonominin kapitalizmin ve/veya piyasamn hukmettigi turde~ bir alan olduguna kani ve bu haliyle donu~um ufkumuzu daraltan ekonomik indirgemeci anlatrlan geride savlaylp, bu tikel ve tek mantllll aynmslz tum toplumsal sure~leri a~,klamak amael ile kullanmas,d,r. Oyleyse, Gary Beeker'1n~al,~malan, haneyi ekonomik bir alan olarak tasawur ederek feminist iktisawlarln ~Ozumlemelerine iktisat disiplini i~inde me~ruluk kazandlrd'll' Ol~ude Onemsenmelidir. Sorun, hanenin i~inde de ekonomik sure~lerin olabileeellini du~unebilmekte deliil, hane i~indeki ekonomik s(jre~leri ekonomik indirgemeei kavram ve yontemlerfe kuramsalla~tlrmaktadlr. Yoksa, eller ekonomik sure~ler diller tum toplumsal sure~lerle kar~i1lkholarak kuruluyorsa, toplumsalin "ah~agelmedik" kesimlerindeki ekonomik etkinlikleri gorunur kllmak, hem onlardan dersler almamlza imk~n verir hem de ekonomik kerteyi farkliliklan bir arada banndlran, ta~kln-belirlenmi~ ve donu~(jrulebilen bir alan olarak tasawur edebilmemi. zi mumkun k,'ar. 40 Burada "toplumsal olarak belirlenen" tabirini en geni~ anlaml ile kullanlyoruz. Yeniden-dall'- timer duzenekler despotik bir gu~ktidar yaplslyla duzenlenebilecelli gibi demokratik ve katllime, bir yaplda da duzenlenebilir. Demokratik ve katilrmel bir planlama modeli i~in bkz. Devine, Bu dola~lm duzeneklerine katrlan Ozneler muhtelif kimliklerle/ozneselliklerle (subjectivity) donanml~t,r. Dolaylslyla, piyasalann gerektirdilli, iktisadi ak,le,lillr an,msatan, Marx'in tabiriy- Ie ondokuzuneu YUzylldan kalma Manehester'li tueear zihniyetini diller dola~rm duzeneklerinde de aramak dollru dellildir (Adaman ve Madra, 2002). Piyasa-dl~1dola~rm duzeneklerinin tart,~,'d'll' Ozgun bir ~ali~ma i~in, bkz. BUllra, 2000.

15 YAHYA M. MADRA CERENOZSEL~UK KENAN ER~EL blraklp, ekonomiyi bir~ok farkh akilclhgm ve mantlgm de,:~digi, farkl~ sm~f yapllanmn ve dola~lm duzeneklerinin birbirine eklemlendlgl hegemomk blr mucadele alam olarak tasavvur etmeyi oneriyoruz. Marksist etik. Marksgil slmf ~ozumlemesi kendisini salt a~lklaytci bir ~er~eve olarak sunmaz; tam tersine, hayata ge~irmeye ~h~tlgt kendine ozgu etik-siyasal bir tasanya sahiptir: 50murosuz dayam~maci bir toplu~..b~ a~~d~n b~kudl~mda, koleci, feodal, ya da kapitalist slmf yapl1an somuro lh~kllenm yemden ureten yapllar olarak belirirken, baglmsizlbireysel ve komuna~ol~ktif sm~s~.l y~pllarda somuroden soz etmek murnkun degildir. En minimahst lfadeyle ~omuru", aru-emegi uretenlerin, hem artl-emege elkonmasl, hem de artl-.e~egm daglulrnas~ s1ire~lerinden dl~lanmalan durumu olarak da. tammlanablh~. D~layt~ slyla,gerek bireyci, gerek komunal yapilarda, aru-emegl 1ireten~er ne urettiklen artl-emege elkonulmasl, ne de aru-emegin dagmlmasl s1ire~lennden dl~lanmadlk~ somuronun varhgmdan sozedilemez. Komunal smlf ~apis~n~n~u tamml dogrudan artl-emegin uretimine katllmayan ama slmf surecmde Ik.mcIl k~numlarda yeralan oznelerin ve hatta tuketicilerin elkoyma ve daglum sure~l~~ne kanlmasml mumkun kilar. Dikkat edilecek olursa, onemli olan artl-emegl uretenlerin, elkoyma ve dagmm sure~lerinden dl~lanmamasldlr. Bu tam~~a ~a~ka hangi toplumsal oznelerin elkoyma ve dagltlm sure~1erine katllacagl blhn~h olarak, kimseyi dl~lamamak kayglsl ile, netle~tirilmemi~tir (DeMartino, 2003) Bav guneel sosyalist mucadelelere elqtirelltatkdar Marksizm'in farkh smlfsal yapllann tahliline vurgu yapan damanmn siyasietik tasansi. toplumsal donii~umun "ger~ek"l~mesi i~in kapitalizmin ~6kli~linii beklemek ya da sadece hlzlandlnnaya ~ah~mak yerine, somuroye kar~l duran, dayam~maci, payla~lmci ve katlhmci ekonomik faaliyet bi~i~l~rini bugu~den ya~ama ge~irmektir. Zaten ta~km-belirlenim k.a~a~m~ ~l~dlye al~n blr Marksizm i~in. smlf tahlilinin ve iktisadi bilgi ureummm bmclk nedem toplumsal d6nl1~uml1 ml1mkl1n kilmaktlr. Ne var ki, bu Marksist siyasi tasannm halihazlrda dola~lmda olan diger sosyalist miicadele ve 6neri1erle ittifaklara girmeden ger~ekle~mesi miim~iin.~egildir. l~te bu kaygl He; sosyalist cenahda bi~imlenmekte olan ekonomlye lh~ kin bir dizi somut miicadele ve oneriye ele~tirel katkllarda bulunacaglz. Deglnecegimiz sosyalist onerileri birle~tiren, kapitalist smlf ~ap:la~m.da s6miirolen licret-emek~ilerinin durumlanm iyile~tinne kayglsldlr. 50muruyu odagma alan bir mercekten, ilk olarak Keynesgil tam istihdam politikasml inceleyecegiz. Ar- 42 Belirtmekte fayda var ki, komunizmi bir smlf sure~i ~Iara~.t~~I~layarak, Marksist yazlnda Slnlf i1i~kilerinin sona ermesi olarak benimsenegelml~ 'komunlzm anlayi~mdanfarkl~la~iyoruz. Kanlmlzca komunizm smlf i1i~kilerinin de(jil, semuru ili~kilerinin yok~l~a~1 demektlr. Sez konusu aynmln aynntlh bir tartl~masl i~in, bkz. Resnickve Wolff, 2002: BlnnCl KISlm. dmdan, ozgurluk~u sosyalist perspektifin ~ah~ma suresinin klsaltilmasl onerisine ve son ytliarda Batlh ulkelerde ivme kazanan "ya~anabilir ucret" hareketie rine ele~tirel katkilarda bulunacaglz. Tam istihdam politikalan. Sol egilimli Keynesgil tam istihdam politikalanm y6nlendiren temel etik. dusturlardan birisi her bireyin ~ah~ma hakkma sahip oldugu inancldlr. Ku~kusuz, i~siz ytgmlarm bir safra gibi goruldiigii sagtneoliberal iktisadi politikalarla kar~lla~tmldlgmda boyle bir etiklahl:tkr duru~ 01- duk~a ~ekici gelebilir. Ne var ki, bu duru~ smlf perspektifinden yoksundur. Keynesgil iktisat, kavramsal cephaneligi iiretim siire~lerinin profilini tahlil etmeye ml1saade etmedigi i~in, tam istihdam edilen emek~ilerin hangi slmfsal yapilarda artl-deger l1rettigini de sorgulayamaz. lstihdam kapitalist bir yaplda da olabilir, koml1nal bir yaplda da. lstihdamm smlfsal yaplsl belirlenmedigi siirece Marksgil bir bak~ a~lsmdan tam istihdam politikalan noksandlr. Ku~kusuz, ~ah~mak isteyen herkes ~ah~abilmelidir. Ne var ki, ~ah~ma tl1rde~ bir olgu degildir. Marksgil perspektiften baklldlgmda smlf sl1re~lerinden soyutlanml~ bir tam istihdam politikasmm arzulanacak bir tarafl yoktur. Sol Keynesgil "tam istihdam" politikalanna ozgiirll1k~ii sosyalist perspektiften yoneltilen bir ba~ka ele~tiri de bu s6ylemde ~ah~manm ve iiretimin feti~le~tirildiginin altlm ~izer. Bu ele~tiriye katl1mamak elde degil. Ne var ki, iiretimin bu ve benzeri geleneksel sol soylemlerde feti~le~tirilmesi olgusuna ele~tirel bir bi~imde yakla~mak, l1retim siire~lerine ili~kin yeni ve laze poiilikalar iirelmenin oniinde engel te~kil etmemelidir. Ozetle, Marksisl a~ldan baklldlgmda, iiretimin sadece kendisi degil, kapitalist smlf yaplsmda diizenlenmi~ bi~imi de ta~la~nnlmaktadlr. c;ah~ma suresinin klsalttlmasl. Ozgiirll1k~l1 solun iktisadi alanda geli~tirdigi somut onerilerden birisi ~ah~ma siiresinin klsaltllmasldlr (lnsel, 2000). lnsel, ~ah~ma siiresinin klsalnlmaslm "tam istihdaml saglamak ve ~ah~anlann ahm giicunii yiikseltmek" gibi iktisadi nedenlerden ziyade, "insanlann kendilerine, ~evrelerine ve topluma aytracaklan ozgiir zamam" saglayabilmek kayglsl ile savunur (2000: 131-2). lnsel'in kaygilanm payla~makla birlikte bu sosyalist stratejinin slmf bilgisi ile zenginle~tirilebileceginin de alum ~izmek istiyoruz. Burada 6ncelikle tartl~mak istedigimiz "~ah~ma" gostereni ile i~aret edilen siiredn slmfsal i~erigidir. Neden "ba~kalanmn denetimi altmda, amacma yabancl olduklan i~ler"den (131) kastedilen smlfsal somuru ile damgalanml~ slmf slire~leri olmasm? Eger komunal ve, bir dereceye kadar, bireysel slmf sl1re~lerinde bu tarz gli~iktidar ili~kilerinin ve uretime yabanclla~manm a~llmasl onemli bir olaslhk olarak beliriyorsa neden bu tarz slmf siire~lerini bir kalemde "~ah~ma" kategorisi i~inde diger slmf sure~leri ile aym kefeye koyahm? Kayglmlz asia iiretimi yucele~tinnek, feti~le~tinnek degil. Ne var ki, "~ah~ma" kavramml kendi i~inde tiirde~, "6zgiirle~me"nin kar~ltl olarak tammlayarak, lnse!, kendisinin de lsrarh bir bi~imde ve hakh olarak ele~tircligi Neoklasik iktisatm emek-

16 keyif ka~lthgml yeniden uretmiyor mu? Ba~ka bir ifadeyle, ~ah~ma suresinin kendisi ozglirl~tirid, yarauci ve dayam~maci bir bi~imde duzenlenemez mt? Biz boyle bir ihtimalin var olduguna inamyoruz.. Oyleyse. ~ah~ma suresini klsaltmakla kastedilen nit;in kapitalist slmf suret;lerindeki t;ah~ma suresinin klsalulmasl olmasm? Boyle bir toplumsal istegin amaci neden hem uretim sured dl~mdaki ozgur zamamn geni~lemesi, hem dayam~macl, komunal slmf sure~lerinin ve kar~lhkhhk!armagan ilkesine dayah dola~lm duzeneklerin ye~ermesine olanak saglanmasl olarak yeniden tammlanmasm? Altlm lsrarla ~izmek istiyoruz: AsIa "~ah~ma suresini klsaltllmasl" ve benzeri sosyalist isteklerin onemsiz oldugunu du~unmuyoruz. KayglmlZ, bu onerilerin slmfsal donu~umcu bir siyasetle eklemlendiginde zenginle~ebilecegini gosterebilmek. Y~anabilir ucret hareketi. Benzer bir bi~imde "ya~anabilir ucret" hareketini de yeniden du~unmek ve slmfsal bilgi ile zenginle~tirmek mumkun. Ku~kusuz, niteliksiz ya da az-nitelikli emek~ilerin ya~am duzeylerinin dlizeltilmesi aciliyet gerektiren bir durum. "Ya~anabilir ucret" hareketi bu a~ldan Batlh ulkelerde, ozellikle kamu sektorundeki istihdam alanlannda onemli kazammlar elde etmi~ durumda (Pollin ve Luce, 1998). Ne var ki, Marksgil slmf perspektifinden baklldlgmda bu ve benzeri adl mudahele niteligi ta~lyan toplumsal hareketler, ucret-emek~ilerinin ya~am duzeylerini goreceli olarak iyile~tirmesine ragmen emek piyasasmm ~er~evesini belirleyen oyunun kurallanm sorgulamadlgl nispette yetersiz kahyor. Oncelikle, "ya~anabilir ucret" hareketi, ucretin kaynagl olan kurumlann slmfsal yapllan hakkmda hi~bir talepte bulunmuyor, kendini varolan slmf yapllan i~inde verilen bir miicadele olarak tammhyor. Ama bu hareketin slmfsal donu~um taleplerinden uzak durmasl daha geni~ ufuklu bir siyasi cephenin i~inde yeri olmadlgml gostermiyor. Tam tersine, bu hareketin ba~an olaslhgl ancak daha geni~ ufuklu sosyalist bir cepheye eklenebilirse artacakur kamsmdayiz. Tam da bu yuzden, tek ba~lanna uygulanmaya kalklldlgmda bu ve benzeri onerilerin hegemonikle~me imk~nlanmn smlrlanna dikkat ~ekmek gerekiyor. Bu onerinin savunuculan, ya~ama ge~tigi takdirde, "ya~anabilir ucret"in sadece niteliksiz ucret-emek~ilerinin ko~ullanm iyil~tirmekle kalmayacagml, etkin talebe yapacagl katkl ile uygulandlklan ekonomilerin buyilmesine de yardimci olacagml iddia ediyorlar. Ote yandan, zimhi olarak kapitalist smlf ili~kilerini istihdamm ve ekonomik zenginligin tek kaynagl olai:ak kabul ettikleri i~in, yarar hanesine yazllan bu ~arpan (multiplier) etkisinin kar~lsma, zarar hanesine sermayenin artan ucret seviyesinden urklip ba~ka bolgelere ka~masl olaslhgml i~lemek zorunda hissediyor, bu iktisatplar. Ku~kusuz, bu kaygllar, ancak istihdamm tek kaynagl olarak (kamusal veya oze!) kapitalist smlf yapllan goruldugu -ki slmf bilgisinden yoksun olundugu surece farkh yapllar "gorunmez" ya da "tasarlanamaz" kalmaya devam edecektir- muddet~e anlamh. l~te tam da bu yuzden, sermayenin (bolgeler ve uluslar-arasl) gorece hareketliliginin kapitalistlere kazandlrdlgl pazarhk gucu kar~lsmda inandmclhkhmm yitirdikleri ol<;ude, bu ve bunun daha kapsamh bir bi~imi olan "yurtta~hk geliri hakkl" gibi oneriler, kendilerine hareket ve hegemonikle~me alam bulmakta zorlamyorlar. KammlZca, bu oneriler slmf bilgisi He zenginle~tirilebilir ve smlfsal d6nu~um projeleri ile eklemlenebilirlerse hem inandmclhklanm hem de hareket alanlanm artlrabilirler. Burada her iki projenin de birbirine olumlu katklsl olacagml du~unuyoruz. Bir yandan, "ya~anabi- Iir ucret" veya "yurtta~hk geliri" sayesinde kazamlan ekonomik rahatlama bireylerin ekonomik sure~leri daha dayam~maci, daha payla~lmcl bir ~ekilde yeniden duzenleyebilmelerini mumkun kllabilir. Ote yandan, faaliyette bulunduklan cemaatlerle organik ili~kileri olan komunist slmf yapllanmn varhgl, kapitalist slmf yapl1anm istihdamm ve ekonomik zenginligin tek kaynagl 01- maktan pkanr; kapitalistlerin pazarhk gl1cunu zaylflatlr ve "ya~anabilir ucret" hareketlerinin inandmclhgml ve hegemonikle~me olaslhklanm artmr. lktisat<;llann ekonomik indirgemedlige olan baghhklanm anlamak bir dereceye kadar mumkun. Neoklasik iktisat<;l1arm tahayyul evreninde iktisadi akll, zaten bireyin dogal ve tarih-a~m bir niteligidir. Toplumun iktisadi akh en etkin bi<;imde harekete ge<;irecek ~ekilde duzenlenmesi gerektigine inanan Neoklasik iktisat<;llar i<;in, piyasa ve benzeri kurumsal duzenlemeler bu g6rev i<;inen uygun yapllardlr. Oyleyse, ekonomik indirgemecilik Neoklasik iktisat<;llar i~in bir zaaf degil, toplumsah iktisadi olarak etkinle~tirebilmelerini saglayan bir meziyettir. Klasik Marksist iktisat<;llara gore ise, iktisat ideolojisi ve metala~ma (ya da "metalann feti~izmi"), klsaca ekonomik mantlk, tarihsel bir sure<; sonunda kapitalizmin toplumsalm her zerresine nufuz etmesiyle birlikte toplumsah belirler hale gelmi~tir. Marksist iktisat<;llar ekonomizmi kapitalizmin ba~at ideolojik etkisi olarak g6rurler ve a~llmasl gereken bir sorun olarak tespit ederler. Bu <;er~eveden baklldlgmda, ekonominin toplumsal.a ne 61~ude egemen 01- dugunun tespit edilmesi yine kuramm bir meziyeti olarak gorulur, zaafl degil. Ozetle, her iki iktisadi soylem a<;lsmdan da ekonomi, asia toplumsal tarafmdan ~ekillenmeyen, olsa olsa ge<;id olarak denetlenebilen, kendine i<;kin mantlglyla toplumsal bir slire<;ten ziyade, neredeyse jeolojik bir olgudur. Peki, nasll oluyorda soylem indirgemecilik ile su<;lanan Radikal Demokratik proje bile ekonomiyi benzer bir bi<;imde dogalla~tlrmayi slirdlirebiliyor? Bizim iddiamlz, toplumsahn iktisadile~mesi slirecinin varhkbilimsel bir siire<; olmaktan once, bilgibilimsel bir sure<; oldugudur. Ba~ka bir ifade ile, sorun ekonomik kertenin toplumsah tahakkiim altma almasmdan daha ziyade, toplumsalm ekonomiye indirgenerek tahayyui edilmesinde yatar. Oyleyse, top/urnsa/m iktisadile~rnesinin panzehiri iktisatm ve dolayislyla iktisatm nesnesi olan ekonorninin top/urnsalla~tlrl/rnasmdan, e~deyi~le ekonominin kiilturel ve siyasi siire<;ler tarafmdan

17 YAHYA M. MADRA - CERENOZSEL~UK. KENAN ER~EL BIR TABU OLARAK 'EKONOMI' ~ekillenen hegemonik bir miicadele alam olarak kavramsalla~tmlmasmdan ge- ~er. Boylesine bir tepetaklak olma durumu ancak iktisatplar ekonomik diizlemin soylem ic;:inde kuruldugu ger~egi ile yiizle~irlerse. pozitivist fantazilerini katederlerse miimkiin olabilir. Kammlzca. iktisatc;:l1ar ekonomiye ili~kin ozcu olmayan tahliller uretmedik~e. iiretemedikc;:e diger toplum bilimlerin ozneleri de iktisat disiplini i~inde l1retilen ozcl1 anlatllara mahkum olmak zorunda kalacaktu. Ku~kusuz. ekonomik indirgemeciligin lsranmn tek nedeni bu olamaz. Ne var ki, iktisat disiplini ekonominin ozcl1 olmayan ~ozl1mlemelerini l1retemedik~e (uretilenler de disiplinin ~eperlerinde. golgelerde kalmaya devam et. likc;:e), keyft bir bic;:imde disiplinlere bolunmii~ bilgi endiistrisinin iktisat-dl~l disiplinlerinde de ekonominin bir tabu olarak kah~ma tamkhk etmeyi siirdurecegiz. KAYNAK~ Adakh, G. (2001) Post-Marksizmin kuramsal ve siyasal a~mazlan", Praksis, 1, Adaman,.f. lie Madra, Y. M. (2002) "Theorizing the 'third sphere': A critique of the persistence of the'economistic fallacy"', Journal of Economic Issues,36 (4), Aglietta, M. (1979) A Theory of Capitalist Regulation, Verso, Londra. Akerlof, G. A. (1982) "Labor contracts as partial gift exchange", Quarterly Journal of Economics, 97 (4), Akerlof, G. A. (1984) "Gift exchange and efficiency wage theory: Four views", American Economic Review, Papers and Proceedings, 74 (2), Althusser, L (1965) For Marx, New Left Books, Londra. Althusser. L. (1978) Ideoloji ve Devletin Ideolojik Aygltlan, ~ev.y. Alp ve M. OZI~lk, Birikim, Istanbul. Althusser, L. ve Balibar, E. (1970) Reading Capital, New Left Books, Londra. Amariglio, J. (1984) Economic History and the Theory of Primitive Socio-Economic Development, Yayanlanmamll Doktora Tezi, University of Massachusetts, Iktisat BOIOmO,Amherst. Amariglio, J., Resnick, SA ve Wolff, R. D. (1990) "Division and difference in the 'discipline' of economics", Critical Inquiry, 17 (1), Messer-Davidow, E., Shumway, D. R. ve Slyvan, D. J. der. (1993) Knowledges: Historical and Critical Studies in Disciplinarity, University Pressof Virginia, Charlottesville i~inde yeniden yaylmlanml~tlr. Amariglio, J. ve Ruccio, D. (1998) "The (dis)orderly processof capitalist competition", Bellofiore, R. (der.) Marxian Economics: A Reappraisal. Essayson Volume 3 of Capital. Volume 1: Method, Value and Money i~inde, St. Martin's Press,New York, Amariglio, J. ve Ruccio, D. (1999) "The transgressive knowledge of 'ersatz' economics", Garnett, Jr., R. F. (der.) What Do Economists Know? New Economics of Knowledge i~inde, Routledge, New York, Amariglio, J. ve Ruccio, D. (2002) "Modern economics: the caseof the disappearing body?" Camb. ridgf#jouma of Economics, 26 (1), Andreoni, J. (; 989) "Giving with impure altruism: Applications to charity and ricardian equivalence", )ournafof Political Economy, 97 (6), ' Arrow,K. 1. (1951) Social Choice and Individual Values,Wiley, New York. Aydin, Z. (1986) "Kapitalizm, tarim sorunu ve azgeli~mil Olkeler: (II)", Onbirinci Tez,4, Barr,ett, M. (1980) Women~ Oppresion Today, Verso, Londra. Becker; G.S. (1976) The Economic Approach to Human Behavior, University of Chicago Press,Chicago ve Londra. Benton; Jr., R. (1982) "Economics as a cultural system", Journal of Economic Issues,16 (2), Boratav, K. (1969) 100 Soruda Gelir DagllIml: Kapitalist Sistemde, TOrkiye'de, Sosyalist Sistemde, Ger~ek Yayanevi,Istanbul. Boratav, K. (1991) 1980'1iY1Ilarda TOrkiye'de SosyalSmdlar ve BolO/um, Ger~ek Yayanevi,Istanbul. Boratav, K. (1993) "Review Article of State and Classin Turkey: A Study in Capitalist Development by C;a~larKeyder", Review of Radical Political Economics 25 (1), Bor.on, A. A. (2000) "Embattled legacy: 'Post-Marxism' and the social and political theory of Karl Marx", LatinAmerican Perpectives, 27 (4), Bowles,S., Gordon, D. M. ve Weisskopf, T. E. (1983) Beyond the Waste Land: A Democratic Alternative to Economic Decline, Anchor Press/Doubleday, Garden City, NJ. Bowles,S., Gordon, D. M. ve Weisskopf, T. E. (1990) After the Waste Land: A Democratic Economics for the Year 2000, M. E.Sharpe, Armonk, N.Y.ve Londra. Bu~ra, A. (2000) Devlet-Piyasa Ka'i1tllgmm Otesinde: Ihtiya,lar ve Tuketim Ozerine Yazilar, lietijim Yayanlan, Istanbul. Burczak, T. A. (1994) "The postmodern moments of F.A. Hayek's economics", Economics and Philosophy, 10 (1), Butler, J., Laclau, E., ve Zitek, S.(2000) Contingency, Hegemony, Universality: Contemporary Dialogues on the Left, Verso, Londra ve New York. Cameron, J. ( ) "Throwing a dishcloth into the works: Troubling theories of domestic labor", Rethinking Marxism, 9 (2), Cohen, G.A. (1978) Karl Marx's Theory of History: A Defence, Oxford University Press,Oxford. Community Economies Collective (2001) "Imagining and enacting noncapitalist futures, Socialist Review, 28 (3&4), Creaven, S. (2000) Marxism and Realism: A Materialist Application of Realism in the Social Sciences, Routledge, Londra ve New York. De Martino, G. (2000) Global Economy, Global Justice: Theoretical Objections and Policy Alternatives to Neoliberalisrr"Routledge, Londra ve New York. De Martino, G. (2003) "Realizing classjustice", Rethinking Marxism, 15 (1), yaylmlanacak. Delphy, C. (1984) Close to Home: A Materialist Analysis of Women's Oppression, University of Massachusetts Press,Amherst. Devine, P.(1988) Democracy and Economic Planning, Polity, Oxford. Diskin, J. ve Sandler, B. (1993) "Essentialism and the economy in the Post-Marxist imaginary: Reopening the sutures", Rethinking Marxism, 6 (3), Dow, S. (1998) "Rationalisation in economics: Theory, methodology and action", Dennis, K. (der.) Rationality in Economics: Alternative Perspectives i~inde, Kluwer Academic Publishers, Boston, Downes, A. (1957) An Economic Theory of Democracy, Harper & Brothers, New York. Elster,J. (1989) The Cement of the Society, Cambridge University Press,Cambridge. Folbre, N. (1982) "Exploitation comes home: A critique of the Marxian theory of family labour", Cambridge Journal of Economics, 6 (4), Fraad, H., Resnick,S. A., ve Wolff, R. D. (1994) Bringing It AI/Back Home: Class,Gender and Power in the Modern Household, Pluto, Londra. Freud, S.(1900[1999]) The Interpretation of Dreams, Oxford University Press,Oxford. Foucault, M. (1973) The Order of Things: An Archeology of the Human Sciences,Vintage, New York. Geras, N. (1987) "Post-Marxism?" New Left Review, 163, Gibson-Graham, J.K. (1996a) "Althusser and capitalism: An encounter in c~ntradiction", Ruc~io, D. ve Callari, A. (der.) Postmodern Materialism and the Future of Marxist Theory: Essaysm the Althusserian Tradition i~inde, Wesleyan University Press,Hanover ve Londra, Gibson-Graham, J.K. (1996b) The End of Capitalism (as we knew it): A Feminist Critique of Political Economy, Blackwell, Londra. Gibson-Graham, J.K., Resnick, SA ve Wolff, R.D., der. (2000) Classand Its Others, Minnesota University Press,Minneapolis. Gibson-Graham, J.K., Resnick, SA ve Wolff, R.D., der. (2001) Relpresenting Class:Essaysin Postmodern Marxism, Duke University Press,Durham, NC.

18 Harvey, D. (1998) Postmodernligin Durumu, ~ev.s.savran, Metis Yaymlan, Istanbul. Hindess, B. (1989) Political Choice and Social Structure: An Analysis of Acton, Interests and Rationality, Edward Elgar, Aldershot. Hindess, B. ve Hirst, P. Q. (1975) Pre-Capitalist Modes of Production, Routledge 8<Kegan Paul, Londra. Hindess, B. ve Hirst, P.Q. (1977) Mode of Production and Social Formation, Macmillan, Londra. Hirst, P.Q. (1985) Marxism and Historical Writing, Routledge 8<Kegan Paul, Londra. Hotch, J. (2000) "Classing the self-employed: New possibilities of power and collectivity", Gibson- Graham, J.K., Resnick, SA ve Wolff, R.D. (der,) Classand Its Othen i~inde, University of Minnesota Press,Minneapolis, Howart, D., Norval, A. J., ve Stavrakakis, Y., der. (2000) Discoune Theory and Political Analysis: Identities, Hegemonies, and Social Change, Manchester University Press,Manchester. Insel, A. (1995) "Arma{janm gonomozekonomisindeki yeri", Toplum ve Bilim, 68, Insel, A. (1997) "Neoklasik iktisat ve modern toplum", Toplum ve Bilim, 72, Insel, A. (2000) Solu Yeniden Tantmlamak, Birikim Yaymlan; Istanbul. Jameson, F.(1991) Postmodernism, or, the Cultural Logic of Late Capitalism, Verso, Londra ve New York. Kaygalak, 5. (2001) "Post-Marksist siyasetin sefaleti: Radikal Demokrasi", Praksis, 1, Komter, A. K., der. (1996) The Gift: An Interdisciplinary Penpective, Amsterdam University Press, Amsterdam. Kotz, D. M. (1990X"A comparative analysis of the theory of Regulation and the Social Structure of Accumulation theory", Scienceand Society. 54 (1), Lacan, J., (1966[1977» Ecrits: A Selection, W. W. Norton 8<Company, New York. Laclau, E. (1977) Politics and Ideology in Marxist Theory, New Left Books, Londra. Laclau, f. (1990) New Reflections on the Revolution of Our Time, Verso, New York ve Londra. Laclau, E.(2000) Evrensellik, Kimlik ve (jzg(jrle~me, ~ev.e. Baier, Birikim, Istanbul. Laclau, E.ve Mouffe, C. (1987) Hegemonya ve Sosyalist Strateji, ~ev.a. Kardam ve D. Sahiner, Birikim, Istanbul. Lipietz, A. (1985) The Enchanted World, Verso, Londra. Lipietz, A: (1987) Mirages and Miracles: The Crisesof Global Fordism, Verso, Londra. Mandel, E. (1978) Late Capitalism, New-Left Books, Londra. Mauss, M. (1924[1967)) The Gift: Forms and Functions of Exchange in Archaic Societies, Norton, New York. Margulies, R. ve Seddon, D. (1984) "The politics of the Agrarian Question in Turkey: Review of a debate", Journal of Peasant Studies, 11(3), Marx. K. (1979) Kapital, Birinci Cift, Sol Yaymlan, Ankara. Marx. K. (1990) Kapital, Ot;OncOCilt, Sol Yaymlan, Ankara. McCloskey, D. (1994) Knowledge and Penuasion in Economics, Cambridge University Press,Cambridge. Mirowski, P.(1989) More Heat Than Light: Economics as Social Physics,Physicsas Nature's Economics, Cambridge University Press,Cambridge. North, D. (1990) Institutions, Institutional Change and Economic Performance, Cambridge University Press,Cambridge. North, D. ve Thomas, R. (1973) The Riseof the Western World, Cambridge University Press,Cambridge. Norton, B. (1988) "Epochs and essences:a review of Marxist long-wave and stagnation theories", Cambridge Journal of Economics, 12 (2), Norton, B. (1992) "Radical theories of accumulation and crises: Developments and directions", Roberts, B.ve Feiner,S.(der.) Radical Economicsi~inde, Kluwer Academic Publishers,Boston, Norton, B.(1995) "Late Capitalism and Postmodernism: Jameson/Mandel", Callari, A., Cullenberg, S. ve Biewener, C. (der.) Marxism in the Postmodern Age: Confronting the New World Order ic;inde, Guilford, New York, Norton, B. (2001) "Reading Marx for class", Gibson-Graham, J.K., Resnick,SA ve Wolff, R.D. (der.) Re/presenting Class:Essaysin Postmodern Marxism i~inde, Duke University Press,Durham, Olson, M. (1971) The Logic of Collective Action: Public Goods and the Theory of Groups, Harvard University Press,Cambridge, MA ve Londra. Ozsel~uk, C. (2002) "Trafik kazalannm enkazl altmda slolf ~eliikileri", Birikim, 158, SO-57. Polanyi, K. (1944[1957» The Great Transformation, Beacon Press,Boston. Polanyi, K. (1977) "Forms of integration and supporting structures", Pearson, H. (der.) The Livelihood of Man i~inde, Academic Press,New York, Pollin, R. ve Luce, S.(1998) The Living Wage: Building A Fair Economy, New Press,New York. Resnick, S.A. ve Wolff, R. D. (1987) Knowledge and Class:A Marxian Critique of Political Economy, Chicago University Press,Chicago. Resnick, S. A. ve Wolff, R. D. (2002) ClassTheory and History: Capitalism and Communism in the USSR,Routledge, New York. Rio, C. M. (2000) "'This Job Has No End': African American domestic workers and classbecoming", Gibson-Graham, J.K., Resnick, SA ve Wolff, R.D. (der.) Classand Its Othen i~inde,.university of Minnesota Press,Minneapolis, Sandler, B. ve Diskin, J. (1995) "Post-Marxism and class", Callari, A., Cullenberg, S.ve Biewener, C. (der.) Marxism in the Postmodern Age: Confronting the New World Order i~inde, Guilford, New York, de Saussure, F. (1915[1966» Course in general linguistics, McGraw-Hili, New York, Toronto ve Londra. Savran, G. (1990) "'Oz'lerin reddinden slolf politikaslom reddine", Onbirinci Tez, 10, van der Veen, M. (2000) "Beyond slavery and capitalism: Producing classdifference in the sex industry", Gibson-Graham, J.K., Resnick, SA ve Wolff, R.D. (der.) Classand Its Othen ic;inde,university of Minnesota Press,Minneapolis, Veltmeyer, H. (2000) "Post-Marxist project: An assessmentand critique of Ernesto Laclau", Sociologicallnquiry, 70 (4), Wolff, R. D. (1996) "Althusser and Hegel: Making Marxist explanations antiessentialist and dialectical", Ruccio, D. ve Callari, A. (der.) Postmodern Materialism and the Future of Marxist Theory: Essaysin the Althusserian Tradition i~inde, Wesleyan University Press,Hanover ve Londra, Wolpe, H. der. (1980) The Articulation of Modes of Production, Routledge 8<Kegan Paul, Londra. Wood, E. M. (1992) Smlftan Kat;/~:Yeni Hakiki Sosyalizm, ~ev.s.alpagut. Ak1i, Istanbul. Zizek, S.(2002) Ideolojinin YOceNesnesi, ~ev.t. Birkan, Metis, Istanbul.

19 BIR TABU OLARAK 'EKONOM)' \' Harvey, D. (1998) Portmodernligin Durumu, ~ev, S. Savran, Metis Yaymlan, Istanbul. Hindess, B. (1989) Political Choice and Social Structure: An Analysis of Actor.t. Interests and Rationality, Edward Elgar, Aldershot. Hindess, B. ve Hirst, P. Q. (1975) Pre-Capitalist Modes of Production, Routledge & Kegan Paul. Londra. Hindess, B. ve Hirst, P.Q. (1977) Mode of Production and Social Formation, Macmillan, Londra. Hirst, P.Q. (1985) Marxism and Historical Writing, Routledge & Kegan Paul, Londra. Hatch, J. (2000) 'Classing the self-employed: New possibilities of power and collectivity", Gibson- Graham, J.K., Resnick, SA ve Wolff, R.D. (der.) Class and Its Other.t i~inde, University of Minnesota Press, Minneapolis, Howart, 0. Norval, A. J., ve Stavrakakis, Y., der. (2000) Discour.te Theory and Political Analysis: Identities. Hegemonies, and Social Change, Manchester University Press, Manchester. Insel, A. (1995) "ArmaQanln gqnqmqz ekonomisindeki yeri", Toplum ve Bilim, 68, Insel, A. (1997) "Neoklasik iktisat ve modern toplum", Toplum ve Bilim, 72, Insel, A. (2000) Solu Yeniden Tantmlamak, Birikim Yaymlarr, Istanbul. Jameson, F. (1991) Postmodernism, or, the Cultural Logic of Late Capitalism, Verso, Londra ve New York. Kaygalak, S. (2001) "Post-Marksist siyasetin sefaleti: Radikal Demokrasl", Praksls, 1, Komter, A. K., der. (1996) The Gift: An Interdisciplinary Per.tpectlve, Amsterdam University Press, Amsterdam. Kotz, D. M. (1990), "A comparative analysis of the theory of Regulation and the Social Structure of Accumulation theory", Science and Society, 54 (1),5-28. Lacan, J., (1966[1977]) feria: A Selection, W. W. Norton & Company, New York. Laclau, E. (1977) Politics and Ideology In Marxist Theory, New Left Books, Londra. Laclau, E. (1990) New Reflections on the Revolution of Our Time, Verso, New York ve Londra. Laclau, E. (2000) Evrensellik, Kimlik ve OzgOrlelme, ~ev. E. Ba~er, Blrlklm, Istanbul. Laclau, E. ve Mouffe, C. (1987) Hegemonya ve Sosyalist Stratej/, ~ev. A. Kardam ve D. ~ahlner, Blriklm, Istanbul. Upietz, A. (1985) The Enchanted World, Verso, Londra. Lipietz, A.' (1987) Mirages and Miracles: The Crises of Global Fordism, Verso, Londra. Mandel, E. (1978) Late Capitalism, New'Left Books, Londra. Mauss, M. (1924[1967]) The Gift: Forms and Functions of Exchange In Archaic Societies, Norton, New York. Margulies, R. ve Seddon, D. (1984) "The politics of the Agrarian Question In Turkey: Review of a debate", Journal of Peasant Studies, 11(3), Marx. K. (1979) Kapital, Birinci Cilt, Sol Yaymlan, Ankara. Marx. K. (1990) Kapital, O,OncO Cilt, Sol Yaymlan, Ankara. McCloskey, D. (1994) Knowledge and Per.tuasion in Economics, Cambridge University Press, Cambridge. Mirowski, P. (1989) More Heat Than Light: Economics as Social Physics. Physics as Nature's Economics, Cambridge University Press, Cambridge. North, D. (1990) Institutions. Institutional Change and Economic Performance, Cambridge University Press, Cambridge. North, D. ve Thomas, R. (1973) The Rise of the Western World, Cambridge University Press, Cambridge. Norton, B. (1988) "Epochs and essences: A review of Marxist long-wave and stagnation theories", Cambridge Journal of Economics, 12 (2), Norton, B. (1992) "Radical theories of accumulation and crises: Developments and directions", Roberts, B. ve Feiner; S. (der.) Radical Economics i~inde, Kluwer Academic Publishers, Boston, Norton, B. '(1995) "Late Capitalism and Postmodemism: JamesonlMandel", Callari, A., Cullenberg, S. ve Biewener, C. (der.) Marxism in the Postmodern Age: Confronting the New World Order I~lnde, Guilford, New York, Norton, B. (2001) "Reading Marx for class", Gibson-Graham, J.K., Resnick, SA ve Wolff, R.D. (der.) Relpresenting Class: Essaysin Postmodern Marxism i~inde, Duke University Press, Durham, Olson, M. (1971) The Logic of Collective Action: Public Goods and the Theory of Groups, Harvard University Press, Cambridge, MA ve Londra. Ozsel~uk, C. (2002) "Trafik kazalannm enkazi altmda slnlf ~eli~kileri", Birikim, 158, Polanyi, K. (1944[1957]) The Great Transformation, Beacon Press, Boston. Polanyl, K. (1977) "Forms of integration and supporting structures", Pearson, H. (der.) The Livelihood of Man i~inde, Academic Press, New York, Pollin, R. ve Luce, S. (1998) The Living Wage: Building A Fair Economy, New Press, New York. Resnick, S. A. ve Wolff, R. D. (1987) Knowledge and Class: A Marxian Critique of Political Economy, Chicago University Press, Chicago. Resnick, S. A. ve Wolff, R. D. (2002) Class Theory and History: Capitalism and Communism in the USSR,Routledge, New York. Rio, C. M. (2000) "'This Job Has No End': African American domestic workers and class becoming", Gibson-Graham, J.K., Resnick, S.A. ve Wolff, R.D. (der.) Class and Its Other.t i,inde,. University of Minnesota Press, Minneapolis, Sandler; B. ve Diskin, J. (1995) "Post-Marxism and class", Callari, A., Cullenberg, S. ve Biewener, C. (der.) Marxism In the Postmodern Age: Confronting the New World Order i~inde, Guilford, New York, de Saussure, F. (1915[1966]) Course In general linguistics, McGraw-Hili, New York, Toronto ve Londra. Savran, G. (1990) "'Oz'lerln reddinden slnlf politikaslnln reddine", Onbirlnci Tez, 10, van der Veen, M. (2000) "Beyond slavery and capitalism: Producing c/ass difference In the sex industry", Gibson-Graham, J.K., Resnick, S.A. ve Wolff, R.D. (der.) Class and Its Other.t l~inde,.university of Minnesota Press, Minneapolis, Veltmeyer; H. (2000) "Post-Marxist project: An assessment and critique of Ernesto Laclau", Socio/ogicallnquiry, 70 (4), Wolff, R. D. (1996) MAithusser and Hegel: Making Marxist explanations antiessentialist and dialectical", Rucc/o, D. ve Callari, A. (der.) Postmodern Materialism and the Future of Marxist Theory. Essays in the Althusserlan Tradition i~lnde, Wesleyan University Press, Hanover ve Londra, Wolpe, H. der. (1980) The Articulation of Modes of Production, Routledge & Kegan Paul, Londra. Wood, E. M. (1992) SIn/ftan Ka'/I: Yenl Hakikl Sosyalizm. ~ev. ~. Alpagut, Akl~, Istanbul. ~itek, S. (2002) Ideoloj/nln YOce Nesnesi, ~ev. T. 8irkan, Metis, Istanbul.

Küreselleşme ve Bilgi Toplumu: Eğitimin Küreselleşmesi ve Neo-Liberal Politikaların Etkileri

Küreselleşme ve Bilgi Toplumu: Eğitimin Küreselleşmesi ve Neo-Liberal Politikaların Etkileri Yayın ilkeleri, izinler ve abonelik hakkında ayrıntılı bilgi: E-mail: bilgi@uidergisi.com Web: www.uidergisi.com Küreselleşme ve Bilgi Toplumu: Eğitimin Küreselleşmesi ve Neo-Liberal Politikaların Etkileri

Detaylı

1980 lerin sonlarına doğru, sosyoloji lisans eğitimini takiben

1980 lerin sonlarına doğru, sosyoloji lisans eğitimini takiben Praksis 8 Sayfa: 29-50 S n f Çözümlemesinin Temel Sorunsallar 1 Metin Özu urlu 1980 lerin sonlarına doğru, sosyoloji lisans eğitimini takiben sınıf teması etrafında çalışmaya başladığımda, sosyal sınıf

Detaylı

. -. Turkiye Bankalar Birligi 54. Genel Kurul Topiantisl Aylll Konu malan

. -. Turkiye Bankalar Birligi 54. Genel Kurul Topiantisl Aylll Konu malan , Turkiye Bankalar Birligi 54. Genel Kurul Topiantisl Aylll Konu malan Prof. Dr. Huseyin Tatlldill Berfug Ortuny Kredi Temerriit Swaplanmn Fiyatlama Yontemleri ve FiyatlamaYI Etkileyen Finansal Gostergelerin

Detaylı

Maddeci Tarih Yazımında Temel Tartışmalar *

Maddeci Tarih Yazımında Temel Tartışmalar * Praksis 17 Sayfa: 33-56 Maddeci Tarih Yazımında Temel Tartışmalar * Şebnem Oğuz ** Giriş Varlıklarının toplumsal üretiminde, insanlar, aralarında, zorunlu, kendi iradelerine bağlı olmayan belirli ilişkiler

Detaylı

Sosyal demokrasinin temelleri

Sosyal demokrasinin temelleri SOSYAL DEMOKRASİ EL KİTABI 1 Tobias Gombert ve diğer yazarlar Sosyal demokrasinin temelleri ISBN 978-3-86872-560-5 3., güncelleştirilmiş baskı Yayımlayan: Friedrich-Ebert-Stiftung Sosyal Demokrasi Akademisi

Detaylı

E itim Hakk : Kendi Dilini Bulamam fl Bir Söylem

E itim Hakk : Kendi Dilini Bulamam fl Bir Söylem E itim Hakk : Kendi Dilini Bulamam fl Bir Söylem Seçkin ÖZSOY (*) ÖZET Bu makaledeki amac m, e itime iliflkin bütün tikel durumlara uygulanabilir bir e itim hakk kuram tasla sunmak ya da dört bafl mamur

Detaylı

MODERNİZME BİR BAŞKALDIRI PROJESİ OLARAK POSTMODERNİZM

MODERNİZME BİR BAŞKALDIRI PROJESİ OLARAK POSTMODERNİZM C.Ü. İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, Cilt 2, Sayı 2 93 MODERNİZME BİR BAŞKALDIRI PROJESİ OLARAK POSTMODERNİZM Seyfettin ASLAN ve Abdullah YILMAZ C.Ü. İ.İ.B.F. Kamu Yönetimi Bölümü Özet Avrupa da 17.

Detaylı

NASIL B R BÜTÇE POL T KASI? Ara. Gör. Burcu GED Z Celal Bayar Üniversitesi..B.F. ktisat Bölümü, Manisa

NASIL B R BÜTÇE POL T KASI? Ara. Gör. Burcu GED Z Celal Bayar Üniversitesi..B.F. ktisat Bölümü, Manisa YÖNET M VE EKONOM Y l:2001 Cilt:7 Say :1 Celal Bayar Üniversitesi..B.F. MAN SA NASIL B R BÜTÇE POL T KASI? Ara. Gör. Burcu GED Z Celal Bayar Üniversitesi..B.F. ktisat Bölümü, Manisa Ara. Gör. M. Hakan

Detaylı

YÖNETİM VE ORGANİZASYON. Ders Notları METİN ARSLAN

YÖNETİM VE ORGANİZASYON. Ders Notları METİN ARSLAN YÖNETİM VE ORGANİZASYON Ders Notları METİN ARSLAN HARRAN ÜNİVERSİTESİ BİRECİK MESLEK YÜKSEKOKULU 2014 Yönetim Ve Organizasyon Önsöz Metin Arslan ÖNSÖZ İnsanlar diğer varlıklardan farklı olarak toplu olarak

Detaylı

Ekonomi (İktisat) İlmi. Genel Ekonomi Doç.Dr. Yaşar SARI. Doç.Dr. Yaşar SARI 1

Ekonomi (İktisat) İlmi. Genel Ekonomi Doç.Dr. Yaşar SARI. Doç.Dr. Yaşar SARI 1 Genel Ekonomi Doç.Dr. Yaşar SARI Doç.Dr. Yaşar SARI Genel Ekonomi 1 Kaynaklar: Ekonomiye Giriş Prof.Dr. Kurban ÜNLÜÖNEN Doç.Dr. Ahmet TAYFUN Genel Ekonomi Prof.Dr. Kenan ÇELİK İktisada Giriş Ders Notları

Detaylı

Yıllardır Batı solunda saygın bir yeri olan New Left

Yıllardır Batı solunda saygın bir yeri olan New Left Praksis 7 Sayfa:117-164 Küreselleflmeye Karfl Olmak: Olanaklar ve S n rl l klar Aykut Çoban Yıllardır Batı solunda saygın bir yeri olan New Left Review un ikinci serisinin ilk sayısına bir sunuş yazısı

Detaylı

ASLI VATANSEVER - MERAL GEZİCİ YALÇIN Ne Ders Olsa Veririz

ASLI VATANSEVER - MERAL GEZİCİ YALÇIN Ne Ders Olsa Veririz ASLI VATANSEVER - MERAL GEZİCİ YALÇIN Ne Ders Olsa Veririz ASLI VATANSEVER 1980 yılında İstanbul da doğdu. 1999 yılında İstanbul Alman Lisesi ni, 2003 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Sosyoloji Bölümü

Detaylı

Kad nlar n Eme ini Görünür K lmak: Marx dan Delphy ye Bir Ufuk Taramas *

Kad nlar n Eme ini Görünür K lmak: Marx dan Delphy ye Bir Ufuk Taramas * Praksis 10 Sayfa: 159-210 Kad nlar n Eme ini Görünür K lmak: Marx dan Delphy ye Bir Ufuk Taramas * Gülnur Acar-Savran kinci dalga feminizmin 1960 lar n sonu ile 1970 lerin bafllar nda ilk tart flmaya bafllad

Detaylı

Rousseau nun Savaş ve Barış Kuramı: Adalet Olarak Barış

Rousseau nun Savaş ve Barış Kuramı: Adalet Olarak Barış Yayın ilkeleri, izinler ve abonelik hakkında ayrıntılı bilgi: E-mail: bilgi@uidergisi.com Web: www.uidergisi.com Rousseau nun Savaş ve Barış Kuramı: Adalet Olarak Barış Faruk Yalvaç Doç. Dr., Orta Doğu

Detaylı

Türkiye nin Avrasya daki Çok Taraflı Girişimlerine Bir Örnek: Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü

Türkiye nin Avrasya daki Çok Taraflı Girişimlerine Bir Örnek: Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü Yayın ilkeleri, izinler ve abonelik hakkında ayrıntılı bilgi: E-mail: bilgi@uidergisi.com Web: www.uidergisi.com Türkiye nin Avrasya daki Çok Taraflı Girişimlerine Bir Örnek: Karadeniz Ekonomik İşbirliği

Detaylı

Çal ma Hakk Ya Da Evrensel Gelir 1 Michel Husson, Cahiers de l émancipation, 2011 http://hussonet.free.fr/dempru11.pdf

Çal ma Hakk Ya Da Evrensel Gelir 1 Michel Husson, Cahiers de l émancipation, 2011 http://hussonet.free.fr/dempru11.pdf Çal ma Hakk Ya Da Evrensel Gelir 1 Michel Husson, Cahiers de l émancipation, 2011 http://hussonet.free.fr/dempru11.pdf Türkçesi: Osman S. Binatl Bütün bir dizi ak m ve yazarlar bir evrensel gelir [vatanda

Detaylı

ÖZET SOSYAL HAKLAR VE ÖZEL OLARAK KORUNMASI GEREKEN KİŞİLER. Bülent KARA

ÖZET SOSYAL HAKLAR VE ÖZEL OLARAK KORUNMASI GEREKEN KİŞİLER. Bülent KARA ÖZET SOSYAL HAKLAR VE ÖZEL OLARAK KORUNMASI GEREKEN KİŞİLER Bülent KARA Süleyman Demirel Üniversitesi, Kamu Yönetimi Bölümü Doktora Tezi230 sayfa, Aralık 2008 Danışman: Yrd. Doç. Dr. Yüksel METİN Bu tezin

Detaylı

ÖZEL SEKTÖR BORÇLANMA ARAÇLARI SADIK ÇULCUOĞLU. Yapılandırılmış sermaye piyasası araçları Rekorla kapanan 2012 nin ardından tahvil bono ihraçları

ÖZEL SEKTÖR BORÇLANMA ARAÇLARI SADIK ÇULCUOĞLU. Yapılandırılmış sermaye piyasası araçları Rekorla kapanan 2012 nin ardından tahvil bono ihraçları N SAN 2013 SADIK ÇULCUOĞLU Yapılandırılmış sermaye piyasası araçları Rekorla kapanan 2012 nin ardından tahvil bono ihraçları BAŞAK SELÇUK ÖZEL SEKTÖR BORÇLANMA ARAÇLARI H em bireysel hem kurumsal yat

Detaylı

TÜRKİYE DE BÜYÜK KENTLERİN GECEKONDU VE ÇÖKÜNTÜ MAHALLELERİNDE YAŞANAN YOKSULLUK VE SOSYAL DIŞLANMA

TÜRKİYE DE BÜYÜK KENTLERİN GECEKONDU VE ÇÖKÜNTÜ MAHALLELERİNDE YAŞANAN YOKSULLUK VE SOSYAL DIŞLANMA TÜRKİYE DE BÜYÜK KENTLERİN GECEKONDU VE ÇÖKÜNTÜ MAHALLELERİNDE YAŞANAN YOKSULLUK VE SOSYAL DIŞLANMA Fikret Adaman (Ekonomi Bölümü, Boğaziçi Üniversitesi) Çağlar Keyder (Sosyoloji Bölümü, Boğaziçi Üniversitesi)

Detaylı

TÜRKİYE'DE "KAMU KESİMİ VE ÖZEL KESİM" AYIRIMININ NORMATİF VE REEL PLANDA ÖNEMİ VE SINIRLARI

TÜRKİYE'DE KAMU KESİMİ VE ÖZEL KESİM AYIRIMININ NORMATİF VE REEL PLANDA ÖNEMİ VE SINIRLARI T.C MALİYE BAKANLIĞI BÜTÇE VE MALİ KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE'DE "KAMU KESİMİ VE ÖZEL KESİM" AYIRIMININ NORMATİF VE REEL PLANDA ÖNEMİ VE SINIRLARI ERTAN TOSUN DEVLET BÜTÇE UZMANLIĞI ARAŞTIRMA RAPORU

Detaylı

En Az Üç Çocuk?! M. Aykut Attar Hacettepe Üniversitesi. Verimli olun ve çoğalın! Eski Ahit (Tekvin, 1: 22)

En Az Üç Çocuk?! M. Aykut Attar Hacettepe Üniversitesi. Verimli olun ve çoğalın! Eski Ahit (Tekvin, 1: 22) En Az Üç Çocuk?! M. Aykut Attar Hacettepe Üniversitesi Verimli olun ve çoğalın! Eski Ahit (Tekvin, 1: 22) Çok seven ve çok doğuran kadınlarla evlenin. Zira, ben, (kıyamet günü) diğer ümmetlere karşı çokluğunuzla

Detaylı

DR S KÜÇÜKÖMER N ASAF SAVA AKAT. Makaleler 1976-1987. (Sanal Kitap) Sanal Baskıya Önsöz 2

DR S KÜÇÜKÖMER N ASAF SAVA AKAT. Makaleler 1976-1987. (Sanal Kitap) Sanal Baskıya Önsöz 2 ASAF SAVA AKAT Ç NDEK LER Sanal Baskıya Önsöz 2 ktisatta Yöntem Sorunları ( ktisat Dergisi, cilt 29, s. 185, Kasım 1979) 6 Raslantı ve Zorunluluk (Yeni Gündem, Sayı 3, 1-15 Haziran 1984) 18 DR S KÜÇÜKÖMER

Detaylı

GA_KAPAK_39 9/28/13 9:25 PM Page 2 EK M 2013 GÜRKAN KUMBAROĞLU Enerji ticareti ve Türkiye nin bölgesel avantajları ENERJİ BORSASI NE GETİRECEK?

GA_KAPAK_39 9/28/13 9:25 PM Page 2 EK M 2013 GÜRKAN KUMBAROĞLU Enerji ticareti ve Türkiye nin bölgesel avantajları ENERJİ BORSASI NE GETİRECEK? EK M 2013 GÜRKAN KUMBAROĞLU Enerji ticareti ve Türkiye nin bölgesel avantajları ENERJİ BORSASI NE GETİRECEK? İş Yatırım uzmanlığıyla BİST Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası Piyasalar yükselirken de düşerken

Detaylı

ELAZIĞ İLİNİN EKONOMİK GELİŞMESİ

ELAZIĞ İLİNİN EKONOMİK GELİŞMESİ 2009/202 ELAZIĞ İLİNİN EKONOMİK GELİŞMESİ SEMİNER AÇILIŞ - TEBLİĞ - PANEL ELAZIĞ, 2009 1 İşbu kitap, 9 Ekim 2009 Cuma günü, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Toplantı Salonu nda gerçekleştirilen Seminerin

Detaylı

DOSYA. Değişen Dünyayı Anlamak İçin Önemli Bir Kavram: Yönetişim. Süleyman Demirel Üniversitesi, Kamu Yönetimi Bölümü

DOSYA. Değişen Dünyayı Anlamak İçin Önemli Bir Kavram: Yönetişim. Süleyman Demirel Üniversitesi, Kamu Yönetimi Bölümü Değişen Dünyayı Anlamak İçin Önemli Bir Kavram: Yönetişim Doç. Dr. Murat Okçu Süleyman Demirel Üniversitesi, Kamu Yönetimi Bölümü GİRİŞ 1999 Marmara depremi hayatımızda çok ciddi acılar bıraktı. Ama bir

Detaylı

NEO - LİBERALDÖNÜŞÜM SÜRECİNDE TÜRKİYE'DE DEVLET TOPLUM İLİşKİLERİ, TOPLUMSAL SINIF MERKEZLİ BİR YAKLAŞıM

NEO - LİBERALDÖNÜŞÜM SÜRECİNDE TÜRKİYE'DE DEVLET TOPLUM İLİşKİLERİ, TOPLUMSAL SINIF MERKEZLİ BİR YAKLAŞıM İ.İ.B.F. Dergisi YIL 2005, CİLT XX, SAyı I NEO - LİBERALDÖNÜŞÜM SÜRECİNDE TÜRKİYE'DE DEVLET TOPLUM İLİşKİLERİ, TOPLUMSAL SINIF MERKEZLİ BİR YAKLAŞıM Türkiye kapitalizmi 1977 yılı itibariyle girmiş olduğu

Detaylı

LİBERALİZMİN TEMEL İLKELERİ

LİBERALİZMİN TEMEL İLKELERİ 219 LİBERALİZMİN TEMEL İLKELERİ Cumhuriyet Üniversitesi.İ.İ.B.F. Kamu Yönetimi Özet Bu çalışma liberalizmin felsefi kökenleri ve temel ilkelerini incelemektedir. Çalışma doğal olarak liberalizme bir ahlak,

Detaylı

Popüli zm: Bi r Ad Ne İçerir? 1. Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü, Atılım Üniversitesi. Ernesto Laclau. Çeviren.

Popüli zm: Bi r Ad Ne İçerir? 1. Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü, Atılım Üniversitesi. Ernesto Laclau. Çeviren. Popüli zm: Bi r Ad Ne İçerir? 1 Ernesto Laclau Çeviren Hayriye Özen Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü, Atılım Üniversitesi. Her tanım, tanımlanana anlam verecek bir kavramsal çerçeveyi varsayar. Bu

Detaylı

BOURDİEU İLE DEVLETİ YENİDEN DÜŞÜNMEK

BOURDİEU İLE DEVLETİ YENİDEN DÜŞÜNMEK BOURDİEU İLE DEVLETİ YENİDEN DÜŞÜNMEK Loic Wacquant Söyleşi: Fırat Bozçalı, Seda Aydın, Canay Özden Çeviren: Aytuğ Şaşmaz Bourdieu için devlet nedir, ya da ne değildir? Öncelikle şunu belirtmekte fayda

Detaylı