Beni Türk hekimlerine emanet ediniz.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Beni Türk hekimlerine emanet ediniz."

Transkript

1 Beni Türk hekimlerine emanet ediniz.

2 İmtiyaz Sahibi Genel Yayın Yönetmeni Editör ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Yürütme Kurulu Dr. Kemal KÖYMEN Dr. Şaban ŞİMŞEK Dr. Alpay ÖRKİ Dr. Nesrin SARIMAN, Dr. Orhun SİNANOĞLU Yayın Kurulu Dr. Öner ÇELİ K, Dr. Nilgün ÇINAR, Dr. Uğur DEVECİ, Dr. Erdin İLTER Dr. Nesrin SARIMAN, Dr. Orhun SİNANOĞLU İstatistik Danışman Dr. Turhan ŞALVA Tıp Fakültesi Dergisi Danışma Kurulu Dr. Fehime B. AKSUNGAR Dr. Osman AKDEMİR Dr. Sedat ALTIN Dr. Nüvit ALTINKAYA Dr. Harun ARBATLI Dr. Bülent ARMAN Dr. Oya Uygur BAYRAMİÇLİ Dr. H. Serpil BOZKURT Dr. Levent ÇELİK Dr. Nilgün ÇINAR Dr. Rahmi ÇUBUK Dr. Bahadır DAĞDEVİREN Dr. Kadir DEMİR Dr. Uğur DEVECİ Dr. Gökmen ERCAN Dr. Sinan EKİCİ Dr. Aynur EREN Dr. Rıfkı EVRENKAYA Dr. Peykan GÖKALP Dr. Hakan GÜNDEŞ Dr. Semih HALEZEROĞLU Dr. Berna HALİLOĞLU Dr. Canan HÜRDAĞ Dr. Ahmet ILGAZLI Dr. Cem KALAYCI Dr. Alper KARAOĞLAN Dr. Kubilay KARŞIDAĞ Dr. Sibel KARŞIDAĞ Dr. Şevket KAVUKÇU Dr. Abud KEBUDİ Dr. Öncel KOCA Dr. Şeref KÖMÜRCÜ Dr. Bahire KÜÇÜKKAYA Dr. Ender LEVENT Dr. Manuk MANUKYAN Dr. Ahmet MİDİ Dr. Nil Molinas MANDEL Dr. Selim NALBANT Dr. İlker ÖKTEM Dr. Alpay ÖRKİ Dr. Ümit ÖZEKİCİ Dr. Melih ÖZEL Dr. Eşref ÖZER Dr. Güler ÖZTÜRK Dr. Esra SAĞLAM Dr. Nesrin SARIMAN Dr. Attila SAYGI Dr. Kamil SERDENGEÇTİ Dr. Gülbüz SEZGİN Dr. Orhun SİNANOĞLU Dr. Şevki ŞAHİN Dr. Sadık ŞENCAN Dr. Şaban ŞİMŞEK Dr. Selçuk ŞİMŞEK Dr. Nuri TASALI Dr. Günay TOSUN Dr. Orhan TÜRKEN Dr. M. Yaşar TÜLBEK Dr. Çetin VURAL Dr. Dilek YILMAZ T.C. Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi, yılda 3 kez yayınlanan ve yayınlandığı tarihten (2009) itibaren hakemli dergidir. ISSN Baskı ve Cilt: Ege Basım Ege Plaza Esatpaşa Mah., Ziyapaşa Cad., No:4 Ataşehir / İSTANBUL Tel: (0216) Yazışma Adresi: T.C. Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Feyzullah Cad. No: Maltepe / İSTANBUL Tel: (0216) Faks: (0216)

3 İçindekiler Contents Cilt:5 Sayı:1 / Ocak 2013 KLİNİK ÇALIŞMALAR Laparoskopik veya açık apendektomi: hastanın hayat kalitesi üzerindeki etkilerinin ve tedavi maliyetinin karşılaştırılması Laparoscopic versus open appendectomy: A comparison between quality of life and cost effectiveness Günay ve Arkadaşları Postoperative outcomes of transurethral resection of the prostate in patients with comorbidities Komorbiditesi olan hastalarda transüretral prostat rezeksiyonunun postoperatif sonuçları Sinanoğlu ve Arkadaşları 4 9 OLGU SUNUMLARI Meme Başının Paget Hastalığı: Dört olgu ve Literatür Derlemesi Paget disease of the nipple: Case reports and literature review Bircan ve Arkadaşları Memenin granüler hücreli tümörü: Olgu sunumu Granular cell tumor of the breast: Case report Aktan ve Arkadaşları Testiküler epidermoid kist: Olgu sunumu Testicular epidermoid cyst: A case report Çakıroğlu ve Arkadaşları Genişlemiş parietal foramen: Olgu sunumu Enlarged parietal foramen: Case report Baydın ve Arkadaşları Akciğer kanserini taklit eden organize pnömoni: Onyedi olgu tecrübemiz Organising pneumonia mimicking lung cancer: Experience of 17 patients Kanburve Arkadaşları DERLEME Transrektal ultrason eşliğinde prostat biyopsisi öncesi hasta hazırlığı Preparation of patients before transrectal ultrasound guided prostate biopsy Çakıroğlu ve Arkadaşları Öldürücü hücre immünoglobulin benzeri reseptör (KIR) molekülleri; Evrimi, polimorfizmi ve hastalıklarla ilişkisi Natural killer cell immunoglobulin like receptor molecules (KIR); Evolution, polimorphism and association with diseases Aktaç ve Arkadaşları Multipl sklerozun psikiyatrik yönleri Psychiatric aspects of multiple sclerosis Şahin ve Arkadaşları

4 K L İ N İ K Ç A L I Ş M A L A R Laparoskopik veya açık apendektomi: hastanın hayat kalitesi üzerindeki etkilerinin ve tedavi maliyetinin karşılaştırılması Laparoscopic versus open appendectomy: A comparison between quality of life and cost effectiveness 4 Günay ve Arkadaşları Dr. Yusuf Günay / Başkent Üniversitesi istanbul Araştırma Hastanesi, Genel Cerrahi Servisi Altunizade, Istanbul Dr. Ertan Emek / Başkent Üniversitesi istanbul Araştırma Hastanesi, Genel Cerrahi Servisi Altunizade, Istanbul Dr. Hüseyin Yüce Bircan / Başkent Üniversitesi istanbul Araştırma Hastanesi, Genel Cerrahi Servisi Altunizade, Istanbul Dr. Alp Demirağ / Başkent Üniversitesi istanbul Araştırma Hastanesi, Genel Cerrahi Servisi Altunizade, Istanbul İletişim adresi; Yusuf Günay Florence Nightingale Hastanesi, Organ Nakli Merkezi Abidei Hürriyet cad No: 164 Şişli/ İstanbul, ÖZET ABSTRACT Amaç: Açık appendektomi (AA) ile laparoskopik Aim: Although the comparison of laparoscopic apendektomi (LA) sonuçlarının karşılaştırıldığı birçok çalışma appendectomy (LA) to open appendectomy (OA) has been olmasına rağmen hala birinin diğerine olan üstünlüğü reviewed in many studies, no suggestion exists for the best kanıtlanamamıştır. Bu çalışmanın amacı laparokopik ve açık treatment. ameliyatların hastanın hayat kalitesi ve sağkalımı üzerindeki Patients and methods: Between September 2009 and etkilerinin karşılaştırılmasıdır. September 2011, 124 patients who underwent Gereç ve Yontemler: Eylül 2009 ile Eylül 2011 tarihler appendectomy due to acute appendicitis inculeded to study. arasında hastanemizde akut apandisit (AA) nedeni ile Results: Of 124 patients, 85 (68,5%) underwent OA, ameliyat olan 124 hasta tespit edildi ve bu hastaların dosyaları while 39 (31,5%) underwent LA surgery. The lenght of incelendi. operation was longer and statistically important in LA Bulgular: Çalışmaya dâhil ettiğimiz 124 hastadan, 85'i patients (34±13 (20-55) minute versus 57±31 (30-75) (% 68,5) açık appendektomi olurken 39'u (% 31,5) minute; p=0,0001). The lenght of hospital stay was longer laparoskopik appendektomi ameliyatı oldu. Ameliyat süresi and statistically important in OA that that of LA patients LA grubunda daha uzun ve istatistiksel olarak anlamlı görüldü (3,7±5,2 (1 15) days versus 1,6±1 (1 4) days ; p=0,0139). (34±13 (20-55) dk` a karsi 57±31 (30-75) dk; p=0,0001). Although the postoperative complications rate was Buna karşın AA hastalarında hastanede kalma süresi belirgin numerically higher in the OA patients, it was not statistically ve istatistiksel olarak daha uzun olduğu tespit edildi (3,7±5,2 significant (Table -2). The cost of surgery was higher and (1 15) gün'e karşı 1,6±1 (1 4) gün; p=0,0139). Ameliyat statistically higher in LA patients due to expensive sonrası görülen komplikasyonlar yara yeri infeksiyonu, karın içi laparoscopic instruments (908±718 ( ) TL versus apse ve ileus oranları AA grubundaki hastalarda daha yüksek 1373±849 (0-3509) TL; p= 0,0021 figure-3). olmasına rağmen istatistiksel olarak anlamlı değildi. Conclusion: This study showed that LA is a safe and very Laparoskopide kullanılan malzemelerin daha pahalı effective treatment modality. Therefore, if there is not an olmasından dolayı belirlenen yüksek paket fiyatı nedeni ile absoulute contraindication, it should be recommended. toplam maliyet LA hastalarında daha yüksek görüldü ve Key words: laparoscopic, open appendectomy istatistiksel olarak anlamlı idi (908±718 ( ) TL`e karsi 1373±849 (0-3509) TL; p= 0,0021. Sonuç: LA güvenli ve etlikili bir tedavi yöntemidir ve kesin bir kontrendikasyon bulunmadığı sürece tercih edilmelidir. Anahtar sözcükler: laparoskopik, açık apendektomi

5 GİRİŞ veya bilgisayarlı tomografi ile desteklendi. Bütün hastalara Akut apandisit, en çok acil cerrahi girişim gerektiren karın ameliyat öncesi 2. kuşak sefalosporin ve perfore olanlarda içi bir hastalıktır (1). Akut apandisitin tedavisi için açık bununla birlikte metronidazol tedavisi uygulandı. apendektomi (AA) tekniği hala altın standart bir ameliyattır Ameliyattaki duruma göre ameliyat sonrası antibiyotik (1). Son yıllarda laparoskopik apendektominin (LA) tedavisine devam edildi. Açık apendektomi ameliyatlarında popularitesi artmakla birlikte değeri hala tartışmalıdır (1,2). Mc Burney veya Rockey-Davis insizyonlar kullanıldı. Şimdiye kadar yapılan ve açık ile laparoskopik apendektomi Laparoskopik ameliyatlarda göbek altında yapılan açık bir sonuçlarının karşılaştırıldığı çalışmalarda bir tekniğin diğerine insizyondan 12 mm lik trokar girildi. Daha sonra biri sağ üst belirgin üstünlük gösteren bir fark tespit edilmemiştir (3). diğeri suprapubik bölgede olmak üzere iki adet 5 mm'lik Buna rağmen birçok çalışmada gösterildi ki, LA sonrası trokarlar girildi. Mesoappendiks harmonik veya ligaşür hastanede kalma süresiyle nekahat döneminin daha kısa kullanılarak ayrıldı. Appendiks endo-loop sütürlerle olması, düşük oranda ameliyat sonrası ağrının olması gibi bağlanarak appendektomi tamamlandı. Appendiks avantajları bulunmaktadır (4). Diğer taraftan, bazı spesimeni endobag içine atılarak 12 mm lik trokar yerinde çalışmalarda LA'nın tedavi maliyetini ve ameliyat süresini batın dışına alındı. Tablo 1 (Hasta özellikleri ve ameliyat öncesi değerler) Degiskenler AA (85) LA (39) p degeri Yaş (yıl) 38±17 (12 80) 33±16 (17 88) 0,1241 Cinsiyet (K) 32 (%37,6) 14 (%35,6) 0,9899 Semptomlarin süresi (gün) 2,2±1,9 (1 10) 1,7±0,9 (1 5) 0,1208 Preoperative Lökosit 13,3±4,1 12,2±5,3 0,2354 CRP 72±65 38±52 0,0048 Yatis ile tedavi arasındaki süre (g) 1,1±0,8 (0-3) 0,9±1,1 (0-2) 0,2550 BT veya USG yapılan Bilgisayarlı Tomografi (BT) 38 (%44,7) 20 (%51,3) Ultrasonografi (USG) 41 (% 48,7) 18 (%46,2) 0,9893 Kesin AA tanısı 69 (%81) 34 (% 87) 0,5707 (BT ve/veya USG) p < 0,05; anlamlı arttırdığına dair sonuçlar da yayınlanmıştır (5). Bu çalışmanın ana amacı, akut apandisitte laparoskopik ve açık ameliyatların hastanın hayat kalitesi ve tedavi maliyetini karşılaştırılmasıdır. Tedavi maliyeti özellikle son dönemlerde ülkemizde yapılan sağlık reformu sonrası daha da önemli hale geldi. GEREÇ VE YÖNTEMLER Bu retrospektif çalışma Başkent Üniversitesi etik kurulu tarafında onaylandı. Birimimize ait kayıtların incelenmesi sonucunda, Eylül 2009 ile Eylül 2011 tarihler arasında son iki yılda akute apandisit nedeni ile ameliyat olan 124 hasta tespit edildi. Başka bir sebepten delay ameliyat olupta ayni ameliyatta apendektomi yapılan hastalar çalışmaya alınmadı. Bu hastalar açık appendektomi (AA) ve laparoskopik apendektomi (LA) olmak üzere iki gruba ayrıldı. LA olarak baslanan ancak açik ameliyata çevrilenler AA grubunda değerlendirildi. Bu hastaların kayıtlarından yaş, cinsiyet, şikayetlerin süresi, tedavi yöntemleri, ameliyat süresi, ameliyat sonrası komplikasyonlar, ölüm oranı ile tedavi maliyeti incelendi. Akut apandisitin tanısı laboratuar ve klinik bulgulara dayanılarak kondu. Bu bulgular içerisinde karın sağ alt kadranda ağrı ve / veya Mc Burney belirtisinin pozitif olması, sistemik infeksiyon bulgusu olarak ateş, CRP ve lökositoz varlığı dikkate alındı. Klinik tanı, alt batın ultrasonu Tedavi maliyeti, ameliyat ve hastanenin diğer giderleri şeklinde hesaplandı. Hastanin herhangi bir komplikasyon nedeni ile hastanede de yatış sırasında olan maliyet tedavi maliyetine eklendi. İstatistiksel Analiz Verilerin analizi MedCalc (Mariakerke, Belçika) programı kullanılarak yapıldı. Tanımlayıcı istatistikler ortalama± standart sapma şeklinde tanımlandı. Bütün parametrik ve parametrik olamayan değerler için Student t ve Chi-squared (Ki-kare) testleri kullanıldı. Hastaların sağkalım oranı Kaplan-Meier analizi ile değerlendirildi. P değeri <0.05 olması istatistiksel olarak anlamlı değerlendirildi. SONUÇLAR Çalışmaya dahil ettiğimiz 124 hastadan, 85'i (% 68,5) açık apendektomi olurken 39'u (% 31,5) laparoskopik apendektomi ameliyatı oldu. Her iki gruptada hastalar genç ve erkek cinsiyet daha baskın idi ancak gruplar arasında bir farklılık tespit edilmedi (tablo 1). Hastaların şikayetlerin başlama süresi ile hastaneye başvurmaları arasındaki zamanda bir farklılık görülmedi (2,2±1,9 (1 10) karşı 1,7±0,9 (1 5) ; p= 0,1208). Ameliyat öncesi değerlerden CRP anlamlı bir şekilde LA hastalarında daha yüksek olduğu görüldü (p= 0,0048). Her iki grupta, tanı amacı ile yapılan Cilt: 5 Sayı: 1 / Ocak

6 karın ultrasonu ve bilgisayarlı tomografi oranları bir birine olmayanlara gore istatistiksel olarak daha uzun olarak tespit yakındı (tablo 1). Ameliyat öncesi AA hastaların 69 unda (% edildi (2,8±1,6 (1-5)` e karsi 1,4±0,7 (1-4); p=0,0009). 81) ve LA hastaların 34 ünde (% 87) görüntüleme yöntem- Ancak AA grubundaki hastalardan perfore apandisiti olanlar lerin akut apandisit olduklarına dair raporları mevcuttu. Diğer ile LA grubundaki hastalardan perfore apandisiti olanlara hastalarda şüpheli veya yorum yapılmamıştı. gore hastanede kalma suresi istatistiksel olarak daha yuksekti AA yapılan hastalarda perfore apandisit oranlarının daha (8,6±10,4 (1-30)` e karsi 2,8±1,6 (1-5); p=0,00234). Tablo 2 Ameliyat ve ameliyat sonrası veriler Değişkenler AA(85) LA(39) p değeri Akut apandisit (Komplikasyonsuz) 63 (% 74) 30 (% 76,9) 0,9877 Perfore akut apandisit 15 (%17,6) 5 (%12,8) 0,6623 A.Apandisit olmayan 7 (% 8,2) 4 (%10,3) 0,9803 Ameliyat süresi (dk) 34±13 (20-55) 57±31 (30-75) 0,0001 Komplikasyonlar (Ameliyat sonrası) İntarabdominal apse 3 (% 3,5) 1(%2,6) 0,8112 Yara yeri infeksiyonu 9 (%10,6) 2 (%5,1) 0,4581 İleus 11 (%12,9) 4(%10,2) 0,9831 Hastanede kalış süresi (g) 3,7±5,2 (1 15) 1,6±1 (1 4) 0,0139 Takip Süresi (ay) 13±11,4 (1 23) 9,3±10,8 (1 20) 0,0762 Tekrar yatırılma sayısı 5 (%5,9) 2 (% 5,1) 0,8459 p < 0,05; anlamlı fazla olmasına rağmen, istatistiksel bir farklılık tespit edilmedi (15 (%17,6)'e karşı 5 (%12,8); p=0,6623). Yedi hasta (% 8,2) AA grubunda, 4 (%10,3) hasta LA da ameliyata alınmalarına rağmen, akut apandisit olmadıkları fark edildi. Bu hastalarin beşinde over kisti ile ilgili patoloji ve ucunde pelvik inflamatuar hastalik tespit edilirken diger hastalardan bir patoloji tespit edilmedi. Ameliyat süresi LA grubunda daha uzun ve istatistiksel olarak anlamlı görüldü (34±13 (20-55)` e karsi 57±31 (30-75); p=0,0001). Laparoskopik olarak başlanan AA hastalarında hastanede kalma süresi belirgin ve istatistiksel olarak daha uzun olduğu tespit edildi (3,7±5,2 (1 15)'e karşı 1,6±1 (1 4); p=0,0139). Ameliyat sonrası hastaların takip süresi AA grubundaki hastalarda daha uzun olmasına rağmen anlamlı bir fark yoktu (13±11,4 (1 23)'e karşı 9,3±10,8 (1 20); p=0,0762). Ameliyattan sonra taburcu olduktan sonra tedaviye bağlı sebeplerden dolayı tekrar hastaneye başvurma oranında her iki grup arasında belirgin bir fark görülmedi (5 (%5,9)' e karşı 2 (% 5,1)); Tablo 3 Tedavi maliyet analizi Değişkenler AA (85) LA (39) p değeri Belirlene paket fiyat (TL) Paket fiyatı asan hastane maliyeti (TL) 468±718 (0-3828) 608±855 (0-2761) 0,3448 Paket fiyatı asan hasta sayısı 57 (%67) 31 (%79,5) 0,2261 Toplam maliyet (TL) 908±718 ( ) 1373±849 (0-3509) 0,0021 p < 0,05; anlamlı 6 Günay ve Arkadaşları ancak açık ameliyata çevrilen ameliyat sayısı yedi (%15,2) olarak tespit edildi. Açığa dönüş sebebi perfore, flegmone apandisit ile ameliyatın uzaması etkili olmuştur. Ameliyat sonrası görülen komplikasyonlar yara yeri infeksiyonu, karın içi apse ve ileus oranları AA grubundaki hastalarda daha yüksek olmasına rağmen istatistiksel olarak anlamlı değildi (tablo 2). AA grubunda perore apandisiti olan hastalarin hastanede kalma suresi perfore olmayanlara göre daha uzun ve istatistiksel olarak anlamli idi (1,8±1,3 (1-6)`e karsi 8,6±10,4 (1-30); p=0,0001). LA grubundaki hastalarda perfore apandisit olan hastalarin hastanede kalma sureleri perfore p=0,8459). Her iki grup hastalarında ameliyatta ve ameliyat sonrası ölüm görülmedi. AA ameliyatı için kurum tarafında belirlenen paket fiyatı daha yüksek ve istatiskisel olarak anlamlı idi (440 TL ye karsi 748 TL ve p= sekil-1). Bu belirlenen fiyati asan hasta sayisi LA grubunda daha fazla olmasina rağmen istatistiksel bir fark tespit edilmedi ( 57 (%67) ye karşı 31 (%79,5): p= 0,2261). Bunun paralelinde belirlenen fiyatı aşan maliyet LA hastalarında daha yüksek oldu ancak istatistiksel bir fark görülmedi (468±718 (0-3828)`e karşı 608±855 (0-2761); p= 0,3448, şekil-2). Ancak hem paket fiyatının yuksek

7 olması, hemde bu fiyatı asan hasta sayısının LA grubunda olanlar 1443±786 ( ) TL iken perfore olmayanların fazla olmasi nedeni ile toplam maliyet LA hastalarinda daha tutarı ise 1359±781 ( ) TL idi (p=0,8237). yuksek görüldü ve bu da istatistiksel olaral anlamlı idi (908±718 ( )`e karsı 1373±849 (0-3509); p= TARTIŞMA On dokuzuncu yuzyılın sonlarında ilk apendektomi yapıldıgında beri akut apandisit tedavisi icin açık teknikle Şekil-1 Kurum tarafında belirlenen paket fiyat yapilan apendektomi tartışmasız bir sekilde altın standart tek tedavi şekli idi (8). Ancak 1990 larda gittikçe artan ve zamanla yaygın bir şekilde yapılmaya başlanan laparoskopik apendektominin özellikle daha kozmetik olması ve ameliyat sonrası ağrının az olması ve hastanede kalma süresinin kısa olması nedeni ile bir alternatif tedavi modeli olabileceğini savunulmaya başlandı (9,10). Her ne kadar herhangi bir tekniğin diğerine kesin üstünlüğü gösteren sonuçlar olmazsa da, bazı avantajlar ve dezavantajlar literatürde hala tartışılmaktadır. Bunların başında özellikle LA nin beraberinde getirdiği tartışma konularında biride ekonomik ve hastanın hayat kalitesidir. Çalışmalarda gosterdiki, LA sonrası hastanın işine dönme süresinin daha kısa olması ve daha az skar bırakması bir avantaj olarak değerlendirilmektedir. Bu değerler ışığında ülkemizdeki insanların beklentilerine ve önceliklerine Şekil-2 Kurum limitini aşan tedavi maliyetinin göre laparoskopik ve açık apendektomi sonuçlarını hastalara göre dağılımı karşılaştırarak en uygun tedavi modelini belirlemeye çalıştık. Çalışmamızda LA tercih eden hastaların daha genç olmasının sebebi muhtemelen kozmetik sebepler ve daha erken işe dönme nedeni ile hastanede kalma süresini kısa olması ihtimalıdır. Bu çalışmada literatürdeki çalışmalarda beliritildiği AA ile karşılaştırıldığında LA sonrası hastaların hastanede kalma süresi daha kısa olduğu görüldü (p=0,0139). Hastanede daha kısa kalması hem profesyonel hastaların işine daha erken dönmesi hemde hastane enfeksiyonu riskini düşürerek maliyet üzerinde olumlu etkisi bulunmaktadir. Ameliyat süresinin LA hastalarında daha uzun olması önceki calışmalarla uyumlu olacak şekilde bizim çalışmamızda görüldü (p=0,0001) (11,12). Bu süre cerrahların Şekil -3 Toplam tedavi maliyetinin hastalara laparoskopik cerrahi deneyimlerine bağlı olduğu için, daha göre dağılımı deneyimli cerrahlar tarafında yapıldığında daha da kısalabilir. Bununla birlikte laparoscopik olarak başlanıp açık ameliyata dönme oranı da cerrahi deneyime bağlı olduğunu düşünmekteyiz. Her iki gruptada perfore apandisiti olan hastalar hem daha uzun süre hastanede kaldılar hemde maliyeti daha yüksekti. Her ne kadar bazı hastlarda perfore apandisit olması nedeni ile açık ameliyata dönülmek zorunda kaldiysada, laparoskopik ile tamamalanan perfore apandisitli hastalarda hastanede kalış süresi AA e oranla daha kısa görüldü. Ameliyat sonrası görülen komplikasyonlar oranı her ne kadar AA hastalarında daha yüksek tespit edildiyse de anlamlı bir fark görülmedi. Ancak Hastaların ameliyatta sonra tekrar hastaneye basvurmalarının bir sebebide bu komplikasyonların 0,0021 sekil-3). AA grubundaki perfore apandisit varlığı olabilir. Ozellikle yara yeri enfeksiyonun AA 1028±1231 ( ) TL tutarken perfore olmayan ameliyatlarde daha yüksek olması hem hastanın hastaneye apandisit ameliyatın tutarı 893±644 ( ) TL idi tekrar gelmesine hemde işe tekrar başlamasını uzatmaktadır. (p=0,5420). LA grubundaki hastalardan perfore apandisiti Bu da beraberinde hem hastanın hayat kalitesini Cilt: 5 Sayı: 1 / Ocak

8 Günay ve Arkadaşları düşürrmektedir hemde maliyeti arttırmaktadir. at thirty pediatric hospitals. J Pediatr Surg 2003; 38: AA ile LA maliyet açısından karşılaştırıldığından ülkeden ülkeye göre değişebilmektedir (11-13). Türkiyede son 4. Sporn, E., Petroski, G.F., Mancini, G.J., Astudillo, J.A., dönemlerde yapılan özelleştirme ile özel hastaneler ile devlet Miedema, B.W., Thaler, K.: Laparoscopic appendectomy is hastaneler arasinda fiyat farkı olmasına rağmen, AA ve LA it worth the cost? Trend analysis in the US from 2000 to ameliyatlar paket fiyat ile sosyal guvenlik kurumu tarafından 2005.J. Am. Coll. Surg. 2009; 208, desteklenmektedir. Bizde bu fiyatları temel alarak kabaca bir 5. Guller, U., Hervey, S., Purves, H., Muhlbaier, L.H., Peterson, maliyet karşılaştırmasını yapmaya çalıştık. LA için belirlenen E.P., Eubanks, S., Pietrobon, R.: Lapraoscopic versus open paket fiyat AA ya göre daha yüksek olmasına rağmen hastaya appendectomy outcomes comparison based on a large yansıyan maliyet açısında LA da daha yüksek olmasına administrative database. Ann. Surg. 2004; 239, rağmen bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı. Ancak 6. Garbutt, J.M., Soper, N.J., Shannon, W.D., Botero, A., toplamda kuruma maliyet bakımında LA nın maliyeti Littenberg, B.: Meta-analyses of randomized controlled istatiskisel olarak anlamlı derecede onemli idi. LA nin kuruma trials comparing laparoscopic and open appendectomy. daha pahaliya mal olmasının sebebi kullanılan malzeme- Surg. Laparosc. Endosc. 1999; 9: lerden kaynaklanmaktadir. Perfore apandisiti olan hastaların 7. Namir Katkhouda, MD, Rodney J. Mason, MD, Shirin hastanede kalma suresinde artışa neden olduğu için maliyet Towfigh, MD, Anna Gevorgyan, MD, and Rahila Essani, daha yüksek çıkmasına rağmen istatistiksel bir fark olmadığı MD. Laparoscopic Versus Open Appendectomy a görüldü. prospective randomized double blind study. Ann. Surg. Daha once literatürde de belirtildiği gibi, çalışmamız 2005; 242 (3) gösterdiki LA güvenli ve son derece pozitif sonuçlarla 8. John MA, Kimberly SK. The appendix. In: Townsend CM yapılabilmektedir (14). Bununla birlikte her ne kadar kullanılan Jr, Beauchamp RD, Evers BM, Mattox KL, editors. laparoskopik malzemelerden dolayı maliyeti yüksek olsada, Textbook of surgery: the biological basis of modern hastanede kalma suresinin daha kısa olması ve işine daha surgical practice. 18th ed. Philadelphia: W.B. Saunders; erken dönmesi nedeni ile hasta açısında belirigin bir fark p oluşturmamktadir. Ayrica daha kozmetik olması nedeni ile LA 9. Park JY, Choe YM, Yun MY, Choi SK, Hur YS, Lee KY, et al. AA düşünülen tüm hastalarda hasta ile detayli bir şekilde Laparoscopic versus open appendectomy for perforated tartışılarak önerilmelidir. appendicitis in children. J Korean Surg Soc 2008;75:116- Bu çalışmanın bazı eksiklileri bulunmaktadır. Geriye dönük 119. bir çalişma olması ve bunun beraberinde getirdiği eksiklikler 10. Park JM, Kim J, Kim CY, Choi DJ, Kim SH, Kim CS, et al. bulunmaktadır. Bunun dışında hasta sayısının az olması ve Laparoscopic appendectomy: a safe procedure that can laparoskopik deneyimleri farklı olan cerrahlar olması da be performed by surgical residents. J Korean Surg Soc çalışmanın sonucun üzerinde etkileri bulunmaktadır. Özellikle 2008; 75: ülkemizde son dönemlerde yapılan sağlık reformları ve 11.Wei B, Qi CL, Chen TF, Zheng ZH, Huang JL, Hu BG, et al. hastanelerdeki özelleştirmeleri nedeni ile hastanın ve sağlık Laparoscopic versus open appendectomy for acute sigortalarının daha fazla dikkat ettiği ameliyatların ekonomik appendicitis: a metaanalysis. Surg Endosc 2011;25:1199- boyutlarının ortaya konulması icin birçok merkezin katıldığı daha geniş katılımlı bir çalışmaya ihtiyaç olduğunu düşün- 12. Liu Z, Zhang P, Ma Y, Chen H, Zhou Y, Zhang M, et al. mekteyiz. Laparoscopy or not: A meta-analysis of the surgical effects of laparoscopic versus open appendicectomy. Surg KAYNAKLAR: Laparosc Endosc Percutan Tech 2010;20: Park JH, Hyun KH, Park CH, Choi SY, Choi WH, Kim DJ, et 13.Lee HJ, Park YH, Kim JI, Choi PW, Park JH, Heo TG, Lee al. Laparoscopic vs transumbilical single-port laparoscopic MS, Kim CN, Chang SH. Comparison of clinical outcomes appendectomy: results of prospective randomized trial. J and hospital cost between open appendectomy and Korean Surg Soc 2010;78: laparoscopic appendectomy. J Korean Surg Soc. 2011; 2. Muehlstedt SG, Pham TQ, Schmeling DJ. The 81(5): management of pediatric appendicitis: A survey of North 14.Reiertsen O, Trondsen E, Bakka A, Andersen O, Larsen S, American pediatric surgeons. J Pediatr Surg 2004; 39: Rosseland A (1994) Prospective nonrandomized study of conventional versusu laparoscopic appendectomy. World 3. Newman K, Ponsky T, Kittle K, et al. Appendicitis 2000: J Surg : variability in practice, outcomes, and resource utilization 8

9 Postoperative outcomes of transurethral resection of the prostate in patients with comorbidities Komorbiditesi olan hastalarda transüretral prostat rezeksiyonunun postoperatif sonuçları Orhun Sinanoğlu, MD Maltepe University School of Medicine, Department of Urology, Istanbul, Turkey Sinan Ekici, Maltepe University School of Medicine, Department of Urology, Istanbul, Turkey Corresponding adress: Orhun Sinanoglu Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Feyzullah cad. No 39 Maltepe, İstanbul / TURKEY. (corresponding author) ÖZET ABSTRACT Amaç: Çalışmanın amacı, BPH nedeniyle transüretral Aim: The aim of this study is to evaluate the prostat rezeksiyonu yapılmış hipertansiyon (HT), koroner arter pre/perioperative data and 12 month postoperative clinical hastalığı (KAH), diabetes mellitusu (DM) ve kronik obstrüktif data including IPSS, Qmax, erectile function status and akciğer hastalığı (KOAH) gibi komorbiditeleri olan hastalarda, urethral stricture rate in patients with comorbidities such as postoperatif 12. ayda IPSS, Qmax, erektil durum ve üretra hypertension (HT), coronary artery disease (CAD), diabetes darlığı gibi klinik verileri değerlendirmektir. mellitus (DM) and chronic obstructive pulmonary disease Gereç ve yöntem: Eylül 2009'dan Aralık 2011'e kadar (COPD) undergoing transurethral resection of the prostate TURP yapılan 85 hasta değerlendirildi. Preoperatif (TURP) for symptomatic benign prostatic hyperplasia (BPH). parametrelere yaş, Uluslararası Prostat Semptom Skoru (IPSS), Materials and methods: The data of 85 patients Uluslararası Erektil Fonksiyon Indeksi (IIEF), prostat hacmi, undergoing TURP from September 2009 to December 2011 postvoiding rezidü, maksimum akım(qmax) dahildi. were retrospectively evaluated. The preoperative parameters Ameliyat sırasındaki veriler ve postop 12. Aydaki IPSS, IIEF, included age, prostate volume, International Prostate Symp- Qmax, üretra darlığı oranları değerlendirildi. tom Score (IPSS), International Index of Erectile Function (IIEF) Bulgular: Seksen beş hastaya TURP yapıldı. Hastaların questionnaire, prostate volume, postvoiding residue, hepsinde bir veya daha fazla komorbidite vardı. Ortalama maximum flow (Qmax) and comorbidities. Perioperative data operasyon süresi 59.8±17.8 dakikaydı. Preoperatif and 12 month postoperative IPSS, Qmax, urethral stricture /postoperatif 12. Ayda IIEF ve IPSS skorları sırasıyla; incidence were evaluated and mean potency status of 18.6±7.8/15.0 ± 6.5 (p<0.05) ve, 18.6±7.8/10.0 ±7.3 patients were evaluated with postoperative IIEF scores. (p<0.05) idi. Qmax:8.5±2.7 /20.0 ±4.9 (p<0.05) olarak Results: Eighty-five patients underwent TURP. All patients bulundu. Üretra darlığı oranları 3/85 (% 3) olarak bulundu. had one or more comorbidities. The mean operative time Sonuçlar: BPH lı hastada TURP, IPSS, Qmax ve erektil was 59.8±17.8. The preoperative/ postoperative 12 month fonksiyon da anlamlı oranda iyileşme sağlamaktadır. Üretra IIEF score and IPSS were 18.6±7.8/15.0 ± 6.5 (p<0.05) and darlığı oranları kabul edilebilir düzeydedir. 18.6±7.8/10.0 ±7.3(p<0.05). Qmax were 8.5±2.7/20.0 ±4.9 (p<0.05). Urethral stricture rate was 3/85 (3%) at Anahtar sözcükler: benin prostat hiperplazisi, postoperative 12 month after TURP transüretral prostat rezeksiyonu, erektil fonksiyon, üretra Conclusion: TURP provided significant improvement in darlığı IPSS and Qmax and erectile function. The urethral stricture rates are acceptable. Key words: benign prostatic hyperplasia, transurethral resection of the prostate (TURP), erectile function, urethral stricture 9

10 INTRODUCTION not been thoroughly analysed in patients with comorbidities The range of treatment modalities for benign prostatic such as hypertension (HT), coronary artery disease (CAD), hyperplasia (BPH) has been extended dramatically within the diabetes mellitus (DM) and chronic obstructive pulmonary last decade, many of these novel techniques were considered disease (COPD). The aim of this study is to compare the minimally invasive therapies because of their favourable preoperative data and 12 month postoperative clinical data safety profile compared to conventional surgical therapy. including erectile function status in patients with Transurethral resection of the prostate (TURP) still represents comorbidities undergoing TURP for symptomatic BPH. the gold standard in the operative management of benign prostatic hyperplasia (1) TURP is associated with maximal Table 1. Distribution of comorbidities in TURP patients COMORBIDITY HT HT+CAD COPD DM HT+COPD HT+CAD+DM HT+CAD+COPD HT+DM HT+DM+COPD DM+COPD TOTAL TURP = Transurethral resection of prostate, HT: hypertension, CAD: Coronary artery disease, COPD; chronic obstructive pulmonary disease, DM; Diabetes mellitus improvement in both symptoms and urinary flow rates. However, this ablative procedure has complications such as retrograde ejaculation, hemorrhage, or electrolyte disturbances (TUR syndrome) (2). The risk of TUR syndrome is characterized with hypervolemic state with dilutional # Table 2. Preoperative characteristics of patients Operation modality TURP(n=85) Age 64.0±8.4 Prostate Volume (ml) 42.5±13.2 IPSS 18.6±7.8 MATERIALS AND METHODS: STUDY DESIGN The data of 85 patients undergoing TURP from September 2009 to December 2011 were retrospectively evaluated. After formal study approval by our Institutional Review Board, the data of preoperative International Prostate Symptom Score (IPSS), maximal flow rate (Qmax), residual urine volume, International Index of Erectile Function (IIEF) and comorbidities such as HT, CAD, DM and COPD were reviewed (Table I). Sodium levels before the procedure and at 2nd hour, hemoglobin levels before and at 24 th hour were recorded postoperatively. Treatment efficacy was evaluated at postoperative 12 month, and urinary flow rates, IPSS, IIEF scores and urethral stricture rates were recorded. Mean postoperative 12 month potency status of patients were evaluated with IIEF questionnaire and compared with preoperative IIEF scores. Inclusion criteria were age > 50 years, good performance status, acute urinary retention if catheter removal failed after therapy with alpha-blockers or chronic urinary retention unresponsive to medical treatment, IPSS 8, and Qmax 15 ml/s. Exclusion criteria were prostate volume <30 cm3, documented or suspected prostate cancer, neurogenic bladder, bladder stone or diverticula, urethral stricture, and maximal bladder capacity >500 ml. Qmax, ml/s 8.5±2.7 PVR volume, ml 120,8±59 IIEF 16.5±6.3 TURP = Transurethral resection of prostate; IPSS = International Prostate Symptom Score, Qmax= Maximum flow, PVR= Post voiding residue IIEF = International Index of Erectile Function Number of patients with Comorbidities 62/85 (73%) 10 Sinanoğlu ve Arkadaşları hyponatremia leading to cerebral edema and seizures(3). Although several studies compared the efficacy and safety of TURP, there are fewer systematic reviews focused on their impact on male erectile function(6). Significant risk of erectile dysfunction (ED) after TURP for BPH was noted in some trials with some reporting complete loss of erection(7). The urethral stricture complication also is worth studying. Urethral stricture rates varies from 2.2% to 9.8% in the literature and, there is no relationship to operative time periods. In spite of the similar outcomes of TURP in large series with respect to potency status, IPSS, Qmax and urethral stricture rates, the impact of TURP on these parameters has EQUIPMENT The monopolar loop with an active and return electrode on the same axis, separated by a ceramic insulator was used. A chip in the loop automatically adjusts the power setting of the generator for the best cutting and coagulating parameters. All the procedures were performed using a Storz 26F continuous flow resectoscope. All operations were performed using a similar technique under spinal or general anesthesia. A 22F three-way urinary catheter was left in place after the operation, and saline irrigation was continued until the effluent fluid was completely clear.

11 STATISTICAL ANALYSIS The results were analyzed using descriptive statistics with paired t tests and the chi-square test to compare continuous variables and categorical data, respectively. Differences were considered significant at P < Table 3. Perioperative data of patients TURP (n=85) Resection time 59,8±17.8 Variation in Hb level at 24-hr follow-up (g/dl) -1.9±1.1 Variation in serum Na+ at 2-hr follow-up (mg/dl) Hb= hemoglobin. TURP = Transurethral resection of prostate; PKEP = plasmakinetic enucleation of the prostate; IPSS = International Prostate Symptom Score, Qmax= Maximum flow, IIEF = International Index of Erectile Function RESULTS Eighty-five patients underwent TURP. All patients had one or more of the comorbidities including HT, DM, CAD and COPD (p=0.01) (Table 1). Mean age was 64±8.4. Mean preoperative IPSS was 18.6±7.8. Mean prostate volume was 42.5±13.2 ml Mean operative time was 59.8±17.8 (Table 2). Decrease in Hb level at 24-hr follow-up (g/dl) -1.9±1.1 Variations in serum sodium at 2-hr follow-up (mg/dl) were (Table 3). The preoperative/ postoperative 12 month IIEF score and IPSS were 18.6±7.8/15.0 ± 6.5 (p<0.05) and 18.6±7.8/10.0 ±7.3(p<0.05). Qmax were 8.5±2.7/20.0 ±4.9(p<0.05). Urethral stricture rate was 3/62 (4%) at postoperative 12 month after TURP (Table 4). Table 4. Postoperative 12 month data of all patients TURP IPSS Qmax, ml/s IIEF Urethral stricture (n=85) 10,0± ±4.9 15±6.5 3/85 (4%) previous studies reporting the success rates and safety profile of TURP procedure, the patients having severe comorbidities such as HT, CAD, DM and COPD underwent TURP procedure in our institution. We compared the preoperative and postoperative IPSS and Qmax beside the IIEF scores. The difference between all these three preoperative and postoperative parameters were statistically significant. The impact of TURP on erectile function alone was reported so far in many series, the rate of impotence for TURP alone varies from 3.4 to 32% in the literature (11). However, there are also reports of improved erections after TURP in paralel to our results (12) To date, 12 randomized control trials (RCTs) involving a total of 1889 patients were identified, including 2 trials that compared TURP with watchful waiting, 6 that compared TURP with transurethral electrovaporization (TUEVP), 4 that compared TURP with HLT (Holmium Laser Treatment) where TURP was found to be associated with a lower incidence of ED compared to TUEVP (P=0.04) but not to HLT (13). The two major late complications of TURP are urethral strictures ( %) and bladder neck contractures ( %)(9). The stricture rate was 3% in our series in paralel to the previous reports. Despite improvements in surgical techniques, lubricants, instruments, and electrical technology, the incidence of urethral strictures did not change significantly. The reason for this might not be only due to use of a larger resectoscope (27 F). There are multifactoral causes of urethral strictures, depending on technique (i.e. operating room time), technology, and the regimen of antibiotic treatment (9). Our study had some limitations, besides being in retrospective nature, the sample size was limited. In conclusion, TURP provided significant improvement in IPSS and Qmax and erectile function. Although the urethral stricture rates are acceptable, this latter issue deserves comprehensive investigation. Further technical improvement may also include the use of flexible instruments to improve the visibility and maneuverability of the resection loop to decrease the rate of this late complication. TURP = Transurethral resection of prostate; PKEP = plasmakinetic enucleation of the prostate; IPSS = International Prostate Symptom Score, Qmax= Maximum flow, IIEF = International Index of Erectile Function REFERENCES 1. Madersbacher S, Alivizatos G, Nordling J, Rijoja Sanz C, COMMENT Emberton M, de la Rosette JJMCH. EAU 2004 Guidelines The goals of the treatment modalities for BPH are to on assessment, therapy and follow-up of men with lower reduce symptoms, provide safety and minimize adverse urinary tract symptoms suggestive of benign prostatic effects(8). Since its introduction into the BPH treatment obstruction (BPH guidelines). Eur Urol 2004;46: modalities, the perioperative and postoperative complications of TURP have been hemorrage, hyponatremia 2. Madersbacher S, and Marberger M: Is transurethral and urinary retention, postoperative bleeding with clot resection of the prostate still justified? BJU Int : retention, urinary tract infection, and urethral stricture erectile dysfunction respectively(9). Technical improvement of 3. Collins JW, MacDermott S, Bradbrook RA, Keeley FX, conventional TURP generators and advances in anesthesia Timoney AG A comparison of the effect of 1.5% glycine assured already a significant decrease in bleeding rates(10). In and 5% glucose irrigants on plasma serum physiology order to reduce complications of TURP, various technologies and the incidence of transurethral resection syndrome have been introduced with varying success. Considering the during prostate resection. BJU Int 2005; 96(3): Cilt: 5 Sayı: 1 / Ocak

12 6. Frieben RW, Lin H-C, Hinh PP, Berardinelli F, Canfield SE, 11.Hoffmann R. Transurethrale Resektion (TURP) und Wang R. The impact of minimally invasive surgeries for transurethrale Inzision (TUIP) der Prostata. In: Hoffmann the treatment of symptomatic benign prostatic R, editor. Endoskopische Urologie. Heidelberg: Springer; hyperplasia on male sexual function: a systematic review p Asian J Androl.2010; (12) 336: Wasson JH, Reda DJ, Bruskewitz RC, Ellison J, Kelly N, 7. Said F. Mishriki, Samuel J.S. Grimsley, Thomas Lam, Henderson WG for the Veterans affairs cooperative study Ghulam Nabi, Nicholas P. Cohen TURP and sex: patient grosup on transurethral resection of the prostate. N Engl J and partner prospective 12 years follow-up study BJU Int. Med 1995;322: doi: /j X x. [Epub ahead 13.Zong HT, Peng XX, Yang CC, Zhang Y. The Impact of of print] Transurethral Procedures for Benign Prostate Hyperplasia 8. Lowe FC: Goals for benign prostatic hyperplasia therapy. on Male Sexual Function: A Meta-Analysis.J Androl. doi: Urology 59 (2 suppl 1): / jandrol Rassweiler J, Teber D, Kuntz R, Hofmann R. Complications of transurethral resection of the prostate (TURP)- incidence, management, and prevention. Eur Urol Nov; 50(5): ; discussion Haupt G, Pannek J, Benkert S, Heinrich C, Schulze H, Senge T. Transurethral resection of the prostate with microprocessor controlled electrosurgical unit. J Urol 1997;158: Sinanoğlu ve Arkadaşları 12

13 O L G U S U N U M L A R I Meme başının Paget hastalığı: Dört olgu ve literatür derlemesi Paget disease of the nipple: Case reports and literature review Dr. Hüseyin Yüce Bircan / V.K.V. Amerikan Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü, İstanbul Dr. M.Şükrü Aktan / V.K.V. Amerikan Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü, İstanbul Dr. Yusuf Günay / Başkent Üniversitesi Genel Cerrahi Bölümü, İstanbul İletişim adresi; Yusuf Günay Florence Nightingale Hastanesi, Organ Nakli Merkezi Abidei Hürriyet cad No: 164 Şişli/ İstanbul. ÖZET Meme başının Paget hastalığı nadir rastlanan bir meme tümörüdür. Söz konusu bu hastalık ilk kez 1874 yılında Sir James Paget tarafından tanımlanmıştır. Bu hastalığın tedavisinde ilk aşama günümüzde de cerrahi olarak kabul görmektedir. Genelde tercih mastektomi şeklindedir. Mastektomi ile birlikte aksiller diseksiyonun uygulanması ya da sadece basit mastektomi yapılması halen tartışma konusudur. Son yıllarda radyoterapinin gündeme gelmesi bu hastalıkta daha çok meme koruyucu cerrahi prosedürlerin de uygulanabilirliği düşüncesini ortaya çıkarmıştır. Sonuçta Paget hastalığının meme koruyucu cerrahi yöntemler ile tedavisi literatür bilgileri içinde her geçen gün taraftar bulmaktadır. Bu çalışmada; cerrahi tedavisi klasik yöntemle yapılan 4 olgumuz nedeni ile Meme Başının Paget Hastalığı ile ilgili literatür bilgilerini gözden geçirmek ve tartışmak amaçlanmıştır. ABSTRACT Paget disease of the nipple is a rare tumour of the breast. It was first described by sir James Paget in Surgery, as the first line of therapy is mostly accepted even today. Mastectomy is the current surgical option. Addition of axillary dissection is still debatable. Recently adjuvant radiotherapy have led to application of breast preserving surgical option. In conclusion breast preserving surgical therapy find proponents in literature as time goes by. In this study, four cases of surgically treated Paget disease of the nipple were presented and current literature was reviewed. Key words: Paget's disease, nipple-areolar complex Anahtar sözcükler: Paget hastalığı, meme başı-areola kompleksi Cilt: 5 Sayı: 1 / Ocak

14 GIRIŞ geçerli olabileceği konusunda görüş birliğine 2006 yılı verilerine göre A.B.D.'de bir yılda yeni varılamamaktadır. meme kanseri olgusunun ülke popülasyonuna eklendiği ve Klinik olarak, areola ya da meme başında egzamatoid söz konusu bu hastalıktan her yıl kişinin yaşamını değişiklikler, ülserasyon, eritem ve kaşıntı görülmektedir (9). yitirdiği rapor edilmektedir. Meme başının Paget hastalığı tanısı semptomlar başladıktan Meme başının Paget hastalığı ilk kez 1874 yılında Sir en az 6 ay sonra konulabilmektedir. Tanıda gecikmenin en James Paget tarafından tanımlanmıştır (1). Meme kanserleri önemli nedeni bu hastalığın kronik bir egzema şeklinde seyri arasında % 0,5 4 oranında seyrek görülen malignitelerdendir nedeni ile uzun süre lokal tedaviler denenmesidir (Resim 1). (2,3). Etiyolojisi kesin olarak bilinememekle birlikte diğer Bu hastalığın tanısı, lezyonu içine alan yöreden yapılan meme kanserleri etkenleri ve risk faktörlerinden insizyonel biyopsi, kazıma veya epidermisten sürüntü şüphelenilmektedir. Hastalığın histiyogenezinde örneklemesi sonrasında histopatolojik olarak epidermotrofi ve insitu transformasyon olmak üzere iki teori konulabilmektedir (Resim 2). ileri sürülmektedir. İlk teoride intraduktal Paget hücrelerinin Kesitler incelendiğinde, stratifiye skuamöz epitelde yüksek meme parenkiminden meme epidermisine doğru migratuvar nükleer sitoplazmik hızda seyreden pleomorfizme aktivite oluşturduğu, ikinci teori ise meme başındaki rastlanmaktadır (10). Meme başının tümoral infiltrasyonunun keratositlerin malign özellik kazanarak duktal yapılar aracılığı yanısıra nipple ve areola kompleksini izleyen duktuslarda ile meme parenkimine doğru ilerlediği öne sürülmektedir komedo ya da solid tipte duktal karsinoma in situ ya da (4,5). Sıklıkla duktal karsinoma in situ ve/veya meme invaziv karsinoma yapılanması görülebilmektedir (Resim 3). parenkimi içinde invaziv tümörler ile beraberlik Bu durum, Paget hastalığında fokal risk faktörü olarak göstermektedir (5,6,7,8). Tümör, meme areolası ve meme anlam kazanmaktadır. İmmunohistokimyasal metotlar ile başında rastlandığından bu teorilerden hangisinin daha çok yapılan incelemelerde Toker hücrelerinin görülmesi ve CK 7 Resim 1: Sağ meme başı ve areolayı tutan Paget Hastalığı Resim 3: Paget hastalığında invaziv karsinom hücre kümeleri 14 Bircan ve Arkadaşları Resim 2: Paget Hastalığı, epidermis içinde görülen iri kanser hücreleri (Large cells) pozitifliği, hastalığın malign melanomadan ve epidermisin berrak hücrelerinden ayrılmasında ve tanının konulmasında yardımcı olmaktadır. Yüksek nükleer gradeli invaziv kanserlerde östrojen ve projesteron reseptörlerinin negatifliği sıklıkla görülebilmektedir (11). C-erbB 2 pozitifliği tümörün daha agresif seyirli olabileceğini akla getirmektedir (12,13). Radyolojik incelemelerinde bu hastalığın tanısına özgü standart bulguların olmadığı ileri sürülmektedir. Paget hastalığından şüphelenilen tüm olgularda, memede eşlik edebilen karsinomun tesbiti için mutlaka tanısal mamografik inceleme yapılmalıdır (14,15). Birçok çalışmada meme başının Paget hastalığı tedavisinde meme başı eksizyonu, meme koruyucu cerrahi, mastektomi, ve/veya aksiler diseksiyon ve ayrıca tek başına radyoterapi gibi farklı yöntemler kullanıldığı gösterilmiştir (2,5). Bu çalışmada histopatolojik inceleme sonucu meme başı

15 Resim 5: Meme Başı ve areola eksizyonundan sonra Resim 4: Paget hastalığında uygulanmış klasik tedavi rekonstrüksiyon yöntemi MRM sitolojik incelemesi ile malign hücreler saptanabilir, ancak Paget hastalığı tanısı konulmuş ve cerrahi tedavi yapılmış dört negatif sitoloji sonucu ile Paget hastalığı tanısı ekarte olgu sunulması amaçlandı. edilemez. Paget hastalığının tanısı daha çok klinik ve histopatolojik inceleme korelasyonu ile konulabilmektedir. OLGULAR Görüntüleme tekniklerinin süratle geliştiği modern 1990 ile 2007 yılları arasında meme başının Paget çağımızda söz konusu hastalık için radyoloji indirekt bulguları hastalığı nedeni ile cerrahi tedavisi uygulanan 4 olgu çalışma ile cerraha yol gösterebilme şansına sahiptir. Biyopsi ile tanı kapsamına alınmıştır. En genci 33, en yaşlısı 69 yaşında olan alan olgularda radyolojik görüntüleme yöntemlerinin amacı olgularımızın yaş ortalaması 52,5 dir. Olgular literatür hastalığın meme başı dışında başka bir alanda malignite bilgilerine parelel olarak meme başında kronik egzamatöz varlığını ortaya koyabilmektir (14). Ultrasonografik lezyon ve areolanın bir kısmını içine alan sert nodülarite ile incelemede subareolar bölgede kitle, ciltte kalınlaşma, başvurmuşlardır. Ultrasonografi ve mamografi bulguları memenin herhangi bir yerinde kitle veya yapısal distorsiyon spesifik olarak nitelendirilmemiştir. Olgulardan üçünde izlenebilir. Mamografide bulgular, ciltte kalınlaşma, meme preoperatif nipple ve areolayı içine alan kama şeklinde başında retraksiyon, subareolar bölgede kitle ve/veya biyopsiler yapılmış birinde de ameliyathanede frozen ile tanıya kalsifikasyon ile memenin herhangi bir yerinde kitle, ulaşılmıştır. Patoloji sonuçlarının meme başının Paget hastalığı kalsifikasyon ya da yapısal distorsiyon şeklinde olabilmektedir. olarak gelmesi üzerine hepsine klasik tedavi seçeneği olan 1991 yılında ameliyat edilen olgumuz dışında kalan olguların modifiye radikal mastektomi uygulanmıştır. Histopatolojik tümünde mamografi ve ultrasonografi tetkikleri yapılmıştır ve inceleme sonrasında memenin diğer alanlarında tümör spesifik radyolojik bulgular saptanmıştır. Klinik bulgular Paget saptanmamış, aksilladan diseke edilen 9 ila 28 lenf bezinde hastalığı ile uyumlu olmasına rağmen yaygın duktal metastaz saptanmamıştır. Bu olguların hiçbirine kemoterapi karsinoma in situ varlığında dahi, kimi olgularda mamografik uygulanmamıştır yılında ameliyat edilen ilk olgumuz ile incelemede patoloji saptanmayabilir (14,15). Yapılan bir birlikte 1993, 2004 ve 2007' de ameliyat edilen olgularımızın çalışmada memenin Paget hastalığı tanısı almış 106 olgunun hiçbirinde lokal rekürrens gelişmemiş ve bu hastalığa bağlı 85'inde (%77) radyolojik bulgular tanımlanmış fakat 21'inde mortalite kaybedilmemiştir. (%19) saptanmamıştır (15).Meme MRI, mamografik inceleme ile saptanamayan lezyonların tespitinde ve okült TARTIŞMA meme karsinomlarının tanısında faydalı olabilir. Ancak bazı Memenin Paget hastalığı, meme kanserinin özel bir olgularda MRI incelemede meme başı ve cilt tutulumu şeklidir. Literatürde yaş arasında görüldüğü dışında lezyon saptanamayabilir (16). bildirilmektedir (15). Olgularımızda yaş ortalaması 52 olarak Paget hastalığının ilk tedavisi cerrahidir. Uzun yıllar tek hesaplanmıştır. Meme başında egzematöz lezyon en sık tedavi seçeneği olarak mastektomi kabul edilmiştir (Resim 4). görülen klinik bulgudur ve hastalarımızın ikisinde mevcuttu. Lezyona eşlik eden invaziv ve/veya noninvaziv karsinoma Meme başı-areola kompleksinde izlenebilecek nonspesifik varlığında meme başı-areola kompleksi tümü ile eksize bulgular varlığında Paget hastalığını ekarte edebilmek için edilebilir. Aynı seansta sentinel lenf nodu biyopsisi yapılıp ayrıntılı fizik muayene ve insizyonel biyopsi mutlaka sonucuna göre de aksiller diseksiyon yapılabilir (2,5,17). yapılmalıdır (9). Cerrahi tedavinin öncesinde en önemli aşama Günümüzde radyoterapinin etkin bir adjuvan tedavi haline düzgün ve yeterli biyopsidir. Biyopsi, lezyonu ve meme başını gelmesi söz konusu hastalıkta cerrahi tedavinin meme içine alacak şekilde yapılmalıdır. Meme başı sekresyonunun koruyucu şekli ile uygulanabilirliğinde yardımcı olmaktadır Cilt: 5 Sayı: 1 / Ocak

16 Bircan ve Arkadaşları (10,15,18). Aynı seansta veya adjuvan tedaviler bitiminden with minimal extent of underlying breast carcinoma. sonra rekonstrüktif cerrahi yöntemler ile meme Cancer 1984;54: PMID: onarılabilmektedir (Resim 5). 7. Kothari AS, Beechey-Newman N, Hamed H, et al. Paget Hastalarımızın tümünde klasik cerrahi yaklaşım yöntemi disease of the nipple: a multifocal manifestation of seçilmiş ve modifiye radikal mastektomi operasyonu higher-risk disease. Cancer 2002;95(1):1-7.PMID: yapılmıştır. Mastektomi tekniğinin seçilmesinin nedeni bilindiği üzere meme başı-areola kompleksinin direkt aksiller 8. Kollmorgen DR, Varanasi Js, Edge SB, et al.. Paget's lenfatikler ile ilişkisinin olduğu düşüncesidir. Birçok çalışmada, disease of the breast: a 33-year experience. J Am Coll Surg hastalarda mastektomi spesimenlerinin %20 40' ında sıklıkla 1998; 187: PMID: mammografide tespit edilemeyen multifokal veya 9. Osther PJ, Balslev E, Blichert-Toft M. Paget's disease of the multisentrik komponent mevcuttur (2,3,7). Çalışmamızda ise nipple. Acta Chir Scand 1990;156: PMID olguların hepsinde histopatolojik incelemede tümörler tek : odak şeklinde meme başına lokalize olarak saptanmışlardır. 10. Bijker N, Rutgers EJ, Duchateau L, et al. Breast- Lokalizasyon göz önüne alınırsa, meme başı-areola conservating therapy for Paget's disease of the nipple. kompleksi aksilla ile direk ilişkisi bulunan lenfo-anatomik özel Cancer 2001;91: PMID: bir yapı oluşturmaktadır. Hastalık saptandığı anda olguların 11.Chen C, Sun L and Anderson B. Paget Disease of the yarısında aksiller lenf bezi tutulumu olması bu yapının Breast: Changing Patterns of Incidence, Clinical önemini vurgulamaktadır. Sentinel lenf nodu biyopsisi aksiller Presentation, and Treatment in the U.S. Cancer 2006; lenf bezi diseksiyonunu rutin uygulamadan çıkarmıştır 107 (7): PMID: (15,19). Hiçbir olgumuzda aksiler lenf nodu metastazına 12.McCann AH, Dervan PA, O'Regan M, et al. Prognostic rastlanmamıştır. significance of c-erbb-2 and oestrogen receptor status in Sonuç olarak morbiditesi açısından radikal cerrahi human breast cancer. Cancer Res 1991;51(12):3296- girişimin meme koruyucu cerrahiye oranla daha yüksek PMID : olacağı yadsınamaz. Olgularımızda meme koruyucu cerrahi 13.Lovekin C, Ellis IO, Locker A, et al. c-erbb-2 oncoprotein düşünülmemiş, doğrudan radikal cerrahi uygulanmıştır ve expression in primary and advanced breast cancer. Br J sentinel lenf nodu biyopsisi yapılmamıştır. Literatürde Paget Cancer 1991;63(3): PMID: hastalığında meme koruyucu cerrahinin yeri her gün taraftar 14.Zakaria S, Pantvaidya G, Gosh K, et al. Paget's disease of bulmaktadır. Çalışmadan amaç, klasik cerrahi yöntemlerin the breast: accuracy of preoperative assessment. Breast zamanla ve kanıt derecesi olumlu sonuçlara uygun metotlar Cancer Res Treat. 2007;102(2): PMID: ile tedavi planlarının değişebileceği ve uygulanabileceği 15.Caliskan M, Gatti G, Sosnovskikh I, et al. Paget's disease of düşüncesidir. the breast: the experience of the European Institute of Oncology and review of the literature. Breast Cancer Res KAYNAKLAR Treat. 2008;112(3): PMID: Velpeau A. On Disease of the Mammary Areola Preceding 16.Friedman EP, Hall-Craggs MA, Mumtaz H, et al.. Breast Cancer of the Mammary Region (translation by H. MR and the appearance of the normal and abnormal Mitchell). London: Sydenham Society, PMID: nipple. Clin Radiol 1997;52: PMID : Paone JF, Baker RR. Pathogenesis and treatment of Paget's 2. Chaudary MA, Millis RR, Lane EB, et al. Paget's disease of disease of the breast. Cancer 1981; 48: PMID : the nipple: a ten-year review including clinical, pathological, and immunohistochemical findings. Breast 18.Joseph KA, Ditkoff BA, Estabrook A, et al. Therapeutic Cancer Res Treat 1986; 8: PMID: options for Paget's disease: a single institution Long-Term 3. Dixon AR, Galea MH, Ellis IO, et al. Paget's disease of the Follow-up study. Br J 2007; 13 (1): PMID: nipple. Br J Surg 1991; 78: PMID Muir R. Pathogenesis of Paget's disease of the nipple and 19.Sukumvanich P, Bentrem DJ, Cody HS, et al. The role of associated lesions. BR J Surg 1935; 22: PMID: sentinel lymph node biopsy in Paget's disease of the 5. Yim JH, Wick MR, Philpott GW,et al. Underlying pathology Breast. Ann Surg Oncol 2007;14(3): PMID : in mammary Paget's disease. Ann Surg Onc 1997;4: PMID: Lagios MD, Westdahl PR, Rose MR, et al. Paget's disease of the nipple. Alternative management in cases without or 16

17 Memenin granüler hücreli tümörü: Olgu sunumu Granular cell tumor of the breast: Case report Dr. M.Şükrü Aktan/V.K.V.Amerikan Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü, İstanbul Dr. Huseyin Yuce Bircan/V.K.V.Amerikan Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü, İstanbul Dr. Yusuf Gunay/ Baskent Universitesi Genel cerrahi Bolumu, İstanbul İletişim adresi: Yusuf Günay Florence Nightingale Hastanesi, Organ Nakli Merkezi Abidei Hürriyet cad No: 164 Şişli/ İstanbul. ÖZET ABSTRACT Memenin granüler hücreli tümörüne tüm granüler hücreli Granular cell tumors of the breast constitute 6% of all tümörler arasında %6 oranında rastlanmaktadır. Genelde granular cell tumors. It has been asserted that these tumors, benign seyirli olan bu tümörlerin önceleri myoepitelial orijinli which are usually benign, most likely originate as olabileceği ileri sürülmüştür. 28 yaşında bir hastada sol myoepithelial cells. This paper introduces the case of a 28 memedeki palpabl kitlenin total eksizyonu sonrası saptanan year old female patient where a granular cell tumor was bir granüler hücreli tümör takdim edilmiş ve olgu ile ilgili found as a result of the total excision of a palpable mass on literatür gözden geçirilmiştir. Son üç aydır sol memesinde ele the left breast. Literature related to the case was reviewed. gelen kitle nedeni ile yapılan ultrasonografide klasik meme The ultrasound screening due to a lump that could be felt on kitlesi dışında yorumlanan ve hastanemiz radyoloji bölümün- the left breast for the last three months revealed an irregular de intra mamarian lenf nodu olarak rapor edilen olgunun growth reported as intramammary lymph node by our palpabl kitlesi total olarak eksize edilmiş, frozen ile ameliyat hospital's radiology department. Total excision was applied to esnasında kararı verilememiş ve patolojinin rutin takibinde the palpable mass; frozen section was inconclusive during granular cell tm olarak sonuçlandırılmıştır. Çapı 1 cm olan surgery, however routine pathology concluded the mass to bu tümörde S-100 proteninin pozitifliği gözlenmiştir. be granular cell tumour. As S-100 protein found in 1 cm diameter tumour was observed to be positive. Anahtar sözcükler: meme, granüler hücreli, tümör Key words: breast, granular cell, tumor Cilt: 5 Sayı: 1 / Ocak

18 GİRİŞ Memenin granüler hücreli tümörleri ilk kez 1926 da Abrikossoff tarafından tanımlanmıştır. Bu tümörlerin tanımlandığı yıllarda myoepitelial orijinli olabileceği üzerinde durulmuş, 1972 de Sobel ve arkadaşları tarafından Schwann hücrelerinden kaynaklandığı ileri sürülmüştür. Bu tümörler S- 100 protein ile pozitif, keratin ile negatif boyanma göstermektedirler. Kitlenin total eksizyonu tam şifa sağlamaktadır. Yetersiz eksizyon rekürrens nedeni olmaktadır. OLGU: Yirmisekiz yaşında bayan hasta sol meme alt dış kadranda yaklaşık üç ay önce farkettiği sert kitle ile hastanemiz cerrahi bölümüne başvurdu. Yapılan fizik muayenesinde yakınma yöresinde 1x1.5 cm boyutlarında meme dokusu ile birlikte hissini veren kitle saptandı. Meme ultrasonografi tetkiki hastanemiz radyoloji bölümünde yapıldı değerlendirmelerinde sol meme alt dış kadran saat 4 hizasında göğüs 18 Aktan ve Arkadaşları Resim 1: Sol meme saat 4 de periferde 12x7.7 mm boyutlarında düzgün konturlu santrali hafif hiperekojen, periferi hipoekojen kezyon izlenmekte Resim 2: Renkli doppler sonografik inelemede, lezyon santralinde vaskülarizasyon izlenmekte olup düşük hızlı arterialize akım örnekleri saptandı Resim 3: Makroskopi: Konturları düzensiz, krem-beyaz renkli kitle lezyon (Rezeksiyon sınırları siyah mürekkeple işaretlenmiştir). Mikroskopi: Geniş sitoplazmaları granüler görünümde olan, nükleusları yuvarlak-oval şekilli ve açık kromatin paterni gösteren hücreler kümeler halinde izlenmektedir. duvarında 12 x 7.7 mm çapında düzgün konturlu santrali hafif hiperekojen, periferi hipoekojen lezyonun intramamarian lenf nodu olabileceği şeklinde rapor edilerek (V.K.V.Amerikan Hastanesi Radyoloji Bölümü / 73741) biyopsi önerildi. Olguya ait Ultrasonografi tetkikleri, Resim 1 ve 2'de görülmektedir. Hastaya tarihinde genel anestezi altında cerrahi eksizyon uygulandı. Ameliyat sırasında yapılan frozensection ile kitlenin benign ya da malign olabileceğine dair karar verilemedi ve normal takibe alınması önerilmesi üzerine ameliyat sonlandırıldı. Hasta postoperatif birinci gün şifa ile taburcu edildi. Histopatolojik değerlendirme sonucu (İstanbul Patoloji; tarih ve S no ile) granular cell tumor olarak bildirildi. Cerrrahi sınırlarda tümöre rastlanmayan kitlede S-100 protein pozitif diffüz nükleer olarak bildirildi. Eksizyon materyali ve mikroskopisi Resim 3 de görülmektedir.

19 TARTIŞMA: olmalarına karşın maligniteye transformasyonu akılda Memenin granüler hücreli tümörleri nadirdir. Tüm tutulmalıdır. Cerrahi sınırları negatif bir lokal eksizyon granüler hücreli tümörler arasında memede görülme oranı % sonrasında da radyoterapi gibi adjuvan bir tedavi gereği ve 6 olarak bildirilmektedir. Nöral orijinli olup, genelde endikasyonu bulunmadığı düşünülmektedir. Tanı, tetkik, premenapozal siyah kadınlarda daha sık rastlanmaktadır. Fizik tedavi ve izlem yönünden halen kişisel sonuçlar ile muayene, ultrasonografi ve mamografi bulguları ile memenin yorumlanmaktadır. malign tümörlerini akla getirmektedir (3,8). Histopatolojik bulgular irdelendiğinde de ovoid hücreler içinde geniş KAYNAKLAR : granüler sitoplazmalar trabeküler yapılar oluşturmaktadır. Bu 1. Adeniran A, Al- Ahmedie H, Mahoney MC, Robensonnedenle tanıda da immüno-histokimyasal metotlar yardımcı Smith TM. Granular cell tumor of the breast :a series of 17 olmaktadır (7). Literatürde granüler hücreli tümörler ile ilgili cases and review of the literature. Breast J. 2004; 10(6): en geniş seri 17 olgu ile 2004 yılında Cincinati Üniversitesinden Adeniran ve arkadaşlarına aittir. Olguların 2. Akatsu T, Kobayashi E, Uematsu S, Tamagawa E, tümü immüno- histokimyasal metotlar ile tanı almışlardır (1). Shinozaki H, Kase K, et al. Granular cell tumor of the Granüler hücreli tümörler s-100 proteni ile boyanma breast preoperatively diagnosed by fine-needle aspiration gösterdiklerinden tanıda yardımcı olabilecek en iyi teknik cytology: report of case. Surg Today. 2004; 34(9): 760- olarak savunulmaktadır (5) Bu tümörlerin görüntüleme metotları yardımı ile yapılan 3. Donegan and Spratt. Cancer of The Breast. 7th edition biyopsileri sonrasında tanı konulmasının zor olduğu W.B.Saunders Company: 2002; bildirilmektedir yılında Tokyo üniversitesinden Akatsu ve 4. El Aouni N, Laurent I, Terrier P, Mansouri D, Succi V, arkadaşlarının 53 yaşında klinik ve radyolojik olarak malign Delaloge S, et al. Granular cell tumor of the breast.diagn kararına varılan bir hastada İİAB ile tanı koydukları bir olgu Cytopathol. 2007; 35(11): rapor edilmiştir (2). Benzeri bir tanı da, Gustave Rossy kanser 5. Gogas J, Markopulos C, Kouskos E, Gogas H, Mantas D, merkezinden İİAB ile saptanan 43 yaşındaki bir olguya aittir Antonopoulou Z, Kontzoglou K. Granuler cell tumor of (4). Gogas ve arkadaşları tarafından rapor edilen 52 yaşındaki the breast: arare lesion resembling breast cancer. Eur J bir olguda aksiller kuyruk yöresinden total eksize edilen Gynaecol Oncol. 2002; 23 (49): tümörün çapının 4cm'e yakın olduğu bildirilmektedir. (5). 6. Gomard Mennesson E, Isaac S, Freymond N, Guibert B, Abrikossoff tümörleri olarak literatüre geçen bu tümörlerin Pacheco Y, Devouassoux G. Pulmonary metastasis from yeterli cerrahi eksizyon sonrası uzun süre izlemlerinde Abrikossoff's tumour. Transformation capability of a tekrarlamadıkları savunulmaktadır. Yetersiz eksizyonlar benign granular cell tumor. Rev. Mal Respir. 2007; 24(7): sonucu ya da tümörün primer malign başladığı olgularda nüks şansını her zaman olabileceği görüşü hakimdir (6). Ilıc ve 7. Ilic I, Randelovic P, Ilic R, Dordevic L, Radojkovic D. arkadaşları 2008 de yaşları 16 ile 65 arasıda değişen üç olgu Granular cell tumor: a rare variant of mammary tumor. bildirmişlerdir ile 2007 yılları arasındaki on yıllık izlem Vojnosaint Pregl. 2008; 65 (6): süresince nüks saptamamışlardır (7). Wang J ve arkadaşları 8. Popovska S. Granular cell tumour of the breast-review of yaşları 27 ile 73 arasında değişen 4'ü erkek olmak üzere 10 the literature and research for a period of 5 years. malign granüler hücreli tümörü retrospektif bir çalışma ile Khirurgia (Sofia). 2006; (1): taramışlar ve izleyerek bilgi alabildikleri 7 olgunun 5'inde lokal 9. Wang J, Zhu XZ, Zhang RY. Malignant granular cell yineleme, 4 olguda metastaz ve ikisinde de tümöre bağlı tumour: a clinicopathologic analysis of 10 cases with ölüm rapor etmişlerdir (9). Granüler hücreli tümörler seyrek review of literature. Zhonghua Bing Li Xue Za Zhi. 2004; görülmelerine rağmen üzerinde durulması gereken ve asla 33 (6): ihmal edilmemesi gereken oluşumlardır. Benign özellikte Cilt: 5 Sayı: 1 / Ocak

20 Testiküler epidermoid kist: Olgu sunumu Testicular epidermoid cyst: A case report Dr. Basri Çakıroğlu / Hisar Intercontinental Hospital Üroloji Kliniği Ümraniye, İstanbul Dr. Lora Ateş / Hisar Intercontinental Hospital Patoloji Bölümü Ümraniye, İstanbul, Dr. Süleyman Hilmi Aksoy/ Hisar Intercontinental Hospital Radyoloji Bölümü Ümraniye, İstanbul Dr. Orhun Sinanoğlu/Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı, Maltepe, İstanbul İletişim adresi: Op. Dr. Basri ÇAKIROĞLU Hisar Intercontinental Hospital Saray Mah.Siteyolu Cad.No:7 Ümraniye-IST Tel: ÖZET Testiküler epidermoid kist son derece nadir görülen benign bir tümördür. Tüm testiküler neoplazilerin yaklaşık %1'ini oluşturur. Histogenezi tartışmalı olmakla birlikte, epidermoid kist, benign, monodermal teratom olarak kabul edilmektedir. Teratomdan ayırımı teratomların malign olmaları nedeni ile gereklidir. Tedavi seçenekleri koruyucu cerrahi ya da orşiektomidir. Yirmi iki yaşında testiküler epidermoid kist olgusunu klinik, radyolojik ve histopatolojik bulguları ile birlikte tanı ve tedavi seçeneklerini tartışarak sunduk. Anahtar Sözcükler: epidermoid kist, testis, neoplazm ABSTRACT Testicular epidermoid cysts are benign tumor is extremely rare. About %1 of all testicular neoplasms form the controversial histogenesis, but epidermoid cyst,benign and malignant teratomas monodermal teratoma are Epidermoid cysts usually occur in young men and are detected incidentally by self examination or during routine physical examination. They must be distinguished from teratomas because of their malignant potential. Testis- conserving surgery or orchiectomy is the preferred treatment. Herein the clinical and pathological findings, and the management of testicular epidermoid cyst in a 22-year old patient are discussed. Key words: epidermoid cyst, testis, neoplasm Çakıroğlu ve Arkadaşları 20

MEMENİN PAGET HASTALIĞI. Doç. Dr. M. Ali Gülçelik Ankara Onkoloji Hastanesi

MEMENİN PAGET HASTALIĞI. Doç. Dr. M. Ali Gülçelik Ankara Onkoloji Hastanesi MEMENİN PAGET HASTALIĞI Doç. Dr. M. Ali Gülçelik Ankara Onkoloji Hastanesi Meme başındaki eritamatöz ve ekzamatöz değişiklikler ilk kez 1856 da Velpeau tarafından tariflenmiştir. 1874 de ilk kez Sir James

Detaylı

Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım. Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi

Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım. Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi okült (gizli, saklı, bilinmeyen, anlaşılmaz) okült + kanser primeri bilinmeyen

Detaylı

Adrenokortikal Karsinom Tek merkezin 10 yıllık deneyimi

Adrenokortikal Karsinom Tek merkezin 10 yıllık deneyimi Adrenokortikal Karsinom Tek merkezin 10 yıllık deneyimi Erman Alçı, Özer Makay, Adnan Şimşir*, Yeşim Ertan**, Ayşegül Aktaş, Timur Köse***, Gökhan İçöz, Mahir Akyıldız Ege Üniversitesi Hastanesi, Genel

Detaylı

Non-palpabl meme lezyonlarında cerrahi yaklaşım

Non-palpabl meme lezyonlarında cerrahi yaklaşım İstanbul Üniversitesi İstanbul Cerrahi Derneği Toplantısı 7 Kasım 2012 Non-palpabl meme lezyonlarında cerrahi yaklaşım Dr. Fatih AYDOĞAN Meme Hastalıkları Servisi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Cerrahpaşa

Detaylı

ADRENAL KORTİKAL KANSER TEDAVİSİNDE LAPAROSKOPİK CERRAHİ

ADRENAL KORTİKAL KANSER TEDAVİSİNDE LAPAROSKOPİK CERRAHİ ADRENAL KORTİKAL KANSER TEDAVİSİNDE LAPAROSKOPİK CERRAHİ DR GÜRHAN SAKMAN ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ ANABİLİM DALI ADRENAL KORTİKAL KANSER TEDAVİSİNDE LAPAROSKOPİK CERRAHİ DR GÜRHAN

Detaylı

Küçük Hücreli Dışı Akciğer Karsinomunda Neoadjuvant Kemoterapi

Küçük Hücreli Dışı Akciğer Karsinomunda Neoadjuvant Kemoterapi Küçük Hücreli Dışı Akciğer Karsinomunda Neoadjuvant Kemoterapi Prof. Dr. Hakan Bozcuk Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Antalya Plan } KHDAK da kemoterapinin lokal tedavilere

Detaylı

DUKTAL KARSİNOMA İN SİTU: CERRAHİ YAKLAŞIM. Dr. N. Zafer Utkan Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı

DUKTAL KARSİNOMA İN SİTU: CERRAHİ YAKLAŞIM. Dr. N. Zafer Utkan Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı DUKTAL KARSİNOMA İN SİTU: CERRAHİ YAKLAŞIM Dr. N. Zafer Utkan Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı MAYMET-16 Mart 2012 Duktal Karsinoma İn Situ Tarama mamografilerinin yaygın

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. : Barbaros Mahallesi, Bekir Sıtkı Sezgin Sokak

ÖZGEÇMİŞ. : Barbaros Mahallesi, Bekir Sıtkı Sezgin Sokak ÖZGEÇMİŞ ADI-SOYADI : Zülfü SERTKAYA DOĞUM YERİ : Keban DOĞUM TARİHİ : 25/01/1983 YABANCI DİL : İngilizce, Almanca ADRES : Barbaros Mahallesi, Bekir Sıtkı Sezgin Sokak Özlem Sitesi, C Blok, No:13, Üsküdar/İSTANBUL

Detaylı

LAPAROSKOPİK KOLOREKTAL KANSER CERRAHİSİNİN ERKEN DÖNEM SONUÇLARI:251 OLGU

LAPAROSKOPİK KOLOREKTAL KANSER CERRAHİSİNİN ERKEN DÖNEM SONUÇLARI:251 OLGU LAPAROSKOPİK KOLOREKTAL KANSER CERRAHİSİNİN ERKEN DÖNEM SONUÇLARI:251 OLGU TÜRKİYE YÜKSEK İHTİSAS HASTANESİ GASTROENTEROLOJİ CERRAHİSİ KLİNİĞİ DR.TAHSİN DALGIÇ GİRİŞ Laparoskopik kolorektal cerrahi son

Detaylı

HAMDİ ÖZŞAHİN,GÜRKAN YETKİN,BÜLENT ÇİTGEZ,AYHAN ÖZ, MEHMET MİHMANLI, MEHMET ULUDAĞ

HAMDİ ÖZŞAHİN,GÜRKAN YETKİN,BÜLENT ÇİTGEZ,AYHAN ÖZ, MEHMET MİHMANLI, MEHMET ULUDAĞ HAMDİ ÖZŞAHİN,GÜRKAN YETKİN,BÜLENT ÇİTGEZ,AYHAN ÖZ, MEHMET MİHMANLI, MEHMET ULUDAĞ ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ GENEL CERRAHİ KLİNİĞİ Tiroit nodülleri toplumda sık görülen patolojilerdir.

Detaylı

Meme kanser cerrahisinde sentinel lenf nodunu değerlendirmede intraoperatif sitolojinin tanı değeri

Meme kanser cerrahisinde sentinel lenf nodunu değerlendirmede intraoperatif sitolojinin tanı değeri Meme kanser cerrahisinde sentinel lenf nodunu değerlendirmede intraoperatif sitolojinin tanı değeri Mine Önenerk 1, Fügen Vardar Aker 1, Gülistan Gümrükçü 1, Nilüfer Gürsan 1, Meryem Doğan 1, Günay Gürleyik

Detaylı

Spinal Tumors. Başar Atalay M.D. Yeditepe University Faculty of Medicine Department of Neurosurgery. Tuesday, April 3, 12

Spinal Tumors. Başar Atalay M.D. Yeditepe University Faculty of Medicine Department of Neurosurgery. Tuesday, April 3, 12 Spinal Tumors Başar Atalay M.D. Yeditepe University Faculty of Medicine Department of Neurosurgery Spinal tumor localisation Extradural Intradural extramedullary Intradural intramedullary Age By aging

Detaylı

Neden MGB Tercih Ediyorum? DR. HALİL COŞKUN İSTANBUL

Neden MGB Tercih Ediyorum? DR. HALİL COŞKUN İSTANBUL Neden MGB Tercih Ediyorum? DR. HALİL COŞKUN İSTANBUL İdeal Bariatrik Cerrahi Kriterleri Ne Olmalıdır? 1. Düşük komplikasyon riski olmalı 2. Etkili kilo kaybı olmalı 3. Teknik olarak kolay uygulanabilmeli

Detaylı

KÜRATİF TEDAVİ SONRASI PSA YÜKSELMESİNE NASIL YAKLAŞALIM? Doç. Dr. Bülent Akduman Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji A.D.

KÜRATİF TEDAVİ SONRASI PSA YÜKSELMESİNE NASIL YAKLAŞALIM? Doç. Dr. Bülent Akduman Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji A.D. KÜRATİF TEDAVİ SONRASI PSA YÜKSELMESİNE NASIL YAKLAŞALIM? Doç. Dr. Bülent Akduman Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji A.D. PSA nın tanımı Prostate Specific Antigen PSA yı hasta nasıl

Detaylı

Performance of Cytoreductive Surgery and early postoperative intraperitoneal chemotherapy in a Gastric Carcinoma Patient with Huge Krukenberg tumor

Performance of Cytoreductive Surgery and early postoperative intraperitoneal chemotherapy in a Gastric Carcinoma Patient with Huge Krukenberg tumor Performance of Cytoreductive Surgery and early postoperative intraperitoneal chemotherapy in a Gastric Carcinoma Patient with Huge Krukenberg tumor Dev Krukenberg tümörlü Mide Kanserli hastada Sitoredüktif

Detaylı

MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ

MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ Dr. Filiz Yenicesu Düzen Laboratuvarı Görüntüleme Birimi Meme Kanserinde Tanı Yöntemleri 1. Fizik muayene 2. Serolojik Testler 3. Görüntüleme 4. Biyopsi Patolojik

Detaylı

Dr. A. Nimet Karadayı. Hastanesi, Patoloji Kliniği

Dr. A. Nimet Karadayı. Hastanesi, Patoloji Kliniği Dr. A. Nimet Karadayı Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Patoloji Kliniği MEME TÜMÖRLERİNDE PATOLOJİ RAPORLARINDA STANDARDİZASYON Amaç, hasta

Detaylı

ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU

ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU Op.Dr.Hakan YETİMALAR Doç.Dr.İncim BEZİRCİOĞLU Dr. Gonca Gül GÜLBAŞ TANRISEVER İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştıma Hastanesi GİRİŞ

Detaylı

Tam revaskülarizasyonda CABG standart tedavidir

Tam revaskülarizasyonda CABG standart tedavidir Tam revaskülarizasyonda CABG standart tedavidir Dr. Cem Alhan XVI. Ulusal Kongre, 19-22 Mayıs, Eskişehir Changing patterns of initial treatment selection among medical therapy (MED, yellow line), percutaneous

Detaylı

Safra Yolları Kanserlerinde SistemikTedaviler. Dr.M.Oktay TARHAN İzmir K.Ç.Ü. Atatürk E.A.H. Tıbbi Onkoloji Kliniği 21.04.2013

Safra Yolları Kanserlerinde SistemikTedaviler. Dr.M.Oktay TARHAN İzmir K.Ç.Ü. Atatürk E.A.H. Tıbbi Onkoloji Kliniği 21.04.2013 Safra Yolları Kanserlerinde SistemikTedaviler Dr.M.Oktay TARHAN İzmir K.Ç.Ü. Atatürk E.A.H. Tıbbi Onkoloji Kliniği 21.04.2013 Kısa Kitaplar, Sunumlar.. Almanların yemek kitabı Amerikalıların tarihi Onkologların

Detaylı

Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni

Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni Dr. Koray TOPGÜL Medical Park Samsun Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü/ SAMSUN 35 yaşında erkek hasta, İlk kez 2007

Detaylı

Robotik Cerrahi? Laparoskopi?

Robotik Cerrahi? Laparoskopi? Robotik Cerrahi? Laparoskopi? Dr. Korhan Taviloğlu Genel Cerrahi Profesörü Şişli ve Kadıköy Florence Nightingale Hastanesi www.taviloglu.com www.robotcerrahisi.com www.genelcerrah.com www.drtaviloglu.tv

Detaylı

MEME RADYOLOJİSİ DEĞERLENDİRME Kabul Şekli 1 (Bildiri ID: 39)/Meme Kanserinin Mide Metastazı Poster Bildiri KABUL POSTER BİLDİRİ

MEME RADYOLOJİSİ DEĞERLENDİRME Kabul Şekli 1 (Bildiri ID: 39)/Meme Kanserinin Mide Metastazı Poster Bildiri KABUL POSTER BİLDİRİ MEME RADYOLOJİSİ DEĞERLENDİRME Kabul Şekli 1 ( ID: 39)/Meme Kanserinin Mide Metastazı Poster 2 ( ID: 63)/lenfomalı iki olguda meme tutulumu Poster 4 ( ID: 87)/Olgu Sunumu: Meme Amfizemi Poster 6 ( ID:

Detaylı

10. ULUSAL RADYASYON ONKOLOJİSİ KONGRESİ 19-23 Nisan 2012, Antalya

10. ULUSAL RADYASYON ONKOLOJİSİ KONGRESİ 19-23 Nisan 2012, Antalya 10. ULUSAL RADYASYON ONKOLOJİSİ KONGRESİ 19-23 Nisan 2012, Antalya Meme Kanserlerinde Lokal Kontrole Etki Eden Prognostik Faktörler Patolojik Faktörler Prof Dr Tülay CANDA Dokuz Eylül Üniv.Tıp Fak. Meme

Detaylı

Dr.Bahar Müezzinoğlu Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi

Dr.Bahar Müezzinoğlu Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Dr.Bahar Müezzinoğlu Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Gleason Derecelendirme Sistemi 1960 lar Dr Gleason 1920-2008 40 yılda Prostat kanserinde neler değişti? serum PSA (tarama programları) Tümörler lokal

Detaylı

KANSER HASTALARINDA ANKSİYETE VE DEPRESYON BELİRTİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ UZMANLIK TEZİ. Dr. Levent ŞAHİN

KANSER HASTALARINDA ANKSİYETE VE DEPRESYON BELİRTİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ UZMANLIK TEZİ. Dr. Levent ŞAHİN T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ AİLE HEKİMLİĞİ KLİNİĞİ KANSER HASTALARINDA ANKSİYETE VE DEPRESYON BELİRTİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ UZMANLIK TEZİ

Detaylı

Başvuru: 15.11.2013 Underwent Transurethral Resection of the Prostate. Kabul: 03.01.2014 Orjinal Arastirma

Başvuru: 15.11.2013 Underwent Transurethral Resection of the Prostate. Kabul: 03.01.2014 Orjinal Arastirma BPH Tanısı ile Transüretral Prostat Rezeksiyonu Yapılan Hastalarda Medikal Tedavi Gereksinimine Etkisi Olan Faktörler Factors Effecting the Necessity for Medical Treatment in Patients Who Başvuru: 15.11.2013

Detaylı

GERM HÜCRELİ OVER TÜMÖRLERİNDE CERRAHİ EVRELEME GEREKLİ MİDİR?

GERM HÜCRELİ OVER TÜMÖRLERİNDE CERRAHİ EVRELEME GEREKLİ MİDİR? P.O. Number Terms Rep Ship Via F.O.B. Project Quantity Item Code Description Price Each Amount GERM HÜCRELİ OVER TÜMÖRLERİNDE CERRAHİ EVRELEME GEREKLİ MİDİR? Dr.Aytekin Altıntaş Total GERM HÜCRELİ TÜMÖRLER

Detaylı

T AD. Laparoskopik apendektomi ve açık apendektomi olgularımızın karşılaştırılması ARAŞTIRMA

T AD. Laparoskopik apendektomi ve açık apendektomi olgularımızın karşılaştırılması ARAŞTIRMA Tıp Araştırmaları Dergisi: 2009 : 7 (2) :95-100 T AD ARAŞTIRMA Laparoskopik apendektomi ve açık apendektomi olgularımızın karşılaştırılması Fahrettin Yıldız 1, Sacit Çoban 2, Alpaslan Terzi 1, Murat Kaya

Detaylı

ADRENAL KİTLELERK TLELERİNDE DR. FATİH H TUNCA İSTANBUL TIP FAKÜLTES LTESİ GENEL CERRAHİ

ADRENAL KİTLELERK TLELERİNDE DR. FATİH H TUNCA İSTANBUL TIP FAKÜLTES LTESİ GENEL CERRAHİ ADRENAL KİTLELERK TLELERİNDE CERRAHİ YAKLAŞIM DR. FATİH H TUNCA İSTANBUL TIP FAKÜLTES LTESİ GENEL CERRAHİ ANABİLİM M DALI İnsidans Otopsi serilerinde: asemptomatik selim adrenal neoplazi %2-20 20 İnsidental

Detaylı

DE ENDOÜROLOJİK UYGULAMALARIN SIKLIĞI VE YENİ TEKNOLOJİLERİN KULLANIMI: ANKET ÇALIŞMASI SONUÇLARI

DE ENDOÜROLOJİK UYGULAMALARIN SIKLIĞI VE YENİ TEKNOLOJİLERİN KULLANIMI: ANKET ÇALIŞMASI SONUÇLARI ENDOÜROLOJİ/Endourology TÜRKİYE DE ENDOÜROLOJİK UYGULAMALARIN SIKLIĞI VE YENİ TEKNOLOJİLERİN KULLANIMI: ANKET ÇALIŞMASI SONUÇLARI FREQUENCY OF ENDOUROLOGICAL PROCEDURES AND APPLICATION OF NEW TECHNOLOGIES

Detaylı

KANSER HASTALARINDA PALYATİF BAKIM VE DESTEK SERVİSİNDE NARKOTİK ANALJEZİK KULLANIMI

KANSER HASTALARINDA PALYATİF BAKIM VE DESTEK SERVİSİNDE NARKOTİK ANALJEZİK KULLANIMI T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ AİLE HEKİMLİĞİ KLİNİĞİ KANSER HASTALARINDA PALYATİF BAKIM VE DESTEK SERVİSİNDE NARKOTİK ANALJEZİK KULLANIMI UZMANLIK

Detaylı

29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu

29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu 29 yaşında erkek aktif şikayeti yok Dış merkezde yapılan üriner sistem ultrasonografisinde insidental olarak sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması üzerine hasta polikliniğimize

Detaylı

Evre III KHDAK nde Radyoterapi

Evre III KHDAK nde Radyoterapi Evre III KHDAK nde Radyoterapi Dr. Deniz Yalman Ege Ü.T.F. Radyasyon Onkolojisi A.D. 20. UKK, 2013, Antalya Evre III Alt Grupları IIIA 0 : N2 tutulumu yok (T3N1, T4N0-1) IIIA 1 : Rezeksiyon spesimeninde

Detaylı

TÜRKiYE'DEKi ÖZEL SAGLIK VE SPOR MERKEZLERiNDE ÇALIŞAN PERSONELiN

TÜRKiYE'DEKi ÖZEL SAGLIK VE SPOR MERKEZLERiNDE ÇALIŞAN PERSONELiN Spor Bilimleri Dergisi Hacettepe]. ofsport Sciences 2004 1 15 (3J 125-136 TÜRKiYE'DEKi ÖZEL SAGLIK VE SPOR MERKEZLERiNDE ÇALIŞAN PERSONELiN ış TATMiN SEViYELERi Ünal KARlı, Settar KOÇAK Ortadoğu Teknik

Detaylı

MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ

MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ Mine SERİN 1, Ali CANSU 1, Serpil ÇELEBİ 2, Nezir ÖZGÜN 1, Sibel KUL 3, F.Müjgan SÖNMEZ 1, Ayşe AKSOY 4, Ayşegül

Detaylı

DEKTOMİ (MIRP) & EKSPLORASYONU (MITBE) ILAŞTIRILMASI

DEKTOMİ (MIRP) & EKSPLORASYONU (MITBE) ILAŞTIRILMASI PRİMER HİPERPARATH PERPARATİROİDİZMİN N CERRAHİ TEDAVİSİNDE İNTRAOPERATİF qpth ÖLÇÜMÜ YARDIMIYLA MİNİMAL MAL İNVAZİV V RADYOGUIDED PARATROİDEKTOM DEKTOMİ (MIRP) & MİNİMAL MAL İNVAZİV V TEK BEZ EKSPLORASYONU

Detaylı

OP. DR. YELİZ E. ERSOY BEZMİALEM VAKIF ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ AD İSTANBUL

OP. DR. YELİZ E. ERSOY BEZMİALEM VAKIF ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ AD İSTANBUL OP. DR. YELİZ E. ERSOY BEZMİALEM VAKIF ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ AD İSTANBUL - Rutine giren tiroid incelemeleri Yüksek rezolüsyonlu ultrasonografi - Tiroid nodülü sıklığı -Yaklaşım Algoritmaları

Detaylı

CİDDİ KOMORBİDİTESİ OLAN SEMPTOMATİK PRİMER HİPERPARATİROİDİLİ HASTALARDA RADYOFREKANS ABLASYON SONUÇLARI

CİDDİ KOMORBİDİTESİ OLAN SEMPTOMATİK PRİMER HİPERPARATİROİDİLİ HASTALARDA RADYOFREKANS ABLASYON SONUÇLARI CİDDİ KOMORBİDİTESİ OLAN SEMPTOMATİK PRİMER HİPERPARATİROİDİLİ HASTALARDA RADYOFREKANS ABLASYON SONUÇLARI Firuz Gachayev 1, İsmail Cem Sormaz 1, Yalın İşcan 1, Arzu Poyanlı 2, Fatih Tunca 1, Yasemin Giles

Detaylı

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Dr. Ayşegül Örs Zümrütdal Başkent Üniversitesi-Nefroloji Bilim Dalı 20/05/2011-ANTALYA Böbrek kistleri Genetik ya da genetik olmayan nedenlere bağlı olarak, Değişik

Detaylı

Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastaz ( PBAM) Sistemik Tedavinin Yeri. o Dr. Mehmet Aliustaoğlu

Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastaz ( PBAM) Sistemik Tedavinin Yeri. o Dr. Mehmet Aliustaoğlu Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastaz ( PBAM) Sistemik Tedavinin Yeri o Dr. Mehmet Aliustaoğlu William Halsted 1907 yılında ( üç hastada meme tm olmadan 1-2 yıl önce aksilla tutulumu) PBAM insidans % 0,12

Detaylı

ERKEN EVRE OVER KANSERİ VE BORDERLİNE OVER TÜMÖRLERİ. Dr. Derin KÖSEBAY

ERKEN EVRE OVER KANSERİ VE BORDERLİNE OVER TÜMÖRLERİ. Dr. Derin KÖSEBAY ERKEN EVRE OVER KANSERİ VE BORDERLİNE OVER TÜMÖRLERİ Dr. Derin KÖSEBAY OVER KANSERİ Over kanseri tanısı koyulduktan sonra ortalama 5 yıllık yaşam oranı %35 civarındadır. Evre I olgularında 5 yıllık yaşam

Detaylı

Dr. Semih Demir. Tez Danışmanı. Doç.Dr.Barış Önder Pamuk

Dr. Semih Demir. Tez Danışmanı. Doç.Dr.Barış Önder Pamuk T.C. İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ İÇ HASTALIKLARI KLİNİĞİ GEÇİRİLMİŞ GESTASYONEL DİYABETES MELLİTUS ÖYKÜSÜ OLAN BİREYLERDE ANJİOPOETİN BENZERİ PROTEİN-2 ( ANGPTL-2

Detaylı

Mamografi; Ne için? Ne zaman? Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı Mağusa Tıp Merkezi Hastanesi

Mamografi; Ne için? Ne zaman? Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı Mağusa Tıp Merkezi Hastanesi Mamografi; Ne için? Ne zaman? Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı Mağusa Tıp Merkezi Hastanesi Mamografi hangi amaçlar için kullanılmaktadır Tanı Takip Tarama TANI AMACI: Palpasyonda malign kitle düşünülen

Detaylı

ÖZET Amaç: Yöntem: Bulgular: Sonuçlar: Anahtar Kelimeler: ABSTRACT Rational Drug Usage Behavior of University Students Objective: Method: Results:

ÖZET Amaç: Yöntem: Bulgular: Sonuçlar: Anahtar Kelimeler: ABSTRACT Rational Drug Usage Behavior of University Students Objective: Method: Results: ÖZET Amaç: Bu araştırma, üniversite öğrencilerinin akılcı ilaç kullanma davranışlarını belirlemek amacı ile yapılmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı-kesitsel türde planlanan araştırmanın evrenini;; bir kız ve

Detaylı

TRİPLE NEGATİF MEME KANSERİNE YAKLAŞIM RADYOTERAPİ

TRİPLE NEGATİF MEME KANSERİNE YAKLAŞIM RADYOTERAPİ TRİPLE NEGATİF MEME KANSERİNE YAKLAŞIM RADYOTERAPİ Dr. Zümre ARICAN ALICIKUŞ Dokuz Eylül Üniversitesi Radyasyon Onkolojisi AD Mart 2014 Sunum Planı: Meme Kanserinde Radyoterapinin Yeri Triple Negatif Meme

Detaylı

THE IMPACT OF AUTONOMOUS LEARNING ON GRADUATE STUDENTS PROFICIENCY LEVEL IN FOREIGN LANGUAGE LEARNING ABSTRACT

THE IMPACT OF AUTONOMOUS LEARNING ON GRADUATE STUDENTS PROFICIENCY LEVEL IN FOREIGN LANGUAGE LEARNING ABSTRACT THE IMPACT OF AUTONOMOUS LEARNING ON GRADUATE STUDENTS PROFICIENCY LEVEL IN FOREIGN LANGUAGE LEARNING ABSTRACT The purpose of the study is to investigate the impact of autonomous learning on graduate students

Detaylı

İnvaziv Mesane Kanserinde Radikal Sistektomi + Lenfadenektomi, Neoadjuvan ve Adjuvan Kemoterapi. Dr. Öztuğ Adsan

İnvaziv Mesane Kanserinde Radikal Sistektomi + Lenfadenektomi, Neoadjuvan ve Adjuvan Kemoterapi. Dr. Öztuğ Adsan İnvaziv Mesane Kanserinde Radikal Sistektomi + Lenfadenektomi, Neoadjuvan ve Adjuvan Kemoterapi Dr. Öztuğ Adsan Radikal Sistektomi Radikal sistektomi pelvik lenfadenektomi ile birlikte kasa invaze ve

Detaylı

ÖZET Amaç: Materyal ve Metod: P<0,05 Bulgular

ÖZET Amaç: Materyal ve Metod: P<0,05 Bulgular ÖZET Amaç: Bu çalışmada Misgav Ladach ve Pfannenstiel Kerr insizyon metodları arasında operasyon süresi, kanama miktarı, hastanede kalış süresi, enfeksiyon gelişip gelişmediği, postoperatif ağrı ve analjezi

Detaylı

MEME KANSERİNİ NASIL RAPORLAYALIM. Serpil Dizbay Sak Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji ABD

MEME KANSERİNİ NASIL RAPORLAYALIM. Serpil Dizbay Sak Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji ABD MEME KANSERİNİ NASIL RAPORLAYALIM Serpil Dizbay Sak Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji ABD Rehber ve Protokoller NHSBPS http://www.cancerscreening.nhs.uk/breastscreen /publications/nhsbsp58-low-resolution.pdf

Detaylı

Olgu Sunuları. Prof.Dr.Yaşar Özgök GATA Üroloji AD: Öğ.. Üyesi ANKARA

Olgu Sunuları. Prof.Dr.Yaşar Özgök GATA Üroloji AD: Öğ.. Üyesi ANKARA Olgu Sunuları Prof.Dr.Yaşar Özgök GATA Üroloji AD: Öğ.. Üyesi ANKARA FM - Normal görünümlü erkek - Testisler normal hacim ve kıvamda - Vasdeferensler bilateral palpabl - DRM de anormal bulgu saptanmadı

Detaylı

BPH;BPB; İyi Huylu Prostat Büyümesi; Benign Prostat Hipertrofisi; Prostatizm;

BPH;BPB; İyi Huylu Prostat Büyümesi; Benign Prostat Hipertrofisi; Prostatizm; PROSTAT BPH;BPB; İyi Huylu Prostat Büyümesi; Benign Prostat Hipertrofisi; Prostatizm; İyi huylu prostat büyümesi prostat bezinin iyi huylu büyümesi sonucu ortaya çıkan şikayetlerdir. Prostat bezi mesane

Detaylı

MEME KANSERİ ve ERKEN TEŞHİS. Dr.Koray Öcal Mersin Tıp Fak.Genel Cerrahi AD.Meme-Endokrin Cerrahisi Grubu

MEME KANSERİ ve ERKEN TEŞHİS. Dr.Koray Öcal Mersin Tıp Fak.Genel Cerrahi AD.Meme-Endokrin Cerrahisi Grubu MEME KANSERİ ve ERKEN TEŞHİS Dr.Koray Öcal Mersin Tıp Fak.Genel Cerrahi AD.Meme-Endokrin Cerrahisi Grubu MEME KANSERİ NEDİR? Meme süt bezleri ve burada üretilen sütü meme başına taşıyan kanallardan oluşan

Detaylı

ERKEN EVRE SEMİNOM OLGUSU

ERKEN EVRE SEMİNOM OLGUSU ERKEN EVRE SEMİNOM OLGUSU Dr. Mustafa ERMAN Hacettepe Kanser Enstitüsü İzmir, Kasım 2014 36 y, E Aralık 2009 da sol orşiektomi Markerlar ve CT normal Patoloji: Klasik seminom, tm 2,5 cm. Tm testis içine

Detaylı

Adneksial kitlelerde malignite araştırması

Adneksial kitlelerde malignite araştırması Adneksial kitlelerde malignite araştırması Dr. Tevfik Yoldemir Marmara Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum A.D. tevfik@yoldemir.com Kistin iç duvarı kistin içeriği Uniloküler kist / uniloküler solid

Detaylı

MİDE KANSERİ TEDAVİSİNDE RADYOTERAPİ UYGULAYALIM MI? Dr. Meltem Nalça Andrieu Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD

MİDE KANSERİ TEDAVİSİNDE RADYOTERAPİ UYGULAYALIM MI? Dr. Meltem Nalça Andrieu Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD MİDE KANSERİ TEDAVİSİNDE RADYOTERAPİ UYGULAYALIM MI? Dr. Meltem Nalça Andrieu Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD Mide kanserleri genellikle tanı anında ileri evrede Lokal ileri

Detaylı

Gastrointestinal Cerrahi Sonrası Erken Enteral Nutrisyon ABARTILMAKTADIR. Prof Dr Hedef ÖZGÜN

Gastrointestinal Cerrahi Sonrası Erken Enteral Nutrisyon ABARTILMAKTADIR. Prof Dr Hedef ÖZGÜN Gastrointestinal Cerrahi Sonrası Erken Enteral Nutrisyon ABARTILMAKTADIR Prof Dr Hedef ÖZGÜN Enteral beslenme mümkün olduğunda başlanmalıdır, ama zamanlama nedir? Erken! Ne kadar erken? Hastaya yarar sağlayacak

Detaylı

Coğrafi temel yaklaşım farklılıkları

Coğrafi temel yaklaşım farklılıkları Coğrafi temel yaklaşım farklılıkları Doğu Asya Cerrahi D2 sonrası oral floropirimidin bazlı adjuvan tedavi Avrupa Perioperatif kemoterapi (neoadjuvan ve adjuvan) Amerika Adjuvan kemoradyoterapi Surg Oncol

Detaylı

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Göğüs Cerrahisi Metastatik Akciğer Tümörleri Giriş İzole akciğer metastazlarına tedavi edilemez gözüyle bakılmamalıdır Tümör tipine

Detaylı

Yediyüzyetmişiki Akciğer Kanseri Olgusunda Cilt Metastazı: 5 Yıllık Deneyimin Analizi

Yediyüzyetmişiki Akciğer Kanseri Olgusunda Cilt Metastazı: 5 Yıllık Deneyimin Analizi Yediyüzyetmişiki Akciğer Kanseri Olgusunda Cilt Metastazı: 5 Yıllık Deneyimin Analizi Emine AKSOY, Güliz ATAÇ, Emin MADEN, Nil TOKER, Tülin SEVİM S.B. İstanbul Süreyyapaşa Göğüs Kalp ve Damar Hastalıkları

Detaylı

Mide Kanseri Tanısı Olan Hastalarda Lenf Nodu Tutulum Oranı ve Sağkalım İlişkisi

Mide Kanseri Tanısı Olan Hastalarda Lenf Nodu Tutulum Oranı ve Sağkalım İlişkisi Mide Kanseri Tanısı Olan Hastalarda Lenf Nodu Tutulum Oranı ve Sağkalım İlişkisi Deniz Eda Orhan, Ayşenur Şahin, Irmak Üstündağ, Cenk Anıl Olşen, Aziz Mert İpekçi Danışmanlar: Doç. Dr. Ömer Dizdar Dr.

Detaylı

24 th Advanced Applied Laparoscopic Urology Course and Mini-Laparoscopy Symposium

24 th Advanced Applied Laparoscopic Urology Course and Mini-Laparoscopy Symposium 24 th Advanced Applied Laparoscopic Urology Course and Mini-Laparoscopy Symposium İzmir Üniversitesi Tıp Fakültesi Medical Park Hastanesi, 20-21 Eylül 2013, İzmir, Türkiye Kurs ve Sempozyum 24. Uluslararası

Detaylı

Kadınlarda Koroner Bypass Operasyonunun Özellikleri ve Sonuçları

Kadınlarda Koroner Bypass Operasyonunun Özellikleri ve Sonuçları Kadınlarda Koroner Bypass Operasyonunun Özellikleri ve Sonuçları DOÇ. DR. GÖKÇEN ORHAN Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi İSTANBUL Euroscore risk sınflaması STS risk

Detaylı

Radikal Prostatektomi. Üroonkoloji Derneği. Prof.Dr.Bülent Soyupak. 2005 Diyarbakır

Radikal Prostatektomi. Üroonkoloji Derneği. Prof.Dr.Bülent Soyupak. 2005 Diyarbakır Radikal Prostatektomi Prof.Dr.Bülent Soyupak 2005 Diyarbakır Tarihçe İlk perineal radikal prostatektomi: 1867, Theodore Billroth Standardize perineal yaklaşım: 1900-1904, Hugh Hampton Young Retropubik

Detaylı

A UNIFIED APPROACH IN GPS ACCURACY DETERMINATION STUDIES

A UNIFIED APPROACH IN GPS ACCURACY DETERMINATION STUDIES A UNIFIED APPROACH IN GPS ACCURACY DETERMINATION STUDIES by Didem Öztürk B.S., Geodesy and Photogrammetry Department Yildiz Technical University, 2005 Submitted to the Kandilli Observatory and Earthquake

Detaylı

Akut Apandisit Tanısal Yaklaşımlar

Akut Apandisit Tanısal Yaklaşımlar Apandisit; Akut Apandisit Tanısal Yaklaşımlar Dr. Selcan ENVER DİNÇ ACİL TIP ABD. 09.03.2010 Acil servise başvuran karın ağrılı hastalarda en sık konulan tanılardan bir tanesidir. Apandektomi dünya genelinde

Detaylı

İçerik AKUT APANDİSİT TANISINDA TESTLERİN DEĞERİ VE KULLANIMI. Testler. Öykü ve fizik muayene. Öykü

İçerik AKUT APANDİSİT TANISINDA TESTLERİN DEĞERİ VE KULLANIMI. Testler. Öykü ve fizik muayene. Öykü 1 2 AKUT APANDİSİT TANISINDA TESTLERİN DEĞERİ VE KULLANIMI İçerik Karın ağrısı olan hastanın akut apandisit olup olmadığını değerlendirmede kullandığımız testlerin değerliliği kullanımları tartışılacaktır

Detaylı

Dr. S. Ata Güler. Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı

Dr. S. Ata Güler. Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Dr. S. Ata Güler Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı 2014 İnsidans Kadınlarda en sık görülen kanser Yaşam boyu görülme riski %12 Meme kanserinden ölüm riski % 5'in üzerinde Meme

Detaylı

Servikal Preinvazif Lezyonlarda Tedavi Sonrası Takip. Dr. Murat DEDE GATA Kadın Hastalıkları ve Doğum AD

Servikal Preinvazif Lezyonlarda Tedavi Sonrası Takip. Dr. Murat DEDE GATA Kadın Hastalıkları ve Doğum AD Servikal Preinvazif Lezyonlarda Tedavi Sonrası Takip Dr. Murat DEDE GATA Kadın Hastalıkları ve Doğum AD Servikal Sitolojik Terminoloji Neden Takip Edelim? Hastalığın invazif serviks kanserine ilerleme

Detaylı

Akciğer Kanserinde Güncel Tanı ve Tedavi Yaklaşımı

Akciğer Kanserinde Güncel Tanı ve Tedavi Yaklaşımı Akciğer Kanserinde Güncel Tanı ve Tedavi Yaklaşımı Editör Abdullah İrfan Taştepe Temmuz 2014 Copyright 2014 ISBN : 978-605-5121-12-9 Eser Editör : Akciğer Kanserinde Güncel Tanı ve Tedavi Yaklaşımı : Abdullah

Detaylı

Ümmügül Üyetürk Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Tıp Fakültesi,İç Hastalıkları AD, Tıbbi Onkoloji BD, BOLU

Ümmügül Üyetürk Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Tıp Fakültesi,İç Hastalıkları AD, Tıbbi Onkoloji BD, BOLU P1 Ümmügül Üyetürk Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Tıp Fakültesi,İç Hastalıkları AD, Tıbbi Onkoloji BD, BOLU Slayt 1 P1 PackardBell; 01.11.2013 Pankreas kanseri tanısı konulduğu zaman, hastaların sadece

Detaylı

MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ

MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ Cem Sezer 1, Mustafa Yıldırım 2, Mustafa Yıldız 2, Arsenal Sezgin Alikanoğlu 1,Utku Dönem Dilli 1, Sevil Göktaş 1, Nurullah Bülbüller

Detaylı

Diyabetik Ayakta Hiperbarik Oksijen Tedavisi

Diyabetik Ayakta Hiperbarik Oksijen Tedavisi IV. UDAIS 5-7 MAYIS 2016, ISTANBUL Diyabetik Ayakta Hiperbarik Oksijen Tedavisi Güncel kanıtlar MESUT MUTLUOĞLU GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Sualtı Hekimliği Ve Hiperbarik Tıp Servisi Diyabetik Ayakta

Detaylı

Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı

Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Meme kanserli hastalarda ana prognostik faktörler: Primer tümörün büyüklüğü

Detaylı

MEME HAMA}lTOMU ÖZET SUMMARY. histopathologicala features of this lesion are evaluated and compared with the literature.

MEME HAMA}lTOMU ÖZET SUMMARY. histopathologicala features of this lesion are evaluated and compared with the literature. MEME HAMA}lTOMU (LENFANGİOMİYOM) R., İlhan('"), F., Kabukçuoğlu (*), A. İplikçi("'), O., İplikçi(") ÖZET 984-988 yılları arasında İstanbul Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Datı biyopsi materyeli içerisinde

Detaylı

NAZOFARENKS KARSİNOMUNDA CLAUDIN 1, 4 VE 7 EKSPRESYON PATERNİ VE PROGNOSTİK ÖNEMİ

NAZOFARENKS KARSİNOMUNDA CLAUDIN 1, 4 VE 7 EKSPRESYON PATERNİ VE PROGNOSTİK ÖNEMİ NAZOFARENKS KARSİNOMUNDA CLAUDIN 1, 4 VE 7 EKSPRESYON PATERNİ VE PROGNOSTİK ÖNEMİ Dinç Süren 1, Mustafa Yıldırım 2, Vildan Kaya 3, Ruksan Elal 1, Ömer Tarık Selçuk 4, Üstün Osma 4, Mustafa Yıldız 5, Cem

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Sedat Gürkok. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Sedat Gürkok. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Soliter Pulmoner Nodül Tanım: Genel bir tanımı olmasa da 3 cm den küçük, akciğer parankimi ile çevrili, beraberinde herhangi patolojinin eşlik

Detaylı

Erken Evre Akciğer Kanserinde

Erken Evre Akciğer Kanserinde Erken Evre Akciğer Kanserinde Görüntüleme Dr. Figen Başaran aran Demirkazık Hacettepe Universitesi Radyoloji Anabilim Dalı Kasım 2005 Mayıs 2006 Müsinöz ve nonmüsinöz tipte bronkioloalveoler komponenti

Detaylı

AKCİĞERİN NÖROENDOKRİN TÜMÖRLERİ. Doç. Dr. Mutlu DEMİRAY Bursa Medical Park Hastanesi

AKCİĞERİN NÖROENDOKRİN TÜMÖRLERİ. Doç. Dr. Mutlu DEMİRAY Bursa Medical Park Hastanesi AKCİĞERİN NÖROENDOKRİN TÜMÖRLERİ Doç. Dr. Mutlu DEMİRAY Bursa Medical Park Hastanesi Nöroendokrin tümörlerde 2004 WHO sınıflaması Tümör Tipi Tipik Karsinoid Atipik Karsinoid Büyük Hücreli nöroendokrin

Detaylı

BPH KOMBİNASYON TEDAVİLERİ. Prof. Dr. Murat BOZLU Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi, Üroloji Anabilim Dalı 20 Aralık 2009 - GAZĠANTEP

BPH KOMBİNASYON TEDAVİLERİ. Prof. Dr. Murat BOZLU Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi, Üroloji Anabilim Dalı 20 Aralık 2009 - GAZĠANTEP BPH KOMBİNASYON TEDAVİLERİ Prof. Dr. Murat BOZLU Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi, Üroloji Anabilim Dalı 20 Aralık 2009 - GAZĠANTEP Soru: Lutz PFANNENSTIEL kimdir? A. Jinekolog B. Ürolog C. Genel Cerrah

Detaylı

Ulusal Cerrahi Dergisi

Ulusal Cerrahi Dergisi YIL//2008 CÝLT//24 SAYI//1 OCAK-ŞUBAT-MART ISSN 1300-0705 s. 15-20 ARAŞTIRMA YAZISI Ulusal Cerrahi Dergisi Turkish Journal of Surgery Açýk yönteme karþý laparoskopik yöntemin tercih edilme sýklýðý ve sebepleri

Detaylı

Akciğer Dışı Tümör Olgularında İzole Mediasten FDG-PET Pozitif Lenf Nodlarının Histopatolojik Değerlendirilmesi

Akciğer Dışı Tümör Olgularında İzole Mediasten FDG-PET Pozitif Lenf Nodlarının Histopatolojik Değerlendirilmesi Akciğer Dışı Tümör Olgularında İzole Mediasten FDG-PET Pozitif Lenf Nodlarının Histopatolojik Değerlendirilmesi Dr. E. Tuba CANPOLAT 1, Dr. Alper FINDIKÇIOĞLU 2, Dr. Neşe TORUN 3 1 Başkent Üniversitesi

Detaylı

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 18 Ocak 12 Çarşamba

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 18 Ocak 12 Çarşamba Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı Akciğer

Detaylı

DÖNEM 4 -GENEL CERRAHİ ( CTB 402) 1. HAFTA 15-19 EYLÜL 2014 PAZARTESİ SALI ÇARŞAMBA PERŞEMBE CUMA

DÖNEM 4 -GENEL CERRAHİ ( CTB 402) 1. HAFTA 15-19 EYLÜL 2014 PAZARTESİ SALI ÇARŞAMBA PERŞEMBE CUMA DÖNEM -GENEL CERRAHİ ( CTB 0). HAFTA -9 EYLÜL 0 Prof.Dr.Hasan Kaplan.00 Küçük Cerrahi Girişimler ( Minor surgical interventions) Prof.Dr.Hasan Kaplan Akut Karın (Acute abdomen) Akut pankreatit (Acute pancreatitit)

Detaylı

BENİN (SELİM) PROSTAT HİPERPLAZİSİNİN TRANSÜRETRAL İĞNE ABLASYONU (TUNA) İLE TEDAVİSİ

BENİN (SELİM) PROSTAT HİPERPLAZİSİNİN TRANSÜRETRAL İĞNE ABLASYONU (TUNA) İLE TEDAVİSİ BENİN (SELİM) PROSTAT HİPERPLAZİSİNİN TRANSÜRETRAL İĞNE ABLASYONU (TUNA) İLE TEDAVİSİ TRANSURETHRAL NEEDLE ABLATION (TUNA) IN TREATMENT OF BENIGN PROSTATIC HYPERPLASIA ÜNSAL A., ÇİMENTEPE E., SAĞLAM R.

Detaylı

Ağrı Tedavisinde Akupunkturun Yeri

Ağrı Tedavisinde Akupunkturun Yeri Ağrı Tedavisinde Akupunkturun Yeri Zekeriya AKTÜRK Şifa Üniversitesi Tıp Fakültesi, Aile Hekimliği AD 22 Mart 2016 zekeriya.akturk@sifa.edu.tr, http:aile.sifa.edu.tr 1 Sunum planı Akupunktur nedir? Akupunkturun

Detaylı

Erkekte, gebelikte, daha önce meme veya aksiller cerrahi uygulananlarda aksillaya yaklaşım

Erkekte, gebelikte, daha önce meme veya aksiller cerrahi uygulananlarda aksillaya yaklaşım Erkekte, gebelikte, daha önce meme veya aksiller cerrahi uygulananlarda aksillaya yaklaşım Doç.Dr.Mehmet Ali Gülçelik Ankara Onkoloji Hastanesi SLN ilk olarak Cabanas tarafından 1977 de penil kanserler

Detaylı

Onkoplastik meme cerrahisi ve yenilikler

Onkoplastik meme cerrahisi ve yenilikler Onkoplastik meme cerrahisi ve yenilikler Dr. Lütfi Eroğlu Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik cerrahi Anabilim Dalı Mastektomi ile ilgili ameliyatların tarihsel süreci

Detaylı

Hemşirelerin Hasta Hakları Konusunda Bilgi Düzeylerinin Değerlendirilmesi

Hemşirelerin Hasta Hakları Konusunda Bilgi Düzeylerinin Değerlendirilmesi Sağlık Akademisyenleri Dergisi 2014; 1(2):141-145 ISSN: 2148-7472 ARAŞTIRMA / RESEARCH ARTICLE Hemşirelerin Hasta Hakları Konusunda Bilgi Düzeylerinin Değerlendirilmesi Assessıng Nurses Level of Knowledge

Detaylı

daha çok göz önünde bulundurulabilir. Öğrencilerin dile karşı daha olumlu bir tutum geliştirmeleri ve daha homojen gruplar ile dersler yürütülebilir.

daha çok göz önünde bulundurulabilir. Öğrencilerin dile karşı daha olumlu bir tutum geliştirmeleri ve daha homojen gruplar ile dersler yürütülebilir. ÖZET Üniversite Öğrencilerinin Yabancı Dil Seviyelerinin ve Yabancı Dil Eğitim Programına Karşı Tutumlarının İncelenmesi (Aksaray Üniversitesi Örneği) Çağan YILDIRAN Niğde Üniversitesi, Sosyal Bilimler

Detaylı

DİYALİZ HASTALARINDA YAŞAM KALİTESİNİ NASIL DEĞERLENDİRELİM?

DİYALİZ HASTALARINDA YAŞAM KALİTESİNİ NASIL DEĞERLENDİRELİM? DİYALİZ HASTALARINDA YAŞAM KALİTESİNİ NASIL DEĞERLENDİRELİM? Dr İbrahim GÜNEY Konya Eğt. ve Arş Hastanesi Nefroloji Kliniği TND-2012 Kasım 1. Yaşam Kalitesi Nedir? 2. Yaşam Kalitesi Neden Önemlidir? 3.

Detaylı

MEME KARSİNOMLARINDA GATA 3 EKSPRESYONU VE KLİNİKOPATOLOJİK PARAMETRELER İLE İLİŞKİSİ

MEME KARSİNOMLARINDA GATA 3 EKSPRESYONU VE KLİNİKOPATOLOJİK PARAMETRELER İLE İLİŞKİSİ MEME KARSİNOMLARINDA GATA 3 EKSPRESYONU VE KLİNİKOPATOLOJİK PARAMETRELER İLE İLİŞKİSİ Aslı ÇAKIR 1, Özgür EKİNCİ 2, İpek IŞIK GÖNÜL 2, Bülent ÇETİN 3, Mustafa BENEKLİ 3, Ömer ULUOĞLU 2 1 Çorlu Devlet Hastanesi

Detaylı

AZ DİFERANSİYE TİROİD KANSERLERİ. Prof. Dr. Müfide Nuran AKÇAY Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı ERZURUM

AZ DİFERANSİYE TİROİD KANSERLERİ. Prof. Dr. Müfide Nuran AKÇAY Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı ERZURUM AZ DİFERANSİYE TİROİD KANSERLERİ Prof. Dr. Müfide Nuran AKÇAY Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı ERZURUM Tanım Az diferansiye tiroid karsinomları, iyi diferansiye ve anaplastik

Detaylı

Metastatik böbrek tümörlerinde Nefrektomi ve metastazektomi. Prof.Dr.Faruk Özcan İ.Ü İstanbul Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı

Metastatik böbrek tümörlerinde Nefrektomi ve metastazektomi. Prof.Dr.Faruk Özcan İ.Ü İstanbul Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Metastatik böbrek tümörlerinde Nefrektomi ve metastazektomi Prof.Dr.Faruk Özcan İ.Ü İstanbul Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Metastatik Böbrek Tümörü Böbrek tümörlerinin % 20-30 kadarı müracaat esnasında

Detaylı

ERKEN EVRE MEME KANSERİ

ERKEN EVRE MEME KANSERİ ERKEN EVRE MEME KANSERİ CERRAHİ TEDAVİDE YENİLİKLER Dr Savaş Koçak 20. Ulusal Kanser Kongresi 20 Nisan 2013 Dr Savaş Koçak ın ilaç ve tıbbi cihaz endüstrisi ile maddi ilişkisi yoktur ERKEN EVRE MEME KANSERİ

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ DOĞUM TARİHİ: 22/02/1986. ADRES: Fatih Sultan Mehmet Egitim ve Arastirma Hastanesi. Atasehir/ Istanbul TELEFON: 0 507 766 83 00

ÖZGEÇMİŞ DOĞUM TARİHİ: 22/02/1986. ADRES: Fatih Sultan Mehmet Egitim ve Arastirma Hastanesi. Atasehir/ Istanbul TELEFON: 0 507 766 83 00 ÖZGEÇMİŞ ADI-SOYADI: Ahmet ÜRKMEZ DOĞUM YERİ: Erzincan DOĞUM TARİHİ: 22/02/1986 YABANCI DİL: İngilizce ADRES: Fatih Sultan Mehmet Egitim ve Arastirma Hastanesi Atasehir/ Istanbul TELEFON: 0 507 766 83

Detaylı

Acil Servise Başvuran Doğurganlık Yaş Grubu Kadınlardan İstenilen β-hcg Testinin Pozitifliğinin Araştırılması

Acil Servise Başvuran Doğurganlık Yaş Grubu Kadınlardan İstenilen β-hcg Testinin Pozitifliğinin Araştırılması ARAŞTIRMA Doğurganlık Yaş Grubunda β-hcg Testinin Araştırılması T A D Acil Servise Başvuran Doğurganlık Yaş Grubu Kadınlardan İstenilen β-hcg Testinin Pozitifliğinin Araştırılması β-hcg Test Positivity

Detaylı

Üroonkoloji Derneği. Prostat Spesifik Antijen. Günümüzdeki Gelişmeler. 2 Nisan 2005,Mudanya

Üroonkoloji Derneği. Prostat Spesifik Antijen. Günümüzdeki Gelişmeler. 2 Nisan 2005,Mudanya Prostat Spesifik Antijen ve Günümüzdeki Gelişmeler Prostat Kanseri 2004 yılı öngörüleri Yeni tanı 230.110 Ölüm 29.900 Jemal A, CA Cancer J Clin 2004 Kanserler arasında görülme sıklığı #1 Tümöre bağlı ölüm

Detaylı

N.U.64 yaşında Bayan,evhanımı *Öksürük *2 ay önce kuru öksürük yakınması ile başvurduğu hastanede çekilen akciğer grafisi ile hastanemize gönderilmiş

N.U.64 yaşında Bayan,evhanımı *Öksürük *2 ay önce kuru öksürük yakınması ile başvurduğu hastanede çekilen akciğer grafisi ile hastanemize gönderilmiş N.U.64 yaşında Bayan,evhanımı *Öksürük *2 ay önce kuru öksürük yakınması ile başvurduğu hastanede çekilen akciğer grafisi ile hastanemize gönderilmiş ÖZ VE SOY GEÇMİŞ 7yıl önce kolon rezeksiyonu (adeno

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Bölüm / Program Üniversite Yıl

ÖZGEÇMİŞ. Derece Bölüm / Program Üniversite Yıl ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Oğuz Moldibi 2. Doğum Tarihi : 10.11.1960 3. Unvanı : Yardımcı Doçent Doktor 4. Öğrenim Durumu : Derece Bölüm / Program Üniversite Yıl Lisans Tıp Fakültesi Hacettepe Üniversitesi

Detaylı