Fisun Özgenç - Türkçede Deyimler.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Fisun Özgenç - Türkçede Deyimler. www.cepsitesi.net"

Transkript

1 Fisun Özgenç - Türkçede Deyimler DEYİM Deyimler, çoğunlukla gerçek anlamlarından farklı, kalıplaşmış sözcük grubudur. DEYİMLERİN ÖZELLİKLERİ * Deyimler kısa ve özlü sözlerdir. * Deyimler kural bildirmezler. * Deyimler kalıplaşmış sözlerdir. * Deyimler en az iki sözcükten oluşur. * Bazı deyimler eylem çekimi değiştirilerek atasözüne dönüşebilir. Bunun tam tersi de mümkündür. ATASÖZLERİ VE DEYİMLERİN BENZER YÖNLERİ * Kalıplaşmış olmak, * Topluma mal olmuş olmak,

2 * Özlü söz olmak, * Söz ve anlatım sanatlarından yararlanmış olmak, * Sözcükleri genellikle mecaz anlamda kullanmak, * Ustaca ve bilgece söylenmiş olmak, deyimlerle atasözlerinin benzer yönleridir. ATASÖZLERİ İLE DEYİMLERİN FARKLI YÖNLERİ * Deyimlerin amacı, bir kavramı ya da durumu özel bir kalıp içinde ilgi çekici bir biçimde belirtmektir. Deyimler kural ya da yargı bildirmezler. * Atasözlerinin bazıları genel kural bildirir, bazıları da yargı niteliğindedir. KISALTMALAR alay: alay yollu argo: argo söz kaba: kaba konuşma mec: mecaz hkr: hakaret hlk: halk ağzında esk: eskiden tkz: teklifsiz konuşmada A Aba altından sopa göstermek: Yumuşak görünmekle birlikte yine de gözünü korkutmak. Abayı sermek: Bir yere teklifsizce yerleşmek. Abayı yakmak: tkz. Gönül vermek, tutulmak. Abdestinde namazında: Dindar. Abdestinden şüphesi olmamak: Yaptığı işte kusuru olmadığını kesin olarak bilmek. Aç açık kalmak: Evsiz barksız kalmak. Aç kurt gibi: Yemeğe, üşüşmek veya saldırmak Acından ölmek: Açlıktan ölmek. Açık alınla: Başarı ve övünç ile. Açık kapı bırakmak: Gereğinde, bir konuya yeniden dönebilme imkânı bırakmak, kesip atmamak. Açık vermek: Geliri, giderini karşılamamak. Açığa alınmak: Görevine son verilmek.

3 Açığı çıkmak: Saklamakla görevli bulunduğu paranın veya malın eksik olduğu anlaşılmak. Açıkta kalmak: İş ve görev bulamamak, yersiz yurtsuz kalmak veya birkaç kişinin birlikte eriştiği bir iyilikten yararlanamamak. Açıktan kazanmak: Emek ve sermaye koymadan kazanç sağlamak. Açıktan para almak: Bir iş veya mal için, kararlaştırılan ücret dışında para almak. Açlıktan gözü kararmak: Çok acımak. Açlıktan imanı gevremek: Çok acıkmak. Açlıktan ölmeyecek kadar: Pek az yemek. Aç gözünü, açarlar gözünü: Her zaman uyanık olmak gerekir, yoksa umulmadık bir anda büyük zararlarla, yüz yüze gelinebilir. Açtı ağzını, yumdu gözünü: Öfkelenerek veya kızarak ağır sözler söyleyenler için söylenir.. Adı gibi bilmek: Çok iyi bilmek. Adı bile okunmamak: Hiç önem vermemek. Adı çıkmak: Kötü bir ün kazanmak. Adı geçmek: Anılmak, söz konusu olmak. Adı kötüye çıkmak: Ünü kötü olarak yayılmak. Adı üstünde: Adından belli olduğu gibi. Adı var: Yaşamayan, yalnızca hayalde var olan. Adını ağzına almamak: Kırgınlık ve kızgınlık gibi sebeplerle bir kimseden hiç söz etmemek. Adam almamak: Son derece kalabalık olmak. Adam beğenmemek: Herkesi değersiz görmek. Adam etmek: 1) Eğitmek, yetiştirmek, topluma yararlı duruma getirmek. 2) Bir yeri düzene sokmak veya bir şeyi işe yarar duruma getirmek. Adam gibi: Terbiyeli, akıllı uslu. Adam hesabına koymak: Değer vermek. Adam sırasına geçmek: Bir yeri veya özel bir değeri yokken artık kendisine önem ve değer verilmek. Adam yerine koymak: Değer vermek. Adama dönmek: Düzelmek. Adamdan saymak: Değer vermek. Adamına düşmek: Güzel bir rastlantı sonunda, o işten anlayanına, uzmanına denk gelme. Adamını bulmak: Bir işi yapabilecek ya da hâlledebilecek kişiyi bulmak. Adım atmak: Bir işe ilk kez girişmek. Adım atmamak: Gitmemek, uğramamak. Adımını attırmamak: Girmesine engel olmak. Adımını geri almak: Başlanan işten dönmek. Adımlarını sıklaştırmak: Daha küçük ve çabuk adımlar atarak hızlı yürümek. Afyonunu patlatmak (birinin): argo. Kendi keyfine dalmış olan birini öfkelendirmek. Ağına düşürmek: Tuzağına düşürmek. Ağaca çıksa pabucu yerde kalmaz: Davranışlarına engel olacak hiçbir takıntısı yok. Ağır aksak yürümek: Pek yavaş ilerlemek. Ağır almak: Bir işte yavaş davranmak. Ağır basmak: mec. Gücü etkisi veya özelliği daha üstün ve belirgin olmak. Ağır kaçmak: şaka. Gücendirici olmak. Ağır satmak: Nazlanmak. Ağırdan almak: İşi süresinde bitirmemek. Ağırlığınca altın değmek: Çok değerli olmak. Ağız açmak: Söz söylemek, konuşmak. Ağız açtırmamak: Çok konuşarak başkalarının söz söylemesine, konuşmasına engel olmak. Ağız ağıza vermek: İki kişinin başkaları işitmeyecek biçimde konuşması.

4 Ağız aramak: Öğrenmek istenilen şeyi söyletecek yolda dil kullanmak. Ağız birliği etmek: Söz birliği etmek. Ağız kalabalığına getirmek: Birini gereksiz sözler söylemek yolu ile şaşırtmak. Ağız yapmak: Birini kandırma, amacıyla, düşüncelerini başka türlü gösterecek biçimde konuşmak. Ağız yaymak: Dürüst konuşmaktan kaçınmak. Ağza düşmek: Dedikodu konusu olmak. Ağza koyacak bir şey: Yiyecek bir şey. Ağza tat, boğaza feryat: Az miktarda yiyecek Ağızda sakız gibi çiğnemek: Bir söz veya düşünceyi sık sık tekrarlayıp durmak. Ağzı açık ayran delisi: Yeni gördüğü her şeye şaşkınlıkla bakan, şaşıran. Ağzı acık kalmak: Çok şaşırmak, şaşakalmak. Ağzı burnu yerinde: Oldukça güzel, yakışıklı. Ağzı dili tutulmak: Beklenmedik bir durum karşısında heyecanlanmak, hayranlık duymak. Ağzı dolu dolu konuşmak: Heyecanlı konuşmak. Ağzı havada: Çevresinden habersiz, şaşkın. Ağzı kulaklarına varmak: Çok sevinmek. Ağzı kulaklarında: Çok sevinçli, mutlu. Ağzı oynamak: Bir şeyler yemek, ya da konuşmak. Ağzı sulanmak: İmrenmek. Ağzı torba değil ki büzesin: Herkesin dedikodu yapmasının önüne geçilemeyeceğini anlatır. Ağzına almamak: Söz konusu etmemek. Ağzına atmak: Yemek için ağza koymak. Ağzına bakakalmak: Sözlerine hayran kalmak. Ağzının içine bakmak: 1) Ne söyleyeceğini beklemek. 2) Onun sözüne göre davranmak. Ağzına baktırmak: Kendini zevk ile dinletmek. Ağzına bir kemik atmak: Birini, ona küçük bir çıkar sağlayarak susturmak.

5 Ağzına bir parmak bal çalmak: Birini tatlı sözler söyleyerek veya çeşitli hediyeler vererek bir süre için kandırmak, veya oyalamak. Ağzına burnuna bulaştırmak: Bir işi beceremeyip berbat etmek, bozmak. Ağzına geleni söylemek: Nezaket dışına çıkarak ağır ve kırıcı sözler söylemek. Ağzına gem vurmak: Susturmak, söyletmemek. Ağzına kira istemek: Söylemesi beklenen şeyi söylemekte nazlı davranmak. Ağzına sürmemek: Bir şeyden hiç yememek. Ağzına tıkamak: Konuşmasına engel olmak. Ağzına tükürmek: Birini küçültmek üzere küfür olarak kullanılan uygunsuz sözler sarf etmek. Ağzına vur, lokmasını al: Yumuşak huylu kimseye her istenileni kolaylıkla yaptırabilme anlamında. Ağzına verilmesini beklemek: Çalışmayıp işlerinin başkaları tarafından yapılmasına beklemek. Ağzında bakla ıslanmamak: Sır saklamamak. Ağzında büyümek: Sevmediğinden veya içi almadığından yutmamak. Ağzında gevelemek: Açıkça söylememek. Ağzından bal akmak: Çok tatlı konuşmak. Ağzından çıkanı kulağı duymamak: Sözlerini tartmadan söylemek. Ağzından çıt çıkmamak: Hiç konuşmamak. Ağzından düşmemek: Her zaman sözünü etmek. Ağzından girip burnundan çıkmak: Türlü yollara başvurarak birini bir şeye razı etmek, kandırmak. Ağzından lâkırdı almak: Karşısındakini konuşturarak birtakım gizli şeyleri öğrenmek. Ağzından lokmasını almak: Birinin hakkı olan şeyi ondan almak. Ağzını açacağına gözünü aç: Bazılarını uyarmak için "dikkatli ol uyanık ol!" anlamında kullanılır. Ağzını açıp gözünü yummak: Öfke ile ağzına gelen bütün ağır sözleri söylemek. Ağzını bozmak: Kaba konuşmak, küfretmek. Ağzım burnunu çarşamba çanağına çevirmek (veya pazarına): Kırıp parçalamak, dökmek. Ağzını havaya açmak (veya poyraza): alay. Umduğunu elde edememek.

6 Ağzını hayra aç! Kötü ihtimaller söz konusu edildiğinde gerçekleşmemesi dileği ile söylenir. Ağzını kiraya vermek: Kendini de ilgilendiren bir konuda düşüncesini söylememek. Ağzını sıkı tutmak (veya pek): Sır vermemek. Ağzının tadını bilmek: 1) Güzel yemeklerden anlamak. 2) Her şeyin güzelini, iyisini bilmek. Ağzını yoklamak: Birinin bir şey hakkında bildiğini kendisine sezdirmeden söyletmeye çalışmak. Ağzının içine baktırmak: Sözlerini seve seve ve dikkatli dinletmek. Ağzının içine girmek: 1) Birine çok yanaşmak, iyice sokulmak. 2) Hayranlıkla, büyük bir zevkle seyredip dinlemek. Ağzının içi yangın yerine dönmek: Ağzının tadı bozulmak veya tat alma duyusunu yitirmek. Ağzının payını vermek: Verilen karşılıkla bir kimseyi söylediğine veya yaptığına pişman etmek. Ağzının perhizi yok: Ağzına geleni söyler. Ağzının tadı bozulmak: Kurulu düzeni bozulmak. Ağzının tadını kaçırmak: Bir kimsenin kurulu düzenini bozmak neşesini, keyfini bozmak. Ahbap çavuşlar: tkz. Her vakit birlikte görülen ve birbirine çok bağlı olan arkadaşlar için söylenir. Ahıra çevirmek: Bir yeri pis, bakımsız, dağınık, harap duruma getirmek. Ahrette on parmağı yakasında olmak: Kendisine karşı sorumlu olandan ahrette davacı olmak. Ak sakaldan yok sakala gelmek: Çok yaşlanıp iyice kuvvetten düşmek. Akla karayı seçmek: Bir işi yaparken çok sıkıntı çekmek, güçlüklerle karşılamak. Akıl var, yakın var: Kafa yormaya gerek yok. Aklı başka yerde olmak: Başka şeyler düşünmek. Aklı bir yerde olmak: Düşünülmesi gerekenden başka bir şey düşünmek. Aklı fikri bir şeyde olmak: Hep aynı şeyi düşünmek ve bu konuda yoğunlaşmak. Aklına turp sıkayım: tkz. Birinin düşüncesini ve yaptığını beğenmemek. Aklını basma almak: Akılsızca davranışlarda bulunmaktan kendini kurtarmak. Aklını bozmak: Bir şey üzerine düşerek hep onunla uğraşıp durmak. Aklının terazisi bozulmak: Akıllıca olmayan davranışlarda bulunacak bir duruma düşmek. Aklınla bin yaşa: şaka. Akla yakın görülmeyen bir düşünce ileri sürene söylenir.

7 Akmasa da damlar: Az çok bir gelir sağlar. Akşam ahıra sabah çayıra: Hayatta yiyip içip yatmaktan başka kaygısı olmayanlar için söylenir. Akşamdan kavur, sabaha savur: Kazandığını günü gününe harcayan, tutumsuz kimselerin durumunu anlatmak için kullanılır. Alı al, moru mor: Telâş veya yorgunluktan yüzü kıpkırmızı kesilmiş olmak. Alavere dalavere yapmak: Yalanla dolanla veya hile ile iş görmek. Alay gibi gelmek: İnanılacak gibi olmamak. Alayında olmak: İşi önem vermeyerek yapmak veya işi şaka konusu yapmak. Alçacık dağları ben yarattım demek: Çok kurumlu olmak, kendini çok beğenmek. Alm teri ile kazanmak: Hak ederek, çalışarak, emek vererek kazanmak. Alnına kara sürmek: Bir kimsenin haksız yere kötü tanınmasına yol açmak. Alnında yazılmış olmak: Bir olayın, kişinin başına gelmesini Allah'ın buyurmuş olduğuna inanmak. Alnını karışlamak: Meydan okumak. Alnının akı ile: Ayıplanacak bir duruma düşmeden, tertemiz, şerefiyle, başarı göstermiş olarak. Alış verişi kesmek: Biriyle ilgisi kalmamak. Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek: Birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek. Allah bereket versin: Bir kazanç karşısında durumundan hoşnut olmayı belirtir. Allah inandırsın: İnanılması pek kolay olmayan bir şey anlatırken yemin yerine söylenir. Allah acısını unutturmasın: Allah bu acıyı unutturacak daha büyük bir acı göstermesin. Allah akıl fikir versin: Akılsızca bir davranışta bulunanlar için kullanılır. Allah aratmasın: Yakınılacak bir durumda, "Allah daha kötüsünü göstermesin", anlamında kullanılır. Allah bana, ben de sana: Şimdi sana borcumu ödeyecek param yok, kazanırsam öderim. Allah bir yastıkta kocatsın: Yeni evlenenlere, "bir arada yaşlanın", anlamında söylenen bir dilek. Allah düşmanıma vermesin: Anlatılan bir kötülüğün büyüklüğünü belirtmek için söylenir. Allah Halil İbrahim bereketi versin: Allah daha çok versin, bereket versin.

8 Allah sağ gözü sol göze muhtaç etmesin: Allah kimseyi kimseye, en yakınlarına bile muhtaç etmesin. Allah var: Doğrusunu söylemek gerekirse. Allah yarattı dememek: Kıyasıya dövmek. Allah yazdı ise bozsun: Gerçekleşmesi istenmeyen bir olay veya durum için kullanılır. Allah yürü ya kulum demiş: Az zamanda çok kazananlar ve işinde çok ilerleyenler için söylenir. Al benden de o kadar: tkz. Ben de aynı durumdayım veya ben de aynı düşüncedeyim. Al birini, vur ötekine (veya birine): Hiçbiri işe yaramaz, hepsi bir ayarda. Al gülüm ver gülüm: 1) İki sevgilinin birbirine sevgi gösterisinde bulunmaları. 2) Bir kimseye yapılan hizmetin hemen karşılığını bekleme durumu. Al takke ver külah: Çekişe çekişe anlaşmak. Aldığı abdest ürküttüğü kurbağaya değmemek: Sağladığı yarar, verdiği zararı karşılamamak. Alıp sattığı olmamak: Hiç ilgisi bulunmamak. Alıp satmaz görünmek: İlgisiz görünmek. Alt yanı çıkmaz sokak: Sonu gelmeyen, sonuç alınamayan işler için söylenir. Altı alay üstü kalay: İçi, dışı gibi özenilmiş olmayan şeyler için söylenir. Altı kaval, üstü şişhane: Altı, üstüne uymaz. Altı yaş olmak: Böyle bir işe girişmekte sakıncalar bulunduğu anlaşılmak. Altında kalmamak: Karşılığını vermek, gördüğü iyilik veya kötülüğü karşılıksız bırakmamak. Altından Çapanoğlu çıkmak: Girişilen işte başa dert olacak bir durumla karşılaşmak. Altından kalkamamak: Bir işi başaramamak. Altını çizmek: Önemini belirtmek. Altını üstüne getirmek: Söz veya tutumuyla çevreyi birbirine düşürmek, karmakarışık etmek. Alttan almak: Sen konuşan birine karşı yumuşak ve olumlu davranmak. Altın adı pul oldu, kız adı dul oldu: Uygunsuz davranışları yüzünden temiz kişiliği lekelendi. Altın adını bakır etmek: Kötü işler yaparak temiz ve parlak ününü karartmak. Altın kesmek: Çok para kazanır olmak. Altın leğene kan kusmak: Varlık içinde hastalık veya sıkıntı çekerek yaşamak.

9 Altın topu: Güzel ve tombul kucak çocukları için bir benzetme sözü olarak kullanılır. Aması var: Bilinmeyen, sakıncası veya kusurları olan şeyler için söylenir. Anam avradım olsun: argo. Birini kesin olarak inandırmak için söylenen çok kaba bir yemin. Anan yahşi baban yahşi: Birini, bir işe razı etmek için gereğinden çok överek yumuşatmak amacı güdüldüğünü başkasına anlatırken kullanılır. Ananın ak sütü gibi (heîâl olsun): Anamın sütü bana nasıl helâl ise, bu da sana öyle helâl olsun. Anası ağlamak: Çok sıkıntı çekmek. Anası danası: Soyu sopu, bütün aile. Anasından doğduğuna pişman: 1) Çok tembel, üşengeç. 2) Canından bezmiş. Anasından doğduğuna pişman etmek: Çok eziyet etmek, çok üzmek bezdirmek. Anasından emdiği süt burnundan gelmek: Bir işi yaparken çok sıkıntı çekmek. Anasını ağlatmak: kaba. Bir kimseye çok eziyet etmek, çok sıkmtı çektirmek. Anasının gözü: argo. Çok kurnaz, dalavereci. Anasının nikâhını istemek: Bir şeye değerinden çok para istemek. Anahtarı beline takmak: Yönetimi ele almak. Aptal yerine koymak: Anlamaz, bilmez sanmak. Ar belâsı: Namusuma dil uzatılır belası. Ar damarı çatlamış: Utanması kalmamış. Ar namus tertemiz: Utanması olmayan. Ar ve haya perdesi yırtılmak: Utanmamak. Ar yılı değil, kâr yılı: Birinin sıkılmayı bir yana bırakarak yalnız çıkarma baktığı anlatılırken söylenir. Arada kalmak: İki tarafı uzlaştırmak üzere araya girme dolayısıyla güç duruma düşmek. Aradan çekilmek: O olayla ilgilenmemek. Aralarında dağlar kadar fark olmak: Aralarında her yönden büyük ayrılıklar bulunmak. Aralarından su sızmamak: Birbirleriyle çok yakın, sıkı fıkı arkadaşlık kurmak. Aralarını bulmak: Birbirleriyle anlaşamayan iki kişiyi uzlaştırmak, barıştırmak. Arası hoş olmamak: 1)0 şeyden hoşlanmamak. 2) Aralarında, geçimsizlik olmak.

10 Araya soğukluk girmek: Dostluk bağı gevşemek. Arayı açmak: Aradaki uzaklık artmak. Arayı soğutmak: Zaman geçmek, eski yakınlık, dostluk kalmamak. Arayı yapmak: 1) Araları açılmış iki kişiyi barıştırmak. 2) Arası açılmış kimse ile barışmak. Aramak taramak: Dikkatle aramak, çok aramak. Arap gibi olmak: Simsiyah olmak, kararmak. Arap olayım (şaka yollu): Söylenen bir şeyin doğruluğuna inandırmak için söylenir. An gibi sokmak: İğnelemek, acı söz söylemek. Arkada bırakmak: Birinden daha ileri gitmek. Arkadan vurmak: mec. Bir kimsenin kendisine güvenen ve inanan birine gizlice kötülük etmesi. Arkasında dolaşmak: Bir işi yaptırmak için ilgili veya yetkili bir kimsenin uğradığı yerlere giderek görüşme fırsatı aramak. Armutun sapı var, üzümün çöpü var demek: Her şeye kusur bulmak, hiçbir şeyi beğenmemek. Ardından atlı kovalamak: Bir işi gereksiz bir telâşla yapanlar için söylenir. Ardından sapan taşı yetişmez: Bir kimsenin çok hızlı gittiğini anlatmak için kullanılır. Aslı astarı: İşin iç yüzü, gerçek şekli. Astığı astık, kestiği kestik: Acımasız, çok sert veya istediği gibi davranan kimseler için kullanılır. Astarı yüzünden pahalı olmak: Bir işin ayrıntılarına harcanılan para veya emek, elde edilen sonucun değerini aşmak, masraflı olmak. Aşağıdan almak: Sert konuşan bir kimseye yumuşak bir dil kullanmak, alttan almak. At başı gitmek: Eşit durumda olmak. At çalındıktan sonra ahırın kapısını kapamak: İş işten geçtikten sonra önlem almak. At hırsızı gibi: Kılık kıyafeti ve tutumu güven vermeyen kişiler için söylenir. At izi it izine karışmak: İyiyi kötüden ayıramaya-cak bir durum ortaya çıkmak. At koşturmak: Geniş, alabildiğine rahat hareket edebilecek bir ortam yaratmak veya bulmak. At var, meydan yok: Yapacak güç var, ama kullanma imkânı yok. Ata et, ite ot vermek: Bir işi ters yapmak.

11 Atı alan Üsküdar'ı geçti: Fırsatın kaçırıldığını, artık yapılacak bir şey kalmadığını anlatır. Atın ölümü arpadan olsun: Çok sevilen bir şey yapılırken veya sevilen bir yiyecek yenilirken sonuç kötü de olsa katlanılacağını anlatır. Attan inip eşeğe binmek: Bulunduğu önemli görevden daha aşağı bir göreve getirilmek. Atadan babadan görmek: Gelenek hâlinde eskiden beri bilmek, yapmak, uygulamak. Ateş bacayı sarmak: Bir olayın, önüne geçilemez, tehlikeli bir durum alması. Ateş olsa cürmü kadar yer yakar: Hasmın pek önemsenmediğini anlatır. Ateş püskürmek: Şiddetli, öfkeli konuşmak. Ateş saçmak: Çok kızmak, çok öfkelenmek. Ayak çekmek: mec. Kandırmaya çalışmak. Ayak diremek: Bir düşünceyi, bir davranışı sonuna kadar sürdürmek, tutumundan şaşmamak. Ayak sürümek: 1) Verilen bir işi ağırdan almak. 2) Gönderilen yere isteği ile gitmemek. Ayak uydurmak: mec. Kendi gidiş ve davranışını başkasmmkine benzetmek. Ayak yapmak: Birini aldatmaya, çalışmak. Ayağa kaldırmak: Telâş ve heyecana düşürmek. Ayağa kalmak: mec. Telâşlanmak, heyecanlanmak. İyi olmak, iyileşmek. Ayağı alışmak (veya) alışmamak: Bir yere sürekli gitmek veya gitmemek. Ayağı dolaşmak: Yürürken telâştan ayakları birbirine takılmak. Ayağı düze basmak: Güçlükleri yenerek ilerisinden korkmayacak bir duruma gelmek. Ayağı yerden kesilmek: Bir taşıta binip yaya yürümekten kurtulmak. Ayağına bağ olmak: Bulunduğu yerden ayrılmasına veya yaptığı işi sürdürmesine engel olmak. Ayağına bağ vurmak: Önüne engel çıkarmak. Ayağına çelme takmak: Birinin işinde yükselmesine engel olmak. Ayağına getirmek: Sıra, saygı gözetmeksizin birinin yanma gelmesini sağlamak. Ayağına gitmek: Alçak gönüllülük ederek veya saygı göstererek birinin yanma varmak. Ayağına ip takmak: Bir kimseyi çekiştirmek. Ayağına kapanmak: Alçalırcasma yalvarmak.

12 Ayağına kira istemek: Gelmeye nazlanmak. Ayağına üşenmemek: Hamarat olmak, ayak işlerini bıkmadan, yorulmadan yapmak. Ayağını bağlamak: Engel olmak. Ayağını kesmek: Artık uğramaz olmak. Ayağını denk almak: Başkalarından gelebilecek kötülüklere karşı uyanık davranmak. Ayağını kaydırmak: Bir yolunu bulup birinin işinden veya görevinden uzaklaştırılmasını sağlamak. Ayağının altına karpuz kabuğu koymak: Bir kimseyi bir düzenle işinden uzaklaştırmak. Ayağının bağını çözmek: 1) Karısını boşamak; 2) Serbest davranmasını engelleyen ilişkilere son vermek. Ayağının bastığı yerde ot bitmez: Uğradığı yere bereketsizlik, uğursuzluk getirir. Ayağının tozu ile: Gelir gelmez, dinlenmeden. Ayağının türabı olmak: Birinin başka birine bağlanıp onun her emrini yerine getirmesi. Ayaklarına kara su inmek: Uzun süre ayakta kalmak veya yürümekten çok yorulmak. Ayaklarının ucuna basmak: Çok yavaş, sessiz, gürültü yapmamaya özen göstererek yürümek. Ayakaltmda bırakmak: Ezilmesine, yok olmasına göz yummak, korumamak. Ayakaltmda dolaşmak: Gereksiz yere herkesin işine engel olacak biçimde ortalıkta dolaşmak. Ayaz kesmek: Uzun süre soğukta kalıp üşümek. Ayı yavrusuyla oynuyor: İri ve yetişkin birinin, ufak tefek birine, el şakası yapması veya gücünü onda denemesi karşısında ayıplama yollu söylenir. Ayının kırk türküsü var, kırkı da ahlat üstüne: Hep aynı şeyi ve hikâyeyi anlatmak. Ayıya kaval çalmak: Anlayışsız bir kimseye bir şey anlatmaya çalışmak. Ayıyı vurmadan postunu satmak: Henüz ele geçmemiş bir şey üzerinde hesap yapmak. Ayıhp bayılmak: 1) Birini kendinden geçercesine sevmek. 2) Aşırı ölçüde sinir bunalımları geçirmek. Ayıptır söylemesi: 1) "Bunu söylemek size karşı saygısızlık olacak ama söylemek zorundayım" anlamında özür dilemek için kullanılır. Aynı yolun yolcusu: Sonları birbirine eş olan. Ayranım budur, yarısı sudur: Yapılan bir işin yarım yamalak olduğu bildirilmek için kullanılır.

13 Ayrı düşmek: mec. Uyuşmamak. Ayrısı gayrisi olmamak: Birbirinden hiçbir şey esirgemeyecek durumda olmak. Ayrıntılara inmek: Bir konuyu en küçük noktasına kadar inceleyip araştırmak. Ayva göbekli: Göbeği çukur olan kimse. Ayvayı yemek: argo. Kötü duruma düşmek. Az buz olmamak: Azımsanacak kadar olmamak. Aza çoğa bakmamak: Olanla yetinmek. Azı çoğa saymak: Verilen küçük bir armağanı çok değerli ve kabul etmek. Azrail'e bir can borcu olmak: 1) Nasıl olsa öleceğini kabul etmek. 2) Hiç kimseye borcu kalmamak, bütün borçlarından kurtulmak. Azrail'le burun buruna gelmek: Ölümle karşı karşıya gelmek. B Babamın adı Hıdır, elimden gelen budur: Gücüm ancak bu kadarını yapmaya yeter. Bacası tütmek (aile için): Yaşaması sürüp gitmek. Bağrına basmak: Kucaklamak. Bağrını delmek: Çok dokunmak, içine işlemek. Bakla oda nohut sofa: Küçük ev. Baklayı ağzından çıkarmak: Sabrı tükenip o zamana kadar söylemediği şeyleri söylemeye başlamak. Bal alacak çiçeği bilmek: Çıkar sağlanabilecek yeri veya şeyi bilmek veya bulmak. Bal dök de yala: Bir yerin çok temiz olması. Balta olmak (birine): argo. Direnerek bir şey istemek, vakitli vakitsiz tedirgin etmek, asılmak. Baltayı taşa vurmak: mec. Farkında olmayarak birine dokunacak sözler söylemek, pot kırmak. Barajı aşmak: mec. Herhangi bir sebeple konuşulmuş olan şartı yerine getirip başarı sağlamak. Bardağı taşırmak: Sabrım tüketmek. Bardaktan boşaltırcasına yağmak (yağmur): Çok şiddetli yağmak. Barutla oynamak: Tehlikeli işlerle uğraşmak. Basamak yapmak: rnec. Bir durumu daha yükseğine erişmek için araç olarak kullanmak.

14 Basireti bağlanmak: İyi düşünememek. Baskın çıkmak: Üstünlüğünü göstermek. Basıp gitmek: Birden bire gitmek. Bastığı yeri bilmemek: 1) Çok sevinmek. 2) Şaşkınlıktan durumunu kontrol edememek. Baston gibi: Dimdik duran veya yürüyen kişi. Baş ağrısı olmak: Sıkıntı vermek, uğraştırmak. Baş ağrıtmak: Tedirgin etmek, bıkkınlık vermek. Baş alamamak: Çok uğraşılan bir konu yüzünden vakit ve fırsat bulamamak. Baş aşağı düşmek: Kişiliğinden kaybederek toplum içindeki durumu sarsılmak. Baş başa: Biriyle bir kenara çekilip konuşmak. Baş döndürmek: Başarıdan, gururdan, sevinçten çok mutlu duruma getirmek. Baş edebilmek: Bir kimseyi yola getirmeye veya bir şeyi yapmaya gücü yetmek. Baş eğmek: Direnmeyip buyruk altına girmek. Baş etmek: Gücü yetmek. Baş göstermek: Belirmek, ortaya çıkmak. Baş göz etmek: hlk. Evlendirmek. Baş komak: Birşey uğruna ölümü göze almak. Baş tutmak: Elebaşı olmak. Baş üstünde tutmak: Çok iyi ağırlamak. Baş vermek (Çıban): Olgunlaşmak. Başa güreşmek: mec. En üstün sonucu elde etmek için mücadele vermek. Başı bağlanmak: 1) Biri evlendirilmek. 2) Birini yandaş olarak kazanmak, kendi yanında tutmak. Başı bütün: Eşi hayatta olan karı veya koca. Başı çatlamak: Başı çok ağrımak. Başı için (birinin): "Çocuğunuzun başı için"; "annenizin başı için", gibi sözlerle değerli bir kişi ortaya konarak kullanılan ant veya yalvarma sözü. Başı kalabalık: Yanında bir işi konuşamayacak kadar çok kimse var.

15 Başı kazan gibi olmak: Başında çok ağrı ve uğultulu bir sersemlik olmak. Başı yastığa düşmek: Yorgunluktan veya güçsüzlükten uykuya dalmak. Başı yerde: Utançla, kırgınlıkla, üzüntüyle. Başı yukarda: Onurlu, kibirli, kendini beğenmiş. Başım gözüm üstüne: Belirtilen istekleri içtenlikle yapmayı kabul etmeyi anlatır. Başına balta kesilmek: Sürekli istemek, ısrar etmek, inat etmek. Başına bir hâl gelmek: 1) Kötü duruma uğramak. 2) Ölüm ihtimalini bildirmek için kullanılır. Başına buyruk: Kimseden izin almaksızın dilediği gibi davranan. Başına çıkarmak: Şımartmak, çok yüz vermek. Başına çorap örmek: Birine, haberi olmadan kötü duruma düşürücü davranışta bulunmak. Başına dert etmek: Bir şeyi üzüntü konusu yapmak. Başına devlet kuşu konmak: Beklemediği büyük bir nimeti ele geçirmek. Başına dikmek: Birini veya bir şeyi korumak için bir kimseyi görevlendirmek. Başına geçmek: 1) Görevi altında bulundurmak. 2) Bir yönetimini ele almak. 3) Bir işi yapmaya başlamak. Başına iş açmak: Uğraştırıcı ve üzücü bir işin çıkmasına yol açmak. Başına taç etmek: Çok değer vermek. Başına vur, ağzından lokmasını al: Uysal ve sessiz kimseler için kullanılır. Başında kavak yeli esmek: 1) Sorumluluk duygusundan uzak, zevk eğlence peşinde koşmak. 2) Gerçekleşmeyeceğini düşünerek vakit geçirmek. Başında paralansın: Yapılan bir iyilik çok söylendiğinde o iyiliğin artık istenmediğini belirtir. Başında torbası eksik: Eşek gibi bir adam. Başından almak: Kurtulmak. Başından büyük işlere girişmek: Gücünün üstünde olan işlere kalkışmak. Başından korkmak: Hayatından kaygı duymak. Başını alamamak: Bir şeyden kurtulamamak. Başını alıp gitmek: İzin almadan ve gideceği yeri bildirmeden gitmek, sıvışmak. Başını bağlamak: Nişanlamak ya da evlendirmek.

16 Başını bir yere bağlamak: Birini bir işe yerleştirmek, işsizlikten, başıboşluktan kurtarmak. Başını dik tutmak: Onurunu korumak. Başını dinlemek: Sessiz, sakin kalmak. Başını döndürmek: 1) Mutluluktan yarı sarhoş duruma getirmek. 2) Kendine hayran bırakmak. Başını gözünü yarmak: Bir işi kötü yapmak. Başını kaldırmamak: 1) Bir işi aralıksız sürdürmek. 2) Iyileşememek, yataktan çıkmamak. Başını yemek: Yok olmasına sebep olmak. Başının çaresine bakmak: Kimseden yardım görmeden kendi işini kendi yapmak. Başının derdine düşmek: Başka bir şeyle ilgilenmeyecek kadar sıkıntılı durumda bulunmak. Başının dikine gitmek: Kendi görüşünün en iyi olduğuna inanarak kimsenin, uyarısını dinlememek. Başının etini yemek: Karşısındakini bezdirinceye, bıktırmcaya kadar sürekli konuşmak. Başının gözünün sadakası: Başa gelecek bir belâyı savmak veya önlemek için yapılan bağış. Başta gelmek: Üstün durumda olmak. Başta taşımak: Çok saygı göstermek. Baştan aşmak: Pek çok olmak, pek çoğalmak. Baştan çıkarmak: Doğru yoldan saptırmak. Baştan kara gitmek: Sonunu düşünmeyerek hesapsız ve batarcasma yaşamak. Başı boş bırakmak: mec. Hiçbir şart koşmadan,onu kendi havasına bırakmak. Battı balık yan gider: İşler kötü gittiğine göre artık istenildiği gibi davranılabilir. Bayrak gibi: Kendini belli edecek bir biçimde. Bayram haftasını mangal tahtası anlamak: Sözü, konu ile ilgisiz biçimde ters anlamak. Bayram koçu gibi: Gösterişli ve zevksiz bir biçimde üslenmiş olan. Bayramda seyranda: Seyrek olarak, arada sırada. Bayramdan bayrama: Çok seyrek olarak. Beli bükülmek: Yaşlılık yüzünden güçsüz kalmak, bir iş yapamayacak duruma düşmek. Belini bükmek: Çaresizlik içinde bırakmak.

17 Belini doğrultmak: Yeniden durumunu düzeltmek. Belinden gelmek: Birinin dölü olmak. Belâsını bulmak: Hak ettiği cezayı görmek. Beleşe konmak: Emeksiz, parasız elde etmek. Ben hancı, sen yolcu oldukça: Özel ilişkilerimiz sürüp gittikçe seninde bana işin düşer. Benden söylemesi: Ben üzerime borç saydığım şeyi söyledim, kendimi suçlu saymam. Benim oğlum bina okur, döner döner yine okur: "Çok çalışmasına karşılık verimli ve yararlı olmuyor" anlamında kınama veya eleştiri belirtmek için kullanılır. Benzi sararmak: Yüzünün rengi solmak. Benzine kan gelme: Sağlıklı duruma gelmek. Benliğinden çıkmak: Değişmek. Beş paralık olmak: Kusurları açığa çıkmak. Beşikten mezara kadar: Ölünceye kadar. Beşlik simit gibi kurulmak: Kendine değer vererek bir yere yayılıp oturmak. Beyni bulanmak: 1) Sersemlemek, düşünemez olmak. 2) Kötü bir şey sezinlemek. Beyni karıncalanmak: Zihin yorgunluğundan düşünemez olmak. Beyni kaynamak: Aşırı sıcaktan sersemlemek. Beyni sıçramak: Aklı faşından gitmek. Beyni sulanmak: Bunamak. Beyninde şimşekler çakmak: 1) Çok üzülmek, sarsılmak. 2) Zihninde birden bir düşünce doğmak. Beyninden vurulmuşa dönmek: Beklenmedik bir durum karşısında çok üzülmek, şaşırmak. Bıçak bıçağa gelmek: Bıçakla birbirine saldıracak kadar zorlu kavga etmek. Bıçak kemiğe dayanmak: Çekilen sıkıntı artık katlanılamayacak bir duruma gelmek. Bıraktığım çayırda ödüyorsun: hlk. Uzun süredir hiçbir ilerleme ve değişiklik gösteremiyorsun. Bıyık altında gülmek: Birinin durumuna belli etmemeye çalışarak gülümsemek. Bıyığını silmek: Bir işi olmuş bitirmiş sayarak onunla uğraşmaktan vazgeçmek. Bildiğinden şaşmamak: Hiçbir etkiye aldırış etmeyerek doğru bildiği davranışı sürdürmek.

18 Bildiğini okumak: Herkes ne derse desin bildiği, istediği gibi davranmak. Bildiğini yedi mahalle bilmez: Bir kimsenin çok kurnaz, çok bilmiş olduğunu anlatır. Bin derde deva: Pek çok işe yarayan. Bin dereden su getirmek: Birini kandırmak için birçok sebep ileri sürmek, dil dökmek. Bin kalıba girmek: Birbirine benzeyen birçok iş yapmak, sürekli olarak düşünce değiştirmek. Bin pişman olmak: Çok pişman olmak. Bin tarakta bezi olmak: Birçok işle uğraşmak. Bin zahmetle: Çok zor, büyük zorlukla. Bini aşmak: Çok fazla olmak. Bini bir paraya: Pek çok ve ucuz. Bir elinin verdiğini öbür elin duymasın: Yapılan bir iyilik gizli tutulmalı, onunla övünülm emelidir. Bir arpa boyu: Çok az, ilerlemek. Bir atımlık barutu olmak: Bir konuda yapabileceği çok az şeyi bulunmak. Bir ayağı çukurda olmak: Çok yaşlanmış olmak. Bir baltaya sap olmak: Belirli bir işi olmak. Bir bardak suda fırtına koparmak: Önemsiz, küçük bir sorunu büyütmek. Bir ben, bir de Allah bilir: Sıkıntılı durumlarda söylenilen bir deyimdir. Bir biçimine getirmek: Çözüm yolu bulmak. Bir bu eksikti: Sıkıntılı durum varken bir yenisinin çıkması üzerine söylenir. Bir çırpıda: Bir ele alışta, çabuk, çabucak. Bir çuval inciri berbat etmek: Düzelmekte olan bir durumu yersiz, yanlış davranışlarla bozmak. Bir dediği bir dediğini tutmamak: Söyledikleri birbirine uymamak, tutarsız konuşmak. Bir dediği iki olmamak: Her istediği yapılmak. Bir deri bir kemik kalmak: Çok zayıflamak. Bir dikili ağacı olmamak: Malı mülkü olmamak. Bir dostluk kaldı: Az bir mal kalınca satıcıların kullandığı bir özendirme sözü.

19 Bir dudağı yerde bir dudağı gökte: Masallardaki dev gibi korkunç ve çirkin. Bir elle verdiğini öbür elle almak: Yapar göründüğü bir iyiliği, sağladığı bir çıkarla ödetmek. Bir elmanın yarısı o, yarısı bu: Birbirlerine çok benzeyen kimseler için kullanılır. Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır: İyilik küçük de olsa unutulmaz. Bir gömlek aşağı: Bir derece daha düşük. Bir gömlek fazla eskitmiş olmak: Birinden daha yaşlı ve daha görmüş geçirmiş olmak. Bir göz gülmek: Hem gülüp hem ağlamak. Bir gün evvel: Olabildiği kadar çabuk. Bir günden bir güne: Hiç, hiçbir zaman. Bir günlük beylik beyliktir: Hoşa giden bir durum, kısa da sürse çekici ve güzeldir. Bir hâl olmak: 1) Bir şeyin çok tekrarlanması yüzünden bitkin duruma gelmek. 2) Huyu değişmek. Bir hoş eylemek: Hüzünlendirmek. Bir hoş olmak: 1) Şaşırmak. 2) Hüzünlenmek. Bir kapıya çıkmak: Aynı sonuca varmak. Bir kaşık suda boğmak: Bir kimseye çok kızmak veya çok öfkelenmek. Bir kazanda kaynamak: Anlaşmak, uyuşmak. Bir kol çengi (olmak): Şen sözler ve davranışlarla evresine neşe saçanlar için söylenir. Bir tahtası eksik: tkz. Akılca eksik, yanm akıllı. Bir taşla iki kuş vurmak: Bir davranışla birden çok yararlı sonuca ulaşmak. Bir tek atmak: Bir kadeh içki içmek. Bir torba kemik: Çok zayıf. Bir tutmak: Eşit saymak, eşit görmek. Bir yakadan baş çıkarmak: Bir çatı altında dirlik düzenlik içinde yaşamak. Bir yaşına daha girmek: Şimdiye değin görmediği şaşılacak yeni bir şeyle karşılaşmak. Bir yiyip bin şükretmek: Kötü durumda olanlara bakarak kendi durumunun değerini bilmek. Birbiri üstüne gelmek: Arkası arkasına gelmek.

20 Birbirine düşmek: Araları açılmak. Birbirine girmek: Kavga etmek, dövüşmek. Birbirine katmak: Aralarını açmak, aralarım bozmak, olay çıkarmak. Birbirini yemek: İki veya daha çok kimse birbirleriyle uğraşmak, birbirine kötülük etmek. Birbirinin ağzına tükürmek: tkz. Bir sorunda bir olayda sözleşmiş gibi, ağız birliği yapmak. Bir dirhem bal için bir çeki keçiboynuzu çiğnemek: Verimi az, zahmeti çok bir işte uğraşmak. Biri eşikte biri beşikte: Ufak çocuğu çok olan kimseler için söylenir. Bir kalem geçmek: Bir an için göz ardı etmek. Biti kanlanmak: Sıkıntı içinde yaşarken birden para ve varlık yönünden güçlenmek. Biz attık kemik diye, el kaptı ilik diye: Bizim işe yaramaz diye vazgeçtiğimiz şeyi başkaları değerli buldu. Biz bize benzeriz: Aramızda fark yok. Biz kırk kişiyiz, birbirimizi biliriz: Birbirimizi çok yakından tanırız; onun öyle bir üstün durumu olmadığını hepimiz biliriz. Bizim gelin bizden kaçar, tutar ellere başını açar: Bize yabancı duran yakınımız, dostumuz, akrabamız başkalarına içtenlikle, yardım eder. Boğaz boğaza gelmek: Zorlu kavga etmek. Boğaz derdi: 1) Geçim için uğraşma. 2) Yemek pişirme, hazırlama sıkıntıları. Boğaz içinde kavga var: Aşırı bir biçimde açlığını gidermeye çalışanlar için söylenir. Boğazı inmek: Bademcikleri şişmek, iltihaplanmak. Boğazına dizilmek: İsteksiz yemek, iştahı kesilmek. Boğazına indirmek: Çok ve gelişi güzel yemek. Boğazına sarılmak: Üstüne yürümek. Boğazında düğümlenmek: Söylemek istediğini heyecan veya üzüntü yüzünden diyememek. Boğazında kalmak: Ağzındaki lokmayı üzüntü dolayısıyla yutamaz duruma gelmek. Boğazından geçmemek: Sevdiği bir kimsenin yokluğu veya yoksulluğu dolayısıyla bir yiyeceği yalnız başına yemekten üzüntü duymak. Boğazını sıkmak: Bunaltmak, sıkıntı vermek. Bol keseden: Bol bol, ölçüsüz, çok.

VERBS FUNCTION WORDS ADJECTIVES ADVERBS. ahmet okal Page 1 10/7/08

VERBS FUNCTION WORDS ADJECTIVES ADVERBS. ahmet okal Page 1 10/7/08 VERBS FUNCTION WORDS ADVERBS ADJECTIVES NOUNS 1 açmak 1 ama 1 artık 1 alt 1 ad 2 alınmak 2 ancak 2 ayrıca 2 aynı 2 adam 3 almak 3 ben 3 belki 3 az 3 aile 4 anlamak 4 bir 4 bile 4 baş(esas) 4 akıl 5 anlatmak

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

Paragraftaki açıklamaya uygun düşen atasözü aşağıdakilerden hangisidir?

Paragraftaki açıklamaya uygun düşen atasözü aşağıdakilerden hangisidir? 1) İnsanlar, dağlar gibi yerlerinden kımıldamayan cansızlar değildir. Arkadaşlar, tanışlar birbirlerinden ne kadar uzakta olursa olsun ve buluşmaları ne kadar güç olursa olsun, günün birinde bir araya

Detaylı

Bir gün insan virgülü kaybetti. O zaman zor cümlelerden korkar oldu ve basit ifadeler kullanmaya başladı. Cümleleri basitleşince düşünceleri de basitleşti. Bir başka gün ise ünlem işaretini kaybetti. Alçak

Detaylı

1 Sabah yataktan kalkmak 0 1 2 3 4 5 6 7. 2 Küvete girip çıkmak 0 1 2 3 4 5 6 7. 3 Saç yıkamak, taramak 0 1 2 3 4 5 6 7

1 Sabah yataktan kalkmak 0 1 2 3 4 5 6 7. 2 Küvete girip çıkmak 0 1 2 3 4 5 6 7. 3 Saç yıkamak, taramak 0 1 2 3 4 5 6 7 JAQQ ( JUVENILE ARTHRITIS QUALITY OF LIFE QUESTIONNAIRE) 1. BÖLÜM: BÜYÜK MOTOR FONKSİYONLAR A. Son iki hafta içerisinde, aşağıdaki aktiviteleri yaparken artrit ya da tedavisine bağlı olarak ne sıklıkla

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI. Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak

PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI. Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak Öfkenin Gerçek Nedeni Ne? ÖFKE kıskançlık, üzüntü, merak,

Detaylı

5. Et et içinde, et fit içinde Dünya dümeni, onun içinde.

5. Et et içinde, et fit içinde Dünya dümeni, onun içinde. 1. a) Bende yapışık, sende yapışık Çam ağacı çamda yapışık. b) Sende de var, bende de var Bir kuru çöpte de var. c) Arifsiniz, zarifsiniz Kendinizi neden bilirsiniz? 2. a) Ağzı var, dili yok Canı var,

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

3. Zihinden atamadığınız tekrarlayan, hoşa gitmeyen düşünceler. 7. Herhangi bir kimsenin düşüncelerinizi kontrol edebileceği fikri

3. Zihinden atamadığınız tekrarlayan, hoşa gitmeyen düşünceler. 7. Herhangi bir kimsenin düşüncelerinizi kontrol edebileceği fikri 1 Aşağıda zaman zaman herkeste olabilecek yakınmaların ve sorunların bir listesi vardır. Lütfen her birini dikkatle okuyunuz. Sonra bu durumun bu gün de dâhil olmak üzere son üç ay içerisinde sizi ne ölçüde

Detaylı

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir.

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. Örnek: Mustafa okula erkenden geldi. ( Kurallı cümle ) --KURALSIZ (DEVRİK) CÜMLE: Eylemi cümle sonunda yer almayan

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri :١ mı, mi? baba ( ) uzaklaştım uzaklaştırmak uzaklaştırmak evin kapıları babam yetişiyorum eğitim görüyorum ecdadım, atam saygı otur! seviyorum seni seviyorum

Detaylı

ÖFKE KONTROLÜ. Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi

ÖFKE KONTROLÜ. Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi ÖFKE KONTROLÜ Aşağıdaki kendini değerlendirme soruları bilimsel bir araç olarak tasarlanmış değildir. Amaç; çeşitli durumlardaki davranışlarınıza

Detaylı

TEST. 7. Dişer ne zaman fırçalanmalıdır? A. Yemeklerden sonra B. Okuldan gelince C. Evden çıkmadan önce

TEST. 7. Dişer ne zaman fırçalanmalıdır? A. Yemeklerden sonra B. Okuldan gelince C. Evden çıkmadan önce ÖDEV- 3 ADI SOYADI:.. HAYAT BİLGİSİ Tırnaklar, el ve ayak parmaklarının ucunda bulunur. Tırnaklar sürekli uzar. Uzayan tırnakların arasına kir ve mikroplar girer. Bu yüzden belli aralıklarla tırnaklar

Detaylı

Okul Çağı Çocuğunda Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor? Pazartesi, 02 Eylül 2013 06:14

Okul Çağı Çocuğunda Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor? Pazartesi, 02 Eylül 2013 06:14 Hiçbir ihtiyacı olmadığı halde sürekli arkadaşlarının kalem ve silgilerini çalan çocukla yaptığım görüşmede, çocuğun anlattıkları hem çok ilginç hem de Kleptomani Hastalığına çok iyi bir örnektir. Çocuk

Detaylı

Defne Öztürk: Atatürk ün herkes mutlu ve özgür olsun diye hediye ettiği bayramdır.

Defne Öztürk: Atatürk ün herkes mutlu ve özgür olsun diye hediye ettiği bayramdır. 30.10.2015 DENİZATI ndan Herkese Merhaba! Haftanın ilk günü sohbet saatimizde herkes hafta sonu neler yaptığını anlattı. Duvarda asılı olan Atatürk resimlerine dikkat çeken öğretmenimiz onu neden asmış

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir?

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? 3 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile ve aileyi

Detaylı

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Aşağıdaki şiiri okuyunuz. Soruları cevaplayınız. OKULUMUZ Her yerden daha güzel, Bizim için burası. Okul, sevgili okul, Neşe, bilgi yuvası. Güzel kitaplar burda, Birçok arkadaş burda, İnsan nasıl sevinmez,

Detaylı

5 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar?

5 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? 5 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile nedir? Aileyi oluşturan bireylerin

Detaylı

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA 1. HAFTA TARİH : 01 MART 2016 04 MART 2016 KONU : YEŞİLAY 1- Yeşilay nedir? Ne işe yara? Faaliyetleri nelerdir? Nefes akciğer yapalım. Vücudumuzu 2- Sigara ve alkolün zararlarını hep birlikte öğrenelim

Detaylı

Atasözleri Sözlüğü T. Taşa çıkan keçinin, ağaca çıkan oğlağı olur. Bk. Ağaca çıkan keçinin, dala bakan... Atasözleri Sözlüğü T

Atasözleri Sözlüğü T. Taşa çıkan keçinin, ağaca çıkan oğlağı olur. Bk. Ağaca çıkan keçinin, dala bakan... Atasözleri Sözlüğü T Atasözleri Sözlüğü T Tan yeri ağarınca hırsızın gözü kararır. Doğru olmayan yollara başvurarak çıkar sağlayan, gizli kapaklı işler çeviren kişi, bu kirli ve karanlık işleri çevirmesine imkân sağlayan şartlar

Detaylı

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE Ekim 2013 Sayı 1 Yazar; HARUN ŞEN 1 İçindekiler KALDIRIMLAR 1... 3 DİYET... 4 ÇOCUKLARINIZA ZAMAN AYIRIN... 5 2 KALDIRIMLAR I Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında; Yürüyorum, arkama

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

Woyzeck: Öğleyin güneş tepeye çıkıp da dünya ateşe düşmüş gibi yanmaya başlayınca, işte o zaman korkunç bir ses bir şeyler diyor bana.

Woyzeck: Öğleyin güneş tepeye çıkıp da dünya ateşe düşmüş gibi yanmaya başlayınca, işte o zaman korkunç bir ses bir şeyler diyor bana. Konu: "Woyzeck ve "Matmazel Julie Adlı Eserlerde Kullanılan İmge ve Simgelerin Eserlerin Tezlerine Katkısı Adı-Soyadı: Halil İbrahim Yüksel No: 149 Sınıfı: 11-D WOYZECK VE MATMAZEL JULIE DE İMGE VE SİMGE

Detaylı

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Sohbetler *Kendimi tanıyorum (İlgi ve yeteneklerim, hoşlandıklarım, hoşlanmadıklarım) *Arkadaşlarımı tanıyorum *Okulumu tanıyorum

Detaylı

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA TEKNİKLERİ. Verimli ders çalışmayı öğrenmek istiyor musunuz?

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA TEKNİKLERİ. Verimli ders çalışmayı öğrenmek istiyor musunuz? VERİMLİ DERS ÇALIŞMA TEKNİKLERİ Verimli ders çalışmayı öğrenmek istiyor musunuz? Ders Çalışmanızın Nedenleri ve Sonuçları Verimli Ders Çalışma Yolları Nelerdir? Amaçların ve Önceliklerin Belirlenmesi Her

Detaylı

OKULUMUZDA NASIL DAVRANMALIYIZ?

OKULUMUZDA NASIL DAVRANMALIYIZ? KURALLAR OKULUMUZDA NASIL DAVRANMALIYIZ? OKULUMUZDA UYMAMIZ GEREKEN KURALLAR NELERDİR? GENEL KURALLAR TÖREN KURALLARI SERVİS KURALLARI SINIF KURALLARI YEMEKHANE KURALLARI GENEL KURALLAR GENEL KURALLAR

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN 2011 PAZARTESĐ SAAT- 07:42 Sahne - 1 OTOBÜS DURAĞI Otobüs durağında bekleyen birkaç kişi ve elinde defter, kitap olan genç bir üniversite öğrencisi göze çarpar. Otobüs gelir

Detaylı

bez gez sez tez biz çiz diz giz boz roz koz poz toz yoz çöz göz köz söz buz muz tuz büz düz güz

bez gez sez tez biz çiz diz giz boz roz koz poz toz yoz çöz göz köz söz buz muz tuz büz düz güz Son harflerini vurgulayarak okuyunuz. bak çak fak gak hak kak pak sak şak tak yak bek dek kek pek sek tek yek bık çık sık tık yık cik bas has kas mas pas tas yas kes ses pes fıs kıs his kis pis sis pus

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Perşembe, 08 Ekim 2009 05:05 - Son Güncelleme Perşembe, 08 Ekim 2009 05:08

Yönetici tarafından yazıldı Perşembe, 08 Ekim 2009 05:05 - Son Güncelleme Perşembe, 08 Ekim 2009 05:08 Söz Dinlemeyen Çocuklara Nasıl Yardımcı Olunmalıdır? Çocuklarda zaman zaman anne-babalarının sözünü dinlememe kendi bildiklerini okuma davranışları görülebiliyor. Bu söz dinlememe durumu ile anne-babalar

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ORTAÖĞRETİM KURUMLARI YÖNETMELİĞİ. Disiplin cezasını gerektiren davranış ve fiiller

MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ORTAÖĞRETİM KURUMLARI YÖNETMELİĞİ. Disiplin cezasını gerektiren davranış ve fiiller MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ORTAÖĞRETİM KURUMLARI YÖNETMELİĞİ MADDE 164 Disiplin cezasını gerektiren davranış ve fiiller Kınama cezasını gerektiren davranışlar ve fiiller şunlardır: a) Okulu, okul eşyasını

Detaylı

SINAV KAYGISI. Sınav Kaygısının Belirtileri Nelerdir? * Fiziksel Belirtiler

SINAV KAYGISI. Sınav Kaygısının Belirtileri Nelerdir? * Fiziksel Belirtiler SINAV KAYGISI Kaygı, stresli bir durum karşısında hepimizin yaşadığı uyarılmışlık halidir. Ancak kaygının belli bir miktarda yaşanmasının olumlu işlevleri de vardır. Bir miktar kaygı günlük hayatta bizi

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

A Acele işe şeytan karışır. Açık gözlü (Gözü açık) Açık kapı bırakmamak Adam yerine koymak(adamdan saymak) Adını ağzına almamak Ağırına gitmek

A Acele işe şeytan karışır. Açık gözlü (Gözü açık) Açık kapı bırakmamak Adam yerine koymak(adamdan saymak) Adını ağzına almamak Ağırına gitmek A Acele işe şeytan karışır. Açık gözlü (Gözü açık) Açık kapı bırakmamak Adam yerine koymak(adamdan saymak) Adını ağzına almamak Ağırına gitmek (Gücüne gitmek) Ağız kalabalığına getirmek Ağızlara sakız

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

Özel gereksinimli çocuklar

Özel gereksinimli çocuklar Özel gereksinimli çocuklar Spor becerileri yolu ile toplumsal yaşama uyum ve katılımlarını sağlamak Mutlu ve üretken bireyler olmalarına yardımcı olmak. Programımıza yaklaşık 70 sporcu devam etmektedir.

Detaylı

5. ) Yıkmak sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde mecaz anlamıyla kullanılmıştır?

5. ) Yıkmak sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde mecaz anlamıyla kullanılmıştır? SEBEP-SONUÇ İLİŞKİLERİ 1.) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde beğenme söz konusudur? A) Öğrenci dediğin çalışkan ve terbiyeli olur. B) Vadi dediğin yemyeşil olur. C) İşte, çalışma dediğin böyle olur. D) Armut

Detaylı

HİKÂYELERİMİZ FEN VE MATEMATİK ETKİNLİĞİ

HİKÂYELERİMİZ FEN VE MATEMATİK ETKİNLİĞİ HİKÂYELERİMİZ Annecim Anneler günü Paf ile Puf Tasarruflu olmalıyız İlk hediyem Dinozorun Evi İki inatçı keçi Karne heyecanı Geri dönüşüm Uzun zürafa Becerikli karınca Rapunzel Kırmızı başlıklı kız Hansel

Detaylı

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

ÇOCUĞUMUZU NASIL TAKDİR EDELİM!

ÇOCUĞUMUZU NASIL TAKDİR EDELİM! 1 Hazırlayan : Okul Eğitim Kurulu Rehberlik Servisi ÇOCUĞUMUZU NASIL TAKDİR EDELİM! Çocuğunuzun olumsuz davranışlarını değiştirmekte zorlanıyor musunuz? Onu eleştirmekten ve yanlışlarını göstermekten bıktınız

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU UĞUR BÖCEKLERİ SINIFI KASIM AYI BÜLTENİ

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU UĞUR BÖCEKLERİ SINIFI KASIM AYI BÜLTENİ ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU UĞUR BÖCEKLERİ SINIFI KASIM AYI BÜLTENİ BELİRLİ GÜNLER VE HAFTALAR Kızılay Haftası (29 Ekim 4 Kasım) Atatürk Haftası (10-16 Kasım) Öğretmenler Günü (24 Kasım) SERBEST ZAMAN

Detaylı

TED ANTALYA KOLEJİ PDR SERVİSİ AKADEMİK BAŞARININ ARTTIRILMASI

TED ANTALYA KOLEJİ PDR SERVİSİ AKADEMİK BAŞARININ ARTTIRILMASI TED ANTALYA KOLEJİ PDR SERVİSİ AKADEMİK BAŞARININ ARTTIRILMASI Akademik Başarının Artırılması Verimli ders çalışma programı Çalışmayı sürdürmek Zihnin dağılmasını önlemek Çalışma ortamına ilişkin düzenlemeler

Detaylı

1. Her şeklin diğer yarısını aynı renge boyayalım.

1. Her şeklin diğer yarısını aynı renge boyayalım. 1. Her şeklin diğer yarısını aynı renge boyayalım. 54 1. Aşağıdakilerden hangisi yarımdır? a) b) c) 2 Aşağıdakilerden hangisi bütündür? a) b) c) 3. Meyvelerin diğer yarısını bulup eşleştirelim ve boyayalım.

Detaylı

EVLİLİK ÖNCESİ EĞİTİM

EVLİLİK ÖNCESİ EĞİTİM Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürlüğü EVLİLİK ÖNCESİ EĞİTİM EVLİLİKTE İLETİŞİM ve YAŞAM BECERİLERİ -2 EVLİLİK ÖNCESİ EĞİTİM EVLİLİKTE İLETİŞİM ve YAŞAM BECERİLERİ 2 SUNUM İÇERİĞİÇ Evlilikte İletişim

Detaylı

MEVSİM İLKBAHAR SAĞLIKLI YAŞAM. İlkbahar mevsiminin özelliklerini öğreniyoruz.

MEVSİM İLKBAHAR SAĞLIKLI YAŞAM. İlkbahar mevsiminin özelliklerini öğreniyoruz. MEVSİM İLKBAHAR İlkbahar mevsiminin özelliklerini öğreniyoruz. İlkbahar mevsiminde meydana gelen değişiklikleri öğreniyoruz. İlkbahar mevsiminde hayvanların yaşayışlarında meydana gelen değişiklikleri

Detaylı

Danışman Olarak Hemşire

Danışman Olarak Hemşire ÜNİTE 6 Danışman Olarak Hemşire Bu üniteyi çalıştıktan sonra, Amaçlar Danışmanın ne olduğunu, Danışmanın yararlarını, Danışmanın kimlere yapılabileceğini? Danışmanın tekniklerini, öğrenmiş olacaksınız.

Detaylı

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül 2009 17:55

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül 2009 17:55 Ramazan Manileri // Ahmet ağa uyursun uyursun Uykularda ne bulursun Kalk al abdest, kıl namaz Sabahleyin cenneti bulursun Akşamdan pilavı pişirdim Gene karnımı şişirdim Çok mani diyecektim ama Defteri

Detaylı

1.Aşama (Cüzdanını doldurmaya başla) Para kazanmanın birçok yolu var. Bu yolların hepsi birer altın kaynağıdır ve işçiler bu kaynaktan

1.Aşama (Cüzdanını doldurmaya başla) Para kazanmanın birçok yolu var. Bu yolların hepsi birer altın kaynağıdır ve işçiler bu kaynaktan Nasıl daha çok para kazanabiliriz? Nasıl para sorunlarımızı çözeriz. Bunun herkes için yöntemi farklıdır. Gelin George S.Clason Babil in en zengin adamı adlı kitabında para kazanmak için önerdiği yedi

Detaylı

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Hafta Sonu Ev Çalışması YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Zaman adlı ölümsüz bir dev vardı. Bir gün Zaman, Yıl Dede'yi dört kızıyla birlikte yeryüzüne indirdi. Kızlar, yeryüzünü çok sevdiler. Hepsi bir yana dağılıp

Detaylı

SÖZCÜKTE ANLAM. Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam

SÖZCÜKTE ANLAM. Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam SÖZCÜKTE ANLAM 1 Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam BADEM AÐACI Ýlkbahar gelmiþti. Hava bazen çok güzel oluyordu. Güneþ

Detaylı

Lütfen her maddeyi dikkatlice okuyun. Soruları boş bırakmayın, kendinizi en yakın hissettiğiniz tek bir şıkkı işaretleyin. Ortaokulu bitirmiş

Lütfen her maddeyi dikkatlice okuyun. Soruları boş bırakmayın, kendinizi en yakın hissettiğiniz tek bir şıkkı işaretleyin. Ortaokulu bitirmiş Lütfen her maddeyi dikkatlice okuyun. Soruları boş bırakmayın, kendinizi en yakın hissettiğiniz tek bir şıkkı işaretleyin. I Adınız soyadınız [..] II Doğum tarihiniz [ ] III Cinsiyetiniz? Kadın Erkek IV

Detaylı

KONUŞMA VE DİNLEME ADABI

KONUŞMA VE DİNLEME ADABI DEĞERLER EĞİTİMİ MART AYI KONUSU: KONUŞMA VE DİNLEME ADABI ÇANAKKALE VE VATAN SEVGİSİ UYGULAMA KOORDİNATÖR OKULU: K A R TA L E S E N T E P E A N A O K U L U Merhaba ; Her şeyden önce, Ulu Önder Atatürk

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: Γ ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

Bu testi yapın, kendinizi tanıyın!

Bu testi yapın, kendinizi tanıyın! Kendini Tanıma Testi Bu testi yapın, kendinizi tanıyın! İnsanlar sizin hakkınızda sandığınızdan farklı izlenimlere sahip olabilir. Gerçekten nasıl algılandığınızı siz de bilmek istemez misiniz? Bu teste

Detaylı

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir?

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? 1. SINIF OKULA YARDIMCI VE SINAVLARA HAZIRLIK A TEMASI: OKUL HEYECANIM TEST-1 1. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? A) Okula gitmemiz

Detaylı

SINIF ÖĞRETMENLİĞİ SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN

SINIF ÖĞRETMENLİĞİ SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN SINIF ÖĞRETMENLİĞİ SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİM PROGRAMI 1 KAVRAMLAR 2 Kavramlar, eşyaları, olayları, insanları ve düşünceleri benzerliklerine göre gruplandırdığımızda gruplara verdiğimiz adlardır. Deneyimlerimiz

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Tatilde neler yaptık? *Hava nedir? Hangi duyu organımızla hissederiz? *Tatildeyken hava nasıl değişimler oldu? *Müzik dendiğinde

Detaylı

TÜRKÇE. NOT: 1. 2. 3. soruları yukarıdaki metne göre cevaplayınız. cümlesinin sonuna hangi noktalama işareti konmalıdır?

TÜRKÇE. NOT: 1. 2. 3. soruları yukarıdaki metne göre cevaplayınız. cümlesinin sonuna hangi noktalama işareti konmalıdır? TÜRKÇE Hiçbir zaman elinde sapan olan bir arkadaşım olmadı. Daha doğrusu, öyleleri ile arkadaşlık yapmadım. Çünkü minicik bir kuşun canına kıyarken acıma duygusu olmayan kişi, zor duruma düşene elini uzatmaz.

Detaylı

Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir.

Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir. Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir. Görünümü Elbiseleri Hz. Peygamber çeşitli renk ve desenlerde elbiseler giymiştir. Ancak daha çok

Detaylı

KOTAN A Personelinden Uğurlama

KOTAN A Personelinden Uğurlama KOTAN A Personelinden Uğurlama Tekirdağ Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü görevinden Ankara Sosyal Güvelik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı Başmüfettişliğine atanan Mahmut KOTAN A, kurum yöneticileri ve

Detaylı

ÖZEL KIRAÇ ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DEĞERLER EĞİTİMİ RAPORU (NİSAN 2015) KARŞILIKSIZ İYİLİK YAPMAK

ÖZEL KIRAÇ ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DEĞERLER EĞİTİMİ RAPORU (NİSAN 2015) KARŞILIKSIZ İYİLİK YAPMAK ÖZEL KIRAÇ ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DEĞERLER EĞİTİMİ RAPORU (NİSAN 2015) KARŞILIKSIZ İYİLİK YAPMAK 5.sınıf öğrencileriyle Karşılıksız İyilik Yapmak ne demektir? sorusu üzerine sınıfta beyin

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012 15 Mart 2012 Perşembe günü işlerinden atılan Asilçelik işçileri Bursa nın Orhangazi ilçesi cumhuriyet meydanında basın açıklamasıyla İşimizi İstiyoruz talebini dile getirdikleri ve işlerine geri dönene

Detaylı

8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ

8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ 8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ ÇOCUKLARIMIZIN GELİŞİM DÖNEMİ ÖZELLİKLERİNİ BİLMEK NE

Detaylı

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir?

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir? Özgüven Nedir? Özgüven; kendimiz ve yeteneklerimiz hakkında pozitif ve gerçekçi bir anlayışa sahip olduğumuz anlamına gelmektedir. Diğer taraftan, özgüven eksikliği ise; kendinden şüphe duymak, pasiflik,

Detaylı

İntikam. Ölüm Allah ın Emri

İntikam. Ölüm Allah ın Emri İntikam Bilir misin sen her gece Kendinle oturup konuşmayı Geceden uyanmamaya ant içip Gün ışığıyla yeniden doğmayı Bilir misin sen her güne hayata küskün başlamayı Anti sosyal kişilik olup da Şişelerin

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

ALTIN KALPLİ ÖĞRETMENİM

ALTIN KALPLİ ÖĞRETMENİM ALTIN KALPLİ ÖĞRETMENİM Bu zamana kadarki okul hayatım boyunca birçok öğretmenim oldu. Şu an düşündüğüm zaman, aslında her birinden bir şeyler öğrendiğimi ve her birinin hayatımın şekillenmesinde azımsanmayacak

Detaylı

Psikolog Seda BİLGEN IŞIK İÇİNDEKİLER: 1. TIRNAK YEME 2. ÇOCUKLARDA BİLGİSAYAR KULLANIMI 3. SINAV KAYGISI 4. KAYNAKÇA

Psikolog Seda BİLGEN IŞIK İÇİNDEKİLER: 1. TIRNAK YEME 2. ÇOCUKLARDA BİLGİSAYAR KULLANIMI 3. SINAV KAYGISI 4. KAYNAKÇA Psikolog Seda BİLGEN IŞIK İÇİNDEKİLER: 1. TIRNAK YEME 2. ÇOCUKLARDA BİLGİSAYAR KULLANIMI 3. SINAV KAYGISI 4. KAYNAKÇA 1. TIRNAK YEME Tırnak yeme, her yaşta ve her iki cinste de görülebilen, zaman içinde

Detaylı

İLKÖĞRETİM OKULU 2-/A SINIFI TÜRKÇE DERSİ İLKOKUMA YAZMA ÖĞRETİMİ KURSU PLANI

İLKÖĞRETİM OKULU 2-/A SINIFI TÜRKÇE DERSİ İLKOKUMA YAZMA ÖĞRETİMİ KURSU PLANI Ekim İLKÖĞRETİM OKULU 2-/A SINIFI TÜRKÇE DERSİ İLKOKUMA YAZMA ÖĞRETİMİ KURSU PLANI AY GÜN SÜRE/dk KAZANIMLAR KONU / Yapılacak Çalışma Yazma Kurallarını Uygulama: e sesini öğreniyorum. 1. Yazmaya hazırlık

Detaylı

Başarıda İç Disiplin. Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez.

Başarıda İç Disiplin. Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez. Başarıda İç Disiplin Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez. İÇ DİSİPLİN NEDİR? Her zaman yaptığınız veya yapmak zorunda olduğunuz işleri iki şekilde yaparsınız:

Detaylı

1. Emir vermek yönlendirmek 2. Uyarmak gözdağı vermek 3. Ahlak dersi vermek 4. Öğüt vermek 5. Öğretme, nutuk çekme, mantıklı düşünceler önerme

1. Emir vermek yönlendirmek 2. Uyarmak gözdağı vermek 3. Ahlak dersi vermek 4. Öğüt vermek 5. Öğretme, nutuk çekme, mantıklı düşünceler önerme 1. Emir vermek yönlendirmek 2. Uyarmak gözdağı vermek 3. Ahlak dersi vermek 4. Öğüt vermek 5. Öğretme, nutuk çekme, mantıklı düşünceler önerme 6. Yargılamak, eleştirmek,suçlamak 7. Övmek, aynı düşüncede

Detaylı

CÜMLE BİLGİSİ. ( Cümle değildir. Anlamı yok)

CÜMLE BİLGİSİ. ( Cümle değildir. Anlamı yok) CÜMLE BİLGİSİ Bir duyguyu, düşünceyi, isteği veya haberi anlatan sözcük yada sözcük grubuna cümle denir. Bir söz gurubunun cümle olabilmesi için anlamlı olabilmesi gerekir. Haberi tam olarak anlatamayan

Detaylı

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri Dil Gelişimi Yaş gruplarına göre g temel dil gelişimi imi bilgileri Çocuklarda Dil ve İletişim im Doğumdan umdan itibaren çocukların çevresiyle iletişim im kurma çabaları hem sözel s hem de sözel olmayan

Detaylı

1) İngilizce Öğrenmeyi Ders Çalışmak Olarak Görmek

1) İngilizce Öğrenmeyi Ders Çalışmak Olarak Görmek 1) İngilizce Öğrenmeyi Ders Çalışmak Olarak Görmek İngilizce öğrenilememesinin ilk ve en büyük sebeplerinden birisi, İngilizce öğrenmeyi ders çalışmak olarak görmek. Çoğu zaman İngilizce iş hayatında başarılı

Detaylı

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI ARALIK AYI BÜLTENİ

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI ARALIK AYI BÜLTENİ ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI ARALIK AYI BÜLTENİ BELİRLİ GÜNLER VE HAFTALAR İnsan Hakları ve Demokrasi Haftası Yerli Malı Haftası Yeni yıl (31 Aralık-1 Ocak) GÜNE BAŞLAMA ETKİNLİKLERİ Oyun

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU BULUTLAR SINIFI EYLÜL AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU BULUTLAR SINIFI EYLÜL AYI KAVRAM VE ŞARKILAR YAŞASIN OKULUMUZ Daha dün annemizin kollarında yaşarken Çiçekli bahçemizin yollarında koşarken Şimdi okullu olduk Sınıfları doldurduk Sevinçliyiz hepimiz yaşasın okulumuz. ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI

Detaylı

Kadınlar Ne İster? Erkekler Ne Verir?

Kadınlar Ne İster? Erkekler Ne Verir? Kadınlar Ne İster? Erkekler Ne Verir? BU KİTABI OKUYUN VE İLİŞKİLERİNİZDE GÜÇLÜ, BAŞARILI VE SEVGİ DOLU OLUN İşte size NLP Lideri Mustafa KILINÇ tan sayfalarını peşpeşe çevireceğiniz bir kitap daha. İster

Detaylı

ARAMIZDA ÇOK FARKLAR VAR

ARAMIZDA ÇOK FARKLAR VAR ARAMIZDA ÇOK FARKLAR VAR BİRLİK BULAMACI YERİNE GERÇEK BİRLİK A. GİRİŞ Başlangıçta,eşler arasındaki farklar bazen heyecanlı olabilir. Kendinde olmayan özellikleri eşinde bulunca yaşama renk katacağı olur

Detaylı

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır.

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır. Dersin Adı Tema Adı Kazanım Konu Süre : İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi : İnsan Olmak : Y4.1.2. İnsanın doğuştan gelen temel ve vazgeçilmez hakları olduğunu bilir. : Doğuştan Gelen Haklarımız :

Detaylı

BURSA ÖZEL BİREY OKULLARI OKULA UYUM SÜRECİ BAHAR İLHAN REHBER ÖĞRETMEN

BURSA ÖZEL BİREY OKULLARI OKULA UYUM SÜRECİ BAHAR İLHAN REHBER ÖĞRETMEN BURSA ÖZEL BİREY OKULLARI OKULA UYUM SÜRECİ BAHAR İLHAN REHBER ÖĞRETMEN OKULA UYUM SÜRECİ BİR ÇOCUK İÇİN OKUL, DAHA ÖNCE HEMEN HEMEN HİÇBİRİNİ TANIMADIĞI ÇOK SAYIDA ÇOCUKLA KARŞILAŞMA ZORUNLULUĞUYLA, UYULMASI

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

YAPACAĞIMIZ SANAT ETKİNLİKLERİ

YAPACAĞIMIZ SANAT ETKİNLİKLERİ KONULAR VE FAALİYETLER ATATÜRK VE ATATÜRKÇÜLÜK Bu ünitede ulu önder Mustafa Kemal Atatürk ün hangi şehirde doğduğunu, evini, annesinin ve babasının adlarını, soyadının neden olmadığını, ilk adının Mustafa

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM ORTAOKULU 2013-2014 PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BÖLÜMÜ

İSTEK ÖZEL ACIBADEM ORTAOKULU 2013-2014 PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BÖLÜMÜ İSTEK ÖZEL ACIBADEM ORTAOKULU 2013-2014 PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BÖLÜMÜ Bireyin çocukluktan yetişkinliğe geçerken biyolojik, psikolojik ve sosyal yönden geliştiği bireyselleştiği, toplumsallaştığı

Detaylı

İÇİNDEKİLER. GİRİŞ...1 Bu Kitap Kime Dair...2 Bu Kitaptan Nasıl Yararlanacaksınız...3. Ailelerin Test ve Sınavlarla İlgili Soruları...

İÇİNDEKİLER. GİRİŞ...1 Bu Kitap Kime Dair...2 Bu Kitaptan Nasıl Yararlanacaksınız...3. Ailelerin Test ve Sınavlarla İlgili Soruları... İÇİNDEKİLER GİRİŞ...1 Bu Kitap Kime Dair...2 Bu Kitaptan Nasıl Yararlanacaksınız...3 Ailelerin Test e Sınalarla İlgili Soruları...6 KISIM 1 OKULDAN EN İYİ ŞEKİLDE YARARLANMAK Bölüm: 1 Başarıyla Dört Yaşında

Detaylı

NİÇİN İLETİŞİM KURARIZ?

NİÇİN İLETİŞİM KURARIZ? İletişim, duygu, düşünce veya bilgilerin söz, yazı, hareket ve görüntü aracılığıyla başkalarına aktarılmasıdır. Doğduğumuz andan itibaren çevremizle iletişim içerisine gireriz. Duygu ve düşüncelerimizi

Detaylı

Türkçe. Cümlede Anlam 19.02.2015. Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler

Türkçe. Cümlede Anlam 19.02.2015. Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler 16-20 MART 3. HAFTA Cümledeki sözcük sayısı, anlatmak istediğimiz duygu ya da düşünceye göre değişir. Cümledeki sözcük sayısı arttıkça, anlatılmak istenen daha

Detaylı

İSMEK İN USTALARI SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ

İSMEK İN USTALARI SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ İSMEK İN USTALARI ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ 10-17 MART 2014 / Dolmabahçe Sanat Galerisi Başkan dan eserlerin hiçbiri zahmetsiz,

Detaylı

UYGULAMA 1 1. Aşama Şimdi bir öykü okuyacağım, bakalım bu öykü neler anlatıyor?

UYGULAMA 1 1. Aşama Şimdi bir öykü okuyacağım, bakalım bu öykü neler anlatıyor? ALAY ETME Amaç : Başkalarına saygı duymayı öğrenme.alay etme ile baş edebilme becerisini kazandırma Düzey : 1. sınıf ve üstü Materyal: Uygulama 1 için:yazı tahtası, kağıt, kalem, Uygulama 2 : Kuklalar,oyuncak

Detaylı

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΠΤΑ (7) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΠΤΑ (7) ΣΕΛΙΔΕΣ ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΜΑΘΗΜΑ: ΤΟΥΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: B ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ:

Detaylı

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe.

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe. Sitti Cemili ve Meryem im Ben çocukken pek çok Arapça hikâye dinledim anneannemden. Sitti Cemili den anneanne diye bahsetmek de tuhafmış. Arapça da onun adı Sitti yani benim ninem. Söylemeden geçemeyeceğim,

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

Sezen Aksu 2. Çok Ayýp. Söz - Müzik: Sezen Aksu. Kulaðýma geliyor, atýp tutuyorsun, ileri geri konuþuyorsun aleyhimde. Çok ayýp, çok ayýp.

Sezen Aksu 2. Çok Ayýp. Söz - Müzik: Sezen Aksu. Kulaðýma geliyor, atýp tutuyorsun, ileri geri konuþuyorsun aleyhimde. Çok ayýp, çok ayýp. Sezen Aksu 2 Onaylayan Administrator Pazar, 20 Mayýs 2007 Son Güncelleme Perþembe, 14 Haziran 2007 Besteciler.org Çok Ayýp Söz - Müzik: Sezen Aksu Kulaðýma geliyor, atýp tutuyorsun, ileri geri konuþuyorsun

Detaylı