nasıl daha çok verimli Bir tebessümün de mi yok! oluruz Tebessüm gı- da ve el işi kermesine Tebessüm Gür-Der Kuran Ehli olmak Tebessüm

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "nasıl daha çok verimli Bir tebessümün de mi yok! oluruz Tebessüm gı- da ve el işi kermesine Tebessüm Gür-Der Kuran Ehli olmak Tebessüm"

Transkript

1 Kıymetli okuyucularımız, Tebessüm Dergimizle Tekrar beraberiz Bir tebessümün de mi yok! serlevhası ile çıkmıştık yola. Tebessüm yürüyüşümüz dergimizin ikinci sayısında devam ediyor. Gürpınar Kuran Kursumuzdan yayılan sevgi ve muhabbet haleleri hem ülkemizde hem de yurtdışında hizmet eden kardeşlerimiz tarafından makes buldu. Olumlu intibalar aldık. Azerbaycandan Kazakistana, Gürcistandan Kırıma, Rusyadan Afrikaya kadar sınırları olmayan bir dünyada bir küçük kıvılcım mesabesindeki Tebessüm ümüz yankı buldu. Biz tebessüm dedik. Tebessüm edelim dedik. Hizmetimizde herkese bir sadaka-i cariye olsun diye tebessüm edelim dedik. Güler yüzün, tatlı sözün halledemeyeceği bir sorun yoktur düsturuna inandık. Gür Pınarımızdan gül devşirdik hizmet yüklü heybemize. Ülkeler geçtik, ülkelerden gelen kardeşlerimizi misafir ettik gönül köşkümüze. Biz. Dert sahibi olunursa engeller aşılır, Bir insana değer verir ve ona yatırım yaparsanız o insan sizindir. düsturuna inandık. Bu sayımızda en temel değerimiz ve kursumuzun da var olmasının altında yatan yegane gaye Kuran Eğitimi ni kapak konusu yaptık. Tabii bu çerçevede Kuran ikliminde yaşamanın ve Kuran ile hayatımızı düzenlemenin önemine değindik. Yaz kursumuza iştirak eden öğrencilerimize nasıl daha çok verimli oluruz un derdinde olduk. Gençliğin derin bir ahlaki bunalıma düştüğü çağımızda bir genç kızımızın elinden tutmayı kendimize görev bildik. Ve yaz kursumuzda kısa ama muhtevası geniş programlarla eğitim verdik. Ayrıca, kursumuzda düzenlenen gıda ve el işi kermesine büyük ilgi vardı. Dergimizin iç sayfalarında ayrıntılarını okuyacağınız bu geleneksel faaliyetimiz güzel buluşmalara, kaynaşmalara ve tanışmalara vesile oldu. Hem öğrencilerimiz hem de dışarıdan iştirak eden hanımların ortak buluşma noktası oldu Gür-Der in tertib ettiği kermes. Birbirinden güzel yazılarla tekrar karşınıza çıkıyoruz. Muhterem Osman Nuri Topbaş Hocaefendinin Kuran Ehli olmak yazısı gönüllerimizde kuran sevdasının tekrar filizlenmesine vesile olacak. İnanıyoruz ki, Tebessüm dergimiz her birimizin yüzünde sadaka mahiyetli tebessümlerimizin minhacı olacak. Her tebessüm edişimizde Tebessüm dergimiz aklımıza gelecek. Bir gönül kazanmak için, İnsana değer vermek için ve gönüller fethetmek için Her yüzde, her an tebessüm olsun istiyoruz. Tebessümünüz eksik olmasın. Tekrar yeni sayımızda buluşmak ümidiyle... Şefika Kaya Meriç

2 Zeykep Nalbant GŸrpınar Denilince 3 GŸrpınar Yaz Kur«an Kursu 4 GŸrpınar Denilince 6 Ayşe Erbalcı Hasbihal 8 Şefika Kaya Meriç Kur«a-ı Kerimi GŸzel Okuma Hassasiyeti 10 Ahmet Ziylan Ršportaj Ayşe Pehlivan Farklı Aılardan Kur«an Kursları 22 Hilal Küçük Kur«an-ı Tanımak 24 Rabia Yelimlibağ Sadrımın Nuru En Değerlim 26 Osman Nûri Topbaş Kur«n Ehli Olmak 16 Neslihan Nur Türk Nasıl Yanılsın? 27 Hatice Şahin TebessŸm Niye Sadakadır? Semre Eser Fatma Zehra Esen Kur«an-ı Kerim... Fatma Akkoyun 114 Kutlu Mektup 30 Dilek Derya Ekinci Hayat Kuran«da Başlar 31 Sıdıka Eren Bekle Beni Dost 32 Fatma Zehra Esen Selçuk Esen ağ Aan Sevda SAHİBİ: GÜR-DER adına sahibi Adnan Saraçoğlu Yazı İşleri Müdürü: Salih Zeki Meriç YAYIN KURULU: Şefika Kaya Meriç, Hilal Küçük, Tuba Doğramacı, Rabia Yelimlibağ, Bilge Türkmen, Dilek Ekinci, Kübra Topal, Feyza Yazar Grafik-Mizanpaj: Altınolukgrafik / Bilal İlkay Baskı, Cilt: Erkam Matbaası Tel:(0212) Organize Sanayi Bölgesi, Turgut Özal Caddesi No: 117/2-A-D İkitelli/İstanbul Tel: (0212) Faks: (0212) Posta Çeki: Altınoluk İrtibat Adresimiz: Dereağzı Mah. Halaskargazi Cad. Gürpınar Kız Kur an Kursu Gürpınar-Beylikdüzü/İSTANBUL Tel:

3 Gürpınar dan Damlalar Zeynep Nalbant Abdullah bin Ömer -radıyallâhu anhumâ- pek mânidar bir şekilde der ki: Namaz kılmaktan yay gibi olsanız, oruç tutmaktan da çivi gibi kalsanız, haramları terk etmedikçe Allah ibadetlerinizi kabul etmez. SARAYA DAVET Sultan Abdülmecid, adından hep övgüyle ve saygıyla söz edilen Mesnevihan Hüsam Efendi ile tanışmak ister; fakat Hüsam Efendi kabul etmez; bütün davetleri geri çevirir. Aradan zaman geçer, günün birinde Beşiktaş taraflarına yolu düşen Hüsam Efendi yi padişahın bu iş için görevlendirdiği biri yol üzerinde durdurur ve şu dörtlüğü okur: Efendimiz bizi gönderdi, çok selam ediyor, Görüşmek istiyorum, kendi istemez mi? diyor. Uzun değil ki saray, işte dört adımlık yer; Hemen dönün gidelim, hiç düşünmeyin bu sefer! Hüsam Efendi, bu kâfiyeli davete yine aynı usul ile cevap verir: Ben ellibeş senedir teptiğim yegâne yolun, Henüz sonundan uzakken, tükendi gitti ömür; Tutup bir de geri döndüm mü, yandığım gündür! Recep Allah ın ayı, Şâban benim ayım, Ramazan da ümmetimin ayıdır. Hadis-i Şerif ORUÇLU MUSUNUZ, DEĞİL MİSİNİZ? Senusi Hazretleri, Allah korkusunun fazlalığı kendisinin devamlı Allah tarafından gözetilme şuuru ve tefekkür halinde olmak gibi sebeplerden dünyada sanki hapiste gibiydi. O günlerini bir gün oruçlu bir gün oruçsuz geçirirdi. Kendisini bir şey verilince yer, verilmezse talep etmezdi. Oruçlu olduğu bazı günlerde, -Oruçlu musunuz yoksa değil misiniz? Diye sorulunca; -Ne oruçluyum ne de değilim derdi. Oruca niyetli olduğu için oruçlu. değilim diyemezdi. Ama kendini hakiki oruç tutanlardan oruç ıbadetinin hakkını verenlerden saymadığı için oruçluyum da diyemezdi, soranlar böyle söylemesindeki inceliği anlamayıp: -Oruçlu olup olmadığınızı bilmiyor musunuz? diyenlere cevap vermez sadece tebessüm ederdi. İstediklerini söyleyenlerin, istemediklerini duymaya alışkın olmaları gerekir. Prof. Dr. Nevzat Tarhan İstediklerini söyleyenlerin, istemediklerini duymaya alışkın olmaları gerekir. Prof. Dr. Nevzat Tarhan NECİP FAZIL VE GEÇMİŞİ Bir gün Necip Fazıl, bir üniversitede konferansa katılmış... Çıkıp her zamanki gibi Allah ve din kavramı hakkında konuşmuş... Konuşması bittikten sonra, onunla karşıt görüşlü olan bir Profesör, Necip Fazıl a Siz önceden çıkıp farklı şeyler söylerdiniz, şimdi ise o sözlerinize çelişen şeyler söylüyorsunuz... Yazdığınız şiirler hala ezberimdedir... bu ne demek oluyor? Necip Fazıl ın cevabı meleklere parmak ısırtacak bir cevap olur Benin geçmişim bir çöplüktür ve çöplükleri sadece köpekler kurcalar.

4 G RPINAR KIZ KURAN KURSU YAZ KURSUMUZDA NELER YAPIYORUZ? Çok güzel bir yaz tatiline ne dersiniz? Şehrin gürültüsünden uzak. Nezih bir ortamda. Güleryüzlü insanlarla. Ve unutulmaz dostluklar için... Bu ifadeler bir tatil yeri, bir yazlık ya da bir tatil kampanyası için değil elbette. İstanbul un stresinden uzak bir semtte; Gürpınarda faaliyet gösteren Kız Kuran Kursumuz da yaz kursuna katılan öğrencilerimize sağlanan tatil keyfinde bir kurs programından bahsediyoruz. Bu yaz tecrübeli öğretmen kadromuz ve rehber hocalarımız ile dolu dolu bir program yaptık. Kursumuza gelen öğrencilerimizle bu yaz tatili çok neşeli, eğlenceli ve faydalı geçti. İki dönemden oluşturduk yaz programımızı. Beşer haftalık kısa, öz ama içeriği zengin prgramlarla dolu iki dönem. Neler mi yaptık? Kısa ve sıkılmadan iştirak edebilecekleri dersler; Kuran-ı Kerim İbadet Siyer İtikad Ahlak Dersi ve Peygamberler Tarihi. Bu derslerimizin yanında öğrencilerimizin kişisel becerilerinin gelişimi için birbirinden güzel programlar hazırladık. Ahşap boyama / Kurdela işi Musiki / Edebiyat Sahabe hayatları Karakalem çalışmaları ve Tiyatro. Ayrıca öğrencilerimizin sağıklı bir yaşam sürdürebilmeleri için sportif aktiviteler, sosyal faaliyetler. 21 Haziran-23 Temmuz ve 26 Temmuz-27 Ağustos tarihleri arasında yaz kurslarımıza. Her iki dönem için ayrı ayrı ikiyüzü aşkın öğrencimiz iştirak etti. Öğrencilerimizle, Öğretmenlerimizle, velilelirimle personelimizle ve idaremizle bir gönül birlikteliği içerisinde hafızalarda hep iyi ve örnek davranışlarla hatırlanacak hoş bir sada bıraktığımıza inanıyoruz. Umuyoruz ki, bu yaz kursuna iştirak eden her bir öğrencimiz sevgi heybesine bir gül katarak ayrıldı buradan. Gürpınar ın serinliğini, savrulan gönüllere taşımak için. Umutsuz bakışlara umut olmak için. Gönül sermayesine bir demet muhabbetle ayrıldı buradan. Yeni yazlarda, yeni yüzlerle ve yep yeni yüreklerle buluşmak için gönül sermayelerine muhabbet damlaları katarak ayrıldılar buradan.

5 Grafiklerle Gürpınar Kız Kur an Kursu

6 Gürpınar Denilince Gürpınar Denilince; Allah a doğru giden bir köprü, beni selamete ulaştıracak, Allah a yaklaştıracak, Peygambere dost eyleyecek bir vesile geliyor aklıma. Gürpınar Kız Kur an Kursuna geldim çünkü; Çok iyi bir okulda okuyabiliriz, diplomamız çok işe yarayabilir tamam ama benim ahiret diplomasına ihtiyacım var. Her zaman dünya için değil, ahiret için de çalışmaya geldim, ahirette meyvesini verecek ağacımın fidanını dikmeye geldim. Emine Alanbay Gürpınar Denilince; Aklıma Kur an ve Edep geliyor. Gürpınar Kız Kur an Kursuna geldim çünkü; Kur an ı öğrenmeye geldim. Allah a layık kul olmak için geldim. Allah razı olsun burada öğretiyorlar. Aynur Kaya Gürpınar Denilince; Her köşesinden sevgi, muhabbet taşan ilahi bir yuva. Gürpınar Kız Kur an Kursuna geldim çünkü; Alllah ın kelamını öğrenmek ve hayatıma yön verecek bilgiler elde etmek istiyorum. Kübranur Yılmaz Gürpınar Denilince; Bu mekan tavsiyelerin ötesinde gelip yaşanılması gereken özel bir yer. Topluluktaki rahmete önem veriliyor. Mü minlerin birbirine olan bağları böyle topluluklarda gelişiyor.gerçek hayata atılmadan önce burada hayat dersleri almak ayrı bir güzel.. Gürpınar Kız Kur an Kursuna geldim çünkü; Gerçekten dini bir eğitime ihtiyacım vardı. Burada sadece ders yapılmıyor, öğretmenlerle olan diyalogumuz en önemlisi bizi anlamaları gerçekten buranın güzelliğini ortaya koyuyor. İyi ki gelmişim. Buraya tek geldim, bir dahaki gelişimde yanımda bir topluluk getireceğim ki benim buradan aldığım tadı tatsınlar.

7 Gürpınar Denilince; Aklıma Allah inancını ruhuyla benimsemiş, dini sorumlulukları kanına işlemiş, insanlıkları ve sevgilerini her yönden belli eden güzel, nazik ve akıllı hocalarla dolu, sorumluluk sahibi öğrencilerin bulunduğu bir ev geliyor. Dayanışma geliyor. Yardımlaşma geliyor. En içten duygularımızı dualarla birleştirdiğimiz,allah aşkını hissettiğimiz bir yer geliyor. Gürpınar Kız Kur an Kursuna geldim çünkü; Allah ve Peygamber aşkını yaşamak, kardeşlerimi yakından tanımak için canıma bir sevgi daha katmak için geliyorum. En başta Allah rızası için geliyorum. Merve Hilal Akyürek Gürpınar Denilince; Aklıma gelen ilk şey sıcacık bir yuvada birbirini tanımayan bir çok insanın nasıl bir arada ve kenetlenmiş bir şekilde yaşadığı. Müthiş bir şey bu. Gürpınar Kız Kur an Kursuna geldim çünkü; Kuzenlerim geçen sene buraya geldiler ve çok beğendiler. Ben de kendimi din adına geliştirmek için buraya geldim. Merve Seğmen Gürpınar Denilince; Aklıma sıcak bir ortam, her yerde tebessümün olduğu bir yer geliyor. Başta istemeyerek geldim, Allah izin verirse lise bitince 1 yıl okumak için geleceğim inşallah. Gürpınar Kız Kur an Kursuna geldim çünkü;babam istedi,onu kırmamak için geldim.fakat şimdi kendi isteğimle kalıyorum. Ayşe Zeynep Kaplan Gürpınar Denilince; Dostluk,paylaşma, sevgi ve mutlu yorgunluklar geliyor aklıma.. İlahiler, hocaların, ablaların sevecen davranışları geliyor aklıma. Bize çok şefkatle davranıyorlar. İlk geldiğimde şikayet ediyordum birkaç şeyden, fakat düşününce şikayet edilecek bir şey olmadığını anladım. Gürpınar Kız Kur an Kursuna geldim çünkü; Gelmeden önce tereddüt ediyordum ama şimdi iyi ki gelmişim diyorum.bilmediğim o kadar çok şey varmış ki,onları öğrenmek müthiş bir duygu... Halime Ağaçlı Gürpınar Denilince; İman yolu üzerinde kenetlenmiş dostluklar geliyor aklıma. Her doğan güneşle kalplerimizde ışıldayan sıcak tebessümler, öğrenmeye aç talebelerin ışıltılı bakışları geliyor aklıma. Gürpınar Kız Kur an Kursuna geldim çünkü; Allah ın Rahmetine,dini bilgilere ihtiyacımız var. Henüz açmamış tomurcuk dallarımızı Gürpınar ın sularıyla büyütmeli, insanların insanlığı unuttuğu bu dünyada kulluğumuzu hatırlamalıyız. Allah ın nuruyla nurlanmak, Peygamberimizin şefaatine nail olabilmek için bu ilim pınarına geldik. Elif Geyik

8 Ayşe Erbalcı Hasbihal İnsanoğlunun zamanda yolculuğu devam ediyor. Hem de dur durak bilmeden koşuyoruz. Yolculuk nereye? Ömür denen takvim yaprakları birer birer eksiliyor hayatımızdan. Çeşitli vesilelerle bir an ara verip geçmişe baktığımızda dostlarımızla bir hasbihal ettiğimizde, hayatın geçmişe ait izlerine murakabe etmek fırsatı doğuyor insana. İşte bu duygu ve düşüncelerle kaleme alıyorum bu yazıyı. Hatıralar vardır acı tatlı. Hatırlanan dostlar vardır, güzellikler vardır. Bazen bir fotoğraf karesi insanı farklı düşüncelere, duygulara götürür. İşte o anı yaşamak ve bir resimle tespit etmek kalıcı bir belge sunar insana. Yada bir yolculukta, gemide, uçakta aşina bir yüz ile karşılaşır, sizi bir yerden tanıyorum ama.. çıkaramadım diye başlarız söze. Bir yolculuk, tarih şeridi üzerinde bir birliktelik. Bizim için olduğu kadar karşımızdakinin hayatında da önemli izler bırakan bir zaman dilimi. Demek ki boşa geçmemiş zaman. Hatırlanmak ve sevgi ile yad edilmek çok güzel. Yaşam sona erdiğinde rahmetle anılmak da güzel. Gürpınar Kur an kursundaki vazifemiz esnasında pek çok öğrencimiz oldu. Çeşitli etkinliklerde onların anneleriyle, velileriyle de tanıştık. Bir lahza durup düşünürken pek çok hatıralar canlandı hafızamda. Kur an-ı Kerim i doğru okumak için başlayan eğitim sürecini hafız olarak tamamlayan öğrencilerimiz oldu. Hafızlık merasimleri tertip edildi onlar için. Taç giydirerek uğurladık. Kursa geldiği gün, belki ailesini ikna ederek geri kurstan alınırım düşüncesiyle, tüm günü ağlamakla geçiren, ama ayrılıp giderken kursu ve arkadaşlarının özlemi içerisinde daha fazla göz yaşı döken öğrencilerimiz oldu. Türkiye mizin değişik illerinden gelenlerin yanı sıra, ailesi yurt dışında yaşayan, yada yabancı ülkeden gelen talebelerimiz vardı. Hep birlikte kutladık Mevlit Kandilini, Miraç Kandilini, Ellerimiz birlikte semaya yöneldi. Dualarımız, yüreğinin sesiyle masum çocuklarımızın dualarıyla Rabbimize ulaştı. Bizimle birlikte onları bize emanet eden velilerinin de dualarını hep hissettik. Mezun olup giden öğrencilerimizin tekrar ziyaretlerinde kurumumuzda geçen günleri hep güzelliklerle yad ettiklerini öğrendik. Me-

9 zuniyetten sonra da gittikleri yerlerde eğitim gönüllüleri olarak aşkla, şevkle bilgilerini diğerleri ile paylaştıklarını duyduk, mutlu olduk. Kursumuzda pek çok toplantı. Seminer, piyes organize edildi. Mevlana, İbrahim Ethem, Ömer bin Abdülaziz, İmam-ı Azam, Rabia-tül Adeviye gibi (k.s.) büyüklerimizin hayatları ibretle temsil edildi. Gençlerimiz onların örnek şahsiyetlerinden ve maneviyatlarından istifade ettiler. Duyguları duygularımıza karıştı. Öğrencilerimizin velileri de bu piyesleri izleme fırsatı buldu. Göz yaşları ve dualarımız birlikte çağladı. Doğruyu anlatmak kadar, doğru örnek olmak da önemliydi. Üsve-i Hasene, en güzel örnek Peygamber Efendimizin hayatını işledik derslerimizde. Sakal-ı Şerifi ile şereflendik mescidimizde. Dinimizin emir ve yasaklarını öğrendik fıkıh ve akaid derslerimizde. Kerim kitabımızın meal ve tefsiriyle anlam kazandı hayatımız. Vahyin ışığında bir hayat inşa edilmesi için gayret gösterdik. Olmazsa olmazları vurguladık; insan, hayatın, olayların, gidişatın farkında olmalı. Farkı fark etmeli fark ettiğini de fark ettirmeli bazen düsturu ile hareket ettik Bunlar yaşanırken, öğrencilerimizin genç yaşta olmalarının ruh hali ile kurallara teslimiyette bazen gecikmelerine göz yumduk. Bu mekanda yaşamakla birlikte aile ortamından ayrı kalmanın özlemini duymak, uykuların en tatlı olduğu gençlik döneminde daha fazla uyuyabilme talebiyle yakınmalarını, nöbetteki sorumluluk idraki içinde olmakla birlikte kaytarmalarını, hafta sonu kursa dönüşlerinde birkaç saat gecikmeleri kazanç saymalarını, hafif bir rahatsızlığı bahane ederek derslere girmek istememelerini de yıllar sonra hatırlandığında tebessüm ettirecek anılar zenginliği olarak gördük. Bireyi eğitim sürecine almak, gelişimlerini etkileyecek programları hazırlamak, hazırlanan programları en verimli şekilde uygulamak, bir diğeri için iyi olanı istemek ve birlikte hareket edilen bir ortamda rol ve sorumluluk vermek, acaba daha fazla neler yapabilirim sorusunu kendimize sorarak, inşallah daha iyisi temennisiyle geçen zamanı değerlendirmek hatırımda kalanlar dünden bu güne uzayan bir yolculugun benim dünyamdaki yansımalarından bir bölüm tam bir hasbihal. Varlığımız yerindeyken sıhhatimiz elimizden alınmamışken koşturabiliyorken ve henüz zamanımız varken gayret etmeli dostlar Bir düşünür diyor ki: Ömür dediğin üç gündür. Dün geldi, geçti. Yarın meçhul. O halde ömür bir gündür. Şu dünya adlı gül bahçesinden sana getirebileceğimiz kaç gülümüzün olduğunun hesabını yapanlardan eyle bizi. Ya Rab! Hatıralar vardır acı tatlı. Hatırlanan dostlar vardır, güzellikler vardır. Bazen bir fotoğraf karesi insanı farklı düşüncelere, duygulara götürür. İşte o anı yaşamak ve bir resimle tespit etmek kalıcı bir belge sunar insana. Yada bir yolculukta, gemide, uçakta aşina bir yüz ile karşılaşır, sizi bir yerden tanıyorum ama.. çıkaramadım diye başlarız söze. Bir yolculuk, tarih şeridi üzerinde bir birliktelik. Bizim için olduğu kadar karşımızdakinin hayatında da önemli izler bırakan bir zaman dilimi. Demek ki boşa geçmemiş zaman. Hatırlanmak ve sevgi ile yad edilmek çok güzel. Yaşam sona erdiğinde rahmetle anılmak da güzel.

10 Şefika Kaya Meriç Kur an-ı Kerimi Güzel Okuma Hassasiyeti İnsan ruhu, güzel olandan, ahenkten, içinde derinliği olan sesten ve musikiden lezzet alıyor. Kainatın yaratılışındaki ilahi tertip ve düzen de ona ve onu yaratana hayran bırakıyor. Ruhun temiz kalması da ayrı bir çaba istiyor. İslamın hayat düsturunu insanlığa en güzel şekilde ifade eden Kuran-ı Kerim, muhtevası itibariyle insanlığa kurtuluş reçetesi sunmaktadır. Kuran-ı Kerim, Efendimizin yirmi üç yıllık nebevi hayatında İslam İnsanı nın yetişmesi için ayet ayet, sure sure inerek eşi benzeri olmayan bir asr-ı saadet insan modeli oluşturmuştur. Kuranın ana hatlarıyla ve mana itibariyle anlaşılması ve hayata tatbik edilmesi İslamın bizlerden istediği en birinci husustur. Bunun için müslüman, Kuranı, onu izah eden diğer İslami İlimlerle anlama gayretinde olmalıdır. Kuran okurken onun muhtevasına en büyük derinliği katan şey, onu okuyanın niyeti ve ihlasıdır. Bu, ses güzelliğinin bütünüyle önemsiz ve nağmenin de gereksiz olduğu manasına gelmez. Güzel bir ses ve hoş bir nağme halis niyete daha bir derinlik katar, mana ve muhtevanın enginliğini ortaya koyar. Muhtelif hadis kitaplarında, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) şöyle buyurduğu rivayet ediliyor: Kur an-ı Kerim i sesinizle güzelleştirin. ya da Sesinizi Kur an okuyarak güzelleştirin. şeklinde de ifade ediliyor. Aslında her iki ifade de olabilir. Çünkü, Kur an ın kendine göre bir güzelliği vardır ve güzel bir sesle, üslubuna uygun olarak okuma o güzelliği ortaya çıkarma adına bir vesiledir. Kur an okuma hususunda tahkik, tedvir ve hadr olmak üzere üç usulden bahsedilir: Açık açık, tâne tâne, harfleri ve kelimeleri birbirinden ayırarak, Arapça bilen birinin okunan kısmın ma nasını zihninde takip edebileceği şekilde, aşr-ı şeriflerde olduğu gibi okumak; tahkik. Namazlar ve mukabelelerdeki gibi biraz daha hareketli ama orta süratte okumak; tedvir. Daha da hareketli ve çabuk okumak ise hadr dır. Bu usullerden hangisiyle olursa olsun, mevcut güzelliğini ortaya koyacak şekilde, kendi musikisiyle ve ölçülü olarak seslendirme, Kur an ı başkalarına sevdirme, onların vicdanında Allah kelamına karşı saygı uyandırma açısından önemlidir. Bu manada Kur an ı sesle güzelleştirme aslında onun kendi güzelliğini ortaya koymak demektir. Kuranın kendi güzelliği O nun hem mana olarak hem de lafzi olarak mucize olmasından ileri gelmektedir. Kuranın lafzi olarak mucize olduğunu şu ayetlerden anlamaktayız: De ki: Andolsun, eğer insanlar ve cinler şu Kur an ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar, yine onun benzerini getiremezler. Birbirlerine arka olup yardım etseler de bunu yapamazlar. (el-isrâ, 17/88). Yoksa onu uydurdu mu diyorlar? De ki: Öyleyse siz de onun benzeri on uydurulmuş sure getirin; eğer doğru iseniz Allah tan başka, çağırabildiklerinizi de (yardıma) çağırın (da bunu yapın)! (Hûd, l l/13) Yoksa onu uydurdu mu diyorlar? Deki: Eğer doğru iseniz haydi onun benzeri bir sure getirin ve Allah tan başka çağırabildiklerinizi de çağırın! (Yûnus 10/38) 10

11 Kuran ın lafzi güzelliği ve O nu okumanın estetik lüzumuna baktığımız zaman onun hakkını vererek okumanın en başta gelen vazifelerimizden birisi olduğunu görüyoruz. Peki Kuran okurken hakkını vermek nasıl olur? Bu sorunun cevabına Peygamber efendimizin hayatından bazı örnekler vermeye çalışalım: Hz. Peygamber (s.a) bir gece Âişe validemizi bekliyordu. Fakat Hz. Âişe geç geldiler. Rasûlullah Hz. Âişe ye Seni geciktiren nedir? diye sorunca, Hz. Âişe Ey Allah ın Rasûlü! Ben bir kişinin okuyuşunu dinliyordum ki, ondan daha güzelini işitmedim. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a) kalktı, gidip o kişiyi uzun uzun dinledi ve sonra dönüp gelerek şöyle dedi: Bu okuyan kişi Ebû Huzeyfe nin âzâdlısı Sâlim dir. Ümmetimden Sâlim gibilerini çıkaran Allah a hamdederim. buyurdu. ( İmam Ahmed, Nesâî, Tirmizî, İbn Mâce) Yine Hz. Peygamber (s.a.v.), bir gece beraberinde Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer olduğu halde Abdullah b. Mes ud u dinledi. Abdullah b. Mes ud u dinlerken uzun uzun durup beklediler. Sonra Rasûlullah (s.a) şöyle buyurdu: Kim Kur an ı indiği gibi taze bir şekilde okumak istiyorsa İbn Ümmi Abd in kıraatiyle okusun. (Müslim ve Buharî) Hz. Peygamber (s.a) bir defasında İbn Mes ud a şöyle demiştir -Bana Kur ân oku. -Ey Allah ın Rasûlü! Ben mi sana Kur ân okuyacağım? Halbuki Kur ân sana inmiştir? -Ben, Kur an ı başkasından dinlemeyi severim. Bunun üzerine İbn Mes ud Kur ân okudu, Rasûlullah m gözlerinden yaşlar akmaya başladı. (Müslim ve Buharî) Hz. Peygamber (s.a) bir ara Ebû Musa el- Eş arî yi dinledikten sonra şöyle buyurmuştur: Sana Âl-i Davud un mizmarlarından verilmiş... (Nesâî,) Rasûlullah ın bu sitayişini işiten Ebû Musa dedi ki: Ey Allah ın Rasülü! Eğer senin dinlediğini bilseydim daha güzel okurdum. Hz. Ömer, Ebû Musa el-eş arî ye Rabbimizi bize hatırlat der, bunun üzerine Ebû Musa, Hz. Ömer in nezdinde Kur ân okur. O kadar uzun okur ki, nerede ise, namazın vakti geçer. Bunun üzerine ashâbdan birisi Ey emîrel mü minîn! Namaz, namaz diye hatırlatır. Hz. Ömer de Acaba biz namazda değil miyiz? diye karşılık vererek Allah Teâlâ nın şu ayetine işâret eder: Muhakkak ki, Allah ı zikretmek daha büyüktür. (Ankebût/45) Hz. Peygamber (s.a) şöyle buyurmuştur: Allah Kitabı ndan tek bir ayeti cân-ü gönülden Hz. Peygamber (s.a) şöyle buyurmuştur: Allah Kitabı ndan tek bir ayeti cân-ü gönülden dinleyen kimse için, o ayet kıyâmet gününde bir nur oluverir. dinleyen kimse için, o ayet kıyâmet gününde bir nur oluverir. Günümüzde özellikle camiilerde, mescitlerde ve insanların toplu olarak iştirak ettiği organizasyonlarda Kuran okuyan insanların, hocaların okuyuşlarına ayrıca önem göstermesi gerekiyor. Kuran ın Allah kelamı olmasına yaraşır bir şekilde okunması dinleyiciler üzerinde farklı bir tesir oluşturacaktır. Ülkemizde binlerce camii ve bu camiilerde görev yapan imamlar ve müezzinler var. Bir Peygamber makamı olan imamlık makamı ve bir o kadar da önem arzden müezzinlik makamı Kuranı Kerim Tilavetini en güzel şekilde ifa edilen bir makam olmalıdır. Kuran-ı Kerimin en güzel bir şekilde tilavet edilmesi bu işi vazife olarak yapan insanların dikkat etmesi gereken bir husustur. Diğer taraftan sesini Kuranla, Ezanla güzelleştiren ve Kuran hadimi olmayı hayatına gaye edinen hafızlara, hocalara da ayrı bir iltifat içinde olmak gerekiyor. Güzel ses, Allahın insana verdiği bir nimettir. Bu istidat insana doğuştan verilir ve diğer insanlardan bu yönü ile ayırır. Güzel ses nimetinin farkında olup onu Kuran ile işleyerek asli fonksiyonuna kavuşturmak ise Allahın verdiği bu kabiliyeti doğru yönde kullanmaktır. Nitekim Kuran ın batıni güzelliğine ulaşmak için onu takdim etme durumunda olanlar zahiri olarak en mükemmel şekilde takdim etme durumundadırlar. Bu manada Hazreti peygamber (s.a) efendimizin hayatında da çok defa kuranın güzel okunması ile ilgili hassasiyetini ortaya koyan hadiseler yaşanmıştır. Güzel olanı da çirkin olanı da yaratan Allahtır. Ancak bir işin hakkını vererek yapmak veya yapmamak o işi yapan insanın hassasiyeti ile alakalıdır. Kuran-ı Kerimin en mükemmel şekilde tilavet edilmesi Kuran ın ilahi bir kelam olması münasebetiyle bir bakıma zorunluluktur. Bunun örneklerini Efendimizin Ashabındandan güzel Kuran okuyanlara Kuran okutmasından anlamaktayız. Gönüllerimize sürur veren ilahi bir sestir o. Eğer tadına varılacak kıvama gelirse insan, hiç bir şeyden alamayacağı hazzı alır. Güzel bir Kuran okuyuş, insanın iç alemine tesir eder. Kendine çeker ve kendisinde fena kılar. Kuran ın varlığı bir mucizedir ve Kuran ın âciz bırakan bir güzelliği vardır. Bu güzellik hem muhteva olarak hem de zahiri olarak aciz bırakan bir güzelliktir. Onun hakkını vererek okumak, okuyan insana güzellik kazandırır. Kuran-ı kerimin Efendimizin en büyük mucizesi olması, ona ait ne varsa her şeyin apayrı bir güzelliği olması demektir. 11

12 Röportaj Sayın Ahmet Ziylan Beyle Her işte başarılı olmanın yolu: İlgi, Bilgi, Sevgi... Ahmet Ziylan Türkiye nin önde gelen sanayici ve iş adamlarından. Ayakkabı ve deri sektöründe yurtiçi ve yurtdışında faaliyet göstermektedir. Bir çok hayır faaliyetine öncülük eden Ahmet Ziylan Gürpınar Kur an Kursu nun ve bir çok hayır kurumunun yapımında öncülük etmiştir. Tebessüm: Efendim sizi kısaca tanıyabilir miyiz? Ahmet Ziylan: Evet. Teşekkür ederim, öncelikle bana bu fırsatı verdiğiniz için yılında Gaziantep de, Mahmut Ziylan ın oğlu olarak dünyaya geldim. Okul çağından sonra muhtelif işlerde çıraklık yaptım senesinden bu yana da ayakkabı üzerine, çeşitli sanayi dallarında, iş veren olarak çalışıyorum. Bu arada hamdolsun işlerimiz büyüdü, gelişti. Yanımızda iki-üç bin çalışanımız oldu yılında İstanbul a geldik. Gaziantep te de yaptığımız işlerden hep, herkesin memnuniyetini kazandık. İşimizin iyi olduğu zamanlar oldu; olmadığı zamanlar oldu. Hep bunlar hava nın durumu (iklimi) gibi. Güneşli, güzel bahar günleri oldu, kış günleri gibi çetin geçen durumlar da oldu. Çeşitli zorluklarla karşı karşıya kalarak buraya kadar geldik. Şimdi 5 seneden beri kendi işlerimden de ayrıldım. Hayır işleriyle meşgul oluyorum. İşte böyle hayatımızı devam ettiriyoruz. Tebessüm: Evet. Ahmet Amca, insanın hayatta başarılı olması için birinci derece nasıl bir yol izlemesi lazım? Ahmet Ziylan: Hayatta başarılı olmayı birkaç kelime ile özetleyecek olursak; Birincisi dürüstlük, ikincisi ise müteşebbis olmak yani girişimcilik diyebiliriz. Niçin dürüstlük? Çünkü Efendimiz (s.a.v.) in ilk ismi, ilk özelliği Emin di. Muhammed ül Emin dediler (O) nun ismine. Emin, kendisine güvenilir, Emin; O ne söylüyorsa inanılır demektir. Müslümanlarda memnun olmadığımız bir şey var; Tembellik. Emin insan olacaksın, ama eğer tembelsen, çalışmıyorsan hiçbir işe yaramaz. Çalışkan ve fedakar olmak gerek. Bunların yanı sıra adaletli olmak gerek. Tatlı sözlü, güler yüzlü, 12

13 cömert olmak gerek. Paylaşmayı bilmek gerek. Eğer yaptığın işi, ne iş yapıyorsan yap, düşünerek, en iyi şekilde yapmak için yaparsan, nasıl daha iyi yaparım? nasıl daha faydalı olurum?, nasıl herkesi daha memnun ederim? düşüncesiyle yaparsan, kendiliğinden başarı gelir. Aslında işin Allah (C.C.) ın rızası gözetilerek yapılması lazım. Yoksa maddi başarının da bir kıymeti yoktur. Tebessüm: Efendim sorumuzun devamı olarak şunu sormak istiyoruz: Meslek hayatınızdaki başarının püf noktalarından bahseder misiniz? Ahmet Ziylan: Elbette. Meslek hayatımda eğer bir başarı elde etmişsek, bunu püf noktaları kısaca şunlar. Benim kanaatimce, başta dürüst olmalı. Bir de beraber çalıştığınız insanları iyi seçmeniz gerekiyor. Çünkü siz başarılı bir insan olabilirsiniz. Ancak sizin ekibiniz veya ortağınız tembel bir insan ise o zaman başarı elde etmek zorlaşıyor. Çalışma ilgi yi, ilgi bilgiyi getiriyor. Hele hele bilinçli çalışma olursa daha iyi. Bir diğer husus ise; çalışırken başkalarını düşünmek gerekiyor. İnsan kazandığını kendi nefsi için, kendi istekleri için değil, çevresine, vatanına, milletine faydalı olmak için kazanması lazım. Bencil bir düşünce ile kazanılan malın bereketi de olmuyor. Bir işi yaparken bilinçli olmak çok önemli. Neyi nasıl yapacağınızı iyi hesap etmeniz lazım. Gözü kapalı bir işe girmek demek, iş adamı için intihardır. Ölçeceksin, biçeceksin hesabını kitabını iyi yapacaksın. Tecrübeli kişilerle istişare edeceksin. İstişareli işlerde Allah da yardımcı olur. Bir örnek verecek olursak; Silivri de bir gün bir araziye bakıyorduk, satın alacaktık. Karpuz tarlasıydı. Karpuzlar küçük bir top kadar olmuş, büyümemiş. Adam diyor ki: - Eğer yağmur yağsaydı buradan ben 5 milyon liralık karpuz satardım, yağmur yağmadı, karpuzlar büyümedi. Ben dedim ki: - Pekala kardeşim, hiç verimli sene olmadı mı? - Oldu. - Peki, paran bol olduğu sene buraya bir kuyu kazdırmak aklına gelmedi mi? - Geldi ama işte yine yağış olur dedik, yapmadık. - Eğer sen buraya kuyu kazdırsaydın kaça kazdırırdın? - O zamanın parasıyla söylüyorum, sene evvelki bir hikaye bu, belki de 500 liraya kazdırırdın. Kuyuya bir su motoru alırdın, motorun yoksa bile, bir günlüğüne kiralar, yağmur yağmış gibi sulardın. Niye öyle yapmadın? Şansım böyle, yağmur yağmadı diye şimdi dertleniyorsun. Yani işinde tedbir şart. Nasıl yaparsam güzel olur? Aynı gün, 200 metre ötede başka bir tarla gördük. Tarladaki adam aynen bizim ifade ettiğimiz gibi yapmıştı. Bir kuyu açtırmış, tarlayı sulamış, karpuzları iri ve hayatından da şikayet etmiyordu. İş hayatımızda hep böyle. Birincisi, nasıl daha iyi ürün elde edebilirim? İkincisi, başkasına nasıl faydalı olurum? düşüncesi ile hareket etmek gerek. Biz genelde ayakkabıcı olduğumuz için, ayakkabıcılıkta da nasıl yaparsa yapsın, ne olursa olsun düşüncesine gidersen, hiçbir zaman hayatta muvaffak olamazsın. Bir terzi düşünün. Ismarlama elbise dikiyor, prova yapıyor. Sen aynanın önündesin. Sana soruyor: - Nasıl olmuş? Güzel, ütülü bir elbise. Sende fazla bir şey anlamıyorsun. - Çok güzel olmuş, eline sağlık diyorsun. Ama terzi hatayı görüyor. Yapan o olduğu için, yakanın birisi çekiyor veya kolun bir tarafında hata var. Sökülüp takılması bir gün sürer, tekrar yapması yarım gününü alacak. Nasıl olsa teşekkür ediyor. İşten de anlamıyor. Böyle düşündüğü anda, bana hiç dokunmasın, alsın gitsin dediği anda kaybetti. Terzi o hatasını düzeltmedi ve adam da elbiseyi aldı gitti. Ne oldu? gün sonra onun ütüsü gitti, çeken tarafı, hatalı tarafı ortaya çıktı. Anlayan biri de gördü. - Ya senin bu elbiseyi kim dikti? Bak burasında hata var. Allah Allah! Aynada şurasına, burasına bakarken hatayı gördü. Gördüğü gibi de teşekkür ettiği terziye, bundan sonra ne kendi gider, ne de bir başkası. O zaman terzi işini kaybeder. O gider, bu gider, ondan sonra da, benim şansım yok, bana müşteri gelmiyor diye başlar ağlamaya. İş hayatın da böyledir. Muvaffakiyetin başı, önce yaptığın işi kendin için yapacaksın, kendin beğeneceksin. Sonra müşteri memnuniyeti ön planda olacak. Müşteri memnun olursa devamlı gelir. İş hayatında kesinlikle ne olursa olsun yalan söylemeyeceksin. Bu gün, yarın demeyeceksin. Söz verdiğin zamanda işini bitireceksin. Kusura bakma uğraşamadım da filan. Ne oldu? Sözünde durmadın. Yalan söylediğin için ne oldu? İslamiyet in tamamen reddettiği hatayı yaptın. Yani İslamiyet in istediği ile senin işin aynı değil. Yalan söylemeni istemiyor İslamiyet. Sözünde durmanı istiyor. İşi düzgün yapmanı istiyor ama hiyanet etmeni istemiyor. İşte başarı da budur. Tebessüm: Başarının sırrı daha çok İslami değerlere verdiğiniz hassasiyetle herhalde yakalanabiliyor. Peki bu hassasiyeti gösterdiği halde -az öncede- cümlenizin arasında geçmişti; başarısız olan bir kimseye ne tavsiye edebilirsiniz? Yani gayret ediyor, çalışıyor ama buna rağmen iş hayatında bir başarı elde edemiyor. 13

14 Ahmet Ziylan: Biz iş hayatında bir sıralama yaparız. İşte başarılı olman için reçete; İlgi, Bilgi, Sevgi. Bunlar olunca, ondan sonra da Sabır, Sebat. En son da Kanaat deriz. İşte başarısız olduğunu düşünen insan, kanaat kelimesini unutmamaması lazım. Demek ki benim rızkım bu kadarmış diyerek kanaat etmesi lazım. Bütün tedbirleri alacaksın, gereken her şeyi yapacaksın, sonra da neticeye kanaat edeceksin. Sıhhatim yerinde, yediklerimi hazmediyorum, konuşuyorum, yürüyorum, gidiyorum, geliyorum, tüm ihtiyaçlarımı görüyorum, en büyük zenginlik bu değil mi? Bizim Gaziantep te küçük bir ayakkabı dükkanımız (mağaza) vardı. Ortağım orayı çalıştırıyordu. Ben de günde bir-iki defa ziyaret ederdim. Benim çalıştığım yere yakındı ve ben de ayrı bir iş yerinde imalat yapıyordum. Bir gün geldim ki, adam bir sinir içerisinde. -Ne o ortak, öyle sinirli bir halin var dedim. -Sus ortağım. dedi. Bugün müşterilerde bir terslik var, saat 3 oldu daha siftah edemedik. Nasıl sinirlenmeyeyim. Anladım ki bizim ortak duruma kanaat etmiyor. Acayip sinirlenmiş. Ben otururken yeni bir müşteri geldi. Müşteri, şu öyle mi? bu böyle mi? dedi. Zaten önyargılı, bugün tüm işler ters gidiyor, yani kendine bütün müşteriler ters gibi geliyor. Kendisi de müşteriye ters konuşmalar yaptı, ters hareketler yaptı. Müşteri de yine çıkıp gitti. -Gördün mü? dedi bana. Kendindeki hatayı görmüyor, bu güncel olayda kendine kızmak yerine, şükredip serinlik olsa, ancak farkında değil. Oysa ki kendi kaçırdı müşteriyi. Oturttum kendini. Dedim: -Hele birer çay getir, içelim. Biraz nasihat ettikten sonra, ona önceden başımızdan geçen bir olayı hatırlattım. Ortak, sen bir işyerinde çalışıyordun. Kalfalık yapıyordun. Ben de filanca (başka bir) yerde çalışıyordum. Evimiz aynı semtte olduğundan hep beraber gidip geliyorduk. Bir gün eve giderken sen bana: -Ya Ahmet usta, cebimde hiç para yok, hanım da akşam eve gelirken ekmek al, evde hiç ekmek yok dedi. Sende bana dedin ki kendi ustamdan 5 lira istedim. Vallahi oğlum kuruş para yok yanımda dedi veremedi. Bende bunun için üzülme usta. bende 5 lira var, al 2.5 lirasını sana borç vereyim ekmek al, bende kalanı ile idare ederim. nasıl olsa benim bir sıkıntım yok dediğimde sanki hazine bulmuş gibi sevinmiştin. O gün evde ekmek yoktu. Bugün evinde ekmek var. Bütün erzaklar var. Bugün alış-veriş yapmasan da olur. Cebinde paran var. Müşterinin tersi gelmiş diye sinirleniyorsun. Niye şükretmiyorsun? Şöyle bir düşündü hakikaten doğru dedi. O günleri düşündüm de Allah o günleri tekrar bizlere göstermesin. Ne çileli günlerdi. O gün çalışmasak evde açız, ama bugün 3 ayda çalışmasak yiyeceğimiz, ekmeğimiz, her şeyimiz var. Müşteri bugün gelmedi diye sıkıntı ediyoruz diye hemen teselli oldu. Derken yeni bir müşteri geldi. Müşteriye tatlı dil, güler yüzle hürmet edince, bu sefer müşteriye ayakkabıyı sattı. Şeytanın ayağını kırdı. Eğer şükretmesini bilmeyip kanaat etmezsen bütün stres sendedir. Hem sıhhatini bozarsın, hem işini bozarsın. Kanaat başarının ilk basamağıdır. Tebessüm: Bugün siz ülkemizin önde gelen iş adamlarındansınız. Bir iş adamı olarak çocuklarımızın eğitimi konusunda ne gibi düşünceleriniz var? Ahmet Ziylan: Eğitim deyince eğitimi ikiye ayırıyorum ben; Biri ahiret için, biri de dünyalık için eğitim. Herkes dünyalık için eğitime daha çok önem veriyor. Mesela bir Kuran Kursu yapıyoruz. Talebeden aylık belki lira ücret alınıyor. Bu da hafta sonları hariç, ayda 20 gün, günde 3 öğün yemek çıkarılıyor, bunun için 10 TL yeterli ise 200 TL ediyor. Bir de elektrik, doğalgaz, su vs gibi ihtiyaçlar var. Tüm hizmetler bu paralarla karşılanıyor. Ancak bu miktarı bile, bazı insanlar vermekten kaçınıyor. Ama bakıyorum aynı kişi, diğer bir okulda ayda 1-2 milyon vererek çocuğunu okutuyor. Bir İngilizce kursu için dünyanın parasını veriyor. Bir diğeri, üniversiteyi kazansın diye kursa dünyanın parasını veriyor. Buraya gelince 300 lira için ben vermezsem olmaz mı diyor. Çocuklarımıza iyi bir gelecek için, dünyasını kurtarmak için, iyi bir eğitim verilmesine asla karşı değilim. Yalnız ahıretini kurtaracak ve her iki dünyada saadete eriştirecek manevi eğitime de Biz iş hayatında bir sıralama yaparız. İşte başarılı olman için reçete; İlgi, Bilgi, Sevgi. Bunlar olunca, ondan sonra da Sabır, Sebat. En son da Kanaat deriz.

15 yatırım yapılması gerektiğini vurgulamak istiyorum. İnsan çocuğunun eğitimini düşünürken dengeyi koruması lazım. Çocuğun dünyalığını kazanacağım diye ahiretini mahvetmemesi lazım. Durumu müsait olmayanlar için Bir talebe de sen okut kampanyası ile gönüllü, hayırsever insanların bağışları ile burslar temin edilmektedir. Dernek ve Vakfımız bu konuda destek vermektedir. Bu vesile ile katkıda bulunan, burslarıyla, zekatlarıyla bize güç veren bay-bayan herkese teşekkür ederim. Tebessüm: Çok aile çocuklarını gelişen dünyada İslama yakınlaştırmak noktasında zorluklar çekiyor.. Bunda ne gibi sebepler etkin oluyor sizce? Ahmet Ziylan: Bana göre bunu arka planında insanın doymayan nefsi arzuları var. Nefsi tahrik edici şeyler var. Anne ve babaların, çocuklarını olumsuz ortamlardan, bazı basın, televizyon ve internetin zehirlerinden, kötü arkadaş çevresi edinmelerinden koruması lazım. Hiç emniyet yok. Siz çocuğunuzu evden dışarı çıkardığınız zaman, bin bir türlü tehlikeler onu bekliyor. Bir de çocuğun gençlik, taşkınlık çağları eklenince, o yavruyu tutmak zor oluyor. Çocuklarımıza dinimizi öğretmeliyiz. Yüce Allah ı, Resullullah ı öğretmeliyiz. Dünya saadeti ve mutluluğunun da buradan geçtiğini bilmeliyiz. Eğitim çok önemli. Çocuklarımızı ve gençlerimizi rahatlıkla göndere bileceğimiz, onların tüm ihtiyaçlarına cevap verecek modern eğitim yuvalarına ihtiyaç var. İşte Kur an kursumuz bu mesuliyet duygusu ile hareket ediyor. Hoca hanımlar ve eğitmenler ellerinden geldiği kadar, bir abla şefkatiyle onlara sahip çıkıyorlar. Burada herkese görev düşüyor. Öğretmenine, müdürüne, anneye, babaya... herkese. Tebessüm: Son olarak Kuran Kursundaki öğrencilerimize, kız talebelerimize, Allah yolunda ilim alan talebelerimize tavsiyelerinizi alabilir miyiz? Ahmet Ziylan: Kuran Kursundaki talebelerimiz... Cenabı Allah onları seviyor ki Kuran Kursuna gelmelerini nasip etmiş. Çünkü Kuran Kursuna gelmeleri ve gitmeleri arasında çocuklar, sağ olsun hoca hanımlardan, önce muhabbeti öğreniyorlar, merhameti öğreniyorlar, temizliği öğreniyorlar, edebi öğreniyorlar. Şimdi toplum diyoruz ya, televizyondan kopup hiç görmedikleri şeyleri arkadaşlarıyla bir arada, her biri birbirinden kültür elde ediyor elhamdülillah. Belki iki-üç aylık bir dönemde Kur an-ı Kerim i, İslam ı tam manasıyla öğrenemezler ama, mayasını alıyorlar. Onun için bu kızlarımızın, gençlerimizin çok hamd etmelerini istiyorum. Neden? Cenab-ı Allah böyle bir yere gelmelerini nasip ettiği için. Belki şimdi farkında olamayacaklar. Belki bu sıcakta zulüm gibi gelecek onlara. Artık ilerde bunun öyle faydalarını görecekler ki. Burada faydasını gördükleri gibi gelecekte de hayatlarına yansıyacak. Bu faydaları ahrette de bulacaklar. Çünkü, bildiğim kadarıyla, hoca hanımlar her şeyi öğretiyorlar. Sadece Kur an-ı Kerim i yüzünden okumayı değil, yatmayı kalkmayı, dua etmeyi, ibadetini, günlük hayatta nasıl iyi bir Müslüman olunur? her şeyi öğretiyorlar. Yani bir annede ne vasıflar olması lazımsa bunun temeli atılıyor. Bu talebeler buradan gittikten sonra hocasını unutmasın, kursunu unutmasın, sevgisini unutmasın, buradan giderken ağlayarak gitsin. Ben buradan böyle bir yerden ayrılıyorum diye. Oh!! Kurtuldum diye gitmesin. Kalbine işlesin. Ondan sonra, o nasıl olsa sevgi ve muhabbetle devam eder. İşte bu mayayı çalmak. Hocalarımıza bunları tavsiye ediyoruz. Kızlarımızda böyle bir kursa geldikleri için mutlu olsunlar, şükretsinler. Tebessüm: Allah razı olsun Ahmet Amca. Kıymetli zamanınızı bize ayırdığınız için Ahmet Ziylan: Faydalı olabildiysek ne mutlu. Tarih olarak haziranın son günlerindeyiz. Gaziantep te de bir kız kur an kursumuz var. 200 kızımız eğitime başladılar. Kursları yaptırmak güzel bir şey, fakat eğitim verecek hocalarımız olmazsa hiçbir şey olmaz. Tesis de lazım, yöneticiler de. Hocalarımızın ilk önce iyi eğitimli ve inançlı olması lazım. Eğer bunu bir para kazanma (aylık ) için yapıyorlarsa çok yazık olur. Evet aylık alacak, belki içinden bir çorba içecek, bu düşünce için yapıyorsa iyi, Allah rızası için yapmıyorsa çok yazık olur. Herkes ne yapıyorsa Allah rızasını gözetecek. Tebessüm: Zamanınızı bize ayırdığınızı için Teşekkür ederiz. Bunları okuyucularımızla da paylaşacağız. Eğer şükretmesini bilmeyip kanaat etmezsen bütün stres sendedir. Hem sıhhatini bozarsın, hem işini bozarsın. Kanaat başarının ilk basamağıdır. 15

16 Kur ân Ehli Olmak Kur ân âyetleri, 23 senelik nebevî hayatı ilmek ilmek dokuyan ilâhî mesajlar sûretinde peyderpey nâzil olmuştur. Her nâzil olduğunda da Allah Rasûlü r Efendimiz i ve O nun can yoldaşları olan ashâb-ı güzîni, bâzen târifsiz bir sürûra, bâzen dehşete ve her hâlükârda takvâya sevk etmiştir. Allah Teâlâ dan gelen bu mesajlarla, mü minlerin mâneviyatları takviye olmuş, azimleri artmış, gönüllerindeki îman muhabbeti ve heyecanı zirveleşmiştir. Sahâbe efendilerimiz için vahyin nüzûlü, gökten inen ve tadına doyum olmayan, ilâhî bir ziyâfet sofrasıydı. Ne zaman bir âyet nâzil olduğunu duysalar, hemen o ilâhî ziyâfete iştiyakla koşar, büyük bir heyecan içinde; Acaba Cenâb-ı Hakk ın rızâsı nerededir? suâlinin cevabını, yeni gelen tâlimatlardan öğrenmeye çalışırlardı. Abdullah ibn-i Mes ûd t anlatıyor: Bir sahâbî, (akşam) evine geldiğinde hanımı ona ilk önce şu iki suâli sorardı: «Bugün Kur an dan kaç âyet nâzil oldu?» «Allah Rasûlü r Efendimiz in hadislerinden ne kadar ezberledin?..» (Abdülhamîd Keşk, Fî Rihâbi t-tefsîr, I, 26) Vahyin Sevdâlıları Sahâbe-i kirâm, vahy-i ilâhî ile o kadar hemhâl idiler ki, Efendimiz in ebediyete irtihâlinden sonraki en büyük kederlerinden biri de, vahyin kesilmesi olmuştu. Şu hâdise, bunun çok mânidar bir misâlidir: Ümmü Eymen t, Peygamber Efendimiz in dadısıydı. Efendimiz r yüksek vefâ duygusu sebebiyle onu ziyâret eder, hâl-hatırını sorar ve ona değer verirdi. Efendimiz in vefâtından sonra Hazret-i Ebû Bekir, Hazret-i Ömer e: Kalk, Allah Rasûlü nün yakını olan Ümmü Eymen e gidelim, Rasûlullâh ın yaptığı gibi, biz de onu ziyâret edelim. dedi. Yanına vardıklarında Ümmü Eymen -radıyallâhu anhâ- ağlamaya başladı. Onlar, bu ziyaretleriyle Allah Rasûlü nü hatırlatarak acısını tazelediklerini ve bu sebeple Ümmü Eymen in ağladığını düşündüler. Ardından: Niçin ağlıyorsun? Allah katındaki nîmetlerin Efendimiz için çok daha hayırlı olduğunu bilmiyor musun? dediler. Ümmü Eymen: Ben onun için ağlamıyorum. Allah katındaki nîmetlerin, Nebiyy-i Ekrem r Efendimiz için daha hayırlı olduğunu elbette biliyorum. Ben asıl, vahyin kesilmiş olmasından dolayı ağlıyorum. dedi. Vahy-i ilâhî hasretiyle dolu bu sözleriyle, Hazreti Ebû Bekir ve Hazret-i Ömer i de duygulandırdı. Onlar da Ümmü Eymen le birlikte ağladılar. (Müslim, Fedâilü s-sahâbe, 103) Sahâbe-i kirâmın Kur ân-ı Kerîm e duydukları muhabbet, böylesine müstesnâ idi. Onlar, Kur ân ın kıymetini, nasıl okunması gerektiğini ve nasıl hürmet edileceğini bizzat Efendimiz den görerek öğrenmişlerdi. Bu sebeple de Kur ân dan apayrı bir istifâde hâlindeydiler. Kur ân-ı Kerîm i çokça okur; onu okumadıkları ve sayfalarına bakmadıkları bir günün geçmesini istemezlerdi. Günlerine Kur ân ile başlar, göz rahatsızlığı olanlara da Mushaf-ı Şerîf e bakmayı tavsiye ederlerdi. 1 Hazret-i Ömer d bir gece Kur ân-ı Kerîm okuyamamıştı. Ertesi gün Allah Rasûlü r ona: Ey Hattâb oğlu, Allah Teâlâ senin hakkında bir âyet indirdi. buyurdu ve: 16

17 «(Tefekkür ederek) ibret almak veya şükretmek isteyenler için gece ile gündüzü peş peşe getiren O dur.» (el-furkân, 62) âyet-i kerimesini tilâvet eyledi. Sonra da şöyle buyurdu: Geceleyin kaçırdığın nâfile ibadetleri gündüz; gündüz kaçırdıklarını da geceleyin yerine getir. (Râzî, XXIV, 93, el-furkân, 62 tefsirinde) AlLÂH IN YAKINLARI: EHL-İ KUR ÂN Rasûlullah r : Şüphesiz insanlardan Allâh a yakın olanlar vardır! buyurmuştu. Ashâb-ı kirâm: Ey Allâh ın Rasûlü! Onlar kimlerdir? diye sorunca Efendimiz r : Onlar Kur ân ehli, Allah ehli ve Allâh ın has kullarıdır! cevabını verdi. (İbn-i Mâce, Mukaddime, 16) Hiç şüphesiz ki Kâinâtın Hâlıkı Allah Teâlâ ya yakınlıktan daha büyük bir şeref ve bahtiyarlık yoktur. Bu bahtiyarlığa lâyık olabilmek, Kur ân a ehil olmaya bağlıdır. Yani Kur ân ı doğru okumayı bilmek, onun mânâ iklîmine girmek, tefekkür ve tahassüs derinliği içinde gereken ibretleri alarak onun gösterdiği istikâmette yürümekle mümkündür. Böyle bir kemâlât ile Kur ân ehli olabilen mü minlere, Cenâb-ı Hakk ın müstesnâ lutuf ve ihsanları vardır. Nitekim Hak dostu Mahmud Sâmi Ramazanoğlu -ks-, Adana da bu vasıfta vefât etmiş bir hâfızın, 30 sene sonra yol geçme zarûreti sebebiyle nakil için kabrinin açıldığını, ancak o kimsenin cesedinin hiç bozulmamış olduğunu, üstelik kefeninin dahî pırıl pırıl durduğunu, bizzat müşâhede ettiklerini nakletmişlerdir. Nitekim hadîs-i şerîfte buyrulduğu üzere Cenâb-ı Hak, gerçek Kur ân ehlinin cesedini yememesini yeryüzüne vahyetmiştir. 3 İşte Kur ân-ı Kerîm, ilâhî tâlimatlarına göre yaşayanların dilinde ve gönlünde bambaşka letâfet, zarâfet, incelik, güzellik ve feyizler tecellî ettirdiği Rahmân ve Rahîm olan Allâh ın adıyla. Yaratan Rabbi nin adıyla oku!.. (el-alak,1) gibi, kabirde, mahşerde ve mîzanda da huzur ve saâdet bahşeder. Muhyiddîn-i Arabî -t- şöyle nasihat eder: Kur ân ı çok okumalı ve mânâsını düşünmelisin. Okurken Allâh ın sevdiği kullarını vasıflandırdığı güzel sıfatlara dikkat et ve onlarla vasıflan! Kur ân da zemmettiği, Allâh ın gazabına uğrayanların vasıflandığı o mezmum sıfat ve huyları da gör ve onlardan kaçın! Çünkü Allah, kitabında bunları ancak amel etmen ve gereğini yapman için, indirip zikretmiştir. Onun için Kur ân okunduğunda, muhtevâsını iyi anlaman için, Kur ân la ol! Yani Kur ân dan gereken feyz ve rûhâniyeti tahsil için, onu okurken kalbin gâfil olmaması gerekir. Kur ân, asıl kalple okunur. Gözün vazifesi, kalbe bir nevî gözlük olabilmektir. Avâm-havâs bütün mü minler aynı rahle önünde diz çöküp Kur ân okurlar, fakat herkes kendi kalbî durumuna göre ondan bir nasîb alır. Cenâb-ı Hak, Kur ân-ı Kerîm husûsunda gaflete düşenlerle, onun feyzinden güzelce istifâde edenleri şöyle beyan buyurur: Sonra Kitâb ı, kullarımız arasından seçtiğimiz kimselere verdik. İnsanlardan kimi kendisine zulmeder, kimi ortadadır, kimi de Allâh ın izniyle hayırlarda öne geçmek için yarışır. İşte büyük fazîlet budur. (Fâtır, 32) Yani insanların kimisi Kur ân okuduğu hâlde, okuduğu boğazından aşağı inmez, kalbinde akis bulmaz ve amellerine yansımaz. Böylece nefsine zulmeder, en büyük nîmeti ziyân eder. Kimisi orta yoldadır, kâh amel eder, kâh ihmâl eder. Kimisi de Kur ân ın feyz ve rûhâniyetiyle hayırlarda mesafe kat eder. Kur ân dan lâyıkıyla feyiz-yâb olabilmek için, bedenî temizlik kadar kalbî temizliğe de riâyet edilmelidir. Aksi hâlde kalbî hastalıklar, insanın Kur ân la doğru bir şekilde buluşmasına mânî olur. Bu sebepledir ki Hazret-i Osman t: Eğer gönüller mânevî kirlerden (nefsânî musîbetlerden ve kalbî marazlardan) temiz olsaydı, Kur ân ın zevkine aslâ doyamazdı. buyurmuştur. Hak dostu Mevlânâ Hazretleri de şöyle der: Kur ân ın mânâsını, ancak hevâ ve hevesini ateşe 17

18 Unutmamak gerekir ki, Kur ân-ı Kerîm, bir fânînin eseri değil, Kâinâtın Halıkı nın kullarını dünyâ ve âhiret saâdetine erdirmek için lutfettiği hidâyet rehberidir. Bu yüzden Kur ân-ı Kerîm den lâyıkıyla istifâde için Mushaf-ı Şerîf in kapağı, hürmet, tâzim ve edep duygularıyla açılmalı, onu insanlara Rahmân olan Cenâb-ı Hakk ın öğrettiği şuuruyla ve yeni nâzil oluyormuşçasına bir şevk ve iştiyakla okunmalıdır. Ashâb-ı kirâm, ne zaman bir âyet nâzil olduğunu duysalar, hemen o ilâhî ziyâfete iştiyakla koşar, büyük bir heyecan içinde; Acaba Cenâb-ı Hakk ın rızâsı nerededir? suâlinin cevabını, yeni gelen tâlimatlardan öğrenmeye çalışırlardı. verip kül etmiş, böylece Kur ân ın önünde eriyip kurban olmuş ve rûhu Kur ân kesilmiş kimseler anlar. Yani Kur ân-ı Kerîm, kesâfetten arınmış ve nûrâniyete bürünmüş bir gönle sırlarını beyan eder. Bu yüzden, takvâ ölçüleriyle kalbi zarifleştirip Kur ân a o hissiyatla yönelmelidir. Zira Cenâb-ı Hak: Allah tan korkun (takvâ üzere olun!) Allah (size bilmediğinizi) öğretir!.. (el-bakara, 282) buyurmuştur. KUR ÂN A KARŞI MES ÛLİYETİMİZ Kur ân-ı Kerîm, kaynağı Cenâb-ı Hak olan dört semâvî kitabın sonuncusudur. Rüşdünü ikmâl etmiş insanlığa Rabb imizin son çağrısı ve son mesajlarıdır. Hak Teâlâ, gönderdiği kitaplardan yalnızca Kur ân-ı Kerîm i kıyâmete kadar koruyacağını taahhüd etmiştir. Bu sebeple bir harfi bile değişmeden aslını koruyan tek ilâhî kitap, Kur ân-ı Kerîm dir. Bu noktada bizim asıl meselemiz, Cenâb-ı Hakk ın bu taahhüdüne ne kadar vesîle olabildiğimizdir. Hâlimizi bir gözden geçirmeliyiz: Kur ân-ı Kerîm ile ne kadar ünsiyetimiz var? Onu ne kadar duygu derinliği içinde okuyabiliyoruz? Peygamber Efendimiz in ve ashâbın Kur ân-ı Kerîm karşısında duyduğu heyecanı ne kadar duyabiliyoruz? Kur ân-ı Kerîm i hayatımızın her safhasına intikal ettirebiliyor muyuz? Âile hayatında, komşuluk ve kul haklarında, ticârî hayatta, onu ne kadar kendimize kıstas alıyoruz? Kendimizi zamanın ve toplumun akışından ne kadar mes ûl görüyoruz? Yavrularımıza esas tahsil olan Cenâb-ı Hakk ı tanıma tahsilini verebiliyor muyuz? Kur ân ı gönüllere taşıma, onunla istikâmetleri düzeltme husûsunda ne kadar gayret içindeyiz? Unutmayalım ki iki cihan saâdeti, ilâhî bir emânet olan evlâtlarımızı Kur ân kültüründen nasiplendirmekle mümkündür. En merhametli anne-baba, evlâdını Kur ân terbiyesiyle asıl istikbal olan âhirete hazırlayan anne-babadır. İnsanın, evlâdına verebileceği en büyük hediye, güzel bir terbiyedir. Kur ân ın engin mânâ kevserinden kendisi tatmadığı için evlâdına da tattıramayan anne-babalar büyük bir vebal altındadırlar. Zira mânevî tahsil husûsunda câhil bırakılan, Kur ân ve Sünnet in rûhâniyetiyle terbiye edilmeyen evlâtlar, kıyâmet günü anne-babalarından dâvâcı olacaklardır. İbn-i Ömer t der ki: Evlâdını iyi terbiye et. Zira bundan mes ulsün. «Terbiyesiyle ilgili olarak ne yaptın, neler öğrettin?» diye hesaba çekileceksin. 18

19 Hadîs-i şerîfte de şöyle buyrulur: Çocuklarınızı üç hususta yetiştirin: Peygamber sevgisi, Ehl-i Beyt sevgisi ve Kur ân kıraati... Çünkü hamele-i Kur ân (Kur ân ı öğrenen, öğreten ve bu yolda hizmet edenler), hiçbir gölgenin bulunmadığı kıyâmet gününde, peygamberler ve Hak dostları ile birlikte Arş ın gölgesindedirler. (Münâvî, Feyzü l-kadîr, I, 226) Dolayısıyla evlâtlarına Kur ân rûhâniyetiyle güzel bir terbiye verebilmek, sâlih mü minlerin en mühim meselelerinden biridir. Nitekim devrin siyâsî çalkantıları içerisinde zindana düşmüş olan Emevîlere, 2. Abbâsî halîfesi Ebû Câfer Mansur: Zindanda size en zor gelen şey nedir? diye sordurur. Onlar da: Çocuklarımızın terbiyesinden mahrum kaldık. cevâbını verirler. 4 Dolayısıyla fırsat elden gitmeden evlâtlarımızı Kur ân ın feyz ve rûhâniyetiyle yetiştiremezsek, yarın kabrimizde ağır bir nedâmetle baş başa kalacağımızı unutmamalıyız. Bunun için de evlâtlarımızla vaktinde güzelce alâkadar olmalı, onların tertemiz yüreklerine Allah ve Peygamber sevgisini, Kur ân ve Sünnet kültürünü aşılamalıyız. Mârifetin iltifâta tâbî olduğu gerçeğinden hareketle, yavrularımızda mânevî güzelliklerin neşv ü nemâ bulması için onları hediye ve iltifatlarla teşvik etmeliyiz. İmam Mâlik Hazretleri der ki: Ben her hadis ezberlediğimde, babam bir hediye verirdi. Öyle bir zaman geldi ki, babam hediye vermese bile hadis ezberlemek bende bir lezzet hâline geldi. İmam Ebû Hanîfe de, oğlu Hammâd Fâtiha Sûresi ni öğrendiğinde, hocasına beş yüz dirhem vermişti. O zaman bir koç, bir dirheme satın alınıyordu. Hocası bu cömertliği fazla buldu. Çünkü çocuk yalnızca Fâtiha Sûresi ni öğrenmişti. Bunun üzerine Ebû Hanîfe Hazretleri şöyle dedi: Yavruma öğrettiğin sûreyi küçük görme! Eğer yanımda bundan daha fazlası olsaydı, Kur ân a hakkıyla hürmet edebilmek için onu sana hediye ederdim. 5 Selahaddîn-i Eyyûbî de, kışlada dolaşırken babasının önünde Kur ân okuyan bir çocuğa rastlamıştı. Çocuğun okuyuşunu beğendi ve ona yaklaşarak kendi yiyeceğinden bir parça verdi. Ayrıca kendisine âit olan tarlanın bir kısmını o çocuk ve babası için vakfetti. 6 Bütün bunlar, anne-babalar için evlât terbiyesinde örnek alınması gereken güzel numûnelerdir. Kur ân eğitimi için bilhassa yaz tatilleri de iyi değerlendirilmelidir. Evlâtlarımızı Kur ân kurslarına veya camilere göndermekle yetinmemeli, annebabalar olarak onların durumunu dikkatle takip etmeliyiz. Kur ân kültürünün ne seviyede, îtikad ve fıkıh bilgisinin ne durumda olduğunu sık sık kontrol etmeli, gösterdiğimiz alâka ile onları dâimâ teşvik etmeliyiz. Ne mutlu evlâtlarını Kur ân ın feyz ve rûhâniyeti içinde yetiştirerek Kur ân ın ve Rasûlullah r Efendimiz in şefâatine nâil olan anne-babalara!.. Rabbimiz, Kur ân dan nasipsizlik sebebiyle harâbelere dönen kasvetli kalplerin ağır yükünü taşımaktan bizleri muhafaza buyursun. Cümlemizi, Kur ân ın şifâ, hidâyet ve rahmetiyle buluşup huzur içinde vuslat-ı ilâhîye koşan bahtiyar kullarından eylesin Âmîn! Dipnotlar: 1) Bkz. Heysemî, VII, ) Vâkıdî, Meğâzî, Beyrut 1989, III, ) Bkz. Deylemî, I, 284/1112; Ali el-müttakî, I, 555/ ) İbrahim Canan, Kütüb-i Sitte, I, ) Ebû Gudde, Fethu Bâbi l-inâye, s. 19; Muhammed Nûr Süveyd, Peygamberimizin Sünnetinde Çocuk Eğitimi, s ) Bundârî, Ebû l-feth Ali, en-nevâdiru s-sultâniye (Sîretü Salâhuddîn), s. 9; Muhammed Nûr Süveyd, a.g.e, s Altınoluk Dergisi, Haziran, Sayı: 280, Sayfa: 032 Kur ân âyetleri; tarihî karanlıklara ışık tutan, çözülmez muammâları açan, dünya ve âhiret hayatının huzur ve saâdet baharını yaşatan mûcizeler ülkesidir. 19

20 Ayşe Pehlivan FARKLI AÇILARDAN Kur an Kursları Başlamak her zaman yeni bir ümit, yeni bir enerjidir. Ben de bu yazı vesilesiyle okuyuculara merhaba diyorum. Yazıyor olmayı büyük bir fırsat, okuyor olmayı büyük bir zenginlik olarak görüyorum. Zira Allah oku diye emir vermiş ve yazıya yemin etmiştir. Yazmak; bir yanıyla tarihe belge kazandırmak, bir yanıyla tecrübelerin paylaşımına zemin hazırlamak, bir yanıyla da zamana vurmadan silgiyi, yazıyla zaptedin bilgiyi ifadesinin gereğini yapmaktır. Okumaya başladığımızda büyümeye başlamışız demektir. Büyümeye başlamak, daha çok insana daha çok noktada faydalı olmak demektir. Hayatımız boyunca hep tercihlerimiz olacak. Elimizdeki imkanları ya hayırdan yana kullanır, ya da ziyan ederiz. Bilgimizi ya paylaşır daha çok insanın faydalanmasına imkân sağlar ya da kendimizde saklar, israf olmasına zemin hazırlarız. Tecrübelerimizi ya diğerlerine anlatır, onların acı çekmelerine engel olur, ya da düşe kalka kendilerinin öğrenmelerini izleriz. Gürpınar Kur an Kursu kurucularının, destekçilerinin, idaresinin ve öğretmenlerinin ilmin önemine inanarak harekete geçtiklerini biliyorum. Bilmeli insanlar diye çıktıkları yolculukta, bu güne gelindi. İçinde bir sürü güzellik saklı olan, birçok insanın değişimine zemin hazırlayan eğitim müessesi hayata geçirildi. 20

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti Mektub-u Attar Muhammed İlyas Kadiri Razavi tarafından tüm İslami Erkek Kardeşlerine ve İslami Kız Kardeşlerine, Medaris El Medine ve Camiat El Medine nin erkek öğretmenler, erkek öğrenciler, kadın öğretmenler

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler 3. ÜNİTE: EN GÜZEL ÖRNEK HZ. MUHAMMED İN İBADETLERİ 3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler KAZANIMLARIMIZ O Bu ünitenin sonunda öğrenciler Hz. Muhammed'in: O 1. Öncelikle bir kul olarak davrandığını kavrar.

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): - Yavrum ne oldu, niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Çocuk da: - Efendim, namaza gidiyorum.

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN KUR AN KARANLIKLARDAN AYIDINLIĞA ÇIKARIR Peygamber de (şikayetle): Ya Rabbi! Benim kavmim bu Kur an ı (okumayı ve hükümlerine uymayı bırakıp hatta menedip onu) terkettiler. dedi. (Furkân /30) Elif, Lâm,

Detaylı

Ramazan ve Bayram Ramazan Ramazan Allah a yakınlaşmak için yegane bir zaman. Allah dünyada kendisi ve insanlar arasına perdeler koymuş. Bu perdeleri açmak ve aşmak, Allah a yakınlaşmak, onu hissetmek için

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Dua Dua, insan ile Allah arasında iletişim kurma yollarından biridir. İnsan, dua ederken Allah ın kendisini işittiğinin bilincindedir. İnsan dua ile dileklerini aracısız olarak Allah a iletmekte ondan

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm:

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm: Hatim-i Esam hazretleri, hocası Şakik-i Belhi hazretlerinin yanında 33 sene kalır, ilim tahsil eder. Hocası, bu zaman içinde ne öğrendiğini sorduğu zaman, sekiz şey öğrendiğini söyler ve bunları hocasına

Detaylı

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? EVLENİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Peygamber (sav) Efendimiz den Abdullah ibn-i Ömer RA ın bir hadisini bu münasebetle hatırlayalım, duymuşsunuzdur: (Lâ tenkihun-nisâe

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016 EN GÜZEL İSİMLER O NUNDUR Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah tır. Güzel isimler O nundur.

Detaylı

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır. İslam a göre kadınlar erkeklerden daha değersiz kabul edilmez. Kadınlar ve erkekler benzer haklara sahiptirler ve doğrusu bazı hususlarda kadınlar, erkeklerin sahip olmadığı bazı belirli ayrıcalıklara

Detaylı

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR?

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? Kişisel gelişim, insanın gelişimi merak etmesi, yeni insanlar tanıması, gazetede güzel yazı yazan veya kitap yazmış insanları merak ederek onları tanımak, sadece yazılarından

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN 2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 1.01.2016 Cuma Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Mermerler Camii SORUMLU

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı On5yirmi5.com Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı Türkiye ve İstanbul çapında verilecek olan Yaz Kur an Kursu eğitimlerini İstanbul Müftü Yardımcısı Mehmet Yaman ile konuştuk Yayın Tarihi : 15

Detaylı

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu Question Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu belirtir misiniz? Kur an ın lafızdan soyut olduğu bir merhale var mıdır? Answer: Her şeyin lâfzî

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 169 VEFA VE CÖMERTLİK ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 5523 15 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir.

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir. Hastalık ve Yolculukta: Eğer bir insan hasta ise ve yolcu ise onun için oruç tutmak Kur an-ı Kerim de yasaktır. Bazı insanlar ben hastayım ama oruç tutabilirim diyor veya yolcuyum ama tutabilirim diyor.

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz PROF. DR. 133 Prof. Dr. Alaattin AKÖZ SÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Hiç unutmadım ki! Akademik olarak hem yüksek lisans, hem de doktora

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri...

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri... IGMG Islamische Gemeinschaft Millî Görüş e. V. İslam Toplumu Millî Görüş Eğitim Başkanlığı İÇİNDEKİLER Ders Kitapları Serisi Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI Sıra No ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI VAAZ EDENİN VAAZIN ADI SOYADI ÜNVANI YERİ TARİHİ GÜNÜ VAKTİ KONUSU Dr. İbrahim ÖZLER İlçe Müftüsü

Detaylı

KURAN YOLU- DERS 3. (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti)

KURAN YOLU- DERS 3. (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti) KURAN YOLU- DERS 3 (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti) DERSTE GEÇEN KAVRAMLAR 1) Mübin : Açık ve Açıklayan. Kur an ın sıfatlarındandır. Kur an sadece

Detaylı

İslamiyet in dirilmesi bizden fidye ister. Cenab-ı Hak:

İslamiyet in dirilmesi bizden fidye ister. Cenab-ı Hak: Cenab-ı Hak: En iyi işleri yaparak kendini büsbütün Allah a teslim eden ve daima doğru yoldan giden İbrahim in dinine uyan kimseden, din bakımından daha iyi kim olabilir? Allah, İbrahim i kendine dost

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

ALLAH IN EVLERİNDE MİSAFİRLİK: İTİKAF MESCİDLER ALLAH A YAKLAŞMA YERLERİDİR

ALLAH IN EVLERİNDE MİSAFİRLİK: İTİKAF MESCİDLER ALLAH A YAKLAŞMA YERLERİDİR MESCİDLER ALLAH A YAKLAŞMA YERLERİDİR Şüphesiz ki (bütün) secde edilen yerler/mescidler Allah( a yaklaşmak ve O na teslimiyeti göstermek) içindir. O halde Allah ile beraber (başka) birine (sığınıp) yalvarmayın.

Detaylı

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi Asuman Beksarı J. Keth Moorhead Hiç kimse başarı merdivenlerini elleri cebinde tırmanmamıştır. sözünü Asuman Beksarı için

Detaylı

Yine yapmak istediklerimizden birisi olan, spesifik sektörlerde, belki daha az, ama daha etkin iş adamları seyahatlerini önemsiyoruz ve buna

Yine yapmak istediklerimizden birisi olan, spesifik sektörlerde, belki daha az, ama daha etkin iş adamları seyahatlerini önemsiyoruz ve buna MÜSİAD Cidde Temsilcisi Tanıtımı ve Türk Suud İş Forumu 23.05.2015 TC Cidde Başkonsolosu Fikret Özel, Cidde Tic Odası Başkan Yardımcısı, Mazeen Baterjee Türk-Suud İş Konseyi Başkanı, Mazan Ragap, Cidde

Detaylı

3 Her çocuk Müslüman do ar.

3 Her çocuk Müslüman do ar. TAHR C * 1 Sözlerin en güzeli Allah ın kitabı, yolların en güzeli Muhammed in yoludur. Buhari, Edeb, 70; tisam, 2. z Müslim, Cuma, 43. z Nesai, Iydeyn, 22. z bn Mace, Mukaddime, 7. z Darimî, Mukaddime,

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (9) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme Bürosu

Detaylı

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Hz. Ali (kv) bildiriyor: Resulullah (sav) bir gün beni huzuruna çağırdı: "Ya Ali! Senin bana yakınlığın, Harun Peygamberin Musa Aleyhisselama olan yakınlığı gibidir.

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23)

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23) Dedikodu (Gıybet) Gıybet Dedikodu (gıybet), birisinin yüzüne söylenmesinden hoşlanmadığı şeyleri arkasından söylemektir. O kimse söylenen şeyi gerçekten yapmış ise bu gıybet, yapmamış ise iftira olur (Hadis,

Detaylı

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I Ş U B A T 25.02.203 / 0.03.203 8.02.203 / 22.02.203 Tel : 0 26 39 59 38 Faks : 0 26 334 96 96 http://pamem.meb.k2.tr ÖĞRETİM YILI : 202 / 203 İN ADI : DİN KÜLTÜRÜ VE MESLEK AHLAKI ÖĞRETMENLERİ : YAVUZ

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ.

OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ. OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ. Osmaniye de yaşayan Kahramanmaraş lılar tarafından kurulan Osmaniye Kahramanmaraşlılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği nin

Detaylı

Risale-i Nuru Samsat-ta Lise öğrencisi iken Teyzem oğlu vasıtasıyla tanıdım.

Risale-i Nuru Samsat-ta Lise öğrencisi iken Teyzem oğlu vasıtasıyla tanıdım. ABUZER KARA 1.Kendinizi tanıtırımsınız. Ben Abuzer Kara 1961 Samsat doğumluyum.ilk ve orta öğrenimimi Samsat ta bitirdim.19 82 yılında evlendim.1983-1984 Yılları arasında askerlik görevimi ifa ettim.1987

Detaylı

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ ADALET ve CESARET ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 24 3 Sertifika no: 14452 Uğurböceği

Detaylı

Asiye Türkan MÜ MİNLERİN ANNESİ HZ. AİŞE

Asiye Türkan MÜ MİNLERİN ANNESİ HZ. AİŞE Asiye Türkan MÜ MİNLERİN ANNESİ HZ. AİŞE Ümmü'l-mü'minîn Âişe bint Ebî Bekr es-sıddîk el-kureşiyye (ö. 58/678) Hz. Ebû Bekir'in kızı ve Hz. Peygamberin hanımı. Babası Ebû Bekir b. Ebû Kuhâfe, es-sıddîk

Detaylı

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur.

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur. 33 Ders 4 Günah Bir dostunuzun size, içi güzel şeylerle dolu ve bütün bu güzelliklerin tadını çıkarmanız için bir saray verdiğini düşünelim. Buradaki her şey sizindir. Dostunuzun sizden istediği tek şey,

Detaylı

17.10.2014 11:30-12:30 24.10.2014 11:30-12:30 31.10.2014 11:30-12:30 7.11.2014 11:30-12:30 14.11.2014 11:30-12:30 AYHAN KAYA 21.11.

17.10.2014 11:30-12:30 24.10.2014 11:30-12:30 31.10.2014 11:30-12:30 7.11.2014 11:30-12:30 14.11.2014 11:30-12:30 AYHAN KAYA 21.11. MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ İÇEL TV-YÖRÜK FM PROGRAM TABLOSU Cami ve Gençlik ( gençlerin camiye ilgisi,hz peygamber ve gençlik (kaynak : DİB cami-gençlik sayfası) İsraf duyarlılığı ya da Tüketim Ahlakı (Hasan

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS

Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Yayınevi Sertifika No: 14452 Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Genel Yayın Yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi Editörü: Ömer Faruk Paksu İç Düzen ve Kapak: Cemile Kocaer ISBN: 978-605-9723-51-0 1. Baskı:

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI 2. DÖNEM BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI 2. DÖNEM BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI 2. DÖNEM BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI KONULAR 01.04.2014 Salı 14:00 Bornova Yeşilova Camii Fatma Özmen ERGEN Sağlık

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE SADAKA-I FITR İbni Abbas (r.a) şöyle buyurmuştur:

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE SADAKA-I FITR İbni Abbas (r.a) şöyle buyurmuştur: ATEŞTEN KORUNMANIN YOLU: SADAKA Arınmak için, malını (sırf Allah rızası için) veren en takvâlı (Allah ın emirlerine en uygun yaşayan) kimse ise, o (ateşin azabı)ndan uzaklaştırılacaktır. Leyl/17-18 Sevdiğiniz

Detaylı

8 ilçede 13 adet bilgievi bulunmaktadır. 19.738 adet öğrenci kayıtlı olarak hizmetlerden faydalanmaktadır. Bilgievlerinde Bilgi Destek Programı ve

8 ilçede 13 adet bilgievi bulunmaktadır. 19.738 adet öğrenci kayıtlı olarak hizmetlerden faydalanmaktadır. Bilgievlerinde Bilgi Destek Programı ve 8 ilçede 13 adet bilgievi bulunmaktadır. 19.738 adet öğrenci kayıtlı olarak hizmetlerden faydalanmaktadır. Bilgievlerinde Bilgi Destek Programı ve Kulüp Faaliyetleri yapılmaktadır. Bilgi Destek Programı

Detaylı

OKUNMAMIŞ ÜÇ MESAJINIZ VAR

OKUNMAMIŞ ÜÇ MESAJINIZ VAR RABBİMİZDEN ÇAĞRI Ey iman edenler! (Peygamber,) sizi hayat verecek şeylere çağırdığı zaman, Allah a ve Resûlü ne uyun. Bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer (sözünüzle niyetinizin aynı olup olmadığını

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (10) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme

Detaylı

Dil Öğrenme ve yazım dili öğrenme

Dil Öğrenme ve yazım dili öğrenme Dil Öğrenme ve yazım dili öğrenme Đyi bir başarı için gerekli olanşartlar Çocuğunu desteklemek isteyen annebabalar için çeşitli tavsiyeler Elisabeth Grammel und Claudia Winklhofer Übersetzung: Abdullah

Detaylı

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te 9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır

Detaylı

0-3 Yaş Grubu Çocuklarda Ahlâkî. Gelişmenin Temel Taşları

0-3 Yaş Grubu Çocuklarda Ahlâkî. Gelişmenin Temel Taşları 0-3 Yaş Grubu Çocuklarda Ahlâkî Gelişmenin Temel Taşları Dr. Hasan AYDINLI Güzel ahlâklı çocuklar yetiştirmek, her anne-babanın arzusudur. İnsanın aile ve toplum içindeki saygınlığını belirleyen en önemli

Detaylı

UMRE YAPMANIN FAZİLETİ

UMRE YAPMANIN FAZİLETİ UMRENİN FAZİLETİ UMRE YAPMANIN FAZİLETİ İbn Mâce deki rivayet şöyledir: Hz. Aişe (r.a) der ki: Ey Allah ın Resulü, kadınlara da cihad var mıdır? Efendimiz (s.a.v): Evet, içinde savaş olmayan bir cihad

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 2. DÖNEM )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 2. DÖNEM ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 2. DÖNEM ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI D 1.4.2014 Salı 14:00 Bornova Yeşilova Camii Fatma Özmen ERGEN Sağlık ve Önemi 1.4.2014 Salı 14:00

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE DUA

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE DUA SADECE SIKINTIDA DEĞİL HER ZAMAN DUA (Resulüm!) De ki: Dua (ve ibadeti)niz olmasa, Rabbim size ne diye değer versin? (Ey inkarcılar!) Siz ise, (Allah ve Resulü nün bildirdiklerini) yalanladınız, bu yüzden

Detaylı

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere Vakıf denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI 01.01.2014 Çarşamba 10:30 Bornova Debre Camii Fatma Özmen ERGEN Ölüm ve Ömür Muhasebesi 01.01.2014

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

HADDİNİ BİLMEMEK YA DA İSTİDRAC

HADDİNİ BİLMEMEK YA DA İSTİDRAC Niyeti temiz olan ve haddini bilen bir Müslüman, başarıya, nîmete karşı şükrünü edâ edemez ise, Allah (CC) o kişiyi bir mahrûmiyete, bir sıkıntıya mâruz bırakır. Meselâ, dikkat ediniz, bir başarıya imzâ

Detaylı

ilk yar desteklerinizle daha fazla güzel çocuğumuza ulaşıyor, çok teşekkür ediyor, selam sevgi ve saygılarımızı yolluyoruz...

ilk yar desteklerinizle daha fazla güzel çocuğumuza ulaşıyor, çok teşekkür ediyor, selam sevgi ve saygılarımızı yolluyoruz... Bu akşam kişisel bir sorgulama geliyor "neredeyim, ne yapıyorum?" sevgili Seda'dan... Bir türkü ile başlıyor... (türküyü dinleyerek okumalısınız) Türkü taaa Ardahan'dan çınlayıp uzaya yayılmış; sevgili

Detaylı

İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE DAHA AZ SORUN YAŞIYOR! - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE DAHA AZ SORUN YAŞIYOR! - Genç Gelişim Kişisel Gelişim İŞİTME ENGELLİ GÜL USTABAŞ GENÇ İŞİTME ENGELLİLER NORMAL OKULLARDA KAYNAŞTIRMA EĞİTİMİNE TABİ OLMALI. İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE NORMAL İNSANLAR GİBİ HATTA ONLARDAN DAHA AZ SORUN YAŞIYOR SORU-- Kısaca

Detaylı

Şeyh den meded istemek caizmidir?

Şeyh den meded istemek caizmidir? Eusubillahi-mineş-şeytanirrajim Bismillahirr-rahmanirrahim Şeyh den meded istemek caizmidir? Şeyh Eşref Efendi Esselamaleykum ve Rahmetullahi ve Berekatuhu Hazihis Salatu tazimen bi hakkike ya Seyyiduna

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

Hac ve Umre İle İlgili Mekânlar

Hac ve Umre İle İlgili Mekânlar Hac ve Umre İle İlgili Mekânlar Mikat Sınırları Kâbe (Beytullah) Makam-ı İbrahim Safa ve Merve Tepeleri Zemzem Kuyusu Arafat Müzdelife Mina 1 Hac ve Umre İle İlgili Mekânlar Mekke deki Önemli Ziyaret Mekânları

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

"Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde" diyen Ziya Paşa nın sözleri ne kadar da manidardır.

Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde diyen Ziya Paşa nın sözleri ne kadar da manidardır. "Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde" diyen Ziya Paşa nın sözleri ne kadar da manidardır. Bazı insanlar vardır ki, yapmadıkları halde yapmış gibi övünürler İmkânlar

Detaylı

SINIF DEFTERİ. Gurup. Muallim/e:

SINIF DEFTERİ. Gurup. Muallim/e: SINIF DEFTERİ Gurup Muallim/e: Yaz Okulu 2014 Devam Çizelgesi 18 Haziran 2014 Çarşamba 19 Haziran 2014 Perşembe 20 Haziran 2014 Cuma 23 Haziran 2014 Pazartesi S. No Öğrenci İsim Soyisim 1 2 3 4 5 6 7 8

Detaylı

KUR AN I KERİM HAKKINDA KISA BİLGİLER. Soru 2 : Allah(c.c.) ın dilediği şeyleri Peygamberlerine bildirmesine ne denir? Cevap : Vahy denir.

KUR AN I KERİM HAKKINDA KISA BİLGİLER. Soru 2 : Allah(c.c.) ın dilediği şeyleri Peygamberlerine bildirmesine ne denir? Cevap : Vahy denir. KUR AN I KERİM HAKKINDA KISA BİLGİLER Soru 1 : Kur an ı Kerim kaç yılda inmiş, tamamlanmıştır? Cevap : Kur an ı Kerim 22 sene, 2 ay, 22 günde inmiştir. Soru 2 : Allah(c.c.) ın dilediği şeyleri Peygamberlerine

Detaylı

OR-AN ROTARY KULÜBÜ. Kuruluş : 7 Ekim 1997. Sakuji Tanaka UR BAŞKANI 2012 2013. Murat ÖZ 2430.BÖLGE GUVERNÖRÜ 2012-2013

OR-AN ROTARY KULÜBÜ. Kuruluş : 7 Ekim 1997. Sakuji Tanaka UR BAŞKANI 2012 2013. Murat ÖZ 2430.BÖLGE GUVERNÖRÜ 2012-2013 OR-AN ROTARY KULÜBÜ Kuruluş : 7 Ekim 1997 Sayı : 1 01 Temmuz 31 Temmuz Sevgili Rotary Ailem, Sakuji Tanaka UR BAŞKANI 2012 2013 Murat ÖZ 2430.BÖLGE GUVERNÖRÜ 2012-2013 Selim SOYDEMİR 11. Grup Guvernör

Detaylı

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI 5.10.2015 Pazartesi 06.10 2015 Salı Y.ÇİFTÇİ S.AL Y.ÇİFTÇİ 7.10.2015 Çarşamba Y.ÇİFTÇİ 15:00 8.10.2015 Perşembe S.AL S.AL 9.10.2015 Cuma E.ÜZÜM S.AL Y.ÇİFTÇİ 15:00 E.ÜZÜM (Siyer ) Mirac ve Hediyesi Namaz

Detaylı

Okul Çağı Çocuğunda Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor? Pazartesi, 02 Eylül 2013 06:14

Okul Çağı Çocuğunda Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor? Pazartesi, 02 Eylül 2013 06:14 Hiçbir ihtiyacı olmadığı halde sürekli arkadaşlarının kalem ve silgilerini çalan çocukla yaptığım görüşmede, çocuğun anlattıkları hem çok ilginç hem de Kleptomani Hastalığına çok iyi bir örnektir. Çocuk

Detaylı

BANDIRMA MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI (27 Haziran - 28 Temmuz)

BANDIRMA MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI (27 Haziran - 28 Temmuz) BANDIRMA MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI (27 Haziran - 28 Temmuz) V A İ Z İ N ADI - SOYADI ÜNVANI VAAZIN YERİ VAAZIN GÜNÜ VE SAATİ VAAZIN KONUSU Cahit ÇETİN Müftü Haydarçavuş Camii

Detaylı

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir?

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir? Besmele Kitapcığı Besmelenin Anlamı Besmele, bütün varlıkların hal diliyle ve iradeli varlık olan insanın lisanıyla ve haliyle meşru olan her işine Allah ın ismiyle başlamasıdır. En önemli dua ve zikirlerdendir.

Detaylı

ÇOK AMAÇLI SALONUMUZA KAVUŞTUK OKUL MÜDÜRÜMÜZ TURGAY YOLCU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILINI DEĞERLENDİRDİ. Hazırlayan: MÜCAHİT KARAKUŞ Sayfa: 1

ÇOK AMAÇLI SALONUMUZA KAVUŞTUK OKUL MÜDÜRÜMÜZ TURGAY YOLCU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILINI DEĞERLENDİRDİ. Hazırlayan: MÜCAHİT KARAKUŞ Sayfa: 1 Y A K A M O Z G A Z E T E S İ HAZİRAN 2013 EĞERCİ İLKOKULU / ORTAOKULU YIL: 2 SAYI: 4 OKUL MÜDÜRÜMÜZ TURGAY YOLCU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILINI DEĞERLENDİRDİ Saygıdeğer öğretmenlerimiz, sevgili öğrenciler

Detaylı

Yaptığım şey çok acayip bir sır da değildi aslında. Çok basit ama çoğu kişinin ihmal ettiği bir şeyi yaptım: Kitap okudum.

Yaptığım şey çok acayip bir sır da değildi aslında. Çok basit ama çoğu kişinin ihmal ettiği bir şeyi yaptım: Kitap okudum. Türkiye deki en büyük emek israflarından birisi İngilizce öğreniminde gerçekleşiyor. Çevremde çok insan biliyorum, yıllarca İngilizce öğrenmek için vakit harcamış, ama hep yanlış yerlerde harcamış. Bu

Detaylı

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular hazır olun düşüyoruz diyor. Düşüyoruz ama ben dâhil

Detaylı

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr Aylık Süreli Elektronik Yayın ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı Bakan İslam, 2015 yılı sonuna kadar, yurt ve yuvalarda şu anda kalmakta olan bin civarında çocuğumuzun da çocuk evlerine geçişini

Detaylı

Menümüzü incelediniz mi?

Menümüzü incelediniz mi? by elemeği Menümüzü incelediniz mi? Yılmaz Usta nın hikayesini duydunuz mu? Niçin Nevale? Yılmaz Usta nın hikayesi Bir insan pasta ustası olmaya nasıl karar verir? Yani 1972 yılında Kastamonu da doğduğunuzu

Detaylı

MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAİZİN

MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAİZİN VAİZİN TARİHİ VAKTİ ADI VE SOYADI UNVANI İLÇESİ YERİ KONUSU İbrahim KADIOĞLU İl Müftü Yard. Akdeniz Ulu Camii 17 Haziran 2015 Çarşamba 18 Haziran 2015 Perşembe 19 Haziran 2015 Cuma Yunus GÜRER İl Vaizi

Detaylı

namazı kılmaları hususunda şöylesi bir yanlış ve tehlikeli bir uygulama vardır.

namazı kılmaları hususunda şöylesi bir yanlış ve tehlikeli bir uygulama vardır. Türkiye de Diyanet İşleri Başkanlığı nın belirlediği ve uyguladığı imsak vakti, oruca başlama ve sabah ezanın okunması ile Müslümanların sabah namazı kılmaları hususunda şöylesi bir yanlış ve tehlikeli

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı