içindekiler Şükrü ÖZBUĞDAY / 5 İnsan Hakkı Ve Onuru Kutsaldır Prof. Dr. Ramazan ALTINTAŞ / 10 Cahiliye Ve Çiğnenen İnsan Onuru

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "içindekiler Şükrü ÖZBUĞDAY / 5 İnsan Hakkı Ve Onuru Kutsaldır Prof. Dr. Ramazan ALTINTAŞ / 10 Cahiliye Ve Çiğnenen İnsan Onuru"

Transkript

1 1

2 Konya İl Müftülüğü Kültür Yayınları Sayı: 6 Yıl: 2013 Yayın Yönetmeni Şükrü ÖZBUĞDAY İl Müftüsü Yayın Koordinatörü ve Editör Dr. Hamza KÜÇÜK İl Müftü Yrd. Yayın Kurulu Dr. Hamza KÜÇÜK Yusuf ARIKAN Selma ARICI Adem BAHÇIVAN Tashih Dr. Hamza KÜÇÜK Yusuf ARIKAN Selma ARICI Adem BAHÇIVAN Grafik Tasarım Yayın Türü Yıllık, Yerel Süreli Yayın Grafik Tasarım Baskı - Cilt Damla Ofset A.Ş. Büsan Organize San. Kosgeb Cad Sk. No: 4 Karatay/KONYA Tel: (0332) Sertifika No: NİSAN 2013 Dağıtım Konya İl Müftülüğü içindekiler Şükrü ÖZBUĞDAY / 5 İnsan Hakkı Ve Onuru Kutsaldır Prof. Dr. Ramazan ALTINTAŞ / 10 Cahiliye Ve Çiğnenen İnsan Onuru Prof. Dr. Ali AKPINAR / 16 Peygamberimizin İnsan Onuruna Verdiği Değer Prof. Dr. Abdullah ÖZBEK / 21 İnsanın Onurlu Varlık Oluşunun İslâmî Temeli Prof. Dr. Hülya KÜÇÜK / 31 Allah ın İsimlerinin Taşıyıcısı Ve Meleklerin Başeğdiği Varlık: İnsan Prof. Dr. Mehmet EREN / 35 İnsan Onuru Çerçevesinde İnanç Hürriyeti Doç. Dr. Kamil GÜNEŞ / 40 Yaşlılık Allah ın Bir İşaretidir Bunu Görmek Gerek Yrd. Doç. Dr. Muhammet Vehbi DERELİ / 46 Kadınlar Allah ın Emanetidir Yrd. Doç. Dr. Ömer ÖZPINAR / 52 Hz. Peygamber in Öğretisinde İnsan Onuru Ve Değerinin Anlamı Üzerine Dr. Ali PEKCAN / 57 Bir İnsani Değer Olmasi Bakimindan Mülkiyetin Korunmasi Dr. Hasan OCAK / 65 Yitirdiğimiz İnsanlık Vazifelerimizden: Emr-i Bi l-ma rûf Ve Nehy-i Ani l- Münker (İyiliği Emredip Kötülüklerden Sakındırma) Rıfat ORAL / 77 Aile Onurunu İnşada Hz. Peygamber Modeli Ahmet ÖZKAN / 82 Kur anda İnsan Onuru Ve İslam ın Getirdiği Yenilikler (Mükerremlik, Ahsen-i Takvim Sırrı, İnsanın Allah ın Halifesi Olması Keyfiyeti) Hamza ÖZKAN / 89 İffetin İnsan Onurunu Korumadaki Etkileri Selma ARICI / 93 O nurla Yaşamak Hatice Ayten BÜYÜKALİM (ÖZYALVAÇ) / 99 İnsan Onuru nu İhlal Eden Sebepler Yazıların hukuki ve bilimsel sorumluluğu yazarlarına aittir. 2

3 editör E y iman edenler! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da diğer kadınları alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Birbirinizi karalamayın, birbirinizi (kötü) lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir namdır! Kim de tövbe etmezse, işte onlar zâlimlerin ta kendileridir Dr. Hamza KÜÇÜK İl Müftü Yrd. Vahiy geleneğinin son halkası olan İslam, insan için vazgeçilmez nitelikte olan onur kavramı üzerinde hassasiyetle durmuş, insan haysiyetini zedeleyen ya da ihlal eden hiçbir davranışa müsamaha etmemiştir. Alay, tahkir, gıybet ve koğuculuk ile ayıp ve kusurların ifşa edilmesinin yasaklanması insan onurunun korunmasına yönelik uygulamalardan sadece bir kaçıdır. Peygamberimiz de sözleriyle insan onur ve haysiyetinin ne derece değerli olduğunu açıklamakla kalmamış, insan onurunu yücelten ve koruyan uygulamalarıyla da insanlığa ışık tutmuştur. İslam dini, Müslüman olsun veya olmasın, hür ve haklar alanında birbirlerine eşit olarak yaratılan insana saygı duyar ve onu Allah ın yarattığı en şerefli bir varlık olarak görür: Biz Âdemoğlunu şerefli bir varlık olarak yarattık (İsra, 70). Dolayısıyla, her insan, yaşadığı coğrafyadan, ırkından, dilinden, cinsiyet ve derisinin renginden önce, salt bir varlık olarak değerli ve onurlu bir şahsiyettir. İslami bakış açısında böyle olan bir kimseyi köleleştirmek, ayrımcı muameleye tabi tutmak ve hukuki statü tanımamak ancak cahiliye zihniyetinin bir ahlakıdır. Bundan dolayı İslam, ilk günden itibaren cahiliye ile mücadele etmiş, câhiliyenin kast sistemine dayalı ayrımcılığına karşı, hak katında insanların eşitliği prensibini getirmiştir. İzzeti nefis, haysiyet, özsaygı, şeref, erdem, vakar, saygınlık, kendine saygı duyma ve başkalarını da kendine saygılı kılma gibi anlamlara gelen Onurlu yaşamak insanın hem hakkı hem vazifesidir. Bu itibarla insanın, hem kendisinin hem de başkalarının onurunu zedeleyici/kırıcı her türlü söz ve eylemden kaçınması gerekir. Onur kırıcı bir davranışta bulunan ötekinin onuru kadar kendi onurunu da zedelemiş olur. Onur bilincinden yoksun olan, başkalarının onuruna saygı bilincini de yitirmiş demektir. Fert kadar toplumun huzur ve sükûnu da insan onuruna saygı ve onurlu bir hayata bağlıdır. Bu nedenle toplumu oluşturan kadın, erkek, çocuk, genç, yaşlı, engelli gibi bütün kesimlerin onurlu bir hayat sürdürmesine yönelik imkânlar sağlanmalıdır. Aksi takdirde toplumsal huzur ve barış zedelenecektir. Bütün bunlara karşın tarih, insan onurunun çiğnendiği, haysiyetli bir hayat sürmenin imkânsızlaştığı pek çok dönemler yaşamıştır. Onuru ayaklar altına alan müessif uygulamalar belli bir millete, belli bir coğrafyaya ya da siyasi anlayışa özgü de değildir. Hemen her coğrafyada farklı dine, etnik kökene, siyasi anlayışa sahip bölgelerde bu tür onuru zedeleyici uygulamalara rastlamak mümkündür. Modern zamanlarda insanlık onuruyla asla bağdaşmayan cinayet, işkence, şiddet, dışlama, ötekileştirme, aşağılama, zulüm, haksızlık gibi birçok uygulamaya hemen her gün şahit olmaktayız. Bu itibarla, Konya İl Müftülüğü, 2013 yılı Kutlu Doğum Haftası kutlama programları çerçevesinde hazırlamayı bir gelenek haline getirdiği eserlerin altıncısında, Hz. Peygamber ve İnsan Onuru konusunu çeşitli yönleriyle ele almaktadır. Bu eserde; İnsanın hak ve onurunun kutsallığından, Cahiliye döneminde çiğnenen insan onuruna; Hz. Peygamberin insan onuruna verdiği değerden, İnsan onurunu Kur ani temellerine, Aile onurunu inşada Hz. Peygamber modelinden, Kur anın onurlu yaşamaya getirdiği yeniliklere, iffetin insan onurunu korumadaki etkilerinden, insdan onurunu ihlal eden sebeplere kadar bir dizi değerlendirmelerin, neler olduğunu bulacaksınız. Kutlu Doğumların, manevi dünyamızın aydınlanmasında ışık olması temennisiyle, eserin hazırlanmasında katkılarını esirgemeyen tüm dostlarımıza, basımı konusundaki desteklerinden dolayı Karatay, Meram, Selçuklu başta olmak üzere tüm ilçe Müftülüklerimize, şükranlarımızı sunarız. 3

4 İNSANLAR SENİN, YA DİN DE KARDEŞİN, YA DA HİLKATE EŞİNDİR Hz. Ali (r.a.) 4

5 Şükrü ÖZBUĞDAY Konya İl Müftüsü İNSAN HAKKI VE ONURU KUTSALDIR İnsan, birey ve toplumun ferdi olarak, başkalarının hak ve hukukuna saygı göstermek ve meşru sınırlar içinde kalmak kaydıyla dilediği şekilde çalışıp çabalayarak veya veraset yoluyla mal-mülk edinme, onu biriktirip geliştirme ve artırma hak ve yetkisine sahiptir. Aynı zamanda o malı, yine meşru çerçeve içinde kalmak ve malın getirdiği yükümlülükleri yerine getirmek suretiyle dilediği şekilde tasarruf hakkına sahiptir. Her ferdin kendine özgü kişiliği, onuru, şeref ve haysiyeti, iffet ve namusu vardır, özel hayatın gizliliği vardır. Bireye ait bu haklar kutsaldır. Aynı zamanda saygı duyulması gereken değerler manzumesidir. Maddi açıdan başkasının mülkiyetinde bulunan mal, mülk ve serveti, çeşitli yollarla zimmete geçirmeye kul hakkı denmektedir. Bu, zorla ve baskıyla olabileceği gibi, hile, aldatma, rüşvet, gasp, ölçü ve tartıda hile yapma, emanete hıyanet, tefecilik ve yolsuzluk yaparak zimmetine para geçirmek şeklinde de olabilir. Bunlar kul hakkının maddi bölümünü teşkil eder. 5

6 Başkasının onurunu incitmek, iftira etmek, alay etmek, arkadan çekiştirmek, kötü lakap takmak, ayıp araştırmak ve gıybet etmek gibi konular da kul hakkının manevi bölümünü meydana getirir. İslam da insanın değeri çok büyüktür. Bütün varlıklar içinde en şerefli varlık (eşref-i mahlûkat) insandır. Her şey insan için, insan da Rabbine kulluk yapması için yaratılmıştır. İnsan, içinde ilahi bir cevher taşır. İnsanı insan yapan ruhu, kendi ruhundan olmak üzere ona Allah üflemiştir. 1 Yine Kur an ın ifadesine göre insan yeryüzünde Allah ın halifesidir. 2 Yüce Allah, insanı en güzel şekil üzere yaratmış, 3 ona şeref ve izzet bahşetmiştir 4 Bu sebeple o hârika bir varlıktır. Onun hayatını ve sağlığını korumak, öncelikli bir görevdir. İnsan öylesine değerli ve önemli bir varlıktır ki, onun naşına, cenazesine, ölüsüne, hatta gömülü olduğu yere, kabre, geride bıraktığı hatırasına ve vasıyyetine bile saygı göstermek en önemli dini ve insani bir görev olarak kabul edilmiştir. Ayrıca Cenab-ı Hak, göklerde ve yerde bulunanların hepsini insan için yaratmış ve onun emrine vermiştir. 5 Denilebilir ki, insan bu konumuyla Allah ın özel bir konuğu durumundadır. Kâinattaki tüm nimetler onun için hazırlanmıştır. Kâinat bir ağaç olarak farzedilirse, insan onun meyvesi olur. Şüphesiz Allah tarafından büyük bir şerefe sahip kılınan insanın maddi ve manevi hakları dokunulmazdır. Bu haklara karşı yapılacak bir tecavüzün karşısında duracak olan yine Cenab-ı Hak tır. Kur an-ı Kerim in muhtelif ayetlerinde kul hakkına dikkatler çekilmiş ve bu alanda önemli teşvik ve uyarılarda bulunulmuştur. Mesela; Ey iman edenler! Karşılıklı rızaya dayanan ticaret olması hali müstesna, mallarınızı, batıl (haksız ve haram yollar) ile aranızda (alıp vererek, yemeyin. Ve kendinizi öldürmeyin. Şüphesiz Allah sizi esirgeyecektir. 6 Bu ayette geçen batıl kavramı, İslamî ve ahlakî kurallara aykırı olan bütün olumsuz davranışları (rüşvet, gasp, hırsızlık hıyanet, kumar vb.) kapsamaktadır. Müdâyene Âyeti diye bilinen ayette ve devamında 7 yer alan emir ve tavsiyeler; hak sahiplerinin haksızlığa uğramamaları ve mağdur edilmemelerine, dolayısıyla kul haklarının korunmasına yöneliktir. Aynı şekilde başkalarının iffet ve namusuna saygı duyulması, 8 yetimlere sahip çıkılması ve mallarının korunmasına ilişkin emirler de aynı gayeye matuftur. Ayrıca, kul hakkıyla doğrudan ilgisi olması bakımından, sözünde durulması, ahde vefa gösterilmesi, 9 kimsenin rencide edilmemesi ve yapılan hayrın başa kakılmaması, 10 ölçü ve tartıya dikkat edilmesi 11 ne ilişkin emir ve tavsiyeler de dikkat çekicidir. 6

7 Kişinin onuru, şeref ve haysiyeti gibi manevi haklarının korunması gayesiyle; iftira etmek, 12 alay etmek, kötülemek, kötü zan beslemek, kötü lakap takmak, başkalarının ayıp ve kusurunu araştırmak, 13 zina isnadında bulunmak, 14 gibi fiiller yasaklanmış; gıybet, kibir ve gurur 15 gibi kötü ahlak ve davranışlar da haram kılınmıştır. Sevgili Peygamberimiz, hem sözlü hem de uygulama olarak insanların maddi ve manevi haklarının korunmasına çok önem vermiştir. Prensip olarak; Müslümanı müslümanın kardeşi ilan etmiş ve şöyle buyurmuşlardır: Müslüman, Müslümanın dilinden ve elinden emin olduğu kimsedir. 16 Müslümanların kanları, malları, namusları ve şerefleri kendi aralarında kutsal Mekke kadar, hac ayları kadar saygındır ve dokunulmazdır. 17 Başka bir hadiste ise Peygamberimiz, kul hakkını ihlal edenleri müflis olarak nitelendirmiştir. Buna göre o kişi ahirette; namaz, oruç, zekât gibi ibadetlerini yerine getirmiş olarak Allah ın huzuruna gelir. Bununla birlikte öyle günah ve haksızlıklarla gelir ki, kiminin kanını akıtmış, kiminin malını yemiş, kimine de iftira etmiştir. Bu durum karşısında, onun ibadetlerinden elde ettiği sevaplardan alınıp hak sahiplerine verilir. Eğer ibadetleri ve iyilikleri bu hakları ödemeye yeterli olmaz ise, hak sahiplerinin günahlarından alınıp, hakka tecavüz edenin günahlarına eklenir. Böylece sevapları elinden gitmiş, günahları ise, daha da artmış olur. Dolayısıyla müflis durumuna düşmüş olan bu kişi cehenneme atılmayı hak eder. 18 Yine Peygamberimiz, diğer bir hadislerinde şöyle buyururlar: Bir kimse, kardeşinin haysiyetine, yahut malına haksız olarak taarruz etmiş ise, altın ve gümüş bulunmayan günden (kıyametten) evvel onunla helalleşsin. Aksi takdirde yaptığı zulüm nisbetinde, onun iyi amellerinden alınıp hak sahibine verilir. İyililği yoksa, hak sahibinin günahından alınıp haksızlık eden kişiye yüklenir. 19 Hz. Peygamber, vefatından birkaç gün önce Hz. ali ve Fazl İbn-i Abbas ın kolları arasında Mescide çıktı, minbere oturdu. Allah a hamd ve sena ettikten sonra: - Ey insanlar! Her kimin sırtına vurmuş isem, işte sırtım gelsin vursun. Kimin bende alacağı varsa, işte malım, gelsin alsın. Benim yanımda en sevgiliniz, üzerimde hakkı varsa onu bu dünyada isteyen veya helal edendir. Böylece Rabbime yüz akıyla kavuşurum, buyurdu. Sonra öğle namazını kıldırdı. Namazdan sonra tekrar minberde göründü, aynı sözleri tekrarladı. Cemaatten biri, üç dirhem alacaklı olduğunu söyledi. Bu zat Rasul-i Ekrem adına bir fakire sadaka vermişti. Rasülüllah borcunu hemen ödedi. Sonra şöyle buyurdu: Ey İnsanlar! Kimin üzerinde başkasına ait bir hak varsa ayıplanmaktan çekinmesin, sahibine ödesin. Burada ayıplanmak ahirette mahcup olmaktan hayırlıdır. 20 7

8 Bedir Gazvesi nde savaştan önce elinde bir okla İslam ordusunun saflarını düzeltirken, Sevad b. Gaziyye adlı sahabinin safı bozduğunu ve biraz ileri çıktığını görür. Karnına okla dokunarak hizaya geçmesini ister. Bunun üzerine Sevâd, Ey Allah ın Resulü canımı acıttın! Şüphesiz Allah seni hak ile gönderdi; kısas uygulamama müsaade et der. Peygamberimiz karnını açarak kısas uygulamasını söyler. Sevad hemen onu kucaklar ve öper. Hz. Peygamber niçin böyle yaptığını sorduğunda, Ey Allah ın Rasulü! Görüyorsun, öldürülmemekten emin değilim. Seninle son temasımın cildimi cildine değdirmek olmasını istedim. der. Peygamberimiz de ona hayır dileğinde bulunur. 21 Görüldüğü gibi Sevad b. Gaziyye nin asıl hedefi kısas uygulamak değildir. O, Hz. Peygamber e sevgisini bu şekilde dile getirmek istemiştir. Peygamberimiz de, sevgisini bu şekilde göstermek isteyen bir kimseyi kırmamış ve ona iyilik dilemiştir. Bu olaydan çıkarılması gereken bir sonuç da Hz. Peygamber in kul hakkına verdiği önemdir. O, üzerine geçen bir kul hakkını, her zaman ve her yerde, en sıkıntılı anında bile, savaş için orduyu tanzim ettiği bir sırada olsa dahi ödemeye hazır olduğunu göstermiştir. Peygamberimizin bu uygulama ve sözlerinden anlıyoruz ki, Allah ın huzuruna kul hakkı ile çıkmanın, çok ağır bir vebali vardır. Böyle bir günahın Allah tarafından bağışlanması, hak sahibinin affetmesi şartına bağlanmıştır. Hak sahibi, ondan hakkını almadıkça veya bu hakkından vazgeçmedikçe, Allah, kul hakkı yiyenin günahını affetmemektedir. Bu gibi kimseler dünyada hak sahipleriyle helalleşip tevbe etmedikleri takdirde, ahirette hak sahipleri onlardan haklarını alacak ve Allah ın huzurunda hesaplaşacaklardır. Günümüzde yaşanan olaylardan anlaşılacağı üzere, polisiye tedbirler, kanun ve yönetmeliklerin; yolsuzlukları, haksızlıkları ve rüşvetleri önlemede tam başarılı olduğu söylenemez. Ayrıca insan onur ve haysiyetine olan saldırılardan dolayı da adlî vakaların sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Bunun için insanımızda Allah korkusu, helal-haram bilinci ve kul hakkını gözetme hususundaki manevi duyarlılığın artırılması gerekir. İnsanları kul haklarını ihlal etmekten alıkoyacak gerçek âmil; Allah korkusu, ahiret inancı ve haram lokmanın hesabının ilahi huzurda verileceği inancıdır. Milli Şairimiz Mehmet Akif ERSOY ne güzel söyler: Ne irfandır veren ahlaka yükseklik ne vicdandır, Fazilet hissi insanlarda Allah korkusundandır Yüreklerden çekilmiş farzedilsin havf-ı Yezdânın Ne irfanın kalır tesiri katıyyen ne vicdanın. Herkesin birbirinin hakkına ve onuruna saygı gösterdiği bir dünyada yaşamak dileğiyle... 8

9 DİPNOTLAR 1 Secde, 32/9 2 Bakara, 2/30 3 Tîn, 95/49 4 İsra, 17/70 5 Bakara, 2/29) 6 Nisa, 4/29 7 Bakara, 2/282, Nur, 24/30, 31 9 Al-i İmran, 3/76; Maide; İsrâ, 17/34) 10 Bakara, 2/ , En am, 6/ Nisa, 4/ Hucurât, 49/ Nur, 24/4, Hucurât, 49/12; İsra, 17/37; Lokman, 31/18 16 Buhari, İman, 4-5; Müslim, İman, Buhari, Hac, Müslim, Birr, Buhari, Mezalim, 10; Tirmizi Kıyame, İbnü l-esîr, el-kâmil, fi t-tarih III, 319, Taberî, Tarih ül-ümem ve l-mülük, II,

10 Prof. Dr. Ramazan ALTINTAŞ NEÜ İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi CAHİLİYE VE ÇİĞNENEN İNSAN ONURU GİRİŞ Cahiliye, bilgisizlik, ahmaklık, dargınlık ve hamiyetsizlik manasına gelen cehilden türemiştir. 1 Bu bağlamda cahillik, arzularının esiri, taşkın içgüdülerine uyan, aceleci bir karakteri olan, olgun davranışlardan yoksun ve kaba kimsenin niteliğidir. Cahiliye zihniyetinin en belirgin özelliği; ırkçılık, kabilecilik, şiddet, saldırganlık ve barbarlıktır. Kur an-ı Kerim de cahiliye kalıbı, dört yerde geçer ve her biri câhiliye toplumuna özgü temel vasıfları anlatır. Bunlar, cahiliye zihniyetine ait olan, fert ve toplumun Allah ın gücünü ve kudretini sınırlamayı kastetmesi manasında zannu l-câhiliyye 2 ; insanlar arasında mutlak adaleti gözetmeyen bir hukuk sistemi anlamında hükmü l-câhiliyye 3 ; kadının sosyal hayatta olanca gayretiyle bedenini sergileyerek dişiliğini öne çıkarması durumuna, teberrucü l-câhiliyye 4 ve aklıyla hareket etmeyip hisleriyle hareket eden kimsenin tavrı manasına hamiyyetü l-câhiliyye 5 dir. Kur an da geçen bu tabirler dikkate alınırsa, câhiliye kelimesi gerek vasıf ve gerekse dönem olarak sadece İslam öncesini değil, sonrasını da ifade eden bir anlamlar 10

11 dünyasına sahiptir. İslama aykırı olan her şey, câhiliyenin kapsamı alanına girer. Bu açıdan düşünüldüğü zaman cahiliye, salt İslam ın doğuşundan önceki dönemi ifade etmez, bütün zamanlarda İslam a aykırı her türlü itikat ve davranışları da ifade eder. İster birey ve isterse toplum planında olsun, câhili vasfını taşımak demek, mecazi anlamda ateş çukurunun tam kenarında dolaşmak demektir. 6 İslam, doğuşuyla birlikte kişiyi, cahiliye dönemindeki kabile enaniyetine dayanan dar bir zihniyetten alıp, kabileyi ve ırkı aşan geniş bir ümmet anlayışına taşımıştır. Zira bütün insanlar hür ve haklar alanında birbirlerine eşit olarak Allah tarafından yaratılmışlardır. İslam, müslüman olsun olmasın her insana saygı duyar ve onu Allah ın yarattığı en şerefli varlık olarak görür: Biz Âdemoğlunu şerefli bir varlık olarak yarattık 7 âyeti, bunun kanıtıdır. Dolayısıyla, her insan, yaşadığı coğrafyadan, ırkından, dilinden, cinsiyet ve derisinin renginden önce, salt bir varlık olarak değerli ve onurlu bir şahsiyettir. Bu sebeple İslam, insanı, cahiliyenin kabile taassubu içinde şahsiyetinin eriyip gitmesinden kurtardı ve onu evrensellik planında fikir ve değer üretme özgürlüğüne kavuşturdu. Tek kelime ile insanı insana karşı savundu ve onun onurunu ötekine karşı koruma mücadelesi verdi. A. İNSAN ONURURUNDAN NE ANLIYORUZ? İnsan onuru, izzeti nefis, haysiyet, özsaygı, şeref, erdem, vakar, saygınlık, kendine saygı duyma ve başkalarını da kendine saygılı kılma gibi anlamlara gelir. İnsanı diğer canlılardan ayıran temel vasıflar; konuşma, aklını kullanma, seçme, yeryüzünün maddi ve manevi imarını üslenme gibi kabiliyetlerle yaratılmış olmasıdır. Hangi coğrafyada doğarsa doğsun, bütün insanlar hür, onurlu ve haklar bakımından eşit doğrarlar. İslami bakış açısında böyle bir kimseyi köleleştirmek, ayrımcı muameleye tabi tutmak ve hukuki statü tanımamak ancak cahiliye zihniyetinin ahlakıdır. Bundan dolayı İslam, ilk günden itibaren cahiliye ile mücadele etmiş, câhiliyenin kast sistemine dayalı ayrımcılığına karşı, hak hususunda insanların eşitliği prensibini getirmiştir. İnsanlar kökte ve gidişte, hayatta ve ölümde, haklarda ve borçlarda, kanun ve Allah huzurunda, dünyada ve âhirette eşittirler. İslam, insanların birbirlerine karşı herhangi bir üstünlük unsurunu doğuştan beraberlerinde getirdikleri hurafesini kesinlikle kabul etmez. Bütün insanlar Allah ın birer yaratığıdır ve hepsinin kökü birdir. 8 İnsanların eşitliği prensibiyle ilgili olarak Vedâ Hutbesi nde Hz. Peygamber şunları söylemiştir: Siz hepiniz Âdem in neslindensiniz. Âdem de topraktan yaratılmıştır. Arabın, Arap olmayanlar üzerinde veya Arap olmayanın Arap karşısında üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak Allah tan korkmakla (takva ile) olur. 9 Görüldüğü gibi, bu hitabede kanun önünde insanların eşitliği dile getirilmiştir. Şüphesiz bu ilkenin yerleşmesi, üstünün hukukunun değil, hukukun üstünlüğünün bir zaferidir. İslam tarihinde yasalar önünde eşitlikle ilgili birçok örnek uygulamalar mevcuttur. İslam 1400 senedir teorik ve pratik alanda insanın onurunu koruma 11

12 mücadelesi vermesine rağmen, maalesef günümüzde birçok alanda insan onuru çiğnenmeye devam etmektedir. B. ÇİĞNENEN İNSAN ONURUNA ÖRNEKLER 1. Adâlet Duygusunun Zedelenmesi Adâlet, her türlü sapmanın ve haksızlığın karşıtı olup, bir şeyi ait olduğu yere koymak, hakkını vermek, eşit ve denk yapmak anlamlarına gelir. 10 Bu anlamda adalet kelimesi; insaf, haklılık, söz ve eylemde doğruluk manalarını kapsayan bir denkleştirme olup; verilen ile hak edilen arasındaki dengeyi ifade eder. Bu sebeple hakkaniyet ölçüsü olan adâletin ister lokal, isterse küresel düzeyde olsun gerçekleştirilmesi için mücadele vermek, insan onurunu korumanın doğal bir sonucudur. Çünkü toplumda hakların gasbedilmesi çok büyük bir faciadır. Bu sebeple, nerede ve ne şekilde olursa olsun bir hak ve hukuk gaspı olan ayrımcılığın her türlüsünden uzak durulmalıdır. Bu konuda Kur an-ı Kerim in çağrısı şöyledir: Ey inananlar! Allah için adâleti ayakta tutup gözeten şâhitler olun. Bir topluluğa olan öfkeniz sizi adaletsizliğe sürüklemesin; âdil olun.. 11 Nitekim Hz. Peygamber de kendisine suç işleyen soylu bir kimse hakkında imtiyazlı davranılması ricasında bulunan sahabeye hitaben: Sizden önceki ümmetlerin helak olmasının sebebi, içlerinden şerefli birisi hırsızlık yaptığında onu cezasız bırakıp zayıf biri aynı suçu işleyince onu cezalandırmalarıdır. Allah a yemin ederim ki, Muhammed in kızı Fâtıma da hırsızlık etse, cezasız bırakmazdım 12 buyurmakla kalmamış, adâleti toplum hayatının bütün alanlarına yayma konusunda evrensel açıklamalarda bulunmuştur. Hatta Hz. Peygamber, henüz risâlet göreviyle sorumlu tutulmadan önce de cahiliye dönemi Mekke sinde birkaç gönüllü insanla birlikte insan hakları alanında mücadele vermek üzere kurulmuş olan Hılfu l- Fudûl/Erdemliler Topluluğu nda görev ve sorumluluk üstlenmiştir. O, bu kuruluş kanalıyla Mekke de malı gasbedilen, iffeti kirletilmek istenen, din özgürlüğü engellenen, hayatına kastedilen nice insanların hakkını ve hukukunu savunmuştur. Toplumda sosyal barış ve güvenin kaynağı, adâlet ve hakkaniyet ilkelerine uygun davranmaktır. 13 Çünkü adalet duygusunun yara aldığı bir düzende güven olamayacağı için toplumsal barış yara alır ve medenileşme yolunda ilerleme akamete uğrar. 2. Cinsiyet Ayrımcılığı Cahiliye Arap toplumunda varlıklı hür kadınlar nispeten kendi konumlarını korumada bir ayrıcalığa sahipken, yoksul hür kadınlar ve cariyeler, gerek aile içinde, gerekse çevrelerinde hükmetme ve saygınlık görme bakımından varlıklı hür kadınların derecesine yaklaşamamışlardır. Cahiliye Arap telakkisinde kadın, işi gücü erkekleri kandırmak olan, onları baştan çıkartan, ayartan, haklar bakımından erkeğin dûnunda bir varlık olarak görülür; efendisi tarafından her türlü şiddete maruz bırakılırdı. Kadının herhangi bir konuda görüş ileri sürmesi ve ya bir mevzuda kadının görüşüne başvurulması asla sözkonusu değildi. Böyle bir zihniyette kadının değersizliğini ifade etmek için ; kadınlarla istişare 12

13 ediniz, fakat onlara muhalefet ediniz sözü, cahiliye toplumunda yaygın olarak kullanılmıştır. 14 Cahiliye Arap toplumunda hür kadınlar erkek çocuk doğurduğu zaman toplum nezdinde itibar kazanırken, cariyelerin veya gazvelerde esir alınan kadınların hiçbir değeri yoktu. Arap, cariyesiyle dişi devesini bir tutar, hatta aralarında hiçbir fark da gözetmezdi. Bazıları genç ve güzel cariyelerini toplayarak bunları ticaret sermayesi yapar ve seks işçisi olarak çalıştırırdı. 15 Cahiliye Arap toplumunda bir baba kızını, alacağı bedele göre istediği erkeğe verebilirdi. Kızın rızasını almak lüzumu görülmezdi. Cahiliye insanının zihniyetinde kız çocuğunun eş seçme hakkı ve özgürlüğü yoktu. Hele hele evlilikte bir kızın bakire olmadığı ortaya çıkarsa, bu durum bir musibet, kızın ailesi için bir leke, bir ar, onurun zedelenmesi ya da namusun ihlâli anlamına gelirdi. Bu lekeden kurtulmanın tek yolu, aile meclisinin verdiği kararla, kızın öldürülmesiydi. Bu bir töre cinayetiydi. Ayrıca, kız çocukları horlanırdı. Arap, doğan çocuk erkek olduğu takdirde sevinir, iftihar eder; hatta velime yemeği verir, şenlik yapardı. Kız çocuğu doğduğu zaman utanır, sıkılır, kızarır; bu durumu aile için bir uğursuzluk ve felâket habercisi olarak görürdü. 16 Kadının aleyhine olan bu psikolojik tutumdan çok daha ilerisi kız çocuklarının diri diri toprağa gömülmesiydi. 17 Bu durum Kur an-ı Kerim de de bahsedilmekte ve onların bu kızları ne sebeple öldürdüklerinden sorguya çekilecekleri haber verilmektedir: Diri diri toprağa gömülen kıza, hangi günah sebebiyle öldürüldüğü sorulduğunda.. 18 İslâm, gelişiyle birlikte her türlü cinsiyet ayrımcılığını ortadan kaldırmış, kadın ve erkeğin bir bütün olduğunu ortaya koymak suretiyle her iki cinsin de Allah ın teklifleri karşısında sorumluluklarının eşit olduğunu bildirmiştir. Nitekim Hz. Peygamber, bir insan hakları bildirgesi olan Veda hutbesinde kadına karşı yapılan olumsuz ayrımcılığa son verilmesini istemiş ve bu konuda pozitif ayrımcılıktan yana evrensel ilkeler va zetmiştir: Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah ın emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır.. 19 Bütün bu uyarılara rağmen yaşadığımız çağdaş dünyada kadınlara karşı her türlü şiddet hala uygulanıyor ve bunların çoğu da ölümle sonlanıyorsa, sorumlusu elbette İslam değil, cahiliye zihniyetinin gönül ve kafalardan henüz silinip atılamaması gerçeğidir. 3. Irk Ayrımcılığı Hz. Peygamber in getirdiği değerler sisteminde renklerin ve dillerin farklılığı, Allah ın bir âyeti olarak nitelendirilmiştir. 20 Kur an a göre insanlar, aynı kökten gelmişlerdir. 21 Ontolojik anlamda bir farklılık söz konusu değildir. Bu konuda nebevî mesajın evrenselliğine ışık tutacak şu ilke çok önemlidir: Allah sizin zenginliğinize ve fiziki şeklinize bakmaz; O, sizin gönlünüze ve davranışlarınıza değer verir. 22 Dolayısıyla, etnik köken ayrımcılığı, insan 13

14 hakları bakımından bir zulümdür. Bu konuda Hz. Peygamber in uyarısı çok özlü ve anlamlıdır: Irkçılık davasına kalkışan bizden değildir. 23 ; Sizin hepiniz Âdem in neslindensiniz. Âdem de topraktan yaratılmıştır. Arabın, Arap olmayanlar üzerinde veya Arap olmayanın Arap karşısında üstünlüğü yoktur. Bu üstünlük ancak Allah tan korkmakla (takva ile) olur. 24 Görüldüğü gibi nebevî mesajın söylemlerinde bütün insanlığı kucaklayacak evrensel bir dil kullanılmıştır. Yaşadığımız çağdaş dünyada hala etnik çatışmalar yaşanıyorsa bu İslam dan kaynaklanan bir durum değil, cahiliye zihniyetinin yeniden hortlatılmasıdır. Nitekim Hz. Peygamber, annesinin renginin siyah olmasından dolayı, bir başka müslümanı ayıplayan bir sahabeye: Sende hala cahiliyeden bir şeyler kalmış 25 buyurmak suretiyle, renk ayrımcılığını cahiliye ahlakı olarak nitelendirmiştir. 4. Sınıf Ayrımcılığı Kur an-ı Kerim e göre insanoğlunu büyüklük taslamaya sürükleyen sebeplerin başında, kendisini seçkinci görmeye dayalı sınıf ayrımcılığı gelmektedir. 26 Özellikle cahiliye zihniyetinde varlıklı olmak, seçkinci olmanın ve kendisini Allah tan müstağni görmenin bir göstergesi sayılırdı. Bu duygu onlarda dünyevîleşmeyi artırmış, Allah a rağmen yaşamanın kapılarını açmıştır. Kehf Suresi nin 32 den 36. âyetine kadar geçen bölümünde bu durum çok güzel tasvir edilir. Allah ın yerine servet koyan, sahip olduğu servetin kendilerini ölümsüz yapacağı düşüncesine kapılan 27 bu kesim, hem yaşam biçimleriyle ve hem de sözleriyle; kıyameti, ölüm ötesi hayatı ve nübüvveti inkâr etmişlerdir. 28 Kur an-ı Kerim de aynı zihniyetin dini alanda da seçkinciliğe soyunduklarına birçok örnek vardır. Medyen toplumunun seçkinleri, Şuayb (a.s) ı ve ona inananları; inançlarından irtidat etmeye, eğer etmezlerse, doğupbüyüdükleri ülkelerini terk etmeye çağırmışlardır: Ey Şuayb! Andolsun, ya kesinlikle bizim dinimize dönersiniz ya da mutlaka seni ve seninle birlikte inananları memleketimizden çıkarırız. 29 Bir başka örnek de Hz. Peygambere, cahiliye zihniyetine sahip insanların reva gördükleridir. Nitekim İslam ın Mekke döneminde, bir avuç iktidar seçkini, yeni daveti sevimsiz göstermek için başta Hz. Peygamber olmak üzere ona inananlar hakkında olmadık yalanlar uydurarak Peygambere karşı koymuşlar, bütün toplum kesimlerini Peygambere karşı direnişe çağırmışlardır. 30 Halbuki bu yeni davet, toplumu, siyasi nüfuz ve hâkimiyetin baskısından kurtarmayı, sosyal adaletin yüksekliğini, insanlar arasında renk, servet ve makam açısından farklılığının olmadığını, kişinin ancak topluma faydalı ve hayırlı işleriyle üstün olabileceğini; insana itibarını kazandıran yeni duruma toplumu dönüştürmeyi amaçlamakta idi. Bilindiği gibi İslam ın ilk yıllarında Hz. Muhammed (a.s) ın çevresinde toplanan inananlar arasında az sayıda varlıklı kimseler olmasına rağmen çoğunlukla, kölelikten gelme yoksul kimseler vardı. Kureyş in ileri gelenleri, statü ve değerler açısından bu kişileri küçümsüyor, yoksul Müslümanlarla aynı statüde değerlendirilmeyi uygun görmüyorlardı. Yanlarına geldiklerinde, Allah 14

15 Rasulünden, onları çevrelerinden uzaklaştırmasını istiyorlardı. Bunun üzerine Yüce Allah, Elçisini şöyle uyarmıştı: Rab lerinin rızasını isteyerek sabah akşam O na dua edenleri (fakirleri, yoksulları), yanından kovma. Onların hesabından sana bir şey yok, senin hesabından da onlara bir şey yok ki onları kovasın. Eğer kovarsan zalimlerden olursun. 31 Hz. Peygamberin şahsında gele bu uyarı, bütün Müslümanlar için geçerli, takip edilmesi gereken temel bir ilke olmuştur. İnsanlara statü ve ekonomik farklılıklarından dolayı ne imtiyaz tanınmış ne de farklı muamele uygulanmıştır. İslam da değer ölçüsü, Allah a karşı sorumluluk bilinci taşımak olarak görülmüştür. SONUÇ Cahiliye, bilgisizliğin, bilgisizce hareket etmenin, yaptığı şeyin sonucunu düşünmemenin, Allah ı ve O nun ayetlerini anlamamanın, Allah a isyan etmenin ne kadar kötü olduğunu idrak edememenin sembol kavramıdır. Birey ve toplumlar, şahsi kaprislerini ilahlaştırdıkları, Allah a rağmen bir hayatı yaşadıkları takdirde, dün olduğu gibi bugün de her türlü sömürü, kavmiyetçilik, tarafgirlik, güçlülerin zayıfları ezmesi, cinsiyet ayrımı, dışlanma, ötekileştirme, zorbalık, zulüm ve insan hakları ihlalleri yaşamaya devam edecektir. İnsan onurunu koruma, ancak ilahi öğretiye inanma ve yaşama ile sağlanabilir. Zira tevhide dayalı bir dünya görüşü ve yaşam tarzını benimsemeyenler gerçek anlamda ne mahallî ne de küresel ölçekte adaletin ve merhametin sözcüsü olamazlar. Çiğnenen insan onurunu yeniden sağlamanın yolu, izzeti, Allah ve resulünün getirdiklerinde aramaktan geçer. DİPNOTLAR: 1 Firuzâbâdî, el-kâmûsu l-muhît, I, 696; İbn Manzûr, Lisânü l-arab, XII, Bkz. 3/Âl-i İmrân, Bkz. 5/Mâide, Bkz. 33/Ahzap, Bkz. 48/Fetih, /Âl-i İmrân /İsra Bkz. 49/Hucurât M. Hamidullah, İslam Peygamberi, (çev. S. Mutlu- S. Tuğ), İstanbul, 1969, II, Râgıb el-isfehâni, el-müfredât fi Garîbi l-kur an, İstanbul, 1986, s /Mâide Buhari Hudud 12; Müslim Hudûd Krş. 4/Nisa Bkz. Zebîdî, Tâcu l-arûs, Beyrut, II, Bkz. Ramazan Altıntaş, Bütün Yönleriyle Cahiliye, İstanbul, 2007, s Bkz. Cevad Ali, el-mufassal, Bağdat, 1993, IV, 653. Şu âyetlerde bu hususa açıkça işaret edilir. Bkz. 16/Nahl 58 59; 43/Zuhruf Kur an da kız çocuklarının niçin öldürüldüğü sorgulanır. Bkz. 81/Tekvir /Tekvir, M. Hamidullah, el-vesâiku s-siyâsiyye, Beyrut, 1987, s. 360; a.mlf., İslam Peygamberi, I, Bkz. 30/Rûm Krş. 4/Nisa Müslim Birr 33; İbn Mâce Zühd Müslim Imâre 53, 54, Ahmed b. Hanbel, Müsned, V, Buhari, Sahih, İman /Leyl Bkz. 104/Hümeze /Fussilet 15; 10/Yunus 7; 44/Duhân 35; 45/Câsiye /A raf /Sa d /En âm

16 Prof. Dr. Ali AKPINAR Gaziantep Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı PEYGAMBERİMİZİN İNSAN ONURUNA VERDİĞİ DEĞER İslam da her şey insan için yaratılmış, onun hizmetine sunulmuştur. Cansız varlıklar, bitkiler, hayvanlar, cinler ve hatta melekler bile insanın hizmetine sunulmuştur. Kısaca her şey insan için, insan da Rabbi için yaratılmıştır. Bu sebeple İslam, insanı her bakımdan saygın bir konumda görmüştür. Onu, yaratıkların en şereflisi/eşref-i mahlukât, en güzel şekilde yaratılanı/ahsen-i takvîm olarak nitelemiştir. Yüce Allah, insanın bu asil konumunu muhafaza etmesi, fıtrat dini İslam üzere kalması için onu yalnız ve başıboş bırakmamış, ona sürekli peygamberler göndererek onunla iletişimini sürdürmüştür. Tüm peygamberler insanlık sevdalısı olarak gelmişler ve ne kadar fıtrattan kopmuş, yabancılaşmış olursa olsun, her insanı muhatap kabul ederek onların kurtulması için çırpınmışlardır. Peygamberlerin yegâne hedefi, insanın yaratıkların en şereflisi olan makamını muhafaza ederek aşağılık derekelere/esfel-i sâfilîne düşmemesini temin etmek olmuştur. Son peygamber Hz. Muhammed de aynı yolu takip etmiş, gecesini gündüzüne katarak, bütün imkânlarını insanlığın kurtuluşuna seferber etmiş, tüm hayatını bu uğurda vakfetmiş bir vakıf insandır. O, bir insanın 16

17 hidayete ermesini, fıtratıyla buluşmasını tüm dünya ve içindekilerden daha hayırlı görmüş ve hep bu anlayış doğrultusunda koşturmuştur. Peygamber olarak görevlendirildikten sonra o döneme kadar meşgul olduğu ticaret ve benzeri şahsî işlerini bırakmış, tüm mesaisini yalnızca insanlığın kurtuluşuna adamıştır. O nun insanlığı İslam a davetindeki bu hassasiyeti ve müminlere gösterdiği baba şefkati Kur ân da şöyle anlatılır: Allah ın rahmetinden dolayı, sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı kalpli olsaydın, şüphesiz etrafından dağılır giderlerdi. Onları affet, onlara mağfiret dile, iş hakkında onlara danış, fakat karar verdin mi Allah a güven, doğrusu Allah güvenenleri sever. 1 Ey Peygamber! Sana uyan müminleri kanatların altına al. 2 Hz. Muhammed, heybetinden titreyen adama, korkmana gerek yok, ben kurutulmuş et yiyen bir kadının oğluyum 3 diyen bir peygamberdir. Nitekim O nun huzuruna her seviyede her insan rahatlıkla ulaşabiliyordu. O; kadın, yaşlı, çocuk, bedevî demeden her insanı ciddiye alıyor, onlara değer veriyor ve dertlerini dinleyip çare oluyordu. Zamanının en zâlim, en günahkâr insanlarını bile muhatap olarak görüyor ve onların doğru yola gelmesi için çırpınıyordu. Onları o kadar önemsiyor ve onların davetine icabet etmeyişlerini o kadar kendine dert ediniyordu ki Kur ân ayetleri, bu konuda onu şöyle uyarıyordu: Bu söze inanmayanların ardından üzülerek nerdeyse kendini mahvedeceksin! 4 İnanmıyorlar diye nerdeyse kendini mahvedeceksin. 5 Artık onlara üzülerek kendini harap etme; Allah onların yaptıklarını şüphesiz bilir. 6 Onun cezalandırmalarında bile rahmet vardı! Onun yaşadığı toplumda suç işleyenler vardı. Toplumun huzur ve güveni için onların cezalandırılması gerekmekteydi. Çünkü kangren olmuş organın kesilip atılması, vücudun sağlığı için gerekliydi. Ancak O, cezalandırma konusunda son derece hassas davranılmasını emretmiş, cezaları şüphelerle düşürünüz, sanık olan kişiyi cezadan kurtarabiliyorsanız kurtarın. Çünkü hâkimin affetmede yanılması, ceza vermede yanılmasından hayırlıdır 7 buyurarak bu konudaki hassasiyetini ortaya koymuştur. Bütün bunlara rağmen dövülerek cezalandırılması gerekenlerin ise yüzlerine ve ölümcül yerlerine vurulmasını yasaklamıştır. Aynı şekilde suçu sabit olmuş, cezaya çarptırılmış kimselerin cezalarının infazı sırasında yahut infazdan sonra aleyhlerinde konuşmalarını yasaklamıştır. Zina ettikten sonra suçunu itiraf edip cezalandırılmasını isteyen kadına cezası uygulanırken ona hakaretler eden Halid b. Velid i şu söyleriyle uyarmıştı: Yavaş ol Ey Hâlid! Canımı kudret elinde tutan Yüce Allah a yemin ederim, bu kadın öyle bir tevbe yaptı ki, alışverişte sahtekârlık yapanlar aynı 17

18 tevbe ile tevbe yapsalardı, bu onların bile bağışlanmasına yeterdi! Sonra Peygamberimiz kadının yıkanıp kefenlenmesini emretti. Kadının üzerine namaz kıldırdı ve kadın defnedildi. 8 O asla şiddete başvurmamıştı! Farklı yaş ve konumlardaki hanımlarıyla zaman zaman problemler yaşamasına, her seviyede pek çok insanla karşılaşmış olmasına, zaman zaman çeşitli kabalıklara maruz kalmasına rağmen, hayatında hiçbir kadını, hiçbir çocuğu, hiçbir hizmetliyi dövmemiştir. Nitekim Hz. Aişe bu gerçeği şöyle ifade etmiştir: Peygamberimizi ne bir hizmetçiye ve ne de bir kadına vururken asla görmedim. O, mübarek eliyle hiç kimseye asla vurmamıştır. 9 Bana yardım et diye yakasından çekiştiren bedeviyi bile hoş görmüş, onu misafiri olarak kabul edip ağırlamış ve gönlünü hoş etmiştir. O, her seviyedeki her insana değer veren, onları ciddiye alan, onlarla ilgilenen, onları dinleyen, dertlerine çare olan bir peygamberdi. Küçük çocukları, yaşlı kadın ve erkekleri, günahlara batmış olanları, kendisine karşı olmadık kabalık yapmış olanları, Mekke de kendisine akla hayale gelmez bir şekilde sözlü ve fiilî olarak eziyet ve işkence edenleri, günü gelince affetme erdemini göstermişti. Uhud da amcasını katledip, ciğerlerini parçalayan Vahşi yi bile affedip ashabı içerisine katmıştı. Bâdiyeden Peygamber Mescidine gelen bir adam, mescidin duvarına abdest bozmaya kalktığında, ashap tepki göstermiş; peygamberimiz ise, adamın önce işini bitirmesine izin vermeleri konusunda onları uyarmış, sonra kirlenen yeri suyla temizletmiş ve adamı nazik bir dille uyarmıştı. 10 O nun savaşlarında bile rahmet vardı! Âlemlere rahmet olarak gönderilen ve barışı her fırsatta öne çıkaran Peygamberimiz, savaşmak zorunda kaldığında, savaşın en az zayiatla sona ermesi için alınması gereken tüm tedbirleri alırdı. Mekke fethinden önce sefere çıkacağını çevresinden gizli tutmuştu. Bunun amacı, Mekkelilerin önceden haberdar olup savaşa hazırlanmamalarını sağlamaktı. O, şehrin kan dökülmeden teslim alınması için ne lazımsa yapmıştı. Mekke yamaçlarına karargâh kuran ordusuna ateşler yaktırması da bu amaca matuftur. Nitekim Mekkeliler binlerce ateşi görünce, İslam ordusunun kalabalık olduğunu düşünmüş ve bu büyük ordu karşısında durulamayacağını anlamıştı. Elli üç yıllık baba ocağı Mekke yi kendisine zindan edenlerin, büyük hayallerle gittiği Taif te kendisini taşlayanların ve Uhud da en acı anları yaşatanların dahi helaki için beddua etmemiş, çeşitli vesilelerle kendisine gelen helâk meleklerine, Hayır! Ben onların helak olmalarını istemem. Bilakis, Allah ın, onların sulplerinden, yalnız Allah a ibadet edecek, O na hiçbir şeyi şerik koşmaya cak kimseler çıkarmasını dilerim 11 diyerek cevap vermiştir. Kendisinden müşriklerin helaki için beddua etmesini isteyenlere şu tarihi 18

19 cevabını veriyordu: Ben rahmet olarak gönderildim, lanetleyici olarak değil! 12 Müşriklerin cesetlerine bile saygılı davranılmasını emretmişti! Peygamberimiz zamanında savaşta öldürülenlerin cesetlerini kesip parçalamak, çeşitli organları kesip kolye yapmak, müsle denilen bir cahiliye adeti idi. Nitekim Uhud şehidlerine, Mekke müşrikleri, bunu acımasızca yapmışlardı. Ashabı, savaşta öldürülen müşrik cesetlere benzer şekilde müsle yapmanın hükmünü sorduğunda O, Ben müsleci olarak gönderilmedim diyerek kendisi için cahiliyenin, asla örnek olamayacağını açıklamıştı. Uhud savaşında şehid edilen Müslümanların hepsine müsle yapılmıştı. Şehidlerin organları parçalanmış, karınları deşilmişti. Peygamberimiz cesedi parçalanan amcası Hz. Hamza nın başında durarak, ant olsun ki ben de senin yerine yetmiş kişiye misilleme yapacağım diye ant içmişti. Daha yerinden ayrılmadan vahiy meleği Nahl suresinin şu ayetlerini getirerek kendisini bu konuda uyardı: Eğer ceza vermek isterseniz size yapılanın aynıyla mukabele edin. Sabrederseniz ant olsun ki bu, sabredenler için daha iyidir. Sabret, senin sabrın ancak Allah ın yardımıyladır; onlara üzülme, kurdukları düzenlerden de endişe etme. Allah şüphesiz sakınanlarla ve iyilik yapanlarla beraberdir. 13 Bunun üzerine Peygamberimiz, sabredeceğiz Rabbim diyerek niyetinden vazgeçmiştir. 14 Bu olayda onun da bir insan olarak olanlardan etkilendiğini, insanî bir tepki ile intikam alacağını söylediğini, ancak ilahî uyarı ile bu düşüncesinden vazgeçtiğini görmekteyiz. O yalnızca insan cesetlerine değil, hayvanlara müsleyi ve yağma yapmayı yasaklamış, savaş esnasında ve savaştan sonra yakıp yıkmaya izin vermemiştir. 15 Ölünün bedenine hatta mezarına dahi zarar vermenin kabul edilemez olduğunu savunmuştur. Nitekim Medine de mescid yapılacak alanda bir mezarlığın olduğunu öğrenince, mezar sahiplerinden o arsayı satın almış, müşrik ölülerinin kemiklerini başka bir yere taşıtmıştır. 16 Vefatına yakın bir gün dinleyenlerine şöyle hitap etmiştir: Ey insanlar! Bana karşı şikâyetleriniz olabilir. Eğer birinizin sırtına vurduysam, işte sırtım, benim sırtımda kısas icra etsin. Şayet birinize hakaret etmiş veya şerefine tecavüz etmişsem, işte intikam alabilmesi için şerefim 17 İki milyon kilometre karelik bir coğrafyada büyük bir devlet kurmuş, yüz binden fazla tebası olan büyük devlet adamı bir peygamber için bu sözler muhteşem sözlerdir. O, bu sözlerini herhangi bir dünyevî politik gaye için söylememiş; yalnızca Yüce Yaratıcının huzuruna kul hakkı ile gitmemek için söylemiş ve insanların onuruna saygı konusunda en güzel örnekliği sunmuştur. Özetle söyleyecek olursak, tüm âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamberimiz, mesâisini insanlığın kurtuluşuna adamış; iyi-kötü, soylu-köle, kadın-erkek, zengin-fakir, çocuk-genç-ihtiyar her insana davetini anlayabileceği 19

20 dille nazik bir şekilde ulaştırmış; onların kurtuluşu için yapılması gereken her şeyi yapmış; özellikle toplumun zayıf ve ezilen kesimlerini hak ettikleri yerlere getirmek için çırpınmış; bir insanlık suçu olan köleliği kaldırmak için çok büyük atılımlar yapmıştır. Sözgelimi bir zamanların itilip kakılan kölesi Habeşli Bilal, Medine Mescidinde müezzinlik yapacak, Medine ye vekil bırakılacak konumlara çıkabilmiştir. Mekke nin Fethedildiği gün onun, Allah ın Evi olan Ka be nin damına çıkıp ezan okuması 18 İslam Peygamberinin insanı nereden alıp nereye çıkardığının çok açık bir göstergesidir. Hz. Muhammed (s.a.v), barış peygamberi olarak her zaman barışı öncelemiş, savaşmak zorunda kaldıklarıyla da en kısa zamanda ve en az zayiatla savaşı bitirmeye özen göstermiş, savaşta talana asla izin vermemiştir. Onun yirmi üç senelik nübüvvet hayatında toplam birkaç aylık bir zaman bile etmeyen savaşlarında insan kaybı beş yüzü bulmamıştır. Onun insan onuruna verdiği değer konusundaki bu ölümsüz örnekliği, bugün de insanlığı aydınlatmaya devam etmektedir. DİPNOTLAR 1 3 Âlu Imran Hıcr 88, 26 Şuara Hâkim, Müstedrek, III, Kehf Kasas Fâtır 8. 7 Tirmizî, Hudud 2. 8 Müslim, Hudud 22, Ebû Dâvud, Hudud 24, 25 9 Nesâî, Işretü n-nisâ, s, Bkz. M. Asım Köksal, İslam Tarihi, VIII, M. Asım Köksal, İslam Tarihi, II, (Buharî, Müslim). 12 Müslim, Birr Nahl Zemahşerî, el-keşşâf, s, Buhârîi, Mezâlim 30; Zebâih İbn Sa d, Tabakât, I, Muhammed Hamidullah, İslam Peygamberi, II, (Ahmed b. Hanbel, II, 317; III, 33) 18 M. Asım Köksal, İslam Tarihi, VI,

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır. İslam a göre kadınlar erkeklerden daha değersiz kabul edilmez. Kadınlar ve erkekler benzer haklara sahiptirler ve doğrusu bazı hususlarda kadınlar, erkeklerin sahip olmadığı bazı belirli ayrıcalıklara

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler 3. ÜNİTE: EN GÜZEL ÖRNEK HZ. MUHAMMED İN İBADETLERİ 3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler KAZANIMLARIMIZ O Bu ünitenin sonunda öğrenciler Hz. Muhammed'in: O 1. Öncelikle bir kul olarak davrandığını kavrar.

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Hz. Ali (kv) bildiriyor: Resulullah (sav) bir gün beni huzuruna çağırdı: "Ya Ali! Senin bana yakınlığın, Harun Peygamberin Musa Aleyhisselama olan yakınlığı gibidir.

Detaylı

AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE

AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE Aile, tek başına olmaktan kurtulup, can yoldaşına kavuşmaktır Aynı çatı altında yalnızlık ve yabancılık değil! Ve O, iki eşi, erkeği ve kadını yarattı. (Necm, 53/45) Kadınlar,

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23)

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23) Dedikodu (Gıybet) Gıybet Dedikodu (gıybet), birisinin yüzüne söylenmesinden hoşlanmadığı şeyleri arkasından söylemektir. O kimse söylenen şeyi gerçekten yapmış ise bu gıybet, yapmamış ise iftira olur (Hadis,

Detaylı

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI Sıra No ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI VAAZ EDENİN VAAZIN ADI SOYADI ÜNVANI YERİ TARİHİ GÜNÜ VAKTİ KONUSU Dr. İbrahim ÖZLER İlçe Müftüsü

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI 01.01.2014 Çarşamba 10:30 Bornova Debre Camii Fatma Özmen ERGEN Ölüm ve Ömür Muhasebesi 01.01.2014

Detaylı

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN 2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 1.01.2016 Cuma Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Mermerler Camii SORUMLU

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir?

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir? Besmele Kitapcığı Besmelenin Anlamı Besmele, bütün varlıkların hal diliyle ve iradeli varlık olan insanın lisanıyla ve haliyle meşru olan her işine Allah ın ismiyle başlamasıdır. En önemli dua ve zikirlerdendir.

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. Öğretmeni tanır ve dersin amacı, derste işlenecek

Detaylı

RAMAZAN AYI ETKİNLİK TAKVİMİ

RAMAZAN AYI ETKİNLİK TAKVİMİ RAMA ZAN GÜNÜ TARİH / GÜN İFTAR PROGRAMI VE YERİ SOHBET PROGRAMI KONULARI SOHBET PROGRAM KONUKLARI İFTAR SAATİ PROGRAM 1 18 Perşembe AKKUŞ Cumhuriyet Meydanı Ramazan ve Oruç Mustafa KOLUKISAOĞLU Ordu Müftüsü

Detaylı

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. İlk Ders Genelgesi 1. Allah Her Şeyi Bir Ölçüye

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Sıra no Sûre Adı. Âyet sayısı O.B.E.B

Sıra no Sûre Adı. Âyet sayısı O.B.E.B Kimi sayılar aralarında asal dır. Hangi sayıların aralarında asal olduğunu belirlemek için ortak bölenlerin en büyüğünü (O.B.E.B.) bulmak gerekir. Örnek: O.B.E.B. kavramını açıklamak için 12 ve 18 sayılarını

Detaylı

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti Mektub-u Attar Muhammed İlyas Kadiri Razavi tarafından tüm İslami Erkek Kardeşlerine ve İslami Kız Kardeşlerine, Medaris El Medine ve Camiat El Medine nin erkek öğretmenler, erkek öğrenciler, kadın öğretmenler

Detaylı

KURAN YOLU- DERS 3. (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti)

KURAN YOLU- DERS 3. (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti) KURAN YOLU- DERS 3 (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti) DERSTE GEÇEN KAVRAMLAR 1) Mübin : Açık ve Açıklayan. Kur an ın sıfatlarındandır. Kur an sadece

Detaylı

+ Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.(4.

+ Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.(4. KUR AN VE HADİSLERE GÖRE BÜYÜK GÜNAHLAR Yüce Rabbimiz Kur an-ı Kerimde şöyle buyuruyor: + Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir

Detaylı

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016 EN GÜZEL İSİMLER O NUNDUR Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah tır. Güzel isimler O nundur.

Detaylı

3 Her çocuk Müslüman do ar.

3 Her çocuk Müslüman do ar. TAHR C * 1 Sözlerin en güzeli Allah ın kitabı, yolların en güzeli Muhammed in yoludur. Buhari, Edeb, 70; tisam, 2. z Müslim, Cuma, 43. z Nesai, Iydeyn, 22. z bn Mace, Mukaddime, 7. z Darimî, Mukaddime,

Detaylı

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Prof. Dr. Köse: Organ Bağışının Dinen Sakıncası Yoktur İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, İzmir İl Müftülüğü ve İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi

Detaylı

SEÇİM VE GEÇİM Perşembe, 31 Ekim 2013 09:31

SEÇİM VE GEÇİM Perşembe, 31 Ekim 2013 09:31 Tarih boyunca hayatın her alanında özellikle de evlilik-aile hayatı ve yönetim-iktidar alanında seçim ve geçim çok önemli unsurlardır. Seçim ile geçim iç içedir, geçim seçime bağlıdır. Geçim yani nasıl

Detaylı

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma KURAN'I KERİM TÜRKÇE MEALİ (DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI) 50-KAF SURESİ Mekke'de inmiştir. 45 (kırkbeş) âyettir. "Kaf" harfi ile başladığı için bu adı almıştır. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla. 1.

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

UMRE YAPMANIN FAZİLETİ

UMRE YAPMANIN FAZİLETİ UMRENİN FAZİLETİ UMRE YAPMANIN FAZİLETİ İbn Mâce deki rivayet şöyledir: Hz. Aişe (r.a) der ki: Ey Allah ın Resulü, kadınlara da cihad var mıdır? Efendimiz (s.a.v): Evet, içinde savaş olmayan bir cihad

Detaylı

Dua Dua, insan ile Allah arasında iletişim kurma yollarından biridir. İnsan, dua ederken Allah ın kendisini işittiğinin bilincindedir. İnsan dua ile dileklerini aracısız olarak Allah a iletmekte ondan

Detaylı

Kur an ın Bazı Hikmetleri

Kur an ın Bazı Hikmetleri Kur an ın Bazı Hikmetleri Allah Teala kıble hususunda derin tartışmalara giren insanların görüşünü: İyilik, yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz değildir. ayetiyle reddetmiştir. Ki onların bir kısmı,

Detaylı

NİLÜFER İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2012 YILI RAMAZAN AYI ÖZEL VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

NİLÜFER İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2012 YILI RAMAZAN AYI ÖZEL VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI 24.07.2012 23.07.2012 TESİ 22.07.2012 21.07.2012 RTESİ 20.07.2012 19.07.2012 RAMAZAN TARİH GÜN VAKİT VAİZİN ADI VE SOYADI VA ZIN KONUSU NİLÜFER İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2012 YILI RAMAZAN AYI ÖZEL VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir.

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir. Hastalık ve Yolculukta: Eğer bir insan hasta ise ve yolcu ise onun için oruç tutmak Kur an-ı Kerim de yasaktır. Bazı insanlar ben hastayım ama oruç tutabilirim diyor veya yolcuyum ama tutabilirim diyor.

Detaylı

Rahmet Ayı RAMAZAN Pazar, 07 Haziran 2015 19:17

Rahmet Ayı RAMAZAN Pazar, 07 Haziran 2015 19:17 Ramazan ayı İslam inancının kendisine yüklediği önem sebebiyle halk arasında On bir ayın sultanı ve Şehr-i Mübârek (Mübârek Ay) olarak kabul edilmiştir. Ramazan ayı Müslümanların değerlendirmek için adeta

Detaylı

1)Verilen bilgiler, Hz. Muhammed'in (SAV) özellikleri ile aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak eşleştirilmiştir?

1)Verilen bilgiler, Hz. Muhammed'in (SAV) özellikleri ile aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak eşleştirilmiştir? I. İnsanların rahatını kendi rahatına tercih ederdi. II. Yapılacak olan bir işte arkadaşlarının görüşünü alırdı. III. Hristiyanlık ve Musevilik dinlerinde ahir zamanda geleceği müjdelenen bir kişidir.

Detaylı

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? EVLENİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Peygamber (sav) Efendimiz den Abdullah ibn-i Ömer RA ın bir hadisini bu münasebetle hatırlayalım, duymuşsunuzdur: (Lâ tenkihun-nisâe

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

Avusturya Mutlu Aile Destek ve Danışmanlık Projesi

Avusturya Mutlu Aile Destek ve Danışmanlık Projesi İSLAMDA EVLİLİK ve AİLE HUKUKU و م ن اي ات ه ا ن خ ل ق ل ك م م ن ا ن ف س ك م ا ز و اج ا ل ت س ك ن وا ا ل ي ه ا و ج ع ل ب ي ن ك م م و دة و ر ح م ة ا ن فى ذل ك لاي ات ل ق و م ي ت ف كر ون İçinizden kendileri

Detaylı

3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet

3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet 3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet Fikret İlkiz Anayasaya göre; herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde

Detaylı

MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAİZİN

MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAİZİN VAİZİN TARİHİ VAKTİ ADI VE SOYADI UNVANI İLÇESİ YERİ KONUSU İbrahim KADIOĞLU İl Müftü Yard. Akdeniz Ulu Camii 17 Haziran 2015 Çarşamba 18 Haziran 2015 Perşembe 19 Haziran 2015 Cuma Yunus GÜRER İl Vaizi

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE ORUÇ

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE ORUÇ TAKVAYA ERMENİN YOLU; ORUÇ (O sayılı günler) Ramazan ayıdır ki Kur an; insanlara hidayet (doğru yol) rehberi, doğru yolun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak onda(ki Kadir gecesinde) indirildi.

Detaylı

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I Ş U B A T 25.02.203 / 0.03.203 8.02.203 / 22.02.203 Tel : 0 26 39 59 38 Faks : 0 26 334 96 96 http://pamem.meb.k2.tr ÖĞRETİM YILI : 202 / 203 İN ADI : DİN KÜLTÜRÜ VE MESLEK AHLAKI ÖĞRETMENLERİ : YAVUZ

Detaylı

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu Question Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu belirtir misiniz? Kur an ın lafızdan soyut olduğu bir merhale var mıdır? Answer: Her şeyin lâfzî

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN KUR AN KARANLIKLARDAN AYIDINLIĞA ÇIKARIR Peygamber de (şikayetle): Ya Rabbi! Benim kavmim bu Kur an ı (okumayı ve hükümlerine uymayı bırakıp hatta menedip onu) terkettiler. dedi. (Furkân /30) Elif, Lâm,

Detaylı

Âyette: İnsanın ancak çalışması vardır. [1]mûcibince;insanın önemi,ürettiği çalışması ile orantılıdır.

Âyette: İnsanın ancak çalışması vardır. [1]mûcibince;insanın önemi,ürettiği çalışması ile orantılıdır. ÇALIŞMA VE FAİZ Âyette: İnsanın ancak çalışması vardır. [1]mûcibince;insanın önemi,ürettiği çalışması ile orantılıdır. Toplumun varlığı ve varlığının devamı üreticiliğindedir..devamlı tüketen toplum,bu

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

SAHİP OLDUKLARIMIZI KORUMANIN 4 RUHSAL ADIMI

SAHİP OLDUKLARIMIZI KORUMANIN 4 RUHSAL ADIMI 1 KORUMANIN 4 RUHSAL Çoğu insan nasıl dua edeceğini bilemez. Bu yüzden size yardımcı olabilecek örnek bir dua metni hazırladım. Bu duayı sesli olarak okuyabilir ya da içinizden geldiği gibi dua edebilirsiniz.

Detaylı

ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI

ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI AY S.N ADI VE SOYADI ÜNVANI VAAZ YAPACAĞI YER TARİHİ GÜNÜ VAKTİ Ana Konu Alt Konu Vaaz Konusu 1 H.Basri DÜZDAŞ Müezzin-Kayyım

Detaylı

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri :١ mı, mi? baba ( ) uzaklaştım uzaklaştırmak uzaklaştırmak evin kapıları babam yetişiyorum eğitim görüyorum ecdadım, atam saygı otur! seviyorum seni seviyorum

Detaylı

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır.

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Kur'an-ı Kerimde bir kimseye hayat vermenin adeta bütün insanlara hayat verme gibi

Detaylı

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP:

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP: SORU : Yediemin deposu açmak için karar aldım. Lakin bu işin içinde olan birilerinden bu hususta fikir almak isterim. Bana bu konuda vereceğiniz değerli bilgiler için şimdiden teşekkür ederim. Öncelikle

Detaylı

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20 T.. 8. SINIF I. DÖNEM ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20 1. İnsanın sorumlu bir varlık olması aşağıdakilerden hangisiyle ilgilidir? A) Düşünmesi B) Konuşması ) Yürümesi D) Beslenmesi 4. Hz. Muhammed

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

ORDU İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI 2. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) ÜÇ AYLIK VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI

ORDU İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI 2. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) ÜÇ AYLIK VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI 1 M.Süleyman KAYIŞ VAİZ AKYAZI MH. C. Ö.ÖNCE TEVBE VE İSTİĞFAR Raşit DEMİR VAİZ KARŞIYAKA MH. MERKEZ C. Ö.ÖNCE TEVBE VE İSTİĞFAR Mustafa FIRAT VAİZ AZİZİYE (YALI) C. Ö.ÖNCE TEVBE VE İSTİĞFAR ZEYNEP TEKİN

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): - Yavrum ne oldu, niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Çocuk da: - Efendim, namaza gidiyorum.

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE SADAKA-I FITR İbni Abbas (r.a) şöyle buyurmuştur:

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE SADAKA-I FITR İbni Abbas (r.a) şöyle buyurmuştur: ATEŞTEN KORUNMANIN YOLU: SADAKA Arınmak için, malını (sırf Allah rızası için) veren en takvâlı (Allah ın emirlerine en uygun yaşayan) kimse ise, o (ateşin azabı)ndan uzaklaştırılacaktır. Leyl/17-18 Sevdiğiniz

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri...

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri... IGMG Islamische Gemeinschaft Millî Görüş e. V. İslam Toplumu Millî Görüş Eğitim Başkanlığı İÇİNDEKİLER Ders Kitapları Serisi Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11

Detaylı

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen Muâz b. Cebel'in Hz. Peygamber in (s.a.v.) sorduğu

Detaylı

SINIF DEFTERİ. Gurup. Muallim/e:

SINIF DEFTERİ. Gurup. Muallim/e: SINIF DEFTERİ Gurup Muallim/e: Yaz Okulu 2014 Devam Çizelgesi 18 Haziran 2014 Çarşamba 19 Haziran 2014 Perşembe 20 Haziran 2014 Cuma 23 Haziran 2014 Pazartesi S. No Öğrenci İsim Soyisim 1 2 3 4 5 6 7 8

Detaylı

KUR'AN SÛRELERİNİN RESMİ VE İNİŞ SIRALAMASI

KUR'AN SÛRELERİNİN RESMİ VE İNİŞ SIRALAMASI GÜNÜMÜZDEKİ RESMİ SIRALAMA KUR'AN SÛRELERİNİN RESMİ VE İNİŞ SIRALAMASI YAYGIN İNİŞ SIRALAMASI - OSMAN BİN AFFAN FARKLI İNİŞ (NÜZÛL) SIRALAMALARI (TERTİPLERİ) Sûre No Sûre Adı Nüzul Sırası Âyet Sayısı Nüzul

Detaylı

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te 9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır

Detaylı

Kur ân-ı Kerîm sûrelerinin sondan sayılması 1

Kur ân-ı Kerîm sûrelerinin sondan sayılması 1 Kur ân-ı Kerîm sûrelerinin sondan sayılması 1 Bu bölümde Kur ân-ı Kerîm sûrelerini sondan sayalım. Örnek: Sondan birinci sûre Nâs sûresidir. Sûrenin sondan sıra numarası Sûrenin adı 1 Nâs 6 Sûrenin içerdiği

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE DUA

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE DUA SADECE SIKINTIDA DEĞİL HER ZAMAN DUA (Resulüm!) De ki: Dua (ve ibadeti)niz olmasa, Rabbim size ne diye değer versin? (Ey inkarcılar!) Siz ise, (Allah ve Resulü nün bildirdiklerini) yalanladınız, bu yüzden

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

(1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA

(1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA (1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA Birinci Ehlibeyt (a.s) Kültür ve Sanat Festivaline Davet Kısa Filmler ve İngilizce Kitap Yazımı bölümlerinde Büyük Peygamber (s.a.a) konulu ve büyük hediyeli

Detaylı

2016 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

2016 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI 1 İsmail İPEK İl Müftüsü Sultan Bayezit Camii 5.6.2016 Pazar Yatsı Rahmet Ayı Ramazan 2 Mehmet BUŞKUN Vaiz Sultan Bayezit Camii 6.6.2016 Pazartesi Öğle Rahmet Ayı Ramazan 3 Adem AYRANCI Müftü Yardımcısı

Detaylı

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI 5.10.2015 Pazartesi 06.10 2015 Salı Y.ÇİFTÇİ S.AL Y.ÇİFTÇİ 7.10.2015 Çarşamba Y.ÇİFTÇİ 15:00 8.10.2015 Perşembe S.AL S.AL 9.10.2015 Cuma E.ÜZÜM S.AL Y.ÇİFTÇİ 15:00 E.ÜZÜM (Siyer ) Mirac ve Hediyesi Namaz

Detaylı

Zengin Sayılar (abundant numbers or excessive numbers) σ(n) > 2n

Zengin Sayılar (abundant numbers or excessive numbers) σ(n) > 2n Zengin Sayılar (abundant numbers or excessive numbers) n pozitif bir tamsayı olmak üzere, n nın pozitif bölenlerinin toplamı σ(n) dir. Şâyet, σ(n) > 2n ise, n zengin bir sayıdır. Örnek: 12 nı ele alalım.

Detaylı

BANDIRMA MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI (27 Haziran - 28 Temmuz)

BANDIRMA MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI (27 Haziran - 28 Temmuz) BANDIRMA MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI (27 Haziran - 28 Temmuz) V A İ Z İ N ADI - SOYADI ÜNVANI VAAZIN YERİ VAAZIN GÜNÜ VE SAATİ VAAZIN KONUSU Cahit ÇETİN Müftü Haydarçavuş Camii

Detaylı

AİLE DİNİ REHBERLİK BÜROSU

AİLE DİNİ REHBERLİK BÜROSU DİN HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TİREBOLU MÜFTÜLÜĞÜ AİLE VE DİNİ REHBERLİK BÜROSU MUTLULUĞUNUZA REHBERLİK EDER Yüce Allah ın aileye bahşettiği sevgi ve rahmetin çeşitli unsurlarla beslenmesi gerekir. Bunların

Detaylı

İBADET KURBAN 9/24/2015 KURBAN BAYRAMI 2015/3. Dönem MODEL ŞAHSİYET HZ.

İBADET KURBAN 9/24/2015 KURBAN BAYRAMI 2015/3. Dönem MODEL ŞAHSİYET HZ. Ana Konu Alt Konu Tarih Vaaz Konusu Vaaz Dönem SOSYAL VE TOPLUMSAL HAYAT KOMŞU İLİŞKİLERİ 9/30/2015 KOMŞU HAKLARI SOSYAL VE TOPLUMSAL HAYAT KOMŞU İLİŞKİLERİ 9/29/2015 KOMŞU HAKLARI SOSYAL VE TOPLUMSAL

Detaylı

Kadınların Dövülmesi. Konusuna Farklı Bir Bakış. (Nisa [4] 34)

Kadınların Dövülmesi. Konusuna Farklı Bir Bakış. (Nisa [4] 34) Nisa [4] 34 Nuşûz Darabe Boşanmadan Önceki İşler Hz. Muhammed Hiç Kimseyi Dövmemiştir Dövmek Yasaklanmış Eşini Döven Hayırsızdır Ayetin Mantığı Kaynakça Kadınların Dövülmesi (Nisa [4] 34) Konusuna Farklı

Detaylı

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm:

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm: Hatim-i Esam hazretleri, hocası Şakik-i Belhi hazretlerinin yanında 33 sene kalır, ilim tahsil eder. Hocası, bu zaman içinde ne öğrendiğini sorduğu zaman, sekiz şey öğrendiğini söyler ve bunları hocasına

Detaylı

T.C. 8. SINIF II. DÖNEM. ORTAK (MAZERET) SINAVI 10 MAYIS 2014 Saat: 11.20

T.C. 8. SINIF II. DÖNEM. ORTAK (MAZERET) SINAVI 10 MAYIS 2014 Saat: 11.20 T.C. 8. SINIF II. DÖNEM ORTK (MZERET) SINVI 10 MYIS 2014 Saat: 11.20 D DİN KÜLTÜRÜ VE HLK BİLGİSİ 1. Biz herşeyi bir ölçüye göre yarattık. (Kamer suresi, 49. ayet) Bu ayette ölçü kelimesi hangi anlamda

Detaylı

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği BİRİ MATEMATİK Mİ DEDİ? BİZ KİMİZ? Yüce Rabbimiz dünya hayatını insanoğluna imtihan yeri kılmış, sırat-ı müstakim olarak göndermiş olduğu dinin yaşanabilmesi ve birbirlerine ulaştırılabilmesi için Müslümanları

Detaylı

Faiz Parasıyla Yapılan Evde Namazın Hükmü

Faiz Parasıyla Yapılan Evde Namazın Hükmü Faiz Parasıyla Yapılan Evde Namazın Hükmü Soru: Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berekatuhu. Benim sorum şudur: Faizden kazanılan para ile yapılan evde kılınan namazın hükmü nedir? Cevap: Aleykum selam

Detaylı

17.10.2014 11:30-12:30 24.10.2014 11:30-12:30 31.10.2014 11:30-12:30 7.11.2014 11:30-12:30 14.11.2014 11:30-12:30 AYHAN KAYA 21.11.

17.10.2014 11:30-12:30 24.10.2014 11:30-12:30 31.10.2014 11:30-12:30 7.11.2014 11:30-12:30 14.11.2014 11:30-12:30 AYHAN KAYA 21.11. MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ İÇEL TV-YÖRÜK FM PROGRAM TABLOSU Cami ve Gençlik ( gençlerin camiye ilgisi,hz peygamber ve gençlik (kaynak : DİB cami-gençlik sayfası) İsraf duyarlılığı ya da Tüketim Ahlakı (Hasan

Detaylı

Erhan tarafından yazıldı. Çarşamba, 31 Ekim 2012 18:03

Erhan tarafından yazıldı. Çarşamba, 31 Ekim 2012 18:03 Erhan tarafından yazıldı. Çarşamba, 31 Ekim 2012 18:03 Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Remzi Güzel, Alevilerin 1400 yıllık gelenekleri olan Ğadir Hum Bayramı nın bir sevgi günü olduğunu

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 2. DÖNEM )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 2. DÖNEM ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 2. DÖNEM ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI D 1.4.2014 Salı 14:00 Bornova Yeşilova Camii Fatma Özmen ERGEN Sağlık ve Önemi 1.4.2014 Salı 14:00

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

Birden fazla umre yapmanın hükmü ve iki umre arasındaki süre ne kadar olmalıdır? Muhammed Salih el-muneccid

Birden fazla umre yapmanın hükmü ve iki umre arasındaki süre ne kadar olmalıdır? Muhammed Salih el-muneccid Birden fazla umre yapmanın hükmü ve iki umre arasındaki süre ne kadar olmalıdır? حكم تكر لعمر م يكو بينهما ] تريك Turkish [ Türkçe Muhammed Salih el-muneccid Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza

Detaylı

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6]

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6] K U R B A N Şartlarını hâiz olub,allah a yaklaşmak amacıyla kesilen kurban;hz. Âdem in çocuklarıyla başlayıp [1],Hz. İbrahim-in oğlu İsmail-in kurban edilmesinin emredilmesi[2],daha sonra onun yerine koç

Detaylı

Tövbe ve Af Dileme-4

Tövbe ve Af Dileme-4 Tövbe ve Af Dileme-4 Kutsalsın, Kutsalsın, Kutsalsın ey güçlü Rab Tanrı; Yer ve gök Sana verilen hamtlarla doludur. Rabbin adına gelen ve tekrar gelecek olana en yücelerde hamtlar olsun. Baba ya, Oğul

Detaylı

VEDA HUTBESİ. Zafer KOÇ

VEDA HUTBESİ. Zafer KOÇ VEDA HUTBESİ Zafer KOÇ I- Konunun Plânı A-Hak-Hukuk Kavramı ve Önemi B- Batıda İnsan Hakları Mücadelesi C- İslam da İnsan Hakları a) Kur an da Hak Kavramı b) Hadislerde Hak Kavramı D- Veda Hutbesi Ve İnsan

Detaylı

İkili Simetrik Kitap ❸

İkili Simetrik Kitap ❸ 19 lu Gruplar Halinde Sûrelerin Numaraları ve Âyet Sayıları Bu bölümde Kur ân-ı Kerîm de bulunan sûrelerin sıra numarlarını ve âyet sayılarını 19 lu gruplar halinde birlikte inceleyeceğiz. İlk 19 sûrede

Detaylı

BYK & ŞYK DERSLERİ. Yaptıklarına karşılık olmak üzere kendilerine nice sevindirici ve göz aydınlatıcı nimetler saklandığını hiç kimse bilemez.

BYK & ŞYK DERSLERİ. Yaptıklarına karşılık olmak üzere kendilerine nice sevindirici ve göz aydınlatıcı nimetler saklandığını hiç kimse bilemez. Ders : 8 Konu : SALiH AMEL Amel kelimesi, sevap veya günahla karşılık bulan her türlü iş, çalışma ve fiil demektir. Kur ân-ı Kerim ve hadisi Şeriflerde daha çok emir, yasak ve tavsiyeler anlamında olup,

Detaylı

www.simetrikkitap.com

www.simetrikkitap.com Mükemmel Sayılar (perfect numbers) n pozitif bir tamsayı olmak üzere, n nın pozitif bölenlerinin toplamı σ(n) dir. Şâyet, σ(n) = 2n ise, n mükemmel bir sayıdır. Örnek: 28 nı ele alalım. Bölen kümesi={

Detaylı

8. SINIF II. DÖNEM ORTAK SINAVI

8. SINIF II. DÖNEM ORTAK SINAVI T.C. 8. SINIF II. DÖNEM ORTK SINVI D DİN KÜLTÜRÜ VE HLK BİLGİSİ 1. Bir fikre veya inanışa körü körüne, aşırı derecede bağlanıp başka bir fikri ve düşünceyi kabul etmemektir. Bu tanım aşağıdaki kavramlardan

Detaylı

T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET

T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET PROJE KOORDİNATÖRÜ: Mustafa TOPAL İlçe Müftüsü PROJE SORUMLUSU: Mesut ÖZDEMİR Vaiz PROJE GÖREVLİLERİ:

Detaylı

2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI. 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii

2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI. 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii VAAZIN 2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii PEYGAMBERİMİZİN

Detaylı