19 fiubat-4 Mart 2010

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "19 fiubat-4 Mart 2010"

Transkript

1 TEKEL direnişi işçi sınıfının tarihsel bilincidir TEKEL direnişi sınıf hareketine güçlü bir canlanma getirdi. Bunun çok yönlü kazanımları hiçbir biçimde gözardı edilemez. Ankara daki kitlesel miting ve yeterli etkiyi gösteremese de 4 Şubat grevi dönem açısından önemli çıkışlardı. TEKEL tüm işçi sınıfı ve emekçilerin sesi ve yüreği olmuştu. Bu basit bir durum değildi. Sözkonusu olan egemenlere karşı toplumun her kesiminden işçi ve emekçinin mücadelede gösterdiği birlikti. TEKEL direnişi, egemenleri hiç hesap etmedikleri bir takım tavizler vermek zorunda bırakmıştı. Direnişin ulaştığı boyutta bir aldatmaca olarak gündeme gelse de kriz saldırganlığında egemenlere planlarından taviz verdirmek önemli bir başarıydı. Dahası egemenler işçi sınıfının fiilimeşru eylemi karşısında da taviz vermek zorunda kalmıştı. TEKEL işçileri ülkenin başkentinde, şehrin merkezini mesken tutmuş ve polis saldırganlığını geri püskürtmüştü. Haklılıkları ve kararlılıkları kadar halktan aldıkları destek de bunda önemli bir yerde duruyordu. Onlar devrimci çalışmaya ülke çapında geniş bir alan açtılar, deneyim kazandırdılar ve devrimcilerin onları sahiplendiği kadar onlar da devrimcileri sahiplendiler. Kendi karşılaştıkları baskılardan yola çıkarak tüm ezilenlerle düşünsel bir bağ kurdular ve işçilerin sınıf olma bilincinin en temel özelliğini kazanmaya başladılar. Onlar mücadelede kardeşleştiler ve dolaysız pratikleriyle Kürt sorununda çözümün de sınıfsal temeline işaret ettiler. Ve kuşkusuz onlar yeni ve daha güçlü mücadelelerin yolunu açtılar. Sayfa 8 İşçi-köylü Demokratik Halk İktidarı İçin Sayı: 59 * 19 Şubat-4 Mart 2010 * Fiyatı: 1.50 TL * ISSN: X İsyan ateşini sınıf bilinciyle harlayalım! 8 Mart Yüzüncü Yaşında Mücadelenin 100 ü eskimez! Devrimcilik, ezilen ve sömürülenlerin sorunlarını bilmek, çözmek ve bu sistemin alternatifini örgütlemektir. Bunu da onlardan biri olarak, onları devrimcileştirerek/onlarla devrimcileşerek başarabiliriz. Bu konuda ilk hedef kitlemiz her zaman çözüme en çok ihtiyaç duyan kesimdir. Bu kesimlerden biri de hiç kuşkusuz emekçi kadınlardır. 153 yıl önce, sömürüye karşı canları pahasına direnen ABD li kadınlardan aldığımız bu meşale ile mücadelemizi büyütmek için daha ısrarcı olmamız gerektiğinin farkındayız. Çalışmalarımızı bu bilinçle yürütmeli; 8 Mart ta; Yeni Demokrat Kadınlar olarak, örgütlenince göğün yarısına sahip olacağımızı göstermek için alanlardaki yerimizi almalıyız. İstanbul Yeni Demokrat Kadın İnisiyatifi Sayfa 2 TEKEL direnişi sürüyor Bir aydın, bir cinayet ve olmayan adalet AKP nin Alevi çalıştayları sona erdi Ocak 2010 tarihinde gerçekleştirilen yedinci çalıştayın ardından kamuoyuna açıklanan ön rapor metni ile yaklaşık iki yıldır devam eden masalın sonuna gelindi. Yaklaşık 400 gazeteci, akademisyen ve çeşitli kurum temsilcilerinin katıldığı büyük bir panayır havasında gerçekleştirilen çalıştaylarda küçük bir ayrıntı unutulmuştu. Alevi çalıştayında Aleviler yoktu. Sayfa9 Tüm ezilenlerin, emekçilerin biriken öfkesine tercüman, çaresizliğine umut olan TEKEL direnişi sürüyor. Türlü saldırı ve bitirme girişimine rağmen devam eden direniş, emekçilere umut olurken, egemenleri ise her geçen gün biraz daha öfkelendiriyor. Çünkü onlar baskı ve zulümlerine boyun eğen, çaresizliği kader bilen, hakları uğruna mücadele yürütmeyen emekçiler arıyorlar. Oysa Ankara sokaklarında yükselen direniş ateşi, mücadele edilmeden hiçbir hakkın kazanılamayacağına işaret ederek yol göstermeye devam ediyor. Ve bu direniş, egemenleri hiç de hesap etmedikleri bir takım tavizler vermek zorunda bırakıyor. Yani mücadele eden kazanıyor. Ve mücadele kritik bir eşikte halen sürüyor. TEKEL direnişinin kazanmasının tüm emekçilerin kazanması anlamına geldiğini bilince çıkartarak her alanda direnişi merkez alan etkili, çalışmalara yoğunlaşmak, vakit kaybetmeden olabilecek en geniş ve zengin biçimlerle direnişi büyütmek hepimizin omuzlarındaki görevdir. Eylem, etkinlik, yani pratik her zaman geliştiricidir, sınıf mücadelesinin ileriye doğru evrilmesinde yegâne yoldur. Sınıfa bilinç taşınması olgusunu tam da bu çatışmanın bağrında değerlendirmek gerekir. Katliam yapanları, banka hortumlayanları, Ergenekoncuları aklayıp paklayan; elinde taş izi olan Kürt çocuklarına on yıllarca hapis cezası veren; düşünceyi suç sayan; rüşvetten başını alamayan ve adalet kavramını ayaklar altına alan bir kurumdur TC nin adalet sistemi. Bu durumda Beşiktaş Ağır Ceza Mahkemesi nde 3 yıldır süren Hrant Dink davasının nasıl sonuçlanabileceğini tahmin etmek zor olmasa gerek. 8 Şubat ta gerçekleştirilen 12. duruşmada kahraman katil Ogün Samast, mahkeme boyunca, kendi görüntülerinin seyrettirilmesi üzerine meşhur oluyorum lan! ve görüntülerdeki ikinci kişiyi tanıyıp tanımadığı sorulduğunda ne tanıyacağım ya! diyecek kadar soğukkanlı ve şımarıktı. Sayfa 7 Yenikapı da direniş büyüyor Yüzyılın Projesi olarak sunulan ancak yüzyılın sömürüsünü işçilere dayatan Marmaray Projesi nin Yenikapı şantiyesinde direnişe geçen işçiler, 30 lu günlere dayandılar. 10 Şubat ta Ankara ya giden işçiler, Ulaştırma Bakanlığı önünde eylem yaparak taşeron şirketi ve projenin yürütücülerini protesto ettiler. Sayfa 5 Çemen direnişi ve kararlılık Antep te Çemen Tekstil de işçilerin hakları için çıktıkları grevin 33. gününde işçilerle görüşen gazetemiz okurları direnişin nedenleri ve gelişmeler üzerine söyleşi yaptı. İşçiler söyleşide kararlılıklarını ve zafere olan inançlarını dile getirdiler. Sayfa 5 JİTEM yoksa, kayıplar nerede? Batman da katıldığı bir toplantıda yaşanan faili meçhul cinayetlerin hala aydınlatılmadığını ve faillerin bulunarak derhal yargı önüne çıkarılmalarını istediğini söyleyen AKP li milletvekili M. Emin Ekmen İHD Batman Şubesi nin kayıp yakınlarıyla her Cumartesi günü düzenlediği oturma eyleminden haberi olmadığını söyledi. Oysa eylemler Batman da 47, Diyarbakır da 53 haftadır devam ediyor. Cumartesi Anneleri nin Galatasaray Lisesi önündeki eylemleri ise 255. haftasındaydı Sayfa 7 Lewis Wickes Hine Usta fotoğrafçı Lewis Wickes Hine nin elinde güçlü bir silahı vardı: Fotoğraf makinesi. Bu silahını yıllarca fabrikalarda çalışan emekçilere, işçilere ve özellikle de çocuk işçilere çevirdi. Onların yaşamlarını anlatabilmek için tüm engellemelere rağmen fabrikalardan içeri girdi ve onların yaşamlarını fotoğrafladı. Sayfa 14 İşçi-köylü den TEKEL direnişi umutsuzluğa, çaresizliğe itirazdır! Sayfa 15 Sınıfsal Yaklaşım Emekçinin Gündemi Pusula Evrensel Bakış Direniş öğretiyor -1- GÜNDE BEŞ VAKİT KOMÜNİST OLDUK TEKEL etkili destek bekliyor Devrimcilerin görevi umudu büyütmektir Küresel krizin yeni durağı: Yunanistan Sayfa 3 Sayfa 4 Sayfa 11 Sayfa 13 C M Y K

2 flçi-köylü 2 Yaflam n içinden 19 fiubat-4 Mart Mart Yüzüncü Yafl nda: Mücadelenin 100 ü eskimez! Tam 100 y l oldu Biz kad nlar n mücadelemizi, 8 Mart Dünya Emekçi Kad nlar Günü nün ilan edilmesi ile taçland rmam zdan bu yana 100 y l geçti. Sömürücülerin yaratt savafllarla ve y k mlarla geçen bu yüzy lda da bütün bunlardan en çok zarar gören, en çok ezilen biz olduk. Yine bu yüzy lda eme in kurtulufl mücadelesinin devrimlerle sonuçlanmas na da tan kl k ettik. Bu mücadelenin ve devrimlerin ön saflar nda biz de vard k ve militan direnifllerin öznesiydik, yoldafllar m zla birlikte Bilinçlendikçe örgütlenecek, örgütlendikçe özgürleflece iz! Devrimcilik; ezilen ve sömürülenlerin sorunlar n bilmek, çözmek ve bu sistemin alternatifini göstermektir. Bunu da onlardan biri olarak, onlar devrimcilefltirerek/onlarla devrimcileflerek baflarabiliriz. Bu konuda ilk hedef kitlemiz her zaman çözüme en çok ihtiyaç duyan kesimdir. Bu kesimlerden biri de emekçi kad nlard r. Kad n sorunu üzerine do ru bir perspektife sahip olmam za ve bu soruna karfl duyars z kalman n do ru olmad n bilmemize ra men bu konuda pratik ad mlar atamamam z bizim için önemli bir eksikliktir. Sürekli dile getirdi imiz bu eksikli i gidermek ad na geçmiflte bir kad n çal flmas yürütmüfltük y l nda ise Yeni Demokrat Gençlik (YDG), kad n örgütlenmesi üzerine çal flma bafllatt. Bu çal flma sonucunda; Diyarbak r, Ankara, zmir ve stanbul da Genç Kad n Komisyonlar oluflturuldu. Yaflanan tart flmalar, bu konudaki s - k nt m z n boyutunu gösterdi. Bir süre sonra kad n sorunu üzerine çal flmalar yürütülen alanlarda Genç Kad n Komisyonlar taraf ndan Yeni Demokrat Kad n nisiyatifleri oluflturuldu. ( zmir ve Ankara) stanbul da da geçti imiz y l n sonunda çeflitli alanlardan kad nlar olarak toplant - lara bafllad k ve Yeni Demokrat Kad n nisiyatifi ni oluflturduk. 20 kiflilik bir grup kad n olarak ald - Merhaba Ben 18 yafl nda evlenip 15 y l küçük bir köyde evli kald m evlili im süresince eflimin daya na, hakaretlerine maruz kald m. Zamanla eflime sadece bedenimin gerekli oldu unu, düflüncelerimin, kiflili imin bir öneminin olmad n kavrad m. Beni insan olarak dahi görmüyordu, onun için kullanmak istedi i zaman elinin alt nda bulunan bir mald m. Peki, ben neydim? Düflünüyordum, akl m kullanma yetene im vard ; geriye kendime güvenmek ve ayaklar m n üzerinde durabilmek kal yordu. Ben de esaretimin sebebini yok edip eflimden ayr ld m. fiimdi çal fl yorum. ki çocu umla birlikte m z ilk toplant da bir kad n örgütlülü- üne neden ihtiyac m z var/nas l bir çal flma yürütmeliyiz? gündemleri üzerine konufltuk. Daha sonraki toplant - larda bu tart flmalarla birlikte yaklaflan 25 Kas m Kad na Yönelik fiiddete Karfl Uluslararas Mücadele Günü için eylemler örgütledik. 24 Kas m da; Taksim de Demokratik Kad n Hareketi ve Emekçi Kad nlar Komisyonu ile birlikte bir yürüyüfl örgütledik. 25 Kas m da ise Kad köy de Yeni Demokrat Kad nlar (YDK) olarak, Kad na Yönelik fiiddete Son pankart m zla bir bas n aç klamas yapt k ve tiyatro oyunu sergiledik. Aral k ay nda hem YDK çal flmalar na kat lan hem de K okuru olan Songül Araç adl bir arkadafl m z, K raç ta, iflten dönerken, evinin önünde polis taraf ndan yönlendirilen bir kifli taraf ndan cinsel tacize u ram flt. Bu olay protesto etmek için HD ye baflvurarak bir bas n toplant - s ve Esenyurt Meydan nda bir bas n aç klamas düzenledik. Bu sald r, bir kez daha gösterdi ki, sistem; kad n n mücadele etmesine karfl kinini yine cinsiyetimize yönelik sald r larla ortaya seriyor! Bu eylemlerin ard ndan 3 Ocak ta düzenlenen flçi-köylü Gazetesi ile Dayan flma Gecesi nde YDK olarak stant açt k, kad n sorunu üzerine toparlad - m z kitaplar n sat fl n ve bildiri da t m yapt k. Ayr ca etkinlik bafllamadan hem yafl yorum. Omuzlamam gereken yüküm çok, bunu biliyorum ve kendime güveniyorum. Çünkü ben KADINIM. Bu süreçte YEN DEMOKRAT KADIN- LAR la tan flt m ve ülkemizde kad n sorununun çok yo un yafland n n fark na vard m. Bu sorunun sadece evde kad - n n fliddete maruz kalmas yla bitmedi ini sokakta, iflyerinde k sacas yaflam n her alan nda kad nlar n yok say ld n gördüm. Sistemin, toplumun kad nlara yönelik dayatmalar n n artarak devam etmesine dur demek için biz kad nlar n daha bilinçli olmam z ve ne istedi imizi bilmemiz gerekti ini, bunun içinde mücadele etmemiz, birleflmemiz gerekti ini ö rendim. Kendimizi yok saymak gelece i karartmak diye düflünüyorum ve Yeni Demokrat Kad n hareketi ile bilinçlenmeye, mücadeleye diyorum. ***** Ben bir iflçi kad n m Ev emekçisi, iflçi, köylü kad nlar n yaflad s k nt lar sözden ç kart p prati e dökmek ve burada kendini ifade etmesini sa lamak bak m ndan kad n çal flmas YDK y tan tmak hem de çevremizdeki kad nlar n bir kad n faaliyetine nas l bakt klar n ö renmek amac yla haz rlad - m z anket çal flmas yapt k. Etkinlikte YDK n n haz rlad bir tiyatro oyunu da sergilendi. 8 Mart 100. Yafl nda: Mücadelenin 100 ü eskimez! Küçük de olsa ileriye ve sa lam ad mlar atabilmek için yumru umuzu dört bir yana sallamamaya çal flt k/çal fl yoruz. Kad n faaliyeti yürütebilece imiz semtlerde toplant lar al p, buralarda nas l çal flmalar yürütebilece imizi tart flt k. Kad n sorunu ve genel teorik eksikli imizi gidermek, sonraki toplant lar m z n bafl gündemlerinden biri oldu. Bunun çözümü için çal flma gruplar oluflturarak belirledi- imiz konular temelinde e itim çal flmalar örgütledik. 8 Mart Dünya Emekçi Kad nlar Günü ne yaklaflt m z flu günlerde, So anl, Sar gazi, Tuzla ve Okmeydan nda toplant lar örgütlüyoruz. fiimdiye kadar yapt m z toplant lar hedeflerimizin alt nda gerçekleflse de bunun nedenlerini tart flarak faaliyetimizi gelifltirmek üzerine kafa yoruyoruz. Kad nlar yüzy llard r zincirlendikleri evden ç karmak için ilk ad m olarak onlara gitmenin ve ev toplant lar düzenlemenin yararl olaca n düflünüyoruz. 153 y l önce, sömürüye karfl canlar pahas na direnen ABD li kad nlardan ald - m z bu meflale ile mücadelemizi büyütmek için daha srarc olmam z gerekti inin fark nday z. Çal flmalar m z bu bilinçle yürütmeli; 8 Mart ta; Yeni Demokrat Kad nlar olarak, örgütlenince gö ün yar s na sahip olaca m z göstermek için alanlardaki yerimizi almal y z! ( stanbul Yeni Demokrat Kad n nisiyatifi) 8 Mart kad n meselesini s k flt rd m z bir gün olmaktan ç kart p, 365 günlük mücadelemizi taçland rd m z bir gün haline getirece iz... 8 Mart ta; örgütlenince gö ün yar s na sahip olaca m z gösterelim Kas m Kad köy 8 Mart 2009 stanbul Birlik olal m, boynumuzdaki zinciri biz k ral m art k harekete geçelim Kad n n içinde bulundu u sömürü k skac na karfl ç kmak ve mücadele etmek devrimci bir görevdir. önemli bir yerde durmaktad r. Çünkü kad n, yüzy llard r sömürünün en fliddetlisini yaflamaktad r. Toplumun de er yarg lar bu sald r lar meflrulaflt rmaktad r. Yaflanan bu s k nt lar gazete ve dergilerden görmekteyiz. Ayr ca bunlar biz de kad nlar olarak yaflamaktay z. flte bu noktada bu sömürü k skac na karfl ç kmak ve mücadele etmek devrimci bir görevdir. Bizler Yeni Demokrat Kad nlar olarak; 8 Mart n 100. y l na yaklaflt m z bugünlerde yaflanan TEKEL direniflinde açl k grevinde olan kad nlar n mücadelesini yaflamal y z. Bizler Yeni Demokrat Kad nlar olarak; Tarihte bu bilinci kuflanm fl flehitleri mücadelemizde yaflatmal y z. Bizler Yeni Demokrat Kad nlar olarak; 8 Mart Dünya Emekçi Kad nlar Günü nü, takvimlerden ç kart p bir tohum gibi yaflam m za serpifltirebilmeliyiz. Bizler Yeni Demokrat Kad nlar olarak; Bursa da yanan, kitelli de bo ulan ve hemen her gün töre cinayetlerine kurban edilen yüzlerce kad n n sesi olmak ve iflçi direnifllerinde hayk ran kad nlar n sesine ses katmak için 8 Mart ta alanlara, hesap sorma bilincini kuflanarak inmeliyiz! ***** Merhaba Ben, bir ev kad n y m. Milyonlarca kad n n içinde ben de eme i hiçe say lan bir ev emekçisiyim. Her gün ayn ifller; çocuk bak m, ev temizli i yani Günün 24 saati, biz kad nlar n ifli bitmek bilmez! Ama akflam eflim iflten geldi inde, çok yorgunum dedi imde; ne yapt n? diye cevap verir. Ben mi ne yapt m? Ben do- uruyorum, ben üretiyorum, ben bir evde yap lmas gereken her fleyi üstleniyorum. Art k ben de sorunlar ma karfl örgütleniyorum. Ben 27 yafl nda bir kad n m. 8 Mart n 100. y l n kutluyorum. 100 y l önceki kad nlar da benim gibiydi. 100 y l sonraki kad nlar da öyle! Ne y llar ne de yafllar hiçbir fleyi de ifltirmiyor. Bir fleyleri de ifltirmek için Yeni Demokrat Kad nlar olarak 8 Mart Dünya Emekçi Kad nlar Günü nde alanlarda buluflal m! Yaflas n örgütlü mücadelemiz! Kad nlara buradan ça r m zd r Songül AK: ( zmir den bir TEKEL iflçisi) Haklar n alman n bilincine vars n ve direnifle geçsinler. Ben burada bir TEKEL iflçisi kad n olarak direniyorum ve emekçi kad nlar n bu direnifle kulak vermesini istiyorum. Boyun e memeleri gerekiyor art k. Hangi bask çeflidi, hangi koflul alt nda olursak olal m direnece im. Kaç gün kalaca m belli de il, ama haklar m z alana kadar burada olaca m kesin. 8 Mart vesilesi ile emekçi kad nlara sesleniyorum, birlik olal m, boynumuzdaki zinciri biz k - ral m ve art k harekete geçelim. Baflbakan buradaki kad n iflçiler hakk nda birahanelere gidiyor, barlara gidiyorlar, sabahlara kadar e leniyorlar diyor. Bu afla lamalara karfl l k vermeyecek miyiz? ***** Em jiyane, jiyan berxwedane! Yar Kürt, yar Türk bir kad n m ben! Babam, 80 darbesi sonras korkusundan bize ö retmemifl Kürtçe yi. Küçükken nefret ederdim Kürtçe den Okulda ö rendi im Türkçe yi konuflurdum inatla. Annemin Türk olmas, övünç kayna yd benim için. Çünkü, Türklerdi en soylu olan, en çal flkan ve de en mutlu olan! Kürt yar m ise hiç rahat b rakmazd devlet baba ; ev bask nlar, kurflun sesleri, panzerin ezdi i çocuklar hiç eksik olmazd yaflad m mahallede Korkard m ve tiksinirdim yoksullu undan Kürt mahallemin. Sonra mücadele etmenin ne oldu unu ö renmeye bafllad m. Gerillalar rüyalar m süsledi; bu kez de Kürtçe konuflamad m için utand m. Bir yoldafl m, köyden kente zorla göç ettirilen bir Kürt kad n n, Türkçe bilmedi i için yaflad s k nt lar anlat p, art k o kad n n rüyalar n sessiz gördü ünü söyledi inde, bu utanc m daha çok artt. Dilimden, kültürümden bu kadar uzaklaflt rd için, TC ye daha çok kin duydum ve daha bir sar ld m mücadeleye. Bir Kürt kad n olarak ilk asimile edilen ben oldum, kutsal annelik rolümden kaynakl. fiimdi mücadelenin öznesi olmak için kad n olman n bilincine varman n önemini fark ediyor ve Kürt kad n n artan direnifl sesine bir ses daha eklemek için 8 Mart ta alanlara ça r yorum. ***** Prangalar Parçalamaya 8 Mart ta Alanlara Günümüzde ifl hayat na kat l mla daha sayg n bir yer edinece ini düflünen kad n daha yo un bir temponun içinde kalmakta. fl yerinde gün boyu eme i sömürülmekte, hak etti ini alamamakta ve geri kalan zaman çocu u ile ev içerisinde kofluflturmayla geçmekte hatta çocu una yeterince zaman ay ramamaktad r. Bunun vicdani sorumlulu unu kald ramaman n çözümünü de ço u zaman üretimden kopmakta bulmaktad r. Yetersiz olan do um öncesi-sonras izinleri ve süt izinleri her geçen gün gasp edilmekte ve birçok iflyerinde krefllerin bulunmamas da sorunun bir baflka yönüdür. Bununla birlikte kad na yönelik cinsel ayr mc l k her sektörde kendini göstermekten geri kalmaz, bilinci ve kimli i sald r ya u rar. Yine ifl yerinde birçok kad n, erkek ifl arkadafllar ve patronlar taraf ndan tacize maruz kal r. Birçok ifl kolunda özne konumundan nesne konumuna indirgenerek baflar l olamayacaklar varsay lmaktad r. Her yönüyle sömürülebilir olarak görülür. Bugün kad nlar olarak dünden daha fazla birlikte olmaya ve dayan flmaya ihtiyac m z oldu u bir süreçte ilerlemekteyiz. Krizin sebebi olarak görülerek üretimden kopar lmaya çal fl lan, eve hizmetçi olarak tekrar geri dönmesi planlanan, her alanda oldu u gibi iflyerinde de cinsel her türlü sald r ya ve küçümsemeye maruz kalan kad nlar beyinlerine vurulan prangay parçalayarak ayn zamanda pratik içerisine girerek tarihin sayfas ndan ç kar lan derslerle göstermeliyiz ki biz de var z ve var olmaya devam edece- iz. 8 Mart ta alanlara; tüm varl m zla daha güçlü hayk rmaya

3 19 fiubat-4 Mart 2010 Politika-yorum flçi-köylü 3 syan ateflini s n f bilinciyle harlayal m! Emek cephesinde ciddi bir hareketlenmeyi de beraberinde getiren TEKEL iflçilerinin direnifli, son günlerin hatta aylar n en önemli gündemi olma özelli ini koruyor. Sadaka de il, hakk m z istiyoruz! diye hayk ran iflçiler, yarat lmak istenen sadaka toplumu modeline de bu uzun soluklu direniflle birlikte ciddi bir yan t oluflturuyorlar. Direniflle birlikte yak lan ateflin s cakl ise ülkenin dört bir yan nda hissedilmeye devam ediyor. Eylemler hakl ve evet ideolojiktir! TEKEL iflçilerinin bafllatt direnifle, ülkenin dört bir yan ndaki iflçi ve emekçilerin de yan t vermesi karfl s nda en keskin tepkiyi hükümet temsilcileri gösterdi. Maliye Bakan fiimflek, özlük haklar için direnen iflçilerin eylemlerinin art k hükümete karfl komploya dönüfltü ünü söyleyerek, korkular na da tercüman olmufltur. Hükümetin en yetkili a z Erdo an ise yapt aç klamalarla, az l bir emek düflman oldu unu bir kez daha teyit etmifltir. flçi ve emekçilerin eylemleri karfl s nda, tehlikede oldu unu gördü ü koltu unda hop oturup hop kalkarken Erdo an, benzer tablolar karfl s ndaki tehditkar üslubunu son eylemlerle birlikte daha da ileri tafl m flt r. Eylemler, ezilen s n f n, bask ve sömürüye dayal egemen s n f ideolojisine baflkald r s d r. Bir di er deyiflle, ezenlerin ezilenlere yönelik ideolojik tutumlar na karfl, ezilenlerin ideolojik tutumlar n n ifadesidir TE- KEL eylemi. Bu iki s n f aras ndaki özü ideolojik olan mücadele kapsam ndad r. Tekrar etmek gerekirse: Evet, eylemler ideolojiktir! Eylem karfl s nda duyulan korkunun bir yans mas da, iflçilerin tazminatlar n n banka hesaplar na yat r lmas oldu. flçiler aras nda ikilem yaratma amac da tafl yan bu giriflim üzerinden de eylemin etkisini k rmaya dönük yo- un bir karfl propaganda gelifltirildi. fiu kadar say da iflçi yat r lan paras n ald yönlü aç klamalar da yine iflçiler taraf ndan yan tland, bir anlamda da yalanland. Yat r lan paralar iflçiler taraf ndan çekilmemiflti. stisnalar vard, evet, ancak ezici bir ço- unlu un paras na bankalar iflçilerin borçlar n n karfl l olarak el koymufltu. flçileri sendikalardan koparma, sendikalara olan güvenlerini k rma amaçl bir baflka çaba da yine ayn günlerde görüldü. Sendikalar n eylemdeki srar n, kaybetmek istemedikleri, toplam 4.9 milyar tutar ndaki iflçi aidatlar ile aç klama çabas yd bu. Mevcut sendikal önderliklerin büyük bölümünün s n f uzlaflmac, sar sendikal anlay fl n temsilcisi olmalar, bu yaklafl mda gerçeklik pay olabilece ini elbette akla getiriyor. Bu önderliklerin niteli i egemen s n flar taraf ndan da biliniyor. Onlar n özde sermayenin temsilcisi olduklar ndan oldukça eminler. Bu durum bugüne kadar defalarca kan tlanm flt r. Bunun içindir ki bu eylem özgülünde de, hangi kiflisel hesaplar peflinde olduklar, eylemi hangi noktada satacaklar gibi tereddütler ortadan kalkm fl de il. Ancak gerçekleflen eylemlerin bu sendikal önderliklerin iradesini aflm fl oldu unu da görmek gerekir. flçi ve emekçilerin öfkesi birikmifltir ve bu öfke sendikal önderlikleri de önüne katm fl, itelemektedir. Bu öfkenin önünde duramad klar, kendilerini de silkeleyip atabilece ini çok iyi bildikleri içindir ki, eylemlere önderlik eden pozisyonda görünme gayretlerini, zoraki de olsa sürdürmekteler. F rsat n bulduklar anda gerçek pozisyonlar na uygun hareket etme e ilimlerini de zaten gizleyememekteler. Bu durum sendikalar n 4 fiubat eyleminden sonraki günlerde yapt klar toplant dan sonra aç klad klar kararlarda da görülmektedir. Hükümetle uzlaflma yolunun esas al nd - görülen bu kararlar n özünü, emekçilerin sokaktan kopar lmas, eylemlerin etkisinin k - r lmas oluflturmaktad r. Dan fltay a 4-C nin iptali için baflvuru yapmak, TEKEL iflçilerinin meflru eylem biçimini uzun bir bekleyifl içinde eritmek demektir. Ancak iflçilerin bekleyecek zaman yoktur, zira 28 fiubat itibar yla iflsiz kalacaklard r. Erdo an a iflçilere ay sonuna kadar süre verme, yoksa müdahale etme tehdidini aç kça dillendirme cesaretini veren de asl nda sendikal önderliklerin bilinen gerçekli idir. Eylemlere destek veren, baflta devrimciler olma üzere, emek dostlar n n eylemle alakas olmayanlar, marjinal gruplar olarak ilan edilip, hedef gösterilmesi de yine ayn kapsamda de erlendirilmelidir. Bu kesimlerin hedef gösterilmesi ayn zamanda ay sonuna kadar verilen süre sonras direnifli sürdüren iflçilere müdahaleyi meflrulaflt rma amac da tafl - maktad r. syan ateflinin sönmesine izin vermeyelim! Ülke gündeminin ikinci aya n da kuflkusuz EMASYA Protokolü ve Milli Güvenlik Siyaset Belgesi (MGSB) tart flmalar oluflturdu. Büyük bir toplumsal olay bafl gösterirse, bölgedeki komutana olaya do rudan müdahale etme yetkisi veren EMASYA Protokolü nün (Emniyet Asayifl Yard mlaflma Protokolü) AKP hükümeti taraf ndan tart flmaya aç larak kald r - laca n n aç klanmas ve MGSB de de ifliklik yap lmas son y llara damgas n n vuran klik çat flmas nda yeni bir hamleyi ifade etmektedir. Ama bu ayn zamanda ve de esas olarak emekli general Nejat Eslen in Cumhuriyet Strateji dergisinin 158. say s nda ifade etti i gerçeklikte ifadesini bulan yeniden yap land rman n ürünüdür; Türkiye nin karfl karfl ya odu u ciddi sorun, etnik farkl l klardan de il, küresel ve bölgesel güçlerin jeo-politik ihtiyaçlar ndan kaynaklanmaktad r ve Türkiye dahil bölgenin yeni jeo-politik ihtiyaçlar na göre yeniden flekillendirilmesiyle ilgilidir. Bu yeniden flekillendirmenin flemas da yine 2007 y l bafllar nda M T Müsteflar Emre Taner taraf ndan çizilmiflti. Ordunun bu yeni flekillenme karfl s ndaki tutumu, yapt karfl hamle ve geri çekilmelerle ortada ve tart flmal d r. Ama bizim aç m zdan tekrar etmek gerekirse; süreç hakim klikler aras ndaki dalaflman n ötesinde ve ayn zamanda s n fsal ve ulusal mücadeleye karfl mevzileri güçlendirme sürecidir. Zira hakim s n f klikleri devleti oluflturan tüm kurumlar ile bir bütün olarak s n fsal ve ulusal mücadeleye topyekün güçleriyle müdahale etmektedir. Ve meselenin esas müdahale etmemiz ve kitleleri bilinçlendirmemiz gereken yönü buras d r. Nitekim EMASYA kalkm flt r, ancak yerini daha etkili protokol(ler) alacakt r. ç düflman, d fl düflman tan mlamas meselesinin flu s ralar öne ç kar lmas da buna iflaret etmektedir. Özellikle iç düflman tan mlamas daha da geniflletilerek, iptal edilen EMASYA n n da özüne uygun olarak, ezilenlerin en küçük k p rdan fllar daha etkili biçimde ezilmeye çal fl lacakt r. Yani EMASYA n n özü baflka adlar ve anlaflmalar alt nda, daha da etkin hale getirilecektir. çe dönük ezme harekat, egemen s n flar aras nda, emperyalist politikalar n hem ülkede hem de bölgede engelsiz hayata geçirilebilmesi aç s ndan bir zorunluluktur. IMF ile anlaflma hala gündemdedir ve bu uzlaflma IMF nin dayatt önkoflullar n yerine getirilmesine ba l - d r. Kamu harcamalar ndan k sma, özellefltirmelerin h z n art rma (ki TEKEL den sonra TAR fi in özellefltirilmesi gündemdedir) vb. neoliberal politikalar n önünde emekçi engeli kald r lmak zorundad r. Bunun için de emekçi eylemlerinin her türden araç ve yöntemle bast - r lmas gerekmektedir. Ama özellikle de toplumsal muhalefetin öncü güçleri flu süreçte saf d fl edilmek istenmekte, ezilmeye çal fl lmaktad r. Bu güçler devrimciler, ilericiler, emekten yana olanlar, eme- in özgürleflme mücadelesine öncülük edenlerdir. Bunlar ayn zamanda bir bütün olarak emperyalist dolayl ya da do rudan- politikalar n karfl s na dikilenler, bu politikalar n gerek ülkede gerekse bölgede hayata geçirilme çabalar n n önünde duranlard r. Ve bunlar n bu süreçte mutlak suretle tasfiye edilmeleri hedeflenmektedir. Bu tasfiye hedefi, emperyalist ordular n komutanlar n n birbiri ard na yapt ziyaretlerde de Terörle Mücadele kapsam nda ele al nmaktad r. Yine stanbul da gerçeklefltirilen gayri resmi NATO toplant s da Türkiye yi bölgedeki iflgal bata n n derinliklerine çekme hedefli oldu u kadar, iç düflman tasfiye etme hedefini de içermektedir. ABD ordusunun Afganistan daki iflgal komutan geçti imiz günlerde, Türk ordusunun burada operasyonlara kat ld n, art k çat flmalara girdi ini aç klam flt r. Türk egemen s n f temsilcilerinin NATO toplant s n n ard ndan, hatta sürerken yapt klar aç klamalara bak l rsa, Afganistan da çat flmalara kat lacak asker say - s nda ciddi bir art fl hedeflenmektedir. Tüm bu hedeflere bak ld nda gerek emek hareketinin gerekse bütün olarak toplumsal muhalefetin en dinamik unsurlar n n neden acil olarak tasfiye edilmek, ezilmek, sindirilmek, teslim al nmak istendi i daha iyi anlafl lmaktad r. Onlar n hedeflerine ulaflmalar n n engellenmesinin tek yolu ise TEKEL direnifli ile yak - lan isyan ateflini ülkenin dört bir yan nda s n f bilinciyle harlamaktan geçmektedir. S n fsal Yaklafl m Direnifl Ö retiy r -1- GÜNDE BEfi VAK T KOMÜN ST OLDUK Tekel in ilk önemli dersini s n f bilinciyle mücadele/direnifl aras ndaki iliflki oluflturmaktad r. Bafll ktaki sözü sarf eden Tekel iflçisinin ruh halini, duygular n yans tmak amac yla yapt espri, eylemin politik karakteriyle ilgilidir. Bu karakterin direniflin do as nda bulunmas ndan öte, süreç içerisinde meydana gelen saflaflman n getirdi i berrakl n politik derinli i üzerinde durulmal d r. Bunu de ifltirici ve dönüfltürücü olman n zemini olarak alg - lamak gerekir. Eylem, etkinlik, yani pratik her zaman gelifltiricidir, s n f mücadelesinin ileriye do ru evrilmesinde yegâne yoldur. S n fa bilinç tafl nmas olgusunu tam da bu çat flman n ba r nda de erlendirmek gerekir. Düflmanla karfl karfl ya gelmeden, onunla yüzleflmeden yol alabilmek mümkün de ildir. Bu, kendili inden bir s n f olmaktan ç k p kendisi için s n f olmaya do ru ilerlemek anlam na gelmektedir. Büyük bir bölümünün oy verdikleri bir partinin/hükümetin haklar n gasp etmesi bir yana her türlü yalan, iftira, çarp tma ve daha önemlisi bask, tehdit ve fliddetle yaklaflt direniflin, bütün y k c ve yap c unsurlar bünyesine toplayaca kaç n lmazd r. Y k lan, her fleyden önce ana/kutsal devlet imaj d r. Devletin koruyucu, kollay c, hak ve adalet da t c vb. bütün flallar üzerinden kay p dökülmüfltür. Devleti temsilen hareket eden üst düzey yetkililerden infaz aleti polislere kadar her seviyedeki muhatab n bütünlük oluflturan söz ve tav rlar tabloyu tamamlam flt r. Bu arada yine sistemin önemli bir parças olarak sahne alan di er hâkim s n f partilerinin tutumunu da pas geçmemek gerekir Direniflin ikinci önemli dersi, s n f n kimli i ve rolüne dairdir. Çok iyi bilindi i üzere iflçi s n f /proletaryan n ifllevine yönelik burjuvazinin bilhassa 90 l y llardan sonra gelifltirdi i ideolojik kampanya önemli bir yo unluk kazanm flt. S n f n t pk burjuvazi gibi devrimci barutunu tüketti i, büyük oranda baflkalaflmaya yüz tuttu u, ayr ca say - sal olarak da azalmaya bafllad ve bütün bunlardan ötürü lokomotif özelli ini yitirdi i iddia ediliyordu. Bunun temel dayana elbette sosyalizmin kalelerindeki düflüfllerin bütün ç plakl yla ortaya dökülmesi ve s n f n genel olarak mücadele alanlar nda a rl n kaybetmesiydi. Bir gerileme sürecinin yaflanmakta oluflundan cesaretle harekete geçen burjuvazi kanamay h zland rma derdindeydi. Bu duruma ilk önemli darbe s k biçimde geliflen halk savafl pratikleri, sonras nda da iflgallere karfl direnifllerle vuruluyor, proletaryan n varl n ispat sorunu haline getirme çabalar, emperyalizmin yo un sald r lar na karfl oluflturulan barikatlarla gö üsleniyordu. Bu atefl, emperyalist metropoller baflta olmak üzere dünyan n bütün alanlar nda emperyalist savafl/iflgallere, ekonomik ve sosyal y k m projelerine, açl a, k tl a ve yoksullu a karfl gelifltirilen direnifllerle büyüdü. Tekel, ülkemizde 90 l y llar n bafl ndaki madenci direnifliyle iflaret fifle i çak lan, dönem dönem parlay p sönse de hep içten içe kaynayan ve nihayet son y llarda belli bir hareketlilik ve yayg nl k kazanan s n f hareketinin yaratt birikim üzerinden vitesi daha da büyütmüfltür. Genifl bir dayan flma a oluflturmas, baflta emekçiler olmak üzere di er halk s n flar n etraf nda toplamas yla ortaya ç kan potansiyelin etki gücü görülmek durumundad r. Eylem bir yandan büyük bir kararl l k ama di er yandan özellikle de kendi cephesinden bir dizi engel ve dezavantajlarla yol almaktad r. Bütün bunlara ra men yaratt etki, AKP hükümetini düflürme tart flmas na uzanacak boyutlardad r. Tayyip i (ve bakanlar n ) bir iflveren, sermaye sözcüsü kimli iyle hareket ettirirken endifle ve pani e sevk eden direnifl, s n fa ait bütün denetim mekanizmalar n sarsmakta, rejimin sigortalar yla oynamaktad r. Eylemin bütün halk s n flar yla yakalad mücadele birli i ve dayan flman n, oluflturdu u çekim merkezi ve heyecan n, s n f n rolü ve iflleviyle yak n iliflkisi göz ard edilemez. Devleti köfleye s k flt ran hem hassas hem de sald rgan k lan, s n f n bu pozisyonudur. Özcesi, soruna ideolojik yaklaflan karfl -devrim, iflçi s n - f n n rolünü, s n f n kendisinden daha iyi kavrar durumdad r Bu ba lamda de inmemiz gereken husus, eylemin etki gücünün art r lmas nda önemli bir yere sahip dayan flma eylemlerinin dur durak olmaks z n sürdürülmesi gerekti idir. Baflta s n f n di er alanlar olmak üzere bütün cephelerden Tekel direnifline kesintisiz ve güçlü bir destek sunulmas flartt r. Bunun temel nedeni, egemen s n flar n eylem karfl s nda gösterdi i reaksiyondan da anlafl laca üzere direniflin bütün ezilenleri kucaklayan bir mücadele platformuna dönüflmüfl olmas d r. Tekel in ateflledi i s n f mücadelesi faflist diktatörlü ün sald r kampanyalar - na karfl dalgak ran oluflturulabilmek için önemli bir f rsat yaratm flt r. Krizle beraber sald r bafllatan emperyalistfaflist haydutlar n durdurulma ve geriletilme koflullar böylelikle sa lanabilecektir. Üçüncü ders örgütlenme sorununa iliflkin olarak verilmifltir. Tekel direnifli, örgütlü olman n önemini bütün yönleriyle ba r nda tafl maktad r. Önceki pek çok direniflin de iyi-kötü bir sendikaya gereksinim gösterdi i belirlenebilen bir husustu. Sendikalaflma oran n n yüzde 6 lara düfl(ürül)müfl olmas, böylesi faflist, gerici ve reformist yönetimler alt ndaki sendikalar n dahi tafl d önemi ortaya koyacak aç kl ktad r. Nitekim sendikaya sar rengi veren duvar ndaki boyalar de il, yönetimi, onun izledi i çizgidir. Özel amaçlarla kurulan ve örgütlendirilen kimi faflist yap lar hariç gerici sendikalarda çal flman n gere i ve önemi de buradan gelmektedir. Devletin tipik bir itirafç pozisyonuna düflerek, kimi kez do rudan kimi kez yöneticileri üzerinden sendikalar kötü, sahtekâr, iflbirlikçi gösterme gayreti bofluna de- ildir ( Sendikac lar iflçi aleyhine çal fl yor. flçiler arac s z görüflmekten memnun. Tekel eylemine Türk- fl bile sahip ç km yor. Tayyip Erdo an, 12.02). Aralar ndaki hesap ve iflbirliklerini aç klayacak kadar gözünü karartan egemen s n flar n sendikalar konusunda gösterdi i bu afl r hassasiyet, durumu yeterince anlat - yor olmal d r. Tam da bu nedenle hem sendika yönetimlerini elde tutma hem de sendikal alan k s rlaflt rma çabalar nda ciddi bir yo unluk vard r. 12 Eylül rejimine ait -geçici 15. madde (cuntac lara dokunulmazl k) hariç- en dokunulmaz yasalar n çal flma alan yla iliflkili olmas rastlant de ildir. S n f n örgütlü olmas ndan anlafl lmas gereken yaln zca sendikalar de ildir. Sendikal faaliyeti de çekip çevirecek ve ona s n f çizgisi do rultusunda flekil verecek olan kitle inisiyatifi, tayin edici hususlar aras ndad r. Tekel direniflinde de görüldü ü gibi (referandum) s n f n kendi davas na sahip ç kmas na, karar sürecine kat l m olgusunun (kendi kaderine hükmetme) sa lad etki iyi tespit edilmelidir. S n f n demokrasiyle kurdu u iliflki mücadeleye ruh ve dinamizm kazand rmaktad r. Ancak bütün bunlar gerçeklefltirme ve iflletmenin de bir örgütlenmeye ihtiyaç gösterdi i noktada iflyeri komitelerinin rolü ortaya ç kmaktad r. S n f n baflta sendikalar olmak üzere bütün eylem ve direnifllerine yön verecek olan bu örgütlenmelerdir. Sendikalar n, ekonomik-demokratik mücadeledeki temel araç rolü ba lam nda politik savafl mdaki yeri unutulmamal d r. Tekel direnifli, sendikalar n hal ve vaziyetine iliflkin ç plak görüntüler ortaya sermifltir. Direniflin önce sendikalar (daha do rusu sar, gerici, revizyonist yönetimleri) yola getirip hizaya sokmas sonra da uyan kl - elden b rakmamas gerekti i görülmüfltür. Daha önemlisi, bu yönetimlerden ne kadar erken kurtulunursa mücadelenin gelece i bak m ndan o kadar iyi olaca d r. Tek-G da fl ve hamisi Türk- fl in gösterdi i olumlu her refleksin, yakas ndaki iflçi elinden kaynakland, aksi her durumda yan çizdi i örnekler yaflanmaktad r. 17 Ocak mitingi (kürsü iflgali) ve devam ndaki görüflmeler safhas nda olanlar (örne in, cuma günleri ifle 1 saat geç bafllama karar al p sonra bunu dahi uygulamama) hat rlardad r Ama esas çarp c tablo 4 fiubat eyleminde resmedilmifltir. Yasak savmac, devletle sürekli iflbirli inde olan, statükocu, uzlaflmac sendika yönetimlerinin ipli i bir kere daha pazara ç km fl, genel grev havas yla haz rlanan eylemin de il yaflam durdurma, dayan flma çizgisi bile soluk kalm flt r. Greve giden ve ülkenin dört bir yan nda alanlara koflarak coflkulu biçimde dayan flma ve mücadele azmini gösteren on binlerce emekçinin yaratt sinerji ve verdi i mesaj elbette çok önemlidir. Ama bunun kat be kat fazlas n n gerçekleflmesi engellenmifltir. Engelleyen, her türlü tehdidi savuran hükümet de il bizzat sendika yönetimleridir. Yaln zca Türk- fl de il, D SK ve KESK in de birçok sendikas, genel merkezlerin riyakârl na s narak eylemden kaytarm flt r. Konfederasyonlar n bu oyalamac tavr en son al - nan dava açma karar yla da kendini göstermektedir. 10 fiubat ta Yunanistan da gerçekleflen genel grevin ders olmas uyar s /elefltirisi hiç de yanl fl de ildir. Burada sorunun bir di- er boyutu mevcut sendika yönetimlerinden beklenti olup olmamas ndan öte bu asalaklara yönelmede neden bu kadar pasif ve etkisiz kal nd d r/kald m zd r. Konuyla ilgili son bir not genel grev le ilgilidir. yi haz rlanmayan bir genel grevin sonuçlar na dair yapt m z tahlilleri hat rlatmak gerekecektir. Genel grevler, dayan flma amaçl gündeme gelse bile, genel olarak direnifli üst aflamalara s çratmak ve çat flmay daha ileri mevzilerde gö üsleyebilme gücünü elde etmek için yap lmaktad r. Üretimden gelen güç, üretim ve hizmetin durmas yla kendini göstermektedir. yi haz rlanmad ve içten sabote edildi i takdirde son örnekte görüldü- ü gibi (hiç kuflkusuz belli bir coflku ve heyecan yaratsa da) ciddi zararlar verebilir. Amaç daha ileri noktalar yakalamak oldu u için her fleyden önce bu amaca ulafl lamam fl olur. Etkili bir uyar ve kararl l k gösterisinin yap lamad koflulda dayan flma boyutu da zay f kalacakt r. Eylemin, yar m yamalak ve baflkalaflt r lm fl haliyle, kimlik erozyonuna u rama tehlikesi karfl s nda uyan k olunmal d r. Bu konuda ölüm orucu örne ini vermek yerindedir. F tipi hücrelere karfl bafllat lan 2000 ölüm orucunun özellikle de 2002 den sonraki hali hat rlardad r. Hele ki Tekel direniflindeki iflçilerin açl k grevine baflvurmas karfl s nda, bu süreçten etkilendiklerini ileri sürmek abesle ifltigaldir. Kamuoyu oluflturma amaçl denenecek bir dizi eylem biçimi aras nda ve çeflitli direnifller içerisinde elbette açl k grevi de olabilir. Ama s n f n esas silah n n ne oldu u ve üretim süreciyle kurulu iliflkisi bellidir. -Devam edecek-

4 flçi-köylü 4 flçi/köylü Kazan mlar m z 150 bin tafleron sa l k iflçisini etkileyecek! Özellefltirme politikalar n n h z kazand 2000 li y llarla birlikte bununla paralel olarak tafleron çal flma sistemi de büyük bir h zla yay ld. Güvencesiz, esnek ve örgütsüz çal flma, üretimin hemen her alan nda uygulanmaya baflland. Sendikal iflçilerin giderek ayr cal kl bir kesimi oluflturdu u günümüzde tafleron iflçilerin örgütlenmesi sendikalar n önünde duran ertelenemez bir görev haline gelmifl durumda. Dev Sa l k- fl Sendikas bu gerçe i gören sendikalardan. Güvencesiz ve tafleron iflçilerin örgütlenmesi konusunda önemli çal flmalar yürüten ve birçok ilde ciddi kazan mlar elde eden Dev Sa l k- fl Sendikas özellikle tafleron sa l k emekçileri içinde h zl bir flekilde örgütlenerek, örgütlenemez denilen bir alana da sendikan n girebilece ini göstermifl oldu. Bu deneyimler üzerine Dev Sa l k- fl Sendikas E itim ve Örgütlenme Uzman Serpil fiahin le k sa bir söylefli gerçekletirdik. - Tafleron sistemi iflçi ve emekçilere nas l bir çal flma yaflam getiriyor? - Sa l kta dönüflüm ile bir taraftan halk n sa l k hakk elinden al rken ve sa l k alan piyasalaflt r l rken di er taraftan sa l k çal flanlar için güvenceli çal flma dedi imiz haklar da yavafl yavafl ellerinden al nmaya baflland. Nitekim hastanelere gitti imizde farkl farkl statülerde çal flan ama ayn hizmeti üreten sa l k çal flanlar ile karfl karfl ya kal - yoruz A kadrosu dedi imiz devlet memurlar var B dedi imiz her y l sözleflmeleri yenilenen k dem ve tazminat hakk olmayan memur statüsü var. Bir de ço- unluk olan 4857 ye tabi olan tafleron sa l k NE DEMEK AYÖP? iflçileri var. Biz tüm bu çal flma sistemine karfl yaklafl k 5 y l önce ortak bir mücadele süreci bafllatt k. Tafleron sa l k iflçilerini örgütlerken karfl n za ilk olarak baraj engeli ç k yor. Ülke genelinde yüzde 10, iflyerinde yüzde 50 baraj. Gördük ki tafleron çal flma sisteminin oldu u her yerde esnek, kurals z, hukuksuz çal flma yaflan yor. flçiler y ll k izinlerini alam - yor, maafllar düzenli yatm yor, eksik yat r l yor, SSK primleri eksik yat r l - yor, her flirket de iflikli inde girdi-ç kt yap larak k dem ve ihbar tazminatlar gasp ediliyor. Baflbakan Erdo an n Ne demek Ö retmen Olamayanlar Birli i ya? Böyle fley mi olur? fleklindeki aç klamas na Atamas Yap lmayan Ö retmenler Platformu ndan tepki geldi. Batman AYÖP üyeleri Gülistan Caddesi nde biraraya gelerek bas n aç klamas düzenledi. Gör Baflbakan ama ifle yaram - yor, flsiz ö retmen olmayaca- z sloganlar n n at ld aç klamada Baflbakan n sözlerine aç kl k getirmesi istendi. Kimsenin kendilerine ö retmen olmad klar n söyleyemeyece ini kaydeden AYÖP lüler; fiu elimizde gördü ünüz diplomalar binbir güçlükle 4-5 y l okuduktan sonra al nterimizin, beynimizin ödülü olarak devlet taraf ndan bize verilmifltir. Bu gördü ünüz diplomalar - Bir süredir tafleron sa l k çal flanlar içinde örgütleniyorsunuz. Bu konuda bas na yans yan önemli geliflmeler de yafland. Bu süreci aktarabilir misiniz? - Yaklafl k 6 y ld r üniversite ve Sa l k Bakanl hastanelerinde say lar 150 bini bulan tafleron sa l k çal flanlar n örgütlemek üzere yola ç kt k. Tabip Odas ve SES le birlikte ortak mücadele etme formülünü gelifltirdik. Baflar l da olduk. lk örgütlenmeye bafllad - m zda iflçi arkadafllar iflten ç kar ld lar. Buna karfl ilk tepkimiz hastanedeki doktor, hemflire ve di er çal flanlarla ifl b rak lmas n sa lamak oldu. Ve ertesi gün iflçi arkadafllar m z iflbafl yapt lar. Adana Balcal daki kazan m bize bir yol haritas çizdi. Ondan sonra üniversite hastanelerinde örgütlenmeye bafllad k. Bursa da, Hacettepe de ve Akdeniz T p ta örgütlendik. Balcal dan sonra birdenbire Türkiye nin birçok yerinde örgütlenmeye bafllad k. Ciddi zorluklarla da karfl laflt k. Biz bafltan itibaren tüm tafleron çal flanlar n n as l iflverenin iflçileri oldu unu savunduk. Bu yüzden nsan ihale ile çal flt r lmaz, sa l kta tafleron olmaz diyerek hep üst iflverenle iliflki kurduk. Hiçbir tafleron firman n iflvereni ile görüflmedik. Çünkü tafleron firma geçicidir. Bu çal flmalardan önce tafleron sa l k çal flanlar n n örgütlenebilece ine dair çok ciddi örnekler yoktu. Bunun olabilirli ini göstermek bizim için çok önemli de Sa l kta tafleron olmaz fliar ile Ankara da bir miting gerçeklefltirdik. Ankara mitinginden sonra bin adet imza toplad k. Meclisteki siyasi partilerle görüfltük. Tafleron çal flma yasaklans n fleklinde soru önergesi verilmesini istedik. Bu süreç halen devam ediyor. Bursa Uluda T p Fakültesi nde arkadafllar m z 5 y ld r y ll k izinlerini kullanam yordu. Sendikan n ad bile yeterli oldu. Geriye dönük tüm haklar verildi. Ayn fley Kocaeli Üniversitesi nde de yafland. fiu an toplu sözleflme yetkimiz yok. Ancak tabanda ne kadar gücünüz varsa o kadar baflar l olursunuz. Okmeydan SSK da da örgütlenme çal flmas yürüttük ve direnifl kazan mla sonuçland. Orada arkadafllar m z iki ayd r maafllar n alamam fllard. Hastane yönetimi ile yapt - m z görüflmeler sonuçsuz kald ve yasal süre olan 20 gün geçtikten sonra ifl b rakt k. ki günlük eylemden sonra maafllar yatt. Birbirine düflürülen iflçiler birlikte hareket ettikleri zaman kazanabileceklerini gördüler. Sendika olarak son 5-6 y l içinde tafleron sa l k emekçilerinin içinde çal flmaya yo unlaflt k. Birçok ilde flube kurullar n gerçeklefltirdik. Bu çal flmalar n içinden ileri kadrolar ç kt. 5-6 y l önce 250 üyemiz vard, say bugün 5 bine ulaflt. - Güvencesiz ve tafleron çal flt rmaya karfl sendikalar n nas l bir tutum almas Say n Baflbakan m z n zekat ya da nafakas de ildir dediler ve aç klamadan sonra diplomalar n n fotokopileri atefle verdiler. AYÖP lüler Mersin de de eylem gerçeklefltirdi. Atatürk Caddesi üzerinde yer alan Büyükflehir Belediyesi Hizmet Binas önünde bir araya gelen ve pankart açan kitle taleplerinin kabul edilmemesi halinde yak n zamanda ölüm orucuna bafllayacaklar n dile getirdiler. Milli E itim Müdürlü ü bahçesinde bas n aç klamas yapan atamas yap lmayan bir grup ö retmen de Baflbakan n kendilerine Ö retmen Olamayanlar Birli i demesini k nad. (H. Merkezi) gerekiyor? - Üniversite ve devlet hastanelerinde kazan mlar m z 150 bin tafleron sa l k iflçisini etkileyecek. Bunu uygulayabilmemiz için sendika olarak ve dost güçlerle, tafleron iflçileri örgütleyece imiz bir mekanizmay hep birlikte hayata geçirmemiz gerekiyor. Özellikle Adana karar ç kt ktan sonra telefonlar m z hiç susmad. En do usundan en bat s na, sa l k ocaklar na kadar biz de kazanabilir miyiz sorular gelmeye bafllad. Asl nda TEKEL iflçilerinin ellerinden al nmak istenmen kadrolu çal flma hakk n, tafleron sa l k iflçilerinin verdikleri mücadele ile kazand k. fiimdi bu örnekleri yaymam z gerekiyor. Güvencesizler dedi imizde yaln zca sa l k çal flanlar n kapsam yor. Biz bir kazan m elde ettik, ancak bu tek bafl na tafleronu durdurmak için yeterli de il. tfaiye iflçilerini, güvencesiz çal flt r lmak istenen TEKEL iflçilerini, belediyelerde çal flt r lan tafleron iflçileri de kapsayan bir mücadele hatt gerekli. ( stanbul) Eko Metal-Depar iflçileri direniyor zmir Kemalpafla da bulunan Eko Endüstri iflyerinde D SK e ba l Birleflik Metal- fl Sendikas zmir fiubesi ne üye olduklar için iflten at lan iflçilerin fabrika önündeki direniflleri 25 Ocak 2010 tarihinden bu yana sürüyor. Çal flma ve Sosyal Güvenlik Bakanl na iflyerinde ço unlu u sa lamas n n ard ndan yetki baflvurusunda bulunan Birleflik Metal- fl, sendika üyesi iflçiler üzerinde bask ve iflten atma sald r s yla karfl laflt. Sendikal örgütlemeye karfl ç kan patronlar çareyi iflçileri iflten ç karmakta buldular. Eko Metal-Depar patronu 25 Ocak tarihinden bu yana toplam 14 sendika üyesi iflçiyi iflten att. ( zmir) 19 fiubat-4 Mart 2010 MÜCADELELER ZAFERLE SONUÇLANIYOR Uzun zamand r devam eden direnifllerin birço- unda, mahkeme süreçlerinin uzat larak, direniflteki iflçilerin psikolojik olarak sindirilmeye çal fl ld n görüyoruz. Ama kararl olan iflçiler, bu tür oyunlara gelmeyerek, direnifllerini devam ettiriyorlar. Emek cephesine dönük kapsaml sald r lara yan t olarak ortaya ç kan direnifllerden biri de Entes tir. Dudullu Organize Sanayi deki Entes Elektronik Fabrikas nda çal fl rken iflten at lan Gülistan Kobatan n bafllatt direniflte, ifle iade davas kazan mla sonuçland. Yaklafl k 265 gündür haklar n almak için mücadele eden ve sonuç olarak ifle iade davas n kazanan Kobatan la görüflerek düflüncelerini ald k. 3 fiubat Çarflamba günü mahkemem oldu. Dava, ifle iade karar m n verilmesiyle sonuçland. fiimdi temyiz sürecini bekleyece iz. Entes patronunun da 8 günlük itiraz etme hakk var ve e er itiraz etmezse dava tamamen bitmifl demektir. tiraz ederse, Yarg - tay n karar beklenecek. fiu an kap önündeki direnifle ara verdim, mahkeme tamamen sonuçlan ncaya kadar bekleyece im. (Kartal) ÖZELLEfiT RME SALDIRILARI SÜRÜYOR Uluda Elektrik Da t m A.fi. nin özellefltirilmesi Bursa Özellefltirme Karfl t Platform taraf ndan düzenlenen bir bas n aç klamas ile protesto edildi. Merkezi Bursa da bulunan ve görev alan Bursa, Bal kesir, Çanakkale ve Yalova illerini kapsayan UE- DAfi n devlet hisseleri blok sat fl yöntemiyle ihaleye ç kar lm flt. Yeterlilik alan 16 firman n ihale için son tekliflerini verdikleri gün Bursa Özellefltirme Karfl t Platform un ça r s yla bir bas n aç klamas yap larak UEDAfi n özellefltirilmesi protesto edildi. Bas n aç klamas n okuyan EMO Bursa fiube Baflkan Remzi Ç nar, UEDAfi n gerçek sahibinin halk n kendisi oldu unu ve kârlar na kâr katmak isteyen kurumlara peflkefl çekilmesini protesto ettiklerini söyledi. haleye girmek için yetki alan kurumlar n sahipleri aras nda Deniz Feneri yolsuzlu unda ad geçen isimlerin de oldu una dikkat çeken Ç nar, TEKEL direniflindeki iflçilere kimseye yetim hakk yedirmeyiz diyenlerin, UEDAfi kendi yandafllar na peflkefl çekmekten geri durmad klar n belirtti. Ç nar, hükümeti özellefltirme politikalar ndan vazgeçmeye, özellefltirmeleri derhal durdurmaya, özellefltirilen kurumlar derhal kamulaflt r lmaya ça rd. (Bursa) Emekçinin gündemi TEKEL etkili destek bekliyor Ankara da gerçeklefltirilen TEKEL mitingi, direniflin tüm emekçilerden ald deste in önemli bir göstergesiydi. Miting ayn zamanda hükümeti kendileriyle uzlaflmaya zorlayan Türk- fl yönetimi için de bir araç olmufltu. Di er yandan kitlelerin enerjisinin tüketilmek istendi i anlafl l yordu. Ard ndan Türk- fl in heyet olarak hükümetle görüflmesi geldi ve TEKEL direniflinde hava biraz de iflmeye bafllad. Her ne kadar görüflme olumsuz sonuçlansa ve peflinden bir günlük grev gündeme gelse de sanki bir fleyler de iflmiflti! 4 fiubat grevinin hemen öncesinde burjuva medyan n TEKEL in yan nda saf tutar gözüken baz kesimleri yo un bir propagandaya bafllad lar. Grev her yerde hayat durduracak; devlet daireleri, hastaneler çal flmayacak; trenler, uçaklar, vapurlar sefer yapmayacakt. Ama beklenen olmad! Asl nda burjuva medya da dahil hiç kimsenin bekledi i bu de ildi. Medya bilinçli olarak grevin olas etkisini abartm fl ve sonras nda baflar s zl k hissinin oluflmas na hizmet etmiflti. Ona düflen görev buydu; iflçilerin, halk n yan nda gibi gözükmek, gerçekte ise inceden inceye sahibine, egemenlerin s n f ç karlar na hizmet etmek. Bu süreçte medya tam anlam yla bir psikolojik savafl arac yd ve Baflbakan la görüflmeden sonra burjuva medyada da bir psikolojik de iflim gözlemleniyordu. Bir k s m medya yine TEKEL iflçilerinin yan ndayd ama iyilik mi yap yor kötülük mü belli de ildi. Bir günlük destek grevi için konfederasyonlar ciddi bir haz rl k yapmam flt. Hatta denebilir ki rutini bile gerçeklefltirmemifllerdi. Türk- fl e ba l kimi sendikalar son güne kadar eylemin zaman ve biçimine dair habersizdiler. Türk- fl yönetiminden gelen yaz ise ibretlikti. flçiler o gün izinli say lacaklard! D SK, grev için Türk- fl çaba harcamazken biz neden u raflal m anlay fl n gizleyemiyordu. Oysa D SK gerçe i, bir kez daha ortaya ç - k yordu. Alabildi ine kamuoyuna oynayan bir yönetim, etkili bir kitle ve eylem gücüne sahip ol(a)mama, baflta Türk- fl bünyesindekiler olmak üzere kendi d fl ndaki iflçi ve emekçilerin gücüne yaslanma Bir günlük grevde Birleflik Metal yoktu, öyleyse gerçekte D SK yoktu. Olanlar ise D SK yönetiminin çabalar sonucu de il kendi s n fsal durufllar nedeniyle oradayd lar. 4 fiubat ta sa l k ve k smen e itim emekçilerini ayr tutarsak KESK de yoktu. Petrol fl, Hava fl gibi ilerici sendikalar da yoktu. TEKEL direnifli tüm iflçi ve emekçilerin direnifli olmufltu. Öyleyse burada olunmuyorsa, s - n f kavgas nda olunmuyordu. Mesele bu kadar aç k ve netti. Konfederasyonlar n tüm bu isteksiz ve ruhsuz tutumlar na karfl n dönem aç s ndan önemli bir eylem gerçeklefltirilmiflti. Sonuçta bu bir destek greviydi ve grevin öz biçimi olan üretimin durdurulmas sadece ulafl m, sa l k gibi baz hizmetlerin durdurulmas ndan ibaret de ildi. zmir de kat - l m yüksekti ve biraz da belediyenin engel olmamas yla birlikte baflta ulafl m olmak üzere kent merkezi grevden tümden etkilenmiflti. stanbul da Türk fl e ba l deri ve belediye iflçileri; D SK e ba l ambarlar ve yine belediye iflçileri greve önemli oranda bir kat l m sergilediler. flçilerin ba l bulundu u Deri fl, Belediye fl (Türk fl), Nakliyat fl ve Genel fl (D SK) gibi sendikalar n ve merkezinde bulunan kimi flubelerin ortak bir özelli i vard. Devrimci, ilerici bir gelene in öncülü- ünde ve TEKEL in iflçi s n f mücadelesi için tafl d anlama uygun hareket ediyorlard. S n f sendikac l n ilke edinmifl devrimci demokratik sendikal anlay fl için özelde 4 fiubat taki durufl baflar l yd ancak yeterli de ildi. Bundan sonra ne yap laca belirleyici bir önemdedir. Türk fl yönetimi oyalaman n ve zaman geçirmenin derdindeyken hükümet kararl gözükerek TEKEL iflçilerinin kendilerine ve s n fa olan güvenlerini k rmaya çal fl yor. Vakit kaybetmeden yeni ve etkili eylemleri bafllatmak gerekiyor. Öncelikle TEKEL e olan deste in ad net olarak konmal, tüm iflçi ve emekçileri ilgilendiren yan güçlendirilmelidir. Bu koflullarda somut talep ve fliar n 4/C, 4/B Kald r ls n, Sözleflmeli Köle Olmayaca z olarak belirlenmesi en uygun tutum olacakt r. Egemenlerin amaçlad çal flma düzenine karfl sözleflmeli ve geçici çal flmay hedef almak, ifl güvencesi ve çal flma hakk n n kararl savunucusu olmak genifl iflçi ve emekçileri ortaklaflt racak önemli bir talebi ifade etmektedir. Tabandan güçlü bir bask olmad müddetçe Türk- fl yöneticilerinden etkili eylem kararlar ve prati i beklemek hayalcilik olacakt r. Kuflkusuz ki Türk- fl kendi haline b rak lmamal, baflta TEKEL iflçileri olmak üzere üye iflçileri, flube ve sendikalar üzerinden zorlanmal d r. Di er konfederasyonlar da hem kendi tutumlar hem de Türk- fl e etkileri bak m ndan ileriye do ru zorlanmal d r. Ancak tüm do rulu una ra men bütün bunlar somut birer öneri de ildir. Belirsizlik içinde geçen zaman n TEKEL iflçilerinin aleyhine iflledi i bilinmelidir. Öbür taraftan iflçi s n f n n hakl l ndan ald - güce ve yarat c eylemine güvenilmelidir. Bu güvenin somut bir karfl l k bulmas için sadece biraz çabaya ihtiyac m z var. Ama tüm ilerici, devrimci, demokratik sendika, flube ve kurumlar n biraz çabas na ihtiyac - m z var. Gücümüz önemlidir, yeter ki bunu etkili ve birleflik bir biçimde kullanmas n bilelim. Aç k ki bugün etkili bir genel grevin koflullar yoktur. Destek grevlerimiz, irili ufakl eylemlerimiz önemli ve anlaml d r. Fakat mücadele araç ve biçimlerini zorlam fl de iliz. Tüketmifl hiç de iliz lerici, devrimci sendika ve flubelerin iflçi ve emekçileri harekete geçirdi inde ortaya ç kard güç küçümsenmeyecek düzeydedir. Buna sendikalar n çeperi d fl nda bulunan toplumsal ve siyasi hareketlerin gücünü de ekledi imizde çok daha kitlesel ve dinamik bir hareket yaratmam z n koflullar vard r. Fakat kamuoyunun ilgisini çekmeyi de il direniflin baflar s için gerekli eylemleri esas almak gerekiyor. Bas n aç klamalar n, sembolik yürüyüflleri, kiflilik eylemleri de il egemen s n f iktidar n zora sokacak etkili eylemleri uygulamak gerekiyor. flyeri iflgalleri, kitlesel yol kesmeler ve daha birçok eylem bu kapsamda örnek verilebilir. Bu eylemler emekçilerden yana kendi kamuoyunu yaratacakt r. Gerekli olan birleflmek, gerekli cesaret ve kararl l göstermektir.

5 19 fiubat-4 Mart 2010 flçi/köylü flçi-köylü 5 Mücadelesiz hiçbir hak kazan lmaz diyen belediye iflçilerinden 7 si ifline geri döndü! Esenyurt direnifli kazan mlarla yoluna devam ediyor! Esenyurt Belediyesi nde çal fl rken sendikalar ndan istifa etmedikleri gerekçesiyle iflten ç kar lan belediye iflçilerinin direnifli kazan m coflkusuyla sürüyor. Belediye- fl Sendikas 2 No lu fiube de örgütlü olan iflçiler sendikas zlaflt rma sald r s na karfl insanca ve örgütlü bir yaflamdan yana tav r ald lar. flten ç kar lan 16 iflçi Belediye nin karfl s nda bulunan kültür merkezi önünü bir direnifl alan na çevirdiler. Gerçeklefltirdikleri birçok eylem ve bas n aç klamas n n yan nda Bo az Köprüsü nü de keserek seslerini kamuoyuna duyurmaya çal flt lar. 180 li günlerini arkada b rakan direniflin ilk kazan m iflten ç kar - lan ilk yedi iflçinin ifle iade davas n kazanmas oldu. Bu yedi iflçi 8 fiubat günü iflbafl yapt. Di- er iflçilerin davas ise önümüzdeki aylarda görülecek. Direnifli kazan ma götüren sürecin nas l örüldü ünü Belediye- fl Sendikas 2 No lu fiube Baflkan Hasan Gülüm e sorduk. - Sald r lar n artt, iflsizler ordusunun ç gibi büyüdü ü koflullarda direnifliniz önemli bir kazan m elde etti. Bu noktaya nas l geldiniz? - Bu mücadeleye bafllarken iki temel çizgi belirledik. Birincisi en genifl kesimlerle bir araya gelerek kamuoyu oluflturmak; ikincisi yerelde emekçilerin bilgilendirilmesiydi. Yereldeki çal flmalar n önemini direnifl gelifltikçe daha iyi kavrad k. Esenyurt ta bin bildiri da- tt k, esnaf gezdik, direniflimizi anlatt k, destek istedik. Belediye Baflkan n teflhir ettik. Demokratik kurumlarla ve halk n deste i ile bir kamuoyu oluflturmay baflard k. Düzenli bir eylem takvimi ç kard k. Eylemleri süreklilefltirmeye çal flt k. Sendika olarak örgütlü oldu umuz iflyerlerindeki iflyeri temsilcilerimizi de sürece dahil ettik. Tam bitti denildi i s rada 400 kifliyle eylem yapt k. flveren bu direnifli bitiremeyece ini gördü ve arkadafllar m z ifle geri almak zorunda kald. Belki de direniflin bu noktaya gelmesinde en önemli yan sendikas z iflçileri örgütlememiz oldu. flçiler içeride sendikal olmaya bafllad lar. D flar da süren direniflin iflten at lmalar durdurdu unu gören iflçiler bu süre içinde bize yönelmeye bafllad lar. Bu yönelim bir süre sonra örgütlülü e dönüfltü. Bunu gören Belediye Baflkan iflyeri temsilcili i yapm fl bir arkadafl m zla birlikte toplam 7 iflçiyi ifle geri almak zorunda kald - Direnifl iflçiler üzerinde nas l bir de iflim yaratt? - lk bafllad m zda iflçi arkadafllar m z n tutumu çok belirgin de ildi, kendini çok hissettirmiyordu. Direnifl gelifltikçe kararl l k da artmaya bafllad, kimin yanlar nda oldu unu zamanla görmeye bafllad lar. Direniflin bafllar nda konufltuklar m z, zamanla iflçiler kendi yaflamlar nda görmeye bafllad lar. Sald r lara da u rad k. Bilinç de bu mücadele içinde geliflti. - Esenyurt Belediyesi nde Genel- fl Sendikas n n da örgütlülü ü bulunuyor. Genel- fl direnifle karfl nas l bir tutum ald? - Direnifl s ras nda bizim temel s k nt m z Genel- fl Sendikas n n tutumu oldu. Biz 176 gündür oraday z. fiu ana kadar bir gün bile yan m za u ramad lar. Nas ls n z diye sormad lar. Bizim Esenyurt Belediyesi nde 30, onlar n ise 100 üyesi bulunmaktad r. Bu tutum bizim en zay f yan m z oldu. Direniflteki istikrar ve uzun vadedeki kararl l k Genel- fl üyesi iflçilerin de bize yönelmesine neden oldu. - Yedi iflçi iflbafl yapt. Siz gelinen aflamay nas l yorumluyorsunuz, bundan sonras için neler öngörüyorsunuz? - fiimdi sendikal iflçilerin hareket alan n daraltmaya çal flacaklar. D flar da 9 arkadafl m z kald. 5 inin davas 23 Mart ta 4 ünün davas 19 Nisan da görülecek. Bu çizgimizi sürdürebilirsek tüm arkadafllar m z n ifle geri döneceklerine inan yoruz den bu yana kriz bahanesi ile sald r lar artt, hak gasplar yafland. Bu kazan m krizin bedelini ödemeyece iz, iflsiz kalmayaca z ç k - fl d r ayn zamanda. Her direnifl kazanamayabilir, kazanacaksak mutlaka mücadele etmeliyiz yaklafl m n n do rulu unu da bir kez daha kan tlad. Esenyurt bunun somut bir ifadesi oldu. Çok uzun ve iyi direnifller de olsa do ru araç ve yöntemler kullan lmaz ise baflar ya ulaflamaz. Direnifllerin kamuoyu ayaklar çok önemlidir. Direniflin yafland alanda iflvereni en fazla etkileyecek yöntem ne ise o kullan lmal d r. Halka gitmek, onlara direnifli anlatmak çok önemlidir. Esenyurt örne inde bu çal flmalar verimini ald. Sal ve Perflembe günleri iflçilerin yemekleri yerelden karfl lanmaktad r. Okul ihtiyaçlar m z yerelde yapt m z kampanya ile karfl lad k. TEKEL iflçileri örne- inde ortaya ç kan tablo Esenyurt ta direniflin bafl ndan bu yana gerçekleflmektedir. ( stanbul) Yenikap da yüzy l n sömürüsüne karfl direnifl büyüyor! Güvencesiz çal flman n ve katmerli sömürünün bir di er ad d r tafleron! Tafleron, her ne kadar emek ve hak gasp için arac ise daha srarl, daha militan direnifller için de arac olabilmektedir. Yüzy l n Projesi olarak sunulan ancak yüzy l n sömürüsünü iflçilere dayatan Marmaray Projesi nin Yenikap flantiyesinde direnifle geçen iflçiler, 30 lu günlere dayand lar. Gazetemizin geçen say s nda, Yenikap iflçileri ile yapt m z söyleflide, iflçiler, düflük ücretle ve sa l ks z koflullarda çal flt r ld klar n, sigortalar n n eksik yat r ld n ve daha birçok haklar n n gasp edildi ini, emeklerinin karfl l n istediklerinde ise patronunu kendilerine kap y gösterdi ini anlatm fllard. flçiler, flantiye önündeki direnifllerini eylemlerle büyütmeye devam ediyorlar. 8 fiubat Pazartesi günü Valilik e yürüyen iflçiler, burada yapt klar aç klama ile Valiyi göreve ça rd lar. Aç klamay okuyan Ayd n Erhan, tafleron flirketin iflçilere yönelik sald r lar n anlatt. Aç klaman n ard ndan iki iflçi ve direnifle destek veren Tekstil-Sen Genel Sekreteri Beycan Taflk ran, Vali Yard mc s ile görüfltü. Görüflmenin ard ndan iflçiler, fl Teftifl Kurulu na dilekçe b rakt lar. Valilik önündeki bekleyifl boyunca kendi aralar ndaki gülüflmeleri, muhabirleri içlerine alarak sohbet ediflleri ve afl r so uktan korunmak için kendi aralar nda halay çekmeleri lle de hiç durmadan att klar Marmaray iflçisi köle de ildir! vb. sloganlar Onlar n aralar nda olmak ve onlarla direniflleri üzerine sohbet etmek, bizler için bir deneyim! Krizin etkisiyle derinleflen yoksullu un kokusunu duydu umuz kadar, iflçinin büyüyen isyan n da görüyoruz. Dipten gelen dalgan n kendini yüzeyde hissettirdi i direniflleri ve bunlar n birbirini ne h zla etkiledi ini de Bu eylemin ard ndan 9 fiubat günü de Sirkeci fl Mahkemesi ne gelen iflçiler, burada bir aç klama yaparak; 16 Ocak tan beri çal flma koflullar n n iyilefltirilmesi ve emeklerinin karfl l n alabilmek için direniflte olduklar n ve bunun için bir de hukuk mücadelesi bafllatt klar n söylediler. Aç klaman n ard ndan avukatlar arac l yla mahkemeye baflvuruda bulundular. TEKEL iflçilerini ziyaret fiubat Çarflamba günü, Ankara ya giden Marmaray iflçileri, Ulaflt rma Bakanl önünde eylem yaparak hem tafleron flirketi hem de projenin yürütücülerinden olan Ulaflt rma Bakanl n protesto etti. Devletin hep patronlar n ç kar na politikalar uygulad na dikkat çeken iflçiler, ifllerine geri dönmek istediklerini söylediler. Günlük yevmiyelerinin 35 TL ye ç - kar lmas, eksik yat r lan SGK primlerinin ödenmesi, ifl güvenli inin art r lmas ve flantiyedeki insanl k d fl koflullar n düzeltilmesini istediler. Marmaray iflçileri, direnifle geçtikleri ilk günden beri, direnifllerine ilham verdi ini söyledikleri TEKEL iflçilerini de ziyaret ettiler. Marmaray dan TEKEL e direnifl kazanacak! Yüzy l n Projesi nde yüzy l n sömürüsüne maruz kalan iflçiler, ikinci kez Valilik e yürüdü. Daha önce Vali Yard mc s ve Çal flma Bakan Ömer Dinçer ile de görüflen iflçiler ad na aç klamay yapan Erhan Ayd n, haklar n hala alamad klar n ve mücadeleleri sonuçlan ncaya kadar eylemlerini sürdüreceklerini söyledi. Marmaray dan TEKEL e direnifl kazanacak! slogan n n at ld aç klaman n ard ndan iflçiler aras ndan bir grup, Valilik ile görüflmeye gitti. ( stanbul) Çemen Tekstil de 33 gündür direnen iflçiler, sendikal olarak ifllerine geri dönmek istiyorlar ÇEMEN D REN fi VE KARARLILIK 13 fiubat Cumartesi günü Çemen iflçilerini direnifllerinin 33. gününde ziyaret ettik ve bir röportaj yapt k. Antep K- Greve bafllama nedeniniz nedir? 1. iflçi: kramiyemizden 15 ay 100 lira kestiler. Bunun üzerine sendikaya baflvurduk. Baflvuru yapt ktan sonra evraklar m z Ankara ya gitti, Çal flma Bakanl onaylad. Bu süreçte 4 mahkememiz oldu, hepsini kazand k. flveren sözleflmeye geldi imizde dedi ki: Ben ne kanun tan r m ne devlet ne hükümet. Biz de ay n 12 sinde greve ç kt k. 2. iflçi: Bizim bir y l önce 105 liram - z kesti. Yeni iflçilere de bizden 105 lira fazla verdi. Biz de 33 gündür grevdeyiz. 3. iflçi: Bundan 13 ay önce toplu halde bu iflyerinde 220 iflçi vard, biz 170 iflçi olarak sendikal olduk. Bu süreçte patron bizi mahkemeye verdi. Temyize Ankara ya gittik, sendika ancak 1 sene sonra yetki ald. 1 sene sonra ifl geldi, greve dayand ve grev karar ald k. fiu anda grevin 33. günündeyiz. Halen flçiler özellefltirme heyetini kovdu Yata an Termik Santrali nde ve TK Güney Ege flletmesi nde çal flan iflçiler, özellefltirme kapsam nda gelen konsorsiyum temsilcilerini Yata an dan kovdu. Yata an Termik Santrali nin (YEAfi) özellefltirilmesinde, maliyet bedellerinin hesaplanmas ihalesini alan Citi Grup, OYAK Yat r m, Master Dan flmanl k ve Socion Dan flmanl k firmalar n n oluflturdu u konsorsiyumun 20 kiflilik heyetinin Termik Santral de incelemelerde bulunaca n ö renen sendikac lar ve iflçilerin direnifli sonucu, heyet 8 fiubat günü Yata an terk etmek zorunda kald. Santralin kap lar n tutarak heyetin girmesini engelleyen Maden- fl ve Tes- fl Sendikas temsilcisi ve bini aflk n maden ve enerji iflçisi santral önüne gelerek kap da barikat kurdu. Eyleme iflçilerin eflleri de kat ld. Heyet Mu la y terk ettikten sonra heyet içinden 2 temsilci Yata an da kald ve incelemelere devam etmek istedi. Heyetin YEAfi ta oldu unu haber alan iflçiler girifl kap lar n tutarak temsilcileri aramaya bafllad. Konsorsiyum temsilcileri fabrika ç - k fl nda iflçilerin sert tepkisiyle karfl laflt. flçiler konsorsiyum temsilcilerinin araçlar na pet flifle ya d rd. Temsilciler araçlar n b rak p kaçmak zorunda kald. Sendika yöneticileri, iflyerlerinin kap lar nda her gün iki iflçinin nöbet tutaca n ve konsorsiyumun temsilcilerinin hiçbir flekilde santrale al nmayaca duyurdu. Duyurunun ard ndan, iflçiler alk fllarla da- ld. flçilerin özellefltirmeye karfl nöbeti ise sürüyor. (H. Merkezi) Tunceli Pülümür de özel bir flirket taraf ndan yap lacak olan hidroelektrik santrali için Çevresel Etki De erlendirmesi (ÇED) raporu haz rlamaya giden Çevre ve Orman l Müdürlü ü ekipleri ile özel flirket temsilcileri çevrecilerin tepkisiyle karfl laflt. HES projesi için yap lan patron sendikay fabrikaya sokmamak için diretiyor. Ufak tefek fleyleri bahane ederek ben sözleflmeye oturmam diyor. Ama biz sonuna kadar devam edece iz. 4. iflçi: Bizim 1 sene evvel 100 lira param z kesildi. Ondan sonra örgütlendik, gidip sendikaya üye olduk. 1 sene içinde patron sözleflmeye yanaflmad. En sonunda greve ç kt k, gördü ünüz gibi 33 gündür grevdeyiz. - Çal flma koflullar n z nas ld? 2. iflçi: Günde 8 saat ve 3 vardiya fleklinde çal fl yorduk. 3. iflçi: Esas sorun zaten bu. Çal flma koflullar m z çok kötüydü; hem sa l k, hem yemek, hem tuvaletlerimiz, hem giyinme odalar m z berbatt. Toplanarak bunlar patrona ilettik. Ama düzeltmediler. Bir de bizim bir sene önceki ikramiye dedi imiz ücret bunlara eklenmifl, bu da ayl k bordrosuna gösterilmeden yap lm fl. Patron bunu kesti. Tam 12 ayd r bu para bizden kesilmifl. Biz sendikal olduktan sonra patron dedi ki: Sendikadan istifa edin, size geçmifl kesti imiz ikramiyelerinizi vereyim. O zaman 8-9 ayl k sendikal yd k, iflçi arkadafllarla dedik ki; Biz ne o paray senden al r z ne de istifa ederiz. Hakl y z hakk m z sonuna kadar arayaca z. - Bize direnifl sürecinizden ve beklentilerinizden bahseder misiniz? 1. iflçi: Patron 50 tane çevik kuvveti buraya y m fl, panzeri buraya y m fl, itfaiyeyi getirmifl. Adam her fleyi eline alm fl yani devletin çal flanlar patronun yan nda, iflçinin de il. Bu bir gerçek. Ama biz sonuna kadar gidece iz. Biz emekçiyiz, çolu umuza çocu umuza ekmek paras kazanma derdindeyiz. 33 gündür karda, k flta, so ukta ekmek paras için direniyoruz. 2. iflçi: Patron grev k r c l da yapt. Ama bizler hakk m z alana kadar bu grevi sürdürece iz. Ne olursa olsun. 3. iflçi: Öyle grev yasalar yap lm fl ki, diyorlar ki grevdeki bir fabrika iflçi çal flt rabilir. Yani greve giden gider, çal flan çal fl r. Biz sendikal olduktan sonra bu greve kat lacak 170 iflçinin üstüne 200 iflçi alm fl greve ç kmadan önce. Bunu da grev sürecini k rmak için yapt. Biz de ald iflçileri örgütleyerek grevin önünü açt k. 4. iflçi: Hepimiz bir yumruk olarak devam edece iz. Bizim amac m z flartlar m z do rultusunda anlaflmak. Biz sendikal olarak çal flmaya devam edece iz. Ve toplu sözleflme imzalayana kadar direniflimize devam edece iz. flçilere teflekkür ederek ve direnifllerinde her zaman onlar n yan nda olaca m z belirterek grev alan ndan ayr ld k. (Antep K okurlar ) Dersim de HES projesine yumurta ya muru toplant y protesto eden çevreciler, l Çevre ve Orman Müdürlü ü ne ait araca yumurta att. Tunceli Çevre ve Orman Müdürlü ü nden l Müdürü Mehmet Ali Arguç, di er yetkililer ve HES i kuracak firma temsilcileri ÇED raporu haz rlamak için Mutu Köyü ne gitti. Tunceli Belediye Baflkan Edibe fiahin, Pülümür Belediye Baflkan Mesut Coflkun, Pertek Belediye Baflkan Kenan Çetin, Hozat Belediye Baflkan Cevdet Konak ile yaklafl k 200 çevreci ve köylü de köye giderek, haz rlanan ÇED raporuna kendi görüfllerinin de kat lmas n istedi. Köylüler aralar nda toplad klar 70 imzal dilekçe ile köylerine HES kurulmas n istemediklerini söyledi. Tunceli Belediye Baflkan Edibe fiahin, Yap lacak bu barajlar Dersim in do as n yok edecektir. Devlet bir an önce bu baraj projelerinden vazgeçmelidir. Biz Tuncelililer olarak sonuna kadar bu barajlar n yap lmamas için direnece iz dedi. Bas n aç klamas n n ard ndan köylüler ve çevreciler, Jandarma korumas nda bölgeden ayr lan Çevre ve Orman l Müdürlü ü ekipleri ile özel flirket temsilcilerinin bindi i arac yumurta ya muruna tuttu. (H. Merkezi) TZOB: Çiftçiler sel felaketlerine karfl tedbirsiz TZOB, son dönemlerde yaflanan sel felaketlerinin tar m alanlar na zarar verdi ine dikkat çekerek, köylülerin henüz sel ve su bask n na karfl sigorta yapt ramad klar n belirtti. Konuya iliflkin yaz l aç klama yapan TZOB, tar m arazilerinde oluflan zararlar n en k sa sürede telafi edilmesi gerekti ini belirterek, Zarar gören çiftçilerimizin kredi borçlar, Sosyal Güvenlik primi borçlar faizsiz ertelenerek ödenmesinde kolayl k sa lanmal d r dendi. Birçok ilde halen ya murlar n devam etmesi ve henüz sel sular - n n çekilmemesi nedeniyle hasar tespit çal flmalar na tam olarak bafllanmad n n ifade edildi i aç klamada, flu ana kadar tespit edilen zararlar flöyle verildi: Ayd n Milas lçesi nde yaklafl k 8 bin dekar alanda ekimi yap lan hububat sular alt nda kalm fl hayvan iflletmelerini su basm flt r. Koçarl lçesi nde 130 bin dekar, Söke lçesi nde 300 bin dekar ve ncirliova lçesi nde henüz tespit edilememifl hububat ve narenciye sular alt nda kalm flt r. Manisa da afl r ya fllar sonucu Nif ve Gediz nehirlerinin taflmas sonucu 4-5 bin dönüm hububat ve ba alanlar sular alt nda kalm flt r. zmir de gerçekleflen a r ya fllar sonucu Alia a, Seferihisar ve Urla ilçelerinde zararlar oluflmufltur. Antalya n n Kumluca ve Serik ilçelerinde iki baraj n taflmas sonucu barajlara yak n olan seralar su basm flt r. Çanakkale, Mu la ve Ad yaman illerinde çok say da hasar meydana gelmifltir. (H. Merkezi)

6 flçi-köylü 6 Denge Azadi 19 fiubat-4 Mart 2010 Bas n özgürlü ü: Gazeteciye 21 y l hapis! Bas n özgürlü ü konusunda Türkiye de hiçbir sorun olmad na inanan ve yurtd fl gezilerinde böyle demeç veren Erdo an, toplat lan her gazete, ceza verilen her haber ve tutuklanan her gazeteci yalanl yor! Aç l m mimar hükümet, Kürtçe konusunda ne kadar ileri ad mlar att na sevinedursun, Kürtçe yay nlanan günlük gazete Azadiya Welat n yaz iflleri müdürü Ozan K l nç a, gazetenin Haziran ay ndaki her say s için örgüt propagandas yapt için hapis cezas verildi. Hakk nda yakalama karar olan K l nç için toplam 21 y l 3 ay hapis cezas verildi. Cenaze de örgüt propagandas ym fl! Devlet, gerillan n halk taraf ndan sahiplenilmesine karfl duydu u h nc her vesile ile göstermeye devam ediyor. 20 Nisan 2008 tarihinde, TC ordusu ile PKK aras nda ç kan bir çat flmada flehit düflen HPG li Yavuz fian n cenazesine kat lan 9 kifliye, Diyarbak r 4. A r Ceza Mahkemesi taraf ndan birer y l hapis cezas verildi. Sakla tarihi eseri, naylon korur belki! Tarihi eserlere özen göstermesi ile bilinen Kültür Varl klar Koruma ve Müzeler Genel Müdürlü- ü nden, tarihi Hasankeyf in korunmas için ilginç bir öneri geldi: Tarihi eserlerin naylonla vakumlanarak su alt nda kalabilece ini iddia eden Müdürlük, TC nin tarihe ticari bak fl n da simgelefltirmekte ve cahilli ini ortaya sermektedir. Bu öneriye tepki gösteren Hasankeyf i Yaflatma Giriflimi, bu öneri ile kültür miras na asl nda önem verilmedi inin bir kez daha görüldü ünü aç klayarak, tek çözümün Il su Baraj Projesi nin iptal edilmesi oldu unu belirtti. Ma dur-katil Erdo an! Baba, emmi, peygamber olan AKP li Recep Tayyip Erdo an n ma duriyeti hep gündemde oldu. fiimdi bu ma duriyet Batman Befliri Cumhuriyet Savc l n n olaya el koymas yla pekifltirildi. 12 Mart 2009 da, yerel seçimler öncesi, Befliri de düzenlenen bir etkinlikte Katil Erdo an slogan atan 57 kifli hakk nda Baflbakana hakaret etmek ten dava aç larak, 5 y la kadar hapisleri istendi. Erdo an, iddianamede ma dur s fat ile yer ald! Dikkat! Belediyede korucu var! TC nin, T. Kürdistan nda uygulad inkar ve imha politikalar ndan biri de köylülerin koruculaflt r lmas d r. Bu uygulama ile devlet, flimdiye kadar bölgede birçok katliama, cinayete, faili meçhullere imza att /at yor. Ve korucu denilen kesim, yine devlet eliyle her türlü imkâna sahip olabiliyor. Bunlardan biri de korucular n bölgede seçimlerde, yerel meclislerde söz sahibi olmalar Oysa korucular n koruculuktan baflka bir ifl yapamayacaklar yine kendi kanunlar nda belirtilmektedir. Geçici Köy Koruculu u Yönetmeli i bunu belirtmesine ra men, egemenler yine kendi kurallar n kendileri bozuyorlar. Hakkâri nin Yüksekova ve fiemdinli ilçelerinde AKP den 4 korucu belediye ve 1 korucu da il genel meclis üyesi! Tüm bunlar n bilinmesine ra men korucular n üyeliklerinin devam ettirilmesinin bir hukuk skandal oldu unu belirten BDP Hakkâri Milletvekili Hamit Geylani konu ile ilgili yasal ifllem bafllat lmas gerekti ini söyledi. 1 TL lik ayakkab, insanl k dram Tek çi TC nin, Kürt halk na yönelik politikalar n önemli bir parças olan yoksullaflt rma, Urfa da, bir ayakkab ma azas n n aç l fl nda sat lan 1 TL lik ayakkab lar için yaflanan izdihamla bir kez daha gözler önüne serildi. Ço unlu u kad n olan yüzlerce kifli, bu ayakkab lardan almak için adeta birbirini ezdi ve ma aza çal - flanlar n n hakaretlerine maruz kald lar. DTP Kapat ld, BDP ye Hücum! Ve KCK operasyonlar dizisine 194 kiflinin gözalt na al nmas yla üçüncü halka eklenmifl oldu. S n r ötesi operasyonlarla istedi i sonucu alamayan devlet, belli ki flehir yap lanmas ad alt nda ulusal hareketi yerel ba lar ndan koparmay hedeflemifl bulunmaktad r. Ne de olsa, halkla olan derin ba lar kopart lan bir hareketin uzun süre yaflama flans kalmayacakt r. Egemenler için hiçbir zaman bu gerçek göz ard edilmifl de ildir. Olsa olsa geçici süreçler itibariyle çevre yerine merkez odakl sald r lar söz konusudur. Bunun ne kadar s k oldu u, sistemin aczine, aczin fliddetine iflaret eder. Yoksa faflizm için esas olan her daim kitlelerin, tehditle, aç k sald r yla veya manipülasyonla kazan lmas d r. Farkl bir ifadeyle, haklar n talep etme durumundan gerilere, düzen içine çekilmesidir. Baflta, her dönem sistemi derin sanc lara maruz b rakan Kürt ulusal meselesi olmak üzere, Alevilik ve Ermeni meselesi gibi konularda birer aç l m gündemi oluflturan hükümetin baflbakan henüz bu gündemler sadece bafll k halindeyken bile En bafla döneriz! tehdidi savurmakla esasen iki amaç güdüyor gözükmektedir. Birincisi; havada uçuflan aç l m paketlerinde tek yetkilinin kendileri oldu u izlenimi yaratmak, ikincisi; asl nda bu paketlerin içinin bofl oldu u ve her an rölantiye al nabilmesinin olabildi ince kolay olmas d r. Ne de olsa, di er bafll klar d flar da olmak üzere, Kürt aç l m nda birincil ve yegane hedef PKK nin tasfiyesidir. Bu bak mdan zaten hep en baflta olundu unu görmemek mümkün de ildir. Abdullah Öcalan n bir komplo sonucu tutuklanmas her y l oldu u gibi bu y l da çeflitli eylemler ile protesto edildi. Bu y lki protestolarda Öcalan n koflullar ve son operasyonlar ve tutuklamalar öne ç kt. Öcalan n mral daki koflullar daha önce de gündeme gelmifl, Kürt halk çeflitli eylemlerle tecriti protesto ederken avukatlar arac l yla konu meclise tafl nm fl ve uluslararas bir heyetin inceleme yapmas sa lanm flt. Hat rlan laca gibi çeflitli uluslararas heyetlerin incelemelerde bulunmas, hücre de iflikli i ve son olarak farkl siyasetlerden 5 tutsa n mral ya sevki gündeme gelmiflti. Burjuva bas nda konuyla ilgili kimi yanl fl bilgilendirmelere yer verilirken (TKP/ML dava tutsa olmayan ancak öyle yans t lan Hakk Alpan gibi) tecrit flartlar nda bir de iflimin olmad da bugünlerde aç l m n di er konu bafll klar nda oldu u gibi ortaya ç km fl durumda. Bu y l ki protestolarda da yine sald r ve gözalt lar yafland. A r Do ubayaz t ta esnaf n tamam kepenk kapat rken, araçlar n kontak kapatmas ndan dolay hayat durma noktas na geldi. Hakkari merkez ile Yüksekova, fiemdinli ve Çukurca ilçelerinde de esnaf kepenk açmad. Adana n n Seyhan lçesi ne ba l Barbaros, Da l o lu, Denizli, Gülbahçesi, Karasu ve fiakirpafla mahallelerinde bir araya gelen gruplar, 15 fiubat protesto etmek amac yla gösteriler düzenledi. Karasu, Gülbahçesi ve fiakirpafla mahallelerinde yap lan gösterilerde ise Karasu Kavfla nda bulunan MOBESA kameras yak lan atefl sonucu kullan lmaz hale geldi. fiakirpafla Mahallesi Sal Pazar Caddesi nde de atefller yak larak 15 fiubat protesto edildi. Belki de, en büyük ivmesini, cumhurbaflkan Gül ün bir yurtd fl gezisi öncesi sarf etti i iyi fleyler olacak sözleriyle yakalayan bu süreçte, flimdiye kadar olanlar, öncekilerden ne çok farkl d r ne de yeni bir fley vaat etmektedir. Hatta yer yer sald r dalgas pervas z bir hal alm flt r, özellikle de 1000 den fazla çocu- un tutuklu ya da tutuksuz olarak a r ceza yarg s n n pençesine at lm fl olmas faflizmin dozunu kaç ran bir parametre olarak öne ç kmaktad r. Legal siyaset hakk n n engellenmesi yöneliminde, projenin ismine tezat DTP nin kapat lmas, anlafl lan yeterli olmam fl ki kapatma karar ndan hemen sonra DTP üye ve çal flanlar n n tutuklanmas h z kaybetmeden devam etmifltir. En az ndan tart fl lmas bak m ndan aç - l mlar y l diyebilece imiz 2009 y l içerisinde gerillaya yönelik imha sald r lar nda belli oranlarda bir düflüfl olmas na ra men 13 Nisan ile 11 Aral k tarihleri aras nda 197 kara operasyonu, 107 top sald r s ve 28 hava sald r s gerçekleflti. Bu sald r lar sonucunda 68 gerilla hayat n kaybetti. Bütün bunlara ra men en bafla döneriz tehdidinde bulunmak, aç l m devam ediyor gibi flarlatanca yalanlar söylemek faflizmde srar etmek aç - s ndan ancak malumun ilan d r. Savafl farkl boyutlar yla sürüyor olsa da haz rl klar, büyük ölçekte yeni bir askeri operasyonun habercisi olarak öne ç kmaktad r. Devletin BDP veya herhangi legal bir oluflumu bile, ne taraf ne de arabulucu olarak kabul etmedi i bu süreç, bu tasfiye plan resmi ideolojinin inkar ve imha çizgisindeki süreklili in bir yans mas olarak okunabilir. Kandil ve Maxmur dan gelen grubun tutuklanmamas kimseyi aldatmamal d r. Grup üyelerinden kimsenin tutuklanmam fl olmas, bir flekilde Ulusal Harekete ba l, görece karars z kesimleri aldatmaya dönük basit bir manevra olman n ötesinde bir anlam tafl mamaktad r. Bu manevra, gelenlerin karfl lanmas ndaki sahiplenmeyle bofla ç kar lm flt r ki, yeni gruplar n gelmesi ertelenmifl, yeni tutuklanmalara yenileri eklenmifltir. Her ne kadar PKK cephesinden bar flç l çözüme dönük ça r lar gelmeye devam etse de, devlet cephesinden bu ça r lar ancak yeni sald r larla cevaplan yor olmaktad r. Aç l m ad yla halka arz edilen, ABD onayl bu tasfiye projesi yine as l muhatab ABD ile görüflmeler halinde iflletilmeye çal fl lmaktad r. Bu ay bafl nda ABD Savunma Bakan ve Türkiye Genelkurmay Baflkan Baflbu un yapt görüflme, esasen tasfiye sürecinin askeri boyutuyla ilgili olmaktayd. ABD nin Irak tan çekildikten sonra bölgede Türk devletinin oynayaca role iliflkin bu görüflmede özellikle hassas sald - r lar için gelifltirilmifl olan insans z hava araçlar için pazarl k yap lm fl olmas yeni askeri sald r n n PKK nin üst düzey kadrolar n hedeflemeye daha çok yo unlaflaca aç kl k kazanmaktad r. (f ratnews ) Mevcut tablo ve bunun uzunca bir müddet daha asl n kaybetmeden sürece ini gösteren veriler, sadece PKK aç s ndan bile olsa savafla daha fazla yo unlaflmay zorunlu bir hale getirmektedir. Nitekim, aç l m paketinden demokrasi nam na bir fl k ç kmayaca ayan beyan ortadad r. Kald ki, demokrasiyi, ona en çok ihtiyaç duyanlar, ancak kendi çabalar yla sa layabileceklerdir. Bu gerçeklik özellikle faflist rejimin hüküm sürdü ü ülkelerde daha bir belirgin olmaktad r. Çünkü bu ülkelerde demokrasi devrime, devrim savafla endekslidir. Dolay s yla, halktan yana olmalar mümkün olmayan muktedirlerin, hele ki, halk cephesinde güçlü bir sosyal at l m n olmad bir dönemde, demokrasinin s n fsal bir bilinçten görece yoksun halk kitlelerinin seçimlerde oy kullanmas na indirgendi i, yani köhnemifl düzenin köhnemifl parlamentosunun ezilenlere demokrasinin mabedi olarak sunuldu u ve bu sunumun önemli oranda olumland bir zeminde; halk düflmanlar ndan halk yarar na bir fley beklemek abesle ifltigal olur. Bir bütün örgütlü yap s, askeri gücü ve uluslararas platformdaki yeriyle, mevcut verilerin lehine gözüktü ü taraf elbette TC olmaktad r. Ancak bunun geçici bir nitelik arz etti i de aflikard r. Tarih, kendisinden kat kat güçlü ordular karfl s nda ezilen halklar n devrimci direniflinin zaferine tan kl k etmifltir. En güçlü yan n hakl olmaktan alanlar, bir kez daha haks zl ma lup etmesini bilecektir. TKP/ML M L TANLARI PART VE DEVR M fieh TLER N ANDI Kaypakkaya y sevmek de suç! 15 fiubat eylemlerle protesto edildi Elimize yoluyla ulaflan bir habere göre TKP/ML militanlar Parti ve Devrim fiehitleri Anma Haftas dolay s yla bir dizi eylem gerçeklefltirdiler. Devrimci ve komünist hareketin flehit düflen önder kadrolar n, militanlar n kavgay büyütme kararl - l yla pankart ve yaz lamalar m zla, bildiri da t mlar m zla bir kez daha kitlelere tafl - d k. Yoldafllar m z n katline yol açan, halk - m za bask ve zulmü, açl ve yoksullu u reva gören faflist Kemalist diktatörlü ü yenilgiye u rataca m z, flehitlerimizin hesab n sormaya devam edece imizi bir kez daha ilan ettik fleklinde bafllayan aç klama flöyle devam ediyor; Alt nflehir de bo yafl yor, T KKO savafl yor, Parti ve devrim flehitleri ölümsüzdür, fiehitlerimiz toprakta tohum, hasad m z devrim olacak yaz lamalar yap lm flt r. Ayr ca sivil faflistler taraf ndan yaz lan çok say da MHP ve T T yaz lamas da silinmifltir. fiahintepe de Halk savaflç lar ölümsüzdür, Devrim ve komünizm flehitleri ölümsüzdür, Biji TKP/ML, biji T KKO 29 Mart yerel seçimlerinde Demokratik Halk Dayan flmas taraf ndan düzenlenen mitinge kat lan ve brahim Kaypakkaya hakk nda konuflma yapan P nar Sa ve Mehmet Özcan hakk nda dava aç ld. Davada Özcan n Kaypakkaya seni seviyorum, seni seviyorum, bir suçlu da benim, seni seviyorum, Sa n ise faflist iktidara karfl her zaman dik durmufl Kaypakkaya ya sözleriyle TKP/ML T KKO nun kurucusu brahim Kaypakkaya y övmüfl olmalar gerekçe gösterildi. Hat rlanaca gibi önceki senelerde festival s ras nda brahim Kaypakkaya n n resminin oldu u flama as ld için polis taraf ndan Partizan stand na sald r gerçeklefltirilmiflti. BDP Dersim Milletvekili fierafettin Halis de Meclise brahim Kaypakkaya n n ölümünün ayd nlat lmas istemiyle bir soru önergesi verdi. Ölüm nedeni intihar bilgisine kimsenin inanmad n belirten Halis, TKP/ML lideri brahim Kaypakkaya n n ölümü üzerindeki gerçeklerin aç klanmad n ; aradan 37 y l geçmifl olmas na ra men, Kaypakkaya n n ölümünün, üzeri örtülmek istenen Türkiye deki en korkunç ve en ciddi iflkence vakalar ndan biri oldu unu belirtti. P nar Sa ve Mehmet Özcan hakk nda dava aç lmas na da de inerek; Ülkemizde kitle katliam yapanlar n adlar k fllalara, havaalanlar na, caddelere, mahallelere verilip, yani insanl a karfl suç ifllemifl kifliler ödüllendirilirken, devrimci mücadelede ve iflkencedeki dik durufluyla efsaneleflmifl bir örgüt liderini anmak suç say lmaktad r dedi. (H. Merkezi) yaz lamalar gerçeklefltirilmifltir. Gazi de Parti ve devrim flehitleri ölümsüzdür yaz - lamalar n n yan s ra birçok noktaya brahim Kaypakkaya n n flablonun da yer ald TKP/ML imzal yaz - lamalar yap lm flt r. So anl, Ba c lar ve çeflitli semtlerde kap kap da t lan bildirilerin yan s ra Gülsuyu, Dudullu ve 1 May s Mahallelerinde kahvehanelerde k sa ajitasyon konuflmalar yap larak TKP/ML T KKO imzal bildiri da t mlar yap lm flt r. Aç klamada ayr ca stanbul da çeflitli semtlerin merkezi noktalar na TKP/ML T K- KO imzal bomba süsü verilmifl pankart asma eylemleri gerçeklefltirildi i de belirtiliyor. Aç klamaya göre yap lan eylemler flunlar: Gazi de fiehitlerimizin hesab n sorduk, soraca z ; Gülsuyu nda fiehitlerimiz dinmeyen öfkemizdir ; K raç ta Halk savaflç lar ölümsüzdür ; E-6 otoyolu Yar mburgaz Viyadü üne Parti ve devrim flehitleri ölümsüzdür ; 1 May s ta fiehitlerimiz dinmeyen öfkemiz, bilenen s n f kinimiz ve zafere mahkumiyetimizdir ; Sar gazi de Parti ve devrim flehitleri ölümsüzdür. Ayr ca 24 Ocak Pazar günü saat da Gülensu Mahallesi Mesut Caddesi Okul Dura na Ali Haydar Y ld z ölümsüzdür yaz l ve TKP/ML T KKO imzal bir pankart as lm flt r. Bölgede iki gün kalan pankart oldukça dikkat çekmifltir. fiirnak TAN B R ÖLÜM HABER DAHA! Geçti imiz günlerde fi rnak ta askerlerin bir minibüsü taramas sonucu, Hecer Uslu adl bir kifli hayat n kaybetti. Olay n ard ndan fi rnak Valili i bir aç klama yaparak, aralar nda Uslu nun da bulundu u bir grup kaçakç n n askerlerce pusuya düflürüldü ünü, ç kan çat flmada 2 askerin yaraland n, Uslu nun ise Dur! ihtar na uymad gerekçesiyle aç lan atefl sonucu yaraland n ve hayat n kaybetti ini belirtti. Ancak görgü tan klar n n ifadeleri askerlerin hiçbir gerekçe olmadan minibüsü tarad yönündedir. Uslu nun korucu olan amcas n n o lu Osman Uslu, yapt aç klamada flunlar söyledi: Ç kan haberlerde yaral var deniliyor. Ben kendim ordayd m. Karfl l kl bir çat flma yaflanmam flt r. (...) Karfl dan gelen Hecer Uslu ya ait minibüsün taranmas için atefl emri verdi. Hiç Dur! falan çekmedi. Arac n içinde kaçak sigara falan yoktu, olay meflrulaflt rmak için yalan söylüyorlar. Yaflananlar n hemen ard ndan olay yerine giden Ramazan Arka ise: Olay yerinde 2 askerin bacaklar ndan yaraland na iliflkin aç klamalar yap ld. Bu tamam yla yaland r. diyerek Valili- in aç klamalar n yalanlad. Öte yandan daha sonra olay yerine gelen halktan kifliler taraf ndan minibüste 51 mermi izi tespit edilmifltir. Hecer Uslu nun babas Salih Uslu ise, o lunun daha önce askerler taraf ndan DTP konvoylar na kat ld gerekçesiyle tehdit edildi ini; Uslu nun yaral haldeyken askerlerce tekmelendi ini ve yaral halde 4 saat karakolda bekletildi ini ö rendiklerini ifade etti. Uslu nun katledilmesinin ard ndan, fi rnak ta binlerce kiflinin kat ld bir cenaze töreni düzenlenirken yüzlerce araçtan oluflan konvoy da cenazeye efllik etti. (Mersin) stanbul un Ka thane ve Gaziosmanpafla ve Baflakflehir ilçelerinde de yürüyüfller yap ld ve polis sald r s yafland. Erzurum, Özalp, Gevafl, Çald ran, Malazgirt, Diyadin, Mardin, K z ltepe, Nusaybin, fianl urfa, Hakkari, Diyarbak r, Silopi, Bingöl, Sakarya, Ad yaman, Beytüflflebap, Patnos, Diyadin, Do ubayaz t, Tatvan, Bitlis, Mersin, zmir, Ayd n, Turgutlu ve Antalya da yap lan bas n aç klamalar, yürüyüfl ve açl k grevi ile protesto edildi. Hakkari ve Mersin de yürüyüfllere müdahale edilirken, fianl urfa da 20 kifli gözalt na al nd. (H. Merkezi)

7 19 fiubat-4 Mart 2010 Halk n gündemi flçi-köylü 7 Bir ayd n, bir cinayet ve olmayan adalet! Hrant bilirsiniz! Hani, 2007 y l nda Ocak ay n n so uk bir gününde, faflizmin tüyler ürperten bir organizasyonu sonucu, sokak ortas nda katledilmiflti. Y llarca emek verdi i ve sisteme muhalifli ini dile getirdi i Agos Gazetesi nin önünde, henüz reflit olmam fl bir katilin kurflunlar ile vurulmufl ve üzeri kendisine kin kusan, katillere hedef gösteren gazetelerle örtülmüfltü. Teti i çeken katili bilirsiniz! Hani bafl nda beyaz beresiyle zay f bir genç (sonras nda hapishanede a abeyleri taraf ndan iyi beslenerek, adeta biz adam m z böyle besleriz denilip semirtilmifltir!) TC nin rkç, tek tipçi, a z ndan kan damlayan sisteminin yaratt zihniyetle beslenmifl ve flimdilerde yine faflistler taraf ndan kahraman ilan edilmifltir. Ki Hrant n efli Rakel Dink, bir bebekten bir katil yaratan karanl k tabirini kullanarak teti i çekenin tek bafl na Ogün Samast olmad n belirtmifltir. TC adalet sistemini bilirsiniz! Katliam yapanlar, banka hortumlayanlar, Ergenekoncular aklay p paklayan; elinde tafl izi olan Kürt çocuklar na on y llara hapis cezalar veren; düflünceyi suç sayan; rüflvetten bafl n alamayan ve adalet kavram n ayaklar alt na alan bir kurumdur. fiimdi bu üçünü bir araya getirin ve 3 y ld r Befliktafl A r Ceza Mahkemesi nde süründürülen davan n nas l sonuçlanabilece ini tahmin edin! Tan k unutuldu ama Hrant unutulmayacak! 8 fiubat günü stanbul Befliktafl Adliyesi nde gerçeklefltirilen 12. duruflma öncesinde bir araya gelen, içinde Dink ailesinin, Hrant n Arkadafllar n n; Sabahattin Ali, Abdi pekçi, U ur Mumcu, Metin Göktepe, Musa Anter gibi devlet eliyle katledilen ayd n, yazar ve gazetecilerin yak nlar n n da bulundu u kitle; adaletin yerini bulmas n ve soruflturman n derinlemesine yürütülerek katillerin yarg lanmas n istedi. Aç klamada konuflan Sabahattin Ali nin k z Filiz Ali, devletin de bu cinayetlerden sorumlu oldu unu belirtti. Hrant Dink in o lu Arat Dink, babas n n ölümünün 3. y l nda düzenlenen anmada Mahkeme salonlar nda bizimle dalga geçmediler mi? diye isyan etmiflti. Bu duruflmada da, cinayet ile adeta dalga geçtiler! Devrimci tutsaklar n arkalar na bakmalar - na, sevdiklerine selam söylemelerine dahi izin verilmezken, katillerle yalanc tan klar, duruflma öncesinde yan yana oturarak sohbet ettiler! Ayr ca mahkeme süresince hâkim ile san k avukatlar aras ndaki samimiyet gözlerden kaçmad! Kahraman katil Samast, mahkeme boyunca, kendi görüntülerinin seyrettirilmesi üzerine meflhur oluyorum lan! ve görüntülerdeki ikinci kifliyi tan y p tan mad soruldu unda ne tan yaca m ya! diyecek kadar so ukkanl ve fl mar kt. Ayr ca Dink in avukatlar n bir kez daha tehdit edecek kadar arkas ndakilere güveniyordu. 12. duruflmada yeni bir hukuk skandal daha yafland. S - ra dava ile ilgili ifade verecek olan gizli tan a geldi inde, polisin tan evden alarak mahkemeye getirmeyi unuttu u aç a ç kt. Tan n bir sonraki duruflmaya getirilmesine karar verildi ve bir sonraki duruflma 10 May s a ertelendi. Hrant davas nda hep geriye! Davan n ciddiyetsizce ele al nd n n tek kan t mahkemede yaflananlar de il. Örne in 3 y ld r süren soruflturmalar sonucu, görevini ihmalden Emniyet stihbarat Daire Baflkanl ndan al nan Ramazan Akyürek, k sa bir süre sonra sessizce görevine geri döndü. Ayr ca Samast n yakaland s rada götürüldü ü karakolda, TC bayra n n önünde resmini çeken ve onunla birlikte resim çektiren polislerin, aç lan soruflturmalar sonucunda suçsuz olduklar na karar verildi! Avukat Fethiye Çetin: Tan n unutulmas gayri ciddilik örne idir! Dink in 12. duruflmas nda, san klar n rahatl ve gizli tan n evde unutulmas ile kendini bir kez daha belli eden ciddiyetsizli in ortaya ç kard tablo hakk nda görüfllerini ald m z Hrant Dink in avukatlar ndan Fethiye Çetin flöyle konufltu: Gizli tan n mahkemeye getirilmemesinde asl nda kas t yok ihmalkârl k var. Bu yaflanan, bir gayri ciddilik örne idir. Bu ihmalkârl k, pek çok davada da yafland. Dink davas nda farkl olan, kamuoyunun duruflmalar takip ediyor oluflu Katillerin rahat davran fllar konusunda, Bunlar neden bu kadar rahat? Çünkü hala belli bir kesim taraf ndan kahraman olarak görülüyorlar. Ve kendilerinin bir süre sonra ç kabileceklerine inan yorlar dedi. ( stanbul) TKP/ML militanlar Hrant Dink i and Ermeni gazeteci ve ayd n Hrant Dink in katlediliflinin 3. y ldönümünde katliam k namak, Hrant anmak ve Ermeni ulusunun yaflad vahfletin hesab n sormak amaçl TKP/ML militanlar taraf ndan bir eylem yap ld. Elimize yoluyla ulaflan habere göre TKP/ML militanlar Ermeni milliyetinden halk m z n yo un olarak yaflad Kurtulufl Semtinde ifllek bir noktaya TKP/ML T KKO imzal Ermeni soyk r m n n hesab n soraca z yaz l bomba süsü verilmifl pankart asm flt r. Aç klama Hrant Dink ölümsüzdür, Parti ve devrim flehitleri ölümsüzdür sloganlar ile son buluyor. Ayr ca, Gebze nin emekçi mahallelerinde Parti ve Devrim fiehitleri Haftas dolay s yla eylemler gerçeklefltirildi. Hrant Dink in katili patron-a a devleti, Hrant Dink ölümsüzdür, Hrant Dink in katili devlet hesap verecek, Parti ve Devrim flehitleri ölümsüzdür, fiehitlerimiz yafl yor, T KKO savafl yor sloganlar n n yan s ra çok say da imza at ld. stasyon Köprüsü ne Parti ve devrim flehitleri ölümsüzdür-tkp/ml T KKO imzal pankart asma eylemi yap lm flt r. K r klar F Tipi nde hak ihlalleri zmir Tecrite Karfl Mücadele Platformu K - r klar F tipi Hapishane de yaflanan hak ihlalleriyle ilgili 12 fiubat Cuma günü Konak Sümerbank önünde bas n aç klamas yapt. Aç klamada hapishane müdürü Ayhan Çapac n n geldi i günden beri hak ihlallerinde art fl oldu u, Çapac n n hapishaneyi güzellefltirmek ad alt nda tutsaklar n en ufak insani haklar na dahi sald rd belirtildi. Eylemde yap lan sembolik bir hücreyle tutsaklar n maruz kald bask lar anlat ld. ( zmir) Mehmet Yefliltepe aylard r tutuklu! Devrimci Karargah örgütüne yönelik operasyon sonucu tutuklanan Mehmet Yefliltepe nin keyfi gerekçelerle tutuklanmas n protesto etmek amac yla bir çal flma yürüten Devrimci Hareket Dergisi, 10 fiubat ta TMMOB Maden Mühendisleri Odas nda bir bas n toplant s düzenledi. Toplant da konuflan Yefliltepe nin avukat Erman Öztürk, iddianamede say lan delillerin hukuksuz oldu unu ve gerçe i yans tmad n söyledi. Öztürk ayr ca Önce tutukla, sonra delil bulursun anlay fl ile suç say lan yöntemlerle delil uydurulmakta oldu unu söyledi. ( stanbul) Lösemi hastas tutuklu serbest b rak ls n! Hasta tutsaklara özgürlük ç l - yank lanmaya devam ediyor! 12 fiubat günü saat da bir araya gelen kurumlar Hasta Tutsaklara Özgürlük yaz l ngilizce ve Türkçe pankart açarak yürüyüfle geçti. Hasta tutsaklara özgürlük, Katil devlet hesap verecek sloganlar n hayk ran kitle hasta tutsaklar n isimlerinin yaz l oldu u dövizleri tafl - d. Yap lan aç klamada hasta tutsaklar n hapishanelerde ölüme terk edildi i, buna karfl mücadele etmeye devam edilece i vurguland. ( stanbul) Adli T p Kurumu bir y l sonra muayeneye ça rd stanbul Adli T p Kurumu zmir de Müdür Vekilinden dayak yiyen kad n ö retmeni bir y l sonra muayeneye ça- rd. Buca Anadolu Lisesi nde Beden E itimi ö retmenli i yapan Funda Mat Balabanulu u döven Müdür Vekili Erol Atay k hakk nda aç lan kasten adam yaralama davas n n üçüncü duruflmas görüldü. Cumhuriyet Savc s, Erol Atay k n nitelikli kasten yaralama suçunu iflledi i gerekçesiyle 5 y la kadar hapis cezas yla cezaland r lmas n talep etti. Mahkeme stanbul Adli T p Kurumu nun Balabanulu u muayene için HD stanbul fiubesi, tutuklu bulundu u Maltepe Çocuk Hapishanesi nde kan kanserine yakalanan 17 yafl ndaki A.A. n n sa l k durumuna dikkat çekerek serbest b rak lmas n istedi. Yarg land 20 ye yak n davadan hakk nda 80 y l hapis cezas istenen ve bulundu u hapishanede lösemi hastal na yakalanan 17 yafl nda A.A. n n durumuna dikkat çekmek isteyen HD stanbul fiubesi, ailesi ve yak nlar, A.A. n n 6 ayd r tedavi gördü ü Okmeydan E itim ve Araflt rma Hastanesi önünde eylem yapt. Eylemde Kan kanseri çocuk tutuklu A.A. serbest b rak ls n pankart n n yan s ra A.A. ya ait foto raflar da tafl nd. Burada aç klama yapan HD stanbul fiube Baflkan Gülseren Yoleri, 2 y la aflk n bir süredir tutuklu bulunan A.A. n n kendi çabalar yla mücadele etti ini, bir buçuk ay boyunca hastaneye sevk edilmeyerek hapishane koflullar nda tutulmas hastal n n belki de daha erken dönemde ortaya ç kar lmas ve tedavi edilmesini imkanl k larken bugün biraz daha s k nt l bir süreç yaflad n ifade etti. Hapishanelerde a r hasta durumunda olan yüzlerce tutuklu bulundu unu aktaran HD avukatlar ndan Ahmet Tamer, haklar na sahip ç kan aileler sayesinde bunlardan bir k sm ndan haberdar olabildiklerini söyledi. ( stanbul) NATO Toplant s Protesto Edildi stanbul Kongre Vadisi nde NATO Savunma Bakanlar Gayriresmi Toplant s protesto edildi. 5 fiubat ta Elmada da toplanan aralar nda Partizan, Halk Cephesi, Kald raç, BDSP, DHF, Devrimci Durufl un da bulundu- u kitle buradan Hilton Otel e yürüdü. Slogan atarak yürüyen kitle burada bas n aç klamas düzenledi. Aç klamada toplant n n gizlenerek yap ld, NATO üslerinin dünya halklar na karfl kullan lan bir katliam karargâh niteli inde oldu una vurgu yap l rken; NATO nun 60 y ll k tarihi boyunca dünya halklar na kan ve gözyafl, katliam ve iflgal d fl nda hiçbir fley vermedi i söylendi. ( stanbul) TUAD; Hasta tutsaklara özgürlük için yürüdü! Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Dayan flma Derne i (TUAD) hasta tutsaklar n serbest b rak lmas talebi ile stiklal Caddesi nde bir yürüyüfl gerçeklefltirdi. 11 fiubat günü saat da Taksim Tramvay Dura nda bir araya gelen tutsak yak nlar hasta tutsaklar n isimlerinin yaz l oldu u bir pankart açarak sloganlarla Galatasaray Lisesi ne do ru yürüyüfle geçti. Türkiye zindanlar ölüm çukuru, Ji bo nexweflên zindanan azadî yaz l Türkçe ve Kürtçe dövizlerin de tafl nd - eylemde kitle ad na bas n aç klamas n Lütfiye Gürbüz okudu. Gürbüz hapishanelerde çok kötü koflullarda tutulan tutsaklar n tedavilerinin bir an önce yap lmas n istedi. Hasta tutsaklara özgürlük sloganlar n n s k s k at ld eylemde Adana Kürkçüler F Tipi Hapishane de tutuklu bulunan kanser hastas Taylan Çintay n gönderdi i mektup okundu. ( stanbul) ça rd n belirterek duruflmay 18 Nisan 2010 tarihine erteledi. Funda Mat Balabanulu un avukat Özlem Y lmaz karara isyan etti. Y lmaz; Olay n üzerinden tam 1 y l geçti. Geçti imiz y l fiubat ay nda darp edilen müvekkilim ameliyat olsa dahi bu iz kaybolurdu. Adli T p Kurumu anlafl lan o dönem haz rlanan raporu okumam fl dedi. ( zmir) J TEM yoksa, kay plar nerede? Batman da kat ld bir toplant da yaflanan failli meçhul cinayetlerin hala ayd nlat lmad n ve faillerin bulunarak derhal yarg önüne ç kar lmalar n istedi ini söyleyen AKP li milletvekili M. Emin Ekmen HD Batman fiubesi nin kay p yak nlar yla her Cumartesi günü düzenledi i oturma eyleminden haberi olmad n söyledi; oysa ki eylemler Batman da 47, Diyarbak r da 53 haftad r devam ediyor. Cumartesi Anneleri nin Galatasaray Lisesi önündeki eylemleri ise 255. haftada Ekmen in HD beni davet etmedi söylemi asl nda olaya nas l bakt n da gösteriyor. Diyarbak r da 52. haftada Bolu Da Komando Tugay taraf ndan kaybedilen 11 köylünün hikayesinin anlat ld aç klamada, dönemin komutanlar ndan Yavuz Ertürk ün yarg lanmas istendi. 53. haftada da Albay Cemal Temizöz, Yeflil Kod adl Mahmut Y ld r m ve Veli Küçük ün foto raflar n n üzerinde bulundu u, J TEM yokmufl, buyurun size J TEM dövizi ile Ceylan Önkol ve U ur Kaymaz n foto raflar n n bulundu u, Çocuklara k ymay n efendiler vb. yaz l dövizler tafl nd. stanbul 254. Hafta Cumartesi Anneleri de Galatasaray Meydan ndaki oturma eylemlerine devam etti y llar aras nda gözalt nda kaybedilen hsan Aslan, Hasan Baykara, Kemal Mübariz, Mehmet Gurri Özer, brahim Adak, Halil Gürel ve Ali Karagöz e yer verilen aç klamada; Y llard r gözalt nda kaybedilen insanlar m z n nerede olduklar konusunda her türlü bilgiyi inkar eden yetkililere sesleniyoruz, resmi a zlardan gelen itiraflar sizi ele veriyor. Art k yalanlar n z n arkas na gizlenemeyeceksiniz denilerek Albay Cemal Temizöz davas nda Tükenmez Kalem kod adl tan n sözleri hat rlat ld Hafta nsanl a karfl ifllenen suçlarda zamanafl m olmaz diyen Cumartesi Anneleri, bu hafta da Galatasaray Lisesi önünde oturma eylemlerini sürdürdüler. lk olarak konuflan, gözalt nda kaybedilen Cemil K rbay r n abisi Mikail K rbay r, Biz bugüne kadar devletten hiçbir fley istemedik. Biz hakk m z olan ö renmek için çal flt k dedi. Haftan n aç klamas n okuyan, gözalt nda kaybedilen Kenan Bilgin in avukat Kamil Tekinsürek, 1997 y l nda Diyarbak r da, 73 yafl ndayken gözalt na al narak kaybedilen Fikri Özgen in faillerinin belli oldu unu ve yarg lanmalar n istedi. ( stanbul) Hapishanelerden k sa k sa * Kocaeli 1 No lu F Tipi Hapishane de sadece Ocak ay nda yaflanan hak ihlalleri, devletin hapishaneler üzerine politikas n yo unlaflt rd - n ve bask lar n art rd n gösteriyor. Bu hapishanede bulunan iki tutsa n D HA ya gönderdi i mektupta yer alan ihlaller flöyle: * 13 tutsa n 22 gazeteciye gönderdi i mektuplara el konuldu.* TKP/ ML tutsa Mulla Çak ro lu nun bir arkadafl na yazd mektuba, TC devletini katliamc gösterdi i gerekçesiyle el konuldu. * Gökhan Gündüz isimli tutsa a, gardiyanla tart flt gerekçesiyle verilen 3 günlük hücre cezas n protesto eden 44 tutsa a kap dövme soruflturmas aç ld. * Sevkle Edirne den Kocaeli ye getirilen Serkan Fikir adl tutsak, 3 gün boyunca havaland rmas z bir odada tutuldu ve bu süre zarf nda hiçbir ihtiyac karfl - lanmad. * Tutsaklar, bu so uk k fl günlerinde kaloriferlerin zaman zaman boru patlad denilerek 4-5 gün boyunca aç lmayarak so u a terk edildiklerini söyledi. * Edirne F Tipi Hapishane de bulunan Kamuran Nuyan, annesine yazd mektuba, Kürtçe hal hat r sordu u için el konuldu. * Bak rköy Kad n ve Çocuk Hapishanesi nde örgüt üyeli i suçlamas yla 1 buçuk y ld r tutuklu bulunan Hatice Kalkan, hapishane koflullar ndan dolay a r sa l k sorunlar yla yüz yüze. Son 3 ay içerisinde saç derisinde kanama meydana gelen ve saç derisi dökülen Kalkan n tutuklanmadan önce herhangi bir sa l k sorununun bulunmad n aktaran kardefli smet Kalkan, kardeflinin sa l k durumundan endifle ettiklerini söyledi.

8 flçi-köylü 8 Politika-gündem 19 fiubat-4 Mart 2010 TEKEL direnifli iflçi s n f n n tarihsel bilincidir! TEKEL direniflinin flimdiden kazan mlar tart fl lmazd r ve sonuç ne olursa olsun uzun vadede iflçi s n f kazanm flt r. Di er yandan ise taleplerdeki bugünkü somut kazan m veya yenilgi de iflçilerin bilincine etkide bulunacakt r. Görece genifl bir tarihsel dönem itibariyle iflçi s n f na dair devrimci teoriler somut hayatta ciddi bir karfl l k bulam yordu. Bunda s n f hareketindeki dura anl k kadar devrimci güçlerin ideolojik olarak yaflad tahribat da etkiliydi. 90 l y llar boyunca devam eden ve etkileri 2000 li y llar da bulan ideolojik sald r lar, sözkonusu dura anl kla da birleflerek iflçi s n f n n toplumsal mücadeledeki önder rolünün gündemden düflmesine yol açm flt. Bunun sonucu iflçi s n f içindeki çal flman n gözard edilmesi, faaliyetlerin merkezine yerlefltirilmemesiydi. Geride b rakt m z uzun bir zaman dilimi boyunca teknoloji ve üretimdeki de iflimlerin iflçilerin üretimdeki kilit rolünü ortadan kald rd n dinledik. Kuflkusuz ki eme in art -de er üretimindeki belirleyici yeri de iflmemiflti ancak ücretli eme in gasp çok daha çeflitlilik tafl yan toplumsal bir nitelik kazanm flt. Baflka bir deyiflle eme in üretimdeki mekansal ve kitlesel yo unlaflmalar da t lm fl, somut görünürlü ü zay flat lm flt. Sonuçta gerçekleflen daha yo- un bir emek sömürüsü ve iflçileflmeydi. Fakat bu daha farkl yd. Eme in sömürüsünün klasik biçimleri her geçen gün azalma yafl yor, yaflam n her alan na yay lan çok parçal üretim ve sömürü yayg nl k kazan yordu. Bu durum üretimin varolan yap s n da tt gibi bu temel üzerine kurulmufl siyasi ve örgütsel yap lar da zay flat yor ve da t yordu. Nihayetinde bu eme e yönelik stratejik bir sald r yd. Di er yandan hiçbir geliflme tek yanl de- ildi. Sermayenin oluflturdu u koflullar kendi s n rlar n zorlad aflamada eme in yeni mücadelelerini de ortaya ç kar yordu. Bu arada iflçi s n f ve s n fsal örgütlenmeler de deneyim kazan yor, de iflen koflullara ayak uydurmay ö reniyorlard. Eme in sömürüsündeki çok parçal fakat kolektif yap, öncelikle da t c bir etkide bulundu ve halen bu da n kl k devam ediyor. Ancak zamanla bu durumun tüm toplumu derinden sarsan bir yo unluk kazanmas kaç n lmazd. Tüm iflçi s n f na ve emekçilere ifl güvencesinden yoksunluk, daha fazla çal flma/daha az ücret, haklar ndan yoksunluk ve örgütsüzlük dayat l rken kolektif tepkinin nereden patlayaca- n kestirmek güç bir durumdu. TEKEL direniflinde bu kolektif dayan flma ve ruh birli- inin dönem aç s ndan ilk örne ini görüyoruz. Ancak bu olas l n her geçen gün daha ciddi bir yo unluk kazand da reddedilemez. Bu yo unlu un mücadelede ve örgüt biçimlerindeki somut karfl l pratik deneyimlerden henüz yeterince süzülebilmifl de il. De iflik ülkelerden birtak m toplumsal hareket biçimlerinin örnek verildi ini ve yer yer bunlar n taklit edildi ini görebiliriz. Fakat her ülkenin toplumsal koflullar nda, iktidar yap s nda ve siyasi geleneklerinde çeflitli özgünlükler vard r. O nedenle ülkedeki s n f hareketinin bugün ald ve ileride alaca biçimler iyi irdelenmelidir. Bu yap l rken Kürt hareketinin bünyesinde toplanan, eme in önemli bir kesimi de gözard edilmemelidir. Bu konularda politik öngörülerden daha çok eme in mücadeledeki prati inin as l yönlendirici kaynak olaca söylenmelidir. TEKEL, fiç SINIFININ EME- N N ÜRÜNÜDÜR! flçi s n f n n toplumsal mücadeledeki rolünün, bu alanda yap lmas gerekli çal flmalar n arka plana itildi i bir süreci yaflad k. Sürecin sonunda 2008 le bafllayan 2009 da daha da derinleflen küresel krizin etkileri yaflanmaya bafllad. flçi s n f nda k p rdanmalar vard ancak bunlar henüz çok küçük çapl yd ve ciddi bir s n fsal hareketin görüntüsünden uzakt. Böyle bir dönemde TEKEL iflçilerinin direnifli patlak verdi. Sermayenin özellefltirme, tafleronlaflt rma ve esnek çal flt rma gibi bafll klarla özetleyebilece imiz stratejik sald r s n n art k son hamleleri gerçeklefltiriliyordu. Ortada ciddi bir kriz sald r s vard ve egemenler sald r lar nda kararl gözüküyorlard. Bugüne kadarki süreç, ideolojik, fiziki sald r lar eflli inde fakat genifl kitleler üzerinde esas olarak hile ve aldatmacalarla yürütülmüfltü. Birçok alan özellefltirilmifl, tafleronlaflt rma yayg nl k kazanm fl ve örgütlülüklerin da t lmas na paralel esnek çal flma yerlefltirilmiflti. Ancak bütün bunlar n olumsuz sonuçlar genifl kitlelerce yaflanarak görülmüfltü. TEKEL için kendilerinden önce benzer sald r lara maruz kalan iflçilerin ve SEKA da oldu u gibi baflka bir aldatmacayla eritilen iflçilerin deneyimleri vard. Bu anlamda TEKEL direnifli, bir yan yla iflçi s n f n n kendi öz deneyimleriyle edindi i tarihsel bilinciydi. Bu görkemli direnifli yaratan TEKEL iflçileri oldu u kadar uzun mücadeleler sergileyen ama bir flekilde yenilen iflçilerin ödedikleri bedel ve s n fa katt klar deneyimdi. TEKEL iflçilerinin direniflinde daha önce baflar ya ulaflamayan iflçilerin de emeklerinin bir karfl l vard. TEKEL direnifli s n f hareketine güçlü bir canlanma getirdi. Bunun çok yönlü kazan mlar hiçbir biçimde gözard edilemez. Ankara daki kitlesel miting ve yeterli etkiyi gösteremese de 4 fiubat grevi dönem aç s ndan önemli ç k fllard. TEKEL tüm iflçi s n f ve emekçilerin sesi ve yüre i olmufltu. Bu basit bir durum de ildi. Sözkonusu olan egemenlere karfl toplumun her kesiminden iflçi ve emekçinin mücadelede gösterdi i bir birlikti. TEKEL direnifli, egemenleri hiç hesap etmedikleri bir tak m tavizler vermek zorunda b rakm flt. Direniflin ulaflt boyutta bir aldatmaca olarak gündeme gelse de kriz sald rganl nda egemenlere planlar ndan taviz verdirmek önemli bir baflar yd. Dahas egemenler iflçi s n f - n n fili-meflru eylemi karfl - s nda da taviz vermek zorunda kalm flt. TEKEL iflçileri ülkenin baflkentinde, flehrin merkezini mesken tutmufl ve polis sald rganl - n geri püskürtmüfltü. Hakl l klar ve kararl l klar kadar halktan ald klar destek de bunda önemli bir yerde duruyordu. TEKEL direnifli iflçi s n f na kitlesel boyutta sendika bürokrasisini sorgulatt. TEKEL iflçileri iktidar n oldu u kadar bu bürokrasinin de nas l zorlanaca n gösterdiler. En önemlisi onlar iflçilere yitirdikleri s n fsal özgüveni tekrar kazand rd lar. De- iflik ulus ve inançlardan iflçilerin s n f kimli- ini en üste yerlefltirerek bunu haf zalara kaz d lar. Onlar devrimci çal flmaya ülke çap nda genifl bir alan açt lar, deneyim kazand rd lar ve devrimcilerin onlar sahiplendi i kadar onlar da devrimcileri sahiplendiler. Kendi karfl laflt klar bask lardan yola ç karak tüm ezilenlerle düflünsel bir ba kurdular ve iflçilerin s n f olma bilincinin en temel özelli ini kazanmaya bafllad lar. Onlar mücadelede kardefllefltiler ve dolays z pratikleriyle Kürt sorununda çözümün de s n fsal temeline iflaret ettiler. Ve kuflkusuz onlar yeni ve daha güçlü mücadelelerin yolunu açt lar. ETK L DESTEK... TEKEL direniflinin s n fa kazan mlar birçok yönüyle uzun de erlendirmelere tabi tutulabilir. Fakat gün o gün de il. Mücadele halen sürüyor ve as l kritik efli e gelmifl bulunuyoruz. Bu aflamada laf de il ifl yap lmal - d r. Her alandan TEKEL i merkez alan çal flmalara yo unlaflmak, bunu vakit kaybetmeden prati e yans tmak, olabilecek en genifl ve zengin biçimlerle direnifli büyütmek gerekir. Dar anlamda dahi sonuç almaktan uzak, direnifl için çok fazla bir anlam tafl mayan pratikler gereksiz zaman kayb olacakt r. O nedenle sadece bir fleyler yapmak de il etkili bir fleyler yapmak gerekmektedir. Bu her alana ve örgütlenmeye göre farkl bir biçimler alacakt r. Fakat her durumda en genifl kitleyi harekete geçirmeyi hedeflemek, bu olmuyorsa en genifl kitleye TEKEL in sesini duyurmak gerekiyor. Sendikalar ve de iflik kitle örgütlerini bu konuda daha aktif ve kararl eylemlere zorlamak için tüm iliflki ve olanaklar seferber edilmelidir. Ve her durumda direniflin merkeziyle, Ankara daki TEKEL iflçileri ile somut ve canl ba lar kurulmal d r. Direniflin kalbi orada atmaktad r. Her aflamada ne tür ad mlar n at lmas gerekti ini bilmek için Ankara y solumak, tüm alanlara bu havay solutmak gerekmektedir. TEKEL in kazan m iflçi s n f n n ve tüm halk n kazan m olacakt r. Bunun için geç de- ildir ancak çok k sa bir süre sonra art k geç kal nm fl olaca bilinmelidir. flçi s n f yeni mücadelelerle tekrar aya a do ruluyor. TEKEL bir bafllang ç say lmal - d r. Ancak nas l baflland her zaman kilit önemdedir. TEKEL direnifli yine iflçi s n f n n daha güçlü mücadeleleri ile afl lmad müddetçe iflçilerin tüm mücadeleleri üzerinde belirleyici bir yer iflgal edecektir. Bu hem olumlu hem de olumsuz anlamda böyledir. TEKEL direniflinin flimdiden kazan mlar tart fl lmazd r ve sonuç ne olursa olsun uzun vadede iflçi s n f kazanm flt r. Di er yandan ise taleplerdeki bugünkü somut kazan m veya yenilgi de iflçilerin bilincine etkide bulunacakt r. Her durumda direnerek kazanmak ya da yenilmek esas oland r. Bu ak ldan ç kar lmadan, her durumda iflçi s n f n n kazanaca na inanarak Ankara da direnen TEKEL iflçisine, iflçi s n f na gidilmeli ve onlarla bütünleflilmelidir. DDSB öncülü ünde flçi-köylü gazetesi ve YDG ile birlikte Eme imize, Ekme imize ve Gelece imize Sahip Ç kal m! Haklar m z Ö renelim! fliar yla yürüttü ü faaliyet kapsam nda paneller devam ediyor. DDSB; Güvencesiz yaflam ve taflerona karfl mücadeleye! fiahintepe 13 fiubat Cumartesi günü fiahintepe de bulunan fiah-der de gerçeklefltirilen panel, TEKEL iflçileri ve DDSB yi anlatan bir sinevizyon gösterimi ile bafllad. Sinevizyonun ard ndan flçi s n f hareketi ve DDSB, Güvencesiz flçiler ve Haklar m z neden ö renmeliyiz? bafll kl sunumlara geçildi. lk sunumda son y llarda iflçi s n f hareketinde bir canl - l n yafland, bunun TEKEL ile birlikte daha da su yüzüne ç kt belirtilerek DDSB nin tarihi k saca aktar ld. kinci sunumda ise özellefltirmelerle birlikte tafleron ve güvencesiz çal flma sisteminin yaflam n her alan n doldurdu u ve buna karfl l k bu alandaki örgütlenme ihtiyac n n da artt ifade edildi. Son sunumda da güvencesiz çal flan iflçilerin haklar n neden ö renmesi gerekti i, DDSB nin bu noktadaki çal flmalar n n önemi dile getirildi. Sunumlarda öne ç kan ortak nokta; güvencesizlerin örgütlenmesinde yaflam alanlar n n önemli bir yer tafl d ve bu alanlardaki faaliyetimizin bu kesimin temel sorunlar ekseninde yürütülmesi gerekti i oldu. Partizan n ça r s ile TEKEL iflçilerinin yan nda befl gün kalan bir kat l mc iflçilerin mücadelesini, yaflad klar n aktard. Bir tekstil iflçisi de söz alarak çal flt fabrikada yaflad klar n anlatt. TEKEL direniflinin geldi i nokta, s n f hareketi açs ndan tafl d önem, açl k grevi eylemine bak fl aç m z ve DDSB faaliyetinin semtlerde alabilece i biçimler üzerine soru-cevaplarla zengin ve canl bir tart flma yürütüldü. Yaklafl k iki saat süren etkinlik müzik dinletisi ile sona erdi. Esenyurt Gülsuyu Panel 14 fiubat ta Esenyurt flçi Kültür Evi nde gerçekleflti. Güvencesiz iflçiler, flçi s n f n n mücadelesi ve Devrimci Demokratik Sendikal Birlik ve haklar m z neden ö renmeliyiz bafll klar üzerine sunumlar gerçeklefltirildi. Panele kat - lanlar da güvencesiz iflçilik konusunda yaflad klar n ve çal flma koflullar - n aktard. Çuval fabrikas nda çal flan bir iflçi, iflyerinde 400 iflçinin çal flt n ancak sadece 100 kiflinin kadrosunun oldu unu ve daha önce sendika faaliyeti yürüttü ü için ifline son verildi ini ancak yapt ifli yapacak baflka biri bulunamad için 2 ay sonra patron taraf ndan tekrar ça - r larak ifle al nd n söyledi. Bir di er iflçi de iflyerinden sendikal faaliyet yürüttü ü için kriz var denilerek iflten ç kar ld n, ancak bunun bir bahane oldu unu ve gündelik iflçi çal flt r ld n belirtti. Canl tart flmalar n yafland panele TEKEL iflçilerini ziyarete giden bir DDSB linin, direnifli anlatmas renk katt. Panel TEKEL direnifli üzerine yap lan konuflmalar n ard ndan, direnifli anlatan bir sinevizyon ile ve DDSB nin haz rlad sinevizyon gösterildi. 14 fiubat Pazar günü de Güzellefltirme Derne i nde düzenlenen panelde ilk olarak flçi s n f n n mücadelesi ve DDSB nin misyonu ve niteli i üzerinde duruldu. Güvencesiz iflçileri konu eden sunumdan sonra haklar m z ö reniyoruz bafll alt nda yap lan sunumla devam eden panelde her sunum sonras soru-cevap bölümleri yap ld. Canl geçen etkinlikte sorulan sorular n d fl nda söz alarak düflüncelerini belirtenler de oldu. Soru-cevap bölümünde öne ç kanlar ise DDSB nin niteli i, örgütlenme sorunu ve kitlelerin kendine ve mücadeleye olan güvensizliklerine iliflkin oldu. Etkinlik DDSB nin haz rlam fl oldu u sinevizyon gösterimi ile sona erdi.

9 flçi-köylü 9 Politika-gündem 19 fiubat-4 Mart 2010 Halk n zaferi için birleflelim, ilerleyelim! Nepal de Demokratik Halk Devrimi büyük bir zaferle beraber ciddi bir yenilgi tehlikesinin oldu u nesnel bir geçifl kap - s ndan ilerlemektedir. Bu tespit Nepal de demokratik devrime önderlik eden Birleflik Nepal Komünist Partisi (Maoist) Merkez Komitesi nin 28 Ocak tarihinde yay mlanan genifl kapsaml de erlendirmesinde yer almaktad r. Nepal devrimi son y llarda oldukça önemli süreçlerden geçerek ilerlemektedir da bafllayan ve 10 y l süren Halk Savafl süresince baflkent kap lar na dayanan Maoistler, gerici devlet içinde darbe ile iktidara el koyan krala karfl kapat lan parlamenter partiler ile ittifak yaparak 240 y ll k monarfliyi y km fllar ve Kurucu Meclis seçimlerinde birinci gelerek 9 ay Nepal Cumhuriyeti nin ilk hükümetinde yer alm fllard. 9 ay n sonunda gericilerin ve statükocu parlamenter partilerin hükümetin otoritesine darbe yapmas üzerine hükümetten çekilerek muhalefete geçmifller ve o zamandan bu yana Nepalli Maoistler yeni demokratik devrimi tamamlamak amac yla ba ms zl k, demokrasi ve sivil üstünlü ü sloganlar ile genifl kitle eylemleri örgütlemektedir. BNKP (Maoist) MK üç ayda tamamlanan toplant s nda ideolojik ve siyasi sorunlara dair keskin bir iki çizgi mücadelesi verdiklerini ve ülkedeki çeliflkileri f rsata dönüfltürerek devrimi nihayete erdirebilmek amac yla görüfl birli ine ulaflt klar n vurgulamaktad r. Belgede Günümüz Koflullar ve Proletaryan n Tarihsel Görevi alt bafll alt nda halk devriminde zaferle ciddi bir yenilgi tehlikesinin, parti içinde de ilerleme ile anarflizm ve kaos tehlikesinin iç içe oldu u vurgusu yap lmaktad r. Günümüz koflullar n incelerken öncelikle uluslar aras durumu ele alan BNKP (Maoist) MK, so uk savafl n bitiflinin ard ndan kapitalizmin komünizm üzerinde mutlak hakimiyeti, tek kutuplu dünya gibi propagandalar n son küresel ekonomik krizle birlikte tüm inand r c - l n kaybetti ini, kapitalist sistemin bilhassa 90 l y llarda s n fsal eflitsizli i daha da keskinlefltirdi ini belirtmektedir. Bu gerçekli in bir kez daha kapitalizmin insanl krizden krize sürüklerken sosyalizmin insanl a parlak bir gelecek sunabilece ini gösterdi i vurgulamaktad r. Sistemin sald - r lar na karfl emperyalistler aras çeliflkilerden yararlanman n önemine de inen belgede ayr ca proletarya enternasyonalizmi temelinde emperyalizmle ezilen halklar ve uluslar aras ndaki çeliflkiyi çözümlemek amac yla dünya çap nda komünist devrimcilerin birli inin önemi üzerinde durulmaktad r. Genel olarak ele al nd nda Asya, Afrika ve Latin Amerika devrimin f rt na merkezleridir ancak emperyalizmle feodalizme karfl çeliflkinin özgünlü ü, genifl çapta devrimci ve ulusal kurtulufl hareketlerinin ve demokratik hareketlerin varl ve büyük say da ezilen ve sömürülen kitlelerin bulunmas sebebiyle 21. yüzy l n ilk on y - l nda Güney Asya dünya devriminin esas f rt na merkezi olmufltur. Belgede ayr ca Güney Asya da Çin le ABD aras nda çeliflkiye de inilerek ABD nin Çin i bölme ve çevreleme stratejisi ile ABD ve Hindistan aras ndaki çeliflkilerin dikkate al narak bunlardan yararlanmas gerekti i üzerinde durulmaktad r. Ayr ca sisteme karfl en genifl kesimi birlefltirmede Latin Amerika daki solcu hükümetlerin de olumlu etkisinin olaca na de inilmifltir. Belgede uluslararas komünist hareketin durumu da de erlendirilmifltir. Nesnel flartlar n birçok ülkede devrimin h zl geliflmesine imkan sa lamas na karfl n dünya komünist hareketi oldukça güçsüzdür. Bu nedenle MLM yi savunma, uygulama ve gelifltirme konular nda özellikle sa revizyonizme ve bunun sonucunda s n f iflbirlikçi, reformist, ulusal iflbirlikçi yaklafl mlara karfl mücadelenin esas öneme sahip oldu u, bununla birlikte mekanik ve dogmatik revizyonizmle eklektizme de karfl ç k lmas ça r s belgede yer almaktad r. BNKP (Maoist) MK bu do rultuda DEH içindeki ve d fl ndaki MLM partilerle iliflkilerini gelifltirerek ideolojik mücadele içinde yeni enternasyonali infla etme yolunun takip edilmesi gerekti ini aç klamaktad r. 10 y ll k halk savafl n n ve yarat lan genifl çapl kitle hareketinin deneyimi ile emperyalizme ve feodalizme karfl büyük bir güç olan ve ideolojik mücadeleyi ve enternasyonal hareketi gelifltirme tarihsel sorumlulu unu omuzlar na almay içten bir flekilde kabul eden BNKP (Maoist) in bu do rultuda gerekli inisiyatifi üstlenmesi gerekti i de belgede yer almaktad r. BNKP (Maoist) Merkez Komitesi Nepal de siyasi durumun oldukça hassas bir devrimci kriz döneminden geçti ini belirtirken bugüne kadar baflar l taktik politikalarla önemli kazan mlar elde etmelerine karfl n ülkenin halen yar -feodal yar -sömürge flartlar nda bir de iflim olmad, temel sorunlar n çözülmedi ini, devletin s n f karakterinin de iflmedi i belirtilmektedir. Bu da demokratik halk devriminin tamamlanmas için halen nihai mücadelenin gününü bekledi ini göstermektedir. Feodal monarflinin y k lmas yla birlikte statükodan yana olan komprador, feodal ve bürokrat unsurlar hakim durumdad r ve en gerici sa c unsurlar halk n yönetimine ve demokrasiye karfl gizli çal flmalar - n sürdürmektedir. Yine yerli gericilerin devrimci güçlere göre güçsüzlü ünün aç a ç kt bu dönemde d fl iflgal tehdidinin de gündemde oldu u, Nepal halk n n olas askeri iflgale karfl ulusal kurtulufl için haz rl kl olmas n n önemine de de inilmektedir ancak flu flartlarda iç çeliflki belirleyicili ini korumaktad r. Dün mutlak feodal monarfliye karfl parlamenter statükocularla komünist devrimcilerin ortak düflmana karfl birlikte hareket ederken her iki taraf n da kendi s n f ç karlar na öncelik verdi ini ve bugün bu güçler aras nda mücadelenin yürütüldü ü eklenmektedir. Bugün bu s n flar n halk n taleplerine ve anlaflmalara karfl tutumu onlar n totaliter, despotik ve halk karfl t yönünü aç a sermektedir. BNKP (Maoist) seçimlerin ard ndan hükümete geldiklerinde herhangi bir d fl gücün deste i olmadan ve iç statükocu güçlerle bürokrasinin engellemelerine karfl n halka karfl dürüst olduklar n, ba ms z politikalar belirlediklerini, bürokrasiyi dönüfltürmek için çeflitli programlar uygulad klar n ve tüm yasal çal flmalar na karfl n cumhuriyete ve sivil hükümete karfl komplolar gelifltiren genelkurmay baflkan na karfl hükümetin meflru müdahalesine cumhurbaflkan n n devreye sokularak engel ç kar lmas na karfl n istifa edip muhalefete geçtiklerini aç klamaktad r. Ancak hükümetteyken gerici devlet mekanizmas - n n s n rlar ndan ve deneyimsizliklerinden kaynakl hükümet, meclis ve sokak aya n koordine edemediklerinden beklentileri karfl layamad klar n, baz olumlu kazan mlar n n yan s ra bu dönemde elde ettikleri deneyimle ileriki dönemde proletaryan n iktidar nda devleti daha etkin ve verimli flekilde yöneteceklerine inand klar n eklemekteler. Bugün Nepal de Maoistlerin çabalar ile gerçek devrimci, demokrat, yurtsever güçler ve genifl kitlelerle bir avuç ulus iflbirlikçi komprador, bürokrat ve feodal unsur aras nda kutuplaman n keskinleflti i, bunun etkisiyle Nepal Kongresi ve UML içinde gerçek yurtseverlerin kitlesel flekilde partilerinden ayr l p halk güçlerinin yan na geçti ini belirtmektedir. BNKP (Maoist) e göre günümüzde proletaryan n Nepal deki tarihsel görevi ülkeyi yar -feodal yar -sömürge sistemden kurtarmak ve bunun için demokratik devrimi tamamlamakt r. Ancak MK, bu tarihsel görevin sorunsuz olmayaca uyar s nda bulunmaktad r. Gericiler Maoistleri beklemedikleri bir anda provoke ederek iç savafl ç karmak istemekte, partiyi bölmek, önderlerini öldürmek için çaba harcamaktad r. Buna karfl n düflman provokasyonuna kap lmamak, hayali sloganlar atmamak ve canl mücadelenin ihtiyaçlar do rultusunda bar fl, demokrasi, sivil üstünlük ve ba ms zl k için kukla hükümete karfl ç k lmas ve Maoistlerin önderli inde ulusal hükümet talebinin öne ç kar lmas ça r s nda bulunmaktad r. BNKP (Maoist) ayr ca ülkedeki kutuplaflman n bir sonucu olarak devrimci güçlerin NKP (Maoist) in dahilinde birleflmesine de vurgu yapmaktad r. Buna göre son 2 y lda NKP (Birlik Merkezi-Maflal), Demokratik Cephe, NKP (Maflal), NKP (ML-Devrimci), Kiran flçi Partisi BNKP (Maoist) ile birleflirken UML den onlarca üye ve kadro özellikle de sanatç ve ayd nlar Maoistlere kat ld. BNKP (Maoist) MK partinin sorunlar na ve zay f yönlerine de belgede de inmifltir. MK tüm eksiklerine karfl n halk savafl süresince partide gönüllü disiplinin üst seviyede oldu unu, partinin yüksek proleter bir ruhla mücadele etti ini, feda ruhunun ön planda olu unu ancak bar fl süreci ile birlikte özellikle de partinin aç k alana ç kmas yla beraber militanl k ve disiplin aç lar ndan zay flad n, komitelerin düzenli ve etkili çal flmad n, bireysel ç kar peflinde koflman n, parlamentarist e ilimlerin geliflti ini proletaryan n öncüsünün anarflik bir kalabal a dönüflme tehlikesinin do du unu, bu nedenle ideolojik temelli tart flmalarla birlik-mücadele-dönüflümün sa lanmas n n hedeflendi ini aç klam flt r. Bununla beraber savafl döneminde binlerce profesyonel devrimcinin yetiflti ini, partide, kurtulufl ordusunda, savafl cephesinde, demokratik devlette, halk mahkemelerinde, komünlerde, okullarda binlerce tam zamanl devrimcinin faaliyet yürüttü ünü ancak halk iktidar n n bar fl sürecinde da- t lmas yla birlikte profesyonel devimcilerin büyük k sm n n iflsiz kald n, bunun için de plana ihtiyaç oldu unu vurgulayan BNKP (Maoist) MK s savafl s ras nda okulunu b rakan devrimcilerin flimdi okullar n sürdürmeleri için de özel bir program oluflturacaklar na de indi. BNKP (Maoist) önümüzdeki dönemde uygulanabilir, net politika, plan ve programlarla örgütsel ve pratik sorunlara cevap bulacaklar n, parti birli i ve disiplinine önem vereceklerini ve ideolojik merkezileflme aç s ndan parti kongresinin en yak n zamanda örgütlenece ini de eklemifltir. Sokak eylemleri gelifltirilecek, genifl bir birleflik cephe oluflturulacakt r. Yoldafllar, Nepal demokratik devriminde flanl ama zorlu bir dönemden geçmekteyiz. Büyük flehitlerimizin, kay plar - m z n ve yaral savaflç lar m z n hayallerini hat rlayarak enerji biriktirmeliyiz. Milyonlarca insan n umudunu ve beklentisini üzerine alan bizler kendi içimizde birlik ve güveni gelifltirmeliyiz. Son olarak, bilimsel ve devrimci komünistler olarak, bizler, üst düzey bir sab r, sa duyu ve cesaretle karfl -devrimci komplolar bofla ç - karmal y z. Bunu baflaramazsak Nepal ve Nepal devrimi büyük bir kazaya u rayacakt r. Bu nedenle halk n zaferini garantilemek için birleflelim, ilerleyelim. AKP nin Alevi Çal fltaylar sona erdi: Bir ad m ileri iki ad m geri! AKP hükümetinin Alevi Aç l m ad alt nda bafllatt ve toplamda yedi oturumda gerçeklefltirilen çal fltaylar sona erdi Ocak 2010 da gerçeklefltirilen yedinci çal fltay n ard ndan kamuoyuna aç klanan ön rapor metni ile yaklafl k iki y ld r devam eden bu masal n da sonuna gelinmifl oldu. Aleviler taraf ndan Brezilya dizilerine benzetilen ve her defas nda arkas yar n hissi uyand - ran Alevi çal fltaylar, Alevilerin hiç de yabanc s olmad ve flafl rmad bir resim çizerek sonuçland. Alevisiz Alevi çal fltay! Yaklafl k 400 gazeteci, yazar, akademisyen ve çeflitli kurum temsilcisinin kat ld büyük bir panay r havas nda ve önemli bir ifl yap yormufl edas nda gerçeklefltirilen çal fltaylarda küçük bir ayr nt unutulmufltu: Alevi çal fltay nda Aleviler yoktu. Almanya Goethe Üniversitesi nde akademisyen Prof. Dr. Ömer Özsoy dan Tunceli müftüsüne, Zaman Gazetesi yazarlar ndan Milliyet gazetesine kadar Alevilerle ilgili olarak belki de en son söz söyleyebilecekler Alevi Çal fltay nda aç l m yaparak hoflgörü dersi verdi. Kat l mc lar n profili aç l m n niyeti hakk nda da yeterince ipuçu vermektedir. Alevi katliamlar n savunan ve Sünni inanc ndan halk m za Cihat ça r s yapan Zaman, Vakit, Milli gazete gibi yay nlardan Ali Bulaç, Selçuk Özda, Mümtaz Türköne, Abdurrahman Dilipak, Ekrem K z ltafl gibi isimler çal fltay n en gözde konuklar aras ndayd. Kat l mc lar aras nda dikkati en fazla çeken ve Alevi sorununa karfl hükümetin besledi i ilgiyi yans tan en önemli geliflme ise Marafl katliamc s Ökkefl Kenger in (fiendiller) ça r lmas oldu Aral k 1978 de Marafl ta Alevilerin yaflad mahallelare, devletin gözetiminde gerçeklefltirilen, 111 kiflinin vahfli iflkencelerden geçirilerek katledildi i bine yak n insan n da yaraland katliam n bafl aktörlerinden Ökkefl fiendiller in çal fltaya davet edilmesi aç - l m n ruhunu göstermesi bak m ndan önemli. Diyanet flleri ve zorunlu din dersleri kald r lamaz! Alevilerin en temel taleplerinden olan Diyanet flleri Baflkanl n n kald - r lmas n n yürütülen zengin tart flmalar n fl nda rasyonel olmad na karar verilmifl. Kamuoyuna aç klanan rapora göre; bu talep gerçekçi bulunmazken baflkanl n bünyesinde bir Alevi birimini kurulmas öngörülüyor. Bunun yan nda önümüzdeki günlerde dini vergi uygulamas na geçilebilece i de raporda geçen ayr nt lardan. AKP bir yandan Alevilere aç l rken öte yandan meclise getirdi i Diyanet flleri Personeli Yasa Tasar s ile Diyanet flleri Baflkanl n Müsteflarl k düzeyine ç karmay hedeflemektedir. Kurulacak Din flleri Yüksek Kurulu, Alevilik gibi slam dinine iliflkin farkl yorumlar hakk nda araflt rmalar yapacak. 2 milyar 650 milyon TL lik bütçesiyle Cumhurbaflkanl, Yarg tay ve Anayasa Mahkemesi gibi kurumlardan fazla bir gelire sahip olan Diyanet flleri Baflkanl n n kald r lmas bir yana daha da geniflletilmektedir. Diyanet flleri nin varl devletin laikli ini tart flmal hale getirirken yeni düzenlemelerle bu söylem daha da çarp k bir hale gelecektir. AKP hükümetinin Alevilere ikinci sürprizi zorunlu din derslerinin kald r lmas veya seçmeli ders haline getirilmesi konusunda yafland. Çal fltayda yürütülen engin tart flmalarla kat l mc lar bu sorunu da çözdüler: Zorunlu din derslerine ek olarak iste e ba l din dersleri verilecek! Cemevleri ibadethane de ildir! Aç klanan rapora göre kat l mc lar; Cemevlerinin yasal statüye kavuflturularak ibadethane olarak kabul edilmesinin slam içinde bir bölünmeye yol açabilece ini öngörecek mevcut durumun devam etmesi gerekti ine karar vermifl. Alevi dedelerinin slamiyeti yeterince bilmediklerine kanaat getiren kat - l mc lar dedelerin, inanç önderlerinin, rehberlerinin Alevi-Sünni ortak tarihi temelinde e itilmesi gerekti i konusunda hemfikir olmufl. AKP nin aç l mdan; inançlar na, yaflam tarzlar na müdahale edilmesinden ve asimilasyon politikalar ndan rahats z olan, yüzy llard r buna karfl mücadele eden Alevilere yeni bir asimilasyon ç km flt r. Mad mak Oteli y k lacak! Sivas ta katledilen 37 ayd n, yazar Yaklafl k 400 gazeteci, yazar, akademisyen ve çeflitli kurum temsilcisinin kat ld büyük bir panay r havas nda ve önemli bir ifl yap yormufl edas nda gerçeklefltirilen çal fltaylarda küçük bir ayr nt unutulmufltu: Alevi çal fltay nda Aleviler yoktu. ve ozan n ac s ve ç l ile adeta özdeflleflen Mad mak Oteli nin müze yap lmas iste i katliamdan bu yana Alevilerin en temel taleplerinden birini oluflturmaktad r. Rapora göre; Mad mak Oteli y k larak otopark haline getirilecek. Kat l mc lar müze fikrinin tehlike üretti i ve ülkenin birlik ve düzenin korunmas n n dikkate al nmas gerekti ine karar vermifl. Katliam n, vahfletin ve devletin Alevilere bak fl n n bir sembolü haline gelen Mad mak Oteli de aç l mdan pay n alanlardan. AKP, oteli y karak katliamla iliflkin tüm kan tlar da ortadan kald rmay, böylece yaflanan vahfleti belleklerden silmeyi hedeflemektedir. Eflit yurttafll k hakk sak ncal bulundu! Aleviler, toplumsal yaflamda maruz kald klar ayr mc uygulamalara, afla - lanmalara, bask lara karfl uzun süredir mücadele etmektedir. Di er inançlarla eflit haklara sahip bir yurttafll a iliflkin yasal düzenlemelerin gerçeklefltirilmesi talebi ile alanlar dolduran yüz binlerce Alevinin bu hayk r fl seçkin konuklar n dikkatini çekmemifltir. Alevilerin Ankara ve stanbul da gerçeklefltirdikleri ve yüz binleri bulan mitinglerle dile getirdikleri eflit yurttafll k haklar konusunda da hiçbir olumlu ad m at lmamaktad r. Aç klanan rapora göre eflit yurttafll k hakk konusunda yap lacak yasal düzenlemelerin toplumsal birlik ve karfl l kl güven havas n zedeleyece i kayg s yla ra bet görmedi i dile getirilmektedir. Bir ad m ileri iki ad m geri Hükümet oldu u günden bu yana kulland sloganlar n, kavramlar n içini büyük bir baflar ile boflaltan ve pratikte tam tersini uygulayan AKP nin yine benzer bir prati in alt na imza att aç kt r. De iflim ad alt nda ve özgürlüklerin geniflletilmesi ad na yürütülen çal flmalar ve yap lan yasal düzenlemeler muhataplar n mücadele ederek kazand klar haklar n gasp edilmesinden öte bir anlam tafl mamaktad r. Bunun örne- i; Demokratik Aç l m, Milli Birlik Projesi ad alt nda bafllat lan zihniyet de ifliminin sonuçlar bine yak n insan n gözalt na al nmas yüzlercesinin tutuklanmas ve milyonlarca Kürt ün iradesini yans tan DTP nin kapat lmas sürecinde yaflanm flt r. AKP hükümeti hangi kesimleri özgürlefltirmek istediyse yaflanan; katliam, gözalt, tutuklama, linç ve göç olmaktad r. Roman Aç l m sonras Selendi de yaflananlar haf zalar m zdaki tazeli ini korumaktad r. Ülkemizde yüzy llard r yaflanan temel sorunlar hükümetlerin çözemeyece i aç kt r. Kürt ulusal sorunu ve çeflitli milliyetlerin demokratik haklara yönelik yaklafl m, çeflitli inançlardan emekçilerin hak ve özgürlüklerine yönelik tutum hükümetler taraf ndan de- il egemen s n flar taraf ndan belirlenmektedir. Tüm bu alanlarda hükümetlerin de il devletin resmi politikas uygulaman n özünü oluflturmakt r. Yüzy llard r bask alt nda tutulan inançlar yok say lan ve asimile edilerek düzene entegre edilmeye çal fl lan Alevi inanc - na sahip emekçilere yönelik bu tutum bir devlet politikas d r. Osmanl dan günümüze varl n de iflik biçimler alt nda sürdürmektedir. Bu yolculu a yüzy llard r direnifl, isyan ve mücadelenin de efllik etti i unutulmamal d r. Bu yan yla AKP nin gerçeklefltirdi i çal fltaylar belki de en iyi iki cümle aç klayabilir: Bir ad m ileri iki ad m geri!

10 flçi-köylü 10 Gö ün yar s 19 fiubat-4 Mart Mart ta yükselen ç l n ça r s bizleredir! 8 Mart, emekçi kad nlar n içine hapsoldu u koflullar ile yüzleflme ve hesaplaflma günüdür. 8 Mart, biz kad nlar n yazg lar n de ifltirmedeki srar n somutlaman n ve bunu nice yol ve yöntem ile pekifltirmenin günüdür. 8 Mart, Clara dan, Rosa dan, Barbara dan, Meral den, Ayfer den ve daha nice de erimizden devrald klar m z yar na tafl man n, türkü türkü ço alman n günüdür. Bundan tam 153 y l önceydi. Bir ç l k yükseliyordu gö e, eflitlik ve özgürlü- ü hayk ran bir ç l k. Kad n n kurtulufl mücadelesi New Yorklu tekstil iflçisi kad nlarda simgelefliyor, s n f mücadelesinin kad n cephesinden mihenk tafllar döfleniyordu. Kap lar artlar ndan kapansa da, alev alev kal nsa da bu mücadelenin ortas nda o ç l k yükseliyordu gö e umars zca ve tarihe ac ama flanl bir not düflülüyordu. 8 Mart Emekçi Kad nlar Günü- ne anlam n yükleyen kad nlar gelece e, bizlere bir bayrak b rak yor ve bu ç l büyütmemizi söylüyordu dolays zca. Evet, dinmedi o ç l k. New Yorklu iflçi kad nlar n katledilmesinin üzerinden 153, 8 Mart n Emekçi Kad nlar Günü nün ilan edilmesinin üzerinden tam olarak 100 y l geçti ve dinmedi o ç l k. Hatta öyle ki üzerinden 100 y llar geçse de, karfl geldi i koflullar varl n korudukça bu ç l k da srarl, var olmaya ve inad na büyümeye. Dinmedi o ç l k, çünkü de iflmedi kad n n yazg s. Y llarca afla lanan, hor görülen, ezilen, öyle ki ezilenin de ezileni olan oldu kad n. O günden bu güne yaflam n neredeyse her alan nda bir hiç say lan bizler hiçbir fley yitirmedik o hiçli imizden. Her birimiz teker teker yaflad k bu yazg y tarihin zorunlu k ld bir tesadüfle. Günü geldi inde Olympe olduk giyotinde bafl kesilen, günü geldi Medine olduk evinin bahçesindeki kümesin topra na diri diri gömülen. Kamyon kasalar nda suya kap l p bo ulduk, fabrikalarda yand k. Ganimet say ld her daim bedenlerimiz. Tacizler, tecavüzler, cinayetler b rakmad peflimizi. Savafllarda en de erli fley biz olduk, biz olmasak daha az reyting yapard televizyon kanallar. O kanallarda a z aç k seyredilen bizler evimizin namusuyduk, öyle ki törelere kurban edilmesinde hiç çekinilmeyenler de gene biz olduk. Sevgilimizle bulufltu umuz ö renildi inde korktuk, biz atlad k evimizin 5. kat ndan. Biz yapamad k m? Bunu yapacak, namusu temizleyecek birileri muhakkak oldu. Kimi zaman gömüldü bedenlerimizin yar s topra a, k nayan gözler aras nda recm edildik, as ld k. Bize reva görülen dünya, evlerimizin duvarlar n n aras oldu. O duvarlar n aras ndaki ifller asli görevlerimizdi, sofradaki yerimiz öküzümüzden sonrayd. Karn m zda s pam z, s rt m zda sopam z eksik olmad. Ve ço umuz bu dünyadan baflka bir dünyan n ay rd na bile varamad k. R za babalar n* olmad n dahi ö renemedik. Çal flt k tarlada, fabrikada. Eme i en çok sömürülen de gene biz olduk. Ayn ifli yapt k karfl cinslerimizle fakat sömürünün katmerlisi düfltü pay m za. Daha ucuz duk, daha güvencesiz dik bu düzen içinde. Tüm bunlar ve daha da fazlas dindirmedi bu ç l. Büyüdü, ço ul ço ul geldi bu güne. Ac lar m z yitmedi, sofram zdaki ekme e ve ruhumuza de ecek bir güle olan sevdam z da. Bu ç l n güncel ça r s bizleredir! Gücünü tarihin öncesinden al p 8 Mart 1857 de yükselen bu ç l k, mücadele ile kazan lan bu günün ancak ve ancak gene mücadele ile üstlenilebilece inin ça r s n da yapmaktad r. Ve bu ça r aç ktan bizleredir, emekçi kad nlarad r. Kad n mücadelesinin tarihsel birkaç güne s d r lmas n n yanl fll n ayr bir tarafa koyarak diyebiliriz ki; 8 Mart, emekçi kad nlar n içine hapsoldu u koflullar ile yüzleflme ve hesaplaflma günüdür. 8 Mart, biz kad nlar n yazg lar n de ifltirmedeki srar n somutlaman n ve bunu nice yol ve yöntem ile pekifltirmenin günüdür. 8 Mart, Clara dan, Rosa dan, Barbara dan, Meral den, Ayfer den ve daha nice de- erimizden devrald klar m z yar na tafl man n, türkü türkü ço alman n günüdür. Yeni Kad n yaratma ideali ile kad n mücadelesine daha s k sar ld m z flu günlerde 8 Mart n 100. y l bizler aç s ndan teorik bütün do rular m za yaflam vermenin çabas içersinde olma günüdür. flçi, emekçi, köylü, ö renci, k sacas toplumda ezilen ve haks zl a maruz kalan tüm kad nlara ulaflman n ve bunun ihtiyac n dünden daha fazla hissetmenin günüdür 8 Mart. Bunun ihtiyac n daha fazla hissetmenin günüdür çünkü; bahsini etti imiz yazg m z dünden bugüne daha da kararm flt r. Bunu hissetmenin günüdür çünkü; tüm bu karanl n içine her gün daha fazla hapsolan biz kad nlar n yazg m za tahammülü her geçen gün daha da azalmaktad r. Ve bu tahammülsüzlük kendini 153 y l önce oldu u gibi birçok yerde aç a vurmaktad r. 8 Mart ta yükselen bu ses biz kad nlar n özgürlük ve eflitlik özlemini temsil etmektedir. Ve gene özlemimizin nerede sonlanaca - na da iflaret etmektedir. Bu ça r bizleredir! Tüm bu do rular göz önünde bulundurarak 8 Mart n ön günlerini yaflad m z ve birçok alan m zda kad n mücadelesinde mütevaz ad mlar atmaya bafllad m z flu günlerde bu ç l büyütmenin yollar n arayal m; coflkulu, devrimci eylem ve etkinliklerin alt na imza atal m. 8 Mart n emekçi ruhunu kuflanarak büyütmek için srar m zdan hiçbir fley kaybetmedi imiz bu ç l bulundu umuz her yerde alanlara tafl yal m. (*Ad yaman n Kahta ilçesinde 17 sindeyken dedesi ve babas taraf ndan diri diri gömülerek katledilen Medine Memi, maruz kald fliddeti flikayet etmek üzere gitti i karakolda Arka Sokaklar dizisinin bafl komiseri R za Baba y aram fl, ancak R za Baba n n gerçekte var olmad - n ; evine dedesi ile birlikte ölüme gönderilirken ö renmiflti.) ( zmir Yeni Demokrat Kad n nisiyatifi) MERS N KADIN PLATFORMU NDAN KAMPANYA Çiçek tazeli indeki direniflimizdir bu çerisinde Partizan n da bulundu u Mersin Kad n Platformu, TEKEL iflçileriyle dayan flma amac yla bafllatt kampanyay yapt bas n aç klamas yla sonland rd. Ocak ay sonunda TEKEL iflçileriyle dayan flma amaçl bir kampanyaya start veren ve kampanya içeri ini nakit para ve iflçilerin özellikle ihtiyaç duydu u malzemeler olarak belirleyen Kad n Platformu, ald karar üzerinden komisyonlar oluflturarak birçok kifli ve kuruma ulaflt. 1 hafta süren kampanya boyunca sürenin de k sal düflünülürse, az msanmayacak ölçüde malzeme temin edildi ve toplanan malzemeler iki kifli görevlendirilerek TEKEL iflçilerine ulaflt r ld. Kampanyan n finali olarak yap lan bas n aç klamas nda, kampanya sonucuna dair aktar m yap larak Yetimin hakk - n de il, iflçinin hakk n istiyoruz. Desa da, Novamed de direnen ve kazanan bizdik, TEKEL de de kazanan biz olaca z! aç klamas nda bulunuldu. Eylem alk fl ve sloganlarla sona erdi. (Mersin) Yaklaflan 8 Mart vesilesi ile TEKEL de onuruyla direnen iflçi Havva Gök ile bir söylefli gerçeklefltirdik. - Bir kad n iflçi olarak çal flma yaflam n z anlat r m s n z? - Adanal y m ve Adana TEKEL Sigara Fabrikas nda 20 y l çal flt m. Bu 20 y l içinde TEKEL in birkaç flubesinde çeflitli bölümlerde çal flt m. Orada dört kiflinin yapaca ifli tek kifli yapt k. Bu noktada çeflitli ödüller bile ald k. Adana gibi s cak bir bölgede üzerimizdeki k yafetlerimizi devaml de ifltirerek çal flt k. Ama yeri geldi inde sigara ihtiyac m z dahi karfl layamad k. Adana gibi, üretimi ile ödüller kazanan bir fabrikada çal fl yorduk ama 17 y l sonra sigara fabrikalar özellefltirildi. Özellefltirme ad alt nda asl nda tütün üretimi sekteye u rat ld. Bu özellefltirme sürecinde iflyerini 6 gün terk etmeme eylemi yapt k. O süreçte polisin gaz na, copuna maruz kald k. Ama kad n erkek el ele buna karfl direndik. - Direnifl boyunca bir kad n olarak nelere maruz kald n z? - Bizim fabrikam z kad n a rl kl bir fabrikayd. Bu durum karfl s nda her ifle kad nlar veriliyordu. Yemekhanesinden temizli ine her iflte çal flt k. Her fleye ra men biz iflimizi seve seve yapt k. Çünkü bu bizim ekmek kap m zd. Ama 17 y l sonra fabrikam z kapat ld ve kendi bölgesinde yaprak tütüne verildi. Bizler Baflbakan n önünü fabrikam z kapat lmas n pankart açarak kapatt k. Burada polis sald r s ile karfl karfl ya kald k. Bunun üzerine cezaland r ld k. 150 arkadafl m skenderun un Madenli köyünde bulunan tütün deposuna sürüldü. 1 y l boyunca burada çal flmak zorunda kald. Kad nlar n çal flmas buralarda imkâns zd. Bu iflyerinde ne oturacak yer ne bir yemekhane ne de lavabosu vard. Burada kendi imkânlar m zla buray yaflan r hale getirdik. Yol ücreti bana ait oldu undan maddi s k nt m arterken bedenim iflyerinde, yolda, evde bitkin düflüyordu. Sabah n 4 ünde kalk p 20 dakika servise yürümek zorunda kal yordum tek bafl ma. Her gece çeflitli tacizlere maruz kal yordum. O süreçte polisler üzerime araba sürdüler. Ama bunlara ra men y lmad m. - fiu anki sürece nas l geldiniz? - Sürgünün ard ndan 1 y l sonra sendikan n da devreye girmesi ile birlikte Adana Yapra a tekrardan geldik. Ama 6 ay sonra kapat lma karar ile karfl laflt k. Yine y lmad k, yine kad nlar en ön saflarda mücadele ettik ve direnifli buraya tafl d k. 2 ayd r buraday z. flte biz bu sürece böyle geldik. lk açl k grevine girenlerden biri benim, 4 gün kald m açl k grevinin ertelenmesi ile çad rlara dönüfl yapt m. - Yaklaflan bir 8 Mart süreci var, neler söylemek istersiniz? - Biz kad n iflçiler olarak buradan gitmeyece iz. Sonuna kadar direnece iz. Yaflamak hakk m z ve özlük haklar m z alaca z. Burada kad n erkek omuz omuza direniyoruz. Tüm emekçi kad nlar n 8 Mart n kutlarken kad nlar ikinci s n f vatandafl görme anlay fl n k rmaya ve dünyan n her yerinde en ön saflarda mücadele etmeye ça r yorum. (Ankara) YORUMSUZ 1 fiubat: stanbul-fiiflli de çete davalar na bakan Ece Arslan adl avukat evinde ölü olarak bulundu. 2 fiubat: Ankara da ö retmenlik yapan Nefle Y lmaz, k sa boylu olmas ndan kaynakl bunal ma girerek intihar etti. 2 fiubat: Hatay Narl ca da, 13 yafl ndaki bir k z çocu u, yaflad köyün imam taraf ndan cinsel tacize u rad. 2 fiubat: Van Özalp te yaflayan Fatma Uçar adl genç kad n, sürekli fliddet gördü ü babas n tabancayla vurarak yaralad. Ard ndan da kendini vurarak intihar etti. 3 fiubat: K rklareli de yaflayan ve Bursa daki abisinin ziyaretine giden 17 yafl ndaki Emel Ünver, bulunamad. Ailesi, Ünver in evli bir akrabalar taraf ndan kaç r ld n söyledi. 4 fiubat: zmit te, Elif fiiflman adl kad n, borcunu ödeyemedi i arkadafl Engin Toraman taraf ndan bo- az kesilerek öldürüldü. 4 fiubat: Antalya-Alanya da yaflayan Dilek Kilit, ailesiyle tart flmas s - ras nda evden kaçmaya çal fl rken evinin balkonundan düflerek hayat n kaybetti. 5 fiubat: Adana da, Ebru fiahin, boflanma davas açt efli taraf ndan trafikte pusu kurulup kurflunlanarak öldürüldü. fiahin in eflinin ; 4 y l önce üniversitedeyken, kendisini kaç r p tecavüz eden kifli oldu u ve tecavüzcüsüyle evlendirildi i ortaya ç kt. 5 fiubat: stanbul-esenler de yaflayan Meryem Seyhan, önce içki masas nda babas n öldüren, ard ndan da evlerini basan babas n n arkadafl taraf ndan tecavüz edildikten sonra öldürüldü. O esnada evde bulunan anne Bakiye Seyhan da yine eflinin arkadafl taraf ndan b çaklanarak öldürüldü. 6 fiubat: Antalya da 10 yafl ndaki bir k z çocu u, köyün imam taraf ndan cinsel tacize u rad. 6 fiubat: Yalova-Armutlu da yaflayan nci Bilici, su vermedi i gerekçesiyle efli taraf ndan b çaklanarak öldürüldü. 6 fiubat: Erzurum da doktor olan Buket Tasmac o lu, hastanedeki odas nda ölü olarak bulundu. 7 fiubat: fi rnak-cizre de, zorla evlendirilmek istenen Gülbahar Karakoyun, kendini asarak intihar etti. 8 fiubat: Urfa da yaflayan Dilek K l ç, babas taraf ndan tart flt klar gerekçesiyle önce fiziksel fliddete u rad, sonra da ayaklar ndan zincirlendi. 8 fiubat: Tekirda -Çerkezköy de yaflayan Gizem Milli, erkek arkadafl yla tart flt ktan sonra kendini vurarak intihar etti. 10 fiubat: Antalya da okuyan üniversite ö rencisi Ümmü Gürci, sahil kenar ndaki 35 metre yükseklikteki falezlerden atlayarak intihar etti. 10 fiubat: Denizli de yaflayan Zeliha dil, erkek arkadafl yla birlikte ilaç içip, kendisini asarak intihar etti. dil in babas TEKEL iflçisi olan Emin dil, o s - rada Ankara da direniflteydi. 11 fiubat: Zonguldak ta, 14 yafl ndaki B.K adl çocuk, 2 y l önce day s taraf ndan tecavüze u ram fl, hamile kalm fl ve do an bebe i yurda vermifl. Sonra zorla evlendirilmek istenen B.K. evden kaçarak, bu kez de 3 kifli taraf ndan cinsel istismara maruz kald. 11 fiubat: Bolu da yaflayan Dursun Çetinkaya, kocas yla kredi borçlar yüzünden sürekli tart flt gerekçesiyle, o lu taraf ndan tüfekle vurularak öldürüldü. 12 fiubat: Adana da yaflayan Emel Ekin, eflinden sürekli fliddet görüyordu ve 3 kez efli hakk nda flikayette bulundu. Ancak devletin korumaya gerek duymad Ekin, efli taraf ndan b çaklanarak öldürüldü. 12 fiubat: fi rnak-beytüflflebap ta, 15 yafl ndaki A.A, korucu olan babas - n n silah yla intihar etti. 12 fiubat: Diyarbak r da üniversitede okuyan E.A, Dicle Nehri ne atlayarak intihar etti. 12 fiubat: Mardin-Nusaybin de M.E adl genç bir kad n, intihar girifliminde bulundu. 13 fiubat: Malatya da yaflayan ve iki ay önce imam nikah yla evlenen B.K, kendini evinin tavan na asarak intihar etti. 13 fiubat: Osmaniye de, 2004 y - l nda kaybolan ve kendisinden bir daha haber al namayan Selma Saçmal n n, kendisini aldatt gerekçesiyle sevgilisi taraf ndan bo az kesilip, daha ölmeden topra a gömüldü ü ortaya ç kt. 14 fiubat: Almanya-Köln de yaflayan Gülhan fianc, tart flt efli taraf ndan b çaklanarak öldürüldü.

11 19 fiubat-4 Mart 2010 Kavga okulu flçi-köylü 11 Kölelik zincirlerimizden Ayferleflerek kurtulabiliriz! Takvimler 8 Mart 1999 u gösterdi inde ise, tarih, bir 8 Mart direnifline daha flahit olacakt. Sistemin kad na biçti i rolü reddederek mücadeleyi seçen, bununla da kalmay p devlete karfl da a ç kan ve silaha sar lan Ayfer Celep, Münire Sa d ç ve da lar n Polat Kemal Tutufl; TC ordusunun Tokat n Ba deresi köyünde haz rlad pusuya düflüp çat flarak flehit düfleceklerdi. Dünya Emekçi Kad nlar Günü nde, kad nlar n kurtulufluna giden bu savaflta düflen Proletarya Partisi nin yi it savaflç lar, 8 Mart daha anlaml k lacaklard. Takvimler 8 Mart 1857 yi gösterdi- inde, ABD nin Newyork kentinde 40 bin iflçi direniflteydi. Kad n n ucuza mal edilen eme inin en çok kullan ld sektörlerden olan konfeksiyon ve tekstilde çal flan ve -elbette ki- ço unlu unu kad nlar n oluflturdu- u iflçilere sald r ld s rada, fabrikada bir yang n ç kt. Direnifl, alev alev sürüyordu. Yine ezici ço unlu u kad n olan 129 iflçi, bu yang nda yaflam n yitirerek iflçi s n f mücadelesinin kanl sayfalar nda unutulmaz yerlerini ald lar. Ve bu tarihten önce herhangi bir gün olan 8 Mart, bu olaydan sonra iflçi s n - f n n, özelde kad n iflçilerin mücadelesinde unutulmaz bir gün oldu! Clara Zetkin in çabalar sonucu 100 y l önce, emekçi kad nlar n mücadele günü ilan edilmesiyle direnifl simgesi oldu. Takvimler 8 Mart 1999 u gösterdi- inde ise, tarih, bir 8 Mart direnifline daha flahit olacakt. Sistemin kad na biçti i rolü reddederek mücadeleyi seçen, bununla da kalmay p devlete karfl da a ç kan ve silaha sar lan Ayfer Celep, Münire Sa d ç ve da lar n Polat Kemal Tutufl; TC ordusunun Tokat n Ba deresi köyünde haz rlad pusuya düflüp çat flarak flehit düfleceklerdi. Dünya Emekçi Kad nlar Günü nde, kad nlar n kurtulufluna giden bu savaflta düflen Proletarya Partisi nin yi it savaflç lar, 8 Mart daha anlaml k lacaklard. Zincirlerini parçalayan devrimci kad n; Emine Biz kad nlar n devrim mücadelesi içinde yer almam z, yüzy llard r boynumuza vurulan zincirleri tek tek parçalamam z demektir. Kölenin kölesi, sömürülenin sömürüleni olmam z, zincirlerimizi parçalamada yo- un ve srarl bir çaba gerektirmektedir. Bu savafl veren kad nlar, devrim mücadelesinde ön saflarda yer alarak, gö ün tamam na sahip olman n yolunda birer meflale olmaktad r. Bu kad nlardan biri de Ayfer Celep tir. Bu co rafyada yaflayan emekçi kad nlardan biridir o. Türk ve Sünni kökenli köylü bir aileden gelen Ayfer yoldafl, devrim mücadelesindeki duruflu ve savafl ile kad n n her türlü köleli e karfl ç k fl n n temsilcilerinden biri olmufltur. Yoksulluk içinde dünyaya açt yeflil gözlerinde inatç l n izleri okunurdu. Yaflama tutunmada, yaflama sahip ç kmada inat etmenin o fl lt l güzelli i ile gülümserdi. Bir köylü kad n yd o, tarlada çal fl rd. Elleri yara-bere içinde kal r, yine de b rakmazd. Ö renciydi ayn zamanda. Lisede tan flt devrimci düflünceleri tafl d üniversitesinde en çok aranan Sar K z yd. Ve orada iliflki kurdu Proletarya Partisi ile Karadeniz de yo unlaflan gerilla faaliyetleri, onu çok heyecanland r yor ve bir an önce da lara kavuflma iste iyle dolup tafl - yordu. Ancak bunun için bir süre daha beklemesi gerekecekti. Bu s rada da Niksar da, bir tu la fabrikas nda çok kötü çal flma koflullar alt nda iflçi olur. 93 y l nda, sonunda özlemini çekti i gerilla birli ine kat l r Ayfer. Köylü kökenli olmas, fabrikada çal flmas onu daha yak n k lar ezilen kad nlara Bu topraklarda kad nlar n en s k kulland ismi seçer bu yüzden. O, art k da lar n ve köylülerin biricik Emine sidir! Emine yoldafl, devrimci mücadelede kad n n erke e ba l olmadan faaliyet yürütmesinin en militan örne i oldu. Sistemin narin kad n profilini y karak, ellerinin hamurunu y kad ve mavzerin y k c gücünü, ezilen halk için, ezen patron-a alara karfl kufland. Bununla da yetinmedi, savafl flartlar nda piflerek da lar n komutan oldu. Emine, erkek egemen sistemin, kad n her alanda ikinci plana iten ve edilgenlefltiren düzenine karfl Proletarya Partisi nin hayk r fl oldu. Faaliyet yürüttü ü köylülerin biricik k z oldu ama her zaman onlar n gözünde kad nl ndan çok devrimcili inin ön plana ç kmas için mücadele verdi ve bunu sa lad. fiehirlerin Kara k z, da lar n Meral i Kenan Demir Ayfer Celep yoldafl n KAVGADA ÖLÜMSÜZLEfiENLER 2 Mart 1970 tarihinde Erzincan da do du. lkö renimini köyünde tamamlad ktan sonra 1984 y l nda ailesi ile birlikte sviçre ye yerleflti. Buradaki k sa ö renim hayat ndan sonra çal flmaya bafllad.1989 da Partizanlarla iliflki kurdu. lk dönemler sadece taraftar olarak sürdürdü ü faaliyetlerini 1994 y l nda daha bilinçli bir mücadeleye dönüfltürdü. sviçre nin Basel kentinde yerel faaliyet yürüten Kenan Demir, çal flkanl, dürüstlü ü ve düzenin kendisine sundu u imkânlara karfl verdi i amans z mücadelesi ile öne ç k yordu. Özgür Kemal Karabulut ve komünist önder Mehmet Demirda n flehit düflmesi onu derinden etkiledi. 5 Mart aksine, Kürt ve Alevi idi Münire Sa d ç. Onun da ailesi yoksuldu. Münire, devrimcilerin yo un olarak yaflad stanbul Ümraniye de büyümüfltü. Bu yüzden de Proletarya Partisi nin düflüncelerini küçük yafltan itibaren tan m fl ve küçük yafllarda mücadele yürütmeye bafllam flt. Sessizli i ve olgunlu u ile bilinirdi. T pk 1991 y l nda TC ordusuyla girdi i bir çat flmada flehit düflen yoldafl - kardefli Yaflar Sa d ç gibi TMLGB nin iflçisemt alan nda görev alan flehirlerin Kara k - z Münire yoldafl, 98 y l nda zincirlerinin bir halkas n daha k rarak gerillaya kat larak, da lar n Meral i olur. Henüz 17 yafl ndayken yüre ini gerillaya, s rt n da lara yaslayan Kemal Tutufl; Polat ad yla k sa sürede savafl koflullar nda geliflmifl ve gerilla birliklerinde öncü olarak görevler almaya bafllam flt. Emine, Meral, Polat Emine nin komutanl nda köylere giden halk ordusu birli i; 8 Mart 1999 da, Tokat n merkeze ba l Ba deresi Köyü nde TC ordusunun pususu sonucu ç kan çat flmada yi itçe savaflarak flehit düfltüler. Direniflle yara de sviçre de görev için gitti- i bir alanda karfl -devrimci asalak bir çetenin silahl sald r s sonucu flehit düfltü. Yaflam ndan çok etkilendi i Özgür Kemal Karabulut a olan ilgisinden dolay yoldafllar ona sviçre nin Özgür ü diyordu. Haydar Sönmez 1957 de Dersim Mazgirt Yetimo lu köyünde dünyaya gelen t lan Dünya Emekçi Kad nlar Günü ne yine can pahas na direnifller ekleyen halk savaflç - lar, bugünü daha ayd nl k k ld lar. 8 Mart, Ayferleflmenin günüdür! Emine yoldafl; yaflam ve mücadelesi ile kad na dayat lan köleli i reddederek mücadeleyi seçmifl ve bunun için sistemle mücadele ederken sistemin erkek egemen zihniyetinin kendisindeki etkilerine karfl da mücadele yürütmüfltür. Bu zihniyetin kad n itti i edilgenlik, yetinmecilik çamurundan s yr lan Ayfer yoldafl n bu yönü, bizim ondan ö renmemiz gereken en önemli özelliklerden biridir. Sistemle olan kavgam z büyütmek için, mücadele içinde o edilgenli imizden kurtulup durmadan ilerlemenin önemini göstermifltir. Bir köylü, bir ö renci, bir iflçi, bir devrimci, bir gerilla, bir komutan olan Ayfer yoldafl; kad n n, mücadelenin her alan nda öne ç kmas, aktifleflmesi ve mücadelenin öznesi olmas gerekti ini yaflam ile ortaya koymufltur. Bugün de toplumun en çok ezilen kesimi olan biz kad nlar, 8 Mart unutulmaz k lanlardan edindi imiz deneyimler fl nda mücadelemizi ileri tafl man n sorumlulu unu tafl yoruz. Nas l ki kad nlar n gerçek anlamda özgürleflmesi devrim ile mümkünse, devrimin gerçekleflmesi de kad nlar n örgütlü mücadeleye kat lmas ve mücadelenin öznesi haline gelmesiyle mümkündür. Son zamanlarda kad n sorunu üzerine yürüttü ümüz çal flmalar sonucu yaratt - m z Yeni Demokrat Kad n nisiyatifleri, Ayferlerden ald m z meflaleyi ileriye tafl ma ad na önemli bir yerde durmaktad r. 8 Mart a yaklaflt m z flu günlerde bu çal flmalar m z art rmal, bu konuda baflta kad nlar olmak üzere tüm yoldafllar m z n tart flabilece i platformlar, etkinlikler örgütlemeliyiz. Küçük ama sa lam ad mlar atan ve somut çal flmalar yürüterek ve bu çal flmalar destekleyerek, devrim için vazgeçilmez olan kad nlar n örgütlenmesi için kal c kitle örgütleri kurabiliriz. TC nin söndüremedi i k - z l meflalelerimizin öcünü de, ancak onlar n u runa canlar n verdikleri savafl gelifltirerek alabiliriz! Haydar Sönmez, 1980 öncesi Dersim de gerçeklefltirilen toprak iflgalinden sonra tutuklanarak Hozat Hapishanesi ne konuldu. Sönmez (Alt ndifl) 6 ay sonra ç kt nda mücadeleye kald yerden devam etti. flbirlikçi oldu u için cezaland r lan Hasan Demirpençe yi öldürdü ü iddias yla düflmana ihbar edilmesi üzerine gözalt na al - narak fiubat 1982 de iflkencede katledildi. Pusula Devrimcilerin görevi UMUDU büyütmektir! Devrim ve sosyalizm mücadelesine dair genel de erlendirmeler yaparken, 20. yüzy lda yaflanan zaferlerin ard ndan al nan geçici yenilgilerin yaratm fl oldu u olumsuz atmosferi asla göz ard etmemek gerekir. Çünkü; her yenilgi beraberinde bir y k m getirir. E er yenilgi psikolojisi uzun y llara yay l rsa, devrimci militanlarda, ileri kitlelerde ideolojik bir k r lmaya, umutsuzlu a yol açabilir. Ve bu tablo kaç n lmaz olarak kitlelerle devrimciler aras ndaki ba lar zay flatabilir. fiu aç k ki; böylesi süreçlerde gericilik dalgas daha bir yükselir, genifl y nlar etkisi alt na al r. Ulusalc ve mezhepçi anlay fllar kitleler içinde daha çok itibar görmeye bafllar. Ki bu kendi içinde anlafl l r bir durumdur. Çünkü tarih boflluk tan maz. Proleter önderlikli veya demokrat devrimci hareketler oynamas gereken tarihi misyonlar n oymaktan uzaklafl rsa, egemen burjuva sistemin zulmüne karfl, ufku sistem içi mücadeleyle s n rl, s n f d fl hareketlerin geliflimi için uygun zeminler yarat r. Baz istisnalar d - fl nda özellikle son süreçte yar -sömürge ve sömürge ülkelerde yukarda alt n çizdi imiz s n f d fl hareketlerin bu denli geliflmesi tam da bu somut koflullar n ürünüdür. Bu somut koflullar göz ard ederek devrim ve sosyalizmin ölüm ilanlar n verenlerin gerçe in tokad n yiyecekleri muhakkakt r. Nitekim son kriz ile birlikte Marks hat rlar oldular. Marks hat rlamak kapitalizmin alternatifi, mezar kaz c s olan proletaryay, sosyalizmi hat rlamak anlam na gelir. Bu durum aç ktan ifade edilmese de gerçek budur. Elbette ki bu gerçeklere dikkat çekmek kesinlikle bir umutsuzlu un ifadesi de ildir. Tam aksine tüm sorunlar n çözümünü nesnel olgularda arama hassasiyetidir. Nesnel olgulara dayanmayan hiçbir politika ileri, devrimci hamleler için öncü-köprü görevini göremez. Dolay s yla s n f bilinçli proletarya düflman n, kitlelerin, kendi subjektif güçlerinin durumunu hesaba katmayan tüm mücadele taktiklerini reddeder. Somut koflullar üzerinde yükselmeyen-ondan beslenmeyen tüm taktikler baflar s zl kla sonuçlan r. Bu genel bir olgudur. Baz istisnai durumlar bu gerçe i de ifltirmez. Bu genel anlay fl çerçevesinde bakt - m zda kimi yanl fl anlay fl ve kavray fllara göz atmak gerekmektedir: Birincisi krizle birlikte devrim cephesinde büyük f rt nalar kopaca yan lg s d r. Hiç flüphesiz kriz devrim için büyük olanaklar yarat r. Ama bu olanaklar n varl ancak proleter bir çizgiyle, proleter bir önderlikle anlam kazan r. Stalin yoldafl n flu saptamalar de erlendirmelerimize fl k olmal d r: Devrimin zaferi hiçbir zaman kendili inden gelmez. Onu haz rlamak ve mücadeleyle kazanmak gerekir. Ve onu haz rlayabilecek ve kazanabilecek olan da yaln z güçlü bir proleter devrimci partidir. Öyle zamanlar olur ki, durum devrimci bir durumdur, burjuvazinin iktidar temellerine kadar sars lm flt r ama yinede devrimin zaferi gelmez, çünkü proletaryan n y nlara önderlik edecek ve iktidar ele geçirecek kadar güçlü ve otorite sahibi devrimci bir partisi yoktur. Bu gibi durumlar n meydana gelemeyece ini sanmak ak ls zl k olur. Bu demektir ki; proletaryan n zaferi için nesnel koflullar n varl temel bir sorundur. Ama bu da tek bafl na yetmez. En az bunun kadar önemli olan proletarya partisinin genifl y nlar içindeki etki düzeyidir, önderlik kapasitesidir. Subjektif ö eler anlam nda geriliklerin yafland bir ülkede krizin devrime yol açmas beklenemez. Bu anlam yla devrimci ve komünist hareketin bu kriz sürecinden s n f savafl m lehinde yararlanma düzeyi mevcut güçlerinin etki düzeyiyle orant l oldu unu ifade etmenin daha gerçe e yak n bir de erlendirme oldu unu düflünüyoruz. Burada önemli olan tüm yetersizliklere ve yetmezliklere ra men mevcut olan kapasitenin sonuna kadar zorlanmas d r. kincisi, baz küçük-burjuva hareketlerin içinden geçilen sürecin gerçekli ini kavrama -ki bunlar n kendi gerçekliklerini kavramalar daha acil bir sorun haline gelmifltir- yerine subjektivizm hastal eflli inde küçük fleylerle mutluluk törenleri yapmas d r. Elbette ki küçük fleylerde dahi devrimci bir heyecan duymak kötü bir fley de ildir. Burada kötü olan bu küçük fleylerin heyecan na kap larak kendi gerçekliklerini unutma yan lg s d r. Kendi gerçek durumunu unutup, elefltiri ad alt nda kendi d fl ndaki herkes hakk nda ideolojik ölüm ilan vermek, küçük burjuva hastal d r. Bu hastal k baz dönemlerde öyle bir hal al yor ki; elefltiriler yanl fllar düzeltme de il, bittiler, da l yorlar temelindeki de erlendirmelerle kitlelerin devrimcilere, komünistlere karfl duyduklar güvensizli i derinlefltirme rolünü oynuyor. Bu çok tehlikeli bir yaklafl md r. Proleter devrimciler bu tür elefltiri yöntemlerini her koflulda yads - mal ve bu yanl fl yöntemlere karfl mücadelede tavizsiz olmal d r. Elefltirilerinde yap c olmal, devrim ve halk güçlerini y pratacak, sayg nl n zedeleyecek elefltiri üsluplar ndan uzak durmal d r. fiu bir gerçek ki, koflullar nas l olursa olsun, devrimciler ve komünistler umudun temsilcisi olduklar n söylem ve pratikleriyle ortaya koymal d rlar. Umutsuzluk, karamsarl k havas n yaymak devrimcilerin ifli de ildir. Bu gerçekleri görmek, bu gerçekler fl - nda flekillenmek, tarihi tecrübeleri özümsemeyi, ideolojik, siyasal örgütsel olarak donanmay gerekli k l yor. Tüm bu konulardaki zay fl klar, gerilikler ne bugün karfl - devrim cephesinde yaflanan geliflmeleri ne de devrim cephesinde olup bitenleri do ru bir tarzda analiz etmemize hizmet eder. flte esas problemler de bu noktada bafll yor. Yani, y k c sald r lar genifl kapsaml d r ama buna karfl mücadeledeki donan mda bir zay fl k söz konusudur. Oysa kapsaml sald r - lar güçlü donan mlarla, kararl savafl mlarla püskürtülür.

12 flçi-köylü 12 Enternasyonal 19 fiubat-4 Mart 2010 ATEfi ÇEMBER NDEK ÜLKE; F L P NLER (2) Gerillaya Yolculuk Evet as l heyecan 7 Ekim Çarflamba günü bafllad. On iki saatlik bir yolculuktan sonra nihayet Lagazpi ye ulaflt k. Buras Bicol bölgesinin baflkenti. Bir buçuk saatlik bir yolculu umuz daha vard. Minibüsümüz Lagazpi flehrini geride b - rakarak yükseklere do ru yol alal baya olmufltu. Nerede inece imizi bilmedi imden, çok ormanl yerler geldi inde acaba burada m inece iz diye düflünüyordum. Ne de olsa gerillaya gidiyorduk. Ama yolda ormanl k alanlardan inmeden küçük bir flehre geldik. Burada yeni bir rehberimiz daha oldu. Sürücüsü dahil 6 kiflinin bindi i bir saat süren motor bisiklet yolculu undan sonra bir köye vard k. Çat s yapraklardan, duvarlar tahtadan bir evin içine girdik nihayet. Kimseler görmesin diye mutfa a al nd k. Bizim kitlemiz ama olsun. Yabanc görünce diye aç klama yapt arkadafllar m z. Pirinç ve hafllanm fl etten oluflan bir tencere yemek bizi bekliyordu. Mutfak tezgah aral klarla bir araya getirilmifl a açlardan yap lm flt. Y kanan bulafl klar n suyu hemen bu arac klardan yar s d flar yar - s evin alt na ak p gidiyordu. Yolculuk tekrar bafllad. En önde 19 yafl nda bir genç, onun arkas nda yüzünde gülüflü hiç ama hiç eksilmeyen genç k z m z, tercüman arkadafl, ben ve benim arkamda da Alifla ve bütün yolculukta bizimle olan Karla. Büyük muz yapraklar, palmiyeler aras na tam heyecanla yürümeye bafllayal iki üç dakika oldu ki arkadan bir kifli Alifla ya bir fleyler söyledi. Alifla geri dönmemiz gerekti ini söyleyince flaflk n flaflk n eve geri döndük. Me er geçece imiz yolda o anda köyün ö retmeni koflu yap yormufl ve ö retmenin bizi görmemesi gerekiyormufl. Ne de olsa devletin memuru. K sa bir süre sonra ö retmenin koflusunun bitti i haberi gelince yolumuz yeniden aç lm flt. Yine ayn s ralamayla yola devam ettik. Do an n süper güzel görüntülerine bir de önümüzdeki gençlerin sürekli gülüflleri kar fl nca yolculu umuz daha da güzellefliyordu. Bir saatlik yürüyüflten sonra bir köye vard k. Üç yandan s rt n yüksek da lara dayam fl bir köy. fiimdilik kayd yla son dura a geldi imiz söylendi. Evin yerle ayn yükseklikte olan teras nda bir sigara ve bir su içimi oldukça iyi geldi. Terasta duran M 16 silahlar ve palaska görüntüleri aras nda bize merhaba diyen gülen yüzler gittikçe art yordu. Gerilla olduklar akl ma gelmemiflti. Buras n kamplara giden yolda bir ön nokta, bir ön cephe, bir milis bölgesi oldu unu düflündüm. Akflam olmufltu. Uzun süredir yeme i piflirmekle meflgul olan Tato arkadafl yeme in haz r oldu unu söyledi. Pirinç, bal k ve çeflitli soslardan oluflan güzel bir akflam yeme i. Yeme ini yiyen hemen herkes kendi taba n y k yordu. Ben de bu kurala uyay m dedim. Ancak, siz misafirimizsiniz. Misafirlerimize tabak y katmay z denildi. Yemekten sonra kahveli sohbetimiz de bafllad. Karfl l kl sorular aras nda birbirimizi tan maya çal fl yoruz. Zaman geçtikçe kald m z köyün normal bir köy olmad n anl yordum. Kalabal k bir gerilla grubu, a r makineli silahlarla bu kadar rahat olamazlard normal bir köyde. Buras bir ön cephe de ildi. Ama nedir buras? Köyde gerillalar ellerinde lambalar yla silahlar ve s rtlar nda çantalar yla çeflitli noktalara do ru gittiklerinde akflam da baya ilerlemiflti. Onlar nöbet noktalar na giderken biz de uyumaya gidecektik. Odam n ve yata m n haz r oldu u söylendi. Odaya girdi imde dört ayak üzerinde duran bir yatak büyüklü ünde belki biraz daha büyük tahtalardan yap lm fl bir sedir ve üzerinde ince bir bez döfle im olarak duruyordu. Ama neyse ki bu birazc k sert yata m n bir yast da vard. Yorgan diye de yine ince bir bez örtü vard. Yan yatma al flkanl mla bir an yan dönüp yatmak istedim. Tahtan n sertli i dirseklerime, kaburgalar ma ve dizlerime vurunca yan yatmaktan vazgeçtim. Yan yatma al flkanl n s rt üstü yatmaya dönüfltürmemin daha iyi olaca n düflündüm. Tahta üzerindeki bedenimin yüzeyi geniflledikçe ac lar da biraz daha azalm flt. Yeni bir yer, yeni bir yatak uyku tutmuyordu. Odam n duvarlar n oluflturan tahtalar aras ndaki boflluklardan arada bir hareket eden, yan p sönen lambalar n fl klar da geceye kar - fl nca uyku yerini bir korkuya, tedirginli e b - rakt. Bu lambalar neden arada bir yan p sönüyordu? Gelen birileri mi vard? Polis veya asker gelebilir diye miydi bu yan p sönen fl klar? Bu ince tahtalardan oluflan ve aralar ndaki boflluklar hiçbir kurflundan insan n bedenini koruyamaz düflüncesi de tak l nca kafaya, tedirginlik daha da art yordu. Ne olacaksa olsun düflüncesini biraz daha zorlayarak uyumaya çal fl yordum. Parçal da olsa bir uyku söz konusu oldu. Sabah saat befl olunca uyanmalar da bafllad. yi, bu geceyi sa lam atlatt k. Sabah ilk ifl kahve içmektir. Her karfl laflt m z arkadafl n a z ndan ç kan kahve içtin mi oldu. Her arkadafl kahve ikram nda bulunuyordu. Sabah kahvalt s nda beyaz peynir, zeytin, yumurta, s cak pide yoktu tabi. Yine pirinç ve k zart lm fl bal k vard. Gün ilerliyor, kald m z eve yeni yeni genç kad n ve erkekler geliyordu. Silahlar n ve insanlar n say s giderek art yordu. Buras n n s radan bir yer olmad art k anlafl l yordu. Gerçi halen kafamda bizi gerilla kamp na götüren kalabal k bir gerilla grubunun bizi almaya geldi i düflüncesi vard. Ama sohbetler, iliflkiler biraz daha yak nlafl nca sonunda arkadafllar buran n bir gerilla bölgesi oldu unu söylediler. Buras gerilla bölgesi Filipinler de kurtar lm fl bölge veya bölgeler kavram yok. Bunun yerine gerilla bölgeleri kavram kullan l yor. Gerilla bölgeleri, gerillan n denetiminde olan, o bölge halk n n gerilla taraf ndan örgütlendi i, yani kitlenin örgütlü kitle oldu u alanlard r. Bu bölgelerde denetim gerilladad r. Burada gördü ümüz gerillalar n rahatl da bundan kaynaklan yordu. Köyde çok say da gerilla vard. Ayr ayr evlere da lm fllard. Sabah kahvalt s ndan sonra görüntü almam z için baz haz rl klar n yap laca söylenmiflti. Hevesle bekliyordum. Akflama do ru rahat bir halde bugün için ayarlamak istedikleri çal flmalar n olmayaca n, çünkü 40 kiflilik bir asker grubunun bizden iki köy uzakta olduklar n söylediler. Ancak flimdilik endifle edilecek bir durumun olmad söylendi. Askerlerin köylere geliflleri pek s k olmuyormufl. Bu bölgede köylerde karakollar da yokmufl. Demek ki askerlerin geliflinin önemli bir nedeni olmal yd. Tedirginlik de bundan kaynaklan - yordu. Ancak askerlerin her hareketinin izlendi i, hatta flu anda askerlerin yemek piflirdikleri dahi söylendi. Çal flmalar m z bugün ola anüstü durum nedeniyle yar na ertelendi. Yani gerillalar n toplu halde gösterimlerde bulunaca ve benim çekimler yapabilece im çal flmalar yap lamayacakt bugün. Fakat Yeni Halk Ordusu hakk nda bize komutan arkadafl n bilgi verebilece i söylendi. Komutan 24 yafl nda genç, güzel oldukça sevimli bir kad n. Elinde tuttu u siyah muflambay bir yerlere tutturduktan sonra yaz l bir flekilde YHO nda askeri kurallar bize atlatt. Sonra da baflka bir yerde köyün gençlik örgütünün bir toplant s vard. Ayl k çal flma planlar üzerinde tart fl yor, kararlar al yorlard. Genifl muz ve Hindistan cevizi a açlar n n yapraklar aras nda günefl fl nlar süzülerek ortal yine ayd nlatt. Böylece üçüncü günümüze de sa lam girdik. Girdik ama bugün durum biraz daha ciddiye benziyor. Askerler bize bir köy daha yaklaflm fllard ve hareket halindeymifller. Kahvalt dan sonra bir toplant yap laca ve bir durum de erlendirilmesinde bulunulaca söylendi. Ö lene do ru kald m z evin yan ndaki meydanda tam teçhizatl 28 kiflilik gerilla grubu topland. Gerillalar toplant halindeyken ben de f rsat bu f rsat, biraz görüntü al p foto raf çektim. Ancak bu gruptan hiç kimsenin yüzünün görünmemesi çal flmam zora sokuyordu. Tabi bu insanlar n güvenli i her fleyden önce geliyordu. Bu gerilla grubu, deflifre olmam fl, hareketli bir propaganda grubundan olufluyordu. Toplant da da a çekilme karar ç kt. Ancak çekilme ifli ö len yeme inden sonra gerçekleflecekti. Herkes çantas n topluyor, son haz rl klar n yap yordu. Yönümüz da lara... Saat oldu ve parola ve yön numaralar belirlenerek tek s ra halinde yola koyulduk. Ortaya al nm flt k. Daha önce bize tahsis edilen gerillalardan biri önümde di eri de arkamda yürüyor. Sorumlu arkadafllar n baz lar önümüzde baz lar da arkam zda yürüyorlar. Ben ve tercüman arkadafl çok iyi bir flekilde korumaya al nm flt k. Çantalar m z da di er arkadafllara verdiler tafl malar için. Zemini slak, kaygan s k ormanl ç k fllar oldukça dik da n doru una do ru t rman yoruz. Tabi zaman zaman düflmeler aras nda, terlere bo ulmufl bir halde. Bir yandan bacak a r lar art yor di er yandan da nefes al p vermelerim zorlafl yor. Su gibi süzülüp da n doru una akan gerillalar n yürüyüflüne bak nca zaman zaman utan yordum. Hiçbir yorgunluk belirtileri, terleme yok gerillalarda. Hele Rambo diye adland rd m z gerillaya bak nca iyice k z yordum kendime. Omzuna 15 kiloluk silah n ve mermi fleritlerini takm fl, s rt nda da a r çantas duda nda sigaras öyle süzülüyor doruklara. Hele komutan Jane ve di- er genç kad nlara bak nca debisi derin hiç dalgalanmayan sular gözümün önüne geliyordu. Sanki hiç bir k p rdama yoktu. Hantallaflm fl bir beden sinirlendiriyordu beni. Hantal bir beden bu dik yükseklikteki da lara uymuyordu. Bas lan zemin de tafl d m ayakkab ya uymuyordu. Bunun için s k s k kay yordum ve çabuk yoruluyordum. Ama gerillan n aya da ayakkab s da bu zemine çok uygundu. Ayaklar nda tafl d klar terliklerin bir kez olsun ç kt n göremedim. Da n doru unda oldu umuz için akflam biraz gecikmeli indi üzerimize. Da n s rt na binmifliz. Yaklafl k 500 metrelik bir mesafede aral klarla herkes çad r n açt, hamaklar n ast. Ben ve Tato arkadafl da yanyanay z. Ama bizim asacak hama m z yok. Çad r m z sadece bizi ya murda koruyacak türden. Yani her taraf m z kapatm yor. Yatak diye de bir telis torbam var. Üstüme örtmem için de gerillalar n kulland klar türden bir örtük verildi. Birkaç elbisemin oldu u torbay da kendime yast k yapt m. Karanl k tam çökmüfltü ki Tato kitle yemek getirdi dedi. Onlar n haberi varm fl önceden. Herkese yemek da t ld, üstüne de kahve içildi. Da da bile gerillas n Filipinler de kurtar lm fl bölge veya bölgeler kavram yok. Bunun yerine gerilla bölgeleri kavram kullan l yor. Gerilla bölgeleri, gerillan n denetiminde olan, o bölge halk n n gerilla taraf ndan örgütlendi i, yani kitlenin örgütlü kitle oldu u alanlard r. Bu bölgelerde denetim gerilladad r. yaln z b rakmayan bir kitle yarat lm flt. Da da zifiri karanl kta yemek yemenin de tad na vard ktan sonra 3-4 metre afla m zda çad r kuran Bicol Bölgesi YHO sözcüsü ve efli ve onlardan daha ötede Alifla ve di er arkadafllar, üst taraf m zda komutan Jane ve 3 kad n arkadafl, onlardan daha ötede di er arkadafllar hepsi birden derin bir sessizli e bürünmüfllerdi. Kimisi uykuya dalm fl, kimisi de belki özlemlere. Birkaç kilometre afla m zda düz bir alanda fl klar yan yordu. Tato bu küçük flehirde askeri karakolun oldu unu söylemiflti. Gece ilerledikçe bir o flehrin fl klar bir de bu s ormanda genifl yapraklar aras nda bulabildi- im aral klarda gökyüzünde y ld zlar vard. Ama orman o kadar s k ki y ld zlar n fl bize yans m yordu. Karanl n böylesini hiç görmemifltim. Gözlerim flehrin fl klar ndan ve birkaç y ld zdan baflka bir fley görmüyordu. Bu fl klar da bizden uzakt. Gece oldu- unda karanl m za ay da kar flt. Kocamand ama onun fl klar da orman n karanl na yetmiyordu. Kafam bir o tarafa bir bu tarafa çeviriyor yapraklar aras ndan ay izlemek istiyordum. Ama zor ifl. Saatler ilerliyordu ve ay da bizi terk edip gitti. Atefl böcekleri ve tuhaf tuhaf sesler ç karan böcekler, kufllarla bafl bafla kald m. Gece bitmek bilmiyor. Yaflad m yerden yaklafl k 11 bin kilometre uzakta, dünyan n güney do usunun son kara ülkesinin da lar nday m ve peflimizde askerler. Bu güzel insanlar n güzel gülüflleri, s cak tebessümleri, flakalar da geceye teslim olmadan önce akl ma hiç kötü fleyler gelmiyordu. Ama flimdi ben gecede ölüme oturmuflum. Birden bir gürültü koptu. Ortal k patlama sesleri ve mermi fl klar yla ayd nland. Gülerken vücudu titreyen Salve nin parçalanm fl eli silah na sar l kalm flt. Bir ay önce gerilla niflanl s askerler taraf ndan öldürülen Alifla n n sigaras n n kanl dudaklar nda kald n, komutan Jane nin parçalanm fl yüzünden arda sadece bir gülücü ün kald n gördüm. Di er kad n gerillalar avuçlar yla otlar sert biçimde kavram fllard. Sonra kanl ç l klar yerini gülümsemelere b rakt. Birden mevzideki arkadafllar na gülücükler saçan Beritan gördüm. Ve sonra tekrar büyük bir sessizlik karanl kla bütünleflti. Birden irkildim. Yan mda Tato uyuyor. Utand m gözlerimden. Bu görüntülere yer vermemeliydiler. Bir sigaran n duman yla savurdum bu beni utand ran görüntüleri. Rahatlad m. Hafif bir ya mur çiselemesinden sonra nemli topra a s rt m yat r p, zaten bir fleyler görmeyen gözlerimi iyiden iyiye kapad m. Ve ortal k ayd nlanana kadar da açmad m. Hele flükür. Arkadafllar hamaklar ndan ç kmaya bafllad lar. Ve o köpekler yine göründü. Milisler yine yemek, kahve ve su getirmifllerdi. Yemek yedin mi, kahve içtin mi fleklindeki s k s k tekrarlanan sorulara gülüfller, flakalar, sevecenlikler kar fl nca geceye dair bütün kötülükler beni terk edip gitmiflti. Silahlar yaflama hizmet ediyor Ö len saatlerinde komutan Jane birkaç savaflç s n haz rlayarak görüntü almam z sa lad. S raya geçen gerillalar n karfl s nda her zamanki utangaç gülücükleriyle duran komutan Jane, gerillalara komutlar veriyor ve gerillalar da komutlara göre hareketler yap yorlar. Silahlar yla niflan alan bu genç savaflç lar bir sald r s ras nda nas l davranacaklar n gösteriyor, yerlerde sürünüyor ve aniden komutan Jane nin helikopter demesiyle herkes yerde uzanm fl bir flekilde ani bir hareketle yüzünü ve silah n gökyüzüne çeviriyordu. Çekim yaparken, yeflillikler içerisinde silah n tüm inanc yla ellerinde tutmufl, s rt n siyah saçlar yla bezemifl genç, güzel kad n gerilla, bütün görüntüsüyle s kaca kurflunlar n ölümleri de il, ölümlerin olmayaca bir dünyay çekip getire ce ini gösteriyordu adeta. Bu gençlerin ellerindeki silahlar insanlara do rulataca n, kurflunlar n kanla slataca n düflünemiyor insan. Asl nda öyle de de iller. Ölüme, öldürmeye fliddetle karfl lar. Çat flmalarda ancak öldürülmemek için kurflun s kt klar n söylüyorlar. Bizim amac m z çat flmalarda asker, polis öldürmek de il. Biz onlar n bedenlerini de il, silahlar n istiyoruz. Asl nda askerler de bizim insanlar m z. Onlar için de savaflt m z anlat yoruz kendilerine. Askerlerden silahlar ald ktan sonra amac m - z aç kl yor ve sonra onlar serbest b rak yoruz diyorlar. Bu söylemleri duyunca, çekimlerimizi de bitirip bu konu hakk nda biraz sohbete dal yoruz. Peki, askerlerin silahlar n niçin istiyorsunuz fleklindeki sorumu grubun ortas na at yorum. Herkes heyecanla cevaplamak istiyor. Ama birbirlerine karfl duyduklar sayg dan bir kiflinin konuflmas na müsaade ediyorlar. Nas l olsa ortak bir cevap olacakt. Filipin halk n n yüzy llard r feodaller, yabanc güçler taraf ndan nas l ezilip sömürüldü ünü anlat p, halk n topraklar n n dahi yabanc flirketler taraf ndan parsellendi ini söylüyor genç savaflç. Yoksul halk m z feodal a alar, bürokrat kapitalistler ve yabanc sermaye taraf ndan sömürülüyor, eziliyor. Topraklar m za el konuluyor. Evimizden afl m z, bizden gelece imizi ald lar. Sa l k hizmeti, e itim hakk bizden çok uzak b rak ld. Bu ülke bizimken biz topraklar m zda göçmen olduk. Haklar m z dile getirirken de fliddete maruz kal yor, vuruluyoruz. Da lara ç k fl biz mi istedik? Ne yapmam z gerekiyor? Kölelik, kabullenifl bize yak flmaz. Mademki biz halk n en güzel k zlar ve o ullar olarak adland r ld k, bu onurlu savafl m z sürdürmek zorunday z. Bunun için onlar n silahlar n istiyoruz diye devam ediyor. Sonra bir sessizlik oldu. Salve adl 20 yafl ndaki genç da n doru undan uzaklara dikti i derin bak fllar yla birden, yar -sömürge bir ülkenin çocu u olmak ne de zormufl derken asl nda çok fleyi ifade ediyordu. Hüzün, zor koflullar ve sorunlar bu insanlar n kafalar nda büyük bir bilince ç kt için sessizlik yerini yine tatl sohbetlere, gülüfllere ve o tad na var lmaz flakalara b rakt. Bir durum de erlendirmesinden sonra köye dönülece i söylendi. Zaman yine akflama kay yordu. Yine ortaya ald lar bizi. Fakat bir süre sonra da n doru undan bir y lan k vr mlar yla inen savaflç lar n görüntüsünü almak için bir öne bir arkaya koflturup durdum. Bizim için yavafl yürümenin dahi zor oldu u bu da larda tempoyu yükseltince bazen ayaklar m yerine k ç m sert bir flekilde yere çak l - yordu. Böyle olunca gülüflmeler de olmuyor de ildi. nifl, ç k fltan çok kolay gelmiflti bize. Köye yaklaflm flt k. Bir grup gerilla önceden bir yoklama yapt lar. Köye girifl için bir engel yoktu. Yine da n ete inde di er evlere yan düflen baflka bir eve geldik. Ev sahibi yoktu. Ama gerillalar kendi evleriymifl gibi davran - yorlard. Gerilla bölgesi olarak adland r lan bu bölgelerde kitleler savaflç lar na sadece yemek de il evlerini de veriyorlard. Kahvalt, ö len yeme i derken bizim programdan yine eser yok. Ö leden sonra suratlar biraz ciddileflmeye bafllad. Tuhaf bir dalga dolafl r oldu. Ters yöne giden askerler tekrar do ru yöne yani bize do ru geliyorlarm fl. Hem de ikinci bir k rk kiflilik yeni bir grupla beraber. Yani 80 kiflilik bir asker grubu do ru yöne do ru hareket halindelermifl. Bu habere bir de bize yak n bir köyde YHO nun iki haini ölümle cezaland rd haberi eklenince ifl daha da ciddileflti. Köyün ö retmeni çeflmeye giden ev sahibimize öldürülenlerden birinin kendi ye eni oldu unu söylemifl. Söylerken de tedirgin ve sanki bir fleylerden de haberi varm fl gibi bir hali varm fl. Bu ö retmen s rt çantam z tafl yan bir milise, bu çanta kimin diye soran bir ö retmen. Amerikal lar n cevab ö retmene inand r c gelmemifl. Filipinler in her köflesi Amerikal lar n çizmesi alt nda oldu u için ve Amerikal lar d fl nda öyle her yerde baflka yabanc görmenin mümkün olmad için milis Amerikal lar cevab n vermifl. (Devam edecek)

13 19 fiubat-4 Mart 2010 Dünyadan flçi-köylü 13 Binlerce iflçiden geleneksel NAFTA protestosu Dünya Ekonomik Forumu sviçre de protesto edildi Meksika da iflçiler, dünyan n ikinci büyük ticari antlaflmas olan Kuzey Amerika Ticaret Birli- i nin (NAFTA) geleneksel protestosunda ayn zamanda 44 bin elektrik iflçisinin iflten ç kar lmas n ve gittikçe artan hayat pahal l n protesto ettiler. Baflkent Meksiko City de yo unlaflan eylemler binlerce iflçinin kat l m ile gerçekleflince Meksika da hayat durdu. Meksiko City nin merkezinde bafllayan yürüyüfl, geleneksel NAFTA protestosu ile birleflerek binlerce iflçinin oturma eylemi ile devam etti. Gösterinin odakland nokta, gittikçe t rmanan pahal l k olurken bir di er amaç ise Meksika Elektrik flçileri Sendikas na (SME) desteklerini göstermekti. SME, geçti imiz y l n son günlerinde devlet kuruluflu Central Light and Power Company de çal flan 44 bin iflçisi iflten ç - kar lan iflçilerin sendikas olarak halen mücadelesini sürdürüyor. Nitekim yürüyüfl de SME nin önderli inde ve Devrimci Kurulufl Partisi ve Ulusal flçi Sendikas na yak n, ülkenin ikinci en büyük konfederasyonu olan Ulusal Köylü Konfederasyonu nun deste i ile yap ld. Di er flehir ve kasabalarda yap lan gösterilerle de desteklenen eylemde kat l mc lar n n ço unlu u SME üyesi olurken, sendikalara üye yüzlerce ö retmen de zaman zaman ana yollar n genifl kitlelerle trafi e kapat ld eylemlerde yer ald. Söz konusu gösteri her y l NAFTA karfl t gerçeklefltirilen geleneksel protesto ile iç içe geçti. Geleneksel NAFTA protestosu Meksika da 2003 y l ndan bu yana kitlesel olarak gerçeklefltiriliyor y l ndan beri her y l toplanan Dünya Ekonomik Forumu (DEF), bu y l sviçre nin Davos kasabas nda 27 Ocak 2010 tarihinde 40. toplant s n gerçeklefltirdi. DEF 2010 toplant s n n fliar Dünyan n Durumunu Düzelt,Yeniden Düflün,Yeniden Tasarla, Yeniden Kur. Bu y l da Forumu protesto etmek için Ocak 2010 tarihleri aras nda yerli ve göçmen anti-faflist kurumlar taraf ndan çeflitli gösteri, toplant ve yürüyüfller gerçeklefltirildi. Anti-faflist kurumlar n oluflturdu u ve sviçre Türkiyeli flçiler Federasyonu ( T F) olarak da destekledi imiz Anti- Davos Blok, 30 Ocak 2010 günü sviçre nin Basel flehrinde görkemli bir protesto yürüyüflü gerçeklefltirdi e yak n kitlenin kat l m yla yap lan yürüyüfl esnas nda anti-faflist gruplar n militan tavr dikkat çekti. Yürüyüfl güzergah boyunca havai fiflek kullan ld, Basel Kantonal Bank n camlar k r ld ve 4 y ld zl bir otelin camlar na yumurta at ld. Bu esnas nda sivil polislerle k - sa gerginlikler yaflanmas na ra men, polis müdahaleyi göze alamad. Yürüyüflün bitifl noktas na gelindi inde ise DEF in önemli kararlar ald ve Foruma önemli katk lar sa lad bilinen merkezi olarak da atfedilen binas önünde önce aç klama yap ld, ard ndan binan n ön cephesine kapitalizmi ve ekonomi forumu, Davos u protesto eden pankart as ld. Ard ndan binan n girifl kap s na tu lalardan sembolik duvar örülerek buradan ç kamazs n z mesaj verilerek eylem, alk fl ve sloganlarla bitirildi. (AT K Haber Merkezi) Basel de devrim flehitleri anmas yap ld 11 fiubat günü Basel de komünizm ve devrim flehitleri anmas gerçeklefltirildi. Etkinlikte sinevizyon gösteriminin yan s ra konuflmalar yap ld ve Grup Hayk r fl sahne ald. Anma Tertip Komitesi nin yapt aç klamaya göre etkinlikte ilk olarak sayg duruflunda bulunuldu ve ard ndan sinevizyon gösterimi yap ld ve günün anlam ve önemine iliflkin bir konuflma gerçeklefltirildi. Daha sonra Grup Hayk r fl sahne ald. (AT K Haber Merkezi) Naksalist Hareketi ve Adivasi halk ile dayan flma eylemleri Avrupa n n çeflitli eyaletlerinde Hindistan daki Naksalist hareket ve Adivasi halk ile dayan flma eylemleri düzenlendi. Hindistan devleti taraf ndan bafllat lan Green Hunt (Yeflil Av) isimli askeri operasyonlar n Naksalist ve Adivasi direnifllerini fliddet yoluyla bast rmay hedeflemesi tepkileri beraberinde getirdi. AT K inisiyatifinde bafllat - lan dayan flma eylemlerinde, Green Hunt operasyonlar n n yeni katliamlar anlam na geldi i belirtilerek, operasyonlar n derhal son bulmas istendi. Almanya n n Frankfurt, sviçre nin Bern, Fransa n n Paris, ngiltere nin Londra ve Avusturya n n Viyana kentlerinde AT K faaliyetçileri, di er demokratik kurumlarla birlikte Hindistan da HKP(Maoist) önderli- inde gelifltirilen direniflin yeni operasyonla bast r lmaya çal fl lmas na tepki gösterdi. Yap lan aç klamalarda, baflta Kobad Ghandy olmak üzere birçok devrimci ve demokrat kifli ve ayd nlar n bask ve iflkencelere maruz kald dile getirilerek, tutuklananlar n derhal serbest b rak lmas istendi. Frankfurt da yap lan ve saat da bafllayan eyleme Almanya Marksist-Leninist Parti(MLPD), ADHF, AG F ve B R-KAR destek sundu. Eylemde MLPD Merkez Komitesi ad na aç klama yap ld ve MLPD nin HKP (Maoist) le dayan flma içinde oldu u vurguland. ngiltere nin baflkenti Londra da da bir etkinlik organize edildi. ran Halk n Fedaileri Aktivistleri, Londra Uluslararas Politik Tutsaklarla Dayan flma Komitesi (UPOTU- DAK), Britanya ran Demokratik Anti-Emperyalist Örgütü, Büyük Britanya Hindistanl flçiler Birli i (IWA-GB) nin kat ld protesto Hindistan Konsoloslu u önünde yap ld. Etkinlikte, tutuklananlar n serbest b rak lmas, askeri operasyonlar n derhal son bulmas istendi. (AT K Haber Merkezi) Paris te taksiciler yollar kapatt Taksi Sürücüleri Kolektifi sabah saat dan itibaren havaalan yak - n ndaki taksilere ayr lan duraklar bloke etti. A3 otoyolu tuz dökülerek trafi e kapat l rken, Fransa n n en büyük havaalan olan Roissy-Charles-de-Gaulle Havaalan terminallerini bloke etmek için tüm taksi floförlerine ça r yap ld. Taksiciler Kolektifi, taksiler için fiubat ay nda aç l fl öngörülen yeni yolcu indirip bindirme yerine karfl tepkilerini dile getiriyor. Paris Havaliman na göre taksilere aç lan yer say s n n 600 den e ç kar laca n belirtiyor. Bu yeni tedbirle havaalan taksi floförlerinin bir yerde toplanmas öngörülürken, ayn zamanda 2E ve 2F terminalleri aras ndaki taksi istasyonlar park da kald r lacak. Kolektif, bu yeni taksi istasyonunu istemediklerini belirterek, kendileriyle rekabet içinde olan yük tafl ma servisleri moto-taksi ve kaçak taksilerle ayn haklar istediklerini belirtiyor. Total iflçilerinden iflgal eylemi Yine Fransa da yüzlerce Total iflçisi Paris in La Defence semtindeki Total binas n iflgal eylemi yapt. Total yönetimi, daha önce kararlaflt r lan Dunkerque fabrikas n n kapat lmas n ertelediklerini aç klad ancak iflçilere göre de iflen bir fley olmayacak. flçiler fabrikan n kapat lmas n engellemek için her fleyi yapacaklar n söylüyorlar. flgal eylemi s ras nda eylemcilerden bir heyet Total yönetimi taraf ndan kabul edildi. Sendikalar Fransa daki alt rafineriye grevin yay lmas n amaçlad klar n bildirdi. CGT sendikas sorumlusu Benjamin Tange, eylemi bu boyuta tafl mak için deste e ihtiyaç duyduklar n belirtti. Sindhuli de tarihi miting Nepal in Sindhuli bölgesinde Maoistler 24 Ocak günü büyük kat l ml bir miting gerçeklefltirdiler. Bu mitingler ülkenin her yerinde sivil üstünlük ve ulusal ba ms zl k mücadelesinin 4. aflamas ndaki kampanyan n bir parças olarak gerçeklefltiriliyor. Sindhuli de tarihsel olarak oldukça önemli bir bölge. Zira 1824 y l nda bu bölgede Kral Jaya Prakash Malla ya yard mc olmak için davet edilen ngiliz iflgal güçlerine karfl önemli bir askeri zafer kazan lm flt. Mitingde Baflkan Prachanda, Nepal in iç ifllerine kar flan yabanc güçlere ve halka önemli bir tarihsel mesaj iletti. Hollanda da ö renciler çeflitli flehirlerde bulunan üniversite ve yüksek okullar iflgal etti. Temel ö renci yard m n n kesilmesi planlar n protesto eden ö renciler Utrecht, Amsterdam, Rotterdam ve Nijmegen flehirlerinde iflgaller gerçeklefltirdi. E itim hakk n için savafl pankart eylemlerde dikkat çekti. Utrecht Utrechtli ö renciler üniversite giriflini sandalye ve masalarla kapatarak barikat kurdu ve çal flanlar d flar da b rakt. Ö renciler binan n 3 kat na da ld lar ve binaya flgal edildi, Ö rencilere daha fazla söz hakk yaz l pankartlar ast lar. Amsterdam Amsterdam Üniversitesi nin Oudemanhuispoort taki kolej salonu da iflgal edildi. Buradaki ö renciler iflgallerin ne kadar sürece inin belli olmad n belirttiler. Nijmegen Hollanda da okullar iflgal edildi Radboud Üniversitesi ni de iflgal eden ö renciler burada temel ödene in kald r lma planlar n n ö rencinin gelece iyle oynamak anlam na geldi ini söylediler. Nijmegen de ayn zamanda ö renciler yürürlü e konulmak istenen ba lay c tavsiye karar na da karfl ç k yorlar. Rotterdam Erasmus Üniversitesi nde sular nda iflgal edilerek flgal edildi, Ö renci Ödene ini kald rmak m? Hiç sanm yorum! pankartlar as ld. Burada da ö renciler okul yönetiminin hükümetin e itim alan ndaki k s tlamalar na karfl ç kmas n istiyorlar. Sendikalar destekliyor Merkezi Ö renci Sendikas LSVB iflgallerin kendileri taraf ndan düzenlenmedi ini, ama hepsini desteklediklerini aç klad. Ayn zamanda ülkenin en büyük iflçi sendikas Abvakado FNV, ö rencilerin taleplerini desteklediklerini aç klad. FNV, son y llarda yap lan k s tlamalarla ifl olanaklar n n azald n, ö retmen ve araflt rmac lar n n kalitesini geriletti ini savunarak, e itimde k s tlama de il, yat r m yap lmas n istedi. E itim Bakan Plasterk ise k s tlama planlar n araflt ran komitelerin sonuçlar n n May s ay nda ç kaca n söyleyerek, ilginç bir flekilde, herkes için ulafl labilir, yüksek kalitede e itim sa lamal y z dedi. (AT K Haber Merkezi) Evrensel Bak fl Küresel krizin yeni dura : YUNAN STAN Emperyalist-kapitalist sistemin yaflad en a r krizlerden biri olan günümüzdeki küresel ekonomik kriz etkisini tüm a rl yla sürdürmektedir. ABD de bafllayan ve Amerikan finans sistemini enkaza dönüfltüren krizin günümüzdeki a rl k merkezi ise Avrupa d r ve krizin yükü yar -sömürgelere transfer edildikçe krizin a rl k merkezi giderek do uya kaymaktad r. Avrupa da ise krizin en a r yafland ülke AB nin ve Euro bölgesinin en zay f halkas, Avrupa n n hasta adam olarak da tabir edilen Yunanistan d r. spanya, Portekiz, talya gibi ülkelerle beraber krizden a r flekilde etkilenen Yunanistan di- erlerine nazara ekonomik altyap s - n n daha zay f olmas ndan kaynakl en erken havlu atan ülke oldu. Birçok ekonomist aç s ndan Yunanistan n içine düfltü ü durum küresel ekonomik krizin yeni bir dalgas n temsil etmektedir. Bununla beraber Yunanistan n yaflad sorunlar n kayna daha gerilere gitmektedir. Yunanistan Euro ya dahil oldu unda kamu borcu halihaz rda GSY H sinden % 100 fazla idi. Geçen sene Yunanistan n bütçe aç % 12.7 ile Euro bölgesinin izin verdi i verilerin 4 kat na denkti. Yine toplam ulusal borç ise 259 milyar sterlin, GSY H n n % 113 ü ile talya dan sonra en borçlu ülkedir. Yunanistan n yaflad a r kriz en baflta Euro bölgesinin di er ülkelerini, baflta da Almanya ve Fransa y pani e sürüklemektedir. Benzeri sorunlar spanya, Portekiz, rlanda, talya gibi ülkelerin yafl yor olmas nas l bir çözüm reçetesi konusunun daha da karmafl klaflmas na sebep olmaktad r. Yunanistan n kurtar lmas di er ülkeler için de benzeri çözümün gündeme gelmesine sebep olacakt r ve AB nin tüm bu ülkeleri borç ve yard m vererek kurtarmas mümkün de- ildir. Buna karfl n çaresizlik, krizi biraz daha erteleme derdi bu sonucu belli çözüm ün kabul edilmesine neden olmufltur. Bu amaçla Yunanistan n yaflad sorunlar n yay lmas n engellemek ve Euro yu korumak amac yla fiubat tarihlerinde Euro yu kullanan 16 ülkenin baflbakanlar ve finans bakanlar resmi olmayan bir toplant da bir araya gelerek Yunanistan kurtarma karar ald lar. Böylece Euro nun de erini koruma ve küresel yat r mc gibi masumane bir isimle nitelendirilen asalak spekülatörleri rahats z etmeme kayg s ön plana ç km flt r. Toplant da al nan karara göre IMF devreye sokulmayacakt r. Çözüm tamamen Avrupal bir çözüm olacakt r. Bu nedenle esas yükü Fransa ile birlikte Almanya üstlenecektir. Ancak Almanya hep iç kamuoyunun muhalefeti hem de koalisyonda yaflanan sorunlar nedeniyle bu görevi isteksizce kabul etmektedir. Bunun nedeni hem Almanya da ciddi ekonomik sorunlar yaflamaktad r den bu yana nüfusu ilk kez azalan Almanya da vergi gelirlerinin düflmeye bafllamas ve 118 milyar dolarl k bütçe aç Almanya n n gelece inin de parlak olmad n göstermektedir. Geçti imiz hafta Almanya n n dünya ihracat flampiyonlu unu Çin e kapt rmas da bu anlamda gerilemenin bir delili olarak yorumlanm flt r. Bunun yan s ra bu kurtarma planlar n n sonu belli de ildir, çünkü büyük borç yüküne sahip olan s rada çok say da ülke beklemektedir. Çünkü bu durum yat r mc larda di er ülkeler batarken de AB nin devreye girece i beklentisini oluflturacakt r ve Euro nun istikrar n bozacakt r. Brüksel deki toplant da yard m karfl l nda Yunanistan a sert reformlar yapmas do rultusunda flartlar sunulmufltur. Yunanistan Baflbakan Papandreou da bu konuda kararl l n bildirmifltir. Dolay s yla krizin Yunanistan da da emekçi kitlelere daha fazla y k laca anlafl lmaktad r. Bunun mücadeleci ve örgütlü bir durufl sergileyen Yunanl emekçiler taraf ndan ciddi bir dirençle karfl lanaca ise geçen hafta düzenlenen genel grevle kendisini göstermifltir. Kamu sektöründeki sendikalar n daha ufak çapl reformlar engelleyebildi i Yunanistan da böylesi büyük sald r lar n daha ciddi direniflleri beraberinde getirece ini öngörmemiz mümkündür. Zaten sendikalar da yabanc spekülatörler için krizin faturas n ödemeyeceklerini belirtmekteler ve ülkedeki vergi al m ndaki adaletsizli e vurgu yaparak zengin Yunanl - lar n daha fazla vergi vermelerini talep etmektedir. Neo-liberal politikalarla mevcut s n rl sanayisi yok edilen, tar m da - t lan Yunanistan gemicili e, turizme ve borca dayanarak ayakta kalmaya çal flmaktad r. Bu nedenledir ki küresel krizden de h zl flekilde etkilenmektedir. Atina Borsas Baflkan Spyros Kapralos ülkesinin yeni bir Lehman Brothers oldu u yorumunu yapmaktad r. ABD deki ünlü yat r m bankas Lehman Brothers n iflas n n ard ndan di er bankalar n ard ard na batarak krizin derinleflmesine benzer flekilde Yunanistan daki krizin de domino etki yaparak di er ülkelere yay laca n, özellikle büyük borç yükü alt ndaki Güney Avrupal üyeleri etkileyece ini belirtmektedir. Neo-liberal politikalarla onlarca y ldan borca dayanarak refah sa layan ve ayakta kalan ekonomiler krizle beraber ard ard nda teslim bayra n çekmektedir. Bilgi teknolojideki geliflim sebebiyle ekonomilerin birbirlerine ba lanmas ile büyük kârlar elde eden emperyalist kapitalist sistem krizle beraber ayn sebeple h zl flekilde etkilenmektedir. Dolay s yla bu aflamada yapabildikleri yard mlar n uzun vadeli bir sonucu olmayaca aç kt r. Burada bahsedilen yard m elbette emperyalist kapitalist sistemin halklara ortak sald r lar na iflaret etmektedir. Krizin sebebi olan sistemin temsilcilerinin halklara yönelik ortak sald rganl na karfl anti-emperyalist mücadelenin ve enternasyonal alanda birli i gelifltirmenin önemi bugün daha net anlafl lmaktad r.

14 flçi-köylü 14 Tarihten sayfalar 19 fiubat-4 Mart 2010 Kurfluna dizilen köylülerin tek suçu Kürt olmak ve sistemin ve temsilcisi Mu lal n n baflkalar na ibret dersi verme hevesidir fi FRE BUYURMUfi B R PAfiA/ Faflist Kemalist Diktatörlük kuruldu- u günden beri kendi d fl ndaki kesimlere yönelik katliamlar n ard arkas kesilmemifltir. Kendi d fl ndaki kesimlere her türlü bask ve zulmü hak görmüfltür. Bu elbette faflizmin niteli i gere i oluflan bir durumdur. Tabi bu katliamlar yaparken kendi kahramanlar n (cellâtlar n ) da yetifltirmifltir. Bu kahramanlar faflizmin eli kanl katilleridir. Faflizmin geçmifli ve bu günü eli kanl katillerle doludur. Eli kanl katillere kahraman s fat n n yak flt r lmas tabi ki faflizmin katliamlar - na ne kadar hizmet etti iyle alakal d r. Faflizmin ünlü cellâtlar ndan biri de Orgeneral Mustafa Mu lal d r. Kendisi faflist Kemalist diktatörlük kuruldu undan itibaren var olan eli kanl katil sistemin ünlü cellâtlar ndan biridir. Her türlü insani duygudan yoksun olan bu cellât, ad n en fazla Sefo Deresi katliam yla duyurmufltur. 30 Temmuz 1943 te Van n Özalp lçesi Sefo Deresi mevkiinde Kürt ulusuna mensup 33 köylüyü ellerini, gözlerini ba layarak kurfluna dizdirmifltir. Kurfluna dizilen köylülerin tek suçu Kürt olmak ve sistemin ve temsilcisi Mu lal n n baflkalar - na ibret dersi verme hevesidir. Ahmed Arif de o ünlü Otuz Üç Kurflun fliirinde bilmezlikten de il, fukaral ktan,/ pasaporta s nmam z içimiz,/ budur katlimize sebep suçumuz/gayr eflk yaya ç kar ad m z/kaçakç ya, soyguncuya/hay - na dizelerinde köylülerin suçunu dile getirmifltir. Katledilmeleri için bu yeterliydi; adlar da eflk yaya, hay na ç km flt. Memleketin ç karlar için babam bile asar m, bu ifle kar flan k rbaçlar m diyen Mu lal n n 33 köylüyü kurfluna dizdirdi i katliamda memleketinin ç kar n n masum insanlar katletmek oldu unu aç kça göstermifltir. Olay n ard ndan 23 fiubat 1951 de yarg land mahkemede Mu lal bu subaylara emri ben verdim, onlar n suçu yoktur. Yapt klar m suç ise tek suçlu benim der; ya emri yerine getirmeseydiler diye soran hâkime O zaman flakileri ben vururdum VURULMUfiUM H Ç SORGUSUZ cevab n verir. Mahkeme idam karar verir ancak daha sonra yafl haddinden ceza 20 y la çevrilir. Mu lal 11 Aral k 1951 tarihinde hapishanede ölür, ancak ad, bu katliam n sorumlusu olarak halk n nefretle and bir isim olarak kal r. Faflizmin eli kanl katillerine kahraman s fatlar n yak flt rmas ola and r. Tabi bu unvan faflizmin eli kanl cellâd Orgeneral Mu lal da alacakt r. 14 Ocak 2004 y l nda Mu lal n n 33 Kürt köylüsünü kurfluna dizdirdi i Van n Özalp lçesinin Jandarma S n r Taburu k fllas na Mu lal n n ad n verilmifltir. Katledilen köylülerin yak nlar n n itiraz üzerine aç lan mahkemede Milli Savunma Bakanl, davada yapt savunmada, k fllalara bölgede baflar l hizmet yapm fl, garnizonun kurulmas na katk da bulunmufl komutanlarla, Kurtulufl Savafl nda görev alm fl ve o bölgede an lar bilinen komutanlar n isimlerinin verildi- ini kaydetti. Savunmada fllem hukuka uygundur. Merhum Mu lal, iflledi i suçtan dolay cezas n çekmifl ve olay n üzerinden 60 y ldan fazla bir zaman geçmifltir. Merhumun cezas n n veya k s tlamalar n n süresiz devam edece inin iddia edilmesi hiçbir hukuki ve demokratik de erle ba daflt r lamaz denildi. Evet, ifllem faflizme uygundur. Faflizmde kendi ç karlar d fl nda hiçbir hak hukuk yoktur. Orgeneral Mu lal n n ad n n k fllaya verilmesinin sebebi hizmetleridir. Ama biz biliyoruz ki hizmetin anlam faflizmin kana bulanm fl tarihine ne kadar kan katt d r. Sadece farkl milliyetten olmas, farkl düflünmesi faflizmin katletmesi için yeterlidir. Ermeni milliyetine mensup ayd n gazeteci-yazar Hrant Dink i katlettirenler, ard ndan da tetikçiyi, kahraman ilan edip boy boy foto raf çektirenler, 12 yafl ndaki U ur Kaymaz a 13 kurflun s - k p katledenler, eli kanl katil Mehmet Ali A ca y hapishane ç k fl nda bir kahraman gibi karfl layanlar, yol ortas nda infaz edilen devrimciler faflizmin dünden bugüne özünden hiçbir fley kaybetmedi- ini göstermektedir. YARGISIZ Polise tafl att klar gerekçesiyle Kürt çocuklar na yafllar ndan katbekat fazla y l hapis cezas veren, kendi yazd hukuka bile ayk r hareket eden egemenler ne kadar demokratik olabilir! 33 Kürt köylüsünü kurfluna dizdiren ve bunu övünç kayna yapan zihniyetle bugün koyun otlatmaya giderken 13 yafl ndaki Kürt çocu u Ceylan Önkol u havan topuyla parçalay p katleden ve ard ndan bunu bölgenin koflullar na ba layan zihniyet farkl olabilir mi? Polise tafl att klar gerekçesiyle Kürt çocuklar na yafllar ndan katbekat fazla y l hapis cezas veren, kendi yazd hukuka bile ayk r hareket eden egemenler ne kadar demokratik olabilir! Demokrasimiz gelifliyor ç rtkanl - ad alt nda onlarca Kürt siyasetçi ve ayd n n tutuklayan, iflçi ve emekçilere her türlü zorbal, bask y uygulayan, yurtsever ve devrimcilere yönelik sald r lar hak gören egemenler istedikleri kadar demokrasimiz gelifliyor diye ba rs nlar; biz biliyoruz ki geliflen sadece faflizmin kendisidir. Biz biliyoruz ki faflist kemalist diktatörlü ün dünden bugüne özünde hiçbir de ifliklik olmam flt r/olmayacakt r. Faflizmin tarihinde Orgeneral Mustafa Mu lal gibi çokça cellât vard r ve bugün de gelecekte de faflizm devam ettikçe Mu lal gibi faflist cellâtlar hep var olacakt r. Yine biz biliyoruz ki eli kanl katillerin sonu ancak faflizm y k l p yerine halk n iktidar kurulunca gelecektir. Tarihten k sa k sa... * 22 fiubat 1848; Paris te iflçiler ayakland. ki y l boyunca Avrupa y altüst edecek iflçi devrimleri ç r aç ld * 28 fiubat 1876; Haydarpafla demiryolu iflçileri greve ç kt. * 27 fiubat 1880; Haydarpafla- zmit demiryolu iflçileri greve ç kt. * 1 Mart 1881; Rus Çar II. Aleksandr Rus devrimci örgütü Narodniklerce öldürüldü. * 26 fiubat 1910; stanbul da ilk sol gazete fltirak yay mlanmaya bafllad. * 28 fiubat 1917; Rusya da Bolfleviklerin önderli inde gerçekleflen demokratik devrim baflar ya ulaflt. * 4 Mart 1923; zmir ktisat Kongresi sona erdi. * Mart 1925; Hükümete ola anüstü yetkiler veren Takrir-i Sükun Kanunu TBMM de kabul edildi. Bu kanun fieyh Sait isyan gerekçe gösterilerek ç kar lm fl ancak birçok bölgede uygulanm flt. Kurulan stiklal Mahkemeleri nde hiçbir yarg lama olmadan binlerce insan idam edilmifltir. * 26 fiubat 1943; Gayri Müslimlere uygulanan Varl k Vergisi ni ödemeyen 160 kifli stanbul dan Aflkale ye gönderildi. Bu sürgün Müslüman olmayan az nl klara yönelik 6-7 Eylül sald r lar n n adeta bir provas yd. * 2 Mart 1946; Kuzey Vietnam da Vietnam Komünist Partisi baflkan Ho fii Minh cumhurbaflkan seçildi. * 1 Mart 1960; 1000 siyah ö renci ABD nin Alabama eyaletinde ayr mc l protesto etti. * 5 Mart 1971; Amerikal 4 asker Ankara da THKO militanlar nca kaç r ld. THKO, gazetelere gönderdi i bildirisinde kaç rma esnas nda yakalanan bir arkadafllar n n b rak lmas n ve Amerikal lara karfl fidye istedi. Bir gün sonra Amerikal lar kaç ranlar n ODTÜ de sakland klar duyumu üzerine üniversiteye polis bask n yap ld. Erdal fiener adl ö renci bu sald r da öldürülürken 32 kifli de yaraland. Yap lan operasyonda 2 bin ODTÜ ö rencisinin ifadesi al nd ve 24 ö renci tutukland. Kaç r lan Amerikal askerler 8 Mart ta THKO militanlar taraf ndan serbest b rak ld. * 1 Mart 1971; Batman da 3 bin iflsiz rafineriyi iflgal etti. * 1 Mart 1971; Türkiye nin ilk çoban boykotu Konya n n Sazgeçit köyünde bafllad. * 20 fiubat 1975; stanbul S k yönetim Komutanl stanbul Elektrik Tünel Tramvay flletmesi ( ETT) grevini yasaklad. * 23 fiubat 1975; stanbul S k yönetim Komutanl tekstil iflkolunda uygulanacak lokavt ve grevleri yasaklad. * 20 fiubat 1976; Türkiye deki 23 Amerikan üssünde grev karar al nd. * 22 fiubat 1986; 12 Eylül sonras n n ilk büyük mitingi zmir de yap ld. Türk- fl taraf ndan düzenlenen mitinge 50 bin iflçi kat ld. * 2 Mart 1990; Y ld z Üniversitesi nde ö renciler 3.5 saat iflgal eylemi yapt, eylemden sonra 200 ö renci gözalt na al nd. * 27 fiubat 1993; HD Elaz fiubesi Baflkan Avukat Metin Can ve Dr. Hasan Kaya J TEM taraf ndan kaç r larak katledildi. * 19 fiubat 1994; Haftal k Newroz gazetesi yay n hayat na bafllad. * 1 Mart 1996; Harçlar protesto eden ö renciler stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi ni 30 saat iflgal ettiler. Eylem sonras ç kan olaylarda100 ö renci gözalt na al nd. Kültür-Sanat Lewis Wickes Hine nin elinde güçlü bir silah vard : Foto raf makinesi. Objektifini iflçi s n f na yönelten bir foto raf sanatç s y llard r Manine nin konserve fabrikalar ndan Teksas n tarlalar na binlerce sanayi topluluklar nda, sürüklenip duran çocuk iflçileri izledim. Onlar n trajik hikâyelerini dinledim ve kazanma flanslar n n bulunmad bu endüstri oyunundaki mücadelelerini gördüm. Keflke edindi im deneyimleri, tan k oldu um yaflamlar size kuflbak fl izletebilseydim. flte böyle dedi usta foto rafç Lewis Wickes Hine. Düflüncesini kuflbak fl anlatabilmek amac yla, tehlikeli posizyonlarda Empire State Binas n n demir ve çelik iskelesinde caddede as l kalarak en iyi foto raf çekmek için u raflt. Ve bizlere o meflhur iflçi s n f n göklere ç karan foto raf çekti. Lewis Wickes Hine, 26 Eylül 1874 y l nda Oshkos, Wisconsin de do du. Babas öldükten sonra 18 yafl nda çal flmak ve ö renimi için para biriktirmek zorunda kald. Hine, daha sonra ö renimine sosyoloji ö rencisi olarak Chicago Üniversitesi ve Columbia Üniversite sinde devam etti y l nda New York a yerleflerek Ethical Culture School da ö retim üyeli i yapt y l nda New York ta Ellis Adas n ziyaret etti ve binlerce göçmenin yaflad klar n foto raflad y l nda, Çocuk flçileri Ulusal Komitesi Foto rafç s oldu ve çocuk eme inin sömürüsünü göstermek ve çocuklar için bir fleyler yapmak amac yla maden ocaklar nda, konserve fabrikalar nda, tekstil atölyelerinde ve pek çok fabrikada çal flan çocuklar n foto raflar n çekti. Onlar n yaflam koflullar n resmederek haklar nda ayr nt l raporlar düzenledi. Çekmifl oldu u foto raflar, Çal flan Çocuklar Koruma Ulusal Komitesi taraf ndan kullan lm fl ve ciddi bir kamuoyu yarat lmas yla çocuk haklar ile ilgili yasalar n ç kar lmas nda önemli bir araç olmufltur. Hine, I. Paylafl m Savafl sonlar nda K z lhaç Örgütü yle birlikte Avrupa da çal flt. Özellikle de Balkanlar da çocuklarla ilgili foto raflar çekti. Döndü ünde ise Empire State Building in inflas nda çal flan iflçilerin foto raflar n çekti. Bu çal flmas n Çal flan Adamlar (Man at Work) adl kitapta toplam flt r. Yaflam n n geri kalan nda ise hükümet projelerinde çal flt ve 1940 y l nda Newyork ta yaflam n yitirdi. Bolflevik devriminden hemen sonra Sovyetler Birli i nde ortaya ç kan Top- Lewis Wickes Hine (26 Eylül Kas m 1940) lumsal Gerçekçilik ak m n iflçi s n f n n içine girerek onlar tan yarak kavrayan Hine, bugün Belgesel Foto rafç l denildi inde akla gelen ilk isimdir. Lewis Wickes Hine nin elinde güçlü bir silah vard : Foto raf makinesi. Evet, bu onun en büyük silah yd. Bu silah n y llarca fabrikalarda çal - flan emekçilere, iflçilere ve özellikle de çocuk iflçilere çevirdi. Onlar n yaflamlar n anlatabilmek tüm engellemelere ra men fabrikalardan içeri girdi ve onlar n yaflamlar - n foto raflad. Hine nin foto raf çekmek için çok az zaman vard. Öncelikle fabrikaya bir flekilde girmesi ve koca tripotunu (foto raf makinesi ayakl ) ç karmas ve kimse görmeden foto raf çekmesi gerekiyordu. Birçok kez fabrikalara iflçi ya da patronlar n yan nda bir uflak olarak girdi. Hine nin iflçilere duydu u sevgi, onlar n yaflam koflullar n de ifltirme iste i, çocuklar n çal flt r lmas na ve sömürülmesine duydu u tepki, salt bir ayd n tepkisi de ildi. Bütün zaman n saat boyunca sömürülen ve sefalet bir ücretle çal flmak zorunda b - rak lan iflçilere ay rm flt r. Kendi prati inde görmüfl oldu u çeliflki, içini iflçi s n f n n kiniyle doldurdu. Ve afla dakilerin öykülerini dinledi, tan d ve foto raflad. Foto raf makinesinin yönünü sömürü çarklar na çevirdi. Hine, Amerikan rüyas na s rt n döndü ünü gelece ini, yoksullar n ve ezilenlerin taraf nda yer alarak gösterdi. Onun foto raflar ; zulme ve sömürüye karfl bilinçli olarak kullan lan araç oldu. Daha iyi bir yaflam kurmalar na yard mc olmak amac yla birçok dergide ve raporda kulland. Foto raflar adaletsizli in kan tlar yd. Çünkü Hine gerçek insanlar n, gerçek insanlar ve gerçek öykülerini çekiyordu.

15 19 fiubat-4 Mart 2010 Okur/Haber flçi-köylü 15 flçi-köylü den TEKEL direnifli umutsuzlu a, çaresizli e itirazd r! TEKEL direnifli tüm ezilenlerin, mazlumlar n y llardan beri biriken öfkesine tercüman, çaresizli ine umut oluyor. Bu durum, egemen s n flar ve sözcülerini öfkelendiriyor. Çünkü onlar zulme boyun e en, çaresizli i kader sayan, haklar u runa mücadele yürütmeye yabanc laflm fl emekçiler ar yor. TEKEL iflçileri onlar n çizdi i çerçeveyi parçalad. flte onlar n tüm öfkesi bundan kaynaklan yor. Erdo an n iflçileri tehdit eden, ideolojik bir eylemdir deyip, en az ndan kendi partisine oy veren emekçileri direnifl çad rlar ndan uzaklaflt rmak için gerçeklere yumruk sallayan tüm beyhude çabalar n n alt nda yatan gerçek budur. Evet korkuyorlar! Peki neden? Çünkü haks zlar, çünkü Ankara n n so uk sokaklar nda yükselen direnifl atefli ülkenin farkl bölgelerindeki emekçileri s t yor, zulme karfl öfkelerini soka a tafl malar na cesaret oluyor, umut oluyor. Direniflin baflar s daha zorlu ve çetin bir mücadele istiyor. Bu gerçek görülmelidir. Çünkü egemen s n flar n 4/C den vazgeçmeleri bugüne kadar özellefltirme neticesinde bu yasaya dayan larak düflük ücretle, ifl güvencesinden, sosyal haklardan yoksun binlerce emekçinin durumunu da kapsayacakt r. Yine özellefltirmeler kapsam nda olan kamu kurumlar nda çal flan binlerce iflçi ve kamu emekçisinin gelecekleri de direkt bu yasan n uygulanmas na ba l d r. Dolay s yla sorun yaln z binlerce TEKEL iflçisini ilgilendiren bir sorun de ildir. Emperyalistler, iflbirlikçileri ve uflaklar bu ve benzeri yasalarla emekçilerin ücretli çal flma sürelerini k salt p, ücretlerini düflürecekler, emekli olma koflullar n neredeyse imkâns z k lacak, ücretli izin, toplu sözleflme ve di- er sosyal haklar n t rpanlayacaklard r! Karlar paylaflanlar, krizin yol açt zararlar, emekçilere paylaflt rman n çabas içindeler. Sokaklara, ilerici bas na, burjuva medyas - na bakan herkes yer ald statüye uygun olarak tutumunu belirliyor. Egemen s n flar n iktidar mücadelesinden kaynakl olarak kimi burjuva partileri sözcülerinin direnifli desteklemeye dair yapt klar aç klamalar, ikiyüzlü ve sahtedir. Erdo an n direniflin yaratm fl oldu u bas nc n da etkisiyle biz bunlarla 4/C konusunda anlaflt k demesi bofl bir söylem de ildir. Bir gerçe in itiraf d r. Sendika a alar koltuklar n garantiye alacak, hizmet ettikleri s n f n temsilcilerinin öfkesini yat flt racak bir çözümün peflindeler flimdi. Onlar n bu çabalar n bugünden yar na bofla ç karmak mümkün de ildir. Ama devrimci demokrat sendikal güçlerin bu süreçte yaflananlardan do ru dersler ç kararak, bu dersler fl nda bundan sonraki çal flmalar na yön vermesi pekâlâ mümkündür. Bu derslerin en baflta geleni lokal çal flmalar genel çal flmalara dönüfltürme perspektifidir. Baflar için, direniflin kamuoyunun gündemine oturmas için di- er ifl kollar nda çal flan iflçilerin, tüm emekçilerin deste ine, dayan flmas na ihtiyaç vard r. Bu demektir ki; dar bir alana hapsedilen, emekçilerin genel sorunlar na karfl duyars zl içeren, içe kapan k tüm çal flmalar etkisiz kalmaya mahkûmdur. fle bir noktadan bafllamak kendi içinde anlafl l rd r. Ama o noktada çak l p kalmak, yani ifl kolu baz nda örgütlenmenin s n rlar n geniflletmemek, di er emekçi kesimlerle ortak sorunlar etraf nda hareket etme çal flmalar içine girmemek bindi i dal kesmek anlam na gelir. Tart flmalar m z somut pratikler üzerinde yürütürsek daha sa l kl olur. Örne in bu direnifl sürecinde devrimci ve demokrat sendikal güçler olarak nas l bir pratik izledi imiz konusunda kafa yormal y z. Bulundu umuz ifl kollar nda direnifle dair propaganda çal flmas yapt k m?, dayan flma ça r lar nda bulunduk mu?, direnifl çad rlar n ziyaret ederek farkl bölgelerden gelen iflçilerle tan flma, kendimizi tan tma çabas içine girdik mi?, bölgeler düzeyinde direniflin sahiplenilmesi için genel olarak emekçiler içinde özgün bir çal flma yürüttük mü?, yap lan destek mitinglerine istenilen düzeyde kat l m sa lad k m? vb. fiu aç k ki; kamuoyu gündemine oturmufl genifl y nlar n dikkatini üzerine çekmifl böylesi büyük bir direnifl sürecine kat lma, kar flma pratiklerinde iyi bir s nav verilmemiflse bu demektir ki, kendimizi daha kapsaml bir flekilde sorgulama göreviyle karfl karfl yay z. Çünkü böylesi pratik süreçler örgütlenme, duyars z kesimleri duyarl hale getirme konusunda objektif olarak bize f rsatlar sunmaktad r. TEKEL direniflinde görüldü ü gibi, özellefltirme politikas kapsam nda egemen s n flar n sald r lar devam edecektir. Bu da yeni direnifllerin gündeme gelmesine vesile olacakt r. Burada belirtmeliyiz ki, TEKEL direniflinin sonucu, bundan sonraki gidiflat üzerinde etkili bir rol oynayacakt r. Bu nedenle direniflten edindi imiz tecrübeler fl nda süreci karfl layacak tarzda haz rl klar içine girmeliyiz. Bu haz rl klar o ifl kollar nda çal flan emekçilerle flimdiden iliflki kurmay, muhtemel sald r lar karfl s nda güçlerimizi nas l seferber edece imizi planlayacak bir çal flmay içermelidir. Yine tüm bu sald r lara karfl emekçilerin birli ine hizmet edecek kapsaml pratik çal flmalar için ajitasyon-propaganda faaliyetlerinde yo unlaflmal y z. Sonuç olarak, direniflin de ifltiricili i, direnen güçlerin kendi güçlerinin fark na varma gerçekli i TEKEL direniflinde bir kez daha görüldü. Bu devrimci pratiklerde yo unlaflmak, baflta iflçi s n f olmak üzere tüm emekçiler üzerine serpilmifl ölü topra n n silkelenerek at lmas anlam na gelir. Direnifl çad rlar nda yarat lan kararl durufl, dayan flma bilinci, gelecek aç s ndan umut vericidir. Bu umudu büyütmenin yolu, egemen s n flara, sendika a alar na, sistem içi reformist-sivil toplumcu anlay fllara karfl kararl ca bir mücadele yürütmekten geçer. Her yer TE-KEL,, her yer direnifl! 2 ayd r, Ankara n n göbe inde; karda, so ukta haklar için direnen ve iflçi s n f mücadelesinde önemli bir yere sahip TEKEL direnifline destek eylemleri devam ediyor. fiubat sonunda, eyleme müdahale edeceklerinin sinyalini veren devletin tüm rahats zl klar na ve sendikan n ayak oyunlar na ra men direnifllerini sürdüren TEKEL iflçisine, ülkenin birçok yerinde biraraya gelen binlerce kifli Hepimiz TEK-EL iz! mesaj n veriyor. * HD stanbul fiube üyesi kad nlar TEKEL iflçilerine destek vermek ve hükümet yetkililerinin eylemci iflçilere yönelik hakaret içeren sözlerini protesto etmek için Galatasaray Meydan nda bas n toplant s yapt. Diyarbak r, Van, Kocaeli ve Bitlis te TEKEL iflçileri ile dayan flmak için meflaleli yürüyüfller gerçeklefltirildi. * Adana da 5 Ocak Meydan nda toplanan Türk- fl, D SK, KESK, TMMOB, TTB ve devrimci, demokrat ve yurtsever kurumlar Çakmak Caddesi nden nönü Park na kadar yürüyüfl düzenledi. * Dersim de Sanat Soka nda bir araya gelen Tunceli Sendikalar Platformu meflalelerle AKP l binas önüne kadar yürüdü. Eylem oturma eylemiyle son buldu. * Antalya da Emek ve Demokrasi Güçleri 11 fiubat ta Yavuz Özcan Park nda dayan flma çad r kurarak açl k grevine girdi. Denizli Direniflin 59. gününde aralar nda aralar nda YDG nin bulundu u kurumlardan yaklafl k 100 kiflilik kitle saat te Çatalçeflme de toplanarak Denizli Belediyesi önüne do ru sloganlar eflli inde yürüyüfle geçti. Yürüyüfl esnas nda yoldan geçen sürücüler kornalar na basarak eyleme destek verdi. Kitle Belediye nin önüne geldi inde aralar nda TEKEL iflçilerinin yak nlar n n da bulundu u yaklafl k 150 kifli taraf ndan karfl land. Belediye önünde bas n aç klanmas yap ld ktan sonra kitle da ld. (Denizli YDG) A N K A R A S T A N B U L Kararl kla eyleme devam TEKEL için TEK-EL dayan flmas 13 fiubat ta Cevahir Al flverifl Merkezi önünde bir araya gelen Herkese Sa l k Güvenli Gelecek Platformu Mecidiyeköy e do ru yolun iki fleridi trafi i kapat larak yürüyüfle bafllad. Eyleme, Marmaray iflçileri Ücretlerimizi yükseltilmesi ve çal flma koflullar m z n düzeltilmesi için direniflteyiz yaz l bir pankart ile kat l rken Dev Sa l k- fl te örgütlü tafleron iflçiler de yerlerini alm fllard. 11 fiubat Perflembe günü TEKEL iflçileri Maliye Bakanl önünde bir bas n aç klamas gerçeklefltirdiler. Sendika yönetiminin iste i üzerine iflçiler üçerli gruplar halinde Maliye Bakanl önüne geldiler. Burada gerçeklefltirilen bas n aç klamas n TEKEL iflçileri ad na Macit Amaç yapt. Eyleme devam edeceklerini ve özlük haklar n almadan hiçbir yere gitmeyeceklerini tekrar vurgulayan Amaç, AKP nin yandafllar na çekilen peflkeflle sömürü k skac n n daralt ld na de indi. flçiler sendikac lar n n Geldi imiz gibi üçerli gruplar halinde slogan atmadan çad rlara dönüyoruz sözlerine Bakanl k önünde 5 dakikal k oturma eylemi yaparak karfl l k verdi. Ölmek var dönmek yok, Direne direne kazanaca z sloganlar n n at ld oturma eylemi sloganlarla birlikte fiili bir yürüyüfle dönüfltü. Polisin tüm ihtarlar na ve sendikac lar n çabalar na ra men iflçiler toplu bir flekilde sloganlar atarak Güvenpark a indiler. Buradan metroya girerek Sakarya Caddesi nde bulunan çad rlar na döndüler. Eylem boyunca iflçilerin coflkulu duruflu ve her yerde halk taraf ndan verilen yo un destek dikkat çekiciydi. (Ankara) Türk- fl fiubeler Platformu nun ça r s yla biraraya gelen KESK fiubeler Platformu, TMMOB, D SK, Tek G da- fl, Belediye- fl, Türk Metal- fl sendikalar, Sine-Sen, direniflteki Marmaray iflçileri, devrimci ve demokrat kurumlar stiklal Caddesi nde bir yürüyüfl düzenlediler. Galatasaray Lisesi önüne gelen 3 bin kiflilik kitle, 4 fiubat Genel Grevi sonras egemenler ve baz sendika a alar taraf ndan zay flat lmaya çal fl lan dayan flman n sürdü ünü bir kez daha gösterdiler. Eylemde D SK Genel Baflkan Süleyman Çelebi ile Tek G da- fl üyesi bir kad n iflçi konuflma yapt lar. HSGGP den TEKEL iflçilerine destek Yürüyüfl boyunca sloganlar atan kitleye yoldan geçen araçlar ve eylemi izleyenler de alk fllarla destek oldular. Hüseyin Demirdizen in okudu u aç klamada, TEKEL iflçilerinin bafllatt direniflin tüm emekçilerin mücadelesi haline dönüfltü ü vurgulan rken TEKEL iflçilerinin direnifli zafere ulafl ncaya kadar her gün Galatasaray Lisesi önünde oturma eylemi yap laca söylendi. TKP/ML militanlar TEKEL iflçisinin direniflini selamlad Elimize yoluyla ulaflan bir habere göre uzun bir süredir Ankara da devletin tüm sald r ve tehditlerine ra men direnifli kararl l kla sürdüren TEKEL iflçisinin onurlu ve hakl mücadelesini desteklemek için TKP/ML militanlar taraf ndan stanbul-edirne otoyolunda bir üst geçite pankart B U R S A Z M R Bursa da TEKEL flçileri ile Dayan flma Platformu yapt eylemlerle deste ini sürdürüyor. Platform TEKEL iflçilerinin açl k grevine 5 fiubat günü BAT S te bas n aç klamas yla bir günlük dayan flma amaçl açl k grevi yapt. 6 fiubat günü de açl k grevinin ard ndan Uluyol dan yolun bir k sm n trafi e kapatarak Kent Meydan na kadar sloganlarla yürüdüler. Burada Platform bileflenleri oturma eylemi gerçeklefltirdi. 8 fiubat ta da Platform iflçi ve emekçileri Bursa n n Kestel ilçesinde yap lacak yürüyüfl eylemine ça rd. 9 fiubat günü saat de Kale K raathanesi önünde toplanarak buradan Kestel Meydan na yürüdü. Yürüyüfl esnas nda polisin yolu bahane ederek gerginlik yaratmas ve yo un y na yaparak kitlenin kat l m n engellemesine inat eylem canl ve coflkulu biçimde gerçekleflti. 11 fiubat günü de D SK ve KESK in ça r s ile K z lay Kan zmir de 11 fiubat Perflembe günü TEKEL iflçileriyle dayan flma eylemi gerçeklefltirildi. Çok say da devrimci kurumla beraber sendikalar n da kat ld eylem, Alsancak ta akflam da meflaleli yürüyüflle bafllad. Çevredeki insanlar n alk fllar yla destek verdi i eylemde TEKEL iflçilerinin mücadelelerinde yaln z olmad klar belirtildi. Yap lan bas n aç klamas nda TEKEL iflçilerinin mücadeleye fl k tuttu u, zaferin direnen TEKEL iflçilerinin olaca belirtildi ve herkes TEKEL iflçilerinin hakl mücadelesinde birlikte mücadeleye etmeye ça r ld. ( zmir) asma eylemi gerçeklefltirilmifltir. TKP/ML T KKO imzal TEKEL flçisinin Mücadelesini Sahiplen, Gelece in için Örgütlen yaz l pankart uzun süre as l kalm fl, daha sonras nda kolluk güçleri taraf ndan önlem al narak indirilmifltir. Merkezi önünde yap lan eyleme Platform da TEKELiflçisi yaln z de ildir, Yaflas n s n f dayan flmas pankart ile kat ld. Eylemde ayr ca Türk- fl e ba l Tümtis ve Kristal- fl de yerini ald. Platform bileflenleri 12 fiubat ta ise Orhangazi Sanayi Bölgesi nde iflçilere TEKEL iflçilerinin mücadele ça r s na destek verelim bafll kl bildiri da tt. M A L A T Y A M E R S N KESK, EMEP, ÖDP, BDP, ESP, Halk Cephesi ve Partizan meflaleli bir yürüyüfl yapt. E itim-sen önünde toplanan grup ellerinde meflalelerle nönü Caddesi nin bir fleridini araç trafi ine kapatarak Soykan Park na kadar sloganlarla yürüdü. Soykan Park nda toplanan kitle ad na aç klamay KESK dönem sözcüsü ve BTS Malatya fiube Baflkan Hasan Akdemir yapt. Aç klaman n ard ndan alk fl ve sl klarla hükümet eylem sona erdirildi. 11 fiubat Perflembe günü Partizan olarak bizim de içerisinde yer ald m z Mersin Emek ve Demokrasi Platformu nun örgütleyicisi oldu u eylem saat de E itim-sen binas n n önünde bafllad Tafl Bina ya meflalelerle yüründü ve son olarak Tafl Bina önünde bas n aç klamas gerçeklefltirildi. Eylem boyunca tafl nan TEKEL iflçisi yaln z de ildir yaz l pankart n arkas ndaki kitle s k s k TE- KEL iflçisi onurumuzdur vb. sloganlar att. Bas n metnini Platform ad na dönem sözcüsü Kenan Hazar okudu. Eylem sona alk fl ve sloganlarla son buldu. GÜLSUYU-GÜLENSU HALKI SOKAKLARDAYDI 14 fiubat Pazar günü Gülsuyu-Gülensu da zamlar protesto etmek ve TEKEL iflçisinin desteklemek için mahalle halk n n kat ld bir yürüyüfl düzenlendi. Partizan olarak örgütlenmesine de kat ld m z eylem öncesinde mahallenin bütünü ev ev dolafl larak bildiri da t m yap ld. Yan s ra esnaf ziyaretleri, kahvehanelerde ve semt pazar nda ajitasyon çal flmalar eflli inde de bildiri da t m yap larak kitle eyleme ça r ld. Bu çal flma sonucunda, mahalle halk n n yo- un kat l m n n oldu u eyleme esnaf da kepenk kapatarak destek verdi. Yaklafl k 500 kifli kat ld eylemde Zamlara, Yoksullu a ve flsizli e karfl Onurlu ve nsanca yaflam stiyoruz, Tekel flçilerinin Direniflini Selaml yoruz ve kentsel dönüflüm sald r s na karfl, Yok say lmaya, Rantç l a, Kentin D fl na Sürülmeye Hay r yaz l Gülsuyu-Gülensu Halk imzal pankartlar aç ld. Partizan ve flçi-köylü okurlar imzal dövizlerin de aç ld eylem, Heykel Meydan nda kitlenin bir araya gelmesiyle, Fatma Han m a kadar devam eden yürüyüflle bafllad. Fatma Han m a gelen kitle ad na Gülsuyu-Gülensu Güzellefltirme Derne i nden Ali fiengül bas n metnini okudu. Zamlar, y k mlar ve TEKEL iflçilerinin direniflini konu alan aç klamadan sonra mahallede oturan bir TEKEL iflçisi ve TE- KEL den emekli olan iflçilerin söz alarak konuflmalar yapt eylem, at lan sloganlarla sona erdi. (Gülsuyu-Gülensu Partizan)

16 İşçi-köylü BİZ HALKIZ GELECEK ELLERİMİZDEDİR! Umut Yayımcılık ve Basım Sn. Ltd. Şti. Yönetim yeri: Gureba Hüseyin Ağa Mh. İmam Murat Sk. No: 8/1 Aksaray-Fatih/İstanbul Tel: (0212) Faks: (0212) Sahibi ve Yazıişleri Müdürü: Çilem ÖNSEL Baskı: SM Matbaacılık Sanayi Cad. Altay Sk. Yenibosna/İSTANBUL Tel: (0212) BÜROLAR Kartal: İstasyon Cd. Dörtler Ap. No: 4/2 Tel: (0216) Ankara: Sağlık 1 Sokak No:17/19 Çankaya Tel: (0312) İzmir: 856 Sokak, No: 48/203 Kemeraltı Konak, Tel: (0232) Malatya: Dabakhane Mh. Turgut Temelli Cd. Barış İşhanı Kat: 3 No: 94 Erzincan: Ordu Cd. Ordu İşhanı Kat: 3 Tel: (0446) Bursa: Selçuk Hatun Mh. Ünlü Cd. Sönmez İşsarayı Kat: 2 No: 185 Heykel, Tel: (0224) Mersin: Silifke Cd. Çavdaroğlu İşhanı Kat: 3 No: 1/8 Avrupa Büro: Weseler Str Duisburg-Almanya Tel: Faks: TEKEL Hayat Fakültesi nden ders notları 1- Birlik, Dayanışma, Mücadele Yol boyunca kurdukları çadırlarla işçiler burada bir hayat kurmuş ve burayı bir okul haline çevirmiş durumdalar. Asıl açılımı biz yaptık, işte medeniyetler şehri sözlerinden de anlaşıldığı gibi, hemen her çadırda bir tabela bulunmakta ve bu tabelalarda Adana kampüsü, İstanbul bölge müdürlüğü, Manisa Tarzanları, Gavur İzmir vb. isimlerle direniş okullarının isimleri yer alıyor. Egemenlerin ikiyüzlü politikaları da burada gerek döviz gerek pankart ve bildirilerle teşhir ediliyor. İzmir-Tuzla çadırında bulunan Bizlere on bin ceset torbası, sizlere 376 kilo Hint kınası ; Adıyamanlar çadırında bulunan ve üzerinde 1988 yılındaki Erdoğan ın grev sözcüsü resim ve şimdiki durumu teşhir eden pankartta olduğu gibi. TEKEL işçileri ile bütünleşen Ölmek var dönmek yok sloganı işçiler tarafından büyük bir coşkuyla sahipleniliyor. Direniş devam ederken Emine Erdoğan ın TEKEL direnişçisi kadınlarla yapacağı görüşme Tayyip Erdoğan la görüşmeye dönüştü ve Erdoğan ın 4/C deki ısrarı ile sonuçlandığı haberi geldi. Yapılan bu görüşmenin ardından TEKEL işçilerinin öfkesi daha da kabardı. İşçilerden görüş almak amacıyla Hatay, Diyarbakır, İzmir çadırlarında ve Türk-İş binasında süresiz açlık grevine giden işçilerle görüştük. Şerife Demir in görüşlerini aldık önce. Demir süresiz açlık grevinin 5. gününde direnişe İzmir çadırından katılmış. İ-K: Bir grup işçi Tayyip Erdoğan la görüştü. Bununla ilgili neler düşünüyorsunuz? 4-C sizin için ne anlama geliyor? Şerife Demir: Erdoğan, bence bu süreç içinde işçiler ile eşinin karşı karşıya Aylardır türlü baskıya, tehdide rağmen devam eden TEKEL direnişi Ankara nın soğuk havasını ısıtarak yaktığı ateşle Sakarya Caddesi nden tüm Türkiye ye dalga dalga yayılıyor. Yayılan bu direnişe dair işçiler Bıçak kemiğe dayandı, keşke dayanmadan önce başlatsaydık, keşke tütün üreticisinin haykırışlarına kulak verip sesine ses katsaydık sözleriyle eksiklerine de dikkat çekiyor. Şurası bir gerçek ki; direniş nasıl biterse bitsin işçi sınıfı ve emekçilerin bilincinde bıraktığı derin izlerle uzun süre hafızalardan silinmeyecek. TEKEL işçileri, işçi sınıfı ve emekçilerin uzun süredir hasret kaldığı sınıfın gücünü dosta düşmana yeniden hatırlatmıştır. İşçi sınıfının diğer tüm toplumsal kesimleri kucaklayan öncü rolünü ve gücünü de gösterdi. Çeşitli milliyetlerden emekçilerin sınıf mücadelesi içinde nasıl birleştiğini, dayanışmayı ve ortak mücadele ağlarını nasıl örebildiğini görünür hale getirdi. 3- TEKEL hayat fakültesi gelmesini istemedi ve 4 saat arkadaşlarımızı bekleterek kendisi görüştü. Bu görüşmelerde tek şey ön plana çıktı, o da Erdoğan ın 4/C si. Aslında bu sürecin sonu kendini belli ediyor. Erdoğan 4/C den geri adım atmayacak biz de direnişten. 4/C bizim için kölelik, 8 saatten fazla ve Cumartesi-Pazar çalışmadır. 4/C Direniş açlık grevi eylemine son verilmesi ve sendikanın referandum yapma kararı ile yeni bir mecraya doğru yol alıyor. İşçiler üzerindeki abluka ve tehditler de her gün giderek artıyor. İşçilere yardım eden belediyelere ceza kesilmesi, kaçak elektrik kullanıldığı iddiası ile suç duyurusunda bulunulması, AKP li devlet bakanlarının direnişi bölmeye dönük saldırıları dozu artarak sürüyor. Özellikle de Başbakan ın artık alışkanlık haline getirdiği tehditleri gündemden düşmüyor. güvencesizlik ve her şeyden önce örgütsüzlüktür. Ücretin tamamını alamama durumu da mevcuttur. Her türlü örgütlenme, sağlık vb. güvencelerden işçiler yoksun bırakılmaktadır. - Sizde açlık grevine katıldınız - Bizler bu sürecin TEKEL de yaşanmaması için direniyoruz, bu sürecin başlamasında elbette bizlerin sorumluluğu vardır. Bıçağın kemiğe dayanmasına izin vermeyecektik, geç oldu, ama direnişimizden taviz vermiyoruz. Öncelikle şu bilinmeli, TEKEL işi oldukça zor bir iştir. Elbette bu işin de belli başlı bedelleri vardır. Birçok arkadaşımız kanser ve astım hastası ama bu işi seve seve yapıyorlar. Çünkü yıllardır devam eden bir emek ve bununla gelen bir sevgi var. İşte 4/C ile bu arkadaşlarımız ölüme terk edilmektedir. Bizler ne kadar işimizi sevsek de çeşitli baskılar var. Ama 4/C ile beraber tüm haklar yok olacak ve hasta arkadaşlarımız ölüme, biz çalışanlar ise devlet eliyle yasal düzlemde oluşturulan köleliğe terk edileceğiz. 2- DİRENİŞ ATEŞİ ANKARA YI ISITIYOR! Tüm saldırılara rağmen direniş, büyük bir coşku ve azimle Ankara nın göbeğinde kurulan şehirde devam ediyor. Bu süreci yakından takip etmek ve yaşananları olduğu gibi hissetmek için Partizan ve DDSB liler de gruplar halinde Ankara ya gidiyor. Biz de 10 Şubat günü büyük bir heyecanla İstanbul dan iki gazete çalışanı dört kişi yola koyulduk. Yolculuğun ardından servislerle direniş alanına, Sakarya Caddesi ne doğru yola koyulduk. Burada bizleri İzmir-Tuzla Yaprak Tütün İşletmeleri nde çalışan işçiler karşıladı. Ve çadırlara geçtik. Yaktıkları soba ve üzerinde kaynayan çaydan çıkan buharla artan sıcaklık içinde selamlaştık. Sohbetimizde bizlere bilgi veren Şendoğan Koç, cadde üzerinde toplam 35 çadırın bulunduğunu ve birbirlerini şahsen tanımasalar bile direnişin burada herkesi bir araya getirdiğini anlattı. Direnişle birlikte bir bilinç sıçramasının yaşandığını belirten Koç, verilen desteğin oldukça fazla olduğunu özellikle devrimci ve demokratların buradan bir an olsun ayrılmadığını büyük bir coşku ile anlattı. Geç de olsa anladık, ya hiç anlamasaydık! Sobanın etrafında başladığımız sohbette bir arkadaşımız Tuzla havzasında deri işçilerinin direnişini anlattı. Yaşananları anlatırken bir işçi sözü bir anda kesti. bize onları anlatmayın, biz onları anlamadık ve hiçbir şekilde desteklemedik. Bugün ise biz de onlar gibi direnmekteyiz. Onları, onlar gibi olduktan sonra anladık, işte biz de tam bu noktada kaybediyoruz dedi. Diğer işçiler ise bu konuşmaya hak vererek; Geç de olsa anladık, ya hiç anlamasaydık! dediler. 4- Direniş çadırına gider! Direnişin 59. gününde oldukça hareketli bir gün yaşanıyor. Düzenli olarak yapılan yürüyüşlerle Sakarya Caddesi nde ajitasyon çekiliyor. TEKEL işçileri her yürüyüşte Yaşasın Sakarya esnafı sloganını atarak esnafa verdikleri destekten dolayı teşekkür ediyorlar. Esnaf da elinden geldiğince direnişe destek veriyor. Kimisi işyerine TEKEL işçisinin onurlu direnişini destekliyoruz, TEKEL işçilerinden değil onları rahatsız edenlerden rahatsızız yazılı pankartlar asarken kimisi de ziyaretlerde kolaylık sağlansın diye Direniş çadırlarına gider yazılı tabelalar asmış. Kimisi de her gün elinden geldiğince gıda ve giyecek yardımı yaparken gerçekleşen eylemlerde de yerini alıyor. İşçiler ve burada direniş boyunca bulunan arkadaşların konuşmalarından polislerin işçiler arasına nifak tohumları ekmek ve provoke etmek için bildiri dağıttığını öğreniyoruz.. Bu durum işçileri temkinli davranmaya itiyor. TEKEL işçilerinin başlattığı direniş elbette doğallığında güzellemeler, şiirler ve sloganları da beraberinde getirdi. Ölmek var, dönmek yok sloganı ile bütünleşen direniş devletin yaratmak istediği milliyetçi şoven dalgaya karşı da Asıl açılımı biz yaptık şiarı ile egemenlerin saldırılarına karşı set örüyor. Bu noktada Hatay çadırından Arapça ve Diyarbakır çadırında Kürtçe olarak işçilerin görüşlerini aldık. Ene ısmi Yusuf Binicioğlu mın Hatay mın Altınözü: Nıhni cit le hon haaşav ındıfnav ne luvletnav. Hede Erdoğan me yağıd ne le hukukna min idnav. me rahiyin ne atiğin ne hukuknav. Sarra şehriyin min cit le hon, haaşav ındifnav met sevvi le grev Erdoğan şebbehne le hanzir u şebbehne le şeytan. Erdoğan meyekıl hukuknav bı biftiri le aleyna. Isken hıki nıhni me rehiyin le hon. Nıhni ağıt hukuknav bağda bediruh. Erdoğan halle arfa keyyis nıhni bedi mut bedi mut ebisir şey nıhni met daavur le hukukna. Hed hukuk sahbıl me devly hed hukuk le luvletnav. Valla e bedi kıl şey bakka. Benin adım Yusuf Binicioğlu. Hatay Altınöz lüyüm: Biz buraya çocuklarımızın saflığıyla geldik. Bu Erdoğan bizlerin haklarını elimizden almaya çalışıyor. Vermeyeceğiz haklarımızı. İki ay oldu burada grev yapıyoruz. Erdoğan bizleri domuza ve şeytana benzetti. Hem hakkımızı yiyor hem de bizlere iftira atıyor. Madem öyle bizler de buradan gitmiyoruz. Haklarımızı alalım ondan sonra gideriz. Erdoğan şunu iyi bilsin ki; bizler ölürsek sadece öleceğiz bir şey olmaz. Biz burada hakkımızı arıyoruz. Bu hak devletin değil bu hak çocuklarımızındır. Başka bir şey de söylemeyeceğim. Navê mîn Abdulkerim Dinç ê: Ez eslê xwe ji mêrdînê me. Ez niha li Amed ê dı TEKEL ê dixebitim. Ev deh(10)salin ez di TEKEL ê de dixebitim. Di nava jiyana me de her dem bi avahi yeki tekoşîn çêddibin. Çünkî serokvezîr her dem dibeje ez ê vê saziye bi firoşim dıxwaze vê saziye ji İngiltere û Emerikaye re peşkeş bıke. Li Betlis ê û Amed ê mîtingnên mezin çebûn de li navende Tandoğan e me mitingeke mezin li darxist. Ji aliyeki ve me ji yareke bi hevre avakir. Ji aliyeki ve am berxwedidin. Ji Aliyeki ve ji em tekoşina xwe didomin. Em şer ê xwe dî dîlî xwe de dijîn. Dî meha aralık ê de dema kû em hatîn emgerme me dî got em deh (10) roja bimenin em usa difikirin. Min partiyeke usa kor ûker nedîtîbum. Ew çikasîji dijiwar be ji em êtekosina xwe bidomin hata kîderê dice bila bîce. heta ku ev zihniyeta dewlet ê usa be em ji em e mê li vîrbîn em Em herdem dîbêjin berxwedan Jiyan e eger kû karê TEKEL ji destê me derkêvi jêre dibejin dabasi 4/c yê dîbîn ê wê Wextâ rôjên reş e mê bijîn. Nîha em li vir pîştî cend rojên re em e mafê xwe û rojên xwei bîjîn Sedema hatina mey i vîra ev e. Eger kû em 4/C yê kebul bikin e rojên reş li benda me bin. Le em jî bo nanê xwe û peşerojên xwe em 4/C yî tû caran kebul nakin çünki em rojen reş naxwazin. Jibo vê yekê em ê heta dawiye berxwebîdîn. Abdülkerim Dinç: Ben aslen Mardinliyim. Ama şu an TEKEL Diyarbakır Şubede çalışıyorum. 10 yıldan beri TE- KEL de çalışıyorum. Bizim yaşamımızda her zaman bir şekilde kavga oluyor. 2 seneden beri bu direnişin içindeyiz. Çünkü Başbakan ben bu kurumu satacağım dayatmasında bulundu hep ve İngiltere ve Amerika ya peşkeş çekti. Bitlis te ve Diyarbakır da çok büyük mitingler oldu de de Tandoğan Meydanı nda çok büyük bir miting yapmayı başardık. Yani bir şekilde ortak bir yaşam kavgası gerçekleştirebildik. Bir taraftan direniyoruz diğer bir taraftan da kavgamızı yürütmeye devam ediyoruz. Bizler kavgayı yüreğimizde yaşıyoruz. Aralık ta Ankara ya geldiğimiz zaman ben on gün kalacağımızı düşünüyordum. Ben bu kadar kör sağır bir parti görmedim. Bu kadar vurdumduymazlığa rağmen bizim kavgamız sürecek, nereye kadar giderse gitsin. Biz hep söylüyoruz yaşamak direnmektir. Çünkü TEKEL işi de elimizden giderse ve söylenen 4/C ye gidersek hep karanlık günler yaşayacağız ama biz burada birkaç karanlık günün sonunda özlük haklarımızla güzel günler yaşayacağız. Bizim buraya gelme sebebimiz budur. Biz 4/C yi kabul edersek karanlık günler bizi bekliyor. Ancak ekmeğimiz ve geleceğimiz için bizler 4/C yi kabul etmeyeceğiz. Çünkü biz karanlık günler istemiyoruz. O yüzden de sonuna kadar direneceğiz 59. günde hareketlilik dorukta Direnişin 59. gününde direniş, işçilerin gözünde en hareketli gününü yaşamakta. Sakarya yürüyüşleri ard arda yapılıyor. Avrupa dan gelen sendikacıların destek eylemleri KESK, DİSK ve lise öğrencilerinin yaptığı kitlesel yürüyüşlere kadar işçiler eylemden eyleme koşuyor. Eylemlerin akabinde ise sloganlar susmuyor. Süresiz açlık grevine giren bir işçinin durumu ağırlaşınca Türk-İş binası önünde işçiler sloganları ile arkadaşlarına destek veriyorlar. Durumu ağırlaşan işçinin ambulansa bindirilmesinin ardından işçiler ambulansın trafiğe girip yol almasıyla birlikte yolu trafiğe kapatıyor. Burada sloganların atılmasının ardından polisle işçiler arasında kısa süreli bir tartışma yaşanıyor. Polisin oluşturduğu çemberin ardından işçiler Baskılar bizi yıldıramaz sloganları ile eylemi sonlandırıyor. Eylemlerin ardından televizyon başında işçilerle birlikte TEKEL işçilerinin sürdürdüğü açlık grevinin sona erdiğini duyduk. Alınan karar yapılan bir basın açıklaması ile işçilere duyuruldu. Yapılan açıklamada açlık grevinin bitirilmesi kararının sendika tarafından alındığı ve açlık grevindeki işçilerin ikna edilmeye çalışıldığı duyuruldu. Açıklamanın ardından işçiler hep bir ağızdan Yaşasın açlık grevi direnişimiz sloganını attılar. Bu açıklamaya rağmen 16 işçi açlık grevine devam etme kararı aldı. Bu işçilerin sloganlarla Türk-İş binasından çıkmasıyla dışarıdaki işçiler de sloganlara eşlik ettiler. Yapılan eylemin ardından işçi çadırlarında Tekirdağ 1 No lu F Tipi Hapishane de bulunan tutsak Partizanların mesajı okundu. Mesajın okunmasının ardından işçilerin gözlerindeki mutluluk ve umut daha da ışıldadı. İzmir çadırı, mesajın her cümlesinin ardından slogan attı, hep birlikte tutsak Partizanlara selamlarını ilettiler. Mesajların okunduğu sırada dışarıdan gelen slogan sesleri ile çadırlar bir anda boşaldı. Mustafa Kumlu ve Erdoğan görüşmelerinden bir sonuç çıkmamıştı ve işçiler de sloganlarla tepkilerini dile getiriyordu. İşçilerin sayısı arttıkça sloganlar gürleşiyor. Kimisi içindeki kini yeterince boşaltamamanın bir yansıması olarak elindeki çay bardağını fırlatırken bir diğer işçi Türk-İş tabelasını tekmeliyor. Kürsü işgal ediliyor bu sırada. Türk-İş Genel Sekteri Mustafa Türkel, sürecin devam ettiğini ve yarın yapılacak olan toplantıların sonucunu beklediklerini söyledi. (Ankara) C M Y K

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif Dr. Yeflim Toduk Akifl Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif flirket birleflmeleri ve sat nalmalar, türkiye deki küçük iflletmelerden, dev flirketlere kadar her birinin gündeminde olmaya devam

Detaylı

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI 4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI Resul KURT* I. G R fi Ülkemizde 4447 say l Kanunla, emeklilikte köklü reformlar yap lm fl, ancak 4447 say l yasan n emeklilikte kademeli

Detaylı

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU?

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? Rıza KARAMAN Kamu İhale Mevzuatı Uzmanı 1. GİRİŞ İdareler, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarına çıkarken

Detaylı

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm.

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Yazar Dede ve Torunlar Muzaffer zgü Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Buraya yak n market var m dil, markete gidece iz de?.. diye sordu. Annem kap ya geldi. Selma Han

Detaylı

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ 120 kinci Bölüm - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi 1. ARAfiTIRMANIN AMACI ve YÖNTEM Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi, tüketici enflasyonu, iflsizlik

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8

Detaylı

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası 2007 NİSAN EKONOMİ Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası Türkiye ekonomisi dünyadaki konjonktürel büyüme eğilimine paralel gelişme evresini 20 çeyrektir aralıksız devam ettiriyor. Ekonominin 2006 da yüzde

Detaylı

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES Ahmet AKIN / TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyesi 387 388 Genel Oturum III - Meslek Mensuplar Aç s ndan Türkiye Denetim Standartlar n

Detaylı

YARGITAY 2. HUKUK DA RES

YARGITAY 2. HUKUK DA RES YARGITAY 2. HUKUK DA RES 2674 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 6 Y l 2007 YARGITAY 2. HUKUK DA RES E: 2005/20742 K: 2006/5715 T: 18.04.2006 M RASÇILIK SIFATI M RASIN NT KAL ZAMAN YÖNÜNDEN UYGULANACAK

Detaylı

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Otomasyon Sistemleri E itiminde Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Murat Ayaz Kocaeli Üniversitesi Teknik E itim Fakültesi, Elektrik E itimi Koray Erhan Kocaeli Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi,

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Cumhuriyeti ve onun gereklerini yüksek sesle anlat n z. Bunu yüreklere yerlefltirmek için elveriflli

Detaylı

Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü

Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü Nükleer Santrallerde Enerji Üretimi ve Personel E itimi Mehmet TOMBAKO LU* Girifl Sürdürülebilir kalk nman n temel bileflenlerinden en önemlisinin enerji oldu unu söylemek abart l olmaz kan s nday m. Küreselleflen

Detaylı

YARGITAY 7. HUKUK DA RES

YARGITAY 7. HUKUK DA RES YARGITAY 7. HUKUK DA RES 2260 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 5 Y l 2007 YARGITAY 7. HUKUK DA RES E: 2006/1028 K: 2006/1293 T: 24.04.2006 T CARET HUKUKU T CAR DAVA KAVRAMI HAKSIZ EYLEMDEN DO AN DAVA

Detaylı

NTERNET ÇA I D NAM KLER

NTERNET ÇA I D NAM KLER Mustafa Emre C VELEK NTERNET ÇA I D NAM KLER www.internetdinamikleri.com STANBUL-2009 Yay n No : 2148 letiflim Dizisi : 55 1. Bas m - stanbul - Haziran 2009 ISBN 978-605 - 377-066 - 4 Copyright Bu kitab

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir 2002 May s ay nda yap lan Birleflmifl Milletler Çocuk Özel Oturumu öncesinde tüm dünyada gerçeklefltirilen Çocuklar çin Evet Deyin kampanyas na Türkiye

Detaylı

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi Baflkent Üniversitesi T p Fakültesi Adana Eriflkin Kemik li i Nakil ve Hücresel Tedavi Merkezi, Türkiye

Detaylı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i 3. Ödemeler Dengesi 2003 y l nda 8.037 milyon dolar olan cari ifllemler aç, 2004 y l nda % 91,7 artarak 15.410 milyon dolara yükselmifltir. Cari ifllemler aç ndaki bu

Detaylı

İŞ CİNAYETLERİNE KARŞI MÜCADELE GÜNÜ

İŞ CİNAYETLERİNE KARŞI MÜCADELE GÜNÜ İŞ CİNAYETLERİNE KARŞI MÜCADELE GÜNÜ İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü nde Bodrum da bir basın açıklaması yapıldı. İMO Bodrum Temsilciliği nde yapılan basın açıklaması Bodrum İKK Genel Sekreteri Şahabettin

Detaylı

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d Matematik ve Sonsuz G erek konuflma vermeye gitti im okullarda, gerek bana gelen okur mektuplar nda, ö renci ve ö retmenlerin matematikteki sonsuzluk kavram n pek iyi bilmediklerini gözlemledim. Örne in,

Detaylı

T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de

T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de KURUMLARDAN ELDE ED LEN KAR PAYLARININ VERG LEND R LMES VE BEYANI Necati PERÇ N Gelirler Baflkontrolörü I.- G R fi T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de flirketlerce

Detaylı

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i I DR. NA L YILMAZ HEMfiEHR K ML Kastamonulular Örne i II Yay n No : 2039 Sosyoloji : 1 1. Bas - Ekim 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-936 - 1 Copyright Bu kitab n Türkiye deki yay n haklar BETA Bas m

Detaylı

Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV. Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun. Kapak Can Eren

Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV. Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun. Kapak Can Eren Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV ISBN No: 978-99-44-234-22-1 Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun Kapak Can Eren Tasar m / Uygulama Referans Ajans Tel: +90.212 347 32 47

Detaylı

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba

Detaylı

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 23 dönem Çalışma Programında; Oda etkinliklerinin TMMOB örgütlülüğü ile ilişkilendirilerek ortak alanlar

Detaylı

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi :

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi : 2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ Anayasa nın 49. Maddesi : A. Çalışma Hakkı ve Ödevi Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek,

Detaylı

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu 30 > 35 nsan Kaynaklar > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu > nsan Kaynaklar Personele Göre fl De il, fle Göre Personel. stanbul Büyükflehir Belediyesi, Personele Göre

Detaylı

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r.

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) 1/11/85 YAT Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. 1. TEHL KELER Bu sigorta, her zaman burada gönderme yap lan istisnalara ba l olarak,

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ATILIM ÜNİVERSİTESİ KALİTE GÜVENCESİ YÖNERGESİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Madde 1 Bu Yönergenin amacı Atılım Üniversitesinin eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ile idarî

Detaylı

Türkiye İlaç Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı Toplantısı

Türkiye İlaç Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı Toplantısı Türkiye İlaç Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı Toplantısı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKAN YARDIMCISI YADİGAR GÖKALP İLHAN: -GELİŞMEKTE OLAN SAĞLIK SEKTÖRÜ VE SAĞLIĞA ERİŞİMDEKİ ARTIŞ, KAMU HARCAMALARINI

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz.

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz. - Günlük siyaset acının üstünü nasıl örter? - Gazze yi ve Filistin i içselleştirmek yerine farz olarak görenlerin destansı trajik hali - BM Genel Sekreteri, AKP Kadın Kolları ve Hrant Dink Ortak paydası

Detaylı

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan.

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan. EVOK Güvenlik, ülkemizde büyük ihtiyaç duyulan güvenlik hizmetlerine kalite getirmek amac yla Mustafa Alikoç yönetiminde profesyonel bir ekip taraf ndan kurulmufltur. Güvenlik sektöründeki 10 y ll k bilgi,

Detaylı

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI 23-26 MAYIS 2013 - İZMİR Grup Adı : Özel Hukuk 1. Grup Konu : İş ve sosyal güvenlik davaları Grup Başkanı : Mehmet YILDIZ (Yargıtay Tetkik

Detaylı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı Ocak 15, 2013-3:55:02 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın himayesinde kurulan ''İşte Eşitlik Platformu'' tanıtıldı. Toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlikle mücadele

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI Haberler 4857 SAYILI fi KANUNU LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI 14 May s 2004 tarihinde Sendikam z Binas Mesut Erez Konferans Salonunda 4857 Say l fl Kanunu le lgili Yönetmeliklerin

Detaylı

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Ekim 14, 2011-2:43:35 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, ''Bedensel, işitme ve görme özürlüler kendi içinde sınava tabi tutulacak. 2012 yılının ilk çeyreğinde

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları ve Çözümleri Tartıştılar

Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları ve Çözümleri Tartıştılar 2013 / 2014 SAYI: 04 Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları ve Çözümleri Tartıştılar Haftanın Bazı Başlıkları Sağ ve Sol Beynin Şifreleri Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları

Detaylı

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z Yoksulun fians Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z sonuca geçelim: Teorem. Yoksulun zengine karfl flans yoktur. Bu çok bilinen teorem i kan tlayabilmek için her fleyden önce önermeyi

Detaylı

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN SOSYAL ŞİDDET Süheyla Nur ERÇİN Özet: Şiddet kavramı, çeşitli düşüncelerden etkilenerek her geçen gün şekillenip gelişiyor. Eskiden şiddet, sadece fiziksel olarak algılanırken günümüzde sözlü şiddet, psikolojik

Detaylı

umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu

umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu C umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu Çankaya Köflkü nde Cumhurbaflkan smet nönü, 1942 y l nda hergün sabah akflam büyük bir dikkat ve merakla Hitler in Rusya topraklar ndaki ilerlemesini

Detaylı

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas 1 Prof. Dr. Yunus Kishal Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi Tekdüzen Hesap Sistemi ve Çözümlü Muhasebe Problemleri 4. Bas Tekdüzen Muhasebe Sistemi Uygulama Tebli leri

Detaylı

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE Sayı :2010/800/ 25.11.2010 Konu : Yönetici ve Öğretmenlerin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararla ilgili görüşlerimiz hk. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE İlgi: 9.11.2010 gün ve

Detaylı

Anne baba olmaya. Evde Pedagog. ile haz rlan n

Anne baba olmaya. Evde Pedagog. ile haz rlan n Anne baba olmaya Evde Pedagog ile haz rlan n Bebek bekliyorsunuz ve çok yo un duygular içindesiniz. Bebe inizin geliflimini en iyi flekilde sa lamak istiyorsunuz. flte tam bu durumdaki anne baba adaylar

Detaylı

S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER

S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER Erol LENGERL / Akis Ba ms z Denetim ve SMMM A.fi. 473 474 2. Salon - Paralel Oturum VIII - Sistem ve Süreç Denetiminde Karfl lafl lan

Detaylı

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER 1. Patates ve sütün miktar nas l ölçülür? 2. Pinpon topu ile golf topu hemen hemen ayn büyüklüktedir. Her iki topu tartt n zda bulaca n z sonucun ayn olmas n bekler misiniz?

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan 11 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler 4/C'lilerin eylemi TÜRK Büro-Sen öncülüğünde, 4/C'lilerin haklarının iadesi amacıyla ülke çapında eylemler düzenlenmeye başlatıldı.

Detaylı

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina .. 95 Türkiye ile Kazakistan: Karfl l kl Kazan mlara Dayal Bir flbirli i Bektas Mukhamejanov * Çeviren: Dr. Almagül sina Kazakistan ba ms zl n kazand ndan itibaren, d fl politika stratejisinde çok yönlü

Detaylı

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Prof. Haberal dan Yeni Bir Uluslararas At l m: TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Dünyan n dört bir yan ndan yüzlerce biliminsan Prof. Dr. Mehmet Haberal taraf ndan kurulan Türk Dünyas Transplantasyon

Detaylı

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER nternet, her fleyi de ifltirdi Hat rlamak ve zihnimizi kullanmak konusunda, geleneksel yöntemlerimizden h zla uzaklafl yoruz. Be endi imiz bir yeme in tarifini,

Detaylı

Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir

Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası (KMTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Karaküçük: Devleti Yönetecek Güç

Detaylı

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl 220 ÇEfi TL ADLARLA ÖDENEN C RO PR MLER N N VERG SEL BOYUTLARI Fatih GÜNDÜZ* I-G R fi G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl Primi,Has lat Primi, Y l Sonu skontosu)

Detaylı

Ak ld fl AMA Öngörülebilir

Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Kararlar m z Biçimlendiren Gizli Kuvvetler Dan Ariely Çevirenler Asiye Hekimo lu Gül Filiz fiar ISBN 978-605-5655-39-6 2008, Dan Ariely Orijinal ad

Detaylı

Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama

Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama DE/11/LLP-LDV/TOI 147 420 Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama 1. Adınız: 2. İşletmenin Adı: 3. Tarih: Evet Hayır Bilmiyorum 1. Mevcut işinizde mesleki eğitim fırsatlarına erişebiliyor musunuz?

Detaylı

MADEN HUKUKU İLE İLGİLİ İDARİ YARGI KARARLARI VE MEVZUAT

MADEN HUKUKU İLE İLGİLİ İDARİ YARGI KARARLARI VE MEVZUAT I MADEN HUKUKU İLE İLGİLİ İDARİ YARGI KARARLARI VE MEVZUAT HARUN HAKAN BAŞ Ankara 2009 II Yay n No : 2195 Hukuk Dizisi : 1031 1. Bas Eylül 2009 - STANBUL ISBN 978-605 - 377-113 - 5 Copyright Bu kitab n

Detaylı

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER Merdan ÇALIfiKAN* I. G R fi 1163 say l Kooperatifler Kanunu na göre kooperatiflerin zaruri 3 organ bulunmaktad r. Bunlardan en yetkili

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 i Bu sayıda; 2013 Cari Açık Verileri; 2013 Aralık Sanayi Üretimi; 2014 Ocak İşsizlik Ödemesi; S&P Görünüm Değişikliği kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor

Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor Kadınların Yaşam Koçu Tuğba Güneş, kadına şiddetti ortaya çıkaran nedenleri ortadan kaldıracak önlemler alınması gerektiğini söyledi. Kahramanmaraş ın tek yaşam ve wellness

Detaylı

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor?

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Doç.Dr. Nilgün GÖRER TAMER (Şehir Plancısı) Her fakülte içerdiği bölümlerin bilim alanına bağlı olarak farklılaşan öznel

Detaylı

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL D ü n y a Ü n i v e r s i t e l e r S e r v i s i Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL BAfiLANGIÇ nsan Haklar Evrensel Beyannamesinin 40. y ldönümünde 6-10 Eylül tarihleri

Detaylı

S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA" S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL

S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA" S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL "Sivil Toplum, Yerel Yönetimler ve Gençlik AB Üyeli i Yolunda Sivil

Detaylı

BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U

BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U Cengiz SAZAK* 1.G R fi Bilindi i üzere Katma De er Vergisi harcamalar üzerinden al n r ve nihai yüklenicisi, (di er bir

Detaylı

KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z.

KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z. KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z. Bizler ortak hareket etme hedefi ile bir araya gelen sa k çal anlar n temsilcileri olarak sa k alan nda gerçekle tirilen her türlü

Detaylı

OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir.

OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir. OYUNCA IN ADI Akl nda Tut YAfi GRUBU 4-6 yafl OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir. GENEL KURALLAR Çocuklar n görsel belle inin

Detaylı

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl)

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) I Dr. Leyla ÇAKICI GERÇEK Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Alapl MYO Ö retim Üyesi GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) II Yay n No : 2323 Hukuk Dizisi : 1151 1. Bas - Eylül 2007 - STANBUL 2. Bas - Ekim

Detaylı

YARGITAY 19. HUKUK DA RES

YARGITAY 19. HUKUK DA RES YARGITAY 19. HUKUK DA RES 432 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 1 Y l 2008 YARGITAY 19. HUKUK DA RES E: 2007/2009 K: 2007/5577 T: 31.05.2007 HUKUK YARAR KOfiULU SIRA CETVEL SIRA CETVEL NE T RAZ TEDB

Detaylı

performansi_olcmek 8/25/10 4:36 PM Page 1 Performans Ölçmek

performansi_olcmek 8/25/10 4:36 PM Page 1 Performans Ölçmek Performans Ölçmek Cep Yönderi Dizisi Cep Yönderi Dizisi yöneticilerin ifl yaflam nda her gün karfl laflt klar en yayg n meydan okumalara ivedi çözümler öneriyor. Dizi içinde yer alan her kitapta, güçlü

Detaylı

Ekonomi Alan ndaki Uygulamalar ve Geliflmeler 2

Ekonomi Alan ndaki Uygulamalar ve Geliflmeler 2 Atütürk ün Dünyas Cengiz Önal Ekonomik kalk nma, Türkiye'nin özgür, ba ms z ve daima daha kuvvetli olmas n n ve müreffeh bir Türkiye idealinin bel kemi idir. Tam ba ms zl k ancak ekonomik ba ms zl kla

Detaylı

20 EKİM 2009 SALI IMF DÜNYA BANKASI TOPLANTILARI SAYI 2

20 EKİM 2009 SALI IMF DÜNYA BANKASI TOPLANTILARI SAYI 2 20 EKİM 2009 SALI IMF DÜNYA BANKASI TOPLANTILARI SAYI 2 Devlet Bakan ve Baflbakan Yard mc s Sn. Ali Babacan, IMF ye güvenmedik demedim IMF ye güvenmedi imiz için anlaflma imzalamad k fleklinde baz bas

Detaylı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Büyükşehir Belediyesi tarafından yatırımı gerçekleştirilen çevreci yatırım;

Detaylı

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU Aytaç ACARDA * I G R fi flletmeler belli dönemlerde sat fllar n artt rmak ve iflletmelerini

Detaylı

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir.

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir. TÜB TAK BAfiKANLIK, MERKEZ VE ENST TÜLERDE ÇALIfiIRKEN YÜKSEK L SANS VE DOKTORA Ö REN M YAPANLARA UYGULANACAK ESASLAR (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Esaslar n amac ; Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araflt

Detaylı

YASAL FA Z UYGULAMASI VE B R YARGITAY KARARI

YASAL FA Z UYGULAMASI VE B R YARGITAY KARARI KARAR ELEfiT R S YASAL FA Z UYGULAMASI VE B R YARGITAY KARARI KARAR ELEfiT R S Av. MEHMET BAYRAKTAR* I- G R fi 2003, 2004 ve 2005 Mali Y l Bütçe Kanunlar ile; 3095 say l Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine

Detaylı

DEVRİM KOLEKTİF DEHADIR Toplumda her gün tekrarlanan, olup biten olaylara yüzeysel bakmak yaygındır, neredeyse bir düşünce sistemi özelliği

DEVRİM KOLEKTİF DEHADIR Toplumda her gün tekrarlanan, olup biten olaylara yüzeysel bakmak yaygındır, neredeyse bir düşünce sistemi özelliği DEVRİM KOLEKTİF DEHADIR Toplumda her gün tekrarlanan, olup biten olaylara yüzeysel bakmak yaygındır, neredeyse bir düşünce sistemi özelliği kazanmıştır. Özel mülkiyet ilişkilerine dayalı düşünce biçimi

Detaylı

Degisimi_Yonetmek 4/19/10 5:12 PM Page 1 De iflimi Yönetmek

Degisimi_Yonetmek 4/19/10 5:12 PM Page 1 De iflimi Yönetmek De iflimi Yönetmek Cep Yönderi Dizisi Cep Yönderi Dizisi yöneticilerin ifl yaflam nda her gün karfl laflt klar en yayg n meydan okumalara ivedi çözümler öneriyor. Dizi içinde yer alan her kitapta, güçlü

Detaylı

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti içi disiplin mekanizması (cinsel taciz, aile içi şiddet vs. gibi durumlarda işletilen) AKP CHP MHP BBP HDP Parti içi disiplin

Detaylı

İBRAHİM HALİL ŞUA İstanbul Anadolu Adliyesi İş Mahkemesi Hakimi KARAYOLU TAŞIMACILIK SEKTÖRÜNDE KARŞILAŞILAN İŞ HUKUKU SORUNLARI

İBRAHİM HALİL ŞUA İstanbul Anadolu Adliyesi İş Mahkemesi Hakimi KARAYOLU TAŞIMACILIK SEKTÖRÜNDE KARŞILAŞILAN İŞ HUKUKU SORUNLARI İBRAHİM HALİL ŞUA İstanbul Anadolu Adliyesi İş Mahkemesi Hakimi KARAYOLU TAŞIMACILIK SEKTÖRÜNDE KARŞILAŞILAN İŞ HUKUKU SORUNLARI İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER...IX 1- Bir hizmet sözleşmesi, hangi

Detaylı

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması 23 Aralık 2008 Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması Son günlerde akaryakıt fiyatları ile ilgili olarak kamuoyunda bir bilgi kirliliği gözlemlenmekte olup, bu durum Sektörü ve Şirketimizi itham altında

Detaylı

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür.

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür. Mahkememizin yukarıda esas sayısı yazılı dava dosyasının yapılan yargılaması sırasında 06.05.2014 günlü oturum ara kararı uyarınca Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı ndan sanık... kullandığı... nolu,

Detaylı

Bunlar dışında kalan ve hizmet kolumuzu ilgilendiren konulardan;

Bunlar dışında kalan ve hizmet kolumuzu ilgilendiren konulardan; SAYI : 2012/ KONU : Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvuru /05/2012 KAMU GÖREVLİLERİ HAKEM KURULUNA (GÖNDERİLMEK ÜZERE) DEVLET PERSONEL BAŞKANLIĞINA 30 Nisan- 21 Mayıs 2012 tarihleri arasında yapılan

Detaylı

: TRE Investment-TRE II Proje Tarihi : 01.2005-06.2005 nflaat Tarihi : 06.2005-12.2006 Ana Strüktür. : Betonarme Karkas Ana fllev

: TRE Investment-TRE II Proje Tarihi : 01.2005-06.2005 nflaat Tarihi : 06.2005-12.2006 Ana Strüktür. : Betonarme Karkas Ana fllev EGEM MARLIK 00/ - 0 Yap Tan t m Genel görünüm O live Park Evleri Mimari Tasar m : M art D Mimarl k, Metin K l ç Mimari Proje ve Uygulama Ekibi: Özgür Dinçer, Gökhan Yadel, Okan Taflk ran, brahim Deniz,

Detaylı

2464 BELED YE GEL RLER KANUNU BELEDİYE GELİRLERİ

2464 BELED YE GEL RLER KANUNU BELEDİYE GELİRLERİ 2464 BELED YE GEL RLER KANUNU 213 BELEDİYE GELİRLERİ KANUN N N ESK fiekl KANUN N N YEN fiekl 41 ÇEVRE TEM ZL K VERG S : (5035 Say l Kanun ile de iflen madde. Yürürlük Mükerrer Madde 44--3914 say l kanunun

Detaylı

Kuruluşumuz. Ocak 2011

Kuruluşumuz. Ocak 2011 Kuruluşumuz Ocak 2011 Hürriyet Yönetim Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı nın çağrısıyla bir araya geldik. Kısa bir süre sonra, toplam üye sayılarıyla 100.000 e yakın kadını temsil eden 40 tan fazla sivil

Detaylı

Prof. Dr. Neslihan OKAKIN

Prof. Dr. Neslihan OKAKIN I Prof. Dr. Neslihan OKAKIN Marmara Üniversitesi..B.F. Çal flma Ekonomisi ve Endüstri liflkileri Bölümü Yönetim ve Çal flma Psikolojisi Anabilim Dal Ç a l fl m a Y a fl a m n d a nsan Kaynaklar Yönetimi

Detaylı

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Enerji ve Kalkınma Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Kırılma Noktası Dünyanın gerçeklerini kırılma noktalarında daha iyi kavrıyoruz. Peşpeşe gelen, birbirine benzer damlaların bir tanesi bardağın

Detaylı

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1 Sağlık Reformunun Sonuçları İtibariyle Değerlendirilmesi 26-03 - 2009 Tuncay TEKSÖZ Dr. Yalçın KAYA Kerem HELVACIOĞLU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Türkiye 2004 yılından itibaren sağlık

Detaylı

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 18 Aral k 1979 da Birle mi Milletler Genel cinsiyet ayr mc l n yasaklayan ve kad n haklar n güvence alt na alan

Detaylı

YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ

YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ Savaş AYBERK, Bilge ALYÜZ*, Şenay ÇETİN Kocaeli Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü, Kocaeli *İletişim kurulacak yazar bilge.alyuz@kou.edu.tr, Tel: 262

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, Şam da Emevi Caminde namaz kılmayı hayal eden Başbakan, hava sahamızı koruyabilmek için NATO dan Patriot füzeleri istemekte, gençlerimize adam gibi ölmekten bahsetmektedir.

Detaylı

YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü

YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİNİN TANIMI Yetişkinler din eğitimi kavramını tanımlayabilmek için önce yetişkinler eğitimini tanımlayalım. En çok kullanılan ifade ile yaygın

Detaylı

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*)

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Yönetmelik, Türkiye Bilimsel

Detaylı

YEM Ödülleri 2008 YEM M MARIN LK YAPISI ÖDÜLÜ ALTIN ÇEKÜL YAPI ÜRÜN ÖDÜLÜ YEM MEDYA ONUR ÖDÜLÜ YEM M MAR TASARIM ÖDÜLLER www.yemodul.com YEM Ödülleri 2008 YEM M MARIN LK YAPISI ÖDÜLÜ ALTIN ÇEKÜL YAPI ÜRÜN

Detaylı

Toplu İş Hukuku. Prof. Dr. Murat ŞEN Arş. Gör. Yusuf GÜLEŞCİ

Toplu İş Hukuku. Prof. Dr. Murat ŞEN Arş. Gör. Yusuf GÜLEŞCİ Toplu İş Hukuku Prof. Dr. Murat ŞEN Arş. Gör. Yusuf GÜLEŞCİ TİS nde - EHLİYET ve - YETKİ Ehliyet TİS yapma ehliyeti, hukuken geçerli bir TİS nin tarafı olabilmeyi ifade eder. 1. İşçi Tarafının Ehliyeti

Detaylı

ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö

ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö G R ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö rencilerin Türkçe ö renirken yapt anla malardan dolay,

Detaylı