Fonksiyonel besinlerin saðlýðýmýz üzerine etkileri

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Fonksiyonel besinlerin saðlýðýmýz üzerine etkileri"

Transkript

1 Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Dergisi 2005; 48: Derleme Fonksiyonel besinlerin saðlýðýmýz üzerine etkileri Turgay Coþkun Hacettepe Üniversitesi Týp Fakültesi Pediatri Profesörü SUMMARY: Coþkun T. (Nutrition and Metabolism Unit, Department of Pediatrics, Hacettepe University Faculty of Medicine, Ankara, Turkey). Health benefits of functional foods. Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Dergisi 2005; 48: Developing scientific technology has increased our awareness of the relationship between diet and disease, and there has been a growing interest in functional foods and their role in the maintenance and improvement of health and wellness. Foods can no longer be evaluated only in terms of macro- and micronutrient content alone. Recently, more attention is being paid to the role of food in bioregulating functions. Any food that exerts health properties beyond the traditional nutrients it contains is termed a functional food. They can be whole, fortified, enriched or genetically engineered foods that are consumed as a part of a daily regular diet. A variety of functional foods or food ingredients have been shown to improve health, reduce the risk of chronic diseases and have an impact on the prevention and treatment of various diseases. Many different fruits, vegetables, grains, fish, and dairy and meat products contain several components that deliver health benefits beyond basic nutrition, such as lycopene in tomatoes, omega-3 fatty acids in salmon and phytoestrogens in soy. Regular consumption of functional foods can help reduce the risk of or manage a number of health concerns, including cancer, cardiovascular disease, gastrointestinal health, menopausal symptoms, osteoporosis and eye health. It should be born in mind that functional foods are not magic bullets and that they are for the establishment of good health. The most effective way to reap the health benefits from foods is to eat a balanced and varied diet. Key words: functional foods, health, nutraceuticals, phytochemicals, phytoestrogens, flavonoids, polyphenols, phytosterols, omega-3 fatty acids, conjugated linoleic acid, prebiotics, probiotics, synbiotics. ÖZET: Bilimsel teknolojideki geliþmeler diyet ve hastalýklar arasýndaki iliþkiyi anlamamýza olanak vermiþ olup, fonksiyonel besinle, bunlarýn saðlýðýmýzýn korunmasý ve geliþtirilmesindeki rolleri daha çok ilgi çeker hale gelmiþtir. Besinler artýk sadece içerdikleri makro- ve mikrobesleyiciler ile deðerlendirilmez olmuþtur. Son zamanlarda biyolojik düzenleyici rolleri üzerinde daha çok durulmaktadýr. Temel besleyici özelliklerinin ötesinde saðlýðýmýza olumlu katkýlarý olan besinlere fonksiyonel besinler adý verilmektedir. Fonksiyonel besinler hiçbir iþlem görmemiþ doðal bir besin maddesi olabileceði gibi fonksiyonel bir besin öðesi ile zenginleþtirilmiþ veya genetik mühendislik yöntemleri ile deðiþikliðe uðratýlmýþ bir besin de olabilir ve günlük diyetle tüketilir. Çok çeþitli besin ve besin ögesinin saðlýðýmýz üzerinde olumlu etkileri, bazý kronik hastalýklardan korunmada ve bu hastalýklarýn tedavisinde katkýlarý olduðu gösterilmiþtir. Domateste bulunan likopen, somon balýðýnda bulunan omega-3 yað asitleri ve soyada bulunan fitoöstrojenler gibi çeþitli meyva ve sebzelerle tahýllar, balýk, süt ve et ürünlerinde fonksiyonel özellikli bileþenler bulunmaktadýr. Düzenli fonksiyonel besin tüketimi kanser ve kardiyovasküler hastalýklardan korunma ve tedavide, gastrointestinal sistemin saðlýðýnýn korunmasýnda, menapoz semptomlarýnýn hafifletilmesi, osteoporozun önlenmesi ve göz saðlýðýnýn korunmasýnda etkilidir. Fonksiyonel besinlerin sihirli birer mermi olduklarý düþünülmemeli, saðlýðýmýz üzerindeki olumlu etkilerinden yararlanabilmek için çeþitli besinleri içeren dengeli bir diyet tüketmeliyiz. Anahtar kelimeler: fonksiyonel besinler, saðlýk, nutrasötikler, fitokimyasallar, fitoöstrojenler, flavonoidler, polifenoller, fitosteroller, omega-3 yað asitleri, konjuge linoleik asit, prebiyotikler, probiyotikler, sinbiyotikler.

2 70 Coþkun Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Dergisi Ocak - Mart 2005 Besinlerin temel iþlevi organizmanýn metabolik gereksinimleri için gerekli maddeleri saðlamaktýr. Oysa, besinler metabolik aktivitemiz için gerekli makro- ve mikrobesleyicilerden baþka saðlýðýmýz üzerinde olumlu etkileri olan bileþenler de içermektedir 1-3. Son yýllardaki bilimsel çalýþmalar diyet ve hastalýklar arasýndaki iliþkiyi açýk bir þekilde ortaya koymuþ olup, epidemiyolojik çalýþmalar diyetin kronik hastalýklarýn önlenmesindeki rolüne iþaret etmektedir 4. Beslenme alýþkanlýklarýnýn daha fazla meyva, sebze ve tahýl tüketecek þekilde deðiþtirilmesi kronik hastalýklarýn önlenmesinde etkin ve pratik bir yaklaþýmdýr 5. Böylesi bir yaklaþýmla Amerika daki kanserli vaka sayýsýnýn üçte bir oranýnda azaltýlabileceði vurgulanmaktadýr 6. Tedaviden çok önleyici yaklaþýmlarýn üstün tutulduðu ise bilinen bir gerçektir. Son yýllarda bazý besinlerin doðal yollardan hastalýklarýn önlenmesi ve tedavisindeki etkinliðinin bilimsel olarak ortaya konulmasý, saðlýðýmýzýn korunmasýnda beslenme desteðininin önemini arttýrmýþtýr. Bu nedenle, fonksiyonel besinler, nutrasötikler (nutraceuticals) ve doðal saðlýk ürünleri daha fazla tüketilir hale gelmiþtir. Besleyici özellikleri dýþýnda vücudumuza fizyolojik yararlar saðlayan ve/veya kronik hastalýk riskini azaltabilen besinlere fonksiyonel besinler denilmektedir 3,4,7-10. Fonksiyonel besinler terimi yerine saðlýk besinleri, týbbi besinler, düzenleyici besinler, özel beslenme amaçlý besinler ve farmakolojik besinler gibi adlar da kullanýlmaktadýr 11,12. Fonksiyonel besin terimi besinin saðlýk ile iliþkisi olduðunu vurgulayan bir terimdir. Giderek artan sayýda bilimsel çalýþma besin bileþenlerinin (bitkisel kaynaklý olanlara fitokimyasallar, hayvansal kaynaklý olanlara zookimyasallar denilmektedir) saðlýk üzerinde olumlu etkilerinin olduðuna, kardiyovasküler hastalýklar, kanser ve osteoporoz gibi hastalýklarýn önlenmesine katkýda bulunduðuna iliþkin sonuçlar vermektedir 7,13. Fonksiyonel besinler günlük beslenme alýþkanlýklarý içinde doðal þekilleri ile tüketilen besinler veya genetik mühendislik ile deðiþtirilmiþ veya daha fazla olumlu etki elde edebilmek için zenginleþtirilmiþ (omega-3 içeren yumurta, fitosterol eklenmiþ margarinler) bir besin olabilir 12. Örneðin, geliþtirilmiþ yað asidi içeriði ile kanola yaðý ve idrar yollarý ve mesane saðlýðý için cranberry (kýrmýzý yaban mersini); keçiyemiþi suyu. Hastalýklara karþý koymada etkin besin bileþenlerine örnek olarak da balýk ve keten tohumundan (flaxseed) elde olunan omega-3 yað asitlerini, soya fasulyesinden elde olunan izoflavonlarý, havuç, domates ve diðer kýrmýzý/portakal rengi sebze ve meyvalardan elde olunan karotenoidleri (beta-karoten ve likopen), brokkoliden elde olunan sulforofaný, çay ve þaraptan elde olunan polifenolleri ve arpa ve yulaftan elde olunan çözünebilir lifleri örnek olarak verebiliriz 2,12. Bir fonksiyonel besin aþaðýda belirtilen koþullarý karþýlamalýdýr 7,14,15 : Bireyin beslenmesine katkýda bulunmalý; saðlýðýnýn korunmasý ve daha iyi duruma getirilmesine yardýmcý olmalý, Besleyici ve saðlýðý olumlu yönde etkileyici özelliklerinin beslenme bilimi ve týp açýsýndan saðlam temelleri olmalý, Týbbi ve beslenme bilgilerimize dayalý olarak söz konusu besin veya besin ögesi için günlük uygun alým miktarlarý belirlenmiþ olmalý, Söz konusu besinin tüketiminin güvenilir olduðu ortaya konulmuþ olmalý, Söz konusu besin bileþenlerinin fizikokimyasal özellikleri, niceliksel ve niteliksel özellikleri belirlenmiþ olmalý, Söz konusu besin iþlenerek fonksiyonel özellik kazanmýþsa; besleyici özelliðinde kayýp olmamalý, Söz konusu besin seyrek olarak tüketilen deðil, günlük beslenmede sýkça kullanýlan bir besin olmalý Söz konusu besin doðal olarak tüketildiði þeklinde olmalý, Söz konusu besin veya bileþeni ilaç olarak kullanýlan bir madde olmamalý. Besinlerdeki fonksiyonel bileþen; Esansiyel bir makrobesleyici olabilir: sindirime dirençli niþasta ve omega-3 yað asitleri gibi. Günlük önerilen miktarlarýn üzerinde alýndýðýnda saðlýmýzý olumlu yönde etkileyen bir esansiyel mikrobesleyici olabilir. Fizyolojik olumlu etkileri olan non(esansiyel) bileþenler olabilir: oligosakkaritler ve fitokimyasallar gibi 15. Besinlerin tedavi edici yeteneklerinin olabileceði kavramý yeni deðildir. Yaklaþýk olarak 2500 yýl

3 Cilt 48 Sayý 1 Fonksiyonel Besinlerin Saðlýðýmýz Üzerine Etkileri 71 önce týbbýn babasý sayýlan Hipokrat Besinler ilacýnýz, ilacýnýz besininiz olsun demiþtir 7. Besinlerin ilaç gibi davranabileceði ve fonksiyonel besin kavramý ilk once uzak doðu ülkelerinde doðmuþ ve besinlerin saðlýk üzerindeki etkileri uzun yýllar araþtýrmacýlarýn ilgisini çekmiþtir 15. Eski Yunan da sarýmsak güç arttýrýcý bir besin olarak görülmekteydi ve ilk olimpiyatlarda kullanýmýna resmi olarak izin verilmiþti. Bilimsel temelleri bilinmezden çok önce skorbüte karþý limon kullanýlmýþtýr lü yýllarýn baþlarýnda Amerika daki besin üreticileri guatrýn önlenmesi için sofra tuzuna iyot eklemeye baþlamýþlardýr ki bu zenginleþtirme yolu ile fonksiyonel besin elde etmenin ilk örneklerindendir 16,17. Günümüzde ise kemiklerin güçlendirilmesi amacý ile kalsiyumla zenginleþtirilmiþ içecekler ve kolesterol düþürücü margarinler tüketilmeye baþlanmýþtýr. Nutrasötik terimi besinsel desteði, fonksiyonel besinleri, týbbi besinleri ve probiyotikleri de içeren bir terimdir 18. Terimin yapýsýndaki nutra kýsmý kullanýlan maddenin besinsel temeli, sötik kýsmý ise vücutta farmakolojik etkisi olduðunu vurgulamaktadýr 7,9,11,19,20. Nutrasötikler besinsel deðeri yaný sýra vücutta olumlu fizyolojik etkileri olan ve/veya kronik hastalýk riskini azaltabilen, besinlerden ayrýþtýrýlarak saflaþtýrýlan ve genel olarak tablet, kapsül veya damla þeklinde tüketilen ürünlerdir. Örneðin, balýk yaðý, soya izoflavonlarý ve kanola fitosterolleri. Nutrasötikler genellikle týbbi ilaç þeklinde satýldýðýndan doðal saðlýk ürünleri olarak adlandýrýlmaktadýr 12,21. Amerika da insanlarda kullanýlacak ilaçlara onay veren Food and Drug Administration (FDA) aþaðýda belirtilen besin-saðlýk iliþkilerini onaylamýþtýr 16,17,22 : Kalsiyum-osteoporoz Sodyum-hipertansiyon Besinlerdeki yaðlar-kanser Besinlerdeki doymuþ yaðlar ve kolesterolkoroner kalp hastalýðý Lif içeren tahýllar, sebze ve meyvalar-kanser Lif içeren tahýllar, sebze ve meyvalar-koroner kalp hastalýðý Folat-nöral tüp defektleri Besinlerdeki þeker alkolleri-diþ çürükleri Soya proteini-koroner kalp hastalýðý Bitki stanol ve sterol esterleri-koroner kalp hastalýðý Bilimsel veriler günlük diyette fonksiyonel özellikli besinlerin tüketilmesi ile kardiyovasküler ve gastrointestinal sisteme iliþkin saðlýk sorunlarýnýn azaltýlabileceðine, kanser, menopoza iliþkin semptom ve bulgularýn, osteoporozun kontrol altýna alýnabileceðine ve göz saðlýðýnýn devam ettirilebileceðine iþaret etmektedir 7,17 (Tablo I). Bitkisel fonksiyonel besinler Saðlýk üzerinde olumlu etkileri olan bitkisel kaynaklý (sebze, meyva ve tahýllar) biyolojik olarak aktif bileþiklere fitokimyasallar denilmektedir. Fito Yunanca da bitki anlamýna gelmektedir, kimyasal ise bitkilerde doðal olarak oluþan kimyasal bileþikleri belirtmektedir. Fitokimyasallarýn kanser, koroner kalp hastalýðý, diyabet, yüksek kan basýncý, enflamatuar, viral ve parazitik hastalýklar, psikotik bozukluklardaki yararlý etkilerini araþtýran bilimsel araþtýrmalarýn sayýsý hýzla artmaktadýr 1,19. Fitokimyasallar saðlýk üzerindeki olumlu etkilerini þu yollarla saðlar: (1) biyokimyasal reaksiyonlarda substrat, (2) enzimatik reaksiyonlarda kofaktör, (3) bazý enzimatik reak- Tablo I. Bazý fonksiyonel besinler ve saðlýk üzerindeki olumlu etkileri 17 Fonksiyonel bileþen Kaynak Olasý saðlýk etkisi Lutein Yeþil sebzeler Görme iþlevinin devamlýlýðýný saðlamada Çözünmez lifler Buðday kepeði Meme ve/veya kolon kanseri riskini azaltmada Lactobacillus Yoðurt ve diðer süt ürünleri Gastrointestinal sistemin saðlýklý çalýþmasý için Soya proteini Soya bazlý besinler Kardiyovasküler hastalýk riskini azaltmada Omega-3 yað asitleri Somon ve ton balýðýndan Kardiyovasküler hastalýk riskini azaltmada, elde edilen yað Mental ve görsel iþlevleri düzenlemede Ksilitol Bazý içecekler Aðýz saðlýðýný düzenlemede, diþ çürüklerinde

4 72 Coþkun Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Dergisi Ocak - Mart 2005 siyonlarýn inhibitörü, (4) baðýrsaklarda zararlý ve istenmeyen maddeleri baðlayýp uzaklaþtýran absorban/sekestran, (5) hücre membraný ve hücre içinde bulunan reseptörleri agonize veya antagonize eden ligandlar olarak, (6) reaktif toksik ajanlarý yakalayarak, (7) esansiyel besin ögelerinin absorpsiyon ve stabilitesini arttýrarak, (8) yararlý gastro-intestinal bakterilerin çoðalmasýný arttýrarak, (9) yararlý oral, gastrik ve intestinal bakteriler için substratlarý fermente ederek ve (10) zararlý mikroorganizmalarý özgül olarak inhibe ederek 19. Birçok kronik hastalýðýn geliþmesinde serbest oksijen köklerinin rolü olduðundan fitokimyasallar giderek daha çok önem kazanmaktadýr 21. Tükettiðimiz sebze, meyva ve tahýllarda yaklaþýk 8000 farklý fitokimyasal vardýr. Bitkilerde denge halinde bulunan çok sayýdaki bu fitokimyasallarýn yapay olarak taklit edilmesi zordur. Oksidatif stresin artmasý büyük biyomoleküllere (proteinler, DNA ve lipidler gibi) zarar verir, kalp hastalýðý ve kanser riski artar. Oksidatif zedelenme deðiþik mekanizmalar ile tümör oluþumunda rol oynar. DNA zedelenmesine, onarýlamazsa mutasyonlara, tek veya çift zincir kýrýklarýna, kromozom kýrýklarý ve kopan parçalarýn deðiþik yerlere yapýþmalarýna neden olur. Serbest radikallerin yarattýðý oksidatif stresin önlenmesi ve etkisinin en aza indirilmesi için yeterli miktarda antioksidan tüketilmelidir. Fenol ve karotenoidler gibi çok çeþitli antioksidan bileþikler içeren sebze ve meyvalar, hücreleri oksidatif stresten koruyarak kronik hastalýk riskini azaltýr 6,23. Antioksidanlar ilaç olarak alýnmaktansa doðal þekilleri ile sebze ve meyvalardan alýnmalýdýr. Çeþitli sebze ve meyvalar aracýlýðý ile dengeli bir þekilde alýnýrsa antioksidanlar vücutta toksik boyutlara ulaþmaz. Diðer fonksiyonel bileþenler sinerjistik etki ile fonksiyonel etkinin artmasýna yardýmcý olur 6,23. Hastalýklarýn önlenmesi ve tedavisindeki etkinlikleri açýsýndan çok sayýda bitkisel kaynaklý besin veya besin ögesi incelenmiþtir. Bitkilerde bulunan karotenoidler, antioksidan vitaminler, fenolik bileþikler, terpenoidler, steroidler, indoller ve lif kronik hastalýk riski azaltýlmasýnda rol oynuyor görünmektedir. Yeni çalýþmalarla bu listeye daha baþka bitkisel kaynaklý maddeler de (çay katekinleri, domates likopeni, yeþil yapraklý sebzelerden lutein ve zeaxanthin gibi) eklenmektedir 1,7,24. Sýkça tükettiðimiz sebze ve mayvalarda bulunan fitokimyasallar oksidan köklerin yakalanmasý yaný sýra detoksifiye edici enzimlerin aktivasyonu, immün sistemin uyarýlmasý, hücre çoðalmasý ve apoptozuna iliþkin gen ekspresyonunu, hormon metabolizmasý ve antibakteriyal ve antiviral etkileri düzenleyerek de etkili olur 6,25. Fitokimyasallar ve diðer bitkisel kaynaklý besin bileþenleri Amerika da önde gelen dört ölüm nedeni olan kanser, diyabet, kardiyovasküler hastalýklar ve hipertansiyon gibi hastalýklarýn önlenmesi ve/veya tedavisinde etkili bulunmuþtur. Nöral tüp defektleri, osteoporoz, anormal baðýrsak hareketleri ve artritlerin önlenmesi ve tedavisinde de rolleri vardýr 1. Meyva ve sebze tüketimi kansere karþý korunmada oldukça etkin bulunmuþtur 26. Sebze ve meyva tüketimi düþük olanlarda kanser riski, sebze ve meyva tüketimi iyi olanlara göre iki kat daha fazladýr 6,27,28. Meyva tüketimi, özellikle akciðer, ösefagus, aðýz boþluðu, pankreas, mide, kolon, rektum, mesane ve larinks kanserlerine karþý koruyucudur. Kanser ve kalp hastalýðý riskinin azaltýlabilmesi için günde beþ veya daha çok porsiyon meyva tüketimi önerilmektedir 6,19,29. Çeþitli karotenoidlerin antikanserojen etkileri kanýtlanmýþtýr. Karotenoidlerden biri olan likopen domateste bulunan vitamin A benzeri bir bileþik olup prostat, meme, sindirim sistemi, mesane, deri ve serviks kanseri riskini azaltmaktadýr. Likopenin antikarsinojen etkiyi antioksidan özelliði ile yerine getirdiði düþünülmektedir 7,19,28, Karotenden zengin sebze ve meyvalar ile birlikte bir turunçgil (citrus) meyvasýnýn diyete eklenmesinin kanser önlemedeki önemi vurgulanmaktadýr. Bunlarýn sýçan ve farelerde spontan olarak oluþan veya kimyasal ajanlarla meydana getirilen kanserlere karþý koruyucu bulunmuþtur 7,19,33,34. Brokoli, karnabahar ve lahana gibi bitkisel besinlerin de kanser riskini azalttýðý gösterilmiþtir. Kanser önleyici etkileri içerdikleri glukozinolatlara baðlanmýþtýr 19,34. Ýndol, izotiyosiyanat ve sulforafan gibi fitokimyasallar hücresel DNA zedelenmesini baskýlayan veya bloke eden enzimleri tetikler, tümör büyüklüðünü ve östrojen benzeri hormonlarýn etkinliðini azaltýr 7.

5 Cilt 48 Sayý 1 Fonksiyonel Besinlerin Saðlýðýmýz Üzerine Etkileri 73 Akla gelen soru bir fitokimyasal ajanýn izole olarak kullanýldýðýnda mý yoksa doðal þekliyle besinlerle tüketildiðinde mi daha etkili olduðu sorusudur. Ýzole edilen fitokimyasallar ya aktivite kaybetmekte ya da besinlerdeki doðal þekli gibi hareket etmemektedir. Besinlerdeki doðal ve dengeli fitokimyasal karýþýmý etkinlikten sorumludur 2,6,18. Keten tohumu kansere karþý ve kalbi koruyucu etkileri açýsýndan ayrýntýlý olarak incelenmiþtir 35. Liften zengin tohumlarda lignan bulunmaktadýr, intestinal bakteriler ile etkileþime girerek iki östrojen benzeri bileþik meydana getirirler ve östrojen baðýmlý bazý tümörlerin geliþmesini önler. Kemirgenlerde keten tohumu kolon, meme ve akciðer tümörlerini azaltmýþtýr. Günde 10 gr keten tohumu tüketilerek meme kanseri riskinin azaltýlabileceði bildirilmiþtir 7,34,36,37. Sarýmsak (Allium sativum) uzun yýllardýr týbbi amaçlý olarak kullanýlmýþtýr. Etkisinden sorumlu kimyasal maddeler allisin, allilik sülfitler gibi organosülfür bileþikleridir. Soðan ve sarmýsakta bulunan allilik sülfitler immün sistemi güçlendirir, karsinojenlerin atýlýmýný arttýrýr, tümör hücre çoðalmasýný baskýlayan enzimleri uyarýr ve serum kolesterol düzeylerini azaltýr 1. Çin de geniþ bir grupta yürütülen bir vaka-kontrol çalýþmasý, soðan ve sarýmsak tüketimi ile mide kanseri geliþme riski arasýnda ters bir iliþki olduðunu göstermiþtir 38. Sarýmsaðýn H. pylori yi baskýlayýcý etkisinin de rolü olabilir 39. Kýrk bin menopoza girmiþ hanýmda yapýlan bir çalýþmada sarýmsak tüketimininin kolon kanserine karþý koruyucu olduðu bulunmuþtur 34. Sarýmsaðýn en iyi bilinen etkisi kolesterol düþürücü etkisidir. Klinik çalýmalarda orta derecede kan basýncý düþürücü etkisi saptanmýþtýr 40. Allium ailesinden sebzelerde (soðan, sarýmsak, pýrasa) selenyum da bulunmaktadýr. Selenyum kalp için koruyucudur ve antioksidanlarýn yapýsýna girmektedir 35,41,42. Flavonoidler bir asrý aþkýn bir süredir bitkisel pigmentler olarak bilinmektedir. Polifenolik bileþikler grubundan olup bütün bitkilere daðýlmýþ durumdadýr. In vitro çalýþmalarda antioksidan özellikleri ve serbest radikal yakalama özellikleri dikkatlerin flavonoidler üzerinde toplanmasýna neden olmuþtur yýlýna kadar 5000 den fazla flavonoid alt grubu saptanmýþtýr. Flavonodiler içerdikleri C halkasýndaki deðiþimlere göre altý ana alt gruba ayrýlabilir: flavonlar, flavanoller, flavanonlar, katekinler, antosiyanidinler ve isoflavonlar 23,29,43. Çeþitli bitkisel kaynaklý besin ve içecekler (meyvalar, sebzeler, çay, kakao, þarap) flavonoidlerden zengindir. Bir flavonol olan quercetin besinlerde (özellikle soðanda) bolca bulunur. Çay da flavonol ve flavon grubundan olan quercetin ve kaempferolden zengindir 29. Flavonoidler serbest radikal yakalayýcýsý olmalarý, enzim aktivitelerini düzenlemeleri, hücre çoðalmasýný inhibe etmeleri, antibiyotik, antiallerjen, antidiyareik, antiülser ve antiinflamatuvar ilaç gibi hareket etmeleri dolayýsý ile araþtýrmacýlarýn ilgisini çekmektedir 19,23. Son yýllarda yapýlan çalýþmalar flavonoidlerin oksidatif DNA zedelenmesini serbest radikal tutulmasý dýþýnda mekanizmalarla önlediðini göstermektedir. Endojen antioksidanlarýn korunup ve güçlendirilmesi yolu ile de etkili olabilirler. Flavonoidlerin çoðu glutatyon-stransferazý (GST) aktive etme yeteneðine sahiptir. Quercetin, myricetin ve fisetin gibi flavonoidler istatistiksel olarak anlamlý derecede GST aktivitesini artýrarak etkili olur. GST nin mutajenik potansiyeli bulunan ksenobiyotikleri detoksifiye ederek etkili olduðu düþünülmektedir. Böylece, GST yi arttýrarak etkili olan bileþiklerin oksidatif stresi azalttýðýný ve mutajenik ksenobiyotikleri detoksifiye etiðini söyleyebiliriz 29. Finlandiya da 9959 kadýn ve erkek üzerinde yapýlan bir çalýþmada flavonoid alýmý ile kanser arasýnda ters bir iliþki saptanmýþtýr. Flavonoid alýmý yüksek olanlarda 24 yýllýk izlem sonunda akciðer kanseri oranýnýn %50 azaldýðý gösterilmiþtir 44. Hawai de elma ve soðan tüketimi ile akciðer kanseri arasýnda ters bir iliþki belirlenmiþtir 45. Soðan tüketimi ile plazmada quercetin düzeylerinin, lenfosit DNA sýnda kýrýlganlýk direncinin arttýðý ve idrarda oksidatif metabolitlerin azaldýðý gösterilmiþtir 6. Elma ekstreleri in vitro olarak tümör hücre çoðalmasýný baskýlamaktadýr. Kabuklu 50 mg elma (yaþ olarak) tümör hücresi çoðalmasýný %42, kabuksuz 50 mg elma ise tümör hücresi çoðalmasýný %23 oranýnda baskýlayabilmektedir 6. Ýnsan vücudundaki doðal östrojenler gibi davranan bazý kimyasal maddelere fitoöstrojenler denilmektedir 1. Bu bileþiklerin östrojenik etkisi zayýftýr. Fitoöstrojenler hem östrojen agonisti hem de antagonisti gibi davranabilir. Östrojen agonisti olarak östrojenik etki yapar. Antagonist olarak da östrojen

6 74 Coþkun Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Dergisi Ocak - Mart 2005 reseptörlerini tutarak doðal östrojen etkilerini baskýlar 46,47. Östrojenler erkek ve kadýn üreme sisteminin büyüme ve fonksiyonunu etkiler, iskelet ve santral sinir sisteminin düzenli iþleyiþini saðlar, kardiyovasküler sistemi korur, kolon kanserine ve derinin yaþlanmasýna karþý organizmayý korur 48. Östrojenlerin vücuttaki bu etkileri gözönünde bulundurulduðunda fitoöstrojenlerin saðlýk üzerinde etkili olduðunun saptanmasý sürpriz olmaz. Birçok kadýn östrojen yerine koyma tedavisinde düzensiz kanamalara neden olabilen, meme ve endometrium kanseri riskini artýrabilen doðal östrojen yerine fitoöstrojenleri tercih etmektedir 46. Menapoz sonrasý osteoporozun ana nedeni östrojen eksikliðidir. Östrojene benzer lignan ve izoflavon gibi bileþiklerin verilmesinin osteoporozu önleyebileceði düþünülmektedir 46,49. Fitoöstrojenler özellikle hormon baðýmlý olan kanserlerin kontrol ve önlenmesinde rol oynar. Meme kanseri, hipospadias, testis ve prostat kanseri gibi östrojen iliþkili kanserler fitoöstrojen alýmýnýn yüksek olduðu ülkelerde daha düþük orandadýr 36. Örneðin, vejeteryanlarda ve Akdeniz havzasýnda yaþayanlarda meme kanseri oraný düþük, idrarla fitoöstrojen atýlýmý yüksektir. Soya tüketiminin yüksek olduðu Hong Kong ve Singapur da, meme kanseri oraný düþüktür 6. Fitoöstrojenlerin kanser önleyici olasý mekanizmalarý arasýnda; DNA topoizomerazýnýn inhibisyonu, anjiogenezin baskýlanmasý, kanserli hücrelerin farklýlaþmasýnýn ve apoptozunun indüklenmesi sayýlabilir 46,47. Hücresel ve moleküler düzeydeki diðer etkileri arasýnda; steroid ve yað asitlerinin biyosentezi, serumda steroid taþýyýcý proteinlerin (seks steroidi baðlayýcý protein, alfa-fetoprotein) ve hormonlarýn hücre içinden ve membranlardan membran ve çekirdek reseptörlerine taþýnmasý sayýlabilir 46. Soya fasulyesi önemli bir fitoöstrojen kaynaðýdýr 9. Soyanýn kanser, kardiyovasküler hastalýk, osteoporoz önleme ve tedavisinde, menopoz semptomlarýnýn hafifletilmesinde rolü vardýr 9,36,46,47. Soyada antikarsinojenik etkili proteaz inhibitörleri, fitosteroller, saponinler, fenolik asit, fitik asit ve izoflavonlar bulunur. Soya genistein ve diadzein gibi östrojenik steroidlere yapýsal benzerliði olan izoflavonlardan zengindir. Zayýf östrojenik etkili izoflavonlar reseptörleri tutarak etkin doðal östrojenler ile yarýþýrlar 7. Bu mekanizma soyadan zengin diyet alan Asyalý kadýnlarda östrojen baðýmlý kanserlerin neden az görüldüðünü açýklar 34,46,50,51. Genistein soyada kanser riskini azaltan en önemli maddedir. Altý ay süreyle günde 40 gr izole soya proteini tüketimi ile lumbal vertebralarda kemik mineral dansitesinin önemli þekilde arttýðý gösterilmiþtir 34. Antioksidanlarýn aterosklerozun önlenmesinde etkili olabileceði ileri sürülmüþtür. Okside düþük dansiteli (LDL)-kolesterol aterogenez ve kalp hastalýðý ortaya çýkýþýnda rol oynamaktadýr. Okside LDL-kolesterol makrofajlar tarafýndan alýnýr, kolesterol esteri birikir, makrofaj köpük hücresi halini alýr ve ateroskleroz oluþur 7,52. LDL-kolesterol ile birlikte diyetle alýnan antioksidanlar kolesterolun oksidasyonunu önler 52. Soya ürünleri insanlarda LDL oksidasyonunu azaltmada etkin bulunmuþtur. Diyette bir kýsým et yerine soya proteini tüketilmesiyle LDL-kolesterol düzeylerinin dolayýsý ile de koroner kalp hastalýðý geliþme riskinin azaldýðýna iþaret eden kuvvetli bilimsel kanýtlar vardýr 4,36. Soyada bulunan izoflavonoidler baðýrsaklarda zayýf etkili östrojenler üreterek kolesterol düzeylerini düþürmektedir 53. Soya ve türevleri çeþitli tip kanserlerin, osteoporozun, diyabet, böbrek hastalýðý, menopoz semptomlarý ve kardiyovasküler hastalýk riskinin azaltýlmasýnda kullanýlmaktadýr. Soyanýn kolesterol düþürücü etkisi yaklaþýk 90 yýl önce keþfedilmiþtir. Soyada aðýrlýkça %20 oranýnda yað bulunmaktadýr ve bu yað dengelidir (%61 çoklu, %24 tekli doymamýþ ve %15 doymuþ yað asitleri içerir). Kardiyovasküler risk azaltýcý etkisi en belirgin olandýr. Soya proteini eklenmesiyle total kolesterolde %9.3, LDLkolesterolde %12.9 ve trigliseridlerde %10.5 azalma, yüksek dansiteli lipoprotein (HDL)- kolesterolde ise zayýf bir artma (%2.4) olmaktadýr. Total kolesterol ve LDL-kolesterol düzeylerinde düþme olabilmesi için günde 25 gr soya proteini tüketilmelidir 7,34. Flavonoid tüketiminin artmasý ile koroner kalp hastalýðý görülmesi arasýnda ters bir iliþki vardýr (antioksidan ve antitrombotik etkilerine baðlý olarak) 54. Japonya da yürütülen bir çalýþmada flavonoid (quercetin, myricetin, kaempferol ve luteolin) alýmýnýn artmasýyla plazma total kolesterol ve LDL-kolesterol konsant-

7 Cilt 48 Sayý 1 Fonksiyonel Besinlerin Saðlýðýmýz Üzerine Etkileri 75 rasyonlarýnýn azaldýðý görülmüþtür. Finlandiya daki bir baþka çalýþmada ise quercetin den zengin elma ve soðan tüketimi arttýðýnda koroner mortalite azalmýþ olarak bulunmuþtur 55. Çözünür lif beta-glukan içeren yulaf unu günde 5-10 gr tüketildiðinde kalp hastalýðý riski azalmaktadýr. Düþük yaðlý diyete ek olarak bir tahýl ürünü olan psyllium tüketildiðinde kan kolesterol ve LDL-kolesterol düzeyleri dolayýsý ile de koroner kalp hastalýðý riski azalmaktadýr 4,7,9,34,53,56. Fitosterollerin hiperkolesterolemik hastalarda plazma kolesterol düzeylerini azaltabileceðinin anlaþýlmasý 1983 yýlýnda kolesterolle yapýsal benzerliklerinin ortaya konulmasýndan sonradýr. Fitosterollerin kimyasal yapýsý yan zincirleri deðiþik olsa da kolesterolunkine benzemektedir (Þekil 1). Hemen bütün sebzelerde fitosterol bulunursa da en yoðun bitkisel yaðda vardýr. Ýnsanlarda fitosteroller serum kolesterol düzeylerini azaltmaktadýr 19, Temel kolesterol düþürücü etkilerini baðýrsaklardan kolesterol emilimini inhibe ederek yapmaktadýr. Miseller içinde çözünürlükte kolesterolle yarýþarak, kolesterolle birlikte kristalize olarak çözünmez karýþýk kristaller yaparak ve lipazla hidrolizi bozarak da etkili olmaktadýr. Bitkisel steroller kolesterol uptake ini de bozar. Sonuçta kolesterol düzeyleri düþer, dýþký ile atýlan kolesterol miktarýnda artma olur 58. Stanol esterleri ekmeðe sürülmek üzere hazýrlanmýþ tereyaðý ve margarinlere eklenmeye baþlamýþtýr. Stanol esterleri diyette ve safrada bulunan kolesterolun baðýrsaklardan emilimini bozar 7. Alfa-linoleik asit içeren keten tohumu tüketimi ile de LDL-kolesterol düzeyleri ve trombosit agregasyonu azalmaktadýr 34. Fitosteroller E-sitosterol Stigmasterol Kampesterol Fitostanoller E-sitostanol Kampestanol Kolesterol Þekil 1. Bazý fitosterol, fitostanollerin ve kolesterolun kimyasal yapýsý. Kolesterol ile yapýsal benzerlikleri dikkat çekmektedir. Düþük molekül aðýrlýklý katekinden, yüksek molekül aðýrlýklý olanlarýna veya tannine kadar deðiþen spektrum içinde yer alan polifenol bileþikleri vardýr. Çay, çikolata ve kýrmýzý þarap polifenollerden zengindir. Antioksidan özellikteki bu bileþikler kanser ve koroner kalp hastalýðý riskini azaltmaktadýr. Biyolojik etkileri arasýnda serbest radikallerin ve metallerin tutulmasý da vardýr li yýllarda Fransa nýn belli bölgelerinde yaþayan ve bol miktarda kýrmýzý þarap tüketen bireylerde yüksek oranda yað tüketimine karþýn diðer batý toplumlarýna göre kalp hastalýðý oranýnýn düþük oluþu araþtýrmacýlarýn dikkatini çekmiþtir. Daha sonraki araþtýrmalarda kýrmýzý üzümün kabuðunda antioksidan özellikli polifenolik bileþiklerin olduðu saptanmýþtýr. Alkol almak istemeyenler kýrmýzý üzümün suyunu içtiklerinde de ayný etkiyi elde edilebilmektedir. Üzüm suyu tüketimi ile trombosit agregasyonu da azaltýlabilmektedir 60. Kýrmýzý þarap beyaz þaraba göre polifenolik bileþiklerden kat daha zengindir 34. Polifenolik bileþikler LDL-kolesterolun oksidasyonunu önler 7,61,62. Çaydaki polifenolik bileþikler kanser ve kardiyovasküler hastalýklara karþý koruyucudur 7. Japon kadýnlarýnda günde beþ bardak ya da daha çok çay içilmesinin evre I ve II meme kanseri tekrarlarýný azalttýðý gösterilmiþtir 34. Çaydaki katekinler kanser ve kardiyovasküler hastalýk riskini azaltmaktadýr. Yeþil çay katekinlerden zengindir 7, Son zamanlarda polifenollerden zengin ve kalp üzerinde olumlu etkileri olduðu belirlenen bir baþka besin de çikolatadýr. Çikolatada LDL nin oksidasyonunu azaltan flavonoid (prosiyanidin) vardýr. Fitosterolle zenginleþtirilmiþ çikolata tüketimi serum kolesterol düzeylerini düþürmede alternatif bir yaklaþým olabilir 66,67. Sebze ve meyvalardan zengin diyet sadece kanser ve kardiyovasküler hastalýk riskini deðil diyabet ve yaþa baðlý maküler dejenerasyon riskini de azaltmaktadýr 6,24,68,69. Fitokimyasallarýn trombosit agregasyonunu ve kan basýncýný azaltmada da etkili olduðu görülmüþtür. Soya ve özellikle soyadan elde edilen östrojen benzeri bileþikler kan basýncý üzerinde etkilidir 40. Ýzoflavonlar bitkisel kaynaklý östrojenler olduklarýndan tansiyon ve/ veya arter direncini düþürücü etkilerinin olmasý beklenir 7. Walker ve arkadaþlarý 70 genisteinin

8 76 Coþkun Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Dergisi Ocak - Mart beta sterol kadar etkin bir þekilde nitrik oksit aracýlýklý olarak brakial arterde vazodilatasyon yaptýðýný göstermiþlerdir. Hayvansal kaynaklý fonksiyonel besinler Omega-3 yað asitleri Hayvansal kaynaklý fonksiyonel besinlerden en önemlisi somon, ton, uskumru, sardalya gibi balýklarda bulunan omega-3 yað asitleridir 35. Omega-3 yað asitleri poliansatüre uzun zincirli (18-22 karbon uzunlukta) yað asitleridir ve çok sayýdaki çift baðlardan ilki molekülün metil ucundan baþlayarak üçüncü karbon atomunda yerleþiktir. Omega-3 yað asitlerinden önemli olan ikisi eikozapentaenoik asit (EPA; 20:5) ve dokozahekzaenoik asittir (DHA; 22:6). DHA hücre membranlarýnda, beyin ve retinada bulunur ve bu bölgelerin iþlevi için gereklidir 7,71. Saðlýðýmýz üzerinde çok önemli olumlu etkileri vardýr. Örneðin hipertansiyon, Crohn hastalýðý, romatoid artrit ve astým tedavisinde etkilidir. Koroner arter hastalýðý riski ve serum trigliserid düzeylerini azaltmaktadýr 53,72. Meme ve akciðer kanserini azalttýðýný gösteren veriler vardýr. Fetal yaþamda sinir dokusu da dahil yeni doku oluþumu ve neonatal beynin geliþmesi için gereklidir 9. Omega-3 ile zenginleþtirilmiþ diyet almakta olan deney hayvanlarýnda öðrenme ve bellek geliþimi daha iyi olmuþtur. Batý toplumlarýna kýyasla Greenland Eskimolarý nda akut miyokard enfarktüsü görülme sýklýðýnýn çok az olduðu eski yýllardan beri bilinmektedir. Omega-3 yað asitlerinin miyokardý elektrik olarak stabilize ettiði, ventriküler aritmi olasýlýðýný düþürdüðü ve ani ölüm riskini azalttýðý düþünülmektedir (Tablo II). Omega-3 yað asitlerinin antienflamatuvar, antitrombotik ve antiaterojenik etkileri de vardýr 71,73. Omega-3 yað asitleri LDL-kolesterol düzeylerini düþürür. Günde 35 gr veya daha çok balýk tüketimiyle ani enfarktüslere baðlý ölüm oraný önemli ölçüde azaltýlabilir. Haftada en az bir öðün balýk yemekle kardiyovasküler hastalýk riskinin önemli oranda düþürülebileceði gösterilmiþtir 34,74,75. On bir randomize kontrollu çalýþmanýn meta-analizinde omega-3 yað asidi tüketimi ile miyokard enfarktüsü mortalitesi ve kardiyovasküler hastalýktan ölümlerin azaldýðý bulunmuþtur 76. Omega-3 yað asitlerinin kan basýncýný ve plazma lipidlerini düþürücü, trombosit agregasyonunu ve enflamatuvar yanýtý azaltýcý etkisi iyi bilinmektedir. Hücresel immün yanýtýn kontrolunda da rolü vardýr 71,77. Tablo II. Omega-3 yað asitlerinin kalp üzerine olumlu etki mekanizmalarý Anti-aritmik Membran iyon kanallarýný etkiler Ventriküler fibrilasyon eþiðini arttýrýr Kalp hýz deðiþkenliðini arttýrýr Ýskemik ve reperfüzyon zedelenmesini sýnýrlar Anti-aterojenik Trigliserid ve VLDL yi azaltýr, HDL-C yi de orta derecede arttýrýr Düz kas hücrelerinin göçü/proliferasyonunu inhibe eder Antienflamatuvar (IL-6, MCP-1 ve TNF yi azaltýr) Hücre adezyon moleküllerinin ekspresyonunu azaltýr Antitrombotik Trombositlerin agregasyon/reaktivitesini azaltýr Plazma vizkozitesini azaltýr Koagülasyon faktörlerini etkiler (kanama zamanýný arttýrýr, TF yi azaltýr) Fibrinolizisi arttýrýr (?) Vazoprotektif Vasküler endotel hücre iþlevlerini düzenler (nitrik oksit temin eder) Reseptör-agonist etkileþimini düzenler Kan basýncýný düþürür End-organ zedelenmesini azaltýr IL interlökin, MCP monosit kemoatraktan protein, TNF tümör nekrozis faktör, TF doku faktörü.

9 Cilt 48 Sayý 1 Fonksiyonel Besinlerin Saðlýðýmýz Üzerine Etkileri 77 Omega-3 yað asitleri artrit, psöriyasis ve enflamatuvar baðýrsak hastalýklarýnda enflamasyonu azaltýcý hormon benzeri yararlý bileþikler yapýlmasýna yardýmcý olur. Omega-3 yað asidi desteði romatoid artritte semptomlarýn þiddetini azaltmakta, nonsteroid antienflamatuar ilaç kullanýmýný en aza indirmektedir (Tablo III). Romatoid artritli hastalarýn dengeli bir þekilde omega-3 yað asitleri ve antioksidanlarý içeren bir diyet tüketmeleri önerilmektedir 7,9,35. Çalýþmalar omega-3 yað asitleri tüketimi ile Alzheimer sýklýðý arasýnda ters bir orantý olduðunu göstermektedir. Haftada en az bir porsiyon balýk tüketenlerde seyrek olarak balýk tüketenlere göre Alzheimer görülme riski %60 oranýnda azalmaktadýr 78,79. Omega-3 yað asitleri bazý psikiyatrik bozukluklarda da etkili bulunmuþtur. Emosyonel bozukluklar, major depresyon, bipolar bozukluk, þizofreni ve demansta yararlý olabileceði yönünde veriler vardýr. Gebelik sýrasýnda ve laktasyon döneminde görülen psikiyatrik bozukluklarda da güvenle kullanýlabilir 80 (Tablo III). Tablo III. Omega-3 tüketimi ile önlenebilen ya da þiddeti azaltýlabilen hastalýklar Koroner kalp hastalýðý ve inme Süt çocukluðu döneminde esansiyel yað asidi eksikliði (retina ve beyin geliþimi) Otoimmün bozukluklar (lupus nefropatisi) Crohn hastalýðý Meme, kolon ve prostat kanserleri Hafif hipertansiyon Romatoid artrit Nekrotizan enterokolit (NEC) mortalitesi yüksek bir yenidoðan hastalýðýdýr. NEC oluþumunda trombosit aktive edici faktör (PAF), lökotrienler (LT) ve tümör nekrozis faktör gibi enflamatuar mediatörler rol oynar. PAF ve LT-B 4 gibi endojen salgýlanan bileþikler hipoksik intestinal nekroz geliþiminde rol oynar. Diyete omega-3 yað asitlerinin eklenmesi baðýrsaklarda PAF ve LT-B 4 salýnýmýný ve hipoksik baðýrsak nekrozunu önler 81. PAF ve LT-B 4 hipoksik-iskemik beyin zedelenmesinin patogenezinde önemli rol oynar. Omega-3 yað asitlerinin beyinde PAF ve LT-B 4 yapýmýný inhibe etmesi hipoksik-iskemik beyin zedelenmesinin tedavi ve/veya önlenmesinde yeni ufuklar açmaktadýr 82. Linoleat tüketiminin artmasý ile daha çok yað asidi oksidasyon yolaklarýna gönderilir, LDL sentezi için daha az yað asidi kalmýþ olur. Çoklu doymamýþ yað asitlerinin (PUFA) asidi oksidasyonunu saðlayan genleri aktive ettiði, yað asitlerinin sentez ve depolanmasýný saðlayan genleri baskýladýðý anlaþýlmýþtýr. Bu veriler, PUFA nýn yakýn bir gelecekte yað asidi oksidasyonunu arttýrarak ve yað dokusu kaybýný arttýrarak obesite tedavisinde kullanýlabileceðine iþaret etmektedir. Böylesi bir yaklaþým nütrisyonel genetik veya nutrigenomics kavramlarýný ön plana çýkarmaktadýr Konjuge linoleik asit Bir diðer hayvansal kaynaklý fonksiyonel bileþen konjuge linoleik asittir (CLA). Geviþ getiren hayvanlarýn etlerinde ve süt ürünlerinde bol bulunmaktadýr 7,48, Antikarsinojenik ve antiaterojeniktir. Vücutta yað dokusunu azaltýp yaðsýz dokuyu arttýrmaktadýr. Eikasonoid yapýmýný düzenler ve immün yanýt üzerinde olumlu etkiler yapar. Antikarsinojen etkisi retinolunkine benzer. Hayvan deneylerinden elde edilen ilk veriler CLA nýn kemik mineral dansitesini arttýrdýðýna iþaret etmektedir 7,35,48,87. Fonksiyonel besinler saðlýðýmýzý olumlu etkilemekle birlikte bir besinin sihirli mermi olduðu düþünülmemelidir. Fonksiyonel besinlerin saðlýk üzerindeki olumlu etkilerinden yararlanýlabilmek için sebze, meyva ve zenginleþtirilmiþ besinleri de içeren dengeli bir diyet tüketilmelidir 12,35. Güvenirlik Genel olarak fonksiyonel besinlerin güvenli olduklarýný söyleyebiliriz. Fonksiyonel besinlerin çoðu yýllardýr herhangi bir güvenirlik kuþkusu yaratmaksýzýn kullanýlagelmektedir. Modifiye edilerek ortaya konulmuþ fonksiyonel besinlerin tüketimi önerilmeden once ayrýntýlý güvenirlik araþtýrmalarý yapýlmalýdýr 12. Bazý fonksiyonel besinler ise özellikle fazla miktarlarda tüketildiklerinde zararlý olabilir. Kronik bir hastalýðý olanlar, gebe ve emzikliler, hekim tarafýndan önerilen bir ilacý kullananlar ve cerrahi giriþim planlanmýþ hastalar diyetlerinde bir deðiþiklik yapmadan önce bir saðlýk çalýþanýna danýþmalýdýr 12. Fonksiyonel besinlere iliþkin; besinlerin fiyatlarýný arttýrma için bir araç olabileceði, diðer

10 78 Coþkun Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Dergisi Ocak - Mart 2005 yönlerden beslenmesi yetersiz ve dengesiz olanlarýn bunu fonksiyonel besin tüketimi ile kompanse etme yönüne gidebilecekleri, çok sayýda besinin zenginleþtirilmesiyle toksisite riskinin artabileceði ve bazý durumlarda kendi kendine tedavi yaklaþýmý ile profesyonel bir yardým almada ve tanýda gecikmeler olabileceði endiþeleri bulunmaktadýr 90 Fonksiyonel besin bileþenlerinin yararlý mý yoksa zararlý mý olduðu sorusunun yanýtý doðru dozun kullanýlýp kullanýlmadýðý gerçeðinde saklýdýr 32. Yüksek konsantrasyonlarda fenolik bileþikler antinütrient ve toksin gibi davranabilir. Bütün araþtýrýcýlarýn üzerinde fikir birliðine ulaþtýklarý konu fitokimyasallarýn doðal ve dengeli bir þekilde bulunduklarý yiyecekler ile tüketilmeleri gereðidir 2,12,32,35. Pre-, pro- ve sinbiyotikler Son yýllarda prebiyotik ve probiyotik terimleri sýkça iþitilmeye baþlanmýþ olup, bilim adamlarýnýn da ilgisini daha çok çekmeye baþlamýþtýr. Prebiyotik ve probiyotikler fizyolojik iþlevleri geliþtirdikleri, saðlýðý olumlu yönde etkiledikleri ve hastalýklarý önledikleri için fonksiyonel besinler grubunda incelenmektedir. Bir besin bileþeninin prebiyotik olarak nitelenebilmesi için mide ve pankreas enzimlerine dirençli olmasý, fermente olarak seçici bir biçimde bir veya daha çok türden bakterinin çoðalmasýný saðlamasý koþullarý aranmaktadýr 7,10,91. Probiyotikler ise patojen mikroorganizmalarýn çoðalmasýný baskýlamaktadýr. Ýnulin gibi fruktanlar prebiyotikler için prototip oluþturur, gastrointestinal sistemin üst kýsýmlarýndan sindirim enzimlerinden etkilenmeden geçer, bifidobakteriler için besin rolü oynar, onlarýn çoðalmalarýný seçici olarak uyarýr ve patojen bakterilerin azalmasýna neden olur. Prebiyotiklerin baðýrsaklarda fermentasyonu kalsiyum gibi minerallerin emilimini kolaylaþtýrýr 92,93. Prebiyotikler inülin, frukto- ve galaktooligosakkarit gibi kýsa zincirli karbohidratlardýr ve endojen kolon bakterileri için substrat görevi görürler (Tablo IV). Baðýrsaklarda normal olarak bulunan bakterileri besleyerek saðlýklý olma durumu devam ettirilebilir ve gastrointestinal sistemin normal iþlevini yerine getirmesi saðlanabilir. Prebiyotiklerin en belirgin yararlý etkileri kolonik mikroflorada yer alan laktobasiller ve bifidobakterilerin çoðalmasýný seçici olarak uyarmaktýr 3,7. Prebiyotiklerin kalýn baðýrsaklarda fermentasyonu ile laktat, kýsa zincirli yað asitleri (asetik, bütirik ve propiyonik asitler), hidrojen gazý, karbondioksit ve metan açýða çýkar, baðýrsak ph sýnda önemli derecede düþme olur. Baðýrsak ph sýnýn düþmesinin çeþitli yararlarý vardýr; potansiyel zararlý etkileri olan mikroorganizmalarý inhibe eder, sekonder safra asitlerini azaltýr, kalsiyum, magnezyum, demir ve çinko gibi minerallerin çözünürlük ve absorpsiyonunu arttýrýr 94. Ayrýca prebiyotik varlýðýnda mikroflora fitaz aktivitesi ile çözünür lif içindeki kalsiyum ve diðer mineralleri baðlayan fitik asidi parçalar. Yüzde 5 fruktooligosakkarit içeren diyetle beslenen sýçanlarda kalsiyum emiliminde %60-65 artýþ olduðu gösterilmiþtir. Sýçanlarýn kemik mineral dansitesindeki azalma da kontrol altýna alýnmýþtýr 95. Tablo IV. Prebiyotik çeþitleri Sýnýflama Disakkaritler Laktüloz Laktitol Oligosakkaritler Fruktooligosakkaritler (FOS) Soya oligosakkaritleri Galaktooligosakkaritler Polisakkaritler Ýnülin Dirençli niþasta Kaynaðý/üretim þekli Laktoz/sentetik Laktoz/sentetik Baklagiller, sebzeler, tahýllar/ekstraksiyon,hidroliz Soya/ekstraksiyon, hidroliz Laktoz/sentetik Baklagiller, sebzeler, tahýllar/ekstraksiyon Baklagiller, sebzeler, tahýllar/ekstraksiyon

11 Cilt 48 Sayý 1 Fonksiyonel Besinlerin Saðlýðýmýz Üzerine Etkileri 79 Prebiyotik karýþýmlar aðýzdan beslenmeye baðýrsaklarýn toleransýný arttýrmada da kullanýlabilir. Prematüre bebek mamalarýna frukto- ve galaktooligosakkarit eklenmesi bifidobakterilerin çoðalmasýný uyarýr, yumuþak ve sýk dýþkýlama saðlar 96,97. Oligosakkaritler 3-10 monosakkarit monomerinden oluþmaktadýr. Bitkilerin çoðunda bulunmakla birlikte en çok pýrasa, enginar, soðan, patlýcan, hindiba ve sarmýsakta bulunur. Anne sütündeki oligosakkaritler karbohidratlarýn önemli bir kýsmýný oluþturur bebekleri ishale ve büyük olasýlýkla solunum sistemi ve orta kulak enfeksiyonlarýna karþý korur 98. Probiyotikler baðýrsaklarda mikrobiyal dengeyi saðlayarak konakçýnýn saðlýðýný olumlu yönde etkileyen canlý mikroorganizma desteði olarak tanýmlanabilir 3,7,10,35,91, Ýnsan gastrointestinal sisteminde (GIS) 500 den fazla türde mikroorganizma barýnmaktadýr. Sayýca vücudumuzu oluþturan hücrelerin on katýdýr 8. Doðuþta steril olan gastrointestinal sistem kýsa süre içinde çevreden alýnan mikroorganizmalar ile kolonize olur. Doðum þekli, hijyen, antibiyotik ve diðer bazý ilaçlarýn kullanýmý gastrointestinal sistemde kolonizasyonu etkiler. Saðlýklý bireylerde yararlý ve zararlý mikroorganizmalar denge halinde bulunmaktadýr. Antibiyotik kullanýmý, radyasyon tedavisi, stres ve enfeksiyon bu dengeyi bozar, çeþitli enfeksiyonlar, immünoenflamatuar ve otoimmün hastalýklara olan yatkýnlýðý arttýrýr. Son yýllardaki çalýþmalar probiyotik mikroorganizmalarýn bu dengeyi yeniden saðlayarak saðlýðý olumlu yönde etkilediðini göstermektedir 8,103,104. Nobel ödülü kazanmýþ bir Rus Mikrobiyoloðu olan Elie Metchnikoff 1908 yýlýnda baðýrsaklardaki yararlý mikroorganizmalarýn saðlýk üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çeken ilk kiþidir. Bu görüþe yönelten gözlem fermente süt ürünlerini fazlaca tüketen Bulgar köylülerinin uzun yaþamalarý olmuþtur. Metchnikoff baðýrsaklardaki zararlý mikro-organizmalarýn yaþamý kýsaltan ve hastalýklarý davet eden toksinler salgýladýðýný, yoðurt tüketimi ile laktobasillerin egemen duruma geçip zararlý mikroorganizmalarýn yerini aldýðýný ileri sürmüþtür 7,8. Probiyotik tüketiminin çeþitli yararlarý vardýr; immün sistemin uyarýlmasý ve regülasyonu, enterik enfeksiyonlara karþý koruma, atopinin ve immünoenflamatuar hastalýklarýn önlenmesi (enflamatuvar baðýrsak hastalýklarý gibi), laktoz intoleransý belirtilerinin hafifletilmesi, kan kolesterol düzeylerinin düþürülmesi ve kanserin önlenmesi baþlýcalarýdýr 3,7,10,100,101, Rotavirusa baðlý ishal nedeni ile hastanede yatmakta olan çocuklara laktik asit bakterilerinin verilmesiyle ishal süre ve þiddetinde azalma olmuþtur yýllarý arasýndaki süreyi kapsayan bir meta-analizde probiyotik verilen grupta plasebo grubuna göre ishal sýklýðýnda 1.6 kez/gün, süresinde 0.7 gün kýsalma olduðu saptanmýþtýr 114. Probiyotiklerin antibiyotik iliþkili ishal ve C. difficile ishallerinin önlenmesi ve tedavisindeki etkinliðine iþaret eden çok sayýda çalýþma vardýr 8, Probiyotiklerin seyahat ishallerindeki etkinliði konusunda yapýlan çalýþmalar çeliþkili sonuçlar vermektedir 8. Bazý özel laktobasil suþlarýnýn oral alýmý ile H. pylori enfeksiyonlarýný önleyici etkileri olduðunu bildiren çalýþmalar vardýr Bakteriyel vajinozis prematür eylem riskini arttýrmaktadýr. Antibiyotik kullanýmý ile bu risk çok fazla azaltýlamamaktadýr. Bakteriyel vajinoziste floradan laktobasillerin kaybolmasý, probiyotik tedavisi ile laktobasiller yerine konulduðunda normal floranýn saðlanabileceði ve prematür eylemin önlenebileceði görüþünü ortaya getirmiþtir Bazý laktobasil suþlarý oral olarak alýndýðýnda veya intravajinal uygulandýðýnda vajinada kolonize olarak aralarýnda Gardneralla ve E. coli gibi patojenlerin de yer aldýðý mikroorganizmalarý yok etmekte, immün yanýtý düzenlemekte ve prematür eyleme yol açan mediyatör salýným sistemini bozmaktadýr 127. Prematür eylem bütün neonatal morbidite ve mortalitenin %75 inden sorumludur. Böyle bebekler serebral palsi, biliþsel bozukluklar, körlük, solunum sistemi hastalýklarý, yenidoðan yoðun bakým komplikasyonlarý ile karþý karþýyadýr Baðýrsak florasýnýn sistemik ve mukozal immünitenin iþlevi ve geliþmesinde önemli rol oynadýðý bilinmektedir. Probiyotikler hem özgül, hem de özgül olmayan yanýtlarý etkiler. Bu etkilerini makrofaj aktivasyonu, sitokin düzeylerini, natural killer hücre aktivitesini ve/ veya immün globulin düzeylerini arttýrarak yerine getirir 107.

12 80 Coþkun Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Dergisi Ocak - Mart 2005 Baðýrsak iliþkili lenfoid doku (GALT) vücuttaki en büyük sistemdir; kan, dalak ve periferik lenf nodlarýnda olduðundan çok daha fazla lenfoid hücre içerir. Probiyotikler baðýrsaklarda patojen mikroorganizmalarý inhibe etmekten baþka immün düzenleyici, laktoz intoleransý belirtilerin þiddetinin hafifletilmesi, serum koleterol düzeylerinin düþürülmesi, vitamin B ve K sentezi gibi etkilere sahiptir 107. Atopide T helper 2 (Th2) yolu aktivedir, IL-4 salýnýr ve IgE artýþý ile eozinofili vardýr. Normal bireylerde ise Th1 yolu çalýþmaktadýr, interferongama salýnýr, Th2 hücrelerin geliþimi baskýlanýr. Son çalýþmalarla atopik egzema, sistemik enflamatuar yanýt ve atopik hastalýklarýn önlenmesinin probiyotik mikroorganizmalar ile olasý olduðu bildirilmektedir 107,128,129. Probiyotik mikroorganizmalar þu kriterleri karþýlamalýdýr: (1) konakçýda yararlý etkileri olmalý, (2) gastrointestinal sistemden geçiþ sýrasýnda canlý kalabilmeli, (3) baðýrsak epitel hücrelerine tutunabilmeli, (4) patojenlere karþý antimikrobiyal maddeler salgýlamalý, (5) intestinal mikroflora dengesini saðlamalý 101 (Tablo V). Tablo V. Probiyotik mikroorganzimalarda aranan özellikler Patojen ve toksijenik olmama Ýnsan kaynaklý olma Mide asidi ve saftaya dirençli olma Baðýrsak hücre epiteline tutunabilme Gastrointestinal sistemde geçici olarak kolonize olabilme Doðal floraya adapte olabilme Antimikrobiyal özellikte salgý yapabilme Konakçýnýn saðlýðýna olumlu katký yapma Probiyotiklerin etki mekanizmalarý halen spekülatif olmaktan öteye gidememektedir. Olasý mekanizmalar arasýnda; patojenleri inhibe eden maddeler salgýlama, patojenlerin baðýrsak duvarýna tutunmasýný önleme, mikrobiyal toksinlerin etkilerini inhibe etme, IgA yapýmýný arttýrma ve baðýrsak mukozasýna trofik etki vardýr. Probiyotikler patojenleri salgýladýklarý antimikrobiyal maddeler ile doðrudan etkileyebilir, baðýrsak ph sýný düþürerek laktik asit bakterilerinin çoðalmasýný arttýrýr, reseptör bölgelerini patojenlerden önce kapatarak patojen bakterilerin tutunmasýný önler, immün iþlevleri düzenler, immün düzenleyici hücreleri uyarýr, elveriþli besinler ve bazý büyüme faktörleri için patojen mikroorganizmalar ile yarýþýr. Laktobasiller bakteriyosin denilen maddeler salgýlar. Bu maddelerin patojen mikroorganizmalar üzerinde ölümcül etkileri vardýr 101,130. Bazý probiyotik mikroorganizmalarýn özellikleri ve bunlarýn insan saðlýðý üzerindeki etkileri belirlenmiþtir 101 (Tablo VI). Tablo VI. Kullanýlmakta olan probiyotikler Lactobacillus türleri L. acidophilus L. casei L. fermentum L. gasseri L. johnsonii L. lactis L. paracasei L. plantarum L. reuteri L. rhamnosus L. salivarius Bifidobacterium türleri B. bifidum B. breve B. lactis B. longum Streptococcus türleri S. thermophilus Mayalar Saccharomyces boulardii Probiyotikler mutajenik ve genotoksik etkileri antagonize ederek kanser riskini azaltmaktadýr. Probiyotiklerin kan lipidlerini düþürücü etkisi üzerinde de durulmaktadýr. Ön veriler probiyotik mikroorganizmalar veya bunlara tarafýndan gerçekleþtirilen fermentasyonun ürünlerinin kan basýncý kontrolunda rolü olabileceðine iþaret etmektedir 106, Laktik asit bakterilerinin intestinal motiliteyi düzenlediði ve muhtemelen baðýrsak ph sýný düþürerek kabýzlýk semptomlarýný hafiflettiði yolunda veriler vardýr 119,135. Ülseratif kolit ameliyatlarýndan sonra ileoanal poþ iltihaplarýna (pouchitis) sýkça rastlanýr. Probiyotikler poþ iltihabý geliþme riski ve sýklýðýný azaltmaktadýr. Poþun iþlevsel hale gelmesinde de etkili olur 119,136,137. Kontrollu bazý çalýþmalarýn sonuçlarý irritabl kalýn baðýrsak sendromunda, enflamatuar

13 Cilt 48 Sayý 1 Fonksiyonel Besinlerin Saðlýðýmýz Üzerine Etkileri 81 baðýrsak hastalýklarýnda da probiyotiklerin kullanýlabileceði görüþünü desteklemektedir 9, Bir ürün prebiyotik ve probiyotikleri birlikte bulunduruyorsa bu ürün sinbiyotik olarak adlandýrýlmaktadýr 7,91. Güvenirlik Probiyotiklerin etkinliði için günde bakteri alýnmalýdýr. Ýnsanlarda enfeksiyona neden olduðu konusunda veri yoktur 8. Probiyotik terimi ile canlý mikroorganizmalarý kullanýldýðý vurgulansa da inaktive probiyotik bileþenlerinin kullanýmý ile de yararlý etkiler elde edilebileceði gösterilmiþtir. Böyle ürünlerin raf ömrü uzun olmakta ve soðutmalý ortamlarda saklanmasý gerekmemektedir 8,141. KAYNAKLAR 1. Position of the American Dietetic Association: phytochemicals and functional foods. J Am Diet Assoc 1995; 95: Position of the American Dietetic Association: functional foods. J Am Diet Assoc 2004; 104: Haschke F, Firmansyah A, Meng M, Steenhout P, Carriè A-L. Monatsschr Kinderheilkd 2001; 149 (Suppl): S66- S Functional foods: nutrition therapy for tomorrow? nutrition_article-dec.html 5. Steinmetz KA, Potter JD. Vegetables, fruit, and cancer prevention: a review. J Am Diet Assoc 1996; 96: Liu RH. Health benefits of fruit and vegetables are from additive and synergistic combinations of phytochemicals. Am J Clin Nutr 2003; 78(Suppl): 517S- 520S. 7. Hasler CM. Functional foods: benefits, concerns and challenges a position paper from the American Council on Science and Health. J Nutr 2002; 132: Isolauri E, Ribeiro Hda C, Gibson G, et al. Functional foods and probiotics: Working Group Report of the First World Congress of Pediatric Gastroenterology, Hepatology, and Nutrition. J Pediatr Gastroenterol Nutr 2002; 35 (Suppl): S Jones PJ. Clinical nutrition: 7. Functional foods more than just nutrition. CMAJ 2002; 166: Charalampopoulos D, Wang R, Pandiella SS, Webb C. Application of cereals and cereal components in functional foods: a review. Int J Food Microbiol 2002; 79: What you need to know about new food words phytochemicals, functional foods, and nutraceuticals. PM1846.pdf 12. An introduction to functional foods, nutraceuticals and natural health products. introfuncfoods.htm 13. Hasler CM. The cardiovascular effects of soy products. J Cardiovasc Nurs 2002; 16: Farr DR. Functional foods. Cancer Letters 1997; 114: Kwak No-S, Jukes DJ. Fuctional foods. Part 1: the development of a regulatory concept. Food Control 2001; 12: Korver O. Healthy developments in the food industry. Cancer Lett 1997; 114: Questions and answers about functional foods. renderforprint=1 18. Hardy G, Hardy I, Ball PA. Nutraceuticals a pharmaceutical viewpoint: part II. Curr Opin Clin Nutr Metab Care 2003; 6: Dillard CJ, German JB. Phytochemicals: nutraceuticals and human health. J Sci Food Agric 2000; 80: Reid G. The role of cranberry and probiotics in intestinal and urogenital tract health. Crit Rev Food Sci Nutr 2002; 42 (Suppl): Biesalski HK. Nutraceuticals: the link between nutrititon and medicine. J Toxicol Cut & Ocular Toxicol 2002; 21: Heller IR, Siverglade B. Functional foods. Health boon or quackery? Bundesgesundheitsbl-Gesundheitsforsch- Gesundheitsschutz 2001; 44: Prior RL. Fruits and vegetables in the prevention of cellular oxidative damage. Am J Clin Nutr 2003; 78(Suppl): 570S-578S. 24 Nishino H, Murakoshi M, Ii T, et al. Carotenoids in cancer chemoprevention. Cancer Metastasis Rev 2002; 21: Bouic PJ. The role of phytosterols and phytosterolins in immune modulation: a review of the past 10 years. Curr Opin Clin Nutr Metab Care 2001; 4: Riboli E, Norat T. Epidemiologic evidence of the protective effect of fruit and vegetables on cancer risk. Am J Clin Nutr 2003; 78(Suppl): 559S-569S. 27. Block G, Patterson B, Subar A. Fruit, vegetables, and cancer prevention: a review of the epidemiological evidence. Nutr Cancer 1992; 18: Muller N, Alteheld B, Stehle P. Tomato products and lycopene supplements: mandatory components in nutritional treatment of cancer patients? Curr Opin Clin Nutr Metab Care 2003; 6: Ross JA, Kasum CM. Dietary flavonoids: bioavailability, metabolic effects, and safety. Annu Rev Nutr 2002; 22: Chen L, Stacewicz-Sapuntzakis M, Duncan C, et al. Oxidative DNA damage in prostate cancer patients consuming tomato sauce-based entrees as a whole-food intervention. J Natl Cancer Inst 2001; 93: Giovannucci E, Rimm EB, Liu Y, Stampfer MJ, Willett WC.A prospective study of tomato products, lycopene, and prostate cancer risk. J Natl Cancer Inst 2002; 94:

14 82 Coþkun Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Dergisi Ocak - Mart Barratt-Fornell A, Drewnowski A. The taste of health: nature s bitter gifts. Nutrition Today 2002; 37: Crowell PL. Monoterpenes in breast cancer chemoprevention. Breast Cancer Res Treat 1997; 46: What you need to know about the health benefits of functional foods. Publications/PM1798.pdf 35. Functional foods confer specific health benefits. /cfapps.naplesnews.com/sendlink/printthis.cfm 36. Kardinaal AF, Waalkens-Berendsen DH, Arts CJ. Pseudo-estrogens in the diet: health benefits and safety concerns. Trends Food Sci Technol 1997; 8: Rickard SE, Yuan YV, Chen J, Thompson LU. Dose effects of flaxseed and its lignan on N-methyl-Nnitrosourea-induced mammary tumorigenesis in rats. Nutr Cancer 1999; 35: Takezaki T, Gao CM, Ding JH, Liu TK, Li MS, Tajima K. Comparative study of lifestyles of residents in high and low risk areas for gastric cancer in Jiangsu Province, China, with special reference to allium vegetables. J Epidemiol 1999; 9: Canizares P, Gracia I, Gomez LA, et al. Allylthiosulfinates, the bacteriostatic compounds of garlic against Helicobacter pylori. Biotechnol Prog 2004; 20: Durak I, Kavutcu M, Aytac B, et al. Effects of garlic extract consumption on blood lipid and oxidant/ antioxidant parameters in humans with high blood cholesterol. J Nutr Biochem 2004; 15: Reilly C. Selenium: a new entrant into the functional food arena. Trends Food Sci Technol 1998; 9: Neve J. Selenium as nutraceutical : how to conciliate physiological and supra- nutritional effects for an essential trace element. Curr Opin Clin Nutr Metab Care 2002; 5: Beecher GR. Overview of dietary flavonoids: nomenclature, occurrence and intake. J Nutr 2003; 133: 3248S-3254S. 44. Knekt P, Jarvinen R, Seppanen R, et al. Dietary flavonoids and the risk of lung cancer and other malignant neoplasms. Am J Epidemiol 1997; 146: Le Marchand L, Murphy SP, Hankin JH, Wilkens LR, Kolonel LN. Intake of flavonoids and lung cancer. J Natl Cancer Inst 2000; 92: Ososki AL, Kennelly EJ. Phytoestrogens: a review of the present state of research. Phytother Res 2003; 17: Soy and human health Centre de Recherche et d Information Nutritionnelles. Special issue functional foods : health benefits and safety issues. CLA no 2 CLA. periodiques/ CLA/CLA_7_2.asp 49. Setchell KD, Lydeking-Olsen E. Dietary phytoestrogens and their effect on bone: evidence from in vitro and in vivo, human observational, and dietary intervention studies. Am J Clin Nutr 2003; 78(Suppl): 593S-609S. 50. Lee HP, Gourley L, Duffy SW, Esteve J, Lee J, Day NE. Dietary effects on breast-cancer risk in Singapore. Lancet 1991; 337: Wu AH, Ziegler RG, Nomura AM, et al. Soy intake and risk of breast cancer in Asians and Asian Americans. Am J Clin Nutr 1998; 68(Suppl): 1437S-1443S. 52. Reed J. Cranberry flavonoids, atherosclerosis and cardiovascular health. Crit Rev Food Sci Nutr 2002; 42(Suppl): Wylie-Rosett J, Mossavar-Rahmani Y, Gans K. Recent dietary guidelines to prevent and treat cardiovascular disease, diabetes, and obesity. Heart Disease 2002; 4: Hertog MG, Feskens EJ, Hollman PC, Katan MB, Kromhout D. Dietary antioxidant flavonoids and risk of coronary heart disease: the Zutphen Elderly Study. Lancet 1993; 342: Knekt P, Jarvinen R, Reunanen A, Maatela J. Flavonoid intake and coronary mortality in Finland: a cohort study. Br Med J 1996; 312: Pelletier S, Kundrat S, Hasler CM. Effects of a functional foods nutrition education program with cardiac rehabilitation patients. J Cardiopulmonary Rehab 2003; 23: Ostlund RE. Phytosterols in human nutrition. Annu Rev Nutr 2002; 22: Trautwein EA, Duchateau GS, Lin Y, Mel nikov SM, Molhuizen HO, Ntanios FY. Proposed mechanisms of cholesterol-lowering action of plant sterols. Eur J Lipid Sci Technol 2003; 105: Brown AJ. Atherosclerosis: cell biology and lipoproteins: cholesterol absorption inhibitors: gateway therapy for hypercholesterolaemia. Curr Opin Lipidol 2002; 13: Keevil JG, Osman HE, Reed JD, Folts JD. Grape juice, but not orange juice or grapefruit juice, inhibits human platelet aggregation. J Nutr 2000; 130: Constant J. Alcohol, ischemic heart disease, and the French paradox. Coron Artery Dis 1997; 8: Meister KA, Whelan EM, Kava R. The health effects of moderate alcohol intake in humans: an epidemiologic review. Crit Rev Clin Lab Sci 2000; 37: Yang CS, Landau JM. Effects of tea consumption on nutrition and health. J Nutr 2000; 130: Davies MJ, Judd JT, Baer DJ, et al. Black tea consumption reduces total and LDL cholesterol in mildly hypercholesterolemic adults. J Nutr 2003; 133: 3298S-3302S. 65. Ioannides C, Yoxall V. Antimutagenic activity of tea: role of polyphenols. Curr Opin Clin Nutr Metab Care 2003; 6: Bruinsma K, Taren DL. Chocolate: food or drug? J Am Diet Assoc 1999; 99: Wan Y, Vinson JA, Etherton TD, Proch J, Lazarus SA, Kris-Etherton PM. Effects of cocoa powder and dark chocolate on LDL oxidative susceptibility and prostaglandin concentrations in humans. Am J Clin Nutr 2001; 74: Seddon JM, Ajani UA, Sperduto RD, et al. Dietary carotenoids, vitamins A, C, and E, and advanced agerelated macular degeneration. Eye Disease Case-Control Study Group. JAMA 1994; 272:

15 Cilt 48 Sayý 1 Fonksiyonel Besinlerin Saðlýðýmýz Üzerine Etkileri Mozaffarieh M, Sacu S, Wedrich A. The role of the carotenoids, lutein and zeaxanthin, in protecting against age-related macular degeneration: a review based on controversial evidence. Nutr J 2003; 2: Walker HA, Dean TS, Sanders TA, Jackson G, Ritter JM, Chowienczyk PJ. The phytoestrogen genistein produces acute nitric oxide-dependent dilation of human forearm vasculature with similar potency to 17beta-estradiol. Circulation 2001; 103: Din JN, Newby DE, Flapan AD. Omega 3 fatty acids and cardiovascular disease fishing for a natural treatment. Br Med J 2004; 328: Rennie KL, Hughes J, Lang R, Jebb SA. Nutritional management of rheumatoid arthritis: a review of the evidence. J Hum Nutr Diet 2003; 16: Holub BJ. Clinical nutrition: 4. Omega-3 fatty acids in cardiovascular care. CMAJ 2002; 166: Krauss RM, Eckel RH, Howard B, et al. AHA Dietary Guidelines: revision 2000: a statement for healthcare professionals from the Nutrition Committee of the American Heart Association. Circulation 2000; 102: Lee KW, Lip GY. The role of omega-3 fatty acids in the secondary prevention of cardiovascular disease. QJM 2003; 96: Bucher HC, Hengstler P, Schindler C, Meier G. N-3 polyunsaturated fatty acids in coronary heart disease: a meta-analysis of randomized controlled trials. Am J Med 2002; 112: Kehn P, Fernandes G. The importance of omega-3 fatty acids in the attenuation of immune-mediated diseases. J Clin Immunol 2001; 21: Friedland RP. Fish consumption and the risk of Alzheimer disease: is it time to make dietary recommendations? Arch Neurol 2003; 60: Morris MC, Evans DA, Bienias JL, et al. Consumption of fish and n-3 fatty acids and risk of incident Alzheimer disease. Arch Neurol 2003; 60: Freeman MP. Omega-3 fatty acids in psychiatry: a review. Ann Clin Psychiatry 2000; 12: Akisu M, Baka M, Coker I, Kultursay N, Huseyinov A. Effect of dietary n-3 fatty acids on hypoxia-induced necrotizing enterocolitis in young mice. n-3 fatty acids alter platelet-activating factor and leukotriene B4 production in the intestine. Biol Neonate 1998; 74: Akisu M, Huseyinov A, Baka M, Yalaz M, Kultursay N. The effect of dietary supplementation with n-3 polyunsaturated fatty acids on the generation of platelet- activating factor and leukotriene B4 in hypoxicischemic brain in young mice. Prostaglandins Leukot Essent Fatty Acids 2002; 67: Kaput J. Diet-disease gene interactions. Nutrition 2004; 20: Labadarios D, Meguid MM. Nutrigenomics: unraveling man s constitution in relation to food. Nutrition 2004; 20: Ordovas JM, Mooser V. Nutrigenomics and nutrigenetics. Curr Opin Lipidol 2004; 15: Olson RE. Nutrition and genetics: an expanding frontier. Am J Clin Nutr 2003; 78: Rainer L, Heiss CJ. Conjugated linoleic acid: health implications and effects on body composition. J Am Diet Assoc 2004; 104: Belury MA. Conjugated dienoic linoleate: a polyunsaturated fatty acid with unique chemoprotective properties. Nutr Rev 1995; 53(4 Pt 1): Belury MA. Inhibition of carcinogenesis by conjugated linoleic acid: potential mechanisms of action. J Nutr 2002; 132: Functional foods and nutraceuticals Bengmark S. Pre-, pro- and synbiotics. Curr Opin Clin Nutr Metab Care 2001; 4: Van Loo JA. Prebiotics promote good health: the basis, the potential, and the emerging evidence. J Clin Gastroenterol 2004; 38(Suppl): S Manning TS, Gibson GR. Microbial-gut interactions in health and disease. Prebiotics. Best Pract Res Clin Gastroenterol 2004; 18: Lidestri M, Agosti M, Marini A, Boehm G. Oligosaccharides might stimulate calcium absorption in formula-fed preterm infants. Acta Paediatr Suppl 2003; 91: Morohashi T, Sano T, Ohta A, Yamada S. True calcium absorption in the intestine is enhanced by fructooligosaccharide feeding in rats. J Nutr 1998; 128: Marini A, Negretti F, Boehm G, et al. Pro- and prebiotics administration in preterm infants: colonization and influence on faecal flora. Acta Paediatr Suppl 2003; 91: Moro GE, Mosca F, Miniello V, et al. Effects of a new mixture of prebiotics on faecal flora and stools in term infants. Acta Paediatr Suppl 2003; 91: Coppa GV, Bruni S, Morelli L, Soldi S, Gabrielli O. The first prebiotics in humans: human milk oligosaccharides. J Clin Gastroenterol 2004; 38(Suppl): S Isolauri E. The role of probiotics in paediatrics. Curr Pediatr 2004; 14: Markowitz JE, Bengmark S. Probiotics in health and disease in the pediatric patient. Pediatr Clin North Am 2002; 49: Young RJ, Huffman S. Probiotic use in children. J Pediatr Health Care 2003; 17: Elmer GW. Probiotics: living drugs. Am J Health Syst Pharm 2001; 58: Guarner F, Malagelada JR. Gut flora in health and disease. Lancet 2003; 361: Fanaro S, Chierici R, Guerrini P, Vigi V. Intestinal microflora in early infancy: composition and development. Acta Paediatr Suppl 2003; 91: Amital H, Gilburd B, Shoenfeld Y. Intelligent nutrition: health-promoting mechanisms of probiotics. Isr Med Assoc J 2003; 5: Otles S, Cagindi O, Akcicek E. Probiotics and health. Asian Pac J Cancer Prev 2003; 4:

16 84 Coþkun Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Dergisi Ocak - Mart Ouwehand A, Vesterlund S. Health aspects of probiotics. I Drugs 2003; 6: Ouwehand A, Isolauri E, Salminen S. The role of the intestinal microflora for the development of the immune system in early childhood. Eur J Nutr 2002; 41(Suppl)1: I Vanderhoof JA, Young RJ. Probiotics in pediatrics. Pediatrics 2002; 109: Bengmark S. Use of some pre-, pro- and synbiotics in critically ill patients. Best Pract Res Clin Gastroenterol 2003; 17: Kopp-Hoolihan L. Prophylactic and therapeutic uses of probiotics: a review. J Am Diet Assoc 2001; 101: Ouwehand AC, Salminen S, Isolauri E. Probiotics: an overview of beneficial effects. Antonie Van Leeuwenhoek 2002; 82: Reid G, Jass J, Sebulsky MT, McCormick JK. Potential uses of probiotics in clinical practice. Clin Microbiol Rev 2003; 16: Van Niel CW, Feudtner C, Garrison MM, Christakis DA. Lactobacillus therapy for acute infectious diarrhea in children: a meta-analysis. Pediatrics 2002; 109: Plummer S, Weaver MA, Harris JC, Dee P, Hunter J. Clostridium difficile pilot study: effects of probiotic supplementation on the incidence of C. difficile diarrhoea. Int Microbiol 2004; 7: Surawicz CM. Probiotics, antibiotic-associated diarrhoea and Clostridium difficile diarrhoea in humans. Best Pract Res Clin Gastroenterol 2003; 17: Wullt M, Hagslatt ML, Odenholt I. Lactobacillus plantarum 299v for the treatment of recurrent Clostridium difficile-associated diarrhoea: a doubleblind, placebo-controlled trial. Scand J Infect Dis 2003; 35: Felley C, Michetti P. Probiotics and Helicobacter pylori. Best Pract Res Clin Gastroenterol 2003; 17: Goossens D, Jonkers D, Stobberingh E, van den Bogaard A, Russel M, Stockbrugger R. Probiotics in gastroenterology: indications and future perspectives. Scand J Gastroenterol 2003;(Suppl): Sgouras D, Maragkoudakis P, Petraki K, et al. In vitro and in vivo inhibition of Helicobacter pylori by Lactobacillus casei strain Shirota. Appl Environ Microbiol 2004; 70: Hamilton-Miller JM. The role of probiotics in the treatment and prevention of Helicobacter pylori infection. Int J Antimicrobial Agents 2003; 22: Burger O, Weiss E, Sharon N, Tabak M, Neeman I, Ofek I. Inhibition of Helicobacter pylori adhesion to human gastric mucus by a high-molecular-weight constituent of cranberry juice. Crit Rev Food Sci Nutr 2002; 42(Suppl): Reid G, Bocking A. The potential for probiotics to prevent bacterial vaginosis and preterm labor. Am J Obstet Gynecol 2003; 189: Reid G. Probiotic agents to protect the urogenital tract against infection. Am J Clin Nutr 2001; 73(Suppl): 437S-443S Reid G. Probiotics for urogenital health. Nutr Clin Care 2002; 5: Reid G. The potential role of probiotics in pediatric urology. J Urol 2002; 168(4 Pt 1): Colodner R, Edelstein H, Chazan B, Raz R. Vaginal colonization by orally administered Lactobacillus rhamnosus GG. Isr Med Assoc J 2003; 5: Kirjavainen PV, Salminen SJ, Isolauri E. Probiotic bacteria in the management of atopic disease: underscoring the importance of viability. J Pediatr Gastroenterol Nutr 2003; 36: Laiho K, Ouwehand A, Salminen S, Isolauri E. Inventing probiotic functional foods for patients with allergic disease. Ann Allergy Asthma Immunol 2002; 89(Suppl): Marteau P, Shanahan F. Basic aspects and pharmacology of probiotics: an overview of pharmacokinetics, mechanisms of action and sideeffects. Best Pract Res Clin Gastroenterol 2003; 17: Rafter J. Probiotics and colon cancer. Best Pract Res Clin Gastroenterol 2003; 17: Xiao JZ, Kondo S, Takahashi N, et al. Effects of milk products fermented by Bifidobacterium longum on blood lipids in rats and healthy adult male volunteers. J Dairy Sci 2003; 86: Pereira DI, McCartney AL, Gibson GR. An in vitro study of the probiotic potential of a bile-salthydrolyzing Lactobacillus fermentum strain, and determination of its cholesterol-lowering properties. Appl Environ Microbiol 2003; 69: Naruszewicz M, Johansson ML, Zapolska-Downar D, Bukowska H. Effect of Lactobacillus plantarum 299v on cardiovascular disease risk factors in smokers. Am J Clin Nutr 2002; 76: Koebnick C, Wagner I, Leitzmann P, Stern U, Zunft HJ. Probiotic beverage containing Lactobacillus casei Shirota improves gastrointestinal symptoms in patients with chronic constipation. Can J Gastroenterol 2003; 17: Gionchetti P, Amadini C, Rizzello F, Venturi A, Poggioli G, Campieri M. Probiotics for the treatment of postoperative complications following intestinal surgery. Best Pract Res Clin Gastroenterol 2003; 17: Veereman-Wauters G. Pouchitis prevention with probiotics. J Pediatr Gastroenterol Nutr 2003; 37: Saggioro A. Probiotics in the treatment of irritable bowel syndrome. J Clin Gastroenterol 2004; 38(Suppl): S Sartor RB. Therapeutic manipulation of the enteric microflora in inflammatory bowel diseases: antibiotics, probiotics, and prebiotics. Gastroenterology 2004; 126: Tamboli CP, Caucheteux C, Cortot A, Colombel JF, Desreumaux P. Probiotics in inflammatory bowel disease: a critical review. Best Pract Res Clin Gastroenterol 2003; 17: Saavedra JM, Abi-Hanna A, Moore N, Yolken RH. Long-term consumption of infant formulas containing live probiotic bacteria: tolerance and safety. Am J Clin Nutr 2004; 79:

Besinsel Yağlar. Besinde Lipitler. Yağ ihtiyacı nereden karşılanır? Besinsel lipitlerin fonksiyonu nedir? 09.03.2016

Besinsel Yağlar. Besinde Lipitler. Yağ ihtiyacı nereden karşılanır? Besinsel lipitlerin fonksiyonu nedir? 09.03.2016 Besinsel Yağlar 1. Trigliseritler (%90) 2. Kolesterol (serbest ya da yağ asitlerine bağlı halde) 3. Serbest Yağ Asitleri 4. Fosfolipitler 5. Yağda Çözünen Vitaminler (A,D,E,K) Besinde Lipitler Suda çözünmezler

Detaylı

BESLENMENİN ÖNEMİ, BESİN ÖĞELERİ, BESİN GRUPLARI VE BESLENME-SAĞLIK İLİŞKİSİ

BESLENMENİN ÖNEMİ, BESİN ÖĞELERİ, BESİN GRUPLARI VE BESLENME-SAĞLIK İLİŞKİSİ BESLENMENİN ÖNEMİ, BESİN ÖĞELERİ, BESİN GRUPLARI VE BESLENME-SAĞLIK İLİŞKİSİ BESİN ÖĞELERİ 1.Proteinler 2.Yağlar 3.Karbonhidratlar 4.Mineraller 5.Vitaminler 6.Su 1.PROTEİNLER Hücrelerin ve metabolik tepkimeleri

Detaylı

Yağ ihtiyacı nereden karşılanır?

Yağ ihtiyacı nereden karşılanır? Besinde Lipitler Besinsel Yağlar 1. Trigliseritler (%90) 2. Kolesterol (serbest ya da yağ asitlerine bağlı halde) 3. Serbest Yağ Asitleri 4. Fosfolipitler 5. Yağda Çözünen Vitaminler (A,D,E,K) Suda çözünmezler

Detaylı

OKUL ÇAĞINDA BESLENME

OKUL ÇAĞINDA BESLENME OKUL ÇAĞINDA BESLENME Doç. Dr. Yeşim ÖZTÜRK Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Gastroenteroloji, Beslenme ve Metabolizma Ünitesi Nisan 2008-İZMİR ADÖLESAN DÖNEM 1. Biyolojik değişim BÜYÜME

Detaylı

FENOLİK MADDELER (Resveratrol)

FENOLİK MADDELER (Resveratrol) FENOLİK MADDELER (Resveratrol) Fenolik madde nedir? Fenolik bileşikler ve daha yaygın olarak kullanılan ismi ile polifenoller benzen halkası içeren maddelerdir. Fenollerin en basit bileşikleri bir adet

Detaylı

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX! Özel Formülasyon DAHA İYİ Yumurta Verimi Kabuk Kalitesi Yemden Yararlanma Karaciğer Sağlığı Bağırsak Sağlığı Bağışıklık Karlılık DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Detaylı

ESANSİYEL YAĞ ASİTLERİ

ESANSİYEL YAĞ ASİTLERİ ESANSİYEL YAĞ ASİTLERİ 1 Yağ ğ asitleri i Yağ asitleri, hidrokarbon zincirli monokarboksilik organik asitlerdir. Yapılarında, 4-36 karbonlu hidrokarbon zincirinin i i i ucunda karboksil k grubu bulunur.

Detaylı

Meyve sularının enerji ve besin ögeleri yönünden değerlendirilmesi. Pof. Dr. Filiz Açkurt Dünya Meyve Suyu Günü 30 Mayıs 2012 İstanbul

Meyve sularının enerji ve besin ögeleri yönünden değerlendirilmesi. Pof. Dr. Filiz Açkurt Dünya Meyve Suyu Günü 30 Mayıs 2012 İstanbul Meyve sularının enerji ve besin ögeleri yönünden değerlendirilmesi Pof. Dr. Filiz Açkurt Dünya Meyve Suyu Günü 30 Mayıs 2012 İstanbul Sağlıklı beslenme-sağlıklı yaşam Günümüzde sağlıklı yaşam için sağlıklı

Detaylı

Pazardan Sofraya:Pazarlama ve Tüketim Beslenmede Balığın Yeri ve Önemi

Pazardan Sofraya:Pazarlama ve Tüketim Beslenmede Balığın Yeri ve Önemi Pazardan Sofraya:Pazarlama ve Tüketim Beslenmede Balığın Yeri ve Önemi Prof. Dr. Yasemen YANAR Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Avlama ve İşleme Teknolojisi Bölüm Başkanı Tarih boyunca medeniyetler

Detaylı

Hedefe Spesifik Beslenme Katkıları

Hedefe Spesifik Beslenme Katkıları Hedefe Spesifik Beslenme Katkıları Hayvan Beslemede Vitamin ve Minerallerin Önemi Vitaminler, çiftlik hayvanlarının, büyümesi, gelişmesi, üremesi, kısaca yaşaması ve verim vermesi için gerekli metabolik

Detaylı

PRETERM MAMALAR. Prematürelerin artan besinsel ihtiyaçlarını karşılar. Normal büyüme ve gelişimi destekler

PRETERM MAMALAR. Prematürelerin artan besinsel ihtiyaçlarını karşılar. Normal büyüme ve gelişimi destekler PRETERM MAMALAR Prematürelerin artan besinsel ihtiyaçlarını karşılar Normal büyüme ve gelişimi destekler Preterm mamalarla artan büyüme oranları elde edilmiştir Ağırlık artışı Baş çevresi genişlemesi Prematüre

Detaylı

Öğr. Gör. Süleyman GÖKMEN

Öğr. Gör. Süleyman GÖKMEN Öğr. Gör. Süleyman GÖKMEN GİRİŞ Fonksiyonel Gıda Tanımı Et Ürünlerine Tedbirli Yaklaşım Et ürünlerine Konjuge Linoleik asit ilavesi Et ürünlerine Diyet Lifi İlavesi Et ürünlerine Probiyotik İlavesi Et

Detaylı

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA CIVCIV IÇIN OVOLYX!

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA CIVCIV IÇIN OVOLYX! Özel Formülasyon DAHA İYİ Yumurta verimi Kabuk kalitesi Civciv kalitesi Döllülük Çıkım oranı Karaciğer sağlığı Bağırsak sağlığı Bağışıklık Karlılık DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA

Detaylı

SAĞLIKLI BESLENME ve ANTİOKSİDANLAR

SAĞLIKLI BESLENME ve ANTİOKSİDANLAR Talasemide SAĞLIKLI BESLENME ve ANTİOKSİDANLAR İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK SAĞLIĞI ve HASTALIKLARI ANABİLİM DALI DİYETİSYEN BEYZA ELİUZ http://www.cnpp.usda.gov/fgv.htm http://www.beslenme.saglik.gov.tr

Detaylı

Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur..

Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.. Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.. 1 BESLENME BİLİMİ 2 Yaşamımız süresince yaklaşık 60 ton besin tüketiyoruz. Besinler sağlığımız ve canlılığımızın devamını sağlar. Sağlıklı bir

Detaylı

SAĞLIKLI BESLENMEDE SÜTÜN ÖNEMİ VE SAĞLIKLI SÜT

SAĞLIKLI BESLENMEDE SÜTÜN ÖNEMİ VE SAĞLIKLI SÜT SAĞLIKLI BESLENMEDE SÜTÜN ÖNEMİ VE SAĞLIKLI SÜT SAĞLIK Dünya Sağlık Örgütü tanımına göre sağlık ; bedensel ve ruhsal olarak tam iyi olma halidir. BESLENME Bir insanın büyümesi, gelişmesi, sağlıklı ve üretken

Detaylı

Hiperlipidemiye Güncel Yaklaşım

Hiperlipidemiye Güncel Yaklaşım İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri Sık Görülen Kardiyolojik Sorunlarda Güncelleme Sempozyum Dizisi No: 40 Haziran 2004; s. 69-74 Hiperlipidemiye Güncel Yaklaşım Prof. Dr. Hakan

Detaylı

Fitik asit gıdaların fonksiyonel ve besinsel özellikleri üzerine önemli etkileri olan doğal bileşenlerin kompleks bir sınıfını oluşturmaktadır.

Fitik asit gıdaların fonksiyonel ve besinsel özellikleri üzerine önemli etkileri olan doğal bileşenlerin kompleks bir sınıfını oluşturmaktadır. FİTİK ASİT İN BESLENMEDEKİ ÖNEMİ FİTİK ASİT NEDİR? Fitik asit gıdaların fonksiyonel ve besinsel özellikleri üzerine önemli etkileri olan doğal bileşenlerin kompleks bir sınıfını oluşturmaktadır. Birçok

Detaylı

TÜRKİYE DE EKMEK TÜKETİMİ VE SAĞLIK İLİŞKİSİ Dyt. Elvan Odabaşı Kanar

TÜRKİYE DE EKMEK TÜKETİMİ VE SAĞLIK İLİŞKİSİ Dyt. Elvan Odabaşı Kanar TÜRKİYE DE EKMEK TÜKETİMİ VE SAĞLIK İLİŞKİSİ Dyt. Elvan Odabaşı Kanar EKMEK REYTINGI EN YUKSEK BESIN Ekmek KİLO ALDIRIYOR Ekmeğin üzerine SAĞLIĞA ZARARLIDIR yazılmalı (19.03.2013 Sabah Gazetesi) Ekmek

Detaylı

Besin Gidaların Yararı ve Zararı

Besin Gidaların Yararı ve Zararı Besin Gidaların Yararı ve Zararı Yiyip içtiklerinizin sağlığınızı nasıl etkilediğini, ömrünüzü uzatıp uzatmadığını ya da sizi yavaş yavaş öldürüp öldürmediğini merak ediyormusunuz. Yiyeceklerin eksi ve

Detaylı

MEMEDEN BARDAĞA AKAN DOĞALLIK ÖZKAN ŞAHİN U.Ü.KARACABEY MYO GIDA TEKNOLOJİSİ PROGRAMI/SÜT OPSİYONU

MEMEDEN BARDAĞA AKAN DOĞALLIK ÖZKAN ŞAHİN U.Ü.KARACABEY MYO GIDA TEKNOLOJİSİ PROGRAMI/SÜT OPSİYONU MEMEDEN BARDAĞA AKAN DOĞALLIK ÖZKAN ŞAHİN U.Ü.KARACABEY MYO GIDA TEKNOLOJİSİ PROGRAMI/SÜT OPSİYONU MEMEDEN BARDAĞA AKAN DOĞALLIK Dünya nüfusundaki hızlı artış ile teknolojik gelişmeler insanları tarımsal

Detaylı

KULLANIM KILAVUZUNDA BULUNACAK BİLGİLER

KULLANIM KILAVUZUNDA BULUNACAK BİLGİLER İsim: Centrum Silver Birim formülü Bir film tablet içeriği : % ÖGD** Vitaminler Lutein 1000 mcg * A Vitamini 800 mcg 100 (% 50 Beta Karoten) B1 Vitamini 1.65 mg 150 B2 Vitamini 2.1 mg 150 Niasinamid 24

Detaylı

Çeşitli tohumların yağ bileşimi. USDA Nutrient Database. Tekli doymamış. Çoklu. Kanola Keten Mısır Fındık Zeytin Ayçiçeği Susam Soya Ceviz

Çeşitli tohumların yağ bileşimi. USDA Nutrient Database. Tekli doymamış. Çoklu. Kanola Keten Mısır Fındık Zeytin Ayçiçeği Susam Soya Ceviz LİPİTLER Hayvan ve bitki dokularının eter, benzin, kloroform gibi yağ çözücülerinde eriyen bölümlerine ham lipit denir. Organizmanın başlıca besin kaynağını oluştururlar, enerji verme ve depolama yönünden

Detaylı

her hakki saklidir onderyaman.com

her hakki saklidir onderyaman.com PROSTAT SAĞLIĞI Bilindiği gibi prostat kanseri sıklığı yaşla birlikte artan ve erkeklerde ikinci sıklıkta görülen kanserdir. Kırklı yaşlarda çok nadir olsa da görülür, 50 yaşından itibaren insidansı artar.

Detaylı

SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ

SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ Prof. Dr. Metin ATAMER Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Aralık 2006 ANKARA Sütün Tanımı ve Genel Nitelikleri Süt; dişi memeli hayvanların, doğumundan

Detaylı

Astım hastalığının görülme sıklığında, özellikle Batı toplumlarında daha fazla olmak üzere, tüm

Astım hastalığının görülme sıklığında, özellikle Batı toplumlarında daha fazla olmak üzere, tüm Bölüm 24 Astım ve Beslenme Dr. Alpaslan TANOĞLU ve Dr. Mustafa DİNÇ Astım hastalığının görülme sıklığında, özellikle Batı toplumlarında daha fazla olmak üzere, tüm dünya yüzeyinde, son 50 yılda büyük bir

Detaylı

Yaþlanma ile birlikte deri ve saçlarda görülen

Yaþlanma ile birlikte deri ve saçlarda görülen 9 Prof. Dr. Selçuk BÖLÜKBAÞI Yaþlanma ile birlikte deri ve saçlarda görülen deðiþiklikler gibi vücut duruþunda ve yürüyüþünde de deðiþiklikler meydana gelir. Kas-iskelet sistemi vücudun destek ve temelidir.

Detaylı

PSİKOLOJİ DE. Besinsel. Destekleyiciler

PSİKOLOJİ DE. Besinsel. Destekleyiciler PSİKOLOJİ DE Besinsel Destekleyiciler 3 Hastalığın En Güzel İlacı, Hastalığın En Güzel İlacı, Hastalıktan Korunmanın Çarelerini Öğrenmektir. Çarelerini Öğrenmektir. Hipokrat Hipokrat 4 Bugünün bilgilerine

Detaylı

PROBÝYOTÝK VE PREBÝYOTÝKLERÝN SAÐLIK ÜZERÝNE ETKÝLERÝ The Impact of Probiotics and Prebiotics on Health

PROBÝYOTÝK VE PREBÝYOTÝKLERÝN SAÐLIK ÜZERÝNE ETKÝLERÝ The Impact of Probiotics and Prebiotics on Health DERLEMELER (Review Articles) PROBÝYOTÝK VE PREBÝYOTÝKLERÝN SAÐLIK ÜZERÝNE ETKÝLERÝ The Impact of Probiotics and Prebiotics on Health Neriman Ýnanç 1, Habibe Þahin 1, Betül Çiçek 1 Abstract : Probiotics

Detaylı

Op Dr Aybala AKIL. ACIBADEM Bodrum Hastanesi

Op Dr Aybala AKIL. ACIBADEM Bodrum Hastanesi Sağlıklı bir anne için Sağlıklı beslenme Düzenli hekim kontrolü Gebelik öncesi hastalıkların sıkı takibi Sağlıklı bir yaşam tarzı Huzurlu bir gebelik süreci Sağlıklı beslenme = Dengeli beslenme Proteinler

Detaylı

Çocuklarda Bagısıklık Sisteminin Desteklenmesi

Çocuklarda Bagısıklık Sisteminin Desteklenmesi Yalnız Degilsiniz Bizler Yanınızdayız Çocuklarda Bagısıklık Sisteminin Desteklenmesi Prof Dr Metehan Özen Probiyotik Çalışmaları 2010 yılı ilk 3 ay Toplam 251 makale Avrupa 119 makale ile önde ABD (23)

Detaylı

Kanser Hastalarında Beslenme

Kanser Hastalarında Beslenme Kanser Hastalarında Beslenme Tedavi Öncesi, Tedavi Süresince ve Tedavi Sonrası Beslenme İpuçları Uzm.Dyt.Elvan YILMAZ AKYÜZ Hedefler Sağlıklı kiloyu korumak Vücudun onarımını ve tedavisini sağlayan sağlıklı

Detaylı

Beslenme ve Sağlık Beyanları

Beslenme ve Sağlık Beyanları Beslenme ve Sağlık Beyanları PROF. DR. SİBEL KARAKAYA E.Ü. MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ GIDA MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ BESLENME BİLİM DALI 12-14 KASIM 2014 Resmi Gazete Tarihi: 29.12.2011 Resmi Gazete Sayısı: 28157

Detaylı

Bütünüyle doğal, tadıyla özel atıştırmalıklar...

Bütünüyle doğal, tadıyla özel atıştırmalıklar... Kuru mey Bütünüyle doğal, tadıyla özel atıştırmalıklar... Completely natural, specially tasty snacks... Kurutulmuş yeşil elma dilimleri / Dried green apple slices Kurutulmuş portakal dilimleri / Dried

Detaylı

Larson'un 1960'larda veciz olarak belirttiði gibi,

Larson'un 1960'larda veciz olarak belirttiði gibi, 5 Prof. Dr. Semih KESKÝL Larson'un 1960'larda veciz olarak belirttiði gibi, yaþlýlarýn acil hastalýklarý diye bir durum yoktur. Bizimde burada söz konusu edeceðimiz yaþlýlar arasýndaki acil týbbi durumlardýr.

Detaylı

www.boren.com.tr / info@boren.com.tr

www.boren.com.tr / info@boren.com.tr www.boren.com.tr / info@boren.com.tr YAŞAM da BOR BOR/B; Yeryüzünde bileşikler halinde, toprak, kaya ve suda az miktarlarda fakat yaygın olarak bulunan bir elementtir. Yer kabuğunda 10-20 ppm, deniz ve

Detaylı

Yeni Tanı Hipertansiyon Hastalarında Tiyol Disülfid Dengesi

Yeni Tanı Hipertansiyon Hastalarında Tiyol Disülfid Dengesi Yeni Tanı Hipertansiyon Hastalarında Tiyol Disülfid Dengesi İhsan Ateş 1, Nihal Özkayar 2,Bayram İnan 1, F. Meriç Yılmaz 3, Canan Topçuoğlu 3, Özcan Erel 4, Fatih Dede 2, Nisbet Yılmaz 1 1 Ankara Numune

Detaylı

DİYET POSASI VE SAĞLIK İLİŞKİSİ. Duygu PELİSTER

DİYET POSASI VE SAĞLIK İLİŞKİSİ. Duygu PELİSTER DİYET POSASI VE SAĞLIK İLİŞKİSİ Duygu PELİSTER Lif yönünden zengin diyet, sağlıklı beslenmenin olmazsa olmazlarındandır. Diyet lifinin, sadece gastrointestinal mukozadan sindirilmeden ya da herhangi bir

Detaylı

BESİNLER. Süt, yumurta, peynir, et, tavuk, balık gibi hayvansal kaynaklı besinler

BESİNLER. Süt, yumurta, peynir, et, tavuk, balık gibi hayvansal kaynaklı besinler BESİNLER Yaşam için gerekli besin öğelerini sağlayan bitkisel ve hayvansal gıdalar BESİN olarak tanımlanır. Besinler, elde edildikleri kaynaklara göre iki gruba ayrılır: Süt, yumurta, peynir, et, tavuk,

Detaylı

İç Hastalıkları Anabilim Dalı Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı

İç Hastalıkları Anabilim Dalı Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ İç Hastalıkları Anabilim Dalı Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı HASTA BİLGİLENDİRME FORMU HİPERLİPİDEMİ Hiperlipidemi; kanda çeşitli yağların yüksekliğini

Detaylı

EKMEKSİZ DİYET OLUR MU? ŞİŞMANLIĞIN TEK SUÇLUSU EKMEK Mİ? Dilara Koçak Beslenme ve Diyet Uzmanı 8 Mart 2013 www.dilarakocak.com.tr

EKMEKSİZ DİYET OLUR MU? ŞİŞMANLIĞIN TEK SUÇLUSU EKMEK Mİ? Dilara Koçak Beslenme ve Diyet Uzmanı 8 Mart 2013 www.dilarakocak.com.tr EKMEKSİZ DİYET OLUR MU? ŞİŞMANLIĞIN TEK SUÇLUSU EKMEK Mİ? Dilara Koçak Beslenme ve Diyet Uzmanı 8 Mart 2013 www.dilarakocak.com.tr Ağacın kökü toprak İnsanın kökü EKMEK tir. 2 BİR AYDA 7-12 KG. VERMEK

Detaylı

ayxmaz/biyoloji Adı: 1.Aşağıda verilen atomların bağ yapma sayılarını (H) ekleyerek gösterin. C N O H

ayxmaz/biyoloji Adı: 1.Aşağıda verilen atomların bağ yapma sayılarını (H) ekleyerek gösterin. C N O H Adı: 1.Aşağıda verilen atomların bağ yapma sayılarını (H) ekleyerek gösterin. C N O H 2.Radyoaktif izotoplar biyologları için önemlidir? Aşağıda radyoakif maddelerin kullanıldığı alanlar sıralanmıştır.bunlarla

Detaylı

Biberon Maması İçerik ve Çeşitleri

Biberon Maması İçerik ve Çeşitleri Biberon Maması İçerik ve Çeşitleri Biberon Mamaları Annesütünün ikamesidir. Annesütü alamayan bebekler için Annesütü yetersizliğinde Annesütü ve inek sütünde enerji ve ana besin maddeleri Anne Sütü (100ml)

Detaylı

Kimler Vitamin Almalı ve Nasıl Kullanmalı?

Kimler Vitamin Almalı ve Nasıl Kullanmalı? Kimler Vitamin Almalı ve Nasıl Kullanmalı? Vitaminler, vücudumuzdaki birçok metabolik olayın gerçekleşmesinde önemli görevleri olan maddelerdir. Vücudumuz vitaminleri kendisi yapamadığından gıdalarla almak

Detaylı

Hipertansiyon. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı. Toplum İçin Bilgilendirme Sunumları 2015

Hipertansiyon. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı. Toplum İçin Bilgilendirme Sunumları 2015 Hipertansiyon HT Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Toplum İçin Bilgilendirme Sunumları 2015 Bu sunum Arş. Gör. Dr. Neslihan Yukarıkır ve Arş. Gör. Dr. Dilber Deryol Nacar

Detaylı

EMZİREN ANNE BESLENMESİ NASIL OLMALIDIR?

EMZİREN ANNE BESLENMESİ NASIL OLMALIDIR? EMZİREN ANNE BESLENMESİ NASIL OLMALIDIR? Gebe ve emziren annede yeterli ve dengeli beslenme gereklidir. 1 Tüm annelerin kendi fizyolojik gereksinimlerini karşılamaları Kendi vücut besin depolarını dengede

Detaylı

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre kabul edilen değerlerin altında olmasıdır. Bu değerler erişkin erkeklerde 13.5 g/dl, kadınlarda 12 g/dl nin altı kabul edilir. Kansızlığın

Detaylı

MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065

MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065 MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065 TÜRKİYE SAĞLIKLI BESLENME VE HAREKETLİ HAYAT PROGRAMI (2014 2017) TÜRKİYE SAĞLIKLI BESLENME VE HAREKETLİ

Detaylı

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler EGZERSİZ VE KAN Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler Akciğerden dokulara O2 taşınımı, Dokudan akciğere CO2 taşınımı, Sindirim organlarından hücrelere besin maddeleri taşınımı, Hücreden atık maddelerin

Detaylı

Pfizer İlaçları Ltd.Şti. Ortaköy - İstanbul KULLANIM KILAVUZUNDA BULUNACAK BİLGİLER

Pfizer İlaçları Ltd.Şti. Ortaköy - İstanbul KULLANIM KILAVUZUNDA BULUNACAK BİLGİLER İsim: Centrum Birim formülü Bir film tablet içeriği : % ÖGD** Vitaminler Lutein 500 mcg * A Vitamini 800 mcg 100 (% 25 Beta Karoten) B1 Vitamini 1.4 mg 127 B2 Vitamini 1.75 mg 125 Niasinamid 20 mg 125

Detaylı

Hücre zedelenmesi etkenleri. Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015

Hücre zedelenmesi etkenleri. Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015 Hücre zedelenmesi etkenleri Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015 Homeostaz Homeostaz = hücre içindeki denge Hücrenin aktif olarak hayatını sürdürebilmesi için homeostaz korunmalıdır Hücre zedelenirse ne olur? Hücre

Detaylı

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Travma ve cerrahiye ilk yanıt Total vücut enerji harcaması artar Üriner nitrojen atılımı azalır Hastanın ilk resüsitasyonundan sonra Artmış

Detaylı

Beslenmemizi desteklemek gerekir mi?

Beslenmemizi desteklemek gerekir mi? Beslenmemizi desteklemek gerekir mi? Tüm Dünya'da insanların sağlıklı yaşam ve sağlığın korunması kavramları konusuyla şimdiye kadar görülmeyen derecede fazla ilgili ve bilinçli olduğunu gözlüyoruz. Bu

Detaylı

Bornova Vet.Kont.Arst.Enst.

Bornova Vet.Kont.Arst.Enst. Yemlerde Amino asitler ve B Grubu Vitaminlerinin Önemi ve Test Metotları Süreyya ÖZCAN Besin Öğeleri Canlının yaşamını devam ettirmesi için gerekli olan kimyasal element veya bileşiklerdir. Hücrelerin

Detaylı

Conjugated Linoleic Acid

Conjugated Linoleic Acid Conjugated Linoleic Acid Conjugated Linoleic Acid (CLA) GENEL BAKIŞ Konjuge linoleik l ik asit bir omega-6 esansiyel yağğ asidi olan linoleik asit (LA) in 28 geometrik ve pozisyonel izomerlerini kapsar.

Detaylı

Yemlerde Amino asitler ve B Grubu Vitaminlerinin Önemi ve Test Metotları. Süreyya ÖZCAN

Yemlerde Amino asitler ve B Grubu Vitaminlerinin Önemi ve Test Metotları. Süreyya ÖZCAN Yemlerde Amino asitler ve B Grubu Vitaminlerinin Önemi ve Test Metotları Süreyya ÖZCAN Besin Öğeleri Canlının yaşamını devam ettirmesi için gerekli olan kimyasal element veya bileşiklerdir. Hücrelerin

Detaylı

BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK

BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK Beslenme İle İlgili Temel Kavramlar Beslenme: İnsanın büyümesi, gelişmesi, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre yaşaması, Yaşam kalitesini artırması için

Detaylı

DÖNEM 1- A, 3. DERS KURULU (2015-2016)

DÖNEM 1- A, 3. DERS KURULU (2015-2016) DÖNEM 1- A, 3. DERS KURULU (2015-2016) DERS SAATİ DERS ADI DERS KONUSU DERSİ VEREN ÖĞRETİM ÜYESİ 4. DK 1. Hafta 07 Aralık Pazartesi Mikrobiyoloji Mikrobiyolojinin tarihçesi ve mikroorganizmalara genel

Detaylı

İçeni iyileştiren içecekler

İçeni iyileştiren içecekler İçeni iyileştiren içecekler Hemen hemen herkesin sevdiği ve ihtiyaç duyduğu şeylerden biri yemek yerken veya öğün aralarında sıvı besinler tüketmektir. 1 13 İçeçeğin kalorisi düşükse bir de faydalıysa

Detaylı

LCP & NÜKLEOTİDLERİN bebek beslenmesindeki önemi

LCP & NÜKLEOTİDLERİN bebek beslenmesindeki önemi LCP & NÜKLEOTİDLERİN bebek beslenmesindeki önemi LCP Long Chain Polyunsaturated fatty acids uzun zincirli çoklu doymamış yağ asitleri YAĞ Büyüme için gereken enerjiyi sağlar Annesütü ve bebek mamalarında

Detaylı

Gıdalar ve Güzellik Ananas Armut Avokado Balık Balkabağı Biber Böğürtlen Brezilya fıstığı Çilek Elma

Gıdalar ve Güzellik Ananas Armut Avokado Balık Balkabağı Biber Böğürtlen Brezilya fıstığı Çilek Elma Gıdalar ve Güzellik Besinlerin dengeli bir şekilde tüketilmesi cildin sağlıklı bir görünüme sahip olmasını sağlar. Aşağıda cilt sağlığına katkıları olan besinler ve içerdikleri vitaminler ile mineraller

Detaylı

Yağlar ve Proteinler

Yağlar ve Proteinler Yağlar ve Proteinler Yağlar Yağlar, yağ asitleri ve gliserolden oluşmuş organik bileşiklerdir. Yağlar en ekonomik enerji kaynaklarıdır. Yağlar aynı miktardaki karbonhidrat ve proteinlerin iki katından

Detaylı

Kilo verme niyetiyle diyet tedavisinin uygulanamayacağı durumlar nelerdir? -Hamilelik. -Emziklik. -Zeka geriliği. -Ağır psikolojik bozukluklar

Kilo verme niyetiyle diyet tedavisinin uygulanamayacağı durumlar nelerdir? -Hamilelik. -Emziklik. -Zeka geriliği. -Ağır psikolojik bozukluklar Diyet denilince aklımıza aç kalmak gelir. Bu nedenle biz buna ''sağlıklı beslenme programı'' diyoruz. Aç kalmadan ve bütün besin öğelerinden dengeli biçimde alarak zayıflamayı ve bu kiloda kalmayı amaçlıyoruz.

Detaylı

Kedinizin yeni mamasý

Kedinizin yeni mamasý Kedinizin yeni mamasý Kedinizin yeni mamasý DFC Yem Ýç ve Dýþ Tic. Ltd. Þti. Yeþillik Cd. Modeko Selgeçen Ýþ Mrk. No: 23/P-2, Karabaðlar - ÝZMÝR Tel: 232 254 464 Fax: 232 254 463 www.dfcyem.com www.molly.com.tr

Detaylı

Mýsýr Þekerine Ýliþkin Baþlýca Efsaneler Birçok gýda ve içecekte tatlandýrýcý olarak kullanýlan mýsýr þekeri, birkaç yýl önce beslenme komitelerinden bazý araþtýrmacýlarýn bu bileþeni obezite salgýnýnýn

Detaylı

Sfingozin türevi membran lipidleri

Sfingozin türevi membran lipidleri Dr. Suat Erdoğan Sfingozin türevi membran lipidleri Sfingolipidler Sfingomyelin Glikolipidler Kolesterol ve Steroidler Bu tür lipidler gliserol içermezler Yapıda bir amino alkol olan sfingozin bulunur

Detaylı

ÇOCUKLARDA PREBİYOTİK VE PROBİYOTİK KULLANIM İLKELERİ

ÇOCUKLARDA PREBİYOTİK VE PROBİYOTİK KULLANIM İLKELERİ ÇOCUKLARDA PREBİYOTİK VE PROBİYOTİK KULLANIM İLKELERİ DR. DURAN ARSLAN ERCİYES ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK GASTROENTEROLOJİ BİLİM DALI, KAYSERİ duran@erciyes.edu.tr SUNUM PLANI Gerekçe/Altyapı Tanımlar

Detaylı

HİDROJEN PEROKSİT, SAÇ BOYALARI ve KANSER

HİDROJEN PEROKSİT, SAÇ BOYALARI ve KANSER HİDROJEN PEROKSİT, SAÇ BOYALARI ve KANSER A)HİDROJEN PEROKSİT Hidrojen peroksit; ısı, kontaminasyon ve sürtünme ile yanıcı özellik gösteren, renksiz ve hafif keskin kokuya sahip olan bir kimyasaldır ve

Detaylı

PSİKİYATRİK HASTALIKLARDA ALTERNATİF VE DESTEKLEYİCİ FARMAKOLOJİK TEDAVİ YAKLAŞIMLARI

PSİKİYATRİK HASTALIKLARDA ALTERNATİF VE DESTEKLEYİCİ FARMAKOLOJİK TEDAVİ YAKLAŞIMLARI PSİKİYATRİK HASTALIKLARDA ALTERNATİF VE DESTEKLEYİCİ FARMAKOLOJİK TEDAVİ YAKLAŞIMLARI Uzm. Dr. Neslim G. Doksat, Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrı neslimg@superonline.com www.doksat.com www.neslimdoksat.com

Detaylı

Diyet Önerileri ve Etkisi

Diyet Önerileri ve Etkisi Akılcı Hipertansiyon Tedavisi Diyet Önerileri ve Etkisi Dr. Soner Duman Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi İç ç Hastalıkları Anabilim Dalı 15. Ulusal Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Kongresi, 24-26 Nisan

Detaylı

Rumen Kondisyoneri DAHA İYİ BY-PASS PROTEİN ÜRETİMİNİ VE ENERJİ ÇEVRİMİNİ ARTTIRMAK, RUMEN METABOLİZMASINI DÜZENLEMEK İÇİN PRONEL

Rumen Kondisyoneri DAHA İYİ BY-PASS PROTEİN ÜRETİMİNİ VE ENERJİ ÇEVRİMİNİ ARTTIRMAK, RUMEN METABOLİZMASINI DÜZENLEMEK İÇİN PRONEL Rumen Kondisyoneri DAHA İYİ Protein Değerlendirilmesi Enerji Kullanımı Süt Kalitesi Karaciğer Fonksiyonları Döl Verimi Karlılık BY-PASS PROTEİN ÜRETİMİNİ VE ENERJİ ÇEVRİMİNİ ARTTIRMAK, RUMEN METABOLİZMASINI

Detaylı

KARBONHİDRATLAR. Glukoz İNSAN BİYOLOJİSİ VE BESLENMESİ AÇISINDAN ÖNEMLİ OLAN

KARBONHİDRATLAR. Glukoz İNSAN BİYOLOJİSİ VE BESLENMESİ AÇISINDAN ÖNEMLİ OLAN KARBONHİDRATLAR Normal diyet alan kişilerde enerjinin % 55-60 ı karbonhidratlardan sağlanır. Bitkiler karbonhidratları fotosentez yoluyla güneş ışığının yardımıyla karbondioksit ve sudan yararlanarak klorofilden

Detaylı

3. FETAL HAYATTAN ÇOCUKLUĞA İLK 1000 GÜN GEBE VE ÇOCUK BESLENMESİ KONGRESİ

3. FETAL HAYATTAN ÇOCUKLUĞA İLK 1000 GÜN GEBE VE ÇOCUK BESLENMESİ KONGRESİ 3. FETAL HAYATTAN ÇOCUKLUĞA İLK 1000 GÜN GEBE VE ÇOCUK BESLENMESİ KONGRESİ HACETTEPE ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI ANABĠLĠM DALI METABOLĠZMA VE BESLENME BĠLĠM DALI Prof. Dr.

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Hangi þeklin tam olarak yarýsý karalanmýþtýr? A) B) C) D) 2 Þekilde görüldüðü gibi þemsiyemin üzerinde KANGAROO yazýyor. Aþaðýdakilerden hangisi benim þemsiyenin görüntüsü deðildir?

Detaylı

Bebeğinizin Beslenme Sağlığı ve Zeytin Yağı

Bebeğinizin Beslenme Sağlığı ve Zeytin Yağı Bebeğinizin Beslenme Sağlığı ve Zeytin Yağı Bebek beslenmesinde 0-3 yaş arası kritik bir dönemdir. Bu dönemde annelerin her konuda olduğu gibi beslenme konusunda bebekleri için mümkün olan en 1 / 7 iyi

Detaylı

AĠLEM VE BEN BESLENME (TEMEL BESĠN GRUPLARI) YAZAN: MERAL ġahġn

AĠLEM VE BEN BESLENME (TEMEL BESĠN GRUPLARI) YAZAN: MERAL ġahġn AĠLEM VE BEN BESLENME (TEMEL BESĠN GRUPLARI) YAZAN: MERAL ġahġn Geçen sayıda beslenme konusuna genel bir giriş yaparak besin öğeleri hakkında bilgiler vermiştim. Bu sayıda ise temel besin grupları ve doğru

Detaylı

Tekrarlayan Üriner Sistem Enfeksiyonlarına Yaklaşım. Dr.Adnan ŞİMŞİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji AD

Tekrarlayan Üriner Sistem Enfeksiyonlarına Yaklaşım. Dr.Adnan ŞİMŞİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji AD Tekrarlayan Üriner Sistem Enfeksiyonlarına Yaklaşım Dr.Adnan ŞİMŞİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji AD ÜSE Tüm yaş grubu hastalarda en çok rastlanılan bakteriyel enfeksiyonlar İnsidans 1.000 kadının

Detaylı

* Madde bilgisi elektromanyetik sinyaller aracılığı ile hücre çekirdeğindeki DNA sarmalına taşınır ve hafızalanır.

* Madde bilgisi elektromanyetik sinyaller aracılığı ile hücre çekirdeğindeki DNA sarmalına taşınır ve hafızalanır. Sayın meslektaşlarım, Kişisel çalışmalarım sonucu elde ettiğim bazı bilgileri, yararlı olacağını düşünerek sizlerle paylaşmak istiyorum. Çalışmalarımı iki ana başlık halinde sunacağım. MADDE BAĞIMLILIĞI

Detaylı

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM 9.11.2015 ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM Konular Doğum öncesi gelişim aşamaları Zigot Doğum öncesi çevresel etkiler Teratojenler Doğum Öncesi G elişim Anneyle ilgili diğer faktörler Öğr. Gör. C an ÜNVERDİ Zigot

Detaylı

Hatice YILDIRAN. Gıda Mühendisi BURDUR İL MÜDÜRLÜĞÜ

Hatice YILDIRAN. Gıda Mühendisi BURDUR İL MÜDÜRLÜĞÜ Hatice YILDIRAN Gıda Mühendisi BURDUR İL MÜDÜRLÜĞÜ GIDA TAKVİYELERİ Eğitim Yeri Eğitim Konusu : HOLLANDA-TNO : Gıda Takviyeleri Eğitim Süresi : 21 Aralık 2012-20 Mart 2013 Danışman : Dr. Koen VENEMA Eğitim

Detaylı

Çok Düşük Doğum Ağırlıklı Preterm Bebeklerde Lactobacillus Reuteri'nin Fungal Profilakside Kullanımı: Randomize Kontrollü Bir Çalışma

Çok Düşük Doğum Ağırlıklı Preterm Bebeklerde Lactobacillus Reuteri'nin Fungal Profilakside Kullanımı: Randomize Kontrollü Bir Çalışma Çok Düşük Doğum Ağırlıklı Preterm Bebeklerde Lactobacillus Reuteri'nin Fungal Profilakside Kullanımı: Randomize Kontrollü Bir Çalışma Mehmet Yekta Öncel, Sema Arayıcı, Fatma Nur Sarı, Gülsüm Kadıoğlu Şimşek,

Detaylı

METABOL ZMA. Metabolizmanın amacı nedir?

METABOL ZMA. Metabolizmanın amacı nedir? METABOL ZMA Canlıda olu an ve devam eden fiziksel ve kimyasal olayların tümüne birden metabolizma adı verilmektedir Ara metabolizma, katabolizma ve anabolizma olmak üzere iki faz içerir; bu iki faz arasındaki

Detaylı

Mýsýr Þekeri Hakkýnda Sýkça Sorulan Sorular Mýsýr þekeri, 1970'lerde ortaya çýktýðýndan beri geniþ bir þekilde kabul görmüþ, mýsýrdan yapýlan bir tatlandýrýcýdýr. Bu dokümanda, mýsýr þekeri ile ilgili

Detaylı

HİPERLİPİDEMİ TEDAVİ KILAVUZU VE YAŞAM TARZI ÖNERİLERİ

HİPERLİPİDEMİ TEDAVİ KILAVUZU VE YAŞAM TARZI ÖNERİLERİ HİPERLİPİDEMİ TEDAVİ KILAVUZU VE YAŞAM TARZI ÖNERİLERİ Hiperlipidemi; kanda çeşitli yağların yüksekliğini ifade etmek için kullanılan bir terimdir. Bu çeşitli yağ tipleri kolesterol, trigliserid, LDL-kolestroldür.

Detaylı

2 - Konuþmayý Yazýya Dökme

2 - Konuþmayý Yazýya Dökme - 1 8 Konuþmayý Yazýya Dökme El yazýnýn yerini alacak bir aygýt düþü XIX. yüzyýlý boyunca çok kiþiyi meþgul etmiþtir. Deðiþik tasarým örnekleri görülmekle beraber, daktilo dediðimiz aygýtýn satýlabilir

Detaylı

ANNE ve ÇOCUK BESLENMESİ

ANNE ve ÇOCUK BESLENMESİ ANNE ve ÇOCUK BESLENMESİ Prof. Dr. Nilgün KARAAĞAOĞLU Doç. Dr. Gülhan EROĞLU SAMUR 2. Baskı Prof. Dr. Nilgün Karaağaoğlu Doç. Dr. Gülhan Eroğlu Samur ANNE ve ÇOCUK BESLENMESİ ISBN 978-605-364-200-8 Kitapta

Detaylı

KANSER TANIMA VE KORUNMA

KANSER TANIMA VE KORUNMA KANSER TANIMA VE KORUNMA Uzm. Dr Dilek Leyla MAMÇU Sunum İçeriği Genel Bilgiler Dünyada ve Ülkemizdeki son durum Kanser nasıl oluşuyor Risk faktörleri neler Tedavi seçenekleri Önleme mümkün mü Sorular/

Detaylı

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler MEME KANSERİ Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler KANSER NEDİR? Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak kötü klinik

Detaylı

BUĞDAY RUŞEYMİ (WHEAT GERM)

BUĞDAY RUŞEYMİ (WHEAT GERM) BUĞDAY RUŞEYMİ (WHEAT GERM) Buğday rüşeymi buğday başağının alt kısmında bulunan embriyodur. Buğdayın 1 tonundan sadece 1 kilogram rüşeym elde edilebilmektedir. Rüşeym özel yöntemlerle elde edilmediği

Detaylı

ANNE SÜTÜNÜN BEBEK BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNE KATKILARI. Prof. Dr. Sema AYDOĞDU EgeÜTF Çocuk Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme B.D.

ANNE SÜTÜNÜN BEBEK BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNE KATKILARI. Prof. Dr. Sema AYDOĞDU EgeÜTF Çocuk Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme B.D. ANNE SÜTÜNÜN BEBEK BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNE KATKILARI Prof. Dr. Sema AYDOĞDU EgeÜTF Çocuk Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme B.D. 1. PUADER Kongresi 23-27 Nisan 2012 YOL HARİTASI Anne Sütü Mucizesi Mucizenin

Detaylı

neden az yağlı az kolesterollü diyet?

neden az yağlı az kolesterollü diyet? neden az yağlı az kolesterollü diyet? DYT-YRD07 Rev / 2 Yürürlük Tarihi / 30.12.2005 Rev Tarihi / 17.18.2012 neden az yağlı az kolesterollü diyet? Kolesterol insan vücudunda doğal olarak bulunan yağa benzer

Detaylı

BESLENME İSTANBUL İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ

BESLENME İSTANBUL İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ BESLENME İSTANBUL İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ 2008 SUNU PLANI Sağlıklı ve dengeli beslenme Temel besin öğeleri ve grupları Öğün içerikleri: Kahvaltı Fast-food ve zararları Çocuğunuzun beslenme çantası

Detaylı

Ankara Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü, Ankara karadeniz@ankara.edu.tr

Ankara Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü, Ankara karadeniz@ankara.edu.tr Trakya Üniversitesi, Mühendislik Mimarlık Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü, Edirne irem_damar@hotmail.com Ankara Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü, Ankara karadeniz@ankara.edu.tr

Detaylı

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum ÇEVRE VE TOPLUM 11. Bölüm DOÐAL AFETLER VE TOPLUM Konular DOÐAL AFETLER Dünya mýzda Neler Oluyor? Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum Volkanlar

Detaylı

86. Doğum eylemi süresince fetal başın yaptığı eksternal rotasyon hareketi hangi aşamada gerçekleşir?

86. Doğum eylemi süresince fetal başın yaptığı eksternal rotasyon hareketi hangi aşamada gerçekleşir? 86. Doğum eylemi süresince fetal başın yaptığı eksternal rotasyon hareketi hangi aşamada gerçekleşir? A) Angajman B) Pelvik girimden geçiş C) Orta pelvise giriş D) Pelvik çıkım düzlemine giriş E) Omuz

Detaylı

FONKSİYONEL GIDALAR. Dursun KODAZ Gıda Mühendisi Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Gıda İşletmeleri ve Kodeks Daire Başkanlığı 29.08.

FONKSİYONEL GIDALAR. Dursun KODAZ Gıda Mühendisi Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Gıda İşletmeleri ve Kodeks Daire Başkanlığı 29.08. FONKSİYONEL GIDALAR Dursun KODAZ Gıda Mühendisi Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Gıda İşletmeleri ve Kodeks Daire Başkanlığı 29.08.2013 1 İÇERİK I. Eğitim kurumu II. Ziyaret edilen resmi kurumlar III. Fonksiyonel

Detaylı

SINCAN İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ

SINCAN İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ SINCAN İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ Bu sunu Sincan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Hayatboyu Öğrenme Programı Grundtvig Öğrenme Ortaklığı Projesi kapsamında düzenlenen Eğitim Toplantıları için hazırlanmıştır.

Detaylı

Pro-, Pre- ve Sinbiyotikler

Pro-, Pre- ve Sinbiyotikler Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Dergisi 2006; 49: 128-148 Derleme Pro-, Pre- ve Sinbiyotikler Turgay Coşkun Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatri Profesörü SUMMARY: Coşkun T. (Department of Pediatrics,

Detaylı

Dünyanın En Önemli Sağlık Sorunu: Kronik Hastalıklar. Dr. H. Erdal Akalın, FACP, FIDSA, FEFIM (h)

Dünyanın En Önemli Sağlık Sorunu: Kronik Hastalıklar. Dr. H. Erdal Akalın, FACP, FIDSA, FEFIM (h) Dünyanın En Önemli Sağlık Sorunu: Kronik Hastalıklar Dr. H. Erdal Akalın, FACP, FIDSA, FEFIM (h) Sağlık Sisteminde Karışıklığa Yol Açabilecek Gelişmeler Bekleniyor Sağlık harcamalarında kısıtlama (dünya

Detaylı