mart YIL TAKDİM KöklüDeğişim suskunluğun kırılma noktası HİLAFET DÜŞTÜĞÜ YERDEN KALDIRILACAKTIR! mart 15

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "mart 15 11. YIL TAKDİM KöklüDeğişim suskunluğun kırılma noktası HİLAFET DÜŞTÜĞÜ YERDEN KALDIRILACAKTIR! mart 15"

Transkript

1

2

3 TAKDİM HİLAFET DÜŞTÜĞÜ YERDEN KALDIRILACAKTIR! KöklüDeğişim suskunluğun kırılma noktası Hilafet in yıkılışının 92. Sene-i devriyesi münasebetiyle Köklü Değişim, Hilafetin yokluğunun ümmete neler kaybettirdiğini, farziyetini ve siyasi açıdan önemini hatırlatmak adına 3-10 Mart 2015 tarihleri arasında İ ade-i Hilafet Haftası düzenlemektedir. İ ade-i Hilafet Haftası tam da Hilafetin ilga edidiği gün olan 3 Martta İ stanbul da Hilafet Konferansı ile başladı. Demokratik Başkanlık Modeli mi, Raşid-i Hilafet mi? başlıklı konferansımız Allah ın yardımıyla başarılı ve bereketli bir şekilde neticelendi. Yine bu haftanın bir etkinliği olarak Köklü Değişim Hilafet Ö zel sayısı çıkardı. Bu özel sayıda bir çok tanınmış yazar lütfedip dergimize yazılarını gönderdi. Kalem-Der Başkanı ve yazar Ahmet Kalkan Hocamız Başı Koparılan Canlının Yaşayamadığı Gibi, Halifesiz Ümmet De Canlanamaz, Vahdet Vakfı Başkanı ve yazar Hüsnü Aktaş Hocamız Hilafet Nizamı Ve Siyasi Rejimle İlğili Kavramlar, Şah-ı Merdan Sarı Hocamız Hilâfet in Seçim Şekilleri Ve Ümmetin İhtilaf Sebepleri, Yeni Akit Yazarı Ahmet Varol Hocamız Ümmetin Birliğini Baş Temsil Eder, Yeni Akit Yazarı Mustafa Çelik Hocamız Ümmet-i Vahide Biçare Hilafet-i Raşide Çaredir, Timeturk Yazarı Abdurrahim Şen Hocamız Hilafet Tarihi Bir Kurum mudur? Timeturk Yazarı Ali Ö ner Hocamız Hilafet Zulüm Üretir mi? başlıklı yazılarıyla dergimize katkıda bulundu. Köklü Değişim olarak kendilerine teşekkürlerimizi sunuyoruz. Hilafet Ö zel sayısını okuduğunuzda Hilafet hakkında farklı görüşlerle karşılaşacaksısnız ki bu gayet doğal bir durumdu. Konuk yazarlarımızın buluştuğu nokta ise kuşkusuz Hilafet in gerekliliği olmuştur. Bu özel sayının dikkat edilmesi gereken yeri de bu nokta olması kanaatindeyiz. Yine Hilafet Ö zel sayımızda 3 Mart 2015 tarihinde gerçekleştirmiş olduğumuz Hilafet Konferansı konuşmacıların konuşmaları ve konferanstan görüntüleri de bulabilirsiniz. 11. YIL Alemlerin Rabbinden isteğimiz Ü mmeti İ slam ı Raşid bir Halifenin liderliğinde terkar eski izzetli günlerini bir an evvel kavuşturmasıdır. Son söz: Hilafet düştüğü yerden kaldırılacaktır! Bundan kimsenin şüphesi olmasın! 1

4 hilafet konferansı gündem Hilafet Nizamı ve Siyasi Rejimle İlgili Kavramlar Hüsnü AKTAŞ Başı Koparılan Canlının Yaşayamadığı Gibi, Halifesiz Ümmet De Canlanamaz Ahmet KALKAN Şahı Merdan SARI KONFERANSI İSTANBUL Hilâfet in Seçim Şekilleri ve Ümmetin İhtilaf Sebepleri Demokratik Başkanlık Modeli mi? Raşid-i Hilafet mi? Hizbu t Tahrîr in Emiri Celil Âlim Atâ B. Halîl Ebu r Raşta nın Konuşması Hizbu t Tahrîr Türkiye Medya Büro Başkanı Mahmut Kar ın Konuşması Hizbu t Tahrîr Mısır Medya Büro Başkanı Şerif Zayed in Konuşması Kuruluş: 2004 İslâmî Fikirlere Dayalı Aylık Siyâsî Dergi Cemaziyelevvel 1436 Mart 2015 Sayı 126 Yerel-Süreli ISSN Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Süleyman UĞURLU Yönetim Merkezi Mithatpaşa Caddesi 47/B Kızılay-ANKARA İletişim&Abonelik Tel: (+90) Faks: (+90) Kapak&Grafik Tasarım: KöklüDeğişim İrtibat Büroları İstanbul (Avrupa Yakası): Mahmut KAR Kirmasti Mah. Kıztaşı Cad. 43/5 Fatih/İstanbul Tel: İstanbul (Anadolu Yakası): Genç Değişim Kitabevi Mehmet Akif Ersoy Mah. Fatih Bul. 145/10 Sultanbeyli/İstanbul Tel: Diyarbakır: Ümmet Kitabevi Şeyh Şamil Mh. Cengizler Caddesi 555. Sk. 28/A Bağlar / Diyarbakır Tel: Van: Erkam Kitabevi Ordu Cad. Ulu Cami Karşısı Medine Pasajı P-37 Zemin Kat Merkez / VAN

5 42 48 hilafet konferansı Dr. İyad Kunaybi nin Konuşması Hizbu t Tahrîr Lübnan Medya Büro Başkanı Ahmed el-kasas ın Konuşması Ahmet Varol Mustafa ÇELİK Ümmetin Birliğini Baş Temsil Eder Ümmet-i Vahide Biçare Hilafet-i Raşide Çaredir 65 Abdurrahim ŞEN Hilafet Tarihi Bir Kurum Mu? 68 gündem Ali ÖNER Hilafet Zulüm Üretir Mi? Tel: Bursa: Tayfun Üstünkaya Kemalpaşa Mh. Atatürk Blv. Kaptan İşhanı Kat:4 No: 58 İnegöl / BURSA Tel: Konya: Murat Savaş Alaaddin Caddesi Şeyh Ziya Sokak No: Merkez / KONYA Adana: Özler Caddesi No:6 Veli Gözcan İşhanı Kat:3 Kuruköprü Seyhan - Adana Tel Ankara / Çubuk: Murat Altın Yavuz Selim Mahallesi Hükümet Caddesi 55/C Abonelik ve Hesap Numaları Yurtiçi: 6 Aylık: 30 Yıllık (12 Ay): 60 Yurtdışı 6 Aylık: 30 Yıllık: 60 Sesli Dergi / Online Okuma: 50 (Süleyman Uğurlu Adına) * PTT Posta Çeki Hesabı: * Ziraat Bankası TL Hesabı: TR * Ziraat Bankası Euro Hesabı: TR * Ziraat Bankası Dolar Hesabı: TR Baskı: Önka Ofset Matbaacılık Büyük Sanayi 1. Cadde Keskinler İşhanı No: 80/32-33 İskitler / Ankara Tel: Fax:

6 gündem HİLAFET NİZAMI VE SİYASİ REJİMLE İLGİLİ KAVRAMLAR Hüsnü AKTAŞ Vahdet Vakfı Başkanı Bütün insanlar, ülkeler, cemiyetler ve medeniyetler için geçerli olan ilâhi kanunlara sünnetullah denilir. Kur an-ı Kerim de sünnetullah terkibi, sekiz âyette yer almıştır. Hz. Adem den (as) itibaren değişmeyen sünnetullah şudur: Allah (cc) her kavme; önce kendi içlerinden, kendi dilleriyle konuşan bir peygamber göndermiş, daha sonra kendilerine hidayeti veya dalâleti tercih etme mesûliyetini yüklemiştir. İ tikadi mahiyete haiz olan, Hidâyet ve Dalâlet kavramlarıyla ifade edilen keyfiyet, insanoğlunun vasfını belirleyen en önemli unsurdur. İ tikad yönünden insanlar milel ve nihal ehli olmak üzere ikiye ayrılırlar. Milel; vahye tabi olan ve hak olan bir şeriatla amel edenlerin vasfıdır. Hevâlarını ilâh edinen ve keyiflerine göre yaşayan kimselere nihal ehli denilir. 1 Tarih boyunca Allah a ihlâsla teslim olan Müslümanlar ile hevâlarını ilâh edinen insanlar, birbirleriyle mücadele etmişlerdir. Bu bir anlamda 4 hak din ile batıl dinin (bir anlamda dine karşı dinin) mücadelesidir. Fahrüddin-i Razi Hak din; birincisi ilim, ikincisi salih ameller olmak üzere iki unsurdan meydana geldiği gibi, batıl din de; birincisi şüpheler, ikincisi çirkin fiiller olmak üzere iki şeyden meydana gelir 2 diyerek, bir inceliğe işaret etmiştir. İ slâm Fıkhı nın mahkûm edildiği ülkelerde yaşayan Müslümanlar ile Dâru l İ slâm vasfına haiz olan bir ülkede yaşayan Müslümanların problemleri birbirinden farklıdır. Allah ın indirdiği hükümler ile hükmedilen bir İ slâm beldesi için üç farklı tehlikeden söz etmek mümkündür. Birincisi: Kâfirler, İ slâm ülkesini işgal ve istilâ edebilirler. İ kincisi: Bir şehir veya bölge halkı topluca irtidad ederek, Dâru l İ slâm ın sınırları içindeki bir beldeyi ele geçirebilirler. Ü çüncüsü: Mü minlerin emirine zimmet akdi ile bağlı olan Gayr-i Müslimlerin, bu akdi bozmaları ve İ slâm toprağını istilâ etmeleri mümkündür. 3 Yıllarca süren savaş (cihad) neticesinde elde edilen İ slâm toprakları; son bir asır içerisinde, bu üç tehlikeyi aynı zaman diliminde yaşamıştır. Bu kısa girişten sonra, siyaset açısından belirleyici unsur hükmünde olan hilâfet meselesine geçebiliriz. Siyasi Rejim Meselesi Siyasi rejimin konusu; iktidarın nasıl teşekkül edeceğini, kimler tarafından denetleneceğini ve hangi şartlarda devredileceğini tesbit ile sınırlıdır. Darû l İ slâm da ortaya çıkan siyasi rejim modellerini: bu mahiyeti dikkate alarak; hilâfet, saltanat ve imamet şeklinde tasnif etmek mümkündür. Bu üç modelin; iktidarın teşekkülü, devredilmesi ve denetlenmesi konusunda, birbirinden farklı usûlleri ön plâna çıkardığı malûmdur. Ehl-i sünnet ûlemasının büyük çoğunluğu, Rasûl-i Ekrem in (sav) vefatından sonra ortaya çıkan siyasi rejimi ifade için hilâfet kavramını tercih etmiştir. Zira Hz. Ebu Bekir in (ra); müslümanlara liderlik hususunda, Rasûl-i

7 gündem Ekrem in (sav) halefi olduğu malûmdur. O dönemde; resmi yazılarda ve belgelerde kullanılan ünvan, Rasullûllah ın halifesi (Halifet-i Rasûlullah) şeklindedir. 4 Bu ünvanın kullanılması; sahabe-i kiram tarafından Peygamber Efendimiz in (sav) siyasi liderliğinin nasıl değerlendirildiğini tesbit açısından önemlidir. Eğer Rasûl-i Ekrem in (sav) görevi, sadece risalet ve nübüvvetle sınırlı olsaydı, herhangi bir kimsenin O nun halefi olması düşünülemezdi. Zira görevini, son peygamber olarak yerine getirmiş ve vefatı ile birlikte mesele kapanmış olurdu. Halbuki Hz. Peygamber in (sav); hem kendisine indirilen vahyi tebliğ ettiği, hem de İ slâm toplumun siyasi liderliğini yaptığı malûmdur. Dolayısıyle hilâfet; İ slâm toplumunun liderliği hususunda, Peygamberimiz Efendimiz in (sav) halefi olmakla ilgili olan bir hadisedir. İ slâm dini ile siyaset arasındaki münasebeti fisaretle tahlil eden sahabe-i kiram; Hz. Ebûbekir i (ra) halife seçerek, meselenin keyfiyetini ortaya koymuştur. 5 Hilâfet teriminin; Rasûl-i Ekrem in (sav) vefatından sonra, siyasi rejimi ifade için kullanılması, aynı tarihlerde yürürlükte olan (kisralık, kayserlik vs.) diğer rejimlerden ayrı olan niteliğini vurgulamak içindir. 6 İ bn Haldun un da belirttiği gibi, Hz. Ebu Bekir in halife olarak vasıflandırılması, ümmetiyle ilgili olarak Rasûl-i Ekrem e (sav) halef oluşundan dolayıdır. 7 Tarih boyunca Allah a ihlâsla teslim olan Müslümanlar ile hevâlarını ilâh edinen insanlar, birbirleriyle mücadele etmişlerdir. Bu bir anlamda hak din ile batıl dinin mücadelesidir. Fahrüddin-i Razi Hak din; birincisi ilim, ikincisi salih ameller olmak üzere iki unsurdan meydana geldiği gibi, batıl din de; birincisi şüpheler, ikincisi çirkin fiiller olmak üzere iki şeyden meydana gelir diyerek, bir inceliğe işaret etmiştir İ mam-ı Maverdi nin: Hilâfet; dini koruma ve dünya siyaseti hususlarında Peygambere halef olma makamını ifade etmek için kullanılan bir terimdir şeklindeki tarifinde de aynı keyfiyet söz konusudur. Bütün bu tarifler, Hz. Ebûbekir in (ra) durumunu ifade için geçerlidir. Diğer halifeleri ifade için mü minlerin emiri (ulûl emr-i minkûm) tabirlerinin kullanıldığı malûmdur. Hilâfet nizamının raşid ve gayr-i raşid şeklinde tasnife tabi tutulması, tarihi devreleri ve uygulanan siyasetle ilgili olan bir hadisedir. Ehl-i sünnet uleması, İ slâm fıkhını uygulayan iktidarı ifade için, hilafet kavramını tercih etmiştir. Bunun sebebi, iktidarın meşrûiyyeti için adaleti, liyâkatı ve Müslümanların rızasını esas almalarıdır. Siyaset, Devlet Ve Hukuk Bazı İ slâm âlimleri, İnsanları hidâyete ve hayra ulaştırmak, onları fesaddan kurtarabilmek için, takip edilmesi gereken en güzel yola siyâset denilir tarifini esas almışlardır. Hanefi fûkahasından İ bn-i Abidin Siyaset; halkı Dünyada ve ahirette kurtulacakları yola irşad etmekle, onların salah ve menfeatleri için çalışmaktır tarifini yapmış ve bahsin devamında şöyle demiştir: Siyaset ağır bir şeriat olup iki nev idir. Siyaset-i zalime; halkın haklarına zıt olan siyasettir ki, şeriat bunu haram kılmıştır. Siyaset-i adile; halkın haklarını zalimlerin elinden kurtaran, zulüm ve fenalıkları defeden, fitne ve fe- 5

8 gündem sad ehlini meneden siyasettir ki şeriattan sayılır. 8 İ slâm ahkâmını uygulayan devlet, insanların yeryüzündeki hilâfet vazifelerini yerine getirebilmeleri için bir vasıtadan ibarettir. İ slâmi siyaset ve mücadele fıkhı açısından hayati öneme haiz olan hilâfet kavramı ile ülke (Dâr) kavramını birbirinden ayırmak mümkün değildir. Zira ülke (Dâr) kavramına keyfiyet kazandıran en önemli unsur hilafet nizamı ve uygulanan hukuk sistemidir. İ mam-ı Kuhistani Darû l İ slâm ve Daru l Harp kavramlarını izah ederken, şöyle demiştir: Darû l İslâm; mü minlerin emirinin sultası altında olan ve İslâm ahkâmının tatbik edildiği beldedir. Darû l Harb ise, kâfirlerin reisinin idaresi altında olan ve küfür ahkâmının icra (tatbik) edildiği yerdir. 9 Şemsü l Eimme Serahsi (rh.a) beldelerde (ülkelerde) uygulanan kanunları dikkate almış ve şu tesbitte bulunmuştur: Bir beldede (ülkede) küfür ve şirk kanunları uygulanıyorsa, o belde darû l harp hükmünü alır. Çünkü beldeler ve üzerinde yaşayanlar için egemen olan güç, kuvvet ve uygulanan kanunların keyfiyeti dikkate alınır, ya bize, ya kâfirlere nispet edilir. Müslümanların egemenliği altında olan ve İslâm ahkâmının uygulandığı beldelere Darû l İslâm denilir. 10 Darû l İ slâm vasfına haiz olan bir ülkede; devlet adına iktidar imkânlarını kullanan hükümetin adalete riâyet etmesi, emâneti ehline 6 vermesi ve teb asının saadeti için zaruri olan idari düzenlemeleri yapması zaruridir. Müslümanların Ortak İhtiyaçları Ve Hilafet Bazı muteber kaynaklarda; islâm ülkesinde yaşayan insanların ortak ihtiyaçları dikkate alınmış ve hilâfet nizamının zarureti şöyle ifade edilmiştir: Müslümanlar için bir halifeye (imama) mutlak surette ihtiyaç vardır. Dini hükümlerin uygulanması, cezaların tatbiki, kâfirlere karşı ülke sınırlarının korunması, cihad için ordu teşkil edilmesi, sadakaların toplanması, zorbaların, soyguncuların ve eşkiyaların zabt-u rapt altına alınıp kahredilmesi, Cum a ve Bayram Namazlarının edâ edilmesi, insanlar arasında ortaya çıkan ihtilâfların ortadan kaldırılması, hukukun üzerine kaim olduğu şahidliklerin kabulü, velileri bulunmayan (kimsesiz) çocukların ihtiyaçlarının karşılanması, eğitilmesi, evlendirilmesi ve ganimet mallarının taksimi gibi önemli meseleler halife (imam) sayesinde icra edilir. 11 Siyasi iktidarın teşekkülünü sağlamadan bu işlerin yapılabilmesi mümkün değildir. İ slâm Fıkhı nın hükümlerini uygulamakla görevli olan halife, yüklendiği ağır mes ûliyet sebebiyle diğer insanlardan farklıdır, ancak dokunulmazlık zırhına haiz değildir. Teb âsından her hangi bir kimsenin hukukuna tecavüz ettiği zaman; sıradan bir insan gibi, davalı olarak Mezalim Kadısı nın huzuruna çıkarılır ve yargılanır. Dolayısıyla İ slâm Fıkhı nı uygulayan devlet; mukaddes bir kurum veya dokunulmazlığı olan bir tüzel kişilik değildir. İ nsanların yeryüzündeki hilâfet vazifelerini yerine getirebilmeleri için, sadece bir vasıtadır. Hülâfa-i Râşidin dönemi nde insanlar Adaletin mülkün (devletin/iktidarın) temeli olduğunu müşahade etmişlerdir. Hülâfa-i Râşidin döneminden sonra saltanat sistemi ön plâna çıkmış ve devleti takdis eden Hikmet-i hükümet anlayışı yayılmaya başlamıştır. Bu dönemde sultanlara Halifetûllah (Allah ın halifesi) sıfatını uygun gören ve onların yeryüzünde Allah ın zılli (gölgesi) olduğunu söyleyen devlet adamları ortaya çıkmıştır. Maalesef bazı âlimlerin de Allah ın zılli (gölgesi) tabirini kullandıklarını gizlemek mümkün değildir. Meselâ: Hanbeli ûleması ndan İ bn-i Teymiye şöyle demiştir: Yöneticilik, dini yükümlülüklerin en büyüklerindendir. Hatta dinin ayakta kalabilmesi, ancak onunla mümkün olabilir. Zira Allah ın farz kıldığı emr-i bi l ma rûf vecibesinin ifâsı, ancak otorite ve devletle gerçekleştirilebilir. Keza cihad, adalet, hacc, hadd cezalarının tatbiki ve bunun gibi hususlar da yine devlet otoritesi sayesinde gerçekleşir. Bu yüzdendir ki bir hadiste Sultanın Allah ın yeryüzündeki gölgesi olduğu belirtilmiştir. 12 Bazı hadis

9 gündem kitaplarında yer alan inneme s sultanû zıllûllah ve ramhuhû fi l-ard şeklindeki rivayet, Hz. Enes den (ra) nakledilen bir haberdir. 13 İ smailiye Fırkası na mensup olan bazı müellifler; Hz. Ali nin (ra) mukaddes bir şahsiyet olduğunu ifade etmek niyetiyle, O nun yeryüzünde Allah ın zılli (gölgesi) olduğu haberini uydurmuş ve yayılmasını sağlamışlardır. 14 Saltanat ve imamet sistemlerinde; hem iktidarın teşekkülünde ve devrinde, hem de denetlenmesinde insanların rızasının (siyasi tercihinin) devre dışı bırakıldığını söylemek mümkündür. Zalim sultanlar, zaman içerisinde kendi ihtiraslarını İ slâmi değerleri istismar ederek devam ettirme arzusuna kapılmışlardır. Bu gayr-i meşrû istismar siyaseti, fitne ve fesadın yayılmasına sebeb olmuştur. Hilafetin İlgasında İngiltere nin Rolü Bütün muteber kaynaklarda; hilâfet meselesi izah edilirken, Halifeler Kureyştendir hadis-i şerifine yer verildiği malûmdur. Bu hadisin sahih, hatta manevi mütevatir olduğunu söyleyen muhaddisler vardır. Tarih boyunca İ slâm âlimleri Hilâfet meselesiyle ilgili rivayetlerde kullanılan Kureyş kabilesine mensubiyet ifadeleri nasıl anlaşılmalıdır? Bunlar birer haber midir, yoksa haber siygasıyla verilmiş emir midir? suallerine cevap vermeye gayret etmişlerdir. Bazı âlimler, halifelerin Saltanat ve imamet sistemlerinde; hem iktidarın teşekkülünde ve devrinde, hem de denetlenmesinde insanların rızasının devre dışı bırakıldığını söylemek mümkündür. Zalim sultanlar, zaman içerisinde kendi ihtiraslarını İslâmi değerleri istismar ederek devam ettirme arzusuna kapılmışlardır. Bu gayr-i meşrû istismar siyaseti, fitne ve fesadın yayılmasına sebeb olmuştur Kureyşten olması meselesini tahlil ederken Bunun sıhhat şartı değil, efdaliyet ve kemâl şartı olduğunu ileri sürmüşlerdir. Sadruşşerî a gibi bazı ûsûl âlimleri bu şartın, ilim ve adâlet şartına bağlı olduğunu, zarûri hallerde Kureyş kabilesine mensubiyet şartının düşebileceğini ifade etmişlerdir. Mutezile nin önde gelen simalarından Nazzâm ile Hâricî fırkasına mensup olan bazı kimseler; zulme meylettiği zaman kolayca azledilebilmesi için, halifenin Kureyş ten olmaması gerektiği ileri sürmüşlerdir. Şia Fırkası na mensup kimseler, meseleyi daha da özele indirgemiş ve liderlik işini Kureyş kabilesi nden sadece Haşimoğullarına (Ehl-i Beyte) tahsis etmişlerdir. Bu farklı siyasi tezleri dikkate alan müsteşrikler; özellikle İ ngiltere nin önde gelen devlet adamları, hilâfet nizamını yeryüzünden silinmesi için şeytani tuzaklar hazırlamışlardır. Denebilir ki Hilafet Nizamı nın siyasi değerini ve gücünü ilk keşfedenler İ ngilizler olmuştur. İ ngiliz Dışişleri Bakanlığı danışmanı ve bir Arap dili-kültürü uzmanı olan George Percy Badger şu tesbitte bulunmuştur: Eğer Araplar da Osmanlı sultanını aynı şekilde halife olarak tanırlarsa onun Müslümanlar üzerindeki şöhret ve nüfuzu muazzam derecede artar. Bunun doğuracağı sonuç İngiltere nin aleyhine olabilir. Bu yüzden İngiltere Araplar üzerindeki Osmanlı otoritesinin genişlemesini önlemeye çalışmalıdır. 15 İ ngiliz po- 7

10 gündem litikacılar Halife Kureyştendir haberini; hilâfetin olmazsa olmaz şartı olduğunu savunan kanaat önderlerini destekleyerek, Osmanlı Devleti nin İ slam dünyası üzerindeki etkisini ortadan kaldırmak için harekete geçmiştir. O tarihlerde Times da (Osmanlı) Sultanın halifeliği gerçek değildir ve bu haliyle de Hindistan daki İngiliz çıkarları açısından bir tehdit oluşturabilir. Bunu önlemek için oradaki Müslümanlara, Osmanlı nın hilâfet iddiasının gayri meşru olduğunu özellikle vurgulamamız lazımdır. şeklinde makaleler kaleme alınmıştır. Bunun sonucunda Osmanlı ya isyan eden Mekke Şerif i hilafet makamına oturtulmuştur. Malûm olduğu gibi İ ngilizlerin; Hilafetin Kureyşliliği üzerine kurduğu bu tuzak, Osmanlı nın siyasi nüfuzunun ortadan kaldırılması, Ortadoğu ve Hindistan coğrafyasında emperyalist emellerine ulaşmasına vesile olmuştur. İ ngiltere nin bu şeytani tuzağı neticesinde Müslümanlar imamesi koparılmış tesbihin taneleri gibi param-parça olmuşlardır. İslâmi siyasetin temel rükünlerini vahiyle sabit olan hakikatleri dikkate almak, adaleti sağlamak, emanetleri ehline vermek, herhangi bir ayırım yapmadan teb asının saadetine vesile olmak şeklinde ifade edebiliriz. Hesap gününe hazırlanan Müslümanların; modern-seküler siyaset nazariyelerini ve Hikmet-i Hükümet anlayışını reddetmeleri zaruri olduğu gibi, hilafet nizamının ihyası için birbirleriyle yardımlaşmaları da zaruridir Netice olarak şunu söyleyebiliriz: İ slâmi siyasetin temel rükünlerini vahiyle sabit olan hakikatleri dikkate almak, adaleti sağlamak, emanetleri ehline vermek, herhangi bir ayırım yapmadan (kavmi, rengi, dini ve dili ne olursa olsan) teb asının saadetine vesile olmak şeklinde ifade edebiliriz. Hesap gününe hazırlanan Müslümanların; modern-seküler siyaset nazariye- 8 lerini ve Hikmet-i Hükümet anlayışını reddetmeleri zaruri olduğu gibi, hilafet nizamının ihyası için birbirleriyle yardımlaşmaları da zaruridir. 1 İmam-ı Şehristani- El Milel Ve n Nihal- Beyrut, 1392 C: 1 Sh: 4 2 İmam Fahrüdin-i Razi- Tefsir-i Kebir/*Mefatihû l Geyb-Ankara:1989 C:5 Sh:13 3 Şeyh Nizamüddin ve Heyet-Feteva-ı Hindiyye-Beyrut: 1400 C: 2 Sh: Muhammed Ammara-Nazarriyetû l Hilâfeti l İslâmiyye-Kahire: 1977 Sh: 9 5 Geniş bilgi için/ibn-i Kuteybe-El İmame ve s Siyase-Kahire: 1969 Sh: 4 vd. 6 M. Ziyaûddin Er Reyyis-Siyâsetû l İslâmiyye-Kahire: 1979 Sh: İbn-i Haldun-El Mukaddime-Kahire ty. C: 2 Sh: İbn-i Abidin- Reddü l Muhtar Ale d Dürri l Muhtar-İst: 1983 C: 8 Sh: İmam Kuhistani-Camiû r Rumuz- İst: 1300 C: 2 Sh: İmam-ı Serahsi- El-Mebsût- Kahire: 1324 Bsk. ofset Beyrut: ty C: 10 Sh: 114, 11 Muslihuddin M. Kesteli-Şerhi Akaidi l Kesteli-İst: 1973 S. Bilici. Yay. Sh: Ayrıca İmam-ı Taftazani- Şerhü l Akaid-İst: 1980 Sh: 326 vd. 12 İbn-i Teymiyye- Es Siyasetü ş Şer iyye- İst: 1985 Sh: (Çev:V. Akyüz) 13 El Aclûni- Keşfû l Hafa- Beyrut: 1351 C:1 Sh: En Neysabûri-İsbatû l İmame- Beyrut: ty Sh: Geniş bilgi için/ Bkz. Azmi Özcan- İngiltere de Hilâfet Tartışmaları, , İslâm Araştırmaları Dergisi-Ankara: 1998, sayı: 2, Sh.51 vd

11 gündem BAŞI KOPARILAN CANLININ YAŞAYAMADIĞI GİBİ, HALİFESİZ ÜMMET DE CANLANAMAZ Ahmet Kalkan Kalem Der Başkanı Haziran da yine bir seçim var. Şehadet parmakları, şehadetin lâ deyip reddettiği demokrasi boyası ile kirlenecek. Isırıldığı sandık deliğinden kim bilir kaçıncı defa yine ısırılacak insanımız. Adaylarla ilgili curcuna çoktan başladı. İ nsanlar sanki kulluk ve sınav için değil de; geçim ve seçim için dünyaya gelmişler. İ nsanlar eğer dünyaya seçim için geldiklerini düşünüyorlarsa; bu, hak ile bâtıl, İ slâm ile câhiliye arasında bir seçimdir. Tevhid ile şirk arasında bir tercih, sırât-ı müstakî m olan peygamberlerin, sıddık, şehid ve sâlihlerin yolunu mu, yoksa Batılı bâtılların yolunu mu tercih edeceklerine dair bir seçimdir bu. Bu tercihler de demokratik yoldan oy kullanmakla olacak bir şey değildir. İ slâm ın her şeyi orijinaldir. Başka din ve dünya görüşlerinden ödünç kavram ve yaşama biçimlerine iltifat etmez. İ slâm ın devlet idaresi ve yöneticileri de kendine has özelliklere sahiptir; câhiliyyenin yönetim tarzlarına ve onların liderlerine benzemez. İ slâm dışı düzeni kimlerin yönetip sürdürmesi gerektiği hususundaki seçim bizi pek fazla ilgilendirmiyor. Çünkü devlet/ hilâfet şuuruna sahip mü minler hükümete değil, devlete taliptir. Bizi, siyasi açıdan daha çok ilgilendiren; Allah ın rızasına ulaştıracak köklü değişim, İ slâmî dönüşüm. Mü minler olarak dünyada izzet ve devlete, âhirette sonsuz nimet ve cennete ulaşmak için nasıl çalışmalıyız? Başında halifenin bulunacağı İ slâm Devleti nasıl oluşur, Nebevî usûl nasıl hayata yansır, İ lâhî rahmet ve yardım bizi nasıl kuşatır, biz onun derdindeyiz. İ slâm hukukunda halî fe, dünyayı din ile idâre etmekte peygambere halef olup Onun yöneticiliğini sürdürmeye çalışmak, onun uyguladığı ilkeler üzere olmaktır. İ slâmî devlet yönetiminde olmazsa olmaz olan temel esaslar: Bey atla başa geçen halifelik/ imamlık, adalet (Allah ın indirdikleriyle hükmetmek) ve şûra prensipleridir. Halife : Bey at sonucu mü minler adına tasarruf (yönetme) yetkisine sahip olan ve Allah ın indirdiği ahkâmın adâlet ve istişare ile tatbikini sağlayan kimse demektir. Adâlet, bir parti adı değil; Allah ın indirdiği ile hükmetmektir. İ stişare de; Dâru n Nedve tipi meclislerdeki parmak kaldırma değil, takvâ sahibi muvahhid âlimlerden oluşan ehil kimselerin Kur an ve Sünnet süzgecinden geçmiş hikmetli görüşlerinden yararlanma demektir. و ل ت ك ن م نك م أ م ة ي د ع ون إ ل ى ال خ ي ر و ي أ م ر ون ب ال م ع ر وف و ي ن ه و ن ع ن ال م نك ر و أ و ل ئ ك ه م ال م ف ل ح ون İçinizden hayra çağıran ve ma rûfu emredip münkerden nehyeden bir ümmet bulunsun. Kurtuluşa erenler, işte bunlardır. 1 Bu âyeti tefsir ederken Elmalılı Hamdi Yazır şunları söyler: Ümmet, öne düşen, çeşitli insan gruplarını toplayan, kendilerine uyulan bir topluluk de- 9

12 gündem mektir ki, hepsinin önünde imam bulunur. Cemaat ile namazlar, bu muntazam ve hayırlı sosyal tertibin görüntüsünü ifade eden gözle görülür şeklidir. Bu şekilde hayra dâvet ve emr-i bi l-ma ruf, nehy-i ani l-münker yapacak bir ümmet ve imâmet (hilâfet) teşkili, müslümanların imandan sonra ilk dinî farîzalarıdır. (Farîza; İslâm açısından yapılması mecburî olan, farz, Allah ın emri demektir.) Bu farîzayı yerine getirebilen müslümanlar âyetin açık hükmü gereğince kâmil (tam) kurtuluşa ererler. 2 Fert olarak insanın yaratılış maksadı Allah a kulluk tur. Bu gâyenin gerçekleşebilmesi için ferdin canı, malı, dini, aklı, nesli ve şerefi korunmalıdır. Korunma ancak düzen içinde olur; düzen ise devlettir, kanun hâkimiyetidir. Yönetimsiz devlet, başkansız yönetim olmayacağına göre, devlete bir başkan gereklidir. İ slâm da bu başkana; halî fe ve emî ru l-mü minî n sıfatlarının yanı sıra, imam denilmiştir. Birçok hadis-i şerif, müslümanlara, İ slâm devletinin müslüman ve ehil başkanını tanımalarını, ona bey at ve itaat etmelerini; bey at şartlı itaat sözü ve vekâlet mâhiyetinde olduğu için, halife şartlara riâyet etmediği veya liyâkat vasfını kaybettiği takdirde ona itaat etmemelerini (değiştirip yerine lâyık olanı getirmelerini) emretmektedir. Her gece, kıldığımız vitir namazlarının son rekâtında Allah a fâcir yöneticileri değiştireceğimiz hakkında söz vermekteyiz. 10 Kur an da iki çeşit yönetici vardır. Biri, hoşlanmadığımız durumlarda bile itaat etmek zorunda olduğumuz, Allah ın indirdiğiyle hükmeden bizden olan yönetici, yani halife de denilen ülü l-emr 3. İ kincisi, hiçbir halde itaat edemeyeceğimiz, onun iyi taraflarını bile kabul edemeyeceğimiz kötülük odağı, şeytanın siyasal versiyonu tâğut. İ şte bu ikinci yöneticiyi aynı zamanda inkâr etmemiz, iyiliklerini örtmemiz iman için şart koşuluyor. 4 Müslümanlar olarak her gün başlangıçta ve sonda uzlaşmaya, bâtılı kabul ve ona itaate lâ/hayır! diyor, küfre isyan ediyoruz. Güne tevhidin yön verdiği siyasî bilinçle başlıyor ve günü yine bu siyasî bilinçle kapatıyoruz. Uykudan kalkıp uyandığımızı göstermek üzere güne kâfirlere ültimatomla başlamamız Peygamberimizin sünneti: Her sabah ilk işimiz namaz kılmak. Sabah namazının ilk kıldığımız sünnetinin ilk rekâtında Fâtiha dan sonra Kâfirûn sûresi okumak sünnettir. Bu sûrede şöyle geçer; ق ل ي ا أ ي ه ا ال ك اف ر ون ل أ ع ب د م ا ت ع ب د ون ل ك م د ين ك م و ل ي د ين De ki: Ey kâfirler! Tapmam sizin taptıklarınıza Sizin dininiz size, benim dinim bana! 5 Günümüzü de benzer bilinçle kapatıyoruz: Gece, en son kıldığımız namaz yatsıdan sonra vitir namazı. Onun da en son rekâtında okuduğumuz kunut duası. Bu duada ve nahlau ve netrukü men yefcuruk diye Allah a söz veriyoruz. Yani diyoruz ki: (Ey Allah ım!) Biz, Sana isyan eden (fâsıklık, fâcirlik yapan) kişiyi (yönetimden, liderlikten) hal edip alaşağı ederiz, onu (desteklemeyiz,) kendi haline terk ederiz. Nahlau (hal ederiz) derken kullandığımız hal kelimesi, ehl-i hal ve l-akd denilen yöneticiyi azletme ve yeni bir yönetici atama konusunda ehil olan şahısların yaptığı iştir. Yöneticiyi makamından indirmeye, alaşağı etmeye hal etme denir. Ve netrukü: Terk ederiz, onu yardım(cı)sız bırakır, onunla ilişkilerimizi keseriz, ona destek olmayız, onu inkâr ederiz. Dikkat edilirse, Allah a isyan eden (fâsıklık, fâcirlik yapan) kişiyi, sadece bu vasıflarıyla hal etme sözü veren müslüman, yüz binlerce insanı Allah a isyan etmeye sevk eden, onların fâsık ve fâcir, hatta müşrik olmasına zorlayıp yönlendiren tâğutlara karşı haydi haydi hal etme sözü vermiş olacaktır. İ şte, bizim namazımız bile tâğutlara bir ültimatom ve onlara karşı nasıl tavır takınacağımıza dair bir ahid ve söz verme, bir siyasi bilinçtir. Biz, sözümüzün eri olalım, Allah sözümüzü yerine getirmek için bize güç verecek, bize zafer ihsan edecektir. إ ن ي نص ر ك م الل ف ال غ ال ب ل ك م و إ ن ي خ ذ ل ك م ف م ن ذ ا ال ذ ي ي نص ر ك م م ن ب ع د ه و ع ل ى الل ف ل ي ت و ك ل ال م ؤ م ن ون Eğer Allah size yardım ederse, artık size gâlip gelecek kimse yoktur. Ve eğer size yardımını keserse, bun-

13 gündem dan sonra size kim yardım edebilir? Mü minler ancak Allah a tevekkül etmeli, sadece O na güvenip dayanmalıdır. 6 Bu âyette gâlibiyetin ancak Allah ın yardımı ile mümkün olduğu açıklanmış, O nun yardımını kestiği durumda gâlibiyetin mümkün olmadığı belirtilmiştir. Görüldüğü gibi, Kur ân-ı Kerim de, hem Allah ı gâlib sıfatıyla tanımak ve hem de gâlibiyeti Allah tan bilmek gereği açık ifâdelerle yer almıştır. Gâlibiyet ve mağlûbiyetleri Allah, insanlar arasında döndürüp değiştirir. 7 Bazıları için oyun ve eğlenceden, bazıları için kulluk sınavından ibâret bu dünya 8 tahterevallidir; yükselenler, bir gün inerler. Ü lkeler ve yönetimler de insan gibi doğar, büyür ve ölür. Her ümmet için bir ecel vardır. 9 Allah, kullarını varlıkla da yoklukla da imtihan ettiği gibi; gâlibiyet de mağlûbiyet gibi bir sınavdır. Müslümanların Bedir leri gibi Uhud ları da olacaktır. Gâlibiyet sonrası zafer sarhoşluğunun şımarıklığa ve gurura yol açan tehlikeleri yanında, mağlûbiyetin de insanın kendine ve dâvâsına güveni sarsan yıkıcı etkileri söz konusu olabilir. Uhud, ders alındığı müddetçe gâlibiyetin veremediği güzel dersler verir. Gâliptir bu yolda mağlûp. Bâtıl dâvâ için ve nice zulümlerle kazanılan zaferlerin aslında büyük bir mağlûbiyet olduğu gibi... Allah a ve peygamberine itaat çağrısı ve peygamberin Müslümanlar olarak her gün başlangıçta ve sonda uzlaşmaya, bâtılı kabul ve ona itaate lâ/hayır! diyor, küfre isyan ediyoruz. Güne tevhidin yön verdiği siyasî bilinçle başlıyor ve günü yine bu siyasî bilinçle kapatıyoruz. Uykudan kalkıp uyandığımızı göstermek üzere güne kâfirlere ültimatomla başlamamız Peygamberimizin sünneti: Her sabah ilk işimiz namaz kılmak. Sabah namazının ilk kıldığımız sünnetinin ilk rekâtında Fâtiha dan sonra Kâfirûn sûresi okumak sünnettir yalnızca tebliğ/bildirim görevi olduğu, herkesin kendine yüklenenden sorumlu olacağı anlatıldıktan sonra, şunlar belirtilir: و ع د الل ال ذ ين آم ن وا م نك م و ع م ل وا الص ال ح ات ل ي س ت خ ل ف ن ه م ف ي ال ر ض ك م ا اس ت خ ل ف ال ذ ين م ن ق ب ل ه م و ل ي م ك ن ن ل ه م د ين ه م ال ذ ي ار ت ض ى ل ه م و ل ي ب د ل ن ه م م ن ب ع د خ و ف ه م أ م ن ا ي ع ب د ون ن ي ل ي ش ر ك ون ب ي ش ي ئ ا و م ن ك ف ر ب ع د ذ ل ك ف أ و ل ئ ك ه م ال ف اس ق ون و أ ق يم وا الص ال ة و آت وا الز ك اة و أ ط يع وا الر س ول ل ع ل ك م ت ر ح م ون ل ت ح س ب ن ال ذ ين ك ف ر وا م ع ج ز ين ف ي ال ر ض و م أ و اه م الن ار و ل ب ئ س ال م ص ير Allah, içinizden iman edip salih amel işleyenlere, onlardan öncekileri halef (güç ve iktidar sahibi) kıldığı gibi, onları da yeryüzüne halef kılacağına, onlar için râzı olup beğendiği dini temelli yerleştireceğine ve korkularını güvene çevireceğine dair söz vermiştir. Çünkü onlar Bana kulluk eder, hiçbir şeyi Bana ortak koşmazlar. Bundan sonra inkâr eden kimseler fâsık (yoldan çıkmış) kimselerdir. Namaz kılın, zekât veren, Peygamber e itaat edin ki, size merhamet edilsin. İnkâr edenlerin, Bizi yeryüzünde âciz bırakacaklarını sanmayın. Varacakları yer ateştir. Ne kötü dönüş yeridir. 10 Bu ayetler, iktidar değişiminin, iktidarın işleyişinin ve amacının temel değişkenlerini açıkça belirtir: İ man, sâlih amel, yalnız Allah a ibadet/ kulluk ve hiçbir şeyi O na şirk koşmama; namaz ve zekâtın yerine getirilmesi, Peygam- 11

14 gündem ber e itaat; Bunları yaparak Rabbimizin devlet nimetine muhatap olma, dinin yerleşmesi, korkuların güvene dönüşmesi ve inkârcıların yoldan çıkışları, cehenneme varışları Ciddi bir hedefi, ulaşmak istediği bir ideali olmayan mü minler ve cemaatler savrulup gittiler, sıradanlaştılar. Dün tevhid diyenler bugün demokrasi türküsü çağırıyor. Dün tekbir! diyenler, bugün tedbir! diyor, başka bir şey demiyor. Ama kendisine hedef tayin etmiş ve o hedeften şaşmayan kişiler ve cemaat ise istediğine şimdilik ulaşamasa bile, çizgisini koruyor. Bizim dünyayı kurtarmak gibi kısa vadede hedefimiz yok. Biz başkalarını kurtarmaya çalışmakla kendimizi kurtaracağız inşallah. İ slâm âlemi için, özellikle yarınki birleşmiş küfür cephesine karşı, hilâfetten başka bir çözüm sözkonusu değildir; tabii onların içinde eriyip yok olmayı, onlardan birine dönüşmeyi çözüm görmek gibi akıl tutulması yaşamıyorsak. Hâlâ demokratik yollarla ülkenin düzeleceğini sanan zavallılara, hilâfet devleti yerine, bugünkü hükümetin ideali olan ortak Avrupa Devletini tercih etmenin dünyadaki zilletini, âhirette vebalini kim hatırlatacak? Unutmayalım; İ slâm ın toplumsal hükümlerini yaşayabilmek, bulunduğumuz yere İ slâm ı hâkim kılabilmek için halifenin mevcûdiyeti, başta gelen esaslardandır. 12 Hilâfet, Allah ın dinini hâkim kılmak özünü taşır. Bu öz, hilâfetin sosyal alanda da hissedilir olup, gerçekleşmesiyle ve teşkilâtlanmasıyla siyasî bir görünüm kazanır. Allah, Hz. Davud a kendisini yeryüzünde halife kıldığını bildirmekle birlikte ona; insanlar arasında hak ile (Allah ın hükümleri ile) hükmetmeyi 11 emretmiştir. Hz. İ brahim de kendisinin insanlara imam (halife) kılındığı haberini Allah tan alınca, soyundan geleceklerin de bu makama yükseltilmelerini istemiş, Allah ise bu ahdinin zâlimler hakkında sözkonusu olmayacağını 12 bildirmiştir. Anlaşılmaktadır ki halifelik, Allah ın hâkimiyetinin her alanda bütün açıklığıyla ortaya çıkması demektir. Bütün insanlar bununla görevlidir. Böyle bir makama yükselmek isteyen, daha doğrusu bu makamdan düşmek istemeyen toplum da ona göre davranmak zorundadır. Bu tür toplumun en yüksek temsilcisi ise, Â dem in (a.s.) mirasçısı olan yeryüzündeki halifelerin kendi hür iradeleriyle seçtikleri halife dir. Tesbihin başlangıç ve bitiş yerini belirleyen, tesbihi boncuk dizisinden ayırıp tesbih yapan şeyin adına imâme denir. Tesbih bile imâmesiz olmadığına göre, ümmetin imamsız olması elbette mümkün değildir. İ pi kopan tesbihim, Dağılmış tane tane; Acı ama, teşbihim Hani nerde imâme? Allah, Kur an da imam kelimesini genelde peygamberler ve kitap için kullanmakla birlikte; Kitabı ve peygamberleri kendisine örnek edinerek dâvânın yaşanması ve yaşanılır kılınması için öncülük eden muttakî önderlere karşı cephe oluşturarak, insanların hidâyeti anlamasını ve hidâyete tâbi olmasını engelleyebilmek için mücâdele edenleri de Allah küfür imamları/önderleri diye belirlemiştir. و ج ع ل ن ا م ن ه م أ ئ م ة ي ه د ون ب أ م ر ن ا ل م ا ص ب ر وا و ك ان وا ب آي ات ن ا ي وق ن ون Sabrettikleri ve âyetlerimize yakînî olarak (kesin bir şekilde) iman ettikleri zaman, onların içinden, emrimizle doğru yola ileten imamlar/rehberler yaptık. 13 Evet, bir yanda câhiliyye toplumu içerisinde insanları hidâyete, doğru yola dâvet edip yönelten bir imam veya peygamber; diğer yanda ise peygamber veya muttakî imamlarla beraber vahy e tâbi olanları engellemeye çalışan ateş önderleri, ateşe dâvet eden imamlar. و ج ع ل ن اه م أ ئ م ة ي د ع ون إ ل ى الن ار و ي و م ال ق ي ام ة ل ي نص ر ون Onları (Firavun ve askerlerini) (insanları) ateşe çağıran imamlar/öncüler kıldık. Kıyâmet günü onlar yardım görmeyeceklerdir. 14 Onlar kıyâmet günü yardım görmeyeceklerdir. Çünkü onlar insanların hidâyeti anlamalarına engel olmuşlardır.

15 gündem Onlar kitabı te vil ve tahrife yönelerek, insanların vahyi anlamalarını engellemiş ve sapmalarına sebebiyet vermişlerdir. Peki ya onları destekleyerek yanlarında yer alanlar, onların baskı ve zulmünden korkarak uymak mecburiyetinde oldukları anlayışıyla hareket edenler, kendilerini sorumluluktan kurtarabilecek mi? Kur an ın açıkladığı üzere, yardımcı oldukları, yolunda yürüdükleri imamları/önderleri olan o zâlim müstekbirlerle birlikte onlar da ateşe gireceklerdir. Â hirette insan toplulukları imamları/önderleriyle birlikte çağrılacaktır. ي و م ن د ع و ك ل أ ن اس ب إ م ام ه م ف م ن أ وت ي ك ت اب ه ب ي م ين ه ف أ و ل ئ ك ي ق ر ؤ ون ك ت اب ه م و ل ي ظ ل م ون ف ت يال Her insan topluluğunu, imamları/önderleri ile birlikte çağıracağımız günde kimlerin amel defterleri sağından verilirse, onlar, en küçük bir haksızlığa uğramamış olarak amel defterlerini okurlar. 15 İman cesârettir, takvâ sahibi olmak güçlü olmaktır. Mü min inanır ki, Allah zoru kolaylaştırır, kolayı zorlaştırır; bütün bunlar İlâhî hikmet ve sünnetullah dâhilinde ortaya çıkar. Hayattaki zorlukların kolaylaştırılmasının adı İslâm dır. Şeytan olumlu bir şeyi terkettirmek için onu zor gösterir. İnsan zordan kaçmaya meyillidir. Ama bu şeytanî/nefsî oyuna gelmeyen nice insan sebat ve ısrar ederek başarılı olmuş, bir zamanlar kendisinin veya başkalarının zor dediğinin hiç de zor olmadığını anlamış ve isbat etmiştir Zafer sabra bağlıdır; Müslüman için kaygının sonu sevinç, zorluğun sonu kolaylıktır. Zaferin büyüklüğü, zorluğun veya belânın büyüklüğü nispetindedir. Hiç kimse, gâlibiyet ve başarı merdivenine elleri cebinde tırmanmamıştır. Güçlükler, gâlibiyet ve başarının değerini artıran süslerdir. Bazı yıkılışlar, daha parlak kalkışların teşvikçisidir. Bir şeyi yapabileceğinize kendinizi inandırırsanız, ne kadar güç olursa olsun onu başarırsınız. Fakat, dünyada en basit işi yapamayacağınız kuruntusuna kapılırsanız, onu yapmanıza imkân kalmaz; Tepecikleriyle karşınıza aşılmaz dağlar gibi dikilir. Başarmak için tehlikeye atılmadıkça yarışı kazanmak, mücâdeleyi göze almadıkça da zaferi elde etmek mümkün değildir. Büyük başarıların ve gâlibiyetlerin sahipleri, küçük işleri titizlikle yapabilme sabrını gösteren kişilerdir. Ve Yenileceğinden korkan daima yenilir. İ man cesârettir, takvâ sahibi olmak güçlü olmaktır. Mü min inanır ki, Allah zoru kolaylaştırır, kolayı zorlaştırır; bütün bunlar İ lâhî hikmet ve sünnetullah dâhilinde ortaya çıkar. Hayattaki zorlukların kolaylaştırılmasının adı İ slâm dır. Şeytan olumlu bir şeyi terkettirmek için onu zor gösterir. İ nsan zordan kaçmaya meyillidir. Ama bu şeytanî / nefsî oyuna gelmeyen nice insan sebat ve ısrar ederek başarılı olmuş, bir zamanlar kendisinin veya başkalarının zor dediğinin hiç de zor olmadığını anlamış ve isbat etmiştir. Uhud Savaşından mağlûp çıkan müslümanlara verilen mesaj, içinde yaşadığımız dünyada uzun zamandır siyasî ve sosyal alanda zâlim kâfirlerin gâlip ve mazlum müslümanların mağlûp kabul edildiği ortamda imtihan edilen kimseler için de geçerlidir: و ل ت ه ن وا و ل ت ح ز ن وا و أ نت م ال ع ل و ن إ ن ك نت م م ؤ م ن ين (Ey mü minler!) Gevşemeyin, mahzun olmayın. Siz 13

16 gündem eğer (gerçekten) mü min iseniz (düşmanlarınıza gâlip ve onlardan) çok üstünsünüzdür. 16 İ nsan, savaşı önce içinde kazanır ya da kaybeder. Bir amacın başarı ve gâlibiyet limitini, kendi inancımız belirler. Mü min, Allah ın, Rasûlünün ve O nun hizbinin (safını ve nihâî tercihini Allah tan yana yapanların) gâlip olduğuna hiç şüphe etmeyen insandır. Ve esas gâlibiyet, iç dünyamızdakine paralel olarak ebedî hayatta felâh olarak ortaya çıkacaktır. Hilâfet demek; laiklik, demokrasi ve muhâfazakârlık gibi tuzaklardan kurtulup Kur anî ilkelere sarılmak demek. Yol uzun, aşılması gereken dağlar yüksek olabilir. Ama unutmayalım; zorluklar, başarının değerini arttıran süslerdir. Hedefin zorluğudur insanı kahraman yapan. Sınavın zorlu olmasıdır kişiye dünyada devleti, âhirette Cenneti armağan ettiren. Hilâfet bir hayal değil, Kur ânî bir gerçekliktir. Kur an bizim yeryüzünün halifesi olmak için yaratıldığımızı vurgular Allah ın takdir ve dilemesi, yeryüzünde güçsüz düşürülenlere lütufta bulunup, onları önderler yapmak, vârisler kılmaktır. İman edip sâlih ameller işleyenleri, tüm yeryüzünde güç ve iktidar sahibi olarak etkin şekilde halife yapmak, Allah ın vaadidir. Hilâfetin gerçekleşeceğine, Dünya İslâm Devletine inanmamak, belki de Allah ın vaadine inanmamakla eş tutulabilir Hilâfet bir hayal değil, Kur ânî bir gerçekliktir. Kur an bizim yeryüzünün halifesi olmak için yaratıldığımızı vurgular 17 Allah ın takdir ve dilemesi, yeryüzünde güçsüz düşürülenlere lütufta bulunup, onları önderler yapmak, vârisler kılmaktır. 18 İ man edip sâlih ameller işleyenleri, tüm yeryüzünde güç ve iktidar sahibi olarak etkin şekilde halife yapmak, Allah ın vaadidir. 19 Hilâfetin gerçekleşeceğine, Dünya İ slâm Devletine inanmamak, belki de Allah ın vaadine inanmamakla eş tutulabi- 14 lir. Liyâkat kesbedenlere bir meyvedir hilâfet. Mekke de çalışıp gayret eden ve şirkin her çeşidini terk edip sadece Allah a kulluk edenlere Medine de devlet kapısının kendiliğinden (Allah ın lütfu ve meyvesi olarak) açılıverdiği gibi. Daha beş-on sene önce Yâsir lere, Sümeyye lere sorsanız hayal bile edilecek şey değildi bu. Hedefler, önce hayal edilir, sonra ideal, daha sonra da gerçek olur; eğer gerekli çaba gösterilirse... Selâm olsun, İ slâm devletinin, hilâfetin unut(tur)ulduğu ortamlarda ortaya çıkarak cemaatlerini oluşturup hilâfet kurumunu gerçekleştirmeye çalışanlara! Yazıklar olsun toplumu hidâyetten engellemeye çalışan yöneticilere ve onların izindekilere! 1 Âli İmran Suresi Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur an Dili, Azim Y. c. 2, s Nisa Suresi 59 4 Bakara Suresi Kafirun Suresi Âli İmran Suresi Âli İmran Suresi En âm Suresi 32, Ankebût Suresi 64 9 Yunus Suresi Nur Suresi Sad Suresi Bakara Suresi Secde Suresi Kasas Suresi İsra Suresi Âli İmran Suresi Enam Suresi Kasas Suresi 5 19 Nur Suresi 55

17 gündem HİLÂFET İN SEÇİM ŞEKİLLERİ VE ÜMMETİN İHTİLAF SEBEPLERİ Şahı Merdan Sarı Her konuda olduğu gibi hilafet konusunda da asr-ı saadetteki uygulama ve örneklere bakmamız gerekmektedir. Hilafet ve seçimi hususunda elde edilen deliller ve Hz Peygamber (s.a.v) den sonraki Hulafa-i Raşidî n Dönemi seçim uygulamasında, üç şekilde hilafet seçimine rastlıyoruz. 1) Ümmetin seçmesi: Mü minlerin Emî rinin vefatından sonra emî r, şayet yerine bir veliaht tayin etmediği zaman ümmet derhal harekete geçer ve halifeyi seçerek biat ederler. Hz Ebubekir in hilafeti bu şekilde olmuştur. Rasül-i Ekrem (s.a.v) vefatından önce halife adayı seçmemiş işi ümmete havale etmiştir. Ü mmet de Ensâr ve Muhacirler olmak üzere evvela Medine de Hz. Ebubekir e biat etmişler. Sonrada diğer bilâd-ı İ slam biat ederek itaat etmişlerdir. 2) Veliaht tayini suretiyle seçmek: Ö nceki halifenin kendisinden sonrası için veliaht tayini şeklinde olması; Halife vefatından önce Ü mmete falan zâtı size halife adayı gösteriyorum. diye ilan eder. Daha sonra ümmetin biat etmesi ile Hilafet meşruiyet kazanır. Hz Ebu Bekir, vefatından önce, kendisinden sonra Müslümanların halifesi olması için Hz. Ö mer i tayin etmiştir. İ slam ümmeti de Hz. Ö mer e biat ederek bu durum meşruiyet kazanmıştır. 3) Şuranın Seçimi: Ehlu lhal ve l akd olan ilim ve fazilet sahibi ve de ümmetin itibar ettiği zevâtın oluşturduğu şûra heyetinin bir zatı seçmesiyle sabit olur. Hz Osman ın seçimi böyle olmuştur. Ehlu lhal ve l akd olan altı zât kendi aralarında toplanıp Hz Osman ı seçip O na biat etmişlerdir. Hz Ali nin seçimi ise Hz Ebu Bekir in seçimi gibi ümmet tarafından yapılmıştır. Ancak Hz. Ebu Bekir in hilafet seçiminde icmâ oluşmuş iken Hz Ali nin seçiminde ümmetin cumhurunun tercihi belirleyici olmuştur. Ümmet İdaresindeki İhtilaf Sebepleri Hulefa-i Raşidî n Dönemi nde başlamış olan ihtilaflardan ümmet idaresinde meydana gelen ihtilaf sebeplerini birkaç madde halinde tasnif edebiliriz. a) Liderlik ve Hükmetme İradesi Liderlik ve hükmetme ihtilafın siyasi sebeplerinden olmuştur. Hükmetme arzusunda olan çok kişiler kendi arzu ve heveslerinden veya emellerinden kaynaklanan yönetime ilişkin bir takım görüşlere kapılarak, kendi hayatlarında takıntı ve ideal haline getirdikleri bu görüşlerini savunmaya matuf çabalarıyla nassları kendi arzuları istikametinde yorumlamaya çalışırlar. Hatta kendileri bile bu görüş ve ideallerinde çok samimi olduklarına ve doğru bir istikamet üzerinde bulunup doğru söylediklerine inanmaya başlarlar. Bu ihtilaflara bazen milli ve etnik asabiyet de sebep olabilir. Bu da liderlik ve hükmet- 15

18 gündem me arzusuna girer. Liderlerin yanında bulunan onun yoluna çağrı propagandası yapan ve onun görüşlerini ilan eden yardımcıları, çağrısını yaptıkları şeyin hak olduğu hususunda kendi kendilerini de kandırırlar. Bu tip kralcı kesimler insanlara karşı en tehlikeli sınıftırlar. Hz. Peygamber (s.a.v) bir Hadis-i Şerifi nde şöyle buyurur: Ümmetim hakkında en çok dilce âlim, kalbi hikmetten nasib almamış münafık kimseden korkuyorum. Onları, konuşma gücü ile etkiler ve cehaleti ile saptırır. 1 Esasen bu tür idareler adil idare konumundan çıkar. İ slam da idarenin maksadı İ slam a ve Müslümanlara hizmettir. Şüphesiz bu da Allah ın rızası çerçevesinde olur. Günümüzde bu tehlike kendini en zararlı bir şekilde devam ettirmektedir. Şöyle ki: teoride de pratikte de İ slam ı ve esaslarını değiştirmeye çalışmak suretiyle yapılmaktadır. Geçmişteki Avrupa müsteşriklerinin yerini günümüzdeki ilahiyatçılar almıştır. Bunların tahribatı müsteşriklerden daha fazladır. Aydınlanma felsefesi ile dinin toplumdan çıkarılması ve devlet üzerindeki etkisinin tamamen ortadan kaldırılması maksadıyla İ slam ın ahkâm yönünün unutturulmaya çalışıldığı görülmektedir. Bu durumun negatif sonuçları günümüzde çok etkin bir şekilde görülmektedir. Din kisvesi altında ilahiyatçı tasavvufçular, entel- 16 lektüeller ve günümüz siyasetçilerinin büyük ekseriyeti dinin ahkâm yönünden bahsetmez veya dinin değişmezlerinin beşeri sistemlere uyarlanarak değiştirilebileceğini iddia ederler. Bu tür görüşler ve çabalar geçmişteki bâtıl mezheplerde daha tehlikeli ve zararlı olmuştur. Ayrıca Ehl-i Sünnet mezheplerini de tahrif ve dolayısıyla tahribe çalışmaktadırlar. Bunların tek gayesi dinin beşeri sistemlere mahkûmiyetinin devam etmesini sağlamaktır. و أ نز ل ن ا إ ل ي ك ال ك ت اب ب ال ح ق م ص د ق ا ل م ا ب ي ن ي د ي ه م ن ال ك ت اب و م ه ي م ن ا ع ل ي ه ف اح ك م ب ي ن ه م ب م ا أ نز ل الل و ل ت ت ب ع أ ه و اءه م ع م ا ج اءك م ن ال ح ق ل ك ل ج ع ل ن ا م نك م ش ر ع ة و م ن ه اج ا و ل و ش اء الل ل ج ع ل ك م أ م ة و اح د ة و ل ك ن ل ي ب ل و ك م ف ي م آ آت اك م ف اس ت ب ق وا الخ ي ر ات إ ل ى هللا م ر ج ع ك م ج م يع ا ف ي ن ب ئ ك م ب م ا ك نت م ف يه ت خ ت ل ف ون و أ ن اح ك م ب ي ن ه م ب م آ أ نز ل الل و ل ت ت ب ع أ ه و اءه م و اح ذ ر ه م أ ن ي ف ت ن وك ع ن ب ع ض م ا أ نز ل الل إ ل ي ك ف إ ن ت و ل و ا ف اع ل م أ ن م ا ي ر يد الل أ ن ي ص يب ه م ب ب ع ض ذ ن وب ه م و إ ن ك ث ير ا م ن الن اس ل ف اس ق ون أ ف ح ك م ال ج اه ل ي ة ي ب غ ون و م ن أ ح س ن م ن الل ح ك م ا ل ق و م ي وق ن ون (Habî bim) sana da hak olarak kitabı (Kur ânı) -kendinden evvelki kitab(lar)ı tasdik edici (ve doğrultucu) ve ona karşı bir şâhid olmak üzere- gönderdik. O halde (bütün ehl-i kitab) aralarında Allahın (sana) indirdiği ile hükmet, sana gelen hakikatten (dönüp de) onların hevâ (ve heves)lerine uyma. (Ey Musâ nın, İ sâ nın, Muhammed in, ümmetleri) sizden her biriniz için bir şeriat, bir yol tayin ettik. Eğer Allah dileseydi (topunuzu bir şeriata tâbi) bir tek ümmet yapardı. Fakat O, size verdiği (Muhtelif şeriatlar dâiresi) nde sizi imtihan etmek için (ayırdı.) Öyle ise (hepiniz) hayırlı işlerde birbirinizle yarış edin. Zâten topunuzun en son dönüp gelişi Allah adır. Artık O, hakkında ihtilâf etmekte olduğunuz şeyleri size (orada) haber verecektir. (Ve şu emri indirdik:) Aralarında Allah ın indirdiği (vech) ile hükmet, onların keyiflerine uyma, Allah ın sana indirdiği (hükümlerin) bir kısmından seni sapıtacaklar diye kaçın onlardan. Eğer onlar (indirilen hükümleri kabulden) yüz çevirirlerse bil ki Allah, günahlarının (yalınız (şu) biri (veya şu yüz çevirmeleri) sebebiyle bile kendilerini mutlaka musibete uğratmak istiyordur. İnsanlardan birçoğu muhakkak ki Allah ın emrinden dışarı çıkanlar (gürûhu) dur. Onlar hâlâ cahillik (devri)nin (o kötü) hükmünü mü arıyorlar? Şüphesiz bir kanâata sahip olacak bir kavim indinde hükmü Allah tan daha güzel olan da kimdir? 2 Bu ayeti kerimelerin sibakına baktığımızda önceki ehl-i kitabın kendilerine nazil olan ilahi hükümlerden taviz verdikleri için kâfir, fasık ve zalim olduklarının açıkça ifade olunduğunu görürüz. Günümüzde de ruhları demokrasi ve batı kültürü ile kirlenen, Din bilgini vasıflarıyla bilinen bazı kimseler burada

19 gündem ancak Tevrat ile ya da İ ncil ile hükmetmeyenlerin kâfir olduklarını savunmaktadırlar. Oysa Kuran-ı Kerim in kıyamete kadar geçerli, daha mükemmel bir İ lahi kitap olması hasebiyle O nunla hükmetmeyenler de neticede Allah ın hükümleri ile hükmetmemiş olduklarından dolayı kâfirlerin ta kendileri olurlar. Zira bundan sonra gelen ve yukarda işaret ettiğimiz ayeti kerimelerde bu kitap da (Kuran-ı Kerimde) nazil olan Allah ın hükümler ile hükmedilmesi ve de başka kanunlarla (Onun dışındaki kanunlarla) hükmedilmemesi emir buyrulmuştur. Bu ayetlerde ifade olunan hükümleri üç temel esas içerisinde özetleyebiliriz. 1) Allah ın kitabından kesinlikle taviz verilmeyecek ve tedrici olarak uygulanmayacaktır. Bir bütün olarak hâkim kılınması emir olunmuştur. 2) Kuran-ı Kerim in ahkâmı nazil olduktan sonra önceki kitapların hükümleri tamamen nesh olunmuş geçersiz kılınmış, Hristiyan ve Yahudiler üzerinde İ slam ahkamı hakim kılınıp onunla hükmedilmesi Allah tarafından emredilmiştir. İslam ahkâmı artık nazil olduğu günden kıyamete kadar İslam ın dışındaki hiçbir din ve ideoloji ile beraber yaşatılmaz. İslam, gayri İslami hiçbir sisteme hiçbir maddesi ile ihtiyaç duymaz. Çünkü İslam ın dışındaki bütün sistemler insanların heva ve heveslerinden kaynaklanarak üretilmiştir. Ancak Allah ın hükümleriyle hükmedip insanların heva ve heveslerine uymamak bizzat Allah(c.c) tarafından emredilmektedir 3) İ slam ahkâmı artık nazil olduğu günden kıyamete kadar İ slam ın dışındaki hiçbir din ve ideoloji ile beraber yaşatılmaz. İ slam, gayri İ slami hiçbir sisteme hiçbir maddesi ile ihtiyaç duymaz. Çünkü İ slam ın dışındaki bütün sistemler insanların heva ve heveslerinden kaynaklanarak üretilmiştir. Ancak Allah ın hükümleriyle hükmedip insanların heva ve heveslerine uymamak bizzat Allah(c.c) tarafından emredilmektedir. b) Irkçılık Ü mmet idaresinde meydana gelen ihtilaf sebeplerinden bir diğeri de ırkçılıktır. Nasyonalizm hareketlerinin başlangıcı, Osmanlı devletinin yıkılış sebeplerinden biri oluşu ve günümüzde İ slami tebliğin ve ümmetin ittihadının önündeki engellerden oluşu nedeni ile Irkçılık da ümmetin idaresinde meydana gelen ihtilafın siyasi-idari sebeplerinden biridir. Irkçılık ümmetin parçalanmasına sebep olan temel ihtilaflardandır. Kuran ve Sünnet te ırkçılığın reddi çok sarih delillerle sabittir. Bu hususta Allah (c.c) şöyle buyuruyor: ي ا أ ي ه ا الن اس إ ن ا خ ل ق ن اك م م ن ذ ك ر و أ نث ى و ج ع ل ن اك م ش ع وب ا و ق ب ائ ل ل ت ع ار ف وا إ ن أ ك ر م ك م ع ند الل أ ت ق اك م إ ن الل ع ل يم خ ب ير Ey insanlar, gerçekten, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi halklar ve kabileler kıldık. Şüphesiz, Allah katında sizin en üstün olanınız takvaca en ileride olanınızdır. Şüphesiz Allah Alîm dir, Habîr dir. 3 Bu hususta Hz. Peygamber (s.a.v) de şöyle buyurmuştur: Irkçılığa davet eden bizden değildir. 4 Başka bir hadiste; 17

20 gündem Hepiniz Âdemdensiniz Âdem ise topraktandır. Bir arabın bir aceme üstünlüğü yoktur. Üstünlük takva iledir. 5 Hz. Peygamberin (s.a.v) Ashabından Selman-ı Farisi İ ran dan, Süheyb-i Rumi Rumlardan, Bilal-i Habeşi Habeşistan dan, Abdullah-i Kürdi Kürdistan dan, Ebu Zerr-i Ğ ıfâri Mekke civarında Ğ ifâr kabilesinden idi. Mekkeli ve Medineli Müslümanlar hiçbir farklılık olmaksızın hiç bir ayrım gözetmeksizin ancak ve ancak kardeşler olmuşlardı. Bu itibarla Hz. Peygamber (s.a.v) in dönemindeki cahiliyyede kavmiyet taassubu ve ırkçılık bütün şiddetiyle mevcut olduğu halde Müslümanlar arasında kendi kötü çehresini gösterememiştir. Bu kötü haslet Müslümanların sımsıcak yaşadıkları İ slam kardeşliği potasında eriyip yok olmuştur. Bu durum Hz. Osman (r.a) ın hilafeti dönemine kadar bu şekilde sürmüştür. O nun döneminin sonlarında ürkütücü bir güçle yeniden İ slam âlemi içerisinde bulaşıcı bir hastalık gibi ortaya çıkmıştır. Irkçılığın ortaya çıkmasında önceleri Emeviler ile Haşimiler arasındaki rekabetin, sonraları da Hariciler ve diğerleri arasında meydana gelen ihtilafın büyük bir payı olmuştur. Malum olduğu üzere, Haricilik Rabia Kabileleri arasında yayılmış, Mudar Kabileleri arasında yayılmamıştı. Rabia ve Mudar Kabileleri arasında cahiliye döneminde çekişmelerin varlığı bilinmektedir. İ slam geldiği vakit 18 Ümmet arasında siyasi ihtilafa yol açan temel sebeplerden biri de hilafet (imamet) meselesidir. Hz. Peygamber (s.a.v) in vefatından sonra ona kimin halef olacağı ümmet içerisinde tartışma konusu olmuştur. Ensar dan olan Müslümanlar Rasulullah ı ve muhacir ashabını biz barındırdık ve onlara yardım ettik, dolayısıyla Hilafet e biz daha layıkız. diyordu. Muhacirler ise Biz daha önce İslam a girdik, bu uğurda biz daha çok işkence ve eziyet gördük. Bundan ötürü biz daha layıkız. diyorlardı bunu ortadan kaldırmış, bastırıp yok etmişti. Ne var ki, Hariciye fırkası bu çekişmeyi yeniden hortlatmıştır. c) İmamet - Hilafet Ü mmet arasında siyasi ihtilafa yol açan temel sebeplerden biri de hilafet (imamet) meselesidir. Hz. Peygamber (s.a.v) in vefatından sonra ona kimin halef olacağı ümmet içerisinde tartışma konusu olmuştur. Ensar dan olan Müslümanlar Rasulullah ı ve muhacir ashabını biz barındırdık ve onlara yardım ettik, dolayısıyla Hilafet e biz daha layıkız. diyordu. Muhacirler ise Biz daha önce İslam a girdik, bu uğurda biz daha çok işkence ve eziyet gördük. Bundan ötürü biz daha layıkız. diyorlardı. Ancak Muhacir in feraseti ve Ensar ın iman gücü çekişmeyi önlemişti. Hz. Ebu Bekir in hilafetinde bütün Müslümanlar ittifak etmişlerdi. Ö nceki çekişmelerinin de bu durum üzerinde herhangi bir olumsuz etkisi olmadı. Fakat daha sonra hilafet hususundaki ihtilaflar yeniden şiddetlendi. Halife olmaya kim layıktı? Halife herhangi bir Kureyşli olabilir mi? Yoksa sadece Hz. Ali evlatlarından mı olacaktı? Ve yahut hiçbir Müslümanın diğerine üstünlüğü olmadığından dolayı Müslümanlar içerisinde herhangi birisi olabilir miydi? Zira bütün Müslümanlar Allah katında eşittir. Bu hususta Allah (c.c) şöyle buyurmaktadır: إ ن أ ك ر م ك م ع ند الل أ ت ق اك م Allah katında en üstününüz en muttaki olanınız-

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

HER YIL KIRK HADİS 1-12. SINIFLAR

HER YIL KIRK HADİS 1-12. SINIFLAR 4O HADIS HER YIL 1-12. SINIFLAR ASFA EĞİTİM KURUMLARI 2015-2016 4 4O HADIS ASFA EĞİTİM KURUMLARI Yayın No : Yayın Yılı : 2015 ISBN : 978-000-00000-00 HER SINIFTA --- --- --- --- --- --- --- --- --- ---

Detaylı

SEÇİM VE GEÇİM Perşembe, 31 Ekim 2013 09:31

SEÇİM VE GEÇİM Perşembe, 31 Ekim 2013 09:31 Tarih boyunca hayatın her alanında özellikle de evlilik-aile hayatı ve yönetim-iktidar alanında seçim ve geçim çok önemli unsurlardır. Seçim ile geçim iç içedir, geçim seçime bağlıdır. Geçim yani nasıl

Detaylı

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

BYK & ŞYK DERSLERİ. Yaptıklarına karşılık olmak üzere kendilerine nice sevindirici ve göz aydınlatıcı nimetler saklandığını hiç kimse bilemez.

BYK & ŞYK DERSLERİ. Yaptıklarına karşılık olmak üzere kendilerine nice sevindirici ve göz aydınlatıcı nimetler saklandığını hiç kimse bilemez. Ders : 8 Konu : SALiH AMEL Amel kelimesi, sevap veya günahla karşılık bulan her türlü iş, çalışma ve fiil demektir. Kur ân-ı Kerim ve hadisi Şeriflerde daha çok emir, yasak ve tavsiyeler anlamında olup,

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Ders : 87 Konu : Takva Nedir ve İnsan Neden Sadece Takvası ile Üstündür?

Ders : 87 Konu : Takva Nedir ve İnsan Neden Sadece Takvası ile Üstündür? Türkçe meal ve tefsirlerde takva kelimesi korkmak ve korku anlamında ele alınmaktadır. Muttaki kelimesine de Allah tan korkan manası verilmektedir. Ancak bu anlam eksiktir. Nitekim İslam Ansiklopedisi

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

VEDA HUTBESİ. Zafer KOÇ

VEDA HUTBESİ. Zafer KOÇ VEDA HUTBESİ Zafer KOÇ I- Konunun Plânı A-Hak-Hukuk Kavramı ve Önemi B- Batıda İnsan Hakları Mücadelesi C- İslam da İnsan Hakları a) Kur an da Hak Kavramı b) Hadislerde Hak Kavramı D- Veda Hutbesi Ve İnsan

Detaylı

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen Muâz b. Cebel'in Hz. Peygamber in (s.a.v.) sorduğu

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016 EN GÜZEL İSİMLER O NUNDUR Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah tır. Güzel isimler O nundur.

Detaylı

Dua Dua, insan ile Allah arasında iletişim kurma yollarından biridir. İnsan, dua ederken Allah ın kendisini işittiğinin bilincindedir. İnsan dua ile dileklerini aracısız olarak Allah a iletmekte ondan

Detaylı

Mekke-i Mükerreme'nin bir Küfür Beldesi Olup Olmadığı Hususunda Bir Münazara

Mekke-i Mükerreme'nin bir Küfür Beldesi Olup Olmadığı Hususunda Bir Münazara Mekke-i Mükerreme'nin bir Küfür Beldesi Olup Olmadığı Hususunda Bir Münazara Şeyh Hamad İbni Atik en-necdi (1227H-1301H) Mecmuat'ur Resail ve'l Mesail'in Necdiyye, 1/742-746 www.at-tawhid.org 1 بسم هللا

Detaylı

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir.

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir. Hastalık ve Yolculukta: Eğer bir insan hasta ise ve yolcu ise onun için oruç tutmak Kur an-ı Kerim de yasaktır. Bazı insanlar ben hastayım ama oruç tutabilirim diyor veya yolcuyum ama tutabilirim diyor.

Detaylı

LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI)

LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI) Livata Haddi 71 LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI) Livatanın cezası zina cezasından farklıdır. Her ikisinin vakıası birbirinden ayrıdır, birbirinden daha farklı durumları vardır. Livata,

Detaylı

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6]

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6] K U R B A N Şartlarını hâiz olub,allah a yaklaşmak amacıyla kesilen kurban;hz. Âdem in çocuklarıyla başlayıp [1],Hz. İbrahim-in oğlu İsmail-in kurban edilmesinin emredilmesi[2],daha sonra onun yerine koç

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI 01.01.2014 Çarşamba 10:30 Bornova Debre Camii Fatma Özmen ERGEN Ölüm ve Ömür Muhasebesi 01.01.2014

Detaylı

Faiz Parasıyla Yapılan Evde Namazın Hükmü

Faiz Parasıyla Yapılan Evde Namazın Hükmü Faiz Parasıyla Yapılan Evde Namazın Hükmü Soru: Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berekatuhu. Benim sorum şudur: Faizden kazanılan para ile yapılan evde kılınan namazın hükmü nedir? Cevap: Aleykum selam

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

KADINA ARKADAN YANAŞMANIN HÜKMÜ

KADINA ARKADAN YANAŞMANIN HÜKMÜ 76 KADINA ARKADAN YANAŞMANIN HÜKMÜ Kadına dübüründen yanaşmak haramdır. Dolayısıyla erkeğin kadına dübüründen yanaşması haram olup bazı imamlar bunu zina olarak değerlendirmişlerdir. Her ne kadar livata

Detaylı

EV SOHBETİ DERSLERİ. Biz insanı en güzel biçimde yarattık. (Tîn, 95:4)

EV SOHBETİ DERSLERİ. Biz insanı en güzel biçimde yarattık. (Tîn, 95:4) Ders: 15 Konu: İSLAM A GİRİŞ Bundan önceki derslerimizde İman ve İmanın şartları ile alakalı bilgileri içeren dersler hazırladık ve kardeşlerimizle buluşturduk. Bundan sonra ki derslerimizde ise, İslam

Detaylı

Bu dersimizde İslam da aile ve aile hukukunu ele alacağız.

Bu dersimizde İslam da aile ve aile hukukunu ele alacağız. Ders : 106 Konu : İSLAMDA AİLE - BİREYLERİNİN SORUMLULUKLARI - 1 Bu dersimizde İslam da aile ve aile hukukunu ele alacağız. Allah ın emri olan ve Peygamber Efendimiz (sav) in de birçok hadisinde bahsi

Detaylı

MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAİZİN

MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAİZİN VAİZİN TARİHİ VAKTİ ADI VE SOYADI UNVANI İLÇESİ YERİ KONUSU İbrahim KADIOĞLU İl Müftü Yard. Akdeniz Ulu Camii 17 Haziran 2015 Çarşamba 18 Haziran 2015 Perşembe 19 Haziran 2015 Cuma Yunus GÜRER İl Vaizi

Detaylı

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. Öğretmeni tanır ve dersin amacı, derste işlenecek

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (10) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN KUR AN KARANLIKLARDAN AYIDINLIĞA ÇIKARIR Peygamber de (şikayetle): Ya Rabbi! Benim kavmim bu Kur an ı (okumayı ve hükümlerine uymayı bırakıp hatta menedip onu) terkettiler. dedi. (Furkân /30) Elif, Lâm,

Detaylı

Kur an ın Bazı Hikmetleri

Kur an ın Bazı Hikmetleri Kur an ın Bazı Hikmetleri Allah Teala kıble hususunda derin tartışmalara giren insanların görüşünü: İyilik, yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz değildir. ayetiyle reddetmiştir. Ki onların bir kısmı,

Detaylı

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. İlk Ders Genelgesi 1. Allah Her Şeyi Bir Ölçüye

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi 2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI

Detaylı

NİLÜFER İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2012 YILI RAMAZAN AYI ÖZEL VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

NİLÜFER İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2012 YILI RAMAZAN AYI ÖZEL VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI 24.07.2012 23.07.2012 TESİ 22.07.2012 21.07.2012 RTESİ 20.07.2012 19.07.2012 RAMAZAN TARİH GÜN VAKİT VAİZİN ADI VE SOYADI VA ZIN KONUSU NİLÜFER İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2012 YILI RAMAZAN AYI ÖZEL VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

Detaylı

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler 3. ÜNİTE: EN GÜZEL ÖRNEK HZ. MUHAMMED İN İBADETLERİ 3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler KAZANIMLARIMIZ O Bu ünitenin sonunda öğrenciler Hz. Muhammed'in: O 1. Öncelikle bir kul olarak davrandığını kavrar.

Detaylı

İSLÂM DA CEZA SİSTEMİ HATA İLE ÖLDÜRME

İSLÂM DA CEZA SİSTEMİ HATA İLE ÖLDÜRME 190 HATA İLE ÖLDÜRME Hata ile öldürme iki kısma ayrılır: 1- Öldürülen kimsenin isabet alması istenmemesine rağmen ona isabet etmesi ve onu öldürmesidir. Bir ava atış yapılırken bir insana isabet etmesi

Detaylı

TEPEBAŞI İLÇESİ 2016 YILI RAZAMAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI

TEPEBAŞI İLÇESİ 2016 YILI RAZAMAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI S.NO TEPEBAŞI İLÇESİ 2016 YILI RAZAMAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAAZ EDENİN VAAZIN TARİH ADI SOYADI UNVANI YERİ VAKTİ KONUSU Tepebaşı Camii 1 05.06.2016 29 Şaban Nalbant Camii Rahman Camii Ramazan'a

Detaylı

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Hz. Ali (kv) bildiriyor: Resulullah (sav) bir gün beni huzuruna çağırdı: "Ya Ali! Senin bana yakınlığın, Harun Peygamberin Musa Aleyhisselama olan yakınlığı gibidir.

Detaylı

İnfak, malın Allah rızası için Allah yolunda harcanması, ehemmiyet ve zaruret derecesine göre Müslümanların ihtiyaçlarının karşılanmasıdır.

İnfak, malın Allah rızası için Allah yolunda harcanması, ehemmiyet ve zaruret derecesine göre Müslümanların ihtiyaçlarının karşılanmasıdır. Ders : 132 Konu : Toplumsal İhtiyaç Açısından İnfak ل ن ت ن ال وا ال ب ر ح ت ى ت ن ف ق وا م م ا ت ح ب ون و م ا ت ن ف ق وا م ن ش ي ء ف إ ن للا ب ه ع ل يم Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE ORUÇ

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE ORUÇ TAKVAYA ERMENİN YOLU; ORUÇ (O sayılı günler) Ramazan ayıdır ki Kur an; insanlara hidayet (doğru yol) rehberi, doğru yolun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak onda(ki Kadir gecesinde) indirildi.

Detaylı

HER YIL KIRK HADİS 1-12. SINIFLAR

HER YIL KIRK HADİS 1-12. SINIFLAR 4O HADIS HER YIL 1-12. SINIFLAR ASFA EĞİTİM KURUMLARI 2015-2016 4 4O HADIS ASFA EĞİTİM KURUMLARI Yayın No : Yayın Yılı : 2015 ISBN : 978-000-00000-00 HER SINIFTA --- --- --- --- --- --- --- --- --- ---

Detaylı

MEKKE-İ MÜKERREME MEKKE-İ MÜKERREME'NİN BİR KÜFÜR BELDESİ OLUP OLMADIĞI HAKKINDA. Müellif: Şeyh Hamad İbni Atik en-necdi (H1227-H1301)

MEKKE-İ MÜKERREME MEKKE-İ MÜKERREME'NİN BİR KÜFÜR BELDESİ OLUP OLMADIĞI HAKKINDA. Müellif: Şeyh Hamad İbni Atik en-necdi (H1227-H1301) MEKKE-İ MÜKERREME'NİN BİR KÜFÜR BELDESİ OLUP OLMADIĞI HAKKINDA Müellif: Şeyh Hamad İbni Atik en-necdi (H1227-H1301) Mecmuatü'r-Resail ve'l-mesaili'n-necdiyye, 1/742-746 www.almuwahhid.com 2 بسم هللا الرحمن

Detaylı

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu Question Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu belirtir misiniz? Kur an ın lafızdan soyut olduğu bir merhale var mıdır? Answer: Her şeyin lâfzî

Detaylı

AÇIKLAMALI SÛRE MEÂLLERİ

AÇIKLAMALI SÛRE MEÂLLERİ BİLİM ve İNSAN VAKFI ELMALILI HAMDİ YAZIR KUR AN AKADEMİSİ KUR ÂN-I KERÎM EĞİTİM ve ÖĞRETİM PROGRAMLARI TASHÎH-İ HURÛF DERSLERİ AÇIKLAMALI SÛRE MEÂLLERİ Hazırlayan : Yrd. Doç. Dr. Fatih Çollak 1 I) SÛRENİN

Detaylı

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI Sıra No ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI VAAZ EDENİN VAAZIN ADI SOYADI ÜNVANI YERİ TARİHİ GÜNÜ VAKTİ KONUSU Dr. İbrahim ÖZLER İlçe Müftüsü

Detaylı

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma KURAN'I KERİM TÜRKÇE MEALİ (DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI) 50-KAF SURESİ Mekke'de inmiştir. 45 (kırkbeş) âyettir. "Kaf" harfi ile başladığı için bu adı almıştır. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla. 1.

Detaylı

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır.

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Kur'an-ı Kerimde bir kimseye hayat vermenin adeta bütün insanlara hayat verme gibi

Detaylı

KURAN YOLU- DERS 3. (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti)

KURAN YOLU- DERS 3. (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti) KURAN YOLU- DERS 3 (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti) DERSTE GEÇEN KAVRAMLAR 1) Mübin : Açık ve Açıklayan. Kur an ın sıfatlarındandır. Kur an sadece

Detaylı

Erhan tarafından yazıldı. Çarşamba, 31 Ekim 2012 18:03

Erhan tarafından yazıldı. Çarşamba, 31 Ekim 2012 18:03 Erhan tarafından yazıldı. Çarşamba, 31 Ekim 2012 18:03 Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Remzi Güzel, Alevilerin 1400 yıllık gelenekleri olan Ğadir Hum Bayramı nın bir sevgi günü olduğunu

Detaylı

İslam İtikadında Sünnet: Hamdi GÜNDOĞAR /

İslam İtikadında Sünnet: Hamdi GÜNDOĞAR / İslam İtikadında Sünnet: Hamdi GÜNDOĞAR / Çıra Yayınları, İstanbul, 2006/240 sayfa Tanıtan: Muzaffer BARLAK 1 İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır. Yüce Allah, ilahi hitabının birçok yerinde

Detaylı

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20 T.. 8. SINIF I. DÖNEM ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20 1. İnsanın sorumlu bir varlık olması aşağıdakilerden hangisiyle ilgilidir? A) Düşünmesi B) Konuşması ) Yürümesi D) Beslenmesi 4. Hz. Muhammed

Detaylı

Samimiyet ve Sıdk İlişkisi

Samimiyet ve Sıdk İlişkisi Samimiyet ve Sıdk İlişkisi Prof. Dr. Ali ERBAŞ DİB Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü İslamiyetin esası, sıdktır. İmanın hâssası sıdktır. Bütün kemâlata îsal edici sıdktır. Ahlak-ı âliye nin hayatı sıdktır.

Detaylı

Avusturya Mutlu Aile Destek ve Danışmanlık Projesi

Avusturya Mutlu Aile Destek ve Danışmanlık Projesi İSLAMDA EVLİLİK ve AİLE HUKUKU و م ن اي ات ه ا ن خ ل ق ل ك م م ن ا ن ف س ك م ا ز و اج ا ل ت س ك ن وا ا ل ي ه ا و ج ع ل ب ي ن ك م م و دة و ر ح م ة ا ن فى ذل ك لاي ات ل ق و م ي ت ف كر ون İçinizden kendileri

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

3 Her çocuk Müslüman do ar.

3 Her çocuk Müslüman do ar. TAHR C * 1 Sözlerin en güzeli Allah ın kitabı, yolların en güzeli Muhammed in yoludur. Buhari, Edeb, 70; tisam, 2. z Müslim, Cuma, 43. z Nesai, Iydeyn, 22. z bn Mace, Mukaddime, 7. z Darimî, Mukaddime,

Detaylı

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır.

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır. 4.MEKTUP MEVZUU : a) Mübarek ramazan ayının faziletleri. b) Hakikat-ı Muhammediye'nin (kabiliyet-i ulâ) beyanı.. Ona ve âline salât, selâm ve saygılar.. c) Kutbiyet makamı, ferdiyet mertebesi.. NOT : İMAM-I

Detaylı

FIKIH KÖŞESİ YAZILARI Zekât ve Fitre Müslümanlar zekât ve fitrelerini şahıslardan ziyade kuruluşa verebilir mi? Zekât ve Fitre ibadetleri, sosyal

FIKIH KÖŞESİ YAZILARI Zekât ve Fitre Müslümanlar zekât ve fitrelerini şahıslardan ziyade kuruluşa verebilir mi? Zekât ve Fitre ibadetleri, sosyal FIKIH KÖŞESİ YAZILARI Zekât ve Fitre Müslümanlar zekât ve fitrelerini şahıslardan ziyade kuruluşa verebilir mi? Zekât ve Fitre ibadetleri, sosyal dayanışma ve İslamî değerlerin mali olarak desteklenmesi

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir.

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir. 1- Ramazan ayının birinci gecesi kılınacak namaz: Bu gecede bir kimse 2 rekat namaz kılsa, her rekatta da KADİR SÜRESİNİ okursa; ALLAHÜ Teâlâ ( cc ) o kişiye 3 türlü kolaylık verir. Bu ay içinde orucu

Detaylı

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Prof. Dr. Köse: Organ Bağışının Dinen Sakıncası Yoktur İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, İzmir İl Müftülüğü ve İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi

Detaylı

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI 5.10.2015 Pazartesi 06.10 2015 Salı Y.ÇİFTÇİ S.AL Y.ÇİFTÇİ 7.10.2015 Çarşamba Y.ÇİFTÇİ 15:00 8.10.2015 Perşembe S.AL S.AL 9.10.2015 Cuma E.ÜZÜM S.AL Y.ÇİFTÇİ 15:00 E.ÜZÜM (Siyer ) Mirac ve Hediyesi Namaz

Detaylı

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm:

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm: Hatim-i Esam hazretleri, hocası Şakik-i Belhi hazretlerinin yanında 33 sene kalır, ilim tahsil eder. Hocası, bu zaman içinde ne öğrendiğini sorduğu zaman, sekiz şey öğrendiğini söyler ve bunları hocasına

Detaylı

AÇIKLAMALI SÛRE MEÂLLERİ

AÇIKLAMALI SÛRE MEÂLLERİ BİLİM ve İNSAN VAKFI ELMALILI HAMDİ YAZIR KUR AN AKADEMİSİ KUR ÂN-I KERÎM EĞİTİM ve ÖĞRETİM PROGRAMLARI TASHÎH-İ HURÛF DERSLERİ AÇIKLAMALI SÛRE MEÂLLERİ Hazırlayan : Yrd. Doç. Dr. Fatih Çollak 1 1. Hafta

Detaylı

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te 9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır

Detaylı

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır. İslam a göre kadınlar erkeklerden daha değersiz kabul edilmez. Kadınlar ve erkekler benzer haklara sahiptirler ve doğrusu bazı hususlarda kadınlar, erkeklerin sahip olmadığı bazı belirli ayrıcalıklara

Detaylı

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN 2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 1.01.2016 Cuma Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Mermerler Camii SORUMLU

Detaylı

TÜM SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARI VE MAKALELER

TÜM SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARI VE MAKALELER TÜM SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARI VE MAKALELER - Allah'a İman ( 22 Öğeler ) - Allah'a Verilen Dilekçe ( 1 Makale ) - Oruç ve Ramazan ( 7 Öğeler ) - Sorular ve Cevaplar ( 1 Makale ) - Hz.Muhammed ( 13 Öğeler

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği BİRİ MATEMATİK Mİ DEDİ? BİZ KİMİZ? Yüce Rabbimiz dünya hayatını insanoğluna imtihan yeri kılmış, sırat-ı müstakim olarak göndermiş olduğu dinin yaşanabilmesi ve birbirlerine ulaştırılabilmesi için Müslümanları

Detaylı

KUR AN I KERİM HAKKINDA KISA BİLGİLER. Soru 2 : Allah(c.c.) ın dilediği şeyleri Peygamberlerine bildirmesine ne denir? Cevap : Vahy denir.

KUR AN I KERİM HAKKINDA KISA BİLGİLER. Soru 2 : Allah(c.c.) ın dilediği şeyleri Peygamberlerine bildirmesine ne denir? Cevap : Vahy denir. KUR AN I KERİM HAKKINDA KISA BİLGİLER Soru 1 : Kur an ı Kerim kaç yılda inmiş, tamamlanmıştır? Cevap : Kur an ı Kerim 22 sene, 2 ay, 22 günde inmiştir. Soru 2 : Allah(c.c.) ın dilediği şeyleri Peygamberlerine

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE SADAKA-I FITR İbni Abbas (r.a) şöyle buyurmuştur:

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE SADAKA-I FITR İbni Abbas (r.a) şöyle buyurmuştur: ATEŞTEN KORUNMANIN YOLU: SADAKA Arınmak için, malını (sırf Allah rızası için) veren en takvâlı (Allah ın emirlerine en uygun yaşayan) kimse ise, o (ateşin azabı)ndan uzaklaştırılacaktır. Leyl/17-18 Sevdiğiniz

Detaylı

Fırka-i Naciyye. Burak tarafından yazıldı. Çarşamba, 09 Eylül 2009 22:27

Fırka-i Naciyye. Burak tarafından yazıldı. Çarşamba, 09 Eylül 2009 22:27 İslâmî akideyi en net ve sağlam şekliyle kabul eden topluluk. Bu deyim iki kelimeden meydana gelmiş bir isim tamlamasıdır. Terkibin birinci ismi olan fırka kelimesi için bk. "Fırak-ı Dalle". Naciye kelimesi

Detaylı

EV SOHBETLERİ DERS: 18 KONU: HADESTEN TAHARET (MANEVÎ PİSLİKLERDEN TEMİZLENMEK)

EV SOHBETLERİ DERS: 18 KONU: HADESTEN TAHARET (MANEVÎ PİSLİKLERDEN TEMİZLENMEK) DERS: 18 KONU: HADESTEN TAHARET (MANEVÎ PİSLİKLERDEN TEMİZLENMEK) Bir önceki dersimizde ibadet konularından Namaz konusuna geçeceğimizi; ancak Namaza başlamdan önce bazı işlemlerin yapılmasından hareketle

Detaylı

ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI

ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI AY S.N ADI VE SOYADI ÜNVANI VAAZ YAPACAĞI YER TARİHİ GÜNÜ VAKTİ Ana Konu Alt Konu Vaaz Konusu 1 H.Basri DÜZDAŞ Müezzin-Kayyım

Detaylı

Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla HİCRİ-2 YAHUDİLERLE İLİŞKİLER KAYNUKAOĞULLARININ MEDİNEDEN ÇIKARTILMASI

Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla HİCRİ-2 YAHUDİLERLE İLİŞKİLER KAYNUKAOĞULLARININ MEDİNEDEN ÇIKARTILMASI 15.03.2010 Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla HİCRİ-2 YAHUDİLERLE İLİŞKİLER KAYNUKAOĞULLARININ MEDİNEDEN ÇIKARTILMASI Müslümanlarla yaptıkları antlaşmaya ilk ihanet eden Yahudi kabilesi Kaynukâ'oğullarıdır.

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri...

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri... IGMG Islamische Gemeinschaft Millî Görüş e. V. İslam Toplumu Millî Görüş Eğitim Başkanlığı İÇİNDEKİLER Ders Kitapları Serisi Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11

Detaylı

ZEKÂT VE FİTRE NİN TOPLAMA VE DAĞITIMI

ZEKÂT VE FİTRE NİN TOPLAMA VE DAĞITIMI 5 İÇINDEKILER ZEKÂT VE FİTRE NİN TOPLAMA VE DAĞITIMI ÖZET 18 1. MESELE: ZEKÂT VE FİTRENİN AYNI OLUŞU 21 Zekât 21 Fitre (Sadaka-i Fıtr) 22 Sadaka 22 Zekât ve Fitrenin Hikmeti 22 Zekât ve Fitrenin Aynı Oluşu

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (9) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme Bürosu

Detaylı

ZAFER TALHA ÇİMEN 8/E - 1453

ZAFER TALHA ÇİMEN 8/E - 1453 ÖZEL EGE LİSESİ (ORTAOKULU) DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ KAZA VE KADER (Allah, herkesin ne yapacağını bilip yazdığına göre, insanların hayır işlemesinin bir anlamı var mı? İslam da İnsanın İradeli Fiilleri

Detaylı

OKUNMAMIŞ ÜÇ MESAJINIZ VAR

OKUNMAMIŞ ÜÇ MESAJINIZ VAR RABBİMİZDEN ÇAĞRI Ey iman edenler! (Peygamber,) sizi hayat verecek şeylere çağırdığı zaman, Allah a ve Resûlü ne uyun. Bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer (sözünüzle niyetinizin aynı olup olmadığını

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

TEVRAT VE İNCİL DE İSLÂM A UYGUN ABDEST, NAMAZ, ORUÇ, HAC, ZEKAT, KURBAN İBÂDETİ VE ÎMAN ESASLARI

TEVRAT VE İNCİL DE İSLÂM A UYGUN ABDEST, NAMAZ, ORUÇ, HAC, ZEKAT, KURBAN İBÂDETİ VE ÎMAN ESASLARI TEVRAT VE İNCİL DE İSLÂM A UYGUN ABDEST, NAMAZ, ORUÇ, HAC, ZEKAT, KURBAN İBÂDETİ VE ÎMAN ESASLARI Halil YAVUZ Emekli müftü ÖNSÖZ Hamd, şânı yüce olan Allah(c.c) a, salât-ü selâm O nun kulu ve Rasûlü Muhammed

Detaylı

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I Ş U B A T 25.02.203 / 0.03.203 8.02.203 / 22.02.203 Tel : 0 26 39 59 38 Faks : 0 26 334 96 96 http://pamem.meb.k2.tr ÖĞRETİM YILI : 202 / 203 İN ADI : DİN KÜLTÜRÜ VE MESLEK AHLAKI ÖĞRETMENLERİ : YAVUZ

Detaylı

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? EVLENİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Peygamber (sav) Efendimiz den Abdullah ibn-i Ömer RA ın bir hadisini bu münasebetle hatırlayalım, duymuşsunuzdur: (Lâ tenkihun-nisâe

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): - Yavrum ne oldu, niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Çocuk da: - Efendim, namaza gidiyorum.

Detaylı

IGMG Gençlik Teşkilatı

IGMG Gençlik Teşkilatı IGMG Gençlik Teşkilatı Sosyal Hizmetler Birimi Okul Çantası Kampanyası Gençlerden gençlere, eğitimle geleceğe... Biz kimiz? IGMG Gençlik Teşkilatı (GT), Müslüman gençlerin islami bir kimlik ve toplumsal

Detaylı

(1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA

(1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA (1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA Birinci Ehlibeyt (a.s) Kültür ve Sanat Festivaline Davet Kısa Filmler ve İngilizce Kitap Yazımı bölümlerinde Büyük Peygamber (s.a.a) konulu ve büyük hediyeli

Detaylı

KURAN YOLU- DERS 1-2. DERSTE GEÇEN KAVRAMLAR 1) ikra : İlk inen vahiy. Oku! anlamına gelir. Kıraat (okumak) kelimesi de aynı kökten gelir.

KURAN YOLU- DERS 1-2. DERSTE GEÇEN KAVRAMLAR 1) ikra : İlk inen vahiy. Oku! anlamına gelir. Kıraat (okumak) kelimesi de aynı kökten gelir. KURAN YOLU- DERS 1-2 (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 2 no lu dersinin özeti) DERSTE GEÇEN KAVRAMLAR 1) ikra : İlk inen vahiy. Oku! anlamına Kıraat (okumak) kelimesi de aynı kökten 2) Tilavet,

Detaylı

TEŞKİLATLANMA VE KOLLEKTİF MÜZAKERE HAKKI PRENSİPLERİNİN UYGULANMASINA MÜTEALLİK SÖZLEŞME

TEŞKİLATLANMA VE KOLLEKTİF MÜZAKERE HAKKI PRENSİPLERİNİN UYGULANMASINA MÜTEALLİK SÖZLEŞME TEŞKİLATLANMA VE KOLLEKTİF MÜZAKERE HAKKI PRENSİPLERİNİN UYGULANMASINA MÜTEALLİK SÖZLEŞME Bu sözleşme, ILO'nun temel haklara ilişkin 8 sözleşmesinden biridir. ILO Kabul Tarihi: 18 Haziran 1949 Kanun Tarih

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS İslam Tarihi II ILH 214 4 2+0 2 3

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS İslam Tarihi II ILH 214 4 2+0 2 3 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS İslam Tarihi II ILH 214 4 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Sayfa. http://d-nb.info/860392090

İÇİNDEKİLER. Sayfa. http://d-nb.info/860392090 İÇİNDEKİLER Sayfa Önsöz: Bu kitabı niçin yazdım? 11 1. İslam'dan önceki Arabistan 13 1.1. İlk müslümanlar 13 1.2. Dünyanın en eski kutsal yeri: Kabe.... 16 1.3. İslam'dan'önceki Arabistan 17 1.4. Muhammed'ten

Detaylı

İnsanın çalışmaktaki gayesi ne olmalıdır? Neye ne kadar çalışmalıdır? Bu konuda önceliklerini belirlerken nelere dikkat etmelidir?

İnsanın çalışmaktaki gayesi ne olmalıdır? Neye ne kadar çalışmalıdır? Bu konuda önceliklerini belirlerken nelere dikkat etmelidir? İlim dünyasına kırkın üzerinde kıymetli eser kazandıran değerli hocamız Ümit Şimşek Bey ile Müslümanların para ile ilişkisini ve dinin zenginliğe bakışını konuştuk. Türkiye nin yetiştirdiği en önemli düşünürlerden

Detaylı

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23)

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23) Dedikodu (Gıybet) Gıybet Dedikodu (gıybet), birisinin yüzüne söylenmesinden hoşlanmadığı şeyleri arkasından söylemektir. O kimse söylenen şeyi gerçekten yapmış ise bu gıybet, yapmamış ise iftira olur (Hadis,

Detaylı

2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI. 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii

2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI. 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii VAAZIN 2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii PEYGAMBERİMİZİN

Detaylı

SEYİTGAZİ İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ KONULARI

SEYİTGAZİ İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ KONULARI HİCRİ SEYİTGAZİ İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ KONULARI VAAZ EDENİN Ramazan'a Hazırlık,Teravih Namazı Tadil-i Erkan 17 Haziran 2015 Çarşamba 1 Ramazan 1436 2 Ramazan 1436 3 Ramazan 1436 Oruç

Detaylı

4. DERS Siyer Kur an İlişkisi

4. DERS Siyer Kur an İlişkisi 4. DERS Siyer Kur an İlişkisi 1 إ ن الل ه و م ل ئ ك ت ه ي ص ل ون ع ل ى الن ب ي ي ا أ ي ه ا ال ذ ين آم ن وا ص ل وا ع ل ي ه و س ل م وا ت س ل ي اما Allah ve melekleri, Peygamber e çok salât ederler. Ey müminler!

Detaylı