Halkların Zamanı HALKLARIN ZAMANI. M. Cihat ÇOBAN OĞLU. (Şahin DOĞU) Roman

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Halkların Zamanı HALKLARIN ZAMANI. M. Cihat ÇOBAN OĞLU. (Şahin DOĞU) Roman"

Transkript

1 HALKLARIN ZAMANI M. Cihat ÇOBAN OĞLU (Şahin DOĞU) Roman 1

2 Basım Yeri: Ronahi Matbaası Basım Tarihi: Ağustos

3 Her şeye rağmen... 3

4 4 Halkların Zamanı

5 ... Yüreğinde herkese yer aç, öyle ki sevgin sevgileri büyütsün Zerdeşte Kal 5

6 6 Halkların Zamanı

7 İÇİNDEKİLER Bir yol hikayesi...9 Başka bir dünya...37 Firari aşkların zamanı...92 Adnanın konağı Sınırlar aşılırken Yürek çağrısı Yarasalar sarmış heryanı baykuşlar tünemiş Beni red edennefretimde boğulur Bizim gerçeğimiz ateşin hikayesidir Umudun yolcuları Çember Ve Güneşe koşarken

8 8 Halkların Zamanı

9 BİR YOL HİKAYESİ Aracın sarsıntılı hareketlerinden dolayı uyandı. Otobüs gecenin karanlığında kıvrılmış sırtında görünüp kaybolan beneklerin bulunduğu yılan misali yolda ilerliyordu. Aracın farları karanlığı delercesine yolun geceye kalmış kısmını uyandırırcasına aydınlatıyor, hızla yol alıyordu. Otobüsün içi kırmızı loş ışıklarla aydınlık bırakılmıştı. Yüzler bulanık ve sisliydi. Kimisi belirsizliklere, kimisi hasretliklere, kimisi umursamazcasına uykuya, kimisi de sigaralarını ciğerlerini patlatırcasına yarılayarak düşüncelere farların güçlü ışıklarında inleyen karanlığa dalmışlardı. Meltem içi içine sığmamacasına heyecan doluydu. Sabırsızca soluklandı. Arabanın uğultulu sesi dışında otobüs sessiz ve sakindi. Yan tarafında saçları önden dökük, başı eğik, çenesi göğsüne yaslı aracın sarsıntılarıyla sarsılan babasının pırıltılı sesi vardı. Meltem sabahın alaca şafağına bir an önce kavuşmak istercesine küçük kol saatini havaya, loş ışığın altına, başının üstüne kaldırarak baktı. Şafağa daha dört saat vardı. Işık ve yol hızla ilerliyordu. Kızarmış yanağını eline dayadı ve cam tarafına döndü. Siyah bir perde çekilmiş gibiydi pencereye. Gözleriyle gökyüzünü taradı. Belli belirsiz birkaç pırıltı orada unutulmuş gibi asılı kalmıştı. Soluğu camı buğulandırdı. Eliyle buğulanan camı sildi. Gözü kendi siluetinin camdaki yansımasına takıldı. Yanlarından gelip geçen arabaların belirip kaybolan ışıkları, geride bıraktığı yaşamın fotoğraflarının flaşları beyninde belirip hızla akmasına neden olmuştu. Babasının canını dişine takarak kendisini annesiz büyütmeye çalışması, okul yıllarının zorlu süreçleri, acı-tatlı arkadaşlık hatıraları ve gelinen yer... Görüntüler cama çarpıp buğulanan cam kadar yakın ve taze. Bir el uzatımı kadar. Ne de çabuk gelip geçti, oysa bitmeyecekmiş gibiydi diye içinden geçirdi. Kalbi hızla atmaya başladı. İyisi kötüsüyle her şey geride kalmıştı. Yeni bir yaşam başlıyordu artık. Yeni bir sayfa. Her şeyi ben le başlayan bir yaşam. İçi içine sığmıyordu. Yüzü dalgalandı. Doğruldu, ön tarafa doğru başını uzattı. Dün akşamdan beri 9

10 yoldaydılar. Ve bu saniyeden sonra gece ağır otobüs ise yavaş ilerliyordu. Derinden bir iç çekti. İçinden bir an önce bitse de başlasam dedi kendi kendine. Kendi ayakları üzerinde yürüyebilmek, kendini çevreleyen çitleri parçalayıp özgür olabilmek, babaya çevreye, kimseye bağımlı olmadan yaşamak, hele bir de bu saatten sonra maddi olarak yardım edebilmek dedi. Sevinci, mutluluğu kabına sığmayarak taşmak üzereydi. Gözleri, belirsizlikleri adım adım, aşarak yol alan otobüsün ışıklarının yansımasına takıldı. Asfaltın şeritleri akıp geçiyordu. Zaman gibi, mekan gibi ve bilinmeyene yolculuklar, sürprizler, hayaller, umutlara açılan kapılar gibi. Hafif sarsıntılı araba ninni söyler gibiydi. Ağırlaşan göz kapaklarına engel olamadan, uykunun kanatlarına kapılmıştı. Koltuğa gömülürken korku ve heyecan bir demet gül olup yanaklarında donup kalmıştı. Meltem... Meltem kalk sabah oldu kızım diyen babasının gür sesiyle uyandı. Evde iken sabahları uykuda uyandıran, okula zamanında gitmesini sağlayan bu ses, sanki otobüsün içinde değil de halen evde okula yetişme telaşıyla uyandı. Bir an otobüsün içinde olduğunu fark etti. Başını yasladığı kolu uyuşmuştu. Eliyle kolunu ovdu. Kendisini tebessümle izleyen babasına utangaç bir bakış fırlattı. Bak gün doğdu, yolumuz da az kaldı. dedi fazla alçak olmayan bir sesle. Meltem uyku mahmurluğunu halen üzerinde atamamıştı. Hafifçe şoför mahalinin camından ileriye baktı. Gök yüzünde kendisini göstermeye başlayan hafif aydınlık giderek kızıllaşan bir turuncuya bıraktı. Turuncu, mavi mor birleşimi tamamlayarak altın bir renge dönüştü. Ve ışık tüm berraklığıyla yeryüzüne akıyordu. Ne kadar güzel bir görüntü dedi içinden Meltem. Babasına bakarak gülümsemişti. Uzun yolculuklara çıkmadığından gülümsemesi esnemeyle kesildi. Babası iyi uyuya bildin mi dedi. Hıı... Hııı diyerek başıyla onayladı Meltem. Hızla yol alan otobüsün her iki tarafında da dümdüz bir ova uzanıyordu. Hasadı kaldırılmış tarlalardaki anızlar ya yakılmış ya da kirli sarı bir görüntü ortaya çıkarmıştı. Kiremit rengi toprak sürülmeyi bekliyordu. Çok geniş bir ova değil mi dedi. Babasıyla Meltem göz göze gelmişlerdi. Gururla karışık bir burukluk yüzünde belirivermişti babasının. Kızıyla konuşmak istiyordu ama nereden başlayacağının şaşkınlığı vardı üstünde. Hafif bir tonda yeni bir yaşama başlıyorsun, heyecanlı mısın dedi. 10

11 Yeni bir sınava giriyormuş gibi dedi Meltem. Babasının içinden geçenleri hissedercesine söylemişti. Tuhaf bir heyecan, korku ve kaygıyla gün doğumuna takılmıştı gözleri. Kendine iyi bak emi, gözüm arkada kalmasın dedi. Sesi yumuşamış yüzü çocuksu bir hal almıştı babasının. Haydi baba ağlatacaksın beni... dedikten sonra bir an sessizlik oldu aralarında. Otobüsteki yolcuların bir çoğu uyanmış günün ilk ışıklarıyla gidecekleri yerin heyecanını yaşıyorlardı. Kimisi yola dalıp gitmişti, kimisi sevinçli, kimisi belirsizliklerin bitiş noktasına varmanın telaşını yaşıyordu. Seninle gurur duyuyorum dedi Meltem in babası fısıltıyla. Ben de... dedi ve ekledi; çalışıp didinip okutup büyüttüğün için. Meltem daha sözünü bitirmeden babası araya girmişti. Sanki bir daha görüşmeyecekmişiz gibi konuşuyoruz değil mi? dedi hüzünlü bir sesle. Yapma baba... hep görüşeceğiz. Ama ayrılan benim, işe başlayan benim, sen kaygılanma dedi Meltem. Babası kızına sarıldı. Sarı dağınık saçlarına utangaç bir öpücük kondurdu. Ne bileyim işte. Bu yaban ellerde yapayalnız kalmandan... bu kez Meltem sözün arasına girmişti. Ne olacak ki. Ne bileyim işte baba yüreği Yapma baba sonunda beni ağlatacaksın dedi, bulutlanmış gözlerle babasının kırmızıya çalan yüzüne bakarak. Neyse, neyse gittiğimiz yerde senin gibi tek başına buralara gelmiş bayan öğretmenle ev tutar kalırsınız dedi. Yolun akışına bakarak düşünceli düşünceli söylemişti bunları. Meltem in belli belirsiz sesi merak etme diye çıkmıştı. Ve ekledi; daha önceleri buralara gelmemiştim. Tanımıyorum buraları bir an duraladı. Allahın en ücra köşesine tayinimin çıkması gerekmiyordu... başka bir yer olsaydı... mesela İzmir, Antalya gibi yani. Bir şey olmaz baba, meraklanma dedi. Biraz kendini toparladı. Düşünceleri ateş gibi yanan yüreğinde annesinin yokluğuna gidivermişti. Olsaydı da o da bu günleri görseydi der gibi pencereden akıp giden platoya, tepelik yerlere daldı. Babası kesik kesik cümlelerle bir şeyleri hatırlatmak istercesine O... O... Okan iyi bir çocuktu dedi, biraz tereddüt dolu bir sesle. Baba sadece arkadaşımdı. Hem öyle ciddi bir ilişkimiz de olmadı. Kastettiğin evlilikse benim için çok erken dedi. Sesi biraz sinirlice çıkmıştı. 11

12 12 Halkların Zamanı Ama bir de mürüvvetini görseydim. Gam yemezdim ya dedi derin bir iç çekerek. Meltem konuyu değiştirmek için Haydi haydi beni ima ederek kendine yer açmaya çalışıyorsun. Böylelikle sohbeti farklı bir yöne çekmeye çalışıyordu Meltem. Babası biraz şaşırarak o nasıl şey öyle dedi. Baba benim de ayrılmamla birlikte yalnız başına kalacaksın. Uygun bir hayat arkadaşı senin için de iyi olur. Kısa bir sessizlik anından sonra Meltem tekrar söze devam etti. Annemin yeri zaten doldurulamaz ama sen de biliyorsun ki yaşam devam ediyor. Derken iri damlalar pencere tarafına çevrilmiş göz bebeklerinden alev alev yanan yanaklarını sıyırıp aktı. Kendi gerçekliklerine tekrar geri dönmüşlerdi. Meltem camdan dışarıya doğru dalıp giderken babası da önüne bakarak düşüncelere dalıp gitmişti. Karısı fabrika tezgahında kaza sonucu yaşamını yitirdiği günden beri kızıyla birlikte yalnızdılar. Annesinin yokluğunu yaşatmamaya çalışmıştı. Ama ne o ne de kızı annesinin yokluğunu uzunca yıllar atamamıştı. Ya şimdi... şimdi hepten yalnız kalacaktı. Bir boşluktan sarkan sarkaç gibi yalnız ve bir başına. Bu düşünce bir ateş gibi yüreğini yaktı. Kendine tekrar tekrar hep yalnız kalmak dedi. Bir an kızaran gözlerini silerek ona doğru gülümsemeye çalışan Meltem in masmavi gözlerinin içindeki dalgalı neme gözü çarptı. Kendisi de yüreğinde kabarmaları yaşıyordu. Meltemin ilk doğduğu günü kendisine bu ismi verirken ki sevinçli günleri gözlerinde akıp geçti. Meltem babasına dönerek Söz ver bana tamam mı? dedi hafif tebessümle. Kesik hırıltılı bir sesle tamam dedi babası. Hayatın akışı ikisini de farklı yönlere sevk etmişti. Yaşam kavgası devam ediyordu. Ama gittikçe içe büzülen yalnızlaşan iki insan. Kentin keşmekeşinden insan kalabalıklarından gürültülerden, beton yığınlarından, onca kalabalığın içinde yalnızlığı hep tecrit gibi kalan komşunun komşudan habersiz, arkadaşın arkadaştan uzaklığı, ailenin gittikçe kendi içinde yalnızlaşmasını iliklerine kadar yaşamışlardı. Hep başka diyarları hayal etmiş, düşler kurmuştu. Bu yaşamın keşmekeşi insanı gittikçe içinde yutup bitiren değersizleştiren karmaşasına inat kendi başına düşler kurmuştu. Nasıl? Ne şekilde? Hep bu soruları tekrarlamıştı kendi kendine Meltem. İşte şimdi onun umuduyla yola bakıyordu. Dalıp dalıp gidiş ondandı. Koridorun kenarında hemen yanlarındaki koltukta başında siyah beyaz puşisi, uzamış kır sakalı, kırış kırış yüzüyle yaşlı bir adam babasının tarafına dönerek.

13 Yolculuk nereye dedi. Fazla bozuk olmayan bir Türkçe ile söylemiş gülümsüyordu. Urfa ya dedi Meltem in babası elini koltuğun kenarına koymuş, tıraşlı yüzünü avucunun içine dayamıştı. Bir adama bir de gittikçe daralıyormuş izlenimi uyandıran yola bakarak söylemişti. Hayırdır dedi yaşlı adam. Yan gözlerle pencere tarafına dönmüş sarı tel tel perçemi yüzünü örtmüş Meltem e baktıktan sonra tekrar yaşlı adama dönerek hayırdır hayır dedi ve göz ucuyla Meltem i işaret ederek Kızım dedi hafif tebessümle. Bu yıl okulunu bitirdi Urfa da öğretmenlik yapacak Daha önce Urfa ya gelmiş miydiniz? dedi yaşlı adam. Duymuştum ama gelip görmek nasip olmamıştı. Kısmet işte. İlk kez kızımla birlikte geliyoruz. İçindeki garip terredütleri atabilecek birkaç şey duymak ister gibi adama baktı Meltem in babası. Adam yüzünü yoldan ayırmayarak, gözlerini yola dikerek düşünceli düşünceli güzeldir Urfa dedi. Siz de Urfa ya mı gidiyorsunuz, oralı mısınız dedi alel acele. Amed e... Diyarbakır a dedi sözünü düzeltmek ister gibi. Meltem in babası merakla. Amed Diyarbakır ın ilçesi mi dedi. Adam bir şeylerin ezikliğini hissedercesine yüzünü asmıştı. Kısaca Diyarbakır a gidiyorum dedi. Yüzünün rengi solmuştu. Yaşlı adamın bu hali Meltem in babasının dikkatini çekmişti. İçinden tekin bir adam değil dedi kendi kendine. Yaşlı adam ise çenesini eline dayamış yola dalıp gitmişti. Yanında da siyah çarşaflı yaşlı bir kadın oturmaktaydı. Bir an adam dönerek kendisine bakmakta olan Meltemin babasıyla göz göze geldi. İçinden geçen tereddüttü anlamış gibiydi. Kısık bir sesle derdimiz büyük dedi. Ve ekledi. isminiz neydi, nereden geliyorsunuz diyerek sohbeti yolun akışıyla devam ettirmek istedi yaşlı adam. Meltem in babası bir an şaşakaldı. Rasim dedi. İstanbul dan geliyoruz. Kendisi de farkında olmadan vermiş olduğu cevaba şaşırmıştı. Yolun kenarındaki tabela gözüne kısa bir an çarptı. Otobüs hızla ilerlemekteydi. Ve yaşlı adama dönerek ne kadar yolumuz kaldı dedi. Adam düşünceli düşünceli sizin az bizim daha var dedi. Hıımm dedi. Sıkılmış, sohbeti kesmek ister gibi yüzünü başka yöne çevirdi Rasim. İlgisizce hatta biraz da tiksintiyle etrafına baktı. İçindeki kuşkular onu kemirmeye başlamıştı. adam tekin değil deli mi ne! Neden sonra kendi konuşmasına içindeki kaygılarına cevap aramak ister gibi adama dönerek şakilerin, 13

14 14 Halkların Zamanı anarşistlerin, teröristlerin olduğu söyleniyor, doğru mu? Var mı? koltuğundan biraz sarkarak yaşlı adama sokulmak ister gibi fazla kısık olmayan bir sesle söylemişti. Yaşlı adamın yüzünde beliren değişikliği fark etmemiş gibi olduğu söyleniyor diyerek sorusunu tekrarladı. Bilmiyorum, söyleniyor dedi yaşlı adam. Yüzü gerilmiş, belli belirsiz kırlaşmış kaşları, kırış kırış olmuş alnında çatallaşmıştı. Kısa bir an ve sessizlikten sonra varsa yolumuzun üstüne çıkarlar, biz de siz de daha iyi görmüş oluruz dedi. Sesi pürüzlenmişti yaşlı adamın. Kalbinin çarpıntıları nabzını yükseltti. Yüzü kızıllaşmıştı Rasim in endişeli bakışlarını kızından saklamak istercesine elinin tersiyle alnından biriken ter damlalarını sildi. İlgiyle kendisini izleyen Meltem umursamazcasına kısa bir bakışı yaşlı adama ve daha sonra babasına attı. Babasının buluttan nem kapan yersiz telaşlarını biliyordu. İçindeki ruh halini iyi tanıyordu. Rasim kızına dönerek başını hafiften eğmiş kısık bir sesle adamın durumu hiç iyi değil dedi. Baba abartmıyor musun? dedi. Ne abartması... yaşlısının durumu buysa genci nicedir... derken Meltem babasını rahatlatmak ister gibi biraz büyütüyorsun dedi. Sen duymadın mı söylediklerini, birazdan görecekmişiz dedi hiddetlenerek. Meltem babasının içindeki tereddütleri gidermek için sözün gelişidir baba, o seni tanımıyor sen de adamı tanımıyorsun dedi. Rasim tedirginliğini kızına bulaştırmamak için içinden geçenleri söylemedi. Ama Meltem in rahat olması fazla önemsememesi biraz da olsa ona da rahatlık vermişti. Muavinin telaşlı telaşlı koridordan geçmesi yolcuların uğultulu sesi Meltem ve babasını şoför mahalline doğru bakmaya itmişti. Uzak bir mesafeden yolun ortasında DUR ihtarının yazıldığı tabela ve onun gerisinde yolun iki tarafında askeri arabalara benzeyen arabalar, polislerin yanar döner lambaları gözerine çarptı. Karşı taraftan gelen arabalar gelip geçiyordu. Kendi şeritlerindekiler ise durduruluyordu. Rasim istemeye istemeye yaşlı adama ne oluyor diye sordu. Adam kısaca arama var dedi. İhbar var herhalde dedi Rasim. Cevap almak ister gibi bir kızına bir de yaşlı adama baktı. Adam kestirmek ister gibi bilemiyorum ama hep var dedi. Meltem söze atılarak yani normal bir arama değil mi? dedi. Rasim şaşkın gözlerle bir

15 Meltem e bir de yaşlı adama baktı. Bir an bekledi. Yaşlı adam usulca öyle de denilebilir dedi. Meltem in gözlerinde üniversite kampüsüne girerken bekleşen polisleri ve arama yapan kadın polisleri hatırladı. Hiç eksilmemiş, gittikçe olağanlaşmıştı bu kimlik ve üst aramaları. Böylesi aramalara benzemese de gözü alışıktı bu uygulamalara. Rasim bir şeyleri korumak ister gibi Eee gerekiyor tabii... ipi var, ipsizi var değil mi? diyerek tekrardan bir kızına bir de cevap vermesi için yaşlı adama kaydı gözleri. Yaşlı adam donuk bakışlarla Rasim i kısa bir an sözdü. Ve aramanın yapılacağı yere doğru hızı gittikçe yavaşlayan arabanın ön tarafına baktı. Muavinin titrek sesi koridorda yankılandı. herkes kimliklerini hazırlasın dedi ve araba durdu. Sivil giyimli uzun namlulu silahları ve el telsizleriyle her iki kapıdan öfkeli yüzler içeri girdi. Öfkeli bir bağırışla herkes aşağıya diye ön taraftan eli cihazlı bıyığının uçları çenesine doğru sarkan ince zayıf adam söylemişti. Öfkeli ve sinirli görünüyordu. Normal gibi görünen arama bu ses tonuyla Meltem in korkuyla karışık heyecanlanmasına neden olmuştu. Küçük el çantasından görev ve hüviyet cüzdanını çıkardı titrek ellerini gizlemek istercesine. Yolun her iki yanı sivil resmi polis araçlarıyla donatılmış gibiydi. Şoför de dahil herkes inmişti. Kimlikler muavin tarafından aramanın yapıldığı yerin hemen yanında askeri arabanın içinde oturmuş gözleriyle otobüsün kenarına dizilmiş insanları delici, kuşku dolu bakışlarla süzen sivil giyimli polislere verildi. Bir an sonra görev kağıdı babasının ve kendisinin hüviyet cüzdanları arabadaki adam tarafından getirilip Meltem ve babasına verilmişti. Tamam siz arabaya binebilirsiniz dedi adam. Rasim kızının solgun bakışlarıyla karşılaştı. Bir an heyecanını gizleyemeden bir asker edasıyla sağ ol komutanım dedi Rasim. Yılışık ve yapmacık bir edayla söyleyivermişti polise. Otobüsten indirilen yolcuların elleri ve ayakları açık yüzleri otobüsün kaportasına çevrilmiş, aramalar için polislerin gelmesini bekler gibi durmuşlardı. Kadınların kimisi çarşaflı kimisi mantolu, kimisi tülbentli başlarıyla solgun bakışlarla olanları izliyor. Ve kadın polisler tarafından aranıyorlardı. Meltem ve babası boş otobüsün içinde yerlerinde oturmuşlardı. Meltem olanları olabildiğince görmeye çalışıyor. Rasim ise sahte bir rahatlama havasını kendisinde yaratmaya çalışarak kızına sanki bir şeylerde haklılığını ispat etmek ister gibi Eee gerekli tabii değil mi? derken sözünü bitirmemişti ki aramanın yapıldığı yerden bağırtı küfürler ve tartaklama sesleri duyuluyordu. Meltem ve babası bu seslerle donup kalmışlardı. Rasim geçmiş yıllarda gençliğinde solcuların ardına takıldığından dolayı zaman zaman 15

16 polislerin eline düşmüştü. 12 Eylül darbesiyle de yıllar önce bıraktığı solcu olma sevdasından temelden vazgeçti. Çünkü birkaç gün gözaltına alındığında yaşadığı zorlu sıkıntılı eziyet dolu günleri gözlerinin önünde şimşek gibi akıp gidiyordu. Meltem etrafını sorgular gibi bakındı. Rasim in solgun yüzüne yeniden renk geldiğini içi rahatlayarak gördü. Ama kendisi tepeden tırnağa titreme esintisine kapılmıştı. Ağır bir o kadar da çok kısa bir sessizlik aralarında oldu. Yolcuların aramaları devam ediyordu. Rasim kızına doğru eğilerek kısık bir sesle,. terbiye şart dedi. Eskiden solculuk yaptım neler başıma gelmedi ki, tövbeler tövbesi dedi. İçinden geçenleri fısıltıyla ağzından dökerken. Buradaki insanlar devletle başa çıkabileceklerini sanıyorlar devletle savaşan kaybeder, biz yaptık da ne oldu... Meltem onu duymuyor gibiydi. Aşağıdan gelen küfür ve tokat seslerine kulak kabartmıştı. Yanlarından gelip geçen arabalara dalgın gözlerle bakıyordu. Rasim tekrar ona dönerek kendinden hoşnut bir edayla sen de çocukları devlete millete itaat ettireceksin, onları bu yönlü terbiye ettireceksin işte dedi ve ekledi öğretmen ıslahı, terbiyeyi başta tohumlayandır sakın unutma dedi. Bir şeyleri unutmuş da alelacele yetiştirmesi gerekiyormuş gibi söylemişti bunları. Yolcular tek tek içeri gelmeye başlamışlardı. Kimisi ayaklarını yerden sürüklüyor, kimisinin saçı başı dağınık yüzleri solgun ve öfkeli, ağır bir sessizlik ortamı içerisinde yerlerine geçip oturmuşlardı. Araba yola koyulduğunda polislerin delici bakışları halen otobüsün ve yolcuların üzerindeydi. Yan koltukta oturan yaşlı adam ve kadın diğer yolculardan farksız suratlarındaki tüm kas ve damar kıvrımları alabildiğince açığa çıkmış ve gerilmişti. Rasim göz ucuyla yaşlı adama baktı. Adam kıpırtısızdı. Kaskatı kesilmiş bir noktaya kenetlenmişti. Kendi kendine bir şeyler söylüyor gibiydi. Gerekli miydi bu kadar diye sürdürürken kendinden hoşnut Rasim sözü böldü. Gerekli... gerekli sen bilmezsin bunları dedi. Kendinden emin ve kasılarak konuşmuştu. Yaşlı adam da Rasim e kısa ama anlamlı bir bakış fırlattı ve tekrar önüne bakarak düşüncelere daldı. Şehrin görüntüsü dalga dalga büyürken otobüsün içindeki hareketlilik artmaya, sessizliğin yerini inmek için eşyalarını toparlayan, hazırlık yapan yolcuların telaşına bırakmıştı kendini. Meltem heyecanla babasına bakarak. Urfa değil mi? dedi. Hım, Hıımm işte geldik dedi. Güzelce bir lokantaya gidip hem dinlenir hem karnımızı doyururuz. Öğlene doğru da Milli Eğitim in 16

17 yolunu tutarız dedi gülerek Meltem e. Meltem hafif zorlu bir tebessümle karşıladı babasının sözlerini. Milli Eğitim müdür muavininin odasında muavin Rasim le konuşuyordu. Valla beyefendi ben bilmem dedi kesin bir dille. Rasim bir Melteme bir de muavine şaşkın şaşkın bakarak ama nasıl olur Ankara da bize urfa demişlerdi. Muavin Rasim in sözünü keserek doğru Urfa demişler ama bir de ilçeleri var beyefendi dedi. Rasim hiddetlenerek bir de ilçelerimi, bir yanlışlık olmasın Yok beyefendi bakın şu defterde kalın defteri Rasim e göstererek a işte Meltem hanımın ismi ne yapacağını şaşırır şekilde muavine bakarak görüyorum da dedi Rasim. Muavin yine kesin bir dille yapacak bir şey yok merkezi sistem beyefendi diyerek başından savmaya çalıştı Rasim i. Rasim halen ısrarlıydı. Valiye gitsek diyerek bir çözüm yolu aramaya çalışıyordu. Yetkili değişen bir şey olmaz dedi. Suratını asmıştı. Nasıl değişen bir şey olmaz koskoca vali dedi Rasim. Beyefendi bunlar yukardan belirlenmiş kimsenin yapabileceği bir şey yok diyerek Rasim in konuşmasına fırsat bırakmadan ne yapacağını bilememenin tedirginliği içerisinde konuşmalarını izleyen Meltem e dönerek Hoca hanım zaten geç kalmışsınız bir an önce ilçeye ulaşmalı göreve başlama tebliğini almalısınız. Yoksa hakkınız yanabilir dedi. Üstü kapalı tehdit savurur gibi konuşmuştu muavin. Meltem muavinin itiraz kabul etmeyen emredici sesinden yapacak bir şeyin olmadığını anlamıştı ve babasına dönerek haydi gidelim baba dedi. Rasim ve Meltem istemeye istemeye tokalaşmak zorunda kalmışlardı. Rasim ama diyecekti ki Meltem in yüz ifadesi onu engellemişti. Dışarı çıktıklarında Rasim sinirli sinirli ya burası bambaşka bir dünya dedi kendini tutamayarak. Meltem babasına dönerek yarı buruk bir edayla istersen sen İstanbul a dönebilirsin dedi. olur mu şehre razı olmazken bir de ilçe Allah bilir daha... Rasim sözünün ardını getirmeden başını iki tarafa sallaya sallaya ilerliyordu. Meltem yumuşak, ısrarlı bir şekilde babasının sinirli haline karşılık baba ben kendi başıma gidebilirim sen git. Zaten işinden aldığın izin süresi de az kaldı dedi. Olmaz olmaz seninle geleyim ne olur ne olmaz dedi Rasim. Baba ben çocuk değilim artık erişkin bir kadınım, kendim de işlerimi halledebilirim. Artık şehrin işlek kalabalık caddelerine doğru yürümeye başlamışlardı. Rasim de hem söyleniyor hem de kızıyla konuşuyordu. hayır birlikte gideriz. Benim içim iyice rahatlar ondan sonra dönerim dedi Rasim. Sen dön zaten yoruldun ben işimi halleder göreve 17

18 başlar sana haber veririm beni merak etme, muavin bize ilçe arabalarının kalktığı yeri de tarif etmişti. Bulur tek başıma da giderim dedi. Babasını ikna etmek istercesine ısrarlı söylemişti sözlerini Meltem. Rasim çıktıkları caddede de akıp geçen arabaları geniş kaldırımlardan gelip geçen insanlara aldırmadan kendi kendine el kol hareketleriyle söyleniyordu. O kadar sinirliydi ki başını bazen farkında olmadan iki yana hızla sallıyordu. Birden durdu. Meltem arkasından yürüdüğü için o da yerinde aniden durmak zorunda kaldı. Kızgın kızgın etrafına bakınarak Allah bilir bu kırolar daha neler başımıza getirecekler dedi. Meltem gülerek babasının koluna girdi ve gel... onca şey duyduğumuz bu şehri birkaç saat de olsa gezelim görelim biraz rahatlarsın dedi. Ve sözlerini sürdürdü yürümeye başladıklarında garaja girerken gördüğümüz kaleyi ve üstünde dikmelerin olduğu yere gidelim. Balıklı gölü görelim dedi. Yaşamı akışına bırakarak ardından sürükler gibi babasıyla yürümeye başlamışlardı. Hep bir şeylerle bu sıkıntılı saatleri gidermek ister gibi bak... baba gülerek trafik lambalarının ışığında otomobillerle birlikte bir de at arabaları durmuş ne ilginç değil mi? diyerek gülüyor, Rasim i de güldürmeye çalışıyordu. İstanbul da pek nadir gördüğü şeyler burada olağan bir yaşamın parçalarıydı. İnsanlar ve şehir tarihi tablolardan fışkırmış gibiydi. Peçeli, çarşaflı kadınlar, at arabaları, yüz yıllık binalar, konaklar, kervansaraylar ve hanlar. Sık sık selamlaşan insanlar, içten, nükteli, kinayeli konuşmalar ve dışarıya kaldırıma taşan iskemlelerde oturan çaylarını sakin sakin içen insanların anlamlı çevreyi süzmeleri. Bütün görüntüler bir tablonun tarihi parçalarıydı. bu çarşı yüzyıllardır aynı canlılıkta işliyor biliyor musun baba dedi, kervansarayın labirent gibi kemerli sokağına girerken. Bir yandan halı kilim diğer yandan bakır işlemeciliği ve göz nuruyla süslemelerinin yapılışları. Sarafların incelikli işlemeleri, kalaycıların kesif kokulu dükkanları, eyvanların içindeki çay bahçeleri, kuşların şarkı söyler gibi uçuşları, eski eşyaların alınıp satıldığı sergilendiği geniş avlular. İç içe geçmiş dükkanları ilgiyle izledikten sonra güney kapısından çıkarlarken bakır işlemeli küçük bir duvar tepsisini gördü. Benden hatıra olsun sana baba diyerek donuk gözlerle bakan babasının yanından hızla küçük kemerli dükkana girdi. Üzerinde Hz. İbrahim in atıldığı dikmeleri gösteren kabartmalı Urfa hatırası diye yazan bir bakır tepsiyi aldı. Kaç para verdin bu döküntüye dedi Rasim yürümeye başladıklarında. Meltem gülerek ucuza kapattım baba dedi. 18

19 Kemerli sütuna doğru yürürlerken üzerinde Anzeliha parkı yazan beyaz mermerden yapılmış etrafı beyaz dökme taşlarla nakışlanmış korkuluklarla çevrilmiş balıklı göle doğru yürüyorlardı. Meltem içinden peygamberler şehri dedi. Ve her yanıyla tarihin canlılığını yansıtan yer, zamanda bir yolculuk gibi dedi. Balıklı gölün etrafında dolaşırken Nemrut un oturduğu rivayet edilen dört köşe uzun bir sütuna benzeyen evine bakarak bak İbrahim için yanıp tutuşan Nemrut un kızı Anzeliha nın kendini attığı yer. Büyük göleti eliyle göstererek burası da onun aşkının yakıcılığıyla İbrahim den sonra kendini attığı yer dedi büyük su havuzunu göstererek. İri alabalıklar içinde oynaşıyorlardı. Meltem in gösterdiği yeri dalgınlıkla ha diye karşılık veren Rasim etrafına bakınıyordu. Bak şurası da dedi Meltem elini kuzey ucunu göstererek göğe doğru yükselen bir tepenin üstündeki İbrahim in mancınıkla atıldığı işlemeli sütunları göstererek Hz. İbrahim in şu... İbrahim in atıldığı gölün önünde durarak balıkları ve berrak suyu göstererek buraya yakılmak için atılmıştı. Ateş su, odunlar kutsal balık oldu dedi. İçi içine sığmıyormuşçasına sıkıntılarını dağıtmak ister gibi Meltem in ağzı açıldıkça gözlerinin içi buğulanıyor bir ıslaklık kaplıyordu. Rasim Meltem in gösterdiği yerlere şöyle bir göz atarak hım diye cevaplıyordu. Meltem in söylediklerini dinler görünüyordu. Gezmekten yorulmuşlardı. Balıklı gölün kenarındaki çay bahçesine girdiler. Güvercinlerin sesi tatlı bir ahenk yaratıyordu. Buraya ziyarete gelen insanlar etraflarına merakla bakınarak ikişerli üçerli gezip duruyor, park da hınca hınç insan kaynıyordu. Suyun hemen kenarında korkulukların kenarındaki bir masaya götürdü onları garson. Ne içersiniz Rasim bize çay getir. Meltem e dönerek başka bir şey ister misin dedi. Meltem garsona bakarak hayır anlamında başını hafifçe salladı. İkisi de sessizleşmişti. Meltem mavi berrak suların içinde yüzen yüzlerce balığın ziyaretçilerce atılan yemlere doyumsuzca saldırmalarına sudan çıkıp yükselişlerine tekrar suya dalışlarına doyumsuzca baktı. Ve kendi kendine fısıltıyla kocaman balıklar dedi. Rasim dalıp giden kızına bakarak durgunlaştın dedi. Zoraki bir tebessümle yüzünü babasına doğru dönerek düşünüyorum dedi kısaca. Garson elinde bir tepsi üstünde bir semaver ve onunda üzerinde küçük bir porselen demlik iki bardak kesme şekerle dolu cam bir şekerlikle başka bir garsonun eşliğinde masaya doğru servis yapmaya geldi. Beriki garson gayet nazik bir şekilde malzemeleri masaya dizdikten sonra başka bir şey ister misiniz dedi. Rasim garsonun suratına bakmadan eliyle de sözlerini tamamlarcasına yok dedi. Rasim çayları doldurmaya başlamıştı. 19

20 20 Halkların Zamanı Meltem büyük meşe ağaçlarının altında oturan insanlara dalgın ya da sevinçli gezip dolaşanlara baktı. İçinden hepsi de gündelik yaşamın sıkıntılarından kurtulmak, yaşamlarında bir an da olsa yeni ve renkli bir şeyler katmak için vakit geçiriyorlar diye içinden geçirdi. Meltem bardağına bir kesme şekerini atarken güzel ve şirin bir yere benziyor dedi. Rasim nasırına basılmış gibi şirinliği... tövbe tövbe dedi Sert bir ses tonuyla. Beklemedikleri durumlarla karşılaşmaları Meltemi de içten içe ikircikli kılmıştı. Diğer yandan babasını iyi tanıdığından onun her şeye karşı hep bir olumsuzluk havasını estirdiğini bildiğinden yine de içindeki dalgalanmaya engel olamıyordu. İçten içe ne olacağının rahatlığından çok tedirginliği düşüncelerini kemiriyordu. Çözümsüz kalmış gibiydi. Kendi kendini sorgular gibi düşünceleriyle boğuşuyordu. Oysa her şeye hazırlanmamış mıydı. Hatta bir çok arkadaşının mecburi hizmeti doğuya olduğu için istifa edip öğretmenlik yapmaktan vazgeçtiğini görmemiş miydi. Bunları bilmiyor muydu. Beklenmedik şeylerle karşılaşacağını ummuyor muydu. Halbuki yaşamın anlamı da bu değil miydi. Hep bir akışkanlık içinde olmak, hep yeni yeni şeyleri keşfetmek, yepyeni bir yaşamda her şeye rağmen sınırları aşmak bu değil miydi hayali. Kısa ama ağır olan sessizlik anı yükselip alçalan yüreğini ve düşüncelerinin mekiğini dokumuştu Meltem in. Yüzüne yansıtmak istemese de içinden geçenler suratından esip geçiyordu. Annen vefat ettiğinde sen daha ilkokulu yeni bitirmiştin. Sevginin üzerine gölge düşmesin diye sana üvey acısı tattırtmadım... ya doğduğun gün dünyalar bizim olmamış mıydı, adını ne koyalım diye günlerce kafamızı patlatmıştık, bu güzel şirin şeye isim bulamıyorduk. Yaşamımızın anlamına isimler kifayetsiz kalıyordu. Sonra kıyıda dolaşırken denizden insanın içini rahatlatan martıların salıntısında dans ettiği kanatlarını coşturduğu, oynaşır gibi dalgalandığı bir esinti yüzümüzü yalayıp düşüncelerimize duygularımıza dokundu. Deniz martılar, ve meltem. O an senin ismine bu yakışır dedik. Annen ve ben coşkuyla bu ismi benimsedik. Ve sevgimizin meyvesine Meltem adını koyduk... pek nadir işten güçten fırsat bulup kaçamak simitli gezintilerimiz de senin ismini bulmuştuk. Annen olsaydı da şimdiki halini ve bu günleri görseydi dedi Rasim. Gözlerinin içi kızarmıştı. Saçsız alnına ter damlalarının yansımaları belirmişti. Meltem in pembemsi yanaklarında süzülen iki iri göz yaşı çenesinde donup kalmış gibiydi. Yarıya kadar dolu bardaklar öylece kala kalmıştı. Rasim ağlamaklı bir ses tonuyla şimdi bilmem hangi ilçede öğretmenlik yapacaksın eliyle etrafı göstererek burası olsaydı hadi neyse

21 diye bildi. Kısa bir süre göz yaşlarına hakim olamamıştı. Hafiften kızaran burnunu çekerek silen Meltem merak etme ben başımın çaresine bakarım dedi. Babasına anlamlı bakmıştı. Rasim acınası bir yüzle Meltem e bakarak benimle geri dön dedi. Meltem kısa bir an sessiz kaldı. Bir bocalamayı yaşayan babasının yanıp sönen sözleri Meltem i kendi gerçekliğine daha çok yakınlaştırmıştı. Kendini toparlayarak hayır baba dedi ve ekledi buraya kadar geldim gerisini de getirebilirim dedi. Sonra kaçamak bakışlarla çevreyi göz altından süzdü. Rasim in başı önüne şişik göbeğine doğru eğilmişti. Meltem babasına bakarak utanmış gibi etraf bizi gözetliyor kendine gel baba dedi. Rasim iniltili bir sesle başını yerden kaldırmayarak sen de o martılar gibi uçup gittin dedi. Yumuşak şefkat dolu bir sesle babasına bakarak elini yüzünü yıka ferahlarsın. Sen gelince gideceğimiz otobüs garajına doğru yürür daha ayrıntılı konuşuruz dedi. Rasim yerinden ağır aksak kalktı ve lavaboya doğru yürüdü. Parktan çıkarlarken Meltem hesabı ödedi. Ve babasının koluna girerek önlerinden akıp giden insanların içine dalar gibi cadde boyu yürüdüler. Bir süre öylece sessiz sedasız boş gözlerle çevreye baktılar. Rasim biraz kendine gelmiş gibiydi. Kızına dönerek karnında açtır, bir şeyler yiyelim dedi. Babasının teklifini ona da iyi geleceğini düşünerek güleç bir yüzle yanaklarındaki gamzeler belirgin bir şekilde büyümüş, iyi ki sordun dedi. taştan kemerli girişi ve kubbesi olan. Usta ellerin işliğinden geçen el dokuması kilimlerle duvarları süslenen, tam ortasında aynı kesme taşlarından yapılı fıskiyeli havuzu bulunan bir lokantaya girmişlerdi. Yemek büfesinin önünde durdular. Çeşitli yemeklere göz attıktan sonra Meltem buranın çiğ köftesi ve kebabı meşhur değil mi dedi babasına yanlarında bekleyen garson araya girerek bu saatlerde lokantamızda çiğ köfte bulunmaz daha çok gece servislerinde bulunur dedi gülerek. Bize iki porsiyon kebap ve salata dedi Rasim. Eyvan biçimli yere geçerlerken. Ne kadar otantik ne kadar zengin bir tarih insana huzur veriyor değil mi dedi masada babasının karşısındaki sandalyeye oturan Meltem. Rasim anlamsızca çevresine bakındıktan sonra hımım, hım dedi kesik bir sesle.. Akşam minibüs garajına doğru giderlerken, Meltem in hem midesi hem genzi yanıyordu. Rasim de hem kendi durumundan hem de kızının rahatsızlığından dolayı gürleyen bir sesle bir şeyi yenmez, yenmez bunlar yemek yemesini de bilmiyorlar dedi sesi kızgın ve öfkeliydi. insan bu kadar mı acı yapar yemekleri... 21

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN 2011 PAZARTESĐ SAAT- 07:42 Sahne - 1 OTOBÜS DURAĞI Otobüs durağında bekleyen birkaç kişi ve elinde defter, kitap olan genç bir üniversite öğrencisi göze çarpar. Otobüs gelir

Detaylı

C A NAVA R I N Ç AGR ISI

C A NAVA R I N Ç AGR ISI C A NAVA R I N Ç AGR ISI Canavar, canavarların hep yaptığı gibi, gece yarısından hemen sonra çıktı ortaya. Geldiğinde Conor uyanıktı. Kısa süre önce bir kâbus görmüştü. Herhangi bir kâbus değil- di bu;

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

Helena S. Paige Çeviri Kübra Tekneci

Helena S. Paige Çeviri Kübra Tekneci Bir Kız Bara Girer Ve... Helena S. Paige Çeviri Kübra Tekneci 4 Bir Kız Bara Girer Ve... Bütün kadınlar bir iç çamaşırından çok fazla şey beklememeleri gerektiğini bilirler. Çok seksi olmak istiyorsanız,

Detaylı

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin kökünden kahverengi, pırıl pırıl bir şerit uzanıyordu.

Detaylı

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Hafta Sonu Ev Çalışması YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Zaman adlı ölümsüz bir dev vardı. Bir gün Zaman, Yıl Dede'yi dört kızıyla birlikte yeryüzüne indirdi. Kızlar, yeryüzünü çok sevdiler. Hepsi bir yana dağılıp

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20 Düğünlerde Takılan Sahte Paralar Yüksek eğitimini tamamlamış, babası ticaretle uğraşan, annesi ise bir bankada görevli bulunan bir ailenin tek kızıydı. Okul arkadaşı ile evlenmeye karar vermişlerdi. Damat

Detaylı

Bir adam... Bel Plan Dış/Gün. Bir şehir... Geniş Açı. Ve insanlar... Geniş Açı

Bir adam... Bel Plan Dış/Gün. Bir şehir... Geniş Açı. Ve insanlar... Geniş Açı ...ZEDE Bir adam... Bel Plan (Görüntü adama doğru yaklaşıyor) Bir şehir... Geniş Açı Şehirde hayat akıyor... Ve insanlar... Geniş Açı Düşme görüntüsü Yüksek bir yerden düşme hissi, aşağıya doğru tilt...

Detaylı

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi SAKLAMBAÇ Müge İplikçi ON8 roman 22 SAKLAMBAÇ Yazan: Müge İplikçi Yayın yönetmeni: Müren Beykan Yayın koordinatörü: Canan Topaloğlu Son okuma: Hande Demirtaş ON8, 2013 Tüm yayın hakları saklıdır. Tanıtım

Detaylı

YÜKSEL ÖZDEMİR. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

YÜKSEL ÖZDEMİR. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Aşağıda verilen isimleri örnekteki gibi tamamlayınız. Örnek: Ayakkabı--------uç : Ayakkabının ucu İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Kalem sap Çanta renk Araba boya Masa kenar Deniz mavi Rüzgar şiddet

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI

TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI Güneşli bir günün sabahında, Geyikçik uyandı ve o gün en yakın arkadaşı Tavşancık ın doğum günü olduğunu hatırladı. Tavşancık arkadaşlarına her zaman yardımcı oluyor, ben

Detaylı

1.Aşağıdaki isimlere uygun sıfatkarı getiriniz.(büyük, açık, tuzlu, şekerli, soğuk, uzun,güzel, zengin)

1.Aşağıdaki isimlere uygun sıfatkarı getiriniz.(büyük, açık, tuzlu, şekerli, soğuk, uzun,güzel, zengin) Birnci vize 1.Aşağıdaki isimlere uygun sıfatkarı getiriniz.(büyük, açık, tuzlu, şekerli, soğuk, uzun,güzel, zengin) a)... su b)... otel c)... kahve ç)... çay d)... yemek e)... boylu f)... adam g)... kız

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

Eber Gölü (Bolvadin-Afyonkarahisar) (10-11 Mayıs 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı, http://eng.ankara.edu.tr/~hsari

Eber Gölü (Bolvadin-Afyonkarahisar) (10-11 Mayıs 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı, http://eng.ankara.edu.tr/~hsari Eber Gölü (Bolvadin-Afyonkarahisar) (10-11 Mayıs 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı, http://eng.ankara.edu.tr/~hsari 10-11 Mayıs 2008 tarihleri arasında Fotoğraf Sanatı Kurumu organizasyonunda

Detaylı

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE Ekim 2013 Sayı 1 Yazar; HARUN ŞEN 1 İçindekiler KALDIRIMLAR 1... 3 DİYET... 4 ÇOCUKLARINIZA ZAMAN AYIRIN... 5 2 KALDIRIMLAR I Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında; Yürüyorum, arkama

Detaylı

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr)

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) 14 Şubat 2010 Pazar günü, Fotoğraf Sanatı Kurumu (FSK) organizasyonluğunda 26 kişilik bir grupla günübirliğine Ilgaz a gidiyoruz.

Detaylı

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü Henry Winker İllüstrasyonlar: Scott Garrett Çeviri: Bengü Ayfer 4 GİRİŞ Bu sendeki kitaplar Dyslexie adındaki yazı fontu kullanılarak tasarlandı. Kendi de bir disleksik

Detaylı

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi Asuman Beksarı J. Keth Moorhead Hiç kimse başarı merdivenlerini elleri cebinde tırmanmamıştır. sözünü Asuman Beksarı için

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden.

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden. BEYAZIN PEŞİNDEKİ TATİL Geçen yıllarda Hopa da görev yapan bir arkadaşım Adana ya ziyaretime gelmişti. Arkadaşım Güney in doğal güzelliğine bayılıyorum deyince çok şaşırmıştım. Sevgili okuyucularım şaşırmamak

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 169 VEFA VE CÖMERTLİK ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 5523 15 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Aşağıdaki şiiri okuyunuz. Soruları cevaplayınız. OKULUMUZ Her yerden daha güzel, Bizim için burası. Okul, sevgili okul, Neşe, bilgi yuvası. Güzel kitaplar burda, Birçok arkadaş burda, İnsan nasıl sevinmez,

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR ANNEM ANNEM Annem annem canım annem, Gönlüm senle kalbim senle Canım annem gülüm annem Dünyam sensin benim bir tanem.. Biliyorum elbet bir gün gelecek Bir başka bebekte bana annem diyecek Bende hep iyi

Detaylı

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým. Kaybolan Çocuk Çocuklar için öyküler yazmak istiyordum. Yazmayý çok çok sevdiðim için sevinçle oturdum masanýn baþýna. Yazdým, yazdým... Sonra da okudum yazdýklarýmý. Bana göre güzel öykülerdi doðrusu.

Detaylı

Ceviz ile ilgili siz değerli ziyaretçilerimizle,anısının küçük fakat izlerinin çok büyük olduğu ceviz başlangıç öykümü paylaşmak istiyorum!

Ceviz ile ilgili siz değerli ziyaretçilerimizle,anısının küçük fakat izlerinin çok büyük olduğu ceviz başlangıç öykümü paylaşmak istiyorum! CEVİZE GİRİŞ Ceviz ile ilgili siz değerli ziyaretçilerimizle,anısının küçük fakat izlerinin çok büyük olduğu ceviz başlangıç öykümü paylaşmak istiyorum! Her şey bir pantolon ile başladı Evet, yanlış anlamadınız;

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

Azra hızlı hızlı giyinip, kahvaltı yapmadan evden ayrıldı. Asansöre binerken arkadan hala Berrak ın sesi geliyordu:

Azra hızlı hızlı giyinip, kahvaltı yapmadan evden ayrıldı. Asansöre binerken arkadan hala Berrak ın sesi geliyordu: Koru Azra nın kabusun etkisinden kurtulup yataktan kalkması için birkaç on dakikaya ihtiyacı vardı. Bu sırada Azra nın geveze ev arkadaşı Berrak her zamanki nutuk öğütlerinden birini atmakla meşguldü.

Detaylı

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir?

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? 1. SINIF OKULA YARDIMCI VE SINAVLARA HAZIRLIK A TEMASI: OKUL HEYECANIM TEST-1 1. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? A) Okula gitmemiz

Detaylı

Murat Çelebi 2. - şiirler - Yayın Tarihi: 28.5.2015. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Murat Çelebi 2. - şiirler - Yayın Tarihi: 28.5.2015. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 28.5.2015 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Söyleyiniz. 1- Çağdaş caddeye neden koştu? 2- Kazadan sonra Çağdaş a kim yardım etti? Sözcük Sayısı : 56

Söyleyiniz. 1- Çağdaş caddeye neden koştu? 2- Kazadan sonra Çağdaş a kim yardım etti? Sözcük Sayısı : 56 SAAT TUTARAK METİN OKUMA-1 KAZA Çağdaş ile Cevat cadde kenarında top oynuyordu. Top caddeye kaçtı. Çağdaş topun arkasından koştu. O sırada caddeden geçen minibüs Çağdaş a çarptı. Çağdaş yere düştü. Cevat

Detaylı

Aşşk Kahve ve Laduree

Aşşk Kahve ve Laduree Aşşk Kahve ve Laduree Daha önce adını çok duyduğum; ama bir türlü gidemediğim Aşşk Kahve ye nihayet gitmeyi kafaya koydum. Hafta sonları sahil yolu çok kalabalık olduğundan eşimi ikna edip o yola sokamıyordum.

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi BÝRÝNCÝ BÖLÜM 1 Dünya döndü Son ders zili çalýnca tüm öðrenciler sevinç çýðlýklarý atarak okulu terk etti. Ýkili öðretim yapýlýyordu. Sabahçýlar okulu boþaltýrken, öðleci grup okula girmeye hazýrlanýrdý.

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: Γ ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular hazır olun düşüyoruz diyor. Düşüyoruz ama ben dâhil

Detaylı

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günü parlatan gözler. Havayı yumuşatan nefes. Yüzlere gülücük dağıtan dudaklar. Konuşmadan anlatan kaşlar. Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günaydın...

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Tatilde neler yaptık? *Hava nedir? Hangi duyu organımızla hissederiz? *Tatildeyken hava nasıl değişimler oldu? *Müzik dendiğinde

Detaylı

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır.

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. / /20 YAZI ARKASINDA SİZİN FOTOĞRAFINIZ KULLANILMAKTADIR En Kıymetlim, Sonsuz AĢkım Gözlerinde sevdayı bulduğum, ellerinde

Detaylı

ÖZEL GÜNLER. Doğum günü/kadınlar günü/anneler günü/babalar günü/sevgililer günü/ Öğretmenler günü

ÖZEL GÜNLER. Doğum günü/kadınlar günü/anneler günü/babalar günü/sevgililer günü/ Öğretmenler günü ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70005Γ) ÖZEL GÜNLER Aşağıdaki önemli günlerden

Detaylı

Kahraman Kit Misafirlikte

Kahraman Kit Misafirlikte Technical Assistance for Promoting Registered Employment Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir. This project

Detaylı

Kahraman Kit Misafirlikte

Kahraman Kit Misafirlikte Technical Assistance for Promoting Registered Employment Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir. This project

Detaylı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı AÇIKLAMALAR 1. Soruların cevaplarını kitapçıkla birlikte verilecek optik forma işaretleyiniz. 2. Cevaplarınızı koyu siyah ve yumuşak bir kurşun kalemle

Detaylı

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki

Detaylı

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış; Yemek Temel, Almanya'dan gelen arkadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: - Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et! der. Dursun: - Baa da aynısından... Ama üstüne etme!.. Ölçüm Bir asker herkesin

Detaylı

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE Portal Adres AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE : www.gorelesol.com İçeriği : Gündem Tarih : 06.10.2014 : http://www.gorelesol.com/haber/haber_detay.asp?haberid=19336 1/3 AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE 2/3 AHMET ÖNERBAY

Detaylı

25. Aşağıdaki deyimlerle anlamca üçlü bir grup oluşturulduğunda hangisi dışta kalır? A) eli bol B) eli açık C) eli geniş D) eli kulağında

25. Aşağıdaki deyimlerle anlamca üçlü bir grup oluşturulduğunda hangisi dışta kalır? A) eli bol B) eli açık C) eli geniş D) eli kulağında 21. Hangi cümlede "mi" farklı anlamda kullanılmıştır? A) O bu resmi gördü mü? B) O buraya geldi mi bayram olur. C) Zil çaldı mı içeri girer. D) Yemeği pişirdi mi ocağı kapat. 22. "Boş boş oturmayı hiç

Detaylı

yemyeşil bir parkın içinden geçerek siteye giriyorsunuz. Yolunuzun üstünde mutlaka birkaç sincaba rastlıyorsunuz. Ağaçlara tırmanan, dallardan

yemyeşil bir parkın içinden geçerek siteye giriyorsunuz. Yolunuzun üstünde mutlaka birkaç sincaba rastlıyorsunuz. Ağaçlara tırmanan, dallardan Karganın Rengi Siyah! Siyah mı? Evet Emre, siyah. Kara değil mi? Ha kara, ha siyah Cenk, bence kara ile siyah arasında fark var. Arkadaşım Cenk le hâlâ aynı şeyi, kargaların rengini tartışıyoruz. Galiba

Detaylı

Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı

Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı 30 Kasım 2008 Pazar günü, Ahmet Bozkurt un öncülüğünde Fotoğraf Sanatı Kurumu nun organize ettiği Beypazarı Köyleri fotoğraf

Detaylı

Çukurören Köyü-Çamlıdere (10 Mayıs 2009) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr)

Çukurören Köyü-Çamlıdere (10 Mayıs 2009) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) Çukurören Köyü-Çamlıdere (10 Mayıs 2009) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) 10 Mayıs 2009 Pazar günü, Ahmet Bozkurt un öncülüğünde Fotoğraf Sanatı Kurumu nun organize ettiği Çamlıdere

Detaylı

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ ADALET ve CESARET ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 24 3 Sertifika no: 14452 Uğurböceği

Detaylı

BuranoVenedik denince akla ilk

BuranoVenedik denince akla ilk Rengarenk Bir Ada BuranoVenedik denince akla ilk gelen aslında kanallar, gondollar ve maske festivali oluyor. Pek bilinmese de Venedik kendi içinde eşsiz bir görselliğe sahip Burano Adası nı da kapsıyor.

Detaylı

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı.

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. ÇAYLAK Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. Alt katta genel tıbbi muayene ve müdahaleleri yapılıyordu. Bekleme salonu ve küçük bir de laboratuar vardı. Orta katta diş kliniği ve ikinci bir muayene

Detaylı

Evlat Edinilen Çocuğa Multidisipliner Yaklaşım: Vaka Örnekleri Üzerinden Evlat Edinme. Psikolog Reyhan Bahçivan-Saydam

Evlat Edinilen Çocuğa Multidisipliner Yaklaşım: Vaka Örnekleri Üzerinden Evlat Edinme. Psikolog Reyhan Bahçivan-Saydam Evlat Edinilen Çocuğa Multidisipliner Yaklaşım: Vaka Örnekleri Üzerinden Evlat Edinme Psikolog Reyhan Bahçivan-Saydam Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu na göre 2008 yılı sonu itibariyle evlatt edindirilen

Detaylı

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ www.armtr.org Yazan: Billur Demiroğulları Çizen: Yasemin Erdem Kontrol: Özlem Küçükfırat Bilgi (Çocuk Gelişim Uzmanı) Bu hikaye kitabının her türlü yayın hakkı Anorektal

Detaylı

Eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların ve zarfların anlamlarını çeşitli yönden etkileyen sözcüklere zarf denir. Ör. Büyük lokma ye: büyük konuşma. Ör.

Eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların ve zarfların anlamlarını çeşitli yönden etkileyen sözcüklere zarf denir. Ör. Büyük lokma ye: büyük konuşma. Ör. Eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların ve zarfların anlamlarını çeşitli yönden etkileyen sözcüklere zarf denir. Eylem ve eylemsilerin anlamalarını durum yönünden tamamlayan zarflardır. Eylem ya da eylemsiye

Detaylı

Kızım, evde köpek. bu köpeği eve? dedi. annesi. Zaten hep beni suçlarsın! dedi Cimcime. Mıyk! diye sızlandı köpek. Hemen gidecek bu köpek!

Kızım, evde köpek. bu köpeği eve? dedi. annesi. Zaten hep beni suçlarsın! dedi Cimcime. Mıyk! diye sızlandı köpek. Hemen gidecek bu köpek! Kızlar, ben geldim, dedi Gönül Hanım. Hav! Cimcime! Bu köpek nereden geldi? Sen zaten hiç köpek sevmiyorsun! dedi Cimcime. Evde köpeğin ne işi var? Miyav! Miyav! Miyav! diye ağladı kedi Köfte dığı odadan.

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

Bu ses bu vücuttan nasıl çıkıyor, anlamıyorum, borazan

Bu ses bu vücuttan nasıl çıkıyor, anlamıyorum, borazan Doyumsuz Çocuklar Babam televizyon başında saatlerini geçirmekten keyif mi alıyor, yoksa acı mı çekiyor anlayabilmiş değilim. Ne zaman bir şey seyredecek olsa mutlaka yüzünü buruşturur, kızar, söylenir.

Detaylı

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden,

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden, Çemberlitaş taki dedesinin konağında büyüyen şair, Amerikan ve Fransız kolejlerinde başladığı ilk ve lise öğrenimini Deniz Lisesi nde tamamladı. İ. Ü. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü nü 1924 te bitirince

Detaylı

TÜRKÇE. NOT: 1. 2. 3. soruları yukarıdaki metne göre cevaplayınız. cümlesinin sonuna hangi noktalama işareti konmalıdır?

TÜRKÇE. NOT: 1. 2. 3. soruları yukarıdaki metne göre cevaplayınız. cümlesinin sonuna hangi noktalama işareti konmalıdır? TÜRKÇE Hiçbir zaman elinde sapan olan bir arkadaşım olmadı. Daha doğrusu, öyleleri ile arkadaşlık yapmadım. Çünkü minicik bir kuşun canına kıyarken acıma duygusu olmayan kişi, zor duruma düşene elini uzatmaz.

Detaylı

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır.

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır. Dersin Adı Tema Adı Kazanım Konu Süre : İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi : İnsan Olmak : Y4.1.2. İnsanın doğuştan gelen temel ve vazgeçilmez hakları olduğunu bilir. : Doğuştan Gelen Haklarımız :

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2011-2012 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM 11-A SINIFI MF GRUBU DİL VE ANLATIM DERSİ I

ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2011-2012 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM 11-A SINIFI MF GRUBU DİL VE ANLATIM DERSİ I ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2011-2012 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM 11-A SINIFI MF GRUBU DİL VE ANLATIM DERSİ I. YAZILI SINAVI SORULARI Öğrencinin Adı ve Soyadı : Sınıfı: Numarası:

Detaylı

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ 5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ HAZIRLIK SINIFI EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMA BAŞLADIM BİR DÜNYA BIRAKIN SONBAHARIN SESLERİ SEVİMLİDİR HAYVANLAR HOŞ GELİŞLER OLA Her gün erken kalkarım Önce yüzümü

Detaylı

ŞAHISLAR: Anne:Zişan, Baba:Orhan, Abla:Fehiman, Abla:Güzin, Abi:Osman, Küçük Kardeş:Fikret

ŞAHISLAR: Anne:Zişan, Baba:Orhan, Abla:Fehiman, Abla:Güzin, Abi:Osman, Küçük Kardeş:Fikret ŞAHISLAR: Anne:Zişan, Baba:Orhan, Abla:Fehiman, Abla:Güzin, Abi:Osman, Küçük Kardeş:Fikret (ZİL ÜSTÜSTE ÇALAR) Fehiman:Kimooo? Güzin:Benim abla. (KAPI AÇILIR) (Heyecanlı)Müjdemi ver müjdemi ver. Fehiman:(Heyecanlı)Mektup,mektup

Detaylı

EZBERLEMİYORUZ, ÖĞRENİYORUZ. Hafta Sonu Ev Çalışması KURABİYE HIRSIZI

EZBERLEMİYORUZ, ÖĞRENİYORUZ. Hafta Sonu Ev Çalışması KURABİYE HIRSIZI Hafta Sonu Ev Çalışması KURABİYE HIRSIZI Bir akşam vakti bir kadın havaalanında uçağının kalkış saatini bekliyordu. Daha epeyce zaman vardı. Kadın bir süre havaalanındaki dükkanları dolaştı. Sonunda, kendine

Detaylı

* Balede, ayak parmakları ucunda dans etmek. [Ç.N.] ** Balede, ayaklarını birbirine vurarak zıplamak; antrşa şeklinde okunur. [Ç.N.

* Balede, ayak parmakları ucunda dans etmek. [Ç.N.] ** Balede, ayaklarını birbirine vurarak zıplamak; antrşa şeklinde okunur. [Ç.N. New York ta bugün kar yağıyor. 59. Cadde deki evimin penceresinden, yönetmekte olduğum dans okuluna bakıyorum. Bale kıyafetlerinin içindeki öğrenciler, camlı kapının ardında, puante * ve entrechats **

Detaylı

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Sohbetler *Kendimi tanıyorum (İlgi ve yeteneklerim, hoşlandıklarım, hoşlanmadıklarım) *Arkadaşlarımı tanıyorum *Okulumu tanıyorum

Detaylı

SÖZCÜKTE ANLAM. Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam

SÖZCÜKTE ANLAM. Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam SÖZCÜKTE ANLAM 1 Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam BADEM AÐACI Ýlkbahar gelmiþti. Hava bazen çok güzel oluyordu. Güneþ

Detaylı

Eğirdir-Kovada-Yazılıkanyon (21-22 Haziran 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı

Eğirdir-Kovada-Yazılıkanyon (21-22 Haziran 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı Eğirdir-Kovada-Yazılıkanyon (21-22 Haziran 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı 21-22 Haziran 2008 tarihleri arasında Fotoğraf Sanatı Kurumu (FSK) organizasyonunda 25 kişilik bir gurupla konaklamalı

Detaylı

İLK OK UMA KİT APLARI

İLK OK UMA KİT APLARI İLK OKUMA KİTAPLARI Bu kitabın sahibi:... Altı yaşındaki Ugo bir sabah uyanmış ve bir de bakmış ki karnının üzerinde yeşil bir aslan oturuyor! Aslan şişman değilmiş ama pek ufak tefek de sayılmazmış.

Detaylı

Nazlı Yürekler için!lk Adımım

Nazlı Yürekler için!lk Adımım Bu akşam Boğaziçi Üniversitesinden ilk projesine katılan Merve yazmış, Nazlı Yüreklere İlk Adim... Gönüllüler nasıl anlatılır... Gönüllülerin çocuklara sevgisi... Ve onların çocuklara ulaşma gayretleri...

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

yaşam boyu bağlanırsanız.

yaşam boyu bağlanırsanız. Size nasıl tarif etsem ki... İlk görüşte âşık olmak gibi bir duygu. " İşte bu benim aradığım kadın," dersiniz ya, işte öyle bir şey. Önce teknenize âşık olacaksınız sonra satın alacaksınız. Eğer sevmeden,

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

SÖZCÜKTE YAPI (KÖKLER) 1. Aşağıdaki altı çizili sözcüklerin hangisinin kök ve ek ayrımında yanlışlık yapılmıştır?

SÖZCÜKTE YAPI (KÖKLER) 1. Aşağıdaki altı çizili sözcüklerin hangisinin kök ve ek ayrımında yanlışlık yapılmıştır? SÖZCÜKTE YAPI (KÖKLER) 1. Aşağıdaki altı çizili sözcüklerin hangisinin kök ve ek ayrımında yanlışlık yapılmıştır? A) Analık kadına güç ver ir. B) Analık güç lü lüğ ün, ilk koşuludur. C) Analık, kadınların

Detaylı

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΠΤΑ (7) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΠΤΑ (7) ΣΕΛΙΔΕΣ ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΜΑΘΗΜΑ: ΤΟΥΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: B ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ:

Detaylı

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe.

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe. Sitti Cemili ve Meryem im Ben çocukken pek çok Arapça hikâye dinledim anneannemden. Sitti Cemili den anneanne diye bahsetmek de tuhafmış. Arapça da onun adı Sitti yani benim ninem. Söylemeden geçemeyeceğim,

Detaylı

TEST. 7. Dişer ne zaman fırçalanmalıdır? A. Yemeklerden sonra B. Okuldan gelince C. Evden çıkmadan önce

TEST. 7. Dişer ne zaman fırçalanmalıdır? A. Yemeklerden sonra B. Okuldan gelince C. Evden çıkmadan önce ÖDEV- 3 ADI SOYADI:.. HAYAT BİLGİSİ Tırnaklar, el ve ayak parmaklarının ucunda bulunur. Tırnaklar sürekli uzar. Uzayan tırnakların arasına kir ve mikroplar girer. Bu yüzden belli aralıklarla tırnaklar

Detaylı

Gece geç saatlere kadar öykü dosyalarımı elden geçirmiş, yorulmuştum. Yattıktan sonra sık sık uyanmıştım.

Gece geç saatlere kadar öykü dosyalarımı elden geçirmiş, yorulmuştum. Yattıktan sonra sık sık uyanmıştım. EKRAN KAÇKINLARI Gece geç saatlere kadar öykü dosyalarımı elden geçirmiş, yorulmuştum. Yattıktan sonra sık sık uyanmıştım. Evde birileri dolaşıyor, sessizce sağı solu karıştırıyorlar sanmış, kalkıp bütün

Detaylı

HALFETİ Yİ GEZDİĞİNİZDE SAŞIRACAKSINIZ! Şaşırarak gezdim Halfeti yi. Abdullah Öcalan ın doğduğu yer olan Halfeti ye, Acaba güvenli mi?

HALFETİ Yİ GEZDİĞİNİZDE SAŞIRACAKSINIZ! Şaşırarak gezdim Halfeti yi. Abdullah Öcalan ın doğduğu yer olan Halfeti ye, Acaba güvenli mi? HALFETİ Yİ GEZDİĞİNİZDE SAŞIRACAKSINIZ! Şaşırarak gezdim Halfeti yi. Abdullah Öcalan ın doğduğu yer olan Halfeti ye, Acaba güvenli mi? sorusunu sorarak gitmiştim halbuki. Fırat Fotoğrafçılar buluşması

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ 2011-2012 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: 1 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ 6 (ΕΞΙ) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ 6 (ΕΞΙ) ΣΕΛΙΔΕΣ ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΜΑΘΗΜΑ: ΤΟΥΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ:

Detaylı

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer,

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, DEŞŞET ORMANI, YARATIKKÖY Anneciğim ve Babacığım, Mektubunuzda sevgili bebeğinizin nasıl olduğunu sormuşsunuz, hımm? Ben gayet iyiyim, sormadığınız için

Detaylı

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ:

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: Μάθημα: Σοσρκικά Δπίπεδο: Ε2 Γιάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία: Τπογραφή Καθηγητή:

Detaylı