SÖZLÜ VE SÖZSÜZ İLETİŞİM

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "SÖZLÜ VE SÖZSÜZ İLETİŞİM"

Transkript

1 T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 2882 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 1839 SÖZLÜ VE SÖZSÜZ İLETİŞİM Yazarlar Yrd.Doç.Dr. Canan ULUYAĞCI, Arş.Gör. Özgür ÇALIŞKAN (Ünite 1) Yrd.Doç.Dr. Fatma OKUMUŞ (Ünite 2, 3) Doç.Dr. Aysun YÜKSEL (Ünite 4, 7) Yrd.Doç.Dr. Canan ULUYAĞCI, Arş.Gör. Nergiz KARADAŞ (Ünite 5) Yrd.Doç.Dr. Canan ULUYAĞCI (Ünite 6) Yrd.Doç.Dr. Sevil BAYÇU (Ünite 8) Editör Yrd.Doç.Dr. Canan ULUYAĞCI ANADOLU ÜNİVERSİTESİ i

2 Bu kitabın basım, yayım ve satış hakları Anadolu Üniversitesine aittir. Uzaktan Öğretim tekniğine uygun olarak hazırlanan bu kitabın bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan izin almadan kitabın tümü ya da bölümleri mekanik, elektronik, fotokopi, manyetik kayıt veya başka şekillerde çoğaltılamaz, basılamaz ve dağıtılamaz. Copyright 2013 by Anadolu University All rights reserved No part of this book may be reproduced or stored in a retrieval system, or transmitted in any form or by any means mechanical, electronic, photocopy, magnetic tape or otherwise, without permission in writing from the University. UZAKTAN ÖĞRETİM TASARIM BİRİMİ Genel Koordinatör Doç.Dr. Müjgan Bozkaya Genel Koordinatör Yardımcısı Doç.Dr. Hasan Çalışkan Öğretim Tasarımcıları Yrd.Doç.Dr. Seçil Banar Öğr.Gör.Dr. Mediha Tezcan Grafik Tasarım Yönetmenleri Prof. Tevfik Fikret Uçar Öğr.Gör. Cemalettin Yıldız Öğr.Gör. Nilgün Salur Kitap Koordinasyon Birimi Uzm. Nermin Özgür Kapak Düzeni Prof. Tevfik Fikret Uçar Öğr.Gör. Cemalettin Yıldız Grafikerler Gülşah Karabulut Özlem Ceylan Kenan Çetinkaya Dizgi Açıköğretim Fakültesi Dizgi Ekibi Sözlü ve Sözsüz İletişim ISBN Baskı Bu kitap ANADOLU ÜNİVERSİTESİ Web-Ofset Tesislerinde adet basılmıştır. ESKİŞEHİR, Ocak 2013 ii

3 İçindekiler Önsöz... iv 1. Sözlü İletişim 2 2. Sözlü İletişim ve Dil Sözlü İletişim ve Konuşma Kültür ve Sözlü İletişim Sözsüz İletişim Sözsüz İletişimde Göstergeler Kültür ve Sözsüz İletişim Kişisel İmaj ve Halkla İlişkiler. 150 iii

4 Önsöz İnsan yaşamının her anında yer alan iletişim özellikle çağımızın vazgeçemeyeceği bir olgudur. Toplumsal bir varlık olan insanın toplum içinde yaşamını sürdürebilmesi için diğer insanlarla ve kurumlarla iletişim içine girmesi gerekir. Basit anlamda her gün mutlaka kullandığımız iletişimin gerçekleşmesi için bir kaynağın bir de hedefin olması gerekir. Kaynak insan olabilir, televizyon olabilir, toplum olabilir, kitap v.b. gibi olabilir. Kısaca kaynak iletiyi gönderen ögedir. Hedef ise bilgi aktarılmak istenen kişi, grup, toplum v.b gibidir. Kaynaktan bir ileti çıkar ve karşıdaki kişiye ulaşır. Karşıdaki kişide kendi kültürel birikimlerine göre hedefe bir yanıt verir. Buna geribildirim adı verilmektedir. Böylece basit anlamda iletişim eylemi gerçekleşmiş olur. Bizler bu eylemi öylesine doğal bir şekilde, farkında olmadan günlük yaşamın her anında gerçekleştirir ve kullanılırız. Böylece kendimiz ya da kimliğimiz hakkında karşımızdaki kişilere farkında olmadan pek çok bilgi aktarırız. Bunların bir kısmı söz ile gerçekleşirken bir kısmı da sözsüz olarak adlandırdığımız iletişim biçimleri ile gerçekleşir. Kuşkusuz iletişim söz yani dil ile başlar.toplum içinde yaşam alanlarımızın hemen hemen her anında karşımızdaki insanlarla iletişim kurmak amacıyla art arda sözcükler sıralayarak tümceler oluştururuz. Böylece sözcükler aracılığıyla duygu ve düşüncelerimizi karşımızdaki insanlara aktarırız. İletişim çalışmaları içerisinde dil ile gerçekleştirdiğimiz bu iletişim biçimine sözlü iletişim adı verilmektedir. İletişim dil ile başlar ancak dil ile bitmez. Bunun yanısıra el, yüz, göz gibi bedenimizle yaptığımız eylemlerle gerçekleştirdiğimiz başka bir iletişim biçimi daha vardır.vücut dilimizin dışında giysilerimizden, evimizden, işyerimize dek kullandığımız renklerin, zamanı ve mekanı kullanma biçimlerimizin de iletişim süreci içerisinde pek çok anlamı vardır. Bunların tümüne ise sözsüz iletişim adı verilmektedir. Sözlü ve sözsüz olarak ayrımladığımız her iki iletişim biçiminde de, duygu ve düşüncelerimizi aktarmaya çalışırız. Kimi zaman duygu ve düşüncelerimizi doğru bir biçimde aktarırız ve iletişim sürecini başarıyla tamamlamış oluruz. Ancak kimi zaman da bu süreci çok iyi işletemeyiz ve toplum içinde iletişimsizlik olarak adlandırılan bir çıkmaza girebiliriz. Hem kendimiz hakkında doğru bilgiler verebilmek hem de yaşadığımız dünya hakkında bir şeyler söyleyebilmek için bu süreci iyi kullanmayı bilmemiz ve öğrenmemiz gerekir. Özellikle kitle iletişimi adını verdiğimiz ve pek çok araç tarafından günde yüzlerce kez iletilere maruz kaldığımız çağımızda iletişim sürecini iyi yönetebilmek çok daha fazla önem kazanmaktadır. Sözlü ve Sözsüz İletişim adlı bu kitap günümüzde çok önemli bir yer tutan sözlü ve sözsüz iletişim biçimlerini açıklamak ve bunları günlük yaşam içerisinde nasıl kullanacağımızı öğretmek amacıyla yazılmıştır. Kitabınızın birinci ünitesinde sözlü iletişim süreci anlatılmış ve bu süreç içerisinde yeni bakış açıları aktarılmaya çalışılmıştır. İkinci ve üçüncü üniteler sözlü iletişimin önemli bir bölümünü oluşturan dil ve konuşma üzerine yoğunlaşmıştır. Sözlü iletişim ve dil ilişkisinin yanısıra sözlü iletişimde konuşma süreci bu iki ünitenin ana konularını oluşturmuştur. Dördüncü ünite kültür ve sözlü iletişim konusunu aktarırken sözlü iletişim sürecinde toplumsal cinsiyet farklılıkları üzerine odaklanmıştır. Beşinci ünite sözsüz iletişim kavramını tanımlarken bir yandan da beden dilinin doğru kullanımı üzerine bilgiler vermektedir. Altıncı ünite sözsüz iletişimin göstergeleri arasında yer alan giysiler, renkler, zaman ve mekan gibi ögelerin kullanımının önemini vurgulamaktadır. Yedinci ünite kültür ve sözsüz iletişim konularına ayrılmış ve sözsüz iletişimin cinsiyetler arasında nasıl farklı anlamlarda kullanıldığını tartışmıştır. Sekizinci ünite de ise kişisel imaj ve halkla ilişkiler konuları ele alınarak kişisel imajın halkla ilişkiler açısından önemi üzerine odaklanılmıştır. Çalışmalarınıza katkı sağlamak amacıyla hazırlanan bu kitabın derslerinizde en önemli yardımcınız olacağına inanıyoruz. Kitabınızı daha iyi anlayabilmek için her ünitenin başında yer alan Amaçlarımız, Anahtar Kavramlar ve İçindekiler bölümlerini dikkatle incelerseniz üniteyi daha iyi anlayabilirsiniz. Ünite içinde Dikkat ve Sıra Sizde uyarıları ise sizin üniteyi daha iyi kavramanızı sağlayacak bölümlerdir. Ayrıca her ünitenin sonunda yer alan Özet ve Değerlendirme Soruları ise yaptığınız çalışmalar sonucunda kendinizi ölçmenize yardımcı olacaktır. Ünitelerin en sonunda yer alan Yararlanılan Kaynaklar bölümü ise yazarların üniteleri oluştururken yararlandıkları kaynakları içermektedir. Sizde gerekiyorsa bu kaynaklara ulaşarak bilgi dağarcığınızı genişletebilirsiniz. Bu kitabın hazırlanmasında kuşkusuz yazarların emeği çok büyüktür. Bu nedenle başta değerli yazarlara ve bu kitabın hazırlanmasında katkısı olan herkese teşekkür ediyorum. Sizlere de bu kaynağın yararlı olmasını umarak başarılar diliyorum. iv Editör Yrd.Doç.Dr. Canan ULUYAĞCI

5

6 1 Amaçlarımız Bu üniteyi tamamladıktan sonra; Sözlü iletişim kavramını tanımlayabilecek, Sözlü iletişim süreci, bilinç ve söylem kavramları arasında ilişki kurabilecek, Sözlü iletişimin oluştuğu ortamları açıklayabilecek, Sözlü iletişim kurma amaçlarını tanımlayabilecek, Anlam kavramını sözlü iletişimle ilişkilendirebilecek, Sözlü iletişimi toplumsal bağlamda açıklayabilecek, Dil, yazı ve sözlü iletişim arasındaki benzerlik ve farklılıkları belirleyebilecek, Sözel dil ve sözlü iletişimin ilişkili olduğu konuları tanımlayabilecek bilgi ve becerilere sahip olabilirsiniz. Anahtar Kavramlar Sözlü İletişim Süreci Bilinç Söylem Bireylerarası İletişim Toplumsal Bağlam Dil Sözel İletişim Ortamları Anlam Kitle İletişimi İçindekiler Giriş Dil, Yazı ve Sözlü İletişim İlişkisi Sözlü İletişim Süreci 2

7 Sözlü İletişim GİRİŞ İnsan yalnız sözle insandır ve sözle bağlanırız birbirimize. 3 Michel de Montaigne (Denemeler) Yeryüzündeki tüm insanların kendilerini geliştirmek, yaşadığı ortama ve topluma adapte olabilmek için, kısacası birey olabilmek için iletişim kurmaya ihtiyacı vardır. İletişim kurmak için ise bireyin, iletici olan çeşitli araçları kullanması gerekmektedir. İnsanın iletişim kurmaya başladığı ilk zamandan günümüze kadar geçen sürece baktığımızda da insanın iletişim kurma sırasında sürekli kullandığı araç olarak bedenini görürüz. Bedenini farklı yollarla ileten bir araç olarak kullanan bireyin, gelişime en açık ve bireyin yaşadığı zamana ve mekana uyum sağlayabilen fiziksel özelliği ise sesi olmuştur. İnsan, sesini sürekli geliştirerek onu bir iletişim aracına dönüştürmüş, sesini daha kullanışlı bir hale getirebilmek için onu dil yoluyla anlamlandırmıştır. Ses ve dilin birleşerek, bireyi hem diğer bireylerle hem de yaşadığı toplumla birbirine bağlayan bir unsur haline gelmesi de, sözlü iletişim olarak adlandırdığımız iletişim sürecini oluşturmuştur. Sözlü iletişim, ses ve dil ile oluşan söylemler, kavramlar, anlamlar ve mesajlar bütünü olarak insanın çevresini oluşturan tüm ögelerle iletişimini düzenlemede etkin bir rol oynamaktadır. Bireyin sözel olarak kendini ifade biçimlerini konu edinen sözlü iletişim alanı, zamanla bireyin diğer bireylerle, dili kullanarak edindiği konuşma ve dinleme eylemlerini kendi alanı içerisine katarak daha da önem kazanmıştır. Yukarıda verilen sözde Montaigne nin de anlatmaya çalıştığı aslında tam olarak budur. Sözlü iletişim, insanların birbirine ve çevrelerine sözel yollarla nasıl, neden, nerede ve hangi şekilde bağlandığı sorularına cevap bulmaya çalışmaktadır. Bu sorulara cevap ararken de sadece dile odaklanmaz. İletişim bilimleri alanı ve dilbilimi arasında bir köprü niteliği görerek, dile ve insan iletişimine etki edebilecek, kültür ve toplumsal bağlam gibi alanları da, birey ve bireyin oluşturduğu sözlü kültür ile ilişkilendirir. Bu ilişkilendirmeyi yaparken, aynı zamanda sözel yolla iyi iletişim kurabilmenin gerekliliklerini ve özelliklerini vurgular. Sözlü iletişim, bireyin günlük hayatıyla çok yakından ilişkilidir. Birey, günlük hayatı içerisinde bulunduğu her sözlü eylemle sözlü iletişimin inceleme alanına girer. Sözlü iletişim süreci, herhangi bir şekilde var olan sözlü düşünceden başladığı ve yine başka sözlü düşüncede bittiği için bu sürecin objektif ve detaylı bir biçimde incelenmesi gerekmektedir. Bu nedenle bireyin, sözlü iletişimi alan olarak anlaması ya da en azından ana hatlarıyla sözlü iletişim özelliklerini bilmesi önemlidir. DİL, YAZI VE SÖZLÜ İLETİŞİM İLİŞKİSİ Modern dilin öncü dilbilimcilerinden Ferdinand de Saussure ( ) her türlü sözel iletişimin konuşmaya ve dile dayandığını sürekli vurgulamıştır. Sözlü iletişim ile ilgili araştırmalar daha çok yazı öncesi döneme dayanmaktadır ama bununla beraber hem kitle iletişim araçlarının yaygınlaşması sonrası hem de son dönemde yeni medya gibi konularla bağlamsal olarak sözlü iletişim konusu tekrar gündeme

8 gelmiştir. Sözlü iletişim, özellikle konuşma, iletişim biçimleri arasında en temel biçim olarak yer alırken, yazı sadece tamamlayıcı unsur olarak yer almıştır (Aktaran Ong, 1999: 18). Sözlü iletişimin temel öğesi olan dilin, sese yerleşmesi ise tarihsel araştırmalar doğrultusunda günümüzde hala yeni bakış açılarıyla birlikte yeniden ele alınmaktadır. Bununla birlikte, ses ve dil, yazıdan daha önce var olduğundan dolayı, sözlü oluşan kültür ile yazının oluşturduğu kültür ayrı bir şekilde, kendilerine özgün bir alanda ele alınmışlardır. Sözlü anlatıma ve onun oluşturduğu kültür ile iletişim biçimine baktığımızda da aslında oluşan kültür ve iletişimin, diğer kurduğumuz iletişim biçimleri ve edindiğimiz kültürel yapılar arasında birincil sırada olduğunu da kolayca fark edebiliriz. Sözlü iletişim ve bunun temel ögesi olan dilin bu kadar ön planda olması ise insanın, hayatının her kesiminde ses ve dil yoluyla en kolay biçimde iletişim kurmasından kaynaklanmaktadır. Sesin ve dilin oluşturduğu bu iletişim biçiminde konuşan ve dinleyen olarak bireyler, sürekli iletişim halindedirler. Sesin ve dilin birlikte iletişim için kullanımı fiziksel duyu organlarımız olan ağız ve kulak dışında soyut olarak düşünce yapımızı da etkiler. Bunun sebebi ise, düşüncenin dil yoluyla oluşmasıdır (Ong, 1999: 19). Örneğin, işitme engellilerin kullandığı işaret dili, sessiz olmasına karşın, sözlü iletişimde anlamlaşan dil yapılarına uydurulmaya çalışılmıştır. Yazıyla oluşturulan kültür ve iletişim bile dilde ve seste var oldukça canlanır ve insan hayatına dahil olur. Seslendirilmeyen yazı sadece kağıt üzerinde kalır. Atasözleri, deyimler, fıkralar gibi bir çok kültürel ögeler söz yoluyla günümüze kalmıştır, yazı ise bu kalıcılık sürecinde bir araç olmuş, sözün oluşturduğu bütünselliğe destek vermiştir. Sözlü iletişimin sağladığı en önemli özellik bireyi hem düşünsel açıdan hem de iletişim açısından daha özgür bırakmasıdır (Ong, 1999). Dili ve sesleri görsel bir çerçevede sunan yazının aksine, sözlü iletişim yoluyla birey dili kendi düşüncesinin izin verdiği ölçüde özgürce ifade edebilir. Buna karşın, bir düşüncenin yazıya aktarılmasında kişi ifadesini yazının kuralları içerisinde tutmak ve iletişimini bu çerçeve içerisinde sağlamak zorundadır. İnsanın dahil olduğu iletişim türleri içerisindeki araçlardan biri olan dil en eski ve aynı zamanda da en güncel olandır. Bunun nedeni, insan yenilendikçe ve geliştikçe kullandığı dil de aynı doğrultuda yenilenir ve gelişir. Dilin, iletişimle olan ilişkisinde aslında bildiğimiz dil kavramının dışında da söz konusu olan bir durum vardır. Dil denince akla ilk gelen insanın konuşma dili, tabii ki sözlü iletişimle en doğrudan alakalı olan dil kavramıdır. Bunun yanında her türlü iletişimin içerisinde var olması gereken ve sistemler ile kurallar bütününden oluşan bir dil kavramı da akla gelmektedir. Felsefe ve iletişim alanında genel olarak kabul görmüş olan dil kavramı, düşünceyi ifade etmenin her türlü yolu olarak belirtilmiştir (Lazar, 2009: 74-78). Sistemler bütününden oluşan bu dil iletişimin somutlaşmasını sağlamaktadır. Sözlü iletişimde özellikle bu somutlaşma durumu açık bir şekilde belirgindir. Özellikle sözlü iletişim alanının içerisinde dile baktığımız zaman dilin asıl var olma amacı iletişimdir. Bu ünitede sözlü iletişim ve dil ilişkisi genel hatlarıyla ele alınmıştır. Dil ile ilgili daha geniş bilgileri Sözlü İletişim ve Dil başlıklı 2. Ünitede bulabilirsiniz. Dil ve Sözlü İletişimin Karakteri Sözlü iletişim hayatımız süresince günlük yaşantıda elde edebildiğimiz başarıyı sağlayan ve aynı zamanda bu başarının dil üzerinden iletilmesini sağlayan bir kavram haline gelmiştir. Buna karşılık, göz ardı edilmemesi gereken durum ise sözlü iletişim içerisinde dilin kullanımı aşamasında, kullanım özelliklerinden dolayı meydana gelen bazı zorluklardır. Bu zorlukların aşılması günlük özel ve genel iletişimimizi başarılı kılma olanağı sağlar (Severin ve Tankard, 2001: 91). Bu nedenle dilin ve bize sağladığı sözlü iletişimin, hayatımızın diğer önemli unsurlarıyla ilişkisine bakmak, bizim, sözlü iletişimimizi daha sağlıklı kurmamızı sağlar. Bu konuyu daha iyi anlayabilmek için sözlü iletişimin ortamında dilin bize sağladığı farklılıklara belli başlıklar altında bakmamız gerekir. Sözel Dilin Kullanımı Ünlü dilbilimci Ferdinand de Saussure ( ), dili langue ve parole olarak iki form içerisinde incelemiştir. İlk önce Fransızca da kullanılan bu iki kavram, zaman içerisinde tüm diller ve onların iletişimi içerisinde kullanımına uygulanabilir hale gelmiştir. Langue kavramı daha çok dilin teknik ve 4

9 dilbilgisi yönlerini içerirken, herkesin biçimsel olarak dilin aynı sözel kullanımıyla ilgilidir. Parole ise insanlar tarafından dilin sosyal hayatta ve sözel iletişimde kullanılması amacıyla yaratılmış kurallarını içerir. Bu bağlamda langue nin dil ile ilgili yapısal kuralları, parole nin ise düzenleyici kuralları içerdiği söylenebilir (Aktaran Fisher, 1987: 81). Sözel iletişimde ise asıl üzerinde durulması gereken ve bizi ilgilendiren kısım parole dir. Parole sabit kalmadığı ve kişilerin kullanımlarına göre genişlediği ve geliştiği için iletişimin yapısını da dil üzerinden değiştirmektedir. Langue olarak adlandırılan, dilin yapısal alanla olan ilişkisinin kullanımı, büyükten küçüğe tüm sosyal gruplar arasında aynı iletişim şeklini oluştururken, parole yoluyla kurulan sözel iletişim, küçük sosyal gruplarda değişiklik gösterir ve hatta bazı durumlarda kişiden kişiye göre farklılık gösteren durumlar da oluşur. Bahsettiğimiz langue ve parole kavramlarını sosyal bağlam içerisinde inceleyen psiko-dilbilimci Noam Chomsky ise dili, sözlü iletişimin ögesi olarak kullanarak iki biçimde incelemiştir. Dilbilgisi ve uygun kurallar çerçevesinde konuşulan dile yetkin (competence) dil ve dilin soysal bağlamda iletişim ögesi olarak kullanımına da performans (performance) dili şeklinde nitelendirmektedir (Aktaran Fisher, 1987: 82). Dilin sosyal yapı içerisinde uygun bir iletişim aracı olarak kullanılması, o dilin performans kullanımıyla ilgiliyken; yetkin kullanım, kişinin, dili uygun yapısıyla beraber sosyal bir durum içerisine yerleştirmesi durumudur. Örnek olarak, normal hayatında belirli bir aksan ile konuşan kişinin, çalışma ortamında iş arkadaşları ve patronuyla dilbilgisi kurallarına uygun bir sözlü iletişim kurması bu kişinin yetkin bir dil kullanımına sahip olduğunu gösterir. Başka bir deyişle, kişi kendi yakınları yanında performans dilini kullanırken, profesyonel hayat içerisinde yetkin dili sözel iletişim aracı olarak kullanmaktadır. Bununla birlikte, sosyal mekan ve zamana göre, kişinin yetkin dili veya performans dilini doğru olarak kullanması yine yetkinlikle alakalıdır (Fisher, 1987: 83). Zamanına ve mekanına uygun olarak yapısal ve teknik açıdan doğru dil ve konuşma şeklini seçen kişi, hem yetkin dili hem de performans dili arasında mantıklı tercihi yapabiliyorsa yine bu durum o kişinin iletişimin sözel alanında yetkinliğini göstermektedir. Burada önemli olan sosyal ortama uygun konuşma dilini seçebilecek yetide ve bilgide olmaktır. Günlük hayat içerisinde yetkin ve performans dil arasında uygun geçiş yapabilme becerisinin, bireye sözlü iletişim kurarken ne gibi faydaları olabilir? Bu konuyla ilgili düşününüz. Artikülasyon ve Sözlü İletişim Dilin en öz anlam içeren ögeleri olan kelimeler, bizim kişilere, nesnelere ve olaylara eklediğimiz birer etikettir. Her birimizin dilin sınırları içerisinde birer ismi vardır ve bu bizim sosyal tanınırlığımızı sağlar (Fisher, 1987: 79). Sözlü iletişimde aslında iletişimin içeriğini oluşturan bireyin kendisidir. Bunun nedeni ise bireyin, konuştuğu dilin barındırdığı binlerce kelimeden yalnızca kelimeyi seçerek günlük hayatı içerisinde oluşturduğu sözlü iletişimdir. Kişinin seçtiği kelime sayısı ve türü, o kişinin sözlü iletişim kurma biçiminin temelini oluşturmaktadır. Kişinin günlük hayatında diğer bireylerle sözlü iletişim sırasında kullandığı kelimeleri kullanım şeklinin doğruluğuyla ilgili çeşitliliği ve zenginliği, o kişinin iletişim zenginliği ile doğru orantılıdır (Fisher, 1987: 80). Kişinin, dil ve kelimeyle ilgili bahsettiğimiz bu tür doğru kullanım çeşitliliği de artikülasyon olarak adlandırılmaktadır. Sözlü iletişim içerisinde artikülasyonu etkileyen iki özellikten bahsedilebilir. İlk özellik, kelimeleri birlikte nasıl ve hangi çeşitlilikte kullandığımız ve kullanılan kelimelerin birlikte ortaya çıkardığı anlam zenginliğidir. İkinci özellik ise bizim asıl üzerinde durmamız gereken artikülasyonun iletişim sırasında bulunulan sosyal durum ile uygunluğudur (Fisher, 1987: 80). Bir durum içerisinde artikülasyon açısından uygun görülen bir sözlü iletişim biçimi, başka bir durum içerisinde komik ve uygunsuz görülebilir. Bu durumun oluşmasının en önemli nedeni de, dil kullanımının bireylere göre farklılık göstermesidir. Örneğin, Türkiye de söz yoluyla iletişim kuran 75 milyona yakın kişi Türkçeyi aynı yapı ve durum içerisinde farklı şekilde kullanabilir. Bu farklı kullanış biçimi, her bireyin, dili iletişim aracı olarak kullanırken kendisine göre artiküle etmesinden kaynaklanmaktadır. 5

10 Dil Statiktir, Sözlü İletişim Dinamiktir Kelimeler var olduktan sonra tamamen değişime uğramazlar fakat yaşadığımız toplum, ortam ve dünya sürekli değişir. Bu duruma verebileceğimiz en basit örnek, sandalye kavramının ve kelimesinin karşılığı değişmese de, bundan on yıl önce kullandığımız sandalye ile bugün kullandığımız sandalye farklılık göstermektedir (Severin ve Tankard, 2001: 92). Diğer bir deyişle, insanın yaşadığı doğa ve ortam sürekli değişirken, yaşamımızdaki ögeleri tanımlamak için kullandığımız sözlü dil aynı kalmaktadır. Bu durumda dil, sözlü iletişimi mekan, zaman ve gerçeklikle bağlı kılmaktadır. Sözlü iletişimin oluştuğu zaman ve mekan, kullanılan ve değişmeyen dil ile değişen ortamı birbirine bağlar. Bu da sözlü iletişimin, insanın çevresiyle ve diğer bireylerle olan ilişkisinde ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Dilin, kullanıldığı zamanın gerçekliği ile olan ilişkisi, sözlü iletişimin içerdiği ögeleri de etkilemektedir. Bunun nedeni ise iletişimin oluştuğu gerçekliğin bir süreç, yapılan sözlü iletişimin ise dinamik bir yapıya sahip olmasıdır (Severin ve Tankard, 2001: 92). Sözlü iletişimin temel ögesi olan dil ise bu değişen gerçekliğin karşısında, insan-toplum ve insan-insan ilişkisinin sağlıklı bir şekilde devam edebilmesi için kendisini statik açıdan yenilemek zorundadır. Sabit olan dil, sözlü iletişim içerisinde kullanılarak iletişimin yarattığı gerçeklik içerisinde dinamik bir hal alır. Sabit olan dili değiştiren, iletişim yoluyla zamanın ve mekanın gerçekliğine taşınmasıdır. Bu bağlamda doğada ve toplum hayatında keşfedilen her yeni nesne ve kavram, dil içerisinde karşılığını bulmalıdır ki sözlü iletişim ortamında kendisine yer edinebilsin ve gerçeklik karşılığında tanımlanabilsin. Limitli Dil, Limitsiz Sözlü İletişim Her insan mutlaka kendisiyle, çevresiyle ve çevresindeki bireylerle sözlü olarak iletişim kurar ve bu iletişim kurma sırasında diğer insanlarla ortak olan duygu ve düşüncüleri, kendine özgü bir biçimde ifade etmeye çalışır. Bu ifade sırasında önceden de belirttiğimiz gibi dil en önemli araçtır. Eğer Türk Dil Kurumu nun güncel Türkçe sözlüğündeki 110 bin civarındaki kelimeyi 75 milyona yakın Türkiye nüfusunun sözlü iletişiminde aynı duyguları ve konuları anlatmak için kullandığı düşünülürse, aslında dilin sözlü iletişimi bir açıdan kısıtlarken bir açıdan da kişinin söz yoluyla kurduğu iletişimin herkes tarafından ortak bir aracı yoluyla anlaşılmasını da sağlamaktadır. Dil, sözlü iletişim yoluyla, limitli ve soyutlaşmış kurallar bütününden çıkıp, sözlü iletişimin limitsiz anlamlar bütününden oluşan ortamına girer. Dilin belirlediği sınırları, düşünce ve anlam yoluyla kaldıran sözlü iletişim, dili özgür kılmak için, dilin barındırdığı anlamları soyutlayarak en aza indirger. Kelimelerin somut olarak varolamaması, aynı zamanda sözlü iletişimin geçicilik unsurunu da etkiler. Sözlü iletişimde, iletişimin temel ögesi olan kelime var olduğu anda yok olur. Sözlü iletişimde devamlılık kelimelere bağlı olduğu için, sesin olmaması sözlü iletişimin de durmasına ve sessizliğe neden olur (Ong, 1999: 47). Sözlü kültürün oluşturduğu iletişim, somut bir kanıta dayanmadığından dolayı, unutulmamak için sürekli tekrarlanmak zorundadır. Bu durum da sözlü iletişimi, insan hayatının içerisinde daha yoğun olarak kullanmasını gerektirir. Sözlü iletişimin, hafızaya ve düşünceye dayalı bir iletişim biçimi olmasının nedeni budur. Sözlü iletişimde dili limitli ortamından çıkarıp limitsizleştiren soyutlama eylemdir. Soyutlama belli bir bütün içerisinden belirlenmiş bir detayı seçip geri kalanı bırakma süreci olarak adlandırılabilir ve sözlü iletişim içerisinde bireyin aslında dili kullanırken dilin bütününe uyguladığı işlem de bu soyutlamadan oluşur (Severin ve Tankard, 2001: 94). Dilin soyutlama olmadan kullanımı olanaksız olduğu gibi, karşımızdakiyle olan sözlü iletişimimizde hem konuşan hem de dinleyen olarak, bizim duyduklarımızı ve söylediklerimizi belli düşünsel kategoriler oluşturarak anlamlandırmamızı sağlar. Bu durum, sözlü iletişimin karmaşıklaşmasını önlerken, daha anlaşılır ve sağlıklı bir sözel iletişime ortam hazırlar. Sözlü iletişim içerisinde dilin soyutlaşması diğer bir taraftan da az araçla çok mesaj vermemizi sağlar. Konuşma sırasında gönderilen tek kelimelik bir mesaj, karşımızdakinin birden çok anlamı bir kelimeyle anımsamasını ve anlamasını sağlayabilir. Bu konuyla ilgili S. I. Hayakawa nın (1964:179) da soyutlama merdiveni isimli geliştirdiği diyagram, sözel iletişim içerisinde soyutlamanın seviyelerini açık bir şekilde belirtmektedir (Aktaran Severin ve Tankard, 2009: 94). 6

11 Tablo 1.1: Soyutlama Merdiveni Örneği (Severin ve Tankard, 2001: 94) Sözel Seviye 8 Ulaşım 7 Kara ulaşımı 6 Motorlu araç 5 Araba 4 X araba markası 3 Y kişisinin X Arabasının Z Modeli Sözsüz Seviye 2 Görüp dokunabildiğimiz kestane rengi X arabası 1 Atomal süreç olarak araba Bu görünen sözlü iletişim sırasında oluşabilecek soyutlama merdiveninde birinci kısım tamamen kelimenin yani arabanın bilim insanları tarafından nasıl görüldüğünü gösterirken ikinci kısımda ise arabayı duyularımızla nasıl algıladığımız görülmektedir. Bu iki kısımda sözlü iletişim oluşmaz ve kelime dil içerisinde kavramlaşmamıştır. Üçüncü kısım, kelimenin kullanıldığı ve göndericiden mesaj olarak çıktığı sözel iletişimin başlangıç anı, ilk kısmıdır. Genellikle bu kısımda mesaj belirlenmiş bir nesneyi işaret eder. İşaret edilen tüm bilgiler verilmiştir; arabanın modeli, markası ve ait olduğu şahıs açıkça iletilmiştir, kısacası bilgiler nettir. Bu kısımdan dördüncü kısıma kadar nesne ve mesaj belirginliğini kaybeder ve dördüncü kısımda ise alıcının algıladığı kavramlar arasında bütün X marka arabalar görülebilir. Dördüncü kısımdan sonra ise dinleyicinin algıladığı X arabası kavramı genişleyerek bütün arabalara, daha sonra tüm motorlu taşıtlara, kara ulaşımına ve ulaşım olarak en genel kavrama kadar genişleyebilir. Bu durumda soyutlanan kelime ulaşım olmuştur, çünkü, ulaşım Y kişisinin X arabasının Z modeline kadar indirgenmiştir (Severin ve Tankard, 2001: 94). Dil üzerinde yapılan bu soyutlanma işlemi tüm dillerde oluşan sözlü iletişimin içerisinde vardır. Hangi dil ve ortam olursa olsun, dilin de belirli bir limiti vardır ve kelimelerin iletişim sırasında soyutlanarak kategorileştirilmesi, limitli çerçeve içerisinde daha rahat ve anlaşılır bir iletişim ortamının sağlanması gerekmektedir. Bunun nedeni ise insanın kategoriler halinde konuşması, algılaması ve düşünmesinden kaynaklanmaktadır. Bu kategoriler de doğadan değil dilimizin ve kafamızın içerisinde sözlü iletişimin tarihsel süreci içerisinde oluşmuştur. Bu soyutlama aslında sözlü iletişimin bireye sözel iletiden somut anlamlar çıkarabilme ve dilin kısıtlı olanaklarını genişletme olanağı tanır. Siz de sözlü iletişim sırasında kullandığınız kelimelerden bir kaçını seçip, soyutlama merdiveni şeklinde olduğu gibi seviyelere ayırıp, inceleyiniz. SÖZLÜ İLETİŞİM SÜRECİ İletişimin sürekli gönderici ve alıcı arasındaki neden sonuç ilişkileriyle bağdaştırılıp, genelde bu konu altında incelenmesi, süreç olarak gerçekleşen iletişimin, bu süreç içerisinde ne olduğu, nasıl olduğu konularının ihmal edilmesine neden olmuştur. Judith Lazar iletişim terimiyle ilgili şunları söylemektedir: İletişim terimi genellikle güç, denetim, nüfuz, ilişki, değişim, iletme v.b. ni gelişigüzel belirtmek için her yerde kullanılmaktadır. İletişim bir süreçtir derken aynı zamanda iki birey arasındaki bir kanal olarak da örneklendirilebilir (2009: 49). Bu kanalda mesajın nasıl, hangi şekilde, neden, ne zaman, kim tarafından kime gönderildiği önemlidir. Bununla birlikte iletici olan kanal bir çok farklı şekilde kullanılabilmektedir ve sözel iletişim dediğimiz iletişim türü bu kanalların arasında en yoğun kullanılan ve en çok ileti taşıyan kanaldır. 7

12 Sözlü iletişim denildiği zaman, bu iletişim türünü birey olmadan düşünemeyiz. Sözlü iletişimde hem gönderen hem de alıcı konumunda olan bireydir. Bireyin, merkezi bir konumda olduğu sözlü iletişim alanında; sosyoloji, dilbilim, psikoloji, iletişim bilimleri gibi bir çok akademik disiplin incelemelerde bulunmuştur. İlk başlarda bireyin iletişim alanındaki konumuna bakarak sözlü iletişimin yapılmasındaki niyeti, başka bir deyişle sözlü iletişim kurmanın nedenlerini ve sonuçlarını ön plana alan bir çok disiplin, zaman içerisinde niyet ile birlikte aslında sosyal ortamın, kültürün ve dilin sözlü iletişim içerisinde bireyi etkileyen ögeler olduğunu belirterek, araştırma alanlarını ve konularını bu alanlara doğru genişletmişlerdir. İncelemelerin bu bahsettiğimiz disiplinlerarası ortama doğru genişlemesi bir yandan sözlü iletişimi daha derin bir biçimde inceleme olanağı veririken, diğer yandan sözlü iletişim alanını daha ayrıntılı ve bağlamsal bir ortama taşır. Günümüzde bir çok disiplin tarafından incelenen sözlü iletişimin, her disiplin içerisinde incelenmesini zor kılan durum, sözlü iletişimin durağan olmamasıdır (Ong, 1999). Sözlü iletişim ve beslendiği kültür sürekli akar ve değişir, kendisi değişirken hem bireyin kültürünü etkiler hem de ondan etkilenir. Bu nedenle de düşünce yapısını zaman içerisinde değiştirecek güce sahiptir. Buna ek olarak, sözlü iletişim ve oluşturduğu kültürün incelenmesinde engel olan etkenlerden bir diğeri de, sözlü kültürün yazı gibi fiziksel bir kanıtı ve zemini olmamasıdır. Sözlü İletişimin Yapısı Lasswell in İletişim Modeli İletişim alanında ortaya konulmuş bir çok farklı model vardır ve bu modellerin kendi içerisinde tutarlılıkları da bulunmaktadır. Amerikalı siyaset bilimci ve iletişim kuramcısı Harold Lasswell e ( ) ait olan Lasswell Modeli (1948) (Şekil 1.1) daha çok kitle iletişimini çözümlemek için ortaya konmuş olsa da (Lazar, 2009: 95), bizim Laswell Modelini seçmemizin nedeni, sözlü iletişim ile daha yakından ilgili olması ve sözlü iletişimin gerçekleşme biçimini daha net bir şekilde ortaya koymasıdır. Şekil 1.1: Lasswell in İletişim Modeli (Lazar, 2009: 96) Bu iletişim modelinde gayet açık bir biçimde belirtildiği gibi sözlü iletişimin sürecine uygun bir çözümlemede bulunulmuştur. İleten olarak kaynaktan çıkan mesaj, dili araç olarak kullanarak iletiyi alıcıya ulaştırır ve dinleyici konumundaki alıcıda bu mesaj anlamlaştırılarak bir etki oluşur. Sözlü İletişim Modeli Bir önceki başlıkta belirtiğimiz model, kitle iletişiminden yola çıkarak, kitle iletişiminin de içinde var olan sözlü iletişime uyarlanan ve 1940 lı yıllarda ortaya konmuş bir modeldir. 20. Yüzyılın sonlarıyla beraber günümüze kadar geçen süreci düşünürsek, sözlü iletişimle ilgili daha belirgin bir model belirlemek olanaklıdır. Hakkında sürekli çalışmalar yapılmış olan sözlü iletişim alanının ve oluştuğu sürecin daha iyi kavranabilmesi için açıklayıcı bir modelin oluşturulması da kaçınılmazdır. 8

13 Şekil 1.2: Sözlü İletişim Modeli Kaynak: Bu model belirtilen kaynaklar doğrultusunda hazırlanmıştır: / Yukarıdaki Şekil 1.2 de gördüğümüz üzere sözlü iletişimin süreç olarak modeli diğer iletişim modelleriyle benzerlik göstermektedir. Bunun dışında, bu modelin ortaya koymaya çalıştığı durum, iletişimi dil, ses ve şifrelenen mesaj bağlamında incelemesidir. Bu incelemeyi yaparkende gönderen ve alıcı arasındaki değişim sürecini de gözden kaçırmamıştır. Yollanmak istenen mesaj, ilk önce düşüncede varolan dilbilgisi yardımıyla kelimelerle şifrelenirken, sonraki aşama, iletiyi gönderenin kelimeleri ses yoluyla karşı tarafın duyabileceği, algılayabileceği bir hale getirmesidir. Mesaj kelime ve ses ile şifrelendikten sonra karşı tarafa iletilir ve bu arada değişir. Değişim süreci sırasında mesaj değişkenlik gösterir ve alıcının algılayabileceği bir biçim haline gelir. Bir sonraki başlıkta ve daha sonraki başlıklarda bahsedeceğimiz bilinç, anlam ve söylem kavramları, sözlü iletişim süreci içerisindeki bu değişim süreci ile ilgilidir. İleti değişim sürecinde anlamlanır ve söyleme dönüşür. Değişim sürecinden sonraki aşamada ise alıcı iletiyi duyarak, öncelikle gönderenin sesini algılar. Bu algılama işleminden sonra artık alıcının deşifre aşaması başlamaktadır. Alıcı, öncelikle işitsel olarak duyduğu sesleri, kendi düşüncesindeki dilbilgisi ile kelimelere dönüştürür. Bu nedenle, gönderenin gönderdiği ses ile şifrelenmiş kelimelerle, alıcının deşifre etmeye çalıştığı ses içerisinde kelimeler aynı dil içerisinde kavramlaşmış olmalıdır. Alıcının ses olarak duyduğu kelimeleri ve dili bilmemesi, alıcının bir sonraki deşifre aşamasına geçmesini engeller. Kelimeleri deşifre etmeyi başarabilen alıcı ise bir sonraki aşamada o kelimelere anlam kazandırmaya çalışır. Kelimelerin başarılı bir biçimde anlama dönüştürülmesi, mesajın artık alıcıya tamamen iletilmiş olduğunun kanıtıdır. Bu kanıt aynı zamanda da sözlü iletişimin gerçekleşmiş olduğunun kanıtıdır. Bilinç Etkisi Bahsettiğimiz gibi sözlü iletişim bir çok alanın inceleme konusu olmaktadır. Psikoloji, iletişim bilimleri ve sosyolojinin ilgilendiği sözlü iletişimde de bilincin bir öge olarak incelenmesinin önemli bir yeri vardır. Bilinç, insanın sosyal olarak bulunduğu karşılıklı ilişkilerden kendi özeline kadar tüm hayatı boyunca geliştirdiği ve bilgileri toplayıp, kendi içerisinde değerlendirip daha sonra da hayatının her alanında kullandığı bir düşünceler ve birikimler topluluğudur. Bu nedenle, bireyin kurduğu her iletişim biçimi muhakkak bilincin süzgecinden geçer. Kişinin aldığı ve gönderdiği her mesaj ilk önce bilincin yönlendirmeleriyle şekillenir. Bilinç, göndereceği sözlü mesaja niyeti ve amacı olan bir mesaj yükler. Bunun karşılığında alıcı olan birey de amaçlandırılmış mesajı yine bilincin süzgeciyle anlamlandırmaya çalışır. Özellikle sözlü iletişimde anlam ve niyet kavramları bilincin algılayışıyla son şekillerini alırlar. Niyet ve anlamın bilinç yoluyla şekillenmesi de hem bilişsel yolla hem de kavrayışsal yolla oluşmaktadır. Bilincin iletişim sırasında kullandığı bilişsel yol hafızadan, seçimlerden, duyu organları yoluyla oluşmuş olan deneyimlerden oluşurken, kavrayışsal kısım ise bilişsel yolla elde edilen tüm verilerin mantık çerçevesi içerisinde düzene sokulup kullanılmasını sağlamaktadır (Lazar, 2009: 51). Birbiriyle bağlantılı olan bu her iki bilinç öğesinin de doğru bir şekilde incelenmesi ve hem birey hem de toplumun içerisinde bulunduğu iletişim alanlarındaki yerinin anlaşılması, bireyin bulunduğu her türlü iletişim biçimi açısından önemlidir. 9

14 Sözel Dönüşlülük ve Toplumsal Bağlam Sözel kültür ve iletişimin toplumla kurduğu bağ çok yakın ve özeldir. Sosyal yapı içerisinde kullanılan sözlü iletişim ve onun ögeleri, kullanıldığı topluluğun özelliklerini de taşımaktadır. Bu duruma bakarak aslında bir ülke de kullanılan dilin ve bu nedenle de sözel iletişimin iki farklı türü olduğu gözlemlenebilir. İnsanın ses ve söz yoluyla kurduğu ve daha çok kurallara uygun olması gereken sözlük dili var iken, bir de günlük normal yaşantısı içerisinde kullandığı sözel iletişim için kullandığı iletişim dili vardır. Günlük hayat içerisinde iletişim amaçlı kullanılan sözel iletişim biçimi toplumsal yapıya daha yakın olarak gelişir. Sosyal yapı ile sözlü iletişim arasında iki taraflı bir ilişki vardır. Bu ilişkinin dilbilim içerisindeki terim karşılığı ise dönüşlülük (reflexivity) tür (Fisher, 1987: 80). Sözlü iletişimin temel öğesi olan dil kullanıldığı dönem ve jenerasyon içerisinde dönüşlülük gösterir. Her genç jenerasyon kendi içerisinde belirli kalıplara uydurarak dili sözlü iletişim için şekillendirmektedir (Fisher, 1987: 84). Bununla birlikte bir sonraki jenerasyon da bir önceki jenerasyonun dönüştürdüğü dili ve onun yarattığı sözlü iletişim şeklini dönüştürerek etkilemektedir. Ayrıca oluşan bu jenerasyona özgü iletişim şekli, kişileri sosyal yapı içerisinde sınıflandırmaktadır. Kişinin kullandığı dönüşmüş dil şekline göre hangi kültürel ve sosyal gruba ait olduğu ve hangi jenerasyon içerisinde bulunduğu da ortaya çıkmaktadır. Ama bu konuyla ilgili olarak unutulmaması gereken önemli etkenlerden biri artık kültürlerin ve coğrafyaların birbirleriyle çok hızlı bir biçimde iletişim halinde olmalarıdır. Her ne kadar halen dilin dönüşlülük unsurundan ve bu unsurun sözel iletişime yansımasından bahsetsek de, her bir sosyal grup, kolay ulaşılabilen iletişim aygıtları sayesinde birbirlerinden hızla etkilenmektedir ve bu etkileşim sonucunda da kişinin sözlü iletişim kurarken geliştirdiği dönüşlülük sadece yaşadığı ortamdan ve kültürden değil, kullandığı iletişim araçlarından da etkilenmektedir. Toplumsal bağlar sayesinde edinilmiş dil kullanımı, kişinin, bulunduğu her ortamda bu dil kullanımıyla iletişim kurmasını gerektirmez. Kişi, sözlü iletişimde bulunduğu andaki sosyal durum içerisine göre kullanabileceği dil biçimini şekillendirebilir. Tabii ki bu durum, bireyin sahip olduğu ve daha önceden bahsettiğimiz iletişim zenginliğiyle ilgilidir. Buna karşılık, kişinin kullanabildiği her türlü sözel iletişim biçimini, her zaman ve her yerde kullanması da olanaksızdır. Kişi, sözlü iletişim kurmak istediği alıcının ve ortamın biçimine göre kendi dil yetkinliği doğrultusunda konuşma biçimini değiştirebilir (Fisher, 1987: 87-89). Bu durumun aynısı dinleyici olarak da kişinin bulunduğu sosyal durumla ilişkilidir. Örneğin, yüksek eğitim almış bir kişi, kırsal kesimde yaşamış ve kitle iletişim araçlarıyla çok fazla ilişkisi olmamış aile büyükleriyle sözlü iletişim kurarken düşünce olarak daha farklı bir dil biçimi kullanır. Özellikle dinleyici olurken, kırsal kesimdeki yerel bir aksan ve kelime haznesine sahip aile büyüklerini dinleyen kişi, eğitim süresince edindiği dil yetkinliğini bir kenara bırakıp, eski yerel diline dönüş yapmalıdır ki iletişim kurabilsin. Bu durum, daha önceden bahsettiğimiz, sözlü kültür ve iletişimin hafızayla ne kadar doğru orantıda olduğunu kanıtlamaktadır. Zamanında Türkiye den Almanya ya çalışmak için göçen bir çok aile çocuklarına Türkçeyi unutturmamak adına, eğitimlerinin dışında çocuklarıyla Türkçe konuşmaya çalışmışlardır. Buna rağmen yine de, her ne kadar yeni jenerasyon olsalar da, Almanya da doğup büyümüş bir jenerasyon, Türkçeyi belirli bir aksanla konuşurlar. Onların sözel iletişim yetileri, Türkiye de doğup büyüyen birisinden çok daha farklıdır. Aynı durum, çok kültürlü ülkeler için de geçerlidir. Eğer Türkiye yi ele alacak olursak, coğrafi bölgelere göre kişinin Türkçe telaffuzu değişiklik gösterir. Burada konunun anlaşılabilmesi için en belirgin ve açıklayıcı örnekler kendi deneyimlerimizdir. Sözel dönüşlülüğün ortaya çıkarabileceği olumlu veya olumsuz sonuçları, bireyin toplumla olan bağını da düşünerek tartışınız. Sözlü İletişimde Anlam Kavramı Sözlü iletişim en önemli ve karmaşık olan kısımlarından biri anlam kavramıdır. Bunu sebebi ise iletişimin oluştuğu ortama ve zamana göre anlam değişmektedir ve sözlü kurulan iletişim kalıcı olmadığından anlamın an içerisinde doğru aktarılması çok daha önemlidir. Söz ile iletilen anlamı değiştirebilmek ve geri alabilmek olanaksızdır. Özellikle kişilerarası sözlü iletişimde anlam en önemli unsurdur ve önemli 10

15 olduğu kadar da karmaşık bir yapısı vardır. Anlam, sözlü iletişimin hemen her alanında görülmektedir. Hem dilin, hem sosyal iletişimin, hem kişisel iletişimin hem de iletişimsel davranışın içerisinde yer alır. Bu nedenle anlamın tüm bu iletişim kavramlarının içerisinde incelenmesi, kişilerarası iletişimi genel olarak anlamak için de önemlidir. Bundan dolayı iletişim, dolayısıyla sözlü iletişim de anlamsız düşünülemez. Dil yoluyla sözlü iletişimde anlam yaratımı da her kişinin zamanla bulundukları ve deneyimledikleri sosyal ortam ve olaylar sonrasında kendi dil ve sözel anlamlarını değiştirerek, bireyin kendi anlam bütünlüğünü yaratmasına neden olur (Fisher, 1987: 86-87). Kişinin kendi anlam bütünlüğünü yaratmasının amacı da iletişim kurmaktır. Birey ancak anlamlandırdığı iletiye cevap verebilir. Bununla birlikte birey eğer bir anlam ifadesinde bulunma amacındaysa sözlü bir ileti yollar. Kişinin, zaman içerisinde oluşturduğu anlam ve tanımlamalar birer parola şeklinde karşı tarafa mesaj olarak yollanmaktadır. Bu parolalar hem iletişimi şekillendirir hem de iletişimin içerdiği anlamı. Her sözlü iletişim biçimi kendi içerisinde bir anlam içerir ve bu anlama göre iletişim şekillenir. Sözlü iletişim içerisinde anlam konusuna baktığımızda da karşımıza doğrular ve yanlışlar pek çıkmaz, çünkü, belirlenmiş bir doğru anlam ve yanlış anlam kalıbı yoktur. Bununla birlikte anlam dediğimiz şey de tamamen tanımlanamaz (Fisher, 1987: 87). Sözel bir biçimde ifade edilen her şey bir anlam içerebilir ve bu anlamı tanımlayabilen kesin bir ifade de yoktur. Buna ek olarak, sözlü iletişimde anlamın tam olarak nerede ve nasıl oluştuğu da kesin olarak belirtilemez. Anlam bir andan çok bir süreçtir. Bu süreç göndericinin oluşturduğu andan itibaren başlar ve alıcıda oluşan anlamın sonlanmasına kadar devam eder. Bu süreç hem göndericiden hem alıcıdan hem de iletişimin oluştuğu ortamdan dolayı farklılık gösterebilir. Sözlü iletişimde anlam konusunu daha iyi kavramak adına iki türlü anlamdan bahsedebiliriz. İlk olarak bahsedebileceğimiz anlam yine dil ve onun kullanımıyla ilgilidir. Bu anlam dilin kuralları çerçevesinde değerlendirilir. İkinci anlam ise daha karmaşık olan bireylerarası sözel iletişimde oluşan soyut anlamdır ki bu anlamın doğrusu yoktur (Fisher, 1987, 79-93). Başka bir deyişle her anlam doğru olabilir. Bunun nedeni ise, hem söylenen mesajın birey tarafından anlamlandırılmaya çalışılması, hem de söylenenin zaten kendi içerisinde bir anlamının olması durumdur. Bu iki farklı durumdan ilki iletinin biçimi ve ikincisi iletinin niyeti olarak adlandırılabilir. Bununla birlikte, sözlü iletişimde daha çok önemli olan aslında niyettir (Severin ve Tankard, 2001: 91-96). Ne söylediğimiz değil, söylediklerimizle ne anlatmak, neyi anlamlandırmak istediğimizdir. Bu durum tabii ki alıcının algısıyla da ilgilidir ama alıcı genellikle mesajı durum ve bağlama göre algılar. Alıcı için göndericinin niyeti ve ne anlatmak istediği genellikle ikinci sırada gelir. Görüldüğü üzere anlam, sözlü iletişim için önemli olduğu kadar karmaşık bir kavramdır. Söyleminde bir bütünlük içerisinde bulunduğu anlam kavramını anlamak için bu kavramı iki başlık altında, biraz daha kolaya indirgeyerek inceleyebiliriz. Kalıplaşmış Anlam Kalıplaşmış anlam, bireylerarası sözlü iletişim sayesinde sosyal anlam içerisinde oluşmuş anlam olarak adlandırılmaktadır (Fisher, 1987: 88). Bu durum içerisinde sosyal bağlamla birlikte dilin kullanımının kalıplaşmasıyla sözlü iletişim oluşmaktadır. Örneğin, Türkiye nin Ege bölgesinde konuşulan dilde kalıplaşmış deyim kullanımları, çeşitli nesnelere verilmiş genel sözlük Türkçesinden farklı kelimeler kullanılmaktadır ve tüm bu sözel ifadeler o bölge içerisinde kalıplaşmıştır. Herhangi sosyal bir grubun ya da coğrafi bir bölgenin kendi arasında kalıplaşan sözel iletişimde kullandığı ifadeler, o bölgenin bağlı olduğu ülke ve sosyal grubun bağlı olduğu daha büyük sosyal gruplar tarafından anlaşılamayabilir. Kalıplaşmış anlam bahsettiğimiz bu coğrafi ya da sosyal gruplar dışında yaş ve cinsiyetle alakalı olabilir. Gençlerin kendi aralarında varolan, kadınların ve erkeklerin kendi aralarında kullandığı anlam olarak dil içerisinde kalıplaşmış sözlü iletişim ögeleri bulunmaktadır. 11

16 Sözlü iletişimin sürecindeki cinsiyet farklılıklarının kültür ile ilişkisi hakkındaki daha ayrıntılı bilgiyi Kültür ve Sözlü İletişim başlıklı 4. Ünitede bulabilirsiniz. Stil Değiştiren Anlam İletişim içerisinde eğer bireyin yolladığı mesajın bir mektup olduğunu ve her mektubunda gideceği tek bir posta kodu olduğunu düşünürsek aslında iletişim daha anlaşılır bir hale gelebilir. Buna karşılık, sosyal yapı içerisinde iletişime baktığımız zaman, özellikle sözlü iletişime, ne yollanan mesaj bir mektup niteliği taşır ne de mesajın gittiği yön tek bir posta kodu ile belirtilmiştir (Fisher, 1987: 91). Bunun sebebi, iletişim kuran her bir bireyin birden fazla toplumsal bağlam içerisinde bulunmasıdır. Bu nedenle kişiler bulundukları her farklı sosyal durum ve toplumsal bağlam içerisinde farklı bir iletişim şekli kullanırlar ve bu aradaki geçişler de stil değiştirme olarak adlandırılır. Arkadaş ortamı, aile ortamı, iş ortamı, coğrafi ortam, politik ortam, sosyoekonomik ortam gibi bir çok farklı ortamda bulunan birey, her birinde aynı yolla sözel iletişim kurmaz. Bununla birlikte, kişi, her bir ortamda kendine özgü bir iletişim biçimi de geliştirmektedir. Sözlü iletişimde bahsettiğimiz stil ise bu farklı ortamlarda kişinin kendine özgü olarak seçtiği sözel iletişim biçimini belirtmektedir. Örnek olarak, birey, sıcak, soğuk, resmi, resmi olmayan, samimi, ilgisiz ve benzeri stillere sahip olabilmektedir. Bu durum bağlamında bazı bireyler daha çabuk ve yakın ilişki kurulabilir durumda olurken, bazıları ise daha mesafeli ve yavaş bir şekilde iletişim kurarlar. Stil, iletişim kurma biçimin yanında, kişinin karakteristik özelliklerini de belirleyen anlam ögeleri bütünüdür. Kişinin, utangaç, açık sözlü, konuşkan ve benzeri gibi karakter özellikleri, kişinin sosyal ortam içerisinde seçtiği stili doğrultusunda belirlenebilmektedir. Bununla beraber, bazı kişiler bu stil değiştirme sırasında belirli problemler de yaşarlar. Bu duruma verilebilecek en açık örnek, yakın çevresiyle çok kolay iletişim kuran birinin, bir topluluk önünde konuşma zorluğu çekmesi olabilir. Bu birey, yakın çevresi ve topluluk önündeki sosyal ortamı arasında stil değişimini gerçekleştirememektedir. Buna rağmen deneyimler doğrultusunda bu kişinin zamanla topluluk önünde konuşma korkusunu yenmesi, aynı zamanda bu kişinin stil değiştirmeyi de öğrenmiş olduğu anlamına gelmektedir. Bu durum aslında bir çok birey için alıştığından farklı ortamlarda bulunması durumunda geçerli olabilir. Bireyin yeni girdiği sosyal ortamda rahat ve doğru bir şekilde sözlü iletişim kurmaya alışması için belirli bir zamana ihtiyacı vardır. Bazı bireyler yeni ortamla iletişim kurabilmek için stil değiştirmeyi hızlıca öğrenebilirken, bazılarının biraz daha zamana ihtiyaçları olur. Bu bağlamda stil değiştirme zaman içerisinde öğrenilebilir ve geliştirilebilir bir özelliktir (Fisher, 1987: 92). Önemli olan bir şekilde stil değiştirmeyi öğrenebilmektir, çünkü ancak bu şekilde bulunulan sosyal ortamla sağlıklı bir sözel iletişim kurulabilir. Stil değiştirmeden kurulan iletişimde ise hem mesaj gönderme, hem anlam çıkarma hem de alıcının algılaması açısından problemler oluşabilmektedir. Aynı zamanda stil değiştirme durumu göstermektedir ki bir kişi birden fazla stile doğal olarak sahiptir ve sahip olmalıdır da. Sözlü iletişim bu durumu gerektirmektedir. Kendi deneyimleriniz doğrultusunda, sözlü iletişim sırasında kendinizde ya da diğer bireylerde gerçekleşen stil değiştirme durumlarını bu bilgiler ışığında düşünüp değerlendiriniz. Sözün Söyleme Dönüşümü Sözlü iletişim ve onun yarattığı sözlü kültür paralel olarak gelişen ve birbirleriyle bağlantılı kavramlardır. Bu kavramlar yazı sonrası dönemde ve halen günümüzde de yazılı iletişim ve kültürle sürekli karşılaştırılmaktadır. Yazı sonrası sözlü kültür alanında geliştirilen en önemli kuramlardan biri sözeylem (söylem) kuramıdır. J. L. Austin, John R. Searle ve H. P. Grice gibi bir araştırmacılar bu kuramla uğraşmışlar ve sonraki dönemde Mary Louise Pratt ise bu kuramı farklı alanlara uygulamıştır. Söylem kuramı, sözlü iletişimin temel hareketi olan konuşmada üç ayrı eylem türü saptar: 1. Bir sözce, kelimelerden bir yapı üretme eylemi olan düzsöz eylemi (locutionary act); 2. Söz verme, selamlama, ileri sürme, övünme vb. örneklerde konuşanla konuşulan kişi arasındaki etkileşimi dışa vuran edimsöz eylemi (illocutionary act); 3. Dinleyende korku, inanma, yüreklenme gibi etkiler yaratan etkisöz eylemi (perlocutionary act) dir (Ong, 1999: 199). 12

17 Söylem, sözlü iletişim içerisinde mesajı taşıyan aygıtlar bütünüdür. Bireyin kişisel bilinci iletişim nesnesini oluşturur ve söylem yoluyla karşı tarafa taşır. Söylem, içerisinde hem niyeti, hem bilincin ortaya koyduğu ögeleri, hem de anlamı bir arada barındırmaktadır. Buna karşılık, anlamda da olduğu gibi, söylemde bulunan kişiyle, söylemi algılayan kişi arasında, söylemin çözümlenmesinde farklılıklar olabilir. Bunun nedeni ise söylemi hazır hale getiren kişi ile söylemi hazır halinden alıp tekrar parçalarına ayıran kişinin farklı bilinç yapılarına sahip olmalarıdır. Söylemin de kendi içerisinde özümleme (integration), çıkarsama (inference), depolama (stockage) ve geri çağırma (faire-appel) olmak üzere dört farklı aşaması bulunmaktadır (Lazar, 2009: 52). Bu dört aşama gönderenden daha çok alıcının söylemi algısıyla ilgilidir ve her birey hem gönderen hem de alıcı konumunda olabileceğinden genel olarak herkes için kabul edilebilir aşamalardır. Söylemin özümlenmesi ilk olarak bireyin kendi bilinciyle yapması gereken bir durumdur. Alınan ileti özümlenemezse alıcıda anlamını yitirir ve bir sonraki aşama olan çıkarsama aşamasına geçilemez. Özümsenen iletinden çıkarım yapılmasıyla birlikte söylem alıcı olan bireyde kalıcı hale gelir ve daha sonra tekrar kullanılmak üzere bilinç içerisinde depolanır. Depolanan ileti ve içerdiği söylemde gerektiğinde geri çağrılarak tekrar kullanılır ve alıcı, artık gönderen konumunda olduğundan, geri çağrılan ileti başka bir alıcıya gönderilir ve tekrar aynı işlemlerden geçer (Lazar, 2009: 52). Bu şekilde söylem sürekli değişkenlik içerisinde bireylerarasında sürekli gezinir ve yeni anlamlar ve yeni niyetler doğrultusunda kullanılır. Diğer bir taraftan, bir iletinin sürekli farklı anlamlar kazanarak farklı söylemler için kullanılması ve bu bahsedilen aşamaları başarılı bir biçimde geçebilmesi, hem o iletinin etki düzeyiyle hem de alıcının iletişimsel becerisiyle doğru orantılıdır. Söz ve Varsayım Sözlü iletişimin doğası gereği, mesajı gönderen ve alan olarak, birey sürekli varsayımda bulunur. Kişi, karşıdakinin kendisine söz yoluyla ilettiği mesajı kendi bilinci, kültürel geçmişi ve dil anlayışı çerçevesinde varsayımlarda bulunarak deşifre eder. Dil kelimeleri dilimize yerleştirirken aynı zamanda kelimelerin işaret ettiği kavramları da düşüncemize yerleştirir (Severin ve Tankard, 2001: 96). Bu durumu en yaygın olarak farklı dillerin birbirleriyle olan iletişimine dayanmaktadır. Her dil kendi içinde farklı ifade biçimleri kullanmasına rağmen, farklı kelimelerin işaret ettiği düşünsel kavramlar ortaktır. Buna karşın, sözel iletişimde ayrı dilleri konuşan iki kişinin birbirleriyle sağlıklı ve anlaşılır sözel bir iletişim kurmaları olanaksızdır. Kişinin bilmediği bir dilde ilk önce kelimeleri bilmesi gerekir ki evrensel olan kavramlarla öğrendiği kelimeleri karşılıklı bağdaştırabilsin. Varsayımın sözlü iletişimde ki önemi, anadili dışında yabancı dil bilen bir kişinin o dili yazma, konuşma, okuma ve dinlemedeki düzey farklılıklarında çok açık şekilde görülebilir. Genelde herhangi bir yabancı dili iyi konuşan kişinin okuma ve yazmada daha az zorluk çektiği görülürken, yazma ve okuması iyi olan bir kişinin muhakkak o dili iyi konuşacağı ve anlayacağı söylenemez. Bunun nedeni, daha önceden belirttiğimiz gibi sözel iletişimin önce düşünsel olarak yerleşmesi gerekir ve anadil dışında yabancı dil öğrenen bir kişi anadilinin oluşturduğu düşünsel kavramlarla sonradan öğrendiği dilin kelimeleri arasında bağlantı kuramadan konuşma ve dinlemede zorlanmasıdır. Bu durum göstermektedir ki, varsayım yoluyla oluşan kelime ve düşünce ilişkisi her dil için tekrar kurulmalıdır. Varsayımlar üzerinden oluşan sözlü iletişimin diğer bir özelliği de kelimeler ve onlara karşılık gelen kavramların kalıcılığına dayanmasıdır. İletişim sırasında anlamını yitirmiş ve güncelliğini kaybetmiş varsayımlara dayanan kelimelerin kullanılması, sözlü iletişimi problemli kılacaktır çünkü kelime var oldukça onun yarattığı varsayım ve fikir varolur (Severin ve Tankard, 2001: 96). Her ne kadar iletilmeye çalışılan kelime, cümle ve onun çağrıştırdığı fikir, gönderen tarafında bir varsayıma dayansa da, alıcı kişinin o kelime ve fikirle daha önce bir ilişkisinin olmaması durumu, sözel yolla gönderilen mesajı etkisiz kılar. Sözlü İletişim Ortamları Sözlü iletişimin bireye bağlı bir iletişim türü olduğunu belirtmiştik ve bu durumdan yola çıkarak, sözlü iletişimin çeşitliliğini anlamak için, bireyin bulunduğu ortamların yapılarına genel bir bakış, sözlü iletişimin içeriğini anlamakta yardımcı olacaktır. Kendi düşüncesinde bile iki kişili diyaloglar yaratan bireyin, somut olarak da sözlü iletişime girebilmek için ikinci bir kişiye; gönderene ya da alıcıya gereksinimi vardır. 13

18 Bireyin İletişim Ortamı Birden fazla bireyin yaşadığı her ortamda iletişim olanaklıdır. Hatta bazı durumlarda, birey kendisiyle bile, düşünce yoluyla iletişim kurmaktadır. Özellikle sözlü iletişimin dil ve düşünce ile olan bağlantısını düşünürsek, birey kendi beyninde düşünürken ikili bir durumu yaratmalıdır ki verecek olduğu karara veya düşüncesine bir dayanak oluşturabilsin. Bu nedenle bireyin bulunduğu iletişim biçiminde, bireyi ve onun bilincini anlamadan iletişimin sürecini anlamak da olanaklı olmaz. Ayrıca birey sadece gönderen olarak değil, alıcı olarak da iletişim içerisinde yer aldığından, iki yönlü bir birey yaklaşımı gerekmektedir. Bu iki yönlü yaklaşımı anlayabilmek için de, insanı tüm biriktirdikleri ve anlamlandırdıklarıyla bireye dönüştüren bilinç önemli bir unsur olmuştur. İnsan iletişimin temeli olan bireylerarası iletişim (Lazar, 2009: 52), bireylerin fiziksel olanaklarını kullanarak kendi aralarında kurduğu etkileşimler bütünüdür. Bireylerarası iletişim kendi başına çok geniş bir alanda incelenebilecek bir konu olduğundan, çeşitli alt gruplara ayrılmak zorunda kalmıştır ve sözlü iletişim bunların arasında en yaygın olanlardan biridir. Bireyler fiziksel olarak varoldukları her ortamda diğer bireylerle fiziksel olanakları elverdiği derecede iletişim kurarlar. Bu amaçla insan bedeninin uzuvlarını ve duyu organlarını iletişim aracı olarak kullanır. Sözlü iletişim ise insanın ağız, dil, ses ve kulak gibi fiziksel olanaklarını kullanarak kurduğu iletişim biçimidir. Ayrıca teknolojinin olanakları düşünüldüğünde de sözlü iletişim fiziksel sınırların dışarısına çıkmış, telefon, televizyon, radyo, bilgisayar ve internet gibi iletişim araçları sayesinde, kişinin fiziksel olduğu ortamın dışarısına taşınma olanağına sahip olmuştur. Tüm bu teknolojik araçları ve insanın düşünme, konuşma ve dinleme yetilerini de gözönünde bulundurursak, sözlü iletişim, daha çok insana özgü bir iletişim şekli olarak incelenmiştir. Burada sözlü iletişimden bahsederken, dilin ve sesin kullanılmadığı sözsüz iletişimden tamamen bağıntısız olduğu düşünülmemelidir. Çünkü sözel iletişimde insan bedensel hareketlerini de kullanmaktadır. Gönderilen mesaja, konuşulan konuya uygun olarak, birey muhakkak bedenini, verdiği mesajı ve söylemini daha fazla güçlendirmek için kullanacaktır. İnsan iletişiminde inceleme konusu olabilecek davranışlar, olaylar ve durumlar sınırsız sayıda olabileceği için, belirli sınıflandırmalara gerek duyulduğundan dolayı sözlü ve sözsüz iletişim ayrı konular olarak ele alınsalar da, birebirleriyle çok yakından ilgili oldukları, her bireyin kendi hayatında edindiği deneyimlerle zaten gayet açıktır. Sözlü iletişimin öneminin bu kadar vurgulanmasının nedeni, bireyin günlük hayatı içerisinde bilgi verme ve alma amaçlı bir çok etkileşimi sırasındaki kullanım yoğunluğudur. Bireyin davranışlarının nedenlerini ve sonuçlarını anlamaya çalışırken, günlük hayat içerisindeki bu iletişim etkinlikleri çok faydalı bir rehber olarak kullanılır. Bireylerin üretiminden, tüketimine, bilgi alışverişinden dili nasıl kullandıklarına, sosyal ortamla ilişkilerinden kültürel yaşantılarına kadar sözlü iletişim alanı örnek çeşitliliği ve inceleme malzemesi açısından çok da zengin bir alandır. Grup Ortamı İki bireyden fazla bireyin bulunduğu ortamlarda grupsal sözlü iletişim durumu oluşmaktadır (Lazar, 2009: 56). Aile ortamı, iş ortamı, arkadaş ortamı gibi ortamlarda grup içi sözlü iletişim söz konusudur. Grup ortamları sosyal ortamlar olmakla beraber, bireyi birden fazla kişiyle sözlü iletişim kurma durumuna sokar. Bu durumlarda, tek bir ileti, aynı anda birden fazla kişi tarafından algılanır ve anlamlandırılır. Bundan dolayı da bir ileti, farklı zamanlarda değil, aynı zaman içerisinde farklı anlamlar kazanır ve farklı biçimlerde yorumlanabilir. Burada grubun yapısı da önemlidir. Aile ve arkadaş gibi genelde resmi olmayan grup ortamlarıyla birlikte, daha resmi bir sözel iletişimin kullanıldığı iş ortamı ya da kamusal alanlar gibi sınırlı çerçevede iletişim kurulduğu ortamlarda bulunmaktadır (Lazar, 2009: 57-60). Bir bankada veya hastanede sıra beklerken bekleme odasında diğer bireylerle kurduğumuz iletişim, evimizdeki bireylerle kurduğumuz iletişimden daha resmi ve sınırlı olacaktır. Resmi grup ortamlarında yaşanan bu sınırlılık aslında kişilerin birbirleriyle olan sosyal ilişkilerinden de kaynaklanmaktadır. Öğrenci öğretmen ilişkisi, patron çalışan ilişkisi, iş arkadaşı ilişkileri hatta bazı durumlarda ebeveyn evlat ilişkileri bile grup ortamında oluşacak olan iletişim biçimini etkiler. Grup içerisindeki sözlü iletişimde, söylenen söz, fiziksel yapısı sesten oluştuğu için, bireyin içinden gelir ve insanları birbirlerine bilinçli iç yapılar ve kişiler olarak bağlar. Bu durum iletişimsel açıdan birbirine sımsıkı bağlı insan kümeleri oluşturur (Ong, 1999: 93). Grup ortamında konuşmacı bir topluluğa seslenirken, dinleyiciler, hem kendi aralarında hem de konuşmacıyla bir bütündür. 14

19 Kitle Ortamı Grup içerisinde oluşan sözlü iletişimin sosyal ortama bağlı olarak kurulduğu en geniş biçimi de kitle iletişimidir. Kitle iletişimi aslında bir çok küçük grubu ve neredeyse bütün bireyleri içine alarak sözlü iletişimin her biçimde ve her anlamda görüldüğü bir iletişim kavramıdır. Sözlü iletişimin görüldüğü kitle iletişiminde, gönderen ve alıcı ilişkisi, bireylerarası iletişimdeki gibi yakın ve hızlı olmaz. İletişimin bir süreç olduğunu düşünürsek, kitle iletişimi süreç olarak gönderenin ve alıcının farklı zaman ve mekanlardan kurduğu kapsayıcı bir alana sahiptir. Diğer bir deyişle, aslında kitle iletişimi, göndericinin ve alıcının sürekli yer değiştirdiği, iletinin bir zamandan başka bir zamana, bir mekandan çok uzaktaki başka bir mekana gönderildiği bir iletişim alanıdır. Sözlü iletişimi de, kitle iletişimin vazgeçilmez bir ögesi olarak düşünürsek, söz yoluyla anlamlandırılıp bir söyleme dönüşen ileti kültürler, mekanlar, zamanlar ve insanlar arasında dolaşır ve durmaksızın, sözel olarak anlam kazanmaya ve kullanılmaya devam eder. Resim 1.1: Kitle iletişimi bireyin sözlü ifade biçimini de etkilemektedir. Kitle ortamında bir çok göndericiyle aynı anda ve hızlı bir biçimde iletişime geçer. Bu durum da, bireyin sözlü iletişim hayatında bir çok uyaranı anlamlandırmak ve düşüncesinde kavramlaştırmasını gerektirir. Farklı kitle iletişim araçlarına maruz kalan birey, kendi iletişim becerilerini ve düşünce yapıısını oluştuturken, diğer bireylerle ortak olarak dinleyici olarak rol aldığı kitle ortamında ortak düşünceler, iletişim becerileri ve kavramlar geliştirir. Kaynak: Sözlü iletişimin kitle iletişimi ile ilişkisine birey odaklı baktığımızda, kitle iletişimi içerisinde birey genellikle dinleyici ve izleyici olarak konumlandırılmıştır. Bu açıdan ele alındığında, radyo ve televizyon başta olmak üzere, tüm kitle iletişim araçları birer gönderen ve birey de alıcı rolüne bürünmüştür (Lazar, 2009: 61). Bu durumda sözlü iletişimi ilgilendiren kısım ise bireyin dinleyici olarak, kitle iletişim araçlarından sözel yolla sürekli ileti toplamasıdır. Kitle iletişim aracının ürettiği tek bir söylem, bir çok bireyde farklı bir şekilde bilinç süzgecinden geçip depolanmaktadır. Bireyin kitle iletişimiyle kurduğu bu sözlü iletişim biçimi, anlamlandırdığı söylemin geri bildirimini karşı tarafa anında vermesine engeldir. Dinleyici olan birey, sözlü mesajı anlamlandırır, bilinçte depolar fakat geri bildirimini bireylerarası iletişimde olduğu gibi göndericiye değil yine başka bir dinleyiciye, başka bir bireye iletecektir. Kitle iletişimi içerisinde sözlü iletişimi etkileyen etmenlerden biri de, mesajın alındığı ortamdır. Dinleyici konumunda olan birey, kitle iletişim aracından aldığı iletiyi tek başına olduğu bir ortamda ya da başka kişilerle ortak paylaştığı bir ortamda da alabilir. Bu durumda, bireyin iletiyi aldığı ortamda bulunan diğer bireylerin oluşturduğu grup biçimi de önemlidir. Aile gibi resmi olmayan bir ortamda kitle iletişim aracından alınan iletinin algılanışıyla, resmi ortamdaki bireylerle birlikte aynı araçtan alınan aynı ileti, bireyin iletiden farklı anlamlar edinmesine neden olabilmektedir. Bununla birlikte, ortamdaki diğer bireylerin iletiyle ilgili yaptığı sözel yorumlar, bireyin iletiyi anlamlandırmasını yine etkileyecektir. Kitle iletişimin sözlü iletişimle birlikte beraber işlediği bu gibi ortamlarda dinleyici davranışı denilen bir kavramda oluşmaktadır ve bu kavram iletişimle birlikte sosyolojinin inceleme alanına da girer (Lazar, 2009: 66). Dinleyici olan birey, iletinin kendisinde yarattığı anlamlandırmayı direkt olarak tekrar kitle iletişim aracının diğer tarafındaki göndericiye iletemese de, kendi bulunduğu ortamda iletiye tepki olarak 15

20 sözel veya sözsüz davranışlarda bulunur. Bu davranışlar yine bilincin tepkisi sonucunda oluşmaktadır. Dinleyici davranışı denilen kavram ise zaman içerisinde şekillenir. Dinleyici, zamanla kendi bilinç düzeyinin ilgi duyduğu sözel mesajlara tepki gösterir ve onları depolar ya da kendi bilinciyle oluşturduğu ilgi alanları çerçevesinde kitle iletişim arasından kendisine sözel ve görsel olarak en yakın iletileri gönderen iletişim aygıtlarını seçer. Sözlü İletişim Kurma Amaçları Günlük hayatı içerisinde görerek, göstererek, konuşarak ve dinleyerek iletişim kuran insan, bu eylemleri, bilinçli ya da bilinçsiz, belirli bir amaç için yapmaktadır. Bu amaçlar da ana başlık olarak iletişim kurma amaçlarıyla örtüşmektedir. Bu amaçları sosyalleşme, ikna ve bilgi paylaşımı olarak üç ana grupta inceleyebiliriz (Lazar, 2009: 68). Sosyalleşme Bireyin diğer bireyleri tanımak ve kendisini tanıtmak için sadece görmesi, göstermesi ve aynı ortamda bulunması yeterli değildir. Kişinin, diğer bireyleri anlaması ve tanıması için sözlü iletişim kurması kaçınılmazdır. Kendi topladığı bilgileri paylaşmak ve yeni bilgiler edinebilmek için, kişi sözel yoldan iletişime geçmeli, konuşmalı ve dinlemelidir. Ayrıca, bulunduğu sosyal ortamlarda kendine bir konum edinmek için birey en hızlı şekilde kendisini ifade etmelidir ve bu da ancak sözel iletişimin yardımıyla gerçekleşir. Toplumun en küçük yapısı sayılan aile ortamında bile aile bireyleri zamanla birbirleriyle sosyal bağ kurarlar ve sözel iletişim bu bağın kurulmasında önemli bir rol oynamaktadır. Özellikle sosyal bağların iyi veya kötü oluşu sözel yolla kurulan ve sonrasında geliştirilen iletişimin etkisiyle de şekillenmektedir. İkna İkna amaçlı sözel iletişim genellikle alıcının daha önceden oluşmuş davranış ve bilincinde değişiklik yaratma nedeniyle yapılmaktadır. Bir önceki başlıkta bahsettiğimiz gibi burada alıcıda değişiklik yaratacak bir bilgiye gereksinim vardır ve bu bilginin alıcı tarafından değerlendirilip kabul edilmesi beklenmektedir (Lazar, 2009: 69). İkna amacıyla gönderilen sözlü ileti, alıcının bilinci doğrultusunda yargılayabileceği ve sonunda olumlu ya da olumsuz karar vererek gönderilen bilgiyi anlamlandıracağı bir süreç içerir. Burada kuşkusuz gönderen ile alıcı arasındaki sosyal ilişkinin önemi büyüktür. Alıcının, dinleyici olarak algıladığı ileti, kendi bilinci doğrultusunda güvenilir bir gönderici ise, alıcı konumundaki bireyin iletinin içerdiği bilgiye ikna olarak anlamlandırması olanaklıdır. Bahsedilen sosyal ilişkiye dayalı güven durumu ise, kitle iletişim araçları kaynaklı sözlü ileti de aynı doğrultuda işlemektedir. Kişi dinleyici olarak, güvenilir bulduğu sözel kitle iletişim kaynağına yöneldiği için ikna süreci daha kolay gelişir. Bilgi Paylaşımı İletişimin temel olarak en belirgin amacı bilgiyi almak ve bilgiyi yaymaktır. İnsan en sade ve kolay biçimde, sözel olarak bilgiyi verir ve alır. Günlük konuşmaların başlangıcının altında yatan neden bile bilgi alma ve verme istediğidir. Gün içerisinde ilk defa gördüğümüz bir tanıdığımıza sorduğumuz Nasılsınız?, Ne yapıyorsunuz? gibi sorular ve karşılığında bize sorulan benzer sorulara verdiğimiz cevaplar sözel bir bilgi alışverişi biçimidir. Örneğin, öğrenci ya da öğretmen olarak girdiğimiz derslerde amaç, öğrenmek istediğimiz akademik bilgiyi sözel iletişimi kullanarak almaktır. Sözel iletişim olarak bahsettiğimiz süreçler bütünü, genel olarak sözel bilginin hızlı bir şekilde paylaşımı için kullanılmaktadır. Bununla birlikte, daha önce bahsettiğimiz üzere, kitle iletişim araçlarında dinleyici olarak konumlandırılan bireyin dinleyici olarak en yaygın amaçlarından biri bilgiyi almaktır. Buna ek olarak, üç grup olarak bahsettiğimiz iletişim kurma amaçlarının en kapsayıcı olanı da bilgi paylaşımıdır. Hem sosyalleşme amacıyla hem de ikna amacıyla kurulan sözel iletişim, içerisinde karşı tarafa gönderilmek istenilen bilgiyi de içerir. Günlük hayat içerisinde kurduğunuz sözel ilişkiler bağlamında, kurduğunuz ilişkileri amaçlarına göre sınıflandırmaya çalışınız. 16

SÖZLÜ VE SÖZSÜZ İLETİŞİM

SÖZLÜ VE SÖZSÜZ İLETİŞİM T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 2882 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 1839 SÖZLÜ VE SÖZSÜZ İLETİŞİM Yazarlar Yrd.Doç.Dr. Canan ULUYAĞCI, Arş.Gör. Özgür ÇALIŞKAN (Ünite 1) Yrd.Doç.Dr. Fatma OKUMUŞ

Detaylı

T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 3275 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 2138 HAVACILIK EMNİYETİ

T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 3275 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 2138 HAVACILIK EMNİYETİ T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 3275 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 2138 HAVACILIK EMNİYETİ Yazarlar Doç.Dr. Ender GEREDE (Ünite 1, 5, 7, 8) Yrd.Doç.Dr. Uğur TURHAN (Ünite 2) Dr. Eyüp Bayram ŞEKERLİ

Detaylı

EIS526-H02-1 GİRİŞİMCİLİK (EIS526) Yazar: Doç.Dr. Serkan BAYRAKTAR

EIS526-H02-1 GİRİŞİMCİLİK (EIS526) Yazar: Doç.Dr. Serkan BAYRAKTAR GİRİŞİMCİLİK (EIS526) Yazar: Doç.Dr. Serkan BAYRAKTAR SAKARYA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Sakarya Üniversitesi ne aittir. "Uzaktan Öğretim" tekniğine

Detaylı

1.Bireyden Kitleye. 2.Habere İlk Adım: Gazete. 3.Her Yerdeki Ses: Radyo. 4.Düş mü, Gerçek mi?: Sinema. 5.Evdeki Dünya Televizyon

1.Bireyden Kitleye. 2.Habere İlk Adım: Gazete. 3.Her Yerdeki Ses: Radyo. 4.Düş mü, Gerçek mi?: Sinema. 5.Evdeki Dünya Televizyon 1.Bireyden Kitleye 2.Habere İlk Adım: Gazete 3.Her Yerdeki Ses: Radyo 4.Düş mü, Gerçek mi?: Sinema 5.Evdeki Dünya Televizyon 1 6.Becerikli F@reyle Uzaklara: İnternet 7.Markalar ve İmajlar: Reklam ve Halkla

Detaylı

İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi

İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi İLETİŞİMLETİŞİİŞİM İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi amaçlarla iletişim kurmaya devam

Detaylı

İletişim kavramı ve tanımı

İletişim kavramı ve tanımı İletişim kavramı ve tanımı Fransızca dan communication (haberleşme) İletişim haberleşmeyi de içeren daha geniş kapsamlı ileti alışverişi, toplumsal nitelikli bir etkileşim, paylaşım.. İletişim kavramının

Detaylı

Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme İLETİŞİM

Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme İLETİŞİM Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme İLETİŞİM Yrd.Doç.Dr. Gülçin Tan Şişman Eğitim Programları ve Öğretim İletişim "Ne kadar çok bilirsen bil, söylediklerin karsındakinin anlayacagı kadardır."

Detaylı

Halkla ilişkiler olgusunun temelinde iletişim vardır. Etkili bir halkla ilişkiler politikasının uygulanması büyük ölçüde ikili yönlü işleyen açık

Halkla ilişkiler olgusunun temelinde iletişim vardır. Etkili bir halkla ilişkiler politikasının uygulanması büyük ölçüde ikili yönlü işleyen açık Halkla ilişkiler olgusunun temelinde iletişim vardır. Etkili bir halkla ilişkiler politikasının uygulanması büyük ölçüde ikili yönlü işleyen açık iletişim kanallarının varlığına bağlıdır. Halkla ilişkilerde

Detaylı

VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA

VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA (BIP116) Yazar: Doç.Dr.İ.Hakkı.Cedimoğlu SAKARYA ÜNİVERSİTESİ Adapazarı Meslek Yüksekokulu Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Sakarya Üniversitesi ne aittir.

Detaylı

VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA (BTP104)

VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA (BTP104) VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA (BTP104) Yazar: Doç.Dr. İ. Hakkı CEDİMOĞLU S1 SAKARYA ÜNİVERSİTESİ Adapazarı Meslek Yüksekokulu Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Sakarya Üniversitesi ne aittir.

Detaylı

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde;

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde; Diploma Programı Çerçevesi Diploma programı her kültürün kendisine adapte edebileceği esnek bir program sunarak kendi değerlerini yitirmeyen uluslararası farkındalığa ulaşmış bireyler yetiştirmeyi hedefler.

Detaylı

elif bengü Bölüm 4 İLETİŞİM VE EĞİTİM

elif bengü Bölüm 4 İLETİŞİM VE EĞİTİM Bölüm 4 İLETİŞİM VE EĞİTİM İletişim Nedir? Birey veya bireylerin karşılıklı bilgi, duygu ve düşüncelerini paylaşma süreci iki birim arasındaki mesaj alış-verişi Öğretim Teknolojisinde İletişim Çağdaş eğitim

Detaylı

İletişimin Sınıflandırılması

İletişimin Sınıflandırılması İletişimin Sınıflandırılması Toplumsal ilişkiler sistemi olarak Kişiler arası Grup i Örgüt i Toplumsal Grup ilişkilerinin yapısına göre Biçimsel olmayan (informel) / yatay Biçimsel / Formel) /dikey Kullanılan

Detaylı

İletişim ve İletişim Sürecinde Halkla İlişkiler. Kişilerarası İletişim. Kişisel İlişkiler ve Davranış Geliştirme Süreci

İletişim ve İletişim Sürecinde Halkla İlişkiler. Kişilerarası İletişim. Kişisel İlişkiler ve Davranış Geliştirme Süreci ÜNİTE:1 İletişim ve İletişim Sürecinde Halkla İlişkiler ÜNİTE:2 Kişilerarası İletişim ÜNİTE:3 Kişisel İlişkiler ve Davranış Geliştirme Süreci ÜNİTE:4 İletişim Sürecinde Anlaşım ve Uzlaşma ÜNİTE:5 İletişim

Detaylı

İLETİŞİM VE İLETİŞİM SÜRECİ PSİKOLOG PSİKOTERAPİST AİLE DANIŞMANI SİBEL CESUR AKYUNAK

İLETİŞİM VE İLETİŞİM SÜRECİ PSİKOLOG PSİKOTERAPİST AİLE DANIŞMANI SİBEL CESUR AKYUNAK İLETİŞİM VE İLETİŞİM SÜRECİ PSİKOLOG PSİKOTERAPİST AİLE DANIŞMANI SİBEL CESUR AKYUNAK Ne şekilde iletişim kurarız? Genel olarak ne tür iletişimlerden söz edilebilir? İLETİŞİM Sözlü Sözsüz Sözlü iletişimde

Detaylı

Ek 1. Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Programı (CEFR) ve Europass Dil Pasaportu:

Ek 1. Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Programı (CEFR) ve Europass Dil Pasaportu: Ek 1. Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Programı (CEFR) ve Europass Dil Pasaportu: Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Programı (CEFR) dil öğrencilerinin bilgi beceri ve yeterlilik düzeylerinin belirlenmesinde standart

Detaylı

VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA

VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA (BIP116) Yazar: Doç.Dr.İ.Hakkı.Cedimoğlu SAKARYA ÜNİVERSİTESİ Adapazarı Meslek Yüksekokulu Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Sakarya Üniversitesi ne aittir.

Detaylı

Etkili Konuşmanın Özellikleri

Etkili Konuşmanın Özellikleri Etkili Konuşmanın Özellikleri Yalın bir tanımla konuşma, duygu ve düşüncelerimizi, görüp yaşadıklarımızı karşımızdakilere sözle iletme işidir. Konuşma günlük yaşamımızın bir parçası gibidir. Tıpkı soluk

Detaylı

ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ VE MATERYAL TASARIMI

ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ VE MATERYAL TASARIMI ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ VE MATERYAL TASARIMI Öğretim Teknolojisinin Kavramsal Çerçevesi Dr. Erinç Erçağ Kaynak: Editör: Prof. Dr. Hüseyin Uzunboylu - Öğretim Teknolojileri ve Materyal Tasarımı Eğitim Doğumdan

Detaylı

İLETİŞİM BECERİLERİ. Doç. Dr. Bahar Baştuğ

İLETİŞİM BECERİLERİ. Doç. Dr. Bahar Baştuğ İLETİŞİM BECERİLERİ Doç. Dr. Bahar Baştuğ AMAÇ VE HEDEFLER Hasta ve hasta yakınları, çalışma arkadaşları ile iletişimi ve ilişkileri geliştirmek için iletişim adına temel bilgileri vermek Hedef, etkin

Detaylı

EĞİTİM TEKNOLOJİSİ VE İLETİŞİM

EĞİTİM TEKNOLOJİSİ VE İLETİŞİM 1 EĞİTİM TEKNOLOJİSİ VE İLETİŞİM 2 ÖĞRETİM TEKNOLOJİSİ ve İLETİŞİM Öğretim teknolojisi, öğrenmenin amaçlı ve kontrollü olduğu durumlarda öğrenmeyle ilgili sorunların analizi ve çözümünde insanları, yöntemleri,

Detaylı

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri Dil Gelişimi Yaş gruplarına göre g temel dil gelişimi imi bilgileri Çocuklarda Dil ve İletişim im Doğumdan umdan itibaren çocukların çevresiyle iletişim im kurma çabaları hem sözel s hem de sözel olmayan

Detaylı

1.İkna Kavramı. 2. İknanın Psikolojik, Toplumsal ve Mantıksal Boyutları. 3. İkna Kuramları. 4. İkna Edici İletişimde Kaynak

1.İkna Kavramı. 2. İknanın Psikolojik, Toplumsal ve Mantıksal Boyutları. 3. İkna Kuramları. 4. İkna Edici İletişimde Kaynak 1.İkna Kavramı 2. İknanın Psikolojik, Toplumsal ve Mantıksal Boyutları 3. İkna Kuramları 4. İkna Edici İletişimde Kaynak 1 5. İkna Edici İletişimde Mesaj 6. İkna Edici İletişimde Mesajın Alıcıları 7. Sözsüz

Detaylı

Etkin Dinleme. Yönetici tarafından yazıldı Salı, 03 Mart :38 - Son Güncelleme Çarşamba, 18 Mart :25. Etkin Dinleme

Etkin Dinleme. Yönetici tarafından yazıldı Salı, 03 Mart :38 - Son Güncelleme Çarşamba, 18 Mart :25. Etkin Dinleme Etkin Dinleme DİNLEMEK Dinlemeyi öğrenen kişi, her konuşmadan olumlu bir mesaj alır... İnsan iletişiminin büyük bir çoğunluğu sözeldir. Sözel iletişimin ancak yarısı kısa bir süre sonra hatırlanabilir.

Detaylı

İletişimin Bileşenleri

İletişimin Bileşenleri Düşünce, bilgi ve duyguların; sözcük, yazı ve resim gibi semboller kullanarak anlaşılır hale getirilmesi, paylaşılması ve etkileşim sağlanmasıdır. İletişim Sürecinde; Dönüt (feedback) sağlanamıyorsa iletişim

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Jeopolitik POLS

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Jeopolitik POLS DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Jeopolitik POLS 411 7-8 3 + 0 3 5 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Seçmeli Dersin Koordinatörü Dersi Verenler

Detaylı

PDR ÇALIŞMALARIMIZ. 3. Sayı / Şubat - Mart 2016 ŞUBAT AYI ANA SINIFI ETKİNLİKLERİMİZ ŞUBAT AYI. sayfa 2. SINIF ETKİNLİKLERİMİZ. 2 de. sayfa.

PDR ÇALIŞMALARIMIZ. 3. Sayı / Şubat - Mart 2016 ŞUBAT AYI ANA SINIFI ETKİNLİKLERİMİZ ŞUBAT AYI. sayfa 2. SINIF ETKİNLİKLERİMİZ. 2 de. sayfa. ANA SINIFI ETKİNLİKLERİMİZ sayfa 2 de PDR ÇALIŞMALARIMIZ 2. SINIF ETKİNLİKLERİMİZ sayfa 4 te ANA SINIFI ETKİNLİKLERİMİZ Sınıflarımızda Ben Yapabilirim etkinliğini uyguladık. Etkinlikte; öğrencilerimizin

Detaylı

KAVRAMLAR TUTUMLAR BECERİLER

KAVRAMLAR TUTUMLAR BECERİLER SAYI: 5 SAYI: 5 ANASINIFI SINIF IV. PYP SORGULAMA ÜNİTESİ VELİ BÜLTENİ DİSİPLİNLERÜSTÜ TEMA: Dünyanın İşleyişi SÜRE: 10.04.2017-09.06.2017 ANA FİKİR: Hayvanların yaşamları üzerinde çevrenin ve insanların

Detaylı

Ankara Üniversitesi Geliştirme Vakfı Özel İlkokulu/Ortaokulu AİLE İÇİ İLETİŞİM

Ankara Üniversitesi Geliştirme Vakfı Özel İlkokulu/Ortaokulu AİLE İÇİ İLETİŞİM PDR BÜLTENİ Bülten Tarihi: Aralık 2016 Ankara Üniversitesi Geliştirme Vakfı Özel İlkokulu/Ortaokulu AİLE İÇİ İLETİŞİM Ankara Üniversitesi Geliştirme Vakfı Özel İlkokulu/Ortaokulu Psikolojik Danışma ve

Detaylı

BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ VE YAZILIM DERSİ (5 VE 6. SINIFLAR) Öğretim Programı Tanıtım Sunusu

BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ VE YAZILIM DERSİ (5 VE 6. SINIFLAR) Öğretim Programı Tanıtım Sunusu BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ VE YAZILIM DERSİ (5 VE 6. SINIFLAR) Öğretim Programı Tanıtım Sunusu İÇERİK Öğretim Programının Temel Felsefesi Öğretim Programının Temel Felsefesi Öğretim programları; bireyi topluma,

Detaylı

BIP116-H14-1 BTP104-H014-1

BIP116-H14-1 BTP104-H014-1 VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA (BIP116) Yazar: Doç.Dr.İ.Hakkı.Cedimoğlu SAKARYA ÜNİVERSİTESİ Adapazarı Meslek Yüksekokulu Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Sakarya Üniversitesi ne aittir.

Detaylı

İÇİNDEKİLER BÖLÜM - I

İÇİNDEKİLER BÖLÜM - I İÇİNDEKİLER BÖLÜM - I Eleştirel Düşünme Nedir?... 1 Bazı Eleştirel Düşünme Tanımları... 1 Eleştirel Düşünmenin Bazı Göze Çarpan Özellikleri... 3 Eleştirel Düşünme Yansıtıcıdır... 3 Eleştirel Düşünme Standartları

Detaylı

Üşenme, Erteleme, Vazgeçme.

Üşenme, Erteleme, Vazgeçme. KPSS YE NASIL ÇALIŞMALIYIZ KPSS YE NASIL ÇALIŞILIR? Üşenme, Erteleme, Vazgeçme. KPSS Matematik Dersine Nasıl Çalışılır MATEMATİK DERSİNE ÇALIŞMA YOLLARI 1-Matematik Dersi çalışmaya başlamadan önce her

Detaylı

ÜNİTE:1. Sosyolojiye Giriş ve Yöntemi ÜNİTE:2. Sosyolojinin Tarihsel Gelişimi ve Kuramsal Yaklaşımlar ÜNİTE:3. Kültür ve Kültürel Değişme ÜNİTE:4

ÜNİTE:1. Sosyolojiye Giriş ve Yöntemi ÜNİTE:2. Sosyolojinin Tarihsel Gelişimi ve Kuramsal Yaklaşımlar ÜNİTE:3. Kültür ve Kültürel Değişme ÜNİTE:4 ÜNİTE:1 Sosyolojiye Giriş ve Yöntemi ÜNİTE:2 Sosyolojinin Tarihsel Gelişimi ve Kuramsal Yaklaşımlar ÜNİTE:3 Kültür ve Kültürel Değişme ÜNİTE:4 Aile ve Toplumsal Gruplar ÜNİTE:5 1 Küreselleşme ve Ekonomi

Detaylı

1. Sosyolojiye Giriş, Gelişim Süreci ve Kuramsal Yaklaşımlar. 2. Kültür, Toplumsal Değişme ve Tabakalaşma. 3. Aile. 4. Ekonomi, Teknoloji ve Çevre

1. Sosyolojiye Giriş, Gelişim Süreci ve Kuramsal Yaklaşımlar. 2. Kültür, Toplumsal Değişme ve Tabakalaşma. 3. Aile. 4. Ekonomi, Teknoloji ve Çevre 1. Sosyolojiye Giriş, Gelişim Süreci ve Kuramsal Yaklaşımlar 2. Kültür, Toplumsal Değişme ve Tabakalaşma 3. Aile 4. Ekonomi, Teknoloji ve Çevre 5. Psikolojiye Giriş 1 6. Duyum ve Algı 7. Güdüler ve Duygular

Detaylı

İletişim, insan yaşamının tüm etkinlikleri ile ilgilidir, bu nedenle her zaman her yerde vardır. Toplumsaldır ve anlamların paylaşımıdır; temel amacı

İletişim, insan yaşamının tüm etkinlikleri ile ilgilidir, bu nedenle her zaman her yerde vardır. Toplumsaldır ve anlamların paylaşımıdır; temel amacı İLETİŞİM İLETİŞİM TANIMI Sözcük olarak dilimizdeki kullanımı yeni, kavram olarak eski olan "iletişim" değişik etkileşimleri, anlamları karşılamak için kullanılır. İleti alışverişi anlamında iletişim tüm

Detaylı

AKTIF (ETKİN) ÖĞRENME

AKTIF (ETKİN) ÖĞRENME AKTIF (ETKİN) ÖĞRENME 2 AKTIF (ETKİN) ÖĞRENME Aktif öğrenme, bireyin öğrenme sürecine aktif olarak katılımını sağlama yaklaşımıdır. Bu yöntemle öğrenciler pasif alıcı konumundan çıkıp yaparak yaşayarak

Detaylı

Editör Yrd.Doç.Dr. Nilüfer Fatma Göksu HALKLA İLİŞKİLER

Editör Yrd.Doç.Dr. Nilüfer Fatma Göksu HALKLA İLİŞKİLER Editör Yrd.Doç.Dr. Nilüfer Fatma Göksu HALKLA İLİŞKİLER Yazarlar Yrd.Doç.Dr. A. Naci Karabulut Yrd.Doç.Dr.M. Canan Can Murat Ertilav Nedim Yakut Neslihan İnanöz S. Eyyup Çiçek Senem Altay Sevilay Kılınçarslan

Detaylı

225 ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ. Yrd. Doç. Dr. Dilek Sarıtaş-Atalar

225 ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ. Yrd. Doç. Dr. Dilek Sarıtaş-Atalar 225 ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ Yrd. Doç. Dr. Dilek Sarıtaş-Atalar Bilgi Nedir? Bilme edimi, bilinen şey, bilme edimi sonunda ulaşılan şey (Akarsu, 1988). Yeterince doğrulanmış olgusal bir önermenin dile getirdiği

Detaylı

ELEKTRİK MAKİNELERİ (MEP 112) Yazar: Yrd. Doç. Dr. Mustafa Turan S1

ELEKTRİK MAKİNELERİ (MEP 112) Yazar: Yrd. Doç. Dr. Mustafa Turan S1 ELEKTRİK MAKİNELERİ (MEP 112) Yazar: Yrd. Doç. Dr. Mustafa Turan S1 SAKARYA ÜNİVERSİTESİ Adapazarı Meslek Yüksekokulu Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Sakarya Üniversitesi ne aittir. "Uzaktan

Detaylı

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ Ders Tanıtım Formu Dersin Adı Öğretim Dili İşaret Dili Türkçe Dersin Verildiği Düzey Ön Lisans () Lisans ( x) Yüksek Lisans() Doktora( ) Eğitim Öğretim Sistemi Örgün Öğretim (X) Uzaktan Öğretim( ) Diğer

Detaylı

ANADOLU ÜNİVERSİTESİ AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ İLKÖĞRETİM ÖĞRETMENLİĞİ LİSANS TAMAMLAMA PROGRAMI. Analiz. Cilt 2. Ünite 8-14

ANADOLU ÜNİVERSİTESİ AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ İLKÖĞRETİM ÖĞRETMENLİĞİ LİSANS TAMAMLAMA PROGRAMI. Analiz. Cilt 2. Ünite 8-14 ANADOLU ÜNİVERSİTESİ AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ İLKÖĞRETİM ÖĞRETMENLİĞİ LİSANS TAMAMLAMA PROGRAMI Analiz Cilt 2 Ünite 8-14 T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINLARI NO: 1082 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINLARI NO: 600

Detaylı

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci; Image not found http://bologna.konya.edu.tr/panel/images/pdflogo.png Ders Adı : İletişim Ders No : 090170122 : 2 Pratik : 0 Kredi : 2 ECTS : 2 Ders Bilgileri Ders Türü Öğretim Dili Öğretim Tipi Ön Koşul

Detaylı

ELEKTRİK MAKİNELERİ (MEP 112) (ELP211) Yazar: Yrd. Doç. Dr. Mustafa Turan S1

ELEKTRİK MAKİNELERİ (MEP 112) (ELP211) Yazar: Yrd. Doç. Dr. Mustafa Turan S1 ELEKTRİK MAKİNELERİ (MEP 112) Yazar: Yrd. Doç. Dr. Mustafa Turan S1 SAKARYA ÜNİVERSİTESİ Adapazarı Meslek Yüksekokulu Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Sakarya Üniversitesi ne aittir. "Uzaktan

Detaylı

ÖNSÖZ 5 1 İLETİŞİM SÜRECİ VE EĞİTİM...

ÖNSÖZ 5 1 İLETİŞİM SÜRECİ VE EĞİTİM... İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ 5 Bölüm 1 İLETİŞİM SÜRECİ VE EĞİTİM... 13 İletişim Sürecinin Ögeleri... 13 İletişim Sürecinin İşleme Süreci... 14 Kod ve Kodlama... 14 Etkili İletişimde Kodlama ve Kod Açımlama... 15

Detaylı

BULDAN DAKİ İLKÖĞRETİM SINIF ÖĞRETMENLERİNİN YAPISALCI ÖĞRENME HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ

BULDAN DAKİ İLKÖĞRETİM SINIF ÖĞRETMENLERİNİN YAPISALCI ÖĞRENME HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ BULDAN DAKİ İLKÖĞRETİM SINIF ÖĞRETMENLERİNİN YAPISALCI ÖĞRENME HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ Aylin YAZICIOĞLU Afyon Kocatepe Üniversitesi,Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı ÖZET: Eğitim,bireylerde istendik davranışları

Detaylı

DBE ÖĞRENME STİLLERİ ENVANTERİ ADI SOYADI DOĞUM TARİHİ UYGULAMA TARİHİ SIRA NO TAKİP NO. Eddie Van Halen

DBE ÖĞRENME STİLLERİ ENVANTERİ ADI SOYADI DOĞUM TARİHİ UYGULAMA TARİHİ SIRA NO TAKİP NO. Eddie Van Halen DBE ÖĞRENME STİLLERİ ENVANTERİ ADI SOYADI DOĞUM TARİHİ UYGULAMA TARİHİ SIRA NO TAKİP NO 1294142 Geliştirme - Güncelleme Tarihi: 2009-2015 Versiyon 2 GİRİŞ DBE ÖĞRENME STİLLERİ ENVANTERİ NEDİR? DBE Öğrenme

Detaylı

Medya Metin Yazarlığı (PR 427) Ders Detayları

Medya Metin Yazarlığı (PR 427) Ders Detayları Medya Metin Yazarlığı (PR 427) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Medya Metin Yazarlığı PR 427 Güz 0 3 0 3 4 Ön Koşul Ders(ler)i Dersin Dili

Detaylı

Sosyal Etki Teorisi. Sunan: M.Benan YAZICIOĞLU Sunum Tarihi: 27.02.2014

Sosyal Etki Teorisi. Sunan: M.Benan YAZICIOĞLU Sunum Tarihi: 27.02.2014 Sosyal Etki Teorisi Sunan: M.Benan YAZICIOĞLU Sunum Tarihi: 27.02.2014 Sosyal Etki ve Uyma Davranışı Sosyolojinin, toplumun bütününü kapsayan kanunu insan toplum hayatı yaşar kanunudur. İnsan bir toplumda

Detaylı

BEYİN ANATOMİSİ TEMPORAL VE FRONTAL LOB

BEYİN ANATOMİSİ TEMPORAL VE FRONTAL LOB BEYİN ANATOMİSİ TEMPORAL VE FRONTAL LOB TEMPORAL LOB Üst temporal gyrus Orta temporal gyrus Alt temporal gyrus Temporal loblar; duyusal girdilerin organize edilmesinde, işitsel algılamada, dil ve konuşma

Detaylı

ANADOLU ÜNİVERSİTESİ AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ İLKÖĞRETİM ÖĞRETMENLİĞİ LİSANS TAMAMLAMA PROGRAMI. Lineer. Cebir. Ünite 6. 7. 8. 9. 10

ANADOLU ÜNİVERSİTESİ AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ İLKÖĞRETİM ÖĞRETMENLİĞİ LİSANS TAMAMLAMA PROGRAMI. Lineer. Cebir. Ünite 6. 7. 8. 9. 10 ANADOLU ÜNİVERSİTESİ AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ İLKÖĞRETİM ÖĞRETMENLİĞİ LİSANS TAMAMLAMA PROGRAMI Lineer Cebir Ünite 6. 7. 8. 9. 10 T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINLARI NO: 1074 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINLARI

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. 3. (Güz) Yarıyıl BĠS210

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. 3. (Güz) Yarıyıl BĠS210 DERS BĠLGĠLERĠ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS Diksiyon ve Güzel KonuĢma BĠS210 3. (Güz) Yarıyıl 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Türkçe Dersin Seviyesi Ön Lisans Dersin Türü

Detaylı

MİTOLOJİ İLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR

MİTOLOJİ İLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR MİTOLOJİ İLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR Mit, Mitoloji, Ritüel DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 Kelime olarak Mit Yunanca myth, epos, logos Osmanlı Türkçesi esâtir, ustûre Türkiye Türkçesi: söylence DR. SÜHEYLA SARITAŞ

Detaylı

EIS526 -H01-1 GİRİŞİMCİLİK (EIS526) Yazar: Doç.Dr. Serkan BAYRAKTAR

EIS526 -H01-1 GİRİŞİMCİLİK (EIS526) Yazar: Doç.Dr. Serkan BAYRAKTAR GİRİŞİMCİLİK (EIS526) Yazar: Doç.Dr. Serkan BAYRAKTAR SAKARYA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Sakarya Üniversitesi ne aittir. "Uzaktan Öğretim" tekniğine

Detaylı

Aşk Her Yerde mi? - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

Aşk Her Yerde mi? - Genç Gelişim Kişisel Gelişim Aşk, üç harften oluşan, ancak herkes için ayrı bir anlam taşıyan dev bir sözcük. Yüzyıllarca şairlerin, filozofların, bilim adamlarının tanımlamaya çalıştığı, herkesin kendince yaşadığı, yaşamak istediği

Detaylı

MURAT ÖZBAY SERİSİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

MURAT ÖZBAY SERİSİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME DAŞÖZ, T. (2016). Murat Özbay Serisi Üzerine Bir Değerlendirme. Uluslararası Türkçe Edebiyat Kültür Eğitim Dergisi, 5(1), 526-533. MURAT ÖZBAY SERİSİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME Tuğçe DAŞÖZ Geliş Tarihi:

Detaylı

DYNAMIC BUSINESS ENGLISH

DYNAMIC BUSINESS ENGLISH PLACEMENT TEST Uzunluğu değişken, bilgisayar kontrollü olan bu Yerleştirme Sınavı kullanıcıları DynEd eğitim yazılımlarında düzeylerine uygun olan başlangıç noktasına yerleştirir. Bu sınav düzey olarak

Detaylı

ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ VE MATERYAL TASARIMI

ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ VE MATERYAL TASARIMI A) TEMEL KAVRAMLAR ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ VE MATERYAL TASARIMI Eğitim? Öğrenme? Öğretme? Öğretim? Eğitim Bireyin davranışlarında kendi yaşantısı yoluyla kasıtlı olarak istenilen yönde (eğitimin amaçlarına

Detaylı

İLETİŞİM VE TOPLUM B A H A R D Ö N E M İ N İ S A N D E R S S U N U M U

İLETİŞİM VE TOPLUM B A H A R D Ö N E M İ N İ S A N D E R S S U N U M U İLETİŞİM VE TOPLUM İ S T A N B U L T İ C A R E T Ü N İ V E R S İ T E S İ 2 0 1 4-2 0 1 5 B A H A R D Ö N E M İ M E D E N İ Y E T V E T O P L U M R E K T Ö R L Ü K D E R S İ 20-2 1 N İ S A N 2 0 1 5 D O

Detaylı

Bilişsel Aşama. Bölüm Beş. Öğrenme Aşamaları. Öğrenme Aşamaları

Bilişsel Aşama. Bölüm Beş. Öğrenme Aşamaları. Öğrenme Aşamaları Bilişsel Aşama Bölüm Beş Hareket hakkında genel bir bilgi edinmek. Öğrenen kendi kendine konuşur ve işe yarayabilecek stratejileri düşünerek çok fazla zaman harcar. Bu aşama bilişsel problem çözme aşamasıdır.

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Gelişim Kuramları 22 Eylem Kuramı ve Toplumsal Yapılandırmacılık 28

İÇİNDEKİLER. Gelişim Kuramları 22 Eylem Kuramı ve Toplumsal Yapılandırmacılık 28 İÇİNDEKİLER Önsöz/ Ahmet Yıldız 5 Giriş 11 Psikoloji kökenli modeller 15 Davranışçılık 15 Bilişselcilik 17 Bilişsel Yapılandırmacılık 20 Gelişim Kuramları 22 Eylem Kuramı ve Toplumsal Yapılandırmacılık

Detaylı

Beynin Temelleri BEYNİN TEMELLERİ 1: BEYNİN İÇİNDE NE VAR?

Beynin Temelleri BEYNİN TEMELLERİ 1: BEYNİN İÇİNDE NE VAR? Beynin Temelleri Kitabın geri kalanının bir anlam ifade etmesi için beyinle ve beynin nasıl işlediğiyle ilgili bazı temel bilgilere ihtiyacınız var. Böylece, ileriki sayfalarda nöron gibi bir sözcük kullandığımda

Detaylı

Türk Dili II (TURK 102) Ders Detayları

Türk Dili II (TURK 102) Ders Detayları Türk Dili II (TURK 102) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Türk Dili II TURK 102 Her İkisi 2 0 0 2 2 Ön Koşul Ders(ler)i Dersin Dili Dersin Türü

Detaylı

ÜNİTE:1. Sosyal Psikoloji Nedir? ÜNİTE:2. Sosyal Algı: İzlenim Oluşturma ÜNİTE:3. Sosyal Biliş ÜNİTE:4. Sosyal Etki ve Sosyal Güç ÜNİTE:5

ÜNİTE:1. Sosyal Psikoloji Nedir? ÜNİTE:2. Sosyal Algı: İzlenim Oluşturma ÜNİTE:3. Sosyal Biliş ÜNİTE:4. Sosyal Etki ve Sosyal Güç ÜNİTE:5 ÜNİTE:1 Sosyal Psikoloji Nedir? ÜNİTE:2 Sosyal Algı: İzlenim Oluşturma ÜNİTE:3 Sosyal Biliş ÜNİTE:4 Sosyal Etki ve Sosyal Güç ÜNİTE:5 1 Tutum ve Tutum Değişimi ÜNİTE:6 Kişilerarası Çekicilik ve Yakın İlişkiler

Detaylı

MEKATRONİĞE GİRİŞ (EEP251)

MEKATRONİĞE GİRİŞ (EEP251) MEKATRONİĞE GİRİŞ (EEP251) Yazar: Yrd.Doç.Dr. Durmuş KARAYEL S1 SAKARYA ÜNİVERSİTESİ Adapazarı Meslek Yüksekokulu Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Sakarya Üniversitesi ne aittir. "Uzaktan

Detaylı

Etkili Sunum Teknikleri. Öğr. Gör. Murat YAZICI

Etkili Sunum Teknikleri. Öğr. Gör. Murat YAZICI Etkili Sunum Teknikleri Öğr. Gör. Murat YAZICI ETKİLİ SUNUM TEKNİKLERİ Nedir? Bir konuyu, mesajı iletmek amacıyla gerçekleştirilen sözlü ve/veya görsel iletişimdir. Amaç? İletilmek istenilen mesajların

Detaylı

Söylem Çözümlemesi (ETI205) Ders Detayları

Söylem Çözümlemesi (ETI205) Ders Detayları Söylem Çözümlemesi (ETI205) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Kredi AKTS Saati Söylem Çözümlemesi ETI205 Güz 3 0 0 3 6 Ön Koşul Ders(ler)i Dersin Dili Dersin

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER

AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER Özgül ÜNLÜ HBÖ- HAREKETE GEÇME ZAMANI BU KONU NİÇİN ÇOK ACİLDİR? Bilgi tabanlı toplumlar ve ekonomiler bireylerin hızla yeni beceriler edinmelerini

Detaylı

Pazarlamanın Önemi. Toplumsal açıdan önemi. İşletmeler açısından önemi. Para Uzmanlık Pazar - 1. BBY 465, 6 Ekim 2015

Pazarlamanın Önemi. Toplumsal açıdan önemi. İşletmeler açısından önemi. Para Uzmanlık Pazar - 1. BBY 465, 6 Ekim 2015 Pazarlamanın Önemi Toplumsal açıdan önemi Para Uzmanlık Pazar İşletmeler açısından önemi - 1 Pazarlamanın Topluma Sağladığı Katkılar Toplumun gereksinim ve isteklerini karşılama hizmeti görür Ekonomik

Detaylı

DAVRANIŞ BİLİMLERİ ÜZERİNE YRD.DOÇ.DR. ÖZGÜR GÜLDÜ

DAVRANIŞ BİLİMLERİ ÜZERİNE YRD.DOÇ.DR. ÖZGÜR GÜLDÜ DAVRANIŞ BİLİMLERİ ve İLETİŞİM DAVRANIŞ BİLİMLERİ ÜZERİNE YRD.DOÇ.DR. ÖZGÜR GÜLDÜ Davranış Bilimleri üzerine Davranış Bilimleri insan davranışını, davranışa etki eden toplumsal, psikolojik, grupsal ve

Detaylı

Öğretim Materyallerinin Eğitimdeki Yeri ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ VE MATERYAL TASARIMI. Dr. Ümmühan Avcı Yücel Esin Ergün

Öğretim Materyallerinin Eğitimdeki Yeri ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ VE MATERYAL TASARIMI. Dr. Ümmühan Avcı Yücel Esin Ergün ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ VE MATERYAL TASARIMI Dr. Ümmühan Avcı Yücel Esin Ergün Bu bölümü tamamladıktan sonra; Bu bölümü tamamladıktan sonra; Bir öğretim materyali seçerken hangi unsurlara dikkat edilmesi

Detaylı

ETKİLİ İLETİŞİM TEKNİKLERİ

ETKİLİ İLETİŞİM TEKNİKLERİ ETKİLİ İLETİŞİM TEKNİKLERİ Doç. Dr. Hakan OĞUZ KSÜ Orman Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü 1 İKNA SÜRECİNİN UNSURLARI Kaynak İleti Kanal Alıcı 2 İLETİ İkna edici iletişimdeki bir diğer önemli öge de iletidir.

Detaylı

T.C. DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ANABİLİMDALI İLKÖĞRETİM PROGRAM SINIF ÖĞRETMENLİĞİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİNDE YENİ YAKLAŞIMLAR

T.C. DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ANABİLİMDALI İLKÖĞRETİM PROGRAM SINIF ÖĞRETMENLİĞİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİNDE YENİ YAKLAŞIMLAR T.C. DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ANABİLİMDALI İLKÖĞRETİM PROGRAM SINIF ÖĞRETMENLİĞİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİNDE YENİ YAKLAŞIMLAR HAZIRLAYAN KEMAL ÖZDEMİR 201291321308 KÜTAHYA@2012 Konu: Türkçe

Detaylı

3. SINIFLAR BU AY NELER ÖĞRENECEĞİZ? OCAK

3. SINIFLAR BU AY NELER ÖĞRENECEĞİZ? OCAK 3. SINIFLAR BU AY NELER ÖĞRENECEĞİZ? 04 22 OCAK TÜRKÇE ÖĞRENME ALANI: DİNLEME 1. Dinleme Kurallarını Uygulama 1. Dinlemeye hazırlık yapar. 2. Dinleme amacını belirler. 3. Dinleme amacına uygun yöntem belirler.

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Önsöz... İçindekiler... Birinci Bölüm İLETİŞİM

İÇİNDEKİLER. Önsöz... İçindekiler... Birinci Bölüm İLETİŞİM İÇİNDEKİLER Önsöz... İçindekiler... iii v Birinci Bölüm İLETİŞİM A. İLETİŞİM... 1 1. İletişim Kavramı, Tanımı ve Önemi... 1 2. İletişimin Özellikleri... 3 3. İletişimin Fonksiyonları... 5 4. İletişim Süreci

Detaylı

Türkçe Ders Kitaplarının İncelenmesi

Türkçe Ders Kitaplarının İncelenmesi Türkçe Ders Kitaplarının İncelenmesi Yazar Prof.Dr. Özcan DEMİREL ÜNİTE 10 Amaçlar Bu üniteyi çalıştıktan sonra; Türkçe ders kitaplarını incelerken dikkat edilecek ölçütleri sıralayabilecek, ölçüt dayanıklı

Detaylı

Bu çalışma insan kaynakları dersinde yapılan kariyer yönetimi konulu sunumun metin halidir.

Bu çalışma insan kaynakları dersinde yapılan kariyer yönetimi konulu sunumun metin halidir. Eğitişim Dergisi. Sayı: 16. Ağustos 2007 GİRİŞ Bu çalışma insan kaynakları dersinde yapılan kariyer yönetimi konulu sunumun metin halidir. KARİYER YÖNETİMİ 1 / 13 Kariyer, bireyin iş yaşantısındaki aktivite,

Detaylı

DYNAMIC BUSINESS ENGLISH

DYNAMIC BUSINESS ENGLISH PLACEMENT TEST Uzunluğu değişken, bilgisayar kontrollü olan bu Yerleştirme Sınavı kullanıcıları DynEd eğitim yazılımlarında düzeylerine uygun olan başlangıç noktasına yerleştirir. Bu sınav düzey olarak

Detaylı

Irmak Neden Farklıdır? >> 20. Eğitim Yılımızı Tamamlarken...

Irmak Neden Farklıdır? >> 20. Eğitim Yılımızı Tamamlarken... > 20. Eğitim Yılımızı Tamamlarken... «IRMAK NEDEN FARKLIDIR?» 20. Eğitim Yılımızı Tamamlarken Değerli Irmak Ailesi; 20. Eğitim yılımızı tamamlarken kurumumuzun geldiği farklı

Detaylı

BÖLÜM II : ÖĞRENCİ DAVRANIŞLARINI ETKİLEYEN SOSYALVE PSİKOLOJİK FAKTÖRLER... 29

BÖLÜM II : ÖĞRENCİ DAVRANIŞLARINI ETKİLEYEN SOSYALVE PSİKOLOJİK FAKTÖRLER... 29 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... III BÖLÜM I :YÖNETİM VE SINIF YÖNETİMİ... 11 Yönetim... 13 Sınıf Yönetimi Kavramı... 15 Sınıf Yönetimi... 16 Sınıf Yönetimi Gelişimi... 17 Sınıf Yönetiminin Önemi... 18 Sınıf Yönetimi

Detaylı

% 83 % 10 % 4 % 2 % 1. Görme. İşitme. Koklama. Dokunma. Tatma

% 83 % 10 % 4 % 2 % 1. Görme. İşitme. Koklama. Dokunma. Tatma % 10 % 83 İşitme Görme % 1 % 2 % 4 Dokunma Tatma Koklama ÖĞRENME Araç gereçler öğrenme işlemine katılan duyu sayısını artırarak daha fazla ve kalıcı öğrenmenin gerçekleşmesine yardımcı olurlar. Öğretim

Detaylı

ÜNİTE 1: Pazarlamanın Konusu, Kapsamı, Gelişimi ve. Değer Kavramı. ÜNİTE 2: Pazarlama Çevresi ve Bilgi Sistem ÜNİTE 3: Pazarlar ve Davranışlar

ÜNİTE 1: Pazarlamanın Konusu, Kapsamı, Gelişimi ve. Değer Kavramı. ÜNİTE 2: Pazarlama Çevresi ve Bilgi Sistem ÜNİTE 3: Pazarlar ve Davranışlar ÜNİTE 1: Pazarlamanın Konusu, Kapsamı, Gelişimi ve Değer Kavramı ÜNİTE 2: Pazarlama Çevresi ve Bilgi Sistem ÜNİTE 3: Pazarlar ve Davranışlar ÜNİTE 4: Pazarlama Yönetimi ÜNİTE 5: 1 Ürün Yönetimi ÜNİTE 6:

Detaylı

YABANCI DİLLER YÜKSEKOKULU İNGİLİZCE DERS İÇEREKLERİ

YABANCI DİLLER YÜKSEKOKULU İNGİLİZCE DERS İÇEREKLERİ YABANCI DİLLER YÜKSEKOKULU İNGİLİZCE DERS İÇEREKLERİ DERS KODU: AFE 123 AFE 153 Okuma, Bilimsel Yazı & Eleştirel Düşünme I DERS KODU: AFE 124 AFE 154 Okuma, Akademik Yazma ve Eleştirel Düşünme I I Üç saatlık

Detaylı

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. Eğitimde Sanatın Önceliği. Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ Sanat, günlük yaşayışa bir anlam ve biçim kazandırma çabasıdır. Sanat, yalnızca resim, müzik,

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Devletler Genel Hukuku I LAW213 3 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi

Detaylı

Üşenme, Erteleme, Vazgeçme.

Üşenme, Erteleme, Vazgeçme. KPSS YE NASIL ÇALIŞMALIYIZ KPSS YE NASIL ÇALIŞILIR? Üşenme, Erteleme, Vazgeçme. KPSS Matematik Dersine Nasıl Çalışılır MATEMATİK DERSİNE ÇALIŞMA YOLLARI 1-Matematik Dersi çalışmaya başlamadan önce her

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS EKONOMİYE GİRİŞ I ECON 111 1 3 + 0 3 7. Yrd. Doç. Dr. Alper ALTINANAHTAR

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS EKONOMİYE GİRİŞ I ECON 111 1 3 + 0 3 7. Yrd. Doç. Dr. Alper ALTINANAHTAR DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS EKONOMİYE GİRİŞ I ECON 111 1 3 + 0 3 7 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili İngilizce Dersin Seviyesi Lisans Dersin Türü Dersin Koordinatörü Dersi Verenler

Detaylı

İletişimin Öğeleri SINIFTA İLETİŞİM SÜRECİ 31.05.2014. İletişim Kavramı Kişilerarası duygu, düşünce ve bilgi alışverişidir.

İletişimin Öğeleri SINIFTA İLETİŞİM SÜRECİ 31.05.2014. İletişim Kavramı Kişilerarası duygu, düşünce ve bilgi alışverişidir. İletişim Kavramı Kişilerarası duygu, düşünce ve bilgi alışverişidir. SINIFTA İLETİŞİM SÜRECİ Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu.tr Bilgi ve duygu üretme, aktarma ve anlamlandırma sürecidir.

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS İŞLETMEYE GİRİŞ SPRI 250 2 3 + 0 3 4

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS İŞLETMEYE GİRİŞ SPRI 250 2 3 + 0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS İŞLETMEYE GİRİŞ SPRI 250 2 3 + 0 3 4 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi Verenler

Detaylı

Öğrenme, Örgütsel Öğrenme

Öğrenme, Örgütsel Öğrenme Öğrenme, Örgütsel Öğrenme Öğrenme: Kişide istediği sonuca ulaşmak amacıyla hareket etmesini engelleyecek çeşitli eksiklikleri tamamlamasını sağlayacak bir süreç Hayatın her sürecinde öğrenme İşyerinde

Detaylı

DİLBİLİM NEDİR? Dav d CRYSTAL. Çeviren: Ahmet BENZER

DİLBİLİM NEDİR? Dav d CRYSTAL. Çeviren: Ahmet BENZER DİLBİLİM NEDİR? Dav d CRYSTAL Çeviren: Ahmet BENZER David Crystal Çeviren: Ahmet Benzer Dilbilim Nedir? ISBN 978-605-318-485-0 DOI 10.14527/9786053184850 Kitabın orijinal adı: What is Linguistics? Baskı

Detaylı

MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK

MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK Matematik,adını duymamış olsalar bile, herkesin yaşamlarına sızmıştır. Yaşamın herhangi bir kesitini alın, matematiğe mutlaka rastlarsınız.ben matematikten

Detaylı

T.C. PLATO MESLEK YÜKSEKOKULU. MEDYA VE İLETİŞİM PROGRAMI YENİ MEDYA IV. HAFTA Öğr. Gör. TİMUR OSMAN GEZER timurosmangezer@plato.edu.

T.C. PLATO MESLEK YÜKSEKOKULU. MEDYA VE İLETİŞİM PROGRAMI YENİ MEDYA IV. HAFTA Öğr. Gör. TİMUR OSMAN GEZER timurosmangezer@plato.edu. T.C. PLATO MESLEK YÜKSEKOKULU MEDYA VE İLETİŞİM PROGRAMI YENİ MEDYA IV. HAFTA Öğr. Gör. TİMUR OSMAN GEZER timurosmangezer@plato.edu.tr İÇERİK Yeni Medyanın Özellikleri YENİ MEDYANIN ÖZELLİKLERİ Etkileşim

Detaylı

YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ DERS: SINIF YÖNETİMİ DERSİN ÖĞRETİM ELEMANI: DOÇ. DR. ZEHRA ALTINAY

YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ DERS: SINIF YÖNETİMİ DERSİN ÖĞRETİM ELEMANI: DOÇ. DR. ZEHRA ALTINAY YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ DERS: SINIF YÖNETİMİ DERSİN ÖĞRETİM ELEMANI: DOÇ. DR. ZEHRA ALTINAY Etkili Sınıf Yönetiminde Öğretmen Rol ve Görevleri Öğretmen, okullarda istendik öğrenmelerin

Detaylı

Engellilere Yönelik Tutumların Değiştirilmesi ZEÖ-II 2015

Engellilere Yönelik Tutumların Değiştirilmesi ZEÖ-II 2015 Engellilere Yönelik Tutumların Değiştirilmesi ZEÖ-II 2015 Ön yargı Farklılık Tutumlar Korkular Kaygılar Tabular Hoşgörü Tahammül Farklılıklar Hepimiz birbirimizden farklıyız. Aşağıdakileri kabul ettiğimizde

Detaylı

Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Çalışan Sağlığı ve Bilimsel Kapasitenin Güçlendirilmesi Projesi

Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Çalışan Sağlığı ve Bilimsel Kapasitenin Güçlendirilmesi Projesi Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Çalışan Sağlığı ve Bilimsel Kapasitenin Güçlendirilmesi Projesi Şu anki sunumun yapılmasına imkan tanıyan bu proje, 692188 sayılı anlaşma kapsamındaki AB Horizon 2020 Araştırma

Detaylı

Ege Üniversitesi Elektrik Elektronik mühendisliği Türk Dili 1. Vize ders notları ve örnek soruları

Ege Üniversitesi Elektrik Elektronik mühendisliği Türk Dili 1. Vize ders notları ve örnek soruları Ege Üniversitesi Elektrik Elektronik mühendisliği Türk Dili 1. Vize ders notları ve örnek soruları DİL Dil bir iletişim aracıdır. O insan düşüncesini en ince ayrıntısıyla aktarmaya yarayan bir mucizedir.

Detaylı

Öğrenme Stili Nedir?

Öğrenme Stili Nedir? Öğrenme Stili Nedir? «Öğrenme stili parmak izi kadar kişiye özgüdür» Öğrenme stili kişisel öğrenme yolumuzdur. Öğrenme bireylerde farklı yollarla sağlanabilir. Öğrenme stilini bilen, kendi zayıf ve güçlü

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER HALKLA İLİŞKİLERDE İMAJ VE SOSYAL SORUMLULUK. Yrd.Doç.Dr. Özgür GÜLDÜ

HALKLA İLİŞKİLER HALKLA İLİŞKİLERDE İMAJ VE SOSYAL SORUMLULUK. Yrd.Doç.Dr. Özgür GÜLDÜ HALKLA İLİŞKİLER HALKLA İLİŞKİLERDE İMAJ VE SOSYAL SORUMLULUK Genel anlamda imaj, kişilerin bir başka kişi, obje ve kurumlar hakkında düşünceleridir. Kişi ve kuruluşlar ile ilgili görüşler ve düşüncelerin

Detaylı