Kızıl Bayrak ve Üç- Renkli Bayrak (Alain Badiou)

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Kızıl Bayrak ve Üç- Renkli Bayrak (Alain Badiou)"

Transkript

1 Kızıl Bayrak ve Üç- Renkli Bayrak (Alain Badiou) 7 Şubat 2015 hayalgucuiktidara.org "İster İslam dininin sekter oluşumlarından, isterse Fransız ulusal kimliğinin ve Batı nın üstünlüğüne inananlardan oluşsun kimlikçi ve katil faşist gruplara karşı mücadeleye diğer bayrakları tekrar geri getirmek gerekiyor: Kızıl bayrakları." 1. Arka plan: Dünya Durumu Dünya bugün bütünüyle küresel kapitalizmin suretince kuşatılmış ona keyfince hükmeden uluslararası oligarşiye tâbi ve tüm dünyada tanınan yegâne evrensellik olan parasal soyutlamaya kul köle olmuş vaziyette. Bizler hayli zahmetli bir zaman aralığında yaşıyoruz: Öyle ki, Komünizm Fikri nin ikinci tarihsel aşamasının (savunulamaz, terörist «devlet komünizmi» inşası) sonu ile üçüncü aşamasını (gerçeğe uygun bir şekilde, «tüm bir insanlığın kurtuluşu» politikasını uygulayan Komünizm) birbirinden ayıran bir zaman aralığı bu. Bu bağlamda, vasat bir entelektüel konformizm, mevcut olanın

2 tekrarından gayrı bir geleceğin olmayışı fikrine eşlik eden, aynı anda hem derdine yanan hem derdinden memnun bir tevekkül hâli oluşmakta. Kimliklerin çeşitliliği kisvesindeki kimlikçiliğin öteki yüzü olarak bazen mantıklı, bazen akıl almaz derecede ürkütücü; umutsuz ve ölümcül bir kimliğin; yoz kapitalizmin ve katil çeteciliğin karışımı bir muadilin ortaya çıkışına ve ölüm içgüdüsüne teslim bir çeşit tepkisel öznelliğin çeşitçi kimliğe karşı verdiği manyakça yanıta şahit olmaktayız. Bu yanıt, yeri geldiğinde kendini beğenmiş sözüm ona kimlik karşıtı kimlikçileri de uykudan uyandırıyor. Hâkim ve uygar kapitalizmin vatanı «Batı daki» komplo senaryosu, kan döken terörizm imasıyla «İslamcılığın» karşısında. Bir tarafta belli belirsiz tanrılarını cesetlerle kutsamak için isyan bayrağı açmış silahlı katil çeteler ve aşırı silahlanmış bireyler; diğer tarafta da insan hakları ve demokrasi adına diğer tüm devletleri (Yugoslavya, Irak, Libya, Afganistan, Sudan, Kongo, Mali, Orta Afrika Cumhuriyeti ) yerle bir eden vahşet dolu uluslararası askeri müdahaleler. Öyle ki, bu askeri müdahaleler hâlihazırda büyük şirketlerin üzerinde semirdiği petrol arazilerini, madenleri, gıda kaynaklarını ve kuşatılmış bölgeleri güvence altına almak adına belirsiz, kırılgan olan bir barış ihtimalini de en azılı haydutlarla pazarlık konusu etmekten öteye geçemiyor. Bütün bunlar, gerçek evrenselcilik vuku buluncaya, insanlığın kaderi yine insanlığın kendisi tarafından tayin edilinceye ve dolayısıyla Komünizm fikrinin yeni ve kararlı bir politik- tarihsel cisimleşmesi, iktidarını dünya ölçeğinde konuşlandırıncaya kadar sürecek. Böylece mülk sahipleri ve uşaklarının oligarşisi için devletlerin kulluğu, köleliği; parasal soyutlama ve nihayetinde zihinleri tahrip edip ölüme çağıran kimlikler de, karşı- kimlikler de yok edilmiş olacak. Dünya durumunun vadesi geç de olsa dolmakta her türünden, tüm insanlığın kaderinde bütün kimlikler eşitlik ve barış içinde bütünleştiği zaman (ki kimlikler her daim olacaktır, şeklen tezat oluşturacaklardır) gecikmiş bu vade dolmuş olacak. 2. Fransa Özelinde: Charlie- Hebdo ve «Cumhuriyet» Yetmişli yılların başkaldıran radikal solundan doğan Charlie- Hebdo bir sürü entelektüel, politikacı, «yeni filozof», iktidarsız iktisatçı ve muhtelif soytarı gibi demokrasinin, cumhuriyetin, laikliğin, kanaat özgürlüğünün, serbest teşebbüsün, cinsel özgürlüğün, bağımsız devletin kısaca yerleşik siyasi ve ahlaki düzenin aynı anda hem alaycı, hem de hararetli bir savunucusuna dönüşmüştü. Süregelen şartlarda zihinlerin köhnemesi misali, böylesi bir dönüş hali bolca mevcuttur ve kendi başına, pek bir fayda sağlamaz. Çok yeni gibi görünen aslında Fransa da son yüzyılın seksenli yıllarından itibaren başlanmış olan, yeni türden bir iç düşmanın sabırla inşasıydı: Müslümanlar. «

3 İfade özgürlüğünü» tarumar eden sayısız ceza kanunundan, kılı kırk yaran kılık kıyafet denetimlerine; tarihsel anlatıya değin yeni yasakların ve yeni polisiye dizilerin izinde bir gayretle sürdü bu inşa. Cezayir Savaşı ndan beri «Sol» ve Ulusal Cephe nin karşı konulmaz yükselişi arasındaki bir tür rekabet, açık ve samimi sömürgeci ırkçılığın icrasıyla da köpürdü bu durum. Sebeplerinin çeşitliliği nasıl olursa olsun, hakikat, Muhammed den günümüze Müslüman ın, Charlie- Hebdo nun kötü arzu nesnesi haline dönüşmüş olmasıydı. Müslümanları acı alaylarla ezmek ve adetleriyle dalga geçmek bu satışları düşmüş «mizah» dergisinin satışının temeli haline gelmişti, biraz benzerlikle bir zaman önce «Bécassine» adıyla, Bretonya dan Parisli burjuva çocuklarının kıçını silmek için gelen fakir köylülerle (devrin Hristiyanlarıyla ) alay edildiği gibi. Bütün bunlar özünde pek de yeni şeyler değil. Kurulu Fransız parlamenter düzeni - en azından kurucu sözleşmesinden; Thiers, Jules Ferry, Jules Favre ve «cumhuriyetçi» solun diğer başka önde gelen isimleri tarafından, 1871 de Paris sokaklarında yirmi bin işçinin katliamındaki becerisine bu «cumhuriyetçi pakt» etrafında toparlanan pek çok eski solcu dahi, bir takım huzursuz kaynamaların kaynağı olarak hep kent dışındaki varoşlardan, çeperdeki fabrikalardan, ve varoşların karanlık birahanelerinden şüphe etmişlerdi. Kötü eğitimli karanlık genç adamların yaşadığı bu bölgelere her zaman kuvvetli polis ekipleri gönderilmiş, hapishaneler sayısız bahaneyle dolup taşmıştı. Muhbirler «gençlik çetelerinin» içine adice sızdırılmışlardı. Cumhuriyet de, sömürgeci imparatorluktan kalma isyan bastırma yöntemleri sayesinde katliamlarını ve ihtiyaç duyduğu yeni köleleştirme biçimlerini çoğaltmıştı. En küçük Afrikalı ve Asyalı küçük kasaba karakollarında dahi «şüphelilere» kesintisiz olarak işkence edildiği bu kan dökücü imparatorluğa, Jules Ferry gibi cumhuriyetçi paktın gerçek bir militanının Fransa nın «uygarlaştırıcı görevini» yücelttiği beyannamelerinde imtiyaz sunulmuştur. Eğitimsiz ve işe yaramaz takımından olmalarının ötesinde, (öyle gözüküyor ki şanlı Cumhuriyet okulu bu durumdan kendisine hiç bir pay çıkarmıyor ve hatanın öğrencilerde değil de kendisinde olduğuna bir türlü ikna olmuyor) kenar mahallelerde azımsanamayacak sayıda gencin tümünün Afrika kökenli proleter ailelerden olduklarını yahut, hayatta kalmak için bizzat Afrika dan geldiklerini ve bu yüzden de çoğunlukla İslam dinine mensup olduklarını fark edebiliyor musunuz? Nihayetinde hem proleter, hem sömürgeleştirilmiş olmak: İtibar edilmemek ve ciddi ölçüde baskıcı tedbirlere maruz kalmak için iki sebeptir. Ne mutlu ki polis, aşırı sağdan olduğu kadar, azimli soldan da olabilen hükümetlerimizin aydınlık politikaları doğrultusunda işine ne gelirse onu yapmakta. Var sayalım ki siyah bir genç yahut Arap kılıklısınız yahut yasak olduğu için kendi özgür isyan hissiyle saçlarını örtmeye karar vermiş genç bir kadınsınız. İşte o zaman demokrat polisimiz tarafından sokakta önünüzün kesilmesi ve çoğunlukla bir karakola götürülüp

4 alıkonma ihtimaliniz, «Fransız» cevherine sahip birininkine karşılık dokuz, on kat daha fazladır. Zira gayet basittir: Fransız demek kuvvetle muhtemel ne proleter, ne de eski- sömürge olan birinin görünüşünde olmak demektir. Ne de Müslüman Charlie Hebdo, bir anlamda, bu polisiye adetleri çığıra çığıra taklit etmekteydi. Charlie Hebdo'nun karikatürlerinin odağında kendi başına bir olumsuzluk gibiymişçesine Müslüman dan ziyade, köktencilerin terörist faaliyetlerinin olduğu söyleniyor. Bu çok açık bir şekilde, nesnel olarak yanlış. Sıradan bir karikatürlerini ele alalım: Çıplak bir çift kıç - bu kadar yazansa şu: «Peki Muhammed'in kıçı, işimize yarar mı?». Müminlerin Peygamber'i, bu kepazeliğin sürekli hedefi, günümüz teröristi olabilir mi? Bunun hiç bir politika ile ilgisi olamaz. «İfade özgürlüğünün» görkemli bayrağıyla da bir ilgisi yok. Bu İslam'ı hedef alan gülünç ve kışkırtıcı bir müstehcenlik, o kadar. Ve düşük düzeyden kültürel ırkçılıktan da daha fazlası değil, mahallenin taşkın Lepen'cilerini gülmekten kırmak için yapılmış bir «şaka». Karnı tok, sırtı pek olanları memnun edecek bu hoş «Batılı» şaka, aslında bir tahriktir; yalnız içler acısı koşullarda yaşamaya devam eden Afrikalı, Ortadoğulu ya da Asyalı geniş halk kitlelerine karşı değil; aynı zamanda çöp kutularımızı boşaltan, bulaşıklarımızı yıkayan, tadilatımızı yapan, telaş içinde lüks otel odalarımızı temizleyen ya da sabahın saat dördünde büyük bankaların camlarını temizleyen işçi kitlelerine karşı da yapılan bir şakadır bu. Kısacası, işleri ve aynı zamanda karmakarışık yaşamları, tehlike altındaki seyahatleri, birden fazla dil bilmeleri- konuşmaları, varoluşa dair bilgelikleri ve bir kurtuluş politikasının neye tekabül edeceğine dair yetenekleriyle bu halk, tüm dinlere dair meseleler bir yana, en azından ciddiye alınmayı - ve evet hatta hayranlık duyulmayı da hak etmektedir. Zamanında, on sekizinci yüzyılda, görünüşte din karşıtı olan, oysa aslında insanları alaya alan cinsel içerikli şakalar bir çeşit kışla «mizahı» ortaya çıkarmıştı. Voltaire in Jeanne d Arc hakkındaki müstehcen yorumlarına bakın: Orleanslı Bakire, tam da Charlie Hebdo ya yaraşır türdendi. Sırf yüce gönüllü Hıristiyan bir kadın kahramana yöneltilmiş bu arsız şiire bakarak bile alt sınıftan Voltaire imizin eleştirel düşüncenin hakiki ve güçlü ışığını kesinlikle yansıtmadığını dile getirebiliriz. Bu aynı zamanda Robespierre in, Devrim in kalbini oluşturan din karşıtı şiddeti mahkûm ederek nasıl da bilgece davrandığını, ve neticesinde eline toplumsal muhalefet ve iç savaştan başka hiç bir şey geçmediğini de gösteriyor. Bu aynı zamanda bizi şunu düşünmeye de itiyor: İnsanlar kasten ya da değil - Fransız demokratik düşüncesini bölen Rousseau nun gerçek anlamda demokratik ve ilerlemeci yaklaşımından yana mı olmalılar, yoksa birer hedonist ve şüpheci de olan şehvet düşkünü iş bitiricilerden ve varlıklı spekülatörlerden yana mı olmalılar? Nitekim Voltaire i hakiki kavgalarda galip kılan da işte omzundaki bu şeytanlardı. Fakat günümüzde bütün bunlar leş gibi sömürgeci zihniyet kokmakta tıpkı

5 başörtüsü karşıtı yasanın Breton başlığıyla dalga geçilen Bécassine tiplemesini yeniden hatırlatması gibi - Ve bütün bunlar aynı zamanda, kültürel faşizmin gözü kör bir düşmanlık ve köhnemiş bir cehaletle birleşip kendi hallerinden pek memnun küçük burjuvalarımızın kalplerine, kenar mahallelerden yahut da Afrika dan kitlelerin yeryüzünün lanetlilerinin saldıkları korkuyla birleştiği noktalardır. 3. Olan şey 1.Faşist Cürüm Peki, polisin vakit kaybetmeden öldürdüğü üç Fransız genç? Öncelikle şunu belirtelim, öldürülmeleri sayesinde yaşananların ve suçun gerçek kaynağının tartışılması anlamına gelecek bir davadan yakayı sıyırmış olduk ki, bu duruma sevinen epeyce bir insan vardır. Bu aynı zamanda ölüm cezasının kaldırıldığının unutulmuş olduğu anlamına da geldi: Tıpkı Western filmlerindeki gibi, iş toplumsal intikama dönüştü. Olan bitene dair bir nitelendirmede bulunmak gerekirse, bu üç gencin faşist cürüm olarak tabir edilebilecek bir suç işlediklerini söyleyelim. Ben şu üç özelliği sergileyen suç biçimini faşist cürüm olarak adlandırıyorum. Öncelikle, eylem körlemesine değil, maksatlı; zira ideolojik saikli, faşizan bir karakterde, bu da kimlikle, yani ulusla, ırkla, cemaatle, töreyle, dinle ilişkili olduğu anlamına gelir. Bu örnekte, klasik faşizmin sık sık hedef aldığı üç kimlik, katillerin de hedef tahtasında açık ve net bir şekilde yer aldı: Karşıt kanatta kabul edilen gazete çalışanları, nefret edilen bir parlamenter düzenin savunucusu polisler ve Yahudiler. Dolayısıyla ilkinde mesele dinle ilişkili, ikincisinde ulusal devletle, üçüncüsünde varsayımsal bir ırkla. Ayrıca burada aşırı bir şiddet söz konusu: Soğuk ve mutlak bir kararlılık hissi uyandırmayı hedeflediğinden küstah ve şatafatlı bir şiddet, aynı zamanda özyıkıma varan bir damara da sahip, öyle ki bizzat katiller de kendi olası ölümlerini kabulleniyorlar. Eylemlerindeki bu nihilist tutum, «Yaşasın ölüm!» hali Üçüncüsü de büyüklüğü, şaşırtıcılığı ve norm dışılığıyla işlenen cürüm; dehşet uyandırmayı ve tam da bu yolla devlet ve kamuoyu nezdinde ortaya çıkacak kontrolsüz tepkileri beslemeyi, böylelikle cürmü işleyenlerin ve onları idare edenlerin gözünde, kanlı girişimlerinin simetrik biçimde onanmasını hedefliyor. Bu tip cürümlerde, suçun işlenmesini sağlayan manipülatörler, eylem sonrasında akıbetini düşünmeyecekleri kişileri seçerler. Nitekim bunlar öyle büyük profesyoneller, gizli servis çalışanları, deneyimli suikastçılar falan değiller. Bunlar hayatlarında ne bir anlam ne de bir kaçış imkânı görebilen, salt eylemin büyüsüne kapılmış, hayatlarından çekip koparılmış sıradan insanlar. Bu karışıma bir tutam kimlik bileşeni eklenirse; biraz da sofistike

6 silahlara, seyahatlere, çete hayatına, çeşitli iktidar ve zevk biçimlerine erişebilecekleri düşüncesiyle, biraz da paraya kavuşabilecekleri ihtimali sunulursa Fransa da çok başka dönemlerde dahi, faşist gruplara mensup pek çok kimsenin aynı sebeplerle katillere ve işkencecilere dönüşebildiklerine şahit olduk. Fransa nın Naziler tarafından işgali sırasında, Vichy nin «Ulusal Devrim» bayrağı altında topladığı milisler tam da bu duruma örnek teşkil eder. Faşist cürümlerle karşılaşma riskini azaltmak istiyorsak, ders çıkarmamız gereken tablo işte budur. Bu gibi cürümlerin ortaya çıkmasına olanak tanıyan belirleyici etkenler açıktır. Toplum, küresel yoksulluğun içinden çıkan bu genç insanlarla ilgili olumsuz kanılar besliyor; ve onlara yaklaşmaya da olumsuz bakıyor. Tartışmaya kapalı kimlik, teşvik edilen ırkçı ve sömürgeci kategorilerin dolaşımı; ve hatta ayrımcılık ve damgalanmayı dayatan ceza yasaları gibi meseleler bambaşka yollarla da ele alınabilir. Ayrıca hiç şüphesiz, bu genç insanları faal, sağlam ve akılcı bir politik hedef etrafında örgütleyebilecek - mevcut mutabakat dışında- devrimci ve evrensel nitelikteki politik seçenekler uluslararası ölçekte de müthiş derecede zayıf durumda. Hiç yok demiyorum, bizim ülkemizde de çeşitli görüşleri temsil eden ve insanlarla somut ilişkiler kuran politik eylemciler var. Kamuoyu, ancak tüm bu olumsuz etkenleri dönüştürecek sürekli bir faaliyet ve hâkim politik şekli tepeden tırnağa değiştirmeye yönelik bir çağrı söz konusu olduğunda durumun vahametine dair gerçek bir fikir sahibi olacaktır. Bu da, kendi haline bırakıldığında daima tehlikeli sonuçlar doğuran polis faaliyetlerinin, maharetli ve aydınlık bir kamu vicdanına tabi olmasıyla imkân bulur. Hükümet ve medyanın tepkisiyse bunun tam tersi oldu. 4. Olan şey 2. Devlet ve Kamuoyu En başından beri devlet, bu faşist saldırının ölçüsüz ve aşırı tehlikeli bir biçimde kullanma yolunu benimsedi. Kimlikçi saiklerden kaynaklı bu suçun karşısına, başka bir simetrik kimlikçi saik koydu. «Fanatik Müslümanlara» karşı iyi Fransız demokratı hiç çekinmeden iliştiriverdi. Skandal sayılabilecek «ulusal birlik», yani «kutsal ittifak» teması, tozlu raflardan çıkarıldı - ki bugüne kadar bu tema, Fransa da genç insanların bir hiç uğruna kendilerini cephelerde kurban etmesinden başka bir işe yaramamıştır. Bu temanın kimliğe ve savaşçılığa dayandığını bir de, Hollande larımız, Valls lerimiz tüm medya organlarınca izlenirken, Bush tarafından bugün yıkıcı ve absürd sonuçlarını artık bildiğimiz uğursuz Irak işgali sırasında icat edilmiş olan «terörizme karşı savaş» havasını tekrar tutturduklarında hepten görmüş olduk. Bu faşist tipteki izole suç bahanesiyle, insanların evlerinden

7 çıkmamaya, yahut yedek üniformalarını kuşanıp Suriye ye savaş borusunun peşinden gitmeye çağrılmamış olunması da ayrıca isabetlidir. Kafa karışıklığı, devlet insanları tamamıyla otoriter bir biçimde gösteri yapmaya çağırdığında şahikasına ulaştı. Burada, «ifade özgürlüğünün» ülkesinde, devlet emriyle bir gösteri! Valls in törende hazır bulunmayanları hapsetmeyi düşünüp düşünmediğini kendi kendine sormadan edemezdi insan. Bir dakikalık saygı duruşuna riayet etmeyenler de, şurada ve ya burada cezalandırıldı zaten. Gerçek anlamı ile her şeyi gördük. Yöneticilerimiz halk nezdinde sürünür haldeyken - böyle bir zaferi hayallerinde dahi göremeyecek yolunu şaşırmış üç faşist sayesinde - bir milyondan fazla kişinin önünde boy gösterip «Müslümanlar» tarafından hem terörize edilen, hem de beslenen demokrasiyi, Cumhuriyetçi paktı ve büyük Fransa nın görkemini kurtarmayı başardılar. Ve hatta fikir özgürlüğünü ve sivil barışı kutlamak üzere geldiği varsayılan sömürgeci savaşın baş suçlusu Netanyahu nun dahi, göstericilerin önünde ilk sırada yer alması mümkün oldu. «İfade özgürlüğü», e hadi bunun hakkında konuşalım! Gösteri bunun tam tersini teyit etti: üç- renkli bayrağın büyük desteği arasında Fransız olmak her şeyden önce devlet gözetiminde aynı fikre sahip olmak demektir. Tüm bu süre boyunca, olan biten hakkında özgürlüklerimiz ve Cumhuriyetimiz türküsünü tutturmaktan, genç proleter Müslümanların ve ürkütücü şekilde kapatılmış genç kızların kimliğimizi, birliğimizi bozmasını lanetlemekten ve «terörizme karşı savaşa» yiğitçe hazırlanmaktan başka bir fikir ileri sürmek pratik olarak mümkün değildi. Ve hatta, ifade özgürlüğüne hayran olunası şu çığlığı dahi duymuş olduk: «Hepimiz polisiz». Bütün bunlar bir yana bugün, çok küçük istisnalar dışında, basın organları ve televizyonlarının tamamının büyük ve özel sanayi ya da finans gruplarının elinde olduğu bir memlekette, «ifade özgürlüğü» hakkında konuşmaya nasıl cesaret edebiliyoruz? Bu büyük grupların, Bouygues in, Lagardère in, Niel in ve diğer tamamının özel çıkarlarını demokrasi ve ifade özgürlüğü mabedine teslim edeceklerini tasavvur etmek için «Cumhuriyetçi paktımızın» esnek ya da uyum sağlamaya elverişli olması gerekir! Ülkemizde yasaların tekçi düşünceye ait, korku veren itaat yasaları olması aslında çok doğal. Özgürlük - düşünce, ifade, eylem ve hatta yaşam özgürlüğü de dâhil olmak üzere genel olarak bugün, polisin bir düzine faşist haydudun izini sürmesinin, sakallı ya da örtülü şüphelilerin ihbar edilmesinin, bir zamanlar Komüncülerin kesildiği «varoşların» vârisi karanlık «kenar mahallelere» dair süre gelen şüphenin yedeği haline mi gelmiştir sadece? Kurtuluş mücadelesinin, kamusal özgürlük fikrinin başlıca görevi bu kenar mahallelerdeki gençlerle, örtülü ya da değil tüm genç kadınlarla; herhangi bir kimliğe ait olmayan («proleterlerin vatanı yoktur») ve sonunda kendi kaderini kendi tayin eden bir insanlığın eşitliğini hazırlayan yeni bir politika

8 çerçevesinde, mümkün mertebe müşterek hareket etmek değil midir? Bu politika, utanmak bilmez sahici sahiplerimizi, kaderimize hükmeden zenginleri başımızdan savmanın en akılcı yolunu ön görmek değil midir? Fransa da uzunca bir süredir iki tip gösteri yapılagelmiştir: Kızıl bayrak altındakiler, ve de üç- renkli bayrak altındaki gösteriler. Bana inanın: Efendilerimiz tarafından yönetilen ve kullanılan üç- renkli bayraklar değil işe yarayacak olanlar. İster İslam dininin sekter oluşumlarından, isterse Fransız ulusal kimliğinin ve Batı nın üstünlüğüne inananlardan oluşsun kimlikçi ve katil faşist gruplara karşı mücadeleye diğer bayrakları tekrar geri getirmek gerekiyor: Kızıl bayrakları. Alain Badiou (Filozof, dramaturg ve yazar) Fransızca dan Çevirenler: İlksen Mavituna, M. Efe Fırat, Nıvart Taşçı

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Medya ve İletişim Merkezi İstanbul Enstitüsü İstanbul Enstitüsü

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...v GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm Antik Demokrasi I. ANTİK DEMOKRASİNİN

Detaylı

Türkiye Cezasızlık Araştırması. Mart 2015

Türkiye Cezasızlık Araştırması. Mart 2015 Türkiye Cezasızlık Araştırması Mart 2015 İçerik Araştırma Planı Amaç Yöntem Görüşmecilerin Dağılımı Araştırma Sonuçları Basın ve ifade özgürlüğünü koruyan yasalar Türkiye medyasında sansür / oto-sansür

Detaylı

BİREYSELLEŞMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU

BİREYSELLEŞMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU BİREYSELLEŞMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU ÖĞRENCİNİN ADI-SOYADI: BEP HAZIRLAMA :07.10.2011 BEP Birimi Üyeleri: - ÖĞRENCİNİN ŞU ANKİ PERFORMANS DÜZEYİ:.. öz bakım becerilerini yerine getirir... okuma yazmayı

Detaylı

Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı. Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz

Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı. Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ Bursa Milletvekili Aday Adayı Türk Milleti karar arifesindedir. Ya İkinci Endülüs, ya da yeniden

Detaylı

07 Mayıs 2015 BASINA VE KAMUOYUNA. Mayıs 2015 - İsrail İnsan Hakları İhlalleri Raporu na İlişkin Basın Bildirisi. Değerli Basın Mensupları,

07 Mayıs 2015 BASINA VE KAMUOYUNA. Mayıs 2015 - İsrail İnsan Hakları İhlalleri Raporu na İlişkin Basın Bildirisi. Değerli Basın Mensupları, 07 Mayıs 2015 BASINA VE KAMUOYUNA Mayıs 2015 - İsrail İnsan Hakları İhlalleri Raporu na İlişkin Basın Bildirisi Değerli Basın Mensupları, Uluslararası Adalet ve Hürriyet Derneği`nin, 2015 Yılı İsrail tarafından

Detaylı

Bayramın ikinci günü olan 26 Ekim Cuma günü, TAYAD lı Aileler bayramlaşmak için kahvaltıda bir araya geldiler.

Bayramın ikinci günü olan 26 Ekim Cuma günü, TAYAD lı Aileler bayramlaşmak için kahvaltıda bir araya geldiler. İSTANBUL TAYAD lı Aileler Bayram Kahvaltısında Bir Araya Geldiler Bayramın ikinci günü olan 26 Ekim Cuma günü, TAYAD lı Aileler bayramlaşmak için kahvaltıda bir araya geldiler. Kahvaltıdan önce yapılan

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Devrimci Marksizm Yayın Kurulu Uzun vadede bu felâket konusunda suçun nasýl daðýtýlacaðý çok þeyi belirleyecektir. Ýþte bu, önemli bir entelektüel

Detaylı

Saygının Hakim Olduğu Bir Çalışma Ortamı İlkesi

Saygının Hakim Olduğu Bir Çalışma Ortamı İlkesi Saygının Hakim Olduğu Bir Çalışma Ortamı İlkesi İlke Beyanı: 3M çalışma ortamındaki herkes, kendisine saygıyla davranılmasını hak eder. Saygı göstermek, her bir kişiye eşsiz yetenekleri, geçmişi ve bakış

Detaylı

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ Yazar : Erdem Denk Yayınevi : Siyasal Kitabevi Baskı : 1. Baskı Kategori : Uluslararası İlişkiler Kapak Tasarımı : Gamze Uçak Kapak

Detaylı

3 Hedef 3 Görev BÜLTEN. 2014 Seçimleri İçin İSTANBUL AZİZ BABUŞCU B İ L G İ. NOTU FİLİSTİN MESELESİ 2 de İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI

3 Hedef 3 Görev BÜLTEN. 2014 Seçimleri İçin İSTANBUL AZİZ BABUŞCU B İ L G İ. NOTU FİLİSTİN MESELESİ 2 de İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI 2 de 8 de 11 de AK 8de YIL: 2012 SAYI : 166 10-17 ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 10 da AZİZ BABUŞCU AK PARTİ İL BAŞKANI 2014

Detaylı

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU CHP BODRUM İLÇE BAŞKANLIĞINA YENİLİKÇİ VE BAŞARI ODAKLI BİR SİYASET İÇİN ADAY OLDUĞUNU AÇIKLADI Emre Köroğlu 29 Kasım 2015 Pazar günü yapılacak

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma İÇİNDEKİLER Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma 1. FELSEFE NEDİR?... 2 a. Felsefeyi Tanımlamanın Zorluğu... 3 i. Farklı Çağ ve Kültürlerde Felsefe... 3 ii. Farklı Filozofların Farklı Felsefe Tanımları... 5 b.

Detaylı

AKP HÜKÜMETİNİN 2014 İTİBARSIZLIK ENDEKSİ

AKP HÜKÜMETİNİN 2014 İTİBARSIZLIK ENDEKSİ AKP HÜKÜMETİNİN 2014 İTİBARSIZLIK ENDEKSİ Demokrasi Endeksi: 2014 yılı i bariyle 167 ülke arasında Türkiye 89 (Yalnızca ilk 26 ülke tam demokrasi sayılıyor. Türkiye bu ülkelerin çok gerisinde. Sivil Özgürlükler:

Detaylı

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ÇERÇEVE SUNU Gülçiçek ÖZKORKMAZ Başkanlık Baş Danışmanı Mukim Özel Temsilciler Direktörü ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI ve TÜRKİYE ÜZERİNE

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

IFLA İnternet Bildirgesi

IFLA İnternet Bildirgesi IFLA İnternet Bildirgesi Bilgiye engelsiz erişim özgürlük, eşitlik, küresel anlayış ve barış için temeldir. Bu nedenle, Kütüphane Dernekleri Uluslararası Federasyonu (IFLA) belirtir ki: Düşünce özgürlüğü,

Detaylı

SAYIN TAKİPÇİLERİMİZ,

SAYIN TAKİPÇİLERİMİZ, SAYIN TAKİPÇİLERİMİZ, Araştırma grubumuza destek amacıyla 2000-2015 seneleri arasındaki konuları içeren bir ARŞİV DVD si çıkardık. Bu ARŞİV ve VİDEO DVD lerini aldığınız takdirde daha önce takip edemediğiniz

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

IRKCILIK VE YABANCI DÜŞMANLIĞI MEVCUT DURUM ANKETİ SONUÇLARI

IRKCILIK VE YABANCI DÜŞMANLIĞI MEVCUT DURUM ANKETİ SONUÇLARI IRKCILIK VE YABANCI DÜŞMANLIĞI MEVCUT DURUM ANKETİ SONUÇLARI GENEL TOPLAM (SPSS VERİ GİRİŞİ SONUÇLARI) Cinsiyetiniz : Bayan ( 220 ) Bay ( 181 ) Diğer ( ) Yaş grubunuz : 18-25: (297 ) 26-35: ( 81 ) 36-45

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU DERSİMİZİN TEMEL KONUSU 1 1. TÜRK HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARINI TANIMAK 2. TÜRKIYE DE NELER YAPABİLİRİZ SORUSUNUN CEVABINI BULABİLMEK DERSİN KAYNAKLARI 2 SİZE GÖNDERİLEN MATERYAL: 1. 1982 Anayasası: https://www.tbmm.gov.tr/anayasa/anayasa_2011.pdf

Detaylı

4 yıl boyunca 21 Avrupa kentinde araştırma yapan Prof. Nilüfer Göle, 'sıradan Müslümanlar'ın kitabını yazdı

4 yıl boyunca 21 Avrupa kentinde araştırma yapan Prof. Nilüfer Göle, 'sıradan Müslümanlar'ın kitabını yazdı 4 yıl boyunca 21 Avrupa kentinde araştırma yapan Prof. Nilüfer Göle, 'sıradan Müslümanlar'ın kitabını yazdı Göle: Bu kitap sözü, Avrupa ya entegre olmuş orta sınıf Müslüman vatandaşlara veriyor Sosyolog

Detaylı

MISIR IN SİYASAL HARİTASI

MISIR IN SİYASAL HARİTASI MISIR IN SİYASAL HARİTASI GÖKHAN BOZBAŞ Kırklareli Üniversitesi Afrika Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi MISIR IN SİYASAL HARİTASI HAZIRLAYAN GÖKHAN BOZBAŞ Kapak Fotoğrafı http://www.cbsnews.com/

Detaylı

EUMC Raporu nun Önemli Başlıkları Avrupa Birliği nde Müslümanlar: Ayrımcılık ve İslamofobi

EUMC Raporu nun Önemli Başlıkları Avrupa Birliği nde Müslümanlar: Ayrımcılık ve İslamofobi EUMC Raporu nun Önemli Başlıkları Avrupa Birliği nde Müslümanlar: Ayrımcılık ve İslamofobi Bu basın bülteninin tüm AB dillerine ek olarak Arapça ve Türkçe ye çevirileri bilgilendirme amacıyla yapılmıştır.

Detaylı

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır.

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır. Dersin Adı Tema Adı Kazanım Konu Süre : İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi : İnsan Olmak : Y4.1.2. İnsanın doğuştan gelen temel ve vazgeçilmez hakları olduğunu bilir. : Doğuştan Gelen Haklarımız :

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Uluslararası İlişkiler Tarihi II PSIR 112 3 3 + 0 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Uluslararası İlişkiler Tarihi II PSIR 112 3 3 + 0 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Uluslararası İlişkiler Tarihi II PSIR 2 3 3 + 0 3 5 Ön Koşul Dersleri PSIR Dersin Dili İngilizce Dersin Seviyesi Lisans Dersin Türü Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

İş Yeri Hakları Politikası

İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası Çalışanlarımızla olan ilişkilerimize değer veririz. İşimizin başarısı, küresel işletmemizdeki her bir çalışana bağlıdır. İş yerinde insan haklarının

Detaylı

Başlamadan, önce KMO Yönetim Kurulu ve şahsım adına sizleri sevgi ve saygı ile selamlarım.

Başlamadan, önce KMO Yönetim Kurulu ve şahsım adına sizleri sevgi ve saygı ile selamlarım. Sayın Birlik Başkanım, Odamızın Değerli Yöneticileri, Sevgili Öğrenci Arkadaşlarım; Başlamadan, önce KMO Yönetim Kurulu ve şahsım adına sizleri sevgi ve saygı ile selamlarım. İstanbul dan, İzmir den, Sivas

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

BİLGESAM GENÇLİK PLATFORMU TÜZÜĞÜ

BİLGESAM GENÇLİK PLATFORMU TÜZÜĞÜ BİLGESAM GENÇLİK PLATFORMU TÜZÜĞÜ Madde 1: Topluluğun Adı Ve Merkezi a)topluluğun Adı : Bilgesam Gençlik Platformu dur. b)topluluğun Merkezi : İstanbul dur. Madde 2: Topluluğun Kurulma Amacı 1-BİLGESAM

Detaylı

SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK. 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP

SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK. 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP Sunu 1. Savaş? Savaş Ortamı 2. Tarihe dokunmak 3. IŞİD in Irak ve Suriye de ardışık saldırıları ve sonrasında gelişen Halk Sağlığı sorunları 4.

Detaylı

Daima eşit fırsatlar. 2014 ırkçılığa karşı konu yılı. Federal Hükümetin Ayrımcılıkla Mücadele Ofisi

Daima eşit fırsatlar. 2014 ırkçılığa karşı konu yılı. Federal Hükümetin Ayrımcılıkla Mücadele Ofisi Daima eşit fırsatlar. 2014 ırkçılığa karşı konu yılı Federal Hükümetin Ayrımcılıkla Mücadele Ofisi Irkçılık hepimizi ilgilendiriyor Ev yok, iş teklifi yok, sokakta hakaretler: Ayrımcılıkla ırkçılığın birçok

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır.

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır. TÜRKİYE'DEKİ GÖÇLER VE GÖÇMENLER Göç güçtür.hem güç ve zor bir iştir hem de güç katan bir iştir. Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri

Detaylı

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır. İslam a göre kadınlar erkeklerden daha değersiz kabul edilmez. Kadınlar ve erkekler benzer haklara sahiptirler ve doğrusu bazı hususlarda kadınlar, erkeklerin sahip olmadığı bazı belirli ayrıcalıklara

Detaylı

ANAYASAMIZI HAZIRLIYORUZ - 2-

ANAYASAMIZI HAZIRLIYORUZ - 2- ANAYASAMIZI HAZIRLIYORUZ - 2- Değerlendirme Raporu Birey Hak ve Özgürlükleri (I) Yaşam hakkı Kişi dokunulmazlığı Özel yaşamın gizliliği www.tkmm.net 1 2 1. YAŞAM HAKKI Yaşam Hakkı kutsal mı? Toplumun/devletin

Detaylı

2011 OCAK. 2010 Cu Fri. 2011 Cu Fri JANUARY. ARALIK DECEMBER Sa Tue. ŞUBAT FEBRUARY Sa Tue. Perşembe Thursday. Pazartesi Monday.

2011 OCAK. 2010 Cu Fri. 2011 Cu Fri JANUARY. ARALIK DECEMBER Sa Tue. ŞUBAT FEBRUARY Sa Tue. Perşembe Thursday. Pazartesi Monday. OCAK JANUARY Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre sahip olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir. Kimsenin fikrine

Detaylı

Nattvandring.nu nun kuruluşu

Nattvandring.nu nun kuruluşu Nattvandring.nu nun kuruluşu Nattvandring.nu, Vera Dordevic ve Janne Ludholm ün inisiyatifi ile enerji şirketi E.ON ve sigorta firması Skandia tarafından kurulan bir kuruluştur. Kuruluş, İsveç genelinde

Detaylı

Şimdi fazla ileri gitmiş bu gerici diktatörlüğü terbiye etmek, mümkünse biraz değiştirip halka kabul ettirmek istiyorlar.

Şimdi fazla ileri gitmiş bu gerici diktatörlüğü terbiye etmek, mümkünse biraz değiştirip halka kabul ettirmek istiyorlar. Boyun eğmeyenler bu yana BU DÜZENİ SIFIRLA AKP eliyle sürdürülen gerici diktatörlük Türkiye'nin kaderi değildir. Bu diktatörlük bir kaza veya arızanın sonucu ortaya çıkmış da değildir. Sömürü düzeni kendini

Detaylı

İSİPAB Dördüncü Müslüman Kadın Parlamenterler Konferansı Raporu nun Sunumu

İSİPAB Dördüncü Müslüman Kadın Parlamenterler Konferansı Raporu nun Sunumu İSİPAB Dördüncü Müslüman Kadın Parlamenterler Konferansı Raporu nun Sunumu Sayın Başkan, Değerli Meclis Başkanları, Değerli Katılımcılar, Dördüncü Müslüman Kadın Parlamenterler Konferansı Raporu nu sunmak

Detaylı

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas Ali Aslan Almanya son on yıllarda her şeyden önce Müslüman ağırlıklı devletlerden gelen göçmenler yoluyla dini ve kültürel

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ BASINA VE KAMUOYUNA Erkek egemen kapitalist sistemde kadınların en önemli sorunu 2011 yılında da kadına yönelik şiddet olarak yerini korudu. Toplumsal cinsiyetçi rolleri yeniden üreten kapitalist erkek

Detaylı

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ATATÜRK Ü ETKİLEYEN OLAYLAR VE FİKİRLER

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ATATÜRK Ü ETKİLEYEN OLAYLAR VE FİKİRLER 1 1789 da gerçekleşen Fransız İhtilali ile hürriyet, eşitlik, adalet, milliyetçilik gibi akımlar yayılmış ve tüm dünyayı etkilemiştir. İmparatorluklar yıkılmış, meşruti yönetimler kurulmaya başlamıştır.

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 Adı Soyadı : No: Sınıf: 11/ SĠYASET Siyaset; ülke yönetimini ilgilendiren olayların bütünüdür.

Detaylı

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ ------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Platformu (İSTTP); TASAM öncülüğünde İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi devletlerin temsilcileri ile dünyanın

Detaylı

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 - CENTER FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC STUDIES KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla giriyoruz Yıl 1983

Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla giriyoruz Yıl 1983 - Turgut Sunalp'e seçim kaybettiren medya kazası - Gaffur'a Vakit zulmü Ve - İki ayrı "KANATLI" kaza RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı * * * Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla

Detaylı

www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Pratik - 1 2-10

www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Pratik - 1 2-10 www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Konu sayfa Pratik - 1 2-10 1 www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk

Detaylı

Kadına Yönelik. Siddete Karsı. Uluslararası. Dayanısma Günü 25KASIM. Av. Selcen BAYÜN Stj. Av. Narin Ceren DİNÇER. 110 Hukuk Gündemi 2013/2

Kadına Yönelik. Siddete Karsı. Uluslararası. Dayanısma Günü 25KASIM. Av. Selcen BAYÜN Stj. Av. Narin Ceren DİNÇER. 110 Hukuk Gündemi 2013/2 Kadına Yönelik Siddete Karsı Uluslararası Dayanısma Günü 25KASIM Stj. Av. Selcen BAYÜN Stj. Av. Narin Ceren DİNÇER 110 Hukuk Gündemi 2013/2 İnsan Hakları herkes içindir; yalnız erkekler için değil. sözleri

Detaylı

KATLEDİLEN ECZACILARIMIZIN VURULDUKLARI YERDEYDİK!

KATLEDİLEN ECZACILARIMIZIN VURULDUKLARI YERDEYDİK! KATLEDİLEN ECZACILARIMIZIN VURULDUKLARI YERDEYDİK! KATLEDİLEN ECZACILARIMIZIN VURULDUKLARI YERDEYDİK! DOMPDF_ENABLE_REMOTE is set to FALSE http://teb.org.tr/uploads/eczaci katlam//flassss.jpg Katledilen

Detaylı

BURUNDİ. Demokratik Kongo Cumhuriyeti (Zaire) ile komşudur. Tanganika Gölü ile kıyısı vardır. Ülkede Ekvator

BURUNDİ. Demokratik Kongo Cumhuriyeti (Zaire) ile komşudur. Tanganika Gölü ile kıyısı vardır. Ülkede Ekvator BURUNDİ Burundi, Orta Afrika'da, Büyük Göller bölgesinde yer alan küçük bir ülkedir. Tanzanya, Ruanda, Demokratik Kongo Cumhuriyeti (Zaire) ile komşudur. Tanganika Gölü ile kıyısı vardır. Ülkede Ekvator

Detaylı

İNSAN HAKLARı. Kısa Tarihi ve Felsefi Temelleri. Doç. Dr. Doğan Göçmen Adıyaman Üniversitesi-Felsefe Bölümü Adıyaman Üniversitesi 10 Aralık 2010

İNSAN HAKLARı. Kısa Tarihi ve Felsefi Temelleri. Doç. Dr. Doğan Göçmen Adıyaman Üniversitesi-Felsefe Bölümü Adıyaman Üniversitesi 10 Aralık 2010 İNSAN HAKLARı Kısa Tarihi ve Felsefi Temelleri Doç. Dr. Doğan Göçmen Adıyaman Üniversitesi-Felsefe Bölümü Adıyaman Üniversitesi 10 Aralık 2010 İnsan hakları düşüncesi tamamlanmamış bir düşüncedir İnsan

Detaylı

Alt Üst Modern Sanat Enstalasyonu

Alt Üst Modern Sanat Enstalasyonu Alt Üst Modern Sanat Enstalasyonu Bir Varmış Dünya Yokmuş İnsan. Onun deyimiyle dünyanın en akıllı canlısı. Dünyanın fiziki varlığından bu yana hiçlikten üretilen onca iğne ipliğin, teknolojinin ve tanımların,

Detaylı

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını denetleyen en yüksek organ ise devlettir. Hukuk alanında birlik

Detaylı

GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ

GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ Kasım, 2006 GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ Ne ekersen onu biçersin sözü; Türk toplumunun sosyal yaşantısında yerleşik bir hüviyet kazanan tümce biçiminde tezahür etmiştir.

Detaylı

Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - srail örne inde

Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - srail örne inde Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - Dr. Gil Yaron Dostumun dostu, benim en iyi dostumdur - veya İsrail gözüyle Türkiye AB Geçenlerde Tel Aviv kentinin en merkezi yeri olan Rabin Meydanı

Detaylı

ANKET RAPORU BOLU HALKIN EĞİTİMİNİ GELİŞTİRME VE DESTEKLEME DERNEĞİ TURKİYE

ANKET RAPORU BOLU HALKIN EĞİTİMİNİ GELİŞTİRME VE DESTEKLEME DERNEĞİ TURKİYE ANKET RAPORU BOLU HALKIN EĞİTİMİNİ GELİŞTİRME VE DESTEKLEME DERNEĞİ TURKİYE Projenin amaçlarını ve önceliklerini daha iyi tanımlamak adına bir anket uygulayarak 2012 Hearts Projesi ortaklarının sosyo-kültürel

Detaylı

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir?

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir? Özgüven Nedir? Özgüven; kendimiz ve yeteneklerimiz hakkında pozitif ve gerçekçi bir anlayışa sahip olduğumuz anlamına gelmektedir. Diğer taraftan, özgüven eksikliği ise; kendinden şüphe duymak, pasiflik,

Detaylı

TARİHSEL BİR VARLIK OLARAK İNSAN İNSAN HAKLARI

TARİHSEL BİR VARLIK OLARAK İNSAN İNSAN HAKLARI T.C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ İNSAN HAKLARI ANABİLİM DALI TARİHSEL BİR VARLIK OLARAK İNSAN VE İNSAN HAKLARI Mehmet Ali UZUN Prof. Dr. Betül ÇOTUKSÖKEN İstanbul, Aralık 2011 GİRİŞ

Detaylı

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I Ş U B A T 25.02.203 / 0.03.203 8.02.203 / 22.02.203 Tel : 0 26 39 59 38 Faks : 0 26 334 96 96 http://pamem.meb.k2.tr ÖĞRETİM YILI : 202 / 203 İN ADI : DİN KÜLTÜRÜ VE MESLEK AHLAKI ÖĞRETMENLERİ : YAVUZ

Detaylı

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB Danýþma Kurulu 38. Dönem 2. Toplantýsý 16 Nisan 2005'te Ankara'da TMMOB çalýþmalarý üzerine bilgilendirme ve TMMOB çalýþmalarýnýn deðerlendirilmesi gündemi

Detaylı

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler,

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler, ÇOCUKLARIN İNTERNET ORTAMINDA CİNSEL İSTİSMARINA KARŞI GLOBAL İTTİFAK AÇILIŞ KONFERANSI 5 Aralık 2012- Brüksel ADALET BAKANI SAYIN SADULLAH ERGİN İN KONUŞMA METNİ Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler,

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi

Detaylı

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ INSTITUTE FOR STRATEGIC STUDIES S A E STRATEJİK ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ KASIM, 2003 11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ 11 EYLÜL SALDIRISI SONUÇ DEĞERLENDİRMESİ FİZİKİ SONUÇ % 100 YIKIM

Detaylı

Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane

Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane Dünyada yaşanan ekonomik kriz liderlik stillerinde de değişikliğe yol açtı. Hay Group'un liderlik stilleri üzerine yaptığı araştırmaya göre, özellikle

Detaylı

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti:

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti: Türk Ocakları Genel Merkezi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Efendi BARUTCU, Türk Ocakları nın 100 üncü kuruluş yıldönümü kutlamaları çerçevesinde, Sönmeyen Ocak Türk Ocakları ve Türkiye nin Geleceği konulu

Detaylı

DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ!

DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ! DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ! Silahlý Propaganda ve Gerilla Savaþý Nikaragua da Devrim ve Seçim Proletarya ve Sosyalist Siyasal Bilinç Demokratik Muhalefette Demokrat! Türkiye Devriminde Kürt

Detaylı

Bilgisayarın Yararları ve Zararları

Bilgisayarın Yararları ve Zararları BİLGİSAYAR NEDİR? Bilgisayarın Yararları ve Zararları ŞEYDA BETÜL KÖSE UFUK TAŞDURMAZLI 1 www.bilgisayarnedir.net 2 Bilgisayarın Yararları ve Zararları Bilgisayarın Yararları ve Zararları Nelerdir? 2006

Detaylı

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış; Yemek Temel, Almanya'dan gelen arkadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: - Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et! der. Dursun: - Baa da aynısından... Ama üstüne etme!.. Ölçüm Bir asker herkesin

Detaylı

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER. Genel Kurul GENEL KURUL KARARI. [Üçüncü Komite raporu üzerine (A/53/625/Add.2)]

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER. Genel Kurul GENEL KURUL KARARI. [Üçüncü Komite raporu üzerine (A/53/625/Add.2)] BİRLEŞMİŞ MİLLETLER A Genel Kurul Dağıtım GENEL A/RES/53/144 8 Mart 1999 Elli üçüncü oturum Gündem maddesi 110 (b) GENEL KURUL KARARI [Üçüncü Komite raporu üzerine (A/53/625/Add.2)] 53/144. Evrensel Olarak

Detaylı

10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK)

10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK) 10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK) Estetik, "güzel in ne olduğunu soran, sorguluyan felsefe dalıdır. Sanatta ve doğa varolan tüm güzellikleri konu edinir. Hem doğa hem de sanatta. Sanat, sanatçının

Detaylı

E-kitap: Yerel ve Küresel Boyutlar. Serdar Katipoğlu

E-kitap: Yerel ve Küresel Boyutlar. Serdar Katipoğlu E-kitap: Yerel ve Küresel Boyutlar Serdar Katipoğlu giriş Aydınlanma dönemin insanlığa ve uygarlığa kazandırdığı ve bizim de bugün içinde sektör olarak çalıştığımız kütüphaneler 90 lı yıllardan beri kendi

Detaylı

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 HAZİRAN 2012 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya açık olduğunu gösteren Onur

Detaylı

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ Prof.Dr.Coşkun Can Aktan Demokrasi konusunda hep Batı demokrasilerini örnek gösterir ve bu ülkelerde demokrasinin gerçekten işler olduğundan sözederiz.

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

2000 li Yıllar / 8 Türkiye de Eğitim Bekir S. GÜR Arter Reklam 978-605-5952-25-9 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011

2000 li Yıllar / 8 Türkiye de Eğitim Bekir S. GÜR Arter Reklam 978-605-5952-25-9 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011 Seri/Sıra No 2000 li Yıllar / 8 Kitabın Adı Türkiye de Eğitim Editör Bekir S. GÜR Yayın Hazırlık Arter Reklam ISBN 978-605-5952-25-9 Baskı Tarihi Ağustos-2011 Ofset Baskı ve Mücellit Ömür Matbaacılık Ömür

Detaylı

2014 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU HZ. PEYGAMBER VE İNSAN YETİŞTİRME DÜZENİMİZ

2014 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU HZ. PEYGAMBER VE İNSAN YETİŞTİRME DÜZENİMİZ 1 2014 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU HZ. PEYGAMBER VE İNSAN YETİŞTİRME DÜZENİMİZ DÜZENLEYEN Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü SEMPOZYUMUN GEREKÇESİ Yüce Allah, tekamül ve gelişime

Detaylı

T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET

T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET PROJE KOORDİNATÖRÜ: Mustafa TOPAL İlçe Müftüsü PROJE SORUMLUSU: Mesut ÖZDEMİR Vaiz PROJE GÖREVLİLERİ:

Detaylı

UGLA nın AÇILIŞI Türkiye den, İstanbul dan ve 14 ülkeden gençler

UGLA nın AÇILIŞI Türkiye den, İstanbul dan ve 14 ülkeden gençler UGLA nın AÇILIŞI UGLA nın yeni dönemine Türkiye den, İstanbul dan ve 14 ülkeden gençler ile başladık. Açılışa Türkiye den ve Hollanda dan ortaklarımız ve paydaşlarımız katıldı. Corio nun CEO su Gerard

Detaylı

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir.

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir. Randstad Group İlkesi Başlık Business Principles (Randstad iş ilkeleri) Yürürlük Tarihi 27-11 -2009 Birim Grup Hukuk Belge No BP_version1_27112009 Randstad, çalışma dünyasını şekillendirmek isteyen bir

Detaylı

Olmak ya da Olmamak. Cumhuriyetin temel niteliklerine

Olmak ya da Olmamak. Cumhuriyetin temel niteliklerine 2007y ý l ý ü l k e - m i z için bir ol-mak ya da olmamak savaþýna sahne olacaða benziyor. AKP, çeþitli kesimlerden gelen uya-rýlara raðmen ülkemizi bir is-lâm devletine dönüþtürme tutkusundan vazgeçmedi,

Detaylı

Ümit GÜVEYİ. Demokratik Devlet İlkesi Çerçevesinde. Seçimlerin Yönetimi ve Denetimi

Ümit GÜVEYİ. Demokratik Devlet İlkesi Çerçevesinde. Seçimlerin Yönetimi ve Denetimi Ümit GÜVEYİ Demokratik Devlet İlkesi Çerçevesinde Seçimlerin Yönetimi ve Denetimi İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR... XI GİRİŞ...1 Birinci Bölüm Teorik Boyutuyla Genel Kavramsal Çerçeve

Detaylı

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI YENİLEŞME DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI TANZİMAT DÖNEMİ EDEBİYATININ OLUŞUMU KAZANIMLAR.Osmanlı Devleti ni güçlü kılan sosyal, siyasi düzenin bozulma nedenlerini.batı düşüncesine,

Detaylı

AVCILIK. İnsanlığın tarihi kadar eski bir fenomen ve bir faaliyettir.

AVCILIK. İnsanlığın tarihi kadar eski bir fenomen ve bir faaliyettir. AVCILIK İnsanlığın tarihi kadar eski bir fenomen ve bir faaliyettir. Avcılık İnsanlığın tarihi kadar eski bir fenomen Avcılık eskiden; İnsanın kendisini korumak, Karnını doyurmak, Hayvan ehlileştirmek,

Detaylı

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı.

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı. MUSUL SORUNU VE ANKARA ANTLAŞMASI Musul, Mondros Ateşkes Anlaşması imzalanmadan önce Osmanlı Devleti'nin elinde idi. Ancak ateşkesin imzalanmasından dört gün sonra Musul İngilizler tarafından işgal edildi.

Detaylı

29.04.2013. Tanışalım, Kaynaşalım GİRİŞİMCİLİK. Arzu Akalın GİRİŞİM GİRİŞİMCİLİK GİRİŞİM? GİRİŞİM NEDİR?

29.04.2013. Tanışalım, Kaynaşalım GİRİŞİMCİLİK. Arzu Akalın GİRİŞİM GİRİŞİMCİLİK GİRİŞİM? GİRİŞİM NEDİR? Tanışalım, Kaynaşalım CİLİK Arzu Akalın CİLİK? NEDİR? İŞ 1 GİR GİRİŞ GİRİŞMEK GİRİŞMEK GİDİŞMEK İŞ, GİR, GİRİŞ, GİRİŞMEK GİDİŞMEK 2 CİLİK NEDİR? GERÇEK CİLİK NEDİR? SEZMEK, GÖRMEK EYLEME GEÇMEK GERÇEK

Detaylı

AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı?

AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı? AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı? Ve orada kötü kalpli olarak gösterilen Pers İmparatoru Darius u Diğer ismiyle Dara yı Tarih 300 lü yılları gösteriyor. Ama İsa henüz doğmamış.

Detaylı

Libya daki Gelişmelere Dair Türkiye deki Protestolar

Libya daki Gelişmelere Dair Türkiye deki Protestolar Libya daki Gelişmelere Dair Türkiye deki Protestolar Bingazi de 15 Şubat 2011 tarihinde başlayan protesto gösterilerinin Kaddafi tarafından şiddet kullanılarak bastırmaya çalışması ve Libya nın iç savaşa

Detaylı

IUA. Ortak yönetim kültürünü paylaşan ülkelerdeki devlet taşra temsilcileri arasında bilgi birikimi ve. Uluslararası. İdareciler Birliği IUA

IUA. Ortak yönetim kültürünü paylaşan ülkelerdeki devlet taşra temsilcileri arasında bilgi birikimi ve. Uluslararası. İdareciler Birliği IUA Uluslararası IUA İdareciler Birliği Ortak yönetim kültürünü paylaşan ülkelerdeki devlet taşra temsilcileri arasında bilgi birikimi ve tecrübe paylaşımına zemin hazırlamak amacıyla 21-23 Kasım 2012 tarihlerinde

Detaylı