HALKBANK KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK PROJESĠ TEKSTİL VE HAZIR GİYİM SEKTÖR RAPORU

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "HALKBANK KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK PROJESĠ TEKSTİL VE HAZIR GİYİM SEKTÖR RAPORU"

Transkript

1 HALKBANK KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK PROJESĠ TEKSTİL VE HAZIR GİYİM SEKTÖR RAPORU ARALIK 2010

2 ĠÇĠNDEKĠLER 1 GĠRĠġ 2 2 MEVCUT DURUM Sektörün Tanımı ve Sınıflandırılması Türk Tekstil ve Hazır Giyim Sektörü Dünya da ve AB de Tekstil ve Hazır Giyim Sektörü 15 3 SOSYAL SORUMLULUK Şartnameler Kalite, Çevre ve Sağlık Standartları Sosyal Sorumluluk Standartları 27 4 ÇEVRE Çevresel Etkiler ve Riskler Ekolojik Tekstil 39 5 Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ 45 6 SONUÇ 51 KAYNAKLAR 52 1

3 1 GĠRĠġ Günümüz dünyasında ekonomik, teknolojik ve politik gelişmeler toplumları oluşturan tüm birimlerin birbirine olan bağımlılığını arttırmaktadır. Refah düzeyinin gelişmesi ve sürdürülebilir kılınması için bireylere olduğu kadar kurumlara da önemli sorumluluklar düşmektedir. 21. yüzyılda artık toplumlar, sosyal sorumluluğu yalnızca bireylerden değil, şirketlerden de beklemektedir. Bu değişim sürecinde, şirketlerin toplumla olan ilişkilerinde yükselen bir değer olarak Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) kavramı karşımıza çıkmaktadır. KSS, kısaca sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmada özel sektörün sorumluluklarını yerine getirmesi ile şirketlerin daha iyi bir toplum ve daha iyi bir çevre için gönüllü olarak katkıda bulunmaları olarak tanımlanabilir. Küreselleşmenin meydana getirdiği hızlı değişimler ile eski değerler ve eğilimler yerlerini yenilerine bırakırken, Türkiye deki önemli sektörler de yeni kavramlar ile tanışmakta ve bu kavramların gereklerini yerine getirme yolunda önemli çalışmalar yapmaktadır. Türk Tekstil ve Hazır Giyim Sektörü imalat sanayi içinde önemli bir yere sahiptir. İmalat sanayi içinde istihdamda, üretimde ve ihracatta birinci sıradadır. Türkiye ekonomisi içinde tek sektörün bu ölçüde büyük paya sahip olması bu sektördeki gelişmelerin tüm ekonomiye etki etmesine neden olmaktadır. Bu nedenle bu sektörde rekabet gücünün sürdürülebilirliği büyük önem taşımaktadır. Türkiye ekonomisi ve sanayisi içinde önemli bir yere sahip olan bu sektörün değişen dünya rekabet şartlarına uyum sağlaması gerekmektedir. Uluslararası ticaretin önündeki engellerin her geçen gün azaldığı yeni ticaret düzeninde, iş gücü maliyeti ve üretim hacmine bağlı avantajlar önemini yitirirken, sosyal ve çevresel standartlara uyum gibi unsurlar, yeni rekabet avantajları olarak karşımıza çıkmaktadır. Halkbank Kurumsal Sosyal Sorumluluk Projesi kapsamında hazırlanan bu raporda; tekstil ve hazır giyim sektörünün mevcut durumu ile sektörü ilgilendiren sosyal ve çevresel ilkeler ele alınarak, kendi KSS stratejilerini geliştirmek isteyen şirketlere, özellikle de KOBİ lere, KSS çalışmalarında yol gösterilmesi amaçlanmaktadır. 2

4 2 MEVCUT DURUM 2.1 Sektörün Tanımı ve Sınıflandırılması Tekstil ve hazır giyim sektörü, ülkelerin ekonomik kalkınma sürecinde önemli rol oynayan bir sanayi dalıdır ve sanayileşme sürecinin ilk başladığı sektörlerden birisidir. Tekstil ve hazır giyim sektörü, elyaf ve ipliği kullanım eşyasına dönüştürecek süreçleri kapsayan işlemleri içerir. Bu tanıma göre; sektör elyaf hazırlama, iplik, dokuma, örgü, boya, baskı, apre, kesim, dikim üretim süreçlerini kapsamaktadır. Elyaftan iplik ve mamul kumaşa kadar olan kısım tekstil, kumaştan giyim eşyası elde edilene kadar olan süreç ise hazır giyim sektörünün içinde değerlendirilmektedir. Sektörün nihai kullanıma yönelik ürünleri çok genel olarak hazır giyim, hazır eşya ve teknik tekstiller olarak gruplandırılmaktadır. Bu kapsamda çorap, kazak, gömlek, pantolon, takım elbise gibi giyim eşyası; perde, çarşaf gibi ev tekstili; halı ve diğer tekstil yer kaplamaları; ağ, ip, kablo, taşıyıcı tekstil bandı, branda, koruyucu bez, filtre, paraşüt, fren bezi, keçe gibi diğer tekstil ürünleri yer almaktadır. Birleşmiş Milletler tarafından geliştirilen ve dünyada en yaygın olarak kullanılan ekonomik faaliyet sınıflama sistemi olan Tüm Ekonomik Faaliyetlerin Uluslararası Standart Sanayi Sınıflaması (International Standard Industrial Classification ISIC) üçüncü revizyonunda, tekstil ve hazır giyim sektörü 17. ve 18. bölümlerde sınıflandırılmaktadır. Tablo 1. ISIC Rev.3 Faaliyet Alanları Tekstil Sektörü 17 Tekstil ürünleri imalatı 171 Tekstil iplikçiliği, dokumacılığı ve aprelenmesi 1711 Tekstil elyafının hazırlanması ve iplik haline getirilmesi; tekstil dokumacılığı 1712 Dokumanın aprelenmesi 172 Diğer tekstil ürünleri imalatı 1721 Giyim eşyası dışındaki hazır tekstil ürünleri imalatı 1722 Halı ve kilim imalatı 1723 Halat, ip, sicim ve ağ imalatı 1729 Başka yerde sınıflandırılmamış tekstil ürünleri imalatı 173 Trikotaj (örme) ürünleri imalatı 1730 Trikotaj (örme) ürünleri imalatı 3

5 Tablo 2. ISIC Rev.3 Faaliyet Alanları Hazır Giyim Sektörü 18 Giyim eģyası imalatı; kürkün iģlenmesi ve boyanması 181 Kürk hariç, giyim eşyası imalatı 1810 Kürk hariç, giyim eşyası imalatı 182 Kürkün işlenmesi ve boyanması; kürk mamulleri imalatı 1820 Kürkün işlenmesi ve boyanması; kürk mamulleri imalatı Hazır giyim sektörü, genel anlamda dokuma ve örme kumaşlardan kadın, erkek ve çocuklar için gerek iş hayatında gerekse normal günlük hayatta olmak üzere günün her saatinde giyilmek üzere üretilmiş tüm dış giysiler ile iç giysileri, bunların aynı malzemelerden olmasa da aksesuarlarını ihtiva eder. Bu tarifte, erkek giysileri ile erkek çocuk giysileri arasında, kadın giysileri ile kız çocuk giysileri arasında veya modern giysiler ile yöresel giysiler arasında herhangi bir fark gözetilmemektedir. Diğer yandan yatak örtüsü, nevresim takımı, tuvalet ve mutfak bezleri gibi dikiş ile birleştirilerek veya kenarları dikilerek hazır eşya haline getirilmiş ev tekstili ürünleri ile kamp eşyası gibi hazır eşyalar da elyaf, iplik ve kumaşlar gibi tekstil makinelerinden imalattan çıktığı haliyle değil de dikiş ve benzeri işlemler sonrasında piyasaya sunulduklarından, hazır giyim sektörü içerisinde değerlendirilmektedir. Tekstil ve hazır giyim sektöründeki yeni gelişmeler bu sanayinin ürünlerinin nihai kullanım alanlarını genişletmektedir. Günümüzde çok işlevli hazır giyim ürünleri gelişme döneminin daha başlarında olup gelecek vaat etmektedir. Teknik tekstillerin ise kullanım alanları daha da yaygınlaşmaktadır. Tekstil teknolojileri, elyaf ve iplikten üretilen, genellikle esnek ve bazı durumlarda esnek olmayabilen malzemelerin üretim teknolojileri ile bu malzemeleri şekillendirme ve mamul hale getirmede kullanılan teknolojilerdir. Bu teknolojiler ışığında, tekstil ve hazır giyim üretimi en geniş şekliyle aşağıdaki gibi özetlenebilir. Bu üretim sürecinin yanı sıra daha farklı bir süreçle dokusuz tekstil yüzeyi de elde edilebilmektedir. Şekil 1. Tekstil ve Hazır Giyim Sektöründe Üretim Süreci 4

6 Bu üretim adımları kendi aralarında, sermaye-yoğun veya emek-yoğun oluş bakımından çok büyük farklılıklar göstermektedirler. Kimyasal elyaf ve iplik çekimi dünyanın en sermayeyoğun sanayi sektörü olan petrokimya sanayi içinde yer alırken; iplik, dokuma, örme ve tekstil terbiye işletmeleri dördüncü sermaye-yoğun sanayi sektörünü oluşturmaktadırlar. Hazır giyim ise hâlâ emek-yoğun bir sanayi sektörüdür. Tekstilin alt sektörleri sermaye-yoğundan emekyoğuna doğru aşağıdaki şekilde sıralanabilmektedirler: Şekil 2. Tekstil ve Hazır Giyim Sektöründe Sermaye ve Emek Yoğunluğu Elyaf (lif) en genel tanımıyla, enine kesitine göre boyu çok uzun olan, esnek, eğrilebilir maddelerdir. Tekstil yapılarının temel unsurunu teşkil eden elyaf veya lif, temin edildikleri kaynakların türlerine göre adlandırılırlar. Lifler devamlı (filament) veya devamsız (stapel) olarak da sınıflandırılmaktadır. Her lif kendine has özelliklere göre belirli ürünlerde kullanılmaktadır. Lifler, uzunluğu, inceliği, düzlüğü, rengi, parlaklığı, nem çekme özelliği, ısı tutma özelliği, buruşma özelliği, kopma dayanıklılığı, sürtünme ve aşınma sağlamlığı, sıcak tutma özelliği, zararlılara karşı dayanıklılığı dikkate alınarak farklı ürünlerin elde edilmesinde tek başlarına veya diğer liflerle karıştırılarak kullanılmaktadır. Doğal lifler özellikle insan sağlığı açısından daha olumlu özelliklere sahip oldukları için tercih edilmekte ayrıca tarımsal girdi olması nedeniyle üretimi ve tüketimi devletlerce desteklenmektedir. Kimyasal liflerin üretimi ise esas olarak kimya sanayinin konusu olmakla birlikte bu alandaki teknolojik yenilikler ile daha yüksek performanslı yeni liflerin geliştirilmesi tekstil sektöründeki değişimi etkilemektedir. Lifler uzunluk, kalınlık ve dayanıklılık kazandırılmak amacıyla eğrilip bir araya getirilerek iplik elde edilir. Eğrilmiş iplikler daha sonra tekrar bükülerek daha kalın ve dayanıklı hale de getirilebilir. İplikler örme ve dokuma kumaş üretiminde kullanılabileceği gibi dikiş ipliği olarak da kullanılabilir. İplik elde etme aşamasında ring, open-end, friksiyon veya hava jeti yöntemleri kullanılmaktadır. 5

7 Günümüzde en çok ring ve open-end iplikçilik yaygındır. Ring sistemi ile daha ince ve kaliteli iplik elde edilebilirken open-end sisteminde üretim süreci daha kısa ancak kalite daha düşüktür. İplikler elde edilirken kullanılan elyafın özellikleri, düzenliliği, sağlamlığı, esnekliği, sertliği ve bükümüne göre farklı türde kumaş elde etmek amacıyla kullanılırlar. İpliklerin düz bir yüzey elde edilecek şekilde bir araya getirilmesiyle dokuma veya örme kumaģ elde edilir. Dokuma kumaş elde edilirken çözgü ve atkı adı verilen iki iplik grubu yatay ve dikey olarak birbirinin altından ve üstünden geçirilirken, örme kumaş elde edilmesinde bir (atkı örme) veya birden fazla (çözgü örme) aynı yönde dizili iplik birbirleriyle ilmeklerle tutturulurlar. Dokuma tezgâhları atkı atım sistemlerine (mekikçikli, kancalı, hava jetli, su jetli) ve ağızlık açma sistemlerine (eksantrikli, kamlı, armürlü, jakarlı sistemler) göre sınıflandırılmaktadırlar. Atkılı örme sistemleri ise düz (triko) ve yuvarlak örme olarak sınıflandırılmaktadır. Dokuma kumaş daha ince, dayanıklı ve düzgün iken, örme kumaş daha hacimli ve esnektir. Bu özelliklerinden dolayı dokuma kumaş, perde, gömlek, havlu gibi; örme kumaş ise kazak, çorap gibi ürünlerin üretiminde kullanılmaktadır. Örme kumaş elde etmek dokuma kumaşa göre nispeten daha kolaydır. Örme ve dokumanın yanı sıra çeşitli yöntemlerle dokusuz yüzey (tafting yüzeyler, yapıştırmalı yüzeyler, mali yüzeyler, non-woven yüzeyler) de elde edilebilmektedir. Bazı teknik tekstiller ve yer döşemesinde (halıfleks vb.) kullanılan bu tür yüzeylerin elde edilmesi günümüzde tekstil sanayinin gelişen bir kolunu oluşturmaktadır. Ham tekstil yüzeyleri ağartma, merserizasyon, boyama, baskı, apre gibi terbiye işlemlerinden geçirilerek modaya ve kullanılacağı yere göre tuşe (tutum), renk, parlaklık, nem çekme, buruşmazlık, keçeleşmeme, tutuşmazlık, anti bakteriyel, anti statik, leke tutmama gibi özellikler kazandırılır. Bu süreçteki işlemler ağırlıklı olarak kimyasal özelliktedir ve çevresel açıdan olumsuz etkiler yaratabilmektedir. Terbiye işlemi kumaşa katma değer katan önemli bir üretim aşamasıdır. Mamul kumaş ve aksesuarlarla standart ölçülere göre belli üretim teknikleri kullanılarak standart hazır giyim eşyası elde edilir. Hazır giyim imalatı sırasıyla model hazırlama, kalıp çıkarma, pastal çizimi, kesim, dikim, temizleme, ütü ve ambalajlama üretim sürecini takip etmektedir. Bu süreç sonunda iki boyutlu kumaşa beğenilere ve kaplanacak şekle uygun üç boyutlu hacim kazandırılmaktadır. 6

8 Günümüzde bilgisayar destekli tasarım, model hazırlama, kalıp çıkarma, pastal çizimi, serim ve kesim yapılarak hazır giyim üretimi belirli bir ölçüde otomatize olmuştur. Ancak gene de, hazır giyim üretimi emek yoğun niteliğini sürdürmektedir. Hazır giyim nihai ürün olması nedeniyle daha önceki üretim süreçlerinin tamamı ürünün performans özelliklerini ve dolayısıyla kaliteyi etkilemektedir. Genel olarak tüketiciler kaliteli giyim ürününde stil ve modaya uygunluk gibi estetik ve kumaşın özelliği, dayanıklılığı gibi performans özellikleri aramaktadırlar. Hazır giyim ürünlerinin en temel belirleyicisi ise modadır. Moda ve modacılar yeni stiller ortaya çıkarmakta ve insanları yeni giysiler almaya yönlendirmektedirler. Bu yapılırken bir önceki aynı sezonun ürünlerinin uzunluğu, silueti, açıklığı, rengi, kumaş tipi ve dizaynı, aksesuarı pazarın zevk ve beğenilerine uygun olarak değiştirilir. Tekstil ve hazır giyim sektörünün hem ulusal piyasada hem de uluslararası piyasalarda rekabet edebilirliliği açısından maliyet yapısı önem taşımaktadır. Tekstil sektöründe üretim maliyetlerine bakılacak olunursa en büyük paydaları hammadde ve insan kaynakları maliyetleri oluşturmaktadır. Toplam maliyet içinde üçüncü büyük paydayı ise enerji maliyetleri almaktadır. Hazır giyim sektörünün hem toplamı hem de alt sektörleri açısından en dikkate değer nokta, hammadde maliyetleri toplam maliyet içinde en yüksek paya aittir. Hazır giyim sektöründe kullanılan hammaddeleri sadece ana hammadde olarak düşünmek hatalı olur. Özellikle dokuma hazır giyim sektöründe ana hammaddelerin dışında astar, tela, vatka gibi tali hammaddelerle, hem dokuma hem de örme hazır giyimde kullanılan aksesuar malzemeleri ve nakışlar maliyetler içinde önemli bir yer tutmaktadır. Maliyetler içerisinde ikinci önemli kalem ise işgücü ücretlerinin teşkil ettiği maliyetlerdir. Bunun toplam içindeki payı % dur. Kalifiye işçiliğin oranı ise yaklaşık % 5 civarındadır. Doğrudan işçilikle kalifiye işçilik birlikte düşünüldüğünde, sektörde maliyetler işgücü maliyetinin payı % 35 e kadar çıkabilmektedir. Hazır giyim üretiminde de enerji kullanımı söz konusudur, ancak iplik ve kumaş üretimine göre daha küçük bir oran teşkil etmektedir. Tekstil ve hazır giyim sektörü diğer iş kollarına teknoloji ve girdiler açısından bağımlıdır. Tarımda pamuk üretimi önemli yer teşkil etmektedir. Kimya sanayinin önemli faaliyet alanlarından biri tekstil sanayinin sentetik hammaddelerinin üretimidir. Tekstil terbiyesinde kullanılan boyar maddeler ve kimyasallar da kimya sanayi tarafından sağlanmaktadır. Ülkemizdeki tekstil makinesi üretimi yalnızca sınırlı sayıda daha ziyade teknolojik olarak göreceli basit bazı makineler ile sınırlıdır. 7

9 2.2 Türk Tekstil ve Hazır Giyim Sektörü Türkiye de tekstil ve hazır giyim sektörünün temelleri Osmanlı İmparatorluğu döneminde atılmıştır. Dokuma konusunda Denizli ve Tokat, ipekli ürünler konusunda da Bursa bölgesinde küçük işletmeler halinde üretim yapılmıştır yılında önde gelen 22 kamu sanayi işletmesinin 18 i, 28 anonim şirketin 10 u, 214 özel sektör işyerinin 45 i ve toplam 264 sanayi işyerinin 73 ü bu sanayide faaliyet göstermiştir. Cumhuriyetin kuruluşundan sonra Sümerbank ın kuruluşu ile birlikte tüm tekstil ve hazır giyim fabrikaları ve atölyeleri bu kuruluş çatısı altında toplanmıştır. Sümerbank yaptığı yatırımlar ve yetiştirdiği personelle özel sektöre öncülük etmiş Sümerbank ta oluşan birikimin zaman içinde özel sektöre de aktarılması sağlanmıştır li yıllarda başlayan özel sektör yatırımları zaman içinde gelişmiş, zamanla kamunun bu alanda üretici rolü azalmıştır yılında sektör üretimi içinde % 28 olan özel sektör payı 1962 yılında % 62 ye, 1990 yılında ise % 90 ın üzerine çıkmıştır. Halen kamunun bu sektörde payı % 1 in altındadır. Sümerhalı ya ait Isparta halı fabrikasında halı ipliği üretilmekte ayrıca Sümerhalı ve bazı diğer kamu kurumları tarafından el halısı üretimi gerçekleştirilmektedir. Sektörde, 1950'li yıllardan sonra özel sektörün öncülüğünde gelişim başlamış ve 1960'lardan sonra sentetik elyaf üretimine başlanmıştır. Planlı dönemde uygulanan ithal ikamesi politikası ve teşvik tedbirlerinin de katkısıyla yılları arasında sektörde daha ileri teknoloji kullanılmaya ve işlenmiş ürün imal edilmeye başlanmış, yılları arasında önemli bir teknik deneyim kazanılmıştır yılından sonra uygulanan, serbest piyasa ekonomisine dayalı dışa açılma ve ihracatı teşvik politikaları ile birlikte, özellikle 1980 li yılların ikinci yarısından itibaren tekstil ve hazır giyim ihracatı önemli oranda artmış ve ihracatın en önemli kalemi haline gelmiştir lara gelindiğinde ise toplam ihracat içindeki sektörün payı yüzde 40 a kadar çıkmıştır li yılların başında daha çok iplik, elyaf, kumaş gibi tekstil mamulleri ihraç eden Türkiye, 1984 yılından sonra daha fazla hazır giyim mamulü ihraç etmeye başlamıştır. Daha uç ürün olması nedeniyle, toplam katma değeri tekstil mamullerinden yüksek olan hazır giyim mamullerinin ihracatı 1990 lı yıllarda artarak devam etmiş ve sektörün üretim, ihracat ve istihdam içinde önemi artmıştır. Türk Tekstil ve Hazır Giyim Sektörü teknoloji düzeyi, ekonomik etkinliği ve sosyal etkileşimi itibariyle ülkenin önde gelen sosyo-ekonomik faaliyet alanlarından biridir. Sektörün bu konumunu önümüzdeki iki on yıl boyunca koruması, hatta geliştirmesi beklenmektedir. Tekstil ve hazır giyim sektörü birlikte değerlendirildiğinde, gayri safi yurt içi hasıla, imalat sanayi ve sanayi üretimindeki pay, ihracat, ekonomiye sağladığı net döviz girdisi, istihdam, yatırımlar, dışa açıklık ve makro-ekonomik büyüklükler açısından Türkiye nin birinci sektörü konumundadır. 8

10 Ülkemiz; Avrupa Birliği (AB) ülkelerine tekstil ve hazır giyim ihracatında ikinci, pamuk üretiminde dünyada yedinci, pamuk tüketiminde dünyada dördüncü, elyaf ring iplik üretiminde dünyada beşinci, open-end iplik üretiminde dünyada dördüncü, organik pamukta ise dünya lideridir. Türk Tekstil ve Hazır Giyim Sektörü, halen Avrupa daki, hatta Avro-Akdeniz ve Avrasya Bölgesindeki en büyük üretim kapasitesine sahip tekstil ve hazır giyim sanayidir. Türkiye nin, iplikten başlayarak tekstil üretim kapasitesinde dünya ölçeğinde önemli payı vardır. Türkiye, kurulu kapasite iğ sayısı itibariyle dünyada altıncı; rotor sayısında ise dördüncü sıradadır. Türkiye iğ sayısında dünya kapasitesinin % 3,4 üne, rotor sayısında ise % 5,5 ine sahiptir. AB kurulu kapasitenin yaklaşık yarısı Türkiye dedir. Karşılaştırma pamuk tipi kısa elyaf alt sektörüyle sınırlandırılırsa, Türkiye de kurulu kapasite tek başına AB kurulu kapasitesine denk boyuttadır. Dokuma ve örgü kumaş üretiminde, yaşlı mekikli tezgâhlar dikkate alınmasa dahi, kurulu dokuma kapasitesi AB toplamının dörtte biridir. Kumaş işleme (terbiye) kapasitesi kurulu ham bez üretim kapasitesini (dokuma ve örgü) rahatlıkla işleyecek seviyededir. Terbiye (boya, baskı ve apre) sanayimiz gerek boyutu ve teknoloji düzeyi, gerekse ürün kalitesi açısından AB kurulu kapasitesine en azından denk düzeydedir. Türkiye nin iplik üretim kapasitesi; ton kısa elyaf (pamuk vb.) iplik, ton uzun elyaf (yün vb.) iplik, ton filament (kesiksiz) iplik, olmak üzere toplam tondur. Dokuma alanında Türkiye deki toplam kurulu dokuma kapasitesinin ton civarında olduğu tahmin edilmektedir. Örmede ise tonluk bir kapasite söz konusudur. Son yıllarda çorap sanayi, diğer tekstil alt sektörlerine nazaran daha hızlı bir gelişme göstermiş olup, çorap sanayinin kapasitesi yeni yapılan yatırımlarla 200 milyon düzinenin üstüne çıkmıştır. Non-woven, halı ve teknik tekstiller bakımından, Türkiye de tonun üzerinde bir non-woven üretim kapasitesi bulunmaktadır. Halı ve özel teknik tekstil ürünleri için de tona yakın bir kapasitenin bulunduğu kabul edilirse, bu gruptaki toplam üretim kapasitesi tondur. Tekstil ve hazır giyim sektörümüz ürün kalitesi ve üretim teknolojisi itibariyle çağdaş dünya standartlarındadır. Üretiminin yaklaşık dörtte üçü on yaşından daha genç makine ve teçhizatla gerçekleştirilmektedir. Toplam istihdamın yaklaşık % 20 si tekstil ve hazır giyim sektörü tarafından sağlanmaktadır. Tekstil ve hazır giyim sektöründeki kayıt dışılık dikkate alındığında, kadarı tekstil sanayinde, kadarı da hazır giyim sanayinde olmak üzere, civarında kişinin çalıştığı tahmin edilmektedir. 9

11 Bununla birlikte Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı nın 2009 Ekim ayındaki Çalışma İstatistiklerine göre, sektörde faaliyet gösteren adet işyerinde kayıtlı işçi çalışmaktadır. Türk Tekstil ve Hazır Giyim Sektörü, KOBİ ağırlıklı bir sektör olup, özellikle hazır giyim sanayindeki kayıt dışılığın % 50 nin üzerinde olması nedeniyle, işletme sayısı hakkındaki tahminler bile, çok büyük farklılıklar göstermektedir ile arasında değişen işletme sayısı tahminlerinden hangisi doğru olursa olsun, tekstil ve hazır giyim sektörünün Türkiye nin en büyük ve en yaygın sanayi dalı olduğu gerçeği çok açıktır. Türkiye genelinde ihracata yönelik üretim yapan % 90 nı KOBİ mahiyetinde olup toplam ün üzerinde imalatçı/ihracatçı işletme bulunmaktadır. Bunların i hazır giyim ve ü de tekstil imalatı/ihracatı alanında faaliyet göstermektedir. Bu işletmelerin % 90 ından fazlası küçük işletmeler, yani küçük veya büyük atölyelerdir. Tekstil ve hazır giyim sektöründe sanayinde ortalama çalışan sayısı 18 iken hazır giyimde 9 dur. Sektör genelinde ortalama çalışan sayısı ise 12,5 dur. Tablo 3. Tekstil ve Hazır Giyim Sektöründe İşletme Büyüklüğü (2002) Tekstil Hazır Giyim ÇalıĢan Sayısı ĠĢletme Sayısı Ġçindeki Pay (%) ĠĢletme Sayısı Ġçindeki Pay (%) ,4 85, ,5 11, ,9 1, ,0 0, ,9 0, ,3 0,5 Kaynak: TÜİK İmalat Sanayii ve Genel İşyeri Sayımı 1. Aşama Geçici Sonuçları Tekstil işletmeleri İstanbul, Bursa ve Denizli de yoğunlaşmış iken hazır giyim işletmeleri ağırlıklı olarak İstanbul da faaliyet göstermektedir. 10

12 Tablo 4. Tekstil ve Hazır Giyim Sektöründe İşletmelerin İllere Göre Dağılımı (2002) Tekstil Hazır Giyim Ġl ĠĢletme Sayısı Ġçindeki Ġl ĠĢletme Sayısı Ġçindeki Pay (%) Pay (%) Ġstanbul 33,6 Ġstanbul 36,5 Bursa 12,5 Ġzmir 7,8 Denizli 11,2 Bursa 4,7 Gaziantep 4,4 Ankara 4,1 Ġzmir 4,1 Adana 2,7 Ankara 3,6 Konya 2,3 UĢak 3,0 Denizli 2,1 Adana 1,8 Manisa 2,0 Aydın 1,7 Ġçel 1,8 Konya 1,6 Gaziantep 1,8 Diğer 22,5 Diğer 34,2 Kaynak: TÜİK İmalat Sanayii ve Genel İşyeri Sayımı 1. Aşama Geçici Sonuçları Türk Tekstil ve Hazır Giyim Sektörünün 2004 yılında yurt içi ve yurtdışı satışlarının toplamı; 18 milyar Dolar ihracat, 3 milyar Dolar bavul ticareti, 12 milyar Dolar hazır giyim ve ev tekstilleri iç tüketimi ve 2 milyar Dolar halı ve teknik tekstil ürünleri iç tüketimi olmak üzere toplam 35 milyar Dolar dır. Bu toplam satış gelirinden, Türk Tekstil Sektörü tarafından üretilmeyip yurtdışından ithal edilen 5 milyar Dolar lık ara malı (iplik, ham bez ve kumaş) miktarı düşülürse, Türk Tekstil ve Hazır Giyim Sektörünün cirosu birlikte 30 Milyar USD civarındadır yılında Türkiye nin toplam Gayri Safi Milli Hasılat (GSMH) ının 319 milyar Dolar olduğu hatırlanırsa, tekstil ve hazır giyim sektörünün tek başına ülkemiz GSMH sinin % 10 una yakın bir kısmını sağladığı görülmektedir. Mevcut veriler itibariyle, tekstil ve hazır giyim sektörünün imalat sanayi üretiminde en yüksek payı aldığı görülmektedir yılı Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, sektörün imalat sanayi içindeki payı, aşağıdaki tablodan görüldüğü gibi % 16,3 tür. 11

13 Tablo 5. Sanayi Üretimi İçinde Sektörlerin Ağırlığı Sektör Ağırlığı Madencilik sanayi 4,89 Elektrik, gaz ve su sanayi 8,19 İmalat sanayi 86,92 Gıda ürünleri ve içecek imalatı 10,64 Tütün ürünleri imalatı 1,35 Tekstil ürünleri imalatı 10,88 Giyim eģyası imalatı 5,42 Derinin işlenmesi (bavul, çanta vb.) 1 Ağaç ve mantar ürünleri imalatı (mobilya hariç) 0,59 Kağıt ve kağıt ürünleri imalatı 1,59 Basım ve yayım imalatı 1,73 Kok kömür, rafine edilmiş petrol ürünleri imalatı 14,48 Kimyasal madde ürünleri imalatı 10,34 Plastik-kauçuk ürünleri imalatı 3,41 Metalik olmayan diğer mineral madde imalatı 6,85 Ana metal sanayi 8,9 Metal eşya sanayi, makine teçhizat hariç 3,39 Başka yerde sınıflandırılmamış makine ve teçhizat imalatı 5,76 Büro, muhasebe bilgi işlem makineleri imalatı 0,05 Başka yerde sınıflandırılmamış elektrikli makine cihaz imalatı 3,22 Radyo, TV, haberleşme cihazları imalatı 1,49 Tıbbi, hassas ve optik aletler, saat imalatı 0,26 Taşıt araçları ve karoseri imalatı 6,27 Diğer ulaşım araçları imalatı 1,07 Mobilya imalatı, başka yerde sınıflandırılmamış diğer imalatı 1,3 Kaynak: TÜİK Aylık Sanayi Üretim Endeksi Haber Bülteni (Temmuz 2005) Türk ekonomisine net döviz girdisi olan sektörlerden en önemlisi olan tekstil ve hazır giyim sektörü, yüksek ihracat performans ve potansiyeli ile ülkenin dışa açılan penceresidir. Bu sektör, yıllık 10 milyar Dolar ı aşan dış satımı ile ülke ihracatının üçte birini tek başına karşılamaktadır. 12

14 Türkiye, tekstilde Avrupa nın en büyük, dünyanın on dördüncü; hazır giyim ürünlerinde Avrupa nın ikinci, dünyanın yedinci büyük tedarikçisidir. Türkiye, 2006 yılı verilerine göre, dünya tekstil ihracatındaki % 3,5 luk payı ile tekstilde sekizinci büyük ihracatçı konumundadır. Tekstil ve hazır giyim sektörünün ihracat performansına bakıldığında, ikisinin birbirine paralel gittiği görülmektedir. Sektör ihracatının % lik bir oranı tekstil sektörü, % lük oranı ise hazır giyim sektörü gerçekleştirmektedir yılı itibariyle tekstil sektörünün toplam ihracat içindeki payı % 7,1 ve hazır giyim sektörünün payı ise % 20,5 olup iki sektörün Türkiye toplam ihracatındaki toplam payı % 27,6 düzeyindedir. Türkiye nin hazır giyim ihracatının % 75 den fazlası AB ülkelerine yapılmaktadır. Coğrafi yakınlık, kalifiye işgücü, kalite, moda ve marka yaratmaya verilen önem AB ülkelerini Türkiye nin geleneksel ve en büyük pazarı haline getirmiştir. Ülkeler bazında değerlendirildiğinde sırasıyla Almanya, İngiltere, ABD, Fransa ve Hollanda en fazla hazır giyim ihraç edilen ülkelerdir. En fazla ihracat yapılan ilk on ülkenin toplamı ise Türkiye genelinde toplam hazır giyim ihracatının % 80 gibi büyük bir bölümüne karşılık gelmektedir. İhracatın büyük bölümü yüksek gelirli OECD ülkelerine yapılmaktadır. Ülkemiz ithalatta ise, hazır giyim ihracatımızda görülen artışa bağlı olarak, büyük ölçüde hammadde ihtiyacını karşılamaya yönelik tekstil ithalatında sürekli artış kaydetmiş ve dünya tekstil ithalatında yedinci sırada yer almıştır. Tekstil ile hazır giyim sektörleri birlikte değerlendirildiğinde 2004 yılı ithalatı 7,7 milyar dolayında olup bu miktarla toplam ithalatımızın yaklaşık % 8 ine denk gelmektedir. Türkiye ye yapılan tekstil ithalatının bir kısmı elyaf şeklindedir. Bunlar yine tekstil sektörünün hammaddesi olarak kullanılmaktadır. İplik ithalatının önemli bir kısmı da tekstil sektörünün ara malı ihtiyacını karşılamak için yapılmaktadır. İplik ithalatının bir kısmı ile kumaş şeklinde yapılan ithalat ise daha çok hazır giyim ve hazır eşya sektörünün ham madde ihtiyacını karşılamaya yöneliktir. Genel olarak bakıldığında, tekstil ithalatı hazır giyim ve hazır eşya sektörünün ihtiyaçları doğrultusunda şekillenmektedir. Dolayısıyla, Türkiye nin tekstil ithalatını gerek değer olarak ve gerek miktar olarak belirleyen faktörlerin başında, dünya ve Türkiye deki hazır giyim ve hazır eşya talebi ile Türkiye nin içerdeki tekstil üretimi gelmektedir. 13

15 Türkiye nin dokuma ve örme hazır giyim ithalatı birçok faktörün bir sonucu olarak artmaktadır. Bu faktörlerin başında pazarlama ve dağıtım kanalları ile ilgili gelişmeler gelmektedir. Genç bir nüfusa sahip olan ve gittikçe dışa açılan Türkiye, dünya markalarının iştahını kabartmaktadır. Çok sayıda perakende zinciri Türkiye de yatırım yapmaktadır. Ayrıca Türk girişimciler de mağazalaşma ve markalaşma çabası içindedir. Bütün bu eğilimleri ucuz Çin üretimi ve Türk girişimcilerinin yurt dışında yaptığı yatırımların ürünlerini Türkiye ye ithal etme çabaları da desteklemektedir. Sektörün son üç yıldaki ihracat ve ithalat değerleri ise aşağıdaki tablolarda belirtilmiştir. Tablo 6. İhracat (milyon Dolar) * Tekstil 5,316 5,093 3,847 Hazır Giyim 1,357 1,902 1,633 * 11 aylık toplam Tablo 7. İthalat (milyon Dolar) * Tekstil 10,804 11,323 8,681 Hazır Giyim 11,795 11,504 8,747 * 11 aylık toplam Türkiye de kısa elyaf iplik sektörü dünyada en yüksek teknolojiye sahip ülkeler arasında yer almaktadır. İplikte olduğu kadar olmasa bile, pamuklu dokuma sektörü de oldukça yeni makine parkına sahiptir. Türkiye de pamuklu örme alt sektörü, entegre olmayan küçük ve orta boy işletmelerde yoğunlaşarak bir büyüme göstermiştir. Dünya terminolojisindeki adı sentetik fiber filament olan sektör, ürün bazında sentetik elyaf ve sentetik iplik endüstrisi olmaktadır. Türkiye de sentetik elyaf üretimi ilk kez 1964 yılında Bursa Sifaş ta başlamıştır. Türk sentetik iplik sektörü 1997 yılından itibaren yeni bir geçiş ve dönüşüm sürecine girmiştir. Bu sürecin en belirgin özelliği dünyadaki en son teknolojik gelişmeleri bünyesinde toplamak suretiyle kapasite ve çeşitlilik açısından en üst seviyeyi yakalamasıdır. 14

16 Sektörde faaliyet göstere polyamid, polyester ve akrilik üreticilerinin sayısı 11 olup, 8 tanesi Bursa-Yalova ekseninde faaliyet göstermektedir. Son yıllarda, polipropilen alanında ciddi yatırımlar Adana, Gaziantep ve Kayseri yöresinde gerçekleştirilmiştir. Tekstil ve hazır giyim sektörü başta pamuk olmak üzere ağırlıklı olarak yerli girdi kullanmaktadır. Türkiye de kaliteli pamuk üretiminin yapılabiliyor olması sektörün gelişmesinde büyük rol oynamıştır. Dolayısıyla tarım kesimi için de bu sanayinin varlığı ve devamı büyük önem arz etmektedir. Aynı şekilde tekstil ve hazır giyim sektörü, makine sanayi ve kimya sanayinden tekstil makineleri, sentetik elyaf, boya gibi ürünleri girdi olarak kullanmakta olup, yaşanacak gelişmeler bu sektörleri de yakından ilgilendirmektedir. 2.3 Dünya da ve AB de Tekstil ve Hazır Giyim Sektörü İplik yapımı, dokuma ve dikiş gibi teknikler MÖ yıllarından beri uygulanmaktadır. Çin in tek ipek üreticisi olmasının da etkisiyle hammadde, halı, kilim ve kumaş üretiminde doğu ülkeleri binlerce yıl üstün durumlarını sürdürmüşlerdir. En temel insan ihtiyaçlarından olan örtünme ve korunma amacıyla kullanılan tekstil ürünleri ticareti de yüzyıllarca yapılmıştır. Bir sanayi kolu olarak tekstilin ortaya çıkması ise sanayi devrimi ile İngiltere de başlamıştır. 18. yüzyılın ikinci yarısında mekanik iplik eğirme yöntemleri geliştirilmiştir. Ticari bir kullanıma sahip olan ilk mekanik dokuma tezgâhını İngiliz din adamı Edward Cartwright 1785 de gerçekleştirmiş ve patentini almıştır. Üretim tekniklerindeki gelişmeye paralel olarak sırasıyla su, buhar ve elektrik kullanılarak çalışan tesislerde tekstil üretimi gerçekleştirilmeye başlanmıştır. Daha sonra desen tekniği ve moda endüstrisinin de artan önemine paralel olarak Fransa, ABD ve İtalya da bu sanayi gelişmiştir da dikiş makinesi, 1900 lerde de sentetik elyafların geliştirilmesi, tekstil kimyası ve makinesi alanlarındaki çeşitli gelişmeler paralelinde tekstil ve hazır giyim sektörü gelişimini sürdürmüştür. Tekstil ve hazır giyim sektörü, ürünlerinin temel bir tüketim malı olması, nispeten düşük sermaye ihtiyacı, sağladığı istihdam imkânı, üretim sürecinde yaratılan katma değer ve ihracat imkânları nedeniyle gelişmekte olan ülkelerin ekonomik kalkınma sürecinde önemli rol oynayan bir sanayi dalıdır. 15

17 19. yüzyılın ilk yarısında İngiltere, 20. yüzyılın başlarında Japonya, 1950 lerde Tayvan ve Güney Kore sanayileşme süreçlerinin başlarında bu sanayiyi geliştirerek sermaye birikimi sağlamış, ihracat ve üretim tecrübesi edinmişlerdir. Bu yolla edinilen sermaye, bilgi birikimi ve tecrübe sermaye ve bilgi yoğun diğer sektörlerin gelişmesinde katkı sağlamıştır. Günümüzde de tekstil ve hazır giyim sektörü sermaye sıkıntısı yaşayan, ucuz işgücüne sahip gelişmekte olan ülkelerin ekonomik kalkınmalarında benzer bir rol oynamaktadır. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde tarife ve tarife dışı engellerle en çok korunan sanayi sektörü tekstil ve hazır giyim sektörüdür. Diğer sektörlerle kıyaslandığında düşük bir sermaye yatırımı ile yüksek oranlı bir istihdam sağlayabilmesi, gelişmekte olan ülkelerin bu sektörde gelişmeyi hızlandırabilmek için doğrudan veya dolaylı teşvikler vermesine, dışarıdan gelen rekabete karşı korumacı politikalar uygulamalarına neden olmaktadır. Benzer şekilde, gelişmiş ülkeler de sektörün sağlamış olduğu istihdamı en azından koruyabilmek amacıyla kendi iç pazarlarını yabancı rakiplerine karşı korumakta, sektörde yeni teknolojilerin ve üretim yöntemlerinin kullanılmasını özendirici politikalar uygulamaktadır. Bu nedenle, tekstil ve hazır giyim sektörü dünyada rekabetin en fazla yaşandığı sektörlerden birisidir. Üretim ağırlıkları itibariyle imalat sanayi içinde tekstil ve hazır giyim sektörleri gelişmekte olan ülkelerde çok daha fazla paya sahiptir. Tekstil ve hazır giyim sektörü, bölgeler arasında ise Asya da en büyük paya sahiptir. Tablo 8. Bölgelerin İmalat Sanayi Katma Değeri İçinde Tekstil ve Hazır Giyim Sanayilerinin Payları (%) Tekstil Sanayi Hazır Giyim Sanayi Tekstil ve Hazır Giyim Sanayi Toplamı GeliĢmiĢ Bölgeler 2,1 2,8 4,9 GeliĢmekte Olan Bölgeler 6,5 4,9 11,4 Kuzey Amerika 2,0 2,6 4,6 Orta ve Güney Amerika 4,1 4,2 8,3 Asya (Ġsrail ve Japonya hariç) 7,7 5,1 12,8 Avrupa 2,9 3,2 6,1 Okyanusya 2,7 3,2 5,9 Kaynak: Statistical Yearbook, United Nations (2005) 16

18 Bangladeş, Hindistan, Pakistan, Portekiz, Tunus ve Türkiye de imalat sanayi katma değeri içinde tekstil ve hazır giyim sanayi yüksek paya sahiptir. En büyük tekstil ve hazır giyim üreticisi olan Çin de katma değer içinde tekstil ve hazır giyim sektörünün payı, diğer sanayilerdeki daha hızlı gelişmeye bağlı olarak azalma eğilimdedir. Tekstil ve hazır giyim sektöründe istihdam, ağırlıklı olarak gelişmekte olan ülkelerde toplanmaktadır. Bu sanayi gelişmiş ülkelerde de halen önemli bir istihdam kaynağı olmakla beraber imalat sanayi içinde payı nispeten daha düşüktür. İstihdam ile ilgili bir önemli husus da tekstil ve hazır giyimde çalışanların genel olarak daha vasıfsız olması, özellikle hazır giyim sanayinde kadın işgücü istihdamının yoğun olmasıdır. Dünyada son yirmi yılda tekstil ticareti üretimin on katı artmıştır. Önümüzdeki yirmi yılda, Dünya Ticaret Örgütü (World Trade Organization WTO) düzenlemelerinin bir izdüşümü olarak, dünya tekstil ticaretinin artış hızının devam etmesi beklenmektedir. Bu gözlemler ışığında tekstil ve hazır giyim sektörüne dünya genelinde bakıldığında, 1980 li yıllarda 450 milyar Dolar dolaylarında tahmin edilen dünya tekstil üretiminin günümüzde 530 milyar Dolar boyutuna ulaştığı; tüketimin bir yandan artan nüfus diğer yanda gelişen kişi başına tüketim ile artış eğilimini sürdüğü izlenmektedir de tekstil üretiminin yaklaşık yarısını gerçekleştiren Avrupa nın payı % 30 dolaylarına düşmüş; aynı dönemde Asya ülkelerinin payı % 25 den % dolaylarına yükselmiştir. Amerika kıtası da dünya tekstil üretimindeki payını son çeyrek yüzyılda % 20 lerden % dolaylarına yükseltmeyi başarmıştır. Önümüzdeki yıllarda Çin dâhil Asya ülkelerinin paylarını, diğer bölgeler aleyhine arttırmaya devam ettirmeleri beklenmektedir. Önümüzdeki yirmi yılda hammadde üretiminin % 75 inin Asya da gerçekleşeceği, elyaf üretiminin % 80 inin sentetik elyaftan oluşacağı, filament ipliğe talebin artacağı; gelişmiş ülkelerin yeni nesil yüksek performanslı özel kimyasal elyaf geliştirmeye yönelecekleri öngörülmektedir. Önümüzdeki yirmi yıl içerisinde yeni komposit malzemeler ve çok fonksiyonlu akıllı tekstil ürünleri ile pazar payı halen % 15 olan teknik tekstillerin kullanım ve pazar payının artması beklenmektedir. Bir diğer önemli husus, gelişmekte olan ülkeler tekstil ve hazır giyim üretim ve ticaretinde gelişmiş ülkelere kıyasla paylarını artırmaktadırlar. Gelişmiş ülkeler tekstil üretiminde söz sahibi olmaya devam ederken, hazır giyim üretimi işgücü maliyetlerinin düşük olduğu ülkelere geçmektedir. 17

19 Emek-yoğun yapısı ve nispeten daha niteliksiz işgücü ihtiyacı nedeniyle hazır giyim sektörü pek çok gelişmekte olan ülkenin yatırım yaptığı bir alandır yılına kadar uygulanan kota sisteminin de etkisiyle hazır giyim talebi en ucuz fiyatı veren farklı ülkelerden karşılanmak durumunda kalmıştır. Bu da yatırımların farklı ülkelere kaymasında etkili olmuştur. Bu durumun bir sonucu olarak dünyada hazır giyim üretim kapasitesi talebin yaklaşık iki misline ulaşmıştır. Alım tarafında ise, ABD nin en büyük iki perakende firması (Wal-Mart ve Kmart) toplam hazır giyim satışının miktar olarak üçte birini, en büyük beş firma ise (Wal-Mart, Kmart, Sears, Dayton, Hudson ve JC Penney) toplam hazır giyim satışının % 68 ini gerçekleştirmektedir. AB de de benzer bir konsolidasyon yaşanmaktadır. Büyük alım firması sayısındaki azalma ABD de AB ye göre hayli yüksektir. Bu durumun bir sonucu olarak ABD pazarında sipariş büyüklükleri daha yüksektir. AB pazarında ise daha düşük miktarlarla ve daha sık sipariş alınmaktadır. Üreticilerin dağınık ve çeşitli, üretim kapasitesinin talebin hayli üstünde, alım firmalarının ise ciddi oranda konsolide olması hazır giyim sanayine alım firmalarının pazara hakim olduğu ve yönlendirdiği bir yapı kazandırmıştır. Tekstil sanayinin de ağırlıklı olarak hazır giyim sanayinin hammaddesini sağladığı dikkate alındığında, bugün dünyada tekstil ve hazır giyim ticaretinde ve değer zincirinde alım firmalarının belirleyici role sahip olduğunu söylemek mümkündür. Ayrıca alım firmaları müşteri talep ve beklentilerine göre tasarım ve üretim yaptırmaktadır. Hazır giyim sanayinde müşteri taleplerinin moda değişimi gibi konulardan dolayı hızlı değişimi, satış ve pazarlamayı yürüten ve müşterilerle yakın temas halinde olan alım firmalarının değer zincirini yönlendirmesine de katkı sağlamaktadır. Dolayısıyla alım firmalarının yapısının ve beklentilerinin doğru anlaşılması ve en üst düzeyde karşılanması bu sanayide rekabet edebilmenin temel şartını oluşturmaktadır. Büyük alım firmalarının türleri ve özellikleri aşağıda belirtilmiştir. Bunların yanında tuhafiyeci, butik gibi toptancı aracılığıyla mal temin eden küçük işletmeler de bulunmaktadır. Perakendeciler: Zincir mağazalar, hiper marketler ve indirim mağazaları bu kapsamda değerlendirilmektedir. Bu firmalar özel markalı ürün denilen sadece o mağazada satılmak üzere ürettirdikleri malları satmaktadırlar. Bu firmaların sipariş miktarları büyüktür ve alım kararlarında düşük fiyat en belirleyici role sahiptir. Wal-Mart ve Carrefour bu kapsamda değerlendirilmektedir. AB ithalatında bu tür alım firmalarının payı yaklaşık % 50 dir. 18

20 Pazarlamacılar: Aktif pazarlama stratejisi olan markalar bu kapsamdadır. Bu firmalar tasarım, tedarik ve pazarlama fonksiyonları üzerinde uzmanlaşırken üretimlerini başka firmalara yaptırmaktadırlar. Bu firmaların alım kararlarında fiziksel üretimin tamamı üretim yapabilme ve hızlı teslimat önemlidir. Nike ve Reebok gibi firmalar bu kapsamda değerlendirilmektedir. AB ithalatında bu tür alım firmalarının payı yaklaşık % 20 dir. Markalı üreticiler: Tasarım, pazarlama konusunda uzman markalı firmalardır. Üretimlerinin bir kısmını kedileri gerçekleştirirken fason üretim de yaptırmaktadırlar. Bu firmalar fason üretim yaptırırken bölgesel ve yakın ülke firmalarını tercih etmektedir. Levi s, DKNY ve Zara gibi firmalar bu kapsamdadır. AB ithalatında bu tür alım firmalarının payı yaklaşık % 30 dur. Üretici firma türleri ve özellikleri ise aşağıdaki gibidir: Fason üreticiler: Alım firması tarafından uygun olarak kesilerek temin edilen kumaşları alım firması tarafından belirlenen modele uygun olarak diken ve ürünü teslim eden üreticilerdir. Bu firmalar fiziksel üretim işlemlerinin sadece bir kısmını gerçekleştirdiğinden, nihai katma değer içinde payları azdır. Bu tür firmalar için düşük işgücü maliyetleri en önemli rekabet avantajıdır. Markalı üretici grubunda yer alan alım firmaları en önemli müşterileridir. Vietnam, Çin ve Romanya ağırlıklı olarak üretimini bu şekilde gerçekleştirmektedir. Ürün imalatçıları: Bu firmalar alım firması tarafından örneği verilen ürünü üretebilmektedirler. Kesim, dikim gibi üretim süreçlerini yerine getirebildikleri gibi tedarik gibi sınırlı hizmet bileşenlerini de yerine getirebilmektedirler. Ayrıca hammadde temin edebilecek finansal dayanıklılıkları vardır. Bu firmalar fiziksel üretim işlemlerinin tamamını gerçekleştirebilmektedir. Başta pazarlamacı grubunda yer alanlar olmak üzere perakendeci ve markalı üretici gruplarında yer alan alım firmalarına üretim yapmaktadırlar. Hong Kong ve Türkiye ağırlıklı olarak üretimini bu şekilde gerçekleştirmektedir. Ancak Hong Kong sadece kendi ülkesinde değil dünyanın pek çok yerinde üretim de yaptırmaktadır. Tasarım imalatçıları: Bu firmalar fiziksel üretim işlemlerinin tamamını kendi tasarımlarına dayanarak gerçekleştirebilmektedirler. Bu firmaların belirli pazar kısımlarına hitap edebilen kendi koleksiyonları vardır. Başta pazarlamacı grubunda yer alanlar olmak üzere perakendeci ve markalı üretici gruplarında yer alan alım firmalarına üretim yapmaktadırlar. İtalya ve kısmi olarak Türkiye ve Hong Kong üretimini bu şekilde gerçekleştirmektedir. Marka imalatçıları: Bu firmalar üretim fonksiyonunu en az seviyede yürütürken hizmet bileşeni yönünde uzmanlaşmışlardır. Hem üretici hem de alım firması olduklarından yukarıda alım firmaları arasında sayılan markalı üreticilerle aynı grupta yer almaktadırlar. İtalya ve ABD deki üreticiler bu grupta yer almaktadır. 19

21 Tekstil ve hazır giyim sanayi ihracatı dünya imalat sanayi ihracatı içinde önemli bir paya sahiptir. Tekstil ve hazır giyim ihracatı genel olarak artma eğilimini sürdürse de imalat sanayi içindeki payı yıllar içinde azalma eğilimindedir yılı itibariyle, Çin, AB ülkeleri, ABD, Güney Kore, Tayvan en büyük tekstil ihracatçısı ülkelerdir. Çin, AB ülkeleri, Hindistan, Türkiye ve Pakistan son yıllarda dünya ticaretindeki paylarını artırırken diğer önemli ihracatçıların payları azalmaktadır. Çin ve Türkiye döneminde en yüksek oranlı tekstil ihracatı artışı gerçekleştirirken, Güney Kore, Tayvan, Endonezya ve Meksika nın ihracatı azalmıştır. Pakistan, Hindistan ve Türkiye için tekstil ihracatı ülkenin ihracat geliri içinde önemli paya sahip iken, özellikle gelişmiş ülkelerde bu oran oldukça düşüktür. AB ülkeleri içinde İtalya Almanya, Belçika ve Fransa önemli tekstil ihracatçısı ülkelerdir. Hazır giyimde ise; Çin, AB ülkeleri, Türkiye, Meksika ve Hindistan en büyük hazır giyim ihracatçısı ülkelerdir. Çin, AB ülkeleri, Türkiye, Romanya, Vietnam ve Tunus son yıllarda yüksek oranda ihracat artışı gerçekleştirerek dünya ticaretindeki paylarını artırırken, ABD, Güney Kore ve Meksika nın payı azalmıştır. Bangladeş, Tunus, Romanya ve Türkiye için hazır giyim ihracatı ülkenin ihracat geliri içinde önemli paya sahip iken, bu pay Çin ve Hindistan da nispeten daha düşüktür. Önemli ihracatçı olan gelişmiş ülkelerden AB ülkeleri, ABD ve Güney Kore nin ihracatında bu sektörün payı oldukça düşüktür. Önemli ihracatçı ülkelerden sadece Vietnam ın hazır giyim ihracatının toplam ihracat içindeki payı artmaktadır. AB ülkeleri içinde İtalya Almanya, Fransa ve Belçika önemli hazır giyim ihracatçısı ülkelerdir yılı itibariyle AB ülkeleri, ABD, Çin, Meksika ve Japonya en büyük tekstil ithalatçısı ülkelerdir. Tekstil ürünleri nihai kullanım eşyası olabildiği gibi esas olarak hazır giyim ürünlerinin girdisi olduğu dikkate alındığında hazır giyim ihracatını artıran ülkelerden tekstil üretim kapasitesi yetersiz kalanların tekstil ithalatı artmaktadır. Bu şekilde, Türkiye, Vietnam ve Romanya nın dünya tekstil ithalatı içindeki payları artan hazır giyim ihracatlarına bağlı olarak yükselmektedir. Güney Kore ve Meksika nın tekstil ithalatındaki payı azalan hazır giyim ihracatına bağlı olarak düşmektedir. Sadece Türkiye ve Vietnam ın tekstil ithalatının ülkenin toplam ithalatı içindeki payı artmaktadır. Hazır giyim ürünleri en çok gelir seviyesi yüksek ülkeler tarafından ithal edilmektedir yılı itibariyle AB ülkeleri, ABD ve Japonya en büyük hazır giyim ithalatçısı ülkedir. Bu üç ülkenin hazır giyim ithalatı toplam dünya ithalatının % 60 ını aşmaktadır. Kısa vadede bu üç pazarın önemini koruması beklenmektedir, orta vadede ise gelişmekte olan ülkelerde gelir artışına bağlı olarak yeni pazarlar oluşabilecektir döneminde AB ülkeleri, G. Kore ve Avustralya ithalatında yüksek oranlı artışlar yaşanmıştır. 20

22 AB, 2005 yılı başında tekstil ve hazır giyim ürünlerinin tamamında kotaları kaldırmıştır. Ancak 2005 yılı başından itibaren Çin kaynaklı tekstil ve hazır giyim ithalatında ciddi artışlar yaşanmış, bu durum özellikle üreticilerin tepkisini çekmiştir. AB içinde İtalya, İspanya ve Portekiz gibi Akdeniz ülkeleri bu sektörde halen önemli üretici özelliklerini sürdürmektedir. Buna karşın İsveç ve Danimarka gibi kuzey ülkeleri bu sektörden büyük oranda çıkmıştır. En büyük pazarlar olan AB ve ABD yanında tekstil ve hazır giyim ihracatçısı gelişmekte olan ülkeler kotaların kalkması sürecinde başta Çin olmak üzere diğer ucuz emek gücüne sahip ülkelerden kaynaklanan rekabetten etkilenmekte ve değişen şartlara uyum için farklı uygulamalar yürütmektedirler. Genel olarak tüm ülkeler katma değeri yüksek üretime yönelmeyi ve markalaşmayı amaçlasa da bunda önemli ölçüde başarılı olabilen ülke yoktur. Tekstil üretimi zayıf olan ve sadece ithal kumaş kullanarak hazır giyim ihracatına yönelmiş ülkeler kotaların kalkmasından çok daha olumsuz etkilenmektedir. Pazara yakınlık bu sektörde rekabet avantajı sağlasa da pazara yakın olduğu halde tekstil üretim kapasitesi sınırlı olan ve ihracatı ağırlıklı olarak hazır giyim ürünlerinden oluşan Romanya, Fas, Tunus, Meksika, Orta Amerika Ülkeleri yeni rekabet şartlarından olumsuz etkilenmekte, bu ülkelerin ihracatları azalmaktadır. Pazar kazananların başında Çin Halk Cumhuriyeti, İspanya ve Türkiye gelmektedir. Ayrıca, Bulgaristan ve Romanya da pazar payını arttıran ülkeler arasındaki yerlerini almışlardır. Ele alınan dönemde Çin in dünya pazarlarından aldığı pay % 17 den % 24 e İspanya nın payı % 8 den % 9 a çıkmıştır. Türkiye nin payı ise % 4 ten % 5 e çıkmıştır. Pazar kaybı ile karşılaşan ülkeler ise İtalya ve Portekiz başta olmak üzere bu tabloda yer almayan çok sayıda ülke olmuştur. 21

23 3 SOSYAL SORUMLULUK 3.1 ġartnameler Geçtiğimiz on yıl içerisinde, KSS konusundaki kamuoyu hassasiyeti gittikçe artmış, buna paralel olarak sosyal sorumluluk ile ilgili konuların geliştirilmesine yönelik yatırım yapan şirketlerin sayısında da artış gözlemlenmiştir. Şirketlerin sosyal yükümlülüklere uyum konusuna her geçen gün daha fazla önem vermeleri, sadece sendikaların veya belirli alım gruplarının baskılarının değil, bu konudaki tüketici hassasiyetinin de bir sonucu olduğu görülmektedir. Sosyal yükümlülüklere uyum, gönüllü girişimler sonucunda sağlanabildiği gibi, yasal zorunluluk nedeniyle de uygulanabilmektedir. Ancak, son yıllarda kaydedilen ilerlemeler, yasal zorunluluklardan çok, gönüllü inisiyatiflerin ürünüdür. Yasal zorunluluklar, sosyal sorumluluk konusunda çoğu zaman etkisiz kalmaktadır. Şirketler, her geçen gün artan oranda üzerlerinde hissettikleri sosyal, çevresel ve ekonomik baskının etkisi ile kendi iç bünyelerinde sosyal sorumluluk stratejileri geliştirmeye başlamıştır. Bu bağlamda çalışanlar, hissedarlar, yatırımcılar, tüketiciler ve kamu otoriteleri gibi paydaşlar ile ilişkiler de ön plana çıkmaktadır. Söz konusu gruplar ile oluşturulacak iletişim ağının ve gönüllü girişimlerin, sonuç olarak, şirket performansını ve verimliliğini olumlu yönde etkileyeceği düşünülmektedir. Şirket açısından sosyal sorumlu olmak sadece asgari yasal koşullara uyma ya da saygı gösterme anlamına gelmemektedir. Amaç, yasal düzenlemelerin ötesinde, insana ve çevreye yatırım yapmaktır. Hiç kuşkusuz ki, bu yatırım, firmanın hissedarları ile olan ilişkilerine pozitif katkı yapacaktır. Diğer taraftan, sosyal sorumluluk alanına giren tüm faaliyetler esas itibariyle firma rekabet gücüne olumlu katkı yapması beklenen açılımlardır. Son yıllarda yapılan tüketici araştırmaları tüketicinin sadece iyi ve güvenli ürün istemediğini aynı zamanda üretim sürecinde işletmelerin sosyal davranış normlarına uymasını talep ettiğini göstermektedir. Böylece Avrupa da tüketici davranışlarının firmaların çevreye, insana ve sosyal faaliyetlere yaptığı katkılar veya yatırımların etkisi altında kaldığını söylemek yanıltıcı olmayacaktır. 22

24 Çokuluslu firmalar açısından konu sadece kendi ülkesinde yaptığı çalışmalar ile sınırlanmamakta aynı firmanın gelişmekte ya da üçüncü dünya ülkelerinde yaptıkları faaliyetlerde ne derece insan haklarına saygı gösterdiği ve sosyal bakımdan çocuk işgücü kullanıp kullanmadığı, cinsiyet ve etnik ayrımcılığa karşı aldığı tavır ve eşitlik ilkesine uygunluk gibi kavramlar da tüketici tarafından göz önünde tutulan kriterler arasında yer almaktadır. KSS bilincinin geliştirilmesine yönelik birçok uluslararası girişim ortaya çıkmış, çok sayıda ġartname (Code of Conduct) hazırlanmıştır. Bu şartnameler, şirketler tarafından özel olarak hazırlanabildiği gibi, sendikalar, sektörel dernekler veya çeşitli sivil toplum örgütleri tarafından da hazırlanabilmektedir. Özellikle tekstil ve hazır giyim sektörlerinde yaygınlaşan davranış normlarını içeren şartnamelerin uygulamaları işletme sosyal sorumluluğunu etkileyen dışsal faktörler arasında önemli yer tutmaktadır. İşletmede geliştirilmesi gereken davranış normları, uluslararası ve ulusal sosyal koruyucu yasal düzenlemeleri destekler nitelikte gönüllü girişimlerdir. Temelinde Uluslararası Çalışma Örgütü (International Labour Organization ILO) nün insan hakları, çalışma hayatına ilişkin özgürlükleri ve işçi haklarını temel almakla birlikte içinde etnik standartları da kapsayacak nitelikte çok boyutlu sürdürülebilir yaklaşım temsil etmektedir. Tüm bu çalışmalara yön veren temel ilkeler aşağıdaki konuları kapsamaktadır: İşe alma ve ayrım yapmama kuralları Çalışma süreleri Zorla ve mecburi çalıştırmama Çocuk işçi çalıştırmama Ücretler İzinler İşçilerin örgütlenme hakkı Disiplin ve taciz etmeme politikası Güvenli ve sağlıklı çalışma çevresinin oluşturulması Ne var ki, şartnamelerin sayısında yaşanan artış, şirketler açısından çeşitli zorluklara neden olmaktadır. Şirketler, sürekli olarak farklı kuruluşlar tarafından denetlenmekte ve yapılanmalarını, ilgili alım grubunun standartlarına göre her defasında yeniden gözden geçirmek zorunda kalmaktadırlar. 23

25 Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD), tekstil ve hazır giyim şirketlerinin maruz kaldığı bu zorlukların önüne geçmek ve sektörü sosyal standartlara uyum konusunda hazırlamak amacıyla, İstanbul Sanayi Odası (İSO) ile işbirliği içerisinde bir Sosyal Sorumluluk ġartnamesi hazırlamıştır. ILO standartları, 4857 sayılı İş Kanunu ve belirli büyük alıcıların özel şartlarından hareketle hazırlanan şartnamenin uygulanması amacıyla İSO ile bir işbirliği protokolü imzalanmış ve işyerlerinde eğitim ve uygulamalar gerçekleştirilmiştir. 3.2 Kalite, Çevre ve Sağlık Standartları İnsanoğlu yaratıldığı günden bu yana karışıklıktan kurtulma ve belirli bir düzen tesis etme gayreti içerisinde olmuştur. Bu düzenleme sürecinin tabi bir neticesi olarak standartlar ortaya çıkmıştır. Standartları temel alarak oluşturulan yönetim sistemleri ise; kuruluşların ilkelerini, prosedürlerini ve faaliyetlerini yönetmeyi ve sürekli olarak geliştirmeyi hedef almaktadır. Bugün ise standartlar ve yönetim sistemleri dünya ticaretinde teknik engellerin ortadan kaldırılması için en önemli rolü oynamaktadır ve standartlar uluslararası ticaretin ortak dili haline gelmiştir. Ayrıca, uluslararası pazarlarda rekabet edebilmenin yolu standartlara uygun ürün ve hizmet üretiminden geçmektedir. Uluslararası düzeyde standart hazırlama çalışmalarını yürüten en büyük kuruluş Uluslararası Standardizasyon Organizasyonu (International Organization for Standardization ISO) dur. Türk Standartları Enstitüsü (TSE) ise, ISO nun üyesi ve Türkiye deki tek temsilcisidir. Son yıllarda, tekstil ve hazır giyim sektörü tüketicilerinde kalite, çevre ve sağlık ile ilgili büyük bir duyarlılık söz konusu olmuş bu nedenle de; ISO 9000, ISO ve OHSAS gibi kalite, çevre ve sağlık standartları rekabetin temel unsurları haline gelmiştir. ISO 9000 kalite standartları, 1987 yılında yayınlanmış ve o tarihten günümüze en fazla ilgi gören ve en çok uygulama alanı bulan standartlar arasında yerini almıştır. Kalite standartlarında amaç kaliteli ürün ve hizmetle müşteri memnuniyetini artırmaktadır. Tekstil endüstrisinde üretim ardı ardına gelen işlemler sonucu gerçekleşmektedir. Bir işlemin sonucu diğer bir işlem için hammadde durumundadır. Bu nedenle kalite sorunu hammaddeden başlayarak iplik, dokuma, örme, terbiye, boya vb. bölümlerinde kendini göstermektedir. Her süreçte kalite kontrolle ilgili çalışmaların dikkatlice ve eksiksiz yapılması hataların süreçte yakalanması ve önlem alınması gerekmektedir. Uluslararası pazarlarda uygun fiyat ve tüketici tarafından aranılan kalite düzeyini sağlamış ürünlerin rekabette başarılı olacağı açıktır. 24

26 Üretim sırasında yeniden işleme ve kusurlu ürünlerin oranlarının % 5 ile % 20 gibi oranlar arasında değiştiği düşünülürse, ürün maliyetlerinde, kalite uygulamaları ile bu oranlarda azalma sağlanabilecektir. Sağlanacak azalma doğrudan ürün maliyetinde düşmeye neden olacağından, ürünün satış fiyatını düşürecektir. Bunun doğal sonucu olarak, rakiplere göre hem fiyat hem de kalite avantajı ile pazarlarda üstünlük sağlanabilir. Ürün standartları genel olarak incelendiğinde, ürünün sahip olduğu teknik özelliklerin belli düzeylerde olması gerekmektedir. Bu nedenle tekstil ve hazır giyim sektöründeki firmaların ISO 9000 Kalite Yönetim Sistemi belgelerinin yanında, ISO Çevre Yönetim Sistemi ve OHSAS İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi belgelerine de sahip olmaları gerekmektedir. Bunun yanında ISO 9000 sisteminin dokümantasyon yapısı diğer ISO 14000, OHSAS gibi standartların temel yapısını oluşturduğundan, ISO 9000 sisteminin öncellikle firmada kurulması diğer sistemlerin de daha hızlı ve etkili oluşturulmasını sağlayabilecektir. ISO çevre standartları ise; şirketlerin faaliyetleri sırasında çevreye zarar vermemek veya potansiyel çevre etkilerini kontrol altına almak için gerekli yapılanmayı sağlamaları üzerine hazırlanmış olup 1996 yılında yayınlanmıştır. Doğal kaynakların acımasızca tüketilmesinin önlenmesi, havanın, suyun ve toprak kirliliğinin azaltılması, geri dönüşümün sağlanması, atıkların kontrol edilebilmesi ve hatta çevresel maliyetlerin belirli oranlarda tutulabilmesi başlı başına bir yönetsel enerji ve zamanı içermektedir. Yönetimin bu işlere özen göstermesi aynı zamanda çevre için yapılanların işletme içinde doğru işler olduğu yönetimde yaygınlaşması gereken bir yaklaşımdır. Son dönemlerde çevre için yapılan eylem programları çevre ve işletme için karşılıklı kazanç programları olarak değerlendirilmektedir. ISO çevre standartları tüketicilerin kendi yaşadığı çevreye değer vererek piyasada bunu sorgulamasının bir sonucu olarak geliştirilmiş standartlardır. Böylece kuruluşların çevre ile etkileşimi kontrol altında tutulmakta ve çevre ile ilgili icraatların sürekli iyileştirilmesini temin edecek yönetim sistemleri benimsenmektedir. Hazır giyim üretiminde esas itibariyle çevreye kimyasal su ve benzeri atıklar verilmesi söz konusu olmadığından, bu seri standardılar daha çok tekstil terbiye alanında çalışan firmalar tarafından alınmaktadır. Gelişmiş ülkelerde, özellikle en önemli pazarlardan olan AB de çevresel bilinç oldukça yüksek seviyededir. Eurobarometre anketinde gelişmeyi sınırlasa bile, çevrenin korunması görevimiz vardır sorusuna olumlu cevap verenlerin ortalaması % 89 dur. 25

27 En büyük hazır giyim pazarlarından olan Almanya, çevresel duyarlılığa ve çevreye duyarlı tüketime önem verilen bir ülkedir. Almanya da çevresel duyarlılık 1980 lerde artarak halen oldukça yüksek seviyede sürmektedir. Nüfusun % i kendini çevresel konuların farkında olarak tanımlamakta ve bu farkındalıkta bir azalma da beklenmemektedir. Çevresel farkındalığın tüketim tercihlerine yansımasında ise, çevresel olarak zararlı olmayan ürünlere nüfusun % 36 sının % 5 daha fazla ödemeye, % 12 sinin % 6-10 daha fazla ödemeye ve % 3 ünün % daha fazla ödemeye razı olduklarını göstermektedir. İşyerlerinde sağlık ve güvenlik tüm işleri etkileyen bir konu olduğundan, OHSAS iş sağlığı ve güvenliği standartlarının uygulanması da zorunlu bir hale gelmeye başlamıştır. İş sağlığı ve güvenliği yönetim sisteminin temelini oluşturan OHSAS standartları; işyerlerinde işlerin gerçekleştirilmesi sırasında, tehlikelerin ve risklerin belirlenmesi ve önlemlerin alınmasına yönelik bir yaklaşımdır yılında yayınlanan OHSAS iş sağlığı ve güvenliği standartları, işletmelerin sağlık ve güvenlik yükümlülüklerini etkin bir şekilde yerine getirme ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde geliştirilmiştir. Böylece iş kazalarının önlenmesi ve işletmelerin iş güvenliği ile ilgili yasal yükümlülüklerin yerine getirmesi daha kolay olacaktır. İş kazalarının işçilere, işletmelere ve ülke ekonomilerine büyük boyutlara ulaşan zararları bulunmaktadır. Ayrıca iş kazaları ülke kalkınmasını da olumsuz yönde etkilemektedir. Her şeyden önemlisi ise en değerli varlık olan insanların ölmesine ya da sakat kalmasına neden olmasıdır. İş kazalarında zarar gören insanların, eski sağlıklı durumlarına getirilmeleri çoğu zaman mümkün olamamaktadır. Bu nedenle iş kazalarının yol açtığı gerçek zararların hesaplanabilmesi imkânsızdır. İş kazalarının önlenmesi işçi, işveren ve devlet kesimleri arasında çok yönlü bir işbirliğini gerektirmektedir. Son yıllarda birçok ülke, endüstriyel alanda meydana gelen iş kazalarını önlemek için çok önemli gelişmeler kaydetmiştir. Tekstil ve hazır giyim sektörü yoğun şekilde test ve analiz faaliyetlerine başvurulan bir sektör konumundadır. Sektörün çevre ve insan sağlığı, kalite gibi günümüzde gittikçe kuvvetlenen olgular doğrultusunda test ve analiz, raporlama ihtiyaçları da artmaktadır. Bilindiği gibi, Türk tekstil ve hazır giyim mamulleri için en büyük ve önemli pazar yıllardır AB üyesi ülkelerdir ve bu ülkelerde özellikle son yıllarda insan sağlığına, çevreye ve de kaliteye verilen önem artmaktadır. Hatta bu hususlar, 2005 yılı itibariyle dünya çapında miktar kısıtlamalarının kaldırılmasını müteakip tarife dışı engel tabir edilebilecek duruma gelmiştir. 26

28 Tekstil ve hazır giyim sanayicilerinden alınan bilgilerden, yabancı müşterilerin taleplerine istinaden bir firmanın yılda adet gibi oldukça yüksek sayıda test yaptırmasının söz konusu olabildiği anlaşılmaktadır. Başta Avrupa ülkeleri ile ABD olmak üzere hemen hemen bütün yabancı ithalatçılar, ürünün özelliğine göre bazen her parti üretimde, bazen her yüklemede, bazen her siparişte üretim prosesi esnasında ve üretim sonrasında tekstil ve hazır giyim mamullerinin belli testlerden geçmesini istemektedirler. İç piyasaya sürülen tekstil ve hazır giyim mamulleri için test ihtiyacı, ithalatta TSE nin denetimine tabi olan tekstil mamullerinin testleri ile sınırlı kalırken, yurtiçinde üretilen mamuller ve tüketiciye sunulan mamuller ile ilgili test ihtiyacı, hemen hemen yok denecek kadar azdır. Türkiye gibi tekstil ve hazır giyim konusunda dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer alan bir ülkede, bu derecede yoğun test, analiz ve raporlama ihtiyacı olması, hem büyük entegre işletmelerin kendi laboratuarlarını kurmalarını hem de kamu, özel sektör ve üniversitelerin kapsamlı, modern teçhizatlı tekstil laboratuarları kurmalarını gerektirmiştir. Ayrıca uluslararası nitelikte gözetim şirketi ve laboratuarları da Türkiye de yatırımlar yaparak şubeler açmışlardır. Bugün ağırlıklı olarak İstanbul ve İzmir de yerleşik olmak üzere, Türkiye de on beş kadar tekstil ve hazır giyim test ve analizleri yapabilen laboratuar ve araştırma merkezi faaliyet göstermektedir. Gerek ihracatçılar gerekse laboratuarlar en fazla yıkama haslığı, sürtme haslığı, çekmezlik, yıkama sonrası boyutsal değişim, boncuklaşma, kopma, yırtılma, yanmazlık gibi temel testlerin yapılmakta olduğunu belirtmektedir. Azo boyar maddelere yönelik araştırmaların olumsuz sonuçlanması göz önünde tutularak Mart 1995 tarihinden itibaren Türkiye'de de söz konusu boyar maddelerin üretimi, kullanımı ve ithali ile söz konusu aminlerin boyar madde üretiminde kullanımı yasaklanmıştır. Bu nedenle, kanserojen arilamin (azo boyar madde) ve ekolojik testler de yoğun olarak talep edilmektedir. Marks & Spencer, Mexx, Wallmart, Gap gibi büyük alıcılar ise kendi kalite standartlarını oluşturmuşlar ve bu doğrultuda testler istemektedirler. 3.3 Sosyal Sorumluluk Standartları Tekstil ve hazır giyim sektöründeki gibi emek yoğun işlerin geri kalmış ülkelerde yaptırılmasının yaygınlaşmasıyla birlikte işçilerin çalışma şartları, çocuk işçi çalıştırılması gibi konular gelişmiş ülke basın yayın organlarında sıkça gündeme gelmeye başlamıştır. Özellikle Avrupalı büyük tekstil ve hazır giyim firmalarının zincir mağazalarının Doğu Avrupa ve Asya ülkelerindeki üretim tesislerindeki kötü çalışma koşulları tartışılmaktadır. Bu konuda oluşmaya başlayan tüketici hassasiyeti ve marka imajının zedelenmesi riskine karşı bu tür üretim yaptıran firmalar sosyal sorumluluk standartları adı verilen çalışma şartları ve işyeri koşulları hakkında bir dizi kuralı tedarikçilerinden talep etmeye başlamıştır. 27

29 Bu kuralların uygulaması ise gönüllülük esasına dayalı olmaktadır. Bu kuralların kapsamında çocuk işçi çalıştırma, zorla çalıştırma, sağlık ve güvenlik, sendikalaşma özgürlüğü, ayrımcılık, disiplin uygulamaları, çalışma saatleri, ücretler, işletme sistemi ve çalışma ortamı ile ilgili kurallar bulunabilmektedir. Bu konudaki pek çok standardın bulunması üretici firmaları zorlayan bir husustur. Sosyal sorumluluk şartlarının yerine getirilmesi ek maliyetler getirmekle birlikte, çalışan motivasyonunu ve verimliliğini artırmaktadır. Bu kuralların uygulanması, uygulamaların duyurulması ve tanıtımı, firmaların müşterileri ve tedarikçiler ile olan ilişkilerini geliştirecek, rekabet avantajı sağlayabilecektir. Tüketici tercihlerinin bir sonucu olarak gönüllülük esasına göre uygulanan sosyal standartların yanında her ülkenin kendi çalışma kanunları ve ILO sözleşmeleri bu konuda zorunlu standartlar ortaya koymaktadır. Bu tür standartlara başta Çin olmak üzere tüm ülkelerin uymasının sağlanması ve gerekirse bu standartlara uymanın ticaret yapmak için şart olarak ortaya konulması da daha adil bir tekstil ve hazır giyim ticaretini sağlayabilecektir. SA 8000: Sosyal sorumluluk standartlarının başında yer alan SA 8000 Sosyal Sorumluluk Standardının amacı, üretim veya hizmet süreçlerinin insan haklarının gereği olan değerlere uygun bir sistem altında çalışmasını sağlamaktır. Yani kısacası bu standart çalışanların haklarının güvence altına alınmasını amaçlamaktadır. Standart, 1997 yılında Uluslararası Sosyal Sorumluluk (Social Accountability International SAI) kurumu tarafından yayınlanmıştır. Alınması için yasal bir zorunluluğun bulunmadığı SA 8000 belgesi, denetimler sonucunda gerekli koşulları sağlayan her türlü işletmeye verilebilmektedir. SA 8000 Sosyal Sorumluluk Standardının temel dayanakları; İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Konvansiyonları ve ilgili ILO Sözleşmeleridir. Standardının oluşturulmasında temel alınan ILO Sözleşmeleri; zorla çalıştırma, sendika özgürlüğü, toplu pazarlık hakkı, eşit ücret, ayrımcılık, asgari yaş, iş güvenliği ve işçi sağlığı, mesleki rehabilitasyon, istihdam ve ev işçiliği gibi konuları içermektedir. Bütün bu sözleşmelere dayanarak hazırlanan SA 8000 Sosyal Sorumluluk Standardı dokuz ana maddeden oluşmaktadır. Bu maddelerden ilk sekizinde, çocuk emeği, zorla çalıştırma, işçi sağlığı ve iş güvenliği, sendika özgürlüğü ve toplu pazarlık hakkı, ayrımcılık, disiplin uygulamaları, çalışma saatleri ve ücretlendirme konuları detaylı bir şekilde açıklanmaktadır. Son bölüm ise, işletmelerin yönetim sistemi uygularken ve belge alırken uymak zorunda olduğu genel koşulları belirtilmektedir. 28

30 SA 8000 Sosyal Sorumluluk Standardının belgelendirme süreci, planlama ve hazırlık, uygulama, kontrol ve tetkikler, gözden geçirme-geliştirmenin sürekliliği olmak üzere dört asamadan oluşmaktadır. Planlama ve hazırlık aşamasında, standartta istenen gereklilikler ile kuruluşta var olan koşullar arasındaki farklılıklar ortaya çıkarmak üzere ön değerlendirme yapılmaktadır. Uygulama aşamasında, standardın yürürlüğe girmesi için personel eğitimi ve prosedür yazımı çalışmaları yürütülmektedir. Kontrol ve tetkikler, standardın gerekliliklerine uyulup uyulmadığını ve yapılması gerekenleri belirlemek amacıyla on tetkik ve ana tetkiklerin yapılması aşamasıdır. Ana tetkik yapılıp, gerekliliklerin yerine getirilmesi kanısına ulaşılması durumunda, üç yıl için geçerli olacak SA 8000 belgesini almak mümkün olmaktadır. Belgelendirme yapıldıktan sonra denetçi kuruluş, sistemin işlediğinin ve devamlılığından emin olmak için periyodik izleme tetkiklerini yürütmektedir. Bu aşama, gözden geçirmegelişmenin sürekliliği olarak adlandırılmaktadır. Çalışma ilişkilerine ortak bir terminoloji getiren SA 8000 in kuruluşlara sağlayacağı faydalar ise şunlardır; Yüksek motivasyonlu iş gücü sağlamak Daha kaliteli ürünler ve daha yüksek üretkenlik elde etmek Çalışanların çalışan haklarının korunması konusunda bilinçlendirilmiş olmasını sağlamak Sürekli gelişim ve daha iyi tedarik zinciri yönetimi sağlamak Piyasadaki rakiplerden firma ve marka olarak bir adım öne çıkmak Büyük firmalar tarafından tedarikçi seçiminde öncelik kazanmak Müşteri gözünde iyi bir imaj oluşturmak Türkiye de SA 8000 belgesine sahip olan firmalar arasında çok az sayıda tekstil ve hazır giyim firması bulunmaktadır. Özellikle hazır giyim sektöründe faaliyet gösteren uluslararası büyük alıcılar ve perakende grupları Türkiye deki hazır giyim tedarikçilerinden ve de varsa onların fason atölyelerinden, hatta yan sanayicilerinden bu koşulların sıkı sıkıya yerine getirilmesini istemekte, bu doğrultuda sıkça denetimler yapmakta ve bu konu Türkiye den tedarikçi seçiminde önemli bir kriter olarak kullanılmaktadır. WRAP: Bir diğer sosyal sorumluk standardı ise Uluslararası Sorumlu Giyim Üretimi (World Responsible Accredited Production WRAP), giyim sektöründe, dünya çapında markalaşmış şirketlerin, sosyal sorumluluk gereklerine bağlılıklarını ve sattıkları ürünlerin kanunlara uygun, insani ve iş ahlakına saygılı bir biçimde üretildiğini garanti altına aldıklarını ispatlayan bir programdır. WRAP Sertifika Programı, Amerika ya ihracat yapan ve yapmayı hedefleyen tüm işletmelerin Sosyal Uygunluk Kalitelerini belgeleyecek bir programdır. 29

31 Bu program, herhangi sosyal uygunluk riskinin varlığı karşısında, bu riski hemen belirleyip müşteriye ve dolayısı ile üreticilere herhangi bir zarar gelmeden önce gerekli önlemleri alma şansı verir. Bu program müşterilere karşı üreticilerin itibarını korur. WRAP Sertifika Programının temel prensipleri ve içeriği şu şekildedir: Kanun ve Yönetmeliklere Uygunluk Zorlama ile İşçilik Çocuk İşçiliği Taciz ve Kötü Muamele Ücretlendirme ve Ödemeler Çalışma Saatleri Ayrımcılık Sağlık ve Güvenlik Toplu Sözleşme Özgürlüğü Çevreye Duyarlılık Gümrük Kanunlarına Uyum Uyuşturucu Yasağı WRAP Sertifika Programı na aday olan işletmelerin başvuruları gün geçtikçe artarken, Amerika da WRAP Sertifika Programı nı destekleyen firma sayısı 290 ı bulmuştur. Programın yönetim kurulunu Sara Lee Corporation, VF Corporation, Jokey International, Russel Corporation ve Phillips-Van Heusen gibi Amerika nın tekstil ürünlerinin % 80 ini sağlayan firmalar oluşturmaktadır. WRAP Sertifika Programı nın şirketlere sağlayacağı faydalar ise şunlardır: Çalışma ortamının kalitesini yükselttiği gibi, çalışanların motivasyonunu arttırır. Müşteriler tarafından uygulanan ve her müşteri için ayrı olarak, defalarca tekrarlanan sosyal yeterlik denetimlerinde harcanan zaman ve paradan tasarruf edilmesini sağlar. WRAP Sertifika Programı nı kabul eden müşteriler tarafından tercih edilme sebebi olduğu gibi, bu programı henüz benimsememiş olan rakipler karşısında şansı da arttırır. Türk İş Kanunu nun içerdiği ve işletmenin uyması gereken kanunlarda yapılan tüm yeniliklere kolay bir şekilde adapte olunmasına yardımcı olur. 30

32 GOTS: Organik tarım, giderek yoğunlaşan tarımsal girdi kullanımının meydana getirdiği sağlık ve çevre sorunlarının çözümünde etkin bir alternatif olarak kabul edilmektedir. Dünya genelinde nüfusun ve hayat standardının artışına paralel olarak tekstil ve hazır giyim üretimi için kullanılan elyaf tüketimin de arttığı bilinmektedir. Artan talep öncelikle daha fazla alanın tarıma açılması ile sağlanırken sınır noktaya ulaşılması sonucu birim alandan daha yüksek verimi arttırmak hedeflenmiştir. Bu artış ıslah çeşitleri, sulama, yoğun gübre ve ilaç kullanımı ile sağlanmıştır. Tekstil sanayinin kullandığı önemli liflerden olan pamuğun ekolojik şartlara uygun olarak yetiştirilmesi de son dönemde gündeme gelmeye başlamıştır. Yetiştirme sırasında hiçbir suni gübre veya ilaç kullanılmayan, ancak nihai ürün özellikleri açısından farklı özellik göstermeyen bu tür pamuğa tüketicilerin ilgisi artmaktadır. Üreticiler açısından organik pamuk tarımı konvansiyonel tarıma göre daha risklidir. Konvansiyonel sistemle pamuk üretimi yapan bir çiftçi hemen ertesi yıl organik pamuk üretimine geçemez. Organik pamuk tarımı için en az üç yıllık bir geçiş dönemine ihtiyaç vardır. Türkiye den tarım ürünü ithal eden Avrupa ülkeleri ve firmalarının istekleri nedeniyle organik pamuk ürünleri gündeme gelmiş ve her geçen günde önemini arttırmaktadır. Yüksek üretim maliyetleri nedeniyle organik elyaflar daha da pahalılaşmaktadır. Yine de, artan maliyetine rağmen bu ürüne yönelik artan bir talep mevcuttur. Tarım sürecinde organik olarak yetiştirilmiş elyafların tekstil sektöründe ilgili standartlara göre işleme alınması ile organik tekstil sektörü doğmuştur. Bu alanda uluslararası geçerliliği olan Küresel Organik Tekstil Standardı (Global Organic Textile Sandart GOTS) göre üretim ve sertifikasyon yapılmaktadır. GOTS sertifikasyonu organik olarak yetiştirilmiş, sertifikalı organik elyaf kullanıma ek olarak GOTS un işleme ve üretim standartlarını da kapsar. GOTS; organik tekstil işleme alanında faaliyet gösteren önde gelen standart birliklerinin ortak bir çalışmasıdır. GOTS un amacı; hammaddelerin hasadından, çevresel ve sosyal sorumlulukla üretimden etiketlemeye kadar nihai müşteriye, organik ürünle ilgili kesin bir güvence sunabilmek için organik tekstilin durumunu dünya çapında kabul gören kriterlerle tanımlamak ile işleyici ve üreticilerin, organik kumaş ve kıyafetlerini tüm büyük pazarlarda kabul gören tek sertifika ile ihraç edebilmelerini sağlamak GOTS sadece zorunlu kriterlere odaklanmıştır ve elyaf ürünler, kumaşlar ve elbiseler için geçerlidir. GOTS işleme, üretim, paketleme, etiketleme, ihracat, ithalat ve tüm organik ürünlerinin taşınması aşamalarını kapsar. 31

33 GOTS iki etiketleme seçeneği sunar. Bu iki etiketleme seçeneği arasındaki tek fark nihai üründeki organik ya da organiğe geçiş elyaf miktarının oranıdır. Nihai ürünün organiğe geçiş ürünü olarak etiketlenebilmesi belgelendirmeye temel standardın buna izin vermesi koşuluyla mümkündür. Fakat yeterli miktarda, kalitede ve türde organik elyafın olmadığı belirtilmek zorundadır. Bu standardın tüm zorunlu kriterlerine uygun olarak üretilmiş ürünler aşağıdaki şekilde etiketlenebilir, pazarlanabilir ya da satılabilir: organik ya da organiğe geçiş % x organik malzemeden imal ya da % x organiğe geçiş malzemelerinden imal 32

34 4 ÇEVRE 4.1 Çevresel Etkiler ve Riskler Tekstil ve hazır giyim sanayinin çevresel etkileri değerlendirilecek olunursa; hazır giyim sanayinin normal evsel atıklarının dışında, havaya, suya veya toprağa herhangi bir zararlı emisyonu söz konusu değildir. Nispeten düşük elektrik enerjisi tüketen, ütüler için tükettiği çok az buhar dışında ısı enerjisi tüketmeyen, gürültüsü fazla olmayan, kısacası meskûn mahallerde bile kurulabilecek bacasız bir sanayi dalıdır. Tekstil sanayi ise; birbiriyle ilişkili ve birçok farklı hammaddeler kullanarak, büyük sayıda üretim yapan birçok endüstrilerin oluşturduğu bir sanayi dalıdır. Tekstil endüstrisinin ana bölümleri; elyaf üretimi (doğal, yarı sentetik, tam sentetik), iplik üretimi (pamuk, yün, sentetik), kumaş üretimi (dokuma veya örme) ve iplik veya kumaşların terbiye (kasar, boya, baskı, apre) işlemleridir. Örme makineleri (yuvarlak, düz, çorap) çok fazla elektrik tüketmeyen, fazla gürültü yapmayan, klimasız ortamlarda da (fazla kuru ve sıcak ortamlarda basit bir nemlendirmeyle) çalışabilen, dolayısıyla meskûn mahallerdeki küçük atölyelerde bile çalışabilen makinelerdir. İplik fabrikaları nispeten yüksek elektrik enerjisi tüketen, klimalar için tükettiğinin dışında pek ısı enerjisi tüketmeyen, nispeten gürültülü fabrikalardır. Dokuma fabrikaları nispeten yüksek elektrik enerjisi tüketen, klimaların yanında haşıllama için de ısı enerjisi tüketen, çok gürültülü işletmelerdir. Terbiye fabrikaları ise, iplik ve dokumaya nazaran oldukça daha az elektrik enerjisi, fakat çok daha fazla miktarda ısı enerjisi tüketen, aynı zamanda suya ve havaya yüksek miktarda emisyonun söz konusu olduğu işletmelerdir. Dolayısıyla tekstil terbiye işletmeleri dikkat edilmediği, önlem alınmadığı takdirde çevreye zarar verebilme tehlikesinin yüksek olduğu işletmelerdir. Tekstil sektöründeki terbiye işlemleri şunlardır: Haşıl sökme, kumaşın içermiş olduğu haşıl maddeleri ve pektin gibi boyamayı olumsuz etkileyecek olan maddelerin uzaklaştırılması amacını taşır. Kostikleme, malzemenin soda kostik ile işlem görmesidir. Viskon malzemede boya alımını arttırır, boyanma özelliklerindeki farklılıkları giderir. Ağartma işleminin amacı pamuğa arzu edilmeyen esmerliği veren ham rengi gidermek ve beyazlatmaktır. Merserizasyon, pamuğun soda kostikle işlem görerek parlaklık kazanmasıdır. Hidrofilleştirme, pamuklu malzemenin soda kostik ve bazı yardımcı maddeler ile kaynama noktasında işleme tabii tutulmasıdır. Boyama, kumaş veya ipliklerin yüzey renklendirmesi için yapılan işlemdir. Baskı, kumaş yüzeyinin değişik tekniklerle değişik baskı makinelerinde belirli bir desene göre renklendirilmesidir. 33

35 Tekstil endüstrisinde başlıca çevresel etki, kimyasal yükleri yüksek miktarlarda olan suyun alıcı ortamlara deşarj edilmesiyle kendini göstermektedir. Diğer önemli unsurlar, enerji tüketimi, hava kirliliği, katı atıklar ve kokudur. Tekstil fabrikalarına olduğu kadar, fabrikalardan dışarı yapılan nakliyat faaliyetleri hava emisyonlarının oluşumuna neden olmaktadır. Isıtma faaliyetleri için gaz ve kömürün birlikte kullanımı; CO, CO 2, NO x, O 3, toz ve PM (partikül madde) emisyonlarının yüksek miktarda oluşmasına neden olmaktadır. Diğer hava kirletici unsurlar, yağ ve asit buharı, koku ve boyler gazlarıdır. Bunlara ek olarak, apre ve terbiye işlemleri, kurutma prosesleri ve çözücülerin kullanım uçucu organik madde emisyonlarının oluşmasına neden olmaktadır. Tekstil endüstrisinde hem miktar hem de enerji kaynaklarına bakıldığında prosesten prosese bir çeşitlilik vardır. Motor ve pompalarda sıvılar çalıştırmak için elektrik, gaz ve benzin ise proses pişirme kazanlarını ısıtmak için buhar üretimi amacıyla kullanılır. Buhar ve gaz ısıtma sistemleri ve bazı durumlarda yüksek frekanslı ısıtma sistemleri, iplik ve kumaşların kurutulması amacıyla kullanılır. Tekrar kullanım için (ama bu ısı büyük miktarlarda ısı içermelidir) kirli olan çıkışlardan ısının geri kazanılmasıyla enerji tasarrufu sağlanabilir. Basit ısıtma sistemi değişiklikleriyle bu yapılabilir. Yatırım maliyetlerinin geri ödeme süresi kısadır, bu süre genelde iki yıldan daha azdır. Bazı tekstil finisaj işlemleri suya karşı dayanıklı kaplama yapılması işlemlerini içerir. Bu işlemde genelde tekstil materyalinin üzerine plastik veya poliüretan konmaktadır. Bu kaplama geleneksel olarak solvent bazlı olarak yapılmaktadır ve solventler sürekli kurutma fırınlarında buhar olarak ortaya çıkmaktadır. Kullanılan birçok solvent genelde uçucu organik bileşikler (VOC ler) olarak sınıflandırılmaktadır. Atmosferde kirlilik problemlerine neden olabilen VOC ler örneğin güneşli günlerde smog olarak adlandırılan yapay sis oluşumuna katkıda bulunabilirler. Smog insan sağlığını, tarım ürünlerini ve bina malzemelerini olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Bu etkilerin ve yönetmeliklerin kabulünde, apre işlemlerinde bazı işletmeler gerek solventle yüklü hava akımlarının yakılarak temizlenmesinde kullanılan yakma sistemleri ve/veya tesisleri gibi ekipmanların kullanımının azaltılmasıyla gerekse alternatif olarak daha az solvent içeren ve/veya su bazlı kaplama maddelerinin kullanımıyla çevreye daha az olumsuz etkiye sahip olan maddelerin kullanımına başlamışlardır. 34

36 Proseslerden kaynaklanan toz, yağ ve asit buharı ve kazanlardan çıkan gazlar, kullanılacak filtreler yardımıyla azaltılabilmektedir. Proses aşamasında ortaya çıkarak havaya karışan pamuk toz; havalandırma sistemleri (makineler için) ya da filtrelerin kullanımı ile azaltılabilmektedir. Mümkün olduğu takdirde, toz oluşumu kaynağında toz toplayıcı sistemlerin kullanımı ile engellenebilmektedir. Koku; tekstil ürünlerinin kasar, boyama ve baskı işlemlerinden oluşan ve atık su arıtma tesisinden kaynaklı olarak ortaya çıkabilmektedir. Klor ve kükürt gibi kimyasalların kullanımı kokunun artmasına neden olmaktadır. Proseslerden kaynaklanan klor ve kükürt gibi gazların oluşturduğu koku çıkan havanın ozon toplayıcılardan ya da filtrelerden geçirilmesi ile giderilebilir. Koku oluşumunun görüldüğü üretim prosesleri ile atık su arıtma tesisleri etrafı kapalı alanlarda işletilmeli, ayrıca koku azaltıcı sistemler kullanmalıdır. Gürültü etkisi tekstil fabrikalarında genellikle tüm işlemlerin kapalı binalar içerisinde gerçekleştirilmesi nedeniyle çevreye herhangi bir etkisi olmamakla birlikte, üretim esnasında çalışan makine ve ekipmandan oluşacak iç mekân gürültüsü oluşmakta ancak bu durum çok sıkıntı yaratan bir husus olmamakla beraber, tesislerde modern teknolojiler kullanılmadığında istenmeyen etkilere neden olabilmektedir. Tekstil fabrikalarında yüksek miktarlarda su kullanılmakta, yeraltı veya yüzey su seviyelerinin azalmasına neden olmakta, bu durumda çevreye olumsuz etkilemektedir. Tekstil endüstrisinde, yapağı ve ipliklerin yıkanması, ağartma, boyama ve son ürünlerin yıkanması gibi işlemlerin başından sonuna kadar yüksek hacimlerde su kullanılmaktadır. Ayrıca, tekstil fabrikalarında daha düşük maliyetli olan nehir, göl ve kuyu sularının da ek kaynak olarak kullanımı yaygındır. Başlangıçta kullanılan büyük miktarlardaki suyun az bir kısmı üründe yer almakta ve sonuçta üründe kullanılmayan kısım çıktı olarak büyük hacimde oluşmaktadır. Materyallerin proseslerin başlangıcında ve proses adımlarında içerik ve etkileşimlerine bağlı olarak, çıktıların çeşitleri de kirlenmektedir. Tekstilde suyun kullanıldığı başlıca ıslak prosesleri inceleyecek olursak; 35

37 Daha önce de bahsedildiği gibi tekstil sanayideki en önemli hususlardan biri atık sudur. Kimyasal içeriği yüksek bu atık suyun alıcı ortama deşarj edilmeden önce uygun arıtımdan geçirilmesi şarttır. Atık su yüksek düzeylerde biyokimyasal oksijen ihtiyacı (BOİ), askıda katı madde (AKM), kimyasal oksijen ihtiyacı (KOİ), toplam çözünmüş katılar (TÇK) ve organik halojenler gibi kimyasal parametrelere sahiptir. Yüksek BOİ ve KOİ alıcı ortamlarda suyun çözünmüş oksijen seviyesini düşürmekle birlikte, sucul yaşamı tehdit ettiği gibi estetik değerin ve mansabın su kullanım kalitesinin azalmasına neden olmaktadır. Yüksek KOİ, sülfür ve sülfit nedeniyle rahatsız edici kokuya neden olmaktadır. Ayrıca, atık su genellikle sıcak, bazik, kötü kokulu ve boyama işleminde kullanılan kimyasal maddeler sebebiyle renklidir. Atık suda askıda katı maddeler, alıcı ortama girdikleri anda bulanıklığı arttırmakta, ışık geçirgenliğini azaltmakta, bu durum bitkisel üretimi etkilemektedir. Balık türlerinin yumurtlama yüzeylerinin ve balıklara gıda niteliği taşıyan organizmaların etkilenmesine neden olan askıda katı maddelerin çökmesi ile oluşan sedimantasyon tabakası sucul faunayı etkileyen başlıca unsurdur. TÇK su sistemlerindeki kimyasal tepkimeleri hızlandırmakta ve eğer su; tarımsal sulama faaliyetleri için kullanılacaksa tohum verimini düşürebilmektedir. Su kullanımı otomatik kapanan muslukların ve yüksek basınçlı su sistemlerinin kullanım ile azaltılabilmektedir. Fabrika, proses suyu için bir yönetim planına sahip olmalıdır ve mümkün olduğu durumlarda arıtılan ya da içerik bakımından uygun olan atık su tekrar prosese döndürülmelidir. Tekstil endüstrisinde en önemli çevresel etkiler oluşan atık su ile ilgilidir. Suyun çevreye verilmeden önce arıtılması önemli bir husus olarak dikkat çekmektedir. Büyük miktarlarda kimyasal madde ve bileşikleri içeren proseslerden kaynaklanan atık sular, tesiste arıtılarak alıcı ortama verilmelidir. Tercih edilebilecek arıtma prosedürü örneğin kaba ızgaradan geçirme, ince elek ile filtreleme, ardından kimyasal arıtma ile suyun alıcı ortam standartlarına uygun hale getirilmesi olabilir. Tekstil işletmeleri atıksularını deşarj etmeden önce, en basit şekilde arıtma uygulamak için ph seviyesini düzenleyebilirler. Deşarj edilmeden önce kabul edilebilir ph seviyesini ayarlamak için asit ve bazlar kullanılarak asidite ve alkalinite azaltılabilir. Tekstil endüstrisi atıksularının arıtımında atıksu arıtma tesisleri kimyasal ve biyoloyolojik arıtma sistemleri, kabul edilebilir seviyedeki çıkış konsantrasyonlarının sağlanması için BOİ ve KOİ gibi parametmetrelerin seviyelerine bağlı olarak dizayn edilmelidir. 36

38 Su kullanımının azaltılmasında veya suyun geri dönüşümünün arttırılmasında iki yarar vardır. Bunlar suyun kullanımının azaltılması (doğal kaynaklardan gelen, kullanımdan önce genellikle işlemler ve depolama için gerekli olan) ve deşarj edilen çıktıların azaltılmasıdır. İşletmede su kullanımının ayrıntılı değerlendirilmesiyle su kullanımı basit olarak genelde azaltılabilir. Bunun için, işletmenin başından sonuna kadar nerelerde su akışının gerçekleştiği, hangi proseslerde su kullanıldığı ve ne kadar su kullanıldığının tanımlanması gerekir. Bu aşamadan sonra su kalitesinden taviz vermeksizin akışın azaltılması için fırsatlar tanımlanmalıdır. Bu da, suyun tekrar kullanılmasını olanaklı kılan geri dönüşüm teknolojilerinin kullanımıdır. Su kullanımının azaltılması için genelde ters akışlı durulama sistemleri kullanılır. Bu sistemde su akışları, birbirine bağlı farklı durulama banyoları aracılığıyla malzeme girişiyle ters yöndedir. Böylelikle aynı temizleme derecelerinin sağlanmasında su kullanımının azaltılmasına müsaade eden bu sistem kullanılabilir. Sistemde sadece son durulama aşamasında temiz suya ihtiyaç vardır. Modern arıtma teknikleri olan membran teknoloji ve ters osmoz sistemleri büyük miktarlardaki atıksuyun tekrar kullanılmasını mümkün kılabilen sistemlerdir. Böylelikle toplam su ihtiyacı azaltılabilir. Bu aşamada unutulmaması gereken nokta, gerekli suyun sadece her bir adımdaki amaç için uygun olmasıdır, işletmede tüm prosesler için sürekli yüksek kalitede suya ihtiyaç yoktur. Tekstil tesislerinde münferit arıtma tesislerinin kurulması yerine ortak arıtma tesislerinin kurulması hem kuruluş hem işletme masraflarını en aza indirecektir. Tekstil tesislerinin kurulma alanlarının OSB ve İhtisas OSB ve sanayi alanlarında kurulması kontrol açısından önem arz etmektedir. Bu sektör için ideal olanı ise ihtisas organize sanayi bölgelerinin kurulması ve bu alanlarda ileri arıtma tesislerinin yapılması çevre açısından önem arz etmektedir. Yer seçiminde bu alanlara öncelik verilmesi, bu alanların bulunmaması durumunda alternatif alanların seçilmesi gerekmektedir. Tekstil üretiminde kullanılan kimyasallar yerleşim birimlerinde yaşamlarını sürdüren insanların yanı sıra yakın çevredeki duyarlı bölgelerde yer alan flora ve faunayı etkileyebilmektedir. 37

39 Kimyasal ve mineral yağların kullanımı yerine mümkün olduğu durumlarda çevre dostu olan ürünler kullanılmalıdır. Kullanılacak ürünler biyolojik olarak bozunabilen ve giderilebilen ürünler olmalıdır. Sübstratların teknik karakteristikleri, preparasyon maddeleri ve apreleyicilerin türü ve miktarı, metaller ve biyositler gibi tekstil hammaddeleri hakkında bilgiler ürünlerin üzerinde yer almalı ve istenildiğinde üretici firma tarafından ürün bilgileri temin edilebilmelidir. Bilgiler atık suyun daha verimli arıtılabilmesi amacıyla da kullanılabilmelidir. Mümkün olduğu takdirde, kimyasal yönetim planı uygulanmalı, kullanılan kimyasalların sürekli olarak, piyasaya girdiği andan itibaren çevre dostu olan eş değer kimyasallarla değişimi sağlanmalıdır. Tekstil fabrikalarından kaynaklı katı atıklar evsel ve tehlikeli atıklar olarak sınıflanabilir. Evsel atıklar içerisinde; proses aşamasında oluşan hatalı ürünler ve tekstil atıklarından oluşan katı atıklar, giysi üretimi sonucu paketleme atıkları sayılabilir. Kimyasal madde ve boya kapları, pil, atık yağ, arıtma çamuru, akümülatör, plastikler gibi yan ürünler ise tehlikeli katı atıkları oluşturmaktadır. Bu katı atıklar için genellikle tercih edilen yöntem özellikle kimyasal madde, boya kapları gibi atıkların üreticiye geri döndürülmesidir. Atık miktarları, atık yönetim planlarının uygulanmasıyla azaltılabilmektedir. Malzemelerin verimli kullanımı kaynakta azaltma gibi işlemlerle az miktarda atık oluşumuna sebep olacaktır. Boyama veya işleme sırasında oluşan zararlardan dolayı kesme, kalıplama veya diğer özel malzemelerden meydana gelen çok sayıda katı atık meydana gelmektedir. Ayrıca kullanım ve depolama esnasında da çeşitli ambalaj ve kullanım malzemelerinden de kağıt, plastik, bobin, kimyasal ambalaj kutuları gibi atıklar oluşmaktadır. Tekstil endüstrisinde kullanılan potansiyel tehlikeli malzemeler krom içeren boyalar, güve, nem ve çürümeye karşı dayanıklı olan maddeler ve pestisidlerdir. Ayrıca bunlara ek olarak yanmayı güçleştiren malzemeler de bulunmaktadır. Genelde organofosfor bileşikler veya antimuan vb. metal içeren organometalik kimyasallar hava emisyonları oluşturabilir. Çekme işlemlerine karşı dayanıklı malzemeler ile reçine bazlı malzemeler de hava ve su için potansiyel kirlilik yaratan maddelerdir. 38

40 Tekstil ve hazır giyim üretiminde çevresel atık, tekstil terbiyesi hariç olmak üzere oldukça düşüktür. Terbiye ve boyama sürecinde ise ağırlıklı olarak kimyasal süreçler söz konusu olduğundan bu tür atıklar oluşabilmektedir. AB nin tekstil terbiye sanayini de kapsayan Entegre Kirlilik Önleme ve Kontrolü ile İlgili Konsey Direktifi (IPPC Direktifi), üretim süreçlerinde çevresel kirlenmenin kontrolünü öngörmektedir. Bu direktife uyum Türkiye nin de yükümlülüklerinden biridir. Geçmiş yıllarda tekstil fabrikaları için birçok çevre dostu teknolojiler geliştirilmiştir. Teknoloji alternatiflerinin seçiminde Mevcut En İyi Teknikler (Best Available Techniques BAT) göz önünde bulundurulmalıdır. 4.2 Ekolojik Tekstil 20. yüzyılın özellikle ikinci yarısından itibaren yaşanan hızlı nüfus artışı ve sanayileşme ile ortaya çıkan çevre sorunları dünyamızı tehdit etmeye başlamıştır. Bu sorunların başında atıkların artması, doğal kaynakların tükenmesi, doğal ortamın yok olması, ozon tabakasının incelmesi ve iklim değişikliği gelmektedir. Her geçen gün daha da küçülen dünyamızın kaynaklarının sonsuz olmadığı, üretim faaliyetlerinin çevre etkilerinin yerel ve bölgesel kalmayıp, küresel olduğu artık tüm dünyada kabul edilmiştir. Bu bilinç çevresel etkilerin yasal uygulamalardan ziyade piyasa kuvvetleri ile kontrol edilmesi ihtiyacını da beraberinde getirmiştir. Bu gelişmeler sanayicileri; hammaddeyi minimum düzeyde kullanma, süreçlerde enerji kullanımının azaltılması veya temiz enerji kaynaklarının aranması, zararlı olmayan paketleme malzemelerinin kullanılması ve kolay olarak yok edilmesi gibi sorunlara cevap aramaya yöneltmiştir. Bunların sonuçları oldukça geniş dalgalar halinde tüm sanayi kollarına yansımıştır. Bu durum, Türkiye nin en büyük ve en önemli sektörü olan tekstil ve hazır giyim sektörünü de derinden etkilemiştir. Batı Avrupa ülkelerine, özellikle Almanya ya ihracat yapan tekstil sanayicileri için tekstil mamullerinin ekolojik olarak üretilmeleri olmazsa olmaz bir koşul haline gelmiş durumdadır. Ekolojik tekstil veya eko-tekstil demek elyaf halinden bitmiş halde ürün oluncaya kadarki tüm işlem basamaklarında çevre gözetilerek üretilmiş, kullanım aşamasında kullanıcıya zarar vermeyen ve kullanıldıktan sonra atılacak olan ürünün tekrar geriye kazanılır olması veya çevreye zararsız ürünlere dönüşebilen ürün demektir. Pamuk ve diğer elyaflardan mamul, tekstil ve hazır giyim ürünlerinde elyafın üretimi, elyafın işlenmesi, iplik eğirme, dokuma ve örme, ön işlem, boya baskı, apre, yüksek bitim işlemleri, paketleme ve bu süreçte kullanılan malzemeler, kimyasal madde ve ürünün atık hali çevre ve insan sağlığı için zararlı olabilmektedir. 39

41 Hazır giyim ürünü devamlı insan teni ile temas halinde olduğundan üretimde kullanılan kimi boyar maddeler ve kimyasal maddeler başta olmak üzere çeşitli malzemeler cilt hastalıklarına sebep olabilmekte, bu malzemelerin alerjik hatta kanserojen etkisi bulunabilmektedir. Özellikle nihai üründe insan ekolojisine zarar vermeyen ekolojik tekstiller tüketiciler tarafından tercih edilmektedir. Tekstil ürünlerinin tüm yaşam sürecinde, hammaddenin elde edilişinden, ürünün son hali ve atık haline kadarki süreçte kullanılan kimyasallar, atık su, işyerinde gürültü düzeyi, baca gazı gibi çevre ve insan sağlığıyla ilgili konular ekolojik tekstil ürünleriyle ilgili çalışmaların ana hatlarını oluşturmaktadır. Ekolojik tekstil ürünleri ile ilgili de çeşitli standartlar ve bu standartlara uygunluğun göstergesi olarak çeşitli ekolojik etiketler bulunmaktadır. Bu tür ürünlerin tüketicinin dikkatine sunulması için etiketlendirilmesi, önem verilmesi gereken bir konudur. Ancak bu husustaki çeşitli standartların varlığı gerek tüketici gerek üretici açısından bunların anlaşılmasını ve kullanılmasını güçleştirmektedir. Bazen bu etiketler tamamen bir pazarlama aracı olarak kullanılmakta ve yetersiz olabilmektedir. Bazı tüketicilerde çevresel tekstil bilincinin artması ile birlikte; birçok tekstil üreticisi, hazır giyim imalatçısı ve satıcıları, ürünlerini pazarlarken çevre dostu, zehirsiz, tabii gibi terimleri eşyalarında kullanarak avantaj sağlamaya çalışmaktadırlar. Firmalara özgü olan bu ilk jenerasyon eko etiketleri ve eko iddialarının arkasında çok az toksikolojik bilgi olduğu düşünülmektedir. Bu etiketlerin yayılıp büyümesi, tüketici bazında gerekli bilgileri taşıması yerine karışıklıklara sebep olmaya başlamıştır. Bunların sonucunda bir çok enstitü ve profesyonel kuruluş eko etiketi kullanılma esasına dayanan tekstil mamullerinin toksikolojik profillerini belirleyen kriter listeleri hazırlamışlardır. Eko etiketler, gerçek parametre ve özellikleri taşıyan yazılı taleplere dayanmaktadır. Mevcut konumda etiketler, satın alınan ürünlerin zehirli kimyasallar ihtiva etmediği veya bu kimyasallar belirtilen limitleri aşmadığı, netice olarak sağlık tehlikesi göstermedikleri tüketicilere bir kanuni sigorta görünümü vermektedir. Bazı belli başlı mağazalar ve posta ile sipariş veren firmalar, üretimlerinin bazı kısımlarına yukarda belirtilen eko etiketleri için kullanılanlara benzeyen standartlar uygulamaktadırlar. Bu gibi durumlarda, tedarikçiler teslim anlaşmalarında yazılan belirli ve özel limitleri karşılamalıdırlar. 40

42 Bununla birlikte bu gibi firmalar bir sertifika istemeyebilir, bunun yerine firma içi etiket kullanırlar veya ürünlerinin ekolojik özelliklerini tanımlamak için kendi yasal sistemlerini oluşturabilirler. AB ülkelerinden Almanya da mevcut Öko-Teks Etiketi, tekstil ve hazır giyim ürünleri ile ilgili en fazla kabul gören etiketlerden biridir. Bu etiketleme Oeko-Tex 100 Standardı (Öko-Teks Standard 100) doğrultusunda yapılmaktadır. Bu standart, tüm tekstil ürünleri için geçerli düzenlemeleri, kalite kontrolünün oluşturulmasını, test metotlarının tanımını ve uygulama kurallarını kapsamaktadır. Öko-Teks Standard 100, insan ekolojisi açısından şüpheli zararlı maddelerin analizlerini içermekte ve sınır değerleri öngörmektedir. Bir tekstil ürününün, standartta belirtilen şartları yerine getirmesi durumunda başvuru sahibine Confindence in textiles tested for harmful substances according to Oeko-Tex Standard 100 Tekstillerde Güven Öko-Tex Standard 100 e göre zararlı maddelere karşı test edilmiştir yazısı bulunan etiketi kullanma hakkı verilmektedir. Bu etiket uluslararası güvenilirliği ifade eden bir çevreyle ilgili kalite markasıdır. Şekil 3. Öko-Teks Etiketi Tekstil ürünleri ile ilgili tüm işleme aşamalarındaki hammaddelere, ara ve son ürünlere yönelik dünya çapında standart bir test ve sertifikalandırma sistemi olan Öko-Teks Standard 100, tekstil ürününün ekolojik özellikler taşımasını ve üretim sırasında çalışanlar ile çevreye zarar verilmemesi gerektiğini gösterir. 10 yılı aşkın süredir Öko-Teks Sertifikası birçok yabancı alıcı tarafından Türk hazır giyim tedarikçilerinden talep edilmektedir. Türkiye henüz AB üyesi olmadığı için burada bir Öko- Teks Enstitüsü kurulması mümkün olmadığı için Öko-Teks Sertifikası alma konusunda da maalesef yurtdışına bağımlılık bulunmaktadır. Bu belgeleri müşteri talep ettiği takdirde yurtdışındaki Öko-Teks Enstitülerinden veya onların İstanbul daki şubelerinden alınması gerekmektedir. Bu ise, döviz bazında bedeller ödenmesi söz konusu olduğundan Türk hazır giyim firmaları açısından ekstra bir maliyet faktörü olmaktadır. 41

43 Ancak, bu tür belgelerin Türkiye de bir kurumdan, laboratuar veya araştırma merkezinden temin edilebilmesi, Türk ihracatçıların maliyetlerini düşürürken, ülke ekonomisi açısından önemli ölçüde döviz tasarrufu da sağlayacaktır yılında kurulmuş olan Avrupa Ecolabel sistemi ise, işletmelerin çevreye duyarlı ürün ve hizmet üretmeye ve pazarlamaya teşvik etme amacında olan gönüllü bir etiketlendirme ve standart programıdır. Halen Avrupa Ecolabel sistemi, çok geniş bir yelpazede ürün ve hizmeti kapsamakta ve her gün sisteme yeni ürün ve hizmetler eklenmektedir. Sistemdeki ürün grupları arasında, temizlik ürünleri, cihazlar, kağıt ürünleri, tekstil, ev ve bahçe ürünleri, yağlar ve konaklama gibi hizmetler yer almaktadır. Gönüllülük esasına dayanması nedeniyle, Ecolabel, ticarette engel yaratıcı bir uygulama olarak düşünülemez. Öte yandan, etiketin piyasadaki imajı sayesinde, birçok üretici, sistemin rekabet avantajı yarattığını düşünmektedir. Ecolabel etiketi çiçek seklinde bir logo olup tüketiciler tarafından kolayca fark edilebilir. Logonun yaratmaya çalıştığı imaj, tüketicilerin kolayca fark edebilmesinin yanı sıra temsil ettiği standartlar nedeniyle tüketici üzerinde güvene dayalı bir tanınılırlık oluşturmaktır. Şekil 4. Ecolabel Etiketi Ecolabel etiketi, AB üye ülkelerinin yanı sıra Norveç, İzlanda ve Lihtenstayn da da geçerli tek bir etikettir. Dolayısıyla bu etikete sahip ürünler bu ülkelerin hepsinde satışa sunulabilirler. Ayrıca ecolabel etiketine üçüncü ülkelerin ürün ve hizmetleri de ilgili kriterleri sağladıkları sürece sahip olabilirler. Dolayısıyla, ecolabel etiketinin piyasada yer alan tüm rakipler için eşit fırsatlar sunduğu söylenebilir. 42

44 Ecolabel etiketini almak için karşılanması gereken çevresel kriterler bir hayli detaylıdır ve etiketin kendisi ancak, ürünün kapsamlı çevresel kriterleri ve performans standartlarını karşıladığının kanıtlanması halinde verilir. Dolayısıyla, sadece çevreye duyarlı üretim açısından en iyi ürünler AB Ecolabel etiketini taşıyabilirler. Ecolabel kriterlerinin detaylı olmasındaki asıl neden tüketicilerin bu etikete samimiyetle güvenebilmelerini temin etmektir. Kriterler, uzmanlarla sürdürülen yoğun danışmalardan sonra kararlaştırılıp olup tüm Avrupa seviyesinde geçerlidirler. Ecolabel kriterleri, tek bir faktöre göre belirlenmemektedir. Kriter geliştirme, esas olarak, ürünün yasam evresi denilen, hammadde temininden nihai ürünün üretimine, daha sonra piyasaya dağıtımına ve son olarak da ürünün elden çıkarılmasına kadar geçen tüm süreçlerin çevreye yaptığı etkilerin analiz edildiği çalışmalara dayanmaktadır. Başka bir ifade ile, Ecolabel kriterleri belirlenirken, ürünün veya hizmetin çevreye olan esas etkileri belirlenerek, bu etkilerin en aza indirildiği veya iyileştirildiği metot ve uygulamalar tercih edilir. Her geçen gün daha fazla tanınan bir marka olan AB Ecolabel etiketinin sağladığı faydalardan dolayı birçok üretici ve perakendeci Avrupa da ürünlerini satabilmek için bu etikete sahip olmayı istemektedir. Ecolabel etiketine sahip olabilecek ürün veya hizmetlerin karşılaması gereken kriterler belirlenirken, iç piyasanın prensipleri de gözetilmektedir. Ecolabel sistemi, kamuya açık, şeffaf ve ayrımcılık gözetmeyen bir sistemdir. Bu özellikleri sayesinde, her bir ülkedeki her bir ürün grubu için ürünlerine Ecolabel etiketini takmaya hak kazanan firma sayıları güncel olarak duyurulmaktadır. Böylece, potansiyel bir alıcı veya satıcı, piyasada Ecolabel gereksinimlerini karşılayabilecek firmaların sayısı hakkında bilgi sahibi olabilir. Avrupa Ecolabel etiketleme sisteminin 1992 yılında kurulmasından itibaren her geçen yıl daha fazla firma sisteme dâhil olmuştur yılı basında 750 den fazla firma, ürünleri için Ecolabel etiketini hak kazanmıştır. Ülke bazında bakıldığında ise, en fazla Ecolabel sahibi sırasıyla 240 ve 140 dan fazla lisans ile İtalya ve Fransa dadır. Onları, 50 den fazla lisansları olan Danimarka ve Almanya takip etmektedir. AB nin Ecolabel etiketi dışında çoğu Avrupa ülkesi AB normlarına uygun, kendilerinin belirledikleri kriterlere dayalı ekolojik etiketleme programlarını oluşturmuşlardır. Ancak bu etiketlemeler diğer üye ülkelerce tanınmamaktadır. 43

45 Tablo 9. AB Ülkelerindeki Diğer Ekolojik Etiketler Etiket Adı Ġçerik Milieukeur (Hollanda) Sadece türlerinin en az kirleten ürünlerine verilir. Hammaddeden atıma kadar olan ürünün yaşam süreci içerisindeki tüm evreleri kapsar. EKO Kalite (Hollanda) Organik üretim metotlarını denetleme örgütü olan SKAL tarafından verilir. Bir ürünün organik üretim yöntemi ile ilgili belirlenmiş standartlara uygun olduğunu gösterir. SG (Almanya) Tehlikeli maddeler açısından test edilmiş ürünlere verilir. Ürünün üretiminde kullanılan tehlikeli maddelerin miktarının olabilecek en düşük seviyede olduğunu garanti eder. Blue Angel (Almanya) İlk ve en eski ekolojik etiketlerden biridir. Ekolojik olarak avantajlı ürünleri standart haline getirir. NF Environnement (Fransa) Performansını koruyarak çevresel etkilerini azaltan ürünlere verilir. SWAN (Ġsveç, Norveç, Finlandiya, Ġzlanda) Bir ürünün çevresel açıdan iyi bir seçim olduğunu gösterir ve kendi grubu içinde çevreyi en az kirletene verilir. Falcon (Ġsveç) Kritere uygun ürünler BRA Miljöval (iyi çevresel seçim) yazan bir işaret taşır. 44

TEKSTİL MAKİNALARI. Hazırlayan Hasan KÖSE 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

TEKSTİL MAKİNALARI. Hazırlayan Hasan KÖSE 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi TEKSTİL MAKİNALARI Hazırlayan Hasan KÖSE 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi TEKSTİL MAKİNALARI TÜRKİYE DE ÜRETİM Tanımı Tekstil makinaları, tekstil sanayinin

Detaylı

EKONOMİ BAKANLIĞI Türkiye Ekonomisi ve Tekstil ve Konfeksiyon Sektörü

EKONOMİ BAKANLIĞI Türkiye Ekonomisi ve Tekstil ve Konfeksiyon Sektörü EKONOMİ BAKANLIĞI Türkiye Ekonomisi ve Tekstil ve Konfeksiyon Sektörü Sunum: Murat YAZICI (Daire Başkanı) Pamuğun Geleceği Şekilleniyor Konferansı Bodrum 12-14 Haziran 2014 TEKSTİL VE KONFEKSİYON ÜRÜNLERİ

Detaylı

TÜRKİYE'NİN KONFEKSİYON YAN SANAYİ

TÜRKİYE'NİN KONFEKSİYON YAN SANAYİ TÜRKİYE NİN KONFEKSİYON YAN SANAYİ DIŞ TİCARETİ ÜZERİNE GÜNCEL BİLGİLER 2011 2012 YILLIK Hazırgiyim ve konfeksiyon sektörü 2012 yılında yaptığı 15,8 milyar dolar değerinde ihracat ile, kapasitesi ve sağladığı

Detaylı

TEKNİK TEKSTİL SEKTÖRÜNE İLİŞKİN GÜNCEL BİLGİLER

TEKNİK TEKSTİL SEKTÖRÜNE İLİŞKİN GÜNCEL BİLGİLER TEKNİK TEKSTİL SEKTÖRÜNE İLİŞKİN GÜNCEL BİLGİLER Türkiye nin Teknik Tekstil Dış Ticareti Ürün Grupları Bazında İhracat ve İthalat Dünya da Teknik Tekstil İhracat ve İthalatı Önemli İhracatçılar ve İthalatçılar

Detaylı

TÜRK TEKSTİL SEKTÖRÜ

TÜRK TEKSTİL SEKTÖRÜ TÜRK TEKSTİL SEKTÖRÜ Genel Bilgiler Türkiye de tekstil üretiminin tarihi Osmanlı dönemine uzanmaktadır. 16. ve 17. yüzyılda tekstil üretimi oldukça yaygın ve ileri düzeyde yapılmakta idi. İmparatorluğun

Detaylı

DİYARAKIR DIŞ TİCARETİ 2014

DİYARAKIR DIŞ TİCARETİ 2014 DİYARAKIR DIŞ TİCARETİ 2014 Nisan 2015 Hikmet DENİZ İçindekiler 1. İhracat... 2 1.1. İhracat Yapılan Ülkeler... 3 1.2. 'ın En Büyük İhracat Partneri: Irak... 5 1.3. İhracat Ürünleri... 6 2. İthalat...

Detaylı

2000-2006 yılları arası Tekstil Makineleri Yatırım Durumu

2000-2006 yılları arası Tekstil Makineleri Yatırım Durumu 2000-2006 yılları arası Tekstil Makineleri Yatırım Durumu Entegre bir dünyada tekstilin rekabet gücü 2007 ITMF Yıllık Konferansının genel temasıydı. Global tekstil endüstrisi geçen on yılda özellikle (1)

Detaylı

CAM SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

CAM SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi CAM SANAYİİ Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi TÜRKİYE'DE ÜRETİM Cam sanayii, inşaat, otomotiv, meşrubat, gıda, beyaz eşya, mobilya,

Detaylı

Tekstil-İplik Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Temmuz 2014

Tekstil-İplik Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Temmuz 2014 Tekstil-İplik Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Temmuz 2014 Tekstil-Hazır Giyim Sektörü Genel Görünüm 1980 ve 1990 lı yıllar boyunca Türkiye de sanayi üretimin ve ihracatın lokomotif

Detaylı

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Hollanda ya ihracat yapan 361 firma bulunmaktadır. 30.06.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı

Detaylı

TEKSTİL İMALATI SANAYİ SEKTÖR RAPORU

TEKSTİL İMALATI SANAYİ SEKTÖR RAPORU TEKSTİL İMALATI SANAYİ SEKTÖR RAPORU İÇİNDEKİLER YÖNETİCİ ÖZETİ 1.BÖLÜM TEKSTİL İMALATI SANAYİNİN TANIMI VE KAPSAMI 1.1 TEKSTİL İMALATI SANAYİ 1.2 TEKSTİL İMALATI SANAYİNİN KAPSAMI 2.BÖLÜM SEKTÖRÜN GELİŞİMİ

Detaylı

GÜNEY DOĞU ASYA. TEKSTİL ve HAZIR GİYİM TİCARETİ VE ÜRETİM TRENDİ ENDONEZYA

GÜNEY DOĞU ASYA. TEKSTİL ve HAZIR GİYİM TİCARETİ VE ÜRETİM TRENDİ ENDONEZYA GÜNEY DOĞU ASYA TEKSTİL ve HAZIR GİYİM TİCARETİ VE ÜRETİM TRENDİ Bu yazıda başlıca Güney Doğu Asya ülkelerinin Tekstil ve Hazır giyim sektörlerinin dünyada ve Türkiye deki durumuna ve bu ülkelerin dış

Detaylı

TÜRK DERİ VE DERİ MAMÜLLERİ SEKTÖRÜ

TÜRK DERİ VE DERİ MAMÜLLERİ SEKTÖRÜ TÜRK DERİ VE DERİ MAMÜLLERİ SEKTÖRÜ Türklerin dericiliğe başlamaları kaynaklara göre, 12. yüzyıla kadar gitmektedir. Köklü bir tarihsel geçmişe sahip olan deri ve deri sanayinin 1970 lerden itibaren ülkemizde

Detaylı

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2015 EYLÜL AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2015 EYLÜL AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2015 EYLÜL AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU Ekim 2015 HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2015 EYLÜL İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME 2015 Ocak-Eylül Döneminde

Detaylı

Ayakkabı Sektör Profili

Ayakkabı Sektör Profili Ayakkabı Sektör Profili Elif UĞUR Ayakkabı, çok eski çağlarda insanların zorlu coğrafya ve iklim koşullarında ayaklarını muhafaza etmek ve zarar görmelerini engellemek amacıyla kullanılırken günümüzde

Detaylı

Hazır Giyim Sektörünün Vizyonu (I) Hande UZUNOĞLU-Fatma Gülce KOÇ

Hazır Giyim Sektörünün Vizyonu (I) Hande UZUNOĞLU-Fatma Gülce KOÇ Hazır Sektörünün Vizyonu (I) Hande UZUNOĞLU-Fatma Gülce KOÇ Günümüzde tekstil ve konfeksiyon sektörleri; iplik, kumaş, yatak çarşafı gibi ürünlerin yanı sıra yüksek kaliteli moda ürünlerine kadar pek çok

Detaylı

SERAMİK SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

SERAMİK SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi SERAMİK SANAYİİ Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi TÜRKİYE DE ÜRETİM Türkiye'de seramik ve çini yapımı, kökleri 8000 yıl öncesine uzanan

Detaylı

Tekstil-Hazır Giyim Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Kasım 2014

Tekstil-Hazır Giyim Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Kasım 2014 Tekstil-Hazır Giyim Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Kasım 2014 Sektöre Bakış Tekstil ve hazır giyim sektörleri, GSYH içinde sırasıyla %4 ve %3 paya sahiptir. Her iki sektör

Detaylı

TEKSTİL VE HAZIR GİYİM YAN SANAYİ

TEKSTİL VE HAZIR GİYİM YAN SANAYİ TEKSTİL VE HAZIR GİYİM YAN SANAYİ SEKTÖRÜN TANIMI GTİP NO: 5204- Pamuktan dikiş iplikleri 5401- Sentetik ve suni filamentlerden dikiş ipliği 5508- Sentetik ve suni devamsız liflerden dikiş ipliği 5601-

Detaylı

Tekstil ve Hammaddeleri Sektörü 2016 Yılı Ocak Ayı İhracat Bilgi Notu

Tekstil ve Hammaddeleri Sektörü 2016 Yılı Ocak Ayı İhracat Bilgi Notu Ocak 2016 Tekstil ve Hammaddeleri Sektörü 2016 Yılı Ocak Ayı İhracat Bilgi Notu Tekstil, Deri ve Halı Şubesi İTKİB Genel Sekreterliği 1/2016 TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ 2016 YILI OCAK AYI İHRACAT PERFORMANSI

Detaylı

SEKTÖRÜN TANIMI TÜRKİYE TEMİZLİK MADDELERİ SEKTÖRÜ

SEKTÖRÜN TANIMI TÜRKİYE TEMİZLİK MADDELERİ SEKTÖRÜ SEKTÖRÜN TANIMI Tablo-1: Temizlik Maddeleri Sektöründe Yer Alan Ürünler GTİP Ürün Adı 3401 Sabunlar, Yüzey Aktif Organik Maddeler 3402 Yıkama, Temizleme Müstahzarları-Sabunlar Hariç 3403 Yağlama Müstahzarları,

Detaylı

BİNGÖL İLİ TEKSTİL VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ

BİNGÖL İLİ TEKSTİL VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ BİNGÖL İLİ TEKSTİL VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ Bu kitapçık hazırlanırken Ticaret ve Sanayi Odası nın, Fırat Kalkınma Ajansı Doğrudan Faaliyet Destek Programı kapsamında hazırladığı Bingöl İli Sanayi Potansiyeli

Detaylı

TEKSTĠL VE KONFEKSĠYON MAKĠNELERĠ SEKTÖR NOTU

TEKSTĠL VE KONFEKSĠYON MAKĠNELERĠ SEKTÖR NOTU TEKSTĠL VE KONFEKSĠYON MAKĠNELERĠ SEKTÖR NOTU Tekstil sanayiinin birçok alt dalında her çeşit iplik, kumaş, giyim eşyası, ev tekstili, hazır giyim tekstil ürünlerini üretebilen Türkiye nin son yıllar itibariyle

Detaylı

HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ SEKTÖRÜN TANIMI TÜRKİYE DE ÜRETİM

HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ SEKTÖRÜN TANIMI TÜRKİYE DE ÜRETİM HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ SEKTÖRÜN TANIMI SITC NO: 84 ARMONİZE NO: 61 ve 62 TÜRKİYE DE ÜRETİM Tekstil ve hazır giyim sektörü, 1980 yılında uygulamaya konulan ihracata yönelik kalkınma politikası ile hızla büyümeye

Detaylı

Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010

Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010 Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010 Avrupa kıtasından Amerika kıtasına, Orta Doğu Ülkelerinden Afrika ülkelerine kadar geniş yelpazeyi kapsayan 200 ülkeye ihracat gerçekleştiren

Detaylı

TEKNOLOJİ EKONOMİ POLİTİKA - III TÜRKİYE DEKİ AR-GE VE YENİLİK FAALİYETLERİ

TEKNOLOJİ EKONOMİ POLİTİKA - III TÜRKİYE DEKİ AR-GE VE YENİLİK FAALİYETLERİ TEKNOLOJİ EKONOMİ POLİTİKA - III TÜRKİYE DEKİ AR-GE VE YENİLİK FAALİYETLERİ Musa Yaşar Bilimsel ve teknolojik faaliyetler, ülkelerin kalkınmasında büyük bir öneme sahip olup, ulusal gelirden bu tür faaliyetlere

Detaylı

KIRŞEHİR SANAYİ RAPORU

KIRŞEHİR SANAYİ RAPORU KIRŞEHİR SANAYİ RAPORU KIRŞEHİR SANAYİ RAPORU KIRŞEHİR SANAYİ RAPORU Şekil 1 Kırşehir Sanayi Rekabetçilik Eksenleri İş Yapma Düzeyi Yenilikçilik potansiyeli Girişimcilik Düzeyi Teşviklerden yararlanma

Detaylı

PAGEV - PAGDER. Dünya Toplam PP İthalatı

PAGEV - PAGDER. Dünya Toplam PP İthalatı 1 DÜNYA ve TÜRKİYE POLİPROPİLEN ( PP ) DIŞ TİCARET ANALİZİ Barbaros Demirci ( Genel Müdür ) Neslihan Ergün ( Teknik Uzman Kimya Müh. ) PAGEV - PAGDER DÜNYA TOPLAM PP İTHALATI : Dünya toplam PP ithalatı

Detaylı

Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri

Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri ÜLKE Dünya Seramik Kaplama Malzemeleri Üretiminde İlk 1 Ülke 29 21 211 212 212 Dünya /212 Üretiminden Aldığı Pay Değişim (%) (%) 1 ÇİN

Detaylı

TORBALI TİCARET ODASI MOBİLYA SEKTÖR ANALİZİ

TORBALI TİCARET ODASI MOBİLYA SEKTÖR ANALİZİ TORBALI TİCARET ODASI MOBİLYA SEKTÖR ANALİZİ a. Sektörün Dünya Ekonomisi ve AB Ülkelerindeki Durumu Dünya mobilya üretimi 2010 yılında yaklaşık 376 milyar dolar olurken, 200 milyar dolar olan bölümü üretim

Detaylı

STANDART VE STANDARDİZASYON

STANDART VE STANDARDİZASYON STANDART VE STANDARDİZASYON İnsanoğlu yaratıldığı günden bu yana karışıklıktan kurtulma ve belirli bir düzen tesis etme gayreti içerisinde olmuştur. Bu düzenleme sürecinin tabiî bir neticesi olarak ortaya

Detaylı

CAM VE SERAMİK İNŞAAT MALZEMELERİ

CAM VE SERAMİK İNŞAAT MALZEMELERİ CAM VE SERAMİK İNŞAAT MALZEMELERİ HS No: 6907, 6908, 6910, 7003, 7004, 7005, 7008, 7016, 7019 Cam ve seramik inşaat malzemeleri sektörü kapsamında başlıca ihraç ürünlerimiz refrakter (69.02), seramik yer

Detaylı

Küresel Ticarette Üretim Ağlarının Rolü, Ekonomik Kriz ve Türkiye

Küresel Ticarette Üretim Ağlarının Rolü, Ekonomik Kriz ve Türkiye Türkiye de dış ticaretin yapısı Küresel Ticarette Üretim Ağlarının Rolü, Ekonomik Kriz ve Türkiye Erol Taymaz (ODTÜ) Ebru Voyvoda (ODTÜ) Kamil Yılmaz (KÜ) Dış ticaretin yapısında 2001-sonrası önemli dönüşümler

Detaylı

TÜRKĐYE DE DÖKÜM SEKTÖRÜ 23.02.2007

TÜRKĐYE DE DÖKÜM SEKTÖRÜ 23.02.2007 TÜRKĐYE DE DÖKÜM SEKTÖRÜ 1 23.02.2007 Demir ve Çelik Döküm Sanayi sektörü; endüksiyon, ark veya kupol ocaklarında, çeşitli pik demiri, çelik hurdaları ve ferro alaşımların ergitilerek, kalıplama tesislerinde

Detaylı

TEKSTİL VE HAZIR GİYİM YAN SANAYİ

TEKSTİL VE HAZIR GİYİM YAN SANAYİ TEKSTİL VE HAZIR GİYİM YAN SANAYİ SEKTÖRÜN TANIMI GTİP NO: 5204- Pamuktan dikiş iplikleri 5401- Sentetik ve suni filamentlerden dikiş ipliği 5508- Sentetik ve suni devamsız liflerden dikiş ipliği 5601-

Detaylı

TÜRKİYE. PLASTİK AMBALAJ SEKTÖRÜ 2010 YILI DEĞERLENDİRMESİ ve 2011 YILI BEKLENTİLERİ. Barbaros Demirci Genel Müdür

TÜRKİYE. PLASTİK AMBALAJ SEKTÖRÜ 2010 YILI DEĞERLENDİRMESİ ve 2011 YILI BEKLENTİLERİ. Barbaros Demirci Genel Müdür TÜRKİYE PLASTİK AMBALAJ SEKTÖRÜ 21 YILI DEĞERLENDİRMESİ ve 211 YILI BEKLENTİLERİ Barbaros Demirci Genel Müdür Firma Sayısı : Plastik ambalaj sektöründe 1152 firma mevcut olup, firmaların % 86 sı 1 şehirde

Detaylı

Cam Sektörü 2013 Yılı Değerlendirmesi

Cam Sektörü 2013 Yılı Değerlendirmesi Cam Sektörü 2013 Yılı Değerlendirmesi Temmuz 2014 1 Milyar $ I. Cam Sektörü Hakkında 80 yıllık bir geçmişe sahip olan Türk Cam Sanayii, bugün camın ana gruplarını oluşturan düzcam (işlenmiş camlar dahil),

Detaylı

TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş. Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Müdürlüğü. Temmuz 2010 ANKARA

TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş. Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Müdürlüğü. Temmuz 2010 ANKARA Belirli Göstergelerle İmalat Sanayindeki Aylık Gelişmeler TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş. Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Müdürlüğü Temmuz 21 ANKARA Hazırlayanlar Sektör Adı Sayfa No Dr. Serdar Şahinkaya

Detaylı

DERİ VE DERİ MAMULLERİ SANAYİ

DERİ VE DERİ MAMULLERİ SANAYİ DERİ VE DERİ MAMULLERİ SANAYİ SITC No: 211-Deri kösele ve kırpıntıları, 61-Hazır deriler postlar ve mamulleri, 831-Deri seyahat ve el çantaları, 8481-Deri köseleden giyim eşyası ve aksesuarları, 851-Deri

Detaylı

KABLO VE TELLER. Hazırlayan Tolga TAYLAN 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

KABLO VE TELLER. Hazırlayan Tolga TAYLAN 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi KABLO VE TELLER Hazırlayan Tolga TAYLAN 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi KABLO ve TELLER GTİP:8544 TÜRKİYE DE ÜRETIM VE DIŞ TİCARET Üretim Kablo ve teller

Detaylı

DÜNYA ÜRETİM RAPORU, 2014 YILI 1. ÇEYREK

DÜNYA ÜRETİM RAPORU, 2014 YILI 1. ÇEYREK 11/7/2014 DÜNYA ÜRETİM RAPORU, 2014 YILI 1. ÇEYREK (Çeviren:Şeyda YILDIZ, Aybüke Tuğçe KARABÖRK) MAKİNE ŞUBESİ Kaynak: Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı (UNIDO) www.unido.org DÜNYA ÜRETİMİ 2014

Detaylı

2015 AĞUSTOS DIŞ TİCARET BÜLTENİ 30 Eylül 2015

2015 AĞUSTOS DIŞ TİCARET BÜLTENİ 30 Eylül 2015 2015 AĞUSTOS DIŞ TİCARET BÜLTENİ 30 Eylül 2015 Ağustos 2015 Dış ticaret istatistiklerine ilişkin veriler Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 30 Eylül 2015 tarihinde yayımlandı. TÜİK, Gümrük ve

Detaylı

DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ

DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ Hazırlayan ve Derleyen: Zehra N.ÖZBİLGİN Ar-Ge Şube Müdürlüğü Kasım 2012 DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİNDE ÜRETİM VE TÜKETİM yılında 9.546 milyon

Detaylı

EKONOMİK GELİŞMELER Mart - 2011

EKONOMİK GELİŞMELER Mart - 2011 EKONOMİK GELİŞMELER Mart - 2011 AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU EKONOMİK RAPOR - MART 2011 İÇİNDEKİLER... 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH)... 2 İSTİHDAM - İŞSİZLİK VE İŞGÜCÜ

Detaylı

KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI. Bosad Genel Sekreterliği

KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI. Bosad Genel Sekreterliği KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI Bosad Genel Sekreterliği SEKTÖR ANALİZİ Otomotiv OEM boyaları dünyanın en büyük boya segmentlerinden biridir. Otomotiv OEM boyaları, 2011 yılında toplam küresel boya

Detaylı

ZEYTİNYAĞI SEKTÖR RAPORU-2013

ZEYTİNYAĞI SEKTÖR RAPORU-2013 Türkiye de Üretim Zeytin ağacında periyodisiteden dolayı zeytin üretimi yıllara göre inişli çıkışlı bir grafik izlemekte ve üretime bağlı olarak bir yıl düşük (yok yılı) bir yıl yüksek (var yılı) ürün

Detaylı

BAŞKA YERDE SINIFLANDIRILMAMIŞ ELEKTRİKLİ MAKİNE VE CİHAZLARIN İMALATI Hazırlayan Birgül OĞUZOĞLU Kıdemli Uzman 540 1. SEKTÖRÜN TANIMI Başka yerde sınıflandırılmamış elektrikli makine ve cihazların imalatı

Detaylı

TEKSTİL VE HAZIR GİYİM SEKTÖR RAPORU 2014

TEKSTİL VE HAZIR GİYİM SEKTÖR RAPORU 2014 TEKSTİL VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ ORTA KARADENİZ KALKINMA AJANSI MIDDLE BLACK SEA DEVELOPMENT AGENCY TEKSTİL VE HAZIR GİYİM SEKTÖR RAPORU 2014 1 ORTA KARADENİZ KALKINMA AJANSI 2 TEKSTİL VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ

Detaylı

MESLEK KOMİTELERİ ORTAK TOPLANTISI 11 Eylül 2015

MESLEK KOMİTELERİ ORTAK TOPLANTISI 11 Eylül 2015 MESLEK KOMİTELERİ ORTAK TOPLANTISI 11 Eylül 2015 Bülent İYİKÜLAH 14. Grup Meslek Komitesi Başkanı TEKSTİL ÜRÜNLERİ VE GİYİM EŞYASI İMALATI 7. Grup İplik Sanayii 8. Grup Dokuma Kumaş Sanayii 9. Grup Tekstil

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ ve TÜRKİYE İÇİN İHRACAT İMKANLARI

AVRUPA BİRLİĞİ HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ ve TÜRKİYE İÇİN İHRACAT İMKANLARI İZMİR TİCARET ODASI AVRUPA BİRLİĞİ HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ ve TÜRKİYE İÇİN İHRACAT İMKANLARI AĞUSTOS 2006 NESLİHAN ADANALI DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ UZMAN YARDIMCISI GİRİŞ Tekstil ve hazır giyim sektörü

Detaylı

TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ 2015 YILI ŞUBAT AYI İHRACAT PERFORMANSI. Genel ve Sanayi İhracatında Tekstil ve Hammaddeleri Sektörünün Payı

TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ 2015 YILI ŞUBAT AYI İHRACAT PERFORMANSI. Genel ve Sanayi İhracatında Tekstil ve Hammaddeleri Sektörünün Payı Mart 2015 Tekstil ve Hammaddeleri Sektörü 2015 Yılı Şubat Ayı İhracat Bilgi Notu Tekstil, Deri ve Halı Şubesi İTKİB Genel Sekreterliği 03/2015 TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ 2015 YILI ŞUBAT AYI İHRACAT

Detaylı

TEMİZLİK MADDELERİ SEKTÖRÜ

TEMİZLİK MADDELERİ SEKTÖRÜ TEMİZLİK MADDELERİ SEKTÖRÜ HS No: 34.01, 34.02, 34.03, 34.04, 34.05, 34.06, 34.07 DÜNYA TEMİZİLİK ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ Temizlik maddeleri deterjanlar ve sabunlardan oluşmaktadır. Bu sektörün üretmekte olduğu

Detaylı

DOĞRUDAN YABANCI YATIRIM

DOĞRUDAN YABANCI YATIRIM Invest in DOĞRUDAN YABANCI YATIRIM Türkiye de Doğrudan Yabancı Yatırımın Gelişimi Makroekonomik anlamda küresel ekonomiye uyumu sağlayan yapısal reformlar, bir yandan Türkiye yi doğrudan yabancı yatırım

Detaylı

EKONOMİK GELİŞMELER Şubat - 2010

EKONOMİK GELİŞMELER Şubat - 2010 EKONOMİK GELİŞMELER Şubat - 2010 AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU EKONOMİK RAPOR - ŞUBAT 2010 İÇİNDEKİLER... 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH)...2 İSTİHDAM - İŞSİZLİK VE İŞGÜCÜ

Detaylı

XIII. DERİ SEKTÖRÜ DEĞERLENDİRME TOPLANTISI

XIII. DERİ SEKTÖRÜ DEĞERLENDİRME TOPLANTISI TÜRKİYE VE DÜNYADA DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜNÜN GÜNCEL DURUMU XIII. DERİ SEKTÖRÜ DEĞERLENDİRME TOPLANTISI 8 MART 2010 TUZLA İTKİB GENEL SEKRETERLİĞİ AR & GE ve MEVZUAT ŞUBESİ İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER

Detaylı

Aralık 2014. Tekstil ve Hammaddeleri Sektörü 2014 Ocak-Kasım Dönemi İhracat Bilgi Notu. Tekstil, Deri ve Halı Şubesi İTKİB Genel Sekreterliği

Aralık 2014. Tekstil ve Hammaddeleri Sektörü 2014 Ocak-Kasım Dönemi İhracat Bilgi Notu. Tekstil, Deri ve Halı Şubesi İTKİB Genel Sekreterliği Aralık 2014 Tekstil ve Hammaddeleri Sektörü 2014 Ocak-Kasım Dönemi İhracat Bilgi Notu Tekstil, Deri ve Halı Şubesi İTKİB Genel Sekreterliği 12/2014 TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ 2014 YILI KASIM AYI İHRACAT

Detaylı

TÜRK HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ VE PAMUK

TÜRK HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ VE PAMUK Shaping Cotton s Future COTTON USA CONFERENCE TÜRK HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ VE PAMUK CEM NEGRİN TGSD BAŞKANI TÜRK EKONOMİSİ GÖSTERGELER 2012 2013 2014 TAHMİNLERİ EKONOMİK BÜYÜME % 2,1 4,0 4,0 MİLLİ GELİR MİLYAR

Detaylı

Sunu planı. Sunu Planı. Slayt No 3-6 Tekstil ve Hazır Giyim Sektörlerinin Brüt Katma Değeri. 7-8 Sektörlerin Büyüme Eğilimleri

Sunu planı. Sunu Planı. Slayt No 3-6 Tekstil ve Hazır Giyim Sektörlerinin Brüt Katma Değeri. 7-8 Sektörlerin Büyüme Eğilimleri YÖNETİCİ ÖZETİ Sunu planı Sunu Planı Slayt No 3-6 Tekstil ve Hazır Giyim Sektörlerinin Brüt Katma Değeri 7-8 Sektörlerin Büyüme Eğilimleri 9-11 Tekstil ve Hazır Giyim İstihdamı 12 İşyeri Sayısı 13 Sektörün

Detaylı

DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI. Genel Değerlendirme

DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI. Genel Değerlendirme DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI Genel Değerlendirme Haziran 2014 2012 yılı dünya seramik sağlık gereçleri ihracat rakamlarına bakıldığında, 2011 yılı rakamlarına nazaran daha az dalgalanma gösterdiği

Detaylı

BEYAZ EŞYA SEKTÖRÜ RAPORU (2013/1)

BEYAZ EŞYA SEKTÖRÜ RAPORU (2013/1) T.C. BİLİM, SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANLIĞI BEYAZ EŞYA SEKTÖRÜ RAPORU (2013/1) Sektörel Raporlar ve Analizler Serisi 1 İÇİNDEKİLER Tablolar Listesi... 3 Şekiller Listesi... 3 Kısaltmalar Listesi... 3 YÖNETİCİ

Detaylı

DERİ VE DERİ MAMULLERİ SANAYİ

DERİ VE DERİ MAMULLERİ SANAYİ DERİ VE DERİ MAMULLERİ SANAYİ SITC No: 211-Deri kösele ve kırpıntıları, 61-Hazır deriler postlar ve mamulleri, 831-Deri seyahat ve el çantaları, 8481-Deri köseleden giyim eşyası ve aksesuarları, 851-Deri

Detaylı

AYDIN TİCARET BORSASI

AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN COMMODITY EXCHANGE EYLÜL 2013 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ Ata Mahallesi Denizli Bulv. No:18 09010 AYDIN Tel: +90 256 211 50 00 +90 256 211 61 45 Faks:+90 256 211

Detaylı

plastik sanayi PLASTİK AMBALAJ MAMULLERİ SEKTÖR İZLEME RAPORU TÜRKİYE Barbaros DEMİRCİ PLASFED Genel Sekreteri Plastik Sanayicileri Derneği

plastik sanayi PLASTİK AMBALAJ MAMULLERİ SEKTÖR İZLEME RAPORU TÜRKİYE Barbaros DEMİRCİ PLASFED Genel Sekreteri Plastik Sanayicileri Derneği plastik sanayi 2013 TÜRKİYE PLASTİK AMBALAJ MAMULLERİ SEKTÖR İZLEME RAPORU Plastik Sanayicileri Derneği Barbaros DEMİRCİ PLASFED Genel Sekreteri Barbaros DEMİRCİ PLASFED Genel Sekreteri YÖNETİCİ ÖZETİ

Detaylı

EKONOMİK GELİŞMELER Ağustos - 2011

EKONOMİK GELİŞMELER Ağustos - 2011 EKONOMİK GELİŞMELER Ağustos - 2011 AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU EKONOMİK RAPOR AĞUSTOS 2011 İÇİNDEKİLER... 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH)... 2 İSTİHDAM - İŞSİZLİK VE

Detaylı

EKONOMİK GELİŞMELER Haziran 2012

EKONOMİK GELİŞMELER Haziran 2012 EKONOMİK GELİŞMELER Haziran 2012 Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU İÇİNDEKİLER 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH) 2 İSTİHDAM - İŞSİZLİK

Detaylı

SEKTÖRÜN TANIMI DÜNYADA KİMYA SEKTÖRÜ DÜNYA KİMYA SEKTÖRÜ İHRACATI. HS No: (2705-2715, 28-39, 4001-4010, 4014-4017)

SEKTÖRÜN TANIMI DÜNYADA KİMYA SEKTÖRÜ DÜNYA KİMYA SEKTÖRÜ İHRACATI. HS No: (2705-2715, 28-39, 4001-4010, 4014-4017) SEKTÖRÜN TANIMI HS No: (2705-2715, 28-39, 4001-4010, 4014-4017) Kimya sektörü ürünleri oldukça geniş bir ürün yelpazesine sahiptir. Sektör; mineral yakıtlar/yağlar (27 GTİP li), inorganik kimyasallar (28

Detaylı

Uluslararası Üretim Zincirlerinde Dönüşüm ve Türkiye'nin Konumu. Erol Taymaz (ODTÜ) Ebru Voyvoda (ODTÜ) Kamil Yılmaz (KÜ)

Uluslararası Üretim Zincirlerinde Dönüşüm ve Türkiye'nin Konumu. Erol Taymaz (ODTÜ) Ebru Voyvoda (ODTÜ) Kamil Yılmaz (KÜ) Uluslararası Üretim Zincirlerinde Dönüşüm ve Türkiye'nin Konumu Erol Taymaz (ODTÜ) Ebru Voyvoda (ODTÜ) Kamil Yılmaz (KÜ) İstanbul * 2 Mart 2012 Büyüme performansı 10 8 GSYİH büyüme hızı (%) 6 4 2 0 1950

Detaylı

TIBBİ CİHAZLAR SEKTÖR ANALİZİ

TIBBİ CİHAZLAR SEKTÖR ANALİZİ TIBBİ CİHAZLAR SEKTÖR ANALİZİ 1. Tıbbi cihazlar sektörü dünyada çok hızla büyüyen, dinamizmi yüksek ve temel özellikleri zamanla gelişmiş ülkeler/dev firmalar lehine oluşmuş bir yapıya sahiptir. Dünya

Detaylı

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE BOYA SEKTÖRÜ

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE BOYA SEKTÖRÜ DÜNYADA VE TÜRKİYE DE BOYA SEKTÖRÜ Haziran 2015 BOYA SANAYİCİLERİ DERNEĞİ Bosad 2003 yılında kurulmuştur. Üyeleri hem boya üreticileri hem de hammadde ve hizmet tedarikçileridir. 100 e yakın üye ile sektörün

Detaylı

KURU İNCİR. Hazırlayan Çağatay ÖZDEN 2005. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

KURU İNCİR. Hazırlayan Çağatay ÖZDEN 2005. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi KURU İNCİR Hazırlayan Çağatay ÖZDEN 2005 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi KURU İNCİR Türkiye de Üretim İncir, ilk kültüre alınan meyvelerden birisi olarak, anavatanı

Detaylı

HALI SANAYİ. Hazırlayan Ümit SEVİM, Alpaslan EMEK 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

HALI SANAYİ. Hazırlayan Ümit SEVİM, Alpaslan EMEK 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi HALI SANAYİ Hazırlayan Ümit SEVİM, Alpaslan EMEK 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi ÜRÜNÜN TANIMI Armonize Sistem sınıflandırmasına göre halılar 4 ana gruba

Detaylı

YÖNETİM SİSTEMLERİ. Alev ACAR Çevre Mühendisi Yönetim Sistemleri Uzmanı

YÖNETİM SİSTEMLERİ. Alev ACAR Çevre Mühendisi Yönetim Sistemleri Uzmanı YÖNETİM SİSTEMLERİ Alev ACAR Çevre Mühendisi Yönetim Sistemleri Uzmanı Genel Bilgilendirme Çevre Yönetim Sistemi (ISO 14001) İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi (OHSAS 18001) Sosyal Sorumluluk Standardı

Detaylı

HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ SEKTÖRÜN TANIMI TÜRKİYE DE ÜRETİM. SITC NO: 84 ARMONİZE NO: 61 ve 62

HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ SEKTÖRÜN TANIMI TÜRKİYE DE ÜRETİM. SITC NO: 84 ARMONİZE NO: 61 ve 62 HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ SEKTÖRÜN TANIMI SITC NO: 84 ARMONİZE NO: 61 ve 62 TÜRKİYE DE ÜRETİM Tekstil ve hazır giyim sektörü, 1980 yılında uygulamaya konulan ihracata yönelik kalkınma politikası ile hızla büyümeye

Detaylı

Ocak 2015. Tekstil ve Hammaddeleri Sektörü 2014 Ocak Aralık Dönemi İhracat Bilgi Notu. Tekstil, Deri ve Halı Şubesi İTKİB Genel Sekreterliği

Ocak 2015. Tekstil ve Hammaddeleri Sektörü 2014 Ocak Aralık Dönemi İhracat Bilgi Notu. Tekstil, Deri ve Halı Şubesi İTKİB Genel Sekreterliği Ocak 2015 Tekstil ve Hammaddeleri Sektörü 2014 Ocak Aralık Dönemi İhracat Bilgi Notu Tekstil, Deri ve Halı Şubesi İTKİB Genel Sekreterliği 01/2015 TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ 2014 YILI ARALIK AYI İHRACAT

Detaylı

TÜRKİYE DE TEKNİK TEKSTİL SÜRECİ

TÜRKİYE DE TEKNİK TEKSTİL SÜRECİ TÜRKİYE DE TEKNİK TEKSTİL SÜRECİ Hande UZUNOĞLU GİRİŞ Tekstil sektörü dünyada sanayileşme adımlarının atılması ile birlikte gelişmeye başlayan ve daha sonra sanayinin en önemli üretim alanı haline gelen

Detaylı

AKDENİZ İHRACATÇI BİRLİKLERİ TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ İHRACAT RAKAMLARI DEĞERLENDİRMESİ

AKDENİZ İHRACATÇI BİRLİKLERİ TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ İHRACAT RAKAMLARI DEĞERLENDİRMESİ AKDENİZ İHRACATÇI BİRLİKLERİ TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ İHRACAT RAKAMLARI LENDİRMESİ Hazırlayan: Erman YERMAN / Şef TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ TÜRKİYE VE AKİB LENDİRMESİ yılı Ekim ayından bu

Detaylı

JAPONYA NIN GENEL VE ÜLKEMİZLE DIŞ TİCARETİNİN ANALİZİ

JAPONYA NIN GENEL VE ÜLKEMİZLE DIŞ TİCARETİNİN ANALİZİ JAPONYA NIN GENEL VE ÜLKEMİZLE DIŞ TİCARETİNİN ANALİZİ Bu çalışmanın amacı, Japonya nın genel dış ticaret yapısını incelemek ve ülkemizin Japonya nın dış ticaretindeki konumunu gözler önüne sermektir.

Detaylı

PLASTİK ÜRÜNLERİ SANAYİİ RAPORU

PLASTİK ÜRÜNLERİ SANAYİİ RAPORU MMP Ön Raporu EK 2E PLASTİK ÜRÜNLERİ SANAYİİ RAPORU MEVCUT DURUM: Dünyada olduğu gibi Türkiye de de plastiğin, geleneksel malzemeler olan demir, cam, kağıt, tahta gibi malzemeye alternatif olarak ortaya

Detaylı

ALKOLLÜ VE ALKOLSÜZ İÇECEKLER

ALKOLLÜ VE ALKOLSÜZ İÇECEKLER - ALKOLLÜ VE ALKOLSÜZ İÇECEKLER SITC No : Alkolsüz içecekler : 111 Alkollü içecekler : 112 Armonize No : Sular : 2201 Meşrubat : 2202 Bira : 2203 Şarap : 2204 Konyak : 22082012, 22082062 Viski : 220830

Detaylı

Değişen Dünyada Güçlü İşletmeler Olmak. GİRİŞİM EĞİTİM ve DANIŞMANLIK MERKEZİ

Değişen Dünyada Güçlü İşletmeler Olmak. GİRİŞİM EĞİTİM ve DANIŞMANLIK MERKEZİ Değişen Dünyada Güçlü İşletmeler Olmak GİRİŞİM EĞİTİM ve DANIŞMANLIK MERKEZİ DIYARBAKıR ın İÇİNDE BULUNDUĞU EKONOMİK ORTAM 2 DIYARBAKıR GENEL BİLGİLER Nüfus Diyarbakır: 1.607.437 Türkiye:76.667.864 KOBİ

Detaylı

ELEKTRONİK SANAYİ. Hazırlayan Tolga TAYLAN 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

ELEKTRONİK SANAYİ. Hazırlayan Tolga TAYLAN 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi ELEKTRONİK SANAYİ Hazırlayan Tolga TAYLAN 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi ELEKTRONİK SANAYİ (SITC No: 751; 752; 759; 761; 762; 763; 764; 771; 772; 773; 774;

Detaylı

PAKİSTAN PLASTİK VE PLASTİK İŞLEME MAKİNELERİ DIŞ TİCARETİ. Barbaros Demirci Genel Müdür - PAGEV

PAKİSTAN PLASTİK VE PLASTİK İŞLEME MAKİNELERİ DIŞ TİCARETİ. Barbaros Demirci Genel Müdür - PAGEV PAKİSTAN PLASTİK VE PLASTİK İŞLEME MAKİNELERİ DIŞ TİCARETİ EKONOMİK DURUM : Barbaros Demirci Genel Müdür - PAGEV Pakistan, 176,3 milyon nüfusu ve % 2,1 nüfus artış hızı ile dünyanın nüfus açısından ilk

Detaylı

Sağlık Sektörünün Olmazsa Olmazı: Tıbbi Malzeme Alt Sektörü

Sağlık Sektörünün Olmazsa Olmazı: Tıbbi Malzeme Alt Sektörü Sağlık Sektörünün Olmazsa Olmazı: Tıbbi Malzeme Alt Sektörü Tıp sürekli ilerliyor sözündeki aslan payı bize göre; Tıbbi Malzeme Alt Sektörüne ait. Nitekim; tıbbi malzemeden yoksun sağlık sektörünün eli

Detaylı

ALKOLLÜ VE ALKOLSÜZ İÇECEKLER

ALKOLLÜ VE ALKOLSÜZ İÇECEKLER ALKOLLÜ VE ALKOLSÜZ İÇECEKLER Hazırlayan Cengiz KARABAYIR İGEME Uzmanı 2011 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi SITC No : Alkolsüz içecekler : 111 Alkollü içecekler

Detaylı

BÜRO, MUHASEBE VE BİLGİ İŞLEM MAKİNELERİ İMALATI Hazırlayan M. Emin KARACA Kıdemli Uzman

BÜRO, MUHASEBE VE BİLGİ İŞLEM MAKİNELERİ İMALATI Hazırlayan M. Emin KARACA Kıdemli Uzman BÜRO, MUHASEBE VE BİLGİ İŞLEM MAKİNELERİ İMALATI Hazırlayan M. Emin KARACA Kıdemli Uzman 516 1. SEKTÖRÜN TANIMI Büro, muhasebe ve bilgi işlem makineleri imalatı ISIC Revize 3 ve NACE Revize 1 sınıflandırmasına

Detaylı

TEKSTİL SEKTÖRÜNÜN 2009 YILI ARALIK AYI İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME

TEKSTİL SEKTÖRÜNÜN 2009 YILI ARALIK AYI İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME TEKSTİL SEKTÖRÜNÜN 2009 YILI ARALIK AYI İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME 2009 Ocak Aralık Oniki Aylık Tekstil İhracatı Türkiye nin tekstil ihracatı, 2009 yılının Ocak Aralık döneminde geçen

Detaylı

Sn. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci

Sn. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci Sn. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci Bilgilendirme Sunumu 22 Temmuz 214 Ankara 1 AJANDA 1) Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Görünüm 2) Dış Ticaretimizdeki Gelişmeler 3) Bölgesel Gelişmelerin Dış Ticaretimize

Detaylı

DERİ VE DERİ MAMULLERİ SANAYİ

DERİ VE DERİ MAMULLERİ SANAYİ DERİ VE DERİ MAMULLERİ SANAYİ SITC No: 211-Deri kösele ve kırpıntıları, 61-Hazır deriler postlar ve mamulleri, 831-Deri seyahat ve el çantaları, 8481-Deri köseleden giyim eşyası ve aksesuarları, 851-Deri

Detaylı

Haziran 2015. Tekstil ve Hammaddeleri Sektörü 2015 Yılı Haziran Ayı İhracat Bilgi Notu. Tekstil, Deri ve Halı Şubesi İTKİB Genel Sekreterliği

Haziran 2015. Tekstil ve Hammaddeleri Sektörü 2015 Yılı Haziran Ayı İhracat Bilgi Notu. Tekstil, Deri ve Halı Şubesi İTKİB Genel Sekreterliği Haziran 2015 Tekstil ve Hammaddeleri Sektörü 2015 Yılı Haziran Ayı İhracat Bilgi Notu Tekstil, Deri ve Halı Şubesi İTKİB Genel Sekreterliği 07/2015 TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ 2015 YILI HAZİRAN AYI

Detaylı

HİDROLİK PNÖMATİK SEKTÖRÜ NOTU

HİDROLİK PNÖMATİK SEKTÖRÜ NOTU HİDROLİK PNÖMATİK SEKTÖRÜ NOTU Akışkan gücü, basınçlı akışkanların, ister sıvı ister gaz halinde olsun, enerjilerinden faydalanarak elde edilen güçtür. Sıvı veya gaz, yada somut olarak su veya hava, ancak

Detaylı

DÖKÜM VE DÖVME ÜRÜNLERĠ DEĞERLENDĠRME NOTU (MART 2009)

DÖKÜM VE DÖVME ÜRÜNLERĠ DEĞERLENDĠRME NOTU (MART 2009) DÖKÜM VE DÖVME ÜRÜNLERĠ DEĞERLENDĠRME NOTU (MART 2009) Döküm ve dövme ürünleri, otomotivden beyaz eşya sanayine, demir-çelik sanayinden çimento sanayine, savunma sanayinden gemi inşa sanayine, tarımdan

Detaylı

TEKSTİL VE HAZIR GİYİM ÜRÜNLERİ İTHALATINA UYGULANAN KORUNMA ÖNLEMLERİ 2 YILLIK DEĞERLENDİRME

TEKSTİL VE HAZIR GİYİM ÜRÜNLERİ İTHALATINA UYGULANAN KORUNMA ÖNLEMLERİ 2 YILLIK DEĞERLENDİRME TEKSTİL VE HAZIR GİYİM ÜRÜNLERİ İTHALATINA UYGULANAN KORUNMA ÖNLEMLERİ 2 YILLIK DEĞERLENDİRME TÜRKİYE GİYİM SANAYİCİLERİ DERNEĞİ 211 yılı Temmuz ayında yürürlüğe konulan kumaş ve hazır giyim ürünlerine

Detaylı

AYAKKABI. Hazırlayan Gülsevin ONUR 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

AYAKKABI. Hazırlayan Gülsevin ONUR 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi AYAKKABI Hazırlayan Gülsevin ONUR 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi AYAKKABI Sitc No : 851 Armonize No: 64 Üretim Ülkemizde 1950 yılından itibaren küçük sanayi

Detaylı

Değişen Dünyada Güçlü İşletmeler Olmak. GİRİŞİM EĞİTİM ve DANIŞMANLIK MERKEZİ

Değişen Dünyada Güçlü İşletmeler Olmak. GİRİŞİM EĞİTİM ve DANIŞMANLIK MERKEZİ Değişen Dünyada Güçlü İşletmeler Olmak GİRİŞİM EĞİTİM ve DANIŞMANLIK MERKEZİ MALATYA NIN İÇİNDE BULUNDUĞU EKONOMİK ORTAM 2 MALATYA GENEL BİLGİLER Nüfus; Malatya: 762.538 Türkiye:76.667.864 Sosyo Ekonomik

Detaylı

HİDROLİK PRES SEKTÖRÜ NOTU

HİDROLİK PRES SEKTÖRÜ NOTU HİDROLİK PRES SEKTÖRÜ NOTU Modern yaşamın gerekleri olarak ihtiyaç duyduğumuz bir çok ürünün üretimini yapan tekstil, gıda, kimya, otomotiv sanayilerinin yanında elektronik ve haberleşme, savunma, havacılık

Detaylı

BAŞKA YERDE SINIFLANDIRILMAMIŞ MAKİNE VE TEÇHİZAT İMALATI Hazırlayan Erdal ERTUĞRUL Kıdemli Uzman 484 1. SEKTÖRÜN TANIMI Başka yerde sınıflandırılmamış (bys) makine ve teçhizat imalatı, ISIC Revize 3 sınıflandırmasına

Detaylı

Radyo, Televizyon, Haberleşme Teçhizatı Cihazları İmalatı. Emrah ERSOY Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Müdürlüğü Uzman Yardımcısı

Radyo, Televizyon, Haberleşme Teçhizatı Cihazları İmalatı. Emrah ERSOY Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Müdürlüğü Uzman Yardımcısı 32 ve Radyo, Televizyon, Haberleşme Teçhizatı Cihazları İmalatı Emrah ERSOY Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Müdürlüğü Uzman Yardımcısı Sektöre İlişkin Özet Bilgiler Radyo, TV, Haberleşme Teçhizatı ve

Detaylı

KAYNAK MAKİNELERİ SEKTÖRÜ NOTU

KAYNAK MAKİNELERİ SEKTÖRÜ NOTU KAYNAK MAKİNELERİ SEKTÖRÜ NOTU İki metal parçayı ısıl yolla birleştirme işleminde kullanılan kaynak makine ve malzemeleri, üretim sanayinde önemli bir paya sahiptir. Geliştirilen her teknolojik malzemenin

Detaylı

ÖRME KUMAŞ TİCARETİ ÜZERİNE GÜNCEL BİLGİLER

ÖRME KUMAŞ TİCARETİ ÜZERİNE GÜNCEL BİLGİLER DÜNYA DA VE TÜRKİYE DE ÖRME KUMAŞ TİCARETİ ÜZERİNE GÜNCEL BİLGİLER İTKİB GENEL SEKRETERLİĞİ AR & GE ve MEVZUAT ŞUBESİ ARALIK 2013 2 DÜNYA DA VE TÜRKİYE DE ÖRME KUMAŞ TİCARETİ ÜZERİNE GÜNCEL BİLGİLER I.

Detaylı