Peru. İnsan Hazineleri. Gizemli Uygarlıkların Mirası. Doğru Bildiği Yolda Yalnız Yürüdü. Türkiye nin Yaşayan. Timur ÖZKAN. Olkan ÖZYURT.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Peru. İnsan Hazineleri. Gizemli Uygarlıkların Mirası. Doğru Bildiği Yolda Yalnız Yürüdü. Türkiye nin Yaşayan. Timur ÖZKAN. Olkan ÖZYURT."

Transkript

1 KAPAK:Layout 1 11/09/14 15:31 Page 2 Yasam ve EYLÜL / EKİM / KASIM AYDA BİR YAYINLANIR SAYI 67 Gizemli Uygarlıkların Mirası Peru Timur ÖZKAN Doğru Bildiği Yolda Yalnız Yürüdü Olkan ÖZYURT Türkiye nin Yaşayan İnsan Hazineleri Esra AÇIKGÖZ

2 KAPAK:Layout 1 11/09/14 15:31 Page 3 ME SA ve Yaşam MESA DOSTLARINA ÜCRETSİZ GÖNDERİLİR. MESA Mesken Sanayii A.Ş. adına sahibi Erhan Boysanoğlu Yazı İşleri Yönetmeni Aslı Tokatlı Yayın Kurulu Ayşe Kandar, Aslı Tokatlı, Uğur Büke Yayın Hazırlığı: Büke Yayıncılık Altıevler Mah. Kumsal Sok. No: 120 Narlıdere / İzmir Tel: Tasarım Hazan Koltuk Yazışma Adresi: MESA Mesken Sanayii A.Ş. MESA Plaza, Koru Sitesi Ihlamur Cad. No:2 Çayyolu Ankara Tel: (0312) Faks: (0312) Baskı YORUM BASIN YAYIN SAN. LTD. ŞTİ. İvedik Organize Sanayi Bölgesi Matbaacılar Sitesi 1341.Cad. (Eski 35. Cad.) No: Yenimahalle-ANKARA Tel : (0312) Faks: (0312) Mesa dostlarına merhaba Yine gönlümüz sonbahar Tatiller bitti, soğuk su sürahileri buzdolabından çıktı, sıcaklar azaldı, okullar açıldı, her şey rutine döndü değil mi? Olur mu öyle şey! Ne rutini! Önümüzde nefis bir sonbahar var: Dinlenmiş ve yenilenmiş olarak, sarının güzelim tonlarının her birini göreceğimiz günler başladı. Yere dökülmüş yaprakların üzerinde söyle bir yürüyün, sesini duyun. Akşamları sırtınıza bir hırka aldığınızdaki sıcak mutluluğu hele bir hatırlayın, hemen arkasından da bir bardak nefis demli çayınızı içiniz yanmadan yudumladığınızı düşünün. Açık havada hafiften esen rüzgarın altında bir konserde olduğunuzu düşleyin. Hava aydınlıkken girdiğiniz sinemadan gece çıktığınızdaki hissi hatırlayın. Bir de sevdiğinizin elinden tutup püfür püfür esen Boğaz da güzel bir yürüyüş sonrası içilen Türk kahvesinin insanı ne kadar mutlu ettiğini tasavvur edin. Yaptınız mı hepsini! Peki, hâlâ sonbahar kötü mü? O yüzden hoş gelsin sonbahar ve herkese huzurlu bir mutluluk getirsin. Ve elbette bütün bu güzelliklere biz de bir parça hoşluk katacaktık değil CAHİT KAYRA Bürokrat, Siyasetçi, Araştırmacı, Tarihçi, Mizah Yazarı, Öykücü Cahit Kayra Cahit Kayra yı bürokratlığının en mutlu dört yılını yaşadığı elli yaşlarının başında tanıdım, saygı duydum. Yıllar bu saygıyı hayranlığa dönüştürdü. Çalışma disiplini ve heyecanı örnek alınması gereken yanlarından sadece ikisi. Vecdi SEVİĞ deal bir sekreter olan Sevim Hanım Biraz sonra pos bıyıklı Bayram anımsamıyorum. Odadan çıktığımızda kapıda karşılamıştı. Odaya girdik, Efendi nin getirdiği çayları yudumlarken Başkan dan etkilendiğimiz açıktı. kıdemli Kurul üyesi Nazif Oker, karşımızdaki 50 yaşlarında gözlüklü, Okulumuzu bitirdikten sonra birkaçımız Yeni gençlerimiz dedi. Teker güngörmüş bürokratın bize yönettiği onun ününü duyduğumuz için kalıcı bir teker önünden geçip elini sıktık, masanın sorularını yanıtlıyorduk. seçim olarak burada işe başlamıştık, çevresinde gösterdiği yerlere oturduk. kimilerimiz de girecekleri sınava hazırlık 1971 yılı Kasım ayının ortalarıydı. Maliye Bakanlığı Tetkik Kurulu Başkanı nın yeri olarak seçmişlerdi Tetkik Kurulu nu. Odanın ışıkları loş, mobilyalar cevizdi. odasında ne kadar süre kaldık tam Kendi anlatımıyla, bürokratlığının en mutlu dört yılını yaşadığı Maliye Tetkik Kurulu nun Başkanı Cahit Kayra nın elini ilk sıktığım gün böylesine uzun soluklu hayranlığa ilk adımı attığımın bilincinde değildim. Hakkında bildiklerimiz, saygın bürokratlığı, öğreticiliği, esnek çalışma anlayışı, araştırmacılığı ve tabii Mülkiye mezunu oluşu idi. Birkaç kez Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası konser salonunda uzaktan görmüş olmak birkaçımızın unutulmaz anıları arasındaydı yılının başlarında Maliye Teftiş Kurulu na yeni girmiş okul arkadaşımın evliliğe adım attığı gün, nikâh memurunun Cahit Bey e yönelttiği Mesleğiniz? sorusuna Memur diye yanıt vermesine çok şaşırmıştım. Sonraki yıllarda Ben maliyeciyim diye başladığı cümlesini maliyeden anlamam, bütçeden anlamam, vergiden anlamam diye tamamlaması yazılara konu olacak türdendi. İleriki yıllarda, Kadıköy de Söğütlüçeşme Caddesi ni, Karadut ve Vişne Sokaklarının kestiği bölgede dört katlı pembe taştan yapılmış evde 11 Mart 1917 de sabah saatlerinde ebe Münevver Hanım ın yardımlarıyla bu dünyaya ilk adımını attığını okuyarak öğrenecektim da İstanbul da kurulan Mekteb-i Mülkiye ye Ablası Mediha nın zorlamasıyla 1934 yılında katıldığı sınavda dördüncü gelerek girmişti. Yıldız ın tatlı ve romantik rüzgârlar esen türlü renklerle çevrili doğasında Yıldız Sarayı Yaveran Dairesi nde başlayan eğitimini, Ankara da sarı, çorak ve ruhsuz bir sahranın ortasında, gerçek dışı resimlerdeki gibi tek İ 4 M E S A V E Y A Ş A M Bürokrat, Siyasetçi, Araştırmacı, Tarihçi, Mizah Yazarı, Öykücü Cahit Kayra Vecdi SEVİĞ S.4 mi? Alın şimdi elinize derginizi, şöyle bir karıştırın önce, açık havadaysanız sayfaların hafif hafif uçuşmasına bir bakın, kapalı alandaysanız da kendinize bir kahve söyleyin, biz hesabı öderiz! Siz okumaya başlayın yeter ki! Bu sayımız da ilk okuyacağınız yazı, Vecdi Seviğ in lezzetli mi lezzetli portresi. Elbette Seviğ in eline sağlık ama lezzete lezzet katan şey, portresi yazılan kişi: Bürokrat, siyasetçi, araştırmacı, tarihçi, mizah yazarı ve öykücü Cahit Kayra. Yazıyı okuduktan sonra Kayra nın kitaplarına da koşacaksınız belli ki. Bu sayıda çok önemli bir dosya konumuz var. Adını bile unuttuğumuz meslekler. Büyük ihtimal şu anda elinde cep telefonu ve tabletle bir olmuş gençlerin adını duyduğunda Yaa bu ne yaaa, böyle bir şey mi varmış ki? diyeceği meslekler. Ama hepsi kaybolmak üzere olan birer hazine. Çinicilik, Karagöz ustalığı, hattatlık, çam düdükçülüğü, nazar boncuğu ustalığı, yazmacılık, ebru ve dokumacılık... Aslında bir yandan da yok oluyorlar. Ama Esra Açıkgöz ün de dediği gibi UNESCO'nun Yaşayan İnsan Hazineleri Listesi buna engel olmak için var. Türkiye de bu sözleşmeye taraf ve bir kısmı çoktan aramızdan ayrılmış olsa da bu listede 20 kişi bulunuyor. Açıkgöz, bu nadir meslekleri yapan ustalarla bizi tek tek tanıştırıyor. Ömürlerine bereket diyoruz biz de. TÜRKİYE NİN YAŞAYAN İNSAN HAZİNELERİ Türkiye nin Yaşayan İnsan Hazineleri Çam düdüğü, kispet, nazar boncuğu, ebru, dokumacılık, yazmacılık... Türkiye geleneksel el sanatları açısından zengin ülkelerden biri. Ya da belki de biriydi demek daha doğru, zira artık birer birer yok oluyorlar. İşte UNESCO'nun Yaşayan İnsan Hazineleri Listesi listesi buna engel olmak için var. Türkiye de bu sözleşmeye taraf ve bir kısmı çoktan aramızdan ayrılmış olsa da bu listede 20 kişi bulunuyor. Biz de geç olmadan yaşayanların bir kısmıyla sizi tanıştıralım istedik. Esra AÇIKGÖZ am boncuk, Karagöz ustası, çini sanatı, ebru, tezhip, dokumacılık, kispet ve sipsi Cyapımcılığı, bağlama, yazma sanatı, çam düdüğü yapımcılığı... Bir zamanlar şehir merkezlerindeki küçük dükkânlarda şehre ruh katan bu meslekler icra edilirdi. Ancak o zamanların üzerinden çok geçti. O dükkânlar çoktan yerini fabrika imalatı, tek tip, ruhu olmayan ürünler satan süslü mağazalara bıraktı. Bu meslekler de tek tük hayatta kalmış ustalarıyla bir bir elimizden kaymak üzere. Her şeye rağmen son zanaatkârlar mesleklerini Türkiye nin Yaşayan İnsan Hazineleri Esra AÇIKGÖZ S.7 GİZEMLİ UYGARLIKLARIN MİRASI PERU 1 2 M E S A V E Y A Ş A M devam ettirmek için nefeslerini tüketmeye devam ediyorlar. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu (UNESCO) tarafından 2003'te kabul edilen Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi işte bu zanaatkârlara sahip çıkıyor. Yaşayan İnsan Hazineleri Listesi ne girmek için bazı şartlar var tabi ki: Kişinin ustalığını 10 yıldır icra ediyor olması, sanatını usta-çırak ilişkisiyle öğrenmesi, bilgi ve becerisini uygulamadaki üstünlüğü, konusunda ender bulunan bilgiye sahip olması, kişi veya grubun yaptığı işe Gizemli Uygarlıkların Mirası Peru Tatil bitti dedik ama bu yeni tatil planı yapmak için elbette engel değil. Hatta şimdiden yaparsanız, çok daha uygun olur. İşte size bizden bir öneri. Timur Özkan, gizemli uygarlıkların mirası olan Peru yu yazmış. Machu Pichu yu görebilme fikri bile insanı heyecanlandırmaya yetmiyor mu? O zaman yanına bir de sınır kenti Puno yu verelim. Zaten fotoğraflara bakınca, içiniz gidecek! Bizim içimiz de aklımız da gitti çünkü! kendini adamışlığı, sanatının toplumla buluşmasını sağlayacak yenilikler içermesi, bilgi ve becerilerini çırağa aktarma becerisi gibi... Türkiye'nin 2006'da taraf olduğu bu sözleşme kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı 2008'den beri yaşayan insan hazineleri Türkiye ulusal envanteri çalışmaları gerçekleştiriyor. Şimdilik yaşayan insan hazinesi sayısı 20. Ama ne yazık ki bir kısmı aramızdan ayrıldı bile; çini ustası Sıtkı Olçar, abdallık geleneğihalk şairi Neşet Ertaş, bağlama yapımcısı Bekir Tekeli, Karagöz ustası Tacettin Diker. Ama gelin biz yaşayanlarından birkaçıyla çok geç olmadan tanışalım... M E S A V E Y A Ş A M 7 Yazıyı bilmedikleri için yazılı tarih bırakmayan ve İspanyol işgalinden sonra tarihten silinen İnka Uygarlığı hakkında bilinmeyenler, bilinenlerden çok fazla. İspanyollar bu görkemli uygarlığın izlerini silerken dinlerini değiştirmişler, kutsal güneş tapınaklarının üzerine kiliseler inşa etmişler ve kıymetli hazinelerini İspanya ya götürmüşler. Timur ÖZKAN rta ve Güney Amerika, tarihte tapınaklarının üzerine kiliseler inşa doğru büyüyerek önce San Isidro, sonra üç büyük uygarlığa ev etmişler ve kıymetli hazinelerini okyanus kıyısındaki Miraflores ve daha sahipliği yapmış, Aztekler İspanya ya götürmüşler. Bu arada sonra da Barranco yla birleşmiş. OMeksika da, Mayalar başkentlerini de değiştirmişler. Bugünkü Gelişmekte olan diğer ülkelerin metropol Guatemala ve Belize de, İnkalar ise Peru nun başkenti Lima böylece kentleri gibi zengin ve yoksul kesimleri bugünkü Bolivya, Peru, Ekvator ile kurulmuş. arasında büyük uçurumlar bulunan kent Arjantin ve Şili nin bir kısmında ahalisinin çoğunluğunu, İspanyol-yerli yaşamışlar. 12 ve 16. yüzyıllar arasında Kralların Kenti: Lima melezi Mestizolar oluşturuyor. egemen olan İnkalar kendilerinden önce Yaklaşık 30 milyonluk ülkenin başkenti Lima nın gezilecek yerleri daha çok eski uygarlık kuran Nazca ve de Titikaka Lima, 8 milyon civarında nüfusuyla kentte yer alıyor, burada iyi korunmuş yerlilerinin mirasçıları olarak kabul büyük bir metropol. Lima önce Rimac tarihi meydanlar ve dar sokaklardaki ediliyorlar. Yazıyı bilmedikleri için yazılı Irmağı kıyısında kurulmuş ve adını; kolonyal mimarinin güzel örnekleri tarih bırakmayan ve İspanyol işgalinden buradaki eski kentin yerel Keçua dilinde görülüyor yılında UNESCO Dünya sonra tarihten silinen İnka Uygarlığı vaiz anlamına gelen Rimac şeklindeki Kültür Mirası Listesi ne dahil edilen hakkında bilinmeyenler, bilinenlerden söylenişini yanlışlıkla Limac olarak Lima nın tarihi kent merkezinin en güzel çok fazla. İspanyollar bu görkemli anlayan İspanyollardan almış. Kendine meydanları Plaza San Martin ve Plaza uygarlığın izlerini silerken dinlerini turistik bir unvan olarak Krallar Kenti ni Mayor. Eski kentin merkezi ve son derece değiştirmişler, kutsal güneş seçen Lima zamanla Pasifik Okyanusu na iyi korunmuş bir meydan olan Plaza Gizemli Uygarlıkların Mirası Peru Timur ÖZKAN S.12

3 KAPAK:Layout 1 11/09/14 15:31 Page 4 Our hearts once more in autumn The holidays are over, the pitchers of cold water no longer in the fridge, the weather has cooled down, schools have opened, everything has settled back into its old routine, hasn t it? No way! What do you mean, routine?! We still have a beautiful autumn ahead of us: Now that we are all rested and refreshed, we will be able to enjoy every shade of yellow around us. Walk among the leaves on the ground and listen to their sound. Just remember the cozy warmth you feel when you throw on a cardigan in the evening; and right afterward, picture yourself sipping a delicious cup of strong tea without the burning sensation. Imagine that you are at a concert in the open air under a light breeze. Remember the feeling of coming out at night from a movie theater you entered in bright daylight. And again, imagine how happy it feels to take your sweetheart by the hand for a nice stroll along the breezy Bosphorus, followed by a cup of Turkish coffee. Well? Have you done it all? Okay, then do you still think autumn is a bad season? So, let us welcome autumn and may it bring a peaceful happiness to all. And of course we ve added a few touches of our own to all this beauty. Now pick up your magazine and first leaf through it; if you are outdoors look at how the pages gently flutter, or if you are indoors, order yourself a cup of coffee; we ll pay the bill! As long as you start reading! The bureaucrat, politician, researcher, historian, humorist, and short story writer... Cahit Kayra The first article you will read in this issue is a delectable portrait by Vecdi Seviğ. Our compliments to Seviğ, but what really adds flavor to this piece is the person depicted in the portrait: The bureaucrat, politician, researcher, historian, humorist, and short story writer Cahit Kayra. After reading the article you will evidently go looking for Kayra s books. UNESCO s List of Living Human Treasures In this issue we have a very important feature story: Longforgotten professions. If young people fiddling with their cell phones or tablets heard about them, they would probably say what the hell is that, is there even such a thing? But these professions are all treasures on the verge of extinction. Tileworking, Karagöz masters, Turkish hat calligraphy, makers of pine flutes, of evil-eye beads, of hand-painted scarves, marbling, weaving... They are all disappearing but, as indicated by Esra Açıkgöz, UNESCO s List of Living Human Treasures is there to prevent this. Turkey is also party to this convention with 20 names on the list, though some have long passed away. Açıkgöz introduces us to each of the masters of these rare professions. Long may they live. Peru We said vacation was over but of course this does not prevent us from making new vacation plans. In fact, it s better if you start planning in advance. Here s a suggestion: Timur Özkan has written about Peru; a legacy of mysterious civilizations. Isn t the mere idea of seeing Machu Picchu exciting enough? Then let s add the border city of Puno to that. In any case, once you look at the photos, you ll wish you were already there! Because that s exactly what happened to us! Here s our suggestion: Ayvalık! However, we re not so inconsiderate as to not recommend a place to those who cannot go to faraway lands. Here s our suggestion: Ayvalık! The narrow streets, the stone pavement, the old Greek houses, the Şeytan (or Devil s ) Hill, the Yalnız Island, Kerbela and Tokmaklar, the red corals, Taş Kahve, the Taksiyarhis Church... It s absolutely delightful, especially when it gets less crowded; we promise we won t be jealous of those who go! Books Right after the Ayvalık pages, Cem Erciyes has written what book to take along. One of the best this year: Deliduman. You will of course recognize the author Emrah Serbes from Behzat Ç. And Erken Kaybedenler. But his new book is even better. Serbes has blended the life of an adolescent with last year s Gezi Events, producing a book that flows very smoothly yet engraves itself in the memory. Though it s possible that you ve already read it, since it is one of the bestsellers in this article, you need not worry, we have two more books to recommend. They re both first books but great ones nevertheless. Hayalname by Harun Candan and Bil ki Hayat Virane by Ilyas Barut. The choice is yours. Nuri Bilge Ceylan Of course there s no way we could forget to include Nuri Bilge Ceylan, who on the last evening of the Cannes Film Festival had us all waiting with bated breath, breaking out in a cold sweat, and finally leaping with joy. After Yılmaz Güney, Nuri Bilge Ceylan won the Palme d Or at the 2014 Cannes Film Festival. Olkan Özyurt has penned Ceylan s beautiful and solitary adventure in film. You will see that you have before you a man who owes his success in film to his life choices. And what s left for us to do is to bow respectfully before him. Grapes What is a cluster of grapes in terms of its sight, nourishment, and flavor; have you ever given it a thought? Had humanity not discovered wheat and grapes, civilization would not have begun. The grape is the supreme king among fruits; just as the lion is the king of beasts... writes Refik Halit Karay. So, Gökhan Akçura pursued this idea and wrote us all about grapes, which you will feel like you are tasting as you read. Bird Paradise During the beautiful autumn days, all that denizens of Ankara need to do to make their weekend even nicer is read Timur Özkan s article. What say you to learning about wildlife? In other words, how about beginning with the Bird Paradise Nallıhan Kuş Cenneti. The ideal season for birdwatching here is between April and July, says the author; but that s ok, nature is nature. Watching the birds from the two-story observatory, which was recently built by the roadside, as well as taking in the magnificent view, or capturing beautiful pictures could make for quite a weekend! Mesagenda Of course this is not the only activity available. Mesagenda is abounding with events. For example, the wonderful Buena Vista Social Club will be at Congresium Ankara on October 23 and at Black Box Istanbul on October 24. Let us remind you that this is a farewell tour. The Akbank Jazz Festival, Istanbul Filmekimi, the Istanbul Book Fair, Cafe Aman s Izmir concert, Lady Gaga s concert, the Miro exhibition We ve done our part and now it s up to you to go and enjoy yourselves. Have a fun and peaceful autumn

4 67.SAYI DOKUMAN:Layout 1 11/09/14 15:22 Page 3 TUTKUNUN GÖTÜRDÜĞÜ YER M aviye tutkunum ama denize bir başka. Öyle düz kıyıları, uzayıp giden plajları değil, dantel kıvrımlarının gizeminde saklanan koyları, vadilerin kucağına sığınan suları severim mavide. Sürpriz karşılaşmaları... Önünüze serilmiş çırılçıplak bir güzelliğin etkisi elbet önemlidir, ama ya onu adım adım keşfetmenin cazibesi? ANKARA NIN KUŞ CENNETİ A Timur ÖZKAN nkara dan Beypazarı, Nallıhan yönünde yolculuk yapanları Beypazarı na yaklaşırken karşılayan ilginç jeolojik oluşumlar, Çayırhan dan sonra olağanüstü bir görselliğe dönüşür. Hiç kimsenin kayıtsız kalamayacağı, arabasını durdurup seyretmeden geçemeyeceği bu görsellik Kız Tepesi olarak adlandırılan olağanüstü bir coğrafik yapı ile önündeki sulak alanın kusursuz düetidir. Ankara nın Kuş Cenneti ne de ev sahipliği yapan bu sulak alan, mevsimine göre mavi veya yeşil bir renge bürünürken Kız Tepesi her mevsim, yeşil, kırmızı kahverengi, sarı renkli katmanlarıyla ve bunların sudaki yansımalarıyla görenleri büyüler. İç Anadolu Bölgesi nin en önemli yaban hayatı koruma alanlarından biri kabul edilen bu sulak alan Nallıhan a bağlı 3 0 M E S A V E Y A Ş A M Tutkunun Götürdüğü Yer Ayvalık Güzellik çekicidir, evet ya onun çağrısı, içinizdeki izdüşümleri, size seslenişi. Bu yüzden ne zaman derin bir iç sarsıntısı geçirsem, yalnızlaşsam, ayrılık olsa, hüzüne düşsem, çağırır Ayvalık kıyıları. Serdar KIZIK Farklı dönemeçlerde, seyirlerde şaşkınlığa sürüklendiğiniz, karşılaştığınız, keşfettiğiniz güzelliklerin anlamı? Kuzey Ege'de sarılıp sarmalaştığım iki coğrafya, benim için özeldir bundan ötürü. Önce Ayvalık, diğeri Bademli... Bazı coğrafyalar ortak çağrışımlar yaratır. Yine de aynı coğrafyanın adamına göre etkisi farklıdır. Güzellik çekicidir, evet ya onun çağrısı, içinizdeki izdüşümleri, size Çayırhan ın Davutoğlan köyünde, Sakarya nın kollarından Aladağ Çayı nın havzasında yer almaktadır. Bazı kaynaklara göre 200 bazılarına göre 425 hektar genişliğindeki alan 1994 yılında koruma altına alınarak yaban hayatı geliştirme sahası ilan edilmiştir. İstanbul ve Çanakkale Boğazları ndan gelen göçmen kuşların bahar ve güz mevsimlerinde konakladıkları sulak alanın sürekli yaşayan sakinleri de az değildir. Sulak çamur düzlüklerle birlikte ağaçlık, bozkır ve kayalıklardan oluşan jeolojik yapı, farklı kuş türlerinin beslenip barınmasına olanak vermektedir. Sembolü Karaleylek Sembolü karaleylek olan Nallıhan - Davutoğlan Kuş Cenneti nde geçiş yapan, kışlayan veya üreyen 168 den fazla yerli veya göçmen kuş türü seslenişi. Bu yüzden ne zaman derin bir iç sarsıntısı geçirsem, yalnızlaşsam, ayrılık olsa, hüzüne düşsem, çağırır Ayvalık kıyıları. Giderim... Acımı, hüznümü kucaklar, sarar sarmalar, farklı bir terapi. Şeytan Tepesi'nin ufkunda adaları seyreylerim. 24'ünden en çok Yalnız Ada, Kerbela ve Tokmaklar'a dalmışlığım vardır, kırmızı mercanları hayran hayran izlemişliğim, tavsiye ederim... Tutkunun Götürdüğü Yer Ayvalık Serdar KIZIK S.17 Ankara nın Kuş Cenneti... Nallıhan Kuş Cennet inde kuş gözlemek için ideal sezon Nisan - Temmuz arasıdır. Yol kenarında yeni yapılan iki katlı ziyaretçi ve gözlem evinden kuşları izlemek kadar karşıdaki muhteşem manzarayı seyretmek, herkes için mutlaka yaşanması gereken unutulmaz bir deneyimdir. Şeytan Sofrası, Ayvalık M E S A V E Y A Ş A M 1 7 belirlenmiştir. Soyu tehlikede bulunan bir tür olan karaleylek Davutoğlan Kuş Cenneti nde üremektedir. Türkiye de yaşayan altı balıkçıl türünden beşi burada yaşamakta ve bunların da üçü burada üremektedir. Bir yıl boyunca Davutoğlan Kuş Cenneti nde; aralarında kara çaylak, akkuyruklu kartal, gökdoğan, kuzgun, kırmızı gagalı ve dar karpasının da bulunduğu on yırtıcı kuş, beş baykuş, 35 su kuşu ve 80 ötücü kuş cinsi görülebilir. 150 si karaleylek olmak üzere Haziran daki leylek nüfusu 3 bin, kış aylarındaki angıtların sayısı ise 3 bin civarındadır. Yaz ve kış aylarında suyu azalan, ilkbaharda artan havzada, balıkçıl çeşitleri (akbalıkçıl, gece balıkçılı, gri balıkçıl) başta olmak üzere küçük akbaba, bıyıklı doğan, kara çaylak ve gökdoğan kuşları kuluçkaya yatmaktadırlar. Ankara nın Kuş Cenneti Timur ÖZKAN S.30 Amma velakin, çok uzaklara gidemeyeceklere bir öneri sunmayacak kadar da düşüncesiz değiliz. İşte önerimiz; Ayvalık! Dar sokaklar, taş kaldırımlar, eski Rum evleri, Şeytan Tepesi, Yalnız Ada, Kerbela ve Tokmaklar, kırmızı mercanlar, Taş Kahve, Taksiyarhis Kilisesi Hele iyice tenhalaştığında tadından yenmez, söz gideni kıskanmayacağız! Yanınıza alacağınız kitabı da hemen akabinde Cem Erciyes yazmış. Bu senenin en iyilerinden Deliduman. Yazarı Emrah Serbes i Behzat Ç. ce Erken Kaybedenler kitaplarından tanıyorsunuz elbette. Ama bu kitabı daha da iyi. Bir ergenin hayatı, geçen yıla damgasını vuran Gezi Olaylarıyla birleştirmiş Serbes ve su gibi okunan, ama hafızaya da kazınan bir kitap çıkarmış ortaya. Bu yazın en çok satanlarından olduğu için velev ki bu kitabı okudunuz, üzülmeyin, iki kitap önerimiz daha var. İkisi de ilk kitap ama sıkı ilk kitaplar. Harun Candan ın Hayalname si ve İlyas Barut tun Bil ki Hayat Virâne si. Seçim artık sizin. Cannes Film Festivali nin son gecesinden hepimizin yüreklerini ağzına getirmiş, beklerken kurdeşen döktürmüş ve sonuçta sevinçten havalara fırlamamıza sebep olmuş Nuri Bilge Ceylan ı da unutamazdık elbette Cannes Film Festivali'nde Yılmaz Güney den sonra Altın Palmiye yi kazanan Nuri Bilge Ceylan ın güzel ve yalnız sinema yolculuğunu Olkan Özyurt yazmış. Görüyoruz ki, filmlerindeki başarısı, hayatındaki seçimlerden gelen bir adam var karşımızda. Bize de önümüzü ilikleyip okumak kalıyor elbet. Bir salkım üzüm manzara, gıda, lezzet itibariyle nedir yarabbi, hiç düşündünüz mü? Beşeriyet buğday ile üzümü keşfetmeseydi medeniyete giremezdi. Üzüm meyvaların şehinşahıdır; arslan hayvanların padişahı olduğu gibi demiş Refik Halit Karay. Bunun peşine düşen Gökhan Akçura da bize üzümle ilgili her şeyi, yerken hissettiğiniz lezzette yazmış. Ankaralılar ın güzel güz günlerinde haftasonunu daha da güzelleştirmek için Timur Özkan ın yazısına bakmak yeterli. Yaban hayatını tanımaya, yanı başımızdaki Nallıhan Kuş Cenneti nden başlamaya ne dersiniz? Nallıhan Kuş Cennet inde kuş gözlemek için ideal sezon Nisan Temmuz arasıdır diyor yazar ama olsun, doğa doğadır. Yol kenarında yeni yapılan iki katlı ziyaretçi ve Gözlemevi nden kuşları izlemek kadar karşıdaki muhteşem manzarayı seyretmek ya da nefis fotoğraflar çekmek, hiç de yabana atılacak bir haftasonu etkinliği sayılmaz! Elbette bir tek etkinlik bu değil. Mesajanda da yok yok. Mesela şahane Buena Vista Social Club 23 Ekim de Congresium Ankara da, 24 Ekim de ise İstanbul Black Box da. Hatırlatalım, bu veda turnesi. Akbank Caz Festivali, İstanbul Filmekimi, İstanbul Kitap Fuarı, Cafe Aman ın İzmir konseri, Lady Gaga nın konseri, Miro nun sergisi Yazması bizden, gitmesi ve eğlenmesi sizden. ÜZÜM Ü 2 6 M E S A V E Y A Ş A M Üzüm meyvaların buğdayıdır Bir salkım üzüm manzara, gıda, lezzet itibariyle nedir yarabbi, hiç düşündünüz mü? Beşeriyet buğday ile üzümü keşfetmeseydi medeniyete giremezdi. Üzüm meyvaların şehinşahıdır; arslan hayvanların padişahı olduğu gibi zümün tarihin derinliklerine gelen bir meyva olduğu kesin. Örneğin İsa dan 3 bin yıl kadar öncesine tarihlenen Mısır hiyerogliflerinde üzüm ve şarap üretimine dair ayrıntılı bilgiler bulunuyor. Kutsal Kitap da da Nuh un üzüm bağlarından bahsedilir. Anadolu tarihinde ise Hititlerden bu yana üzümün kutsanmadığı bir uygarlık olmamıştır. Hatta bazı arkeolojik bulgulardan hareket edersek, üzümün vatanının Anadolu olduğu bile söylenebilir. Çünkü bu bulgular İ.Ö yıllarına kadar uzanmaktadır. Şarap tanrısı Dionysos un da bu topraklarda yeşermesine şaşmamalı. Osmanlı döneminde üzümün imparatorluğun dört bir yanında sersebil yetiştirildiğinin en büyük tanığı Evliya Çelebi. Seyahatnâme sinde Balkanlar dan Arabistan a kadar yüzlerce şehirde üretilen üzümlerden söz eder. Adlarını sıralarsak karşımıza çıkacak çeşitlilik gözlerimizi yaşartır: Ağırbinik üzümü, alaca üzüm, aveng üzümü, Cem üzümü, dölderesi üzümü, dürbili üzümü, engür şiresi, Frenk üzümü, füruşka üzümü, Halilülrahman üzümü, ham üzüm, Hanya üzümü, hora üzümü, Hüsami üzümü, keşmekeş üzümü, kıradına MESAJANDA MesAjanda 21 tırla Lady Gaga şov 23 EKİM-2 KASIM 16 EYLÜL İlk kez 16 Eylül deki konseriyle Türkiyeli izleyiciyle buluşacak olan Lady Gaga, Lady Gaga s artrave: the ARTPOP Ball turnesi kapsamında İstanbul da İTÜ Stadyumu nda olacak. 21 tırla İstanbul a gelecek olan sanatçı, performansını 14 dansçı ve 5 grup üyesi ile birlikte sergileyecek. Biletix: Uluslararası bir sanat fuarı İstanbul'un yeni çağdaş sanat fuarı ArtInternational ikinci yılında, Eylül tarihleri arasında Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleşecek. Amerika'dan Çin'e, Suudi Arabistan'dan Finlandiya'ya, 24 ülkeden 80 seçkin galeriyi bir araya getirecek fuar, İnisiyatifler bölümünde ise Türkiye'nin en yenilikçi ve alternatif sanat kurumlarının en yeni çalışmalarını izleme fırsatı sunacak. ArtInternational ayrıca, Spot tarafından düzenlenecek Konuşma Programı, Başak Şenova'nın küratörlüğünde hazırlanan Video Sanatı bölümü, sürpriz enstalasyonlar ve performanslardan oluşan programıyla da çağdaş sanat dünyasındaki son gelişmeleri takip etmek açısından önemli. Tel: Cazlı sonbahar EYLÜL Türkiye nin en uzun soluklu festivallerinden Akbank Caz Festivali bu yıl 23 Ekim - 2 Kasım tarihleri arasında İstanbul u cazın farklı renkleriyle kucaklayacak. 24. kez düzenlenen festivalin öne çıkan isimleri arasında Jamie Cullum, Christian McBride Trio ve Kenny Barron & Dave Holland yer alıyor. Caz, pop ve rock ı özgün bir yaklaşımla buluşturan Jamie Cullum, 30 Ekim de saat da Zorlu Center da konser verecek. Kontrbasın günümüzdeki en önemli temsilcilerinden Grammy ödüllü Christian McBride 24 Ekim de saat da Cemal Reşit Rey Konser Salonu nda piyanist Christian Sands ve Grammy ödüllü davul sanatçısı Ulysees Owens Jr ile birlikte caz tutkunlarıyla buluşacak. Dizzy Gillespie ve Miles Davis gibi caz efsaneleri tarafından keşfedilen piyanist Kenny Barron ve kontrbascı Dave Holland ise 31 Ekim de saat de Zorlu Center da dinleyicileriyle bir araya gelecek. Biletix: M E S A V E Y A Ş A M Refik Halit Karay Gökhan AKÇURA üzümü, Kudsi üzümü, kumla üzümü, kuş üzümü, melikî üzümü, misket üzümü, Namık üzümü, razaki üzümü, sarı ve yeşil ve kırmızı kış üzümü, Semendire üzümü, Sirgi üzümü, siyah üzüm, Şam üzümü, ter gömlek üzümü, Urla nın çarsû üzümü, tilki kuyruğu üzümü, yaban üzümü, yediveren üzümü, zeynî üzümü. Evliya Çelebi sadece üzümlerin adlarını ve nerede yetiştiklerini söylemekle kalmaz, küçük küçük bilgiler de verir bize. Örneğin Tavşanlı da deve yükü Üzüm meyvaların buğdayıdır Gökhan AKÇURA S.26 Bir Ayrılık Şarkısı: Mübadele 16 EYLÜL MesAjanda Esra AÇIKGÖZ S.32 üzüm kurusunun getirilip pekmez yapıldığı nı öğreniriz. Urla daki asmaları anlatışı ise bir rüya tasviri gibidir: Çarşının ortasında bir üzüm asması var ki, iki adam ancak kucaklayabilir. Dalları bütün çarşıyı kaplamıştır. Yüzlerce salkım üzümü yol üzerine sarkar. Her bağ sahibi bu asmaya yeni aşı yaparak üzerinde çeşitli üzümler hasıl olmuştur. ( ) Piri Beşe nin 120 yaşındaki pederi ben 120 senedir bu ağacı böyle bilirim, babam da 120 sene yaşamış olup, o da bu ağacı böyle bildiğini söylerdi dedi. Hoca Ali Rıza nın çizgileriyle bir üzüm salkımı Mübadelenin 90. yılında iki yakanın unutulmaz şarkıları, Anadolu ve Rumeli ezgileri, 16 Eylül de saat de İzmir Fuar Açıkhava Tiyatrosu'nda bir araya geliyor. İlk kez İzmir e konuk olacak Cafe Aman İstanbul konserde; İzmir rembetikoları, Girit ezgileri, Trabzon- Karadeniz şarkıları, Selanik-Rumeli ezgilerini özgün dönem dansları eşliğinde sahneye taşıyacak. Biletix: Başka türlü bir trompetçi 24 EKİM Lübnan asıllı Fransız trompetçi İbrahim Maalouf, 24 Ekim'de saat da Ankara MEB Şura Salonu'nda olacak. Geleneksel üç sübaplı trompet yerine babası Nassim Maalouf'un 1960'larda icat ettiği dört sübaplı trompeti çalan Maalouf, Sting, Vanessa Paradis, Vincent Delerm gibi pek çok isme albümlerinde eşlik etti. Yazar Amin Maalouf'un da yeğeni olan müzisyen, son albümüyle aynı adı taşıyan "Illusions" projesiyle karşımızda olacak. Biletix: Eğlenceli ve huzurlu bir güz olsun.

5 67.SAYI DOKUMAN:Layout 1 11/09/14 15:22 Page 4 CAHİT KAYRA Bürokrat, Siyasetçi, Araştırmacı, Tarihçi, Mizah Yazarı, Öykücü Cahit Kayra Cahit Kayra yı bürokratlığının en mutlu dört yılını yaşadığı elli yaşlarının başında tanıdım, saygı duydum. Yıllar bu saygıyı hayranlığa dönüştürdü. Çalışma disiplini ve heyecanı örnek alınması gereken yanlarından sadece ikisi. Vecdi SEVİĞ İdeal bir sekreter olan Sevim Hanım kapıda karşılamıştı. Odaya girdik, kıdemli Kurul üyesi Nazif Oker, Yeni gençlerimiz dedi. Teker teker önünden geçip elini sıktık, masanın çevresinde gösterdiği yerlere oturduk yılı Kasım ayının ortalarıydı. Odanın ışıkları loş, mobilyalar cevizdi. Biraz sonra pos bıyıklı Bayram Efendi nin getirdiği çayları yudumlarken karşımızdaki 50 yaşlarında gözlüklü, güngörmüş bürokratın bize yönettiği sorularını yanıtlıyorduk. Maliye Bakanlığı Tetkik Kurulu Başkanı nın odasında ne kadar süre kaldık tam anımsamıyorum. Odadan çıktığımızda Başkan dan etkilendiğimiz açıktı. Okulumuzu bitirdikten sonra birkaçımız onun ününü duyduğumuz için kalıcı bir seçim olarak burada işe başlamıştık, kimilerimiz de girecekleri sınava hazırlık yeri olarak seçmişlerdi Tetkik Kurulu nu. Kendi anlatımıyla, bürokratlığının en mutlu dört yılını yaşadığı Maliye Tetkik Kurulu nun Başkanı Cahit Kayra nın elini ilk sıktığım gün böylesine uzun soluklu hayranlığa ilk adımı attığımın bilincinde değildim. Hakkında bildiklerimiz, saygın bürokratlığı, öğreticiliği, esnek çalışma anlayışı, araştırmacılığı ve tabii Mülkiye mezunu oluşu idi. Birkaç kez Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası konser salonunda uzaktan görmüş olmak birkaçımızın unutulmaz anıları arasındaydı yılının başlarında Maliye Teftiş Kurulu na yeni girmiş okul arkadaşımın evliliğe adım attığı gün, nikâh memurunun Cahit Bey e yönelttiği Mesleğiniz? sorusuna Memur diye yanıt vermesine çok şaşırmıştım. Sonraki yıllarda Ben maliyeciyim diye başladığı cümlesini maliyeden anlamam, bütçeden anlamam, vergiden anlamam diye tamamlaması yazılara konu olacak türdendi. İleriki yıllarda, Kadıköy de Söğütlüçeşme Caddesi ni, Karadut ve Vişne Sokaklarının kestiği bölgede dört katlı pembe taştan yapılmış evde 11 Mart 1917 de sabah saatlerinde ebe Münevver Hanım ın yardımlarıyla bu dünyaya ilk adımını attığını okuyarak öğrenecektim da İstanbul da kurulan Mekteb-i Mülkiye ye Ablası Mediha nın zorlamasıyla 1934 yılında katıldığı sınavda dördüncü gelerek girmişti. Yıldız ın tatlı ve romantik rüzgârlar esen türlü renklerle çevrili doğasında Yıldız Sarayı Yaveran Dairesi nde başlayan eğitimini, Ankara da sarı, çorak ve ruhsuz bir sahranın ortasında, gerçek dışı resimlerdeki gibi tek 4 M E S A V E Y A Ş A M

6 67.SAYI DOKUMAN:Layout 1 11/09/14 15:22 Page 5 başına ve sert çizgilerle dikilmiş yeni, modern bir yapıda tamamladı. 6 Kasım 1936 da Haydarpaşa Garı ndan kalkan tren, okulun tüm öğrencilerini Ankara Cebeci de Avusturyalı Mimar Ernst Egli nin imzasını taşıyan binada eğitime götürüyordu. Kayra nın yaşamındaki önemli merkezden biri olan Ankara daki günler başlamıştı. Okulunu tamamladığında kendi ifadesiyle, güçlü bir cahil olarak Maliye Bakanlığı nda önce memur, sonra Maliye Müfettiş Yardımcısı olarak göreve başladı. Yetişmesinde devletçilik ve milliyetçilik çok büyük rol oynamış, solu öğrenmek için kırk yaşını geçmesi gerekmişti. İkinci Dünya Savaşı nın kıtlık yıllarında Maliye Müfettişi olarak Anadolu nun birçok kentinde denetimler yaptı. Görevli bulunduğu Trabzon dan İstanbul a giderken, fasulye, pirinç, nohut gibi gıda maddelerini kendisi gibi Maliye Müfettişi olan okul arkadaşı Memduh Aytür ün annesi Azize Hanım a götürdü. Oysa gıda maddelerinin kent dışına çıkarılması yasaktı. Kayra bu olayı, hayatında bilmeden yasalara karşı gelişinin anısı olarak belleğinden hiç çıkartmadı, anlattı, yazdı. Yıllar sonra Moda da evinde konuşurken, bu olayı anımsattığımda Kayra dan aldığım yanıt toplumsal değişimimizin yönünü de özetler nitelikteydi: Bizim kafamızda, birkaç kilo hububatın kent değiştirmesi büyük suçtu. Bugün akıl almaz şeyler var, görevi kötüye kullanma anlamında. Toplum, o kadar titiz değil, ilişkilere tepkisiz kalıyor. Piyanosunun başında Chopin Impromoptlu leri çalan Gönül Çanga ile tanıştığında Demokrat Parti iktidara yeni gelmişti. Cahit Bey in sanat yoğun Gönül lü günleri başlıyordu. Gönül Hanım, piyanosuna ilgisini evde icra ederek, konser salonlarında dinleyerek sürdürecekti. Moda, Atifet Sokak taki evinden son yolculuğuna uğurlandığında vasiyetine uyularak, Cenevre deki Yaeger Mağazası ndan 1960 ların başında Piyanist Ömer Refik Yaltkaya nın yol göstericiliğiyle alınan piyano da Ayvalık Kültür ve Sanat Vakfı na gönderilecekti. Gönül Hanım ın küçük yaşlardan beri tanıdığı İdil Biret, Ayvalık ta bu piyanonun başında genç sanatçılarla birlikte çalışmalar yürütüyor. Cahit Bey, Gönül Hanım ile evlendiğinde müfettişlik yıllarını geride bırakmıştı. Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü nde sabit göreve gelmiş, evine, konserlere, tiyatrolara daha fazla zaman ayırmaya başlamıştı. Cüneyt Gökçer, Macide Tanır, Mahir Canova, Muazzez Kurtoğlu, Yıldız Kenter ve daha niceleri genç evlilerin gittikleri mekânlardan ortak tanıdıklar arasına katılmışlardı. Bu mekânlardan biri Ankara, Mithatpaşa Caddesi 25 numaradaki Helikon Derneği Sanat Galerisi idi. Derneğin kurucu üyesi Bülent Ecevit, eşi Rahşan Hanım ile birçok akşamını burada geçiriyordu. Bürokrasinin en üst kademelerinde çalıştığı günlerde nikâh masasında tanıklık yaparken, mesleği sorulduğunda, memur karşılığını verebilen, Bakanlık görevi sona erince evine yürüyerek dönen ve Yaşam kitabından bir bölümü daha kapattık diyebilen Kayra nın her kitabı okurlarına yeni bir ufuk açıyor. O tarihlerde, kendi anlatımıyla, kültür kitaplarına yeterince ilgili göstermeyen Cahit Kayra, yine de Melih Cevdet in, Metin Eloğlu nun Cahit Külebi nin dizelerinden uzak kalmıyordu. Cemal Süreyya Seber, Maliye Bakanlığı binasının kapısından henüz girebilmiş, zemin katta sol koridor ucundaki Maliye Teftiş Kurulu odalarından birinde katıldığı müfettişlik sınavını kazanmıştı. Süreyya nın bir y si gittikten, Seber soyadı sadece resmi yazışmalarda görülmeye başladıktan sonra Tetkik Kurulu nda birlikte çalışma yılları ve ardından Kadıköy de perçinleşen yoğun ilişkiler dönemi başlayacaktı. Kayra, artık Cemal Süreya nın adıyla anılan sokaktaki evin kiralanmasında şairin kefili olacaktı. Evlilik ve sanat çevreleriyle gelişen ilişkilerin sürdüğü 1952 yılında dönemin Maliye Bakanı Hasan Polatkan ın talimatıyla Bağdat a gitti. Görevi, Musul petrollerinden Türkiye nin alacağı paya ilişkin 1932 yılında yapılan anlaşmanın uygulama biçimi hakkında görüşmelerde bulunmaktı. Bu görevin getirdiği bilgi birikimi Yakın Doğu ve Irak Petrolleri kitabının yayımını sağladı. Paris te OECD Daimi Temsilciliği döneminde, örgüt üyesi ülkelerden bir bölümünün temsilcilerinin çağrıldığı, petrol konulu gizli toplantıların katılımcısı oldu. O günlerde yolu Paris e düşen gazeteci Müşerref Hekimoğlu nun OECD deki Türk Heyeti ve Heyet Başkanı petrol kokuyor diye yazması 1974 yılında kurulacak hükümetin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı nın kim olacağının ilk işareti gibiydi. OECD Heyet Başkanlığı na giden yoldaki uluslararası deneyimler Bağdat görüşmeleri ile sınırlı değildi. Okul arkadaşı Hayrettin Erkmen, Kayra yı 40 lı yaşların başında, günümüz Dış Ticaret Müsteşarlığı makamına karşılık gelen Dış Ticaret Dairesi Başkanlığı görevine getirdi. 27 Mayıs 1960 ihtilalinin ardından Bakan, yargılanmak üzere Yassıada ya; Daire Başkanı da görevli olarak Cenevre ye gidecekti. Cenevre de günümüzdeki Dünya Ticaret Örgütü nün o dönemdeki karşılığı olan Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Anlaşması, GATT ın sekretaryası vardı. Türkiye de bu çalışmanın içinde ekip oluşturacaktı. Kayra, sürgün olarak gördüğü görevi üstlendi. Bu yurtdışı görevi, Türkiye ye çok önemli bir kanun kazandırdı: 474 Sayılı Gümrük Tarifeleri Kanunu. 14 Mayıs 1964 te TBMM de kabul edilen kanun, halen yürürlükte ve Türkiye nin dış ticaretine konu bütün ürünler bu kanuna göre gümrük kapılarında işlem görüyor. Kanunun hazırlanması ve Meclis te M E S A V E Y A Ş A M 5

7 67.SAYI DOKUMAN:Layout 1 11/09/14 15:22 Page 6 CAHİT KAYRA kabulü sırasında Başbakan olan İsmet İnönü, 1971 yılında Genel Sekreteri Bülent Ecevit in evinde, kanun çalışmaları sırasındaki görüşmeleri anımsatarak Kayra ya, Sen o değil misin? diye soracak, ardından da ekonomik durum hakkında bilgi alacaktı yılı Mayıs ayında, Türkiye nin Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü nün Paris teki merkezine temsilci olarak atanınca, kıdemli arkadaşları bile, Demokrat Parti ve Adalet Partisi iktidarına yakın olarak bilinen nitelemesinde bulunacaklardı. Türkiye nin dış borçlarının ertelenmesi ve yeni kaynak bulunması çabalarının yoğun olduğu Paris yılları 1967 de Maliye Tetkik Kurulu na dönüşle tamamlandı. 12 Mart 1971 darbesi ardından kurulan hükümetler döneminde, Kayra nın Maliye Bakanlığı Tetkik Kurulu Başkanlığı görevine paralel bir uğraşısı daha başlıyordu; siyaset sonbaharında Maliye Bakanlığı ndan emekli oldu, Cumhuriyet Halk Partisi ni temsilen Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu üyeliği görevine başladı. Banka genel müdürlüğü Ankara Ulus ta olduğu için, memuriyet alışkanlıkları ve yaşam biçiminde kayda değer değişiklik olmamıştı. 14 Ekim 1973 sabahı CHP Ankara Milletvekili idi. 26 Ocak 1974 te Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı oldu. Her zaman tarihsel yanılgı olarak gördüğü Ecevit liderliğinde CHP ile Necmettin Erbakan ın Milli Selamet Partisi nin oluşturduğu koalisyon hükümetinde görev almama direncini Rahşan Ecevit kırdı. İlk Bakanlar Kurulu toplantısının ardından İdil Biret konserinden eve dönerken, bakanlıkta görev yapacağı dönemde belki ilk ve son kez bu işe giriştiği için mutlu olduğunu düşündüğünü 1995 yılında 1938 Kuşağı kitabında yazılı olarak itiraf etti. Eski arkadaşları ve gençlerden kurulu yakın bir çalışma ekibi oluşturduğu bakanlık, o tarihlerde Türkiye nin en önemli yatırımcı birimlerini bünyesinde toplamıştı. Orta Anadolu Rafinerisi nin kuruluşuna uzanan çalışmaları başlattı, Keban Barajı nın açılışını yaparken, koalisyon ortaklarının nasıl birbirine zıt iki dünyanın insanları olduğunu gördü. 20 Temmuz 1974 te Türk askerlerinin Kıbrıs çıkartmasının heyecanının ardından koalisyon krizi istifayla sonuçlandı. Yeni bakan, arkadaşı Erhan Işıl a görevi teslim etti. Bakanlıklar semtinde, bugün Yargıtay Başkanlığı olarak kullanılan binanın kapısından çıktı, sağa döndü ve yaklaşık bir Güngör Uras, onun büyük birikimi ve derin kültürü, en ciddi konuları tatlı tatlı anlatma yeteneği olduğunu anımsatır. Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı, Kayra için, ölçülü ve titiz bir tarih yazarı olarak nitelemesini yapar. O ise, yaptıklarını fazla önemsemez ifadeyi tercih eder: Yazmak içimden geliyor, bu bir tür üretme isteğidir. kilometre uzakta, Şimşek Sokağındaki evine yürüyerek gitti, Gönül Hanım ın demlediği bergamotlu çayını yudumladı ve Yaşam kitabından bir bölümü daha kapattık dedi. Tarih 18 Kasım Asıl bölüm kapatma, 12 Eylül 1980 darbesinden sonra gerçekleşecekti. Siyaset günleri yerini, sanat edebiyat, yazarlık günlerine bırakacaktı. Kayra 65 yaşında yeniden Kadıköy e dönüyordu, 1982 baharında, İstanbul a taşındılar. Dönemin yazarlarıyla Cuma akşam buluşmalarında en az miktarda alkol tüketicisi olarak tek kadehle yetinen Kayra, kitaplarına Yakın Doğu ve Irak Petrolleri, Türkiye nin İthalât Politikası, Türkiye nin Gerçek Ödemeler Dengesi gibi adlar koyma dönemini de kapatmıştı. Zaten, artık bu eski kitaplarının bir bölümünü başarısız buluyor, bir bölümünden nerede ise utanıyordu. Kayra nın kimi zaman Prof. Dr. İlber Ortaylı nın ifadesiyle, ölçülü ve titiz bir tarih yazarı olarak karşımıza çıkacağı, berrak hafızalı, geniş bilgili, titiz yazar olarak anılma dönemi başlamıştı. Kadıköy Hatay Meyhanesi nde, Cemal Süreya, Mehmet Kemal, Arif Damar, Edip Cansever, Cihat Burak, Behzat Ay ile paylaştığı masadan 1983 te Bodrum Üzerine Çeşitlemeler kitabı doğdu, sonra ardı geldi. Romantik Bir Karga mizah dünyasında tartışılırken yeni çalışmalar birbiri izledi. Kayra soranlara, Yazmak içimden geliyor. Bir şeyler yazmak istiyorum. Bu bir tür üretmek isteği diyordu. Onun için yazmak doğal davranıştı. Milliyet ve Güneş gazetelerinde Trenin son vagonuna asılmış gidiyor hissini duyduğu haftalık mizah yazıları yayımlandı. Kadıköy deki cuma akşamı buluşmalarına çarşamba öğle yemeklerinde Beşiktaş ta Turgut un yerinde biraya geldiği farklı dostları eklendi. Sonraki yıllarda Moda da Koço ya taşınan Beşiktaş buluşmaları rafine mizah ürünü Bilgeler ve Balıklar öykü kitabını okurlarına kazandırdı. Kayra nın Bilgeler ve Balıklar daki öykülerle, ilişkisi olmadığını vurguladığı kişiler listesinde bulunan kültür insanı, yazar Murat Katoğlu, onu anlatırken Cahit Bey yemek yemez, beslenir diye başlar ve sürdürür: Onun için bir kayısı az, iki tanesi fazladır. Bir dilim ekmeği kenarından kemirdiği, bir tabak patlıcanlı pilavdan iki çatal aldığı görülmüştür. Eğer lokantada önüne zorunlu olarak bir porsiyon köfte konmuşsa, beşte dördünü sizin tabağınıza aktaracağından emin olun. İçkiye gelince dayanamaz: akşamları kadehinin dibindeki tam iki santimetre viskiyi devirir. İki buçuk santime çıkmaz İlk 1995 te yayımlanan anılarının yer aldığı 1938 Kuşağı, 2002 de ikinci baskısını yaparken Kayra, kitaba, Merdivenin Son Basamakları bölümünü eklemişti. Bir süre sonra, Hasan Pulur un naklettiği ifadeyle mutat ve mukaddes akşam dolaşmasından eve dönüp eşi Gönül Hanımı gözü yaşlı, elinde eski telefon defteriyle bulduğu an, yeni bir kitap hazırlamasının başlangıcı oldu. Güngör Uras ın ifadesiyle, büyük birikimi ve derin kültürü, en ciddi konuları tatlı tatlı anlatma yeteneği evdeki eski Telefon Defteri ni kitaplaştırmıştı: Kitap piyasaya çıktığında hemen aldım, sayfaları karıştırırken telefon numaram ve karşısında gazeteci notunu gördüm. Aradan yıllar geçmiş, Cahit Bey in Başkanlığı nı yaptığı Maliye Tetkik Kurulu ndaki Birinci Mümeyyiz unvanım gazeteci olarak değişmişti. Yıllar, benim Cahit Beye ilk günden duyduğum saygıyı, gün geçtikçe büyüyen hayranlığa dönüştürdü. Her yeni kitabını, söyleşisini büyük heyecanla bekliyorum, yayımlandığında herkese öneriyorum. Sayıları kırka yaklaşan kitabıyla çoğumuza ne kadar tembelsiniz der gibi çalışmalarını sürdürüyor. n 6 M E S A V E Y A Ş A M

8 67.SAYI DOKUMAN:Layout 1 11/09/14 15:22 Page 7 TÜRKİYE NİN YAŞAYAN İNSAN HAZİNELERİ Türkiye nin Yaşayan İnsan Hazineleri Çam düdüğü, kispet, nazar boncuğu, ebru, dokumacılık, yazmacılık... Türkiye geleneksel el sanatları açısından zengin ülkelerden biri. Ya da belki de biriydi demek daha doğru, zira artık birer birer yok oluyorlar. İşte UNESCO'nun Yaşayan İnsan Hazineleri Listesi listesi buna engel olmak için var. Türkiye de bu sözleşmeye taraf ve bir kısmı çoktan aramızdan ayrılmış olsa da bu listede 20 kişi bulunuyor. Biz de geç olmadan yaşayanların bir kısmıyla sizi tanıştıralım istedik. Esra AÇIKGÖZ Cam boncuk, Karagöz ustası, çini sanatı, ebru, tezhip, dokumacılık, kispet ve sipsi yapımcılığı, bağlama, yazma sanatı, çam düdüğü yapımcılığı... Bir zamanlar şehir merkezlerindeki küçük dükkânlarda şehre ruh katan bu meslekler icra edilirdi. Ancak o zamanların üzerinden çok geçti. O dükkânlar çoktan yerini fabrika imalatı, tek tip, ruhu olmayan ürünler satan süslü mağazalara bıraktı. Bu meslekler de tek tük hayatta kalmış ustalarıyla bir bir elimizden kaymak üzere. Her şeye rağmen son zanaatkârlar mesleklerini devam ettirmek için nefeslerini tüketmeye devam ediyorlar. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu (UNESCO) tarafından 2003'te kabul edilen Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi işte bu zanaatkârlara sahip çıkıyor. Yaşayan İnsan Hazineleri Listesi ne girmek için bazı şartlar var tabi ki: Kişinin ustalığını 10 yıldır icra ediyor olması, sanatını usta-çırak ilişkisiyle öğrenmesi, bilgi ve becerisini uygulamadaki üstünlüğü, konusunda ender bulunan bilgiye sahip olması, kişi veya grubun yaptığı işe kendini adamışlığı, sanatının toplumla buluşmasını sağlayacak yenilikler içermesi, bilgi ve becerilerini çırağa aktarma becerisi gibi... Türkiye'nin 2006'da taraf olduğu bu sözleşme kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı 2008'den beri yaşayan insan hazineleri Türkiye ulusal envanteri çalışmaları gerçekleştiriyor. Şimdilik yaşayan insan hazinesi sayısı 20. Ama ne yazık ki bir kısmı aramızdan ayrıldı bile; çini ustası Sıtkı Olçar, abdallık geleneğihalk şairi Neşet Ertaş, bağlama yapımcısı Bekir Tekeli, Karagöz ustası Tacettin Diker. Ama gelin biz yaşayanlarından birkaçıyla çok geç olmadan tanışalım... M E S A V E Y A Ş A M 7

9 67.SAYI DOKUMAN:Layout 1 11/09/14 15:22 Page 8 TÜRKİYE NİN YAŞAYAN İNSAN HAZİNELERİ Karagöz Ustası 1930'da İstanbul da dünyaya gözlerini açıyor Orhan Kurt. İnşaat mühendisliği eğitimi alıyor. Topkapı Sarayı, Galata Kulesi, Rumeli Hisarı, Edirnekapı Surları gibi İstanbul daki birçok tarihi yapıyı restore eden ekibin içinde yer alıyor. Bunların yanında müzikle, sporla ilgileniyor. Hem de öyle kıyısından köşesinden değil, Milli Güreş Hakemliği ve Güreş Antreörlüğü yapıyor! Ancak ilgi alanları içinde biri var ki, onu UNESCO'nun Yaşayan İnsan Hazineleri Listesi ne Değerleri listesine sokan da o; Karagöz yapımı ve oynatması. Karagöz sanatının inceliklerini ve tasvir yapımını ustası Ragıp Tuğtekin den öğreniyor. Kendi anlatımıyla Tuğtekin e 23 yıl çömezlik yapıyor. Bakın Karagöz ustası olma seramonisini nasıl anlatıyor: Karagözcüler, üç bilemedin beş yıl eğitim aldıktan sonra Karagöz komisyonu kurulur ve Karagözcü adayı perde arkasına geçer. Komisyonun önünde yapılan bu sınavdan geçebilen Karagözcü peştamalle kuşandırılır. O peştamali kuşandıktan sonra, onlarca yıldır Karagöz'ü elinden hiç bırakmamış. Bırakmayacak da. O yıllara sığdırdıklarını soracak olursanız, öyle çok ki, anlatmakta zorlanıyor. Ama birini hiç unutmuyor: 1970 lerde Alman Kültür Merkezin de Karagöz oynatmak üzere davet edildiğinde, oyun öncesinde sahneye Haldun Taner çıkıp Karagöz ü anlatıyor ustalıkla. Onun ardından perde açmayı büyük bir gurur sayıyor Kurt. Hele de oyunu sonrası, Haldun Taner in gözleri dolarak yanına gelip Çok güzel bir oyundu, tebrik ederim laflarını anlatırken hâlâ eski heyecanı taşıyor. Kurt, sayısız plaket ve ödül sahibi. Aynı zamanda müzisyen, Karagöz Musikisi nin günümüze aktarılmasında önemli rol üstleniyor. Çam Düdüğünü Bilir misiniz? Şimdi sesi nasıldı pek bilen olmasa da, çam düdüğü yüzyıllık bir gelenek. 1933'te Denizli Çameli'nde doğan Hayri Dev, büyüklerinden görerek, öğrenerek yapmaya ve çalmaya başladığı çam düdüğüne sahip çıkıyor. Halen bu geleneği gelecek kuşaklara aktarıyor. Dev'in yeteneği bu kadar da değil, icra ettiği üç telli sazın namı Fransa'lara kadar ulaşmış bir sanatçı aynı zamanda O. Yürümeye başladıktan kısa süre sonra ailenin en önemli mal varlığı birkaç keçinin peşine düşen Dev'in hayatına müzik dağlarda giriyor; yanık kaval sesine, düğünlerde dinlediği üç telli saza gönül veriyor. Bunda kalbine dokunan bir aşkın da payı var. Cura denilen üç telli çalgıyı öğrenip, söylemeye o yıllarda başlıyor. Aşkı da onu besteler yapmaya itiyor. Ama ne yazık ki o hikâyenin sonu mutlu bitmiyor, başkasıyla evleniyor sevdiği kadın. Ama curadan, çam düdüğünden hiç ayrılmıyor Dev. Düğünlerde, ormanlarda, dağlarda çalıp söylüyor, 1992'de Fransız Jerome Cler duyduğu bir bağlama sesinin büyüsüne kapılarak Türkiye'ye gelinceye kadar. Dinlediği ses, Dev'in elindeki üç telli saza ait. Bir Fransız ekibi Dev'in hayatını Ormanlar Arkası adlı belgesele çekiyor. Fransız müzikologlar ülkelerine konser verdirtmek için çağırıyor Koca Usta dedikleri Dev'i. O ise kendine Ben çobanım ve müzisyenim diyor ve ekliyor: Çalgıcılıktan çok aç kaldığım oldu, ama hiçbir zaman ondan ayrılmadım. diye anlatıyor. Keçeyi Kültürle Yoğuran Usta Konya doğumlu Mehmet Girgiç, keçe sanatının en yetkin isimlerinden. Anadolu nun binlerce yıllık birikiminden süzülen motifleri yarım asırdır dedesinden öğrendiği yöntemlerle keçeye işliyor. Keçecilik Girgiçler in aile mesleği; dedesinin de, babasının da yaptığı zanaata o daha 13 yaşındayken başlıyor. İşi öğrenince, dedem arkadaşlarını topladı diyerek anlatıyor o günleri, Bana kepenek (çoban kıyafeti) yaptırdılar, ben desturu aldım. O önemliydi benim için. Bana bir hava verdiler, ben hâlâ o havayla gidiyorum. O hava Girgiç'i İngiltere'de, Amerika'da, Avrupa'da atölye vermeye kadar götürüyor. Yurtiçi ve yurtdışında pek çok sergi açıyor. O yine de Ben 47 yıldır bu işi yapıyorum ve hâlâ öğreniyorum diyecek kadar mütevazi. 1986'da Konya'da Mevlevi Müzesi'nde sandukaların üstündeki derviş sikkelerini, Yenikapı ve Galata Mevlevihanesi'ndeki keçeleri o tamir etmiş. Çocuklarına da bu işi öğretmiş. Japonya dan Kanada ya iki binden fazla öğrenci yetiştirmiş. ABD, Avrupa ve Avustralya daki saygın üniversitelerde keçe yapımı konusunda dersler veriyor. Bu zanaatın geleceğe taşınması için çırak yetiştirmeyi çok önemsediğinden Sultanahmet ve Konya'daki dükkânının kapısından girene zamanı varsa hemen öğretmeye başlıyor, ama bir uyarısı var: İnsanlar bunu kolay yoldan öğrenmek isteyince 'Bunun kolay yolu yok,' diyorum. Terlemeden keçe kıvama gelmez. Çocukluğumun Konya sında keçeci hamamları vardı. Sabah namazından hemen sonra başlayan yoğurma işi akşam ezanına kadar sürerdi. 8 M E S A V E Y A Ş A M

10 67.SAYI DOKUMAN:Layout 1 11/09/14 15:22 Page 9 Köklü Kültür Hüsn-ü Hat Hattat Hasan Çelebi, 1937 Erzurum doğumlu. 1964'ten beri hat sanatıyla ilgileniyor. Sultanahmet Camii nin restore edilen kubbe yazıları, Beyazıt ve Hırka-i Şerif Camii kubbe yazısı, Bursa'da Cem Sultan Türbesi başta olmak üzere 53, yurtdışında da Medine'deki Kuba Mescidi'nin kûfî ve celi sülüs yazıları, yine Medine'deki Cuma ve Kıbleteyn mescidi başta olmak üzere 24 camide yazıları; birçok yerli ve yabancı koleksiyonda eserleri bulunuyor. Osmanlı devrinde yetişen son hattatlardan Hamid Aytaç'ın çok değer verdiği öğrencilerinden biri Çelebi. Hatta, onun ilk öğrencisi. Aytaç, Çelebi ile karşılaşana kadar başka birini öğrenci olarak kabul etmemiş. Hat hayatımın bir parçası diyor, Bıraksam ne yaparım diye düşünüyorum bazen, hiçbir şey yapamam. Havasız yaşayamayacağım gibi hatsız da yaşayamam dan beri verdiği hat dersleriyle yurt içinden ve yurtdışından toplam 44 talebesine icazet verdi Çelebi. Hat sanatı onun uğraşlarıyla yaşamaya devam ediyor. Dünyayı Çiniyle Süsleyen Adam Çinicilik, kökleri yüzlerce yıl öncesine uzanan sanatlarımızdan. Ancak şimdi tek tük kalmış çini ustaları onu hâlâ yaşatmak için uğraşıyor. Mehmet Gürsoy da Türkiye nin yetiştirdiği en önemli çini sanatkârlarından de dünyaya gelen Gürsoy un Çini sanatıyla profesyonel olarak ilgilenmeye başlaması Kütahya yakınlarında küçük bir köyde ilkokul öğretmeni olarak çalıştığı 1975 te gerçekleşiyor. İznik çiniciliğinin yeniden keşfedilmesinde önemli bir rol oynama ve 16. yüzyıldan beri bilinen çini sanatının günümüzdeki haleflerinden biri olma hikâyesi böyle başlıyor. İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi nden Prof. Dr. Muhsin Demironat tan özel öğrenci olarak eğitim alıyor. Yurtiçinde onlarca; ABD, İngiltere, Almanya, Avusturya, Birleşik Arap Emirlikleri, Umman, Japonya gibi ülkelerde elliden fazla sergi açan, eserleri dünyanın dört bir tarafındaki ülkelerde, Türk elçiliklerinde, özel koleksiyonlarda ve Ankara daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi de dahil dünyanın en değerli müzelerinde sergilenen Gürsoy, yüzden fazla çırak ve öğrenci yetiştirdi. Su Yüzeyindeki Bulutumsu Şekiller Su yüzeyindeki kağıtta birbiri ardına çıkan şekiller başka bir dünyayı seriyor insanın önüne. Huzurlu, neşeli, her çizginin derin bir anlam ifade ettiği bir dünya bu. Ebru sanatının dünyasından bahsediyoruz. İşte onun usta sanatçılarından biri Fuat Başar Erzurum da doğan Başar, Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi ndeyken hasbelkader ebru ve hat sanatıyla tanıştığında yıl Bakın o yılı nasıl anlatıyor: Ondan sonra mesleğim ve bir anda niyetim değişti. Bu işlere ağırlık verdim. Çünkü o yıllarda bu iki sanat kaybolmak, unutulmak tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Tıp mesleğini bu işe feda ettik. Biraz delilik denebilecek cesaret ama çok isabetli davrandığımı şimdi anlıyorum. Ülkemizin ata-dede sanatı! Onları kurtarmak için epeyce çırpındık. Hamit Aytaç tan hat, Mustafa Düzünman dan ebru icazeti alıyor. Dünya çapında birçok hattat ve ebru ustası yetiştirdiğini, yurtiçi ve yurtdışında birçok kişisel ve karma sergide yer aldığını, yerli ve yabancı çok sayıda koleksiyonda ve müzelerde eserleri bulunduğunu söylemeye gerek var mı? Şimdi el sanatları malum hepsi zordur diyerek anlatıyor, Yani insandan bir ömür istiyor. Ebru Farsça dır. Bunun aslı ebridir. Türkçe mize ebru olarak dönüştürmüşüz. Bulut manasına veya buluta benzeyen şekiller manasına gelir. İsmiyle sanatın kendisi arasında çok enteresan bir bağ var. Dokumacılık Hayatımızın Parçası Emine Karadayı, dokumacılık ve doğal boyamacılık ustası. 1965'te Gülnar'da bir Yörük obasında dünyaya geliyor. Dokumacılık konusunda bildiği her şeyi annesinden öğreniyor. Ailesiyle birlikte Mersin sahilleri ve Konya yaylaları arasında konar-göçer hayvancılığa devam ediyor. M E S A V E Y A Ş A M 9

11 67.SAYI DOKUMAN:Layout 1 11/09/14 15:22 Page 10 TÜRKİYE NİN YAŞAYAN İNSAN HAZİNELERİ Yani, Türk yörük geleneğinin Anadolu'daki son temsilcileri Sarıkeçililer kültürünün de bir temsilcisi O. Sarıkeçililerin yaşam biçiminde dokumacılık ve doğal boyamacılığın önemli bir yeri var. Neden mi? Günlük hayatımızda kullandığımız kıl çadırı, yer çulu, kilim, torba, heybe, un çuvalı, develere yükümüzü sardığımız ala çuval ve ipleri kendimiz dokuyup, üzerine nakış işlemekteyiz. Sarıkeçililer'de herkes dokuma yapıyor. Atalarımızdan öğrendiğimiz sanatımızı çocuklarımıza aktarmaktayız. Ben çocukluğumda dokuma yapmaya başladım. Bizde annem dokumayı çok iyi yaparken, nakışı ise babam çok iyi yapıyor. Babam nakış işlemeyi ablasından öğrenmiş ve bana öğretti. Bende kızıma dokuma ve nakışı öğretiyorum. Istar adını verdikleri tezgahlarda, Toroslardan elde ettikleri kök boyayla dokumaya can veriyorlar. Karadayı'nın en büyük korkusu, Sarıkeçililer üzerindeki baskı devam ederse önümüzdeki yıllarda Orta Asya'dan getirdikleri Türk kültürünün yok olma aşamasına gelmesi. Sarıkeçili kültürü birkaç yıl içinde sona erebilir diyor, Bizler son temsilcileriz. Biz hayatımızdan memnunuz, göçer yaşama ve bu kültürü yaşatmaya devam etmek istiyoruz. Ancak baskı devam ederse, yerleşik hayata geçmeye mecbur bırakılırsak bu Türk kültürünün de yok olacağı unutulmasın. Dokumacılıkta nakış işi 6 ayı bulurken, orman memurları bir yerde 20 gün durmamıza izin vermiyor. Göç olunca nakış da işlenmiyor. Sarıkeçililer, göçer yaşamını bırakacaksa, baskılar devam edecekse UNESCO'dan aldığım belgenin hiçbir değeri yoktur. Çünkü yok olan bir kültürün belgesi de olmaz. Çoban Çalgısı Kaval Kaval insanlığın ilk üflemeli çalgılarından. Halk arasında çoban çalgısı olarak da bilinen kavalın Türkiye'deki yeriyse ayrı kuşkusuz. Hortlatma kaval, dilli, dilsiz kaval yapımcısı ve icracısı Yaşar Güç, bu önem devam etsin diye çabalıyor. Bu alandaki en iyi usta. Tokat Niksar'da doğan Güç, İlkokulu bitirdikten sonra, 12 yaşımdayken iyi bir kaval ustası olan babamın yanında çırak olarak kaval yapmaya başladım. Bu meslek ailem açısından 70 yıllık bir kültürü temsil ediyor diyor. Horlatma kaval diğer kavallara göre daha zor bir üfleme ve çalım özelliğine sahip, her bölgede çalınmayan, yapılamayan bu çalgı, bize özgü olmasıyla diğer kavallardan ayrı bir yerde duruyor. Güç, iki oğlunu da bu konuda yetiştiriyor. Taşa Motif Elle Verilebilir Taş ustalığı Türkiye için önemli bir zanaat. Zira Anadolu-Türk mimarisi büyük ölçüde taşa dayalı. Tahsin Kalender, Ahlat'ta taş ustalığı denilince akla gelen ilk isim. İlçede onun dışında kümbet inşa eden usta kalmamış Ahlât doğumlu. 17 yaşında taş ustalığına gönül veren Kalender, 500 ü aşkın yapı inşa etmiş. Ben ömrümü taş işçiliğine adadım diyor, Bizim zamanımızda taş bin bir güçlükle işlenirdi. Artık ne kümbet yapan ve yaptıran kaldı, ne de eskisi gibi taş ustası. Taş artık hızarlarla kesiliyor. Bizim dönemde tek tek elle yontulurdu. Tüm şekilleri ve motifleri el yordamıyla yapardık. Makineler bu motifleri yapacak kapasitede değil. Ahlat taşına motif ancak elle verilebilir. Taş işçiliğinin gün geçtikçe kaybolmaya yüz tutmasından büyük üzüntü duyuyorum. Ata Sporunu Yaşatıyoruz Ya Zanaatkarını? Yağlı güreşle ilişkisi olan herkesin yakından tanıdığı ve saygı duyduğu biri İrfan Şahin. Ata sporu güreşin olmazsa olmazı kispeti geleneksel yöntemlerle yapan ender kişilerden biri. 1942'de Çanakkale Eğridere de doğuyor. Bir arkadaşının aracılığıyla Mustafa Turabi ustanın yanında işe başlayınca hayatı değişiyor. 13 yaşında başladığım meslekte, ustalarımın ani ölümüyle tek başıma kaldım. Türkiye'de kispet dikim işinin sadece bana kalacağını hiç tahmin etmiyordum diye anlatıyor. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri başta olmak üzere Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde yapılan güreşlerdeki pehlivanlar onun kispetleriyle meydanlara çıkıyor. Şimdi sadece öğretici bir usta olarak çalışıyor Şahin. Yurtdışı, yurtiçi ve belediyelerin el sanatları sergilerine istenen kispetlerle hediyelik minyatür kispetler dikiyor. Bilgisini genç kuşaklara aktararak bu geleneğin sürmesine katkı sağlıyor. Bu oldukça meşakkatli bir iş diyor, Çünkü kispette kesinlikle hile ve yalan olmaz. Kispeti iyi deriden yapmak gerekiyor. Çünkü kispet yırtılırsa veya çıkarsa, pehlivan yenik sayılır. Bu yüzden en iyisini, en güzel şekilde yapmaya gayret ediyorum. Güreş olmazsa kispet, kispet olmazsa güreş olmaz. Bir Meslek Daha Ölmesin Diye... Cemil Kızılkaya yazmacılığın önemli ustalarından biri. 1949'da Kastamonu Çoroğlu köyünde doğuyor. Yazma sanatı ile 1971'de ilgilenmeye başlıyor ve kısa sürede tüm inceliklerini 1 0 M E S A V E Y A Ş A M

12 67.SAYI DOKUMAN:Layout 1 11/09/14 15:22 Page 11 öğreniyor. Ben başladığımda Kastamonu da baskı işiyle uğraşan 135 kişi vardı diyerek anlatıyor o yılları, Şu anda kala kala bir tek ben varım. Diğerleri maddi ve manevi destek görmediğinden bıraktı. O, ceviz kabuğu, ıhlamur ve şeftali yaprağından ürettiği doğal yazma boyasını kullanmaya devam eden son ustalardan. Baskı işlemi sırasında kullandığı kalıpların oymasını da kendisi yapıyor. Koleksiyonunda Selçuklu, Osmanlı dönemlerine kadar uzanan çeşitlilikte dört yüzü aşkın kalıp var. Ancak artık bunları satmak istiyor. Niye mi? Kastamonu'da 136 kalem sanat vardı. Sahip çıkılmadığından bu sanatlar, Osmanlı'dan bu yana yok olmuş ve sadece taş baskı sanatı bugüne kadar gelmiş. Eşimle yapıyordum. Eşim, göğüs kanseri olunca mesleği bırakmadım ama bırakmış gibi oldum. Devlet büyüklerimiz bize yardımcı olursa, bu mesleği yapmaya devam edeceğim. Yardım edilmediği taktirde kalıpları satmak zorundayım. Taş baskı kalıplarının çürümesindense, belki bir vatandaş bunlardan bir ekmek yer. Bu sanat yaşar. Kurs açılmasını istiyorum. Yaptıklarıyla Nazardan Sakınıyor... Nazar boncuğu Türkiye kültüründe önemli bir yere sahip. Ancak şimdi pek çok yerde satılan cam olmayan ya da fabrikasyon çeşitlerine aldırmayın, bu toprakların önemli bir el sanatı aslında. Boncuk yapımcısı Mahmut Sür, bu sanatın önemli isimlerinden. 1962'de İzmir Nazarköy de dünyaya geliyor. 14'ünde dayılarının yanında boncuk sanatına adım atıyor. Bir dönem çalıştığı Paşabahçe Cam Fabrikası'nda cam sanatına dair bilgilerini daha da genişletiyor. Ancak fabrika kapanınca 40 yaşında işsiz kalıyor. İnsanın işini kaybetmesi kötü bir şey diyor, Okutmak istediğim bir kızım vardı. Köydeki ustalar bu işten para kazanamıyorlardı, parayı tüccarlar kazanıyordu. Ben de bu işi yapacağım ve nazar boncuğunu ayağa kaldıracağım, dedim. Kendime hedefler koydum; kaliteli yapacağım, kimseyi kandırmayacağım, diye. 2002'de atölyemi açtım 'te altın yılımı yaşadım, 3-4 rengi 12 renge çıkardım. Eskiden sadece düz mavi boncuk yapılırken, ben eskitme boncuk yapıyorum şimdi. 2005'te Türkiye'ye konteynırlarla Çin malı getirdi tüccarlar. Köydeki ocak sayısı 12'den 2'ye düştü. Atölyemi kapatmadım, birikimimi işçiye yedirdim, göz boncuğu stoku yaptım gibi tekrar düzelmeye başladı işler. Köy adına bir kooperatif kurduk bir arkadaşımla. Kooperatif hâlâ açık ama, ikna edemedik diğer boncukçuları ve hala tüccarlar köyümüzü sömürmekte. Bu arada keşfedilmeye başlandım. Elinde lokumla, baklavayla gelen turistler oldu, dürüst bir Türk'le karşılaştık, diye. Bu beni duygulandırdı. Dükkânımda asla Çin malı satmadım. Boncuk renklerini ve çeşitlerimi daha da arttırdım. Kaliteyi arttırdım. Bu meslek biter diye korkuyorum. Sür, bu sanatla ilgili yeni arayışlar ve tasarımlar peşinde hep. Yeni boncuk ustaları yetiştirmek için de çalışıyor. Ayrıca boncuğun kalitesini belirleyen boncuk ocaklarını mükemmel inşa etmesiyle de nam salıyor. n M E S A V E Y A Ş A M 1 1

13 67.SAYI DOKUMAN:Layout 1 11/09/14 15:22 Page 12 GİZEMLİ UYGARLIKLARIN MİRASI PERU Gizemli Uygarlıkların Mirası Peru Yazıyı bilmedikleri için yazılı tarih bırakmayan ve İspanyol işgalinden sonra tarihten silinen İnka Uygarlığı hakkında bilinmeyenler, bilinenlerden çok fazla. İspanyollar bu görkemli uygarlığın izlerini silerken dinlerini değiştirmişler, kutsal güneş tapınaklarının üzerine kiliseler inşa etmişler ve kıymetli hazinelerini İspanya ya götürmüşler. Timur ÖZKAN Orta ve Güney Amerika, tarihte üç büyük uygarlığa ev sahipliği yapmış, Aztekler Meksika da, Mayalar Guatemala ve Belize de, İnkalar ise bugünkü Bolivya, Peru, Ekvator ile Arjantin ve Şili nin bir kısmında yaşamışlar. 12 ve 16. yüzyıllar arasında egemen olan İnkalar kendilerinden önce uygarlık kuran Nazca ve de Titikaka yerlilerinin mirasçıları olarak kabul ediliyorlar. Yazıyı bilmedikleri için yazılı tarih bırakmayan ve İspanyol işgalinden sonra tarihten silinen İnka Uygarlığı hakkında bilinmeyenler, bilinenlerden çok fazla. İspanyollar bu görkemli uygarlığın izlerini silerken dinlerini değiştirmişler, kutsal güneş tapınaklarının üzerine kiliseler inşa etmişler ve kıymetli hazinelerini İspanya ya götürmüşler. Bu arada başkentlerini de değiştirmişler. Bugünkü Peru nun başkenti Lima böylece kurulmuş. Kralların Kenti: Lima Yaklaşık 30 milyonluk ülkenin başkenti Lima, 8 milyon civarında nüfusuyla büyük bir metropol. Lima önce Rimac Irmağı kıyısında kurulmuş ve adını; buradaki eski kentin yerel Keçua dilinde vaiz anlamına gelen Rimac şeklindeki söylenişini yanlışlıkla Limac olarak anlayan İspanyollardan almış. Kendine turistik bir unvan olarak Krallar Kenti ni seçen Lima zamanla Pasifik Okyanusu na doğru büyüyerek önce San Isidro, sonra okyanus kıyısındaki Miraflores ve daha sonra da Barranco yla birleşmiş. Gelişmekte olan diğer ülkelerin metropol kentleri gibi zengin ve yoksul kesimleri arasında büyük uçurumlar bulunan kent ahalisinin çoğunluğunu, İspanyol-yerli melezi Mestizolar oluşturuyor. Lima nın gezilecek yerleri daha çok eski kentte yer alıyor, burada iyi korunmuş tarihi meydanlar ve dar sokaklardaki kolonyal mimarinin güzel örnekleri görülüyor yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi ne dahil edilen Lima nın tarihi kent merkezinin en güzel meydanları Plaza San Martin ve Plaza Mayor. Eski kentin merkezi ve son derece iyi korunmuş bir meydan olan Plaza 1 2 M E S A V E Y A Ş A M

14 67.SAYI DOKUMAN:Layout 1 11/09/14 15:22 Page 13 Mayor etrafında Başkanlık Sarayı ve Katedral bulunuyor. Bu meydanın önemli bir özelliği daha var. Peru halkı 1821 de İspanyollara karşı bağımsızlığını Plaza Mayor da ilan etmiş. Gerek bu meydandaki gerekse meydana açılan sokaklardaki kolonyal binalar karakteristik mimarileriyle ve özellikle ahşap cumba ve balkonlarıyla dikkat çekiyorlar. Eski kentteki San Francisco Kilisesi nin birinci katında bulunan tarihi eser niteliğindeki 25 binden fazla kitabın saklandığı kütüphane ile uzun dehlizlerden geçilerek ulaşılabilen ve 25 bin civarında kişiye ait tasnif edilmiş vaziyette binlerce insan kemiğinin sergilendiği yeraltı mezarlığı da görülmeli... Yeni kentte ise; daha çok zenginlerin yaşadığı ve aynı zamanda turistlere yönelik konaklama ve yeme-içme yerlerinin bulunduğu bir mahalle olan Pasifik Okyanusu kıyısındaki Miraflores gezilebilir. Av. Jose Larco ile okyanus kıyısındaki Aşk Parkı nı birleştiren Av. Benavides yeni kentin en hareketli yerleri. Lima nın pek çok müzesi arasında; Antropolji ve Arkeoloji Müzesi, Ulusal Müze, Altın Müzesi ve seramik, mumya, tekstil ve erotik bölümleriyle ünlü Rafael Larco Herrara Müzesi en çok tavsiye edilenler. Nazca Çizgileri Gizini Koruyor... Başkent Lima dan sonra, Peru da ilk durağımız Nazca. Ülkenin güneybatısında küçük bir kasaba olan Nazca yakınlarında bulunan ve ne zaman, ne amaçla ve kimler tarafından yapıldığı kesin olarak bilinmeyen yer resimlerinin dünyada başka bir örneği Lima yok. Bazıları insan veya hayvan figürleri bazıları ise geometrik formlarda yapılan yer resimlerinin MÖ yılları arasında çizildiği sanılıyor. Nazca Çizgileri nin astronomik bir takvim veya bir çeşit yıldız falı olabileceği şeklindeki tahminlere karşılık daha yaygın görüş İnkaların da ataları olan Machu Pichu M E S A V E Y A Ş A M 1 3

15 67.SAYI DOKUMAN:Layout 1 11/09/14 15:22 Page 14 GİZEMLİ UYGARLIKLARIN MİRASI PERU Nazca Nazcalılar tarafından dinsel amaçlı olarak çizildiği şeklinde. Nazca Çizgileri ni dünyaya tanıtan Alman araştırmacı Maria Reiche 1946 yılında Nazca ya yerleşerek ömrünü bu çizgilerin sırrını çözmeye adamış. Bu çabalar 1983 yılında Nazca Çizgileri nin UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi ne dahil edilmesiyle sonuçlanmış ancak Nazcalıların şükran borcu olarak bir caddeye adını verdikleri ve heykelini diktikleri Reiche bile bu resimlerin gizini çözememiş... Nazca Çizgileri 30 metreden 300 metreye kadar değişen farklı büyüklüklerde ve çöle çizilmiş. Çizgilerin bulunduğu 50 km uzunluğunda ve 15 km genişliğindeki alan genellikle küçük uçaklarla geziliyor ama bazılarını karadan da görmek mümkün. 3-6 kişilik Cessna tipi uçaklarla ve metre yüksekten gerçekleştirilen uçuşlar, pilotun kısa bir açıklamasıyla başlıyor. Havalandıktan beş altı dakika sonra ilk çizgilere ulaşıyoruz. İlk önce 63 metrelik Balina yı görüyoruz. Sonra diğerlerini... İnişten önce pilotumuz birer sertifika vererek bu ilginç uçuşumuzu belgeliyor. Uçuşlarda korkulacak bir şey yok; pilotlar şekilleri tam olarak gösterebilmek için uçağı sık sık sağa sola yatırıyor ama dayanılmayacak gibi değil, yarım saat çok çabuk geçiyor ve indiğimizde hafif bir baş dönmesi oluyor. Gene de uçuş korkusu olanlar veya küçük uçakların ani yükseliş veya dönüşlerinden çekinenler için Nazca çizgilerini görmenin bir alternatifi daha var. Pan American Otoyolu üzerinde ve Nazca ya 15 km uzaklıkta bulanan seyir kulesinden Ağaç ve El resimleri (hem de daha yakından) görülebilir. Nazca köy merkezinde yapılacak bir şey yok, genellikle herkes çizgileri gördükten sonra gece otobüsleriyle Lima ya ve Cusco ya doğru yola devam ediyor. Lima dan otobüsle yedi saatte geldiğimiz Nazca dan, Cusco ya yolculuğumuz 15 saat sürecek. Peru da otobüs sistemi oldukça gelişmiş, yemekli lüks servislerden başka bazı otobüslerin alt katı biraz farklı bir fiyatla VIP olarak satılıyor. Otobüslere binerken tüm yolcuların videoya kaydedilmesi Peru ya özgü farklı bir güvenlik önlemi olarak dikkat çekiyor. Yolculuk boyunca Nazca Çizgileri nin sırrını düşünmeye ve aramızda tartışmaya devam ediyoruz. Uzaylılar mı yapmış Nazcalılar mı? Diyelim ki geometrik şekiller bir havaalanı, peki hayvan resimleri ne oluyor? O devirde bir astronot resmini kim hayal edebilirdi? Ve yanıtı olmayan daha birçok soru... Nazca Çizgileri büyük gizini korumaya devam ediyor. İnkaların Saklı Kenti: Machu Pichu Peru gibi önemli bir kısmı And Dağları nın yüksek bölgelerinde kurulmuş bir ülkeyi gezerken uzaklık bilgileri kadar rakım bilgileri de önemli oluyor. Deniz yüksekliğindeki Lima dan itibaren iç kesimlere doğru yükselmeye başlıyoruz. Nazca nın 500 metrelik yüksekliği fazla değildi, bundan sonra sürekli yükselerek Cusco da 3400 metreye ulaştık. Karayoluyla yavaş yavaş yükselerek çıktığımız için bu durumdan fazla etkilenmedik ama gene de havadaki oksijen azlığı artık iyiden iyiye hissediliyor. Antik İnka Uygarlığı nın Machu Pichu 1 4 M E S A V E Y A Ş A M

16 67.SAYI DOKUMAN:Layout 1 11/09/14 15:22 Page 15 başkenti ve Peru nun en popüler kenti. Cusco nun nüfusu 350 bin. Gezilecek görülecek yerler açısından zengin bir kent olan Cusco kent ölçeğinde UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi nde yer alıyor. Ayrıca hem dünyanın yeni yedi harikasından biri kabul edilen hem de Peru nun UNESCO listesindeki diğer önemli bir yeri olan Machu Pichu nun yolu da Cusco dan geçiyor. Cusco nun sözcük anlamı Göbek Deliği (yerel Keçua dilinde). Çevresindeki dağlar yıldız sistemine benzetildiği için Evrene Açılan Kapı olarak da tanımlanıyor. Kent merkezi Plaza de Armas ın kenarındaki Katedral ve La Compania de Jessu Kilisesi öncelikle görülecek yerler. Her zaman kalabalık büyük bir park şeklindeki meydanın diğer kenarlarını da kolonyal binalar çevreliyor. Merkezde görülmesi gereken diğer önemli bir yapı; eski güneş tapınağı Koricancha nın (Altın Kale) yerine yapılan Convente de Santa Domingo Kilisesi. Cusco nun yakın çevresinde ise; kenti yüksekten gören Sacsayhuman Arkeolojik Alanı, İnka döneminde kurban törenlerinin yapıldığı Quengo, suya adanan tapınak Tambomachay görülebilir. Cuso ya gelen herkes gibi biz de Macuhu Pichu yu görmek için sabırsızlanıyoruz. Buraya gelmeden önce tren biletlerimizi aldığımızdan tren bileti telaşına düşmeden, bizi Machu Pichu Town a (Aguas Caliantes e) götürecek Peru Rail trenine binmek için önce Ollanta ya gidiyoruz. Cusco dan itibaren km ler arasında kalan Ollanta - Machu Pichu Town hattındaki yolculuğumuz 1,5 saat sürüyor. Bu kısa ama keyifli yolculuk belgesellerdeki tren seferlerine pek benzemiyor, Peru Rail trenleri, And Dağları nı tırmanan, vagonların üzerinde de yolculuk yapılan trenlerden değil, gene de Urubamba nehir yatağı boyunca kıvrılarak ve yeşil bir coğrafyada devam eden yolculuk çabuk bitiyor. Küçük ve turistik bir kasaba olan Aguas Caliantes de bir hostelde geceledikten sonra sabah 5.30 da kalkan ilk servisle Machu Pichu ya çıkıyoruz. İnkaların saklı kenti Machu Pichu Eski veya Yaşlı dağ olarak adlandırılıyor. 100 den fazla konutta bin kadar nüfusun yaşadığı kentin çatıları zamana dayanamamış ama duvarları olduğu gibi duruyor. Etrafında daha da yüksek tepelerin yer aldığı 2360 metre yükseklikte kurulan kent, doğu - batı kesimleri ve tarım terasları olmak üzere üç bölümden oluşuyor. Machu Pichu nun en iyi göründüğü yer tarım teraslarının üzerindeki muhafız evi. Antik kentin doğu kesimindeki beli başlı yerler; Kule, Akbaba Tapınağı, Kraliyet Bölümü, Üç Kapılar ve Seremoni Kayası olarak özetlenebilir. Asıl görülecek yerler ise nispeten daha düzlük bir alan olan batı kesimde yer alıyor; Ana Giriş Kapısı, Convento Santo Domingo Kilisesi Tapınaklar Bölgesi, Üç Pencereli Tapınak ve Ana Meydan. Yazıyı bilmedikleri ve bu nedenle yazılı belge bırakmadıkları için İnka Uygarlığı hakkındaki bilgiler biraz da tahminlere dayanıyor. Machu Pichu nun krallar için inşa edilen bir tapınma veya gerektiğinde sığınabilecekleri güvenli bir yaşama yeri olduğu veya sadece dinsel amaçlı olarak kullanıldığı düşünülüyor. İnşaatın elli yıl, buradaki yaşamın yüz yıl kadar sürdüğü tahmin edilen Machu Pichu 500 yıl saklı kalmış. İlginç olan İspanyol işgali döneminde de bulunamamış olması. Machu Pichu, 1911 de başka bir İnka kentini arayan Amerikalı mimar, tarihçi ve araştırmacı Hiram Birgham tarafından tesadüfen keşfedilmiş. Machu Pichu nun hemen yanında yer alan Wayna Pichu (Yeni veya Genç Dağ) ile Wayna Pichu yolundaki Huchu Pichu (Küçük Tepe) hem Machu Pichu nun hem de çevrenin yukardan görülebileceği yerler. Sınırlı sayıda ziyaretçiye izin verilen bu tepelere çıkmak bayağı zor, tamamı yokuş yürüyüş yolu için bir saat gidiş bir saat geliş öngörülüyor. Bugün Machu Pichu nun, turistlerin işgali altındaki taş sokaklarında şaşkın şaşkın dolaşan lamalar, kentin görkemli geçmişinden habersiz görünüyorlar. Fotoğraf çekme telaşındaki turistler de öyle. Ama her şeye rağmen İnkaların saklı kenti Machu Pichu dünyanın her tarafından binlerce turisti buraya çekmeye devam ediyor... M E S A V E Y A Ş A M 1 5

17 67.SAYI DOKUMAN:Layout 1 11/09/14 15:22 Page 16 GİZEMLİ UYGARLIKLARIN MİRASI PERU Peru nun sınır kenti Puno Uros ların Sazdan Dünyası Peru nun sınır kenti Puno nun fazla bir özelliği yok. Buraya Titikaka Gölü nde sazlardan yaptıkları adalarda yaşayan Uros kabilesini görmek için geldik ama daha kente gelir gelmez karşılaştığımız bir karnaval, gezimizin en ilginç bölümlerinden biri oldu. Her yıl 18 Eylül de düzenlenen ve çeşitli okullardan grupların yerel kıyafetleriyle dans ederek katıldıkları geçitten sonra Puno nun ana meydanı Plaza de Armas taki yarışma gösterileri sözcüğün tam anlamıyla çok renkliydi... Plaza de Armas Meydanı nın etrafındaki tarihi binalar arasında en önemlisi 17.yüzyılda, Perulu mimarlar tarafından İspanyol Barok tarzda yapılan katedral. Burada ayrıca Balcon del Conde de Limas olarak anılan tarihi binadaki Puna Kültür Enstitüsü ve katedralin hemen arkasındaki Kent Müzesi (Carlos Dreyer Müzesi) de görülebilir. Plaza de Armas dan trafiğe kapalı Independencia Caddesi boyunca yürünerek kentin diğer bir tarihi meydanı olan Parque Pino ya ulaşılıyor. Titikaka Gölü, Puno nun doğusunda, kent merkezine 2 km, arabayla 15 dakika kadar uzaklıkta. Limana giden Puno Del Puerto Bulvarı nın sonunda parklar ve turistik pazarlar bulunuyor. Limandan hem yüzen adalara, hem de en önemlileri Amantani ve Taquile olan diğer bazı doğal adalara tekne seferleri düzenleniyor. (Bir zamanlar İspanyollar tarafından politik hapishane olarak kullanılan üç saat uzaklıktaki Taquile da, İnka öncesi dönemlere ait kalıntılar görülebilir. Puno ya dört saat uzaklıktaki Amantani nin daha doğal ortamında ise yerlilerin yaşamları izlenebilir...) Tekneyle yarım saat kadar uzaklıktaki yüzen adalar, gölde bol miktarda bulunan sazların yerel Uros halkı tarafından üst üste yığılmasıyla oluşturulmuş. Zamanla alttaki sazlar çürüdükçe üste yenileri eklenerek bu yapay adaların varlıkları korunuyor. Bölgedeki küçüklü büyüklü 60 kadar adada 3 bin civarında Uros halkının yaşadığı, genellikle balıkçılık ve turizm ile geçinen Uros halkının buraları terk etmemesi için devlet tarafından desteklendiği ifade ediliyor. Elektrik ve suyun olmadığı adalar bugün için neredeyse tam bir turistik objeye dönüşmüş durumda. İlk durağımız Wınay Pacha Adası. Rehberimiz Roy burada kısa bir bilgi verdikten sonra beş kişilik grubumuzu serbest bıraktı. Bir süre sazlardan zemin üzerinde gezindikten ve ada halkının sattığı el işlerini inceledikten sonra biraz zorlama bir müzik gösterisiyle uğurlandık. Ve yine sazlardan yapılmış bir tekneyle gittiğimiz ikinci durağımız Utama Adası nda da her şey turistlere birkaç parça el işi satma üzerine kurgulanmış. % 60 ı Peru ve % 40 ı Bolivya tarafında olmak üzere iki ülke arasında paylaşılan Titikaka Gölü nün iki önemli özelliği söz konusu. Deniz düzeyinden 3827 metre yükseklikteki Titikaka dünyanın üzerinde yaşam olan en yüksekteki gölü. Sözcük anlamı yerel Aymara dilinde Büyük Kedi Kayası, Keçua dilinde ise Kurşun Renkli Kaya anlamına geliyormuş. Titikaka Gölü çevresiyle birlikte barındırdığı zengin fauna ve florasının korunması amacıyla 1978 yılında ulusal park ilan edilmiş. Titikaka nın diğer özelliği ise yerliler tarafından kutsal kabul edilmesi. Mitolojiye göre; Güneş Tanrısı dünyayı adam etmesi için oğlu Manco Capac ı, Ay Tanrısı da onunla evlenmesi için kızı Mama Ocllo yu Titikaka Gölü ndeki Güneş ve Ay adalarına bırakmışlar. Daha sonra İnka kralı ve kraliçesi olacak ikili buradan yola çıkarak başkenti Cusco olan büyük imparatorluklarını kurmuşlar. (Güneş ve Ay adaları Titikaka nın Bolivya tarafında ve buralara Copacabana dan düzenlenen günübirlik veya Güneş Adası konaklamalı turlarla gidilebilir.) Nasıl Gidilir? Peru ile Türkiye arasında (-) 8 saat farkı bulunuyor. Türkiye den Lima ya doğrudan uçak seferleri bulunmadığı için Madrid, Paris veya Amsterdam gibi bazı Avrupa kentleri üzerinden düzenlenen uçak seferleriyle veya THY ile Sao Paula veya Buenos Aires aktarmalı olarak ulaşılabiliyor. Peru, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına vize uygulamıyor. Güney Amerika da yaygın dil İspanyolca olmakla birlikte turistik bölgelerde İngilizce de yaygın şekilde kullanılıyor. n 1 6 M E S A V E Y A Ş A M

18 67.SAYI DOKUMAN:Layout 1 11/09/14 15:22 Page 17 TUTKUNUN GÖTÜRDÜĞÜ YER Tutkunun Götürdüğü Yer Ayvalık Güzellik çekicidir, evet ya onun çağrısı, içinizdeki izdüşümleri, size seslenişi. Bu yüzden ne zaman derin bir iç sarsıntısı geçirsem, yalnızlaşsam, ayrılık olsa, hüzüne düşsem, çağırır Ayvalık kıyıları. Serdar KIZIK Maviye tutkunum ama denize bir başka. Öyle düz kıyıları, uzayıp giden plajları değil, dantel kıvrımlarının gizeminde saklanan koyları, vadilerin kucağına sığınan suları severim mavide. Sürpriz karşılaşmaları... Önünüze serilmiş çırılçıplak bir güzelliğin etkisi elbet önemlidir, ama ya onu adım adım keşfetmenin cazibesi? Farklı dönemeçlerde, seyirlerde şaşkınlığa sürüklendiğiniz, karşılaştığınız, keşfettiğiniz güzelliklerin anlamı? Kuzey Ege'de sarılıp sarmalaştığım iki coğrafya, benim için özeldir bundan ötürü. Önce Ayvalık, diğeri Bademli... Bazı coğrafyalar ortak çağrışımlar yaratır. Yine de aynı coğrafyanın adamına göre etkisi farklıdır. Güzellik çekicidir, evet ya onun çağrısı, içinizdeki izdüşümleri, size seslenişi. Bu yüzden ne zaman derin bir iç sarsıntısı geçirsem, yalnızlaşsam, ayrılık olsa, hüzüne düşsem, çağırır Ayvalık kıyıları. Giderim... Acımı, hüznümü kucaklar, sarar sarmalar, farklı bir terapi. Şeytan Tepesi'nin ufkunda adaları seyreylerim. 24'ünden en çok Yalnız Ada, Kerbela ve Tokmaklar'a dalmışlığım vardır, kırmızı mercanları hayran hayran izlemişliğim, tavsiye ederim... Şeytan Sofrası, Ayvalık M E S A V E Y A Ş A M 1 7

19 67.SAYI DOKUMAN:Layout 1 11/09/14 15:22 Page 18 TUTKUNUN GÖTÜRDÜĞÜ YER Dar sokaklar, taş kaldırımlar, eski Rum evleri, tenekedeki çiçekler... Bu tepe Midilli'ye doğru bir derinlik verir ki, dinginliğin yanında uçmak gibi çılgınca bir girişimi tetikleyebilir. Zaten şimdilerde her nasılsa insanların üç beş bozuk para atıp dilek tuttukları şeytanın ayak izi, bu yüzden buradadır. Yürürüm... Çamlığa sığınırım, başım avucumda. Tahta bir masanın çatlağına takılır gözlerim, çizgiler yaralarıma yürür, neyse ki şekerli kahve!.. Ama başımı kaldırdığımda yine mavi... Kıyıya demirli, kırmızı gövdeli balıkçı teknesinin sevimliliğine teslim olurum bir de. İlerlerim... Bu ruh hali beni önce çarşıya, sonra yamaçtaki sokaklara sürükler; küçük, dar sokaklardaki sardunyalı eski evlerin huzuruna. Yemekle aram yok ama acıkıyor insan. Çarşıda esnaf lokantaları, zeytinyağlılar, otlar, balıklar... Bir de meşhur Ayvalık tostu var bu arada. Yoğurt ve cacığı tapulayan komşu, onu da tescillerse şaşmam doğrusu... * * * Tepeden Cunda'yı seyretmeli sonra. İşte bana göre Ayvalık'ın anlamı, Cunda Adası, diğer bir adıyla Alibey Adası. Şimdi, şu isim meselesinden başlayayım konuya... Meseledir çünkü. Kimileri Rum adı sanarak Cunda demez, kimileri de dayatma diye Alibey'i kullanmaz. Aslı astarı şudur ki, bir kere Cunda, Rumca değildir. Değildir çünkü, mübadelede çoğunluğu karşıya, Midilli'ye göç eden Rumlar için burası çiçek ve bitkilerden ötürü Moshonisi'dir... Yani Kokulu Ada. ''Alibey''e gelince, önemli bir tarihsel gerekçesi var: Ayvalık'ta işgalci Yunan'a karşı ilk direniş ateşinden ötürü Komutan Ali Çetinkaya'nın anısına konmuş Alibey adı... Ada diyoruz aslında karayla bir bağlantı söz konusu. Hem de Türkiye'nin ilk ''boğaz köprüsü'' olarak 1960'lı yılların ortasında tamamlanmış, 54 metre uzunluğunda... * * * Bana mı öyle geliyor, yoksa bilmem neden, burada büyülü bir halin altını çizmeliyim. Çılgın bir doğa parçasının koynunda olağanüstü bir kentsel doku. Hele şöyle bir el atılıp derlense, toparlansa nasıl olacak kimbilir? Kaş yapalım derken göz çıkarmadan tabii... Sessizliğin sesi, işte tam bu adada... Başka bir kucaklıyor insanı, alıyor içine. Dingin, ayakların yerden kesildiği düşsel bir zaman-mekân buluşmasında, başımı döndürür Cunda. Bundandır belki de, Arnavut taşlı dar sokakların götürdüğü Taksiyarhis Kilisesi'nin yakınındaki küçük pansiyon, hep bekler durur beni? Bilirim, ne zaman gitsem bir odacık bulurum... Aklıma düştü! Neredeyse harabeye dönüşen Taksiyarhis Kilisesi ni, Rahmi Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı onardı, müze olarak kullanılıyor. Aşıklar Tepesi ndeki yel değirmenini de restore edildi, Sevim-Necdet Kent Kütüphanesi doğdu. Pek güzel oldu her iki düzenleme de. Kütüphanenin bahçesinden manzara olağanüstüdür, rüzgarla buluşmak harikadır dostlar. Yaşamak ne güzel şey kardeşim dedirtir... En son umutla, büyük bir yaşam çoşkusuyla bakmıştım çam ve zeytin ağaçlarının arasına serpiştirilmiş eşsiz koylara, şimdi hüzün bulutları nedense... * * * Adadaki Aiga Triyada ve Ayos Yannis kiliseleri de tümüyle yıkılmadan önce onarılsa, öyle misyonerlik faaliyetleri ve ibadet için değil, örneğin bir sanat galerisi, küçük bir gösteri ve konser salonu olarak kullanılsa, ne iyi olurdu sahi. Taksiyarhis'in müştemilatında konaklayan yaşlı teyzeyi de özledim bu arada, gelip gelip gözümün önünde beliriyor o sevimli haliyle... Buradan biraz yukarıya, Sarımsaklı taşının uçuk pembeye kaçan eskimişliğinde daha sevimlileşen güzelim taş evlerin sıralandığı, dar sokaklara tırmanalım. 1 8 M E S A V E Y A Ş A M

20 67.SAYI DOKUMAN:Layout 1 11/09/14 15:22 Page 19 Cunda da bir sokak. Sahilin hemen arkasında zeytinyağlıların, enfes balıkların hazırlandığı aile lokantasını da anımsadım birden. Zeytinyağı limon ve sarımsakla terbiye edilmiş bin bir çeşit ot, Cunda'ya özgü, hamsiden de küçük papalina... O ne lezzet, o ne tat... Adanın arkası, Patriça Koyu da ayrı bir güzelliktir hani. Yok, ''Bunca güzellik yeter!'' deyip kıyıya inerseniz, pencereleri büyük, aynaları görkemli, o meşhur Taş Kahve'de yeniden soluklanmanın sırasıdır. Hangi zamana denk düştüyseniz başka bir keyif. Hele de gün batımı... Geceyse zaman, sekiz on adım atıp denizin kıyısındaki masalarda taze balık, kalamar, midye ya da karidesle bir iki kadeh parlatmanın vaktidir. En son otlu peynirle bir ufağı götürmüştük içimizdeki şarkılarla düşleri paylaşarak, ancak bir masanın sığabildiği terasta. Ayvalık'ın ışıkları Alibey'e karışmıştı. Denizdeki o inanılmaz yansımaları anımsarım hâlâ! Hüzün müdür, burukluk ya da "iyi ki yaşadım" avuntusu mu, bilinmez... n Tarihi Taş Kahve... Taksiyarhis Kilisesi BALIKESİR in Ayvalık İlçesi ne bağlı Alibey (Cunda) Adası nda, kaderine terk edilen Taksiyarhis Kilisesi (Aya Nikola), Rahmi Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı nca müze olarak restore edildi yılı başında Vakıflar Genel Müdürlüğü nden yap-işlet-devret usulüyle 49 yıllığına kiralanan Taksiyarhis Kilisesi nin 9 milyon lira harcanarak restore edildiği belirtiliyor. Görkemli bir açılış yapılması planlanan ancak Soma da 301 maden işçisinin yaşamını kaybetmesine yol açan maden kazası nedeniyle sessizce yapılan açılış törenine vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Ayvalık ın en önemli eski yapılarından biri olan Taksiyarhis Kilisesi, yıllarca define avcılarının talanına uğramış. Kilisenin tavanındaki mühüre göre, yapımı 1873 e kadar uzanıyor. Mermer işçiliği, tavan süslemeleri ve ikonları ile dikkat çeken kilisenin, balık derisi üzerine yapılmış azize portreleri eşsiz güzellikte kabul ediliyor. Kilisenin altında ve duvarlarının arasında altın olduğuna inanan define avcıları, yıllarca binayı tahrip etti. Viraneye dönen yapının, yeniden Cunda ya kazandırılmasının turizme olumlu katkı yapması, özellikle kültür turizmini canlandırması bekleniyor. Müze olarak kullanılıcak Taksiyarhis Kilisesi nde; halen klasik otomobiller, 1600 ve 1800 lü yıllara ait eserler, denizcilikte kullanılan aletler, gemi dümeni, eski dalgıç kıyafetleri, buharlı araba, buharlı iş makineleri, tarihi bisikletler, dünyanın bir çok önemli eserlerin yapı modeli maketleri (Eyfel Kulesi, Keops Pramidi gibi) sergileniyor. M E S A V E Y A Ş A M 1 9

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Hatıraların Masumiyeti Hatıraların Masumiyeti Hatıraların Masumiyeti

Hatıraların Masumiyeti Hatıraların Masumiyeti Hatıraların Masumiyeti SİNOPSİS Nobel Edebiyat Ödüllü yazar Orhan Pamuk, 2012 de İstanbul da, 2008 yılında yayınladığı Masumiyet Müzesi romanı ile aynı adı taşıyan bir müze açar. Müzenin içindeki eşyalar, romana konu olan ve

Detaylı

a) Present Continuous Tense (Future anlamda) I am visiting my aunt tomorrow. (Yarin halamı ziyaret ediyorum-edeceğim.)

a) Present Continuous Tense (Future anlamda) I am visiting my aunt tomorrow. (Yarin halamı ziyaret ediyorum-edeceğim.) a) Present Continuous Tense (Future anlamda) I am visiting my aunt tomorrow. (Yarin halamı ziyaret ediyorum-edeceğim.) He is having an exam on Wednesday. (Çarşamba günü sınav oluyor-olacak.) Mary is spending

Detaylı

BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL

BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL Sana dün bir tepeden baktım Aziz İstanbul Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer Ömrüm oldukça gönül tahtıma keyfinle kurul Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Dünya üzümden sadece şarap yaparken, biz ise üzümden sadece şarap değil, başka neler yapacağımızı göstermeye devam edeceğiz.

Dünya üzümden sadece şarap yaparken, biz ise üzümden sadece şarap değil, başka neler yapacağımızı göstermeye devam edeceğiz. Dünya üzümden sadece şarap yaparken, biz ise üzümden sadece şarap değil, başka neler yapacağımızı göstermeye devam edeceğiz. Festivalin Amacı Gaziantep, yeryüzünde, derin tarihi, çok sesli, çok renkli

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Günlük web Gazetesi 03.11.2012. Salkım Söğüt Saç

Beşiktaş Gazetesi. Günlük web Gazetesi 03.11.2012. Salkım Söğüt Saç Beşiktaş Gazetesi Günlük web Gazetesi 03.11.2012 Salkım Söğüt Saç Beşiktaş Belediyesi'nde belgesel film gösterimleri tüm hızıyla devam ediyor. Levent Kültür Merkezi'nde sinema gösterimleri için de Salkım

Detaylı

Lesson 30: will, will not Ders 30: will, will not

Lesson 30: will, will not Ders 30: will, will not Lesson 30: will, will not Ders 30: will, will not Reading (Okuma) I hope you will visit me one day. ( Umuyorum bir gün beni ziyaret edeceksin ) I think your sister will like that cellphone. ( Bence kız

Detaylı

1. A lot of; lots of; plenty of

1. A lot of; lots of; plenty of a lot of lots of a great deal of plenty of çok, bir çok many much çok, bir çok a little little az, biraz a few few az, birkaç 1. A lot of; lots of; plenty of a lot of ( en yaygın olanıdır ), lots of, plenty

Detaylı

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında 23 Nisan 2014 Çarşamba 17:23 Devremülk Turizm inden Sağlık Turizm ine, madencilik ve mermerden gayrimenkule kadar farklı alanlarda faaliyet gösteren

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

Lesson 23: How. Ders 23: Nasıl

Lesson 23: How. Ders 23: Nasıl Lesson 23: How Ders 23: Nasıl Reading (Okuma) How are you? (Nasılsın?) How are your parents? (Ailen nasıl?) How was the interview? (Görüşme nasıldı?) How is your work? (İşin nasıl?) How do you go to school?

Detaylı

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Aşağıda verilen isimleri örnekteki gibi tamamlayınız. Örnek: Ayakkabı--------uç : Ayakkabının ucu İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Kalem sap Çanta renk Araba boya Masa kenar Deniz mavi Rüzgar şiddet

Detaylı

Geçtiğimiz dönemlerde olduğu gibi bu dönem de Sevgi Gönül Kültür Merkezimiz sanatla dolu bir sezon geçirdi.

Geçtiğimiz dönemlerde olduğu gibi bu dönem de Sevgi Gönül Kültür Merkezimiz sanatla dolu bir sezon geçirdi. Aylık Elektronik Haber Servisi Ocak 2012 Sanatla dolu geçen bir dönem daha: Sevgi Gönül Kültür Merkezi Geçtiğimiz dönemlerde olduğu gibi bu dönem de Sevgi Gönül Kültür Merkezimiz sanatla dolu bir sezon

Detaylı

demir ve bronz çağlarının kalıntılarına ulaşılmış, medeniyetlerin doğup yıkıldığı Mezopotamya toprakları üzerindeki Ürdün de, özellikle Roma ve

demir ve bronz çağlarının kalıntılarına ulaşılmış, medeniyetlerin doğup yıkıldığı Mezopotamya toprakları üzerindeki Ürdün de, özellikle Roma ve İsrail - Ürdün Turu Büyük manzaraları görmek için plan yapın, ancak, sokaklarda dolaşmak ve böylesine eski ve kutsal bir yerin gündelik hayatına kendinizi kaptırmak için biraz zaman ayırın. Tarih : 12-09-2016-16-09-2016

Detaylı

İngilizce de selamlaşma maksatlı kullanılabilecek pek çok yapı vardır. Bunlar Türkçeleri ile beraber aşağıda verilmektedir:

İngilizce de selamlaşma maksatlı kullanılabilecek pek çok yapı vardır. Bunlar Türkçeleri ile beraber aşağıda verilmektedir: İngilizce de selamlaşma maksatlı kullanılabilecek pek çok yapı vardır. Bunlar Türkçeleri ile beraber aşağıda verilmektedir: Informal Greetings (Gayri Resmi selamlaşmalar) - Hi. (Merhaba) -Hello. (Merhaba)

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Her Cuma yeni bir film

Beşiktaş Gazetesi. Her Cuma yeni bir film Her Cuma yeni bir film BEŞİKTAŞ Belediye Başkanı İsmail Ünal sinema ile ilgili yeni projesini anlattı. Ünal, "Beşiktaş ta. Sinemamızın son dönemlerde üretilen çağdaş ürünlerini artık Beşiktaş Levent Kültür

Detaylı

Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi.

Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. Uluslararası İzmir Film Festivalinin Tarihçesi Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. İzmir Film Festivali, 11

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Gençlere anlatacaklar

Beşiktaş Gazetesi. Gençlere anlatacaklar Gençlere anlatacaklar BEŞİKTAŞ Belediyesi genç girişimciler için başlattığı projesi ile eğitimde çalışmalarını sürdürüyor. Genç girişimciler için düzenlenen seminer etkinliklerinde etkinliğe katılacaklara

Detaylı

ANTALYA ALTIN PORTAKAL'DA JÜRİ HEYECANI!

ANTALYA ALTIN PORTAKAL'DA JÜRİ HEYECANI! ANTALYA ALTIN PORTAKAL'DA JÜRİ HEYECANI! 51. ULUSLARARASI ANTALYA ALTIN PORTAKAL FİLM FESTİVALİ'NİN ULUSAL UZUN METRAJ FİLM YARIŞMASI'NIN JÜRİSİ BELLİ OLDU Bu yıl 51.si düzenlenecek olan Uluslararası Antalya

Detaylı

Lesson 33: Interrogative forms of be going to, be + verb~ing for expressing near future

Lesson 33: Interrogative forms of be going to, be + verb~ing for expressing near future Lesson 33: Interrogative forms of be going to, be + verb~ing for expressing near future Ders 33: Yakın gelecekten bahsederken be going to, be + verb~ing kalıplarının soru zamiri formları Reading (Okuma)

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

a, ı ı o, u u e, i i ö, ü ü

a, ı ı o, u u e, i i ö, ü ü Possessive Endings In English, the possession of an object is described by adding an s at the end of the possessor word separated by an apostrophe. If we are talking about a pen belonging to Hakan we would

Detaylı

TARSUS DA BİR GÜN...BELKİ DE İKİ... Adanalılar...Mersinliler...Gaziantep, Hatay ve Osmaniyeliler...Türkiye nin gezmeyi sever insanları...

TARSUS DA BİR GÜN...BELKİ DE İKİ... Adanalılar...Mersinliler...Gaziantep, Hatay ve Osmaniyeliler...Türkiye nin gezmeyi sever insanları... TARSUS DA BİR GÜN...BELKİ DE İKİ... Adanalılar...Mersinliler...Gaziantep, Hatay ve Osmaniyeliler...Türkiye nin gezmeyi sever insanları... Hatta Tarsuslular. Dünyanın öbür ucundan gelen Japonlar,Koreliler,Almanlar

Detaylı

Lesson 22: Why. Ders 22: Neden

Lesson 22: Why. Ders 22: Neden Lesson 22: Why Ders 22: Neden Reading (Okuma) Why are you tired? (Neden yorgunsun?) Why is your boss angry? (Patronun neden sinirli?) Why was he late? (Neden geç kaldı?) Why did she go there? (Neden oraya

Detaylı

a 3 -<» rt3 ft3 Ö o\3 CO o\3 Ö o\3 CO v-< 0x3 Ö V-i -i» 3 Gezi / İlgaz Anadolu'nun Sen Yüce Bir Dağısın 0x3 Ö 0x3 Kitap / Kayıp Gül

a 3 -<» rt3 ft3 Ö o\3 CO o\3 Ö o\3 CO v-< 0x3 Ö V-i -i» 3 Gezi / İlgaz Anadolu'nun Sen Yüce Bir Dağısın 0x3 Ö 0x3 Kitap / Kayıp Gül ft o\ I V-i :p --( a * > Gezi / İlgaz Anadolu'nun Sen Yüce Bir Dağısın Kitap / Kayıp Gül Röportaj / Dr. Süleyman Ozüpekçe El Sanatları / Geleneksel Sanatlarımız/

Detaylı

BÖCEK ORKESTRASININ MUHTEŞEM SINIFI

BÖCEK ORKESTRASININ MUHTEŞEM SINIFI Göknil Genç BÖCEK ORKESTRASININ MUHTEŞEM SINIFI 1 Çeviren: Saadet Özen ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Öykü 5. basım Resimleyen: Mustafa Delioğlu Göknil Genç BÖCEK ORKESTRASININ MUHTEŞEM SINIFI 1 Resimleyen: Mustafa

Detaylı

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden.

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden. BEYAZIN PEŞİNDEKİ TATİL Geçen yıllarda Hopa da görev yapan bir arkadaşım Adana ya ziyaretime gelmişti. Arkadaşım Güney in doğal güzelliğine bayılıyorum deyince çok şaşırmıştım. Sevgili okuyucularım şaşırmamak

Detaylı

Lesson 19: What. Ders 19: Ne

Lesson 19: What. Ders 19: Ne Lesson 19: What Ders 19: Ne Reading (Okuma) What is it? (O nedir?) What is your name? (İsmin nedir?) What is the answer? (Cevap nedir?) What was that? (O neydi?) What do you want? (Ne istersin?) What did

Detaylı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı DÜNYA - SİYASET 2012 yılının Şubat ayında Tunus ta yapılan Suriye nin Dostları Konferansı nın ikincisi Nisan 2012 de İstanbul da yapıldı. Konferansta Esad rejimi üstündeki uluslararası baskının artırılması,

Detaylı

Somut Olmayan Kültürel Miras (SOKÜM) İhtisas Komitesi. Prof. Dr. Öcal OĞUZ Komite Başkanı

Somut Olmayan Kültürel Miras (SOKÜM) İhtisas Komitesi. Prof. Dr. Öcal OĞUZ Komite Başkanı Somut Olmayan Kültürel Miras (SOKÜM) İhtisas Komitesi Prof. Dr. Öcal OĞUZ Komite Başkanı Komite Üyeleri Komite Başkanı: Prof. Dr. M. Öcal OĞUZ Gazi Üniversitesi Türk Halk Bilimi Bölümü Öğretim Üyesi Başkan

Detaylı

Prof. Dr. FARUK TAŞKALE

Prof. Dr. FARUK TAŞKALE Prof. Dr. FARUK TAŞKALE EĞİTİM Nevşehir de doğdu. 1967 1972 Beşiktaş Anafartalar İlkokulu 1972 1975 Beyoğlu Fındıklı Ortaokulu 1975 1978 Beyoğlu Fındıklı Lisesi 1981 1986 İstanbul Üniversitesi Edebiyat

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Ustalarının izinden!..

Beşiktaş Gazetesi. Ustalarının izinden!.. Ustalarının izinden!.. TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Dolmabahçe Sanat Galerisi'nde '- Ustaların İzinde' isimli sergiyi açtı. Katıldığı ve açılışını yaptığı diğer faaliyetlerden farklı olarak bu sergiyi önemsediğini

Detaylı

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE Portal Adres AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE : www.gorelesol.com İçeriği : Gündem Tarih : 06.10.2014 : http://www.gorelesol.com/haber/haber_detay.asp?haberid=19336 1/3 AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE 2/3 AHMET ÖNERBAY

Detaylı

AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı?

AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı? AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı? Ve orada kötü kalpli olarak gösterilen Pers İmparatoru Darius u Diğer ismiyle Dara yı Tarih 300 lü yılları gösteriyor. Ama İsa henüz doğmamış.

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

Derece Alan Üniversite Yıl. Sanatlar Fakültesi Y. Lisans Fotoğraf Mimar Sinan Güzel Sanatlar 2011- Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Doktora

Derece Alan Üniversite Yıl. Sanatlar Fakültesi Y. Lisans Fotoğraf Mimar Sinan Güzel Sanatlar 2011- Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Doktora ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Nevzat Yıldırım 2. Doğum Tarihi: 02.12.1987 3. Unvanı: Öğretim Görevlisi 4. Öğrenim Durumu: Yüksek Lisans Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Fotoğraf ve Grafik Kocaeli Üniversitesi

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ 1 Değerli Velimiz, Geçtiğimiz hafta sonunda 2-6.sınıflardaki öğrencilerimizin

Detaylı

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim Yusuf Yeşilkaya www.yusufyesilkaya.com yusufyesilkaya@gmail.com 26 Mayıs 1904 tarihinde İstanbul Çemberlitaş ta dünyaya gelen Necip Fazıl, hem kültürlü hem de varlıklı bir ailenin çocuğudur. Dört-beş yaşında

Detaylı

Ustalar Eşliğinde Mavi Tur Gelişim ve Sanat Atölyeleri 2013 BODRUM

Ustalar Eşliğinde Mavi Tur Gelişim ve Sanat Atölyeleri 2013 BODRUM BODRUM Güvertede Atölye Türkiye de ilk defa gerçekleşecek olan deniz üstü gelişim ve sanat etkinliğidir. Sanat yolcularımız, Ege nin eşsiz koylarında ilgi duydukları sanat dallarına ve hobilerine vakit

Detaylı

A LANGUAGE TEACHER'S PERSONAL OPINION

A LANGUAGE TEACHER'S PERSONAL OPINION 1. Çeviri Metni - 9 Ekim 2014 A LANGUAGE TEACHER'S PERSONAL OPINION Why is English such an important language today? There are several reasons. Why: Neden, niçin Such: gibi Important: Önemli Language:

Detaylı

www.elaresort.com www.elavillas.com /elaresort +90 444 1 352 /elaresort

www.elaresort.com www.elavillas.com /elaresort +90 444 1 352 /elaresort +90 444 1 352 www.elaresort.com www.elavillas.com /elaresort /elaresort Zarafet ve kaliteyle zenginleşen kusursuz bir dünya... L U X U R I S M Luxurism, sadece bir kelime değil; mükemmelliğin heyecan

Detaylı

TURKISH DIAGNOSTIC TEST TURKISH DEPARTMENT

TURKISH DIAGNOSTIC TEST TURKISH DEPARTMENT TURKISH DIAGNOSTIC TEST BY TURKISH DEPARTMENT This examination is designed to measure your mastery of the Turkish language. The test is multiple choices based and is there for diagnostic purposes to assess

Detaylı

Sonrası. Jewett, Keman. Özcan Ulucan, Keman. Tuba Özkan, Viyola. Ozan Tunca, Cello. Program ile ilgili detaylar ise

Sonrası. Jewett, Keman. Özcan Ulucan, Keman. Tuba Özkan, Viyola. Ozan Tunca, Cello. Program ile ilgili detaylar ise Işık Tünelinin Sonrası Fulya SanatMerkezinde birbirinden güzel etkinlikler sanatseverler ile buluşuyor. Aralıkayının ilk haftası yine yoğun programlarıyla FulyaSanat Merkezi odak noktasıydı. Bu etkinliklerden

Detaylı

BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ. - Basın Toplantısı Haber Küpürleri. - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel

BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ. - Basın Toplantısı Haber Küpürleri. - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ - Basın Toplantısı Haber Küpürleri - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel 13.01.2015 Salı Adana İşi nde acayip soygun Bir Acayip Soygun Adana İşi adlı uzun metraj filmin çekimleri

Detaylı

şehir tanıtımı İLKBAHAR 2015 SAYI: 304

şehir tanıtımı İLKBAHAR 2015 SAYI: 304 şehir tanıtımı İLKBAHAR 2015 SAYI: 304 56 57 Tarih, kültür ve masal şehri: Prag BU YIL 16. EFORT KONGRESİ NE ÇEK CUMHURİYETİ NİN BAŞKENTİ PRAG EV SAHİPLİĞİ YAPACAK. 27-29 MAYIS 2015 TARİHİNDE YAPILACAK

Detaylı

Dönem DENEME TESTİ (Mart 2009)

Dönem DENEME TESTİ (Mart 2009) ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

Exercise 2 Dialogue(Diyalog)

Exercise 2 Dialogue(Diyalog) Going Home 02: At a Duty-free Shop Hi! How are you today? Today s lesson is about At a Duty-free Shop. Let s make learning English fun! Eve Dönüş 02: Duty-free Satış Mağazasında Exercise 1 Vocabulary and

Detaylı

Lesson 18 : Do..., Don t do... Ders 18: yap, yapma

Lesson 18 : Do..., Don t do... Ders 18: yap, yapma Lesson 18 : Do..., Don t do... Ders 18: yap, yapma Reading (Okuma) Walk on this road. (Bu yoldan yürü.) Write an email to me. (Bana bir e-posta yaz.) Dance on the stage! (Sahnede dans et!) Good night,

Detaylı

BBC English in Daily Life

BBC English in Daily Life İçindekiler Lesson one - Ders 1:... 2... 2 Lesson Two - Ders 2:... 2... 3 Lesson Three - Ders 3:... 3... 3 Lesson Four - Ders 4:... 4... 4 Lesson Five - Ders 5:... 4... 4 Lesson Six - Ders 6:... 5... 5

Detaylı

Let s, Shall we, why don t. Let s, let us: Öneri cümlesi başlatır. Let s elim anlamına gelir. Let s play basketball. Haydi basketball oynayalım.

Let s, Shall we, why don t. Let s, let us: Öneri cümlesi başlatır. Let s elim anlamına gelir. Let s play basketball. Haydi basketball oynayalım. Let s, Shall we, why don t Let s, let us: Öneri cümlesi başlatır. Let s elim anlamına gelir. Let s play basketball. Haydi basketball oynayalım. Yes, let s. Evet haydi oynayalım. No, let s not. Hayır, oynamayalım.

Detaylı

Arılar. (Tekerlemeler)

Arılar. (Tekerlemeler) (Tekerlemeler) TEK TEK TEKERLEME Tek tek tekerleme Üstü kaymak şekerleme Dereye düşme çok soğuk Söyle bana çarçabuk ÇARŞIYA GİTME Leblebi alma Kıtır kıtır yeme bir iki üç dört beş altı yedi sana bunu kim

Detaylı

BBC English in Daily Life

BBC English in Daily Life İçindekiler Lesson one - Ders 1:... 2... 2 Lesson Two - Ders 2:... 3... 3 Lesson Three - Ders 3:... 4... 4 Lesson Four - Ders 4:... 5... 6 Lesson Five - Ders 5:... 6... 7 Lesson Six - Ders 6:... 7... 8

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR RENKLER Ben bir küçük ressamım Pembe sarı boyarım Yeşil yeşil ormanlar Mavi mavi denizler Turuncudur portakal Gökte sarı güneş var Fırça kalem ve kağıt Olmazsa resim olmaz Reklerle oynamaktan Hiç bir çocuk

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ ADALET ve CESARET ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 24 3 Sertifika no: 14452 Uğurböceği

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

ikonu bir yeşilçam (ev dekorasyon)

ikonu bir yeşilçam (ev dekorasyon) (ev dekorasyon) bir yeşilçam ikonu Türk insanının hayatına girdiği 60 lı yıllardan bu yana zarafeti ve paylaşmaktan çekinmediği bilgi birikimiyle rol modeli olmuş Filiz Akın ın İstanbul a bir tepeden bakan

Detaylı

Mustafa Tunçalp Seramikler Sergisi 21 Ekim 10 Kasım tarihlerinde Rezan Has Müzesi nde ziyaret edilebilir.

Mustafa Tunçalp Seramikler Sergisi 21 Ekim 10 Kasım tarihlerinde Rezan Has Müzesi nde ziyaret edilebilir. MUSTAFA TUNÇALP SERAMİKLER Mustafa Tunçalp Seramikler Sergisi 21 Ekim 10 Kasım tarihlerinde Rezan Has Müzesi nde ziyaret edilebilir. Günümüz seramik sanatçılarından Mustafa Tunçalp, köklerinden yola çıkarak

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΑΝΩΤΕΡΗΣ ΚΑΙ ΑΝΩΤΑΤΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΥΠΗΡΕΣΙΑ ΕΞΕΤΑΣΕΩΝ ΠΑΓΚΥΠΡΙΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ 2013

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΑΝΩΤΕΡΗΣ ΚΑΙ ΑΝΩΤΑΤΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΥΠΗΡΕΣΙΑ ΕΞΕΤΑΣΕΩΝ ΠΑΓΚΥΠΡΙΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ 2013 ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΑΝΩΤΕΡΗΣ ΚΑΙ ΑΝΩΤΑΤΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΥΠΗΡΕΣΙΑ ΕΞΕΤΑΣΕΩΝ ΠΑΓΚΥΠΡΙΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ 2013 ΜΑΘΗΜΑ: ΤΟΥΡΚΙΚΑ ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 10 Ιουνίου 2013 ΩΡΑ: 11.00 14.15 ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

Staj Yeri 01.10.1997-01.06.1998 Poyraz Reklam Ajansı

Staj Yeri 01.10.1997-01.06.1998 Poyraz Reklam Ajansı ARMAĞAN GÖKÇEARSLAN Kişisel Bilgi Medeni Hali :Bekar Milliyeti :TC Doğum Tarihi :20.08.1977 Eğitimi 2010 : Londra da İngilizce Dil Eğitimine katıldı (Avalon School) 2003-2007 :Hacettepe Üniversitesi Güzel

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI YAZ TATİLİ

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI YAZ TATİLİ se Li ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI YAZ TATİLİ PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - HAZİRAN 2015 YAZ TATİLİ 2014-2015 eğitim-öğretim yılını 12 Haziran Cuma günü tamamlayacak olan öğrencilerimizi, uzun

Detaylı

Gürkan Genç, 1979 yılının Ocak ayında dünyaya geldi. Hemen hemen her çocuk gibi en büyük tutkusu bisikletiydi. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden

Gürkan Genç, 1979 yılının Ocak ayında dünyaya geldi. Hemen hemen her çocuk gibi en büyük tutkusu bisikletiydi. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden 2 Gürkan Genç, 1979 yılının Ocak ayında dünyaya geldi. Hemen hemen her çocuk gibi en büyük tutkusu bisikletiydi. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden mezun oldu. Farklı kurumlarda çalıştıktan sonra 2 arkadaşı

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

Present continous tense

Present continous tense Present continous tense This tense is mainly used for talking about what is happening now. In English, the verb would be changed by adding the suffix ing, and using it in conjunction with the correct form

Detaylı

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili Eylül 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Yenişehir İlçesi CHP Belediye Başkanı aday

Detaylı

İnsanlar yazdıkları eserler, besteledikleri müzikler, yaptıkları buluşlar ve yarattıkları sanat eserleri ile tarihe mal olur, takdirle anılırlar.

İnsanlar yazdıkları eserler, besteledikleri müzikler, yaptıkları buluşlar ve yarattıkları sanat eserleri ile tarihe mal olur, takdirle anılırlar. İnsanlar yazdıkları eserler, besteledikleri müzikler, yaptıkları buluşlar ve yarattıkları sanat eserleri ile tarihe mal olur, takdirle anılırlar. Tüm bu olumlu ve kalıcı var oluşların ortak duygusu yaratıcılıktır.

Detaylı

Bilgin Adalı HEYECANLI KİTAPLAR. Serüven. Resimleyen: Mustafa Delioğlu SÜMBÜLLÜ KÖŞK

Bilgin Adalı HEYECANLI KİTAPLAR. Serüven. Resimleyen: Mustafa Delioğlu SÜMBÜLLÜ KÖŞK Bilgin Adalı Resimleyen: Mustafa Delioğlu SÜMBÜLLÜ KÖŞK HEYECANLI KİTAPLAR Serüven Bilgin Adalı Resimleyen: Mustafa Delioğlu SÜMBÜLLÜ KÖŞK Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Editör: Ebru Akkaş Kuseyri Kapak

Detaylı

HEARTS PROJESİ YAYGINLAŞTIRMA RAPORU

HEARTS PROJESİ YAYGINLAŞTIRMA RAPORU HEARTS PROJESİ YAYGINLAŞTIRMA RAPORU BOLU HALKIN EGITIMINI GELISTIRME VE DESTEKLEME DERNEGI TARAFINDAN ORGANİZE EDİLEN YAYGINLAŞTIRMA FAALİYETLERİ - TURKİYE Bolu Halkın Egitimini Gelistirme ve Destekleme

Detaylı

İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor

İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor İstanbul görkemli maketi ve inşaat firmalarıyla MIPIM Fuarı nda İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor "Nasıl ki Nuri Bilge, Cannes film festivalinin

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

Sosyal Ajan. Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ. Marka Uzmanı GİZEM. Kokusunda Davet var ÖZKAN

Sosyal Ajan. Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ. Marka Uzmanı GİZEM. Kokusunda Davet var ÖZKAN Sosyal Ajan Marka Uzmanı GİZEM Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ Kokusunda Davet var ÖZKAN Y eni yepyeni bir dergiyle karşınızdayız. Sosyal medyada tanımanız gereken, takip etmeniz gereken kişileri mercek altına

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

YAZ 2015 SAYI: 305. şehir tanıtımı

YAZ 2015 SAYI: 305. şehir tanıtımı YAZ 2015 SAYI: 305 58 59 şehir tanıtımı Çin in fuar şehri: Guangzhou GUANGZHOU, ZİYARETÇİLERİNE HEM TİCARET HEM ZİYARET İMKANLARINI BİR ARADA SUNUYOR. BAŞAR KURTBAYRAM TUR REHBERİ şehir tanıtımı 60 61

Detaylı

A mysterious meeting. (Esrarengiz bir toplantı) Turkish. List of characters. (Karakterlerin listesi) Khalid, the birthday boy

A mysterious meeting. (Esrarengiz bir toplantı) Turkish. List of characters. (Karakterlerin listesi) Khalid, the birthday boy (Esrarengiz bir toplantı) List of characters (Karakterlerin listesi) Khalid, the birthday boy (Halit, doğum günü olan oğlan) Leila, the mysterious girl and phone voice (Leyla, esrarengiz kız ve telefon

Detaylı

NECİP FAZIL KISAKÜREK

NECİP FAZIL KISAKÜREK NECİP FAZIL KISAKÜREK NECİP FAZIL KISAKÜREK kimdir? Necip fazıl kısakürekin ailesi ve çocukluk yılları. 1934e kadar yaşamı 1934-1943 yılları hayatı Büyük doğu cemiyeti 1960tan sonra yaşamı Siyasi fikirleri

Detaylı

HOW TO MAKE A SNAPSHOT Snapshot Nasil Yapilir. JEFF GOERTZEN / Art director, USA TODAY

HOW TO MAKE A SNAPSHOT Snapshot Nasil Yapilir. JEFF GOERTZEN / Art director, USA TODAY HOW TO MAKE A SNAPSHOT Snapshot Nasil Yapilir JEFF GOERTZEN / Art director, USA TODAY HEADLINE: How many minutes a day do you or someone else walk your dog? 0 minutes 13% 1-19 minutes 24% 20-39 minutes

Detaylı

Lesson 28: Other Prepositions (by, about, like, of, with, without) Ders 28: Diğer Edatlar Diğer Edatların Kullanımı.

Lesson 28: Other Prepositions (by, about, like, of, with, without) Ders 28: Diğer Edatlar Diğer Edatların Kullanımı. Lesson 28: Other Prepositions (by, about, like, of, with, without) Ders 28: Diğer Edatlar Diğer Edatların Kullanımı. Reading (Okuma) I go to school by bus. ( Okula otobüs ile giderim. ) We came by car.

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Refik Durbaş. Öykü KURABİYE EV. Resimleyen: Burcu Yılmaz

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Refik Durbaş. Öykü KURABİYE EV. Resimleyen: Burcu Yılmaz Resimleyen: Burcu Yılmaz Refik Durbaş KURABİYE EV ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Öykü Refik Durbaş KURABİYE EV Resimleyen: Burcu Yılmaz www.cancocuk.com cancocuk@cancocuk.com Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Editör:

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Günlük web Gazetesi 10.10.2012. Antalya'da 5 gün

Beşiktaş Gazetesi. Günlük web Gazetesi 10.10.2012. Antalya'da 5 gün Beşiktaş Gazetesi Günlük web Gazetesi 10.10.2012 Antalya'da 5 gün Beşiktaş Futbol takımı Fenerbahçe yenilgisinin ardından hazırlıklarına yeniden başlıyor. Siyah-beyazlılar, Milli Takım'ın 12 ve 16 Ekim

Detaylı

İNGİLİZCE GRAMER SIMPLE PAST TENSE TO BE (OLMAK FİİLİNİN GEÇMİŞ ZAMANI) GRAMER ANLATIMI ALIŞTIRMA. www.ekolayingilizce.com SIMPLE PAST (to be)

İNGİLİZCE GRAMER SIMPLE PAST TENSE TO BE (OLMAK FİİLİNİN GEÇMİŞ ZAMANI) GRAMER ANLATIMI ALIŞTIRMA. www.ekolayingilizce.com SIMPLE PAST (to be) İNGİLİZCE GRAMER SIMPLE PAST TENSE TO BE (OLMAK FİİLİNİN GEÇMİŞ ZAMANI) GRAMER ANLATIMI ALIŞTIRMA İNGİLİZCE GRAMER (+) I was a student. She was a student. They were students. (?) Was I a student? Was she

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 5 MART 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Çağdaş Kibeleler Belediyesi nin sekiz sezondur düzenlediği Ustalara Saygı toplantıları, Dünya Kadınlar Günü geleneksel etkinliği Çağdaş

Detaylı

Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı

Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı 30 Kasım 2008 Pazar günü, Ahmet Bozkurt un öncülüğünde Fotoğraf Sanatı Kurumu nun organize ettiği Beypazarı Köyleri fotoğraf

Detaylı

Menümüzü incelediniz mi?

Menümüzü incelediniz mi? by elemeği Menümüzü incelediniz mi? Yılmaz Usta nın hikayesini duydunuz mu? Niçin Nevale? Yılmaz Usta nın hikayesi Bir insan pasta ustası olmaya nasıl karar verir? Yani 1972 yılında Kastamonu da doğduğunuzu

Detaylı

SAĞLAM BİR GEÇMİŞİN MUTLU BİR ÜZERİNDE YÜKSELİR...

SAĞLAM BİR GEÇMİŞİN MUTLU BİR ÜZERİNDE YÜKSELİR... YAŞAM MUTLU BİR SAĞLAM BİR GEÇMİŞİN ÜZERİNDE YÜKSELİR... İnşaat dünyası yeni bir vizyonla tanışıyor. Bu bir yaşam ve gelecek vizyonu. Bu vizyonun geçmişinde güç, temelinde güven var. İş dünyasının ve Türkiye

Detaylı

Sevgi Başman. Resimleyen: Sevgi İçigen

Sevgi Başman. Resimleyen: Sevgi İçigen SEVGİ BAŞMAN: 1986 da Tokat ta doğdu. 2008 yılında İstanbul Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği bölümünü bitirdi ve ardından İngiltere ye yerleşip üç yıl öğretmenlik yaptı. 2012 yılında Keele Üniversitesi

Detaylı

www.didimegeyildizi.com +90 256 813 17 18

www.didimegeyildizi.com +90 256 813 17 18 www.didimegeyildizi.com +90 256 813 17 18 www.didimegeyildizi.com +90 256 813 17 18 Tarihin, kültürün ve doğanın destansı aşkı; Türkiye Büyük bir aşkın adıdır Türkiye. Tarihiyle, kültürüyle, insanlarıyla,

Detaylı

Tur Programı. Kosta Rika dağlarından lav yerine zenginlik ve kahve püskürüyor...

Tur Programı. Kosta Rika dağlarından lav yerine zenginlik ve kahve püskürüyor... Panama - Costa Rica Vahşi Yaşam Turu Kosta Rika dağlarından lav yerine zenginlik ve kahve püskürüyor... Tarih : 21-04-2017-30-04-2017 Şehirler : Arenal Volkanı, Monteverde, Panama City, San Jose, Tortuguero

Detaylı

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr)

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) 14 Şubat 2010 Pazar günü, Fotoğraf Sanatı Kurumu (FSK) organizasyonluğunda 26 kişilik bir grupla günübirliğine Ilgaz a gidiyoruz.

Detaylı

Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS

Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Yayınevi Sertifika No: 14452 Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Genel Yayın Yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi Editörü: Ömer Faruk Paksu İç Düzen ve Kapak: Cemile Kocaer ISBN: 978-605-9723-51-0 1. Baskı:

Detaylı

2011-2012 GÖKYÜZÜ EĞİTİM KURUMLARI

2011-2012 GÖKYÜZÜ EĞİTİM KURUMLARI 2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI GÖKYÜZÜ EĞİTİM KURUMLARI Şubat Ayı E-Bülteni 1 İÇİNDEKİLER 1. Doğum günü Olan Yıldızlarımız 2. Mihver Dersler 3. Branş Dersler 4. Kulüpler 2 DOĞUM GÜNÜ OLAN YILDIZLARIMIZ

Detaylı

Tur Programı. Güney Fransa'nın inclileri; Avignon, Arles ve Aix-en-Provence

Tur Programı. Güney Fransa'nın inclileri; Avignon, Arles ve Aix-en-Provence Baştan Başa Güney Fransa Güney Fransa'nın inclileri; Avignon, Arles ve Aix-en-Provence Tarih : 16-05-2017-21-05-2017 Şehirler : Arles, Avignon, Nice, Toulouse Otel : 4* Ulaşım : Türk Hava Yolları tarifeli

Detaylı

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΥΟΛΙΚΗ ΥΡΟΝΙΑ: 2012-2013 Μάθημα: Σοσρκικά

Detaylı