Snai Kapitalizm ve Do u³unu Hazrlayan Etkenler. Ekonomik faktörler

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Snai Kapitalizm ve Do u³unu Hazrlayan Etkenler. Ekonomik faktörler"

Transkript

1 Kapitalizmin Do u³u Genel olarak kapitalizmin kökleri üzerine tarrt³malar iki farkl görü³ü kar³ kar³ya getirmi³tir. lki Kapitalizm 16.y.y.dan itibaren büyük ke³ierin ve uluslararas ticaretin etkisi ile do mu³tur. Di er görü³ ise, Kapitalizm feodal üretim ili³kilerinin çözülmesi sonucu do mu³tur. Ancak kapitalizmin do u³u için iki ko³ul söz konusudur. Birincisi para ve sermaye birikimi, di eri ise i³gücünün ortaya çk³dr. Kapitalist üretim ili³kilerinin ortaya çk³ temel bir di er snamaya göre, artk kullanm amac ile yaplan mal ve hizmetlerin yerini pazar için üretime braklmas ile açklanabilir. Mülkiyet, i³bölümü ve da lm bu sürecin ana ta³larn olu³turmaktadr. Daha fazla üretim, sadece i³gücünün daha fazla kullanmn de il ayn zamanda emek verimlili indeki art³n da göstergesidir. Elde edilen fazlann bölü³ümü mevcut toplumsal yapdan ve ona ba l olarak mülkiyet ili³kileri ile ba lantldr. Köleci bir toplumsal yap içinde fazla ürüne köle sahibi, feodal dönemde ise fazla ürüne senyör elkoymaktadr. Bu zorla elkoyma biçimi kapitalist ekonomik düzen içinde kolayca görülmez. Bunun nedeni kapitalist bir yapda emek ücretli hale gelmi³tir. ³gücü sahibi olan bireyin bunu satmak ya da satmamak gibi bir tercihi olabilir. Oysa i³gücünü kendi üretimi d³nda gerçekletirmek isteyen birey bunu satmak zorundadr. Ksaca i³çi hem kendi gereksinimi için hem de kendisini çal³tran için üretmek zorundadr. Çünkü i³gücünü satn alan içinde, yani üretim arac sahibi bir fazla yaramak gerekmektedir. Aksi halde çal³mas yani ba³kas hesabna üretmesinin kapitalist ekonomik yap içinde bir mant bulunmamaktadr. ³çi kendisini çal³trana bir fazla yaratt için i³ bulur. ³vereninde bu fazlaya gereksinimi vardr. Bireyin sahip oldu u mallar, sermaye ve makinalar tek ba³na üretimi gerçekle³tirmeye yetmez. Mutlaka i³gücüne gereksinimi vardr. Gerek pazarlarn geni³lemesi gerekse üretkenlikteki art³lar üretimin basit ve emekgücü ile kar³lanan yapsn hzla de i³tirip, daha karma³k bir hale soktu. Takas ekonomisinin tkanmas ve yerine para ekonomisine geçi³in temelinde muhtemelen, teknik bilgiye sahip emek ürünü mallarn neler ile de i³tirilmesi yatmaktadr. Mallarn ortak bir de er cinsinden ifadesi yanipara veya de erli madenlerle de i³ toku³u ile ba³layan ekonomik yapda kapitalist üretim ili³kisinin çekirdeklerinden biri bulunmaktadr. Liberal bir kapitalist yapnn ortaya çkmadan önce canl ticari bir kapitalizm ortaya ökmaktadr. spanyolca tüccar anlamna gelen `mercator' kelimesinden türetilen Merkantalist anlay³n özü ticarete ve kymetli madenlere dayal ekonomik yaplanmadr. Hangi ülkenin elinde daha fazla altn ve gümü³ birikiyorsa o lkenin ticarette daha ba³arl oldu u ilkesi geçerli olmakta idi. Bu anlamda ticari kapitalizmin özünde altn ve gümü³ cinsinden sermaye birikimi yatmaktadr. Mümkün oldu u kadar daha fazla mal satmaya, ancak d³ardan mal almamaya özen göseteren veya kstlama getiren bir ekonomik yapnn biriktirme hrs elbette baz ülkelerin aleyhine i³leyecekti. 17.y.y. kadar s ren bu dönem ticari kapitalizm ve tücccarlar dönemidir.. Snai kapitalizmin ba³langç dönemidir. Sadece teknik geli³meler you ile insann do aya hakimiyetini de il ayn zamanda asillerin yerine ba³ka bir snfn iktidara geli³inide sa lam³trç Burjuvazinin iktidara geli³i ve `Braknz yapsnlar, Braknz geçsinler' ilkesi, ayn zamanda liberal bir iktisadi dü³üncenin günümüze kadar süren izlerinin de ba³langc olmu³tur. Önce ngilterede, sonra Fransa'da ba³lad. Daha sonra Avrupann di er ülkeleri ve ABD'ye yerle³ti. Uluslararas ticaretin mutlak anlamda geni³lemesi kapitalizmin iç dinami i olan kar aray³ ve bunun yaratt mekanizmalar sayesinde olmu³tur. Snai Kapitalizm ve Do u³unu Hazrlayan Etkenler Ekonomik faktörler Snai kapitalizm öncesi gerçekle³en ticari ili³kilerde tüccar, karn üretim maliyeti ile maln piyasa yat arasndaki fark ödemeyi kabul eden reticiden sa lamakta idi. Tüccarn kar bir maln üretiminden çok maln bulunmad bir yöredeki de i³iminden kaynaklanmakta idi. Ancak üretimdeki mallarn çe³itlenmesi ve saysal olarka art³ ticarette rekabetle birlikte alm-satm yatlar arasndaki fark iyice küçülttü. Sonuçta ticari karn zalmas tüccar farkl aray³lar içine itti. Tüccar önce imalatç tüccar sonra da sanayi haline dönü³tü. Zamanla küçük ba msz üreticiler arasndan güçlü sanayiciler çkt. Bu süreç esnasnda özellikle ngiltere'de tüccarn eve i³ vererek küçük atölye türü çal³ma öncesi yeni bir üretim organizasyonua girdi i görülmektedir. En genel hatlar ile maln satlabilir hale gelee kadar geçirdi i bütün i³lemlerin evde çal³an kadn ve erkekler tarafndan yaplmasdr. Üretimde kullanlan bütün araçlar tüccar kar³lamaktadr. Sanayi Devrimi öncesi hemen hemen bütün Avrupa'da de erli maden giri³inin yaratt enasyon görüldü. Özellikle mal arzndan daha fazla oranda gerçekle³en sermaye ve para arz yatlarn art³n körüklemi³tir. Fiyatlarn yükselmekte olu³u, buna kar³lk faiz oranlarnda gerçekle³en dü³meler uzun süreli yatrmlar özendirmi³tir. Öte yandan faiz hadlarindeki dü³me, bir yandan borçlanmann kolayla³masn ve sermayenin dola³m hznn dolayl bir biçimde artmasn sa lam³tr. Ekonomik d³ faktörler Sanayi devrimi öncesi Bat Avrupa'da hzl nüfuz hareketlerini görmekteyiz. Nüfusun art³nda dikkati çeken en önemli olgu teknik de i³melerin bir ksmnn sa lk alannda gerçekle³mesidir. Sa lk bilgilerinde tpta ya³anan niteliksel de i³meler nüfusun art³ üzerinde olumlu etkiler yaratmaya ba³lam³tr. Geleneksel tarmsal yaplar nüfus art³nn yaratt fazla ürünü sa layamamakta idi. Ancak topra n s r lmesinden dinlendirilmesine kadar, di er yandan hayvancl n geli³tirilmesi içinde hayvan yemi yeti³tirilmesi için bir dizi yeni yöntem uygulanmaya ba³lad. u geli³meler sonucu, tarmsal yap besleyecek olanaklar yaratt gibi entansif tarmsal i³letmeler i³gücünün de kullanmnda bir fazla yaratmakta idi. Tarmdan artan fazla i³gücü, kentlerde sanayinin gereksinimi olan i³gücünü ucuz ve bol olarak kar³lamaktayd. Liberal Kapitalizm ve Do u³unu Hazrlayan Etkenler ktisadi bir sistem olarak liberalizm eski sistemde kstlayc ne varsa bunlarn kaldrlmas ve giri³im özgürlü ünün sa lanmas esasna dayaldr. Esas olarak kapitalizm, liberal bir sistem içinde hayatiyetini sürdürmü³ ve geli³tirmi³tir. Devletin yasalar yolu ile sanayi zerinde koydu u önlemler tam anlam ile liberal kapitalizmin serpilmesine engel olmakta idi. Liberal bir iktisadi sistem, özü itibar ile bütün kstlamlar reddetmekte idi. Devletin ve sendikalarn müdahalesi i³çilik ücretlerini yükseltece i ve koruma getirece i için daima reddedilmi³tir. Fiyatlarn ve ücretlerin piyasa tarafndan belirlenmesi için bu tür müdahale olmamaldr. Liberal iktisadi sistem hareket kabileyitini özel giri³imin serbestçe faaliyette 1

2 bulunmasndan almaktadr. Serbest giri³imin itici gücü kar aray³dr. Karl oldu u dü³ünülen her alana giri³imin önünü açmak ve alt yapy gerçekle³tirmektir. Bu modelde devletin alt yap d³nda giri³imcinin güvenli ini sa lamada etkin bir görevi olmaldr. Sermayenin çkarlarnn korunmas bir anlamda devletin g venlik sa layc jandarma rolü, liberal iktisadi sistemi uygulayan snai kapitalizmin beklentileri ile uyumludur. E er sermaye özgürce yatrm yapabiliyor ve mülkiyet hakk liberal kapitalizme belirli bir hareket kabiliyeti veriyorsa piyasada kendili inden dengeye ula³maktadr. Bu piyassann kendili inden dengeye ula³mas liberal söylemle `görünmeyen el' sayesinde gerçekle³ir. Liberal kapitalizmin serbest rekabet ilkesi, mallarn ve hizmetlerin arz taleplerinin kar³ kar³ya gelipp, yatlarn olu³turulmas ile gerçekle³ir. Talep ³eyet yetersiz ise mallarn ve hizmetlerin yatlar dü³ecektir. Fiystn dü³mesi bir dönem sonra tüketicileri daha fazla satn almaya itecektir. Bu da talebi yeterli hale getirecek, yatlar tekrar yükselye ba³layacaktr. Do al olarak dü³ünülen liberal iktissadi sistemin yarataca arz ve talep dengesinin ula³abilece i en iyi durum oldu udur. Bu durumdan baz sapmalar olursa yatlarn belirlenmesi kendili inden olmayacak bu da do al olan dengenin bozulmasna yol açacaktr. Ancak liberal iktisadi sistem ayn zamanda ideolojik ve politik liberalizmle birle³erek kapitalist sistemin temel ayaklarn olu³turmaktadr. Liberal ktisadi deolojinin Ana lkeleri Ki³isel çkar toplumsal hareketlili in asl gücüdür. Genel çkarlar özel çkarlarn toplamna e³ittir. Ekonomik etkinli in özendirici mülkiyet ve karllktr. Bunlara gerekli saygnn gösterilmesi için devletin gerekli önlemleri almas gerekir. ktisadi ve toplumsal ya³amda bireycilik en önemli i³leve sahiptir. Liberal iktisadi ideolojisi kuramsal olarak devletin ve yönetimin yerini ikinci planda tutar. ³çi Snfnn Ortaya Çk³ veya Sanayi Devrimi ³çi snfnn do u³u ve Sanayi Devrimi arasnda her zaman bir ba lant kurmak mümkündür. Snfsal bir yapnn birdenbire ortaya çkmas veya kaybolmas sözkonusu olmayaca na göre, baz ko³ullarn gerçekle³mesi ile i³çi snf arasnda ili³ki kurulabilir. Sanayi devrimi'nin tarihsel olarak ilk kez 18.y.y. sonlarnda ngiltere'de ortaya çkm³tr. lk önce J.Hobsboawn'n açklad gibi sanayi devrimi ekonomik büyümenin hz kazanmas ile de il daha çok ekonomik ve toplumsal dönü³ümü nedeniyle hzlanm³tr. Ekonomik ve toplumsal dönü³üm kapitalist ekonominin içinde ve onun sayesinde gerçekle³ti. Sadece özel giri³imcinin kar hrs teknolojik dönü³üme yol açarak sanayi devrimini hazrlamad. Birbiri ile ilgili olabilecek olgular ³u ³ekilde sralayabiliriz: 1)Ça da³ bilginin pazar için üretim sürecine katlmaya ba³lamas. 2) ³bölümündeki art³larn uzmanla³may arttrmas ve uluslararas pazarlara yönelmeye ba³lamas. 3)Krsal kesimden kentlere do ru bir göç hareketinin ba³lamas. 4) ³gücünün üretti i mallardaki çe³itlenmenin ba³lamas. 5)Teknik olanaklarn i³gücü yerine daha fazla kullanlmaya ba³lanmas. 6)Üretim araçlarnn mülkiyetindeki de i³meler yeni toplumsal ve mesleki snarn do masna yol açm³tr. Toprak mülkiyeti d³nda üretim araçlarna sahip olanlarn buna sahip olmayanlarla bir mücadeleye giri³meleri gene bu dönemdeki önemli de i³melerden biridir. Sanayi devriminin ilk örnekleri dokuma alannda görüldü. Önceleri mekanik olan dokuma tezgahlar daha sonra buhar makinas eklenerek üretimde kesintisizlik ve standart olu³lar, çe³itlili i ve ucuzlupu ile rakiplerini ortadan kaldrmkatayd. ngiliz Sanayai Devriminin ikinci halkas, demir-çelik endüstrisi ile tamamland. Özellikle makina yapm sanayi ve ula³m sektörünün geni³lemsi bu halka sayesinde hzlanm³ oldu. Sanayi devrimi suya atlan ta³ gibi dalga dalga çevre ülkelere ve ekonomilere do ru yaylmaya ba³lad. ³gücünün daha yo un ve daha uzun süre çal³masndan kaynaklanan mal ve hizmet üretimindeki art³a yol açm³tr. Erkekler, kadnlar ve öocuklar sürekli vardiya halinde gece ve gündüz 12 saat çal³yorlard. Atölye ve fabrikalarn art³ buralarda çal³anlar da saysal olarak hzla ço altt. ³güçlerini belirli süre kar³l nda fabrika sahiplerine kiralayan üretim araçlarndan yoksun olan bu yoksul kesimler i³çi snf olarak adlandrlan bir kitleyi olu³turdular. Krsal yörelerden kentlere do ru ba³laan hzl göç hareketi, atöle ve fabrikalarda ba³layan i³çile³me süreci, çocuklar ve kadnlar da içine alacak ³ekilde geni³ledi. Sonuç olarak kentlerde ortaya çkan nüfus art³, i³verenler açsndan i³gücü maliyetininde dü³ürülmesini beraberinde getirdi. cretler dü³tükçe daha azla i³çi i³ piyasasna ya³amn sürdürebilmek için katlmak zorunda kalyordu. Aile bireylerinin tümünün çal³maya katlmas eski ücretin alnabilmesi için ba³vurulan bir yol olmaktayd. Ancak bu da bir önlem olmaktan uzakt. Ücretler giderek dü³meye devam ediyordu. Ödenen ücret sefalet ücretiydi. Sanayi devriminde ngiltere'de 1802 ylnda çocuk i³çilerin sürelerini 12 saat ile snrlayan bir yasa yürürlü e sokulmu³tur. Bu yasa ile çal³anlarn kar³la³tklar çal³ma sorunlar ilk kez haetilmeye çal³lm³tr. Ancak tahmin edilece i gibi bu tür sosyal politika önlemleri devlet müdahalesi ile gerçekle³iyordu. Oysa bu döneme damgasn vuran liberal dü³ünce her türden müdahaleyi reddetmekteydi. `Braknz yapsnlar' politakalar ile somut hale gelen liberal dü³ünce, devletin ekonomi d³nda kalmasn tercih etmekte idi. Devlet bireylerin giri³im özgürlü ünü sa lamak yolunda çabalar organizze etmeliydi. Bu geli³melere ra men sanayi devrimi içinde gerek devlet müdahalelerinin art³n, gerekse ilk i³çi örgütlenmelerini görmekteyiz. Ya³anlan bu dönem bir tür vah³i kapitalist ça d. Kadn ve çocuklar ba³ta olmak üzere oldukça geni³ bir kesim kentlerde a r çal³ma ko³ullar altnda ya³amlarn yitirdi. Bozulan aile birli i, yolaçt ahlaki sorunlar o dönemde en liberal görü³e sahip olanlar bile etkiledi. Devletin toplumsal ölemler almak zorunda kal³ mevcut ekonomik düzenin daha fazla tahrip olmamas için kabullenilmek zorunda kalnd. Bu ko³ullar altnda çal³anlarn ayn i³i yapmalarndan kaynaklanan meslek bilinci giderek ayn sefaleti payla³mann da getirdi i dayan³ma duygusu ile daha fazla peki³ti ve örgütlü hale gelmeye ba³lad. Daha sanayi devriminin ba³langcndan itibaren çal³anlar örgütsüz ve planl olmayan biçimde tepkilerini ortaya koymaya ba³ladlar. Fabrikalarn yaklmas, makinelerin tahrip edilmesi olaylarn ngiltere ve Fransa'da görmekteyiz. Özellikle makineler eldeki i³leri alan rakipler olarak görüldü ü için ³iddet eylemlerinin yöneldi i somut nesneler olarak tahribata u radlar. 1831'de Fransa'nn Lyon kentinde dokumaclarn ayaklanmas bu çerçevededir. Planl olamayan ve kendili inden gerçekle³en bu hareketler giderek toplu hale dönü³meye ba³lad zaman merkezi hükümetler tarafndan yasaklanmaya ba³lad. Hatta zamanla 2

3 bu hareketlere katlan i³çiler saptanarak olu³turulan listelerle di er i³verenlere de duyurularak i³ bulmalar engellenmeye çal³ld. Toplumsal nitelikli çat³malarn artmas ve sk tekrar etmesi i³çilere örgütlü güçleri ile yapabilecekleri konusunda kir vermeye ba³lad. 1830'lu yllardan itibaren önce ngiltere'de daha sonra Fransa'da sendikalar yasal olarak kurulmaya ba³lad. Kapitalist Dü³üncenin Temel simleri Adam Smith( ) Liberal iktisadi dü³üncenin ve klasik iktisadn babas addedilmektedir. Do a kanunlarna uyuldu u zaman toplumn kendili inden ve en uygun biçimde i³leyece ine inanm³t. Daha sonralar hakim görü³ haline gelen Özgür Gir³imcilik A.Smith'in kirleri ve çkarlarn savunmak adna kullanlm³tr. A.Smith 1751 ylnda Glasgow Üniversitesi'nde Mantk hocal yapm³ ayn üniversitede felsefe dersleri vermi³tir ylnda ilk eseri olan Ahlaki Duygular Teorisi ³öhret kazand eseri olmu³tur. Ancak asl ünlü eseri Uluslarn Servet ve Zenginliklerinin Nedenleri Üzerine Ara³trma 1776'da yaymlanm³tr ylnda Edinburg Gümrük Komiserli ine tayin olmu³ ölene kadar bu görevini sürdürmü³tür. A.Smith'in Uluslarn Serveti eseri ³u cümleyle ba³lar:bir milletin senelik eme i o millete sene içinde ya³amak için gerekli zorunlu mallar sa lar. Bu mallar ya o milletin senelik eme inin ürünüdür, veya senelik ürünü kar³l nda ba³ka milletlerden alnm³tr ve A.Smith'e göre servetin asl nedeni emektir. Her meslekte harcanan zihni, bedeni ve her türlü emektir. Madem emek serveti yaratmaktadr, o halde yalnz bir snfn eme i de il toplumun bütün snarnn eme i verimlidir. Aslnda milletlerin servetleri arasnda ki fark emek farkndan ileri gelir. Emek olmaz ise do al ve do al kaynaklar kendili inden servet yaratmaz. Serveti yaratan eme in verimidir. A.Smith'e göre, eme in veriminin asl kayna i³bölümüdür. leri topluluklarda her alanda i³bölümü uygulanmaktadr. lkel topluluklarda her insan her i³i bizzat kendisi yapar. Oysa ileri toplumlarda her insan bütün hayat boyuncaa kendisini i³e verir, veya i³inin bir bölümünü yapar. ³bölümü ile her insann ihtiyaçlar tatmin edilmeye ve toplumda ya³am di er insanlarn katlm sa lanr. Bu katlm sayesinde toplumun genelinde servet artar. A.Smith i³bölümü sayesinde üretimin art³n üç nedene dayandrmaktadr. Bir i³çi öncelikle ayn i³i yapt için ustalk kazanmaktadr. ³i ve aletini de i³tirmedi i için zamandan tasarruf sa lanr. Ve nihayet i³ i³çinin yeni yöntemleri bulmasna ve uygulamasna yardmc olur. Ancak Smith i³bölümünün sakncalarna da i³aret etmektedir. Örnek olarak i³çinin zamann tamamen o i³e ve faaliyete dayandrmas sonucu zekasn ve icat etme yetene ini geriletir. Günümüzden yakla³k iki yüzyol önce çal³ann i³ten duydu u tatminin azalaca na i³aret etmesi ilginç bir geli³me olarak kar³mza çkmaktadr. Bu skntlarn çözümü için Devlet tarafndan ilkokularn açlmasn ve halka asgari bir e itim verilmesini hatta bu e itimin zorunlu olmasna da ilk i³aret eden A.Smith olmu³tur. Her birey kendi çkarn azami hale çkarmak için çal³t nda do al yasalar gere i toplum yararna da sa lad na göre devletin ekonomik hayata kar³mamas gerekir. Do al düzende devletin üç görevi vardr. 1)Ulusal savunma 2)Adalet ve yönetim 3)Karl olmad için birey tarafndan yaplmayacak olan, fakat toplum ihtiyaçlarn kar³lamas için gerekli olan i³lerin yaplmas: E itim, yollar, limanlar ve köprüler. Ksaca bu yatrmlarn d³sal bir fayda sa lamas gerekmektedir. A.Smith'e göre iktisadi geli³menin en temel ko³ulu sermaye birikimidir. Sermaye tasarruf sayesinde ortaya çkar. Tasarruf olunan paralarn mutlaka bir i³e yatrlmas gerekir. Bu sayede tüketimden ayrlan fonlarn üretime katlmas sa lanr. Sonuç olarak sermaye olmadan i³in verimi arttrlamaz ve i³bölümü yaplamaz. iktisadi denge yani arz ve talep arasnda kurulan denge kendili inde ortaya çkar. nsanlarn faaliyetlerinde serbest braklmas bu dengenin sa lanmas için yeterlidir. Gerek ulusal gerekse uluslararas ba lamda ticaretin serbest braklmas ve korumacl n kaldrlmasn önermi³tir. Ekonomik analizini toplumsal bir felsefe ile ba da³trmak istemi³tir. Kurmu³ oldu u iktisat teorisi bireysel çkarla toplumsal yarar arasnda çok büyük çat³ma olmayaca esasna dayanmaktayd. Robert Malthus( ) Din e itimi alarak ruhban snfna katlm³tr ylnda yaymlad Nüfus art³ Hakknda Ara³trma çok ciddi tart³malara yol açm³tr. Ruhban olmas nedeni ile sefalet ko³ullarnn düzelmesi konusunda adalet esaslarna dayal politikalar önermi³tir. Sefaletin kayna olarak insanlarn do al e ilimlerini bulmaktadr. Ona göre sefaletin kayna nüfusun gda maddeleri art³ndan daha fazla armasdr. N fuzla gda maddeleri arasnda mevcut oranszl n insanl n ilerlemesine neden oldu unu dü³ünmekteydi. R. Malthus'a göre n fus bir engel olmad taktirde biçiminde geometrik dizi biçiminde artarken gda maddeleri gibi aritmetik dizi biçiminde artmaktayd. Do a gda ile n fus arasndaki ili³kiyi fazla nüfusu bertaraf ederek kurmaktadr. Ona göre bu dengenin kurulabilmesi için insanlar iradelerine hakim olarak ço almamalar gerekmektedir. Toplumsal açdan her çe³it yardm ve müdehalenin aleyhindedir. Toplumun refah için alnacak nüfus politikalar önlemlerini sadece yoksul keimlerle snrl tutmu³tur. Fakirlere yaplan yardm programlarna kar³ çkm³ ve liberal bir anlay³n hakim olmasna gayret etmi³tir. David Ricardo ( ) Aslen Hollandal musevi bir ailenin çocu u olarak 1772'de Londra'da do mu³turç Borsa simsar olan babasndan banka ve kamb³yo i³lerinin inceliklerini ö rendikten sonra borsay terketip, ekonomi ve siyasetle u ra³m³trç 1817 ylnda kendisine en fazla ün kazandran eseri olan Ekonomi Politk ve Vergi Prensiplerini yaynlam³tr. Ona göre mallarn de i³im de eri üretim masraarna ve mallarn miktarna ba ldr. De er açsndan mallar ikiye ayrlr. 1) stenildi i kadar arttrlmayan mallarn de eri onlarn miktarna göre de i³ir. 2) stenildi i kadar arttrlabilen mallarn de eri ise üretimde harcanan eme e ba ldr. Ona göre üç tür gelir vardr. 1-Arazi sahibinin geliri:rant, 2- ³çinin geliri:ücret, 3-Sermaye sahibinin geliri:kar. Arazi sahibinin gelirinin do aya ve nüfusa göre yeteri kadar verimli arazi bulunmamasndan ortaya çkt n açklar.rant geliri topraktan elde edilen bir gelirdir. Nüfus ve ihtiyaçlar artkça ürün yatlar yükselir.. Fiyat yükseli³inden ileri gelen fark arazi sahibi üreticiden kira bedeli olarak alr. Ksaca rant arazi sahibinin çal³madan ald bir gelirdir. Bu gelir maliyete ve mallarn yatlarna dahil de ildir. Rantlar ise yat yükselmeslerine neden olmamakta, aksine yatlarn 3

4 y kselmesi sonucu rantlar yükselmektedir. Arazi sahiplerine rant verildi i için de il, bu day yatlar yükseldi i için rantlar yükselmektedir. Ricardo ünlü eserinde mallarn yat oldu u gibi eme in de bir yat oldu unu açklamaktadr. Eme in yatna ücret denmektedir. Ricardo'da eme in maliyetine kar³lk gelen bir do al yat bir de eme in piyasada olu³an arz ve talebine göre cari ücreti bulunmaktadr. Do al ücret i³çinin ya³amn sürd rmesi için gerekli olan mal ve hizmetleri almasn sa layacak ücreti içermektedir. Do al ücret daima asgari geçim seviyesinde olu³ur. Gda mallarnn yatlarnn yükselmesi geçim seviyesini dü³ürür, do al ücret dü³er, sefalet nedeni ile i³çilerin nüfusu artmaz ve yeniden ücret yükselir. Piyasada olu³an cari ücret ise emek arz talebine göre olu³ur. Arz ve talepteki de i³me cari ücrete yansr. Piyasada olu³an ücret genel olarak do al ücret yakla³ma e ilimindedir. Ricardo di er klasik iktisatçlar gibi uluslararas ticarette her türlü müdahaleyi redder. Ona göre ülkeler aras de i³im her iki ülkede de üretin mallarn maliyetinin birbirleri ile kyaslanmasna ve bu mallardan birinin her iki ülkede di er mal ile de i³im oranna ba ldr. Bu teoriye göre bir ülkedeki maliyetler di er ülkeye göre yüksek olsa bile, ticaret devam eder. Ticaret yapan taraar en uygun ko³ullarda ürettikleri mallarda uzmanla³madan yararlanrlar. Bu teoriye Mukayeseli Maliyeler Teorisi denilmektedir. Ticaretin taraara temin etti i fayda talebe ba l olarak artmaktadr. Ticaret devam ettikçe talep edilen taraf daha fazla kazanmaktadr. Teorisinin temelinde Do al Kanun Felsefesinin mülkiyet teorisi yatar. Mülkiyetin do al kayna bir mala harcanan emektir. Bireyin eme in ürününe sahip çkmas en do al hakkdr. Ricardo'da eme i de erin ilk kayna olarak görmesi daha sonra gelen sosyalist dü³ünürlere ve Marx'a kaynaklk etmi³tir. John Stuart Mill ( ) Malthus ve Ricardo gibi sefaleti do al yasalarn gere i olarak görmez. Liberal olmasna ra men devletin ekonomiye müdehalesini kabul etmektedir. Refah seviyesinin artrlabilmesi için nüfus art³nn snrlanmasn istemektedir. Ücretli i³çilik kaldrlmaldr. Ücretli i³çilik i³çiyi eme in ürününden yoksun brakr. Bunun yerine i³çilerin birle³mek yolu ile kooperatier kurulmaldrlar. Rantn olu³umuna kar³ da dü³ünceleri bulunmaktadr. Rant bir gelir türü olarak mutlaka vergilendirilerek topluma aktarlmaldr. Öte yandan miras hakknn da snrlandrlmasn isteyen Mill miras bireyler arasndaki e³itsizli in temeli olarak görmektedir. Smith'den itibaren bütün klasik iktisatçlar ücretlerin her yl ücret fonu olarak ayrlan, büyüklü ü ekonominin kapital stokuna ba l bir fondan ödedi i görü³ünü benimsemi³lerdir. Fakat bu teorinin kesin hal almas Mill'den sonra olmu³tur. Teori ana hatlar ile ³öyledir: retim süreci esnasnda kapitalistlerin sabit bir sermaye stoku bulunmaktadr. Yani bunlar makinalar, demirba³lar ve i³yeri binalardr. Ancak i³çilere tüketece i gdalar, giyim harcamalar için yaplan nakti ücretler mal kar³l dr. Ksaca yaplan harcamalar ücret olarak kapital stokundan ödenen avans niteli indedir. ³çilerin üretim dönemi süresince elde ettikleri gelir ekonominin kapital stokunun büyüklü ü ile ili³kilidir. ³te bu stok ücret fonu olarak adlandrlr. Mill'in en önemli yan karamsar ve iyimser görü³leri birle³tirmesinden kaynaklanmaktadr. Ricardo'ya göre gelirin tamam rant çktktan sonra sermaye sahibi ve i³çi arasnda bölü³ülmektedir. Bu day yatlarndaki art³ nedeni ile nominal ücretler artt zaman karlar azalr. Bu azalma o seviyeye gelir ki yatrm ve üretimi durur. Mill ilk klasik iktisatçlardan ayrlmaktadr. Ancak baz reform ve düzeltmelerle sistemin i³leyece ine inanc sürmektedir. Jean Baptiste Say( ) Ekonomi bilimin snrlar ile siyaset arasndaki çizgileri belirlemi³ ve 1803 ylnda Ekonomi Politik adl kitabn yaynlam³tr. Ona göre ekonomi do al bilimler gibi ele alnmaldr. Fizk kanunlar gibi ekonomininde kanunlar vardr.do a her türlü faaliyet içinde insanlarla ortak çal³r. Üretim madde de il fayda yaratmaktadr. Toplumda ver³msiz fakir snf yoktur. Ancak çal³mayan i³siz insanlar vardr. Say ilk kez faiz ile kar arasndaki fark ortaya koymu³ ve kar giri³imcinin hizmetinin bir kar³l olarak ele alm³tr. Asl ünlü teorisi Mahreçler Yasas olarak bilinmektedir. Buna göre mallar de i³tirilir. Üretilen her mal ba³ka bir mal alma imkan verir. Ksaca maln arz, bir maln talebi demektedir. Üretici üretti i maln elinde kalmasn istemez ve elinden çkarmaya çal³r. Sat³tan elde edilen para da tutulmaz ve hemen ba³ka bir mal almak gerekmektedir. Ksaca mallar mallarla de i³tirilir. Para sadece bir araçtr. Bu noktada Mahreçler Yasas ile kapitalist ekonominin kendili inden ve hiçbir müdehale ye yer vermeden gerçekle³en tam istihdam ve tam kullanm dengesine varlaca n söylemektedir. Kapitalist Dü³üncede Bir Yol Ayrm: Neo-klasikler Teorilerinin temelinde her insann haz aramak ve acdan kaçnmak ilkesi yatt görü³ünden hareket eder. Bu okul mensuplarna göre insan tahrik eden nedenlerin ba³nda ki³isel çkar gelmektedir. Analizlerinde marjinal yönteme yer verd³kleri için bu okul mensuplarna Marjinalistler de denilmektedir. Leon Walras( ) De er ve yattla ilgilenmi³ ekonomide genel dengenin i³leyi³ini açklamaya çal³m³tr. Ona göreekonomik ya³am birbirine ba l bir mekanizmadan ibarett r ekonomik sistem bir bütündür ve bu bütün içinde mal, hizmet ve sermaye pazar vardr. Bu pazarlarda her birinde dengenin olu³abilmesi için önce yatlarn olu³mas gerekmektedir. Fiyatlarn olu³mas içinde arz ve taleplerin, mallarn ve hizmetlerin maliyet ve sat³ yatlarnn e³itli i ve tam rekabetin cari olmas ³arttr. Bu ³artlar oldu u zaman her pazarda denge olur. Mal, hizmet ve sermaye pazarlarnn herbirinde olan de i³iklik di er pazarda etkisini gösterir. Ksaca üretilen mallarn de eri o mallarn üretimi için ödenen gelire e³ittir. Gelir sahibi i³ççi, sermaye sahibi giri³imci üretilen mallar bu gelirleri ile satn alrlar. Böylece ekonomide denge kurulmu³ olur. Walras denge teorisini ekonomik ve sosyal hayatta serbestiyetin temel ilke oldu unu kantlamaya çal³maktadr. Karl Menger( ) htiyaçlar gideren her ³ey maldr. Mallar ya do rudan do ruya veya dolays ile ihtiyaçlar tatmin etmesine göre ikiye ayrlr. Ekmek, su, elbise ilk gruba giren ihtiyaçlar, hammadde ve makine gibi mallarda ikinci gruba girmektedir. Bir mala verilen öneme de er denilmektedir. De er maln içinde de il insanla mal arasndaki ili³kiden do maktadr. Sadece ekonomik mallarn de eri vardr. htiyaçtan fazla miktarda olan mal faydaldr, ancak önemi yoktur. Mengere göre iki türlü de er vardr. Kullanm de eri, De i³im de eri. Kullanm de erini maln marjinal faydas ile açklamaktadr. Menger'in de dahil oldu u Marjinalistlere göre mallarn kullanma de erini marjinal parçasnn faydas belirler.. Asl olan 4

5 maln genel faydas de il bir parçasnn faydasdr. Marjinal parçasnn faydas da parça adedi arttkça azalr. O halde de erin esasn olu³turan faysa azlk ve çoklu a göre ya da ksaca duyulan tamine göre oerataya çkar. Alfred Marshall( ) Pigou ve Keynes'in hocas olan Cambridge Üni. hocasdr. Bütün çal³malar insanlara azami refah olanaklarnn ara³trlmas esasna yöneliktir. De er kavram üzerinde durmu³, de erden yata yükselerek, yatn arz ve talebin kar³lanmas sonucunda ortaya çkt n açklamaya çal³lm³tr. Maliyeti ifade eden arzla talebi ifade eden faydann birle³mesinden olu³tu unu göstermeye çal³m³tr. Pazarda yatlar dü³tükçe talep artar, yatlar artkça talep azalr. Ona göre pazarda olu³an yat, alcya temin etti i marjinal faydann ölçüsüdür. Arz konusunda da Marshall maln maliyeti ile üretim miktar arasndaki ili³kiyi ara³trr. Marshall ücretin olu³umunda psikolojik unsurlara yer vermektedir. Emek arz i³çiye teklif edilen ücretle onun katlanmak zorunda oldu u skntnn kar³la³trlmasna dayaldr. Azalan Fayda E risi ile Artan Zahmet E risinin kesi³me noktas emek arzn verir. Para kavram Marshall'n öncelikle ele ald konulardan biridir. Sistematik olarak kirlerini Para, Kredi ve Ticaret adl eserinde sunulmu³tur Marshall'n yakla³mna para konusunda ba³lca üç e ilim bulunmaktadr: 1-Nakit dengeler yakla³m, 2-Faiz teorisi 3-Konjonktür dalgalanmalari teorisi. J.Meynard Keynes ( ) Keynes 1883 ylnda Londra'da do mu³tur. Cambridge matematik, felsefe ve ekonomi okumu³tur ylnda yaynlad Para ve 1936 ylnda yaynlad st³hdam, Faiz ve Para hakkndaa Genel Teori adl eserleri kendisine ün kazandrm³tr. Gerek klasik gerekse neo-klasik iktisat okullarnn kendili inden istihdam dengelerini redderek bu alanlarda ciddi bir tart³ma ba³latm³tr. Bununla birlikte Keynes ve kendini takip edenlerin kapitalizme kar³ olmas söz konusu de ildir. Bu konuda amaçlanan Tam stihdam sa lamak açsndan yetersiz kalan kapitalizmin skntlarn gidermek ve sürmesini sa lamak sa lamaktr. Bu açdan sosyalist dü³ünürlerden ayrlmaktadr. Keynes geleneksel iktisatta yaratt bu farkll a ra men devlet müdehalesini kabul etmektedir. Bu müdehale yolu ile kapitalizmin ya³ayabilece ini savunan yeni bir liberal anlay³ Keynes'le birlikte yaygnla³m³tr. Klasik iktisatçlarn Keynes'ten ayrldklar önemli noktardan biri de i³sizlik konusundadr. Klasiklere göre i³sizli in nedeni ücret yüksekli i ve i³sizlik sigortasnndan kaynaklanmaktadr. Keynes bu göre³e itiraz ederek i³sizlik nedeni olarak talep yetersizli ini ve kamu harcamalarnn snrl kalmasn gerekçe olarak gösterir. ³sizli in çözüümünde Keynes göreüldü ü gibi klasik iktisatçlardan ayrlmaktadr. Önemlikle 1930 dünya bunalm sonras klasik iktisatçlarn görü³lerinin geçerzili i anla³lm³tr. Keynes'e göre nominal ücretlerin a³a ya ve yukarya do ru kayabilmesi mümkün de ildir. Ünlü Para Aldatmacas nedeni ile yatlarda dü³me olsa bile nominal ücretlerin azalmas kabul edilmeyecektir. Keynes iktisadn emek talebi, emek arz ve ücretler genel düzeyi konusunda klasik iktisatçlardan ayrld noktalar üç ba³lk altnda toplanabilir. 1-Nominal cretlerin veri olu³u, 2-Likidite tuza nn varl, 3-Faiz orann sabit olmas Klasik iktisarçlar kapitalist ekonomiyi bir de i³im ekonomisinin uzants olarak görmü³tür. Bu noktada paray sadece bir hesap birimi olarak görmü³lerdir. Oysa Keynes paray kapitalist ekonominin temeli yapmaktadr. Açkça i³çi nakdi ücret, kapitalist de nakti kar için çal³r. Kapitalist sistem ve kurumlar daha fazla para kazanmak hrsna dayanr. Bu sistemde para bireylere yol gösteren pusula niteli indedir. Keynes paray iktisadi sistemin temeli haline sokmaktadr. O zaman para tasarruf, yatrm ve tüketim gibi makro de i³kenlere indirgenebilir. Di er yandan elde para tutma güdüleri önem kazanmaktadr. Son olarak da para ve harcama miktarndaki de i³meler refah düzeyini de i³tirebilmektedir. özet olarak Keynes genel iktisat teorisi ile para teorisini birle³tirerek kapitalizmin daha gerçekçi analizini yapm³tr. Kapitalist Dünyann Geli³imi ve De i³imler 19. ve 20.y.y.larda dünya ticareti ve uluslararas sermaye hareketleri açsndan kapitalist sistemde çok ciddi de i³meler ya³anm³tr. Görülen en temel de i³me ülkelerin mevcut ekonomik yaplar arasnda görülen oranszlktr. Dünya ticareti halini alan ülkeleraras ekonomik yapnn hzla geli³ti i 19.y.y.da tarmn ticari hale geli³i, maden üretiminninde art³na ba l olarak, ithal ikamesine dayal bir sanayi kurulmasn olanakl hale getirmi³tir. Ülkelerin kendi aralarnda gerçekle³tirdikleri ticaret baz ülkeleri ithalatç bazlarn da ihracatç hale getirdi. Ülkelerin geli³me düzeyleri bu ticareti etkileme oran ile ili³kili olmu³tur. Kar³la³trmal Üstünlükler kuramna göre ticarete katlan her ülke bu ticareren yararlanmaktadr. Uluslararas ticaretin mutlak ve nispi olarak art³nn nedeni kapitalizmin iç dinami i olan kar aray³ ve bunun yolaçt mekanizmalarda bulunmaktadr. KApitalist bir ekonomik yapda pazarn sürekli geni³lemesi sözkonusudur. Çünkü pazarn geni³lemesi kar pe³inde ko³an rmalar arasnda rekabete yolaçar. Her rma daha ucuz hammadde aramaya ve mallarna daha uzaklardaki pazarlara satmaya gayret eder. Sadece iç pazara yönelik bir rmay d³ pazara sat³ yapmaya iten mekanizma karllkla açklanabilir. Kapitalist ekonomik yapya uyumlu çal³an rmalar sürekli bir aray³ içindedir. Bu aray³ yeni pazarlar bulma ve yeni mallar bulma aray³dr. Çünkü sahip olunan üstünlükler üretimin farklla³masna ba l olarak sürekli de i³mesidir. Baz üstünlükler do al nitelikler ta³r. Kolombiyann kahve üretiminde oldu u gibi. Burada de i³imin kar³la³trmal bir avantaj sa lamas ancak kapitalist bir ekonomik yap içerisinde gerçekle³ebilir. Bu yapnn ise geli³me düzeyi ve sahip olunan üretkenlik düzeyi ile ili³kisi bulunmaktadr. Ksaca pazarn geni³lemesi ve dünya çapnda yaygnlk kazanmas kapitalist geli³me ile yakndan ili³kilidir. Ancak pazarn geni³lemesi ve sürekli olarak büyümesi kapitalist yapnn ayn zamanda çeli³kili bir yann da ortaya koymaktadr. Üretim kapasitesi ile tüketim kapasitesi arasndaki farklar genelllikle d³ pazarn daha da geni³lemesine kaynaklk etmektedir. Ancak giderek çeli³kili durum daha da büyümeye ba³lar. Üretimin tüketimden daha fazla olamaya ba³lamasnn ilk temel sonucu stoklarn artmaya yani maliyetlerin yükselmeye ba³lamasdr. Maliyetleri dü³ürmenin yolu, daha fazla sermaye ihrac ve sermaye üzerindeki denetimin yo unla³- 5

6 matrlmasdr. Ancak snrlara bir ölçüde ula³ld zaman mallarn de i³inde e³itsiz de i³im ko³ullar ile i³gücünün maliyetinin azaltlmasna çal³lacaktr. Özet olarak dünya ticaretinin artmas, kapitalist ülkeler arasnda da sahip olunan sermaye ve i³güçlerinin nitelikleri farkldrç D³ ticaret yolu ile ülkeler arasnda e³itsiz bir geli³me ortaya çkacaktr. Bu e³itsiz geli³menin hammaddelerin yatn dü³ürmesi yolu ile sermayenin denetimini daha da arttrmas ve tekelci özellikler göstermesine yolaçmas olanakldr. Sanayi devrimi ile ba³layan rekabetçi dönemde kapitalizmin uygulad iktisat politikas genel olarak sömürgecilik yolu ile fetihler, zanaatçl n yklmas ve kapal ekonomik yaplarn açlmas esaslarna dayal olmaktadr. Çin, Hindistan ve Osmanl mparatorlu u yukardaki iktisat politikalarndan uzunca bir süre etkilenmi³lerdir. Bu dönemde artk sadece mallarn ihrac de il ayn zamanda sermayenin de ihrac söz konusudur. Biryandan pazarlarn geni³letilmesi ve geli³mi³ ülkeler göre daha fazla olan yeni sömürü alanlar açmak, öte yandan i³gücünün maliyetini azaltarak kar haddinin yükseltilmesi sa lanm³tr. Osmanl imp.nun özellikle 19.y.y.nsonlarndan itibaren ng. ve Fr. sermayesine yönelmeleri ilginç bir geli³medir. Nitekim ng. ve Fr.ya göre daha azgeli³mi³ Alman sermayesi pazarlarn Ortado u ve oradan Hindistan'a kadar geni³letebilmek için Berlin-Ba dat Demiryolu projesini hayata geçirmeye çal³m³tr. 19.y.y.n sonlarna kadar hemen hiç sermaye ihtiyac gerçekle³memekteydi. Ancak tekellerin olu³mas ile birlikte Birle³ik Amerika, Kanda, Rusya ve Avusturya ba³ata olmak üzere sermaye ihrac ba³lad. Bu ülkelerde yeni geli³en bir snai yap yoktu, bu nedenle sermayenin sadece tarmsal ürün satan ülkeler, sonralar sanayi ürünü satcs haline gelmeye ba³ladlar. Yeni sanayile³en bu genç ülkeler de yeni pazarlar bulmak için di er geli³mi³ sanayi ülkeleri ile rekabete girmeye ba³ladlar. Sahip olduklar yüksek üretkenlik gücü sayesinde dünyann ticarete açlmayan bölgerine yatrm yapmaya ba³ladlar. Kendi içlerinde yaptklar ticaret sayesinde sanayi ürünleri rekabeti daha da artmaya ba³lad. Avrupa sanayisi 20.y.y.n ba³larna geldi i zaman, pazarlarn büyütmenin giderek güçlendi i bir döneme girdi. Bunu kimi yazarlar, 1880'lerde ba³layan Emperyalist dönemin yaratt bir bunalm olarak görmektedirler. Liberal kapitalizmin zaferi 1.dünya sava³nn ba³na kadar sürdü. Sava³ ekonomisinin ko³ullar 1918'densonra de i³mesine ra men Liberal kapitalist yaplarda önemli de i³meler oldu. Öncelikler 19.y.y.daki sömürgele³me politikalar artk sona erme e ba³lad. Mevcut sömürgelere mal satmann snrlarna gelinmi³ti. Bir ba³ka deyi³le kapitalist üretim tarznn temel çeli³kisi olan üretim kapasitesinin tüketim kapasitesine göre daha hzl büyüme e ilimi de i³me nedenlerinden biri olmu³tur. Avrupa merkezli kapitalizmin 1.Dünya Sava³ sonras ortaya çkan tkankl nn baz belirgin nedenleri bulunmaktadr. Sava³ nedeni ile ortaya çkan i³gücü eksikli inin yaratt sorunlar, özellikle yeni sanayile³en Birle³ik Devletler, Kanada, Rusya ve Asya ktasnda Japonya'nn, Avrupa sermayesi için ciddi rakipler olmas gibi unsurlarn yan sra devletin tamamen güvenlik ve yönetim fonks³yonlarn yerinegetirmesini bekledi i bir liberal anlay³ sürdürme gelene i hala terkedilmemi³ti. Bunlarn yansra izlenen ekonomi politikalar liberalizmi tart³masz do ru kabul eden bir ideolojiyi benimsemekteydi ekonomik Bunalm, bozulmayaca dü³ünülen ekonomik ve toplumsal yapy çok ksa sürede bir panik biçiminde çökertti. Bu pani in ilk nedeni hisse senedi yatlarnn iktisadi geli³meye paralel gitmeyerek giderek fark yarratmas idi. Bu borsa pani i gerçek bir ykl³n da ba³langc olmu³tur. 1930'lardan sonra ekonom'k bunalimin ³iddeti daha fazla artt. aslarn art³ birçok ticari i³letme ile birlikte bankalarnda batmasna yolaçt. Ya³anan ekonomik bunalm Birle³ik Devletlerde ba³lamas nedeni ile önce Birle³ik Devletlerde i³siz says çok büyük boyutlara ula³t. Daha sonra sanayile³mi³ ülkelerin bütününe dalga dalga yaylan bunalm nedeni ile i³siz says daha büyük byutlara ula³t. Çöküntünün, sanayile³mi³ ülkelerde ba³lamas liberal politikalarn ias anlamna gelmekte idi. Buna ra men, liberal iktisatçlarn bunalm nedeni olarak gördükleri karlarn dü³mesi ve yatrmlarn durmasna kar³ politikalar üretmeye çal³tlar. Önerdikleri politikalar karlardaki azalmaya kar³ ücretlerin dü³ürülmesi, vergilerin dü³ürülmesi, faiz oranlarnda azalmann sa lanmas biçimindeydi.. Gerçekte ise ücretlerde dü³me talebin daha da azalmasna yolaçmakta idi. Liberal politikalrn ilk uyguland dönemlerde i³çi snf için büüyük bir alm kayna de ildi, daha çok d³ pazarlara yönelik faaliyetler önem ta³makta idi. Bu nedenle talep dü³mesi da tlan gelirlerin daha azalmasna ve sat³ tkanklklarna yolaçmaktayd. Öte yandan üretim ve tüketim arasndaki dengesizlikler, yani a³r üretiö, i³letmerin stok maliyetlerini yükseltmekte, karlarn azaltmaktadr. zlenen liberal politikalar talebin daha da azalmasna yol açarak bunalmn ³iddetini arttrd. ngiltere'de 1932 ylndan itibaren geleneksel liberal politikalarn tersi önlemler alnmaya ba³lad. Parasnn de er kaybn kabul ederek faiz oranlarn dü³ürdü. Korumac bir politika izlenerek ihracatn yeniden artmas sa land. Birle³ik Devletler'de 1933 ylndan itibaren geli³tirilen New Deal Politikas, Ba³kan Hoover tarafndan uyugulanan politikay tamamen de i³tirdi. Yeni Ba³kan Roosvelt tarafndan liberalizm kar³t kamu müdahalesi ve dolarn devalüasyonu sayes³nde tarmsal ürünlerin yatlarnda belirli bir art³ sa land. Buna paralel çal³anlarn ücretlerinde de önemli art³lar sa land. Bu yeni politikalar sayesinde kapitalizmin kurumsal temellerinde sarsntlar meydana gelmeye ba³land. Özellikle devleti ekonominin temel çark haline getiren Keynesyen teori bu ³ekilde ortaya çkt bunalmna kadar kapitalizm neo klasik teori yardmyla ekonomik olaylar açklamaktayd. Ancak ya³anan ekonomik kriz, beklentilerin hiçbirini gerçekle³tirememi³ti. Kapitalizmin bu bunalmndan ABD, ngiltere ve Fransann politik kurumlar çok fazla hasar almadan kurtuldu. Ancak Almanya nn 1918 sava³ yenilgisi ve kapitalizmin bunalm nedeni ile politik kurumlar ciddi hasarlar ald. Özellikle Almanyaida bu bunalmdan sosyalist güçlerin yararlanaca endi³esi sermaye gruplarn tedirgin etti. Üyelerini i³sizler ve ezilen orta snardan seçen Naziler 1933 ylnda iktidara gelince 2. Dünya Sava³'nn tohumlar ekilmeye ba³land. Sava³ bulutlarnn toplanmas ile birlikte askeri harcamalarn art³ sayesinde piyasalarda önemli bir canlanma ya³anmaya ba³land. ABD'de, 2.Dünya Sava³, scak çat³mann ya³and Kore sava³ ve 1967'de Vietnam sava³ ve 1990'lara kadar süren bütün so uk sava³ döneminde kamu harcamalar veaskeri harcamalar çok büyük oranda artt. Sava³ sonras dönemde çe³itli imar faaliyetleri ve sava³tan zarar gören ülke ekonomilerine yaplan yardmlar harcamaya dayal bir kapitalist ekonomik yapy ayakta tutmay sa lad. Bu 6

7 durum büyük bir geli³me faktörü yaratm³tr. Çünkü askeri harcamlarn art³ toplam talebi daha da arttrmaktadr. Bu harcamalarn art³ sadece ABD'yi de il di er geli³mi³ sanayi ülkelerini de etkilemi³tir. ki sava³ aras dönemde, kapitalist dünyada çe³itli parçalanmalar ya³and. Bir yandan büyük kapitalist güçler kendi sanayi ürünleri için pzara durumunda olan ülkelerle olan ticaretlerinde tekel durumunu korudular. Di er yandan birbiri pe³isra yaplan devalüasyonlar ve korumac önlemler, uluslararas ticareti kstlad. 1947'den itibaren ABD ba³kannn ismi ile anlan bir Marshall Yardm Program ba³latld. Bat Avrupa sadece sava³ öncesi üretim potansiyeline kavu³makla kalmyor ayn zamanda uluslararas ticaret de genel bir canllk kazanmaktayd. Sava³ sonras dönemde, Bat Avrupa'nn köklü bir biçimde modernle³mesine dayanan kapitalizmin büyüme ça bailar. Bu dönemde sömürgeci ba mllklar sarslmakta ve yeni uluslar ortaya çkmaktadr. thal ikamesine dayal d³ ticaret politikalar ile uzmanla³mann biçimleri de i³mektedir. Ancak yine de büyümenin tkanmas yakla³maktadr. Öteyandan uluslararas ticarette kaybedenler azgeli³mi³ ülkelerdir. Zira bu ülkelerin üretti i mallarn de er zengin ülkelerin taleplerinin azalmas nedeni ile dü³mektedir. Daha fazla ürün satmak zorunda kalmalar, azgeli³mi³ ülkelerin ekonomilerinin bir yandan d³a ba mllklarn arttrrken di er yandan borçlanma nedeni ile faiz ve ana para ödemerli, olan ülkeler ne pahasna olursa olsun d³ardan borç almann yollarn aramaktadrlar. Buna kar³lk geli³mi³ ülkelerin, gerek faiz ödemerli gerekse kar transferleri artmaktadr. Sava³ ekonomisi, bunu takip eden refah devleti anlay³, kapitalist ülkeler arasndaki dayan³mann artmas, dikkat çekici bir geli³me olarak kar³mza çkmaktadr. Ksaca, kamu harcamalarnn art³, ekonomik bunalmlar ortadan kaldrc bir etki yaratmaktadr. Kapitalizmin kendi iç çeli³kileri gene kendi dinami i ile ortadan kaldrlmakta, ancak tehlikeler sürmektedir bunalm gibi büyük panikler ya³anmamakta, ksmi duraksamalar sürmektedir. Sn Toplum Yapsndaki De i³meler KApitalist dünyadaki bunalm ve durgunluklar atlatmaya çal³rken mevcut snfsal yaplar de i³tirmektedir. Teknik ilerlemenin boyutlar, daha azi³gücüne ihtiyaç duyaccak biçimde geli³meye ba³lam³tr. Tüketimin de hizmetlere do ru yönelmesi, gerek yaplan i³leri, gerekse bu i³lerde çal³anlara duyulan ihtiyac hzla de i³tirmi³tir. Artk vasfsz çal³ana pek gereksinim olmayacak organzisyonel de i³meler gerçekle³mektedir. Buna kar³ bilgi ve bu bilgiye sahip olanlarn tekeli güçlenmektedir. Bu ortamn içine, snf sendikacl nn geleneksel örgütü olan sendikalarda bir çe³it yar kamusal örgütler haline dönü³mü³lerdir. Bu arada ba³ta kapitalist sanayi ülkeleri olmak üzere sendikal mücadelenin üyeleri olan i³çiler bu yaplardan uzakla³maya ba³ladlar. Sendikal hayatn ciddi kankayb, yeni çelik³ler³n do masn engellememekte, sosal bunalmlarn çe³itli önlemlerle azalmas beklenirken, sendikal mücadele de biçim de i³tirmektedir. Kapitalizm öncesinde i³gücünün kullanm büyük ölçüde çal³ann denetimindeydi. Öal³ma sonucu orrtaya çkan ürünün miktar, kalitesi, sat³tan elde edilen gelirin yeni mallara dönü³türülmesi ve ili³kili tüm süreçler zanaatkar ve emek erbabn özerkli i altnda gerçekle³mekteydi. Ancak yukarda açklanan nedenlerden i³ organizasyonlar da de i³ikli e u rad. usat-kalfa-çrak hiyerar³isi yerine birçok i³çinin birarada çal³t ve çal³anla çal³tran arasndaki ili³kilerin ciddi biçimde ayr³t bir organizasyon olu³maya ba³lad. Sonuçta i³ süreci sermayeye do rudan ba ml hale geldi. Sermaye, bu ba mllk ili³kisini teknik geli³merle güçlendirerek, çal³ma sürecindeki denetimini ortaya çkan bu ba mllk ili³kisi, çal³an giderek makinann veya yapt i³lemlerin kölesi haline getirirken ortaya koydu u ürüne ve kendi kendine yabancla³tran bir süreci ba³latmakta. Teknik de i³meler, i³i önemli ölçüde de i³tirerek, o i³i icra eden biraylerin sahip olduklar mesleki formasyonu de i³tirmektedir. Böylece mesle i ortadan kalkan çal³ann yeni bir i³ için gerekli deneyime sahip olabilmesi belirli bir zaman ve mali kayplar birlikte getirmektedir. Fiziksel dikkatin d³nda çok sk ve ani karar vermeyi gerekt³ren i³lerin art³ yaratclktan uzak ve tekdüze nitelikleri daha da artrmaktadr. Ksaca hem i³çiler hem de i³ler de i³mektedir. Sonuçta yeni tekniklerle daha ucuza ve daha ksa sürede yaplan i³ler biçim de i³tirmekte ve sermaye tarafndan daha kolay denetlenebilir hale gelmektedir. Sonuç Kapitalist üretim tarz daha fazla sermayeye, daha geni³ pazarlara, fakar giderek daha az i³gücüne gereksinim duymaktadr. Kapitalist ekonomik dünya bir anlamda bütünlük olu³turmakta, ancak siyasal olarak ulus devletler bölünmü³ durumdadr. Teknik geli³menin giderek a rla³t ve de i³im oranlarndaki üçüncü dünya ülkeleri aleyhine gidi³ ihracattan artan de eri küçültmektedir. Dünyann geli³mekte olan ülkelerden büyük ksm genellikle hzla modas geçen ve sürekli yenilenen askeri harcamlara ve teknoloji tranferlerine fonlarn yatrmaktadr. Petrol üretici lkelerin, petrol yatlarndaki dü³meye veya duraksamaya ba l olarak dünya nans piyasalarna giderek borçlu hale gelmeleri, kaptalist sistemin tkank noktalarnsan birini i³aret etmektedir. Endonezya, Meksika, Cezair ve Nijerya'nn durumu buna örnek olu³turmaktadr. D³ pazarlarn giderek rekabet nedeni ile sorun haline geldi i sanayile³mi³ ülkeler arasnda yeni bir i³ bölümü do maktadr. Ayrca kendi aralarndaki rekabet nedeni ile bölgesel entegrasyonlar güç kazanmaya ba³lamaktadr. Geli³mekte olan lkeler, teknolojiye ba ml yaplar nedeniyle her seferinde daha fazla ithalat yapmak zorunda kalmaktadrlar. E³itsiz geli³mi³lik nedeni ile baz ülkerin ithal kapasiteleri dü³ebilmektedir. ³sizlik basks, kapitalizmin her bunalm döneminde daha fazla artmaktadr. Özellikle yeni teknolojiler ve bu teknolojilerin neden oldu u istihdamda ortaya çkan azalmalar, pazarn azalmas ile birlikte gerçekle³mektedir. KApitalist üretim tarznn, kendi kendini tkayan bir biçimde ekonomik faaliyelerini daraltmas, genel bir durgunlu un yaygnla³mas biçiminde kendii göstemektedir. Ancak kapitalist ekoomik faaliyetlerin bir özelli i de bütün faaliyetleri kapsayan bir yapnn bulunmamasdr. Baz sektörlerde geli³me olurken bazlarnda daralma olmaktadr. Uluslarars ticaretin daralmas, pazarlarn küçülmesi, satn alma gücündeki dü³ü³ birikiminin durmas, dü³ük kapasite kullanm, sanayile³mi³ ülkelerde bile görülen nitelikler halini ald. Kapitalist ekonominin sermaye birikimi sa layarak yaratt kalknma, toplumsal ili³kileri darbo aza sokmaya devam ediyor.. Aslnda bu ekonomik yapnn yaratt bunalm, sadece toplumsal ili³kilerin bozulmasn de il, farkl toplumlar bir çat³mann da içine çekmektedir. Gerek 7

8 askeri harcmalarn art³ gerekse kullanlan kaynaklarn a³r ölçülerde tüketilmesine yönelik sözde bir büyümeyi yaratmaktadr. Bu yaratlan büyümenin temel özelli i ise zenginlik üretmekten çok zenginli in bir yerde yo unla³masna dayaldr. Dünya ülkeleri arasnda gelir düzeyleri farklla³masnn armkta olu³u da kapitalist ekonomilerin yaratt bir geli³me olarak kar³mza çkmaktadr. 8

İktisat Anabilim Dalı-(Tezli) Yük.Lis. Ders İçerikleri

İktisat Anabilim Dalı-(Tezli) Yük.Lis. Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı İktisat Anabilim Dalı-(Tezli) Yük.Lis. Ders İçerikleri Mikroekonomik Analiz I IKT701 1 3 + 0 6 Piyasa, Bütçe, Tercihler, Fayda, Tercih, Talep, Maliyet, Üretim, Kar, Arz.

Detaylı

1 MAKRO EKONOMİ BİLİMİNE GİRİŞ

1 MAKRO EKONOMİ BİLİMİNE GİRİŞ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ III Bölüm 1 MAKRO EKONOMİ BİLİMİNE GİRİŞ 11 1.1. Makro Ekonomi Biliminde Yöntem 12 1.2. Kavramsal Çerçeve 13 1.3. Makro Ekonomi Bilimi Literatürü 16 1.3. 1. Klasik Makro Ekonomi Bilimi

Detaylı

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası 2007 NİSAN EKONOMİ Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası Türkiye ekonomisi dünyadaki konjonktürel büyüme eğilimine paralel gelişme evresini 20 çeyrektir aralıksız devam ettiriyor. Ekonominin 2006 da yüzde

Detaylı

Rekabet Teorisi ve Politikalar

Rekabet Teorisi ve Politikalar Rekabet Teorisi ve Politikalar Berk KÜSBEC Bozok Üniversitesi berk.kusbeci@bozok.edu.tr 10 Aralk 2015 Berk KÜSBEC (Bozok) KT405 10 Aralk 2015 1 / 24 Overview Berk KÜSBEC (Bozok) KT405 10 Aralk 2015 2 /

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 i Bu sayıda; 2013 Cari Açık Verileri; 2013 Aralık Sanayi Üretimi; 2014 Ocak İşsizlik Ödemesi; S&P Görünüm Değişikliği kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ KÜÇÜK SANAYİ SİTELERİ TEKNOPARKLAR Oda Raporu

ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ KÜÇÜK SANAYİ SİTELERİ TEKNOPARKLAR Oda Raporu tmmob makina mühendisleri odası ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ KÜÇÜK SANAYİ SİTELERİ TEKNOPARKLAR Oda Raporu Hazırlayanlar Yavuz BAYÜLKEN Cahit KÜTÜKOĞLU Genişletilmiş Üçüncü Basım Mart 2010 Yayın No : MMO

Detaylı

PROJE ODAKLI İŞ GELİŞTİRME; Kent Atölyeleri örneği

PROJE ODAKLI İŞ GELİŞTİRME; Kent Atölyeleri örneği PROJE ODAKLI İŞ GELİŞTİRME; Kent Atölyeleri örneği A.Faruk GÖKSU-ÇEKÜL Vakfı www.cekulvakfi.org.tr www.kentselyenileme.org ÇEKÜL Vakfı, kurulduğu günden bugüne kadar, Kendini Koruyan Kentler adı altında,

Detaylı

Banka Kredileri E ilim Anketi nin 2015 y ilk çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas (TCMB) taraf ndan 10 Nisan 2015 tarihinde yay mland.

Banka Kredileri E ilim Anketi nin 2015 y ilk çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas (TCMB) taraf ndan 10 Nisan 2015 tarihinde yay mland. 21 OCAK-MART DÖNEM BANKA KRED LER E M ANKET Doç.Dr.Mehmet Emin Altundemir 1 Sakarya Akademik Dan man nin 21 y ilk çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas (TCMB) taraf ndan 1 Nisan 21 tarihinde

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

AYDIN TİCARET BORSASI

AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN COMMODITY EXCHANGE MAYIS 2015 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ Ata Mahallesi Denizli Bulv. No:18 09010 AYDIN Tel: +90 256 211 50 00 +90 256 211 61 45 Faks:+90 256 211

Detaylı

Makro İktisat II Örnek Sorular. 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120

Makro İktisat II Örnek Sorular. 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120 Makro İktisat II Örnek Sorular 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120 Tüketim harcamaları = 85 İhracat = 6 İthalat = 4 Hükümet harcamaları = 14 Dolaylı vergiler = 12

Detaylı

1 İKTİSAT (EKONOMİ) İLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR

1 İKTİSAT (EKONOMİ) İLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ III Bölüm 1 İKTİSAT (EKONOMİ) İLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR 11 1.1. Ekonomi Bilimi 12 1.2. Ekonomi ile İlgili Temel Kavramlar 12 1.2.1. İhtiyaç 12 1.2.2. Mal ve Hizmet 13 1.2.3. Tüketim

Detaylı

Keynesyen makro ekonomik modelin geçerli oldu(u bir ekonomide aa(daki ifadelerden hangisi yanltr?

Keynesyen makro ekonomik modelin geçerli oldu(u bir ekonomide aa(daki ifadelerden hangisi yanltr? SORU 31: 3 / 4 Bir ekonomide kii ba üretim fonksiyonu y = 2k biçiminde verilmektedir. Nüfus art hz %2, teknik ilerleme hz %2 ve amortisman oran %6 iken tasarruf oran da %30 ise bu ekonomideki kii ba sermaye

Detaylı

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU I- 2008 Mali Yılı Bütçe Sonuçları: Mali Disiplin Sağlandı mı? Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan 2008 mali yılı geçici bütçe uygulama sonuçlarına

Detaylı

EKONOMİK GELİŞMELER Eylül 2012

EKONOMİK GELİŞMELER Eylül 2012 EKONOMİK GELİŞMELER Eylül 2012 Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU İÇİNDEKİLER 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH) 2 İSTİHDAM - İŞSİZLİK

Detaylı

plastik sanayi Plastik Sanayicileri Derneği Barbaros aros DEMİRCİ PLASFED Genel Sekreteri

plastik sanayi Plastik Sanayicileri Derneği Barbaros aros DEMİRCİ PLASFED Genel Sekreteri plastik sanayi 2014 Plastik Sanayicileri Derneği Barbaros aros DEMİRCİ PLASFED Genel Sekreteri Barbaros DEMİRCİ PLASFED Genel Sekreteri karşılayan, bu mamullerde net ithalatçı konumunda bulunan ve gelişmiş

Detaylı

1- Ekonominin Genel durumu

1- Ekonominin Genel durumu GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2014 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu 2014 yılı TCMB nin Ocak ayında faizleri belirgin şekilde arttırmasıyla

Detaylı

Araştırma Notu 15/177

Araştırma Notu 15/177 Araştırma Notu 15/177 02 Mart 2015 YOKSUL İLE ZENGİN ARASINDAKİ ENFLASYON FARKI REKOR SEVİYEDE Seyfettin Gürsel *, Ayşenur Acar ** Yönetici özeti Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan enflasyon

Detaylı

Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili. Beşinci İzmir İktisat Kongresi

Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili. Beşinci İzmir İktisat Kongresi Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili Beşinci İzmir İktisat Kongresi Finansal Sektörün Sürdürülebilir Büyümedeki Rolü ve Türkiye nin Bölgesel Merkez Olma Potansiyeli 1 Kasım

Detaylı

Doç.Dr.Mehmet Emin Altundemir 1 Sakarya Akademik Dan man

Doç.Dr.Mehmet Emin Altundemir 1 Sakarya Akademik Dan man 214 EK M-ARALIK DÖNEM BANKA KRED LER E M ANKET Doç.Dr.Mehmet Emin Altundemir 1 Sakarya Akademik Dan man nin 214 y dördüncü çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas (TCMB) taraf ndan 9 Ocak 215

Detaylı

TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ

TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın BDDK Başkanım, İktisadi Araştırmalar Vakfı, Borsamız

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

2007 YILI EGE BÖLGESĐ NĐN 100 BÜYÜK FĐRMASI

2007 YILI EGE BÖLGESĐ NĐN 100 BÜYÜK FĐRMASI 2007 YILI EGE BÖLGESĐ NĐN 100 BÜYÜK FĐRMASI Ege Bölgesi Sanayi Odası nın 26 yıldan bu yana sürdürmekte olduğu Ege Bölgesi nin 100 Büyük Sanayi Kuruluşu çalışması, bölgemiz sanayisinin içinde bulunduğu

Detaylı

Park Elektrik Üretim Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. Sayfa No: 1

Park Elektrik Üretim Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. Sayfa No: 1 Sayfa No: 1 1. Raporun Dönemi 1.7.2010 30.9.2010 2. Şirketin Faaliyet Konusu Her türlü maden, maden cevheri ve bunların türevlerini aramak ve çıkarmak, işlemek, gerek kendi ürettiği ve gerekse temin ettiği

Detaylı

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1 Sağlık Reformunun Sonuçları İtibariyle Değerlendirilmesi 26-03 - 2009 Tuncay TEKSÖZ Dr. Yalçın KAYA Kerem HELVACIOĞLU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Türkiye 2004 yılından itibaren sağlık

Detaylı

2016 Ocak ENFLASYON RAKAMLARI 3 Şubat 2016

2016 Ocak ENFLASYON RAKAMLARI 3 Şubat 2016 2016 Ocak ENFLASYON RAKAMLARI 3 Şubat 2016 Ocak 2016 Tüketici Fiyat Endeksi ne(tüfe) ilişkin veriler Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 3 Şubat 2016 tarihinde yayımlandı. TÜİK tarafından aylık

Detaylı

Entelektüel sermaye; Organizasyonun. faaliyetini sürdürebilmesini sağlayan maddi olmayan varlıkların tümüdür. (Brooking, 1996). ( Edvinsson, 1996).

Entelektüel sermaye; Organizasyonun. faaliyetini sürdürebilmesini sağlayan maddi olmayan varlıkların tümüdür. (Brooking, 1996). ( Edvinsson, 1996). Prof. Dr. Gökhan ÖZER Azmi TUNÇ Dokuz Eylül Üniversitesi Tarafından 5-7 Mayıs 2011'de İzmir'de düzenlenen 10. Ulusal İşletmecilik Kongresinde Sunulmuştur. Entelektüel sermaye; zenginlik yaratmak üzere

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Emre HORASAN

Yrd. Doç. Dr. Emre HORASAN Yrd. Doç. Dr. Emre HORASAN Finansal Sistem; fonun arz ve talebini dengeleyen ve fonları zaman, miktar, vade ve kişiler bazında kullanılabilir hale getiren bir sistemdir. Finansal Sistemin görevleri: Malların,

Detaylı

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI MALİ SEKTÖRLE İLİŞKİLER VE KAMBİYO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YURTDIŞI DOĞRUDAN YATIRIM RAPORU 2013

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI MALİ SEKTÖRLE İLİŞKİLER VE KAMBİYO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YURTDIŞI DOĞRUDAN YATIRIM RAPORU 2013 HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI MALİ SEKTÖRLE İLİŞKİLER VE KAMBİYO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YURTDIŞI DOĞRUDAN YATIRIM RAPORU 2013 Ekim 2014 İÇİNDEKİLER Giriş... 2 Dünya da Uluslararası Doğrudan Yatırım Trendi... 3 Yıllar

Detaylı

POMPA ve KOMPRESÖRLER

POMPA ve KOMPRESÖRLER POMPA ve KOMPRESÖRLER Hazırlayan Tolga TAYLAN 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi POMPA ve KOMPRESÖRLER SITCNo :742,743 ArmonizeNo :8413,8414 TÜRKİYE DE ÜRETİM

Detaylı

A N A L Z. Seçim Öncesinde Verilerle Türkiye Ekonomisi 2:

A N A L Z. Seçim Öncesinde Verilerle Türkiye Ekonomisi 2: A N A L Z Seçim Öncesinde Verilerle Türkiye Ekonomisi 2: Sektör Mücahit ÖZDEM R May s 2015 Giri Geçen haftaki çal mam zda son aç klanan reel ekonomiye ili kin göstergeleri incelemi tik. Bu hafta ülkemiz

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

Dünyaya barış ve refah taşıyor, zorlukları azimle aşıyoruz

Dünyaya barış ve refah taşıyor, zorlukları azimle aşıyoruz Dünyaya barış ve refah taşıyor, zorlukları azimle aşıyoruz Rakamlarla Sektörümüz: 3 kıtadan 77 ülkeye doğrudan hizmet götüren, Toplam Yatırımı 5 Milyar Doları aşan, Yan sektörleri ile birlikte yaklaşık

Detaylı

Hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum.

Hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum. Değerli konuklar, Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK) çalışmaları kapsamında düzenlediğimiz Kurumsal Yönetim konulu toplantımıza hepiniz hoş geldiniz. 11 Aralık 2001 tarihli Bakanlar

Detaylı

Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı. Panel Konuşması

Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı. Panel Konuşması Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı Panel Konuşması Erdem BAŞÇI 7 Nisan 2012, İstanbul Değerli Konuklar, Dünya ekonomisinin son on yılda sergilediği gelişmeler emtia fiyatları üzerinde

Detaylı

KAVRAMLAR. Büyüme ve Gelişme. Büyüme. Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır.

KAVRAMLAR. Büyüme ve Gelişme. Büyüme. Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır. KAVRAMLAR Büyüme ve Gelişme Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır. Büyüme Büyüme, bedende gerçekleşen ve boy uzamasında olduğu gibi sayısal (nicel) değişikliklerle ifade edilebilecek yapısal

Detaylı

Kalite nedir? Kalite, bir ürün ya da hizmetin belirlenen ya da olabilecek ihtiyaçları karşılama kabiliyetine dayanan özelliklerin toplamıdır.

Kalite nedir? Kalite, bir ürün ya da hizmetin belirlenen ya da olabilecek ihtiyaçları karşılama kabiliyetine dayanan özelliklerin toplamıdır. Kalite nedir? Kalite, bir ürün ya da hizmetin belirlenen ya da olabilecek ihtiyaçları karşılama kabiliyetine dayanan özelliklerin toplamıdır. Kalite: Müşteri tatminidir: Ürün veya hizmetin iyi olup olmadığı

Detaylı

S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA" S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL

S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA" S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL "Sivil Toplum, Yerel Yönetimler ve Gençlik AB Üyeli i Yolunda Sivil

Detaylı

Yanlış Anlaşılan Faizci

Yanlış Anlaşılan Faizci Yanlış Anlaşılan Faizci Aslam Effendi Başka bir gün Tota 1, faizci Sherzad ile karşılaştım. Bu herif hasta olmalı. Düşünsene, para ödünç vererek faiz temin ediyor. Din bu işi yasaklıyor ama yine de aramızda

Detaylı

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar,

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sn. Veysel Eroğlu nun katılımları ile gerçekleştiriyor olacağımız toplantımıza katılımlarınız için teşekkür ediyor,

Detaylı

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- MAYIS 2016 (SAYI: 87) GENEL DEĞERLENDİRME 03.06.2016 Kıdem tazminatında işletmelerin maliyetini artıracak ve işçi-işveren ilişkilerini bozacak düzenlemelerden kaçınılmalı Gelecek

Detaylı

Konu 4 Tüketici Davranışları Teorisi

Konu 4 Tüketici Davranışları Teorisi Konu 4 Tüketici Davranışları Teorisi Hadi Yektaş Zirve Üniversitesi İşletme Yüksek Lisans Programı Güz 2012 1 / 93 Hadi Yektaş Tüketici Davranışları Teorisi İçerik 1 2 Kayıtsızlık Eğrisi Analizi Tüketici

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 23 Mayıs 2016, Sayı: 21. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 23 Mayıs 2016, Sayı: 21. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 21 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

İÇİNDEKİLER Sayfa ÖNSÖZ... v İÇİNDEKİLER... vi GENEL EKONOMİ 1. Ekonominin Tanımı ve Kapsamı... 1 1.1. Ekonomide Kıtlık ve Tercih... 1 1.2.

İÇİNDEKİLER Sayfa ÖNSÖZ... v İÇİNDEKİLER... vi GENEL EKONOMİ 1. Ekonominin Tanımı ve Kapsamı... 1 1.1. Ekonomide Kıtlık ve Tercih... 1 1.2. İÇİNDEKİLER Sayfa ÖNSÖZ... v İÇİNDEKİLER... vi GENEL EKONOMİ 1. Ekonominin Tanımı ve Kapsamı... 1 1.1. Ekonomide Kıtlık ve Tercih... 1 1.2. Ekonominin Tanımı... 3 1.3. Ekonomi Biliminde Yöntem... 4 1.4.

Detaylı

KÜRESEL FİNANS KRİZİNİN TÜRKİYE YE ETKİLERİ

KÜRESEL FİNANS KRİZİNİN TÜRKİYE YE ETKİLERİ KÜRESEL FİNANS KRİZİNİN TÜRKİYE YE ETKİLERİ Sunuş Planı [ Auswirkungen der globalen Finanzkrise auf die Türkei ] Prof Dr sc pol Aykut Kibritçioğlu Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat

Detaylı

Ekonomik Rapor 2011 2. ULUSLARARASI MAL PİYASALARI 67. genel kurul Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği / www.tobb.org.tr

Ekonomik Rapor 2011 2. ULUSLARARASI MAL PİYASALARI 67. genel kurul Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği / www.tobb.org.tr Ekonomik Rapor 2011 2. ULUSLARARASI MAL PİYASALARI 67. genel kurul 49 50 2. ULUSLARARASI MAL PİYASALARI 2008 yılında ABD de ipotekli konut kredisi piyasasında ortaya çıkan ve hızla tüm dünya ekonomilerinde

Detaylı

TÜSİAD Rekabet Çalışma Grubu Toplantısı DEVLET YARDIMLARI. Abdulgani GÜNGÖRDÜ Rekabet Uzmanı 24.10.2008

TÜSİAD Rekabet Çalışma Grubu Toplantısı DEVLET YARDIMLARI. Abdulgani GÜNGÖRDÜ Rekabet Uzmanı 24.10.2008 TÜSİAD Rekabet Çalışma Grubu Toplantısı DEVLET YARDIMLARI Abdulgani GÜNGÖRDÜ Rekabet Uzmanı 24.10.2008 Rekabet Politikası Teşebbüslere uygulanan anti-tröst kurallar Devlet yardımlarının kontrolüne ilişkin

Detaylı

10 y l önce Alarko ve Carrier ortakl k için el

10 y l önce Alarko ve Carrier ortakl k için el 10 y l önce Alarko ve Carrier ortakl k için el s k m t. 1996 y l nda ba layan ve üç y l süren görü meler sonunda ortakl k ko ullar olu turuldu. Beklentiler... Aray lar... Aç l mlar... Hedeflerimiz; - leri

Detaylı

KÜRESEL EKONOMİK ÇEVRE

KÜRESEL EKONOMİK ÇEVRE II. Bölüm KÜRESEL EKONOMİK ÇEVRE Doç. Dr. Olgun Kitapcı Akdeniz Üniversitesi, Pazarlama Bölümü 1 Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH) BAZI KAVRAMLAR Bir ülke vatandaşlarının bir yıl için ürettikleri toplam mal

Detaylı

ÇEVRE KORUMA KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK

ÇEVRE KORUMA KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK ÇEVRE KORUMA VE KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK Çevre neden bu kadar önemli? Sera etkisi artıyor Doğal kaynaklar bitiyor Maliyetler yükseliyor Gelir eşitsizliği uçurumu büyüyor 2002 yılında Johannesburg da

Detaylı

ÖRGÜT VE YÖNETİM KURAMLARI

ÖRGÜT VE YÖNETİM KURAMLARI ÖRGÜT VE YÖNETİM KURAMLARI Örgüt Örgütsel amaçları gerçekleştirmek için yönetimin kullandığı bir araçtır (Başaran, 2000, 28). Örgüt Toplumsal gereksinmelerin bir kesimini karşılamak üzere, önceden belirlenmiş

Detaylı

Türkiye de Dış Ticaret ve Dış Ticaret Finansmanı: İhracattaki Düşüşte Finansman Sıkıntısı Ne Kadar Etkili?

Türkiye de Dış Ticaret ve Dış Ticaret Finansmanı: İhracattaki Düşüşte Finansman Sıkıntısı Ne Kadar Etkili? Türkiye de Dış Ticaret ve Dış Ticaret Finansmanı: İhracattaki Düşüşte Finansman Sıkıntısı Ne Kadar Etkili? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti Hasan Çağlayan Dündar Araştırmacı Ayşegül Dinççağ Araştırmacı

Detaylı

DERS PROFİLİ. Rus Dış Politikası POLS 439 Güz 7 3+0+0 3 6. Mehmet Turan Çağlar

DERS PROFİLİ. Rus Dış Politikası POLS 439 Güz 7 3+0+0 3 6. Mehmet Turan Çağlar DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Rus Dış Politikası POLS 439 Güz 7 3+0+0 3 6 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı Dersin Amaçları

Detaylı

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti içi disiplin mekanizması (cinsel taciz, aile içi şiddet vs. gibi durumlarda işletilen) AKP CHP MHP BBP HDP Parti içi disiplin

Detaylı

2. İşbirliği-Güç birliği Destek Programı. 5. KOBİGEL Kobi Gelişim Destek Programı. 8. Kredi Faiz Desteği

2. İşbirliği-Güç birliği Destek Programı. 5. KOBİGEL Kobi Gelişim Destek Programı. 8. Kredi Faiz Desteği KOSGEB DESTEKLERİ 1. Tematik Proje Destek Programı 2. İşbirliği-Güç birliği Destek Programı 3. AR-GE, İnovasyon ve Endüstriyel Uygulama Destek Programı 4. Genel Destek Programı 5. KOBİGEL Kobi Gelişim

Detaylı

Özet Metin Ekonomik Büyümenin Anlaşılması: Makro Düzeyde, Sektör Düzeyinde ve Firma Düzeyinde Bir Bakış Açısı

Özet Metin Ekonomik Büyümenin Anlaşılması: Makro Düzeyde, Sektör Düzeyinde ve Firma Düzeyinde Bir Bakış Açısı Özet Metin Ekonomik Büyümenin Anlaşılması: Makro Düzeyde, Sektör Düzeyinde ve Firma Düzeyinde Bir Bakış Açısı Overview Understanding Economic Growth: A Macro-level, Industrylevel, and Firm-level Perspective

Detaylı

EĞİTİM BİLİMİNE GİRİŞ 1. Ders- Eğitimin Temel Kavramları. Yrd. Doç. Dr. Melike YİĞİT KOYUNKAYA

EĞİTİM BİLİMİNE GİRİŞ 1. Ders- Eğitimin Temel Kavramları. Yrd. Doç. Dr. Melike YİĞİT KOYUNKAYA EĞİTİM BİLİMİNE GİRİŞ 1. Ders- Eğitimin Temel Kavramları Yrd. Doç. Dr. Melike YİĞİT KOYUNKAYA Dersin Amacı Bu dersin amacı, öğrencilerin; Öğretmenlik mesleği ile tanışmalarını, Öğretmenliğin özellikleri

Detaylı

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor?

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Doç.Dr. Nilgün GÖRER TAMER (Şehir Plancısı) Her fakülte içerdiği bölümlerin bilim alanına bağlı olarak farklılaşan öznel

Detaylı

Halkla İlişkiler ve Organizasyon

Halkla İlişkiler ve Organizasyon Halkla İlişkiler ve Organizasyon A. ALANIN MEVCUT DURUMU VE GELECEĞİ Halkla İlişkiler ve Organizasyon Hizmetleri alanı, küreselleşen dünya içinde kurum ve kuruluşlar için bir ihtiyaç olarak varlığını hissettirmektedir.

Detaylı

Dünya Hububat Pazarında Neredeyiz?

Dünya Hububat Pazarında Neredeyiz? Dünya Hububat Pazarında Neredeyiz? Şebnem BORAN 1.Dünya Hububat Pazarı Günümüzde dünyanın stratejik ürün grubunu oluşturan hububat pazarında önemli gelişmeler yaşanıyor. Dünya toplam hububat üretimine

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL Sözlerime gayrimenkul ve finans sektörlerinin temsilcilerini bir araya

Detaylı

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU 30 Ekim Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU Japonya Merkez Bankası (BoJ) faizlerde değişikliğe gitmedi Japonya Merkez Bankası (BoJ), 8 e 1 oy çokluğuyla para politikasında değişikliğe gitmeme kararı

Detaylı

Ara rma, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geli tirme Daire Ba kanl na ba

Ara rma, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geli tirme Daire Ba kanl na ba 1.1 Ara rman n Amac Ara rmada, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geli tirme Daire Ba kanl na ba olarak hizmet vermekte olan; 1. Bütçe ve Performans Program ube Müdürlü ü 2. Stratejik Yönetim ve Planlama

Detaylı

YEŞİLIRMAK HAVZA GELİŞİM PROJESİ

YEŞİLIRMAK HAVZA GELİŞİM PROJESİ YEŞİLIRMAK HAVZA GELİŞİM PROJESİ 1. YHGP Neyin Yapılmasını Öneriyor, Planın Uygulama/Yapma ile ilgili Önerileri Nelerdir? Etkin bir mekansal organizasyon oluşturulması Kentlerin büyümesi, derişik (kompakt)

Detaylı

ANADOLU DA BEYİN FIRTINASI

ANADOLU DA BEYİN FIRTINASI ANADOLU DA BEYİN FIRTINASI Güneş Sigorta ve CNBC-e işbirliği ile Kasım ayında Kayseri den başlayan Güneş Ekonomi Buluşmaları 6 ay boyunca 6 farklı ilde ekonominin nabzını tutacak. Geneş Sigorta Genel Müdürü

Detaylı

İRAN ENERJI GÖRÜNÜMÜ

İRAN ENERJI GÖRÜNÜMÜ İRAN ENERJI GÖRÜNÜMÜ HAZAR STRATEJI ENSTITÜSÜ ENERJI VE EKONOMI ARAŞTIRMALARI MERKEZI EMİN AKHUNDZADA SERAY ÖZKAN ARALIK 2014 Azerbaycan Enerji Görünümü 1İran Enerji Görünümü www.hazar.org HASEN Enerji

Detaylı

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi :

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi : 2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ Anayasa nın 49. Maddesi : A. Çalışma Hakkı ve Ödevi Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek,

Detaylı

Amacımız Fark Yaratacak Makine Mühendisleri Yetiştirmek - OAIB Moment Expo

Amacımız Fark Yaratacak Makine Mühendisleri Yetiştirmek - OAIB Moment Expo Sayfa 1 / 6 OCAK 2016 SAYI: 92 Gelişen teknolojiye ayak uydurabilen, teknik bilgi ve becerilere sahip fark yaratacak lider makine mühendisleri yetiştirmek üzere yola çıktıklarını belirten MEF Üniversitesi

Detaylı

3201 Debagatte Kullanılan Bitkisel Menşeli Hülasalar Ve Türevleri. 3202 Debagatte Kullanılan Sentetik Organik, Anorganik Maddeler Müstahzarlar

3201 Debagatte Kullanılan Bitkisel Menşeli Hülasalar Ve Türevleri. 3202 Debagatte Kullanılan Sentetik Organik, Anorganik Maddeler Müstahzarlar SEKTÖRÜN TANIMI 32. fasılda ağırlıklı olarak çeşitli boyayıcı ürünler olmakla birlikte, deri ve deri işleme sektöründe (debagat) kullanılan malzemeler, macunlar vb. ürünler de söz konusu faslın içerisinde

Detaylı

GYODER SEKTÖR BULUŞMASI 28 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ

GYODER SEKTÖR BULUŞMASI 28 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ GYODER SEKTÖR BULUŞMASI 28 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Gayrimenkul yatırım ortaklıklarının değerli yöneticileri, Sermaye piyasalarımızın ve basınımızın

Detaylı

YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ

YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ Savaş AYBERK, Bilge ALYÜZ*, Şenay ÇETİN Kocaeli Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü, Kocaeli *İletişim kurulacak yazar bilge.alyuz@kou.edu.tr, Tel: 262

Detaylı

PORTFÖY ÜRETİM ŞİRKETLERİNİN OLUŞTURULMASI VE ELEKTRİK ÜRETİM ANONİM ŞİRKETİNİN YENİDEN YAPILANDIRILMASI. Sefer BÜTÜN. EÜAŞ Genel Müdürü ÖZET:

PORTFÖY ÜRETİM ŞİRKETLERİNİN OLUŞTURULMASI VE ELEKTRİK ÜRETİM ANONİM ŞİRKETİNİN YENİDEN YAPILANDIRILMASI. Sefer BÜTÜN. EÜAŞ Genel Müdürü ÖZET: PORTFÖY ÜRETİM ŞİRKETLERİNİN OLUŞTURULMASI VE ELEKTRİK ÜRETİM ANONİM ŞİRKETİNİN YENİDEN YAPILANDIRILMASI Sefer BÜTÜN EÜAŞ Genel Müdürü ÖZET: Mülkiyeti kamuya ait işletme hakları özel sektöre devredilmemiş

Detaylı

AB ve sosyal politika: giri. Oturum 1: Roma dan Lizbon a

AB ve sosyal politika: giri. Oturum 1: Roma dan Lizbon a AB ve sosyal politika: giri Oturum 1: Roma dan Lizbon a AB entegrasyonu Gönüllü süreç Ba ms z Devletler ortak politikalar tasarlamak ve uygulamak amac yla uluslarüstü yap lara Uluslararas Antla malar yoluyla

Detaylı

Cümlede Anlam İlişkileri

Cümlede Anlam İlişkileri Cümlede Anlam İlişkileri Cümlede anlam ilişkileri kpss Türkçe konuları arasında önemli bir yer kaplamaktadır. Cümlede anlam ilişkilerine geçmeden önce cümlenin tanımını yapalım. Cümle, yargı bildiren,

Detaylı

İktisat Tarihi II. XI. Hafta

İktisat Tarihi II. XI. Hafta İktisat Tarihi II XI. Hafta 19. yy da Ekonomik Gelişmeler 19. yy Avrupa da, sanayinin bir hayat tarzı olarak kesin zaferine şahit oldu. 19. yyda uluslararası ekonomik ilişkilerde ve devletlerin ekonomik

Detaylı

ZUBRÝTSKÝ, MÝTROPOLSKÝ, KEROV KAPÝTALÝST TOPLUM ERÝÞ YAYINLARI. Kapitalist Toplum

ZUBRÝTSKÝ, MÝTROPOLSKÝ, KEROV KAPÝTALÝST TOPLUM ERÝÞ YAYINLARI. Kapitalist Toplum ZUBRÝTSKÝ, MÝTROPOLSKÝ, KEROV KAPÝTALÝST TOPLUM ERÝÞ YAYINLARI 1 2 SEKÝZÝNCÝ BASKI KAPÝTALÝST TOPLUM ZUBRITSKI, MITROPOLSKI, KEROV, KUZNETSOV, GRETSKI, LOZOVSKl, KOLOSSOV 3 Y. Kuznetsov [Birinci ve Üçüncü

Detaylı

Girişimcileri destekleyen

Girişimcileri destekleyen Girişimcileri destekleyen kurum ve kuruluşlar KONUYA BAŞLARKEN 1. 2. Girişimci adayları kuracakları işlerle ilgili ne gibi desteklere ihtiyaç duyarlar? Kredi, hibe, teşvik kavramları size ne ifade etmektedir?

Detaylı

EV TEKSTİL SEKTÖRÜ 1. ÜRÜNÜN TANIMI: 2. TÜRKİYE DE ÜRETİM: 3. TÜRKİYE NİN DIŞ TİCARETİ:

EV TEKSTİL SEKTÖRÜ 1. ÜRÜNÜN TANIMI: 2. TÜRKİYE DE ÜRETİM: 3. TÜRKİYE NİN DIŞ TİCARETİ: EV TEKSTİL SEKTÖRÜ 1. ÜRÜNÜN TANIMI: Ev tekstili, genel olarak evleri dekore etmek amacıyla kullanılan ürünler olarak tanımlanmaktadır. Sentetik iplikler ve kumaşların yanı sıra, pamuk, keten, ipek ve

Detaylı

B E Y K E N T Ü N İ V E R S İ T E S İ S O S Y A L B İ L İ M L E R E N S T İ T Ü S Ü İ Ş L E T M E Y Ö N E T İ M İ D O K T O R A P R O G R A M I

B E Y K E N T Ü N İ V E R S İ T E S İ S O S Y A L B İ L İ M L E R E N S T İ T Ü S Ü İ Ş L E T M E Y Ö N E T İ M İ D O K T O R A P R O G R A M I B E Y K E N T Ü N İ V E R S İ T E S İ S O S Y A L B İ L İ M L E R E N S T İ T Ü S Ü İ Ş L E T M E Y Ö N E T İ M İ D O K T O R A P R O G R A M I İLİŞKİSEL PAZARLAMA 31 MAYIS 2014 K O R A Y K A R A M A N

Detaylı

ELEKTRİK ÜRETİM SANTRALLERİNDE KAPASİTE ARTIRIMI VE LİSANS TADİLİ

ELEKTRİK ÜRETİM SANTRALLERİNDE KAPASİTE ARTIRIMI VE LİSANS TADİLİ Hukuk ve Danışmanlık ELEKTRİK ÜRETİM SANTRALLERİNDE KAPASİTE ARTIRIMI VE LİSANS TADİLİ Türkiye de serbest piyasa ekonomisine geçişle birlikte rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren,

Detaylı

Haziran. Günlük Araştırma Bülteni Sabah RAPORU

Haziran. Günlük Araştırma Bülteni Sabah RAPORU 16 Haziran N Günlük Araştırma Bülteni Sabah RAPORU FOMC para politikasını korudu, Brexit referandumu kararda etkili oldu Dün gerçekleştirilen FOMC toplantısında politika yapıcılar para politikasını koruma

Detaylı

İÇİNDEKİLER. ÖNSÖZ... v TABLOLAR LİSTESİ... xiv ŞEKİLLER LİSTESİ... xv KISALTMALAR... xvi GİRİŞ...1

İÇİNDEKİLER. ÖNSÖZ... v TABLOLAR LİSTESİ... xiv ŞEKİLLER LİSTESİ... xv KISALTMALAR... xvi GİRİŞ...1 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... v TABLOLAR LİSTESİ... xiv ŞEKİLLER LİSTESİ... xv KISALTMALAR... xvi GİRİŞ...1 BİRİNCİ BÖLÜM KAVRAMSAL AÇIDAN İŞSİZLİK, YOKSULLUK VE İSTİHDAMI ARTIRMAYA YÖNELİK POLİTİKALAR I. İŞSİZLİK...

Detaylı

YENİLENEBİLİR ENERJİDE EĞİTİM

YENİLENEBİLİR ENERJİDE EĞİTİM YENİLENEBİLİR ENERJİDE EĞİTİM Enerjinin Önemi Enerji, Dünyamızın en önemli ihtiyaçlarından biridir. Türkiye nin son otuz yılda enerji talebi yıllık ortalama %8 artış göstermiştir.ülkemiz elektrik enerjisinin

Detaylı

Bölüm 11. Yönetim Stratejilerinin Uygulanmasında Kullanılan Teknikler İŞLETME BİRLEŞMELERİ. (Mergers)

Bölüm 11. Yönetim Stratejilerinin Uygulanmasında Kullanılan Teknikler İŞLETME BİRLEŞMELERİ. (Mergers) Bölüm 11 Yönetim Stratejilerinin Uygulanmasında Kullanılan Teknikler İŞLETME BİRLEŞMELERİ (Mergers) İki veya daha fazla sayıda bağımsız işletmenin, eski kimlik ve tüzel kişiliklerini sona erdirerek, sahip

Detaylı

Vaka Çalışması: «Boğaziçi Üniversitesi Girişimcilik Projesi HayalEt» ve Hedeflerimiz

Vaka Çalışması: «Boğaziçi Üniversitesi Girişimcilik Projesi HayalEt» ve Hedeflerimiz Vaka Çalışması: «Boğaziçi Üniversitesi Girişimcilik Projesi HayalEt» ve Hedeflerimiz İçerik HayalEt Projesi Tanıtımı Neler yaptık? Üniversiteler girişimciliğe nasıl destek olabilir? BuHayalEt, üniversitenin

Detaylı

DÜNYA KROM VE FERROKROM PİYASALARINDAKİ GELİŞMELER

DÜNYA KROM VE FERROKROM PİYASALARINDAKİ GELİŞMELER DÜNYA KROM VE FERROKROM PİYASALARINDAKİ GELİŞMELER Dünyada üretilen krom cevherinin % 90 ının metalurji sanayinde ferrokrom üretiminde, üretilen ferrokromun da yaklaşık % 90 ının paslanmaz çelik sektöründe

Detaylı

TÜRK BANKACILIK SEKTÖRÜNÜN SORUNLARI VE GELECEĞİ

TÜRK BANKACILIK SEKTÖRÜNÜN SORUNLARI VE GELECEĞİ TÜRK BANKACILIK SEKTÖRÜNÜN SORUNLARI VE GELECEĞİ BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU YENİ MEVDUAT SİGORTA SİSTEMİ ÖNERİSİ BANKA BİRLEŞME VE DEVİRLERİ Dr. Mehmet GÜNAL Ankara, Haziran 2001 ÖNSÖZ Türkiye

Detaylı

MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK İŞBİRLİĞİ PROJE DANIŞMANLIK EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK İŞBİRLİĞİ PROJE DANIŞMANLIK EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK İŞBİRLİĞİ PROJE DANIŞMANLIK EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı,

Detaylı

Yasin ÇOBAN İŞLETME İKTİSADI

Yasin ÇOBAN İŞLETME İKTİSADI Yasin ÇOBAN İŞLETME İKTİSADI İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII BİRİNCİ BÖLÜM İŞLETME İKTİSADI 1. İŞLETME İKTİSADININ TANIMI... 1 2. İŞLETME İKTİSADININ TARİHİ... 1 3. İŞLETME İKTİSADININ KONUSU... 1 4. İŞLETME İKTİSADININ

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Gelir Amaçlı Esnek Emeklilik Yatırım Fonu nun 31.12.2004-31.12.2005 dönemine ilişkin

Detaylı

NSAN KAYNAKLARI VE ÇALI MA L K LER TEZL

NSAN KAYNAKLARI VE ÇALI MA L K LER TEZL NSAN KAYNAKLARI VE ÇALI MA L K LER TEZL 1. Yar y l Dersin Kodu Seçmeli Dersler Dersin Ad Kredi Teori Uygu lama Sosyal Bilimlerde Ara t rma Yöntemleri 3 3 0 nsan Kaynaklar Planlamas 3 3 0 Küreselle me ve

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

ÇEVRE ve ORMAN BAKANLIĞI ĞİŞİKLİĞİ

ÇEVRE ve ORMAN BAKANLIĞI ĞİŞİKLİĞİ ÇEVRE ve ORMAN BAKANLIĞI İKLİM M DEĞİŞİ ĞİŞİKLİĞİ ve ENERJİ Sedat KADIOĞLU Müsteşar Yardımcısı 22 Ekim 2009,İzmir BİRLEŞMİŞ MİLLETLER İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ İklim Değişikli ikliği Çerçeve

Detaylı

2 400 TL tutarndaki 1 yllk kredi, aylk taksitler halinde aadaki iki opsiyondan biri ile geri ödenebilmektedir:

2 400 TL tutarndaki 1 yllk kredi, aylk taksitler halinde aadaki iki opsiyondan biri ile geri ödenebilmektedir: SORU 1: 400 TL tutarndaki 1 yllk kredi, aylk taksitler halinde aadaki iki opsiyondan biri ile geri ödenebilmektedir: (i) Ayla dönütürülebilir yllk nominal %7,8 faiz oran ile her ay eit taksitler halinde

Detaylı

Kamu Sermayeli İşletmelerde İyi Yönetişim. Mediha Ağar Dünya Bankası, Kıdemli Ekonomist Dünya Bankası

Kamu Sermayeli İşletmelerde İyi Yönetişim. Mediha Ağar Dünya Bankası, Kıdemli Ekonomist Dünya Bankası Kamu Sermayeli İşletmelerde İyi Yönetişim Mediha Ağar Dünya Bankası, Kıdemli Ekonomist Dünya Bankası Kamu işletmeleri gelişmiş e gelişmekte olan ülkelerde ekonomik açıdan önemli aktörlerdir Global olarak

Detaylı