EYLÜL İlâhî Günleri Düşünürken

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "EYLÜL 2014. İlâhî Günleri Düşünürken"

Transkript

1 YIL 36 SAYI 428 ISSN İlâhî Günleri Düşünürken Ağız Boşluğuna Örgülenen Sanat İlimle Çağlar Aşan Padişah Vücudumuzdaki Yastıkçıklar: Bursalar Farklı Bir Açıdan Anti-Sosyal Kişilik Yerde-gökte âhenk hep O nu (cc) işaret ediyor, Bakıp gördüğün bütün eşya O nu (cc) söylüyor; Körler ve kalbsizler bunu anlamasalar da, Erbab-ı basirete O (cc) neler neler diyor...

2 Ne zaman Yüce Yaratıcı nın (celle celâluhu) sonsuz kudretine güven ufkundan, nebilerin vaadinde, velilerin yâdında olan günleri, şafakların doğru sözlü şahitleriyle mülâhazaya alsak, geleceği âdeta kendi hususî rengi ve deseni ile görüyor gibi olur; ümitlerimizin bir kere daha dirildiğini hisseder, bir zamanlar yitirdiğimiz Cennetlere doğru uçtuğumuzu sanırız. Varlıklarımız tabiatın ruhuyla, gönüllerimiz de

3 dinin şefkat ve kucaklayıcılığıyla iç içe olduğu hâlde uçtuğumuzu sanırız. Evet, her gün bir emaresi zuhur eden şafakların da ifade ettiği gibi, önümüzdeki yıllar, şimdiye kadar gelip-geçen günlerden daha içli, daha sıcak ve daha parlak olacağa benzer. Eğer muhalif bir rüzgâr esmez ve emareleri zuhûr eden şafaklar bizim yanlış stratejilerimizin tozuna-dumanına yenik düşmezse yakın bir gelecekte ülkemiz daha mâmur, dünya daha tılsımlı, hayat daha büyülü ve topyekün varlık daha İlâhî bir görünüm arz edecektir. Tarihî tekerrürler devr-i dâimi içinde ara sıra zuhûr eden, bizim de eyyâmullah diyeceğimiz o müstesna zaman diliminin, ruhların son haddine kadar açılmasına müsait ve gönüllerimize ebediyet ruhunu duyuracak kadar da renkli olacağı ümidini beslemekteyiz. Kim ne derse desin, biz ne zaman olacağı olmuşu yüksek kulelerin tepelerinden temâşâ etmişsek, derlenip-toparlanıp yepyeni bir millet olmanın yankılarını, mazi kanaviçesi üzerinde işlenen ümranların ihtişamını, istirdad edeceğimiz millî itibarımızı, devletler arası müzakerelere esas teşkil edecek konuları, konuşulan sözleri, düşünülen meseleleri ve bütün bunlarla renklenen o sihirli zamanı, onun rikkatini, havasını, ilhamlarını, harikalarını görüyor, duyuyor, hattâ yaşıyor gibi oluruz.. isterseniz siz bunlara, gönüllerimize sızan ve yer yer heyecanlar şeklinde köpüren imanın, ümidin, azmin ve önsezilerin solukları, söyleyişleri ve haykırışları da diyebilirsiniz. Bir bahar geldiğinde nasıl kendine ait renkleri, kokuları, tatları ve sıcaklığıyla gelir; çevremizdeki güller, çiçekler ve çemenler nasıl bütün yeryüzündeki baharı hülâsa eder, mânâsını ruhlarımıza boşaltır ve ihtişamını gönüllerimizin kadirşinaslığına bırakır; öyle de duygu, düşünce ve davranışlarımızla beslenen yarınlar da bize bütün çeşnilerini sunar ve bizi tasavvurlarımızı aşkın dünyalarda gezdirirler. O İlâhî günlerin en güçlü referansı hiç şüphesiz imanın, ümidin, azmin yanında, tohumun, toprağın bağrında sıkışmasına denk ızdırap günlerindeki sancı, hafakan ve heyecanlarımızdır. Gelecek günler bunlarla yeşerip bunlarla var olacak, bunlarla yâd edilip bunlarla anılacaktır. Evet, yarınların neş e, sevinç ve sürûru, hep geçmişin çile, ızdırap ve sıkıntıları üstünde tüten sıcak bir buğu, dalgalanan canlı bir ışık ve âheste âheste açan rengârenk bir tomurcuk gibi hatırlanacaktır; hem de gönüllere ra şeler salacak kadar bir enginlik içinde... Mademki vicdanlarımızda böyle bir baharın şafak emarelerini duyup hissediyoruz; öyleyse daha şimdiden onu, ruhlarımızın enginliğinde yaşayabilir ve gönüllerimize açılan vuslat pencerelerinden temâşâ ederek ona hoşâmedîde bulunabiliriz.. bulunabilir ve yüreklerimizi şevkle hoplatan bu kabil duyuş ve sezişlerle en ciğersûz hâdiseler karşısında dahi hep neş e soluklayabiliriz. Gerçi İlâhî isimlerin rengârenk bir aynası ve ebedî âlemlerin de sırlı koridoru sayılan bu pırıl pırıl dünyanın bütün güzelliklerini duyup yaşayamayacak, ilelebet onunla beraberliğimizi sürdüremeyecek, hususiyle de onun ihtişamlı dönemlerini idrak edemeyeceğiz; ama ömrümüzü, ebediyete olan imanımız, ümidimiz üzerinde şekillendirerek, aşk u şevkin kanatlarıyla sonsuza uçabilecek ve bir kere kaybettiğimiz ebediyeti, ihtimal yüz kere, bin kere duyabileceğiz. Böyle bir ruh haleti ve ebediyete inanç eksenli düşünce sayesinde, beklentilerimizin hemen her çeşidini, millî mefkûremizi, onu gerçekleştirme adına ortaya koyduğumuz stratejileri, uğrun

4 da ömrümüzü adadığımız davamızı, gözlerimizi açıp-kapayıp beklediğimiz saadetimizi ve her zaman ermeyi plânladığımız zevklerimizi kat katıyla duyup yaşayabiliriz. İleride mutlaka ereceğimize inandığımız mutluluğu, gönüllerimizin yamaçlarında birer Cennet manzarası ve Cennet çağıltıları şeklinde duyup yaşayacaksak artık geriye kayda değer ne kalıyor ki? Böyle bir saadet vaadi ve bu ölçüde bir duyuş ve hissediş, şimdiki bulanık bin bir lütuftan daha iyi değil mi? Zannediyorum gönüllerimizde tüllenen ve bütün beklenti ufuklarımızı kuşatan böylesine engin bir saadet vaadine karşılık, hâlihazırdaki bütün zevkler, safalar feda edilse de değer... Aslında, O nun (celle celâluhu) aşk u şevki ve O nun (celle celâluhu) derdi ile yaşayanlar, bir de her derdi unutup gönüllerini O na (celle celâluhu) vuslat arzusu ile doldurabilseler, içlerinin derinliklerinde ebediyet duygularının estiğini duyacak, kesintisiz zevk-i ruhanîlere erecek ve Bir bu kadar zevke bu ömür kâfi değil diyeceklerdir. Evet, O na (celle celâluhu) olan aşk u şevkimiz, her yerde ve hemen her zaman O nu (celle celâluhu) arayan bakışlarımız, bu bakışlarla çevremize bile yumuşaklık hissettirmemiz ve bu derûnîliklerle her şeyi şefkatle kucaklamamız, rikkatle sevmemiz, bu ölçüde insan olmaya has öyle zevkli enginliklerdir ki; duyup tadanların bu numunelerin daimî asıllarına iştiyak dışında zannediyorum ruhlarında herhangi bir arzu kalmayacaktır. Şimdilerde, hâdiselerin umumî manzarası ve hayatın geçmiş dönemlere nispeten daha farklı bir çizgiye girmesiyle, inanan gönüllerden taşan aşk u şevk ve her ruhta hissedilen diriliş humması hemen her yerde yan yana.. öyle ki her vadide binlerce dil, alevden nefesleriyle karbonlaşmış düşüncelere hayat üflüyor ve topyekün dünya, ışıkların kol gezdiği iklimlere doğru kayıyor ki; bu Hızır soluklular çevrelerine böyle sürekli hayat üfledikleri ve dünya da yoluna devam ettiği sürece ışığa muhtaç bütün gönüller bu parıldayan yüzleri ve onlara ait yürekleri delen sözleri er-geç duyacak ve tıpkı karanlıklarda kaynaşıp duran, ışığı sezince de hemen ona koşan pervaneler veya her zaman güneşe yönelen çiçekler gibi, kaynağı sonsuz kadar eski, şu çağdaki televvünleriyle de yepyeni sayılan bu ışığa koşacak; derken bütün kalbler aynı hummayla coşacak, bütün ruhlar da yeniden bir kere daha dirilecek ve dünya, büyük ölçüde ukba buudlu bir şehrâyine dönüşecektir. Bu kudsîler her zaman, çevrelerinde bulunan veya uzaktan onlara koşan milyonların sükût ve tasvibi içinde, ışığa açık kalblerinde yeşerttikleri hisleri, sanki yalnız kendileri adına değil de, gelmiş-geçmiş ve gelecek bütün kudsîler hesabına ifade ediyormuşçasına coşkun ve engin bir mesuliyet duygusuyla, seslerini daha bir tiz perdeden duyurmak ve daha güçlü haykırmak isteyecek ve tâkatlerinin son haddine kadar âvâzlarını yükseltip ruhlarının derinliklerindeki mânâları, mezardakilere bile duyuracak şekilde gürleyeceklerdir. Evet, bütün iç âlemleriyle mâneviyata uyanmış ve mânâ ikliminin vâridâtıyla doygunluğa ermiş bu insanlar, mahiyetleri tıpkı müktesebatlarıymış gibi ruhlarından yükselen sesleri, aşklarından fışkıran sözleri ve iç âlemlerinden taşan hisleriyle en katı duyguları delecek, en paslı kilitleri açacak ve en sert gönülleri bile yumuşatacaklardır. Yumuşatacaklardır; zîrâ onlar, hep içlerinden doğan öteler buudlu ve lâhût derinlikli nağmeleriyle kendi ruhlarının sesini, kendi aşk u şevklerinin bestelerini mırıldanacak ve bütün bir in

5 sanlık namına imanlarını, ümitlerini, heyecanlarını, dâüssılalarını ve vuslat arzularını seslendireceklerdir. Onların gelecek adına ve sonsuza davet hesabına bütün çağrıları, bütün yönelişleri, bütün recâları, bütün duaları ve samimiyetle gerilmiş ruhları, sanki bizim bugüne kadar söylemek isteyip de söyleyemediğimiz, duyurmak arzu edip de duyuramadığımız ve hep kör-aksak bıraktığımız hususların ifade edilişi, seslendirilişi, yorumlanışı gibi olacaktır. Herhâlde, o çağın insanları bizde olduğundan daha zengin duygularla birbirlerine yönelecek, daha aşkın seslerle birbirlerine hitap edecek ve hep aynı aşk u şevki söyleyeceklerdir. Zaten dünden bugüne böyle İlâhî günlerde her zaman, bir sevenler, bir de sevilenler olmuştur. Sevenlerin hep Mecnun, sevilenlerin de Leylâ olduğu böyle dönemlerde, bütün aşklar, şevkler, güzellikler, nizamlar Cemâl-i Sonsuz un (celle celâluhu) çok perdelerden geçmiş gölgesinin gölgesi... olması mülâhazasıyla, önce her şeyin asıl kaynağı O (celle celâluhu), sonra da derecesine göre her şey sevilmiş, koklanmış, sinelere basılmış ve O nun (celle celâluhu) mührü olarak da takdis edilmiştir.. ve böyle dönemlerin tâli li insanları da, ömür boyu sevmek, sevilmek duygularıyla yaşamış, çekilen sıkıntıları da bir ebedî mutluluk adına tırmanılması gerekli bir helezon ve ruhun beslenme yolu kabul ederek hep inşirah soluklamışlardır. Hele bir de gönüllerde uyanan mârifet, muhabbet ve aşk u şevki körükleyecek bazı sâikler söz konusu olunca, onların ruhları âdeta sonsuza yelken açıyor gibi kanatlanmış ve zaman üstü, mekân üstü bir kıvamla Fuzûlîleşerek; Min cân olsaydı âh men-i dil-şikestede Tâ her biriyle bir kez olsaydım feda sana. demişlerdir.. demelidirler de; zîrâ, belli bir noktadan sonra, kendi güç ve zenginliğiyle ayağa kalkan ruhlar, kendilerini ifade serbestiyetine ulaşan duygular, varlığı bin bir menfezle O na (celle celâluhu) açılan kapılar şeklinde temâşâ eden mantıklar ve muhakemeler öyle bir aşkınlığa ererler ki; artık madde, metafiziğin önünde bir hudut, bir engel olmaktan çıkar, inceleşerek şeffafiyet kazanır ve âdeta mânânın bir aksesuarı hâline gelir. Burada deryadan bir damla şeklinde ifade edilmeye çalışılan duygular, düşünceler, ümitler, beklentiler, sevinçler, inşirahlar pek çok millî rüyalarımızın gerçekleşeceği, imanların mârifetle derinleşeceği, mârifetlerin aşk u şevke dönüşeceği, aşkların iştiyakların ruhanî lezzetlere inkılâp edeceği bir yeni ışık çağından sadece birkaç katredir.. deryayı gösteren birkaç katre. Şimdilik uzak gibi görülen bu rüyalar âlemi, her şahsın istidad ve kabiliyetine göre başka başka görülse, hissedilse de, her şeyin bir müşterek duyuş ve seziş çerçevesinde cereyan ettiğinde şüphe yok. Herkes böyle bir oluşumu, kendi duyuş, kendi seziş ve kendi gönlünün enginliğine bağlı devam ettiredursun; iman ve azmin imkânsızlıkları olur hâle getireceği, bütün virajları düzeltip tepeleri sileceği ve patikaları da şehrahlara çevireceği İlâhî günler yakındır. Öyle zannediyorum ki, maddenin ve maddeci düşüncenin banallaştırdığı iptidaî ruhlar bile eğer Allah ın (celle celâluhu) kendilerine bahşettiği insanî değerleri inatlarının emrine vermezlerse bu iman ve aşk u şevk döneminde, Allah a (celle celâluhu) intisabın diriltici gücünü idrak ederek bu umumî oluşum insiyak-larına kendilerini salacak ve bu İlâhî günleri tıpkı bir hayat usâresi gibi yudumlayacaklardır

6 { } Tamâ, arslanı fare yapan bir kapandır; düşen kurtulamaz onun elinden.. Ağız Boşluğuna Örgülenen Sanat Dr. Süleyman KÜLTİGİN İnsanın anne karnında yaratılış sürecinde meydana gelen ilk hâdise, spermin yumurta hücresiyle birleşmesidir. Başlangıçta sadece bir hücreden ibaret olan bu yapı, dakikalar geçtikçe hızlı bir şekilde bölünüp gelişerek embriyo hâlini alır. Bir intizam dâhilinde cereyan eden yaratılıştaki embriyolojik gelişme, üç safhada olur. Bu safhaların ilkinde (2 5 hafta); döllenmiş hücre (zigot) bölünerek çoğalır ve rahim duvarına tutunur (implantasyon). Zigotun bir İlâhî emir almışçasına rahme doğru ilerlemesiyle, anneye bu yeni durumun hissettirilmesi için bazı biyokimyevî sinyaller gönderilir. Bu sinyallerle, cenine gerekli besinlerin tedariki için anne vücudu hazırlanır. Bu biyokimyevî sinyaller yumurtalığa ulaştığında, farklı hormonlar salgılanır ve aylık periyodlarla devam eden yumurtlama işlemi durdurulur. İkinci safhada (5,5 6 hafta); artık embriyo hâlini alan ceninde muazzam bir faaliyet başlatılır. Hücrelerden organ ve sistemlerin teşekkül etme süreci başlar. Üçüncü safhada (8. haftadan doğuma kadar) ise; embriyo artık fetus hâlini almış, yüz ve vücut yapıları, Nakkaş-ı Zülcelâl in (celle celâluhu) kudret kalemiyle nakşedilmeye başlanmıştır (Resim 1).

7 İnsanın anne karnında yaratılış sürecinde meydana gelen ilk hâdise, spermin yumurta hücresiyle birleşmesidir. Başlangıçta sadece bir hücreden ibaret olan bu yapı, dakikalar geçtikçe hızlı bir şekilde bölünüp gelişerek embriyo hâlini alır. Bu muhteşem tekâmül, Kur ân-ı Kerîm de; Sizi anne karnında üç karanlık içinde bir yaratılıştan başka bir yaratılışa geçirerek yaratan Allah tır. (Zümer, 39-6) mealindeki âyetle beyan edilirken, İki Cihan Serveri nin (sallallahu aleyhi ve sellem) Sizden birinin yaratılışı, annesinin karnında kırk günde cem olur. Sonra kırk günde alaka olur. Sonra bu kadar müddette mudga olur ifadeleriyle tasvir edilmiştir. Evet, eşref-i mahlûkatın anne rahmindeki yaradılışının üç farklı safhada meydana geldiği embriyoloji ilmiyle de desteklenmektedir. Organlar nasıl gelişir? Sûreta insana benzemeye başlayan embriyoda; doku ve organlar ektoderm, mezoderm ve endoderm olmak üzere üç tabakadan gelişir. Cenin, anne rahminde günden güne Cenab-ı Zülcelâl in Hayy ismiyle hayat bulmaya devam ederken, nöral krest denilen bölgedeki hücrelerin gelişimiyle kafa-yüz ve ağız boşluğu bölgeleri oluşmaya başlar. Bu gelişim, yüz iskeleti ve diş gibi yapıların teşekkülüyle neticelenen epitel ve dış mezenkim arasındaki karşılıklı muntazam işleyişin bir neticesidir. Çene ve yüz gelişimi anne rahminde haftalar arasında vuku bulur. Öyle ki 10. hafta sonunda üç boyutlu ultrasonografik muayenede yüz görülebilir (Resim 2). Burada burun çıkıntısı hâsıl olur. Bundan orta ve yan burun çıkıntıları gelişir. İki taraflı orta burun çıkıntılarının ortasında frontonazal çıkıntı denen alın çıkıntısı ortaya çıkar. Yüz gelişimi esnasında orta ve yan burun çıkıntılarıyla üst çene çıkıntısı birleşerek, burun, üst dudak ve damak yapıları oluşur. Bu şekilde, Sani-i Zülcelâl in ihsan ettiği konuşma ve rızıkları tatmayı sağlayacak ağız boşluğu ve çevre yapıları (dil, diş vs.), anne rahminde haftalar içinde ilmek ilmek işlenir. Embriyoda ilk şekillenen yapılardan biri; ağız ve ağız çevresidir. Ağız boşluğu bölgesinde ağız taslağı oluşur. Bu taslak etrafında üst çene, burun ve kafatasının belirli bölgeleri teşekkül eder. Ceninde bütün bu gelişmeler devam ederken, 5. haftanın sonunda üst çene çıkıntılarının iç tarafında sert damak oluşmaya başlar. Bu çıkıntılar, başlangıçta dilin hacminden dolayı aşağı istikamette gelişir. Daha sonra alt çenenin büyümesi ve dilin daha da aşağıya doğru uzamasıyla, açılır kapanır bir köprü tarzında yukarıya doğru kalkarak alt ve üst çene orta hatta birleşir. Bu çıkıntıların önce dış tarafları ektoderm Resim-1 Üçüncü safhada (8. haftadan doğuma kadar) ise; embriyo artık fetus hâlini almış, yüz ve vücut yapıları, Nakkaş-ı Zülcelâl in (celle celâluhu) kudret kalemiyle nakşedilmeye başlanmıştır

8 Resim-2 Çene ve yüz gelişimi anne rahminde haftalar arasında vuku bulur. Öyle ki 10. hafta sonunda üç boyutlu ultrasonografik muayenede yüz görülebilir. tabakadan, sonrasında ise iç yapıları mezodermden gelişerek birbiriyle kaynaşır. Muhteşem ağız yapısını oluşturacak bu birleşme, önden arkaya doğru, sanki bir fermuarın kapatılması şeklinde safha safha gerçekleştirilir. Bütün bunlar, imanlı bir bilim insanı açısından Allah ın (celle celâluhu) el-musavvir isminin anne rahminde tecellisidir. İşte, bu dönemde sebebini çoğu zaman bilemediğimiz belki de bir imtihan sırrına binaen tezahür eden hâdiseler, dudak-damak yarıkları gibi yüz gelişimiyle alâkalı birçok anomaliye sebep olabilmektedir. Ceninin haftalar arasında maruz kaldığı herhangi bir sebeple ağız ve yüz bölgesini oluşturan çıkıntıların birleşememesi, dudak-damak yarıkları ile neticelenir (Resim 3). Dudak-damak yarıkları, doğuştan (konjenital) var olan bir anomalidir. Bu anomaliler, gebeliğin ilk üç ayında organların gelişmesi esnasında meydana gelir. Çeşitli menfî tesirlerle hamileliğin bu safhasında ortaya çıkabilen dudak-damak yarıkları; Ceninin haftalar arasında maruz kaldığı herhangi bir sebeple ağız ve yüz bölgesini oluşturan çıkıntıların birleşememesi, dudak-damak yarıkları ile neticelenir. Dudak-damak yarıkları, doğuştan (konjenital) var olan bir anomalidir. Resim-3 yakın akraba evliliklerinden, hamileliğin ilk üç ayında annenin geçirmiş olduğu hastalıklardan (bilhassa kızamık, toksoplazma), annenin radyasyona maruz kalmasından, hamilelik döneminde alkol almasından ve kullanmış olduğu çeşitli ilâçlardan kaynaklanabilmektedir. Bilinen birçok tıbbî sebebi olsa da, belki de bir imtihan sırrı olan ağız ve çevre yapılarda çok nadir rastlanan bu anomalilerin, yenidoğanda görüldüğünde plâstik cerrah, kulak-burun-boğaz uzmanı ve ortodontistler tarafından muayene edilmesi gerekmektedir. Zîrâ Derdi veren Allah (celle celâluhu) dermanı da verir. mucibince, hekimler vasıtasıyla bu âciz ve zayıf bebeklerin imdadına yetişilebilir ve bu anomaliler erken dönemde düzeltilebilir. Allah ın (celle celâluhu) mükemmel bir uyum içinde yarattığı kâinat ile yeryüzüne halife olarak gönderilen insan arasında muazzam bir âhenk ve insanı hayrete düşüren harikulâde güzellikler mevcuttur. Tîn Sûresi nde Cenâb-ı Allah (celle celâluhu), mealen Biz insanı en güzel biçimde yarattık. ifade buyurmaktadır. Allah ın (celle celâluhu) Hayy ve Kayyum isimlerinin tecellisi olarak mahlûkatın en güzeli sıfatıyla yaratılan insanın, sahip olduğu nimetler karşısında dâima şükredip Elhamdülillah demesi gerekmez mi? Kaynaklar - Ülgen M. Ortodontide Anomaliler; Sefalometri, Etyoloji, Büyüme ve Gelişim. - Oral R.J, Goldman H.M. Thoma s oral Pathology. The CV MosbyComp. St. Louis. - Buhari, Kader, 1; Bed ül-halk, 6; Enbiya, 2; Tevhid, 28; Müslim, Kader, 1, 2; Ebu Davud, Sünnet, 17; Tirmizi, Kader, 4, 8. - Şeftalioğlu A. Genel ve Özel İnsan Embriyolojisi. 3. Baskı. Ankara: Ankara Üniversitesi Basımevi,

9 Günümüzde sık karşılaştığımız kişilik bozukluklarından biri de, kural tanımama, istediğini istediği zaman yapma, diğer insanları düşünmeme şeklinde ortaya çıkan anti-sosyal kişiliktir. Dr. Alaeddin HEKİM başarısı oldukça düşüktü. Derslerle arası hiç iyi değildi. Bu yüzden derslere geç giriyor; sık sık devamsızlık yapıyordu. Kurallar canını sıkıyordu. Kurallar ona göre, insanın hürriyetini kısıtlayan şeylerdi. Üniversitede Otomobil kullanırken, kırmızı ışık veya hız göstergelerinden hiç hoşlanmıyordu. Yoldaki sürücüleri sıkıştırmak, onların telâşlı, bazen de korkmuş hâllerini seyretmek ona müthiş bir haz veriyordu. Günde 1,5 paket sigara içiyor, haftada birkaç defa da arkadaşları ile içmeye gidiyordu. İnsan bu dünyada her şeyi tatmalı, gününü gün etmeliydi

10 Günümüzde sık karşılaştığımız kişilik bozukluklarından biri de, kural tanımama, istediğini istediği zaman yapma, diğer insanları düşünmeme şeklinde ortaya çıkan anti-sosyal kişiliktir. Bu yapıdaki insanlar, düşündükleri şeyi hemen icra etme eğilimindedirler. Kendilerini yalnız başlarına, müstakil hareket edebilecek kadar yetkin ve güçlü görürler. Başkalarına kötü davranmayı tabiî bir hak kabul eder ve bundan suçluluk duymazlar. Bu sebeple, kolayca suç teşkil edebilecek davranışlara girebilirler. Çocukluk çağında yalan söyleme, hırsızlık yapma, okuldan kaçma ve çeşitli şekillerde diğer çocuklara zarar verme şeklinde davranışlar sergilerler. Alkol ve uyuşturucu kullanmaya yatkındırlar. Diğer insanların kendileri hakkındaki düşünceleri onları hiç ilgilendirmez. İçlerinden gelen dürtülere göre hareket ederler ve engel tanımazlar. Bu sebeple de suç işlemeye yatkın kişilerdir. Kendilerine verilen cezalardan ve yaşadıkları acı tecrübelerden ders almazlar. Aksine kendilerini haklı çıkarmak için olanca gayretleri ile uğraşırlar. Meselâ bir suç işledikleri ve yakalandıkları zaman, kendilerinin bir toplum ve ailenin eseri olduğunu, dolayısıyla aile ve toplumun suçlu olduğunu, onların cezalandırılması gerektiğini söyleyebilirler. Bu kişiliklerin bazen ebeveynlerini değişik şekillerde suçladıkları, onlara zarar verdikleri, hattâ ölümlerine sebebiyet verdikleri bilinmektedir. Bu kişilerin karakteristik düşünce yapısı, Ben inanıyorsam, doğrudur. şeklindedir. Bu zihniyetin bir neticesi olarak, suç teşkil edecek davranışlara girerler, hem kendilerine hem de çevrelerine zarar veriler. Bir şeyi yapmak istemedikleri zaman, onun yapılmaması gerektiğinden kesinlikle emindirler. Anti-sosyal kişilik yapısının nasıl ortaya çıktığıyla alâkalı değişik görüşler vardır. Genetik yapının tesiri, kabul edilen genel görüştür. Bilhassa gelişme safhasında, ebeveynin çocuğun davranışları karşısındaki tutumu büyük rol oynar. Kimsesizler yurdunda yetişenlerde olduğu gibi, ana-baba ya yoktur veya onların da davranışları patolojiktir. Çocuğun yetişme devresinde, anne ve babanın bulunmadığı durumlarda, çocuğun kişiliğinin bir yönünü teşkil edecek olan vicdan, mânevî değerler gibi ego üzerinde denetleme sağlayacak kişilik yapıları eksik kalacak veya hiç gelişemeyecektir. Anne-babanın çocuğun tutumları karşısında takındıkları tavırlar da anti-sosyal yapıyı belirleyen faktörlerdir. Meselâ arkadaşına zarar veren veya yalan söyleyen çocuğuna kızmak yerine, onu ödüllendiren bir baba zamanla çocuğun şuuraltına bir model olarak yerleşecek ve çocuğun kişiliği de babasınınkine benzer şekillenecektir. Bazen de anti-sosyal davranış, negatif öğrenme ile gelişebilir. Meselâ kendisine odasını toplaması söylenen bir çocuk, bağırıp çağırmaya başlar. Annesi de bu davranış karşısında çocuktan istediği şeyden vazgeçer. Böylece çocuk, daha sonraki hayatında sinirli ve hoyrat davranışının kendisine fayda sağlayabileceğini öğrenmiş olur. Anti-sosyal kişiliklerin eğitimi Her şeyden önce, böyle bir kişilik yapısının gelişmesine sebep olabilecek zeminin ortadan kaldırılması gerekir. Bu noktada muhasebe ve murakabe duygularının kişide geliştirilmesine yönelik telkinler yapılmalıdır. Herkesin her yerde gözetim altında olduğu bilgisi ve duygusunun vicdanlarda uyarılmasına yönelik ahlâk modelleri gösterilmelidir. Her yerde, her ân hazır ve nazır olan ve herkesin en ince duygu ve düşüncelerine nigehban olan İlâhî Kudret in (celle celâluhu) varlığı sürekli vurgulanmalıdır. Hiçbir fiil ve düşünce İlâhî nazardan gizlenemez; iyi veya kötü her amel karşılığını mutlaka görecektir. Bu hususlar Yüce Beyan da mealen şöyle ifade buyrulur: Sözünüzü ister içinizde gizleyin, ister açığa vurun, hepsi birdir. Zîrâ Allah gönüllerin künhünü dahi bilir. (Mülk / 13) Zerre ağırlığınca hayır yapan onu bulur, Zerre ağırlığınca şer yapan da onu bulur. (Zilzal / 7,8) Ölçü ve sınırlar koymak İslâm, insanlara geniş bir hareket alanı vermekle beraber, ölçü ve sınırlar da koymuştur. Helâl ve haramlarla alâkalı çeşitli sınırların yanısıra, genel davranışlarla ilgili olarak da aşırılıklardan kaçınma ve orta yolu tutma tavsiye edilmiştir. Kur an-kerîm de mealen; Haksız yere haddi aşmayın. Daha önce gelip geçenlerden hem kendisi sapmış, hem bir çok insanları da saptırmış olan atalarınızın ve şimdiki durumda da doğru yoldan sapan birtakım kimselerin heva ve hevesine uymayın. (Maide / 77) buyrularak, insanın BAZI ANTİ-SOSYAL KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ Toplum kurallarına ayak uyduramazlar. Kanundışı fiilleri sık sık tekrarlarlar. Devamlı olarak yalan söylerler, başkalarını değişik şekillerde aldatarak dürüst olmayan davranışlar sergilerler. İçlerinden gelen dürtülere göre hareket ederler. Gelecekleri için plân program yapmazlar, bulundukları âna göre hareket ederler. Devamlı olarak sinirli ve saldırgan bir tutum içindedirler. Sık sık kavga çıkarırlar. Kendilerinin veya başkalarının güvenliğine önem vermezler. Kendilerine verilen işleri takip etmezler, sıklıkla sorumsuzca hareket ederler. Başkalarına zarar vermiş olsalar bile, bundan vicdan azabı çekmezler ve yaptıklarına kendilerince izah getirmeye kalkarlar. Çocukluklarında da buna benzer davranışlar göstermişlerdir

11 her zaman kendisini denetlemesi ve hesaba çekmesi teşvik edilir. Anti-sosyal kişiliğin ayrılmaz parçası olan kötü fiil ve davranışlar (meselâ yalan söylemek, başkalarının mal ve canına zarar vermek, toplumda karışıklık ve fitne çıkarmak), kesin olarak yasaklanır: Kim bir kişiyi öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur. (Maide / 32) Doğruluk iyiliğe, iyilik de cennete götürür. (Hadîs-i Şerîf) Bu fâsıklar o kimselerdir ki, Allah a kesin söz verdikten sonra sözlerinden dönerler. Allah ın riayet edilmesini emrettiği ilişkileri keserler ve yeryüzünde fitne ve fesat çıkarırlar. İşte bunlar ziyana uğrayanların tâ kendileridir. (Bakara / 27) Toplum hayatının teşvik edilmesi Ergenlik dönemindeki çocuklarda sosyal uyum, aile içi sağlıklı münasebetler, düzenli kitap okuma, hedef ve idealleri olma; anti-sosyal kişilik gelişmesine karşı koruyucu bir çatı oluşturur. Dolayısıyla, çocukluktan itibaren namazların cemaatle kılınması, komşu hukukunun gözetilmesi, hasta ziyaretine ve cenazeye gidilmesi, karşılaşılan kişilerle selâmlaşılması, sadakanın bizzat çocuğa verdirilmesi gibi hususlar destekleyici faktörlerdir. Evliliğin ve aile hayatının teşvik edilmesi Dinimiz, çocukların hayırlı insanlar olarak yetiştirilmesini anne-babalara bir sorumluluk olarak yüklemiştir. İyi bir aile hayatı, çocukların çeşitli kişilik bozukluklarından korunması açısından önemlidir. Gençlerin vakti geldiğinde evlendirilmesi, evsiz-yurtsuz çocukların dünyaya gelmesini önleyeceğinden toplumda anti-sosyal davranışları azaltır. Topluma faydalı olmanın teşviki İslâm da, yakın akrabadan başlayarak komşulara, fakirlere ve bütün insanlara yardım etmek, sadaka ve zekât gibi müesseselerle onların imdadına koşmak, anti-sosyal eğilimlere set çeken veya bunları gideren bir metot olarak teşvik edilir. Başkalarına yardım etmek için çırpınan bir insanın, anti-sosyal olması düşünülemez. Efendimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) beyanıyla, başkalarına güler yüz göstermek de, insanın kendisini diğer insanlara zarar vermekten koruması da bir sadakadır. İdeal ve hedef gösterme Hedef ve idealler, kişinin şiddete meylini ortadan kaldırır. Kişi önündeki hedefler nispetinde hayatına mânâ katar ve sosyal münasebetlerini sağlıklı kurma veya düzeltme gereği hisseder. Zararlı alışkanlıkların önlenmesi Anti-sosyal kişiliğin menfî bir yanı da, çeşitli zararlı maddelerin kullanımına olan meyildir. Bu duruma, Ergenlik dönemindeki çocuklarda sos yal uyum, aile içi sağlıklı münasebetler, düzenli kitap okuma, hedef ve idealleri olma; anti-sosyal kişilik gelişmesine karşı koruyucu bir çatı oluşturur. kendini ispat etmek, cemiyet kurallarına başkaldırmak gibi çeşitli sebepler yol açar. Alkol bu yapıdaki kişileri, aşırı cüretkâr, saldırgan ve dengesiz hâle getirir. Okumanın teşviki Düzenli kitap okumanın, şiddet eğilimini azalttığını ortaya koyan çeşitli çalımalar yapılmıştır. İslâm ın ilk emri Oku dur. İslâm da âlimin mürekkebi şehidin kanı ile bir tutulur. İnsanlar şiddet yerine, ilim öğrenmeye ve mücadelelerini bilim yolu ile yapmaya davet edilir. Bu da cemiyette kargaşa ve şiddet yerine huzurun, anti-sosyal eğilimler yerine sosyal bir yapının teşkil edilmesinin önemli unsurlarındandır. Netice olarak; inanç değerlerimiz hayatımıza hayat olduğunda, toplumda anti-sosyal eğilimlere karşı güçlü bir set kendiliğinden oluşacaktır. Kaynaklar - Erol Özmen, Ömer Aydemir, Erhan Bayraktar, Genel Tıpta Psikiyatrik Sendromlar, HYB Yayıncılık, s M. Orhan Öztürk, Ruh Sağlığı ve Bozuklukları, HYB 1997, s Edwın R.Wallace, Dinamik Psikiyatri Kuramı ve Uygulaması, Antisosyal Kişilik Bozukluğu, Eylül Yayınları, 1994, s James L.Jacobson, Alan MJacobson, Psikiyatrinin Sırları, Nobel Tıp Kitabevi Tekin O, Özkara A, Cebeci S, Işık B, Çatal F, Doğan DG, Bilici M, Kara S, Yaş Öğrencilerde Sosyal Eğilimler Anketi (308 Öğrenci Üzerinde Pilot Çalışma), Yeni Tıp Dergisi, s ,

12 { } Tamâ, en zorlu yiğitlerin bile sırtını yere getiren bir gulyabanîdir. Koruma KalkanlarI Prof. Dr. Faik KOCADAĞ Canlılarda korunma; ferdin, toplumun, sistemin devamlılığı-güvenliği için gerekli olup çok farklı strateji ve mekanizmalarla gerçekleştirilir. İnsan bu maksatla kendi evini duvarlarla, bağ ve bahçelerini de çitlerle çevirir. İnsan ve toplumların düşmanı sadece gözle görünenlerden ibaret değildir. Asrın vebası AIDS ve kenelerle bulaşan Kırım Kongo virüsleri, tarihte ince hastalık olarak bilinen verem basili, sıtma ve şark çıbanına sebep olan parazitler, görünmeyen, işitilmeyen ve hissedilmeyen düşmanlara örnek verilebilir. Bunlardan korunmak için vücudumuz, fizikî, kimyevî ve biyolojik birtakım engelleyicilerle mücehhez kılınmıştır. Bunlar üç kısım altında incelenebilir. Fizikî engelleyiciler Vücudu dış ortamdaki zararlı mikroorganizmalara karşı koruyan ilk koruma hattı; deri, solunum ve sindirim sistemi ile mukoz zarlardan meydana gelir. Bunlar fizikî bariyer olarak adlandırılır. Bu sistem vücuda girmeye çalışan mikro zararlılara mâni olur veya sayılarını azaltır. Deri; epidermis ve dermis tabakalarından meydana gelir. Beş tabakadan müteşekkil epidermis, en dış tabakadır; kalınlığı vücudun dışarıya bakan bölgelerinde sadece mm dir. Bu denli ince yaratılmış bu tabaka mikroorganizmaların büyüklüğü ile karşılaştırıldığında, onlarca kat kalınlığında bir fizikî bariyer teşkil eder. Bu tabakanın en dış ise, ölü ve sıkışık di

13 Epidermis Beş tabakadan müteşekkil epidermis, derinin en dış tabakasıdır; kalınlığı vücudun dışarıya bakan bölgelerinde sadece mm dir. Bu denli ince yaratılmış bu tabaka mikroorganizmaların büyüklüğü ile karşılaştırıldığında, onlarca kat kalınlığında bir fizikî bariyer teşkil eder. zili hücrelerle donatılmıştır. Daha alttaki dört tabaka, mikroorganizmaların yaşayamayacağı kuru bir çevre oluşturarak mühim bir fizikî bariyer vazifesi görür. Deri, solunum, sindirim ve idrar yolları mukoz zarlarla (epitel hücreleri) döşenmiştir. Epitel dokuda mukus salgılayan kadeh şeklindeki goblet hücreleri mevcuttur. Bu hücrelerden sadece sindirim sisteminde günde dört litre mukus salgılanır. Solunum yolunda salgılanan mukus, bu bölgeden vücuda girmeye çalışan bakteri, mantar ve parazitler gibi mikroorganizmaları hapsederek koruma vazifesini îfa eder. Solunum yolunun başlangıç noktası burun deliğinde bulunan kıllar, nefes alma esnasında akciğerlere gidebilecek 10 mikrondan büyük taneciklere mâni olur. Bunun yanında solunum yollarını kaplayan epitel dokusu, saça benzeyen kirpiksi yapılarla (silia) örülüdür. Silialar, akciğerlere ulaşma riski olan ve mukus tarafından hapsedilen zararlıların dışarı atılmasında mühim rol oynar. İdrar yolları, vücutta kirlenen kanın böbreklerde süzülmesi ile oluşan idrarın dışarı atıldığı sistemdir. İdrar, üreter dediğimiz kanal ile böbreklerden mesaneye taşınır, oradan da dışarı atılır. İdrar kesesi kapaklarının açılması ile dışarı atılan idrarın akışı o kadar hızlıdır ki (ortalama saniyede 20 ml), dış ortama açık bu kanaldan mikroorganizmaların vücuda girişine imkân vermeyerek çok mühim bir engelleyici görev üstlenmektedir. Kimyevî engelleyiciler Mikroorganizmalar insan vücuduna ancak belirli yerlerden girebilir. Mide, deri ve vajina gibi bölgelerin ph ı (asitlik derecesi) kimyevî bir bariyer teşkil ettiği gibi, deri, solunum yolu, mide-bağırsak sisteminden ve gözyaşıyla birlikte salgılanan pek çok molekül de, mikroorganizmalara karşı öldürücü kimyevî bariyer vazifesi görür. Deride bulunan hücrelerin bir kısmı tarafından salgılanan α-defensin, β-defensin ve katelisidin maddeleri, mikroorganizmaların zarlarını tahrip edip çoğalmalarını önler, böylece kimyevî bariyer vazifesi görür. Deriden salgılanan ter ise, bakterilerin duvar yapısını parçalayan lizozim maddesi ihtiva eder. Ayrıca, üretilen RNase ve DNase enzimleriyle bakterilerin DNA ve RNA sı tahrip edilir. Solunum kanallarındaki epitel hücrelerinden salgılanan α-defensinler ve diğer bazı moleküller mikroorganizmalara bağlanarak onları öldürecek yeni yardımcı maddeleri davet eder. Mide-bağırsak kanalındaki epitel hücrelerinden α-defensine ilâveten salgılanan 20 den fazla madde de mikroorganizmaları öldürücü tesiriyle kimyevî bariyer vazifesi üstlenir. Gözyaşı bezlerinden salgılanan gözyaşının akışkanlığı vasıtasıyla zararlı maddeler dışarıya atıldığı gibi lizozim denen madde ile de göze giren mikroorganizmalar öldürülerek ruhun dünyaya açılan penceresi göz muhafaza edilmektedir. Deri, dış ortam ile vücut arasında en mühim bariyer olduğu gibi, salgıları vasıtasıyla da bir kimyevî engelleyici vazifesi görür. Derideki yağ bezleri ve ter bezlerinin bazı ürünleri hafif asidiktir. Bunlar, deri yoluyla vücuda girmek isteyen mikroorganizmalara karşı deriye yardımcı olur. Midenin ph ı 1 3 arasında değişir. Ağız yoluyla alınan besinlerin burada başlayan kimyevî sindirimi midede en yoğun noktaya ulaşarak bulamaç hâlini alır. Besinlerle buraya ulaşan mikroorganizmaların çoğu öldürülür. Mikroorganizmaların birçoğunda olduğu gibi vücuda yabancı moleküllerin bazıları da Gözyaşı bezlerinden salgılanan gözyaşının akışkanlığı vasıtasıyla zararlı maddeler dışarıya atıldığı gibi lizozim denen madde ile de göze giren mikroorganizmalar öldürülerek ruhun dünyaya açılan penceresi göz muhafaza edilmektedir

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM 9.11.2015 ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM Konular Doğum öncesi gelişim aşamaları Zigot Doğum öncesi çevresel etkiler Teratojenler Doğum Öncesi G elişim Anneyle ilgili diğer faktörler Öğr. Gör. C an ÜNVERDİ Zigot

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır. İslam a göre kadınlar erkeklerden daha değersiz kabul edilmez. Kadınlar ve erkekler benzer haklara sahiptirler ve doğrusu bazı hususlarda kadınlar, erkeklerin sahip olmadığı bazı belirli ayrıcalıklara

Detaylı

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016 EN GÜZEL İSİMLER O NUNDUR Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah tır. Güzel isimler O nundur.

Detaylı

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır.

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır. 4.MEKTUP MEVZUU : a) Mübarek ramazan ayının faziletleri. b) Hakikat-ı Muhammediye'nin (kabiliyet-i ulâ) beyanı.. Ona ve âline salât, selâm ve saygılar.. c) Kutbiyet makamı, ferdiyet mertebesi.. NOT : İMAM-I

Detaylı

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır.

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Kur'an-ı Kerimde bir kimseye hayat vermenin adeta bütün insanlara hayat verme gibi

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): - Yavrum ne oldu, niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Çocuk da: - Efendim, namaza gidiyorum.

Detaylı

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler 3. ÜNİTE: EN GÜZEL ÖRNEK HZ. MUHAMMED İN İBADETLERİ 3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler KAZANIMLARIMIZ O Bu ünitenin sonunda öğrenciler Hz. Muhammed'in: O 1. Öncelikle bir kul olarak davrandığını kavrar.

Detaylı

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir.

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir. Hiçbir müzisyen, bülbülün ötüşünden daha güzel bir şarkı söyleyemez. Bütün bu güzel şeyleri Allah yapar ve yaratır. Allah ın güzel isimlerinden biri de HAMÎD dir. HAMÎD, övülmeye, hamd edilmeye, şükür

Detaylı

DEMANS. ÿ Bu bir Demans (bunama hastalığı) olabilir mi? ÿ Demans tam olarak nedir? ÿ Alzheimer tipi Demans nasıl cerayan eder?

DEMANS. ÿ Bu bir Demans (bunama hastalığı) olabilir mi? ÿ Demans tam olarak nedir? ÿ Alzheimer tipi Demans nasıl cerayan eder? Sağlık Dairesi Bilgilendiriyor. ÿ Bu bir Demans (bunama hastalığı) olabilir mi? ÿ Demans tam olarak nedir? ÿ Alzheimer tipi Demans nasıl cerayan eder? ÿ Demans nasıl tedavi edilebilir? ÿ Ne gibi önlem

Detaylı

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti Mektub-u Attar Muhammed İlyas Kadiri Razavi tarafından tüm İslami Erkek Kardeşlerine ve İslami Kız Kardeşlerine, Medaris El Medine ve Camiat El Medine nin erkek öğretmenler, erkek öğrenciler, kadın öğretmenler

Detaylı

0-3 Yaş Grubu Çocuklarda Ahlâkî. Gelişmenin Temel Taşları

0-3 Yaş Grubu Çocuklarda Ahlâkî. Gelişmenin Temel Taşları 0-3 Yaş Grubu Çocuklarda Ahlâkî Gelişmenin Temel Taşları Dr. Hasan AYDINLI Güzel ahlâklı çocuklar yetiştirmek, her anne-babanın arzusudur. İnsanın aile ve toplum içindeki saygınlığını belirleyen en önemli

Detaylı

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden,

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden, Çemberlitaş taki dedesinin konağında büyüyen şair, Amerikan ve Fransız kolejlerinde başladığı ilk ve lise öğrenimini Deniz Lisesi nde tamamladı. İ. Ü. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü nü 1924 te bitirince

Detaylı

Deri, vücudun sa lam ve koruyucu dı örtüsüdür. Salgı bezleri, tırnaklar,tüyler ile deri bir organ ve sistemdir. En geni organdır (Yakla ık 1.

Deri, vücudun sa lam ve koruyucu dı örtüsüdür. Salgı bezleri, tırnaklar,tüyler ile deri bir organ ve sistemdir. En geni organdır (Yakla ık 1. Deri, vücudun sa lam ve koruyucu dı örtüsüdür. Salgı bezleri, tırnaklar,tüyler ile deri bir organ ve sistemdir. En geni organdır (Yakla ık 1.5-2 m 2 ) Deri esas olarak iki tabakadan olu ur Üst deri (Epidermis)

Detaylı

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Prof. Dr. Köse: Organ Bağışının Dinen Sakıncası Yoktur İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, İzmir İl Müftülüğü ve İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi

Detaylı

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir?

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir? Besmele Kitapcığı Besmelenin Anlamı Besmele, bütün varlıkların hal diliyle ve iradeli varlık olan insanın lisanıyla ve haliyle meşru olan her işine Allah ın ismiyle başlamasıdır. En önemli dua ve zikirlerdendir.

Detaylı

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Aşağıda verilen isimleri örnekteki gibi tamamlayınız. Örnek: Ayakkabı--------uç : Ayakkabının ucu İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Kalem sap Çanta renk Araba boya Masa kenar Deniz mavi Rüzgar şiddet

Detaylı

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te 9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır

Detaylı

Ramazan ve Bayram Ramazan Ramazan Allah a yakınlaşmak için yegane bir zaman. Allah dünyada kendisi ve insanlar arasına perdeler koymuş. Bu perdeleri açmak ve aşmak, Allah a yakınlaşmak, onu hissetmek için

Detaylı

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir.

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir. 1- Ramazan ayının birinci gecesi kılınacak namaz: Bu gecede bir kimse 2 rekat namaz kılsa, her rekatta da KADİR SÜRESİNİ okursa; ALLAHÜ Teâlâ ( cc ) o kişiye 3 türlü kolaylık verir. Bu ay içinde orucu

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE ORUÇ

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE ORUÇ TAKVAYA ERMENİN YOLU; ORUÇ (O sayılı günler) Ramazan ayıdır ki Kur an; insanlara hidayet (doğru yol) rehberi, doğru yolun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak onda(ki Kadir gecesinde) indirildi.

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE DUA

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE DUA SADECE SIKINTIDA DEĞİL HER ZAMAN DUA (Resulüm!) De ki: Dua (ve ibadeti)niz olmasa, Rabbim size ne diye değer versin? (Ey inkarcılar!) Siz ise, (Allah ve Resulü nün bildirdiklerini) yalanladınız, bu yüzden

Detaylı

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma KURAN'I KERİM TÜRKÇE MEALİ (DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI) 50-KAF SURESİ Mekke'de inmiştir. 45 (kırkbeş) âyettir. "Kaf" harfi ile başladığı için bu adı almıştır. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla. 1.

Detaylı

5. SINIF DENEME SINAVLARI DAĞILIMI / TÜRKÇE

5. SINIF DENEME SINAVLARI DAĞILIMI / TÜRKÇE TÜRKÇE Öğrenme Alanı 3. OKUMA 4. YAZMA 5. GÖRSEL OKUMA VE GÖRSEL SUNU Alt Öğrenme Alanı 2. Okuduğunu Anlama 4. Söz Varlığını Geliştirme 5. Tür, Yöntem ve Tekniklere Uygun Okuma 1. Yazma kurallarını uygulama

Detaylı

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir.

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir. Hastalık ve Yolculukta: Eğer bir insan hasta ise ve yolcu ise onun için oruç tutmak Kur an-ı Kerim de yasaktır. Bazı insanlar ben hastayım ama oruç tutabilirim diyor veya yolcuyum ama tutabilirim diyor.

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

Günümüzde diş ve diş eti hastalıkları bütün dünyada yaygın ve önemli bir sorundur. Çünkü ağız ve diş sağlığı genel sağlığımızla yakından ilişkilidir.

Günümüzde diş ve diş eti hastalıkları bütün dünyada yaygın ve önemli bir sorundur. Çünkü ağız ve diş sağlığı genel sağlığımızla yakından ilişkilidir. Ağız ve Diş Sağlığı Günümüzde diş ve diş eti hastalıkları bütün dünyada yaygın ve önemli bir sorundur. Çünkü ağız ve diş sağlığı genel sağlığımızla yakından ilişkilidir. Ağız sağlığı: Dişler ve onları

Detaylı

Organ bağışında bulunan herkesin organları kullanılabilir mi?

Organ bağışında bulunan herkesin organları kullanılabilir mi? Organ Doku Birimi ve Bağış Organ Bağışı Başka Hayatlara Can Katmaktır Organ bağışı nedir? Organ bağışı kişinin hayatta iken kendi özgür iradesiyle, organlarının bir kısmını veya tamamını ölümünden sonra

Detaylı

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden.

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden. BEYAZIN PEŞİNDEKİ TATİL Geçen yıllarda Hopa da görev yapan bir arkadaşım Adana ya ziyaretime gelmişti. Arkadaşım Güney in doğal güzelliğine bayılıyorum deyince çok şaşırmıştım. Sevgili okuyucularım şaşırmamak

Detaylı

Kelime anlamı itibarıyla kudsi,mukaddes,bütün kusur ve noksanlıklardan uzak,pâk ve temiz olan anlamınadır.

Kelime anlamı itibarıyla kudsi,mukaddes,bütün kusur ve noksanlıklardan uzak,pâk ve temiz olan anlamınadır. KUDDÜS Kelime anlamı itibarıyla kudsi,mukaddes,bütün kusur ve noksanlıklardan uzak,pâk ve temiz olan anlamınadır. Hz.Ali-nin kullandığı altı isimden biridir. Sabah ve akşam namazından sonra 33 defa okunmasının

Detaylı

Insanı başa taç yaptım. Ne eğildim, ne de saptım. Acılardan ilaç yaptım. Aşık Şahturna Hayatı ve Şiirleri

Insanı başa taç yaptım. Ne eğildim, ne de saptım. Acılardan ilaç yaptım. Aşık Şahturna Hayatı ve Şiirleri 1950 Sivas Gürün'de doğdu. 10 yaşlarında saz çalıp, türkü-deyişler okudu. 15 yaşında kendi yapıtı ilk plağıyla büyük üne kavuştu. Konser turneleri, kasetler, plaklar, uzunçalar, long playler ve günümüz

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

Burun, anatomik olarak, yüz üzerinde alınla üst dudak arasında bulunan, dışa çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Koku alma organıdır.

Burun, anatomik olarak, yüz üzerinde alınla üst dudak arasında bulunan, dışa çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Koku alma organıdır. Burun, anatomik olarak, yüz üzerinde alınla üst dudak arasında bulunan, dışa çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Koku alma organıdır. Burun boşluğu iki delikle dışarı açılır. Diğer taraftan

Detaylı

B unl a r ı B i l i yor mus unuz? MİTOZ. Canlının en küçük yapı biriminin hücre olduğunu 6. sınıfta öğrenmiştik. Hücreler; hücre zarı,

B unl a r ı B i l i yor mus unuz? MİTOZ. Canlının en küçük yapı biriminin hücre olduğunu 6. sınıfta öğrenmiştik. Hücreler; hücre zarı, MİTOZ Canlının en küçük yapı biriminin hücre olduğunu 6. sınıfta öğrenmiştik. Hücreler; hücre zarı, sitoplazma ve çekirdekten meydana gelmiştir. Hücreler büyüme ve gelişme sonucunda belli bir olgunluğa

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (10) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme

Detaylı

ZAFER TALHA ÇİMEN 8/E - 1453

ZAFER TALHA ÇİMEN 8/E - 1453 ÖZEL EGE LİSESİ (ORTAOKULU) DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ KAZA VE KADER (Allah, herkesin ne yapacağını bilip yazdığına göre, insanların hayır işlemesinin bir anlamı var mı? İslam da İnsanın İradeli Fiilleri

Detaylı

ERGENLİKTE HİJYEN SAĞLIK VE KİŞİSEL BAKIM. Hazırlayan Okul Rehber Öğretmeni İrem YILDIRIM

ERGENLİKTE HİJYEN SAĞLIK VE KİŞİSEL BAKIM. Hazırlayan Okul Rehber Öğretmeni İrem YILDIRIM ERGENLİKTE HİJYEN SAĞLIK VE KİŞİSEL BAKIM Hazırlayan Okul Rehber Öğretmeni İrem YILDIRIM SAĞLIK VE HİJYEN NEDİR? Sağlık; kişinin doğuştan getirdiği kalıtsal özellikleri ile fiziksel, biyolojik ve sosyal

Detaylı

(Seni sevdiğim için eğer benden bedel isterlerse, iki cihânın mülkünü versem bile bu bedeli ödemeye yetmez.)

(Seni sevdiğim için eğer benden bedel isterlerse, iki cihânın mülkünü versem bile bu bedeli ödemeye yetmez.) Ben seni sevdiğim için eğer bahâ derler ise İki cihân mülkün verem dahı bahâsı yetmeye (Seni sevdiğim için eğer benden bedel isterlerse, iki cihânın mülkünü versem bile bu bedeli ödemeye yetmez.) İki cihân

Detaylı

YÜKSEL ÖZDEMİR. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

YÜKSEL ÖZDEMİR. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

3 Her çocuk Müslüman do ar.

3 Her çocuk Müslüman do ar. TAHR C * 1 Sözlerin en güzeli Allah ın kitabı, yolların en güzeli Muhammed in yoludur. Buhari, Edeb, 70; tisam, 2. z Müslim, Cuma, 43. z Nesai, Iydeyn, 22. z bn Mace, Mukaddime, 7. z Darimî, Mukaddime,

Detaylı

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen Muâz b. Cebel'in Hz. Peygamber in (s.a.v.) sorduğu

Detaylı

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki

Detaylı

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER A) BİYOLOJİK ETMENLER KALITIM İÇ SALGI BEZLERİ B) ÇEVRE A) BİYOLOJİK ETMENLER 1. KALITIM Anne ve babadan genler yoluyla bebeğe geçen özelliklerdir.

Detaylı

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? EVLENİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Peygamber (sav) Efendimiz den Abdullah ibn-i Ömer RA ın bir hadisini bu münasebetle hatırlayalım, duymuşsunuzdur: (Lâ tenkihun-nisâe

Detaylı

fetüs bebek ölüm çocuk İleri yaş yeniyetme yetişkin

fetüs bebek ölüm çocuk İleri yaş yeniyetme yetişkin Döllenmiş yumurta fetüs bebek ölüm çocuk İleri yaş yeniyetme yetişkin Yaşam boyu devam eden biyolojik, bilişsel, sosyal gelişim ve kişilik gelişiminin bilimsel incelemesi Gelişim psikolojisinin başlıca

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Tatilde neler yaptık? *Hava nedir? Hangi duyu organımızla hissederiz? *Tatildeyken hava nasıl değişimler oldu? *Müzik dendiğinde

Detaylı

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Sohbetler *Kendimi tanıyorum (İlgi ve yeteneklerim, hoşlandıklarım, hoşlanmadıklarım) *Arkadaşlarımı tanıyorum *Okulumu tanıyorum

Detaylı

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP:

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP: SORU : Yediemin deposu açmak için karar aldım. Lakin bu işin içinde olan birilerinden bu hususta fikir almak isterim. Bana bu konuda vereceğiniz değerli bilgiler için şimdiden teşekkür ederim. Öncelikle

Detaylı

Cenâb-ı Hak geçmiş ümmetleri çeşitli cezalar ile cezalandırmış,ağır imtihanlarla,ince elekten eler gibi elemiştir.

Cenâb-ı Hak geçmiş ümmetleri çeşitli cezalar ile cezalandırmış,ağır imtihanlarla,ince elekten eler gibi elemiştir. KANSER VE SEBEBLERİ Erişkin olan bir insanda takriben 50 trilyon hücre bulunmaktadır. Hayat tek bir hücre ile başlar. Büyüme tamamlanıncaya kadar milyonlarca defa bölünme gerçekleşir. Bölünme,lalettayin

Detaylı

Svl.Me.Alev KESKİN-Svl.Me.Betül SAYIN*

Svl.Me.Alev KESKİN-Svl.Me.Betül SAYIN* Svl.Me.Alev KESKİN-Svl.Me.Betül SAYIN* * Gnkur.ATASE D.Bşk.lığı Türk kültüründe bayrak, tarih boyunca hükümdarlığın ve hâkimiyetin sembolü olarak kabul edilmiştir. Bayrak dikmek bir yeri mülkiyet sahasına

Detaylı

APADOKYA. Güzel atlar ülkesi

APADOKYA. Güzel atlar ülkesi K Güzel atlar ülkesi APADOKYA Aslına bakarsanız anlatacağım hikayenin neresinden başlamalıyım inanın bilemiyorum. İçinde tarih olan, mitolojik çağların mistik kokularını çağrıştıran ilginç ve bir o kadar

Detaylı

NOT : ÎMAM-I RABBANİ Hz. bu mektubu Seyyid Nakib Şeyh Ferid Buhari'ye yazmıştır.

NOT : ÎMAM-I RABBANİ Hz. bu mektubu Seyyid Nakib Şeyh Ferid Buhari'ye yazmıştır. 45. MEKTUP MEVZUU : a) Şeyhinin vefatından sonra, Haniganın fukarasına (tekkenin dervişlerine) zahirî destek olması dolayısı ile teşekkür izharı.. b) Camiiyet-i İnsan (insanda her şeyin var olması) onun

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI Yardım edin sinüslerim beni öldürüyor! Bunu daha önce hiç söylediniz mi?. Eğer cevabınız hayır ise siz çok şanslısınız demektir. Çünkü her yıl milyonlarca lira sinüs problemleri

Detaylı

Bir Tatlı Kaşığı Ortodonti (Önleyici Ortodontik Tedavi)

Bir Tatlı Kaşığı Ortodonti (Önleyici Ortodontik Tedavi) neye yarar sevilmek, hesapsız sevmedikçe; ya da öğrenmek, tek kelime öğretmedikçe... Bir Tatlı Kaşığı Ortodonti (Önleyici Ortodontik Tedavi) Türk Dişhekimleri Birliği nin 5. Ulusal Kongresi nde tanımıştım

Detaylı

ÇOCUĞUNUZUN İŞİTMESİ NORMAL Mİ?

ÇOCUĞUNUZUN İŞİTMESİ NORMAL Mİ? ÇOCUĞUNUZUN İŞİTMESİ NORMAL Mİ? Cerrahi Servisler İnsanlar duyuları aracılığı ile dış dünyayı algılar, ruhsal, zihinsel, sosyal gelişimini sağlar. Duyulardan birinin eksikliği, algılamanın bütünlüğünü

Detaylı

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Hz. Ali (kv) bildiriyor: Resulullah (sav) bir gün beni huzuruna çağırdı: "Ya Ali! Senin bana yakınlığın, Harun Peygamberin Musa Aleyhisselama olan yakınlığı gibidir.

Detaylı

Şeyh den meded istemek caizmidir?

Şeyh den meded istemek caizmidir? Eusubillahi-mineş-şeytanirrajim Bismillahirr-rahmanirrahim Şeyh den meded istemek caizmidir? Şeyh Eşref Efendi Esselamaleykum ve Rahmetullahi ve Berekatuhu Hazihis Salatu tazimen bi hakkike ya Seyyiduna

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!!

HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!! HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!! Antakya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkan Yardımcısı Remzi Güzel,Yaptığı Yazılı Açıklamada: ''Milli Dayanışma ve Birlik Ruhu Hatay da Bitmez.''Dedi.

Detaylı

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri :١ mı, mi? baba ( ) uzaklaştım uzaklaştırmak uzaklaştırmak evin kapıları babam yetişiyorum eğitim görüyorum ecdadım, atam saygı otur! seviyorum seni seviyorum

Detaylı

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere Vakıf denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin

Detaylı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı çeken sigara vücuda birçok zarar vermekte ve uzun süre

Detaylı

İkinci B ö l üm KİŞİLİK VE KARAKTER GELİŞİM SÜRECİ

İkinci B ö l üm KİŞİLİK VE KARAKTER GELİŞİM SÜRECİ İkinci B ö l üm KİŞİLİK VE KARAKTER GELİŞİM SÜRECİ itaate mecbur bırakılan çocuk: edilgen çocuk Her çocuk, anne-babasıyla uyum içinde yaşamaktan büyük huzur duyar. Çünkü annebaba, çocuk için yaşamın kurallarını

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

SINIF DEFTERİ. Gurup. Muallim/e:

SINIF DEFTERİ. Gurup. Muallim/e: SINIF DEFTERİ Gurup Muallim/e: Yaz Okulu 2014 Devam Çizelgesi 18 Haziran 2014 Çarşamba 19 Haziran 2014 Perşembe 20 Haziran 2014 Cuma 23 Haziran 2014 Pazartesi S. No Öğrenci İsim Soyisim 1 2 3 4 5 6 7 8

Detaylı

OKUNMAMIŞ ÜÇ MESAJINIZ VAR

OKUNMAMIŞ ÜÇ MESAJINIZ VAR RABBİMİZDEN ÇAĞRI Ey iman edenler! (Peygamber,) sizi hayat verecek şeylere çağırdığı zaman, Allah a ve Resûlü ne uyun. Bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer (sözünüzle niyetinizin aynı olup olmadığını

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

DENETLEYİCİ VE DÜZENLEYİCİ SİSTEMLER

DENETLEYİCİ VE DÜZENLEYİCİ SİSTEMLER Denetleyici ve Düzenleyici Sistemler Vücudumuzda aynı anda birçok karmaşık olayın birbirleriyle uyumlu bir şekilde gerçekleşmesi denetleyici ve düzenleyici sistemler tarafından sağlanır. Denetleyici ve

Detaylı

Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hayatında kadının yeri. Prof. Dr. Hamid bin Mahmud Sufrata (GSM : 0505-105-146)

Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hayatında kadının yeri. Prof. Dr. Hamid bin Mahmud Sufrata (GSM : 0505-105-146) Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hayatında kadının yeri Prof. Dr. Hamid bin Mahmud Sufrata (GSM : 0505-105-146) Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hayatında kadın konusuna baktığımızda

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti:

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti: Türk Ocakları Genel Merkezi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Efendi BARUTCU, Türk Ocakları nın 100 üncü kuruluş yıldönümü kutlamaları çerçevesinde, Sönmeyen Ocak Türk Ocakları ve Türkiye nin Geleceği konulu

Detaylı

SAĞLIKLI YAŞAM VE EGZERSĐZ. Prof. Dr. Erdal ZORBA

SAĞLIKLI YAŞAM VE EGZERSĐZ. Prof. Dr. Erdal ZORBA SAĞLIKLI YAŞAM VE EGZERSĐZ Prof. Dr. Erdal ZORBA GEÇMĐŞTEN GÜNÜMÜZE SAĞLIK Geçmişte sağlığın tanımı; hastalıklardan uzak olma diye ifade edilirdi. 1900 lerin başında ölümlerin büyük bir kısmı bakteri ve

Detaylı

Dinlerin Gen Teknolojisi, Ötenazi ve Organ Nakline Karfl Tutumlar

Dinlerin Gen Teknolojisi, Ötenazi ve Organ Nakline Karfl Tutumlar Dinlerin Gen Teknolojisi, Ötenazi ve Organ Nakline Karfl Tutumlar Prof. Dr. M. Saim Yeprem Efendim, hepinizi saygıyla selamlarım. Ben, burada başlığı teşkil eden konuların genel İslam kültüründeki yeri

Detaylı

ARAMIZDA ÇOK FARKLAR VAR

ARAMIZDA ÇOK FARKLAR VAR ARAMIZDA ÇOK FARKLAR VAR BİRLİK BULAMACI YERİNE GERÇEK BİRLİK A. GİRİŞ Başlangıçta,eşler arasındaki farklar bazen heyecanlı olabilir. Kendinde olmayan özellikleri eşinde bulunca yaşama renk katacağı olur

Detaylı

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar? BÖBREK HASTALIKLARI Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Böbrekler ne işe yarar? Böbreğin en önemli işlevi kanı süzmek, idrar oluşturmak ve vücudun çöplerini (artık ürünleri) temizlemektir. Böbrekte oluşan idrar, idrar

Detaylı

Kurban Nedir Ve Niçin Kesilir?

Kurban Nedir Ve Niçin Kesilir? Kurban sözlükte yaklaşmak, yakınlaşmak gibi anlamlara gelmektedir. Kurban, Allah a yaklaşmak ve onun hoşnutluğunu kazanmak amacıyla belirli bir zamanda uygun nitelikteki bir hayvanı kesmektir. Kesilen

Detaylı

4. SINIF FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ II. DÖNEM GEZEGENİMİZ DÜNYA ÜNİTESİ SORU CEVAP ÇALIŞMASI

4. SINIF FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ II. DÖNEM GEZEGENİMİZ DÜNYA ÜNİTESİ SORU CEVAP ÇALIŞMASI 4. SINIF FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ II. DÖNEM GEZEGENİMİZ DÜNYA ÜNİTESİ SORU CEVAP ÇALIŞMASI 1. Dünya mızın şekli neye benzer? Dünyamızın şekli küreye benzer. 2. Dünya mızın şekli ile ilgili örnekler veriniz.

Detaylı

5 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar?

5 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? 5 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile nedir? Aileyi oluşturan bireylerin

Detaylı

1 of 5 14/10/2010. Stresle Başa Çıkma

1 of 5 14/10/2010. Stresle Başa Çıkma 1 of 5 14/10/2010 Stresle Başa Çıkma Stres bizim baskıya karşı duygusal ve fiziksel tepkimizdir. Bu baskı dışsal faktörlerden kendimizin ya da bir yakınımızın yaşam etkinliklerinden, hastalıklarından yaşam

Detaylı

EYLÜL 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ. Eylül 2014 Bülten

EYLÜL 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ. Eylül 2014 Bülten EYLÜL 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ AYIN TEMASI: OKULUM BEN KİMİM? *Kendi isimlerimizi söyleyerek, arkadaşlarımızla tanışma. *Sınıfımızı ve öğretmenimizi öğrenme. *Arkadaşlarımızın isimlerini öğrenme. *Okula

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN KUR AN KARANLIKLARDAN AYIDINLIĞA ÇIKARIR Peygamber de (şikayetle): Ya Rabbi! Benim kavmim bu Kur an ı (okumayı ve hükümlerine uymayı bırakıp hatta menedip onu) terkettiler. dedi. (Furkân /30) Elif, Lâm,

Detaylı

Arapgirli Haşim Koç. - şiirler - Yayın Tarihi: 6.7.2006. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Arapgirli Haşim Koç. - şiirler - Yayın Tarihi: 6.7.2006. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 6.7.2006 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir. Şiirlerin

Detaylı

Edirne Tarihi - Bizans Döneminde Edirne. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Edirne Tarihi - Bizans Döneminde Edirne. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Edirne Tarihi - Bizans Döneminde Edirne Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Hadrianopolis ten Edrine ye : Bizans Dönemi.......... 4 0.2 Hadrianopolis Önce Edrine

Detaylı

1. Soru. Aşağıdakilerden hangisi bu paragrafın sonuç cümlesi olabilir? olaylara farklı bakış açılarıyla bakalım. insanlarla iyi ilişkiler kuralım.

1. Soru. Aşağıdakilerden hangisi bu paragrafın sonuç cümlesi olabilir? olaylara farklı bakış açılarıyla bakalım. insanlarla iyi ilişkiler kuralım. 1. Soru Kitap okumak insanı özgürleştirir. Okuyan insan yeni düşünceler edinir, zihnine yeni pencereler açar. Okumak olaylara bakış açımızı bile etkiler. Kalıplaşmış salt düşünceler, yerini farklı ve özgür

Detaylı

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA)

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) Osmanlı devletinde ülke sorunlarının görüşülüp karara bağlandığı bugünkü bakanlar kuruluna benzeyen kurumu: divan-ı hümayun Bugünkü şehir olarak

Detaylı

Mikroskobun Yapımı ve Hücrenin Keşfi Mikroskop: Robert Hooke görmüş ve bu odacıklara hücre demiştir.

Mikroskobun Yapımı ve Hücrenin Keşfi Mikroskop:  Robert Hooke görmüş ve bu odacıklara hücre demiştir. Mikroskobun Yapımı ve Hücrenin Keşfi Mikroskop: Gözümüzle göremediğimiz çok küçük birimleri (canlıları, nesneleri vs ) incelememize yarayan alete mikroskop denir. Mikroskobu ilk olarak bir kumaş satıcısı

Detaylı

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI Sıra No ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI VAAZ EDENİN VAAZIN ADI SOYADI ÜNVANI YERİ TARİHİ GÜNÜ VAKTİ KONUSU Dr. İbrahim ÖZLER İlçe Müftüsü

Detaylı