Merhaba. pecya. T. Yılmaz ÖĞÜT

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Merhaba. pecya. T. Yılmaz ÖĞÜT"

Transkript

1

2

3 İÇİNDEKİLER 4-6 Haberler İki Usta'dan"Kurtuluş destanı"*kuvayi Milliye -Kenterler" Söyleşi: Müşfik Kenter-Oğuz Aral Çehov, Gorki, Stanislavski sahne üzerinde Uzakta Piyano Sesleri -Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu- Söyleşi: Ali Poyrazoğlu- Oben Güney 14 Yönetenlerin mizahi politik eleştirisi Beni Biraz Yönetir misiniz? - "Yasemin Yalçın Tiyatrosu" 16*17 Tiyatro sahnesinde alınan sinema ödülleri Söyleşi: Sumru Yavrucuk 17 Tiyatro ve Sinema oyunculuğu üzerine Ali Uyandıran 18 Bir tutuklunun kendisiyle ve toplumla hesaplaşması İçerdekiler -İzmir Sanat Tiyatrosu Tiyatro AÇT 16 yaşında- Söyleşi: Salih Kalyon İzmir'de Şehir Tiyatrosu kuruluyor Söyleşi: Özdemir Nutku 24 Bir alternatif konservatuar» Söyleşi: Müjdat Gezen 25 Ali Hürol Tiyatrosu Söyleşi: Ali Hürol Sahtenin ve eğlencenin gülünç buluşması Kahvede Şenlik Var -Bakırköy Belediye Tiyatrosu 28 Kendine gülen seyirci Ar mı Kâr mı? -Enver Demirkan Tiyatrosu 30 Tiyatrolar Rehberi KAPAK: MÜŞFİK KENTER - Kuvayi Milliye Kapak fotoğrafı: Sinan Şanlıer Tiyatro... Tiyatro... AYLIK HABER TANITIM DERGİSİ SAYI : 11 / ARALIK 1991 / 200 TL. Merhaba N âzım Hikmet'in (Doğ ) 90 ncı doğum yılı, bir ay sonra yurdumuzda ve dünyada çeşitli etkinliklerle anılacak. Bazı tiyatrolarımız Nâzım'ın oyunlarını sahneleyerek onu anmaya hazırlanıyorlar. Önce, 29 Kasım 1991'de, Dostlar Tiyatrosu, Mehmet Ulusoy'un yönettiği Sevdalı Bulut'u sahneye çıkarıyor. 13 Aralık gecesi Ankara Sanat Tiyatrosu, Rutkay Aziz'in yönettiği, onun Yolcu adlı oyunu ile bu yılki gösterilerine başlamış olacak. Ardından, tiyatromuzun değerli oyuncularından Müşfik Kenter, 18 Aralıktan başlayarak Kenter Tiyatrosu'nda, Nâzım'ın şiirlerinden oluşturulan Kuvayi Milliye adlı oyunla tiyatroseverlerin karşısına çıkacak. Öyle umuyoruz ki, artık gerçek bir demokratik ortamda, sansürsüz, baskısız ve de özgürce Nâzım'ın yapıtlarını dinleyeceğiz, izleyeceğiz. Türk yazınının bu büyük ustasına, "yeniden sahnelerimize hoş geldin" diyoruz. Sahnelerimizdeki bu Nâzım esintisine, onun oyunlarından birinin resmini dergimizin kapağına basmakla biz de katılmak istedik. İşte bunun için kapakta, Kuvâyi Milliye oyunu ile Nâzım'ın ağzından Bağımsızlık Savaşı Destanımızı tiyatroseverlere aktaracak olan, tiyatromuzun 36 yıllık bir usta sanatçısının, Müşfik Kenter'in fotoğrafı yer alıyor. Devlet Tiyatrosu iki yıldır Nâzım'ın Ferhat ile Şirin adlı oyununu repertuvarma alıyor, bunu TV'den de ilân ediyor, ama oynamıyor. Demokratik hakların genişlemekte olduğu bugünlerde, artık çekinmeden Nâzım'ı sahnelemek Devlet Tiyatromuza da yakışacaktır sanırız. Bu sayımız elinize geçtiğinde, yeni hükümet, büyük bir olasılıkla güvenoyu almış olacak. Yeni siyasi iktidar, toplumumuzun kültür yaşamına ait birikmiş, özellikle geciktirilmiş beklentileri ile karşı karşıya kalacak. Bunlara çözümler getirmek, sansürsüz, yasaksız, saldırısız, polissiz bir kültür ortamı yaratmak artık onların ellerinde. Ayrıca iki hükümet ortağının da, demokratik ve uygar standartlar getirmek konusundaki başdöndürücü vaadleri, hâlâ belleklerde taptaze... Tiyatromuzun, bu özgür ortamda filizlenecek yepyeni kazanımları olmalı. Bunu, kültür yaşamımızı düzenleyip yöneteceklerden bekliyoruz. Dileriz umutlar umutsuzluğa dönüşmez... Sevgi ve saygı ile. T. Yılmaz ÖĞÜT Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni: Tem Yapım Yayıncılık Ltd. Şti. adına T.Yılmaz Öğüt Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: Mustafa Demirkanlı Yayın Koordinatörü: Nalân Özübek Danışma Kurulu: Orhan Alkaya, Rutkay Aziz, Genco Erkal, Fikret İlkiz, Yılmaz Onay, Ali Taygun, Işık Yenersu Basın ve Halkla İlişkiler: Enis Bakışkan Teknik Yönetmen: Sinan Şanlıer Katkıda Bulunanlar: Ayşe Ateş, Faruk Boyacıoğlu, Güzin Çorağan, Özlem Öğüt, Ali Uyandıran, Zeynep Üskül Ankara Tem.: Koray Ergun Tel: (94) İzmir Tem.: Ali Rıza Özbilgiç Tel: (9-51) Samsun Tem.: Kaya Odabaşı Tel: (9-36) ' Almanya Tem.: Levent Beceren, Berlin Tel: (9-9) Viyana Tem.: Uğur Özkan, Wien Tel: (9-9) Ofset Hazırlık: Tem Yapım Tel: Baskı: Boyut Matbaası: Tem Yapım Yayıncılık Ltd. Şti. Oba Sok. 9/1 Cihangir/İstanbul Tel: Fax: Abone Bedeli: Yıllık TL. Yurtdışı: 25 DM Posta Çeki Hes.: Tem Yapım Banka Hesap No: T. İş Bankası-Cihangir Şb Katkılarından dolayı TİYAP'a teşekkür ederiz.

4 Sevdalı Bulut oyunundan (Dostlar Tiyatrosu) "Sevdalı Bulut" başladı Dostlar Tiyatrosu, yeni oyunu Cuma günü seyirci karşısına çıktı. Sevdalı Bulut ile 29 Kasım Mehmet Ulusoy'un 1973'de Paris'te sergilemiş olduğu Nazım'ın bu oyunu, İstanbul'da ilk kez sahneleniyor. İlk gece tüm salonu dolduran seyirciden büyük ilgi gören oyunun sonunda sahneye gelen Ulusoy Ne mutlu ki dünyaya bir Nazım gelmiş; daha yüzyıllarca yaşayacak diye seyircileri selamladı. Oyun Cuma, C.tesi, Pazar günleri Maçka Maden Fakültesi salonunda sahneleniyor. Gökkuşağı yeni oyun Oyuntuları 'nda Bu yıl Ankara'da kurulmuş olan Gökkuşağı Oyuncuları, ikinci oyunları E. Robles'nin Özgürlüğün Bedeli adlı oyununa hazırlanıyorlar. Cezmi Baskın'ın yönettiği 16 ikişilik kadroyla oynanacak oyun İnsan Hakları Haftası'yla birlikte 9 Aralıkta AST Salonu'nda başlıyor. Giresun'da Tiyatro Giresun Belediyesi Şehir Tiyatrosu, tiyatro sezonunu açtı. Şehir Tiyatrosu, ilk olarak, Refik Erduran'ın Ayı Masalı adlı oyununu sahneleyecek. Kültür salonunda çalışmalarına başlayan tiyatro, bu sezon ayrıca, Mehmet Baydur'un Yangın Yerinde Orkideler ile John Logan'ın Zafer Madalyası adlı eserlerini de sahneleyecek. Ankara Sanat Kurumu Tiyatro Ödülleri Sanat Kurumu dönemi tiyatro ödüllerini kazananlar belli oldu. Deli Dumrul en başarılı yapım seçildi. Ankara Devlet Tiyatrosu'nun sahnelediği Yücel Erten'in sahneye koyduğu Deli Dumrul, özgün ve yeni bir yorumla sahnelendiği, geleneksel Türk tiyatrosu öğelerini başarıyla sahnelediği ve gösterdiği takım oyunculuğu dolayısıyla en başarılı yapım seçildi. Seçici kurulun değerlendirmesiyle Ayşe Sarıkaya Bir Kadın, Sema Aybars Kafesten Bir Kuş Uçtu ve Nevra Serezli de Karmakarışıktaki rolleri ile en başarılı kadın oyuncu seçilirken, Kafesten Bir Kuş Uçtu adlı oyunun tüm erkek oyuncuları da en başarılı erkek oyuncu olarak belirlendi. Ayşegül Yüksel, Gönül Üçele, Nurhan Karadağ, Tahsin Kuru ve Atilla Sav'dan oluşan seçici kurulun değerlendirmesi sonucu Ahmet Levendoğlu Aldatma adlı oyundaki rejisiyle en başarılı yönetmen, Bilge Koloğlu da Kafesten Bir Kuş Uçtu oyunundaki çalışmasıyla en iyi çeviri ödülünü kazandılar. En başarılı oyun yazarı ve müzik dalında ödüle değer eser bulunamazken Galile'nin Yaşamı adlı oyundaki çalışmalarıyla en iyi dekor ödülü Güven Öktem'e, en iyi giysi ödülü de Gül Öner'e verildi. Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi tiyatro bölümünün sahnelediği Emrem Yunus adlı oyun, jüri ödülüne layık görülürken, Özcan Pala Müfettiş, Şahap Sayılgan Tersine Dönen Şemsiye ile övgüye değer erkek, Lale Gerger de Galile'nin Yaşamı'ndaki yorumu ile övgüye değer kadın sanatçı olarak belirtendiler. Ödüller Aralık ayında düzenlenecek törenle sahiplerine verilecek. Dilek Türker bu yıl Karaca Tiyatrosu'nda Geçen yıl Küçük Sahne'de Aziz Nesin'in Bir Zamanlar Memleketin Birinde adlı politik kabare türündeki oyununu oynayan Dilek Türker (Tiyatro Ayna), aynı oyunu bu yıl her Çarşamba 18:00 ve 21:15'de Karaca Tiyatrosu'nda oynamaya devam ediyor. Yılmaz Onay'ın yönettiği müzikli oyun, ülkemize ait politik eleştirilerle dolu. Dilek Türker (Tiyatro Ayna) Dünya Çocuk Tiyatroları Festivali Uluslararası Amatör Tiyatrolar Birliği (IATA) tarafından düzenlenen 2 nci Dünya Çocuk Tiyatroları Festivali, Nisan 1992 tarihleri arasında Antalya'da yapılacak. Festivale 20 ülkeden 300 çocuk tiyatrocu ile dünyaca ünlü 80 drama hocası katılacak. 14 drama pedagogu önderliğinde düzenlenecek olan work-shop'larda çocuklar her gün üç saat doğaçlama çalışmaları yapacaklar.

5

6 Örümcek Kadının Öpücüğü okuma provasında M. Keskinoğlu, M.Koper, Z.Diper. Bizim Tiyatro' da "Örümcek Kadının Öpücüğü" Bizim Tiyatro, Barohan'daki Dostlar Tiyatrosu salonunda bu mevsime yedi yıldır sahnelenen Yargı oyunu ile başlıyor. Topluluk yeni oyun olarak M. Puig'in aynı adlı kendi romanından tiyatrolaştırdığı ve filmi de yapılmış olan Örümcek Kadının Öpücüğü adlı oyununu sergileyecek. Macit Koper'in yönettiği oyunda devrimciyi Zafer Değer, eşcinseli Mehmet Keskinoğlu oynuyor. Provaları süren oyun Aralık sonlarında başlayacak. Şehir Tiyatroları 'nda 6. Sahne İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın yapımını üstlendiği, Şehir Tiyatroları'nın altıncı sahnesi olan Gaziosmanpaşa Şehir Tiyatrosu 10 Kasım'da törenle hizmete açıldı. Törende Şehir Tiyatroları sanatçıları Atatürk ve Sanat konulu oyun sergilediler. Yapımı altı ayda tamamlanan, üç milyar liraya mal olan, 290 kişilik tiyatro, bilgisayarlı ses ve ışık düzenine sahip. Nâzım 'ın "Yolcu" oyunu AST'da AST, Nâzım'ın "Yolcu" adlı oyununu Rutkay Aziz'in yönetmenliğinde sahneleyecek. Provaları süren oyun 13 Aralıkta seyirci karşısına çıkıyor.

7

8 Müşfik Kenter Nâzım'ın Kuvâyi Milliye'sini sahneliyor İki "Kurtuluş Destanı" Nalân ÖZÜBEK Oğuz Aral ve Müşfik Kenter ustadan S abahın erken saatlerinde Harbiye'den, Kenterler Tiyatrosu'nun önünden geçerseniz, şu günlerde, aşağılardan bir yerlerden güçlü bir ses duymanız kuvvetle muhtemel: birdenbire beş adım arkasında onu gördü. Paşalar onun arkasındaydılar. O, saati sordu. Paşalar: «Üç,» dediler. Sarışın bir kurda benziyordu. Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı. Yürüdü uçurumun başına kadar, eğildi, durdu. Bıraksalar ince, uzun bacakları üzerinde yaylanarak ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak Kocatepe'den Afyon Ovası'na atlayacaktı. Kuvâyi Destanı Yazan Yönetmen Dek. Kost. Oynayan Milliye Nâzım Hikmet Ran Oğuz Aral Oğuz Aral Müşfik Kenter Müşfik Kenter, Kuvâyi Milliye'nin provasında. 18 Aralıktan itibaren Kenterler Tiyatrosu'nda izleyebileceğimiz Kuvâyi Milliye'ye ilişkin Müşfik Kenter'i dinliyoruz: Neden Kuvâyi Milliye, Müşfik Bey? Kurtuluş Savaşı hakkında en güzel, en duygulu, en sevgi dolu destanı Nâzım yazmış. Amacım bir kez daha bunu gösterebilmek seyirciye. Halkımıza hep 'vatan haini' olarak tanıtılmaya çalışılan Nâzım'ın vatanına nasıl tutkuyla bağlı olduğunu, halkını ne kadar çok sevdiğini, Atatürk'e hayranlığını, kendi şiirleri aracılığıyla bir kez daha haykırmak. Biraz önce Atatürk'ü çizen bir şiir dinlediniz örneğin, bence Atatürk için yazılmış en güzel şiir budur. Nâzım Hikmet'in şiirlerinde gerçekten hiç uzaklaşmaksızın yoğun bir duygu çeşitliliği görürüz. Bunu seyirciye nasıl ulaştırmayı düşünüyorsunuz? Öncelikle Destan'ın bütününe bakmak gerektiğine inanıyorum. Ülke tarihinde dönemsel önem taşıyan bir olay Kurtuluş Savaşı. Halkın savaştan etkilenmeyen bir kesiti yok ve Nâzım işte bu insanları, bu savaştan bir şekilde ama mutlaka etkilenmiş olan insanları anlatıyor. Çok çeşitli insanları, çok çeşitli duyguları anlatıyor. Bir Kambur Kerim var, bir Arhaveli İsmail, bir Kara Yılan var. Bir anlatıcı var, Nâzım var. Zaman zaman ben varım. Böyle bir şey harmanlamak istiyorum. Vurulmuş askeri, ölmüş askeri, Deli Erzurumlu'su, paşalarıyla, hepsini böyle bir harman haline getirmemiz gerekiyor. Sonra bu insanların çok değişik, çok çeşitli duygulan var, onun ötesinde şehirlerin duygusu var. Örneğin bir Antep'in duygusu var, bir Bursa'nın bir Eskişehir'in duygusu

9 9 var. Sadece insanların değil şehirlerin de yüreği atıyor. Öyle bir yazmış ki Nâzım Hikmet, şehirlerin bile yüreğinin attığını duyuyorsunuz. Bunu içinizde hissedince de seyirciye ulaştırma gibi bir çabaya gerek kalmaz çünkü bir duygu-gerçek sarmalı olarak geçer gibi geliyor bana. Nâzım'a ve onun gürlerine bu denli duyarlı yaklaşımınız, daha önce deneme isteğini getirmedi mi? Ya da neden denemediniz? Biz bu çalışmaya iki yıl önce karar verdik ancak Nâzım'ı sahnede anlatmak bir emek işidir, zordur, zaman alır, hele olumsuz dış koşullar sürekli yanıbaşınızdaysa. Kaldı ki Körfez Savaşı seyirciyi tiyatrodan kaçırmış bir durumdaydı. Daha önceki yıllarda ise, Nâzım'ı bir slogan haline getirmek istediler, ben bunu yaşamak, böyle bir çerçevede değerlendirilmek Öyle bir yazmış ki Nâzım şehirlerin bile yüreğinin attığını duyuyorsunuz. Bunu içinizde hissedince de seyirciye ulaştırma gibi bir çabaya gerek kalmaz çükü bir duygu-gerçek sarmalı olarak geçer gibi geliyor bana. istemedim. Nâzım'ı bir slogan haline değil de bir sevgi haline getirmek gerek bence. İşte bunun çabasındayım. Nâzım Hikmet'in 8 baptan oluşan Kuvâyi Milliye şiirlerini dramatize ederek sahneye koyan Oğuz Aral da aynı amacı ve aynı çabayı paylaşıyor Müşfik Kenter'le: Nâzım, gerek kendi zamanında gerek sonraki zamanlarda cebren ve hile ile okuyucuyla arası yok edilmiş, koparılmış bir insan. Bırakın bir büyük şairi, bırakın Nâzım gibi duyarlı bir insanı, herhangi bir yazarı okuyucuya yasak etmek demek, zannediyorum onu idam etmek gibi bir şeydir. Bir insanı yok etmek ancak böyle mümkündür. Bugünlere kadar geldi Nâzım'ın yasaklığı Türkiye'de. Türk halkı, özellikle Türk gençliği en büyük şairinin, ya da yetişmiş en büyük şairlerinden birinin şiirlerini okuyamayarak büyüdü. Buradan yola çıktık biz. Nâzım'ı hem sahneye, hem tekrar gündeme getirmek yani hakkı olan yere getirmek amacıyla. Sadece Türk edebiyatında ya da Türk tiyatrosunda değil, Türk hayatında hakkı olan

10 10 Kurtuluş Savaşı Destanı yazıyorsunuz ve kahramansı olma tuzağına düşmüyorsunuz. Bu çok usta bir adam işi ve o ustalığa varan bir insan Nâzım. yere getirmek. Peki Oğuz Bey, Nâzım'ın şiirlerinde, onu sahnelemeyi kolaylaştıran şeyler var mıydı? Elbette, olmaz olur mu. Nâzım'ı okuduğunuz zaman, gözünüzün önüne sürekli resim gelir. Bu belki birçok şairde vardır; resimsel betimleme, ama Nâzım'ı okuduğunuz zaman, gözünüzün önüne sadece resim değil, birbiri ardısıra devam eden kareler gelir, bir sahne üstü gelir. Şiirleri tiyatroya son derece elverişli. Biliyorsunuz biz yine aynı amaçla yola çıkarak Orhan Veli'yi sahnelemiştik ki Orhan Veli biraz daha şanslı, daha okunan bir şairdir. Onun şiirleri de tiyatroya elverişli ancak Nâzım'ın şiirleri kadar değil. Kuvâyi Milliye'yi nasıl hazırladınız, Oğuz Bey? Müşfik bu fikri ortaya attığında yani 1989'da, uzun boylu tartıştık ve sonunda anlaştık fakat bunu nasıl tiyatrolaştırırız sorusunu aşağı yukarı iki sene kadar kafamızda gezdirdik. İçtenlikle söylüyorum ki iki sene çıkış yolu bulamadım. Bütün şiirlerini, bütün mektuplarını, hayatını tekrar tekrar, bu sefer bir okuyucu gibi keyifle değil de ders çalışır gibi okudum, oyunlaştırıcı bir adam gözüyle okudum. Gördüm ki bir oyun değil on oyun çıkarır erbabı bundan ve hapishanede yazdığı mektuplardan yola çıkmaya karar verdim. Seyredeceğiniz oyunda Müşfik'i, Nâzım'ı ve Nâzım'ın şiirlerindeki kişileri ve kişilikleri göreceksiniz. Müşfik bunların hepsini başarıyla oynuyor yalnız çok ince bir çizgi var; Müşfik, Nâzım olmuyor. Bir anlamda Nâzım'ı sunuyor sahnede. Yüzde yüz bir 'Nâzım Hikmet Belgeseli' beklerseniz düş kırıklığına uğrarsınız, böyle bir belgesel yapmayı düşünmedik. Hamaset tuzağına düşmemek Oğuz Bey, 1958 yılından beri tiyatronun içinde olduğunuzu biliyoruz. Buna rağmen zorlandığınız noktalar oldu mu? Ben biraz farklı yaklaşmak istiyorum bu konuya. Bir kere Kuvâyi Milliye'yi sahneye koymanın büyük tuzakları vardır. Önce yazmanın büyük tuzakları vardır. Tekrar tekrar, didikleyerek okudum, Nâzım bu tuzağa düşmemiş. Nedir bu tuzak? 'Hamasi' olmak, kahramansı olmak. Kurtuluş Savaşı Destanı yazıyorsunuz ve kahramansı olma tuzağına düşmüyorsunuz. Bu çok usta bir adam işi ve o ustalığa varan bir insan Nâzım. Aynı tuzak bizim için de geçerli idi ve çok üzerinde durduk. Kuvâyi Milliye'yi sahneye koyarken hamaset tuzağına düşmeyelim bir; ayrıca Nâzım'ın hayatı bir kahramanlık öyküsü; Nâzım'ı da sahneye koyarken aman insan yanını kaçırmayalım ve o kahramanlık yanına kendimizi kaptırmayalım kaygısını taşıdık. Düşünün bir adam, bir hiç için, onbeş yıl hapiste yatıyor ve "kan Kenterler 'de iki yeni oyun Kent Oyuncuları, İstanbul 3. Tiyatro Festivali'nde ilk kez sergiledikleri iki oyunla sezonu açtılar. Mehmet Baydur'un Maskeli Süvari adlı oyununu Müşfik Kenter sahneyie koydu ve oyundaki Maskeli Süvari'yi oynuyor. Yıldız Kenter ise Sovyetler'de sonsallarda yazılnıış bir glasnost oyununu Sevgili Yelena Sergeyevna'yı hem sahneye koydu, hemde başroldeki idealist öğretmeni oynuyor. Oyunun yazan, son dönemde yazdığı oyunlarla Sovyetlerde yasaklanmış fakat ülkedeki değişimden sonra oyunları tekrar sahnelenmeye başlamış genç bir kadın yazar.

11 kustum kızılcık şerbeti içtim" diyebiliyor. Şimdi burada tuzak hazır hemen. Büyük Nâzım, aslan Nâzım diye gittiniz mi tiyatroyu da bitirirsiniz, Nâzım'ı da bitirirsiniz, edebiyatı da bitirirsiniz. Elimizden geldiği kadar Nâzım'a yakışır şekilde gerçekçi ve hatta alçakgönüllü olarak sahneye koyduk ancak gerçeklerin, bu alçakgönüllü sunuşun altında kendini göstermesine özen gösterdik. Dekor, kostüm hakkında ne söyleyeceksiniz bize? Dekor olarak, Bursa Hapishanesi'ni canlandıracağız, kostüm ise hapishanede Nâzım nasıl olursa ve Müşfik sahne üzerinde nasıl rahat ederse'nin karışımı. Dekor, kostüm, ışık, mizanseller, kısacası her türlü sahne unsurundan çok az yararlanarak son derece sade biçimiyle sahnelemeye çalıştık Nâzım'ı. Herşey böyle sade olunca da rejisörün ve oyuncunun işi zorlaşıyor elbette. Ben kendi adıma özellikle bazı sahnelerde çok zorlandım diyebilirim. H ESİNTİLER Zeynep Oral "Tiyatrocu" aldun Taner'e göre, O, "Nota olsa do olurdu. Renk olsa nar rengi. Kraliçe olsa Nefertiti. İçki olsa Fransız şampanyası. Ta- _ rihi kişi olsa Hürrem Sultan..." Ve "En büyük kozu olan sesiyle İstanbul Türkçesini en doğru, en ahenkli ve dişice kullanmasını bilir." Haldun Taner, onun doğuştan talihli olduğuna, doğanın ona sayısız yetenekler vermiş olduğuna inanır. Ve emindir ki, "Doğa onu bu meziyetlerle donatmamış olsa bile, o ne yapar yapar sırf iradesi ve hırsı ile bunları yoktan edinmenin bir yolunu bulurdu." Cemal Süreya'ya göre, "... gözleri elmacık kemiklerinin sarp kayalıklarının altında derinleşen iki göl gibi duruyor. Hiç bozulmayacak. Yaşadığımız dönem birtakım simgelerle anlatılırsa ilerde onunla da anlatılacak.". Altan Erbulak, ona çok şey borçlu olduğunu söyler. Ve "Sahnede en kötü oyuncu bile onun karşısında büyür, devleşir" der... Bugün aramızda bulunmayan bu değerli insanların kimden söz ettiklerini anladınız herhalde: Gülriz Sururi'den... Bu yukardakilere ve otuz yıl içindeki daha nice tanımlamaya olsa olsa şunu ekleyebilirim: Yaptığı işe, mesleğine, tiyatroya tutuklu... Tutku, sanatçıların özünde var dense bile, onda bu tutku, özverili.ve inatçı çalışma disipliniyle, duygu yoğunluğuyla ve sonsuz saygıyla bütünleşiyor... Bu saygıyı yalnız tiyatroya değil, kendisine, çevresine ve yaşama karşı da amansızca savunuyor... Yaşamını sanata, sanatını yaşama dönüştürmüş biri... Beş yıl aradan sonra Gülriz Sururi, kendi yazdığı, Işıl Kasapoğlu'nun yönettiği "Tiyatrocu" adlı oyunla karşımızda. Oyunu o değil de bir başkası yazmış olsaydı belki daha profesyonel, daha dengeli olurdu ama yürekten kopan bu haykırışı, yürekteki titreşimleri duymayabilirdik... Tiyatro uğruna kan, ter, gözyaşı, umut ve inançla verilen mücadele... Sevinç, acı, düşler, düş kırıklıkları, sonsuz bir çabayla sürdürülen yaşam... (Özel yaşam diyecektim vazgeçtim. Tiyatrocunun özel yaşamı olur mu ki?)... Ve tiyatroyla ilgili akla ilk gelen sorunlar... Yılların birikimi içinde Gülriz Sururi'yi etkileyen her şey var bu metinde. Nitekim, etkilenerek ve izleyiciyi etkileyerek bunları oyunculuğuyla sunuyor bize. Duygu Sağıroğlu'nu çeyrek asır sonra tiyatro mekân tasarımına, tiyatro dekoru dünyasına yeniden kazandırmak, bence harika bir düşünce. Nitekim çok kısa sahnelerden oluşan oyuna zenginlik katan, sorunları çözümleyen, tıkır tıkır işleyen ideal bir dekor getirmiş. Işıl Kasapoğlu da bu işlerliği, hızlı bir ritm, "timing" ustalığıyla değerlendirmiş. Arif Erkin, müziğiyle yoğunluğu artırmış. Nuran Oktar, Yaman Okay, Levent Yılmaz. Can Dirim gibi yılların deneyimlerini, birikimlerini sahneye taşıyan oyucuların yanı sıra iki gepgenç oyuncu Gökhan İçöz (yönetmen rolünde) ve Zuhal Gencer (tiyatrocunun kızı rolünde) ilk anda dikkatleri çekiyor. Pırıl pırıl iki oyuncuya yönetmenin katkısını sezebiliyorum. Bundan böyle ikisinin de sahnedeki her etkinliklerini merakla, heyecanla bekleyeceğm. Sahnelere yeniden hoşgeldin Gülriz Sururi. Az kaldı unutuyordum: Baştaki alıntılar dışında, program dergisinde iki çok sevdiğim şey daha var: Engin Cezzar'ın "Serçe bilekli, aslan yürekli Gülriz" tanımlaması ve yönetmen Işıl Kasapoğlu'nun, "Tiyatrocu" oyunundan esinlenerek "Seni seviyoruz... Seni seviyorum" seslenişi... (Milliyet Gazetesi, 10 Kasım 1991)

12 Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu 20. yaşında Çehov, Gorki, Stanislavski sahne üzerinde Güzin ÇORAĞAN A lim. liciğim ben sana sual sormayacağım. Seninle iki tiyatrocu olarak karşılıklı söyleşelim.senin tiyatrondan ve yeni oyunlarından söz ede- Bu sene tiyatromuzun 20. yılı. Bir işi 20 yıl yönetmek çok zordur. Türkiye'de değişen koşullarda değişmeyen nasırlaşan sıkıntıları ve dertleriyle, varolma savaşı veren özel tiyatroları, bu özel tiyatrolardan birini yirmi yıl yaşatmak dayanılmaz bir hüner olsa gerek.şimdi şaşıyorum ben de nasıl dayanmışım. Ama ilk başladığım gün kadar keyifli ve mutluyum.çünkü sanat bir meydan okumadır. Kendine meydan okumadır. Beraber çalıştığı insanlara meydan okumadır. Seyirciye meydan okumadır. Ayrıca seyiricinin de meydan okumasıdır. Yaşama meydan okumak ta keyifli bir şey; insanı genç, sağlıklı, neşeli tutuyor. Böyle bir işi yaptığım, bu mesleği seçtiğim için çok umutluyum. Yirmi yıl önce Küçük Sahne'de Aziz Nesin'in Hakkımı Ver Hakkı oyunuyla başladım.yirmi yılda yirmi beş değişik oyun sergiledik;ön sırayı 16 oyunla Türk yazarları alıyor. Tiyatro değeri olan oyunlar olsun istedim seçerken.bu oynadığımız oyunların hepsi aslında ayrı ayrı türlerden. Çok donuk, statik repertuar yapan aynı türü oynayan tiyatrolardan değiliz.öyle olmak da istemiyorum; doğru da bulmuyorum. Cesur oyunlar olsun istedim. Bazı insanların istemeyeceği, denemeyeceği, denemekten kaçınacakları oyunları oynamaya dikkat ettim. Ben seyirciyle ve kendi sanatımla olan ilişkimi, eskimiş karı-koca ilişkisi gibi tavsamış, hergün ısıtılıp aynı yemeğin masaya geldiği bir sofra gibi olsun istemedim. Onun için komedi oynuyorum, dram oynuyorum, kabare oynuyorum, müzikli oyun oynuyorum. Sen bu yıl tiyatronun 20. yaşını da kutluyor sun. Evet yirminci yılda, Türk tiyatrosunda rekorlar kıran Çılgınlar Kulübü var. Çılgınlar Kulübü hoşgörüsüzlüğün, alaylı bir eleştirisi. 20. yılda tiyatro ve tityatrocularla ilgili bir repertuar yapmak istedim. Oynayacağımız yeni oyunumuz Uzakta Piyano Sesleri.. Bu oyun ünlü yazar Anton Çehov'la, modern tiyatronun kurucusu Kostantin Stanislavsky ve Moskova Sanat Tiyatrosu oyuncularının yaşamları üstüne belgelere dayanılarak yazılmış bir güldürü. Oyunu Yıldırım Türker'le ben çevirdik. Oben Güney yönetiyor. Uzakta Piyano Sesleri'nde anlatılan insanlar; Çehov, Gorki, Bunin, çok önemli yazarlar bunlar. Stanislavsky, Dançenko ve Moskova Sanat Tiyatrosu oyuncuları, bugünkü modern tiyatronun aşağı yukarı, kurucusu olan insanlar. Tiyatronun bu yan tanrılarına güldürü gözlükleri ile bakıldığı zaman, Tanrılar katından insan katına indirilip oynanı-

13 Uzakta Piyano Sesleri Yazanlar : Jofrey Maddow John Driver Yönetmen : Oben Güney Dekor : Ali Yenel Kostüm : Sadık Kızılağaç Oyuncular : Ali Poyrazoğlu, Bülent Kayabaş, Levent Kazak, Zerrin Sümer, Derya Alabora, Köksal Engür, Gül Onat, Özdemir Çiftçioğlu, Nur Gürkan, Levent Can, Tufan Akıncı, Şerif Özkılıç, Cüneyt Sayıl, Ata Ünal yor sahnede. Bu insanları zaafları, sevgileri, tutkuları, günlük ilişkileri, birbirleriyle olan ilişkileriyle, sanatçıdaki insan özüyle yakalamaya çalışan bir oyun. Onun için beni çok etkiledi. Anton Çehov genelde hep yaşadıklarını ya da izlediklerini yazmış; bir gazeteci gibi. Olayların üstüne gitmiş, takip etmiş; öykülerini bulmuş çıkarmış. İyi gözlemlemiş, gözlemlediği malzemeleri alıp kendi süzgecinden geçirmiş, yazmış, ama çoğu zaman da yaşadıklarını yazmış, özellikle oyunlarında... Anton Çehov'un bu malzemeyi Vişne Bahçesi'nde, Vanya Dayı'da ve Üç Kızkardeş'te kullandığı görülür.o sürtüşmeler, didişmeler, uzaklaşmalar, aşk ilişkileri, bütün o titreşimleri hep yaşamdan çekip çıkarmış. Yazarlar da bu oyunu yazarken, o oyunlardaki ilişkileri A. Çehov'un çevresindekilere monte etmişler. Yani bu oyunu seyrettiği zaman izleyici, Vanya Dayı, Üç Kızkardeş, Vişne Bahçesi'ni bir arada görmüş gibi olacak. Sonra Tango diye bir Japon oyunu oynayacağım. İlk defa oynanacak Türkiye'de. Çünkü biz, bilinmeyen yazarların oyunlarını da tanıtmayı amaçlayan bir tiyatroyuz. Yazarın adı Şhimizu, Bu oyun bütün dünyayı sarsıyor şu anda. Ben Edinburgh Festivalinde gördüm. Çok etkiledi beni oyun. Tiyatroyu bırakmış bir aktörün hikayesi. Belleğini yitirmiş biri, birgün sahnede seyirciye selam verirken, "tiyatroyu bırakıyorum" diyor. Yaşamda gerçekle düşü birbirine karıştırıyor. Hem görsel, hem de söze dayalı bir senfoni çıkmış ortaya. Ali Harikalar Diyarında diye bir oyun oynayacağım, ben yazdım, tek kişilik. Ali, bildiğin Ali, yani ben; harikalar diyarı da, bildiğin diyar Türkiye. Ali Harikalar Diyarında'da gözlemlediğim insanların öykülerini anlatıyorum. Benim dünyam biraz kitaplardır. Hani sorarlar "sen nerelisin, nerede doğdun" diye, ben kitaplarla doğdum, büyüdüm. Oralarda karşılaştığım karakterlerin, sevdiğim, oyun ve roman kişiliklerinin, yaşamda karşılaştığım, tanıdığım insanların bir freskini çıkardım. Görsel yanı oldukça fazla. Biraz süslü, bol makineli, ışıklı, kuklalı, bebekli, harikalar diyarı işte... Teşekkür ederim bu sohbet için, seninle yıllardır karşılıklı oturup konuşamamıştık. Hüznün gülümsemesi Oben GÜNEY Anton Çehov Rusya'nın Zor Günleri denen bir döneminde yazarlığa başlamıştır. Bu dönem 20 yıllık Türk-Rus Savaşları'na rastlar. Bu savaşlar topluma yeni vergiler, yokluklar yengi ve yenilgiler dışında yeni toplumsal yaptırımlar yüklemiştir. Ama bu yıllar toplumu Rus Devrimi'ne hazırlayan yıllar olmuştur. Bu yıllarda Çehov, Platanov'u yazar. İlk kez 1923'te Fransa'da oynanır. Platanov, Martı'nın, Vanya Dayı'nın, Üç Kızkardeş'in, Vişne Bahçesi'nin ana malzemesini oluşturmuştur. Platanov'un bütün kahramanları kendi yalnızlıklarıyla çevrelenmiş kişiliklerdir. Hepsi kendi dünyaları ve inançlarıyla birbirlerine yabancılaşmışlardır. Bu kahramanları serpiştirdiği oyunlarında, o zaman kadar görülmemiş bir yenilik ve değişiklik sezilivermektedir. Bunu ilk sezen de Stanislavski oluyor. Çehov'u bu dönem içinde etkileyen bir yazar da Şçedrin'dir. Bu, ideolojik bir etkilenmedir daha çok. Çehov onun sanatsal stiline pek aldırmaz, psikolojik tavrını benimser. İşte Çehov'u bu temel oluşum ve psikoloji içine oturtarak irdelemek gerekiyor elbette. Çehov üstüne yazılmış, onun yaşamının bir bölümünü kesitleyen bir "güldürü" bile bu buruk atmosferi aktarmak zorundadır. Her ne kadar Çehov bir vodvil yazdığını savunuyorsa da (O dönemde yazılan ve çizilen mizaha bakarak) bunun Fransız vodvilleriyle uzak yakın hiçbir ilgisinin olamayacağını görürüz. Dramatik yapı içinde gülüş ve hıçkırık sanki iç içedir. Sessizlikler ve ezgiler birbirlerini bütünler.. Umursamazlığın, ölüme karşı kayıtsızlığın altında ince bir hüzün, bazen de alaycı bir gülümseme vardır. İnsanlık varoldukça hiç değişmeyecek asal değerlerin yorumunu doğru yapmıştır. Doğru yapmıştır çünkü evrenselliğini bize ispatlamıştır. Jefrey Maddow, John Driver'in birlikte yazdığı ve Uzakta Piyano Sesleri diye çevrilen bu oyunu sahneye koyarken gözettiğim komedi ölçüleri yukarda kısaca açıklamaya çalıştığım anlayışın bir örneğidir. Hiç olmazsa böyle bir örneği oluşturmaya çalıştım. Çehov gibi, Gorki gibi, Bunin gibi yazarlar, Stanislavski gibi, Dançenko gibi tiyatro adamları yalnız kendi ülkelerine değil, dünya sanatına ve insan anlayışına damgalarını vurmuş kişiliklerdir. Bunları, Çehov güldürü anlayışına yakın bir ortam içinde yeniden varetmek elbette sorumluluk yüklüyor. Biz de bu sorumluluğu seyircimizle paylaşmak istedik. O dönemin, hem de hiç de yabancısı olmadığımız o dönemin, ince hüznünü içimizde duyarak ve gülümseyerek... Oben Güney I938'de doğdu 'de Cep Tiyatrosu'ndaki Haldun Dormen Tiyatro kursları'nı bitirerek tiyatro yaşamına başladı yılında Ankara Meydan Sahnesi'ne girdi. Bir yıl sonra Almaya'ya gitti. Dönüşünde AST'ın ikinci kuruluşuna katıldı. Oyunlar oynadı, yönetti da arkadaşlarıyla birlikte Yenişehir Tiyatrosu'nu daha sora Markopaşa Kabare Oyuncuları'nı kurdu. I967'de Bölge Tiyatroları'nı incelemek için Fransa'ya gitti. Dönüşte kısa bir süre AST'ta çalıştıktan sonra Polonya Kültür Bakanlığınım verdiği bursla Polonya'ya Grotovski'nin Laboratuar Tiyatrosu'nda bulundu de Türkiye'ye döner dönmez İstanbul Şehir Tiyatrolarında görev aldı, I983'e kadar oyunlar koydu, oynadı. Sonra 1402 sayılı yasa ile tiyatrodan uzaklaştırıldı. 1988"de haklarını yeniden aldı; halen Şehir Tiyatrolarında görev yapıyor. Kendi tiyatrosu'nda ve özel tiyatrolarda oyunlar yönetti. Yazdığı oyunlar hem Türkiye'de hem de yabancı ülkelerde oynandı. 10 tiyatro oyunu, ISO'yi aşkın radyo oyunu ve skeçi yazmıştır. Bir de araştırma kitabı vardır: İnsanda Tiyatro Tiyatroda İnsan, iki kez Avni Dilligil "En iyi Yönetmen", bir kez de Ankara Sanatevi "En iyi Yardımcı Oyuncu" ödülünü almıştır.

14 Beni Biraz Yönetir misiniz? Yazan : Muzaffer Abayhan Yönetmen : Can Doğan Dek. Kost. : Ekip FE-KA Müzik : Grup Çağrı Koreografi : Tayfun Sav Oyuncular : Yasemin Yalçın, İlyas İlbey, Zehra Alptürk, Volkan Saraçoğlu. Birtan Turan. Harun Acar, Hilmi Erdem,, Ayşegül Ünsal, Yasemin Birol, Seda Şahin, Menda Gür. Şebnem Keskin İstanbul'da yeni bir topluluk: Yasemin Yalçın Tiyatrosu Yönetenlerin mizahi-politik eleştirisi Nalân ÖZÜBEK İ stanbullu tiyatroseverler 8 Kasım'dan bu yana birçok ilki bir arada yaşıyor Beşiktaş'ta; Yasemin Yalçın Tiyatrosu, ilk kez İstanbul'da seyirci karşısına çıkıyor; sahneledikleri oyun Muzaffer Abayhan'ın tek başına yazdığı ilk oyun; sahneledikleri yer ise, İstanbul'da ilk kez tiyatro salonu olarak kullanılmaya başlayan Yumurcak Sineması; ve oyun, Şehir Tiyatroları oyuncularından Can Doğan'ın özel bir tiyatroda yönetmenliğini yaptığı ilk oyun. Tiyatro sanatçılarının baş sorunu olan salonsuzluk engelini nasıl aştıklarını tiyatronun müdürü Oskay Alptürk'ten dinliyoruz. Bu sezon, tiyatro salonlarının yetersiz olması ve özellikle Kadıköy Halk Eğitim Merkezi'nin kapanmasından dolayı sıkıntılar yaşayacağımızı bildiğimiz için, önceden birtakım hazırlıklarda bulunduk, ön çalışmalar yapmıştık. Fakat bize yetersiz geldi bu çalışmalar. Yeni bir şeyler yapmak gerekiyordu. Bir salona dört tiyatronun girmesi ne tiyatroyu yaşatabiliyor, ne o salonu rantabl hale getiriyor. Seyirciyi sürekli yanıltıyor, dolayısıyla da seyirciyi kaybediyorsunuz. O nedenle bütün haftaya yayılan bir seans düzeni düşünmüştük. Bu arada Yasemin Hanım, Ulusal Radyo Televizyon Kurumu sahibi Türker İnanoğlu ile çalıştığı için, bir sinema talebinde bulundu kendisinden. O da yeni restore edilen Kent l. Kent 2 Sinema Salonlarından birisiydi. Ancak Türker Bey, Kent 1 ve Kent 2 salonlarının iyi çalıştığını, dolayısıyla finansman açısından uygun olmadığını söyledi ve Yumurcak Sineması'nı restore edebileceğini ilave etti. Bu gerçek- ten yola çıkıldı. Yumurcak Sinemasını gördük. Çok güzel bir salondu ayrıca çok fazla elden geçirilmesi gerekmiyordu. Sahnesi biraz küçüktü ve kulisleri yoktu. 788 kişilik bir salondu o haliyle. Ön sıralardan üç sıra kaldırılarak sahne büyütüldü. Eni 3.80 metre olan sahne 6.80 metre şu anda. Boyu ise 12 metre. Bu haliyle 712 kişilik. Sahnenin altındaki boş yere de soyunma odaları yapıldı. Tabii bu arada her şey elden geçirildi. Daha sonraki günlerde Türker Bey burayı bir "Canlı Yayın Stüdyosu" olarak kullanmayı düşünüyor, o nedenle ışık tertibatı da elden geçirildi. Yani oldukça büyük masraf yapıldı buraya ve bize kiralandı. Bu mevsime yönelik bir masraf değil bu. Salon, bu tür bir amaçla kullanılmak düşüncesiyle böyle bir değişim yaşamış. Böyle bir uğraş sonucu oluşturulan Yumurcak Sineması, Yasemin Yalçın'la perdelerini açtı; Beni Biraz Yönetir misiniz? Oyun bir güldürü formu içinde yönetenlerle yönetilenler arasındaki ilişkileri ve çelişkileri anlatıyor. Profesyonel tiyatro yaşamı 1984'te başlayan Yasemin Yalçın, Mayıs 1991'de kendi tiyatrosunu kurdu ve Dario Fo'nun Bedava mı Sandın isimli oyunuyla turneler yaptı. Yerleşik tiyatro kimliğini alarak İstanbul'da ilk kez Beni Biraz Yönetir misiniz ile seyirci önüne çıkan Yasemin Yalçın, oyuna ilişkin düşünce ve beklentilerini şöyle dile getiriyor: Biraz politik tarafı var oyunumuzun ama güldürü tarafı, politik tarafından daha az değil. İlk çağlardan başlayarak yönetenleri eleştiren, katı kuralların anlamsız ve manasız olduğunu vurgulayan, tabii bunları belirtirken kurallara bütünüyle karşı çıkan bir ifadeyle değil, ölçülü yaklaşan bir oyun. Yöneten-yönetilen ilişkilerini ilk çağlardan öbür dünyaya kadar uzanan bir süreç içinde değişik biçimleriyle sahneliyoruz. Öte yandan ilave etmek isterim ki; İnsanın tiyatro yapması çok büyük mutluluk ama onun yanında da çok büyük sorumluluk. Ben işin bu kadar" zor olduğunu, daha önce yaşamadığım için tahmin etmiyordum. Güçlüklerin üstesinden gelebilmek için çok çalıştık, çok emek harcadık. Ancak şimdi çok mutluyum. Seyircinin gösterdiği ilgi umduğumuzun çok ötesinde, öyle ki tüm sıkıntılara değdi. Pazartesi ve Salı günleri yakın il ve ilçelere turne yapacak olan Beni Biraz Yönetir misiniz, haftanın diğer günlerinde ise İstanbul'da oynanacak.

15

16 16 Tiyatrocu Sumru Yavrucuk Antalya'da "En İyi Kadın Oyuncu" seçildi Tiyatro sahnesinde alınan sinema ödülü Özlem ÖĞÜT T Sumru Yavrucuk "Seni Seviyorum Rosa" filminde ürk Sineması son birkaç yıldır başarılı filmlerle dünya sineması içinde kendini kanıtlamaya çalışıyor. Sinema filmlerinde ve TV'deki yapımlarda tiyatro oyuncuları gittikçe sayıları artan bir grup oluşturuyor. Sinemamızın, her şeyin bittiği sanılan bir dönemde başarılı filmlerle sesini duyurmasında, kuşkusuz tiyatro oyuncularının sinemaya getirdiği soluğun da önemli bir payı var. Bu yılki Antalya Film Festivali'nde nitelikli filmler yarıştı ve tiyatro oyuncusu Sumru Yavru- cuk sinemadaki ikinci filmi olan Seni Seviyorum Rosa ile "En İyi Kadın Oyuncu" ödülünü aldı. Jürinin 11/9 oyu ile bu ödülü alan oyuncu, ödül töreni için Antalya'ya gidemedi. Çünkü o akşam "Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz" adlı AKM'deki oyunda rolü bulunuyordu. Tiyatrodaki oyunundan sonra, filmin yönetmeni Işıl Özgentürk'ten "Tiyatro Sahnesinde Sinema Ödülü Alan" Sumru Yavrucukla sanat ve özel yaşamı üzerine görüştük. Sumru Hanım, biz sizi tiyatro sanatçısı olarak tanıyoruz. Pek tabii ki sinemadaki başarınızdan dolayı da sizi kutluyoruz. Sinemadan önce bize tiyatrodaki Sumru'yu anlatır mısınız? Nasıl başladınız, nasıl devam etti? İstanbul Belediye Konservatuvarı'nın Şan Bölümü ve Tiyatro Bölümü sınavlarına girdim. İki bölümü beraber götürdüm. Daha sonra İstanbul Devlet Operası'nın korist sınavına girdim. Bir yıl korist olarak çalıştım. İlk sahneye çıktığım eser "Kaimen", George Bizet'in; orada sopranoydum. Daha sonra Ankara Devlet Konservatuan'nın Şan Bölümü sınavlarına girdim. Bir yıl Şan Bölümünde yatılı öğrenci olarak okuduktan sonra sınıf atlayarak özel statü öğrencisi olarak Tiyatro Bölümüne kabul edildim. Üç yıl sonra Tiyatro Bölümünden mezun oldum. On yıldan beri de Devlet Tiyatrosu'nda çeşitli oyunlarda rol alıyorum. Tiyatroda yönetmenlik de yaptınız. Bu konuda neler söylemek istersiniz? Tabii, benim oyunculuğumla yönetmenliğim hemen hemen başabaş gidiyor yılında ilk kez işitme engellilerden kurulan Sessiz Tiyatro adı verilen bir toplulukta çalışmaya başladım. Dört eser çalıştım grubumda. Bunlar da çok ses getirdi gerçekten. Profesyonel bir toplulukta bir oyun iki ayda kotarılırken, işitme engellilerle sekiz ayda ancak oyun çıkarılabiliyor. Çalışmalar ağır şartlarda oluyor, fakat o kadar özverili çalışıyorlar ki ister istemez kendimi bu çarkın içinde buluyorum. Grubumla ilk oyunumuz, "Kurban"dı. Bu oyunla "Dünya Pandomim Festivali" birinciliğini aldık. Sonra "Susuz Yaz"ı sergiledik. Devlet Tiyatrosu'ndan arta kalan süreler içinde çalıştığım için bu çalışmanın çok sağlıklı devam ettiğini söyleyemem. 2 yılda bir oyun sahneye koyuyoruz. Bunun yanısıra Yıldız Üniversitesi'nde Yıldız Oyuncularıyla 2 oyun sahneye koymuştum; Çehov'un oyunlarını derledik ve bir de "Kırmızı Biberler"i sahneye çıkardım. Bu yıl Antalya'da ödül alarak sinemada çok yeni olmanıza rağmen sinemadaki başarınızı da kanıtlamış oldunuz. Sinemadaki Sumru'yu nasıl anlatacaksınız? Tabii sinemaya geçmeden evvel sinema oyunculuğu açısından bana yardımcı olan etkenlerden biri televizyon dizilerinde oynamamdı. Televizyonda pek çok karakteri deneme, pek çok role. girme olanağı buldum; zengin bir dağarcığım oluştu. İlk filmimi geçen sene yaptım. Eser Zorlu yönetiyordu. Spastik bir arkadaşımla çektim, "Yorum Yok". İkinci filmim ise "Seni Seviyorum Rosa"; bildiğiniz gibi Sevgi Soysal'ın bu romanını senaryo haline getiren ve filmi yöneten Işıl Özgentürk. Başarıyla oynadığınız Rosa rolüne yaklaşımınız nasıl oldu, nasıl çalıştığınızı, nasıl başardığınızı anlatır mısınız? Evet, Rosa ile tanışmam geçen yıl oldu. Bir sabah, Fehmi Yaşar'ın telefonu ile uyandım. Rosa, film olacaktı. Bu proje beni müthiş heyecanlandırdı; benim Konservatuvar yıllarımda masa başı kitaplarımdan biriydi. Vakit kaybetmeden Işıl Özgentürk'le görüştüm. Daha sonra bir suskunluk dönemi girdi. Bu arada ben senaryo elimde olmadığı için kendi kendime diyalogları nasıl olabilir diye evde çalışmalara girmiştim bile. Kendi kendime sistemli bir şekilde doğaçlama çalışmalarına başladım; deneme çekimleri için çağırıldığımda

17 gerçekten Rosa "kültürü" oluşmuştu bende. Diyaloglarımı, tavrımı, jestlerimi, sesimi, karakterimi artık iyice benimsemiştim. Senaryoyu elime aldığımda, müthiş bir korku kapladı beni, çünkü 17 yaşından ölümüne dek 70 yaşına kadar kocaman bir hayatı oynamak zorundaydım. Bu dönemde Işıl Hanım çok yardımcı oldu bana. Devamlı beraber konuştuk, tartıştık, ben oyuncu olarak yönetmenime inanmak zorunda olduğumu düşünüyorum. Işıl Özgentürk, Rosa'yı tombul bir kadın olarak hayal ediyordu. Kilo almaya başladım. Tekrar kostümler seçildi, özel koreografiler yapıldı. 2,5 ay sürdü film çekimimiz. Bu süre içinde bütün sette yalnızca Rosa konuşuldu, Rosa tartışıldı. Ben Rosa'yla yaşadım, koca bir yılımı verdim ve dublajın son gününe kadar, son repliğe kadar asla Rosa'ya ihanet etmeden, hep onu biraz daha yüceltmeye çalışmak için uğraştım. Bize özel yaşamında Sumru'yu nasıl anlatacaksınız? Özel hayatımda çok sabırsız, sürprizleri çok seven, bazen de bir ermiş kadar sabırlı bekleyen bir insan oluyorum. Çok faalim, enerjiliyim, sporu çok seviyorum. Kendimi çok mutlu ya da çok mutsuz hissedebiliyorum fakat kendimle barışık bir insanım. En mutlu olduğum yer tiyatro sahnesi. Tiyatro ve sinemayla geçirdiğim zaman çok mutluluk verici benim için. Tiyatrodaki başarınızla sinemadaki aldığınız ödül bundan sonraki özel yaşamınızı nasıl etkileyecek? ' Etkilemeye başladı bile, örneğin çok sosyal bir insan değildim ben, yani daha çok kendi içimdeydim. Şimdi neredeyse düşünce hızıyla yaşayacak hale geldim. Gerçi bu ilgi hoşuma gidiyor fakat biraz da Sumru'yla başbaşa kalmayı özledim gibi. Aslında başından beri çizdiğim bir sanat politikası olduğu için, bu ödülden sonra bir reorganizasyon yapacak değilim. Televizyon filmlerine ve sinemaya başladığım ilk zamanlarda oluşturduğum sanat politikamı daha da sağlamlaştırıp o yolda yürümeyi düşünüyorum. Sumru Yavrucuk, halen çekilmekle olan "Prensesin Böylesi" adlı TV dizisinde rol arkadaşı Ali Uyandıran ile. Tiyatro ve sinema oyunculuğu üzerine Oyunculuk; Webster's International Dictionary'de Acting sözcüğünün karşılığı, "Sahnede ya da bir filmde ya da bir radyo veya TV oyununda bir karakteri temsil etme sanatı" olarak açıklanıyor. Oyunculuk her yerde oyunculuktur. Ancak sinema oyunculuğuyla tiyatro oyunculuğu hem birbirne çok yakın hem de uzaktır. Tiyatroda oynayacağınız role çalışırken, bir hazırlık devresi vardır. Provalar sırasında oyunun ve rolün grafiğini oluşturmaya epey zamanınız olacaktır. Sinemada olay, parça parça çekildiği için kronolojik bir sıralama yapamayacağınız gibi rolünüzün grafiğini de çizmeye pek fazla vaktiniz yoktur. Ne kadar çabuk ve beceriyle bunu yapabilirseniz ve kafanızda saklayabilirseniz o kadar başarılı olursunuz. Bu pratiği edinmek için de, tiyatro oyunculuğunu nasıl sahnede öğreniyorsak, sinema oyunculuğunu da kamera önünde öğrenip geliştirmeliyiz. Bu genel kuralı uygulamakla beraber bilmemiz gereken şunlar da var. Sinemada yönetmen ve kamera, sizi nasıl ve nerede görmek istiyorsa öyle görünmeniz gerekiyor. Bu nedenle de sinemada yönetmen çok etkili ve belirleyici oluyor. Oyuncuya da çok iş düşüyor. En önemlisi, oyuncunun bunun ayırımında olarak oynadığı rol kişisinin davranış ve durumunu tiyatrodan daha farklı biçimde, büyük hareketlerden kaçınmaya çalışarak, daha ekonomik daha küçük oynamaya dikkat etmesi gerekiyor. Tiyatro oyunculuğu ile, sinema, hatta TV oyunculuğu arasında oldukça büyük boyutlu teknik farklıklar olduğu söylenebilir. Tiyatroda oynadığımız rol kişisinin sınırlarını provalar sırasında oluşturursunuz; yönetmeniz de size yardımcıdır. Fakat sahneye çıktıktan sonra seyircinizle başbaşasınızdır, sahnede kimse artık size engel olamayacaktır. Seyircinizle kurabildiğiniz ilişki içinde rolünüzü oynarsınız. Bu direkt ilişki kişiyi çok başarılı bir tiyatro oyuncusu yapabilir. Ancak bu, başarılı bir tiyatro oyuncusunun sinemada da çok başarılı olacağı anlamına gelmez. Tiyatroda sahne sempatisi olan, seyirci ile iyi, sıcak ilişki kurabilen bir oyuncunun, sinemada kamera gözüyle kurulan resim- seyirci ilişkisinde aynı sıcaklığı bulamadığı olabiliyor. Ülkemizde sinema oyunculuğu eğitimi veren kurum ve kuruluşlar olmadığı gibi oyunculuk konusunda kaynağını bulan, tiyatro eğitimi veren kurumların da bu konuda çok başarılı olduğunu söyleyemem. Okul bitirmekle oyuncu olmak her zaman mümkün olamıyor. Oyuncunun aldığı eğitimi geliştirmesi, deneyimleri ile edindiği tekniğini birikime dönüştürerek kendini donatması gerekiyor.ayrıca konusunda kendisini eğitmiş, geliştirmiş, pratiğiyle ustalaşmış, okullu olmayan oyunculardan da yararlanmaya çalışmak genç sinema ve tiyatro oyuncuları için vazgeçilmez bir meslek eğitimi olarak algılanmalıdır. Tiyatro ve sinemamızın bugünkü gerçeği içinde, yeni umutlarla yeni ufuklar yaratmamız, öğrenirken aynı zamanda öğretmemiz gerekliliğine inanmaktan geçiyor. Kendi adıma hem tiyatro oyunculuğunda, hem de sinema oyunculuğunda öğreneceğim çok şeyin var olduğuna inanıyorum. Ali UYANDIRAN

18 İzmir Sanat Tiyatrosunda : İçerdekiler Bir tutuklunun kentliyle ve toplumla hesaplaşması Faruk BOYACIOĞLU M elih Cevdet Anday'ın yazdığı İçerdekiler, İzmir Sanat Tiyatrosu'nun sezonunda oynayacağı ilk tur oyunu. Daha önce 1988 yılında çalışılan ancak sezon sonu olmasından dolayı çok az sahnelenen oyun, yeni bir yorumla tekrar sahnelenmeye başlanacak. Tutuklu insandan yola çıkarak, kapitalist düzende, azgelişmişlik süreci yaşatılan toplumlardaki birey problemlerine yaklaşımların söz konusu olduğu oyun, hem yerleşik düzen hem de turnede oynanacak. Oyunun yönetmenine oyunu ve yorumlayışını soruyoruz: Diğer insanlarla ilişkisi kesilen tutuklu, kendiyle başbaşa kalmıştır Tüm dikkati benliğine yönelmiştir. İç dünyasında ortaya çıkan ummadır bölünme sonunda, kafası artık bedenine hükmedemez olur. İçerdekiler Yazar : Melih Cevdet Anday Yönetmen : Cemal İsmail Dek. Kost. : İSEM Işık : Ali Rıza Özbilgiç Oyuncular : Ali Rıza Özbilgiç, Server Mutlu, Şenay Gürler, Mehmet Akyol Oyunun temel durumlarından en önemlisi olan sorgulayan-anlatan ilişkisi, birinci ve ikinci perdede çakışık olarak hep vardır. Birinci perdedeki komiser-tutuklu ilişkisi, yerini ikinci perdede tutuklu-baldız ilişkisine bırakmıştır. Kapitalist dünyada azgelişmişliğin sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasal baskılarına yenilen, bu arada aralarında var olan yapay mücadelede galip aramak zorunda kalan bireylerin, sonuçta toplumun trajedisi oyuna hakimdir. Tutuklu, insanları "biz içeridekiler, siz dışarıdakiler" diye ayırır. Bir yandan tutuklu olanlarla olmayanları belirlerken öte yandan bir insanın iç ve dış dünyasının ayırımı ortaya konur. Diğer insanlarla ilişkisi kesilen tutuklu, kendisiyle başbaşa kalmıştır. Tüm dikkati benliğine yönelmiştir. İç dünyasında ortaya çıkan ummadığı bölünme sonunda kafası artık bedenine hükmedemez olur. Benliğini koruması, kızı ikna etmesine bağlıdır. Bu nedenle oyun boyunca tutuklunun yaşadığı bunalım tüm yönleriyle sergilenir. Aynı şekilde kız da aklın sorgulamalarına dayanamayan "inançlarıyla" hesaplaşmak üzeredir. İkinci perdede var olan yarım saatlik konuşma evresi bu hesaplaşmasının sadece başlangıcıdır. Bu yarım saat aynı zamanda kızın diyalektik gelişiminin başlangıcıdır. Kız artık ileri sürebileceği yeni savlar, yeni değerler arayacaktır. Oyunda bir de polis var, bu üçgenin bir köşesinde. Onun kişiliği için ne diyorsunuz? Yaşamında birey olamamış, bu duyumsuzluğunu mesleğiyle kapatmaya çalışan komiser, oyundaki en dengesiz yapıdır. Bütün amacı tutukluyu konuşturmaktır, iş inanıp inanmamak değildir. Oyunda, komiser ve kızın kalıplaşmış düşünce yapısı karşısında tutuklu, bağımsız düşünce yapısını temsil eder. Tutuklanmadan önce bir aydın olarak kendini ve onu var eden nedenleri inceleyen bir yapıya sahiptir. İzmir Sanat Tiyatrosu'nun, ilk kez Salihli Belediyesi'nin düzenlediği tiyatro günlerinde, 26 Kasım 1991'de oynadığı oyun, daha sonra İSEM Salonu'nda gösterime girecek ayrıca turne programını da sürdürecek.

19

20 Salih Kalyon Tiyatro AÇT'yi anlatıyor Tiyatro AÇT 16 yaşında Özlem ÖĞÜT alt çocuklara ve gençlere oyunlar sergilemek amacı ile 1976 yılında kuru S lan Tiyatro AÇT, Salih Kalyon yönetiminde 16 yılda Türk tiyatrosu oyun dağarcığına toplam 20 oyun kazandırdı yılına kadar Ankara'da, 1982'den itibaren de İstanbul'da faaliyetlerini sürdüren Tiyatro AÇT'nin tanıtımını, Salih Kalyon'dan rica ediyoruz. Her yaş grubuna yönelik oyunlar sergilemek amacı ile 1975 yılında çalışmalarına başlayan Tiyatro AÇT, özellikle çocukların ve gençlerin, yetişkinlerle olan ilişkileri ve birlikte yaşadıkları ortamdan kaynaklanan sorunlarla ilgilenir. Kendilerini çevreleyen dünyanın değişebilirliğini anlatabilmek, bireyin, doğal haklarını savunabilmesinin yaşam için kaçınılmaz bir hak olduğunu kavratabilmek, gelecek kuşaklara, sevgiyle yoğrulmuş onurlu bir dünya bırakabilmek adına, yaratıcı düşünceden pay almanın, eleştirebilme ve eleştirebilmenin önemini vurgulayarak, uygar insan tipinin oluşmasında, şiirselliğine öncelik tanıdığı tiyatronun eğitselliğinden alabildiğine yararlanır. Özellikle, çocukları ve gençleri bir masal dünyasında oyalamak yerine, kendi değerlerinin bilincine vardırarak, gerçek dünyanın koşullarına dayanıklı bireyler olabilme çabalarında onlara moral verir. Çalışma Yönteminizi açıklar mısınız? Tiyatro AÇT, o yıl sergileyeceği oyunları seçerken, yaş grupları saptanmış, öncelikle çocuk ruh sağlığı açısından ön çalışmaları yapılmış, konularında yetkin kişilerce tartışılarak kotarılmış olmalarına özen gösterir. Eğer hazırda böyle bir çalışma yoksa, o zaman işleyeceği konulan, prova aşamasına gelmeden ilgili kişilerce gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda oluşturur. Bu ilgili kişilerin, konularında uzman-pedagog-sosyolog, eğitim uzmanı-dil bilimcisi-tiyatro adamı olmalarına özen gösterir. İzleyici önüne çıkarılabilecek niteliğe ulaşan oyunlar, izleyicilerin tepkileri doğrultusunda sürekli denetim altında tutulur.

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Her Cuma yeni bir film

Beşiktaş Gazetesi. Her Cuma yeni bir film Her Cuma yeni bir film BEŞİKTAŞ Belediye Başkanı İsmail Ünal sinema ile ilgili yeni projesini anlattı. Ünal, "Beşiktaş ta. Sinemamızın son dönemlerde üretilen çağdaş ürünlerini artık Beşiktaş Levent Kültür

Detaylı

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri.

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. C i h a n D e m i r c i Damdaki Mizahçý 90 Yaþýnda Eskimeyen Bir Usta: Haldun Taner Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. 1986'da yitirdiðimiz Haldun Taner

Detaylı

BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ. - Basın Toplantısı Haber Küpürleri. - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel

BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ. - Basın Toplantısı Haber Küpürleri. - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ - Basın Toplantısı Haber Küpürleri - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel 13.01.2015 Salı Adana İşi nde acayip soygun Bir Acayip Soygun Adana İşi adlı uzun metraj filmin çekimleri

Detaylı

ANTALYA ALTIN PORTAKAL'DA JÜRİ HEYECANI!

ANTALYA ALTIN PORTAKAL'DA JÜRİ HEYECANI! ANTALYA ALTIN PORTAKAL'DA JÜRİ HEYECANI! 51. ULUSLARARASI ANTALYA ALTIN PORTAKAL FİLM FESTİVALİ'NİN ULUSAL UZUN METRAJ FİLM YARIŞMASI'NIN JÜRİSİ BELLİ OLDU Bu yıl 51.si düzenlenecek olan Uluslararası Antalya

Detaylı

AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ. Dokuz Eylül Üniversitesi 1990

AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ. Dokuz Eylül Üniversitesi 1990 AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Önder PAKER 2. Doğum Tarihi: 27.05.1960 3. Ünvanı : Yrd. Doç. Dr. 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Tiyatro Dokuz Eylül Üniversitesi 1982 Yüksek Lisans

Detaylı

Sanatın adresi Fulya!..

Sanatın adresi Fulya!.. Sanatın adresi Fulya!.. Beşiktaş Belediyesi Fulya Sanat 2012-2013 sezonunu açtı. İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası ile İstanbul Devlet Opera ve Balesi yine Beşiktaş'ta! Dünya kalitesinde tasarlanan Beşiktaş

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Günlük web Gazetesi 03.11.2012. Salkım Söğüt Saç

Beşiktaş Gazetesi. Günlük web Gazetesi 03.11.2012. Salkım Söğüt Saç Beşiktaş Gazetesi Günlük web Gazetesi 03.11.2012 Salkım Söğüt Saç Beşiktaş Belediyesi'nde belgesel film gösterimleri tüm hızıyla devam ediyor. Levent Kültür Merkezi'nde sinema gösterimleri için de Salkım

Detaylı

İnsanlarına yararlı olmaları. için onları düşünmeye. yaşamlarında daha iyiye, güzele ve doğruya ulaşmaları. gerektiğini söylüyorum.

İnsanlarına yararlı olmaları. için onları düşünmeye. yaşamlarında daha iyiye, güzele ve doğruya ulaşmaları. gerektiğini söylüyorum. Zeliha Berksoy Tiyatro Sanatçısı Usta şair Nazım Hikmet in dizelerine can vermekten hiç vazgeçmeyen değerli oyuncu ve bilim insanı Zeliha Berksoy ile tiyatroya yönelmesinde rol oynayan etmenleri, karakter

Detaylı

İLHAM VEREN KONUŞMACILAR ALEM-İ İŞ İLE HERKES BİRBİRİNİ DAHA İYİ ANLAYACAK!

İLHAM VEREN KONUŞMACILAR ALEM-İ İŞ İLE HERKES BİRBİRİNİ DAHA İYİ ANLAYACAK! İLHAM VEREN KONUŞMACILAR ALEM-İ İŞ İLE HERKES BİRBİRİNİ DAHA İYİ ANLAYACAK! ALEM-İ İŞ, NE İŞ? Alem-i İştir kişinin lafa bakılmaz! diyoruz ve iş hayatında yaşadıklarımız konusunda bize, size, herkese esprili

Detaylı

Sinema filmi yapmak istiyorum

Sinema filmi yapmak istiyorum On5yirmi5.com Sinema filmi yapmak istiyorum Türk tiyatrosunun en önemli artistlerinden biri olan Gülriz Sururi ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Yayın Tarihi : 7 Mart 2012 Çarşamba (oluşturma :

Detaylı

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz.

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz. ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Aralık 2014-23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Türk filmleri günü!..

Türk filmleri günü!.. Neşeyle kutladılar Beşiktaş Belediyesi ve Halk Eğitim Merkezi ile birlikte ortaklaşa düzenlenen Meslek Edindirme Kursları'ndan Bilgisayar Kursu öğrencileri 24 Kasım Öğretmenler Günü'nü neşeyle kutladı,

Detaylı

Geçtiğimiz dönemlerde olduğu gibi bu dönem de Sevgi Gönül Kültür Merkezimiz sanatla dolu bir sezon geçirdi.

Geçtiğimiz dönemlerde olduğu gibi bu dönem de Sevgi Gönül Kültür Merkezimiz sanatla dolu bir sezon geçirdi. Aylık Elektronik Haber Servisi Ocak 2012 Sanatla dolu geçen bir dönem daha: Sevgi Gönül Kültür Merkezi Geçtiğimiz dönemlerde olduğu gibi bu dönem de Sevgi Gönül Kültür Merkezimiz sanatla dolu bir sezon

Detaylı

Uygulama tablet. Beşiktaş Gazetesi. Şeffaf belediyecilik GÜNLÜK INTERNET GAZETENİZ... KENT

Uygulama tablet. Beşiktaş Gazetesi. Şeffaf belediyecilik GÜNLÜK INTERNET GAZETENİZ... KENT Şeffaf belediyecilik BEŞİKTAŞ Belediyesi nin bilişim uygulamaları arasında, hayatı kolaylaştıran ve Beşiktaşlıların kent yaşamında karşılaştıkları sorunları en aza indiren şeffaf belediyecilik uygulamaları

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi üzere ayrılan Bilim iddiaya göre, aniden dengesini kaybederek üzeri eksik ve telle kapatılan mazgaldan

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi üzere ayrılan Bilim iddiaya göre, aniden dengesini kaybederek üzeri eksik ve telle kapatılan mazgaldan 6-7 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Mazgal faciası KABATAŞ Metro İstasyonu nun havalandırma boşluğuna düşen 16 yaşındaki Mahsun Bilim olay yerinde hayatını kaybetti.

Detaylı

SİNEMA YÖNETMENİ TANIM

SİNEMA YÖNETMENİ TANIM TANIM Sinema için oyunlaştırılmış öykü ve romanların (senaryoların) oyuncular tarafından canlandırılması ve oyunun filme alınmasını sağlayan kişidir. A- GÖREVLER - Yazılı metni (senaryoyu) görsel olarak

Detaylı

ANAVARZA BAL ÇOCUK TİYATROSU

ANAVARZA BAL ÇOCUK TİYATROSU ANAVARZA BAL ÇOCUK TİYATROSU BASIN DAVETİ ÖRNEĞİ 2 3 ANAVARZA BAL HAKKINDA 1979 yılında Süleyman Sezen'in kurduğu Sezen Gıda Ltd. Sti., 1995 yılında Anavarza Bal markasıyla bal sektörüne giriş yaptı. Adana'nın

Detaylı

1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 )

1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) 1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Ünvanı: Prof.Dr. Öğrenim Durumu:

ÖZGEÇMİŞ. Ünvanı: Prof.Dr. Öğrenim Durumu: ÖZGEÇMİŞ Adı: Erhan TUNA Ünvanı: Prof.Dr Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Tiyatro Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya 1988 Fakültesi Yüksek Lisans Tiyatro Ankara Üniversitesi Sosyal

Detaylı

Sonrası. Jewett, Keman. Özcan Ulucan, Keman. Tuba Özkan, Viyola. Ozan Tunca, Cello. Program ile ilgili detaylar ise

Sonrası. Jewett, Keman. Özcan Ulucan, Keman. Tuba Özkan, Viyola. Ozan Tunca, Cello. Program ile ilgili detaylar ise Işık Tünelinin Sonrası Fulya SanatMerkezinde birbirinden güzel etkinlikler sanatseverler ile buluşuyor. Aralıkayının ilk haftası yine yoğun programlarıyla FulyaSanat Merkezi odak noktasıydı. Bu etkinliklerden

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 5 MART 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Çağdaş Kibeleler Belediyesi nin sekiz sezondur düzenlediği Ustalara Saygı toplantıları, Dünya Kadınlar Günü geleneksel etkinliği Çağdaş

Detaylı

Fotoğraf Sevdalısı Bir Doktor:

Fotoğraf Sevdalısı Bir Doktor: Kültür ve Sanat Fotoğraf Sevdalısı Bir Doktor: NESRİN AKÇA AKOĞUL Nesrin Akça Akoğul Eyüp Devlet Hastanesinde. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olarak görev yapan Nesrin Akça Akoğul. 1992 yılında fotoğraf

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

TÜRKİYE DE AVANGARD TİYATRO HATICE HAVVA YAZICI KEREMCAN DUM ENISE GOKBAYRAK 2008 ISTANBUL BILGI UNIVERSITESI

TÜRKİYE DE AVANGARD TİYATRO HATICE HAVVA YAZICI KEREMCAN DUM ENISE GOKBAYRAK 2008 ISTANBUL BILGI UNIVERSITESI TÜRKİYE DE AVANGARD TİYATRO HATICE HAVVA YAZICI KEREMCAN DUM ENISE GOKBAYRAK 2008 ISTANBUL BILGI UNIVERSITESI Avangard Tiyatro : Genel geçerlilik kazanmış anlatım tarzlarını yeni biçim ve anlatım denemeleriyle

Detaylı

38.ULUSLARARASI ARHAVİ KÜLTÜR VE SANAT FESTİVALİ ADIM ADIM YAKLAŞIYOR

38.ULUSLARARASI ARHAVİ KÜLTÜR VE SANAT FESTİVALİ ADIM ADIM YAKLAŞIYOR 38. Uluslararası Kültür Sanat Festivali hazırlıkları 38.ULUSLARARASI ARHAVİ KÜLTÜR VE SANAT FESTİVALİ ADIM ADIM YAKLAŞIYOR 38. Uluslararası Kültür Sanat Festivali nin ilk basın toplantısı bugün (17 Mart

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Eskiçağ Dilleri ve İstanbul Üniversitesi 1999

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Eskiçağ Dilleri ve İstanbul Üniversitesi 1999 1. Adı Soyadı: Erdal Yıldırım 2. Doğum Tarihi: 1971 3. Unvanı: Öğretim Görevlisi 4. Öğrenim Durumu: Yüksek Lisans ÖZGEÇMİŞ Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Eskiçağ Dilleri ve İstanbul Üniversitesi 1999

Detaylı

LOJISTIK SEKTÖRÜNÜN PÜF NOKTALARI ANLATILDI

LOJISTIK SEKTÖRÜNÜN PÜF NOKTALARI ANLATILDI Portal Adres LOJISTIK SEKTÖRÜNÜN PÜF NOKTALARI ANLATILDI : www.sabah.com.tr İçeriği : Gündem Tarih : 08.06.2015 : http://www.sabah.com.tr/guney/2015/06/08/lojistik-sektorunun-puf-noktalari-anlatildi 1/3

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR ANNEM ANNEM Annem annem canım annem, Gönlüm senle kalbim senle Canım annem gülüm annem Dünyam sensin benim bir tanem.. Biliyorum elbet bir gün gelecek Bir başka bebekte bana annem diyecek Bende hep iyi

Detaylı

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ 6 (ΕΞΙ) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ 6 (ΕΞΙ) ΣΕΛΙΔΕΣ ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΜΑΘΗΜΑ: ΤΟΥΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ:

Detaylı

Portakal'a 'Türkiye sineması' damga vurdu!

Portakal'a 'Türkiye sineması' damga vurdu! 1 / 7 2014/10/31 15:31 Portakal'a 'Türkiye sineması' damga vurdu! ERKAN AKTUĞ (mailto:erkan.aktug@radikal.com.tr mailto:erkan.aktug@radikal.com.tr) Kültür / 18/10/2014 51. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde

Detaylı

Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi.

Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. Uluslararası İzmir Film Festivalinin Tarihçesi Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. İzmir Film Festivali, 11

Detaylı

Adres: Akçay Mahallesi Yarbaşı Sokak No:13 Kızılcahamam/ANKARA Tel: 0312 736 10 66 Fax:0312 736 63 17

Adres: Akçay Mahallesi Yarbaşı Sokak No:13 Kızılcahamam/ANKARA Tel: 0312 736 10 66 Fax:0312 736 63 17 MERHABA Bizler Halide Edip Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Anaokululumuzda gerçekleştirdiğimiz etkinliklerimizi sizlerle paylaşmak istedik.okulumuz Milli Eğitim Bakanlığına bağlı tam gün eğitim

Detaylı

Festivalin Tarihçesi

Festivalin Tarihçesi Festivalin Tarihçesi Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. İzmir Film Festivali, 11 yıl boyunca dünyadan ve

Detaylı

EGE ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ NİSAN 2015 ETKİNLİK PROGRAMI

EGE ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ NİSAN 2015 ETKİNLİK PROGRAMI EGE ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ NİSAN 2015 ETKİNLİK PROGRAMI 02.NİSAN.2015 03.NİSAN.2015 TUBİTAK BİLİM İNSANI DESTEKLEME VE DAİRE BAŞK. 46. Ortaöğretim Proje Yarışması ve İzmir Bölge Ödül Töreni

Detaylı

YALNIZLIK PAYLAŞILMAZ

YALNIZLIK PAYLAŞILMAZ YALNIZLIK PAYLAŞILMAZ Özdemir Asaf (Ankara, 11 Haziran 1923 İstanbul, 28 Ocak 1981) Danıştay Üyesi Mehmet Asaf ın oğludur. Babasını kaybettiği yıl (1930) Galatasaray Lisesi nin ilk kısmına girdi. 1934

Detaylı

Defne Öztürk: Atatürk ün herkes mutlu ve özgür olsun diye hediye ettiği bayramdır.

Defne Öztürk: Atatürk ün herkes mutlu ve özgür olsun diye hediye ettiği bayramdır. 30.10.2015 DENİZATI ndan Herkese Merhaba! Haftanın ilk günü sohbet saatimizde herkes hafta sonu neler yaptığını anlattı. Duvarda asılı olan Atatürk resimlerine dikkat çeken öğretmenimiz onu neden asmış

Detaylı

3. SINIF II. SORGULAMA ÜNİTESİ BÜLTENİ

3. SINIF II. SORGULAMA ÜNİTESİ BÜLTENİ 3. SINIF II. SORGULAMA ÜNİTESİ BÜLTENİ TEMA Kim Olduğumuz ÜNİTE ADI Bütünün Parçasıyım TARİH 28 Ekim 6 Aralık 2013 SORGULAMA HATLARI Ait Olduğumuz Gruplar İnanç ve Değerler İnanç ve Değerlerin Davranış

Detaylı

SINIF İÇİ ETKİNLİKLER

SINIF İÇİ ETKİNLİKLER ARALIK 2014 Sevgili Veliler; Bizler Aralık ayını da dolu dolu yaşadık. Önemli gün ve haftaları büyük bir coşku, sevinçle yaşadık. Sınıf içi etkinliklerimize tüm çocuklarımız keyifle katıldılar. Etkinliklerimizle

Detaylı

2014-2015 Eğitim Öğretim Yılı Kütüphane Bülteni. Sayı:1 Nisan 2015

2014-2015 Eğitim Öğretim Yılı Kütüphane Bülteni. Sayı:1 Nisan 2015 2014-2015 Eğitim Öğretim Yılı Kütüphane Bülteni Sayı:1 Nisan 2015 1 KİTAP VE KÜTÜPHANENİN ÖNEMİ 3 2014-2015 KÜTÜPHANE ORYANTASYONUMUZ 5 KÜTÜPHANEMİZ 8 OKUMA ŞENLİĞİMİZ 10 BRITANNICA ONLINE 12 SEVİM AK

Detaylı

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında 23 Nisan 2014 Çarşamba 17:23 Devremülk Turizm inden Sağlık Turizm ine, madencilik ve mermerden gayrimenkule kadar farklı alanlarda faaliyet gösteren

Detaylı

Çanakkale'yi Tüm Yönleriyle Bir Film Kurgusunda Anlatan İLK ve TEK OYUN!

Çanakkale'yi Tüm Yönleriyle Bir Film Kurgusunda Anlatan İLK ve TEK OYUN! HİÇBİR OYUNDA, ÇANAKKALE BÖYLE ANLATILMADI!.. Çanakkale'yi Tüm Yönleriyle Bir Film Kurgusunda Anlatan İLK ve TEK OYUN! HARMANYERİ-1915 www.tiyatroprizma.com / gurdalugur@hotmail.com / (0531) 788 5707 1

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

DIRIM. kültür - sanat - güncel yaşam ISSN 0378-8628. Monet

DIRIM. kültür - sanat - güncel yaşam ISSN 0378-8628. Monet ISSN 0378-8628 DIRIM kültür - sanat - güncel yaşam Monet DİRİM/ocak-Şubat-Mart 2007 Kültür ve Sanat Küçük insanların Büyük Filmi: DONDURMAM GAYMAK Yerel bir masal... Yıl 1995, Ege'nin küçük bir kıyı kasabasında

Detaylı

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE Portal Adres AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE : www.gorelesol.com İçeriği : Gündem Tarih : 06.10.2014 : http://www.gorelesol.com/haber/haber_detay.asp?haberid=19336 1/3 AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE 2/3 AHMET ÖNERBAY

Detaylı

OPERA VE BALE MARDİN DE

OPERA VE BALE MARDİN DE OPERA VE BALE MARDİN DE Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü, geçtiğimiz yıl aralık ayında Ankara Devlet Opera ve Balesi nin Mardin de sahnelediği dünyaca ünlü Azeri besteci

Detaylı

ÖZEL EFDAL ANAOKULU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ DENIZYILDIZI GRUBU KASIM AYI BÜLTENİ

ÖZEL EFDAL ANAOKULU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ DENIZYILDIZI GRUBU KASIM AYI BÜLTENİ ÖZEL EFDAL ANAOKULU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ DENIZYILDIZI GRUBU KASIM AYI BÜLTENİ BU AY ÖĞRENDİKLERİMİZ ATATÜRK Atatürk kim olduğunu hatırladık Atatürk ün hayatını inceledik. Atatürk ün kişisel

Detaylı

Nedim Saban. Berrin Politi De. Bayar

Nedim Saban. Berrin Politi De. Bayar Nedim Saban Sanat Yonetmeni Berrin Politi De. Bayar Egitmen ÇOCUKLAR IÇIN YARATICI DRAMA VE GENÇLER IÇIN OYUNCULUK/ MUZIKAL TIYATRO EGITIMI Çocuklar kişisel gelişimleri için gerekli olan alışkanlık ve

Detaylı

7.2 Uluslararası bilimsel toplantılarda sunulan ve bildiri kitabında (Proceedings) basılan bildiriler

7.2 Uluslararası bilimsel toplantılarda sunulan ve bildiri kitabında (Proceedings) basılan bildiriler 1. Adı Soyadı : HALE TORUN 2. Doğum Tarihi : 07.07.1972 3. Ünvanı : Öğretim Görevlisi 4. Öğrenim Durumu : Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Tarih Marmara Üniversitesi 1994 Y.Lisans Radyo Televizyon ve

Detaylı

Müze eğitiminin amaçları nelerdir?

Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Sergilenen nesnelerle insanlar arasında köprü kurarak nesnelerin onların yaşantıları ile bütünleşmesini sağlamak; Nesnelerin maddi ve ideal değerleri ile algılanması

Detaylı

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir?

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? 3 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile ve aileyi

Detaylı

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Mart 2009 Kendi Yaşam Öykünüzü Yazın Diyelim ki edebiyatla uğraşmak, yazı yazmak, bir yazar olmak istiyorsunuz. Bu

Detaylı

2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ KELEBEK GRUBU EKİM AYI BÜLTENİ

2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ KELEBEK GRUBU EKİM AYI BÜLTENİ 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ KELEBEK GRUBU EKİM AYI BÜLTENİ TEMALARIMIZ KALELER DÜNYA ÇOCUK GÜNÜ HAYVANLARI KORUMA GÜNÜ DÜNYA EL YIKAMA GÜNÜ KURBAN BAYRAMI KIRMIZI GÜNÜ 29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI Kale

Detaylı

MATBAACILIK OYUNCAĞI

MATBAACILIK OYUNCAĞI Resimleyen: Özlem Isıyel Yiğit Bener MATBAACILIK OYUNCAĞI ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Roman 1. basım Yiğit Bener MATBAACILIK OYUNCAĞI Resimleyen: Özlem Isıyel cancocuk.com cancocuk@cancocuk.com Yayın Koordinatörü:

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

Özel gereksinimli çocuklar

Özel gereksinimli çocuklar Özel gereksinimli çocuklar Spor becerileri yolu ile toplumsal yaşama uyum ve katılımlarını sağlamak Mutlu ve üretken bireyler olmalarına yardımcı olmak. Programımıza yaklaşık 70 sporcu devam etmektedir.

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Açık Kapı Günleri

Beşiktaş Gazetesi. Açık Kapı Günleri 20 Açık Kapı Günleri BEŞİKTAŞ Kent Konseyi Kadın Meclisi'nin düzenlediği Açık Kapı Günleri Beşiktaş kentlisini ağırlamaya devam ediyor. Kasım ayının ilk haftasında Açık Kapı Günleri'nin ilk toplantısı

Detaylı

2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BÜLTENİMİZDE NELER VAR? ETKİNLİKLERİMİZ SİNEMA GÜNÜMÜZ TİYATRO ETKİNLİĞİMİZ OKUMA-YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARIMIZ BRANŞ DERSLERİMİZ AİLE KATILIMI ETKİNLİKLERİMİZ ARALIK AYI

Detaylı

Anne Blume Ey saymakla bitmeyen kadın, Kimsin sen? Sen sanatsın. Istanbul Lisesi Resim Bölümü

Anne Blume Ey saymakla bitmeyen kadın, Kimsin sen? Sen sanatsın. Istanbul Lisesi Resim Bölümü 01.06.2014 Pazar 10.00 130. yıl Geleneksel Aşure Günü Kutlamaları Istanbul Lisesi 02.06.2014 Pazartesi 9.30 Istanbul Lisesi 23. Kültür Etkinlikleri Haftası Bahçe Açılışı Açılış Konuşmaları Gösteriler Istanbul

Detaylı

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ. (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014)

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ. (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014) 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 16 Aralık 2013-24 Ocak 2014 tarihleri arasında

Detaylı

Kaleme aldığı. Nazım ı andık. ŞİİRİMİZİN çınarı Nâzım Hikmet, 111.

Kaleme aldığı. Nazım ı andık. ŞİİRİMİZİN çınarı Nâzım Hikmet, 111. 21 OCAK 2013 Tasarım: Onur Baştuğ - Muzaffer Topal - Haber: Didem Tutal - Ufuk Çoban IPHONE ve IPad uygulama: Uğur Baştuğ Nazım ı andık ŞİİRİMİZİN çınarı Nâzım Hikmet, 111. doğum ve 50. ölüm yıldönümünde

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ 1 Değerli Velimiz, Geçtiğimiz hafta sonunda 2-6.sınıflardaki öğrencilerimizin

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :15. Syf Sayfası :9. Syf Sayfası :5. Syf. SON DAKİKA GAZETESİ Sayfası :5. Syf. Sportmen ilavesi Sayfası :2. Syf Sayfası :31. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :İnternet Sitesi İZTO dan Selvitopu ve ekibine

Detaylı

EGE ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ MAYIS 2015 ETKİNLİK PROGRAMI

EGE ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ MAYIS 2015 ETKİNLİK PROGRAMI EGE ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ MAYIS 2015 ETKİNLİK PROGRAMI 01,02,09,16,23,30 MOZART AKADEMİ MAYIS.2015 Çocuk Korosu ve Orf Eğitimleri YER : Seminer D Salonu 02,09,16,23,30 MAVİ SANAT MAYIS.2015

Detaylı

Türk Kütüphaneciliði 21,1(2007), 75-87

Türk Kütüphaneciliði 21,1(2007), 75-87 Türk Kütüphaneciliði 21,1(2007), 75-87 Hedef Gruplara Yönelik Yaratýcý Kütüphane Hizmetleri ve Proje Geliþtirme: Halk Kütüphaneleri Gaziantep, Bartýn ve Antalya Bölge Seminerleri Deðerlendirme Raporu Bülent

Detaylı

Sayın Okul Müdürüm, Saygıdeğer Basın Mensupları, Değerli Misafirler, Sevgili Öğrenciler,

Sayın Okul Müdürüm, Saygıdeğer Basın Mensupları, Değerli Misafirler, Sevgili Öğrenciler, Sayın Okul Müdürüm, Saygıdeğer Basın Mensupları, Değerli Misafirler, Sevgili Öğrenciler, Azıcık duyarlılık, birazcık özveri! düşüncesiyle 10-16 Mayıs Engelliler Haftasında; farklılıklarımızı değil bizi

Detaylı

çok ders biyolojiden köken almaktadır.biyoloji ile arası iyi olanların zorlanmayacağı bir bölümdür.

çok ders biyolojiden köken almaktadır.biyoloji ile arası iyi olanların zorlanmayacağı bir bölümdür. 1 1) Veterinerlik ile ilgili görüşleriniz nelerdir? C.1) Veterinerlik herkesin yapabileceği bir meslek değil. Gerçekten severek ve isteyerek yapılması gereken bir meslektir. Çünkü uğraştığımız şeyler bir

Detaylı

KONUŞMA VE DİNLEME ADABI

KONUŞMA VE DİNLEME ADABI DEĞERLER EĞİTİMİ MART AYI KONUSU: KONUŞMA VE DİNLEME ADABI ÇANAKKALE VE VATAN SEVGİSİ UYGULAMA KOORDİNATÖR OKULU: K A R TA L E S E N T E P E A N A O K U L U Merhaba ; Her şeyden önce, Ulu Önder Atatürk

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR RENKLER Ben bir küçük ressamım Pembe sarı boyarım Yeşil yeşil ormanlar Mavi mavi denizler Turuncudur portakal Gökte sarı güneş var Fırça kalem ve kağıt Olmazsa resim olmaz Reklerle oynamaktan Hiç bir çocuk

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi OTELLO, Shakespeare in geleneksel

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi OTELLO, Shakespeare in geleneksel 30-31 MART 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Otello Sahnede OTELLO, Shakespeare in geleneksel doğum günü tarihi olarak kutlanan 23 Nisan 2013 tarihlerinde saat 20.00'de Fulya

Detaylı

Seyfi Teoman Kısa film çekmeyi düşünmüyorum, çünkü maliyeti çok yüksek, geri dönüşü yok.

Seyfi Teoman Kısa film çekmeyi düşünmüyorum, çünkü maliyeti çok yüksek, geri dönüşü yok. eyfi Teoman Kısa film çekmeyi düşünmüyorum, çünkü maliyeti çok yüksek, geri dönüşü yok. 14 Ekim 2004 de yönetmen eyfi Teoman ile Yamaç Okur un moderatörlüğünde bir söyleşi gerçekleştirildi. Teoman ın ilk

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN (28 Ekim 2013-13 Aralık 2013) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 28 Ekim 2013-13 Aralık 2013 tarihleri arasında işlediğimiz

Detaylı

bugün Özel günde evlendiler ÖZEL bir tarihte evlenmek isteyenlerin beklediği gün geldi çattı. evlendirme dairelerine yoğun başvuruda bulundular.

bugün Özel günde evlendiler ÖZEL bir tarihte evlenmek isteyenlerin beklediği gün geldi çattı. evlendirme dairelerine yoğun başvuruda bulundular. Özel günde evlendiler ÖZEL bir tarihte evlenmek isteyenlerin beklediği gün geldi çattı. 12.12.2012 tarihinde evlenmek isteyenler evlendirme dairelerine yoğun başvuruda bulundular. Bugün 12.12.2012 tarihinde

Detaylı

17. UÇAN SÜPÜRGE ULUSLARARASI KADIN FİLMLERİ FESTİVALİ 8-15 Mayıs 2014

17. UÇAN SÜPÜRGE ULUSLARARASI KADIN FİLMLERİ FESTİVALİ 8-15 Mayıs 2014 A- FESTİVAL ANA SPONSORLUĞU Kapsam: Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali sosyal sorumluluk projelerine önem veren kurum ve kuruluşların desteğiyle 17. yaşına geldi. Festivalimizin ismiyle birlikte anılacak

Detaylı

1. SINIF BAHAR DÖNEMİ

1. SINIF BAHAR DÖNEMİ 1. SINIF GÜZ DÖNEMİ FILM 101- Sinema Dili I (2-2-3) 6: Ders, sinema sanatının kendine özgü anlatım tekniklerini incelemektedir. Bunun için sinema dilini oluşturan kamera, ışık, ses, kurgu, renk, müzik,

Detaylı

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU CHP BODRUM İLÇE BAŞKANLIĞINA YENİLİKÇİ VE BAŞARI ODAKLI BİR SİYASET İÇİN ADAY OLDUĞUNU AÇIKLADI Emre Köroğlu 29 Kasım 2015 Pazar günü yapılacak

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

İSTEK ÖZEL BİLGE KAĞAN OKULLARI 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI İSTANBUL İLİ ORTAOKUL VE LİSELER ARASI MEDDAH-TEK KİŞİLİK GÖSTERİ YARIŞMASI ŞARTNAMESİ

İSTEK ÖZEL BİLGE KAĞAN OKULLARI 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI İSTANBUL İLİ ORTAOKUL VE LİSELER ARASI MEDDAH-TEK KİŞİLİK GÖSTERİ YARIŞMASI ŞARTNAMESİ İSTEK ÖZEL BİLGE KAĞAN OKULLARI 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI İSTANBUL İLİ ORTAOKUL VE LİSELER ARASI MEDDAH-TEK KİŞİLİK GÖSTERİ YARIŞMASI ŞARTNAMESİ YARIŞMANIN ADI: GELENEKTEN GELECEĞE BEN MEDDAH Geleneksel

Detaylı

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir?

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? 1. SINIF OKULA YARDIMCI VE SINAVLARA HAZIRLIK A TEMASI: OKUL HEYECANIM TEST-1 1. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? A) Okula gitmemiz

Detaylı

BİZ KİMİZ? ODTÜ Atatürkçü Düşünce Topluluğu, Atatürk ü ve ideolojisini daha iyi tanımak ve tanıtmak için 1989 yılında ODTÜ Kültür İşleri Müdürlüğü bünyesinde kurulmuş olan bir düşünce topluluğudur. Atatürkçü

Detaylı

ESCOBAR: KAYIP CENNET / ESCOBAR: PARADISE LOST

ESCOBAR: KAYIP CENNET / ESCOBAR: PARADISE LOST ESCOBAR: KAYIP CENNET / ESCOBAR: PARADISE LOST ÖZET Oscar lı oyuncu Benicio Del Toro ya tüm dünyada fenomene dönüşen Hunger Games serisinin yıldızı Josh Hutcherson ın eşlik ettiği ESCOBAR: KAYIP CENNET,

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Basın Yayınımızın Değerli Mensupları, Sevgili Sinema Emekçileri ve Yaratıcıları, Bugün önemli bir başlangıcı paylaşıyoruz.

Beşiktaş Gazetesi. Basın Yayınımızın Değerli Mensupları, Sevgili Sinema Emekçileri ve Yaratıcıları, Bugün önemli bir başlangıcı paylaşıyoruz. Sinemaseverlere özel!.. Belgesel sinemaseverler Levent Kültür Merkezi'nde buluşmaya devam LEVENT Kültür Merkezi nde Her Cuma Yeni Sinema başlığı altında düzenlenen etkinlik kapsamında Türk filmleri Levent

Detaylı

www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi

www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi OKUMA GELİŞİM DOSYASI 204 OKUMA ALIŞKANLIĞININ KAZANDIRILMASI Okuma; kelimeleri, cümleleri veya bir yazıyı bütün unsurlarıyla görme, algılama, kavrama

Detaylı

ÖYKÜ ANLATI ETKİNLİĞİ AMAÇLARI VE KATILIM KOŞULLARI

ÖYKÜ ANLATI ETKİNLİĞİ AMAÇLARI VE KATILIM KOŞULLARI ÖYKÜ ANLATI ETKİNLİĞİ AMAÇLARI VE KATILIM KOŞULLARI KONU : Öykü Anlatı AMAÇLAR: lerin; Dilsel, duygusal ve sosyal yönden gelişmelerini, Özgüven kazanmalarını, Türkçeyi güzel ve etkili kullanabilme yetisi

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

Rutinler temamız kapsamında sabah sporu yaptık, grup sohbetleri ile paylaşımlarda bulunduk. Sabah sporunda reçel yaptık, hayali reçellerimizi

Rutinler temamız kapsamında sabah sporu yaptık, grup sohbetleri ile paylaşımlarda bulunduk. Sabah sporunda reçel yaptık, hayali reçellerimizi Rutinler temamız kapsamında sabah sporu yaptık, grup sohbetleri ile paylaşımlarda bulunduk. Sabah sporunda reçel yaptık, hayali reçellerimizi pişirdik. Topla tanışma oyunları oynadık. Heykel ol, adını

Detaylı

2013 Kış Etkinlikleri

2013 Kış Etkinlikleri KARTAL ANADOLU İMAM-HATİP LİSESİ Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi 2013 Kış Etkinlikleri İlk Dönem Sonu Eğitim sistemimizde seçkin bir yere sahip olan İmam Hatip Liseleri içerisinde ayrı bir konumda bulunan

Detaylı

Ödüllü sanal biri de seninki olsun! Mercedes Benz ana sponsorluğunda gerçekleştirilen Sanal. Birinciye süper staj

Ödüllü sanal biri de seninki olsun! Mercedes Benz ana sponsorluğunda gerçekleştirilen Sanal. Birinciye süper staj Birinciye süper staj Ödüllü sanal oyun başlıyor. 6 hafta sürecek maratonda yarışacak 64 takımdan biri de seninki olsun! Mercedes Benz ana sponsorluğunda gerçekleştirilen Sanal İşletme Oyunu (SİO), üniversite

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

final in başarı geleneği final temel liseleri ile sürüyor...

final in başarı geleneği final temel liseleri ile sürüyor... Sevgili öğrenciler, değerli veliler... Dershanelerin dönüşüm sürecini kamuoyundan takip ettiniz. Biz de final dergisi dershaneleri olarak artık final liseleri ne dönüşüyoruz. final liseleri Hiçbir başarı

Detaylı

12.000 yıl önce Yeryüzünde kutsal bir yer vardı

12.000 yıl önce Yeryüzünde kutsal bir yer vardı 12.000 yıl önce Yeryüzünde kutsal bir yer vardı Filmin Hikayesi Herkesin ve herşeyin anlatacak bir hikayesi vardır. Bu hikayelerden bazıları hiçbir zaman günışığına çıkmaz, sonsuza dek birer sır olarak

Detaylı

Uluslararası Buluşma Türkiye Fotohaber, Sayfa 1

Uluslararası Buluşma Türkiye Fotohaber, Sayfa 1 Türkiye 2011 Uluslararası Buluşma/ Türkiye 21 Ekim 30 Ekim Uluslararası Buluşma Türkiye Fotohaber, Sayfa 1 Alman Türk Buluşması Bizi bekleyen gezi nedeniyle hepimiz heyecanlıydık. Uçuş öncesi, bekleme

Detaylı

Pepee den Önce Pepee den Sonra P.Ö- P.S

Pepee den Önce Pepee den Sonra P.Ö- P.S Pepee den Önce Pepee den Sonra P.Ö- P.S KİM BU PEPEE? YIL 2007, Bir düşümüz var: Türk çizgi filmi yapmak Bu da düşümüzün rakamsal temeli: Türkiye de milyonlarca çocuk var. Binlerce yıllık anlatı kültürü

Detaylı